T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

4.11.1. Halı Çeşidi Kapasite. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI.15. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII.1.11.15.1. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII.2.12.1.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI.5.5.13. Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI.13. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI.2.4.14.4. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI.1.2.6.1.17.13.14.15.3.4. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI. Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.2.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII.1. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI.3.Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.3.2.1.T.1. Entegre Tekstil Firmaları Adı.10.3. Üniteler ve Sistemlerin Adları.3.2. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI.4.1.3.2.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI.2.4. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.11.10.16.15.2. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.3. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI. Türkiye Araç Parkı XI.15. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii .4. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI.5.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI.4. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI.12. Makine Halı Sektörü. Üretim Çeşitleri. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI.2.15.1.3. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII.13.1.5.16.10. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.12.12. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer.1.C.1. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI.11. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII.

2.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII.1.2.1.T.2.4.2. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.2.3. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV.3.1.6.3.1.4.C. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI. Yıllık Nüfus Artış Hızı.2.1.1. Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV.3.1.Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII.3. Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII.3.5.5.3. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV.1.2.3. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus.5.5.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII.7.2. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV.2.1.2. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV. Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII.1.2.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix .5.

1.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI.1.1.15. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.12.2.1. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI.2.5.3.1. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu. IV:2.11. Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması.5.6.10.17.3.1. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI.10.2.1.2.2.3.3. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII. 2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII.1.2.2. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI.5.2.4. Şeker Üretim Akım Şeması XI.15. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI.2. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.4.4.3.5.1.12.9. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X. Asit Testi Akım Şeması XI.5.2. Asbest Üretimi Akım Şeması XI.2.1. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.4.3.10.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması.5.1. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV.11.1.15.1. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI.10.15. Yakma Üçgeni Şeması XI.7.1.1.7.2. Akrilonitril Üretim Şeması XI. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x . Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.2.3. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI. Lastik Üretimi Akım Şeması XII.10. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI.C. Şeması XI.1.T.2. XI.5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI.1.5. Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI.2.

1.6. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.3. Türkiye Jeoloji Haritası I.2.C. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.3.2.3.17.3. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.1. Türkiye Maden Yatakları Haritası III.2. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Yeşilırmak Havzası (A. Sakarya Havzası (A.15.B.2.2. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.1. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.4.2. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.3. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.1 .1.2.3.3.1. Türkiye Orman Varlığı Haritası II.2.2.2.3.3.3.3.2. Gediz Havzası (A.3.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.4.3.5.2. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.2.12.11.3.T.18. Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.14.2.2. Seyhan Havzası (A.C Grupları)Su Kalite Haritası IV.2.1. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.B.2.2.2.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I.B.4.3. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III.1.13.7. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi .16.2.8.3.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV. Türkiye Siyasi Haritası I.B.B.5.9.3. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.3. Porsuk Çayı (A.2. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2.2. Türkiye Eğim Haritası II.10.3.2.2. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.3. Türkiye Fiziki Haritası I.

Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V.2. Kuş Göç Yolları Haritası X.2.1.1. Gübre Sanayi Haritası XI.2.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V.1.3. Türkiye Enerji Sektörü Haritası X.3. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI.5.3.4.7. Milli Parklar Haritası VI. Termik Santraller Haritası XI.2. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI.4.1. Kağıt Sanayi Haritası XI.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI.2. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii . Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII.T. Çimento Sanayi Haritası XII. Sulak Alanlar Haritası VI. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X.3.1.4.C.2. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI.1. Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI. Demiryolları Haritası XII.19.2.5. Otoyolları Haritası XII. Türkiye Karayolları Haritası XII. Demir Çelik Sanayi Haritası XI.6 Şeker Sanayi Haritası XI.3.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi.C. : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .T.

batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur. Doğuda engebeler çok fazladır. Karadeniz. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum. Asya. doğu tarafından kara ile birleşmiş.T. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Onun için Türkiye. Batı Anadolu’da ise.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre. doğuda İran.971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da. ülke için Akdeniz iklimi. Ege. Türkiye. Türkiye. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz. diğer yandan da Orta Doğu. iklim. Balkan. topografya. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak. farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı. COĞRAFİ KAPSAM I. 1 . Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. Marmara. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde. Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu.C. 76 dakikalık zaman farkını doğurur. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777. Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Bununla birlikte. geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir.42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise.1. Nahcivan ve Ermenistan. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Ukrayna. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Doğu Anadolu. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir.1. bir yandan Avrupa. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. Romanya. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması. Karadeniz kıyısını Bulgaristan. Türkiye. Genel Fiziksel Özellikler Türkiye.

Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55. çeşitli yükseltideki platolar. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır.437 ha toplam arazimiz. Eğim. işlemeli tarıma uygundur. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır. Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I. genel olarak yüzde olarak adlandırılır. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır.1.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası.’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir.2.1. Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar.I. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları. genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına. daha yüksek ve daha dağlıktır. I. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır. Harita I.C.2.2. hafif ve orta eğimli alanların % 35. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar. Arazinin belli bir eğime sahip olması.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi. toprağın. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder.1. Tablo:I. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar.3. Harita I. Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim.75’i yani 27. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder.T. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır. eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir. Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen. 2 .’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir. İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar.814.1. Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar.1.’de Türkiye Fiziki Haritası.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita.

4’ü şiddetli. Harita I. Tablo:I.’de ülke genelinde eğim grupları.394 14. -% 20’si orta. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında.62 11.452 10.C. Yağmur Akdeniz. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda. Karadeniz Bölgesinde düşer. -% 22. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz.581 13. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir. I.Çok dik eğimli topraklar 6. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.1.404 11.478.22 10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi.964 17.2. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de.2. -Bu bölgeler. Ülke arazilerinin. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir.Dik eğimli topraklar 5.Hafif eğimli topraklar 3.80 8.75 13. -İşlemeli tarım yapılmamalı. Doğu Anadolu'da hem 3 .Düz eğimli topraklar 2.596. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir.039. yanlış sulanması önlenmeli. çayır.48 63.1.087 81.178.292 13. toprak erozyonu çoğalmakta. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken.394.Orta eğimli topraklar 4. yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1.463. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim. -Özellikle erozyon bölgelerinde.4.1. -% 36. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır.171.T. 1987. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir. meralar ve bitki örtüsü korunmalı.33 10. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi.

C. demir. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler.6'dan 1980'de % 21.4.1. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır. kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur.2. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış. su sıkıntısı yoktur. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 . fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek.2. Türkiye Çevre Atlası. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi. Kısım. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte. % 6. Kısım:II. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15. 1963-1980 arasındaki dönemde. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır. Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır.T. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26. İlk üç planın kapsadığı dönemde. I.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir. Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra.1. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. Türkiye Çevre Atlası. I.9. sulama. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur. kömür.Ülkemizde İçme suyu kaynağı.3.1. egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti. Ancak bu yağış Rize'de 2. Daha geniş bilgiler (Bkz. Bu dönemde. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi.III.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti. manganez. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir. Bu dönemin ilk safhasında. Daha geniş bilgiler (Bkz. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır.6'ya yükselmiştir. sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23. krom. Doğal Kaynaklar) verilmiştir. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır. dış ticareti serbestleştirmek. tarım sektöründe % 57. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak. bakır. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi. ülke topraklarının % 27’si mera.8' dir. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit.

1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi. I. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır. kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13. artan kamu açıkları.9'a yükselmiştir. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir. dağılım ve artış hızı. Ancak. Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur. Artan reel faiz oranları. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur. sosyo-ekonomik faktörler. yalnızca sınırlı olan doğal 5 . Türkiye ekonomisi. bu gelişmede belirleyici olmuştur. Özet olarak. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir.1. bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir.2.T. Nüfus ve tüketim talebi. Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. 1996-1999 döneminde. Özet olarak. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. Nüfusun büyüklüğü. Hükümet. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir. Ancak.C. Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir. Nitekim. Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması.5. Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi. doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi.

29 21.688'dir.10 7. Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18.802'den 3.28 26. kirletici çevre kullanımına.C.43 15.48 35.274 olup. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44. İzmir ve Adana).5'e ulaştığı görülmüştür. 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört. Köy nüfusunun toplamı ise 23. 6 . 2002.227'ye ulaşmıştır. Kısım:X. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır.57 Köy 4. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına.III. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1.37 36.927 kişi olarak tespit edilmiştir.59 21.30 1. Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10. Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul. belediye sayısı da 2.9'dan biraz daha azalmıştır. Tablo:I. X. 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp.21 21.81 28.78 3.Türkiye Çevre Atlası. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü.96 -10.26 23. ticari istismarlara yol açmaktadır.4'den % 79. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir.76 16.2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir.033.69 16. 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18.00 5.50 25. 2000 Genel Nüfus Tespiti).III.75 24.03 22.1.67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir.26 ile Marmara Bölgesi’dir.79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi).006. Daha geniş bilgiler (Bkz. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67. Türkiye nüfusu.803.65 13.94 ile Karadeniz Bölgesi’dir.94 -6. ilçe sayısı 847'den 850' ye. ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır.1.2.T. Ankara.

Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır.8'e ulaşmıştır.7'ye ulaşmıştır.7'si örgün olmak üzere toplam % 27. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır. Okullaşma oranları. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6. 2.9 milyon öğrenci bulunmaktadır. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59. çevrenin kirlenmesini. 1.2 milyon lise ve dengi okullarda.8'i mesleki teknik eğitim ve % 36.7.6. 1999 yılı itibariyle. I.2. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir. Öğretim gören bu öğrencilerin 246. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması. 12 ve üstü yaş grubunda. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70. 1999-2000 öğretim yılında 59.089 öğretmen bulunmaktadır. % 22. 6. resmi eğitim sisteminde 12.7 milyon orta okul ve dengi okullarda. ilköğretimde % 97. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır. Ayrıca. Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır.4'e. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre.374 kamu ve özel okul öncesi.T. % 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e.4 olmak üzere % 85. okuma yazma oranı erkeklerde % 94. Okur-yazar nüfus içinde. yükseköğretimde ise % 18.6'ya.2.8'e.C. Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir. doğal varlıkların yok olmasını. % 57'si ilkokul bitirmiş. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar.1.2 ve kadınlarda % 77.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir.9 milyon ilkokulda 2. 7 . % 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş.1. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir.7 milyon öğrenci ve 484.

3'e düşmüş. 5. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69. 1997). tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. 59 doğal anıt. 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park. Bu oran. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i. 97 yaban hayatı koruma alanı. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1. Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir.2. 2001. 2.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır. 907 doğal oluşum. 182 şehitlik. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8.1 yıla yükselmiştir. 4. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 2001.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı. Türkiye Çevre Atlası-96.7 milyon kişi. 35 doğal koruma alanı. DPT. Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel. 396 doğal alan.C. 3. 807 kişiye bir hekim. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. 1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası. Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı. 1995 yılında binde 43. 16 doğal park. 1596 mezarlık.220' ye.700' e. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması.1. 1981.Ormancılık (ÖİKR).1997. 189 mazoleum ve anıt. 5265 dini. Daha geniş bilgiler (Bkz. hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25.500'e ulaşması beklenmekte. Ankara. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII. 384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir. 3029 arkeolojik alan. kg'a çıkmıştır.4'e ulaşmıştır. 512 kültürel.2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1. 13 özel koruma alanı. Ankara. 31. Kısım:VI. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır. I. 118 kentsel alan. sağlık ocağı sayısının 5.1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir.8. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.I. Ankara. Çevre Bakanlığı.T. VIII.1 ve V.2. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar. sağlık evi sayısının 13. 8 . Beş Yıllık Kalkınma Planı. 702 tarihi kalıntı. 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir.047 sivil mimari miras örneği. Nüfus.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2. Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2. Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir.Türkiye Çevre Atlası. Ankara 2002. Beş Yıllık Kalkınma Planı).

Uşak. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken.2. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır.C. çeşitli endüstriyel tesislerden.T. gerek evsel ısınmada. Denizli. gaz ve tozların atmosfere bırakılması. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme. Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. Yozgat.2. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol. düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. Edirne. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır.2. I. yanlış.1.Türkiye Çevre Atlası. doğal kaynaklar. Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır.2. erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır. Balıkesir. istenmeyen. kentsel çevre. doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler. Ancak. Kütahya. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması. Bursa. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. Erzurum. Kayseri.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir. Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. kent trafik yoğunluğu. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup. Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır. linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan. Daha geniş bilgiler (Bkz. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak. Kocaeli. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. 9 . bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir. 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul. yanlış yer seçimi. ancak giderek boyutları büyüyen hava. Muğla (Yatağan). Çevre Profili Türkiye’de. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Kısım:III. deniz ve kıyı kaynakları. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. Çanakkale (Çan). I. Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği.

su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı.C. dünya standartlarının çok gerisindedir. Daha geniş bilgiler (Bkz. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur. Sakarya Nehri. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. evsel ve endüstriyel sıvı atıkların. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır. Yeşil alanların. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. Bandırma. Mudanya. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz. endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur. I. taşımacılık. Marmaris Körfezleri. turizm amacıyla kullanımı.Türkiye Çevre Atlası. İznik Gölü. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. Ulubat Gölü.4. Eber Gölü. Susurluk Çayı. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların. deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. Marmara Denizi. Su kaynaklarının kirliliği. Manyas Gölü. İzmir.2. Meriç-Ergene Nehri. inorganik. 10 . Nilüfer Çayı. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur.3. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir. kıyılarda kentleşme.T. Su ve Atıksu Su kirliliği. Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız. Karamuk Gölü. Burdur Gölü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Karadeniz ise.2. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. İzmit. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir. Gemlik. akarsulardan denizlere ulaşan evsel. İstanbul Boğazı. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. Ayvalık. Sapanca Gölü.

Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27. depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır.5. Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır.6. Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir. Daha geniş bilgiler (Bkz. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır.6. Türkiye Çevre Atlası. Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir. I. sınai gürültüden.. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19. plastik. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta. içme suyu temini.971 km2 olup.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. rüzgar erozyonu 466. Akarsu yatağı erozyonu 57. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777. Toprağın % 64'ü işlenememektedir. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır. I.2. cam.2. Bunu inşaat işlerinden.T. geri kazanılacak bir çok kağıt. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler. Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur. Ayrıca 11 . çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir. Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir.9 milyon hektardır. Doğal Kaynaklar I. en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması. teneke vb.1.2. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi. Kısım XV. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta.C.

b. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi.2. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. Mera. mevcut orman örtüsünün % 51. yanlış arazi kullanımı. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır. 12 . I. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda.6. 0. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir.T. dinamik ve karmaşık yapıda. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır.2. hatalı toprak işleme. Ancak. Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır. İller mera.7 milyon hektarla yaklaşık % 26.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. Ancak. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur.387 iken. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir.786'dır. Endüstriyel kirliliğin artması vb. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. Ormanlar Ekonomik. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. a. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı. ormancılık sektöründe bu rakam 0.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak. Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20.34 ha olup. sosyal.C. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı.

"İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir.1. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir. Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir.8’i). Sulak alanlar. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür. Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar.8’i). Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir. su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi.000 omurgasız. 8 kaplumbağa. "Avrupa”. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır. dağlık alanlar. Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır. hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi. Türkiye. Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır.II. kıyılar ve stepler. 472 balık (192'si iç sularda). I. Türkiye'de yaklaşık 120. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir. 36 yılan. “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır. Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır. 72 kuş türünün 46’sı (% 63.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık.3. Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası.C. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir. 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere. Bu bölgeler içinde. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir. 49 kertenkele. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. 426 kuş. Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından. dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. Kısım.T. 13 .6.2.

7. su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır.2.T.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır.2. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır.000 tonla dünyada 50.4. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir. Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır. 14 . Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600. biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup. Ege Denizi. Her bir kıyı.C. Karadeniz'de tahmini 247. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili. Ayrıca. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır.19 arasındadır. Karadeniz'in kirlilik yükü. 722. I. Marmara Deniz'inde 200. Deniz kaynaklarına ek olarak.18 ile 0. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır.6. Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Karadeniz'de fazla yağış. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir. Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır. Ülkenin. bu kısıtlamalardan dolayı. sıradadır. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış. Ancak. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir. Bunlar çevrenin korunması. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir. I.7.2.C. son yirmi yılda. çevre standartlarını belirlemek. politika ve program belirlemek. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I. Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır. 29.1. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı. 1982 Anayasasının 56. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak. 1982 Anayasası. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur. Çevre Kanunu’nun 9.2. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu. yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır.1. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur. bütün bu olumlu gelişmelere karşın. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip.’de verilmiştir. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde. Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır. ülke çevre master planını hazırlamak. konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.10. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak. Bu dönemde. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 . çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur.T. tüzel kişiliği haiz. 1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi.

Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. 5. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Belediye Başkanı. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır. Bu görevleri yerine getirmek üzere. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. Yükseköğretim Kurulu Başkanı. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek. koruma ve kullanım esaslarını saptamak. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır. Meslek Odaları Başkanları 16 . çevre kirliliğinin önlenmesi. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir.T. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. 2. 6. Diyanet İşleri. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir.C. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. imar planlarını yapmak. Mahalli Çevre Kurulları. 1. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. Bakanlıkların İl Temsilcileri. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları. uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. her ilde Valinin Başkanlığında. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. Büyükşehir Belediye Başkanı. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları. ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak. Finansman Dairesi Başkanlığı. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. 4. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak. ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı. Çevre Şurası. gereken tedbirleri araştırmak. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları.

Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir. kurum ve kuruluşlar arasında yetki. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21. Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş. tarım alanları üzerindeki baskıları. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır. 17 .7. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak.01. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir. Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.2.1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16. Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş.05. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek. Bu olumlu gelişmelere rağmen. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır. ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. 1. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak. 2001 yılı başlarında ise. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş. Hızlı kentleşme.08.2. çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir. Kurulun. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir.C.T. sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş. aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken.

gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal. çevre izleme ve ölçüm altyapısı. Çevresel etki değerlendirmesi.06. Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek. Nihai hedef. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması. I. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda. Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24. Avrupa Birliği 27. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır. çevre envanteri. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak. kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır.C.12.8. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 . Eklerdeki (Ek I ve Ek II.2. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir. Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim.T. SÇD. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup.1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir.02.

evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup. güvenilir. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir.03. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir. ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir. 23. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru. geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi. Az atık üretilmesi. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için.Ekim. güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal.C. bu atıkların toplanması. taşınması. Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir. çalışmalar devam etmektedir. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur.05. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01. Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi.T. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek. Yönetmelik.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır. 18. Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini.1993 tarihli 19 . Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde. teknik çerçevenin. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken.2000 tarihinde imzalanmış. Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir. Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir.

bertaraf şekilleri. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup. Nihai hedef. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi. CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek. Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir. Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. Ancak. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi. Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Türkiye BERN. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir.T.C. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri. özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. RAMSAR. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır. 20 . Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. Nihai hedef. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir. yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur.

sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır. Nihai hedef. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır. Nihai hedef. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. maddesine göre. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir.C. hava. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. taşınması. Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi. Ancak. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. 67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. tren yolları. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. 1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri. Nihai hedef. Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır.T. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. 21 . Çevre Kanununa bağlı olarak. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. ithalatı. havaalanları. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su. Nihai hedef. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir.

anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. Türkiye.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir.T. fakat. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. c. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. b. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. Ülkemiz. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin. Nihai hedef. ortak. Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir.C. Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir. a. Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri. 22 . sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır. Bu kapsamda.

Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. 2000. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup. 1998. Beş Yıllık Kalkınma Planı. DPT. 2001. Merkez. Planlama Dairesi Başkanlığı. 2. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir. Kaynaklar 1.000 ölçekli Gebze. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları. DPT. 2001. Ormancılık (ÖİKR).000 ölçekli Ergene Havzası. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. Ankara.T. 6. 23 . AB Genel Sekreterliği. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları. Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı. Ankara. l. doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır. 1/50. Ankara. 5. 2004. Uzun Vadeli Strateji ve VIII.C.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı. 4. Ankara. Ülke fiziki mekanında.000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. Türkiye Ulusal Programı. 1999. Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25. Çevre Bakanlığı. 3. DPT. Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla. VIII. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. 2.

Çevre Şurası Yönetmeliği 8.06.12.07.1986 03.07.2002 26.1993 20991 21489 9.T.1995 22387 13.1991 20814 7.1994 15.1997 17.1999 04. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.04.1999 10.1996 15.02.06.2000 29.1997 25.09. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.10.1999 14.05. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.1991 07.1997 13. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14.04.11.2003 16.09.03.1998 01.06.01.1991 22.06.2. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.2000 29.1999 20.07.1999 23766 24 .Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25.1992 02.11.11.12.06.09.07. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12.1987 29.1993 11.12.1998 18.07.Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.2004 24.1988 19919 6. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.09.05.09.2001 06. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5.2000 04.11.12.08.2000 03.04.12.1986 11.1985 02.08.2000 26.03.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27.08.11.09.2001 25.04.1993 20.04.2002 16.C.11.2000 25.2001 25.06.2000 06.1.2004 15. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10.1993 21518 21586 21634 12.09.1998 03.02.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.1999 29. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2.2000 19653 24185 24220 04.04.1997 23. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.12.

10.01.01.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.2004 11.01.2004 18. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28.2004 31.2002 30.C.12.Hafriyat Toprağı. 10.03. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26.10.2003 24825 25009 21. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31.02.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18.01. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.2004 24631 24656 25339 25348 24. 2004.2004 23.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14.2004 25353 25377 25388 24.2004 16. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22.2004 07.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15.2002 30. Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19.02.01.07.2004 30.2001 27. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23.2004 09.2004 29.06.11.T.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18.07.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27.01.04. 25 .12. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir.07.2002 07. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20.08.06. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16.2001 24609 24623 05.2004 15.

botanik vb. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. DOĞAL KAYNAKLAR II. kültürel. politika. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. teknik. ekonomi. Ekonomik. 26 .T.C. bitkiler. toprak. orman içi sular. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı. kendi içinde birtakım dengeleri olan. TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. dinamik ve karmaşık yapıda. erozyonun önlenmesine. diğer öğeler de yer almaktadır. ekonomik. iklimlere. Sistemde. meralar. yeraltı madenleri vb. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. gibi farklı bilim dallarınca. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır. rekreasyon alanları. toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. canlı. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş. geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir. büyük katma değerler oluşturmaktadır. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır. sosyal. sosyal. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. yeraltı ve yer üstü su rejimine. Orman ekosistemleri. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. Günümüzde genel olarak ormancılık. Bu sürecin temel öğesi orman olup. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. yaban hayvanları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.1. bozuk. ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır.

Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur.6’sını teşkil etmekte olup.T.1. Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26. çalılıklardan oluşmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek. rekreasyon.3’ünü. ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır.5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir. Çünkü ormanlar. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir. 27 . çevresel. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. su rejiminin düzenlenmesi. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48.027.248 hektar olarak belirlenmiştir. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir. turizm vb. II. Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki. Ülkemizin genel alanı 77.34 ha olup.1.7 milyon ha % 51.735.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.7’sini oluşturmaktadır. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. bozkır.C.1’de verilmiştir. Ormanlık alan ise 20.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10.3) ve geriye kalan 10. toplum sağlığı.100 hektardır.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20. iklimi düzenleme.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. belki de en önemlisidir. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür.797.763. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3.

28 .093 Baltalık Toplamı 6. 2001. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana.000 26.456. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir.180. VIII. M. Ormancılık ÖİKR. II.2. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler.344.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır.1. avlanma.3.1.000 2. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları.418.587 Koru Toplamı 14. Tablo: II.2.602.000 231.1.) 1. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56. 2001. Alan kayıpları (Ha.753 20.237. % 35’i step haline gelmiştir.248 Kaynak: DPT.1.Ö. korunma yeri yapma. Ormancılık ÖİKR.340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1.0 Yangınlar 27.2’de verilmiştir. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır.C. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26.815 Bozuk Baltalık 4.T.908 Genel Toplam 8.1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II. VIII.0 Yerleşme 1.0 Kaynak: DPT. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II. hava kirliliği.8 Tarlaya dönüştürme 7. tartışılmaz öneme sahiptir. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1.0 Toplam 100. otlatma ve tarla açma. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır.000 182.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8.555.000 707. açık maden işletmeciliği.000 II. Ormanlardan faydalanma önceleri.763.6’sı orman. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır.789. orman yangınları.

3. Ormancılık. 2. 12. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. 11. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması. 2001. 7. DPT. 2. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı. iyi koru. Kuruluşunun 150. 1989. 9.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması. Harita II.1. iklimi etkileme özelliği. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması. Rekreasyon (eğlenme. ÖİKR. İklim üzerinde olumlu etki yapması.C. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması. Orman Genel Müdürlüğü. 29 . 4. Kaynaklar 1. Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında. Gürültü şiddetini azaltması. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. erozyonu önlemesi. 5. 6. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması. Yılında Ormancılığımız . bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde.T. 10. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. VIII. iyi baltalık.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. 13.

068 37. çoğunlukla. Meralar ise.658 28.567 21. Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir. öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır.273 20. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu.5 25.5 27.8 48. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar.542 20.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 .8 36.705 8.4 13. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar.0 16. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir.Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8.9 27.9 26.386 10. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek.2 33. yüksek eğimli arazilerde. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar. Hukuken mera. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır.241 Nadas 4.793 7.959 8.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. görece olarak bakımlıdır.2.2. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir.402 10. Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır. çayır-mera kavramından farklıdır.2.T.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13. Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup.7 39.906 31. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır.463 9.132 21.584 10.547 8.1’de gösterilmiştir.4 13. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır.232 26.158 14. Ancak. Tablo: II.1.418 41. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.294 15.009 28.418 10.296 24. düz arazilerde. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.1985. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder.4 13.589 16.305 15.6 13. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar.695 4.868 14.264 23.379 8.170 20.8 36.188 24.177 Toplam 13.205 15.841 24.674 6. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir.9 Orman Arazisi (1000 ha) 10.6 23.998 23.584 18.

Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir.564 hektardır.92 hektar mera sahası düşmektedir. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir.000 hektar alan kaplamaktadır. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir.3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar. 31 .1.C.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile.6 milyona yükselmiştir. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır. Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0.2.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64. 1950 yılında 1.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28.T. 1935 yılında 44.8 hektar bugün ise 0. Marmara.544.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz. Ülkemizin sahip bulunduğu 21. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2. 1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi.92 hektar mera sahası düşmektedir. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1.7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1. Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi.2 hektar mera sahası düşerken. II. İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır.

kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar.C.2. b. Bu durum. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir. Bu nedenle.46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır. d. Bu durum.2. Öte yandan. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir.92hektara düşmüştür.08 0.2’de verilmiştir. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV.23 0.2. c.82 0. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. Hektar 1. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 . Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir. Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir. Tablo:II. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen.T. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II.47 0. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir. 1995. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise. Türkiye’nin Çevre Sorunları. meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır. gözenekli yapısını yitirmektedir.

928.804 644.801 49. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak.072 106.745.317 Toplam (ha) 177.2.807 12.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B.341 22.3.H.843 14.044 1.80 2.206 2.4.776 21.820 513.771 14.730.152 81.449 398. dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir.3. 1985.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7.745.908 4.73 4. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları .16 100.440.695 241. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi.649.23 4.B.2.373 Mera (ha) 108. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1.256.194 1.C.2.179.697.012 826.149.4.709 4.HB.769 103.635 483.388 6. Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında.128 8.027.061 148.00 B. D.2.’de verilmiştir.229 21.B. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar. yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.998 108.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69.Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G.690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.641 1.61 28. Tablo:II.06 11.704 501.2.468 1. 1985.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında.41 41.T. Bölgelere Göre Çayır .427.103.414.’de verilmiştir.167 606.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II.263.510 547.2.455 80.101.842 21.544.014 717.782 7. Tablo:II.B (Adet) 1.054. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 .002.892 1. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır. Çayır-Mera Alanı (ha) 1.

Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır.s. d. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır. e. Giderek verimsizleşen. b. h. su yayma sistemleri gözeler v. a. tesviye eğrili karıklar. Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir.2. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir. f. bitki (mera. 07. Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır.C. arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. Ekonomik değerleri. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. gen merkezi olma özellikleri. b. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri. Yeryüzü ısınmasında. e. Su kaynaklarının oluşumunu. c. d. c. katkıları yönüyle çok önemlidir. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir. Bitkisiz.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. g. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. insan ve hayvan düşünülemez. Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31.3.T. sigortasıdır. rekreasyonal özellikleri yönüyle. Otlatma dönemleri. arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları. b. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması . i. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 . II. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. Biyolojik yaşam çemberinde. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle. c. f. a. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir. Biyolojik çeşitlilik. çayır) temel öğedir.02.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile.G. d.

Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır.. Mera Otlak. 1993. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması. nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi. aşılama. h. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. 4. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. Ankara. Orman. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28..1998 tarihli R. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür. Çayır. Ankara. 1999. 6. Türkiye’nin Çevre Sorunları. 1995.. Orman Bakanlığı Dergisi.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12. Mera amenajmanına ağırlık veren.G.O. Kaynaklar 1.Mera Amenajmanı ve Islahı. Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. 5.s. Yeniköy. ı. Doğan. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir. köylünün ortak kullanımında bulunması. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır.N. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. serbest hayvan otlatmacılığı. Ankara.T.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R. Sayı:19.G.7. ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . 1993. dinlendirilerek otlatma. 2. Islah Çalışmalar. i. 1993. Ankara. Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir. 3. 35 . mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran. münavebeli otlatma. g.C. T. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında. Çelikkol . O. ve Mera Yönetmeliği 31. Küçükçakar. gübreleme. kireçleme. Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine.. j. yeniden ekim v. TÇV. Meraların kamu malı olması. Orman. Ankara. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları. Mera ıslah çalışmalarına etkin.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar.02.

1. Çaltı ve Munzur Çayları’dır. Başlıca kolları Deliceırmak. Çankırı. Uzunluğu 824 km olup. Peri. 3. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. B. komşu ülkelerde denize dökülür. Kırşehir. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Basra Körfezi’ne dökülür. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Devrez ve Gökırmak’tır. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 .’ ye ulaştığı tespit edilmiştir.800 km2 dir.355 km’dir. K. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar.T. Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun. Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. Menderes. Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18.673 m3/sn. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer. Ankara. Gediz. Çoruh. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır. beslenme havzasının genişliği 53. temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla. Nehrin en önemli kolları Murat.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer. Uzunluğu 1. Nehir. TÜRKİYE’DE AKARSU. Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır. Karasu. Sakarya. mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Nevşehir. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır.000 km2 su toplama havzasına sahiptir. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle. kuzeye döner. Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. Bu barajlardan Keban.4 m3/sn’ye ve en çok 1.Menderes. Kayseri. GÖL VE GÖLETLER II. Toplam uzunluğu 2. 720. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür.C.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir.3. Tohma. Siverek ilçesi. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır. Kırıkkale.

Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz. Uzunluğu 584 km’dir. Uzunluğu 850 km’dir. Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir.600 km2dir. Kelkit Irmağı. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. Uzunluğu 509 km’dir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür.T. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. Göksun. Nehir üzerine Aslantaş. İki önemli kolu vardır. Denize döküldüğü yerde.C. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. Elbistan yakınlarından doğar. Artvin yakınlarında Berta suyunu. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur. Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. Havza alanı ise 20. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır. Borçka’da Murgul suyunu . Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir. Menzelet. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır. 37 . İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer. Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. En uzun olanı. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur. Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. içeride kalmıştır. Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. Köse Dağı’ndan doğar. Başlıca kolları Hurman. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür.İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek.

Bu beş büyük gölün yüzölçümü. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır.T. Bu göllerin toplam yüzölçümü 9. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar.000 km2 yi geçer. Botan. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. 3. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır.C. Debisi ortalama 360 m3/sn dir. Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. Tuz Gölü. batıya doğru ilerlerken. Doğu Anadolu dağlarından çıkar. Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür. Basra Körfezi’ne dökülür. Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır. Beyşehir Gölü (650 km2). Batman. Dicle nehri üzerinde Kralkızı. Nehir. Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük. Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m). yaklaşık 40. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir.713 km2). Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür. Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur.000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. kuzeyden Kunduzlu. Van Gölü. En önemli kolları Batman ile Garzan. Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri. Türkiye’nin önemli akarsularındandır.2. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Çıldır Gölü (130 m).ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup. Hazar Denizi’ne dökülür. II. Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. Tuz Gölü (1. Habur. Hazar Gölü (150 m). su toplama havzası ise 17. Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2). Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup.620 km2). göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır. Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir. Akşehir Gölü. Van Gölü (3. Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı. 38 . Deliiniş ve Demrek Çaylarını.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Ilısu. İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir. dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır. Selendi.500 km2 dir. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. En sığ göller ise Tuz Gölü.

000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır. II.K: 571. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. 3. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır. DPT. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. Yayın No: DPT: 2555. suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde. VIII. 1999. Ö. Kaynaklar 1. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece. 39 . Ankara. 2001.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz. Tortum. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya.İ.4. Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60. Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır.T.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir. VIII. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde. Plan döneminde ise. Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün.C. II. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Büyükçekmece. 2. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20.3. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl. Hazar. 3. Haritalı İstatistik Bülteni. VII. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir.

Mermer vb. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir. Anadolu da ise madenciliğin MÖ. Kaolen.89’luk pazar payı ile birinci.C. jips. Türleri.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu.4. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış. Taşkömürü.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir. Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar. Petrol. Ülkemiz. bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank. selestin. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. Bor. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Linyit. Gümüş.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı. Uranyum vb. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir.T. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları.) B.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Bakır. Değerlendirmeye. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır. sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19. Toryum.4.Ö. yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir. sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır. ABD % 15. Demir vb. Yatak Sayıları ve Tablo:II. A. Tablo:II. manyezit. sırada yer almaktadır. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır.Enerji Hammaddeleri (Asfaltit.) C. metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M. 2000.2’de 40 . tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. Madenleri aramak. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA). kil.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler. Bu nedenle Anadolu.4. pomza. zeolit. Mermer. Türkiye % 0.Metalik Madenler (Altın. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir.) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede.16’lık pazar payı ile 52. kuvartz. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10. feldspat.

34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası.4.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E.C.Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham.T.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E. Tablo: II. Enerji Hammaddeleri: E. Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri. 1981. Türleri.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler. Tablo:II.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 .4.Endüstriyel Hammaddeler E.

1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri. zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88.5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez.C.T. lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID. maden zuhuru veya zuhurlar 42 . 2001. 2001.868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID. Beş Yıllık Kalkınma Planı.05-0. orta kalite karışık % 34.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24.54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0.4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli. Kömür ÖİK Raporu. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı.24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda.54 K2O Sb içeriği AİD.) İyi.

’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin. altın. toryum. kaolen. asbest.MTA. 3. 4. bor ve perlittir. kükürt. uranyum. Kaynaklar 1. MTA. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler. bakır. 1995.C. Maden Tetkik Arama Enstitüsü. talk. 43 . alüminyum. fosfat. manyezit. krom. volfram. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir. kurşun. grafit. 2001. antimon. barit.MTA. Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. florit.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır.T. maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz. manganez. Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin. Türkiye Maden Yatakları Haritası. çinko. Harita No:II. demir.2. Ankara. Ankara.: Türkiye Çevre Atlası. Yayın No:194-1986. molibden. 2001. civa. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler. nikel. 2. gümüş. Kısım: IX.

En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir.1.T.01. Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45. TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir.2 °C ile İskenderun.C. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır.6 °C ile 20. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır.4 °C’dir. III. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir. Bununla birlikte daha özelde. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir. doğuda dağlık bir yayla. İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. en düşük 1. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi.50C ile 30. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride.8 °C ile Sarıkamış’tadır. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Doğuda engebeler çok fazladır. tüm ülkede sıcak geçer. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir. Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.7. Ancak her bölgede aynı değildir. 44 . yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir.1. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. Batı Anadolu da ise. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. yurdumuz için Akdeniz iklimi. Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür.

Karadeniz’den ise daha yüksektir. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup. kışları ise soğuktur. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir. sıcaklık ortalamaları daha düşüktür. Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup.2. % 20’si ilkbahar.T. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.Yaz mevsiminde 45 . konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir. % 25’nin sonbahar. III.4. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır.5. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup.1.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır.1. yıllık yağışın % 55’i kış aylarında. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla. % 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir. Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır. III. bunun % 40’nın kışın. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür. % 18’i sonbahar. Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır. Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta. Bölgede genellikle yazları sıcak.1. III. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük.1. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. Yıllık yağışın % 65’i kışın. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir.C. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir.3. % 25’nin ilkbahar.

Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın. Yazlar sıcak ve kurak.1. % 35’i de ilkbaharda görülür. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır. III. civarındadır. 46 . Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir. Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser. % 20’si sonbahar. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın. III.1. % 25’i kadarı da ilkbaharda görülür. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir.7. III.1. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir. yağışlar azdır. Bölgede konvektif. Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır.1. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür.C. kışlar soğuk ve sert geçer. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir. civarındadır. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır. III. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır.6. Yıllık 390 mm. bölgedir.8. Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir.9.T. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm.

Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir. tespit edilmiştir.1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III. Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre. İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur. dir. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar.T. 47 .1. 2001. Harita III. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir. Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir.2.C. Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.1.

48 .C. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır.2. III. Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III. sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına. karbon monoksit. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir. Tablo:III.2.T.1. Hava kirliliği. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. ozon. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır. sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir. azot oksitleri. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar. Hava kirleticileri kısaca. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler. Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir.2. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir. * Partiküller. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir.2. Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar.2. Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur. * Kükürtlü maddeler. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz. havada katı. Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur. Bunlar şu şekilde sıralanabilir. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır.

1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1.04 350 450 500 7. Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür.Klor(CL) 6. Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri. Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14.2.Azot Monoksit(NO) 5. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b.Hidrojen Sülfür(HS) 11. nitrik asit.3.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13. 2. Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır.Endüstri Bölgeleri 2.Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8. Genel b.C.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17. Endüstri Bölgeleri 12. III. Tablo:III. 49 .Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0.Azot Dioksit (NO2) 4.Endüstri Bölgeleri 15.T.Karbon monoksit(CO) 3. * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a.Hidrokarbonlar(HC) 10.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7. (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. * Karbon monoksit.Genel b.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9. Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler.

Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. Konut ısıtma. tarım ilaçları üretimi. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır. sıvı. çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir. kükürt. cam ve seramik fabrikaları. Kara. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi. demir dışı metal üretimi.2. suni gübre fabrikaları. sudkostik fabrikaları. kireç. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri. Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır. insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar. halojenler. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi. katı. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri.1. 50 . çimento fabrikaları.4. deniz ve hava taşıtlarında mazot. ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi. is. Sabit Kaynaklar: Katı. asbest üretimi. deniz. III.2.2. hava taşıtlarının egzozlarıdır.1. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. Hareketli Kaynaklar: Kara. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri. petrokimya tesisleri. III.T.3. 2. bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında.3. dökümhaneler. asfalt yapım üniteleri. III. duman. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir.2. soda. Yapay Kaynaklar Hammaddeleri. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda.C.4. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler.hurda demir işlenmesi. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.

duman. giderek kaynakların tahribine. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. Tekstil Sanayi. Enerji Üretimi (Termik Santrallar). çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. Demir-Çelik Sanayi. Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile.C.T. toz. Bu Yönetmeliğin amacı. Deri Sanayi. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. Selüloz ve Kağıt Sanayi. tesislerin. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. gaz. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta. Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. izin. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. Petrokimya Entegre Tesisleri. Çimento Sanayi. yakıtların. Lastik Sanayi vb. Şeker Sanayi. sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması. Gübre Sanayi. çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. kullanılması. esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır. 51 . Taş-Toprak Sanayi. şartlı ve kısmi izin başvuruları.

c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.İzleme ve denetleme.2.Kirletici harcı.2. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir. f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız. -Araştırma. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III. 52 .İzin ve ruhsatlar. eğitim ve ikna çalışmaları. III. hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez. III.2.Arazi kullanım planlaması .C.4. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır.3.4.1. radikal girişimler ile sonuç alınamaz.4.2.2.2.Sübvansiyonlar. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi. Koruyucu Önleme Stratejileri . Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır. Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür.2. Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz. Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir. III.2. . .4.T. Destekleyici Önleme Stratejileri .4. Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği. b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması.2. Dolaylı Önleme Stratejisi . e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir. d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır.4.2.2.

benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC). kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur. III.Sağlıklı yer seçimi. karbon monoksit (CO). .4. 53 .Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu.2.2. Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde.Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi. .C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Yeterli yükseklikte bacaların inşası.Kamuya dava açma hakkı tanınması.Temiz yakıt ve hammadde. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı. .3.Atıkların değerlendirilmesi.Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması. .4.Çalışmadan alıkoyma cezaları. .4. . Bunlardan birincisi. . Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir. III.2.5. . .Ortak arıtma tesisleri kurmak.Endüstri sigortası.Para cezaları.Hapis cezaları. . atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel. Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan. azot oksitleri (NOx) ve kurşundur. dizel araçların egzoz gazlarından çıkan. İkincisi ise. .Cezalandırıcı Önleme Stratejileri .2. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar. Düzeltici. III. Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin. .Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır.T.4.

.T. gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması. yanmamış hidrokarbonlar (HC)."Çok kirletenden çok. bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması.Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması.5. Bu rezervler. az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması. biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup. dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru. .3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır. Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir. 54 . . . doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır. III.Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek.2. Fotosentez bitkilerin. . fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır.C. trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi.Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde. azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir.Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park. Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler .Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek. çift plaka uygulaması gibi). Ancak. Dizel motorlar. . karbon monoksit (CO). III. Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği.4.Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması. benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir. . benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir.Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

ÖİK:571. sulama (% 37). Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar.600 22. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82).020 Lübnan 1.000 4. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir.1.2. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama. sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.1.200 75 5.141 17 31. Sanayileşme. 64 . Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır. içme-kullanma (% 39).200 Asya Ortalaması 3. VIII. 1. 6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır. 2.443 3. Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir. Tablo IV.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38. Nüfus artışı.000 Afrika Ortalaması 7.000 Dünya Ortalaması 7. Yayın No: DPT: 2555.9 milyar m3 suyun 32. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3.000 31.C.735 Suriye 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.T.600 22. IV. 4.939 73 5.500 75 6.700 15 42.466 4. 3.195 16 38.9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan.900 29.kullanma (% 10).000 Güney Amerika Ortalaması 23. içme.2.2.400 15 Kaynak: DPT.016 72 5.1. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı. VIII. yeraltı suyunda. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1.600 Kaynak: DPT.300 Türkiye 1. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30.’de verilmiştir. Şehirleşme . Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir.000 Batı Avrupa Ortalaması 5.1. ÖİK:571. Yayın No: DPT: 2555.

Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular. : Az kirlenmiş su. Harita IV. I. ÖİK: 571. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni. 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. Sınıf IV. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde. 65 . DPT. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir. endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Evsel. 2. akarsuyun debisidir. 1999.C. VIII. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası. Yayın No: DPT:2555.1.Sınıf II.T.Sınıf : Yüksek kaliteli su.3.Sınıf III. : Kirli su.2004. IV.1. Buna göre. Kaynaklar 1. DSİ.

komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. nüfus artışı. bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi. Resmi tahminlere göre. sanayileşme. Ayrıca. kentleşme. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği.2. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım. 66 . yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere. VIII. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir.1.C. 2. zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır. 1990 yılında 30. genel kullanma suyu % 17. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü.1’de verilmektedir. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir.2. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir.T. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV.2. IV. toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır.2. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır. toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir. Diğer yandan. SU KİRLİLİĞİ IV.

: Çok kirlenmiş su. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. Alabalık üretimi. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a. Alabalık dışında balık üretimi. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. b. 67 .T. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. : Kirli su. d. c. e.C. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda. : Az kirlenmiş su. Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların. d. e. İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini. b. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. f. c. Rekreasyonel amaçlar. Buna göre. Diğer amaçlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.3. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı.2. Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak.

1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD.7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV.6 Milyar m3) Kullanılamaz (29. 1992.C.4 Milyar m3) Kullanılamaz (91.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri.1. 2001. 68 .2.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41. Paris. Türkiye Çevre Politikaları.

Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0.9. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12.5 7.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0.1 0.001 0.002 0.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete .02 0. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13. 4.65 >5000 >300 >250 3.1 0. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5. KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2. Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20.05 0. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1.2 1 >1. Çözülmüş oksijen (mg 0. Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17.2.1 >0.3 1 >1 21. Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16.02 0. Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19. Civa (µg Hg/l) 0.5-8.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8.5 >0.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13. Ph I 25 6. Toplam pestisit (mg/l) 0.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir.5 >0.3 0. Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1.05 9.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0.C.0-9.9 IV >30 6. 69 . BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0.16 0. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7.5 30 6.02 0. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6. d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6.2c 1c 2c 8.2/l) 8 6 3 4.0-9.01 0. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0. Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir.5 2 >2 2. Sıcaklık 0C) 2. b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.T.5 9.65 11. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir. Alüminyum (µg Ag/l) 0. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10.01 0.5 6. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18.1 8. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12.5 5 >5 5.1 >0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14.5-8. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0. Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4.05 >20 >0.02 0.3 0. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0.01 0.1.5 1. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9.

3. 2. sağ sahilinde grup B. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü . 70 .2. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV. D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir.Çevre Bakanlığı) 1992. Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan.T.2. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır. C parametreleri gösterilmelidir. B: Organik Parametreler. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir. Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri.Ü. Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992. b.2. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite . Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır. çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler. B. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi. C. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi.2. D: Bakteriyolojik Parametreler. periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. C: İnorganik Kirlenme Parametreleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A.C.Çevre Bakanlığı) 1992.3.1.3.1’de verilmektedir.

krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır. Müdürlüğü. kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. Kuzey Ege.3.2’de verilmektedir.3. Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak. Ancak. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel. 6.2. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları.2. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 . Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları.C.3. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir.3. endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası. Antalya Traverten Platosu. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında. 5. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım.Çevre Bakanlığı) 1992. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır.2. Köprüçay havzasında kirlenme. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır.2. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler.3 ve Harita:IV.2.4’de verilmektedir. Aksu Çayı. IV. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi .3.1 ve Harita: IV. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.T.1. atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir. Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir.2. nikel.Çevre Bakanlığı)1994. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir.

Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak.’de verilmektedir. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları. Gediz. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin.3.11’de.B. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir. tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir.’da verilmektedir.2. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir. Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır.2.2. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir.5.1. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır.2.2. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır. B. maden yataklarının. Susurluk. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır. 72 Durumlarının .9’da.2.3.3. Harita:IV.2. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar.3.3. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları.2.8.3.2.2. kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi.2.14’de verilmektedir.C Grupları) Harita: IV. ve Harita: IV.3. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu).3. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır.3. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.3. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır.3. Harita:IV. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A.C Grupları) Harita: IV.3.6.C Grupları). Marmara.2.2. IV.13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Karadeniz. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır.2.2. niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte.3. IV.10’da verilmektedir.T. Sivas.2.2.3.B. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV.B.C.3. Kızılırmak.12’de verilmektedir. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup.2. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir. IV.7 ve Harita: IV.2.3. Harita: 2.3.

2. Ergene Nehrini de kendisine katar.2. Susurluk. Ancak. IV.1. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir. Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir. Bundan dolayı.C. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri.3. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri. yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir. 73 . b. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir. nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.4. IV. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre.T.1.1. Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir.2. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir. Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu.3.2. Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV). Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5. Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür.4.3. Meriç Havzası. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. İnece. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük.2. a. Bu durum. Susurluk. Şeytan. Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç. Lüleburgaz. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır. Meriç Nehri.4. amonyak azotu.

1.2.2. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir. Mustafa Kemal Paşa Çayı. Sınıf arasında değişmektedir. 74 . Simav Çayı. 3.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından. Sınıf’tır. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı. çözünebilirlik.2. Toprağa düşen ilaç toprak tipi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. 1. sınıf olmasına rağmen. arsenik.T. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV. ve IV.C.2.2. Sınıf olduğunu göstermektedir. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır. bor ve askıda katı madde açısından IV. Orhaneli Çayı organik açıdan II.Erozyon.4. hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir. Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV. IV. krom.4. 2. Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme. BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır. Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi.2.3. Sınıf kalitede gözükmektedir. Bor. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar. kurşun.3. Bu çayın kalitesi III.

Sınıf kriterlerini sağlamıştır. Kocaçay. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II. IV. çözünmüş oksijen.4. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık. Sınıf olarak değişmemiştir. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup. Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel. sülfat. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. çözünmüş oksijen. nitrit azotu ve klorüre göre 2. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık. toplam çözünmüş maddeye göre 1. sülfat. Sınıf olduğu göze çarpar. ana kolları Deliniş Çayı. klor değerleri her iki yılda da II. çözünmüş oksijen.Sınıf olmasına rağmen.2.4.5. 1989 yılında ise sıcaklık.2. pH. sülfat.3. amonyak azotu. Bayramoğlu. BOİ5 . nitrit azotu ve klorüre göre 3. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir. nitrat azotu. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur. sülfat.C. Madra. Karamenderes. klor. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3.2. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde.3. çözünmüş oksijen. Sınıf. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3.4.T. IV. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV.3. Sınıf olarak kalmıştır. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2. pH ve nitrata göre 1.Sınıf kriterlerini sağlamıştır. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır.Sınıf olarak tespit edilmiştir.3. sülfat. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1. sınıf olarak ve klor değerler 2. nitrit azotu değerinin değişmemiş.2.2.2. IV. Kuzey Ege Havzası Bakırçay. Sınıf.3. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır.2. Sınıf olduğu göze çarpar. pH. Sınıf. amonyak azotu. çözünmüş oksijen.1.5. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır.2. 75 . bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV.

ve 3. bazı yörelerinde 4. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).2. Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır. B. Deliniş.2.2. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde. Sınıf.3. Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır. B. Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır.2. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış. Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir. Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3. B. Harita:IV. IV.3.2.5. Alaşehir Çayı (2. Harita:IV.17’de. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup.Ekim 1993). Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları. Dumanlı Gölü. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci. toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ.3. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl. Tersakan Çayı’na akmaktadır. Yeşilırmak havzasında. Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir. Harita:IV. Havza alanı 36. C.C. 76 . Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).3. Tersakan ve Kelkit Çayı. Nif Çayı.15’da. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2. Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg. A.114 km2’dir. toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993). nehrin ana kolundaki suyun genelde IV.T.Sınıf. 37 adedi akarsuda. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır. Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.16 ’de verilmiştir. Harita:IV. Grubu). Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır. Sınıf olan ana kolun kalitesini. 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda. Demirci Çayı. güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır.18’de verilmiştir. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A.2. olumlu yönde etkileyememektedir.3. Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek. Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür. Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4.2. Sınıf). C Grupları). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı. doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup. C.

A grubu parametreler yönünden IV. Aralık-1994).2. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır. 77 . ve IV. endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır. Sınıf) gözlenmektedir.2. D grubu açısından incelendiğinde. B ve C grubu parametreleri açısından da III. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A. A grubu parametreleri açısından IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde.3. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı. akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.6.3. havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle. Şeytan Dere. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır. B ve C grubu açısından ise III. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV. IV. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında. İçbatı Anadolu’dadır. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. Yörede bulunan linyit işletmeleri.873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır. şeker fabrikası. Sınıf su niteliği taşımaktadır. Başlıca kaynak kolları.Büyük Menderes nehri kolları. Akar Dere. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir. Türkiye’nin güneybatısında. C grubu yönünden ise III. İki büyük koldan oluşan nehir. A grubu parametreleri açısından IV. et kombinası. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince. Kuzey Marmara Havzası. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV. B grubu yönünden II. Süloğlu Deresi. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra. Sınıf su niteliği göstermektedir.3. Sınıftır. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III. III.C. Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle). Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup.T. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı. ve IV.Sınıf. IV. Sınıf.2.Sınıf. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası. Harita incelendiğinde. Koca Dere. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür. Sınıf. B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV. dir. ve IV.2. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır.2. Batı Anadolu’da yer almaktadır. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır.7.19’da verilmektedir. Hayrabolu Deresi. 24. Lüleburgaz Deresi. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle. Yan kolları Kırkkavak Deresi.

güney genişliği 140 km dir. yerleşim yerleri. gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. kayalıklar. kuzey. 1981. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır. Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup. batıda Meriç Nehrine açılmaktadır. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir. Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir.C. Havzada doğal göl bulunmamaktadır. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları. Gerek yöre halkından gelen şikayetler. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A. Ergene havzası.T. diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup.B. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir. Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir. fundalıklar. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır. Ergene havzasının doğu. Güneyden Işıklı ve Koru dağları.batı uzunluğu 160 km. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir.

Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. işletilmesi gerekmektedir. Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır.Manisa. Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir. Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır.8. tarımsal endüstri. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır. tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir. deri. ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi. bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. yörede hızla gelişen sektörlerdir. Kimya. mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. Havza genelinde plansız sanayileşme. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır.2. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan.2. tarım ve sanayi merkezi olmuştur. sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege.C. IV. Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp.3. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir.T. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. metal sanayi vb.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir. 79 . Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. konfeksiyon. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir. toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır.

C.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Kullanılan iyi nitelikli tohum. Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir. sulama. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir.4. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir.2.2. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür. göl. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV.5 8 5 15 1000 1 0. gübreleme. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular. gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV.2. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır.2’de. Göletler. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.T. Tablo: IV.5-8. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde. 80 .005 6-10. 4. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”.1 gereğince yapılır. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır.9. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise. gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir.2. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre. IV. Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı.2. acı ve sodalı göller dahil) 6. Göller.1 0. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır.5 5 1000 0.5 3 7.

yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te.3’de verilmektedir. turizm. diğer yerleşim merkezleri.C.). su ürünleri. sulama. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Hotamış. su ürünleri.2. doğal park. Meke ve Acı gölleridir.2. Morelle Golden AŞ. sulama. rekreasyon. (EBK. sulama. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama. hidroelektrik. balıkçılık. su ürünleri. Afyon Şeker Fab. 1992. su ürünleri.3. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri.2. Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV. Tablo: IV. küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. Keçiborlu Kükürt Fabrikası. rekreasyon. Şeker Fabrikası. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır. TSEK vb. saz ve kamış üretimi. balıkçılık. Alkoloid Fab. su ürünleri. tarım alanları.2.1.4. Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır. rekreasyon. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri. küçük yerleşim merkezleri. Tuz. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri. Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta. yaban hayatı İçmesuyu. saz ve kamış üretimi.2. göl olarak da en önemlileri.4. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi.. tarım alanları.T. Burdur) içmeye. su ürünleri. tarım alanları. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi. yaban hayatı Su ürünleri. yaban hayatı Rekreasyon. (EBK. tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir. Çarşamba Çayı. rekreasyon. rekreasyon. Bataklık 81 . Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları. yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi. A. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San. rekreasyon. IV. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park.Ş. Tarım alanları. TSEK vb). Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic. balıkçılık. yaban hayatı İçmesuyu.

Yoğun ticari balıkçılık. Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir.2. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır. Altınapa. Konya Kapalı Havzası. Tuz Gölü Tuzlaları. Böylece istasyonlar. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır. demir.5. yağ ve gres. nitrat. Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. Ana tahliye kanalı. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. III : Ticari. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. endüstriyel ve diğer kullanımlar. II : Rekreasyon.C. şehirleşme. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu. deniz taşımacılığı. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b.Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır. azot. IV. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. Ancak sanayi. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. organik madde. serbest kükürt. Bu değerlendirmelere göre. Kurşun. çinko. deterjan. florür. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır. kadmiyum. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir. fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır.Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 .T.

endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir. 83 . Doğal koku ve tadı dışında olmaz. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır.4.5. 15 günlük bir periyodla. Tablo:IV. Sınıf D III: Ticari. Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0.005 mg/l’nin altında olması gerekir.4’de verilmektedir.3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır.2. liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır.C.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla. 4. deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır.2. Bulunmayacaktır. Ayrıca 0. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir.2. Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.T.9. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır. Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır. Bu sulardan genelde Tablo:IV.

9. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin. sıvılarla.1 0.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.001 0. katran vb.1 0. Su. Yüzer halde yağ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV.1 0.5.T. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır.004 0. ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır.01 0. 84 . Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0. 4. biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır.1 0.01 0. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır.1 0. çöp vb.C.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır. katı maddeler bulunamaz. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir.02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.2.

1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır. IV. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir. Aşama temelinde. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur. bilimsel yöntemlerle inceleyerek. 85 . 1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II. Bu çerçevede. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu. Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır. Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını.2. kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl.5. Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir. I. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır. kirleticilerin kaynaklarını. derecesini. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir. nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş. deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır.1.C. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir. Bugün MED-POL. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan.T. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda. AEP tasarısı.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup. Tablo:V.5.1.1.1. Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır.1. Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir.C.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Türkiye. TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır. Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları.‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V. V.7.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı.1.8. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.1. Orta Anadolu Kuşağı (1). Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V. özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir. engebelilik vb.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2). daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir.1. Tablo:V. Tablo:V. Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde.1. Akdeniz.6. Tablo:V. Tablo:V.3.‘ de verilmiştir.1. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır.’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı.1.’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı. Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır.1. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır. 95 .2.T.1.

061.091. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır. 96 . Oranı (%) 19.0 0.4 Doğu Anadolu 1329 0.2.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.930.2 Orta Anadolu 25706 3.9 5.0-8. 1988.8 1.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.1 10. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.031 96.0-4.2 0. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1.0 14.9 Orta-Asit 10.1.6 33.9 4.9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0.4 2.6 4.2 4.4 0.2 89.1 1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.4 37.7 5.9 Kuvvetli Alkali 1.6 40.1 52.8 10.178 6. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.4 85.629 602.2 16.287.172 589.719 7.8 Toplam 74.528.648 7.6 Güneydoğu 4061 1.7 25.9 4.1 0.4 2.8 38.9 0.4 7. Ölç.7 22.6 7.9 11.776.0-5.6 Ege 7404 2.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3.6 0.7 Orta Anadolu 25778 0.1 51.2 8.9 0.2 13.7 4.1.485.2 Akdeniz 3367 5.5 37.2 6.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.3 Doğu Anadolu 1342 0.978.5 85.211.008 Türkiye Yüz.9 Hafif Asit 30. Bölgeler Tablo:V.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.9 Hafif Alkali 57.661.5 93. 1987.9 56.4 Karadeniz 101137 1.C.094 2.544 12.9 25.1.027 669.0 2.T.136.3 Göller 3759 6.4 76.243 9.3 Ege 7342 1.750 4.0 44.9 47.9 47.6 0.7 10.7 5.7 66.7 7.0-7.6 Akdeniz 3168 0.5 0.8 7.0-6.239.8 15.9 Kuvvetli Asit 0.8 55.3 38.5 13. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.2 6.9 16.9 32.0 84.1 8.9 10.2 48.8 8.7 Güneydoğu 4272 4.2 45.1 7. Tablo :V.9 8.8 0.4 0.260 302.5 8.4 6.7 Göller 3871 0. 1988.6 55.1 37.3 7.4 0.1.933 3.960 3.866 1.

4 Doğu Anadolu 1319 13.9 18.0 Tablo: V.4 64.8 Karadeniz 10488 35.6.2 2.3 30.8 29.8 18.1 38.5 4. >100 Çok Fazla 32.3 Akdeniz 328 39.4 15.0 18.5 Ege 7225 17.4 41.2 Ege 7625 32.7 Ege 7826 31.T.5 Güneydoğu 4227 44.5 34.6 32.6 Güneydoğu 4035 29.2 Doğu Anadolu 1447 16.9 17.9 Güneydoğu 4340 12.2 10.3 23. >4 Yüksek 1.0 24.0 31.1 9.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1.1 31.1 4.9 Orta Anadolu 25419 21.6 35.6 6. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.4 8.7 28. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.3 9.5 22.2 49.6 9.6 6.4 65.2 Karadeniz 10142 13.9 8. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.1.8 7.5 6.0 20.6 14.4 47. 1988.9 Karadeniz 10570 28. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.9 27.7 4.1.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.6 32.3 Doğu Anadolu 1338 0.2 6.4 Doğu Anadolu 1339 21.9 Tablo:V.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü. 1988.2 Göller 3632 19.8 23.5 18.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.6 12.2 12.0 24.3 22.5 22.7 7.1.74 97 .0 8.2 7.2 Tablo:V.7 28.1 12.2 18.9 49.7 Göller 3668 36. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.0 2.6 Orta Anadolu 25930 9.5 33.7 13.3 33.6 19.9 Karadeniz 9724 1.8 Göller 3673 0.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.1 20.3 17.4 16.8 15.7 2. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.7.8 25.3 18.0 25.4 53.2 11.4. >15 Çok Fazla 6.9 47.4 Ege 7571 8.9 7.3 10.8 8.2 36.3 17.9 1.7 36.5 Akdeniz 3139 23.2 Akdeniz 3346 3.0 9.5 46. 1988.9 13.6 21.9 3.1 2.2 34.8 5.2 64.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.4 8.5 32.2 18.9 20.8 Orta Anadolu 25852 31.9 2.3 83.2 60.3 32.0 56.8 Orta Anadolu 25853 1.5 Göller 3768 14.9 10.9 20. >25 2. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.2 47.3 11.1.7 46. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.1 17. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.5 11.3 27.6 Akdeniz 3270 10.7 23. 1988.5 8.6 23.3 9. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14.0 23.4 55.4 26. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.8 22.4 7.3 17.1 6.5.3 1.7 6.7 25.2 49.3 3.C.8 25.6 3.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.9 25.3 27.9 11.4 5.5 14.8 7.5 17.5 20.8 Güneydoğu 4157 0.8 26.

1989.00 51.00 89.3 7.80 2.07 56.0 640.06 84.0 294.13 0.00 54.00 2.0 1.0 211. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah.68 26.61 8.69 0.57 0.18 0.80 15.56 2.36 36.46 15.0 213.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.43 6.00 61.87 54.7 360. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17.71 29.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12.67 38.37 28.20 63.05 63.39 40.9 85.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.00 92.0 6.1 2.00 40.2 4.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.54 55.78 35.04 1.43 1.48 14.78 53.33 60.85 41.18 78.41 0.0 123.09 27.2 47. Ankara.00 26.82 39.4 5.00 11.85 0.00 21.5 20. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu.21 4.00 2.9 7.84 157.80 6.69 46.96 16.14 17.03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20.00 16.39 9.79 0.0 233.8. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah.54 46.0 642.21 23.88 9.1 13.5 1.3 4.0 1.00 13.0 9.0 502.29 1.14 7. 98 .00 12.0 302.00 15.00 12.03 2.0 3.32 20.49 2.33 0.5 378.03 27.43 4.33 53.15 2.03 37.0 134.0 423.39 88.0 453.00 11.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.94 18.T.1.29 40.C.10 27.09 0.92 4.03 3.30 17.0 9.27 25.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.0 325.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.24 90.5 528.40 8.0 7.43 1.

Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur.1. özellikle işlenebilen araziler.’lık bölümü işlenmekte % 28.5’ini oluşturan 23.114 ha. Türkiye’nin arazi varlığının % 36.3.’lık bölümü sığ (20 . Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde.908.’lık bölümü orta derin (50 . Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır. % 36. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile.4’ünü oluşturan 28.90 cm) % 30.1.1. Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır.221.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır.781. uygulanan yanlış tarım yöntemleri.3.463 ha.1.575 ha.468. topoğrafik yapısı.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır.2’sini oluşturan 28.2.C. % 17’sini oluşturan 13. geriye kalan % 85. % 30.3’ünü oluşturan 21.50 cm) ve % 37.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa.108. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.750 ha. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.’da verilmiştir.9’unu oluşturan 9.455 ha.205 ha.’ında şiddetli. Türkiye’de Arazi Problemleri V.2’sini oluşturan 11.699. Çeşitli arazi türleri.9.299.745.334.1’ini oluşturan 27. Söz konusu bilgiler Tablo:V.699. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır.’lık bölümü 90 cm’den derindir.592.6’sını oluşturan 23. sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından.690 ha. iklimi.614 ha.938 ha.’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir.1. geriye kalan % 5’i oluşturan 3.T. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür. Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir.8’in % 11.’ında orta.973 ha. Erozyon Türkiye. Ülkemiz topraklarının % 14. V.003 ha. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır.’lık bölümü çayır ve mera. 99 . Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15.

1.C.9. Genel Toprak Amenajman Planlaması. 100 .Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık. Çay Kestane vb. Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.T. Zeytin. 1987. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.

Bu nedenle. Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası. Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır. çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir. Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir. toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması.İ. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur. genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır. 1953 yılında kurulan D. eski Topraksu Genel Müdürlüğü. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. Halbuki erozyonla. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 . konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi. Kızılırmak’a adı. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır. Ülkemizde ise erozyon. Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür.T. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler.S. bu taşınmanın gözle görünür delilleridir. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir.C. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır. topraklar geri alınmaktadır.

7’sini.T. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6. 1987. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür. Bu eğimler işleme zorluğu. Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır. Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır.22 2 Orta 15592750 20. Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları.64 1 Hafif 5611892 7.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3. Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir.1. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 . Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır. Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1. V. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir.1. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0.3.’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha.11. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında.10.04 3 Şiddetli 28334933 36.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.’de verilmektedir.10. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22. ticaret.C. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır. Gelişmiş ülkelerde. Tablo:V. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35.2.3’nü kapsamaktadır. endüstri.1. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren.

103 . Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır.11. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir.3.484.1.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28. Fakat taşlar. 25. Tablo:V.3. V. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir.093 hektarı tarım arazilerinde. Ülkemizde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14.495. 2.3 11. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz.12. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir. yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır. 21 261 850 ha. V.Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.989.C. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller. 1987. Bunların 2.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.1. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür. Tablo: V. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz.4. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir. Taşlılık Sorunu Taşlılık.1.1. aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir.3. tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.T. Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26. Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler.9 30.5 37.1. 1987.2 sini oluşturmaktadır. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V.

603 ha ile % 0. su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir.’ında olmak üzere 2. Bu suların. dolayındadır. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır.968.1.022 ha.’dır. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1. 264.5. 504. Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır.722 ha olup.’lık alan.6. 123. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır. V. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır. 8.771. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi.119.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır.3.ında.T.01 hafif tuzlu-sodik topraklar.6 sodik topraklar. İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir. 104 . bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır. Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler.968.C.1. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir. Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1.518. % 2 düzeyindedir.641 ha ile % 0.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar.3 olmak üzere toplamı 1.2 tuzlu sodik topraklar. Aksi takdirde. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte. tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır.260 ha.814 ha’.956 ha ile % 0. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır.975 ha. yan yana görmek mümkündür. Sodik topraklar 8.3. Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454.000 ha.863 ha ile % 0. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile.161 ha. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi.

T.. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. Ders Kitapları Serisi No: 47. Ergene. Bina. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. bitki toplulukları. 7. Ankara. 1987. Toprak Biliminin Esasları. TMMOB. Cilt-I. BÖM: 9. Atatürk Üniversitesi Basımevi. No:289. 1989. V. 2. 1991. 105 . İ.Y. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Karayolu güzergahı seçimi 1. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. Havza Islahı. Ziraat Mühendisleri Odası. 1989. sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte. Harita V. Topraklarımız. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu.1. Talaz. Ankara. Toprak Muhafaza. 8. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162. ve 2..360 ha kadardır. Ankara. Akalın. Mera Kanunu gibi kanunlar. TOBB. Ankara. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. 3. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır. Ziraat Fakültesi Yayınları. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. 1987. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı. gelecek nesillere karşı borcumuzdur. A. M. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir.. Dizdar.7.S. No: 635.3. Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. 1995. 6. 9. her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. Ankara. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir. su. 5. 1987. Toprak ve Çevre Sempozyumu. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli. Yayın No: Genel: 245. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . 1987. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. Ankara. DİE.. TÜBİTAK Yayın No:7. Kaynaklar 1.C. toprak. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . Ankara. Erzurum. Teknik Yayın No:60.1. Atatürk Üniversitesi Yayınları. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup. 4. 1992.

rüzgar. % 22. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir. Yurdumuz topraklarının % 78. 106 . Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır.2. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla.2. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. Her yıl milyonlarca ton toprak. toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin. su ve sellerle denizlere taşınmaktadır. Tablo:V.1. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır. % 36. V.4’ü şiddetli. Ülkemiz arazilerinin.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır. tarla açılması.2.T. yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir. % 20’si orta şiddetli. yangınlar. bu konudaki araştırma ve uygulamalara.072. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır. Yurdumuz dünyada. TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı.C.7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde. oldukça yakın tarihlerde başlamıştır.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa.

Olduğu gibi korunmalıdır.22 20. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir.42 22. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır. ülke genelinde. Yurdumuzda çayır ve mera alanları. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs. Orman ve otlak kullanışı uygundur. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır. orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir.2. Bu nedenlerle.2. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı. 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir. 107 .C. .T. ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur. .32 3.’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup. gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Tablo: V.Erozyon riski yüksek olan.77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi. Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. . Harita V. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur. bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte. yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir. İşlemeli tarım yapılamaz. hafif.Yanlış toprak işlenmesi. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır. yetersiz toprak özelliklerine sahip.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3. 1987. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi. Kum tepeleri ağaçlandırılmalı. Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı. Toprak ve bitki örtüsü yoktur.04 36.58 3. bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması.1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta.06 7.

471 ha. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78.Y.6.3.749.2.VII. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2.288.009.C. 1995.533 36.416.K.1 kadar orana sahip iken.399 11.2.416.776.T. Tablo: V.2. Sürülebilir arazi toplamı % 34.016 26.II.004.127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5.959 3.0 5.396 2.2.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6.1 0.487 ha kadardır.778.574.7 9. Türkiye’nin yalnızca VII.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4.563 ha alanı kapladığı görülmektedir. 100. bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.Y.563 1.547 10.546. 108 .633 4.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V. Grubu A. A. sürüme uygun olmayan alanlarda 1.III. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I.K.4 8.692.VI. 1995.2 46.2.3) problemsiz arazilerin 4.585 165.749.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.238. Sınıf arazilerinin % 46.758.553 46. Sınıf) Alan ha 5.6 60. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır.012. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V.537 6.004.425. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır.7’lik bir orana ulaşır ki.339 ha olduğu.2.IV Sınıf) Alan ha 4.396 ha.2.7 9.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77.753. VI.702 7.).3 34. ve VII. Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir. Tablo:V.Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları.009. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5.797.330 7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.778.2 13.557. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta.399 16.201. Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır.2.

Keban 525 Tortum 2500 Fırat.4’de verilmektedir. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu.8 19. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır.E.8 44. İnözü 923 Yeşilırmak. Türkiye’de geç sonbahar.9 54. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır.T. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması.9 10. askı materyali olarak taşınmaktadır. Devecikıran 610 Dalaman. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri.3. yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır. Manisa Köprüsü 582 Sakarya.5 V. 3. Çarşamba 1521 Kelkit. Botbaşı 651 Filyos. Uçtepe 563 Göksu. Suçatı 260 İyidere.C. Tablo:V. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir. Bunlar. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır.8 6. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır.5 8. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar. Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V.2.4 5. Rüzgar. Dutluca 1167 Dicle. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir.Menderes. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E. 1.İ.8 8. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış.1 0.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak.2.5 108.2 6.4. toprak aşınımının artmasına neden olurken. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür. Sosyo-Ekonomik Etkiler. 1. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33. 1995. Diyarbakır 1085 Kızılırmak.9 0.8 12. Yeniköprü 922 Seyhan. 109 .6 7. 2. Karahacık 648 B. Söke 519 Gediz.2. Doğal Etkiler.5 2. Faklı 1977 Ceyhan. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur.

Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir.T. Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır. kum. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak.C. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. kireç. katyon değişim kapasitesi. Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir. eğimin uzunluğu. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim. agregat stabilitesi. Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. mil. dispersiyon oranı.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür.358. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur. 2.832. Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim. değişebilir katyonlar. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46. arazilerimizin % 39. eğim şekli. kuzeye veya güneye bakış. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi. kil miktarları. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır.132 ha kadardır. su tutma kapasiteleri. Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır. değişik çaplı agregat ve primer taneler. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir. Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir.952 ha alanı kaplarken. Düz araziler 5. Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken. Dış bükey eğimler. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir.

mısır. Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir. toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. I-II ve III. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk.C. gübreleme yapısı. meralarda kontrollu otlatma yapılması. sıklığı.4. bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir. Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir. Bitki örtüsünün çeşidi. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir.2. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir. 111 . V. ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. b. patates.T. c. Ormanların ve meraların tahribi. En az korunma çapa bitkileri tarımındadır. Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. tütün. 3. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. a. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması.

tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. k. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı. i. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. 1991. 1987. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. g. örneğin el sanatları. Kaynaklar 1. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır. Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. 1995. işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. 3. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir. j. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir.C. Gelecekte. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. 112 . arıcılık vb. ı. f. Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. 2. h.T. e.. l. Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için.

7 sini oluşturmaktadır. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp.T.027. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan.600.763. iklim ve toprak özellikleri. 10. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. en önemli doğal kaynaklardır.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. FLORA. İyi koru 6. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları. ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir.C. ıhlamur. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10.1.993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar. Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir.7 milyon ha (% 13)’dür. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir. Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir. Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI. 20.735.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. Ülkemiz arazi yapısı. kavak. sırada yer alırlar.9’u devlet ormanıdır. sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları. ORMANLARIMIZ Ormanlar. 1.9 milyon ha (% 44 )’dür.247 ha.15’ini yapraklı türler (8.172 ha) . elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. Türkiye orman ekosistemleri için. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir.34 ha. Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2. Ülkemiz ormanlarının % 99. Dünyada ormanlar. tükenmeyen bir dinamizme sahip.’dır.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50. ürün verebilen orman alanı 8. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle.515.6’sını teşkil etmekte olup. dişbudak. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır. Ülkemiz.53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler. iyi baltalık 2. 113 . geri kalan % 4.78 (4.2 milyon ha (% 31).3’ünü.8’ dir. Toplam orman alanlarının % 42. Bu miktar ülke alanımızın % 26. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0. Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan.de verilmiştir. Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır.’dır. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz.

rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması. Su rejimini düzenlemesi.644 1. Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir. canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi.504 99.433 99. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın.666 109.018. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan. 20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır.1.786 336.379 4. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir. 114 . Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617. iklimi yumuşatması.302. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır. 36 yılan.475 619. 49 kertenkele. doğal hayatın devamı. Hava kirliliğinin azaltılması.524 3. ekolojik dengenin sağlanması yanında.I. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte. Ayrıca 120000 omurgasız. erozyonu önlemesi. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür.697. zehirli böcek ve mantar hastalıkları.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI.650 1.1. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI.T.000 ha alan ağaçlandırılmıştır.300 18. sosyal. asit yağmurları. sel.167. karaca. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir.335. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için.341 286. Ağaçlandırma alanlarında.1.162 1. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır. 426 kuş. özellikle geyik.234.088. 8 kaplumbağa.C.

T. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni. Orman Genel Müdürlüğü. Kaynaklar 1. Sayı:5 . Ankara.C. 4. Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi. odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir. DPT. Orman Genel Müdürlüğü. (Kasım-2001). Mayıs 1992. Sayı: 14 Şubat 1993. Ankara. 2. 115 . 3.5 Yıllık Kalkınma Planı. Orman Dergisi. 2001. Ankara. VIII. nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır.. Orman Dergisi.

116 . a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. Bu kanunda yer alan. manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını. Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir. Tabiat Anıtı.C.T. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir. Bu kanun kapsamına giren yerlerde. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak. Bilimsel ve estetik bakımdan. Tabiat Parkları. “Tabiat Parkları”. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz . TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine. Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. a. türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. tabiat parkı. gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. b) Yaban hayatı tahrip edilemez. kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça. sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder. b. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. d. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park. MİLLİ PARKLAR. Milli Park. c. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. TABİAT PARKLARI. ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. Tabiat Parkı. Bu kanunun amacı. Bayındırlık. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına. milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. Tabiatı Koruma Alanları. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”.2.

jeomorfolojik oluşumlar. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı.08.1994 31. Arkeolojik kalıntılar. jeolojik oluşumlar.11.1996 21. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. dağ ve kar sporları . 54524 Kayseri Kastamonu.1996 07. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları . tabii bitki ve hayvan toplulukları.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları.06.2.T.1.1988 07.dinlenme ve eğlenme.07.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.04.dinlenme ve eğlenme.4.09.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar.11.1973 12.11.05.1972 22.08. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları.1959 Tabii bitki toplukları.1971 16.08. dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar.1996 (Sınır Da.2000 Tabii bitki toplulukları.06. dinlenme ve eğlenme 31.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları.1994 31.1994 08.12.1987 21.1998 21. 117 . arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı. şapeller ve peri bacaları gibi). tabii bitki toplulukları.11.07.1994 31. Tabii bitki ve hayvan toplulukları.1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası.12.) 29.1988 07.1996 06.1994 31.04.03. tabii bitki toplulukları . dağ ve kar sporları 20. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler.1958 Arkeolojik kalıntılar.05. jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı. Bitki örtüsü. 2003. tabii bitki toplulukları. dinlenme ve eğlenme 19.08.12.1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.02. Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları. Tabii bitki toplulukları.1961 06. Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan. dinlenme ve eğlenme 29.01.1976 08.09.1993 17.1970 03.manzara.09.11.TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05. manzara. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) .04.02.1973 02.manzara.1988 11. jeolojik yapı.04. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler. dinlenme ve eğlenme 22.1970 21.dinlenme ve eğlenme.C.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. dinlenme ve eğlenme 09. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji. manzara.dinlenme ve eğlenme.03. Arkeolojik kalıntılar. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES. manzara . bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik.06.1981 25.1986 09. dinlenme ve eğlenme 27. Harp tarihi. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı. Adana.11. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.03.1969 03. Tabii bitki toplulukları.

kaynak değerlerini teşkil etmektedir.08.08. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu. Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir.1990 26. Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları. şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır.5 785 46.04.1988 118 .C.göl. barınma ve kuluçka alanı oluşu.07. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır.04.1988 17. vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1988 16.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08. sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması . nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi. kum .08. Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24. karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu. eşsiz bir tabiat parçasıdır.12. Sülüklü Göl. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi.5 88. Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir. zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması. Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp.1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29. Deniz. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01.5 334 29.12. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir .1987 18. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği. Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş. Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana).05. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir. olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata).04.1987 27. akbalıkçıl.10.06. pallasiana var.1987 30.1987 27.1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15. 167 su kuşu türünün mevcudiyeti.03. kıyı. pallasiana var. pallasiana var.10.1987 25. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır.1987 02.1988 05. flamingo. en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir. nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme. kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21.04.1987 23.07. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir. ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Çok sınırlı yayılışa sahip. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu. ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması.07. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Avrupa’da turna.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı.5 29.1987 8 Çitdere Zonguldak 721.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809. Çok çeşitli ağaç.2. şeneriana)’nın varlığı. sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır.12.12.06.5 329 30.

bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir.T. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır.1998 24. Aktüel Akgöl.5 24. Örümcek ormanı. kıyı kumulları. Sahada. Avrupa. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani). 119 . yer yer karışık meşcereler oluşturması. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi.12. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır.12. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir. yer yer karışık meşcereler oluşturması.1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. kayın.12. 3. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti.01.1991 İç Ege Bölgesinde. Saha. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir.03. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. göl lagünleri. sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir.07.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Saha. Ayrıca. Sen Piyer kilisesinin 200 m.07.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31. Seyhan-Ceyhan deltası.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12.1991 05. özellikle tepeli pelikan. Antiokus I. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21.12. 490.1993 27 Habibineccar Hatay 118 31. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir.023. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır. İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür.1994 23.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05. Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir. Sahada.08. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı. tarafından M. boyunda. Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir. 111 kuş türünün varlığı.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31.Ö.04. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır. Toros Göknarı (Abies cilicica). Camili-Efeler ormanı. 2003.12. Sahada. Camili-Gorgit ormanı. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf. pallasiana) türlerinin yer yer saf.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM. Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir.5 83.C.1993 26 Dibek Antalya 550 31.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir. Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı.2. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır. Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır. barındırdığı bitki ve hayvan türleri. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir.03.07. kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür. gürgen. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri. 500-700 m eninde.5 km. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti.04. Sulak saha. kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir.02. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.1993 25 Çamburnu 180 31. yüzyılda yaptırılmıştır.

1995 06.05. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı. jeomorfolojik yapıda olması. . Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.0 TESİS TARİHİ 01.1989 21. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması.05.1998 22.0 05.1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600.3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950. nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması. bitki örtüsü.C.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387.1998 07.07.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21.07.12.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08.07.1998 29.6 329.5 5859 14916 07. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması.1989 03.12.2.02. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği.1991 7 Gölcük Isparta 6684 05.5 1150 Değişim 07.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5.5 11. 120 .peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması.1991 Yeni 1196. peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı.1984 21. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. 2 3 Çorum.09.10. manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması.02.0 1625 394.1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik.06. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu. Sahip olduğu orman dokusu. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması.T.04.08.1995 27. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.09.1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15.10.06. peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması. İlgi çekici kanyonu. Doğal yapısı. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. 2003.

1.1994 27.02. 0. 2. boy. 2. çap ve 4.67 m.85 m.1994 29. boy. 1. Karaçam 600 yaşında .5 ha 2500 m2 07.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan.70 m.42 m.50 m. çap ve 4.09.09. 4 m. çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında . çevre genişliği Karaçam 300 yaşında .1994 09. boy.55 m.20 m. 1. çap ve 5.85 m.80 m. çap ve 5.12.62 m. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında . 2. boy.1994 29.78 m. vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması .09.1995 21.1993 06.1995 21. çevre genişliği Karaçam 200 yaşında .40 m. çap ve 4. 2.20 m. 30 m. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında . 3 m. 30 m. Meşe Ağacı’nın 350 yaşında .65 m.1994 27.1994 29.11.C.07.25 m.69 m. 1.38 m. boy.34 m. çap ve 10 m. 25 m. 35 m. boy.02. çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında . 20 m.35 m.09. boy. 1 m. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında . 26 m. 21 m.09.1995 21.02. 2 m.1988 12. 25 m. 2.1994 09. çapa sahip olması. 2. boy. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında . 15 m.02.11.5 ha. çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu. çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında .40 m.11. 15 m. çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında .09.11.70 m.1994 27.1995 21.02.2.80 m.8 m.09.09. boy. çap ve 7. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında . 1. çap ve 7. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında .90 m. boy. 20 m.5 m.45 m.1994 29. 1.1994 29.50 m. 40 m. çap ve 7. boy. 25 m.90 m.1994 22.1994 29. 18 m.10 m.1995 21. boy. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş. boy. 34 m. 24 m.1995 21.09.T. çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında .1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 . çap ve 5. 7. 30 m. boy. çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında . boy. çap ve 7.1995 21.1994 29.85 m.11.08.1995 21. çap ve 1.1994 27. çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında .23 m.1994 29.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0.55 m.50 m. çap ve 7.1994 09. çevre genişliği Ardıç 500 yaşında . 1. 20 m. boy.02. çap ve 8. çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında .) 10 ha İLAN TARİHİ 19.70 m. 1.02. çap ve 3.09. çap ve 8. 27 m. çevre genişliği Şelalenin .09. Servi Ağacı’nın 250 yaşında . çap ve 15 m. 2. boy. 2.50 m. boy. boy.1994 09.38 m. . 2. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha. çap ve 17 m. çap ve 0. çevre genişli.75 m.40 m. 2. 2. 3. boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi. 4 m.02.1994 27. boy .09.09.50 m. boy.. çap ve 8 m. 1. Meşe Ağacı’nın 25 m. çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında . boy. çap ve 3 m. çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında . çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında . Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması. 35 m. Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI. 25-30 m.1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21. 25 m.1994 09.02. boy.70 m. boy. çap ve 8. boy. çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0. boy.06. 8 m. çap ve 6. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .02. çevre genişli.1994 27.09. bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında . çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında . çap ve 8 m.50 m. 4 m. boy. 154 m 52 ha.5 m. 2 m. 2. çevre geniş.

05 m.m çap ve 7. 54. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında. çap ve 5.73 m.04.1995 03.1995 21.04. 25 m. çap ve 7.1995 11. çevre gen. 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0.55 m. çevre geniş.1995 11.1995 11.65 m.07.8 m boylarında . 20 m. 30 m.85 m. çap ve 3.34 m.10.76 m. 2.54 m. 1.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . boy. çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında . çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında .81 m. 3 m.10.5 m. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında .2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06. 2 m. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m.10 m. 49. çap ve 4. boy.04. çap ve 12.2002 06.1995 26.10 m. 2. boy. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . 0. boy. çap ve 5. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında . çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında . Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . boy. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .04. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .1995 21.60 m.1995 11. 32 m. 1.32 m.07.82 m.1995 25. çap ve 8.10.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması.10. boy.90 m. çap ve 3.10. 35-40 m. çevre geniş.10.07.30 m. boy. 58. boy. 20 m. çap ve 4. 1.1995 11.80 m.15 m. çap ve 3.22 m.21 m. boy.70 m. boyunda. boy.5 ha 23. Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır. çevre geniş.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117. 1. çap ve 6.6 m. 1.2000 03. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .2002 122 . çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . 318. boy.1995 25.10.1995 31.83 m.C. 54 m.53 m. 3.80 m. çap ve 4. boy.1995 21. 1.1995 21. çap ve 9 m.65 m. Kermes Meşesi türünün 77 cm çap. çap ve 3.70 m. 50 m. 1. boy. çap ve 4. 1.04.5 ha 03.10. 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16.18 m.1995 29. boy. 97-101-75 çaplarında ve 306. 95-105 yaşında . boy.06. çap ve 5.92 m. çap ve 9 m.10. Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir. çevre geniş. Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir. 1. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m.04. çap ve 4.1 m.10.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması.88 m. çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın . boy ve çatalının her birinin 40-45 cm.09. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m. boy. 2. çap ve 2.1995 11. 22 m.4 m. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4. çevre geniş. 1.5 m. 14 m. Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında . boy.5 m. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir. 52. 20 metre boyunda. 2.09. 1.1995 26. 53. çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3. 1. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m.5 m.20m. 1.30 m.09.08.80 m.1995 25. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .05.40 m. boy. 1. 61. çap ve 6. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında .48 m.90 m.07.85 m. boy.1995 11.T.05 ha 10.52 m.5 m.06. 5 m. çevre gen.1995 21.80 m. 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21.1995 11. 57. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte.1995 25.11. boy.

20 m çevre gen.05.09.09.2003 06.10. 12 m boy. 1. 3.T.97 m çevre gen. 1.2002 13.05.2002 06. 250 yaşlarında. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında. 645 yaşlarında. 20 m boy. 16 m boy.95 m çevre gen.6 m çap ve 5. 530 yaşlarında.2003 06.14 m çevre gen. 450 yaşlarında. Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında.10.36 m çap ve 6 m çevre gen.05. 1 m çap ve 3 m çevre geniş.30 m çap ve 7.90 m çap ve 4.50 m çap ve 4.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün. 665 yaşlarında. 2.90 m çevre gen.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün. 27 m boy. 500 yaşlarında 13 m boy. Ardıç ağacı türünün.5 m boy.16 m çap ve 6.08 m çap ve 3.32 m çap ve 7. 2. 12 m boy. 2.04 m çevre geniş.09.2002 06. 21 m boy. 300 yaşlarında .2002 13.16 m çap ve 6. Yaz ıhlamur ağacı türünün. 12 m boy.09. 775 yaşlarında 27. 2. 12 m boy.69 m çevre gen.2002 06.02 m çap ve 6.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 .88 m çap ve 5. 1.2003 06. Çınar ağacı türünün.30 m çevre gen.2002 06. 1.84 m çap ve 6. 10 m boy. 1. Ladin ağacı türünün. Anadolu kestanesi ağacının. 0. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında. 1.2002 06. Ardıç ağacı türünün.2002 06. 200 yaşlarında. 23 m boy.09.09.80 m çevre gen.10 m çap ve 9.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy. 2. 190 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün.09. Sedir ağacı türünün. 70 m boy.43 m çap ve 4. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında.7 m çevre gen.09. 320 yaşlarında.5 m çap ve 4.2002 06.09.2002 06.09. 9 m boy.1 m çap ve 4 m çevre gen. 27 m boy.2002 16. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında.08 m çap ve 9.C.3 m çap ve 4.8 m çevre gen.76 m çap ve 2. 1030 yaşlarında.5 m boy. Kayın ağacı türünün.09. 1. 11.71 m çevre gen. Göknar ağacı türünün. Dışbudak ağacı türünün.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy. 1000 yaşlarında 12 m boy.09. 30 m boy.72 m çap ve 5.39 m çevre gen.2002 06.2002 13. 11 m boy.05. 2.22 m çevre gen. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında.09.09. 24 m boy.2002 16.30 m çap ve 7.2002 06.90 m çap ve 5.2002 16.70 m çevre gen.2002 06. Ardıç ağacı türünün. 110 yaşlarında. Sedir ağacı türünün.10.57 m çap ve 4.2002 06.40 m çevre gen. 2.2002 06.09.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün.17 m çap ve 3. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında.94 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy.2003 06. 3. 22 m boy.05. 1.09. 1700 yaşlarında. Çınar ağacı türünün. Sedir ağacı türünün.2002 13.80 m çevre gen. 1. 1.50 m çevre gen.2002 06.50 m çap ve 7.2003 06.10. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında.90 m çevre gen. 1. 46 m boy.76 m çap ve 11.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında.09.2002 06. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06.2002 06.2002 16. 20 m boy.09. 150 yaşlarında. 340 yaşlarında 16 m boy.5 m boy.2002 06.2002 06.05. 1. 1 m çap ve 3.2002 06. 1.2002 06.09. 1.05.40 m çevre gen.03 m çevre gen. 300 yaşlarında 42 m boy. 1. 22 m boy.34 m çevre gen. 630 yaşlarında 19 m boy.50 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün. 1. 2. 12 m boy.09. 1070 yaşlarında 35 m boy.1 m çap ve 3.84 m çap ve 5.09. 49 m boy.09. 3. 1. 1.09. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.3 m çap ve 6. 15 m boy. Porsuk ağacı türünün. 12 m çap ve 3. 1.7 m çap ve 4.09. Ardıç ağacı türünün. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16.2003 06.80 m çevre gen.

Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır.1’ de Milli Parkların. 7 m boy. Çevre Bakanlığı. Yurdumuzda.3’de ise Tabiat Parklarının Adı. “Volkanik konilerin üst kısımlarında. 2. Tablo:VI.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31.05. 38 ha olup.08.05. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.2. 28 m boy.2. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır. 4. 33 adet Milli Park. Tabiatı Koruma Alanlarının.10. 2 m çap ve 8.2.56 m çevre genişliği Yüzen adalar. Yapısı. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında. 1989. 9. 1.67 m çevre gen. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06. Yılında Ormancılığımız. 1995. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır. 4. Kaynaklar 1.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında. Tablo:VI. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. 3. 2003 yılı sonu itibariyle. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur.1 m çap ve 4. Çevre ve Orman Bakanlığı.2003 06.05.5 m çevre gen. Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar. Tablo:VI.2003 06.C. Neojen ve kuaterner volkanizması ile.05.T. Kuruluşunun 150.2003 05. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü.2003 06. Harita VI. kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır.2’de. Bulunduğu Alan. Ankara. 124 . Çınar ağacı türünün. 2003. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları. Dut ağacı türünün. 2003. Bulunduğu İl.17 m çevre gen. Orman Genel Müdürlüğü. 700 yaşlarında. 60 m derinliğinde. 4 m çap. 2873 Sayılı. Tablo:VI. 12. 35-40 m boy. Milli Parklar Kanunu.Nemrut kalderası.’de Tabiat Anıtlarının Adı. birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir. Alanı. sahip olduğu boyutları.5 m boy.54 m çap ve 14. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.2.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur.

Yüzyılda ise çevrenin. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Ülkemizde doğal. bozulmasına engel olma. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. Yangın gibi. VI. gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz.1. 125 . arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. toprağı bozulmamış. korunması kolay olan. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan. çarpık ve hızlı kentleşme. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine. 6.T. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir. Bu anlayışla. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta. dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması. toprak su ve havanın kirlenmesi. enerji kaynaklarının sınırlı olması. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte. Tarihi. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. 2. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. küresel ısınma ve sera etkisi.3. altyapı projelerine destek olunmakta. günümüz insanını tatmin etmemekte olup. Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler.3. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu.C. 21. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan. maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. Kendine has biyolojik. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1. Bitki. 3. 5. 4. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. Tarım. 7. doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda. hayvan. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır.

3. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. sahip oldukları doğal.3. kültürel ve tarihi değerlerin. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha. Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım. rekreasyon. c. Turizm. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak. 126 . Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye. VI. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir.T. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb. 10.3.3. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Tablo:VI. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır. Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan. Bakanlar Kurulu. 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi. Bu madde uyarınca.C. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak. b. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması.3.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları. Bu bölgeler. VI.1. İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak.2.) 9. VI.’dır. bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir. Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları. doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir.

08. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. Batık kentleri.11. Sayı:1. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması.eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir.11.11. 2004. 14 Uzungöl 149 07.11.11.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI.1990 21.Çevre Bakanlığı.1990 02.07.1990 02.07.. Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması. 1992. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu .1988 06. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip.2’de belirtilmiştir.1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22. beslenme ve konaklama yeridir. 127 . Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür.01. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur.01.3.eşsiz doğal güzellikleri kanalları. gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir. Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir.03. İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır.1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle . Özel Çevre Koruma Dergisi. 2.03.1990 02. Deniz Kaplumbağası vb.kanalları . Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir.11. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.2.2004 Kaynaklar 1. Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır.C. 2004. Tablo:VI. Eşsiz doğal değerleri koyları. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05. Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22.1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri .yöresel bitki örtüsü . Eşsiz doğal güzellikleri.1990 22.1990 21.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin.1988 18.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama. Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu.4.2000 08.Çevre ve Orman Bakanlığı.1990 22.T.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u.07.2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı.3.ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması. üreme.11.

400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir. Sulak alanların ekolojik yapıları. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir. 70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur. çok yeri saz. Bu çeşitlilik sonucunda. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. geniş toprakları. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere. kuş bilimi bakımından çok önemlidir. Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır. Sultan Sazlığı. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği. Acıgöl Havzası’dır. Bunların içinde.T. devamlı veya geçici. tatlı. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. Türkiye aynı zamanda. Kuşların Türkiye’de dağılımı. güneye göç ettikleri. bataklıklar. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır. Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir. doğal veya yapay.4. Kışın. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. Asya. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir.4. Geriye kalan 40-45 tür ise. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. su altı ve su üstü bitkilerin. gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında. güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların. çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır. acı veya tuzlu. ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. normalde Türkiye’de bulunmamakta. topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. ancak bazı yıllarda. aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. kamış gibi yüksek. suları durgun veya akıntılı. gerek bitki örtüsü. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. kuşların saklanmasına.C. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle.

saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup. taşkın kontrolü. Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P. 5. bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar. Harita VI. Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar. kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür. atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar. 4. 2. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır.3. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir. 1.4. 6. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI.4. hayvancılık. Bölge ve Yerleri. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan. 3. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır.4.C.1’de verilmiştir.T. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler. ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir. VI. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır. yalnız bulundukları ülkenin değil. 129 .’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir. Harita VI. 200 adet sulak alan tespit edilmiştir. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler. geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken. Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden.

C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.T.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .4.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .C.T.Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .

C.T.Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .

C.4.2’de verilmektedir. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. 133 . Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı.T. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI. 2004. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü.

veya ailelerini. Türkiye üzerindeki bu göç. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Bir sulak alan. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni. Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse. 134 . 20. su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa.T. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. yaşamevrelerini. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir. sulak alanın yararları ve/veya değeri.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir.2.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır. 200-700’lük gruplar halinde 250.C. (Nadirlik. tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir.4. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. 2004. veya 3 Bir sulak alan.

nesli tehlikede olan küçük karabatak. 135 . Kızılırmak Deltası.3.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir.T. Yönetmelik.3.000 ha. Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz. alanı kapsar. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur. Sultan Sazlığı. Sultan Sazlığı. Gediz Deltası. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları. Söz konusu Yönetmelik. proje çerçevesinde alanda. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür. Alan tatlı. Göksu Deltası. sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş. sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17. Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39. Bu alanlar. VI. 1998 yılında ise. akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir. Seyfe Gölü. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir.4. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır. Ramsar Sözleşmesi ile.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.C.200 ha. Ramsar 8.4. Alanın 17. Türkiye.05. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması.1. Alan.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir.

Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23.lık bir alanı kaplamaktadır. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.600 ha) ilan edilmiştir.T.4.200 ha. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır.3. pasbaş patka. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir. Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır. 1994 yılında 12. Alanın 8650 ha. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır. Ayrıca. ekolojik olarak bol gıdalı olup. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları. Suları tatlı. 1996 Ocak ayında sayılan 429.200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 . Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir.lık bir alanı kapsamaktadır.lık bir alanı kaplamaktadır. ekolojik olarak bol gıdalı.C.4. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup.000 ha. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23.3. VI.3. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Alan tatlı.2. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup. tepeli pelikan. VI. Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. Burdur Gölü öncelikle. VI.600 hektarlık bölümü.700 ha.000 ha.480 ha.5. 1994 yılında gölün 10. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14. Alanın.4.423 su kuşu. Gölün 10. yaz ördeği. limnolojik bakımdan killi olup. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır.4.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16. Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir. Nesli tehlikede olan küçük karabatak. besin maddeleri yönünden fakirdir. Suları tatlı. alanı kapsar. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. VI. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.4.500 ha büyüklüğündedir.4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.3.6. suları tuzlu ve arsenikli. Suları tuzlu olup.

Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20.8. 14. alanı kaplamaktadır.400 ha. sazlık. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır. Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. mera. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir. tuzlalar.3. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır. şah kartal. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup.C. VI. dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır.4. VI. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir. VI. al boyunlu kaz. Deniz.9.3. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16. alanı kaplamaktadır. göl. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir. Nesli tehlikede olan yaz ördeği. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır. VI. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde.4. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir. orman.4. Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. cüce karabatak. çayır.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 .7.4. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir.4. Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup. bataklık.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır. dik kuyruk. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar.3. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan. küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır.000 ha. yüzölçümüne sahiptir. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir.T. ırmak.110 ha.

MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.C. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir. ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır.12. VI. 2. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8. 2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir.5. Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır.T. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır. Sözleşme ülkemizde 22.12. Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde. DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin. Sözleşmenin amacı. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27. Sözleşmenin amacı. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması. 138 . Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır.1996 yılında yürürlüğe girmiştir.’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir.

Sözleşmenin amacı.05. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla. göçmen türler.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır. deniz çevresinin iktisadi. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri.Türkiye. sözleşmeyi 17. 5. Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır.T. Sözleşmenin amacı.C. Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının. 4. endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup. 6.1994 tarihinde onaylamıştır. Akdeniz’in kapladığı alan içinde. 139 . Sözleşmenin amacı. habitat tipleri. sosyal. hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır. Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir.

Sözleşme ülkemizde 14. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir.T.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır. Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir. Sözleşmenin amacı. Taraf olma süreci devam etmektedir. 9.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7. etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi. Sözleşmenin amacı. Protokolün amacı. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak.Sözleşmenin amacı. . ozon tabakasının incelmesi. 140 .Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış. 8.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi . 27.12. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır. bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır. biyolojik ve genetik kaynakların korunması. . göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır. Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır. Sözleşmenin amacı. Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde.C. özellikle Afrika başta olmak üzere. 11. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir. Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir. çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir.1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 10. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış. Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur.05. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır.

1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13.1965 yılında yürürlüğe girmiştir.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16. 141 .04. Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı. başta karbondioksit olmak üzere.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. ülkemizde 24. uzun menzilli taşınması dahil.11.T.06. Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15. 13. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde. hava kirleticilerinin. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme.03. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir.05. Sözleşmenin amacı. Atmosferde. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 16.1985’ de yürürlüğe girmiştir. 1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır. 18. Ülkemiz. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır. ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12.C. Türkiye. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme.07. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur. 14. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak.

03. 2. İstanbul. DHKB.C. Kaynaklar 1.Osman. korumak. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi. 142 . Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı. Kasparek. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla. 19. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır. 1994. bilimsel. Çevre Bakanlığı. kullanılması ve geliştirilmesi. Kılıç. 15. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması. Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. Ertan A. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması. 2004. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak.10. 3. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı. 1998. saklamak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. başka devlete taşınımına ancak. 18. ERDEM. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Çevre ve Orman Bakanlığı. M. Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır.03. Haziran 1992. Ankara. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde. Sulak Alanlar Şubesi. Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir.05. 20. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. 4. A.T.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4’ten yüzde 1.7 milyon kişi. avlanma. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır. 1995 yılında 1793. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27. spor. sosyal. tatil.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise.7 milyon kişiden. ulaşım. turizm geliri ise 7. 1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir. Turizm sektörü. Dünyadaki pek çok ülke için turizm.T. yabancı turist sayısı 7.1’de verilmiştir. 143 . 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel. Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII.7 milyon kişiye yükselmiştir. insanların geçici veya devamlı. meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7. Turizm. hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir. konaklama. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik. TURİZM VE ÇEVRE Turizm. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9. Çok dikkatli planlama.2. sağlık. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir. 9.1. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII. dinlenme. TURİZM VII. uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır. kültür. uygulama ve kontrol gerektirir. Turizm. turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir.8 oranında bir azalma ile 5.C. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir.6’ya.1. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir. dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci. 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1.

59 1.76 9.43 19.44 -2. 2000.64 6.88 19.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15. tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur.7 -6.64 2.35 3.07 3.54 25.43 19.22 19.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.04 32.76 7. yatak sayısı ise 243 794’dür.68 16.06 12.51 3.27 1.94 19.68 42.78 7.15 14.22.25 4.86 3.15 19.44 18.1.25 2.39.46 -1.0.90 0.60 0.85 9.71 -12.94 51.58 15.14 9.24 -1.70 20.52 5.93 5.52 7.09 5.97 0.57 21.96 -0.C.38 5.07 15.05 4.18 12.11 21.99 3.84 18.47 -7.81 .28 -1.82 0.98 2.71 5.16 -8.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.81 42.64 -3.93 12.55 -13.83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı.71 18 578 6.34 11.70 6.70 4.13 15.05 2.29 -7.31 .10 -2.88 3.75 51.55 1.37 7. Tablo:VII.2’de verilmektedir. oda sayısı 113 452.01 0.54 -10.80 -10.23 1.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.71 3.43 8. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.80 5.09 1.53 0. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824.49 3.0.60 6.78 5.25 12.54 9.28 15.70 5.35 39.95 4.44 3. yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.18 15.22 -1.09 14.80 4.85 9.43 6.78 2.92 7.26 7.82 11.41 17 282 7.51 1.00 1.26 43.10 14.49 10.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .43 3.46 1.52 23.76 2.26 6.37 14.07 16.57 -2. 144 .23 15.10 15.43 3.34 12.07 7.56 7.48 7.81 23.78 4.59 6.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) .20 -16.91 -20.68 1.29 2.76 -4.T. oda sayısı 156 367.89 -1.40 41.49 23.08 14.09 5.49 3. Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.74 -11.97 .28 7.77 9.95 .91 9.33 1.75 15.72 -15.34 5.94 10.87 7.44 -0.88 41.2.79 31.1.75 4.87 17.90 -6.58 3.38 14.18 29.22 6.1.15 31.47 33.74 -15.91 15.84 0.97 7.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.32 6.43 5.6 27.96 -0.96 12.86 3.

Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu. 145 .Sınıf 2.3’de gösterilmektedir.1.Sınıf 1.C. 1 969 579’u karayolu. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII. 1. 1998’de 9 431 280. 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir. 39 667’si tren yolu.1.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886.T.Sınıf 2. 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir. 1997’de 9 712 510. 2000. 1996’da 8 536 778.

0 216.0 302.0 7 636.0 Temmuz 854.0 1 056.0 Eylül 1 054.4 52. 1999 yılında 5.0 749.5 -7.4 -14.14 100.5 1999/98 -24.0 23. 1999 yılında yüzde 16.0 420.55 14.1 29.1 863.0 422.1 30.6 -0.0 728.8 -13.8 -29.2 70.0 Ekim 715.1.7 0.2 1.C.01 0.0 1 054.2 37.1 21.4 19.6 3. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.5 313.1 azalarak 1.0 318.1 1.0 255.0 662.T.86 1.2 1.4 -15.0 Nisan 416.0 509.1 34.0 1 207.5 2000/99 10.0 Haziran 794.0 1 041.3 0.5’de düzenlenmiştir.0 225.4 -3.0 1998/97 23.6 9.7 artarak 1.2 -41. 2000.1 Ocak 212.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.0 Mart 312.8 -12.1 -15.0 1.7 41.0 826.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.1.4 ve Tablo:VII.2 -33.0 1 169.0 33. 2000 yılında da 7.0 696.0 196.9 1.9 51. Merkez Bankası.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217.0 Ağustos 1 169.4 3. Tablo:VII.6 -39.2 -26.0 Kasım 358.2 15.29 0.3 46.8 2000/98 -16.711 milyar dolara yükselmiştir.0 0.4 2000/97 2.8 65.1. 2000.0 GENEL 7 002. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII.177 milyar dolar.26 0.0 -1.0 5.4 -5.0 239.7 23.9 47.0 186.4 23.177.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12. 1997 yılında 1.7 16.0 TOPLAM Kaynak: T.4 -5.0 718.0 869.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.3 -41.0 Mayıs 707.8 44.3 2.7 -5.0 229.6 39.0 476.0 357.203.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.0 261.9 1.88 7.8 618.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı.8 6. 1998 yılında 7.0 7.0 291.0 422.0 Aralık 236.9 -27. 146 .3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75.1.0 224.0 984.9 -18.6 33. 2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.203 milyar dolar.9 -5.0 Şubat 175.5 56.3 9.C.4 -6.6 696.

8 73.2 -18. Merkez Bankası.0 206.0 213.4 105.2 -9.6 -21.0 Şubat 121. VIII. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.9 -18.1.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.3 -28.0 Mayıs 190.C. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII.C.5 28.4 23.3 4.1 -22.3 88. Tablo:VII.0 -2.0 Nisan 162.9 -12.2 1999/98 -40.9 -41.9 1 471.0 108.9 36.3 38.6 207.7 136.0 Haziran 231. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.3 -13.4 14.0 -0.9 71.8 -4.1 296.7 166. 2000.0 Aralık 102.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.8 16.4 -7.2 -18.5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111.8 -22. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.6’lık turizm gelirinde ise % 10.6 96.6 19.6 90.3 10.1 223.4 -0.0 134. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.3 -8.0 Mart 122.0 Ağustos 133.000$) Gider (1.1 -22.1.3 92.3 Ocak 94.0 80.0 89.1 2000/99 42.4 17. Merkez Bankası.7 -15.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.4 381.7 16.T. 147 .4 2.7’de verilmektedir.7 172.3 28.1 0. 2000.3 14.0 107.5 167.1’lik bir artış öngörülmektedir.2 -2.5 21.5 27.0 TOPLAM Kaynak: T.1 -58.0 1998/97 37.1 -19.1.0 Eylül 78. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür.7 9.7 41.0 1 753.0 Kasım 106.8 -11.0 GENEL 1 716.3 78. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229.9 -15.8 -16.0 Kaynak: T.C.9 -16.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1.6 -16.9 370.0 Ekim 103.9 -11.7 110.0 159.7 -15.0 Temmuz 269.4 -4.0 7.2 2.6 186.6’da verilmektedir.0 1 711.7 93.0 1997 8 088 549 9 689 004 876.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri.0 242.4 2000/97 17.1 210.8 -15.3 2000/98 -14.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.3 -16.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11.1.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.2 3.7 71.1 68.8 248.1 Denge (1.7 12.2 309.6 4.2 98. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.6 130. 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.0 206.0 168.0 86.0 101.0 90.0 118.7 -20.

26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23).5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis.627 3.116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi. turizm kompleksleri vb. 148 . 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8.2 10. VIII. .484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3. . 2000.850 2005 (2) 13.690 3. yat çekek ve yanaşma yeri. Tablo:VII. .3249 yat kapasiteli yat limanı.471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT.1.203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1.7 adet golf tesisi.18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16).8 15.727 7.7 7. ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri.756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4. 1983-2000 yılları arasında. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 2000.8’de verilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII.8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7.1 14.6 11. Kaynak: Turizm Bakanlığı.7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9. sportif amaçlı turistik tesisler.000 5.1 4. .947 5. Bu tahsislerin.2 8.500 11.1. 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin. Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII.000 7.T. .981 4. .600 8.200 1.C.1.) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır. .70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61).8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır. maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir.

Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak. 2. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir. 3. 7. Kullanan Öder .Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII. VII.2 Turizm Sektörünün Amaçları. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları. pazarlama alanına. 1. halkın 6. 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır. 149 .T. Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir. kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. kriz dönemlerinde ayakta kalabilen. idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin. 9. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. 5. 8. 4.I.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde.C. Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle. potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır. koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir.Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu.

13. milli parklar. konuk evleri. sağlık. otobüs ve tren şirketleri.C. restoranlar ve benzerleri. hava ulaşımı. bahçeler. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. turist rehberlik hizmetleri. yöresel özelliği olan çarşılar. pasif dış turizm) ve iç turizmdir. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır.I.3. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. pansiyonlar. vapur şirketleri. konuya özel parklar. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir. hoteller. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. kış. termal.Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. VII. sanat galerileri. sinemalar. müzeler. moteller. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere. Ulaşım Seyahat acentaları. 11. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf. onama sürecini yeniden tanımlayan. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir. Konaklama Hizmetleri Oteller. 14. tur operatörleri. yat. 150 .T. dağ. yaptırma. reklam şirketleri ve benzerleri. hayvanat bahçeleri. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler. Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır. 12. spor merkezleri.

dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir. Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni. Çevre turizmin temel kaynağıdır. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta. Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. Bunlar. kültürel turizm. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç. çarpık kentleşme. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta. termalizm. 151 . trafikten kaynaklanan hava kirliliği. üvalizm. kanoculuk. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır. Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi. tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır. toprak. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm. mağara turizmi vb. golf turizmi. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir.C. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması. VII. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. hava ve flora-faunadır. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir.T. Türkiye'de turizm sektörü. Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. Sağlık Turizmi: Klimatizm. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi. Gürültü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. yaş turizmi. Su. Örneğin. etnik turizm. tarihi.4. Antalya. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması.I. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. Turizm aktiviteleri gerçekleşirken. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği.

1. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. kamp yerleri. kıyıları talan edilmiş.I. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi. bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş.2. Bunun sonucunda. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış. atık yüklerinin artması. 152 . VII. denizleri ölmüş. deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır.C. ve 11. Özetle hızlı nüfus artışı. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır. içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. tüm su kaynakları kirlenmiş. altyapı yetersizliği. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir.5. moteller. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir.I. kıyı talanı. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi. Bu kullanımın 2000 yılında. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur. turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok. çevre kirliliği. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır. peyzaj bozulması. yanlış yerleşme kararları.5. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta.T. Turizmin bölgeye yönelmesi ile.5. Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller. VII. ikinci konutlar tatil köyleri. su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise.I. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir.

Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir.5. Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir. yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir. pompaj. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir. VII.T. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir.I. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri. Bu miktarın 2025 yılında 1. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır. Bu durum şebekelerin. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları. Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır. 153 . Yerleşimlerin hızla büyümesi. avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon.C. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür. konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir. Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır.10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur.3. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur. Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken. Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir.

C. Karada Marina Bodrum.5. VII.5. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır. Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar. kıyıların düzenini. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın.6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir. VII. bunlar yeterli olmamaktadır.I. Albatros Marina. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup. Setur Ayvalık Marina. Özendirme yoluyla.I. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini. Setur Kuşadası Marina. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler. sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. Setur Antalya Marina. çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina.I.8 milyon ton civarındadır. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar. Kemer Antalya Marina. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. Çevre Bakanlığı.T. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra.5. Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir. Çalışma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII.4. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle. Setur 154 . Marmaris Martı Marina. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır. Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir. Setur Çeşme Marina. Bu alanlar her türlü fare. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir. yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir. akışlarda yüzeysel suların. Bu araçlarla toplanan çöpler. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren.

Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında. Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır.1.PL (Blues C.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina. Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII.C.) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 .9’da verilmektedir. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir. Tablo: VII. Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir. 2000.1. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır. Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır.T. Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan.

C. yurt dışında ise Türkiye’nin. ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir. Çevre Bakanlığı. 2. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. 2000. Turizm Bakanlığı. 5. Merkez Bankası. DPT. Kamu Arazisi Tahsisleri.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. Beş Yıllık Kalkınma Planı. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. Kasım 2000. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır. kültürel. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. meslek odaları. tarihi zenginliklerini.T. 2000. yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. 1995. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için. kültürel birikimini. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır. 3. Kaynaklar 1. 156 . Turizm Bakanlığı. serbest. 2000. Turizm İstatistikleri. Turizm ve Çevre Etkileşimi. Merkez Bankası İstatistikleri. 4.I. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. Yatırımlar Genel Müdürlüğü.

Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin.1. iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar. TARIM VIII. Karlılık ilkeleri gereği olarak. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi. Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir. Ayrıca toprak içindeki. 157 . Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan. VIII. ayrışması. Bu grupta görülen sorunların. zaman. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. endüstri atıklarının toprağa sızmasından.1.C.T. çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır. Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır. oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. bir de insanların mekanı. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir. su. topografya. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal.

158 . CO2 . Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir. Yaşlığın da. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir.1.1.1. VIII. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri. gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. iki ayrı başlık altında incelenebilir. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır. yılın bazı dönemlerinde yaşlık. Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler.2. Çoraklık. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri.T. Öncelikle toprak.2.2. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması. yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII. Toprak. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir. Toprak. diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.3. VIII.2. Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir.2. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. Bu sorunlar. Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz.1.4.1. Bununla beraber. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir.C. VIII. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır. transformatördür. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme.1.2. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de.

Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır.2.120 hektarında (%28.C.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır. Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa.T. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur. a. 0.4. c. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir. Toprakların çoğunda. toprak yapısının bozulmasına.1. Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir. etüdü yapılan 20.481.565 ha (% 31. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113. toprak koşullarının bozulmasına. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6.31). d. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak.2. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur.200 hektar arazinin. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır.1.52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır. VIII. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır.2. b. % 1. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları. Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine. çok şiddetli erozyon alanları 7. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına. Yanlış gübre cinsi kullanılarak.55) olarak belirlenmiştir.460. f.583 ha (% 36.5).844.750.911 ha (% 0. Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0.4. yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta. Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında.444.1 N. 159 .1. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına. bitkilerde yanmalara. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar. e. tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir. 5.15 P205. Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.

yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta.T. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir. Toprak analiz laboratuarları. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko. 2000 yılına kadar. c. bakır.1. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde. a. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. vb. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. Ülkemizde 1981 yılından itibaren. cins ve miktarları Tablo: VIII. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir.4.3. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır.C. son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin. Kökeni ne olursa olsun.1. b. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 . bor. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla.2. mangan. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali.1. VIII. Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem. Akarsulara. Çünkü. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır. demir.’de verilmiştir. Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı. Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir.

125 2.933 728.440.927.493.764 5.737 58.272.772 1.509 1.068 84.828 776.190 783 2.459 11.207.707 5.335 8.690 9.290 1.281 5.000 24.563.279 3.420 1.927 27.640.980 28.072 3.168 69.446 1.121 502.502.722 627.908 6.347 1.485.981.199 152.136 272 7.556 1.052 126.966 786.181 4.095 37.906 701.069 169.445 40.069 7.417 66.737 1.378.114.207 68 282.905 20.091.894 1.415 560.982 241.979 953.676 346.199 1.868 17.043.671.309.392 4.085 63.081.515.824 1.198.122 1.196 1.111 594.099 471.000.791 85.024 447.648 86.090 577.559 580.721.356.185.523.566 1.089.623.104 10.011 425.329 797 989 62.871 39.952 4.615 14.239 4.198 1.734 5.260 1991 417.455 6.297 1997 303.197.429.687 1986 419.066 4.816 10.776 82.912 124.666 8.870 17.372 9.T.116 1.622 1983 451.482.135 709.883 1.445 3.389 607.325 990.997 1.533 35.187 688.634 1.395.626 45.703 7.923 3.934 112.911 56 4.915 581.512 218.407 4.332.606 5.605 1.972 897.462.069 1993 306.965 987 270.847 177.936.995.402.266 4.473 280 92.587 5.798.695 116.731 3.127.769.296 9.386.581.409 495.507.809 4.335 60.630 3.153 1.328 1.253 1.749 566.104 613 7.915 548.509 2.656 5.958 5.985.329 584.166.168 47.856 4.456 48.682 47.356 3.967 108.196 4.493 338.825.244 2.350.700.690.150.464.226 194.924 80.179 144.791 8.848 977 295.751.613.659.017 33.631.591 134.460 83.391.795 7.103.434 276.008 7.076 3.030 20.440 1.887 12.804 95.711 1985 427.182 239.981 1.697 166.442 4.065.697.017 22.692 1.968 108 1.804 191.405 358.242 569.428.505 147.M.156.203 934 1.420 1.029 126.697.735.812 1.009 732.775 16.039 631.B.273 4.526 4.816 875 17.001 1.307 5.C. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.831 543.006.269 625.526 658.182 1.000.529 426.950 18.983 88.287 911.804 4.655 343 476 138.480 4.835 132.036 266.701 854.487 570.320 19.673 94.539.881.671 230.487 1.411 8.945.010 118 1989 434.575 3.881 316.649 49.560 2.010 306.497.140.317 965.884 134.076 5.626 847.114 842.071 65 234.680 2.857 3.564 630.792.818 63.624 637.324 298.568 305 169.967 444.180 146.883 67.887.335.388.211 4.095 2.479 16.141 62.789 617.147.424.979 84.735 4.873 725.812 3.698 306.1.223 27.635.231 1.733 31.367 10.165.951 1.629 33.974 6.696 614.410 1.114.020.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.574 90.752 505.202 6.346 797.286 307.437 1.639 3.066 271.773 52.236.633 734.217 480.323 10.239 41.510 3.016.312 1995 292.312 37.359 164.746 4.096 1.278 1998 354.898 1.723 841 1.223 1.798.090 3.442 917.205 41.613 67.996 723.980 5.288 1981 441.402 618.193 1.929 19.551 725.149 3.020 12.011 25.435 1.222 47.057 75.227 945.149.629.562 1987 496.122 498.950 50.1.808 1.806 617.848 599.199.903 899.682.960 497.231 9.858 367.751 22.393 11.426.210 573.604.418 591.245 409.438 1.586 82.981 24.435.056.754.398 1. 44.716 1.034.401 14.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.699 5.230 519.830 1999 322.718.252 66.448 1.775 84.974 15.015 624.977.480.214 217. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.610.927 3.116 1.293 396.860 8.862.754 2.294.405.511 8.394.385 574.241 3.053.958 94.848 7.742.932 21.498 16.015.251 90.509.597 628.712 7.973 381 2.187.789 10.640.938 479.719 1.571 998.711.235 1.102 2000 328.450.117 83 71.296 579.833 427.290 8.315 1.588 1.827 50.882 200.758 1.920 3.692 36.449 28.017 1.944 1.054 882.368.395 1990 450.066 1.368 14.290.206.633.643 2.997.294.183 1994 239.997.621 975.350 4.786 1.494 1.815 14.257 888.074 16.252. 161 .622 684 195.829 66.538.663 1.053.900 28.072.141.566 974.173 9.962 3.204.481 8.647 618.962 1982 432.599 17.777.927 126.121 4.681 1.081 323 6.658 101.500 468.000 1.445 29 169.464 247.169 1.555.477.768 1.451.794 367.750 5.020 9.296 437.254.005.069.800.205 6. 2001.226.560 1.913.664 1992 350.596.730 490.675 2.678 49.060 51.642.151 161.678 4.198 1984 412.936 14.217.465 6.882.539 8.314 4.380.275 535.340 333.347 56.957 73.520.468 1.776 3.427.017.718 1996 244.423 476.509.869 41.712 423.358 1.692 124 208.605 5.356 249.702 39.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.034 7.686.999 3.798.445 159.822 3.866.556.815 373.

Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir. toprağın iyon dengesini bozmakta. tarım arazilerinin. ve 3. Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında. özellikle 1. Ayrıca.2.4. 162 .C. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler. Şehir ve endüstri atıkları.ve 4. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar. 5. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir.6. 2.2. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da. Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir. 8.4. zamanla toksik hale gelerek. Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir. bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir. VIII. Azot ve fosforun yanında. 1. toprakta birikip. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır.7. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği. VIII. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. Ayrıca gübre üretimi.3. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir. Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır.1.1.3. Çünkü. yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir.T. atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu.

hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar. Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. Bursa Ovası. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. demiryolları. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında. b. karayolları. 163 . Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının. enerji ve boru hatları. Her türlü tarıma elverişli olan 1. tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar.2. Küçük Menderes Ovası’nda. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır. Meriç ve Konya Ovalarında.C. Sakarya Ovası. durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır. turizm. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova.4. Mersin ve Tarsus yöresi.T. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta.1. a. Porsuk. Bornova. altyapı kolaylıkları. Sanayi tesisleri. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır. VIII. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında. Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır. sınıf arazilerin sanayi. Tekirdağ ve Çorum illerimizde. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır.ve 3.

e.111. Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi. Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. pınar ve memba sularına kaynak olması. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir.T. Çayır ve meraların. h. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir. çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte. f. d. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak. ve 2. hayvanlara kaba yem sağlama yanında. VIII. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır.1. su toplama havzası. ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla. tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması. toplum bilinci oluşturulmalıdır. Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. ı.5. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır. g. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. gereği çeşitli yöntemlerle 164 . Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. Ülkemizde 1. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir. toprak ve su muhafazası.C. i.

Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller.1. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler.02. Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti.C. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır. VIII. İşte bu amaçlarla. mera. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar. Böylece.6. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder.T. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir. barajların bile ömrünü kısaltır. canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir. derelerin kuruduğu görülmez. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur. Orman kadar olmamakla beraber.1998 tarihinde kabul edilerek 28. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini. Pestisidler. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur.1. yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler. Düzensiz otlatılarak. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar. Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için. Her mevsim bulanık akan sular. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları. çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 .1. sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir.02.6. Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. VIII. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi. 4342 Sayılı Mera Kanunu 25.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır.

çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir.6.1. dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi. VIII. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu. Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir. Örneğin tarla. insan vücuduna ilacın solunum. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür. ağırlık için mg. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.2. Akut zehirlenme. ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir.1.T. bunların % 50’sini öldüren dozdur. Akut zehirlenmeler. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir.C. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir. olarak ifade edilmektedir.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa.1. LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman. Beher kg. ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır. 166 . alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır. ile ifade edilir.’de verilmiştir. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir.

Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir.500 3.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı. Sekonder .545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg.C. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII.500 2. 167 . Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir.5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir. Türkiye'nin Çevre Sorunları. Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2.D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg.1. VIII.1. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3.000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi. giderek bünyede konsantre olurlar.2.T. Ankara. 15 98 780 900 2510 359 220 1.300 375 1780 5. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir.6.500 3. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden.1./kg.4.900 1. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır.300 75 455 4. 1995./kg.2. 7.

Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların.C. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar. denizler pestisidlerle kirlenmektedir. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir. ilaç üretimi. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır. 168 .6. depolama. sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır.2. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. acrolein (herbisit). pestisidler ile insanların teması. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir.3. Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir. rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir. sudaki pestisid seviyesine. VIII. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı. organizmanın fizyolojisine. Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa. taşıma. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların. akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir.1. sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır.T. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır.1. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız.6. deri veya solunum yoluyla girmektedir. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen. Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında.

zirai mücadele ilaçlarının imalat. ithalat ve tüketim miktarları.927. toprak nemi ve sıcaklığına.552 4.465 2000 10. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Akarisitler III. 2001. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin.047 6.933 557.204 51.6.785 5.. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür.268 2.595 6.030 5. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı.991 32. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14..343.917 497. tüketilen ürünler aracılığı ile insan.537 28.291 59.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir.782 254. Bu kalıntılar. Tablo: VIII. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır.722.12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık. Tablo:VIII.Herbisitler VIII. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir.300 33.242.107. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I.994 3.4.849 512. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması.4.230.953.221 427.730 6.T.505 158.101 453.012 5. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir. Tablo:VIII.Rodentisit ve Mollusitler VI.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur.182.1.877 26.754.Zirai Mücadelede Kul.925.088. Yağlar VI.515.601. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir. toprak tekstürüne.096 19.764.360 24. Topraktaki zararlı böceklere.000.458. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır. kullanılan ilacın grubuna. ilacın absorbe edilme durumuna.380 50. Örneğin dekara 1.379 5. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler. Yapılan çeşitli araştırmalar.649.749 1999 9.942 55.734. Tablo: VIII.1.C.782 341.Fungusitler VII.694 8.021 10.157.1.660 24.993 1998 11.3.222.797.311 303.1.725 80.505.5.517 174.969 2. İnsektisitler II.349. 169 .109.3. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir.663. formülasyon şekline.'de verilmiştir.264 7.646 1997 9. Türkiye'de 1996 yılından itibaren.664 178.307 1.1. ilacın yağmur.416 106.273 2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.

174.797 7.634 1. Akarisitler 309.917 1.999.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2.534 871.350 14. 170 .001.776.368. a. 2001.300 7.C.020 762. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.056.291 70.177 1.504.874 29.806 995.210.260 1.778.709. Tablo:VIII.1.432. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek.355.631 1997 12.921 50.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI. c.793.5568.905.688 2. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.630 VI. İnsektisitler II.4.453 145.760 83.637.313 VIII.Rodentisit ve Mollusitler VI.913 7.489 31.551 14.600 542.052 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII.730 7.878.300 1.318.124.548.989 1.852.487 Fumigantları V.390 297.976 1997 2.172.886. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.905.234 58.589. Böylece üreticiler.Zirai Mücadelede Kul.376 953. Diğer 607. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.864 1.Rodentisit ve Mollusitler 88.342.064.Herbisitler 7.880.829 2000 1.630.Fungusitler 1996 2.200 1.101.000 14.108.798.371.360 1.Fungusitler 5.834 Yağlar VI.055 884.242.657 89.617.1.261 6.000 1.923 392.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.962 Maddeler Genel Toplam 27.259.290 1. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır.726 II.426.321 VII.957.Herbisitler 1. b.810. 2001.289.174.720 1999 1.025 702.382.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Akarisitler III. bayilik ruhsatı.143 8.058.463 19.185 645.T.163 3.361 5.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.373 1999 I.780 811. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir.098 VIII.213 132.619 Maddeler Genel Toplam 5. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.802 1998 1.679 6.460 VIII.017 746. Diğer 194.985. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.076.810 1. 2000 11.745 3.159.681 93.963 ve VII.563.5.372 2.571. İnsektisitler 11.927.747 55.285.389 Yıllar 1998 11.550 1.987 49.070 856.334 6.7.693 III.642.400 30.874 33.220 5.1.021.173 233.Zirai Mücadelede Kul.039 7.933 1.101 7.872 1.Nemotisitler-Toprak 728. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli.632 33.688 1.847.

1993. 1992. i.C. Kaynaklar 1. KÜÇÜKÇAKAR. . Sayı:19. Sayı:19. Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için. sağlığa zararlı olup. ÇELİKKOL. gölet ve baraj havzalarında.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 7. g. kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. Orman Bakanlığı Dergisi.T. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. Ankara. Islah Çalışmaları. O. O. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir. 3. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. seralarda. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Ankara. Orman Bakanlığı Dergisi. h. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla. Orman Bakanlığı Dergisi. T. Sayı:19. Türkiye Odalar Borsalar Birliği. satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir.. özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır. YENİKÖY. modern bölge laboratuarları kurulmalı. Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak. e. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. Ankara. Ankara. ı. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için. N. 2. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. 6. 1993. göl. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir. 1995. Ankara. Türkiye'nin Çevre Sorunları. 5. Milli Park Alanlarında. DOĞAN.. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. f. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. 2001.. 4. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır.2001. 171 . 1993. kritik akarsu.

her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler.1. İşletme sonrası hafriyat yerleri. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. örtü ve atık yığınları. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır. su ilişkileri. giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır.1. 172 . IX.1. su rejimi. IX.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar. MADENCİLİK IX. çalışmalar bittikten sonra topografya. hidrolojik özelliklere. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır. kimyasal özellikler. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik. ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup. toprak ve bitki örtüsü. jeolojik yapıya. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. 2.C. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir.1. röliyef. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir. jeolojik yapı.1.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. derinlikleri. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. 1. mevcut toprak.T. yerel iklim.1. Madenler. ocak alanı ve derinliğine. Dış kısımdaki yüksek yığınlar.

Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler. Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir.T. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. Bu durum ise. Röliyef su rejimi. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur. IX. Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar. uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır. Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar. çökmüş ocaklarda görülmektedir. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir. atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle. Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler.1. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup.2. bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür. 173 . Sonuç olarak zenginleştirme.1. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır. Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar. IX.1.3. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer.C.2.1. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır. Örneğin. IX. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar.

bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. d. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a. Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar. Su rejimi olarak sıralanmaktadır. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi. Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç. c. b. 174 .4. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir.1.C. Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu. e. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. gerekli röliyef. Taş yığınları. Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır. toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir. Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir. c. Maden ocaklarının işletme süreleri. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu. madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. d. su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. Madencilik sonrası. Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.T. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir. b. e.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. IX. Derin ocak alanları ise. Bir başka kritere göre.

. mera v. . . arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir. Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır. arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır. kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir.Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri. çevreyi koruma.Ziraat (tarım. spor alanları. Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek.C. hidrojeolojik.İnşaat (hafif endüstriyel binalar.Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir. Unutulmaması gereken gerçek şudur ki. Sonuç olarak. İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır. Geri kazanma çalışmalarıyla. parklar. bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol. 175 .Orman (ticari ve ticari olmayan) . toplumsal ihtiyaçlar için). toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir. Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi. Bunlar cevher. klimatolojik. Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır.s. bahçe.) .Su kullanımı (balıkçılık. halka açık alanlar). bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir. meteorolojik. IX. . İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik.T. endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler. Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır. Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır. konut ve hizmet binaları).1. çayır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri.5. madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır.

Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi. b. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir.C. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması.25 m. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. Örnekler. bu genel haritalardan başka. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. a.2. değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0. Jeodezik haritalama. röliyef. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı. Jeolojik araştırmalar içinde. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir. Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. d.5-0. Açık maden işletmeciliğinde. aralıkta uzanımları incelenmelidir. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere. d. iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. Ayrıca.1. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek. yüzeydeki tabakaların 1-15 m.1. e. Bu araştırmalar sırasında.T. yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler. Haritanın ölçeği. IX. c. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX.6. yerüstü. Jeolojik Araştırmalar a.6. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları.1. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir. Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 . Uzaktan Algılama çalışmaları.1. arasında olması düşünülmelidir. c. Haritalama Haritalama. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde. b.6. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar.

Eğim kararlılığı. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. buharlaşma. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. yapı malzemesi potansiyeli. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri. d. atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir. b.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri. Bunlar genel olarak şunlar olabilir. filtrasyon parametreleri. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri. İşletme ürünleri. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır.3. havadaki nem. Madencilik faaliyetlerinin. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır. b. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi. akarsular. güneşlik. IX. c. Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için. rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır. Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir.4. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. arazinin sismik kararlığı. c. d. IX.6. bulutluluk.1. a. Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için. bu araştırmaların önemli bir hedefidir. mevcut yerel iklim üzerinde 177 . Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir.T. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. Isı.1. iklim verilerinin toplanması gereklidir.6. Taşkın durumunun incelenmesi. a. e.C. yer altı suyunun akış yönleri ve oranları.

toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar. 178 .C. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır. permeabilite. Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir. şişme ve büzülme potansiyelleri. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri.1.6. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır. göller.1. Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir. IX. IX. zararlı atık alanları. meralar.6. ana kayaç derinliği. Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. üretim metotları.1. konut yerleri. Toprak Araştırması Toprak araştırması.8. işletilmesi. böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri. İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir.6. erozyona yatkınlık. Toprak özellikleri (eğim. Toprak kapasitesi verilerini.T. IX. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar. yardımcı makinalar. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir. yollar. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması. tarım ve ormancılık gibi).7. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular. endüstriyel alanlar. su içeriği.5.6. rekreasyon. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında.1. planlanan türlerin nitelikleri. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri. cevher ürünü. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir. planlanan diğer alanlar için. çayırlar. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir. sürülüp ekilebilir topraklar.6. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır. toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler. ormanlar. IX.

a. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir. yığılması ve işlenmesi için metotlar. mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır. IX. Başlıca amaç. örtü ve atıkların taşınması.6.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi. Çalışmanın kapsamı.T. ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır. mahalli yetkilileri. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX. sosyal. Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar. İyileştirme. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler.6.1. Bu faaliyetler.6. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı. Detay Planlama Detay planlama. konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları. 179 . Ön planlama. IX.10. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. dini. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi. -Yatağın işletilmesi. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir.1. politik ve ekonomik hususları. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi.6. Ön Planlama İyileştirme.Detay Planlamada. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir. Çalışmanın amacı.2. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu.10. su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri.C. madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu.1. mülkiyet konularını. seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları.1. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır.9. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder. IX. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü.1.10.

3. İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. i. f. Yayın No:21. 2001. h. Yığınların. j. İyileştirme maliyetinin finansmanı. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. satışı. dağıtılması usullerinin araştırılması. Yolların yapımı. İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. MTA Genel Müdürlüğü. e. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için. m. l. c. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. iyileştirme usulleri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. d. g. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için. Kaynaklar 1. TMMOB. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. 180 . Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri. malzemenin taşınması.C. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi. 2. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi.T. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi. o. suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. k. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. Yığınlar. ı. n. 2001.

rüzgar. ENERJİ X. X. X. Nüfus artışına.1.1. jeotermal enerji.1. tezek. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için. çevrim. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması.C. konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X.1. 181 . petrol üretiminin 21.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği.1. doğalgaz ve nükleer enerji.1. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması. Ancak enerji. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür. X.1. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim.1. bitki artıkları. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak.1. güneş.1. doğal gazın 200 yıl kadar. Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır.1. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır. çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1. güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa.1. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir.1. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun. uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır. hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır. gerekli tedbirlerin alınmasında.1.T. petrol.

Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere. taşıt araçlarını da etkilemektedir. trafik. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri. dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır. sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır. Nükleer Enerji Nükleer enerji. kurum ve partikül maddeler sayılabilir. NOx. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.1.2.1. X. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur. Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır.1. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari. Bölüm X. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler.2.1.1. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz. X. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir.1. amonyum tuzlarıdır.1. global elektriğin % 17’sini üretmektedir. kentleşme ve sanayileşme.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.C. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21. 182 .1.1.2. Diğer taraftan çevresel etkileri. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. önceleri atom bombası yapımında. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir. bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir. Ancak bu gücün radyasyon riskleri. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı. X. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı. CO2 ve çeşitli organik bileşikler. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında. 32 ülke nükleer jenaratörlerden.T. ısınma. Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır.1. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi.1.3.1. topraklara. binaları. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde.1. yakıt konusunda dışa bağımlılık. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla.

ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır. Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır. 183 .1. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir.2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir. ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. X.4.1. Bölüm: X. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır.2. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen. Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli.2.1. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır.1. Odun tüketimi. 1999 yılında toplam 23.2.2.1.C. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte.1. Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz. X. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir.1. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı.1. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür. Hidrolik barajların ayrıca. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir. Bu enerjinin de 21. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi.3.7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır. Ancak yeterli değildir. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli.1. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır.T. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir.2.

Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı.1. Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi. elektrik üretiminde.2. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır.4 MW’e’dir. 1000 m derinlikte 8 184 . Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir.1. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9.1. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır.1. ülkemizde ise 20. Mevcut şartlara göre ülkemizde. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır.1. sanayide. X. uluslararası standartlar çıkarılmıştır. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır. MTA bu konuda desteklenmelidir. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir. X.5. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen. 2005 yılı hedefi 185 MW. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25.1.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır.1.2.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir.6. taşıma.5’i odun ve tezekten sağlanmış. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir. X.1.T. kullanım teknolojileri geliştirilmiş. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir.2. Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı.7. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma. Uygulamaya aktarılabilecek üretim. boğaz akıntıları.2. 21. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir.C. dağıtım. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır. Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak.

’de. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1.Tarım Sektörü.1.2’de verilmiştir. X. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır. 1999 Enerji Raporu.C. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi. enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde. Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi. d. Sanayi Sektörü.1. Ayrıca Harita X.1. 3. 185 .1. a. Ekonomik gelişmeyi engellemeden. enerji fiyatlandırması olmalıdır. konutlar e.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır. Binalar. Elektrik İletim hatları.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi. sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur. Kaynaklar 1.T. Ankara. tabanda 13. Ankara. Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır. Ülkemizin Temel Enerji Politikası. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir.1. enerjinin üretimi. 2001. 2. b. 2000. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X.5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. VIII. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu. Enerji fiyatının. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç. 2000. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından. c. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb. H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X. Ulaştırma Sektörü. f. Elektrik Enerjisi. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır.2. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.

981 48.(Net) San.026 100.08 40.01 5.15 0.23 0.1303 0.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük.15 0.60 1997 Gerçekleşme 15.67 39.79 85.08 18.35 33. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.03 6.03 24.06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.48 0. Ulaş.11 0.456 0.01 3.T.63 4.555 0.09 0.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.691 0.1 0.37 6. 9.18 0.66 18.37 6.1 64.28 1.68 0.91 37.463 2005 Tahmini 29. Ulaş.01 10. Ulaş.035 184. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.837 160. 10.542 0.11 89.08 0.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.50 0.90 2000* Tahmini 13.24 5.03 29.1.02 41.37 6.09 44.02 44.50 Odun (mt) 18.756 10.37 6.40 0.275 4.382 2010 Tahmini 51. Diğer 0.364 82.58 . Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.74 0.749 63.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En.159 16.62 0.1 38.53 0.02 44.90 2.984 0. Tablo: X.98 2.11 0.52 0.82 0.23 17.70 6.88 17.35 0.11 0.15 0.66 1999 San.09 0.17 (mt) (mt) (mt) 53.01 13.92 Nihai Tük. 186 .08 0.64 6.127 65.18 0.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.89 Diğer 1.58 42.64 6.231 15.656 55.02 0.79 0.266 64.65 64.46 18.08 Hay.819 5.159 97.6 0.78 2.09 0.62 2. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.ve Bit.156 14.22 0.01 6.37 6. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.06 0.08 0.493 2020 Tahmini 147. 10.73 0.1 18.94 5.37 6.50 10. (mtoe) Odun (mt) Hay. (TWh) Jeotermal El.06 Nihai Tük.48 6.62 0.560 46.58 0. 2000.01 5.03 26. TWh: 1012 KWh.58 0.398 0. 2000.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.64 6.91 0. GWh:109 KWh.65 1998 San.89 0.11 17.08 18.758 13.898 0.938 5.05 0.49 0.04 10.94 12.40 0.03 29.C. Mt: Milyon ton. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.15 0.16 18. (mt) * Tahmini.10 0.51 2.47 0.387 0.09 0.Art.07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.57 6.37 10.24 00.02 24.64 12.73 0.06 0.03 5.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X.ve Bit.035 40.03 31.35 12.250 3.1 44.85 5.312 11.00 2. 12.53 30.1 0.09 0.74 34.18 10. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.37 6.09 0.11 Diğer 0.01 5. 11.44 64.02 10.00 6.02 29.06 59.98 13. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.

’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup. çevre koruma. sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır. Akarsularımızın.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup. ortalama yağış (aritmetik) 642.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları.6 mm’dir. 14 adet olup adları.2. taşkın kontrolü. diğer barajlar taşkın önleme. rejimlerini kontrol altına almak. projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X.2.3. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup.T. su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir. inşaatın başlama yılı. 20 adet olup adları. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları. ayrıca sulama. diğerleri taşkın zararlarını önleme. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır. inşası devam eden. Tablo:X. diğer barajlar sulama. 26 havzada bulunan akarsularımızda. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup.2.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. yerleri ve diğer teknik özellikleri.2. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu. BARAJLAR.C. içme. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X.2.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. yerleri ve diğer özellikleri. sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır.2.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan. adları. 32 adet olup.4. Tablo:X. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir. 187 . toplam 34. Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer.1. Harita X. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır.

2.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83.00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14.14 202.50 120.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83.20 165.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149.25 130.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak . Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji.716 S+T 10.50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10.220 S 8.C.30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22. S:Sulama.25 195 K. Uğurlu 7000 S 6 .020 S+T+İ 23.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67.70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32.28 106.15 S 12.780 S+İ 5.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10. T: Taşkın Kontrolü.00 161.20 149.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24.89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.263 S+T+E 14.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X.1.10 386. 188 .05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5.02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.840 S+T 15.350 S+E+T 31.575 S 23.Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.66 1073.40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40.220 S+T+E 47.T.208 S+T+İ 7.420 S 41.480 S+İ 11.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23. 1999.859 S 16.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17.00 910.50 101.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21.312 S+E 9. .Çekmece 1987 B.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3.61 İstanbul B.600 S 32.

56 6.00 47.553 22.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44.Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.C.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji .50 1234 64.300 700 29.00 24.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38.50 1120 817 48700 3.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.1.Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52.Çat Batman Dicle 1997 56.30 34.091 126.00 6.39 42 1950 25.959 94.Menzelet Denizli B.50 100 5.537 177.Urfa Fırat 1991 47. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .Maraş Ceyhan 1989 41.Karacaören Sivas Kelkit 1989 40.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.216 9.Sır Ş.Dicle Bingöl Peri 1998 58.00 81.100 37.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49.825 1. 1999.744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .50 112.60 164.25 112.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55.56 107 8.70 872.31 5763 5.080 9.00 595.94 113 23.736 4 11.Kılıçkaya K.050 17.25 14 164.474 22.50 1919.33 14.86 2126.T.Maraş Ceyhan 1991 46.Atatürk Ankara Sey 1992 48.Batman E: Enerji.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 . Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.Bakacak BATMAN Batman 1998 60.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.70 282 45.Menderes 1989 42. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.20 312.85 178 20.00 7.725 9.75 158 7.30 23.25 1175.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50.80 1075. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.00 57.52 306.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.576 17.30 240.74 139. S:Sulama.42 1400.Sarımehmet K.00 49.Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.700 19.Gönen Adana Seyhan 1996 54.95 10.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39.Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 25.90 1188 9.385 20.Yapraklı Van Karasu 1990 45.Hancağız Van Hoşap 1988 34.16 104 118.20 270 11.2. T: Taşkın Kontrolü.

55 661.70 10. 190 .Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108.03 25.60 250.282 12.09 4.T.C.50 131. S:Sulama.05 13.700 44.574 66.47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.00 157.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K.Karaçal 5.00 13.27 308.969 194.20 2993.52 28.49 349.34 26.46 207.28 41.10 14.2.61 32.70 8.50 9.Kayacık 3.96 Göl Alanı km2 3. İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.Adatepe 12.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 507.00 500.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.00 393. T: Taşkın Kontrolü.00 196.44 248.00 1220.20 116.37 132.Birecik 10.25 114.Alpaslan 11.14 12. 1999.11 372.00 12.80 6.80 22.00 106.84 161. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 .35 4.045 6600 10660 19260 34.00 384.079 5237 12367 14200 20000 5538 65.13 4.00 132.91 7.94 216.40 3.64 2.00 50. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.Kürtün 2.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K.08 16. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.00 8.34 50. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 448.21 10.60 7.Berke 4.55 102.40 5.00 1.356 13000 17.40 220.63 204.Manyas 6.14 122.165 6.80 6.00 13.76 427.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 .97 36.83 18.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.43 56.

55 1103.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.12 249.40 45.60 710 187.2.00 450.00 14.50 15.Susurluk 4.15 220.86 4.00 4800.927 4910 3606 E: Enerji.82 21.00 1283. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18.00 10410.3.80 650 1.Ilısu 5. .00 312.00 10. 1999.80 0.Söylemez 3.00 133.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1.40 268.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 .10 2.23 0.20 299.27 33. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü. 191 .34 14.C.68 6.00 2105 2622 1010.45 29.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557.Yedigöze 6. S:Sulama.00 360.Boyabat 2.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.T.1 0.80 105.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 1101.00 500. T: Taşkın Kontrolü.40 Göl Alanı km2 65.60 118.00 661.

1999.78 188. T: Taşkın Kontrolü.90 253.Ayşehatun 3.30 11.00 3. S:Sulama.T.47 85.11 250.00 Göl Alanı km2 27 18. 192 .00 530.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 .46 3.00 460.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5.Çataltepe 2.54 181.60 8.Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082. Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 166.40 45.69 1.00 2430.60 163. .2.00 9.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.33 6.90 373.42 25.C.30 54. Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1.37 112.4.79 4.00 3476.85 10.

Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin.2. 704868 ha arazinin taşkından korunması. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi.254. yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu. sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir. enerji üretim.C. 9 856. depoladıkları suların. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir.1.454 ha arazinin sulanması. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır.728. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir. 193 . yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir. Bu değişmelere karşılık. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama.040 GWh enerji üretilmesi. yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları. X.326 ha arazinin kurutulması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde. 7. Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda. 34.T.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar. 130. ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Barajların yapımı ile birlikte. Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte.7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları.

1999 Enerji Raporu. 1999. 2.C. 1999. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj. Haritalı İstatistik Bülteni. DSİ Genel Müdürlüğü. Ankara. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup.Goldsmith ve N. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır.T. Türkiye’de Çevre Politikaları. Wadebridge Ecological Centre. Volume One:Overview. çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1. OECD.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir. 194 . Tablo:X. dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır.Hilyard. 1992. 4. Ekonomik büyümenin. (*) (E.2. The Social and Enviromental Effects of Large Dams.5. 3. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için. mera. DSİ Genel Müdürlüğü. 2000. 107Rue de la Cours. Paris.

01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12.00 Politikalar mı. İnşaaatta zamanlama 1.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12.00 Tuzluluğun nedenleri 11.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2.01 Evatranspivasyon kayıpları 5.04 Kimin için ne gıda maddesi 13.01 Asuvan tecrübesi 19.01 Faydaları yüksek tahmin etme. France 195 .03 Filariasis 7. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1.Büyük Barajların. 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14.01 Bir stratejinin çökmesi 10. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar.2.00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10. Bodaux 33000.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar.Barajlar ve Hastalıklar: 7.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17.Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16.00 Açıklama 14. Masrafları düşük hesaplama 20.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı.00 Tarımsal arazi kaybı 4.01 Malaria-Sıtma 7.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3. Sulama kapanı 1.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14.02 Güç kurma.02 Bürokratik ihmal 12.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat. 13.Hilyard. 11.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11. 4.T.Goldsimith ve N. Vadebridge Ecologial Centre.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14.06 Tarih ve arkeolojik III.02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar.04 Bakım sorunu 12. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams.Barajların Yapımındaki Nedenler 1.00 Açıklama 5.5.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19. Hatalar ve Zelzeleler 9.02 Değerlendirme Kaynak: E.01 Hatalar listesi 2.02 Yaban hayatı kaybı 4.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6.02 Yeniden ormanlaştırma 10.02 Hükümet girişimleri 2.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar. Volume One: Owerviev.03. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı.02 Problemin yaygınlığı 11. 1.01 Zelzeler ve bararjlar 9.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7.01 Ormanların kaybı 4.00 Feyezan: Artan tehlike 10.01 Gözardı edilen farklılıklar 3.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14.00 Açıklama 12.02 Transpivasyon kayıpları 5.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri.01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.03 Feyezan alanında yapılaşma 10.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12. 7.0.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8. Su ile oynama ateş ile oynama.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11.01 Sulama ve tuzluluk.02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11.00 Açıklama 16.05 İşbirliği ve bakım 12.00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20.0.03 Barajlar.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler. yapılan son araştırmalar 10.00 Açıklama 7.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14.02 Barajlar ve zelzeleler.01 Zararlı sanayinin ihracı 15. 7.04. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13.00 Baraj hataları 9.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16. Yük. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8. 107 Rue de la Copurse.C. 8. gizli ilişkiler 11.00 Açıklama 15.00 Cash-Crops ekonomisi 13.

Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5. 196 . çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır.T. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir.1’de verilmiştir. kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır. Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45.3 düzeyinde artmaktadır. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır. yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. fuel-oil. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır.3. Önceki yıllarda. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır. Bu teknolojilere alternatif olarak. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır. Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem. Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır. Kurulu Güçleri. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda. Çünkü. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. motorin.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Ancak. Türkiye’deki Termik Santralların Adları. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle.C.3. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. kömürün yanma prosesleri. Bu dönüşüm. hidroelektrik enerji santralları ile kömür. linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. nükleer enerji santralları ile jeotermal.

Yok Yok Yok Yok ..0 39.54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17. 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630.Maraş 1360.27 ..5 1413. .9 34.0 36...0 1950..0 2080.0 32..1 83.0 33.4 85...... 9 Esenyurt I.0 54.0 32.0 11.0 200.5 29.0 30.T.71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş. 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200..40 .81 .8 45. 15 Kangal 1. BGD Tes. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300..0 32.0 33.0 33..0 4095.57 ..4 1938.03 . 11 Engil GT Motorin Van 15.0 10024.2..36 ..0 37. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350. Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 .0 44. ...0 21. 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50.97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44..57 Var 7 Çayırhan 1.. ünitelerde yoktur. Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.. Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K.27 . 28 Yatağan Linyit Muğla 630. 2001. 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600..3 47. Yok .82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir.5 105.0 540.7 3740.0 2730. yalnızca 3. 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11..0 4100..0 3900..1.00 .IV Doğal Gaz İstanbul 188. ve 2. 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11.00 .II.00 . 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432.3 35.18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258. Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok .25 .57 ..2. 10 Enron(Trakya Elek.00 ..45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429..0 3780. ünitede bulunmaktadır.2 Linyit Ankara 320.45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504.33 .9 8780.0 30..0 26..0 1365.78 ... Urfa 44.76 Var 16 Kemerköy 1.0 290... Türkiye’deki Termik Santralların Adları.67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420..0 6435.) Doğal Gaz Tekirdağ 498.19 .C.0 2970.5 35.0 4100.0 7800. Var .0 45..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.3. ** Bacagazı tesisi 1.0 31.III.8 37..0 34.0 8840.31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990.3 Linyit Muğla 630.0 37...1 330..0 34.0 2790.06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180.21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.0 90.3 ** Linyit Sivas 457.0 1072.. Yok Yok Var İnşaa aşaması Var . 27 Van Fuel-Oil Van 24.. 19 Park Termik Linyit Ankara 300.0 48...0 180..

Yüzey nemi. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2. (2) Yaygın. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle. taşımadan depolanmaya.’de verilmiştir. arsenik. 198 . Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür. ısıl kurutmayla değil. kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir.2. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi. yüzey nemi olarak adlandırılır. kil mineralleri. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan.T. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir.3.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4. beslemeden debi ölçmeye. klorürler. karbonatlar. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem. berilyum. sorunlu bir yakıttır. sülfatlar bulunmaktadır. rastlanmaktadır.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın.3. sulfitler. (4) Pek Az. sarsak elek. Kömürde mineral madde olarak.1. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması.C. civa. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır. kadmiyum vb. nem. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X. donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır. yatak nemidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir. Tablo: X.3. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir. yanma öncesinde “mineral madde”. santrifüj vb. mineral madde. inorganik kükürt.2. (3) Az. oksitler. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar. Kömürün yatak neminin üstünde olan nem.

Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır. kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 . jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir.1. aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır.C. bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir. Bu görevi yapan kazan besleme pompası.2. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X.T. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır. fiziki yapısı. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır.3. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X. X.2. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır.3. Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır.3.3. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur. Şekil:X. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir. Türbini döndürüp. elektrik enerjisi elde etmek için. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz.

Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler. kırma. sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır. sıvı. Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır. bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir.) yakıt besleme biçimine.T.2. çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır.1. vb. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi.2. Yakıtlar katı. kurutma.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta. X. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma. biçiminde sınıflandırılmakta. linyit. turba. antrasit vb.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji. kül.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.C. içten yanmalı motorlar. nem. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı. öğütme. gaz) yakıt ısıl değerine. Katı yakıtlarda odun. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu.3. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. taşkömürü.2. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için. ön ısıtma parçalama vb. sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.3. uçucular.) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X. soba. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır. yakıt bileşimine (sabit karbon. öğütme).3.2. Şekil:X. 200 .3. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır. gaz türbinleri vb. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır.) ısıya dönüştürülmektedir.

iletim ile yanma odasına taşınmaktadır. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir. Alttan yakma durumunda. yanma veriminin düşmesine. Kömürün yanma davranışı. birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir.2.3. X. Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt.2. yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. nem.2. Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda. sabit karbon oranı yüksek. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir.C. uçucular gazlaşmakta. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte. Yatak sıcaklık dağılımı.3. Bunun başlıca nedeni. Kömürün yanan bölümü.T. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). en başta yatak kalınlığına bağlıdır. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır. kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma. a. X. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte. Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma. depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır.2.2. Belli yatak kalınlığı üzerinde.1. Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür. kurutma. 201 . taşınabilir. hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır. proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların. taşkömürü) uygundur. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır. hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir.

yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır.3. AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır. Kurutma bölgesinde nem. Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse. yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir. CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır. alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO. Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY). X. Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma. X.3.2. CO2 +H2O. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin.2. bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır. En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler.3.C.T. Hacimde Yakma Gaz. PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 .2. Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir. uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir. diğer sistemlerden çok farklıdır. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır.2. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır.2.2.2.2.

Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler. dolayısıyla yanma verimi artar. 203 . Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir. yatak sıcaklığını arttırabilir. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında.C. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir. Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan. -Kabarcıklı AYY tipi. küçük tanecikle bu azalır. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. uçucu madde içeriği. Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir. Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir. nem. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder.T. üstten veya yandan beslemesi. Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. bunun sonucunda yanma iyileşir. Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti. a. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur. -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül.

Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması. b. .Korozyon problem olabilmektedir. CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO.AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır. MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir. . dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır. yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3. Dezavantajları .Yanma verimi çok yüksektir. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır. . Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir. kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar. korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır. düşey. .Yük kontrolü kısıtlıdır.AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür. Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 .C. KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir. önce kalsinasyon olur.AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı.Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir. alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir.Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir.T. . Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz. Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir.Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay. örneğin kireçtaşı kullanıldığında. c. CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre. . Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi. Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır. AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları . oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür. . .

NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır. Ancak nemli. Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir.72 misli daha büyük olduğundan. stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır. Bu metoda göre.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda. Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir.T. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. ısıl değer. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir. Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. C+1/2 O2 → CO olur. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir. CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu. kükürt.C. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır. kül. Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır. nem ve uçucu madde içeriği. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. d. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi .

Bunlardan ısıl değer. Karbondioksit (CO2). AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler.3. Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir. doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır.2. başlıca iki grupta toplanmaktadır. Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır. Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı.T. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise. -Kükürt oksitler (SOx).1.3. SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur.3. 1. kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25.3. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde.1. Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları.1. Isıl değeri düşük.3.1. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar. Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir. tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek.3. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X.3. -Karbonmonoksit (CO).3. 206 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür. X. fakat enerji içeriği bazında. X. Isıl değer. Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2.3. X. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar.3. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri.C. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur. uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda. yakıtın sıcaklığını belirlemektedir. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir.1. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X.3. -Ağırmetaller ve partiküller. Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir.

1.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir.1.2. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. Cr. Yakıttaki elementin konsantrasyonu.3.2.3. Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır. evsel nitelikli çöpler.5. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır.1.6.1. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir.3. 207 . Be. U. Pb. ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır.T. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler. Katı Atıklar X. X. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında.C. Ni. Th. X. Zn. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı. Ag.3.3. vb. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır. Hg.3. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar.2.3.4.2. X. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır. Se. Sb. As. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir. Cu. Cd.3. X.

göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur.6.3. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir. X. Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır.3. vb. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit.3. alkali ya da asidik özelliktedir. sitrik asit. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. 208 . sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için.3.3. Bu atıklar arasında kireç. soğutma suyu pompalarından. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür. X.3.3.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. sülfürik asit. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur.3.3.3. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir. formaldehit ve ürotrofin sayılabilir. Sıvı Atıklar X. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır.2. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler.3. X. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların.3. kireçtaşı.C.3. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir. X.4.5.3.3.3. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle.T.3. ısı değiştiricilerinden. sayılabilir. EDTA.3. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise.3.3.3. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri. Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir. diğer kalsiyum tuzları vb. 3. X.

1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. X.3. Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup.1. SO2 arıtma yöntemleri. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb.4.3. X.4.3.3. X.4. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan.3.T.3. SO2 Arıtma Yöntemleri X.8.3.3. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X. Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde. alıcı ortama (deniz. drenaj vb.3.1.4.) verilmeden önce arıtılması zorunludur.1. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 . Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında. atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir.1.3. Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir. Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır.C. santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron.7. Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır.1.

b.T.2. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150. Kükürt oranı % 1-0.4.75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir.3. Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır.C. stokiyometrik miktarda NH3 katılır.1. Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına. Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 . Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir.1. Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir.1. X. Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından.4. Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır. İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur.1. yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır.2. Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür.3. -Reaktörde baca gazı.1. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir.

İşlemin absorbsiyon bölümünde. absorbsiyon fazı). Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır.Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği.1. Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup. .2. Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir. kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri.3. X. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme. Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine.1.4.1.C. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler.3. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir. Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte.3. yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir. X. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır. amorf kükürt. Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır. çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır. atık yok etme sorununun bulunmamasıdır.T.1. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi. kirli gaza SO2 tutucu (kireç.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit.4. SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır. c. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir. rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından. sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır. Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde. SO2 ön yıkamaya tabi tutulur. d. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir. . Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta. nemlendirme uygulamadan. 211 .2.

. Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır. öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır. 212 . .2.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X.Katalizör birleşik tutma yöntemi.1. Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: . Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir.Karbon yüzeysel tutma yöntemi. . Bu yöntemler.NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi.3.3.C.2.Kuru NOx arıtma yöntemleri. .3. .4.Bakır oksit yöntemi. Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi.2. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu. . X.2.2. günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır.4.1.Sodyum karbonat yöntemi.1.4.Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır.2.2.4. Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO). .3. NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur.1. . X.Yaş NOx arıtma yöntemleri.4. Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında. X. Sıvı Atıkların Arıtımı X.1.4. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir.Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun.1. yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir. Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır. X. azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir. NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir.3. olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir. katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır.3.

soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip. Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır. asit eklenerek 7.3. filtrasyon. filtrasyon. .2.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak.4. katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır. ters ozmos. rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması. X. .Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek.2. Bu işlemler sonucu oluşan atıl su. tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar.4.Siklonlar. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için. Yani.Yerçekimi ile çökeltme odaları. Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir. Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir.elektrokoagülasyon.3.3. Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için. .Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak. . koagülasyon.Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak. . Daha ileri arıtım tesislerinde. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan. metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır.T. Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir. metal kompleksleri ve organik maddeler içerir. multisiklonlar.3. X. iyon değiştirici. kimyasal metotlarla yapılır. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle.3. X. (sodyum hidroksit. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir. .Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu.C.5-8. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir. solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir.5 düşürülür. Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler.4. 213 . Kimyasal çöktürmenin yanı sıra.

Torbalı filtreler.Ultrasonik ayırıcılar. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır.T.Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler.4. X. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar. genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre.Elektro filtreler. herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir.3. Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: .C. . . katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler. Örneğin. Filtreler. .2.4. .İlk yatırım masrafları nispeten azdır. Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi.3.4. X.4. 214 . . .Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler.Belirli bir enerji tüketimi ile.Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler.) ile birlikte kullanılırlar. Çökeltme odaları.Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar. . .Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür. X. toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır. Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir. yaş toplayıcı vb.3.3.3.3.3.4.3. . Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar. büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler. Siklonlar.Yaş toplayıcılar. Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: . X. Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar. .3.80) sağlar. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir. Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle. torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler.Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir.1.

Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler. tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar. X.Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı.1. toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması.Kirli atık sular. . kömür nakil bant hattı.Yüksek toplama verimi. .1.T.Küçük tanecik toplama kapasitesi. .Kömür nakil havai hattı. .Düşük basınç kaybı.Kül nakil bant hattı.Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları.1. .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Kül barajları ve kül siloları. . . Yüklenen tanecikler. . elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar. . bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini.3.Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler. Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır.Santral sahası ve dekapaj sahaları. .Katı ve sıvılarda kullanma imkanı.Çok küçük tanecikler toplama özelliği.Kül stok sahasındaki küller. .Termal etki. X.Baca gazları ve baca külleri. . . ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler. . Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar.5.3.5. .C. X. Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar.Kömür nakil yolları.6. Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri . serbest asit 215 . yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır. Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: .Nispeten küçük basınç kaybı.3. Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir. Gaz.5. SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır. Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X.3.5. kükürtdioksit ve azot oksitlerdir. Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler. .Hidrolik kül atma sistemi.3. yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur. .3.4.Kömür stok sahasındaki kömürler.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması. Ayrıca yanık etkisi. X. Elektro filtreler.3.4. .

solgunluk ve ölümle sonuçlanır. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. Bunlar akut. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri. eski kaynaklar kurumuştur. büyümedeki gerileme. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. yaprak ve meyve dökülmeleri. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur.T. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir. X. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş. Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri.C. öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir.5. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur. Meyvedeki belirtiler. Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde. kronik ve gizli zararlanmadır. Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir.2. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur.3. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. yaprak kurumaları. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. günlük SO2 konsantrasyonu 216 .1. SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. erozyon vb. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. solunum yolu hastalıklarda artış görülür. Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır.

solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında.1. Partiküller.4.3. e. X. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması. CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte. c. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır.Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma. SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır. b. görüş mesafesinde azalma.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir.500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür. d. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 . Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda.3.5. NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur.C. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür.T. X. Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir. kötü kokular.5. a. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder.

Ulusal Sempozyum.T. Durmaz A.. 1999. 7. B. 1999. NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. 2. Doğu.3. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi. Ankara.5. Arcan Y.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır.Z. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz. X. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda.5. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı..3. olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. akciğer ödemleri ve ölüm izler. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır. 1993. 6. Hava Dairesi Başkanlığı.1. Çevre Bakanlığı. Ankara.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir. Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü. Enerji İstatistikleri. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları. Ankara. 1992. Harita X. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Bunu solunum güçlüğü. Ancak termik santralların kirletici atıklarını. Enerji Raporu. Kaynaklar 1. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Uslu T.Uysal. 218 . Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir. Tablo:X. 1991.. 1987. 4.3. 1990. 3. 5.C. Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu. Çevre Mühendisleri Derneği. 1. Ankara.

14. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12.2 Külün Miktarı (Ton/Gün.3.4. 17. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13.2. Hava Üzerindeki Etkiler 18. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15.4. Göller.8. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5.6.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15.1. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit. Santralin Yeri 3. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14. 14.3. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4.1. 17. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14.T. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12. 16. Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19. 2. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4.4. Kükürt Miktarı. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14.4. Toplam Alan (m2) 4.8.13. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14. Yeraltı suları. 14.1 Rüzgar Yönü. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri. Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18.14.3.2.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11. Baca Gazı Çıkış Hızı. Akarsular Üzerindeki Etki 18.2.7.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12.9.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18.2 Yer Rüzgar Hızı. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14. Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15.6.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı. Meteorolojik Veriler: 17.4. Santralin Toplam Sahası (m2) 4.2. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti.3.Sayısı ( Adet) 13. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7. Özellikleri 13. Kuru Kül Miktarı (%) 12. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h.6.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X.8.8. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği. Denizler Üzerindeki Etkiler 18.3. (%) 12. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi.2. 15. 20.6. Tesisin Yakma Kazanları 13. 2001.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14.1.6.4. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12.5.5.4.3.4. Santral Genel Verimi (%) 9. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13.4.2. m3/h) 13.7. Barajlar Üzerindeki Etki 18. Termik Santralların Çevresel Etkileri.4.11.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15.1. (mg) 12. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15.1. Santralin Katı Atık Durumu 16. Doğal Gaz) 11.6.3.4. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16. 3.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği.4.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim.C. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.5.6.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14.10. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6. 18.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16.9. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15. Su Kullanım ve Atıksu Durumu.5. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14. Sabit Karbon (mg) 12. İnsanlar Üzerindeki Etki 18. Kazan Verimi (%) 13.(m/sn) 15. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18. 17.7. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14. 219 .Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı. Yanmamış Maddeler. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Ton/Yıl) 16.3. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18.4. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14.9.5. Santralin Adı.4.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12.7.12. Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14.

619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur. VII. Tablo:X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. 2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır.1. Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan. 220 .1. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği.1.C.4. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir. 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir. Beşyıllık Kalkınma Planı. Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır.T.2. Tablo:X.4. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır.4.4. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT. Tablo:X. Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir. 1995. 1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı.4. Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay.’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir. Ayrıca 6.

.. . . . 3 2 4 4 .. 776 . . 1 .. ... 1 1 4 . dünyada elektrik talebindeki artış % 3. . .05 75..77 33.4.80 36..02 37. .C. 5420 1824 ....... 38 692 .02 0...18 30..00 31.6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir... Tablo: X...12 12...718 9.44 1.4 olmuştur.11 5.65 42.. 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir..718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu. .. 1229 ... Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 . . ...21 4.. ...80 436 351.....04 36.99 46.. .30 2.87 43. .25 47....41 7.. Mayıs... .....8 iken....74 1.. 2 . ..15 20..65 34. 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 . 606 2111 4515 3820 .. 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3. .69 14... ... 3800 . 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 ..T.. 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 .8 ile % 4.. 2000. .08 47...03 28.. 31..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında...2.... .. 4 .. 7 2 .21 38.36 57. 300 650 3375 .80 19.12 10... . Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir. nükleer enerji üretimindeki artış % 15. .84 73..

onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır. X.0 MTEP ulaşmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır.4. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir.3.7 MW güce karşı olarak 123. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır. Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir.’de verilmektedir. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir.4. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64. Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır.C.2. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması.040 GWh/yıl’dır.4. bol miktarda bulunmaktadır. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır. İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir. 222 .4. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için.439 GWh’e ulaşılmıştır. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32. Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir.116 MW’a. Tablo: X. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır. 1999 yılında 118.’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26.T. üretim kapasitesi ise 111.6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir.

.. Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır..1 11175.. 4300 28850 . 29 1086 .9 2330.9 15.. .1 42229.5 80.. 2001..4.. . .... Mümkün 245 .4 44.8 10102. .5 Termik 11297. 9129 380000 .5 30930.5 80.8 85.0 116439....7 326...0 15..2 16048. ....4. .7 103295..3 Hidrolik 9934..5 20. Tablo:X.5 Jeotermal 83. .2 18. . 110 110 .6 10306..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X..0 İthalat 270.5 412. .0 131355. 200 2250 .9 21889.1 271.9 10537...0 34677.5 17307.4 23351....8 26. 8.8 15555..1 3796.C.2 353.7 15....2 Toplam Tüketim GWh 94788.2 39816.0 Rüzgar 5.. . 2001. Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri..8 111022.8 .. .3.0 125160.3 285.7 Jeotermal 15..1 8. Toplam 1126 3357 4718 8075** . 9129 380000 . İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir.0 298. 223 ...3 3298.4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır. 4500 31100 .1 11771.. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 .5 Rüzgar 8.9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246...7 Kişi Başına Tük..7 29392.7 128544....0 5300..Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116. .... 626 626 ..2 8... Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır. Muhtemel 456 .. . Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir.7 105517..3 118484. 45 555 . ... ......9 84.7 1968 2001 Tahmini 29511... .. KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri. ... .1 2492..9 Hidrolik 40475..1 8..8 .0 384.T..9 68702.9 101636.7 82. .1 114022..Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir...0 15.8 63396.9 15...4.8 13021. 125000 34729 43. . 82 1641 .... 125000 34729 43.9 81661... . . . ..9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257..0 136271. .0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861. .4 Termik 54302..4 11850. 8 ...5 İhracat 343.9 94101.

kararlı bir biçimde. 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi.000 ton kül. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır. Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir. konunun politik.5 milyon ton CO2. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır.3 oranında artmış. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması. ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi. örneğin. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur.2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. Diğer bir deyişle. 300. Buna karşın. Önlem alınmazsa. X. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır.T. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen. 224 . Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir. İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna.4. Diğer bir deyişle. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması. yılda % 1. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda.1 düzeyinde kalmıştır.

bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. Radyasyon. Akut dış radyasyon etkileri. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. inşa şekli ve işletme usullerine. normal işletim şartlarında. reaktör tipine. Bu değerlendirmeler.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. emfizema. Gerçekten de. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları. Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde. Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül. topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır. bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları. kozmik radyasyondan.C. Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır.4. Dünyaca kabul görmüş yayınlar. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. X.4. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı. Hava kirliliği bronşit. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir.T. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar.006 oranında olup. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar. 225 . Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir. akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir. atığın miktar ve zehirliliği. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar. Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0.

VIII. 1999. ve Sökmen. Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu.C.. K. Bozkurt. 5. İstanbul. 226 . Enerji Raporu. 21 YY. 3. Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü. Devlet Planlama Teşkilatı. 2001. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi.T. 2000. 1994. Bilim ve Teknoloji Dergisi. Mayıs.Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji. Sayı:26. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Kasım. 2. Sayı:319.O. 4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1. Ankara. Ankara. 1994. Beş Yıllık Kalkınma Planı.N. TAEK. Bugünü ve Yarını. Kadiroğlu.. TÜBİTAK. G.

1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Çünkü. e. benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta. düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi. Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir. sanayi siteleri. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 . temel politikalar sayılabilir. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır. Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar.C.1. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması.1. Düzenli. XI. Bu amaçla. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda. c. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır. ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte.T. çıkardıkları gürültü.2. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar. Küçük sanayi siteleri. Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar. Böylece plansız. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır. Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. Sanayi siteleri uygulaması ile. SANAYİ VE ÇEVRE XI. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında. b. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb. Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi.1. XI. öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler. d.

351 11. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada.698 1.61 16. (Ayrıca Bkz. XI. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında.805 % (X) 8. Tablo: XI. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği. belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.70 24.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13. 76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur.38 9. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş.424 14.C.005 1. 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak.2. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi.381 13.569 7. Tablo:XI.78 14. Etibank.77 20. ekonomik dengenin kurulması.925 1. Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir.610 17.198 % (X) 15.51 14. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir.T.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84.137 hektar büyüklüğünde.1.79 8.306 11. Belirlenen hedefler doğrultusunda.720 2. 228 . ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür.1). Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir. Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G.97 13.54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1. I.92 16. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır.313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır.57 19.825 6. ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına.145 2.14 8. 2003 yılı sonu itibariyle. 18.40 7.

ekonomik. XI. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır. kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb.2. e. f. istihdam imkanlarının artırılması. ucuz. 15. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır.04. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. coğrafi. b. bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. g. hem girişim sayısı. Bölgelerin devlet gözetiminde.C. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal.T. bir plan ve program bütünü içinde. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. çevre sorunlarını önlemek. kentleşmeyi yönlendirmek. XI. d. ekonomik ve çevresel değerler açısından.1. bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri. Organize Sanayi Bölgeleri. 229 . kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup. temel politikalar olarak sayılabilir. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi. Sanayinin disipline edilmesi. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla. “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak. Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta. c. Sağlıklı.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.2. üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır.

-Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. Yapımı. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir.01. 3. Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01. Ayrıca. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının. ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler. doğal ve kültürel kaynakların korunması.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin. ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir. Sanayici dernek veya kooperatiflerinin. OSB'nin içinde bulunacağı İl. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince. İlçe veya Belde Belediyesinin.000 Eşik Analizi. -1/100.04. Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi. çevrenin. 2.2. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır. Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için.2.T. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır.1.C.000 Eşik Analizi. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4. Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin. İl Özel İdaresinin. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. Kuruluşu. -Alternatif Alanların İncelenmesi. İşletilmesi. -1/25. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması. -Alternatif Alanların Belirlenmesi.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. OSB yer seçimi etütleri. Bu Yönetmelik. XI.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI.96 19. 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI.77 17. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir.050 510 1. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten.137 % Hektar(*) 21.1). İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8.012 2. 231 .248 2.348 1.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G.30 5.C.28 26.88 11.55 7.453 4.Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2.43 6. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde.61 13. (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır. Yatırım Programında Yer Alması 6.2.703 700 823 10. b.691 % Hektar(*) 18.126 18. organize sanayi bölgelerinin İstanbul.15 7.3). dokuma.30 19. İzmir. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında. Kamulaştırma 7.18 4.52 22. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi.932 3.68 16. Burada da görüleceği üzere. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI.28 6.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır.027 2. Kayseri.77 8. Tablo : XI. a.de verilmiştir.32 8.878 2.018 1.70 100 % Adet(***) 19.T.57 25. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede.26 12. giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken.2.

içki ve tütün sanayi Dokuma.0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.T.’de verilmektedir.3.4 23.2 100. giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10.4 31.7 18.5 4.4 4.1 7. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1. 232 .C.).8 6.0 Kaynak: DİE.0 30. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27.1 14.5 5.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda.9 2. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır.4 12.4 100.0 2.2. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI.4 8.1. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır.8 5.3 2.

2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.4. üretim ve istihdamı artırmak.2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19. 233 . ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak. bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.2.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup.01. yatırımları teşvik etmek.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu.C. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE.07. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI.T. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI.

Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir.T. Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef. modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır. OSB’lerden farklı olarak. doğal kaynakları kullanarak ürün verirken.08. Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 . modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2. e. OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken.3. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır. f. XI. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir. Endüstri bölgelerinde (EB). Kanun uyarınca. Böylece yabancı yatırımcılar. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02. Ayrıca sanayi ürünleri. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin. c.5 ay. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a.5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir. d. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak. b. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır. Böylece. Sanayi bir yandan. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi. Çünkü sanayi. ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada. yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır.

1. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları. arazinin yanlış kullanılması. Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere. . 235 . hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. Toprak kirlenmesi. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül.Toprak kirlenmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar.Gürültü olarak sınıflandırılabilir. kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken. hava.Atık kontrolü ve . ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir. çevrenin de bir kaynak olduğu. ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi. Su kirlenmesi. .3.T. aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi. Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında. fazla gübre kullanımı. ulaşım araçları. 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. Hava kirlenmesi genel anlamda. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır.Su kirlenmesi.C. Ancak doğal kaynakların azaldığını. zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır. bugün bu değer yargıları değişmiş. XI.Hava kirlenmesi. hem sanayileşmeyi sürdürmek. hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. . Bu raporda ana tema olarak. Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. kükürt. .

236 .3. Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi.3. su. d. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a.’de verilmiştir. sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte.’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre.T. b. Tablo: XI. Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar. XI. Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma. Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri. Turizm Sektörü olarak sayılabilir. g. Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI.C. Enerji Sektörü. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık.3. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur. e.2. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir. Tarım Sektörü. Bu sebeple.3. Altyapı ve Ulaşım Sektörü. Sanayi Sektörü. ve toprağa verdikleri katı. XI.1. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır. bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde. c. Madencilik Sektörü. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir. tek etken değildir. Yerleşim Alanları. çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. f. Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava.1.

TOBB. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi.T. 5. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır. Sanayi İstatistikleri Mayıs. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete. DİE. artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak. Bölüm XI. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz. 1993.3. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü.C. Çevre Kurulu Raporu. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık. 2004. 237 . Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda. 3. 2001. 7.4’den itibaren XI. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü. 6. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI.’de özetlenmiştir. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. DİE.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. Kaynaklar 1. 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan. 4. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8. 2000.

Gaz ve Sıv.Kim. V. Org. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ. 1993. Kim.T.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes. s:46:48. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met.+Tar.C. Rafineriler.İl. Ağır Met. (Pet. Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo. Kim. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.BOİ rür KOİ Florür Bileş. Çevre Kurulu Raporu. 238 . SS Diğer Org. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği.) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB. Fenoller Askıda Katı Md.

4 milyon ton olup. 2.7 56. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77.4 2. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21.0 75. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında. XI.3 Ataş-Mersin 4. yağlama maddesi olarak kullanılan.T.0 24.6 21.1 10.3 milyon tondur. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar.4.4.C.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde.XI. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir.5 106. Tablo:XI. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4.1. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27. BP. PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır.4 3.0 67.0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.2 ‘de verilmiştir. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur.0 67.4 Kapasite (%) 70. PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI.XI.8 10. 2000. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2. Kırıkkale. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell.9 Genel Toplam 32.6 Tüpraş Toplamı 27.benzin çeşitleri. madeni yağlar da elde edilmektedir.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24.0 olarak gerçekleşmiştir.4 77.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir. Faaliyet Raporu.9 milyon tondur.4. Tablo.4.1.4.5 5.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo. İzmir.6 milyon ton olup. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler.4. 239 . otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar.0 11.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır. 2000 yılında 21. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.7 6.

pompalama. petrol ve onun bileşenleridir.P. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.C.P. Faaliyet Raporu. aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır. distilasyon.T. fenolik bileşikler. Askıda mineral katılar.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır. Atıklar. 240 .P. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).4.2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H.1. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O. (kum. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir. alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir. 2000. klorürler. sülfitler. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil. yağ. tuz giderme.Ünitesi TCC. mum.P. Tablo: XI. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des.Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler. fraksiyonlama.1.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H.Ünitesi Reformer Vakum H.4. merkaptanlar.

% 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar.1.1. hava flotasyonu ve a. karıştırma. Suspanse katılar olarak sayılabilir.1. kulelerden vs. evaporasyon. Sülfür Yağ ve gres. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır. yumaklaştırma. filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır. koagülasyon. Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir.3. pH. petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü.T. kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir. Hidro (S-2). Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır. NOX . Tetra Metil.C. nutrient 241 . Etil Benzen. Amonyum azotu (NH4-N). Tetra Etil. Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri. gelen kömür atıkları. asitli gazlar. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar. çökeltme şeklinde b. atık. Kurşun vb. alkali sular. sızmalar. Fenol (C6H5-OH). Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)]. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir. Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır. toplam siyanür (CN-). damlatmalı filtreler. XI. Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak. Olifenler. tankta kalan pislikler. BOİ5. Krom (Cr+6). havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. yağ. Askıda katı madde.4. Çökelebilir katı madde. katalizör.4. XI. Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. uygulanır. biyolojik oksidasyon.4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama. flotasyon. Ksilen. c. havalandırma. Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır. Benzen (C6H6). Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir. Toluen (C6H5CH3). Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır. tank tabanı çamurları. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ.4. Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ). Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır. gravite ayrımı. XI. Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma. kirleticilerdir. yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi.

kerosene. 2000. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin.4.C. Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. kerosen. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır. XI. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. kostik soda. Petrol rafinerileri. 242 . su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. e. 2000. Geri kalan % 3’lük kısım O. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir. No:44. kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir. Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. Petrol. Kaynaklar 1. d.Ş. dökülen yağların geri kazanılması. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. Türkiye Petrol Rafinerileri A. S ‘dür. asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir. gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. gaz yağı.T. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. asfalt. çok farklı nitelikteki katı. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır. Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur. fuel oil.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder. Faaliyet Raporu. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme. plumbite ve su ile yıkanırlar. 3. Faaliyet Raporu. asfalt üretimi için kullanılırlar.1. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. N.

C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup. 1.Kaprolaktam . Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir.Vinil Klorür Monomer .Polivinil Klorür . Bunlar.Yüksek Yoğunluk Polietilen . Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz.Etilen-Propilen . Plastik Yardımcı Maddeler XI.Saf Teretalik Asit .Karbon Siyahı 3. gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk. Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler . Termosetting Reçineler ve Plastikler 5.Aromatikler .Polistiren .Alçak Yoğunluk Polietilen . PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta.5. petrokimya sanayinde üretilen maddeler. Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır. propilen. bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden. Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı .Benzen . petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Stiren 2.Etilen Glikol .1.Dodesil Benzen .Ksilen (Orto-ParaKsilen) .Toluen . Termoplastikler .Metanol .Akrilonitril .C. diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür.T. Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler . nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen. Ham petrol.Butadien .Lineer Alkil Benzen .Akrilonitril Bütadien Stiren 4.Ftalik Anhidrit 243 . ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır.5.Sentetik Kauçuklar .Etilen Oksit .

Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir..Propan .Propilen ..Etan ..Kızdırma benzini ..C4 Karışımı (Bütan. Isısal parçalanma yönteminin temel amacı.1..Propilen .Kızdırma Benzini . Bütadien. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI... Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar ..Nafta . Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir.Fuel-oil 244 .Yakıt Gazı (Metan.T.Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir... metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir...5.Gaz Yağı Isı .C4 Karışımı (Bütan.. uzun vadede temin güvencesi. fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir. Hidrojen) .C. propilen. Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi. ...LPG .Nafta . Hidrokarbonlar. Bütilen) ..... bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir. Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak.Etilen ..Etan .LPG . doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen. Bütadien..1.. Bütilen ) ...Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler . Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir.Propan .

Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar. Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur.1. Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan. 245 .850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir. içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı. destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir. Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen). Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır. kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir.5. Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI. propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır. kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır. Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır. daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu.C.’de verilmektedir. önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir. tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. etilen.T.

T.Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 .5.X1.1.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.

Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir. Bütadien.3. dip ürün olarak kızdırma benzini alınır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı.Bütan .Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler .2.Kükürt . 247 . ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır. Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir.3.Bütilen .1.5.Etilen .5.1.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen. Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır. İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı. Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir. XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Bütadien. etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir.C.Asetilen (az miktarda) XI.T. Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril. Kolondan çıkan benzen. Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren.PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur. dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır.1. Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir.C4 Karışımı (Bütan. XI.TBC (% 85) . Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır.Benzen .3. Bütilen) .

Para Dietil Benzen . Prosesin akım şeması Şekil:XI. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir.Aromatik Nafta .LPG .Ağır Nafta . Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir. 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Etilbenzen Dehidrojenasyon .Ortoksilen . benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir.Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR.3.4. Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Ham Benzin . Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir.2. Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir.Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir. ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir. Aromatikler Aromatik ürünler benzen.’de verilmektedir.Ağır Aromatik .5. Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır.C.Atifoam .Fuel Gaz . kullanılmaktadır. Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir. .Trisodyum Fosfat . Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir.T.1.4. XI. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir.5. Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir). Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider.5.Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Hidrazin 248 . Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır. Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır.Paraksilen .Etilen Diklorür . Nafta ve kızdırma benzini.Toluen .1.

Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması .5.T.2.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI.

5.C.3. Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.T.

Prosesin akım şeması Şekil:XI.......3.Aktif Alümina . Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir..→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2.1. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ..Amonyak (% 100) .....Etilen . C2H4+C12.Harsow .Metanol ..Hidrokinon ......... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ...... Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir......5.6....Asetik asit .........→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI.Adoption oil ..Sülfürik Asit (% 98) ....Propilen (% 100) .... normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır.....→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI..Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması..5... Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir...Antifoam ......Oksiklor .......ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir...XI...........Meho ... yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır.5...5... Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur..1.Katalist C=41 .....Dioktiftalat .4...5..Klor .....Refrigerent oil ....Trisodyum Fosfat 251 ... Prosesin akım şeması Şekil.... Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır.. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para .T.C..Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün . Basınç altında sıvı olarak depolanır.’de verilmektedir.....’de verilmektedir.

T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI.C. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması .4.5.

T. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Potasyum Karbonat . Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA. Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur. propan ve hafif hidrokarbonlardır. Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler. PTA. Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur. CO. Kolonun altında ise akrilonitril. HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar. çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür. Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir.7.1. 253 .6.5.Gliserin XI. su. Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar.’de verilmektedir.5. asetonitrilden tamamen alınır. Burada akrilonitril. Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su.496 0C sıcaklık aralıklarında olur. Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır.Asetilen Tetra Bromür .85-1. XI.C.XI. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat .Mangan Asetat .1 basınç ve 385 . sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir.’da verilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir. Prosesin akım şeması Şekil. Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır.Benzen .5.CX Oksidasyon kat. Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır. . Beyaz kristal halinde bulunmaktadır.Borik Asit .8. Reaksiyon 0.Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır.1.Sülfürik Asit (% 98 ) . P-ksilenin basınç.5. CO2.Amonyak . amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler.5. Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot.Platin .Kükürt . Hava. biraz HCN ve ağır organikler alınır.Nafta .

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI.5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI.5.C.T.5.5. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .

b. Şekil:XI. Siklohekzan Ünitesi. a.5. Nafta önce kükürtten arıtılır. CO2. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. H2/CO2 Ünitesi. c. H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 . e.6 . Anon Ünitesi. f. Laktam Ünitesi. Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi. CO. d. CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir.T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 . Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür.

Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir. d. propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir.Hafif Polimer (C3-C9 ) . Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır.Kostik (% 100) . Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir. M. XI.1. laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır. Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir. f.Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler . Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir.H2SO4 (% 98) . c. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir. Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir.Hidrat . dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder. Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir.Benzen .5.9. Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır. SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı.T. Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen. bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir.Mono Sodyum F.C. oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir. e. Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir. Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . reaktöre verilir. SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir.Propilen . SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 .

Gaz Oksijen .P. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir.U.Etilen . Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB. Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir. oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Proseste etilen.5. Reaksiyon ürünü DDB. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir.5. DBI ve PDB’den ayrılır. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır.5.Antifoam . DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır.) teknolojisi ile.1. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır.1. Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir.Potasyum Karbonat .9.1. Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır.7. DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur. Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır. DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Glikollerin en basiti ve en önemlisidir.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir. İlki tetramer ünitesi.Sudkostik .5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur. Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir. Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur. 257 .9. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır.4.C. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur. benzen. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir. Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir. XI.10. XI. ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir.Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır. XI.T. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir.’de verilmektedir. daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır. DDB.

3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir.2.2. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: .5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar. naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir.5.1.3 .5.Extander oil 258 .11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Büten 1 .5.Ortoksilen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1.Benzen . polyesterlerin.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI.2.5 . .% 24. Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların.Trisodyum Fosfat .T.1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli. boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA).C.Metanol . Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.Bütadien 1.3.2.Sudkostik (%100 ) .5. % 22. emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen.2.Hidrazin XI.Stabilizör . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI. CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1.Kobalt Katalizör XI.

T.5.C.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.

2.Etilen.C.Sodyum Hidroksit .Melas XI. Termoplastikler XI.Silikon . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. .5.UC Stabilizör .Saf Hidrojen .Ksilen .3.AB Stabilizör .Hekzan .Propilen .Setarin .P2 Katalizör .Kostik .3. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Kalsiyum Stearat XI.(NaPO3)6 . sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir. 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir.Katalizler.3.H2O2 .Setamin .1.SWN (AB ) .Yardımcı Madde .Çeşitli Kimyasallar .Potasyum Nitrat . Kataliz Çözücüler XI.Propilen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Köpük Giderici Loril Peroksit 260 . Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir.1.T.2.Miristik Asit .5.3.Polimerizasyon Katalisti . Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında.AT Katalizör .5.3.5.Fuel Gaz .Metanol .Kloroform .Balmumu . Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .VCM .PVA . Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir.Polivinil Alkol .3.Etilen .Fuel-oil .5.

2.Lesitin .4.Toz Sabun-Sıvı Sabun .5.TDH . Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür.Çinko Stearat .4.T.5. Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.Reçine .DEAL XI. üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir.Mineral Yağ XI.Heptan . diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak.HCl . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Selüloz XI.5.4.Trikalsiyum Fosfat .Metanol .Fenol .Hidrojen .C.Yardımcı Maddeler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .4.Üre .Stiren .N-Bütanol .Stabilizör . fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta. sun’i tahta vs.Benzoil Peroksit .Tuz . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Üre .Propilen . Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Kalsiyum Klorür .1.3.Aminoplastlar .3.Formaldehit (% 37) 261 .5.5.Dikumil Peroksit .Formaldehit . Termosetting Reçineler ve Plastikler XI. Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup.NAOH (%20) .Kalsiyum Hidroksit .Kataliz-C (TBP) .TICI3 .Kauçuk (CBR 1202) . termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.

çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir.7.5.Selüloz XI.Poliol .4.Kalay Katalizör XI.5. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .4. Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar.5.İzobütanol .T. Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir.Silikon . polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar.Melamin .Amin Katalizör .Su .Ftalik Anhidrit 262 .Yüzey Aktif Maddeler .Yardımcı Maddeler XI. Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle.C.Formaldehit (% 37) .Su .Pentaeritritol . Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Freon .6.Üre .4.Melamin .4.4.Fenol .Yardımcı Maddeler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3.Metilmet akrilik .Bütanol .Organik Katalizörler XI.Yağ Asidi .5.Etil Akrilik .Toluen .5.Formaldehit (% 100) . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.4.

Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur.8.Ş.4. Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır. (Vinil Asetat Monomer) . Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır. b. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. mobilya.Glikoller .T. oksidasyon.Anhidrit Maleik XI. İkinci Kademe Arıtma. PVA Reçineler Boya.9. Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma. Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine.M. İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup. sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir. Birinci Kademe Arıtma.5.V. Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır. değişik uygulamalar mevcuttur. c. Ön Arıtım. Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır.5.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI.1’de verilmektedir. kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır.A. Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde . çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon. Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 .Asit .4. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Polivinil Alkol . a.5. akış hızına ve deşarj limitleri. su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A. flotasyon.C. konsantrasyonuna.

1. Çözünmemiş katılar Krom. DPT. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit.1989. Alkoller. Polimerize Hidrokarbonlar. Polimerizasyon ürünleri. Kostik Soda Aseton. C4 hidro karbonları Kostik Asit. Hidrojen Sülfit Amonyak. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Metanol. Pt. Polimerize Alkoller.5.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. Organik asitler. 2. kostik Soda. 1992. Etilen Aseton.T. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G. Ketonlar Asitler. Eter. Asetaldehit. Merkap Sülfirik Asit. Çevre 89. Rejenerasyon. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon. Sodyum Sülfat. Formaldehit. yağlar. Alkoller Formik Asit. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür.C. Harcanan Kostik Asitler. Aldehitler Aldehitler. V. Sülfirik Asit. Proses Kondensatı fırın çık. Merkaptanlar. Adana. Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar. C4 Hidro karbonları. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir. Kobalt.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1.Aromatikler. Hidrojen Sülfit. 264 . Ni. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller. H2 SO4 Nitrik Asit. Fenolik bileşikler. XI. Olefin Karbondioksit. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar. VI. Petrokimya ÖİK Raporu.

2001. gözlerde çok şiddetli kaşıntı. VIII. DPT. 3. Ankara. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır. 265 . Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi.’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır. kusma.R. göz bozuklukları. 2001. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta.. 2. Harita XI. Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir. iştah azalması. VIII. Petrokimya Sanayi. bulantı. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı.T. Çevre 89. Petrol Ürünleri.. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması.R.İ. Adana. derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara.2. Ankara. BYKP Ö. Kaynaklar 1. deride kızarıklık. Sonuç olarak. DPT. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir. BYKP Ö. 5.C. 1989. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte.İ.

/ İzmir Ekinciler Demir Çelik A. Demir-Çelik Sanayinin.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A. Demir Çelik Üreticileri Derneği. A. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır.Ş. A. / İzmir Kroman Demir Çelik San. Harita XI.000 ton/yıl./ İzmir Diler Demir Çelik End. ve Tic. Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI.Ş. 2000. A. A.228.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A. / Kocaeli Çukurova Çelik End.Ş. Kaliteli Çelik Mamülleri. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San.Ş. ve Tic. A. A. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle. Tablo: XI.3. 3.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San.1. 266 . 2. Uzun Hadde Mamülleri. Demir-çelik sanayi. A. Şirketi / Samsun./ Bursa AypaşDemir-Çelik San.Ş. üretim çeşidi açısından.Ş. A.Ş. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için.Ş / Sivas (*) 17. 2000 yılı üretim miktarı ise 5.300.Ş. ve Tic. A.6. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır.ve Tic. A. / Kırıkkale 16. /İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş. Kaynak: DÇÜ.Ş. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.Ş.A.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End. / İstanbul İzmir Demir Çelik San. 000 ton/yıl.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San.T.1’de verilmiştir.Ş. 1.Ş.C. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan.212. A. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir. A. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst. A. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14.Tuber Çelik Sanayi A.6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Ş. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab.Ş. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur.Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic. ve Ticaret Ltd.6.000 ton/ yıl’ dır.

Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil. argon azot karıştırma. hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. kütük demiryolu malzemesi. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. vakumlama.1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. silis. hammadde girdilerinde iyileştirme. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. son zamanlarda yaygınlaşırken. sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. Döküm Mamülleri.T. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. fosfordan arındırılması işlemleri. Konverter prosesinde. daha gelişmiş soğutma sistemleri. Ayrıca. Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir. daha düşük karbon. konverter sonrası çeliğin. alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı. Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. Diğer taraftan konverterlerde. oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır. alaşım enjekte. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip. kaliteli refrakter kullanımı.6. XI. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. fosfor değerlerine inilebilmekte. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır. daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. orta ve hafif profil. 6. alternatif prosesler geliştirilmektedir. ağır. Borular. hurda kullanım oranı yükselmektedir. 267 . daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır.C. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır. 7. kalsiyum-silisyum tel besleme. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. Bu tatbikatın sonucunda. Dövme Mamülleri. ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir. Ham demirin konverter öncesi kükürt. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot. blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. Sıcak briketlenmiş demir (HBI). nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar. 5. sünger demir (DRI).

Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken.Yardımcı Hammadde. 1. Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül. Kütükler. Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. . daha iyi soğutma. Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur. d. sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. Elektrod 8. haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme. yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. e. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır. Ferrosilis. Hurda. 2. Kalın Kesitli Çubuklar. döküm tozu. yüksek makine zamanları olağan olmuştur. a. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır. kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. Blumlar. hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır. kalıplarda elektromagnetik karıştırma. . Toz Grafit. Günlerce devam eden bindirme döküm. Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri. Hafif profiller. 1. Doğrudan haddeleme sürekli dökümden. endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. . kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma. a. kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir. pota fırını.Enerji (Fuel-oil. Refrakter. 5. 268 . . tel besleme.Elektrik. Silika Mn. Kireç 7. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. . c. Ark ocağı. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken.Hurda. Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken. Ağır ve Orta Profiller.Taş Kömürü. doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır.Demir Cevheri.Refrakter. Demiryolu Malzemeleri. .T.C. . Döküm Koku. 4. 3. Doğalgaz) . 6.Ferroalaşım. b.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise.6. yoğun şekilde partikül madde içerirler.6. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan.8. 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben.T. çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir. XI. atıksudan demirsülfat (FeSO4. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu.5. yakıt olarak kullanılabilir. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular.8. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi. kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek.8. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp. XI. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir.3. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular.C. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde. ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. Dökümhaneler. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu. buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 278 . Bu partikül maddeler. Arıtma ünitesi dip çamurları ise.6. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise.4. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında.

baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir. 5.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.6.) XI. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak.9.2. XI.T. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları.6. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur. 3. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları. Kok söndürme kulesinden. en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte. söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları.6. Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür.9. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise. filtre sisteminden geçirilebilir. Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. XI. söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler. toz ayırıcı.1. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde. 2. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı.6. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir. 4.9. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir. 1. sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI.9.C. SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır.6. 279 . Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu.4.9. tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır.

yanma koşullarının iyileştirilmesi. Toz emisyonları için torbalı filtre. Bina içinde kırma.5. ark ve kupol ocaklarıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması. XI. tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir. gerekse değişik büyüklükte.9. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür.8. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır.T. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir. imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları. ses 280 . ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır.6. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları.7. sistem olarak aynıdır.6.9. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise. XI. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir.9. XI.6.6. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır. Burada yanmanın kontrol altına alınması.6.C. Çelikhanelerde. XI. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir. XI. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır.9. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir. bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır.6. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. ihmal edilemez boyutta olup. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır.9.

Aralık. 2000.T. TOBB. Ankara. VIII. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. Aralık. 3.BYKP. Ankara. 281 .C. 1993. DPT. 4. 2001. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği. 2. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü. Çevre Kurulu Raporu. 1987. Demir Çelik Üreticileri Derneği. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir. Kaynaklar 1. Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması.

2001.T. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 .907. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt.2. köknar. Tablo: XI. 2001.1’de gösterilmektedir.4 27.000 124.6 6. kenevir.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI. şeker kamışı. Atık Kağıt . paçavra. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19.500 356. Bugün.9 13.9 6. gürgen.C.7. jüt.4 6. atık kağıt.500 265.000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1.2.0 XI. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur.907.7.kendir. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab. Toplam Kapasite 295.5 100.5. ladin.200 82. Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Türkiye’de kağıt sektörünün temeli.9 4.4 18.1. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır.000 522. titrek kavak. Tablo:XI.000 130. Saman. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü. İzmit. keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur.7. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt. kendir. kamış. saman. kenevir . Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde .066 Dağılım (%) 15. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun.886 131. hemlok çamı.1.’de verilmiştir.7.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır. kayın. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI.Karadeniz 3 2 D.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır. Hazır Selüloz .7.000 1. 1934 yılında 12.

7.Klordioksit.1. Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. e. Mikroelekler.2. mukavemet. XI. ZnO. mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir. d. Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil.Klor. Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler . Yüzdürme. İyon Değiştirme.2. Mekanik Arıtma Yöntemleri a. CaSO4. Izgara-Kum Tutucu.1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir. . XI. c. Aktif Karbon Absorbsiyonu.7. İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır. Ultra Filtrasyon . alum.7. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır.7..7. b.7.2.7. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a.C.1. Filtrasyon. Çöktürme. gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık. . c. d.T. XI.3.. XI. b. CaCO3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır.Peroksitler.3. XI. talk ve reçine vs. nişasta. XI.Hipokloritler. . Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen. BaSO4.2.3. 283 . TPO2. Şekil:XI. kalsiyum karbonat. Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma. f. çöktürme). Ters Ozmoz.2. deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri. rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır.

T.7.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.

Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ. taş. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk. SEKA Dergisi.7. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme.M. Tablo: XI. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik. AKM. Kaynak : Karpuzcu. 7. kıymık.Kınacı C.C. budak.) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları. Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI. KOİ. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim. Tablo: XI.ve Biy.Ş. reçine vb.’de verilmektedir. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir. Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir.T. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 .’de ve Tablo: XI. iri odun parçaları -Rejektler (düğüm. Dolayısıyla biyolojik arıtım.. fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır. Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi.Şeneş.. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır. biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur. rengi açmak için kimyasal çöktürme..3. 1990. kum -Toz.4. çökeltme. çakıl.vs. Sayı 30. depolama. Ancak lignin.Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü.4. Mayıs-Haziran. 1984.3.7. İTÜ.7.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

2215543 Kaynak : DPT. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ankara.C. 2000.1 Türkiye’de Kamu. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP.T.8. VIII. (Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top. Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top. 295 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.

gösterilmiştir.9.9.C. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise. 296 . melas. Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır. kuru maya. şeker şerbeti. Şeker sanayi kapsamına ise şeker. XI. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur.6.1’de verilmiştir. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir.1. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker. İspirto. aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir. pancar önce kesme makinalarında kıyılır. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. alkol. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken.T. melaslı kuru küspe.9. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir. Ayrıca Harita:XI. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. Pancardan şekerin alınması için. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. c. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır. d. Bulundukları Bölgeleri. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde. b. Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı. Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder.

Anadolu B.Anadolu D.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O.T. B.Karadeniz O.Karadeniz D.Anadolu D. (ton/gün) 4380.9.Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B.5 450 137.O.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62.O.Karadeniz İç Anadolu D.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342.5 450 245 275 275 275 137.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.5 328 137.5 137. 2001.Anadolu Marmara O.5 275 275 545 300 137.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D.Anadolu İç Anadolu D.5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B. Genel Müdürlüğü.Anadolu Akdeniz D.C.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe.Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K. 297 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI.Ş.

Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. i. g. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır.2. ı. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi. Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir. o. Koyulaştırılan şerbet.C.’de gösterilmiştir. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit.9. kuru küspe. Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. XI. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir. f. melas. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır. n. k. Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. l.9.T. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır. Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir.1. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına. Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler. h. 298 . Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4.5 misli koyulaştırmaktadır. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. Lapadaki şeker kristallerinin. gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. m. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır. j. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır.

Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X.9.I. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas. Vakum Aparatları c. Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I.3. Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d.9.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a. Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI.T. Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Kireçleme II. Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması.C. Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi. Buharlaştırma b.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 . yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.1.

b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir.7. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır. Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas.3.4. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları.9. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi. Şlempe. d.4. Bu çözelti.T. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır.9.C. XI. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. c. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar. önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır.Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler. Her ikisi de balıkları zehirler. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. Kireç çamuru artıkları. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir.1.. toprak veya çim araziye 300 . Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir. e. Pancar taşıma suyu. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş. XI. b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır.

Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır.C. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise. Bunlar. Bunun için de. Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır. alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde.4. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar. b. Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır. betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. kumca zengin ve humuslu toprak. 1. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 . Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir. 2. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak.T. XI. 3. içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. Humuslu kum. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. Dolgu maddesi olarak kok. küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur. humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur.2. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir.5mt) olmalıdır. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. 1. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder. Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında.9. cüruf.

XI.T. Organik maddeler. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler.4. suyun debisi ile ters orantılıdır. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir. Bu floklar aktif çamur floklarıdır. alınan sonuçlar olumlu olmuştur. Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur. Sistemin en büyük sakıncası. Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır. 302 . Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış.5. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir. Sistemde.9. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su. Akarsudaki kirlilik.1. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. Suyun litresinde 2. Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır. Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür.C.9.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir. pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur. XI.5. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder. karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir. Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir. sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır. Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir.9. soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur.3. XI. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir. Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır.

ÜLKÜ. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır.. Şeker Fabrikası Artıkları. DSİ.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir.9. Genel Müdürlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.2. 2. DSİ Genel Müdürlüğü. Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir. Kaynaklar 1. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı.T. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama.Ş.000300. Ankara.5. 2001. 1997. 1986.Türkiye Şeker Fabrikaları A. Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200.C. G. 3. 303 .

Kombinalar. İşlenmiş et ürünleri.1’de verilmiştir. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo. Et konserve işletmeleri. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir. G. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir.10. deri yüzme. B.1. Parça halinde işlenmiş et ürünleri. I. C. sadece kesme. hem mezbaha hem de et.XI.10. Mezbahalar. Az işlemli et kombinaları. Mezbahalar ise. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik.1’de. B.10. b. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği. Dondurulmuş et ürünleri. F. Et parçalayıcı işletmeler.1. H. Jambon işletmeleri. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. sakatat ayırma işlemlerini içerir. Rendering tesisleri. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler. E. parçalandığı. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. Kompleks mezbahalar.XI. Taze et ürünleri. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a.2. XI. kemik. Küçük et işleme tesisleri.MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri.10. Et işleme tesisleri ise. Çok işlemli et kombinaları. C. Basit mezbahalar. a. 304 . sadece et işleme proseslerini içerir.1. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir. D. kan unu gibi hayvan beslenmesinde. Birinci Temel Ürünler A. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir. Et kombinaları.1. c. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar. C.10. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde. safra. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI. genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte. C.T.

Parça et . kalp. baş ve ayaklar (sakatat).Kan -Sakatat -Kıl -Deri .Ham veya yarı mamul deri .İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E. Sucuk b. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri. testisler.1.2.2. Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri. .Karkas .1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler .Sakatat .T. Tablo:XI. İkinci Temel Ürünler a.Haşlama. Yenebilen iç organlar.Konserve et .Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) . tütsüleme.Rendering 305 .Diğer hazır etler -Sosis.Donmuş et çözme .Karkas .Yan ürünler . Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar.Et tütsüleme . koyun ve keçi düz barsak.2.Don yağ .1. beyin. Konserve ürünler b.2. dil. Baş etleri(kelle).Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .Et konserveleme .Kesme (öldürme) .I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır .sucuk. salam. dalak.Deri yüzme .1. Salam XI.G.Et işleme Tesisleri . b.Tuzlanmış-salamura et . Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri.F. dilimleme vb.C.H. pişirme.pastırma . c. ayaklar. Kavurmalar c.Et tuzlama-salamura . böbrekler. karaciğer.Jambon . işkembe.1. Köfte c. Pastırma ve füme etler a. b.Tütsülü et .Yenilir yağ .Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri . Hamburger d. kurutma dondurma.Paketleme .Kavurma et .2. Sosis d.10.Ecza hammaddeleri .10.1.Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti .Dilimlenmiş et ürünleri . d.Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı .Hayvan barındırma .

Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 .C.10.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması . Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI.T.Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs.

C. A.10. . Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır. D. A. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.boynuz unu B.1. XI. çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması. .Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi.1.3. XI.Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi.Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi. .Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi. A. karkas parçalama.10. . deri yüzme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Et-kemik unu. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.2. Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır. sakatat ayırma. İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir. Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar.10. Kan. A. . .Atıksu akımlarının ayrılması.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması.3. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi. Deri. . .4. C.Tesis içi kirlenme kontrolü.2. Kemik unu. . . .Kesme.3. İlk aşama havasız biyolojik arıtma . .İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için.Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi. Barsak.Atıksu akımlarının ayrılması.1. deri yüzme. Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. 307 . Rendering yağları.Kesme.T. Yan Ürünler A. .Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması.3. ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi.10. .İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI. .Sindirim organları temizleme. Tırnak.3. Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.

.C. Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.T.Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması. 308 . Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde.4’de gösterilmiştir. b. .2. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli.olabilir. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması.3.Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar.10.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir. . Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.10.: . işlem ve proseslerden oluşmaktadır. a. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma). Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. Şekil:XI.Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır. Bu maddeler evsel.10. ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi.10.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.3 ve Şekil:XI. Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir. Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI.10. XI.

10. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme.2.T.sakatat ayırma.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI.deri yüzme.C.

sakatat ayırma.3. et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.C.karkas parçalama.10. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme.10. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI.T.4.deri yüzme.

Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. 4. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda. Bu sular genellikle yüksek KOI. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. hatta tamamen engelleyebilir. gres ve yüzer maddeler içermektedir.5.10. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. ışık ve oksijen transferine etki eder. Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler. et. yağ. Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. BOI5 toplam askıda katı madde. XI. Tablo XI. Yağ ve gresler de su yaşamına. 311 .9. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde. Tablo XI. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır.10. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır.T.C. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler.10.2. Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. yağ ve sakatat parçacıkları içerir.G. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır. ışık ve oksijen transferini engeller. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. Kanın. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan.2’de verilmektedir. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur.

Kum filtreler. İyon değişimi.6. ve 2.T. 2. Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler.2.C. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız). 1. 3. 2. 5. Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme.6.10. Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1.10. Düzey: Deşarjı tamamen kesme. Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir. 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir. düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir. XI.1. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır. XI. 4.6.10. Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü. Bunlardan 1.10. düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı. ve bazı durumlarda 3. düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir.3. Aktif çamur sisteminin değişik tipleri. Mikrostrainer. Çözünmüş hava yüzdürmesi.4.10. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI. Elektrodializ. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır. 2.6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme).. Bunların arasındaki 3. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı.6. Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma. Dengeleme. XI. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür. 312 .

2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI. Et Sanayi ÖİK Raporu. Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi. XI.10. Karbon absorbsiyonu. 2001.C. VI.5. Kaynaklar 1. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır.T. İTÜ. 1993. Yayın No: DPT:2251. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI.10. Kimyasal çökeltme.5. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. 4. 1984. APK Dairesi Başkanlığı. 2. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.1991. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI. ÖİK:374. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 313 .4’de.3‘de. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun.10. Et ve Balık Kurumu. Ters ozmos olarak sıralanabilir. 3. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur. Bir diğer yöntem de.6. APK Dairesi Başkanlığı.’de verilmiştir.10. DPT.

Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .10.Tablo:XI.3.

ÖİK :374.Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş.10. 315 . Beş Yıllık Kalkınma Planı.Tablo:XI.3. Yayın No: DPT: 2251. 1991. VI. Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K.Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT.

Antep G. Doğu Anadolu G. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur.Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G.10. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır.Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G. Kaynak: Et ve Balık Kurumu.Tablo:XI. 2001. 316 .4. Doğu Anadolu Ş. APK Daire Başkanlığı. (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap. Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G.Urfa G.

A. ve Et Tes. Ettas Et ve Et Mam. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G.Anadolu D.Anadolu D. Mehmet Özdabak İmeks Hay.Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm. Ltd.5. T. Başak Et ve San.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San. Oral Et Entegre Tesis A. Şti. San.10. A. Tic. A.A.Şti.Tablo:XI. A. Özser Et Kombinası A. İmal A.Anadolu D.Ş. Harmancı Et Ent. Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San. Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 . Yem ve Yağ San.Anadolu D.Ş.Ş.Ş. Gel. San.Ş. Ltd. Tic. Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San.Ş.San. Yavuzlar Entegre A. Coşkun Et ve Et Mam. Paz. Tic.Ş.Ş.Ş.Anadolu G. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam. D.

Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Tic. İhr. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic.Ş. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A. A. Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. A. A. Et ve Yem San. A. Et ve Mam. Sendana Et ve Et Ür.Ş. Özdanacı Et ve Et Mam. A. Etsan Gıda San. Ltd. İsmer İstanbul Mez.Ş. Sahranı Mam.Ş. Rend. İth. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. Tic. 318 . 1993. Ş. A. A. Pınar Ent. Şarket Van Et Entegre A.10.5.Ş. Koll. A. Seven Et Gıda San. Tes. Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad. Tic. Ender Ent. İth.Ş. Tic.Ş.Ş. Kellecioğlu Et ev Et Mam.Ş: Maç Tarımsal San.Ş. Tic. Maret Besicilik ve Et San.Tablo:XI. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. Tic. Boğaziçi Et ve Gıda San. San. San.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San. Tic.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI. ÖİK: 537. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. Tablo:XI. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır. işin özünde ileri teknolojinin yer alması. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik.1’de verilmiştir. et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür.1. Yayın No: DPT: 2519. Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. rekabet koşulları.11. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır.11. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. VIII.1. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi.T. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele.C.11. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. Türkiye’de 1920.11. zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski. Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT. Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun. yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip. 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır. kuzu. Bugün ham deri. 319 . ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde. keçi ve oğlak olmak üzere at.

sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir.1’de verilmiştir. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar.2. d.11. Glase. c.2. Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür. Kanatlara ayırma ve budama. c.11. Yarma. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir. Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala. b.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Kireçlik Proses ve İşlemler a. e. b. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir.1. Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi.T. Rugan. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. Muton-Dore. Islatma ve yıkama. Tartma ve ayıklama. Ham deri teslim alma ve depolama. Sepileme Kısmı a. e. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir. 320 . Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır.2. Sepi: Sepileme maddeleri. Bu doğal katalizörler. c.11. XI. Nubuk. f. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir. XI.C. Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları. XI. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. Kaveleta ve kıl sökme. Piklaj: Piklaj.2. Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir. küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet. d.

T. YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA .DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA.11.C.1.

İkinci Sepi. XI. Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir.4.2’de verilmiştir. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak. a. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir.11. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık.11.T. Boyama.11.2. su kullanılır.11. b. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. finisaj işlemlerine yer verilir. c. XI.3. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir. Yağlama a. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır. c. Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb.C. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır. 322 . Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb. Tavlama.1. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması. iskefe.3. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır. tavlama.2.3. Boyama işlemi ise. gergef. Kurutma açık havada veya fırında yapılır. b. budama. XI. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır. Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır.11. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma. Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI.

BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA . SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER.2.İDRAR.SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI.PROTEİNLER.YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri .11.T.KAN. LİFSİZ PROTEİN. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ.C. KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ. AĞARTICILAR. ÇÖZÜNMÜŞ KIL. KAVALETA ATIKLARI. SU. YAĞLAR .TUZ.DIŞKI.

toprak. yağ. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. ekstraktlar.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. a.2. d. depolanması. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır. En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne. f. XI. Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir. g. arıtılması. TAM. Arıtma çamurları.C. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. 324 . Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır. Finisaj maddeleri kalıntıları. kıl doku. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir. pigmentler. Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. bakır ve süyanürdür. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. b. nikel. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). Mamül deri kırpıntıları. krom tuzları gibi inorganik maddeler. XI. Yağ ve Gres. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler. 50-100 lt. Zımpara tozu.11. fikse olmamış kimyasal maddeler. sepileme maddeleri. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. sülfür. boyalar. i. amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine. BOI5. Amonyak. kurşun.3.3. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler. Kıl c. kurşun ve çinkodur. tuz. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir. e. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır.11. h. Genel tesis atıkları. KOI. Kavaleta atıklar. pH. Ham deri kırpıntıları. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir.T.

4. Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. Bu çerçevede. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar.T. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir. XI.4. çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar.11. belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır.1. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. su kalitesi kötüleşir. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır.11. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar. Deri işleme tesislerinde. atıklardaki toksik 325 . Çevreye verilen gaz. XI. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır. Örneğin. Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir.C.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır. Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında.4. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir. Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır. Bu protokolle deri sanayicileri.3.

Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır. deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler.5. Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur. et.5.Atıksu akımlarının ayrılması.1.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi.1.1. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler. akarsu. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur.1. XI. . 326 . Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu.11. Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır.11. dengeleme işlemi gereklidir. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır.Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.5. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona. debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır. . Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir. Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür. Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir. hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur. .Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi. XI. Kromun Uzaklaştırılması XI.2.Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi.1.C.11.T. Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir. Böylece 24 saat süresince.1.5. ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp. BOI5. Atık sulardaki BOI5. dışarı atılabilir.1. göl. Deri. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.5.1. XI.3. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir.11. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: . XI. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi. pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur.5.11.11. . Hidrojen sülfür.1.Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı.1. Atıksularda bulunan sülfür.

Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa.1.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler. prosesleri.ÖİK:537. 2.XI. Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1.6. Yayın No: DPT:2519.11. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo.T. DPT.4. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır. Buna göre.C. bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir. Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır. Beş Yıllık Kalkınma Planı.5. VIII. 9. Tablo: XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 .2’de verilmiştir. Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır. Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır. Şüphesiz bunların girdileri. 2001.1. Çevre Bakanlığı.C. Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir. XI.11. T. ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig).11.2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir.

50 1. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT.01 Isparta-Yalvaç 0.Ş.05 1.00 0.90 İzmir-Torbalı 1. 0.20 10.00 3.00 0.Ezine 3.30 Tablo XI.05 Münferit Fabrikalar 0. Tablo:XI. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI.00 0. Beş Yıllık Kalkınma Planı.08 İstanbul-Tuzla 4.50 İzmir-Menemen 0.K. 328 .50 Isparta 0.40 1.70 1.05 30.00 1.4. Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır.C.00 Denizli 0.00 0. VIII.10 Gaziantep 0. ÖİK:537.90 0.02 3. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A. ÖİK: 537.3’de verilmiştir.01 0.10 1.05 0.50 0.20 5.00 2. Beş Yıllık Kalkınma Planı.30 Bursa.00 Manisa-Kula 4.50 1.11.20 15.50 1.11. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir.03 Manisa 0.20 Hatay-Antakya 0. Paşa 2. VIII. Yayın No: DPT: 2519.50 Tekirdağ-Çorlu 1.T.00 1.00 Çanakkale.M.30 Niğde-Bor 0. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır.00 0.11. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8.50 Bursa 0.00 Kösele (E) 0.01 3.00 0.50 Bolu-Gerede 0. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye.00 20.11.50 2.00 Kaynak: DPT. Tablo XI.3. Yayın No: DPT: 2519.Ş. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.10 0.20 Uşak 15.4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir.

Ş ise. 2519.Ş. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır. 2001. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur.T. Kaynaklar 1. VIII.C. ve İzmir Deri Dış Ticaret A.C. Çevre Bakanlığı. 2. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı. 2001. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. T. Yayın No:DPT. DPT. sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir. 329 . ÖİK: 537. Deri Sanayicileri Dış ticaret A.

Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış. termik santral uçucu külü vb. klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar.Alümina 5. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış.Marn 3. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır. alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin. silisyum.12.12. uluslararası sanayi standartları tasnifinde.C. başlıca kalsiyum.1. Ancak bu gelişmelere paralel olarak. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış. XI. Çimento sanayi.Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1. Çimento. Tablo: XI. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır. Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1.T. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi.Kalker(*) 2.Kil 4. 330 .12. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır. yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır.Bunlar 5 grupta toplanabilir. yüksek fırın curufu.1. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup. katkılı üretim için.Alçı 2. 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere. puzzolonik maddeler.

arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak. Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler.1. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış.5-2 devir yaparlar. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir.2. kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır. yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır. gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında.12. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin.4. Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. 331 .C. ve arıtma çamuru vb. XI. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir. çözücü madde. Bu nedenle. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu.1. çimento döner fırınları. boyları (yaş sistemde 90-180 m. yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker). Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır. çok kademeli.3.12. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler.1. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç.T. lastik. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi. Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir. arasında değişmekte) yakıt. XI. kağıt.12.) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir. tekstil.5-6 m. Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır. atık yağ. plastik.

2. NOx. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır. . Endüstrileşmenin sonucu olarak. Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir. Açıklamalardan anlaşılacağı üzere. . kırılması. farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4. Yanma ürünlerinin içinde.1. Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2). Klinkerleşme olayı.1450 OC) yakıt olarak fuel-oil. hem de son ürün olan çimento toz halindedir. .12. öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada. hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması. Çünkü çimento üretiminde. Şekil:XI.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise.T.2. CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 4. XI. doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin.3. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir.12. 2. CFC.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere.C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir. hem ara maddeler. atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir.C. stoklanması. 3. NOx. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx. CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3). döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC.3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları.12. klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir. 1.1. CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 .5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları.C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3).

Balıkesir. (DUMAN Yusuf. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil. Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI.T. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması.12.1. 1990 ) 333 .C.

Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde. toz kaçakları önlenerek. çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan.klinker soğutma. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için. NOx. siklon. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 . klinker tozu.4. hammadde.12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. Diğer toz emisyon kaynakları.C. Par.3. alçı. kömür tozu.12. torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde.Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme.10. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir.9 no’lu ünitede. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir. klinker ve katkı maddeleri tozları . büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır. klinker stok holü veya depoları. Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri. XI.karıştırma Döner fırın. multisiklon. XI. Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur. kurutma. NOx'dir. öğütülmüş toz kömür. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. Bir örnek verilmesi gerekirse. taşıyıcı konveyörler.12.kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz. hammadde tozu.11.1. Ünitenin.T. farin tozu. tozların çevreye yayılmasını önlemek. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin. SOx. Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları.

3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir. farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder. Bu değerlerin bilinmesi.C. 335 . bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür.80) çok yüksektir.12. verimi yüksek. N0x) Hava-Gaz Mik.5. Döner fırın baca gazı tozu.12. kurutma.75 sağlayan tesislerdir. XI. Gaz (SOx.Döner fırın. kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır.3.2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir.Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül. XI. Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI.12. Siklonlar.2.12. Çeşitli Ünitelerin Adları. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI.Hammadde kırma (kırıcı) . Tablo:XI.12. Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo.Hammadde öğütme. uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir.2. verimi (% 30-70) çok düşüktür. Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin.Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç. çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan.Hammadde kurutma . diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup. İstanbul. XI. karıştırma . klinker soğutma.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99. Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup. (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa.Emisyonun Kaynağının Adı . İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık.5.12.12.1. Baha Basımevi.12.XI. XI.4.T.5.Çimento öğütme (seperatörlü) . toz tutma verimi (% 99. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür.5. Ak Çimento Teknik Yayını. 1976. kömür öğütme .

hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur. Ak Çimento Teknik Yayını. kirletilen çevrenin temizlenmesi. İstanbul. unutulmaması gereken gerçek şudur. Valsli değirmenler 10.T. hem teknolojik. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2. Baha Basımevi. hem ekonomik. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13. Ancak. toz tutma sistemleriyle donatılması. Dökme çimento yükleme tesisatı 20. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11. Sarsak elekler 4. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12.12.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max. Bunker ve silolar 5. Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7. çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri. Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max.Havalı bant. Açık stoklama sahası 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Çimento değirmenleri 14. farin siloları.3. Çimento üretim ünitelerinin. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3. 30 max. 336 . işletme ve bakım masrafları ise. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır.15 max. üfleme tankları) 19. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18.C.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa. Üniteler ve Sistemlerin Adları. 1976.60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max.

iyileştirilmesi. Yeni çimento fabrikaları ise. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için.Çimento döner fırınları. toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır.12. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup. a.12. ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması. duman. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. . Bu Yönetmeliğin amacı.6. Ve bu tesislere yönelik kriterler C. Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. 337 . gaz. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı.T. toz.7. ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara. yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı. Madde 43. Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır. su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi. C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır.Klinker kapalı depolarda stoklanmalı. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. b.C. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. . Mevcut çalışan çimento fabrikalarında.7. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması. toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak. XI. işletme izin ruhsatları verilmelidir. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is.

ayrı takılmalıdır. XI. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp. yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları. 338 . kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı. hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.C.'de verilmiştir. Balıkesir. . gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için.11.Çimento sanayi üretim ünitelerinde.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları. 4.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete. Kaynaklar 1.T. . .12. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları. mevcut sistemler ıslah edilmeli. 07. . Sayıları. 1990.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.4.Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır. tam yanma temin edilmelidir. En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir. toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı. 2001. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. çalıştırılmadığı. 2. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir. 2.Farin (hammadde öğütme) değirmenleri. gerek çimento stok siloları. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği. Harita. -“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların.Paketleme sistemlerinde ise. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. 3.86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları. hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar.7. kömür değirmenleri.10. Duman Yusuf.

Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G.643 3. D.000 180 11.250 100 7. D. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri.l2.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2.270 900 682 670 800 1.T. D.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1.610 1. Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3.800 500 900 450 1.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1.200 1.050 2.194 2.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu.152 3.362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1.700 1.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5.465 2.4.400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1.702 65.Yer. Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G.603 2.2 1.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.700 250 210 150 258 449 7. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G. D.220 700 440 750 20.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5.431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1.992 500 1.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta .432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.972 750 900 400 220 2.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1. D. 2001.C.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G.794 3. D.935 350 1. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G.517 Ara Toplam 63 36.000 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3.020 630 4.700 450 2. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2.017 640 1.750 2.074 917 615 800 666 500 300 500 10.620 2.155 339 .740 610 2.

Tablo:XI.300 Uşak Uşak 1.200 1.500 Pera Çanakkale -1.800 199.500 -3.600 Söğüt Bilecik 5.000 Efes Eskişehir 2.500 Granist Eskişehir --1. ferroelektrikler.000 3.000 -4.600 Kaynak: DPT.400 -8. drenaj boruları. Geleneksel Seramikler: Kil. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI. metal manyatikler.600 Altın Çini Kütahya -1.000 -9.000 35. cam gibi silikat sanayi. ferroelektrikler.000 Yüksel Aydın 1.000 4.600 1. Bugün seramik denilince.000 -26. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir. sermetler.000 4.000 -22. çömlek.000 5.500 Anatolia Bilecik 2.000 1. çimento.800 3.700 Kütahya Kütahya 6.500 -1. tuğla. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir.200 --1.1’de verilmektedir.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6.13.000 Seramiksan Manisa 5. kiremit.000 Hitit Uşak 4.T.13.500 2. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi. Yeni Seramikler: Tek kristaller. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları.300 Termal Bilecik 3.13.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI.500 -5. Ankara. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim.000 9.600 -11.700 11.300 -3. teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır. 2000.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle.500 -7.800 -4. b.700 83. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır.200 Toplam 105.1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 Seranit Bilecik --1.000 -6. Özel İhtisas Komisyon Raporu.000 4. çimento. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.000 2. Seramik kapsamı içine porselen. fayans.500 Bozüyük Bilecik 1.000 Toprak Bilecik 15. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü. VIII. sentetik kristaller.100 10.000 Tamsa İzmir 4.13.000 22.500 --5.000 11.500 -1.500 1. cam. püroksitler ve nükleer materyaller.500 -9.000 -3.500 2.400 Yurtbay Eskişehir 3.000 1.500 Ercan Bilecik 2.C.500 1. Fabrika Adı 340 .000 Çanakkale Çanakkale -22.000 Ege İzmir 11.500 4. zımpara taşları.

Preslerde şekillendirme. . .Hammadde nakil ve depolanması.Rötüş. tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler. Üretim Akım Şeması .1.Masse öğütme.Masse depolama ve pres silolarına nakil.1. .Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma.Taşlama.Sneke preslerde su gramının azaltılması.Değirmenler.Kalite Kontrol. Sofra ve Süs Eşyaları Seramik. .Bisküvi pişirimi (tünel fırın). . . Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI.1.Glazür pişirimi (tünel fırın). . . .Masse kurutma fırını. . .1.Sırlama.Kalite.Dekorlama.Filter Pres.Glazürleme. 341 .Bisküvi Pişirme.Ambarlama.Değirmenlerde homojen bir karıştırma. . . .13. .Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması.T.13.Paketleme. .Kollergang ve konkasörlerle öğütme. . . Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması . XI. . Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo.Şekillendirme. . .Elektromanyetik filtre ve elekler.Öğütme.C.Kalite Kontrol. . . . . . .Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme.Silolar.1.1. 11.Mikserler. .Vakum Pres. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Hammadde. .Kurutma.2. taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır. .1. . .

. .1. kaolen. . .Kalite ayırımı.4.Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme. sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir.Hammadde. Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil. . .Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması.Çamur havuzlarında toplama. . . . .Sevkiyat.Hammaddenin nakil ve depolanması. feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte. .Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması. .13.Kalite ayırma. Karoseramik Üretim Akım Şeması .Kollergang ve konkasörle öğütme. .Değirmenlerde homojen karıştırma.Depolama ve sevkiyat.Hammadde silolama. .Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması.Kalite ayırma.Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması.T.Dekor pişirme.1. . . . . . .Ambalajlama.Filter presleme.1.Şekillendirme preslerinde şekillendirme.Püskürterek kurutma. . .Çamur dinlendirme. .Elektromanyetik filtre ve elekler. . . .C.3. 342 .Ambalajlama.Çamur havuzları. .Hammaddenin ocaklardan çıkarılması.Hammadde kuru öğütme.Dekorlama.Depolama.1.13. XI.Sneke presten geçirme. .Silolar.Şekillendirilen yer karolarının kurutulması. Elektroporselen Üretim Akım Şeması .Reçete tartımı. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . . .

1. kuartz Kil.Silisyum karbür esaslı mamul maddeler.1.Dinlendirme.7. Bunlar. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir. plastikkiller. kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir.13.1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir.T. a. Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler. manyezit vb. .Vakum presten geçirme. Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol. XI. XI.01-0. devasakari. esiri kili.Kaba şekillendirme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen. 343 . Hammadde Kil.13. sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0. şamot. sağlık Plastik. talk. firet. c. Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir. mermer.Şamot esaslı maddeler. Soda. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise . kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI.5. b. Silisyum karbür.1.1. . plastik kaolen.Kurutma. cam suyu.1.6. . bağlama kili. simav feldspat.Kordierit esaslı mamul maddeler. Burada üç tür madde üretilmektedir. kuartz Kil. kaolen.Glazürleme.Son şekillendirme (rötüş). kaolen. kaolen. Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır. kuartz manyezit. .1.C. kuartz Kil. . Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler. kaolen. inhisar gri kili.13. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir. çine aplit. Bakteriler için zehirlidir.

dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. kurutma. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir.2’de verilmiştir. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir. Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır.3. Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur. taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur.13. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını. Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir. Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur. çok miktarda çözünmüş . Tuğla üretimi.13.T.2.13. Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil. ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır.C. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar. XI. karaciğer. solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp.13. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır.1. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI. eleme. XI. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. XI. kırma öğütme.2. Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte. şekil verme. pişirme (fırınlama). balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar.2. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”.2.2. Bunlar solungaç nekrozu. 344 . Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur.13. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde.

araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar. Baca gazlarında uçucu küller ve is. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında. Tekirdağ’da. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar. (toz odaları. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir.000. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda.000 12. baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir. 75 546..500. Tablo:XI. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4.000. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda.000 Ege Bölgesi 129 2.500. Çorum’da. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları.000 451. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda. torbalı filtreler vb). VIII.000 644 500 000 Kaynak: DPT. Gediz Ovası’nda. Edirne’nin Meriç Ovası’nda. Avrupa Birliği 345 . siklon ve multisiklonlar. Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır.000. Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de. soda.568. Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır. XI. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir.000. genellikle asidik karakterli olup.100.000 167. Küçük Menderes Ovası’nda. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır.000 Toplam 414 6.Doğu Anadolu Böl.13.000.C.000. yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak.000. Konya Ovası’nda. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde.000.000 Karadeniz Bölgesi 60 825. SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir.13.000 5. İstanbul-Silivri.000 Doğu ve G. Söke Ovası’nda.427. büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler.000 Akdeniz Bölgesi 31 440. AfyonAkarçayı. Buna mukabil. Baca gazlarındaki SO2 . halde Harmandan (kum.T.3.836.600.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır. 2000. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara.000 9. Milas’ta.2.030.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar. gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır. Ankara.Beş Yıllık Kalkınma Planı. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir.

Ve.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf.13.13.400. VIII.Ş Anadolu Cam San. Cam Yünü.3’ de. Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.398 Kaynak: DPT. San.13.A.A.334 1.000 m2/yıl 1. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Ş Çayırova Cam San. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.4.000 ton/yıl 15.Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1.000 ton/yıl 1. A.(64 Firma) Trakya Cam San.Ş Denizli Cam San. sırada.A.2. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San.000 ton /yıl 35.089 1.000 m2/yıl 3.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400. 2000.Tic. Tablo:XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ankara.A.Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Ş İzo Toprak İzocam Tic.A. A. A.Ş Diğer Isıcam Ür. sıradadır. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI.3.080 ton/yıl 30. XI.000 ton/yıl 210.Ş Trakya Cam San.Ş Trakya Cam San.T.A.800.Şti* Paşabahçe Cam. sırada.A.514 1. bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI.400 ton/yıl 1.Ş Topkapı Şişe San.13. 2000.3.San.Tic.A.Ve.209 872 -4.000 ton/yıl 64. cam sanayi üreticileri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT.000 m2 /yıl 200.000 ton/yıl 4.A.000 ton/yıl -4.Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic.C.Ş Koncam Kristal Cam San .080 ton/yıl 600 ton /yıl 1.000.080 ton/yıl 14.Ş (OTO) Çayırova Cam San.Ltd.Ş Marmara Cam San.470 1.000 m2/yıl 6.A.000 ton /yıl 10. Tablo: XI.000 ton/yıl 310.A. VIII.Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1.A.Ş Trakya Cam San.000 ton/yıl 215.13.A.Ş Koncam Kristal Cam San .000.Tic.000 ton/yıl 4.000.000 m2/yıl 285.Ş Çayırova Cam San.000 m2/yıl 2. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1.4’de verilmiştir. 346 . A.Ve Tic.’dir. Ankara. cam kaplar 2. cam ev eşyası ise 3.

3. Yardımcı İlkel Maddeler. . Vello Prosesi (dikey aşağı çekme). Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler. 2. Danner Prosesi. Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1. Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi.4.İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler. Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler.HERM Prosesi.3. Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim. Şekillendirme. Finisaj İşlemleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi. Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır. Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama. Harman Hazırlama. .13.Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.OCF Prosesi.Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler. Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme).Meme Çekme Prosesi.Tel Prosesi. XI.3.13.Hoger Prosesi. Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler. Float Prosesi.C. b. Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir. XI. Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim. . . 347 . a. .Grosler Prosesi.T. . Eritme (Fırın). Ana İlkel Maddeler. .

Kuartz kumu.MgO verir.. .Renk Verici Maddeler. 2. Ankara. Türkiye Çevre Vakfı.3.Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü. Ayrıca nikel.Alüminyum hidrat.13... Arşt. 348 .. İstanbul. B. Aralık-1982. B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir. Arşt.ve End..Sodyum Sülfat (Na2SO4).. kaolin. gümüş.Mağnezyum Karbonat (MgCO3). . 2000. Yardımcı İlkel Maddeler: a. Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. Türkiye’nin Çevre Sorunları. b. 7.Sodyum Klorür (NaCl). kil.. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler.. 2000. feldspat.T. ... Cam Sanayi Sektör Araştırması. XI. ÇEKÖK Genel Müdürlüğü.. 4. 1981. Diğerleri NH4NO3. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği.Amonyum Sülfat (NH4)2SO4.. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı.Alüminyum (alüminyum oksit)... . Ankara.Enst.CaO verir. 3. c. T. 2.. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi.SİO2 verir... . İstanbul....Bunlar Na2O verir..Kimya Müh.5.. NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler. Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler. 1. Ana İlkel Maddeler: . T.vb olarak girer. . 5. 6.Bil.C. sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1. TÜBİTAK Mar..1987. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları. Ankara. .Kalker CaCO3.C Çevre Bakanlığı.. Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler. pegmatit. Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir.Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4). VIII. İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl. Teknolojik Esasların Saptanması. . Bölümü Çevre Grubu.. DPT. 1995.Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl). 1984.

ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI. Tremolit Tipi. Buhar. b.T. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. Anthofilit Tipi. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır.14. a. su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında. Ateşe dayanıklılık. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir. XI.2. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir.C. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin. Ateşe dayanıklı elbiseler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b. a. Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak . Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır. d.14. Asbestler. c. c. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. Krikodalit Tipi. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c. Krozotil Tipi Amphibol Grubu. b. tiyatro perdeleri ve boya yapımında.14. Amozit Tipi. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. Bu durum aşağıdaki üç a. Serpentine Grubu. 349 . Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar. Elektrik ve ısıyı yalıtması. doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır. teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler. Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür.1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır. önemli bir mineraldir. silikat bileşiminde. Bunlar. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak. gaz.

i.) k. conta packings keçe. o. tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde.14. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır. muhafazalarda. ambalaj kağıdı vb. endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde. l.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi . Bolu. elbise. Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme. m.T. Asbest yünü. valf ve contalarda. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır. önlük. Erzincan. Manisa. .). . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul. f. Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira.3. Mardin. 350 . asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. Adana. İSGÜM. ı. Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar.Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler . Birleştirici olarak asfalt yollarda. Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında.C. asbestli çimento. Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe. Fren balatalarının üretiminde. tavan. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. j. n. şarap. toprak ıslahında. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra. kanalizasyon. Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. g. İzmir. filtre bezleri vb. Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında. Sonuç olarak. asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında. Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven.). basınçlı boru ve aksesuarları. h. asit pompalarında. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir. Bunlar. Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır. tavan duvar kaplama düz levhası vb.5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür. asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. kullanma suyu. XI. duvar kaplamaları ve panellerdir. macun ve yapıştırıcılarda. drenaj boruları. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde.

Sivas. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır. solunum. 351 . Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller.14. talk. Şekil:XI. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır.000 ton civarındadır.4.1’ de verilmektedir. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır. havalandırma. biyotit. XI. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI. muskovit. Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. XI. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır. vb. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır.14. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. dayanıklı ve ipekimsidir. atapulgit. Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup. doğal bir mineraldir.2’ de verilmiştir. Asbest. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır.T.14. maske kullanımını sağlamak. paligrosgit serpantin. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada.lerdir.5. Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır.14. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer. Asbest Üretimi Akım Şeması.6. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir. lifleri esnek.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır.Tatarcık yöresinde. grafit. Bursa. Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir. demir cevheri vb. Bağımsız Devletler Topluluğu. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık . Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür.C.14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.

C.14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.T.1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 .

14.2 Asit Testi Akım Şeması 353 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.T.C.

T. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir. Yapılan tıbbi araştırmalarda. Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür. d. Mezotelyoma. b. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı. Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. Bunlar. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır. . İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır. Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır. uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. a.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir. İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir. . Sigara dumanı. Asbestoz. Bu nedenle. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir. a.C. Akciğer kanseri. aşınma problemi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı. 354 .Kişinin duyarlılık derecesi. . b. c.Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır.

Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir.T. Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler. kum vs. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 . Sağlık kontrolü g.14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c.2’ de verilmiştir.8.14. Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının.14.033 Asbestli Levha İmalatı 55. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir. Tablo XI. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır. 2001.5 krokidolit için 0.Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49.14.7. İşyeri ölçüm ve takibi f. Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc. amozit için 0. d. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir.2 lif/cc değerleri getirilmiştir. Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir.’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir. Haberleşme.1.554 Asbestli Balata İmalatı 7. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri. kapasiteleri ve toplam işçi sayıları.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.C. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar . Tablo:XI. akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur.eğitim XI. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı. XI. Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır.14.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir.

İSGÜM.Ş İzmir Temel Conta San. Toplum. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri.Ltd. A.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi).Ş İzmir Özgür Atermit San.Ş Kocaeli Mardin Boru San. A. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. VIII. 1990. 356 . ve Tic.14. A. Kontrollü Kullanım Yaklaşımı.San. ve Tic. Şti. A.H.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San. A.. ve Tic. Asbest ve Sağlık. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End. ve Tic.Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. ve Tic. DPT. 5. ve Tic. Ltd . A. ve Tic.Ş Bolu Tamer Amyant San.T.Ş Erzincan Eren Blata San. 1989. 2.Ş İzmir Beşer Balatacılık San. ve Tic. A. ve Tic. 2000. A. 1990. A.A.Ş İzmir Kale Balata Oto San. Sabır. 2001. A. A.U.2. Ankara. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. İzmir Frentek Balatacılık Oto San. A. 4. A. ve Tic. A. E.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San.ve Tic. ve Tic. A. 1989. Asbest Projesi Çalışmaları.Ş Manisa Özemel San ve Tic.Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San. 3.Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San. ve Tic.. Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler. ve Tic. Can.Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San. 6.Ş İstanbul Atermit End.C.Şti İstanbul Özgür Atermit San. ve Tic. ve Tic. 2001.Ş Mardin Miner Otomotiv San. ve Tic. 7. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1.1989. A.ve Tic.

000 623. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2.000 739.000 420.1’de verilmiştir. baskı. sırada.000 704.635. Özet olarak tekstili. tarımdan baraj ve tünel yapımına.000 357 .1. iplik.128. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği. kumaş. büyük tedarikçisi konumundadır. apre (terbiye).694.15. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini.C. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar. 2000.412. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır.Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar.000 861.1. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim. elyaf.000 3. halı.000 755.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır.T.000 900. dokuma.700. örme. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir. 1999 (ton/yıl) 3. büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır.000 726. boya. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.788.830.700. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine. Tablo:XI. iplikten kumaş yapılması. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir.000 3.000 18. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır. Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir.000 2. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir. öncelikle aklımıza iplik.000 1.000 1.000 400. hazır giyim sektörü ise 6.15. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili. tedarikçi durumundadır. Tekstil ürünleri denilince. elyaf hammaddesinden elyaf eldesi. kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir.000 712. hazır giyim.000 2000 (ton/yıl) 3.15.550. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI. elyaftan iplik eldesi. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında.000 2. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir. Hazır giyim sektörü 2.657. Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi. otomobil sanayinden uçak sanayine. birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak.000 792. boya. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13.000 18.000 1. Ülkemizde tekstil. Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne.706.15.

Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. dokuma. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar. baskı. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen.15. elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar.C. Kasar. Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi . Hayvansal Elyaflar (yün. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir. 3. yarı sentetik.2. keten.15.T. baskı. iplik. terbiye. Polisler. b. Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar. tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir. tam sentetik. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir. belli bir uzunluğu. konfeksiyon. Doğal Elyaflar: a. apre vb. mukavemeti. 4. d.3’ de verilmiştir.15. boya. Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. inceliği. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. XI. sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI. Pamuk iplikçiği. İplik Üretimi. kısımları bulunmaktadır. jüt. giyim. örme. ipek) 358 . Doğal. Elyaflar. Dokuma. Bitkisel Elyaflar (pamuk.1. halı. kendir. firmaların adı. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir. Elyaf Üretimi Elyaf. yün iplikçiği. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler.15. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. e. XI. 2. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. Elyaf Üretimi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri.2 ‘de. keten. konfeksiyon vb. sentetik iplikçilik. jüt) b. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI. hazır giyim.2. c. a. Bunlara örnek olarak. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. Kumaş Üretimi. Kumaşların Terbiye İşlemeleri. boya.

504 kg.874.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf.222.965. 263.017.037 kg.569.691.çarşaflık dokuma.473.794 m2 68.15.674 adet 1.723.637.585 kg.760 m2 2. Rejenere Elyaflar (viskoz. 6. 349.807 kg. 994.710.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska. Asetat) b.yünlü kumaş.800.bant Fisto ve tanteller. 6.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12.187.590 kg.251 kg. 926. 19.201.914 kg.473.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.çadır kasarlama) Şerit .291 m 432.hasse.312 m2 14.iplik ve kumaşların kasarlama. Tablo:XI.916 adet 96. Sentetik Elyaflar (poliester.117 m2 4.016.434 m 35.135 adet 15.376.593.117 kg.boyama.516.508.608.boyama.375.574 ton 1.174 m 34.805. Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic. ---37.563 kg 1.827. 2001.222. 45.300 çift 7.777 kg.533.elyaf.200 kg 102.513.748 ton 954.654.815.200 m 21.627 adet 69.ekstrafor. 113.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı.600 m 355.809 kg.968 adet 22.920 m2 6.apreleme.920 m2 51.755.128 m 11.102.433.339.fermuar şeridi. 10.çile.apreleme Sentetik elyaf.586 kg. 17.304.C. 515.478.835 kg 45.15.184 kg. 127.049.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda.246. gupür Ayakkabı bağı.670 m 13.835 kg.498.606 m 6. akrilik.131adet 251.lif.600 m.597 kg.632 kg.etiket.374 adet 5.yorgan çarşafı. Üretim Çeşitleri.boyama.790.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.481.210 ton 79.231.iplik ve kumaşların kasarlama.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama.1’de verilmiştir.910. poliamid.560. 359 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a.nevresim.102 ton 10. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.707 m2 24.T. 1. 2.947.

ve Tic.000 2.Ş Güney San. A.623 4.T. San Tic. A.İhr. May Tekstil San.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır. İşl. Entegre Tekstil Firmaları Adı.A. San.Ş Modavizyon Tekstil San. Ve San.589 1.036 1. Koop. Küçük Çalık Dokuma Teks. Koop. A.Fab. A.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok. A.Ş Sarar Giyim Tekstil San.198 1.ve Tic. A. ve Tic.Ş Akteks Akrilik İplik San.Ş Güneş Tekstil Paz.Bir.Ş Tariş Pamuk Sat.Ş Dörtel Tekstil Örme San.İplik Fab.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat. A.454 1. San Tic. A.T.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5. A.Koop.Tic.İplik Fab. A.121 3.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap. ve Tic.Ş Çukurova San.ve Tic.132 1. A. İşl.San. Fab.ve San A.Şti Kom Tekstil ve Konf. A.Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San.T. ve Tic.A.İzmir Basma San İşl. ve Tic.Ş. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.Ş Akın Tekstil A. A. A.390 1.C.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San.Kord Bezi A.Ş Denizli Basma ve Boya San. San ve Tic.15.ve Tic. Ltd Şti.Ş Dünya Halı A. İmalat.Ş Sifaş Sent.A. Ve Konf.105 1.A.İşl. A.348 1. A. A. A. A.100 1.İşl.ş Atlas Halıcılık İşl. Ltd.482 1.Ş Orta Anadolu Tic.179 1.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San.Ş Mensa Mensucat San.Ş Berdan Tekstil San.A. A.187 1.Ş Bursa Merinos Yün. Yeşim Tekstil San.Ş Sümer Holding A. A. Isparta Mensucat San.A.267 1.İşl.Empirme Konf. A.462 1.192 1.Ş Erenko Tekstil İhr.A.Ş Erak Giyim San.Bir.Ş Kordsa Sabancı Dupont End. 2001.Ş Karsu Tekstil San.Ş Gökhan Tekstil San.Değ.Tic.387 1. A.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A. A. A. İşl.Ş Özcanlar Tekstil San.San.ve Tic. A.ve Tic.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.Ş Bossa Tic. A. A.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic. A. ve Tic. İşlt. ve Tic.Ş İsko Dokuma İşl. ve Tic. Ve San. Küçüker Tekstil San. A. A.Ş Sümer Holding A.Ş Aydın Tekstil İplik Dok. ve Tic. San .T. Tic.196 1.Tic. İplik Fab.Ş Merinos Halı San. Tic.İşl.058 1.361 1. Tic.ve Tic.619 1.300 1. A.Ş Sümer Holding A.San. A.320 3.Tic. San.Bir.510 1.465 1.Ş Şahinler Mensucat San.3.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San. A. A. Birlik Mensucat Tic. ve Tic.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic.Ş Saray Halı A.Ş Sönmez Pamuklu San.Ş Aydın Örme San ve Tic. Kaynak: TOBB. Trakya İplik San. ve Tic. Akbaşlar Tekstil San. Tic. A. ve Tic. A. A.507 1. ve Tic. A.Ş Sanko Tekstil San. A.Ş Bahariye Mensucat San. ve Tic.Ş.İplik.Ş Çetinkaya Mensucat San. San. ve Tic.İşl.Ş Polylen Sentetik İplik San. Sanko Teks.226 1. San. T.ve San.Ş Zorlu Linen Dok. A.967 2.Ş KorteksMen. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. A.Ş Bakırköy Konf. 360 . ve Tic.Ş Beyteks Konf.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI.15.1. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .

XI. viskon. satin. b. hidrofilleştirme. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar. floş. gerekli temizliğe. sentetik kesikli. bürümcek.2. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. strayhgarn vb. bazik işlem. Kumaşlar esas olarak.2. empirme. simli örümcek. a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. XI.Dokuma Yüzeyler: Denim. özel yapılı iplikler. pürtüklü. Yapılarına göre İplik Çeşitleri. filament b. krablama. Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir. kalandırlama gibi. tafting. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur.4. Terbiye İşlemleri Genel anlamda. lakost.T. a. olarak ayrılır. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen. pike.2. divitin. karışık makarna. merserize. karbonize.Non-woven Yüzeyler: Keçe. flanel. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. kadife.Örme Yüzeyler: İnterlok. şambri. c. jakar.15. İplik Çeşitleri. ribs. jakarlı ribana. üç iplik. balıksırtı. etamin. kord. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. pazen. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir. keten. İplik eğirme. krep. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri. sentetik filament. dantel iplikleri vb. düz. Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel. gabardin.Fantezi. Hammaddesine göre İplik Çeşitleri. viskon. dikiş. jakar frotte. panama. katlı. penye ribana. d. Pamuk. Dokuma. c. Ancak şardonlama. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar. saten. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama. poplin. kanvas. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir.3.Kesikli. alpaka.15. örme. Genel olarak terbiye işlemleri. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş. a.15. ipek. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır. kaşkorse. dobule-blıster vb. rayon. örme kadife. süprem. ağartma. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek. karışım iplikler.C. wafel pike.2. yün. 362 . haşıl sökme.

Bunların % 47’si entegre işletmelerden.C. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI.G. apre.2’ de detaylı olarak.7 67. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir.8 70. c. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.15. Baskı: Direkt baskı. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi.3 73. özel baskı. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır.15. Tablo:XI. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır.Bursa 51 13.Uşak 59 15.1 72.6 61.VIII. işgücünün niteliği.Maraş 53 14. ronjan baskı. 2001.Antep.15.3’de kısaca gösterilmiştir. Yün sektöründe ise.Kayseri. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI.3. Ankara.2 56.İzmir. iç giysi.Çorlu.5 ‘de verilmiştir. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya.4’de verilmiştir. kumaş boyama.3 59. d.7 Marmara İstanbul.Çerkezköy 107 28. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.9 Fason İşletmeler 82.15.4. XI.T. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.15.5 Baskı İşletmeleri -62.Malatya. VIII. Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye.15.4 51. elyaf halinde boyama. BYKP. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir. Konfeksiyonda üretim yapısını. iplik halinde boyama. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir. Tablo:XI. 363 .K.8 Diğer Bölgeler Adana. Ankara.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81. hammadde kaynakları.4 56.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir.5 62.2 Kaynak: DPT.2 Kaynak:DPT. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir. tops boyama.3 Türkiye Ortalama 81. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir. Örme giysi. Beş Yıllık Kalkınma Planı. en çok yün. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu.5 64. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler. 2001. rezerve baskı. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır.15. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi.7 Ege Denizli.İçel. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır. Şekil:XI.5. hazır giysi boyama.

çarşaf. koltuk kılıfı vb.) 7. döşeme. manto. Dokuma Giyim Üretimi.) olarak sınıflandırılır. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri . 3. 2. ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto. Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı. Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas.1. hazır giyim sanayi ürünleri.) 2.). uzay giysileri vb. kaban. koltuk kılıfı vb. 2. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. XI. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde.1. bavul vb. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre.15.1. yelken ve paraşütler 5. Örme Giyim Üretimi. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir. yün.T. Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü.15.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler. XI.3.1. 1. Ev tekstil ürünleri (perde. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. mont vb. giysilerde üretilmektedir.3. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler.15.Ultra modern makine parkı olan işletmeler.) 3. iç giyim vb. ucuz işgücü olan işletmeler. çocuk giyimi. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri.2. pamuk. Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri.3. Örneğin.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken. cüzdan. XI. pardösü vb.) 4. 364 . bayan üst giyimi. sentetik ve bunların karışımıdır. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır.C. Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak. 1. kemer.) 6. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir.Klasik makine parkına sahip. ağız maskesi vb. üretim gruplarına ayrılırlar. (erkek üst giyimi. Çadır. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir. emniyet kemeri.

T.15.2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.C.

Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .15.C.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.2.

ürüne farklı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI. pul. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. ajurlu nakış. bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 . sarma nakış. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı. yaygı. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir. çadır. Yer döşemesi. Halı Üretimi Pamuk.4. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş. kıl. Nakışlar. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi.C. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır.T. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır. VIII. delik işi nakış. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir.15. XI. lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar.2. Halıcılık. zincir nakış. havlı yüzü olan dokumalara halı denir.3.15. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır. yün.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI.15. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip. beşik. Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır. dolgu nakış. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. heybe. dekorasyon malzemesi. Bu tarihlerde Fransa.

Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler.C. 100. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir.T. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır. Bu emek yoğun bir sektördür. El halılarının kalitesine etki eden faktörler. yün halıların ise. 10.15. Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi. halı türü.Bunlar. kapasite. c. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak. Halı sektörü esas olarak. El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir. Makina Halısı 2. 368 . Bu oran İran için.2. Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir. XI. halının üretildiği bölge. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir. Dokuma Halılar.5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir. Türk el halısı. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI. Sektör yaklaşık olarak 1. Pakistan için .15.15. örme şekli. Tufting Halı ve Kilimler. % 17 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından.6’da verilmiştir. 1.461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür.310 g/m2 civarıdır. % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır. Non-woven Halılar. XI.4. El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır. % 40 Hindistan için.000 düğüm/m2. b. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde.4. a. Dokuma halıda : 2.000 düğüm/m2 ‘dir. Bu rakamın % 3’ünü ipek.1. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. % 16 ‘dır.

PP.2.5. pamuklar.2. PA.000 Yün. Pamuk 90 Non-Woven 34. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Azoik boyar maddeler 5. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır. Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır.T. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi. Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1. 14.000 70. 2001. Jüt 75 Kaynak: DPT. 369 . sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1. 10. Üretim. Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90. XI.5. 2.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.15. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir. PA.5.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar.C.15. PES 55 Tuftıng 55. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde. VIII.15. 8. PAC.000 16. PES. Asit boyar maddeler 9.000 24. PAC. 4. gaz olmak üzere üç türlüdür. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır. Küpe boyar maddeler 3. Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.2.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır. Ingraın boyar maddeler 7. BYKP.1. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır. Tekstil Sektörü Atıkları XI. XI. 12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.5. 2.13.1. XI. 6. Jüt.000 PP. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır. I. sıvı. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir. geri dönüşümlü olmayanlar.15.6.15.2. Kapasite. Kullanılan Hammadde. 13. Ankara.000 PP. Mordan boyar maddeler 11.5.

5.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır.gres. KOİ. üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır. e.SO4). Seyrelmiş halde . Çamur susuzlaştırmada. Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun.C. cıva. çinko gibi maddeler bulunmaktadır. polimerler. NH4-N. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları. bakır.15. kadmiyum. SO2. fosfat türevleri. XI. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI. Fiziksel arıtmada. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. türevleri ve etoksilatlar.3. CO. Bunlar. XI. krom. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır. Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir.4 ‘de gösterilmiştir. Hidroliz olmuş yağ asitleri. Biyolojik Arıtma. BOİ. Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek. Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur.3. islik. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır. sülfit.15.5. c. Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri . Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır.yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi. Çözünmüş oksijen.15. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır. NO3-N. 1. 370 .T. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır. b.2. NOX. Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır. 3. h. Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. Çamur Susuzlaştırma İşlemi. Biyolojik arıtmada. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir. AKM. çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak. Yağ. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler. 2. üre. Fiziksel Arıtma. g. Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. f. nikel. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na. şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler. d.

2. 3.15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı. 5. Md. 2001. TOBB. Bak. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI. VIII. Gel. 2001. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3. Gen.C. 6..T. Tekstil Kongresi.. Sanayi ve Tic. Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri. 371 . 2001. Adana http. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. BYKP . San ve Arş. Ankara. Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi. DPT. 6-8 Ekim1999. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır. Sektör Raporları. ÇÜ. 4.4. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. Çukurova Üniversitesi.

TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20. hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise. ana üretim tesislerinde ise. 1. yalnız presleme. boyama ve araç montajı yapılmaktadır.16. XI.16. yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. 2. Motorlar Motorlar genel olarak . genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen. Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri.16. Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir. 372 . Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. XI. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay.T. 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi. sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır. İçten yanmalı motorlar ise. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi.2. İçten yanmalı motorlar. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç. devlet yardımları. dış ticaret. Otomotiv sanayi.1. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır. çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb.Yabancı sermayenin. boyalar. B. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır. aksesuarlar kullanılmaktadır.C. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı. Benzinli (Otto ) motorlar. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. A. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte.

5-10. En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane.16. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup.C. b. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı . Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler. Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres. siyanür. Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi. civa. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği.Yağ. XI. pH. krom. Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin. çinko. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. yağ ve gres. KOİ. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır.1‘de gösterilmiş olup.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri. . bakır. Montaj Ünitesi.16. XI. kurşun. ara ünitelerinden olan presleme.16. Gövde Kaynak Ünitesi. c. Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir. XI. gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular . Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir.16.3. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ). motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır.2.16. flor ve azot bileşikleridir. gres. Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında.3. Boyama Ünitesi.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. alüminyum. .5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6.Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane. ayrıca Türkiye Araç Parkı ise. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9. tuvaletler. 373 . boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir. demir. kaynakhane.3. d. BOİ. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır. Tablo:XI. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ). nikel. yağ.1. bu kirli sular.5-7. kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir.T. Presleme Ünitesi. çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir.2’ de verilmektedir. Tablo:XI.

1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A.843 7.340 310.853 10.3.652 2. Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme.O.) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır. Tablo:XI.018 300 300 194 109 186 1.C.250 2.400 50 12. XI. piller . FORD HYUNDAI MOTOR COMP.200 1. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır.S B.16. . Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır.Atık toner ve kartuşlar.Fosfat çamurları.252 50 29.Kirli solventler.000 64. PEUGEOT M. Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Atık yağlar. .600 1. karton.100 29.243 40.500 63.HONDA A. Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği. vb.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10.000 6. .000 4.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M.713 4. 2000. Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir.000.504 5.Kirli eldiven ve üstübü bezleri .000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1. pik-alüminyum-bakır malzemeler.16. Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır.N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2.038 (*) Opel Türkiye. Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9.T. Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır.000.5-12 kg arasındadır. 374 .190 4.4.000 13. .244 22.3. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır.16.M.N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N. XI.V. ISUZU CHERYSLER INT.400 2. .FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.3.A.8 75 0 37.000 m2) 15.Boya çamurları. ağaç paletler.A.3. Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır.LTD. M. naylon.I.5. Miktar olarak en önemli atık miktarı. kağıt.Kimyasal ürünler.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO. .16.Aküler.

051 182.338 1.655 52.478 70.403 1.065 508.606.676 187.763 25.889 62.864.980 17.239 16.616 69.598 73.462 39.743 442.865 118.477 6.658 29.798 53. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.623 46.438 688.838 626.407 280.369 458.578 370.505 224.638 47.302 Traktör 50.870 394.640 3.608 65.469 11.824 1.058.404 23. Beş Yıllık Kalkınma Planı.466 243.188 5.821 172.176 138.308 7.781 54.021 1.559.160 403.312 159.359 4.525 135.872 234.974 612.161.967 20.213 144.152 118.695 155.540 20.861 134.314 112.602 263.283 755.005 349.845 692.739 28.055 34.690 2.802 320.457 1.135.774.303 3.166 241.278 165.694 197.724.978 101.187 1.884 51.030 1.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.263 807.252 776.543 9.392 257.570.859 63.554 56.634 32.441 48.900 166.433 78.427 198.388 2.982 84.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü.718 248.432 811.951 97.272 240.762 186.551 157.482 259.627.731 637.721 49.399 133.040 18.619.353 273.066 51.520 2.697 87.232.767.777 436.380 25.181.096 28.350 919.193. Türkiye İstatistik Yıllığı.838.444 1.511 3.755 233.931 56.375 137.916 22.381 122.270.242 227.770 73.707 66.081.234 1.434.861.057 211.026 125.726 11.259 402.008 18.858.122 40.108 74.052.996.726 156.356 46.250 213.649.388 745.796 71.867 125.216 11.192 3.476 11.454 442.345 137.687 742.894 560.067 1.920 86.559 30.449 87.631 4.874 96. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.001 513.817.309 108.254 87.106 212.093 146.119.852 2.344 2.022 692.893 172.608.160 305.579 116.129.777 604.511 313.973 75.945 403.221 387.772 190.632 145.087.16.896 108.700 68.607.496 217.506 776.504 20.489 2.421 333.879 1.885 118.409 287.269 178.586 371.933 746.825 1. 3.140 1.917 106.565 4.520 15.066 281.371. 375 .034 79.152 57. Otomotiv Sanayi Derneği.025 98.836 61. 2001.424 624.407 105.197 94.995 1.107.326 4.263.090 4.095 164.T.072.414 112.788 529.011 62.C.041 13.771 321.211 225.172 58.196 10.559 30.365 378.011 21. 2001.043 81.585 80.636 672. 2000.473 397.186 5.622 3.156 3.927 43.424 173.095 Kamyonet 30.834 2.753 Minibüs 7.437 6.672 Otobüs 11.325.269 353.105 3.454 704.948 15. Trafik Daire Başkanlığı.449 654.317 47.506 Toplam 222.714 491.360 313.449 91.596 64.417.290 374.277 197.373 726.372 180.388 27. 2001.781 583.783 33.891 308.021 243.548 221. DPT.274.592 84.958 1.290.780 95.839 35.771 153.804 31.303 874.119 50. 2.120.180 354. VIII.652 Kamyon 49.546 488.545 90.486 917.567 235.496.432 38.721 205.999 56.633 1.139 200.465 856. Kaynaklar 1.449.680.579 1. DİE.577 983.480 240.478 43.332 13.310.257 1.516 556.569 792.646 2.514 69.693 12.

000 Traktör ön 616.271.17.000 43.1.000 4.000 207.406. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma.000 2. parçalanabilir.445. kaplanabilir.000 8.Yoğurma. b.100.000 13.000 615. e.000 1.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1. Vulkanizasy. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.980.000 442.000 1. 1998 125.000 XI.000 247. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir. kalıplanabilir.796.000 2. pudralama.000 6.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2.1’ de verilmiştir.000 3.600.000 434. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite.502. Şekillendirmede kalenderler. yapıştırılabilir.Bitirme.454.000 984. Hamur Yapma. plastik veya metal üzerine kaplanabilir. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.000 601.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3.000 428.295. 376 . yumuşatılabilir. Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır. kesme makinaları kullanılır.000 Dış Lastik toplam 11.259. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları. sarılabilir. a.000 868.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301.015.000 1.000 2. VIII.850.000 İş Makinası 30.C.402.000 387. sarma.000 13.481.231. 2001.000 3.000 585.T.000 3. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir .on g. Tablo:XI. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur.910. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun.000 Kamyon –otobüs Radyal 826.500.000 37. d.000 Kaynak: DPT. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.200. c.569.000 676. açma.17.329.000 1.1’de verilmektedir. Akım Şeması Şekil:XI. kumaş. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796.000 İç Lastik 2.000 Traktör arka 413.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579.000 11. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir.000 55.074.210. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır. ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer.000 696.Şekillendirme. Plastik madde olarak lastik.000 8.576.000 1.120.17. Hazırlama. yapıştırma.000 1.000 4. f. Konfeksiyon. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir.826.000 Binek Radyal 6. Ankara.17.000 1.324.000 730. yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır.17. Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir.

Lastik Üretimi Akım Şeması 377 .1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI.C.T.17.

f. Kil. karbon siyahı.C. MgO. Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a.9 % 1. sertlik. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. CaCO3. c.17. yumuşaklık. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir. çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir. b. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak. Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1.2.17. d.9 % 31 XI.2. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri. Binek konvansiyonel lastikleri. Ham lastik kullanışsızdır. Stearik Asit . P-kınon dıoxim. TiO2. lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar.1. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri. ksilen tiollerin çinko tuzları. aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin . Esneklik. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları.T. kükürt monoklorit. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. katran Plastiserler: 2-naftalentiol . tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO. kükürt. Binek radyal lastikleri. Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI. 378 . ksilentiol.1 % 1. e. sentetik kauçuk. benzotiazol. cin kodietilditikarbomat. reçinler. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri. XI. selenyumdisülfitler. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol. Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır. kord bezi.2 % 3.3. alkil.17. disülfit.9 % 0. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır. aşınma direnci vb. ZnO.3.17. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı .1.

2.1. 379 . f.Otomotiv.3. j. XI. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır. NH4-N. d.T. İ ş makinası lastikleri. Toplam Katı. ökçe. c. BOİ.4.Konveyör bant. XI. bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte. bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır. Traktör arka lastikleri. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır.Lateks mamulleri. m.Hortumlar. beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır.2.4. Askıda Katı Madde. yağ ve gres. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde. rondele. karbon siyahı.Profiller.Diğer lastik eşya.(conta.17. h. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane.C. Lastik Eşya Endüstrisi a. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular. l. XI. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta. toplam PO34P. Traktör ön lastikleri. e.Ayakkabı . h. ı. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler. Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır. terlik. g. taban. keçe). tuvaletler. KOİ. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir.17.17.17. Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. k. b.4. Bisiklet-motosiklet iç lastiği. İç lastik.Sızdırmazlık elemanları. Bisiklet-motosiklet dış lastiği. XI.

4. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir. XI.3.T. A. Karbon siyahı tozları. kirliliğinin yanı sıra insan. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir.Ş.6.4.Ş. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Good Year Lastikleri A. karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır.4. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını. her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır.Ş. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır.17. DPT. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler.Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü.C. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. XI. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir. / Kocaeli 3. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları). Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir. Lassa Lastik Sanayii ve Tic. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.17. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar.17. 1982. Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1.17. 380 . Ankara. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır. XI. kağıt.4.-Petlas Lastik Sanayii A.Ş / Kocaeli 2. VIII.Türk Pirelli Lastikleri A.TÜBİTAK. 2. / Kırşehir 4.5. 2001. Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır. / Kocaeli Kaynaklar 1. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir.

ilçe ve bucak merkezlerini. deniz ve hava istasyon. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu. Ana İstikamet Yolları. Şehiriçi Yolları’dır. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. limanlara. hızlı ve güvenli olması zorunludur. Orman Yolları. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır. 5539 sayılı kanunla otoyolların. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km. Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. liman. devlet yolları ağlarına. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir. kasaba. Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır.1. proje.C. olup. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır.T. 381 . yapım. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp. il yolları. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. şehir. hiyerarşik durumlarına göre. ALTYAPI. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir. Karayolu taşıması. Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak. Ülkemizin karayolları ağı sistemi. Avrupa. Bunlar. kendi ulusal gelişmesi. Köy Yolları.Köy Yolları. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. demir. devlet ve il yollarının plan. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. Turistik Yollar. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. Devlet Yolları. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. İl Yolları. Devlet yolları. Otoyolu. Devlet Yolu. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. önemli bölge ve il merkezlerini. İl Yoludur.. Karayolları Genel Müdürlüğü. elverişli. yakın demiryolu istasyonlarına. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. Ekspres ve Otoyollar. hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Bunlar. birbirine ve il merkezlerine. Karayolu ulaştırmasının altyapısı.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.) Turistik yolların yapım ve bakımı.C.’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.01. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01.1. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı.1. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. 2004. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için.2. Otoyol.T.2. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın. 2004.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır. XII. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII. 382 . hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur.2’de verilmiştir. E-23. Harita XII. E-24 vb.1.1. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur. Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır. Tablo: XII. Tablo.1. (E-5.1. yola kontrolsüz. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır. Tablo : XII.1. Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün. Ayrıca Harita XII. Ekspres yol.’de Türkiye Karayolları Haritası.

toprak ilişkileri. kültür Yer altı su düzeyinin düşmesi. yüksek hava. yoğun yerleşme yerleşme alanlarında duman artışı alanlarında radyasyon azalması Kazı ve dolgularla vejetasyonun Vejetasyon uzaklaşması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XII. araçların teknik aksamının düzeltilmesi yoluyla önlem. soğuk hava birikimi azaltılması röliyefe uygun havadan dolayı trafik güzergah uygulaması akışının bozulması hava hareketi ve buzdan dolayı kayma tehlikesi. 1995. toz . rekreasyonel uygunluğun boyu bitkilendirmeyle perdeleri bozulması yakması. yığılma Mikrokilima değişimi. ölümü oluşturabilecek çiftler Tarımsal Yol boyunca imisyon yoluyla Hayvan sütü ve etinde zehir birikimiyle Yeniden kazanma olanaksız hayvanların zarar zehirlenme insan sağlığının bozulması görmesi Merkezi ve vejetatif sinir sisteminin Genel olarak yeniden kazanma Sağlığın Gürültü. bozulması toprak kayması. yağlar ve tozlar. yeşillendirme. türlerin plantasyonu. yol Bitkileme ve far alanlarının boyunca arazi parçalanması. kireçle gübreleme bozulması birikimi. oransal Hava birikimi. mikroklimayı Görüşü önleme. gürültü perdeleri. ancak uygun biyotop tehlikenin artması kirlenmesi hareketlerinin kısıtlanması. güzergah Biyotop bozulması. buz bitki koruma ilaçları.buz. toprak sıkıştırma. Güzergah uygulaması ve yapısal tuzu seven bitkilerin düzeninin bitki koruma ilaçları ve yabancı madde önlemlerle bireylerin tahribi.C. hava kirlenmesi. biyotop Genel olarak yeniden kazanma Hayvan hareketiyle bozulması parçalanması. bataklık ve ormanlık vadilerde sisten dolayı görüş engellemesi Yarmalardan hortum oluşumu. parçalanması. tuz. bitki koruma ilaçları. biyotop bozulması. yeşil alanların azalması stabilizasyon. toprak ve (vadilerin dolması). Bataklık ve turbiye için elverişli toprağın taşınması ve tahribi. yağlar. oto-teknik aksamının yer altı su düzeyinin düşmesi zehirlenen bitkilerden dolayı insan geliştirilmesi stabilizasyon sağlığının bozulması önlemlerinin uygulanması. yabancı madde birikimi madde birikimi (kuyu ve barajlardan alanlarından uzak tutmak içme suyu) Buz veya yol zerinde su birikiminden dolayı kayma tehlikesi. erozyon.3 Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskıları Peyzaj Faktörü Röliyef Potansiyel Baskı Yarmalar Köprüler Dolgular (Setler) Kendine Özgü Zarar ve Baskılar Doğal Yapıda Yarattığı Sonuçlar Gereken Düzenlemeler Trafik Güvenliği Sarp yamaçlar. Gürültü perdeleri buzlu günlerde kayma tehlikesi Yeniden onarım. areal bozulması. ortamdan uzaklaşması. biyotopların Yeniden kazanma olanaksız. dayanıklı bitkilerin ıslahı Güzergah boyunca hayvanların Biyotop uzaklaşması. ana kaya su düzeni ve bitki kaymaları örtüsünün sürekli değişmesiyle kısmen kalıcı toprak bozulması Değerli toprak üzerine inşaat. Islah olanaksız peyzajın yaşama mekanını iyileştirici işlevinin azaltılması Yeniden onarım olanaksız Su düzeninin Yol inşaatı. arazi bölünmesi geçirgen tabaka azalmasından dolayı yer altı su düzeyinin düşmesi (öncelikle turba ve bataklar) vejetasyon ve fauna üzerine etkileri İklim Yöresel değişmesi Güzergah boyunca arazi bölünmesi. Kısmen meliorasyon olanaksız yoğun toprak ıslahı çalışmaları Toprak Kirlenme Toprağın bozulması Kültür alanların yitirilmesi Su Kirlenme İnşaat makinalarıyla toprak sıkışması. akciğer ve işitme bozukluğu. kazı. güzergah bozulması. 383 . soğuk ve sıcak hava oluşumu. güneş küçülmesi. çevre küçülmesi. toz. su düzeyinin sağlanması Taş ve toprak kayması Yandan gelen rüzgar. Zararlı madde birikimiyle bitki ve yabancı madde depolaması hayvan tahribi Stabilizasyon. Yoğun rekreasyonel bozulması boyunca konutsal ve rekreasyonel dolaşımı. Gelişim Erozyon. toprak sıkışması. kan olanaksız. yeşillendirme bölgeler ile ormankaybı. kayma düzenleyici bitkileme tehlikesi Tuzun olumsuz etkisinin azaltılması. kazı. insan. stres. eksoz gazlarının azaltılmasına alanlarda kaza artışı alanların bölünmesi sağıtım yeteneklerinin