T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

11. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI.13.10. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI.1.2.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI.2.16.1.6.4. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII.4.4.12. Entegre Tekstil Firmaları Adı.11.2.5.11.T.3. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI.1. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii .1. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları. Halı Çeşidi Kapasite.16.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI.2. Üretim Çeşitleri.1. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII. Üniteler ve Sistemlerin Adları. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII.12.2.15.5.15.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI.5. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI.3. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI.17.1.1. Türkiye Araç Parkı XI.10. Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.1.13. Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI.13.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI.14. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI.3. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI.1.3.15.3.C.13.4.11.Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.2.4.3.2.10.14. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.1.15. Makine Halı Sektörü.5.1.3.1.1.4.2. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI.2.1. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI.1.4.15.2.4.3.15. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI.12.12. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII.

5.2. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV.T. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV.5.2. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.2.3.4.1.5.3.Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII.6. Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII.2.2.2. Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII.2.1.3.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV.1.3. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV.5.3. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII.2.3. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV.1.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix .2.C.1.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV.1.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII. Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV.4.3. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV.1.2.2. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII.5.7.1.1.1.3.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. Yıllık Nüfus Artış Hızı.

2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII.1. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.6.2.4.7. Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.1. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI.1.3.5. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X.5.1.3. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI.17.10.1.7. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.5. Şeması XI. Akrilonitril Üretim Şeması XI. Asbest Üretimi Akım Şeması XI.10.1.3. Yakma Üçgeni Şeması XI. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII.2.1.10.5.10. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.15.5. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI.15.4.10.2.1. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması.15.1.C. XI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV.T. Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.1. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.2. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması.1.3.1. Lastik Üretimi Akım Şeması XII.1.5.2.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X.11. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.3.2.2. Şeker Üretim Akım Şeması XI.5.3. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV.2.1.2.1.2. IV:2. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV.1.12. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x .3.1.5.4.2.4. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI.9.2.2. Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI. Asit Testi Akım Şeması XI.1. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI.2.2.12. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI.15.11.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI.

16. Sakarya Havzası (A. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi .2.17.2.15.2. Porsuk Çayı (A.5.1.2.4.2.2. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.1. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.1.3.1.3. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.C.3.T.B.3.2.11.3.3.2.2.2.4.14.3.3.6. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV.2. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.3.2.3. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.2.3. Türkiye Maden Yatakları Haritası III.B. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.1. Türkiye Siyasi Haritası I.3. Türkiye Orman Varlığı Haritası II. Türkiye Fiziki Haritası I.C Grupları) Su Kalite Haritası IV. Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.2.2.9.2.2.4.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.2. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.B.3.1.3.12.2. Yeşilırmak Havzası (A. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.B.1 .2.13. Türkiye Eğim Haritası II.10.B.2. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.2.2.3.3.18.3.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.3.C Grupları)Su Kalite Haritası IV. Türkiye Jeoloji Haritası I.1.5.2.2. Gediz Havzası (A.8.7. Seyhan Havzası (A.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.3.3.2.2.

Çimento Sanayi Haritası XII.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII. Türkiye Enerji Sektörü Haritası X.19.3.2.6 Şeker Sanayi Haritası XI.4.1.1.1. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII.1. Gübre Sanayi Haritası XI.5. Milli Parklar Haritası VI.2.2.C.3.7.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V. Otoyolları Haritası XII. Kağıt Sanayi Haritası XI. Demir Çelik Sanayi Haritası XI. Türkiye Karayolları Haritası XII.2. Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI. Sulak Alanlar Haritası VI.4.4.T.3.2.1.2.3.2. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii . Demiryolları Haritası XII. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI. Kuş Göç Yolları Haritası X. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI. Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI. Termik Santraller Haritası XI.3.5. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V.1.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi. : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .C.T.

Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak. Türkiye.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. doğu tarafından kara ile birleşmiş.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. Romanya. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu. Karadeniz kıyısını Bulgaristan. kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’. Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. Nahcivan ve Ermenistan. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta.1. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. topografya. Türkiye. Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre. bir yandan Avrupa. Doğu Anadolu. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması. geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Türkiye. Ege. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar.971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır. Asya. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup.T. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. Onun için Türkiye. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. iklim. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777.42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o. Bununla birlikte. doğuda İran. ülke için Akdeniz iklimi. Doğuda engebeler çok fazladır. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir. Ukrayna. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. Genel Fiziksel Özellikler Türkiye. Karadeniz.1. Batı Anadolu’da ise. COĞRAFİ KAPSAM I. 76 dakikalık zaman farkını doğurur. Balkan.1. Marmara.C. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. 1 . farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. diğer yandan da Orta Doğu.

814. eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir.’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir. genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar.C. İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır.1. I.’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise.T. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası.437 ha toplam arazimiz. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi.1. Eğim. işlemeli tarıma uygundur. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder. genel olarak yüzde olarak adlandırılır. daha yüksek ve daha dağlıktır. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır.2. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55.2. 2 . Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar.3.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar.75’i yani 27.1. Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır. çeşitli yükseltideki platolar. Arazinin belli bir eğime sahip olması. Tablo:I. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar.I. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi.1. Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim. Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır.’de Türkiye Fiziki Haritası. Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen. Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I. hafif ve orta eğimli alanların % 35. toprağın. Harita I. Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz.2. Harita I. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları.

33 10.1. 1987.75 13. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim.2.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1. -% 22. Ülke arazilerinin.Orta eğimli topraklar 4. Harita I. -Özellikle erozyon bölgelerinde.62 11.80 8. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir.C.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır.Düz eğimli topraklar 2.171.1. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir.22 10. Yağmur Akdeniz. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz. -% 20’si orta.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi.596.404 11. yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı.178.394.48 63. -İşlemeli tarım yapılmamalı.581 13.Çok dik eğimli topraklar 6.4’ü şiddetli. yanlış sulanması önlenmeli. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir. I. -% 36.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.394 14.087 81. Tablo:I.452 10.2.Dik eğimli topraklar 5. çayır.292 13. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça. -Bu bölgeler.1. meralar ve bitki örtüsü korunmalı.964 17. toprak erozyonu çoğalmakta.T.Hafif eğimli topraklar 3. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi.039. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de.463. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken.4. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır.’de ülke genelinde eğim grupları. Karadeniz Bölgesinde düşer.478. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9. Doğu Anadolu'da hem 3 .

Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır. sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23.4.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti.2.9. % 6.3. Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır.III. tarım sektöründe % 57. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra. manganez. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 .6'ya yükselmiştir. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir.2. Türkiye Çevre Atlası. ülke topraklarının % 27’si mera. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür. sulama. krom.6'dan 1980'de % 21. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26. demir. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür.Ülkemizde İçme suyu kaynağı. Ancak bu yağış Rize'de 2. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi. Bu dönemin ilk safhasında. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak.1. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. I. Doğal Kaynaklar) verilmiştir. 1963-1980 arasındaki dönemde. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır.1. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir. I. dış ticareti serbestleştirmek. Bu dönemde. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir. bakır.8' dir. Daha geniş bilgiler (Bkz. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır.C. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur. fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek. egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti. Daha geniş bilgiler (Bkz. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış. Türkiye Çevre Atlası. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır.T. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15. İlk üç planın kapsadığı dönemde. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında. kömür. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi. su sıkıntısı yoktur. Kısım. Kısım:II.1. kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit.

bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir.5. Hükümet. Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir. Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur. Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur. yalnızca sınırlı olan doğal 5 . Ancak. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır. 1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır.T. kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir. dağılım ve artış hızı.C. I.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. sosyo-ekonomik faktörler. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi.2. Türkiye ekonomisi. artan kamu açıkları. 1996-1999 döneminde. Nüfus ve tüketim talebi.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması. Özet olarak. bu gelişmede belirleyici olmuştur. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8. doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. Nitekim. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi.9'a yükselmiştir. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta. Artan reel faiz oranları. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62. Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. Ancak. Nüfusun büyüklüğü. Özet olarak. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir.

C.29 21. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir.10 7.48 35. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74.57 Köy 4. Kısım:X.00 5.688'dir. Daha geniş bilgiler (Bkz. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi).75 24. Türkiye nüfusu.78 3.21 21. Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10. 6 . 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67.2.76 16. Köy nüfusunun toplamı ise 23.43 15.28 26.1.50 25.81 28.03 22. ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır.274 olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp. Ankara. belediye sayısı da 2.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE.94 ile Karadeniz Bölgesi’dir.1.2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir.III.802'den 3. kirletici çevre kullanımına.Türkiye Çevre Atlası.227'ye ulaşmıştır. Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28. 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18.9'dan biraz daha azalmıştır.4'den % 79.69 16.94 -6.26 ile Marmara Bölgesi’dir. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü.5'e ulaştığı görülmüştür. Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18.III.37 36.803.79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26.T. 2002. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır.26 23. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44. ticari istismarlara yol açmaktadır.006. 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört. X.59 21. 2000 Genel Nüfus Tespiti).033. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1.927 kişi olarak tespit edilmiştir. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir. 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e.65 13. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır. ilçe sayısı 847'den 850' ye.30 1. Tablo:I. İzmir ve Adana).67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları.96 -10. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul.

8'i mesleki teknik eğitim ve % 36.C.7 milyon orta okul ve dengi okullarda. % 57'si ilkokul bitirmiş. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır.6'ya. % 22. resmi eğitim sisteminde 12. ilköğretimde % 97.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel.T. Öğretim gören bu öğrencilerin 246. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6.089 öğretmen bulunmaktadır.4'e. I. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir. % 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur. 1999 yılı itibariyle. doğal varlıkların yok olmasını.2. % 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş. 1. Okullaşma oranları. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır.4 olmak üzere % 85. çevrenin kirlenmesini. 12 ve üstü yaş grubunda. 2. Ayrıca.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir.7'si örgün olmak üzere toplam % 27. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir.7.2 milyon lise ve dengi okullarda. 1999-2000 öğretim yılında 59.374 kamu ve özel okul öncesi. 6. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir.6.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70.2. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9. Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması.9 milyon ilkokulda 2.7'ye ulaşmıştır. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre. Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır. 7 .1. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır.1. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12.8'e. Okur-yazar nüfus içinde.2 ve kadınlarda % 77. Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır. okuma yazma oranı erkeklerde % 94.9 milyon öğrenci bulunmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.7 milyon öğrenci ve 484.8'e ulaşmıştır. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı. yükseköğretimde ise % 18. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması.

kg'a çıkmıştır. 13 özel koruma alanı. 1997). Beş Yıllık Kalkınma Planı). Ankara. 1596 mezarlık. 2. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8. 2001. Türkiye Çevre Atlası-96.1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35. 3. Çevre Bakanlığı. 1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86.Ormancılık (ÖİKR).2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1. 1981. 5.Türkiye Çevre Atlası. Ankara. Ankara. hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25. 512 kültürel. 182 şehitlik. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır.I. 8 . 31.T. 3029 arkeolojik alan. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.8. VIII. 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir. 396 doğal alan.3'e düşmüş. Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir. Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. 35 doğal koruma alanı. 4. 807 kişiye bir hekim.500'e ulaşması beklenmekte. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69. Nüfus. 1995 yılında binde 43.1997. 97 yaban hayatı koruma alanı. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. 118 kentsel alan. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2. Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Ankara 2002. 5265 dini. 16 doğal park. 702 tarihi kalıntı. Kısım:VI. Daha geniş bilgiler (Bkz. tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. 189 mazoleum ve anıt. DPT.C. 384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir. Bu oran. sağlık ocağı sayısının 5. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir.2. 2001. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı. 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1. I.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı.700' e. Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel. sağlık evi sayısının 13. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i.220' ye.1 ve V.1 yıla yükselmiştir.2.047 sivil mimari miras örneği.4'e ulaşmıştır.7 milyon kişi.1. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII. Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2. 59 doğal anıt. 907 doğal oluşum.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır.

linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. Kayseri. Kocaeli. kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan.C. Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği. Ancak. düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. Erzurum. 9 . doğal kaynaklar.2. yanlış. kentsel çevre. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol. Uşak. I. Çanakkale (Çan). Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. Denizli. istenmeyen. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken. Daha geniş bilgiler (Bkz. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. ancak giderek boyutları büyüyen hava. yanlış yer seçimi.2. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir.2. Kütahya. Bursa. Balıkesir. gaz ve tozların atmosfere bırakılması. Edirne. I. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. kent trafik yoğunluğu. gerek evsel ısınmada. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması. 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır.Türkiye Çevre Atlası. Muğla (Yatağan). çeşitli endüstriyel tesislerden. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup. kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır. deniz ve kıyı kaynakları.T. Çevre Profili Türkiye’de. Kısım:III. doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır. bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. Yozgat. Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler.1.

Meriç-Ergene Nehri. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi. dünya standartlarının çok gerisindedir.2. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. evsel ve endüstriyel sıvı atıkların. İstanbul Boğazı. endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz. Ulubat Gölü. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı. Su ve Atıksu Su kirliliği. su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır. kıyılarda kentleşme. I. Gemlik. Manyas Gölü. Sakarya Nehri. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır.4. İznik Gölü. taşımacılık. İzmit. Sapanca Gölü.2. Susurluk Çayı. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir. inorganik. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. akarsulardan denizlere ulaşan evsel. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Mudanya. Nilüfer Çayı. Bandırma. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir.T. turizm amacıyla kullanımı. Daha geniş bilgiler (Bkz. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Karadeniz ise. 10 . deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. Yeşil alanların. İzmir. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur.C. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan.3. Ayvalık. Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. Marmara Denizi. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların. Eber Gölü. Burdur Gölü. Su kaynaklarının kirliliği. Marmaris Körfezleri. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir.Türkiye Çevre Atlası. Karamuk Gölü.

Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir.2. çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir.5.6. I. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir. Bunu inşaat işlerinden. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir. Toprağın % 64'ü işlenememektedir. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta. cam. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon. Daha geniş bilgiler (Bkz. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777. Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir.9 milyon hektardır. en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır. Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması. Kısım XV. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması.971 km2 olup. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır.T.2. Türkiye Çevre Atlası. I. depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi. Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27. plastik. Doğal Kaynaklar I. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler.2. Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir.. sınai gürültüden. Ayrıca 11 . teneke vb. Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır. içme suyu temini. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı. Akarsu yatağı erozyonu 57.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması. geri kazanılacak bir çok kağıt.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur.C.6.1. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19. rüzgar erozyonu 466. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır.

a. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı. Ormanlar Ekonomik. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır.786'dır. Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur. sosyal. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20.C.387 iken. Endüstriyel kirliliğin artması vb. Mera. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması.34 ha olup. mevcut orman örtüsünün % 51.6.7 milyon hektarla yaklaşık % 26. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir. I. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. 12 . kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. dinamik ve karmaşık yapıda. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak. Ancak. Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0. ormancılık sektöründe bu rakam 0. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. b. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir.2.2.T.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır. İller mera. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır. 0. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda. yanlış arazi kullanımı. kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır. Ancak. hatalı toprak işleme.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda.

8’i). 49 kertenkele. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır. 36 yılan. "Avrupa”. dağlık alanlar. Sulak alanlar. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar. I. dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. Türkiye'de yaklaşık 120. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır. 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür. "İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi.000 omurgasız. Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi. hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır. Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır.II. Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır.6.T.2. “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık.1. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir. 426 kuş. Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından.3. Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır. aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir.C. kıyılar ve stepler. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. 13 . 472 balık (192'si iç sularda). toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir.8’i). Bu bölgeler içinde. Türkiye. Kısım. kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir. Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir. Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). 8 kaplumbağa. su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır.

sıradadır. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler. Ülkenin. Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır.2. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir. Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır. Deniz kaynaklarına ek olarak. Karadeniz'de tahmini 247.7.6. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir. Ege Denizi. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır.18 ile 0. su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Ayrıca. Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır. Karadeniz'in kirlilik yükü.C. bu kısıtlamalardan dolayı. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır.19 arasındadır. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0.2. Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. Marmara Deniz'inde 200. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır. Karadeniz'de fazla yağış. biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. I. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır. Her bir kıyı.000 tonla dünyada 50. 722. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir. Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili.T. 14 .

Ancak. politika ve program belirlemek. ülke çevre master planını hazırlamak. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak.2. 1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. Bunlar çevrenin korunması. Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır.10. tüzel kişiliği haiz. konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir.1. Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I.’de verilmiştir.1. Bu dönemde. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır. Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır. çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir. son yirmi yılda. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 . yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı. 1982 Anayasası. I. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip. 1982 Anayasasının 56. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir. bütün bu olumlu gelişmelere karşın.T. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur.C.2. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek.7.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye. 29. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde. çevre standartlarını belirlemek. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak. Çevre Kanunu’nun 9.

arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir. Çevre Şurası. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. Belediye Başkanı. Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı. ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak. her ilde Valinin Başkanlığında. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak. uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek. 3. gereken tedbirleri araştırmak. Diyanet İşleri. Mahalli Çevre Kurulları. Bu görevleri yerine getirmek üzere.T. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek. 2. koruma ve kullanım esaslarını saptamak. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek. 6. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. Yükseköğretim Kurulu Başkanı. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. Büyükşehir Belediye Başkanı. Meslek Odaları Başkanları 16 . Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur. 5. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. imar planlarını yapmak. 1. Finansman Dairesi Başkanlığı. Bakanlıkların İl Temsilcileri.C. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak. 4. çevre kirliliğinin önlenmesi.

Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16. Kurulun. Hızlı kentleşme.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak. 1. Bu olumlu gelişmelere rağmen. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık.01. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır. Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş.2. En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak. Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir.7. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır. aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken. tarım alanları üzerindeki baskıları. çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir.C.05. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır.1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur. Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş.T. 2001 yılı başlarında ise. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek. kurum ve kuruluşlar arasında yetki. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar.08. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. 17 . sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş.

gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal.C. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır. çevre izleme ve ölçüm altyapısı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak. Avrupa Birliği 27. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24.1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16.12.06. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir.2.02. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların. çevre envanteri. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması. Çevresel etki değerlendirmesi. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir.8. SÇD. Nihai hedef. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır. I. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup. Eklerdeki (Ek I ve Ek II. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 . Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır.T. kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler.

Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01. 18. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. çalışmalar devam etmektedir. güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal. Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini.C. Az atık üretilmesi. geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi.2000 tarihinde imzalanmış. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır. 23. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir.T. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç.Ekim. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir. evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek. Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru. taşınması. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. Yönetmelik.1993 tarihli 19 . Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır. Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması. bu atıkların toplanması. ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır. Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20.03. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup. teknik çerçevenin.05. güvenilir.

yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır.T. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması. RAMSAR. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi. Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması. CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Ancak. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır. özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. 20 . Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. bertaraf şekilleri. Nihai hedef. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. Türkiye BERN. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir.C. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur. Nihai hedef.

67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. ithalatı. Nihai hedef. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup. 21 . maddesine göre. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri.T. Nihai hedef. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar. Nihai hedef. taşınması. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır. Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. 1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir. Nihai hedef. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. Çevre Kanununa bağlı olarak. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. tren yolları. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. havaalanları. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir. hava. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir.C. Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır. Ancak. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır. bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak. c. Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir.T. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin. sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri. Ülkemiz.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen. 22 . Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. b. anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.C. Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. Bu kapsamda. ortak. fakat. Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Nihai hedef. a. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Türkiye.

1/50. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları. Planlama Dairesi Başkanlığı. 6.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. VIII. DPT. Çevre Bakanlığı. 5. Ormancılık (ÖİKR). DPT. 2001. 2001. Türkiye Ulusal Programı. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları. AB Genel Sekreterliği. Kaynaklar 1. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir. 23 . 1998. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 2004. 2000. Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. 2. Ankara. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı. 2.C. 4.000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4.000 ölçekli Gebze. l. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25. Ankara. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı. doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir.T. 3. 1999.000 ölçekli Ergene Havzası. Ankara.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup. DPT. Ankara. Ülke fiziki mekanında. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla. Merkez.

2001 25.2000 29.2000 26.1999 10.09.2004 15.12.08.1986 11.2002 26.01.12.07. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.09.03.2000 25.1997 23.03.C.T. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.07.1999 04.11.1992 02.12.2003 16. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12. Çevre Şurası Yönetmeliği 8.Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25.10.1987 29.02.04.2000 06.2000 04.1998 03.1998 18.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.1991 22. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.06.1991 07.1997 25.1997 13.09.1997 17.2001 25.11.1993 20991 21489 9.04.1999 20.2002 16.1.2000 03.07.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27.04.11.1994 15.2001 06.1995 22387 13.1993 11.06.09. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2.04.08.1999 29.11.02.1998 01. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10.09.2000 19653 24185 24220 04.09.2000 29.1996 15.05.1986 03.1993 21518 21586 21634 12.1991 20814 7.04.07. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14.1999 14.1985 02.12.2. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.06.2004 24.09.11. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5.08.1993 20.12.1999 23766 24 .07.11. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.12.1988 19919 6.06.06.06.04.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.05.

25 .2003 24825 25009 21. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.2002 07.01. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30.02. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04.2004 18. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22. Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29.2004 23.2004 11.2004 09.01.2004 24631 24656 25339 25348 24.01. 2004. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28.12.T. 10.C.10. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27.2004 30.2004 29.07.06. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23.2001 24609 24623 05.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32.01.08.03.2004 07.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir.01. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20.07.2004 16. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18.2001 27.06.2002 30.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14.02.10. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25.2004 15.2002 30.Hafriyat Toprağı.11.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı.12.07.01.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.04. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33.2004 25353 25377 25388 24.2004 31.

rekreasyon alanları. yaban hayvanları. Bu sürecin temel öğesi orman olup. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır.T. toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. büyük katma değerler oluşturmaktadır. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı. botanik vb. TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. gibi farklı bilim dallarınca.C. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. sosyal. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. bozuk. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış. erozyonun önlenmesine. sosyal. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. diğer öğeler de yer almaktadır. teknik. ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. orman içi sular. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. bitkiler. ekonomik. yeraltı ve yer üstü su rejimine. Orman ekosistemleri. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. 26 . Sistemde. ekonomi. kendi içinde birtakım dengeleri olan. iklimlere. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. DOĞAL KAYNAKLAR II. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır. Günümüzde genel olarak ormancılık. politika. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır. canlı. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra. geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir.1. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. toprak. yeraltı madenleri vb. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. Ekonomik. meralar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. dinamik ve karmaşık yapıda. kültürel. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir.

568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48.5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir. Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik. Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur.3) ve geriye kalan 10. 27 . iklimi düzenleme. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10.C. Çünkü ormanlar. rekreasyon.797. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. su rejiminin düzenlenmesi. Ormanlık alan ise 20.1.T. turizm vb.027.7’sini oluşturmaktadır. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek.735.6’sını teşkil etmekte olup.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20.100 hektardır. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26.248 hektar olarak belirlenmiştir. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur. Ülkemizin genel alanı 77. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10. toplum sağlığı. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki. çalılıklardan oluşmaktadır. bozkır. belki de en önemlisidir. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir. Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış.34 ha olup. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir.763.1.1’de verilmiştir.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. çevresel. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında. II. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir.7 milyon ha % 51. ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48.3’ünü. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir.

Ormanlardan faydalanma önceleri.753 20.2. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır. Tablo: II.0 Yerleşme 1. M. hava kirliliği. VIII.) 1. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8. 28 .093 Baltalık Toplamı 6.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6.456.0 Yangınlar 27.1.1.C.1.000 2. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır.6’sı orman.000 231.555.344. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 2001.000 182.3. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları. otlatma ve tarla açma. avlanma. % 35’i step haline gelmiştir.000 II.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56.2’de verilmiştir.237. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması. 2001.180.340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1.908 Genel Toplam 8. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ormancılık ÖİKR. VIII.T.Ö.0 Toplam 100.763.789.248 Kaynak: DPT. tartışılmaz öneme sahiptir.8 Tarlaya dönüştürme 7. Alan kayıpları (Ha.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II. orman yangınları.2.1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II. korunma yeri yapma.000 707. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir.1. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 .1.000 26.587 Koru Toplamı 14.418. açık maden işletmeciliği.815 Bozuk Baltalık 4.602.0 Kaynak: DPT. Ormancılık ÖİKR. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir. II.

İklim üzerinde olumlu etki yapması. 6. 29 . 2001. Harita II. 5. erozyonu önlemesi. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında. 2.T. 11. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. iklimi etkileme özelliği. 9. 8. ÖİKR. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması. 10. Kuruluşunun 150. bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde. 4. 7. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması. Yılında Ormancılığımız .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1.C. iyi koru. iyi baltalık. DPT. Ormancılık. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması. 1989. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. VIII. Orman Genel Müdürlüğü. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması. 13.1. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. Gürültü şiddetini azaltması. 3. 2. Kaynaklar 1. 12. Rekreasyon (eğlenme.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması.

Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup.0 16.959 8.4 13.232 26. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir.273 20.177 Toplam 13.Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II.296 24.205 15.567 21. Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken.294 15.8 48.418 41.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13.2.705 8. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.4 13.1’de gösterilmiştir.463 9. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar.8 36.T. görece olarak bakımlıdır. Tablo: II. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu.1985.998 23.868 14.584 18. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar. Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır.6 13. Hukuken mera. çoğunlukla.589 16. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır.188 24.584 10.9 27.5 25.241 Nadas 4. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar. yüksek eğimli arazilerde. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar.9 26.1. çayır-mera kavramından farklıdır. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir.264 23. Ancak. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder.695 4. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir. düz arazilerde.542 20.009 28.402 10.9 Orman Arazisi (1000 ha) 10. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup.841 24. Meralar ise.170 20.2.8 36.906 31.547 8.2 33.132 21.5 27.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü. öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır.674 6.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.658 28.379 8.158 14.386 10.068 37.7 39.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52.418 10.305 15.6 23.793 7.2.C.4 13. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 .

7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1. 31 .6 milyona yükselmiştir. İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır.92 hektar mera sahası düşmektedir.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır.8 hektar bugün ise 0. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi. 1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21.C. II. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30.2. Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile. Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa.564 hektardır. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır. Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir.544.3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde.1. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır. Marmara.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz.92 hektar mera sahası düşmektedir. Ülkemizin sahip bulunduğu 21. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır.000 hektar alan kaplamaktadır. 1950 yılında 1. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir. 1935 yılında 44. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi.2 hektar mera sahası düşerken.

gözenekli yapısını yitirmektedir. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir. 1995.08 0. c. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır.C. Bu nedenle.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir.T. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda.82 0. d. Tablo:II. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 . meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır. Bu durum. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II.2’de verilmiştir. Öte yandan.92hektara düşmüştür. Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. Türkiye’nin Çevre Sorunları. Bu durum. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise.2.23 0.47 0.2.46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır. Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. b. kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen.2. Hektar 1.

B.928.842 21. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II. D.776 21.167 606.388 6.704 501.229 21.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları .Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G.00 B.103.206 2.263.709 4. Tablo:II.317 Toplam (ha) 177.128 8.06 11.782 7.820 513.440.194 1. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır.510 547.044 1.C.072 106.892 1.468 1.002.2. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır.769 103.771 14.149.449 398.101.B (Adet) 1.152 81.16 100.745.697.2.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında.641 1. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar.745.012 826. dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir.998 108. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir.027.4.804 644.801 49. yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.256.2.179.690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü. 1985.908 4.544.2.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69. 1985.649.455 80.695 241.3. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II.4.73 4.341 22.61 28.2.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7.061 148. Çayır-Mera Alanı (ha) 1. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.80 2.807 12.730.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B.373 Mera (ha) 108. Tablo:II.054.014 717.H.41 41.414.843 14. Bölgelere Göre Çayır . Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında.HB.2.3.’de verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1.635 483.23 4. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 .B.427.T.’de verilmiştir.

arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması. Bitkisiz. g.C.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır. Giderek verimsizleşen.3.2. f. tesviye eğrili karıklar. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. b.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle. yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. sigortasıdır. gen merkezi olma özellikleri. d. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak.T. Otlatma dönemleri. Biyolojik yaşam çemberinde. rekreasyonal özellikleri yönüyle. a. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 . II. Yeryüzü ısınmasında. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması . arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir. Su kaynaklarının oluşumunu. su yayma sistemleri gözeler v. a. c. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. i. e. h. c. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile. c.02. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları. Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır. 07. Biyolojik çeşitlilik. çayır) temel öğedir. insan ve hayvan düşünülemez.s. Ekonomik değerleri. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a. d. Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31. Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda. b. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir. b. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı. e. f. bitki (mera. katkıları yönüyle çok önemlidir. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir.G. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır. d.

Türkiye’nin Çevre Sorunları. j. Yeniköy. 1993. 35 . 1993. Mera amenajmanına ağırlık veren. TÇV. Ankara.T. ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . köylünün ortak kullanımında bulunması. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir. gübreleme. 1995. Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12. Kaynaklar 1. Islah Çalışmalar. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. Doğan. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. dinlendirilerek otlatma.O.C.1998 tarihli R. Orman Bakanlığı Dergisi.G. ve Mera Yönetmeliği 31. Çelikkol .. nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması. Meraların kamu malı olması. kireçleme. mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında. 2. 3.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları. Orman. Ankara. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. aşılama. Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır. ı. 1999. Orman.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R. Ankara.G. münavebeli otlatma.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. i. 4. Ankara. T. Mera ıslah çalışmalarına etkin. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir. yeniden ekim v.. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir. Mera Otlak.s. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır. Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir... Sorunlar ve Çözüm Önerileri.Mera Amenajmanı ve Islahı. Çayır. Küçükçakar. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28.02. 1993. serbest hayvan otlatmacılığı. O.N. Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine. 6.7. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür. 5. Sayı:19. g. h. Ankara.

kuzeye döner. Devrez ve Gökırmak’tır.673 m3/sn. Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine.3. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla.355 km’dir. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle.C. Gediz. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. Kırşehir. Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Başlıca kolları Deliceırmak. Çankırı. Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü. Uzunluğu 824 km olup. Peri. Bu barajlardan Keban. Nevşehir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır. Basra Körfezi’ne dökülür. Menderes. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Uzunluğu 1. Karasu. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18. TÜRKİYE’DE AKARSU. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir. B.T. Kayseri. temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer. Sakarya. Nehir. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. Siverek ilçesi. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. K. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır.4 m3/sn’ye ve en çok 1. komşu ülkelerde denize dökülür. beslenme havzasının genişliği 53. Çaltı ve Munzur Çayları’dır. Ankara. Nehrin en önemli kolları Murat.Menderes. GÖL VE GÖLETLER II. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 . Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. Toplam uzunluğu 2. Kırıkkale. Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır. 720.000 km2 su toplama havzasına sahiptir.800 km2 dir. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür. Tohma. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü.1. mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. 3. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır. Çoruh.

Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup. Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze. 37 . İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer. Başlıca kolları Hurman. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. Menzelet. Havza alanı ise 20. Göksun. Uzunluğu 584 km’dir. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür. Uzunluğu 850 km’dir. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. Uzunluğu 509 km’dir. Elbistan yakınlarından doğar. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur.600 km2dir. Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz. Denize döküldüğü yerde. Nehir üzerine Aslantaş. Kelkit Irmağı. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir. İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. içeride kalmıştır. Borçka’da Murgul suyunu .İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Artvin yakınlarında Berta suyunu.T. İki önemli kolu vardır. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde.C. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür. Köse Dağı’ndan doğar. Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür. Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür. En uzun olanı. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su.

000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır. Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Selendi. En önemli kolları Batman ile Garzan. Türkiye’nin önemli akarsularındandır. Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir. 38 . Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır. Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür. Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır. Akşehir Gölü. batıya doğru ilerlerken.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup.500 km2 dir. Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri. Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük. Ilısu. Nehir. su toplama havzası ise 17. Hazar Gölü (150 m). Dicle nehri üzerinde Kralkızı. Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Basra Körfezi’ne dökülür. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır. Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır.713 km2). göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır.000 km2 yi geçer. Van Gölü (3. Hazar Denizi’ne dökülür. Van Gölü. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. kuzeyden Kunduzlu.620 km2). Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur. Doğu Anadolu dağlarından çıkar. Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. En sığ göller ise Tuz Gölü. Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir. Tuz Gölü. yaklaşık 40. Deliiniş ve Demrek Çaylarını. Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup.2. Debisi ortalama 360 m3/sn dir. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. Çıldır Gölü (130 m). Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2). Bu göllerin toplam yüzölçümü 9. Batman. Botan. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir.C. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı.T. 3. Habur. Bu beş büyük gölün yüzölçümü. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m). İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri. Tuz Gölü (1. II. güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar. Beyşehir Gölü (650 km2).

2001. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20. Ö.4. Kaynaklar 1. Haritalı İstatistik Bülteni. Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır. 2. Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün. II. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60. 39 .C. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir.İ. Büyükçekmece. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. Tortum. 1999. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken. Ankara. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır. 3. 3. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir.K: 571. VIII. II. Yayın No: DPT: 2555.3. Plan döneminde ise. DPT. VII.000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl.T. suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde. Beş Yıllık Kalkınma Planı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz. Hazar. VIII.

Enerji Hammaddeleri (Asfaltit. bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır.89’luk pazar payı ile birinci. Bu nedenle Anadolu. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği.Metalik Madenler (Altın.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. kil.4. Taşkömürü. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri. kuvartz.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları. zeolit. Toryum. Türkiye % 0. Mermer vb. selestin.16’lık pazar payı ile 52. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır. Tablo:II. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir.C. Gümüş. tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. Yatak Sayıları ve Tablo:II. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir. Türleri. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında. manyezit. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır.4. jips. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10. feldspat. Uranyum vb. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise. A. pomza. Ülkemiz. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır.) B.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler. sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19. Kaolen.4. Petrol. yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. Bor. Bakır.Ö. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir. ABD % 15. sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır. Madenleri aramak.2’de 40 .T. 2000. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış. sırada yer almaktadır. Değerlendirmeye. metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir. Linyit.) C. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir. Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar. Demir vb. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. Mermer. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA).) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren. Anadolu da ise madenciliğin MÖ.

Tablo:II.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III. 34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası. Tablo: II. 1981.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir.T.C.Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham.4. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II. Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri. Türleri.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E.4.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler.Endüstriyel Hammaddeler E. Enerji Hammaddeleri: E.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 .

54 K2O Sb içeriği AİD. 2001. zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID.05-0.C.4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda.24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7.1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8. 2001.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24.) İyi. maden zuhuru veya zuhurlar 42 .5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez. Kömür ÖİK Raporu.54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0.868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez. orta kalite karışık % 34. Beş Yıllık Kalkınma Planı. lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID.T. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri.

Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin. manganez. altın. nikel.T. kükürt. Maden Tetkik Arama Enstitüsü. 2001. Yayın No:194-1986. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler. 4. fosfat. kurşun.’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. barit. florit. maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz. civa. çinko. Harita No:II. uranyum. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler. 2001. Türkiye Maden Yatakları Haritası. 1995. volfram. alüminyum. Kaynaklar 1. 2. Ankara. 3. gümüş. Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin. toryum. demir. 43 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır.: Türkiye Çevre Atlası. krom. talk. asbest. manyezit.2. molibden. antimon. kaolen. Ankara. MTA.MTA. grafit. Kısım: IX.C. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir. bor ve perlittir. bakır.MTA.

TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir.2 °C ile İskenderun. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise.T. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. doğu tarafından kara ile birleşmiş. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride. İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır. 44 . Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48.7. doğuda dağlık bir yayla. en düşük 1.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir.1. III.1. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır. Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi.8 °C ile Sarıkamış’tadır.C. tüm ülkede sıcak geçer. Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir. Doğuda engebeler çok fazladır. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir.4 °C’dir. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır. Bununla birlikte daha özelde.50C ile 30. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir. Ancak her bölgede aynı değildir. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit.6 °C ile 20. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. yurdumuz için Akdeniz iklimi. Batı Anadolu da ise. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21.01.

C. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir. % 18’i sonbahar.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır. % 25’nin ilkbahar.1. % 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır. % 20’si ilkbahar.3. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel. Yıllık yağışın % 65’i kışın. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. III. kışları ise soğuktur. Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır. Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir.1. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır. Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta. % 25’nin sonbahar. Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır.T. III. Karadeniz’den ise daha yüksektir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Bölgede genellikle yazları sıcak. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır.2.4. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup. III. konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir.5.1.Yaz mevsiminde 45 . yıllık yağışın % 55’i kış aylarında.1. bunun % 40’nın kışın. kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup. sıcaklık ortalamaları daha düşüktür. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür.

Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser. III. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır. % 25’i kadarı da ilkbaharda görülür. Yıllık 390 mm. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın. Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır. bölgedir. Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar. kışlar soğuk ve sert geçer. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir. III. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür. Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir.C.8. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir. civarındadır. 46 . civarındadır. Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm. Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar. Bölgede konvektif. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur. Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın. yağışlar azdır. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır.1. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir. % 35’i de ilkbaharda görülür. Yazlar sıcak ve kurak.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm. III. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar.9. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir.1. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. III. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür. % 20’si sonbahar. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle.1. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir.7.6.1.T. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının.

Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir. 47 . Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm. tespit edilmiştir.1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III. Harita III. Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir.1. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir. 2001.1.C.T. Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir. İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur.2. dir.

Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar. Hava kirliliği. ozon. Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur. sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir.2. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. * Partiküller. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler. havada katı. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur. karbon monoksit. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz.2. sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına.T.2. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. azot oksitleri. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur.C. Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır. Tablo:III. Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur.1. 48 . * Kükürtlü maddeler. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır.2. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir. Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. III. Hava kirleticileri kısaca. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda.

Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit.11.C. (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.Endüstri Bölgeleri 15. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar.Azot Dioksit (NO2) 4.Karbon monoksit(CO) 3.Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9. Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler. * Karbon monoksit.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b. Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir. nitrik asit.Endüstri Bölgeleri 2.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7.2. 49 . * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar. III.Genel b. Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8.Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a.Hidrokarbonlar(HC) 10.Klor(CL) 6.04 350 450 500 7.3. Tablo:III. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0.Azot Monoksit(NO) 5.Hidrojen Sülfür(HS) 11.1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1.2.T. 2. Endüstri Bölgeleri 12. Genel b.

Sabit Kaynaklar: Katı. duman.T. tarım ilaçları üretimi.3. katı. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir. deniz. cam ve seramik fabrikaları. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. asbest üretimi. is. h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir. Yapay Kaynaklar Hammaddeleri. petrokimya tesisleri. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda.3. çimento fabrikaları.4. III. sıvı. suni gübre fabrikaları.4. 2. bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması. dökümhaneler. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır.2. Hareketli Kaynaklar: Kara.hurda demir işlenmesi. Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır.2. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. demir dışı metal üretimi. soda.2. sudkostik fabrikaları. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi. kireç. III. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.2. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup. hava taşıtlarının egzozlarıdır. ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi.1. asfalt yapım üniteleri. Kara. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. 50 . çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. deniz ve hava taşıtlarında mazot. III.1.C. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar. Konut ısıtma. kükürt. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi. halojenler. insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler.

Demir-Çelik Sanayi. gaz. şartlı ve kısmi izin başvuruları. Lastik Sanayi vb. Tekstil Sanayi. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. yakıtların. Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. Deri Sanayi. izin. Taş-Toprak Sanayi. tesislerin. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. giderek kaynakların tahribine. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. 51 . sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması. Şeker Sanayi. Gübre Sanayi. esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile. Petrokimya Entegre Tesisleri. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. toz. Enerji Üretimi (Termik Santrallar). Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta. çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. Selüloz ve Kağıt Sanayi.T. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır. duman. çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır. Çimento Sanayi. Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. kullanılması.C. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. Bu Yönetmeliğin amacı. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri.

2. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır. Destekleyici Önleme Stratejileri .2.2.2. -Araştırma.2. eğitim ve ikna çalışmaları. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur. radikal girişimler ile sonuç alınamaz. d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir.2.1.C. . III. e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir. b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.4.4. III.2.Arazi kullanım planlaması .2. hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez.İzin ve ruhsatlar. Koruyucu Önleme Stratejileri . c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar.2. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır.2.T.4. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi. III.4.İzleme ve denetleme.2. Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür.3. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır. 52 . Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği. Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz.Kirletici harcı. Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir.4. Dolaylı Önleme Stratejisi . .4.Sübvansiyonlar. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III. Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir. f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız.

4. . karbon monoksit (CO). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . . . III. III. Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir. atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel.Hapis cezaları.Yeterli yükseklikte bacaların inşası.Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı.2. . . . Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin.T. Bunlardan birincisi.Para cezaları.Endüstri sigortası. Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir.Kamuya dava açma hakkı tanınması.Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi.Cezalandırıcı Önleme Stratejileri .4. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar.Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması.4. III.3. İkincisi ise. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.Atıkların değerlendirilmesi. Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan.Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması. Düzeltici.5. 53 .Sağlıklı yer seçimi.2. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır.Çalışmadan alıkoyma cezaları. . kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur. .C. benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC). Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde.2. .Ortak arıtma tesisleri kurmak. . dizel araçların egzoz gazlarından çıkan. azot oksitleri (NOx) ve kurşundur. .2.4.Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu.Temiz yakıt ve hammadde. .

. azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir. Fotosentez bitkilerin. . karbon monoksit (CO). Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir. Ancak. biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup. .Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. . benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır.Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park.Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde.T.Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek.Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler . az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması. III. Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği. benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir. doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır.2. çift plaka uygulaması gibi). dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru. yanmamış hidrokarbonlar (HC). trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi.5. Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır. benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir.Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır.4. fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır. 54 . .3. III.Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması.C."Çok kirletenden çok. gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması. Bu rezervler. bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması. Dizel motorlar. . .

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1. ÖİK:571. içme-kullanma (% 39). Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir.466 4.700 15 42.2. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38.kullanma (% 10).200 Asya Ortalaması 3. ÖİK:571. 4.300 Türkiye 1. 64 .1. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30. yeraltı suyunda. Tablo IV.141 17 31. VIII.735 Suriye 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 Güney Amerika Ortalaması 23.T.500 75 6. Şehirleşme . 2.000 31. Nüfus artışı.020 Lübnan 1.2.400 15 Kaynak: DPT.000 Afrika Ortalaması 7. VIII.016 72 5.200 75 5.C. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir. IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.443 3. içme. 3. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı.1.900 29. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar.000 Dünya Ortalaması 7.939 73 5. Sanayileşme. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir. Yayın No: DPT: 2555.1. Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2. 1. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82).9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan. sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama.’de verilmiştir. sulama (% 37).600 Kaynak: DPT.000 Batı Avrupa Ortalaması 5.1.600 22.000 4. 6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır.9 milyar m3 suyun 32. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3.600 22. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Yayın No: DPT: 2555. Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır.195 16 38.2.

VIII. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir.3. IV.Sınıf III. 1999. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır.T. : Az kirlenmiş su. DSİ. Kaynaklar 1.2004. 65 . DPT. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken. akarsuyun debisidir. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası.1. Evsel. Harita IV. 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular. Yayın No: DPT:2555.C. endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur. I. : Kirli su.Sınıf : Yüksek kaliteli su. Sınıf IV. ÖİK: 571.Sınıf II. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. 3. Buna göre.1. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir.

2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. VIII. yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi.2. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir. genel kullanma suyu % 17.1. Ayrıca. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır.2. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir.C. toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere. Diğer yandan. 2. kentleşme. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır. bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir. SU KİRLİLİĞİ IV. zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.T. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. nüfus artışı. IV. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. Resmi tahminlere göre. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV. toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır. sanayileşme. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü. 66 . 1990 yılında 30. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği. komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda.1’de verilmektedir. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır.2. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı.

f. c. d. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. 67 . Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a. : Çok kirlenmiş su. b. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır. e. : Kirli su. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.T.C. : Az kirlenmiş su. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini.2. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Buna göre. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. Diğer amaçlar. e. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. Rekreasyonel amaçlar. d.3. c. II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. Alabalık dışında balık üretimi. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır. b. Alabalık üretimi. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda. Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak.

2. 68 . Türkiye Çevre Politikaları.4 Milyar m3) Kullanılamaz (91. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri.6 Milyar m3) Kullanılamaz (29.1. 1992. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD. 2001.T.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3.C. Paris.7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3.1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11.

1 8.02 0.65 11.65 >5000 >300 >250 3. d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15. Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17.05 >20 >0. Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir. Sıcaklık 0C) 2. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0.5 7.2/l) 8 6 3 4. Civa (µg Hg/l) 0.002 0.5-8. Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10.5 5 >5 5. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12. Toplam pestisit (mg/l) 0. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.3 0.9. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5.1. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0.1 0.2 1 >1.0-9. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13.01 0.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0.05 9. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6. Alüminyum (µg Ag/l) 0.01 0. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5. Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0.5 9. Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6.T.5 30 6.1 0.1 >0. Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10.3 0. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0. Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete . KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1.5 6.02 0.0-9. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1.16 0. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7. 4.3 1 >1 21.C. BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3.05 0. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir.2c 1c 2c 8. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2. 69 . Çözülmüş oksijen (mg 0.02 0. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1. Ph I 25 6. b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir.001 0.01 0. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13.5-8.02 0.5 >0. Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20.5 2 >2 2.2.1 >0.5 1. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7.5 >0. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir.9 IV >30 6.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14.

Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A.Çevre Bakanlığı) 1992.1’de verilmektedir.C. Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan.3. C. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV. Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır. b.2. 2.2. C parametreleri gösterilmelidir. çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir.2. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi. Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite . periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir. Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri. D: Bakteriyolojik Parametreler. B: Organik Parametreler. B. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a.T. 3.Çevre Bakanlığı) 1992. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü . D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir. C: İnorganik Kirlenme Parametreleri. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A. 70 . D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir.Ü.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. sağ sahilinde grup B.2. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi.3.

Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması.2. Kuzey Ege. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.2.Çevre Bakanlığı)1994. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler. Köprüçay havzasında kirlenme.2.2’de verilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4.C.3.3. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması.3. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler.3. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz. Aksu Çayı.2. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir.3. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.2.3 ve Harita:IV. Müdürlüğü.T. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 .1.2. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk. IV. Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları.4’de verilmektedir. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi . atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir. kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır. nikel. Ancak. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993. 5. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır. endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası. Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak.Çevre Bakanlığı) 1992. 6.1 ve Harita: IV. Antalya Traverten Platosu. krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır.

C Grupları).B.2. Kızılırmak. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır.2. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Harita:IV.2. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır.12’de verilmektedir. ve Harita: IV. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin.8.7 ve Harita: IV.C Grupları) Harita: IV.2. Susurluk.3.3.3. B. IV.13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).3. Karadeniz.5. tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir. IV. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu). maden yataklarının.2.2.3. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası.2. IV. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır.3. Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak.’de verilmektedir.2. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A.14’de verilmektedir.3.3. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir.11’de. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır.2. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi.2.C Grupları) Harita: IV.3. Gediz.3. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır.2. kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları.3.3.B.’da verilmektedir. Harita:IV.6.2. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV.B.C.2. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır.3.1.T.9’da.3. Marmara. Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A.2. 72 Durumlarının .3.2. Harita: 2.3. Sivas. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir.3. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır. niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup.2.10’da verilmektedir.2.2.

1.1. Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir.2. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük. Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür. Meriç Nehri. Şeytan.4. Lüleburgaz.4.3. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir. Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. Bundan dolayı. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar. nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır. İnece. Meriç Havzası. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir.4. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. Susurluk. Bu durum.C. a. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır. Susurluk. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri.2.3. IV. amonyak azotu. Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu.2.3. daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde.T. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır. Ergene Nehrini de kendisine katar.2.1. Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV). Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir. Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5.2. Ancak. b. IV. Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç. Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç. 73 . yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir.2. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri.

hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır. 74 .T. Sınıf olduğunu göstermektedir.3. BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır.C. 2. krom. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV. sınıf olmasına rağmen. 3.4. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından. Orhaneli Çayı organik açıdan II. Bor.Erozyon. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu. Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı. Bu çayın kalitesi III. 1.2. Toprağa düşen ilaç toprak tipi. Sınıf arasında değişmektedir. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer. Sınıf’tır. ve IV.2. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır. bor ve askıda katı madde açısından IV.1.2. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir. Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV. Sınıf kalitede gözükmektedir. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır. IV. Mustafa Kemal Paşa Çayı. kurşun.2. Simav Çayı.4.2. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır.2. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı. çözünebilirlik. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi. arsenik.3. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir. Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.

Sınıf olarak tespit edilmiştir. pH ve nitrata göre 1. Sınıf olarak değişmemiştir.5. Sınıf olduğu göze çarpar. sınıf olarak ve klor değerler 2. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV.4. amonyak azotu.1. sülfat. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. IV.3. nitrit azotu ve klorüre göre 3. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç. sülfat. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde.2. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2. klor. BOİ5 .3. Kuzey Ege Havzası Bakırçay. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık.3. nitrit azotu ve klorüre göre 2. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır. nitrit azotu değerinin değişmemiş. toplam çözünmüş maddeye göre 1.5. ana kolları Deliniş Çayı.4. Kocaçay. Sınıf olarak kalmıştır. Sınıf olduğu göze çarpar. Madra.2. çözünmüş oksijen. pH. sülfat. Sınıf. Bayramoğlu. amonyak azotu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır. Sınıf.2.2. çözünmüş oksijen. Karamenderes. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1.3.2. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık.Sınıf kriterlerini sağlamıştır. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3.2. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur. sülfat. çözünmüş oksijen. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır. 1989 yılında ise sıcaklık. Sınıf kriterlerini sağlamıştır. IV. sülfat.C.2. IV. Sınıf.Sınıf olmasına rağmen. bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV. klor değerleri her iki yılda da II.T. nitrat azotu.2. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3. çözünmüş oksijen. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1. çözünmüş oksijen. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını.4.3. pH. Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık. 75 .

2. 37 adedi akarsuda. Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır. Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır.Ekim 1993). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı.2. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A. B.Sınıf. Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.17’de.C. C. Demirci Çayı. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4.3. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış.2. 76 .2.3. A. nehrin ana kolundaki suyun genelde IV. Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek. C Grupları). Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir. güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır. Sınıf). Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası. toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. Tersakan Çayı’na akmaktadır.16 ’de verilmiştir. IV.T.15’da. 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Tersakan ve Kelkit Çayı. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).3. ve 3. C. Yeşilırmak havzasında.18’de verilmiştir. Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır. toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993). Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup. Harita:IV.3. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde.2. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında. Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür. Harita:IV. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır. Grubu). doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2. bazı yörelerinde 4. Dumanlı Gölü.5. Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları. Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg. Nif Çayı. Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir. B. Havza alanı 36.2. Harita:IV. Sınıf olan ana kolun kalitesini. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır. B. olumlu yönde etkileyememektedir.2.114 km2’dir. Harita:IV. Sınıf. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A. Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. Deliniş. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup. Alaşehir Çayı (2.3.

Aralık-1994). akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. 77 . Lüleburgaz Deresi. III. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında. Sınıf.2.6. Türkiye’nin güneybatısında. A grubu parametreler yönünden IV. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. Süloğlu Deresi. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV. Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup. Batı Anadolu’da yer almaktadır. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır. Sınıf) gözlenmektedir. ve IV. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır.Sınıf. havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ.2.3.7. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı. et kombinası. C grubu yönünden ise III.873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır. D grubu açısından incelendiğinde. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince. B grubu yönünden II. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür. B ve C grubu açısından ise III. Kuzey Marmara Havzası. Sınıf su niteliği göstermektedir. A grubu parametreleri açısından IV. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır.2.2. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde.Büyük Menderes nehri kolları. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra. Koca Dere. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III.C. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km. Akar Dere. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında.T. dir. IV. Başlıca kaynak kolları. İçbatı Anadolu’dadır. Harita incelendiğinde. Sınıf. endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır. B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir. A grubu parametreleri açısından IV. İki büyük koldan oluşan nehir. ve IV. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A.3. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir. Şeytan Dere. IV. Yan kolları Kırkkavak Deresi. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle. Yörede bulunan linyit işletmeleri. 24. Hayrabolu Deresi.2. Sınıf su niteliği taşımaktadır. Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle).3. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle.Sınıf. şeker fabrikası. Sınıftır. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su. B ve C grubu parametreleri açısından da III. ve IV.19’da verilmektedir.

batıda Meriç Nehrine açılmaktadır.B. kayalıklar. fundalıklar.batı uzunluğu 160 km. Ergene havzası. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir. Güneyden Işıklı ve Koru dağları. gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır.güney genişliği 140 km dir. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır. yerleşim yerleri. Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 . diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup. kuzey. Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir. Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır.C. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. Havzada doğal göl bulunmamaktadır. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir. Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup.T. Gerek yöre halkından gelen şikayetler. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır. 1981. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir. Ergene havzasının doğu.

Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp. Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır. tarımsal endüstri. toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır. tarım ve sanayi merkezi olmuştur. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir. bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. yörede hızla gelişen sektörlerdir. Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir. Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır. Kimya. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır.Manisa.3.C. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası.T. işletilmesi gerekmektedir. konfeksiyon. sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege.2. Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir. 79 . Havza genelinde plansız sanayileşme. deri. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır. Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir. mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. IV. metal sanayi vb. tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır.8.2. Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir. ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi.

005 6-10.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Tablo: IV.2’de.2. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV. gübreleme. IV. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür.T. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır. 4. gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir.2. sulama. Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu.4.C.1 0. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır.5 3 7. Göller.2. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir. acı ve sodalı göller dahil) 6. Kullanılan iyi nitelikli tohum. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl.5 8 5 15 1000 1 0. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir.5 5 1000 0.1 gereğince yapılır. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir.2. gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV.2. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir. göl. Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı.5-8. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir. Göletler. 80 .9.

Burdur) içmeye. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri. Bataklık 81 .2. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri. Hotamış. rekreasyon. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi. tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San. A. diğer yerleşim merkezleri. küçük yerleşim merkezleri. Alkoloid Fab. balıkçılık.).2. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama. balıkçılık. su ürünleri. balıkçılık. Meke ve Acı gölleridir.3. su ürünleri. su ürünleri. tarım alanları.4.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır. turizm.yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te. TSEK vb). göl olarak da en önemlileri. Morelle Golden AŞ. sulama. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir. (EBK. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri. Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta.Ş. su ürünleri.1. hidroelektrik. Keçiborlu Kükürt Fabrikası. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic.C.T. yaban hayatı İçmesuyu. tarım alanları. Tuz. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. sulama. Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir. Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır. rekreasyon. su ürünleri. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları. Çarşamba Çayı. yaban hayatı Rekreasyon. rekreasyon. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park. 1992. tarım alanları. saz ve kamış üretimi.2. doğal park.. TSEK vb. Tablo: IV. yaban hayatı İçmesuyu. Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV. Tarım alanları. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi.4. Afyon Şeker Fab. (EBK. rekreasyon. sulama. IV. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San. rekreasyon. Şeker Fabrikası. saz ve kamış üretimi. rekreasyon. yaban hayatı Su ürünleri. yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi.2.3’de verilmektedir.2. su ürünleri. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu.

fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. Ancak sanayi. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır.5. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir.T. III : Ticari. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. Konya Kapalı Havzası. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar. Bu değerlendirmelere göre. Kurşun. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a. Ana tahliye kanalı. IV.Yoğun ticari balıkçılık. şehirleşme. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b.2. nitrat. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. florür. deterjan. deniz taşımacılığı. azot. serbest kükürt. Tuz Gölü Tuzlaları. Altınapa. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı. kadmiyum. çinko.C. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. Böylece istasyonlar. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır. Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir. yağ ve gres.Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur. organik madde. demir. endüstriyel ve diğer kullanımlar. II : Rekreasyon.Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 . Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin.

deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir. Ayrıca 0.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. 83 . Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.9. Doğal koku ve tadı dışında olmaz. 4. liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu. Bu sulardan genelde Tablo:IV.4’de verilmektedir.2.4. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır.005 mg/l’nin altında olması gerekir. Bulunmayacaktır. Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla.T. Sınıf D III: Ticari. 15 günlük bir periyodla. Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0.2. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir.5. Tablo:IV. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır.3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır.2.C. endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz.

02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV.9. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır.5. Yüzer halde yağ. katı maddeler bulunamaz. ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır. sıvılarla. çöp vb. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır.01 0.1 0.1 0.2.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.1 0. biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır. katran vb. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır. Su. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0. 84 . Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0.01 0.T. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir.C.004 0.1 0.1 0.001 0.

1. Aşama temelinde. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu. kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl. Bugün MED-POL. derecesini.5. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır. Bu çerçevede. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir.T. IV.C. AEP tasarısı. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir. deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır. 1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II.2. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir. Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır. nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir. 1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır. I. 85 . kirleticilerin kaynaklarını. Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir. bilimsel yöntemlerle inceleyerek. Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir.’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı.1.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. engebelilik vb.C.1. TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır.1.1.1. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2).5. Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında. Tablo:V. 95 .1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.1. daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir. Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V.’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır.T. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır.1. Türkiye.3. Tablo:V.8. özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir.7. Tablo:V. Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır. Orta Anadolu Kuşağı (1).1.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları.6.1. Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup.1.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı.2. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V.‘ de verilmiştir. Akdeniz. V.‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir. Tablo:V. Tablo:V. Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde. Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir.1.

7 22.866 1.4 0.2 0.7 4.7 Göller 3871 0.0-6.4 Doğu Anadolu 1329 0. 1988.9 11. Ölç.2 45.4 Karadeniz 101137 1.7 7.031 96.9 8.8 7.978.8 1.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.9 5.7 Güneydoğu 4272 4.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.0-5.719 7.2 8. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.528. Oranı (%) 19.661.1.6 7.4 7.260 302.136.5 0.9 Hafif Asit 30.9 25.9 0. Bölgeler Tablo:V.750 4.8 15.027 669.9 4. Tablo :V.243 9.1.1 37.544 12.8 0.0-7.7 5.2 Akdeniz 3367 5.T.9 0.6 33.2 13.8 8.9 32.9 47.6 0.6 Akdeniz 3168 0.930.2 89.7 5.4 0.3 Göller 3759 6.5 8.091.5 13.4 85.3 Ege 7342 1.4 76.0 2.4 37.9 10.2 16.2.2 48.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.8 38.1.2 6.6 Güneydoğu 4061 1.6 Ege 7404 2. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır.4 2.2 6.0 44.094 2.9 Kuvvetli Alkali 1. 1988.9 16.629 602.5 37. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1.7 25.1 1.6 40. 1987.1 51.8 10.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.1 8. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.C.3 7.5 85.1 10.0-4.7 Orta Anadolu 25778 0.6 0.172 589.1 7.061.9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0.6 55.5 93. 96 .4 0.0-8.8 55.1 0.9 47. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.287.239.4 2.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3.9 Kuvvetli Asit 0.9 Hafif Alkali 57.2 4.9 Orta-Asit 10.7 10.008 Türkiye Yüz.648 7.211.1 52.7 66.8 Toplam 74. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.3 38.0 14.933 3.178 6. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.0 84.776.9 4.1.0 0.6 4.4 6.960 3.485.9 56.2 Orta Anadolu 25706 3.3 Doğu Anadolu 1342 0.

9 Orta Anadolu 25419 21.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.9 47. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.7 36.2 10.0 25. >25 2.4 65.5 22.2 2.1 2.2 47.3 27. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.6. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.4 55.7 28.4 5.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.7 25.1 9.7 28. >4 Yüksek 1.1 12.2 49.6 35.4 15.8 26.0 23.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.9 27.7 Ege 7826 31.0 18.5 Göller 3768 14.8 Orta Anadolu 25852 31.3 Akdeniz 328 39.2 34.3 17.8 Karadeniz 10488 35.8 25.9 49.2 36.5 20. 1988.0 56.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.6 6. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.6 32.6 23.7 Göller 3668 36.8 15.5 11.2 49.0 24. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.3 9.5 33.1.6 12. 1988.9 13.1.2 12. 1988. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.0 Tablo: V.2 18.9 7.1 6. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.6 19.9 18.4 26.2 7.2 Doğu Anadolu 1447 16.5 Ege 7225 17.6 21.3 1.7 6.9 10.1 4.7 13.3 27.8 29.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.1 20.6 Akdeniz 3270 10.3 83.3 10.8 7.9 Tablo:V.4.0 31.T.5.9 20.8 25.C.8 23.4 64.9 Karadeniz 9724 1.5 8.3 11.7 2.2 60.3 Doğu Anadolu 1338 0.4 41.4 47.9 11.3 9.3 30.8 7.9 8.4 53.2 6.4 Doğu Anadolu 1339 21.2 Karadeniz 10142 13.3 32.2 64.2 Akdeniz 3346 3.6 14.3 3.0 8.7 7.9 25.5 6.8 Göller 3673 0.3 22.3 17. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14. >15 Çok Fazla 6.4 Doğu Anadolu 1319 13.4 Ege 7571 8. >100 Çok Fazla 32.1.8 22.5 46.7 23.9 17.2 Göller 3632 19.7 46.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.8 Güneydoğu 4157 0.4 8.2 Tablo:V.9 2. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.5 34.5 4.8 Orta Anadolu 25853 1.4 7.0 9.4 8.8 5.5 14.6 3.5 18.1 38.0 2.6 9.5 Akdeniz 3139 23. 1988.7 4.4 16.0 20.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.9 Karadeniz 10570 28.2 18.8 18.9 20.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.3 18.6 6.1 17.5 32.5 17.1 31.1.5 22.2 Ege 7625 32.9 3.6 Güneydoğu 4035 29.8 8.3 17. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.6 32.9 1.3 23.74 97 .9 Güneydoğu 4340 12.5 Güneydoğu 4227 44.2 11.7.3 33.0 24.6 Orta Anadolu 25930 9.

9 85.0 302.43 6.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.29 40.0 640.06 84.71 29.14 7.03 2.T.05 63.40 8.0 423.79 0.03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20.5 1.21 23.96 16.82 39.00 11.0 453.09 0.0 1.0 9.88 9.3 4.00 13.69 0. 98 .9 7.29 1.00 11.30 17.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.68 26.33 53.5 20.4 5.94 18.0 3.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.54 46.18 78.36 36.13 0.00 12.0 9.07 56.03 3.00 21. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah.00 16.0 233.00 51.0 134.0 211.1.00 2.37 28.32 20.2 4.8.85 0.57 0.0 7.0 213.87 54.10 27.39 40. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.46 15.49 2.21 4.14 17. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu.00 2.0 294.39 9.33 60.27 25.54 55.00 89.7 360.0 6.92 4.00 61.09 27.3 7.1 2.5 528. Ankara.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.00 92.43 1.33 0.78 53. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah.03 27.80 15. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17.56 2.00 54.1 13.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12.48 14.0 642.80 6.2 47.24 90.04 1.41 0.20 63.80 2.0 325.78 35.69 46.85 41.67 38.0 1.43 1.03 37.0 123.18 0.00 12. 1989.61 8.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697.C.00 40.00 15.0 502.84 157.39 88.00 26.15 2.5 378.43 4.

575 ha.9.1. Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır.’ında şiddetli. iklimi.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir. Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15.3.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta.699. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır.50 cm) ve % 37.’lık bölümü sığ (20 .468.90 cm) % 30. Ülkemiz topraklarının % 14.221. % 30.003 ha.5’ini oluşturan 23.463 ha.690 ha.8’in % 11. Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur. Çeşitli arazi türleri.205 ha. Türkiye’nin arazi varlığının % 36.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa.2. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile.2’sini oluşturan 11. uygulanan yanlış tarım yöntemleri.’ında orta. özellikle işlenebilen araziler.’lık bölümü çayır ve mera. % 17’sini oluşturan 13. sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar.455 ha.781.908. Söz konusu bilgiler Tablo:V.1. Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır.114 ha.’lık bölümü orta derin (50 .699. topoğrafik yapısı.299.’da verilmiştir.334.1.745.973 ha.1.3’ünü oluşturan 21.4’ünü oluşturan 28.’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.2’sini oluşturan 28.1’ini oluşturan 27.C.750 ha.108. 99 .’lık bölümü işlenmekte % 28. Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür. geriye kalan % 85.3.1. Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır. V. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. % 36.938 ha.T. geriye kalan % 5’i oluşturan 3. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.614 ha.6’sını oluşturan 23.592. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından. Türkiye’de Arazi Problemleri V. Erozyon Türkiye.’lık bölümü 90 cm’den derindir.9’unu oluşturan 9.

T. Zeytin.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V. 1987. Çay Kestane vb. Genel Toprak Amenajman Planlaması.9.1.Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık. 100 . Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır. Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür. Halbuki erozyonla. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 . toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. bu taşınmanın gözle görünür delilleridir. genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır.S. konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır. Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi. toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir.C. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen. can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır. Ülkemizde ise erozyon. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir. Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası. eski Topraksu Genel Müdürlüğü. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur. topraklar geri alınmaktadır. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır.T. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. Kızılırmak’a adı. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. 1953 yılında kurulan D. Bu nedenle.İ. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır. Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir.

ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0.T.3’nü kapsamaktadır.7’sini. Gelişmiş ülkelerde. endüstri.’de verilmektedir.1. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.22 2 Orta 15592750 20. Tablo:V.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır. öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa. Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.04 3 Şiddetli 28334933 36. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir.2. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür. Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3.1.3. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 .1. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir. Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren.10. Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır. ticaret. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35.’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha.10. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6. Bu eğimler işleme zorluğu. Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde.64 1 Hafif 5611892 7.C. 1987. Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır. V.11. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında.

Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur. Taşlılık Sorunu Taşlılık. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir.093 hektarı tarım arazilerinde. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14.2 sini oluşturmaktadır.4. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir.3.1. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır. Tablo: V. 2. Fakat taşlar. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz.3. Tablo:V. yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir. Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur. aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir.3. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir.495. V. 1987.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28. 103 . Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır.989. 25. Ülkemizde. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir.T.3 11.5 37. Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler. Bunların 2.1.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir.12.C. 1987. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir. 21 261 850 ha.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller. V.1.11. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır.1.1. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26.Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.484.9 30.

641 ha ile % 0.6 sodik topraklar.’lık alan. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir. 264. su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır.2 tuzlu sodik topraklar. 504.956 ha ile % 0.6.T.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0. 8. Bu suların. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1.’ında olmak üzere 2. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir. dolayındadır. İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir.3 olmak üzere toplamı 1. Sodik topraklar 8.1.’dır. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır.603 ha ile % 0. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır. Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler. Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir.771. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi. 104 .968.814 ha’. Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454.722 ha olup. V. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1.161 ha. Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1.260 ha. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır.863 ha ile % 0.3.518. % 2 düzeyindedir. Aksi takdirde. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler. bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır.C.5. tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır. 123.000 ha.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile.1.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir.ında.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar.022 ha.119.975 ha. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614.968. yan yana görmek mümkündür. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi.01 hafif tuzlu-sodik topraklar.

3. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989. 2. Toprak Muhafaza.T. Atatürk Üniversitesi Yayınları. M. Kaynaklar 1. 1989.1. Dizdar.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir. ve 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. su. her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir. 1987. Ankara. 1987. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır. Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. Cilt-I. 1995. Bina. No: 635. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162.Y. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. DİE. BÖM: 9. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. 7. Ankara. 1991. Teknik Yayın No:60.S. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . No:289. 1989.. TMMOB. Ziraat Mühendisleri Odası. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır. Toprak ve Çevre Sempozyumu. 9. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. Ders Kitapları Serisi No: 47. 1992. toprak. Yayın No: Genel: 245.. Mera Kanunu gibi kanunlar. 8. bitki toplulukları. 6. 5. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü .1. Topraklarımız. Havza Islahı.. İ. Ergene. TOBB. Ankara. 3. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı. Erzurum. Ankara. Atatürk Üniversitesi Basımevi. Karayolu güzergahı seçimi 1. sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte.C. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli. Ankara. Ankara. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup. Ziraat Fakültesi Yayınları. gelecek nesillere karşı borcumuzdur. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır. Harita V.360 ha kadardır. V. A. 4. Akalın. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. 1987. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu.7. Toprak Biliminin Esasları. 105 . TÜBİTAK Yayın No:7.. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 1987. Ankara. Talaz.

TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. tarla açılması. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır.2. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır.4’ü şiddetli. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır. 106 .072. V. % 36.7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır. oldukça yakın tarihlerde başlamıştır. Yurdumuz dünyada.2. yangınlar. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır. yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. Ülkemiz arazilerinin.1. % 22. Tablo:V. Her yıl milyonlarca ton toprak. su ve sellerle denizlere taşınmaktadır. bu konudaki araştırma ve uygulamalara. % 20’si orta şiddetli. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. Yurdumuz topraklarının % 78. Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır.2. rüzgar. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi. toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi.C.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri.T.

bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte.Yanlış toprak işlenmesi.’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup.77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi. Bu nedenlerle. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır. Yurdumuzda çayır ve mera alanları. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta. gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir.32 3. 107 . 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir.C. Toprak ve bitki örtüsü yoktur. ülke genelinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi.06 7. yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi. orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs. . Harita V. Tablo: V.42 22.T. 1987. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur.2. ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte. Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı. İşlemeli tarım yapılamaz. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir. yetersiz toprak özelliklerine sahip.58 3. . Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur. bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması.1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0. hafif. Orman ve otlak kullanışı uygundur.04 36. Olduğu gibi korunmalıdır. .Erozyon riski yüksek olan. Kum tepeleri ağaçlandırılmalı.22 20.2. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır.

2.C. Grubu A.749.633 4.3 34.547 10.2 13.016 26.004.2.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I.VI.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6.399 11. 100.778. A.702 7.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.Y.2.339 ha olduğu.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.2.533 36.7 9.797.K. Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır.416.7 9.2.Y. Tablo:V.692.487 ha kadardır. 1995.4 8.574.IV Sınıf) Alan ha 4.II. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5. Sınıf arazilerinin % 46.3.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77. Sürülebilir arazi toplamı % 34.1 0.749.416. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4.557.238.546.425.399 16.1 kadar orana sahip iken.396 ha. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5.3) problemsiz arazilerin 4.012.537 6.T.2.753.009.127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.6 60. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta. Sınıf) Alan ha 5.). Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2.778.2 46.7’lik bir orana ulaşır ki.2.III.201.396 2. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11.563 1.288.2. sürüme uygun olmayan alanlarda 1. Tablo: V.553 46.Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları.0 5. ve VII. 108 .758.585 165.004.6.K. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır. bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır.330 7. 1995.471 ha. Türkiye’nin yalnızca VII.009. VI.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V.776.959 3.VII.563 ha alanı kapladığı görülmektedir.

5 108. Manisa Köprüsü 582 Sakarya.3. Uçtepe 563 Göksu. Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır.E. Diyarbakır 1085 Kızılırmak.T.5 2. Yeniköprü 922 Seyhan.2. Dutluca 1167 Dicle. Botbaşı 651 Filyos.8 12. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması. Çarşamba 1521 Kelkit.9 0. Bunlar. 2.9 54.1 0.2.2. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır.C. Doğal Etkiler.4.8 6.İ.9 10.4’de verilmektedir. Söke 519 Gediz.5 8.6 7. Suçatı 260 İyidere. Sosyo-Ekonomik Etkiler. Faklı 1977 Ceyhan. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. İnözü 923 Yeşilırmak. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış. 3. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır. Devecikıran 610 Dalaman. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak. yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır. 1. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33.5 V. 1. Karahacık 648 B. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E. toprak aşınımının artmasına neden olurken. Tablo:V. Keban 525 Tortum 2500 Fırat. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür. 1995.8 19.Menderes. Rüzgar. Türkiye’de geç sonbahar.8 8.4 5. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri.8 44.2 6. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir. askı materyali olarak taşınmaktadır. 109 .

Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir. katyon değişim kapasitesi.C. Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. arazilerimizin % 39. c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim. kireç. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir. değişik çaplı agregat ve primer taneler. kuzeye veya güneye bakış. Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. kil miktarları. 2. dispersiyon oranı. yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir. mil. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir.952 ha alanı kaplarken. Düz araziler 5. kum. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür. Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması. eğimin uzunluğu. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır. agregat stabilitesi. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak. eğim şekli. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur.832. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır. su tutma kapasiteleri. Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir.132 ha kadardır. Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. Dış bükey eğimler. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği.358. değişebilir katyonlar. Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken.T.

T. Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir. En az korunma çapa bitkileri tarımındadır. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır. çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. b.C. ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. sıklığı. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması. patates.4. Ormanların ve meraların tahribi. meralarda kontrollu otlatma yapılması. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir.2. toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir. c. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması. V. Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir. Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. 111 . ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır. mısır. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. I-II ve III. gübreleme yapısı. Bitki örtüsünün çeşidi. a. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. 3. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. tütün.

g. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır. 1991. h. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. k. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında. 1995. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. arıcılık vb. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. f. j. ı. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde. Kaynaklar 1. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. l. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli. i.C. 1987. araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 3. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır. Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. Gelecekte.T. Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için. örneğin el sanatları. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. 112 .. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. 2. e. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı.

247 ha. 10. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50.2 milyon ha (% 31). bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş. FLORA. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. kavak.15’ini yapraklı türler (8. 20. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir. iyi baltalık 2. dişbudak.’dır.8’ dir.993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar.172 ha) . Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI.7 milyon ha (% 13)’dür. İyi koru 6.de verilmiştir. Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir. Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan.’dır. Toplam orman alanlarının % 42. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz.600.6’sını teşkil etmekte olup.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir. 1. en önemli doğal kaynaklardır. ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir.735. sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları.1. Dünyada ormanlar.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. sırada yer alırlar. iklim ve toprak özellikleri. ıhlamur. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle. Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2. Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22. Ülkemiz arazi yapısı.7 sini oluşturmaktadır. tükenmeyen bir dinamizme sahip. Bu miktar ülke alanımızın % 26.515.53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. geri kalan % 4.1.T.78 (4. ürün verebilen orman alanı 8. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan.9 milyon ha (% 44 )’dür. Türkiye orman ekosistemleri için.C. 113 .027. ORMANLARIMIZ Ormanlar. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp.3’ünü. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0.9’u devlet ormanıdır. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0.34 ha. Ülkemiz ormanlarının % 99. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup. elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir.763. Ülkemiz.

Hava kirliliğinin azaltılması. Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI.433 99. sel. asit yağmurları. ekolojik dengenin sağlanması yanında. zehirli böcek ve mantar hastalıkları.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI.379 4. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir.T.475 619. Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir. canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi.644 1.504 99.666 109. Ayrıca 120000 omurgasız. özellikle geyik. karaca. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür. doğal hayatın devamı. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde. 426 kuş.018. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır.697.335. 49 kertenkele. sosyal. 8 kaplumbağa.088.I. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır. 36 yılan. iklimi yumuşatması. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi. 114 .234.1. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan.302. erozyonu önlemesi.1.C.167. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın.341 286. rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması.650 1. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır.162 1. Su rejimini düzenlemesi. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte.524 3. Ağaçlandırma alanlarında.000 ha alan ağaçlandırılmıştır.786 336.300 18. 20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır.1.

5 Yıllık Kalkınma Planı. (Kasım-2001). Mayıs 1992. Kaynaklar 1. odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir. Orman Dergisi. 3. Sayı:5 . Orman Genel Müdürlüğü. Ankara. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Ankara. 115 . Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi.T. 4.. Orman Genel Müdürlüğü. DPT. Orman Dergisi. Ankara. Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni. 2. Sayı: 14 Şubat 1993. 2001.C. VIII. nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır.

geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak. sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder. Bayındırlık. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip. b. MİLLİ PARKLAR. Tabiat Parkları. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”. Bu kanunda yer alan. d. Bilimsel ve estetik bakımdan. Tabiat Anıtı. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını. c. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir. TABİAT PARKLARI. 116 . tabiat parkı. Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. Bu kanun kapsamına giren yerlerde. tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına. milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma. Milli Park. Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park. Bu kanunun amacı. Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. a. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler. b) Yaban hayatı tahrip edilemez. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz .C. TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. Tabiat Parkı. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz.T. türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça.2. Tabiatı Koruma Alanları. “Tabiat Parkları”.

1994 31.04.1987 21.04. manzara . Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan.1958 Arkeolojik kalıntılar.dinlenme ve eğlenme. 2003.1998 21. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları.1.1994 31. dinlenme ve eğlenme 29.1993 17. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde.1994 31.06.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB.02.1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası. tabii bitki toplulukları . 54524 Kayseri Kastamonu.03.manzara.03. Harp tarihi. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji. manzara.11.05. 117 .01.12. dinlenme ve eğlenme 09.1970 21. manzara.1986 09. Arkeolojik kalıntılar.07.03.11.dinlenme ve eğlenme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.1996 07.11.2. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları.09.05. Adana.06.04. Tabii bitki ve hayvan toplulukları. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.04. arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı.1996 06.1988 07. dinlenme ve eğlenme 31. jeolojik oluşumlar.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler.1969 03.08. Arkeolojik kalıntılar.1994 08. Tabii bitki toplulukları.1973 12.1988 11.1970 03.08. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları . bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik.1981 25.07.11. dinlenme ve eğlenme 19. Bitki örtüsü.1994 31.09.) 29. Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları.08.08.09.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES. tabii bitki toplulukları.1959 Tabii bitki toplukları. jeomorfolojik oluşumlar. tabii bitki toplulukları.dinlenme ve eğlenme.4.manzara.1988 07. jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı.11.12. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler.1996 (Sınır Da.06.12. dağ ve kar sporları . dinlenme ve eğlenme 27.1971 16. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları. Tabii bitki toplulukları. jeolojik yapı.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar.T. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı.1996 21.1961 06. dinlenme ve eğlenme 22.1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.2000 Tabii bitki toplulukları. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) . tabii bitki ve hayvan toplulukları. dağ ve kar sporları 20.1973 02.1972 22. şapeller ve peri bacaları gibi).1976 08.C.02. dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar.dinlenme ve eğlenme.11.

2.12. nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur.1987 8 Çitdere Zonguldak 721.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir. nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi.5 785 46. eşsiz bir tabiat parçasıdır. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi.1988 17. vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır. ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir. Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu.04. Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana).12.1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21. Avrupa’da turna. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.07. sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır.06. kıyı.1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29.1988 16.göl.T.1987 23. 167 su kuşu türünün mevcudiyeti.10.5 88. en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir.1987 02.5 334 29. kaynak değerlerini teşkil etmektedir.C. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01. ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması.1990 26. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır. Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809.1987 18. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır.04.07.1988 05. olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata).03. Çok sınırlı yayılışa sahip. flamingo. sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması .5 329 30. kum . zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1987 27.5 29. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.12.1987 27. barınma ve kuluçka alanı oluşu. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması.08. pallasiana var. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu.08. akbalıkçıl.10. Sülüklü Göl.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24.04. Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir.05.12. Çok çeşitli ağaç. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile. Deniz. pallasiana var. şeneriana)’nın varlığı. pallasiana var. Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur. kaynak değerlerini oluşturmaktadır.06. yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları.1988 118 .1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15.04.08. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır.1987 30.1987 25.07. Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu.

yer yer karışık meşcereler oluşturması. 3.5 km. yer yer karışık meşcereler oluşturması.1998 24.03. Camili-Gorgit ormanı. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir.12. özellikle tepeli pelikan.04. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir. boyunda. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır.04. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp. Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir.07. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani). Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır.1993 27 Habibineccar Hatay 118 31.12. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı. bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti.5 83. Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir. Ayrıca. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır. Toros Göknarı (Abies cilicica). Avrupa. Seyhan-Ceyhan deltası. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır. Aktüel Akgöl. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.07. 500-700 m eninde. tarafından M. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır.1994 23. Saha.12.12. pallasiana) türlerinin yer yer saf. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı.02.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31.03. Sahada. sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir.023. 490. göl lagünleri. Camili-Efeler ormanı.Ö. 2003. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır. gürgen. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12.5 24. Sahada.2. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21. yüzyılda yaptırılmıştır. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05.1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır.07. Sen Piyer kilisesinin 200 m. kayın. Saha. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır. barındırdığı bitki ve hayvan türleri. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir. Sulak saha. İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür. kıyı kumulları.12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.1993 26 Dibek Antalya 550 31. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Örümcek ormanı. kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür.1991 İç Ege Bölgesinde. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp. 119 . 111 kuş türünün varlığı. Sahada. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf.01. kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31.T. Antiokus I.C.1991 05.08.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07.1993 25 Çamburnu 180 31.

1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15. bitki örtüsü. 2 3 Çorum. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.06.1998 07.1989 03.05.0 TESİS TARİHİ 01.10. jeomorfolojik yapıda olması. İlgi çekici kanyonu.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387. . peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı.5 5859 14916 07.1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik.1991 Yeni 1196. Doğal yapısı. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması.04.T.1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.1995 06. peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.1989 21.1984 21.6 329.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08.5 1150 Değişim 07.09. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması.09. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.08. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği.3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950.02.12.07.0 05.1991 7 Gölcük Isparta 6684 05.1998 22.07. Sahip olduğu orman dokusu.05.2.5 11. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21.1998 29. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.10. 120 . nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5.C. manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI.12.02.06.0 1625 394. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.07.1995 27.peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması. 2003. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması.

2.09.02. çevre genişliği Karaçam 300 yaşında . çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında . 26 m. çevre genişli. boy. çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında . 30 m.1994 27. çap ve 3.) 10 ha İLAN TARİHİ 19. çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında . 1.11. 8 m.02. 154 m 52 ha. Servi Ağacı’nın 250 yaşında . çap ve 5. boy. çap ve 8.1995 21.70 m.50 m.45 m.1994 29.90 m. 4 m.34 m.11.1994 29.75 m. 2. 34 m. 35 m. boy.09.11. çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında . çap ve 4.25 m. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI. 20 m.02. boy. çap ve 8 m. 2. çap ve 5. 1.35 m. çap ve 8 m. çap ve 7. 18 m. boy.40 m.1994 27.11. Karaçam 600 yaşında . boy.11. boy.70 m. 2. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha. 25 m. 20 m.02.09.38 m. boy.09.90 m. boy.1995 21. çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında . çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .1994 29. 3 m. 25 m.1994 09.20 m. çap ve 6. çap ve 8. boy.1994 27. çevre geniş. çevre genişliği Ardıç 500 yaşında . çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0.1995 21. çapa sahip olması. çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında . çap ve 0.09. 15 m.55 m.1994 29.85 m. çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında . 1. çap ve 4. çap ve 4. boy . Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m. 2 m.67 m.50 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında .23 m. Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması. 25-30 m.T. Meşe Ağacı’nın 25 m. 1. 30 m. 1.1994 29. boy.80 m.50 m. boy.5 m. 2.1995 21. boy. çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında .10 m.02. 35 m.C. boy. 1 m.02.42 m. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında .78 m.09.08.65 m. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında . boy. bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında . çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında .1994 27. çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında .80 m. çap ve 7.38 m.1988 12.12. 4 m. 1. boy. 2. çap ve 17 m.1994 09.5 m. boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi.70 m. 4 m. çap ve 8.02. boy.69 m.62 m.02. 1. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında . boy.40 m. Meşe Ağacı’nın 350 yaşında .06.20 m. çevre genişli. 24 m.1994 09.5 ha 2500 m2 07.1995 21.1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21. 25 m. 0. 2.70 m.1994 29.1994 27.09. 25 m. boy.02.85 m.2. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş.09.50 m.09.50 m. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında . boy. çap ve 7.07.55 m. çevre genişliği Şelalenin .50 m. 2. çap ve 1. boy. çap ve 7. çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu. boy. çap ve 7.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında . 2.09. vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması . çap ve 5. 3.02. 1. 2 m. 15 m. çap ve 10 m.09. boy. 2.1994 29.85 m.09. çap ve 3 m.8 m.09.1994 27. 30 m.1994 29. 21 m. çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında .. 40 m. boy.09. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında .1994 22.40 m.1995 21.1993 06. . 7. 2.5 ha.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan.1995 21.1994 09.1995 21. 1.1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 . boy. 20 m. çevre genişliği Karaçam 200 yaşında . boy. 27 m.1994 09. çap ve 15 m. 2.

22 m.82 m. Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir.80 m.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması. 1. boy.10. 2. 61. çevre gen.5 ha 03. boy.07.15 m. 97-101-75 çaplarında ve 306.55 m.1995 25. çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında . çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın .10.1995 11.11.10. boy.09. 49. 20 m. Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır.81 m. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 2. 1. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında .30 m. çap ve 4. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .10. çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3. 3 m. çap ve 6. çap ve 12. 2 m.10. çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında.10.04.76 m.1995 21. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 35-40 m.5 m.1995 26.80 m.1995 11.1995 11. 54. 1. 1. çevre geniş.40 m. 1. 25 m. 1.T. çap ve 5. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında .2002 122 .10 m. çevre geniş. 5 m. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4. çevre geniş.1995 11.04. 318.1995 25. çap ve 6. boy.53 m.07. boy.8 m boylarında . Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında . boy.65 m. boy. boy.5 m.2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06.04.6 m. 95-105 yaşında . Kermes Meşesi türünün 77 cm çap. 1.04.5 m.70 m. boy.80 m.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması. 53.10.21 m.2002 06.18 m. boy. boy. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .m çap ve 7. çap ve 5.1995 21.34 m.1995 31. boy. çap ve 3.92 m. çevre gen.1995 11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117. boy. 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16. 0. 22 m. 1.48 m. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0.05 ha 10. 50 m.32 m. 57.73 m. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında.65 m.10.5 m.10.C. çap ve 9 m.1995 26.85 m.04. Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m. çap ve 5. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m. çap ve 4.5 m. 1. boy. boy. 20 metre boyunda. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte.90 m.06. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir. çevre geniş.90 m.05 m. 58.08.2000 03.88 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .1995 11. 1.04.1995 11. 52.1 m.1995 21.70 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında . çap ve 7.1995 29.30 m. 1.09.1995 25. 20 m.07. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 30 m. çevre geniş. boy.80 m. çap ve 3. sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında . 54 m.10 m.5 ha 23. çap ve 3. 1. 1.1995 25.60 m.1995 21.20m. çap ve 4. çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında .10.54 m. çap ve 4.85 m. çap ve 3.09. 2. boy. 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21.1995 03.05. boy.4 m. 14 m.83 m. boyunda.1995 11.52 m. 1. 2. çap ve 8. 32 m. 3.07.1995 21.06. boy. boy ve çatalının her birinin 40-45 cm. çap ve 9 m. çap ve 2. boy. çap ve 4.

1. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında.09. 500 yaşlarında 13 m boy.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün. 22 m boy. 530 yaşlarında. Sedir ağacı türünün. 21 m boy.05.40 m çevre gen.2002 06.05. 1. Dışbudak ağacı türünün. Ardıç ağacı türünün. 1 m çap ve 3.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy.6 m çap ve 5. 2.90 m çap ve 5. 12 m çap ve 3. 12 m boy.2002 13. 2.2002 06. 1. 1. Sedir ağacı türünün.2002 06. 1700 yaşlarında.32 m çap ve 7.10. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16.1 m çap ve 4 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında.2002 06.2002 13.50 m çevre gen.76 m çap ve 2. 9 m boy. 1. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında. 30 m boy.69 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün.97 m çevre gen. 70 m boy.09.17 m çap ve 3. Çınar ağacı türünün. 2.2002 06.2002 06.02 m çap ve 6.09. Ardıç ağacı türünün.09.2002 06. 1. 775 yaşlarında 27. 2. 27 m boy.09.04 m çevre geniş.72 m çap ve 5.20 m çevre gen.76 m çap ve 11.94 m çevre gen.2002 16. 22 m boy.09.50 m çap ve 4.84 m çap ve 6.2002 06.2002 06.16 m çap ve 6. 645 yaşlarında.09. 27 m boy.8 m çevre gen.09. 20 m boy.2003 06.09.90 m çevre gen. 3.2002 06.09. 1070 yaşlarında 35 m boy.2002 06.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün. Ardıç ağacı türünün. 1. Porsuk ağacı türünün. 11. 1. 24 m boy.2002 06.2002 06. 3.3 m çap ve 6. 2. Göknar ağacı türünün. Sedir ağacı türünün.05.03 m çevre gen.7 m çevre gen.2003 06.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında. 10 m boy. 630 yaşlarında 19 m boy.71 m çevre gen. 12 m boy.16 m çap ve 6.5 m boy. 665 yaşlarında. 1.05. 2.57 m çap ve 4. 1. 12 m boy.09. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında. 1.95 m çevre gen. Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında.80 m çevre gen.34 m çevre gen.2002 06. 16 m boy.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy.2002 13. 1.2003 06. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06. 2.50 m çap ve 7.09.80 m çevre gen.2003 06. Ladin ağacı türünün.08 m çap ve 9. 250 yaşlarında.2002 06.2002 13. 110 yaşlarında.2003 06.1 m çap ve 3. 150 yaşlarında. 320 yaşlarında. 1030 yaşlarında.09. 1. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında. 1.30 m çevre gen.2003 06. Anadolu kestanesi ağacının. 3.7 m çap ve 4.90 m çap ve 4. 200 yaşlarında. 1. 340 yaşlarında 16 m boy.70 m çevre gen. 190 yaşlarında. 12 m boy. 20 m boy.5 m boy.90 m çevre gen. 11 m boy. 450 yaşlarında.2002 16. 300 yaşlarında 42 m boy. Kayın ağacı türünün.14 m çevre gen.2002 06. 1.09.10 m çap ve 9.88 m çap ve 5. Ardıç ağacı türünün.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 . Yaz ıhlamur ağacı türünün. 46 m boy.09.3 m çap ve 4.84 m çap ve 5. 1.T. Çınar ağacı türünün.05.08 m çap ve 3.2002 06. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında. 2.09.2002 06.40 m çevre gen.2002 06. 1.09. 23 m boy.50 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün.09.C. 1.22 m çevre gen.80 m çevre gen. 49 m boy. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında.09. 12 m boy.39 m çevre gen.5 m boy. 1000 yaşlarında 12 m boy. 0.10.09.30 m çap ve 7.09.09. 1 m çap ve 3 m çevre geniş.2002 06.05.2002 16.05.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün.10. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.10. 15 m boy.2002 16.43 m çap ve 4.30 m çap ve 7.5 m çap ve 4.09.09. 300 yaşlarında .36 m çap ve 6 m çevre gen.

2003 06.2. Yapısı.05. 4. 3. birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir. Milli Parklar Kanunu.4. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır.5 m çevre gen. Dut ağacı türünün. 1989.2.54 m çap ve 14. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06.2. 28 m boy. 38 ha olup.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında. 700 yaşlarında. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır. 2. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.5 m boy. 1995. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları. Tablo:VI. 33 adet Milli Park. Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar. Tablo:VI.1 m çap ve 4. Harita VI.2003 06.10. 2003 yılı sonu itibariyle. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Tablo:VI. Tabiatı Koruma Alanlarının. 2 m çap ve 8. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. sahip olduğu boyutları.05.1’ de Milli Parkların.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Çevre Bakanlığı. “Volkanik konilerin üst kısımlarında.2003 05. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen.67 m çevre gen.05. 2003. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur. Yılında Ormancılığımız.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır.56 m çevre genişliği Yüzen adalar.2003 06. 4 m çap. 2003. Bulunduğu İl. 4. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar. 7 m boy. Orman Genel Müdürlüğü.2’de. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır.T. 35-40 m boy. Kaynaklar 1. Alanı. 12. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır. 60 m derinliğinde. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında. Tablo:VI. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir. 124 .’de Tabiat Anıtlarının Adı. kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar. Kuruluşunun 150. Yurdumuzda. 1.C.2. Çınar ağacı türünün. 2873 Sayılı. Çevre ve Orman Bakanlığı. 9.05. Neojen ve kuaterner volkanizması ile. Ankara.17 m çevre gen. Bulunduğu Alan.08. Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır.Nemrut kalderası.3’de ise Tabiat Parklarının Adı.

Tarihi.3. 125 . dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması. enerji kaynaklarının sınırlı olması. arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. Bitki. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. toprağı bozulmamış. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. hayvan. VI. 21. 3. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte. Kendine has biyolojik. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. 2. maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan. 5. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu. Bu anlayışla. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır. gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz. Yangın gibi. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan. altyapı projelerine destek olunmakta. Tarım. çarpık ve hızlı kentleşme. doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine. bozulmasına engel olma.3. günümüz insanını tatmin etmemekte olup. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte. toprak su ve havanın kirlenmesi. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta.C. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. Yüzyılda ise çevrenin. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda. 7. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. 4. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir. Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler. Ülkemizde doğal. küresel ısınma ve sera etkisi. 6. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1.T. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. korunması kolay olan.1.

Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan. VI. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir. Turizm. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir.3. 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben. 10. Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak. 126 .4. VI. Tablo:VI.3. Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. VI. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması.T. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. b. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi. doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır. kültürel ve tarihi değerlerin. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir.1. c. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.3. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye. İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha.C. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir.3. sahip oldukları doğal. rekreasyon. Bu bölgeler. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir. Bakanlar Kurulu. çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması.) 9. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. Bu madde uyarınca.’dır.3. bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları.2.

11.kanalları ..1988 06. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür. 127 .1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22.eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir.11. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Özel Çevre Koruma Dergisi. İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05. gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir.03.2.1988 18.08. Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir. beslenme ve konaklama yeridir.1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05.1990 21.4. Eşsiz doğal değerleri koyları. 2004.07.11.1990 02.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin. Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu.1990 22.11.eşsiz doğal güzellikleri kanalları.1990 02. 2004. 2.11.01.07.1990 22.konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması. Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir. Batık kentleri.3. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu . Tablo:VI.1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri . Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir.01.03.07.1990 02.2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı.11.Çevre ve Orman Bakanlığı.C. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur.Çevre Bakanlığı.11.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle . 1992.2004 Kaynaklar 1. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.2’de belirtilmiştir. Deniz Kaplumbağası vb. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir.1990 21.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u. üreme.ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması. Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır.yöresel bitki örtüsü .2000 08. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama.T. Sayı:1. 14 Uzungöl 149 07. Eşsiz doğal güzellikleri. Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması.3.

ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. kuş bilimi bakımından çok önemlidir.C. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 . Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır. ancak bazı yıllarda.4. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir. 400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. Geriye kalan 40-45 tür ise. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir. gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. kamış gibi yüksek. Asya. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle. gerek bitki örtüsü. güneye göç ettikleri. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir. Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur. statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır. Kışın. Sultan Sazlığı. bataklıklar. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü. Acıgöl Havzası’dır. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. tatlı. devamlı veya geçici. acı veya tuzlu. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. su altı ve su üstü bitkilerin. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar. Türkiye aynı zamanda. aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. kuşların saklanmasına. 70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir. Bunların içinde. çok yeri saz. doğal veya yapay. topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların. Kuşların Türkiye’de dağılımı. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur.4.T. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. normalde Türkiye’de bulunmamakta. Bu çeşitlilik sonucunda. suları durgun veya akıntılı. sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. Sulak alanların ekolojik yapıları. geniş toprakları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI.

Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler.4. Harita VI. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar. 6.3.C. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında. hayvancılık. bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar.4. 4. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır. 129 . 3. Bölge ve Yerleri. 2. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar. ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir. geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. 200 adet sulak alan tespit edilmiştir. atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar. Harita VI. taşkın kontrolü. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. VI. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır.’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir. saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde. yalnız bulundukları ülkenin değil. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir.4. 5. kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan. Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden. 1.T. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır.1’de verilmiştir. Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.

T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.4.C.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .T.C.Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .T.C.Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 2004.T.2’de verilmektedir. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı.C. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI. 133 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.4.

su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür.T. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI. 2004. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası. Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir. veya 3 Bir sulak alan. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200. yaşamevrelerini. Türkiye üzerindeki bu göç. (Nadirlik. 200-700’lük gruplar halinde 250. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse. tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir. sulak alanın yararları ve/veya değeri.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar.C.2. Bir sulak alan. 134 . 20. Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır.4. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. veya ailelerini. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.

Alan tatlı. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır. Ramsar Sözleşmesi ile. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları. Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür. Gediz Deltası. 1998 yılında ise. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir. Ramsar 8. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır. VI. proje çerçevesinde alanda.3. Kızılırmak Deltası. Yönetmelik. nesli tehlikede olan küçük karabatak. sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş.T. Alanın 17. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup. Sultan Sazlığı. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur. Söz konusu Yönetmelik. sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı. Bu alanlar. Türkiye. 135 . Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17. Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39. akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir.05. Göksu Deltası.C.200 ha. Sultan Sazlığı.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.4. alanı kapsar. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır.000 ha. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Alan. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir.1. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir.3. Seyfe Gölü. Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir.

lık bir alanı kaplamaktadır. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir.200 ha. Alanın 8650 ha. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup. Suları tatlı.600 hektarlık bölümü.2.3.4.4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14.423 su kuşu. Alanın. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. besin maddeleri yönünden fakirdir. VI. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir. Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir. VI. 1994 yılında 12.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.3. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir.4.4.T. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. 1996 Ocak ayında sayılan 429. Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. tepeli pelikan. suları tuzlu ve arsenikli.3. yaz ördeği. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir.C. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır.3.4. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 . Nesli tehlikede olan küçük karabatak. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları.700 ha. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. limnolojik bakımdan killi olup. Alan tatlı.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16.200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.600 ha) ilan edilmiştir. alanı kapsar. VI. Suları tatlı. Ayrıca. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır. 1994 yılında gölün 10.6. ekolojik olarak bol gıdalı olup. Burdur Gölü öncelikle.lık bir alanı kapsamaktadır.000 ha.480 ha.4.000 ha. VI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.5. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23. ekolojik olarak bol gıdalı. pasbaş patka.3.lık bir alanı kaplamaktadır. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır.500 ha büyüklüğündedir. Gölün 10.Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır. Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır. Suları tuzlu olup.

Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20.400 ha. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan.000 ha. ırmak. Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. çayır. mera.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup. sazlık.4.4.7. küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir.C. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır. bataklık.4. dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır. göl. yüzölçümüne sahiptir. Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar. VI. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır. Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir.3. VI. alanı kaplamaktadır. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde. Nesli tehlikede olan yaz ördeği.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir.8. Deniz.110 ha.T.9. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır. dik kuyruk. VI. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir. tuzlalar. şah kartal. 14.4. VI. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir. orman. al boyunlu kaz.4. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır. cüce karabatak. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir.3. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 . Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup.3. alanı kaplamaktadır.

T. ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Sözleşme ülkemizde 22. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması. 2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir.C. Sözleşmenin amacı.5. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır.12. MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5.1996 yılında yürürlüğe girmiştir.12. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır. Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir. 2. Sözleşmenin amacı. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır. 138 .’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır. Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde. VI. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin. DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır.

Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı. hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir. Sözleşmenin amacı. Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının.C. Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. 5. deniz çevresinin iktisadi.05. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir. sözleşmeyi 17. göçmen türler. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır.Türkiye.1994 tarihinde onaylamıştır.T. sosyal. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının. 6. 4. Akdeniz’in kapladığı alan içinde. Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla. Sözleşmenin amacı. 139 . Sözleşmenin amacı. habitat tipleri.

özellikle Afrika başta olmak üzere. Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7. 8.1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır. Sözleşmenin amacı.C. 27. Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur. bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır. Taraf olma süreci devam etmektedir. çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir. Protokolün amacı. 9. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır.05. 140 . 11. Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde. Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi. Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur. ozon tabakasının incelmesi. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak.T.12. Sözleşmenin amacı. Sözleşmenin amacı. göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir. biyolojik ve genetik kaynakların korunması. 10.Sözleşmenin amacı. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır. . Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır. . Sözleşme ülkemizde 14.Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi .

1985’ de yürürlüğe girmiştir. ülkemizde 24. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur. Ülkemiz. 141 . Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15. uzun menzilli taşınması dahil.C.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16.03. Sözleşmenin amacı. 13.05. başta karbondioksit olmak üzere. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır. 18.06. hava kirleticilerinin.1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur.1965 yılında yürürlüğe girmiştir. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı. 14.T. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir.07. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak. ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13. Atmosferde.04. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme. 16.11. 1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23. Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış. Türkiye. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi. İstanbul. 15. 2004. Kılıç.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. 18.T. dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır. Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı. Çevre Bakanlığı. Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. Çevre ve Orman Bakanlığı. Sözleşmenin amacı. Ankara. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması.10. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde.C. 1998. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları. 142 . Haziran 1992. başka devlete taşınımına ancak. 19. Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. saklamak. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 03. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler. 1994. ERDEM.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. bilimsel.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak. 2.05.Osman. Ertan A. 3. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır. DHKB. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek.03. Kaynaklar 1. korumak. A. kullanılması ve geliştirilmesi. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir. Kasparek. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak. Sulak Alanlar Şubesi. Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. 20. M.

meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir. tatil. Turizm. yabancı turist sayısı 7.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27. sağlık. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir. TURİZM VE ÇEVRE Turizm. kültür. Dünyadaki pek çok ülke için turizm. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9.1.T. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir. TURİZM VII.7 milyon kişiden.C.8 oranında bir azalma ile 5.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir. dinlenme.6’ya. spor. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir.1’de verilmiştir. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır. 1995 yılında 1793. 9. Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. sosyal. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir.7 milyon kişiye yükselmiştir. turizm geliri ise 7.1. konaklama. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise. uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır. 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1.2. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7. avlanma. hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir. Turizm. uygulama ve kontrol gerektirir.4’ten yüzde 1. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir. dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel. ulaşım. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya. 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir. 1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26. insanların geçici veya devamlı.7 milyon kişi. 143 . turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir. Çok dikkatli planlama. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir. Turizm sektörü.

70 4.68 42.59 6.04 32. 2000.97 7.27 1.60 6.1.68 16.15 14.78 7.35 3.16 -8.81 . oda sayısı 156 367.89 -1.75 15.58 3.82 0.49 23.43 8.43 3.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15.78 5.82 11.94 51.97 0.56 7.40 41.55 -13.84 18.1.15 19.78 4.48 7.41 17 282 7.29 2.05 4.06 12.01 0.98 2.57 -2.14 9.25 2.54 -10.71 5.88 19. 144 . tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur.54 25.96 12.26 7.79 31.18 12.29 -7.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) . yatak sayısı ise 243 794’dür.10 15.28 7. oda sayısı 113 452.2.37 7.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.37 14.49 10.74 -15.38 5.77 9.75 4.05 2.76 9.43 3.93 12.51 3.07 7.44 -0.49 3.90 -6. Tablo:VII.80 5.44 18.24 -1.95 4.34 11. Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.71 3.47 -7.78 2.91 15.86 3.26 43.51 1.09 5.70 6.7 -6.07 3.00 1.32 6.85 9.22 -1.55 1.58 15.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .38 14.34 12.47 33.09 1.11 21.71 -12.71 18 578 6.10 14.18 29.96 -0.70 5.25 12.87 17.T.C.2’de verilmektedir.60 0.18 15.10 -2.52 23.76 7.49 3.70 20.64 2.09 5.43 19.90 0.91 9.76 2.97 .93 5.84 0.80 4.76 -4.23 15.28 -1.25 4.35 39.07 15.94 10.39.74 -11.68 1.85 9.64 6.43 5.72 -15.92 7.44 3.99 3.09 14.22 19.95 .94 19.08 14.86 3.31 .33 1.34 5.52 7.46 1.43 6. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.88 3.57 21.46 -1.28 15.83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824.52 5.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.91 -20. yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.54 9.43 19.87 7.15 31.0.23 1.26 6.0.88 41.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.22.07 16.6 27.53 0.64 -3.13 15.96 -0.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.44 -2.81 42.75 51.20 -16.81 23.1.80 -10.22 6.59 1.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.1. 39 667’si tren yolu. 145 . 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu. Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886.T. 1996’da 8 536 778.3’de gösterilmektedir. 2000. 1 969 579’u karayolu. 1997’de 9 712 510. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir.C. 1998’de 9 431 280. 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir.Sınıf 2.Sınıf 2.1.Sınıf 1. 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir. 1.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII.

0 Şubat 175.0 Mart 312.8 -13.4 -15.14 100.3 2.0 216.9 -18.0 420.4 3.177 milyar dolar.0 GENEL 7 002.5 56.0 826.203 milyar dolar.2 15.1 Ocak 212.0 7 636.4 ve Tablo:VII. Tablo:VII.6 39.0 1 207.7 23.0 Kasım 358.0 662. Merkez Bankası.1 1.0 261.1 30.6 33.C.1 -15.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217.8 2000/98 -16.2 -33.1 863.3 9.1.0 196.0 302.0 422.3 0.0 Mayıs 707.0 749.01 0.5 2000/99 10.1 34.0 5.0 Nisan 416.88 7. 1999 yılında 5.0 318.0 224.55 14.4 -14.3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75.0 696.0 225.29 0.711 milyar dolara yükselmiştir.7 0.0 Ağustos 1 169.0 7.9 47.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.0 1998/97 23.6 3.7 artarak 1.0 -1.8 -12.0 476.8 65. 2000.6 9.4 -6.6 696.5’de düzenlenmiştir. 1998 yılında 7.7 16. 1999 yılında yüzde 16.2 -26.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII.4 23.1 21.0 1 169.6 -0.4 19.177.203. 2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.8 -29.0 422.2 -41.0 33.0 Haziran 794.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.0 0.0 291.1.0 23.6 -39.4 -5.0 Aralık 236.8 618. 1997 yılında 1.0 239.0 1 056.9 -5.1.0 1 041.4 2000/97 2.0 186.9 1.5 313.0 1.0 229.86 1.8 44.3 -41.1 29.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12.2 1.1 azalarak 1.2 37.7 -5. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.0 357.5 1999/98 -24.9 1. 2000 yılında da 7.3 46.4 52.9 -27.C.0 Ekim 715.0 509.9 51.0 255.0 1 054.2 70.0 718.0 869.4 -5.0 984.5 -7.0 Temmuz 854.8 6.0 TOPLAM Kaynak: T. 2000. 146 .4 -3.0 728.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.T.7 41.0 Eylül 1 054.26 0.2 1.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.

7 71.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.9 370. VIII.8 248.1 -22.0 Kasım 106.1 -58.0 Aralık 102.0 Eylül 78.1 -19.7 -15.0 GENEL 1 716. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII.8 -15.1 Denge (1. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.3 Ocak 94. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür.C.8 73.7 110. 2000.4 14.0 168.0 206.9 -11.5 27. 147 .0 Mayıs 190.2 -18.7’de verilmektedir.2 1999/98 -40.0 TOPLAM Kaynak: T.5 21.7 41.2 3. 2000.1.7 93.1 210.3 -28.0 213. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.6 4.6 19.0 Haziran 231.0 1 753.0 242.0 118. Tablo:VII.4 -7.0 1998/97 37.8 -11.0 1997 8 088 549 9 689 004 876.0 -2.6 -16.0 1 711.7 -20.3 2000/98 -14.0 108.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.7 136.4 2.0 Ekim 103.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.3 -8. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır.1 0.3 38.0 Kaynak: T.0 Şubat 121.6 90.6 96.8 -4.3 28.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.7 166.0 134.1 2000/99 42.9 -12.3 92.0 Mart 122.C.9 71.2 -9.6’lık turizm gelirinde ise % 10.9 -41.9 -18.8 16.2 98.0 86.0 Nisan 162.6 -21.0 206.0 107.0 159.T.1.0 80.6 207.3 78.4 2000/97 17.5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111.7 12.0 Temmuz 269.4 -0.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.1.0 90.9 -16.8 -16.C.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11.5 28.1’lik bir artış öngörülmektedir.6 130.1.0 101.2 309.0 89.4 381.3 -13.6’da verilmektedir. Merkez Bankası.7 16.4 105.0 -0.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.2 2.0 7.1 -22.3 14. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.0 Ağustos 133.7 -15.3 10. 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229.3 4. Merkez Bankası.000$) Gider (1.4 -4.1 68.4 23.4 17.7 172.7 9.6 186.2 -2.1 223.3 88.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri.1 296.9 1 471.2 -18.9 36.5 167.9 -15.3 -16.8 -22.

2 8.3249 yat kapasiteli yat limanı. 2000. .690 3.484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3.2 10. .1 4. maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir.000 7.000 5. .T. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII.7 adet golf tesisi.8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır.850 2005 (2) 13. ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri.200 1.600 8. 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin. .116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi. 2000.8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7.1.500 11.70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61).1 14. 1983-2000 yılları arasında.18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16).8 15. .C. Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII.756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4. . yat çekek ve yanaşma yeri.6 11.) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır.8’de verilmektedir.7 7.1.471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT.627 3. Bu tahsislerin. sportif amaçlı turistik tesisler.727 7.7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9. VIII.5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis. 148 .26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23).203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1.947 5. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1. Kaynak: Turizm Bakanlığı. turizm kompleksleri vb. Tablo:VII.981 4. .

4.Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu. Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. kriz dönemlerinde ayakta kalabilen. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları. Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir. 2. kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. Kullanan Öder .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde.Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. 5. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır. VII. idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde.2 Turizm Sektörünün Amaçları.C. 7. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII. potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı.I. 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. halkın 6. 3. 1. Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak. koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir. 9. Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal. 149 . Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin. pazarlama alanına. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir.T.

yaptırma. onama sürecini yeniden tanımlayan. vapur şirketleri. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. müzeler. sinemalar.T. hoteller. 12. dağ. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf. 150 . bahçeler. turist rehberlik hizmetleri. otobüs ve tren şirketleri. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler. konuk evleri. VII. sağlık. hayvanat bahçeleri. Ulaşım Seyahat acentaları. moteller. 13. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir. yöresel özelliği olan çarşılar. Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır. restoranlar ve benzerleri. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. pasif dış turizm) ve iç turizmdir. tur operatörleri. termal.C. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere.3. reklam şirketleri ve benzerleri. yat. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır. milli parklar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. konuya özel parklar. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir. spor merkezleri. sanat galerileri. Konaklama Hizmetleri Oteller.Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır.I. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. pansiyonlar. hava ulaşımı. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm. 11. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar. kış. 14.

toprak. termalizm. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi. hava ve flora-faunadır. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç.C. trafikten kaynaklanan hava kirliliği. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi.I.4. Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. 151 . Su. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği. Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir. VII. golf turizmi. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması. Antalya.T. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. çarpık kentleşme. dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır. yaş turizmi. tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır. Örneğin. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir. Sağlık Turizmi: Klimatizm. Gürültü. etnik turizm. üvalizm.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. Türkiye'de turizm sektörü. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta. kanoculuk. Bunlar. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. Turizm aktiviteleri gerçekleşirken. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. Çevre turizmin temel kaynağıdır. mağara turizmi vb. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. tarihi. kültürel turizm.

VII. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır.5. bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış. yanlış yerleşme kararları. Turizmin bölgeye yönelmesi ile.I. ikinci konutlar tatil köyleri. Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır. tüm su kaynakları kirlenmiş. turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş. ve 11. kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. çevre kirliliği. Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli. kıyıları talan edilmiş. altyapı yetersizliği. moteller. içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. kamp yerleri. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi.5.I. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için. su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde. peyzaj bozulması. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır.1. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır.C. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi. atık yüklerinin artması. Bu kullanımın 2000 yılında. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır. Bunun sonucunda. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta. kıyı talanı.2. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır.5.I. denizleri ölmüş.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir.T. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir. Özetle hızlı nüfus artışı. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. 152 . deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış. VII. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir.

avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur. Bu durum şebekelerin. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur.C. Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır.5.10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir. Bu miktarın 2025 yılında 1. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir. Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir. Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı.T. arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır. Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır. yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir. VII.3.I. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri. 153 . bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler. Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon. pompaj. Yerleşimlerin hızla büyümesi. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir. konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır.

I. sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. Setur Kuşadası Marina. Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2.I.C. Setur Çeşme Marina. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır. akışlarda yüzeysel suların. Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır.4. Setur Ayvalık Marina. Marmaris Martı Marina. VII. kıyıların düzenini. Bu alanlar her türlü fare. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir.6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır. Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini.5. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir. Setur 154 . Kemer Antalya Marina. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir.8 milyon ton civarındadır. Albatros Marina. çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek. Bu araçlarla toplanan çöpler. Çevre Bakanlığı. yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek.5. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup.5. VII. Karada Marina Bodrum. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren. Çalışma. Setur Antalya Marina. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır. bunlar yeterli olmamaktadır. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın.T. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. Özendirme yoluyla.I.

PL (Blues C.9’da verilmektedir. Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan.1.) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır. 2000. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı.T. Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H. Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır.1. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır.C. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII. Tablo: VII. Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında. Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır. Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir.

yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır. Turizm Bakanlığı. Kaynaklar 1. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için. Kasım 2000. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş. 156 . Yatırımlar Genel Müdürlüğü. Çevre Bakanlığı. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1995.C. 5. 2.T. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir. 2000. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. 3. 2000. Kamu Arazisi Tahsisleri. kültürel. ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir. Turizm İstatistikleri.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. DPT. Merkez Bankası İstatistikleri. yurt dışında ise Türkiye’nin. Merkez Bankası. tarihi zenginliklerini. Turizm Bakanlığı. kültürel birikimini. 2000. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. Uzun Vadeli Strateji ve VIII.I. 4. Turizm ve Çevre Etkileşimi. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. meslek odaları. serbest.

TARIM VIII. muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon. ayrışması. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. bir de insanların mekanı. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir. Ayrıca toprak içindeki. VIII. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu. topografya. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır. su. son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla.1. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına.C. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü. Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir. Karlılık ilkeleri gereği olarak. Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında. Bu grupta görülen sorunların.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.1. oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler. iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların.T. endüstri atıklarının toprağa sızmasından.1. 157 . zaman. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan.

transformatördür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme. Yaşlığın da. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir.4. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır. Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri.1.2.2. Öncelikle toprak. Bu sorunlar.1. Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler.2. gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir.3.1.1. 158 . Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir.1. VIII. yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden. Toprak. Çoraklık. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması. diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. VIII. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir.T. yılın bazı dönemlerinde yaşlık. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması.2.C. Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz. Toprak. gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi. CO2 .2. iki ayrı başlık altında incelenebilir.1. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır.2. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri. VIII. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir. Bununla beraber.

yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta.5). Yanlış gübre cinsi kullanılarak. Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir. tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir. 5. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak.460. Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine.2. c.T. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır.844. Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken. b.2. Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına.1.15 P205.C. 159 . Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına. Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır.565 ha (% 31.444.1. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir. çok şiddetli erozyon alanları 7. d.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113. toprak koşullarının bozulmasına. Toprakların çoğunda.2.1 N. etüdü yapılan 20. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine. bitkilerde yanmalara. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına.52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır.583 ha (% 36. f. toprak yapısının bozulmasına.200 hektar arazinin.911 ha (% 0. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında. VIII. % 1.481.120 hektarında (%28. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak.1. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur.4.4. a.55) olarak belirlenmiştir. e.750. 0.31). Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa.

Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali.3. yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır. mangan. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını.1. bor. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. VIII. Akarsulara. son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin. vb. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır. a. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak. b. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır.’de verilmiştir. 2000 yılına kadar.T. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir.1. c. demir. Kökeni ne olursa olsun. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde. Çünkü. Ülkemizde 1981 yılından itibaren. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır. nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir. Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem.1. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla. Toprak analiz laboratuarları.2. cins ve miktarları Tablo: VIII. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. bakır. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde.C.4. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 . Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir.

181 4.427.296 579.687 1986 419.136 272 7.459 11.239 41.426.913.205 6.673 94.297 1997 303.197.187 688.217.869 41.980 5.587 5.695 116.882 200.825.231 9.678 4.591 134.239 4.642.409 495.198.815 14.104 613 7.737 58.604.605 1.634 1.556 1.719 1.405 358. 2001.505 147.294.977.199.069 1993 306.722 627.257 888.122 498.227 945.966 786.372 9.571 998.562 1987 496.187.681 1.226 194.658 101.596.498 16.085 63.008 7.675 2.526 658.690 9.640.091.712 423.605 5.613 67.835 132.314 4.676 346.117 83 71.822 3.735 4.156.024 447.905 20.090 3.190 783 2.066 271.378.011 425.560 1.568 305 169.223 27.450.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.429.829 66.772 1.230 519.290.072. 161 .329 584.648 86. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.927 27.786 1.523.206.116 1.707 5.812 1.196 4.751.862.391.551 725.066 4.034 7.538.606 5.053.690.647 618.733 31.312 1995 292.057 75.509 1.153 1.983 88.460 83.882.402 618.682.420 1.944 1.315 1.386.701 854.758 1.325 990.296 9.856 4.777.328 1.718 1996 244.393 11.179 144.936 14.286 307.114.222 47.009 732.068 84.168 47.198 1.697 166.682 47.932 21.095 2.581.017 22.560 2.065.335 8.566 1.479 16.981 1.235 1.721.699 5.539.997 1.633.236.586 82.730 490.165.655 343 476 138.630 3.776 3.278 1998 354.043.663 1.848 7.001 1.497.629 33.520.096 1.446 1.451.095 37.808 1.493.347 56.312 37.016.M.871 39.279 3.380.293 396.309.B. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.193 1.731 3.017 33.697.764 5.290 8.798.477.125 2.121 4.071 65 234.979 953.111 594.666 8.448 1.995.860 8.241 3.643 2.564 630.973 381 2.034.539 8.927 3.749 566.442 917.812 3.368.752 505.294.335 60.629.529 426.052 126.424.502.981 24.700.030 20.742.149.633 734.166.804 191.210 573.768 1.500 468.420 1.945.622 1983 451.456 48.251 90.069 169.017.920 3.335.437 1.775 84.103.440.015 624.934 112.320 19.099 471.000.923 3.223 1.692 36.623.207 68 282.985.199 1.982 241.465 6.734 5.887 12.401 14.214 217.482.929 19.858 367.169 1.072 3.185.887.196 1.649 49.827 50.711.848 977 295.260 1991 417.656 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.180 146.809 4.149 3.183 1994 239.102 2000 328.692 124 208.574 90.468 1.800.507.515.883 67.512 218.927 126.556.434 276.958 94.089.659.816 10.828 776.952 4.405.881.485.866.924 80.664 1992 350.936.873 725.597 628.848 599.445 29 169.204.332.795 7.769.428.493 338.435 1.114 842.480.610.631.347 1.789 10.933 728.053.824 1.980 28.307 5.029 126.350 4.104 10.000 24.060 51.127.559 580.449 28.847 177.395 1990 450.296 437.199 152.563.703 7.792.081.211 4.203 934 1.791 85.269 625.281 5.958 5. 44.288 1981 441.487 1.566 974.979 84.639 3.680 2.1.076 3.481 8.981.418 591.950 18.415 560.350.509.076 5.798.081 323 6.775 16.254.000.141.182 1.356.868 17.445 3.951 1.066 1.898 1.410 1.445 40.140.487 570.244 2.411 8.329 797 989 62.445 159.702 39.806 617.804 95.207.358 1.686.938 479.894 1.C.804 4.999 3.712 7.737 1.967 444.020.716 1.526 4.245 409.509.794 367.640.510 3.402.957 73.367 10.252.287 911.054 882.870 17.723 841 1.533 35.718.816 875 17.915 548.927.389 607.273 4.671 230.182 239.776 82.798.173 9.962 3.407 4.671.697.385 574.394.575 3.388.114.692 1.915 581.789 617.324 298.168 69.857 3.242 569.017 1.359 164.438 1.962 1982 432.754 2.442 4.912 124.323 10.906 701.462.440 1.020 9.135 709.735.356 3.398 1.395.997.635.464 247.974 15.965 987 270.141 62.509 2.056.615 14.039 631.346 797.622 684 195.624 637.069 7.010 306.911 56 4.253 1.198 1984 412.613.217 480.340 333.T.678 49.972 897.900 28.090 577.599 17.226.020 12.751 22.480 4.833 427.423 476.116 1.555.473 280 92.621 975.511 8.626 45.036 266.883 1.317 965.831 543.997.435.960 497.205 41.252 66.696 614.746 4.791 8.967 108.818 63.754.881 316.275 535.830 1999 322.626 847.015.884 134.698 306.356 249.1.272.815 373.290 1.006.005.010 118 1989 434.147.202 6.417 66.122 1.069.150.121 502.903 899.011 25.996 723.773 52.368 14.074 16.908 6.588 1.455 6.000 1.750 5.151 161.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.950 50.266 4.392 4.494 1.974 6.711 1985 427.231 1.464.968 108 1.

3. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir. yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da.2. Ayrıca. 5. 1. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. Ayrıca gübre üretimi.T. toprağın iyon dengesini bozmakta.ve 4. özellikle 1.1. zamanla toksik hale gelerek. VIII. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır. VIII. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir.1. toprakta birikip. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. Azot ve fosforun yanında. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği.7. Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir. Çünkü. 2. Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır.6. ve 3. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar.4. 8.C. Şehir ve endüstri atıkları. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun. Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. tarım arazilerinin.2.3. bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir. 162 . Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur.4.

VIII. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır. karayolları. altyapı kolaylıkları. b. hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında. Meriç ve Konya Ovalarında. Mersin ve Tarsus yöresi. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır. Her türlü tarıma elverişli olan 1. Sakarya Ovası. tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır. turizm.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova. enerji ve boru hatları. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır.ve 3. Küçük Menderes Ovası’nda. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında.C.4. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının. durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır.1.T. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir. Bornova. sınıf arazilerin sanayi. a.2. Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir. demiryolları. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması. Tekirdağ ve Çorum illerimizde. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. Sanayi tesisleri. Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 163 . Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta. Bursa Ovası. Porsuk. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak.

ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak. ve 2.T. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. g. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. hayvanlara kaba yem sağlama yanında.5. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. ı. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. toplum bilinci oluşturulmalıdır. tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir. toprak ve su muhafazası. gereği çeşitli yöntemlerle 164 . Çayır ve meraların. Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin. Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem.C. sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. h. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla. Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız. çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir. pınar ve memba sularına kaynak olması. VIII. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. d. su toplama havzası. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir. Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır. f. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır. e. Ülkemizde 1. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır.1. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir.111. i. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi.

Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder.6.02.1998 tarihinde kabul edilerek 28.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. İşte bu amaçlarla. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar.T. Pestisidler. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 . çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar.1. 4342 Sayılı Mera Kanunu 25.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için. Düzensiz otlatılarak. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti.1. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini.6. Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır. Her mevsim bulanık akan sular. barajların bile ömrünü kısaltır.02. mera. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur. Böylece. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi. VIII. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır. Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir.1. derelerin kuruduğu görülmez. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini. yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları. canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar. Orman kadar olmamakla beraber. VIII.C.

1. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır. Akut zehirlenmeler. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur. Beher kg. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler.6. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür. ağırlık için mg. çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir.T. dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi.’de verilmiştir. insan vücuduna ilacın solunum.1. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg. Örneğin tarla. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması. 166 . ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir. Akut zehirlenme. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu. alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır.1. VIII.2. Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir. Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa. bunların % 50’sini öldüren dozdur. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman.C.1. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir. ile ifade edilir. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun. olarak ifade edilmektedir. ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür.

6. 15 98 780 900 2510 359 220 1.300 75 455 4. Türkiye'nin Çevre Sorunları.900 1. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır. 167 . Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir./kg./kg.T. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3.000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII.1.C. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir.2. Ankara. giderek bünyede konsantre olurlar. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden.500 3.500 3.2.D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg.500 2.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı. 1995.545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg. 7. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir.300 375 1780 5. Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta.5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1. Sekonder .4. VIII. Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir.1.

pestisidler ile insanların teması. depolama. organizmanın fizyolojisine. 168 . sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır. kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile.6. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların. denizler pestisidlerle kirlenmektedir. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda.6. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir.3. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır. acrolein (herbisit).2.1. Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır. deri veya solunum yoluyla girmektedir.1. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar. VIII. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların.C. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile. sudaki pestisid seviyesine. taşıma. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı.T. sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır. rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir. ilaç üretimi. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları. Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir. sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu.

537 28. kullanılan ilacın grubuna.797.754.291 59.3.664 178.4.Herbisitler VIII. Tablo: VIII. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır.264 7.927. Örneğin dekara 1.416 106.646 1997 9.6.204 51.725 80.221 427. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı.782 341.230..595 6. 169 .917 497. tüketilen ürünler aracılığı ile insan.933 557.552 4.182.1. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması.000.3. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır.096 19.993 1998 11.242. Tablo: VIII.T. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.'de verilmiştir.601.730 6.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.101 453. İnsektisitler II. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I. ilacın yağmur.925. 2001.694 8.107.1.4.157.109. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir. Bu kalıntılar.1.268 2. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler.1.12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür.994 3.380 50.C. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir.273 2.Zirai Mücadelede Kul.877 26..088.722. Yapılan çeşitli araştırmalar.Rodentisit ve Mollusitler VI.764. Tablo:VIII.012 5.349. toprak nemi ve sıcaklığına.379 5.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin.663.030 5. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir.047 6. Akarisitler III.465 2000 10. Türkiye'de 1996 yılından itibaren.343.458.517 174.307 1. ithalat ve tüketim miktarları.749 1999 9.1. Tablo:VIII.953.785 5.515.021 10.360 24.300 33.5. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir.649.Fungusitler VII.942 55. toprak tekstürüne.734. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır.660 24.782 254.849 512. zirai mücadele ilaçlarının imalat. ilacın absorbe edilme durumuna.969 2.505. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır.505 158. Yağlar VI.311 303. formülasyon şekline. Topraktaki zararlı böceklere.222.991 32. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14.

426.534 871.372 2.056.174.T.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.342.368.Zirai Mücadelede Kul.390 297.143 8.124.679 6. Akarisitler 309.880.389 Yıllar 1998 11.487 Fumigantları V.172.987 49.917 1.220 5.999.Nemotisitler-Toprak 728.Fungusitler 1996 2.923 392.630 VI.213 132.163 3.017 746. 2001.177 1.657 89. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.200 1.905. a.159.376 953.1.055 884.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII.000 14.810 1.070 856.076. 170 .745 3. 2001.260 1.913 7. c.852.637.489 31.290 1.101 7. bayilik ruhsatı. 2000 11.688 1.400 30.864 1.361 5.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2.1.Fungusitler 5. b.709.874 33.318.962 Maddeler Genel Toplam 27.632 33.334 6.242.563.798.173 233.921 50. Akarisitler III.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.829 2000 1.693 III.Rodentisit ve Mollusitler VI.021. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.989 1.Herbisitler 1. İnsektisitler 11. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.371.Zirai Mücadelede Kul.321 VII.355.726 II.847.058. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.174. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.976 1997 2.834 Yağlar VI.630.681 93.872 1.747 55. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli.460 VIII.600 542. Diğer 194.927.185 645.551 14.688 2.957. Böylece üreticiler.548.020 762.806 995.802 1998 1. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI.933 1.000 1.810.432.905.730 7.108. İnsektisitler II.617.589.619 Maddeler Genel Toplam 5.234 58.025 702.300 1.878.052 1. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek.778.453 145.963 ve VII.285.291 70.C.382.373 1999 I.550 1.101.504.886.642. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.5.463 19.985.039 7.313 VIII.776.7.064.Herbisitler 7. Tablo:VIII.4.1.793.874 29.210.098 VIII. Diğer 607.300 7.001.289.631 1997 12.760 83.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.259.350 14.261 6.780 811.360 1.797 7. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.720 1999 1.5568.571.Rodentisit ve Mollusitler 88.634 1.

Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. O. Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir. 6. ı. seralarda. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. modern bölge laboratuarları kurulmalı. Orman Bakanlığı Dergisi. 7. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. g. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. kritik akarsu. 1993. Kaynaklar 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. Sayı:19. gölet ve baraj havzalarında. KÜÇÜKÇAKAR. göl. 2. satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir.. Orman Bakanlığı Dergisi. T. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. 1995. Milli Park Alanlarında. Ankara. 1993. 1993. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları. 1992. O. 171 . Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. 4. ÇELİKKOL. kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla. Ankara. Ankara. . Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Sayı:19. DOĞAN. Ankara. 3. h. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 5. Türkiye'nin Çevre Sorunları. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. i..T. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir. Sayı:19. f. YENİKÖY. N. Türkiye Odalar Borsalar Birliği. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Orman Bakanlığı Dergisi. özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır. e. sağlığa zararlı olup.C.. Ankara.2001. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır.. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için. Islah Çalışmaları. 2001.

derinlikleri. örtü ve atık yığınları.1. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken. MADENCİLİK IX. toprak ve bitki örtüsü. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır.1. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri. her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır. jeolojik yapı. su rejimi. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır. IX.T. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. IX. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. su ilişkileri. 172 . İşletme sonrası hafriyat yerleri.C.1. giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. çalışmalar bittikten sonra topografya. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. mevcut toprak. röliyef. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik. jeolojik yapıya. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı. kimyasal özellikler.1. hidrolojik özelliklere. 1. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır. ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup. Madenler. yerel iklim. ocak alanı ve derinliğine.1. 2.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. Dış kısımdaki yüksek yığınlar. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar.1.

Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. IX.2. Röliyef su rejimi.1.T. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır.1. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır. IX. Bu durum ise. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. çökmüş ocaklarda görülmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel.2. Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır. Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar. Sonuç olarak zenginleştirme.1.3. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir. IX. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur. Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar. Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma.C. uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır. atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle. bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen.1. 173 . Örneğin. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup.

Taş yığınları. Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir. Madencilik sonrası. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır.T. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu.4. Su rejimi olarak sıralanmaktadır. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri. 174 . hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri. Bir başka kritere göre. gerekli röliyef. Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. IX. Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları. Derin ocak alanları ise. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu.1. madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine. c. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları. Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri. bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. e. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. c. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir. toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi. d. Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme. Maden ocaklarının işletme süreleri. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir. toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir. d. b. e.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç. b.

Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek.Su kullanımı (balıkçılık. Unutulmaması gereken gerçek şudur ki.İnşaat (hafif endüstriyel binalar. halka açık alanlar). çevreyi koruma. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol. mera v. .Ziraat (tarım. Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır. İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır.s. . spor alanları.Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri. Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür. Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi. Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır.T. . Geri kazanma çalışmalarıyla. Sonuç olarak. arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır. IX. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır. Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır.) . çayır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri. konut ve hizmet binaları). toplumsal ihtiyaçlar için). . kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir. 175 . toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir.Orman (ticari ve ticari olmayan) . hidrojeolojik. arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir. bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir. bahçe. klimatolojik.Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir.1. endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler.C. bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır. İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik. meteorolojik.5. parklar. Bunlar cevher.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. aralıkta uzanımları incelenmelidir. Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar.1. e. IX. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir. yerüstü.6. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması. Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. a.1.T. iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 . Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir.5-0. bu genel haritalardan başka. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek. b. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir.1.2. Haritanın ölçeği.C. Ayrıca. c.25 m. d. b.6. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları. değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir.1. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere. yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır. Jeodezik haritalama. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir. Uzaktan Algılama çalışmaları. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır. Açık maden işletmeciliğinde. röliyef. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı. Jeolojik araştırmalar içinde. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0. Jeolojik Araştırmalar a. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde. Örnekler.6. arasında olması düşünülmelidir. c. Bu araştırmalar sırasında. d. yüzeydeki tabakaların 1-15 m. Haritalama Haritalama.

rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. b.T. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır. a. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri.1. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır. akarsular.1. güneşlik. Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir. arazinin sismik kararlığı.3. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından. filtrasyon parametreleri. b. bulutluluk. mevcut yerel iklim üzerinde 177 . yer altı suyunun akış yönleri ve oranları. c. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir. Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık. c. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır. a.4. İşletme ürünleri. d. Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler. e. yapı malzemesi potansiyeli. havadaki nem. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. buharlaşma. Taşkın durumunun incelenmesi. d. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları. Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir. Eğim kararlılığı. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi. bu araştırmaların önemli bir hedefidir. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri. Madencilik faaliyetlerinin. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. Bunlar genel olarak şunlar olabilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. IX.6. Isı. iklim verilerinin toplanması gereklidir. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır.C. IX.6.

İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir. ana kayaç derinliği. permeabilite. cevher ürünü. planlanan diğer alanlar için. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar.6. su içeriği. Toprak Araştırması Toprak araştırması. IX. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir.8. endüstriyel alanlar. Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir.6.6. 178 . böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. erozyona yatkınlık. sürülüp ekilebilir topraklar. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır.C. göller. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir. üretim metotları. yollar. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini. ormanlar. Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir.6. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır. toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri. çayırlar. IX.5. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. Toprak kapasitesi verilerini. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri. tarım ve ormancılık gibi).1. planlanan türlerin nitelikleri. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar. IX. Toprak özellikleri (eğim. yardımcı makinalar. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir.1. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri. Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli.7. meralar. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular.1. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır. zararlı atık alanları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında. işletilmesi. IX. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir.T. rekreasyon. konut yerleri.6. toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. şişme ve büzülme potansiyelleri.1.

su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri. sosyal. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği. Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar. IX. Çalışmanın kapsamı.6. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü. seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır. ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır. mahalli yetkilileri.1. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır. örtü ve atıkların taşınması.Detay Planlamada. Bu faaliyetler. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder. madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu.10.2. -Yatağın işletilmesi. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı. Ön Planlama İyileştirme. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları.T.6. Detay Planlama Detay planlama.10. a. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır.1.1. Başlıca amaç. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi.6. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir. IX. dini. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların. İyileştirme. mülkiyet konularını. 179 .10. konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler.1. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir. yığılması ve işlenmesi için metotlar.6. mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır.C. IX. Ön planlama.1. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler. politik ve ekonomik hususları.9. Çalışmanın amacı.

n. malzemenin taşınması. Kaynaklar 1. g. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. i. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri. hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. j. 2. Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları. 180 . İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi. h. satışı.T. l. Yayın No:21. f. MTA Genel Müdürlüğü. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları. iyileştirme usulleri. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. 2001. Yığınlar. c.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. İyileştirme maliyetinin finansmanı. m. d. ı. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. k. suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. dağıtılması usullerinin araştırılması.C. 3. Yığınların. Yolların yapımı. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi. o. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için. 2001. TMMOB. e.

X. ENERJİ X. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için.1.1. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır. güneş.1.T.1.1. rüzgar.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması. konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır.1. petrol üretiminin 21.1. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. X. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması.1. güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir.C.1. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür.1. Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır. gerekli tedbirlerin alınmasında. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir. X. hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır. jeotermal enerji. çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim.1.1. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun.1. Ancak enerji. petrol.1. bitki artıkları. doğalgaz ve nükleer enerji.1. tezek. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır. doğal gazın 200 yıl kadar. 181 . yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği. çevrim. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X. Nüfus artışına.

1. NOx. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte. Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır.1. Nükleer Enerji Nükleer enerji.2. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla.2. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. X. sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır. X. X. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır. kentleşme ve sanayileşme.1. binaları. Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere. Diğer taraftan çevresel etkileri. CO2 ve çeşitli organik bileşikler. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur. dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde.1. kurum ve partikül maddeler sayılabilir. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler. önceleri atom bombası yapımında.2.1. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir. ısınma. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz.1. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri. 32 ülke nükleer jenaratörlerden. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi.1.C. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı.1. taşıt araçlarını da etkilemektedir.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir. yakıt konusunda dışa bağımlılık. Ancak bu gücün radyasyon riskleri. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir.3. bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21. global elektriğin % 17’sini üretmektedir. Bölüm X.1. Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte. 182 .1. amonyum tuzlarıdır. topraklara.T.1.1. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında.1. trafik. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir.

2.1.T. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması.3.1. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen.1. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte.2.4. Bölüm: X. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir. Ancak yeterli değildir. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir. ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır. Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz. Hidrolik barajların ayrıca. Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır. 183 .7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı. X. Bu enerjinin de 21.1. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir.2. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır.1. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi.1.C. 1999 yılında toplam 23.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen.2.2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir. Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır.1. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir.2. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak.1. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X. X. Odun tüketimi.1.

Uygulamaya aktarılabilecek üretim. MTA bu konuda desteklenmelidir. X. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir. 21. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi.T.7.6.1. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır. taşıma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen.1. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir. uluslararası standartlar çıkarılmıştır. 1000 m derinlikte 8 184 .5. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır. elektrik üretiminde.2.2. sanayide. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı. Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir. Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır. X. Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır.1.C. Mevcut şartlara göre ülkemizde.4 MW’e’dir.1. X.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25. kullanım teknolojileri geliştirilmiş. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır.1.5’i odun ve tezekten sağlanmış. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma. Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir.1. dağıtım.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır. ülkemizde ise 20.1.2.1. 2005 yılı hedefi 185 MW. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır. boğaz akıntıları.2. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır.

1. enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. c.T. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1. enerji fiyatlandırması olmalıdır. X. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır.’de. 2000. f. 2000. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır. Ülkemizin Temel Enerji Politikası. H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir.2’de verilmiştir. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç.2. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi. Sanayi Sektörü.Tarım Sektörü. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1.1. Kaynaklar 1. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde.5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. Elektrik İletim hatları. b.1. 2001. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması. Ekonomik gelişmeyi engellemeden. Ayrıca Harita X.1. Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi. Enerji fiyatının. Ankara. 3. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak. Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır. Elektrik Enerjisi. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Binalar. tabanda 13. 1999 Enerji Raporu. 2. Ulaştırma Sektörü. enerjinin üretimi. mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi. d. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb. sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli.C. 185 . Ankara. a. Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu. VIII. konutlar e. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur.

22 0.53 0.11 0.64 12.758 13.01 13.984 0.03 29.1 44.24 00.50 10.ve Bit.09 0.28 1.560 46.52 0. TWh: 1012 KWh.09 0.37 6.02 44.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.1 18.09 0. 2000.02 10.70 6.63 4.73 0.00 6. (mt) * Tahmini. 12. Mt: Milyon ton.15 0.C.64 6.06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5.01 10.05 0.02 29.11 0.250 3. Ulaş.90 2000* Tahmini 13.035 40.53 30. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.92 Nihai Tük.79 85.387 0.51 2.898 0.08 0. (mtoe) Odun (mt) Hay.17 (mt) (mt) (mt) 53. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.656 55.16 18.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.15 0.1 0.938 5.06 59.68 0.64 6.981 48.T.58 0.02 41.1 38.ve Bit.1 0.46 18.98 13. (TWh) Jeotermal El.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük.Art.01 5.127 65.364 82.555 0.10 0.24 5. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.06 Nihai Tük.65 1998 San.35 33.35 12.37 6.00 2. 10.23 0.44 64.65 64.398 0.159 16.01 5. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.37 6.37 6.74 34.6 0.(Net) San.11 Diğer 0.09 44.159 97.09 0.08 0.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En.11 0.312 11.035 184.01 6.03 6.73 0.03 5. Tablo: X.60 1997 Gerçekleşme 15. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.06 0.58 42.74 0.08 Hay.82 0.62 0.266 64.18 10.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.382 2010 Tahmini 51.23 17.18 0.231 15.47 0.35 0.1.49 0.02 0.11 89. 11.1 64.463 2005 Tahmini 29.01 5. Ulaş.06 0.40 0.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8.78 2. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.37 6.749 63.07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.66 18. 10.15 0.58 .64 6.91 37.026 100.1303 0. Ulaş.837 160.08 40.62 0.493 2020 Tahmini 147.11 17.50 Odun (mt) 18.37 6.40 0. 9.94 5.88 17.48 6.91 0.03 31.03 26.01 3.02 24.37 6.50 0.66 1999 San.89 0.756 10.275 4.08 18.37 10.09 0.156 14. 2000.67 39. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.456 0.89 Diğer 1. GWh:109 KWh.03 29.542 0.09 0.1.08 18.02 44.58 0.15 0.18 0.79 0.04 10.08 0.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X.85 5.03 24. 186 .94 12.62 2.57 6.90 2.48 0.691 0. Diğer 0.819 5.98 2. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.

BARAJLAR. inşaatın başlama yılı. ayrıca sulama. yerleri ve diğer teknik özellikleri.’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. yerleri ve diğer özellikleri. taşkın kontrolü. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır. 26 havzada bulunan akarsularımızda.3. Akarsularımızın.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123.2.6 mm’dir.2. su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir. projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X. 187 . HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup. diğer barajlar taşkın önleme. Tablo:X. diğerleri taşkın zararlarını önleme.4.2. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları.1.2.2.’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır. Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer. 20 adet olup adları. Harita X. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır. içme. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu. 14 adet olup adları. adları. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır. inşası devam eden. ortalama yağış (aritmetik) 642.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. toplam 34.2. sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır. diğer barajlar sulama. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup. 32 adet olup.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan. rejimlerini kontrol altına almak. Tablo:X.C. çevre koruma. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X.T. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup.

Uğurlu 7000 S 6 .208 S+T+İ 7.70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32. 188 .C.780 S+İ 5.263 S+T+E 14.2.50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11.20 165.05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5. 1999.020 S+T+İ 23.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3.575 S 23.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.25 130.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40.02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22.1.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99.859 S 16.T.50 120.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10.220 S+T+E 47.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20. T: Taşkın Kontrolü.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6.50 101. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21.00 910.20 149.61 İstanbul B.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23.312 S+E 9.25 195 K.15 S 12. Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji.66 1073. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.716 S+T 10.Çekmece 1987 B.28 106.420 S 41.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67.00 161.480 S+İ 11.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24. S:Sulama.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17.40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83.840 S+T 15.10 386.14 202.350 S+E+T 31.220 S 8.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27. .89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83.600 S 32.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak .00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14.Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41.

Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.216 9.94 113 23.700 19.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49.725 9.00 81.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.30 34.744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .Çat Batman Dicle 1997 56.Dicle Bingöl Peri 1998 58.Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43.Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.Batman E: Enerji.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39.Bakacak BATMAN Batman 1998 60.537 177. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.Sarımehmet K.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44. 1999.70 872.385 20.Yapraklı Van Karasu 1990 45.20 270 11.825 1. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.60 164.C.30 240.56 107 8.300 700 29. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.Urfa Fırat 1991 47.16 104 118.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.31 5763 5.56 6.576 17.85 178 20.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55.25 112.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50.Kılıçkaya K.1.74 139.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 .Karacaören Sivas Kelkit 1989 40.553 22.00 6.80 1075.959 94.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji .Atatürk Ankara Sey 1992 48.95 10.39 42 1950 25. S:Sulama.50 1919.050 17.75 158 7.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.33 14.00 57.Hancağız Van Hoşap 1988 34.Maraş Ceyhan 1991 46.00 25.20 312.Menzelet Denizli B.Menderes 1989 42.100 37.30 23. T: Taşkın Kontrolü.00 49.Gönen Adana Seyhan 1996 54.Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.00 7.080 9.42 1400.25 14 164.Sır Ş.86 2126.52 306.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38. Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.00 47.25 1175.50 1120 817 48700 3.736 4 11.50 100 5. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 24.Maraş Ceyhan 1989 41. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .90 1188 9.00 595.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.50 1234 64.2.50 112.474 22.70 282 45.091 126.T.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52.

80 6.969 194. 190 .700 44.Birecik 10.20 2993.60 7.Manyas 6.64 2. İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.55 661.00 384.44 248.96 Göl Alanı km2 3.70 8.Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108.00 50.Karaçal 5.Alpaslan 11.574 66.49 349.00 13.63 204.00 1220.10 14.94 216.46 207.43 56.00 132.00 1.14 122.Kayacık 3.50 131.00 507.70 10.05 13.13 4.Berke 4.21 10.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.00 8.83 18.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.80 22.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 .00 157.40 220.34 26. 1999.84 161.20 116.00 106.00 448.T.97 36.282 12.2.00 500. T: Taşkın Kontrolü.00 12.52 28.356 13000 17.00 13.40 3.Kürtün 2. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 .165 6.Adatepe 12.35 4.27 308.76 427.00 196.47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.09 4.08 16.60 250.80 6.50 9.91 7.C.03 25.40 5.2.045 6600 10660 19260 34.11 372. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.079 5237 12367 14200 20000 5538 65.37 132.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.61 32.25 114.28 41.14 12. S:Sulama. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 393.34 50.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K.55 102.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.

1 0.00 1283.00 10410.45 29.68 6. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1.T.40 45.Susurluk 4.Boyabat 2.55 1103.00 450.Ilısu 5.00 312.00 2105 2622 1010.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.86 4.15 220.60 710 187.00 133.00 10.80 0.00 4800.927 4910 3606 E: Enerji. 191 .20 299. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü. .00 500.34 14.60 118. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18.12 249.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.50 15.Yedigöze 6. 1999.2.00 14.23 0.82 21.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 .00 360.10 2. S:Sulama.Söylemez 3.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.C. T: Taşkın Kontrolü.40 Göl Alanı km2 65.80 650 1.27 33.00 1101.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557.40 268.3.00 661.80 105.

47 85. Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1.42 25.00 Göl Alanı km2 27 18.78 188.69 1.00 530.54 181.Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082.30 11. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.46 3.25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 .90 373.30 54.79 4.11 250.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14.33 6.90 253.37 112.00 3476.Çataltepe 2.4.85 10. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.60 163.Ayşehatun 3.00 3.00 9.60 8.00 2430.00 460. 192 . S:Sulama.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji. .2.T. 1999. T: Taşkın Kontrolü.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5.40 45.00 166.

yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu. nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır. enerji üretim. 193 . 7. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi. Bu değişmelere karşılık. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir. sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir.728. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir.7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte. yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir.T.454 ha arazinin sulanması. 34. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi.1. ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. depoladıkları suların. Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar. Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma.040 GWh enerji üretilmesi.326 ha arazinin kurutulması.254. X. yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir.C. Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda. 9 856.2. Barajların yapımı ile birlikte. 130. 704868 ha arazinin taşkından korunması.

Paris. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 1992. 2. 107Rue de la Cours.2. mera.Goldsmith ve N. Ankara. 2000. Wadebridge Ecological Centre. 1999. OECD. Volume One:Overview. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için. 4. DSİ Genel Müdürlüğü. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler. DSİ Genel Müdürlüğü. 1999 Enerji Raporu.T. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir. Türkiye’de Çevre Politikaları. Tablo:X. 3. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. The Social and Enviromental Effects of Large Dams. (*) (E. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun.Hilyard. çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil.5. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına.C. dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1. elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır. 194 . Ekonomik büyümenin. 1999. Haritalı İstatistik Bülteni.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir.

00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8.03 Filariasis 7.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7. 1.00 Cash-Crops ekonomisi 13.00 Açıklama 7.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15.02 Yaban hayatı kaybı 4.01 Hatalar listesi 2.00 Açıklama 5.04.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1. 7. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10. Volume One: Owerviev.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14. Hatalar ve Zelzeleler 9.Goldsimith ve N.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar. Yük. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14. Bodaux 33000.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11.01 Asuvan tecrübesi 19.02 Problemin yaygınlığı 11.02 Güç kurma. İnşaaatta zamanlama 1.02 Değerlendirme Kaynak: E.04 Bakım sorunu 12. Sulama kapanı 1. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1.01 Bir stratejinin çökmesi 10.03.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar.01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12. 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7.02 Hükümet girişimleri 2.02 Yeniden ormanlaştırma 10.Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16. France 195 .2.Barajlar ve Hastalıklar: 7.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı.Hilyard.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16.01 Zararlı sanayinin ihracı 15.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15. 8.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3. Su ile oynama ateş ile oynama. 11.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.00 Tuzluluğun nedenleri 11.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12.01 Sulama ve tuzluluk.01 Zelzeler ve bararjlar 9.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar.00 Açıklama 15.03 Feyezan alanında yapılaşma 10. 4.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat.00 Açıklama 12.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.01 Faydaları yüksek tahmin etme.T.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11.00 Baraj hataları 9.Büyük Barajların. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı.00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20.02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19.00 Politikalar mı.02 Barajlar ve zelzeleler. 13.03 Barajlar.01 Gözardı edilen farklılıklar 3. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2.02 Transpivasyon kayıpları 5.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17. yapılan son araştırmalar 10.00 Açıklama 16. 7.01 Ormanların kaybı 4.06 Tarih ve arkeolojik III. gizli ilişkiler 11.04 Kimin için ne gıda maddesi 13.0.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5.Barajların Yapımındaki Nedenler 1.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler.02 Bürokratik ihmal 12.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10. Masrafları düşük hesaplama 20.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3.02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8.01 Evatranspivasyon kayıpları 5. 107 Rue de la Copurse.01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13.0.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11.05 İşbirliği ve bakım 12.C.5.00 Feyezan: Artan tehlike 10.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8.00 Tarımsal arazi kaybı 4.00 Açıklama 14.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6.01 Malaria-Sıtma 7. Vadebridge Ecologial Centre.

Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem. Kurulu Güçleri. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle.3. kömürün yanma prosesleri. çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır. Bu dönüşüm. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir. hidroelektrik enerji santralları ile kömür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Türkiye’deki Termik Santralların Adları. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle. Ancak. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. Önceki yıllarda. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir. linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür. motorin.3.3 düzeyinde artmaktadır. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır. nükleer enerji santralları ile jeotermal. Çünkü. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni.T. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir.1’de verilmiştir. Bu teknolojilere alternatif olarak. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır. Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45.C. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır. 196 . fuel-oil.

7 3740.) Doğal Gaz Tekirdağ 498.0 36..0 32.0 90. 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432.T...71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş.0 1072. Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.0 34. ** Bacagazı tesisi 1. 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630. 27 Van Fuel-Oil Van 24.0 2730.40 ..0 4100.78 .82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir.0 3900..0 31.0 540..0 6435. 28 Yatağan Linyit Muğla 630. 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50. Yok ...57 ..3.4 1938.3 47.27 .2..0 290..45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504. Türkiye’deki Termik Santralların Adları.81 .. Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 .25 .45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 .5 35..3 ** Linyit Sivas 457.76 Var 16 Kemerköy 1.0 45.0 8840..5 105.8 37.0 200.....0 2080.IV Doğal Gaz İstanbul 188. 11 Engil GT Motorin Van 15.27 .57 Var 7 Çayırhan 1.0 4095.0 39...0 44.0 33.4 85. Urfa 44.0 10024.. Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok .33 .0 32.. 15 Kangal 1. ünitede bulunmaktadır.36 .97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44. Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K..0 26.0 11. 2001.....C. Var ..3 Linyit Muğla 630. 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11.0 2790..III.18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258. Yok Yok Yok Yok . ünitelerde yoktur.67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420..06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180. 10 Enron(Trakya Elek..0 33.00 .31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990.0 32.19 ..3 35.0 1950.II.. 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11.0 48. 19 Park Termik Linyit Ankara 300. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350.00 . Yok Yok Var İnşaa aşaması Var . ve 2..00 . BGD Tes..0 180.0 37..0 30..03 .21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.0 34.8 45.0 21.0 37. 9 Esenyurt I.. ..54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17.1.0 2970.0 30.57 . . yalnızca 3. 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600.5 29.. 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200..0 3780.0 54. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300.1 83.0 7800.5 1413.9 8780..2.2 Linyit Ankara 320..0 4100...9 34.Maraş 1360.0 1365.0 33.1 330..

nem. karbonatlar. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. yanma öncesinde “mineral madde”. yatak nemidir. kil mineralleri. Kömürün yatak neminin üstünde olan nem. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. taşımadan depolanmaya. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan. (4) Pek Az. sülfatlar bulunmaktadır. kadmiyum vb. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2. santrifüj vb. kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir. yüzey nemi olarak adlandırılır. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X.2. klorürler. oksitler.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir.1. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği. (2) Yaygın. beslemeden debi ölçmeye. mineral madde.C. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem. civa. berilyum. ısıl kurutmayla değil. sulfitler.T.3.2. rastlanmaktadır. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi. 198 . donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır. Tablo: X.’de verilmiştir. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır.3.3. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir. arsenik.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın. (3) Az. Yüzey nemi. sarsak elek. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması. Kömürde mineral madde olarak. inorganik kükürt. sorunlu bir yakıttır. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar.

kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir. elektrik enerjisi elde etmek için. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir.T.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 . aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır.1.3. Türbini döndürüp.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X.3. Şekil:X. jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar. Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır.3. Bu görevi yapan kazan besleme pompası. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip. bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt.3.2.C. X. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır. fiziki yapısı. Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır.2.

3. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X. linyit. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır. taşkömürü. sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır.2. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır. ön ısıtma parçalama vb. bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır. vb. öğütme.2. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu. kurutma.T. antrasit vb. nem.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta. Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler. Katı yakıtlarda odun.C. turba. biçiminde sınıflandırılmakta. gaz) yakıt ısıl değerine. Şekil:X. uçucular. içten yanmalı motorlar. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. 200 .3. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için. soba.2. sıvı. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır.2. Yakıtlar katı. Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. öğütme).) yakıt besleme biçimine.) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji. sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma. X.1.3. kırma. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. kül. yakıt bileşimine (sabit karbon. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan.3.) ısıya dönüştürülmektedir. gaz türbinleri vb.

en başta yatak kalınlığına bağlıdır. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte.C. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır. Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür.3. kurutma. kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa. Alttan yakma durumunda. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. Kömürün yanma davranışı. Kömürün yanan bölümü. hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır.2. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır. uçucular gazlaşmakta. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır.T. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte.2. nem. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. taşkömürü) uygundur. Belli yatak kalınlığı üzerinde. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken. X. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir.1.2. Yatak sıcaklık dağılımı. iletim ile yanma odasına taşınmaktadır. yanma veriminin düşmesine. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır. Bunun başlıca nedeni. hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır. birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma.2. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir. depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok. Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir. X.3. taşınabilir. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır. Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip. yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. sabit karbon oranı yüksek. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir.2. proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır. a. 201 .

Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY).3. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta. Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse. X.2.2. Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO.2.2. yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır. Hacimde Yakma Gaz.2.3.2. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir. Kurutma bölgesinde nem. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır.3. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi. CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO.2. bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta. yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır. CO2 +H2O. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır. En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler.2. alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır. Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta. diğer sistemlerden çok farklıdır. X. AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır.T. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır. PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 . uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir.C.

üstten veya yandan beslemesi. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır. uçucu madde içeriği.T. Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. yatak sıcaklığını arttırabilir. a. nem. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti. küçük tanecikle bu azalır. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir. Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür. Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında. dolayısıyla yanma verimi artar.C. Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur. bunun sonucunda yanma iyileşir. Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan. -Kabarcıklı AYY tipi. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül. 203 . Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır.

b. AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları . .Yanma verimi çok yüksektir. alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir.Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması.C.AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır. yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3. Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz. Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi. CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır. düşey. Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 .Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak. dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır.Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir. .T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay.Korozyon problem olabilmektedir. Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir. KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir. örneğin kireçtaşı kullanıldığında. Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir. Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır. . CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO. korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır. . kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır.AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı. . c. . oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür. Dezavantajları . .Yük kontrolü kısıtlıdır. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre.AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür.Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir. önce kalsinasyon olur. . MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir.

Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir.72 misli daha büyük olduğundan. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır. CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. Ancak nemli. stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir. C+1/2 O2 → CO olur. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi . akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir. NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır. Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda.C.T. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”. Bu metoda göre. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır. nem ve uçucu madde içeriği. kül. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. ısıl değer. SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır. Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. kükürt. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. d. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur.

Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır.3. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir. Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir.3. -Ağırmetaller ve partiküller. fakat enerji içeriği bazında.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür.3. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır.1.3.T.3. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde. yakıtın sıcaklığını belirlemektedir. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar. uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda. 206 . kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25.3. AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X. 1. X. Isıl değer. X.3. Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri. SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez.3. -Kükürt oksitler (SOx). Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir.3.2. Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2.C. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler. doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır.3. Isıl değeri düşük. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri.1. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur. Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı. tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler.1. Bunlardan ısıl değer.3. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar.1. -Karbonmonoksit (CO).1. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur. başlıca iki grupta toplanmaktadır. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise. X. Karbondioksit (CO2). Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır.

vb.3. ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de.3.6. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında.2.2. Ag. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir. Cu.3. X. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır.1. Zn.1.1. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir. Hg. Katı Atıklar X.2.3. Sb. Pb. 207 .1. As.4.C.2. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar. Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır.3. Cd. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır. Th. X. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı. evsel nitelikli çöpler. Ni. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır. U. Se.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir. X. Be.T. X. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır.3. Yakıttaki elementin konsantrasyonu. Cr. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir.3.5.

3. sitrik asit.3. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise. Sıvı Atıklar X.3. vb. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir.3. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için.3.3.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.3. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür.3. diğer kalsiyum tuzları vb. sayılabilir.3.3. alkali ya da asidik özelliktedir. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir. kireçtaşı. sülfürik asit. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle. göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur. formaldehit ve ürotrofin sayılabilir.3. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır. Bu atıklar arasında kireç. 208 . Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır. X.3. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri.3. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır.6.3. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir.3.3. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit. X.3. soğutma suyu pompalarından. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur. ısı değiştiricilerinden. X. 3.T. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur.3. Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların.1. X.5. X.4.3. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında.3.C.2. EDTA.

3.3.3. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır.3. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X.3.1. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan.3.7. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır. Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1. Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup.3.4. SO2 arıtma yöntemleri.1. Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 . santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından. SO2 Arıtma Yöntemleri X.4. atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir.T. drenaj vb. Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır.8. Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır.4.3.1.) verilmeden önce arıtılması zorunludur. Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında. X.3. X. alıcı ortama (deniz. X.1. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb.1. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron.4.3.C.

Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından.1. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır.2. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür. Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir. İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını.2. Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür. Kükürt oranı % 1-0. b. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için.T.1.1. X. -Reaktörde baca gazı. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır.C. Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir. stokiyometrik miktarda NH3 katılır. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır.75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir. Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır. yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir.3. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150.4.3. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir.1. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır. Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır.1.4. Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 . Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır.

1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir. İşlemin absorbsiyon bölümünde. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi.2. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir. Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır. sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta. X.4. 211 .3. . SO2 ön yıkamaya tabi tutulur. amorf kükürt. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme. Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde. d. Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır.Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır.4. X. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta.1. kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri.2. absorbsiyon fazı). Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır.1. Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup. Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır. SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında. . Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler.T. yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir.C. çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır. nemlendirme uygulamadan. kirli gaza SO2 tutucu (kireç. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır.1. atık yok etme sorununun bulunmamasıdır. Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır.3. c. rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından.3.

azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir.2.1. . .4. .2.3.Yaş NOx arıtma yöntemleri. .Katalizör birleşik tutma yöntemi. Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . .C.1. öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır. Bu yöntemler.1.Bakır oksit yöntemi.2.3.4.T.2.Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır. NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur. NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir.4.Sodyum karbonat yöntemi. Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: . Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO). olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir. katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır.Karbon yüzeysel tutma yöntemi. Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir.Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun.3. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu. 212 . yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir.NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi.4.1. .1. .3.2. X. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X.1.2. Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi. Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır. Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile. .Kuru NOx arıtma yöntemleri.4. Sıvı Atıkların Arıtımı X.3. X.3. X.3. X.4. günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır.

Daha ileri arıtım tesislerinde.elektrokoagülasyon. . . Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir.2. .3. asit eklenerek 7. X. metal kompleksleri ve organik maddeler içerir. Bu işlemler sonucu oluşan atıl su. rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması. Yani. .Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak. multisiklonlar. iyon değiştirici. katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .5 düşürülür.4. .4. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir.Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak. Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler.2.2. Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir. filtrasyon. X. X. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu. tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir.Siklonlar.3. Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için.3. (sodyum hidroksit. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan. ters ozmos. ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir.5-8. kimyasal metotlarla yapılır. Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır.4. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için. koagülasyon. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir. filtrasyon. 213 . Kimyasal çöktürmenin yanı sıra. solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir. Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH. .Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek.C. metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır.3.T. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir.3.Yerçekimi ile çökeltme odaları.Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak. soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip.

C. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir. yaş toplayıcı vb.T. Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar.Torbalı filtreler.Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar. Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir. .3. Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: . torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler. X. X.3.Belirli bir enerji tüketimi ile.Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir.Yaş toplayıcılar. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler. . .) ile birlikte kullanılırlar. X.Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür. büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler. Çökeltme odaları. katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler.Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler. .Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir.3.4. Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar.Elektro filtreler.3.4. Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: . .4. genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre. X.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99.4. .4. Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar. . Örneğin. .İlk yatırım masrafları nispeten azdır.Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler. 214 . .2.3. herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir. .80) sağlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3. Filtreler.3. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır.3. Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle. Siklonlar.1. toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır. Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi.Ultrasonik ayırıcılar.3.

Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı. bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini. . .Hidrolik kül atma sistemi. .4. . Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler.3. . ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler. . Ayrıca yanık etkisi. Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır.Kömür stok sahasındaki kömürler.3.Termal etki. .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . serbest asit 215 .Kül barajları ve kül siloları.4.3. Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir.6.Küçük tanecik toplama kapasitesi.Santral sahası ve dekapaj sahaları.Nispeten küçük basınç kaybı. . X. tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar.Kömür nakil havai hattı. . elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar.1. Gaz.Baca gazları ve baca külleri.Çok küçük tanecikler toplama özelliği. kömür nakil bant hattı.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması. SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır.Kül nakil bant hattı. Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar. . Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar.Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları.Kirli atık sular.T.5.3.5. Yüklenen tanecikler. X. .3. Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler. Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X.3. Elektro filtreler. X. . kükürtdioksit ve azot oksitlerdir.5.3. toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması. X. .Yüksek toplama verimi. yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır. . .Düşük basınç kaybı. .Kül stok sahasındaki küller. yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur. Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri .C.1. .Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler. Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: .5.1.Katı ve sıvılarda kullanma imkanı. .Kömür nakil yolları.

bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. eski kaynaklar kurumuştur. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş. kronik ve gizli zararlanmadır.3. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur. öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür. Meyvedeki belirtiler. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri. Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir. Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur. yaprak kurumaları. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. günlük SO2 konsantrasyonu 216 . solunum yolu hastalıklarda artış görülür. Bunlar akut. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır.1. yaprak ve meyve dökülmeleri. solgunluk ve ölümle sonuçlanır.5. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır. X. erozyon vb. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. büyümedeki gerileme. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir.C.T.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250. d.3. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur. kötü kokular. solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir.5.C. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi. SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir. NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma. Partiküller. c. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 .Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi. a.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir. Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda. e.500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür. X. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar.1.T. CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır.3.5. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi.1. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında. b. görüş mesafesinde azalma. Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir.4. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür. X.

Kaynaklar 1. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.5. Ancak termik santralların kirletici atıklarını. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi. Durmaz A.Z. Ankara. Tablo:X. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. Ankara. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur. Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı. 1992. Çevre Bakanlığı. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır. Arcan Y. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir. 7.1. 6. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü.3. 1993. X. Ankara.3.5.Uysal.. 1999. olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 218 . 1991. Uslu T. NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur.T. Enerji İstatistikleri.3. Ankara. 5.. Bunu solunum güçlüğü. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre. 3.C. 4. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda. Çevre Mühendisleri Derneği. Hava Dairesi Başkanlığı. 1999. Harita X. Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu.Ulusal Sempozyum. B.. Doğu. Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır. 1987. 1. 1990. Enerji Raporu. akciğer ödemleri ve ölüm izler. 2.

4. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim.4.7.4.2.5. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi. Akarsular Üzerindeki Etki 18.3. (mg) 12. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15.(m/sn) 15. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14.3.13. 20.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15. Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14.1.7. Sabit Karbon (mg) 12. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.2. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10. 2. Santralin Yeri 3.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi.4. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8.1 Rüzgar Yönü.7. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4.5. Termik Santralların Çevresel Etkileri. İnsanlar Üzerindeki Etki 18.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h.6.7. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6.12.4.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18. Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15.2 Külün Miktarı (Ton/Gün.2.8.4.11. Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18. 17.3.T. Santralin Katı Atık Durumu 16.4. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4.2 Yer Rüzgar Hızı.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12. Yeraltı suları.5.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13. Barajlar Üzerindeki Etki 18. Yanmamış Maddeler. 16. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4.1.8.1. 17.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.9.2.C. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12.5.4.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18.4. Su Kullanım ve Atıksu Durumu. 18. Santralin Adı.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14. 14. Kuru Kül Miktarı (%) 12.3. Tesisin Yakma Kazanları 13.8.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16.4. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14.5. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar.Sayısı ( Adet) 13. 219 . Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19. m3/h) 13.6. Kükürt Miktarı.4.9. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X.10. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18.9.Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı. Santralin Toplam Sahası (m2) 4.4. Göller. Denizler Üzerindeki Etkiler 18. Ton/Yıl) 16.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14. 2001. Doğal Gaz) 11.3. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14.6.1. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı.4. 17. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16.2.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18.6.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14. Santral Genel Verimi (%) 9. Toplam Alan (m2) 4.14.3.3. 15. Meteorolojik Veriler: 17. 3. 14.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11. Kazan Verimi (%) 13. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13.2. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14.6.3.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13.1.8. Özellikleri 13.4.6.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.4. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18. Baca Gazı Çıkış Hızı.6. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit. Hava Üzerindeki Etkiler 18. (%) 12. 14.

1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı. Tablo:X. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir.4. Ayrıca 6.1.4. 2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir. VII. 1995.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1. Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay. Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir.C.’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir.4.T.1.4. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT. Tablo:X.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği.619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur. Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh. 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı. 220 . Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir. Beşyıllık Kalkınma Planı. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X.4. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır.2. Tablo:X. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir.

84 73.04 36. .18 30.. Mayıs..4 olmuştur..30 2....8 ile % 4. 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir.. 5420 1824 ..6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir...8 iken. 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3. .. . Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir... .77 33.21 4..15 20... 300 650 3375 .05 75. ...ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında. nükleer enerji üretimindeki artış % 15... 31.02 37... . 7 2 ....44 1.25 47. . 606 2111 4515 3820 .36 57.03 28. 1 . Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 .... . .. 2 ...65 42.74 1... 1 1 4 .4. .... 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 ..C........ .87 43.2.65 34... .99 46...T.. 38 692 .00 31.80 19.. 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 . ... . 3 2 4 4 ... Tablo: X. .12 10.. .. 776 .80 36. 4 . . 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 ... ... .69 14.02 0..718 9.80 436 351...08 47. .......21 38. .. dünyada elektrik talebindeki artış % 3. ..41 7....718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu. 1229 .11 5.. 3800 .12 12. 2000..

4. Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır.7 MW güce karşı olarak 123. 222 . 1999 yılında 118. Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir. bol miktarda bulunmaktadır.0 MTEP ulaşmıştır. üretim kapasitesi ise 111. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım.3. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64. Tablo: X.4.T.6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32.2. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır.’de verilmektedir. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır.C. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir. X.4.4. onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir. Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir.439 GWh’e ulaşılmıştır. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X. İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır.’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır.040 GWh/yıl’dır.116 MW’a. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır.

.0 Rüzgar 5.1 271.4 Termik 54302. .8 63396.8 111022.. 2001.9 Hidrolik 40475. .7 105517.. KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri. .2 Toplam Tüketim GWh 94788... Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri..8 15555. 4500 31100 . 125000 34729 43.1 114022.... .. 626 626 ...Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116...1 3796.... .0 34677.5 17307.. 125000 34729 43..0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861...3 3298.T. 200 2250 .0 İthalat 270.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.5 80. Mümkün 245 . .7 326. Tablo:X.8 ..0 125160....7 82.3 118484. ..5 İhracat 343.5 Jeotermal 83. 29 1086 .7 Kişi Başına Tük.8 85.5 30930.5 412.. . .8 13021...1 8.. 8.5 20.6 10306... .3 285..1 11771.Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir. 82 1641 ...4 11850. ...4 44.1 2492.5 80.9 68702.9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246. Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir.8 .9 15...0 136271.9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257.. .. 9129 380000 . 9129 380000 .. İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir. 8 .2 8. 4300 28850 ..0 15.4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır.. 2001.3.1 42229.8 26..2 353. .0 131355.0 5300.. 45 555 ..0 384.0 116439.... .9 10537.C...7 29392.8 10102.0 298.4.....1 11175. Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır.9 81661.7 Jeotermal 15...7 1968 2001 Tahmini 29511.. .5 Rüzgar 8. ...9 101636. Toplam 1126 3357 4718 8075** .9 21889.....7 15.9 84.. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 . ...0 15. ..7 103295. .2 18.3 Hidrolik 9934.9 2330.2 16048. 110 110 ...4 23351. .4... 223 . ...5 Termik 11297. Muhtemel 456 ...9 15..2 39816.....7 128544. . .... . .9 94101.4. Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır..1 8..

4. 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır.000 ton kül. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1. X. İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi.1 düzeyinde kalmıştır. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen. 300. Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir. örneğin. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır. küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi. ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir.2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. 224 . Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir.5 milyon ton CO2. Diğer bir deyişle. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda. kararlı bir biçimde. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi. Buna karşın. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması. Önlem alınmazsa. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır.T. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir. konunun politik. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır. yılda % 1.C. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir.3 oranında artmış. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı. Diğer bir deyişle. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır.

Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde. Akut dış radyasyon etkileri. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir. Gerçekten de. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. emfizema.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0.006 oranında olup. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları. 225 . inşa şekli ve işletme usullerine. Radyasyon. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar. reaktör tipine.C. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül.4.4. Bu değerlendirmeler. Hava kirliliği bronşit. bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları. Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır. akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir. topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır. normal işletim şartlarında. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı. atığın miktar ve zehirliliği. Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49. Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır. kozmik radyasyondan.T. X. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi. Dünyaca kabul görmüş yayınlar. bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur.

2.. 2000.N. Sayı:319.Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji. Ankara. Bilim ve Teknoloji Dergisi. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi. TAEK. Enerji Raporu. K. Ankara. VIII. Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu. Kadiroğlu. TÜBİTAK. 226 . Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü. Sayı:26. Bozkurt. Mayıs. İstanbul.O. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Kasım. G. 4. Devlet Planlama Teşkilatı.T. 1994.. 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 21 YY.C. 2001.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1. ve Sökmen. 1999. 5. Bugünü ve Yarını. 1994.

1. Sanayi siteleri uygulaması ile.2. Böylece plansız.1.1. SANAYİ VE ÇEVRE XI. d. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır. b. Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 . öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır. c. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. Düzenli. Küçük sanayi siteleri. temel politikalar sayılabilir. Çünkü. benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta.C. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri.T. Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a.1. Bu amaçla. çıkardıkları gürültü. XI. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda. düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi. ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir. XI. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb. Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. e. sanayi siteleri. Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması.

ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına. Etibank.1. Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır. Tablo:XI.351 11.97 13.720 2. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir.38 9.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş.805 % (X) 8.C. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank.306 11. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir.61 16.569 7. 228 .137 hektar büyüklüğünde. 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak.79 8.1). I. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada. Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G.825 6. 18. 2003 yılı sonu itibariyle.78 14.198 % (X) 15.54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1.005 1. Belirlenen hedefler doğrultusunda. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I.381 13.92 16.70 24.40 7. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği. (Ayrıca Bkz. Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir.51 14.313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır.698 1.2.14 8.610 17.T. 76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur. belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında.57 19.145 2. XI. Tablo: XI. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır.77 20. ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi. ekonomik dengenin kurulması.925 1.424 14.

Sanayinin disipline edilmesi. f. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. kentleşmeyi yönlendirmek. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. temel politikalar olarak sayılabilir. coğrafi. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup. Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta. bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır. c. kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak. g. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla. 229 . kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb. ekonomik. e.1. ucuz. ekonomik ve çevresel değerler açısından. XI. “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak. XI. Sağlıklı.C. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla.2. istihdam imkanlarının artırılması.2. çevre sorunlarını önlemek. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi. Bölgelerin devlet gözetiminde. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler.T. b. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a. 15.04. d. Organize Sanayi Bölgeleri. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır. tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır. hem girişim sayısı.2. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri. bir plan ve program bütünü içinde.

Sanayici dernek veya kooperatiflerinin. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının. Yapımı. 2. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4.01.1. -Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler. ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir.000 Eşik Analizi. Bu Yönetmelik.C. Ayrıca. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1.000 Eşik Analizi. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince.2.04. -Alternatif Alanların Belirlenmesi. çevrenin. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. 3. -1/25.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin. -1/100. Kuruluşu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır. Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin.T. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir. Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi.2. Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için. OSB yer seçimi etütleri. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları. İl Özel İdaresinin. OSB'nin içinde bulunacağı İl. İlçe veya Belde Belediyesinin. -Alternatif Alanların İncelenmesi. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 . XI. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır. doğal ve kültürel kaynakların korunması. İşletilmesi.

012 2. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI. 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G.932 3.52 22.28 26.32 8.77 8. dokuma. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten.57 25.878 2.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır. İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8.3). Kayseri.050 510 1.2.126 18. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir.de verilmiştir. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede.96 19. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI.453 4.26 12.61 13.77 17. Tablo : XI.70 100 % Adet(***) 19.248 2.018 1. Yatırım Programında Yer Alması 6.C. 231 . (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI.691 % Hektar(*) 18.137 % Hektar(*) 21.55 7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde.703 700 823 10.1). İzmir. Kamulaştırma 7.2. b.68 16. a. Burada da görüleceği üzere.027 2.348 1.88 11.28 6.Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3.30 19. giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2. organize sanayi bölgelerinin İstanbul.T. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi.18 4.30 5.15 7.43 6.

3.0 30. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI.1 7.T.2 100.’de verilmektedir. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır.4 31.C.7 18.2.4 12.4 8. giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt.3 2.8 5.9 2.4.1 14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X.1.4 100.4 23. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1.0 2. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda.0 Kaynak: DİE. 232 .5 5.4 4.0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.). Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i.8 6.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI. içki ve tütün sanayi Dokuma.5 4.

2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu. ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak. yatırımları teşvik etmek.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup.4.07. 233 . bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.C. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01.T. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE.01. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI. 2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15. üretim ve istihdamı artırmak. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.2. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI.

3. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a. modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır. Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir. modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır. OSB’lerden farklı olarak. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir.T. EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. Kanun uyarınca. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken. EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. Çünkü sanayi. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır.C. Böylece. Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir.5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir. Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 .5 ay.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır. c. e. d. doğal kaynakları kullanarak ürün verirken. Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef. b. Böylece yabancı yatırımcılar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde. XI. f. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2. Sanayi bir yandan. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin. EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak.08. Endüstri bölgelerinde (EB). ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada. Ayrıca sanayi ürünleri. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar.

kükürt. aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. Su kirlenmesi. hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır. . . ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi. Bu raporda ana tema olarak. .Atık kontrolü ve . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar. Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. Toprak kirlenmesi. ulaşım araçları. tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi. çevrenin de bir kaynak olduğu. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. arazinin yanlış kullanılması. hem sanayileşmeyi sürdürmek.Su kirlenmesi. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. .Hava kirlenmesi. Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere. XI. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır.C. Ancak doğal kaynakların azaldığını. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. Hava kirlenmesi genel anlamda. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları. doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman. 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. fazla gübre kullanımı.3. bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır. kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken.1. ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır.T. zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. bugün bu değer yargıları değişmiş. hava. su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin.Toprak kirlenmesi. 235 .Gürültü olarak sınıflandırılabilir.

Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava. Enerji Sektörü. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur.T. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a. e. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. d. XI. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş. b. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. Turizm Sektörü olarak sayılabilir. Altyapı ve Ulaşım Sektörü. Madencilik Sektörü.1. bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri. Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma. su.C. Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi.’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir. Sanayi Sektörü. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde. sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte.3. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte. Tarım Sektörü. c. çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. Yerleşim Alanları. Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI. tek etken değildir. Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava. XI. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır.1.3.’de verilmiştir. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir. Bu sebeple. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır. amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. g.2.3.3. f. 236 . ve toprağa verdikleri katı. Tablo: XI.

2000. DİE. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği. TOBB.3. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık.4’den itibaren XI.’de özetlenmiştir. 7.C. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği. 5. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. 4.T. artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak. 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. 1993. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete. 3. Çevre Kurulu Raporu. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan. Sanayi İstatistikleri Mayıs. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun. 2001. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Bölüm XI. 6. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. DİE. 237 . Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz. Kaynaklar 1. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. 2004. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda.

Fenoller Askıda Katı Md. Kim. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ.BOİ rür KOİ Florür Bileş. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Rafineriler.) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB.T. s:46:48. Ağır Met. Çevre Kurulu Raporu. 1993. Org.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes. V. (Pet.Kim.+Tar. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği.C. 238 . Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo. Gaz ve Sıv.İl. SS Diğer Org. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met. Kim.

0 75. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur.0 olarak gerçekleşmiştir.6 21.4.4 milyon ton olup.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.6 milyon ton olup.1.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1. Faaliyet Raporu. BP.XI. otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar. PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI.4.8 10.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21.4.4 3.4 77. Tablo.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde.5 106. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2. madeni yağlar da elde edilmektedir.4 2.XI. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell. 2000 yılında 21.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir.2 ‘de verilmiştir. 2. 239 .4 Kapasite (%) 70.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24. XI.1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit. Kırıkkale. İzmir. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler.4.9 milyon tondur.1 10. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında.7 56.6 Tüpraş Toplamı 27.0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0.3 Ataş-Mersin 4.benzin çeşitleri. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4.7 6.1. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo.C. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır.0 11.0 24. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.4. yağlama maddesi olarak kullanılan.5 5. PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır.4. 2000. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27.0 67.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). Tablo:XI.T.3 milyon tondur.0 67.9 Genel Toplam 32.

P. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir.C. Atıklar. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde. Faaliyet Raporu. pompalama. tuz giderme.4.4. yağ. merkaptanlar. mum.Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H. alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O. Tablo: XI. 240 .1. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler. fraksiyonlama.Ünitesi TCC. 2000.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır.P.Ünitesi Reformer Vakum H.T. petrol ve onun bileşenleridir. distilasyon. Askıda mineral katılar. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H. aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. (kum. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). fenolik bileşikler.P. sülfitler. klorürler.P. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des.2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H.

T. tank tabanı çamurları. XI. pH. koagülasyon. Suspanse katılar olarak sayılabilir. Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır. kulelerden vs.1. Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir. Toluen (C6H5CH3). atık. XI. c. % 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar. havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak. yağ. gelen kömür atıkları.1. Kurşun vb. damlatmalı filtreler. NOX . Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. havalandırma. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar. Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. sızmalar. kirleticilerdir. Sülfür Yağ ve gres. asitli gazlar. Krom (Cr+6). Olifenler. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir. filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır. Hidro (S-2). Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır. toplam siyanür (CN-). BOİ5. flotasyon. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir. nutrient 241 . XI. alkali sular. kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir.4. Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ).4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür. tankta kalan pislikler.4. Tetra Metil. Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma. Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır. Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır.3. Askıda katı madde. hava flotasyonu ve a. katalizör. gravite ayrımı. Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)]. Benzen (C6H6). Amonyum azotu (NH4-N). yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi. karıştırma. Fenol (C6H5-OH). Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri. evaporasyon. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır. Ksilen. yumaklaştırma.C.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX . biyolojik oksidasyon. petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü. uygulanır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama.4. çökeltme şeklinde b. Etil Benzen. Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri. Tetra Etil.1. Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır. Çökelebilir katı madde.

Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur. S ‘dür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. Faaliyet Raporu.Ş. 242 . gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir. Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. Geri kalan % 3’lük kısım O. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar. Petrol rafinerileri. 2000. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. Türkiye Petrol Rafinerileri A.T. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. 2000. asfalt üretimi için kullanılırlar. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir. plumbite ve su ile yıkanırlar. gaz yağı. 3. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder. fuel oil. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme. asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. 2.4. e. No:44. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir. d. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır. kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir. Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. Kaynaklar 1. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. asfalt. çok farklı nitelikteki katı.1. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin. XI. N. kerosen.C. Faaliyet Raporu. dökülen yağların geri kazanılması. kerosene. kostik soda. Petrol. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır.

bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden.Ftalik Anhidrit 243 .Metanol .Etilen-Propilen .Vinil Klorür Monomer .Toluen . 1.Saf Teretalik Asit . C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup. Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir. petrokimya sanayinde üretilen maddeler.Sentetik Kauçuklar .Stiren 2.T. diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür.Etilen Glikol . Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz.5.Ksilen (Orto-ParaKsilen) .Lineer Alkil Benzen .Karbon Siyahı 3. Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır.1. nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen. gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk.Kaprolaktam . Termoplastikler .Polistiren .C. Bunlar.Etilen Oksit . Plastik Yardımcı Maddeler XI. Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler . PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta.Akrilonitril Bütadien Stiren 4.Dodesil Benzen .Alçak Yoğunluk Polietilen .Polivinil Klorür .Akrilonitril . Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler . propilen. petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır.Aromatikler .Yüksek Yoğunluk Polietilen .5. ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır.Benzen . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Butadien . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı . Ham petrol. Termosetting Reçineler ve Plastikler 5.

. uzun vadede temin güvencesi..Nafta .LPG .T. . Bütadien.Gaz Yağı Isı ..Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler . Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak. Bütilen ) .Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir. bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir... doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen.Propilen .1.Kızdırma Benzini . Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar .. Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir.. Bütadien. propilen.Fuel-oil 244 .....5. Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi. Isısal parçalanma yönteminin temel amacı.. Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir..Etan . fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir..Etilen . Hidrojen) .C4 Karışımı (Bütan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Propilen ...C4 Karışımı (Bütan. Hidrokarbonlar.Propan .C..Propan . Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir....1.Nafta ..Kızdırma benzini .. metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir.LPG . Bütilen) ..Etan ..Yakıt Gazı (Metan.

Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır. 245 . Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir.C. tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken.’de verilmektedir. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir.T. Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir.5. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır. kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır. “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen). Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan. Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI.1. destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu. daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir. kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir. etilen.850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir. içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir. propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur. Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir. Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır.

Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.5.T.C.X1.1. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 .

Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır.Bütan . Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir.TBC (% 85) .C. Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir.Etilen . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı.Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler . Bütilen) .3.Benzen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir.C4 Karışımı (Bütan.PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur.5.5. Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril. Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir. Bütadien. Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen.1.Kükürt . Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır. etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir. ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır. Kolondan çıkan benzen. XI.1. Bütadien.Bütilen . dip ürün olarak kızdırma benzini alınır. XI. 247 .5.1. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3.Asetilen (az miktarda) XI. Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren. dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır.3.T.2. İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı.

Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır.Ham Benzin .5. kullanılmaktadır.Para Dietil Benzen .Hidrazin 248 .1.Ağır Aromatik .’de verilmektedir.4. 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir.Toluen .C. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Ağır Nafta .5. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir.Atifoam .5.2.Paraksilen . Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir. Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir).Fuel Gaz . ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir. Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir.T. benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir. .1. Aromatikler Aromatik ürünler benzen. Etilbenzen Dehidrojenasyon .Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir.4. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Nafta ve kızdırma benzini. Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir.Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR. Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır.Etilen Diklorür . Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir.Aromatik Nafta .Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler . XI. Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir.LPG . Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir.Trisodyum Fosfat . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider.Ortoksilen . Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna.3.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI.5.T.2. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması .C.

3. Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.C.5.T.

........ ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para .......Propilen (% 100) ...... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ... Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur...Amonyak (% 100) ....5..........Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması......→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI.Refrigerent oil .... normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır..Oksiklor ..5..→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2...Trisodyum Fosfat 251 .......’de verilmektedir.. Prosesin akım şeması Şekil:XI..Hidrokinon ..3.Klor .. C2H4+C12.....Etilen .1. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Harsow .... XI..Sülfürik Asit (% 98) . Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir...Dioktiftalat .5.Meho ...... Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır...6.4.Katalist C=41 ..XI....Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün .. Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir.....→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI.. Basınç altında sıvı olarak depolanır.....1.Adoption oil ..’de verilmektedir.... Prosesin akım şeması Şekil.Antifoam .5..ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir. Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir...5.. yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır.....Metanol ......Asetik asit ..T..C.Aktif Alümina .......

VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması .5.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI.T.C.

.Amonyak .5. CO2. P-ksilenin basınç. HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar.1.5. XI. Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır.XI.5.’de verilmektedir. Prosesin akım şeması Şekil. Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot. Reaksiyon 0.1. Burada akrilonitril. Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA. Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur. CO. su. 253 .8. asetonitrilden tamamen alınır. Hava. Beyaz kristal halinde bulunmaktadır.85-1. çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür.CX Oksidasyon kat.’da verilmektedir.Asetilen Tetra Bromür . Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır. Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat .1 basınç ve 385 . Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler. PTA.5. sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir.Borik Asit .C. propan ve hafif hidrokarbonlardır.Mangan Asetat . Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir. Kolonun altında ise akrilonitril.Gliserin XI.Kükürt .7.Benzen .6.Platin . Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur. amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler.T. Prosesin akım şeması Şekil:XI.496 0C sıcaklık aralıklarında olur. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Sülfürik Asit (% 98 ) .5.Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır.Potasyum Karbonat . Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir. biraz HCN ve ağır organikler alınır. Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su.Nafta . Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI.5.5.5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .T.5.C.

5. c. Şekil:XI. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. CO.T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. H2/CO2 Ünitesi. CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir.6 . Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 . Siklohekzan Ünitesi. f. b. CO2. Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir. d. daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 . H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. Anon Ünitesi. a. Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür. e. Laktam Ünitesi. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi. Nafta önce kükürtten arıtılır.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır.5. Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 .Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler .Benzen . Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir. M. c.1. Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen. f.Hafif Polimer (C3-C9 ) . Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir. d. Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır. dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder.Hidrat . SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur. laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır.T. Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir. Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir.Propilen . bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir. SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir.Mono Sodyum F. Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir.C. reaktöre verilir.9. XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür. SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı. Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir. Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir. propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir. oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir.H2SO4 (% 98) .Kostik (% 100) . e. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir.

Potasyum Karbonat .C. Glikollerin en basiti ve en önemlisidir. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır. Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir.P. Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır. Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir.10.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır. DBI ve PDB’den ayrılır. XI.Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır.5.5. Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır.U. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir. 257 . DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir. XI. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir.Sudkostik .1.4. ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir. Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir.1. DDB.Etilen . benzen. Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur.7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır.1. daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir.5.Gaz Oksijen . Reaksiyon ürünü DDB.5.9. İlki tetramer ünitesi.Antifoam . XI. Prosesin akım şeması Şekil:XI.9.) teknolojisi ile. DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır. DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur. oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir.’de verilmektedir. Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır.T. Proseste etilen.

Benzen . emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen. CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1.5.Ortoksilen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: . % 22.3.Stabilizör .5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar.3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI.2.11.Bütadien 1.Kobalt Katalizör XI.T.2. Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI.Trisodyum Fosfat . polyesterlerin.1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli.Metanol .C.5. .3 . Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların.Hidrazin XI.2. Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.2.Büten 1 . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir.5.5.3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1.Extander oil 258 . boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Sudkostik (%100 ) .% 24.2.5.5 .1.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.T.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 .5.C.

C.Ksilen .T.P2 Katalizör . Termoplastikler XI. Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç.Setamin .3.Fuel Gaz .Etilen .Köpük Giderici Loril Peroksit 260 .Saf Hidrojen .Kostik .2. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .AT Katalizör .Propilen .Miristik Asit .Silikon .Hekzan .VCM .Kloroform .Polivinil Alkol .Potasyum Nitrat .Setarin .Fuel-oil .3.Katalizler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. .H2O2 .Kalsiyum Stearat XI.UC Stabilizör . Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir. Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında.(NaPO3)6 . Kataliz Çözücüler XI.5. 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir.3.Polimerizasyon Katalisti .3. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .AB Stabilizör .5.3.1.Çeşitli Kimyasallar .Melas XI.1.Etilen.5.Yardımcı Madde .2. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Sodyum Hidroksit . sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir.Metanol .SWN (AB ) .5.Balmumu .5.3.PVA . Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir.Propilen .

Trikalsiyum Fosfat .Aminoplastlar .Üre .Reçine .Lesitin . Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür.Kauçuk (CBR 1202) .N-Bütanol .Fenol .2.4.Çinko Stearat .Kalsiyum Hidroksit . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Stabilizör .T.3.Heptan .DEAL XI.Stiren .Metanol . diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak.Tuz .Kataliz-C (TBP) .Formaldehit (% 37) 261 .4.Toz Sabun-Sıvı Sabun .Propilen .Benzoil Peroksit .5.TICI3 . üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir.TDH . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5. Termosetting Reçineler ve Plastikler XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.Selüloz XI.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.5.Kalsiyum Klorür .C.Formaldehit .Hidrojen .3.5. sun’i tahta vs.Yardımcı Maddeler .1.Mineral Yağ XI.4. Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri.Üre .HCl .4. Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup.Dikumil Peroksit .NAOH (%20) . fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta.

Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Freon .4.Üre .Melamin .Formaldehit (% 37) .4. Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar.Yüzey Aktif Maddeler .4.5.5.Amin Katalizör . Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .6.Organik Katalizörler XI.C.Yardımcı Maddeler .Yardımcı Maddeler XI.Poliol . çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir.5.Fenol .T.Yağ Asidi .Selüloz XI.Su .Kalay Katalizör XI. Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir.7.Formaldehit (% 100) .İzobütanol .Pentaeritritol .4. Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar.3.Metilmet akrilik .Bütanol .5.Su .5.5.Silikon .Ftalik Anhidrit 262 .4.Etil Akrilik .Toluen . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Melamin . Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.4.

oksidasyon. Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir. Ön Arıtım. İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup. Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır. b.5.5. konsantrasyonuna. PVA Reçineler Boya.C.8.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI.Glikoller .V.A. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır.Anhidrit Maleik XI. akış hızına ve deşarj limitleri. flotasyon. Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır. su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği. İkinci Kademe Arıtma. Birinci Kademe Arıtma. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir.Asit . c. mobilya. a.Ş. Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma.4. çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon. Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır.Polivinil Alkol . Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. değişik uygulamalar mevcuttur. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .1’de verilmektedir.9. Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır. ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde . Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine.5. kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A.M. Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur.T. (Vinil Asetat Monomer) .4.

Ni. Hidrojen Sülfit. H2 SO4 Nitrik Asit.5. Ketonlar Asitler. Fenolik bileşikler. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Sülfirik Asit. Çevre 89. DPT. Çözünmemiş katılar Krom. Asetaldehit. Polimerizasyon ürünleri. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen. Metanol. 2. Kostik Soda Aseton. kostik Soda. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar.Aromatikler. yağlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir. 1992. Kobalt. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon. Proses Kondensatı fırın çık. Pt. 264 . V. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. Etilen Aseton. Aldehitler Aldehitler. Eter. Adana. Polimerize Hidrokarbonlar. VI. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar. Sodyum Sülfat. Formaldehit. XI. Organik asitler.1. Merkaptanlar.1989. Petrokimya ÖİK Raporu. Alkoller Formik Asit. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller. Alkoller. Harcanan Kostik Asitler. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G. Rejenerasyon. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür. Merkap Sülfirik Asit. Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar. C4 Hidro karbonları. Olefin Karbondioksit. Hidrojen Sülfit Amonyak. Polimerize Alkoller. C4 hidro karbonları Kostik Asit.C.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi.T.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1.

derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta. DPT. iştah azalması.R. Adana. Harita XI. Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. Çevre 89. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir. VIII. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır.T. 1989. 3. Petrokimya Sanayi. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur.. deride kızarıklık. gözlerde çok şiddetli kaşıntı. Ankara. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır.İ. Ankara. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması. 5. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı. bulantı. Kaynaklar 1. göz bozuklukları. 2001. 2.2. kusma. Petrol Ürünleri. BYKP Ö. VIII.İ. 2001. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte. DPT.’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır.. Sonuç olarak. 265 .C. BYKP Ö.R. Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir.

000 ton/yıl./ İzmir Diler Demir Çelik End. Kaynak: DÇÜ.Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic. Tablo: XI.Ş.Ş. / İzmir Ekinciler Demir Çelik A.000 ton/yıl. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San. / İstanbul İzmir Demir Çelik San.Ş. Demir-Çelik Sanayinin. ve Tic.T. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan.000 ton/ yıl’ dır.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. A.6. Harita XI.Ş. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab.Ş. A. Şirketi / Samsun.1.1’de verilmiştir. 2. / Kocaeli Çukurova Çelik End. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır. A.3. / İzmir Kroman Demir Çelik San.ve Tic. ve Tic.Ş. A.300. A.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End.6. A. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.6. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst. Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için. ve Tic. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San. / Kırıkkale 16. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi.A. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A.Ş. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A.C. A. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A.Ş. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14. 3. Demir Çelik Üreticileri Derneği. A.Ş.228. Demir-çelik sanayi.Ş / Sivas (*) 17. üretim çeşidi açısından.Ş. /İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş. A.Ş. A.Ş. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San. A. 1. 2000. Uzun Hadde Mamülleri.Ş.212./ Bursa AypaşDemir-Çelik San.Tuber Çelik Sanayi A. A.Ş.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A. Kaliteli Çelik Mamülleri. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6. A. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır. 2000 yılı üretim miktarı ise 5. 266 . ve Ticaret Ltd.

Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. daha düşük karbon. alternatif prosesler geliştirilmektedir.C. Konverter prosesinde. ağır. fosfor değerlerine inilebilmekte. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot. daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. Ayrıca. ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir. silis. sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır. sünger demir (DRI). 7. son zamanlarda yaygınlaşırken. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. Borular. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. kalsiyum-silisyum tel besleme. hurda kullanım oranı yükselmektedir. argon azot karıştırma. 5. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip. kütük demiryolu malzemesi. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. fosfordan arındırılması işlemleri. Döküm Mamülleri. benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. Sıcak briketlenmiş demir (HBI). nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar. daha gelişmiş soğutma sistemleri. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir.6. vakumlama. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. kaliteli refrakter kullanımı. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. konverter sonrası çeliğin.1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil. 6. Dövme Mamülleri. Ham demirin konverter öncesi kükürt. XI. hammadde girdilerinde iyileştirme. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır. Bu tatbikatın sonucunda. alaşım enjekte.T. alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı. blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. orta ve hafif profil. oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan konverterlerde. 267 . daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması. Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir.

kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir. 1. Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri. 3. Ağır ve Orta Profiller. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken. Ferrosilis. 5.Hurda. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır. Hurda.Ferroalaşım. Doğalgaz) . Elektrod 8. Günlerce devam eden bindirme döküm. Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur. d. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. e. kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. 6. yüksek makine zamanları olağan olmuştur. . . . Doğrudan haddeleme sürekli dökümden. Refrakter.Elektrik. daha iyi soğutma.Taş Kömürü. haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme. yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. a. . Ark ocağı. sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. kalıplarda elektromagnetik karıştırma. 1. Blumlar. 2. Kütükler. . Kireç 7. endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. 4. Hafif profiller. b.Yardımcı Hammadde. Toz Grafit.C. . Silika Mn. hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme.Demir Cevheri. tel besleme. . doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır. Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken. döküm tozu. kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma. Demiryolu Malzemeleri.T. a. Kalın Kesitli Çubuklar. pota fırını.Refrakter. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır.Enerji (Fuel-oil. Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken. c. 268 . Döküm Koku. Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

T. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu.6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir.8. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir. atıksudan demirsülfat (FeSO4. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi.3.5. ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar.C. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir. Bu partikül maddeler. yoğun şekilde partikül madde içerirler.6. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular. buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür.6. kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek. Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise.4. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör. çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır. XI. Arıtma ünitesi dip çamurları ise. XI. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular. 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. yakıt olarak kullanılabilir. Dökümhaneler. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır.8. 278 .8. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir.

5. söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir. XI. Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip.1. en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte.T.C. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları. 2. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra.6. 4.9. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir. tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır.3. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları.6. sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde.9. Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür.6. 279 . söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları. 1. 3. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak. Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu. toz ayırıcı. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra. filtre sisteminden geçirilebilir.9. XI.4. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir.9. SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür.6.9. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları. Kok söndürme kulesinden.6. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise.) XI.2. Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir.

imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir. ses 280 .6. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması.9.6.9. Burada yanmanın kontrol altına alınması.9. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır.C. Çelikhanelerde. tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı. bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları.5. gerekse değişik büyüklükte.7.9. XI. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü. XI. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının. yanma koşullarının iyileştirilmesi. XI. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin. ihmal edilemez boyutta olup. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise.6. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür. Toz emisyonları için torbalı filtre. XI.T. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir.6. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır. sistem olarak aynıdır.6.6. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında.8. ark ve kupol ocaklarıdır.9. Bina içinde kırma. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır. ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır.

C. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. 4. Ankara. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği. TOBB.T. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Çevre Kurulu Raporu. Demir Çelik Üreticileri Derneği. 1993. 1987. Aralık. VIII. 281 . 2001. 2000.BYKP. Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. 3. Aralık. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir. DPT. Ankara. Kaynaklar 1.

Türkiye’de kağıt sektörünün temeli. kenevir. Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde .T. Toplam Kapasite 295.2.000 130. Tablo:XI. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI.5 100.907.500 265. 2001. Saman. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt. İzmit.0 XI.C. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır. saman. atık kağıt.9 13.6 6.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır. kayın.kendir.907.1.9 6. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 . 1934 yılında 12.4 18. Hazır Selüloz . ladin.4 6. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun.5.Karadeniz 3 2 D. kendir. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok.4 27.7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt.9 4.7. hemlok çamı.200 82. 2001.066 Dağılım (%) 15. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir. Tablo: XI. titrek kavak. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19.7. köknar. Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur.7.2. Atık Kağıt . jüt. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab.000 522. Bugün.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur.000 1. şeker kamışı.500 356.886 131. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır.000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1.1.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B. kamış. gürgen.000 124.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI.1’de gösterilmektedir. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü. paçavra.’de verilmiştir.7. kenevir .

İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır. çöktürme). Izgara-Kum Tutucu.7.1. kalsiyum karbonat. Çöktürme. nişasta. b. . gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık. Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma. XI. Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil. Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler .Hipokloritler. Şekil:XI.2. XI. Mekanik Arıtma Yöntemleri a. BaSO4. mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir. . CaCO3.2. İyon Değiştirme.3. f. mukavemet. d.Peroksitler. TPO2. rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır. 283 . alum. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır.7. XI. Ters Ozmoz. c. deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır.Klor. XI. Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. e. b.7. Mikroelekler.2. d. Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri.C.7. . Aktif Karbon Absorbsiyonu. talk ve reçine vs. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a.1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir.Klordioksit.. ZnO.2.T. XI. Ultra Filtrasyon . c. Filtrasyon.3.. Yüzdürme.2.7. XI.3.7.7.1. CaSO4.

T.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .7.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.

KOİ.. 1984. budak.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır. çakıl. iri odun parçaları -Rejektler (düğüm. çökeltme. biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur.’de ve Tablo: XI.Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü. reçine vb. Sayı 30.) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları.4. Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI.Ş. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi.’de verilmektedir. Mayıs-Haziran. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme.. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak . rengi açmak için kimyasal çöktürme. fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır.ve Biy. SEKA Dergisi.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim. Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk.3. taş. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır.4. Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi.M. Dolayısıyla biyolojik arıtım.. 1990. Kaynak : Karpuzcu. Tablo: XI.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında. Ancak lignin.vs. İTÜ. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik. kum -Toz.Şeneş. kıymık. 7.7. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir.7.Kınacı C. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 .T. AKM. depolama.7.3. Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ. Tablo: XI.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP.1 Türkiye’de Kamu. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ankara. 2215543 Kaynak : DPT. VIII. 295 .T.8. Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top. (Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top. 2000.

İspirto. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları. Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet. Pancardan şekerin alınması için. melaslı kuru küspe. pancar önce kesme makinalarında kıyılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Şeker sanayi kapsamına ise şeker. Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde. Bulundukları Bölgeleri.9.9. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI. alkol.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker. şeker şerbeti. d.6.9.C. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler. XI. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken. b. aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir. melas. 296 . gösterilmiştir. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir. c. kuru maya. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir.1’de verilmiştir. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır.T. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır. Ayrıca Harita:XI.1.

Anadolu İç Anadolu D. Genel Müdürlüğü.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B. Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D.5 450 245 275 275 275 137.Karadeniz D.Anadolu D.Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342.Anadolu Marmara O.Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K.O.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62.Karadeniz O.5 137. 2001.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. B.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe.Anadolu Akdeniz D.C.Anadolu D.5 328 137.Anadolu B.T.5 275 275 545 300 137. 297 .O.5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O.5 450 137.Ş.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C.9.Karadeniz İç Anadolu D. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI. (ton/gün) 4380.

Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir.’de gösterilmiştir.C. k.1. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir. m. i. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır. Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır. 298 . g. bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür. l. XI.2. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto. kuru küspe. gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör.T. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır.9. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır.5 misli koyulaştırmaktadır. Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar. f. o. Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır. j. ı. h. Lapadaki şeker kristallerinin. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit.9. Koyulaştırılan şerbet. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı. n. Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. melas.

Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi.3.C. Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas.I. Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. Kireçleme II. Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Buharlaştırma b.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 . Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X. Vakum Aparatları c. Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması.9.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a.9.1.T.

Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları.4. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi. toprak veya çim araziye 300 . Bu çözelti.9. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır. b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi.1. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a. e. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına.. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları. Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır.T. XI. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları. Şlempe. Her ikisi de balıkları zehirler. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş. XI. c. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması.4.3. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. Kireç çamuru artıkları.9.7.C. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. Pancar taşıma suyu. b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir. d.

betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır. kumca zengin ve humuslu toprak. alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde. Bunun için de. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar. Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında.C. Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 . cüruf. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise. içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır. 1. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır. b. Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır. Bunlar. küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. Dolgu maddesi olarak kok. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. Humuslu kum. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur. a. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler. Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır. 2. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. 1. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir. 3.9. XI. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder.5mt) olmalıdır. Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan.4. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır.T. humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir.2. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir.

Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır. Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir.C. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir.9. sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır.5. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. Sistemin en büyük sakıncası. 302 . soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır.4. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır.1. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır. XI. Organik maddeler. XI. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür.9.9. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir. Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır.T. XI. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur. Bu floklar aktif çamur floklarıdır. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır. karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır. Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur.3. Sistemde. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. Akarsudaki kirlilik. suyun debisi ile ters orantılıdır. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır. Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur. Suyun litresinde 2. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir. pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır. Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir. Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır.5. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su. alınan sonuçlar olumlu olmuştur. Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler.

C.Türkiye Şeker Fabrikaları A. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır. 1986..000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir. Genel Müdürlüğü. 2. DSİ Genel Müdürlüğü.9. Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır.Ş.2.000300.T. Ankara. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. ÜLKÜ. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı. Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama. 303 . Kaynaklar 1.5. DSİ. G. 3. 2001. Şeker Fabrikası Artıkları. 1997.

I. 304 . Kompleks mezbahalar. Et parçalayıcı işletmeler. İşlenmiş et ürünleri. F. Taze et ürünleri. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo. Et konserve işletmeleri. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a. H. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A. G. kan unu gibi hayvan beslenmesinde. Basit mezbahalar. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar.1.10. Et işleme tesisleri ise. deri yüzme. b. Parça halinde işlenmiş et ürünleri. C.1. safra. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde. C.1. a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. E.XI. genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. B. Rendering tesisleri. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği. XI.XI. Birinci Temel Ürünler A.2. sakatat ayırma işlemlerini içerir. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik. sadece et işleme proseslerini içerir.10.MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri.10.10. C.1’de. Et kombinaları. Dondurulmuş et ürünleri. Az işlemli et kombinaları. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği. D. c. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir. Çok işlemli et kombinaları. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler.C. B.1’de verilmiştir. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI. Jambon işletmeleri. C.1. Küçük et işleme tesisleri. Kombinalar.T. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir.10. Mezbahalar ise. kemik. parçalandığı. hem mezbaha hem de et. sadece kesme. Mezbahalar. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir.

c.1.Et konserveleme .Tütsülü et .Hayvan barındırma . işkembe.H. koyun ve keçi düz barsak.pastırma . Kavurmalar c.Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri .İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E.Konserve et .Kesme (öldürme) .Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı . dilimleme vb.Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .Jambon .2. Yenebilen iç organlar. beyin.Parça et .2.Ham veya yarı mamul deri . b. böbrekler.F.Kan -Sakatat -Kıl -Deri . Köfte c.Rendering 305 .Tuzlanmış-salamura et . karaciğer.Donmuş et çözme .Et tuzlama-salamura .2. tütsüleme.Karkas . Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri. ayaklar. Konserve ürünler b.Diğer hazır etler -Sosis.Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) .Paketleme .Karkas . salam.2. Sucuk b.2. testisler. d. baş ve ayaklar (sakatat).Yenilir yağ .Yan ürünler .T. Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler .1.1. kurutma dondurma. Tablo:XI.Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti .Dilimlenmiş et ürünleri .10.G.10.1.Don yağ .Sakatat . Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar. dil.1.I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır . Sosis d. Salam XI. İkinci Temel Ürünler a. pişirme.Ecza hammaddeleri .Kavurma et . Pastırma ve füme etler a. dalak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.Et işleme Tesisleri . Hamburger d.sucuk. b. . kalp.Deri yüzme . Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri.1.Et tütsüleme .C.Haşlama. Baş etleri(kelle).

T.C. Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI.1.10.Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması . Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 .

. ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi.Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi.Kesme.3. Rendering yağları. çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması. Yan Ürünler A. . Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır. A. .4.3.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması. sakatat ayırma. . Kan. . işlem ve proseslerden oluşmaktadır.Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi. .10. A.2.Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi. 307 .Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması.2.Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi. İlk aşama havasız biyolojik arıtma . Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.boynuz unu B. Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar. . deri yüzme. .3. XI.Sindirim organları temizleme. . işlem ve proseslerden oluşmaktadır. Tırnak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.3. karkas parçalama.1. Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. A. XI.Atıksu akımlarının ayrılması. . Et-kemik unu.C.10. Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır. Barsak.Kesme.10.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için. A. .Atıksu akımlarının ayrılması.3.T. D. Kemik unu. . İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir.Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi. C. . .10. Deri. deri yüzme.1. .1.Tesis içi kirlenme kontrolü. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi.

3. 308 . Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.2.10.3 ve Şekil:XI. Bu maddeler evsel. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI.Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir..10. Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde.T.Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar. hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli.10.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma).: . XI. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.3.4’de gösterilmiştir.C. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. a. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır. Şekil:XI. yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.olabilir.10.10. Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir. b. . . ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi.

10. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 .C.deri yüzme.sakatat ayırma.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme.2.T.

deri yüzme.10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme. et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.karkas parçalama.T.sakatat ayırma.10. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 .4.3.C. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI.

hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. ışık ve oksijen transferine etki eder. yağ.5.G. gres ve yüzer maddeler içermektedir. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir.10. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur. BOI5 toplam askıda katı madde. hatta tamamen engelleyebilir. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. 4. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde. Bu sular genellikle yüksek KOI. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar. et. 311 . yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır.T. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır. yağ ve sakatat parçacıkları içerir. XI. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir. Tablo XI. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda. Yağ ve gresler de su yaşamına. Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur.9. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır. ışık ve oksijen transferini engeller. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler. Tablo XI. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan. Kanın. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli.2.2’de verilmektedir. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir.10.10.

6.6. 1. Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir. 5.6. Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1.10. Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler. XI.10. ve bazı durumlarda 3. Mikrostrainer. 2. Dengeleme.T. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI.10. Düzey: Deşarjı tamamen kesme. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir. Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı. Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme. Bunların arasındaki 3. Bunlardan 1..10. XI. Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü.2.C. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır. düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir. Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir. 312 . 4. XI. Elektrodializ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı.6. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız). 3. Çözünmüş hava yüzdürmesi. Kum filtreler. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır. düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir. 2. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma. 2. İyon değişimi.1.4. ve 2. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür.3.10. Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme). Aktif çamur sisteminin değişik tipleri.6.

2001. Kaynaklar 1. 1993. 1984.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma.4’de. XI.10. Et Sanayi ÖİK Raporu. APK Dairesi Başkanlığı. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI.3‘de.10. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır. Ters ozmos olarak sıralanabilir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI. ÖİK:374. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur. Yayın No: DPT:2251.6. Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi.5. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. Karbon absorbsiyonu.C. Kimyasal çökeltme. DPT. 313 . Et ve Balık Kurumu. VI.T.1991. APK Dairesi Başkanlığı.10. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.’de verilmiştir. İTÜ. 3.10. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. Bir diğer yöntem de. 4. 2.

3.Tablo:XI. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .10.

3. ÖİK :374.Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş.10. Yayın No: DPT: 2251. VI.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K.Tablo:XI. 1991. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu. 315 .Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT.

Urfa G. 2001. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş. Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G.4. Kaynak: Et ve Balık Kurumu.Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G. Doğu Anadolu Ş. Doğu Anadolu G.Antep G.Tablo:XI.Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G. 316 .10. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır. (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap. APK Daire Başkanlığı.

A. Oral Et Entegre Tesis A.10.Ş.Anadolu D. İmal A.Anadolu D. Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San. Tic. Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San.Ş.Ş. Özser Et Kombinası A.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San. T.Ş. D.A.Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm. Coşkun Et ve Et Mam.Ş.Ş.Ş. Mehmet Özdabak İmeks Hay. Tic. Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 .A. San. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A. Yem ve Yağ San. Harmancı Et Ent. Paz.Ş.Tablo:XI. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D.Anadolu G.San. Yavuzlar Entegre A.Anadolu D. Şti. Ltd. A. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam.Şti. Tic.5. A. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G. ve Et Tes. San. Başak Et ve San. Ltd.Ş.Anadolu D. Gel. Ettas Et ve Et Mam.

A. San. Maret Besicilik ve Et San. Et ve Yem San. Et ve Mam. Tic. Rend. Ender Ent. Sendana Et ve Et Ür. Boğaziçi Et ve Gıda San. İth. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Tes. Ltd.Ş.Ş.5. Şarket Van Et Entegre A.Ş. Tic. A.Ş.Ş. Seven Et Gıda San. A. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. Kellecioğlu Et ev Et Mam. Tic. San. A. A.Ş. Ş. İsmer İstanbul Mez. Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Tic. Pınar Ent. Koll. A. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A. İth. Tic. A.Ş. Etsan Gıda San. Özdanacı Et ve Et Mam. Tic. 1993.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San.Ş.10.Tablo:XI. A. Tic.Ş. 318 . Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad. Sahranı Mam. İhr.Ş: Maç Tarımsal San.

yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a. rekabet koşulları.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI. ÖİK: 537. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır. 319 .C.11.1.11.1’de verilmiştir. ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır. keçi ve oğlak olmak üzere at. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir. Türkiye’de 1920.T. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır.11. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır.1. Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski. Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir. Bugün ham deri. et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür. Tablo:XI. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. VIII. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik.11. kuzu. Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele. Yayın No: DPT: 2519. 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi. işin özünde ileri teknolojinin yer alması. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi.

Bu doğal katalizörler. XI. e. Yarma. Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları.C.2. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir.11. f. c. Muton-Dore. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir.1.11. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir.2. e. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir. Sepileme Kısmı a. Kanatlara ayırma ve budama. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar.1’de verilmiştir. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. XI.11. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. b.2.11. küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet. b. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir.T. Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir. Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Tartma ve ayıklama. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir. Ham deri teslim alma ve depolama. Kireçlik Proses ve İşlemler a. Rugan. Kaveleta ve kıl sökme. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar. Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar. Islatma ve yıkama. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala. Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. c. Sepi: Sepileme maddeleri. c. Glase.2. Nubuk. XI. 320 . Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır. Piklaj: Piklaj. d. d.

YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA .T.1.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 .11.C.

C.3.3. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır.11. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır. tavlama. XI. gergef.4. iskefe.11.11.2’de verilmiştir. Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb. Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri. budama.11. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. Kurutma açık havada veya fırında yapılır. XI. Boyama. Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır. b. b. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir. su kullanılır. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır.T.2.11. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır. a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma. XI. c. Yağlama a.1. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir. Boyama işlemi ise. finisaj işlemlerine yer verilir. c. Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb.2.3. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI. İkinci Sepi. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir. Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI. 322 . Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak. Tavlama.

T. KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA .2. YAĞLAR . AĞARTICILAR. LİFSİZ PROTEİN.11. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri .TUZ. SU.İDRAR. SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER.PROTEİNLER.KAN.SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ. KAVALETA ATIKLARI.C. BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK.YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL.DIŞKI. ÇÖZÜNMÜŞ KIL.

En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. toprak. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az. Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. 50-100 lt. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır. sülfür. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko.3.11. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. yağ. Finisaj maddeleri kalıntıları. XI. Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması. arıtılması. f. tuz.2. nikel.C. amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir. TAM. pigmentler. Amonyak. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler. sepileme maddeleri. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. boyalar. h. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır.3. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine. kurşun. krom tuzları gibi inorganik maddeler. i. Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir. g. pH.3. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir. Kıl c. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır. fikse olmamış kimyasal maddeler. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar. b. XI. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. a. Mamül deri kırpıntıları. KOI. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler.11. BOI5. kurşun ve çinkodur. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için. Yağ ve Gres. 324 . Zımpara tozu. depolanması. Arıtma çamurları.T. kıl doku. Ham deri kırpıntıları. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. ekstraktlar. bakır ve süyanürdür. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir. d. Genel tesis atıkları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. Kavaleta atıklar. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). e.

çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır. Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi. XI.T. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır. Bu protokolle deri sanayicileri. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. XI. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur.C. su kalitesi kötüleşir.4. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar.4.1. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır. Örneğin. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında. Bu çerçevede.3. Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır. Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır. Deri işleme tesislerinde. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar.11.4. Çevreye verilen gaz. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır. Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir. atıklardaki toksik 325 .11. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır.11.

. Hidrojen sülfür.5.5. Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür.1. XI. XI. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.1.5.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar. Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır.1. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur.T.1. .1.2. Böylece 24 saat süresince.Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı.1.1. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır. deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir.Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi. .1. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu. pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. dengeleme işlemi gereklidir. Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir.5. hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur. XI. BOI5. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir.Atıksu akımlarının ayrılması.11. Atık sulardaki BOI5. akarsu.1. XI. göl.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona. Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI. Kromun Uzaklaştırılması XI. Atıksularda bulunan sülfür.3. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler. 326 . Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: .C. . dışarı atılabilir. Deri.5. . debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi. Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır.11.11.Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi.11.11.1. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise. et. ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp.Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi. Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir.11.

XI.11.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır.2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay. bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır. DPT. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 . Tablo: XI. Buna göre.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.11. VIII. T.1.2’de verilmiştir.11.1. Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur. prosesleri.5. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir. Çevre Bakanlığı. Yayın No: DPT:2519. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır. XI. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.C.C.ÖİK:537. 9.T. ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig).4. Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60. 2001. Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır. Şüphesiz bunların girdileri. Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır. 2. Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde.6. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo.

328 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir.50 2. Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır.50 Tekirdağ-Çorlu 1. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI.40 1.02 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ÖİK: 537.01 Isparta-Yalvaç 0. Paşa 2. Yayın No: DPT: 2519.08 İstanbul-Tuzla 4. 0.30 Bursa. VIII.05 Münferit Fabrikalar 0.11.00 0.00 1. Tablo:XI.3.70 1. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez.11.01 3. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır.20 15.11.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.00 3.00 0. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Ş.00 Kösele (E) 0.30 Niğde-Bor 0.50 0.00 0.50 1.00 0. Yayın No: DPT: 2519.C.M. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8. Tablo XI. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye.05 1.00 0.20 5.10 0.20 10.03 Manisa 0.30 Tablo XI.10 Gaziantep 0.05 30.20 Uşak 15. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A.50 Bolu-Gerede 0.4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir.50 İzmir-Menemen 0.05 0.50 Isparta 0.10 1.3’de verilmiştir.90 0.00 Manisa-Kula 4.Ş. VIII.50 1. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.00 20. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT.T.00 2.00 1.00 Kaynak: DPT.Ezine 3.11. ÖİK:537.00 Denizli 0.50 1.K.00 Çanakkale.4.90 İzmir-Torbalı 1.01 0.20 Hatay-Antakya 0.00 0.50 Bursa 0.

DPT.Ş. ve İzmir Deri Dış Ticaret A. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur. 329 . Çevre Bakanlığı. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı. 2. sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir.Ş ise. Kaynaklar 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır.T. 2001. ÖİK: 537.C.C. 2001. 2519. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Deri Sanayicileri Dış ticaret A. VIII. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Yayın No:DPT. T. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu.

alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin.T. başlıca kalsiyum. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır. yüksek fırın curufu.Kalker(*) 2. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır.1. uluslararası sanayi standartları tasnifinde. Çimento. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur. 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere. termik santral uçucu külü vb. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır. klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar. Tablo: XI.12.Alümina 5.Bunlar 5 grupta toplanabilir.12.12. XI.Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır. Çimento sanayi. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış.1. 330 .Alçı 2. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır. Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1. puzzolonik maddeler. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış. silisyum. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır. katkılı üretim için.1.Kil 4.C. yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür.Marn 3. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20. Ancak bu gelişmelere paralel olarak. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış.Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş.

tekstil. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker).5-2 devir yaparlar. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek. atık yağ.C.4. çimento döner fırınları. üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla. Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir. plastik. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu. Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0.1. arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3.12. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır.3.12. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. çözücü madde. kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır.5-6 m. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir. XI. Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır. Bu nedenle. yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır.1.) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir.T. 331 . lastik. ve arıtma çamuru vb. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler. XI. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre.2. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında. boyları (yaş sistemde 90-180 m. Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. çok kademeli. yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur. arasında değişmekte) yakıt. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir.1. Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar.12. kağıt.

1. Klinkerleşme olayı. doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir.12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 1. Açıklamalardan anlaşılacağı üzere. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır. . atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur. hem de son ürün olan çimento toz halindedir. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin. CFC. Çünkü çimento üretiminde. CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu.T.C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3). XI. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx.3. . Şekil:XI.2. CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır. . öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada. hem ara maddeler. Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2). farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4. NOx.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere. hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması.C. kırılması. Yanma ürünlerinin içinde. Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir. klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir. stoklanması. 3.3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları.C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir.1450 OC) yakıt olarak fuel-oil.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir. 2.12. CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 . döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC.1.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3). NOx.2. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar.12. 4.5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları. Endüstrileşmenin sonucu olarak.

12. (DUMAN Yusuf. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması.C.T.1. Balıkesir. 1990 ) 333 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil. Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI.

klinker ve katkı maddeleri tozları . Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde. XI.C.12.9 no’lu ünitede. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 . Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları. multisiklon. Diğer toz emisyon kaynakları. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir. siklon.T.10. farin tozu.1. NOx'dir.3. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için. hammadde tozu. SOx.klinker soğutma. Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. toz kaçakları önlenerek. alçı. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin. NOx. Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde.12.Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme. tozların çevreye yayılmasını önlemek. kömür tozu. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir. torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. Ünitenin. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir. Par. taşıyıcı konveyörler.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . XI. hammadde. büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır.karıştırma Döner fırın. Bir örnek verilmesi gerekirse. klinker stok holü veya depoları. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde. Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur. klinker tozu.kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz. kurutma. çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan.12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. öğütülmüş toz kömür.4.

C.3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir. XI. klinker soğutma. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI.4. toz tutma verimi (% 99.Çimento öğütme (seperatörlü) .Emisyonun Kaynağının Adı .5. XI.12. 335 .12.12. 1976.1.Hammadde kırma (kırıcı) . Ak Çimento Teknik Yayını. diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup. Bu değerlerin bilinmesi. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa. kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır.12. Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur. Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin.12.XI. İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık. N0x) Hava-Gaz Mik. bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür.2.Hammadde kurutma . Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup.2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99.75 sağlayan tesislerdir.12.5. XI.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo. Siklonlar. Tablo:XI.5. Döner fırın baca gazı tozu.Döner fırın. verimi (% 30-70) çok düşüktür.12. kömür öğütme . Çeşitli Ünitelerin Adları.80) çok yüksektir. verimi yüksek. İstanbul. uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir. XI.5.2. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür. karıştırma . kurutma.Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç. Gaz (SOx.Hammadde öğütme. (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi.Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül. farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder.3. Baha Basımevi. Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI. çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan.12.5.

Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max. hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur. çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir. işletme ve bakım masrafları ise. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13. 336 .Havalı bant.12. Valsli değirmenler 10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. İstanbul. Ancak. Çimento değirmenleri 14. Ak Çimento Teknik Yayını. üfleme tankları) 19. Baha Basımevi.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa.T. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri. Çimento üretim ünitelerinin. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1. Üniteler ve Sistemlerin Adları. kirletilen çevrenin temizlenmesi. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18. Bunker ve silolar 5. Sarsak elekler 4.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8.60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi.C. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3. Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12. farin siloları. unutulmaması gereken gerçek şudur. Açık stoklama sahası 6. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17.3. 1976. toz tutma sistemleriyle donatılması.15 max. hem teknolojik. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2. 30 max. Dökme çimento yükleme tesisatı 20.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9. hem ekonomik.

C. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak.7. gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması. ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Bu Yönetmeliğin amacı. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. b. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık. Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. XI. 337 . toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup.7. Madde 43. a. Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı.12. su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi. gaz. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için. toz.12.Çimento döner fırınları. . ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. iyileştirilmesi. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı. Mevcut çalışan çimento fabrikalarında.T. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır. işletme izin ruhsatları verilmelidir. Yeni çimento fabrikaları ise. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ve bu tesislere yönelik kriterler C. toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması. . duman.6.Klinker kapalı depolarda stoklanmalı. C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır.

yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır. toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları. En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.7. . mevcut sistemler ıslah edilmeli.12. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp.Çimento sanayi üretim ünitelerinde. 1990.86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun.Paketleme sistemlerinde ise. Harita. XI. . ayrı takılmalıdır.4. gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için.'de verilmiştir. 07. 2. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI. tam yanma temin edilmelidir. 4.C. -“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre. gerek çimento stok siloları.Farin (hammadde öğütme) değirmenleri. kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı. 2. .Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır. çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların. kömür değirmenleri. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir.Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği.T.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak. 338 . 2001. çalıştırılmadığı. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları. Balıkesir. 3. Duman Yusuf. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. Sayıları. hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .10.11. Kaynaklar 1. .

362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1.643 3.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta .400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1.702 65.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3.000 2.2 1.270 900 682 670 800 1.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1.220 700 440 750 20. D.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1.700 250 210 150 258 449 7.050 2.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri.074 917 615 800 666 500 300 500 10.017 640 1. D.610 1.800 500 900 450 1.C. Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.972 750 900 400 220 2.Yer. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G. 2001.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G.431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G.000 180 11.935 350 1.700 1.155 339 . D.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5.620 2.517 Ara Toplam 63 36.200 1.740 610 2.432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları.020 630 4.603 2.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1. D.465 2.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.4.T.l2. Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3. D. D. Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1.750 2.250 100 7.794 3.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1.992 500 1. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3.152 3.700 450 2. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G.194 2.

Yeni Seramikler: Tek kristaller.000 5. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir.13.1’de verilmektedir.000 Çanakkale Çanakkale -22. Özel İhtisas Komisyon Raporu.000 11.500 Granist Eskişehir --1.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.700 83.500 Anatolia Bilecik 2.13.500 Bozüyük Bilecik 1.100 10. çimento. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir. teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır.400 -8.000 -22.000 -9. çömlek. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü.000 Seramiksan Manisa 5. zımpara taşları.600 1.500 2.13.500 --5.500 Ercan Bilecik 2. sermetler.000 Tamsa İzmir 4.000 1.000 Toprak Bilecik 15.500 Pera Çanakkale -1.200 1.000 35. fayans.600 Kaynak: DPT. sentetik kristaller.800 3.300 Termal Bilecik 3. ferroelektrikler.500 -3.400 Yurtbay Eskişehir 3.800 -4.500 2.300 -3.700 11.000 22. ferroelektrikler. cam gibi silikat sanayi.1.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle.T. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır.000 1.600 Söğüt Bilecik 5.500 -1.000 Ege İzmir 11.000 Seranit Bilecik --1.000 -3.500 -7.000 Hitit Uşak 4.200 --1.500 1.000 4.800 199. Beş Yıllık Kalkınma Planı.600 Altın Çini Kütahya -1. metal manyatikler.000 2. tuğla. b. püroksitler ve nükleer materyaller. Tablo:XI.000 9.700 Kütahya Kütahya 6. çimento.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları.500 -9. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim. Bugün seramik denilince. drenaj boruları.000 -26. kiremit.000 -4. VIII.200 Toplam 105. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI.500 1. cam. Ankara. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir.300 Uşak Uşak 1.000 3. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a. 2000.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31.000 4. Seramik kapsamı içine porselen.500 -5. Geleneksel Seramikler: Kil.500 4. Fabrika Adı 340 .000 Yüksel Aydın 1.000 Efes Eskişehir 2.13.600 -11.000 4.500 -1. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi.000 -6.

341 . XI.Şekillendirme.Glazür pişirimi (tünel fırın).Elektromanyetik filtre ve elekler. .Hammadde nakil ve depolanması. tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler. . .1.Kalite.Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma.Vakum Pres. taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır. Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması . . .Kollergang ve konkasörlerle öğütme.Filter Pres. .Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme. . .1.Sneke preslerde su gramının azaltılması.Sırlama. Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI. 11. . . .Rötüş. . .1. . . . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması.Ambarlama.Silolar.Dekorlama.Öğütme.1.C.Paketleme. . . .Değirmenler.Hammadde.Bisküvi Pişirme. . . .Masse depolama ve pres silolarına nakil. .1.13.Kalite Kontrol.Preslerde şekillendirme.Değirmenlerde homojen bir karıştırma. Üretim Akım Şeması .T. . .Bisküvi pişirimi (tünel fırın).13. .Kurutma.Glazürleme. .1.Taşlama. Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo. .2. .1.Masse öğütme.Masse kurutma fırını. . Sofra ve Süs Eşyaları Seramik.Mikserler.Kalite Kontrol. . .

T. XI. . .Şekillendirilen yer karolarının kurutulması. . . .13.1.3.Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması. Karoseramik Üretim Akım Şeması .Ambalajlama. . 342 . XI. . .Kalite ayırma. .Hammaddenin ocaklardan çıkarılması.Çamur havuzları. . kaolen.Filter presleme. .Reçete tartımı.Değirmenlerde homojen karıştırma.Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması.Kollergang ve konkasörle öğütme.Hammadde silolama. .Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması.C.Hammaddenin nakil ve depolanması.Sevkiyat.Şekillendirme preslerinde şekillendirme. . Elektroporselen Üretim Akım Şeması . Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil.Kalite ayırma.1.Sneke presten geçirme. . . .Hammadde. .1. .13.Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması. .Depolama.Kalite ayırımı.Ambalajlama. .Silolar.Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme. sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir. . . .Çamur havuzlarında toplama. .Çamur dinlendirme.1.Dekorlama. . . .4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . .Püskürterek kurutma.Elektromanyetik filtre ve elekler. .Depolama ve sevkiyat.Dekor pişirme.Hammadde kuru öğütme. . feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte.

.1. Burada üç tür madde üretilmektedir. kuartz Kil.Kordierit esaslı mamul maddeler.1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir. XI. kaolen. . devasakari.Vakum presten geçirme. Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise . XI.1.13. kuartz manyezit.6. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol. inhisar gri kili. sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası. sağlık Plastik. kaolen. . kaolen. Silisyum karbür.Dinlendirme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . plastik kaolen.C. cam suyu.1. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen. talk. c. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir. Soda.Glazürleme. Bakteriler için zehirlidir.Kurutma.1. çine aplit. manyezit vb. Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler. kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI. b. Bunlar.Son şekillendirme (rötüş). Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler.5. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir. kuartz Kil. şamot. esiri kili. kaolen. kuartz Kil. a.1. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir. simav feldspat. . firet. Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir. Hammadde Kil. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar. bağlama kili. plastikkiller.1.T.Şamot esaslı maddeler.13.Kaba şekillendirme. mermer. kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir. .01-0. 343 . Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi.Silisyum karbür esaslı mamul maddeler. sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0.7.13.

Tuğla üretimi.2. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını.2. taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur.13. pişirme (fırınlama). çok miktarda çözünmüş . ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır. Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar. kurutma. Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde. kırma öğütme. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir. solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp.13.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil. XI. eleme. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur. karaciğer. 344 . XI.2. Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”. Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması. Bunlar solungaç nekrozu. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur.T. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur. Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır. XI. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar.C. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI.13.13.2.2’de verilmiştir. şekil verme.3.13. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI. balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular. dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir.2.

yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak. Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda. Tablo:XI.500. Baca gazlarındaki SO2 . baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir.568. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda. Tekirdağ’da. Söke Ovası’nda.T.427. Buna mukabil. Baca gazlarında uçucu küller ve is.3. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları. Küçük Menderes Ovası’nda.500. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır. genellikle asidik karakterli olup.000 644 500 000 Kaynak: DPT.000. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar.000 5. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar.000.000 9. (toz odaları.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de. SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir. torbalı filtreler vb).Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 Ege Bölgesi 129 2. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır. büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1.000. Milas’ta.000 Doğu ve G. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. İstanbul-Silivri.2.C.000.100. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1.000. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara.000 451. halde Harmandan (kum. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde.000 12. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir.030.000. Avrupa Birliği 345 . Konya Ovası’nda. AfyonAkarçayı. Edirne’nin Meriç Ovası’nda. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda.Doğu Anadolu Böl. Ankara.13. soda..000 Akdeniz Bölgesi 31 440.000.000 167. siklon ve multisiklonlar. VIII. sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar. XI. 2000. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları. Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde. Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır. Gediz Ovası’nda.600.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır. araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar.000. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir.13. 75 546. Çorum’da.000 Karadeniz Bölgesi 60 825.000 Toplam 414 6. gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır.836.

Ve Tic. Tablo: XI.000 ton /yıl 10. A.000 ton/yıl 4.Ve.A.398 Kaynak: DPT. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI.800.000 m2/yıl 2.Ş Marmara Cam San. Ankara. Tablo:XI. sıradadır.Ş Trakya Cam San. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1.000 ton /yıl 35.Ş Koncam Kristal Cam San .Ş Anadolu Cam San. sırada.4.Ltd.Ş Topkapı Şişe San.Ş (OTO) Çayırova Cam San.Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1. A.000 m2/yıl 285.3.3.13. Ankara. VIII. San.C.A.209 872 -4.A.Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1.470 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.2. bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI. cam kaplar 2.A.Tic. 346 .Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic.4’de verilmiştir.San. cam ev eşyası ise 3.A. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2.334 1.Ş Koncam Kristal Cam San .400.089 1.080 ton/yıl 30. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT.000 m2/yıl 1.T.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400.13.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf. A.080 ton/yıl 14.Ş İzo Toprak İzocam Tic.Ş Çayırova Cam San.000 ton/yıl 310.000 ton/yıl 4.13.A. cam sanayi üreticileri. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 ton/yıl 64. Cam Yünü.080 ton/yıl 600 ton /yıl 1. VIII. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San.400 ton/yıl 1.514 1.3’ de.000 m2/yıl 3.A.Ş Trakya Cam San. 2000.’dir.Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San.Ve.000 ton/yıl -4. 2000. Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.Tic.000 ton/yıl 215. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.A.Şti* Paşabahçe Cam. sırada.Tic. XI.000 ton/yıl 1.A. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.000 m2 /yıl 200.000.A.Ş Trakya Cam San.Ş Çayırova Cam San.Ş Denizli Cam San.13.000 m2/yıl 6.(64 Firma) Trakya Cam San.A.13.000.A.000 ton/yıl 210. A.A.000 ton/yıl 15.Ş Diğer Isıcam Ür.000.

Harman Hazırlama. XI. . . Eritme (Fırın). b. Ana İlkel Maddeler. Yardımcı İlkel Maddeler. XI.C. 347 . Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim.3.Meme Çekme Prosesi.Tel Prosesi. Vello Prosesi (dikey aşağı çekme). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi. Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler. Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır. Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler. . Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme).İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler. Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir.4.Grosler Prosesi.OCF Prosesi.Hoger Prosesi.Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.T.3. . Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler. . Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1. Şekillendirme.HERM Prosesi.13. Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim.13. . Float Prosesi. a. Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama. Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi. 2.Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler. Danner Prosesi.3. . Finisaj İşlemleri.

Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler. Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler.13.ve End. b.Amonyum Sülfat (NH4)2SO4. 2.T.Mağnezyum Karbonat (MgCO3). c. DPT. Cam Sanayi Sektör Araştırması. 5. XI. B. 1995... 6.C Çevre Bakanlığı. . T. Aralık-1982. İstanbul. gümüş. Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması.C. Ayrıca nikel. İstanbul.Renk Verici Maddeler. Bölümü Çevre Grubu.Alüminyum hidrat. B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir.... Ankara. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1987. VIII. ÇEKÖK Genel Müdürlüğü.. Arşt. .Sodyum Klorür (NaCl). İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl.Kalker CaCO3. sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1.vb olarak girer. Arşt.MgO verir.... T. kil. .. 3.. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları. 2000.. Diğerleri NH4NO3. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. TÜBİTAK Mar.. 348 . pegmatit.CaO verir.. kaolin.Sodyum Sülfat (Na2SO4). Yardımcı İlkel Maddeler: a.3. Türkiye’nin Çevre Sorunları... 1984..Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4).Kimya Müh..Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl). feldspat. Ankara. . . Türkiye Çevre Vakfı. . Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler. Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir... .Enst.. 2000.SİO2 verir..Alüminyum (alüminyum oksit). Ankara. Ana İlkel Maddeler: .5. 1981.C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği.Bil.. 4. .Bunlar Na2O verir.Kuartz kumu. Teknolojik Esasların Saptanması. 7. NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı. 2.Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c.. 1..

Krikodalit Tipi. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin. b. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir.T. Buhar.14. su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak. önemli bir mineraldir.14. Amozit Tipi. b. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. d.1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır. Elektrik ve ısıyı yalıtması. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. Bunlar. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c.14. silikat bileşiminde. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir. doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır. Krozotil Tipi Amphibol Grubu. 349 . c. Ateşe dayanıklı elbiseler. Ateşe dayanıklılık. Serpentine Grubu. gaz. Bu durum aşağıdaki üç a. Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar. teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır.2. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. Asbestler. Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. a. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler.ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI. Anthofilit Tipi. Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür.C. XI. Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak . Tremolit Tipi. a. tiyatro perdeleri ve boya yapımında. c. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b.

tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde. ambalaj kağıdı vb. asit pompalarında. j. drenaj boruları.). asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul. h. XI. conta packings keçe. macun ve yapıştırıcılarda. asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. filtre bezleri vb.3. Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır. duvar kaplamaları ve panellerdir. Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe. muhafazalarda.Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler . Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir.). kullanma suyu. Birleştirici olarak asfalt yollarda. Bolu.14. tavan. Erzincan. elbise. Mardin.) k. n. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. . İzmir.C. kanalizasyon. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. l. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde. Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven. tavan duvar kaplama düz levhası vb. toprak ıslahında. Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak. basınçlı boru ve aksesuarları. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra.5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür. Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira. asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında. Asbest yünü. 350 . asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır. m. ı. Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında. i. f. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar. şarap.T. g. Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme. önlük. asbestli çimento. Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında. Manisa. Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. Fren balatalarının üretiminde. . İSGÜM. valf ve contalarda. o. Bunlar. Adana. endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi .

muskovit. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI. biyotit. solunum.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır. Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır.14. atapulgit.5. Asbest Üretimi Akım Şeması. Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50. Bağımsız Devletler Topluluğu. dayanıklı ve ipekimsidir.14. XI. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır. maske kullanımını sağlamak. vb. Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller. grafit.14. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer.14. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir.2’ de verilmiştir.C. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır.lerdir.6. paligrosgit serpantin.1’ de verilmektedir. Sivas. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır. Bursa. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır. Asbest. havalandırma. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık . lifleri esnek. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır. talk.T. Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır. Şekil:XI. 351 . XI. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır.14. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada.Tatarcık yöresinde.000 ton civarındadır. doğal bir mineraldir.4. Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup. demir cevheri vb.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.C.T.1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 .14.

2 Asit Testi Akım Şeması 353 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.T.C.14.

Bu nedenle. İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. b.C. . Mezotelyoma. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı.Kişinin duyarlılık derecesi. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır. Sigara dumanı. Bunlar.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. a. . bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı. İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır. Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir. Yapılan tıbbi araştırmalarda. . Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. d. a. Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır.T. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. c. Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. 354 . b. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir. Akciğer kanseri. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. Asbestoz. aşınma problemi.Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır.

Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49.2’ de verilmiştir. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir.554 Asbestli Balata İmalatı 7. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 . Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır. d. Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri. XI. amozit için 0. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar .C.T. Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak. Haberleşme.14. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı. Tablo XI. Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir.14. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir. akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur. Sağlık kontrolü g.’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.2 lif/cc değerleri getirilmiştir.14.5 krokidolit için 0. Tablo:XI.14. 2001.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri.8. Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler.eğitim XI.7. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının. İşyeri ölçüm ve takibi f.033 Asbestli Levha İmalatı 55.14. kapasiteleri ve toplam işçi sayıları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır. Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc.1. kum vs.

ve Tic. A. VIII. ve Tic.Ş İzmir Beşer Balatacılık San.Ş Bolu Tamer Amyant San. Şti. ve Tic. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. ve Tic. ve Tic. ve Tic. ve Tic. Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.C.U. Kontrollü Kullanım Yaklaşımı. Can. ve Tic. 5.. 7.Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. 1990. Sabır.Ş Erzincan Eren Blata San. 1989. Asbest Projesi Çalışmaları.Ş İzmir Kale Balata Oto San. A. 1989.1989. 2001. ve Tic.T.Ltd. 1990.ve Tic.ve Tic. A. Ltd . Toplum. 4. ve Tic. Asbest ve Sağlık. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 356 . İSGÜM. A. A.H. A. DPT.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End.A. A. A. 2001. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. A. 6. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ve Tic. ve Tic. 3. A. İzmir Frentek Balatacılık Oto San.2. ve Tic.14.Ş Kocaeli Mardin Boru San. A.Ş İzmir Özgür Atermit San. A.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San.Ş Mardin Miner Otomotiv San.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San. Ankara.Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A.San.. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi). A. A. E. Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler.Ş Manisa Özemel San ve Tic.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San. A. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri.Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San. 2000. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri. A.Şti İstanbul Özgür Atermit San.Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San.Ş İzmir Temel Conta San. 2. ve Tic.Ş İstanbul Atermit End. ve Tic. ve Tic.

Tablo:XI.000 357 .000 2000 (ton/yıl) 3. kumaş.000 712. kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir.128.000 900. tedarikçi durumundadır.C. iplik.000 1.412.000 420. otomobil sanayinden uçak sanayine.15. hazır giyim.15. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği. elyaf hammaddesinden elyaf eldesi. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2. 1999 (ton/yıl) 3. birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak.T.000 3. elyaftan iplik eldesi. Özet olarak tekstili. baskı. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir.000 704. öncelikle aklımıza iplik. sırada. Ülkemizde tekstil. boya.000 755.000 2.000 726. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar. Hazır giyim sektörü 2.000 2.1’de verilmiştir.Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi.000 1. 2000. Tekstil ürünleri denilince.000 18. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13.000 739. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI.788.700. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini. halı.000 861.000 400.1. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine.000 623.1.000 1.657. büyük tedarikçisi konumundadır. iplikten kumaş yapılması.830. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır.550. elyaf. dokuma.15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.700. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür.694. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim.000 18. boya. örme. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili. tarımdan baraj ve tünel yapımına. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir. hazır giyim sektörü ise 6. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında. büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır.000 792.000 3.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır. apre (terbiye). Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir. Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi. Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne.706.15.635.

elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. keten. Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. inceliği. yarı sentetik. Hayvansal Elyaflar (yün. sentetik iplikçilik. terbiye. boya. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar. boya. c. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır. Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi . ipek) 358 . halı. e. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar. hazır giyim. mukavemeti. b. Bitkisel Elyaflar (pamuk. sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI.15. a. yün iplikçiği. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir. Kasar.C. İplik Üretimi. Polisler. Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar. jüt) b. Elyaf Üretimi. örme.15.T. keten. Kumaş Üretimi. tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir.15.1. konfeksiyon. XI. 3.3’ de verilmiştir. jüt. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. konfeksiyon vb. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir. Doğal. Elyaflar. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir.2. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. 2. XI. Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. iplik. kısımları bulunmaktadır.15. dokuma. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. Kumaşların Terbiye İşlemeleri. kendir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri. firmaların adı. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler. Elyaf Üretimi Elyaf. baskı. Doğal Elyaflar: a. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen. baskı. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI. tam sentetik.2. Bunlara örnek olarak. Dokuma. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. giyim. belli bir uzunluğu. d. apre vb.2 ‘de. 4. Pamuk iplikçiği.

elyaf.835 kg 45.809 kg.375.910.210 ton 79.291 m 432.710.827.etiket.498.627 adet 69. Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic.600 m 355.968 adet 22.807 kg.246.222. 359 .760 m2 2.çarşaflık dokuma.654.312 m2 14.117 kg.585 kg.15. poliamid.965.920 m2 51.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda.533.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı.300 çift 7.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.fermuar şeridi. 6. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI. 2.670 m 13. 6. Sentetik Elyaflar (poliester.hasse.674 adet 1.835 kg.637.433. gupür Ayakkabı bağı.920 m2 6. akrilik.563 kg 1.374 adet 5.117 m2 4.016.478.560.339.231.nevresim.586 kg.794 m2 68.874. 926. 1.947.434 m 35.222.apreleme Sentetik elyaf.707 m2 24.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.608.ekstrafor. Asetat) b.174 m 34. 515.805.boyama. Üretim Çeşitleri.boyama.boyama. 263.lif.200 kg 102.815.574 ton 1.748 ton 954.790. 113.187.597 kg. 17.135 adet 15.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf. Rejenere Elyaflar (viskoz.304. 349.513.017.481.iplik ve kumaşların kasarlama.102 ton 10.yorgan çarşafı.569.201.iplik ve kumaşların kasarlama.916 adet 96.T.bant Fisto ve tanteller.473.apreleme.376.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12.200 m 21.593.çile. 127.C.473.251 kg.128 m 11.131adet 251. 10.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska.102. Tablo:XI.508.1’de verilmiştir.606 m 6.755.632 kg.15.184 kg.800. ---37.914 kg.516. 2001.590 kg.723. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama. 45.037 kg.çadır kasarlama) Şerit .049.yünlü kumaş.691. 994. 19.600 m.777 kg.504 kg.

Değ. Ve Konf. Tic. A. Küçüker Tekstil San. A.179 1. Sanko Teks.Tic. Isparta Mensucat San.Ş Sifaş Sent.Kord Bezi A. ve Tic. Birlik Mensucat Tic. A.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap.ve Tic. San Tic.121 3.T. San. A. Yeşim Tekstil San. A.Ş Akın Tekstil A.İhr. A. San.Bir.000 2. A.Ş Sanko Tekstil San.A.Ş Sümer Holding A. A.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San. A.196 1. ve Tic. A.348 1.Bir. San .Ş Güney San. A.105 1.036 1.300 1.ve San. ve Tic. A.192 1.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf.Ş.Ş Karsu Tekstil San.San.132 1.Ş Akteks Akrilik İplik San.198 1.Ş Polylen Sentetik İplik San.267 1. T.İşl. ve Tic.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat.Ş Sümer Holding A.Ş Sümer Holding A. A.Ş Mensa Mensucat San.15.Ş Merinos Halı San.Ş Saray Halı A. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.100 1.Ş Bakırköy Konf.Bir.İzmir Basma San İşl. A. İşl.454 1.Ş Aydın Tekstil İplik Dok.Ş Modavizyon Tekstil San.226 1. A.Ş.320 3.ve Tic.Ş Gökhan Tekstil San. A.Ş Çukurova San.361 1.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San. İplik Fab. A. A. A.Ş Orta Anadolu Tic. A. A.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab.İşl. ve Tic. A.Tic. ve Tic. Trakya İplik San. 360 .Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San. A.T. A. ve Tic.Empirme Konf. A. A.Ş Beyteks Konf.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A.482 1. ve Tic.Ş Çetinkaya Mensucat San. A.Ş KorteksMen. ve Tic.589 1.Şti Kom Tekstil ve Konf.ve San A. Tic.Ş Tariş Pamuk Sat.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok. ve Tic.Ş Erak Giyim San.Ş Bursa Merinos Yün. ve Tic. ve Tic.Ş Dünya Halı A.Ş Dörtel Tekstil Örme San.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic. San ve Tic.510 1.967 2.Ş Bossa Tic. A. A.A. San.387 1.A. A.İşl.ve Tic. Ve San.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır. İşlt.507 1.A. ve Tic.462 1.T.Fab. A.T.Ş Denizli Basma ve Boya San.Ş Kordsa Sabancı Dupont End. San Tic. Tic. Koop.Ş Bahariye Mensucat San.C.623 4. Ltd Şti.İşl.Ş Aydın Örme San ve Tic.Ş Berdan Tekstil San.A. Kaynak: TOBB. 2001.390 1. ve Tic.3.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San.187 1. A. Ltd.Tic.465 1.619 1. Koop.Ş Erenko Tekstil İhr. San.ve Tic.Ş Güneş Tekstil Paz.ve Tic. A.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic. A. İşl. A. A. Entegre Tekstil Firmaları Adı. A. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.San. Fab.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5.Ş Sarar Giyim Tekstil San. A. Tic. A. İmalat.Tic. ve Tic.İplik. A.Ş Özcanlar Tekstil San. Küçük Çalık Dokuma Teks.A. İşl.İşl.İplik Fab. ve Tic.Ş Zorlu Linen Dok.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.İplik Fab.Koop. May Tekstil San.ş Atlas Halıcılık İşl.San. Ve San.058 1.ve Tic. Akbaşlar Tekstil San. A.Ş Şahinler Mensucat San.Ş Sönmez Pamuklu San.Ş İsko Dokuma İşl. A.A.

1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .15.T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Pamuk.Örme Yüzeyler: İnterlok. flanel. hidrofilleştirme. wafel pike. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. floş. strayhgarn vb. jakar frotte. dantel iplikleri vb. XI. ipek. süprem. c.Non-woven Yüzeyler: Keçe. lakost. Dokuma. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek. örme kadife. keten. gerekli temizliğe.Kesikli. jakarlı ribana. ribs. panama. Genel olarak terbiye işlemleri. kalandırlama gibi. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen.15. düz. kanvas. ağartma.2. 362 . Hammaddesine göre İplik Çeşitleri. karışık makarna. viskon. tafting. örme.2. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri.Fantezi. a. poplin. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar. balıksırtı. divitin. c. üç iplik. İplik eğirme. Kumaşlar esas olarak. dobule-blıster vb.T.15. bazik işlem. penye ribana. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. Terbiye İşlemleri Genel anlamda. Yapılarına göre İplik Çeşitleri. jakar. haşıl sökme. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama. bürümcek. XI. yün. saten. etamin. a. dikiş. viskon. merserize.2. karbonize. olarak ayrılır. özel yapılı iplikler. empirme. katlı. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş. Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel.2. şambri. karışım iplikler. alpaka. krep. sentetik kesikli. İplik Çeşitleri. kord. simli örümcek. gabardin. sentetik filament. b. pazen. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir. satin.Dokuma Yüzeyler: Denim. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur. a. pürtüklü. Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir. kadife. pike. kaşkorse. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir.C. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin.3. d.4. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar. Ancak şardonlama. filament b. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. rayon. krablama. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir.15.

2001.15.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81.K.15. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir.2 56. c. özel baskı. apre.15.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir.T. Örme giysi. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.İçel. hazır giysi boyama. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir.Kayseri. Yün sektöründe ise. Baskı: Direkt baskı. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama.1 72. 363 .5 64.Bursa 51 13. BYKP. en çok yün. Tablo:XI.7 Ege Denizli. Bunların % 47’si entegre işletmelerden. VIII. elyaf halinde boyama. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi. kumaş boyama.3’de kısaca gösterilmiştir. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Malatya. tops boyama. 2001. Tablo:XI.2 Kaynak: DPT.5. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul.2 Kaynak:DPT. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır.15. d.5 ‘de verilmiştir. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI.7 Marmara İstanbul.Uşak 59 15.15.G.Antep. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir. işgücünün niteliği.VIII.8 70.Çorlu.C. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir.6 61.4’de verilmiştir.2’ de detaylı olarak. iplik halinde boyama.3.4.9 Fason İşletmeler 82. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır. iç giysi. Ankara.4 56. rezerve baskı. Şekil:XI.8 Diğer Bölgeler Adana. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır. ronjan baskı. Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir.3 73. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır.15. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler.5 Baskı İşletmeleri -62.3 59.İzmir.7 67.3 Türkiye Ortalama 81.Çerkezköy 107 28. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi. Konfeksiyonda üretim yapısını.4 51. Ankara.Maraş 53 14.5 62. Beş Yıllık Kalkınma Planı. hammadde kaynakları. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir.15. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir.

Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri. koltuk kılıfı vb. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir.3. Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü. uzay giysileri vb. yün. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. emniyet kemeri.) olarak sınıflandırılır.3.T.1. bayan üst giyimi. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir. sentetik ve bunların karışımıdır. 364 . Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri. pardösü vb. 3. (erkek üst giyimi.C. giysilerde üretilmektedir.) 3.) 2.) 6. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde.15. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. 1. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri . 1.Ultra modern makine parkı olan işletmeler. çarşaf. Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak. çocuk giyimi. mont vb. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir.). iç giyim vb.1. Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb.1. 2. Örme Giyim Üretimi.1. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre. cüzdan. yelken ve paraşütler 5. döşeme. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir.3.) 7. Örneğin. üretim gruplarına ayrılırlar. pamuk.15. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı. koltuk kılıfı vb. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler. manto. kaban. ucuz işgücü olan işletmeler. bavul vb.15.Klasik makine parkına sahip.) 4. ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto. Ev tekstil ürünleri (perde. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri. XI. Çadır. kemer.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken. XI. XI.2. ağız maskesi vb. hazır giyim sanayi ürünleri. Dokuma Giyim Üretimi. 2.

C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 .T.15.

C.2. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .15.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.

Halıcılık.4. heybe. Halı Üretimi Pamuk. VIII. dolgu nakış. çadır. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi. delik işi nakış.3. yaygı. sarma nakış. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır. ajurlu nakış. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı. bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 . Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır.15. Bu tarihlerde Fransa. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI.15. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip. pul. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş. ürüne farklı. lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar. yün. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. XI. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp. Yer döşemesi.2.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI.T. beşik. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir.15. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. havlı yüzü olan dokumalara halı denir. kıl. Nakışlar. zincir nakış. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi. dekorasyon malzemesi.

10. halının üretildiği bölge. Bu emek yoğun bir sektördür. Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak. Bu oran İran için. % 40 Hindistan için. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından. 100. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi. Non-woven Halılar. El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır.2. 1. örme şekli. Tufting Halı ve Kilimler.15. Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir.Bunlar. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir.310 g/m2 civarıdır. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir. Dokuma halıda : 2.15. Makina Halısı 2.5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir. Bu rakamın % 3’ünü ipek.000 düğüm/m2. 368 .T.4. XI. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde.1. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir. % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır. Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır.C. Dokuma Halılar. yün halıların ise. Halı sektörü esas olarak.4.15.461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2. kapasite. % 16 ‘dır. Sektör yaklaşık olarak 1. Pakistan için . halı türü. c. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler. a. % 17 . El halılarının kalitesine etki eden faktörler. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI. XI. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir.6’da verilmiştir. El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir. b. Türk el halısı. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır.000 düğüm/m2 ‘dir.

sıvı.000 16. 6.2. Üretim. Tekstil Sektörü Atıkları XI.T.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.5. PA.5. 10. Jüt.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları.5. Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. PP. PES. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf. Ankara. PA. VIII.000 Yün. 2001.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır. PAC. Küpe boyar maddeler 3.2. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi. PAC. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde.2. Jüt 75 Kaynak: DPT. Pamuk 90 Non-Woven 34. BYKP. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır.5. Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90. sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar. Asit boyar maddeler 9. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür.1.6. pamuklar. 13.000 70. 369 . I. Kapasite. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. geri dönüşümlü olmayanlar.C. 8. Azoik boyar maddeler 5. XI.15.13.15.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir.000 PP. Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Kullanılan Hammadde.5. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır. PES 55 Tuftıng 55. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir. 14. 12. 2.2. gaz olmak üzere üç türlüdür.000 24.000 PP. 4. Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır.15. XI.1. Ingraın boyar maddeler 7.15. 2. XI. Mordan boyar maddeler 11.15.

AKM.SO4).yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi. d. Fiziksel Arıtma.gres. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır. e. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır. f. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır. çinko gibi maddeler bulunmaktadır. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir. Biyolojik arıtmada. fosfat türevleri. NO3-N. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır. NOX. Yağ. KOİ. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na.15. CO. 2. Çamur Susuzlaştırma İşlemi. 1. Çamur susuzlaştırmada. Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir. üre.3. XI.5. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır. üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır. kadmiyum. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır. BOİ.5. Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur. Biyolojik Arıtma. Bunlar. Seyrelmiş halde . 3. b. Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. g.15. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI.C. şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler. 370 . h. Çözünmüş oksijen. krom. Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun. türevleri ve etoksilatlar. Fiziksel arıtmada. Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır. Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek.3. NH4-N.15. Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri . çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak. sülfit. bakır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır. nikel. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları. islik. polimerler.T. XI.4 ‘de gösterilmiştir. Hidroliz olmuş yağ asitleri. c.2. SO2. Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. cıva.

T. 6-8 Ekim1999.4. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır. Sanayi ve Tic. 4. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. TOBB. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. Sektör Raporları. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI. Gel.. Çukurova Üniversitesi. ÇÜ. Md. VIII. Bak. 3.. Ankara. Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http. BYKP . 2. Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri. 2001. 5.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı. Tekstil Kongresi. Adana http. DPT. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3. 371 . Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi. 2001.15. San ve Arş. Gen. 2001. 6. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.

Otomotiv sanayi. 2. İçten yanmalı motorlar ise. B. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen.2. XI.T. Benzinli (Otto ) motorlar. yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar. boyalar. Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır.16. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır. boyama ve araç montajı yapılmaktadır. hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. Motorlar Motorlar genel olarak . Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır.16. Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri. dış ticaret. İçten yanmalı motorlar. yalnız presleme. TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar.1. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır. 1. ana üretim tesislerinde ise. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta.Yabancı sermayenin. Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır. devlet yardımları. A. 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır. 372 . sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır.16. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir. aksesuarlar kullanılmaktadır. çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb. gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise.C. XI.

ara ünitelerinden olan presleme. KOİ. kaynakhane. Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler. ayrıca Türkiye Araç Parkı ise. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane.16. bu kirli sular. alüminyum. .16.16. çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri. tuvaletler. . Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir.T. krom. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir. XI.5-10. XI. Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres. d. bakır.1. Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır. civa.Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır.C. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır. Tablo:XI. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ). pH. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği. nikel. c.16. boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup.Yağ. demir.16. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. kurşun. XI.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. gres. En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane.3. gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular . Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ). yağ. Gövde Kaynak Ünitesi. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı .2’ de verilmektedir. yağ ve gres.5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6. BOİ. kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir. motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9.3. siyanür.1‘de gösterilmiş olup. 373 . Montaj Ünitesi. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır. Presleme Ünitesi. flor ve azot bileşikleridir. çinko. Boyama Ünitesi.3. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup. Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin. Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında. Tablo:XI.2.5-7. b.

Aküler.252 50 29.FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10.000 64. Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9.600 1.N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T. ISUZU CHERYSLER INT. vb. .3. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır. Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir.) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır.000 6.T.Boya çamurları.5.4.500 63.A.Kirli eldiven ve üstübü bezleri .C.504 5. . Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır.018 300 300 194 109 186 1.8 75 0 37. . pik-alüminyum-bakır malzemeler.16. Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır. XI.000 4. ağaç paletler.713 4.1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A.038 (*) Opel Türkiye.340 310. Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır. karton.Atık toner ve kartuşlar.000.400 50 12.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37.Kimyasal ürünler. Miktar olarak en önemli atık miktarı.A.V. FORD HYUNDAI MOTOR COMP.3. kağıt.3. PEUGEOT M.3.250 2.652 2.190 4. naylon.243 40.16.5-12 kg arasındadır. M.000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır.N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N. Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme.O.100 29. piller . .200 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. XI.000.Atık yağlar.000 m2) 15.S B.16.400 2.Fosfat çamurları.000 13.244 22. Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği. .Kirli solventler. .M. Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır. Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır.853 10.HONDA A.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M. 2000. 374 .I.LTD. Tablo:XI.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO.843 7.16.

345 137.269 353.373 726.371.252 776.616 69.166 241.441 48.896 108.958 1.948 15.139 200.974 612.569 792.825 1.554 56.005 349.672 Otobüs 11.900 166.506 Toplam 222.693 12.438 688.250 213.409 287.718 248.057 211.360 313.638 47.380 25.140 1. Türkiye İstatistik Yıllığı.545 90.658 29.967 20.834 2.980 17.290.269 178.263.404 23.417.221 387.634 32.695 155.652 Kamyon 49. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.278 165.726 11.559.577 983.781 583.424 624.505 224.030 1.193.041 13.388 745.108 74.916 22.066 51.870 394.365 378. 2001.598 73.788 529.570.196 10.543 9.646 2.755 233.777 436.520 15.548 221.559 30.687 742.274.444 1. DİE.129.619.783 33.546 488.927 43.107.592 84.636 672.381 122.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.372 180.399 133.242 227. 2000.216 11.893 172.874 96.482 259.421 333.025 98.239 16.633 1.356 46.798 53.858.326 4.034 79.081.096 28.559 30.021 1.072.388 27. 375 .770 73.087.721 205.119.065 508.011 62.187 1.631 4.982 84.931 56.585 80.176 138.951 97.424 173.303 3.884 51.540 20.040 18.232. 2.272 240.861.777 604.995 1.16.817.302 Traktör 50.596 64.836 61.565 4.476 11.506 776.105 3.211 225.119 50.602 263.388 2.525 135.763 25.188 5.314 112.043 81.T.889 62.263 807.780 95.055 34. Beş Yıllık Kalkınma Planı.714 491.579 1.824 1.578 370.608 65.457 1.432 811.308 7.774.213 144. 3.106 212.433 78.022 692.767.480 240.021 243.514 69.120.933 746.477 6.052.392 257.008 18.859 63.781 54.478 43.567 235.462 39.726 156.407 105.375 137.879 1.095 Kamyonet 30. VIII.743 442.160 403.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü.234 1.973 75.640 3.350 919.771 321.917 106.676 187.090 4.867 125.161.192 3. DPT.011 21.369 458.649.067 1.469 11.152 57.496 217.516 556.001 513.489 2.026 125.721 49.478 70.152 118.407 280.058.303 874.865 118.511 313.310.414 112.606.821 172.496.655 52.449. Otomotiv Sanayi Derneği.707 66.427 198.403 1. 2001. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.172 58.254 87.359 4.632 145.066 281.772 190.437 6.996.838.724.802 320.325.845 692.623 46.160 305.551 157.465 856.290 374.332 13. Trafik Daire Başkanlığı.608.945 403.978 101.309 108.731 637.680.852 2.622 3.520 2.180 354.270.122 40.449 91.353 273.449 87.694 197.864.454 442.697 87.804 31.872 234.885 118.259 402.283 755.277 197.181. 2001.312 159.999 56.186 5.504 20.920 86.700 68.762 186.838 626.690 2.894 560.449 654.861 134.344 2.771 153.257 1.579 116.486 917.135.338 1.197 94.454 704.839 35.095 164.156 3.739 28.607. Kaynaklar 1.093 146.753 Minibüs 7.434.473 397.466 243.891 308.511 3.586 371.796 71.C.432 38.317 47.051 182.627.

parçalanabilir. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır.324.502.000 2.329.000 984. ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer.000 8.000 585. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun.000 55.100. sarılabilir.000 İç Lastik 2.000 1.000 676.000 4.000 13.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301.074.000 2.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir . yapıştırma.Yoğurma.000 1.1. Akım Şeması Şekil:XI.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI. plastik veya metal üzerine kaplanabilir.000 37.000 Traktör ön 616. Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir. kesme makinaları kullanılır. kumaş. yumuşatılabilir.569.17. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır.445.000 1.231.000 730.481.000 387.000 1. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir. VIII.000 11. c. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.000 3.000 İş Makinası 30.000 1.796.850. Hamur Yapma.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3.000 4. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur. Ankara. f.271.000 1.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796.000 696.015.000 Binek Radyal 6.T. d.17. açma. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 Traktör arka 413. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir.402. b.826.600. kalıplanabilir.000 207.000 XI. 1998 125.17. Hazırlama.000 6.295.000 247. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma. kaplanabilir.17.000 2.000 1.120.000 Dış Lastik toplam 11.000 Kamyon –otobüs Radyal 826.000 8. 376 .000 428. a.500.980. sarma. yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır.C. Konfeksiyon.Şekillendirme. e.000 Kaynak: DPT. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.576.1’ de verilmiştir. pudralama. Şekillendirmede kalenderler.000 442. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir. Vulkanizasy.200. Plastik madde olarak lastik.on g. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun. yapıştırılabilir.000 3.Bitirme.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1. Tablo:XI.454.000 868. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite. 2001. Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır.259.17.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579.000 13.000 3.406.000 601.000 615.210.910.1’de verilmektedir.000 434.000 43.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI.17.1.T. Lastik Üretimi Akım Şeması 377 .C.

17. f. MgO. kükürt monoklorit. b. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol.3. Esneklik. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri. sentetik kauçuk. ksilen tiollerin çinko tuzları.1. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak.9 % 0. P-kınon dıoxim. aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1. ksilentiol. CaCO3. alkil. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır.1.9 % 31 XI. TiO2. çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir. d.2. Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri.9 % 1. aşınma direnci vb.17. XI. renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları.2. ZnO.17. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir. karbon siyahı. Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır. sertlik. e. Binek radyal lastikleri.C.2 % 3.1 % 1. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı . yumuşaklık. kord bezi. Ham lastik kullanışsızdır.3. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri.17. Stearik Asit . 378 . cin kodietilditikarbomat. benzotiazol. tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO. lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar. reçinler. c. Kil. disülfit. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri. Binek konvansiyonel lastikleri. kükürt. selenyumdisülfitler. katran Plastiserler: 2-naftalentiol . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI.T.

j.Profiller. beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar.(conta.17. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler.Lateks mamulleri. karbon siyahı. g.17. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır. k. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g.C. ı. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri.4. Traktör ön lastikleri. taban. terlik. rondele. keçe). bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır. ökçe. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır. bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır. d.17. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular.Otomotiv. XI. Bisiklet-motosiklet iç lastiği.Sızdırmazlık elemanları. yağ ve gres. BOİ. Traktör arka lastikleri. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır.2. b. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. İç lastik. Askıda Katı Madde. e.Konveyör bant.17. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde. h. h.3.Diğer lastik eşya. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane.Hortumlar. c. Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte.4.4. Bisiklet-motosiklet dış lastiği. Lastik Eşya Endüstrisi a.T.1. m. Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır. XI.2. Toplam Katı. İ ş makinası lastikleri. 379 . KOİ. toplam PO34P. XI. l. NH4-N.Ayakkabı . f. tuvaletler. XI.

2001. / Kırşehir 4.-Petlas Lastik Sanayii A. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını. VIII. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi. her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır. karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır.17.Ş.4.T. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır.Ş. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar. Good Year Lastikleri A. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir.17. Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1.6. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta.Ş. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları).4.5.C. XI. XI. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır.Ş / Kocaeli 2. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler. Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir.4. DPT. Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir. XI. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir. 380 . Ankara. / Kocaeli 3. 1982. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir. Karbon siyahı tozları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. kağıt.3. A.TÜBİTAK. / Kocaeli Kaynaklar 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.17. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir. Lassa Lastik Sanayii ve Tic.Türk Pirelli Lastikleri A.Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü. 2. kirliliğinin yanı sıra insan.17.4.

liman. 381 . Karayolu ulaştırmasının altyapısı. yakın demiryolu istasyonlarına. iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise. proje. Karayolu taşıması. devlet yolları ağlarına. Ülkemizin karayolları ağı sistemi. Karayolları Genel Müdürlüğü. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir.T. hiyerarşik durumlarına göre. demir.1.C. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. Turistik Yollar. Köy Yolları. Şehiriçi Yolları’dır. devlet ve il yollarının plan. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. ALTYAPI. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. İl Yoludur. olup. önemli bölge ve il merkezlerini. Devlet yolları. deniz ve hava istasyon. Avrupa. elverişli. il yolları. yapım.. ilçe ve bucak merkezlerini. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. Ekspres ve Otoyollar. kasaba. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin. İl Yolları. hızlı ve güvenli olması zorunludur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. kendi ulusal gelişmesi. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km. Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır. Bunlar. limanlara. 5539 sayılı kanunla otoyolların. Devlet Yolu. birbirine ve il merkezlerine. Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak.Köy Yolları. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. Otoyolu. Ana İstikamet Yolları. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. Devlet Yolları. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp. Bunlar. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu. şehir. Orman Yolları.

Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır. yola kontrolsüz.1. 2004.T.1. Harita XII.1. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir. hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır.1.01. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği.) Turistik yolların yapım ve bakımı.1.2. Tablo: XII. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi.C. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için. Ayrıca Harita XII. Ekspres yol. 2004. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01.1. E-24 vb.1.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur.’de Türkiye Karayolları Haritası. Tablo : XII. Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün. Tablo.2. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur. XII.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII. (E-5. E-23. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı. Otoyol.’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir.2’de verilmiştir. 382 .

Zararlı madde birikimiyle bitki ve yabancı madde depolaması hayvan tahribi Stabilizasyon. Biyotop parçalanması.T. ancak uygun biyotop tehlikenin artması kirlenmesi hareketlerinin kısıtlanması. yol Bitkileme ve far alanlarının boyunca arazi parçalanması. yeşil alanların arttırılması Zehirlenen hayvan ve bitkilerin çevreye dağılması Zehirli madde birikimi Yeniden kazanma olanaksız Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. yeşillendirme. Fazla yüzeysel akıştan sel oluşumu. araçların teknik aksamının düzeltilmesi yoluyla önlem. yabani hayvanların olanaksız. yabancı madde birikimi madde birikimi (kuyu ve barajlardan alanlarından uzak tutmak içme suyu) Buz veya yol zerinde su birikiminden dolayı kayma tehlikesi. toz. kan olanaksız.C. uykusuzluk. yüksek hava. biyotop Genel olarak yeniden kazanma Hayvan hareketiyle bozulması parçalanması. Islah olanaksız peyzajın yaşama mekanını iyileştirici işlevinin azaltılması Yeniden onarım olanaksız Su düzeninin Yol inşaatı. toz. hava kirlenmesi alanlarının bozulması. erozyon.1. dayanıklı bitkilerin ıslahı Güzergah boyunca hayvanların Biyotop uzaklaşması. dolgu. hayvan ve bitkilere zararı Sıcaklık düşmesi. kazı. yağlar ve tozlar. ölümü oluşturabilecek çiftler Tarımsal Yol boyunca imisyon yoluyla Hayvan sütü ve etinde zehir birikimiyle Yeniden kazanma olanaksız hayvanların zarar zehirlenme insan sağlığının bozulması görmesi Merkezi ve vejetatif sinir sisteminin Genel olarak yeniden kazanma Sağlığın Gürültü. yağlar. insan. güzergah bozulması. iklim vejetasyonun tahribi güzergaha bağlı olarak yöre ikliminin sürekli etkilenmesi Bitki örtüsü Fauna İnsan Özellikle yoğun Hava kirlenmesi. Gürültü perdeleri buzlu günlerde kayma tehlikesi Yeniden onarım.buz. akciğer ve işitme bozukluğu. oto-teknik aksamının yer altı su düzeyinin düşmesi zehirlenen bitkilerden dolayı insan geliştirilmesi stabilizasyon sağlığının bozulması önlemlerinin uygulanması. yığılma Mikrokilima değişimi. soğuk hava birikimi azaltılması röliyefe uygun havadan dolayı trafik güzergah uygulaması akışının bozulması hava hareketi ve buzdan dolayı kayma tehlikesi. İnşaat alanı dışında üst toprağın toprak yol yapımı için kazı ve dolgular. soğuk ve sıcak hava oluşumu. güzergah Biyotop bozulması. bozulması toprak kayması. türlerin plantasyonu. areal bozulması. ana kaya su düzeni ve bitki kaymaları örtüsünün sürekli değişmesiyle kısmen kalıcı toprak bozulması Değerli toprak üzerine inşaat. hava kirlenmesi. rekreasyonel uygunluğun boyu bitkilendirmeyle perdeleri bozulması yakması. don. sıcaklık Bitkileme yoluyla ekstremlerin Sıcaklık ve zehirli yükselmesi. arazi bölünmesi geçirgen tabaka azalmasından dolayı yer altı su düzeyinin düşmesi (öncelikle turba ve bataklar) vejetasyon ve fauna üzerine etkileri İklim Yöresel değişmesi Güzergah boyunca arazi bölünmesi. rüzgar hızı artışı düşürülmesi tamamlayıcı ağaçlandırma yetersizliğinden kaza artışı Tuz kullanımının azaltılması. kazı. yeşillendirme. kayma düzenleyici bitkileme tehlikesi Tuzun olumsuz etkisinin azaltılması. toprak ve (vadilerin dolması). toprak sıkışması. Güzergah uygulaması ve yapısal tuzu seven bitkilerin düzeninin bitki koruma ilaçları ve yabancı madde önlemlerle bireylerin tahribi. 1995. bitki koruma ilaçları. kireçle gübreleme bozulması birikimi. zararlı madde birikimi kayması Yağ. erozyon lık vadilerde dalgalı platformdan dolayı Yağ. çevre küçülmesi. su düzeyinin sağlanması Taş ve toprak kayması Yandan gelen rüzgar. biyotop Yeniden onarım olanaksız. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XII. yeşil alanların azalması stabilizasyon.3 Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskıları Peyzaj Faktörü Röliyef Potansiyel Baskı Yarmalar Köprüler Dolgular (Setler) Kendine Özgü Zarar ve Baskılar Doğal Yapıda Yarattığı Sonuçlar Gereken Düzenlemeler Trafik Güvenliği Sarp yamaçlar. yoğun yerleşme yerleşme alanlarında duman artışı alanlarında radyasyon azalması Kazı ve dolgularla vejetasyonun Vejetasyon uzaklaşması. toz . 383 . ortamdan uzaklaşması. toprak nem artışı. yeşillendirme bölgeler ile ormankaybı. sisten dolayı görüş engelelemesi Sınır v