T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

T.12.2.2.17.12.4. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI.1. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI.1.2.C.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI.1. Üretim Çeşitleri.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI.15.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI.2.6.11.10.1.13. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.15.12.1. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii .5. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI.2.2.2.2.3. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI.4.11.3.2. Türkiye Araç Parkı XI.4. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII. Makine Halı Sektörü.10.2.1. Üniteler ve Sistemlerin Adları.3. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI.3. Halı Çeşidi Kapasite.4. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI.5.3.4. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII.14.1.10. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII. Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI.13.16. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI. Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.3.3.1.4.15. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI.3.1. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI.11.1. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII.5. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII.1.4.12. Entegre Tekstil Firmaları Adı.13.4.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI.1. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI.1.14. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer.1. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI.16. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI.11. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII.15.15.5.15.13.1. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI.

2. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.1.7. Yıllık Nüfus Artış Hızı. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus.5.T.3.1.5.1.2.3.1. Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV.1.3.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix .2.1.2.1. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV.2.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI. Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI.1.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII.3.2.Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV.C. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.4.3. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.1. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV.3.5.6.3.2.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII. Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII.2.4. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV.5. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV.3.2.5.2.1.2.2. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV.

Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X.2.2.2.C.7. IV:2.2. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.1. Yakma Üçgeni Şeması XI. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII. 2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII. Akrilonitril Üretim Şeması XI.12.1.2. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.4.2.3. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.7.4. Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII.1.5. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI.1.10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV. Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI.1. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV.3.1.3.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması.10.15.5.11.2. Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.1.2. Şeması XI. Asit Testi Akım Şeması XI.1.2.1. Şeker Üretim Akım Şeması XI. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI.1.3.3. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI.5.5.5.1.1.1.1.2.17. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.1. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI.15. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI. XI.3. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x .12. Asbest Üretimi Akım Şeması XI. Lastik Üretimi Akım Şeması XII. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI.15.2. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması.2.11.2. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII.15. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV.5.T.5.10.2. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI.9. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X.10.1.1. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.3.2.6. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI.5.1.10.4. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI.

2. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.B.2.B.3.1. Sakarya Havzası (A. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi .2.1. Türkiye Siyasi Haritası I. Seyhan Havzası (A.12.3.1. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2.2.3. Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.2.3. Türkiye Orman Varlığı Haritası II.5.2.16.3.2.1 .2. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.9. Türkiye Eğim Haritası II. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III.B. Yeşilırmak Havzası (A.1. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.4. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I.2. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2.7.2. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.3.5.2.17.B.3.3.3.18.3.10.3. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.1.2.13.3.4.2.2. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV.2. Porsuk Çayı (A.3.2.2.C Grupları)Su Kalite Haritası IV.1. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.2.3.3.3. Türkiye Fiziki Haritası I.C. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.3.11.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.3.2.T.2. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV. Türkiye Jeoloji Haritası I.3.2.1.6. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.3. Gediz Havzası (A.3. Türkiye Maden Yatakları Haritası III.15.2.2.B.2.8.14.

Türkiye Enerji Sektörü Haritası X. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V.3. Otoyolları Haritası XII. Çimento Sanayi Haritası XII.6 Şeker Sanayi Haritası XI.T.1. Gübre Sanayi Haritası XI. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII. Sulak Alanlar Haritası VI.4. Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI.1.1.2. Demiryolları Haritası XII. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii .2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.2. Türkiye Karayolları Haritası XII. Demir Çelik Sanayi Haritası XI.5. Milli Parklar Haritası VI.4. Kuş Göç Yolları Haritası X. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI.1.2. Kağıt Sanayi Haritası XI. Termik Santraller Haritası XI.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI.1.7.2.C.19.3. Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X.1.4.2.2. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI.3.3.1.5.3.

: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi.T.C.

denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup. ülke için Akdeniz iklimi.C. batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur. Romanya. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar.971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Onun için Türkiye. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. Balkan. coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. doğuda İran.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. Doğuda engebeler çok fazladır. doğu tarafından kara ile birleşmiş. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre. Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu. farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır. topografya. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777.1. bir yandan Avrupa. diğer yandan da Orta Doğu. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. Karadeniz. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz. Bununla birlikte.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir. Türkiye.42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Nahcivan ve Ermenistan. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. Genel Fiziksel Özellikler Türkiye. 1 . Doğu Anadolu.1. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir.T. 76 dakikalık zaman farkını doğurur.1. kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’. COĞRAFİ KAPSAM I. Türkiye. iklim. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır. Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Ukrayna. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Batı Anadolu’da ise. Karadeniz kıyısını Bulgaristan. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. Marmara. Ege. Asya. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir. Türkiye. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması.

Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen.2. Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I. I.I.1. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar.1. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder. Tablo:I.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası.437 ha toplam arazimiz. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi. toprağın. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır. Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır. 2 .’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir. genel olarak yüzde olarak adlandırılır.1.2. Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez. Eğim. eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır. hafif ve orta eğimli alanların % 35. Harita I.814.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita. işlemeli tarıma uygundur. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar. Harita I.C.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise. daha yüksek ve daha dağlıktır. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır.75’i yani 27. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder. İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır.1.T. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55.2.’de Türkiye Fiziki Haritası.3. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları.’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir. Arazinin belli bir eğime sahip olması. Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz. çeşitli yükseltideki platolar. genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına.1. Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim.

292 13.478.394 14. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir.48 63.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir.75 13.404 11. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken. -% 36. -% 22. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir.80 8. -% 20’si orta. -Özellikle erozyon bölgelerinde. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim.1. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1. Tablo:I.’de ülke genelinde eğim grupları.394. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9. Harita I.087 81.Çok dik eğimli topraklar 6. I.171.33 10. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça. meralar ve bitki örtüsü korunmalı. Ülke arazilerinin.C. yanlış sulanması önlenmeli.2. -Bu bölgeler. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı.452 10.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de.596.2. -İşlemeli tarım yapılmamalı. toprak erozyonu çoğalmakta. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir.Orta eğimli topraklar 4.178.Hafif eğimli topraklar 3.Düz eğimli topraklar 2.62 11.22 10.964 17. Yağmur Akdeniz.581 13. Karadeniz Bölgesinde düşer.039.1.463. çayır. Doğu Anadolu'da hem 3 . yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir. 1987.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur.T. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında.Dik eğimli topraklar 5.1.4’ü şiddetli.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır.4. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz.

İlk üç planın kapsadığı dönemde. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır. ülke topraklarının % 27’si mera. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır.6'ya yükselmiştir. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi.C. su sıkıntısı yoktur. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26.3. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak.III. kömür. Bu dönemin ilk safhasında. demir. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır. 1963-1980 arasındaki dönemde.6'dan 1980'de % 21. Daha geniş bilgiler (Bkz. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler.4. Türkiye Çevre Atlası.1. tarım sektöründe % 57. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur. kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür. % 6.1.2. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15. sulama. Bu dönemde.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir. bakır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür. Türkiye Çevre Atlası. Kısım. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır. I. fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti.8' dir. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir. dış ticareti serbestleştirmek. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen.9. Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır. Ancak bu yağış Rize'de 2. manganez. I.1. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir.T. Kısım:II.Ülkemizde İçme suyu kaynağı. Doğal Kaynaklar) verilmiştir. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır. krom. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit. egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 . sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23. Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir. Daha geniş bilgiler (Bkz.2.

Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması. Özet olarak.C. bu gelişmede belirleyici olmuştur. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır. doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır. Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi. kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13. Nitekim. Türkiye ekonomisi. Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. artan kamu açıkları. Ancak. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir. Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. sosyo-ekonomik faktörler.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. Artan reel faiz oranları.9'a yükselmiştir. Ancak. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir. Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir. I. dağılım ve artış hızı. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62.2. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta. Nüfus ve tüketim talebi. Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. Hükümet.5.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur. Nüfusun büyüklüğü. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8. 1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi. 1996-1999 döneminde. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.1. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir. yalnızca sınırlı olan doğal 5 .T. Özet olarak. bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir.

26 23. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44.03 22. Kısım:X.81 28.30 1. ilçe sayısı 847'den 850' ye. 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır. Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir. Köy nüfusunun toplamı ise 23.94 -6.Türkiye Çevre Atlası. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü.43 15. ticari istismarlara yol açmaktadır. İzmir ve Adana). 2000 Genel Nüfus Tespiti). kirletici çevre kullanımına. Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18. Ankara. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1. Türkiye nüfusu. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul. Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28. 6 . 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18.29 21.10 7.227'ye ulaşmıştır.00 5.802'den 3. 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört.927 kişi olarak tespit edilmiştir.94 ile Karadeniz Bölgesi’dir.033.67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları.T.2.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE.37 36.59 21. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp.78 3. Tablo:I.9'dan biraz daha azalmıştır. 2002.76 16.57 Köy 4.274 olup.803.28 26.006.26 ile Marmara Bölgesi’dir. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına.75 24.50 25.5'e ulaştığı görülmüştür.C.III.96 -10. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi).2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir.21 21. Daha geniş bilgiler (Bkz.1.65 13. X. belediye sayısı da 2.69 16. ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74.688'dir.48 35. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67.III.4'den % 79.79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26.

Okullaşma oranları.T.7. I. % 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması. çevrenin kirlenmesini. 12 ve üstü yaş grubunda.8'i mesleki teknik eğitim ve % 36. 1999-2000 öğretim yılında 59. Okur-yazar nüfus içinde. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir.8'e ulaşmıştır. Ayrıca. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır. % 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş.9 milyon ilkokulda 2. % 57'si ilkokul bitirmiş. doğal varlıkların yok olmasını. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir.8'e. Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır.6'ya.7'ye ulaşmıştır. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır. Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar.2.1. % 22. 7 . 1.2. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9.2 milyon lise ve dengi okullarda.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir. 1999 yılı itibariyle. 6. okuma yazma oranı erkeklerde % 94. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır.4 olmak üzere % 85.7'si örgün olmak üzere toplam % 27. Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12.089 öğretmen bulunmaktadır.7 milyon öğrenci ve 484. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. Öğretim gören bu öğrencilerin 246. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70.6.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı. yükseköğretimde ise % 18. resmi eğitim sisteminde 12.2 ve kadınlarda % 77.4'e.C. 2. ilköğretimde % 97.1. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.9 milyon öğrenci bulunmaktadır.374 kamu ve özel okul öncesi.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59.7 milyon orta okul ve dengi okullarda.

hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25.2. 118 kentsel alan. Beş Yıllık Kalkınma Planı). 13 özel koruma alanı. 4.500'e ulaşması beklenmekte. Ankara. 35 doğal koruma alanı. 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park. 512 kültürel.1 yıla yükselmiştir.2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1.3'e düşmüş. tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69. 59 doğal anıt. Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1. 2001. Türkiye Çevre Atlası-96. 97 yaban hayatı koruma alanı. 2001. DPT. Ankara 2002. 907 doğal oluşum. 5.4'e ulaşmıştır. 3. 1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86. Çevre Bakanlığı. sağlık ocağı sayısının 5.220' ye. 396 doğal alan.1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. Daha geniş bilgiler (Bkz. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. I.T. 807 kişiye bir hekim. 3029 arkeolojik alan. 8 .I. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i.2. sağlık evi sayısının 13. 1997). Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel. Nüfus. kg'a çıkmıştır. 16 doğal park. Kısım:VI. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı.700' e. 1981. Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de. Ankara.1. Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1 ve V. Bu oran. Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir.Türkiye Çevre Atlası. 1596 mezarlık. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır. 31.8. 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2. 5265 dini. Ankara. VIII. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar.Ormancılık (ÖİKR). 2.047 sivil mimari miras örneği.C. 189 mazoleum ve anıt.7 milyon kişi. 702 tarihi kalıntı. 384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir. 1995 yılında binde 43. 182 şehitlik.1997. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı.

Türkiye Çevre Atlası. Kütahya. Çanakkale (Çan). Uşak. Denizli. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz. kentsel çevre. Kocaeli. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler. Kısım:III. deniz ve kıyı kaynakları. I. Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup. linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. yanlış yer seçimi. Bursa. çeşitli endüstriyel tesislerden.2. gaz ve tozların atmosfere bırakılması. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır. Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. doğal kaynaklar. ancak giderek boyutları büyüyen hava. doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği.T. yanlış. bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci. Ancak. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken. Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır. Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. Balıkesir. gerek evsel ısınmada. kent trafik yoğunluğu. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. Erzurum. I. Çevre Profili Türkiye’de. istenmeyen. Muğla (Yatağan). Kayseri. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir. Yozgat. kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan. düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması.2. Edirne. 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul. kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır. 9 .C.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir.2.1.

endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır.2. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz. Marmaris Körfezleri. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir. İzmir. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup. İstanbul Boğazı. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir. Yeşil alanların. Mudanya.C.3. taşımacılık. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur. İznik Gölü. Sapanca Gölü.Türkiye Çevre Atlası. deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. Susurluk Çayı. su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. Meriç-Ergene Nehri. Ayvalık. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır.T. Karadeniz ise. turizm amacıyla kullanımı. Su ve Atıksu Su kirliliği. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. Manyas Gölü. I. 10 . Eber Gölü. Su kaynaklarının kirliliği. Burdur Gölü. Marmara Denizi. evsel ve endüstriyel sıvı atıkların. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. Sakarya Nehri. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi. Nilüfer Çayı.4. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. İzmit. Ulubat Gölü. Daha geniş bilgiler (Bkz. Bandırma. akarsulardan denizlere ulaşan evsel.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. dünya standartlarının çok gerisindedir. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır. Karamuk Gölü.2. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir. Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız. Gemlik. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. kıyılarda kentleşme. inorganik.

cam.. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması. içme suyu temini.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19.6.T.6. Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir.5. I.2. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon. Ayrıca 11 . Toprağın % 64'ü işlenememektedir. Akarsu yatağı erozyonu 57.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi. Doğal Kaynaklar I. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir.2. plastik. Kısım XV. depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz. I. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır. sınai gürültüden. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır.971 km2 olup. çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler. Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır. teneke vb. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması. rüzgar erozyonu 466. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı.9 milyon hektardır. Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir.1. Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta. Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur. geri kazanılacak bir çok kağıt. en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır. Türkiye Çevre Atlası. Bunu inşaat işlerinden.C.2.

ormancılık sektöründe bu rakam 0. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır. 0.T.2. Endüstriyel kirliliğin artması vb. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir. Ormanlar Ekonomik. mevcut orman örtüsünün % 51. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. hatalı toprak işleme. 12 . Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. I.C.6. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. b. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır.387 iken. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır. yanlış arazi kullanımı. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. İller mera. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur. Ancak.2. sosyal.786'dır. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. a. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda. kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Mera. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı.7 milyon hektarla yaklaşık % 26. Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir. Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir. dinamik ve karmaşık yapıda.34 ha olup. Ancak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır.

13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır.8’i). Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır.1. 36 yılan. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır. Sulak alanlar. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası. Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi. dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. Bu bölgeler içinde. Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır. 13 . kıyılar ve stepler. dağlık alanlar. Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Türkiye'de yaklaşık 120. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir. 8 kaplumbağa. kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır. “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır.T. Türkiye.2.6. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır.8’i). 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere. toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. 472 balık (192'si iç sularda).II. Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık. Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır. Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır.C.3.000 omurgasız. hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır. "Avrupa”. 49 kertenkele. "İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir. Kısım. 426 kuş. aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi. I. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir.

biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır.4.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0. sıradadır. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Ege Denizi.7. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir. bu kısıtlamalardan dolayı. I. Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır.18 ile 0. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır. Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır. Ayrıca. Karadeniz'in kirlilik yükü. 14 . su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir. Karadeniz'de fazla yağış.19 arasındadır.C. 722. Marmara Deniz'inde 200. Her bir kıyı. Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır.000 tonla dünyada 50.6. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler. Deniz kaynaklarına ek olarak. Ülkenin. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili. Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır.2. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Karadeniz'de tahmini 247. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir.2. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir.T.

çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur. son yirmi yılda.10. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. I. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu. Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I.1. bütün bu olumlu gelişmelere karşın.T. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur. konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması.2. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir.7.1. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak. Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır. tüzel kişiliği haiz. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. Çevre Kanunu’nun 9. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış. Ancak. yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde. Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır. ülke çevre master planını hazırlamak.2. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur.’de verilmiştir. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir. 1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi. 1982 Anayasasının 56. Bu dönemde. politika ve program belirlemek. çevre standartlarını belirlemek. 29. 1982 Anayasası. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 .C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye. Bunlar çevrenin korunması.

Çevre Şurası. koruma ve kullanım esaslarını saptamak. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. imar planlarını yapmak. Finansman Dairesi Başkanlığı. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları. Büyükşehir Belediye Başkanı. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek. Bu görevleri yerine getirmek üzere. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. Yükseköğretim Kurulu Başkanı. 3.C. Belediye Başkanı. 6. Diyanet İşleri. gereken tedbirleri araştırmak. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. 5. 1. 4. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir. Bakanlıkların İl Temsilcileri. arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak. Meslek Odaları Başkanları 16 . ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. Mahalli Çevre Kurulları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. 2. çevre kirliliğinin önlenmesi.T. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. her ilde Valinin Başkanlığında. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir. ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur.

2. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık. çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir.2. En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. tarım alanları üzerindeki baskıları. 17 . ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08. kurum ve kuruluşlar arasında yetki. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş.01. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir.08. Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar.05. Hızlı kentleşme. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16. 1.7. Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir. aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken.T. Bu olumlu gelişmelere rağmen. 2001 yılı başlarında ise.C.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş. Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak.1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur. Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş. Kurulun. Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.

Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. Avrupa Birliği 27. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16. Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 .2. Çevresel etki değerlendirmesi.T. Nihai hedef. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır.02. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak. gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır.C.06.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim. I. çevre envanteri. SÇD. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24.1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir. Eklerdeki (Ek I ve Ek II. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek.8.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların. kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması.12. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır. Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri. çevre izleme ve ölçüm altyapısı.

C.Ekim.03. teknik çerçevenin. Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır. 18. Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır. geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi. 23. Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken. ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır. güvenilir. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır. Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14.05. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç. bu atıkların toplanması. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir. güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır. çalışmalar devam etmektedir. taşınması.2000 tarihinde imzalanmış. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir.1993 tarihli 19 . Az atık üretilmesi. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır. evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması. Yönetmelik.T.

Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması. yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır.T. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir. RAMSAR. Nihai hedef. bertaraf şekilleri. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. Nihai hedef. Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. Ancak. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir. Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi. CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri. Türkiye BERN. bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. 20 . Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek.C. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur.

taşınması. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir. Nihai hedef. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar. Çevre Kanununa bağlı olarak. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir. tren yolları. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği. 67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri. 1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir. ithalatı. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”. Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. 21 . Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur. hava. Ancak.T. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su.C. Nihai hedef. Nihai hedef. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi. maddesine göre. sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak. Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. havaalanları. Nihai hedef.

güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır. ortak. Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir. fakat. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. Türkiye. a. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak. bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Nihai hedef. Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır. c. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir. Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur. Ülkemiz. AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir.T. sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri. Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. b. Bu kapsamda.C. 22 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı.

Beş Yıllık Kalkınma Planı. Türkiye Ulusal Programı. 1999. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. 5.000 ölçekli Gebze. 2004. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. 2. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış. DPT. Kaynaklar 1. DPT. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir. Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı. Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25. 1/50. 3. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları. 23 . Ankara. 4. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları. 2.T. Ankara. Ankara. doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır. 2001. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir. AB Genel Sekreterliği. l. Çevre Bakanlığı.000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4. Planlama Dairesi Başkanlığı.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı.000 ölçekli Ergene Havzası. Ankara. Ülke fiziki mekanında. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup. VIII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. 2000. 1998.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. Merkez. DPT. Ormancılık (ÖİKR). Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla.C. 2001. 6. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005.

12.1991 07.1999 10.1999 20.1997 23.1999 14.2004 15. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12.06. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.07.2000 19653 24185 24220 04.1986 11.1997 13.04.08.04.2000 29.06.2002 26.02.09. Çevre Şurası Yönetmeliği 8.2000 25.06.1997 17.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27.06.06.1999 04. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.06.02.2003 16.03. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2.11.05.09.09.09.2.05.1998 18.07.11.Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25.11.12.07.T.11.10.1999 29. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3.12.1996 15.12. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.2002 16.12.2000 06.11.Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.2000 04.04.09.1999 23766 24 .04.1994 15.03.1988 19919 6.1995 22387 13.1998 03.2001 25.2004 24.2000 03. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.09.04.01.08.1997 25. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10.1987 29.1986 03.12.07.1992 02.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.1993 20. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5.1991 22.1993 21518 21586 21634 12.1.11.08.C.04.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.1998 01.09.1993 11.07.2001 25.1991 20814 7.2000 29.1993 20991 21489 9.2000 26.1985 02. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.2001 06.

2004 09.2002 30.06.2003 24825 25009 21.2004 11.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18.2004 30.01. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27.Hafriyat Toprağı.07.01. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19.2004 24631 24656 25339 25348 24.2004 25353 25377 25388 24.04. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22.2004 16.2002 30.12.12. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23.2002 07.01.2001 24609 24623 05.07.2004 31. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31.01.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.2004 18.T. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.01.11.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı. 10.2001 27.02.2004 15.C.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28.2004 07.08.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15. 2004.01. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14.10.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30.2004 23. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18.02.07. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25.2004 29. 25 . Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29.06. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32.10.03. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04.

bozuk. Günümüzde genel olarak ormancılık. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. kültürel. dinamik ve karmaşık yapıda. gibi farklı bilim dallarınca. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. bitkiler. Bu sürecin temel öğesi orman olup. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. rekreasyon alanları. Ekonomik. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. kendi içinde birtakım dengeleri olan. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. iklimlere. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar.1. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. orman içi sular.T. sosyal. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır. yaban hayvanları. ekonomik. 26 . TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. Orman ekosistemleri. yeraltı ve yer üstü su rejimine.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir. botanik vb. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır.C. toprak. DOĞAL KAYNAKLAR II. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır. diğer öğeler de yer almaktadır. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. canlı. sosyal. teknik. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. Sistemde. ekonomi. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır. meralar. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. politika. toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. büyük katma değerler oluşturmaktadır. erozyonun önlenmesine. yeraltı madenleri vb.

Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek.735.5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II.7’sini oluşturmaktadır. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir. belki de en önemlisidir. Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında. Ormanlık alan ise 20.763. bozkır. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26.3’ünü. ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48.T.100 hektardır. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur. iklimi düzenleme. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür. toplum sağlığı. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10.3) ve geriye kalan 10.C. turizm vb. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. rekreasyon.6’sını teşkil etmekte olup. su rejiminin düzenlenmesi. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir. II.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. 27 . Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi.797. çevresel. çalılıklardan oluşmaktadır.1. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir. Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan. Ülkemizin genel alanı 77. Çünkü ormanlar. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp.248 hektar olarak belirlenmiştir.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki.1’de verilmiştir.027.7 milyon ha % 51.1. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir.34 ha olup.

340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1.0 Kaynak: DPT. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları.456. hava kirliliği.0 Yerleşme 1.815 Bozuk Baltalık 4. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 .1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II.000 II.763.789.1.2. tartışılmaz öneme sahiptir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır.000 707.180.T.418.000 182. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir.1.587 Koru Toplamı 14. Tablo: II. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır. Beş Yıllık Kalkınma Planı. otlatma ve tarla açma.1. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56. VIII.2. açık maden işletmeciliği.555.000 2.093 Baltalık Toplamı 6. Alan kayıpları (Ha.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6.8 Tarlaya dönüştürme 7. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler.6’sı orman. Ormancılık ÖİKR. 28 .1.000 231.Ö. % 35’i step haline gelmiştir. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır.000 26. Ormancılık ÖİKR.2’de verilmiştir.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8. II. VIII. korunma yeri yapma.753 20.602. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır.) 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II.3.1. Ormanlardan faydalanma önceleri.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana.344. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26. avlanma. 2001. orman yangınları.248 Kaynak: DPT.0 Toplam 100. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir.C.908 Genel Toplam 8.237. M.0 Yangınlar 27. 2001.

Orman Genel Müdürlüğü. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması.T. İklim üzerinde olumlu etki yapması. 9. 4. 5. 8. Kuruluşunun 150. 13. ÖİKR. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. iklimi etkileme özelliği. 6. Ormancılık. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması. Kaynaklar 1. DPT. 7. 10. iyi koru. 2001. 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması. 2. 29 . 1989. Rekreasyon (eğlenme. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması. 11. Harita II. erozyonu önlemesi. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. VIII.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde.1. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması. bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir. 2. Yılında Ormancılığımız . Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. Gürültü şiddetini azaltması. 12.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. iyi baltalık.C.

9 Orman Arazisi (1000 ha) 10. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup.8 36.658 28.589 16.5 27. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar.402 10.296 24.205 15. Ancak. Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken.177 Toplam 13.386 10.793 7. çayır-mera kavramından farklıdır.305 15. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir.0 16. Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup.418 10.9 26.2 33. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 .Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8.906 31. çoğunlukla. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.009 28.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52. yüksek eğimli arazilerde.241 Nadas 4. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder.8 36.1’de gösterilmiştir.264 23.1. düz arazilerde.132 21.542 20. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir.6 23.188 24.294 15. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu.674 6. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir.4 13.273 20. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır.705 8.6 13. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar. görece olarak bakımlıdır.584 10.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II.8 48.418 41.584 18.868 14.2.959 8.158 14.232 26.567 21.4 13.2. öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır.068 37. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır.C. Meralar ise. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar. Tablo: II. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir. Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır.463 9.170 20. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.7 39.841 24.695 4.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13.T.1985.9 27.2.5 25. Hukuken mera.547 8.379 8.998 23.4 13.

İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır. 31 .000 hektar alan kaplamaktadır. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20. 1935 yılında 44. Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır.3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa.C.T.7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1.92 hektar mera sahası düşmektedir. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır. 1950 yılında 1. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir.6 milyona yükselmiştir.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28.564 hektardır. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir.2 hektar mera sahası düşerken.544.8 hektar bugün ise 0.92 hektar mera sahası düşmektedir.1. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64. Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz. Ülkemizin sahip bulunduğu 21. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir. Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir. Marmara. 1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır. II.

Öte yandan. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir.46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır. Bu durum.08 0. 1995. meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır. Türkiye’nin Çevre Sorunları. b. Bu durum. Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. Tablo:II. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir.2. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş. Hektar 1. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise.2. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır. Bu nedenle.23 0.2.82 0.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 .C. kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir.2’de verilmiştir. c. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II. gözenekli yapısını yitirmektedir. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir. Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen.47 0.T.92hektara düşmüştür. d.

012 826.842 21.014 717.41 41.801 49.2.3.455 80.776 21.782 7.414.635 483.206 2.167 606.072 106. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır.16 100.892 1.61 28.002.697.2.388 6. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları .730.HB.928.695 241. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında.704 501.027.73 4.510 547.709 4.T. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak.998 108.468 1.263.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69.00 B.2. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi.804 644.745.449 398.690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.341 22.101.649. Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında.’de verilmiştir. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II. yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.807 12.054.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B. Tablo:II. Çayır-Mera Alanı (ha) 1.80 2.23 4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar.769 103.641 1.3.908 4. Tablo:II. 1985.179.06 11. D.843 14.149.256.440.317 Toplam (ha) 177.745. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır.194 1.B (Adet) 1.’de verilmiştir.103.061 148.2.B. dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir.044 1.C.2.4.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 .152 81.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II.427. Bölgelere Göre Çayır .Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G.373 Mera (ha) 108.128 8.229 21.4. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.820 513.H.544.B. 1985.771 14.2.

bitki (mera. Otlatma dönemleri. f. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. d.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı. Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir. su yayma sistemleri gözeler v. g. f. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.G. b. c. tesviye eğrili karıklar. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile. Biyolojik yaşam çemberinde. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. Biyolojik çeşitlilik.T. h. i.2. yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. c. b. II. Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır. katkıları yönüyle çok önemlidir. d. a. 07. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir. e. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları. Ekonomik değerleri. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a. rekreasyonal özellikleri yönüyle. Bitkisiz.s. Su kaynaklarının oluşumunu. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 . e.C. d. Giderek verimsizleşen. a. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır. arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. sigortasıdır. Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması . c. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir. arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir. Yeryüzü ısınmasında. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak.3. çayır) temel öğedir. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle. b. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda. insan ve hayvan düşünülemez.02. gen merkezi olma özellikleri.

Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine. Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. 2. Ankara. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması.G. münavebeli otlatma. yeniden ekim v. j. i. gübreleme. 1995. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir. nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi. kireçleme. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar. ve Mera Yönetmeliği 31.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R. 1993. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır.T. Kaynaklar 1. 1993. Küçükçakar. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. h. Ankara. Orman Bakanlığı Dergisi. 5..N. g. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir. Orman.1998 tarihli R. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında. TÇV. 6. Mera Otlak. köylünün ortak kullanımında bulunması. aşılama. Çelikkol . Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman. 4. Ankara.Mera Amenajmanı ve Islahı. Ankara. Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir.. Meraların kamu malı olması. O. Yeniköy.7. Çayır. Doğan. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28.. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları. mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran. Mera ıslah çalışmalarına etkin. serbest hayvan otlatmacılığı.C.s.02. 3. Sayı:19. ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . ı. T. 1999. Islah Çalışmalar. dinlendirilerek otlatma.O.. Mera amenajmanına ağırlık veren. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12.G. Türkiye’nin Çevre Sorunları. 35 . Orman. Ankara.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. 1993. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür.

Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır.C. 720.673 m3/sn. Toplam uzunluğu 2.Menderes. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer.000 km2 su toplama havzasına sahiptir. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle. Kırşehir. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır. Siverek ilçesi. TÜRKİYE’DE AKARSU. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. Devrez ve Gökırmak’tır. Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. Nevşehir. Uzunluğu 1. GÖL VE GÖLETLER II. mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. Bu barajlardan Keban. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. Sakarya. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. Kayseri. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer. Uzunluğu 824 km olup. Peri.3. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun. Başlıca kolları Deliceırmak. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 . 3. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. kuzeye döner. Ankara. Basra Körfezi’ne dökülür.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir. Karasu. Çaltı ve Munzur Çayları’dır. Çankırı. Kırıkkale.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir.1. Tohma. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. komşu ülkelerde denize dökülür. K.T. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Nehir.355 km’dir. Menderes.800 km2 dir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Gediz. beslenme havzasının genişliği 53. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir. Çoruh. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır. Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır. B.4 m3/sn’ye ve en çok 1. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla. temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur. Nehrin en önemli kolları Murat. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır.

Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. Elbistan yakınlarından doğar. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür. Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Menzelet. 37 . Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. Nehir üzerine Aslantaş. Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su. Kelkit Irmağı. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Uzunluğu 850 km’dir. Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir.T. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur. Uzunluğu 584 km’dir. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür. Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür. içeride kalmıştır. Göksun. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar.600 km2dir. Borçka’da Murgul suyunu . İki önemli kolu vardır. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup. Köse Dağı’ndan doğar. Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz. İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze.İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek. Başlıca kolları Hurman. Havza alanı ise 20. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Uzunluğu 509 km’dir. En uzun olanı. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. Artvin yakınlarında Berta suyunu. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır. Denize döküldüğü yerde. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir.C. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur.

2.T. Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur. yaklaşık 40. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. Van Gölü. Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. Türkiye’nin önemli akarsularındandır.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Selendi. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır. Hazar Gölü (150 m). Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m). Akşehir Gölü. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir.C.713 km2). Çıldır Gölü (130 m). Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır. kuzeyden Kunduzlu. güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır. Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. Tuz Gölü. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri. Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. Beyşehir Gölü (650 km2). Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. Debisi ortalama 360 m3/sn dir. II. Dicle nehri üzerinde Kralkızı. Bu göllerin toplam yüzölçümü 9.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup. Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup. Doğu Anadolu dağlarından çıkar.000 km2 yi geçer. dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. Ilısu. Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Batman. göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır. Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri. Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2). Bu beş büyük gölün yüzölçümü. Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir. Hazar Denizi’ne dökülür. Nehir. Deliiniş ve Demrek Çaylarını. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür.000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. Tuz Gölü (1. batıya doğru ilerlerken. Habur. su toplama havzası ise 17. Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı. Van Gölü (3. Basra Körfezi’ne dökülür. Botan.500 km2 dir. 38 . Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. En önemli kolları Batman ile Garzan. 3. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır.620 km2). En sığ göller ise Tuz Gölü.

Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır. Yayın No: DPT: 2555.000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir. Plan döneminde ise. Büyükçekmece.T. 2001. Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün.4. Kaynaklar 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz. 3.3. Hazar. 3. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. VIII. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. II. VII. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde. 2. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece. DPT. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Tortum.C. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl. Haritalı İstatistik Bülteni. II. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. 39 . suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde. Ankara. Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60.İ. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya. VIII. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20. 1999.K: 571. Ö.

bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank.16’lık pazar payı ile 52. pomza.4. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. Petrol. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir. Anadolu da ise madenciliğin MÖ. Uranyum vb. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır. sırada yer almaktadır. Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar. Ülkemiz. Toryum. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri.) B. Türleri.4. Bor. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede.C. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir.Enerji Hammaddeleri (Asfaltit. Bakır.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır. manyezit. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir. Mermer. kuvartz.89’luk pazar payı ile birinci. Bu nedenle Anadolu. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA). feldspat.Metalik Madenler (Altın. zeolit. tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Linyit. Demir vb. Taşkömürü.) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren. Kaolen. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği.T. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler.Ö.2’de 40 . sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir. selestin. Yatak Sayıları ve Tablo:II. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir. Mermer vb. A.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. 2000.) C. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler. sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı. kil. Tablo:II. Değerlendirmeye. yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. ABD % 15. metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M. Türkiye % 0. Gümüş. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10. jips. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış.4. Madenleri aramak.

Enerji Hammaddeleri: E.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler.Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E.4. 1981. 34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası. Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri.T. Tablo: II. Tablo:II.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E.C.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 .4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir. Türleri.Endüstriyel Hammaddeler E.

orta kalite karışık % 34.868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez.05-0.C. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri. lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda. 2001. zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88. 2001.) İyi.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7. maden zuhuru veya zuhurlar 42 .4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID.24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı.54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0.5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez.54 K2O Sb içeriği AİD. Kömür ÖİK Raporu.T.

bakır. demir. 2. Kısım: IX. barit. gümüş. Ankara. çinko. nikel. toryum. Türkiye Maden Yatakları Haritası. kurşun.2.C. maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz. Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin. Yayın No:194-1986. altın. kaolen. Kaynaklar 1. manyezit. 1995. 43 . volfram. bor ve perlittir.: Türkiye Çevre Atlası.MTA. MTA. alüminyum. Ankara. grafit. Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. civa. Harita No:II. 3. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler.T. 4.MTA. molibden. fosfat. 2001. talk.’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. manganez.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır. antimon. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir. uranyum. kükürt. Maden Tetkik Arama Enstitüsü. asbest. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler. krom. 2001. florit.

Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. doğuda dağlık bir yayla. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır. Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. Doğuda engebeler çok fazladır. En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir. en düşük 1. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise.4 °C’dir. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21. Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13. 44 .C. Bununla birlikte daha özelde.1. III. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü.7.01. yurdumuz için Akdeniz iklimi. doğu tarafından kara ile birleşmiş.T.1. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup.2 °C ile İskenderun.6 °C ile 20. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. Ancak her bölgede aynı değildir.50C ile 30. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir. tüm ülkede sıcak geçer.8 °C ile Sarıkamış’tadır. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir. TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. Batı Anadolu da ise.

bunun % 40’nın kışın. Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır.1. Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir. yıllık yağışın % 55’i kış aylarında. sıcaklık ortalamaları daha düşüktür.1. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır. % 25’nin ilkbahar. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir.5. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup.Yaz mevsiminde 45 . III.1. Karadeniz’den ise daha yüksektir. kışları ise soğuktur.4. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır. Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta. Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır. % 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Yıllık yağışın % 65’i kışın. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır. III. III. konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür. % 20’si ilkbahar. Bölgede genellikle yazları sıcak. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir.2. % 18’i sonbahar. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla.C.3. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür.1. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup. % 25’nin sonbahar.

% 25’i kadarı da ilkbaharda görülür.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm. Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir. % 20’si sonbahar. Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın. civarındadır. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür.T. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir.9. civarındadır. Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar.6. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir. bölgedir. Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür.1. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın. III. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür. % 35’i de ilkbaharda görülür. 46 .1. III. Yazlar sıcak ve kurak. Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir. III. Yıllık 390 mm. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik. Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm. yağışlar azdır.1.1. Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser. III. Bölgede konvektif.8.C. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. kışlar soğuk ve sert geçer.7. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır.

2001.1. Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir.1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III.1. İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur. 47 . dir.C. Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir.2. Harita III. Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar. tespit edilmiştir. Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre.

Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III. Hava kirleticileri kısaca.2. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir.2. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır.T. havada katı. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş. ozon. Tablo:III. Bunlar şu şekilde sıralanabilir. sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir. * Partiküller. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur.2. karbon monoksit. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır. Hava kirliliği. azot oksitleri.2.C. 48 . Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar. Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar. sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır.2. Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur. * Kükürtlü maddeler. III. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur.1. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir.

49 . (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.Hidrojen Sülfür(HS) 11.Endüstri Bölgeleri 2.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür.Klor(CL) 6.Karbon monoksit(CO) 3. Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14. Tablo:III. 2. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar.11.T.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13.Endüstri Bölgeleri 15. Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir.Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16.04 350 450 500 7. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17.Hidrokarbonlar(HC) 10.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8. III.1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1.Genel b. * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar. Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır. nitrik asit.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b.Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a.2.Azot Monoksit(NO) 5.3. Genel b.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler. Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit.C. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9. Endüstri Bölgeleri 12. * Karbon monoksit.Azot Dioksit (NO2) 4.

ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri. duman. insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar. h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir. deniz.3. suni gübre fabrikaları.2. hava taşıtlarının egzozlarıdır. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar. III.2. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri. kükürt. tarım ilaçları üretimi. Yapay Kaynaklar Hammaddeleri.hurda demir işlenmesi. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. 50 . Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup. demir dışı metal üretimi. dökümhaneler. Kara. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir.4. bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi.1.1. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri.T. deniz ve hava taşıtlarında mazot. Sabit Kaynaklar: Katı. sıvı. III. asbest üretimi. çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır.2. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda. cam ve seramik fabrikaları. petrokimya tesisleri. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması. Hareketli Kaynaklar: Kara. halojenler. Konut ısıtma. asfalt yapım üniteleri.3. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır.C. sudkostik fabrikaları. 2.2.4. is. çimento fabrikaları. soda. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. kireç. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler. katı. III.

Şeker Sanayi. yakıtların. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır.T. duman. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. Gübre Sanayi. Tekstil Sanayi. tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. toz. tesislerin. Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. Taş-Toprak Sanayi. çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır. izin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. Deri Sanayi. Lastik Sanayi vb. Çimento Sanayi. Selüloz ve Kağıt Sanayi. kullanılması. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. Petrokimya Entegre Tesisleri. Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. gaz. Demir-Çelik Sanayi. giderek kaynakların tahribine. şartlı ve kısmi izin başvuruları. Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. Bu Yönetmeliğin amacı.C. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. 51 . esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. Enerji Üretimi (Termik Santrallar).

Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır.İzleme ve denetleme. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur.4. Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir. -Araştırma. III. e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır.4. Destekleyici Önleme Stratejileri .2. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır. c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar. . 52 .2. b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması.2.2. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır.2. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi.2. hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez. III. eğitim ve ikna çalışmaları. .Sübvansiyonlar. Dolaylı Önleme Stratejisi . f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız.2.2.C.T.3. Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği.4.2.1.Arazi kullanım planlaması . d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III.Kirletici harcı. radikal girişimler ile sonuç alınamaz. Koruyucu Önleme Stratejileri .4. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.4.2. Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür. III. Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz.İzin ve ruhsatlar.2.4.

Ortak arıtma tesisleri kurmak. . .Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması.Cezalandırıcı Önleme Stratejileri . azot oksitleri (NOx) ve kurşundur. . .Yeterli yükseklikte bacaların inşası. karbon monoksit (CO).4. III. dizel araçların egzoz gazlarından çıkan. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar.4.4.Sağlıklı yer seçimi.Endüstri sigortası. Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir.Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması. Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir. Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan.Kamuya dava açma hakkı tanınması. .Çalışmadan alıkoyma cezaları.2.3. benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC).Hapis cezaları. .2.Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı. .4.2.T. atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel.5. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır.Para cezaları. 53 . .2. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin. III. İkincisi ise.C. . Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde. . Düzeltici. .Temiz yakıt ve hammadde. III. kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur. .Atıkların değerlendirilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi. Bunlardan birincisi.Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu.

azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir. biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup.Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde. az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması. gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması.Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması.4.C. fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır. .Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması. bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması. karbon monoksit (CO)."Çok kirletenden çok.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru. Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır. doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır.Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek. Ancak. . trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi. . 54 . yanmamış hidrokarbonlar (HC). benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir.3.Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır. Fotosentez bitkilerin. Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği. . III.5. çift plaka uygulaması gibi).Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek. Bu rezervler.Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park. Dizel motorlar. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler . III. . Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir. . benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir.T. . benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

3. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.141 17 31.9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan. 4. 1.2.000 4. Yayın No: DPT: 2555.C. sulama (% 37). yeraltı suyunda. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1.1.kullanma (% 10). ÖİK:571.400 15 Kaynak: DPT.200 75 5. Beş Yıllık Kalkınma Planı.2. içme-kullanma (% 39). 2. Yayın No: DPT: 2555.700 15 42. sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82). Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2.000 Güney Amerika Ortalaması 23.195 16 38. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir. 64 .600 Kaynak: DPT.1. ÖİK:571.000 Dünya Ortalaması 7.600 22. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3. VIII.443 3. Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir.600 22.2.9 milyar m3 suyun 32. Nüfus artışı.1. içme.200 Asya Ortalaması 3.466 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.020 Lübnan 1. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir. Sanayileşme.500 75 6.’de verilmiştir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı. Tablo IV.900 29. 6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır.300 Türkiye 1. VIII.735 Suriye 1. IV.000 Afrika Ortalaması 7.939 73 5. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30.016 72 5. Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır.000 31.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38.1.000 Batı Avrupa Ortalaması 5.T. Şehirleşme . sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.

endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur.T. 65 .Sınıf : Yüksek kaliteli su.Sınıf III. : Az kirlenmiş su. 3. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1.2004. Buna göre.Sınıf II. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni.1. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur. I. akarsuyun debisidir. IV. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde. 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Yayın No: DPT:2555. 1999. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası. DPT. Sınıf IV.C. Evsel. DSİ. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir. ÖİK: 571. 2. Kaynaklar 1. : Kirli su. VIII. Harita IV.

toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır. SU KİRLİLİĞİ IV. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır.C.2. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. genel kullanma suyu % 17.2. Diğer yandan. 66 . bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir. sanayileşme.1. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım. nüfus artışı. yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir. 1990 yılında 30. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir. zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.2. kentleşme.T. toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır. IV. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken.1’de verilmektedir. Ayrıca. komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda. 2. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır. Resmi tahminlere göre.2. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü.

c. Diğer amaçlar. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda. tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. d. d. b.T. : Kirli su. e. : Az kirlenmiş su. Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır.2.C. İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak. : Çok kirlenmiş su. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların.3. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır. Alabalık üretimi. b. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. e. c. Rekreasyonel amaçlar. f. Buna göre. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. Alabalık dışında balık üretimi. 67 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.

4 Milyar m3) Kullanılamaz (91.C. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD. 2001.1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11.2.1.7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV.6 Milyar m3) Kullanılamaz (29. Paris.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41. Türkiye Çevre Politikaları. 1992.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3. 68 .T. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri.

Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir. 69 . Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12.9.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1.3 0.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15.02 0. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7.65 >5000 >300 >250 3.5 9. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir.0-9.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3.9 IV >30 6.5-8. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8. Ph I 25 6.1 8.02 0. Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete .5 5 >5 5.2 1 >1.0-9.05 >20 >0. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12. 4. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16. Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6. Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0.C. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2.2c 1c 2c 8. Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20.1 >0.01 0. Toplam pestisit (mg/l) 0. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0.1 0. Sıcaklık 0C) 2. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1.5 2 >2 2.2/l) 8 6 3 4. Civa (µg Hg/l) 0.001 0. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0.T. Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10.2.3 1 >1 21. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19. Alüminyum (µg Ag/l) 0.5 1. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5.01 0. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14. Çözülmüş oksijen (mg 0.002 0.3 0. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6.1. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13.5 30 6. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0.02 0.1 >0.1 0.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0.5 >0.16 0.01 0.5-8. BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3.65 11.05 0. Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4. b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir. KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0.02 0.5 >0. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0. d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir.05 9.5 6.5 7.

Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A.1’de verilmektedir.Çevre Bakanlığı) 1992. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir. Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan. B. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü . b. C. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler. 3. Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri. Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır. D: Bakteriyolojik Parametreler.3.2. 2.2.2. C: İnorganik Kirlenme Parametreleri. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite . Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992.Çevre Bakanlığı) 1992. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır. C parametreleri gösterilmelidir. periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. 70 . Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi.1. çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır.C.3. D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1.Ü. B: Organik Parametreler.2.T. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV. sağ sahilinde grup B.

Müdürlüğü.2. 6. 5. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 .Çevre Bakanlığı) 1992. Köprüçay havzasında kirlenme.1.2. Antalya Traverten Platosu.C. krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz.4’de verilmektedir. Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları.2. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir.3 ve Harita:IV.3. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993.2. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım. atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir.Çevre Bakanlığı)1994. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması. kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır.2. IV. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır. endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası. Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması. Aksu Çayı.3. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.3.T. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir.3. Kuzey Ege. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi . Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak.2’de verilmektedir. nikel. Ancak. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir.1 ve Harita: IV.3. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler.2. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler.

3. Harita: 2. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır.2. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır. Harita:IV. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır.C.9’da.2. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları.2. IV.2.3.3. kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın.’da verilmektedir.3. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları.3.B. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi.2.B. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir.3.’de verilmektedir.2. Karadeniz.3. 72 Durumlarının . IV.T.2. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A.C Grupları).13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).3. maden yataklarının. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir. Susurluk. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu).10’da verilmektedir.5.2.12’de verilmektedir.2.2.2.C Grupları) Harita: IV.8. Sivas. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Marmara. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır.2.C Grupları) Harita: IV.3. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A. Gediz. Harita:IV.11’de. Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. IV. B.2.3. niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV.3.14’de verilmektedir. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup.7 ve Harita: IV.3. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar.6.B. Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir.3.2.2. ve Harita: IV. Kızılırmak.2.2.3. tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır.3.3.2.3.1.2.

Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç.2.3.3. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri.2. IV.2. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır.2. Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir.2.1. a. Susurluk. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar. Lüleburgaz. Susurluk. Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir.2. Meriç Nehri. Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür.4. Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu. 73 . yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. amonyak azotu. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir. Ergene Nehrini de kendisine katar. Şeytan. İnece.C. b. Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV). Meriç Havzası.4. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük.1.T. Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir. daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır. Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır.3. Bundan dolayı.4. Bu durum. IV.1. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir. Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç. Ancak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.

3. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir. Sınıf olduğunu göstermektedir. krom. arsenik. bor ve askıda katı madde açısından IV. ve IV.2. hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir. Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme. 74 . Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. 1. Simav Çayı.4. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından. Sınıf arasında değişmektedir. Mustafa Kemal Paşa Çayı. Bor. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir. Bu çayın kalitesi III. 2. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı.T.3. sınıf olmasına rağmen. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir.2. kurşun. Orhaneli Çayı organik açıdan II. çözünebilirlik.Erozyon. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.C.2.2.1. Toprağa düşen ilaç toprak tipi. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV.4.2.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı. 3. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır. BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar. IV. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır. Sınıf’tır. Sınıf kalitede gözükmektedir. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu. Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV.2. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır.

çözünmüş oksijen. 1989 yılında ise sıcaklık.3. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. Madra.2. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1. klor. çözünmüş oksijen.3. ana kolları Deliniş Çayı. toplam çözünmüş maddeye göre 1.4.2. Sınıf olarak kalmıştır.4. nitrat azotu.Sınıf olarak tespit edilmiştir. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir. Sınıf. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2. Sınıf. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. IV. Sınıf olduğu göze çarpar. çözünmüş oksijen.Sınıf kriterlerini sağlamıştır. Sınıf. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını.2. Sınıf kriterlerini sağlamıştır.3. Kuzey Ege Havzası Bakırçay. Bayramoğlu. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde. pH. Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel.3. Karamenderes.2. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. sülfat. bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV. sülfat. BOİ5 . amonyak azotu.2. sülfat. çözünmüş oksijen. nitrit azotu ve klorüre göre 3. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur. pH ve nitrata göre 1. sülfat. nitrit azotu değerinin değişmemiş. sınıf olarak ve klor değerler 2. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3.4. IV.5.1. Kocaçay. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3. Sınıf olarak değişmemiştir.5.Sınıf olmasına rağmen. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır. sülfat. amonyak azotu. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç.2. çözünmüş oksijen. Sınıf olduğu göze çarpar. nitrit azotu ve klorüre göre 2.T. klor değerleri her iki yılda da II.C.2.2. 75 . pH. IV. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup.3. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır.

C Grupları). Harita:IV. doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A. Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg. A. B.2. Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır.3. Demirci Çayı. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci.18’de verilmiştir. Harita:IV. Deliniş.2. Alaşehir Çayı (2. Tersakan ve Kelkit Çayı. Harita:IV.3. Sınıf olan ana kolun kalitesini. Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır.2. B. Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları.15’da.2. Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür.17’de. Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır.5. ve 3. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde.2. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde. olumlu yönde etkileyememektedir. C. 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda.2. bazı yörelerinde 4. nehrin ana kolundaki suyun genelde IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında. Sınıf).3. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4. Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2. Havza alanı 36. Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4.114 km2’dir.3. 37 adedi akarsuda. Nif Çayı.C. Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3. Dumanlı Gölü. Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup.Ekim 1993). Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek. toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ.16 ’de verilmiştir. B. güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup. 76 . C. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış. toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993).Sınıf. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl. IV. Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır. Grubu).2. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A.T. Tersakan Çayı’na akmaktadır.3. Yeşilırmak havzasında. Harita:IV. Sınıf.

Lüleburgaz Deresi. IV. Sınıftır. Kuzey Marmara Havzası. akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.2. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir. şeker fabrikası. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir. Başlıca kaynak kolları. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. Süloğlu Deresi. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince. B ve C grubu açısından ise III.T. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III.3. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A. Sınıf su niteliği taşımaktadır. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında. Hayrabolu Deresi. IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde. Akar Dere. 77 . Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle).Büyük Menderes nehri kolları. A grubu parametreleri açısından IV. B ve C grubu parametreleri açısından da III.Sınıf. ve IV. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. İçbatı Anadolu’dadır. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su. et kombinası. A grubu parametreleri açısından IV. Şeytan Dere.873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır.Sınıf.19’da verilmektedir. Yörede bulunan linyit işletmeleri.3. Koca Dere. Sınıf. Türkiye’nin güneybatısında. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km.C. dir. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra. endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı. Sınıf) gözlenmektedir.2. Harita incelendiğinde. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında.2.6. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV. 24. III. Aralık-1994).2.3. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle. havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV. Sınıf su niteliği göstermektedir. İki büyük koldan oluşan nehir. D grubu açısından incelendiğinde. Batı Anadolu’da yer almaktadır.7. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle.2. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır. A grubu parametreler yönünden IV. B grubu yönünden II. ve IV. Yan kolları Kırkkavak Deresi. Sınıf. C grubu yönünden ise III. Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup. ve IV. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar.

kayalıklar. gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır.B. Güneyden Işıklı ve Koru dağları. Ergene havzası. yerleşim yerleri. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir. Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir. Ergene havzasının doğu. batıda Meriç Nehrine açılmaktadır. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir. Gerek yöre halkından gelen şikayetler. Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 . Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. 1981. diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır.batı uzunluğu 160 km. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır. kuzey.T. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir. Havzada doğal göl bulunmamaktadır.C. fundalıklar.güney genişliği 140 km dir. Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup.

mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası. Havza genelinde plansız sanayileşme. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. IV. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması.3. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir. konfeksiyon. metal sanayi vb. Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp. Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir. toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir.2. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir. Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır. Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan.8. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir.C. bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava.2.Manisa. tarımsal endüstri. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. yörede hızla gelişen sektörlerdir. işletilmesi gerekmektedir. tarım ve sanayi merkezi olmuştur. Kimya. deri. Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. 79 .T. sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak. ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi.

5 8 5 15 1000 1 0. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”. Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı.T. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir.1 gereğince yapılır.2. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular.2.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür. göl. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise.1 0. 80 . gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir.005 6-10. Göller. sulama. gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV.C. IV.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir. acı ve sodalı göller dahil) 6.4. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV.2’de.2. Kullanılan iyi nitelikli tohum.2. Göletler. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir.9. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır.5 5 1000 0.5-8. 4. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde.2. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir. Tablo: IV. Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu.5 3 7. gübreleme.

A.). rekreasyon. Keçiborlu Kükürt Fabrikası. sulama. Bataklık 81 . yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi. küçük yerleşim merkezleri. Morelle Golden AŞ. tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir. su ürünleri. yaban hayatı Rekreasyon. Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi. balıkçılık. yaban hayatı İçmesuyu. su ürünleri.3’de verilmektedir. Şeker Fabrikası. Tarım alanları.. yaban hayatı İçmesuyu. rekreasyon. sulama. Hotamış. Afyon Şeker Fab.2. Burdur) içmeye. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park. hidroelektrik. Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV. Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir. Meke ve Acı gölleridir. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu. su ürünleri.4. rekreasyon. yaban hayatı Su ürünleri. tarım alanları. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. Tuz. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. TSEK vb). balıkçılık. Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta.1.Ş.yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te. sulama.2. TSEK vb.3. rekreasyon. Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır. tarım alanları. su ürünleri. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama. saz ve kamış üretimi. Tablo: IV. diğer yerleşim merkezleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San. (EBK. su ürünleri. saz ve kamış üretimi. Çarşamba Çayı. 1992. göl olarak da en önemlileri.2.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır.2. Alkoloid Fab. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi.T.C.4. küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri. su ürünleri. rekreasyon. turizm. tarım alanları.2. (EBK. IV. rekreasyon. doğal park. balıkçılık. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri.

C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. III : Ticari. florür. azot. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir. Ancak sanayi. endüstriyel ve diğer kullanımlar. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur. Bu değerlendirmelere göre. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a. Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin.T. Böylece istasyonlar. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar.Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 . fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır. Konya Kapalı Havzası.2. Kurşun. çinko. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir.5. nitrat. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir.Yoğun ticari balıkçılık. II : Rekreasyon. deterjan. Ana tahliye kanalı. demir. şehirleşme. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. organik madde. serbest kükürt. kadmiyum. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır. yağ ve gres. IV. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı. deniz taşımacılığı. Tuz Gölü Tuzlaları. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır. Altınapa.Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c.

T. 83 .2.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.4’de verilmektedir.4.3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır. Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır. endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği. 15 günlük bir periyodla. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır.C. Bu sulardan genelde Tablo:IV. Tablo:IV. Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır.2. Ayrıca 0. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir.2.9.005 mg/l’nin altında olması gerekir.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla. Doğal koku ve tadı dışında olmaz. liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu. 4. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır.5. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0. deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır. Bulunmayacaktır. Sınıf D III: Ticari. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir. Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır.

biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır.1 0. Su.02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır. çöp vb.2.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. 84 . ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır.T. katı maddeler bulunamaz. 4. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır.C.1 0.1 0.1 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV.001 0.9.01 0.01 0. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır. sıvılarla. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir.5.004 0. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır. katran vb.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0.1 0. Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0. Yüzer halde yağ.

1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II.C. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir. nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş. I. AEP tasarısı. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur. Bugün MED-POL. Aşama temelinde. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir.2. 85 .5. Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu. bilimsel yöntemlerle inceleyerek.T. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir. Bu çerçevede. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır. deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır. derecesini. 1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır. kirleticilerin kaynaklarını. Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını. Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır.1. kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir. IV.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır.C.5. Akdeniz. Orta Anadolu Kuşağı (1).1. Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır. Tablo:V. Tablo:V. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır. Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir. Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında. Tablo:V.‘ de verilmiştir. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2). Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları. Tablo:V. V.’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı.1. Türkiye. Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V.1.1. daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir. 95 .1. Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı.1.8.’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı.1.‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V.7.2. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır. özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir.1.1.6.1. engebelilik vb. Tablo:V.1. Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır.T.1.3.

2 13.2 48.178 6. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.008 Türkiye Yüz.7 22.9 Hafif Asit 30.9 8.9 25.7 5.3 38.9 10.091.6 Güneydoğu 4061 1. Tablo :V.2 8.6 Ege 7404 2.6 40.544 12.2 89.031 96.0 44.0 2.7 Orta Anadolu 25778 0.750 4.930.933 3. 1988.776.9 4.661. Oranı (%) 19.0-6.061. 96 .9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0.4 0.9 32.485.7 7.9 47.648 7.2 45.4 0.1.3 Göller 3759 6.1 8. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1.0 84.7 Güneydoğu 4272 4.1 0.8 38.8 7.719 7.5 8.1 10.9 47.6 55.0-4.7 5. Ölç.9 Orta-Asit 10. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.960 3.4 6.9 0.978.2 Orta Anadolu 25706 3.9 Hafif Alkali 57.136.9 56.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.0 14.3 Doğu Anadolu 1342 0.6 Akdeniz 3168 0.8 10.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.9 Kuvvetli Asit 0.094 2.9 5.3 Ege 7342 1.6 4.6 0.4 Doğu Anadolu 1329 0.2 4.8 0.2 6.4 2. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.1 52.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3. 1988.4 37.0-7.2 0.1 1.287.9 0.9 11.172 589.4 Karadeniz 101137 1.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.1.629 602.8 1.7 10. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır.528.2 16.260 302.1.8 8.4 76.2.8 15.4 0.0-8.1 37.0-5.2 Akdeniz 3367 5. Bölgeler Tablo:V.7 Göller 3871 0.7 25.4 2.1 51.027 669.5 85.7 66.8 55.866 1.5 93.4 85.2 6.7 4.243 9.8 Toplam 74.0 0.239.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.9 4.1.6 33.5 37.6 0.5 13.3 7.5 0.9 Kuvvetli Alkali 1.4 7.T. 1987.C.211.9 16.6 7. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.1 7.

5 18.7 25.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.6 Güneydoğu 4035 29.3 3.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.7 4.2 47.7 13.9 47.4 64.9 7.9 18.6 21.2 11.4 15.4 Doğu Anadolu 1319 13.5 32.4 Ege 7571 8.4 7. >4 Yüksek 1.6.7 36.0 8.4 47.8 Güneydoğu 4157 0.5 Ege 7225 17.8 Karadeniz 10488 35.1 20. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14.1.2 49. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.4 53.4 8.7 23.7. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.6 Orta Anadolu 25930 9.8 5.6 14.1.7 46.2 34.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.1 6. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.8 7.2 6.0 25.1.3 9. 1988.2 Ege 7625 32.3 Doğu Anadolu 1338 0.1 2.5 8. 1988.8 25.6 35. 1988.2 Göller 3632 19. >100 Çok Fazla 32.3 18.3 27.9 27.9 11.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.5 6. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.5 11.2 60.9 17.0 56.0 24.8 23. >25 2.2 Akdeniz 3346 3.8 29.3 1.7 7.3 17.6 23.3 17.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.6 3.7 2.8 Orta Anadolu 25853 1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1.1 4.3 83.1 12.2 7.7 28.0 24.1 17.2 12.8 Göller 3673 0.8 15.3 10.2 Tablo:V.5 Güneydoğu 4227 44.3 27.8 Orta Anadolu 25852 31.0 31.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.4 26. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.9 13.5 46.7 Göller 3668 36.3 17.8 18.9 Karadeniz 9724 1.1 38.2 Karadeniz 10142 13.9 25.C.2 18.2 18.2 10.9 8.5 22.9 Orta Anadolu 25419 21.2 2.9 49.5 14.1.0 23.9 3.4 16.7 Ege 7826 31.6 9.2 36.6 12. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.4 Doğu Anadolu 1339 21.74 97 .0 20.9 Güneydoğu 4340 12.3 30.5. 1988.2 64.9 20.0 Tablo: V.0 9. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.2 49.3 22.9 Tablo:V.8 26.0 18.4.2 Doğu Anadolu 1447 16.3 23.5 33.5 34.6 Akdeniz 3270 10.3 Akdeniz 328 39.3 32.T.5 Göller 3768 14. >15 Çok Fazla 6.8 8.4 5.5 4.9 Karadeniz 10570 28.9 20.7 6.5 Akdeniz 3139 23.4 41.9 2. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.3 9.9 1.3 11.5 17.6 6.0 2.1 9. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.4 65.8 7.6 32.6 19.8 22.6 32.7 28.8 25.6 6.4 55.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.5 22.5 20.9 10.4 8.3 33.1 31.

33 53.5 20.00 2.0 325.79 0.18 78.14 7.94 18.00 11.82 39.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.33 0.13 0.04 1.69 46.39 88.30 17.00 2.4 5.48 14.0 294.03 37.T.0 123.3 4.03 27.85 0.0 213.00 12. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah. 1989.00 26.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.5 378.18 0.9 85.00 40.0 211.39 40.14 17.29 40.21 23.0 9.00 92.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697.40 8.7 360.1 2.43 1.05 63.00 21.00 51.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.21 4.1 13.00 61.00 54.33 60.20 63.69 0.71 29.87 54.24 90.0 3. Ankara.03 2. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12.36 36.61 8. 98 .27 25.37 28.0 642.43 4.41 0.68 26.78 35.0 1.43 1.06 84. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.8.0 640.54 55.39 9.88 9.07 56.03 3.96 16.03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20.09 0.5 1.46 15.0 233.49 2.9 7.15 2.0 9.00 16.0 502. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah.84 157.80 2.09 27.67 38.80 6.92 4.85 41.43 6.1.56 2.0 6.C.0 1.2 47.78 53.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.00 15.54 46.32 20.29 1.00 12.57 0.0 134.00 11.0 423.0 7.2 4.00 13.3 7.5 528.10 27. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.00 89.80 15.0 453.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.0 302.

334.’ında şiddetli.’lık bölümü işlenmekte % 28. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.1. iklimi.699.575 ha.614 ha.’lık bölümü orta derin (50 .592. Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır. Erozyon Türkiye. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır.973 ha. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa.’lık bölümü 90 cm’den derindir. Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur.455 ha.781. V. Çeşitli arazi türleri. Söz konusu bilgiler Tablo:V.108.5’ini oluşturan 23. Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde.1’ini oluşturan 27. Türkiye’nin arazi varlığının % 36.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından.003 ha.1.’ında orta.690 ha.205 ha.699. geriye kalan % 85.938 ha. Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir.6’sını oluşturan 23.8’in % 11. Türkiye’de Arazi Problemleri V.1.2’sini oluşturan 11. Ülkemiz topraklarının % 14.3.3’ünü oluşturan 21. 99 .’lık bölümü sığ (20 . Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır.T.1. % 17’sini oluşturan 13. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır.908.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta.’da verilmiştir.9’unu oluşturan 9.4’ünü oluşturan 28. Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15.750 ha.’lık bölümü çayır ve mera. % 30.3.2. topoğrafik yapısı.463 ha.1. geriye kalan % 5’i oluşturan 3.221.2’sini oluşturan 28. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır.114 ha.90 cm) % 30. uygulanan yanlış tarım yöntemleri.50 cm) ve % 37. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür. özellikle işlenebilen araziler.’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir.468.9. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile. % 36.745.C. sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar.299.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir.

Genel Toprak Amenajman Planlaması.Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık.C. Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 100 .T. 1987. Zeytin.1. Çay Kestane vb. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.9.

toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir. Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası. Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır. Bu nedenle. Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir. can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 .S. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. Ülkemizde ise erozyon. Kızılırmak’a adı. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır. Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır. 1953 yılında kurulan D.İ. genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır. eski Topraksu Genel Müdürlüğü. toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması. bu taşınmanın gözle görünür delilleridir. topraklar geri alınmaktadır. Halbuki erozyonla. çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir.T.C. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi.

Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır.7’sini.1. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır. V. Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır. endüstri. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir.T.10.11.1.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0. ticaret. öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3. ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.64 1 Hafif 5611892 7. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır.04 3 Şiddetli 28334933 36. Bu eğimler işleme zorluğu. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır.22 2 Orta 15592750 20. Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V. Tablo:V.3’nü kapsamaktadır. 1987. Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir.1.10.’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 . Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35.2. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa.’de verilmektedir.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Gelişmiş ülkelerde. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde. Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır.C.3.

2 sini oluşturmaktadır.1.3. Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir.3.3 11. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür. Fakat taşlar. Tablo: V. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller. Ülkemizde.1. tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir. 1987.495. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz. Tablo:V.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28. 103 . yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir.093 hektarı tarım arazilerinde. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14. 2. Taşlılık Sorunu Taşlılık. V. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V.484.C.T.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir.9 30. 1987.3. Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler. Bunların 2.5 37. V. 21 261 850 ha. 25. aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir.989.1. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.11.1. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir.1.12.4.Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler.1.518.022 ha. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile. V. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi.119. 504.771. Aksi takdirde. İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir.814 ha’.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir.1.968.3 olmak üzere toplamı 1. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır.ında.6. Bu suların.968.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar. Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır.2 tuzlu sodik topraklar.C. yan yana görmek mümkündür.T. Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte. 123.956 ha ile % 0. Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir. su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır.975 ha.722 ha olup.01 hafif tuzlu-sodik topraklar.5.3. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1. 8. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır. % 2 düzeyindedir.000 ha. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1.6 sodik topraklar.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır. bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır.863 ha ile % 0.161 ha. 104 .260 ha. 264. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803. tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır.3.’ında olmak üzere 2.641 ha ile % 0. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi. dolayındadır.’dır. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir.603 ha ile % 0.’lık alan. Sodik topraklar 8.

. sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. Bina. 3. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. TMMOB. Ergene. her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir.1. 1989. 1987. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . Yayın No: Genel: 245. Karayolu güzergahı seçimi 1. Erzurum. Toprak Muhafaza.. TOBB. su. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989... Mera Kanunu gibi kanunlar. 1995. gelecek nesillere karşı borcumuzdur.360 ha kadardır. Havza Islahı. V. Atatürk Üniversitesi Basımevi. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir. Harita V. toprak. Ziraat Fakültesi Yayınları. Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. Atatürk Üniversitesi Yayınları. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162. Ankara. Toprak Biliminin Esasları. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır. Ankara. Ankara. No: 635. 1991. Dizdar.T. A. 6. 5. TÜBİTAK Yayın No:7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. Kaynaklar 1.S.3. Ders Kitapları Serisi No: 47. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli. Akalın. DİE. ve 2. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. 8. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. 1992. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . Teknik Yayın No:60. Ankara.1.Y.7. İ. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır.C. BÖM: 9. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Topraklarımız. M. Ankara. Toprak ve Çevre Sempozyumu. bitki toplulukları. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı. Talaz. Ankara. 2. 1987. 4. 1987. 1989. No:289. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar. Ankara. 7. 105 . 1987. Cilt-I. Ziraat Mühendisleri Odası. 9.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir.

su ve sellerle denizlere taşınmaktadır. % 20’si orta şiddetli.C. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır. 106 . tarla açılması. yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla. yangınlar. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi.7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır. oldukça yakın tarihlerde başlamıştır.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır. toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir.2.4’ü şiddetli.072.2. bu konudaki araştırma ve uygulamalara. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin. Her yıl milyonlarca ton toprak. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır.T.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. Yurdumuz topraklarının % 78. Yurdumuz dünyada. TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı. % 22. Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri.2.1. % 36. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir. V. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemiz arazilerinin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. Tablo:V. rüzgar.

gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır. Kum tepeleri ağaçlandırılmalı. Harita V. Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır. . yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi.42 22. 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir. Olduğu gibi korunmalıdır. hafif. Yurdumuzda çayır ve mera alanları. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi. İşlemeli tarım yapılamaz.2. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır. bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3. 107 .58 3. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur.22 20.77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi. yetersiz toprak özelliklerine sahip. ülke genelinde. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta.Erozyon riski yüksek olan. bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte. . Tablo: V. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi.Yanlış toprak işlenmesi.T. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur.C.’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı. 1987.1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0. ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte.2.32 3. Bu nedenlerle.04 36. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir. .06 7. Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir. Toprak ve bitki örtüsü yoktur. Orman ve otlak kullanışı uygundur.

3) problemsiz arazilerin 4. Tablo:V.0 5.C. bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.7 9.749.399 11.VII. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11.2.546.6.574.III. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5.547 10. 100.633 4.3.416.396 ha.416.2.II.012.776.2 13. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V.778.009. Sınıf arazilerinin % 46.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6.753.127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.702 7. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta.749.425. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V. VI.6 60.797. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78. Tablo: V.2.330 7.553 46.K. sürüme uygun olmayan alanlarda 1. A.563 1.Y.778.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V. 1995.7 9.692.758. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır.IV Sınıf) Alan ha 4.1 kadar orana sahip iken.T.487 ha kadardır.2.396 2.3 34.K.2.288. 108 .557. Türkiye’nin yalnızca VII.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I. Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır.399 16.339 ha olduğu.563 ha alanı kapladığı görülmektedir. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır.959 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.016 26. 1995.533 36. ve VII.Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları.471 ha.2.537 6.2 46.2.004. Sınıf) Alan ha 5.Y.2.1 0.201.).585 165. Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir.004.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5.VI.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77.009. Sürülebilir arazi toplamı % 34.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4. Grubu A.238.7’lik bir orana ulaşır ki.4 8.

8 8. Botbaşı 651 Filyos. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. 2. Dutluca 1167 Dicle. Türkiye’de geç sonbahar. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır. 1995. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür.1 0.4. yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır. 1. askı materyali olarak taşınmaktadır. Tablo:V. 3.5 108. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması.6 7. Faklı 1977 Ceyhan. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış. 1. Çarşamba 1521 Kelkit.8 6. Rüzgar. toprak aşınımının artmasına neden olurken.4 5.3. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu.8 19. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır.4’de verilmektedir. Devecikıran 610 Dalaman.9 10.İ.5 8. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir. Karahacık 648 B. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir. 109 .9 54. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır.E. Manisa Köprüsü 582 Sakarya.2. Doğal Etkiler.2. Uçtepe 563 Göksu.C.2 6. Bunlar. Sosyo-Ekonomik Etkiler. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri.Menderes.8 44.8 12.5 2. Söke 519 Gediz. Suçatı 260 İyidere. Yeniköprü 922 Seyhan.5 V.2.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak. Diyarbakır 1085 Kızılırmak. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33.9 0. Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V. Keban 525 Tortum 2500 Fırat. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E.T. İnözü 923 Yeşilırmak. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar.

c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği. değişik çaplı agregat ve primer taneler. yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir. mil. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. kil miktarları. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. Dış bükey eğimler. su tutma kapasiteleri.C. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır. Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken.132 ha kadardır. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması.358. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir. eğim şekli. arazilerimizin % 39. kuzeye veya güneye bakış. Düz araziler 5. katyon değişim kapasitesi. kum. dispersiyon oranı. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir. Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür. Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır. değişebilir katyonlar. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır. Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. 2. agregat stabilitesi. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir. eğimin uzunluğu. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46.952 ha alanı kaplarken. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur.832. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak. kireç. Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir.T. Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir.

T. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. 111 . ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir. c. toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır. b. Bitki örtüsünün çeşidi. V. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. a. Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır.4. I-II ve III. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. meralarda kontrollu otlatma yapılması. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması. mısır.2. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk. Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır. tütün. patates. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. Ormanların ve meraların tahribi. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur.C. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir. sıklığı. 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir. gübreleme yapısı. En az korunma çapa bitkileri tarımındadır.

l. Kaynaklar 1. h. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında. i. f. Gelecekte. arıcılık vb. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde. tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 2. Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak.T. 1987. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. j. Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. e. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır. işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir. g. 3. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli.. k. ı. 1991. 112 .C. 1995. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. örneğin el sanatları. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı.

ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir. Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır.172 ha) . Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2. Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan.2 milyon ha (% 31). ürün verebilen orman alanı 8. geri kalan % 4. Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş. dişbudak. 10. Ülkemiz. kavak.6’sını teşkil etmekte olup. ORMANLARIMIZ Ormanlar.T. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI.9 milyon ha (% 44 )’dür. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. Bu miktar ülke alanımızın % 26. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0.3’ünü. 1.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir.15’ini yapraklı türler (8. sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları. 20.’dır. Ülkemiz ormanlarının % 99.1. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle.7 sini oluşturmaktadır.34 ha.9’u devlet ormanıdır. FLORA.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.247 ha.’dır. Dünyada ormanlar. Ülkemiz arazi yapısı. sırada yer alırlar. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22. Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir.C.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI.993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.1. ıhlamur. iyi baltalık 2. İyi koru 6.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50.600.763.de verilmiştir. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır.8’ dir. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır.78 (4. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir. Türkiye orman ekosistemleri için.515. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir. iklim ve toprak özellikleri. tükenmeyen bir dinamizme sahip.7 milyon ha (% 13)’dür. en önemli doğal kaynaklardır. 113 .735. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz.027. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları.53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup. Toplam orman alanlarının % 42.

20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır. doğal hayatın devamı. 49 kertenkele.T.644 1. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır. sosyal.379 4. 36 yılan.018.504 99. Ağaçlandırma alanlarında. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır. Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir.088. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür. 426 kuş. asit yağmurları. Hava kirliliğinin azaltılması. ekolojik dengenin sağlanması yanında. Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617. Su rejimini düzenlemesi. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir. sel. karaca.524 3.000 ha alan ağaçlandırılmıştır.302. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI.234.1. Ayrıca 120000 omurgasız.697.341 286. canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi.335. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan. 8 kaplumbağa.475 619. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup.C.1.162 1. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız.433 99.650 1. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6.666 109.167. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. iklimi yumuşatması.1. özellikle geyik. erozyonu önlemesi. zehirli böcek ve mantar hastalıkları.786 336. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın. rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için. 114 .300 18. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel.I.

Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni. Sayı: 14 Şubat 1993. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 2. odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir. Orman Genel Müdürlüğü. Mayıs 1992. Orman Dergisi. VIII. Sayı:5 . 2001. 4. Kaynaklar 1. DPT. Orman Genel Müdürlüğü. nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır. Ankara.T. Orman Dergisi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi.5 Yıllık Kalkınma Planı. Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer. 3. (Kasım-2001). Ankara. 115 . Ankara..C.

tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına. a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park. Bu kanun kapsamına giren yerlerde. Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip. milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma. Milli Park. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. Tabiat Parkları. b. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”. MİLLİ PARKLAR. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. “Tabiat Parkları”. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. c. b) Yaban hayatı tahrip edilemez. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine. türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. TABİAT PARKLARI. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. Bayındırlık. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir. 116 . ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak. TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. Bu kanunun amacı. sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder.2. Tabiat Anıtı. geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir. Tabiat Parkı. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler. tabiat parkı. Bu kanunda yer alan. a. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça. Tabiatı Koruma Alanları. Bilimsel ve estetik bakımdan.T. d.C. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz . gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını.

1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası. manzara. dağ ve kar sporları . jeolojik oluşumlar.09. Tabii bitki ve hayvan toplulukları.4. şapeller ve peri bacaları gibi). bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik. Arkeolojik kalıntılar.1994 31.1970 21.08.1994 31. dinlenme ve eğlenme 29.1996 06.1981 25.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES. tabii bitki toplulukları. Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan.03.05.12.T.TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05.1988 07.C. dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı.1994 31. jeolojik yapı.04.dinlenme ve eğlenme.1969 03. 2003.03.1973 12.11. dinlenme ve eğlenme 27. dinlenme ve eğlenme 31. tabii bitki toplulukları .01.11.1996 (Sınır Da. Tabii bitki toplulukları.1986 09.09. 54524 Kayseri Kastamonu.08.1.12. Bitki örtüsü.1972 22. Adana.1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları.12. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler.06.1996 07.) 29.1971 16. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı.11.08.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar.1994 31.1959 Tabii bitki toplukları. dağ ve kar sporları 20.07.07. Tabii bitki toplulukları. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler.1988 11.05.11. dinlenme ve eğlenme 09.02.1970 03.04.dinlenme ve eğlenme.1961 06.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) .manzara. 117 .1993 17. dinlenme ve eğlenme 22. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları . jeomorfolojik oluşumlar.06. manzara .02.1958 Arkeolojik kalıntılar.1973 02.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları. tabii bitki ve hayvan toplulukları.2000 Tabii bitki toplulukları.09.1988 07.11. dinlenme ve eğlenme 19.06. Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları.04.04.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB.2.03.1987 21. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.dinlenme ve eğlenme.11.dinlenme ve eğlenme. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı. manzara.manzara.1994 08. tabii bitki toplulukları. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.1998 21.1996 21. Harp tarihi. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde. Arkeolojik kalıntılar.1976 08. arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı.08.

07. kaynak değerlerini teşkil etmektedir.1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir. Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp.5 785 46. 167 su kuşu türünün mevcudiyeti. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu.1987 8 Çitdere Zonguldak 721.04.05. olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata).1988 118 .12. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.08. en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir. nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi.12. Çok sınırlı yayılışa sahip. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile.04.04. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir . şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır.1987 27.1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15.08. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme.12. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır. Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp.06. yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi. Sülüklü Göl. pallasiana var.T. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur. zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. flamingo. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı.12.1987 23.5 29. Çok çeşitli ağaç. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu. Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana). kaynak değerlerini oluşturmaktadır. sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1990 26. Deniz. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş.07. ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir.1988 05. eşsiz bir tabiat parçasıdır. barınma ve kuluçka alanı oluşu.06. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile.5 334 29.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24. Avrupa’da turna.2.5 329 30. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. şeneriana)’nın varlığı.1988 17.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300.1987 30.1987 02. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır. kıyı. Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir.1987 18.1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29. Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01.5 88.10. Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu.1987 27.göl. ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1988 16. sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması . pallasiana var.04. akbalıkçıl. vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp.03. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809. Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır.C.10.1987 25. karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu.08.07. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması. pallasiana var. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir. kum .

Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır.07. tarafından M. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf. özellikle tepeli pelikan.12.5 24.1998 24. Örümcek ormanı.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07. göl lagünleri. 2003.1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.T. pallasiana) türlerinin yer yer saf.1993 27 Habibineccar Hatay 118 31. Saha.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31.12. Sahada.Ö.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05.08.04. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani). Sulak saha. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir. Camili-Gorgit ormanı.5 km. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır.04. boyunda. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır. Ayrıca. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır. kayın.12. Sen Piyer kilisesinin 200 m. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21. barındırdığı bitki ve hayvan türleri.1994 23. Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir.1993 25 Çamburnu 180 31. gürgen.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı.07. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir. Toros Göknarı (Abies cilicica). Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı. 3. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi. 111 kuş türünün varlığı.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12. yüzyılda yaptırılmıştır.1991 İç Ege Bölgesinde.03. 500-700 m eninde. Antiokus I. 490. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir.12. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır. Saha.03.12. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir. bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1.07. Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir.023. kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır. sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir. yer yer karışık meşcereler oluşturması.1991 05. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri.02. kıyı kumulları. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti. İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür.01. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.5 83. Sahada. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir. 119 . kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür. Camili-Efeler ormanı. Aktüel Akgöl.2. yer yer karışık meşcereler oluşturması. Sahada. Seyhan-Ceyhan deltası.1993 26 Dibek Antalya 550 31.C. Avrupa. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16.

1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600. peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı.06.C.05.07.12.02. jeomorfolojik yapıda olması.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği. bitki örtüsü. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması. nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması.1998 07.08.5 1150 Değişim 07.0 TESİS TARİHİ 01.1991 7 Gölcük Isparta 6684 05.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21. 120 .06.12.09.1991 Yeni 1196.1989 03.6 329.1998 22. İlgi çekici kanyonu.09.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.T. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.10.peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması.07. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5.5 11.3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması.1984 21. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.2. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.1989 21.07.1998 29.1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik. 2003. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08.10. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı. Doğal yapısı.1995 06.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.05.0 1625 394.04. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu. Sahip olduğu orman dokusu. .1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15.02. 2 3 Çorum.5 5859 14916 07.0 05.1995 27. manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması.

çap ve 3.25 m.09. boy.) 10 ha İLAN TARİHİ 19. 2. 0. 2. boy. 4 m. boy. çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında .02.1995 21.5 ha 2500 m2 07.1994 27. çevre genişliği Şelalenin . 1. 4 m.1994 09. Servi Ağacı’nın 250 yaşında . çap ve 5.55 m. çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında . 35 m. çap ve 15 m.1994 09. çap ve 3 m. 1.85 m. 26 m.78 m.62 m.40 m.09. boy. çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında . boy.5 m. 7.1995 21. çap ve 6. 35 m.34 m.1994 27. çap ve 4. 15 m. 34 m. 1.1994 29. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI. çap ve 1.70 m.50 m. 2. Karaçam 600 yaşında . boy. çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında . bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında .5 m.70 m. boy.38 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında . 20 m. boy. çap ve 7.1995 21.09. vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması .1994 27. 21 m.90 m.11. 154 m 52 ha.1995 21.55 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında .1993 06. .02.50 m.1994 29.1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21. 4 m. 1.02.50 m. 30 m. 2.09.80 m. 30 m.11.40 m. 3 m. boy.09.1994 09. 24 m. çap ve 7. 1.42 m. çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında .65 m. boy. çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında . çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında .09.1994 29.02. çap ve 8 m.1995 21. çap ve 8. Meşe Ağacı’nın 25 m.02. çap ve 4. 40 m. 2.09. boy.09.1994 29.45 m.11.09. çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0. 18 m.C. 1. 25 m. 1.T. 15 m. 1.1994 27. çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu.06. çap ve 7.. çap ve 8.09.40 m.1994 09. 2. boy. 2. Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m. çevre genişliği Karaçam 300 yaşında .07.1994 27.20 m. 2. 2. 1 m.85 m. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında . boy. boy. boy. çap ve 4.1994 09.75 m. 2 m. 1.23 m.1994 29.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0. çevre geniş. çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında .02. boy. çevre genişli. çap ve 7.02. 25-30 m. Meşe Ağacı’nın 350 yaşında . 20 m.10 m.09. çap ve 5. 27 m. çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında .02.50 m. çap ve 5. 25 m.09. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında . Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması.08. boy.12.2. çap ve 8.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan. 30 m. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında .85 m. 20 m. 2. boy. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında .11. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş.02. boy.1994 22.5 ha.35 m. 3. çap ve 7.1994 27.8 m.1988 12.70 m.67 m.1995 21.1994 29. boy.50 m.50 m. çapa sahip olması. çap ve 17 m. 2. 8 m. boy. 2. çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında . boy. çap ve 10 m.1994 29. boy.70 m.1994 29.20 m. çevre genişliği Karaçam 200 yaşında . çap ve 0.80 m. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında .69 m.1995 21. boy. boy . çevre genişli. 25 m.1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 .1995 21.11. çap ve 8 m.90 m. boy.38 m.09. 2 m. 25 m.09. boy. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında . çevre genişliği Ardıç 500 yaşında . boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi.02.

04.52 m. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında .2002 06.1995 21. çap ve 6.1995 25. çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında.1995 21.21 m.81 m.30 m.08.05. çevre geniş.1995 29.10.04. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m.10. 3 m. boy. Kermes Meşesi türünün 77 cm çap. çap ve 4.04.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .20m. 22 m. boy. çap ve 4. çap ve 3.82 m. 318.10. 57. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . çap ve 3.06. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m.48 m. Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında . boy.07. 0.1995 11. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . çevre gen.1 m.85 m. boy. 20 m. çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında . 30 m. boy. boy.10 m.1995 21.73 m. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında . 2.1995 11. çap ve 9 m. 2. çap ve 6. çap ve 12.06.09.60 m.85 m.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması. çap ve 7.88 m. 1. boy. 58.10.07.1995 25.5 m. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .09. 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında.05 m. 1. çap ve 5. boy.07. 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21.5 m. çap ve 4.80 m.1995 31. 1.22 m. 32 m. çap ve 2.34 m. 1. boy. 97-101-75 çaplarında ve 306. boy.1995 26.70 m. 20 m. 54 m.10.30 m. boy.2000 03. 1.1995 11. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte. boy ve çatalının her birinin 40-45 cm. boy. 1.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117. 2.2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06.04. çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında .6 m. çevre geniş. 2.18 m. 1.8 m boylarında .10 m.10. 1. boy.09. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında .90 m.70 m. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir.10. çap ve 8.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması. 1. çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın . 1.T. 49.65 m. boy. boy.04. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m.2002 122 . çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . boy.5 m. boy.90 m.05 ha 10.54 m.53 m.m çap ve 7. Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir. çevre geniş. Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır.92 m. 1. 54.10. boy. çevre gen.11. 61.1995 21.15 m. 1.10. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4.5 ha 03. 2 m. 1. çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında .80 m. Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir.07. boyunda. 25 m.10.4 m.5 ha 23. çap ve 9 m. çap ve 3. çevre geniş. çap ve 3. çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3.1995 25. 50 m.83 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .1995 25. çap ve 5.40 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .C. 95-105 yaşında . boy. 5 m. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .55 m.1995 11.04.80 m. 52. çap ve 4. 53. 14 m.1995 11.76 m.1995 11.65 m. çevre geniş.5 m. 20 metre boyunda. sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m.1995 11.80 m.32 m. 1. çap ve 4. 3. çap ve 5. boy. 35-40 m.5 m.1995 21.1995 26. 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0.1995 03.1995 11.

2002 13.2002 13.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün. 1. 1.09. 665 yaşlarında. 1 m çap ve 3 m çevre geniş.16 m çap ve 6.2002 06.2003 06. 27 m boy.C.08 m çap ve 9. 46 m boy.09.80 m çevre gen. 1000 yaşlarında 12 m boy.90 m çevre gen. Sedir ağacı türünün. 300 yaşlarında . 2. 0.2002 16. 450 yaşlarında.2002 16.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün.72 m çap ve 5.2002 06.2002 06.20 m çevre gen. 1. Çınar ağacı türünün.97 m çevre gen.2002 06.10. Anadolu kestanesi ağacının. 300 yaşlarında 42 m boy.2002 13.09.1 m çap ve 3. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.09.2002 06.2002 06.50 m çap ve 4. 2.2002 06. 1. 1.2002 06. Ardıç ağacı türünün.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy.1 m çap ve 4 m çevre gen. 1.09.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy. 1.10. 1.10.2002 06.05. 2. Kayın ağacı türünün. 1 m çap ve 3. 12 m boy. 3. 1700 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün.84 m çap ve 6.2003 06.39 m çevre gen. 1.2003 06.5 m boy. Dışbudak ağacı türünün. 630 yaşlarında 19 m boy. 1. 1. 1. 2.2003 06.2002 06. Ardıç ağacı türünün.30 m çevre gen.02 m çap ve 6. 22 m boy.80 m çevre gen.09.2002 06.14 m çevre gen.09. 16 m boy.10 m çap ve 9. 11.30 m çap ve 7.76 m çap ve 2.57 m çap ve 4.09.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün.5 m çap ve 4.2002 06. 1.34 m çevre gen.08 m çap ve 3. Ladin ağacı türünün. 110 yaşlarında. 1030 yaşlarında.T. 1.22 m çevre gen. 340 yaşlarında 16 m boy.2002 13.36 m çap ve 6 m çevre gen. 24 m boy. Sedir ağacı türünün.05.09. 645 yaşlarında. 3.88 m çap ve 5. 12 m boy.3 m çap ve 6.3 m çap ve 4.2002 06.2002 06. 27 m boy.17 m çap ve 3.09. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında.6 m çap ve 5. Çınar ağacı türünün.50 m çevre gen.09. 23 m boy.05.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün.05.16 m çap ve 6. Ardıç ağacı türünün. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında.09. 22 m boy.09. 11 m boy.30 m çap ve 7.71 m çevre gen.05.09. 21 m boy.80 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında.69 m çevre gen.90 m çap ve 5.90 m çevre gen. 15 m boy. 775 yaşlarında 27. 1.09. 190 yaşlarında.03 m çevre gen.5 m boy. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında.09. 1. 10 m boy.32 m çap ve 7. 9 m boy. 150 yaşlarında. 70 m boy.2002 16.43 m çap ve 4. 530 yaşlarında.2003 06.09.76 m çap ve 11.09.2002 06. 2. Göknar ağacı türünün. 12 m boy. Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında. Yaz ıhlamur ağacı türünün.5 m boy.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 . 1070 yaşlarında 35 m boy.50 m çevre gen. 20 m boy. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy. 1.10. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16.40 m çevre gen.2002 06. 49 m boy.09.2002 06. 12 m boy. Porsuk ağacı türünün. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında. 12 m çap ve 3.2002 06. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında.09. 2. 20 m boy.09. Sedir ağacı türünün.2002 06.05.7 m çevre gen.95 m çevre gen. 2.2002 16. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında.84 m çap ve 5.8 m çevre gen. 12 m boy. 500 yaşlarında 13 m boy.94 m çevre gen.40 m çevre gen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06.70 m çevre gen.09.2002 06. 2.7 m çap ve 4. 250 yaşlarında. 200 yaşlarında.05.50 m çap ve 7. 1. 30 m boy.04 m çevre geniş.09. Ardıç ağacı türünün. 1.09.90 m çap ve 4. 320 yaşlarında. 3.2003 06.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.08. 1989. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir. 33 adet Milli Park. Çınar ağacı türünün. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06.05. Ankara.05. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü.2. 1995.2003 06. Dut ağacı türünün.3’de ise Tabiat Parklarının Adı. Çevre ve Orman Bakanlığı. Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında. 3. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 2873 Sayılı. Bulunduğu Alan. Yurdumuzda. Çevre Bakanlığı. Kuruluşunun 150. kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar. 9. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar.2’de.5 m çevre gen.05.1’ de Milli Parkların. Yılında Ormancılığımız. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları. Orman Genel Müdürlüğü. Alanı.2. Milli Parklar Kanunu. Tablo:VI. 2003 yılı sonu itibariyle. Tablo:VI. 38 ha olup. 124 .05. birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir.2003 06. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır.2.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31. Tabiatı Koruma Alanlarının. Tablo:VI.2003 05. 2003. 28 m boy. 2003. Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar. Kaynaklar 1.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. 60 m derinliğinde. 4.17 m çevre gen. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur.54 m çap ve 14.2.T. 1. 35-40 m boy.4. Neojen ve kuaterner volkanizması ile.67 m çevre gen. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında.’de Tabiat Anıtlarının Adı. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır. Harita VI.2003 06. Yapısı. 700 yaşlarında.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır. 7 m boy.5 m boy.C.1 m çap ve 4.56 m çevre genişliği Yüzen adalar. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur. Tablo:VI. 2. 4. sahip olduğu boyutları. 4 m çap.10.Nemrut kalderası. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır. 2 m çap ve 8. Bulunduğu İl. “Volkanik konilerin üst kısımlarında. 12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3.

Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler. 7. maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan. 6. hayvan.T. Tarihi. 2. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir.3. günümüz insanını tatmin etmemekte olup. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.1. 5. Tarım. küresel ısınma ve sera etkisi. Ülkemizde doğal. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren. toprağı bozulmamış. enerji kaynaklarının sınırlı olması. VI. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır. korunması kolay olan. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. çarpık ve hızlı kentleşme. Yangın gibi. toprak su ve havanın kirlenmesi. 4. dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması. 21. arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. Bitki. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre. bozulmasına engel olma. gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda.C. 125 . 3. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır.3. Kendine has biyolojik. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan. doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. altyapı projelerine destek olunmakta. Bu anlayışla. Yüzyılda ise çevrenin. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte.

çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması. rekreasyon.C. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak. 126 . 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben. doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır. Bu madde uyarınca. c. Bakanlar Kurulu.2. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır.3. Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan.3. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir. b.3. çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha. 10. VI. Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9.3. Bu bölgeler. sahip oldukları doğal. bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb. VI.1. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir.3.4. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım. VI. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak. İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak. Tablo:VI.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları. kültürel ve tarihi değerlerin.T. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi.’dır.) 9. Turizm. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.

Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır.2.11.1990 02. gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir.11. Sayı:1.07. İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır.2’de belirtilmiştir. 1992.1990 02.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI.11.1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22.Çevre ve Orman Bakanlığı. Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir.4.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir.eşsiz doğal güzellikleri kanalları. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür.1988 06.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22. Tablo:VI.07. Eşsiz doğal değerleri koyları.kanalları .C. Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir.01. Deniz Kaplumbağası vb. beslenme ve konaklama yeridir.11.eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri . Özel Çevre Koruma Dergisi. Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması.2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı.1990 22.11.. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu .konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması. 2004.1990 21.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur. 14 Uzungöl 149 07.1990 22. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip.1990 02.08.07. 127 . 2004. Batık kentleri. üreme.2004 Kaynaklar 1. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05.03. Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir.11.11. Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle .ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması.Çevre Bakanlığı.1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05.03.3. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.1988 18.01.1990 21. 2.3.2000 08.yöresel bitki örtüsü .T.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u. Eşsiz doğal güzellikleri.

gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. normalde Türkiye’de bulunmamakta. çok yeri saz. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle. Kışın. Acıgöl Havzası’dır. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir. 400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta. 70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. su altı ve su üstü bitkilerin. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. Kuşların Türkiye’de dağılımı. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. kamış gibi yüksek. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır. doğal veya yapay. Bu çeşitlilik sonucunda. kuşların saklanmasına. Sulak alanların ekolojik yapıları. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI.C. tatlı. aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir. suları durgun veya akıntılı. gerek bitki örtüsü. kuş bilimi bakımından çok önemlidir.4. Geriye kalan 40-45 tür ise. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü.4. ancak bazı yıllarda. güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. acı veya tuzlu.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. Asya. geniş toprakları. güneye göç ettikleri. topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. Bunların içinde. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir.T. ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. devamlı veya geçici. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. Türkiye aynı zamanda. çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar. Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. bataklıklar. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 . Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir. statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır. Sultan Sazlığı.

Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup. Bölge ve Yerleri. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir.1’de verilmiştir. 3. VI. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde. Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden. 5.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI. Harita VI. 129 .4. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme.4. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar. 4. ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir. 1. hayvancılık. Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar. atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan.3. 200 adet sulak alan tespit edilmiştir. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar. 6. taşkın kontrolü. yalnız bulundukları ülkenin değil.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları.T. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P. bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar.’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır. geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler.4. 2. kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir. Harita VI. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan.C.

T.1.C.4. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.

T.Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .

C.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .

C. 2004. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü. 133 .2’de verilmektedir. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G.4.T. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI.

Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır. Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir. tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. 200-700’lük gruplar halinde 250. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir. Bir sulak alan.4. 2004.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI. su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. 20. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa.C.2. (Nadirlik. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Türkiye üzerindeki bu göç. yaşamevrelerini. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan. 134 . sulak alanın yararları ve/veya değeri. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. veya ailelerini. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür.T. Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse. veya 3 Bir sulak alan. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır.

Türkiye. sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları. Kızılırmak Deltası. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir.200 ha. Alanın 17. Gediz Deltası.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.4. Sultan Sazlığı. Ramsar 8. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur. Söz konusu Yönetmelik.1. Alan tatlı. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup. alanı kapsar.4. 135 . Yönetmelik. Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır. VI. proje çerçevesinde alanda. Alan. akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir. Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.T. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması. 1998 yılında ise. Seyfe Gölü. Sultan Sazlığı. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir. Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39.3. Bu alanlar. Ramsar Sözleşmesi ile. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir.C.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. nesli tehlikede olan küçük karabatak.05. Göksu Deltası.000 ha.3. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir. sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır.

3. Nesli tehlikede olan küçük karabatak. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır.3. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Alanın 8650 ha. 1994 yılında 12. Gölün 10.480 ha.600 hektarlık bölümü.5. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır. besin maddeleri yönünden fakirdir. ekolojik olarak bol gıdalı olup. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir. Suları tuzlu olup. VI. suları tuzlu ve arsenikli. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 . Alan tatlı. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir. 1996 Ocak ayında sayılan 429.lık bir alanı kaplamaktadır.4.lık bir alanı kapsamaktadır. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup. Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. VI. Alanın.3.200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14.T. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır.423 su kuşu. Suları tatlı. Ayrıca.Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23.200 ha.4. VI.000 ha. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. 1994 yılında gölün 10. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır.4.4.3. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları. pasbaş patka.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.700 ha.4. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14. Burdur Gölü öncelikle. tepeli pelikan. Suları tatlı. Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır. limnolojik bakımdan killi olup.6. ekolojik olarak bol gıdalı. VI.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16. yaz ördeği.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.2.500 ha büyüklüğündedir.000 ha. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup.lık bir alanı kaplamaktadır.600 ha) ilan edilmiştir. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır.C. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.3. alanı kapsar.

8.3. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir.4. mera. Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır.110 ha. VI.7.3. Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. şah kartal. bataklık. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir. Deniz. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir.4. alanı kaplamaktadır. ırmak.9. al boyunlu kaz. dik kuyruk.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır.T. Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16. yüzölçümüne sahiptir. 14.4. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 . küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır. VI. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla. sazlık. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan. çayır.3.C. dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır. göl. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan. orman. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde. Nesli tehlikede olan yaz ördeği. VI. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır.4. alanı kaplamaktadır. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir.000 ha. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir.400 ha. tuzlalar. VI.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup.4. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir. cüce karabatak. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir.

Sözleşmenin amacı. Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde. Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır.C. 138 .5. Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır.T.1996 yılında yürürlüğe girmiştir.’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin. VI. DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir.12. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır.12. Sözleşme ülkemizde 22. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler. ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Sözleşmenin amacı. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması. MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5. 2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır. Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir. 2.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır.

Akdeniz’in kapladığı alan içinde. 139 . Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır. deniz çevresinin iktisadi. 5. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının. sosyal. Sözleşmenin amacı. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir. 4. Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının. Sözleşmenin amacı. Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır. Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir. 6. hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır. göçmen türler. endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla.Türkiye. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. habitat tipleri.C. sözleşmeyi 17. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir.T. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri. Sözleşmenin amacı.1994 tarihinde onaylamıştır. Sözleşmenin amacı.05. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır.

ozon tabakasının incelmesi.Sözleşmenin amacı. . Protokolün amacı. Taraf olma süreci devam etmektedir.T.05. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak. Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir.12. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış. bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır.1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek. Sözleşmenin amacı. Sözleşmenin amacı. 9. Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir.C. 8. Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır. 140 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur. biyolojik ve genetik kaynakların korunması. Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir. göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır. 10. 27. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır. özellikle Afrika başta olmak üzere. Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi . Sözleşme ülkemizde 14. . Sözleşmenin amacı. 11. çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir.Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış. etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir.

03.07. 16.C. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12. Atmosferde.11. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme. hava kirleticilerinin. Türkiye. Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13. başta karbondioksit olmak üzere. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış. 1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır. Ülkemiz.T. Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur. ülkemizde 24. 13. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 14.06. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir.1965 yılında yürürlüğe girmiştir.1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir. Sözleşmenin amacı. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13.04.05. ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir. uzun menzilli taşınması dahil.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı. 141 . 18.1985’ de yürürlüğe girmiştir.

20. Sözleşmenin amacı. Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde. bilimsel.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kılıç. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir. 19. dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır. 18. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla. Haziran 1992. Kaynaklar 1. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. M.05. 3. DHKB. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir.03. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 142 . Ankara.T. 1998. Kasparek. Sulak Alanlar Şubesi. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır. 15.Osman. 03. İstanbul. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı. 4. Ertan A. ERDEM. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak. Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek. başka devlete taşınımına ancak.10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. korumak. Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. Çevre ve Orman Bakanlığı. A. kullanılması ve geliştirilmesi.C. 2. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması. 1994. 2004. Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. saklamak. Çevre Bakanlığı.

hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir.4’ten yüzde 1.7 milyon kişiye yükselmiştir. Dünyadaki pek çok ülke için turizm. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7. meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27.7 milyon kişi. avlanma.1’de verilmiştir. Turizm.C. sosyal. insanların geçici veya devamlı.7 milyon kişiden. 1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 1995 yılında 1793. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel. 9. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya. konaklama. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik. Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir. Çok dikkatli planlama. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir. ulaşım. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir. TURİZM VII.8 oranında bir azalma ile 5. uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır.1. Turizm sektörü. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir. Turizm. tatil. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir. 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.2. 143 . 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260. spor. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise. sağlık. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir. turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir.6’ya.T. yabancı turist sayısı 7. TURİZM VE ÇEVRE Turizm. uygulama ve kontrol gerektirir. kültür.1. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9. turizm geliri ise 7. dinlenme. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir.

16 -8.80 5.43 3.88 3.70 5.83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı.43 19.18 29.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.43 8.58 3.14 9.26 6. tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur.70 4.34 12.1.18 15.55 -13.18 12.82 11.22 19.22.37 7.86 3.29 -7.28 -1.43 6.76 7.64 2.28 7.09 5.22 -1.23 15.94 19.04 32.15 19.68 16.51 1.82 0.79 31.49 3.76 2.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .97 0.49 23. oda sayısı 113 452.71 -12.68 1. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824. 2000.29 2.81 23.07 16.26 43.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.09 1.68 42.75 51.09 5.46 -1.49 10.47 33.15 14.88 19.85 9.22 6.78 4.54 9.74 -11.C.76 9. oda sayısı 156 367.96 12.44 3.07 3.27 1.2’de verilmektedir.33 1.57 -2.99 3.07 15.78 2.00 1.43 19.11 21.01 0.25 4.32 6.71 18 578 6.89 -1.71 5.38 5.98 2.T.39.6 27.31 .1.41 17 282 7.92 7.78 5.54 -10.40 41.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15.56 7.80 4.93 5.0.58 15.43 3. 144 .51 3. yatak sayısı ise 243 794’dür.08 14.52 5.96 -0.25 2. yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.87 17.23 1.64 -3.90 -6.06 12.87 7.52 7.25 12.70 6. Tablo:VII.60 6.05 4.0.75 4.48 7.38 14.59 6.91 15.74 -15.13 15.81 42.46 1.44 18.93 12. Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.10 15.24 -1.7 -6.88 41.72 -15.90 0.91 9.75 15.57 21.84 18.96 -0.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.91 -20.49 3.95 4.54 25.53 0.55 1.15 31. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.97 .05 2.44 -0.95 .44 -2.85 9.81 .60 0.47 -7.34 11.59 1.34 5.97 7.1.84 0.52 23.78 7.77 9.86 3.07 7.37 14.35 3.10 14.09 14.2.43 5.70 20.26 7.20 -16.80 -10.35 39.71 3.64 6.94 10.76 -4.94 51.10 -2.28 15.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) .

2000. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir.1. 1997’de 9 712 510. 1996’da 8 536 778. 39 667’si tren yolu. 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir. 1 969 579’u karayolu. 145 .1. Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu.Sınıf 1.3’de gösterilmektedir.T. 1998’de 9 431 280.C.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886. 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.Sınıf 2. 1.Sınıf 2. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII.

7 41.5 2000/99 10.6 3.7 23.1 azalarak 1.711 milyar dolara yükselmiştir.8 618.1 21.0 318.0 1 056.0 Mayıs 707.0 984.1 30.1 1.6 -0. Tablo:VII.177.203.3 0.0 TOPLAM Kaynak: T.0 728.9 1.2 37.0 826.4 19.0 224.9 -27.0 Nisan 416.0 Şubat 175.8 -13.2 1.6 -39.0 1 169. Merkez Bankası.C.C.1 863.0 749.0 Temmuz 854.6 39.8 44.7 16. 146 .0 Ekim 715.5 1999/98 -24.0 Haziran 794.0 869.1.6 33.0 422.26 0.4 -5.7 artarak 1. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.4 23.1 -15.3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75.0 5.0 1 054.1.4 2000/97 2.0 23.14 100.0 Ağustos 1 169.0 239.4 -5.8 -29.0 1 041.177 milyar dolar.1 34.0 GENEL 7 002.3 2.3 -41.8 2000/98 -16.5 313.2 15.9 -18.55 14.0 1.2 70.0 718.5’de düzenlenmiştir.0 291.0 422.7 -5.5 -7.4 -6.0 7 636.0 357.29 0.8 6.203 milyar dolar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.1.4 -14.4 ve Tablo:VII. 2000 yılında da 7.T.2 1.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217. 1999 yılında 5.0 33.0 1 207.0 1998/97 23.4 -15.2 -26. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII.1.01 0. 2000.8 -12.4 3.88 7.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12.2 -41.0 255.0 696.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı.0 -1.0 225.1 29. 1998 yılında 7. 2000.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.0 509.9 47.4 52.86 1.0 Mart 312.0 216.6 696.0 Eylül 1 054.0 476.0 186.0 196.9 1.0 0.1 Ocak 212.9 51. 1999 yılında yüzde 16.0 7.5 56. 2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.0 662. 1997 yılında 1.0 420.6 9.0 Kasım 358.8 65.9 -5.0 Aralık 236.7 0.0 229.0 261.0 302.3 46.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.4 -3.3 9.2 -33.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.

8 16.3 88.0 159.1 223.1 -22.2 98.1.0 80.3 -13.0 Mayıs 190.0 Kaynak: T.0 168.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11.3 4.5 21.8 -16. 2000.0 Şubat 121.7 -15.7 -20.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.7 93.4 -7.1.9 -11.0 206.4 2000/97 17.0 Ağustos 133.6 130.3 2000/98 -14.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.0 Aralık 102.9 36.6’da verilmektedir.4 105.5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111.3 38.3 10. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.6 -16.0 1 711.7 -15.4 381. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII.0 86.C.1 2000/99 42.9 1 471.3 -8.6 19.0 206.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.8 73.2 309.6 90.1 Denge (1.9 -18.6 96.6 4.3 92.4 2.7 12.4 14. 2000. Merkez Bankası.3 28.1.C.0 Kasım 106.6’lık turizm gelirinde ise % 10.7 16. Merkez Bankası.7 136.3 Ocak 94.6 207.9 -16.5 28.2 3.0 7.1 296.5 27.T. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır.3 78.0 Ekim 103.0 1998/97 37.9 -15.0 Haziran 231.0 -0.0 107. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.3 -16.7 71. VIII.0 90.1 -19.0 TOPLAM Kaynak: T.3 -28.1 0.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.8 -15.1 -22.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri.7 9.0 118.0 108.8 248.7 41. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.6 186.2 -2.4 23.7 166.0 101.8 -11. Tablo:VII.C.0 213.6 -21.000$) Gider (1.0 134.3 14.0 GENEL 1 716. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.0 Eylül 78.0 1997 8 088 549 9 689 004 876.1 210.0 1 753.0 -2.0 Nisan 162.0 Mart 122. 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.1 -58.0 89.5 167.8 -4.4 -4.1.7 110. 147 .4 -0.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1.7’de verilmektedir. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.9 -12.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.1’lik bir artış öngörülmektedir.9 71. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür.2 -9.9 370.2 2.1 68.7 172.2 1999/98 -40.8 -22.2 -18.0 Temmuz 269.2 -18.4 17.9 -41.0 242.

yat çekek ve yanaşma yeri.1.C.947 5.8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır. ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri.727 7.7 7.26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23).850 2005 (2) 13. turizm kompleksleri vb. 1983-2000 yılları arasında.690 3.484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3. 2000.7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9. sportif amaçlı turistik tesisler.5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis.) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır.000 5.1. Tablo:VII.200 1.116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi. 148 . Bu tahsislerin.500 11. . VIII. .8’de verilmektedir.1. .3249 yat kapasiteli yat limanı. .627 3.70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61). 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8.2 10.471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII.1 14. maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir.T. 2000.8 15.203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1.600 8.000 7. Kaynak: Turizm Bakanlığı. .2 8.8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7.18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16). 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin. .756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4. .7 adet golf tesisi. Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı.6 11.981 4.1 4.

kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. 4. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı. Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. halkın 6.T. 8. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde. 5. Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir. potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır. 9. 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. Kullanan Öder .2 Turizm Sektörünün Amaçları. VII. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir. kriz dönemlerinde ayakta kalabilen. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır. Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır.C.I. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII. Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir. 149 . 1. Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir.Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları.Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu. koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. pazarlama alanına. 3. 2. 7. idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır.

spor merkezleri. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm. VII.3. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir.C. milli parklar. turist rehberlik hizmetleri. müzeler.T. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır. 14. otobüs ve tren şirketleri. yöresel özelliği olan çarşılar. pansiyonlar. 12. yaptırma. moteller.Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. onama sürecini yeniden tanımlayan.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. termal. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf. konuya özel parklar. bahçeler. dağ. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir. Ulaşım Seyahat acentaları. kış. tur operatörleri. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır. vapur şirketleri. sinemalar. yat. 150 . 11. restoranlar ve benzerleri.I. hava ulaşımı. sağlık. Konaklama Hizmetleri Oteller. konuk evleri. 13. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. reklam şirketleri ve benzerleri. pasif dış turizm) ve iç turizmdir. hayvanat bahçeleri. sanat galerileri. hoteller. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler.

T. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta. Antalya. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi.I. etnik turizm. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır. 151 . trafikten kaynaklanan hava kirliliği. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi. Sağlık Turizmi: Klimatizm. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir. Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. golf turizmi. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. üvalizm. kültürel turizm. dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. Su. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. Bunlar. tarihi. Örneğin. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. Gürültü. mağara turizmi vb. VII. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır.4.C. Çevre turizmin temel kaynağıdır. termalizm. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm. Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. toprak. Turizm aktiviteleri gerçekleşirken. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. Türkiye'de turizm sektörü. kanoculuk. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması. tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. yaş turizmi. hava ve flora-faunadır. çarpık kentleşme. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği. Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni.

kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. ve 11. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. kamp yerleri. atık yüklerinin artması.C. Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır.I.5.2. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir.I. bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır. Turizmin bölgeye yönelmesi ile. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. peyzaj bozulması. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi. 152 . su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi.1. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır.I.5. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş. Bu kullanımın 2000 yılında. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir. tüm su kaynakları kirlenmiş. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir. moteller. yanlış yerleşme kararları.5. ikinci konutlar tatil köyleri. deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır. içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok. Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli. kıyıları talan edilmiş. Bunun sonucunda.T. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde. denizleri ölmüş. VII. kıyı talanı. VII. altyapı yetersizliği. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır. çevre kirliliği. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için. Özetle hızlı nüfus artışı. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir.

Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir. Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır. Bu miktarın 2025 yılında 1. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir. Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir.C. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir.3. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır. avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000.10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir. konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur. Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları. 153 . bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir.T. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri. pompaj. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon.I.5. Bu durum şebekelerin. Yerleşimlerin hızla büyümesi. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar. Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. VII. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler. Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı. arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır.

VII. Karada Marina Bodrum. VII.I.5. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır. bunlar yeterli olmamaktadır. Setur Antalya Marina. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir. çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek. Setur Çeşme Marina. Albatros Marina. yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir. Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar.5. Kemer Antalya Marina. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır. Marmaris Martı Marina.4. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. Setur 154 .I. Çalışma. kıyıların düzenini. sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar.8 milyon ton civarındadır. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. Bu alanlar her türlü fare. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir.C. Bu araçlarla toplanan çöpler. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır.6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina. akışlarda yüzeysel suların. Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır. Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2. Setur Ayvalık Marina.5. Özendirme yoluyla. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir. Setur Kuşadası Marina. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII.I. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar.T. Çevre Bakanlığı.

C. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır.9’da verilmektedir. Tablo: VII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina. 2000. Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır.) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 . Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII. Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir. Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır. Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan.1. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir.PL (Blues C.1. Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H.T.

C. Turizm Bakanlığı. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir. Turizm Bakanlığı. 1995. yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. 3. Kaynaklar 1. 4. Çevre Bakanlığı. meslek odaları. 2000. Kasım 2000. Beş Yıllık Kalkınma Planı.I. kültürel. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi. DPT. ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir. serbest. 2000. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. tarihi zenginliklerini. 5.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. Merkez Bankası. Kamu Arazisi Tahsisleri. 156 . Yatırımlar Genel Müdürlüğü. kültürel birikimini. Turizm ve Çevre Etkileşimi.T. 2. yurt dışında ise Türkiye’nin. 2000. Turizm İstatistikleri. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. Merkez Bankası İstatistikleri. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için.

su.T. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım. Bu grupta görülen sorunların. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan. zaman. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır. 157 . oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir. iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların. muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür. TARIM VIII.1. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü. bir de insanların mekanı.1. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi. ayrışması. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon. Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında.1. son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır. Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir.C. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. topografya. Ayrıca toprak içindeki. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp. Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. VIII. Karlılık ilkeleri gereği olarak. endüstri atıklarının toprağa sızmasından. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler. Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin. çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. VIII. Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir.2.1. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir.1. 158 .T. yılın bazı dönemlerinde yaşlık. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme. Çoraklık. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır. Toprak. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri.C. CO2 . diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir. gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması. Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler. transformatördür. VIII. Öncelikle toprak.1. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir. Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası. gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir. Yaşlığın da.3.2. Toprak.2.2.4. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması.2. VIII. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri.1. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir. Bununla beraber.2. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden. Bu sorunlar. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir.1. yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir.1. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır. iki ayrı başlık altında incelenebilir.

VIII.2.2. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine. 159 .T.444. Toprakların çoğunda.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8.200 hektar arazinin. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir. Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa.15 P205.583 ha (% 36. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına.750. Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına.460. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır. etüdü yapılan 20. % 1. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler. 5.1 N. tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir.C. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır. bitkilerde yanmalara. Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar. Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0. a.565 ha (% 31. toprak koşullarının bozulmasına. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları.52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür. 0.4.844. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında. Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken.481. Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir. f.911 ha (% 0. d.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır.31).120 hektarında (%28.1. yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta.5). Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak.1. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6. c. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir.1. e. toprak yapısının bozulmasına. çok şiddetli erozyon alanları 7. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.55) olarak belirlenmiştir.4. Yanlış gübre cinsi kullanılarak.2. b. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır.

vb. yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır.1. nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta. cins ve miktarları Tablo: VIII. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. Ülkemizde 1981 yılından itibaren. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 . desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali. VIII. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem.4.1.C. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır. Toprak analiz laboratuarları. a. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır.3. son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin. c. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla. b. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde.2. 2000 yılına kadar. Kökeni ne olursa olsun.1. demir.T.’de verilmiştir. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. Çünkü. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır. mangan. Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir. bor. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını. bakır. Akarsulara.

147.718.493 338.236.996 723.217 480.231 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.754 2.588 1.687 1986 419.642.731 3.420 1.498 16.830 1999 322.214 217.509 2.372 9.882 200.281 5.104 10.198 1.135 709.816 875 17.296 437.426.156.053.822 3.833 427.140.664 1992 350.168 69.979 953.812 3.777.758 1.231 9.481 8.288 1981 441.199.205 41.020.794 367.001 1.795 7.207 68 282.380.812 1.733 31.266 4.575 3.329 584.768 1.962 1982 432.933 728.116 1.010 306.574 90.054 882.293 396.515.510 3.692 124 208.827 50.621 975.564 630.493.980 5.648 86.072.798.223 1.392 4.818 63.927 3.482.962 3.866.671 230.560 2.605 5.571 998.828 776.254.944 1.290.485.278 1998 354.464.952 4.526 658.659.222 47.997.016.712 423.775 16.711.314 4.445 29 169.411 8.808 1.792.927.789 10.480.752 505.798.151 161.260 1991 417.103.936.017.121 4.997 1.932 21.500 468.523.742.420 1.193 1.451.635.857 3.881.196 4.643 2.346 797.898 1.227 945.069 169.604.920 3.754.913.074 16.776 82.772 1.701 854.183 1994 239.487 1.235 1.242 569.950 50.294.690.052 126. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.719 1.905 20.196 1.442 4.034.938 479.791 85.749 566.116 1.347 1.690 9.393 11. 2001.000 24.586 82.974 6.442 917.020 12.395.071 65 234.999 3.622 1983 451.696 614.862.887 12.117 83 71.678 4.182 1.153 1.479 16.950 18.655 343 476 138.911 56 4.629.711 1985 427.831 543.981.746 4. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.882.900 28.181 4.409 495.633.927 27.751.205 6.402.275 535.723 841 1.324 298.981 1.649 49.734 5.695 116.929 19.169 1.252.936 14.066 271.634 1.202 6.804 95.623.418 591.217.415 560.868 17.389 607.559 580.737 1.505 147.707 5.835 132.122 1.556.883 1.090 577.697.253 1.468 1.350 4.435 1.730 490.095 37.776 3.290 8.076 3.017 33.591 134.395 1990 450.307 5.017 22.977.538.718 1996 244.066 1.613.700.407 4.629 33.356 249.566 1.551 725.568 305 169.906 701.440 1.296 579.789 617.676 346.945.179 144.703 7.697.085 63.678 49.497.640.804 191.856 4.750 5.149 3.539.894 1.060 51.368 14.972 897.034 7.624 637. 44.C.775 84.697 166.226.M.958 5.230 519.884 134.663 1.056.465 6.786 1.512 218.997.881 316.347 56.671.427.358 1.639 3.656 5.199 1.712 7.223 27.981 24.245 409.848 977 295.871 39.456 48.966 786.751 22.698 306.241 3.180 146.1.502.127.332.057 75.197.610.114 842.043.445 40.450.367 10.294.434 276.069.915 548.017 1.203 934 1.606 5.985.509.211 4.405 358.773 52.666 8.081 323 6.980 28.735.445 3.870 17.069 1993 306.622 684 195.809 4.686.111 594.520.239 4.417 66.682 47.449 28.187.036 266.072 3.509 1.974 15.848 599.982 241.335 60.815 14.791 8.410 1.141.272.965 987 270.423 476.317 965.699 5.566 974.149.587 5.011 425.824 1.702 39.009 732.091.562 1987 496.722 627.507.957 73.1.647 618.391.173 9.806 617.912 124.286 307.122 498.359 164.320 19.206.983 88.511 8.312 37.000 1.114.136 272 7.509.424.356.675 2.398 1.290 1.386.903 899.081.973 381 2.385 574.030 20.459 11.065.394.296 9.915 581.967 444.297 1997 303.764 5.473 280 92.356 3.448 1. 161 .429.335.020 9.340 333.487 570.165.039 631.008 7.388.378.829 66.428.626 45.869 41.402 618.251 90.539 8.279 3.168 47.328 1.681 1.121 502.658 101.873 725.692 36.847 177.015.096 1.613 67.182 239.692 1.923 3.015 624.210 573.816 10.335 8.640.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.076 5.000.682.798.462.615 14.325 990.114.633 734.053.010 118 1989 434.581.315 1.273 4.257 888.438 1.000.464 247.090 3.958 94.560 1.204.309.800.960 497.029 126.556 1.252 66.066 4.068 84.368.673 94.312 1995 292.848 7.804 4.597 628.860 8.329 797 989 62.199 152.440.089.455 6.737 58.626 847.437 1.166.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.951 1.605 1.099 471.883 67.887.815 373.596.769.631.533 35.680 2.480 4.460 83.125 2.555.630 3.927 126.150.401 14.B.244 2.563.934 112.102 2000 328.435.967 108.095 2.185.979 84.405.239 41.721.350.924 80.446 1.445 159.599 17.995.526 4.287 911.825.T.005.069 7.006.477.735 4.024 447.269 625.323 10.198 1984 412.190 783 2.011 25.207.494 1.104 613 7.226 194.529 426.187 688.716 1.858 367.141 62.198.968 108 1.908 6.

Azot ve fosforun yanında. VIII.T. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar. Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu.7.C. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır. özellikle 1. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir. toprakta birikip. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun.6. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir.1. VIII.4. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır.4. toprağın iyon dengesini bozmakta. zamanla toksik hale gelerek.2. Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında.3. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da. Şehir ve endüstri atıkları. Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler. 2.2. 8.3. atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu. Çünkü. Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır. tarım arazilerinin. Ayrıca. 1. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği.ve 4. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir.1. 162 . bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. 5. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir. ve 3. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler. Ayrıca gübre üretimi.

T. 163 . Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir.2. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova.ve 3. Bornova. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Her türlü tarıma elverişli olan 1. turizm. b. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır. tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta.C. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak. karayolları. a. durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır.4. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır. Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır. altyapı kolaylıkları. Küçük Menderes Ovası’nda. Meriç ve Konya Ovalarında. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında. enerji ve boru hatları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere. Sanayi tesisleri. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında. Bursa Ovası. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak. Mersin ve Tarsus yöresi. Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir. VIII.1. hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar. Porsuk. sınıf arazilerin sanayi. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır. Tekirdağ ve Çorum illerimizde. demiryolları. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması. Sakarya Ovası.

Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız. ı. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir.1. d. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır. f. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır. e.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir. Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin. toprak ve su muhafazası. Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi.111. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak. hayvanlara kaba yem sağlama yanında. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir. i. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. pınar ve memba sularına kaynak olması. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında. sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır. toplum bilinci oluşturulmalıdır. h. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. VIII. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla.5. çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte. g. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir. Ülkemizde 1. ve 2. gereği çeşitli yöntemlerle 164 . tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması.T. Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır. Çayır ve meraların. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. su toplama havzası.

Düzensiz otlatılarak.02. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını. VIII. çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. Orman kadar olmamakla beraber. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi. Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini. canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir. sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir.6.1. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder.T. Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar.1. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 . Her mevsim bulanık akan sular.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır. Pestisidler.02. mera. VIII.1. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını.C. Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti. barajların bile ömrünü kısaltır. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur.6. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır. İşte bu amaçlarla. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları. Böylece. 4342 Sayılı Mera Kanunu 25. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur.1998 tarihinde kabul edilerek 28. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini. derelerin kuruduğu görülmez.

C. Beher kg. Akut zehirlenmeler. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Örneğin tarla. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman.1. Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII. dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması. Akut zehirlenme. Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir. insan vücuduna ilacın solunum. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir. ağırlık için mg. bunların % 50’sini öldüren dozdur.’de verilmiştir. ile ifade edilir.1. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. olarak ifade edilmektedir. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi. çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir. alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır. 166 .1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa.1. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg. VIII. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu. ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde.6. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir.T.2. ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir.

545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg. giderek bünyede konsantre olurlar./kg. Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır. 1995. Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir. 7.300 375 1780 5.900 1.D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII.5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden.2.000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi. Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı.1.300 75 455 4.500 2./kg.1. VIII.C. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir.500 3. 167 .4. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3. Türkiye'nin Çevre Sorunları. Sekonder .500 3.6.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir.T. 15 98 780 900 2510 359 220 1.1.2. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta. Ankara.

kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır. Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar. rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir. sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır.1. denizler pestisidlerle kirlenmektedir.2.T. organizmanın fizyolojisine. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile. 168 . ilaç üretimi. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız. VIII. Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların. Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında. pestisidler ile insanların teması. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır. Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir.6. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir. acrolein (herbisit).3. depolama. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. taşıma.C. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir. akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir. deri veya solunum yoluyla girmektedir. sudaki pestisid seviyesine. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları.6. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır.1. sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır.

764.343.663. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.1. İnsektisitler II.782 341.927.782 254.730 6. Topraktaki zararlı böceklere.T.101 453.291 59.993 1998 11.Fungusitler VII.1.969 2. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir.725 80.517 174. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir.380 50.221 427..4.12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık.722.3.107. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler.242. zirai mücadele ilaçlarının imalat.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14.Herbisitler VIII.5.096 19.Rodentisit ve Mollusitler VI.649.505. ilacın yağmur.4.300 33.953.182. toprak tekstürüne. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin.012 5.416 106. formülasyon şekline.994 3.552 4.109.749 1999 9.1.1. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır. kullanılan ilacın grubuna. 2001.030 5.465 2000 10. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır.664 178. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir.933 557.1. Örneğin dekara 1.849 512.379 5. Yapılan çeşitli araştırmalar. Yağlar VI.595 6. Tablo:VIII. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır.230.754.307 1.925.021 10. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir.157. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması.537 28..942 55. Tablo:VIII.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.360 24.646 1997 9.Zirai Mücadelede Kul.'de verilmiştir. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I.601.505 158.797. Bu kalıntılar.734.C.268 2.917 497.877 26.000.6.458.047 6.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.222. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı.088.3.785 5. ithalat ve tüketim miktarları.204 51. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur. tüketilen ürünler aracılığı ile insan. Tablo: VIII. Tablo: VIII.349.311 303. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır. 169 .273 2.660 24. toprak nemi ve sıcaklığına.264 7. Türkiye'de 1996 yılından itibaren. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür.694 8.991 32. Akarisitler III. ilacın absorbe edilme durumuna.515.

810 1.Nemotisitler-Toprak 728.463 19. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.976 1997 2.688 1. 2000 11.504.108.747 55.177 1.600 542.874 33.872 1.172.052 1.688 2.778.361 5.534 871.291 70.642.098 VIII. İnsektisitler II.864 1.Rodentisit ve Mollusitler VI.913 7.619 Maddeler Genel Toplam 5.064.163 3. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.124.318.001.1.880.637.T.589.021.Herbisitler 1.Zirai Mücadelede Kul.334 6.548.Rodentisit ve Mollusitler 88.617.847.878.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.173 233.213 132.797 7.210.793.321 VII.921 50.259.290 1.371. Tablo:VIII.957.563.017 746.460 VIII.368.632 33.923 392.760 83.726 II.055 884.962 Maddeler Genel Toplam 27.989 1.389 Yıllar 1998 11.300 1.489 31.400 30.289.5.Fungusitler 1996 2.020 762. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.285.185 645.917 1.300 7. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek. İnsektisitler 11.745 3.426.220 5.242.834 Yağlar VI. 2001.453 145.159.260 1.056.693 III. 2001.101.313 VIII.174.802 1998 1.058.4.000 14.355.780 811.720 1999 1. 170 .999. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.5568. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.376 953.679 6.806 995. Akarisitler III. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.070 856. b.905.905. Diğer 194.776.963 ve VII.631 1997 12. Böylece üreticiler.Herbisitler 7.372 2. c.200 1.C.039 7.933 1.630 VI.657 89.985.709. a.000 1.730 7.432. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır.234 58. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir.886.025 702. bayilik ruhsatı.342. Diğer 607.373 1999 I.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.630.Fungusitler 5.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2.571.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.101 7.360 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII.874 29.174.382. Akarisitler 309.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.1.1.076.261 6. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır.634 1.390 297.852.7.Zirai Mücadelede Kul.810.829 2000 1.987 49.350 14.681 93.927.798.143 8.550 1.551 14.487 Fumigantları V.

Orman Bakanlığı Dergisi.C. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 2. Ankara. ÇELİKKOL. seralarda. özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır... O. Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak.. Kaynaklar 1. N. Ankara. DOĞAN. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. 3. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir. sağlığa zararlı olup. Orman Bakanlığı Dergisi. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. Sayı:19. O. Türkiye'nin Çevre Sorunları. 5. T. KÜÇÜKÇAKAR. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları.2001. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için. 1993. satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. 4. Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. YENİKÖY. kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. h. Islah Çalışmaları. Ankara.T. Milli Park Alanlarında. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 1993. modern bölge laboratuarları kurulmalı. f. 2001. göl. e. Orman Bakanlığı Dergisi. Sayı:19. i. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. 1992. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır. . 1995. Sayı:19. 6. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. gölet ve baraj havzalarında. Türkiye Odalar Borsalar Birliği. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. g.. 1993. 7. kritik akarsu. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Ankara. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. 171 . ı. Ankara.

1. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. röliyef. 2. derinlikleri. su rejimi.T.1. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. su ilişkileri. ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup. yerel iklim. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır. röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri.1. 1. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. İşletme sonrası hafriyat yerleri. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı.1.1. örtü ve atık yığınları. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın. Dış kısımdaki yüksek yığınlar. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır. MADENCİLİK IX. 172 . Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. Madenler. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. kimyasal özellikler. çalışmalar bittikten sonra topografya. mevcut toprak. toprak ve bitki örtüsü. IX. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı.1. hidrolojik özelliklere. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir. IX. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. ocak alanı ve derinliğine. jeolojik yapı. her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır. jeolojik yapıya. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken.C.

Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. IX. Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır. Sonuç olarak zenginleştirme. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır. çökmüş ocaklarda görülmektedir. Röliyef su rejimi. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen.3. Bu durum ise. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır.1. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir.2. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar.1. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur. uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup.1. Örneğin. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler. yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar. 173 . Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir. atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle.1. Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel. Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir.2.C. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması. bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür. Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer. IX. Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır. IX.

Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar. gerekli röliyef. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. c.T.1. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a. e. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. Maden ocaklarının işletme süreleri. c. Taş yığınları. b. Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları. Madencilik sonrası. su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. Derin ocak alanları ise. hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri. Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç. Su rejimi olarak sıralanmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. 174 . Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır. Bir başka kritere göre. d. madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. d. e. IX. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir. toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir. Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi. Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme.C. b. bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir.4. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için.

) . klimatolojik.İnşaat (hafif endüstriyel binalar. toplumsal ihtiyaçlar için). . bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır.Ziraat (tarım. Bunlar cevher. meteorolojik. Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi. toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır. kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir. .Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri. hidrojeolojik. konut ve hizmet binaları). Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir.s. İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri.5. Geri kazanma çalışmalarıyla. parklar. Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır. madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır. halka açık alanlar).Su kullanımı (balıkçılık. arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. çevreyi koruma. . Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır. arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol. bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir. IX.C.1. spor alanları. bahçe. İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik. . Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek. mera v. 175 . Unutulmaması gereken gerçek şudur ki. endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler. çayır. Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır.T. Sonuç olarak.Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir. Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür.Orman (ticari ve ticari olmayan) .

Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir. c. a. Haritanın ölçeği. Örnekler. d. Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 . Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX. b. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. Jeolojik araştırmalar içinde. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı.25 m. IX.C. d.T. e. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları. iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar.1. Ayrıca.6.1. Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir. yüzeydeki tabakaların 1-15 m. bu genel haritalardan başka. yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır. röliyef.6. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir. c. yerüstü. b.6. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır.2. Açık maden işletmeciliğinde.1. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0.1. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir.5-0. Uzaktan Algılama çalışmaları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir. arasında olması düşünülmelidir. Haritalama Haritalama. Bu araştırmalar sırasında. değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır. Jeolojik Araştırmalar a. aralıkta uzanımları incelenmelidir. Jeodezik haritalama.

a. Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. Madencilik faaliyetlerinin. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları. filtrasyon parametreleri. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir. e. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır. bu araştırmaların önemli bir hedefidir. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından.1. a. IX. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir. Taşkın durumunun incelenmesi.3. yer altı suyunun akış yönleri ve oranları. rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. IX. Isı. bulutluluk. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır. d.C. İşletme ürünleri. Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için. atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler. havadaki nem. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir. yapı malzemesi potansiyeli. c. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için.4.6. c. Eğim kararlılığı.6.1. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. b. buharlaşma. b. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır.T. arazinin sismik kararlığı. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri. akarsular. Bunlar genel olarak şunlar olabilir. Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık. iklim verilerinin toplanması gereklidir. güneşlik. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır. d. mevcut yerel iklim üzerinde 177 .

1. göller. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. Toprak kapasitesi verilerini. çayırlar. ana kayaç derinliği. IX. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir. erozyona yatkınlık. 178 .C. Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir. Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir. su içeriği.6. cevher ürünü.1. Toprak özellikleri (eğim.7. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri. sürülüp ekilebilir topraklar. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır.6. IX. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar. meralar. IX. IX. yollar.5. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini.6. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır. ormanlar. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması. böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. Toprak Araştırması Toprak araştırması. planlanan türlerin nitelikleri. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir. üretim metotları. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında. işletilmesi.6. toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır.6.1. rekreasyon.1. planlanan diğer alanlar için.8. yardımcı makinalar. tarım ve ormancılık gibi). toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. endüstriyel alanlar. konut yerleri. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar.T. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri. şişme ve büzülme potansiyelleri. permeabilite. zararlı atık alanları. Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli.

IX. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği. örtü ve atıkların taşınması. 179 . dini. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler. Başlıca amaç. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü. ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı.1. mülkiyet konularını.6. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır. IX. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler. seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına.10. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları. konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir. mahalli yetkilileri. Ön Planlama İyileştirme.T.1.6. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi.6. IX. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder.1. İyileştirme. Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar.6. Çalışmanın kapsamı. sosyal.10.1. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX. politik ve ekonomik hususları. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir. yığılması ve işlenmesi için metotlar. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır.C. Detay Planlama Detay planlama. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların.1. su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri. Ön planlama. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir. -Yatağın işletilmesi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi. a. madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu.Detay Planlamada. Çalışmanın amacı.10. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır.2.9. Bu faaliyetler. mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır.

o. iyileştirme usulleri. i. satışı. TMMOB.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. 2001. İyileştirme maliyetinin finansmanı. Kaynaklar 1. Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları. İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. m. malzemenin taşınması. g.C. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi. Yığınların. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için. 180 . suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. e. Yığınlar. 2. l. dağıtılması usullerinin araştırılması.T. 3. MTA Genel Müdürlüğü. h. k. ı. f. n. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. j. d. 2001. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi. Yolların yapımı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. Yayın No:21. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri. c. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için.

hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır. gerekli tedbirlerin alınmasında. Ancak enerji. X. tezek. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X.1. doğal gazın 200 yıl kadar. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması. Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim.1.T.1. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması.1. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa. konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır.1. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür.1. ENERJİ X. güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir.1. güneş. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır. petrol. jeotermal enerji. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır. çevrim. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir.1.1. doğalgaz ve nükleer enerji.1.1. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. petrol üretiminin 21. bitki artıkları. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak. Nüfus artışına.C. X. X.1. 181 .1.1.1. uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır. rüzgar. çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği.

taşıt araçlarını da etkilemektedir. Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte. binaları. Diğer taraftan çevresel etkileri. 32 ülke nükleer jenaratörlerden. Nükleer Enerji Nükleer enerji.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.2. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. ısınma. bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir.1. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır.1. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri. Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı. sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi. 182 . kentleşme ve sanayileşme. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler. NOx. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında. X. X.1. Ancak bu gücün radyasyon riskleri.1. CO2 ve çeşitli organik bileşikler.2.1.3. trafik. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir. yakıt konusunda dışa bağımlılık.C. Bölüm X. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte.1. önceleri atom bombası yapımında. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı.1. dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21.1. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde.1. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir. topraklara.1. amonyum tuzlarıdır. kurum ve partikül maddeler sayılabilir. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir.T. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır.1.1.1. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı.2. X. Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir. global elektriğin % 17’sini üretmektedir. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla.

2. Hidrolik barajların ayrıca.2.1. X. X. 1999 yılında toplam 23. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması.1. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır. Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır. Bölüm: X. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür. Odun tüketimi.1.3.1.2. Ancak yeterli değildir. 183 .2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir.1.2.1. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır.7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır. Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir.4.C. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte.2.T. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli.1.1.1. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir. Bu enerjinin de 21. Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli. ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır.

5’i odun ve tezekten sağlanmış.2.7.1.1. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir.T. sanayide. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25. X. ülkemizde ise 20.5. Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi.1. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir. Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak. 21. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir.6. dağıtım. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır. uluslararası standartlar çıkarılmıştır. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga. 1000 m derinlikte 8 184 .2.1. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır. X. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir. taşıma.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır.1. X. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır. MTA bu konuda desteklenmelidir.2. kullanım teknolojileri geliştirilmiş. Uygulamaya aktarılabilecek üretim. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. elektrik üretiminde. 2005 yılı hedefi 185 MW. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir. Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı.1. Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır.1. boğaz akıntıları.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Mevcut şartlara göre ülkemizde.4 MW’e’dir. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma.2.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir. Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e.C.

Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir. 185 . H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir. enerjinin üretimi.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu. 2001. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç. konutlar e. X.1.1. 2000.1. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır. Ankara. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından. Elektrik İletim hatları. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde. Enerji fiyatının.’de. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır.2’de verilmiştir. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur. Sanayi Sektörü. Binalar. Ekonomik gelişmeyi engellemeden. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X. Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb. VIII. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. Elektrik Enerjisi. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli. Ülkemizin Temel Enerji Politikası. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1.1. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ayrıca Harita X. Kaynaklar 1. 3. 1999 Enerji Raporu. 2. Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır.T. enerji fiyatlandırması olmalıdır. f. c.C. b.1. Ankara. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. d. 2000.5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa.2. tabanda 13. a.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür. Ulaştırma Sektörü.Tarım Sektörü. mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması.

37 6.1 18.ve Bit.08 Hay. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.23 0.58 0.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.24 5.37 6.00 6. 10.05 0.09 0.691 0.02 41.542 0.50 Odun (mt) 18.98 2.64 12.02 44.74 0.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.15 0.60 1997 Gerçekleşme 15.463 2005 Tahmini 29.73 0.48 6.555 0.06 0.01 5.65 64.898 0. 9.35 33.46 18.89 0. Ulaş.756 10. (mtoe) Odun (mt) Hay.1 0.85 5.62 0.06 Nihai Tük.01 5.1 0.18 10.08 18.035 184.74 34.50 10.127 65.159 16.16 18.35 0. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.819 5.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8. Tablo: X.67 39.53 30.23 17. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.51 2.53 0.00 2.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.37 6.79 0.91 0.35 12.18 0.22 0.749 63.64 6.01 3.47 0.09 0.387 0.04 10. 11.01 10.73 0.62 2. (mt) * Tahmini.63 4.44 64. TWh: 1012 KWh.1.156 14.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük.50 0.09 0.70 6.11 Diğer 0.66 1999 San. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Diğer 0.1 44.15 0.03 5.266 64.758 13.64 6.64 6.58 .02 10.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En. Ulaş.08 40.035 40.364 82.ve Bit.09 0.37 6.11 0.28 1.09 44.11 0.08 0.37 6.17 (mt) (mt) (mt) 53. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.08 0.02 0.560 46.09 0. 12.94 12.493 2020 Tahmini 147.48 0.03 29.94 5.08 18.981 48. GWh:109 KWh.18 0.159 97.02 24.1 38.65 1998 San.02 44. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.88 17.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X.1 64.1303 0. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.1.79 85.37 10.456 0.40 0.62 0.06 59.03 29.15 0. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.026 100.01 13.49 0.275 4.382 2010 Tahmini 51.89 Diğer 1.07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.312 11.11 17.82 0. 2000.03 24. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.10 0.C.T.58 42.66 18. (TWh) Jeotermal El.02 29.98 13.15 0.Art.90 2000* Tahmini 13. Mt: Milyon ton.06 0.250 3.40 0.398 0.11 0.984 0. 2000.656 55.01 5. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.11 89.52 0.08 0.57 6.09 0.91 37.938 5.78 2.68 0.03 6.58 0.03 31.03 26.(Net) San.01 6. 186 . 10.06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5.92 Nihai Tük.231 15. Ulaş.837 160.24 00.37 6.90 2.37 6.6 0.

sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu. Harita X. 14 adet olup adları. 20 adet olup adları. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır. toplam 34.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123. 187 . ayrıca sulama.’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup.2. Tablo:X. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir. projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X.1.2. HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup. adları. yerleri ve diğer teknik özellikleri. Akarsularımızın.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan. inşası devam eden.2.T.’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. Tablo:X. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup.4. sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır.C. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde.3. rejimlerini kontrol altına almak.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. yerleri ve diğer özellikleri. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır. diğer barajlar taşkın önleme. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup.2. çevre koruma. ortalama yağış (aritmetik) 642. Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre. diğerleri taşkın zararlarını önleme. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır. 26 havzada bulunan akarsularımızda. su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir. BARAJLAR.2.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları.2. içme. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup. inşaatın başlama yılı. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. taşkın kontrolü. diğer barajlar sulama. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır.6 mm’dir. 32 adet olup.

40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.220 S+T+E 47.25 195 K.66 1073.30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22.C. Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji. S:Sulama.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83.02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak .20 149.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6.840 S+T 15.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17.70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32.10 386.575 S 23.28 106.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99.00 161.61 İstanbul B.263 S+T+E 14.50 101.420 S 41.89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43.312 S+E 9. .208 S+T+İ 7.T.50 120.600 S 32.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40. T: Taşkın Kontrolü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.20 165.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24. Uğurlu 7000 S 6 .Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41.14 202.15 S 12.1.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83.020 S+T+İ 23.859 S 16.480 S+İ 11.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20.Çekmece 1987 B. 1999.00 910.2. 188 .00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.780 S+İ 5.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149.716 S+T 10.220 S 8.05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5.25 130.350 S+E+T 31.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67.50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10.

00 6.85 178 20.725 9.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.553 22. S:Sulama.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.74 139.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50.94 113 23.736 4 11.00 49. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 .00 57.16 104 118.Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52. T: Taşkın Kontrolü.30 34.86 2126.50 1234 64. Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.216 9.Gönen Adana Seyhan 1996 54.20 312.50 1919.90 1188 9.52 306.Atatürk Ankara Sey 1992 48.Maraş Ceyhan 1989 41. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38.Dicle Bingöl Peri 1998 58.75 158 7.60 164.95 10.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44.20 270 11.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49.70 872.Hancağız Van Hoşap 1988 34.42 1400.700 19.Bakacak BATMAN Batman 1998 60. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.00 7.Yapraklı Van Karasu 1990 45.Batman E: Enerji.00 81.33 14.Urfa Fırat 1991 47. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.091 126.39 42 1950 25.00 24.Karacaören Sivas Kelkit 1989 40.C.Çat Batman Dicle 1997 56.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39.Menderes 1989 42.537 177.30 23.31 5763 5.30 240.50 100 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.56 107 8.00 25.Maraş Ceyhan 1991 46.474 22. 1999.Menzelet Denizli B. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .25 14 164.50 112.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.25 1175.300 700 29.00 595.25 112.2.Sarımehmet K.825 1.1.080 9.T.Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.576 17.00 47.959 94.Kılıçkaya K.744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .70 282 45.50 1120 817 48700 3.Sır Ş.385 20.56 6.050 17.Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35.80 1075.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji .Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.100 37.

700 44.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.00 8.94 216.Manyas 6.34 26.Karaçal 5.Alpaslan 11.80 6.045 6600 10660 19260 34.165 6.00 13.2.282 12.574 66.10 14.09 4.356 13000 17.43 56.969 194.13 4.079 5237 12367 14200 20000 5538 65.61 32.00 507.47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.40 3.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 . 1999.T.00 50.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K.40 220.70 8.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.00 13.44 248.00 448.40 5.35 4.20 116.50 9.97 36.64 2.91 7.00 1220.52 28.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K.00 196.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 106.96 Göl Alanı km2 3.84 161.80 6.27 308.00 132.Birecik 10.08 16. İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.55 661.00 500.00 384.76 427.2.00 393. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji. 190 . S:Sulama.28 41.63 204.21 10.Adatepe 12.00 1. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 .49 349.11 372.60 250.Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.03 25. T: Taşkın Kontrolü.80 22.05 13.C. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.60 7.14 122.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.50 131.34 50.00 12.00 157.55 102.37 132.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.20 2993.46 207.Kayacık 3.25 114.14 12.70 10.Kürtün 2.Berke 4.83 18.

80 0.00 14.27 33.60 118.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 . S:Sulama.3. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.Söylemez 3.00 4800.12 249.C.55 1103.34 14.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.Susurluk 4. 1999.68 6.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.23 0. 191 .00 312.15 220.T.00 133.60 710 187.40 268.Boyabat 2.Yedigöze 6.80 105.00 10.00 2105 2622 1010. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.86 4.40 Göl Alanı km2 65.1 0.00 360.80 650 1.40 45.00 500.45 29. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1. . T: Taşkın Kontrolü.927 4910 3606 E: Enerji.50 15.Ilısu 5.2.82 21.00 661.00 450.00 1283.00 10410.10 2.00 1101.20 299.

Çataltepe 2.00 530. 192 .00 Göl Alanı km2 27 18.37 112.79 4.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5.90 373.60 8.00 9.00 3476.30 11. Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji.Ayşehatun 3. 1999.90 253.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14.33 6.85 10. Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1.00 166.4.00 3.00 460. S:Sulama.00 2430. . İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü. T: Taşkın Kontrolü.Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082.46 3.25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 .11 250.42 25.69 1.47 85.78 188.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.30 54.T.60 163.C.2.54 181.40 45.

Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin. nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır. Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi. yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir. 7. X. 34.2. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması.T.040 GWh enerji üretilmesi. enerji üretim. 130.454 ha arazinin sulanması. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır. yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir. Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda. 193 . ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir. depoladıkları suların. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar.326 ha arazinin kurutulması. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları.7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123. 704868 ha arazinin taşkından korunması.254. Barajların yapımı ile birlikte. sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir. Bu değişmelere karşılık.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi.C. 9 856. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir.728.1. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir.

C. 1999. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir. (*) (E. 107Rue de la Cours.Hilyard. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler.5. çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil. Wadebridge Ecological Centre.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için. Paris. 2. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup. Volume One:Overview. dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır. Ankara.T.2. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır. Tablo:X. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. 3.Goldsmith ve N. mera. 1999. Ekonomik büyümenin.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir. Haritalı İstatistik Bülteni. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1. 2000. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun. 1999 Enerji Raporu. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına. DSİ Genel Müdürlüğü. 4. 194 . The Social and Enviromental Effects of Large Dams. DSİ Genel Müdürlüğü. OECD. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. 1992. Türkiye’de Çevre Politikaları.

01 Asuvan tecrübesi 19. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15. gizli ilişkiler 11.00 Açıklama 15.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar.Barajlar ve Hastalıklar: 7.01 Evatranspivasyon kayıpları 5.03 Feyezan alanında yapılaşma 10. Bodaux 33000. Sulama kapanı 1.00 Açıklama 5. Hatalar ve Zelzeleler 9.00 Açıklama 14.02 Transpivasyon kayıpları 5.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3. 8.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.00 Baraj hataları 9.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.01 Zararlı sanayinin ihracı 15.02 Bürokratik ihmal 12.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. Masrafları düşük hesaplama 20.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12. Su ile oynama ateş ile oynama. Yük. France 195 .00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20.00 Açıklama 7.04 Bakım sorunu 12. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20.01 Malaria-Sıtma 7.02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4.04 Kimin için ne gıda maddesi 13.Büyük Barajların.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler.01 Ormanların kaybı 4.0.02 Hükümet girişimleri 2.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams.2.02 Problemin yaygınlığı 11.01 Zelzeler ve bararjlar 9. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1.Barajların Yapımındaki Nedenler 1.01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11.Goldsimith ve N. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar. 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14.03 Filariasis 7.T.0.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat.02 Güç kurma.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar.03 Barajlar.00 Tarımsal arazi kaybı 4.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8.00 Cash-Crops ekonomisi 13.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14. 7.C.05 İşbirliği ve bakım 12.00 Açıklama 12.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17.01 Faydaları yüksek tahmin etme. İnşaaatta zamanlama 1. 1.01 Hatalar listesi 2. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.01 Gözardı edilen farklılıklar 3.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12. Volume One: Owerviev.01 Sulama ve tuzluluk.00 Feyezan: Artan tehlike 10.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3.02 Yaban hayatı kaybı 4.02 Değerlendirme Kaynak: E.04.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10.01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13.02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları.00 Politikalar mı. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1.01 Bir stratejinin çökmesi 10.5.02 Barajlar ve zelzeleler. Vadebridge Ecologial Centre.Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16.02 Yeniden ormanlaştırma 10. 13. yapılan son araştırmalar 10. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2.00 Açıklama 16.00 Tuzluluğun nedenleri 11.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı.07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar. 4.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5.03.06 Tarih ve arkeolojik III.00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14. 11.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16. 107 Rue de la Copurse. 7.Hilyard.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.

Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır.3. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir.3 düzeyinde artmaktadır. Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. Önceki yıllarda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5. Çünkü. kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem. linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X. Ancak. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. fuel-oil. nükleer enerji santralları ile jeotermal. Kurulu Güçleri. hidroelektrik enerji santralları ile kömür. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır.1’de verilmiştir. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir. motorin. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında. Bu teknolojilere alternatif olarak. 196 . yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. Bu dönüşüm.3. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle. Türkiye’deki Termik Santralların Adları. Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. kömürün yanma prosesleri.C.

8 45.0 540..0 39..0 30..71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş.III..3. 2001.0 33.45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504.0 1072.1 330.4 85.0 90. ve 2..9 8780.97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44. 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630..8 37. 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11..4 1938.33 .0 33...II.54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350.25 . 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50.40 .3 Linyit Muğla 630... Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri..0 37.1 83.0 10024..57 ..0 45.67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420.81 ..0 36.IV Doğal Gaz İstanbul 188.1.. ünitelerde yoktur..0 30. 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432. Türkiye’deki Termik Santralların Adları.5 1413. 19 Park Termik Linyit Ankara 300.2.78 .0 21.0 32...0 4095. 10 Enron(Trakya Elek...0 8840..0 1365.0 32.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.0 2080.0 4100.0 54.) Doğal Gaz Tekirdağ 498.0 180.0 11.3 35.. Yok Yok Yok Yok . ünitede bulunmaktadır.76 Var 16 Kemerköy 1.0 44.3 ** Linyit Sivas 457.. Yok Yok Var İnşaa aşaması Var . 11 Engil GT Motorin Van 15..C.0 2790.Maraş 1360. 27 Van Fuel-Oil Van 24. ..82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir.T.0 1950.5 35.0 26..57 .18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258.21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.27 .0 32. yalnızca 3.0 4100.0 7800....0 3780... .2 Linyit Ankara 320.5 29.0 290.3 47.. 28 Yatağan Linyit Muğla 630..19 . 9 Esenyurt I.2.0 2730..0 3900.45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429.57 Var 7 Çayırhan 1.06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180.0 2970.36 .0 34.0 33. Urfa 44. BGD Tes. Var ..0 6435.0 37.0 48..00 . Yok .... 15 Kangal 1..00 .31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990. Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok .00 .0 31.. Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K. 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600. 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11.27 . 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200..0 34.5 105.. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300.0 200.7 3740.03 ...00 . Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 . ** Bacagazı tesisi 1.9 34.

kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir. (2) Yaygın. oksitler. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi.2. Kömürde mineral madde olarak.T. sorunlu bir yakıttır. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar. donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır. mineral madde. inorganik kükürt. civa. Tablo: X.3. 198 . sulfitler. Kömürün yatak neminin üstünde olan nem. Yüzey nemi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir.3. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir. yanma öncesinde “mineral madde”. yüzey nemi olarak adlandırılır. karbonatlar. taşımadan depolanmaya. sarsak elek. kadmiyum vb.C. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle. yatak nemidir. beslemeden debi ölçmeye. (3) Az.1. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem.2. sülfatlar bulunmaktadır. arsenik. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir. santrifüj vb. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır. ısıl kurutmayla değil. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. (4) Pek Az. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir. rastlanmaktadır. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X. berilyum. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür. nem. kil mineralleri.3.’de verilmiştir. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın. klorürler.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt. kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. X.3.3. Bu görevi yapan kazan besleme pompası. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır. fiziki yapısı. elektrik enerjisi elde etmek için.2. bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit. Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 .3. jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır. aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip. Şekil:X.3. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur.1.C.T. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir.2. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır. Türbini döndürüp. Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır.

) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama. bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma. gaz türbinleri vb. turba. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. taşkömürü. uçucular. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu.) yakıt besleme biçimine. Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır. vb. sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi. kurutma. sıvı. kül. kırma. Şekil:X. Yakıtlar katı. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır. sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır.2.3.3. linyit. gaz) yakıt ısıl değerine. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır.C.2. çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için.1. 200 . antrasit vb.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. soba.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta. yakıt bileşimine (sabit karbon. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji. biçiminde sınıflandırılmakta.2.2. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı. Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır.T. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır. X. ön ısıtma parçalama vb.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. nem. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır. içten yanmalı motorlar. Katı yakıtlarda odun. öğütme. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X. öğütme).3.3.) ısıya dönüştürülmektedir.

Alttan yakma durumunda. Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt. Belli yatak kalınlığı üzerinde. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir. a.2. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir.C. sabit karbon oranı yüksek. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır. kurutma. depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir. en başta yatak kalınlığına bağlıdır. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir. yanma veriminin düşmesine. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde. kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır.3. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir. Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır. uçucular gazlaşmakta. birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır.2. hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır. nem.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma. hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır. yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. iletim ile yanma odasına taşınmaktadır. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). 201 . taşınabilir. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip. Kömürün yanan bölümü. Bunun başlıca nedeni. proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların. X. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok. Kömürün yanma davranışı.2. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte.2.T. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır.2.1.3. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır. Yatak sıcaklık dağılımı. X. Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma. taşkömürü) uygundur.

2. Hacimde Yakma Gaz. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta.3. diğer sistemlerden çok farklıdır.2. Kurutma bölgesinde nem.2. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır. PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 . yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir. X. yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel.2.T. Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir. alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır.2. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır. Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.2. X. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi. CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır.2. CO2 +H2O. En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler.3. AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir. uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır.C. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır.2. Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY). Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma.3. bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir.

Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler.C. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir. üstten veya yandan beslemesi. küçük tanecikle bu azalır. Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir. yatak sıcaklığını arttırabilir. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. bunun sonucunda yanma iyileşir. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül. -Kabarcıklı AYY tipi. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür. Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. uçucu madde içeriği. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir. Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında.T. dolayısıyla yanma verimi artar. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan. Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder. a. nem. 203 . -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur. Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir.

Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 . örneğin kireçtaşı kullanıldığında. b. alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir. KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir. Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi. CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO.Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması. MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir.Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir.AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı. yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3.T.AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür. . . Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir. Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır. Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir. oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür.C.Yanma verimi çok yüksektir. Dezavantajları . Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz.AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır. dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır. . korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır. önce kalsinasyon olur. düşey.Korozyon problem olabilmektedir. . . CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır. c. kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar. . . AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları .Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay.Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir. .Yük kontrolü kısıtlıdır.

stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. ısıl değer. d. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. C+1/2 O2 → CO olur. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır.C. Ancak nemli. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir. Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir. SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır. Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. Bu metoda göre. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”.72 misli daha büyük olduğundan. CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. nem ve uçucu madde içeriği. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. kükürt. Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır. Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi .T. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir. kül. NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur.

başlıca iki grupta toplanmaktadır. yakıtın sıcaklığını belirlemektedir. uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda.2. 206 . Karbondioksit (CO2). doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri.C. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise. Isıl değer. kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25. Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur. -Ağırmetaller ve partiküller. Bunlardan ısıl değer.3. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur. -Kükürt oksitler (SOx). Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır.3. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır.3. Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür.1. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar.1.3. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar.1.1. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir. X.3.3. Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir. Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri.1.3.3. Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları. AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler. -Karbonmonoksit (CO).ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür. 1.3.3. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar. X.T. Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir. SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez.3. tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler. Isıl değeri düşük. fakat enerji içeriği bazında. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X. X.

207 .1. Pb. Ni. Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır.2.3.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de.6. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında. Cr.3. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır. Se. Hg. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır.3.3. Sb. X. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir. Ag. Be. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir.T.5.C. Katı Atıklar X.1.2.1. As. X. ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır.4. X.3. vb. Yakıttaki elementin konsantrasyonu. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler. U. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir. Cu. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. Zn.1. Th. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar. X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir. evsel nitelikli çöpler.3.3. Cd.3.2. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı.2.

T. göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır. ısı değiştiricilerinden.3.1. EDTA.3. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise. sülfürik asit.3. Bu atıklar arasında kireç.3.3. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir.5.C. 208 .3. sayılabilir. soğutma suyu pompalarından. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır.3. Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır. X.3. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. kireçtaşı. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır.3.3. vb.3. X. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur.3. diğer kalsiyum tuzları vb. alkali ya da asidik özelliktedir.3. X. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür.3. Sıvı Atıklar X. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur. X.3.3. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir. sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir. sitrik asit.6. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler.4.2. X. 3.3.3. formaldehit ve ürotrofin sayılabilir. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların. Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir.3.3.

7. SO2 Arıtma Yöntemleri X. SO2 arıtma yöntemleri. Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır. Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde.3.3.1. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 .Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. X. alıcı ortama (deniz. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron. Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında.3. santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından. Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır. X.1.3.1.4.1.4. Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir.1. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb.) verilmeden önce arıtılması zorunludur.8.3.3. X. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır.1.3. Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan.4. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X.T.3.3.3. drenaj vb. atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir.C.4.

b. Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır.3.4.1. yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir.1. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır. stokiyometrik miktarda NH3 katılır. Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir.3. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını. X. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 .4. Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından. Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X.75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir. Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür.2. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir. Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir.2.C. Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır.T.1. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi. İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur. Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür. -Reaktörde baca gazı.1.1. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için. Kükürt oranı % 1-0.

Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine.T. kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri. . absorbsiyon fazı).3. kirli gaza SO2 tutucu (kireç. SO2 ön yıkamaya tabi tutulur. X. rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır. 211 . Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir. sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır. yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir. Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır. Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta.3.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında.1. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır. X. nemlendirme uygulamadan. çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir.3. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır.Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği. amorf kükürt. c.1.1. Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır. d.2. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir.1.4. Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler.2. İşlemin absorbsiyon bölümünde. . SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta.C. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit.4. Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte. atık yok etme sorununun bulunmamasıdır. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme.

günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır.4.1.1. NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur. Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile. X. Bu yöntemler. .2. olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir.T.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X.4.3. Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO).Katalizör birleşik tutma yöntemi. azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir. Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: .1.1. . .NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi. . Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında.4. X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .2. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir. X.1. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir.4.3.Yaş NOx arıtma yöntemleri. . Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi.Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri.3. katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır.C.2. NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir.2. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun.2.Sodyum karbonat yöntemi. Sıvı Atıkların Arıtımı X.4. öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır.2. Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır. 212 .3. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu.4.3. X.3.3. Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır. . . .Karbon yüzeysel tutma yöntemi. yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir.Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır.Kuru NOx arıtma yöntemleri.2.1.Bakır oksit yöntemi.

tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir. . Bu işlemler sonucu oluşan atıl su. Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir. X.Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak. Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler.2. . koagülasyon.3. X.Yerçekimi ile çökeltme odaları. (sodyum hidroksit. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle. ters ozmos. ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir.4. Daha ileri arıtım tesislerinde. .3.2.4. soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip. metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır. katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır. X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . multisiklonlar. solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir. Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir. . iyon değiştirici.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak.Siklonlar. . rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması. 213 .T. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan.3. Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için. kimyasal metotlarla yapılır.4.3.Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için. filtrasyon.3. Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır. . metal kompleksleri ve organik maddeler içerir.Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar. Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir.5-8. asit eklenerek 7.C. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu.2.elektrokoagülasyon. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir. filtrasyon. Kimyasal çöktürmenin yanı sıra. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir.5 düşürülür. Yani.Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak.

Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar. katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler. Filtreler.3.4. Siklonlar. herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir. .2.3. . torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler.3. .Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler. .3.Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır.3. . X. Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: .İlk yatırım masrafları nispeten azdır. .C.3.3.4.Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir. yaş toplayıcı vb.Belirli bir enerji tüketimi ile. X.Torbalı filtreler.Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden.1.4.4. Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle. Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar.80) sağlar.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99. X. . genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre. Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir. Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler.Yaş toplayıcılar. Çökeltme odaları.Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir. .Elektro filtreler. . 214 .4.Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür. X.3. Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: . büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler. Örneğin.T.) ile birlikte kullanılırlar. Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar. .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır.3.Ultrasonik ayırıcılar.

Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar.5. . yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır. elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar. .C. Gaz.5. .Düşük basınç kaybı. Ayrıca yanık etkisi.Katı ve sıvılarda kullanma imkanı.T. . . Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar. Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri . .Baca gazları ve baca külleri. . X. . serbest asit 215 . Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler.1. ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler. tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar. Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir. yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur.Küçük tanecik toplama kapasitesi.5.Kül barajları ve kül siloları. Yüklenen tanecikler.Santral sahası ve dekapaj sahaları.Kömür nakil yolları. . .3. . Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır.Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler.Termal etki. bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini.3. Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler.4.Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı. Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: .Kömür stok sahasındaki kömürler.6.1. kömür nakil bant hattı. SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır. .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3. X.Kül nakil bant hattı. .Kömür nakil havai hattı.Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları.3.3.Çok küçük tanecikler toplama özelliği. . . X.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması. . X. Elektro filtreler. toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması.Hidrolik kül atma sistemi.1.3. .3.4.Nispeten küçük basınç kaybı. .Kül stok sahasındaki küller.5.Yüksek toplama verimi. Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X.Kirli atık sular. kükürtdioksit ve azot oksitlerdir.

Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. Bunlar akut. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur. X.1. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur.C. erozyon vb. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş. yaprak kurumaları. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur. Meyvedeki belirtiler. kronik ve gizli zararlanmadır. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. yaprak ve meyve dökülmeleri. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları. Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde. büyümedeki gerileme. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır. öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. solunum yolu hastalıklarda artış görülür. bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir.2. solgunluk ve ölümle sonuçlanır. günlük SO2 konsantrasyonu 216 . Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir.T. Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir.5.3. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. eski kaynaklar kurumuştur. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir.

a. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder.C.500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür.1. görüş mesafesinde azalma. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi.1.3. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi. kötü kokular.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250. solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir. Partiküller. c. CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte. X.T. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar.Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi.5. Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda. Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir. b. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 .3. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür.5.4. X. e. d. NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama.

5.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir. Çevre Mühendisleri Derneği. Ankara. 218 . olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır.. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre. Ankara. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü. X. 1992. Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda. Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi. 1999.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır. Enerji İstatistikleri. Kaynaklar 1. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır. B. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. 1.1. Enerji Raporu. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 3. 1991.Z. Uslu T. 7.T. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur. Doğu. 1987.3.5. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.Uysal. Ankara. Ankara.5. 2. 6.3. 1999. Ancak termik santralların kirletici atıklarını.3. Durmaz A. Bunu solunum güçlüğü. Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Arcan Y.C.. 1993. 4. Harita X.. akciğer ödemleri ve ölüm izler.Ulusal Sempozyum. Çevre Bakanlığı. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı. NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur. Hava Dairesi Başkanlığı.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir. Tablo:X. 1990.

9. Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4.6.3. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14.4.2. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği.4.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12. 17.4.4.3.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.2. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5.4. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14.1. Ton/Yıl) 16.4.2. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13. Yeraltı suları. 17. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1. m3/h) 13.13. Sabit Karbon (mg) 12.4.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14.2. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15. Santralin Toplam Sahası (m2) 4.5.7. Doğal Gaz) 11.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15.11. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit.4. Santralin Yeri 3. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16.3. 18.3. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16. Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14.9.8.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği. (%) 12.2 Külün Miktarı (Ton/Gün. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15.2 Yer Rüzgar Hızı. Kazan Verimi (%) 13.6. İnsanlar Üzerindeki Etki 18. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi. Denizler Üzerindeki Etkiler 18. 17. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Su Kullanım ve Atıksu Durumu. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6.3. Santral Genel Verimi (%) 9. Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15. 15.3. Kuru Kül Miktarı (%) 12.6. Meteorolojik Veriler: 17.6. Kükürt Miktarı.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14.4.5. Santralin Katı Atık Durumu 16.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12.C. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12.6.2.8. 14.1. Tesisin Yakma Kazanları 13.4.4.12. (mg) 12.10.7. Barajlar Üzerindeki Etki 18.4. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10. 16. Toplam Alan (m2) 4. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.6. Özellikleri 13.1. 2.3. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18.2. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4.5. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13.14.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13.4. 2001. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18. 3.8. Baca Gazı Çıkış Hızı.7.(m/sn) 15.3. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8.Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı.1.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi. 14.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18.7. Hava Üzerindeki Etkiler 18.5. Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti.5.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18. Göller.T. Akarsular Üzerindeki Etki 18.8.1 Rüzgar Yönü. 219 . Santralin Adı. Termik Santralların Çevresel Etkileri.4. Yanmamış Maddeler.4.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14. 20. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.1. 14.Sayısı ( Adet) 13.6.9.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X.

2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir. Tablo:X. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X.’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir. Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay. Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh. Tablo:X. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır.4.4.1.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir.4.C. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır.2. Ayrıca 6. Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir.1. 1995. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir.619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Beşyıllık Kalkınma Planı.4. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır. Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması.T. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir. 1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı.4. VII. 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir. Tablo:X.1. 220 . Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT.

. 38 692 ..4 olmuştur.80 19. ..44 1.12 12.15 20...02 0.. ... 1229 . 2 . . .. .T.. 1 1 4 .... .04 36..718 9. Tablo: X.. 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 ..21 38. Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir. 1 .41 7. 300 650 3375 . 5420 1824 . 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 .. Mayıs... dünyada elektrik talebindeki artış % 3..80 436 351.6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir. .08 47..80 36.. 3 2 4 4 .2.C.03 28...65 42..77 33....8 iken.00 31... ..74 1.. 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 ..... 31. nükleer enerji üretimindeki artış % 15.. ... .... 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3...25 47...69 14. . . .... 3800 .. 776 .4. 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir... 606 2111 4515 3820 ..718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu. 2000.... .65 34.21 4.99 46...05 75... . Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 ... .84 73. ... 4 ..18 30..87 43. ... ... 7 2 .. .30 2. .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında...02 37.12 10..11 5..8 ile % 4.36 57.. .

İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır.4. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir.4. 1999 yılında 118. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728.040 GWh/yıl’dır.116 MW’a. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32.0 MTEP ulaşmıştır.439 GWh’e ulaşılmıştır. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım. Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz. Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir.6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır. Tablo: X. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır.4.4. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64. üretim kapasitesi ise 111. onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek.T. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur. X.’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26. Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır.3. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır. 222 .7 MW güce karşı olarak 123. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır.C. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için.’de verilmektedir. bol miktarda bulunmaktadır. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması.

Tablo:X. .9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246.5 Jeotermal 83....9 81661.9 2330.5 Rüzgar 8... . .8 .1 42229.7 105517.4 23351..0 Rüzgar 5.9 84.3 Hidrolik 9934.0 136271.4.. . 82 1641 . ..0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861.. Muhtemel 456 .......1 8. KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri.. . ..7 128544. .. .1 271..7 82.. ... 2001..4 44.2 353..8 26.5 80.Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116. .1 3796.9 Hidrolik 40475.9 10537.... ...T. 29 1086 . .5 Termik 11297.. Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır...Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir..7 Jeotermal 15.2 18.. .1 114022.8 10102. . .2 Toplam Tüketim GWh 94788.2 39816..9 21889. 4300 28850 .5 412.....1 2492...9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257.. 125000 34729 43.0 131355.7 Kişi Başına Tük.7 29392.9 15. ..4... 4500 31100 . Toplam 1126 3357 4718 8075** .5 20.5 17307.3. .5 80.4 Termik 54302.0 15.8 111022.3 118484.9 94101..1 11175. 45 555 .C.0 125160..7 326...7 1968 2001 Tahmini 29511. .. 223 .... 2001.8 85..2 16048.6 10306.. 8.0 34677...3 285.. . . Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 ..1 11771..8 15555..3 3298.9 15... Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri.7 15... 8 .4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır.4 11850. 110 110 . .. 125000 34729 43.1 8.0 298.0 384. İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir...9 101636. Mümkün 245 ..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.. 9129 380000 .5 30930.8 .... ....0 15..0 İthalat 270.. Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır.7 103295.. .4... 200 2250 .9 68702..8 13021. Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir. 626 626 .... . . 9129 380000 .2 8.8 63396..0 5300.5 İhracat 343.0 116439.

Buna karşın.5 milyon ton CO2. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda. Diğer bir deyişle. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen.2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir. kararlı bir biçimde.000 ton kül.T. X. 224 .1 düzeyinde kalmıştır. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır. örneğin. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur. konunun politik.3 oranında artmış. yılda % 1. Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi. 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır. Diğer bir deyişle. İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi.4. Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur.C. 300. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir. Önlem alınmazsa. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır. ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa.

kozmik radyasyondan. Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49. Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı. Radyasyon. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır. Bu değerlendirmeler.T. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi. akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir. Gerçekten de. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır.C. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir. reaktör tipine.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar. 225 . Hava kirliliği bronşit. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar. Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül. X. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0.006 oranında olup.4. atığın miktar ve zehirliliği. emfizema. Dünyaca kabul görmüş yayınlar. inşa şekli ve işletme usullerine. Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. normal işletim şartlarında. Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur.4. bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar. Akut dış radyasyon etkileri.

Ankara.. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi. 4.O. ve Sökmen. Bozkurt. Sayı:319.C. 5. 3. VIII. Bilim ve Teknoloji Dergisi. Mayıs.. K. 2. Kadiroğlu. 226 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1. İstanbul.N. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Bugünü ve Yarını. Ankara. 2001. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Devlet Planlama Teşkilatı. Enerji Raporu. 1994.Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji. 1999. Kasım. 1994. TAEK. Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu. Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü. TÜBİTAK.T. Sayı:26. G. 2000. 21 YY.

Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. XI.C. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır. Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. çıkardıkları gürültü. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. sanayi siteleri. öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar.1. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır. benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır. ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte.1. Böylece plansız. emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. Sanayi siteleri uygulaması ile.T. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir. Çünkü. SANAYİ VE ÇEVRE XI. d. Küçük sanayi siteleri. XI. Düzenli. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 . Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. temel politikalar sayılabilir. Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri.1. b. c.2.1. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi. e. Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi. Bu amaçla.

76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank.381 13.1. (Ayrıca Bkz. ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına.79 8.1).54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1. 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak.2.38 9.424 14. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir.313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği.805 % (X) 8. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada.306 11.70 24.925 1.77 20.569 7.698 1. Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13.351 11.40 7. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında. ekonomik dengenin kurulması.61 16. 228 . Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir. Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84.137 hektar büyüklüğünde. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi.97 13. I. 2003 yılı sonu itibariyle. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir.51 14. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I.92 16. 18. ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür. XI.14 8.C.720 2. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş. Belirlenen hedefler doğrultusunda. Etibank.610 17.57 19.198 % (X) 15. Tablo: XI.005 1.78 14.825 6.145 2. belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.T. Tablo:XI.

ekonomik. f. kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri. bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri. coğrafi. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla. ekonomik ve çevresel değerler açısından. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a.04. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. g. 15. hem girişim sayısı. Bölgelerin devlet gözetiminde. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal. Sağlıklı.2. kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb. XI.1. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler.T. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. e. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. Organize Sanayi Bölgeleri. Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta. temel politikalar olarak sayılabilir. istihdam imkanlarının artırılması. XI. çevre sorunlarını önlemek. üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. 229 . “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. kentleşmeyi yönlendirmek. Sanayinin disipline edilmesi. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal.2. sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup.2. c.C. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır. ucuz. bir plan ve program bütünü içinde. d. b. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla. tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır.

2. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1. doğal ve kültürel kaynakların korunması. Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08. İşletilmesi. XI. -1/25. ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir. ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler. çevrenin. Yapımı. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları.1. OSB'nin içinde bulunacağı İl. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır. -Alternatif Alanların İncelenmesi.T.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin. Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4. Sanayici dernek veya kooperatiflerinin. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. -Alternatif Alanların Belirlenmesi. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının. 2.2. Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01.000 Eşik Analizi.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. İl Özel İdaresinin. 3. Ayrıca. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması. Kuruluşu. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır.01. Bu Yönetmelik. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. -1/100. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 . Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için. -Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır. İlçe veya Belde Belediyesinin. OSB yer seçimi etütleri.C.000 Eşik Analizi.04.

26 12. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi.Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3.2.691 % Hektar(*) 18.77 8.88 11. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten.28 26.027 2.126 18. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında.61 13.77 17. İzmir.55 7. Kayseri.T. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede.43 6. 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir. Burada da görüleceği üzere. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI.932 3.878 2.2. giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken.de verilmiştir. dokuma.248 2.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır.453 4. (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır. Yatırım Programında Yer Alması 6. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI.18 4.3). b. Tablo : XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5.68 16.348 1. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI.137 % Hektar(*) 21.050 510 1.28 6.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G.30 5.70 100 % Adet(***) 19.012 2.57 25. organize sanayi bölgelerinin İstanbul.15 7.96 19.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2. İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8. a.1).32 8. Kamulaştırma 7.018 1.52 22.30 19. 231 .C.703 700 823 10.

4 23.4 31.). Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i.1.9 2.4 100.1 7.4 12. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda. giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI.7 18. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır.8 6.5 4. 232 .0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.3 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X.1 14.2.0 2.3.4 4.8 5.T.0 Kaynak: DİE.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI.’de verilmektedir.4. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10.2 100. içki ve tütün sanayi Dokuma.0 30. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27.4 8.C.5 5.

T. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01.2. yatırımları teşvik etmek. ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI.2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.07. bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.4. 2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu.C.01. üretim ve istihdamı artırmak. 233 .

Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02. doğal kaynakları kullanarak ürün verirken. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır.5 ay. Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır. OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır. Endüstri bölgelerinde (EB). EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 . Kanun uyarınca.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar. Ayrıca sanayi ürünleri. modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır. OSB’lerden farklı olarak. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi.08. yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. Böylece. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır. modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a. f. Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir. b. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken. e. Sanayi bir yandan.5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir.C. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir. Böylece yabancı yatırımcılar. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2. XI. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir.3. d.T. EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir. Çünkü sanayi. c. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin.

kükürt. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları. fazla gübre kullanımı. tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi. Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. ulaşım araçları. XI. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. Toprak kirlenmesi. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır.Hava kirlenmesi. Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere. arazinin yanlış kullanılması. kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır.Toprak kirlenmesi. ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir. . hem sanayileşmeyi sürdürmek. . . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar. Ancak doğal kaynakların azaldığını. hava.Su kirlenmesi. bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır.Gürültü olarak sınıflandırılabilir. hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır.C. bugün bu değer yargıları değişmiş. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin. zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır.T. aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. Bu raporda ana tema olarak. hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. Su kirlenmesi. Hava kirlenmesi genel anlamda. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül.3. doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman. Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında. . 235 . ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. çevrenin de bir kaynak olduğu.1. ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi.Atık kontrolü ve .

2. Altyapı ve Ulaşım Sektörü. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır. d. c. g. Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava.1. e. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur. çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde. tek etken değildir. XI. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir. Bu sebeple. 236 .’de verilmiştir. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır. Madencilik Sektörü. bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. Yerleşim Alanları. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI.3. sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte. Sanayi Sektörü. Enerji Sektörü.C. Turizm Sektörü olarak sayılabilir. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre. Tarım Sektörü.1. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava.3. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi. amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık. Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar. su. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte.3. XI.’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir. b. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a. Tablo: XI. f. Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma.T. ve toprağa verdikleri katı. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri.

237 .T. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri. Bölüm XI.3. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Çevre Kurulu Raporu.C. artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda. 5. Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir. DİE. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü.4’den itibaren XI. 2001. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete. 4. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. 6. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği. TOBB. 2004. 2000. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz. 1993. DİE. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği. 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan.’de özetlenmiştir. 7. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır. 3. Sanayi İstatistikleri Mayıs. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi. Kaynaklar 1.

Fenoller Askıda Katı Md.) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB.+Tar. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met. (Pet.BOİ rür KOİ Florür Bileş. s:46:48. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Rafineriler. Ağır Met. Çevre Kurulu Raporu. Kim.T. 238 .Kim.İl.C. Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo. SS Diğer Org. 1993. Kim. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Gaz ve Sıv. V.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes. Org.

madeni yağlar da elde edilmektedir. yağlama maddesi olarak kullanılan.4.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).4.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır.1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit.5 5. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1.9 milyon tondur.benzin çeşitleri. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77.0 olarak gerçekleşmiştir.0 24. 2. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27.T.6 milyon ton olup. 2000 yılında 21. Tablo:XI.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde.0 75. 239 .4 milyon ton olup. İzmir.5 106. PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır.9 Genel Toplam 32.6 21.6 Tüpraş Toplamı 27.4 2.4. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur.0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0. XI. Faaliyet Raporu.4. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell.4 77. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2.7 56.7 6.1 10.0 67.3 Ataş-Mersin 4. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler. Kırıkkale.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar.XI. 2000. Tablo. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar. BP.4. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.3 milyon tondur.4 3.1.C.4 Kapasite (%) 70. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21.8 10. PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI.XI. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4.2 ‘de verilmiştir.0 11.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir.4.0 67. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir.

T. Faaliyet Raporu.Ünitesi Reformer Vakum H. klorürler.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H.4. sülfitler.P. Tablo: XI.Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H. fenolik bileşikler. merkaptanlar. distilasyon. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir. fraksiyonlama. tuz giderme.1.1.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır. petrol ve onun bileşenleridir.P. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde. Atıklar. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O.4. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler. mum.P. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). pompalama. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des. (kum. alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir. yağ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Askıda mineral katılar.C.Ünitesi TCC. 240 .2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H. aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır. 2000.P.

Benzen (C6H6). Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ). sızmalar. Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır. Amonyum azotu (NH4-N). Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır. pH. Ksilen. kirleticilerdir. Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir.C. asitli gazlar. Çökelebilir katı madde. Suspanse katılar olarak sayılabilir. Etil Benzen. Olifenler.T. nutrient 241 . çökeltme şeklinde b. Kurşun vb.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama.4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür. Tetra Metil. yumaklaştırma. havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar. toplam siyanür (CN-). hava flotasyonu ve a.1.1. biyolojik oksidasyon. % 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar. petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü. katalizör. karıştırma. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir. XI. Fenol (C6H5-OH). Krom (Cr+6). gelen kömür atıkları. yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi. Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri. NOX . XI. Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır. tankta kalan pislikler. yağ. Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır. uygulanır. BOİ5. gravite ayrımı. atık.4. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir.4. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ. Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır. havalandırma. alkali sular. Askıda katı madde.4. Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)]. Tetra Etil. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak. Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır. flotasyon. Hidro (S-2).3. kulelerden vs. damlatmalı filtreler. filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. c. Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma. kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir.1. XI. tank tabanı çamurları. evaporasyon. Toluen (C6H5CH3). Sülfür Yağ ve gres. koagülasyon. Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri.

T. Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. kerosene. plumbite ve su ile yıkanırlar. kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir. 2000. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. 2. gaz yağı. Faaliyet Raporu. çok farklı nitelikteki katı. fuel oil. Türkiye Petrol Rafinerileri A. asfalt. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir. asfalt üretimi için kullanılırlar. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir.Ş.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder. su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. Petrol. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. 3. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. XI. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. Geri kalan % 3’lük kısım O. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır.C. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır. Faaliyet Raporu. asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir.4. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin. N. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme. d. kerosen. dökülen yağların geri kazanılması.1. Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. kostik soda. Kaynaklar 1. Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır. e. Petrol rafinerileri. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar. S ‘dür. 2000. No:44. 242 .

Karbon Siyahı 3.Lineer Alkil Benzen .5. Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz. Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı .Alçak Yoğunluk Polietilen . bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden.Akrilonitril . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Metanol . Bunlar. Termosetting Reçineler ve Plastikler 5. nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen.Ftalik Anhidrit 243 .Polistiren . Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler . Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir.1.Akrilonitril Bütadien Stiren 4.Stiren 2.Vinil Klorür Monomer .Etilen-Propilen . diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür. petrokimya sanayinde üretilen maddeler. Plastik Yardımcı Maddeler XI.Kaprolaktam .Etilen Glikol . gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk. Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır.Aromatikler . 1.Etilen Oksit . petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır. ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır. Termoplastikler . propilen. Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler .Yüksek Yoğunluk Polietilen .Ksilen (Orto-ParaKsilen) .Sentetik Kauçuklar . Ham petrol.Toluen . C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup.Butadien . PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta.Benzen .C.T.Polivinil Klorür .Saf Teretalik Asit .Dodesil Benzen .5.

Etilen .Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler .Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.C4 Karışımı (Bütan.Propan ...Propilen .....1.Nafta . Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar . Bütadien...T.C... bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir.. Hidrokarbonlar.Propilen . Bütadien. fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir.. Bütilen ) .1. propilen.Etan ... Hidrojen) .Etan . Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir. Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak.. Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir.Kızdırma Benzini . Bütilen) .. uzun vadede temin güvencesi.. metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir..5.LPG ...LPG . .Yakıt Gazı (Metan. Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir..Fuel-oil 244 ..Gaz Yağı Isı .Nafta . Isısal parçalanma yönteminin temel amacı...C4 Karışımı (Bütan. doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen. Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi.Kızdırma benzini .Propan .

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur.5. tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir. daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir. Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir. “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen). kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır.850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir.1. Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır. Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI. Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır. Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar. önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir. kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir. içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir.’de verilmektedir. etilen. Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu. 245 .T. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir.C. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir. Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan. propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur.

C.X1.T.1.5. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 .Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.

Bütilen .1.1.Etilen .Kükürt . Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir.T.2. Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir. Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı.5. Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril.Bütan . Bütadien. XI. Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren. Bütadien.5.Benzen .Asetilen (az miktarda) XI. dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır. XI. ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . dip ürün olarak kızdırma benzini alınır.PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur. Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir.Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler . 247 . Bütilen) . Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir.C4 Karışımı (Bütan. Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır.TBC (% 85) .C. etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kolondan çıkan benzen. İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı.3.3. Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen.3.1.

Prosesin akım şeması Şekil:XI. Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır. Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır. benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir. Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider. Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir.’de verilmektedir.Paraksilen .Para Dietil Benzen .5.4.LPG .Toluen .Aromatik Nafta . Etilbenzen Dehidrojenasyon . Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir.3. .C.1. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir. Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir. Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir.Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler .Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR.Hidrazin 248 . Nafta ve kızdırma benzini.Fuel Gaz .T.Trisodyum Fosfat . 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir.2. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir.Ortoksilen . Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5. ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir.Ağır Aromatik . Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir. XI.1. Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir). Aromatikler Aromatik ürünler benzen. Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır. Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir.5.Ağır Nafta .Atifoam . kullanılmaktadır.Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir.Ham Benzin .Etilen Diklorür .4.

2.5.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması .T.

Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 .5.3.C.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.

Meho .. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .....5..Klor . Basınç altında sıvı olarak depolanır...Asetik asit .’de verilmektedir....... Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir.→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI..............4. XI.3..ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir.. Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır.1.Hidrokinon . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para ... normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır. Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir..........Adoption oil .. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ..Etilen .Dioktiftalat .....Refrigerent oil ........... Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur...Antifoam . Prosesin akım şeması Şekil...... C2H4+C12..5..6.. Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir..Harsow .Sülfürik Asit (% 98) ..Trisodyum Fosfat 251 .....Katalist C=41 .T.. yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır..C.....Amonyak (% 100) .5..→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2...→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI..Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün ...Metanol .5.’de verilmektedir....5.XI.....1. Prosesin akım şeması Şekil:XI...Aktif Alümina ....Propilen (% 100) ....Oksiklor ......Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması...........

C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI.T.5. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması .4.

.XI.1.Kükürt .8. Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır.496 0C sıcaklık aralıklarında olur. Prosesin akım şeması Şekil. HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar.7. Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır.C. Kolonun altında ise akrilonitril.Borik Asit . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . CO.Gliserin XI.1 basınç ve 385 . propan ve hafif hidrokarbonlardır.Asetilen Tetra Bromür .Mangan Asetat .’de verilmektedir. Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar. Burada akrilonitril. Reaksiyon 0. Beyaz kristal halinde bulunmaktadır.Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır.85-1.Sülfürik Asit (% 98 ) . asetonitrilden tamamen alınır.5.5. sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir. CO2.T. 253 . Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır. Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir.Platin . Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su. Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur.Nafta . amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler.6.5. Hava. biraz HCN ve ağır organikler alınır.5.Potasyum Karbonat . Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur.CX Oksidasyon kat.Amonyak . su. Prosesin akım şeması Şekil:XI. XI. Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler. PTA. Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır.1. Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat . çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür. P-ksilenin basınç. Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot.5.’da verilmektedir.Benzen .

C. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI.5.T.5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI.5.

T.C. H2/CO2 Ünitesi. Şekil:XI. Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Laktam Ünitesi. Nafta önce kükürtten arıtılır. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 . CO2. Anon Ünitesi. daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 .5.6 . H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. f. CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir. CO. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. b. d. c. Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir. e. Siklohekzan Ünitesi. a.

Kostik (% 100) . Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir. laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır.Mono Sodyum F. oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir. SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir. SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur. Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır. c. Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür.Propilen . f.H2SO4 (% 98) . XI. Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır. SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı. Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen. bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir.Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler . Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir. dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. M. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 . Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir. Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir. Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir.1. propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir. Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir. reaktöre verilir.T.Hidrat .9. d.Hafif Polimer (C3-C9 ) . e.C.Benzen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5. Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir.

Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır. DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır. DDB.) teknolojisi ile. benzen. XI.10.C.9.U. Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur.5. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır. 257 . XI.9.T.5.5.1.1. Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir. Reaksiyon ürünü DDB. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır. daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır.Potasyum Karbonat . İlki tetramer ünitesi. DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir. Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir.Antifoam .5.P. Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır.Sudkostik . ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB. DBI ve PDB’den ayrılır.7.Gaz Oksijen .4. Glikollerin en basiti ve en önemlisidir. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O. Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir. XI.Etilen .1.’de verilmektedir. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır. Proseste etilen. Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır. DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur. oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur. Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir.

naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Bütadien 1.Ortoksilen .T.Hidrazin XI. polyesterlerin.3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI.Büten 1 .2. Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli.2. % 22.5.5. emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen.5.3. Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların.Sudkostik (%100 ) .3 .Stabilizör .Benzen . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Trisodyum Fosfat .3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir. boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA). CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1.1.Extander oil 258 .2. .% 24.11. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1.Metanol . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI.C.Kobalt Katalizör XI.5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar.2.5.5 .2.5.

T.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.C.5.

Saf Hidrojen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Köpük Giderici Loril Peroksit 260 .Sodyum Hidroksit .Ksilen .5.H2O2 .AT Katalizör . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Polimerizasyon Katalisti .5.Balmumu .AB Stabilizör .Etilen .PVA . Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç. sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir.Silikon . Kataliz Çözücüler XI.Kostik . .3.Setamin . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.T.1.Propilen .Fuel Gaz .3.Hekzan .Fuel-oil .P2 Katalizör .(NaPO3)6 .C. Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında.2.3.VCM .SWN (AB ) .3.5. 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir.Çeşitli Kimyasallar . Termoplastikler XI.Melas XI. Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir.Katalizler.Metanol .3.UC Stabilizör . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .1.Setarin .Potasyum Nitrat .Kloroform .Polivinil Alkol . Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir.Kalsiyum Stearat XI.Etilen.3.2.5.5.Propilen .Miristik Asit .Yardımcı Madde .

Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Trikalsiyum Fosfat .Reçine .N-Bütanol .Toz Sabun-Sıvı Sabun . üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir.Fenol . fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta.Metanol .Selüloz XI.Kalsiyum Hidroksit .Formaldehit . Termosetting Reçineler ve Plastikler XI.3.Çinko Stearat .Aminoplastlar . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Yardımcı Maddeler .Kauçuk (CBR 1202) .Mineral Yağ XI.Formaldehit (% 37) 261 .5.T.HCl . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür.1.Hidrojen .Heptan .Stabilizör .Üre .2.4.4.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri. diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak.Kataliz-C (TBP) .Üre .NAOH (%20) .TICI3 .Benzoil Peroksit .Kalsiyum Klorür .TDH . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3.Tuz .Propilen .DEAL XI.Dikumil Peroksit . sun’i tahta vs. Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup.5. termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.5.4.Lesitin .5.5.4.Stiren .C.

Yağ Asidi .Yardımcı Maddeler .Silikon .Amin Katalizör .C.Melamin .T.6.3.4.Formaldehit (% 37) .Etil Akrilik . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Pentaeritritol .4. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Organik Katalizörler XI.İzobütanol .4.5. Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle.Kalay Katalizör XI.Su . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .4.5.Bütanol . çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir.5.Melamin .Ftalik Anhidrit 262 .Freon .Yardımcı Maddeler XI.4.Su . polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar.Formaldehit (% 100) .Toluen .Poliol .5. Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar. Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Yüzey Aktif Maddeler .5.Metilmet akrilik .Fenol .7.Üre .Selüloz XI.5. Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir.

İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup. Birinci Kademe Arıtma. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .T. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A. flotasyon.C. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Asit . Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur. c.9. Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır. Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine. İkinci Kademe Arıtma. Ön Arıtım. Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma. PVA Reçineler Boya. a.1’de verilmektedir.5.M.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI.8.5. (Vinil Asetat Monomer) . Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır. Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 . su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği. b. akış hızına ve deşarj limitleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır.A. ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde . Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır.5. mobilya.V. değişik uygulamalar mevcuttur. çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon.4. konsantrasyonuna. sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir. Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir.Glikoller .Anhidrit Maleik XI.Ş.4. Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır.Polivinil Alkol . oksidasyon.

Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar. XI.C.1989. C4 Hidro karbonları. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit. Adana. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 264 . Çevre 89. Metanol. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar. Harcanan Kostik Asitler. DPT. 1992.1. Polimerizasyon ürünleri. Sülfirik Asit. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir. Kobalt. Sodyum Sülfat. Ketonlar Asitler. Eter. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1. Merkap Sülfirik Asit. Kostik Soda Aseton. Fenolik bileşikler. Hidrojen Sülfit. 2. Alkoller. Asetaldehit. kostik Soda. Polimerize Hidrokarbonlar. Etilen Aseton.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. Organik asitler. Proses Kondensatı fırın çık. Formaldehit. yağlar. Aldehitler Aldehitler. Hidrojen Sülfit Amonyak. Polimerize Alkoller. Rejenerasyon. Petrokimya ÖİK Raporu. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar. H2 SO4 Nitrik Asit. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller.Aromatikler. Ni. Pt. VI. C4 hidro karbonları Kostik Asit. V.5. Olefin Karbondioksit. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen.T. Çözünmemiş katılar Krom. Alkoller Formik Asit. Merkaptanlar.

265 .R. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir. Petrokimya Sanayi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara. gözlerde çok şiddetli kaşıntı. Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir.. 3.. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte. Sonuç olarak.İ. VIII. bulantı. 2001. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması. Çevre 89. BYKP Ö. Harita XI.2. DPT. Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. BYKP Ö. 1989. Adana. Kaynaklar 1.C.R.T. göz bozuklukları. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır. Ankara. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur. deride kızarıklık. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir. 2001. kusma. Petrol Ürünleri. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır. iştah azalması. Ankara. derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır.’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır. 2. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı. VIII. 5.İ. DPT.

6.Ş.Ş.T. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır.Ş. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San. A.000 ton/yıl./ İzmir Diler Demir Çelik End. Demir-Çelik Sanayinin.Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic. / İzmir Ekinciler Demir Çelik A. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14. üretim çeşidi açısından. 2000. A.Ş.Ş.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. 3.6. 266 .A.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. / İzmir Kroman Demir Çelik San. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir.Ş.6. ve Tic. A.C. 2000 yılı üretim miktarı ise 5.000 ton/ yıl’ dır.212. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi. 2. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri.Ş./ Bursa AypaşDemir-Çelik San.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır.Ş / Sivas (*) 17. A. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan.1. A.1’de verilmiştir. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6. Demir-çelik sanayi. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A. Kaynak: DÇÜ. A. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San.Ş.Ş. /İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş. Tablo: XI.Tuber Çelik Sanayi A. 1. Şirketi / Samsun. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst. ve Ticaret Ltd. Uzun Hadde Mamülleri. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle. / Kocaeli Çukurova Çelik End. 000 ton/yıl.Ş. Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI. A.300.ve Tic. A. A.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç.Ş. A. A.3. Demir Çelik Üreticileri Derneği. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T. ve Tic. A. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A.228.Ş. / İstanbul İzmir Demir Çelik San. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için. / Kırıkkale 16.Ş. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab. ve Tic. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San. A. Kaliteli Çelik Mamülleri. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır.Ş.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A. Harita XI.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A.

alternatif prosesler geliştirilmektedir. daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması. Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil. nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar. Ayrıca. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda. 7. konverter sonrası çeliğin. kaliteli refrakter kullanımı. sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. silis. Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. Döküm Mamülleri. tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır. vakumlama. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot. Sıcak briketlenmiş demir (HBI). blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. daha gelişmiş soğutma sistemleri. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. son zamanlarda yaygınlaşırken. Konverter prosesinde. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. hurda kullanım oranı yükselmektedir. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. XI. alaşım enjekte. benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. fosfor değerlerine inilebilmekte. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. kütük demiryolu malzemesi. hammadde girdilerinde iyileştirme. fosfordan arındırılması işlemleri. kalsiyum-silisyum tel besleme. Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir. oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır. 267 . alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı. ağır. Bu tatbikatın sonucunda.T.C. 6. sünger demir (DRI). daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. argon azot karıştırma. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir. Dövme Mamülleri. orta ve hafif profil. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır.1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. 5. Diğer taraftan konverterlerde. hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. Borular.6. Ham demirin konverter öncesi kükürt. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir. daha düşük karbon. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip.

.Enerji (Fuel-oil. .Ferroalaşım. 268 . a. . yüksek makine zamanları olağan olmuştur. Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken. Blumlar.T. Ark ocağı. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur. Kütükler. Toz Grafit. pota fırını. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken. Doğalgaz) . 1. haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme. 6. döküm tozu. kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma. kalıplarda elektromagnetik karıştırma. . kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. Demiryolu Malzemeleri. Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül.Taş Kömürü. 3. Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri. 2. tel besleme. endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. Hafif profiller. e. Silika Mn. a. Ferrosilis.C. Günlerce devam eden bindirme döküm. . Elektrod 8. yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. . Refrakter. d. b. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır. c. Doğrudan haddeleme sürekli dökümden.Hurda. Kireç 7. 1.Refrakter. Hurda. . sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme. 4. doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır. Ağır ve Orta Profiller. Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken. daha iyi soğutma.Elektrik. kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir.Yardımcı Hammadde. hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır. Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. 5. Kalın Kesitli Çubuklar.Demir Cevheri. Döküm Koku. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür. 278 . 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben. Arıtma ünitesi dip çamurları ise. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır. çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. Dökümhaneler. atıksudan demirsülfat (FeSO4. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. XI. Bu partikül maddeler. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir.6. ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar.8. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. yoğun şekilde partikül madde içerirler. Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular.5. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde.8.C. XI.8.3. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında. yakıt olarak kullanılabilir. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir.T.4.6. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi.6. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de.

1. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip.6. Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu. sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için. Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. 279 . Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür.4. tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI. 4. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır. Kok söndürme kulesinden. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.6. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra. XI. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir.6.9. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak.6.9. 1. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra. söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir.T.6.9. en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. filtre sisteminden geçirilebilir. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları. baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir.3. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde. XI.9. söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları.9. 2. Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda. toz ayırıcı. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları. SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür.) XI.C.2. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir. 5. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler. 3.

9. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları. Burada yanmanın kontrol altına alınması. yanma koşullarının iyileştirilmesi. ark ve kupol ocaklarıdır.6. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması.9. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır. imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları.7.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır.6. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir.6. sistem olarak aynıdır. ses 280 .T.5. bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür.6.9.9. ihmal edilemez boyutta olup. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü. Toz emisyonları için torbalı filtre. gerekse değişik büyüklükte. Bina içinde kırma. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir. XI.8.6. XI. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir. XI. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise.6. tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. XI. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır. XI.C. ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır. Çelikhanelerde.9. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin.

4. Aralık. Aralık. Çevre Kurulu Raporu. 2001.T. Demir Çelik Üreticileri Derneği.BYKP. 1987. 2000. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü.C. TOBB. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. 3. VIII. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği. Ankara. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir. Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. DPT. 281 . 1993. Kaynaklar 1. Ankara. 2.

Bugün.C.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B.9 13.5 100. köknar.907.4 6.886 131. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü.0 XI. 2001. kenevir .9 4. ladin. kenevir. kendir.6 6. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19.4 18.5. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır. saman.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı. şeker kamışı.2.1’de gösterilmektedir. Tablo: XI. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun.2.1. Tablo:XI. kayın. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI.000 124.T. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok. Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde .7. Atık Kağıt . Türkiye’de kağıt sektörünün temeli. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur.7. titrek kavak.1.000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1.500 356. Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. paçavra. İzmit. gürgen. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 .’de verilmiştir.7. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir.7. 1934 yılında 12.907.000 522. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır.000 1. atık kağıt.4 27. 2001. keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab.Karadeniz 3 2 D.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır. Hazır Selüloz . hemlok çamı.9 6.500 265.000 130.kendir. kamış. Toplam Kapasite 295.066 Dağılım (%) 15. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt.7.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.200 82. jüt. Saman. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt.

Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen. mukavemet. c. Aktif Karbon Absorbsiyonu. Mekanik Arıtma Yöntemleri a. c. ..7.3. BaSO4. alum. İyon Değiştirme.3.1. XI. Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. CaSO4.7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır. deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır.3. İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır.7. Çöktürme. Şekil:XI.7. talk ve reçine vs. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a.2. b.Hipokloritler. Izgara-Kum Tutucu. f.1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir. XI. XI. XI. XI..2.2. Ultra Filtrasyon . Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil.2. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır. . gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık.7. e. kalsiyum karbonat.Klordioksit. XI. CaCO3. Filtrasyon. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri.Klor. Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler .2. çöktürme).7. ZnO. nişasta. Mikroelekler.T.7. mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir. 283 . TPO2.1. rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır.C. . Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma. Yüzdürme. d. d. Ters Ozmoz.Peroksitler. b.

C.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .T.7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.

Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir. AKM. Ancak lignin.) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları. Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ. Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI..’de verilmektedir. 7.4. budak.vs. SEKA Dergisi.3. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik.7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir.Kınacı C. Kaynak : Karpuzcu.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır. Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi.’de ve Tablo: XI.C. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır.3.4. İTÜ. Tablo: XI. kıymık. biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur. 1984.Şeneş.7. Mayıs-Haziran.. çökeltme. Dolayısıyla biyolojik arıtım..Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü. Tablo: XI.M. taş. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır.7.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim. iri odun parçaları -Rejektler (düğüm. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak . fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk.Ş. KOİ. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 . Sayı 30. reçine vb. kum -Toz. 1990. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi.ve Biy. çakıl. rengi açmak için kimyasal çöktürme. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme. depolama.T.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

Ankara. 2000. 2215543 Kaynak : DPT.8. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.T. VIII. N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 295 . (Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top.1 Türkiye’de Kamu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top.C.

Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. c. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur.9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. d. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır. alkol. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken. aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise.C. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde. Şeker sanayi kapsamına ise şeker.9. gösterilmiştir. İspirto. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a. şeker şerbeti. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı. XI. 296 .1’de verilmiştir. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir. b. melas. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları. Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır. Bulundukları Bölgeleri. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir. Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder. melaslı kuru küspe.T. pancar önce kesme makinalarında kıyılır.9. Pancardan şekerin alınması için. Ayrıca Harita:XI. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker.6.1. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir. kuru maya. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır.

Anadolu D. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI.Anadolu İç Anadolu D.Ş.C.5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O.Anadolu B. Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.T.Karadeniz İç Anadolu D.5 328 137.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D.5 450 137.5 137.O.Karadeniz O.Anadolu D.9.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62.Anadolu Akdeniz D.Anadolu Marmara O.Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K. (ton/gün) 4380. B.Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B. 2001. 297 .Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342.5 450 245 275 275 275 137.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C.5 275 275 545 300 137.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe.Karadeniz D. Genel Müdürlüğü.O.

Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına. Koyulaştırılan şerbet. m. i. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit. Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar. 298 . gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. Lapadaki şeker kristallerinin. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür. melas. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4.T. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. n. ı. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır.9. f.’de gösterilmiştir. Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir. j. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto. k. l.2. Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır.9. kuru küspe. h. Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler.5 misli koyulaştırmaktadır. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir. bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir. XI. g. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı.1. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır.C. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır. Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. o. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır.

3.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a. Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d. Vakum Aparatları c. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X. Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi.1. Kireçleme II.I. Buharlaştırma b.9. Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir.T.9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas. Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 .C. Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.

4. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları. Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir. XI.T. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. d. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır.. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a. b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi. Şlempe. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir.9. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır.3. toprak veya çim araziye 300 . b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir. c. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.1. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması.C. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş. Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular.Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları. Kireç çamuru artıkları.9. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI.4. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına. Pancar taşıma suyu. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır. XI. Her ikisi de balıkları zehirler. e. Bu çözelti.7. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır.

cüruf. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler. alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir. Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan. Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. Bunun için de. kumca zengin ve humuslu toprak. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır. Bunlar. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur. 3.4. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. 2. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur. betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 .9. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar. a. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir. humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur. Dolgu maddesi olarak kok.2. 1. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak. Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır. b. Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır.5mt) olmalıdır. 1.T. XI. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır. Humuslu kum. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır.

Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır. karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir.5. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir. Suyun litresinde 2. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder. Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır. Organik maddeler. suyun debisi ile ters orantılıdır. 302 . Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar. XI. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su. XI. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır.3. Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur. Bu floklar aktif çamur floklarıdır. Sistemin en büyük sakıncası.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur. Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir. pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır.C. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar.4. XI. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir. Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir.T. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır. Akarsudaki kirlilik. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür. soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır.9.9. Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir. alınan sonuçlar olumlu olmuştur. Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur.5. Sistemde. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur. sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır.5.9.1.

Genel Müdürlüğü. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı. 1986.T. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama.5. Kaynaklar 1.2. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200. 303 . Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Türkiye Şeker Fabrikaları A. 2001. 2. ÜLKÜ. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır. 3. Ankara.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir. Şeker Fabrikası Artıkları. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı. DSİ Genel Müdürlüğü.C..9. Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir. G. 1997.000300. DSİ.Ş.

1. sadece kesme.1’de. kan unu gibi hayvan beslenmesinde. Mezbahalar. B. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde. hem mezbaha hem de et. sadece et işleme proseslerini içerir. H.MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler. Kombinalar. c.1’de verilmiştir. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir.10. parçalandığı. C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.T. Et parçalayıcı işletmeler. Rendering tesisleri. C. b. Az işlemli et kombinaları. a. Et işleme tesisleri ise. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir. G. Mezbahalar ise. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar. F. Parça halinde işlenmiş et ürünleri. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik. I. Jambon işletmeleri. Çok işlemli et kombinaları. E. Kompleks mezbahalar. Et kombinaları. Et konserve işletmeleri. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir.10. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI.XI. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo.1. XI. C.C.2. C. Basit mezbahalar. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir.1. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a. B. İşlenmiş et ürünleri. Küçük et işleme tesisleri.1. Taze et ürünleri. D. 304 . genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte.10. sakatat ayırma işlemlerini içerir. kemik.XI.10. Birinci Temel Ürünler A. safra. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A. Dondurulmuş et ürünleri. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği. deri yüzme. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği.10.

Kavurma et . Pastırma ve füme etler a.Et konserveleme . karaciğer.T. işkembe.I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır . pişirme. b. Hamburger d.Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) .2. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler .1.Diğer hazır etler -Sosis.Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri . c. .İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E.10. kalp. dilimleme vb. d.Hayvan barındırma .1.Deri yüzme .Jambon .1.Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı .H. Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri. Sosis d.G.Ham veya yarı mamul deri .2.2. kurutma dondurma.F. Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri.pastırma .Konserve et . Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri. testisler.Kan -Sakatat -Kıl -Deri . Tablo:XI.Parça et . Konserve ürünler b.Et tütsüleme . Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar. koyun ve keçi düz barsak. Sucuk b.Et işleme Tesisleri . böbrekler.Karkas . Baş etleri(kelle).Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti .Tuzlanmış-salamura et .Dilimlenmiş et ürünleri . b. dalak.Ecza hammaddeleri .Don yağ .Karkas . dil.Rendering 305 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. İkinci Temel Ürünler a. Yenebilen iç organlar.Sakatat .Haşlama.10.C.Et tuzlama-salamura .2.Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .sucuk.1. beyin.1.1. baş ve ayaklar (sakatat).Tütsülü et .Donmuş et çözme .Paketleme . Kavurmalar c. Salam XI. tütsüleme.Kesme (öldürme) .Yan ürünler . salam.2. Köfte c.Yenilir yağ . ayaklar.

Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs.C. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 . Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI.1.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması .10.

Kan. Deri.4.Sindirim organları temizleme. .Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi. Et-kemik unu. .Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması. sakatat ayırma. A.2.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI.10.10.2. Kemik unu. XI. XI.Atıksu akımlarının ayrılması. A.Kesme. .3.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması. .T. .Kesme. .1. A.boynuz unu B.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için. İlk aşama havasız biyolojik arıtma . Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.1.3.10. .3. Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar.Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi. 307 . . Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.3. . karkas parçalama. Yan Ürünler A. D.Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. Rendering yağları.C. .10. Tırnak. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. . . ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi.3. . Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır. C. deri yüzme. çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması. Barsak.Tesis içi kirlenme kontrolü. . İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir.Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi.Atıksu akımlarının ayrılması. A. .Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi. deri yüzme. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.

Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir.2.: .3 ve Şekil:XI.10. ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi. Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI. a.olabilir. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler.Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır. hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli. Şekil:XI.10. Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.. .10. Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.10. yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması.3. . b. Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir.10. XI.T. Bu maddeler evsel.3. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar.Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar.4’de gösterilmiştir. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. 308 .C. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma).

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme.2.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 .sakatat ayırma.10.deri yüzme.C.T.

C. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI.4.10.deri yüzme.10.3.T.sakatat ayırma. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 . et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.karkas parçalama. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme.

G.10. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir.10.T. Yağ ve gresler de su yaşamına.10. Bu sular genellikle yüksek KOI.C. BOI5 toplam askıda katı madde. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır. 311 . Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. et. yağ. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur. Tablo XI. ışık ve oksijen transferine etki eder. yağ ve sakatat parçacıkları içerir. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. gres ve yüzer maddeler içermektedir. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. Tablo XI.2’de verilmektedir. 4. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. Kanın. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli. yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır. Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder. Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise. ışık ve oksijen transferini engeller. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler.5. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. hatta tamamen engelleyebilir.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R. XI.2. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar.9. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur.

Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme).10.1. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı. XI. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür. 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir. Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir.10. Kum filtreler. Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir.2.C. XI.. Elektrodializ.10. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız). Bunların arasındaki 3. ve bazı durumlarda 3.6. Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler. 2. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı. Dengeleme.4.6. İyon değişimi. Bunlardan 1. Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme. 3. Çözünmüş hava yüzdürmesi. XI.T. Aktif çamur sisteminin değişik tipleri. 2.10.6. düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma.6. düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir. 4. 312 . Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1.3.6. ve 2. 5. Mikrostrainer. Düzey: Deşarjı tamamen kesme.10. Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). 2. Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü. 1. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI. düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 1993.5.10. 3. DPT. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI. Kaynaklar 1. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. Bir diğer yöntem de. 4. APK Dairesi Başkanlığı. XI. APK Dairesi Başkanlığı. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 313 . Yayın No: DPT:2251.’de verilmiştir. 2001.1991. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.6. İTÜ. Et ve Balık Kurumu. Karbon absorbsiyonu. 2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI. Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi.C.10. Et Sanayi ÖİK Raporu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma.T.4’de. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır. 2.10. VI. 1984.5. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur. Ters ozmos olarak sıralanabilir.10. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI. ÖİK:374.3‘de. Kimyasal çökeltme.

3. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .10.Tablo:XI.

Beş Yıllık Kalkınma Planı.10. Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu. ÖİK :374. 1991. VI.Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT. Yayın No: DPT: 2251.Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş. 315 .3.Tablo:XI.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K.

Kaynak: Et ve Balık Kurumu. 316 . Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G.Tablo:XI.10.Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G. APK Daire Başkanlığı.Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G. Doğu Anadolu G. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş. 2001.Urfa G. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap.4. Doğu Anadolu Ş. (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap.Antep G.

Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm.Ş. San.Ş. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G. A. Gel. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A. Tic. Oral Et Entegre Tesis A. Tic. Mehmet Özdabak İmeks Hay. San. Yem ve Yağ San.Ş. Ettas Et ve Et Mam. Coşkun Et ve Et Mam.A. D. A.Şti.Ş.Ş. T.Ş.San.Tablo:XI. Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San. Özser Et Kombinası A. Tic.Ş. Ltd. A.A. Paz. İmal A. Harmancı Et Ent. ve Et Tes. Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 .Anadolu D. Ltd.Anadolu D.Ş. Başak Et ve San. Yavuzlar Entegre A. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam. Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San.Anadolu D.Anadolu D.Anadolu G.10.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San. Şti.5. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D.Ş.

Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad. Ender Ent. İth.5. A. Maret Besicilik ve Et San.Ş.Ş. Ş. Tic. Ltd. Tic.Tablo:XI. Özdanacı Et ve Et Mam. İsmer İstanbul Mez. A. Tic. Kellecioğlu Et ev Et Mam. San. İth. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A. Tes. A. Sendana Et ve Et Ür. Boğaziçi Et ve Gıda San. 1993. Et ve Mam. A. Et ve Yem San. Sahranı Mam.Ş. A.Ş: Maç Tarımsal San. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. 318 . San. Tic. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic. Tic. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.Ş.Ş. A. Etsan Gıda San. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. Şarket Van Et Entegre A. Tic.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San. Seven Et Gıda San. Rend.Ş.Ş. İhr. Pınar Ent. A. Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.Ş.Ş. A. Tic. Koll.10.

Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT.T. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde. ÖİK: 537. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. kuzu. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır. Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir.1. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır. Yayın No: DPT: 2519. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik.1’de verilmiştir.11. Bugün ham deri. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele. Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun. keçi ve oğlak olmak üzere at. yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip. VIII. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır.11. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a. Beş Yıllık Kalkınma Planı. rekabet koşulları. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi.11. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski. işin özünde ileri teknolojinin yer alması. 319 . 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi.1. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi. zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi.11. Türkiye’de 1920. Tablo:XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir. Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI. et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür.C. ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır.

Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar. Rugan. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala.2.1. Kireçlik Proses ve İşlemler a. e.2. Yarma. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. c. Islatma ve yıkama. b. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir. XI. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir.2. Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. Muton-Dore. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir. d. b. Ham deri teslim alma ve depolama. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir. Nubuk. c. Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir. d. Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi. 320 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar. XI. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir. Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır.11. Bu doğal katalizörler.T. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar. Piklaj: Piklaj. Kanatlara ayırma ve budama. Glase. Sepi: Sepileme maddeleri. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür. Kaveleta ve kıl sökme.1’de verilmiştir. Sepileme Kısmı a.C. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir. XI. Tartma ve ayıklama.11.2. f. e. Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır.11. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet. c.11.

Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 .1.11.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA . YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI.C.T.

Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. b. Kurutma açık havada veya fırında yapılır. Tavlama. finisaj işlemlerine yer verilir. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI.2. b.2’de verilmiştir. XI. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri. iskefe. Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak. Boyama. c. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır.3. İkinci Sepi.11.3. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık.11. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır.1. Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI. Yağlama a. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak. Boyama işlemi ise. c.11.3. Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır.T.11. Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması. budama.11. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır. XI. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma. a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d.4. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır. Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir. 322 . tavlama. gergef. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir.2. su kullanılır. XI.C. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır.

C.İDRAR.DIŞKI.PROTEİNLER. BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER.TUZ.2. SU.SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI. AĞARTICILAR. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ. KAVALETA ATIKLARI.T.11. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri .DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK. KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ.YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA . SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER. ÇÖZÜNMÜŞ KIL. LİFSİZ PROTEİN.KAN. YAĞLAR .

XI. h. Amonyak. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır. kurşun. Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir. b.C. TAM. krom tuzları gibi inorganik maddeler. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. toprak. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. g. En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. e. pigmentler. sepileme maddeleri. KOI. tuz. ekstraktlar. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az. Finisaj maddeleri kalıntıları.3. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler. Genel tesis atıkları. Arıtma çamurları. fikse olmamış kimyasal maddeler.11. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. sülfür. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir. 50-100 lt. Kıl c. amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir. 324 . Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). kurşun ve çinkodur. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir. yağ. boyalar.3. f. Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. BOI5. a. nikel. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır. Zımpara tozu.11. Kavaleta atıklar. d. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir. Mamül deri kırpıntıları.3. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir.2. i. depolanması. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine.T. Yağ ve Gres. pH. kıl doku. arıtılması. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. XI. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler. bakır ve süyanürdür. Ham deri kırpıntıları. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır.

4.11. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır. Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. Bu protokolle deri sanayicileri. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar.11. belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır. Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır. Örneğin.3. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. Bu çerçevede. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir. Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. su kalitesi kötüleşir. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir. XI. atıklardaki toksik 325 .4. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır. Çevreye verilen gaz. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir. çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır.4. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi.11. Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır.T. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir. XI. Deri işleme tesislerinde.1.

1. Böylece 24 saat süresince.1.1. 326 .1.1. Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir. XI.1.1. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur. Hidrojen sülfür.C. et. Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu. Deri. Atıksularda bulunan sülfür.11.11. Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar.5. pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur.1. göl. ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp. XI. Kromun Uzaklaştırılması XI.Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi. . Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: .5. dışarı atılabilir. Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI.Atıksu akımlarının ayrılması.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona. akarsu.11. .1. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir.5.T. .2. dengeleme işlemi gereklidir.5. XI. Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır.Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi.11. hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur. BOI5. Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir. debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır. XI. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır.Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı.11.3.1. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.5. . Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir. . deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. Atık sulardaki BOI5.11. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur.Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi.5. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler.

bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir.C.5. Buna göre. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır. 9. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo.2’de verilmiştir. VIII. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır. Yayın No: DPT:2519.11.1. Çevre Bakanlığı.XI. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir. 2. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 .6.1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.ÖİK:537.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1. DPT. XI. prosesleri. T. ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig). Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir. Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır. Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır. Tablo: XI.4. Şüphesiz bunların girdileri. 2001. Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur. Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler.2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.11.11. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa.T. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır. Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.C.

00 Manisa-Kula 4.50 Tekirdağ-Çorlu 1.50 Bolu-Gerede 0. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI.00 0. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.00 2.K.00 20. 0.08 İstanbul-Tuzla 4.4.05 Münferit Fabrikalar 0.T.01 3. Yayın No: DPT: 2519.Ezine 3.4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A.50 1. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8.00 0.11. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye.00 1.50 2.30 Bursa. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir. Beş Yıllık Kalkınma Planı.50 0.M.20 Hatay-Antakya 0.30 Tablo XI.00 0.02 3.05 30.00 Kösele (E) 0.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.10 1. ÖİK:537.20 10.20 Uşak 15.00 0. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A. Paşa 2.50 1.01 0.01 Isparta-Yalvaç 0. Yayın No: DPT: 2519.90 İzmir-Torbalı 1.50 1.20 5. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır. Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır.05 0.50 Isparta 0. Tablo:XI.00 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı.00 Denizli 0.11.00 0.00 Çanakkale. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez. VIII.3’de verilmiştir.40 1.00 Kaynak: DPT.05 1. 328 .30 Niğde-Bor 0.90 0.10 Gaziantep 0. VIII.20 15. ÖİK: 537. Tablo XI.03 Manisa 0.00 1.11.Ş.C.50 İzmir-Menemen 0.3.50 Bursa 0.11.70 1.00 0.10 0.Ş.

Ş. Çevre Bakanlığı.T. 2.C. 2519. VIII. Yayın No:DPT. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır. Deri Sanayicileri Dış ticaret A. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur. 329 . sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir.C. Kaynaklar 1. ve İzmir Deri Dış Ticaret A. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.Ş ise. T. 2001. ÖİK: 537. 2001. DPT. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı.

silisyum.Marn 3. alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin. başlıca kalsiyum.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış. yüksek fırın curufu.Alçı 2. yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir.Bunlar 5 grupta toplanabilir.Kil 4. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır.12. Tablo: XI. Ancak bu gelişmelere paralel olarak. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış. katkılı üretim için. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine. Çimento sanayi.T. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış. klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür. Çimento. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara. puzzolonik maddeler. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır. Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1.1. 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup.Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır. 330 . XI. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır.Kalker(*) 2. uluslararası sanayi standartları tasnifinde.12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.12. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır.C. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur.Alümina 5.Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20. termik santral uçucu külü vb.1.1. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş.

kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır.1. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker). yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır.5-2 devir yaparlar. ve arıtma çamuru vb. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu. XI. plastik. tekstil. çözücü madde. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış. atık yağ. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler. Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin.5-6 m. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi.T. üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla.3. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak. boyları (yaş sistemde 90-180 m. Bu nedenle.) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir.12.1. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç. arasında değişmekte) yakıt. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek.2.1. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde. Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır.12. XI.4. lastik.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0.12. Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir. yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir. arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3. 331 . çok kademeli.C. Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar. çimento döner fırınları. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir. kağıt. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır.

hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması. Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3). doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir. Klinkerleşme olayı. öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada.C. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir. . Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2). . Endüstrileşmenin sonucu olarak. CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır. . NOx. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır. farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4.3.5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları. 2.C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir. 4. 1. Çünkü çimento üretiminde. 3. stoklanması.12.3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin. CFC.C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.T. Şekil:XI. CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 . CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu. kırılması.2. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir. atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur. XI.12.1.2. döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC.1. Açıklamalardan anlaşılacağı üzere. NOx.12. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere. hem ara maddeler. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise. Yanma ürünlerinin içinde. hem de son ürün olan çimento toz halindedir. klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir.1450 OC) yakıt olarak fuel-oil.

Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI.C.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil. Balıkesir.T. 1990 ) 333 . Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması.12. (DUMAN Yusuf.

C.3. Bir örnek verilmesi gerekirse. Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde.12. tozların çevreye yayılmasını önlemek. klinker ve katkı maddeleri tozları . torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu. farin tozu. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir.klinker soğutma. öğütülmüş toz kömür. multisiklon.12. alçı. Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde. Ünitenin. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx. hammadde tozu. XI.9 no’lu ünitede.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin. NOx.T. klinker tozu.10.4. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 .kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz. klinker stok holü veya depoları. büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır. kurutma. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde.1. çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan. XI. toz kaçakları önlenerek. Diğer toz emisyon kaynakları.Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme.karıştırma Döner fırın. Par. NOx'dir. kömür tozu. SOx. Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi.11. Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir. taşıyıcı konveyörler. siklon. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için. hammadde.

karıştırma .Hammadde kurutma .T.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo. XI. farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder. Çeşitli Ünitelerin Adları. Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur. 1976.4. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür.Hammadde kırma (kırıcı) . diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup.Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç. verimi yüksek. Baha Basımevi.12. çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan. uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir. toz tutma verimi (% 99.12.2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir. İstanbul.12. Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI. kurutma.XI.12.12.75 sağlayan tesislerdir.2. İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık. XI. (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi. verimi (% 30-70) çok düşüktür.5.Çimento öğütme (seperatörlü) . Ak Çimento Teknik Yayını. klinker soğutma. Döner fırın baca gazı tozu.1.12.5. kömür öğütme .Hammadde öğütme. Bu değerlerin bilinmesi. Gaz (SOx. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa. XI. Siklonlar.12. N0x) Hava-Gaz Mik. Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup.Emisyonun Kaynağının Adı . kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır.2.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99.C.5.12.80) çok yüksektir. 335 .3. XI. Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin. Tablo:XI.Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül.5. bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür.Döner fırın.3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir.

unutulmaması gereken gerçek şudur. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri. Üniteler ve Sistemlerin Adları. hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa.60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max. toz tutma sistemleriyle donatılması. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11. hem teknolojik. Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max. çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken. Çimento üretim ünitelerinin.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max. Çimento değirmenleri 14. Sarsak elekler 4. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2.15 max. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17. 336 . üfleme tankları) 19.T. 30 max. Dökme çimento yükleme tesisatı 20. İstanbul.12. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1.3.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7. Valsli değirmenler 10. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9. Ancak. Bunker ve silolar 5. 1976. hem ekonomik. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12. Ak Çimento Teknik Yayını. Açık stoklama sahası 6.Havalı bant.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8. Baha Basımevi. kirletilen çevrenin temizlenmesi. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18. işletme ve bakım masrafları ise. farin siloları.

Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. .12.6.Çimento döner fırınları. toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır. . ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak. Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. Mevcut çalışan çimento fabrikalarında. Bu Yönetmeliğin amacı. işletme izin ruhsatları verilmelidir. 337 .Klinker kapalı depolarda stoklanmalı.12. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup. Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ve bu tesislere yönelik kriterler C. gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. gaz. toz. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak.C. duman. a. su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. iyileştirilmesi. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için. XI. Madde 43.T. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı. ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara.7. Yeni çimento fabrikaları ise. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. b. C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı. Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır.7.

Farin (hammadde öğütme) değirmenleri. 07.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak. gerek çimento stok siloları. 2. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete.12. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir.86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.'de verilmiştir.T. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği. hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar. -“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre. . En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir. Harita. Duman Yusuf. 338 .7. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp.Çimento sanayi üretim ünitelerinde. çalıştırılmadığı. Balıkesir.C. 3.Paketleme sistemlerinde ise.10. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. 1990. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların. 2001. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. Sayıları. toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları. . tam yanma temin edilmelidir. .4.Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları. kömür değirmenleri. kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı. mevcut sistemler ıslah edilmeli. ayrı takılmalıdır.11. . gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için. hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun. yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları. Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. 4. çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları. 2.

D. Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G.700 250 210 150 258 449 7. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3.017 640 1.610 1.155 339 .152 3. D.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1. D.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta . Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2.935 350 1. D.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G.750 2.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1. D.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10.4.250 100 7.465 2.000 2.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5.050 2. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1.700 450 2.Yer. D.T. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G.620 2.794 3.432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5.603 2.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu.000 180 11.200 1.740 610 2.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1.194 2.992 500 1. 2001.020 630 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1.2 1.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2.517 Ara Toplam 63 36.074 917 615 800 666 500 300 500 10.643 3.l2.702 65.700 1.270 900 682 670 800 1.220 700 440 750 20. Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5.C.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2.800 500 900 450 1.972 750 900 400 220 2.362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1.

Geleneksel Seramikler: Kil.000 1.700 Kütahya Kütahya 6.200 1. püroksitler ve nükleer materyaller.000 -26. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir. tuğla.000 4.13.13. fayans. ferroelektrikler. b.800 -4. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a.000 35. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi.000 -4. Fabrika Adı 340 . cam.13. çimento.500 1. sentetik kristaller.600 1.13.200 Toplam 105.000 Tamsa İzmir 4. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir. Seramik kapsamı içine porselen. Bugün seramik denilince. VIII.700 83.000 Toprak Bilecik 15.C.500 -1. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları.700 11.300 -3. Yeni Seramikler: Tek kristaller.500 -5. 2000.000 1.500 -3.300 Termal Bilecik 3.500 2.000 Hitit Uşak 4.500 1.000 Çanakkale Çanakkale -22.500 Ercan Bilecik 2. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI.500 Pera Çanakkale -1.500 Granist Eskişehir --1. teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır.600 Söğüt Bilecik 5.000 Seranit Bilecik --1.000 4.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir.500 -9. çömlek. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.400 -8. ferroelektrikler.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle.500 4.000 5.500 Bozüyük Bilecik 1.300 Uşak Uşak 1.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6. cam gibi silikat sanayi.000 11.000 Ege İzmir 11.000 4.T.500 -1. sermetler. zımpara taşları.500 2. drenaj boruları. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI.600 Altın Çini Kütahya -1.400 Yurtbay Eskişehir 3.1’de verilmektedir. Özel İhtisas Komisyon Raporu. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 9.100 10.000 22. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü. çimento.000 Efes Eskişehir 2.000 3. Tablo:XI.000 -9.000 2.800 199.000 Seramiksan Manisa 5.000 -3.500 Anatolia Bilecik 2. Ankara.200 --1. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır.600 Kaynak: DPT.800 3.500 -7.1.000 Yüksel Aydın 1. kiremit. metal manyatikler.000 -22.000 -6.600 -11.500 --5.

Kalite. . . .Öğütme.Masse öğütme. .Kurutma.T.Elektromanyetik filtre ve elekler.Vakum Pres. . 11.Hammadde nakil ve depolanması. . .Preslerde şekillendirme.1.Rötüş. Üretim Akım Şeması . .Silolar. .Taşlama. .1.13. . .Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma.Ambarlama. . .Bisküvi Pişirme.Glazür pişirimi (tünel fırın).Glazürleme.C. . tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler.1.Hammadde.Mikserler. .1.13.Masse depolama ve pres silolarına nakil.Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme. . .1. .Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması. Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo. . . XI.1. Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması . . Sofra ve Süs Eşyaları Seramik.1. taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır. . . .Paketleme. .Bisküvi pişirimi (tünel fırın).Şekillendirme. .Dekorlama.Kalite Kontrol.Değirmenler.Sneke preslerde su gramının azaltılması.Filter Pres. . .Sırlama.2.Kollergang ve konkasörlerle öğütme.Masse kurutma fırını. Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI. . . 341 .Değirmenlerde homojen bir karıştırma. .Kalite Kontrol. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.

Filter presleme. .Çamur dinlendirme. kaolen. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . .13.T.Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması. Karoseramik Üretim Akım Şeması . .Ambalajlama.Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması. .13. .1. . .Silolar. .Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme.Hammaddenin nakil ve depolanması.Kollergang ve konkasörle öğütme. . . .Değirmenlerde homojen karıştırma.Hammaddenin ocaklardan çıkarılması.Şekillendirme preslerinde şekillendirme. .Sneke presten geçirme. Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil. . .Hammadde kuru öğütme. .Ambalajlama.Kalite ayırımı.Sevkiyat.Çamur havuzları.Şekillendirilen yer karolarının kurutulması.3. . .Hammadde silolama.Depolama ve sevkiyat.Dekor pişirme. feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte.Dekorlama. . . .C. 342 .4. . .1.Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması. .Çamur havuzlarında toplama.Kalite ayırma.Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması.Püskürterek kurutma. .Elektromanyetik filtre ve elekler.Reçete tartımı.1.Kalite ayırma.Depolama. . . . Elektroporselen Üretim Akım Şeması . sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir.Hammadde. . . .1. XI.

Silisyum karbür.Son şekillendirme (rötüş). . kuartz Kil.Silisyum karbür esaslı mamul maddeler. kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir. plastikkiller.Vakum presten geçirme. sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası. kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI.1. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir.Glazürleme. kaolen.Şamot esaslı maddeler. a.13. kuartz Kil. kaolen. b. inhisar gri kili.1. Burada üç tür madde üretilmektedir. çine aplit. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar.5. Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır. şamot.13. talk.1. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir. Hammadde Kil. mermer. Soda. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen. . Bunlar. 343 . sağlık Plastik.Kaba şekillendirme.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler. c. kuartz manyezit. XI.Dinlendirme.Kurutma.1.6. sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise . Bakteriler için zehirlidir. cam suyu. devasakari.7. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol.1.1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir.13. bağlama kili.C. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir. plastik kaolen. kuartz Kil. kaolen. simav feldspat.1. Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi. esiri kili. . XI.01-0. firet.Kordierit esaslı mamul maddeler. kaolen. Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler. manyezit vb. Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir. . .

T. XI. balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır.2. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI. Bunlar solungaç nekrozu.2. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. kırma öğütme. ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir.2. XI. solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp.2.1. çok miktarda çözünmüş . karaciğer. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI.13. Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur. dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir. 344 . Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması.2’de verilmiştir. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur.C. Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir. Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur.13. Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. kurutma. Tuğla üretimi. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde.13.2. şekil verme.3. eleme. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular.13. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını.13. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”. pişirme (fırınlama). XI. Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir. Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar. taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar.

75 546.000 Doğu ve G. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir.13.568. (toz odaları. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir. Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları. Baca gazlarında uçucu küller ve is. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir. XI.030.000 644 500 000 Kaynak: DPT.000 9.000 5.C.600.500. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Doğu Anadolu Böl.000. Milas’ta. genellikle asidik karakterli olup.000 Karadeniz Bölgesi 60 825.000.000 Akdeniz Bölgesi 31 440.000.Beş Yıllık Kalkınma Planı. Çorum’da. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır.427.000 167. İstanbul-Silivri.000. Buna mukabil. Küçük Menderes Ovası’nda. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar.000 Ege Bölgesi 129 2.000.T. Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları. siklon ve multisiklonlar.000 12. Söke Ovası’nda. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1. büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında.3.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de.500. Baca gazlarındaki SO2 .2. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır.000. Tablo:XI. Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir. 2000.836. soda.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1.000 451. sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar.000. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda.000. baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir.000 Toplam 414 6. Ankara.. torbalı filtreler vb). araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır. Avrupa Birliği 345 .100. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda. Gediz Ovası’nda. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara. gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar. yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak. halde Harmandan (kum. Konya Ovası’nda. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda. AfyonAkarçayı. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır. Edirne’nin Meriç Ovası’nda. VIII. SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir. Tekirdağ’da.13.

Ankara.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400. 346 . bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San.Tic. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1.Ş Trakya Cam San.Ve Tic. A.000 m2/yıl 2.000.080 ton/yıl 30.000 ton/yıl 210.13. VIII. A.Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic.398 Kaynak: DPT. cam kaplar 2.3’ de.000 ton/yıl 4.Ltd.209 872 -4.2. Tablo: XI.13.Ş Koncam Kristal Cam San .Ş Denizli Cam San.A.080 ton/yıl 14.T.000 m2/yıl 1.000 m2 /yıl 200.’dir.A. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT.Ş Topkapı Şişe San.Ş (OTO) Çayırova Cam San.3.400. cam sanayi üreticileri.089 1.San.A.000 ton/yıl 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2.000 ton /yıl 10.Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1. A.A. Beş Yıllık Kalkınma Planı.A.A.Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San.Ş Koncam Kristal Cam San .000 ton/yıl 4.3.000 ton /yıl 35.000 m2/yıl 285. 2000. cam ev eşyası ise 3.000. Ankara. XI.000 ton/yıl 15.C.Ş Çayırova Cam San.080 ton/yıl 600 ton /yıl 1.Ve.13.A. A.000 m2/yıl 3. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. sırada.Ş Diğer Isıcam Ür. VIII.Tic.000 m2/yıl 6.13. Tablo:XI.Ş Trakya Cam San.(64 Firma) Trakya Cam San. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI.Ş Marmara Cam San.A.A.Ş Anadolu Cam San.A.4’de verilmiştir.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf.Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1. Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.400 ton/yıl 1.514 1.800. Cam Yünü. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.000 ton/yıl 310.Tic.A.Ş Trakya Cam San.Şti* Paşabahçe Cam. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000. sırada. 2000.000 ton/yıl 64.470 1. sıradadır.A.Ş Çayırova Cam San. San.A.13.Ve.4.334 1.000 ton/yıl -4.000 ton/yıl 215.Ş İzo Toprak İzocam Tic.

3. Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır.13.3. Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi. Yardımcı İlkel Maddeler. 347 . Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme). Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim. Ana İlkel Maddeler. XI.İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler.OCF Prosesi.HERM Prosesi.Meme Çekme Prosesi. Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi.C.Hoger Prosesi. Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.3. 2. XI. Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim.Grosler Prosesi. a. Eritme (Fırın). Vello Prosesi (dikey aşağı çekme). . Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir.Tel Prosesi. Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama.4. .Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler. . Şekillendirme.13. Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1.Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler. Danner Prosesi. .T. Harman Hazırlama. Finisaj İşlemleri. Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler. b. Float Prosesi. . . .

Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü.5.. Ana İlkel Maddeler: . 7. c. Aralık-1982.Sodyum Klorür (NaCl). Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. .MgO verir. 1981..Sodyum Sülfat (Na2SO4)..Alüminyum (alüminyum oksit).Kuartz kumu.CaO verir.SİO2 verir. Yardımcı İlkel Maddeler: a.ve End. VIII.3.Kalker CaCO3. 6...Enst. Diğerleri NH4NO3.Mağnezyum Karbonat (MgCO3).1987. Ankara. B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir.. 348 . 4. . 2. kil. Bölümü Çevre Grubu. Türkiye Çevre Vakfı. T.T. Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler. DPT... 5. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları.... . . b..Amonyum Sülfat (NH4)2SO4. 1984...Alüminyum hidrat. Arşt.C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. İstanbul. Ayrıca nikel. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. TÜBİTAK Mar.Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4).vb olarak girer. 2..C. ÇEKÖK Genel Müdürlüğü. İstanbul. NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı. . Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler.. 1995. gümüş. İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl..Kimya Müh. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Renk Verici Maddeler. 2000.Bil. . Ankara. pegmatit. . feldspat. . sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1.Bunlar Na2O verir. Cam Sanayi Sektör Araştırması. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi. 2000. Türkiye’nin Çevre Sorunları.. Ankara. kaolin. B. 1. 3. Teknolojik Esasların Saptanması. Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir.. T..Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl)..C Çevre Bakanlığı. XI. Arşt. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler....13..

su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında. Buhar. Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür. Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır.C. b. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. Bunlar. Tremolit Tipi. Ateşe dayanıklılık. Asbestler.14. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. a. Elektrik ve ısıyı yalıtması. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b. tiyatro perdeleri ve boya yapımında.1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır.14. gaz. teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır. XI.ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI. b. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak.2. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir. a. Krikodalit Tipi. Krozotil Tipi Amphibol Grubu. önemli bir mineraldir. Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak . doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır. Amozit Tipi.T. Ateşe dayanıklı elbiseler. 349 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir. c. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde.14. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Bu durum aşağıdaki üç a. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c. d. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. silikat bileşiminde. c. Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar. Serpentine Grubu. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. Anthofilit Tipi.

kanalizasyon. filtre bezleri vb. asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul.). Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında. Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır. Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe. h. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır. Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir. . Birleştirici olarak asfalt yollarda. Fren balatalarının üretiminde. conta packings keçe. g. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir. Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi .Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler . basınçlı boru ve aksesuarları. İzmir. valf ve contalarda. toprak ıslahında. Erzincan. j. tavan duvar kaplama düz levhası vb. asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında. İSGÜM. tavan. elbise. duvar kaplamaları ve panellerdir. tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde.3. asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir. XI. Manisa. muhafazalarda. ı. 350 . o. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar. Bolu. f. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. i.14. ambalaj kağıdı vb. Adana.T. Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven. m. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. şarap. Sonuç olarak. asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira.C. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde. kullanma suyu. Bunlar. drenaj boruları.) k. Asbest yünü.). Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. . asit pompalarında. n. Mardin. endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde. l.5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür. önlük. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır. asbestli çimento. macun ve yapıştırıcılarda. Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında.

14. Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir.2’ de verilmiştir. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır.T. Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir. muskovit. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır. Şekil:XI. lifleri esnek.14. talk. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer. Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır. Sivas. XI. paligrosgit serpantin. vb. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır. Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır. demir cevheri vb.14.14.6. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık . Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır. Bursa. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır. Asbest.C. XI. dayanıklı ve ipekimsidir. doğal bir mineraldir. havalandırma. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür. Bağımsız Devletler Topluluğu.5.lerdir. 351 . atapulgit. maske kullanımını sağlamak. Asbest Üretimi Akım Şeması.4. solunum. biyotit. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır.1’ de verilmektedir. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI.000 ton civarındadır.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. grafit.Tatarcık yöresinde. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır.14.

C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.14.1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 .T.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.14.T.2 Asit Testi Akım Şeması 353 .C.

Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir. aşınma problemi.Kişinin duyarlılık derecesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır.T. . a. a. Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. Akciğer kanseri. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür. Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir. c. bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı. . uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. Bu nedenle.Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır. Mezotelyoma. 354 . . Yapılan tıbbi araştırmalarda. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır. Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı. Bunlar. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. b. Asbestoz. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir. Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır.C. Sigara dumanı. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. b. d.

Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir.Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49.14.14.033 Asbestli Levha İmalatı 55.T. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır. amozit için 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Tablo XI.14. Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc. d. Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak.5 krokidolit için 0. Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır. kapasiteleri ve toplam işçi sayıları.2 lif/cc değerleri getirilmiştir. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir. Sağlık kontrolü g. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.eğitim XI. akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 .7. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri. 2001.2’ de verilmiştir. Tablo:XI. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar . XI. İşyeri ölçüm ve takibi f. Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler. kum vs. Haberleşme.C. Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir.’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI.554 Asbestli Balata İmalatı 7.14.8.1.14. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir.

ve Tic. Can.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San.Ş İzmir Temel Conta San. İzmir Frentek Balatacılık Oto San. A.T.Ş Kocaeli Mardin Boru San. 6.Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San. ve Tic..Ş Manisa Özemel San ve Tic.A. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri. A.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.Ş Erzincan Eren Blata San. A. A. 1990.Ş Bolu Tamer Amyant San. ve Tic.Ş Mardin Miner Otomotiv San. 5. A. ve Tic.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End. A. A. ve Tic. A. 1989.Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri. Asbest Projesi Çalışmaları. 1989.U. Şti. 4. A. ve Tic. 3. 356 . ve Tic.Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San. Ankara. ve Tic. Kontrollü Kullanım Yaklaşımı.Ş İstanbul Atermit End. A.Ş İzmir Beşer Balatacılık San.Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. ve Tic. ve Tic. A. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi).ve Tic. ve Tic.C. İSGÜM. Toplum..H. 1990.2.Ltd. A.14. Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler. ve Tic. A.Şti İstanbul Özgür Atermit San. ve Tic. 2001.1989. ve Tic. 2001. Sabır.Ş İzmir Kale Balata Oto San. E. Ltd . VIII. 2000. 7. ve Tic. A.San. 2. Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1. Asbest ve Sağlık. A. ve Tic. DPT. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. A.ve Tic.Ş İzmir Özgür Atermit San. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San.

sırada.000 2000 (ton/yıl) 3. boya. büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır.000 900.000 1.000 420. hazır giyim sektörü ise 6.550. halı. hazır giyim.1’de verilmiştir. baskı.000 2. boya. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği. öncelikle aklımıza iplik.000 18.657.000 712. apre (terbiye).15.000 3.412. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir.128. Ülkemizde tekstil.000 400. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim.700.830. Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir.1. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır. büyük tedarikçisi konumundadır.000 623.000 18. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI.15. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür.000 792.000 755. dokuma. Tablo:XI. Tekstil ürünleri denilince.T. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar.Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi. Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne. iplik.694.000 1. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili. elyaftan iplik eldesi. elyaf. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır.000 739.15.000 1.788. 2000. tedarikçi durumundadır. Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi.000 704. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında. kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir.000 3. Özet olarak tekstili. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır. otomobil sanayinden uçak sanayine. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır.15. birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir.706. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir.C. örme. kumaş.000 726.000 2.635.000 357 . elyaf hammaddesinden elyaf eldesi. iplikten kumaş yapılması. Hazır giyim sektörü 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar.000 861.1. tarımdan baraj ve tünel yapımına. 1999 (ton/yıl) 3.700.

d.2. Kumaşların Terbiye İşlemeleri. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. baskı.1. inceliği. sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI. boya. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir. halı. Dokuma. Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. firmaların adı. Hayvansal Elyaflar (yün. giyim. keten. jüt. hazır giyim. konfeksiyon vb.T. Bitkisel Elyaflar (pamuk. Pamuk iplikçiği. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır.15. Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. XI. Elyaf Üretimi. e. terbiye. c. Kasar. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. 3. örme. Kumaş Üretimi. 2. boya. Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi . Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. belli bir uzunluğu. Bunlara örnek olarak. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir. yarı sentetik. sentetik iplikçilik. a. kendir. elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir. İplik Üretimi. dokuma. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar. Doğal. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri. konfeksiyon.15. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen. jüt) b.2. Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar. mukavemeti. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. kısımları bulunmaktadır.3’ de verilmiştir. Polisler.15. iplik. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar. ipek) 358 . baskı.2 ‘de. Elyaflar. b. tam sentetik. Doğal Elyaflar: a.C.15. 4. yün iplikçiği. XI. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. apre vb. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir. Elyaf Üretimi Elyaf. keten.

920 m2 51.016.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf. 6.916 adet 96.çile.1’de verilmiştir.691.508.037 kg.513.760 m2 2.374 adet 5.200 kg 102.965.210 ton 79.15.910.560.246.nevresim.fermuar şeridi.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.çadır kasarlama) Şerit . Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic.815.874. 45.elyaf. 10.478.184 kg.481.200 m 21.800.201.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.755. 1. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda.128 m 11.187.585 kg.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı.222.iplik ve kumaşların kasarlama.827.T.304.222.790.iplik ve kumaşların kasarlama. Sentetik Elyaflar (poliester. Rejenere Elyaflar (viskoz. gupür Ayakkabı bağı.473.809 kg.777 kg.251 kg.231.710.835 kg.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12.654.533.590 kg.569.291 m 432.117 kg.593. 113.339. 127.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska. Tablo:XI.çarşaflık dokuma.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.723.606 m 6.apreleme.boyama.apreleme Sentetik elyaf. ---37.920 m2 6.lif.434 m 35.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama.135 adet 15.boyama.etiket.049.637.608.473. 349.563 kg 1.794 m2 68.131adet 251.yünlü kumaş.835 kg 45.504 kg.376.674 adet 1.hasse. 994.498. 926.632 kg. 2.boyama.15. akrilik. Asetat) b.968 adet 22. Üretim Çeşitleri. poliamid.433. 515. 6.117 m2 4.516. 263.300 çift 7.805.947.ekstrafor.586 kg.807 kg.600 m 355.017.174 m 34.627 adet 69.C.yorgan çarşafı.597 kg.600 m.914 kg.670 m 13.375.574 ton 1. 2001.102.748 ton 954. 17. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a.bant Fisto ve tanteller.707 m2 24. 359 .102 ton 10.312 m2 14. 19.

Küçük Çalık Dokuma Teks. Ve San.Fab. A.15. ve Tic.San.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San.000 2.A.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San. A. A. A. San ve Tic.192 1. 360 . Yeşim Tekstil San. San Tic. ve Tic.619 1. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.3.121 3. ve Tic. A. Kaynak: TOBB.Ş Çetinkaya Mensucat San. A.Ş Mensa Mensucat San.361 1.Ş Polylen Sentetik İplik San. ve Tic.Ş.Ş Bakırköy Konf.A. 2001.Ş Akteks Akrilik İplik San.Ş Kordsa Sabancı Dupont End.Ş Sümer Holding A.Ş. Koop. ve Tic. A. A.ş Atlas Halıcılık İşl. A. ve Tic. Tic. A.Ş Bursa Merinos Yün.267 1.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap. Isparta Mensucat San. A.Ş Sümer Holding A.İhr.ve San.Ş Sönmez Pamuklu San.454 1.387 1.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok. A.C.187 1.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır.Tic.623 4.İşl.T.Koop.Ş Çukurova San. A.300 1. ve Tic. A.390 1.Ş Zorlu Linen Dok.San.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic. Fab. A.A.Ş Erenko Tekstil İhr.Ş Orta Anadolu Tic. ve Tic.507 1.196 1.ve Tic.Tic. A.105 1. Birlik Mensucat Tic.Ş Erak Giyim San.100 1.320 3.Ş Bahariye Mensucat San.Ş Gökhan Tekstil San. ve Tic. İmalat.Tic. A. İşlt.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab. ve Tic.A. A.İplik Fab.A.Ş Sanko Tekstil San.T. İşl. ve Tic. San. A. Koop.Ş Güneş Tekstil Paz.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San.Ş İsko Dokuma İşl. A.Ş Sümer Holding A.A.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5.462 1. San. San.Kord Bezi A.Ş Bossa Tic. Ltd Şti. A.Ş Güney San. A.Ş Merinos Halı San. İplik Fab. San . A. Tic.ve Tic.Bir.Ş Özcanlar Tekstil San.T.Ş Akın Tekstil A. A.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf.Ş Aydın Örme San ve Tic.Ş Dörtel Tekstil Örme San.Bir. San Tic.ve San A.036 1.Empirme Konf.Bir.İşl.ve Tic.ve Tic.İşl.Ş Denizli Basma ve Boya San. Tic.132 1.058 1. A.510 1.İşl. A.İplik. A.465 1.Ş Beyteks Konf. T.226 1.Ş Sarar Giyim Tekstil San. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.İzmir Basma San İşl. ve Tic.Tic. A. A.Ş Berdan Tekstil San. Ve San. A. ve Tic. Sanko Teks. A. Ve Konf.Ş Karsu Tekstil San. A. Trakya İplik San. Entegre Tekstil Firmaları Adı. A. Tic. A.198 1.ve Tic. May Tekstil San. İşl.589 1.179 1.348 1.A. A. Akbaşlar Tekstil San. ve Tic.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic. A. San.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat.Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San.967 2.Ş Tariş Pamuk Sat. A. Ltd.Ş Modavizyon Tekstil San. A.Ş Sifaş Sent. A.Ş Saray Halı A. İşl. A.San.Ş Şahinler Mensucat San.Şti Kom Tekstil ve Konf.İşl.Değ.Ş Dünya Halı A.Ş KorteksMen.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.Ş Aydın Tekstil İplik Dok. A.482 1. A.İplik Fab. ve Tic.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat. Küçüker Tekstil San. ve Tic.T.ve Tic.

T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .1.C.15.

XI.2. panama. dikiş. düz. dobule-blıster vb. krep. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. yün. viskon. Kumaşlar esas olarak. jakar.Dokuma Yüzeyler: Denim. kaşkorse. balıksırtı. merserize. pazen. hidrofilleştirme. gabardin. penye ribana. kadife. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar. ağartma. divitin. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama. Ancak şardonlama. jakarlı ribana. kalandırlama gibi. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin. XI. wafel pike. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur. a. jakar frotte. simli örümcek. bürümcek. olarak ayrılır. ipek. sentetik filament. gerekli temizliğe. lakost. İplik Çeşitleri. b. filament b. Genel olarak terbiye işlemleri. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar. c. pike. a.15. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. karışık makarna. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. d. rayon.Non-woven Yüzeyler: Keçe. etamin. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek.15.15. kord. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri. satin. üç iplik. a. Hammaddesine göre İplik Çeşitleri.4. Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir. bazik işlem.3. ribs. viskon. saten. şambri. poplin. Yapılarına göre İplik Çeşitleri. karışım iplikler.Fantezi. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen. kanvas. örme.T. floş. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir.2. karbonize. c. haşıl sökme. alpaka. Terbiye İşlemleri Genel anlamda. empirme. Dokuma. keten. 362 . Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel. özel yapılı iplikler. Pamuk. İplik eğirme. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir.2. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir. strayhgarn vb. süprem. katlı. dantel iplikleri vb.2.Kesikli. örme kadife. pürtüklü.C. krablama. flanel. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. sentetik kesikli.Örme Yüzeyler: İnterlok. tafting.

en çok yün.T. VIII. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir.Uşak 59 15.5 62.15.2 56.5 64.15. ronjan baskı. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi. elyaf halinde boyama. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI. Ankara. rezerve baskı.Bursa 51 13.Malatya. 2001. iplik halinde boyama.15.8 70.4 51.Kayseri. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama.Maraş 53 14. tops boyama.Çorlu.6 61.4.5 Baskı İşletmeleri -62.K. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir.15. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi.7 67. 363 .C.Çerkezköy 107 28.Antep. BYKP. Örme giysi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.3.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir.İzmir.3 59. c. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir. Şekil:XI. Tablo:XI. Baskı: Direkt baskı. XI.9 Fason İşletmeler 82.3’de kısaca gösterilmiştir.4’de verilmiştir. kumaş boyama. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.2 Kaynak:DPT.VIII. Ankara. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır. d.4 56. 2001. Yün sektöründe ise. Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır. apre.İçel.2 Kaynak: DPT. Bunların % 47’si entegre işletmelerden. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır.G.7 Marmara İstanbul.5 ‘de verilmiştir.15. hammadde kaynakları. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir.15.15. Tablo:XI. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI. Konfeksiyonda üretim yapısını. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır.3 Türkiye Ortalama 81.5. iç giysi. işgücünün niteliği. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul. özel baskı.1 72. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu.2’ de detaylı olarak.8 Diğer Bölgeler Adana. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için.3 73. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI. hazır giysi boyama. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya.7 Ege Denizli.

manto.1. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir. XI. mont vb. Ev tekstil ürünleri (perde. pardösü vb. yelken ve paraşütler 5. Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü. iç giyim vb.2.3. Dokuma Giyim Üretimi. giysilerde üretilmektedir.T.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken. Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler. koltuk kılıfı vb.) 4. bayan üst giyimi. 2. XI. 1. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir. Çadır.15. 2. ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto. XI. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır. yün. pamuk.) 2. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri.15. Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak. cüzdan.1. sentetik ve bunların karışımıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. Örneğin. çocuk giyimi. 364 . döşeme. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir. 3. ucuz işgücü olan işletmeler. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre. Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas.Ultra modern makine parkı olan işletmeler. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir. kemer. kaban. bavul vb.) 6.1. hazır giyim sanayi ürünleri.) olarak sınıflandırılır.15.Klasik makine parkına sahip. üretim gruplarına ayrılırlar. ağız maskesi vb. çarşaf. (erkek üst giyimi.) 7.).) 3. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri. emniyet kemeri.3. koltuk kılıfı vb. uzay giysileri vb. 1.1. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler.C. Örme Giyim Üretimi. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde.3. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri . Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri.

2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 .T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.15.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.C.15.2. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .T.

C. çadır. dolgu nakış. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp. ajurlu nakış. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır. XI.3. Halıcılık. yaygı. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar. heybe. sarma nakış. pul. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. VIII. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır. ürüne farklı. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş. Halı Üretimi Pamuk.15. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi. Yer döşemesi.T. bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 . Nakışlar. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir. kıl. delik işi nakış.15. havlı yüzü olan dokumalara halı denir. beşik. zincir nakış. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip. Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır. Bu tarihlerde Fransa.2. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı. yün. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir.15. dekorasyon malzemesi.4.

Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır. Bu emek yoğun bir sektördür. El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır. Sektör yaklaşık olarak 1.Bunlar. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir.4.2.000 düğüm/m2.310 g/m2 civarıdır. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır. örme şekli.15. % 16 ‘dır. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi.6’da verilmiştir. 368 . Makina Halısı 2. Türk el halısı. Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir.461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2. % 40 Hindistan için. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir. El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir. Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. kapasite. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir.4. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. 1. XI. b. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI. Tufting Halı ve Kilimler.5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler. XI.C. % 17 . c. 10. Pakistan için .15.15.000 düğüm/m2 ‘dir. Non-woven Halılar. Bu rakamın % 3’ünü ipek. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır. El halılarının kalitesine etki eden faktörler. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak. a. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir. Dokuma halıda : 2. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir. halının üretildiği bölge. halı türü. yün halıların ise.1. Dokuma Halılar.T. Halı sektörü esas olarak. 100. Bu oran İran için.

Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90. Mordan boyar maddeler 11. Küpe boyar maddeler 3. VIII. 2001. 10. 14. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir. Ankara.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1. Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1.15.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır.T. PAC. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır. PES.1.1. Azoik boyar maddeler 5. PP. Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır. 2. Kapasite.000 PP. I.2. gaz olmak üzere üç türlüdür. sıvı. Jüt. 8. 4.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar.2.5. 369 .5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. PAC.6. XI. Kullanılan Hammadde. 12. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. pamuklar. Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.000 16.000 PP. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır.000 70. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır.C.000 Yün. sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar.2. 2. Ingraın boyar maddeler 7. XI.15.5.15. Üretim. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf. XI. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür.5.15. 13. PA. Jüt 75 Kaynak: DPT. geri dönüşümlü olmayanlar. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları.2. PES 55 Tuftıng 55. PA.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır. Tekstil Sektörü Atıkları XI. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde.000 24.13.5. BYKP. 6. Asit boyar maddeler 9. Pamuk 90 Non-Woven 34. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır.15.

g. Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek. Bunlar. Biyolojik arıtmada. SO2. 1.5.15. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır. c.5. polimerler.yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi. Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. Çamur Susuzlaştırma İşlemi. üre. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler. şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir. Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. b. KOİ.2. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır. cıva. çinko gibi maddeler bulunmaktadır. NH4-N.15. nikel. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır. h. islik. Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır.SO4). XI.T. Çözünmüş oksijen. Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur. kadmiyum. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları. 370 . türevleri ve etoksilatlar. Yağ. XI. Seyrelmiş halde . f. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır.3. Çamur susuzlaştırmada. Biyolojik Arıtma. Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir.4 ‘de gösterilmiştir. bakır. BOİ. üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır. d. Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri .15. Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun. NO3-N. Hidroliz olmuş yağ asitleri. krom. AKM. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI. Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.3. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır. NOX. fosfat türevleri. sülfit. 2. e. CO. Fiziksel arıtmada. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na.C. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır. Fiziksel Arıtma. 3.gres. çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak.

Sanayi ve Tic.. VIII. DPT. 5. 371 .T. Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI. San ve Arş. 2001.C. 2001.15. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Çukurova Üniversitesi. Md. Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri. Ankara.4. BYKP . Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. ÇÜ. Bak. 2001. 6-8 Ekim1999. 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı. Sektör Raporları. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3.. Tekstil Kongresi. Gen. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır. Adana http. 3. 4. 2. TOBB. Gel. Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http.

yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. devlet yardımları.16. yalnız presleme. sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır.C. boyama ve araç montajı yapılmaktadır. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı. Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta.16. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır. A. İçten yanmalı motorlar.T. XI. dış ticaret.1.2. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar. hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç. B. 2. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. Motorlar Motorlar genel olarak . gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise. Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır. aksesuarlar kullanılmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Otomotiv sanayi. İçten yanmalı motorlar ise. Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri. çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb. Benzinli (Otto ) motorlar. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi. XI. boyalar. 372 . TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi.16. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. 1. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir. genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır. ana üretim tesislerinde ise.Yabancı sermayenin. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi. Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır.

Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır. Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin. Tablo:XI. gres. çinko. d.1‘de gösterilmiş olup.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri. Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler. BOİ. En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane.3. pH. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır. Boyama Ünitesi. flor ve azot bileşikleridir. bu kirli sular. alüminyum. ara ünitelerinden olan presleme. Gövde Kaynak Ünitesi. boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir.3. Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir. Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır.5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6. 373 .16. ayrıca Türkiye Araç Parkı ise. bakır. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ). Montaj Ünitesi. XI. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup. XI.2’ de verilmektedir. c. b. XI. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ).3. Presleme Ünitesi.Yağ. tuvaletler. çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği. Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında. yağ. kurşun.5-7. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane. krom. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. . kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir.T. Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres.16.1.16. . duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır. gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular . civa. yağ ve gres. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı . KOİ. Tablo:XI. motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır.2. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir. nikel.5-10.16.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. demir.C. Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi. kaynakhane.16. siyanür.

. FORD HYUNDAI MOTOR COMP.713 4. .Atık yağlar. . kağıt.N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Tablo:XI.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO.252 50 29.000 13. karton. Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır.V.M.600 1.8 75 0 37. .190 4.038 (*) Opel Türkiye. XI.843 7.HONDA A. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır.3. Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır.853 10.3. Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme.4.504 5. vb.16. Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır.S B.200 1.O. . Miktar olarak en önemli atık miktarı.652 2. XI.Atık toner ve kartuşlar.Boya çamurları.FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.16. Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır.Fosfat çamurları.000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1.I. ISUZU CHERYSLER INT. Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır. Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği.5-12 kg arasındadır.16.500 63.A.Kimyasal ürünler.1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A.N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2. .) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır.16.243 40.000 m2) 15.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M.000.LTD. Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9.Kirli eldiven ve üstübü bezleri . Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır.250 2.Kirli solventler.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37.000. ağaç paletler.T. PEUGEOT M. naylon.400 50 12.C.000 64. pik-alüminyum-bakır malzemeler.5.3.A.100 29.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10.018 300 300 194 109 186 1.244 22. M.400 2.000 4.3. 374 .340 310.Aküler. 2000.000 6. piller .

917 106.438 688.636 672.381 122.211 225. 2000.687 742.763 25.345 137.739 28.120.559 30.520 15.504 20.973 75.867 125.974 612.548 221.649.872 234.090 4.188 5.511 313.326 4.052.622 3.577 983.081.726 156.788 529.859 63. 3.721 49.180 354.697 87.655 52.916 22.270.353 273.449 91.303 874.707 66.388 27.570.836 61.777 436.496.160 403.257 1.252 776.995 1.772 190.578 370. 2.263 807.516 556. DPT.817.309 108.743 442.469 11.325.317 47.884 51.444 1.480 240.129.511 3.700 68.432 38.607.350 919.152 57.310.196 10.839 35.359 4.606.135.030 1.652 Kamyon 49.646 2.119.441 48.380 25.021 243.804 31.496 217.861 134.948 15.186 5.551 157.192 3.845 692.951 97.454 442.372 180.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.034 79.096 28.486 917.388 2.449.569 792.332 13.449 654.658 29.838 626.879 1.041 13.221 387.559.399 133. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.478 43.724.834 2.933 746.072.623 46.616 69.407 280.721 205.838.166 241.095 164.427 198.139 200.011 21.585 80.771 321.250 213.796 71.592 84.108 74.874 96.026 125.586 371. Otomotiv Sanayi Derneği.152 118.579 116.762 186.424 624.798 53.040 18.774.982 84.095 Kamyonet 30.514 69.067 1.466 243.414 112.417. Türkiye İstatistik Yıllığı.602 263.065 508.931 56.254 87.066 281.278 165.726 11.239 16.160 305.889 62.434.770 73.780 95.640 3.259 402.865 118.107.476 11.269 353.388 745.403 1.473 397.457 1.945 403.454 704.545 90.852 2.290 374.437 6.693 12.718 248.690 2.596 64.554 56. DİE.565 4.900 166. 2001.356 46.308 7.314 112.891 308.025 98.864.996.821 172.567 235.755 233.506 776.870 394.043 81.021 1.373 726. Beş Yıllık Kalkınma Planı.T.999 56.216 11.896 108.598 73.375 137.011 62.269 178.619.608.771 153. 2001.978 101.392 257.462 39.638 47.680.920 86.051 182.409 287.627.242 227.187 1.825 1.540 20.302 Traktör 50.967 20.634 32.008 18.234 1.407 105.058.197 94.172 58.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü.055 34.767.631 4. Kaynaklar 1.344 2.520 2.633 1.894 560.802 320.16. VIII.676 187.005 349.274.927 43.156 3.506 Toplam 222.176 138.885 118.369 458.093 146.181.022 692.119 50.C.433 78.958 1.781 583.272 240. 2001.106 212.579 1.193.694 197.559 30.087.213 144.753 Minibüs 7.478 70.980 17.525 135.489 2.277 197.360 313.858.432 811.893 172.449 87.482 259.505 224.066 51.057 211.232.632 145.283 755. Trafik Daire Başkanlığı.312 159.477 6.424 173.824 1. 375 .783 33.161. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.546 488.465 856.714 491.365 378.543 9.140 1.290.695 155.105 3.404 23.303 3.777 604.861.731 637.122 40.001 513.672 Otobüs 11.781 54.371.421 333.263.608 65.338 1.

000 4. Plastik madde olarak lastik.402.295. yapıştırma. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır.120. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.500.1’ de verilmiştir.000 13.000 2. VIII.000 696.200. Tablo:XI.481.000 Kaynak: DPT. Konfeksiyon. kalıplanabilir. kaplanabilir.271. 1998 125. plastik veya metal üzerine kaplanabilir.502.000 Kamyon –otobüs Radyal 826.000 13.17.000 442.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301.000 1.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI.000 1.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3. yumuşatılabilir.000 Dış Lastik toplam 11. ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer. Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir.000 Traktör arka 413. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun.406. Akım Şeması Şekil:XI.000 3.1’de verilmektedir.569.Yoğurma. Hazırlama.000 1. Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır.826. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir. f. sarılabilir.000 2.000 8.324.000 207.000 3.000 4. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir.796.000 Traktör ön 616. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun.576.17.000 İş Makinası 30. Ankara. yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır.T. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite.000 868.074.329.000 1.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796.000 247.000 Binek Radyal 6.000 615.Bitirme.000 İç Lastik 2. Vulkanizasy.910.210.015. a. pudralama. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 428.000 434. 376 .100.000 676.454. kumaş.000 601.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1.17. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir .000 2. 2001. açma. c.17.Şekillendirme. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur.on g.000 1. d.1. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma.17.980. yapıştırılabilir.000 55.000 11. b. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2.000 1.259.C.231.000 43.850.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579.000 8.000 6.600. parçalanabilir.000 984. e.000 730.000 3. Hamur Yapma.000 387.000 1.000 37.000 585.445. kesme makinaları kullanılır. sarma. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır. Şekillendirmede kalenderler.000 XI.

T. Lastik Üretimi Akım Şeması 377 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI.17.1.C.

Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a. kükürt.T. Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1.17. TiO2. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri. e. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak. kord bezi. yumuşaklık. Esneklik. Binek konvansiyonel lastikleri. CaCO3.1. c.9 % 0. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. benzotiazol. Ham lastik kullanışsızdır. P-kınon dıoxim. karbon siyahı.2 % 3.9 % 1. 378 . aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin . disülfit. sentetik kauçuk.1 % 1. selenyumdisülfitler. sertlik.2. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir. Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır.1. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. d. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri. alkil.C. tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO. çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir. katran Plastiserler: 2-naftalentiol .17.2.3. aşınma direnci vb. lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır. Stearik Asit . ZnO.9 % 31 XI.3. Kil.17. cin kodietilditikarbomat. MgO. ksilentiol. Binek radyal lastikleri.17. renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları. f. XI. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol. reçinler. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı . kükürt monoklorit. b. ksilen tiollerin çinko tuzları. Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI.

ökçe. terlik.C. XI.Diğer lastik eşya. b. l.(conta. Traktör arka lastikleri. bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır. Traktör ön lastikleri. keçe). Bisiklet-motosiklet iç lastiği. d. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular.1. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır. toplam PO34P. XI.4.T.2. c. XI. Lastik Eşya Endüstrisi a. h. m. k. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır. g.4.17. bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte.17. XI. karbon siyahı. h. Toplam Katı.2.Hortumlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde.17. j. taban. yağ ve gres. beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar. e. f. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri.Lateks mamulleri. 379 .3.Konveyör bant.Ayakkabı . BOİ. Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte.4. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır. Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane.Sızdırmazlık elemanları. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler. Askıda Katı Madde.Profiller. tuvaletler. rondele. KOİ. İ ş makinası lastikleri. ı.Otomotiv. Bisiklet-motosiklet dış lastiği. İç lastik. NH4-N. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta.17.

2001. XI. Karbon siyahı tozları. / Kocaeli Kaynaklar 1. kirliliğinin yanı sıra insan. Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir. Good Year Lastikleri A.4. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması. 380 . karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir. / Kırşehir 4. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir. A. XI. Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir. 1982.T. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta.Ş. DPT. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır. 2. kağıt. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi. XI.Ş.Türk Pirelli Lastikleri A.5.6. VIII.Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını.-Petlas Lastik Sanayii A.17. her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır. Ankara. / Kocaeli 3.TÜBİTAK.17. Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1.4.3. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir.4.Ş / Kocaeli 2. Beş Yıllık Kalkınma Planı.4. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Lassa Lastik Sanayii ve Tic.Ş.C.17. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler.17.

yakın demiryolu istasyonlarına. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. demir. Turistik Yollar. kendi ulusal gelişmesi. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. Şehiriçi Yolları’dır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. Karayolu taşıması. Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır. İl Yolları. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin.T. liman. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir.. il yolları. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. Orman Yolları. proje. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. Devlet Yolu. önemli bölge ve il merkezlerini. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. birbirine ve il merkezlerine. Devlet Yolları. iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır. Ekspres ve Otoyollar.C. Ülkemizin karayolları ağı sistemi. devlet ve il yollarının plan. devlet yolları ağlarına. hızlı ve güvenli olması zorunludur. Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak. ilçe ve bucak merkezlerini. Karayolu ulaştırmasının altyapısı. kasaba. hiyerarşik durumlarına göre. Otoyolu. Bunlar. Avrupa. ALTYAPI.Köy Yolları. deniz ve hava istasyon. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. İl Yoludur. Devlet yolları. şehir. 5539 sayılı kanunla otoyolların. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km.1. Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. Köy Yolları. elverişli. limanlara. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir. yapım. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. Karayolları Genel Müdürlüğü. Ana İstikamet Yolları. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. 381 . hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. olup. Bunlar. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır.

Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01.2. Harita XII. Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün. E-23.2.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII. (E-5.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.1. hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi. 382 .1. E-24 vb. Ayrıca Harita XII. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir. Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur.T. 2004. XII. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için. Tablo: XII.C. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur. Otoyol. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi. yola kontrolsüz.2’de verilmiştir. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı.) Turistik yolların yapım ve bakımı. Tablo : XII. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır.01.’de Türkiye Karayolları Haritası.1.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır.1.1. Ekspres yol.1. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır.’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir.1. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. Tablo. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği. 2004.

sisten dolayı görüş engelelemesi Sınır vejetasyonunun zarar görmesi. yığılma Mikrokilima değişimi. hava kirliliği. toprak nem artışı. erozyon. çevre küçülmesi. yoğun yerleşme yerleşme alanlarında duman artışı alanlarında radyasyon azalması Kazı ve dolgularla vejetasyonun Vejetasyon uzaklaşması. Fazla yüzeysel akıştan sel oluşumu. bozulması toprak kayması. toprak ilişkileri. gürültü perdeleri. hayvan ve bitkilere zararı Sıcaklık düşmesi. biyotop Genel olarak yeniden kazanma Hayvan hareketiyle bozulması parçalanması. toz. Kısmen meliorasyon olanaksız yoğun toprak ıslahı çalışmaları Toprak Kirlenme Toprağın bozulması Kültür alanların yitirilmesi Su Kirlenme İnşaat makinalarıyla toprak sıkışması. biyotop bozulması. güneş küçülmesi. ana kaya su düzeni ve bitki kaymaları örtüsünün sürekli değişmesiyle kısmen kalıcı toprak bozulması Değerli toprak üzerine inşaat. erozyon lık vadilerde dalgalı platformdan dolayı Yağ. rüzgar hızı artışı düşürülmesi tamamlayıcı ağaçlandırma yetersizliğinden kaza artışı Tuz kullanımının azaltılması. iklim vejetasyonun tahribi güzergaha bağlı olarak yöre ikliminin sürekli etkilenmesi Bitki örtüsü Fauna İnsan Özellikle yoğun Hava kirlenmesi. Gelişim Erozyon. yabani hayvanların olanaksız. yeşil alanların azalması stabilizasyon. güzergah bozulması. Bataklık ve turbiye için elverişli toprağın taşınması ve tahribi. biyotopların Yeniden kazanma olanaksız. ortamdan uzaklaşması. 383 . yeşil alanların arttırılması Zehirlenen hayvan ve bitkilerin çevreye dağılması Zehirli madde birikimi Yeniden kazanma olanaksız Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. yol Bitkileme ve far alanlarının boyunca arazi parçalanması. Gürültü perdeleri buzlu günlerde kayma tehlikesi Yeniden onarım. kültür Yer altı su düzeyinin düşmesi. yeşillendirme bölgeler ile ormankaybı. areal bozulması. parçalanması. Biyotop parçalanması.C. tuz. kireçle gübreleme bozulması birikimi. yağlar. yüksek hava. türlerin plantasyonu. Güzergah uygulaması ve yapısal tuzu seven bitkilerin düzeninin bitki koruma ilaçları ve yabancı madde önlemlerle bireylerin tahribi. Islah olanaksız peyzajın yaşama mekanını iyileştirici işlevinin azaltılması Yeniden onarım olanaksız Su düzeninin Yol inşaatı. kayma düzenleyici bitkileme tehlikesi Tuzun olumsuz etkisinin azaltılması. Zararlı madde birikimiyle bitki ve yabancı madde depolaması hayvan tahribi Stabilizasyon. arazi bölünmesi geçirgen tabaka azalmasından dolayı yer altı su düzeyinin düşmesi (öncelikle turba ve bataklar) vejetasyon ve fauna üzerine etkileri İklim Yöresel değişmesi Güzergah boyunca arazi bölünmesi. hava kirlenmesi alanlarının bozulması. Yoğun rekreasyonel bozulması boyunca konutsal ve rekreasyonel dolaşımı. zararlı madde birikimi kayması Yağ. kazı. soğuk ve sıcak hava oluşumu.buz. sıcaklık Bitkileme yoluyla ekstremlerin Sıcaklık ve zehirli yükselmesi.T. toz. dayanıklı bitkilerin ıslahı Güzergah boyunca hayvanların Biyotop uzaklaşması. mikroklimayı Görüşü önleme. ancak uygun biyotop tehlikenin artması kirlenmesi hareketlerinin kısıtlanması. toprak sıkışması. akciğer ve işitme bozukluğu. toprak sıkıştırma. eksoz gazlarının azaltılmasına alanlarda kaza artışı alanların bölünmesi sağıtım yeteneklerinin bozulması ilişkin teknik önlemler. toprak ve (vadilerin dolması). uykusuzluk. oransal Hava birikimi.1. biyotop Yeniden onarım olanaksız. yabancı madde birikimi madde birikimi (kuyu ve barajlardan alanlarından uzak tutmak içme suyu) Buz veya yol zerinde su birikiminden dolayı kayma tehlikesi. rekreasyonel uygunluğun boyu bitkilendirmeyle perdeleri bozulması yakması. ölümü oluşturabilecek çiftle