P. 1
türkiye çevre atlası

türkiye çevre atlası

5.0

|Views: 258|Likes:
Yayınlayan: Emre Aladar

More info:

Published by: Emre Aladar on Apr 16, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

01/11/2013

pdf

text

original

T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

3.1. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları. Türkiye Araç Parkı XI.14. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI.1.2.3. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI.3.5.1.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.1. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI.4.4.Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii .1. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI.13.T. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI.11.2.1.1.2. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI.6. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII.10. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI.1.3.4.3.1.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI. Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.13.1. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI.14. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI.11. Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI.1.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.12. Entegre Tekstil Firmaları Adı.2.2.3.15.11.1.11.4.16.4.4.16. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer.1. Halı Çeşidi Kapasite.3. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.17. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI.C.1. Üretim Çeşitleri.5.12.4.15. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI. Üniteler ve Sistemlerin Adları.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI.12.4.5.15. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII.15.10.1.15.12.15. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI.2. Makine Halı Sektörü.5.2.13.2. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII.2.10.13.2. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI.

Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII.3.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV.2. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV.5. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV.4.3. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix .2. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV.1.3.2.7.1. Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII.1.2.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII.2. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV.2.2.2. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII.2. Yıllık Nüfus Artış Hızı.5.1. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV.1.1. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV.1.1. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV.3.2.6.3.1.1.2. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.5.2. Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV.3.Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII.4.3. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI.T.5.3.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI.5.

Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII.2.1. Akrilonitril Üretim Şeması XI. 2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII.5.1.3.2.15.1.1.15.2.10.5. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.2.5.3.5.1. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI.17.12.11. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. Yakma Üçgeni Şeması XI.3.3.C. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI. IV:2.T. Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.1.1.11. Şeker Üretim Akım Şeması XI. Lastik Üretimi Akım Şeması XII.1.1.5. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV. XI.4.10.2. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI.2.1. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.7.12. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI.6.1.3.5.10.2.3.15. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV.1.2.3.9. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması.15.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması.4. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI.4.1. Şeması XI.10.1.2.5.1.2. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x . Asbest Üretimi Akım Şeması XI. Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI.10.4.1. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X.1. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI.5.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu. Asit Testi Akım Şeması XI.2.2.2.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV.2.7.2. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI.1.

Türkiye Jeoloji Haritası I.16.1.2.10.3.B.1.2.1. Sakarya Havzası (A.2. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.8.2. Türkiye Eğim Haritası II.C.11.3.5.2.3.3.2.3. Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.2. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.3.18.C Grupları)Su Kalite Haritası IV.B.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.9. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.2. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi .4. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.1 .3. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.2.B.3.17.B. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Yeşilırmak Havzası (A. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2.2.3. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV. Türkiye Orman Varlığı Haritası II.2. Gediz Havzası (A.T.15. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.3. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.3.3.13.4. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.2.3.1.3. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV. Seyhan Havzası (A.2. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III.3.12.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.2.1.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.7.2.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I.2.2.3. Porsuk Çayı (A.3.6.3. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.1. Türkiye Siyasi Haritası I.2.3. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.2.B.2.2. Türkiye Fiziki Haritası I.1. Türkiye Maden Yatakları Haritası III.3.2.3.2.2.5.14.2. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.2.

3.3.T. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii .2.1. Otoyolları Haritası XII. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI. Gübre Sanayi Haritası XI. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI.19.6 Şeker Sanayi Haritası XI.4. Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI.7.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.2.4. Milli Parklar Haritası VI.2.3. Termik Santraller Haritası XI. Sulak Alanlar Haritası VI.1. Demiryolları Haritası XII.2.5.3.C.2. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII.1. Kağıt Sanayi Haritası XI. Türkiye Enerji Sektörü Haritası X. Çimento Sanayi Haritası XII. Demir Çelik Sanayi Haritası XI.5. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI. Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI.1.2. Türkiye Karayolları Haritası XII.1.2.3. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X.4.1.1. Kuş Göç Yolları Haritası X. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V.

C. : Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi.T.

42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. Asya. Romanya. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise.T. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup. Bununla birlikte. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak. bir yandan Avrupa. Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. Ege. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır. Onun için Türkiye. Türkiye. farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır.1. Doğuda engebeler çok fazladır. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar. doğu tarafından kara ile birleşmiş. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. Nahcivan ve Ermenistan.971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da. Türkiye. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir. Doğu Anadolu. doğuda İran. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777. 1 . diğer yandan da Orta Doğu.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. Genel Fiziksel Özellikler Türkiye. Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’. Karadeniz. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. Balkan. coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. ülke için Akdeniz iklimi. Türkiye. 76 dakikalık zaman farkını doğurur. COĞRAFİ KAPSAM I. Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu. topografya. batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde.C. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir.1. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum. Karadeniz kıyısını Bulgaristan. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. iklim. Ukrayna.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. Batı Anadolu’da ise. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır. Marmara.1.

Arazinin belli bir eğime sahip olması. genel olarak yüzde olarak adlandırılır. işlemeli tarıma uygundur.814. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır. çeşitli yükseltideki platolar. Harita I. Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz.75’i yani 27.2. Harita I.2. toprağın. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar. Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I.’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir.1. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi. eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder. Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez.’de Türkiye Fiziki Haritası. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55.437 ha toplam arazimiz.1. Tablo:I. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir. Eğim.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita.C. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar. Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları. Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen. 2 . genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına. daha yüksek ve daha dağlıktır. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar. Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim.1. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar.1. İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası.I.T. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır. hafif ve orta eğimli alanların % 35. I.3.1.’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir.2. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar.

394 14. yanlış sulanması önlenmeli. -Özellikle erozyon bölgelerinde.452 10.33 10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9.Dik eğimli topraklar 5.404 11. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken.62 11.Düz eğimli topraklar 2. Doğu Anadolu'da hem 3 .80 8.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı.463.1.2. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir.2. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır. -İşlemeli tarım yapılmamalı. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz. Karadeniz Bölgesinde düşer. çayır. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır. 1987. -% 22. toprak erozyonu çoğalmakta.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim. Harita I.087 81. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir.75 13.4.T.1. Yağmur Akdeniz. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda.C.964 17. -% 36.1. yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Tablo:I.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1.039. Ülke arazilerinin.292 13.581 13.4’ü şiddetli. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır.Hafif eğimli topraklar 3. -Bu bölgeler.’de ülke genelinde eğim grupları. -% 20’si orta.171.22 10.Orta eğimli topraklar 4.596.394. I.48 63. meralar ve bitki örtüsü korunmalı.Çok dik eğimli topraklar 6.478.178.

Kısım:II.T. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz.1. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır. 1963-1980 arasındaki dönemde. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi. Bu dönemin ilk safhasında. Daha geniş bilgiler (Bkz. dış ticareti serbestleştirmek. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur. demir. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur. egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti. kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır. Türkiye Çevre Atlası. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 . krom. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15.6'ya yükselmiştir. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir.Ülkemizde İçme suyu kaynağı. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak. Bu dönemde. % 6.4.3. I. Türkiye Çevre Atlası. Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır.C.III.1. fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır. manganez. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır. su sıkıntısı yoktur.6'dan 1980'de % 21.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir.9. ülke topraklarının % 27’si mera. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen. İlk üç planın kapsadığı dönemde. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir. Ancak bu yağış Rize'de 2. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır. sulama. I.8' dir. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi. Doğal Kaynaklar) verilmiştir. bakır. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir.2. kömür. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır. Kısım.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir.2. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte. sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında.1.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir. tarım sektöründe % 57. Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır.

Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır. Artan reel faiz oranları. Nüfus ve tüketim talebi. dağılım ve artış hızı. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir. 1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi. Hükümet. Nitekim. 1996-1999 döneminde. yalnızca sınırlı olan doğal 5 . Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur. kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. bu gelişmede belirleyici olmuştur. sosyo-ekonomik faktörler. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur.2. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir. Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi.C. Özet olarak. Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir.9'a yükselmiştir.T. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır. I. Ancak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Nüfusun büyüklüğü. Özet olarak. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir.5. doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır.1. Ancak. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır. bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir. artan kamu açıkları. Türkiye ekonomisi. Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

96 -10.75 24.78 3. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına.50 25. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi). Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10.69 16.79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26.688'dir. 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18.1. İzmir ve Adana).26 23.927 kişi olarak tespit edilmiştir.00 5. Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28. Tablo:I.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE.274 olup.9'dan biraz daha azalmıştır.57 Köy 4.III.48 35.76 16.006.803.21 21.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp.10 7. Ankara.T. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir. ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır.03 22.5'e ulaştığı görülmüştür.1. Kısım:X. Türkiye nüfusu.28 26. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67. Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır. X. ticari istismarlara yol açmaktadır. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74. Köy nüfusunun toplamı ise 23. 6 . 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört.94 ile Karadeniz Bölgesi’dir.227'ye ulaşmıştır.2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir.26 ile Marmara Bölgesi’dir. belediye sayısı da 2. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır.37 36. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul. ilçe sayısı 847'den 850' ye. Daha geniş bilgiler (Bkz.802'den 3. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir. 2002.C.29 21.2.67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1.43 15.III.59 21. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44. 2000 Genel Nüfus Tespiti). kirletici çevre kullanımına. 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e.033.Türkiye Çevre Atlası.30 1.65 13.4'den % 79.81 28. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü.94 -6.

2.8'i mesleki teknik eğitim ve % 36.C. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır. Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır.7'ye ulaşmıştır.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir.7. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır. % 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur.2 ve kadınlarda % 77. Okullaşma oranları. çevrenin kirlenmesini. 12 ve üstü yaş grubunda.1.374 kamu ve özel okul öncesi. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir.T. okuma yazma oranı erkeklerde % 94.9 milyon ilkokulda 2. resmi eğitim sisteminde 12.8'e. yükseköğretimde ise % 18. % 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş.6. 7 .089 öğretmen bulunmaktadır.4 olmak üzere % 85.1. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı. Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması.4'e. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar. ilköğretimde % 97.7'si örgün olmak üzere toplam % 27. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12. doğal varlıkların yok olmasını. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır. Okur-yazar nüfus içinde. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. 1999-2000 öğretim yılında 59. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış. Ayrıca. Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır. I. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6.2 milyon lise ve dengi okullarda. % 22.9 milyon öğrenci bulunmaktadır. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması. 1999 yılı itibariyle. 1. Öğretim gören bu öğrencilerin 246. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır. % 57'si ilkokul bitirmiş.2. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9.7 milyon orta okul ve dengi okullarda. 6. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir. 2.7 milyon öğrenci ve 484.8'e ulaşmıştır.6'ya.

Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2.T. 3.2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1. Türkiye Çevre Atlası-96. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir.220' ye. sağlık evi sayısının 13. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır. 5265 dini. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması.Ormancılık (ÖİKR). 1997). DPT. Kısım:VI. Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel.3'e düşmüş. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü.1 ve V. 3029 arkeolojik alan. Ankara.1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2. 907 doğal oluşum. Çevre Bakanlığı. 384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir.Türkiye Çevre Atlası. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1.2. 1995 yılında binde 43. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i.I. 4. Daha geniş bilgiler (Bkz. Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir. 189 mazoleum ve anıt.047 sivil mimari miras örneği. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8.500'e ulaşması beklenmekte. hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25. 1981. Ankara. 702 tarihi kalıntı.1997.1. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII.1 yıla yükselmiştir. 512 kültürel. 807 kişiye bir hekim. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar. Beş Yıllık Kalkınma Planı). Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de. 2001. 118 kentsel alan. 5. 97 yaban hayatı koruma alanı. tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. 31. I. Ankara 2002. Bu oran.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır. 1596 mezarlık. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 182 şehitlik. 8 . 2.4'e ulaşmıştır.C. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.7 milyon kişi. sağlık ocağı sayısının 5.8. 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir. Ankara. 59 doğal anıt. 396 doğal alan. 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park.2. 16 doğal park.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı. kg'a çıkmıştır.700' e. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı. 2001. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69. VIII. 35 doğal koruma alanı. Nüfus. 13 özel koruma alanı. Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. 1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86.

deniz ve kıyı kaynakları.1.Türkiye Çevre Atlası. çeşitli endüstriyel tesislerden. 9 . gaz ve tozların atmosfere bırakılması. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme. kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. Uşak. Balıkesir. erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır. kentsel çevre. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği. Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. Denizli. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. Kütahya. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Erzurum.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması. Muğla (Yatağan). Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır. yanlış. linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. Bursa. 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul. I. I. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir. Ancak. Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır. kent trafik yoğunluğu.C. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci. gerek evsel ısınmada.2. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır. ancak giderek boyutları büyüyen hava. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir. doğal kaynaklar. bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir. istenmeyen. kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır. Kayseri. Kısım:III. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir. Daha geniş bilgiler (Bkz. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken. Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır.2.2. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak.T. Çanakkale (Çan). Çevre Profili Türkiye’de. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol. Kocaeli.2. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. Edirne. doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler. yanlış yer seçimi. Yozgat.

İzmir. endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. kıyılarda kentleşme. turizm amacıyla kullanımı. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz. Ayvalık. Eber Gölü. Marmaris Körfezleri. İzmit. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir. Su ve Atıksu Su kirliliği. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir. 10 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.2. su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. Karadeniz ise. İstanbul Boğazı. İznik Gölü. Daha geniş bilgiler (Bkz. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir. deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. taşımacılık. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. evsel ve endüstriyel sıvı atıkların. Meriç-Ergene Nehri.C.4. Su kaynaklarının kirliliği. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. Marmara Denizi. I. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur. Manyas Gölü. Susurluk Çayı. Yeşil alanların. Karamuk Gölü. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir. akarsulardan denizlere ulaşan evsel. Gemlik. Sakarya Nehri. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların. Burdur Gölü. inorganik. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur.3. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. Nilüfer Çayı.Türkiye Çevre Atlası. Sapanca Gölü. Ulubat Gölü. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı. Mudanya. Bandırma. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan. Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız.T. dünya standartlarının çok gerisindedir. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi.2.

geri kazanılacak bir çok kağıt. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması. Toprağın % 64'ü işlenememektedir. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir. cam. Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması.6.2. rüzgar erozyonu 466. Doğal Kaynaklar I. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir.9 milyon hektardır. Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir.971 km2 olup. teneke vb. en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır. Ayrıca 11 . Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta.5.. Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir. Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir.2. Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir. Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur. sınai gürültüden. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı. çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon. I.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır. I.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. Akarsu yatağı erozyonu 57. depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz.2.T. Türkiye Çevre Atlası.C.1. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta. Kısım XV. plastik. içme suyu temini. Bunu inşaat işlerinden.6. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması.

Ancak. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır. a. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda.T. ormancılık sektöründe bu rakam 0. dinamik ve karmaşık yapıda.7 milyon hektarla yaklaşık % 26. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. I. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır. Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0. hatalı toprak işleme.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır. İller mera. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20.C. Mera. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi. 12 . kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır. Ormanlar Ekonomik. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir.2. yanlış arazi kullanımı. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. Endüstriyel kirliliğin artması vb. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda. Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır. 0.387 iken. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur.2.6. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir. mevcut orman örtüsünün % 51. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. Ancak. b. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır.786'dır. sosyal.34 ha olup.

Sulak alanlar. Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir. Kısım. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi. Türkiye'de yaklaşık 120. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır.T. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır. Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır.3. 49 kertenkele. Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi. su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere.8’i). dağlık alanlar. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür. aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. I. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir.C. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir. 8 kaplumbağa. 36 yılan. 426 kuş.1. 13 . 472 balık (192'si iç sularda). kıyılar ve stepler. 72 kuş türünün 46’sı (% 63. Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır.000 omurgasız. Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır. hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır. Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar. kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır. toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir.6. Türkiye. Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından.2. "Avrupa”.II.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık.8’i). Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası. Bu bölgeler içinde. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir. dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. "İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir.

Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir. sıradadır. 14 .2. Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili. I. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır. 722. Deniz kaynaklarına ek olarak.T. Her bir kıyı. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır. Ayrıca. Karadeniz'in kirlilik yükü. Ülkenin.18 ile 0.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.000 tonla dünyada 50. Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0. su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. Marmara Deniz'inde 200. Karadeniz'de fazla yağış. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler.19 arasındadır.6. Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır. Ege Denizi. Karadeniz'de tahmini 247.4. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600.C. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır.2.7. Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır. bu kısıtlamalardan dolayı.

bütün bu olumlu gelişmelere karşın.’de verilmiştir. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir. Bunlar çevrenin korunması. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir.2. I. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.1.1. çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. ülke çevre master planını hazırlamak.10. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı. çevre standartlarını belirlemek. konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması. tüzel kişiliği haiz.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür.C. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. politika ve program belirlemek. Ancak. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır. 1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek. Çevre Kanunu’nun 9. Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır.7. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak. 29. Bu dönemde. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir.2. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur. 1982 Anayasasının 56. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 . son yirmi yılda. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. 1982 Anayasası. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde. Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye.T.

Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek. imar planlarını yapmak. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. Çevre Şurası. ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur. 6. uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Mahalli Çevre Kurulları. Büyükşehir Belediye Başkanı. Bakanlıkların İl Temsilcileri. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek. Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır. Diyanet İşleri. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. 3. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. Belediye Başkanı. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. 5. 2. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. koruma ve kullanım esaslarını saptamak.C. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak. arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. Meslek Odaları Başkanları 16 . 1. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak. gereken tedbirleri araştırmak. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü.T. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları. her ilde Valinin Başkanlığında. Bu görevleri yerine getirmek üzere. 4. ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. çevre kirliliğinin önlenmesi. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek. Finansman Dairesi Başkanlığı. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. Yükseköğretim Kurulu Başkanı. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları.

Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir. kurum ve kuruluşlar arasında yetki. Kurulun. Bu olumlu gelişmelere rağmen. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur. Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek. 17 .2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 1. çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir.1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır.2. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar.T.7.05. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21. Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır. aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken.08. ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak. Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş. sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş.C. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir. Hızlı kentleşme.01. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık. 2001 yılı başlarında ise.2. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir. tarım alanları üzerindeki baskıları.

Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri. çevre envanteri. Nihai hedef. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim.8. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. I.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.T. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır. çevre izleme ve ölçüm altyapısı. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir. Çevresel etki değerlendirmesi.2. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir. gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır. SÇD. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak. Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır. Avrupa Birliği 27. Eklerdeki (Ek I ve Ek II.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir.C. Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 .12. kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır.06. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması.02. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların.1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir. Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır.

03. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır. Az atık üretilmesi. Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde.05. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması. 18. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir.C. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir.1993 tarihli 19 . güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar.2000 tarihinde imzalanmış. Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç. 23. geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir. Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için. ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek. evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır. bu atıkların toplanması. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir.T.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. çalışmalar devam etmektedir. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış. taşınması. Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken. Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir.Ekim. Yönetmelik. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır. güvenilir. teknik çerçevenin. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09.

özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır. Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi. Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. Nihai hedef. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi. Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. 20 . bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek. Nihai hedef. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir. ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir.T. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup. yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir. CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır. RAMSAR. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. bertaraf şekilleri. Türkiye BERN.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir. Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması.C. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur. Ancak.

Ancak. ithalatı. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup. maddesine göre. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. tren yolları. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir. sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır. Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. havaalanları. Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi. Nihai hedef. taşınması. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği. Nihai hedef. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır. 67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar.T. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır. 1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir. Çevre Kanununa bağlı olarak. 21 . Nihai hedef. hava. Nihai hedef. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir.

Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir. b. a. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. c. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak.T. ortak.C. Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin. güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen. Bu kapsamda. anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. Nihai hedef. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. 22 . Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. Türkiye. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. fakat. bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. Ülkemiz. AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir.

Uzun Vadeli Strateji ve VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. 2000. Çevre Bakanlığı. 4. Ankara. 23 . 2001. 2004. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ankara. Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı. 5. Merkez. Türkiye Ulusal Programı. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir. 1998. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları. 1/50. Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. Ülke fiziki mekanında. 2. doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır. l.T. 3. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı. Ankara. Kaynaklar 1.000 ölçekli Gebze. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları. VIII. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Ankara. Ormancılık (ÖİKR). 1999. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup. DPT.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir.000 ölçekli Ergene Havzası. 2001. 2. Planlama Dairesi Başkanlığı. DPT.000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4.C. 6. DPT. Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25. AB Genel Sekreterliği.

08.11.1998 01.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.12.1992 02.1991 20814 7.06.09.1999 20.03.1997 17.06.08.2.07.C.02.1986 03. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.2000 19653 24185 24220 04.12. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12.06.07.01.2001 25.09.1995 22387 13.1988 19919 6.03.12.2000 25.04.2004 24.11.2000 06.1997 13.1987 29.1996 15.05.02. Çevre Şurası Yönetmeliği 8.11. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3.2002 16.12.1994 15. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.07.2002 26.09.2001 06.12.05.09.1998 18.04.09.Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.06.04. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.07.04.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.06.04. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14.Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25.10.2003 16.07. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2.1993 21518 21586 21634 12.2004 15.1985 02.09.1986 11.2000 29.08.2000 29.1991 07.1991 22.1993 20991 21489 9. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5.11. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.1993 20.12.1997 25.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27.11.T.1999 23766 24 .1997 23.1.11.2000 04.06.04.2001 25.2000 26.09.1998 03.1993 11.1999 04. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.1999 10.2000 03.1999 14.1999 29.

Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30.2004 25353 25377 25388 24.01.T.2004 23. 10.01.2004 24631 24656 25339 25348 24.2003 24825 25009 21. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15.12. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04.2001 27.2004 18.01.01.12.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20.07. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18. Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29.07.01.04.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14.2002 30.06. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir.07.01.2004 30.06. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32.03.11. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19.Hafriyat Toprağı.02.2001 24609 24623 05.2004 11.2004 29. 25 .2004 16.2002 30.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22.2004 07.08.10. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.2004 31.10. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23. 2004.2002 07. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33.02. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16.2004 15.2004 09.

toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. bozuk. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. DOĞAL KAYNAKLAR II. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman.1. teknik. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.T. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra. canlı. ekonomi. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. gibi farklı bilim dallarınca. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir. Orman ekosistemleri. sosyal. botanik vb. 26 . Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. ekonomik. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır. yeraltı ve yer üstü su rejimine. bitkiler. yaban hayvanları. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır. Ekonomik. toprak. diğer öğeler de yer almaktadır. büyük katma değerler oluşturmaktadır. dinamik ve karmaşık yapıda. rekreasyon alanları. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. Sistemde. sosyal. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. orman içi sular. kültürel. kendi içinde birtakım dengeleri olan. geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir.C. Günümüzde genel olarak ormancılık. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. erozyonun önlenmesine. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. iklimlere. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır. politika. meralar. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. Bu sürecin temel öğesi orman olup. yeraltı madenleri vb.

Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur.34 ha olup.6’sını teşkil etmekte olup. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan. Ülkemizin genel alanı 77.3’ünü. toplum sağlığı. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. bozkır.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.797.7 milyon ha % 51. rekreasyon.027. II. Ormanlık alan ise 20. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. su rejiminin düzenlenmesi.3) ve geriye kalan 10.763.1.1. belki de en önemlisidir. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır. çevresel. iklimi düzenleme. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik.735. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II. Çünkü ormanlar.T. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir.248 hektar olarak belirlenmiştir. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48.7’sini oluşturmaktadır.1’de verilmiştir. turizm vb. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3. çalılıklardan oluşmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek.C.5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir. Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış.100 hektardır.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında. 27 . Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir.

Tablo: II. M.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8. tartışılmaz öneme sahiptir.753 20.2. Ormancılık ÖİKR. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 26.340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1.456. II. Ormancılık ÖİKR. 2001. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir. % 35’i step haline gelmiştir.0 Kaynak: DPT. otlatma ve tarla açma. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır.1.000 2.248 Kaynak: DPT.8 Tarlaya dönüştürme 7.000 182.180. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana.2’de verilmiştir.) 1.587 Koru Toplamı 14. VIII. korunma yeri yapma.0 Toplam 100.237. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26.815 Bozuk Baltalık 4.908 Genel Toplam 8.763.000 II. Alan kayıpları (Ha.555. açık maden işletmeciliği.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II.C.Ö.0 Yerleşme 1.1.3.T.000 707.789. orman yangınları. Ormanlardan faydalanma önceleri.418. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 . avlanma. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.1.000 231.6’sı orman.093 Baltalık Toplamı 6.1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II.602. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması.0 Yangınlar 27.344. hava kirliliği. VIII.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6.2. 28 .1. 2001. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır.

Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması. ÖİKR. Gürültü şiddetini azaltması. 1989. Kuruluşunun 150. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması. Orman Genel Müdürlüğü. 9.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. 2001. 13.T. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. erozyonu önlemesi. 11. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması. 5. 7. 4. Kaynaklar 1. Ormancılık. 10. 29 . Harita II. iyi baltalık. iyi koru.1.C. 6. DPT. 2. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında. Beş Yıllık Kalkınma Planı. bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması. 8. İklim üzerinde olumlu etki yapması. 12. 2.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması. Rekreasyon (eğlenme. Yılında Ormancılığımız . 3. VIII. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. iklimi etkileme özelliği.

463 9.695 4.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13.5 27. Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır. Meralar ise. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır.8 36.418 10.8 48.232 26. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder.998 23.793 7.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.2.132 21.7 39. Tablo: II.674 6.5 25.068 37. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.418 41.C.305 15. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu.294 15.8 36.4 13.589 16.2.296 24.868 14. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir. Hukuken mera.158 14.273 20.009 28.567 21.658 28. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir.6 13. yüksek eğimli arazilerde.264 23.1. çoğunlukla. çayır-mera kavramından farklıdır. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar.584 18. Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup.T. Ancak.379 8.841 24.402 10.584 10. düz arazilerde.542 20. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir. görece olarak bakımlıdır. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 . Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II.205 15.241 Nadas 4. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır.9 Orman Arazisi (1000 ha) 10.9 27.9 26. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.188 24. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup.906 31.4 13.177 Toplam 13.1’de gösterilmiştir.6 23.705 8. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar. öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır.386 10.1985.0 16.4 13.Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir.2.547 8.2 33.170 20.959 8. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır.

92 hektar mera sahası düşmektedir. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde. Marmara. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır. Ülkemizin sahip bulunduğu 21. 1935 yılında 44.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64. Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0.544.1. Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır.92 hektar mera sahası düşmektedir. 31 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır.8 hektar bugün ise 0. İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz.6 milyona yükselmiştir.3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar.2. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30.2 hektar mera sahası düşerken. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır.564 hektardır. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir.C. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir.T.7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1. II. 1950 yılında 1.000 hektar alan kaplamaktadır. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır. Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir. 1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21.

Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir.08 0. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda. Bu nedenle. meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır. Tablo:II. 1995. Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır.2’de verilmiştir. Hektar 1.2. Bu durum. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen. Öte yandan.2.47 0.C.T. Türkiye’nin Çevre Sorunları. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 . kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir. b. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II. gözenekli yapısını yitirmektedir. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır.82 0. Bu durum. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır. c.46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır.23 0. d.92hektara düşmüştür. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır.2. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise.

Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G.641 1.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır.4.804 644. 1985.41 41.697. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7.206 2.149. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi.2.820 513.341 22. Bölgelere Göre Çayır . Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında.544. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak.704 501.388 6.2.4.776 21.427.449 398.’de verilmiştir.61 28.892 1.B (Adet) 1.695 241.440.00 B.771 14.801 49.317 Toplam (ha) 177.263. 1985.167 606.73 4. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir.2.928.152 81.2. yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.B.649.842 21.044 1.908 4.06 11. dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir.80 2. Tablo:II.807 12.012 826. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar.730.HB.054.373 Mera (ha) 108. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 .745.’de verilmiştir.128 8.998 108.2.769 103.256. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları .229 21.468 1. D.101.843 14.455 80.014 717.2. Çayır-Mera Alanı (ha) 1.3.B.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69.061 148.23 4.179.072 106.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B.709 4.16 100.103.690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.T. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II.194 1.635 483.002.C. Tablo:II.745. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır.027.3.782 7.H.510 547.414.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1.

yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır. a. b. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır. Ekonomik değerleri. Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31. Su kaynaklarının oluşumunu. i. Otlatma dönemleri. katkıları yönüyle çok önemlidir. arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. Bitkisiz.3.T. 07. su yayma sistemleri gözeler v. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması . tesviye eğrili karıklar. çayır) temel öğedir. gen merkezi olma özellikleri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir. Biyolojik yaşam çemberinde. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir.G. Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir. e. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle. sigortasıdır. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. bitki (mera. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. e. b. Giderek verimsizleşen. c. Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. Biyolojik çeşitlilik. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. f. c. a.02. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. h. g. II. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları. d. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 . d. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri.2. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda. rekreasyonal özellikleri yönüyle.s. insan ve hayvan düşünülemez. arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir. d. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a.C. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak. b. c. Yeryüzü ısınmasında. f.

Ankara. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. 1995. Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir.N.G. münavebeli otlatma. Çayır. 1993. Mera amenajmanına ağırlık veren. gübreleme. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır. 2..C. Mera Otlak. Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine. 6. Ankara. Orman. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır. serbest hayvan otlatmacılığı.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir. 4. 5. Çelikkol . Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman. Küçükçakar. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir.O. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları. Ankara. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması. 1993. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19.. köylünün ortak kullanımında bulunması.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar. yeniden ekim v. O. 1993.7.s. Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır. Mera ıslah çalışmalarına etkin. T. TÇV. Orman. mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. aşılama. 3. Meraların kamu malı olması. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. j. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. 1999.T. g. dinlendirilerek otlatma. 35 . Orman Bakanlığı Dergisi. Kaynaklar 1. Sayı:19. Yeniköy.1998 tarihli R. ı. Ankara.. Islah Çalışmalar..02. ve Mera Yönetmeliği 31. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. i. nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında. kireçleme. Ankara. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12.Mera Amenajmanı ve Islahı. Türkiye’nin Çevre Sorunları. ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . Doğan. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. h.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R.G.

TÜRKİYE’DE AKARSU. Peri. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü. Nehrin en önemli kolları Murat.C. beslenme havzasının genişliği 53. Uzunluğu 824 km olup. Uzunluğu 1. Tohma. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Toplam uzunluğu 2. B. Nehir. Devrez ve Gökırmak’tır. GÖL VE GÖLETLER II.4 m3/sn’ye ve en çok 1. Başlıca kolları Deliceırmak. 3. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. Kırşehir. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır. Ankara. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır.673 m3/sn.3.T. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir.1. Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır.355 km’dir. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır. Çaltı ve Munzur Çayları’dır.Menderes. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. Gediz.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. Kayseri. Çankırı. Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır. mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü. Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. kuzeye döner. 720. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir. Çoruh.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer. Sakarya. komşu ülkelerde denize dökülür. Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 . temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur. K. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür. Nevşehir.800 km2 dir. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Bu barajlardan Keban. Basra Körfezi’ne dökülür.000 km2 su toplama havzasına sahiptir. Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine. Karasu. Kırıkkale. Menderes. Siverek ilçesi.

Denize döküldüğü yerde. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür. Uzunluğu 584 km’dir. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. İki önemli kolu vardır. Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su. Uzunluğu 509 km’dir. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. Uzunluğu 850 km’dir. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür. En uzun olanı. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür. Elbistan yakınlarından doğar. Nehir üzerine Aslantaş. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür. Başlıca kolları Hurman.T. Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür. Kelkit Irmağı.600 km2dir. 37 . İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup. Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur. Artvin yakınlarında Berta suyunu. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. Havza alanı ise 20. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. Köse Dağı’ndan doğar.C. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. Göksun. Borçka’da Murgul suyunu . kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır. Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür. Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze. İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. Menzelet. Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde. içeride kalmıştır.İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer.

Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır. kuzeyden Kunduzlu.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Tuz Gölü (1. 3.2. Botan. Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2). Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. Debisi ortalama 360 m3/sn dir. Batman. Doğu Anadolu dağlarından çıkar. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır. Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup. Basra Körfezi’ne dökülür. Türkiye’nin önemli akarsularındandır. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m).ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup.T. Habur. Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı. göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir.000 km2 yi geçer. Nehir. II. Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük. Bu göllerin toplam yüzölçümü 9. Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. En önemli kolları Batman ile Garzan. su toplama havzası ise 17. Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur. Van Gölü. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir. Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür.620 km2). Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır. Tuz Gölü. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. Beyşehir Gölü (650 km2). İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri. Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir. Hazar Gölü (150 m). güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar. Ilısu. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır. Akşehir Gölü. yaklaşık 40. 38 .000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. Van Gölü (3. Dicle nehri üzerinde Kralkızı. Hazar Denizi’ne dökülür. Selendi. batıya doğru ilerlerken. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür. En sığ göller ise Tuz Gölü. Deliiniş ve Demrek Çaylarını. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır.500 km2 dir. Toplam uzunluğu 1900 km’dir.713 km2). Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri. Bu beş büyük gölün yüzölçümü.C. Çıldır Gölü (130 m).

3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz. VII. Hazar. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece. Yayın No: DPT: 2555. Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır. 3. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl. 2001.K: 571. Büyükçekmece. 2. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. 3. Ö.C. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. Kaynaklar 1. Plan döneminde ise. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1999.İ. II. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir. Tortum. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken. suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde.4. II. VIII. Ankara. VIII. Haritalı İstatistik Bülteni. DPT. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde. Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır. Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60.T. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. 39 .000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır.

yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır.Ö. Gümüş.2’de 40 . Bor. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA). Linyit.C. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede. sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. selestin. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10.T. Mermer vb. metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir.89’luk pazar payı ile birinci. kil. 2000.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler.Metalik Madenler (Altın. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir. Uranyum vb. sırada yer almaktadır. Tablo:II. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri. bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank.4. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları. pomza. Ülkemiz.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu. Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar.4. Yatak Sayıları ve Tablo:II.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı. ABD % 15. Petrol. Taşkömürü. Değerlendirmeye. kuvartz. Toryum. jips. feldspat. Türkiye % 0. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise.4. Türleri.) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren. Demir vb.Enerji Hammaddeleri (Asfaltit. sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır. Mermer. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında. Kaolen. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir. manyezit. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir.) B.) C. zeolit. Madenleri aramak. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır. Bu nedenle Anadolu.16’lık pazar payı ile 52. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir. A.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır. tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. Anadolu da ise madenciliğin MÖ. Bakır.

34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II. Enerji Hammaddeleri: E.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E. Tablo:II.T. Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler.Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III.C.4. Türleri.4.Endüstriyel Hammaddeler E.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E. Tablo: II. 1981.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir.

868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7. Beş Yıllık Kalkınma Planı.T.05-0. zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88.5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez.4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli. lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID.54 K2O Sb içeriği AİD.1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8. Kömür ÖİK Raporu. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri.) İyi.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda. orta kalite karışık % 34.C.24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0. 2001.54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID. maden zuhuru veya zuhurlar 42 . 2001.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı.

Ankara. MTA. Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. kükürt. kurşun. Türkiye Maden Yatakları Haritası.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır. demir. uranyum. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler. 2.: Türkiye Çevre Atlası. Harita No:II. krom.MTA. 1995.MTA. fosfat. alüminyum. asbest. barit. 2001. molibden. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin. Yayın No:194-1986. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir. maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz. nikel. bakır. grafit. 3. bor ve perlittir. altın. 43 . florit. Kısım: IX. Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler. manyezit. gümüş. antimon. volfram.C. civa. Maden Tetkik Arama Enstitüsü. toryum. Ankara.’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. manganez. talk. Kaynaklar 1. 2001. çinko.2.T. 4. kaolen.

Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur. Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir. doğuda dağlık bir yayla. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi. Batı Anadolu da ise.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür. 44 . yurdumuz için Akdeniz iklimi.6 °C ile 20. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup.7. III. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir.1.T. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır.01. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir. En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir. Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48.1. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. en düşük 1. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması.4 °C’dir. tüm ülkede sıcak geçer. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir. İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir.C.8 °C ile Sarıkamış’tadır. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. Doğuda engebeler çok fazladır. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir.50C ile 30. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır. Ancak her bölgede aynı değildir. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır.2 °C ile İskenderun. Bununla birlikte daha özelde.

Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür. % 25’nin sonbahar. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel.1.2. sıcaklık ortalamaları daha düşüktür. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup. III. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir. Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük. III. yıllık yağışın % 55’i kış aylarında. bunun % 40’nın kışın. kışları ise soğuktur. Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır.C.1.T. % 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır. % 20’si ilkbahar.Yaz mevsiminde 45 . Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta. III. Karadeniz’den ise daha yüksektir. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır.4.1. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir.3.5. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır. % 25’nin ilkbahar. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir. konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup. Bölgede genellikle yazları sıcak. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla. Yıllık yağışın % 65’i kışın. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir. kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir. % 18’i sonbahar.1.

1. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur. III. Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır. Yıllık 390 mm. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır. kışlar soğuk ve sert geçer. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. % 35’i de ilkbaharda görülür. Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir. Yazlar sıcak ve kurak. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm.T. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar.8. 46 .1. yağışlar azdır. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir. Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar. III.6. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür.9. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2. Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır.7. % 25’i kadarı da ilkbaharda görülür. Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser.1. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar. Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır.1.C. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır. Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle. III. civarındadır. bölgedir. III. Bölgede konvektif. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür. civarındadır. % 20’si sonbahar. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür.

Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar. Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir. Harita III.2. tespit edilmiştir. 2001. Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre. İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur.1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III. 47 .T. dir.C. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir.1.1.

sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir. Tablo:III. 48 . Hava kirleticileri kısaca.2. Hava kirliliği. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III.1. Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir. azot oksitleri. Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır. sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir. ozon. Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar.C. * Partiküller. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir. Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.2.2. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler.2. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir. Bunlar şu şekilde sıralanabilir.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir. III.T. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır. karbon monoksit. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur.2. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir. Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır. * Kükürtlü maddeler. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş. havada katı.

2. III.04 350 450 500 7.Azot Monoksit(NO) 5.Azot Dioksit (NO2) 4.T. Genel b.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.Hidrojen Sülfür(HS) 11. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17. 49 . Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0.Genel b.C.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a.Hidrokarbonlar(HC) 10. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar.2. nitrik asit.1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1. Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13. Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür.Klor(CL) 6. * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7.3.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b.Karbon monoksit(CO) 3. Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit.Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16.Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a.Endüstri Bölgeleri 2. Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır.Endüstri Bölgeleri 15. Tablo:III.11.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9. Endüstri Bölgeleri 12. (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.2.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8. * Karbon monoksit.

h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir. çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül.2.1. III. hava taşıtlarının egzozlarıdır.T. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. dökümhaneler. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. kireç.C. ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi. çimento fabrikaları. deniz.3. duman.4. asbest üretimi. deniz ve hava taşıtlarında mazot. cam ve seramik fabrikaları.4. 2.hurda demir işlenmesi. Hareketli Kaynaklar: Kara.2. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. suni gübre fabrikaları. sudkostik fabrikaları. bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında. asfalt yapım üniteleri. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir.1. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır. soda. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup.2. katı. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler. tarım ilaçları üretimi. kükürt. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.3. halojenler. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi. demir dışı metal üretimi. Kara. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri. Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri. sıvı. Yapay Kaynaklar Hammaddeleri. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi. petrokimya tesisleri. 50 . insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar. Sabit Kaynaklar: Katı. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri. III. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri. Konut ısıtma. III.2. is.

Deri Sanayi. tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile. çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır. Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. Gübre Sanayi. Taş-Toprak Sanayi. Enerji Üretimi (Termik Santrallar).C. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. izin. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. tesislerin. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. duman. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta. Petrokimya Entegre Tesisleri. sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması.T. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. gaz. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır. Tekstil Sanayi. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. kullanılması. şartlı ve kısmi izin başvuruları. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. giderek kaynakların tahribine. toz. Çimento Sanayi. Selüloz ve Kağıt Sanayi. yakıtların. Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. Bu Yönetmeliğin amacı. Şeker Sanayi. esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. Lastik Sanayi vb. Demir-Çelik Sanayi. 51 .

2. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır. III.4. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır. Destekleyici Önleme Stratejileri .2.1.2. Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir. Koruyucu Önleme Stratejileri .4. III. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır.İzin ve ruhsatlar. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III.2. eğitim ve ikna çalışmaları. Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür.İzleme ve denetleme. f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız. Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği. III. b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.2.2.2. . . d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir. Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır. hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez.3.4. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi.2. 52 .C.2. Dolaylı Önleme Stratejisi . e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir.4. radikal girişimler ile sonuç alınamaz.2.Arazi kullanım planlaması . Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz. c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar. -Araştırma.Kirletici harcı. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur.Sübvansiyonlar.4. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir.2.T.

Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde. Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır. atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel.Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi. .Cezalandırıcı Önleme Stratejileri .2. . dizel araçların egzoz gazlarından çıkan. karbon monoksit (CO). Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan. Düzeltici. . .Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması. 53 .4. .Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu.Atıkların değerlendirilmesi. Bunlardan birincisi.Para cezaları.Endüstri sigortası.2. . İkincisi ise. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır.Ortak arıtma tesisleri kurmak.Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması.4.5. benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC).T. . kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur.Kamuya dava açma hakkı tanınması.Yeterli yükseklikte bacaların inşası. . .2.3. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar. III.Çalışmadan alıkoyma cezaları. III. azot oksitleri (NOx) ve kurşundur.Temiz yakıt ve hammadde.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . . Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin.Sağlıklı yer seçimi. .Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı. III. Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir.2.4. .C.Hapis cezaları.

Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması. biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup. Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır. .C. .3. bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması. . trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi.Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler .Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park. Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği. .5. karbon monoksit (CO). III. 54 . Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir.2. Bu rezervler. benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir. benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir. yanmamış hidrokarbonlar (HC). az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması.4.Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır. fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır. Ancak.Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması. Fotosentez bitkilerin. . azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir. III. dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru. . gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması.Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek. çift plaka uygulaması gibi). doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır. .Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır.T."Çok kirletenden çok. Dizel motorlar.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

ÖİK:571.700 15 42. Yayın No: DPT: 2555.020 Lübnan 1. Şehirleşme .400 15 Kaynak: DPT.C.kullanma (% 10). Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı. Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2. Beş Yıllık Kalkınma Planı.9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan. Tablo IV. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82).900 29.’de verilmiştir. sulama (% 37).195 16 38. 64 .141 17 31. yeraltı suyunda. Yayın No: DPT: 2555.466 4.000 Batı Avrupa Ortalaması 5. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir. IV.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38.000 Dünya Ortalaması 7.T. VIII.600 Kaynak: DPT. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.939 73 5.1.500 75 6.1. içme-kullanma (% 39).9 milyar m3 suyun 32. Nüfus artışı. VIII.443 3.1. 6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır.000 Güney Amerika Ortalaması 23.2.2. 4. Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır.2.200 75 5. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.300 Türkiye 1.600 22.200 Asya Ortalaması 3. Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3.000 4. 2. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar.000 Afrika Ortalaması 7.000 31.735 Suriye 1. Sanayileşme. ÖİK:571. sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama. sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.600 22. içme. 3.016 72 5. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir.1. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1.

I. Kaynaklar 1. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni. Yayın No: DPT:2555. akarsuyun debisidir. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde.3. DSİ. : Az kirlenmiş su.Sınıf II. endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken. 2. DPT.Sınıf III. IV. : Kirli su.1. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir.T.2004. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular. 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Buna göre.Sınıf : Yüksek kaliteli su. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur.1. 1999. Harita IV. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. VIII. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır. Evsel.C. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir. 65 . ÖİK: 571. Sınıf IV.

66 . toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır. sanayileşme. zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV. 1990 yılında 30. kentleşme. toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır. IV.2. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere. bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. VIII. SU KİRLİLİĞİ IV. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır. nüfus artışı. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği.C.2.1. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. genel kullanma suyu % 17. Diğer yandan. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır.1’de verilmektedir. 2.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi. Ayrıca. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım.2.2. yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı.T. Resmi tahminlere göre.

: Kirli su. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Alabalık üretimi.T. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı. b. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır. İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini. tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. e. 67 . Rekreasyonel amaçlar. Buna göre. Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. : Az kirlenmiş su. f. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda.3. II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların. d. e.C. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. Diğer amaçlar. d. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. : Çok kirlenmiş su. b. Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). Alabalık dışında balık üretimi.2. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. c. c.

Türkiye Çevre Politikaları.1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11.4 Milyar m3) Kullanılamaz (91. 2001.1.T.2.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3.C.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3.6 Milyar m3) Kullanılamaz (29.7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV. Paris. 1992. 68 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri.

Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4.16 0. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.1 >0.0-9.5 6. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14.002 0.9.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete .5 7.1 8.05 9.3 0. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0.02 0.5 >0.01 0.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1.01 0. Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0.5-8. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5.C.5 >0.02 0.3 1 >1 21.05 0. 4.5 5 >5 5. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0.1 0.9 IV >30 6.1 >0. Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20.2/l) 8 6 3 4. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13.02 0. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2.0-9. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9.01 0. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4. d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir.2c 1c 2c 8.T.5 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.65 11. Alüminyum (µg Ag/l) 0. Civa (µg Hg/l) 0. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15.05 >20 >0. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3. Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0.5-8. Sıcaklık 0C) 2.3 0. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0. KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0.1 0. Ph I 25 6.1. Toplam pestisit (mg/l) 0. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7. Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17. Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir.65 >5000 >300 >250 3.2 1 >1. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir.02 0. BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3. Çözülmüş oksijen (mg 0. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1. Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6.5 9.001 0. 69 . b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12.2.5 2 >2 2.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8. Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11.5 30 6.

Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri. C parametreleri gösterilmelidir. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a.1.2. 70 .2. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü .1’de verilmektedir. sağ sahilinde grup B. D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir.Ü. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler.3. Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992. D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi. Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan. çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A.3. C. B: Organik Parametreler.C.T. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A. D: Bakteriyolojik Parametreler. b. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1.Çevre Bakanlığı) 1992. Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır. B.2. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi. 2. 3.Çevre Bakanlığı) 1992. C: İnorganik Kirlenme Parametreleri. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV.2.

Aksu Çayı. Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması. Ancak. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel. 6.2. nikel.Çevre Bakanlığı) 1992.3. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır. Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz.2. 5. krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır.3. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır.2. Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları. endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası.3. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir. atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993.Çevre Bakanlığı)1994. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 . kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır. IV. Müdürlüğü. Köprüçay havzasında kirlenme.2.4’de verilmektedir. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler.1 ve Harita: IV. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi .3. Antalya Traverten Platosu. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir.3. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında.1.3 ve Harita:IV.2.T. Kuzey Ege. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir.2’de verilmektedir. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü.C. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV.2. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları.

2.2. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV.C. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır.2.3. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır. Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası.3. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu).T.C Grupları) Harita: IV.5. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır. Harita:IV. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır.’da verilmektedir. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi.B. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır.3.2.2. IV.B. Karadeniz. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A.3. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup.3. Marmara.3. Sivas.2. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir.14’de verilmektedir. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır.13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). ve Harita: IV.11’de. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır.3. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.3.2.B.3. kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın.12’de verilmektedir.2.7 ve Harita: IV. B.3. Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV.2.6.2. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları.2.C Grupları) Harita: IV. maden yataklarının.C Grupları). 72 Durumlarının .2. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır.2.2. tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir. Susurluk.8.3. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A.’de verilmektedir.2.3.2.2. Kızılırmak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir.3. IV.3. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir.2.1. IV.9’da.3. niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A. Gediz.3. Harita:IV.10’da verilmektedir. Harita: 2.2. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır.3. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar.

4.2. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir.T. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri. Meriç Havzası. Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir.3. yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir. Susurluk. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır. Bundan dolayı.3.2. Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir. Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç.2.4. Bu durum.3. b.2.2.1. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri.C. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir. 73 . Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür. amonyak azotu. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre.4. Meriç Nehri. nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır. IV. Ancak. Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. İnece.1. Ergene Nehrini de kendisine katar. Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç. Lüleburgaz. Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV). Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu.1. Susurluk. daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. a. Şeytan. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir.2. IV.

Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV. 3.C. sınıf olmasına rağmen.2. Sınıf’tır. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi.Erozyon. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır.2. Bu çayın kalitesi III.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir.3.2. Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. Orhaneli Çayı organik açıdan II. 74 . Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme.4. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir. bor ve askıda katı madde açısından IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. 1. çözünebilirlik.4.2. hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir. 2. Simav Çayı. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından.3.T. ve IV. Sınıf arasında değişmektedir. Sınıf kalitede gözükmektedir.2. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır. Toprağa düşen ilaç toprak tipi.2. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir. kurşun. Bor. krom. arsenik. Mustafa Kemal Paşa Çayı. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır.1. IV. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu. BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır.

çözünmüş oksijen. IV. IV.T.5. 1989 yılında ise sıcaklık. sülfat. IV. nitrit azotu değerinin değişmemiş.2. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık.4. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir. nitrat azotu. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1. çözünmüş oksijen. Sınıf olduğu göze çarpar. ana kolları Deliniş Çayı. 75 .Sınıf olmasına rağmen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur. klor değerleri her iki yılda da II.2. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç. Karamenderes. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır.2. amonyak azotu. Sınıf kriterlerini sağlamıştır. nitrit azotu ve klorüre göre 2.Sınıf olarak tespit edilmiştir. Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel. çözünmüş oksijen. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. sülfat. amonyak azotu. Kuzey Ege Havzası Bakırçay. toplam çözünmüş maddeye göre 1. sülfat. Sınıf olduğu göze çarpar. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır. pH. sülfat.3. klor.3. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. çözünmüş oksijen. Kocaçay.2. pH.3.4. Sınıf.5. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde.3.2. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır.2. bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık. pH ve nitrata göre 1. Sınıf. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV.C.2.3. sınıf olarak ve klor değerler 2. Sınıf olarak kalmıştır. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3. sülfat. BOİ5 . Madra. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını. nitrit azotu ve klorüre göre 3.2. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1. Bayramoğlu.4. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2.1. Sınıf olarak değişmemiştir. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde. çözünmüş oksijen. Sınıf. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır.Sınıf kriterlerini sağlamıştır.

Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir. Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4. Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası. toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ.17’de. Harita:IV. Yeşilırmak havzasında. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. Harita:IV. toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993). Havza alanı 36. IV.3. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır. Tersakan Çayı’na akmaktadır. Harita:IV.5.16 ’de verilmiştir. 37 adedi akarsuda. Deliniş. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır. Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları.2. B.2.3. ve 3.T.114 km2’dir. C Grupları). Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup.Sınıf. Sınıf. Alaşehir Çayı (2.C. Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir. Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg.2. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde. Harita:IV. A.3. Sınıf). Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır. B. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup.3.15’da. 76 .3. Nif Çayı.2. Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır. B. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A. olumlu yönde etkileyememektedir. Tersakan ve Kelkit Çayı.18’de verilmiştir. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde. Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek. Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3. Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır. C. Sınıf olan ana kolun kalitesini.2. 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda.Ekim 1993). Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı.2. Demirci Çayı. doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). C. Dumanlı Gölü.2. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında. bazı yörelerinde 4. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2. güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır. nehrin ana kolundaki suyun genelde IV. Grubu).

873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır. Başlıca kaynak kolları.19’da verilmektedir. Yan kolları Kırkkavak Deresi. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. B grubu yönünden II. 24. IV. A grubu parametreler yönünden IV.6. Sınıftır.2. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III. endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır.2. Aralık-1994). III. havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ.Sınıf. Kuzey Marmara Havzası. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır.3. B ve C grubu parametreleri açısından da III. Batı Anadolu’da yer almaktadır. Lüleburgaz Deresi. şeker fabrikası. Sınıf) gözlenmektedir. B ve C grubu açısından ise III. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. İki büyük koldan oluşan nehir. Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle). A grubu parametreleri açısından IV. Koca Dere.Büyük Menderes nehri kolları. Sınıf.3. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle. Süloğlu Deresi.T. B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı. 77 . Sınıf su niteliği göstermektedir. ve IV. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km.2.C. et kombinası. Akar Dere. Yörede bulunan linyit işletmeleri. Harita incelendiğinde. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir.7. Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür. Sınıf su niteliği taşımaktadır. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV. İçbatı Anadolu’dadır. akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. D grubu açısından incelendiğinde. Sınıf.2. ve IV. C grubu yönünden ise III.3. Türkiye’nin güneybatısında. Hayrabolu Deresi. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir. A grubu parametreleri açısından IV. Şeytan Dere. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar.Sınıf. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A.2. IV. ve IV. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle. dir. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası.

kuzey. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır. Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır.güney genişliği 140 km dir.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir.batı uzunluğu 160 km.C. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır. Ergene havzası. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir. Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 . fundalıklar. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür. Güneyden Işıklı ve Koru dağları. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir. Ergene havzasının doğu. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları. Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup.T. batıda Meriç Nehrine açılmaktadır. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır. Gerek yöre halkından gelen şikayetler. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir. 1981. Havzada doğal göl bulunmamaktadır. yerleşim yerleri. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar.B. kayalıklar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır. Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır. diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A.

tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir.Manisa. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır. Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir. mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. 79 . Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir. işletilmesi gerekmektedir. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması. sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi.3. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. IV.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır. Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir.C. Havza genelinde plansız sanayileşme. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir. Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp. tarımsal endüstri. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan. Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. metal sanayi vb. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir.2.2. Kimya. deri. yörede hızla gelişen sektörlerdir. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır. toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır.8. konfeksiyon. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası. tarım ve sanayi merkezi olmuştur.T.

İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir.2. gübreleme. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir. sulama.2.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Göller.9. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır. Göletler. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir. gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir.4.005 6-10.5 5 1000 0. Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu. göl. acı ve sodalı göller dahil) 6. gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir.1 gereğince yapılır.5 8 5 15 1000 1 0.C. Tablo: IV. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. IV. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular. Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl.2’de. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir. Kullanılan iyi nitelikli tohum.5 3 7. 80 .T. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”.2.2.2.5-8. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır.1 0. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre. 4.

Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.4. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi.3.2.C. su ürünleri. Bataklık 81 . su ürünleri. diğer yerleşim merkezleri. Tarım alanları.). TSEK vb). su ürünleri. küçük yerleşim merkezleri. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. rekreasyon. su ürünleri. balıkçılık. Morelle Golden AŞ. hidroelektrik.Ş. yaban hayatı Su ürünleri. sulama. tarım alanları. yaban hayatı İçmesuyu.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır. Burdur) içmeye.2. yaban hayatı Rekreasyon. Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV. sulama. Keçiborlu Kükürt Fabrikası. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri. yaban hayatı İçmesuyu. Tuz.2. Çarşamba Çayı. (EBK. rekreasyon. balıkçılık. TSEK vb. rekreasyon.3’de verilmektedir. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri. 1992. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San. Tablo: IV. tarım alanları. Alkoloid Fab. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir.2. küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic. Afyon Şeker Fab. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir. Hotamış. Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir. IV.4. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama. turizm. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi. saz ve kamış üretimi. balıkçılık.1. Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır. rekreasyon. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri. su ürünleri. Meke ve Acı gölleridir. tarım alanları. Şeker Fabrikası. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu.2. rekreasyon.T.yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te. su ürünleri. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları. göl olarak da en önemlileri. (EBK. sulama. rekreasyon. yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi. tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San. A. doğal park. saz ve kamış üretimi..

nitrat. III : Ticari. Tuz Gölü Tuzlaları. Böylece istasyonlar. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır. II : Rekreasyon. kadmiyum. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi.C. Ancak sanayi.5. Konya Kapalı Havzası.Yoğun ticari balıkçılık. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır.Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 . florür. serbest kükürt. Bu değerlendirmelere göre. demir. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır. endüstriyel ve diğer kullanımlar. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı. Ana tahliye kanalı. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. deniz taşımacılığı. deterjan. Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. şehirleşme. çinko. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. IV. yağ ve gres. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır. Altınapa. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır. Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin.Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. azot. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir.T.2. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b. organik madde. Kurşun. fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır.

Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır.2. 4. liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu.2. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla. Doğal koku ve tadı dışında olmaz.C. Sınıf D III: Ticari. Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Bu sulardan genelde Tablo:IV.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. Ayrıca 0. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz. deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır. 83 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir.5. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır. Bulunmayacaktır.2.T. Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz.9. Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır.4. Tablo:IV. endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği.3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır. 15 günlük bir periyodla. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır.005 mg/l’nin altında olması gerekir. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir.4’de verilmektedir. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır.

katı maddeler bulunamaz. 4.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0. katran vb.1 0.001 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV.5.C. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. çöp vb.1 0.01 0.02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.1 0. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır.T. sıvılarla. Su. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır.1 0. ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır. Yüzer halde yağ.2. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir.01 0. 84 .9.1 0.004 0. Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0. biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır.

kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl. Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda. 1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur.1. derecesini.T. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu. I. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir.5. 85 . deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır. nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş.C. bilimsel yöntemlerle inceleyerek. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır. kirleticilerin kaynaklarını. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir. Bugün MED-POL. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir.2. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir. Aşama temelinde. IV. Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır. 1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II. Bu çerçevede. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur. Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını. AEP tasarısı. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

1.1.‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir. Tablo:V. daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Tablo:V.1. Tablo:V.8.1.1. özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V. Türkiye.1. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır.6. Tablo:V. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2).1.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı.2.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları.5.7. Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir. Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V. Orta Anadolu Kuşağı (1). Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır. V.’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır. Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup. Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında.‘ de verilmiştir.1.1.’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı.C.1. Akdeniz.T. Tablo:V. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.1.3. TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır. engebelilik vb.1. 95 . Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir. Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde.

1 8.1 51.485.960 3.9 11.9 47.2 16. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1. 96 .0 14.9 56.1 52. Ölç.4 0.4 0.6 55.544 12.933 3.1.629 602.6 Akdeniz 3168 0. Bölgeler Tablo:V.2 89. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.091.3 Doğu Anadolu 1342 0.9 Orta-Asit 10.178 6.7 7.1 7.866 1.8 0.7 66.0 44.3 Göller 3759 6.2 8. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır.6 40.239.2.9 Hafif Asit 30.3 Ege 7342 1.172 589.243 9.4 Doğu Anadolu 1329 0.528.4 7.8 55. Tablo :V.4 0.978.661.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3.2 13.2 6.9 4.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.9 4.6 Güneydoğu 4061 1.6 0.4 2.9 Kuvvetli Asit 0.061. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.9 8.4 37.7 Güneydoğu 4272 4.5 85. 1988.7 22.1 10.8 38.9 Hafif Alkali 57.0-8.8 10.6 0.648 7.9 Kuvvetli Alkali 1.9 10.287.4 Karadeniz 101137 1.4 2.9 5.6 4.3 38.8 7. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.9 0. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.8 8.0 2.6 33.7 Orta Anadolu 25778 0.7 10.T.1 0.1.776.5 13.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.211.930.9 25.1.5 93.7 5.9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0.136.2 Akdeniz 3367 5.008 Türkiye Yüz.0-7.2 48.0-6.1 1.027 669.9 32.5 0.5 8. Oranı (%) 19.8 1.8 Toplam 74.7 25.2 4.750 4.0 0.2 45.0-4.9 0.4 6.4 85.8 15.2 0.2 Orta Anadolu 25706 3. 1988.3 7. 1987.094 2.9 47.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.C.7 5.4 76.1.260 302.6 7.0 84.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.9 16.6 Ege 7404 2.2 6.7 4.719 7.031 96.7 Göller 3871 0.1 37.5 37.0-5.

5 20.9 2.9 47.7 Ege 7826 31.0 9.2 49.7 23.7 46. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.9 10.0 8.6 19.2 Akdeniz 3346 3.9 Güneydoğu 4340 12.4 Doğu Anadolu 1319 13.T.0 20. >25 2.3 17. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.3 30.2 34. >4 Yüksek 1.6 21.7 25. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.9 13.9 Karadeniz 9724 1.5 22.5 46.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.C.8 22.5.3 33.0 31.1 38.3 32.6 12. 1988.4 5.3 83.2 49.4 Ege 7571 8.5 11.3 22.3 11.5 Ege 7225 17.2 36.9 17.5 6.3 10. 1988.0 56.3 3.1 17.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.9 11.9 1. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.5 Akdeniz 3139 23.2 12.4 Doğu Anadolu 1339 21.4 41.0 2.2 Tablo:V.1.6 9.1 12.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.8 29.8 Göller 3673 0.5 Güneydoğu 4227 44.2 Karadeniz 10142 13.8 18.4 26.8 Orta Anadolu 25853 1.1 9.9 Karadeniz 10570 28.8 8.5 Göller 3768 14.74 97 .2 64.8 5. >15 Çok Fazla 6.2 18. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. >100 Çok Fazla 32.8 15.2 Ege 7625 32.3 Doğu Anadolu 1338 0.5 17.4 16.6 3.9 27.2 Doğu Anadolu 1447 16.1 6.4 8.2 10.9 20.6 23.7 36.1.8 25.2 Göller 3632 19.1.5 14.6 35.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.6 6.2 7.3 23.3 17.3 27.6 32.5 33.2 60.0 Tablo: V.7 2.8 7.6 6.8 Orta Anadolu 25852 31.9 Tablo:V.8 7.7.6 Akdeniz 3270 10.3 1.4 8.9 8.8 25. 1988.8 Güneydoğu 4157 0.7 4.5 8.1 20.9 18.5 32.4 64.4 65.8 23. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.3 9.7 6.2 18.9 49.4 7.0 23.0 24.6.4 55.3 27.7 Göller 3668 36.6 Orta Anadolu 25930 9.1. 1988.6 32.5 34. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.1 2.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.2 6.4 15.9 20.5 22.4.2 47. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14.3 17. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.9 7.6 14.7 28.4 53.7 7.1 4.2 11.7 28.8 Karadeniz 10488 35.6 Güneydoğu 4035 29.9 3.5 4.5 18.7 13.4 47.9 25.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.3 18.0 24.3 Akdeniz 328 39.2 2.0 25.3 9.0 18.8 26.1 31.9 Orta Anadolu 25419 21.

00 2.00 13.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.41 0.0 134.0 123.80 15.00 11.9 85.67 38.27 25.33 0.82 39. 1989.0 3. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17.61 8.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.2 47.88 9. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.29 40.21 23.09 0. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah.15 2.00 92.14 7.18 0.00 51.0 294. Ankara.20 63.9 7.05 63.00 54.43 6.33 53.0 640.C.09 27.78 53.1.03 27.8.13 0.0 642.00 2.10 27.1 13.78 35.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697.43 4.39 9.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.1 2.5 20.96 16.21 4.04 1.00 21.87 54.39 40.3 4.03 37.43 1.0 423. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.32 20.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.07 56.00 12.14 17.3 7.37 28.06 84.54 46.39 88. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah.94 18.5 1.5 378.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.00 89.0 7.36 36.0 325.T.43 1.69 0.03 2.0 502.00 12.0 9.0 9.0 453.00 15.56 2.68 26.00 40.00 16.0 6.79 0.0 211.40 8.29 1.84 157.48 14.92 4.49 2.85 0.00 26.7 360.30 17.0 302.80 2.57 0.24 90.80 6.5 528.46 15.71 29.4 5.54 55.85 41.2 4.03 3.0 213.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12.69 46.00 11. 98 .0 1.0 233.18 78.03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20.0 1.00 61.33 60.

3’ünü oluşturan 21. Erozyon Türkiye. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile. % 30.745.299. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.781.2’sini oluşturan 11.’da verilmiştir.575 ha.938 ha. Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur. Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir. sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar. uygulanan yanlış tarım yöntemleri.T. Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15.50 cm) ve % 37.592.1.’lık bölümü orta derin (50 .468.334.90 cm) % 30. 99 .455 ha. Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde. Türkiye’de Arazi Problemleri V.1.1.C. % 17’sini oluşturan 13.2. Söz konusu bilgiler Tablo:V. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır.’ında şiddetli.’lık bölümü 90 cm’den derindir. geriye kalan % 5’i oluşturan 3.463 ha. Ülkemiz topraklarının % 14.’lık bölümü sığ (20 .8’in % 11.750 ha.’ında orta.’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir.973 ha.690 ha.2’sini oluşturan 28.908.614 ha. % 36.205 ha. iklimi.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta. özellikle işlenebilen araziler.’lık bölümü işlenmekte % 28.699.5’ini oluşturan 23. Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır.003 ha.9.3. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından. V.1’ini oluşturan 27.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır.108. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. Çeşitli arazi türleri.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir. geriye kalan % 85.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa.1. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır.114 ha.6’sını oluşturan 23.221.’lık bölümü çayır ve mera. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür.4’ünü oluşturan 28.9’unu oluşturan 9. Türkiye’nin arazi varlığının % 36. topoğrafik yapısı.1.3.699.

1987.T.9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V. 100 .1. Çay Kestane vb.C. Zeytin. Genel Toprak Amenajman Planlaması. Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık.

can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir. toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 . Kızılırmak’a adı. Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası. topraklar geri alınmaktadır. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen.T. toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır. Halbuki erozyonla. Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır.S. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. eski Topraksu Genel Müdürlüğü. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler. 1953 yılında kurulan D. Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır.C. Bu nedenle. Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi. konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir.İ. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. bu taşınmanın gözle görünür delilleridir. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. Ülkemizde ise erozyon. genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir.

V. Tablo:V. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 . Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V. Bu eğimler işleme zorluğu. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren. Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır. Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır.2.10. Gelişmiş ülkelerde. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir.22 2 Orta 15592750 20. öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır. 1987. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6.04 3 Şiddetli 28334933 36.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22.3. Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde.7’sini. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.64 1 Hafif 5611892 7.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3.1.T. endüstri.11.10. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir.3’nü kapsamaktadır. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa.’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında. Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.1. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64. ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır. ticaret.C. Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.1.’de verilmektedir.

25.1. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz. Fakat taşlar. Tablo:V. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller. Ülkemizde.1.495. 2.3. Bunların 2. Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler.1.484. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir. V. yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir.5 37.3.3. tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir.9 30.1. 1987. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır. 103 . Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır.2 sini oluşturmaktadır. V.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26.Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur. Tablo: V.093 hektarı tarım arazilerinde.C. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir. aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28.3 11.11.T.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz.4. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir. Taşlılık Sorunu Taşlılık. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur.989.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14. 1987.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V. 21 261 850 ha.

Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi.518.’ında olmak üzere 2.956 ha ile % 0. Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir.771. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır. yan yana görmek mümkündür.863 ha ile % 0. % 2 düzeyindedir.968.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar.T.6 sodik topraklar. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614.119.3. 8.814 ha’.1.01 hafif tuzlu-sodik topraklar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.000 ha.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte.1.968. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1. Bu suların.3 olmak üzere toplamı 1. 123. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1.603 ha ile % 0. dolayındadır. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır.’dır. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır.6. su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir. bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır. V.5. Aksi takdirde.2 tuzlu sodik topraklar. Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454.ında. Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır.C.022 ha. 504. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler.975 ha. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır. 104 . İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir.’lık alan. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir.260 ha. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803.161 ha.641 ha ile % 0. tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır.722 ha olup.3. Sodik topraklar 8. 264. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler.

her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir.. 1987. Harita V. Erzurum. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. Toprak ve Çevre Sempozyumu. Topraklarımız. A. No:289.. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır. 1987. 8. Mera Kanunu gibi kanunlar. ve 2. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162. 9. Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. Ankara. Atatürk Üniversitesi Basımevi. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. Toprak Muhafaza. toprak. 1987.1. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır.S. Ankara. Ziraat Mühendisleri Odası.. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. 105 . TOBB. BÖM: 9. gelecek nesillere karşı borcumuzdur.C.T.3. 5. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır. Karayolu güzergahı seçimi 1.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir. 1991. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . Kaynaklar 1. Bina.360 ha kadardır. No: 635. DİE. Atatürk Üniversitesi Yayınları. 7. Ziraat Fakültesi Yayınları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. Ergene. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup. bitki toplulukları. Ankara. 1989..1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.Y. Talaz. Dizdar. Havza Islahı. 1995. Akalın. Teknik Yayın No:60. 4. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 1992.7. sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte. TMMOB. 1989. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. Toprak Biliminin Esasları. 3. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. İ. Ders Kitapları Serisi No: 47. TÜBİTAK Yayın No:7. V. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. M. Ankara. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli. 2. Ankara. Ankara. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar. 1987. Yayın No: Genel: 245. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . Ankara. Cilt-I. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 6. su.

toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi. yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir. Yurdumuz dünyada. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı. % 36. oldukça yakın tarihlerde başlamıştır.2.C.072. Ülkemiz arazilerinin.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla.T.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır.2. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır. V.7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi. % 20’si orta şiddetli. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. % 22. Yurdumuz topraklarının % 78.4’ü şiddetli. yangınlar.1. 106 . su ve sellerle denizlere taşınmaktadır. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. tarla açılması. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır. Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır. rüzgar. Tablo:V. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. bu konudaki araştırma ve uygulamalara. Her yıl milyonlarca ton toprak.2. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir.

yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır. ülke genelinde.Erozyon riski yüksek olan.2.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır.06 7.C. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs. bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması. ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte. Orman ve otlak kullanışı uygundur. hafif. yetersiz toprak özelliklerine sahip.42 22. .04 36. 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir.T.32 3. Yurdumuzda çayır ve mera alanları. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması. Olduğu gibi korunmalıdır. orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir. gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi. Harita V. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı. İşlemeli tarım yapılamaz. 1987. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta. . Kum tepeleri ağaçlandırılmalı.22 20. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi.Yanlış toprak işlenmesi. Tablo: V.58 3.77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi. . Toprak ve bitki örtüsü yoktur. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur. 107 .’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir. bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte. Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı.2.1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0. Bu nedenlerle. Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.

7 9. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır.IV Sınıf) Alan ha 4.702 7.778. Sınıf arazilerinin % 46. 108 .127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. 100.399 16.339 ha olduğu.396 ha.2.416.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.3 34. A.546. 1995.Y. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5.776. Sınıf) Alan ha 5.692.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6.557.1 kadar orana sahip iken.3.7 9. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır.1 0.330 7.425. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78. bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V.009.6 60.C.2.585 165. Tablo:V.778.6.004.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77.563 1. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5.201.VII.959 3.016 26.2. Tablo: V.537 6.238. Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir. VI. sürüme uygun olmayan alanlarda 1.471 ha. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta.547 10.574. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır. Sürülebilir arazi toplamı % 34.2.633 4. Türkiye’nin yalnızca VII.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I.563 ha alanı kapladığı görülmektedir. 1995.VI.2.399 11.288.009.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.004.Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları.III.K.0 5. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11.749.749.2.553 46.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4.II.T. Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır.797.396 2. ve VII.2. Grubu A.012.533 36.753.4 8.K.2 46.2 13.758.7’lik bir orana ulaşır ki.487 ha kadardır.3) problemsiz arazilerin 4.).416.Y.

Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V.2. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir. 1.1 0.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.8 12. Rüzgar. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür.5 V. 1.2. 109 . yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır.Menderes.İ. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir.2 6. Dutluca 1167 Dicle. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır. İnözü 923 Yeşilırmak.4’de verilmektedir. Manisa Köprüsü 582 Sakarya. Uçtepe 563 Göksu. Doğal Etkiler.9 54. 3.8 6. 2.8 8. Keban 525 Tortum 2500 Fırat. Faklı 1977 Ceyhan. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri. Karahacık 648 B. Devecikıran 610 Dalaman.9 0.E. 1995. toprak aşınımının artmasına neden olurken.3. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar.4 5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E. Diyarbakır 1085 Kızılırmak.T. Suçatı 260 İyidere. Çarşamba 1521 Kelkit.4. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış. askı materyali olarak taşınmaktadır. Yeniköprü 922 Seyhan. Botbaşı 651 Filyos. Söke 519 Gediz. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması. Sosyo-Ekonomik Etkiler.6 7.8 19.5 108.C.8 44. Türkiye’de geç sonbahar. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur.9 10. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu.2.5 2. Bunlar.5 8. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır. Tablo:V.

Düz araziler 5. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. arazilerimizin % 39. Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir. Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir. Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. mil. c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim. katyon değişim kapasitesi. agregat stabilitesi. 2. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması. Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır. eğimin uzunluğu. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır. su tutma kapasiteleri. kil miktarları. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir.132 ha kadardır.952 ha alanı kaplarken.358. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir. kuzeye veya güneye bakış. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. Dış bükey eğimler. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. değişik çaplı agregat ve primer taneler. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir. Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . kum. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir. Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak.T. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir. Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır. kireç.832. yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46. dispersiyon oranı. eğim şekli.C. değişebilir katyonlar.

Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır. I-II ve III. 111 . çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır. patates. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir. V. ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. c. 3. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk. gübreleme yapısı. Bitki örtüsünün çeşidi. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir.2. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması.4. b. ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. En az korunma çapa bitkileri tarımındadır. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır. sıklığı. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. Ormanların ve meraların tahribi. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması. mısır. a. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir. Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır.C. Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir. tütün.T. Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. meralarda kontrollu otlatma yapılması.

Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. Kaynaklar 1. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. i. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. k. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. f. 1987. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı. Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. 112 . işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. l. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. h. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak. j. ı.C. Gelecekte. 1991. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. örneğin el sanatları. 1995. g. araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır. 2.. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır. tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir.T. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. 3. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. e. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. arıcılık vb.

568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. İyi koru 6.53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler. 113 .172 ha) . Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir. Dünyada ormanlar. ürün verebilen orman alanı 8.7 milyon ha (% 13)’dür. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan.de verilmiştir.3’ünü. ORMANLARIMIZ Ormanlar.993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar.1.6’sını teşkil etmekte olup. Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI. FLORA.78 (4. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup.515. geri kalan % 4.15’ini yapraklı türler (8. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. kavak.9’u devlet ormanıdır.027. tükenmeyen bir dinamizme sahip. iyi baltalık 2.7 sini oluşturmaktadır. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50.T.735.’dır.C.247 ha. iklim ve toprak özellikleri. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle. Türkiye orman ekosistemleri için. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0. Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş. elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır.9 milyon ha (% 44 )’dür. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. 1.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI. Ülkemiz ormanlarının % 99. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan. 10.600. ıhlamur. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları.34 ha. ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir. Bu miktar ülke alanımızın % 26. Toplam orman alanlarının % 42.1. sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. en önemli doğal kaynaklardır.2 milyon ha (% 31).763. 20. Ülkemiz. Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır.’dır. Ülkemiz arazi yapısı. dişbudak. Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22. sırada yer alırlar.8’ dir.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.

20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır. 36 yılan. 114 . 49 kertenkele. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde. iklimi yumuşatması. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan. sel.I. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir.1. rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması. doğal hayatın devamı.167. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır.300 18. Hava kirliliğinin azaltılması. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir.650 1. canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi.C. Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir.162 1. Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617.1. Su rejimini düzenlemesi. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel. erozyonu önlemesi.504 99.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır.433 99. sosyal.234. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız.341 286. zehirli böcek ve mantar hastalıkları. karaca. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için.697. özellikle geyik. ekolojik dengenin sağlanması yanında.475 619. 426 kuş. Ayrıca 120000 omurgasız.786 336. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi.666 109.018.335.088.T. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın.302. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür.524 3.644 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. 8 kaplumbağa.379 4.000 ha alan ağaçlandırılmıştır. Ağaçlandırma alanlarında.1. asit yağmurları.

2001. Ankara. VIII. Orman Genel Müdürlüğü. 115 . odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir. DPT. Orman Genel Müdürlüğü. Orman Dergisi. Sayı: 14 Şubat 1993.. Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni. Orman Dergisi. 3. 2.T. Ankara. nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer.5 Yıllık Kalkınma Planı. Sayı:5 . Ankara. Mayıs 1992. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi. 4. (Kasım-2001).C. Kaynaklar 1.

Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. d. “Tabiat Parkları”. tabiat parkı. dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. Bayındırlık. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip. b) Yaban hayatı tahrip edilemez. Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. 116 . manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını. Bilimsel ve estetik bakımdan. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir. geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir.2. a. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. Tabiat Anıtı. a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park. b. Bu kanunda yer alan. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. TABİAT PARKLARI. kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça. MİLLİ PARKLAR.T. Bu kanunun amacı. ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. Milli Park. Bu kanun kapsamına giren yerlerde. tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. Tabiatı Koruma Alanları. milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak. Tabiat Parkları.C. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz . sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder. c. türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler. gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine. Tabiat Parkı.

Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları.11.08. tabii bitki toplulukları .1959 Tabii bitki toplukları.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB. Tabii bitki toplulukları.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları. manzara.02. Tabii bitki toplulukları.1971 16. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı.1996 21.01. dinlenme ve eğlenme 09.09.07.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES.1986 09. arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı.08.09. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.1969 03. Bitki örtüsü.05.1996 07.2.12. dinlenme ve eğlenme 31.dinlenme ve eğlenme. Harp tarihi.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları. dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar.1.2000 Tabii bitki toplulukları. Adana. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları. Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan. tabii bitki ve hayvan toplulukları.1996 06.02. 2003.04.1972 22.03.dinlenme ve eğlenme.dinlenme ve eğlenme.1961 06. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.11. Arkeolojik kalıntılar. jeolojik oluşumlar.1976 08.1981 25. manzara.04.1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.1988 07. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı.4.1987 21.04.T.11. tabii bitki toplulukları.1994 08. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. dinlenme ve eğlenme 27. dinlenme ve eğlenme 22.1988 07.1973 02. dağ ve kar sporları 20. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) .1970 21.06. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları . Tabii bitki ve hayvan toplulukları.08. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji.09.TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05.1994 31. jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı.) 29.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları.04.1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası.03.1998 21. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde.12.manzara.11.1973 12. tabii bitki toplulukları.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar.07. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler.1988 11. dağ ve kar sporları . dinlenme ve eğlenme 19. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler.1994 31.1994 31.1996 (Sınır Da. jeomorfolojik oluşumlar. şapeller ve peri bacaları gibi).05.1970 03. dinlenme ve eğlenme 29. 54524 Kayseri Kastamonu. bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik.11.12.11.1958 Arkeolojik kalıntılar. 117 .06. Arkeolojik kalıntılar. jeolojik yapı.manzara.1993 17.03.06.1994 31.dinlenme ve eğlenme.08. manzara .C.

ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır. pallasiana var. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi.06. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir . 167 su kuşu türünün mevcudiyeti. yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları.07. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile.5 88. kum .04.06. zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.göl. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu. Çok çeşitli ağaç. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.5 329 30.12. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur. Sülüklü Göl.5 29. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur.04. olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata). sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması . nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır. akbalıkçıl. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01. Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir.1987 27.5 334 29. Deniz.12.C. Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24.1987 30. kaynak değerlerini oluşturmaktadır.T. Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana). Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır.10. kaynak değerlerini teşkil etmektedir.05.07. pallasiana var. Avrupa’da turna.1987 8 Çitdere Zonguldak 721.1987 25. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300. şeneriana)’nın varlığı. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu.1987 02.1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21. ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması.1988 16.1987 27.12. flamingo.07. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır. Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması.10.1988 118 .08.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08.04.04. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği.03.1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15. eşsiz bir tabiat parçasıdır.08.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir. pallasiana var. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu.1987 23.5 785 46. nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması. Çok sınırlı yayılışa sahip.1990 26. karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu.08. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir.2. Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp.12. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile. barınma ve kuluçka alanı oluşu. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş. kıyı. Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu.1987 18.1988 05.1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29.1988 17. sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır. vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809.

Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.07. yer yer karışık meşcereler oluşturması. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır.04. Örümcek ormanı.12. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır.T. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır. Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir. göl lagünleri.08. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.5 83. İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür.1993 25 Çamburnu 180 31. Sahada.1994 23.12. 119 .01. Ayrıca. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp. 2003.12. kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti. Camili-Efeler ormanı. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır. pallasiana) türlerinin yer yer saf. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti. Saha. tarafından M.1993 26 Dibek Antalya 550 31. Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir.1991 05.07. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM. özellikle tepeli pelikan. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. boyunda. Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1. 490. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir. Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir. Seyhan-Ceyhan deltası. Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Aktüel Akgöl. Saha. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır.5 km. Avrupa. Camili-Gorgit ormanı. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp.02.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür.1993 27 Habibineccar Hatay 118 31.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12.023. kayın. Sen Piyer kilisesinin 200 m. kıyı kumulları.04. 111 kuş türünün varlığı. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir.07. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır. sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi.1991 İç Ege Bölgesinde.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08.03. 3. bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir. Sahada.2. 500-700 m eninde. yüzyılda yaptırılmıştır.12.Ö.12.03. yer yer karışık meşcereler oluşturması. Sulak saha. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani). barındırdığı bitki ve hayvan türleri. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır. Toros Göknarı (Abies cilicica).1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Sahada.C.5 24.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31.1998 24. Antiokus I. gürgen.

09. 2 3 Çorum.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması. İlgi çekici kanyonu. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950.1998 29.09.1984 21.1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı. jeomorfolojik yapıda olması.1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik.5 11.1991 7 Gölcük Isparta 6684 05.04.0 05.10.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği. peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı.07.12. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI.6 329.05.10. 2003.1998 22.07.12. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. . peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.02. 120 . manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması. Sahip olduğu orman dokusu.1991 Yeni 1196.1989 03.08.06.1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600.5 1150 Değişim 07.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması.0 1625 394.0 TESİS TARİHİ 01.05. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.02.T.1995 06.06.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08. nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması.peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu.5 5859 14916 07.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması. bitki örtüsü.1989 21. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.2.1995 27. Doğal yapısı.07.C.1998 07.

09. çap ve 5.1994 27.09. 2.1994 29.1995 21. 1.55 m.1994 29.02. 27 m.02. boy.1994 09. 1. çap ve 7.69 m.1994 27.1994 27. Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m. boy.45 m. 2. Servi Ağacı’nın 250 yaşında . boy.07. boy. boy. çevre genişli. boy. 15 m. bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında .1995 21.1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 . 30 m.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan. 1.1995 21.1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21.2. 25-30 m.09.02. çap ve 3. çap ve 8.1994 09.02.38 m.50 m.40 m. çap ve 8 m. çap ve 7. 2. 2. çevre genişli.55 m. 1.) 10 ha İLAN TARİHİ 19.5 ha.50 m. çevre genişliği Ardıç 500 yaşında . Meşe Ağacı’nın 350 yaşında .25 m. vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması .1994 27. çevre geniş. çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında . 2. 1.1995 21. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha. 25 m. 18 m.80 m.12. 2. çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu. çap ve 15 m.09. 1 m.1994 09. çevre genişliği Karaçam 300 yaşında . boy. boy. boy. 2. çap ve 1. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş. Meşe Ağacı’nın 25 m. 2. 40 m. boy. 25 m.40 m.09. 30 m. çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında . çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında .65 m. 2. 24 m. 1. çap ve 5. çap ve 4. 2.09.09.11..11.85 m. çevre genişliği Karaçam 200 yaşında .11. 8 m.40 m. 4 m. çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında .11. çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında .80 m. 4 m.02.8 m.1994 29.1994 09. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . çap ve 4.09. 30 m.02.1994 09. boy. 20 m.1995 21.5 m. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında .02. 7. boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi. çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında . 2.11. 1.1995 21. çap ve 6. çap ve 3 m. 0.09. 15 m. 20 m.1994 29. çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0. boy. çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında .85 m. boy.C. çap ve 7. çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında .50 m. 2. 20 m. 3.67 m.35 m.10 m. çap ve 8.50 m. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında . çapa sahip olması. 3 m.90 m.20 m. çap ve 0. 34 m.70 m. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI. çap ve 17 m.02.85 m.23 m.34 m. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında . 4 m. çevre genişliği Şelalenin . çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında .09. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında . boy.5 m. boy .1994 22. Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması. çap ve 4. çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında . 2 m. çap ve 7. boy. çap ve 7. boy. boy. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında .90 m. . 26 m. 21 m. 154 m 52 ha. çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında .1995 21. 1.50 m.78 m.1994 29.09.06.20 m.5 ha 2500 m2 07. boy. boy. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında .1994 27.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0. boy. boy.08. 25 m.1994 27.62 m.T.09.1988 12.1994 29.70 m. Karaçam 600 yaşında .1993 06. boy.1995 21. 2 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında . boy.70 m.1994 29. çap ve 5. çap ve 8 m.09. çap ve 8.09.02. çap ve 10 m. 25 m.1994 29. boy.38 m.75 m. 1.42 m. 35 m. boy. boy. 35 m.70 m.50 m.02.

10. çap ve 7.1995 25. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . çap ve 9 m.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması.1995 31.2002 122 . çap ve 4. boy. boy. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte. çevre geniş. 1.15 m.1995 11. boy. Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir. 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21.1995 11.80 m. 14 m.5 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında . 318. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır.80 m. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .1995 11.1995 21. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m. çap ve 4. 95-105 yaşında . boy. 22 m. çap ve 3. çap ve 5.34 m.10. çap ve 5. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m.06.1995 21. boy. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .81 m. boy.2000 03.55 m. 35-40 m.1995 25.10.54 m.10.1995 25. çevre geniş. boy.70 m. çevre gen. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .04. çap ve 3. boy. çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında .85 m. boy ve çatalının her birinin 40-45 cm. boy.88 m. Kermes Meşesi türünün 77 cm çap.1995 29. çap ve 12. boyunda.09.5 m. çap ve 3. boy. 1. çap ve 6. 50 m. 53. 1.06.18 m.90 m.52 m. 1.11.1995 11. 2.82 m.1995 25. çevre geniş. çap ve 5.1995 21. boy.76 m. çap ve 4.04. çap ve 2.40 m.20m. 1.10.04.m çap ve 7. çevre geniş. 61. boy.1995 11. 97-101-75 çaplarında ve 306.5 ha 03. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında. 20 metre boyunda. 1.65 m. 3. boy.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması.1995 11.5 ha 23. çap ve 8.1 m.60 m. çevre gen.08. 1. 32 m. boy.48 m.07. 1. çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında . 5 m. çap ve 6. çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında.05 m. çevre geniş. 52.8 m boylarında . 20 m. çap ve 3. 1.30 m.07. 1.53 m.65 m.21 m. boy.2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06. Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir.2002 06.04. boy. 0.04.10. çap ve 9 m.05.32 m.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha. 2.10.C. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .22 m. 2 m.05 ha 10. 25 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında .1995 26.1995 21.09.T. 49. boy. 1.5 m.1995 11. 2. Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında .09. sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m.80 m.10 m. 58.85 m.70 m. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m. 1. 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0.10.80 m.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117.10 m. 57.07. çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın . boy. 20 m.5 m.07. 3 m.73 m.92 m. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında . 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16.1995 26.83 m. çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3.6 m. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .1995 03.1995 21.30 m. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında . 54.90 m.04. boy.5 m. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4.10. 54 m. 1. boy. 1. çap ve 4.10. çap ve 4. 2.1995 11. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .4 m. 30 m.

12 m boy.2003 06. 190 yaşlarında. 21 m boy. 1070 yaşlarında 35 m boy. 250 yaşlarında.2002 06. 2. 1.2002 06. 12 m çap ve 3. Anadolu kestanesi ağacının.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün. 2. 15 m boy.2002 06.2002 06. 1. 27 m boy.09.50 m çevre gen.03 m çevre gen.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün.09. 1.17 m çap ve 3.2002 16. 3. 16 m boy.5 m boy.90 m çap ve 5. Kayın ağacı türünün.2002 06.05. Ardıç ağacı türünün.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy.09. Ardıç ağacı türünün. Porsuk ağacı türünün.2002 06. 1.05.97 m çevre gen.T.8 m çevre gen.02 m çap ve 6.16 m çap ve 6.2002 06.2002 06.7 m çevre gen.05. 2. 300 yaşlarında 42 m boy.2002 13. 24 m boy.20 m çevre gen.09. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06.94 m çevre gen. 1. Ardıç ağacı türünün. 22 m boy. Ardıç ağacı türünün. Göknar ağacı türünün.09. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında. 1000 yaşlarında 12 m boy. 1. 70 m boy.09. 1.2002 13. 200 yaşlarında. 150 yaşlarında.30 m çap ve 7.09.57 m çap ve 4.2003 06. 1.09. 30 m boy.84 m çap ve 5. 12 m boy.2002 06. 9 m boy.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün.70 m çevre gen.09.50 m çevre gen. Yaz ıhlamur ağacı türünün. 1 m çap ve 3. 27 m boy. 300 yaşlarında .10. 1.90 m çap ve 4. 23 m boy. Ladin ağacı türünün.2003 06.36 m çap ve 6 m çevre gen. Dışbudak ağacı türünün. 11 m boy. 3.2003 06. 10 m boy.C.09.3 m çap ve 6.43 m çap ve 4.09. 1700 yaşlarında. 1. 1.05. 630 yaşlarında 19 m boy.72 m çap ve 5. 1.2002 16.10 m çap ve 9.2003 06. 1. Çınar ağacı türünün.10. Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında. 11. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında.09. 665 yaşlarında. 2. 1. 1.80 m çevre gen. Sedir ağacı türünün. 1 m çap ve 3 m çevre geniş.80 m çevre gen.09.2002 06.2002 16. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy.30 m çevre gen.09.09.2002 06.09. 2.6 m çap ve 5.09. 2. 12 m boy.30 m çap ve 7.2002 06.2002 06. 12 m boy.09. 450 yaşlarında. 1. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.90 m çevre gen.09. 22 m boy.14 m çevre gen.71 m çevre gen. 1. 645 yaşlarında.2002 13.2002 06.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy.2002 06. 3. 1.2002 06.22 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün.80 m çevre gen.95 m çevre gen.1 m çap ve 4 m çevre gen. 20 m boy. 1030 yaşlarında.08 m çap ve 3. 320 yaşlarında. 775 yaşlarında 27.2003 06. 340 yaşlarında 16 m boy. 12 m boy.2002 06.04 m çevre geniş.09.76 m çap ve 2.88 m çap ve 5.10.34 m çevre gen.32 m çap ve 7. Ardıç ağacı türünün. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında.1 m çap ve 3. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında.09.05.05.5 m boy.09. Sedir ağacı türünün. 20 m boy.10.09.7 m çap ve 4. 2. 2.08 m çap ve 9.16 m çap ve 6. 0. 46 m boy. 530 yaşlarında. 110 yaşlarında.76 m çap ve 11. 500 yaşlarında 13 m boy.2002 16.84 m çap ve 6.40 m çevre gen.2002 06. Çınar ağacı türünün.69 m çevre gen.5 m boy.05.40 m çevre gen.2002 06.09.50 m çap ve 7.5 m çap ve 4. 1.50 m çap ve 4.3 m çap ve 4.2002 06. 49 m boy.39 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 . Sedir ağacı türünün.90 m çevre gen.2002 13. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında.

7 m boy.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında. Yapısı. Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır.2. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur. 2. Tablo:VI. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir.67 m çevre gen. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. Yılında Ormancılığımız. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır. 9. Ankara. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır. Çevre Bakanlığı. sahip olduğu boyutları.05.05.’de Tabiat Anıtlarının Adı. Çınar ağacı türünün. 4. 2003. 4 m çap. 2003 yılı sonu itibariyle. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen. 1989. Tablo:VI. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır.Nemrut kalderası. 38 ha olup. 700 yaşlarında.10.08.2003 06. Kaynaklar 1. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır.1 m çap ve 4. Çevre ve Orman Bakanlığı. Alanı. 12. Bulunduğu İl. 2 m çap ve 8. 35-40 m boy.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları. 2873 Sayılı. Yurdumuzda. Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar. Harita VI. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında. Orman Genel Müdürlüğü. Tablo:VI. Tablo:VI.T.54 m çap ve 14. 28 m boy.2003 05.1’ de Milli Parkların. birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir.05. Tabiatı Koruma Alanlarının.05. 2003. Dut ağacı türünün. “Volkanik konilerin üst kısımlarında.5 m boy.4. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06. 124 .2. Bulunduğu Alan. 4. kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar.2. 1995.2003 06.5 m çevre gen. 60 m derinliğinde.3’de ise Tabiat Parklarının Adı. Milli Parklar Kanunu. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır.C.2003 06. Neojen ve kuaterner volkanizması ile. 1.17 m çevre gen.2’de.2. 33 adet Milli Park. Kuruluşunun 150.56 m çevre genişliği Yüzen adalar.

Bitki.3. 5. doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. enerji kaynaklarının sınırlı olması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. VI. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. Yangın gibi. 3. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. Ülkemizde doğal. dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması. maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte. Tarım. gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. toprağı bozulmamış. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi. çarpık ve hızlı kentleşme. 2. Tarihi. 125 .C. bozulmasına engel olma. 21. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta. Kendine has biyolojik.3.T. küresel ısınma ve sera etkisi. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda. hayvan. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan. Yüzyılda ise çevrenin. toprak su ve havanın kirlenmesi. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan. 7. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır. Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler. günümüz insanını tatmin etmemekte olup. Bu anlayışla. arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. korunması kolay olan. 4. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır. altyapı projelerine destek olunmakta.1. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. 6.

İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak. VI.C. kültürel ve tarihi değerlerin.3. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir. Turizm. VI.3. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye.2. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak. rekreasyon. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. Bu madde uyarınca. Tablo:VI.4. çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması. Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi.) 9. 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır. b. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak. 126 . çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha. Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9.T.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. sahip oldukları doğal. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a.3.3. Bakanlar Kurulu.’dır. Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım.3. VI. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları. 10. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. Bu bölgeler.1. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması. bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir. c.

07. Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması. Batık kentleri.11.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI. Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır.3.2000 08.1988 06.08. Eşsiz doğal değerleri koyları. Tablo:VI.1990 02. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur.11.07. üreme. 2004.2004 Kaynaklar 1. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05.eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir.1990 21. Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir.konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması.Çevre ve Orman Bakanlığı. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle .Çevre Bakanlığı.1990 02..11. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu .1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05. Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir.3.2’de belirtilmiştir.yöresel bitki örtüsü . Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir.ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması. Sayı:1.1990 22.01.C. 14 Uzungöl 149 07. 127 . gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir.1990 21. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.11.2. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip. 2004. Deniz Kaplumbağası vb.01.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir.1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri .11. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.T.03.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u.kanalları .eşsiz doğal güzellikleri kanalları.2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı.1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22. İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır. 2. Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama.1988 18. beslenme ve konaklama yeridir. Eşsiz doğal güzellikleri.11. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.03.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin.4.11.07.1990 02. 1992.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22. Özel Çevre Koruma Dergisi. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür.1990 22. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.

su altı ve su üstü bitkilerin. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir. doğal veya yapay. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. normalde Türkiye’de bulunmamakta. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur. kamış gibi yüksek. ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır.C. topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir. Bu çeşitlilik sonucunda. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. devamlı veya geçici.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. gerek bitki örtüsü. Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir. geniş toprakları. Asya. tatlı. aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların.T. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar. ancak bazı yıllarda. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle. Kışın. Kuşların Türkiye’de dağılımı. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular. kuş bilimi bakımından çok önemlidir. çok yeri saz. 70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. Bunların içinde.4. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. suları durgun veya akıntılı. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. 400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta. Sultan Sazlığı. Sulak alanların ekolojik yapıları. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 . sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır. gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında. kuşların saklanmasına. Geriye kalan 40-45 tür ise. acı veya tuzlu. Acıgöl Havzası’dır. güneye göç ettikleri. bataklıklar.4. çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır. Türkiye aynı zamanda. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği.

ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir. Harita VI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını. 129 . geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken.C. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan. Bölge ve Yerleri. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında.’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir. Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır. 6. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır. atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar.4. 1. 2. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler.T. Harita VI. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür. taşkın kontrolü.3.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar. Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar. yalnız bulundukları ülkenin değil. 5. kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir. 3. bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar.4. 200 adet sulak alan tespit edilmiştir. hayvancılık.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır. VI. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir.1’de verilmiştir. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar.4. 4. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan. Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde. saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup.

T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.4.C.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .C.T.

C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .T.

133 . 2004.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G.4.T.2’de verilmektedir. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.

2. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini. 2004. yaşamevrelerini. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni.C. Bir sulak alan.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır. sulak alanın yararları ve/veya değeri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. Türkiye üzerindeki bu göç. (Nadirlik.T. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. 134 . veya 3 Bir sulak alan. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar.4. veya ailelerini. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir. 200-700’lük gruplar halinde 250.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için. Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür. 20.

sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş.200 ha. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17. nesli tehlikede olan küçük karabatak. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır.05.000 ha. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları. Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39. Bu alanlar. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir.T. VI. Ramsar Sözleşmesi ile. 1998 yılında ise.3. Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Göksu Deltası. Yönetmelik. Sultan Sazlığı. akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar.3. Söz konusu Yönetmelik.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. alanı kapsar. Alan. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup. Alanın 17. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir. Gediz Deltası.1. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir. 135 . Sultan Sazlığı. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır.C. Seyfe Gölü. Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür.4. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir.4. sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Kızılırmak Deltası. proje çerçevesinde alanda. Türkiye. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir. Alan tatlı.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır. Ramsar 8.

Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır. Gölün 10. VI. VI. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14. alanı kapsar. yaz ördeği. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır.3. ekolojik olarak bol gıdalı olup.2. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup.500 ha büyüklüğündedir.600 hektarlık bölümü. Suları tatlı. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir.200 ha. pasbaş patka. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 . Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir. VI. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup.4.lık bir alanı kaplamaktadır.T.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır. besin maddeleri yönünden fakirdir. 1996 Ocak ayında sayılan 429.200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. VI.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır.3. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23. Burdur Gölü öncelikle.4. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup. suları tuzlu ve arsenikli. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Nesli tehlikede olan küçük karabatak.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir.480 ha.lık bir alanı kapsamaktadır. Ayrıca.lık bir alanı kaplamaktadır.700 ha. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır.000 ha. tepeli pelikan.3. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir.4. 1994 yılında 12. Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır.600 ha) ilan edilmiştir.3. Alan tatlı.C. ekolojik olarak bol gıdalı. Alanın 8650 ha.423 su kuşu. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır. Suları tuzlu olup. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.4. Suları tatlı. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. 1994 yılında gölün 10.3.6. limnolojik bakımdan killi olup.4.000 ha.4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14. Alanın.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16.5.

dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır.400 ha.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır.7. ırmak. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır. VI.4. alanı kaplamaktadır. sazlık. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan.110 ha. Deniz.9. cüce karabatak. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır.4.3. mera. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir.4. şah kartal.3.4. Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20. göl. alanı kaplamaktadır. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir. Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir. bataklık. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup. yüzölçümüne sahiptir.000 ha. VI. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 . orman. Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup.T. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir. al boyunlu kaz. VI. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir. tuzlalar.4. Nesli tehlikede olan yaz ördeği. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde.8. dik kuyruk. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan. VI. çayır. küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır. 14. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır.3.

Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde. 2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Sözleşmenin amacı. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8. Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.1996 yılında yürürlüğe girmiştir. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır. ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır.T. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir. Sözleşme ülkemizde 22.C. Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir. Sözleşmenin amacı. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır.5. 138 . MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27.12. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler. 2. VI.’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir. Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır. DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır.12.

Sözleşmenin amacı. sözleşmeyi 17. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir. hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır.C. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir. endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup.05. habitat tipleri. Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır.T. Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır. sosyal. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir.Türkiye. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri. Sözleşmenin amacı. 4. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının. Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. 6.1994 tarihinde onaylamıştır. Sözleşmenin amacı. 5. 139 . Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı. Akdeniz’in kapladığı alan içinde. deniz çevresinin iktisadi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. göçmen türler. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir.

140 . Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır.05.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur. . Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış. Sözleşmenin amacı.C.1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek. Sözleşmenin amacı. 8. özellikle Afrika başta olmak üzere. . Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir. Taraf olma süreci devam etmektedir. Sözleşmenin amacı. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır. 9.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır. 10. ozon tabakasının incelmesi.Sözleşmenin amacı. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır.12. Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur. çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir.T. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır. göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak. Sözleşme ülkemizde 14.Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış. 27. 11. Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7. etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi . Protokolün amacı. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde. biyolojik ve genetik kaynakların korunması.

141 . 13.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir.1965 yılında yürürlüğe girmiştir. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır. Atmosferde.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye. 14. ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir. 16. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme. 1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme.03. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır.T. 18. Ülkemiz. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13. uzun menzilli taşınması dahil.C. ülkemizde 24. başta karbondioksit olmak üzere.07.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12. Sözleşmenin amacı.06.11. hava kirleticilerinin. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı.1985’ de yürürlüğe girmiştir. Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13. Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15.05.04. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur.1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur.

Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. 3. Çevre Bakanlığı. Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde. Sulak Alanlar Şubesi.03. Çevre ve Orman Bakanlığı. Haziran 1992. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. İstanbul. Ertan A. Sözleşmenin amacı. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları. M.05. Kasparek. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler. Kaynaklar 1. 4. dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.10. 18. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır. 03. başka devlete taşınımına ancak.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması. 20. kullanılması ve geliştirilmesi. ERDEM. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak. Ankara. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek. saklamak. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde.T. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. korumak. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 15.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak. 1994. Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. 2004. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. A. bilimsel. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla. 1998. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. 142 . DHKB. 19. Kılıç.Osman.

143 . 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1. yabancı turist sayısı 7. avlanma. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir. Çok dikkatli planlama. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya. 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir. Turizm sektörü. konaklama. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel. dinlenme. Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27. sağlık. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII. kültür. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir.1. uygulama ve kontrol gerektirir. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7. dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci. Dünyadaki pek çok ülke için turizm. turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir. 9. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir.1’de verilmiştir. ulaşım.1. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir.T. tatil.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.C. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir. uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır. Turizm.4’ten yüzde 1. TURİZM VE ÇEVRE Turizm.7 milyon kişiden. turizm geliri ise 7. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak. sosyal. 1995 yılında 1793.7 milyon kişi. 1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26. hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları. spor. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.6’ya. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır. insanların geçici veya devamlı.7 milyon kişiye yükselmiştir. TURİZM VII. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise.2.8 oranında bir azalma ile 5. meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir. Turizm.

15 19.94 51.34 5.1.18 29.76 9. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.09 14.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15.70 5.89 -1.64 2.44 -2.85 9.16 -8.47 -7.09 5.90 -6.01 0.49 3.75 51.10 -2.41 17 282 7.88 19.51 1.95 .78 2.97 7.33 1.31 .46 1.0.2.24 -1.84 0.55 1.05 2.91 15.35 3.43 8.96 -0.77 9.93 5.37 14.22 19.29 -7.04 32.71 -12.81 .05 4.74 -15.71 3.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.23 1.52 5.14 9.94 10.0.71 5.86 3. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824.15 14.88 3.09 5.70 6.80 4.64 -3.97 0.68 42.96 -0.07 3.94 19.22 -1.78 5.46 -1. oda sayısı 156 367.25 12.39.10 14.27 1.49 3.83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı.68 16.C.34 12.37 7.97 .49 23.52 7.88 41.32 6.1.72 -15.79 31.6 27.70 4.59 6.07 15.59 1.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .7 -6.00 1. 144 .78 4.71 18 578 6.40 41.75 15.26 7.76 2.25 4.58 15.38 5.25 2.09 1.91 -20.87 17.44 -0.76 -4.20 -16. Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.82 0.68 1.54 25.70 20.38 14.44 18.43 19.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) .11 21.13 15.81 42.07 16.95 4.43 3.26 43.53 0.80 -10.93 12.84 18.78 7.86 3.15 31.34 11.2’de verilmektedir.06 12.43 3.18 15.T. tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur. yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.90 0.43 19.91 9.96 12.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.82 11.52 23.57 21.18 12.1.51 3.22 6.80 5.74 -11. 2000.92 7.55 -13.54 -10.47 33.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.81 23.87 7.28 15.99 3.75 4.07 7.10 15.28 -1.56 7.58 3.60 6.43 5.54 9.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.98 2.23 15. yatak sayısı ise 243 794’dür.26 6. Tablo:VII.35 39.76 7.85 9. oda sayısı 113 452.60 0.48 7.57 -2.44 3.29 2.49 10.28 7.08 14.43 6.64 6.22.

Sınıf 1. 1998’de 9 431 280. 39 667’si tren yolu. 145 .1. 2000. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII. 1. 1 969 579’u karayolu.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.3’de gösterilmektedir. 1997’de 9 712 510. Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı.1.Sınıf 2. 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes.Sınıf 2. 1996’da 8 536 778. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir.T. 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir.C.

1999 yılında 5.177 milyar dolar.0 422.0 Haziran 794.1 21.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.2 1. 2000. 1998 yılında 7.5 56.4 52.0 728.9 -5.0 1.1 29.0 255.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12.0 509.1 34.4 -5.7 16.T.8 2000/98 -16.0 696.0 33.5’de düzenlenmiştir.1.9 1.6 3.9 47.8 -13.0 7.5 2000/99 10.0 318.0 Kasım 358. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.0 1998/97 23.0 Nisan 416.4 -6.0 -1.14 100.8 618.0 1 056.1 -15.3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75.4 ve Tablo:VII.0 225.8 44.0 224.86 1.1.0 357.4 -15.0 1 054.2 1.C.C.0 302.7 artarak 1.2 -33.4 23.0 23.3 -41.4 3.3 9.0 0.0 420.711 milyar dolara yükselmiştir.177.0 Aralık 236.4 2000/97 2.1. Tablo:VII.0 186.4 19.0 261.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.0 476.0 422.0 5.5 313. 1997 yılında 1.0 718.0 749.9 1.0 Temmuz 854.203 milyar dolar.0 7 636.4 -14.1 1.8 65.6 9.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.5 1999/98 -24.1 azalarak 1.8 6.0 Eylül 1 054.1 30.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217.3 2.7 41.0 196.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı.6 39.6 -0.7 0.88 7.0 1 169.7 -5.2 15. Merkez Bankası. 2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII.2 -26.0 1 041.1.0 Şubat 175.2 -41.1 Ocak 212.0 1 207.9 -27.0 869.5 -7.4 -5.6 33.3 46. 2000 yılında da 7.8 -29.0 826.1 863.0 GENEL 7 002.4 -3.29 0.8 -12.0 Ağustos 1 169.0 Mayıs 707. 2000.9 51. 1999 yılında yüzde 16.0 291.55 14.203.9 -18.6 696.0 216.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.0 TOPLAM Kaynak: T.0 Ekim 715. 146 .0 662.0 984.3 0.6 -39.0 Mart 312.2 37.01 0.26 0.7 23.0 229.2 70.0 239.

6 90.2 -9.C.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.0 107.6 19.8 248.6’da verilmektedir.7 71.0 -2.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri.7 16.T.0 89.8 16.5 21.7 12.0 206.0 206.9 1 471.6 -16. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır.1 Denge (1.4 -0.9 -18.7 -15.5 27.0 80.0 Haziran 231.2 2.2 3.7 93. Merkez Bankası.0 168.1.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.6’lık turizm gelirinde ise % 10.3 92.1 68.4 14.4 -4. 147 . Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11.1 2000/99 42.3 38.0 Ağustos 133.0 Kaynak: T.2 98.9 71.7’de verilmektedir.1 210.1.0 1997 8 088 549 9 689 004 876.6 186.8 -15.7 166.4 23. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.7 41. VIII.3 14.5 167.0 159. 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.8 -16.6 4.3 -8.9 36.1 0.0 GENEL 1 716.2 -18.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.0 90.0 108.4 2000/97 17.1 -22.0 101.0 Nisan 162.3 -28.0 1 711. 2000.0 Kasım 106.4 381.0 Mart 122.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.4 2.3 Ocak 94.0 7. Merkez Bankası.0 Şubat 121.7 110.0 242.C.9 -41.2 -18.1 -58.1 -22. Tablo:VII.9 -11.3 88.2 -2.1.1’lik bir artış öngörülmektedir.3 28.1 223.3 2000/98 -14.0 Aralık 102.9 370.0 -0.7 136.9 -12.7 -20.2 1999/98 -40.1. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.4 105.8 -22.3 10.7 9.5 28.0 86.1 -19.0 Eylül 78.8 73.0 Mayıs 190.0 134.0 Temmuz 269.3 -16.6 130. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.9 -15. 2000.3 78.4 17.0 Ekim 103.8 -11.1 296.000$) Gider (1.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1.7 -15.0 1998/97 37.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.6 96.5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111.6 207.0 1 753.0 118.2 309.3 4.3 -13. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.0 213.C.4 -7.9 -16.0 TOPLAM Kaynak: T.6 -21.8 -4.7 172.

8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır.1 4. Kaynak: Turizm Bakanlığı.850 2005 (2) 13.3249 yat kapasiteli yat limanı. turizm kompleksleri vb.C.2 8.1 14. Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII. 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin. maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir.8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7.1. 1983-2000 yılları arasında.471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT.690 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII.484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3. . sportif amaçlı turistik tesisler.500 11. yat çekek ve yanaşma yeri.116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi.200 1.18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16).1. . 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8.000 5.8’de verilmektedir.7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9.000 7.203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1.) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır.1. 148 . Beş Yıllık Kalkınma Planı.6 11.T. . Tablo:VII. 2000.727 7.70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61). .2 10.756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4. ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri.7 7.981 4. .26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23).5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis.627 3.600 8. Bu tahsislerin. 2000.947 5.7 adet golf tesisi. .8 15. VIII. .

Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle. 5. 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal.2 Turizm Sektörünün Amaçları. 2. kriz dönemlerinde ayakta kalabilen. Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde. 1. kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır.Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu.I. Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde. 7. Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII. koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir.T. halkın 6. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır. 8.Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır. 9. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir.C. VII. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. Kullanan Öder . 149 . idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır. 4. 3. Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir. pazarlama alanına.

I. moteller. pasif dış turizm) ve iç turizmdir.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. sinemalar. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır. termal. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. sağlık. 13. yat. hoteller. 11. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere. 12. 150 . spor merkezleri. Konaklama Hizmetleri Oteller. hayvanat bahçeleri. VII. Ulaşım Seyahat acentaları. 14. tur operatörleri. konuya özel parklar. restoranlar ve benzerleri.C. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir. reklam şirketleri ve benzerleri. vapur şirketleri. dağ. otobüs ve tren şirketleri. pansiyonlar. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır. konuk evleri. müzeler. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. hava ulaşımı. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar. kış. yaptırma. sanat galerileri.T.Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler. turist rehberlik hizmetleri. yöresel özelliği olan çarşılar. bahçeler. onama sürecini yeniden tanımlayan. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf. milli parklar. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir.

Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi. Su. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir. kanoculuk. üvalizm. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. etnik turizm. yaş turizmi. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir. durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. kültürel turizm. toprak. Gürültü. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta. Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni.I.T. tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. Sağlık Turizmi: Klimatizm. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. Turizm aktiviteleri gerçekleşirken. 151 . Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. Bunlar. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması. çarpık kentleşme. Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. VII. termalizm. Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. Örneğin. Antalya. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır. trafikten kaynaklanan hava kirliliği. mağara turizmi vb.C. tarihi. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir.4. dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir. hava ve flora-faunadır. golf turizmi. Türkiye'de turizm sektörü. Çevre turizmin temel kaynağıdır. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm.

turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise. tüm su kaynakları kirlenmiş.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1. denizleri ölmüş. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır. Özetle hızlı nüfus artışı. moteller. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta. atık yüklerinin artması. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır.5. VII. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış. ikinci konutlar tatil köyleri. içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. altyapı yetersizliği. kıyı talanı. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış.5. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir.I. kamp yerleri.5. Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur.I.1. çevre kirliliği. Bu kullanımın 2000 yılında. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. 152 . Turizmin bölgeye yönelmesi ile. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş. Bunun sonucunda. bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. ve 11. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde. kıyıları talan edilmiş. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için. Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi.2.C. deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır. yanlış yerleşme kararları. VII.I. peyzaj bozulması. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir. kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir.T.

Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır. VII. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon.T. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir. Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir.I. Yerleşimlerin hızla büyümesi. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar.3. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar.C. Bu durum şebekelerin. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir. Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır. Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken. Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir. 153 .10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir. pompaj. konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli.5. yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir. Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir. Bu miktarın 2025 yılında 1. bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler. avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur.

sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. VII. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir.8 milyon ton civarındadır. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir.5.4. Setur Kuşadası Marina. Setur Antalya Marina. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina. Karada Marina Bodrum.I. Setur Ayvalık Marina. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır. Setur Çeşme Marina. yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra. Çalışma. Özendirme yoluyla. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir.5. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup. Bu araçlarla toplanan çöpler. Setur 154 .T. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir.5. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek. Marmaris Martı Marina. Çevre Bakanlığı. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar. Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar. akışlarda yüzeysel suların.I.6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır. Kemer Antalya Marina. Albatros Marina. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir. Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir. kıyıların düzenini. bunlar yeterli olmamaktadır. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır. VII. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. Bu alanlar her türlü fare. Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir.I.C.

Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı.9’da verilmektedir. 2000. Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan. Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir. Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina.) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 .T.C.PL (Blues C.1. Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır. Tablo: VII. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII.1. Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında.

156 . yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. 2000.T. DPT. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır. 4. Kasım 2000. 2000. Turizm ve Çevre Etkileşimi.I. serbest. 2000.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır. Çevre Bakanlığı. Turizm Bakanlığı. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için. Kaynaklar 1. Turizm İstatistikleri. 2. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. kültürel. tarihi zenginliklerini. Kamu Arazisi Tahsisleri. meslek odaları. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş. 1995. ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir. Merkez Bankası. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi. Yatırımlar Genel Müdürlüğü. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. yurt dışında ise Türkiye’nin. 3.C. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Merkez Bankası İstatistikleri. kültürel birikimini. Turizm Bakanlığı.

Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla. muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür.T. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi.1. Ayrıca toprak içindeki. Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir.1. son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp. Karlılık ilkeleri gereği olarak. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon. Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir. 157 . iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların. çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır. endüstri atıklarının toprağa sızmasından.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. TARIM VIII. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir.1. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. su. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır. zaman. oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında. ayrışması. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar. Bu grupta görülen sorunların.C. topografya. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır. bir de insanların mekanı. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir. VIII. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım.

Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası.2. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır. yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. 158 .C. transformatördür. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir. gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi.T. Öncelikle toprak. Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. CO2 .2. Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler.3. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri. iki ayrı başlık altında incelenebilir. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır. Toprak.1.1. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır. yılın bazı dönemlerinde yaşlık.1. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri. VIII. Bununla beraber. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. VIII.2. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır. Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz.1. Yaşlığın da. Toprak.4.2. Çoraklık.2. Bu sorunlar. VIII. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden.1. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de.2. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir.1. diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir.

Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır.583 ha (% 36.1. 159 . toprak yapısının bozulmasına.844. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak.2. Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına.565 ha (% 31. Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0.1 N. Toprakların çoğunda.2.444. Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır.15 P205.31). b. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır. Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine. çok şiddetli erozyon alanları 7.C. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır.1.52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında.5). toprak koşullarının bozulmasına. bitkilerde yanmalara. a. d. VIII. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır.55) olarak belirlenmiştir.200 hektar arazinin. Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6. yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta. c. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar. f. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur.750.1. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler. etüdü yapılan 20.T. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir. 0.2.460.4.911 ha (% 0. % 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. 5.120 hektarında (%28. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak. tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir. Yanlış gübre cinsi kullanılarak.4. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur. Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa.481. e.

nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır. mangan. 2000 yılına kadar. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını.3.1.T. cins ve miktarları Tablo: VIII. bakır. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde. Toprak analiz laboratuarları.C. a. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır. VIII. Çünkü. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır.1. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla.’de verilmiştir. Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı. bor. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali. son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 .2. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. Akarsulara. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko. Kökeni ne olursa olsun.1. c. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir. b. yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır. Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir. demir. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. Ülkemizde 1981 yılından itibaren. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak. vb.4. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir.

053.095 37.197.737 1.958 5.122 1.816 10.468 1.881 316.053.320 19.622 684 195.199 1.202 6.666 8.251 90.556.883 1.794 367.712 7.428.410 1.464 247.066 1.009 732.198 1.700.574 90.559 580.057 75.114.293 396.673 94.995.927 27.812 3.487 1.445 159.973 381 2.588 1.777.746 4.391.C.464.979 953.515.786 1.981 1.825.114 842.011 25.207.605 5.847 177.398 1.848 977 295.368.395.010 306.769.538.972 897.198 1984 412.707 5.372 9.980 28.795 7.241 3.016.633 734.686.039 631.121 502.915 581.423 476.180 146.698 306.945.682 47.017.597 628.923 3.487 570.868 17.493 338.288 1981 441.511 8.054 882.772 1.957 73.036 266.455 6.887.830 1999 322.966 786.437 1.719 1.081 323 6.122 498.932 21.634 1.958 94.566 1.448 1.749 566.418 591.203 934 1.967 108.566 974.633.967 444.222 47.629 33.065.751 22.828 776.480 4.223 27. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.445 29 169.090 577.894 1.103.001 1.816 875 17.789 617.927.929 19.378.020 9.690.356.624 637.775 16.166.610.621 975.599 17.010 118 1989 434.071 65 234.462.182 1.017 22.030 20.951 1.835 132.974 15.699 5.526 658.072 3.183 1994 239.140.630 3.445 40.750 5.290.696 614.149.312 1995 292.253 1.856 4.663 1.325 990.323 10.066 4.290 8.309.1.563.182 239.287 911.024 447.147.626 847.647 618.920 3.314 4.596.659.913.426.141 62.692 36.165.235 1.226 194.281 5.226.015.340 333.199.798.773 52.911 56 4.742. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.642.871 39.675 2.095 2.982 241.498 16.640.332.358 1.052 126.420 1.555.866.473 280 92.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.465 6.848 599.510 3.809 4.141.981 24.074 16.056.296 579.317 965.678 49.671.768 1.912 124.279 3.244 2.429.754 2.335 60.089.402.979 84.564 630.415 560.695 116.735.974 6.017 33.479 16.860 8.385 574.069.905 20.539 8.076 3.734 5.198.324 298.081.938 479.407 4.575 3.066 271.716 1.252 66.775 84.680 2.481 8.204.020.266 4.562 1987 496.005.881.275 535.697 166.635.477.193 1.125 2.735 4.156.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.420 1.507.933 728.000 1.405.815 373.085 63. 161 .153 1.977.127.205 41.187 688.335.882 200.560 1.509.509. 44.711.648 86.626 45.681 1.848 7.223 1.438 1.682.000.996 723.712 423.798.402 618.069 7.043.505 147.493.459 11.776 3.435.703 7.347 1.980 5.690 9.629.800.997.983 88.512 218.205 6.497.924 80.656 5.006.798.936.718.500 468.460 83.586 82.254.017 1.034.962 1982 432.206.173 9.664 1992 350.831 543.723 841 1.231 1.346 797.752 505.950 50.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.015 624.692 1.718 1996 244.722 627.151 161.906 701.297 1997 303.011 425.533 35.494 1.697.640.733 31.556 1.791 8.185.827 50.568 305 169.539.605 1.199 152.116 1.560 2.B.236.857 3.168 69.731 3.307 5.449 28.952 4.581.870 17.411 8.711 1985 427.T.135 709.214 217.898 1.1.231 9.401 14.296 9.359 164.451.000.687 1986 419.643 2.818 63.485.328 1.069 1993 306.060 51.260 1991 417.701 854.356 249.367 10.804 191.388.804 95.008 7.445 3. 2001.927 3.440 1.245 409.815 14.329 797 989 62.754.883 67.M.751.090 3.207 68 282.072.997.269 625.639 3.096 1.252.227 945.789 10.394.000 24.862.591 134.315 1.424.571 998.523.034 7.442 4.427.903 899.102 2000 328.335 8.812 1.520.380.900 28.136 272 7.239 4.435 1.392 4.623.211 4.587 5.190 783 2.806 617.692 124 208.296 437.196 4.824 1.804 4.290 1.150.111 594.960 497.502.069 169.029 126.764 5.606 5.278 1998 354.210 573.239 41.020 12.368 14.181 4.329 584.702 39.350.613.873 725.217 480.187.393 11.480.551 725.908 6.882.169 1.927 126.950 18.529 426.121 4.312 37.965 987 270.068 84.526 4.116 1.440.833 427.076 5.678 4.962 3.649 49.149 3.944 1.999 3.294.915 548.776 82.434 276.104 613 7.179 144.356 3.386.482.655 343 476 138.196 1.737 58.091.286 307.936 14.604.997 1.884 134.509 1.791 85.272.985.934 112.450.887 12.968 108 1.442 917.242 569.658 101.350 4.981.509 2.730 490.869 41.104 10.758 1.676 346.822 3.230 519.631.615 14.829 66.417 66.456 48.395 1990 450.217.622 1983 451.347 56.446 1.117 83 71.858 367.613 67.168 47.721.405 358.099 471.294.697.257 888.409 495.792.808 1.671 230.114.389 607.273 4.

VIII. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. Çünkü. Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu. toprağın iyon dengesini bozmakta. Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler.2.6. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği.ve 4. bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir. 1. zamanla toksik hale gelerek. Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır.4.C. Ayrıca gübre üretimi. özellikle 1.2. tarım arazilerinin. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. Şehir ve endüstri atıkları.3.T. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir. toprakta birikip. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar. VIII. yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir.1. Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır. Ayrıca. 8. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir.3. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. 162 . atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu.1. Azot ve fosforun yanında. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları. 5. ve 3. 2.7. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir.

Porsuk. hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır. Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir. Mersin ve Tarsus yöresi. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının. altyapı kolaylıkları. durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Bornova. Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak. VIII. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır. Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır.1. a. 163 . karayolları. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır. enerji ve boru hatları. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova. tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması.T. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak. Her türlü tarıma elverişli olan 1. demiryolları. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır.C. sınıf arazilerin sanayi. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında.2. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. turizm. Meriç ve Konya Ovalarında. Küçük Menderes Ovası’nda. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir.4.ve 3. Tekirdağ ve Çorum illerimizde. Sakarya Ovası. b. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır. Sanayi tesisleri. Bursa Ovası.

VIII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. g. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir.1. sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır. toprak ve su muhafazası. d. ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır.T. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir.C. Ülkemizde 1. Çayır ve meraların. ve 2. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla. Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem. i. Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir. f. pınar ve memba sularına kaynak olması. toplum bilinci oluşturulmalıdır. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında.5. h. Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. ı. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir. e.111. Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. su toplama havzası. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak. gereği çeşitli yöntemlerle 164 . çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte. hayvanlara kaba yem sağlama yanında.

4342 Sayılı Mera Kanunu 25. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini.1998 tarihinde kabul edilerek 28. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti. VIII. Pestisidler. Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları.6. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir. Her mevsim bulanık akan sular. canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir. mera. Düzensiz otlatılarak. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini.T.1.02. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller. VIII. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder.02. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını.6. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır. çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır.1.1. Böylece. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir. İşte bu amaçlarla. barajların bile ömrünü kısaltır. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi. sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir. Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır. derelerin kuruduğu görülmez. Orman kadar olmamakla beraber. yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 . Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur. Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar.

dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun. Akut zehirlenmeler.1. ağırlık için mg. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg.T. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır.C.2.1.’de verilmiştir. insan vücuduna ilacın solunum. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır. Akut zehirlenme. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu. olarak ifade edilmektedir. 166 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa. bunların % 50’sini öldüren dozdur. Örneğin tarla. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması. ile ifade edilir. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır. ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir. çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. VIII.6. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir. Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir. Beher kg. Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi.1.1.

545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg.1. 167 . 15 98 780 900 2510 359 220 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta. 1995.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir.4.2. Sekonder . Ankara.1. 7. VIII.300 375 1780 5. giderek bünyede konsantre olurlar.T.1. Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir.500 3.D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg.2.C./kg.500 2. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır. Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir. Türkiye'nin Çevre Sorunları./kg. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır.000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3.500 3.6.5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1.900 1.300 75 455 4. Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2.

1. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları. sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır.T. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. 168 .2. akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir. VIII. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile. Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların. denizler pestisidlerle kirlenmektedir.C. deri veya solunum yoluyla girmektedir. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen. depolama. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile. kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu.6. taşıma. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır.3. Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında. organizmanın fizyolojisine.1. Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı. sudaki pestisid seviyesine. ilaç üretimi. rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. acrolein (herbisit).6. sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır. pestisidler ile insanların teması. Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa.

3.T.230.458. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır.782 254.942 55.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Tablo:VIII.1.953.505.3.Herbisitler VIII. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14.273 2.969 2.360 24.242.109.5. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler.300 33. 169 .4.000. kullanılan ilacın grubuna.646 1997 9.Fungusitler VII.343.663.517 174.797.730 6.933 557.Zirai Mücadelede Kul. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır.12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık.107.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.917 497.047 6.515. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir.1.101 453.927. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I. ilacın yağmur.664 178.849 512.221 427. toprak nemi ve sıcaklığına.994 3.157.1.877 26.505 158.993 1998 11. Örneğin dekara 1. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin.. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı. Yapılan çeşitli araştırmalar. tüketilen ürünler aracılığı ile insan. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur.204 51.416 106.088. toprak tekstürüne.030 5.307 1.4.734.182.222.1.754.749 1999 9. ilacın absorbe edilme durumuna. ithalat ve tüketim miktarları.782 341.264 7.552 4. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir. Tablo: VIII. Akarisitler III.991 32. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür.380 50. Tablo: VIII. Yağlar VI.291 59.725 80..021 10. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.349.Rodentisit ve Mollusitler VI.096 19.660 24.1.925. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir. İnsektisitler II. Türkiye'de 1996 yılından itibaren. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması.649.722.537 28. Tablo:VIII. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.311 303.379 5. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır.C.601. Bu kalıntılar.595 6.764.785 5. 2001.694 8.268 2. zirai mücadele ilaçlarının imalat.012 5. formülasyon şekline.6.465 2000 10.'de verilmiştir. Topraktaki zararlı böceklere.

453 145.361 5.220 5.259. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.064.001.962 Maddeler Genel Toplam 27. 2000 11.760 83.101 7. Böylece üreticiler.350 14.798.797 7.Fungusitler 5.368.852.390 297.872 1.200 1.242.504.1.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.745 3.780 811.173 233.548. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.Herbisitler 7.058.289.143 8.927.563.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI.632 33.177 1.874 29.017 746.5568.389 Yıllar 1998 11.055 884.Zirai Mücadelede Kul. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek.534 871.213 132.342.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V. İnsektisitler 11. Diğer 607.778.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII.Rodentisit ve Mollusitler 88.291 70.5.571.355.810.000 14.963 ve VII.234 58. bayilik ruhsatı.679 6.921 50.174.Herbisitler 1.426.460 VIII.376 953.829 2000 1.489 31. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.076. Tablo:VIII.864 1.300 7.999.802 1998 1.709.172.834 Yağlar VI.681 93.878.000 1.1.688 1.056.185 645.025 702.847.776.933 1.642.290 1.210.600 542.880.300 1. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır.4. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir.Nemotisitler-Toprak 728.976 1997 2.589.637.334 6.923 392.108. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.T.Rodentisit ve Mollusitler VI.318.957.989 1. c.124.810 1.905.021.487 Fumigantları V. b.372 2.400 30.373 1999 I.285.463 19.657 89.371.631 1997 12. Akarisitler III.7. Diğer 194.101.550 1.070 856.726 II.313 VIII. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır.432.C. 2001. İnsektisitler II.917 1.382.874 33.619 Maddeler Genel Toplam 5.052 1.098 VIII.617.793.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.Fungusitler 1996 2.360 1.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2.905.630.693 III.163 3.261 6. 2001.Zirai Mücadelede Kul. Akarisitler 309.020 762. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli.688 2. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.630 VI.913 7. 170 .551 14. a.747 55.985.1.159.987 49.634 1.720 1999 1.260 1.174. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.886.039 7.730 7. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.806 995.321 VII.

1993. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 2..T. DOĞAN. Ankara.C. kritik akarsu. 6. Islah Çalışmaları. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. Ankara. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları. 1992.. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir. Sayı:19. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 171 . Sayı:19. kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. f. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.. T. satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir. h. göl. özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır. Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. O. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla. Orman Bakanlığı Dergisi. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için. ı. Türkiye'nin Çevre Sorunları. YENİKÖY. sağlığa zararlı olup. e. 7. Milli Park Alanlarında. N. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Kaynaklar 1. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için. 3. Ankara. Orman Bakanlığı Dergisi. 1993. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Ankara. O. ÇELİKKOL. 1993. gölet ve baraj havzalarında.. 2001. modern bölge laboratuarları kurulmalı. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. 4. Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak. 5. Türkiye Odalar Borsalar Birliği.2001. Orman Bakanlığı Dergisi. Ankara. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. i. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. . g. 1995.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. Sayı:19. KÜÇÜKÇAKAR. seralarda.

maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı. yerel iklim.1. MADENCİLİK IX. jeolojik yapı. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. hidrolojik özelliklere. Madenler. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır. ocak alanı ve derinliğine. su rejimi. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır. röliyef. her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır. toprak ve bitki örtüsü. derinlikleri. su ilişkileri. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX.C. 172 . Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir.1.T. çalışmalar bittikten sonra topografya. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir. mevcut toprak. 2. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri.1. IX. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken. IX. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. İşletme sonrası hafriyat yerleri. ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup.1. 1. röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. Dış kısımdaki yüksek yığınlar. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın.1. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. jeolojik yapıya. kimyasal özellikler.1. örtü ve atık yığınları.

173 . Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır. Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır. bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur.1. Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir. uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı.T. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen. Bu durum ise. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar. yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir.1. IX. IX.2. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur. IX. Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler.3. atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması. çökmüş ocaklarda görülmektedir. Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır.1. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar. Örneğin.2. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. Röliyef su rejimi.C.1. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir. Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup. Sonuç olarak zenginleştirme.

toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi.C. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine.1. Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri.4. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır. e. Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar. Bir başka kritere göre. Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. Maden ocaklarının işletme süreleri. b. toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir. Su rejimi olarak sıralanmaktadır. c. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir. c. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları. Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu. d. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir. hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a. Derin ocak alanları ise. IX. d.T. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir. bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. Taş yığınları. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. gerekli röliyef. Madencilik sonrası. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu. su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. e. madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. 174 . Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. b.

Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri.s. Unutulmaması gereken gerçek şudur ki.) . Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi. IX. hidrojeolojik. Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır.Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir. Bunlar cevher. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol. toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir. Geri kazanma çalışmalarıyla. klimatolojik. .Su kullanımı (balıkçılık.1. bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır. parklar. konut ve hizmet binaları). halka açık alanlar). madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır. .5. arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. Sonuç olarak. kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir. . meteorolojik.İnşaat (hafif endüstriyel binalar.Orman (ticari ve ticari olmayan) . çevreyi koruma. Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek. . İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik. bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir.C. Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır. endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler.T. 175 . bahçe. çayır. toplumsal ihtiyaçlar için). İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır. spor alanları. Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri.Ziraat (tarım. Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür. arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır. Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır. mera v.

yerüstü. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. Bu araştırmalar sırasında.6. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı. değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır.25 m. arasında olması düşünülmelidir.C. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları.2.1. Örnekler. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek.6. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. c. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0. bu genel haritalardan başka. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir. c. Haritalama Haritalama. Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. e. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. aralıkta uzanımları incelenmelidir.1. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir. Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 . iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli. röliyef.T. Jeodezik haritalama. Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir.5-0. d. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır. Jeolojik araştırmalar içinde. d. b. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması. yüzeydeki tabakaların 1-15 m. a. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX. yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır. IX. Açık maden işletmeciliğinde. Uzaktan Algılama çalışmaları. Jeolojik Araştırmalar a. Haritanın ölçeği. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir. Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar.6. b.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. Ayrıca. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir.1.

Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. bulutluluk. akarsular.6. c. filtrasyon parametreleri. Eğim kararlılığı. a.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. güneşlik. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. bu araştırmaların önemli bir hedefidir. b. iklim verilerinin toplanması gereklidir. Bunlar genel olarak şunlar olabilir. havadaki nem.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri.C. mevcut yerel iklim üzerinde 177 . Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık.1. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır. arazinin sismik kararlığı. İşletme ürünleri. yer altı suyunun akış yönleri ve oranları.T. yapı malzemesi potansiyeli.4. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır. buharlaşma. Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir. b. rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. d. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri.1. IX. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir. IX. Isı. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları. a. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır.6. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır. Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için. Madencilik faaliyetlerinin. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir. d. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri.3. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. e. atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır. c. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. Taşkın durumunun incelenmesi.

permeabilite.6.8. göller. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması.6.1. Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır.1. yardımcı makinalar. şişme ve büzülme potansiyelleri. IX. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır. IX. işletilmesi. sürülüp ekilebilir topraklar. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır.5. Toprak özellikleri (eğim. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. planlanan türlerin nitelikleri.1. zararlı atık alanları. IX. IX. çayırlar. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. meralar.1. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır. yollar. planlanan diğer alanlar için. İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar. ana kayaç derinliği. erozyona yatkınlık.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. konut yerleri. ormanlar. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri. endüstriyel alanlar. Toprak Araştırması Toprak araştırması.T. Toprak kapasitesi verilerini. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini.6. Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli. toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri. su içeriği. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır. rekreasyon. cevher ürünü.C. tarım ve ormancılık gibi).7. böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir. toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler. 178 . Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir.6. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri.6. üretim metotları.

mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır. Detay Planlama Detay planlama. su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği. yığılması ve işlenmesi için metotlar.C. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir. konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları.9. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır. dini.10. 179 . ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır. politik ve ekonomik hususları. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları.6.1. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX.T. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların. Bu faaliyetler. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir. mahalli yetkilileri. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler. Başlıca amaç. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır.1. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu. Ön Planlama İyileştirme.6. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi.6. Çalışmanın amacı. sosyal. IX. IX. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır.1. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi. a.1. seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına.10. -Yatağın işletilmesi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi.1. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı.2. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır. Çalışmanın kapsamı. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü. madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu. Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar. Ön planlama. İyileştirme. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler.10. IX. mülkiyet konularını.Detay Planlamada. örtü ve atıkların taşınması.6. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir.

malzemenin taşınması. o. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları. MTA Genel Müdürlüğü. Kaynaklar 1. İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. j. satışı. 2. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. TMMOB. İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. 3. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi.T. İyileştirme maliyetinin finansmanı. e. iyileştirme usulleri. ı. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. 2001. Yayın No:21.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri.C. Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi. l. dağıtılması usullerinin araştırılması. k. suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. i. 2001. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. n. h. hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. f. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. 180 . m. Yolların yapımı. d. Yığınlar. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için. c. Yığınların. g. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için.

C. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür. X.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. doğalgaz ve nükleer enerji.1. X. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun. Ancak enerji. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır.1.1.1.1. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir.1. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi.1. güneş.1. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için.T. Nüfus artışına. konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. ENERJİ X. jeotermal enerji. Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır.1. çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır. çevrim. güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir.1. tezek. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır. petrol.1. hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır. rüzgar. doğal gazın 200 yıl kadar. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak. gerekli tedbirlerin alınmasında.1.1. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması.1. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği. X. bitki artıkları. petrol üretiminin 21. 181 . uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır.

1.T. taşıt araçlarını da etkilemektedir.1. binaları. ısınma. Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte.1.1. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı. sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari. Ancak bu gücün radyasyon riskleri. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. Diğer taraftan çevresel etkileri. NOx. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. 32 ülke nükleer jenaratörlerden.1.1. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir. Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır. X. X.1.2. CO2 ve çeşitli organik bileşikler. Nükleer Enerji Nükleer enerji.1.1. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı.1.2. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte. önceleri atom bombası yapımında. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir.1. kentleşme ve sanayileşme. topraklara.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir. 182 . bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir. X. amonyum tuzlarıdır. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21. trafik.1. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde.C. Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere.2. yakıt konusunda dışa bağımlılık.1. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri. Bölüm X. global elektriğin % 17’sini üretmektedir. kurum ve partikül maddeler sayılabilir.3. dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır.

2. Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli.1. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır.1.1. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.C. ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir. X. Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır. Bu enerjinin de 21. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır.4.2.1.1. X. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı. 1999 yılında toplam 23. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi.2. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli.1. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak.3.2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir.1. ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır.2.1. Odun tüketimi.T. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte. Bölüm: X. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen. 183 . Ancak yeterli değildir. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir.7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir. Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması. Hidrolik barajların ayrıca.2.1. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır.

1. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır. 21.2. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.5’i odun ve tezekten sağlanmış. uluslararası standartlar çıkarılmıştır.6. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır. Uygulamaya aktarılabilecek üretim.1.7.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga. Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır.1. X. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma. taşıma. boğaz akıntıları.T. 1000 m derinlikte 8 184 . Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı. X.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır.2.C. Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak. kullanım teknolojileri geliştirilmiş. elektrik üretiminde. 2005 yılı hedefi 185 MW. X.1. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı.1. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen.5. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25.4 MW’e’dir. MTA bu konuda desteklenmelidir. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9. ülkemizde ise 20.2.1. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir. sanayide. Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır. dağıtım. Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir.1. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır. Mevcut şartlara göre ülkemizde.2. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir.

5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. Ülkemizin Temel Enerji Politikası.Tarım Sektörü.1. X. Ekonomik gelişmeyi engellemeden. Kaynaklar 1. Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi. b.1. Sanayi Sektörü. 3. enerji fiyatlandırması olmalıdır. c. Ulaştırma Sektörü. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde. Elektrik Enerjisi. 2000. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1. 2001. a. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi. Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir. d. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.1.T. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 185 . enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa. sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli. Enerji fiyatının. Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır. enerjinin üretimi. Elektrik İletim hatları. Binalar. konutlar e. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından.’de. tabanda 13. 2000.1. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır.1. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X.2’de verilmiştir. 2.C. 1999 Enerji Raporu.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu.2. Ankara. Ayrıca Harita X. f. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur. Ankara. VIII. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır. H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb.

18 10.35 0.00 6.01 5.08 40.89 0.37 6.09 0.06 59.Art. 2000.08 0.758 13. Ulaş.64 12.03 24.58 0.90 2.127 65.ve Bit.28 1.02 44.37 6.1 0.68 0.48 0. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri. Ulaş.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.250 3. (mtoe) Odun (mt) Hay.35 12.11 0.98 13.01 13.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.09 0.06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5.01 6.37 6.91 0. (TWh) Jeotermal El.542 0.01 3.37 6. 12.819 5.35 33.53 0.50 10.64 6.24 00.62 0. Mt: Milyon ton.79 0.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.01 10.64 6. 2000.62 2.749 63.493 2020 Tahmini 147.08 0.275 4.92 Nihai Tük.74 0.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En.1 18.37 6.03 6.49 0.898 0.266 64. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.46 18.05 0.1 64.23 17.11 0. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.78 2.312 11. 10.03 29. Tablo: X.04 10.938 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X.1.94 5.01 5.1.89 Diğer 1.11 17.51 2.02 24.08 Hay.ve Bit.24 5.15 0.15 0.06 0.79 85.16 18.09 0.17 (mt) (mt) (mt) 53. 9.1 44. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.159 16.11 Diğer 0.85 5. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.53 30.555 0.035 40. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.159 97.91 37.48 6. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.73 0. (mt) * Tahmini.984 0.11 89.70 6.62 0.02 41.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8.37 10.08 18. 10.73 0.981 48.15 0.57 6.65 1998 San.88 17.98 2.035 184.09 0.44 64.50 0. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.10 0.18 0.60 1997 Gerçekleşme 15.02 0.01 5.156 14.1303 0.23 0.(Net) San.63 4.09 0.1 0.231 15.67 39.90 2000* Tahmini 13.463 2005 Tahmini 29.37 6.03 31.08 0.11 0.22 0.C.456 0.52 0.06 0.94 12.T.65 64.03 26.026 100. 11.09 44. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup. Diğer 0.1 38.02 29. TWh: 1012 KWh.66 1999 San. Ulaş.382 2010 Tahmini 51.40 0.58 .02 44.398 0.08 18.656 55.691 0.74 34.09 0.6 0.387 0.47 0.06 Nihai Tük.82 0.58 42. 186 .03 29.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.58 0.15 0.03 5.560 46.00 2.756 10.37 6.40 0.02 10.66 18.50 Odun (mt) 18.364 82.64 6. GWh:109 KWh.837 160.18 0.

Akarsularımızın. çevre koruma. Harita X. yerleri ve diğer özellikleri.2. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir.6 mm’dir. Tablo:X. rejimlerini kontrol altına almak. 26 havzada bulunan akarsularımızda. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde. diğerleri taşkın zararlarını önleme. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X. Tablo:X.2. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup.1. yerleri ve diğer teknik özellikleri.2. diğer barajlar sulama.’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan. 14 adet olup adları. HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup. su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir.’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123. projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X. sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer. taşkın kontrolü. adları. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre.2.T. 32 adet olup.2. ortalama yağış (aritmetik) 642.C.4. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu. 20 adet olup adları. inşası devam eden. sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır. toplam 34. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. BARAJLAR. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları. diğer barajlar taşkın önleme. ayrıca sulama. 187 . içme. inşaatın başlama yılı.3.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup.2.

T: Taşkın Kontrolü.15 S 12.T.00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11. S:Sulama. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.859 S 16.30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83.C.350 S+E+T 31.780 S+İ 5.575 S 23.2.25 130.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67.50 101.25 195 K.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.14 202.89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43.00 161.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X.40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.208 S+T+İ 7.480 S+İ 11.00 910.05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5.600 S 32.020 S+T+İ 23.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21. Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji.50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3.312 S+E 9.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6. 1999.220 S 8.Çekmece 1987 B.66 1073.220 S+T+E 47.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97.263 S+T+E 14.50 120.20 149.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak .20 165.420 S 41.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99. .10 386.Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23.02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.716 S+T 10.61 İstanbul B.28 106.840 S+T 15. 188 .1. Uğurlu 7000 S 6 .70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32.

Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38.00 47. Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.700 19.74 139.Hancağız Van Hoşap 1988 34.25 1175. 1999.20 312.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52.39 42 1950 25.20 270 11.825 1.Maraş Ceyhan 1991 46.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55.86 2126.70 872.70 282 45. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.2.00 7.576 17. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.Karacaören Sivas Kelkit 1989 40.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44.Sır Ş.52 306.Gönen Adana Seyhan 1996 54.25 112.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.474 22.95 10.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.Sarımehmet K.31 5763 5.Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.42 1400.Bakacak BATMAN Batman 1998 60.Menderes 1989 42.25 14 164.Menzelet Denizli B.091 126.Urfa Fırat 1991 47.553 22.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50.00 57.30 34.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.90 1188 9.959 94.Yapraklı Van Karasu 1990 45.Çat Batman Dicle 1997 56.85 178 20.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.C.80 1075.00 595.50 112.56 107 8.75 158 7. T: Taşkın Kontrolü.Atatürk Ankara Sey 1992 48.Dicle Bingöl Peri 1998 58.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 .00 6.Batman E: Enerji.Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43.300 700 29.00 81. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .00 49.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji .60 164.Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.080 9.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.Kılıçkaya K.050 17.30 23.50 1120 817 48700 3.100 37.00 25.00 24.50 1234 64.725 9.50 1919.216 9.385 20.50 100 5.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.1.Maraş Ceyhan 1989 41.56 6. S:Sulama.94 113 23.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57.30 240.T.537 177.16 104 118.33 14.736 4 11.

00 507.00 132.91 7.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.969 194.00 157.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.76 427.70 8.00 1.045 6600 10660 19260 34.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K.25 114.00 448.09 4.Berke 4.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.83 18.00 8.40 5.00 12.80 22.96 Göl Alanı km2 3.T.40 220.00 384. İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.Birecik 10.Adatepe 12.61 32.700 44. 190 .49 349.55 102.Manyas 6.20 116.64 2.34 50.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.80 6.Alpaslan 11.27 308.40 3. S:Sulama.94 216.00 106.282 12.13 4.97 36. 1999.43 56.37 132.03 25. T: Taşkın Kontrolü.11 372.80 6.63 204.00 1220.C.2.00 196.14 12.28 41.50 9.00 500.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 .47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108.08 16.00 50. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.356 13000 17.14 122. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 .50 131.20 2993.35 4. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.00 13.46 207.165 6.21 10.34 26.70 10.00 393.55 661.079 5237 12367 14200 20000 5538 65.84 161.44 248.10 14.05 13.00 13.52 28.Kürtün 2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.60 7.574 66.Kayacık 3.Karaçal 5.2.60 250.

00 1101.00 133.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 .80 650 1.1 0.60 710 187.80 105.23 0. S:Sulama.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557.10 2. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18.00 2105 2622 1010. 1999.927 4910 3606 E: Enerji.12 249.00 661.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.40 45.00 312.Yedigöze 6. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.15 220.68 6.00 1283.Ilısu 5.34 14. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1.C.3.Boyabat 2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 450.00 4800.55 1103.00 360.45 29.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.27 33. .2.T. T: Taşkın Kontrolü.40 Göl Alanı km2 65.20 299.00 10.Susurluk 4.00 500.40 268.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.50 15. 191 .Söylemez 3.60 118.86 4.00 14.80 0.82 21.00 10410.

90 373.00 Göl Alanı km2 27 18.33 6. Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. 1999.Çataltepe 2.60 163.2.60 8.90 253.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.4.40 45.Ayşehatun 3. 192 . S:Sulama.00 9.25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 .47 85.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5.T.69 1.46 3. Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1.Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082.79 4.30 11.85 10.00 2430.11 250.C.37 112.54 181. T: Taşkın Kontrolü.00 166.30 54.42 25. . İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.00 3476.00 3.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14.00 460.78 188.00 530.

nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır. Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir. 193 . Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır.728. X. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde. yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu.454 ha arazinin sulanması.2. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama. 9 856. Bu değişmelere karşılık. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları. enerji üretim.1. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır.T. Barajların yapımı ile birlikte. sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir. ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir.7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123. yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir.254. depoladıkları suların.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar.040 GWh enerji üretilmesi. 704868 ha arazinin taşkından korunması. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi.C. 130. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları. 7. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi.326 ha arazinin kurutulması. yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir. 34. Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin.

Paris.C. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. 2000.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir. çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil. Türkiye’de Çevre Politikaları.Hilyard. Ekonomik büyümenin. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun. 1992. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına.Goldsmith ve N. elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. Wadebridge Ecological Centre. Tablo:X.2. dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır. DSİ Genel Müdürlüğü. Haritalı İstatistik Bülteni. 107Rue de la Cours. 2. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için. Volume One:Overview. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir.5. 1999. The Social and Enviromental Effects of Large Dams. 194 . 4. mera. Ankara. 3. DSİ Genel Müdürlüğü. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler. OECD. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj. 1999 Enerji Raporu. (*) (E. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup. 1999.T.

4. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2.00 Açıklama 15.0.03 Barajlar.01 Malaria-Sıtma 7.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17. 11. yapılan son araştırmalar 10.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16.00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8.03 Filariasis 7.01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11.01 Faydaları yüksek tahmin etme.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3.5. Sulama kapanı 1.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler.00 Açıklama 5. 8.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar. İnşaaatta zamanlama 1. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14.Büyük Barajların.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3.01 Asuvan tecrübesi 19.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13. 1.Goldsimith ve N.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.04 Kimin için ne gıda maddesi 13.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7.2.02 Hükümet girişimleri 2.01 Hatalar listesi 2.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams.T.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7.01 Sulama ve tuzluluk.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 Açıklama 16.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16.00 Tarımsal arazi kaybı 4.02 Güç kurma. Yük. 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14.00 Cash-Crops ekonomisi 13.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.02 Bürokratik ihmal 12.02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları. 7. Vadebridge Ecologial Centre.01 Evatranspivasyon kayıpları 5. Bodaux 33000. gizli ilişkiler 11. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı.00 Politikalar mı.Hilyard.02 Problemin yaygınlığı 11. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1.04 Bakım sorunu 12.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri.Barajlar ve Hastalıklar: 7. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3. Su ile oynama ateş ile oynama.03 Feyezan alanında yapılaşma 10. 7.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar.03. 13.01 Ormanların kaybı 4.02 Yaban hayatı kaybı 4.00 Açıklama 7. France 195 .02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11.01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12.02 Barajlar ve zelzeleler.00 Açıklama 14. 107 Rue de la Copurse.00 Tuzluluğun nedenleri 11.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2.01 Gözardı edilen farklılıklar 3.C.00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4. Volume One: Owerviev.00 Baraj hataları 9.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10. Masrafları düşük hesaplama 20.01 Zararlı sanayinin ihracı 15.Barajların Yapımındaki Nedenler 1.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20.05 İşbirliği ve bakım 12.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19.00 Feyezan: Artan tehlike 10.04.02 Yeniden ormanlaştırma 10.01 Zelzeler ve bararjlar 9.0.Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16.02 Değerlendirme Kaynak: E.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3.01 Bir stratejinin çökmesi 10. Hatalar ve Zelzeleler 9.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8.02 Transpivasyon kayıpları 5.00 Açıklama 12.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10.06 Tarih ve arkeolojik III.07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar.

Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında. nükleer enerji santralları ile jeotermal.3 düzeyinde artmaktadır. Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir. fuel-oil. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır. hidroelektrik enerji santralları ile kömür. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır.C. çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır. linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. Bu teknolojilere alternatif olarak. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür.1’de verilmiştir. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle. Ancak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5. yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle. Kurulu Güçleri. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır.3. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır. motorin. Önceki yıllarda. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. Türkiye’deki Termik Santralların Adları. 196 . Bu dönüşüm. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. Çünkü. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.3. kömürün yanma prosesleri. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir.T.

0 39.3 Linyit Muğla 630.9 8780.. Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K.T..18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258. 27 Van Fuel-Oil Van 24. . 9 Esenyurt I..8 37..4 85. Yok Yok Var İnşaa aşaması Var ....54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17.0 3780.0 2970.7 3740.0 30.57 .40 . Yok Yok Yok Yok .4 1938.0 2730. 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11.C. 2001.0 3900.. Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok ..5 1413.0 30..03 . Yok .45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429.5 105..1...0 33.0 180....0 1365....0 200.IV Doğal Gaz İstanbul 188.06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180...0 290.78 .0 8840.76 Var 16 Kemerköy 1. 11 Engil GT Motorin Van 15.1 330.8 45.5 35. 28 Yatağan Linyit Muğla 630..III.0 10024.0 54..5 29.0 540.0 26..3..00 .57 .2. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300.0 21. Türkiye’deki Termik Santralların Adları..0 32.1 83.57 Var 7 Çayırhan 1.. 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11. .00 ....36 .81 .97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44.0 1072.0 4100. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350. 10 Enron(Trakya Elek.Maraş 1360.00 .71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş. yalnızca 3.3 47.3 ** Linyit Sivas 457.0 4100.0 1950..00 ...45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504. ** Bacagazı tesisi 1.27 . ünitede bulunmaktadır.19 ..0 36. Urfa 44.. BGD Tes. 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50. 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432..21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.0 45..9 34.0 37.0 32. 19 Park Termik Linyit Ankara 300.0 11..27 .0 34. ünitelerde yoktur.0 44.33 ..2 Linyit Ankara 320. Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 .67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420.0 6435.0 33.0 34. Var ..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X..31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990. 15 Kangal 1.0 4095.3 35.0 48.0 31.0 2080. ve 2.2.0 7800.0 2790. 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630.II.0 90. 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200.) Doğal Gaz Tekirdağ 498...25 ... Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir. 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600.0 33..0 37.0 32.

3. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği. karbonatlar. ısıl kurutmayla değil. Kömürde mineral madde olarak.3.2. kadmiyum vb. kil mineralleri. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir. beslemeden debi ölçmeye. Yüzey nemi. inorganik kükürt. oksitler. berilyum.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2. taşımadan depolanmaya. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın. mineral madde. (2) Yaygın. sorunlu bir yakıttır.2.1. santrifüj vb. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X. (3) Az. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. nem. yüzey nemi olarak adlandırılır. kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır.3. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir. 198 . sulfitler.T. donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır. klorürler. rastlanmaktadır. civa. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre. Tablo: X.’de verilmiştir. yanma öncesinde “mineral madde”. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür. Kömürün yatak neminin üstünde olan nem.C. sülfatlar bulunmaktadır. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan. sarsak elek. (4) Pek Az. arsenik. yatak nemidir. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle.

1. Şekil:X.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır. fiziki yapısı.2. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. elektrik enerjisi elde etmek için. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir.C. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır. aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz. Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir.3.3. kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır.3.2.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 .T. Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır. Türbini döndürüp. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip. bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit.3. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar. Bu görevi yapan kazan besleme pompası. X. Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır. jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir.

kurutma.2. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma. uçucular. antrasit vb. kırma.3.3.C. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu. nem. taşkömürü. biçiminde sınıflandırılmakta. sıvı. Şekil:X.2. X. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. Yakıtlar katı.) yakıt besleme biçimine.2.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır. Katı yakıtlarda odun. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji. yakıt bileşimine (sabit karbon. kül. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır.1. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır.) ısıya dönüştürülmektedir.T. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X. öğütme. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı. vb. içten yanmalı motorlar. gaz türbinleri vb. bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir.) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama.3. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan. sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır. çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. 200 . sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır.2. öğütme).3. gaz) yakıt ısıl değerine. soba. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi. ön ısıtma parçalama vb. Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır. turba. linyit.

Alttan yakma durumunda. taşınabilir. Bunun başlıca nedeni. Kömürün yanan bölümü. Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir. kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır. X. yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların.2.3. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip. taşkömürü) uygundur.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma. en başta yatak kalınlığına bağlıdır. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. 201 .2. birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır.C. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır.2. iletim ile yanma odasına taşınmaktadır. Kömürün yanma davranışı. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır.2. nem. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken. uçucular gazlaşmakta. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte. hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır. Belli yatak kalınlığı üzerinde.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma. Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür. X. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir.2. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok. depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır. sabit karbon oranı yüksek. yanma veriminin düşmesine. Yatak sıcaklık dağılımı. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde. Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir.T. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir.3. a. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır. kurutma.

Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY). Kurutma bölgesinde nem. yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır. diğer sistemlerden çok farklıdır. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel.3. alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır.T. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır. En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler.2.C. Hacimde Yakma Gaz. uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir.2. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi. yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır. Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir. X. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır.3. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin. Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta.2. CO2 +H2O. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır.2. CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO. PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 . bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır. AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir.2. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir.3. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma. Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO.2. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta. X. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır.2.

Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan. uçucu madde içeriği. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder. a. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir.C. -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. 203 . yatak sıcaklığını arttırabilir. nem.T. Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır. Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler. bunun sonucunda yanma iyileşir. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir. Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. küçük tanecikle bu azalır. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında. -Kabarcıklı AYY tipi. Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır. Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. üstten veya yandan beslemesi. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. dolayısıyla yanma verimi artar. Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur.

Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır. b.Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay.Yanma verimi çok yüksektir. alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir. . yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3. . Dezavantajları . . örneğin kireçtaşı kullanıldığında. Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi.Yük kontrolü kısıtlıdır.Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması. CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO.Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir.C. Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 . CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır.AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır. AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları . . düşey.AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür.Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak.Korozyon problem olabilmektedir. MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir. . . oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür. Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir.AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı. önce kalsinasyon olur. KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir. korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır. kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar. . Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz. . Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir.T. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır. dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır. c.

C+1/2 O2 → CO olur. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi . CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur. Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir. kükürt.T. Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”. Ancak nemli. Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur. nem ve uçucu madde içeriği. Bu metoda göre.C. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. d. stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir. ısıl değer. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. kül. SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır.72 misli daha büyük olduğundan. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir.

2. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir. tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler. Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur. Isıl değer. X. başlıca iki grupta toplanmaktadır.3. Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir. AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler. 1. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde. uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir. kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar. 206 . Isıl değeri düşük. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir. fakat enerji içeriği bazında. Karbondioksit (CO2).1. doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır.3.3.3. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür.T.3. -Karbonmonoksit (CO). Bunlardan ısıl değer.1.3. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X. Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı. yakıtın sıcaklığını belirlemektedir.1. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler.C. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur.3.1. Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır. X. Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri.3. X.3.1. Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir. Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları.3. -Ağırmetaller ve partiküller.3. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır. SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez. -Kükürt oksitler (SOx).

Cr. Cd. X.5. Yakıttaki elementin konsantrasyonu.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir. Pb. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir. ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır. Ni. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır. Be.2.3. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında. evsel nitelikli çöpler.1.2. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir.1.3. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir. As. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de. Th. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir.C.3.3. U. 207 . Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır.3. vb.4.2. X. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar.T. Se.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır. Sb.1.1.3. Ag.2. X. X. Hg.6. Cu.3.3. Katı Atıklar X. Zn. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı.

diğer kalsiyum tuzları vb. X. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur.3. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit.3. Sıvı Atıklar X.1.C.3.T.3. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir. kireçtaşı. sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için. X. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir.3.3. sülfürik asit. X. ısı değiştiricilerinden. X.3.3.3. X. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. sitrik asit.3. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir.5. sayılabilir. vb.3. soğutma suyu pompalarından. Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir. 3.3.2. Bu atıklar arasında kireç.6.3. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise. alkali ya da asidik özelliktedir. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler.3. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür.3. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle. Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır. 208 .4. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur.3.3. EDTA.3.3.3. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların. formaldehit ve ürotrofin sayılabilir.3. göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir.

atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir. Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında. X. santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron. SO2 Arıtma Yöntemleri X.3.4.T. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır. Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.1.7.4. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb.1.4.3. Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır.1.3. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 .) verilmeden önce arıtılması zorunludur.3.1. SO2 arıtma yöntemleri. alıcı ortama (deniz. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır. Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır.3.3.1. drenaj vb.3.8.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.3.3.3.4. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan. X.1. Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X. X. Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde.Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup.C.

İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını.3. Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir. Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için. Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır. Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a. Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir. Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır.3. Kükürt oranı % 1-0. -Reaktörde baca gazı.2. Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150.4.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından.75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir.1. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır. X.2. yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir.1. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir.1. b. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir.T.C.1. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 . Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir.1.4. stokiyometrik miktarda NH3 katılır. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır.

3.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır. Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır. . .1. SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir. X. Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır. İşlemin absorbsiyon bölümünde. Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde. 211 . kirli gaza SO2 tutucu (kireç. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir. Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler.2.Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır. absorbsiyon fazı). sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır.1.4. Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte.4. SO2 ön yıkamaya tabi tutulur.T. Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine.2. c. amorf kükürt. çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir. nemlendirme uygulamadan. Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup. rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında.1. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme.C. X. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir.3. d. kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri. atık yok etme sorununun bulunmamasıdır. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi. Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır.1. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta.

2.1.4. Bu yöntemler. . 212 . Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi. Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır.2.T.Yaş NOx arıtma yöntemleri. .1.Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır.4.2. olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir. . azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir.3. .Sodyum karbonat yöntemi. Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: . yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X.Bakır oksit yöntemi.3.1. Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile.1.Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri.4. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir. X. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu.2. NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir.3.3. X.NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi.1.C.Karbon yüzeysel tutma yöntemi. NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur. Sıvı Atıkların Arıtımı X.4. Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO).2. .4.2.3.2. . Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun.4.Kuru NOx arıtma yöntemleri. öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır.1. . Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında.3.Katalizör birleşik tutma yöntemi. X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . . günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır. X. katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır.3. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir.

3. koagülasyon.Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak. .3.3.5 düşürülür.2. Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir.5-8. . filtrasyon.4. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan. rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması. .Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir.Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak.C.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak. . kimyasal metotlarla yapılır. asit eklenerek 7. Daha ileri arıtım tesislerinde. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir. X. multisiklonlar. Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir. tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir. Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için.4. soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip. Kimyasal çöktürmenin yanı sıra. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle.4. Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler. X. . Bu işlemler sonucu oluşan atıl su.2. ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir.Yerçekimi ile çökeltme odaları. filtrasyon. metal kompleksleri ve organik maddeler içerir.T.Siklonlar. Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu.2. 213 . . katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır.Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak. X.3.3. Yani. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir. metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır. Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için. ters ozmos.elektrokoagülasyon. iyon değiştirici. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir. (sodyum hidroksit. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar.

.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3. .İlk yatırım masrafları nispeten azdır.4. Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir. toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır. katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler.Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür. X. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır.2. Çökeltme odaları.80) sağlar.Ultrasonik ayırıcılar. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler.4. Siklonlar. .Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir.C. 214 . Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi.3.) ile birlikte kullanılırlar. .3.Yaş toplayıcılar.4. herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir.1.Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden.4.Elektro filtreler. . Filtreler. büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler. X. Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99. X. .3. genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre. yaş toplayıcı vb. X.Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir. . Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar. Örneğin.3. Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir.3.T. .Torbalı filtreler. torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler. Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: . Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar.3.Belirli bir enerji tüketimi ile.4. .Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar. .3. Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: .3.Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler.

. X.Düşük basınç kaybı. ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler. . .1.Kirli atık sular.3.4.3.Kül stok sahasındaki küller.Küçük tanecik toplama kapasitesi.Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler.6. . bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini.Santral sahası ve dekapaj sahaları.Kömür nakil havai hattı. .4.Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı. yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır.Nispeten küçük basınç kaybı.Kömür stok sahasındaki kömürler. kömür nakil bant hattı. Elektro filtreler.Yüksek toplama verimi.Termal etki. . .Kömür nakil yolları.3. Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler. . serbest asit 215 .Çok küçük tanecikler toplama özelliği.5. .Kül nakil bant hattı.Baca gazları ve baca külleri. toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması. .3.T.5. Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar. . Ayrıca yanık etkisi.3.3.Kül barajları ve kül siloları. . Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması. elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar. Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir. Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . X. . Gaz.5. X. Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır.Katı ve sıvılarda kullanma imkanı.Hidrolik kül atma sistemi. .C. X. yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur. SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır.1.Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları. . Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri . kükürtdioksit ve azot oksitlerdir. .5. Yüklenen tanecikler. . Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: . .3.1. tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar. Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar.

öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. erozyon vb. Bunlar akut. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır.1. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir. büyümedeki gerileme.3. Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. eski kaynaklar kurumuştur. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur.2.C. solunum yolu hastalıklarda artış görülür. SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka. yaprak ve meyve dökülmeleri. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte.5. Meyvedeki belirtiler. günlük SO2 konsantrasyonu 216 . Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir. bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. kronik ve gizli zararlanmadır. Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır. solgunluk ve ölümle sonuçlanır. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş. yaprak kurumaları. X. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır.T.

CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi.4. X. Partiküller. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 . Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır.T. c. e. solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar.1. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi.3.5. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur. kötü kokular. Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda.3. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında.C. X. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250. d.500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür. a. NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama.Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi. SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır.5. b. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir.1. görüş mesafesinde azalma.

4. Kaynaklar 1. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz. Hava Dairesi Başkanlığı. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda. NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur. 1999.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir.T. Doğu. Enerji İstatistikleri. 218 . 6. 7.C.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir. Ankara. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü. Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu. Çevre Bakanlığı. 1990. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi. Arcan Y. Bunu solunum güçlüğü. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur. akciğer ödemleri ve ölüm izler. 1999. 1987.3. 1991. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları. Ancak termik santralların kirletici atıklarını.. olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır.Uysal. 1. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre. Harita X. Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü. Durmaz A. 2. 1993. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. B. 3. Tablo:X. Ankara. Ankara.. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır. Çevre Mühendisleri Derneği. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Ankara.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır. X.1. 5. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı. Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.Z.Ulusal Sempozyum.5.. Enerji Raporu. Uslu T.3. 1992.5.3.

Santral Genel Verimi (%) 9. Su Kullanım ve Atıksu Durumu.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11. m3/h) 13.2.4. Göller.4. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı. 14.1.4.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16.2.5. Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.3.11. Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18.4. Santralin Katı Atık Durumu 16. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18.3.9.7.5. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.4. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14. (%) 12.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi. Kuru Kül Miktarı (%) 12. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği.10. 17. Hava Üzerindeki Etkiler 18.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X.3.13.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12. 20. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18.2.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15. 14.1. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18.4. İnsanlar Üzerindeki Etki 18. Yanmamış Maddeler.6. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4.5. 219 . Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15.5.2.8.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12.6.14.2.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14.6.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h.4.3. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği. Termik Santralların Çevresel Etkileri.4. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim.4.1.T.C.2. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12. Özellikleri 13. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13. Santralin Adı. (mg) 12. Ton/Yıl) 16. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5. Toplam Alan (m2) 4. Kazan Verimi (%) 13.Sayısı ( Adet) 13.1. Santralin Toplam Sahası (m2) 4.6. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12. Kükürt Miktarı. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14. 15.1.4. Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19. 14.3.4.Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12.5. Barajlar Üzerindeki Etki 18. 3. 18. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Sabit Karbon (mg) 12.12. Doğal Gaz) 11. Meteorolojik Veriler: 17.(m/sn) 15. 2001. Akarsular Üzerindeki Etki 18. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10.6.7.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18.2 Külün Miktarı (Ton/Gün. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.6. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1. Tesisin Yakma Kazanları 13.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14.4. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15. 17. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.6. 16. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi.4.4.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14.3. Santralin Yeri 3. Yeraltı suları.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14.8.7. 2. Baca Gazı Çıkış Hızı.8. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar. Denizler Üzerindeki Etkiler 18.3.9. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11.7.8.4.3. 17.9.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12.1 Rüzgar Yönü. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16.2 Yer Rüzgar Hızı.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.4. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır.’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği.4. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri. Tablo:X. 220 .4. Tablo:X. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir. Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay.C. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır. 2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir. Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir. Beşyıllık Kalkınma Planı. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı.1. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT.1. Tablo:X. 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan.4. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır. Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh.2. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır. VII. 1995. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir. Ayrıca 6.619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur.T.1. Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır.4. 1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı.

. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 .05 75.. 1 1 4 .21 38.. 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 ..04 36.65 42. 1229 .99 46..84 73..718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu.21 4..36 57. 3800 . .. . ...00 31...... . ..... .... 7 2 .C.. .. ... . . 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3.6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir.. 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 .80 436 351.2.8 iken..... 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 ...T. . nükleer enerji üretimindeki artış % 15..30 2....02 37. 776 .25 47.. .. .15 20. 606 2111 4515 3820 ....718 9...80 19.4.08 47.12 12. 1 .... 2 .87 43.03 28..44 1.4 olmuştur. 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir. ... Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir... .. 300 650 3375 ..41 7.80 36. 4 . . 3 2 4 4 ... . dünyada elektrik talebindeki artış % 3..65 34.02 0.11 5.74 1.69 14... .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında. 2000. 31.12 10. 5420 1824 .... 38 692 ... .... Tablo: X. .... .18 30.. ...8 ile % 4.77 33.... Mayıs.

439 GWh’e ulaşılmıştır. Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir.T. 222 .4. onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir.040 GWh/yıl’dır. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir.’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26. 1999 yılında 118. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır. üretim kapasitesi ise 111. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır.7 MW güce karşı olarak 123.3. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır. Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64. X. İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için.C.0 MTEP ulaşmıştır. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32.4. bol miktarda bulunmaktadır.4.’de verilmektedir.4. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır.2. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur.6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir.116 MW’a.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz. Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada. Tablo: X.

..3 118484.1 11771... İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir... .....9 2330. ...4 44.9 15. ...9 10537.2 39816. ..0 Rüzgar 5.... . 82 1641 . Tablo:X. 4300 28850 .9 101636. .4 Termik 54302.0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861.7 1968 2001 Tahmini 29511. ..0 34677.8 85.. 125000 34729 43. 29 1086 ...4 11850.. 9129 380000 .3 3298... ..7 103295.1 271.8 15555.8 .7 Kişi Başına Tük..4.7 105517.1 114022.. .5 80.8 63396.1 8.. Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri.1 2492.2 Toplam Tüketim GWh 94788.8 111022. 45 555 .0 125160...2 8. ..7 15. 125000 34729 43..9 68702.1 42229..8 . . .Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116.. 200 2250 .1 3796.. .. ..... .7 Jeotermal 15. . ..9 Hidrolik 40475.5 80.7 326.9 81661. . .5 20. Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır.3 Hidrolik 9934..9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246.. KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri.T.. .5 İhracat 343.....2 353.9 21889. 2001.9 94101....3. 2001.....3 285..0 5300..... 9129 380000 .0 15.. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 .4.1 11175..9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257.0 116439.1 8.0 136271..8 26..7 29392.... . Muhtemel 456 . 110 110 .4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır. 8 ..9 15.5 412.7 128544. Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.0 131355..0 15.Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir..7 82.5 Termik 11297..0 İthalat 270. 4500 31100 .4..2 16048. .8 13021. 223 .5 Jeotermal 83. ..9 84. . 626 626 .0 384.C. . ..0 298. 8.5 Rüzgar 8. Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır.8 10102. Mümkün 245 ....2 18. Toplam 1126 3357 4718 8075** ...5 30930.4 23351...5 17307..6 10306...

2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir.000 ton kül.C. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir. küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır. örneğin.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır. yılda % 1. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması. İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması. Buna karşın. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6. ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5.3 oranında artmış. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması.4. Diğer bir deyişle. kararlı bir biçimde. 300.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna.T. Önlem alınmazsa. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi. konunun politik. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır. Diğer bir deyişle. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen.1 düzeyinde kalmıştır. X.5 milyon ton CO2. 224 . Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir. 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi.

Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0. Gerçekten de. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi. Radyasyon. Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur. kozmik radyasyondan. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır. Hava kirliliği bronşit. 225 . inşa şekli ve işletme usullerine. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde.006 oranında olup. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar. reaktör tipine. X. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur.4. akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir.C.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. Bu değerlendirmeler. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı. Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır.T. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları. normal işletim şartlarında. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. emfizema. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0.4. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir. Dünyaca kabul görmüş yayınlar. Akut dış radyasyon etkileri. Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. atığın miktar ve zehirliliği.

Devlet Planlama Teşkilatı.. 1994. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi. 1994. Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu. 4. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 2. Kasım.N. Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü. Ankara.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1.O. TÜBİTAK. Bugünü ve Yarını.C. İstanbul.T..Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji. 2000. Mayıs. Ankara. Enerji Raporu. Sayı:319. 2001. K. Sayı:26. Bozkurt. G. 5. 21 YY. 3. 226 . Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1999. VIII. TAEK. Kadiroğlu. Bilim ve Teknoloji Dergisi. ve Sökmen.

emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. XI. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması. temel politikalar sayılabilir. Çünkü. Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 . Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi. çıkardıkları gürültü. Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a. öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Sanayi siteleri uygulaması ile.1. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar.T. Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında. SANAYİ VE ÇEVRE XI. e. Düzenli. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır. d. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. Bu amaçla. benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar. b. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır.2. düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi.C.1. ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir. sanayi siteleri. Böylece plansız.1. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır.1. c. XI. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri. Küçük sanayi siteleri. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda.

1).78 14. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi. Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır.424 14.C.351 11.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I. 228 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında. XI.825 6. 18.381 13.569 7. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği. Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir.61 16.805 % (X) 8.313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır. Belirlenen hedefler doğrultusunda. (Ayrıca Bkz. 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84.70 24.1. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir.145 2. ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına.14 8. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank.T.610 17. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada.92 16.57 19.925 1. Tablo: XI.2.306 11. Etibank. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir. Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G. 76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur.698 1.137 hektar büyüklüğünde.77 20.005 1. 2003 yılı sonu itibariyle.54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1.720 2. Tablo:XI.40 7. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır. belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir. I.97 13. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş.79 8. ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür.198 % (X) 15. ekonomik dengenin kurulması.51 14.38 9.

bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal. üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. kentleşmeyi yönlendirmek. Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır. XI. sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup. ekonomik ve çevresel değerler açısından.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. f.C.2.04. bir plan ve program bütünü içinde. temel politikalar olarak sayılabilir. Bölgelerin devlet gözetiminde. kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. d.2. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler. b. 15. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte.1. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri. Sanayinin disipline edilmesi. hem girişim sayısı. kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi.2. çevre sorunlarını önlemek. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi. “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak.T. 229 . tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır. e. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri. ekonomik. ucuz. bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak. g. XI. c. istihdam imkanlarının artırılması. Organize Sanayi Bölgeleri. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. Sağlıklı. coğrafi.

Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin. Kuruluşu.1. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır. -1/100. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4. -1/25. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının.2.T.C. Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. çevrenin.000 Eşik Analizi. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları.01. Sanayici dernek veya kooperatiflerinin. 3. OSB yer seçimi etütleri.2. İşletilmesi. Yapımı.04. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir. Ayrıca. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması. -Alternatif Alanların Belirlenmesi. ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için. Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08. 2.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.000 Eşik Analizi. OSB'nin içinde bulunacağı İl. Bu Yönetmelik. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 .2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin. XI. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır. İl Özel İdaresinin. doğal ve kültürel kaynakların korunması. İlçe veya Belde Belediyesinin. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. -Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor. ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01. -Alternatif Alanların İncelenmesi.

77 8.77 17. 231 . organize sanayi bölgelerinin İstanbul.Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3.1). b.012 2.453 4.691 % Hektar(*) 18.28 26. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir. dokuma.52 22.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır. 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir.878 2.3).30 5. Kamulaştırma 7. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede.018 1.126 18. (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır. Tablo : XI. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI.32 8.55 7. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi.88 11. İzmir. Yatırım Programında Yer Alması 6. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında.68 16.28 6. Burada da görüleceği üzere.70 100 % Adet(***) 19.248 2.050 510 1.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G.18 4.61 13.137 % Hektar(*) 21.30 19. a. giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken.932 3.703 700 823 10.2.57 25.15 7.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI.43 6.96 19.de verilmiştir.2. İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8.027 2.26 12.T. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde. Kayseri.348 1. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5.

5 5. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda.’de verilmektedir.7 18.1 7.4 12. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI.2.5 4.4 31.0 30. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır.1. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1.). 232 .8 5. içki ve tütün sanayi Dokuma.0 2.0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.9 2.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI.4 23.1 14.C.4 8.2 100. giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt.4 4.8 6.4 100. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır.4.3. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10.T.3 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X.0 Kaynak: DİE. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i.

C. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI. ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak.2.T.07. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE.2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01. yatırımları teşvik etmek.01.4.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19. 2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI. üretim ve istihdamı artırmak. 233 . bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu.

Kanun uyarınca. Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 . Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef. Sanayi bir yandan. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde.T. XI. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir.3. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir. d. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir. f. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin. EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. Çünkü sanayi. modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2. modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır. Ayrıca sanayi ürünleri. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin.5 ay.C. Endüstri bölgelerinde (EB). doğal kaynakları kullanarak ürün verirken. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır. OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak. c. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar.08. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a. Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02. Böylece yabancı yatırımcılar. b. EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir.5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir. EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır. yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. OSB’lerden farklı olarak. e. Böylece.

hem sanayileşmeyi sürdürmek. Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında. XI. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır. arazinin yanlış kullanılması. Bu raporda ana tema olarak. hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır.3. çevrenin de bir kaynak olduğu. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları.Atık kontrolü ve .T. Toprak kirlenmesi.Su kirlenmesi. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. . ulaşım araçları. ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir.Hava kirlenmesi. ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin. . . bugün bu değer yargıları değişmiş.1. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere. aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar. zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır.Toprak kirlenmesi. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. 235 . Hava kirlenmesi genel anlamda. Ancak doğal kaynakların azaldığını. . bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır. Su kirlenmesi. hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır.C. ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi. kükürt. fazla gübre kullanımı. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır.Gürültü olarak sınıflandırılabilir. kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken. hava. tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi.

f. Bu sebeple. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte.3. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi. d. Yerleşim Alanları. b. su.’de verilmiştir. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a. tek etken değildir.2. Enerji Sektörü. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. Turizm Sektörü olarak sayılabilir. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre. XI. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir.1. Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava. Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma. e. c. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde.1. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri. amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş.C. g.’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir. bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava. Altyapı ve Ulaşım Sektörü.3. Madencilik Sektörü. Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar. 236 . Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık. Sanayi Sektörü.T. ve toprağa verdikleri katı. çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. Tarım Sektörü.3. XI. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur.3. Tablo: XI. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir.

2004.T. Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun. 7.4’den itibaren XI. 237 . Bölüm XI. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz. TOBB. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. DİE. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri. 5. 2001. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete. 6. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır. 3. DİE. 4. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. Kaynaklar 1. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. 2000. artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak. Çevre Kurulu Raporu. Sanayi İstatistikleri Mayıs.3.C. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği. 1993.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir.’de özetlenmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü.

) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met. Rafineriler.İl. V. (Pet. 1993. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Fenoller Askıda Katı Md. Ağır Met. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes. Kim.BOİ rür KOİ Florür Bileş. Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo. Çevre Kurulu Raporu. s:46:48.Kim. SS Diğer Org.T. 238 .+Tar. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ. Org. Kim. Gaz ve Sıv.C.

PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI.9 Genel Toplam 32.5 106.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). 239 .1 10. XI.T. yağlama maddesi olarak kullanılan. Tablo:XI.0 67. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.1.0 67. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo.6 Tüpraş Toplamı 27.1.0 olarak gerçekleşmiştir. İzmir.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2.C.4.4 milyon ton olup.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.4 Kapasite (%) 70.2 ‘de verilmiştir.0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0.4. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77. 2000 yılında 21.4 3.4. Kırıkkale.4 2. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell. 2000.4. BP.0 24.3 milyon tondur. otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo.7 6.0 11.XI. Tablo.4.XI.4.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24.7 56.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır.6 milyon ton olup. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur.1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit.9 milyon tondur. Faaliyet Raporu. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler.5 5.4 77. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir. madeni yağlar da elde edilmektedir.benzin çeşitleri. PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır. 2.3 Ataş-Mersin 4.0 75.6 21.8 10. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4.

Ünitesi TCC.Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H.4. Tablo: XI. tuz giderme.4.T. pompalama. mum.Ünitesi Reformer Vakum H. Atıklar.P. 240 . aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır. 2000. klorürler. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir. fenolik bileşikler.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H.P.1. yağ. fraksiyonlama.P.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H. distilasyon. Faaliyet Raporu. petrol ve onun bileşenleridir. alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O.P. sülfitler. merkaptanlar.1. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır.C. (kum. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Askıda mineral katılar. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des.

1. Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır.1. Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. gravite ayrımı. Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri. kulelerden vs. havalandırma. biyolojik oksidasyon. Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır.4. tank tabanı çamurları. Amonyum azotu (NH4-N). katalizör. koagülasyon. Çökelebilir katı madde. gelen kömür atıkları.1. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır. Tetra Etil. yumaklaştırma. Suspanse katılar olarak sayılabilir. Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri. hava flotasyonu ve a.T. yağ. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. nutrient 241 . c.3. Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır. Tetra Metil. havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. flotasyon.4. Krom (Cr+6).4. filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır. Kurşun vb. Ksilen. XI. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir. alkali sular. sızmalar. Askıda katı madde. Benzen (C6H6). yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi. çökeltme şeklinde b. petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü. evaporasyon.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX . Hidro (S-2). NOX . BOİ5. atık. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ. kirleticilerdir. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak. pH. karıştırma. Toluen (C6H5CH3). Fenol (C6H5-OH).C. Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)].4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür. asitli gazlar. tankta kalan pislikler. Sülfür Yağ ve gres. Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ). Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma. uygulanır. % 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar. XI. toplam siyanür (CN-). Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır. Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir. Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir. Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır. Etil Benzen. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir. damlatmalı filtreler. Olifenler.

Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. S ‘dür. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır. e. Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır. Türkiye Petrol Rafinerileri A. fuel oil. kerosene. Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. Kaynaklar 1. plumbite ve su ile yıkanırlar. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. Geri kalan % 3’lük kısım O. d. gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir. Petrol. No:44. Faaliyet Raporu. 242 . Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. asfalt üretimi için kullanılırlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin. asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir. 2. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması. 2000.Ş. kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir. 3. Petrol rafinerileri.C. asfalt. Faaliyet Raporu. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir.1. N.T.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder. kostik soda.4. gaz yağı. XI. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır. dökülen yağların geri kazanılması. 2000. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. kerosen. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. çok farklı nitelikteki katı.

Karbon Siyahı 3. Bunlar.Aromatikler .Alçak Yoğunluk Polietilen . Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz.Kaprolaktam .Toluen . PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta. 1.Ksilen (Orto-ParaKsilen) .C.Dodesil Benzen .Ftalik Anhidrit 243 . Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler .Etilen Oksit .Butadien . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Etilen-Propilen .Akrilonitril Bütadien Stiren 4.1. ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır.Akrilonitril .5. petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır. Plastik Yardımcı Maddeler XI. propilen. Termosetting Reçineler ve Plastikler 5. C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup. diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür.Benzen .Metanol . Ham petrol.5. Termoplastikler . petrokimya sanayinde üretilen maddeler.Etilen Glikol .Yüksek Yoğunluk Polietilen .Lineer Alkil Benzen .Polivinil Klorür .Polistiren . Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır.Sentetik Kauçuklar . Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir.T. bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden.Vinil Klorür Monomer . gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk. Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler .Saf Teretalik Asit .Stiren 2. nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen. Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı .

Propan ..Kızdırma Benzini . Isısal parçalanma yönteminin temel amacı.Nafta .. Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak.Propilen . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI...5..Yakıt Gazı (Metan.. Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir.. ..Etan .Etan ... Hidrokarbonlar. Hidrojen) ... Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir.. propilen. Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi. Bütilen) . fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir.Kızdırma benzini ...1..T.Propilen . Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar .C4 Karışımı (Bütan. Bütadien.Etilen .LPG .Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir.. Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir.. doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen..C.Gaz Yağı Isı .Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler . Bütadien.Propan .Fuel-oil 244 .. uzun vadede temin güvencesi. metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir..1..Nafta . Bütilen ) ..LPG .. bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir.C4 Karışımı (Bütan.

Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar.5. propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir. 245 . destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir. Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir. önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur. Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı. Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır. kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır. etilen. tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken. Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir.’de verilmektedir. Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir.T. Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI.1. “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen).C. Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır. içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir. daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir.850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir.

X1.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.T.1.Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil.5. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 .

Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir.TBC (% 85) . Bütilen) .Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler .5. 247 .3. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.Bütan .2.C. etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir. Bütadien. Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır. dip ürün olarak kızdırma benzini alınır. ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır.3. dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı.Bütilen .Benzen . Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir.PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur. Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır.1.3. XI. Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril.Asetilen (az miktarda) XI. Bütadien.C4 Karışımı (Bütan. Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen.1. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren.Kükürt .T.Etilen . Kolondan çıkan benzen. Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir. XI.5. Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir. İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı.

Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir. XI. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir. Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır.Ortoksilen .5. Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir.T.C.4. Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir. Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir.Etilen Diklorür .Ağır Aromatik .LPG . Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır.Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR. kullanılmaktadır. 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir.Fuel Gaz .5.Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler .Paraksilen .3. Etilbenzen Dehidrojenasyon .Hidrazin 248 .’de verilmektedir.2. Aromatikler Aromatik ürünler benzen.1.Atifoam .Trisodyum Fosfat . Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider.Para Dietil Benzen .Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir.Aromatik Nafta .Toluen . Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir.Ağır Nafta . ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır.4.Ham Benzin .1. Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna. .5. Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir. Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir). Nafta ve kızdırma benzini.

Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI.2.C.5.T.

T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.C. Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 .3.5.

Prosesin akım şeması Şekil.. C2H4+C12..........XI..... Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir......Klor ..→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI.1.Katalist C=41 ....... XI.Hidrokinon .Refrigerent oil . yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır....Propilen (% 100) ...Trisodyum Fosfat 251 .→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2............ ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para .Antifoam ..........4.5.5.ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir....Harsow . Basınç altında sıvı olarak depolanır......Adoption oil .. Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir........→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI. Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur..Aktif Alümina ..6.Oksiklor ...Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir....’de verilmektedir.Sülfürik Asit (% 98) .....Meho . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ...T........5..... Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır...’de verilmektedir...Amonyak (% 100) . Prosesin akım şeması Şekil:XI.5...3.....C..1.. normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır.Etilen ..Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün .....Dioktiftalat .Metanol .......Asetik asit .

4. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması .C.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI.T.

6.5.Platin .’da verilmektedir.5. Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot.85-1.Gliserin XI. Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır. Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su. Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar.1. Hava. Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler. Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur. 253 . Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir. amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler.5. Reaksiyon 0.Sülfürik Asit (% 98 ) . Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır. PTA. propan ve hafif hidrokarbonlardır. HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .496 0C sıcaklık aralıklarında olur. Prosesin akım şeması Şekil:XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir. asetonitrilden tamamen alınır.CX Oksidasyon kat. XI. Kolonun altında ise akrilonitril. . Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır.5. biraz HCN ve ağır organikler alınır.Borik Asit .Asetilen Tetra Bromür . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat .’de verilmektedir. Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA.Kükürt .5. Prosesin akım şeması Şekil.C. Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur.Mangan Asetat . Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır. Burada akrilonitril.XI. çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür. P-ksilenin basınç. Beyaz kristal halinde bulunmaktadır.Potasyum Karbonat .1.Benzen .8. sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir.Nafta .7.T.1 basınç ve 385 .Amonyak .Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır. su. CO2. CO.

5.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI.5.C.T. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI.

Siklohekzan Ünitesi. Laktam Ünitesi. Nafta önce kükürtten arıtılır.6 . daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 . Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 . CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir. e.5.T. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi. f. CO2. Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir. CO. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. Anon Ünitesi.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. b. Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür. a. Şekil:XI. d. H2/CO2 Ünitesi. H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. c.

bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir. Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür.T.1.H2SO4 (% 98) . Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir. Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir. SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur.Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen.Hidrat . SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir.Mono Sodyum F. Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır.Hafif Polimer (C3-C9 ) .Kostik (% 100) . M. c. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir. Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır.5.C. SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı. Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir. Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir. XI.9. propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir. laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır. e.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 . Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir.Benzen . d. f. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir. dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder.Propilen . Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir. oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir. reaktöre verilir.

5.7. XI. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır. oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir.4. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir. DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir. Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır. DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur.Antifoam . Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir.U. Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir. ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir.5.T.5.P. DDB.Gaz Oksijen . 257 .Etilen .10. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir. Proseste etilen. Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır. Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur.9. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir.Sudkostik .Potasyum Karbonat . daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır.1. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır. Reaksiyon ürünü DDB. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur. DBI ve PDB’den ayrılır. XI.5.C. İlki tetramer ünitesi. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O.’de verilmektedir.1.Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir. Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir.1.9. Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir. Glikollerin en basiti ve en önemlisidir. DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır.) teknolojisi ile. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır. benzen. XI.

Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1.Stabilizör .2.3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI.Büten 1 .Ortoksilen .1. polyesterlerin.C.5.Trisodyum Fosfat .5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar.Extander oil 258 .5.2. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. % 22.2. Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların.3 . boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA).5. Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.5 . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI.3. naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir.5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .2.1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli. emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen.% 24.Kobalt Katalizör XI. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: .Benzen . CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1.11.T.2.Hidrazin XI.Sudkostik (%100 ) .Metanol .Bütadien 1.3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir.5.

5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 .C.T.

Etilen.AT Katalizör .3. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .2.3.Potasyum Nitrat .3.Balmumu . Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç.P2 Katalizör . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Kloroform . Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir.Polimerizasyon Katalisti . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.T.Sodyum Hidroksit .Çeşitli Kimyasallar .Silikon .Saf Hidrojen .Kalsiyum Stearat XI.Köpük Giderici Loril Peroksit 260 .Metanol .Katalizler. sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir.SWN (AB ) . Termoplastikler XI. Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında.(NaPO3)6 .Fuel Gaz .1. Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir.Kostik . .Propilen .3.3.1.Ksilen .Fuel-oil .Etilen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir.2.5.Setarin .Melas XI.PVA .H2O2 .5.3.Setamin .UC Stabilizör .C.Polivinil Alkol .Yardımcı Madde .Propilen .VCM .Miristik Asit .5.AB Stabilizör .5.Hekzan . Kataliz Çözücüler XI.5.

Aminoplastlar .Kalsiyum Hidroksit .Kauçuk (CBR 1202) .Formaldehit (% 37) 261 .DEAL XI.5.Metanol .Heptan .1. termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.Üre .Tuz .Fenol .Hidrojen .Benzoil Peroksit . Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup.Toz Sabun-Sıvı Sabun .Kalsiyum Klorür .2.HCl .3. fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta. sun’i tahta vs. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .C.5.3.Lesitin .TICI3 .Propilen .Yardımcı Maddeler .4.5.Kataliz-C (TBP) .4.Dikumil Peroksit .Stiren . Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür.T.Stabilizör .5.N-Bütanol . üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir.Formaldehit .4.Selüloz XI. Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Çinko Stearat .Reçine .Trikalsiyum Fosfat .Üre .NAOH (%20) .TDH .5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.Mineral Yağ XI. Termosetting Reçineler ve Plastikler XI.4.

Bütanol . Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar.Yardımcı Maddeler .7.Su .Yağ Asidi .Silikon .Melamin .Ftalik Anhidrit 262 .5.Yardımcı Maddeler XI.Formaldehit (% 100) .Freon .Selüloz XI.Poliol .Metilmet akrilik .Etil Akrilik .Organik Katalizörler XI.4.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5.4.4.4.Kalay Katalizör XI.4.C.Melamin .Pentaeritritol .İzobütanol . Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Yüzey Aktif Maddeler . çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .6. Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir. polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar.Formaldehit (% 37) .Amin Katalizör .Toluen .3.Su .Üre .Fenol . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5. Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle.5.4.5.5.

flotasyon. Birinci Kademe Arıtma. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Polivinil Alkol .5. İkinci Kademe Arıtma.Asit . Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir. su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği. ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde .T.M. akış hızına ve deşarj limitleri.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI. PVA Reçineler Boya.V. mobilya.A. konsantrasyonuna. Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır. c. İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup. Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır.Glikoller .Ş. Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 .5.5.4. Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır. Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır.C. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . b.4. oksidasyon. çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon. değişik uygulamalar mevcuttur.1’de verilmektedir. a. Ön Arıtım. sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir.8. (Vinil Asetat Monomer) .Anhidrit Maleik XI. Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır.9. kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A. Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur.

Harcanan Kostik Asitler. C4 hidro karbonları Kostik Asit. 264 . Hidrojen Sülfit. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir. Metanol. Asetaldehit. Alkoller. Eter. Aldehitler Aldehitler. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller. Hidrojen Sülfit Amonyak. C4 Hidro karbonları. Organik asitler. Pt. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon. Proses Kondensatı fırın çık. Alkoller Formik Asit. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar. Polimerize Hidrokarbonlar. Sülfirik Asit. XI.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür. Merkap Sülfirik Asit. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. DPT. Sodyum Sülfat. Formaldehit. Kobalt. Polimerize Alkoller. Polimerizasyon ürünleri. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit. kostik Soda.C.1. Kostik Soda Aseton. Fenolik bileşikler. H2 SO4 Nitrik Asit. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen. Etilen Aseton.1989. Çevre 89.Aromatikler. Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar.T.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1. V. 2. Merkaptanlar. 1992. Beş Yıllık Kalkınma Planı.5. Petrokimya ÖİK Raporu. Çözünmemiş katılar Krom. Adana. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G. VI. Ni. yağlar. Olefin Karbondioksit. Rejenerasyon. Ketonlar Asitler.

Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır. Adana. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir.’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır. Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. Ankara. DPT.T. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur. Kaynaklar 1.İ. 2..R. 2001.İ. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta. Ankara. Sonuç olarak. kusma. 265 .. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte. bulantı. 5.R. VIII. 1989. Petrol Ürünleri. Çevre 89. DPT. BYKP Ö. deride kızarıklık. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır. derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır. 2001. VIII. gözlerde çok şiddetli kaşıntı. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara.C. 3. Harita XI. Petrokimya Sanayi. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı. BYKP Ö.2. göz bozuklukları. iştah azalması.

üretim çeşidi açısından. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San. A.Tuber Çelik Sanayi A.3.Ş.Ş. ve Ticaret Ltd. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle. /İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A. A. 000 ton/yıl. A. A. A.Ş. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San. 2000 yılı üretim miktarı ise 5.T. Uzun Hadde Mamülleri.6. A. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır. 3.Ş. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için.Ş.Ş. Demir-çelik sanayi.212. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst.Ş. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. / İzmir Ekinciler Demir Çelik A.1’de verilmiştir. A.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A.000 ton/ yıl’ dır. 266 .000 ton/yıl. Tablo: XI.Ş.A.6. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A./ Bursa AypaşDemir-Çelik San.Ş / Sivas (*) 17. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San.228.C.1.Ş. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14. Kaliteli Çelik Mamülleri. A. A. / Kocaeli Çukurova Çelik End. Demir-Çelik Sanayinin.Ş. 2.ve Tic. ve Tic. ve Tic. ve Tic.Ş.Ş.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San. 2000. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab. / İzmir Kroman Demir Çelik San. A. / Kırıkkale 16.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır. Şirketi / Samsun. Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI.300.Ş. Demir Çelik Üreticileri Derneği. 1. A./ İzmir Diler Demir Çelik End.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç.Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic. A. Kaynak: DÇÜ. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End. / İstanbul İzmir Demir Çelik San.Ş. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan. Harita XI.6. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır. A.

ağır. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır. Konverter prosesinde. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir. daha düşük karbon. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. fosfor değerlerine inilebilmekte. 6. hammadde girdilerinde iyileştirme. Bu tatbikatın sonucunda. daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması.C. Ayrıca. Ham demirin konverter öncesi kükürt. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. kalsiyum-silisyum tel besleme. fosfordan arındırılması işlemleri. sünger demir (DRI).T. Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. Borular. blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar. Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir. oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır. Dövme Mamülleri. 7. Döküm Mamülleri. son zamanlarda yaygınlaşırken. kütük demiryolu malzemesi. Sıcak briketlenmiş demir (HBI). benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. Diğer taraftan konverterlerde. sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. silis. alternatif prosesler geliştirilmektedir. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. daha gelişmiş soğutma sistemleri. orta ve hafif profil. ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir. XI. 5. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir. vakumlama. kaliteli refrakter kullanımı. alaşım enjekte. hurda kullanım oranı yükselmektedir.1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır. konverter sonrası çeliğin.6. 267 . argon azot karıştırma. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır.

Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır. 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme. a. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır. 1. Günlerce devam eden bindirme döküm. b. Demiryolu Malzemeleri. Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. Kütükler.Refrakter. 3.Ferroalaşım. . Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri. kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma.T. . Kalın Kesitli Çubuklar. Blumlar.Hurda. Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül.Elektrik. 5. Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken. 2.Demir Cevheri. Refrakter. endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. yüksek makine zamanları olağan olmuştur. Ağır ve Orta Profiller. Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur. kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir. Silika Mn. d. Doğalgaz) . hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır. daha iyi soğutma. kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. Doğrudan haddeleme sürekli dökümden. . 4. Hafif profiller. Ark ocağı. . c. Ferrosilis. doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır. Döküm Koku. . kalıplarda elektromagnetik karıştırma. Toz Grafit.Yardımcı Hammadde. sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. döküm tozu. 6. Elektrod 8. 268 . pota fırını.Taş Kömürü.Enerji (Fuel-oil. yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. . tel besleme. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. . Kireç 7. e. a. Hurda.C. haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek. Arıtma ünitesi dip çamurları ise. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar.6.T. yoğun şekilde partikül madde içerirler. Bu partikül maddeler. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. yakıt olarak kullanılabilir. Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise.8. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında. XI. XI. 278 .6. Dökümhaneler. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi.C.3. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp.8. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise.6. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan. buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür. çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir. atıksudan demirsülfat (FeSO4. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir.8.5. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir. 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular.

söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir.6. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI.9.3.4. Kok söndürme kulesinden. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde.6. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir. sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için. Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir. XI.6.) XI.C. XI. 3. baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur. 1. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise.9. söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları.2. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip. Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir.9. 2. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra. Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. 4. tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır.9. 5.T.6. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra.6.1. SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır. toz ayırıcı. filtre sisteminden geçirilebilir. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak. 279 . en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler. Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.9.

XI. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir. gerekse değişik büyüklükte.7. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin. bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır.9. Çelikhanelerde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir. Toz emisyonları için torbalı filtre.8.9. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması. XI. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır.6. XI.6.6. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları.9. sistem olarak aynıdır. Burada yanmanın kontrol altına alınması.6. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise.T. XI.C. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler. ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır. yanma koşullarının iyileştirilmesi. ihmal edilemez boyutta olup. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür. imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları.5. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte. Bina içinde kırma.9. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir.9.6.6. XI. ses 280 . tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise. ark ve kupol ocaklarıdır. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir.

Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. 2001. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği.C. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü. Ankara.BYKP. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. 2. 1993. Kaynaklar 1. Demir Çelik Üreticileri Derneği. DPT. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Çevre Kurulu Raporu. 2000. TOBB. Ankara. Aralık. Aralık. VIII. 281 .T. 3. 4. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir. 1987.

Hazır Selüloz .907. gürgen. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt.000 1. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun.C. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü.7.000 522.1. köknar. Tablo: XI.Karadeniz 3 2 D.1.4 27. şeker kamışı. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI. paçavra.9 6. Türkiye’de kağıt sektörünün temeli.7. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 .1’de gösterilmektedir.7. kenevir . keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur. kenevir. Bugün. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt.kendir.907.0 XI. Atık Kağıt .9 13. ladin.T.4 6. Toplam Kapasite 295. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır. Tablo:XI.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı. 2001. jüt.7.9 4. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır. kamış.2. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur. Saman.5 100.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır.2. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok.’de verilmiştir. kayın. İzmit. atık kağıt. hemlok çamı.000 130.886 131. titrek kavak. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19.7.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.066 Dağılım (%) 15. Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde . Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. kendir.200 82.5.4 18.500 356. 2001.500 265. 1934 yılında 12.6 6. saman.000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir.000 124.

7.3. mukavemet.3. Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. f. Aktif Karbon Absorbsiyonu.Hipokloritler. alum.Klor. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır. XI. Mekanik Arıtma Yöntemleri a. İyon Değiştirme. Yüzdürme. Çöktürme. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a. Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen.7.1. d. . CaCO3. c. XI. 283 . Ultra Filtrasyon . TPO2. Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil. XI. XI.7. e.Klordioksit.2.7. gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık.7. Mikroelekler.2. talk ve reçine vs. İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır.Peroksitler. c. mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir. deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır.7. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri. Ters Ozmoz. . CaSO4. BaSO4. kalsiyum karbonat.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır.1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir.. b. XI.7.. . Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler . b. XI.2. d. Izgara-Kum Tutucu. Şekil:XI. rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır. nişasta.1. ZnO. Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma.2. çöktürme). Filtrasyon.2.3.T.

T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .7.C.

Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak . biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur.) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları.M. SEKA Dergisi. rengi açmak için kimyasal çöktürme. Sayı 30. çökeltme. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme.ve Biy.’de verilmektedir. Dolayısıyla biyolojik arıtım. Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ. reçine vb.Şeneş. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik. Tablo: XI. çakıl. iri odun parçaları -Rejektler (düğüm.C.. fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır.4. Tablo: XI. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır. Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir.Kınacı C.7. budak. kum -Toz. 1990. 7..vs.T. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 .7. Mayıs-Haziran.3. Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI. Kaynak : Karpuzcu. KOİ. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk. İTÜ.4.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır.Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü. Ancak lignin..’de ve Tablo: XI. 1984.7. AKM. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. depolama.Ş. kıymık. taş.3.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top. (Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top.8.C. Ankara.1 Türkiye’de Kamu.T. 295 . VIII. N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP. 2000. 2215543 Kaynak : DPT. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.

c. kuru maya. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur. XI. aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır. 296 . Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder. Bulundukları Bölgeleri. gösterilmiştir. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler. Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir. pancar önce kesme makinalarında kıyılır. Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı. alkol.1’de verilmiştir. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken.6.9.T. b. İspirto. Ayrıca Harita:XI. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları. d.C.9. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir. şeker şerbeti. melaslı kuru küspe.9. Şeker sanayi kapsamına ise şeker. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. melas. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir. Pancardan şekerin alınması için.

5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O.Anadolu İç Anadolu D.5 450 137.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C.9.Anadolu Marmara O.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62.Anadolu Akdeniz D.5 275 275 545 300 137.O.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B.C. (ton/gün) 4380.O. B. 297 . Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.5 137.5 450 245 275 275 275 137.Ş.T.Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K.Karadeniz O.Karadeniz İç Anadolu D.Anadolu B. 2001.Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O.Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342. Genel Müdürlüğü.Anadolu D. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI.5 328 137.Karadeniz D.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe.Anadolu D.

Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4. Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı.2. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. l. Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir.1. ı. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi.9.T. i. melas. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit. Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. f. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar.9. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır. gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır. Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto. 298 . Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler.C. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir.5 misli koyulaştırmaktadır. g. Koyulaştırılan şerbet. h. j. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına.’de gösterilmiştir. XI. m. k. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır. o. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür. kuru küspe. Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. n. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır. Lapadaki şeker kristallerinin. bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır.

Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI. Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I. Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d. Vakum Aparatları c.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a.C. Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi.1.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 .T.9. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir.9. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas. Kireçleme II. Buharlaştırma b.I. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X. Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi.

Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir.9. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir.T. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır.4. önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına.9. b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir. Bu çözelti. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır. Şlempe. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir.. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır. c. d.4. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları. XI. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI. Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar. b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi. toprak veya çim araziye 300 . Her ikisi de balıkları zehirler. Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir.3.7. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır. Kireç çamuru artıkları.Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler. XI. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları.C. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır.1. e. Pancar taşıma suyu. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması.

humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 . XI. a. Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder. Bunlar. alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde.4.T. Humuslu kum. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler.9. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. 2. b. betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan. Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç.2. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır. Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir.C. Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır.5mt) olmalıdır. kumca zengin ve humuslu toprak. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak. Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. Dolgu maddesi olarak kok. içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir. cüruf. Bunun için de. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. 1. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir. 3. 1. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar. küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır.

Sistemde. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir. sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür. Sistemin en büyük sakıncası.5.4. Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış.5. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir. Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir.9. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su.5. Organik maddeler. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır.T. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır. Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır. pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir.9.9. Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır. soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar. Akarsudaki kirlilik. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır. Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir. suyun debisi ile ters orantılıdır. Suyun litresinde 2.C. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur.1.3. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır. XI. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler. XI. Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder. karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir. Bu floklar aktif çamur floklarıdır. XI.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur. 302 . Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür. alınan sonuçlar olumlu olmuştur. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur.

9. Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır. 1986. 1997.Türkiye Şeker Fabrikaları A. Kaynaklar 1. ÜLKÜ. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır. Ankara. 2. DSİ Genel Müdürlüğü. 3.5.C. DSİ.Ş. Şeker Fabrikası Artıkları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 303 .000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200.T. Genel Müdürlüğü. Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir.2..000300. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı. 2001. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı. G.

B. Et işleme tesisleri ise. c. deri yüzme.10. B. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği. Taze et ürünleri. Et konserve işletmeleri. F. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. I. Et parçalayıcı işletmeler.1. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo. b. sadece et işleme proseslerini içerir. Rendering tesisleri. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir. parçalandığı.MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri. safra.1.10. C. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği. C.2. Mezbahalar. G. genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte. 304 . a. sadece kesme.10. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a.1. Az işlemli et kombinaları. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A. Kompleks mezbahalar. Birinci Temel Ürünler A. Mezbahalar ise.10. hem mezbaha hem de et. kan unu gibi hayvan beslenmesinde.10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Jambon işletmeleri. Kombinalar.1. İşlenmiş et ürünleri. C. C. Et kombinaları. Basit mezbahalar. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde.1’de.C. H. Çok işlemli et kombinaları. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI.XI.1’de verilmiştir. Parça halinde işlenmiş et ürünleri.T. sakatat ayırma işlemlerini içerir. E.XI. kemik. Dondurulmuş et ürünleri. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir. D. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar. Küçük et işleme tesisleri. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik. XI.

Tablo:XI.Don yağ .Rendering 305 . testisler.T.Et tuzlama-salamura .Jambon .2.Kesme (öldürme) . Kavurmalar c.Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı .Sakatat .10.1.Kavurma et .1. dilimleme vb.2. Sucuk b.Et tütsüleme .C.sucuk.G. kalp.Diğer hazır etler -Sosis.Et konserveleme .Parça et .pastırma .Karkas . ayaklar.1. pişirme.Yenilir yağ .H. c. işkembe.Et işleme Tesisleri .Kan -Sakatat -Kıl -Deri .1. Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri.Ham veya yarı mamul deri .Hayvan barındırma .2. b. Salam XI. kurutma dondurma.Konserve et .Dilimlenmiş et ürünleri . Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri. Köfte c. Yenebilen iç organlar.F. b. Hamburger d. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler . dil.Ecza hammaddeleri .1.Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) . dalak.I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır . d.2. Pastırma ve füme etler a. salam. koyun ve keçi düz barsak. böbrekler. Konserve ürünler b.Donmuş et çözme .Haşlama. tütsüleme. İkinci Temel Ürünler a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.Yan ürünler . Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar. beyin.Tuzlanmış-salamura et . Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri.1.10.Deri yüzme . .Karkas . Sosis d.Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti .Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri . Baş etleri(kelle). karaciğer.İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E.Paketleme .2.Tütsülü et . baş ve ayaklar (sakatat).

Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI.T. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 .C.Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması .1.10.

Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi. deri yüzme. . . . A. deri yüzme.10. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. Et-kemik unu.1. Deri.3. İlk aşama havasız biyolojik arıtma . .Atıksu akımlarının ayrılması.Kesme.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI. İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir. .Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi. Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. A.Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması. XI. .C. karkas parçalama. . . Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar. ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için.1. . Kemik unu. Kan. Barsak.2.3. .Sindirim organları temizleme. XI.4.Tesis içi kirlenme kontrolü.Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi.1. .Atıksu akımlarının ayrılması. 307 . . A. . Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır.T.Kesme. D.Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi.3. . Yan Ürünler A.2.10.3. Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. C.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması. çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. Rendering yağları. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır.Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi. Tırnak. A.10.3.10. .boynuz unu B. sakatat ayırma.

3.Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir..3 ve Şekil:XI. b. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler.2. 308 .10.3.: . Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim.10. Bu maddeler evsel.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.10. hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması. a. Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde. .C. Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir. Şekil:XI. ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi.olabilir. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma). hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan. XI.4’de gösterilmiştir.10.10.T. . Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler.Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar.

C.sakatat ayırma.deri yüzme.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI.10. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 .2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme.T.

10.4.sakatat ayırma. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 . Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI.karkas parçalama.deri yüzme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme. et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.3.10.T.C.

kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir.5. Tablo XI.2. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır. 4. Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur. Bu sular genellikle yüksek KOI. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır. Yağ ve gresler de su yaşamına. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder. Tablo XI.T. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur. Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır.10. BOI5 toplam askıda katı madde.G. yağ ve sakatat parçacıkları içerir. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. ışık ve oksijen transferine etki eder. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. ışık ve oksijen transferini engeller. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda.9.10.10. XI. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R. Kanın. yağ. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. gres ve yüzer maddeler içermektedir. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. et. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan. hatta tamamen engelleyebilir. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar.2’de verilmektedir. 311 .C.

3. Elektrodializ. Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme). Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür. ve 2. 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir. XI. Aktif çamur sisteminin değişik tipleri. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız). 2. Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir. XI. Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1.6. 1.1. 5. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır.10. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI.. Dengeleme. Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir. Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir.10.10. Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme. 4.10.6.2.10. düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir. 2.3. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı.6.C. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı. 2. Düzey: Deşarjı tamamen kesme. Mikrostrainer. Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler. Bunların arasındaki 3. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir. Bunlardan 1. İyon değişimi. Kum filtreler. 312 . Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir. ve bazı durumlarda 3.6.6. Çözünmüş hava yüzdürmesi.T. XI. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır.

Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi. 1993.1991. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma.6. XI. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. 2001. ÖİK:374.10. VI. 3. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur. 2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI.10. İTÜ. Kimyasal çökeltme.10. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır.5. Yayın No: DPT:2251.T.’de verilmiştir. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Et Sanayi ÖİK Raporu. Karbon absorbsiyonu. 2. Ters ozmos olarak sıralanabilir. APK Dairesi Başkanlığı. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun.5. 4. Kaynaklar 1. Bir diğer yöntem de.3‘de. Et ve Balık Kurumu.10.C. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI. DPT. 313 . 1984. APK Dairesi Başkanlığı.4’de.

3.Tablo:XI. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .10.

315 .Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş. Yayın No: DPT: 2251.10. VI. Beş Yıllık Kalkınma Planı.3. Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu.Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT. ÖİK :374. 1991.Tablo:XI.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K.

Urfa G. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur.Antep G. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap.Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş.Tablo:XI. APK Daire Başkanlığı. Kaynak: Et ve Balık Kurumu. Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G. Doğu Anadolu Ş.10. Doğu Anadolu G.4. 316 . (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap.Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G. 2001.

Anadolu D. Ltd.A. Tic.5. İmal A. A.Tablo:XI.A.Ş.Ş. Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San.Anadolu G. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D. Şti.Ş. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam.Anadolu D. Harmancı Et Ent. Coşkun Et ve Et Mam. Yem ve Yağ San. ve Et Tes. Mehmet Özdabak İmeks Hay. Tic. Tic.Ş. San.Ş.Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm. Ettas Et ve Et Mam. Özser Et Kombinası A. Başak Et ve San. Yavuzlar Entegre A.Ş. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A. T. A.Şti.Anadolu D.Ş. Paz.Ş.10. San.San. D.Ş. A. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G. Gel. Oral Et Entegre Tesis A.Anadolu D. Ltd.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San. Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 . Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San.

Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Sendana Et ve Et Ür. Tes.5.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San. Tic.Ş. Boğaziçi Et ve Gıda San. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A.Ş: Maç Tarımsal San. Etsan Gıda San. Tic.Ş. A. Et ve Yem San. Kellecioğlu Et ev Et Mam. San. 318 . Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. A. Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad. Koll.Ş. İth.Tablo:XI. Tic. A. A. Et ve Mam. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. A. Rend. İsmer İstanbul Mez. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. Tic. A.Ş. Sahranı Mam. Tic.Ş. A.Ş. İhr. Ender Ent.Ş. İth. Seven Et Gıda San.Ş. Şarket Van Et Entegre A.10. Tic. A. Pınar Ent. Maret Besicilik ve Et San. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic. San. Ş. Tic. 1993. Ltd.Ş. Özdanacı Et ve Et Mam.

1’de verilmiştir. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski. rekabet koşulları.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır. zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi. 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a. ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi. işin özünde ileri teknolojinin yer alması.1. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. 319 .11. yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip. keçi ve oğlak olmak üzere at. kuzu.C. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde. Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT.11. VIII.1. et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür. Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik. Bugün ham deri. Tablo:XI. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele.11. Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır. ÖİK: 537. Türkiye’de 1920. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Yayın No: DPT: 2519.11. Beş Yıllık Kalkınma Planı.T.

11.2. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır. Sepi: Sepileme maddeleri. Sepileme Kısmı a. Piklaj: Piklaj. 320 . XI. Islatma ve yıkama. c. Nubuk. Kireçlik Proses ve İşlemler a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. Rugan.2. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar. c.2.1’de verilmiştir. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet. Kanatlara ayırma ve budama. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. f. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür.T. XI.11. Muton-Dore. e.11. Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala. Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. d.2. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir. Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar. Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir. c.1. Tartma ve ayıklama. Ham deri teslim alma ve depolama. Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir.C. Kaveleta ve kıl sökme. Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi. Bu doğal katalizörler. e. Yarma. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir. d. b. b. XI. Glase. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir.11.

Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 .C. YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI.11.T.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA .DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA.

Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır.11.3. a.3. c.11. XI. XI. 322 . Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI. Tavlama. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma.11. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir.11.2’de verilmiştir. c. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d.C. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır.T. Boyama. Kurutma açık havada veya fırında yapılır. su kullanılır. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir. Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak. budama. finisaj işlemlerine yer verilir. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir.4. XI. Yağlama a. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır. Boyama işlemi ise. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir.3. gergef. İkinci Sepi. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması. Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb. tavlama. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak. b. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık. b. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır.11. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir.2. Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri. iskefe.1. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır. Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir.2. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA .2.KAN. KAVALETA ATIKLARI. ÇÖZÜNMÜŞ KIL.YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL.PROTEİNLER.İDRAR.DIŞKI. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ.TUZ.C. YAĞLAR .DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK. SU. LİFSİZ PROTEİN.11. AĞARTICILAR.SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI. KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri .T. BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER. SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER.

Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir. Ham deri kırpıntıları. XI.3. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır.3. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. pigmentler. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar. XI. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için.2. Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması. BOI5. arıtılması.T. toprak. boyalar. Kıl c. pH. Amonyak. i.3. b. Genel tesis atıkları. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır. ekstraktlar. KOI. kurşun. fikse olmamış kimyasal maddeler. Finisaj maddeleri kalıntıları. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir. TAM. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). krom tuzları gibi inorganik maddeler. f. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler. depolanması. sepileme maddeleri. h. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır. Mamül deri kırpıntıları. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. Kavaleta atıklar. Arıtma çamurları. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine. g. Yağ ve Gres. yağ. a.11. tuz. 324 . amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir. En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az. Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. kıl doku. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir.C. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır. bakır ve süyanürdür. d. e. nikel. 50-100 lt. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. sülfür. Zımpara tozu. kurşun ve çinkodur. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler.

Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır.11. Çevreye verilen gaz. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir. Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir. belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır. XI. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi.11. su kalitesi kötüleşir. Bu protokolle deri sanayicileri. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında.T. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar. Bu çerçevede.C. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. XI.4.4. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır.3. çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi. Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar.1. atıklardaki toksik 325 . Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır. Deri işleme tesislerinde. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir.4. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır. Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. Örneğin.

hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur. dengeleme işlemi gereklidir. Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır.11. Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI.5.1.1.1. pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur.3. et. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.1.1. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan. XI. XI. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur. Atıksularda bulunan sülfür. Deri. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona. ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar. Böylece 24 saat süresince.Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir. deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise. BOI5.1. Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir. Hidrojen sülfür.5. . akarsu. göl. .11. Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır.C. Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir.1.T. dışarı atılabilir. 326 . . debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi. Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur. Atık sulardaki BOI5.1. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu.5. Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür. XI.2.Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi. .Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi.11.5. .Atıksu akımlarının ayrılması. XI.11.1. Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir.Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı.11. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: . Kromun Uzaklaştırılması XI.5.11.1.

XI. Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde. Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir.XI. Yayın No: DPT:2519. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. prosesleri.ÖİK:537.4. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır.1.1.5. Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur. ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig). 2. T.11. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 .2’de verilmiştir. VIII. Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir. Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır. Şüphesiz bunların girdileri.11. 9.6.2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay. DPT. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa. Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Buna göre.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1. Tablo: XI. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır. 2001. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır.11. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo.T.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler. Çevre Bakanlığı.C. bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir.C.

00 1.05 0.01 0. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır.05 30. Tablo XI.70 1.00 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir.20 10.M.50 Isparta 0. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8.00 Manisa-Kula 4.50 1.50 Bolu-Gerede 0.00 0. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye.50 1.05 Münferit Fabrikalar 0.K. Yayın No: DPT: 2519.02 3. Paşa 2.00 Denizli 0.Ş. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez.08 İstanbul-Tuzla 4.30 Bursa. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı.11. Beş Yıllık Kalkınma Planı.01 3. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A.00 Kaynak: DPT.4.20 Uşak 15.50 1.00 1.10 0. Tablo:XI. VIII.05 1.30 Tablo XI.C.3.30 Niğde-Bor 0.50 0. Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.00 Çanakkale.11. VIII. Yayın No: DPT: 2519. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT.50 İzmir-Menemen 0. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.Ş. 328 .T.20 15.4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir.00 2.03 Manisa 0.00 0.90 0.10 Gaziantep 0.10 1.20 5.00 20. 0.Ezine 3. ÖİK:537.00 0.11.11.00 Kösele (E) 0. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A.40 1.50 Tekirdağ-Çorlu 1.00 0.00 0.90 İzmir-Torbalı 1.01 Isparta-Yalvaç 0. ÖİK: 537.50 Bursa 0.00 0.20 Hatay-Antakya 0.3’de verilmiştir.50 2.

T. 329 .C. ve İzmir Deri Dış Ticaret A. Deri Sanayicileri Dış ticaret A. Çevre Bakanlığı. 2001. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. VIII. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur.T. 2519. 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu. DPT.C.Ş ise. ÖİK: 537. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Yayın No:DPT. 2001. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı. sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir. Kaynaklar 1.Ş.

Kil 4. yüksek fırın curufu. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20. termik santral uçucu külü vb. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. uluslararası sanayi standartları tasnifinde.Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur.1. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup. Tablo: XI.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış. klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar.Marn 3. yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir. puzzolonik maddeler. silisyum.12. katkılı üretim için.1.C. XI.Alçı 2.Alümina 5. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır. alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin. başlıca kalsiyum. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır.12. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır.Bunlar 5 grupta toplanabilir. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş. Çimento.12.T. Çimento sanayi. Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür.1.Kalker(*) 2. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara. 330 .Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1. 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere. Ancak bu gelişmelere paralel olarak.

tekstil. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler. Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır.5-2 devir yaparlar. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır.5-6 m. XI. Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir.C.4. plastik. arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3.12. XI.12.2. yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde. çözücü madde.3.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0.) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir. atık yağ. boyları (yaş sistemde 90-180 m.12. ve arıtma çamuru vb. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır. 331 . Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar. çok kademeli. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker).1. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu.T. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin. arasında değişmekte) yakıt.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Bu nedenle. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir.1. lastik. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir. Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. çimento döner fırınları. kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır. Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür. gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında. kağıt. üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla.

1450 OC) yakıt olarak fuel-oil. farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4. CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu. 2.3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları. . CFC. Çünkü çimento üretiminde. doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır. atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur.5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları.12. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar. Açıklamalardan anlaşılacağı üzere.12.12. NOx. 3. klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir. Klinkerleşme olayı.C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir. Endüstrileşmenin sonucu olarak. CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır. 4.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3). Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2).T.C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3). öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada. hem ara maddeler. XI. CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 . döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere. Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir. kırılması. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir. NOx. Yanma ürünlerinin içinde.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise.3. .1.2. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. hem de son ürün olan çimento toz halindedir.2. hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması. stoklanması. 1.1. Şekil:XI. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil. (DUMAN Yusuf.1. 1990 ) 333 . Balıkesir.T. Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması.12.C.

2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir.C. Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları. XI. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde. çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan. Bir örnek verilmesi gerekirse.12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin. siklon. kurutma. büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır.10. XI. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. multisiklon. hammadde. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx. Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için. klinker stok holü veya depoları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme. Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde. alçı.9 no’lu ünitede.12.4. klinker tozu.12. toz kaçakları önlenerek. Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur.11. kömür tozu.T.kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri. NOx'dir. tozların çevreye yayılmasını önlemek.1.3. NOx.karıştırma Döner fırın. SOx. farin tozu.klinker soğutma. Par. hammadde tozu. öğütülmüş toz kömür. torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu. klinker ve katkı maddeleri tozları . Diğer toz emisyon kaynakları. Ünitenin. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 . taşıyıcı konveyörler. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir.

Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur.2. verimi yüksek. 1976. çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan.Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç.5. (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi. N0x) Hava-Gaz Mik. XI. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür.5. Ak Çimento Teknik Yayını. XI. Bu değerlerin bilinmesi. verimi (% 30-70) çok düşüktür.5.Hammadde kırma (kırıcı) . farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder.5. Döner fırın baca gazı tozu. diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup.T. bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür. Tablo:XI. kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır. Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup.12.5.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI.3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir.4. XI.80) çok yüksektir.12. İstanbul. 335 . kurutma.12.3.75 sağlayan tesislerdir. kömür öğütme .Hammadde öğütme. XI. Siklonlar.1.Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül.12.Emisyonun Kaynağının Adı .Hammadde kurutma .12.Döner fırın.12. Çeşitli Ünitelerin Adları.2.2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir.XI. İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık. karıştırma . klinker soğutma. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa. uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo. Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI.C.12.12. toz tutma verimi (% 99. Baha Basımevi.Çimento öğütme (seperatörlü) . Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin. Gaz (SOx.

Sarsak elekler 4.3. çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2. işletme ve bakım masrafları ise. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17. Çimento değirmenleri 14. Çimento üretim ünitelerinin. üfleme tankları) 19. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12.T. İstanbul.60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır. farin siloları.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi. Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7. hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur. Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max. hem ekonomik.15 max. Dökme çimento yükleme tesisatı 20. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa. Üniteler ve Sistemlerin Adları. 336 . kirletilen çevrenin temizlenmesi. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18. toz tutma sistemleriyle donatılması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Baha Basımevi. Ancak. Bunker ve silolar 5. 30 max. 1976. Açık stoklama sahası 6. unutulmaması gereken gerçek şudur.C.Havalı bant. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11. hem teknolojik.12. Ak Çimento Teknik Yayını. Valsli değirmenler 10.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9.

su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi. Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması. işletme izin ruhsatları verilmelidir. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak. Yeni çimento fabrikaları ise.Çimento döner fırınları. C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı. ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. gaz.Klinker kapalı depolarda stoklanmalı. toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır.12.12. yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı. a. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is.7. Ve bu tesislere yönelik kriterler C. iyileştirilmesi. Bu Yönetmeliğin amacı. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için. XI. . gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. Mevcut çalışan çimento fabrikalarında.T.7.6. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup. . Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır. 337 .C. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. b. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması. duman. toz. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. Madde 43.

. En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları. 2. 338 . -“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre. 2001.4.Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır. toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı.C.Çimento sanayi üretim ünitelerinde.'de verilmiştir. 4.7. gerek çimento stok siloları. ayrı takılmalıdır. kömür değirmenleri.Paketleme sistemlerinde ise. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. 2.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak.12. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların. . çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları. mevcut sistemler ıslah edilmeli. XI.11. gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları. Balıkesir. 07. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı. hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun. Harita. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği. yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete.86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. tam yanma temin edilmelidir. Sayıları.Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları. . çalıştırılmadığı. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.T. Kaynaklar 1. 1990. Duman Yusuf.10. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir. 3.Farin (hammadde öğütme) değirmenleri. . hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar.

750 2.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G. D. D.432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları.603 2.794 3. Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G.155 339 .Yer.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1.l2.000 180 11.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10. 2001.700 450 2.000 2.740 610 2.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.017 640 1.700 250 210 150 258 449 7.400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G. D.200 1.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta .074 917 615 800 666 500 300 500 10.C. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G.152 3.020 630 4. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri. Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.050 2. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G.610 1.220 700 440 750 20. Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3.517 Ara Toplam 63 36.992 500 1.T.431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2.702 65.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3. D.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.700 1.270 900 682 670 800 1.250 100 7.643 3. D.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5.4.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1.972 750 900 400 220 2.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1.465 2.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3.362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1.194 2.620 2.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1.2 1.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1.800 500 900 450 1. D.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.935 350 1. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2.

Geleneksel Seramikler: Kil.000 Yüksel Aydın 1. ferroelektrikler.500 -5.500 4.000 1.500 2.500 -9.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle.500 1. tuğla. kiremit.000 11. ferroelektrikler. zımpara taşları. Özel İhtisas Komisyon Raporu. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir.200 Toplam 105. cam.300 Termal Bilecik 3.000 -22. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü.13. b. VIII.000 22.000 35.700 Kütahya Kütahya 6.500 -3. püroksitler ve nükleer materyaller. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır.600 Söğüt Bilecik 5.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31.500 2. Fabrika Adı 340 . teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır.500 Ercan Bilecik 2.400 -8.1. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir.000 3. Yeni Seramikler: Tek kristaller.800 3.000 Efes Eskişehir 2.000 -9.300 -3.000 2.700 11. drenaj boruları.000 Seramiksan Manisa 5.C.13.200 --1.500 Pera Çanakkale -1.500 Granist Eskişehir --1. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları.000 Hitit Uşak 4. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi.600 -11. Tablo:XI. sentetik kristaller. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a.800 199. çimento.000 -26. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim.600 Kaynak: DPT.000 -4.000 -6.500 --5.500 -1.500 1. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir.300 Uşak Uşak 1. cam gibi silikat sanayi.000 4.000 5.000 Çanakkale Çanakkale -22. Bugün seramik denilince.500 -1. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1’de verilmektedir.200 1.000 -3.000 9. fayans.000 Seranit Bilecik --1.13.500 -7. sermetler.700 83. metal manyatikler.000 4.000 Ege İzmir 11.600 Altın Çini Kütahya -1.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6.500 Bozüyük Bilecik 1.000 Toprak Bilecik 15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.400 Yurtbay Eskişehir 3.600 1.13.T.100 10. 2000.500 Anatolia Bilecik 2. Seramik kapsamı içine porselen.000 1.800 -4.000 Tamsa İzmir 4. çömlek. çimento.000 4. Ankara.

Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Hammadde nakil ve depolanması. tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler.Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme. .Taşlama. . Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması . . .Mikserler.13.Sneke preslerde su gramının azaltılması.C. . . Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo.Masse öğütme. 11. . . 341 . .Rötüş.Vakum Pres. .Silolar. Sofra ve Süs Eşyaları Seramik. . . . .Kalite Kontrol.Kollergang ve konkasörlerle öğütme.Glazürleme.Filter Pres.Elektromanyetik filtre ve elekler.Bisküvi pişirimi (tünel fırın). .Öğütme.1.Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma. .1. . .Hammadde.Kalite Kontrol. .Preslerde şekillendirme.1. .Dekorlama.Şekillendirme.2.Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması. . .1. . .Masse depolama ve pres silolarına nakil.Değirmenler. Üretim Akım Şeması .Paketleme.1.Kurutma.Kalite.Sırlama. .Değirmenlerde homojen bir karıştırma. . . .Masse kurutma fırını. . . .1. XI.T. taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır.1.13.Glazür pişirimi (tünel fırın).Bisküvi Pişirme. .Ambarlama.

342 .Değirmenlerde homojen karıştırma. . . Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil.Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme. Elektroporselen Üretim Akım Şeması . feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte. .Elektromanyetik filtre ve elekler.Püskürterek kurutma.Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması.Depolama ve sevkiyat.Reçete tartımı. . .Hammaddenin nakil ve depolanması.13. . . . .Çamur havuzlarında toplama.Hammadde.Kollergang ve konkasörle öğütme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . . . .Şekillendirme preslerinde şekillendirme.C. .Hammadde kuru öğütme. sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir.1.1.T. .Kalite ayırma. .1.Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması. . .Silolar. .3.Dekor pişirme. . kaolen. .Ambalajlama.13.Çamur dinlendirme.Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması.Sneke presten geçirme. . XI.4. . .1. .Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması.Sevkiyat. .Hammaddenin ocaklardan çıkarılması. XI.Şekillendirilen yer karolarının kurutulması.Kalite ayırımı. .Hammadde silolama. .Depolama.Dekorlama. .Filter presleme.Çamur havuzları.Kalite ayırma. Karoseramik Üretim Akım Şeması . .Ambalajlama. .

01-0. devasakari. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir.Kaba şekillendirme. kaolen.7. Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir.C. kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI. XI.Son şekillendirme (rötüş). Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler.6. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise .Silisyum karbür esaslı mamul maddeler. . cam suyu. inhisar gri kili. Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi.1.Vakum presten geçirme.Kurutma.Şamot esaslı maddeler. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir. Burada üç tür madde üretilmektedir. kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir. sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası. . a. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol. Bunlar.Dinlendirme. kaolen.1. talk. simav feldspat.13.Glazürleme.1. . kaolen. sağlık Plastik.1. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir. manyezit vb. kaolen. Silisyum karbür.Kordierit esaslı mamul maddeler. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar.13.5. bağlama kili.T. b. kuartz Kil. Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır. şamot.13. firet. Soda. kuartz Kil. Hammadde Kil. sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0. kuartz Kil. çine aplit. 343 . . c. plastik kaolen. . XI. Bakteriler için zehirlidir. kuartz manyezit. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir. Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler. plastikkiller. mermer.1. esiri kili.

13. balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır.2. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde.3. XI.C. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını. Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur. Bunlar solungaç nekrozu. Tuğla üretimi. taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar. dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır. ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır. Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir.2. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir.2. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI. eleme. Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır. XI. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır. XI. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar. Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir.2. kırma öğütme. Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte.13.1. 344 . pişirme (fırınlama). karaciğer. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”. şekil verme. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil.T.2. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur. Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması. çok miktarda çözünmüş . solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp.2’de verilmiştir. Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur.13. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir.13. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. kurutma. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir.13.

Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir. AfyonAkarçayı.000 167.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Tablo:XI. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir.600.000 Akdeniz Bölgesi 31 440.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda. sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında. (toz odaları. torbalı filtreler vb).13. yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır. soda.000 Ege Bölgesi 129 2.000.3. Küçük Menderes Ovası’nda. Çorum’da. SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir. Baca gazlarındaki SO2 . halde Harmandan (kum.Beş Yıllık Kalkınma Planı. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir.000. 75 546. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları. genellikle asidik karakterli olup.000..000 644 500 000 Kaynak: DPT. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda. Söke Ovası’nda. siklon ve multisiklonlar. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır.000 Doğu ve G. Buna mukabil.427.C.000. Avrupa Birliği 345 . Baca gazlarında uçucu küller ve is. Milas’ta. XI. Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır. Tekirdağ’da.000.000 5. Ankara. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır.568. büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar.500. İstanbul-Silivri.836.000 9.100. baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir. Edirne’nin Meriç Ovası’nda.T. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara.000 Karadeniz Bölgesi 60 825.000. Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde.000 12.000 Toplam 414 6.000. Gediz Ovası’nda.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır. VIII.000 451.2.13.030. gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1. 2000.500. Konya Ovası’nda.Doğu Anadolu Böl. araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda.000. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir.

Beş Yıllık Kalkınma Planı. VIII. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2.000 m2/yıl 285.A. Tablo:XI.Ş Trakya Cam San.209 872 -4. San.400.Ve Tic.Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1. A. Tablo: XI.Ş Marmara Cam San.A. bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI.000.000 ton /yıl 10. 2000.000 ton /yıl 35.Ve.Ş Trakya Cam San. 346 . Ankara.A.080 ton/yıl 600 ton /yıl 1.A.2.A. Beş Yıllık Kalkınma Planı.Ş İzo Toprak İzocam Tic.Ş Koncam Kristal Cam San . Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.Ltd.800.470 1. 2000.000 ton/yıl 15.A.13.400 ton/yıl 1.000 ton/yıl 4.000 ton/yıl 215.000 m2/yıl 6. cam sanayi üreticileri.A.000. cam ev eşyası ise 3.Tic. cam kaplar 2. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San.Ş Koncam Kristal Cam San .(64 Firma) Trakya Cam San.A.000 m2/yıl 1.000 ton/yıl 64.Ve.13.514 1.000 m2/yıl 2.Ş Çayırova Cam San.Ş Anadolu Cam San.Ş Çayırova Cam San.000 ton/yıl 210.13.Ş Denizli Cam San.Ş (OTO) Çayırova Cam San.398 Kaynak: DPT. Cam Yünü. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI. Ankara.C.000. VIII. A. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.A.3.Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic.Tic.Tic.Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. sıradadır.080 ton/yıl 14.334 1.Ş Topkapı Şişe San.13. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1. sırada.000 ton/yıl 310. A.000 ton/yıl 4.Ş Trakya Cam San.13.A.080 ton/yıl 30. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT.A.Şti* Paşabahçe Cam. XI.000 m2/yıl 3.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400.000 ton/yıl 1.A.089 1.A.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf.T.San.Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1.3’ de. A. sırada.Ş Diğer Isıcam Ür.4’de verilmiştir.’dir.4.3.000 m2 /yıl 200.000 ton/yıl -4.

.3.HERM Prosesi.4. a. Harman Hazırlama. XI. b. Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim. Danner Prosesi. Vello Prosesi (dikey aşağı çekme). Float Prosesi.T. .3. Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama. 347 . Eritme (Fırın). Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler.Tel Prosesi. Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme). XI. Şekillendirme.13. Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim.Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler. 2.İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler. . . Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi. Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.3. .13. Yardımcı İlkel Maddeler.Meme Çekme Prosesi. Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1. .OCF Prosesi.Hoger Prosesi. . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi. Finisaj İşlemleri. Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler.C.Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler. Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır. Ana İlkel Maddeler. Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir.Grosler Prosesi.

.Kimya Müh. Cam Sanayi Sektör Araştırması.Bil. B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir... NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler. 6. 3... b.MgO verir..Alüminyum (alüminyum oksit).Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4). sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1.ve End. 1984. Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler. ..C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. .13. DPT.1987. Aralık-1982. ÇEKÖK Genel Müdürlüğü.. Ana İlkel Maddeler: . Ayrıca nikel.vb olarak girer. TÜBİTAK Mar.. Beş Yıllık Kalkınma Planı. XI. pegmatit.T. Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler. gümüş.. Bölümü Çevre Grubu.Mağnezyum Karbonat (MgCO3).C Çevre Bakanlığı. . İstanbul. 2000. İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl. 2000. . İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi.. .5. 5.. 2. 2.. Yardımcı İlkel Maddeler: a.. .. T.Alüminyum hidrat.. Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması.. Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir. B.Kuartz kumu. ... 1981..Sodyum Sülfat (Na2SO4).Bunlar Na2O verir. Arşt... c..CaO verir. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c.SİO2 verir. . Türkiye Çevre Vakfı. 1. Ankara. 1995. kaolin. Ankara.Sodyum Klorür (NaCl).C. Teknolojik Esasların Saptanması.Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü. T.Amonyum Sülfat (NH4)2SO4. VIII.Enst. feldspat. 7.. kil.Kalker CaCO3. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.3. Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler.. Türkiye’nin Çevre Sorunları. 348 .Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl). Ankara. İstanbul. 4. Diğerleri NH4NO3.Renk Verici Maddeler. Arşt.

Serpentine Grubu. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. silikat bileşiminde. Buhar. Ateşe dayanıklılık. a. Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. gaz. XI. b. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde. d.1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır. Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. c.14. b. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler. Krikodalit Tipi.2. Bu durum aşağıdaki üç a. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c.C. Elektrik ve ısıyı yalıtması.14. Ateşe dayanıklı elbiseler.14. tiyatro perdeleri ve boya yapımında. Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır. su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında. Tremolit Tipi. önemli bir mineraldir. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. c. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin. Amozit Tipi. doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır. Asbestler. Bunlar. a. Krozotil Tipi Amphibol Grubu. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir. 349 . teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır.ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI. Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür.T. Anthofilit Tipi.

duvar kaplamaları ve panellerdir. İzmir. valf ve contalarda. Fren balatalarının üretiminde. l. Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. Bunlar. Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven. ı. asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. o. Erzincan. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır. Mardin. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde. Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır. i.) k.). Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme. h. tavan. Asbest yünü. Birleştirici olarak asfalt yollarda. kanalizasyon. filtre bezleri vb. elbise. . asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında.3. Sonuç olarak. drenaj boruları. ambalaj kağıdı vb. m. j. Adana. g.14.). Bolu. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. tavan duvar kaplama düz levhası vb. basınçlı boru ve aksesuarları. f. XI. 350 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde. muhafazalarda. asit pompalarında. önlük. Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. şarap. Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira. toprak ıslahında.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi . kullanma suyu. Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır. asbestli çimento. Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında.C. .5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür. conta packings keçe. asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul. asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir.Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler . endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe.T. Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir. Manisa. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra. n. macun ve yapıştırıcılarda. Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir. İSGÜM. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar.

Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır.14. Asbest. lifleri esnek. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir. demir cevheri vb. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür. Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir.14. doğal bir mineraldir.2’ de verilmiştir. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. maske kullanımını sağlamak. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır. Bursa. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır.000 ton civarındadır. Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır.6. Asbest Üretimi Akım Şeması. Bağımsız Devletler Topluluğu. havalandırma.14. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık . 351 .Tatarcık yöresinde. Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır. atapulgit. solunum.T. Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır. Sivas. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır.4. talk. muskovit.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır. dayanıklı ve ipekimsidir.14. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. vb. grafit. biyotit. Şekil:XI.lerdir. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada. XI. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI. paligrosgit serpantin. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır.1’ de verilmektedir. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır.C.14. XI.5.

14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 .C.T.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.2 Asit Testi Akım Şeması 353 .C.14.T.

Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır. a. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. Sigara dumanı.Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır. aşınma problemi. b. Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır. c. a.Kişinin duyarlılık derecesi. 354 . Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür.T. b. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir. Yapılan tıbbi araştırmalarda. Asbestoz.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı. Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir. Bu nedenle. uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. Akciğer kanseri. İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. . Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir. . . Mezotelyoma.C. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. d. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. Bunlar.

Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc. Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır.’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir. Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler. kum vs.8. Tablo XI. İşyeri ölçüm ve takibi f.14. Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir.1.554 Asbestli Balata İmalatı 7. Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak.eğitim XI.5 krokidolit için 0.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Tablo:XI. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı. Haberleşme. Sağlık kontrolü g.14. akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur. d.Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49. kapasiteleri ve toplam işçi sayıları. XI. 2001. amozit için 0.2’ de verilmiştir.7.14. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır.033 Asbestli Levha İmalatı 55.14. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının.C. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar .T. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e.2 lif/cc değerleri getirilmiştir.14. Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 .

ve Tic.Ş Erzincan Eren Blata San. A. Toplum. Asbest Projesi Çalışmaları. ve Tic. A.ve Tic.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San. ve Tic. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. ve Tic.Ş İstanbul Atermit End. ve Tic. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri. Ltd .Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. A. A. A. 356 . İSGÜM. ve Tic. İzmir Frentek Balatacılık Oto San. Can.Ş Mardin Miner Otomotiv San. 1989. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.2. 7.Ş Manisa Özemel San ve Tic. A. A. A.Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San.1989.T. 5. 1990.C.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End. VIII. 1990. 3. Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler. Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1. ve Tic. A.Ş İzmir Özgür Atermit San. E. ve Tic.San. A.Ş Bolu Tamer Amyant San. ve Tic.H. 1989. Sabır. 4.A.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A. A. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. ve Tic. ve Tic. A.Ş Kocaeli Mardin Boru San. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi). Kontrollü Kullanım Yaklaşımı.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San. ve Tic. 2000. A. 2..14. A. 6.Ş İzmir Temel Conta San. ve Tic. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri. ve Tic. ve Tic. ve Tic.Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San. A. 2001.ve Tic.Ş İzmir Beşer Balatacılık San.Şti İstanbul Özgür Atermit San. A.. Şti.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San.Ltd.Ş İzmir Kale Balata Oto San. DPT. Asbest ve Sağlık. Ankara. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 2001.U.

Tablo:XI.000 3. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine.1’de verilmiştir.635.T. tedarikçi durumundadır.1. dokuma. kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir.000 357 . birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak.000 900. elyaf. Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi. Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne. iplik. Tekstil ürünleri denilince. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır.128. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir. Ülkemizde tekstil. sırada.000 2. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar.000 623.000 726.000 420.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür. elyaf hammaddesinden elyaf eldesi. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır.000 861. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar.000 400.000 755. 2000.706.412.000 739.000 792. kumaş. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.788. öncelikle aklımıza iplik.000 18.15. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2. otomobil sanayinden uçak sanayine. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili.15. tarımdan baraj ve tünel yapımına.657.C.000 704.000 18.15.15. iplikten kumaş yapılması. elyaftan iplik eldesi. halı. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır. hazır giyim.000 2000 (ton/yıl) 3. büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır. boya. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir.000 712. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini.830.000 1.694. Hazır giyim sektörü 2. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13. apre (terbiye).Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında.000 1. Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir. hazır giyim sektörü ise 6. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği. büyük tedarikçisi konumundadır. 1999 (ton/yıl) 3.000 2. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI.1.000 1.700. örme. baskı. Özet olarak tekstili.000 3.550. boya.700.

Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi .C. keten. hazır giyim. yün iplikçiği. Kumaşların Terbiye İşlemeleri. örme. Elyaflar. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. mukavemeti. sentetik iplikçilik. keten. belli bir uzunluğu. ipek) 358 .3’ de verilmiştir. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir. Bitkisel Elyaflar (pamuk. tam sentetik. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler.T. 4. dokuma. a. Elyaf Üretimi Elyaf. firmaların adı. XI. c.2 ‘de.2. yarı sentetik.2. Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. Doğal Elyaflar: a.15. Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. 2. konfeksiyon vb. tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir. kendir.15. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen. konfeksiyon. terbiye.15. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. Bunlara örnek olarak. inceliği. Dokuma.1. 3. Kasar. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır. elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. boya. baskı. b. sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI. Polisler. boya. XI. e. Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar. halı. giyim. İplik Üretimi. jüt. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. iplik. Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir. Doğal. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar. d. kısımları bulunmaktadır. Kumaş Üretimi. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir. Pamuk iplikçiği. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. Hayvansal Elyaflar (yün. jüt) b.15. apre vb. baskı. Elyaf Üretimi.

478.585 kg.600 m.691.049. 19. 2.246.117 kg.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf.920 m2 6.632 kg. Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic.etiket.251 kg.473.586 kg.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama.707 m2 24.790.504 kg. Asetat) b.iplik ve kumaşların kasarlama. 2001.yorgan çarşafı. 349.222.hasse.boyama. 10.670 m 13.187.965.131adet 251.597 kg.374 adet 5.lif.498. 45.15.376. 359 . Sentetik Elyaflar (poliester. Üretim Çeşitleri. Tablo:XI.947.102 ton 10. poliamid.boyama.222.805.304.560.102.827.674 adet 1.606 m 6.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda.513. 113.563 kg 1.çile.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.boyama.835 kg.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska.fermuar şeridi. Rejenere Elyaflar (viskoz.874.çarşaflık dokuma.184 kg. akrilik.910.231.590 kg.481.637.533.508.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı.017.433.574 ton 1. 926.339.bant Fisto ve tanteller.375. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a.920 m2 51.201.iplik ve kumaşların kasarlama.çadır kasarlama) Şerit .T.apreleme.200 kg 102.291 m 432.710.yünlü kumaş.128 m 11.600 m 355.037 kg. 515.nevresim. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI.516.777 kg.627 adet 69.914 kg. 17. 263.755.809 kg.174 m 34.312 m2 14.968 adet 22.1’de verilmiştir. 994.135 adet 15.C.434 m 35.593.016.760 m2 2.300 çift 7.117 m2 4.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12.elyaf. 1.473. ---37.800.15.210 ton 79.916 adet 96.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları. 127.748 ton 954.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.835 kg 45. 6.723.200 m 21. gupür Ayakkabı bağı.apreleme Sentetik elyaf.ekstrafor.608.815.807 kg.654.569.794 m2 68. 6.

Ş Merinos Halı San. A.267 1.A.Ş Bursa Merinos Yün. ve Tic. ve Tic. A. Tic.Ş Berdan Tekstil San. San. ve Tic.C. A.036 1.348 1. Kaynak: TOBB. A.Ş Sönmez Pamuklu San.589 1. A.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır.A.Ş Tariş Pamuk Sat.Bir.A. Yeşim Tekstil San.196 1. A.Tic. İşlt. A.Ş Bossa Tic.A.ş Atlas Halıcılık İşl. A.ve Tic.Ş Beyteks Konf. ve Tic.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok.187 1.T.3. A. ve Tic. A.Ş Orta Anadolu Tic. ve Tic. ve Tic. A. Ltd Şti.192 1.Ş Karsu Tekstil San.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab. ve Tic.000 2. A.İşl.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat.Fab.Bir.100 1. Isparta Mensucat San.San.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf.Ş KorteksMen.Bir.Ş Akteks Akrilik İplik San.387 1. A. A.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A.Ş.320 3.San.Ş Şahinler Mensucat San. A. A. ve Tic. A.San. Tic.İşl.Ş Sümer Holding A.T.465 1. ve Tic.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic.Ş İsko Dokuma İşl.15.Ş Sanko Tekstil San. A. İşl. A.462 1. A. A.Tic.390 1. Koop.Ş Denizli Basma ve Boya San. Trakya İplik San.121 3. A. Ve San.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat.Ş Aydın Örme San ve Tic.Tic. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Ve Konf.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic. A. Fab. San.ve Tic. İplik Fab.507 1. A. A.ve Tic.623 4.ve San A.Ş.İzmir Basma San İşl.Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap.967 2.Ş Dünya Halı A.Şti Kom Tekstil ve Konf.T. A. A. A.Empirme Konf. A. San. Koop. Küçük Çalık Dokuma Teks. Ltd.Değ. İşl. A. Küçüker Tekstil San.Ş Mensa Mensucat San.361 1.ve San.Ş Sifaş Sent.İplik Fab.Ş Aydın Tekstil İplik Dok.Ş Çetinkaya Mensucat San.ve Tic. ve Tic. A.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San. ve Tic. A.Ş Gökhan Tekstil San.ve Tic.Ş Saray Halı A.İhr.Ş Zorlu Linen Dok.Ş Erak Giyim San. San ve Tic.Ş Bakırköy Konf. A. San Tic.132 1.454 1. A.Ş Bahariye Mensucat San.İşl. ve Tic. Tic.A.İşl. Akbaşlar Tekstil San.Koop.Kord Bezi A. İşl.Ş Modavizyon Tekstil San. 360 .Ş Dörtel Tekstil Örme San. ve Tic.Ş Özcanlar Tekstil San.619 1.300 1. San.Ş Sümer Holding A. Tic.Ş Polylen Sentetik İplik San. Ve San.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5.Ş Akın Tekstil A.226 1. A.İplik.Ş Çukurova San.105 1.A.A. A.Ş Kordsa Sabancı Dupont End.Ş Erenko Tekstil İhr.510 1. İmalat.İşl. ve Tic.Ş Sarar Giyim Tekstil San. A.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San. A.Tic. A. A.058 1. San Tic. Entegre Tekstil Firmaları Adı. ve Tic.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San. Birlik Mensucat Tic. A. A. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.T.198 1. Sanko Teks. San . May Tekstil San.Ş Güney San.ve Tic.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.482 1. T.Ş Güneş Tekstil Paz. 2001.Ş Sümer Holding A.İplik Fab.179 1.

T. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .15.C.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI.

floş. krablama. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. örme kadife. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir. dikiş. alpaka. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar. bazik işlem. b. etamin.C. olarak ayrılır. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir. gabardin. pazen. kord. filament b. pürtüklü. kadife. özel yapılı iplikler. XI. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur. haşıl sökme.Kesikli. katlı. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin.2. saten. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar. düz. kanvas. ribs. merserize.Örme Yüzeyler: İnterlok. satin. karışım iplikler. flanel.Non-woven Yüzeyler: Keçe. bürümcek. karbonize. a. kalandırlama gibi. Ancak şardonlama. jakar frotte. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır. dantel iplikleri vb. penye ribana. krep. keten. ipek. kaşkorse. divitin. sentetik kesikli. karışık makarna. wafel pike. simli örümcek. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama.15. jakar.Dokuma Yüzeyler: Denim. balıksırtı.4. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir. tafting. 362 . süprem.3. dobule-blıster vb. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. örme. lakost. viskon. strayhgarn vb. c. XI. pike. şambri. üç iplik. gerekli temizliğe. hidrofilleştirme. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş.T. panama. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen. rayon. empirme. Yapılarına göre İplik Çeşitleri.15. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir. sentetik filament. Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel. İplik Çeşitleri. c. a. Dokuma.2. yün.15. d. ağartma.2. viskon. Genel olarak terbiye işlemleri. Kumaşlar esas olarak. jakarlı ribana. poplin.Fantezi. Hammaddesine göre İplik Çeşitleri. Terbiye İşlemleri Genel anlamda. a. İplik eğirme. Pamuk.2.

d.4 56. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi.Çerkezköy 107 28. Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.5.3 73.Malatya.2’ de detaylı olarak.15. rezerve baskı. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI.G. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul. 2001.15.15. apre. elyaf halinde boyama.8 Diğer Bölgeler Adana.7 Ege Denizli. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır.Uşak 59 15. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir.15. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır.2 Kaynak: DPT.4 51. 2001.4. iplik halinde boyama. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir.İzmir.3 Türkiye Ortalama 81.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir.Antep. en çok yün. Tablo:XI. Yün sektöründe ise. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI. VIII.4’de verilmiştir.Bursa 51 13. c. Baskı: Direkt baskı.7 67. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya.K. 363 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.15.2 Kaynak:DPT.15.5 64.İçel. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir. hammadde kaynakları.C.Çorlu. özel baskı. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir.9 Fason İşletmeler 82.3. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Şekil:XI.3’de kısaca gösterilmiştir. kumaş boyama. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir.7 Marmara İstanbul.15. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır.3 59.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81. XI.6 61.5 Baskı İşletmeleri -62.Kayseri. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir.1 72. Ankara. BYKP. hazır giysi boyama. ronjan baskı. tops boyama. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi. iç giysi. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır.5 ‘de verilmiştir. Bunların % 47’si entegre işletmelerden. Tablo:XI.8 70. Konfeksiyonda üretim yapısını.2 56.VIII. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama. Örme giysi.Maraş 53 14. Ankara. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.T.5 62. işgücünün niteliği.

manto. kaban. Örme Giyim Üretimi.3.).15. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir. Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri.3. hazır giyim sanayi ürünleri. çocuk giyimi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1.15. yün. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir. cüzdan.1. 2. mont vb. ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto. koltuk kılıfı vb. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler. emniyet kemeri. XI. Ev tekstil ürünleri (perde. iç giyim vb. Dokuma Giyim Üretimi. XI. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb. pamuk.15.1. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre. 2. ucuz işgücü olan işletmeler. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde.Ultra modern makine parkı olan işletmeler.1.2.) 2. pardösü vb. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir.T.Klasik makine parkına sahip. Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri. yelken ve paraşütler 5.C.) 3. bayan üst giyimi. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. döşeme. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri . (erkek üst giyimi. uzay giysileri vb. 1.3. Örneğin. çarşaf. Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir. Çadır. Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır.) 7. 1.) 6. ağız maskesi vb.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler.) olarak sınıflandırılır. 364 . giysilerde üretilmektedir.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken. kemer. 3. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı. üretim gruplarına ayrılırlar. sentetik ve bunların karışımıdır.1.) 4. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir. Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri. koltuk kılıfı vb. bavul vb. XI.

C.2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 .T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.15.

Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.15.T.2.

15. Bu tarihlerde Fransa. Halıcılık. sarma nakış. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş. yün. ajurlu nakış. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir. Halı Üretimi Pamuk. dolgu nakış. Nakışlar. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır. Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip. çadır.T. lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar. pul.3. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. XI. delik işi nakış. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 .15. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir. beşik. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. dekorasyon malzemesi. heybe. yaygı. kıl.4. havlı yüzü olan dokumalara halı denir.15. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. VIII.C. Yer döşemesi. ürüne farklı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI.2. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır. zincir nakış. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır.

halı türü. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak. Non-woven Halılar. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir. % 17 . % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir.15. Pakistan için . % 40 Hindistan için. halının üretildiği bölge. kapasite. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI. Dokuma Halılar. Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır. % 16 ‘dır. Bu rakamın % 3’ünü ipek. yün halıların ise. 10. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. El halılarının kalitesine etki eden faktörler.000 düğüm/m2 ‘dir. Makina Halısı 2. Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir. örme şekli.6’da verilmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından.C. Tufting Halı ve Kilimler. El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir.Bunlar. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür.15. a. Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir.1. b.461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2. Türk el halısı.15.4. 368 .5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir. Sektör yaklaşık olarak 1. 1. El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi. 100. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir.4. XI. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır. Bu emek yoğun bir sektördür.310 g/m2 civarıdır.000 düğüm/m2. Halı sektörü esas olarak.2. Bu oran İran için. c. XI. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir. Dokuma halıda : 2.T.

5.15. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Asit boyar maddeler 9. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. 10. PES.2.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar.2.15. 2001.15. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde. Ingraın boyar maddeler 7. Ankara.000 24. Üretim. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. 14. PP.2. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf.000 16. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları.13. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür. Pamuk 90 Non-Woven 34. Kapasite. Küpe boyar maddeler 3. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır.1. gaz olmak üzere üç türlüdür. Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır. 2. 2.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı.5.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.15. PES 55 Tuftıng 55.6. 12.15. Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır. Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90.C. VIII. BYKP. pamuklar. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır. geri dönüşümlü olmayanlar. 6. XI. XI. PAC. 4. Kullanılan Hammadde.2. Jüt 75 Kaynak: DPT.5. Mordan boyar maddeler 11. sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır.000 PP. PA. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır.000 70. 8. Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1.5.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1. PAC.000 PP.T. Azoik boyar maddeler 5.5.000 Yün. 13. XI. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir. I. PA. sıvı. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir. 369 . Tekstil Sektörü Atıkları XI.1. Jüt. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi.

üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır. polimerler. g. Fiziksel arıtmada. Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır. bakır. h. çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak. Hidroliz olmuş yağ asitleri. Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları. türevleri ve etoksilatlar. kadmiyum. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır. f. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır. 1. e.2. 2. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır.C. b.yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi. 3. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI. krom. üre. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır. Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. AKM. NH4-N. c. NO3-N. BOİ.T. Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir.15. SO2. XI.gres. Biyolojik arıtmada. 370 . Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. Bunlar. XI. sülfit.15. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır. Çamur Susuzlaştırma İşlemi. Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır.15. Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek. çinko gibi maddeler bulunmaktadır. cıva. d. islik. NOX.5. CO. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Yağ. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na. Çamur susuzlaştırmada.SO4). Seyrelmiş halde . Çözünmüş oksijen. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler. Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun. nikel. Fiziksel Arıtma. KOİ.3.4 ‘de gösterilmiştir. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir. şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler.5. Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri .3. Biyolojik Arıtma. fosfat türevleri.

Md. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI.T. 2001. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 6-8 Ekim1999. 2. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. San ve Arş.. 3. DPT. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır.4. 5. 371 . 2001. 2001. Tekstil Kongresi. Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri. TOBB. 4. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. Çukurova Üniversitesi. Gen. Ankara. Gel. Sanayi ve Tic. BYKP . Adana http.C.. VIII. Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http. Bak. Sektör Raporları.15. Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi. ÇÜ. 6.

hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. İçten yanmalı motorlar ise. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi.16. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır.16.1. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç. İçten yanmalı motorlar. XI. A. yalnız presleme. boyama ve araç montajı yapılmaktadır. Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır. devlet yardımları. 2. aksesuarlar kullanılmaktadır. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen. gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta. sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi. B. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır.16. 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi. Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı. Motorlar Motorlar genel olarak . Benzinli (Otto ) motorlar. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. boyalar. genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır.Yabancı sermayenin. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır. 372 . Otomotiv sanayi. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte. ana üretim tesislerinde ise. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.T. 1. XI. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır. dış ticaret. TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar. Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb. Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır.C. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir.

Yağ. Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır. gres. b. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir. Tablo:XI. XI. siyanür. Montaj Ünitesi.2.16.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı . gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular . alüminyum.2’ de verilmektedir. c. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir. flor ve azot bileşikleridir. Gövde Kaynak Ünitesi. bakır. kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir. Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler. Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi. pH. Tablo:XI. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup. Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir. En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane. motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır. Boyama Ünitesi. Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin. . ayrıca Türkiye Araç Parkı ise. XI.C. tuvaletler.Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır. civa. demir. çinko.16. d.1‘de gösterilmiş olup.1. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır. bu kirli sular. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9. nikel. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği.16.T. . Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında. 373 . ara ünitelerinden olan presleme. kurşun. Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres. çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir.5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır.16.5-10. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane. kaynakhane.16.3. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ). BOİ.3. yağ.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. XI. Presleme Ünitesi. KOİ.3. yağ ve gres. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ).5-7. krom. boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.

T. PEUGEOT M.3.5-12 kg arasındadır.600 1. Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9. .8 75 0 37. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.400 2. 2000.FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.A.N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T.000 4.018 300 300 194 109 186 1.038 (*) Opel Türkiye. Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme. piller .200 1.252 50 29.16.000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1. 374 .000 13.Aküler.400 50 12.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10.HONDA A.244 22. Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır.Atık yağlar. pik-alüminyum-bakır malzemeler.16.M. Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir. karton. ISUZU CHERYSLER INT. Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır.190 4.100 29.Kirli solventler.C.504 5.500 63.Boya çamurları. Tablo:XI.1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A.243 40.000.Kirli eldiven ve üstübü bezleri .S B.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2. kağıt.Atık toner ve kartuşlar.V. Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır. . Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır.O. naylon. .LTD.000 64. ağaç paletler.000 m2) 15.3.A. Miktar olarak en önemli atık miktarı.Kimyasal ürünler.340 310.250 2.853 10.5.N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N.Fosfat çamurları. M.I.843 7.713 4.16. FORD HYUNDAI MOTOR COMP.000. Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği. XI.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır.16.) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır.4. . Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır.652 2. vb. XI. .000 6.3.3. .

891 308.414 112.577 983.433 78.496 217.317 47. 2001.579 1.066 51.569 792.772 190.454 442.731 637.889 62.780 95.672 Otobüs 11.270.511 3.065 508.633 1.192 3.478 70.403 1.721 205.567 235.040 18. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.920 86.314 112.409 287.338 1.884 51.360 313.186 5.193.796 71.172 58.188 5.106 212.958 1.095 Kamyonet 30.139 200.770 73.119 50.221 387.739 28.197 94.602 263.424 624.129.546 488.774.623 46.995 1.473 397. 375 .462 39.973 75.586 371.798 53.16.825 1.388 745. DPT.540 20.365 378.821 172.234 1.135.607.559.465 856.916 22.649.272 240.693 12.477 6.945 403.585 80.108 74.687 742.559 30.824 1.874 96.432 811.781 54.559 30.482 259.516 556.596 64.424 173.631 4.505 224. Otomotiv Sanayi Derneği.680.375 137.213 144.457 1.700 68.861 134.011 21.565 4.753 Minibüs 7.619.326 4.303 874.034 79.449 87.156 3.504 20.783 33.310.T.444 1.867 125.449 654.900 166.980 17.332 13.478 43.655 52. VIII.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.894 560.438 688.865 118.325.520 15.119.996.870 394.858.161.777 436.404 23.043 81.676 187.388 2.917 106.864.381 122.277 197.152 118.634 32.399 133.263 807.353 273.187 1.421 333.051 182.057 211. 2001.646 2.437 6.454 704.469 11. 2000.743 442.592 84.632 145.608.052.476 11.951 97.551 157.005 349.274.622 3.096 28.030 1.C.948 15.211 225.140 1.105 3.283 755.067 1.312 159.254 87.896 108.345 137. 2.252 776.066 281.771 321.726 156.627.250 213.606.834 2.350 919.480 240.269 353.767.690 2.817.525 135.804 31.160 403.506 776.309 108.974 612.638 47.081.008 18. 3.636 672.852 2.982 84.434.269 178.707 66.763 25.838 626.695 155.697 87.978 101.652 Kamyon 49.543 9.001 513.658 29.093 146.041 13.545 90. Trafik Daire Başkanlığı.216 11.694 197.885 118.859 63.927 43.259 402.388 27.845 692.861.554 56.290 374.239 16.570.022 692.967 20.011 62.640 3.373 726.836 61.176 138.196 10.181.714 491.369 458.359 4.025 98.058. Türkiye İstatistik Yıllığı.257 1.520 2.090 4.486 917.718 248.755 233.166 241.302 Traktör 50.449.441 48.232.407 280.489 2.427 198.095 164.122 40.933 746. DİE.087.724.726 11.021 1.578 370.290.021 243. 2001.303 3.616 69.152 57.466 243.417.120.879 1.055 34.308 7.380 25.872 234.598 73.432 38.372 180.407 105. Beş Yıllık Kalkınma Planı.771 153.762 186.999 56.514 69.788 529.449 91.371.802 320.548 221.263.608 65.839 35.160 305.180 354.838.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Kaynaklar 1.777 604.026 125.721 49.392 257.242 227.496.356 46.278 165.931 56.893 172.506 Toplam 222.511 313.107.781 583.072.579 116.344 2.

Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır.000 4.295. a. Şekillendirmede kalenderler.000 585. Hazırlama. e.000 Kamyon –otobüs Radyal 826.000 XI.000 13.000 207. 376 . sarılabilir. ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer. c. Hamur Yapma.826.329. Tablo:XI.000 55.000 1.210. Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir.C.17.481.000 İç Lastik 2.569. sarma.200.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir.000 615.T.600.000 13.000 3.000 434. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun.910. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796.406.074.402.000 1.Şekillendirme.000 8.000 2.1’de verilmektedir.on g.000 1.000 11.17. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir.000 1.000 696. VIII.454. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.000 247. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite.000 4.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları. parçalanabilir. Vulkanizasy.000 2. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır.015. yapıştırma.000 Kaynak: DPT.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579.796.000 37.1’ de verilmiştir.120. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun.Bitirme.000 8. plastik veya metal üzerine kaplanabilir.271.231. d. yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır. Plastik madde olarak lastik. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma. 2001.000 2.324.000 1.259. Akım Şeması Şekil:XI. kalıplanabilir.000 İş Makinası 30.445.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3. kesme makinaları kullanılır.576.000 3.000 984.000 730.502. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir.000 428.Yoğurma.000 Traktör ön 616. kaplanabilir.17. 1998 125.000 6. yumuşatılabilir.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2.980. Ankara.000 676.000 Traktör arka 413. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.000 601.000 442.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI. pudralama.000 Dış Lastik toplam 11.17.000 3. b. kumaş. f. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.000 1. Konfeksiyon.17. yapıştırılabilir. açma. Beş Yıllık Kalkınma Planı.850.000 Binek Radyal 6.500.100.000 1. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir .000 868.000 43.1.000 387.

1.17.C.T. Lastik Üretimi Akım Şeması 377 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI.

Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI. benzotiazol.2. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı .2. Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1.1. tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO. Binek konvansiyonel lastikleri. kükürt. sertlik.1 % 1. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri. disülfit. kord bezi.3. MgO. Esneklik. Kil. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri. sentetik kauçuk. katran Plastiserler: 2-naftalentiol . kükürt monoklorit. Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a. reçinler. Binek radyal lastikleri. 378 .17. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir.17. Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır. ksilen tiollerin çinko tuzları. karbon siyahı. alkil. P-kınon dıoxim. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri. Stearik Asit . renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır.3.1.T.2 % 3. b.9 % 1. ZnO. yumuşaklık. c. XI. çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir. CaCO3. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. TiO2. Ham lastik kullanışsızdır. ksilentiol. d. f.17. selenyumdisülfitler. e.C. aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin .9 % 31 XI. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar.17. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak.9 % 0. aşınma direnci vb. cin kodietilditikarbomat. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri.

XI. bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır. Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. tuvaletler.4. yağ ve gres. ökçe. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta. b. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler. İç lastik.Hortumlar.17.4.4. keçe). beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar. h.17. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri. XI.T.Profiller. XI. k. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır. KOİ.Konveyör bant. terlik. Traktör arka lastikleri. Lastik Eşya Endüstrisi a. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde.2. BOİ. m. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. XI. 379 . duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular. İ ş makinası lastikleri. Bisiklet-motosiklet iç lastiği. e. karbon siyahı. taban.(conta.C.17.Ayakkabı .Lateks mamulleri.3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g. Bisiklet-motosiklet dış lastiği. Traktör ön lastikleri. j. f. d. g. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır.Diğer lastik eşya. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır. Askıda Katı Madde.1.Otomotiv. ı. l. Toplam Katı.Sızdırmazlık elemanları. h. bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte.2.17. toplam PO34P. c. Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte. NH4-N. rondele. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır.

Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını.C. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi.Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü.4. 1982. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.3. karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır. Good Year Lastikleri A. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.4.5. Karbon siyahı tozları. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır. / Kırşehir 4. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir.17.17.4. A. XI. Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir.Ş. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar. her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır. DPT. XI.-Petlas Lastik Sanayii A.Ş. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları). Lassa Lastik Sanayii ve Tic.17.17. Beş Yıllık Kalkınma Planı.T. VIII. Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir.Türk Pirelli Lastikleri A. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir. kirliliğinin yanı sıra insan. / Kocaeli 3. 2001.TÜBİTAK.Ş / Kocaeli 2. / Kocaeli Kaynaklar 1. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir. kağıt. Ankara. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır. 2. 380 .4.6. XI.Ş.

birbirine ve il merkezlerine. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. olup. İl Yolları. Orman Yolları. hiyerarşik durumlarına göre. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. Bunlar. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. 5539 sayılı kanunla otoyolların. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. Karayolu ulaştırmasının altyapısı. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan. yakın demiryolu istasyonlarına. ALTYAPI. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. Devlet Yolları. Ekspres ve Otoyollar. Ana İstikamet Yolları. Karayolları Genel Müdürlüğü. Otoyolu. Karayolu taşıması.1. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır. kendi ulusal gelişmesi. hızlı ve güvenli olması zorunludur. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. devlet ve il yollarının plan. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin. liman. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. ilçe ve bucak merkezlerini. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu.. proje. şehir. Devlet yolları. Köy Yolları. Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. limanlara.T. deniz ve hava istasyon. yapım. Ülkemizin karayolları ağı sistemi. İl Yoludur. Avrupa. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. Şehiriçi Yolları’dır. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp.C. Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır. önemli bölge ve il merkezlerini. Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. kasaba. Turistik Yollar. devlet yolları ağlarına. elverişli. 381 .Köy Yolları. demir. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır. Devlet Yolu. Bunlar. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir. il yolları.

2. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın. 2004. 2004. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır.1.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği. 382 . E-24 vb. Ayrıca Harita XII. Otoyol.1. (E-5. Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün. Harita XII. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı.2. Ekspres yol.1. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01. Tablo : XII. Tablo: XII. Tablo. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için. hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi. XII. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.’de Türkiye Karayolları Haritası. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur.) Turistik yolların yapım ve bakımı. E-23.01.1.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi.2’de verilmiştir.1.C.1. Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII.’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü.T. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir. yola kontrolsüz.

kireçle gübreleme bozulması birikimi.