T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

3. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI.11. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII.1. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI.14.1.11.15.2. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI. Türkiye Araç Parkı XI.1. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII.4.3.10.2. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI.4. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI.1.12.11.6. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII.16.12.5. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.1.1. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII.1.4.4.1.11.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI.3.1.4.4.2. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.15.2. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI. Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI.13.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI.Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI. Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.4.1.10. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI.1.4.15.10.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.15. Halı Çeşidi Kapasite. Üretim Çeşitleri.2.T. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.2. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI.15.C.2. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları.14. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII.12.3. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI.3. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI.17.15.13.3. Entegre Tekstil Firmaları Adı.5.16.1.1.3.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI.3.13. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII. Üniteler ve Sistemlerin Adları.1.1. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII.2. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii .5.12.5.2. Makine Halı Sektörü. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII.13.

2.1. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV.5. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV.2.C.2. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV.3.2.2. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV.1.2.Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII.6. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV.3. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.7.5.3.3.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII.2.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI.3.1. Yıllık Nüfus Artış Hızı.5.1.T. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV.4. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV.3.2.2.2.5.1. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.2.1. Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV. Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix . Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII.4. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI.3.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII.1. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus.1.3. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV.1.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII.1.5.

1.1. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI.1.2.1.12.2.1.5. XI.4. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI. Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.2. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI. 2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI.2.3.1.4.1.2.1.3.3.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X.7.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması.10.2. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X.2. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI.1.4.15. Şeker Üretim Akım Şeması XI. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI.4. Yakma Üçgeni Şeması XI.1. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI.1. Asbest Üretimi Akım Şeması XI.11.10. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x .2.5. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI.2. IV:2.1.10.5. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.2.1.6.15. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV.1.3.5.3. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.12.1.2.9. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII.3.10.15.15.T.1.5.1.7. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI.2. Asit Testi Akım Şeması XI. Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI.C. Şeması XI. Akrilonitril Üretim Şeması XI. Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII.11.1. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV.17.5.2. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI. Lastik Üretimi Akım Şeması XII. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII.5.2.3.10.2. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.5.

1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2.2.4.1. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.3.1.2.3. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.1 .C Grupları)Su Kalite Haritası IV.2.1.1. Türkiye Maden Yatakları Haritası III.16.C.2.2.B.3.2.14.5. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.3.3.2.2.B. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi .1. Türkiye Fiziki Haritası I.6.2.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.3. Türkiye Orman Varlığı Haritası II.3.3.3.B. Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.B.C Grupları) Su Kalite Haritası IV. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.2. Seyhan Havzası (A. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.3.2.18.3.2.3. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.1.2.B. Porsuk Çayı (A. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.3. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Türkiye Jeoloji Haritası I.7.4.9.2.5. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.2. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III.1.3.3.15.13.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I.12.17.2.2.3.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.3. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.4.3. Yeşilırmak Havzası (A. Türkiye Siyasi Haritası I.3. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV.2.2.3.2. Türkiye Eğim Haritası II. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.8. Sakarya Havzası (A.3.11.2.10.2.T. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV. Gediz Havzası (A.2. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.

2. Demir Çelik Sanayi Haritası XI.3.1.1. Milli Parklar Haritası VI.3.5. Termik Santraller Haritası XI.2.19.2.7. Türkiye Enerji Sektörü Haritası X. Türkiye Karayolları Haritası XII.6 Şeker Sanayi Haritası XI.4.3.1. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii .T.C. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V.4. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII.3.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI. Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI. Demiryolları Haritası XII.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI.2.1.2. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V. Kuş Göç Yolları Haritası X.5. Çimento Sanayi Haritası XII.1. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI. Gübre Sanayi Haritası XI.1.4. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII.2. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI. Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI.2. Otoyolları Haritası XII.1. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X. Sulak Alanlar Haritası VI. Kağıt Sanayi Haritası XI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.

T. : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi.

Türkiye. geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. Onun için Türkiye. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . Genel Fiziksel Özellikler Türkiye.1. kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta. coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. Ege.1. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak. Batı Anadolu’da ise. farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup. Doğu Anadolu. topografya. ülke için Akdeniz iklimi. Türkiye. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde. iklim. doğuda İran. Türkiye. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. COĞRAFİ KAPSAM I.C. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777. Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. bir yandan Avrupa.42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o. batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir.T. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz. Bununla birlikte. Balkan. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Marmara. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. Asya.971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir.1. Ukrayna. 76 dakikalık zaman farkını doğurur. 1 . Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır. Karadeniz kıyısını Bulgaristan. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması. Karadeniz. Nahcivan ve Ermenistan. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. diğer yandan da Orta Doğu. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Romanya. Doğuda engebeler çok fazladır.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir.

’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir. Arazinin belli bir eğime sahip olması. Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır. eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar.T. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar. Eğim. işlemeli tarıma uygundur. Harita I.814. Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen.C. Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz.1. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar.1.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası.2. Tablo:I.1. genel olarak yüzde olarak adlandırılır. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları. Harita I. I.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise.’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir.’de Türkiye Fiziki Haritası. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir.2. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar. çeşitli yükseltideki platolar. Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır. toprağın. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi.I. İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır. 2 . Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita. genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır. daha yüksek ve daha dağlıktır. hafif ve orta eğimli alanların % 35.437 ha toplam arazimiz. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar.1.75’i yani 27. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır.1.2. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar. Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I.

22 10.596. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir.1. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir. toprak erozyonu çoğalmakta. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir.Hafif eğimli topraklar 3. -% 36. -İşlemeli tarım yapılmamalı. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken.’de ülke genelinde eğim grupları.2. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir.404 11. -Bu bölgeler. Doğu Anadolu'da hem 3 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi.T.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1.394.Çok dik eğimli topraklar 6. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir.964 17. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9. 1987.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı.4’ü şiddetli.039.Dik eğimli topraklar 5.2.80 8.478. Tablo:I. çayır. Karadeniz Bölgesinde düşer.178.394 14. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de. I.Orta eğimli topraklar 4. Yağmur Akdeniz. Harita I.581 13. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken. Ülke arazilerinin. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça.1.Düz eğimli topraklar 2. yanlış sulanması önlenmeli. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır.48 63.33 10. -Özellikle erozyon bölgelerinde. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır. meralar ve bitki örtüsü korunmalı.292 13.75 13. -% 22. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı.62 11.087 81. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda. -% 20’si orta. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında.452 10.4.171.463.1.C.

bakır. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış. Daha geniş bilgiler (Bkz. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra. Kısım. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır. İlk üç planın kapsadığı dönemde. Ancak bu yağış Rize'de 2. Bu dönemde. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür. I.8' dir. I. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır. krom. ülke topraklarının % 27’si mera. Türkiye Çevre Atlası. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak. Kısım:II. Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır. kömür. su sıkıntısı yoktur.6'dan 1980'de % 21. sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23.1.3. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır.Ülkemizde İçme suyu kaynağı.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir.4. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26.III. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15. Türkiye Çevre Atlası. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur. demir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür. Doğal Kaynaklar) verilmiştir.T. Bu dönemin ilk safhasında. manganez. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında.2. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 . kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir. tarım sektöründe % 57.9.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti.1. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir.C. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur.2. egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir. Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi. 1963-1980 arasındaki dönemde.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir. sulama. dış ticareti serbestleştirmek. fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi. % 6.1.6'ya yükselmiştir.

9'a yükselmiştir. artan kamu açıkları. bu gelişmede belirleyici olmuştur. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi.C. Özet olarak.1. dağılım ve artış hızı.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur. sosyo-ekonomik faktörler. Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi. Artan reel faiz oranları. bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır.5. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Nüfus ve tüketim talebi. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. 1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi. Nüfusun büyüklüğü. Hükümet. I. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir. doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur. Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir. Özet olarak. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta. Nitekim. Ancak. Türkiye ekonomisi. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. Ancak. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62.T. 1996-1999 döneminde. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir. kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13.2. yalnızca sınırlı olan doğal 5 . Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir.

94 ile Karadeniz Bölgesi’dir. X.227'ye ulaşmıştır.65 13. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67.1.03 22.30 1.79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26. 6 .67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları. ticari istismarlara yol açmaktadır.927 kişi olarak tespit edilmiştir.37 36.48 35. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü.T. Ankara.III. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44.43 15. 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18.Türkiye Çevre Atlası. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1.28 26.59 21. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına.50 25. ilçe sayısı 847'den 850' ye. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır.94 -6.802'den 3. Türkiye nüfusu.75 24.006. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi).1. Köy nüfusunun toplamı ise 23.III. Daha geniş bilgiler (Bkz.688'dir. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74. İzmir ve Adana). ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır.033.26 23. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul.2.69 16. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır. 2002.81 28. Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir. Tablo:I.78 3.76 16.C. Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18.21 21.00 5.26 ile Marmara Bölgesi’dir. Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10.5'e ulaştığı görülmüştür.96 -10.29 21.10 7.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE.803. 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e. 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört.4'den % 79. kirletici çevre kullanımına.2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir. belediye sayısı da 2.57 Köy 4.274 olup. Kısım:X.9'dan biraz daha azalmıştır. 2000 Genel Nüfus Tespiti).

% 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması. Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır.8'e ulaşmıştır. doğal varlıkların yok olmasını. I. Öğretim gören bu öğrencilerin 246. Okur-yazar nüfus içinde. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.2 milyon lise ve dengi okullarda. 1.7'si örgün olmak üzere toplam % 27.7'ye ulaşmıştır.8'i mesleki teknik eğitim ve % 36. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar. yükseköğretimde ise % 18. % 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır. okuma yazma oranı erkeklerde % 94. Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır.089 öğretmen bulunmaktadır. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12. 7 . çevrenin kirlenmesini. 2.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir.2.2 ve kadınlarda % 77. Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir.7.4 olmak üzere % 85.6. Ayrıca.6'ya. 1999 yılı itibariyle. resmi eğitim sisteminde 12. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e.T.C. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6.8'e. 1999-2000 öğretim yılında 59.7 milyon öğrenci ve 484.7 milyon orta okul ve dengi okullarda.4'e. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır.374 kamu ve özel okul öncesi.2. ilköğretimde % 97. % 57'si ilkokul bitirmiş. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir.1. Okullaşma oranları. % 22.1. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70. 6. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre. 12 ve üstü yaş grubunda.9 milyon öğrenci bulunmaktadır.9 milyon ilkokulda 2.

384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur. Türkiye Çevre Atlası-96. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 97 yaban hayatı koruma alanı.2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1. Nüfus. sağlık evi sayısının 13. Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel. 907 doğal oluşum. 59 doğal anıt. Ankara 2002. Kısım:VI. 702 tarihi kalıntı.Ormancılık (ÖİKR). hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı. 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir. Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir. 13 özel koruma alanı. 807 kişiye bir hekim. Ankara.2. Bu oran.500'e ulaşması beklenmekte.I. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i.1 ve V. 3. 8 . 5. 1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86. 3029 arkeolojik alan. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar.7 milyon kişi. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir. Ankara. 2001. Ankara.1. 31. Daha geniş bilgiler (Bkz. I.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2.1997.220' ye. 1995 yılında binde 43. Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de. 2.C.700' e.047 sivil mimari miras örneği. Çevre Bakanlığı.3'e düşmüş.2. 35 doğal koruma alanı. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı. kg'a çıkmıştır. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. 4. 1997). VIII. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 2001. DPT. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69. 1981. Beş Yıllık Kalkınma Planı). Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir.T. tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır.1 yıla yükselmiştir.8.1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35. 512 kültürel. 16 doğal park. 1596 mezarlık. 5265 dini.4'e ulaşmıştır. 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park. 182 şehitlik. 189 mazoleum ve anıt. sağlık ocağı sayısının 5. 118 kentsel alan. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır. 396 doğal alan.Türkiye Çevre Atlası.

erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır. kentsel çevre. kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır. Çanakkale (Çan). Kocaeli. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir. gerek evsel ısınmada. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak. linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme. çeşitli endüstriyel tesislerden. doğal kaynaklar. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci. yanlış. Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. Yozgat. deniz ve kıyı kaynakları. gaz ve tozların atmosfere bırakılması. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. Bursa. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması. Balıkesir. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme.C. Edirne. Uşak. Çevre Profili Türkiye’de. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup. düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir. Kütahya. Kayseri. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır.1. Muğla (Yatağan). 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul. ancak giderek boyutları büyüyen hava. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. kent trafik yoğunluğu. I. kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan.2. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. I.Türkiye Çevre Atlası.2. Denizli. Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. Erzurum. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler. bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir.2. yanlış yer seçimi. Ancak. 9 . Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler.2. Kısım:III. Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. istenmeyen. Daha geniş bilgiler (Bkz. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır.T.

Ayvalık. turizm amacıyla kullanımı. Mudanya. Manyas Gölü. Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur.4. Karamuk Gölü. İznik Gölü.Türkiye Çevre Atlası.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi. dünya standartlarının çok gerisindedir. Burdur Gölü. su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. inorganik. kıyılarda kentleşme. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir. Marmara Denizi. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz. Su ve Atıksu Su kirliliği. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir.T. Eber Gölü. Susurluk Çayı. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. Ulubat Gölü. Sapanca Gölü. İzmir. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. Gemlik. I. Marmaris Körfezleri. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir. deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur. Sakarya Nehri. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. İstanbul Boğazı. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur. Meriç-Ergene Nehri. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır. 10 . evsel ve endüstriyel sıvı atıkların. Yeşil alanların. akarsulardan denizlere ulaşan evsel. İzmit. endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır. Karadeniz ise. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Daha geniş bilgiler (Bkz. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı.2.C. Bandırma. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların.3. taşımacılık. Su kaynaklarının kirliliği. Nilüfer Çayı.

Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur. Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır. plastik. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı. I. çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir. cam. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19. Doğal Kaynaklar I. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır. geri kazanılacak bir çok kağıt.. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir. Toprağın % 64'ü işlenememektedir. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir.1. Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. I.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması. Türkiye Çevre Atlası. içme suyu temini. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması.T. Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27. Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır.C.2. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir. en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. Akarsu yatağı erozyonu 57.971 km2 olup. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon. teneke vb.5. Kısım XV.2.2. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması.6.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz. rüzgar erozyonu 466. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir.9 milyon hektardır. Ayrıca 11 . depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır. sınai gürültüden. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777. Bunu inşaat işlerinden. Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır.6.

Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0. Ancak. mevcut orman örtüsünün % 51. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. a. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır.387 iken. Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda.6. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir. İller mera.7 milyon hektarla yaklaşık % 26. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir. kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı. sosyal. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak. ormancılık sektöründe bu rakam 0.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır.34 ha olup. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir.2. 12 . Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. hatalı toprak işleme.T. b. 0. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır. Ormanlar Ekonomik. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır.786'dır. Ancak. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3.2. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. I. Endüstriyel kirliliğin artması vb.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir.C. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur. yanlış arazi kullanımı. Mera. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20. dinamik ve karmaşık yapıda.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir.

Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır. 36 yılan. Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır. kıyılar ve stepler. 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere. Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür. su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır. Türkiye'de yaklaşık 120. Sulak alanlar. hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır. “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır. 472 balık (192'si iç sularda). Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası. Bu bölgeler içinde. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir.000 omurgasız. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42.6. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir.2. Türkiye. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır. Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. 426 kuş. Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir. aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir. toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır.1. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır. "Avrupa”.8’i).8’i). 8 kaplumbağa. Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir. 13 . dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. "İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir. dağlık alanlar. Kısım.II. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. I.3.C. kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık. 49 kertenkele.T.

Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler. Her bir kıyı. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir.18 ile 0. biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup.6. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir.C. Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır.19 arasındadır. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır. Deniz kaynaklarına ek olarak. su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. sıradadır.000 tonla dünyada 50.2. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili. 14 . Karadeniz'in kirlilik yükü. Karadeniz'de tahmini 247.7. Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır. I.2. Ayrıca. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır. bu kısıtlamalardan dolayı. Ege Denizi.4. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır. Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır. Marmara Deniz'inde 200. Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. 722.T. Ülkenin. Karadeniz'de fazla yağış. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır.

Bunlar çevrenin korunması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir.2. politika ve program belirlemek. 1982 Anayasası.1. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı. 29. yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. 1982 Anayasasının 56.2.7. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu. Bu dönemde. Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması. Çevre Kanunu’nun 9. çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur.T. Ancak. tüzel kişiliği haiz. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir. Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 . çevre standartlarını belirlemek. bütün bu olumlu gelişmelere karşın. Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I. 1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak. son yirmi yılda.’de verilmiştir. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek.10. ülke çevre master planını hazırlamak. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir.1. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur. I.C. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır.

Meslek Odaları Başkanları 16 . Bu görevleri yerine getirmek üzere.C. Yükseköğretim Kurulu Başkanı. 4. 5. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek. Büyükşehir Belediye Başkanı. 6. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur. 1. uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek.T. Bakanlıkların İl Temsilcileri. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak. Belediye Başkanı. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. koruma ve kullanım esaslarını saptamak. Finansman Dairesi Başkanlığı. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. gereken tedbirleri araştırmak. Çevre Şurası. her ilde Valinin Başkanlığında. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir. imar planlarını yapmak. Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları. Diyanet İşleri. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. çevre kirliliğinin önlenmesi. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. 2. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir. Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. 3. Mahalli Çevre Kurulları. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır.

1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur. 1. 17 . En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır. Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. Bu olumlu gelişmelere rağmen. Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar. Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş.T. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16.08. aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. kurum ve kuruluşlar arasında yetki. 2001 yılı başlarında ise. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur.01.2.05. sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş. çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. Hızlı kentleşme. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek. Kurulun. Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek. tarım alanları üzerindeki baskıları. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır.C.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.7.2. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık. ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır. Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır.

8. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 . Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek.06. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır. Eklerdeki (Ek I ve Ek II. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16. Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri. gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır. Nihai hedef. çevre izleme ve ölçüm altyapısı.02.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.C. Çevresel etki değerlendirmesi.T. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir. Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır.1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir.2. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda. çevre envanteri. kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler. SÇD. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup. Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların. I. Avrupa Birliği 27.12.

ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir.2000 tarihinde imzalanmış. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir. Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış. Yönetmelik. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09. Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması.05.1993 tarihli 19 . Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır.C. geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi. Az atık üretilmesi. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir. taşınması.T.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14. bu atıkların toplanması. evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup. Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı.Ekim. güvenilir. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar. çalışmalar devam etmektedir. teknik çerçevenin. 18. Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır. güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır. 23. Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir.03. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01.

Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. Türkiye BERN. Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. bertaraf şekilleri. ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.C.T. Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir. Nihai hedef. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır. özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması. 20 . Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek. Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. RAMSAR. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. Ancak. yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Nihai hedef. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi. CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup. bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir.

Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur. ithalatı. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su. tren yolları. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir. taşınması. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup. Nihai hedef. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri. Nihai hedef. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. 67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. Nihai hedef. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. 21 . Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. Nihai hedef. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır.C. Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. Ancak.T. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. hava. 1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Çevre Kanununa bağlı olarak. maddesine göre. havaalanları. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak.

Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur. ortak. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir. sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Ülkemiz. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir. b. anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Nihai hedef. a. fakat. Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir.C. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Türkiye. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. Bu kapsamda. bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır. AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir. Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı. 22 . Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak. c. güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır.T.

Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı. 2004. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Türkiye Ulusal Programı. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları.C. 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. 1998. 2000. l.000 ölçekli Ergene Havzası.T. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları.000 ölçekli Gebze. Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. DPT.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. DPT. 2001. 1/50. Ankara.000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. Merkez. 5. 2.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. 23 . AB Genel Sekreterliği. Planlama Dairesi Başkanlığı. 2. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup. Çevre Bakanlığı. VIII. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir. Ormancılık (ÖİKR). doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır. Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla. 4. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. Ankara. DPT. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir. 1999. Ülke fiziki mekanında. Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25. 2001. Kaynaklar 1. Ankara. Ankara.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı. 6.

04.11.07.09.1997 13.2000 04.2001 06.11.06.2001 25.C.01.1997 25. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.04. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.08.2000 25.2000 03.1993 11.05.2002 16.2000 19653 24185 24220 04.12.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27.04.06.06.1993 21518 21586 21634 12.12.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.2000 06.09. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.11.04.2003 16.11.07.Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.1999 29. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2.1986 11.1986 03.2000 29.04. Çevre Şurası Yönetmeliği 8.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.1997 17.1999 23766 24 .1992 02.09.07.1985 02.T. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10.1993 20991 21489 9.1987 29.05.1991 22.2004 24.2000 26. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.1991 07.06.12.03.08.03.2002 26.12.09.1998 03.10.02.1996 15.2.11.09. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14.1991 20814 7.09.1999 20.06.1988 19919 6.1999 10.04.06.07.02.1999 04.2001 25.1999 14. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5.09.1998 18.1997 23.Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.1994 15.11. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3.1995 22387 13.07. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12.1.1998 01.2000 29.12.12.2004 15.08.1993 20.

03.2002 07. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25. 2004.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33.T. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31.01.12. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14.01. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22. Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29.2002 30.2004 11.12.07.2004 30.08. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27.2004 07. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28.06. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32.2003 24825 25009 21.10.2004 23.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.2002 30. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26.Hafriyat Toprağı.2004 15.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir.2004 16.2004 24631 24656 25339 25348 24.2004 31.01. 25 .01.04.01.02.2004 29.2001 27.07. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19.01.2004 09.02.06. 10.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18.10.2001 24609 24623 05.11.07.2004 18.C.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18.2004 25353 25377 25388 24. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20.

geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir. dinamik ve karmaşık yapıda. sosyal. yaban hayvanları. Orman ekosistemleri. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. erozyonun önlenmesine. 26 .1. bitkiler. ekonomi. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. iklimlere. ekonomik. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. Bu sürecin temel öğesi orman olup. meralar. orman içi sular. teknik. Ekonomik. yeraltı ve yer üstü su rejimine. sosyal. bozuk. yeraltı madenleri vb. kültürel. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş. DOĞAL KAYNAKLAR II. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman.C. politika. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. Günümüzde genel olarak ormancılık. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır. kendi içinde birtakım dengeleri olan. rekreasyon alanları. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. toprak. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra. canlı. diğer öğeler de yer almaktadır. gibi farklı bilim dallarınca. botanik vb. Sistemde. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır.T. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. büyük katma değerler oluşturmaktadır. TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır.

T. Ormanlık alan ise 20.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.027. Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür.3’ünü.248 hektar olarak belirlenmiştir. rekreasyon.3) ve geriye kalan 10.34 ha olup.7 milyon ha % 51.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik. toplum sağlığı. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. belki de en önemlisidir. 27 . Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış.797. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II.735. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir.C. iklimi düzenleme.1. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek.7’sini oluşturmaktadır.1. ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48. Ülkemizin genel alanı 77. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında. II.6’sını teşkil etmekte olup. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir. Çünkü ormanlar. bozkır. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10. su rejiminin düzenlenmesi.763. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir.1’de verilmiştir.100 hektardır. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi. Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki. turizm vb. çalılıklardan oluşmaktadır. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır.5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir. çevresel. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20.

3. VIII. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları.815 Bozuk Baltalık 4. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır. M.T. Ormancılık ÖİKR.753 20.2’de verilmiştir.000 2. avlanma. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır.908 Genel Toplam 8.1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır.237.0 Yangınlar 27.587 Koru Toplamı 14. korunma yeri yapma. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 .1. otlatma ve tarla açma.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6. 28 .418. Ormancılık ÖİKR.2. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir.1.789.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8. tartışılmaz öneme sahiptir. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır. 2001.0 Toplam 100. II. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler. Beş Yıllık Kalkınma Planı.763.602. Tablo: II. % 35’i step haline gelmiştir.000 707.1.000 182.) 1.1. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56. Ormanlardan faydalanma önceleri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II. orman yangınları.456. açık maden işletmeciliği.Ö.8 Tarlaya dönüştürme 7.000 26.6’sı orman.000 231.555. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.248 Kaynak: DPT. VIII.340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1.0 Yerleşme 1. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26.2.180.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana.344. 2001.0 Kaynak: DPT. Alan kayıpları (Ha.C.1. hava kirliliği. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir.093 Baltalık Toplamı 6.000 II.

iklimi etkileme özelliği. 10.1. erozyonu önlemesi. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. VIII. 11.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde. 4. iyi koru. ÖİKR. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. 13. 9. 12. Kuruluşunun 150. 8. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması. 2. 29 . Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması.T. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında.C. 2001. 1989. 5. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. İklim üzerinde olumlu etki yapması. 3. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. Gürültü şiddetini azaltması. 7. Yılında Ormancılığımız . DPT. 2. Ormancılık. iyi baltalık. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması. Harita II.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması. 6. Rekreasyon (eğlenme. Kaynaklar 1. Orman Genel Müdürlüğü.

2.273 20.Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8.674 6.547 8.232 26.C.695 4.2 33. çoğunlukla.386 10.379 8.463 9.068 37. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar.4 13.1985. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir.264 23. Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup. Tablo: II. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır.T.009 28.418 10.9 27. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.296 24.5 25.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder.567 21.705 8.2. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir.589 16.6 23. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir.2. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir.658 28. yüksek eğimli arazilerde. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu. Meralar ise.188 24.170 20.9 Orman Arazisi (1000 ha) 10.1. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar. öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır.584 10. Hukuken mera.841 24. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir.132 21.7 39.6 13. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.0 16.959 8.418 41.998 23.8 36.294 15.305 15.205 15.177 Toplam 13. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar. çayır-mera kavramından farklıdır. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II.4 13.402 10.906 31.1’de gösterilmiştir. görece olarak bakımlıdır.793 7.4 13.9 26.158 14.542 20.8 48.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52.8 36.584 18. Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken.241 Nadas 4. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek. Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar. düz arazilerde. Ancak. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır.868 14. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 .5 27.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.

1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21.2. II. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2.3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20. Marmara. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1. Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde. İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir.92 hektar mera sahası düşmektedir.000 hektar alan kaplamaktadır.1. 1950 yılında 1.6 milyona yükselmiştir. Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir.7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1.C. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır.92 hektar mera sahası düşmektedir. 31 . Ülkemizin sahip bulunduğu 21.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28.8 hektar bugün ise 0.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır.T. Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30.544. 1935 yılında 44.564 hektardır. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa.2 hektar mera sahası düşerken. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi.

2’de verilmiştir. 1995. Bu durum. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır. Bu nedenle. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen.2. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV. Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır.2. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir.82 0. kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar. c. gözenekli yapısını yitirmektedir.23 0. Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. Hektar 1.92hektara düşmüştür. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir. b. d.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.08 0. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir. Bu durum.2. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 .46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır. Tablo:II.C. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır.47 0. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır. Öte yandan. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır. Türkiye’nin Çevre Sorunları. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir.T.

152 81.449 398.544.06 11.061 148. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II.697.776 21.179.690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.804 644.73 4.054.843 14. dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır.317 Toplam (ha) 177.510 547.B. Tablo:II.012 826.908 4.B (Adet) 1.002. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar.C. yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B.704 501.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69.B.769 103.2. Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında.00 B.206 2. Çayır-Mera Alanı (ha) 1.820 513.194 1.455 80. Tablo:II.41 41.044 1.2.388 6.2.771 14.695 241.440.16 100.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II.103. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II.709 4.80 2.807 12. 1985.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında.928. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 .801 49.101.3.167 606.4.229 21.’de verilmiştir.649.T. Bölgelere Göre Çayır .782 7.263.’de verilmiştir.745.HB.256.341 22.468 1.128 8. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak.Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G. D.027.892 1. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.373 Mera (ha) 108.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi.635 483. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları .998 108.61 28.2.641 1.23 4. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır.149.730.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1.H.414.2.2.4.072 106. 1985.842 21.427.014 717. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir.745.3.

b. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28.3. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri.G. gen merkezi olma özellikleri. e. i. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır.02. Su kaynaklarının oluşumunu. a. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir. arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. g. Yeryüzü ısınmasında. Otlatma dönemleri. Bitkisiz. c. e. çayır) temel öğedir. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 . Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. Biyolojik çeşitlilik. a. Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır. c.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Ekonomik değerleri. bitki (mera. d. tesviye eğrili karıklar.C. d. II. Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. Biyolojik yaşam çemberinde. yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. katkıları yönüyle çok önemlidir. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak. Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir. h. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile. rekreasyonal özellikleri yönüyle. b. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. d. insan ve hayvan düşünülemez. sigortasıdır. c.T. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a. Giderek verimsizleşen.2. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle. b. arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması.s. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir. su yayma sistemleri gözeler v. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması . f. f. 07.

. TÇV. 4.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar. Mera ıslah çalışmalarına etkin. Ankara. ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . Mera amenajmanına ağırlık veren. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir. Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır. münavebeli otlatma.G. ı. gübreleme. Islah Çalışmalar. Türkiye’nin Çevre Sorunları. Orman. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. 1999.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır.7. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır. 1993. Küçükçakar. Orman Bakanlığı Dergisi. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Çayır. 1993. Ankara. yeniden ekim v. 1993. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir. Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir.O. Orman. aşılama.02. Meraların kamu malı olması. köylünün ortak kullanımında bulunması.. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12. T.1998 tarihli R. Çelikkol . 35 .N. mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir. g. kireçleme. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür. 1995. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. j.s. Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine. i. Ankara. 2. Mera Otlak. 3. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. Ankara. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. h. serbest hayvan otlatmacılığı. Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman. O. Sayı:19. 5. Yeniköy. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir.. Ankara. Kaynaklar 1.G. dinlendirilerek otlatma. 6.T.C.Mera Amenajmanı ve Islahı.. Doğan. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında. ve Mera Yönetmeliği 31. nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır.

komşu ülkelerde denize dökülür. Toplam uzunluğu 2. Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır. Çaltı ve Munzur Çayları’dır. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. kuzeye döner.800 km2 dir. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer. Tohma.1. beslenme havzasının genişliği 53. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür. temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü.3.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. Kayseri. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer. K. Kırıkkale. Çoruh. Bu barajlardan Keban. Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine. Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü. Nevşehir. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. 720. Gediz. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır. Basra Körfezi’ne dökülür.C. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18. Uzunluğu 1.Menderes. Kırşehir. Karasu. Çankırı. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır. Menderes. mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. Devrez ve Gökırmak’tır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Peri. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. B. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. Ankara. Başlıca kolları Deliceırmak. 3.000 km2 su toplama havzasına sahiptir.673 m3/sn. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir. Siverek ilçesi. Nehrin en önemli kolları Murat. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle. Sakarya. Uzunluğu 824 km olup. Nehir. GÖL VE GÖLETLER II. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır.355 km’dir. TÜRKİYE’DE AKARSU. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 .T. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir. Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır.4 m3/sn’ye ve en çok 1.

Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su. Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür. Kelkit Irmağı. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür. Uzunluğu 509 km’dir.600 km2dir. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır.İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup.C. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür. Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde. Nehir üzerine Aslantaş. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. Denize döküldüğü yerde. Artvin yakınlarında Berta suyunu. Köse Dağı’ndan doğar. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. İki önemli kolu vardır. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. Menzelet. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. Elbistan yakınlarından doğar.T. Uzunluğu 850 km’dir. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Havza alanı ise 20. Uzunluğu 584 km’dir. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz. 37 . Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. Başlıca kolları Hurman. Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. Göksun. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. En uzun olanı. İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. Borçka’da Murgul suyunu . Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. içeride kalmıştır.

Türkiye’nin önemli akarsularındandır. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri. Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup. Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır. Bu göllerin toplam yüzölçümü 9.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür. Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük. Hazar Gölü (150 m). su toplama havzası ise 17. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m). güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. Doğu Anadolu dağlarından çıkar.620 km2). En önemli kolları Batman ile Garzan. Bu beş büyük gölün yüzölçümü. Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı. Tuz Gölü (1. Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri. Hazar Denizi’ne dökülür.000 km2 yi geçer. Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir. Debisi ortalama 360 m3/sn dir. Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Nehir. Çıldır Gölü (130 m). Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır. yaklaşık 40.500 km2 dir. batıya doğru ilerlerken. Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Habur.T. Ilısu. Botan. Akşehir Gölü. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır. Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. Selendi. Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir. Dicle nehri üzerinde Kralkızı.2. Deliiniş ve Demrek Çaylarını. II. Basra Körfezi’ne dökülür. Tuz Gölü. Beyşehir Gölü (650 km2). En sığ göller ise Tuz Gölü.C. Batman. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür. Van Gölü. Van Gölü (3. Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2).000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. 38 . göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır. 3.713 km2). dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır. Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır. kuzeyden Kunduzlu.

3. 2. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. VIII. Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde.K: 571. DPT. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl. 3.T. Ankara. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece. II. Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60.3. 39 . Yayın No: DPT: 2555.000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır. Ö. VII. VIII. Hazar. 2001.4.C. 1999. Plan döneminde ise. suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde. Kaynaklar 1. Büyükçekmece.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz.İ.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir. Tortum. II. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya. Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır. Haritalı İstatistik Bülteni. Beş Yıllık Kalkınma Planı.

sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19. Türkiye % 0. Bu nedenle Anadolu.4. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M.16’lık pazar payı ile 52.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler. jips. Türleri. Uranyum vb. manyezit. zeolit. yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. A. Demir vb. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler. Yatak Sayıları ve Tablo:II. ABD % 15.C. selestin.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır.) B. kil.Enerji Hammaddeleri (Asfaltit. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği. Linyit. Bakır. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir. sırada yer almaktadır. 2000. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı. feldspat. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında. Toryum.T.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10.) C. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA). Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar.4.Metalik Madenler (Altın. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir. Tablo:II. Gümüş. bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir. Ülkemiz.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Değerlendirmeye.2’de 40 . Bor. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir.Ö. Anadolu da ise madenciliğin MÖ. Petrol. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede.4. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Mermer vb. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir. Mermer.) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren. tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. pomza. kuvartz. Madenleri aramak.89’luk pazar payı ile birinci. Kaolen. Taşkömürü. metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır. sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır.

Tablo: II.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler.T. 34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 . Türleri.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E.4. 1981.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II. Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri. Enerji Hammaddeleri: E.Endüstriyel Hammaddeler E.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir.4.Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham. Tablo:II.C.

zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri. 2001. Kömür ÖİK Raporu. 2001.C.54 K2O Sb içeriği AİD.5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez.54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı. Beş Yıllık Kalkınma Planı.4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli.1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8.05-0.) İyi.868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez. orta kalite karışık % 34.24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda. maden zuhuru veya zuhurlar 42 . lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID.T.

2001. asbest.2. alüminyum. nikel. barit. Maden Tetkik Arama Enstitüsü. Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin. krom. fosfat. 1995.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır. maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler. Kaynaklar 1. talk. Ankara. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin. altın.T. civa.MTA. 3. Türkiye Maden Yatakları Haritası. demir. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler.MTA. grafit. gümüş. volfram.: Türkiye Çevre Atlası.’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. 43 . kaolen. Ankara. uranyum. kurşun. bor ve perlittir. manyezit. bakır. antimon. MTA. Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. 4. Yayın No:194-1986. çinko. toryum.C. Kısım: IX. Harita No:II. molibden. 2001. florit. manganez. 2. kükürt. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir.

8 °C ile Sarıkamış’tadır. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker.2 °C ile İskenderun. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır. en düşük 1. Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür. yurdumuz için Akdeniz iklimi.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir. Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir.1. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir.7. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Doğuda engebeler çok fazladır. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. doğuda dağlık bir yayla. Bununla birlikte daha özelde. İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir. TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır. Ancak her bölgede aynı değildir. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü.50C ile 30.6 °C ile 20. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III. III. tüm ülkede sıcak geçer.C. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır. Batı Anadolu da ise. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup.01. Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48. 44 . yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır.1. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi. En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir.4 °C’dir. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi.T.

sıcaklık ortalamaları daha düşüktür. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir. yıllık yağışın % 55’i kış aylarında.Yaz mevsiminde 45 . kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir. % 25’nin ilkbahar. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. % 25’nin sonbahar. konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür.3. III. Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır. % 20’si ilkbahar. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen. Yıllık yağışın % 65’i kışın.1. bunun % 40’nın kışın. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır.T. III. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir. Karadeniz’den ise daha yüksektir.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel. % 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır.C. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür. III.2. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır.1. Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır. Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır.1. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır. Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir.4. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup. Bölgede genellikle yazları sıcak. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. kışları ise soğuktur.1.5. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir. % 18’i sonbahar. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir.

46 .1. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm.7.T. Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın. Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar.1. yağışlar azdır.9.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2. Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür. III. Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır. Yazlar sıcak ve kurak. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. III. civarındadır. bölgedir. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. kışlar soğuk ve sert geçer. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir. % 35’i de ilkbaharda görülür. Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür.1. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın. III. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür.8. civarındadır. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle. Yıllık 390 mm. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır. Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının. % 20’si sonbahar.C. % 25’i kadarı da ilkbaharda görülür.1.6. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür. Bölgede konvektif. III.

2. Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre. Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir. 2001. 47 . Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir. tespit edilmiştir.C. dir. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm.1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III.1.T. İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar.1. Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Harita III.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir.

sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır. Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar. Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar.2. * Partiküller.C.2. azot oksitleri. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz.2. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır. Hava kirliliği. havada katı. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda. Hava kirleticileri kısaca. 48 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Tablo:III.T. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur. Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir. Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel.2. III. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir. * Kükürtlü maddeler. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir. karbon monoksit.1. ozon. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III.2. sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir.

Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit.Genel b.Hidrokarbonlar(HC) 10.04 350 450 500 7.Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16. Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. nitrik asit.3.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14. Tablo:III.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a. Genel b.Endüstri Bölgeleri 15. 49 . Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler.Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler.Hidrojen Sülfür(HS) 11.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8.C.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13. 2.T. Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır. * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar. Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri.Azot Dioksit (NO2) 4. III.Endüstri Bölgeleri 2. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0.1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1.Azot Monoksit(NO) 5. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7.Karbon monoksit(CO) 3.Klor(CL) 6. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17. Endüstri Bölgeleri 12. (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. * Karbon monoksit.2.2.

azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. hava taşıtlarının egzozlarıdır. dökümhaneler. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. soda. Konut ısıtma. tarım ilaçları üretimi. deniz. Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır.hurda demir işlenmesi.2. III. Yapay Kaynaklar Hammaddeleri. kireç. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması. katı. petrokimya tesisleri. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda. cam ve seramik fabrikaları. asbest üretimi. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup. Kara. Hareketli Kaynaklar: Kara. Sabit Kaynaklar: Katı. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri. h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir. deniz ve hava taşıtlarında mazot.2. III. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri. insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar. is.3.2. çimento fabrikaları. ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi. III.3.2.4.1. sudkostik fabrikaları. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. 50 . bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında. demir dışı metal üretimi. duman. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler.1.T.C. 2. asfalt yapım üniteleri. çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. kükürt. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi. halojenler.4. sıvı. suni gübre fabrikaları. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri.

51 . Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. kullanılması.C. Deri Sanayi. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır. Enerji Üretimi (Termik Santrallar). esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. Selüloz ve Kağıt Sanayi. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. Lastik Sanayi vb. Petrokimya Entegre Tesisleri. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. şartlı ve kısmi izin başvuruları. gaz. Gübre Sanayi. Bu Yönetmeliğin amacı. Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. izin.T. Tekstil Sanayi. sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması. toz. çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. tesislerin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta. yakıtların. tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile. Şeker Sanayi. duman. Demir-Çelik Sanayi. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. giderek kaynakların tahribine. çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. Çimento Sanayi. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. Taş-Toprak Sanayi. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri.

1. . Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III.2. eğitim ve ikna çalışmaları. e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir.4. Dolaylı Önleme Stratejisi . III.4. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur.İzin ve ruhsatlar.2.2.4. Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır.İzleme ve denetleme. III.3.2. -Araştırma. Koruyucu Önleme Stratejileri . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir. Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır. Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz.Kirletici harcı.4. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi.4.2. d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir.2.T. Destekleyici Önleme Stratejileri . hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez. radikal girişimler ile sonuç alınamaz. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır. . b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması.Sübvansiyonlar.2.4.C.Arazi kullanım planlaması .2.2.2. c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar. f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız. III.2. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır. 52 .

Para cezaları. .5. benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC). atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel.Cezalandırıcı Önleme Stratejileri .Yeterli yükseklikte bacaların inşası.Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı. . dizel araçların egzoz gazlarından çıkan. . azot oksitleri (NOx) ve kurşundur.Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.T. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar. . III.2. . .2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .4. karbon monoksit (CO).2.Sağlıklı yer seçimi. kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur.Kamuya dava açma hakkı tanınması. Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan. .Çalışmadan alıkoyma cezaları. Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir. . İkincisi ise.C.Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması. Düzeltici.4.Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu. . . .3. Bunlardan birincisi. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır. Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin. Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde.Hapis cezaları. III.Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi.4. .Endüstri sigortası. 53 .4.Temiz yakıt ve hammadde.2.Atıkların değerlendirilmesi.Ortak arıtma tesisleri kurmak. Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir. III.

Bu rezervler. Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği. III. .C. . . doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır. . az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması. Ancak."Çok kirletenden çok.5. biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup. .2.Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek. gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması. benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir. benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir. azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. Dizel motorlar. Fotosentez bitkilerin. Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır. fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır. bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması. karbon monoksit (CO). yanmamış hidrokarbonlar (HC).Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması. dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru.Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması. 54 .Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde. III.T.Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park.3. çift plaka uygulaması gibi). trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler .4. Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir.Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır.Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek. . benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

000 31.9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan.000 4.400 15 Kaynak: DPT. 3. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82).000 Afrika Ortalaması 7. 64 .600 Kaynak: DPT. sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır. Nüfus artışı.141 17 31.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38. VIII.9 milyar m3 suyun 32. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV. içme-kullanma (% 39).020 Lübnan 1. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30.500 75 6.C. Şehirleşme .’de verilmiştir. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı.735 Suriye 1.939 73 5. ÖİK:571. Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır.016 72 5. ÖİK:571. Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2.443 3. IV.T.1. Yayın No: DPT: 2555.000 Batı Avrupa Ortalaması 5. yeraltı suyunda. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1.300 Türkiye 1. Sanayileşme.1.900 29.2.600 22. 6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır. 1.466 4.700 15 42.2. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 Dünya Ortalaması 7.200 Asya Ortalaması 3.200 75 5.195 16 38.2.kullanma (% 10).000 Güney Amerika Ortalaması 23. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1.1. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3. Tablo IV. Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir. Yayın No: DPT: 2555. VIII. sulama (% 37). Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. 2. sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama. içme.600 22. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir. 4.

VIII. Kaynaklar 1. Yayın No: DPT:2555.1.Sınıf II. Sınıf IV.C. endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular. I. 3.Sınıf III. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır. Evsel. Harita IV. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası. akarsuyun debisidir. 65 . DSİ. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken. ÖİK: 571. : Az kirlenmiş su. IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir.1.Sınıf : Yüksek kaliteli su. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir. Buna göre. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde. 1999.3. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni. Beş Yıllık Kalkınma Planı.T. DPT. 4 ana sınıfa ayrılmıştır. : Kirli su.2004. 2.

bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV. nüfus artışı. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda. yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı.1’de verilmektedir. zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği.1.2. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere.2. 2. Resmi tahminlere göre.C. SU KİRLİLİĞİ IV. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir. kentleşme.2. Diğer yandan. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. 1990 yılında 30.T. genel kullanma suyu % 17. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. VIII. toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. sanayileşme. Ayrıca. 66 . IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.2. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir.

f. 67 . e. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı.2.3. Buna göre. İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini. c. Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır.C. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda. d. c. : Kirli su. Alabalık dışında balık üretimi. Alabalık üretimi. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. : Çok kirlenmiş su. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). Diğer amaçlar. Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a. e. b. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak. Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. b. II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır. d. Rekreasyonel amaçlar. : Az kirlenmiş su. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini.T.

T.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41. 1992.2.1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11. Paris. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD.4 Milyar m3) Kullanılamaz (91.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3. 68 . Türkiye Çevre Politikaları. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3.7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV.6 Milyar m3) Kullanılamaz (29. 2001.C.

Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13.16 0.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4.1. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1.0-9.0-9.05 >20 >0.002 0.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8.2c 1c 2c 8. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2.5-8.5 6.5 7.3 0. Ph I 25 6.01 0.9 IV >30 6.1 0. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19.65 11. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13.5 >0.2 1 >1.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0.5 >0. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5.5-8.1 0. Sıcaklık 0C) 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0.1 >0.05 0.1 >0.T. Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir.9. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12. b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir.01 0.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6. Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0. Çözülmüş oksijen (mg 0. Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6.05 9. Civa (µg Hg/l) 0. KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0. 69 . d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir. BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0. Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4. Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5.01 0.65 >5000 >300 >250 3.3 1 >1 21.5 2 >2 2.5 5 >5 5.02 0. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete .02 0. Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20.2/l) 8 6 3 4. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0.3 0. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10.5 9.02 0. 4.1 8.02 0.C. Alüminyum (µg Ag/l) 0.001 0. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.2.5 1. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1. Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17. Toplam pestisit (mg/l) 0.5 30 6. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0.

Çevre Bakanlığı) 1992. B: Organik Parametreler. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır. C parametreleri gösterilmelidir. Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992.Ü. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü . periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir.2. Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri.3. D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A. sağ sahilinde grup B.2. 2. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV. D: Bakteriyolojik Parametreler.Çevre Bakanlığı) 1992. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite . C.1.T. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi.1’de verilmektedir. 3. B. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.2. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır.C. Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır. b. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi. C: İnorganik Kirlenme Parametreleri. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler.2. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a. 70 . Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A. çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır.3. D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir.

krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır. kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz. Kuzey Ege.3 ve Harita:IV.4’de verilmektedir. Antalya Traverten Platosu. Ancak. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.2’de verilmektedir. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler. Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak. Köprüçay havzasında kirlenme.3. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler.Çevre Bakanlığı) 1992.3.3. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir.2.2.3. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır.Çevre Bakanlığı)1994.1 ve Harita: IV.T. Aksu Çayı. Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir.1. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993. endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk.C. Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları. atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir. IV.2.3. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında.2. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir. 6. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi . Müdürlüğü. 5.2. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 . nikel.

12’de verilmektedir. Kızılırmak. ve Harita: IV. Marmara. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir. Sivas.13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).2.2. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A.2.T.3. tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir.5.B.2. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları.10’da verilmektedir.3.3. Gediz. IV. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Susurluk. Karadeniz.14’de verilmektedir.C Grupları) Harita: IV. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır.1. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir.2.3.C Grupları). niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte.3. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar. IV. kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın.2.2.2.C. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır.6.3. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası. Harita:IV. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Harita:IV. Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir.3. 72 Durumlarının .C Grupları) Harita: IV. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır.2. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır.3.7 ve Harita: IV. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A.2.2.2.2.3. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi.3.9’da.3. IV.’da verilmektedir.8.2.2.2.3.’de verilmektedir. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu).11’de.3.3.3. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV.2. Harita: 2. maden yataklarının. B. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır.B.3.2.3. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.B. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır. Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak.2.

Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu. Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir. İnece. Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür.1. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır. daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. Ergene Nehrini de kendisine katar. b. Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. Meriç Nehri. IV.2.3.3. Bundan dolayı. Şeytan. Meriç Havzası. Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV).2. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. amonyak azotu. Bu durum. Susurluk.2.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.3. 73 . Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir. Ancak. Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç.2. a. Lüleburgaz. Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar.2. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük.1. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir. Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5.C. IV. Susurluk.1. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir.T. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır. nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır.4.2. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre.4. yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir.

Erozyon. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından.4. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar. krom. 2. Bu çayın kalitesi III. Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme.3. 1.4. Sınıf arasında değişmektedir. ve IV. Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV.C. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir.2. BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır. arsenik. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer. Sınıf kalitede gözükmektedir. Sınıf’tır. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir. IV. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır.2. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır. 3. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı. Mustafa Kemal Paşa Çayı.3.2. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır. Orhaneli Çayı organik açıdan II. sınıf olmasına rağmen.1.2.2. Sınıf olduğunu göstermektedir. bor ve askıda katı madde açısından IV. 74 . çözünebilirlik. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı. Simav Çayı. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir. Toprağa düşen ilaç toprak tipi. Bor.T. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır.2. kurşun. hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir.

1.2.5. 75 . Karamenderes. sülfat. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II.3. çözünmüş oksijen. pH. sülfat.2. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık.T. sülfat. Sınıf olarak değişmemiştir.2. Sınıf olduğu göze çarpar.C. nitrit azotu değerinin değişmemiş. Bayramoğlu. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır.2. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3. sınıf olarak ve klor değerler 2. klor değerleri her iki yılda da II. Sınıf. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1.5. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç.4.3. çözünmüş oksijen. Sınıf kriterlerini sağlamıştır. IV. pH. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur. nitrit azotu ve klorüre göre 3. Sınıf. Sınıf. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. nitrit azotu ve klorüre göre 2. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir. 1989 yılında ise sıcaklık.2.3. IV. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır. BOİ5 .Sınıf olmasına rağmen. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2.2. çözünmüş oksijen.Sınıf olarak tespit edilmiştir.4. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde.Sınıf kriterlerini sağlamıştır. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır.2. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1.4. amonyak azotu. sülfat. klor. çözünmüş oksijen. Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel. çözünmüş oksijen. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır. ana kolları Deliniş Çayı. Kocaçay. nitrat azotu. amonyak azotu. Sınıf olduğu göze çarpar. Sınıf olarak kalmıştır. pH ve nitrata göre 1. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup.2. sülfat. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. Madra. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. IV.3. toplam çözünmüş maddeye göre 1. Kuzey Ege Havzası Bakırçay.3.

toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ.2.18’de verilmiştir. Sınıf). Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır. IV.Ekim 1993). Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg.3. Harita:IV. B.17’de. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış. Nif Çayı. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2.15’da.3. bazı yörelerinde 4. Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek. Demirci Çayı. nehrin ana kolundaki suyun genelde IV. Dumanlı Gölü. Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır. A. Tersakan ve Kelkit Çayı. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A.C.2.114 km2’dir. Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4.Sınıf. Havza alanı 36. olumlu yönde etkileyememektedir. Sınıf. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. Tersakan Çayı’na akmaktadır. Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları. toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993).3. B. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci. Sınıf olan ana kolun kalitesini. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup.T. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup.2. Yeşilırmak havzasında.5. ve 3. B. Harita:IV. Grubu).2. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).2. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl. 76 . Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır. Alaşehir Çayı (2. doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası.2. Deliniş.16 ’de verilmiştir. Harita:IV. C. güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). C Grupları). 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda.3.3. 37 adedi akarsuda. Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde.2. C. Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir. Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında. Harita:IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı. Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir.

ve IV. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar. Süloğlu Deresi. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında.2. şeker fabrikası. Şeytan Dere. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında. III. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir. Yan kolları Kırkkavak Deresi. Aralık-1994). et kombinası. A grubu parametreler yönünden IV.7. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle. ve IV. Başlıca kaynak kolları. Sınıf su niteliği taşımaktadır. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle. B ve C grubu açısından ise III. akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. IV. Hayrabolu Deresi. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV. Sınıftır. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı. Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle). Yörede bulunan linyit işletmeleri. A grubu parametreleri açısından IV. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su. 77 . endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır. dir.873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. Harita incelendiğinde. A grubu parametreleri açısından IV.Sınıf. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır. Sınıf. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. Lüleburgaz Deresi.19’da verilmektedir. İki büyük koldan oluşan nehir.2. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı.C. havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra. IV. Kuzey Marmara Havzası.3. 24.T.6. Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup. Türkiye’nin güneybatısında. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A. Akar Dere.2. Koca Dere.3. ve IV. C grubu yönünden ise III.2. Sınıf) gözlenmektedir. D grubu açısından incelendiğinde. İçbatı Anadolu’dadır. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km.2. Sınıf. Batı Anadolu’da yer almaktadır. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır.Büyük Menderes nehri kolları.3. B grubu yönünden II. B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV. B ve C grubu parametreleri açısından da III.Sınıf. Sınıf su niteliği göstermektedir. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür.

Havzada doğal göl bulunmamaktadır.B.batı uzunluğu 160 km. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 .güney genişliği 140 km dir. batıda Meriç Nehrine açılmaktadır.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir. fundalıklar. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. 1981. Güneyden Işıklı ve Koru dağları. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları. Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir.T. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır. Ergene havzasının doğu. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir. yerleşim yerleri. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır. Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir. Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup. Gerek yöre halkından gelen şikayetler. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar. gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır.C. diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür. Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır. kayalıklar. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır. Ergene havzası. kuzey. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir.

toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması.3. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir. Havza genelinde plansız sanayileşme. Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. tarımsal endüstri. bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava.C. Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan. ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir. metal sanayi vb. Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. deri. Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir.2. işletilmesi gerekmektedir. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir. sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege. konfeksiyon. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası.8.T. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır. Kimya. mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. tarım ve sanayi merkezi olmuştur. yörede hızla gelişen sektörlerdir. 79 . IV.2. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır.Manisa.

80 .2.1 gereğince yapılır. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV. sulama. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise. göl. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”. Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı. Kullanılan iyi nitelikli tohum. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir.005 6-10. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl.2.5-8. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır.5 3 7.2. gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir. IV.4. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde.5 8 5 15 1000 1 0. Göller.2.2’de. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.9.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür. Göletler.T. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır.5 5 1000 0. Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu.2.1 0. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre. gübreleme. Tablo: IV. acı ve sodalı göller dahil) 6. 4.C.

Şeker Fabrikası. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi. Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic. (EBK. diğer yerleşim merkezleri. yaban hayatı İçmesuyu. Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir.2.3.yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te. Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta.. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri. saz ve kamış üretimi. rekreasyon. Meke ve Acı gölleridir. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu. su ürünleri. Alkoloid Fab. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. hidroelektrik. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park.1. Hotamış.C. su ürünleri. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama. Tablo: IV. rekreasyon. tarım alanları. Keçiborlu Kükürt Fabrikası. turizm. balıkçılık. A. Tuz. su ürünleri.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi. balıkçılık. Burdur) içmeye. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir. yaban hayatı İçmesuyu. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri. Çarşamba Çayı. 1992. doğal park. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri. rekreasyon. yaban hayatı Rekreasyon.3’de verilmektedir. Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır.2. küçük yerleşim merkezleri. su ürünleri. yaban hayatı Su ürünleri. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. sulama. TSEK vb. su ürünleri. rekreasyon. rekreasyon. IV. saz ve kamış üretimi. Bataklık 81 . tarım alanları. Morelle Golden AŞ. (EBK. balıkçılık. göl olarak da en önemlileri. küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. sulama.2.4. Tarım alanları. yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi.T.Ş. sulama. rekreasyon. TSEK vb). tarım alanları.).2. su ürünleri. Afyon Şeker Fab. Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV.4. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San.

Tuz Gölü Tuzlaları. deniz taşımacılığı. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. florür.Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 . demir. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu. Bu değerlendirmelere göre. yağ ve gres. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır. endüstriyel ve diğer kullanımlar. azot. Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin. kadmiyum. Altınapa. fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır.2. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar. serbest kükürt. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur. deterjan. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı.T. çinko. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır.C. Kurşun. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır.Yoğun ticari balıkçılık. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi.5. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. II : Rekreasyon. Ancak sanayi. Ana tahliye kanalı. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. organik madde. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır. Konya Kapalı Havzası. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. nitrat. Böylece istasyonlar.Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c. IV. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir. III : Ticari. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a. şehirleşme.

Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır. Doğal koku ve tadı dışında olmaz.3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır.005 mg/l’nin altında olması gerekir.5. Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır. endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir. Bulunmayacaktır.9.4’de verilmektedir.T. 83 . Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır. 4. Bu sulardan genelde Tablo:IV. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır.4. Ayrıca 0. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. 15 günlük bir periyodla.2. Sınıf D III: Ticari. Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir.C. liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu. Tablo:IV.2.2. deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz.

katı maddeler bulunamaz.1 0.9.01 0. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin.001 0.5. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir.C.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0.01 0. sıvılarla.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0.1 0.T. çöp vb. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır. 4. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır.1 0. ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır.004 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV.1 0.1 0. Su. Yüzer halde yağ.02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır. 84 .2. katran vb.

kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl. 1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır. Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir. IV.2. deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır.5. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır. kirleticilerin kaynaklarını. Bugün MED-POL. Bu çerçevede. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir. AEP tasarısı. Aşama temelinde. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu.1.T. 1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur. nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş. Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir. 85 . Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır. bilimsel yöntemlerle inceleyerek. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir.C. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir. I. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda. derecesini.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

Orta Anadolu Kuşağı (1).1. Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde.1.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V.5. Tablo:V. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2).’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı.1.1.7. daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir.T. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır. Tablo:V.2.‘ de verilmiştir. Tablo:V. Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında. Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup.’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı.1. V.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları.8. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı. engebelilik vb. Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir.3.1. Türkiye.1.1. Tablo:V.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Tablo:V. TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır.C. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V.‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir. Akdeniz.1.1. 95 .1. Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir.6. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır. Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir.1.

750 4.9 25. Bölgeler Tablo:V.9 Kuvvetli Alkali 1.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.5 0.1.0-4.661.136.8 7.9 11.094 2. Tablo :V.8 1.2 89.T.4 6.260 302.528.4 0.4 Karadeniz 101137 1.9 47.9 10.7 5.6 7.1.9 Orta-Asit 10.239.544 12.3 38.960 3.9 32. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.629 602.2 0. Ölç.9 5.C.1.8 0.9 16.6 33.776.9 47.4 85.5 8.4 2.6 55.1 10.7 10.6 40.9 8.8 10.7 5.3 7. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.0 44.866 1.6 4.648 7.8 55.211. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.8 38. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.6 0.1 7.0 2.0 0.7 22.4 Doğu Anadolu 1329 0.0 14.2 Akdeniz 3367 5.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0.9 0.2 16.027 669.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.172 589.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.7 7. 96 .933 3.091.9 Hafif Asit 30.1 8.4 0.6 0.7 25. Oranı (%) 19.5 93.6 Akdeniz 3168 0. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır.9 4. 1988.2 6.2 45.4 2.008 Türkiye Yüz.9 4.0-6.6 Ege 7404 2.6 Güneydoğu 4061 1.3 Ege 7342 1.178 6.031 96.1 52.9 56.1 37.4 0.3 Doğu Anadolu 1342 0.2.485.9 Kuvvetli Asit 0.0-5.9 Hafif Alkali 57.4 76.2 48.7 4.1.5 37.2 4.4 37. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1.7 Göller 3871 0.2 Orta Anadolu 25706 3.1 51.2 13.4 7.930.0 84.243 9. 1988.1 0. 1987.7 Güneydoğu 4272 4.1 1.7 66.061.978.2 8.0-8.8 8.0-7.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3.5 85.5 13.9 0.287.2 6.7 Orta Anadolu 25778 0. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.8 15.8 Toplam 74.719 7.3 Göller 3759 6.

7 Ege 7826 31.1.1 31.2 34. 1988.2 Akdeniz 3346 3.6 6.0 2.4 8.3 22.8 7.4 55.2 49.2 64.3 23.6 35. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.2 18.3 17.8 25. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.9 Tablo:V.0 18.2 2.4 Doğu Anadolu 1319 13.2 6.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1.7 Göller 3668 36.3 18.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.1 6.6 32.3 30. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.5 14.9 13.8 26.8 29.5 Göller 3768 14.5 18.3 Akdeniz 328 39.T.9 1.8 7.5.0 9.4 Doğu Anadolu 1339 21.1 2.7 46.3 11.9 27.8 25.4.6 Orta Anadolu 25930 9.3 27.5 Ege 7225 17.9 47.4 16.4 5.5 17.5 34.9 Karadeniz 9724 1.1.7 23.5 33.8 23.4 8.1 4.5 8.3 83.9 20.4 7.1 20.0 24.5 22.6 Akdeniz 3270 10.5 11.8 22.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.5 Akdeniz 3139 23.7 6. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14.5 32.3 17.8 Güneydoğu 4157 0.7 4.6 Güneydoğu 4035 29.4 15. >15 Çok Fazla 6.3 27.0 56.2 36.9 25.9 17.6 21.2 60.0 25.9 3.9 7.2 Doğu Anadolu 1447 16. 1988.7 36.74 97 .5 46.6.5 20.2 Ege 7625 32.0 23.7 25.9 Karadeniz 10570 28.6 6.7 28. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.9 11.2 49.5 4.9 18.2 7.4 41.7 28.2 Göller 3632 19.3 33.6 23. >25 2. 1988.3 17.2 11.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.1.9 20.9 49.1 12.4 65.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.7 7. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.1 9.4 Ege 7571 8.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.1.2 Karadeniz 10142 13.2 47.6 32.0 20.8 Orta Anadolu 25853 1.C.5 22.2 18.9 Orta Anadolu 25419 21.6 9.1 38.9 8.6 12.5 6.4 64.3 9. >4 Yüksek 1.6 19. 1988. >100 Çok Fazla 32.7 13.8 Göller 3673 0.4 47.2 10.7 2.0 24.8 Orta Anadolu 25852 31.8 18.8 15. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.7. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.2 Tablo:V.3 9.9 2. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.9 Güneydoğu 4340 12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.0 8.6 3.4 26.6 14.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.8 5.2 12.3 Doğu Anadolu 1338 0.9 10.4 53.3 1.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.8 8.1 17.3 3.8 Karadeniz 10488 35.0 Tablo: V.3 10.3 32.0 31.5 Güneydoğu 4227 44.

06 84. 98 .09 27. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.43 1.0 213.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.37 28.61 8. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V. Ankara.00 2.1 13.27 25.40 8.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.46 15.24 90.3 7.0 294. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu.00 12.15 2.00 2.03 3. 1989. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah.0 9.69 46.0 3.82 39.29 40.80 15.00 15.85 0.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.68 26.88 9.0 502.56 2.00 89.94 18.0 211.00 11.71 29.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697.39 40.36 36.2 4.21 4.39 9.18 78.0 423.30 17.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah.00 26.32 20.80 6.18 0.00 61.5 20.84 157.0 6.00 11.5 528.0 233.0 1.39 88.00 13.0 453.80 2.03 37.0 134.03 27.00 21.69 0.87 54.2 47.33 0.54 46.0 325.07 56.0 9.33 53.9 7.43 6.13 0.96 16.7 360.41 0.00 12.79 0.54 55.1 2.00 54.48 14.5 378.0 7.10 27.03 2.00 92.4 5.78 35.9 85.49 2.1.3 4.C.00 51.67 38.33 60.00 40.00 16.0 640.92 4.43 4.14 7.85 41.29 1.20 63.43 1.0 123.0 1.57 0.14 17.8.09 0.05 63. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17.5 1.T.78 53.0 642.0 302.03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20.04 1.21 23.

Erozyon Türkiye.5’ini oluşturan 23. geriye kalan % 85.’lık bölümü orta derin (50 .455 ha. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür.745.938 ha.205 ha. 99 .1.’ında şiddetli.1.690 ha.463 ha. % 17’sini oluşturan 13.699.908.6’sını oluşturan 23.4’ünü oluşturan 28.2’sini oluşturan 28.114 ha. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir.2’sini oluşturan 11. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. özellikle işlenebilen araziler. V.’lık bölümü işlenmekte % 28.’lık bölümü sığ (20 . Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır. Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır.1.592.299.1.781.973 ha. Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.9.1.221.2.3’ünü oluşturan 21.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.3.50 cm) ve % 37.575 ha.8’in % 11. Türkiye’de Arazi Problemleri V.468. Söz konusu bilgiler Tablo:V. sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır.’ında orta. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır.108. geriye kalan % 5’i oluşturan 3.9’unu oluşturan 9.003 ha. topoğrafik yapısı.’lık bölümü 90 cm’den derindir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından.C.3. % 30.’da verilmiştir. Ülkemiz topraklarının % 14.1’ini oluşturan 27. Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15.334.T. Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa. Türkiye’nin arazi varlığının % 36. uygulanan yanlış tarım yöntemleri. % 36. Çeşitli arazi türleri.’lık bölümü çayır ve mera.699.614 ha.750 ha. Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur.’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir.90 cm) % 30. iklimi.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta.

T. Genel Toprak Amenajman Planlaması. 100 . Zeytin.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V. Çay Kestane vb.9.Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık.1. 1987. Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi.S. konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır. Halbuki erozyonla. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır. Bu nedenle. Ülkemizde ise erozyon. çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir. Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır. bu taşınmanın gözle görünür delilleridir. can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması. Kızılırmak’a adı.C. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler. 1953 yılında kurulan D. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen. Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi.İ. Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. topraklar geri alınmaktadır. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 . Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür.T. toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır. toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması. Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir. eski Topraksu Genel Müdürlüğü.

öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları. Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir.1.T. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir. endüstri. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0.11. Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V.64 1 Hafif 5611892 7. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır. ticaret. Gelişmiş ülkelerde. V.1. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa. Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 .’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde. 1987. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında. Tablo:V. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür.3’nü kapsamaktadır.1. Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.3. Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1.’de verilmektedir.04 3 Şiddetli 28334933 36. ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir.2. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır.7’sini.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3.22 2 Orta 15592750 20. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64. Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır.10.10. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22.C. Bu eğimler işleme zorluğu. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.

Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28. yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir. V. Taşlılık Sorunu Taşlılık.T. 1987. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur.495. Tablo: V. tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir.1.484. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir.2 sini oluşturmaktadır. Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır.1. Fakat taşlar. Bunların 2. V. Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir.C.12. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür. Tablo:V.989. aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir.Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.11.3 11.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 21 261 850 ha. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır.9 30. 2.3.093 hektarı tarım arazilerinde. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. 1987.5 37. 25. 103 .3. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller.3.4.1. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14. Ülkemizde. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir.1.

814 ha’.722 ha olup.968.3. 104 . tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1.3. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır.641 ha ile % 0. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır.T.5. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi. yan yana görmek mümkündür.975 ha.01 hafif tuzlu-sodik topraklar.968. Aksi takdirde.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile.161 ha.022 ha. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi.’ında olmak üzere 2.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir.C. % 2 düzeyindedir.000 ha.603 ha ile % 0. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır.6. Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1.956 ha ile % 0. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır.119.2 tuzlu sodik topraklar. dolayındadır. İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir.ında. V.863 ha ile % 0.’dır.1. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler.3 olmak üzere toplamı 1. 504.’lık alan.1. 123. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar. 8. Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454. Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır. Sodik topraklar 8. 264.518.260 ha. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır. Bu suların. su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte.6 sodik topraklar. bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır.771.

Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. 1991. 1987.1. Talaz. Ankara. Akalın. Atatürk Üniversitesi Yayınları. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır. 1992. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. 8. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. Ziraat Mühendisleri Odası. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. A. 105 . Erzurum. Toprak ve Çevre Sempozyumu. 2. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . 9. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. 1989. İ. 1995. Cilt-I. Ankara. 1987. Atatürk Üniversitesi Basımevi. TOBB.1. 5. V.7. 6. TMMOB. DİE. Ankara. Bina. TÜBİTAK Yayın No:7. gelecek nesillere karşı borcumuzdur. ve 2. Kaynaklar 1. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır.. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. Mera Kanunu gibi kanunlar. sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte. Dizdar.Y. Toprak Muhafaza. su. Karayolu güzergahı seçimi 1.T. Ankara. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü .3. Ergene. Ankara. M. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. Yayın No: Genel: 245. bitki toplulukları.S. Havza Islahı. 7. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162. her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir. BÖM: 9.C. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır. toprak. 4. Toprak Biliminin Esasları. No:289. Harita V. Ders Kitapları Serisi No: 47. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir. 3.. 1989. Topraklarımız. No: 635. 1987. Ankara..360 ha kadardır. Teknik Yayın No:60. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. 1987. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir. Ziraat Fakültesi Yayınları. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Ankara.

Her yıl milyonlarca ton toprak. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. rüzgar. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde. yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır.7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır. TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla. % 22. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi.072. Ülkemiz arazilerinin. toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu.4’ü şiddetli. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir.2. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. V. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.T. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır. bu konudaki araştırma ve uygulamalara. 106 . Yurdumuz topraklarının % 78.C. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen. % 20’si orta şiddetli. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. yangınlar. tarla açılması. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa.2. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. % 36. su ve sellerle denizlere taşınmaktadır.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri. oldukça yakın tarihlerde başlamıştır. Yurdumuz dünyada.1. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır. Tablo:V.2.

77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi. orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir. Olduğu gibi korunmalıdır. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır. 1987. İşlemeli tarım yapılamaz. Tablo: V. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. Toprak ve bitki örtüsü yoktur. Harita V.22 20.06 7. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır.2. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır. 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir. yetersiz toprak özelliklerine sahip. Orman ve otlak kullanışı uygundur. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta.Yanlış toprak işlenmesi. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir.58 3. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı. Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3.’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup. ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte. . 107 . Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur. gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. . hafif. Yurdumuzda çayır ve mera alanları.1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0. yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi.T.Erozyon riski yüksek olan. .C. Bu nedenlerle. Kum tepeleri ağaçlandırılmalı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi.42 22. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir. bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması. bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte.2. ülke genelinde.32 3.04 36.

Grubu A. 108 .127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.0 5.6 60.IV Sınıf) Alan ha 4.416.012.553 46.778. Tablo: V. sürüme uygun olmayan alanlarda 1.546. 1995.1 0.).K. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır.692. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2.3 34.2.288.2.II.Y.339 ha olduğu.797. 1995. Sürülebilir arazi toplamı % 34.2. VI.4 8. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta.238. 100.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.563 1.2 46. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır.3) problemsiz arazilerin 4.201. Türkiye’nin yalnızca VII.VII.574.776.557.330 7.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları.533 36.702 7. A.009.2.416.T.7 9.7 9.Y.2.749.K.2.1 kadar orana sahip iken.547 10.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V.396 2. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11.487 ha kadardır. Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir.III. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78.396 ha. Sınıf arazilerinin % 46.7’lik bir orana ulaşır ki.2.758. bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır. ve VII.004.753.959 3.VI.2 13.471 ha. Sınıf) Alan ha 5. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5.585 165.009.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V.749. Tablo:V.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77.3.537 6.778.399 16.2.016 26.004.425.633 4.563 ha alanı kapladığı görülmektedir.399 11.6.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V.

5 V.3. İnözü 923 Yeşilırmak. 1995.2. toprak aşınımının artmasına neden olurken.5 8. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış. Doğal Etkiler.9 0.5 2. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır. Karahacık 648 B.2.T.C.2. Dutluca 1167 Dicle. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır. Devecikıran 610 Dalaman. Uçtepe 563 Göksu.Menderes. Diyarbakır 1085 Kızılırmak. Türkiye’de geç sonbahar.8 19. Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V.9 10. yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır.6 7. Sosyo-Ekonomik Etkiler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E.İ. Çarşamba 1521 Kelkit. Faklı 1977 Ceyhan.4 5. Tablo:V. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir. Botbaşı 651 Filyos.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak. Bunlar. 1. Suçatı 260 İyidere. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri.8 8. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır. 109 . 3. Keban 525 Tortum 2500 Fırat. Manisa Köprüsü 582 Sakarya. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur.9 54.4’de verilmektedir. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır.E. Rüzgar. 2.1 0.5 108.8 12.2 6. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33. 1. askı materyali olarak taşınmaktadır.8 6. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu. Yeniköprü 922 Seyhan.4. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir.8 44. Söke 519 Gediz.

yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim.952 ha alanı kaplarken. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. kum. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması. Dış bükey eğimler. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir. dispersiyon oranı. 2. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir.C. Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır. eğim şekli. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir.832.358. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak. agregat stabilitesi. Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır. Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . Düz araziler 5. mil. kireç. su tutma kapasiteleri. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken. Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır. değişebilir katyonlar. Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır.132 ha kadardır. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. eğimin uzunluğu. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür. c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. arazilerimizin % 39. kil miktarları. değişik çaplı agregat ve primer taneler. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46. katyon değişim kapasitesi. kuzeye veya güneye bakış. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür. Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi.T. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak. Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir.

ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. c. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir.T. 111 . Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. Ormanların ve meraların tahribi.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması. Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır. Bitki örtüsünün çeşidi. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması. mısır. çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. V.4. b. En az korunma çapa bitkileri tarımındadır. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. sıklığı. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır. tütün. toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. I-II ve III. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur.2. patates. bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır. Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir. ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. 3. Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. meralarda kontrollu otlatma yapılması. gübreleme yapısı. a. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir.

e. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir. 1995. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. 3. ı. 1991. j. i. örneğin el sanatları. tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli.C. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır. g. arıcılık vb. f. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. k. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir.. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. Kaynaklar 1. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. h.T. işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. Gelecekte. Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı. l. 1987. Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde. 112 .

9 milyon ha (% 44 )’dür.735. Ülkemiz.763. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan.T.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup. 1.600.027. Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI.7 milyon ha (% 13)’dür.2 milyon ha (% 31).53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler. Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir.34 ha.172 ha) .78 (4.’dır.1. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz.1. Türkiye orman ekosistemleri için. ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir.7 sini oluşturmaktadır. geri kalan % 4. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. ıhlamur. 10. Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp.3’ünü.’dır. ORMANLARIMIZ Ormanlar. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50. Dünyada ormanlar.15’ini yapraklı türler (8. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22. kavak. 20. sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları.9’u devlet ormanıdır. dişbudak. 113 . tükenmeyen bir dinamizme sahip. iklim ve toprak özellikleri. en önemli doğal kaynaklardır. Ülkemiz ormanlarının % 99. Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir.6’sını teşkil etmekte olup.247 ha.8’ dir.993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar. İyi koru 6.515. elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır. iyi baltalık 2. Toplam orman alanlarının % 42. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. ürün verebilen orman alanı 8.C. FLORA.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır. Ülkemiz arazi yapısı.de verilmiştir. Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir. sırada yer alırlar. Bu miktar ülke alanımızın % 26.

300 18. iklimi yumuşatması. Hava kirliliğinin azaltılması. Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir. 49 kertenkele. rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması.433 99. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın.I.T. sosyal.524 3. Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617. ekolojik dengenin sağlanması yanında. 36 yılan.162 1. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir.341 286. 8 kaplumbağa. 426 kuş.475 619. doğal hayatın devamı.379 4.234.697. 20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI.C.504 99. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte. canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız. Su rejimini düzenlemesi.167. Ağaçlandırma alanlarında. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan. erozyonu önlemesi. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup.786 336.000 ha alan ağaçlandırılmıştır.1. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır. karaca.1.1. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır.302.018. asit yağmurları. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. zehirli böcek ve mantar hastalıkları.335. özellikle geyik. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. Ayrıca 120000 omurgasız.088.644 1. 114 .650 1. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir. sel.666 109.

3. Orman Genel Müdürlüğü. Orman Dergisi. Kaynaklar 1. Orman Genel Müdürlüğü. 2001. Sayı:5 . Mayıs 1992.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi. Ankara. (Kasım-2001). DPT.. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir. Ankara. Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni.5 Yıllık Kalkınma Planı. nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır. 4.C. Orman Dergisi. Ankara. Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer. Sayı: 14 Şubat 1993. 2. 115 . VIII.

“Tabiat Parkları”. 116 . TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. MİLLİ PARKLAR. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park. Bilimsel ve estetik bakımdan. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir. c. Bu kanunun amacı. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”. sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. Bu kanun kapsamına giren yerlerde. TABİAT PARKLARI. kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça. Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine.T. tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına.2. ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. Tabiat Anıtı. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını. Tabiat Parkı. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz . a. tabiat parkı. türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. Bayındırlık. Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. d. Milli Park. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir. Tabiat Parkları. Bu kanunda yer alan. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler. Tabiatı Koruma Alanları. b. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. b) Yaban hayatı tahrip edilemez.

TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05. 117 .dinlenme ve eğlenme.11. tabii bitki ve hayvan toplulukları.04. Tabii bitki toplulukları.1970 03. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. manzara .1. Bitki örtüsü.06. dinlenme ve eğlenme 09.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları.03. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler.04. 54524 Kayseri Kastamonu.12.1988 07.1970 21. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları .08.1988 11.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB.12.05.11.1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.08.T. dinlenme ve eğlenme 22.02.1994 31. jeolojik yapı. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları.09. manzara. Arkeolojik kalıntılar.4.1996 21. dinlenme ve eğlenme 29. Tabii bitki toplulukları. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji.1998 21. dinlenme ve eğlenme 27. tabii bitki toplulukları. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler. jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı.1971 16. Adana. dağ ve kar sporları .09. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.C.06.1959 Tabii bitki toplukları.1987 21. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) .) 29.04. 2003.02.1981 25.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları. arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı.1972 22.1986 09. Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan.1973 02. jeolojik oluşumlar.dinlenme ve eğlenme.12. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde.1996 07.1994 31. tabii bitki toplulukları.11. Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları.1961 06.dinlenme ve eğlenme.07. dağ ve kar sporları 20.06. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.1988 07.11.04.2.1976 08. dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar. tabii bitki toplulukları .manzara.1958 Arkeolojik kalıntılar.03. Arkeolojik kalıntılar.1993 17.1994 31.08. şapeller ve peri bacaları gibi).01.03.05.11. dinlenme ve eğlenme 19.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.2000 Tabii bitki toplulukları. Harp tarihi.1969 03. dinlenme ve eğlenme 31.1994 08.07.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar.08. bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik.1973 12.manzara.09.1994 31. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları.1996 06.11. jeomorfolojik oluşumlar.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES.dinlenme ve eğlenme. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı. Tabii bitki ve hayvan toplulukları.1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası. manzara.1996 (Sınır Da.

ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması.12.1987 27. Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur.5 334 29. Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması.2. şeneriana)’nın varlığı. vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi.1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15. en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir. Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp.10.1988 118 . Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu. ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır. yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları. kaynak değerlerini teşkil etmektedir. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır. kaynak değerlerini oluşturmaktadır. kum . Çok çeşitli ağaç.1987 27.04.1987 23. nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme.1990 26. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir.07.1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21.06. karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu.T. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır. akbalıkçıl.12.1987 8 Çitdere Zonguldak 721.08. pallasiana var. 167 su kuşu türünün mevcudiyeti.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08.C.08.1987 30. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur.5 785 46. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300.06.1987 25.1987 02.1988 05. Deniz. eşsiz bir tabiat parçasıdır.12.5 88.04. sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması .07. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile. nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.08.07. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu. zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. barınma ve kuluçka alanı oluşu.12. şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır.1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu.5 29. Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması. Avrupa’da turna. flamingo. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir. Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana). sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile.5 329 30.1988 17. Çok sınırlı yayılışa sahip.10.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir.04.1987 18. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş. Sülüklü Göl. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır.1988 16. pallasiana var.05. Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir. kıyı. olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata).03.göl. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir . Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır.04. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır. pallasiana var. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.

İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür.02. boyunda. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi. Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp. Antiokus I. kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür. Sahada. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf.1994 23. yüzyılda yaptırılmıştır.12. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır. Sulak saha.C.1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti.1991 05. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri.07. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir. Örümcek ormanı. bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir.5 km.12. 119 . kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir.023.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM. Ayrıca.01. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır.12.2. Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir.08. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir.Ö.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani).1993 27 Habibineccar Hatay 118 31.03. 2003. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. 500-700 m eninde.07. Saha.T.12. Camili-Gorgit ormanı. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır. 3. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp.1991 İç Ege Bölgesinde. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır. Camili-Efeler ormanı. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir. kayın. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı.04.1998 24.03. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir. Seyhan-Ceyhan deltası. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir. Sahada. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1993 25 Çamburnu 180 31. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır. göl lagünleri. Saha. barındırdığı bitki ve hayvan türleri. Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05. özellikle tepeli pelikan.5 83. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir.07. yer yer karışık meşcereler oluşturması.5 24.04. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir. 111 kuş türünün varlığı.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12. tarafından M. Avrupa.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21. 490. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır. Sahada.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31.1993 26 Dibek Antalya 550 31. kıyı kumulları. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır. Sen Piyer kilisesinin 200 m. Aktüel Akgöl. sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir. Toros Göknarı (Abies cilicica). pallasiana) türlerinin yer yer saf. yer yer karışık meşcereler oluşturması.12. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır. gürgen. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.

Sahip olduğu orman dokusu.08.1998 22.07.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08.04. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması.1991 7 Gölcük Isparta 6684 05. 2003.5 11.1998 07.5 5859 14916 07. 2 3 Çorum.2.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600.1984 21. peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması.1995 06.06. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.T.05. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387.1995 27.1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5.0 1625 394.07. bitki örtüsü.1989 03.06. jeomorfolojik yapıda olması. nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması.07.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21.0 TESİS TARİHİ 01.1989 21.10. 120 . Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. Doğal yapısı. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.10.5 1150 Değişim 07. peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı. manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması.09.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI.02.peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması.3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950.6 329.02.1991 Yeni 1196. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik.12. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu. . İlgi çekici kanyonu.05.12.09.1998 29.0 05.

02.1994 27. 2.1994 09. 1. çevre genişliği Karaçam 300 yaşında . boy. 7.09. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI. 15 m.1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 .1995 21.85 m.11. çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında .34 m. 4 m. çevre geniş.1995 21.80 m. 2.1994 27.06. boy.50 m. 25-30 m.5 ha 2500 m2 07. çap ve 8 m. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında .8 m. 25 m. çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında .. 2.10 m. 18 m. 2. çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında .1993 06.1994 09. çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında . 27 m. boy.08. boy. 2 m. boy.75 m. 1. 154 m 52 ha.1995 21. 4 m. boy.11. 26 m.1994 29.1994 29.02. 30 m.35 m. 30 m. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında .1995 21. 2. çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu.70 m.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan.09. 0.09.02.1995 21. boy.20 m.1994 29.1994 29.02.67 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . 40 m. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında . 20 m. 20 m. boy.1995 21. boy.11. 35 m. çevre genişliği Şelalenin . 21 m.1994 27. boy. 2.5 m. boy. çap ve 8 m.1994 09.02. boy. çap ve 7. çevre genişliği Karaçam 200 yaşında . boy.50 m.25 m.70 m. bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında .70 m.69 m. çap ve 4. .02.11.09. Servi Ağacı’nın 250 yaşında .1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21.1994 09. 34 m. 1.40 m.55 m.02.20 m. çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında . çap ve 7. çap ve 15 m.07. 8 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında . çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında . 25 m. çap ve 7. Meşe Ağacı’nın 25 m. 2. 25 m.65 m. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha. boy.90 m. çevre genişli. çap ve 4.) 10 ha İLAN TARİHİ 19. çap ve 3. boy.78 m. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında . boy. çap ve 8.5 ha. boy. 1. çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında . boy.1994 29. 2.12.1994 22. çap ve 0. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş. 2. çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0.09.02.09.50 m. çap ve 4. çap ve 7. çap ve 8.1994 27. çap ve 3 m. Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması. 1. boy.90 m.50 m. 1. boy .80 m. boy. çap ve 5.02. 15 m. çap ve 8.45 m. Meşe Ağacı’nın 350 yaşında . çap ve 1.1995 21. 30 m.1988 12.09. 1.1994 29. çap ve 6. 1.5 m. 3.38 m. boy. 2.1994 29. 2 m. 24 m.1994 27.50 m. 20 m.40 m. 25 m.38 m. 1.55 m. Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m.85 m. çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında . 35 m. çap ve 17 m.09.1995 21. çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında . vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması . 1 m.42 m.02.50 m.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0. çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında . çevre genişliği Ardıç 500 yaşında .09.70 m.1994 09.2. boy. çap ve 5. boy. boy. 3 m.T. çap ve 5.11.1994 29.09. çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında .09.40 m. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında . boy. boy. Karaçam 600 yaşında . 4 m.09.09. çap ve 10 m.1994 27. çevre genişli.62 m. 2. çap ve 7. boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi. 2. çapa sahip olması.23 m. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında .09.85 m.C.

54 m. çevre geniş. boy.83 m.92 m. 58.05. boy. çevre geniş. 57.80 m.85 m.20m. çap ve 4.90 m. çap ve 3.1995 11. çap ve 5. 53.1995 11.30 m. çap ve 9 m.1995 11.1995 03. çap ve 3.05 ha 10.1995 25. 1.C.5 m. boy. 1. çevre geniş. boy. boy. 25 m.10. 1. boy.09.48 m. çap ve 5.8 m boylarında .10.04. boy.5 m.80 m. 30 m. 52. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .5 ha 03.10. boy. çevre gen. çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3.1995 26.09.10.07. 1.2002 06. boy. boy.05 m.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması.70 m.04.07. çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında . boy. 49. boy. 318. 97-101-75 çaplarında ve 306. çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında . boy.1995 29. çap ve 6. 2. 1.1995 11. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir. 2. 14 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir. 3.82 m.10. 95-105 yaşında . çevre gen. 20 m. 1. boyunda. 54. Kermes Meşesi türünün 77 cm çap.15 m. boy ve çatalının her birinin 40-45 cm. çap ve 3. çap ve 7. 3 m.80 m. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .32 m. 20 m. 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21.73 m. boy.30 m.10. boy.11.5 m.10 m.5 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında . boy. çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın .40 m.5 ha 23.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha.09.1995 11. çap ve 4. 2. 1. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .1995 11. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m. çap ve 3.1995 21.1995 11. çevre geniş.04. çap ve 4. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m. 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0.2000 03.52 m. 61.53 m.1 m.88 m.90 m. 1. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 50 m.10. 2.04.1995 25. 22 m. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında.4 m.10. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4.07.2002 122 . boy. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m.10 m.18 m.06. çap ve 4. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında .10.22 m.60 m.85 m. çap ve 2.T.65 m.1995 21. boy. 1. 1. boy.5 m.80 m. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 1.1995 31.65 m. çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında. 1.1995 25. çap ve 6. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .m çap ve 7.6 m.76 m. 0.1995 21.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması.54 m. 32 m. çevre geniş. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m. 1. 5 m.04. çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında .06.70 m.1995 26. 1.1995 25. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında . 20 metre boyunda. Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında . 2 m.34 m.81 m.55 m. Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir. Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır. çap ve 8.1995 21.21 m. çap ve 12. çap ve 9 m.10. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .1995 11. 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16.08. çap ve 4. çap ve 5.1995 21. 35-40 m.2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06. boy.04.07. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte.

Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında.2002 06. Çınar ağacı türünün.6 m çap ve 5. 3. Ardıç ağacı türünün. 1.8 m çevre gen. Çınar ağacı türünün.84 m çap ve 6.05.05. 1.09.2003 06.39 m çevre gen.2002 06.14 m çevre gen. 2.2002 06.09.2002 06.C. Porsuk ağacı türünün. 20 m boy.7 m çevre gen. 12 m çap ve 3.2002 16. 775 yaşlarında 27. 27 m boy. Yaz ıhlamur ağacı türünün.3 m çap ve 4. 24 m boy.2002 13. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında.08 m çap ve 3. 2. 12 m boy.09.2002 06. Kayın ağacı türünün. 22 m boy. 2. Ladin ağacı türünün. 340 yaşlarında 16 m boy.80 m çevre gen.2003 06. Ardıç ağacı türünün. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy.2002 06.5 m boy.30 m çap ve 7. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında.09.2002 13. 23 m boy. 12 m boy.2002 06.08 m çap ve 9.72 m çap ve 5. 200 yaşlarında.5 m boy. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında.90 m çap ve 5.40 m çevre gen.2002 16.2002 06.09.09. 11 m boy.5 m çap ve 4.05.43 m çap ve 4.09. 70 m boy.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy. 12 m boy.09. 1. 530 yaşlarında. 1 m çap ve 3. Ardıç ağacı türünün.3 m çap ve 6. 150 yaşlarında.22 m çevre gen.09.2003 06. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.10. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında.90 m çap ve 4.04 m çevre geniş. Ardıç ağacı türünün. 1. 1.09. 300 yaşlarında 42 m boy.2002 06. Ardıç ağacı türünün. 250 yaşlarında.2002 16. Sedir ağacı türünün.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 .05. 15 m boy.05. Sedir ağacı türünün. 1.03 m çevre gen. 500 yaşlarında 13 m boy.2003 06. 1700 yaşlarında. 2.2002 06.20 m çevre gen.30 m çap ve 7.1 m çap ve 4 m çevre gen.2002 06. 1.2002 06.76 m çap ve 2. 27 m boy. 2.09.2002 06. 2. 12 m boy.2002 06.36 m çap ve 6 m çevre gen. Anadolu kestanesi ağacının. 0. 645 yaşlarında.10 m çap ve 9. 1. 1 m çap ve 3 m çevre geniş. 1070 yaşlarında 35 m boy.2002 06. 2. 1030 yaşlarında. 630 yaşlarında 19 m boy.09. Göknar ağacı türünün. 665 yaşlarında.40 m çevre gen.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün.80 m çevre gen.2002 06.94 m çevre gen. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında. 46 m boy.2002 13. 1.70 m çevre gen. 1.09.2002 06. 3.2002 06.09.05.97 m çevre gen.09.84 m çap ve 5.90 m çevre gen.09. 3. 300 yaşlarında .10. 1. 9 m boy. 1.57 m çap ve 4.34 m çevre gen. 320 yaşlarında.69 m çevre gen. 1000 yaşlarında 12 m boy. 1. 110 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün.09.71 m çevre gen. 190 yaşlarında. 1.10.09. 49 m boy. 12 m boy. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında.80 m çevre gen. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16. 22 m boy.17 m çap ve 3.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy. 10 m boy.76 m çap ve 11.09.09. Sedir ağacı türünün.T.30 m çevre gen.2003 06. 11.05. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06. 21 m boy.2002 13.50 m çevre gen.09. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında.50 m çevre gen.16 m çap ve 6.09. 1.2002 16.09. 1.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün.16 m çap ve 6. 450 yaşlarında.50 m çap ve 4.88 m çap ve 5.2002 06.2003 06.02 m çap ve 6. 2.32 m çap ve 7.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında. 1.5 m boy. 1. 30 m boy.2002 06.95 m çevre gen.10.7 m çap ve 4.90 m çevre gen. Dışbudak ağacı türünün. 20 m boy. 16 m boy.50 m çap ve 7. 1.09.1 m çap ve 3.

Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar.2. 33 adet Milli Park. Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır. birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir. 2873 Sayılı.2’de. Ankara. 2003. Harita VI. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 1. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır. 124 . 2. 3. Milli Parklar Kanunu. 12.1’ de Milli Parkların.05. Yapısı. Tablo:VI.1 m çap ve 4. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında. Kaynaklar 1.2003 06. Tabiatı Koruma Alanlarının. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar.5 m boy.2003 06.2003 06. 4. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır.56 m çevre genişliği Yüzen adalar. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur. 700 yaşlarında. Dut ağacı türünün. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır.3’de ise Tabiat Parklarının Adı. Yurdumuzda.05. Yılında Ormancılığımız. sahip olduğu boyutları. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.08. 35-40 m boy.2. 1989.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında. 60 m derinliğinde. 38 ha olup.67 m çevre gen. Neojen ve kuaterner volkanizması ile.17 m çevre gen. kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar. 4 m çap. 4. Orman Genel Müdürlüğü. Tablo:VI.T.4. Kuruluşunun 150. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen.C. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları. 1995.’de Tabiat Anıtlarının Adı. Çevre ve Orman Bakanlığı. Tablo:VI.2003 05. Bulunduğu İl.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31.10. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü.05. 28 m boy. 2003.5 m çevre gen. Çevre Bakanlığı.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Tablo:VI. 2 m çap ve 8. 2003 yılı sonu itibariyle.2. Alanı.Nemrut kalderası. Bulunduğu Alan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3.54 m çap ve 14.2. “Volkanik konilerin üst kısımlarında. 7 m boy. 9.05. Çınar ağacı türünün.

küresel ısınma ve sera etkisi. Bitki. Yüzyılda ise çevrenin.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. hayvan. Ülkemizde doğal.3. 3. 2. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan. 125 . Bu anlayışla. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır. toprağı bozulmamış. maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan.T. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan. Tarım. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren. korunması kolay olan. enerji kaynaklarının sınırlı olması.C. Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine. Tarihi. toprak su ve havanın kirlenmesi. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte. 4. 7. 5. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan. arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. Kendine has biyolojik. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi. Yangın gibi. çarpık ve hızlı kentleşme. 6. altyapı projelerine destek olunmakta. bozulmasına engel olma. VI. günümüz insanını tatmin etmemekte olup.1. 21. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre. dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması.3. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir.

Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a.3. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir. sahip oldukları doğal. Bu madde uyarınca. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi. VI. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları. Turizm. çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması. VI. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. VI. doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb. b. c.4.3. bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir. 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9.1. kültürel ve tarihi değerlerin. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması.3. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir.2. rekreasyon.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha.3. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir.’dır. Tablo:VI. Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9.) 9. Bakanlar Kurulu. 10. İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak.C. Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak. Bu bölgeler. 126 . maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir.T.

2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05.2.T.3.1990 22.01. 127 .1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05.2004 Kaynaklar 1. 1992. Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin.1990 21.4. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.2000 08.2’de belirtilmiştir.. Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır. Deniz Kaplumbağası vb.C.3.1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22.11.eşsiz doğal güzellikleri kanalları. Eşsiz doğal güzellikleri.kanalları . İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır. beslenme ve konaklama yeridir. Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu .1990 02.1990 22.08. 2. Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur. gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir.1988 18.1990 02.11.11. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.11. Eşsiz doğal değerleri koyları. üreme. Özel Çevre Koruma Dergisi.11. Sayı:1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama. 2004.1988 06.03.konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması. 14 Uzungöl 149 07. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle .eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir. Batık kentleri.07.ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması.yöresel bitki örtüsü .Çevre Bakanlığı.11. Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması.1990 02.07.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir.Çevre ve Orman Bakanlığı. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür.1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri .11. Tablo:VI. Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir.1990 21.07.03.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. 2004.01.

C. Bu çeşitlilik sonucunda.4. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle. Geriye kalan 40-45 tür ise. ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir. su altı ve su üstü bitkilerin. kuş bilimi bakımından çok önemlidir. Asya. kuşların saklanmasına. bataklıklar. statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır. gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında. 70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir.4. ancak bazı yıllarda. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir. çok yeri saz. Acıgöl Havzası’dır. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. Türkiye aynı zamanda. güneye göç ettikleri. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir. doğal veya yapay. suları durgun veya akıntılı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü. Sulak alanların ekolojik yapıları. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 . aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. Sultan Sazlığı. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur. Bunların içinde. güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların. topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. tatlı. kamış gibi yüksek. Kuşların Türkiye’de dağılımı. 400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. geniş toprakları. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir. normalde Türkiye’de bulunmamakta. gerek bitki örtüsü. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. devamlı veya geçici. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. Kışın. acı veya tuzlu. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur. çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır.T.

VI. 3.4. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme.’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar. 129 . atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar. 5. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI. geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında. 1. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar. ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir. kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir.T. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir.4. 6. bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. 200 adet sulak alan tespit edilmiştir. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan. Bölge ve Yerleri. yalnız bulundukları ülkenin değil.C.3. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P. Harita VI.1’de verilmiştir. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler. 4. Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. hayvancılık. Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar. 2. taşkın kontrolü.4. Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. Harita VI.

Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.T.1.C.

T.C.Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .

C.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .

2004.C. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı.2’de verilmektedir.4. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.T. 133 . Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI.

su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür. 20. Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.C.T. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa.2. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa. veya 3 Bir sulak alan. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır. Bir sulak alan. sulak alanın yararları ve/veya değeri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir. 200-700’lük gruplar halinde 250. (Nadirlik. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar. Türkiye üzerindeki bu göç. 134 . Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası. 2004. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için. yaşamevrelerini.4. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200. veya ailelerini. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir.

Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür. sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş. Türkiye. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları. nesli tehlikede olan küçük karabatak. 135 . sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı.C. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur. Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39. Kızılırmak Deltası. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır.1. Yönetmelik. Alanın 17. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Seyfe Gölü. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir. Gediz Deltası. Sultan Sazlığı.3. alanı kapsar. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere.05. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup.200 ha. proje çerçevesinde alanda. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Sultan Sazlığı. VI. Bu alanlar. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır.000 ha. Ramsar Sözleşmesi ile. Söz konusu Yönetmelik. akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir. Göksu Deltası. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir. Alan tatlı. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir. Alan. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17. 1998 yılında ise.4. Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz.T.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. Ramsar 8.4.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

limnolojik bakımdan killi olup. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir. Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. suları tuzlu ve arsenikli.000 ha. 1994 yılında 12. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır. ekolojik olarak bol gıdalı. Alanın.4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14. Gölün 10. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23.600 hektarlık bölümü. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.4.200 ha. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Nesli tehlikede olan küçük karabatak. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır.000 ha. tepeli pelikan. VI. besin maddeleri yönünden fakirdir. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.700 ha.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.T.lık bir alanı kaplamaktadır. Alanın 8650 ha. Ayrıca.600 ha) ilan edilmiştir.500 ha büyüklüğündedir. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14. Suları tatlı.423 su kuşu. yaz ördeği.480 ha.4.5. ekolojik olarak bol gıdalı olup.6.C. 1996 Ocak ayında sayılan 429. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.3. alanı kapsar.3.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13. Burdur Gölü öncelikle. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Suları tatlı.lık bir alanı kaplamaktadır.Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır.4.4. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 .200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. pasbaş patka. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup. VI. Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir. VI. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır.2. 1994 yılında gölün 10. Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır. Suları tuzlu olup. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları.3.lık bir alanı kapsamaktadır.3. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. VI. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup.3. Alan tatlı.4.

Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir.3. bataklık. VI. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır. yüzölçümüne sahiptir. alanı kaplamaktadır. dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır.4.C. ırmak. Deniz. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır. alanı kaplamaktadır. cüce karabatak. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir. tuzlalar.T.4. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır. Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar.3.9. orman. dik kuyruk. Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20. Nesli tehlikede olan yaz ördeği. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 .3. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan. VI.000 ha. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup. göl.110 ha. sazlık. 14. VI. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir.8. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir. çayır. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır. VI.400 ha. şah kartal. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir.7. mera. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde. al boyunlu kaz.4.4.4. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla. küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır. Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir.

1996 yılında yürürlüğe girmiştir. Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir. Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5. Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde.12. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8.T. VI. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler. Sözleşmenin amacı. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Sözleşme ülkemizde 22. Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması. Sözleşmenin amacı. DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. 2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir.12.’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir. ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır.5. 2. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır. 138 .C.

Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır. Sözleşmenin amacı. habitat tipleri. Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir. Akdeniz’in kapladığı alan içinde.T. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. Sözleşmenin amacı. deniz çevresinin iktisadi.Türkiye. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır. göçmen türler. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla. Sözleşmenin amacı.05. hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır.1994 tarihinde onaylamıştır. Sözleşmenin amacı. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır. 6. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır. endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup. Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır. sözleşmeyi 17. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir. 139 . Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının.C. sosyal. 5. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. 4.

Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış. Sözleşmenin amacı. bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır. 9.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. ozon tabakasının incelmesi.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur.T. 27. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi . Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır.Sözleşmenin amacı. Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur. Sözleşmenin amacı. Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir.05.C. göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7. Sözleşme ülkemizde 14. Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir. 11. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır. biyolojik ve genetik kaynakların korunması.1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek. Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. . Taraf olma süreci devam etmektedir. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir. . Sözleşmenin amacı. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış. 10. özellikle Afrika başta olmak üzere. 8.12. Protokolün amacı. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır. Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır. çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde. 140 . etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi.

1965 yılında yürürlüğe girmiştir.T. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair.1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir. 13. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12. 18. 1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23. hava kirleticilerinin.C. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır. 14.06.03. Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13.04. başta karbondioksit olmak üzere. Türkiye. Ülkemiz. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde.11. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış. ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir. Sözleşmenin amacı.05. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13. Atmosferde. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak. uzun menzilli taşınması dahil.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16. 141 . 16. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır. Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15.07. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir.1985’ de yürürlüğe girmiştir. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı. ülkemizde 24. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme.

Haziran 1992. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler. 3. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı. kullanılması ve geliştirilmesi. İstanbul. ERDEM. korumak. 19. M. bilimsel. 2. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması.T. saklamak. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek. Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak. 142 . Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. başka devlete taşınımına ancak. Sözleşmenin amacı. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi. A. Kaynaklar 1. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. 20. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır. Kılıç. 18. Çevre Bakanlığı. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde. Ertan A.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 1994.C.03. Kasparek. Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. DHKB. Sulak Alanlar Şubesi. 03.Osman. 2004. 15. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 4. Çevre ve Orman Bakanlığı.10. dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır. 1998.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi.05. Ankara.

spor. 1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir. Dünyadaki pek çok ülke için turizm. meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya. sağlık.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII.7 milyon kişiye yükselmiştir. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel. ulaşım. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik. avlanma. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir. 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1. turizm geliri ise 7.7 milyon kişi.4’ten yüzde 1. konaklama.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 1995 yılında 1793. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir.6’ya. 143 . Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir. TURİZM VII. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir. Çok dikkatli planlama. dinlenme.1. sosyal. 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir.C. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27.1. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları.7 milyon kişiden.8 oranında bir azalma ile 5. Turizm. Turizm sektörü. 9. Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye. dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci. Turizm.2. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir. tatil. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir.1’de verilmiştir. uygulama ve kontrol gerektirir. turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir. yabancı turist sayısı 7. insanların geçici veya devamlı. TURİZM VE ÇEVRE Turizm. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII. kültür. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260.T. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7. hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir.

47 -7.99 3.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.11 21.33 1.47 33.81 .28 7.37 14.96 -0.25 12.75 4.58 3. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15.43 5.31 .80 -10.28 15.85 9.34 5.71 -12.44 -2.10 15.38 5.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.01 0.04 32.48 7.78 5.44 18.91 -20.71 3. 144 .43 8.52 7.20 -16.0.76 7.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) . Tablo:VII.22 -1.68 1.34 12.05 4.24 -1.07 7.46 1.49 3. oda sayısı 113 452.96 -0.15 31. Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.64 2.22 6.22 19.25 4.75 15.29 2.98 2.82 0. yatak sayısı ise 243 794’dür.78 4.92 7.25 2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.23 1.43 3.1.60 6. tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur.44 3.51 3.87 7.77 9.56 7.59 1.26 43.88 41. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.87 17. yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.41 17 282 7.97 7.55 1.71 5.13 15.07 16.70 4.15 14.55 -13.93 5.49 3.90 0.26 6.43 3.14 9.76 -4.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.64 6.85 9.59 6.10 14.82 11.54 25.C.97 .52 23.94 19.64 -3.07 3.09 5.34 11.79 31.44 -0.1.46 -1.68 16. 2000.49 23.70 5.93 12.84 18.86 3.80 5.54 9.T.00 1.76 9.78 2.09 14.60 0.09 5.35 3.80 4.35 39.40 41.22.74 -11.54 -10.1.43 6.78 7.16 -8.15 19.91 9.58 15.28 -1.57 -2.2.70 6.57 21.39.94 51.23 15.51 1.07 15.27 1.49 10.6 27.89 -1.88 3.18 12.05 2.90 -6.26 7.53 0.88 19.70 20.74 -15.06 12.52 5.43 19.18 15.68 42.7 -6.95 .08 14.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .76 2.97 0.86 3.94 10.37 7.38 14.91 15.32 6.2’de verilmektedir.09 1.18 29.72 -15.83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı.29 -7.75 51.81 42. oda sayısı 156 367.84 0.95 4.71 18 578 6.0.81 23.43 19.10 -2.96 12.

1996’da 8 536 778.1. 1.Sınıf 2.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir.Sınıf 1.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.3’de gösterilmektedir.Sınıf 2. 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir. 1 969 579’u karayolu. Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı.T. 1997’de 9 712 510.C.1. 145 . 39 667’si tren yolu. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu. 1998’de 9 431 280. 2000. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII. 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir.

9 -18. 2000 yılında da 7.3 -41.6 696.0 1 041.0 Mayıs 707.0 Nisan 416.6 39.0 7 636.1 863.0 Aralık 236.29 0.0 Eylül 1 054.7 23.1. 1999 yılında 5. 146 . 2000.7 artarak 1.1 21.0 255.5 56.4 ve Tablo:VII.01 0.6 3.711 milyar dolara yükselmiştir.2 15.0 291.4 -5.5 1999/98 -24.1.1.2 1.T.6 -39. Tablo:VII.9 51.3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75. 2000. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII.9 -5.8 -13.0 261.2 -41.14 100.4 -14.4 2000/97 2.0 1 169.0 1 207.9 1. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.6 33.8 618.0 GENEL 7 002.0 196.3 46.8 -12.0 476.1 -15.9 1.0 225.0 662.4 19.7 16.2 -26.0 5.1 azalarak 1.0 718. 1998 yılında 7.1.9 47.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.3 9.1 34.0 422.0 186. 1997 yılında 1.0 Şubat 175.8 2000/98 -16.0 Ağustos 1 169.0 -1.0 1998/97 23.0 0.86 1.5 -7.C.0 Temmuz 854.7 -5.0 Haziran 794.1 1.7 41.1 29.5 313.8 -29.2 37.0 Kasım 358.8 6.26 0.4 3.9 -27.0 509.0 Mart 312.203 milyar dolar.0 23. 1999 yılında yüzde 16.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217.4 -5.5’de düzenlenmiştir.0 422.8 44.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12.55 14. 2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.0 420.0 216.0 33.6 -0.0 984.3 2.0 224.0 318.6 9.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.0 696.4 23.1 Ocak 212.0 1.0 TOPLAM Kaynak: T. Merkez Bankası.0 Ekim 715.4 -3.4 -6.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.177.0 1 056.0 302.177 milyar dolar.0 749.1 30.5 2000/99 10.3 0.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.2 70.0 1 054.7 0.2 1.0 239.0 869.4 52.2 -33.8 65.C.88 7.0 826.0 229.203.0 728.0 357.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı.0 7.4 -15.

2000.0 101.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.1 -58.0 213.1 -22.0 TOPLAM Kaynak: T.0 Mayıs 190.8 -22. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229.3 78.3 88.3 10. 147 .9 370.4 -0. Tablo:VII.4 14.0 Temmuz 269.9 -15.0 Mart 122.2 -9.8 -4.0 1 753.6 90.6 19.1.0 89.4 17.0 Ekim 103.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.2 -2.6 130. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.7 12.4 2.6’da verilmektedir.0 Kaynak: T.C.6 207.0 Kasım 106. 2000.0 -0.4 2000/97 17.1.7 9.8 248.3 -16.6 4.4 105.8 73.0 Aralık 102.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.0 Haziran 231.6 -16.1 210.1 68.7 71.0 206.0 Eylül 78. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.0 Şubat 121.8 -16.9 -16.2 1999/98 -40.C.0 206.0 7.5 28.6 -21.0 80.C.7 -15.0 1 711.7 93.0 107.3 Ocak 94.0 -2.6 96.3 4.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.7 166.7 16.3 -8.0 118.1’lik bir artış öngörülmektedir.3 -28.5 27.3 38.2 3.0 Ağustos 133.3 92.8 -11.7 41. 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.7 172.2 -18.1.0 90.0 1998/97 37.7’de verilmektedir.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1.9 1 471.2 -18.4 -7.9 36.0 Nisan 162. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII.1 2000/99 42. Merkez Bankası.8 16.2 309.3 2000/98 -14.0 168.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11.1 -19.6 186.1 0.4 23. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.9 -12.0 GENEL 1 716.1 -22. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür.9 -18. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.7 110.0 159.0 134.3 28.9 -11.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri.2 98.7 -20.1 223.0 1997 8 088 549 9 689 004 876.1 Denge (1.0 86. VIII.7 -15.8 -15.T.5 21.7 136.1.6’lık turizm gelirinde ise % 10.000$) Gider (1.3 -13. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır.2 2.0 108. Merkez Bankası.9 71.4 -4.3 14.4 381.5 167.0 242.1 296.9 -41.5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111.

1.947 5.000 7. .1.8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7. sportif amaçlı turistik tesisler.850 2005 (2) 13.8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır. .981 4. VIII. 1983-2000 yılları arasında. Beş Yıllık Kalkınma Planı.690 3.26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23). maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir.7 adet golf tesisi.8’de verilmektedir.500 11.200 1.6 11. Bu tahsislerin.T. Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII. .471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT. turizm kompleksleri vb.1 14. Kaynak: Turizm Bakanlığı.2 8.70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61).1. 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin. . Tablo:VII. .727 7.C.600 8.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII.5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis. .) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır.3249 yat kapasiteli yat limanı.7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9.203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1. . ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri.2 10. 2000. 2000.7 7.627 3.484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3.756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4. 148 .18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16). yat çekek ve yanaşma yeri.116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi.8 15.1 4. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8.000 5.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. kriz dönemlerinde ayakta kalabilen. 8.Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal. 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır. Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır. halkın 6. Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak. VII. 9. 7.T. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları. 5. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı. potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir.2 Turizm Sektörünün Amaçları. Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII. 2. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir. Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir. 4. pazarlama alanına. 3. Kullanan Öder . 1.Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır.C. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir.I. idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır. 149 . Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin. kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır.

spor merkezleri. reklam şirketleri ve benzerleri. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır. 13. bahçeler. kış. restoranlar ve benzerleri. VII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. pasif dış turizm) ve iç turizmdir. hayvanat bahçeleri. 150 . turist rehberlik hizmetleri. hava ulaşımı. moteller. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf. yaptırma. sanat galerileri. Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır.T. 12. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere. Ulaşım Seyahat acentaları. müzeler. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir. yöresel özelliği olan çarşılar. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm. vapur şirketleri. Konaklama Hizmetleri Oteller. 14. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. sinemalar. konuya özel parklar. sağlık. hoteller. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar. otobüs ve tren şirketleri.3. termal.I. tur operatörleri. 11. yat. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. pansiyonlar. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler. onama sürecini yeniden tanımlayan.Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. konuk evleri. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır. dağ.C. milli parklar.

Türkiye'de turizm sektörü. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır. trafikten kaynaklanan hava kirliliği. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir. Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir.C. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. kültürel turizm. Su. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. Örneğin. Gürültü. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta. Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. Antalya. Çevre turizmin temel kaynağıdır. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi. tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. üvalizm. etnik turizm. termalizm.T. çarpık kentleşme. tarihi. toprak. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi. VII. Sağlık Turizmi: Klimatizm.4. dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. Bunlar. Turizm aktiviteleri gerçekleşirken.I. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta. 151 . durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm. mağara turizmi vb. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir. golf turizmi. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç. kanoculuk. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. hava ve flora-faunadır. yaş turizmi. Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına.

Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur.5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır. altyapı yetersizliği. içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir.2. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için. 152 . atık yüklerinin artması. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi. Bunun sonucunda. Turizmin bölgeye yönelmesi ile. Özetle hızlı nüfus artışı. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde. kamp yerleri. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi.C.I.5. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir.T. Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller. bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır. ve 11.I. ikinci konutlar tatil köyleri. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır. VII. Bu kullanımın 2000 yılında. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok. deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır. su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir. denizleri ölmüş. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir. peyzaj bozulması. kıyıları talan edilmiş.5.1. çevre kirliliği.I. VII. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. moteller. yanlış yerleşme kararları. kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. kıyı talanı. tüm su kaynakları kirlenmiş.

yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir.5. Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı. Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir. arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar. avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000. Yerleşimlerin hızla büyümesi.10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir. 153 .C. Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon.I.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri. konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir. Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır. Bu miktarın 2025 yılında 1.3. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur. VII. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir. Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. pompaj. Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları. Bu durum şebekelerin.T.

Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar. Setur 154 . çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek.C.6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır. akışlarda yüzeysel suların. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır. Bu alanlar her türlü fare. Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2.5. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir. Çevre Bakanlığı.4. Bu araçlarla toplanan çöpler. Marmaris Martı Marina. kıyıların düzenini. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra.T. Kemer Antalya Marina.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. Setur Kuşadası Marina. Setur Çeşme Marina.I. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır. Özendirme yoluyla. VII. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında. sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar. bunlar yeterli olmamaktadır. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini. Karada Marina Bodrum. VII.5. Çalışma. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır. yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. Setur Antalya Marina.8 milyon ton civarındadır. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın. Albatros Marina. Setur Ayvalık Marina.5. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup.I. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir.I. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir.

) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 . Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir. Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında. Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir. Tablo: VII. Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H. 2000. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır.T. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina.9’da verilmektedir.PL (Blues C.C.1.1. Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır. Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır.

Turizm Bakanlığı. Beş Yıllık Kalkınma Planı.T. kültürel birikimini. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir.I. Turizm İstatistikleri. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır. yurt dışında ise Türkiye’nin. Merkez Bankası İstatistikleri. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. Merkez Bankası. Kaynaklar 1. serbest. 2000. Yatırımlar Genel Müdürlüğü. Turizm ve Çevre Etkileşimi. 3. 1995. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. DPT. 2000. 2. 156 .C. 2000. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş. 5. yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. kültürel. meslek odaları. Kasım 2000. tarihi zenginliklerini. Çevre Bakanlığı. 4. Kamu Arazisi Tahsisleri. ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. Turizm Bakanlığı.

T. Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir. su. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır.1. Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla. son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir. ayrışması. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü.1. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir. 157 . Bu grupta görülen sorunların. bir de insanların mekanı. Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır. endüstri atıklarının toprağa sızmasından. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir. oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış. muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Karlılık ilkeleri gereği olarak. TARIM VIII. zaman. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi. VIII. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar. iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir.1.C. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında. Ayrıca toprak içindeki. topografya. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp.

yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme. diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir. transformatördür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.2.1. VIII. gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi. iki ayrı başlık altında incelenebilir.1. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır. Öncelikle toprak. CO2 . Toprak. VIII. Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII. Bu sorunlar. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden.1.1. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir. gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir. Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Toprak. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir.2.1.2. Yaşlığın da. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması.2. Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz.C. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir.2. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri. yılın bazı dönemlerinde yaşlık.1.T. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır.2. Çoraklık. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. VIII.4. 158 . Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri. Bununla beraber. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması.3. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır.

0.583 ha (% 36. Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır. bitkilerde yanmalara. çok şiddetli erozyon alanları 7.200 hektar arazinin. 5.750. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına.4. yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta. d.844. Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8.15 P205.31). tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir. toprak koşullarının bozulmasına. Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken. c.C. Yanlış gübre cinsi kullanılarak. Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir.460. Toprakların çoğunda. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine. Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur.55) olarak belirlenmiştir. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına.1. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir. VIII. b. Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır. f. % 1. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler. toprak yapısının bozulmasına.4.1 N.565 ha (% 31. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır. etüdü yapılan 20. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır.1.2. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur. Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır.911 ha (% 0.5).120 hektarında (%28.T.481. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6. 159 . e. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak.2.52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür.1. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır. a.444.2. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları.

cins ve miktarları Tablo: VIII. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını.1. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır. c. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. Akarsulara. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali. yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır.1. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. 2000 yılına kadar. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak.4.’de verilmiştir. bor. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 .1. Toprak analiz laboratuarları. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı. mangan.2. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. Kökeni ne olursa olsun. son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır.T. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir. vb. demir. Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir. Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Ülkemizde 1981 yılından itibaren. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır. bakır. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko. VIII. Çünkü. b.3. a.

581.734 5.960 497.069.574 90.473 280 92.329 584.934 112.812 3.429.358 1.402 618.750 5.690.974 6.335 60.290.217.016.410 1.017 22.347 1.974 15.497.066 1.962 3.103.929 19.509.588 1.682.828 776.915 581.624 637.226 194.958 5.332.800.562 1987 496.320 19.635.551 725.089.924 80.173 9.529 426.597 628.222 47.533 35.127.211 4.393 11.356.911 56 4.378.481 8.775 84.848 7.981 1.445 40.183 1994 239.017 1.887 12.869 41.564 630.523.153 1.621 975.231 9.272.125 2.827 50.733 31.643 2.479 16.982 241.329 797 989 62.241 3.981 24.983 88.242 569.340 333.065.599 17.214 217.507.498 16.776 82.140.402.435 1.792.C.848 599.156.424.197.647 618.074 16.633 734.317 965.293 396.199 1.894 1.464.069 7.104 613 7.613 67.323 10.388.090 577.966 786.701 854.1.168 47.526 4.835 132.442 917.000.751.477.718.253 1.686.754.566 1.346 797.773 52.095 2.972 897.815 373.487 1.350 4.350.015 624.520.135 709.057 75.560 1.190 783 2.626 45.420 1.199 152.526 658.024 447.445 3.493 338.198 1984 412.066 4.239 41.460 83.081 323 6.977.359 164.290 8.000.695 116.440 1.181 4.438 1.789 10.502.900 28.671 230.367 10.465 6.642.456 48.923 3.697.605 5.015.076 5.509.575 3.269 625.659.848 977 295.485.798.407 4.556.394.020 12.967 444.730 490.069 169.936.493.718 1996 244.386.882 200.962 1982 432.385 574.111 594.634 1.958 94.011 425.681 1.451.737 58.150.721.297 1997 303.664 1992 350.776 3.538.315 1.312 1995 292.009 732.606 5.722 627.758 1.586 82.011 25.244 2.656 5.702 39.166.066 271.405.968 108 1.347 56.114 842.455 6.288 1981 441.798.967 108.294.1.587 5.380.395.505 147.868 17.060 51.510 3.979 84.122 498.081.017.938 479.995.881.196 4.116 1.372 9.117 83 71.515.591 134.198 1.296 437.749 566.777.069 1993 306.798.858 367.121 502.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.180 146.428.927 126.335 8.791 8.B.833 427.314 4.151 161.860 8.692 36.141.996 723.459 11.630 3.857 3.085 63.204.217 480.622 1983 451.707 5.223 1.883 1.205 6.697 166.870 17.794 367.391.401 14.697.068 84.187.973 381 2.566 974.927 3.678 49.768 1.789 617.997.856 4.445 29 169.368.279 3.231 1.450.104 10.114.950 50.980 5.711. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.236.102 2000 328.905 20.039 631.480 4.114.979 953.196 1.742.090 3.663 1.682 47.772 1.712 7.149.099 471.056.655 343 476 138.006.072 3.816 10.294.398 1.325 990.999 3.882. 2001.442 4.806 617.915 548.423 476.356 249.719 1.881 316.440.795 7.273 4.296 579.649 49.052 126.260 1991 417.830 1999 322.945.210 573.335.866.512 218.147.754 2.071 65 234.487 570.633.464 247.906 701.091.887.673 94.054 882.884 134.511 8.786 1.831 543.568 305 169.829 66.509 2.816 875 17.639 3.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.555.932 21.965 987 270.245 409.182 1.698 306.435.703 7.825.957 73.405 358.615 14.847 177.818 63.053.203 934 1.307 5.187 688.043.328 1. 44.448 1.239 4.699 5.981.862.395 1990 450.010 306.121 4.141 62.556 1.824 1.808 1.559 580.690 9.671.252.000 1.775 16.030 20.920 3.257 888.950 18.936 14.623.312 37.281 5.822 3.446 1.629.613.712 423.275 535.723 841 1.731 3.168 69.286 307.997 1.434 276.034.368 14.198.735 4.933 728.769.815 14.287 911.053.417 66.036 266.096 1.640.804 95.716 1.631.908 6.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.927.494 1. 161 .356 3.604.927 27.898 1.136 272 7.629 33.596.539.235 1.437 1.746 4.230 519.072.199.116 1.001 1.883 67.626 847.912 124.563.122 1.020.560 2.418 591.193 1.952 4.873 725.411 8.226.658 101.480.804 191.227 945.509 1.324 298.539 8.202 6.500 468.205 41.605 1.000 24.415 560.266 4.409 495.871 39.182 239.944 1.903 899.737 1.445 159.913.095 37.185.420 1.427.008 7.392 4.251 90.675 2.029 126.571 998.751 22.648 86.165.610.809 4.678 4.020 9. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.696 614.149 3.700.951 1.764 5.985.997.290 1.812 1.309.676 346.389 607.468 1.735.680 2.207 68 282.462.449 28.206.482.752 505.804 4.278 1998 354.223 27.M.010 118 1989 434.207.692 1.640.179 144.666 8.017 33.711 1985 427.076 3.692 124 208.034 7.254.T.687 1986 419.426.169 1.005.791 85.622 684 195.296 9.252 66.980 28.

Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında. tarım arazilerinin. VIII. Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler. VIII. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir.4.ve 4. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır.4. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. toprakta birikip. bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir.1.6. 2.7. Azot ve fosforun yanında. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir. atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu. 8. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği.3. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur.T. ve 3. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır. özellikle 1.2. Şehir ve endüstri atıkları. 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. Ayrıca. Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır. Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu.C. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir. toprağın iyon dengesini bozmakta.3.2. zamanla toksik hale gelerek. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları.1. Ayrıca gübre üretimi. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir. Çünkü. 1. 162 . yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir.

tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar. 163 . Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır. Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir. Bornova. Meriç ve Konya Ovalarında. enerji ve boru hatları.1.T. Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.2. Küçük Menderes Ovası’nda. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova. karayolları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere. Sanayi tesisleri. Porsuk. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında. Her türlü tarıma elverişli olan 1. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır. Bursa Ovası. VIII. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta. Mersin ve Tarsus yöresi. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır. demiryolları. b. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. Tekirdağ ve Çorum illerimizde.ve 3.4. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır. turizm. a. durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır. sınıf arazilerin sanayi. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır. hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak. Sakarya Ovası. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak.C. altyapı kolaylıkları.

sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır. Ülkemizde 1. g. Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında. i. Çayır ve meraların. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. VIII. toplum bilinci oluşturulmalıdır. Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız.T. tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması.C. çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. e. f.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir.1. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır.111. gereği çeşitli yöntemlerle 164 . su toplama havzası. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. d.5. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır. ı. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. toprak ve su muhafazası. ve 2. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla. pınar ve memba sularına kaynak olması. ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir. h. Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi. hayvanlara kaba yem sağlama yanında.

4342 Sayılı Mera Kanunu 25. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar. çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar. mera. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 . Her mevsim bulanık akan sular. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır. derelerin kuruduğu görülmez. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir. Orman kadar olmamakla beraber. barajların bile ömrünü kısaltır. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır.1.1998 tarihinde kabul edilerek 28. Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti. Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. VIII. VIII. Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar.1.6.1. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için.02. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir.6. Böylece. Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir. sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir.02. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını. İşte bu amaçlarla. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini.T. Düzensiz otlatılarak. yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar. Pestisidler. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder.C. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur.

Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII. olarak ifade edilmektedir. bunların % 50’sini öldüren dozdur.C. ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir.’de verilmiştir. ağırlık için mg. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. Örneğin tarla. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir.T. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir.1. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. ile ifade edilir. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler. dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun. 166 .1. Akut zehirlenmeler. alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır. Beher kg. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır.2. ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg. insan vücuduna ilacın solunum. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir. VIII. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür.1. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi. Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir. LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman.1. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. Akut zehirlenme.6. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII. Türkiye'nin Çevre Sorunları.1.4. 7.300 75 455 4. Ankara.300 375 1780 5./kg.T. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır.500 3. Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir.500 2. 15 98 780 900 2510 359 220 1. 167 . Sekonder .000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi.545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg.500 3./kg. 1995. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı.900 1. Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2.6. giderek bünyede konsantre olurlar. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır.C.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir.5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1.2. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3.D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg. VIII.2.1.1. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden. Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir.

Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile. Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların. rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır.2.3. taşıma. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda. acrolein (herbisit). organizmanın fizyolojisine.1.6. denizler pestisidlerle kirlenmektedir. 168 . Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında. kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. depolama. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır. sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları. Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir.6. deri veya solunum yoluyla girmektedir. pestisidler ile insanların teması. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız. sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır. VIII. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi. ilaç üretimi. akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir.T. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır.C.1. sudaki pestisid seviyesine. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı.

380 50.1.1.646 1997 9. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür.Zirai Mücadelede Kul.T.242.307 1.101 453..953. 2001.C. Topraktaki zararlı böceklere.749 1999 9.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V. Yapılan çeşitli araştırmalar.649.505 158. 169 .12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık.849 512. formülasyon şekline.349. Yağlar VI.000. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır.3.730 6.4. ilacın absorbe edilme durumuna.917 497. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.1.517 174.595 6. Tablo:VIII.6. Bu kalıntılar.222.157.754.204 51.782 341.021 10.273 2. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir.088.Fungusitler VII.722.'de verilmiştir. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler.660 24.047 6.993 1998 11. Örneğin dekara 1.291 59. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir.221 427.458.107. ithalat ve tüketim miktarları. zirai mücadele ilaçlarının imalat.268 2. toprak tekstürüne.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.537 28.379 5.994 3. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır. tüketilen ürünler aracılığı ile insan.1. ilacın yağmur.360 24. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I.927.012 5.5.782 254.109.734.925.030 5. İnsektisitler II..Rodentisit ve Mollusitler VI.096 19.969 2. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14. Türkiye'de 1996 yılından itibaren. toprak nemi ve sıcaklığına. Tablo:VIII.552 4.4.664 178.Herbisitler VIII.182.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Akarisitler III.933 557.311 303. Tablo: VIII.694 8.465 2000 10.942 55.725 80.264 7.764.663. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması. Tablo: VIII.300 33.3. kullanılan ilacın grubuna. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir.505.991 32.797.515.877 26.1.230. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır.343. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır.601.785 5.416 106.

619 Maddeler Genel Toplam 5.390 297.921 50.778.039 7.923 392. 2000 11.806 995.962 Maddeler Genel Toplam 27.631 1997 12.318. 2001.760 83.4.C.056.957.632 33. bayilik ruhsatı.1.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI.242. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli.Zirai Mücadelede Kul.173 233. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.1.874 33.260 1.382. Tablo:VIII.927.163 3. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.634 1.987 49.730 7.055 884.389 Yıllar 1998 11.021. Akarisitler III.872 1.793.342.976 1997 2.290 1.064.802 1998 1.174. İnsektisitler II.220 5.617.108. Akarisitler 309.829 2000 1.463 19.913 7. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.101 7.360 1. a.905. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır.334 6.642.234 58. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır.200 1.376 953. 170 .368.174.571.600 542. İnsektisitler 11.780 811.361 5.563.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.355.052 1.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.551 14. Diğer 607.874 29.810. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir.000 14.548.300 1.905.261 6.504.630 VI.7.020 762.886.070 856.637.688 2.371.Herbisitler 7.058. b. Diğer 194.1. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.372 2.143 8.864 1.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2.172.400 30. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.098 VIII.291 70.726 II.933 1.210.550 1.5.747 55.373 1999 I.Fungusitler 5.Nemotisitler-Toprak 728.720 1999 1.213 132.589.017 746.5568.917 1.T.630.679 6.657 89. Böylece üreticiler.460 VIII.001.101.688 1.124.999. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek.076.745 3. 2001.350 14.834 Yağlar VI.534 871. c.693 III.285.709.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII.289.453 145.798. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.810 1.985.025 702.432.Fungusitler 1996 2.259.185 645.177 1.Rodentisit ve Mollusitler VI.681 93.489 31.852.963 ve VII.Rodentisit ve Mollusitler 88.300 7.321 VII.989 1.426.Zirai Mücadelede Kul.797 7.487 Fumigantları V.159.000 1.878.776.Herbisitler 1.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.880.313 VIII.847.

1993. KÜÇÜKÇAKAR. sağlığa zararlı olup. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. 1993. Sorunlar ve Çözüm Önerileri.. Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak. ı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. N. ÇELİKKOL. 2. 1992. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir.. kritik akarsu. Islah Çalışmaları. modern bölge laboratuarları kurulmalı. Milli Park Alanlarında. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. Ankara. 1993. Orman Bakanlığı Dergisi. Ankara. h. T. göl. i.C. f. 171 . Sayı:19. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir. Orman Bakanlığı Dergisi. 3. 7. satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir. 6.T. Sayı:19.. Kaynaklar 1. Ankara. kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. O. e. O. YENİKÖY. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları. Ankara. . özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Türkiye Odalar Borsalar Birliği. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. Türkiye'nin Çevre Sorunları. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için. Ankara. 4. DOĞAN. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 5. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. seralarda.. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. gölet ve baraj havzalarında. Sayı:19. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla. g. 1995.2001. Orman Bakanlığı Dergisi. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. 2001. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü.

Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri.1. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın. 1. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır.1.C. su ilişkileri. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik.1. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır. ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. toprak ve bitki örtüsü. ocak alanı ve derinliğine. 2.T. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir. jeolojik yapı. röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir.1. hidrolojik özelliklere. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. Madenler.1. derinlikleri. kimyasal özellikler. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. İşletme sonrası hafriyat yerleri. röliyef. yerel iklim. 172 . örtü ve atık yığınları. IX. çalışmalar bittikten sonra topografya. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. jeolojik yapıya. Dış kısımdaki yüksek yığınlar. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır.1. MADENCİLİK IX. mevcut toprak. giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır. su rejimi. maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı. her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir. IX.

Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır. Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır. Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür.2. IX. Röliyef su rejimi.3. Sonuç olarak zenginleştirme. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar.2. Örneğin. 173 .1. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer.1.C. Bu durum ise. Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma. Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır. atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir.1. çökmüş ocaklarda görülmektedir. IX. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen. Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir. yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar.T. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması.1. IX. uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel.

madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. Derin ocak alanları ise. Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu. gerekli röliyef. e.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir.1. bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için. Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine. Bir başka kritere göre. Maden ocaklarının işletme süreleri. c. hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları. c. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları. su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. b. Madencilik sonrası. IX. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a. b. toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir. Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme.4. Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri. d. 174 . toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır. Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar. Taş yığınları. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir. Su rejimi olarak sıralanmaktadır. e.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. d.T.C. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir.

Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır.T.s.Su kullanımı (balıkçılık. Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür. Bunlar cevher. hidrojeolojik. toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir.C.Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır. İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik.Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri. konut ve hizmet binaları).1. Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek. arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır. 175 . Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır. halka açık alanlar). Unutulmaması gereken gerçek şudur ki.) . bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir.İnşaat (hafif endüstriyel binalar. klimatolojik. İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır.5. çevreyi koruma. bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır. kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir. Geri kazanma çalışmalarıyla. madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır. IX. Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi. parklar. .Orman (ticari ve ticari olmayan) . endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler. çayır. arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. . Sonuç olarak. . Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir. bahçe.Ziraat (tarım. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol. toplumsal ihtiyaçlar için). mera v. Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri. meteorolojik. . spor alanları.

Haritalama Haritalama. d. b. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0. d. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir.1. Jeolojik Araştırmalar a. Jeodezik haritalama. Haritanın ölçeği. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması. arasında olması düşünülmelidir. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. Örnekler. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları.6. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir.1.5-0. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı. yüzeydeki tabakaların 1-15 m.6. yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde. Jeolojik araştırmalar içinde.C.1. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere. aralıkta uzanımları incelenmelidir. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. a. Açık maden işletmeciliğinde. c. iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli.T.2. bu genel haritalardan başka. Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. Bu araştırmalar sırasında. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi. b. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir. e. IX. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır. yerüstü.25 m. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler.6. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir. c.1. Uzaktan Algılama çalışmaları. Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 . Ayrıca.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. röliyef. Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX. değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır.

6. IX. Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. b. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. e. b. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. filtrasyon parametreleri. yapı malzemesi potansiyeli. rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. havadaki nem. yer altı suyunun akış yönleri ve oranları. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır. Isı. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri. bulutluluk.6. güneşlik. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından. bu araştırmaların önemli bir hedefidir. d. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi. d. iklim verilerinin toplanması gereklidir. buharlaşma.C.T. IX. Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için. Bunlar genel olarak şunlar olabilir. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir.3. Taşkın durumunun incelenmesi.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır. c. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır.1. atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler.4. İşletme ürünleri. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. c. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. a. Madencilik faaliyetlerinin. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir.1. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır. a. Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık. mevcut yerel iklim üzerinde 177 . akarsular. arazinin sismik kararlığı. Eğim kararlılığı. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları. Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için.

7.1. ormanlar. cevher ürünü.1.6. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli. işletilmesi.5. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir. zararlı atık alanları. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir. çayırlar. konut yerleri. erozyona yatkınlık. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır. 178 . Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında.6. IX. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir. planlanan diğer alanlar için.C. toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar. yardımcı makinalar. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir. şişme ve büzülme potansiyelleri. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. tarım ve ormancılık gibi). sürülüp ekilebilir topraklar. endüstriyel alanlar. Toprak Araştırması Toprak araştırması. su içeriği. rekreasyon. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır.1.6. planlanan türlerin nitelikleri.8. üretim metotları.T.6.1. İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir. Toprak özellikleri (eğim. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular. permeabilite. IX. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri. ana kayaç derinliği. böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. göller. toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. Toprak kapasitesi verilerini. yollar. IX. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini.6. meralar. IX.

madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu. 179 .T.1. konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları. mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi. Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar. örtü ve atıkların taşınması. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir.1. a. seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına.6. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler. su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri. yığılması ve işlenmesi için metotlar. dini.6. Ön planlama. IX. Çalışmanın amacı. mülkiyet konularını. Çalışmanın kapsamı. sosyal. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi. politik ve ekonomik hususları. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları.1. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır. Detay Planlama Detay planlama. IX. Bu faaliyetler.10. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır. -Yatağın işletilmesi. ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi. mahalli yetkilileri. İyileştirme. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır.6. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların.9.1.2.1. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu.C. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü. IX. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır.6. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler.Detay Planlamada. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX. Ön Planlama İyileştirme.10. Başlıca amaç.10.

d. l. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. İyileştirme maliyetinin finansmanı. İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. Yığınların. 2. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi. n. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi. 2001. 3.C. 180 . f. c. h. hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri. Yolların yapımı. Yığınlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.T. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. MTA Genel Müdürlüğü. j. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. TMMOB. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için. i. Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları. 2001. k. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için. g. malzemenin taşınması. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. o. dağıtılması usullerinin araştırılması. iyileştirme usulleri. suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. Kaynaklar 1. Yayın No:21. satışı. m. e. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. ı. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi.

1.1.1.1.1. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır. 181 . konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır. Nüfus artışına. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir. jeotermal enerji.1.1.1. petrol üretiminin 21. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim. gerekli tedbirlerin alınmasında. güneş. X. uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır. petrol. bitki artıkları. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun. Ancak enerji.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için. çevrim. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X. doğal gazın 200 yıl kadar. rüzgar. doğalgaz ve nükleer enerji. Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür. tezek.1. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir.1. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması.1.1.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği. güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir.C. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması.1. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa. X. X.T. hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır.1.1. ENERJİ X.

kurum ve partikül maddeler sayılabilir. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında.1. bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir. Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere.1. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde. X. yakıt konusunda dışa bağımlılık. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı.1. Ancak bu gücün radyasyon riskleri.T. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz.1.2. topraklara. dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir.1. taşıt araçlarını da etkilemektedir. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla. Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır. ısınma. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır. sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır.1. X.1.1. Bölüm X. 32 ülke nükleer jenaratörlerden. 182 . Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir.C. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde. kentleşme ve sanayileşme. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı. CO2 ve çeşitli organik bileşikler. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx. amonyum tuzlarıdır. NOx. global elektriğin % 17’sini üretmektedir. X.1. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı.1. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari.2.2. Nükleer Enerji Nükleer enerji.3.1.1. trafik. binaları. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir. Diğer taraftan çevresel etkileri. önceleri atom bombası yapımında.

ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen. Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli. Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır.2.2.2.1.1.1. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır. X. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir. 1999 yılında toplam 23. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür.T. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır. X. Bölüm: X.2. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı.1. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır. Ancak yeterli değildir. Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen. ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır.C. Bu enerjinin de 21. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak. Odun tüketimi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir. 183 . Hidrolik barajların ayrıca. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte.1.2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması.1. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir.4.2.1. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır.7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir.3.1.

X. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9. 1000 m derinlikte 8 184 . kullanım teknolojileri geliştirilmiş.2.1. X.1. X. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir.4 MW’e’dir. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir.5’i odun ve tezekten sağlanmış.1. 2005 yılı hedefi 185 MW. Mevcut şartlara göre ülkemizde. dağıtım. taşıma.2. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı.C. boğaz akıntıları. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır. Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi.6. Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir.5. Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e.2. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. MTA bu konuda desteklenmelidir.1. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı.1. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir. Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga. ülkemizde ise 20.1.T. 21. elektrik üretiminde.7. Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır.2.1. Uygulamaya aktarılabilecek üretim.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. sanayide.1. uluslararası standartlar çıkarılmıştır.

Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi.1. Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır. Ülkemizin Temel Enerji Politikası. Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir.1. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç. Ankara. Ekonomik gelişmeyi engellemeden. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır. 2000. Ulaştırma Sektörü.5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. X. enerji fiyatlandırması olmalıdır.T. Enerji fiyatının.2’de verilmiştir. mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde. 185 . Sanayi Sektörü.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür.C. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1. f. Beş Yıllık Kalkınma Planı. enerjinin üretimi. Elektrik İletim hatları. d.2. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır.’de.1. 2001. c. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X. tabanda 13. VIII. Kaynaklar 1.Tarım Sektörü. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır. 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu. Elektrik Enerjisi. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X.1. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak. a. Ankara. Ayrıca Harita X. 2. enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi. Binalar. H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir. 1999 Enerji Raporu. sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli. b.1. konutlar e. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 2000. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır.

TWh: 1012 KWh.560 46.984 0.24 00.11 89.35 0.37 6.312 11.66 18.09 44.37 6.555 0.18 0.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük.02 24. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.09 0.03 5.03 31.50 0.08 Hay. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.73 0.837 160.02 0.275 4.51 2.656 55.58 .11 0.37 6.67 39.53 0.37 10.398 0.64 12.026 100. Ulaş. 9.24 5.1 64.456 0. Diğer 0. 2000.37 6.1 38.06 59.22 0.64 6.37 6.03 6. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. GWh:109 KWh.Art.58 0.01 3.03 24.250 3.15 0.91 0.47 0.16 18.11 17.ve Bit.02 44.35 33.1 18.T.11 0.11 Diğer 0.79 0.02 29.73 0.50 Odun (mt) 18.37 6.159 97.819 5.91 37.04 10. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X.64 6.08 0.387 0.48 0.ve Bit.06 0.44 64. Tablo: X.1 0.18 10. 10.07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.58 0.18 0.40 0.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.09 0.89 0.691 0. (mt) * Tahmini.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8.493 2020 Tahmini 147.1.15 0. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.88 17.06 Nihai Tük. 186 .156 14.08 40.01 5.01 6.898 0.23 0.58 42.82 0.127 65.03 29.(Net) San.749 63.94 12.79 85.90 2000* Tahmini 13.09 0.49 0.74 0.74 34.756 10.159 16.01 13.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.85 5.37 6.23 17.05 0.64 6.266 64.6 0. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.60 1997 Gerçekleşme 15.00 6.035 40. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.57 6.231 15.62 0.09 0.06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5.52 0.66 1999 San. Mt: Milyon ton.98 13. (mtoe) Odun (mt) Hay.68 0.11 0.08 18.62 0.90 2.94 5.92 Nihai Tük.28 1.938 5.62 2.06 0.40 0.03 29.78 2.08 0.1 0. Ulaş.035 184.70 6.09 0.01 10.463 2005 Tahmini 29.02 44.08 18. 10.02 10.1303 0.08 0.981 48.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.1.65 64.C.17 (mt) (mt) (mt) 53.35 12.98 2.15 0.48 6.50 10.65 1998 San.09 0.89 Diğer 1. 11.15 0.382 2010 Tahmini 51.46 18. Ulaş.02 41.1 44.542 0. 12. 2000.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.01 5.53 30.03 26.00 2. (TWh) Jeotermal El.10 0.63 4. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.364 82.01 5.758 13. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.

26 havzada bulunan akarsularımızda. çevre koruma.2.2.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir. taşkın kontrolü. diğer barajlar sulama. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup.1. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır.2. projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X.2. toplam 34. HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup. 20 adet olup adları.’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup. 14 adet olup adları. Harita X.’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir. Tablo:X. 32 adet olup. Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları. 187 . ayrıca sulama.4. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123.2. inşaatın başlama yılı. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır.2. diğerleri taşkın zararlarını önleme. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup. BARAJLAR. inşası devam eden. yerleri ve diğer özellikleri. diğer barajlar taşkın önleme.T. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır.3. rejimlerini kontrol altına almak. sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır.C. içme. yerleri ve diğer teknik özellikleri. adları.6 mm’dir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Akarsularımızın. sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. Tablo:X. ortalama yağış (aritmetik) 642.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu.

00 910.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11. Uğurlu 7000 S 6 .220 S+T+E 47.28 106.575 S 23.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83.20 149.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83. Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji.480 S+İ 11.00 161.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149.263 S+T+E 14. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.350 S+E+T 31.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24.208 S+T+İ 7. .20 165.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23.1.40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14.840 S+T 15.30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67.50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3.Çekmece 1987 B.C.420 S 41. 1999.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak .50 120.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6.859 S 16.25 130.Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41.220 S 8. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.25 195 K.89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40.14 202.15 S 12.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17. S:Sulama. T: Taşkın Kontrolü.61 İstanbul B.716 S+T 10.10 386.70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.66 1073.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20.T.020 S+T+İ 23.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97.312 S+E 9.780 S+İ 5. 188 .2.50 101.600 S 32.05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5.

39 42 1950 25.56 107 8.30 34.091 126.553 22.Atatürk Ankara Sey 1992 48.725 9.70 872.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 .20 270 11.33 14.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.25 1175.Menzelet Denizli B.Kılıçkaya K.56 6.Menderes 1989 42.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55.20 312.Sarımehmet K.00 595. 1999.2.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44.576 17.100 37.Çat Batman Dicle 1997 56.00 25.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38.080 9. T: Taşkın Kontrolü.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57.50 1120 817 48700 3.74 139.Batman E: Enerji.Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.00 7.00 81.95 10.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.Karacaören Sivas Kelkit 1989 40.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.T.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji .80 1075.Urfa Fırat 1991 47.385 20.Bakacak BATMAN Batman 1998 60.Hancağız Van Hoşap 1988 34.90 1188 9.25 112.50 112.00 49.959 94.50 1919.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.86 2126.Maraş Ceyhan 1991 46. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.16 104 118.94 113 23.Yapraklı Van Karasu 1990 45.537 177.Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43.50 1234 64.744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .70 282 45.474 22.300 700 29.25 14 164.30 23.Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.42 1400.700 19.Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.Dicle Bingöl Peri 1998 58.Maraş Ceyhan 1989 41.00 57.736 4 11.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.50 100 5.00 47.050 17.75 158 7.00 24.825 1.52 306.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39. S:Sulama.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52.31 5763 5.60 164.00 6. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.C.30 240.Sır Ş.1.216 9. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .85 178 20.Gönen Adana Seyhan 1996 54.

574 66.969 194.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.21 10.83 18. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.2.46 207.00 106.00 13.13 4.50 131.00 507.10 14.00 500.Karaçal 5.00 157.94 216. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji. 1999.Kürtün 2.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K.T.97 36.40 3.00 1220.55 102.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K.Berke 4.64 2. T: Taşkın Kontrolü.00 448.C.55 661.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.60 250.14 122.52 28.00 384.20 116.14 12.Birecik 10.76 427.Manyas 6.70 10.00 13.35 4.700 44.00 196.05 13. 190 . Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.49 349.08 16.28 41.11 372.079 5237 12367 14200 20000 5538 65.00 1.37 132.70 8.09 4.00 132.40 220.84 161.00 393.96 Göl Alanı km2 3.80 6.27 308.282 12.Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 .165 6.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.00 50.63 204.2.50 9.356 13000 17.60 7.00 8.045 6600 10660 19260 34.91 7.03 25.43 56.Alpaslan 11.80 6.34 50.47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.25 114.44 248.80 22.Kayacık 3. S:Sulama.61 32.34 26.00 12.20 2993. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 . İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.40 5.Adatepe 12.

3.T.00 1101.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557.12 249.80 105.00 10410. S:Sulama.40 45.55 1103. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1.Ilısu 5.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.10 2.00 4800.00 14.80 650 1.Susurluk 4.60 710 187. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18. . İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.00 312. 1999.40 268.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 .C.40 Göl Alanı km2 65.20 299.Yedigöze 6.82 21.60 118.00 450.Boyabat 2.00 500.86 4.80 0.00 661.50 15.00 133.00 360.927 4910 3606 E: Enerji. T: Taşkın Kontrolü.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.23 0.45 29.27 33.00 1283.00 2105 2622 1010.00 10. 191 .Söylemez 3.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.34 14.68 6.1 0.2.15 220.

Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082.78 188.00 3476.T.42 25.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5.00 3.00 166.54 181.40 45.60 8.33 6. . Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji.00 9. S:Sulama.00 2430.4.30 11.60 163.00 Göl Alanı km2 27 18.85 10.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14.11 250.69 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. 192 .Ayşehatun 3.Çataltepe 2.25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 .00 460.90 253.46 3. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.30 54. Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1.90 373. 1999.79 4.2.37 112.C. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. T: Taşkın Kontrolü.00 530.47 85.

Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma. 9 856. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi. Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar.040 GWh enerji üretilmesi. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama. 193 .7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123. 704868 ha arazinin taşkından korunması. depoladıkları suların. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları.T. X.326 ha arazinin kurutulması.1. nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır. 130. yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi. Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda. sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir.454 ha arazinin sulanması.C. Barajların yapımı ile birlikte. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir. yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. 34.254. Bu değişmelere karşılık.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi.728. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır.2. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi. yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu. enerji üretim. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları. ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde. 7. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir.

çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil. 3. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 2000. 107Rue de la Cours. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına. Ankara. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir. Tablo:X.5. Türkiye’de Çevre Politikaları. 1999 Enerji Raporu.T. The Social and Enviromental Effects of Large Dams. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup. 194 . 4.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için. elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. Wadebridge Ecological Centre.Goldsmith ve N. Volume One:Overview. mera. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1. dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır. 1999. 1992. Paris. Ekonomik büyümenin. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj. OECD. DSİ Genel Müdürlüğü. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler.2. Haritalı İstatistik Bülteni. DSİ Genel Müdürlüğü.Hilyard. 1999.C. 2. (*) (E.

France 195 . 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19.04 Bakım sorunu 12.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11.02 Hükümet girişimleri 2.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3. gizli ilişkiler 11.05 İşbirliği ve bakım 12.04 Kimin için ne gıda maddesi 13.01 Gözardı edilen farklılıklar 3. 107 Rue de la Copurse.01 Hatalar listesi 2.02 Bürokratik ihmal 12.02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6. 8.00 Açıklama 15.02 Güç kurma.02 Barajlar ve zelzeleler.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3.00 Politikalar mı.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16. Bodaux 33000.01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12.00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8.02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları.00 Açıklama 12.01 Bir stratejinin çökmesi 10. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı. 4.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10.02 Yeniden ormanlaştırma 10.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12.02 Problemin yaygınlığı 11.01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13.01 Faydaları yüksek tahmin etme.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar. 7.Goldsimith ve N. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3.06 Tarih ve arkeolojik III.01 Ormanların kaybı 4. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2.03 Barajlar.01 Zararlı sanayinin ihracı 15.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14.0.T.00 Açıklama 16.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15.01 Malaria-Sıtma 7.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1. Masrafları düşük hesaplama 20.C.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat.Hilyard. 11.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14.01 Sulama ve tuzluluk.Büyük Barajların.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14. Yük. Su ile oynama ateş ile oynama.5.00 Baraj hataları 9. Volume One: Owerviev.01 Asuvan tecrübesi 19.07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12. 13.02 Yaban hayatı kaybı 4.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8. yapılan son araştırmalar 10.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar.03 Feyezan alanında yapılaşma 10.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1.00 Açıklama 14.0. 7.00 Tuzluluğun nedenleri 11.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20.00 Açıklama 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10.02 Değerlendirme Kaynak: E.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13. İnşaaatta zamanlama 1. Hatalar ve Zelzeleler 9. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3.2. Vadebridge Ecologial Centre.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor.Barajlar ve Hastalıklar: 7. 1.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16.04. Sulama kapanı 1.02 Transpivasyon kayıpları 5.00 Açıklama 7.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17.03.00 Feyezan: Artan tehlike 10.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3.Barajların Yapımındaki Nedenler 1.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20.03 Filariasis 7.01 Evatranspivasyon kayıpları 5.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11.00 Cash-Crops ekonomisi 13.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.00 Tarımsal arazi kaybı 4.01 Zelzeler ve bararjlar 9.

kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır. çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir. Kurulu Güçleri.T. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır.C. fuel-oil.3. Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45. Önceki yıllarda. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır. Ancak. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır. Bu dönüşüm. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X. hidroelektrik enerji santralları ile kömür. 196 . linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. Türkiye’deki Termik Santralların Adları. nükleer enerji santralları ile jeotermal. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni. Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. motorin.3 düzeyinde artmaktadır. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda.1’de verilmiştir. Bu teknolojilere alternatif olarak. yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. kömürün yanma prosesleri. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında. Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem. Çünkü.

. 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11..2 Linyit Ankara 320. Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K.36 .0 1072.3 ** Linyit Sivas 457..82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir.0 90.. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300.31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990..54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17. 15 Kangal 1.0 2080..57 . Türkiye’deki Termik Santralların Adları. Yok Yok Yok Yok .97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44.0 4100..18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258.19 .0 54. 10 Enron(Trakya Elek.0 36..8 37.0 6435. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350.0 32.8 45..0 1950.0 33.5 35...1 330. 11 Engil GT Motorin Van 15.0 30.76 Var 16 Kemerköy 1. Yok . yalnızca 3.0 32.0 180..33 .0 4100..0 48.C..0 2970.45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429. 2001.9 8780.T... 9 Esenyurt I.0 37.67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420...ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.03 .) Doğal Gaz Tekirdağ 498.0 8840.25 .3 47..4 85.. ** Bacagazı tesisi 1.. 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50..00 .00 ..71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş.0 37.0 2730.81 . Var ..27 .0 290. Yok Yok Var İnşaa aşaması Var . ünitelerde yoktur.21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.2.0 45.0 34.0 44.78 .. ünitede bulunmaktadır. 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600.06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180.1.0 7800.III.3 Linyit Muğla 630.0 1365. Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok .9 34.57 Var 7 Çayırhan 1..00 . BGD Tes... 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630.0 33.45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504.2.7 3740... ..0 31. 27 Van Fuel-Oil Van 24. ve 2.....0 2790.. 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432..4 1938.0 30.II..5 105..0 3900.0 39.3. 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200.27 .57 .0 4095. Urfa 44.IV Doğal Gaz İstanbul 188.0 21.0 33.0 26..5 1413.5 29.0 11.00 . 28 Yatağan Linyit Muğla 630... 19 Park Termik Linyit Ankara 300. . 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11.0 200..3 35. Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri. Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 ..0 3780.0 540.40 .0 34..0 32..1 83.0 10024.Maraş 1360.

3. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. rastlanmaktadır.3. sülfatlar bulunmaktadır. yanma öncesinde “mineral madde”. civa. karbonatlar. kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir. taşımadan depolanmaya. nem. Tablo: X. klorürler. oksitler.3. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği. sorunlu bir yakıttır. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir. beslemeden debi ölçmeye. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X. arsenik. donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır. yüzey nemi olarak adlandırılır. mineral madde. kadmiyum vb.C. Kömürde mineral madde olarak. kil mineralleri. (4) Pek Az.T.2. inorganik kükürt. (2) Yaygın. berilyum.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.’de verilmiştir.2. Kömürün yatak neminin üstünde olan nem. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir. 198 . yatak nemidir. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın. sulfitler. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür. (3) Az. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi.1. ısıl kurutmayla değil. santrifüj vb.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4. Yüzey nemi. sarsak elek.

Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır.1.3. Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip. X. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. Bu görevi yapan kazan besleme pompası. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar.3. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt.3. Türbini döndürüp. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir. jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir. kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır.3. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır. aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır.2. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 . fiziki yapısı. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir.T.2. Şekil:X.C. bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir. elektrik enerjisi elde etmek için. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır. Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X.

çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. sıvı.1. öğütme. sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. Yakıtlar katı.2.) yakıt besleme biçimine. X. vb. taşkömürü.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta. kırma. kül. Şekil:X.3. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu.T. yakıt bileşimine (sabit karbon. nem. kurutma.3. gaz türbinleri vb. soba. bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir.C. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır.2. sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır. ön ısıtma parçalama vb.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Katı yakıtlarda odun.) ısıya dönüştürülmektedir. gaz) yakıt ısıl değerine.) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama.3. biçiminde sınıflandırılmakta. içten yanmalı motorlar. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan. 200 .2. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır. uçucular. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı. Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler.2.3. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X. Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır. turba. linyit. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji. antrasit vb. öğütme).

2. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. iletim ile yanma odasına taşınmaktadır. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). Alttan yakma durumunda. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır. uçucular gazlaşmakta. Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma. hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir. depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok. kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa.3.2. a. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken. X.2.T. Belli yatak kalınlığı üzerinde. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir. Bunun başlıca nedeni. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır. Yatak sıcaklık dağılımı. Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt. 201 .2. hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır. Kömürün yanan bölümü. en başta yatak kalınlığına bağlıdır. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma.C. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte. taşınabilir. proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların. kurutma. sabit karbon oranı yüksek. birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır. yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır.3. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir. Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür. nem.1. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. yanma veriminin düşmesine.2. Kömürün yanma davranışı. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip. taşkömürü) uygundur. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır. X.

Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir. X. AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir.3.2. Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse.C. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır. bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır.3. Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY).3. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir.2. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir.2. CO2 +H2O. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. diğer sistemlerden çok farklıdır.T. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır. Hacimde Yakma Gaz.2. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır.2.2. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel. Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta. En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler.2. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. Kurutma bölgesinde nem. yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır.2. alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır. X. yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma. uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır. PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 . CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO.

C. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi. -Kabarcıklı AYY tipi. 203 . yatak sıcaklığını arttırabilir. küçük tanecikle bu azalır. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler. nem. dolayısıyla yanma verimi artar. -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür. Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir. bunun sonucunda yanma iyileşir. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır. a. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir. Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir.T. Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında. Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir. üstten veya yandan beslemesi. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur. uçucu madde içeriği. Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır.

önce kalsinasyon olur. yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3. Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir. korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır.Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak. örneğin kireçtaşı kullanıldığında. oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür. . . .Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması. dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır.Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir. kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır. Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi.Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir.Yanma verimi çok yüksektir.AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı. Dezavantajları . KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir.T. c. . . Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre.Yük kontrolü kısıtlıdır.AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür. . alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir. Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir.Korozyon problem olabilmektedir. AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları . b. MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir. Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır. CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır. CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay. düşey. Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 .AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır. .C. .

NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır. Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”. nem ve uçucu madde içeriği. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir. stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir. akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi . C+1/2 O2 → CO olur. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır. ısıl değer. Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. Bu metoda göre. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda. Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir. kükürt.72 misli daha büyük olduğundan. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. Ancak nemli.C. kül. d.T. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır.

-Ağırmetaller ve partiküller. AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler. Karbondioksit (CO2).2. -Karbonmonoksit (CO). X. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X. -Kükürt oksitler (SOx).T.3. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri.1. Isıl değeri düşük. Bunlardan ısıl değer.3. doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır.3. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur. uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda. Isıl değer. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır. yakıtın sıcaklığını belirlemektedir. 206 . kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25. Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2. Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri.3. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir.1. X. Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları. Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır.1. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir.3. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar. başlıca iki grupta toplanmaktadır. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X.3. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek.1.C. fakat enerji içeriği bazında. tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler.3. 1. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir.1. Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı.3. Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur. SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez.3. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar.3. X.3. Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise.

Be.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır.1.3.2.3.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır. Katı Atıklar X.2. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir.T. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı.3.3.3. Yakıttaki elementin konsantrasyonu. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır. Zn. Sb.6. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar. U. Pb. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. Ag. Cd.C. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir.1. Ni. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de.3. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır.3. X. Se. Cr. X. As.4.1.5. X.2. 207 .3.1.2. vb. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir. Th. ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır. Hg. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir. Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır. evsel nitelikli çöpler. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler. Cu. X. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında.

3.1. formaldehit ve ürotrofin sayılabilir.3. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur. Sıvı Atıklar X.5. sülfürik asit.3. ısı değiştiricilerinden. X. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir.3. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur.3.3.3.C.3.2. EDTA.3. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır.3. göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır.6.T. soğutma suyu pompalarından.3. alkali ya da asidik özelliktedir. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise.3. vb. diğer kalsiyum tuzları vb.3. X. X.3.3. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır. X.3. Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır. 3. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların.3. Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir. kireçtaşı. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür.3.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında. 208 .3. X.3. Bu atıklar arasında kireç.4. sayılabilir. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit. sitrik asit. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler.

3. X.3. alıcı ortama (deniz. Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir.3. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır. X.T.4. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X. santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından.4.1.1.3.Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup. X.8.4.4.3. Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır. SO2 arıtma yöntemleri. atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb.1.3.1. Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde.3.1.3.3. Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında.1. drenaj vb. Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.C.3. SO2 Arıtma Yöntemleri X.7.) verilmeden önce arıtılması zorunludur. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 . Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır.

Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır. Kükürt oranı % 1-0.75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır. Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına.3. Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır. X. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir. Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a.1.1. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür.1. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir. Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır.3.2.4. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için. b. yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir. İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur. stokiyometrik miktarda NH3 katılır. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir.1. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır.1. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi.2.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından.T. Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir. -Reaktörde baca gazı.C. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 .4. Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir.

X. . sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır. SO2 ön yıkamaya tabi tutulur.4. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir. X.1.3. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler. rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından. amorf kükürt.C. Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme. c. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit. kirli gaza SO2 tutucu (kireç. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir.3. çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir. nemlendirme uygulamadan. Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır. Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır.T. SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir. . İşlemin absorbsiyon bölümünde. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır.2. d. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır. kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri. Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte. absorbsiyon fazı). atık yok etme sorununun bulunmamasıdır. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır.1. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir. Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır.2.3. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta.4. Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında.1.Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır. Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine.1. yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir. 211 . Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır.

3. . . Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır.4. Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi. .Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri.Katalizör birleşik tutma yöntemi. yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir.1.4. Sıvı Atıkların Arıtımı X. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir.1. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu. X. öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır. NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur.C.Yaş NOx arıtma yöntemleri.Karbon yüzeysel tutma yöntemi.4. . Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO). Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: .3. . Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır.2. Bu yöntemler. X.Bakır oksit yöntemi.T. katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır. X. günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır.4.2. . Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile. 212 .2.4. NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3.2.Sodyum karbonat yöntemi. azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir.3.NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi. .4.Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır.3.1. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir.1.1. X. olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir.1. .2.2. Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında.2.3.3.Kuru NOx arıtma yöntemleri.

X. tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir.elektrokoagülasyon. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak.C.2. Bu işlemler sonucu oluşan atıl su.3. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir. katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle. metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır. Daha ileri arıtım tesislerinde. . filtrasyon. 213 . Kimyasal çöktürmenin yanı sıra. Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir.T. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için. iyon değiştirici. Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . X.Siklonlar. ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir. rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması.Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak. Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için.2. solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir.3.Yerçekimi ile çökeltme odaları. X. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir.2. filtrasyon. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar. Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH.4. koagülasyon. .5 düşürülür. Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır. .Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak.Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek. soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip. ters ozmos. multisiklonlar. . metal kompleksleri ve organik maddeler içerir. (sodyum hidroksit.5-8. .Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak. Yani. Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir.4. kimyasal metotlarla yapılır.3. asit eklenerek 7. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir. .3.3.

.3. . Filtreler. Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: . . Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar.80) sağlar.3. . Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle. katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler. Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: . .3.3. Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99. . Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .2.Belirli bir enerji tüketimi ile. yaş toplayıcı vb. Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir.3. X.Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden.3.Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir. büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler. . X.3. Siklonlar. toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır.3.İlk yatırım masrafları nispeten azdır. Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar. .Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler.Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler.4.4. Örneğin.C. torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır.Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar.Ultrasonik ayırıcılar. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir.4. . X.4. genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre. herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir.Torbalı filtreler.1.3.4. Çökeltme odaları.Yaş toplayıcılar.Elektro filtreler. X. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler. 214 .Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir.) ile birlikte kullanılırlar. .

4. . .Hidrolik kül atma sistemi.3.5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . X.Kömür stok sahasındaki kömürler.Kül barajları ve kül siloları. Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X. Elektro filtreler.Kül nakil bant hattı. tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar.Baca gazları ve baca külleri. . Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar.T.4.Nispeten küçük basınç kaybı.Düşük basınç kaybı. X. Gaz. X. Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: . toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması.1.1. kükürtdioksit ve azot oksitlerdir.3.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması.C. Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler.Küçük tanecik toplama kapasitesi. .Santral sahası ve dekapaj sahaları.Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı. . yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır. .Kül stok sahasındaki küller. kömür nakil bant hattı. yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur. .1. . Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır.3.Yüksek toplama verimi. .Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler. .Katı ve sıvılarda kullanma imkanı.5. Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir. elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar.Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları.Kirli atık sular. bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini. X. . SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır. Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri .Kömür nakil yolları. Yüklenen tanecikler. . . .3. . .5. Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar.Çok küçük tanecikler toplama özelliği. Ayrıca yanık etkisi.3. .6. Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler.5.3.Kömür nakil havai hattı. . ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler. serbest asit 215 .Termal etki.3.

erozyon vb.3. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş.C. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür. X. Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri.1.5. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur. yaprak ve meyve dökülmeleri. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir. SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka. büyümedeki gerileme. Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. Bunlar akut. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır.T. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. yaprak kurumaları. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri.2. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur. solgunluk ve ölümle sonuçlanır. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin. günlük SO2 konsantrasyonu 216 . öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir. Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. Meyvedeki belirtiler. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır. kronik ve gizli zararlanmadır. eski kaynaklar kurumuştur. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. solunum yolu hastalıklarda artış görülür.

a.3. X. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder.5. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi. e.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir.T. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır. SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir.3. solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar. d. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur.4. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 . X. Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir. NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama.500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında.5. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi. b. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır. kötü kokular.1.C. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür. c. Partiküller. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma. Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda. CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte.Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi. görüş mesafesinde azalma.1.

Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü. Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu.. Bunu solunum güçlüğü. Ankara. Ankara. Enerji İstatistikleri. 7. 1999. 1987. 1992. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 5.Uysal. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda. Çevre Bakanlığı.5. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. 1991. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi. Enerji Raporu.3.Ulusal Sempozyum. Harita X. 4. Hava Dairesi Başkanlığı. olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır.. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir. 1990.Z. Ankara. 3.1.5. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı. Arcan Y. Çevre Mühendisleri Derneği. Ancak termik santralların kirletici atıklarını. 1999. X. Ankara. Doğu. 1.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır. Tablo:X. Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir.C. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur.. Kaynaklar 1.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir.T. 2. 6. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü. 218 .3. B. Durmaz A. 1993. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları. akciğer ödemleri ve ölüm izler. Uslu T.

Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14. 2. Sabit Karbon (mg) 12. Akarsular Üzerindeki Etki 18.7. 14. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim.4.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14. 2001. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı.4.3. Yanmamış Maddeler. Özellikleri 13.3. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi. Kazan Verimi (%) 13.1. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15.8. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği. Meteorolojik Veriler: 17.3.9. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.13.5.2. (mg) 12.Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15.5.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18. 20.6. Santralin Adı.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14.2 Yer Rüzgar Hızı. Ton/Yıl) 16. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15. Termik Santralların Çevresel Etkileri.6.6.4. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14.8. Göller. Hava Üzerindeki Etkiler 18.4.2 Külün Miktarı (Ton/Gün. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.4.4. Kükürt Miktarı. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7.1 Rüzgar Yönü. Baca Gazı Çıkış Hızı. Santralin Toplam Sahası (m2) 4.6.6. Santralin Katı Atık Durumu 16.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18. İnsanlar Üzerindeki Etki 18.4. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18.1.4.4.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15. Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14.9.3. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18.1.7.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18.2.7. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15.1. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1. Kuru Kül Miktarı (%) 12. 18. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15. 14. Toplam Alan (m2) 4. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit. 16. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.5. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11.8.8. Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18.4.7. 3. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.3.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti. Denizler Üzerindeki Etkiler 18.4. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10.14.Sayısı ( Adet) 13.5. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14. Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19. 15.2.10. Barajlar Üzerindeki Etki 18. Santralin Yeri 3. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12.1. 14. Yeraltı suları. m3/h) 13. 219 .4.3. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11.2.12.C. 17. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği.4.5.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h. Tesisin Yakma Kazanları 13.6.3. Santral Genel Verimi (%) 9.(m/sn) 15. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14. (%) 12. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14.3.9. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13.T. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X. Doğal Gaz) 11. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13.4.4.6.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi. 17. 17.2.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.11.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.2. Su Kullanım ve Atıksu Durumu.

Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri.4. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır.4. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır.C. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir. Ayrıca 6. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir. Tablo:X. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir.4. Tablo:X. 2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği.1.2.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir. 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir. Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay. 1995. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT. VII.4. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması.T. 220 . Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh.1. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır. Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir.619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan.’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir. 1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı.4. Tablo:X. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır. Beşyıllık Kalkınma Planı.1. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır.

31... . .99 46.30 2.. 606 2111 4515 3820 . . .. Mayıs. nükleer enerji üretimindeki artış % 15. Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir..... .... 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 . 7 2 ..77 33.08 47. .8 ile % 4.. .T. ... 776 ...718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu.....12 10..02 37. 1 1 4 . 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir.. .8 iken.65 34. 38 692 .... 300 650 3375 ..15 20....44 1. 3 2 4 4 .C..18 30..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında... .87 43. .. . .03 28.....4 olmuştur.. .. 5420 1824 . 1229 ...00 31. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 ..80 19.36 57.21 4..04 36..718 9. 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 .. 2 .25 47.2.69 14.84 73. Tablo: X. 2000.02 0.. 1 .. . .74 1. ... 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3. . .. 4 ......11 5..6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir.05 75. 3800 . dünyada elektrik talebindeki artış % 3. .41 7.4...21 38.80 36.65 42...12 12... .. ...80 436 351. 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 ..........

4. onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X.4.4.439 GWh’e ulaşılmıştır. Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir.’de verilmektedir. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64.7 MW güce karşı olarak 123. Tablo: X. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır. Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir. üretim kapasitesi ise 111. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728.3.C. bol miktarda bulunmaktadır. Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur.116 MW’a. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır.4. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir.6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32.’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada. 222 .T. X.0 MTEP ulaşmıştır. 1999 yılında 118. İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması.040 GWh/yıl’dır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır.2. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için.

Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116...1 114022..4.0 125160.5 80.. . .1 8. .7 Jeotermal 15.. . .9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257. 626 626 .. ... .3 285.0 15.5 412.0 Rüzgar 5.7 1968 2001 Tahmini 29511.0 384..7 103295... 29 1086 .Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir...0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861.. .4 23351. 223 . .C.9 84..8 13021. . Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri. .7 105517.... 45 555 . 125000 34729 43.. 8 . .....8 .7 Kişi Başına Tük...9 68702.. 200 2250 ......9 Hidrolik 40475.1 271.4.4 44. .9 94101... 9129 380000 .. 9129 380000 . .9 101636.5 20..1 2492...... 125000 34729 43.0 İthalat 270.3 118484..2 39816. 4500 31100 . .9 81661.3. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 . 82 1641 .... 4300 28850 ..8 111022.1 11175. Mümkün 245 .5 Termik 11297.7 128544.3 3298.. .4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır. KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri. 8. Tablo:X..1 42229.7 82..... İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir. Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir.2 Toplam Tüketim GWh 94788..9 15. ..1 8.5 30930.. Muhtemel 456 .8 85.4 11850. .9 21889.6 10306.. Toplam 1126 3357 4718 8075** .5 Rüzgar 8... .2 18. .. . 2001.0 131355...5 17307....2 353.8 ..5 Jeotermal 83.....9 10537.......0 136271.9 15..1 3796.9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246.8 26. .8 63396..9 2330. Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır. ....T.4. 110 110 ..7 326..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.. 2001. .8 10102...0 34677. .5 80.0 298. .7 29392.5 İhracat 343.0 15..0 116439.2 8.0 5300.8 15555.2 16048.4 Termik 54302. Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır.7 15.1 11771.3 Hidrolik 9934..

yılda % 1. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5. 300. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1.2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır. kararlı bir biçimde. Buna karşın. Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır.5 milyon ton CO2. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir. X. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması. Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir. küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa. 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır. Diğer bir deyişle.C.4. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi.T. Önlem alınmazsa. örneğin. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması. konunun politik.000 ton kül.1 düzeyinde kalmıştır. ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır. 224 .3 oranında artmış. Diğer bir deyişle.

topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır. bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. 225 . Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur.T. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır. Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir. kozmik radyasyondan. Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir. Gerçekten de. atığın miktar ve zehirliliği. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi. reaktör tipine. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları. bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. normal işletim şartlarında. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar.C. inşa şekli ve işletme usullerine. X. Radyasyon.4. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0.4. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Akut dış radyasyon etkileri. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur. Bu değerlendirmeler. Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0. Hava kirliliği bronşit.006 oranında olup. Dünyaca kabul görmüş yayınlar. emfizema.

T. 1999. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi. Devlet Planlama Teşkilatı. Enerji Raporu. 2. TÜBİTAK.C. 1994. TAEK. 226 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1. 3. 2001. 1994. Kasım. G. Ankara. Bugünü ve Yarını. 5.O. Kadiroğlu. Sayı:26.. Beş Yıllık Kalkınma Planı.N. Mayıs. 4. 21 YY. İstanbul. Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu. Sayı:319. K. Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü.. VIII. Ankara. ve Sökmen. 2000. Bozkurt. Bilim ve Teknoloji Dergisi.Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji.

Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. d. Böylece plansız. Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması. çıkardıkları gürültü. Sanayi siteleri uygulaması ile. e. Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi. XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri. XI. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb. SANAYİ VE ÇEVRE XI. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında.C. ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında.1. Bu amaçla. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar.1. temel politikalar sayılabilir. b. öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler. c. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 . benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir.1. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar. sanayi siteleri. düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi.T. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda. Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır. Küçük sanayi siteleri. Çünkü.2. Düzenli.

ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına.569 7. ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür.61 16. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında.92 16. Etibank. XI. 76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur.313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır.610 17. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank.70 24.79 8.198 % (X) 15.51 14.825 6. Tablo: XI. Tablo:XI.2.14 8. Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G.145 2.1. Belirlenen hedefler doğrultusunda. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir.40 7.54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1. ekonomik dengenin kurulması. 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak.698 1. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi.T.805 % (X) 8.720 2.005 1. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I.57 19. Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır.1). (Ayrıca Bkz.77 20.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada. I. belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir. 228 . 2003 yılı sonu itibariyle.381 13. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği.351 11. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir.C.137 hektar büyüklüğünde.78 14.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84.97 13.306 11. 18.424 14.925 1. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir.38 9. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş. Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir.

üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler. bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. kentleşmeyi yönlendirmek.04. g. bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak. “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak. XI. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi.2. kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır. istihdam imkanlarının artırılması.C. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri. tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır.1. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla. 15. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a. Bölgelerin devlet gözetiminde. bir plan ve program bütünü içinde. Sanayinin disipline edilmesi.2. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır. c. ekonomik. e.T. sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup. Sağlıklı. temel politikalar olarak sayılabilir. hem girişim sayısı. d. ucuz. ekonomik ve çevresel değerler açısından. XI. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır. çevre sorunlarını önlemek. coğrafi.2. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla. kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal. b. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. 229 . f. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. Organize Sanayi Bölgeleri. Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi.

000 Eşik Analizi. ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının. çevrenin. Ayrıca. OSB yer seçimi etütleri. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır.04. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi. İşletilmesi. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. -Alternatif Alanların Belirlenmesi. Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01. Bu Yönetmelik. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince. 2. XI.01.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin.1. -Alternatif Alanların İncelenmesi. Sanayici dernek veya kooperatiflerinin. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır.T. -Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.000 Eşik Analizi. Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4. OSB'nin içinde bulunacağı İl. İlçe veya Belde Belediyesinin. -1/100. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 . Kuruluşu. Yapımı. doğal ve kültürel kaynakların korunması. Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin.C. 3. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır.2. ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir. -1/25. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması. İl Özel İdaresinin.

de verilmiştir.932 3. (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır.T.32 8.30 19.2.137 % Hektar(*) 21.18 4.018 1. İzmir. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde.012 2. dokuma. İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8.Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI. Yatırım Programında Yer Alması 6. a. organize sanayi bölgelerinin İstanbul.027 2.52 22. giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken.691 % Hektar(*) 18.1).28 6.70 100 % Adet(***) 19.77 17.30 5.43 6. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir.28 26. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI.703 700 823 10.96 19.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2.453 4.2. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten. Burada da görüleceği üzere.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır.3).68 16. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI.61 13. Kamulaştırma 7.248 2.55 7. Tablo : XI.050 510 1. b. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5. 231 .57 25.26 12.C.878 2. 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir.126 18.15 7. Kayseri.77 8.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G.88 11.348 1.

0 2.0 30.5 5.7 18.3 2. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1. içki ve tütün sanayi Dokuma.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda.4 4. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI.1 14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X.4 8.8 6.5 4.8 5. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır.).2. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27.1 7. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI.4 12.’de verilmektedir.4 23.0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.2 100. giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt.3.9 2.C.4 31.1.T.0 Kaynak: DİE. 232 .4 100.

233 . yatırımları teşvik etmek.T. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01. bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.2. ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu. üretim ve istihdamı artırmak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI.07. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI.01. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19.2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.C. 2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE.4.

yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada. Sanayi bir yandan. Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 . OSB’lerden farklı olarak. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır.5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin. Kanun uyarınca. c. Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef.3. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a. doğal kaynakları kullanarak ürün verirken. Çünkü sanayi. EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır. d. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır. XI.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir. Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir. EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. f. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken. OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken. b. Endüstri bölgelerinde (EB). EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir.5 ay. e. modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2. Böylece. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır.08. Ayrıca sanayi ürünleri.T. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak.C. Böylece yabancı yatırımcılar. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır.

bugün bu değer yargıları değişmiş. Hava kirlenmesi genel anlamda. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları. hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır. Ancak doğal kaynakların azaldığını. ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi. hem sanayileşmeyi sürdürmek.T.1. Bu raporda ana tema olarak. Toprak kirlenmesi.Su kirlenmesi. su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin. . çevrenin de bir kaynak olduğu. arazinin yanlış kullanılması. kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken.Atık kontrolü ve .Gürültü olarak sınıflandırılabilir. hava. ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir. ulaşım araçları. zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır. ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar.C. Su kirlenmesi. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi. . Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır. doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır.Hava kirlenmesi. Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır.Toprak kirlenmesi. XI. aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. fazla gübre kullanımı.3. Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. kükürt. . 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. 235 . .

sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte. Yerleşim Alanları. d. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır.3.C. Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava. Turizm Sektörü olarak sayılabilir. çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. Bu sebeple. 236 .’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir. tek etken değildir.3.1. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir. Madencilik Sektörü. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır.3. Tarım Sektörü. Altyapı ve Ulaşım Sektörü. e. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık. b. Sanayi Sektörü. ve toprağa verdikleri katı.3. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş.1. Enerji Sektörü. c. su. Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri.’de verilmiştir. amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. Tablo: XI. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a.T.2. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur. XI. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). XI. Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI. f. Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi. g. Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre.

3. TOBB. Bölüm XI. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği. 237 . artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak.T. 2001.’de özetlenmiştir. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete.4’den itibaren XI. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. Kaynaklar 1. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır.C. Sanayi İstatistikleri Mayıs. DİE. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık. Çevre Kurulu Raporu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda. DİE. Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği.3. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri. 2000. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8. 4. 2004. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü. 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. 5. 1993. 6. 7.

Kim.) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB. Kim. V. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Gaz ve Sıv. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo.Kim. 1993. SS Diğer Org. Çevre Kurulu Raporu. Rafineriler.C. Ağır Met.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes. 238 .+Tar. Fenoller Askıda Katı Md.BOİ rür KOİ Florür Bileş.T. (Pet. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met. Org.İl. s:46:48.

6 21. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında.1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir.benzin çeşitleri.1 10.8 10.T.0 11.2 ‘de verilmiştir. 2000.3 Ataş-Mersin 4.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).XI.9 milyon tondur. 2000 yılında 21.5 5. madeni yağlar da elde edilmektedir. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo.1. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar.XI.4.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo. İzmir.0 75. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27.9 Genel Toplam 32. otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur.1.4.4 2. yağlama maddesi olarak kullanılan.4 milyon ton olup.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1.C.7 6.0 olarak gerçekleşmiştir. Faaliyet Raporu. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır.0 67.4. 239 .3 milyon tondur. Tablo. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell.6 milyon ton olup.0 24. Tablo:XI.6 Tüpraş Toplamı 27.4 77. BP.0 67.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24.4 Kapasite (%) 70. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2. PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır.7 56. PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI. Kırıkkale. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir.4.0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0.4.4.5 106. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77. XI.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21.4 3. 2. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.

2000. fenolik bileşikler.1. aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır.P.2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H.P.P.Ünitesi TCC. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil.Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).4. petrol ve onun bileşenleridir.Ünitesi Reformer Vakum H. tuz giderme.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H.C. Faaliyet Raporu.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır. distilasyon. Askıda mineral katılar. mum.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H.T. pompalama.P. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler. alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. fraksiyonlama. sülfitler. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde. yağ. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des. merkaptanlar. 240 . (kum. klorürler. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir. Tablo: XI.4.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O. Atıklar.1.

1.C. XI. tank tabanı çamurları. Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)]. karıştırma. flotasyon.4. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ. tankta kalan pislikler. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir. uygulanır. Amonyum azotu (NH4-N). toplam siyanür (CN-). Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır. yağ. Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ). XI. Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır.4. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir. biyolojik oksidasyon. Askıda katı madde. evaporasyon. gelen kömür atıkları. havalandırma. Krom (Cr+6). Sülfür Yağ ve gres. Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri. kirleticilerdir. koagülasyon. kulelerden vs. nutrient 241 . Hidro (S-2). Çökelebilir katı madde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX .T. NOX . Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır. Tetra Etil. Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri.1. damlatmalı filtreler. Ksilen. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. Tetra Metil.1. alkali sular. kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir. Suspanse katılar olarak sayılabilir. Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır.4. Fenol (C6H5-OH). Kurşun vb. Toluen (C6H5CH3). filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır. yumaklaştırma.3. % 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar. Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. asitli gazlar. petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar. hava flotasyonu ve a. Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır. Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma. Benzen (C6H6). Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. çökeltme şeklinde b. Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır. atık. yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi. havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. c. BOİ5. sızmalar.4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür. Olifenler. gravite ayrımı. Etil Benzen. pH. katalizör. XI.

T. 3. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. asfalt üretimi için kullanılırlar. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır. su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir. Petrol. çok farklı nitelikteki katı. Türkiye Petrol Rafinerileri A. gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir. Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. Faaliyet Raporu.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder. kerosene. 2000. kerosen. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. d. kostik soda. XI. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. Petrol rafinerileri. gaz yağı. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır. N. S ‘dür. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır.C. 242 . asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir.Ş. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. e. Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur. asfalt. Faaliyet Raporu. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. No:44. plumbite ve su ile yıkanırlar. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. Kaynaklar 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir.4. Geri kalan % 3’lük kısım O. dökülen yağların geri kazanılması. kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir. Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. 2. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme. 2000.1. fuel oil.

PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta.Etilen Glikol .Butadien . C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup. diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür. nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen.Yüksek Yoğunluk Polietilen .Ftalik Anhidrit 243 . Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır. ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır.5.Saf Teretalik Asit . Plastik Yardımcı Maddeler XI. Bunlar.Benzen .Vinil Klorür Monomer . Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz. 1.5.Stiren 2. bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir. Ham petrol.Dodesil Benzen .Karbon Siyahı 3.Ksilen (Orto-ParaKsilen) .Toluen .1.Sentetik Kauçuklar .C.T. petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır.Polistiren . Termosetting Reçineler ve Plastikler 5.Alçak Yoğunluk Polietilen . propilen. Termoplastikler .Metanol .Akrilonitril Bütadien Stiren 4.Etilen Oksit .Etilen-Propilen .Lineer Alkil Benzen . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı . petrokimya sanayinde üretilen maddeler.Akrilonitril . Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler . gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk. Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler .Kaprolaktam .Polivinil Klorür .Aromatikler .

propilen. Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir.Yakıt Gazı (Metan.Gaz Yağı Isı .LPG .C. Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak.Etilen ...Fuel-oil 244 ...Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir.Propan . Hidrojen) .. Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi. doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen.Nafta .. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Hidrokarbonlar.. Bütilen) .Kızdırma Benzini ..LPG .. Bütadien....Propilen .Kızdırma benzini . metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir. uzun vadede temin güvencesi. fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir.Propilen .1..Etan . Bütilen ) . Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar ..C4 Karışımı (Bütan.. Isısal parçalanma yönteminin temel amacı..5..C4 Karışımı (Bütan.... Bütadien.Propan .Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler .Nafta . Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir.. .T.1.. Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir.Etan .. bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir..

Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır. Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu. tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. 245 . propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur.5. önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı. Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar. destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir. Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır. Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur.T. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır.850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir. “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen). kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır.’de verilmektedir. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir. daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir.1. Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . etilen. içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir. Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI. Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir.C. kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir.

1.T.Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.X1. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 .5.

3. Bütadien.5.Bütan .5.Kükürt .3. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı.C4 Karışımı (Bütan.C.Asetilen (az miktarda) XI. İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı.1. etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren. Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir.PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur. ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır.1. Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır. Kolondan çıkan benzen. Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir. XI.3. dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır. Bütilen) . Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen. 247 .Benzen .Bütilen . Bütadien.Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler . Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .T.1.TBC (% 85) . Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır. dip ürün olarak kızdırma benzini alınır. Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir. Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril.2.Etilen .

kullanılmaktadır. Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır.Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir. Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir.3.1.Para Dietil Benzen .Ağır Aromatik .Atifoam . Etilbenzen Dehidrojenasyon .’de verilmektedir.Hidrazin 248 . Nafta ve kızdırma benzini. benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir. ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir. Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna.5.T.5.Toluen . Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir.Trisodyum Fosfat . Aromatikler Aromatik ürünler benzen.4.LPG .1. Prosesin akım şeması Şekil:XI.Ağır Nafta . Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir.Aromatik Nafta . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. . Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir).2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR. XI.4.C.Paraksilen . Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir. Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider. Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir.Fuel Gaz .Ham Benzin .Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler .5.Ortoksilen . Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır. Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir.Etilen Diklorür . 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir.

T.C.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması .5.

C.T.5.3. Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.

.Antifoam .......’de verilmektedir....... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ... Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır...Klor .5... yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır...3...Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün .....Etilen ... Prosesin akım şeması Şekil..Refrigerent oil .1... XI.. Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur..C.......1. Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir..XI.Katalist C=41 ........Amonyak (% 100) .. Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir.’de verilmektedir.Aktif Alümina ....T..Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması...........ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir.Sülfürik Asit (% 98) ....Asetik asit ..5..Oksiklor ...Harsow ....5.5.Hidrokinon .....Metanol .Meho .. normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır.5... Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir.. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .........Trisodyum Fosfat 251 .........→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2..6. C2H4+C12. Basınç altında sıvı olarak depolanır..→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI..→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI..4... ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para ..Propilen (% 100) ...Dioktiftalat . Prosesin akım şeması Şekil:XI...Adoption oil .......

4.C.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması .T.

Kolonun altında ise akrilonitril.Potasyum Karbonat . Beyaz kristal halinde bulunmaktadır. Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot. Hava. Reaksiyon 0. Prosesin akım şeması Şekil:XI.8.Platin . Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır. . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . propan ve hafif hidrokarbonlardır.6. 253 .CX Oksidasyon kat.5.Asetilen Tetra Bromür . HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar.5.496 0C sıcaklık aralıklarında olur.1.Gliserin XI. su. CO.Benzen . Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır. çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür. biraz HCN ve ağır organikler alınır.5.Nafta . Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler.5. Prosesin akım şeması Şekil. Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su. Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur. Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır.5. Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA.7. Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir. Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur. Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır.XI.Borik Asit .Kükürt .85-1. amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler.1 basınç ve 385 . asetonitrilden tamamen alınır. XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat .1. sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir. Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar.’da verilmektedir. Burada akrilonitril. CO2.Sülfürik Asit (% 98 ) . P-ksilenin basınç.Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir. PTA.T.’de verilmektedir.Mangan Asetat .C.Amonyak .

5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI.5.T.5.C.

CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir. a. H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 . Nafta önce kükürtten arıtılır. d. Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür. CO2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir. Anon Ünitesi. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. f. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi. e. CO. Laktam Ünitesi.6 .5. H2/CO2 Ünitesi. c. b. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 .T.C. Şekil:XI. Siklohekzan Ünitesi.

dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder.Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler .Kostik (% 100) . Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir. SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . f. d. e.Benzen . laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır. SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur.Hidrat . c.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir. oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir. SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir.T. propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir. Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir.Mono Sodyum F.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 . bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir.H2SO4 (% 98) . Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen. XI. reaktöre verilir. M. Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir. Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir. Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir.Propilen . Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir. Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır.Hafif Polimer (C3-C9 ) . Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir. Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir.C. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır.1.9.

Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir. Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir.4. daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır.1. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir.Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır.T.) teknolojisi ile.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir. oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir.Sudkostik .10. Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir.5. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur.P. DDB.7.U. ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir.’de verilmektedir. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir. Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur. Prosesin akım şeması Şekil:XI. DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır. XI.Gaz Oksijen .1. XI.1. Glikollerin en basiti ve en önemlisidir.9. DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır. Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB. İlki tetramer ünitesi. Proseste etilen. Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır. XI. DBI ve PDB’den ayrılır.5. Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır.C. Reaksiyon ürünü DDB.9. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir.Etilen .5.Potasyum Karbonat .5. 257 . benzen. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir. Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır.Antifoam .

% 24.2. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1.Ortoksilen .Metanol . Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların.2. .2.Büten 1 . polyesterlerin.Trisodyum Fosfat .5.1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli.2.3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI. CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1.5 . % 22.Extander oil 258 .1.3.3 . boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA). Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI.Kobalt Katalizör XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .C.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen.3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir.Hidrazin XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: .5. naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir. Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.Stabilizör .T.5.Bütadien 1.Sudkostik (%100 ) .11.5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar.Benzen .5.2.

T.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 .5.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.

Propilen .Setarin . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Ksilen .5.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.3.Silikon .3.Polivinil Alkol .Melas XI.Köpük Giderici Loril Peroksit 260 .3.P2 Katalizör .Polimerizasyon Katalisti .2.Kostik .Etilen . Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç.3. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Setamin . sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir.5.Propilen .AT Katalizör .5. Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir.Kalsiyum Stearat XI.T.VCM .Kloroform . .(NaPO3)6 .3. Kataliz Çözücüler XI. 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir.Potasyum Nitrat .Fuel-oil .Hekzan .Çeşitli Kimyasallar .H2O2 .PVA . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Sodyum Hidroksit .Miristik Asit .1.Metanol . Termoplastikler XI.UC Stabilizör .Yardımcı Madde .2.Fuel Gaz .Etilen. Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında.5.SWN (AB ) .Saf Hidrojen .AB Stabilizör .1.Balmumu .Katalizler. Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir.

Tuz .1. Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Hidrojen . diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak.4. termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.Propilen .Mineral Yağ XI.5.Fenol .Çinko Stearat .5.5. sun’i tahta vs. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Termosetting Reçineler ve Plastikler XI.C.Kalsiyum Hidroksit .Kauçuk (CBR 1202) .TICI3 . Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .HCl .Dikumil Peroksit .Selüloz XI.Heptan . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .4.Formaldehit . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Lesitin . üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir.Stabilizör .Trikalsiyum Fosfat .Toz Sabun-Sıvı Sabun .3.TDH .Kalsiyum Klorür .Metanol .4.3.5.2. Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup.4.5.Stiren .Aminoplastlar .DEAL XI.Reçine .T.Üre .5.Benzoil Peroksit . fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta.Kataliz-C (TBP) .Formaldehit (% 37) 261 .Üre .Yardımcı Maddeler . Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri.NAOH (%20) .N-Bütanol .

4.Ftalik Anhidrit 262 .4.Poliol .7.Yardımcı Maddeler XI.Yağ Asidi .Metilmet akrilik .4. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Freon .Silikon . Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar.Su .Organik Katalizörler XI.5.Toluen .Bütanol .Kalay Katalizör XI.Fenol .Amin Katalizör .5.Su .3.Melamin .5.Etil Akrilik .4. Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle.5.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar.T. Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .4.4.Üre .Yüzey Aktif Maddeler . Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir. çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir.İzobütanol . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Formaldehit (% 100) .6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Yardımcı Maddeler .5.Pentaeritritol .Selüloz XI.Melamin .C.Formaldehit (% 37) .

M. su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği. İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup.8. Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine. PVA Reçineler Boya. değişik uygulamalar mevcuttur. mobilya.9. Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır.5. c. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Ön Arıtım. a. kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır.Ş. Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI.Polivinil Alkol . Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir. çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon.V. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A.Anhidrit Maleik XI. sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur.T. Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma. (Vinil Asetat Monomer) .Asit .5. konsantrasyonuna.4.A.Glikoller . b. Birinci Kademe Arıtma.C.4. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır. Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır. Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 .1’de verilmektedir. oksidasyon.5. akış hızına ve deşarj limitleri. Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır. ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde . İkinci Kademe Arıtma. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. flotasyon.

Beş Yıllık Kalkınma Planı. XI. 264 . H2 SO4 Nitrik Asit. Polimerizasyon ürünleri.T. Sodyum Sülfat. Çevre 89. Ketonlar Asitler. Merkaptanlar. C4 hidro karbonları Kostik Asit. C4 Hidro karbonları. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit. 2. Sülfirik Asit. Asetaldehit. DPT. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G. Adana. Alkoller. yağlar. Fenolik bileşikler. Pt. Etilen Aseton. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir. Organik asitler. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar. 1992. Aldehitler Aldehitler. Hidrojen Sülfit Amonyak. Kobalt. V. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon.1989.5. Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar. VI.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. Ni. Rejenerasyon. Çözünmemiş katılar Krom. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar.Aromatikler. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen.1. Polimerize Hidrokarbonlar. Merkap Sülfirik Asit. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür. Hidrojen Sülfit. Alkoller Formik Asit. Formaldehit. Harcanan Kostik Asitler. Eter. Kostik Soda Aseton. Olefin Karbondioksit. Proses Kondensatı fırın çık. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. Petrokimya ÖİK Raporu.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1. Metanol. Polimerize Alkoller.C. kostik Soda.

’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır.. Petrol Ürünleri. DPT. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara.C.R. Harita XI. deride kızarıklık. 5.İ. Ankara. 3.2. DPT. bulantı. Petrokimya Sanayi. 2001. Kaynaklar 1. Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır.T. BYKP Ö. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı. göz bozuklukları.İ.R. BYKP Ö. Sonuç olarak. Adana.. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur. 2001. VIII. 1989. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır. iştah azalması. kusma. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması. 2. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir. Çevre 89. VIII. Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir. Ankara. 265 . gözlerde çok şiddetli kaşıntı. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta.

Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI. / Kırıkkale 16. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6. A. A. A. ve Tic. ve Tic.1’de verilmiştir. 1.228. A. Demir Çelik Üreticileri Derneği. / Kocaeli Çukurova Çelik End. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.6.Ş. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst.ve Tic. A. Harita XI.Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic. 266 . 2. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan. 2000. A. / İzmir Ekinciler Demir Çelik A.Tuber Çelik Sanayi A.Ş.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir. A.000 ton/ yıl’ dır. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End. üretim çeşidi açısından. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14.Ş. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A. Kaynak: DÇÜ. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A. A. Uzun Hadde Mamülleri. ve Ticaret Ltd. / İstanbul İzmir Demir Çelik San.Ş.Ş. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San.C.6. A. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi.Ş / Sivas (*) 17.Ş. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri.Ş. Demir-çelik sanayi. Tablo: XI. 2000 yılı üretim miktarı ise 5. / İzmir Kroman Demir Çelik San.Ş. A. Şirketi / Samsun.A.300.000 ton/yıl.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. ve Tic.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A. 3. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için.Ş.3.Ş./ İzmir Diler Demir Çelik End.6. 000 ton/yıl. Demir-Çelik Sanayinin.T.Ş.Ş. A. A.212.Ş. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur.1. /İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş.Ş. A. Kaliteli Çelik Mamülleri./ Bursa AypaşDemir-Çelik San.

6. Konverter prosesinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. daha düşük karbon. oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır. kütük demiryolu malzemesi. Ayrıca. kaliteli refrakter kullanımı. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. ağır. son zamanlarda yaygınlaşırken. Diğer taraftan konverterlerde. 7. konverter sonrası çeliğin. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir.C. kalsiyum-silisyum tel besleme. Döküm Mamülleri. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması. hammadde girdilerinde iyileştirme. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. Dövme Mamülleri. fosfordan arındırılması işlemleri. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir. Bu tatbikatın sonucunda. blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. hurda kullanım oranı yükselmektedir. fosfor değerlerine inilebilmekte. Ham demirin konverter öncesi kükürt. vakumlama. sünger demir (DRI). alaşım enjekte. hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. alternatif prosesler geliştirilmektedir. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. silis. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır. nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. Borular. Sıcak briketlenmiş demir (HBI). Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir.T. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda. argon azot karıştırma. XI.1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. daha gelişmiş soğutma sistemleri. orta ve hafif profil. 5. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip. tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. 267 . ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir. Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil. 6. alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı.

Elektrod 8.Hurda. Doğrudan haddeleme sürekli dökümden. Blumlar. daha iyi soğutma. 6. doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır. Kütükler. b. yüksek makine zamanları olağan olmuştur. haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme. kalıplarda elektromagnetik karıştırma. Hafif profiller. yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. Refrakter. tel besleme. Ferrosilis. Kireç 7. 5. pota fırını.Refrakter. kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme. Günlerce devam eden bindirme döküm. 1. 3.Demir Cevheri. . endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. .Enerji (Fuel-oil. kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma. Demiryolu Malzemeleri. Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri. . e. Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken. Ark ocağı. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır. döküm tozu. Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur.Ferroalaşım. 2. d. . a.C. Hurda. c. hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır.T. Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken. Döküm Koku. Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. 4. a. Ağır ve Orta Profiller.Yardımcı Hammadde. kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır. .Taş Kömürü. Doğalgaz) . 1. Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül.Elektrik. . 268 . sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. Silika Mn. . Toz Grafit. Kalın Kesitli Çubuklar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

6.4. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır. yoğun şekilde partikül madde içerirler. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. XI. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp. XI. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir.8.8. yakıt olarak kullanılabilir.6. Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler.3. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise. 278 . 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise.6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. Dökümhaneler. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi. çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular.T. Bu partikül maddeler.8. ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan. atıksudan demirsülfat (FeSO4. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir.C. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir. Arıtma ünitesi dip çamurları ise. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu.5.

9. 279 . tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır. Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür.) XI. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI.3.6. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler. söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları. 2.T. toz ayırıcı. 4. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra. Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu. filtre sisteminden geçirilebilir. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda.9. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur. SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde. sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için.2. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak. 3. en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte. 5.9. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları.4. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir.6. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları. XI. Kok söndürme kulesinden.6.6.6. söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. 1. baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip.9. Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. XI. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır.C. Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı.9.1. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir.

XI. bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır. Toz emisyonları için torbalı filtre. Çelikhanelerde. ihmal edilemez boyutta olup. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları.6. ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır. Burada yanmanın kontrol altına alınması. XI.6. yanma koşullarının iyileştirilmesi.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır. imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları.9. tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır. XI. XI.9. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür.9. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır.6. gerekse değişik büyüklükte. ses 280 .6. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir.T. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir. ark ve kupol ocaklarıdır. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır.7. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir.8.9. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının.6. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise.9. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır. Bina içinde kırma. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler. sistem olarak aynıdır. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir.C.6. XI.5.

Kaynaklar 1. 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. 281 .BYKP. Aralık. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir. Çevre Kurulu Raporu. 3. 2000. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü. 2. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 1993. Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği.C. Ankara. DPT. 1987. Aralık. TOBB. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği. 2001. Demir Çelik Üreticileri Derneği. VIII.T. Ankara.

1934 yılında 12. paçavra. kenevir.kendir.7.000 124. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt. keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur. köknar.066 Dağılım (%) 15. ladin. jüt.4 6.907.Karadeniz 3 2 D.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir. Atık Kağıt . kamış.1. Toplam Kapasite 295. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır. 2001.2. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok.000 522. titrek kavak.9 13. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI. Türkiye’de kağıt sektörünün temeli.7.000 1.9 4. Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde . Hazır Selüloz . Bugün. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt. Tablo: XI.7.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 .000 130.6 6. atık kağıt.886 131. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir.T.5.7.9 6. kendir.7. Tablo:XI.500 356. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun.C. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü.4 27. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19.200 82. gürgen.500 265. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.’de verilmiştir.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B. İzmit.4 18. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur. 2001. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI.5 100. saman. şeker kamışı.1.907. kayın.000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1. hemlok çamı. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır. Saman. kenevir .2. Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır.0 XI.1’de gösterilmektedir.

mukavemet. Çöktürme. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır. b. CaCO3.2. d. f. Ultra Filtrasyon . Mikroelekler. XI.7. XI.Hipokloritler..1. e.2. Izgara-Kum Tutucu.7. BaSO4.1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir. talk ve reçine vs.C.2. XI. Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler . .2. . . Ters Ozmoz. rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır.Klor. 283 .Peroksitler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır. Yüzdürme. İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır. ZnO.7. TPO2.3. Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil.7..2. nişasta.3. mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir.T. deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır. Şekil:XI. XI.3. alum. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri. Mekanik Arıtma Yöntemleri a. Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen. XI. gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık. Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma. Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. c.7. kalsiyum karbonat. b. İyon Değiştirme. c. Filtrasyon. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a.7. XI. d. Aktif Karbon Absorbsiyonu. CaSO4.Klordioksit.7.1. çöktürme).

7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .C.T.

Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir.Kınacı C. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak . 1984. Sayı 30.M.4.4.7. Kaynak : Karpuzcu. Mayıs-Haziran. KOİ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında. AKM.’de verilmektedir. İTÜ. Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi. kum -Toz. Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ.7. taş. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme. rengi açmak için kimyasal çöktürme.vs. Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk.. reçine vb. 7.T.3. Tablo: XI. Ancak lignin.Ş. çakıl. iri odun parçaları -Rejektler (düğüm. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır.3.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim. kıymık. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır.Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü.ve Biy. biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur.C.. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik. Tablo: XI. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir. 1990. SEKA Dergisi. depolama.7.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 .Şeneş. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi..) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları. fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır.’de ve Tablo: XI. Dolayısıyla biyolojik arıtım. budak. çökeltme.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

2215543 Kaynak : DPT. VIII.1 Türkiye’de Kamu. Ankara.8. Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top. 295 . N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP. (Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 2000.T.C.

Ayrıca Harita:XI. Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir.9. şeker şerbeti. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a. pancar önce kesme makinalarında kıyılır. melaslı kuru küspe. 296 . Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet.T.1’de verilmiştir. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. melas. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. Bulundukları Bölgeleri. XI. d. kuru maya.9. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir. b.6. alkol. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır. İspirto. Pancardan şekerin alınması için. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır.9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise. c. aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI.1. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. gösterilmiştir. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler.C. Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker. Şeker sanayi kapsamına ise şeker.

297 .9.Karadeniz İç Anadolu D.Anadolu B.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D.O.Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342.Anadolu Marmara O.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K.Karadeniz D.5 275 275 545 300 137.Anadolu Akdeniz D.T.5 137. Genel Müdürlüğü.C.Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O.5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O.Ş.Anadolu D.5 450 137.5 328 137.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe.Anadolu İç Anadolu D.5 450 245 275 275 275 137.Anadolu D. (ton/gün) 4380. B.O.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B. Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.Karadeniz O.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI. 2001.

’de gösterilmiştir. o.9. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. kuru küspe.T. k. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır. 298 .1. h. l. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit. j. Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. ı. Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. m. Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir.9. XI. bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir. Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler. n. i.C.5 misli koyulaştırmaktadır. Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar. Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır. melas.2. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir. Lapadaki şeker kristallerinin. f. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır. g. Koyulaştırılan şerbet. Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI.

yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. Vakum Aparatları c. Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi. Kireçleme II.I. Buharlaştırma b.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas.C.9.9.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a. Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X. Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI.T. Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması.3. Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.1.

işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. Kireç çamuru artıkları. XI.9. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir.7. toprak veya çim araziye 300 . c. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları. XI. Şlempe. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir. önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş. e.Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler.1. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI. Bu çözelti.4. Pancar taşıma suyu. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır.4. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır. d. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir.3. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır. b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları.. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir.T. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır.C.9. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Her ikisi de balıkları zehirler.

Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır. betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir. alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde. Humuslu kum. Bunun için de. b. a. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar.5mt) olmalıdır. Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. 3. 1. kumca zengin ve humuslu toprak. cüruf. Bunlar. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç. Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir.C. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder.9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. Dolgu maddesi olarak kok.T. 1. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 . küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir.4. Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır.2. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur. XI. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. 2. Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır.

Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır. Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır. Suyun litresinde 2. Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. Bu floklar aktif çamur floklarıdır. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir. Sistemin en büyük sakıncası. XI. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su. Organik maddeler. karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir.3. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur.9. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler.5.5. Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur. Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar.T. XI. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder.9. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir. Akarsudaki kirlilik. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir. Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir. Sistemde. Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır.C. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir.5. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur. suyun debisi ile ters orantılıdır. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır. alınan sonuçlar olumlu olmuştur. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar.9. sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır.1. XI. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. 302 . Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir.4. pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır.

000300.5. Kaynaklar 1.. Ankara. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama. 303 .000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.2. DSİ. Şeker Fabrikası Artıkları.9. ÜLKÜ.T. G. Genel Müdürlüğü. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı. DSİ Genel Müdürlüğü. Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır. 2001. 1986. Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir. 1997. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200. 3.C.Ş.Türkiye Şeker Fabrikaları A.

C. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a.10. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik. Et konserve işletmeleri. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI.10.MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri. Mezbahalar ise. I. Et kombinaları. D.1’de verilmiştir. Dondurulmuş et ürünleri. sadece et işleme proseslerini içerir. 304 . Az işlemli et kombinaları. İşlenmiş et ürünleri. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar.10.2. kemik. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir.T. a. safra.10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. F. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir. C. XI. genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir.1.XI. sadece kesme. G. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde.1. Basit mezbahalar.1’de.C. parçalandığı. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler.1. Küçük et işleme tesisleri. C. kan unu gibi hayvan beslenmesinde. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo. Jambon işletmeleri. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A. Taze et ürünleri. Birinci Temel Ürünler A. H. B. hem mezbaha hem de et. c. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. B. Parça halinde işlenmiş et ürünleri. C. Et parçalayıcı işletmeler.10. Rendering tesisleri.1. b. Mezbahalar. deri yüzme. Çok işlemli et kombinaları. sakatat ayırma işlemlerini içerir. Kompleks mezbahalar. E. Et işleme tesisleri ise. Kombinalar.XI. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği.

2. Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri. Salam XI. Sucuk b.Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti .Tuzlanmış-salamura et .Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri . Baş etleri(kelle). ayaklar.Kan -Sakatat -Kıl -Deri .Don yağ . dil.Parça et . Tablo:XI.Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı .Ecza hammaddeleri . testisler.2. pişirme.Et işleme Tesisleri .sucuk.G.T. Köfte c.H.2.Hayvan barındırma . Kavurmalar c.Konserve et .Et konserveleme .1.2.Karkas . dilimleme vb.10.Dilimlenmiş et ürünleri .1.Yan ürünler . b.Tütsülü et .Kesme (öldürme) .Donmuş et çözme .1.Karkas .C.I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır .10.Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) . Sosis d. Konserve ürünler b.Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .1. Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar. b.Et tütsüleme .Et tuzlama-salamura .F.Haşlama.1. Hamburger d. karaciğer.İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E. Pastırma ve füme etler a. Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri. beyin. salam. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler .pastırma . c. Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri. kalp. kurutma dondurma.2. böbrekler.Paketleme .Yenilir yağ . baş ve ayaklar (sakatat).Rendering 305 .1. işkembe.Jambon .Deri yüzme . İkinci Temel Ürünler a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.Diğer hazır etler -Sosis. .Kavurma et . tütsüleme.Sakatat . d. koyun ve keçi düz barsak. dalak.Ham veya yarı mamul deri . Yenebilen iç organlar.

C.T.1. Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması . Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 .Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs.10.

Kemik unu.Atıksu akımlarının ayrılması.C.10. Et-kemik unu.10.10.Kesme. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi. . işlem ve proseslerden oluşmaktadır.Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi. .3. A.Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi. Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. . Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.3. .Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi.1. Tırnak.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması.boynuz unu B. . . .Kesme.2.T. . A. Rendering yağları.2.3. A. . 307 .İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için. ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. .3. .İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI. .Atıksu akımlarının ayrılması. A. deri yüzme.Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması. İlk aşama havasız biyolojik arıtma . C.3. .Sindirim organları temizleme. Barsak.1.10. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. XI. Yan Ürünler A.Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi. Deri. deri yüzme.1. XI. Kan. karkas parçalama.Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi. . Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır. çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması. Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar. İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir. sakatat ayırma.4. . D.Tesis içi kirlenme kontrolü. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır.

Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan. a. yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması..Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar. Şekil:XI. Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. XI.3 ve Şekil:XI.Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır.Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir.3. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar.10.4’de gösterilmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. . ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler.10. Bu maddeler evsel.10.C. 308 .: . Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir.10.3.olabilir. ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi.T.10. Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI. .2. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma). b. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir. hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli.

sakatat ayırma. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI.deri yüzme. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 .2.C.10.T.

T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme.10.deri yüzme. et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.sakatat ayırma. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 .karkas parçalama.10. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI.C.3.4.

Tablo XI.10. Bu sular genellikle yüksek KOI. gres ve yüzer maddeler içermektedir. 311 .2’de verilmektedir. Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir. yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır. et.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R. Yağ ve gresler de su yaşamına. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır.T. ışık ve oksijen transferini engeller. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir.C. 4.G.2. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. BOI5 toplam askıda katı madde.10.10. Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur. yağ. XI. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder.9. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar.5. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. yağ ve sakatat parçacıkları içerir. hatta tamamen engelleyebilir. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. Tablo XI. Kanın. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır. Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli. ışık ve oksijen transferine etki eder.

Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı.T.6. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür.10.10. 2. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir. 5. XI. düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir. 3. 2. İyon değişimi. Düzey: Deşarjı tamamen kesme.C. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma.6. Aktif çamur sisteminin değişik tipleri. 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir. Bunlardan 1. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI.3. Mikrostrainer.. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır. Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü. Elektrodializ. Kum filtreler. Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler.6. Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir.2.6.1. XI. 312 . Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir. 1.4. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır. ve bazı durumlarda 3.10. ve 2. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı. Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). 4.10. XI. Dengeleme. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız). düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir.10.6. düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir. Çözünmüş hava yüzdürmesi. Bunların arasındaki 3. Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme).

4’de. 3. Karbon absorbsiyonu. Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi. ÖİK:374. XI. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. VI.’de verilmiştir. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun.10. 2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI.6. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Kaynaklar 1. İTÜ. Et ve Balık Kurumu. 1984. 2001.5. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.C. APK Dairesi Başkanlığı. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Et Sanayi ÖİK Raporu. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır. 1993.10. Bir diğer yöntem de. APK Dairesi Başkanlığı.5.1991. DPT. 4. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI.10. 2. 313 .10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI. Yayın No: DPT:2251. Kimyasal çökeltme.T. Ters ozmos olarak sıralanabilir.3‘de.

3.10.Tablo:XI. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .

Tablo:XI. ÖİK :374. 1991. Yayın No: DPT: 2251.10.Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş. Beş Yıllık Kalkınma Planı. VI.3. Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K. 315 .Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT.

10.Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G. Doğu Anadolu Ş.Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G. 2001.4.Urfa G. Doğu Anadolu G. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G. Kaynak: Et ve Balık Kurumu. (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap. 316 . Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır.Antep G. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş. Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G. APK Daire Başkanlığı. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur.Tablo:XI.

A. Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San. San.10.A.Ş.Anadolu D. Harmancı Et Ent.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San.5. Gel.Şti. Başak Et ve San.Tablo:XI. Ltd. Şti. Tic. Ltd. A. Coşkun Et ve Et Mam. Oral Et Entegre Tesis A.Ş.Ş.A. San.San. Yavuzlar Entegre A.Ş.Ş.Anadolu D. İmal A. Ettas Et ve Et Mam. D.Ş. Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 . A. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G.Anadolu D. Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San.Ş. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D. Tic. Özser Et Kombinası A. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam.Anadolu G. Yem ve Yağ San.Ş. Tic. Mehmet Özdabak İmeks Hay.Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm. T.Ş. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A. ve Et Tes.Anadolu D. Paz.

Ş. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A. Etsan Gıda San.Ş. Tic.Ş. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. A. Tic. Tic. Tic.Tablo:XI. İth. Et ve Mam. Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad. Şarket Van Et Entegre A.Ş. İsmer İstanbul Mez. Pınar Ent. Et ve Yem San.5. A. Seven Et Gıda San. A. İth. A. A. Ltd. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Özdanacı Et ve Et Mam.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San. Tic. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic. Ş. A. Ender Ent. İhr. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. Boğaziçi Et ve Gıda San. 318 .Ş. A. San. Tic. Rend. Sahranı Mam.10. Tic. 1993. Maret Besicilik ve Et San. San. Sendana Et ve Et Ür. Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.Ş: Maç Tarımsal San.Ş. Kellecioğlu Et ev Et Mam. Tes.Ş. A.Ş. Koll.Ş.

Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI.11. Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. keçi ve oğlak olmak üzere at.T. Tablo:XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Yayın No: DPT: 2519. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a. işin özünde ileri teknolojinin yer alması. Türkiye’de 1920. yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip. 319 . zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır. kuzu. ÖİK: 537.11. rekabet koşulları. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır.1.1. 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir. et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür. VIII. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski.11. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde.11.1’de verilmiştir. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir. Bugün ham deri. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele.C. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi. ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi. Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT.

küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet.T. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır.C. Yarma.2. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar. Glase.11. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir.1’de verilmiştir. Kireçlik Proses ve İşlemler a. c. e. Kaveleta ve kıl sökme. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir. Kanatlara ayırma ve budama. f. XI.2.11. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. c.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Sepileme Kısmı a. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir.2.11. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür. Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar. sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir. Islatma ve yıkama. Nubuk. b. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir. Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır. Sepi: Sepileme maddeleri. d. Muton-Dore. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları. Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. 320 .1. Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır. Bu doğal katalizörler. XI. Tartma ve ayıklama. Rugan. d.2. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. e. c. b. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir. XI. Piklaj: Piklaj. Ham deri teslim alma ve depolama. Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar.

1. YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 .DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA .11.C.T.

Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır.3. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. Boyama. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir.11. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır. Yağlama a.11.T. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir. XI. XI. Boyama işlemi ise. Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb. su kullanılır.3.2. c. iskefe. Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir.1. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma.11. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir. b. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri. budama.11. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması. Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak. b. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır. XI.2’de verilmiştir.3. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır. Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır.4. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır.2. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık. Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir. c. 322 . gergef.11. a. finisaj işlemlerine yer verilir. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir. Tavlama. Kurutma açık havada veya fırında yapılır.C. İkinci Sepi. tavlama.

SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK. KAVALETA ATIKLARI.T. AĞARTICILAR. LİFSİZ PROTEİN.KAN. SU. BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER. ÇÖZÜNMÜŞ KIL. KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ.TUZ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA . Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri .11.C.İDRAR. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ.2.DIŞKI.YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL.PROTEİNLER. YAĞLAR . SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER.

yağ. i. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. arıtılması. depolanması. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. kıl doku. Kavaleta atıklar. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler. boyalar. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır. Genel tesis atıkları. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır. XI. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir.3.11. KOI. pigmentler. Mamül deri kırpıntıları.T. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine. g. pH. sepileme maddeleri. Arıtma çamurları. fikse olmamış kimyasal maddeler. nikel.2. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. tuz. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne. sülfür. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir. f. kurşun. kurşun ve çinkodur. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler.3. En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. TAM.11. Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması. Finisaj maddeleri kalıntıları.3. a. Kıl c. e. Ham deri kırpıntıları. 50-100 lt. b. Yağ ve Gres. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir. Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. ekstraktlar. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). Zımpara tozu. Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir. d. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır. Amonyak. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az. bakır ve süyanürdür. 324 .C. toprak. krom tuzları gibi inorganik maddeler. BOI5. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar. h.

11. Çevreye verilen gaz.C. Bu çerçevede. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi. Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir.3. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında.11. su kalitesi kötüleşir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar.1. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır. atıklardaki toksik 325 . belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır.4. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır.T. Deri işleme tesislerinde. Bu protokolle deri sanayicileri. Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır. XI.11.4. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar. XI. Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır. Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir. Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir. Örneğin.4.

ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp. et. BOI5. XI. Böylece 24 saat süresince. pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur.1.5. XI. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar. . hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi. göl.1.Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi.5. debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır.1.11. Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir. . .T.1. Atık sulardaki BOI5. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler.1. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu.5.5.5. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir. Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi. Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir. Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI.11.Atıksu akımlarının ayrılması.Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı. 326 .5.11. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise. XI.1. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur. dışarı atılabilir.3. Hidrojen sülfür.11. Kromun Uzaklaştırılması XI. akarsu. .11.C.1. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: . . Deri.1.11.Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi. Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan. Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır. dengeleme işlemi gereklidir.1. Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır. XI.2. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır.1. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir. Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür. deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur. Atıksularda bulunan sülfür.

ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig). Buna göre. Tablo: XI.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1. 9. Çevre Bakanlığı.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler. Yayın No: DPT:2519. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır.2’de verilmiştir. prosesleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 . XI. Şüphesiz bunların girdileri. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo. VIII.T.2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay. Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur. T. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır.C. Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.11. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa. 2.5. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır.11. Beş Yıllık Kalkınma Planı. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir. 2001.11.4.C.XI. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60.6. Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır. bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir.1. Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde. Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir.ÖİK:537. DPT.1. Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır.

4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir.50 2.50 İzmir-Menemen 0.30 Tablo XI. ÖİK:537.50 Bursa 0.20 5.30 Bursa.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.00 1. Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır.00 0. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.50 Bolu-Gerede 0.00 1.4.50 Tekirdağ-Çorlu 1.20 Hatay-Antakya 0.05 1.Ş.50 1.70 1.00 Kaynak: DPT.05 0. Beş Yıllık Kalkınma Planı. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez.50 Isparta 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir.00 Manisa-Kula 4. Beş Yıllık Kalkınma Planı.30 Niğde-Bor 0.90 0.02 3. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI.20 Uşak 15.40 1.11.50 1.00 Çanakkale.00 0. Yayın No: DPT: 2519.90 İzmir-Torbalı 1.00 0.10 1.C.00 2.00 20. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT.10 0.K.T.20 10. VIII.50 1. VIII.20 15.3. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8.01 0.01 3.11. Yayın No: DPT: 2519. Tablo XI.00 Denizli 0. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A.11. 0.00 0.05 30.01 Isparta-Yalvaç 0. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır.00 3.Ezine 3.10 Gaziantep 0.00 Kösele (E) 0.00 0.Ş.00 0. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye.11. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A. ÖİK: 537.05 Münferit Fabrikalar 0.08 İstanbul-Tuzla 4.03 Manisa 0. Tablo:XI.M. Paşa 2.3’de verilmiştir.50 0. 328 .

T. Yayın No:DPT. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu. Deri Sanayicileri Dış ticaret A. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur. 2519. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır. DPT. VIII. T. sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir.C. ve İzmir Deri Dış Ticaret A. Kaynaklar 1.Ş. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ÖİK: 537. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı.C.Ş ise. 2001. 2001. Çevre Bakanlığı. 2. 329 .

yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir.Kalker(*) 2. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20.Alümina 5. 330 . Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1.1. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış.12. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış. puzzolonik maddeler. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup. 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere.T. Çimento sanayi. termik santral uçucu külü vb. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır.C.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş.Bunlar 5 grupta toplanabilir. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara.Alçı 2.1.12.Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine. XI. Ancak bu gelişmelere paralel olarak. Tablo: XI. Çimento. yüksek fırın curufu. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur. klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar. silisyum. başlıca kalsiyum.1.Kil 4.Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır. katkılı üretim için.Marn 3.12. uluslararası sanayi standartları tasnifinde. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır. alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.

331 .4. çimento döner fırınları. Bu nedenle.2. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.1. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır. atık yağ.12.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0. kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır. Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. lastik. boyları (yaş sistemde 90-180 m. Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar. yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış. üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla. XI. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur.12. XI. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir. Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır. çok kademeli. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak. çözücü madde.) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre. ve arıtma çamuru vb.1.3.C. gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2.5-6 m.1. Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler. kağıt. plastik. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker).5-2 devir yaparlar. arasında değişmekte) yakıt. yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir. tekstil. arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3.T. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek. Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür.12. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde.

farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4. .C. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar. döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC.2.12. stoklanması.12. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin. Endüstrileşmenin sonucu olarak. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx. 1. öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada.C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3).2.1450 OC) yakıt olarak fuel-oil.12.T.C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. hem ara maddeler. 4. 2.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3). XI. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır. doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir. . CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu. CFC.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise.3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları. Çünkü çimento üretiminde. Şekil:XI. NOx.5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları. . Açıklamalardan anlaşılacağı üzere.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir. Yanma ürünlerinin içinde. CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 .3. kırılması.1. Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2). klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir. atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur. hem de son ürün olan çimento toz halindedir. NOx. Klinkerleşme olayı. hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması. Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir. CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır. 3.

Balıkesir.12.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil. Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI.T.C. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması. (DUMAN Yusuf. 1990 ) 333 .

taşıyıcı konveyörler.3. NOx'dir. öğütülmüş toz kömür.kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz. hammadde tozu. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için.12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur. toz kaçakları önlenerek.Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme. hammadde. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde. tozların çevreye yayılmasını önlemek.4. farin tozu.12. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan.C. Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde. NOx.1. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 . büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır. XI.T. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir.12. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir.9 no’lu ünitede. klinker stok holü veya depoları. Diğer toz emisyon kaynakları. XI.klinker soğutma. Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi.karıştırma Döner fırın. Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları. torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. kömür tozu. Ünitenin.10. Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde. klinker ve katkı maddeleri tozları . multisiklon. Bir örnek verilmesi gerekirse. Par. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx.11. kurutma. SOx. siklon. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir. alçı. klinker tozu.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .

XI. diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup. İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık.Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç.2.12. uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir. XI. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür.T. (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi. XI.5.2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir. Gaz (SOx.Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül.2. 1976. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI. toz tutma verimi (% 99.Hammadde öğütme. verimi (% 30-70) çok düşüktür. N0x) Hava-Gaz Mik.75 sağlayan tesislerdir. Çeşitli Ünitelerin Adları. Siklonlar. Döner fırın baca gazı tozu.Emisyonun Kaynağının Adı . Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup. Ak Çimento Teknik Yayını.12. klinker soğutma. çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan. Baha Basımevi. Bu değerlerin bilinmesi. Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI. kurutma.Hammadde kurutma .5.Hammadde kırma (kırıcı) .12. XI. verimi yüksek.80) çok yüksektir.C. kömür öğütme .12.12. Tablo:XI.12. İstanbul. bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür.Çimento öğütme (seperatörlü) .5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo. farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder. kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa.3.XI.5. karıştırma . 335 .12.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99.4.Döner fırın.12.1. Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur.5.3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir. Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin.

unutulmaması gereken gerçek şudur. Ancak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Çimento üretim ünitelerinin. farin siloları. kirletilen çevrenin temizlenmesi. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17. Açık stoklama sahası 6. hem ekonomik. üfleme tankları) 19. Dökme çimento yükleme tesisatı 20. Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa. işletme ve bakım masrafları ise. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12. 336 .3. 30 max.T. Baha Basımevi. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3.C. İstanbul.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2. Sarsak elekler 4. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18. Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri.12. Valsli değirmenler 10. Çimento değirmenleri 14. Üniteler ve Sistemlerin Adları. Ak Çimento Teknik Yayını.60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken.Havalı bant. toz tutma sistemleriyle donatılması. çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır. 1976. hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max.15 max. Bunker ve silolar 5. hem teknolojik.

.7. gaz. . C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. Bu Yönetmeliğin amacı. toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak.12. XI. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için. yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı. Ve bu tesislere yönelik kriterler C. su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi. ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara. b. Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. Madde 43. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır.T.7. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık.Çimento döner fırınları. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. Mevcut çalışan çimento fabrikalarında. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak.Klinker kapalı depolarda stoklanmalı. ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı.C. 337 . Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup. toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır. Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. a. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. duman. gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. Yeni çimento fabrikaları ise. işletme izin ruhsatları verilmelidir.6. toz.12. iyileştirilmesi.

2001.'de verilmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . kömür değirmenleri. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları. ayrı takılmalıdır.4. Kaynaklar 1. mevcut sistemler ıslah edilmeli.Farin (hammadde öğütme) değirmenleri.10.86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.T.7. 1990. 07. gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için.Çimento sanayi üretim ünitelerinde. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir.12.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete. 2. XI. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI. . yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların. çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları. hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. çalıştırılmadığı. Harita. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak. toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı. 338 .Paketleme sistemlerinde ise. gerek çimento stok siloları. Duman Yusuf. 2.Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır.11. . kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı.Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları. hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun. . 4. . Balıkesir. -“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. 3. En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir.C. tam yanma temin edilmelidir. Sayıları. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.

D.431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2. Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3.610 1. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1.152 3.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1.800 500 900 450 1.220 700 440 750 20.020 630 4.935 350 1.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu.740 610 2. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2.702 65.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1.017 640 1.T.4.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1.794 3.074 917 615 800 666 500 300 500 10.200 1. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3. D. D.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3.400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5.700 250 210 150 258 449 7.992 500 1.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.270 900 682 670 800 1.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1. 2001.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5. D. D.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1.194 2.620 2.603 2.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1.643 3. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta .000 180 11.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2.700 1.l2.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.050 2.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G.362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1.517 Ara Toplam 63 36.250 100 7.2 1. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri.000 2.C. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G. Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5. D.750 2.700 450 2.972 750 900 400 220 2.432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları.Yer. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G. Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.465 2.155 339 .

000 Tamsa İzmir 4.500 Anatolia Bilecik 2.500 -3.500 Granist Eskişehir --1.000 35. çimento.000 -6.500 -1.000 22. Tablo:XI.000 -22.500 1.500 --5. püroksitler ve nükleer materyaller. Fabrika Adı 340 . çimento. cam gibi silikat sanayi.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.13.500 4.200 Toplam 105. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6.13. Seramik kapsamı içine porselen.000 Efes Eskişehir 2.600 Kaynak: DPT. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü.800 -4. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ferroelektrikler. sermetler.000 -26.300 -3.500 -7. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi.000 -3.000 Yüksel Aydın 1. çömlek.500 -9. 2000.000 4.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31. Bugün seramik denilince.500 2. kiremit.000 Seranit Bilecik --1.500 Ercan Bilecik 2.800 3.500 -1.000 4. tuğla. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim. b.400 Yurtbay Eskişehir 3.000 5.13. Ankara. ferroelektrikler. Özel İhtisas Komisyon Raporu.500 2.000 9. zımpara taşları.000 1. VIII.000 Ege İzmir 11. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir.600 1. fayans.600 Altın Çini Kütahya -1. cam.500 Bozüyük Bilecik 1. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları. teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır.1.300 Uşak Uşak 1. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI.200 --1.000 4.C.200 1.000 1.500 Pera Çanakkale -1.700 11.000 -4. Geleneksel Seramikler: Kil.700 83.600 -11.000 Çanakkale Çanakkale -22. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a.000 11.1’de verilmektedir. drenaj boruları.600 Söğüt Bilecik 5.000 -9.800 199. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır.500 1.000 3. metal manyatikler.300 Termal Bilecik 3.000 Hitit Uşak 4. Yeni Seramikler: Tek kristaller.T. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI.13. sentetik kristaller.500 -5.000 2.100 10.400 -8.000 Toprak Bilecik 15.700 Kütahya Kütahya 6.000 Seramiksan Manisa 5.

taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır. .Kalite Kontrol. . . .Rötüş.Paketleme. . tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler.1. . . .Masse öğütme. Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI. 341 . . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.2.Ambarlama. .Filter Pres.Masse kurutma fırını. .1.Öğütme. .Mikserler.Elektromanyetik filtre ve elekler.Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması.Kalite Kontrol. .Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme.Bisküvi Pişirme. . .Bisküvi pişirimi (tünel fırın). .Taşlama. XI. .1.Preslerde şekillendirme.1. Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo.Şekillendirme.Kurutma. 11.T.Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma.13.1. Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması . . .Sırlama.Masse depolama ve pres silolarına nakil. Sofra ve Süs Eşyaları Seramik.Glazürleme.Sneke preslerde su gramının azaltılması. .C. .Kalite.Silolar. Üretim Akım Şeması . . .Hammadde. . .13. .1.Glazür pişirimi (tünel fırın). .Vakum Pres.1.Dekorlama.Kollergang ve konkasörlerle öğütme.Değirmenlerde homojen bir karıştırma.Hammadde nakil ve depolanması. . . . . .Değirmenler.

Karoseramik Üretim Akım Şeması . . XI. .T.Hammadde kuru öğütme.Hammaddenin nakil ve depolanması. . . . .Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması.Ambalajlama. .Hammaddenin ocaklardan çıkarılması. .Sevkiyat. . XI. .Değirmenlerde homojen karıştırma.Püskürterek kurutma. . . .Şekillendirme preslerinde şekillendirme. . .13.Hammadde silolama. . .Silolar.1. feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte.Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması.Kollergang ve konkasörle öğütme. .Çamur dinlendirme. .Sneke presten geçirme.Reçete tartımı. .Şekillendirilen yer karolarının kurutulması. . .Hammadde.C. .Dekorlama.4.Kalite ayırımı.Depolama ve sevkiyat.Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme. sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir.Filter presleme. .1.1. Elektroporselen Üretim Akım Şeması . . .Dekor pişirme. . .Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması.3.1. Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil. 342 .Çamur havuzları. . kaolen.Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması.Depolama.Kalite ayırma. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Elektromanyetik filtre ve elekler.Kalite ayırma.13.Çamur havuzlarında toplama. .Ambalajlama.

13.Kurutma. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise .1. XI. Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler.1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir. kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir.13.Şamot esaslı maddeler.Silisyum karbür esaslı mamul maddeler. Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir. c. Hammadde Kil. firet. .6. Silisyum karbür.5. sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası. plastikkiller. Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır. kaolen. sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0. inhisar gri kili. devasakari. b. kuartz manyezit. şamot. kuartz Kil. .Vakum presten geçirme. plastik kaolen. kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI. manyezit vb.Son şekillendirme (rötüş).Kordierit esaslı mamul maddeler.1. XI. bağlama kili. kaolen. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol.7. cam suyu. simav feldspat. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . sağlık Plastik. . mermer. kaolen.Dinlendirme.Kaba şekillendirme. .13. esiri kili. kuartz Kil. Bunlar.1.1. kuartz Kil. 343 . .01-0.C.Glazürleme. Soda. kaolen. talk.1. a. Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi.1. çine aplit. Burada üç tür madde üretilmektedir. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen. Bakteriler için zehirlidir. Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir.T. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir.

2.13. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir. Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir.3.C. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır.2. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır. Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI. Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması. kurutma. ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır. dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir.T. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. pişirme (fırınlama). taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur. balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır.1. karaciğer. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. XI. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını. kırma öğütme. XI. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. çok miktarda çözünmüş . 344 . Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir. Tuğla üretimi. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar. Bunlar solungaç nekrozu. solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp. XI. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI. Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil.2. eleme. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar.13.2’de verilmiştir. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”. şekil verme. Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur.13.13. Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır.13.2.2. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular.

gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir. 2000. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır. Buna mukabil.000 Toplam 414 6.568. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde. soda.T. Ankara.000.13.427. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda. VIII. Küçük Menderes Ovası’nda. yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak. Milas’ta. büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler.000.2. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir. SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir.000.000. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1. Söke Ovası’nda. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır. Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir. Edirne’nin Meriç Ovası’nda.000 451.000 5. Çorum’da.000. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir. halde Harmandan (kum. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.500. Konya Ovası’nda.000 Doğu ve G. genellikle asidik karakterli olup. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır.Beş Yıllık Kalkınma Planı.C. torbalı filtreler vb).000 167.13. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda. AfyonAkarçayı. Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde. araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda. Tablo:XI. Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır. baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de.000.100. 75 546.000 Ege Bölgesi 129 2. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar.000 Karadeniz Bölgesi 60 825. XI.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır. İstanbul-Silivri. Baca gazlarında uçucu küller ve is.500. (toz odaları. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar.000 644 500 000 Kaynak: DPT.030.3.836.000.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1. Tekirdağ’da.000 12. Avrupa Birliği 345 . siklon ve multisiklonlar. Baca gazlarındaki SO2 . Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları.000 Akdeniz Bölgesi 31 440.Doğu Anadolu Böl.000 9.600. Gediz Ovası’nda. sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar.000..

080 ton/yıl 600 ton /yıl 1.A.Ş Marmara Cam San.A.000 ton/yıl 4.000 m2/yıl 1.3’ de.’dir.400 ton/yıl 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.C.000 ton/yıl 215.13.4’de verilmiştir.Ş İzo Toprak İzocam Tic. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT. A.Tic.13.Şti* Paşabahçe Cam.400.800. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.000 m2 /yıl 200.Ve.514 1.398 Kaynak: DPT.Ş Diğer Isıcam Ür.Tic.Tic.Ve Tic. Ankara.000 ton /yıl 35. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San.Ş (OTO) Çayırova Cam San.Ş Trakya Cam San. cam sanayi üreticileri.A. A.Ve.000 ton/yıl -4.000 ton/yıl 1.334 1. bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI.13.A.000 ton/yıl 4.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400.A.470 1. 2000. XI. cam ev eşyası ise 3.Ltd.Ş Trakya Cam San. sıradadır.San.Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1.000 ton /yıl 10.000 ton/yıl 15. A.000 ton/yıl 64.A.A. VIII. VIII.Ş Çayırova Cam San.A.A.(64 Firma) Trakya Cam San. 346 .Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1.13.000.13. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2. Tablo: XI. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.3.Ş Çayırova Cam San. Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San. cam kaplar 2.080 ton/yıl 14.A.000.Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic.000 m2/yıl 6.Ş Topkapı Şişe San.Ş Trakya Cam San. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI. sırada.089 1.000 m2/yıl 2.2.000 m2/yıl 3.3.080 ton/yıl 30. Cam Yünü.Ş Koncam Kristal Cam San . Tablo:XI.T.4.000.000 m2/yıl 285.A.Ş Koncam Kristal Cam San . Ankara.000 ton/yıl 310. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1.000 ton/yıl 210. A. sırada.Ş Denizli Cam San.A. Beş Yıllık Kalkınma Planı.209 872 -4. 2000.Ş Anadolu Cam San.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf.A. San.

. XI. .13.3. . Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim. .OCF Prosesi.Hoger Prosesi. Ana İlkel Maddeler. Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir. Eritme (Fırın). b. Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.13. XI.Tel Prosesi. Harman Hazırlama. Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır. .İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler. Float Prosesi. Yardımcı İlkel Maddeler. . 347 . Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1.3.HERM Prosesi. Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim.C. Finisaj İşlemleri. Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi.4. Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler.T. 2. Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler. Danner Prosesi. a. Şekillendirme. . Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama.Grosler Prosesi.3. Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi. Vello Prosesi (dikey aşağı çekme).Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler.Meme Çekme Prosesi.Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.

. .C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. kaolin. . 5.. B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir. 3..T.. VIII. .5. Teknolojik Esasların Saptanması.Amonyum Sülfat (NH4)2SO4. Ankara. 348 .Alüminyum (alüminyum oksit).Bunlar Na2O verir. XI. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi. Arşt.1987. Ana İlkel Maddeler: . 2.vb olarak girer.MgO verir. T. c.Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü. 2. sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1. kil. ÇEKÖK Genel Müdürlüğü. 2000.. İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl. TÜBİTAK Mar. Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler.. Türkiye’nin Çevre Sorunları.Alüminyum hidrat..ve End. 1984. Aralık-1982. Türkiye Çevre Vakfı. 2000. 7..Renk Verici Maddeler. Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir...Sodyum Sülfat (Na2SO4).Mağnezyum Karbonat (MgCO3). Ankara. .Enst. Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması.. 1995. b. İstanbul. Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler.3.. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı. .13. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 6.C.CaO verir. Cam Sanayi Sektör Araştırması. 1981.Kimya Müh.. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları. .. İstanbul.SİO2 verir. . Bölümü Çevre Grubu. Arşt. T.Kalker CaCO3.C Çevre Bakanlığı. feldspat.... pegmatit. B.Bil. . Ankara..Kuartz kumu. Ayrıca nikel. 4.... Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Yardımcı İlkel Maddeler: a. gümüş.Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c.... 1..Sodyum Klorür (NaCl). Diğerleri NH4NO3. DPT. NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler. Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler.Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl).

b.1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır. tiyatro perdeleri ve boya yapımında. c. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. Anthofilit Tipi. d. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. a. Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür. Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır. Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak . b. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir.T. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c. önemli bir mineraldir. Ateşe dayanıklılık. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde. c. su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında. Buhar. gaz. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. XI. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin. Serpentine Grubu. silikat bileşiminde. doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır. Asbestler. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir. Tremolit Tipi. Ateşe dayanıklı elbiseler. Krozotil Tipi Amphibol Grubu.C.14.14. a.2. Bunlar. Amozit Tipi.ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI. Bu durum aşağıdaki üç a. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar.14. teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır. 349 . Krikodalit Tipi. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. Elektrik ve ısıyı yalıtması. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.

Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme.) k. Mardin.T. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra.). Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında. Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında. Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır.14. valf ve contalarda. Asbest yünü. filtre bezleri vb. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. önlük. Sonuç olarak. şarap. ambalaj kağıdı vb. m. f. tavan duvar kaplama düz levhası vb. macun ve yapıştırıcılarda. . Birleştirici olarak asfalt yollarda. h. g. Bolu. Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira. l. basınçlı boru ve aksesuarları. asit pompalarında. tavan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar. endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde. Manisa. toprak ıslahında.C.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi . drenaj boruları. kullanma suyu. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. Erzincan. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde.5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür. asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir.Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler . Fren balatalarının üretiminde. 350 . Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven. conta packings keçe. o. asbestli çimento. ı. kanalizasyon. İSGÜM. Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır.3. i. n. Bunlar. İzmir. tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde. j. asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında. asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. duvar kaplamaları ve panellerdir. XI. Adana. elbise. Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir.). muhafazalarda. . Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe. Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir.

Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50. Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup.1’ de verilmektedir. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir.T. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır.14. demir cevheri vb. Bağımsız Devletler Topluluğu.lerdir.000 ton civarındadır. grafit. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır. doğal bir mineraldir. dayanıklı ve ipekimsidir. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir. Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır.14. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır.C. vb. XI. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. biyotit.Tatarcık yöresinde. Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık .6. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. Bursa. Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır.5. maske kullanımını sağlamak. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür.14. XI.4. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir. solunum. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır. havalandırma. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır. Asbest Üretimi Akım Şeması. Asbest. Sivas.14. 351 .2’ de verilmiştir. lifleri esnek. atapulgit.14. paligrosgit serpantin. Şekil:XI. talk. muskovit.

1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 .14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.C.T.

14.C.2 Asit Testi Akım Şeması 353 .T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.

Sigara dumanı. a.C. Asbestoz. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır.Kişinin duyarlılık derecesi.T. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. Mezotelyoma. Bu nedenle. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. 354 . bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı. uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı. Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. . a. b. b. Bunlar.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. c. aşınma problemi. Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir. Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir. Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. d. . Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür. Akciğer kanseri.Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır. Yapılan tıbbi araştırmalarda. İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır.

554 Asbestli Balata İmalatı 7. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir.14. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı. kum vs. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir. İşyeri ölçüm ve takibi f. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak. Haberleşme. Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır. Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir. Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir. Sağlık kontrolü g.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir.’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI.C. Tablo:XI.T. amozit için 0.14.1.eğitim XI.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri. Tablo XI. XI. 2001. Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler.14.033 Asbestli Levha İmalatı 55.5 krokidolit için 0.14.7. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri. d.8. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının.2’ de verilmiştir. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 .14.Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar . akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur. kapasiteleri ve toplam işçi sayıları.2 lif/cc değerleri getirilmiştir. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir.

Ş İstanbul Atermit End. A. Asbest ve Sağlık.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End. 6. 7. ve Tic. A. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri.Ş İzmir Temel Conta San. ve Tic.Ltd.H.Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. ve Tic.Ş İzmir Beşer Balatacılık San. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri.T. ve Tic. A. İzmir Frentek Balatacılık Oto San. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. A. A..Ş Erzincan Eren Blata San. A. 1990. ve Tic.ve Tic. Ankara. 1989. A. E.14. Ltd . ve Tic.Ş İzmir Özgür Atermit San. 356 .Ş Manisa Özemel San ve Tic. ve Tic. ve Tic. ve Tic. VIII.2. 1989. A. Sabır.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.San.ve Tic. ve Tic. 4. Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler. A.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San. Can. 3.Şti İstanbul Özgür Atermit San. 2. A. A. Kontrollü Kullanım Yaklaşımı.. A. Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1.Ş Mardin Miner Otomotiv San. Asbest Projesi Çalışmaları. A.A. 2001. A.Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A. Beş Yıllık Kalkınma Planı.U. A. ve Tic. ve Tic.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San. 2000. Şti.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San. A. ve Tic.Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San.Ş İzmir Kale Balata Oto San. 1990. 5. Toplum. ve Tic.1989. 2001. ve Tic. İSGÜM. ve Tic. DPT.Ş Bolu Tamer Amyant San.Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.Ş Kocaeli Mardin Boru San. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi).C.

kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir.000 704. otomobil sanayinden uçak sanayine.000 357 .550.15.128.000 420.000 18.15. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2.000 712.000 861.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır.000 400. apre (terbiye). tedarikçi durumundadır.000 755. Ülkemizde tekstil. sırada. boya.Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır.000 1.1. Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir.C. Tekstil ürünleri denilince. elyaf. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar.788. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır.000 2000 (ton/yıl) 3.830. örme.000 900. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir.412. 2000. Tablo:XI. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir.000 18.000 739. iplik. 1999 (ton/yıl) 3.000 1. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği.000 2.700. dokuma. Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI.T. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir.1’de verilmiştir.000 3. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir. boya. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır. baskı.15.694.635. hazır giyim. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI. Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne. Özet olarak tekstili.700.000 726. Hazır giyim sektörü 2. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini.706.000 3. birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak.657. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine. kumaş.000 792.000 2. elyaf hammaddesinden elyaf eldesi. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13.1. halı. büyük tedarikçisi konumundadır. elyaftan iplik eldesi.000 1.000 623. büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır. tarımdan baraj ve tünel yapımına. öncelikle aklımıza iplik. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.15. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar. hazır giyim sektörü ise 6. iplikten kumaş yapılması.

tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. Dokuma. dokuma.1. halı. Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. XI. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI.2. Elyaf Üretimi Elyaf. mukavemeti. boya. jüt. Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. jüt) b. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar. Kasar. kendir. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen. apre vb. Polisler. tam sentetik. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler. Kumaş Üretimi. Doğal. Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar. konfeksiyon vb. c. yarı sentetik. örme. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir. ipek) 358 .15. e. Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi .15. Pamuk iplikçiği.15. Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. firmaların adı. keten. Kumaşların Terbiye İşlemeleri.2 ‘de. XI. elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. kısımları bulunmaktadır. konfeksiyon. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. giyim. yün iplikçiği. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. boya.T. baskı. sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI. Bunlara örnek olarak. terbiye. keten. 3. 2.C. a. Bitkisel Elyaflar (pamuk. iplik. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır. b. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. sentetik iplikçilik. belli bir uzunluğu. hazır giyim. 4. inceliği. baskı. Hayvansal Elyaflar (yün. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir.15. İplik Üretimi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri. Doğal Elyaflar: a.2. Elyaflar. d.3’ de verilmiştir. Elyaf Üretimi.

375.222.433.920 m2 51.15. 127.968 adet 22.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska.128 m 11.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf.210 ton 79.569. 2.800.ekstrafor. Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic.339.bant Fisto ve tanteller.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı.827.473.805.723.apreleme. 19.533.187.710.200 m 21.çadır kasarlama) Şerit . 113.037 kg.hasse.916 adet 96.508.755.434 m 35.200 kg 102.15.boyama.513. Tablo:XI.606 m 6.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.654.222.473. ---37. Asetat) b.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları. 349.yorgan çarşafı.637. Üretim Çeşitleri.920 m2 6.016.815.117 m2 4. poliamid.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. 926.iplik ve kumaşların kasarlama. 994.T.apreleme Sentetik elyaf. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a.291 m 432.çarşaflık dokuma.498.376.174 m 34.574 ton 1.593. 10.794 m2 68.560. Sentetik Elyaflar (poliester.251 kg. 1.131adet 251. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI.481. 359 . gupür Ayakkabı bağı.874.516.304. 263.760 m2 2. akrilik.563 kg 1.lif.777 kg.184 kg.elyaf.102 ton 10.246.312 m2 14.049.boyama.201.790.300 çift 7. 2001.C.yünlü kumaş.597 kg. 45. 515. Rejenere Elyaflar (viskoz.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda.914 kg.670 m 13.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12.586 kg.600 m 355.504 kg. 6.809 kg.590 kg.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama.627 adet 69. 17.608.iplik ve kumaşların kasarlama.748 ton 954.674 adet 1.231.835 kg 45.fermuar şeridi.etiket.1’de verilmiştir.600 m.585 kg.102.478.nevresim.çile.632 kg.910.boyama.017.117 kg. 6.807 kg.947.691.135 adet 15.707 m2 24.835 kg.374 adet 5.965.

507 1.Ş Bossa Tic.Ş Bakırköy Konf.ve Tic.ve San A. Trakya İplik San.Ş Özcanlar Tekstil San. Ltd.Koop.Ş Sönmez Pamuklu San. San.454 1.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat.C.192 1.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San.Bir.121 3.Ş Gökhan Tekstil San. İmalat. ve Tic.A.ve Tic. A. A.058 1. ve Tic.387 1.A.Ş Modavizyon Tekstil San.226 1. Birlik Mensucat Tic. A.482 1.Ş Tariş Pamuk Sat. 2001.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5.A. A.İşl.Ş Dünya Halı A. Küçüker Tekstil San. San ve Tic.San.T. San Tic.187 1.198 1.San.Ş. A.İzmir Basma San İşl.619 1.İşl.İplik Fab. A. A.Ş Çukurova San.Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San. A. Küçük Çalık Dokuma Teks.100 1. A.İşl. Koop.Ş Sümer Holding A.105 1. A. A.Ş İsko Dokuma İşl. A.Ş Saray Halı A. A. San.ve San.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok.San.390 1. Sanko Teks.15.Ş Zorlu Linen Dok. ve Tic. A.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır. Tic.Ş Bursa Merinos Yün.Ş Merinos Halı San. Entegre Tekstil Firmaları Adı.Ş Erenko Tekstil İhr. San .Ş Sümer Holding A. A. ve Tic.Ş Kordsa Sabancı Dupont End. ve Tic. ve Tic. ve Tic. ve Tic. San Tic. A. A. A.000 2. İşlt. ve Tic.Empirme Konf. A. Isparta Mensucat San. A. A. A.Ş Beyteks Konf. ve Tic.A.Ş Çetinkaya Mensucat San.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic.462 1. A. A. A.Ş Şahinler Mensucat San. A.Ş Dörtel Tekstil Örme San.Tic. Kaynak: TOBB.İhr.510 1.Ş Akın Tekstil A. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. May Tekstil San. A.196 1.361 1.300 1. Koop.348 1.Tic. 360 .T. A.İşl.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A. İşl.A.ve Tic. Tic. T.Ş.İplik Fab.Ş Güney San.589 1.267 1.Ş Karsu Tekstil San. ve Tic. A.İplik.Tic. Tic.ve Tic.132 1.Değ.Şti Kom Tekstil ve Konf.Fab.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San.179 1. ve Tic. ve Tic.Ş Bahariye Mensucat San. Ve Konf.Ş Sanko Tekstil San. Ltd Şti.623 4. Akbaşlar Tekstil San.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San. A. A. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. ve Tic. İplik Fab.A.Ş Erak Giyim San. A.465 1.İşl. A. A.Tic.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf. Fab.Ş Sifaş Sent.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab.Ş KorteksMen. San.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic.Kord Bezi A.Ş Sümer Holding A. Ve San. Yeşim Tekstil San.ve Tic.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap.ş Atlas Halıcılık İşl.Ş Orta Anadolu Tic.Ş Mensa Mensucat San.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.T.Bir.A.Ş Güneş Tekstil Paz. A. İşl. San. A.Ş Berdan Tekstil San.320 3.Ş Sarar Giyim Tekstil San.Ş Aydın Tekstil İplik Dok. A. A. A. A.Ş Aydın Örme San ve Tic.T.ve Tic.Bir. ve Tic. İşl.Ş Polylen Sentetik İplik San.036 1.967 2.Ş Denizli Basma ve Boya San.3.Ş Akteks Akrilik İplik San. A. A. Ve San. Tic. ve Tic.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI.T.15.1. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .C.

T. katlı. satin. jakar. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin. krep. üç iplik. düz. dantel iplikleri vb. jakarlı ribana. Yapılarına göre İplik Çeşitleri. viskon.2.C. floş. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel. süprem. olarak ayrılır. Kumaşlar esas olarak. c. poplin.2. dikiş. özel yapılı iplikler. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen. gerekli temizliğe.15. sentetik filament. strayhgarn vb. divitin. tafting. merserize. İplik eğirme. kadife. d. kalandırlama gibi. ipek. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek. c. şambri. örme kadife.3. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. sentetik kesikli. panama.Non-woven Yüzeyler: Keçe. simli örümcek. Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir. wafel pike. pazen. kanvas. etamin. karışık makarna. ağartma. dobule-blıster vb. bazik işlem. rayon. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir. filament b. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır. 362 . b.Dokuma Yüzeyler: Denim. kord. a.15. Terbiye İşlemleri Genel anlamda.2. pürtüklü. XI. balıksırtı. haşıl sökme. İplik Çeşitleri. örme. hidrofilleştirme. lakost. kaşkorse. krablama. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. Ancak şardonlama. ribs. keten. a. Pamuk. Dokuma. XI. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar.Fantezi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. empirme.Kesikli. jakar frotte. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur. yün.15. Hammaddesine göre İplik Çeşitleri. gabardin. bürümcek. pike.4. a. Genel olarak terbiye işlemleri. penye ribana. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir.2. saten.Örme Yüzeyler: İnterlok. karışım iplikler. alpaka. flanel. karbonize. viskon.

Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.15. Şekil:XI.15. iplik halinde boyama.7 Ege Denizli. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama.5 64.İçel.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir.8 Diğer Bölgeler Adana. 2001. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu.4’de verilmiştir.Uşak 59 15. rezerve baskı.4.5.Maraş 53 14. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir. Yün sektöründe ise. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler.K. en çok yün.VIII. Tablo:XI. iç giysi. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Bursa 51 13.Çorlu.İzmir.8 70.Antep. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya.G.T.3 Türkiye Ortalama 81. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI. Tablo:XI. Ankara.C.3. apre.15. elyaf halinde boyama.2 Kaynak: DPT.2’ de detaylı olarak.Çerkezköy 107 28. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI.7 67. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir. hammadde kaynakları. kumaş boyama.4 51. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. BYKP.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir. hazır giysi boyama. XI.15. özel baskı. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir.5 Baskı İşletmeleri -62.2 Kaynak:DPT. 2001.9 Fason İşletmeler 82. Baskı: Direkt baskı. Ankara. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır.4 56. Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye. 363 .3 59. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul.5 ‘de verilmiştir. Bunların % 47’si entegre işletmelerden. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI.6 61.Kayseri.15. c. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi.15. işgücünün niteliği.7 Marmara İstanbul.1 72.15. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır. Örme giysi. VIII.2 56. tops boyama. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi.3 73. Konfeksiyonda üretim yapısını.5 62. d.3’de kısaca gösterilmiştir. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için.Malatya. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır. ronjan baskı. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir. Beş Yıllık Kalkınma Planı.

bayan üst giyimi.) 3. manto. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı.).1. ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto. 364 . Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre.Klasik makine parkına sahip.Ultra modern makine parkı olan işletmeler. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir.) olarak sınıflandırılır. koltuk kılıfı vb. Örme Giyim Üretimi. mont vb. bavul vb.) 2.2. çarşaf. Çadır.15. iç giyim vb. 1. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir. ağız maskesi vb.) 7. 3. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. Ev tekstil ürünleri (perde. Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü.15. cüzdan. XI.C. çocuk giyimi. Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri. 1.3. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri.1. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri . hazır giyim sanayi ürünleri.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler.T. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir. Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak.) 6.1. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir. XI. koltuk kılıfı vb. pardösü vb. kaban. sentetik ve bunların karışımıdır. yelken ve paraşütler 5.15. 2.3. giysilerde üretilmektedir. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb. 2. XI. ucuz işgücü olan işletmeler. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde.) 4. uzay giysileri vb. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler. Dokuma Giyim Üretimi.1. (erkek üst giyimi.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken. yün. emniyet kemeri. kemer. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir. Örneğin. pamuk. döşeme. üretim gruplarına ayrılırlar. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir. Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri.

C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 .15.T.

T.2.15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.C. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .

havlı yüzü olan dokumalara halı denir. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi. yaygı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI. beşik. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı. sarma nakış. dekorasyon malzemesi. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. Halıcılık. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. Yer döşemesi. dolgu nakış. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır. zincir nakış. VIII. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır.4. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip.2. XI.T.C. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. pul.15. Nakışlar. ajurlu nakış. lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar. bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 . Bu tarihlerde Fransa. kıl. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Halı Üretimi Pamuk. heybe. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır.3.15.15. Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir. yün. delik işi nakış. çadır. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI. ürüne farklı.

1. 1.Bunlar. Sektör yaklaşık olarak 1. Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. Halı sektörü esas olarak. Bu rakamın % 3’ünü ipek. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından. XI. Türk el halısı. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak.T.5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir.4. c. % 16 ‘dır.15. 368 .461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde. Bu oran İran için.4. % 17 . Dokuma Halılar. 100. Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir. El halılarının kalitesine etki eden faktörler.000 düğüm/m2. El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır. halı türü.2. % 40 Hindistan için. XI. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. örme şekli. El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir. Pakistan için . b. Makina Halısı 2.15. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir.C.6’da verilmiştir. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır. 10. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir. Bu emek yoğun bir sektördür.000 düğüm/m2 ‘dir. halının üretildiği bölge. Tufting Halı ve Kilimler. Non-woven Halılar.15. yün halıların ise. Dokuma halıda : 2. a. Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir.310 g/m2 civarıdır. kapasite. % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır.

Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır. PA.15.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1. 8. Tekstil Sektörü Atıkları XI. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları.15. I. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.C.2.2. XI. Jüt 75 Kaynak: DPT. 10. pamuklar. 14. Kapasite. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür.2.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır.5.5. BYKP.000 PP. PA.6. Azoik boyar maddeler 5. XI. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır.2. Kullanılan Hammadde. PES 55 Tuftıng 55.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar.000 PP. Jüt. Küpe boyar maddeler 3. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır.5.15. sıvı. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır.13.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı.1. 13.5. Pamuk 90 Non-Woven 34. 12. gaz olmak üzere üç türlüdür. Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90. Ankara.T.5. 369 . Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Üretim.000 70. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir. 4.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır. geri dönüşümlü olmayanlar. 2. Ingraın boyar maddeler 7. 6.000 16. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. Mordan boyar maddeler 11. PAC.1. 2001. PES. Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar.15. PP.000 Yün. PAC. XI. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır. 2. VIII.15. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde. Asit boyar maddeler 9. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir.000 24.

Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun.4 ‘de gösterilmiştir. 2.yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi.3. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır. çinko gibi maddeler bulunmaktadır. Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir. Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur. sülfit.2. şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler. d. SO2. AKM. Seyrelmiş halde . Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. Çözünmüş oksijen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. krom. XI.3. CO. üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır. BOİ. Yağ. 3. Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek.15. NOX. bakır. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler. Fiziksel Arıtma. c. Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır. XI. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları. Biyolojik Arıtma. üre. nikel. çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak.15. 1. polimerler. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır.T. e. NH4-N. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır. 370 .gres. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI. KOİ.C.5. NO3-N. Çamur Susuzlaştırma İşlemi.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır. Fiziksel arıtmada. fosfat türevleri. Biyolojik arıtmada.SO4). Çamur susuzlaştırmada. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır. islik. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır. Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri . f.5. Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. türevleri ve etoksilatlar. kadmiyum. g. Bunlar. b. Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır. h. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na. cıva. Hidroliz olmuş yağ asitleri.15.

C.. Sanayi ve Tic. 2001. 3..15. 6-8 Ekim1999. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3. TOBB. 6. Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi. Md. 2001. Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http. DPT.4. 2001. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır.T. Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı. 5. Ankara. ÇÜ. BYKP . 4. Sektör Raporları. VIII. Gel. Tekstil Kongresi. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. Gen. Çukurova Üniversitesi. Bak. Adana http. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. San ve Arş. 2. 371 .

hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. dış ticaret. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır.Yabancı sermayenin. 1. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı. İçten yanmalı motorlar ise. gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise. çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta. Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri. 2. devlet yardımları. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar.16. aksesuarlar kullanılmaktadır. ana üretim tesislerinde ise.C. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır. Otomotiv sanayi. XI. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır. Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay. yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. 372 . İçten yanmalı motorlar. Benzinli (Otto ) motorlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi. TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir.2.1. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte.16. sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır. boyalar. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır.16. Motorlar Motorlar genel olarak . 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi. Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır. XI. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç.T. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi. boyama ve araç montajı yapılmaktadır. yalnız presleme. B. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen. A.

16. alüminyum. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir. Boyama Ünitesi. çinko. pH. ara ünitelerinden olan presleme. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ). siyanür. çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir. 373 . bu kirli sular. Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi.2. motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır. gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular .T. Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır. Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği. ayrıca Türkiye Araç Parkı ise.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ). Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir.3. XI.16. kurşun. Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler. c.1.Yağ. civa.1‘de gösterilmiş olup.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9.16. Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres.3.2’ de verilmektedir.3. gres. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane.5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6. Presleme Ünitesi. XI. bakır. tuvaletler. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup. Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Montaj Ünitesi. .16. demir. En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane. d. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı . nikel. Tablo:XI. b. boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup. krom. yağ ve gres. Gövde Kaynak Ünitesi. yağ. KOİ.5-7. kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir. flor ve azot bileşikleridir. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır. kaynakhane.Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır.16. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir. XI. BOİ.5-10. Tablo:XI. .

A.018 300 300 194 109 186 1. .O.M.N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N. Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır.FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.Atık yağlar. Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği.8 75 0 37. XI.5-12 kg arasındadır.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M.000 4.Aküler. M. ISUZU CHERYSLER INT.5.I.100 29.A. 2000.243 40.16.Fosfat çamurları.038 (*) Opel Türkiye. Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9.N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T.C.000 6.000 13.400 50 12. .V.250 2.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2. karton.713 4.Kirli solventler.190 4.HONDA A.600 1. pik-alüminyum-bakır malzemeler.3. XI.400 2.Atık toner ve kartuşlar. kağıt.504 5.4.LTD.Boya çamurları. ağaç paletler. . Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır. Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır.000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1.000 m2) 15.000. piller . .853 10.Kirli eldiven ve üstübü bezleri .200 1. Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır.000.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO. .500 63. naylon.252 50 29. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır.244 22. FORD HYUNDAI MOTOR COMP. Miktar olarak en önemli atık miktarı.) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır. Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir.16.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37. Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.16.Kimyasal ürünler.652 2. 374 .340 310. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır.000 64.T.3.843 7.1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A. Tablo:XI. PEUGEOT M. .S B.3.3.16. Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10. vb.

707 66. 375 .753 Minibüs 7.160 305.317 47.598 73.545 90.958 1.193.543 9.176 138.221 387.802 320.982 84.980 17.649.889 62.872 234.578 370.825 1.250 213.548 221.606.861 134.695 155.105 3.011 62.680.369 458.196 10.511 313.152 118.718 248.771 153.325.454 442.234 1.676 187.040 18.619.067 1.774.951 97.302 Traktör 50.119 50.359 4.186 5.861. 2000.916 22.616 69.095 Kamyonet 30.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü.090 4.081.407 280.505 224.592 84.087.772 190. 2001.496 217.022 692.344 2.434.403 1.290.999 56.T.058.867 125.414 112.001 513.312 159.360 313.107.559.259 402.043 81.057 211.303 3.480 240.005 349.504 20.310.788 529.891 308.135.365 378.161.106 212.948 15.885 118.770 73.160 403.870 394.632 145.213 144. 2001.372 180.263.424 624. Türkiye İstatistik Yıllığı.375 137.407 105.473 397.427 198.052.469 11.399 133.586 371.449.156 3.858.623 46. Trafik Daire Başkanlığı.462 39. Otomotiv Sanayi Derneği.119.579 1.821 172.270.608.804 31.577 983.192 3.931 56.762 186. DPT.920 86.332 13.945 403.565 4.021 1.638 47.640 3.520 15.933 746.726 11.096 28.525 135.278 165.879 1.449 87.755 233.122 40.839 35.432 38.432 811.567 235.865 118.449 91.817.404 23.290 374.482 259.232.345 137.927 43.444 1.585 80.239 16.690 2.476 11.392 257.864.694 197.636 672.152 57.633 1.277 197.314 112.072.596 64. 3.996.540 20.139 200.520 2.120.011 21.180 354.466 243.308 7.441 48.780 95.570.714 491.655 52.257 1.008 18.894 560.454 704.108 74.859 63.824 1.16.188 5.242 227.967 20.693 12.274.326 4.381 122.559 30.763 25. VIII.051 182.129.687 742.652 Kamyon 49.697 87.838 626.021 243.896 108.197 94.777 436.216 11.622 3.269 353. 2001.272 240.551 157.283 755.900 166.303 874.978 101.743 442.388 2. 2.055 34.181.478 43.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.569 792.166 241.421 333.066 281.627.433 78.767.309 108.546 488.211 225.838.263 807.726 156.025 98.350 919.658 29.172 58.884 51.388 745.874 96.066 51.254 87.783 33.721 205. Beş Yıllık Kalkınma Planı.771 321.631 4.409 287.269 178.731 637.353 273.514 69.437 6.607.579 116.465 856.973 75.781 583.974 612. Kaynaklar 1. DİE.777 604.371.093 146.796 71.852 2.917 106.634 32.781 54.C.187 1.026 125.065 508.438 688.380 25.798 53.457 1.356 46.338 1.486 917.608 65.034 79.417.836 61.834 2.724. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.478 70.388 27.700 68.424 173.506 Toplam 222.516 556.140 1.995 1.030 1.449 654.041 13.739 28.095 164.252 776.646 2.721 49.559 30.845 692.511 3.672 Otobüs 11.602 263. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.496.554 56.489 2.373 726.477 6.893 172.506 776.

600.000 2. sarma. kumaş.000 Traktör arka 413. Tablo:XI. e. d. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir . ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer. VIII. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma.000 434. yumuşatılabilir. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.000 1.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1.850.on g. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.17.000 1.000 868.000 615.015.000 696.000 43.000 3. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır.796. a.000 3. 376 . Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir.910.000 207.1’de verilmektedir.000 Kaynak: DPT. yapıştırma.17.000 428.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3.17.000 55.481. b.000 1.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2.980.1.Şekillendirme. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun. pudralama.000 1. Ankara. plastik veya metal üzerine kaplanabilir. 1998 125.000 4. c.324.000 Kamyon –otobüs Radyal 826.000 2.500.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI.502.17.454.445. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Hazırlama. f.000 İç Lastik 2. kaplanabilir.000 676. kesme makinaları kullanılır. Vulkanizasy.000 İş Makinası 30.231.000 8. Şekillendirmede kalenderler. yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir.000 XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 730.000 Traktör ön 616. Plastik madde olarak lastik.000 8. Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun.000 601.329.100. açma.000 2.000 442.074.271. sarılabilir.259. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite.000 1.000 13.569.295. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir. parçalanabilir.402.000 13.Yoğurma. Konfeksiyon. Akım Şeması Şekil:XI. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir.210.826. kalıplanabilir.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301.576.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579.200.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796. Hamur Yapma. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur.17.000 984.000 11.406.Bitirme.120.000 3.000 Dış Lastik toplam 11.000 387.000 4.C.000 37.000 247.000 585. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları.000 6. 2001. yapıştırılabilir.T.000 Binek Radyal 6.1’ de verilmiştir.000 1.000 1.

17. Lastik Üretimi Akım Şeması 377 .T.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI.C.

renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları. disülfit. Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI. ksilen tiollerin çinko tuzları. e. selenyumdisülfitler. Esneklik. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol. Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a.9 % 1. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak. CaCO3. aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin . tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO. sentetik kauçuk. benzotiazol. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri.17. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır.3. karbon siyahı. kükürt. yumuşaklık. ksilentiol. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri.1 % 1. Binek radyal lastikleri. Binek konvansiyonel lastikleri. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir.1. çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir. ZnO. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. b. f. 378 . katran Plastiserler: 2-naftalentiol .9 % 31 XI. TiO2. Kil. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı .C.3. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri. P-kınon dıoxim. kord bezi.17. alkil. XI. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri. Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1.T.2 % 3. c. reçinler. Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır. MgO.17. kükürt monoklorit. Stearik Asit . d. sertlik.9 % 0. cin kodietilditikarbomat.17. aşınma direnci vb.1.2.2. Ham lastik kullanışsızdır.

17.1.2.Profiller. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane. terlik.Sızdırmazlık elemanları. İç lastik. beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar. Lastik Eşya Endüstrisi a. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır. f.Otomotiv. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g.17.17. Bisiklet-motosiklet iç lastiği. e. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır. Traktör arka lastikleri.4.2.Lateks mamulleri. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır. g. Toplam Katı. XI. XI. 379 . toplam PO34P. XI. d. l. karbon siyahı. keçe). ı. k. XI.Konveyör bant. c. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır.Ayakkabı .Hortumlar.3. Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte. KOİ. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir. rondele.4. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır. bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır.(conta. İ ş makinası lastikleri. h. h. tuvaletler.T. yağ ve gres.17. NH4-N. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri. ökçe.C. Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler. Traktör ön lastikleri. j. bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte. taban. BOİ. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. Bisiklet-motosiklet dış lastiği. b. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta. Askıda Katı Madde.4. m.Diğer lastik eşya.

Özel İhtisas Komisyonu Raporu. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları). karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır.Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır. kağıt.17. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını.4.Ş. Lassa Lastik Sanayii ve Tic. Ankara. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir. Karbon siyahı tozları. Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir.C.TÜBİTAK. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.-Petlas Lastik Sanayii A. 2001. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir. / Kırşehir 4. 1982. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması.17.4.4.Ş.6.5. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir.Ş. 380 . her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır. XI. DPT. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler. VIII. XI.3. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır. Good Year Lastikleri A.Ş / Kocaeli 2.Türk Pirelli Lastikleri A.4. Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. / Kocaeli 3. Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta. XI.17. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir. 2. A. kirliliğinin yanı sıra insan. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır. / Kocaeli Kaynaklar 1.17. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir.T. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir.

Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak. devlet yolları ağlarına. Otoyolu. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. İl Yolları. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise.T. deniz ve hava istasyon. Ülkemizin karayolları ağı sistemi. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir. Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. devlet ve il yollarının plan. Karayolları Genel Müdürlüğü.C. Karayolu taşıması. İl Yoludur. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. kendi ulusal gelişmesi. şehir. Orman Yolları. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. limanlara. hiyerarşik durumlarına göre. önemli bölge ve il merkezlerini. birbirine ve il merkezlerine. iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır. Turistik Yollar. 381 . Bunlar. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. ilçe ve bucak merkezlerini. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. liman. Devlet Yolları. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. Ana İstikamet Yolları. elverişli. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. il yolları. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. yapım. hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Ekspres ve Otoyollar. 5539 sayılı kanunla otoyolların. ALTYAPI. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir.Köy Yolları. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. demir. kasaba. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin. Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır. Devlet yolları. Avrupa. Bunlar..1. Karayolu ulaştırmasının altyapısı. Şehiriçi Yolları’dır. olup. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp. yakın demiryolu istasyonlarına. Devlet Yolu. Köy Yolları. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km. hızlı ve güvenli olması zorunludur. proje.

2’de verilmiştir. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi.1. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01. 2004.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.T.2. 382 . hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı.1. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur. Otoyol. E-24 vb.1.C.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği.1. 2004. E-23. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için. Tablo: XII. Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur. Ekspres yol. (E-5.) Turistik yolların yapım ve bakımı. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın.1. Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün.’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır. Ayrıca Harita XII. XII. yola kontrolsüz. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır. Harita XII. Tablo. Tablo : XII.1. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.2.’de Türkiye Karayolları Haritası.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII.01.

1995. dolgu. yeşillendirme. hendek oluşumu vejetasyon bozulması Rekreasyonel ve konutsal yerleşme Gürültü. Gelişim Erozyon. insan. su düzeyinin sağlanması Taş ve toprak kayması Yandan gelen rüzgar. yeşil alanların azalması stabilizasyon. toprak sıkıştırma. toprak nem artışı. gürültü perdeleri.3 Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskıları Peyzaj Faktörü Röliyef Potansiyel Baskı Yarmalar Köprüler Dolgular (Setler) Kendine Özgü Zarar ve Baskılar Doğal Yapıda Yarattığı Sonuçlar Gereken Düzenlemeler Trafik Güvenliği Sarp yamaçlar. Islah olanaksız peyzajın yaşama mekanını iyileştirici işlevinin azaltılması Yeniden onarım olanaksız Su düzeninin Yol inşaatı. çevre küçülmesi. Yoğun rekreasyonel bozulması boyunca konutsal ve rekreasyonel dolaşımı. ancak uygun biyotop tehlikenin artması kirlenmesi hareketlerinin kısıtlanması. biyotop Yeniden onarım olanaksız. bitki koruma ilaçları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XII. hayvan ve bitkilere zararı Sıcaklık düşmesi. yabani hayvanların olanaksız. rekreasyonel uygunluğun boyu bitkilendirmeyle perdeleri bozulması yakması. hava kirliliği.T. 383 . parçalanması. Biyotop parçalanması. don. toprak ilişkileri. Kısmen meliorasyon olanaksız yoğun toprak ıslahı çalışmaları Toprak Kirlenme Toprağın bozulması Kültür alanların yitirilmesi Su Kirlenme İnşaat makinalarıyla toprak sıkışması. yığılma Mikrokilima değişimi.C. yeşillendirme. kan olanaksız. yüksek hava. güzergah Biyotop bozulması. toz. Fazla yüzeysel akıştan sel oluşumu. iklim vejetasyonun tahribi güzergaha bağlı olarak yöre ikliminin sürekli etkilenmesi Bitki örtüsü Fauna İnsan Özellikle yoğun Hava kirlenmesi. soğuk ve sıcak hava oluşumu. oto-teknik aksamının yer altı su düzeyinin düşmesi zehirlenen bitkilerden dolayı insan geliştirilmesi stabilizasyon sağlığının bozulması önlemlerinin uygulanması. biyotop Genel olarak yeniden kazanma Hayvan hareketiyle bozulması parçalanması. erozyon. yabancı madde birikimi madde birikimi (kuyu ve barajlardan alanlarından uzak tutmak içme suyu) Buz veya yol zerinde su birikiminden dolayı kayma tehlikesi. mikroklimayı Görüşü önleme. uykusuzluk. bataklık ve ormanlık vadilerde sisten dolayı görüş engellemesi Yarmalardan hortum oluşumu. sıcaklık Bitkileme yoluyla ekstremlerin Sıcaklık ve zehirli yükselmesi. bozulması toprak kayması. güneş küçülmesi. yağlar ve tozlar. Bataklık ve turbiye için elverişli toprağın taşınması ve tahribi. toprak sıkışması. arazi bölünmesi geçirgen tabaka azalmasından dolayı yer altı su düzeyinin düşmesi (öncelikle turba ve bataklar) vejetasyon ve fauna üzerine etkileri İklim Yöresel değişmesi Güzergah boyunca arazi bölünmesi. Güzergah uygulaması ve yapısal tuzu seven bitkilerin düzeninin bitki koruma ilaçları ve yabancı madde önlemlerle bireylerin tahribi. oransal Hava birikimi. zararlı madde birikimi kayması Yağ. türlerin plantasyonu. toz. eksoz gazlarının azaltılmasına alanlarda kaza artışı alanların bölünmesi sağıtım yeteneklerinin bozulması ilişkin teknik önlemler. areal bozulması. ölümü oluşturabilecek çiftler Tarımsal Yol boyunca imisyon yoluyla Hayvan sütü ve etinde zehir birikimiyle Yeniden kazanma olanaksız hayvanların zarar zehirlenme insan sağlığının bozulması görmesi Merkezi ve vejetatif sinir sisteminin Genel olarak yeniden kazanma Sağlığın Gürültü. kayma düzenleyici bitkileme tehlikesi Tuzun olumsuz etkisinin azaltılması. soğuk hava birikimi azaltılması röliyefe uygun havadan dolayı trafik güzergah uygulaması akışının bozulması hava hareketi ve buzdan dolayı kayma tehlikesi. buz bitki koruma ilaçları.1. sisten dolayı görüş engelelemesi Sınır vejetasyonunun zarar görmesi. stres. kireçle güb