T.C.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA-2004

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI ÇED VE PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Hazırlayan

ÇEVRE ENVANTERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Düzenleme&Tasarım Ali Rıza BAYKAN

© TC ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞI, 2004 Bu kitabın çoğaltılması ve dağıtılması hakkı Çevre ve Orman Bakanlığına aittir. Kaynak gösterilmesi şartıyla kısmen alıntı yapılabilir.

ANKARA-2004

ÖNSÖZ Çevre genel anlamıyla; insanın içinde yaşadığı ve sürekli olarak yararlandığı tüm doğal varlıklar ile meydana getirdiği tarih ve kültürün birbiriyle ilişki ve etkileşim içinde bulunduğu bir sistemler bütünü olarak ifade edilebilir. Çevrenin kirlenmesi sonucu yaşanan sorunlar ise sanayileşen Avrupa ve gelişmekte olan diğer ülkelerin gündemine 1960’lı yıllarda girmiş ve 1970’li yılların başında ivme kazanarak uluslararası platformlarda tartışılır hale gelmiştir. Çevre ve çevre sorunları tüm dünyanın gündemindeki önemli yerini korurken 1992’de yapılan RİO konferansından on yıl sonra, 2002 yılında Johannesburg zirvesinde toplanan dünya liderleri; sürdürülebilir kalkınma için çevre konularında alınması gereken bir dizi önlemleri tartıştılar. Çevre kirliliği dünyada olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artan boyutlarıyla hava, su ve toprak kirlenmesi olarak önemini korumaktadır. Belli bölgelerdeki aşırı nüfus yoğunlaşması, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşme ile aynı zamanda kaynakların gereksiz ve aşırı kullanımı sonucu oluşan atık ve artık maddelerin miktarı çeşit ve özellikleri son yıllarda öylesine artmıştır ki hiç bir önlem alınmadan ve kontrolsüz bir şekilde alıcı ortamlara atılan bu atıkları, doğanın kendi kendine özümlemesi çoğu kez mümkün olmamakta ve çevre kirliliği günümüzde artarak sürmektedir. Günümüz toplumları; gelecek nesillere bırakılmasında hassasiyet gösterdikleri tarihi ve kültürel varlıkların korunması ile birlikte aynı zamanda çevre ve doğal varlıkların korunmasını da asli bir görev olarak kabul etmektedir. Bakanlığımız bu amaçlar doğrultusunda çevre konularında faaliyet gösteren bir çok gönüllü kuruluşlarla, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve okullar ile işbirliği içerisinde bulunmaktadır. Bu kuruluşlarımızla beraber düzenlenen paneller ve seminerler ile halkımız ve öğrencilerimiz çevre konusunda eğitilmekte, çevre bilinci geliştirilmekte, çevre korunmasına yönelik alanlarda rol almaları sağlanmaktadır. Bu gerçeklerden hareketle, ülkemizin önemli çevre değerleri ve doğal kaynakları ile başta hava kirliliği olmak üzere, su, toprak ve diğer kirliliklerin nedenleri ve oluşan çevre sorunlarına yönelik ana konular ele alınarak, 1992 yılında Bakanlığımızda bir çalışma i

başlatılmış ve daha sonraki yıllarda bu çalışmanın kapsamı genişletilerek özenle hazırlanan “Türkiye Çevre Atlası-96” adlı kitap 1997 yılında basımı yaptırılarak dağıtımı yapılmıştır. Bununla birlikte daha kaliteli kamu hizmeti yapmak ve yoğun talepleri de karşılamak amacıyla, e-kitap olarak 2003 baskısı hazırlanmıştır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekmiştir. Ülkemizin çevre değerleri ve çevreyi öncelikli etkileyen bazı sanayiler ve diğer temel sektörlerle ilgili bir çok veri ve bilgiyi bir sistem bütünü içinde sunan bu kaynak eser, alanındaki ilk örnek olarak önemli bir boşluğu doldurmakta, gerek Bakanlığımız teknik birimlerinin çalışmalarında gerekse çevre alanında yapılan araştırmalarda önemli bir başvuru kitabı özelliği taşımakta, aynı zamanda, hazırlıkları başlatılan Çevre Veri Tabanı çalışmalarına da temel oluşturmaktadır. Sanayileşmeye paralel olarak hızla gelişen ve kalkınan ülkemizde, her geçen gün kirlenen çevre ve artan çevre sorunlarını, yakından izlemek ve çözüm yolları bulmak için, güncelleştirilerek yeniden yayınlanması planlanmış olan bu eserle başta Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü, Çevre Envanteri Dairesi Başkanlığı’nın tüm personeli olmak üzere emeği geçen Bakanlığımız personelini kutluyor, “Türkiye Çevre Atlası” 2004 baskısının toplumun bilgi ihtiyacının karşılanması yanında çevrenin korunması, iyileştirilmesi, çevre bilincinin geliştirilmesi, çevreye olan duyarlılığın artırılması ve yaşanabilir bir çevrenin sürdürülebilmesi çabalarına olumlu katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Osman PEPE Çevre ve Orman Bakanı

ii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Tablolar Listesi Şekiller Listesi Haritalar Listesi Kısaltmalar Listesi I.Coğrafi Kapsam I.1. Türkiye’nin Coğrafi Konumu I.2. Türkiye’de Çevre Durumu II. Doğal Kaynaklar II.1. Türkiye’de Ormanların Dağılımı II.2. Türkiye’de Çayır, Mera ve Otlaklar II.3. Türkiye’de Akarsu, Göl ve Göletler II.4. Madenler ve Mineral Kaynaklar III. Hava Atmosfer ve İklim III.1. İklim ve Yağışlar III.2. Hava Kirliliği IV. Su IV.1.Akarsu Havzaları IV.2.Su Kirliliği V. Toprak ve Arazi Kullanımı V.1. Toprak Kuşakları Arazi Kullanımı V.2. Toprak Erozyonu VI. Flora-Fauna ve Hassas Yöreler VI.1. Ormanlarımız VI.2. Milli Parklar, Tabiat Anıtları, Tabiat Parklar, Tabiatı Koruma Alanları VI.3. Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4. Türkiye’nin Sulak Alanları VII. Turizm VII.1. Türkiye’de Turizm ve Çevre VIII. Tarım VIII.1. Tarım Alanları ve Çevre IX. Madencilik IX.1. Madencilik ve Çevre X. Enerji X.1. Enerji ve Çevre X.2. Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (HES) ve Çevre Sayfa i iii v x xi xiii 1 1 9 26 26 30 36 40 44 44 48 63 63 66 95 95 106 113 113 116 125 128 143 143 157 157 172 172 181 181 187

iii

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

X.3. Termik Santrallar ve Çevre X.4. Nükleer Santrallar ve Çevre XI. Sanayi ve Çevre XI.1. Küçük Sanayi Siteleri (KSS) XI.2. Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) XI.3. Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler ve Çevre XI.4. Petrol Rafineleri ve Çevre XI.5. Petrokimya Tesisleri ve Çevre XI.6. Demir-Çelik Sanayi ve Çevre XI.7. Türkiye’de Kağıt Sanayi ve Çevre XI.8. Türkiye’de Gübre Fabrikaları ve Çevre XI.9. Türkiye’de Şeker Fabrikaları ve Çevre XI.10. Mezbahalar- Et Entegre Tesisleri ve Çevre XI.11. Türkiye’de Deri Sanayi ve Çevre XI.12. Türkiye’de Çimento Sanayi ve Çevre XI.13. Türkiye’de Taş Toprak Sanayi ve Çevre XI.14. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirme XI.15. Türkiye’de Tekstil Sanayi ve Çevre XI.16. Motorlu Araçlar Sanayi ve Çevre XI.17. Lastik Sanayi ve Çevre XII. Altyapı Ulaşım ve Çevre XII.1. Karayolları XII.2. Demiryolları XII.3. Havayolları XII.4. Deniz Ulaştırması XII.5. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları XIII.Yerleşim Alanları ve Nüfus XIII.1.Yerleşim Alanları ve Çevre XIII.2. Türkiye’de Nüfus ve Çevre XIV. Atıklar XIV.1.Atıklar ve Çevre XV. Gürültü ve Titreşim XV.1.Gürültü ve Çevre XVI. Afetler XVI.1. Afetler ve Türleri XVI.2. Depremler ve Deprem Kuşakları XVII. Sağlık ve Çevre XVII.1. Temel Sağlık Hizmetleri ve Çevre XVIII. Çevre Eğitimi XVIII.1 Çevre Eğitimi ve Halkın Katılımı

196 220 227 227 228 233 239 243 266 282 290 296 304 319 330 340 349 357 372 376 381 381 384 385 387 392 400 400 410 418 418 438 438 442 442 443 449 449 452 452

iv

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablolar ve Şemalar Listesi Sayfa No
3 6 24 28 28 30 32 33 33 41 42 49 57 57 58 59 60 61 62 64 64 69 80 81 83 84 88 92

Tablolar Listesi
I.1.1.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri I.1.2 Türkiye’de Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı I.2.1. Çevre Kanununa Dayanılarak Çıkarılan Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri II.1.1.Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibarıyla Ormanlık Sahaların Dağılımı II.1.2.Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden olan Başlıca Faaliyetler II.2.1. Türkiye’de Çayır ve Mer’a Alanlarının Kullanımdaki Yeri II.2.2. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyük Baş Hayvana Düşen Mera Miktarı II.2.3. Türkiye’de Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı II.2.4. Bölgelere Göre Çayır-Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi II.4.1. Madenler, Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri Türleri, Yatak Sayıları ve Cinsleri II.4.2. Türkiye’de Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) III.2.1.Hava Kalitesi Sınır Değerleri III.2.2.Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri III.2.3.Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller III.2.4.1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri. III.2.5.1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.6.1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.7.1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri III.2.8.1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri IV.1.1.Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli IV.1.2.Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi IV.2.1.Kıta İçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri IV.2.2.Göller, Göletler, Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri IV.2.3.Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları, Kirletici Kaynakları ve Göllerin Trofik Seviyeleri IV.2.4.Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerleri IV.2.5.Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri IV.2.6.Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri IV.2.7.Karadeniz Bölgesinde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri

v

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

V.1.1. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları V.1.2. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinde (Tekstür) Bölgesel Dağılımı V.1.3. Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda Ph Bölgesel Dağılımı(Cam Elektrod ile) V.1.4. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 İtibariyle Bölgesel Dağılımı V.1.5. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının (Walkley-Black) Yüzde Bölgesel Dağılımı V.1.6. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.P2O5/Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılımı V.1.7. Türkiye Topraklarının Potasyum Kg.K2O/Dekar (Amonyum Asetat) Bölgesel Dağılımı V.1.8. Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) V.1.9. Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılımı (ha) V.1.10. Türkiye’de Aşınım (Erozyon) Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri V.1.11. Türkiye’de Arazilerin Eğim Yüzdelerine Göre Dağılımı V.1.12. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı V.2.1. Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Önlenmesi İçin Gereken Tedbirler V.2.2. Türkiye Topraklarının Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları V.2.3. Türkiye’de Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu V.2.4. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı VI.1.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları VI.2.1.Milli Parklar VI.2.2.Tabiatı Koruma Alanları VI.2.3.Tabiat Parkları VI.2.4.Tabiat Anıtları VI.3.1.Özel Çevre Koruma Bölgeleri VI.4.1. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alanlar VI:4.2.Sulak Alanların Sınıflandırılmasında Dikkate Alınan Ramsar Kriterleri VII.1.1.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) VII.1.2.Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıfları VII.1.3.Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) VII.1.4.Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları VII.1.5.Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları VII.1.6.Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcamalar VII.1.7.Turizm Sektöründeki Gelişmeler VII.1.8.Kamu Arazi Tahsisleri VII.1.9.Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar VIII.1.1. Cinslerine Göre Gübre Tüketimi VIII.1.2.Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri VIII.1.3.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları

96 96 96 97 97 97 97 98 100 102 103 103 107 108 108 109 114 117 118 120 121 127 130 134 144 145 146 146 147 148 148 148 155 161 167 169

vi

T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

VIII.1.4.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının İthalat Miktarları VIII.1.5.Türkiye’de Zirai Mücadele İlaçlarının Tüketim Miktarları X.1.1. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları X.1.2. Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı X.2.1. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.2. İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar X.2.3. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.4. Projesi Hazırlanmakta olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralar X.2.5. Büyük Barajlar ve Çevre İlişkileri X.3.1. Türkiye’deki Termik Santralların Adları ve Bulunduğu Yerler X.3.1. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler X.3.3. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı X.4.1. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri X.4.2. Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları X.4.3. Birincil Enerji ve Elektrik Üretiminde ve Tüketiminde Gelişmeler X.4.4. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları XI.1. Küçük Sanayi Sitelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.2. Organize Sanayi Bölgelerinin Bölgelere Göre Dağılımı XI.3. OSB’lerde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.4. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Atıksu Miktarı XI.5. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri XI.3.2. Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayilerin İllere Göre Dağılımı XI.4.1. 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı XI.4.2.Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler XI.5.1. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri XI.6.1. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri XI.6.2. Türkiye’deki Demir-Çelik ve Döküm Sanayi Tesisleri (2000) XI.7.1. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı XI.7.2. Türkiye’de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 yılı) XI.7.3. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri XI.7.4. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları ve Yerleri XI.8.1. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikaları ve Yerleri XI.9.1. Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarının Yerleri Bölge ve Kapasiteleri XI.10.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine ait Ana ve Yardımcı Prosesler XI.10.2. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler

170 170 186 186 188 190 191 192 195 197 198 219 220 221 223 223 228 231 232 233 236 237 239 240 264 266 271 282 282 285 285 288 289 295 297 305 311

vii

Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri XI.14.13.1.4.3.16.15. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri XI.5. Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi XI. Halı Çeşidi Kapasite. Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri ve Kapasiteleri XI.Türkiye’de Deri Üretimleri (1990-1998) XI.17.4.5.Türkiye’de 2688 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Tesisler XI.5. Türkiye’de Liman-İskele Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII. TCDD Limanlarının Özellikleri ve Fiziki Kapasiteleri XII.12. Doğal Gaz Yatırım Durumu XII.4. Üretim Hammadde Kullanım Yerleri XI.1.1. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasiteler XI. Baca Gazı İçindeki Toz Miktarı XI.2.12.12. Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları XI. Yıllar İtibariyle Doğal ve LNG Alım Durum Miktarları 314 316 317 319 327 328 328 330 335 336 339 340 345 346 346 355 356 357 359 360 363 363 369 374 375 376 382 382 383 385 386 387 388 389 393 395 viii . Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı XI.10. Emisyon Türü ve Bir Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) XI.1.1.1. Türkiye Araç Parkı XI. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri XI. Üniteler ve Sistemlerin Adları.5.1.1.C.2.3.1.16. Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları XI.4. Makine Halı Sektörü.3.Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri XI. Türkiye’de Demiryolları Ulaşım İstatistikleri XII.15. Çimento Sanayinde Çeşitli Ünitelerin Adları.14.2.2.15. Türkiye Tekstil Sanayi Dalları.13.1.10.1. Türkiye’deki Havalimanları ve Meydanlarının Konumu XII. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri XI.4.3.11.3.2. Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler XI.1.3.4. Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı XI.13.15.13. Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller XI.T.4.2.10. Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu Yer.11.15.3. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (km) XII. Üretim Çeşitleri.6.1. Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı XII. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri XI.12. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (km) XII.1. Entegre Tekstil Firmaları Adı.2. TDİ Tarafından İşletilen Liman ve İskeleler XII.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.4.2. Firma Sayıları ve Kapasiteleri XI.11.3.11. Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri XI. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri XI.Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler XI.2.1. Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskılar XII.2.15.

2.1. 2001 Yılı Belediye Katı Atık İstatistikleri Temel Göstergeleri XIV. Katı Atıkların Oluşumuna Neden Olan Faaliyetlerin ve Atıkların Oluştuğu Yerlerin Kaynaklarına ve Katı Atık Türlerine Göre Sınıflandırılması XIV. Yüzölçümü ve Nüfus Yoğunluğu XIV.1.1. Taşıtların Üst Gürültü Seviyeleri XV.5.1. Belediyelerin İçme Suyu ve Kanalizasyon Altyapısı XIII.C. Ayrı Toplanan Tıbbi Atıkların Bertaraf Yöntemine Göre Miktarı XV.2.Türkiye’de Sağlık Göstergelerindeki Gelişmeler 395 397 398 399 402 405 413 414 415 415 420 421 422 424 425 426 435 438 438 439 446 447 501 ix .5.2.5.3.5.Türkiye’de Son Yüz Yılda Yaşanan Önemli Depremler XVII.2.Türkiye’de Petrol ve Petrol Ürünleri Hareketleri XII.2.T. Bölgelere Göre Şehir ve Köy Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.3.2.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. Kullanılan Çöp Dökme Sahasının En Fazla Bin Metre Uzağında Bulunan Alanlara Göre Saha Sayısı XIV.6.5.Türkiye’de Deprem Kuşaklarına Göre İllerin Dağılımı XVI.4.7.Türkiye’nin Ham Petrol Arzı XIII.4.2.3. İl Merkezlerinin Nüfus Büyüklüğüne Göre Sıralanışı ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.3.2.1.2.2. Yerleşim Bölgeleri Gürültü Sınır Değerleri XVI. Türkiye’de İllere Göre Şehir ve Köy Nüfusları ve Yıllık Nüfus Artış Hızı XIII.2.3.Türkiye’nin Ham Petrol Üretimi XII. Çeşitli Endüstriyel İşyerlerinde Gürültü Ölçümleri XV.2.3. Yıllar İtibariyle Doğalgaz Satış ve Kullanım Durumu XII. Nüfus Grubu ve Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Miktarı XIV.3.1. Nüfus Grubu ve Mevsimlere Göre Toplanan Katı Atık Miktarı XIV.1. Yıllık Nüfus Artış Hızı. Genel Nüfus Sayımlarına Göre Nüfus. Katı Atık Hizmeti Kuruluşlara Göre Belediyeler XIV.1.1. Türkiye’de Kentsel Nüfus Gelişmeleri XIII.1.

1. Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Akım Şeması XI. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması XI.15.3.1. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI.1. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.5.2.9.2.2. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması XI.12.10. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Genel Proses Akım Şeması XI.2.4.1.3.10.2. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı XI.2.1. Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması Şeması XI.1. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması.3.1. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu.1.1.T. Şeması XI.5.1.1.2.15. Yıllar İtibarıyla Toplanan Ambalaj Atığı Miktarı Sayfa No 68 91 114 199 200 232 233 246 249 250 252 254 255 259 284 299 306 309 310 310 321 323 338 352 353 361 365 367 371 377 396 416 416 417 417 423 423 428 x . Etilen Propilen Parçalanma Prosesi Akım Şeması XI.10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekiller Listesi IV. DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması XI. Nüfus Gruplarına Göre Toplanan Belediye Katı Atık Durumu XIV.5. Türkiye Nüfus Pramidi (2000) XIV.1.3.1.2. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması XI. Termik Santralların Genel Çalışma Şeması X.2.Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu Şeması VI.10. IV:2.1.Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türlerinin Yüzde Dağılımı X.C.Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu Şeması. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması-Hammadde Proses İlişkileri XI. Türkiye Nüfus Pramidi (1935) XIII. Aromatik Fabrikası Basitleştirilmiş Akım Şeması XI.1.15.5.10. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması XI.2. Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşletmelerin Akım Şeması XI. Şeker Üretim Akım Şeması XI.2.12.5.5.2. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Şeması XI. Asit Testi Akım Şeması XI.11. Lastik Üretimi Akım Şeması XII.7.1. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Üretim Akım Şeması XI.4.2. Asbest Üretimi Akım Şeması XI. Türkiye Nüfus Pramidi (1990) XIII.1.2.5. Yakma Üçgeni Şeması XI.17.4.5. XI. Akrilonitril Üretim Şeması XI.4.3.15.1.2.3. Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması XI.7. Türkiye Nüfus Pramidi (1997) XIII. Bertaraf Yöntemine Göre Katı Atık Yüzdesi XIV.3. 2003 Yılı Doğalgaz Üretiminin Bölgelere Göre Dağılımı XIII.11.6.

2.3. Aksu Çayı (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.2. Porsuk Çayı (A. Türkiye Orman Varlığı Haritası II.B.2. Seyhan Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.T.1.3.2.2.8.B.3. Gediz Havzası (A. Türkiye Jeoloji Haritası I.12.2.2.3. Antalya Traverten Platosu (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.1.2.2.1. Türkiye Fiziki Haritası I.C.3.13.2.3.2.15.3. Antalya Traverten Platosu (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.4.B. Türkiye’de Yağış Dağılışı Haritası III.3. Porsuk Çayı (D Grubu) Su Kalite Haritası IV. Türkiye Maden Yatakları Haritası III. Manavgat Nehri Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.2.2.2. Manavgat Nehri Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.3.2.2.2.2.2. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.2. Türkiye Siyasi Haritası I. Köprüçay Havzası (Yağışlı Dönem)Su Kalite Haritası IV.11.14.C Grupları) Su Kalite Haritası IV. Türkiye’de Akarsu Havzaları Haritası IV.1.B. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart)Dönemi Hava Kirliliği Haritası III. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.3.2.3.1.10.3. Yeşilırmak Havzası (A.3.3. Gediz Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.16.B.2. Aksu Çayı (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.9.6.1.2.2.C Grupları) Su Kalite Haritası IV.1.2. Seyhan Havzası (A.1 . Sakarya Havzası (A. Yeşilırmak Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası Sayfa No 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 484 485 486 487 488 xi .3.2.3.3.2.3. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası IV.3. Türkiye Eğim Haritası II. Sakarya Havzası (D Grubu) Su Kalite Haritası IV.5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Haritalar Listesi I.3.2.5.C Grupları)Su Kalite Haritası IV.18. Türkiye’de Ortalama Sıcaklık Dağılımı Haritası III.3. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi Hava Kirliliği Haritası III.17.7.4. Köprüçay Havzası (Kurak Dönem)Su Kalite Haritası IV.4.

Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri Haritası XI. Büyükmenderes Havzası Su Kalite Haritası V.3.2.1.2.1.T. Otoyolları Haritası XII. Doğalgaz ve Petrol Boru Hatları Haritası XIII.1.C. Sulak Alanlar Haritası VI. Türkiye’de Havaalanları Haritası XII.2.4.19. Gübre Sanayi Haritası XI.3.1. Türkiye’de Toprak Erozyonu Haritası VI.6 Şeker Sanayi Haritası XI.4.2. Kağıt Sanayi Haritası XI.3. Barajlar ve Hidroelektrik Santraller Haritası X. Kuş Göç Yolları Haritası X. Demir Çelik Sanayi Haritası XI. Türkiye Nüfus Dağılımı Haritası XVI.3. Türkiye’de Toprak Kuşakları Haritası V. Çimento Sanayi Haritası XII.Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Sanayiler Haritası XI. Türkiye Diri Fay Haritası 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512 513 xii .2.7. Termik Santraller Haritası XI. Türkiye Karayolları Haritası XII.1.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.5. Türkiye Enerji Sektörü Haritası X.1.4.2.2.5. Milli Parklar Haritası VI. Demiryolları Haritası XII. Özel Çevre Koruma Bölgeleri Haritası VI. Türkiye Deprem Kuşakları Haritası XVI.3.

: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı : Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü : Güneydoğu Anadolu Projesi : Gümrükler ve Ticaret Genel Anlaşması : Global Çevre Kolaylığı : Global Çevre İzleme Sistemi : Genel Nüfus Sayımı : Global Kaynak Enformasyon Veri Tabanı : Gayri Safi Milli Hasıla : Türk Alman Teknik İşbirliği Programı : Uluslararası Atomik Enerji Ajansı : Uluslararası Kalkınma Örgütü : Uluslararası İş Örgütü : Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli : Uluslararası Kimyasal Güvenlik Programı : İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü : Mahalli Çevre Kurulu : Maden Tetkik Arama : Hükümet-Dışı Örgüt : Resmi Kalkınma Yardımı : Orta Doğu Teknik Üniversitesi : İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı : Ön Bildirim Onayı : Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi : Sağlık Bakanlığı : Selüloz ve Kağıt Sanayi : Ton Eşdeğer Petrol : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı : Türk Standartlar Enstitüsü : Türkiye Bilimsel Teknik Araştırma Kurumu : Uzaktan Algılama : Ulusal Çevre Eylem Planı : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı : Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı : Birleşmiş Milletler Çevre Programı : Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü : Yüksek Çevre Kurulu : Yüksek Planlama Kurulu : Dünya Sağlık Örgütü : Dünya Meteoroloji Örgütü xiii .T.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KISALTMALAR ABS AR-GE BİB BM BYKP CAM CBS CFC ÇB ÇŞ ÇED DİE DMİ DPT DSİ EİEİ ETKB FAO GAP GATT GEF GEMS GNS GRID GSMH GTZ IAEA IDA ILO IPCC IPCS İSKİ KHGM MÇK MTA NGO ODA ODTÜ OECD PIC RSHM SB SEKA TEP TKİB TSE TÜBİTAK UA UÇEP UNCED UNCTAD UNDP UNEP UNIDO YÇK YPK WHO WMO : Arazi Bilgi Sistemleri : Araştırma ve Geliştirme : Bayındırlık ve İskan Bakanlığı : Birleşmiş Milletler : Beş Yıllık Kalkınma Planı : Bilgisayar Destekli Haritalandırma : Coğrafi Bilgi Sistemi : Kloroflorokarbon : Çevre Bakanlığı : Çevre Şurası : Çevresel Etki Değerlendirmesi : Devlet İstatistik Enstitüsü : Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü : Devlet Planlama Teşkilatı : Devlet Su İşleri : Elektrik İşleri Etüd İdaresi.

76 dakikalık zaman farkını doğurur. Doğusu ile batısı arasında 19 meridyenlik uzaklık vardır ve bu durum.1. Onun için Türkiye. Doğu Anadolu. Türkiye kuzey yarımkürede 35o 51’– 42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o . geri kalanı ise Avrupa’da bulunan ve Asya-Avrupa ve Afrika'yı birbirine bağlayan bir geçiş noktasında yer almaktadır. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadırlar. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını çizmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I.45o doğu meridyenleri arasında bulunmaktadır. batıda ise Ege Denizi ve Meriç Nehir sınırı ile Yunanistan’a komşudur. TÜRKİYE'NİN COĞRAFİ KONUMU I. Rusya ve Gürcistan ile paylaşmaktadır. COĞRAFİ KAPSAM I. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. kuzey Yarım Küre'de orta kuşağın Ekvator'a yakın olan kesimindedir ve 35o 51’. Güneydoğu Anadolu Bölgeleridir. Ukrayna. Nahcivan ve Ermenistan. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ve iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. Asya. Batı Anadolu’da ise. Karadeniz. coğrafi konum olarak dünya üzerinde siyasi. Doğuda engebeler çok fazladır. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır. doğuda dağlık bir yayla Batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve içerde. diğer yandan da Orta Doğu. Ege ve Akdeniz batı ve güneyde yer alırken. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. ve Kafkas Ülkelerine güneyde Suriye ve Irak.1. Ancak yine de yedi coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir ve bu sebeple Türkiye iklimi yedi bölge içerisinde tanımlanabilir. topografya. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. Afrika kıtalarının kavşak noktasında bulunmakta.C. 1 . doğuda İran. Asya’da 1050 metre iken Türkiye de 1131 metre olması. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Karadeniz Havzaları arasında doğal bir bağlantı oluşturmaktadır. Balkan. doğu tarafından kara ile birleşmiş. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Marmara. Akdeniz kıyı bölgeleridir üçü ise dağlık ve zorlu kurak ve soğuk iklim koşullarına sahip olan İç Anadolu. Çanakkale ve İstanbul Boğazları Avrupa'dan Asya'yı ayırmakta ve Akdeniz. yaban hayatı ve bitki örtüsü açısından büyük çeşitlilik sergilemektedir. Genel Fiziksel Özellikler Türkiye.971 km2’dir ve bu alanın % 97'si Asya'da.42 o 06’ kuzey enlemleri ile 26o. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzamış bir kara parçası olup. Türkiye. ekonomik ve askeri yönden çok önemli ve stratejik bir bölgede bulunmaktadır. Ortalama yükseklik Avrupa’ da 330 metre. Kuzey ve Güneyde dağların genel olarak denizlere paralel olarak uzanması. Türkiye. ülke için Akdeniz iklimi. Ege. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir. Ayrıca ülke dört deniz tarafından çevrilmiş olup. Romanya. Türkiye’nin toplam yüzölçümü 777. Bununla birlikte.1. bir yandan Avrupa. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. Türkiye. Karadeniz kıyısını Bulgaristan.T.45o doğu meridyenleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. iklim. farklı coğrafi konumundan dolayı jeolojik yapı.

eğim yüzdeleri ve kapladığı alanlar aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir. Kuzey Anadolu Dağları ile Toroslar. Bunun sonucu olarak Doğu Anadolu Bölgesi.1.1 Topoğrafya Türkiye’nin deniz seviyesinden oldukça yüksek bir bölgede yer alması ve Doğu Avrupa ülkelerinin tersine deniz seviyesi ile 250 m arasındaki alçak alanlar. Bu iki dağ sırasında İç Anadolu’nun geniş ve yüksek düzlükleri yer alır.814. Çok farklı eğimlere sahip bulunan Türkiye topraklarının eğim grupları. Yüzde ya da derece olarak gösterilir ve arazi çalışmalarında eğim.1. Bu kadar farklı yüzey şekillerine sahip olan topografyadaki arazi eğimi. Eğim. Türkiye’de belli sıralar halinde uzanan dağlar dışındaki tek başına yükselen.3.C.T. ülkenin doğusuna doğru birbirine yaklaşır. genellikle yağışlardan sonra yüzey akışına geçen sel sularının miktarına.1.’de Türkiye Fiziki Haritası. daha yüksek ve daha dağlıktır.’de Türkiye Jeoloji Haritası verilmektedir. Harita I. Tablo:I.2.’de Türkiye Topraklarının Eğim Gurupları ve Eğim Yüzdeleri verilmektedir.5’ini kaplar 2000 m’den yüksek alanlar ise.1. toprağın.1. çeşitli yükseltideki platolar. ülkemizin yüzey şekillerine çeşitlilik katarlar. 2 . Fakat burada Doğu Anadolu’daki yüksekliklere erişilmez.75’i yani 27. dağın ve ovanın ayrılmaz bir özelliği olarak kabul edilmektedir.’de Türkiye Mülki İdari Bölümler Haritası. toprağın erozyona karşı gösterdiği dirence ve tarım alet ve makinalarının kullanılmasına büyük ölçüde etki eder. Türkiye’nin Yüzey Şekilleri ve Eğimi I. hafif ve orta eğimli alanların % 35. I. Türkiye yüzey şekilleri bakımından çok çeşitlilik gösteren bir ülke olup başlıca dağ sıraları olan kuzeydeki Kuzey Anadolu Dağları ile güneydeki Toroslar geniş yaylar çizerseler de genel olarak batı-doğu doğrultusunda uzanırlar. yurdumuzun ancak % 10’unu kaplarken 1000 m’den yüksek alanlar toplam yüzeyin % 55. Türkiye’nin toplam yüzölçümünün % 10’u kadardır.437 ha toplam arazimiz. genel olarak yüzde olarak adlandırılır.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita. Kuzey ve Güneydeki dağlar doğuda olduğu gibi batıda da birbirine yaklaşır.2. Bu eğim grupları içinde bulunan ve eğimi % 12’ye kadar olan düz. çoğu akarsu ağızlarında ve vadilerin genişleme alanlarında görülen ovalar. Yüksek dağlar İç ve Doğu Anadolu'da yoğunlaşmıştır. Arazinin belli bir eğime sahip olması.I. Harita I. ya da düz bir çizgi boyunca sıralanan volkanik dağlar. arazideki iki nokta arasındaki yükseklik farkını ifade eder. İçbatı Anadolu eşiği adı verilen kesimde adı geçen dağlar birbirine nispeten yaklaşır. işlemeli tarıma uygundur. Bu eşiğin ötesindeki kıyıya paralel dağ sıraları ile buraları birbirinden ayıran aynı doğrultudaki tektonik çukurlar Ege kıyılarına dik olarak sıralanır.

1. Ortalama sıcaklık Ege ve Akdeniz sahillerinde yılın en sıcak ayları olan Temmuz ve Ağustos'ta 27 0C'yi aşmakta ve Karadeniz. Yağmur Akdeniz. yer ve iklim şartlarına uygun olarak ağaçlandırılmalı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğimi % 12’den fazla olan araziler işlemeli tarıma uygun olmadığı gibi.Düz eğimli topraklar 2. Türkiye'de hem tüm mevsimlerde yağış alan bir iklim.T.394 14. gerekli şekilleme ve teraslama yapılmalı. Anadolu'nun iç kesimleri ve Güneydoğu Anadolu'da ilkbaharda yağmur yağarken. -Rüzgar erozyonuna karşı setler oluşturularak bölgeler ağaçlandırılmalı ve orman tahribatı önlenmelidir.62 11. batı sahillerinde 14-15 0 C arasında ve iç bölgelerde yüksekliğe bağlı olarak 4-18 0C arasında değişmektedir.478. Ortalama yıllık sıcaklık güney sahilinde 18-20 0C arasında. önemli boyutlarda toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır. Ege ve Marmara bölgelerinde sonbaharda başlarken.Hafif eğimli topraklar 3. % Eğim 0-2 2-6 6-12 12-20 20-30 30 Kapladığı Alan (ha) (%) 9. -% 20’si orta. toprak erozyonu çoğalmakta.452 10. Doğu Anadolu'da hem 3 .80 8. Yağış içerilere doğru azalırken sahiller boyunca ve denize bakan dağ eğimlerinde ülke ortalamasını geçmektedir.48 63. toprağın yanlış işlenmesi ve ekimi. 1987. Türkiye için çok önemli bir toprak ve çevre sorunu olan erozyonun önlenmesi ve olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için çok ciddi tedbirlere ihtiyaç vardır.596.Çok dik eğimli topraklar 6. bitki besin maddeleri kaybedilerek topraklar fakirleşmektedir.2.Türkiye Topraklarının Eğim Grupları ve Eğim Yüzdeleri Eğim Grubu 1.4. -Özellikle erozyon bölgelerinde.4’ü şiddetli. -% 36.Dik eğimli topraklar 5. Marmara sahillerinde 22-24 0C arasında değişmektedir. -İşlemeli tarım yapılmamalı. -Bu bölgeler. çayır.22 10. hem de yazların sıcak olduğu subtropikal bir iklim vardır.292 13. Erozyon riski yüksek olan iklim şartları uygun olmayan topraklarda.20 Dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemiz de. Tablo:I.171.581 13.178. meralar ve bitki örtüsü korunmalı. I. -% 22.1. Ülke arazilerinin. Karadeniz Bölgesinde düşer.’de ülke genelinde eğim grupları.75 13.Sarp eğimli topraklar Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.33 10.C. yanlış sulanması önlenmeli.394.039. İklim Türkiye'de oldukça çeşitli bir iklim söz konusudur ve dört mevsim yaşanabilmektedir. yüzde oranları ve kullanım uygunluklarını gösteren Türkiye Eğim Haritası yer almaktadır.087 81.2.1.463.964 17. Harita I.3’ü çok şiddetli olmak üzere erozyona maruzdur.Orta eğimli topraklar 4.404 11. eğimin dikliği ve uzunluğu arttıkça.

manganez. Ortalama nem Şanlıurfa ve Rize arasında % 49 değişmektedir. Dört denizle çevrili olan Türkiye'nin 8333 km kıyı uzunluğu vardır. Ancak yüzölçümünün sadece % 24'ü tarıma elverişlidir. Türkiye Çevre Atlası. çayır ve otlaklardan oluşmaktadır. Bu dönemin ilk safhasında. Ülke genelinde eşit olmayan bir şekilde dağılmış olmasına rağmen. Türkiye 1994 başında oldukça ciddi bir parasal kriz yaşamıştır.2. I.T. Bu yaklaşım 1980'de hazırlanan ve "ithal ikamesi" ne dayalı bir sanayileşme sürecini kapsayan beş yıllık dört kalkınma planına yansıtılmıştır.1.300 mm'ye kadar çıkabilmekte ve Kırşehir'de 326 mm'ye kadar düşebilmektedir. Ancak bu yağış Rize'de 2. iç mali piyasaları yeniden yapılandırmak ve uluslararası sermayenin hareketini kolaylaştırmak için önemli adımlar atılmıştır. çeşitli özel vergiler ve devlet kuruluşlarının 4 . Doğal Kaynaklar) verilmiştir. endüstriyel gelişme ve hidroelektrik enerjisi üretimi açısından bir çok imkan bulunmaktadır.3. Tarım için devletin verdiği sübvansiyonlar azaltılmış ve tarımın GSMH'daki payı 1994 yılı itibariyle % 14 seviyesine düşmüştür. Geniş orman alanları ve farklı iklim kuşakları yanında. Kısım:II.6'dan 1980'de % 21.6'ya yükselmiştir. I. Bu şartlar Türkiye’ye çeşitli bir flora ve fauna zenginliği sağlamaktadır. Büyük ve gittikçe artan mali açıkların yaşandığı birkaç yıldan sonra. Ülkedeki ortalama yıllık yağış 735 mm'dir. Buna karşılık hükümet mali ayarlamaya odaklanan büyük bir stabilizasyon ve reform programını uygulamaya koymuştur. 1980 ve 1994 arasındaki ekonomiyi rekabete açmak. Doğal Kaynaklar Türkiye zengin doğal kaynaklara sahip bulunmaktadır ancak belli alanlarda sıkıntıları vardır.1.7'lik ortalama yıllık büyüme özellikle endüstriyel üretimin genişletilmesiyle elde edilmişti. Bazı minerallerin bolluğu önemli miktarlarda linyit. fiyatları idari kararlar yerine pazar ekonomisi yoluyla belirlemek. % 6. Ülkenin dağlık yapısı verimli tarım alanları açısından sıkıntı yaratmaktadır.III. Türkiye'nin yüzölçümünün yaklaşık % 26. Planlı kalkınmanın gelişmesiyle birlikte. dış ticareti serbestleştirmek. sulama. krom. kömür. Bu dönemde.4.Hava-Atmosfer ve İklim) verilmiştir.Ülkemizde İçme suyu kaynağı. 1963-1980 arasındaki dönemde.6'sı ormanlarla kaplıdır ancak bu alanın yarıya yakın bölümü bozulmuş ve verimsizdir. Daha geniş bilgiler (Bkz. Kısım.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilkbahar hem de yaz mevsimlerinde yağmur görülür. endüstriyel hedeflere büyük oranda ulaşılmış. su sıkıntısı yoktur. Sanayinin GSMH 'daki payı (1968 faktör fiyatlarıyla) 1963'de % 15. demir. kapasite kullanım düzeyi artırılmış ve sanayi mallarının ihracattaki payı ihracatın GSMH'daki payı ile birlikte artmıştır.2. Ekonomik Durum Türkiye'nin ekonomisi. İlk üç planın kapsadığı dönemde. ülke topraklarının % 27’si mera.1.C. Türkiye Çevre Atlası. bor ve tuz ve daha sınırlı miktarda petrol ve doğal gaz çıkarılmasını mümkün kılmaktadır. Yatırım ve personel harcamalarında büyük kesintiler. endüstriyel kalkınma için altyapı oluşturmaya yönelik yatırımlar üzerinde durulmuştur. tarım sektöründe % 57. egemen olan yaklaşım bu yapıyı bir sanayi toplumuna dönüştürmekti. bakır.8' dir. sanayi sektörü tarafından oluşturulan katma değerdeki artış % 23.9. Tarıma dayalı istihdam yapısının değiştirilmesi ve ara ve yatırım mallarının üretiminin sanayiye yönlendirilmesi öncelikli hedeflerdi. 1960 planlı kalkınma dönemi öncesinde tarıma dayalı gelişmemiş bir ülke profili vermekteydi. Daha geniş bilgiler (Bkz.

kamu kesimi toplam (net) borç stokunun GSMH'ya oranı 1999 yılında bir önceki yıla göre 13. yüksek enflasyon seviyesi ve dalgalı büyüme yapısı ile istikrarsız bir görünüm arz etmiştir. Bu çerçevede 2000-2002 dönemini kapsayan bir makro ekonomik program 2000 yılı başında uygulamaya konulmuştur. 1995 ortalarında başlayan uzun siyasi belirsizlik dönemi politika çerçevesinde belirgin bir bozulmaya yol açmıştır. Hükümet 1997 yılında vergi gelirlerinde ve özelleştirme gelirlerindeki büyük artışla bütçeyi dengelemeyi amaçlayan bir mali program belirlemiştir. Artan reel faiz oranları.C. artan kamu açıkları.9'a yükselmiştir. Nüfus ve çevre arasında karşılıklı bir etkileşim mevcuttur. dağılım ve artış hızı. 1999 yılının ilk üç aylık döneminde de devam etmiştir. 1996-1999 döneminde. Bu etkileşim sosyal ve ekonomik nitelikli ara değişkenler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. orta vadeli ve kapsamlı bir programın uygulamaya konulmasını zorunlu hale getirmiştir. Öte yandan devlet harcamaları hızla büyüyen sosyal güvenlik kuruluşları açıkları ve kamu sektöründe ödenen maaşların artması yönündeki baskılar ve tarım sübvansiyonlarından dolayı planlananları aşmıştır.2 sine çıkmış ve bu % 7'lik reel GSYİH büyümesi ve % 80'lik yıllık enflasyonla birlikte sürdürülemeyecek kadar hızlı bir ekonomik genişlemeye neden olmuştur. Mali açık 1996 yılında GSYİH'nın % 8. Türkiye ekonomisinin makro dengelerinde ortaya çıkan bu sürdürülemez yapı. Türkiye ekonomisi. toprak ve gelir dağılımı üzerinde etkili olmakta. uluslararası ham petrol fiyatlarındaki yükselme ve kamu kesimi imalat sanayiinde gerçekleşen fiyat ayarlamaları sonucunda fiyat artışları nisan ayında yeniden hızlanmış ve 1999 yılında TEFE 12 aylık artış hızı % 62.5. Yurtiçi talepteki daralmanın devam etmesi genel seçimlere rağmen genişlemeci para ve maliye politikalarına yönelinmemesi. Ancak. Artan kamu açıklarının yurtiçi mali piyasalar üzerindeki baskısının yanı sıra bu dönemde yaşanan dış şokların da etkisiyle reel faizler hızla yükselmiştir. Hükümet.1. 1998 yılında enflasyonda kaydedilen düşme eğilimi.2. bunlar da doğal kaynakların kullanımını hacim ve verimlilik olarak (üretime dönüşme oranı) etkilemektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yatırım yapmaması. Nitekim. Nüfus sayısındaki ve yapısındaki değişmelerin kişilerin tüketim kalıplarındaki değişmelerle birleşmesi. doğal kaynakların yenilenebilir olma düzeyinin çok ötesinde tüketilmesine yol açmaktadır. Program 1994-1995 yıllarındaki mali ve cari hesap açıklarının düzeltilmesi ve 1995'de ekonomik faaliyete keskin bir dönüş yapılması ile birlikte ilk başlarda önemli başarılar sergilemiştir. bu gelişmede belirleyici olmuştur. kamu açıklarını daha da artırmış ve borç-faiz kısır döngüsü sürdürülemez boyutlara ulaşmıştır.5 puan artarak yüzde 58'e yükselmiştir. Özet olarak. Enflasyon ve reel faiz oranları yüksek kalmıştır. programındaki yapısal reformları sürdürememiştir. yalnızca sınırlı olan doğal 5 .T. Bu Program Uluslararası Para Fonu tarafından 3 yıllık bir süreyi kapsayacak olan Stand-By Anlaşması ile de desteklenmiştir. Ancak. Nüfus ve tüketim talebi. sosyo-ekonomik faktörler. I. Özet olarak. Nüfusun büyüklüğü. Nüfus artışı = Talep artışı = Kaynak tüketimi artmaktadır. Nüfus Türkiye’nin devamlı artan nüfusu ile bu nüfusun artan gereksinimlerinin sınırlı doğal kaynaklar ile nasıl dengede tutulacağı temel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

274 olup. Türkiye nüfusu.00 5. İzmir ve Adana).81 28. Köy nüfusunun toplamı ise 23. Kaynak: Devlet İstatistik Enstitüsü.65 13.9'dan biraz daha azalmıştır.227'ye ulaşmıştır. 2000 Genel Nüfus Tespiti sonuçlarına göre 1990-2000 döneminde Karadeniz Bölgesi dışındaki diğer bölgelerde nüfus artmıştır.48 35.26 ile Marmara Bölgesi’dir.69 16.006.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kaynakların aşırı kullanımına yol açmakla kalmayıp.37 36. Aynı dönemde belediye sınırları içinde yaşayan nüfusun toplam nüfusu oranının % 74.57 Köy 4.96 -10. Nüfus aynı zamanda hızla kentleşmektedir. 2002.4'den % 79. 2000 yılında yapılan Genel Nüfus Tespitine göre 67. 1996-2000 yılları arasında il sayısı 79'den 81' e.03 22. ara değişken olan çevreye zararlı teknoloji atıklarına.1.802'den 3.28 26. belediye sayısı da 2. Tablo:I. Ülkemizde nüfus sayımlarının ilki 1927 (13 648 270 kişi). Bölgelerin Nüfusu ve Yıllık Nüfus Artış Hızı Bölgeler 1990 Genel Nüfus sayımı (1 ) Toplam 56473035 Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Karadeniz Doğu Anadolu Güneydoğu Anadolu 13295878 7594977 7026489 9913306 8136713 5348512 5157160 2000 Genel Nüfus Sayımı Toplam 67803927 17365027 8938781 8706005 11608868 8439213 6137414 6608619 Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Köy Toplam 18.2. Ankara.III.94 ile Karadeniz Bölgesi’dir. Daha geniş bilgiler (Bkz. Nüfus artış hızı 1990-95 dönemi için tahmin edilen % 1.78 3.10 7.76 16.5'e ulaştığı görülmüştür. kirletici çevre kullanımına.94 -6.43 15.T.29 21.50 25.Türkiye Çevre Atlası. Nüfus artış hızının en düşük olduğu bölge ise binde -10. ikincisi 1935 yılında ve daha sonra sonu sıfır ve beş ile biten yıllarda beş yılda bir yapılmıştır. Genel Nüfus Tespiti sırasında bulunan yere (de facto) göre yıllık nüfus artış hızının en fazla olduğu bölge binde 28.67 23797653 3634065 3443206 3501802 3569832 4301747 2881518 2465483 (1) 1990 Genel Nüfus Sayımı’nın kesin sonuçları.803.033.59 21.927 kişi olarak tespit edilmiştir. 6 . 1990 yılında nüfusun % 54'ü kentlerde yaşamaktaydı ve bu kent nüfusunun yarıdan fazlası dört. X.688'dir. Sanayi bölgesi olması nedeniyle yoğun göç alan bu bölgenin nüfus artışları daha fazladır.75 24. 1990-2000 yılları arasındaki yılık nüfus artış hızı ortalama binde 18.1.III. 2000 Genel Nüfus Tespiti).30 1.26 23.21 21. Kısım:X.82 olarak gerçekleşmiştir (DİE. 2000 Genel Nüfus sayımı günündeki idari bölünüşe göre yeniden düzenlenmiştir. ilçe sayısı 847'den 850' ye. İl ve ilçe merkezlerinin toplam nüfusu 44. ilde yoğunlaşmıştı (İstanbul.2 Yerleşim Alanları ve Nüfus) verilmiştir.79 Şehir 33656275 10350307 4344471 4051596 6412910 3337392 2285798 2873801 Köy 22816760 2945571 3250506 2974893 3500396 4799321 3062714 2283359 Şehir 44006274 13730962 5495575 5204203 8039036 4137466 3255896 4143136 Şehir 26. ticari istismarlara yol açmaktadır.

Bütün eğitim kurumlarının payının artırılması gereği önemini korumaktadır. toplum bilincinin yaygın olarak gelişmesini sınırlamaktadır.1. okuma yazma oranı erkeklerde % 94. Milli Eğitim Politikasının ana hedefleri arasında çevre eğitiminin yeteri kadar yer almaması.6'ya.7.514'ü özel örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir. 1999-2000 öğretim yılında 59.9 milyon ilkokulda 2.2 milyon lise ve dengi okullarda. doğal varlıkların yok olmasını.7 milyon öğrenci ve 484.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. 1999-2000 öğretim yılında okul öncesi eğitimde % 9. Ayrıca. Öğretim gören bu öğrencilerin 246. bu oran 1995'te kadın ortalama ömrünün 70.2 ve kadınlarda % 77. 7 . % 22. 1995/96 öğretim yılına ait bilgilere göre. kırsal alanlarda ise birleştirilmiş sınıf uygulaması eğitiminin kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. % 10'u lise veya dengi bir okulu bitirmiş ve % 4'ü yüksek okul veya üniversiteden mezun olmuştur. Okullaşma oranları. % 20'sinin resmi bir eğitimi olmamış. Toplumun eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla 1997 yılında yürürlüğe konulan 4306 Sayılı Kanun ile zorunlu temel eğitimin süresi 8 yıla çıkarılmıştır.1.531 kamu ve özel çıraklık ve yaygın eğitim kurumunda yaklaşık 3 milyon kişiye eğitim hizmeti verilmiştir.7'si örgün olmak üzere toplam % 27. Sağlık Toplumsal gelişmenin temel unsuru olan bireylerin bedensel. Bu hedeflere ulaşmak için çaba sarf eden Türkiye’de kadınların ortalama ömrü 1980'de 64 yaştan 1995'te 70'e. Bu sayının dağılımı şöyledir: 6. ilköğretimde % 97.C. 1.7 milyon orta okul ve dengi okullarda. yükseköğretimde ise % 18.6. erkeklerde ise aynı süre zarfında 59' dan 66'ya yükselmiştir. erkek ortalama ömrünün 64 olduğu tüm alt orta gelirli ülkelerin oranlarından biraz daha iyidir. Okur-yazar nüfus içinde.089 öğretmen bulunmaktadır.2. 1999 yılı itibariyle. 12 ve üstü yaş grubunda.4'e. Eğitim Eğitimle ilgili olarak Türkiye nüfusunun % 80'i 1990 nüfus sayımına göre okuryazardır.T.8'e.4 olmak üzere % 85. yaşam kalitesinin ve süresinin yükseltilerek sağlıklı bir topluma ulaşılması temel esastır.8'e ulaşmıştır. Başta büyük kentlerde olmak üzere ikili öğretim uygulaması ve kalabalık sınıflar. % 57'si ilkokul bitirmiş.7'ye ulaşmıştır. % 9'u orta dereceli bir okulu bitirmiş. 6. toprak erozyonunu ve çölleşmenin hızlanması tehlikesine karşı. ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında toplam 12.2 milyon öğrenci üniversite ve yüksek okullarda eğitim görmektedir.2. Aynı yasa ile ihtiyaç duyulan ilave kaynakların sağlanmasına ilişkin düzenlemeler de yapılmıştır. 2.8'i mesleki teknik eğitim ve % 36. ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmasının sağlanması. I.9 milyon öğrenci bulunmaktadır.374 kamu ve özel okul öncesi.6'sı genel lise eğitiminde olmak üzere orta öğretimde % 59. çevrenin kirlenmesini. resmi eğitim sisteminde 12.

1999 yılı sonu itibarıyla sağlık sigortası kapsamındaki nüfusun oranı % 86. 115 tarihi alan ve 199 farklı özellikli alanlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çocuklarda 5 yaşın altındakilerde ölüm oranı Türkiye'de 1995'te %0 52 (Sağlık Bakanlığı. DPT.T. Bu oran.3'e düşmüş.I. 1995 yılında binde 43. 512 kültürel. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1997). Bu gibi yerlerin veya sit alanlarının nicel farklılıkları hakkında sağlıklı bir envanter olmadığı için korunması gereken doğal ve tarihi varlıklar sadece mevcut koruma statülerine göre sınıflandırılabilmektedir.C. Yeşil Kart verilmek suretiyle 8. 3. 2000 yılı sonu itibariyle hastane sayısının 1.500'e ulaşması beklenmekte. sahili ve kıyı şeridi bulunmaktadır. Türkiye Çevre Atlası-96.1 ve V. 31.6'sının yaşadığı üç büyük ilde bulunmaktadır. tarihi ve doğal varlıklar yasalarla koruma kapsamına alınmıştır. sağlık ocağı sayısının 5. 384 kişiye bir hasta yatağı düşeceği tahmin edilmektedir. 1981. Nüfus. hekimlerin ise % 40'ı nüfusun % 25.1997. Beş Yıllık Kalkınma Planı).1 olan bebek ölümü hızı 2000 yılında %0 35.2 Milli Parklar ve Koruma Alanları) bölümlerinde verilmiştir Kaynaklar 1. 907 doğal oluşum.Türkiye Çevre Atlası. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.220' ye. 3029 arkeolojik alan.2. I. Ankara. Mevcut sınıflandırma sistemine göre Türkiye'de.8. Sağlık risk faktörleri arasında çocuklarda kötü beslenme ciddi bir sorundur ve ülkedeki çocukların beşte biri az gelişmiştir. 13 özel koruma alanı.2. 807 kişiye bir hekim. 4'ü tarihi önemlerinden dolayı bu statüyü kazanmış 33 milli park. 755 idari ve 397 endüstriyel/ticari yapı. yataklı tedavi hizmetinden yararlanma güvencesine kavuşturulmuştur (DPT VIII. Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığı. 2001. Ankara. kg'a çıkmıştır. 2.0 kg'dan (1984-86 dönemi için ortalama) 1995'te 2. Ülke genelinde yatak kullanım oranı % 59'dur.4'e ulaşmıştır. Ankara.7 milyon kişi. 5. 35 doğal koruma alanı. Kısım:VI.Ormancılık (ÖİKR). 118 kentsel alan. aynı dönemde doğuşta hayatta kalma ümidi 68 yıldan 69. 1596 mezarlık. 97 yaban hayatı koruma alanı.1 yıla yükselmiştir. Tütün tüketimi yetişkin başına yılda 2. 4. 8 . 1996) ile alt orta-gelirli ülkelerin %0 56 oranından daha iyidir. 702 tarihi kalıntı. 59 doğal anıt. VIII.700' e. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. Kültürel ve Doğal Miras Türkiye'de bir çok kültürel. Daha geniş bilgiler (Bkz. sağlık evi sayısının 13. 2001. Özellikle ilçe hastanelerinde yatak kullanım oranı % 25'in altında kalırken büyük illere hasta akını devam etmektedir. 189 mazoleum ve anıt. 396 doğal alan.047 sivil mimari miras örneği. 182 şehitlik. dünya ortalamasının %10 üzerindedir (Dünya Bankası. Çevre Bakanlığı. 16 doğal park. 5265 dini. Ankara 2002.1. 1991 yılı itibariyle hasta yataklarının % 38'i.

Edirne. doğal kaynaklar. hava kirliliğinin en önemli sebeplerinden birini oluşturmaktadır. Daha geniş bilgiler (Bkz. Çünkü şehirlerimizin çoğunda sadece partikül madde (PM) ve SO2 ölçümleri düzenli olarak yapılmaktadır. deniz ve kıyı kaynakları. yanlış yer seçimi. bunun yanında yakma tekniklerine uygun olmayan yöntemlerle sanayide ve konutlarda yakılması. gerek evsel ısınmada.T. Ülkemizde linyit rezervlerinin zengin olmasına rağmen. Son yıllarda bu nedenlerden kaynaklanan hava kirliliği başta. su ve toprak kirlenmeleri ile gürültü. Yakıt kalitesinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülürken. 1987 yılında Rusya’dan alınan ve Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye bağlanan doğalgaz projesi ile İstanbul. kentsel çevre. I. yapı biçimi ve ölçülerindeki değişmeler. linyit ve odundur ve en çok bunlar hava kirliliğinden sorumludur. bu alanda hava kirliliği oluşturan önemli sebeplerdir. I. gerekse sanayide kullanım yaygınlaştırılmış olup.C. Hava Kalitesi Türkiye’de bazı sanayi bölgeleri yanında hava kirliliği büyük şehirlerde son yıllarda ciddi bir sorun olarak görülmektedir. yeni projelerden RusyaKaradeniz-Samsun ve İran-Doğubeyazıt-Erzurum doğalgaz boru hatları da tamamlanmak üzeredir. Uşak. Çanakkale (Çan). kentsel hava kalitesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır.2. eski veya eksik teknolojilerin seçiminden kaynaklanmaktadır. yeterli teknik tedbirler alınmadan katı atık. Denizli. Kocaeli. Ülkemizde de genellikle nüfus artışı ile birlikte görülen sağlıksız kentleşme.2 Türkiye’de Hava Kirliliği) verilmiştir. gaz ve tozların atmosfere bırakılması.1. TÜRKİYE’DE ÇEVRE DURUMU Hızla değişen dünyanın gündeminde 1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan çevre ve çevrenin bozulması yer almaktadır.2. Bursa.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. düşük vasıflı olması ve hiçbir iyileştirme işlemi yapılmadan ısıtıcılarda kullanılması. Ancak.2. Çevre Profili Türkiye’de. sanayileşme ve hızlı ekonomik gelişme süreci. istenmeyen. 9 . Eskişehir ve Ankara gibi büyük ve önemli kentlerde. Diyarbakır ve Sivas illerinde önemli boyutlardadır. Türkiye'de hava kirliliği genel olarak. Erzurum. Kentlerde yoğun nüfus artışı sonucu oluşan plansız çarpık kentleşme. kent trafik yoğunluğu. Balıkesir. yanlış. Türkiye'nin evsel kullanım için tüketilen ana enerji kaynakları petrol. Kayseri. Yozgat. motorlu araçlardan ve atmosferik şartlardan kaynaklanmaktadır. Kütahya. kalitesiz yakıtların ısıtmada kullanıldığı konutlardan. ancak giderek boyutları büyüyen hava.2. Sanayiden kaynaklanan hava kirliliği temelde. erozyon gibi diğer çevre sorunları meydana getirerek doğal dengelerin bozulmasına yol açmaktadır. konular ve nedenler ile her bir sorunlu alan için seçenekler sıralanacak olursa çevre profili şu şekilde özetlenebilir. ısıtmada kullanılan yakıtın niteliği.Türkiye Çevre Atlası. çeşitli endüstriyel tesislerden. Kısım:III. Muğla (Yatağan). doğal ve insan kaynaklı tehlikeler ve öncelikli coğrafi alanları kapsayan durum ve eğilimler.

kıyılarda kentleşme. radyoaktif veya biyolojik herhangi bir maddenin bulunmasıdır. Marmara Denizi. Yeşil alanların. akarsulardan denizlere ulaşan evsel. Ulubat Gölü. Denizlerin alıcı ortam olarak kullanılmaları. Mudanya. deniz kazalarından meydana gelen özellikle petrol akıntıları. Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrilmiş olduğundan. dünya standartlarının çok gerisindedir. Karamuk Gölü. Akdeniz Taşucuİskenderun arasında kalan kıyı şeridi kirlilik yükü fazla olan bölgelerdir. Akşehir ve Tuz Gölü başta olmak üzere çeşitli nedenlerle kirlenmiş bir çok yer üstü sularımız mevcuttur. Çeşitli yollarla tabiata verilen kimyasal maddeler tüm canlılar üzerinde ciddi boyutlara varan olumsuz etkiler meydana getirmektedir. su ortamlarına taşınmaları gibi sebeplerle meydana gelmektedir. Kıyılarımızdaki kirlilik düzeyi Avrupa ülkelerine göre daha azdır. Daha geniş bilgiler (Bkz. Sakarya Nehri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Kimyasallar diğer bir çevre sorunudur. İzmit.2. deniz kirliliği çeşitli alanlarda önem kazanmaktadır. Karadeniz’deki kirliliğin yaklaşık % 12’si Türkiye’den % 88’i ise Karadeniz’e kıyısı olan diğer ülkeler ve Tuna Nehrinin taşıdığı kirlilikten kaynaklanmaktadır. Marmaris Körfezleri. endüstriyel ve tarımsal atıklar denizlerin kirlenmesine sebep olmaktadır.C. Susurluk Çayı. Nilüfer Çayı. Su kaynaklarının kirliliği. İzmir. Ayvalık. Su ve Atıksu Su kirliliği.3. Eber Gölü. taşımacılık. Meriç-Ergene Nehri. atık maddelerin arıtılmadan veya kısmen arıtılarak alıcı ortama verilmesi. arıtılmaksızın su ortamlarına boşaltılmaları ve tarımda verimi arttırmak için kullanılan gübreler ile zirai mücadele amacıyla kullanılan ilaçların. Türkiye’de kişi başına düşen yeşil alan payı. su kaynaklarının kullanılmasını bozacak veya zarar verme derecesinde kalitesini düşürecek biçimde suyun içerisinde organik. Manyas Gölü. Ancak kirlilik düzeyinin yüksek olduğu bölgelerimiz de vardır. inorganik. şehirlerin nüfus artışına göre geliştirilmemiş olması da ayrı bir çevre sorunu olup. I.T. İstanbul Boğazı. Kısım:IV Türkiye’de Su Kirliliği) verilmiştir. turizm amacıyla kullanımı. Karadeniz ise. Diğer Çevre Sorunları Türkiye’de son yıllarda özellikle büyük şehirlerde ve turistik yörelerde katı atık ve artıklar bir çevre kirliliği olarak gündeme gelmektedir. evsel ve endüstriyel sıvı atıkların. turizm ve sanayileşme sonucunda bir ölçüde kirlenme mevcuttur. Gediz-Nif Çayı gibi akarsularımız.Türkiye Çevre Atlası. Burdur Gölü. Gemlik. Sapanca Gölü. Su kirliliği görülen akarsu ve göllerimizden bazılarını şöyle sıralayabiliriz. Bandırma.2. 10 .4. İznik Gölü.

Akarsu yatağı erozyonu 57. Kısım XV. geri kazanılacak bir çok kağıt.2. malzemeler yeteri kadar ayrılmamakta.9 milyon hektardır.2. çöp ve yeni çevre sorunları meydana getirmektedir. Doğal Kaynaklar I. Böyle bir ekilebilir tabakanın oluşması için binlerce yıl geçmesi gerekmektedir. Dolayısıyla Türkiye'deki en önemli ve en acil çevre sorunlarından biri erozyondur.2. Topraklar insan biyosferinin en önemli öğesidir. Daha geniş bilgiler (Bkz. hava trafiğinden ve demiryolu trafiğinden kaynaklanan gürültü izlemektedir. Bunun nedeni kısmen Türkiye'deki toprağın derinliğinin çok fazla olmamasıdır. -Aşırı gürültünün yarattığı risklerle ilgili olarak toplumun fazla bilinçli olmaması. -Gürültü çıkarılmasının kontrol edilmemesi. Toprağın % 64'ü işlenememektedir. -Öncelikli gürültü kirliliği sorunlarının belirlenmesi ve önlenmesi için gerekli yerel kapasitenin olmaması.000 hektarlık bir alanı da bozmaktadır. Sonuç olarak yılda yaklaşık 500 milyon ton toprak erozyonla taşınmaktadır. Türkiye'de trafik aşırı gürültünün kaynaklarındadır. Türkiye'deki tarım arazisi kullanımı tüm arazi varlığının yalnızca % 24'ünün (19. rüzgar erozyonu 466. -Daha yüksek düzeyde yol gürültüsüne maruziyete neden olan kötü planlanmış trafik akışı.6. sınai gürültüden. Ayrıca 11 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca şehirlerde kırsal kesimden göç ile gelen hızlı nüfus artışından doğan konut ihtiyacı ise. Öncelikli tarım arazilerinin yaklaşık % 68'i erozyona eğilimlidir.6. Ülke topraklarının ekilebilen kullanılan arazisi ise 27.5. I. Türkiye'de toplam arazi yüzeyinin yaklaşık % 79'u çeşitli şiddette toprak erozyonuna maruz bulunmaktadır.. Topraklarda meydana gelebilecek tüm olumsuz değişmeler. Toprak ve Tarım Arazisi Kullanımı Türkiye’nin yüzölçümü 777.971 km2 olup.3 milyon hektar) tarıma uygun olduğunu göstermektedir. Aşırı gürültü ile ilgili kilit noktalar: -Mevcut gürültü yönetmeliğinin uygulanmaması. içme suyu temini. Gürültü Kirliliği Gürültü kirliliği yapısı gereği kentsel olan ayrı bir sorun alanı oluşturmaktadır. Bu miktar arazinin yaklaşık 4 milyon hektarı sulanabilmektedir.C. I.T. Şehirlerimizde çöp toplama ve depolama sahalarının seçimi plansız ve gelişigüzel yapılmakta. Ekilebilir toprak kalınlığının 20-50 cm arası humus tabakasıdır. Bu durum ise toprağın ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. plastik. depolama alanlarında büyük sorunlar yaşanmaktadır. Türkiye Çevre Atlası.1 milyon hektarlık alanı etkilerken. cam. Bu oran işlenen arazinin % 73'ü için geçerlidir. en önemli doğal kaynaklarından birisi de toprağıdır.1. teneke vb.1 Gürültü ve Çevre) verilmiştir. altyapısız ve plansız yapılaşmayı doğurmakta ve bu durum çarpık kentleşme beraberinde kanalizasyon. Bunu inşaat işlerinden. insan yaşamını önemli ölçüde etkileyecek güce sahiptir.

gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir. sosyal. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman.5 milyon ton fuel-oil 'e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır. Türkiye ekonomisini oluşturan 64 sektörün ileri bağlantısı ortalama 0. bu girdilerin etkin ve kontrollü kullanılması için gösterilen çabalar tam anlamıyla başarılı olmamıştır.7'si verimli değildir ve bozuk baltalık ormanlardan oluşmaktadır.6'sını kaplamaktadır ve ulusal istatistikler net orman kaybı rapor etmemektedir.2. Tarımsal girdilerin bu etkilerine ek olarak. dinamik ve karmaşık yapıda. Türkiye'deki tüm ekili arazinin % 83'ü çeşitli çevre sorunları ile karşı karşıyadır. Tarım arazisi kullanım potansiyelini azaltırken tarım topraklarının sorunlarını her geçen gün arttırmaktadır.6. GAP Bölgesi’nde meydana gelen tarımsal gelişme eğilimlerinden dolayı bu bölgenin çevre açısından özellikle dikkate alınması gerekmektedir. Mera. İller mera. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. tarım makinalarında da yapısal köklü değişiklik yaşanmıştır.387 iken. Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının artışı doğrultusunda. b. mevcut orman örtüsünün % 51.T. toprağı ve suyu yok edeceğinden açlık tehlikesini hızlandırması söz konusudur. Ormanlar Ekonomik. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı.7 milyon hektarla yaklaşık % 26. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. Yaklaşık % 25'i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. kendi içinde bir takım dengeleri olan canlı.2. Amaç dışı arazi kullanımının önlenememesi tarım arazilerinin miras yoluyla aşırı bölünmesi. a. yanlış arazi kullanımı.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI işlenebilir arazinin bölgesel dağılımı açısından bir dengesizlik vardır. Ormanlar ülke yüzölçümünün 20. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. Ürün artışını amaçlayan tarım politikaları bir yanda tarımsal üretimin kompozisyonunu değiştirmiş ve öte yanda tarımsal girdi kullanımının genişlemesi ve yoğunlaşmasına neden olmuştur. ormancılık sektöründe bu rakam 0. Ancak.C. yaylak ve kışlakların kalitesi ve miktarı Türkiye'de bölgelere göre büyük oranda değişmektedir. yaylak ve kışlakların sürdürülebilirliği açısından sınıflandırılmıştır ve "kritik" ve "tehlike" altında şeklinde değerlendirenler ayrıca "orman" olarak düşünülen arazinin büyüklüğü açısından olumlu göstergelere sahip olanlardır. Bu önemli değişikliklerin her ikisi de çevre sorunlarına yol açmıştır. I. hatalı toprak işleme. Endüstriyel kirliliğin artması vb. 0. Bu gelişmelerin ve karşı önlemlerin alınmaması sonucunda.786'dır. 12 . Ancak. başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlarla kullanılması.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3.34 ha olup.

toplam bir milyon üçyüzbin hektarlık yaklaşık 300 sulak alan vardır.2. Türkiye.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye'de ormancılık. Dağlık yapısı sayesinde Türkiye bir çok dağ ekosistemlerine sahiptir.8’i). Sadece Çevre ve Orman Bakanlığı yıllık ortalama 15 milyon adam-gün işlendirme olanağı sağlamaktadır.C. 472 balık (192'si iç sularda).1.6. kendi kendini yenileyebilen son derece önemli bir doğal kaynaktır.T.8’i). Bu bölgeler içinde. Tüm Avrupa'da bulunan bitki türlerinin % 75'i Türkiye'de görülebilmektedir. dört hassas habitata dikkat edilmesi gerekmektedir. Türkiye'de bitki örtüsü açısından temel olarak üç bölge bulunmaktadır. Kıta ülkeleri arasında Türkiye biyoçeşitlilik zenginliği açısından dokuzuncu sıradadır ve florasının % 33'ten fazlasını endemik türler oluşturmaktadır. yaklaşık 20 kurbağa ve 120 memeli türü bulunmaktadır. 58'i çok önemli kuş alanları olmak üzere. hem mesafe hem de yükseklik olarak türlerin kompozisyonu ve özellikleri açısından bitki örtüsünde zengin çeşitlilik sağlamaktadır. Türkiye'de yaklaşık 120. Ormanların amaç dışı kullanımının önlenememesi. 8 kaplumbağa.000 omurgasız. Sulak alanlar. Memeli türlerin dördü ve 13 kuş türü 1994'ten bu yana soyu tükenmekte olan türler olarak sınıflandırılmaktadır. I. Avrupa’da nesli tehlikeye girmiş 36 memeli hayvan türünün 15’i (% 42. 13 kurbağa türünün 5’i (% 38’i) ülkemizde yaşamaktadır. Kısım. dağlık alanlar. Orman köylerine ve diğer sektörlere yaptığı kaynak aktarımı da oldukça yüksek düzeydedir. 426 kuş. Ormanlar ayrıca oksijen üretimini devam ettirmesi ve hava kirliliğini azaltması yanında bünyesinde barındırdığı canlı türleri ile ekosistem açısından.II. 47 sürüngen türünün 18’i (% 38’i). Daha geniş bilgiler (Bkz: Türkiye Çevre Atlası. "İran Bölgesi"nde step bitkileri egemendir. 49 kertenkele. aşırı kullanımına devam edilmesi ve ormanı yok eden diğer etkenlerin sürmesi toprak erozyonu. Türkiye’de Ormanların Dağılımı) verilmiştir. Bitki örtüsünün çeşitliliği ayrıca yükseklik ve konuma göre değişmektedir. kıyılar ve stepler. 36 yılan. "Avrupa”. Stepler de sürdürülebilir kullanım sorunu olan hassas ekosistemler olarak görülmektedir. genel kabulün aksine emek-yoğun bir sektördür. Türkiye'nin kıyıları da farklı yönetim yaklaşımları gerektiren değişik özelliklere sahip önemli ekosistemlerdir. 13 . su kirliliği ve çölleşmeyi hızlandırdığı bilinmektedir. Avrupa ve Orta Doğudaki en büyük sulak alanlara sahip bulunmaktadır. jeoloji ve toprak yapısındaki farklılıklar. 72 kuş türünün 46’sı (% 63.3. “Sibirya” Bölgelerinde nem gerektiren ağaçlar ormanlarla birlikte bitkilerin bir karışımından oluşmaktadır. Ancak bu alanda sağlıklı bir envanter çalışması bulunmamaktadır. Biyoçeşitlilik Türkiye’nin İklimi. Komşu ülkelerin florasının iki katı çeşitli olan Türk florası sadece Türkiye'de bulunmaktadır.

2. Ege'de 300 ve Akdeniz'de 500-550 balık türü yaşamaktadır. Her bir kıyı. Deniz ve Kıyı Kaynakları Türkiye'nin üç tarafını çevreleyen denizler genellikle birbirinden farklıdır. farklı yönetim yaklaşımları gerektiren farklı özelliklere sahiptir. 722.T. Türkiye'nin balık mahsulü yıllık yaklaşık 600. Deniz kaynaklarına ek olarak. Bu yapı su alışverişini kısıtladığından kirlenmiş nehirlerle denizlere boşaltılan atıksuları seyreltmek veya doğal dönüşümle temizlenmesi oldukça zor olmaktadır. Tarım atıkları da önemli bir kirlilik kaynağıdır. bir bölümü ise dolaylı olarak çevreye düzenlemeler getirmektedir. Karadeniz'de fazla yağış. Özellikle Akdeniz ve Ege sahillerinde bir çok otel ve tatil köyü bulunmaktadır ve bunların faaliyetlerinin deniz ve kıyı kaynakları üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Ülkenin. Marmara Denizi de diğer denizlerle bağlantısını sağlayan boğazların yapısal özelliğinden dolayı özel bir takım hidrodinamik özellikler sergiler. Çevre İle İlgili Hukuki Altyapı Ülkemizde 1930’lu yıllardan bu yana uygulanmakta olan mevzuatın bir bölümü doğrudan doğruya çevre ile ilgili. Ayrıca. 14 . I. Karadeniz bitki ve bu biyolojik kütle üzerinde yaşayan balıklar açısından da zengindir. bu kısıtlamalardan dolayı.2. yaklaşık 8333 km kıyısı bulunmaktadır. Kıyı yerleşimleri ve yoğun deniz trafiğinden dolayı Akdeniz kıyısı kirlenmeye oldukça duyarlıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI I. Yüzeyin 25-30 metre altındaki suların oksijen doymuşluğu % 20 ile % 30 arasında değişmektedir ve bu da Karadeniz'den gelen kıyı deşarjları ve organik maddelerin çözülmesinde sorun yaratmaktadır.000 tonla dünyada 50. Halen yaşadığı düşünülen 300-400 Akdeniz fokundan yaklaşık 50'si Türkiye'nin Akdeniz Kıyısının ıssız kısımlarında yaşamaktadır.18 ile 0. Türkiye'nin kıyı bölgeleri önemli ekosistemler oluşturmaktadır. Türkiye'nin ekonomik yapısının önemli bir kısmını oluşturan turizm Türkiye sahillerinde önemli rol oynamaktadır. sıradadır.7. biri iç olmak üzere üç tarafı denizlerle çevrili olup.19 arasındadır. Karadeniz'de tahmini 247. Ege Denizi. sınırlı buharlaşma ve kıtasal su akışlarının bolluğundan dolayı yerüstü suları fazlalığı vardır.6. su kütlelerinin dikey karışımı belli derinliğin altında kalmakta ve bu durum kirleticilerin katman içinde yoğunlaşmasına neden olmaktadır.4. Akdeniz'in beş havzasından biridir ve değişken su hareketleri ile üç farklı oşinografik özelliğe sahiptir. hem doğal nedenlerden hem de Türkiye'de dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen nehirlerin taşıdığı atıklardan dolayı nispeten yüksektir. Marmara Deniz'inde 200.189 km2'lik yatağı ile Karadeniz bir iç denizdir ve ortalama tuzluluk oranı % 0. Akdeniz aynı zamanda dünyada tehlike altında bulunan 12 türden biri olan Akdeniz Fokuna ev sahipliği yapmaktadır. Karadeniz'in kirlilik yükü.C. Ege'ye atıksu boşaltımı kıyı boyunca belli başlı 50 noktada ve bazı evsel kanalizasyon atıklarının boşalttığı yerlerde olmaktadır.

2.1. bütün bu olumlu gelişmelere karşın. Maddesinde “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” denilmekte ve çevreyi geliştirmek. tüzel kişiliği haiz. tüzel kişiliği haiz Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip. çevre konusunda yetkili kamu kuruluşları ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla ilk olarak bir “Çevre Sorunları Koordinasyon Kurulu” oluşturulmuştur. Çevre Kanunu’na dayanılarak çıkarılmış bulunan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Tablo: I. 1978 yılında ise çevrenin korunmasına yönelik temel politikaların belirlenmesi. ülke çevre master planını hazırlamak.7.1. çevre korunması ve kirliliğine ilişkin karar ve önlemlerin tespit ve uygulamasından bunların kalkınma çalışmalarına olan etkileri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğidir. çevre sorunlarına eğilmek üzere çeşitli mekanizmaların oluşturulmasında büyük ilerlemeler kaydetmiştir. çevreyle ilgili konularda ekonomik ve sosyal kararlar henüz yeterince önemsenmemiştir. 8 Haziran 1984 tarihli ve 222 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı kaldırılarak Başbakanlığa bağlı. 1982 Anayasası. çevrenin korunması konusunda devlet yanında vatandaşın da sorumluluk taşıdığı. politika ve program belirlemek. I.1989 tarihinde ise Çevre Genel Müdürlüğü tekrar Çevre Müsteşarlığı’na dönüştürülmüştür. 11 Ağustos 1983 tarihinde yayımlanmış olan 2872 Sayılı Çevre Kanunu.10. Çevre Kanunu’nun 9. 1983 yılında 2872 Sayılı Çevre Kanunu çıkarılmış. çevreye yönelik eğitim programları uygulamak ve çevre bilincini yaymak şeklinde özetlenebilir. yurttaşlara sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı tanımaktadır. çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir hükmünü getirmektedir. Halkın temiz bir çevreye yönelik duyarlılığı ve bu yöndeki talepleri giderek artmaktadır ve çevre konusunda çalışan sivil toplum kuruluşları sahneye çıkmaktadır. bunların uygulanmasında ilgili bakanlık ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması amacıyla “Başbakanlığa bağlı Çevre Müsteşarlığı” kurulmuştur. 1982 Anayasasının 56. çevrenin korunması ile ilgili çeşitli kuruluşlar ve yerel yönetimler arasında koordinasyonu sağlamak. 1991 yılında ise Çevre Bakanlığı kurulmuştur.T. Maddesine göre Bakanlar Kurulu’nca Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak 15 . Bu yasanın çağdaş bir çevre koruma ilkesi olan “kirleten öder” ölçüsünü benimsemiş olması en büyük kirletici olan devlete düşen sorumlulukları da arttırmıştır.C. Bu dönemde. çevre ile ilgili diğer bir kurum olarak 19 Ekim 1989 tarihli ve 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Başbakanlığa bağlı. Bu Kanun Hükmünde Kararnamede Çevre Müsteşarlığı oldukça geniş yetkilerle donatılmıştır. çevre standartlarını belirlemek. çevrenin korunması ve geliştirilmesi için araştırmalar yapmak.2. gönüllü kuruluşları desteklemek ve yönlendirmek. konuyla ilgili plan ve projelerin hazırlanması. 29. çevreyle doğrudan ilgili olarak hazırlanmış olan bir dizi yasal düzenlemenin başında gelmektedir. Bunlar çevrenin korunması. katma bütçeli bir kuruluş olarak “Çevre Genel Müdürlüğü” kurulmuştur. Çevre Kanunu’nda yer alan temel ilkeler. Çevre Müsteşarlığı’nın diğer kurum ve kuruluşları bu konuda koordine edebilecek yapıda bir üst birim konumunda bulunduğu bu dönemde.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye. Çevre İle İlgili Kurumsal Yapı Ülkemizde çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çabaları 1970’li yıllarda başlamıştır. Ancak.’de verilmiştir. son yirmi yılda.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilan edilen ve edilecek yerlerde çevre değerlerini korumak ve mevcut çevre sorunlarını gidermek için tüm tedbirleri almak. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. kurumun kuruluş amaçları arasında yer almıştır. ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren rasyonel doğal kaynak kullanımı sağlamak üzere çevre düzeni planlarını hazırlamak.C. 6. Bakanlığın sürekli kurulları olarak düzenlemiştir. Bakanlığın görevleri arasında bulunan konularda kamu ve özel kurum ve kuruluşlar ile ilim ve ihtisas sahiplerinin fikir. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Ancak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığından ayrılarak yeniden Başbakanlığa bağlanmıştır. ve çevrenin iyileştirilmesi için prensip ve politikalar belirlemek. çevre konusunda görev verilmiş özel ve kamu kuruluşları arasında işbirliği ve koordinasyon sağlamak. Çevre Şurası. Diyanet İşleri. gereken tedbirleri araştırmak. bu alanların koruma ve kullanım esaslarını belirlemek. 5. 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile çevrenin korunması. Çevre Şurası ve Mahalli Çevre Kurulları. 443 Sayılı Çevre Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Yüksek Çevre Kurulu. Mahalli Çevre Kurulları. Bu görevleri yerine getirmek üzere. imar planlarını yapmak. 4. koruma ve kullanım esaslarını saptamak. her ilde Valinin Başkanlığında. çevresel etki değerlendirmesi çalışmasını yürütmek. Belediye Başkanı. Çevre Bakanının Başkanlığında ilgili Bakanlıkların Müsteşarları. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı. çevre uygulamalarına etkinlik kazandırmak için sürekli bir eğitim programı uygulamak. Çevre Eğitimi ve Yayın Dairesi Başkanlığı. 21 Ağustos 1991 tarihli ve 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Çevre Müsteşarlığı daha etkili bir kurumsal yapı oluşturmak isteğiyle Çevre Bakanlığına dönüştürülmüştür. çevre kirliliğinin önlenmesi. 2. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Çevre Bakanlığına bağlanmıştır. mevcut her ölçekteki plan ve plan kararlarını revize etmek ve re’sen onaylamak. Yüksek Çevre Kurulu’nun görevleri. ülke şartlarına uygun olan teknolojiyi ve çevre standartlarını belirlemek. Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu ve Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanları. uluslararası anlaşmalar dikkate alınmak suretiyle çevrenin korunmasını ve kirlenmesinin önlenmesini sağlayıcı hedefleri belirlemek. Yükseköğretim Kurulu Başkanı.T. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde uygulanacak ilkeleri tespit etmek ve çevre konuları ile ilgili diğer ilkeleri belirlemektedir. arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen alanlarda. Finansman Dairesi Başkanlığı. Çevre Bakanlığının başlıca görevleri arasında sayılmıştır. Üniversitelerin çevre ile ilgili çeşitli dallarından Yükseköğretim Kurulunca seçilecek iki öğretim üyesi ve Meslek Odaları Başkanlarından oluşmuştur. 3. bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak üzere oluşturulmuştur. Meslek Odaları Başkanları 16 . Büyükşehir Belediye Başkanı. Bunlardan Yüksek Çevre Kurulu. 1. Bakanlığın ana hizmet birimleri olarak teşkil edilmiştir. Bakanlıkların İl Temsilcileri.

1991 tarihinde Çevre Bakanlığı kurulmuştur. 81 ilde İl Çevre Müdürlüklerinin kurulmasını tamamlamıştır. Temiz bir çevreye yönelik toplumsal duyarlılığın arttırılmasına yönelik gayret sarf edilmektedir. En son olarak ise Müsteşarlık 443 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 21. Bu da çevreyle ilgili olarak Bakanlık.2. Daha sonra ise 4856 sayılı kanun ile Çevre ve Orman Bakanlığı kurulmuştur. Hızlı kentleşme. Bu olumlu gelişmelere rağmen. 2001 yılı başlarında ise. Kurulun. Bakanlar Kurulunca Çevre Kirliliğine yol açan ve faaliyet kolları itibarı ile gruplandırılan işletmelerin derecelerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır. Çevre Bakanlığı kuruluşunu müteakiben öncelikle 30 ilde İl Çevre Müdürlüğü’nü kurmuş.C. arkasından Çevre Genel Müdürlüğü kaldırılarak Çevre Müsteşarlığının yeniden kurulmasına karar verilmiştir.08. yönlendirmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak.2003 tarih ve 25102 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. çevre yönetim sistemleri istenilen etkinlik düzeyine getirilememiştir. Bakanlığın kararları çerçevesinde çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için il düzeyinde kararlar almak ve uygulamak. Bu kanuna dayanılarak Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 16. sonra kaldırılarak Çevre Genel Müdürlüğü oluşturulmuş. görev ve sorumluluk çatışmalarına neden olmuştur. Aynı konuyla ilgili olarak birden fazla kuruluşun yetkili olması ve koordinasyon ve işbirliği konusunda yaşanan sorunlar hizmetin etkili bir şekilde yerine getirilmesini güçleştirmiştir. Çevre sorunlarını çözmek amacıyla mevzuatta ve kurumsal yapının oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiş.05.7. 1. başta kıyı alanları ve denizler olmak üzere doğal kaynaklar. atıkların miktarını ve diğer çevre sorunlarını arttırmıştır. DPT-Çevre Bakanlığı işbirliği ile Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) hazırlanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve Çevre Bakanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır. Kurumsal Yapıya İlişkin Sorunlar: Görüldüğü üzere çevre ile ilgili kurumsal yapı oluşturma çalışmalarının başladığı yıllardan itibaren çevre örgütüne ilişkin bir karmaşa yaşanmıştır. kurum ve kuruluşlar arasında yetki. Ayrıca 1970’li yıllarda yeni örgütlenme modelleri geliştirilirken 1920’lerde belli çevresel işlevlerle ilgili olarak yapılan düzenlemeler ve örgütlenmeler olduğu gibi korunmuş ve yeni kurumsal yapı eski yapının üzerine oturtulmuştur. aynı zamanda merkez teşkilatının güçlendirilmesini sürdürürken.2004 tarih ve 25348 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. ildeki tesis ve işletmelerin çevre kirliliği açısından denetlemelerine ait raporları incelemek ve gerekli önlemleri almak. Yapılanmada gerçekleşen bu sık değişiklikler aradan geçen 20 yıla yakın zamana rağmen kurulan çevre örgütlerinin kurumlaşmasına imkan tanımamıştır. 17 . Önce Çevre Müsteşarlığı kurulmuş. tarım alanları üzerindeki baskıları.2. Bakanlık ve Kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerini izlemek. çevre konusunda eğitici faaliyetler düzenlemek.01. Çevre Müsteşarlığı yeniden kurulduktan sonra çevre ile ilgili ayrı bir kurum olarak Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.T. 4856 Sayılı “Çevre ve Orman Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun” ile Çevre ve Orman Bakanlığı birleştirilmiş ve birleşme ile ilgili bu kanun 08.

Sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı doğrultusunda. Eklerdeki (Ek I ve Ek II. Topluluk müktesebatına uyum sağlanması ve gerekli teknik altyapının kurulmasıdır. insan sağlığı ve doğal dengeyi koruyarak ekonomik kalkınmaya imkan verecek. SÇD. Taslak SÇD Yönetmeliği 18 .1001 gün 2001/42/EC sayılı direktifi ile SÇD Yönetmeliği’ni yayınlamış ve üye ülkelerin üç yıl içerisinde çıkartılan direktif doğrultusunda kendi yönetmeliklerini çıkarmasını istemiştir.06. Avrupa Birliği 27. çevre envanteri. çevre izleme ve ölçüm altyapısı. ÇED sürecinin etkinliğinin artırılması. doğal kaynakların yönetimini sağlayacak. I.02. Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD): Stratejik boyuttaki kararların (Plan ya da program) çevre üzerindeki olası önemli boyuttaki olumsuz etkilerinin değerlendirilmesi ve bu etkilerin en aza indirgenmesi veya ortadan kaldırılması için gerekli önemlerin alınmasıdır.C. Nihai hedef. kararlara katılım süreçleri ve yerelleşme konularındaki eksiklikler.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Eğitim.2003 tarih ve 25318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Çevresel etki değerlendirmesi. ÇED Uygulanacak Faaliyetler Listesi) değişik sektörlere ait küçük farklılıklar bulunmaktadır.12. istatistiği ve çevre standartları konularında yeterli altyapı oluşturma çalışmalarına devam edilmektedir. çevre yönetimi için kullanılan araçlardan biri olan faaliyetler düzeyde uygulanan ÇED’in bir ileri aşamasıdır ve makro düzeyde uygulanır. Stratejik ÇED uygulamaları için ise Avrupa Birliği Direktifinin taslak olarak hazırlandığı bilinmekte ve çıkarılacak direktif doğrultusunda gerekli çalışma ve düzenlemelerin yapılması planlanmaktadır. fiziki ve sosyal çevre bırakacak yönde arzulanan nitelikte yeterli bir gelişme kaydedilememesine rağmen çevre politikalarının ekonomik ve sosyal politikalarla entegrasyonun sağlanması ve bu konuda ekonomik araçlardan yeterince faydalanma çabaları sürdürülmektedir. gelecek kuşaklara daha sağlıklı bir doğal. Ülkemizde SÇD’ne ilişkin AB Mevzuatına uyumlaştırılması çalışmaları MATRA programınca desteklenen proje kapsamında yürütülmekte olup. Çevre ve kalkınma ile ilgili veri ve bilgi erişim sistemleri. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED): ÇED Direktifi (85/337/EEC ve 97/11/EC) doğrultusunda hazırlanan ÇED Yönetmeliği genelde söz konusu direktifle uyumludur. doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve çevre sorunlarının çözümünde önemli engeller oluşturmaktadır. Dünyanın bir çok yerinde Plan ve Program için SÇD uygulanmaya başlanmıştır. AB normları ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi çalışmaları da süratle tamamlanmaktadır.2004 tarih ve 25383 sayılı Resmi Gazete’de Yeterlik Tebliği yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve ÇED Raporu hazırlayacak kurum ve kuruluşlarda Yeterlik Belgesi şartı getirilmiştir.8.T. Çevre sorunlarının çözümü için uygulanan politikalar ve alınan kararların. AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nda Çevre Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın “Çevre“ başlıklı bölümündeki hususları aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.2. Bu yönetmeliğe dayanılarak 24. ÇED Yönetmeliği ile ilgili revizyon yapılmış ve 16.

Mevzuatın uyumlaştırılması sürecinde mevcut kurumsal yapıda herhangi bir değişikliğe gerek duyulmamaktadır. ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanılması ile ilgili yasal yaptırımları da içermektedir.Mart 2003 tarih ve 25052 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 01. evsel katı atıkların dışında değerlendirilmekte olup. uluslar arası standartlarda güvenilir ve amaca uygun çevresel veri toplanmasını ve çevresel koşulların izlenmesini sağlayacaktır. Az atık üretilmesi. Bu çerçevede kurum ve kuruluşlar ile toplantılar yapılmış olup. Atık Yönetimi: Düzensiz depolama yapılan evsel katı atıkların olumsuz etkilerinin kontrol edilmesi amacıyla 14. güvenilir. bu atıkların toplanması.Ekim.05. çevre alanında ve Avrupa Birliği müktesebatına uyum sürecinde gerekli doğru. Avrupa Çevre Ajansına üyelik ülke içinde. Avrupa Birliği standartlarına uygun verinin toplanması ve işlenmesi için gerekli olan tüm verilerin ve bilgilerin temini kalkınma planları ve ulusal-uluslar arası stratejilerin geliştirilmesinde önemli katkıda bulunurken. Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi : Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne üye olmaya hazırlayan uyum sürecinin bir parçası olarak yürütülen ve Avrupa Komisyonunca finanse edilen “Kurumsal Yapılanma ve Çevresel Bilgiye Erişim Projesi”nin genel amacı Türkiye’nin ileri derecede çevre koruması sağlaması.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI hazırlanmıştır. taşınması ve bertarafı ile ilgili çalışmalar 20. Ocak 2003 tarihinde TBMM’nde onaylanmış. Avrupa Bilgi ve Gözlem Ağına Katılım Anlaşması 09. Mayıs 2003 tarihinde de Anlaşma yürürlüğe girmiştir. Türkiye’de Çevresel bilginin güncellenmesi. evsel katı atıkların bütün ülke genelinde belirli bir sistem içinde toplanması. Yönetmelik. prosedürlerin ve kapasitenin oluşturulması amaçlanmaktadır. geri kazanılması ve bertaraf edilmesi ile ilgili teknik ve idari esasları belirlediği gibi. Tıbbi atıkların yönetimi ile ilgili çalışmalar. Ancak mevzuatın etkin uygulaması için. teknik çerçevenin. 18. 1986 yılında çıkarılan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğidir. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinin hükümlerinde ve standartlarda bazı değişiklikler yapılması gerekmektedir. taşınması. Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Kuruluş Kanununda da revizyon gerekmektedir. atıkların geri kazanılması ve atıkların çevreye zarar verilmeden bertaraf edilmesi atık yönetiminin temel ilkeleridir.T.2000 tarihinde imzalanmış. Yönetmelik onyedi kirletici parametre için hava kalitesi sınır değerlerini.03. Proje Haziran 2004’te başlamıştır ve Ocak 2006’da sona erecektir. Bu proje ile sürdürülebilir kalkınma planları için karar vermede çevresel bilginin etkinliğini geliştirmek. çalışmalar devam etmektedir. Hava Kalitesi: Türkiye’de hava kirliliğini ve hava kalitesi yönetimini düzenleyen temel hukuki araç. güvenilir ve güncellenmiş çevresel bilgiye erişim için kurumsal. Nihai hedef ilgili Direktiflerin Türk mevzuatına yansıtılmasıdır. AB’nin çevresel bilgilere erişimi ile raporlama yönetmeliklerine uyum sağlamasıdır. iki kirletici için hedef değerleri ve uyarı kademeleri ile uyarı kademelerine ulaşıldığında alınacak tedbirlerin yanı sıra ölçüm ve analizle ilgili diğer birçok hususu ele almaktadır. Çevre ve Orman Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların sorumluluklarının açık ve net biçimde tanımlanması ve Hıfzıssıhha Merkezinin kurumsal yapısında değişiklik gerekmektedir. Yönetmelik sanayi tesisleri ve prosesler için bir emisyon izin sistemi getirmektedir.C.1993 tarihli 19 . Avrupa Çevre Ajansı:Türkiye Cumhuriyetinin Avrupa Çevre Ajansı.1991 tarihinde Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği yürürlüğe konulmuştur. 23.

Türkiye BERN. Ayrıca yüksek kalitede yeraltı suyunun sadece yüksek kalitede kullanımlara açık olması için yeraltı ve yüzey suyu kaynak kullanımlarının koordinasyonu sağlanarak yüzey ve yeraltı suları birlikte yönetilmelidir. bertaraf kriterleri ve işlemleri verilmektedir. bertaraf şekilleri. CITES Sözleşmesi yeterli gümrük tedbirleri geliştirilmedikçe amacına ulaşması oldukça zor olan bir sözleşmedir. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” Avrupa Birliği mevzuatı ile çoğu yönden uyumludur. Su Kirliliği Yönetiminde mevcut kanun. Türkiye'nin AB'ye uyum sürecinde doğa koruma konusundaki avantajları olarak görülmektedir. doğal ve sentetik bariyerlerin uygulanması ile ilgili Türk ve Avrupa Birliği mevzuatı arasında bazı ufak farklılıklar vardır. uluslararası sözleşmelere taraf olunması ve uluslararası ilişkilerin güçlenmesi. Ancak. Su Kalitesi: 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uygun olarak “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği” (SKKY) 4 Eylül 1988 tarihinde 19919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ayrıca su kalite planlamasını da sağlamaktadır.C. bazı yönleri ile AB Direktiflerinde verilen kurallardan daha sıkı tedbirler içermektedir. Atık Yönetimi ile ilgili Türk mevzuatı ve AB mevzuatının uyumlaştırılması için plan ve programların belirlenerek. Sözleşme hükümleri doğrultusunda CITES Sözleşmesi için Ulusal Uygulama Yönetmeliği AB uygulamaları dikkate alınarak hazırlanmaktadır. bu amaçla kurum ve organizasyonların uygulayacağı görevlerin tespit edilmesi ve uygulanmasıdır. Mevzuat uyumunun tamamlanması ise mevcut sistemlerin revizyonunu gerektirecek ve yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacaktır. Bu Sözleşmelerin uygulama yönetmeliklerinin hazırlanması çalışmaları AB Direktifleri hükümlerini de dikkate alarak devam etmektedir. AB düzenlemelerine tam uyum sağlamak ve NATURA 2000 ağı uygulamalarının gerçekleştirilmesidir. İlk etapta Türkiye’nin korunan alanlarının yüzde 1'lik kısmının NATURA 2000 ağına dahil edilmesi.T. Çevre ve Orman Bakanlığının merkezi ve taşra teşkilatları güçlendirilmelidir. hukuki ve kurumsal anlamda kırk yılı aşan doğa koruma geleneğinin bulunması. yüzey sularının dört sınıfa ayrılmasına yönelik esasları ortaya koymaktadır. 20 . ilgili kurum ve kuruluşların mevzuatında değişiklik gerektirmekte ve/veya yeni mevzuatın oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. TAKY ile tehlikeli atıklara ilişkin özel kurallar belirlenmiş olup. “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY)” 1995 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye'nin doğal alanlarının önemli bir kısmını koruyabilmiş olması. Yönetmelikte tehlikeli atıkların özellikleri. CITES ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmelerine taraf olmuştur. Avrupa Birliği Mevzuatına uyumun sağlanması. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği yeraltı sularının üç. Doğa Koruma: Doğal kaynaklar üzerindeki baskıya rağmen. Nihai hedef. TAKY ile ülkemize olan her türlü atık ithalatı yasaklanmıştır. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği. kamuoyunda doğa koruma bilincinin gelişmesi. yönetmelik ve ilgili tebliğler ile ilgili Türk Standartlarının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlu hale getirilmesi ve uygulamaya geçirilmesidir. Nihai hedef. RAMSAR.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliğine göre yürütülmektedir. Daha fazla koordinasyon gerektiğinden iç sular ve kıyı suları birbiriyle ilgili şekilde yönetilmelidir. özellikle gönüllü kuruluşların koruma projelerine ve faaliyetlerine katılması ve giderek karar süreçlerinde etkili olması.

1993 yılı itibarı ile yürürlüğe girmiştir.C. çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyen sanayi kimyasallarının yönetimini kapsayan "Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği”. havaalanları. yürürlükteki mevzuattaki AB Direktifi ile çelişki oluşturan maddeler çıkarılacak ve uyum sağlanacaktır. hava. tren yolları. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Doğanın Korunmasına ilişkin Çerçeve Yasa hazırlanarak. depolanması ve kullanımında çevrenin korunması esastır. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. havada suda veya toprakta kalıcı özellik göstererek ekolojik dengeyi bozan kimyasalların üretimi. Doğal Yaşam Ortamları ve Flora ve Faunanın Korunmasına İlişkin (Habitat) Direktifte (92/43/EEC) belirtilen hususları da içerecek şekilde kısa sürede tamamlanması öngörülmektedir. yerleşim yerleri için gürültü düzeyleri. maddesine göre. Araç ve Makinalardan Kaynaklanan Gürültü: Gürültünün yarattığı rahatsızlıklar 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ele alınan temel konulardan birini oluşturmaktadır. Nihai hedef. Çevre Kanununa bağlı olarak. bu organizmaların çevreye tedbirli bırakılmaları ve pazarda yer almaları ile ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. İyi Laboratuar Uygulamaları Prensipleri ve Kimyasal Maddelerin Testleri İçin Kullanımın Doğrulanması ve İyi Laboratuar Uygulamalarının Denetlenmesi ve Onaylanması: Çevre Referans Laboratuarı ve diğer Bakanlık laboratuarlarında kalite değerlendirmesine yönelik su. İLU prensipleri ve kimyasal maddelerin testler için kullanımının doğrulanması ile İLU denetlenmesi ve onaylanması ile ilgili yönetmeliğin tamamlanmasıdır. ithalatı. Türkiye ‘’Montreal Protokolü‘’ ne taraftır. toprak ve atık numuneleri analiz edilmektedir. Bu konudaki temel hukuki düzenleme olan 1986 yılında çıkarılan Gürültü Kontrol Yönetmeliği. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler kapsamında habitatı korumaya yönelik ulusal mevzuatın hazırlanması için başlatılan idari ve teknik düzenlemelerin. taşınması. 67/548/EEC Direktifinde belirtilen kimyasal maddelerin potansiyel risklerinin belirlenmesine yönelik testleri İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) prensiplerine uygun olarak gerçekleştirebilecek laboratuar ve bununla ilgili Türk Mevzuatı bulunmamaktadır. Kimyasallar ve Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar Kimyasallar: 2872 sayılı Çevre Kanununun 13. Genetik Olarak Yapıları Değiştirilmiş Organizmalar: Türkiye’de genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi ile nesli tehlike altında olan bitki ve hayvan türlerinin uluslararası ticaretten olumsuz etkilenmemesi için gümrük kapılarında geçişler kontrollü yapılabilecektir. Ancak. Nihai hedef. sanayi ve inşaat alanlarında izin verilebilecek azami değerleri ve motorlu taşıtlar gibi dışarıda kullanılan makinelerden kaynaklanan gürültü emisyon değerlerini belirlemekte ve gürültünün azaltımı için kentsel planlama prensiplerini ortaya koymaktadır. Avrupa Birliğinin ilgili Direktifleri göz önüne alınarak hazırlanmış olup. AB mevzuatına tam uyum için Yönetmeliğin revizyona alınması gerekmektedir. Nihai hedef. Sözleşmeye taraf olunabilmesi için gerekli çalışmalar sürdürülmektedir. İLU prensiplerinin uygulanması ile ilgili Türk Mevzuatının Avrupa Birliği Müktesebatına uyumlaştırılması sağlanacaktır. Nihai hedef. 21 .T. Bazı tehlikeli kimyasal maddeler ve pestisitlerin uluslararası ticaretinde uygulanacak ön bildirimli kabul sistemine ilişkin ‘’ Rotterdam Sözleşmesi‘’ ne Türkiye imza koymuştur. altyapının tamamlanması için yapılacak yardıma bağlıdır. söz konusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. Ancak yürütmenin gerçekleştirilebilmesi.

sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda kullanılması ve kalkınmanın fıziksel mekana yansıtılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri.T. 22 . bir yandan kalkınmasını sürdürürken diğer yandan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik yürütülen küresel mücadelede yerini almayı amaçlamaktadır. Son yıllarda küresel ısınmaya yol açan emisyonların artış hızında bir miktar azalma tespit edilmiştir. 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Nükleer Güvenlik ve Radyasyondan Korunma: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatı. İklim Değişikliği: Atmosferde tehlikeli bir boyuta varan insan kaynaklı sera gazı emisyonlarının iklim sistemi üzerindeki olumsuz etkisini önlemek ve belli bir seviyede durdurmak amacıyla 1992 yılında kabul edilen ve 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe giren İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine bugüne kadar 189 ülke ile Avrupa Birliği taraf olmuştur. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair 4990 Sayılı Kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 21 Ekim 2003 tarihinde kabul edilmiş olup. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)’nın “Temel Güvenlik Standardları” esas alınarak hazırlanmış olup. farklılaştırılmış yükümlülükler ilkesi doğrultusunda İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (İDÇS) sürecine katılmak üzere çalışmalar sürdürülmektedir. anılan Sözleşmeye taraf olmamıza ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ise18 Aralık 2003 tarih ve 25320 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. AB Müktesabatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında çevre yukarıdaki şekilde özetlenmektedir. güncel gelişmeler yakından takip edilerek gereken revizyonlar düzenli şekilde yapılmaktadır. TAEK mevzuatı ile söz konusu AB Müktesebatı arasındaki farklılıklar ve eksik hususlar tespit edilerek değerlendirme çalışmaları yapılacaktır. Çevre Düzeni Planları : Avrupa Birliği'ne uyum sürecindeki ülkemizin. Çevre Yönetiminin önemli araçlarından biri olan Çevre Düzeni Planlarını ile ilgili kısa bilgi ise aşağıda verilmektedir. Küresel iklim sisteminin korunması kapsamında Türkiye’nin üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde. sözkonusu AB Mevzuatının üstlenilerek uygulanmasıdır. c. artan nüfusun gereksinimleri temel alınarak. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun 20 Kasım 2003 tarihinde 2003/1 sayılı toplantısında alınan karara binaen. Türkiye’nin Sözleşmeye resmen taraf olmasının akabinde ilk “Ulusal Bildirimi” hazırlayarak Sekreteryaya sunması gerekmektedir. a. Ülkemiz. fakat. Avrupa Birliği ülkelerinde de kabul edildiği gibi üst ölçekli Fiziksel Planlar yani Çevre Düzeni Planları'dır. b.C. Ülkemiz 24 Mayıs 2004 tarihinde Sözleşmeye resmen taraf olmuştur. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında ve sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda. Bu kapsamda. Türkiye. Nihai hedef. ortak. Nihai hedef TAEK’nun nükleer ve radyasyon güvenliği konularıyla ilgili mevcut mevzuatını AB mevzuatına uyumlu duruma getirmektir. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulunun yeniden düzenlenerek Başbakanlık Genelgesi olarak 18 Şubat 2004 tarih ve 25377 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.

Uzun Vadeli Strateji ve VIII.000 ölçekli Ergene Havzası. Planlama Dairesi Başkanlığı. Başbakanlık talimatı ile Bakanlığımıza verilen görev doğrultusunda KonyaKarapınar ilçesi sınırları içerisinde rüzgar erozyonunun ve bölgenin nüfus göçünün önlenmesi amacıyla. 2. l. AB Genel Sekreterliği. Sapanca Gölü İçme suyu Havzasında l/25. Kaynaklar 1. doğal kaynakların rasyonel kullanımını sağlamak üzere sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda yatırımların doğru yönlendirilmesi ve planlı gelişimin sağlanması için öncelikle üst ölçekli Fiziki Plan olan Çevre Düzeni Planları Bakanlığımızca ülke genelinde hazırlanacak ve tamamlanacaktır.000 Kayapınar-Hotamış Çevre Düzeni Planı 4. 3. Aralık 2004 tarihi itibariyle Başbakanlığa yayımlanmak üzere gönderilmiştir. DPT. 1/50.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bugüne kadar yapılan Çevre Düzeni Planları. Ülke fiziki mekanında. Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama Genel Müdürlüğü. Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı. Havza düzeyinde plan çalışması olarak 1/100. Ulusal Çevre ve Kalkınma Durum Raporu. 6. 2000. 1998. DPT. Ankara.Trakya alt Bölgesi Cevre Düzeni Planı. DPT. Ankara. Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005. Çevre Bakanlığı. Ankara.000 Ölçekli Sapanca Gölü Havzası Çevre Düzeni Planı 3. 23 . Kocaeli İli sınırları kapsamında 1/25. Ormancılık (ÖİKR). Merkez. 1999. 4. Ayrıca Çevre Düzeni Planlarının Hazırlanması ve Onaylanmasına Dair Yönetmelik çalışmaları tamamlanmış olup.000 ölçekli Gebze. 5. 2. 2001.C. 4856 Sayılı Çevre ve Orman Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanunun 2 (h) ve 10 (c) maddeleri ile Bakanlığımıza verilen planlama yetkisi çerçevesinde ülke topraklarının bütününe yönelik planlama çalışmalarının kısa zamanda tamamlanması hedeflenmektedir Bakanlığımızca onaylanan Çevre Düzeni Planları. Körfez ve Kandıra Cevre Düzeni Planları. Ankara. 2004.T. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Birlik modeli ve katılımcı yaklaşıma örnek olacak biçimde belediyelerin katılımları ile Bakanlığımız koordinasyonunda hazırlanmış. Türkiye Ulusal Programı. 2001. VIII. ülke topraklarımızın yaklaşık % 6'sında gerçekleştirilmiştir.

04.2000 19653 24185 24220 04.09.1999 29.04.1999 10. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 11.02.11. Mahalli Çevre Kurulları Çalışma Usul ve Esasları Yönetmeliği 10.05. Gemi ve Deniz Araçlarına Verilecek Cezalarda Suçun Tespiti ve Cezanın Kesilmesi Usulleri ile Kullanılacak Makbuzlara Dair Yönetmelik 5.07.04.1997 25.2001 25.06.06.1993 20.2000 26.11.06.2000 29.12.2000 25.2003 16.1986 11.1993 11.Ozon Tabakasının İncelten Maddelerin Azaltılmasına Dair Yönetmelik 25.1997 23.2000 03.07.06.2000 04.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: I.1999 20.2004 24.07.2002 26.09.2.2001 23551 23742 23926 24185 20834 21150 22099 23464 23790 24034 24736 23031 23028 23785 24020 24185 24212 24777 25318 25672 25434 23382 23865 24379 24437 24575 22858 23020 23022 23827 24458 27.2001 25.12.1997 17.11.2004 15.01.12.06.03.09.1999 14.11. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 08.08.1997 13.12.03.2000 06.1.07.09.08.1998 03.1985 02. Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği Tarih 17.06.09.1999 23766 24 .1991 07. Çevre Şurası Yönetmeliği 8.04.1991 20814 7.T.2002 16. Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği 14.1987 29.1991 22.09.C.11. Çevre Kirliliğini Önleme Fonu Yönetmeliği 2.07.1995 22387 13.1987 Sayı 18757 19269 19308 19623 Değişiklik Resmi Gazetede yayımlandığı Tarih Sayı 03.2000 29.12. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği 3.1998 01.1999 04.1998 18.08.1993 20991 21489 9.11.04.1993 21518 21586 21634 12.12.1992 02. Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı’nda Bulunan Çevre Kanunu’na dayanılarak Çıkarılmış Olan Bazı Önemli Yönetmeliklerin Yayım ve Değişiklik Tarihleri Yönetmeliğin Resmi Gazetede yayımlandığı Yönetmeliğin Adı 1.1986 03.04.1996 15.10.02.1994 15. Tehlikeli Kimyasallar Yönetmeliği (Zararlı Kimyasal Madde ve Ürünlerinin Kontrolü Yönetmeliği) 12.2001 06. Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği 14.1988 19919 6.05.09.Gürültü Kontrol Yönetmeliği 4.

2001 27.2002 30. Çevre ve Orman Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik 20.08.02. İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 25. Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği 22.2004 30.2003 24825 25009 21.07.01.2004 25353 25377 25388 24.2000 24220 Danıştay Kararı ile iptal edilmiş olup temziye gidilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 14.2004 09.2004 16.06. Çevre ve Orman Bakanlığı Döner Sermayeli İşletmeler Yönetmeliği 26.07.12. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 28.Çevre ve Ormancılık Şurası Yönetmeliği 18.04. Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği 31.2004 29.2002 07.10. Toprak Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 16. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği 33.11.2004 15. 10.C.01.2004 23.2004 11.07. 25 .01.Hafriyat Toprağı. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği 19. Çevre ve Orman Bakanlığı Merkez Teşkilatının Görevleri Çalışma Esas ve Usulleri Hakkında Yönetmelik 04.2004 25538 25569 25606 25622 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı Mevzuatı.2002 30.2004 24631 24656 25339 25348 24.01.03.2004 25406 25434 25489 25538 25487 30.02. Akü Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği 32. Çevre ve Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği 29.2004 31. Çevre Denetimi Yönetmeliği 18.T. Çevre ve Orman Bakanlığı Hizmet İçi Eğitim Yönetmeliği 21.Çevre Düzeni Planlarının Yapılması Esaslarına Dair Yönetmelik 15.01.Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmenin Uygulanması Dair Yönetmelik (CİTES) 17.12.10. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği 23.01. 2004. Benzin ve Motorin Kalitesi Yönetmeliği 27.06.2004 07.2004 18.2001 24609 24623 05.

başta odun hammaddesi olmak üzere çok değişik ürünler ve hizmetler üreterek topluma fayda sağlayan. Ancak yüzyıllardır sürüp gelen aşırı ve yanlış kullanmalar sonucunda orman alanları gün geçtikçe daralmış. ağaç topluluklarının bulunduğu mekan olma yanında. İşte sistemi bir bütün olarak planlarken sayılan bu öğelerin tümüne birden orman kaynakları kavramı ile ifade etmek uygun olacaktır. Günümüzde genel olarak ormancılık. Bunu sağlamak için Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmesi. ekolojik ve ekonomik bakımdan orman varlığı sınır değerlere varmıştır. İnsan ve yaban hayatı için böylesine önemli olan orman kaynağı. Bu farklı ve bilimsel ormancılık tanımları yanında yürürlükteki 6831 Sayılı Orman Kanunu’nda orman. Ekonomik. karasal ekosistemler içinde en büyük paya sahip çok boyutlu bir sistem ve yenilenebilir özellikte bir doğal kaynaktır. toplumun orman ürünlerine ve hizmetlerine olan gereksinimlerini sürekli ve optimal olarak karşılamak amacıyla biyolojik. yaban hayatının korunmasına ve hava kirliliğinin azaltılmasına sağladığı faydalar bu kaynağın önemini büyük ölçüde artırmaktadır. dinamik ve karmaşık yapıda. geliştirilmesi ve çoğaltılması için tedbirler alınması artık zorunlu hale gelmiştir. kültürel. sosyal. Ormanlar insanların var oluşundan bu yana tüm canlıların hayatında çok önemli rol oynamışlardır. sosyal.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. yan orman ürünleri ve bu ürünlerin doğurduğu istihdam imkanları yanı sıra. yeraltı ve yer üstü su rejimine. tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleri ile birlikte orman sayılır şeklinde tanımlanmaktadır. gibi farklı bilim dallarınca. Ormanların ülke ekonomisine sağladığı faydalar odun hammaddesi. meralar. toprak. Devamlılık ve istikrarlılık bu sistemin temel özelliğidir. Orman ekosistemleri. ekonomik. büyük katma değerler oluşturmaktadır. yaban hayvanları. kendi içinde birtakım dengeleri olan. botanik vb. Ülkemizde her geçen gün kirlenen çevrenin iyileştirilmesi ve gün geçtikçe çoğalan nüfusumuzun orman ve orman ürünlerine olan ihtiyacının karşılanması için ormanlarımızın iyi korunması bilinçli ve verimli bir şekilde işletilmesi gereklidir.T. bitkiler. Ormanların ekonomik değerleri ötesindeki daha önemli yararları ise ekolojik dengede. erozyonun önlenmesine. kültürel ve teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu günümüzde orman. kendi bakış açıları ve ilgi alanlarına göre birbirinden farklı orman tanımları yapılabilmektedir. diğer öğeler de yer almaktadır. politika. sürdürülebilir kalkınma sürecinin odak noktasında bulunmaktadırlar. orman içi sular. tahrip edilmiş ve günümüzde bu çok önemli doğal kaynağın korunması. teknik. Bu sürecin temel öğesi orman olup. canlı. iklimlere. bozuk. rekreasyon alanları. ekonomi.C. Sistemde. yurdumuzda da uzun yıllar boyu tahrip ve ihmal edilmiş.1. DOĞAL KAYNAKLAR II. başta odun hammaddesi olmak üzere diğer bütün üretimler ve faydalar buna bağımlıdır. TÜRKİYE’DE ORMANLARIN DAĞILIMI Ormanın ekoloji. yeraltı madenleri vb. 26 . ve yönetsel çalışmaların tümünü kapsayan çok yönlü ve sürdürülebilir bir etkinlik olarak tanımlanmaktadır.

ürün verebilen orman ve normal koru alanı yaklaşık 10 milyon ha (% 48. Ormancılık sektörü yılda yaklaşık 3.735.100 hektardır. çalılıklardan oluşmaktadır. Keza ülkemizde önemli olan erozyonun önlenmesi. Bozuk ve verimsiz karakteri ağır basan ormanlarımızın biyolojik çeşitlilik ve miktar olarak da ülke yüzeyine dengeli dağılım göstermemektedir. II. bozkır. verimin yükseltilmesi için bu sahadaki her türlü çabalar ilgili kurum ve kuruluşlarca tam olarak desteklenmelidir. toplum sağlığı.763.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51.027. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları 10. Ülkemizin genel alanı 77. step florası gibi daha değersiz formasyonlara terketmiş veya tamamen kıraçlaşarak çıplak bir hale gelmiştir. Ormanlık alan ise 20.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48.1. Bu nedenle ormancılıkta kısa vadeli yaklaşımlar yerine sürdürülebilirlik yaklaşımının esas alınması zorunludur. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0.797. iklimi düzenleme. Ormanlık alanların niteliklerine göre dağılımı Tablo: II.3) ve geriye kalan 10.3’ünü. Ormancılıkta sadece bugünkü nesillerin ihtiyaçlarını karşılamak yeterli değildir.5 milyon ton fuel-oil’e eşdeğer bir enerji katkısı sağlamaktadır ve doğal yaşamın ve biyolojik çeşitliliğin korunmasında önemli bir işleve sahiptir.7 orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz bozuk ve makilik. Bugünkü haliyle ormanlarımızda bulunan ağaç türleri doğal olarak bulundukları yerlerin ağaçları olmakla beraber yüzyıllar boyunca yapılan düzensiz faydalanmalar ve tahripler yüzünden ormanlarımızın sınırları bir hayli daralmış.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI koru ve baltalık alanların korunup iyileştirilerek. su rejiminin düzenlenmesi. bir ülkenin hiç şüphesiz ki en önemli doğal kaynaklarından birisidir.T. Bu anlayış devamlılık ilkesini doğurmuştur.248 hektar olarak belirlenmiştir. turizm vb. çevresel. Türkiye’de Orman Varlığı Yurdumuz ormanlarının dağılımında.C.34 ha olup. 27 .7’sini oluşturmaktadır.2 milyon hektar olup son yıllardaki ağaçlandırma çalışmalarındaki gelişmeler sonucunda 1999 yılı sonu itibariyle 20. gelişmiş ülkelere göre düşük bir düzeydedir.1. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. Bu durumda ormanlar yurt topraklarının %26. iklim ve toprak ilişkilerinin yanı sıra ülkemizin jeomorfolojik yapısı aynı zamanda çeşitli formasyonlara sahip bitkilerin ve ağaç türlerinin birbirleri ile yaptıkları rekabetin etkileri de rol oynamıştır. birçok orman alanımız yerini kendisine komşu bulunan maki. Tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı gibi orman alanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp.1’de verilmiştir. Çünkü ormanlar.7 milyon ha % 51.6’sını teşkil etmekte olup. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde ekonomi ve ekolojinin birbirini dengeleyecek şekilde uyumlaştırılması yer aldığından ve de ormanlar kara ekosistemleri içinde büyük paya sahip olduğundan. rekreasyon. Gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da bugünden gözetmek gerekir. sürdürülebilir kalkınmanın yolunun sürdürülebilir ormancılıktan geçtiği anlaşılmaktadır.5 milyon hektarı aynı zamanda orman üstü ve orman içi mera niteliğindedir. belki de en önemlisidir. Yaklaşık % 25’i ağaçlandırma ile verimli hale getirilmesi mümkün görülen ormanlarımızın 3. kollektif faydaları nedeniyle önemli ve vazgeçilmez bir sektördür.

korunma yeri yapma. açık maden işletmeciliği.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:II.000 II. % 35’i step haline gelmiştir.) 1. orman yangınları.248 Kaynak: DPT. 2001. Ormanlardan faydalanma önceleri.815 Bozuk Baltalık 4.1. Ormanların ekonomik yararları yanında çok daha önemli olan ekolojik faydaları.2 Hatalı – başarısız orman işletme teknikleri 8.555.0 Toplam 100.789.180.1. II. avlanma. VIII.0 Yerleşme 1.753 20. tartışılmaz öneme sahiptir.000 2.6’sı orman. 28 .000 182.000 707. Ormanların sağladığı önemli yararları aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür. Türkiye’de orman azalmasının başlıca nedenleri orman aleyhine yapılan yasal düzenlemeler. yerleşim alanlarının yasal olmayan bir şekilde orman alanları içerisine kayması.000 26.1.8 Tarlaya dönüştürme 7. VIII.456. Ormansızlaşma süreci halen de devam etmektedir.093 Baltalık Toplamı 6. Türkiye’de Ormanların Sorunları Türkiye’de orman alanlarının azalması dünyadaki gelişmelere paralellik göstermektedir.344.1 Türkiye’de Saha ve Nitelikleri İtibariyle Ormanlık Sahaların Dağılımı Koru Ormanları Normal Koru Bozuk Koru 6.Ö. 10000 yıllarında Anadolu yarımadasının % 72’si orman % 17’si bozkır (step) olmasına karşın bugün Anadolu’nun % 26. Tablo: II.T.418.0 Kaynak: DPT. hava kirliliği.1. çevresini kuşatan kaynaklardan ve özellikle doğal zenginliklerden yararlanmaya çalışmıştır.1997 yılları arasında Türkiye’de orman alanlarının azalmasına neden olan başlıca faaliyetler ve alan kayıpları Tablo: II. otlatma ve tarla açma.2. Günümüzde insanlar ormanlardan gittikçe çeşitlenen ve yoğunlaşan biçimde faydalanmaktadır. Beş Yıllık Kalkınma Planı.763.2’de verilmiştir. Türkiye’de Orman Alanlarının Azalmasına Neden Olan Başlıca Faaliyetler ve Alan Kayıpları Orman alanlarının azalmasının nedenleri % Orman aleyhine yasal düzenlemeler 56.908 Genel Toplam 8.000 231.3. Ormancılık ÖİKR.0 Yangınlar 27.602.587 Koru Toplamı 14.C.340 Ormanlık Alan (Hektar) Baltalık Ormanlar Normal Baltalık 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ısınma için yakacak odun temin etme biçiminde olmuş ve daha sonraları ise insan ormanın diğer kollektif yararlarını da öğrenmeye başlamıştır. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 1950 .2.Ormanların Faydaları İnsan yeryüzünde varolduğu günden bu yana. 2001. ve hatalı orman işletme tekniklerinin uygulanmasıdır.237. Ormancılık ÖİKR.1. M. Alan kayıpları (Ha.

T. 6. bozuk koru ve baltalık alanlar ayrı ayrı gösterilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. 2001. 9.C. 13. Kuruluşunun 150. Geçim kaynağı olarak iş alanı sağlaması.’de Türkiye Orman Varlığı Haritası ile Orman Genel Müdürlüğü’ne bağlı bölge merkezleri ve ülkemiz genelinde. Harita II.1. İklim üzerinde olumlu etki yapması. Rekreasyon (eğlenme. Beş Yıllık Kalkınma Planı. iyi baltalık. 11. 10. 4. 3. Gen kaynağı olarak ekolojik dengeyi kurması. 29 . Yılında Ormancılığımız . 2.dinlenme ve diğer boş zamanları değerlendirme ) imkanı sağlaması. Oksijen üretimi ve karbondioksit tüketimi işlevleri. DPT. Flora ve faunanın devamını ve zenginliğini sağlaması. Sağlık üzerinde çok olumlu etki yapması. Su sağlama ve su varlığını koruma işlevleri. Kaynaklar 1. iklimi etkileme özelliği. Orman Genel Müdürlüğü. Gürültü şiddetini azaltması. 1989. Hava kirliliğini azaltıcı işlevleri. 5. Ulusal savunma ve güvenlik bakımından önemi ve benzer yararları sayılabilir. 2. 12. VIII. 7. ÖİKR. Toprağı ve toprak verimliliğini koruması. erozyonu önlemesi. Ormancılık. iyi koru. Ormanların odun hammaddesi ve diğer orman ürünlerinin kaynağı olarak yararları yanında. 8.

547 8. Meralarımızın yıllar itibarıyla durumu Tablo:II.305 15.418 10.674 6.695 4.2.793 7.584 10.567 21.584 18.4 13. Hukuken mera.241 Nadas 4. Mera çoğu zaman otlak ile eşdeğer anlamda kullanılmaktadır.906 31. Türkiye’de çayırlar ile meraların farklı niteliklere sahip ortamlar olduğu da çoğunlukla bilinmemektedir.132 21. çayır-mera kavramından farklıdır. Bir yandan hayvanlara besin kaynağı sağlarken.8 36.4 13.542 20.068 37.5 27.170 20.177 Toplam 13. Ancak. Çoğunluğu özel mülkiyet altında bulunan çayırlar.418 41. Tablo: II. Türkiye hayvancılığında mera hayvancılığının % 70’lik bir ağırlığa sahip olması doğal olarak çayır ve meraların bu işlevini öne çıkartmıştır. Türkiye’deki çayır ve meraların nitelikleri ve verim güçleri de bölgelere göre değişmektedir. bir otlağın hayvanların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak üzere tahsis edildiğini veya eskiden beri aynı amaçla yararlanıldığını ifade eder. sık ve yüksek boylu bitkilerin bulunduğu ortamlar olan çayırlar.959 8.5 25. çoğunlukla.8 48.158 14. Mera üzerinde hayvan otlatma hakkı tesis edilmiş bulunan ve hayvan otlatılmasına uygun bitki örtüsü ile kaplı arazi parçası olarak tanımlanabilir.1.780 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.868 14. Türkiye’de üretilen kuru otun yaklaşık % 69’unu sağlamakta olup. öte yandan da biyolojik çeşitlilik yönünde yaşamsal önemde ortamlardır. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerindeki çayır ve meralar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.199 Ormanın Türkiye TopraklarınaOra nı (%) 13.379 8. kısa boylu bitkilerin seyrek olarak bulunduğu ortamlardır ve tümüne yakın bir kısmı hazine arazisidir.296 24.0 16. Meralar ise.386 10.T.1985.009 28.402 10.9 27. görece olarak bakımlıdır.658 28.6 13.745 Çayır-Mera Arazisi (1000 ha) Çayır-Meranın Türkiye Topraklarına Oranı (%) 52.4 13.C.463 9. gerçekte çok sayıda işlevi aynı zamanda görebilen ekosistemlerdir. İlke olarak taban suyu düzeyi yüksek.589 16. çayır ve meraların hayvancılık kesimi yönünden gördüğü işlevi üzerinde durmaktadır.9 26.264 23.1’de gösterilmiştir.9 Orman Arazisi (1000 ha) 10.2. Bu çok yönlü önemine karşın kamuoyu.8 36.188 24.998 23. çayırlar ve meralar Türkiye özelinde toprak ve su kaynaklarının korunması yönünden de önemlidir.294 15. düz arazilerde.2.6 23.Türkiye’de Çayır Mera Alanlarının Kullanımdaki Yeri Tarla Arazisi (1000 ha) Yıllar Ekilen 1938 1950 1955 1960 1965 1970 1975 1980 8. Bazı araştırmacılara göre ‘’otlak ‘’ daha çok bir bitki coğrafyası ve bitki sosyolojisi terimi olup.841 24.273 20.7 39. bitki türü yönünden nispeten zengindir 30 . Mera sözcüğü çoğu yöremizde halk arasında sahipsiz boş bir arazi anlamında da kullanılmaktadır. çayır+mera toplam alanı içinde % 3-4’lük bir paya sahiptir.2 33.705 8. TÜRKİYE’DE ÇAYIR -MERA VE OTLAKLAR Çayırlar ve meralar.205 15. yüksek eğimli arazilerde.232 26.

Ülkemizde ise bugün BBHB’ne 0. 718 bin hektarı orman üstü ve 557 bin hektarı da orman kenarı olmak üzere 1. orman kenarı ve orman üstü meraları ıslah ederek otlatmayı düzenleme görevini üstlenmiştir.544. Türkiye meraları ve çayırlarında şiddetli ve düzensiz otlatma sebebiyle bitki örtüsü ikincil ve üçüncül türlerden meydana gelmektedir.6 milyona yükselmiştir. Ülkemizin sahip bulunduğu 21.564 hektardır.C. İç ve Güneydoğu Anadolu’daki çayır ve meralar ülkemizin görece olarak en verimsiz alanlarıdır ve bitkilerle kaplı yerlerin oranı % 10-15 arasındadır. 1965 yılında 28 milyon hektar ve 1980 yılında 21. bu bölgelerdeki çayır ve meralardaki üretimde.3 milyon hektar olan çayır-mera alanları 1950 yılında 38 milyon hektar.T.7 milyon hektar mera alanının yalnızca 1. kuru otun ülke toplamındaki payı da % 12 dolayındadır.2. Son yıllarda bu rakamların daha da aşağı seviyelere düştüğü tahmin edilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve bitkilerle kaplı alanların genişliği % 50-60 dolayındadır.Türkiye’de Çayır Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Yolları Türkiye’de çayır ve meraların sorunlarını dört ana başlık altında toplayabiliriz.2 hektar mera sahası düşerken. Islah çalışmaları 1956 yılında başlamıştır. Yurdumuzda çayır-mera alanlarındaki değişimlere on beşer yıllık periyotlarla bakılacak olursa.55 milyon hektarı 6831 Sayılı Orman Kanunu ile. 31 . 1935 yılında 44. Ege ve Akdeniz Bölgesi’ndeki çayır ve mera alanlarında bitkilerle kaplı alanların payı % 20-30.000 hektar alan kaplamaktadır. Özellikle kurak ve yarı kurak iklimin egemen olduğu İç ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki meralarda bitki örtüsü % 70 oranında azalmıştır ve bu bölgedeki şiddetli toprak erozyonu var olan alanları giderek daha da verimsizleştirmektedir.92 hektar mera sahası düşmektedir.1991 yılı sonu itibarıyla Orman Bakanlığı’nca gerçekleştirilen mera ıslahı toplam olarak 64.3 milyon iken 1950 yılında 21 milyon olmuş ve bugün ise meralarımızda otlayan BBHB sayısı 28. II. Rakamlardan anlaşılacağı gibi 1935 yılından bugüne meralarımızda birim sahada otlayan hayvan sayısı üç kat artmıştır. Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü orman içi. Mera ıslahı çalışmaları oldukça eski yıllara kadar uzanmaktadır.7 milyon hektar seviyesine düşmüş olduğu görülmektedir. Marmara. Hayvanların beslenebilmesi için normal verimlilikteki bir merada BBHB için 4 hektar mera sahasına ihtiyaç vardır. 1950 yılında 1. 1935 yılında meralarımızda otlayan büyükbaş hayvan birimi (BBHB ) sayısı 20.1.92 hektar mera sahası düşmektedir.8 hektar bugün ise 0. Orman Genel Müdürlüğünce 1968 yılında yaptırılan etüt sonuçlarına göre ormanlarla ilgili meraların 279 bin hektarı orman içi. Diğer bir ifade ile 1935 yılında BBHB’ne 2.

2. b. Erken ve Geç Otlatma Türkiye’de çayır ve mera alanlarında otlatma erken başlatılmakta ve kış başlarına kadar sürdürülmektedir. toprağın su ve besleme gücünü azaltmakta ve aşınıp taşınabilmesini kolaylaştırmaktadır. yaş toprak ezilerek sıkıştırılmakta. meraların devamlılık şartlarını ortadan kaldırmaktadır. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen iyileştirme çalışmaları ise gerek yaygınlığı ve gerekse sürekliliği yönünden yeterli değildir. Bitkisel Üretim Amacıyla Kullanılması Türkiye’de devlet ormanı sayılan alanların yanı sıra hazinenin mülkiyetindeki çayır ve meralarda. Türkiye’nin Çevre Sorunları. 1950’li yıllarda tarımda yaşanan makinalaşmanın bu doğrultudaki girişimleri büyük ölçüde kolaylaştırması sonucu yaklaşık 15-20 milyon hektar çayır ve mera tarlaya dönüştürülmüştür. Orman Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar ise. Meralardaki bitkiler henüz körpe ve toprak yaş iken otlatma yapılmaması gerekmesine rağmen. Bu nedenle. Bu durum. Böylece henüz yeterince besin depo etmemiş.2. Öte yandan. Ormanların içinde ve bitişiğinde 32 . Bu durum. Türkiye’deki mera ve çayır sayılan alanlardaki aşırı otlatmanın boyutlarını açıklıkla ortaya koymaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. Bu miktar bölgeler itibariyle Tablo:II. 1995. Topraksız köylülerin yanı sıra zengin çiftçiler de imkan bulduklarında meraları bitkisel üretim alanına dönüştürmekte ve bu da istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır.47 0.92hektara düşmüştür. gözenekli yapısını yitirmektedir. Hektar 1.C. kış boyunca ahırda yetersiz beslenen hayvanlar.T. 1994 yılı sonuna kadar ancak 67 bin hektar olabilmiştir. Tablo:II.08 0. d.82 0.46 Hayvanların yeterli düzeyde beslenebilmeleri için yılda en az 150 gün otlayabilecekleri 4 hektar mera alanına ihtiyaç vardır. köylülerin bitkisel üretim amacıyla kullanılabilecekleri alanlar olmaktadır.2’de verilmiştir. karların kalkmasıyla birlikte meralara salınmaktadır.2. c. Türkiye’de Bölgelere Göre Bir Büyükbaş Hayvana Düşen Mera Miktarı Bölgesi İç Anadolu Güneydoğu Anadolu Marmara Ege Akdeniz Kaynak:TÇV.23 0. çoğalabilme gücüne ulaşmamış bitkiler hayvanlara yedirilmektedir. Aşırı Otlatma Belirlemelere göre Türkiye’de bir büyükbaş hayvana düşen mera alanı 1990’lı yıllarda 0. Çayır ve Mera İyileştirme ve Yönetim Çalışmalarındaki Yetersizlikler Türkiye’de ormancılık düzeni dışındaki çayır ve meralarda bilimsel gereklere uygun yararlanma sistemi geliştirilmemiştir.

027. Tablo:II.Türkiye’deki Çayır-Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıflarına Göre Dağılımı Kabiliyet Sınıfı I II III IV V VI VII Toplam Çayır (ha) 69.641 1.998 108.044 1.455 80.103.704 501.194 1.256.’nin Mera ihtiyacı (ha) 12 20 20 20 40 12 40 164 Otlatılacak Toplam B.842 21.061 148.820 513.468 1.41 41.072 106.2.317 Toplam (ha) 177.054.440.2.4.2. Ülkemizin bölgelerine göre çayır-mera alanları . D.690 Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü. özellikle de çevre olgusu içerisinde daha iyi ve çabuk öğrenilen ve kabul edilen mera ve çayırların önemi.373 Mera (ha) 108.002.B.’de verilmiştir.06 11.5 milyon hektar meranın bulunduğu göz önüne alındığında.414. Anadolu Toplam Kaynak: Köy Hizmetleri Araştırma Enstitüsü.771 14. Çayır-Mera Alanı (ha) 1.697.’de verilmiştir. yapılan çalışmaların yetersizliği görülmektedir.80 2.HB.B (Adet) 1.908 4.709 4.012 826.804 644.690 Toplam Mera Alanına Oranı (%) 7.16 100.801 49.179. Mera ve Çayırların Önemi ve Özellikleri Gelişmiş ülkelerin tamamında tüm toplum tarafından tarihten de ders alarak. topoğrafik ve iklim koşullarının yanı sıra çayır-mera ve otlak arazilerinin yeteneklerine uygun kullanılmamasının çok büyük bir rol oynadığı görülmektedir.C.23 4.928.745.00 B. 1985.199 Otlatma gün sayısı 200 190 190 210 180 150 210 1330 II.128 8.B.263.427. Türkiye’deki Çayır ve Mera Alanlarının Arazi Kabiliyet Sınıfları ile bilgiler Tablo:II.3.167 606.H. Ülkemizde toprak erozyonunun hız kazanmasında.101.2.635 483.014 717.2.649.2.745.73 4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyileştirilmesi gereken 1. Tablo:II.449 398.149.206 2. Bu nedenle bu konunun özellikle teknik elamanlar tarafından çok 33 .152 81. ülkemizde hala daha dar bir bilim ve teknik kadroların dışında esas kullanıcılar tarafından anlaşılamamıştır.3.388 6.544.T.807 12.510 547.341 22.4.892 1. Bölgelere Göre Çayır . dolaylı olarak orman ekosistemine de zarar vermektedir.695 241. 1985. bu alanlardan otlanacak hayvan sayıları otlatma günleri Tablo:II.730.769 103.776 21. Çayır ve meralarda yeterince beslenemeyen hayvanlar ormanlarda otlatılmakta ve orman ekosisteminin yenilenme imkanını ortadan kaldırmaktadır. Çayır ve meralarda yaşanan bu olumsuzluklar.843 14.Mera Arazisi Dağılımı ve Kapasitesi BÖLGELER Karadeniz Marmara Ege Akdeniz İç Anadolu Doğu Anadolu G.61 28.229 21.782 7.

e.s. Mera – Çayır ve otlaklar ile yaylak ve kışlaklar arazi yeteneklerine uygun olarak kullanılmalıdır. Giderek verimsizleşen. f. Sürekli üretim potansiyeli olan alanlardır. c. belli ekolojik koşullarda özellikle başta bitkisel üretimin modelinin mümkün olmadığı taban suyu çok yüksek deltalarda. arzulanmayan otların istilasına uğrayan ve çıplaklaşan meraların kontrol altına alınması. gen merkezi olma özellikleri. arzulanan ot türlerinin istenilen düzeye çıkmasını sağlayacak şekilde düzenlenmeli ve her merada doğal koşullarda gelişen bitkilerin yetiştirilmesini ve uygun şartlarda otlatılmasını sağlayacak hayvan çeşitlerinin belirlenmesi gereklidir. e. su yayma sistemleri gözeler v. Biyolojik yaşam çemberinde.G. sera etkinliğinin azalmasındaki etkin rolleri ile. Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan ve 31. Bitkisiz. ıslahı ve bilinçli biçimde kullanılması .T. ovalarda ve yüksek soğuk alanlarda vazgeçilmez özellikleri ile önemlidir. insan ve hayvan düşünülemez. Su kaynaklarının oluşumunu. d. gibi fiziksel ıslah yöntemleri 34 . sigortasıdır. f. d. a. i. bitki (mera. h. d.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI iyi anlaşılarak çiftçilerimize. öğretmeleri ülkemiz geleceği açısından çok geç olmadan büyük bir önem taşımaktadır. tesviye eğrili karıklar. Toprakların verimliliğini artırma ve muhafazası yönüyle çok önemlidir. b. köylülerimize tüm toplumumuza anlatmaları. Vejetasyonda çok farklı bitki türlerini içermesi stabilitesinin ve dinamizminin temelini teşkil eder. c.C. Hayvanlar için (yaban dahil) önce yaşam alanı ve yem kaynağıdır. çayır) temel öğedir.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Kırsal kesimin yakacak ihtiyacına katkı sağlaması yönüyle. rekreasyonal özellikleri yönüyle. Marjinal ekolojik alanlarda yetişmeleri. b. gelişimini ve kalitesini etkilemesi açısından önemlidir.2. Mera Alanlarının Islahı ve Korunması İçin Alınması Gereken Bazı Önlemler a. Uygun bir yönetim planı ile her türlü ve farklı ekolojik koşulda devamlı bir verim vekalite artışı gerçekleştirebilir. Biyolojik çeşitlilik. katkıları yönüyle çok önemlidir. Sürü hayvancılığından ahır hayvancılığına dönüş yapılmalıdır. c. 1998 tarih ve 23419 Sayılı R. Mera ve çayırların genel özelliklerini kısaca özetleyecek olursak. a. 07. g. Otlatma dönemleri. II. Tarım arazisi lehine azalan çayır-mera arazilerinin ortaya çıkaracağı yem açığı karşılanmalı ve dolayısıyla tarla tarımında yem bitkisi yetiştiriciliğine önem verilmelidir. b.02.3. Artan nüfus yoğunluğuna ve değişen tarımsal üretim modellerine bağlı olarak marjinal sınırlarına çekilmemiş mera ve çayır alanları insanoğlunun geleceğinin teminatı. Ekonomik değerleri. Yeryüzü ısınmasında. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28. Mera ve çayırların önemini öncelikle ana başlıklar halinde vermek gerekirse. yayımlanan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde ve zaman yitirilmeden uygulanmalıdır.

1993. ı. ve Mera Yönetmeliği 31.O. Meraların kamu malı olması. 6. arazilerin yeteneklerine uygun kullanılmaması gibi nedenlerden dolayı mera alanlarımızda toprak erozyonu sorunları önemli boyutlara ulaşmıştır.. Kaynaklar 1. Arazi kabiliyet sınıflamasına göre mera kullanım alanları yeniden belirlenmeli ve gerekli kullanım değişiklikleri yapılmalıdır. 5.T. Ankara. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. 3. h. Mera alanlarının gerçek dağılımı belirlenmelidir. münavebeli otlatma. Türkiye‘de Mera Islahı Çalışmaları. 35 . Sayı:19. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri.. Türkiye’de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözüm Orman. serbest hayvan otlatmacılığı. TÇV. yeniden ekim v.C. gibi kültürel ekim yöntemleri ile mümkündür. Ankara. nüfus artışı sonucu ihtiyaç duyulan tarım arazisi.Mera Amenajmanı ve Islahı. 1993. ‘’Mera Amenajman Kuralları‘’nın . 1993.. Küçükçakar. j. g. kireçleme. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı..G.s. Bunun için belki de çok fazla kuruluşa görev vermek yerine. Orman. gübreleme. Yaklaşık 21 milyon hektar alan kaplayan mera alanlarımızın 12.8 milyon hektarında ise çeşitli derecelerde yoğun erozyon olayı görülmektedir. T. Mera ıslah çalışmalarına etkin. köylünün ortak kullanımında bulunması. mera kompozisyonunu ekolojik şartlara göre araştıran. O. araştırma yapan bir birim kurulmalıdır.1998 tarihli R.1998 Tarih ve 23419 Sayılı R. tarımda mekanizasyon kullanımının yaygınlaşması. Orman Bakanlığı Dergisi. 1999. dinlendirilerek otlatma. 2. Doğan. Ankara. 4. Yeniköy.N. Türkiye’nin Çevre Sorunları. Orman Bakanlığı Dergisi Sayı: 19. 4342 Sayılı Mera Kanunu 28.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yanında. Islah Çalışmalar. Mera Otlak. Bunun için toprak etütlerine ağırlık veren bir ünitenin oluşturulması gereklidir. Yaylak ve Kışlak İşleri Genel Müdürlüğü kurulmalıdır. 1995. Ankara. i. bilinçli ve ekonomik biçimde girilmelidir. Çayır. Ankara. Orman. aşılama.02. Yapılan ölçümlere göre ülkemizde yıllık toprak kaybı yaklaşık 500 milyon ton seviyesindedir.7.G.”Kültürel ve teknik önlemler” ile birlikte uygulanması mera ıslahında etkinliği sürekli kılar. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Mera amenajmanına ağırlık veren. Çelikkol .

Ayrıca Fırat'ın suyu inşa edilen 2 adet Şanlıurfa tüneli de Harran Ovası ve çevresine yıllardan beri suya hasret topraklara suyu ulaştırmıştır. kuzeye döner. Dağbaşı Bucağı yakınındaki Maktalan civarında Şanlıurfa topraklarına giren Fırat nehri Adıyaman ve Gaziantep il sınırını belirledikten sonra Suriye topraklarına girer. Kırıkkale. Kırşehir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II. 720. Polatlı yakınlarında en büyük kollarından biri olan Porsuk Çayı’nı alır. Nehir. Nevşehir. Temmuz ve şubat arasında düşük su düzeyinde akan nehir. Uzunluğu 824 km olup.’ ye ulaştığı tespit edilmiştir.800 km2 dir. Çankırı. mart ayında hızla kabarmaya başlar ve nisan ayında en yüksek su düzeyine ulaşır. Başlıca kolları Deliceırmak. Mart ile haziran ayları arasında yavaş yavaş kabarır. 3.Menderes. Ankara.800 km ile Türkiye sınırları içinde kalan bölümün uzunluğu ise 971 km’dir. Afyon’un kuzeydoğusundaki Bayat Yaylası’ndan doğar. Sakarya. Çoruh. Seyhan ve Ceyhan Irmakları Türkiye’de doğar ve denize dökülür.673 m3/sn.C. Bu barajlardan Keban. Başta ülkenin en uzun akarsuyu Kızılırmak olmak üzere Yeşilırmak. Kuzeybatı Anadolu’nun ise en büyük akarsuyudur. Nehir üzerine Türkiye’nin en büyük barajları inşa edilmiştir. Kızılırmak Nehri: Türkiye topraklarından doğarak yine. Türkiye’nin Önemli Akarsuları: Türkiye’deki akarsuların büyük bölümü. Gediz. Nehir üzerine 5 baraj yapılmıştır.T. Yağmur ve kar sularıyla beslenen nehrin rejimi düzensizdir. Menderes. B. Basra Körfezi’ne dökülür. Fırat Nehri’nin rejimi Türkiye’deki diğer akarsulara göre daha düzenlidir.1. ülke sınırları içinde doğar ve sona erer. Nehrin en önemli kolları Murat.355 km’dir. Üzerlerinde Türkiye’nin en büyük barajlarının kurulu olduğu Fırat ve Dicle. Çorum ve Samsun illerinden geçerken çok sayıda dere ve çayın sularını toplayarak Bafra Burnu’ndan Karadeniz’e ulaşır. komşu ülkelerde denize dökülür. Uzunluğu 1. Geyve Boğazı’ndan geçer ve 36 . Aras ve Kura Irmakları ise Türkiye’de doğar. Peri. Kayseri. TÜRKİYE’DE AKARSU. Siverek ilçesi.000 km2 su toplama havzasına sahiptir. Ortalama debisi 184 m3/sn olan nehrin 20 yıllık gözlem süresince en az 18. Bunlar Ankara yakınlarındaki Kesikköprü. Devrez ve Gökırmak’tır. Hirfanlı ve Kapulukaya barajları ile nehrin Bafra Ovası’na kurulmuş Altınkaya ve Derbent barajlarıdır. K.4 m3/sn’ye ve en çok 1. İç Anadolu’nun kuzeydoğusundaki Kızıldağ’ın güney yamaçlarından doğar ve sırasıyla Sivas. temmuz ile ocak ayları arasında çekilmiş olmasına rağmen yine de bol su akışı olur. beslenme havzasının genişliği 53. Tohma. Çaltı ve Munzur Çayları’dır. GÖL VE GÖLETLER II. Toplam uzunluğu 2. Karasu. Önce İç Anadolu’ya doğru akar sonra Kızılırmak’ın tersine bir kıvrımla. Fırat Nehri: Türkiye’nin en verimli ve su potansiyeli en yüksek ırmağıdır. Sakarya Nehri: Kızılırmak ve Fırat Nehrimizden sonra yurdumuzun en uzun. Türkiye topraklarından denize dökülen en uzun akarsudur. Karakaya Atatürk ve Birecik Barajları tamamlanmıştır.3.

Uzunluğu 509 km’dir. Ceyhan Nehri kasım ve aralık aylarında sonbahar yağmurlarının etkisiyle geçici olarak kabarır. içeride kalmıştır. Çukurova’ya inmeden önce diğer önemli kolu olan Göksu ile birleşir. Bu aylardaki debisi 50 m3/sn’den 380 m3/sn’ye yükselir. Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülür. Asıl Yeşilırmak’ın uzunluğu 519 km’dir. Göksun. Bu nedenle Kızılırmak nehrinin tersine suyu berrak ve yeşilimsidir. Yeşilırmak vadilerinin büyük bir bölümü sık ormanlarla kaplıdır. İlk çağların en önemli liman şehirlerinden biri olan Efes bu gün denizden 5-6 km. İlkbahar mevsiminde yağmur halindeki yağışlar ve karların erimesiyle tekrar kabarır. Sakarya Nehri’nin Aladağ ve Kirmir sularını aldığı yerde Türkiye’nin en büyük santrallerinden biri olan Sarıyar Hidroelektrik Santrali ve Gökçekaya Hidroelektrik Santralı kurulmuştur. Nehir üzerine Aslantaş. Küfi Suyu ve Banaz Çayı kollarının birleşmesiyle oluşur ve Ege denizine dökülür. Akarsudan özellikle Turhal ve Amasya’da sulama işlerinde çok yararlanılır. Uzunluğu 584 km’dir. Canik Dağları’ndan geçip Çarşamba Ovası’na yayılır ve Karadeniz’e dökülür. Büyük Menderes ovası bataklıkları kurutulduktan sonra Türkiye’nin en verimli alanlarından birisi olmuştur.İçkale suyunu ve Deviskal suyunu alarak Maradit (Muratlı) bucağını geçerek. Çoruh Nehri: Mescit Dağları’ndan kaynağını alarak. Mayıs ayından itibaren azalmaya başlar. Küçük Menderesin alüvyon getirip kıyı çizgisinden sürekli olarak ilerlemiş olması neticesinde. Borçka’da Murgul suyunu . Seyhan Nehri üzerinde Yedigöze. Kelkit Irmağı. Söğütlü ve Aksu Çaylarıdır. Yeşilırmak Nehri: Türkiye’nin Karadeniz’e dökülen büyük akarsularındandır. Orta Toroslar’ın uzanış doğrultusunda akan bu su.600 km2dir. Su kavuşumu denilen yerde Oltu suyu ile birleşir. Ocak ayında azaldıktan sonra şubat ayında tekrar yükselir. Başlıca kolları Hurman. Uzun Yayla’dan doğan Zamantı suyudur. Uzunluğu 850 km’dir. Çatalan ve Seyhan Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. su birikintileri ile geniş bataklıklar meydana getirir. İki önemli kolu vardır. Yusufeli yakınlarında Barhal Deresi’yle birleşen Çoruh Nehri kuzeybatı yönüne girer. Seyhan Nehri: Türkiye’nin Akdeniz’e dökülen ırmaklarının en önemlisidir. 37 . Artvin yakınlarında Berta suyunu. Denize döküldüğü yerde. Büyük Menderes Nehri: Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyudur. Çekerek Irmağı ve asıl Yeşilırmak olmak üzere üç ana kolun birleşimi ile oluşur. En uzun olanı. Sır ve Berke Hidroelektrik Santralları kurulmuştur.T. Bu açıdan diğer akarsularımız gibi pek aşındırma yapmaz. Çukurova’da geniş bir delta oluşturarak İskenderun Körfezi’ne dökülür. Batum’un güneybatısında Karadeniz’e dökülür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Adapazarı Ovası’ndan akarak Karadeniz’e dökülür. Menzelet. 354 km’si sınırlarımız içerisindedir. Ceyhan Nehri: Akdeniz Bölgesi’nin büyük akarsularındandır. Küçük Menderes Nehri: Biga yöresinde Bozdağlardan doğar. Elbistan yakınlarından doğar. Bayburt’u geçtikten sonra Yusufeli ilçesinin Yokuşlu Köyü mevkiinde il sınırına girer.C. Selçuk İlçesinin batısından denize dökülür. Havza alanı ise 20. Köse Dağı’ndan doğar. kendi ismi ile anılan bu ovayı sulayarak. Çoruh Nehri’nin uzunluğu 376 km olup.

Türkiye’nin Önemli Gölleri: Türkiye’de büyüklü küçüklü toplam 200 kadar göl vardır. Salihli ilçesinin kuzeydoğusundan Gediz Ovası’na girer ve güneyden Kemalpaşa Ovası’ndan gelen Nif Çayını alarak Foça tepelerinin güneydoğusundan İzmir Körfezi’ne dökülür. Nehir. Taşkın dönemlerinde sık sık yatak değiştiren Gediz Nehri. Akşehir Gölü.C.) Kaynağını Bingöl Dağlarından alır. Bu beş büyük gölün yüzölçümü. Burdur Gölü (110 m) ve Van Gölü’dür. (Toplam uzunluğu 1059 km’dir. Van Gölü (3. Çıldır Gölü (130 m). Büyük Zap ve Küçük Zap’tır. Tuz Gölü. su toplama havzası ise 17. Zaman içerisinde İzmir Körfezi’ndeki bazı adalar da kara ile birleşmiş ve delta ovası içerisinde kalmıştır. kuzeyden Kunduzlu. Dicle nehri üzerinde Kralkızı. Van Gölü. 38 . dışarıya akışı olan göllerin suyu ise tatlıdır. Eğridir Gölü ( 468 km2) ve İznik Gölü (298 km2). Türkiye’de kalan bölümünün uzunluğu 548 km’dir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Aras Nehri: Pasinlerden doğup. 3. Türkiye’nin en derin beş gölü ise Nemrut Gölü (150 m). Kapalı havzalardaki göllerin suyu tuzlu ya da acı. Botan. Hazar Denizi’ne dökülür. Tuzluca Çayı civarında Arpaçay ile birleşir. Doğu Anadolu dağlarından çıkar.T.000 km2 yi geçer.500 km2 dir. Basra Körfezi’ne dökülür. Nehrin toplam uzunluğu 401 km olup. En sığ göller ise Tuz Gölü. Deliiniş ve Demrek Çaylarını. Dicle ve Cizre gibi önemli Hidroelektrik Santralları kurulmuştur. Bu göllerin toplam yüzölçümü 9. göllerin toplam yüzölçümünün yaklaşık % 75’i kadardır. Toplam uzunluğu 1900 km’dir. Gediz Nehri: Anadolu’dan Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nden sonra ikinci büyük akarsudur. Beyşehir Gölü (650 km2). Habur. İç Batı Anadolu’daki Murat ve Şaphane dağlarından inen suların birleşmesiyle oluşan Gediz Nehri. Ilısu. En önemli kolları Batman ile Garzan. Dicle Nehri: Nehir ana kaynaklarını Doğu Anadolu dağlarından ve dipten sızma yoluyla Elazığ yakınlarındaki Hazar (Gölcül) gölünden alır. Eylül ayı ortalarında 55 m3/sn ile en küçük. Akarsuda genellikle yaz sonu kuraklığı ve sonbahar başı yağış noksanlığı nedeniyle su azalır. batıya doğru ilerlerken.620 km2). Burdur Gölü ve Acı Göl dışarıya akışı olmayan kapalı havza gölleridir. Türkiye topraklarında kalan bölümün uzunluğu ise 523 km’dir. Hazar Gölü (150 m). Ermenistan-İran sınırını oluşturduktan sonra Kura Nehri ile birleşerek bataklık bir deltada Hazar’a dökülür. Selendi. yaklaşık 40. Buna rağmen kış sonu yağışı ile ilkbahar başındaki karların erimesinden oluşan su ile kabarır. Debisi ortalama 360 m3/sn dir.000 ha’lık bir delta oluşturmuştur. şubat sonunda 2263 m3 /sn akımı ile büyük değişiklik gösterir. II. Türkiye’nin en büyük beş gölü şunlardır. Iğdır Ovası’nın orta kısmından akarken Türk – Ermenistan sınırını oluşturur. Güney Marmara Gölleri ise dışarıya akışlıdır. Türkiye’nin önemli akarsularındandır. güneyden ise Kulu volkanik yöresinden gelen küçük dereleri sularına katar. Tuz Gölü (1. Batman.2. Uluabat Gölü ve Manyas Gölü’dür.713 km2).

DPT. 2.K: 571. Çıldır ve Kovada göllerinden enerji üretiminde.İ. 3. Plan döneminde ise. Ö. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılacak yeni göletler ile birlikte 20. Haritalı İstatistik Bülteni. 2001. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Büyükçekmece. 39 . Plan döneminde gerçekleştirilen yatırımlar ile birlikte 339 adet gölet tamamlanmış ve yaklaşık 60. Akyatan ve Akyayan Gölleri’nden oluşmaktadır. tatlısu göllerinden de sulama bakımından yararlanılır. VII. denizlerle bağlantısı olan Köyceğiz Gölü ile Sakarya. Ülkemizde Göllerin Oluşumuna Göre Sınıflaması a) Tektonik Göller: Eğridir. Kaynaklar 1.3. II. Kızılırmak ve Meriç nehir ağzı yakınlarındaki göllerden ise çeşitli tatlı su ürünleri ve havyar üretiminde yararlanılmaktadır. suları tatlı kimi göllerden balık üretiminde.000 hektar alan sulama kapasitesine ulaşılmıştır. Van Gölü’nden soda (kostik) elde edilirken. VIII. Yayın No: DPT: 2555. denizle bağlantılı göller : Küçükçekmece.T. II. Tortum. VIII.4.000 hektar alanın sulamaya açılması hedeflenmiştir. Türkiye’de Sulama Amacıyla Yapılan Göletler Ülkemizde sulama amacıyla 1999 yılı sonu itibariyle. Hazar. Camiligöl d) Karstik Göller: Karagöl e) Lav Set Gölü: Van Gölü f) Heyelan Gölleri : Abant ve Yedi Göller g) Alüvyal Set Gölleri: Bafa ve Köyceğiz h) Lagün.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tuz Gölü’nden tuz.C. Manyas ve Tuz Gölü b) Krater Göller : Nemrut ve Acı Göl c) Buzul Göller: Deli Göl. 1999. Ankara. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. 3.

sırada yer almaktadır. sırada yer almakta ve aynı değerlendirmede Bağımsız Devletler Topluluğu % 19. Değerlendirmeye. Madenleri aramak. madenciliğin beşiği olarak nitelendirilmektedir.42’lik pazar payı ile ikinci sırada yer almaktadır.2’de 40 . Türkiye % 0.Endüstriyel Hammaddeler (Alçıtaşı. 1935 yılında iki ayrı kanunla kurulmuştur. Uranyum vb. jips.Ö.89’luk pazar payı ile birinci. kuvartz.C. Bu çalışmalar sırasında bir çok yeni maden yatağı bulunduğu gibi bir çoğunda da yeni rezervler bulunarak yatakların geliştirilmeleri sağlanmış.4. Yeraltı kaynaklarının en önemlileri ise madenler. Toryum.Metalik Madenler (Altın. Bakır. Demir vb. Anadolu da ise madenciliğin MÖ. feldspat.4. Mermer vb. daha fazla maden üreterek sıralamada daha üst bir yere yükselme imkanının olduğu görülmektedir. çeşitli jeolojik kazı buluntularından anlaşılmaktadır. Maden ve mineraller ile bazı hammaddeler kullanılma amaçları. manyezit. Mermer.4.) C. Taşkömürü. Petrol.) B.T. maden üretici ülkelerin dünya pazarlarındaki payı açısından bakıldığında ise. pomza. dünyanın en büyük bor ve toryum rezervlerine sahiptir.16’lık pazar payı ile 52. MTA kuruluşundan bu yana petrol dahil maden arama çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürmüş ve bilinen maden yataklarının hemen tamamını etüd etmiştir. 2000. Türkiye çeşitli maden yatakları bakımından oldukça şanslı ülkelerden birisidir. Bu tedbirlerden birisi de maden yataklarının aranması ve işletilmesiyle ilgilidir. endüstriyel hammaddeler ve birincil enerji kaynaklarıdır. 7000 yıl kadar önce başladığı ve özellikle M. Dünyada 152 ülkede üretilen 51 çeşit maden için yapılan bir değerlendirmede. Bor. Türkiye’nin çok çeşitli maden kaynakları ve potansiyelleri gözönüne alındığında. tüm kaynakların ülke kalkınmasında en iyi şekilde kullanılmaları ve ekonomiye kazandırılmalarını sağlamak amacıyla bazı önemli tedbirler alınmıştır. sepiyolit ve nadir toprak elementleri gibi endüstriyel mineraller yönünden de zengin yataklara sahip bulunmaktadır.) Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşunun ilk yıllarından itibaren. selestin. ABD % 15. Yatak Sayıları ve Tablo:II. Tablo:II. metal paraların ilk kez Hititler ve daha sonra Lidyalılar tarafından basılarak kullanıldığı bilinmektedir. Linyit. aramalar için yeni hedef sahalar tespit etmiştir. Trona kaynakları bakımından da dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Bu nedenle Anadolu. Türkiye ürettiği 29 çeşit maden ile 10. kil. Gümüş. Kaolen.Enerji Hammaddeleri (Asfaltit.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI II.1000 yıllarında Hititler zamanında gelişmiş olduğu. Türleri. Endüstriyel Hammaddeler ve Enerji Hammaddeleri. Ülkelerin en önemli maddi kaynağını ve ekonomik kalkınmanın temel desteğini yeraltı zenginlikleri oluştururlar.1’de “Ülkemizde MTA Tarafından Tespit Edilen Bazı Madenler. yapısal özellikleri ve cinslerine göre üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. MADENLER VE MİNERAL KAYNAKLAR Yeryüzünün bir çok bölgesinde binlerce yıldan beri bazı önemli madenlerin işlendiği. A. bulunan madenlerin devlet eliyle işletilmelerini sağlamak maksadıyla da Etibank. Ülkemiz. rezervlerini ve özelliklerini tespit etmek amacıyla Maden Tetkik Arama (MTA). zeolit.

Enerji Hammaddeleri: E. Tablo:II.1 Yurdumuzda MTA Tarafından Tespit Edilen Ekonomik Bazı Madenler. 34-Vermikulit 35-Zımpara Yatak Sayısı (Adet) 8 10 9 27 39 2 17 1 12 2 1 6 1 66 1 14 Toplam 470 Toplam 176 Kaynak: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Ekonomik Bazı Maden Yatakları Haritası.Hammadde Cinsi 19-Sanayi Kumu 20-Kuvarsit 21-Kükürt 22-Manyezit 23-Mermer 24-Mika 25-Perlit 26-Profillit 27-Pomzataşı 28-Sepidit(Lületaşı) 29-Sodyum Sülfat 30-Talk 31-Traverten 32-Trona(Doğal Soda) 33-Tuğla Kiremit Ham. Tablo: II.Hammadde Cinsi 5-Tabii Buhar 6-Taşkömürü 7-Toryum 8-Uranyum Yatak Sayısı (Adet) 37 4 1 6 E.T.4.2 Türkiye Maden Potansiyeli (Görünür ve Muhtemel Rezervler) 41 .Endüstriyel Hammaddeler E. Yatak Sayıları ve Cinslerini Gösteren Liste I-Metalik Madenler: Madenlerin Cinsi 1-Altın 2-Altın+Gümüş 3-Alüminyum(Boksit) 4-Alüminyum(Diyasporit) 5-Antimuan 6-Bakır+Pirit 7-Bakır+Kurşun+Çinko 8-Bakır+Çinko 9-Civa Yatak Sayısı (Adet) 8 7 6 8 12 17 17 2 16 Madenlerin Cinsi 10-Çinko 11-Demir 12-Krom 13-Kurşun 14-Kurşun+Çinko 15-Manganez 16-Nikel 17-Titan 18-Tungsten(Volfram) Yatak Sayısı (Adet) 3 79 16 3 22 38 2 4 7 Toplam 267 II.Hammadde Yatak Sayısı Cinsi (Adet) 1-Alçıtaşı(Jips) 15 2-Alunit(Şap) 1 3-Asbest 16 4-Barit 17 5-Bentonit 17 6-Bor Mineralleri 4 7-Çimento Hammaddesi 64 8-Disten 2 9-Diatomit 5 10-Dolomit 15 11-Feldspat 6 12-Flüorit 8 13-Fosfat 6 14-Grafit 6 15-Kaolen 25 16-Kaya Tuzu 8 17-Kil 15 18-Kireçtaşı 24 III.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ise Türkiye’de Bazı Madenlerin Potansiyeli (Görünen+ Muhtemel Rezervleri)” liste olarak verilmiştir. Endüstriyel ve Enerji Hammaddeleri. Türleri.Hammadde Cinsi 1-Asfaltit 2-Bitümlü Şist 3-Linyit 4-Petrol Yatak Sayısı (Adet) 3 6 91 28 E.4.C. 1981.

1 U3O8 Wolfram 36 719 Metal W Zeolit 17 931 375 Klinopitilolit+ Höylandit Zımpara 3 725 082 İyi kalite (*) DPT 8.) İyi.54 Mn (Metal Mn içeriği 1 576 000 ) Toplam Potansiyel Rezerv % 41-48 MgO içeriği Değişik genleşme oranlarında İyi Kalite Seramik+refrakter+ çimento % 50 üzeri Sepiolit % 81 NaSO4 (13040000 ton gol suyu rezervi) 665 072 % 72 Üzeri SrSO4 içerikli Talk 482 736 İyi kalite Taşkömürü (*) 1 123 877 000 İyi kalite Trona 233 317 680 % 56 ve üzeri Trona Toryum 380 000 % 0. Beş Yıllık Kalkınma Planı.2896-5536 Kcal/kg Değişik lif boylarinda. MTA’nın sürdürdüğü Türkiye metalojeni haritası çalışmaları nedeniyle derlenen bilgilere göre Türkiye’de 4400 tane bilinen maden yatağı. Kömür ÖİK Raporu. 2001.5 üzeri NaCll ( 200 000 000 tonu göl rez. maden zuhuru veya zuhurlar 42 .24 ThO2 Uranyum 9 137 % 0. Kaynak: Maden Tetkik Arama Enstitüsü Verileri.05-0.868-5000 Kcal/kg (Gör + Muh + Mümkün Rez.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madenin Adı Altın Alünit Antimuan Asfaltit(*) Asbest Bakır Barit Bitümlü Şist(*) Bentonit Boksit Bor Civa Çinko Demir Diatomit Disten Dolomit Feldspat Fosfat Fluorit Grafit Gümüş Kaolen Kaya Tuzu Kil (Ser+Ref) Krom Kurşun Kuvars Kumu Kuvarsit Kükürt Linyit Lületaşı Manganez Mermer Manyezit Perlit Pomza Profillit Sepiolit Sodyum Sülfat Stronsiyum (Sölestin) Rezerv (Gör+Muh) (Ton) 600 4 000 000 106 306 79 969 000 29 646 379 2 279 210 35 001 304 1 641 381 000 250 543 000 87 375 000 1 805 709 953 3 820 2 294 479 149 925 000 44 224 029 3 840 000 15 887 160 000 239 305 500 70 500 000 2 538 000 90 000 6 062 89 063 770 5 733 708 017 354 362 650 25 931 373 860 387 1 307 414 250 2 270 287 821 626 000 7 949 384 000 1 483 000(sandık) 4 560 000 5 161 000 m3 111 368 020 5 690 027 600 1 472 964 776 m3 6 644 000 13 546 450 16 536 000 Açıklamalar Au İçeriği %7. 2001. orta kalite karışık % 34.541-1390 Kcal/kg Sondaj+Döküm+Ağartma %55Al2O3 (25 667 000 ton metal Al) % 24. lif yüzdesi %4 'dün üzeri Metal Cu %71-99 BaSO4 içerikli OrAID.4-35B2O3 içeriği Metal Hg Metal Zn %55Fe ( 82 458 750 ton metal demir) İyi kalite % 21-52 Al2O3 % 15 MgO ve üzeri Albit ve Ortoklaz % 19 P2O5 % 40-80 CaF2 İçeriği % 2-17 Sabit karbon içerikli. zenginleşebilir Metal Ag % 15-37 Al2O3 % 88.) Seramik+Refrakter % 20 üzeri Cr2O3 Pb İçeriği % 90 Üzerinde SiO2 % 90 Üzerinde SiO2 % 32 S içeriği AID.54 K2O Sb içeriği AİD.C.

2001. 2001. 1995. 43 . maden ocaklarından çıkarılması veya zenginleştirilmesi sırasında meydana gelen çevre sorunları ve bu konularda alınması gereken tedbirlerle ilgili geniş bilgiler (Bkz. Ankara. Türkiye’de Maden Yatakları ve MTA’nın Maden Arama Yeri. temel girdisi olan çeşitli maden cevheri ve hammaddelerin. grafit. kaolen. florit. Ankara. kükürt. gümüş.2. Harita No:II. manganez. Maden Tetkik Arama Enstitüsü. Kaynaklar 1. çinko.MTA. Türk Madenciliğinde MTA ve Son Yıllardaki Gelişmeler. MTA. 3. kurşun. 4. krom. asbest. Türkiye Maden Yatakları Haritası. barit. altın.C. Yayın No:194-1986. manyezit. nikel. bakır.MTA. Kısım: IX. civa.’de ise Türkiye Maden Yataklarının bulunduğu yerler görülmektedir. antimon. volfram. bor ve perlittir. uranyum. talk. fosfat. Bu rakamı meydana getiren önemli madenler. toryum. 2. Gelişen ve ihtiyacı her geçen gün artan endüstrinin. alüminyum. demir.: Türkiye Çevre Atlası.T. 1-Madencilik ve Çevre) verilmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI topluluğu bulunmaktadır. molibden.

TÜRKİYE’DE İKLİM VE YAĞIŞLAR Türkiye kuzey yarımkürede 350 51’ ve 420 06’ kuzey enlemleri arasında kalan toprakları ile ılıman iklim kuşağı üzerindedir. İnanılması güç sıcaklık değerleri Doğu Anadolu Bölgesi’nde ölçülmektedir.7. Güney ve kuzeyinde mevcut sıradağlar ile sahil kısımları ile iç bölgeler birbirinden ayrılmıştır. tüm ülkede sıcak geçer.C. Yazın buralarda sıcaklığın 48’ °C ye ulaştığı görülmüştür. HAVA-ATMOSFER VE İKLİM III. Trakya’nın batıdaki bağlantısı göz önüne alınmaz ise. Ancak her bölgede aynı değildir.1. fazla yüksek değil ve denize dik bir şekilde uzanmaktadır. doğu tarafından kara ile birleşmiş. diğer 3 tarafı denizlerle çevrilmiştir. denize olan yakınlık ile uzaklık ve yükselti iklimi. Türkiye genel olarak ılıman iklim kuşağındadır. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri en yüksek 21. Bu farklılıkların meydana getirdiği özellikler çeşitli iklim bölgelerinin sınırlarını oluşturur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.1972 tarihinde Ağrı İlinde ölçülmüştür. Batı Anadolu da ise. Bu sebeple Türkiye iklimi 7 bölge içerisinde tanımlanabilir. Ülkenin bir kısmının deniz seviyesinden çok yüksek (ortalama yükseklik Avrupa’da 330 metre Asya’da 1050 metre iken Türkiye’de 1131 metre) olması kuzey ve güneyde dağların genel olarak denizlere paralel uzanması.1 Türkiye’nin Genel İklim Bölgeleri Yurdumuzda yağışlar ve sıcaklıklar bölgeden bölgeye büyük farklılıklar gösterir. Türkiye’de ölçülen en yüksek sıcaklık değeri 48. III. Karadeniz iklimi ve Karasal iklim sınıflaması yapılabilir. Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu mevsimlik ve günlük sıcaklık farklarının yüksekliği ile dikkati çeker. en düşük 1.T. İklim bölgelerinin sınırlarının bir devlet veya il sınırları gibi kesin olmadığıdır. batıda Ege denizine dik uzanan dağların arasında kalan bir saha ve nihayet içeride.2000 tarihinde Şırnak ilinin Cizre ilçesinde kayıt edilmiştir. Kuzey ve güney kesimlerinde iki dağlık şerit. Ancak yine de 7 coğrafi bölge birbirinden farklı özellikler gösterir. Türkiye’nin genel durumunda göze çarpan görüntü. 44 . Türkiye’nin yıllık ortalama sıcaklığı 13.2 °C ile İskenderun. yurdumuz için Akdeniz iklimi. En soğuk yerler ise Doğu Anadolu Bölgesindedir. Türkiye’de güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe sıcaklık azalır. Ilıman orta iklim bölgesinde bulunan yurdumuzda yaz mevsimi.50C ile 30. Bununla birlikte daha özelde. etrafı dağlarla çevrilmiş ve denizle ilgisi kesilmiş bir bölge vardır.4 °C’dir.01. Doğuda engebeler çok fazladır. Türkiye’de kayıt edilen en düşük hava sıcaklığı değeri –45.1.6 °C ile 20. doğuda dağlık bir yayla. Türkiye genel coğrafi şekil bakımından doğudan batıya doğru uzanmış bir kara parçası olup. en sıcak yerler Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleridir. yağış cins ve miktarı ile bitki örtüsünü önemli ölçüde etkilemektedir.8 °C ile Sarıkamış’tadır.

Yıllık yağışın % 65’i kışın. % 10’nun ise yaz aylarında olduğu görülmektedir.4.5.1. Sıcaklık: Marmara Bölgesi sıcaklık bakımından Ege ve Akdeniz bölgelerinden daha düşük. Ege Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Ege Bölgesinde meydana gelen yağışlar cephesel. Bölgenin yıllık toplam yağışı ortalama 735 mm olup. bunun % 40’nın kışın. kıyılar ile sahil arasında 500 mm ile 1100 mm arasında değişmektedir. Sıcaklık ortalamaları sonbahar ve kış aylarında sahillerden iç bölgelere gidildikçe azalmakta. kışları ise soğuktur. III. % 25’nin ilkbahar. III. Karadeniz’den ise daha yüksektir. Ege bölgesinin yıllık yağış ortalaması 660 mm olup. Bölgenin yıllık ortalama yağış toplamı 800 mm civarında olup iç kesimlerde 400-700 mm kıyılarda ise 700-2200 mm arasında değişmektedir.Yaz mevsiminde 45 . Sıcaklık ortalaması batıdan doğuya doğru hissedilir derecede azdır. III. ilkbahar ve yaz aylarında ise artmaktadır.1.T.2. konvektif ve orografik olmak üzere üç türlüdür.1. Yıllık toplam yağış ortalama 650 mm olup. Yağışlar her mevsimde görülmekle birlikte sonbahar ve kış aylarında daha fazla. % 20’si ilkbahar. Cephesel yağışlar en fazla görülmektedir. sıcaklık ortalamaları daha düşüktür.1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. % 20’si sonbaharda ve % 5’i de yaz aylarında meydana gelir. Sıcaklık : Tamamen Akdeniz iklim tipine sahip olan bu bölgenin kuzey kesimlerindeki dağlar nedeniyle sahillerdeki sıcaklıklar daha yüksektir. Akdeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : İklim gereği en fazla kış aylarında olmaktadır. % 18’i sonbahar. % 25’nin sonbahar. Türkiye’de en fazla yağış alan ilimiz yıllık 2198 mm ile Rize bu bölgemizdedir. Karadeniz Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Karadeniz Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel ve orografik yağışlardır. Bölgenin sahil kısımlarından içerilere doğru gidildikçe belirli bir mesafeden sonra yağış karakterinin değiştiği ve miktarının da azaldığı görülmektedir. Marmara Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış: Marmara Bölgesinde meydana gelen yağışlar genellikle cephesel (frontal) yağışlardır. Bölgede genellikle yazları sıcak. Sıcaklık: Karadeniz Bölgesi sıcaklık bakımından en mutedil bölgedir. Sıcaklık: Esas itibari ile Akdeniz Bölgesi iklim tipine dahil olmasına rağmen.C.Bunun nedeni kuzey rüzgarlarına karşı Akdeniz’e göre açık olmasıdır. ilkbahar ve yaz aylarında ise daha azdır. Bunun nedeni bol nem taşıyan hava kütlelerinin nemini kıyıya dağların yamaçlarına bırakıp iç kesimlere daha kuru bir şekilde ulaşmasıdır. Zaman zaman konvektif yağışlar da görülür. yıllık yağışın % 55’i kış aylarında. % 15’i İlkbahar ve % 2’si de yaz aylarında olmaktadır. Karadeniz bölgesinde yağış miktarı batıdan doğuya doğru artmakla birlikte Orta Karadeniz’ de biraz azalmaktadır.3.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Cephesel yağışlar oldukça etkilidir. Batı bölgesinde Akdeniz ikliminin hakimiyeti nedeniyle yıllık yağışın % 55’i kışın. orografik ve cephesel yağışların her üçü de görülür.T. batısında ise Azor yüksek basıncının etkisinde kalır. Bölgenin ortalama yıllık yağışı 600 mm. III.8. Yıllık yağışların % 35’i kış ve % 35’i ilkbahar. Yaz mevsiminde Türkiye güneydoğusu üzerinden Basra alçak basıncının.6. % 25’i kadarı da ilkbaharda görülür. civarındadır. Sıcaklık : Bölgenin coğrafi yapısına bağlı olarak sıcaklık dağılışı da çok farklılık gösterir. Sıcaklık : Bölgenin sıcaklığı kuzeyden güneye inildikçe artar. III.1. Bölgede konvektif. Türkiye’nin en soğuk yerleri bu bölgenin sınırları içerisindedir.7. Sıcaklık : Karasal bir iklimin hakim olduğu bölgede kışın sıcaklıklar oldukça düşük olur.1. Güneyden kuzeye doğru çıkıldıkça sıcaklığın belirgin şekilde düştüğü görülür. Doğu Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgenin coğrafik yapısının çok farklı ve engebeli olması dolayısıyla meydana gelen yağışlarda farklı miktar ve özelliktedir. Türkiye’nin Rüzgar Durumu Yaz mevsiminde Türkiye’de en çok kuzey ve doğu rüzgarları eser. sahilde havalar aşırı derecede ısınmakta çok sıcak ve kurak bir hava yaşanmaktadır. Genellikle ilkbahar aylarında konvektif yağışlar da görülür. konvektif ve cephesel yağışların her üçüne de rastlanır. yağışlar azdır. Batısında en fazla yağış kış aylarında meydana gelirken. Bölgenin güneyinde yağışlar 1000 mm. Türkiye’de en yüksek sıcaklıklar bu bölgede görülür. III. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI meydana gelen kuzeyli rüzgarlardan dolayı fön etkisiyle. % 20’si sonbahar. Doğu Anadolu’dan sonra en soğuk 2. bölgedir. doğusunda en fazla yağış ilkbahar aylarında meydana gelir.1. III. Doğusunda ise yıllık yağışın % 45’i kışın.9. % 35’i de ilkbaharda görülür. En fazla yağışlar ilkbahar ve kış aylarında görülür. kışlar soğuk ve sert geçer. Ortalama sıcaklıklara göre de Türkiye’nin en sıcak bölgesidir. Bu rüzgarların esme sebebi Türkiye’yi etkileyen basınç sistemleri nedeniyledir. Aynı zamanda en düşük sıcaklık ortalamalarına sahip bölgedir. İç Anadolu Bölgesi Yağış ve Sıcaklık Yağış : Bölgede orografik.’lik yağış ortalamasıyla Türkiye’nin en az yağış alan bölgesidir. En yüksek ve en düşük sıcaklık ortalamaları arasındaki fark bu bölgede daha fazladır. Yıllık 390 mm. Bölgenin almış olduğu yağışlar batı kesimleri ile doğu kesimlerinde farklıdır. Bölge bir yıl içerisinde ortalama olarak 575 mm yağış alır. Polar hava kütleleri kuzeye çekilerek yurdumuz üzerinde etkili olamazlar. Mevsimler arası sıcaklık farkları oldukça fazladır. Bunlar yıldız ve poyraz olarak isimlendirilir.1. civarındadır.C. 46 . Yazlar sıcak ve kurak. % 10’u kadarı da yaz aylarında meydana gelir.’ye kadar ulaşırken kuzeyinde ve doğusunda 250-500 mm.

2. İç kesimlerde ve güney sahillerinde fön etkisiyle kuru ve sıcak bir havaya sebep olur. Bu rakam 1960-2000 Yılları arası ölçüm yapılan 273 Meteoroloji İstasyonunun ortalama değerlerine göre. 47 .1’de Türkiye’nin Yıllık Ortalama Yağış Dağılımı ve Harita III. Harita III.T.C. Türkiye’de yıllık ortalama yağış miktarı 634 mm.1. Kaynak Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kuzeyli rüzgarlar nedeniyle Karadeniz kıyı dağları orografi etkisiyle yaz mevsiminde de yağış alırlar. Bu yağışlar alçak basınç merkezleri öncesi meydana gelen güneybatılı rüzgarlar halk dilinde Lodos olarak adlandırılır ve arkasından meydana gelecek olan yağışların habercisi olarak bilinir.’de ise Türkiye’de Uzun Yıllar Ortalama Sıcaklık Dağılımı görülmektedir. Bu cephe sistemlerinin yurdumuzu etkileme yollarına göre yağış alan yerler ve miktarlarda önemli değişiklikler meydana gelir. Türkiye’de kışın genellikle batı rüzgarları eser bunun sebebi Basra alçak basıncının ve Azor yükseğinin çekilmesiyle Polar Cephe sistemlerinin güney enlemlere inerek yurdumuzu etkisi altına alması sebebiyledir. tespit edilmiştir.1. dir. 2001.

2. * Partiküller. Bunlar şu şekilde sıralanabilir. Hava Kirleticileri Yer kabuğuna yakın atmosfer katında (traposfer) doğal ve yapay fiziksel. a) Bir kaynak b) Bir taşıyıcı ortam (burada alt atmosfer) c) Bir alıcı ortam bulunur.2.2.2. TÜRKİYE’DE HAVA KİRLİLİĞİ III. azot oksitleri. Bazı kirleticiler düşük derişimlerde çok uzun sürede olumsuz etki yaparken diğer bazı kirleticilerin düşük derişimleri uzun sürede insanlarda ölümcül sonuç doğurmaktadır. havanın dogal bileşimini değiştiren gaz. Hava Kirliliğinin Genel Yapısı ve Hava Kalitesi Kavramı Hava kirlenmesi havanın doğal bileşiminin çeşitli nedenlerle değişmesi olarak tanımlanabilir.1’de Hava Kalitesi Sınır Değerleri verilmiştir. sıvı veya katı haldeki kimyasal maddelerdir. sıvı veya katı maddeler bulundukları yerdeki koşullara bağlı olarak hava kirlenmesine neden olurlar. kimyasal ve biyolojik reaksiyonlardan kaynaklanan nem ve karbondioksitin yanı sıra daha çok insan etkinlikleri ile ilişkili olan kükürt dioksitler. Tablo:III. Bu ifade zarar kavramının hava kirlenmesinde yeterli açıklıkta ve kesin olarak belirlenememesinin bir sonucudur. 48 .2. dayanıklılık gibi kişisel faktörlere bağlıdır. Hava kirliliği. Tanımda kullanılan diğer önemli terim ise süredir. Hava kirliliğinin etki şekli ve derecesi yaş. uzun vadeli ve kısa vadeli sınır değerler olmak üzere iki şekilde tanımlanmıştır. Havada yalnızca milyonda bir kısım mertebesinde bulunan bu gazlar. havada katı. Alıcı için hava kalitesinin ne olması gerektiği "hava kalitesi" kriterleri denilen listeler yardımıyla ortaya konur. Kısa Vadeli Sınır Değer (KVS): Kısa sürede hava kirleticilerin yüksek derişimlerinin solunmasıyla ortaya çıkan kısa süreli akut etkiler için belirtilen sınır değerlerdir. * Kükürtlü maddeler. karbon monoksit. Hava kirleticileri kısaca. Genellikle hava kalitesi sınır değerleri. ozon. sıvı ve gaz şeklindeki yabancı maddelerin insan sağlığına. III. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III.C. Bu tanımda dikkati çeken önemli nokta "zararlı olabilecek" ifadesidir. Hava kirlenmesinde kirleticilere maruz kalma süresi oldukça büyük önem taşımaktadır. Uzun Vadeli Sınır Değer (UVS): Hava kirleticilerin düşük miktarlarının uzun sürede solunmasıyla ortaya çıkan kronik etkiler için verilen üst sınır değerleri gösterir.T. Kriterlerin yasal hale gelmiş şekli ise standartları oluşturur.1. Bu maddelerin havadaki miktarları azot ve oksijen gibi sabit olmayıp zaman ve mekan içinde değişkendir. Kirletici maddelerin havaya karışması ile ortaya çıkan bu olayda. canlı hayatına ve ekolojik dengeye zararlı olabilecek derişim ve sürede bulunmasıdır. hidrokarbon buharları ve süspanse katı veya sıvı damlacıkları da yer alır. Atmosferde gazların dışında sıvı veya katı taneciklerin gaz ortamında askıda (suspanded) durmasıyla oluşan partiküller bulunmaktadır.

* Karbon monoksit. Böylece oluşan ara maddeler atmosferdeki su buharı ile birlikte sülfürik asit.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete.T. 2. Çöken tozlarda Talyum ve bileşikleri Birim µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m3 µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün µ g/m2gün UVS(*) 150 250 10000 100 200 100 100 KVS(**) 400 (900) 400(900) 30000 300 600 300 300 10 (30) (240) 140 (280) 40(100) 300 400 650 800 - 150 200 2 0. * Halojenler * Radyoaktif maddeler Yukarıda sıralanan kirletici maddelerin bazıları doğrudan doğruya kirletici kaynaktan atıldıkları şekilde hava içinde bulunurlar. (**) KVS Kısa Vadeli Sınır Değerleri Kaynak: Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği.Klor(CL) 6. Bu gazlar atmosferde bulunan oksitleyici ozon maddesiyle ve fotokimyasal tepkimelerle daha ileri oksitlenme seviyelerine yükseltgenebilirler.Endüstri Bölgeleri 15. Hava Kirliliği Kaynakları Hava Kirliliği kaynaklarını doğal ve yapay kaynaklar olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Genel b.Çöken tozlarda Kurşun ve bileşikleri 16.Hidrojen Sülfür(HS) 11.3.1 Hava Kalitesi Sınır Değerleri Hava Kirleticileri 1.Karbon monoksit(CO) 3.Havada asılı partikül maddeler(PM) 10 µ dan daha küçük partiküller a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI * Organik TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler. III.Çöken tozlar (10 µ dan büyük partiküller dahil) a-Genel b.C.Klorlu Hidrojen(HCL) ve Gaz halde anorganik klorürler 7.PM içinde Kadmiyum (Cd) ve bileşikleri 14.Genel b.PM içinde Kurşun (Pb) ve bileşikleri 13.2. Birincil kirlenmeyi oluşturan bu kirleticiler " Birincil Kirleticiler” olarak adlandırılır.Hidrokarbonlar(HC) 10.11.5 10 (*) UVS Uzun Vadeli Sınır Değerleri.04 350 450 500 7.Endüstri Bölgeleri 2. Tablo:III.Florlu Hidrojen(HF) ve Gaz halde anorganik klorürler 8.Kükürt dioksit(SO2) Kükürt trioksit(SO3) Dahil a. 49 .Azot Monoksit(NO) 5. Bu oluşuma " İkincil Kirlenme" denir. karbonik asit gibi doğaya zarar veren ürünleri oluşturarak asit yağmurlarına neden olurlar. Endüstri Bölgeleri 12. nitrik asit. Çöken tozlarda Kadmiyum ve bileşikleri 17.Ozon(O3) Fotokimyasal Oksitleyiciler 9.2.Azot Dioksit (NO2) 4. Azotlu maddeleri * * Karbon dioksit.

çeşitli tesislerde ve konutlarda kullanılan özellikle fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. katı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. deniz ve hava taşıtlarında mazot. orman yangınları açık arazide hayvan ve bitki ölümlerinin bozunmasını kapsar.hurda demir işlenmesi. sudkostik fabrikaları. Konut ısıtma. 50 . Yapay Kaynaklar Hammaddeleri. d) Organik Kimyasal İşlemler: Petrol rafinerileri. halojenler. Hareketli Kaynaklar: Kara.4.2. Sanayiden Kaynaklanan Hava Kirliliği Kalkınmanın ana sektörlerinden birisi olan sanayi ile çevre arasında çok yönlü ve birbirini etkileyen çok sıkı bir ilişki olup. bu etkileşimin yarattığı olumlu sonuçlar yanında. Yapay kaynaklar ‘’Sabit Kaynaklar’’ ve ‘’Hareketli Kaynaklar’’olmak üzere ikiye ayrılır. dökümhaneler. Önemli derecede hava kirliliğine neden olan endüstriyel kaynaklar şunlardır: a) Minerallerin İşlenmesi: Kömür üretimi. III.1.T. c) İnorganik Kimyasal İşlemler: Asit üretim tesisleri. b) Metalurjik İşlemler: Demir-Çelik üretimi. e) Kağıt ve Kağıt hamuru üretim tesisleri.C. çimento fabrikaları.4. kükürt. suni gübre fabrikaları. kireç.3. sıvı ve gaz yakıtların yakılmasıyla oluşan yanma ürünlerinin benzerleridir. tarım ilaçları üretimi. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. asfalt yapım üniteleri. sıvı. petrokimya tesisleri. deniz. insanların kullanımına sunabilmek için gereken süreçler sonucunda oluşurlar. ulaşım araçlarından kaynaklanan egzoz gazlarının atmosfere verilmesi. demir dışı metal üretimi. cam ve seramik fabrikaları. h) Nükleer işlemler vb olarak sayılabilir.2. duman. 2.3. is. asbest üretimi. Kara. endüstride sıcak su veya buhar üretimi ve elektrik enerjisi üretimi için kullanılan yakıtların yanma ürünlerinin atmosfere verildiği bacalar en önemli hava kirliliği kaynaklarını oluşturmaktadır. soda. f) Sunta ve ağaç ürünleri tesisleri. Doğal Kaynaklar Volkan faaliyetleri. hava taşıtlarının egzozlarıdır.2. gaz yakıtların yakılması ile veya herhangi bir üretim prosesi esnasında oluşan kirleticilerin bir baca yoluyla atmosfere emisyonun yayıldığı kaynakları içermektedir. g) Atıkların bertaraf edildiği tesisleri.1. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların yeteri kadar önlem alınmadan atmosfere bırakılması. Sabit Kaynaklar: Katı. III. benzin veya jet yakıtı gibi yakıtlar tüketilmekte ve taşıtların egzozlarından atmosfere verilen hava kirleticiler. Hava Kirliliği Hava kirlenmesi genel anlamda. III.2.

izin. Bunun yanında sanayi tesislerinin yer seçiminin yanlış yapılması. 51 . tesisten çıkan emisyonun ve tesisin etki alanı içerisinde hava kirliliğinin önlenmesi tetkik ve tespiti ile. Kimya Sanayi ve Tarımsal Mücadele İlaçları. Bu Yönetmeliğin amacına ulaşmak için. Sanayi tesisleri kurulurken yer seçiminde sadece ekonomik kolaylıklar açısından özendirici faktörlere ağırlık verilmesi de hava kirliliğinin olumsuz etkilerini artırmaktadır. Gübre Sanayi. duman.T. şartlı ve kısmi izin başvuruları. gaz. esas itibariyle 2 Kasım 1986 tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği ile getirilmiştir. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak. Türkiye'de endüstri tesislerinden kaynaklanan hava kirliliğinin kontrol altına alınmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler. Endüstriyel kirliliğin önlenmesini 2 bölümde inceleyebiliriz. Taş-Toprak Sanayi.C. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. Lastik Sanayi vb. yakıtların. ekonomik ömrünü dolduran tesislerin çalıştırılmaya devam edilmesi de hava kirliliğine önemli derecede katkıda bulunmaktadır. depolanması ve taşınmasına ilişkin esasları kapsamak olarak belirlenmiştir. Çimento Sanayi. tesislerin. çevrenin hızla kirlenmesine ve sanayi sektöründen beklenen yararların giderek azalmasına neden olmaktadır. kullanılması. Hava Kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi sektörlerini şu şekilde sıralamak mümkündür: Petrol Rafinerileri. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. sanayiden kaynaklanan atık gazların yeterli teknik tedbirler alınmadan atmosfere salınması. giderek kaynakların tahribine. Şeker Sanayi. Enerji Üretimi (Termik Santrallar). Tekstil Sanayi. çevre açısından uygun teknolojilerin kullanılmaması. Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolu Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. tesislerin kurulması ve işletilmesi için gerekli olan ön izin. Selüloz ve Kağıt Sanayi. toz. Bu Yönetmeliğin amacı. Deri Sanayi. ham maddelerin ve ürünlerin üretilmesi. Demir-Çelik Sanayi. Petrokimya Entegre Tesisleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI çevre koruma açısından önlemler alınmadığı ve uygun teknolojiler kullanılmadığı takdirde çevre üzerinde olumsuz sonuçlar doğuran bir kirlilik sorunu ortaya çıkmakta.

2. Havadaki kirleticilerin bazılarının veya çoğunun standart değerlerine getirilmesi bir anlam taşımaz. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI III. Bu hiçbir zaman yönetmelikte belirtilen önlemlerin alınması ile bir bölgede hava kirlenmesi sorununun çözüleceği. Sorunun çözümü yönetmelikteki genel prensipler çerçevesinde bölge üzerinde yapılacak değerlendirme ve yaptırımları gerektirir.4. Hava kalitesi hedeflerinin dolayısıyla bir bölgede uygulanacak kirlenme kontrolü stratejisinin yine bölge özellikleri dikkate alınarak yapılması gerekir. Destekleyici Önleme Stratejileri .İzin ve ruhsatlar.2.2.2.Arazi kullanım planlaması . Örneğin bir Ankara ile Antalya'nın hava kalitesi hedefleri farklı olacak buna bağlı olarak kirlenme kontrolü planları saptanacaktır.2. f) Hava kirlenmesinin önlenmesinde hiçbir zaman plansız. Dolaylı Önleme Stratejisi .2. .4.2. Bu nedenle hava kirlenmesi sorunu bölge ölçeğinde ele alınması gereken bir sorundur. hava kalitesinin sınır değerlerin altında kalacağı anlamına gelmez. 52 . Koruyucu Önleme Stratejileri . Önemli olan bütün parametrelerin kontrolüdür.2.1.İzleme ve denetleme. Değerlendirmelerde bölge dışından gelebilecek kirleticiler de göz önüne alınır. e) Hava kirlenmesini oluşturan çok sayıda faktör ve bu faktörlerle ilgili düzenlemeler ancak belirli bir bölge için tanımlanabilir. Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Kamunun Alması Gereken Etkin Önlemleri III. III.3. Önlemlerin planlanmasında önemli olan husus hava kalitesinin bir bütün olarak ele alınmasıdır. eğitim ve ikna çalışmaları. c) Hava Kalitesinin Korunması ile ilgili genel anlamdaki düzenlemeleri örneğin Türkiye'deki Hava Kalitesinin Kontrolü Yönetmeliği sadece havada izin verilebilen kirletici konsantrasyonlarını (standartlar) ve kirletici kaynaklarda alınacak önlemlerin esaslarını tanımlar.2. b) İlgili mevzuat çerçevesinde belirtilmiş emisyon standartlarına uyulması. . radikal girişimler ile sonuç alınamaz.4.4.2. Doğrudan Önleme Stratejileri a) Hava ve su için standartlar geliştirilmesi. d) Hava kalitesi standartlarından yola çıkılarak ve hava kalitesi hedefleri dikkate alınarak belirlenir. III. III.Kirletici harcı.4.T. -Araştırma.4. Örneğin belirli kaynaklara sahip bir bölgede oluşacak kirlenme bu bölgenin meteorolojik koşullarına bağlı olacaktır.2.C.Sübvansiyonlar.

C. Egzoz kaynaklı kirleticiler iki grupta toplanabilir.Hapis cezaları.Endüstri sigortası. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .Para cezaları.T. . Benzinli ve dizel taşıtların çıkardığı egzoz gazlarında bulunan zararlı maddelerin.Kamuya dava açma hakkı tanınması. karbon monoksit (CO). .Kirliliği kaynağında yok edecek teknolojilerin kullanılması. . . Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Hava Kirliliği ve Önlenmesine Yönelik Tedbirler Kentlerde ısınmadan kaynaklanan kirlilik kadar nüfus ve gelir düzeyinin yükselmesine paralel olarak artan motorlu taşıtların neden olduğu zararlı egzoz gazları da önlem alınması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. III. kurşun emisyonlarının % 100' ünden özellikle motorlu taşıt egzoz gazları sorumludur.3. özellikle nüfus ve trafiğin yoğun olduğu büyük kent merkezlerinde çevreye verdiği zararlar çok daha fazla olmaktadır. . Genellikle kent merkezlerindeki karbon monoksit (CO) emisyonlarının % 70-90' nından azot oksit (NO) emisyonlarının % 40-70'inden hidrokarbon (HC) emisyonlarının yaklaşık % 50'sinden ve şehirlerde. benzinli araçların egzoz gazlarından çıkan yanmamış hidrokarbonlar (HC).Cezalandırıcı Önleme Stratejileri . .2. . . azot oksitleri (NOx) ve kurşundur.Çalışmadan alıkoyma cezaları.Temiz yakıt ve hammadde. . . Düzeltici.Atıkların düzenli ve sağlıklı boşaltımı. 53 .2. atmosfere atık gaz emisyonu yayan diğer kirletici kaynaklara göre çok daha büyük zararlara yol açmaktadırlar. . Bu emisyonlar canlıların solunum yollarında ve kanda çeşitli rahatsızlıklara neden olabilmektedir.Atıkların değerlendirilmesi.2. III. Motorlu kara taşıt araçlarında egzoz gazı çıkışları yer seviyesine çok yakın olduğundan. atıkların arıtılması (Baca gazı arıtma sistemlerinin uygulanması) Genel.4.4. İkincisi ise. Bunlardan birincisi. III.Ortak arıtma tesisleri kurmak.4.Tesislerin yakma ünitelerinde vasıflı yakıtların kullanılması. .5.Endüstriyel Kirliliğin Kontrolünde Tesis Yetkililerinin Alması gerekli Tedbirler Koruyucu.Yeterli yükseklikte bacaların inşası.Sağlıklı yer seçimi.Az atıklı ve atıksız teknolojilerin seçilmesi.2. dizel araçların egzoz gazlarından çıkan.4.

"Çok kirletenden çok. karbon monoksit (CO). doğanın yenilenmesi bu iki sürecin karşılıklı etkileşimi ile mümkün olmaktadır.3. biyolojik yanma ise canlıların varlıklarını sürdürmelerinde temel süreçler olup. . III. . Ancak gerekli önlemler alındığında çevre kirliliği. Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Kirliliğini Önleyici Tedbirler .T. trafik sinyalizasyonlarının sürekli trafik akışını engelleyecek şekilde yanlış planlanması sebebiyle motorlu taşıtların trafikte çok beklemesi sonucu oluşan egzoz kirliliğinin azaltılması için trafik ışıklarının senkronize olarak yeniden düzenlenmesi. Bu rezervler. Hava Kirliliğinin Çevre Üzerindeki Etkileri Dünyamız belli bir oksijen ve karbon rezervine sahiptir.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI partiküller madde. . benzinli araçlara göre daha az CO ve HC emisyonları vermektedir.Egzoz emisyonlarından en çok zarar görebilecek çocukların oyun alanlarının (park. bahçe vb) mümkün olduğu kadar trafiğin yoğun olduğu caddelerden uzak yerlerde planlanması ve yapılması. Dizel motorlar. . 54 . Bu nedenle taşıt araçlarındaki çevre kirliliği önleme çalışmaları daha çok benzin motorlu araçlarda yoğunlaştırılmalıdır.5.2. gerekli koruma ve kirliliği azaltıcı tedbirlerin bir an önce alınmasının sağlanması. . fotosentez ve yanma süreçleri üzerinden kendi kendilerini sürekli yenilemekte ve böylelikle dünyanın doğal dengesi korunmaktadır.Egzoz kirliliğinin yoğun olarak yaşandığı büyük kent merkezlerinde. dizel araçlar da SO2 ve NOx emisyonlarını daha fazla atmosfere vermektedir Herhangi bir önlem alınmamış dizel motoru. Fotosentez bitkilerin.Gelişmiş ülkelerin uygulamakta olduğu insan ve çevre sağlığını koruyan standartların düzenli izlenmesi ve ülkemiz koşullarında uygulanabilirliğinin araştırılarak kendi iç mevzuatımıza uyumun sağlanması.Kış sezonunda konutların ısıtılması sebebiyle artan hava kirliliğine egzoz kirliliğinin katkısını azaltıcı önlemlerin alınması (tek. çift plaka uygulaması gibi). Ancak. benzin motorlarında daha etkili bir şekilde azaltılabilmektedir.C. .Motorlu taşıtlarda üretim aşamasında alınacak tedbirlerin yanısıra halen trafikte seyreden eski teknoloji ile üretilmiş araçların düzenli bakıma ve denetime tabi tutulması gibi önlemler alınmalıdır. .Motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirliliğin tespiti ve izlenmesi ile insan ve çevre sağlığına getirdiği zararların tespit edilerek. yanmamış hidrokarbonlar (HC). III. azot oksitler (NOx) ve kükürt dioksittir. benzin motoruna kıyasla daha az çevre kirliliği yaratmaktadır. az kirletenden az vergi alınması" prensibinden hareketle gerekli düzenlemelerinin yapılması.Motorlu taşıtlarda egzoz kirliliğini en aza indirecek katalitik konvertör gibi teknik ekipmanların ülkemizde de uygulamaya konulmasının temini ve teşviki ve bu uygulamaya paralel olarak katalitik konvertör ile teçhiz edilmiş araçların kullanması zorunlu olan kurşunsuz benzinin yurt sathında dağıtımının yaygınlaştırılması.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

a. Küresel Etkileri: Hava kirliliğinin başlıca küresel etkileri; atmosferdeki CO2 konsantrasyonunun artması ile dünyanın ısınması ve koruyucu ozon tabakasının tahribatı ile dünyamızın aşırı biçimde zararlı mor ötesi ışınların (UV-B) etkisi altına girmesi olarak özetlenebilir. Sera etkisi olarak tanımlanan bu ısınma olgusundaki en büyük pay CO2'e aittir. Bir yandan aşırı yakıt kullanımı sonucu CO2 oluşumunun hızlı bir biçimde artması diğer yandan ormanların ve bitki örtüsünün tahribatı ile (yangınlar, tarıma açılma, asit yağmurları vb.) oluşan bu CO2'in fotosentez süreci ile işlenmemesi, atmosferde CO2 konsantrasyonunun giderek artmasına yol açmaktadır. Bu sıcaklık artışı, dünya ikliminin değişmesine, kutuplardaki buzulların erimesi sonucu deniz düzeylerinin yükselmesine geniş tarım alanlarının sular altında kalmasına ve diğer birçok çevre sorununun oluşmasına neden olacaktır. Sera etkisinin azalması, fosil yakıt tüketiminin azaltılmasını, enerji tasarrufuna gidilmesini, enerji alt yapısında yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji kullanımının artırılmasını gerektirmektedir. Ozon tabakasının delinmesinde etken olan kloroflorokarbon bileşikleri emisyonlarının azaltılması yönünde uluslararası düzeyde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. b. İnsanlar Üzerine Etkisi: Yapılan araştırmalar, hava kirliliğinin kronik bronşit, nefes darlığı, amfizem ve akciğer kanseri gibi solunum yolu hastalıklarına neden olabildiğini göstermiştir. Hava kirliliğinin zararlı etkileri özellikle çocukların gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bunların dışında hava kirliliği insanlar üzerinde olumsuz psikolojik etkiler oluşturmakta, enfeksiyona karşı vücut direncini azaltmakta ve çeşitli hastalıkların iyileşmesi gecikmektedir. c. Bitkiler Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesi bitkiler üzerine genel olarak üç şekilde olumsuz etki yapmaktadır. 1 ) Yaprak dokularının tahrip olması, 2) Yaprakların sararması veya başka renklere değişerek yeşilliğini kaybetmesi, 3) Büyümenin yavaşlaması. Hava kirlenmesinden yem bitkileri, süs bitkileri ve yenebilen sebzeler büyük ölçüde etkilenmektedir. Büyüme yavaşlar, meyveler küçülür ve besin değeri düşer, çiçekler tahrip olur. Bitkiler üzerinde en tehlikeli etki civardaki fabrikalardan atmosfere verilen kükürt dioksit tarafından meydana getirilir. Kükürt dioksit yonca, pamuk, buğday ve elma türlerine çok etki eder. 0.3 ppm konsantrasyonuna 8 saat maruz kalan bitkiler büyük hasar görürler. Çayır ve çam kozalarına, florürler önemli etki yapmaktadır. Ozon 0.15 ppm konsantrasyonunda domates, patates, tütün, benekli fasulye ve ıspanak gibi bitkilere zarar vermektedir. d. Hayvanlar Üzerine Etkileri: Bilindiği gibi hava kirlenmesi insanların yanı sıra hayvanların sağlığını da olumsuz etkilemektedir. Geçmişte kaza ile meydana gelen büyük hava kirlenmesi vakaları kirleticilerin hayvanları öldürebileceğini doğrulamaktadır. Kronik zehirlenmeler genel olarak yem bitkilerinde absorbe edilen kirleticilerden ileri gelmektedir. Çiftlik hayvanlarına en çok etki eden ve öteden beri bilinen kirletici florürlerdir. Çiftlik hayvanlarından özellikle sığır ve koyunlar florürden çok etkilenmektedir. Bilhassa florüre maruz kalan hayvanlarda diş hastalıkları görülmektedir.

55

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

e. Eşyalar Üzerine Etkileri: Hava kirlenmesinin eşyalar üzerindeki en çok bilinen etkisi bina cephelerinde, kumaşlar ve diğer eşyalar üzerinde lekeler oluşturmasıdır. Yüzeyler üzerine 0.3 mikron büyüklüğündeki smogların birikmesi neticesinde söz konusu bozulma ve lekeler meydana gelmekte ve zamanla bu birikme yüzeyini tahrip ederek, rengini değiştirmesine neden olmaktadır. Hava kirlenmesinin malzemelere olan bir diğer etkisi korozyonu hızlandırmasıdır. Ozon kauçuk ve lastik malzeme üzerine son derece zararlı etki yapmaktadır. Nemli havalarda kurşunla reaksiyona girerek kurşun sülfür oluşturmaktadır. Hava kirleticilerinin diğer bir etkisi de görüş mesafesini azaltmasıdır. Çapları 0.3-0.6 mikron arasında değişen partiküller görüşü son derece güçleştirmektedir . f. Sinerjistik Etkileri: Hava kirlenmesinin etkileri incelenirken kompleks faktörler ile birlikte tesir etmelerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bunun en yaygın örneği" sinerji" olarak bilinen olaydır. Sinerjistik etki, ortamdaki diğer kimyasal maddelerin varlığından etkilenir. İki kirleticinin beraberce meydana getirdikleri tesir, kirleticilerin ayrı ayrı sebep olacakları etkiden çok farklıdır. Mesela yalnız başına bronşlara tesir eden S02 ortamda aerosolerın bulunması halinde yüzeyinde absorbe edilerek akciğerlerin pulmonari zarlarına kadar gider ve orada yerleşip hava torbacıklarının tahribine sebep olur. III.4.Türkiye’de Yürütülmekte Olan Hava Kirliliği Ölçüm ve İzleme Faaliyetleri Yurdumuzda hava kirliliğini belirleme çalışmaları ilk kez 1962 yılında Sağlık Bakanlığı bünyesinde Ankara’da başlatılmıştır. Ölçümler Ankara’da 1987 yılına kadar yarı otomatik cihazlarla sürdürülmüş ancak 1987 yılından sonra tam otomatik cihazlar kullanılmaya başlanmıştır. Şu anda Ankara ve Balıkesir’de tam otomatik cihazlar kullanılmaktadır. Ankara’nın hava kirliliğini izleme faaliyetlerine paralel olarak 1983 yılından itibaren ölçümler ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı tarafından temin edilen ölçüm cihazları ile bugün yurt çapında 72 il merkezinde toplam 199 adet ölçüm cihazı ile bir yıl boyu hava kirliliği seviyesi (SO2 ve partikül madde olarak) ölçülmektedir. Hava kirliliği ölçümleri yıl boyu devam etmekle birlikte harita ve tablolarımız kış (Ekim-Mart) 6 aylık döneme ait olup, bunların tespiti yapılırken önce saatlik ortalama değerleri kaydedilmekte, bu değerlerin aritmetik ortalaması alınarak günlük ortalama değerler tespit edilmekte ve bunlardan da aylık ortalama değerler bulunmaktadır. Hava kirliliği ölçümleri ile ilgili olarak bugün 26 kimyasal ve fiziksel parametre ölçülmektedir. SO2 ve PM kadar önemli kurşun sülfür, azot oksitler, karbon monoksit vs gibi diğer parametrelerin ölçümü henüz söz konusu değildir. Yalnız 1994 yılında Ankara’da NOX parametresinin ölçümüne başlanmıştır. Sağlık Bakanlığının Hava Kirliliği Ölçüm faaliyetleri Tablo:III.2.2.’de Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdüren İllerin listesi ise Tablo:III.2.3’de verilmektedir. Türkiye’de İller itibariyle hava kirliliğinin 1995-1996 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.4 ve Harita:III.2.1’de, 1996-1997 kış dönemi ortalama değerleri Tablo: III.2.5 ve Harita:III.2.2’de 1997-1998 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.6 ve Harita:III.2.3’da, 1998-1999 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.7 ve
56

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Harita:III.2.4’de, 1999-2000 kış dönemi ortalama değerleri Tablo:III.2.8 ve Harita:III.2.5’de verilmektedir. Hava Kirliliği Haritalarına ulaşmak için linki tıklayınız.
Tablo:III.2.2. Sağlık Bakanlığı’nın Hava Kirliliği Ölçüm Faaliyetleri
Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazları Adedi Yarı Otomatik Karbondioksit ve Partikül Madde Ölçüm Cihazlarının Bulunduğu İl Sayısı Hava Kirliliği Ölçüm ve Kontrolünde Hizmet Veren Teknik Personel Adedi Ankara’da bulunan Tam ve Yarı Otomatik SO2 ve PM Ölçüm Cihazı Adedi Ankara’da bulunan Tam Otomatik SO2, PM ve Meteorolojik Parametreler Ölçüm Cihazı Adedi :199 :72 : 165* : 16 : 42

Ankara’da bulunan NOx Parametresi Ölçüm Cihazı Adedi :3 SO2, Hidrojensülfür, Toplam Kükürt, Toz, Total Hidrokarbonlar, Ozon Azotoksitler, Karbonmonoksit Kirleticilerini, Rüzgar Hızı, Yönü, Sıcaklık , Nispi Nem gibi Meteorolojik parametreleri Otomatik Olarak Ölçebilen Gezici Ölçüm Taşıtı Adedi Yanma Kaynaklı Hava Kirleticilerini Ölçebilen Baca Gazı Analiz Adedi *Ankara Hariç Kaynak: Sağlık Bakanlığı, 2001. Tablo:III.2.3 Yarı Otomatik Cihazlarla Hava Kalitesi Ölçümü Sürdürülen İller Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 17 19 20 21 22 23 24 25 26 27 İl veya İlçe Merkezi Sıra No Adana 28 Adıyaman 29 Afyon 30 Ağrı 31 Amasya 32 Ankara 33 Antalya 34 Artvin 35 Aydın 36 Balıkesir 37 Bilecik 38 Bingöl 39 Bitlis 40 Bolu 41 Burdur 42 Bursa 43 Çanakkale ve Çan 44 Çankırı 45 Çorum 46 Denizli 47 Diyarbakır 48 Edirne 49 Elazığ 50 Erzincan 51 Erzurum 52 Eskişehir 53 Gaziantep 54 (*) Ölçüm Cihazı Bulunmayan İller Kaynak: Sağlık Bakanlığı,2001. İl veya İlçe Merkezi Giresun Gümüşhane Hakkari * Hatay Isparta İçel İstanbul İzmir Kars Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Rize Sakarya Sıra No 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 İl veya İlçe Merkezi Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Şanlıurfa Uşak Van Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Karaman Kırıkkale Şırnak* Batman* Bartın* Ardahan* Iğdır* Yalova* Karabük Kilis* Osmaniye* Düzce :--: ---

57

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.4. 1995-1996 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri
Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 44 172 128 .. 97 78 54 50 171 63 179 73 79 91 37 135 44 65 147 115 68 132 106 151 289 34 83 141 95 139 80 67 173 .. 135 102 .. PM (µg/m3) 35 100 122 .. 49 84 74 54 71 35 51 51 75 60 .. 61 48 32 33 34 36 76 103 151 46 36 90 99 78 85 72 59 62 .. 97 102 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 81 140 44 155 119 38 79 71 189 226 95 93 125 110 .. .. 107 71 49 42 81 116 93 36 31 130 .. 159 70 48 123 170 86 84 .. 184 58 41 155 73 .. 47 PM (µg/m3) .. 57 88 42 66 81 36 42 44 71 81 67 66 116 84 .. .. 84 29 26 59 125 90 33 48 17 86 .. 121 78

Kaynak: DİE, Çevre İstatistikleri, 1996.

58

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.5. 1996-1997 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) 48 171 143 .. .. 69 57 37 240 73 174 70 76 81 37 171 94 83 261 112 68 105 95 110 154 43 75 142 96 133 69 65 151 .. 110 83 .. PM (µg/m3) 31 97 138 .. .. 87 74 46 70 42 61 62 63 60 62 63 27 28 36 37 81 82 89 111 38 35 78 75 71 78 62 61 64 .. 84 73 .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 107 145 42 177 74 31 33 27 157 .. 76 78 138 .. 238 .. 87 81 88 43 54 211 70 .. 23 148 53 124 54 .. 124 123 101 72 160 145 PM (µg/m3 ) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1997.

59

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.6. 1997-1998 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 101 98 40 62 102 39 27 46 50 .. 53 61 110 .. 46 .. 50 21 35 55 119 142 31 .. 21 117 44 116 57 79 48 141 57 91 33

PM (µg/m3) 33 102 133 139 76 80 81 37 86 39 52 49 .. 48 56 66 58 39 24 .. 78 89 115 122 35 36 .. 100 67 .. 65 74 58 .. 77 29 ..

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 55 48 160 36 .. 80 20 41 38 116 252 58 68 126 .. 191 .. 71 107 78 43 43 157 62 35 26 147 .. 104 .. .. .. 364 108 48 .. 58

PM (µg/m3) 64 79 111 35 .. 88 35 42 52 91 85 38 66 107 .. .. .. 36 25 27 48 98 44 27 47 23 124 .. 75 .. .. 117 166 32 .. 40

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 1998.

60

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.7. 1998-1999 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri

Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37

İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama)

SO2 (µg/m3) .. 187 149 155 112 37 68 62 163 54 79 63 74 68 38 118 81 .. 144 301 67 59 130 111 210 48 .. 149 63 .. 74 56 .. 118 64 67 63

PM (µg/m3) .. 119 146 112 68 62 101 38 42 30 33 46 71 50 31 77 44 .. 24 .. 99 77 101 112 31 32 .. 61 60 .. 62 57 88 110 68 .. 18

Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74

İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale

SO2 (µg/m3) 57 47 157 36 116 54 19 41 31 237 277 79 90 129 31 131 190 71 70 56 .. 34 118 53 20 23 86 72 89 .. .. 165 181 90 71 .. 96

PM (µg/m3) .. 55 107 34 63 61 19 32 35 76 72 38 78 103 26 44 37 27 23 22 .. 66 74 25 28 15 102 25 69 .. 63 35 132 66 .. 26

Kaynak DİE Çevre İstatistikleri, 1999.

61

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: III.2.8. 1999-2000 Kış (Ekim-Mart) Dönemi 6 Aylık SO2 ve PM Ortalama Ölçüm Değerleri Sıra No: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 İl veya İlçe Merkezleri Adana Adıyaman Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Aydın Balıkesir Bilecik (Merkez) Bilecik (Bozüyük) Bingöl Bitlis Bolu (Merkez) Düzce Burdur Bursa (Merkez) Bursa (İnegöl) Çanakkale (Merkez) Çanakkale (Çan) Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Hatay (İskenderun) Isparta İçel İstanbul İzmir (Merkez) İzmir (Bergama) SO2 (µg/m3) .. 168 119 120 .. 66 68 70 137 52 122 90 77 35 .. 105 76 71 127 .. 46 .. 148 110 120 84 .. .. 57 117 68 71 93 .. 57 .. .. PM (µg/m3) .. 101 113 77 .. 84 100 39 41 32 39 64 65 34 .. 76 58 24 26 .. 73 .. 98 111 25 57 .. .. 63 72 56 70 98 .. 63 .. .. Sıra No: 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 İl veya İlçe Merkezleri İzmir (Ödemiş) Kastamonu Kayseri Kırklareli Kırşehir Kocaeli (Merkez) Kocaeli (Gebze) Kocaeli (Gölcük) Kocaeli (Körfez) Konya Kütahya Malatya Manisa Kahramanmaraş Mardin Muğla (Merkez) Muğla (Yatağan) Nevşehir Niğde (Merkez) Niğde (Bor) Ordu Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Yozgat Zonguldak Aksaray Bayburt Kırıkkale SO2 (µg/m3) .. 40 132 41 145 .. .. .. .. 112 347 89 88 119 .. .. .. 52 115 139 46 53 .. 41 34 35 103 80 .. .. .. 155 145 81 62 .. 106 PM (µg/m3) .. 58 129 40 61 .. .. .. .. 102 118 37 93 88 .. .. .. 18 36 41 53 82 .. 27 43 25 130 21 .. .. 65 31 126 62 .. 38

Kaynak: DİE Çevre İstatistikleri, 2000.

Kaynaklar 1. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği, 2.11.1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. 2. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Kimya Mühendisliği Araştırma Bölümü, Hava Kirliliği Kaynakları ve Kontrolü, 1993. 3. T.C.Çevre Bakanlığı, ÇKÖK Genel Müdürlüğü Hava Yönetimi Dairesi Başkanlığı, 2001. 4. DİE, Çevre İstatistikleri, 2000.

62

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV. SU
IV.1. AKARSU HAVZALARI Akarsu kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan bu alandaki çalışmalar, havza temeline göre yapılmaktadır. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 6200 Sayılı Kanun ile 1953 yılında kurulmuş bulunan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ülke düzeyine yayılmış bulunan 26 Bölge Müdürlüğü, bunlara bağlı 80 adet Şube Müdürlüğü ve 19 adet Sondaj Şube Müdürlüğü ile su kaynaklarımızı geliştirmekle görevli en büyük kamu kuruluşlarımızdan birisidir. Son yıllarda bazı yörelerimizdeki su kaynaklarında görülen kirlenmeler nedeniyle su ile ilgili tüm projelerde yalnızca suyun sağlanmasının yeterli olmadığı, suyun belirli bir kalitede olması ve bu kalitenin sürekli izlenmesi gerektiğinden DSİ Genel Müdürlüğü ülke çapında su kalitesi ve kaynakları ile ilgili çalışmaları yürütmek amacıyla örgütlenmesini de bu yönde geliştirmiştir. Su kalitesi izleme çalışmaları 1979 yılında 6 Bölge Müdürlüğü’nde, 1982 yılında 14 Bölge Müdürlüğü’nde ve 1986 yılında 17 Bölge Müdürlüğü’nde yapılması planlanarak ülke genelinde kalite ağının kurulması hedeflenmiştir. Yapılan çalışmalarla ilgili 1979-1982 ve 1983-1984 yıllarına ait su kalitesi gözlem yıllıkları yayımlanmıştır. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için çalışmaları tamamlanan nehir ve ırmaklarla ilgili bir kısım kirlilik haritaları hazırlanmıştır. Ancak bu konuda yoğun çalışmalar DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olup, gerekli kalite gözlem bilgileri elde edildiğinde diğer akarsu havzaları bazında kirlilik haritaları hazırlanabilecektir. IV.1.1. Türkiye’nin Akarsu Potansiyeli ve Su Kirliliği Yurdumuz akarsuyu bol olan ülkeler arasında sayılmaktadır. Ancak hızla kalkınmakta ve gelişmekte olan ülkemizde, akarsularımız, göl ve denizlerimizle diğer tüm su kaynaklarımızda görülen kirlenmenin önemi; büyüyen şehirlerin içme suyu ve gelişen endüstrinin su talebini karşılamak durumunda kalacağı düşünüldüğünde, bir kat daha artmaktadır. Kişi başına düşen kullanabilir suyumuz 1735 m3;, su potansiyeli ise 3690 m3civarındadır. Türkiye kişi başına düşen kullanılabilir su varlığı bakımından diğer bazı ülkeler ve dünya ortalaması ile karşılaştırıldığında su sıkıntısı bulunan ülkeler arasında yer aldığı görülmektedir (Tablo: IV.1.1). Devlet İstatistik Enstitüsü 2025 yılı için nüfusumuzun yaklaşık 80 milyon olacağını öngörmüştür. Bu durumda 2025 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 m3’e düşeceği söylenebilir. Mevcut büyüme hızı, su tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi faktörlerin etkisiyle su kaynakları üzerine olabilecek baskıları tahmin etmek mümkündür. Ayrıca tüm bu tahminler mevcut kaynakların 25 yıl sonrasına hiç tahrip edilmeden aktarılması durumunda söz konusu olabilecektir. Dolayısıyla Türkiye’nin gelecek nesillerine sağlıklı ve yeterli su bırakabilmesi için kaynaklarını çok iyi koruyup, akılcı kullanması gerekmektedir.

63

1.1. 3. 2.000 Batı Avrupa Ortalaması 5.600 22. Zirai mücadele ilaçları (Pestisid) ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir. Yayın No: DPT: 2555.020 Lübnan 1.000 31.195 16 38.300 Türkiye 1. Şehirleşme .2. Bu da yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir. Toplam Su Kullanımı (milyon m3) Endüstri Tüketilen (milyon m3) 3. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Sebepler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. Bazı Ülkeler ve Kıtaların Kişi Başına Düşen Kullanılabilir Su Potansiyeli Kişi başına düşen su miktarı (yıl / m3 ) Irak 2. Yayın No: DPT: 2555. içme-kullanma (% 39).900 29.2. 4.000 Afrika Ortalaması 7.141 17 31.600 22.000 4.939 73 5. Bazı Ülkeler ve Kıtalar Ortalaması Ülkemizde yıllık yağış ortalaması 643 mm’dir.016 72 5. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Sanayileşme. Ülkemizde özellikle sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak yine su kirliliğine bağlı.500 75 6. Türkiye’de 1990-2000 yıllarını kapsayan 11 yıllık dönemde çeşitli amaçlar için fiili su kullanımlarının gelişimi Tablo:IV1.000 Dünya Ortalaması 7.1. Türkiye’de 2000 Yılına Kadar Fiili Su Tüketiminin Gelişimi Su Kullanımı Sulama İçme-Kullanma % Tüketilen % Tüketilen (milyon m3) (milyon m3) 30.’de verilmiştir.200 Asya Ortalaması 3. IV.400 15 Kaynak: DPT.700 15 42.T. içme.2. VIII. 1.C.kullanma (% 10). 6 milyar m3 ’ ü ise yeraltı suyundan karşılanmaktadır.100 Yıl 1990 1992 1998 2000 % 11 11 10 10 Ülkemizde 1998 yılı itibariyle tüketilen 38. 64 .600 Kaynak: DPT.735 Suriye 1. Tablo IV.466 4. ÖİK:571. VIII.000 Güney Amerika Ortalaması 23.443 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve hızlı bir şekilde çevrenin tahribine yol açtığı bilinmektedir. yeraltı suyunda.200 75 5. Nüfus artışı. Gerçekte sanayinin çevre üzerindeki olumsuz rolü belki diğer tüm faktörlerden çok daha fazladır. Yerüstü suyundan tüketim miktarına göre sulama (% 82). sanayi (% 8) şeklinde olan sıralama.9 milyar m3’ ü yerüstü suyundan. ÖİK:571. sulama (% 37).9 milyar m3 suyun 32. Beş Yıllık Kalkınma Planı.1. sanayi (% 24) şeklinde gerçekleşmiş bulunmaktadır.

Türkiye Akarsu Havzaları Haritası incelendiğinde.2004. Türkiye Akarsu Havzaları Haritası.1. VIII. Akarsu Kirlilik Sınıfları Sağlıklı temiz bir akarsuda bitki ve hayvan gelişimiyle ilgili olarak ekolojik bir denge bulunduğu bilinen bir gerçektir. 65 . 3. Evsel. Sınıf IV. akarsuyun debisidir. DSİ. 2. 1999.Sınıf III. : Çok kirlenmiş su olarak tanımlanmaktadır. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine göre akarsular. Yani bir akarsuyun debisi suyun kalitesi ve kirlilik toleransı açısından oldukça önemlidir.T. Yayın No: DPT:2555. Beş Yıllık Kalkınma Planı. : Az kirlenmiş su. Buna göre. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ayrıca sanayileşme hareketleri ile şehirlere göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz kentleşmeye sebep olmuştur.1. 4 ana sınıfa ayrılmıştır. ÖİK: 571.3.Sınıf : Yüksek kaliteli su. DSİ Haritalı İstatistik Bülteni. IV. I. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşıma üzerinde sonuç açısından önemli bir etken. endüstriyel ve tarımsal kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur.C. : Kirli su.Sınıf II. Kaynaklar 1. Harita IV. ülkemizin 26 Akarsu Havzasına ayrılmış olduğu görülecektir. DPT.

2. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanım Durumu ile ilgili bilgiler Şekil: IV. VIII.1. 186 milyar m3’ünün ise çeşitli büyüklükteki akarsular aracılığıyla denizlere. 2000’li yıllarda dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi. yurdumuzda da suya olan ihtiyacın artacağı hatta bazı bölgelerde aşırı su sıkıntısı çekileceği tahmin edilmektedir. Ayrıca sanayileşme hareketleri ile kente göç olayı da başlamış ve bu durum yine hızlı ve düzensiz yapılaşmaya sebep olmaktadır. Alıcı ortamlara göre su kirliliği dörde ayrılır. Beş Yıllık Kalkınma Planı verilerine göre. Ayrıca.1’de verilmektedir. Sanayinin çevre üzerindeki olumsuz etkisi diğer faktörlerden çok daha fazladır. zirai mücadele ilaçları ve kimyasal gübreler olarak gruplandırılabilir.2. genel kullanma suyu % 17.2.2. Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kaynakların Korunması Yurdumuzda yıllık ortalama 501 milyar m3 yağmur suyunun 274 milyar m3’ünün toprak ve su yüzeylerinden ve bitkilerden olan buharlaşmalar yoluyla atmosfere geri döndüğü. SU KİRLİLİĞİ IV. Ülkemizin su kaynağı potansiyelinin zamana ve yere göre dağılımı bütün alanların ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için büyük yatırımlar yapılmasını gerektirmektedir. Resmi tahminlere göre. 41 milyar m3’ünün yüzeyden sızmalar suretiyle yeraltı suyu rezervlerini beslediği. kentleşme. toprak ve bitki örtüsü üzerinde aşırı kirlenmelere neden olduğu ve doğa tahribine yol açtığı bilinmektedir. Yeraltı suları toplam kaynakların küçük bir kısmını (% 8) oluştururken. toplam yenilenebilir tatlı su potansiyelimiz brüt 243 milyar m3 olmaktadır. bu kaynakların geliştirilmesi sonucunda toplam su kaynaklarının yıllık ortalamasının % 47’si olan 110 milyar m3 kullanılabilir su elde edilmektedir. Diğer yandan.6 milyar m3 ve 2000 yılında ise yaklaşık 45 milyar m3 su tüketilmiştir. kapalı havzalardaki göllere boşalmak suretiyle akışa geçtiği kabul edilmektedir. Türkiye’de Su Kirliliğine Etki Eden Nedenler Ülkemizde su kirliliğine etki eden unsurlar. 66 . komşu ülkelerden doğan akarsular ile yılda 7 milyar m3 suyun ülkemiz su potansiyeline dahil olduğu göz önünde bulundurulduğunda. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Zirai mücadele için kullanılan ilaçlamalarda havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika atıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonucunda su kaynaklarımız pestisidlerle kirlenmektedir. kimyasal gübrelerin bilinçsizce ve aşırı kullanımı da zaman içinde toprağı çoraklaştırmakta ve yine doğal çevrim ile gerek su kirlenmesi ve gerekse diğer etkileri ile olumsuzluklar yaratmaktadır.T. Sanayi kuruluşlarının sıvı atıkları ile su kirliliğine ve dolaylı olarak da yine su kirliliğine bağlı. sanayileşme. toplam su kullanımının % 17’sini oluşturmaktadır. Bu nedenlerle ülkemizin su kaynaklarının geliştirilip çok iyi korunması büyük önem taşımaktadır. nüfus artışı. 1990’da kişi başına kullanım 420 m3 olmuştur ve başlıca kullanım.C. 1990 yılında 30. 2. IV. sulama % 72 sanayi ve soğutma suyu olarak % 11 seviyesindedir.

Rekreasyonel amaçlar. İleri veya uygun bir arıtma ile içme suyu temini. Sınıf IV: Çok Kirlenmiş Su Yukarıda I. Buna göre. Hayvan üretimi ve çiftlik ihtiyacı.T. : Az kirlenmiş su. Alabalık dışında balık üretimi. Yukarıda belirtilen kalite sınıflarına karşılık gelen suların. e. d. 67 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. b. II ve III sınıfları için verilen kalite parametreleri bakımından daha düşük kalitedeki yüzeysel suları ifade eder. Akarsuya verilen kirleticilerin seyreltilmesi ve taşınımı üzerinde sonuç açısından oldukça önemlidir. Diğer amaçlar. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. tekstil gibi kaliteli su gerektiren endüstriler hariç olmak üzere uygun arıtmadan sonra endüstriyel su temininde kullanılır.2.C. Yalnız dezenfeksiyon ile içme suyu temini. Sınıf III: Kirlenmiş Su Gıda. c. Alabalık üretimi. c. f. Teknik Usuller Tebliği’nde verilecek olan sulama suyu kalite sınırlarını sağlamak şartıyla sulama suyu olarak. Evsel ve endüstriyel kirlenme bu dengenin değişmesine neden olur. d. e. b. Sınıf I dışındaki diğer bütün kullanımlar. Sınıf II: Az Kirlenmiş Su a.3. aşağıdaki su ihtiyaçları için uygun olduğu kabul edilir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’ne göre kıtaiçi yüzeysel su kategorisine giren akarsular 4 ana sınıfa ayrılmıştır. Sınıf I: Yüksek Kaliteli Su a. Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek kaliteli su. Akarsu Kirliliği Sağlıklı bir akarsuda ekolojik denge bulunmaktadır. Rekreasyonel amaçlar (yüzme gibi vücut teması gerektirenler dahil). : Çok kirlenmiş su. : Kirli su.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Komşu Ülkelerden Gelen (7km3 ) Tüketilebilir 3km3 Yıllık Ortalama Yağış (501km3) Buharlaşma (274 km3) Yağıştan gelen akış (158km3) Yeraltı Suyu (41. Türkiye Çevre Politikaları. 2001.1 Milyar m3) Kullanılabilir (95 Milyar m3) Kullanılabilir (11.7 Milyar m3) Toplam Kullanılabilir Su Kaynakları (110 Milyar m3) Şekil IV. 68 . Paris.1.4 Milyar m3) Kullanılamaz (91. 1992. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Haritalı İstatistik Bülteni 1999 Verileri.3 Milyar m3) Kullanılamaz (3. Türkiye’nin Su Kaynakları ve Kullanılabilir Durumu Kaynak: OECD.T.5 Milyar m3) Kullanılabilir (3.2.C.6 Milyar m3) Kullanılamaz (29.

Baryum (µg Ba/l) 1000 2000 2000 >2000 20. Fekol koliform ( EMS/100 ml) 10 200 2000 >2000 2.5 1.1 C) İnorganik Kirlenme Parametreleri 1. Nikel (µg Ni/l) 20 50 200 >200 10. d) Bu gruptaki kriterler parametreleri oluşturan türlerin toplam konsantrasyonlarını vermektedir. BOI (mg/l) 4 8 20 >20 3. Sülfür (µg S=/l) 2 2 10 >10 15.1 >0.5 6.1. Amonyum azotu (mg NH4/1) 0. Serbest Klor (µg Cl2/l) 10 10 50 >50 14.02 0. Bakır (µg Cu/l) 20 50 200 >200 6. Çözülmüş oksijen (mg 0.5 30 6. Sıcaklık 0C) 2.01 0.5 7. c) pH değerine bağlı olarak serbest amonyak azotu konsatrasyonu 0. Bor (µg B/1) 1000e 1000 1000e >1000 18.5 9.02 0. Klorür iyonu ( mg Cl/l) 25 200 400b 6.9. Selenyum (µg Se/l) 10 10 20 >20 19. Demir (µg Fe/l) 300 1000 5000 >5000 16. Oksijen doygunluğu ( % ) 90 70 40 5. Nitrat azotu (mg NO3/l) 5 10 20 10. Toplam fosfor (mg PO43/l) 0.0-9. KOI (mg/l) 25 50 70 >70 2. Toplam Kjeldahl azotu (mg/l) 0. Radyoaktivite (pCi/l) >10 10 10 1 Alfa aktivitesi >100 100 100 10 Beta aktivitesi D) Bakteriyolojik Parametreler 1.5 >0.3 0. Krom (toplam) (µg /Cr/l) 20 50 200 >200 7.3 1 >1 21.16 0.01 0. Kobalt (mg Co/l) 10 20 200 >200 9. Metilen mavisi aktif maddeleri MBAS (mg/l) 0.02 0. Nitrit azotu /mg NO2/l) 0. Sodyum (mg Na+1) 125 125 250 B) Organik Parametreler 1.C. Organik karbon (mg/l) 5 8 12 >12 4. 69 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:IV.Kadmiyum (µg Cd/l) 3 5 10 >10 3.1 >0.2.9 IV >30 6.5-8.0-9.05 9.001 0. Toplam koliform( EMS/100 ml) 100 20000 100000 >100000 a) Konsantrasyon veya doygunluk yüzdesi parametrelerinden sadece birisinin sağlanması yeterlidir. Sülfat iyonu (mg SO4/l) 200 200 400 7.65 11. Emulsifiye yağ ve greş (mg/l) 0.1 8. Kurşun (µg Pb/l) 10 20 50 >50 4. e) Bora karşı hassas bitkilerin sulanmasında kriteri 3000 µg/l’ye kadar düşürmek gerekebilir.5 Su Kalite Sınıfları II III 25 6. Alüminyum (µg Ag/l) 0.3 0. Florür (mg F-/l) 1000 1500 2000 >2000 13.2/l) 8 6 3 4.65 >5000 >300 >250 3. Civa (µg Hg/l) 0.0 dışında >3 40 >400 >400 >2 >0.02 mg NH3-N/l değerini geçmemelidir.2 1 >1.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete . Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Su Kalite Parametreleri A) Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler 1.002 0. Ph I 25 6. 4. Müneral yağlar ve türevleri ((mg/l) 0.5 >0.Krom (µg Cr+6/l) 20 50 >50 Ölçülemeyecek kadar az 8. Renk ( Pt-Co birimi) 5 50 300 13. Fenolik maddeler (uçucu) (mg/l) 0. Arsenik (µg As/l) 20 50 100 >100 5.1 0.05 0. b) Klorüre karşı hassas bitkilerin sulanmasında bu konsantrasyon limitini düşürmek gerekebilir.2c 1c 2c 8. Çinko (mg Zn/l) 200 500 2000 >2000 11.02 0.1 0.5 2 >2 2.01 0.05 >20 >0. Mangan (µg Mn/l) 100 500 3000 >3000 17. Toplam çözünmüş madde (mg/l) 500 1500 5000 12.5 5 >5 5.5-8. Siyanür (toplam) (µg CN-/l) 10 50 100 >100 12. Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.T. Toplam pestisit (mg/l) 0.

Nehrin mansabına bakılarak sol sahilinde grup A parametreleri. çalışmalar havza temeline göre yapılmaktadır. Su kalite sınıflarının renk kodlarıyla gösterimi aşağıdaki şekilde yapılmaktadır.C. B: Organik Parametreler. A: Fiziksel ve İnorganik –Kimyasal Parametreler. Yüzeysel Sulardan Numune Alma Esasları ve Kalite Sınıflaması: Akarsuyun sınıfının belirlenmesi.Ü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. D parametre gruplarıyla birlikte karakteristik değerler ve/veya romen rakamlarıyla kalite sınıfları gösterilmelidir. sağ sahilinde grup B.3. Tamamlanmış olan Akarsu Havza Projeleri 1.Çevre Bakanlığı) 1992. C: İnorganik Kirlenme Parametreleri. 3. Fen Fakültesi-Çevre Bakanlığı ) 1992. b. C. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( A. kurum veya kuruluşlara yaptırılan ve 1994 yılı sonuna kadar çalışmaları tamamlanmış olan akarsu havzalarının kirlenme durumlarını inceleyen projeler hakkında aşağıda bazı bilgiler verilmektedir IV. D: Bakteriyolojik Parametreler.3. Su Kalitesi Sınıf I Sınıf II Sınıf III Sınıf IV : Yüksek Kaliteli Su : Az Kirlenmiş Su : Kirlenmiş Su : Çok Kirlenmiş Su Renk Mavi Yeşil Sarı Kırmızı Su kalite haritaları aşağıda verilen iki yöntemden birisi kullanılarak çizilir: a.2. Ülkemiz genel olarak 26 akarsu havzasına ayrılmış bulunmaktadır. 70 .1’de verilmektedir. Parametre gruplarına dayanan sınıflama sonuçları harita üzerinde gösterilmelidir.Çevre Bakanlığı) 1992. periyodik kontrol ya da herhangi bir kullanım amacına uygunluğunun değerlendirilmesi açısından alınan numunelerin analizi gereklidir. Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde verilen A.1. D grubu ise ayrı bir harita üzerinde gösterilir.T. C parametreleri gösterilmelidir.2. Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi (Hacettepe Üniversitesi. 2.2. B. Kıtaiçi Su Kaynaklarının Sınıflarına Göre Kalite Kriterleri Tablo:IV. Yukarıda belirtilen işlemler her kalite parametresi için ayrı bir harita çizilerek yapılır. Su kaynakları havza boyutunda bir bütün oluşturduğundan. Sakarya – Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü .2. Tüm akarsularımıza ait kalite gözlem verileri bulunmadığı için bu konuda Çevre Bakanlığı tarafından bazı üniversite .

Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi Türkiye’nin en önemli tarım.4’de verilmektedir. Su bölümü haritalarına Su Haritaları dosyasından ulaşabilirsiniz. 5. su kalitesi çalışmalarından elde edilen sonuçlar aşağıda her havza için ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Havzanın memba kesimlerinde topografyanın yoğun olduğu yerleşime imkan vermeyecek derecede sarp olması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. Akarsu kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı akarsu havza projelerine ait bilgiler şöyle özetlenebilir.2. Manavgat ve Köprüçay havzaları komşu havzalarla hidrolojik açıdan doğrudan ilişkili değildirler. Köprüçay havzasında kirlenme. Gediz –Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( DSİ Genel Müdürlüğü – Çevre Bakanlığı ) 1993.3 ve Harita:IV. Su Havzalarının Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi ( Susurluk.2.2.3.2. Genel olarak proje alanındaki su kaynakları bugün için kirli durumda değildirler.2. Aksu Çayı. Köprüçay ve Manavgat nehri havzalarından oluşmaktadır. nikel.3. Proje alanında bulunan havzalardaki özel koşullar dikkate alınarak. buradan da Eğirdir Gölü ile 71 . Kuzey Ege. Köprüçay Havzasının Su Kalite Haritaları. Ancak. IV.3.1. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV. 6. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (DSİ Genel.3.3.1 ve Harita: IV.T. Meriç ve Marmara Havzaları ) (Boğaziçi Üniversitesi . atıkların depolandığı alanların seçiminde mutlaka hidrojeolojik faktörlerin dikkate alınması gerekmektedir.Çevre Bakanlığı)1994. Aksu Çayı ise kuzeyden Kovada Çayı kanalıyla Kovada Gölü. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita:IV. mansaptaki düzlükler dışında organik-inorganik kökenli değildir. Antalya Traverten Platosu. Memba kesiminde hakim olan ofiyolitli birimlerden oluşan demir. bu durumun gelecekte de korunabilmesi için ivedilikle alınması gereken önlemlerin başında. Müdürlüğü.2’de verilmektedir.C. Manavgat Nehri Havzasının Su Kalite Haritaları. yüzey ve yeraltı sularının beslenme alanında yüzeylenen litolojik birimlerin gerek fiziksel gerekse kimyasal kirliliğe neden olacak mineralojik ve kimyasal yapıya sahip olmayan karbonat kayaçlarından oluşması. Aksu Çayı havzası diğer havzalardan farklı bir özelliğe sahiptir. krom gibi ağır metallerce zengin birimlerden oluşmaktadır.Çevre Bakanlığı) 1992. Manavgat nehri havzasında gerek yüzey gerekse yeraltı sularında genelde kirlenme mevcut değildir. kirliliğin çok düşük düzeyde kalmasını sağlamıştır. endüstri ve turizm merkezlerini kapsayan Antalya Havzası. Taşkın yağışları ve uzun süre duran kar örtüsünün erimesiyle birlikte akarsuya taşınan partiküller akarsu kalitesinin membadan itibaren bozulmasına neden olmaktadır.2.

IV. Havzada yer alan yan derelerin katışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de olmaktadır.10’da verilmektedir. Sivas. Antalya Traverten Platosu Su Kalite Haritaları.3.’de verilmektedir.2.2. kaynağında yumuşak ve içilebilir özelliklere sahip olmasına karşın.3. özellikle Zara’dan sonra su yatağının jipsli ve tuzlu araziye girmesi. Aynı zamanda yurdumuz topraklarında doğup. Susurluk. “Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu) Harita: IV. Sakarya–Seyhan Havzalarında Kirlenme İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. Seyhan Havzası Seyhan Havzası Adana ve Kayseri illeri sınırlarını içine almaktadır. Sakarya Havzası Su Kalite Haritası (A.2.13’de Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu).2.2.2.’da verilmektedir.2.3. ve Harita: IV.3. Sakarya Havzası: Türkiye’nin önemli akarsu havzalarından biri olan Sakarya Havzası.5.2.2. Harita incelendiğinde Seyhan Havzası’nda yerleşim yerlerinin.3.3. Antalya Traverten Platosu’nda su kaynakları daha çok yeraltı suyundan oluşmaktadır.C Grupları) Harita: IV. Marmara. Gediz. erime kanalları ve mağaralarda meydana gelmesi nedeniyle kirli suyun doğal ortamda filtrelenmesi de söz konusu olamamaktadır.T.8. Harita:IV. Harita:IV. Harita incelendiğinde yan kollardan akarsuya büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir.2. 72 Durumlarının . Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanı sıra endüstriyel atıklardan da kaynaklanmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ilişkilidir.B.11’de.2.7 ve Harita: IV. Bunun sonucunda atmosferik su veya yüzey suyu kalitesinde değişime neden olabilecek kirleticiler çok hızlı bir şekilde yer altı suyuna iletilebilmektedir.B.2. Karstik ortamda yeraltı suyu akımının gözenekler yerine geniş boşluklar.C Grupları) Harita: IV. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (D Grubu). Travertenin hidrojeolojik yapısı nedeniyle kalitede hızla düşüş meydana gelmektedir. Endüstrinin bulunmadığı havzada kirlenme bugün düşük düzeyde olup bir tehlike oluşturmamaktadır.6.B.2. Porsuk Çayı Su Kalite Haritası (A. B.2. Traverten ileri derecede karstlaşmıştır.9’da. Aksu Çayı Su Kalite Haritaları.C Grupları). IV. Kızılırmak.12’de verilmektedir. Hafik’ten sonra sulama suyu olarak bile kullanılamamaktadır. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV. Karadeniz’e dökülen en uzun akarsu olan Kızılırmak.2. Akarçay ve Konya kapalı havzaları ile çevrilidir.3.14’de verilmektedir.3. Seyhan Havzası Su Kalite Haritası (A. IV. maden yataklarının. Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Sulanabilir nitelikte topraklarımızın % 45’inin bulunduğu İç Anadolu Bölgesi’nin önemli akarsuyu Kızılırmak’tır.2.2. tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin olumsuz etkileri görülmektedir.C.3.3. niteliği uygun olamayan güney kollarının da karışmasıyla bileşimi büyük ölçüde değişmekte.3.3. Harita: 2. Karadeniz.3. Kurak Dönem ve Yağışlı Dönem olmak üzere Harita: IV.2.3. Kullanıldığında ise belirgin zararlar görülmektedir.3.3. Kahramanmaraş ve Niğde illerinin çok küçük bir bölümü de havza içine girmektedir.1.2.3.

Çorlu Deresinin olağanüstü kirli olduğu görülür (Sınıf IV). a. Ancak. Hayrabolu ve Çorlu dereleridir.3. nehrin bir kesimi SKKY standartlarına göre Sınıf IV kategorisinde yer almaktadır. Ergene Nehri Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstrilerin büyük çoğunluğunun atıksuları Ergene Nehri’nin bir kolu olan Çorlu Deresine deşarj edilmektedir. nüfus ve tarım olmak üzere üç grupta ele alınmıştır. Ergene Nehrini de kendisine katar.4. IV. Lüleburgaz. Bundan dolayı.2. Meriç Havzası.C. İnece. Yukarıda adı geçen havzalardaki kirletici kaynaklar endüstri.2.4. Çevre Bakanlığı bu projeyi Meriç.3. IV. Meriç Nehri. Şeytan. Meriç Nehri Ergene Nehri’nin kavuşma noktasının kuzeyinde Lalapaşa ve Meriç ilçeleri ile Edirne’nin evsel atıksularını içine alan Meriç Nehri. Çerkezköy çıkışındaki Çorlu Deresinde yapılan örneklemeler sonucu. b. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi (Meriç.2. fosfat ve çözünmüş oksijen değerlerinin Çorlu deresindekilere kıyasla daha düşük. 73 .4.3. Meriç Havzası Bulgaristan’dan doğan Meriç Nehri’nin 211 km’lik bölümü ülkemiz topraklarından akmaktadır. Marmara ve Kuzey Ege gibi dört büyük havzayı kapsayacak şekilde Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsüne vermiştir. Yine Ergene Nehri üzerindeki Uzunköprü istasyon verileri ise BOİ5. Meriç-Ergene sisteminin yan kolları Süloğlu. Susurluk.1. Ergene Havzasında yer alan Trakya Bölgesi’nin bu önemli nehri Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği standartlarına göre Sınıf IV kategorisine girmektedir. Meriç ve kolları vasıtasıyla Ege Denizi’ne boşalan alanı kapsar.1. amonyak azotu.2. Çerkezköy sanayinin Havza’daki kirlenme profilini tek başına yönlendirdiğini göstermektedir. daha sonra bölgede faaliyet gösteren birçok endüstrinin de deşarjlarını toplayarak endişe verici bir kirlenme karakteri göstermektedir. Susurluk. Bu durum.1. Diğer taraftan Uzunköprü istasyonundaki göreceli düşük değerler Çerkezköy-Uzunköprü arasında Ergene Nehri’nin özümleme kapasitesinin hala varolduğunun bir göstergesi olarak da yorumlanabilir. Endüstrilerden Kaynaklanan Kirlenme ve Kirlenme Yükleri Meriç Havzasını Ergene Nehrine deşarj esasına göre 2 bölümde incelemek mümkündür. Marmara ve Kuzey Ege Havzaları) Su kaynaklarının kirlenmeye karşı korunabilmesi ve faydalı kullanımların tespiti açısından problemlerin havza bazında ele alınması gereklidir.T.2.2. Edirne çıkışı istasyonunda yapılan ölçümlere göre. yani kirlenmenin çok daha az olduğunu göstermektedir.

Bu çayın kalitesi III. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV. BalıkesirSEKA Paşaköy Kağıt Fabrikası atıksularını ve Şeker Fabrikası atıksularını almaktadır. bölgedeki sanayi tesislerinin atıklarıyla kirlenmektedir.4. Pestisit tüketimi olmak üzere üç ana kaynak çerçevesinde incelenebilir.Erozyon. 2. Sınıf kalitede gözükmektedir.4.T. kurşun. Bor. Meriç havzasında yaşayan faal nüfusun önemli bir kesimi tarım sektöründe çalıştığından. krom.1. Toprağa düşen ilaç toprak tipi. Bitki yüzeyine püskürtülen veya dökülen ilacın önemli bir bölümü toprağa düşer.2.Kimyasal ve tabii gübre kullanımı. Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Kirlenme Su kaynaklarında tarımsal faaliyetler sonucu oluşan kirlenme. arsenik. Orhaneli Çayı organik açıdan II. Su kirliliği yönünden toprak erozyonunun önemi. Türkiye’de pestisid kalıntı analiz yöntemleri maalesef henüz standartlaştırılmamış olduğundan ve yetkili kurumlardan Meriç Havzası topraklarında uygulanan pestisid türleri ve tüketim miktarları ile ilgili hemen hemen hiçbir bilgi edinilmediğinden havzadaki su kaynaklarına taşınan pestisid kalıntıları ve yükleri hesaplanamamıştır.2.2.2. Simav Çayı. Mustafa Kemal Paşa Çayı. Susurluk Havzası Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin üç önemli akarsuyunu. çözünebilirlik. sınıf olmasına rağmen.C. Nilüfer Çayı’nın diğer bir kolu olan Soğanlıdere ve Ayvalı Dereleri’nin su kalitesi SKKY’ne göre IV.2. hem organik hem de ağır metal açısından aşırı derecede kirlenmektedir. Tarım sektöründe toprağın verimini artırmak amacıyla uygulanan tabii ve sentetik gübreler de yüzey sularında ötrofikasyona neden olmaktadır. kalıcılık ve iklim faktörlerine bağlı olarak zaman içinde hareket ederek yüzey ve yeraltı sularına sürüklenir. 74 . IV. havzadaki su kaynaklarının gübre kullanımından kaynaklanan ötrofikasyon kirlenmesine maruz kalmaları doğaldır. 1. tarım arazilerindeki fosforun sedimentler vasıtasıyla yüzey sularına taşınarak ötrofikasyona neden olmasıdır. bor ve askıda katı madde açısından IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Sınıf arasında değişmektedir. ve IV. Bigadiç Boraks Maden İşletmelerinin bor yüklü atıksularını. çinko ve nitrit azotu konsantrasyonları bu çayın IV. Tarımsal mücadele ilaçlarının başında yer alan pestisitler ya doğrudan doğruya toprak yüzeyine ve içine ya da bitki veya tohum üzerine uygulanırlar. Susurluk Havzası’nda yer alan çaylar ve kirlilik durumları aşağıdaki gibidir: Susurluk Havzası’nda yer alan Nilüfer Çayı. Sınıf’tır. bu akarsuların drenaj alanlarını ve Manyas ve Apolyont (Uluabat) Gölleri’ni içermektedir. 3.3.3.2.

Sınıf olduğu göze çarpar.2. Havzadaki akarsular DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait ölçüm istasyonlarındaki ölçüm ve örnekleme çalışmaları ile periyodik olarak izlenmektedir. Sınıf.4. pH. Sınıf. toplam çözünmüş maddeye göre 1. DSİ gözlem Raporları incelendiğinde. pH ve toplam çözünmüş madde değerleri 1.5. klor. Sınıf olarak kalmıştır. çözünmüş oksijen. Sınıf olarak değişmemiştir. çözünmüş oksijen.3. amonyak azotu.2.3.2. 1987 yılında Büyükçekmece Gölü yağ fabrikası önü istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre su kalitesinin o yıl sıcaklık.2.2.4. Kocaçay. nitrit azotu ve klorüre göre 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Emet Çayı kalitesi genelde II. 1988 yılındaki ölçümlerde sıcaklık.2. sülfat. Buna karşılık Nitrit azotu ve pH değerleri ise 3. Sınıfa düşmesine neden olmaktadır. Susurluk ve Sakarya Havzası’na giren kısımlarının dışında kalan büyük bir kesiminden oluşmuştur. Gediz Havzası Gediz Havza’sı Batı Anadolu’da Ege Denizi ile Küçükmenderes ve Bakırçay havzalarının arasındadır. Gediz Nehrinin uzunluğu 276 km olup. 1987 yılında Yağcılar Deresi Sevişler Barajı istasyonunda yapılan ölçümler ortalamasına göre nehrin su kalitesinin o yıl sıcaklık. sülfat. IV.5. pH ve nitrata göre 1. Susurluk Havzası Güney Marmara Bölgesi’nin tüm evsel. Madra. toplam çözünmüş maddeye ve toplam koliye göre 2. nitrit azotu ve klorüre göre 3. çözünmüş oksijen. ana kolları Deliniş Çayı.1. Gediz ve Yeşilırmak Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi IV. BOİ5 . sınıf olarak ve klor değerler 2. Bayramoğlu. Kuzey Ege Havzası Bakırçay. 1989 yılında ise sıcaklık. nitrat azotu. 75 .3. 1988 ve 1989 yılındaki ölçümlerde sıcaklık. pH. sülfat. Kurşun ve Antimon Tesislerinin atıksularını. Türker İzabe ve Rafineri Sanayi tesislerinin kurşun ve çinko içeren atıksularını almaktadır.T. klor değerleri her iki yılda da II. Sınıf.3. Nitrit azotu değerleri ise üç yıl için 3.2.Sınıf olmasına rağmen. Sınıf kriterlerini sağlamıştır. amonyak azotu. toplam çözünmüş madde ve amonyak azotu 1. Marmara Havzası Marmara Havzası Marmara Bölgesi’nin Meriç.3. sülfat. Sınıf olduğu göze çarpar. DSİ Gözlem Raporları incelendiğinde. IV. IV. sülfat. Havran ve Akçin Çayları ile Burhaniye ve Güzelhisar Dereleri bu havzada bulunmaktadır. bor ve arsenik konsantrasyonu açısından tarımsal sulama ve içme suyu temini yönünden oldukça sakıncalı olduğunu göstermekte ve suyun kalitesinin IV.Sınıf kriterlerini sağlamıştır.Sınıf olarak tespit edilmiştir. Karamenderes. nitrit azotu değerinin değişmemiş. endüstriyel ve tarımsal atıksularını toplayıp uzaklaştıran bir su ağıdır. Kuzey Ege Havzası’nda yer alan Soma Linyit İşletmeleri ve Soma Termik Santrali havzanın kirletici kaynaklarını oluşturmaktadır. çözünmüş oksijen.C.2. çözünmüş oksijen.4.

C.2. C Grupları). toplanan veriler değerlendirildikten sonra kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ Ekim 1993).3. Tabak çayı gibi kaliteli kolların eklenmesi bile zaten bütün parametre grupları açısından 4. güney kısmı Orta Anadolu yaylalarının bir devamıdır.3.3. Nif Çayı özellikle Kemalpaşa ilçesindeki yoğun ve çeşitli endüstriyel faaliyetler ve ilçenin evsel atıkları nedeniyle oldukça kirli durumdadır (4.T. Alaşehir Çayı (2. Yöredeki maden yatakları nedeniyle Hg. Yeşilırmak Nehri ile kollarını oluşturan Çekerek. bazı yörelerinde 4.114 km2’dir. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). Nif Çayı. Manisa yakınlarında Gediz nehrinin önemli yan kollarından biri olan Nif Çayı katılır. Bu havzada yer alan Ladik Gölü’nün fazla suları. Harita:IV. B. 37 adedi akarsuda.2. Kargılı Gölü ve Samanlık Gölü yer almaktadır. Bu da havzadaki yerleşim birimlerinin atıklarının nehre doğrudan verilmesinden kaynaklanmaktadır. ve 3. B. Harita:IV. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Selendi Çayı. A.2. nehrin ana kolundaki suyun genelde IV. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmış olup.2. Sınıf. Bundan başka Yeşilırmak deltasındaki bataklıklarda Kocagöl.18’de verilmiştir. Tersakan Çayı’na akmaktadır.16 ’de verilmiştir. C. Foça yakınlarında denize ulaşan Gediz Nehri’nin drenaj alanı 16775 km2’dir. 76 . Gediz Havzası Su Kalite Haritası (A. Havza alanı 36.Ekim 1993).2. Harita:IV. Sınıf su) dışında havzanın genelinin 2. Gediz Havzası Su Kalite Haritası (D Grubu). 4 adedi de yer altı suyunda olmak üzere toplam 41 tane kalite gözlem istasyonunda. Bakteriyolojik parametreleri kapsayan harita (D Grubu) incelendiğinde. Tersakan ve Kelkit Çayı.3. Demirköprü baraj gölünü besleyen Demirci.15’da. Grubu).2.Sınıf.2. Deliniş. Sınıf olduğu görülmektedir Ayrıca bölgede bulunan jeotermal sularında pH’ı etkileyen faktörlerden biri olduğu düşünülmektedir.3. Pb ve bor değerlerinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. Sınıf kaliteye sahip olduğu görülmektedir. IV. Dumanlı Gölü. Demirci Çayı. olumlu yönde etkileyememektedir. Yeşilırmak Havzası Su Kalite Haritası (A. doğubatı yönünde uzanan dağlar arasından akarak dar bir boğaz ile Çarşamba Ovasına açılır ve geniş bir delta çizerek Çaltı Burnu’ndan Karadeniz’e dökülür. Selendi ve Gediz Çaylarındaki suyun evsel ve tarımsal atıklar nedeniyle 3. Harita:IV. B. Sınıf olan ana kolun kalitesini.5.C. Alaşehir Çayı ve Kumçay’dır. Sınıf). toplam veriler değerlendirilerek kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ. Yeşilırmak Havzası Yeşilırmak havzası. Gediz Havzası’ndaki en önemli göller Marmara Gölü ile Demirköprü baraj gölüdür. Gediz Havzasında sayıları 47’yi bulan kalite gözlem istasyonlarında.17’de. Yeşilırmak havzasında. Grubu parametreleri içeren harita incelendiğinde. Bu çayın Gediz Nehri’ne karışmasıyla suyun kirliliği daha da artmaktadır. Orta Anadolu’nun kuzeydoğusunu kapsar ve Karadeniz sahil sıra dağlarının (Canik Dağlarının) hemen arkasındaki bölge olup.

7. Ergene Nehri Kirlilik Araştırması Projesi Ergene Havzası Trakya’nın ortasında. Sınıf. A grubu parametreleri açısından IV. Banaz Çayı (üçüncü kol) ile birleştiği kısmında Adıgüzel Baraj Gölü yer almaktadır. Büyük Menderes Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzada Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Büyük Menderes Nehir Havzası. B ve C grubu açısından ise III.Sınıf. Büyük Menderes Havzası Su Kalite Haritası Harita:IV.19’da verilmektedir. B ve C grubu parametreleri açısından suyun IV.2. endüstriyel atıklardan ve tarımsal kirleticilerden kaynaklanmaktadır. Sınıf su özelliği taşımasına neden olmaktadır. Süloğlu Deresi.Sınıf. III. Bafa Gölü’nün batısından denize dökülür. 24. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Harita incelendiğinde. A grubu parametreler yönünden IV. Sınıftır. A grubu parametreleri açısından IV. Akar Dere. Yörede bulunan linyit işletmeleri. Bu kirlilik yükü evsel atıkların yanında. B ve C grubu parametreleri açısından da III.Büyük Menderes nehri kolları. şeker fabrikası. Kuzey Marmara Havzası. Sulucak Dere ve Çorlu Suyu’dur. Yeşilırmağın membağından itibaren Almus Baraj girişi örnekleme noktasındaki değerlere bakıldığında. Honaz Dağı eteklerinden Aksu Çayı’nı. süt fabrikası ve evsel atıklar bu kirliliğin kaynağını oluşturmaktadır. dir. C grubu yönünden ise III. Sınıf su niteliği taşıdığı görülmektedir. havza bütününde kirlilik haritaları hazırlanmıştır (DSİ.3. Yan kolları Kırkkavak Deresi. Havzada yer alan yan derelerin akarsuya karışmasıyla ana kolda zaman zaman iyileşmeler de görülmektedir. Toplanan su kalitesi verileri değerlendirildikten sonra. IV. Aralık-1994). B grubu yönünden II. İki büyük koldan oluşan nehir. Özellikle plansız yapılaşma gösteren ve altyapıdan yoksun sanayi kuruluşları pek çok yörede suyun IV.C. et kombinası.2. İçbatı Anadolu’dadır. Daha sonraki örnekleme noktalarının çoğunda su. Bafa Gölü ve bazı yeraltı suyu kuyularından iki yıl süresince.2. akarsuya yan kollardan büyük ölçüde kirlilik yükü geldiği görülmektedir. Yeşilırmağın önemli kollarından biri olan Çekerek Irmağı. Koca Dere.873 km2’lik bir alanın sularını toplayarak Ege Denizine boşaltır. bölgedeki pek çok yerleşim birimlerinin atıklarının doğrudan nehire verilmesi nedeniyle. Hayrabolu Deresi. 77 . Büyük Menderes Nehri 584 km uzunluğunda olup.6.2. Meriç Havzası ve Bulgaristan ile çevrilidir. Sınıf su niteliğinde görülmektedir (yöredeki yoğun sulama ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle). Türkiye’nin güneybatısında. Şeytan Dere. Lüleburgaz Deresi. ve IV. Sınıf su niteliği göstermektedir. Sınıf) gözlenmektedir.3. ve IV. Yeşilırmağın ikinci önemli kolu olan Tersakan Çayında ise A. yörede yapılan yoğun tarım nedeniyle.3. Bir başka önemli kolu olan Çorum Çayı’nda da benzer özellikler (III.2. D grubu açısından incelendiğinde. su kalitesi izleme çalışmaları yapılmıştır. Başlıca kaynak kolları. IV. Sınıf su niteliği taşımaktadır. Batı Anadolu’da yer almaktadır.T. Sınıf. Menteşe yöresinden Akçay ve Çine Çayı’nı alarak batıya doğru akar. Bu önemli havzanın can damarı olan Ergene Nehrinin uzunluğu 194 km. Harita incelendiğinde. ve IV.

Ergene ovaları taşkına maruz kaldığından 120 km’lik yatak ıslahı yapılması planlanmış olup. Havzanın en önemli su kaynakları Ergene Nehri ile nehri besleyen yan kollar ve havzadaki yer altı suyu kaynaklarıdır. diğer kısımlarda 200-250 m yüksekliğe sahip tepeliklerle çevrili olup. sanayi alanları ve göl yüzeyleri teşkil etmektedir.T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Uzunköprü ilçesinin 40 km güneybatısında Meriç Nehrine ulaşan Ergene Nehrinin su toplama havzası drenaj alanı 10 730 km2 dir. Ergene havzasının doğu. yerleşim yerleri. Denetleme mekanizmasının yeterli olmayışı kirlenme boyutlarını da artırmaktadır. kuzeyden Yıldız Dağları ile çevrili olan havzanın yaklaşık % 73’ünü tarıma elverişli topraklar oluşturmakta ve geri kalan % 27’sini ormanlar. Bu çalışmada Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu üzerinde toplam 7 örnekleme noktasında 1981’den bu yana izlenmekte olan su kaynakları fiziksel ve kimyasal parametreler açısından incelenmiştir. Havzada doğal göl bulunmamaktadır. Ergene havzasındaki çok yoğun endüstriyel faaliyetler ile yoğun olarak yapılan tarımsal faaliyetlerin su kirlenmesine neden olduğu gözlenmiştir. Havzanın en yüksek yeri Yıldız Dağlarındaki 1 031 m yüksekliğe sahip Mahya Dağı’dır. Diğer taraftan havzada çeltik ve ayçiçeği ekimi yapılmakta. fundalıklar. kuzey doğusunda 800 m civarında Yıldız Dağları.B. Ayrıca havzanın su ihtiyacı Kuzey Marmara havzasında yeralan Yıldız Dağlarındaki dereler üzerine yapılacak barajlardan pompaj ve tünellerle karşılanmaya çalışılmaktadır. kuzey. Yan derelerin hemen hemen tamamında yapılan projelerle taşkın ve drenaj sorunları ortadan kaldırılmıştır. Ergene Nehri Meriç havzasının en önemli ve en sorunlu akarsularından biri olup son yıllardaki yoğun kirlenme nedeniyle sürekli gündeme gelmektedir.C. 1981. Ergene Nehri 260 m yükseklikteki Yıldız Dağlarındaki Ergene kaynağından doğup 7 m kotlarında Meriç Nehri’ne dökülür.C) açısından genelde “çok kirli su” niteliğinde olduğu saptanmıştır. batıda Meriç Nehrine açılmaktadır. Havza coğrafi yapısı bakımından denize kapalı bir iç havza şeklindedir. Gerek yöre halkından gelen şikayetler. çeltik tarlalarına verilen gübre ve tarım ilaçları sulama suyu ile birlikte Ergene nehrine ulaştığı göz önüne 78 . Toplanan veriler bilgisayarda istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve “Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde” öngörülen kalite sınıfları esas alınarak kirlilik haritaları çıkarılmıştır.1995 yıllarındaki endüstri ve nüfustaki artışa paralel olarak kirliliğin arttığı tespit edilmiştir.batı uzunluğu 160 km. Mevsimsel yağışlara bağlı olarak kirlilik konsantrasyonları nehirde artmaktadır. Güneyden Işıklı ve Koru dağları. Ergene havzası. 45 km’lik kısmının ıslahı akış aşağısından başlanarak tamamlanmıştır. gerekse uluslararası su niteliğinde olan Meriç Nehri’nin önemli bir kolu olması nedeniyle söz konusu nehirdeki kirlenmenin boyutlarını verilere dayanarak ortaya koymak ve alınabilecek önlemleri belirlemek amacıyla “Ergene Havzasında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Belirlenmesi Projesi” hazırlanmıştır.güney genişliği 140 km dir. Ergene Nehri ve yan kolu olan Çorlu Suyu’nun su kalitesinin değişik parametre grupları (A. kayalıklar.

Kimya. Havza genelinde plansız sanayileşme. deri. ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler hızla Havza’da yeni endüstri tesislerinin kurulmasına izin verilmemesi. Bu nedenle Gediz Nehri’nde önemli miktarda kirlilik meydana gelmektedir.2. çünkü kullanılan sızdırmalı fosseptik uygulaması yer altı sularının kirlenmesine neden olmaktadır. Gediz Nehir havzası için yapılan bu proje çalışmasında kirliliğin boyutları irdelenerek yapılacak çalışmalar belirlenmiştir. tarımsal ve endüstriyel faaliyetler açısından önem arz etmektedir. tarım ve sanayi merkezi olmuştur. Türkiye’nin önemli havzalarından biri olan Gediz Havzası. Havza’da meydana gelen su kirliliği sonuçta tarımsal üretimde verim kaybına neden olmakta bunun yanında son derece tehlikeli olan ağır metal kirlilikleri oluşmaktadır. mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan akarsulara verilmesi önlenmeli ve arıtma tesislerinin verimli ve sürekli olarak işletilmesi sağlanmalıdır. Sanayi bölgelerinde bulunan arıtma tesislerinin veriminin maksimum olması için sanayi bölgesi içerisinde bulunan tesislerin gerekirse atık sularını ön arıtıma tabi tutmalıdır. hem su kullanımı hem de atık suların deşarjı noktasında artırmıştır. gerekli önlemlerin alınmaması sonucu bir çok bölgede yoğun kirlilikler yaşanmaktadır. verimli tarım arazilerinin elden çıkarılmaması.Menemen hattı boyunca hızlı sanayileşmenin getirdiği nüfus yoğunluğu Gediz Nehri’ne duyulan ihtiyacı. Ayrıca mevcut yerleşim birimlerinin kanalizasyon şebekeleri tamamlanmalıdır. konfeksiyon. Bu sektörlerin hızla gelişmesi ile beraber. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI alınmalı ve denetim mekanizması gerçekleştirilmelidir. Havza genelinde tarımsal ve endüstriyel faaliyetlerin yoğunluğu nedeniyle önemli miktarda diğer bölgelerimizden göç almış ve bu etmenlerden dolayı doğal kaynakları kirlenmiştir. tarımsal endüstri. 79 . Havzada bulunan sanayi bölgelerinin tamamının mutlak surette arıtma tesislerinin yapılıp sağlıklı bir şekilde işletilmesi gerekmektedir. Gediz Havzası bulunduğu konum gereği hızla sanayileşen bir bölgedir. yörede hızla gelişen sektörlerdir. Bölgede ihtisas ve organize sanayi bölgeleri teşvik edilmelidir.2. Sanayi bölgesi dışındaki kuruluşların arıtma tesisleri yapılmalı ve işletilmesi sağlanmalıdır. Gediz Nehri Havzası Su Kaynakları Yönetimi ve Kirlilik Kontrolü Pilot Projesi Gediz Havzası Türkiye’nin batısında Ege bölgesinde yer alan. Susurluk ve Küçük Menderes havzaları arasındaki drenaj alanı 16775 km2 sahayı kapsamaktadır. toprak ve sularda önemli kirlilik unsurları oluşturmaktadır.3. Gediz Havzası’nda tarımsal faaliyetlerin genel olarak sulu tarıma dayanması ve özellikle sulu tarımın yoğun olarak yapıldığı Alaşehir. sularını Gediz ve kolları vasıtasıyla Ege denizine boşaltan Ege. IV.Manisa. Ülkemizin önemli nehir havzalarından biri olan Gediz Havzası tarih ve kültürel zenginliklere bağlı olarak.C. işletilmesi gerekmektedir. Yerleşim birimleri arıtma tesislerinin ayrı olarak planlanıp.8. metal sanayi vb.T. bilinçsiz tarımsal faaliyetler hava.

5 3 7. Göller. gübreleme. gölet ve baraj rezervuarlarının en önemli tehdit unsuru olan ötrofikasyon olayının kontrolü için azot ve fosfor sınıflandırılması getirilmektedir. Bataklıklar ve Baraj Haznelerinin Ötrofikasyon Kontrolü İçin Sınır Değerleri Kullanım Alanı İstenen Özellikler PH KOI (mg/l) CO (mg/l) AKM (mg/l) Toplam Koliform Sayısı (EMS)/100 ml Toplam Azot (mg/l) Toplam Fosfor (mg/l) Doğal Koruma Alanı ve Rekreasyon Çeşitli Kullanımlar için (doğal olarak tuzlu.2’de.1998 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.5-8. göllerde fosforca zengin olan evsel atıksular.2. Tüm yer altı suları kullanım iznine tabi tutulmalı. Tablo: IV.2.1 0. 80 .4. IV.5 8 5 15 1000 1 0. Fakat bilerek yada bilmeyerek aşırı gübre ve pestisid kullanımı bölgesel olarak suların kirlenmesine neden olmaktadır.1 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği.2. Göletler. acı ve sodalı göller dahil) 6. bölgedeki termal su kaynakları tarımsal amaçlı kullanılmamalı ve reenjeksiyon ile oluşan termal sular tekrar geri verilmelidir. Azot ve fosfor konsantrasyonlarının belirli sınırların üzerine çıkması sonucunda hızlandığı göllere “ötrofik”. sulama.1 gereğince yapılır. Yine SKKY’ne göre “ Göl Sularına Ait Alıcı Ortam Standartları” ile ilgili Tablo: IV. ilaçlama ve tarımsal mekanizasyon istenen verimi sunmaktadır. bu iki sınır durum arasındaki göllere ise “mezotrofik” adı verilir.C. gölet ve baraj rezervuarlarının kalite özellikleri ve sınıflandırılması SKKY’nin “Kıtaiçi Yüzeysel Suların Sınıflandırılması” konusunda açıklanan şekilde Tablo: IV. Göl Kirliliği Bir gölün anaerobik hale geçmesinde. Göl kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmaları tamamlanmış olan bazı projelere ait örnekler aşağıda verilmektedir. tarımsal drenaj suları ve bazı endüstriyel atıksuların gölde beslenmeyi artırarak fotosentezle aşırı alg üremesine ve organik madde miktarının artmasına neden olmasından dolayı birtakım kimyasal değişiklikler meydana gelir. göl. gölün asimilasyon kapasitesinin önemi çok büyüktür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gediz havzası ülkemizde en yüksek tarımsal teknolojilerin uygulandığı ve buna bağlı olarak yüksek verimliliklere ulaşıldığı bir bölgedir.5 5 1000 0. 4.2. ilaç ve sulama sistemlerine dair bilgiler aktarılmalıdır. Çeşitli amaçlarla kullanılan göl. Aşırı sulama ile erozyondan dolayı yüzeysel kaynaklarda kirlilik gözlenmektedir. fosfor ve azot konsantrasyonlarının ve üretimin düşük olduğu göllere “oligotrofik”.2. Tarım faaliyetlerini yönlendirmek amacı ile eğitim verilmeli ve havzaya uygun gübre. Kullanılan iyi nitelikli tohum.005 6-10.9. Sudaki azot ve fosfor konsantrasyonlarına göre göller 3 sınıfa ayrılır.T. İkincil kirlenme adı da verilen ötrofikasyon ise.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IV.’ye 1992 yılında hazırlatılan Göller Bölgesi Projesi Beyşehir Gölü’nden Acıgöl’e kadar 9 gölü kapsamaktadır. rekreasyon. Tuz.1. yaban hayatı Acıgöl - Sodyum sülfat üretimi Kaynak: Göller Bölgesi Projesi. Meke ve Acı gölleridir. su ürünleri. yaban hayatı Rekreasyon.3. yaban hayatı Kirletici Kaynaklar Yerleşim merkezleri. turizm. saz ve kamış üretimi. yaban hayatı İçmesuyu. Acıgöl ise madensel tuz üretimine imkan vermektedir. IV. saz ve kamış üretimi.. Tablo: IV. düzensiz kamış hasadı Afyon SEKA Tesisleri. su ürünleri. rekreasyon. balıkçılık. (EBK. balıkçılık. Göller Bölgesi Projesinde Yer Alan Göllerin Kullanım Maksatları. Alkoloid Fab. sulama. Melendiz Çayı ve Peçeneközü Deresi. Salda ve Kovada milli park özelliğini korumakta. su ürünleri.2. sulama.2. Eğirdir) çok temiz içme suyu niteliğinde olmasına mukabil diğer bir kısmı (Akşehir. Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Göl Adı Beyşehir Trofik Seviye Oligotrofik Kullanım Maksatları İçmesuyu. diğer yerleşim merkezleri. Bunlardan akarsu olarak en önemlileri.yaban hayatı Kovada Oligotrofik Tarımsal alanlar Akşehir Mezotrofik Akşehir kanalizasyonu Arıtma Te. TSEK vb.4. doğal park. tarım alanları. sulama. (EBK. su ürünleri. Bataklık 81 .2.). balıkçılık. Bu göllerden bazıları (Beyşehir. yaban hayatı İçmesuyu. 1992. Morelle Golden AŞ. kullanmaya ve tarımsal sulamaya uygun değildir. Organize Sanayi Sitesi Küçük turistik tesisler Eğirdir Burdur Oligotrofik Mezotrofik Salda Oligotrofik Milli Park. Göller Bölgesi Projesi’nde Yer alan Göllerin kullanım Maksatları Kirletici Kaynaklar ve Göllerin Trofik Seviyeleri Tablo:IV. düzensiz kamış hasadı Afyon kanalizasyonu ve bağlı San. hidroelektrik. Burdur) içmeye. Göller Bölgesi Projesi Çevre Bakanlığı’nca MİMKO Tic. su ürünleri. tarım alanları.3’de verilmektedir. rekreasyon. Konya Kapalı Havzası ve Tuz Gölü Havzası Projesi Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzalarında çok sayıda su kaynağı bulunmaktadır. Keçiborlu Kükürt Fabrikası.T.4. rekreasyon. A. tarım alanları Burdur kanalizasyonu ve bağlı San. yaban hayatı Karamık Ötrofik Saz ve kamış üretimi. yaban hayatı Su ürünleri. Hotamış. Çarşamba Çayı. Afyon Şeker Fab. rekreasyon. su ürünleri.2.2. göl olarak da en önemlileri.C. küçük yerleşim merkezleri. düzensiz kamış hasadı Sanayi (sınırsız olarak Sodyum Sülfat üretimi) Eber Ötrofik Sulama. Karamık ve Eber göllerinde kamış üretimi bölge halkının önemli bir gelir kaynağıdır. Şeker Fabrikası.Ş. rekreasyon. tarım alanları. küçük turistik tesisler Yerleşim merkezleri. Tarım alanları. TSEK vb).

5. azot. organik madde. Deniz ve kıyı suları kullanım amaçlarına göre beklenen kaliteleri açısından aşağıdaki sınıflamaya tabi tutulur. May ve Sille barajları diğer önemli su kaynaklarıdır. Konya Kapalı ve Tuz Gölü Havzasının kirletici yük parametrelerinin. yağ ve gres. İstasyonların belirlenmesinde yerleşim birimlerindeki nüfus ve sanayi yoğunluğu. florür. turizm ve direkt atık boşaltılmasının yanı sıra. Deniz Kirliliği Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kurutma ve sulama amacına yönelik olarak yapılmış Apa. Kurşun. Altınapa. önemli kazalarla her geçen gün denizlerimiz de hızla kirlenmeye başlamıştır. arsenik ve bor gibi parametrelerin de gölün kirletilmesinde önemli bir rol oynadıkları belirlenmiştir. matematiksel modeller oluşturarak istatistiksel değerlendirilmeleri yapılmıştır. serbest kükürt. Tahlil sonuçlarına göre Ana Tahliye Kanalı. şehirleşme. Ana tahliye kanalı. nitrat. turizm açısından ülkemizin önemini artırıcı etkileri ile denizlerimiz kirlilikten korunmak zorundadır. Çarşamba Çayı ve bazı kuyu sularının koliform bakteri yönünden kirli oldukları tespit edilmiştir. su ürünleri avcılığı yapılan açık denizler b. Tuz Gölü Tuzlaları. Oluşturulan istasyonlardan belirli zaman aralıklarında alınan örneklerin tayinleri gerçekleştirilirken “Su Kirliliği ve Kontrolü Yönetmeliği Numune Alma Metotları Tebliği”ndeki analiz yöntemleri uygulanmıştır. Sınıf D I: Su Ürünleri Üretimi a. Böylece istasyonlar. Bu değerlendirmelere göre. endüstriyel ve diğer kullanımlar. Ancak sanayi.Dalyancılık alanları Sınıf D II: Rekreasyon Bu sınıfta plaj olarak kullanılan kıyı suları ile temas gerektirmesine bakılmaksızın sportif amaçla kullanılan deniz suları ve estetik mülahazalar için gerekli deniz suyu kalitesi 82 .C. Sınıf D Sınıf D Sınıf D I : Su ürünleri üretimi.Yoğun kıyı balıkçılığı ve kabuklu su ürünleri yetiştirme alanları c.T. deniz kirliliği ayrı bir önem taşımaktadır. atık suların verildiği kanallar ve tarım alanları gibi unsurlar dikkate alınmıştır. kadmiyum. çinko. Tuz Gölü’nde ve Konya Kapalı Havzasında kirliliği tespit etmek amacıyla ilk önce numune alınacak istasyonlar seçilmiştir. deterjan. yerüstü ve yeraltı sularının özellikleri. IV. II : Rekreasyon. fosfor ve civa gibi parametrelerin Tuz Gölü’nde kirlenmeye yol açtıkları sonucuna varılmıştır. Yukarıda verilen sınıflamaya göre deniz suyu kullanım alanları ve özellikleri aşağıda belirtilmiştir. deniz taşımacılığı.2. yerüstü ve yeraltı suları olmak üzere 4 ana grupta toplanmıştır.Yoğun ticari balıkçılık. Konya Kapalı Havzası. demir. Özellikle Karadeniz ve Marmara kaynaklı su ürünlerimiz kadar. III : Ticari.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI belirlenmektedir.4’de verilmektedir. Doygunluğun % 80’den az olmayacaktır. Fenol kokusu duyulmayacak kadar az olacak ancak 0.’deki Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri aranırsa da bu kalitenin altına düşülmesiyle bu sınıftaki kullanım imkanı aksamaz. Bu amaçla Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlanması Gereken Standart Değerler Tablo:IV. şüpheli durumlarda ise idarenin isteği üzerine: çoklu tüp fermentasyon veya membran filtre tekniği ile Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idarenin isteği üzerine fenol analizi yapılıp verilen değerin aşılmaması gerekir.T. deniz yatağında maden ve petrol arayıp çıkarma esnasında da önemli deniz kirlenmesi riski vardır. Tablo:IV.2. Bulunmayacaktır.2.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete.5. Doğal koku ve tadı dışında olmaz.3 mg/l lauril sülfat eşdeğerinin altında olmalıdır.4. Çözünmüş oksijen Katran ve kalıntıları ve yüzen maddeler Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. liman hizmetleri ve bunlarla ilgili atıksu.9. endüstriyel ve diğer kullanımlar deniz trafiği. Estetik açıdan deniz suyunun doğal yağ ve gres içeriğinden farklı olmamalıdır. Ayrıca 0. Bu sulardan genelde Tablo:IV. Ayrıca soğutma suyu çekimi ve endüstriyel kullanımlarla. Bu değer Secchi disk ölçümüyle 2 m’den az olamaz. 83 .2.C. 15 günlük bir periyodla. balast suyu boşaltımları ve kaza tehdidi sonucu deniz suyu kalitesi yüksek kirlenme riski altında bulunmaktadır. Rekreasyon Amacıyla Kullanılan Kıyı ve Deniz Sularının Sağlaması Gereken Standart Değerler Parametre Renk Koku ve tat Işık geçirgenliği PH Yağ ve gres (mg/l) Toplam koliform (EMS/1000 ml) Fekal Koliform (EMS/100 ml) Metilen mavisi ile reaksiyon veren yüzey aktif maddeleri (mg/l) Fenoller (mg/l) Standart Doğal Doğal 2 m’den fazla 6-9 1000 200 Kalıcı köpük teşkil etmeyecek seviyede olacaktır. 4. Estetik açıdan deniz suyunun doğal bulanıklığından farklı olmamalıdır.005 mg/l’nin altında olması gerekir. Sınıf D III: Ticari. Herhangi bir şüpheli durumla ilgili idare merceği üzerine yapılan analiz değerinden mg/l lauril sülfat eşdeğeri olarak Düşünceler Estetik açıdan deniz suyunun doğal renginden farklı olmalıdır.

Yüzer madde Askıda katı madde (mg/l) Çözünmüş oksijen (mg/l) Parçalanabilir organik kirleticiler Ham petrol ve petrol türevleri (mg/l) Radyoaktivite 0. 30 Doygunluğun % 90’ından fazla Çözünmüş oksijen değerleri derinlik boyunca izlenmelidir. Söz konusu deniz ortamına ait doğal radyoaktivite tür ve seviyeleri aşılmayacaktır.T. katı maddeler bulunamaz. Yüzer halde yağ.003 - Üretkenlik Zehirlilik Fenoller (mg/l) Çeşitli ağır metaller Bakır (mg/l) Kadmiyum (mg/l) Krom (mg/l) Kurşun (mg/l) Nikel (mg/l) Çinko (mg/l) Civa (mg/l) Arsenik (mg/l) Amonyak(mg/ l) Bulunmayacak 0.01 0. sıvılarla. biyota ve sedimanda ayrı değerlendirilmeleri ve tercihen hiç bulunmamalıdır. 4. çöp vb.1 0.02 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. 84 .9.2.5.1 0. katran vb.1 0. Deniz Suyunun Genel Kalite Kriterleri Parametre Renk ve bulanıklık Kriter Doğal Düşünceler Doğal su içi yaşam için gerekli fotosentez aktivitesinin. ölçüm derinliğindeki normal değerini % 90’dan fazla etkilemeyecek kadar olmalıdır. Yapay radyoaktivite ölçülmeyecek düzeyde bulunacaktır.C.1988 Tarih ve 19919 Sayılı Resmi Gazete. Söz konusu deniz ortamına ait mevsimsel üretkenlik seviyeleri korunacaktır.1 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: IV. Seyreltildikten sonra çözünmüş oksijen varlığını yukarıda öngörülen değerden daha fazla tehlikeye düşürecek miktarda olmamalıdır.001 0.004 0. Su.1 0.01 0.

Aşama temelinde. bilimsel yöntemlerle inceleyerek. “ Birleşmiş Milletler” sistemi içinde çevreyle ilgili eylemleri sürdürmek ve koordinasyonu sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kurulmuştur. Aşamada bunlara dayanarak hazırlanmıştır. Planın bütçesi taraf ülkelerce ödenen katkı paylarından oluşan Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması İçin Bölgesel Vakıf Fonu’ndan karşılanmaktadır. yoğunluklarını ve etkilerini izlemeye devam etmektedir. AEP tasarısı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Deniz kirliliği ile ilgili olarak ölçüm ve tespit çalışmalarına bazı örnekler aşağıda özetlenmektedir. deniz ortamın korumak ve iyileştirmek amacıyla Barselona Sözleşmesi ve protokolleri uygulamaya koymak amacını taşıyan faaliyetlerden oluşmaktadır. kirleticilerin kaynaklarını. UNEP’in kurulmasından sonra 1974 yılında söz konusu örgüt tarafından “ Bölgesel Denizler Programı Faaliyetleri Merkezi ” kurulmuş ve “ Akdeniz Eylem Planı ” (AEP) tasarısı hazırlanmıştır. 1976 yılında kabul edilen Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması (Barselona) Sözleşmesi ile bu sözleşmenin eki olan dört protokolden oluşmaktadır. Bilimsel Araştırma ve İnceleme Boyutu. derecesini.1. 85 . Akdeniz’i etkileyen kirliliğin kaynaklarını. Akdeniz’e kıyısı olan 16 ülke tarafından 1975 yılında kabul edilmiştir. Akdeniz Eylem Planı 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Çevresi (Stokholm Konferansı) kararları ve eğilimleri doğrultusunda. Türkiye’de ulusal MED-POL programı ile Akdeniz’in kirlenmesi açısından önemli olan bazı konularda yapılan çeşitli araştırma faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili bilimsel kuruluşlarla imzalanan yıllık protokoller çerçevesinde sürdürülmektedir. Türkiye’nin de taraf olduğu AEP dört bölümden oluşmaktadır: AEP’in Yasal Boyutu. Bu çerçevede. Öncelikli Eylem Planı ve Özel Koruma Alanları olmak üzere üç ayrı alt başlıkta devam etmektedir.T. Bugün MED-POL. IV. I. 1981-1990 Uzun Dönemli Kirlilik İzleme ve Araştırma Programı veya MED-POL II. AEP’nın Sosyo-Ekonomik boyutunda sürdürülen çalışmalar: Mavi Plan.5. kirlilik düzeylerinin etkilerini anlam ve tespit etmek için nasıl. Akdeniz ülkeleri tarafından ortak bir program ve ortak kriterlere uygun olarak uzun süreli kirlilik izleme programı (MED-POL) adı altında bilimsel çalışmalar sürdürülmektedir.2.C. nerede ve ne zaman harekete geçileceğini ortaya koyan genel ilke ve kılavuzlar geliştirilmiş. AEP’nın dördüncü boyutu ise Mali ve Kurumsal Boyut’tur.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.2. Denizlerimizde Artık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi (Marmara Denizi Örneği) Bu çalışma, Çevre Bakanlığı ile Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü arasında yapılan bir protokol doğrultusunda gerçekleşmiştir. Çalışmanın amacı; Marmara Denizi su kalitesinde gittikçe artan kötüleşmenin durdurulması ve kalitesinin iyileştirilmesi için alınabilecek tedbirlerin belirlenmesidir. Marmara Denizi’nin başlıca kirletici kaynakları; evsel atıksular, sanayi atıksuları, ziraat alanlarından yağış sularıyla akarsulara ve oradan da denize ulaşan azot ve fosforca yüklü sular ve deniz taşıtlarından boşaltılan kirli sular olmak üzere dört farklı ana grupta toplamak mümkündür. Yapılan ölçümler sonucunda; İstanbul Boğazı’nın Karadeniz girişinde oksijen konsantrasyonunun oldukça yüksek olduğu ve tabakalaşma olmadığı görülmüştür. İstanbul’un Sarayburnu açıklarında ise çözünmüş oksijen değeri düşüktür. Ancak Bandırma ve Erdek körfezlerinde tabana doğru oksijen noksanlığı gözlenmektedir. Marmara Denizi’nin doğu kısmında ve güneydeki bazı körfezlerde oksijenin derinlerde dahi tükenmiş durumda olduğu görülmektedir. Marmara Denizi ölçüm istasyonlarında amonyak konsantrasyonu oldukça düşük seviyede ölçülmüştür. Marmara Denizi yüzeyi ve tüm su kütlesinde pH değeri uygun seviyede olup, 8 civarındadır. İzmit Körfezi’nde diğer bölgelere göre daha yüksektir. Su kütlesinin ışık geçirgenlik derinliği basit olarak Sechi diski ile ölçülmektedir. Marmara Denizi orta bölgelerinde Sechi diski derinliği yüksek, körfezlerde düşük olarak belirlenmiştir. İstanbul Boğazı, Marmara Denizi açıklarında İzmit Körfezi ve Gemlik- Bandırma Körfezlerinde BOI değerleri yüksek olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin orta ve batı bölgelerinde ve Gelibolu Çanakkale Boğazı’nda BOI değeri düşük olarak belirlenmiştir. Marmara Denizi’nin doğu bölgesi ve İzmit Körfezi’nin KOI değeri, yüksektir. Batı Marmara’da ise düşük seviyede KOI konsantrasyonu bulunmaktadır. Ölçümler Büyükçekmece açıklarında yağ ve gres konsantrasyonunun yüksek olduğunu göstermiştir. Bunun sebebinin sahildeki petrol dolum tesislerinden oldukça yüksek seviyede kaçak olduğu düşünülmektedir. Marmara’nın yüzey suyunda metallerden kurşun (Pb) ölçümü gerçekleştirilmiştir. Ölçülen maksimum kurşun konsantrasyonu 0.042 mg/l olup SKKY’nde öngörülen 0.1 mg/l değerinden oldukça düşüktür. Proje kapsamında seçimi yapılan 21 istasyondan alınan su örneklerinde yapılan analiz sonucu koliform bakteriye rastlanmıştır.

86

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.5.3. Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi Türkiye tarafından da imzalanan “Akdeniz’in Karakökenli Kirleticilerden Korunması” Antlaşmasının ulusal ve teknik uygulamalarını yönlendirmek, Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki kirletici kaynaklarını, derişimlerini, kaynaktan denize taşınım yollarını gösteren bilgileri oluşturmak amacı ile ilk olarak 1987 yılında başlatılan çalışma, 1988 ve 1989 yıllarında da devam etmiş ve 1990 yılında “Kara kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi” adı altında üç yıllık bir proje olarak öngörülmüştür. Bu çerçevede projenin hedefi Akdeniz ve Ege Denizlerini etkileyen kara kökenli kirleticileri tespit etmek, izlemek ve kirliliğin önlenmesi için öneriler geliştirmektir. Proje kapsamında 1990 yılı çalışmalarında veri tabanı oluşturma ve geliştirme çalışmalarına devam edilirken, 1991 yılında önemli endüstriyel kuruluşlar tespit edilerek bu kuruluşlara ilişkin mevcut tüm bilgilerin bu veri tabanına aktarılmasına devam edilmiştir. Bu tür bir veri tabanı ile, hem denizlere ulaşacak kara kökenli nokta kaynaklara ve kirletici yüklerine ilişkin bilgiler derlenmiş ve hem de Çevre Bakanlığı tarafından daha değişik amaçlarla da kullanılabilecek bir veri bankası oluşturulabilecektir. 1992 yılı çalışmaları ise, Akdeniz ve Ege Denizi’nde kirliliğe yol açan kaynakların (evsel, endüstriyel ve nehirler) büyük bir çoğunlukla, belirlenmiş ve belli aralıklarla da olsa izlenmekte olduğu gerçeğinden yola çıkılarak, projenin asıl hedefi olan kara kökenli kirletici kaynakların olası etkilerini, yol açabilecekleri kirliliğin boyutlarını belirlemeye ve çözüm önerileri geliştirmeye yöneliktir. Bu çalışmada; evsel ve nehirler yolu Akdeniz ve Ege Denizi’nde yol açabilecek kirleticilerin izlenmesi BOI, N, P ve AKM yönünden incelenmiş, sonuç olarak BOI bakımında şehirlerin Akdeniz ve Ege Denizi’ne katkısı % 72 ile nehirlerden (% 27) daha fazla olarak bulunmuştur. Bu durum N ve AKM bakımından tam ters eğilim göstermiş % 92 olarak bulunan nehirlerin katkısı şehirlerin katkısından daha fazla bulunmuştur. Açık denizlerde ve kirletici kaynaklarda ölçülen cıva ve kadmiyum değerleri SKKY’nde deniz suyu için verilen değerlerin altında bulunmuştur. Kirletici kaynaklarda ölçülen Petrol Hidrokarbonları değerlerine bakıldığında endüstriyel ve evsel kaynaklardan zaman zaman önemli seviyede petrol atıkları girdisinin olduğu anlaşılmaktadır. Ege denizindeki TASM (Toplam Asılı Katı Madde) miktarlarının yılda 171x10 ton ile nehirler tarafından, yılda 0.05x10 ton ile evsel atıklar tarafından, yılda 0.03x10 ton ile endüstriler tarafından taşındığı bulunmuştur. Akdeniz ve Ege Bölgesinde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri Tablo:IV.2.6’da verilmektedir.

87

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: IV.2.6. Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde Bulunan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Sayısı Kirleticiler Yeri

Gıda, alkolsüz içecek ve tütün end.

250

BOI, AKM, yağ, çökelebilen katılar

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Tekstil, hazır giyim, deri end.

170

Fazla miktarda katı madde, sertlik, tuz sülfit, Cr, kireç, BOI

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Orman ürünleri ve mobilya end.

15

Adana, Antalya, Balıkesir, İçel, İzmir

Kağıt ve kağıt ürünleri ve taşımacılık end.

32

pH, yüksek oranda askıda katı, kollid mad., sellüloz

Adana, Aydın, Balıkesir, Edirne, İçel, İzmir, Muğla

Kimya, petrol, kömür kauçuk, plastik ürünleri end.

62

PH, organik ve inorganik madde, BOI, fenol, siyanit, SO4, SiO2, CaCO3, Al2O3, Cobalt, Cd ve Lityum

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Seramik ve toprak ürünleri end.

59

Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir,Çanakkale, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla Adana, Antalya, Aydın, Balıkesir, Edirne, Hatay, İçel, İzmir, Muğla

Metal kaplama, makine ekipman, araç, bilimsel ve profesyonel ölçüm alet end.

195

Kaynak: Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992.

IV.2.5.4. Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi Ülkemizi çevreleyen denizlerdeki doğal koşulların kara kökenli kirleticilerce bozulduğu bilinmektedir. Söz konusu kirlenmenin boyutlarının bilinmesi amacıyla, Akdeniz’de geliştirilen bir izleme programının bir benzeri kısa bir süre için ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü tarafından Karadeniz’de de yürütülmüştür. Proje kapsamında ilk aşamada Karadeniz’e dökülen nehirler, doğrudan deşarj yapan endüstriler ve yine doğrudan atılan kanalizasyonlar örnek toplama programında yer almıştır. Karadeniz’e atılan kirleticilere katkıda bulunan kaynakların tespiti ve her kaynağın yıllık deşarj ettiği kirletici miktarlarının bilinmesi, deniz kalitesi ve kalitede yıllar
88

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

içerisinde olan değişim ile kaynaklar arasında ilişki kurmaya yönelik gerçekleştirilen bu çalışma sonucunda aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Akarsularda ölçülen KOI değerleri genellikle düşük olmakla birlikte, kanalizasyon ve endüstrilere yakın değerler bulunmuştur. Zonguldak dolayındaki Neyren ve Çatalağzı dereleri ile Trabzon dolayındaki Tabakhane ve Zafir derelerinde her mevsim yüksek KOI değerleri görülmektedir. Bunların yanında Bartın Çayı, Mert ve Miliç Irmaklarında her mevsim değilse de belirli seferlerde yüksek KOI değerleri ölçülmüştür. Akarsularda ölçülen KOI düzeyleri “Kıta İçi Su” standartları ile karşılaştırıldığında, ölçüm yapılan suların birkaç dere dışındakilerin IV. Sınıf çok kirlenmiş su sınıfına girdiği görülmektedir. KOI yükleri açısından kanalizasyonlar da farklılıklılar göstermektedir. En yüksek KOI değerleri Zonguldak ve Samsun’daki kanalizasyonlarda ölçülmüştür. Akarsulardaki BOI değerleri de KOI’de olduğu gibi örneklenen akarsuların önemli bir bölümünün IV. Sınıf olduğunu göstermektedir. Filyos Çayı, Yeşilırmak, Melet Irmağı, Civil Deresi, Aksu Deresi ve Çiftekavak Dere ilkbahar ve yaz aylarında düşük BOI değerleri ile bu sınıfa girmemektedir ama bunların dışında kalan akarsular her mensimde kirli su sınıfında bulunmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen azot değerleri akarsulara nazaran yüksektir. Özellikle Zonguldak ve Samsun’da bulunan belirli kanalizasyonlarda ölçülen azot konsantrasyonlarının, diğer kanalizasyonlardan daha yüksek olduğu görülmektedir. Akarsularda ölçülen toplam azot değerleri “ Kıta İçi Su Kaynakları Kalite Kriterleri” ile karşılaştırıldığında Sakarya Nehri, Neyren, Kozlu, Kilimli Dereleri, Mert Irmağı Yeşilırmak Nehri, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağı’nın IV. Sınıf su kategorisine girdiği görülmektedir. Akarsularda ölçülen NO2 konsantrasyonları standartlar ile karşılaştırldığında Sakara Nehri, Kozlu Deresi, Neyren Deresi, Kilimli Deresi, Mert Irmağı, Tabakhane Deresi, Zafir Deresi ve Melen Irmağında ölçülen konsantrasyonların bu akarsuları IV. Sınıf çok kirli su sınıfına soktuğu görülmektedir. Endüstrilerde ise önemli boyutta NO2 konsantrasyonu ölçülememiştir. Akarsularda ölçülen NO3 konsantrasyonları sadece Söğütlüdere ve Tabakhane Deresinde sınır değere bazı mevsimlerde yaklaşmakta ve bu dereleri III. Sınıf kirli su sınıfına sokmaktadır. Kanalizasyonlarda ölçülen NH3 konsantrasyonları her mevsimde akarsularda ölçülen değerlerden önemli miktarda daha yüksektir. Akarsularda ölçülen NH3 değerleri Kozlu, Kilimli, Tabakhane ve Zafir derelerini IV. Sınıf su grubuna sokmaktadır. Kanalizasyonlarda genellikle ortho-P, toplam P’un % 60-70 kadarını meydana getirmektedir. Sadece Giresun’daki kanalizasyonların birisinde bu oran her mevsimde düşük bulunmuştur. Akarsularda toplam ortho-P oranı genellikle daha yüksektir. Karadeniz Bölgesinde Tablo:IV.2.7’de verilmektedir. Yer Alan Başlıca Endüstriler ve Atık Türleri

89

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu verilmektedir.

ise Şekil: IV.2.2’de

IV.2.5.5. Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi (GEF) Azak Deniz’ini de kapsayan Karadeniz, ötrofikasyona neden olan kirlenmenin ve patojen mikroplarla toksik kimyasalların yol açtığı ekolojik zararlarla yıkıma uğramıştır. Kirlenmenin esas nedeni kara kökenli kaynaklar olmakla beraber, deniz kökenli kirlenme de ciddi düzeydedir. Karadeniz’de deniz çevresinin korunması amacıyla bu denize kıyısı olan 6 devlet (Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna ) tarafından 21 Nisan 1992 tarihinde “Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi ” ve eki protokoller imzalanmıştır. Bu protokoller “ Karadeniz Deniz Çevresinin Kara Kökenli Kaynaklardan Kirlenmeye Karşı Korunmasına Dair Protokol”, Karadeniz Deniz Çevresinin Boşaltmalar Nedeniyle Kirlenmesinin Önlenmesine İlişkin Protokol” ve “ Karadeniz Deniz Çevresinin Petrol ve Diğer Zararlı Maddelerle Kirlenmesine Karşı Acil Durumlarda Yapılabilecek İşbirliğine Dair Protokol”dür. Karadeniz’e kıyı olan ülkeler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi; ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaların birbirlerini tamamlayıcı bir niteliğe kavuşturulması amacıyla gerekli koordinasyonun sağlanması; Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerin uluslararası uzman kuruluşların bugüne kadar yürütülen çalışmalarla elde ettikleri bilgi birikimi ve deneyimlerden istifade etmelerinin sağlanması için bölgesel bir çevre projesi başlatılması yolundaki Türk önerisi gerek kıyıdaş ülkelerden, gerek uluslararası kuruluşlardan büyük destek görmüştür. UNEP, UNDP ve Dünya Bankası tarafından yönetilen Global Environment Facility (GEF) tarafından desteklenmesi kararlaştırılan “Karadeniz’de Çevrenin Korunması ve Yönetimi” adlı projenin ilk üç yıllık pilot dönemi sonunda Karadeniz için sürdürülebilir bir çevre politikası oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin oluşturulması ve çevre yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi için Karadeniz Eylem Planı hazırlanacak, plan kısmen uygulamaya başlayacak ve bir yatırımlar paketi hazırlanacaktır. Bu programın amacı; çevresel değerlendirmeleri ülkelerin tüm politikalarına entegre etmek, su kalitesini iyileştirmek ve önemli ekolojik alanları korumaktır. Program çerçevesinde aşağıdaki hususlar ele alınacaktır: Entegre kıyı alanları yönetimi, tarımsal gelişme, balıkçılık, kentsel atık yönetimi, (açık deniz sanayileri de olmak üzere) sanayilerin yeniden yapılanması ve liman tesisleri. Eylem planı, Karadeniz’e dökülen belli başlı nehirlerin su toplama havzalarını da göz önünde bulundurarak Karadeniz’in kıyı alanları üzerinde odaklaşacaktır. Program Global Çevre imkanından fon sağlanan Tuna Nehri Havzası ve Tuna Deltası için yürütülen uluslararası programla sıkı sıkıya bağlantılandırılacaktır.

90

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Şekil:IV.2.2. Karadeniz’e Deşarj Yapan Akarsuların Kirlilik Durumu. Kaynak: Çevre Bakanlığı (Karadeniz’de Kirliliğin Tespiti Projesi), 1993.

91

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:IV.2.7. Karadeniz Bölgesi’nde Yer Alan Endüstriler ve Atık Türleri
Endüstri Meşrubat Deri Kağıt ve kağıt hamuru Kimyasal Şeker Sigara Süt ürünleri Çay Çimento, kireç, alçı Bakır Demir-Çelik Sayısı 8 2 2 Kirleticiler BOI, askıda ve çökebilen katılar, yağ Yüksek miktarda katı madde, tuz, sertlik, sülfit, Cr,BOI PH, askıda katı madde, seluloz, çözünmüş ve kolloid maddeler PH, organik ve inorganik maddeler, fenoller, CN, nitrat, sülfit, fosfat Yüksek miktarda çözünmüş ve askıda katı madde, organik madde, şeker protein Tütün işlemi sonucu ortaya çıkan atıklar Organik madde, protein ve yağlar Çay yapraklarının işlenmesi sonucu ortaya çıkan atıklar Askıda katı madde, Cr, Zn, sülfat, fosfat Yeri Giresun, Ordu Samsun, Trabzon Kocaeli, Zonguldak

3 2 3 4 38 10

Tarbzon, Samsun, Artvin Kastamonu, Sakarya Samsun, Sinop, Trabzon Kırklareli, Samsun Rize, Artvin, Trabzon, Giresun Trabzon, Sakarya, Ordu, Zonguldak Artvin Zonguldak

1 2

Metal iyonları, pH, asit, fenoller, Fe, Cu Askıda katı madde, kum ve kömür, pH, asit, fenoller, Fe, alkali maddeler, kireçtaşı, yağ Askıda katı madde, klor, fosfatlar BOI, KOI, askıda katı madde

Konserve Un

2 9

Samsun, Sinop Trabzon, Ordu, Samsun Rize, Artvin,

Yiyecek mad. Kömür Gübre Fındık

9

BOI, KOI, askıda katı madde SiO2, CaCO3, Al2O3, Cd, Li

Trabzon, Ordu, Rize, Samsun, Giresun, Sinop Zonguldak Samsun Trabzon, Ordu, Giresun

2 14

Azot, BOI, askıda katı madde, Cd Askıda katı madde

Kaynak: Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi, 1993.

92

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

IV.2.6. Yeraltı Suyu Kirliliği Yeraltı suyunun kirlenmesi ve derecesinin ülkeden ülkeye ve yerel olarak önemli değişiklikler gösterebilmesine karşılık, kirlenmenin temel nedenlerini büyük başlıklar altında toplamak mümkündür. Yeraltı suyunun kirlenmesinin en belirgin nedeni kentsel ve endüstriyel atıkların çevreye verildikten sonra iklim durumuna, toprağın yapısına ve zamana bağlı olarak yeraltı suyuna taşınır. Yeraltı sularının kirlenmesinin diğer önemli nedenlerinden birisi de tarım ilaçları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı ile evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Ülkemizde en önemli yeraltı suyu kirlenme nedenlerinden biri, evsel atıkların doğrudan toprağa verilmesidir. Deterjan gibi parçalanmaya karşı dayanıklı bileşikler yeraltı suyuna ulaşarak içme suyu açısından sorun yaratabilmektedir. Gerçekten de ülkemizde bazı yeraltı suyu örneklerinde önemli miktarlarda deterjan bileşikleri bulunmuştur. Yeraltı suyu kalitesinde bozulmaya yol açan tarımsal faaliyetler ise pestisit ve gübre kullanımı ile hayvan atıklarının atılmasıdır. SKK’ye göre yeraltı sularının kalite sınıfları aşağıda verilmiştir. Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS Sınıf YAS I II III : Yüksek kaliteli yeraltı suları : Orta kaliteli yeraltı suları : Düşük kaliteli yeraltı suları

I: Yüksek Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas I sular, içme suyunda ve gıda sanayinde kullanılabilen yeraltı sularıdır. Bu sınıfa giren yeraltı suları diğer her türlü kullanma amacına uygundur. Sınıf YAS II: Orta Kaliteli Yeraltı Suları

Sınıf Yas II sular, bir arıtma işleminden sonra içme suyu olarak kullanılabilecek sulardır. Bu sular tarımsal su ve hayvan sulama suyu veya sanayide soğutma suyu olarak herhangi bir arıtma işlemine gerek duyulmadan kullanılabilir. Sınıf YAS III : Düşük Kaliteli Yeraltı Suları Sınıf Yas III sular, yukarıda verilen kalite parametrelerinden daha kötü özellik taşıyan sulardır. Bu suların kullanım yeri, ekonomik, teknolojik ve sağlık açısından sağlanabilecek arıtma derecesiyle belirlenir.

93

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Kaynaklar 1. T.C. Başbakanlık Çevre Genel Müdürlüğü, Su Kirliliği ve Kontrolü, 1987. 2. Boğaziçi Üniversitesi, Çevre Bilimleri Enstitüsü, Su Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi Raporu, 1992. 3. DSİ Genel Müdürlüğü, Sakarya-Seyhan Havzalarında Kirlenme Durumlarının İncelenmesi ve Bu Havzalarda Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1992. 4. Hacettepe Üniversitesi, Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi, Antalya Havzasındaki Yüzeysel Sularda Kirlenmenin Tespiti ve Giderilmesi Projesi, 1992. 5. MİMKO Mühendislik, İmalat, Müşavirlik, Koordinasyon ve Tic. A.Ş., Göller Bölgesi Projesi, 1992. 6. ODTÜ, Çevre Araştırma Merkezi, Karakökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi, 1992. 7. OECD, Türkiye’de Çevre Politikaları, Paris, 1992. 8. Ankara Üniversitesi, Fen Fakültesi Kimya Bölümü, Kızılırmak Havzasındaki Yüzeysel Suların Kirlenme Durumunun İncelenmesi ve Kalite Sınıflarının Tespiti Projesi, 1993. 9. ODTÜ, Çevre Mühendisliği Bölümü, Karadeniz Deniz Kirliliği Ölçüm ve İzleme Projesi,1993. 10. Selçuk Üniversitesi, Çevre Uygulama ve Araştırma Merkezi, Konya Kapalı Havzasında ve Tuz Gölünde Kirliliğin Tespiti ve Giderilmesi Projesi,1993. 11. Yıldız Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği Bölümü, Denizlerimizde Atık Özümleme Kapasitesinin Tespiti Projesi ( Marmara Denizi Örneği), 1993. 12. Gediz Havzası, Yeşilırmak, DSİ Genel Müdürlüğü, 1993. 13. Büyük Menderes Havzası, DSİ Genel Müdürlüğü, Aralık, 1994. 14. Çevre Bakanlığı, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su Toprak Daire Başkanlığı, 2001.

94

Tablo:V.1.’de Türkiye Topraklarında Fosforun KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. Ege ve Marmara’nın güneyini kapsayan nemli orman kuşağı (3) olmak üzere üç ana toprak kuşağına ayrılır.’da ve Türkiye Topraklarında Potasyum KgP2O5/Dekar Bölgesel Dağılımı Tablo:V. 95 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Bunun dışında iklim ve bitki örtüsü etkenlerinden çok ana madde. Tablo:V. Tablo:V. Türkiye. özelliklerine bağlı olarak biçimlenen ve her kuşakta görülebilen kuşak dışı diye ayırabileceğimiz topraklar vardır ki bunlarda önemli yayılım gösterir.6. Güneydoğu Anadolu ve Doğunun büyük bölümünü kapsayan yarı kurak ot-çayır kuşağı (2). Orta Anadolu Kuşağı (1).1. V.’ de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Tekstür) Bölgesel Dağılımı. daha sonra Amerikalı bilim adamlarınca geliştirilmiştir. Tablo:V. Bunlardan bir tanesi de 1880 yılında Rus Bilgini Dokuchaeve tarafından ortaya konulmuş olup.C.’de Türkiye Topraklarının Kireç Yüzde CaCO3 İtibari ile Bölgesel Dağılımı. iklim ve bitki örtüsü gibi doğal etkenler yönünden homojenlik gösteren ve aynı kökene sahip toprakların yaygın olduğu kesimler “kuşak” olarak tanımlanır.7. engebelilik vb.1. TOPRAK VE ARAZİ KULLANIMI V.‘de ise Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt Miktarları gösterilmektedir. Son yıllarda dünyanın birçok ülkesinde yeni Amerikan Toprak Sınıflama Sistemi kullanılmasına rağmen yurdumuzda halen Dokuchaeve‘in sınıflama sistemi kullanılmaktadır.4’de Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının Yüzde Bölgesel Dağılımı.1.1.‘de Türkiye Topraklarının Yüzde Saturasyon Çamurunda pH (cam elektrodu ile) Oranları.2.‘ de verilmiştir. Türkiye genelinde toprağın fiziksel ve kimyasal özelliklerine ait tablolar aşağıda sırasıyla Türkiye Toprak Sınıflarının Dağılımı ve Yüzde Oranları Tablo:V.1.1. Türkiye Topraklarının Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri Türkiye topraklarının fiziksel ve kimyasal özellikleri Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü tarafından incelenmiştir. Tablo:V. TOPRAK KUŞAKLARI VE ARAZİ KULLANIMI Dünyada kabul görmüş değişik toprak sınıflama sistemleri vardır.1.3. Bir de ot kuşağından orman kuşağına geçişte “geçit kuşağı” ayrılabilir. Bu yüzden toprak araştırmaları Toprak ve Gübre Araştırma Enstitüsü’nün belirlediği bölgelere göre yapılmıştır.5.1. Akdeniz. Toprak kuşaklarının sınıflandırılmasında.1.1.T.1.8.

2 4.8 7.1 51.9 10.9 Hafif Asit 30. Bölgeler Tablo:V.260 302.2 Akdeniz 3367 5.4 7. Türkiye Topraklarının % Saturasyona Göre Toprak Bünyesinin (Textür) Bölgesel Dağılımı Toprak < 30 30-50 50-70 70-110 >110 Sayısı Kumlu Tınlı Killi-Tınlı Killi Ağır-Killi Trakya ve Marmara 8577 7.1.2.930.211.9 32.9 Hafif Alkali 57.1 52.0-7.1.629 602.2 16.3 Doğu Anadolu 1342 0. 1988.6 4.0 2.4 6.031 96.5 93.9 16.0 84.933 3.6 0.4 Doğu Anadolu 1329 0.1.9 25.8 38.9 8.9 4.1 37.172 589.0 14.485.7 5.1 0.5 8.776.2 0.4 85.9 Kuvvetli Asit 0.7 66.9 4.8 1.648 7.1 10.5 13.6 Güneydoğu 4061 1.6 40.4 76.9 56.0-4.2 13.3 7.2 6.5 0.0-5.1 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.978.7 4.C.9 5.9 Orta-Asit 10.4 0.0 0.2 6.7 Göller 3871 0.5 85.8 Toplam 74.7 10.2 8.7 5.9 11.6 33. Oranı (%) 19.2 45.8 0.4 0.178 6.719 7.1.136.960 3.0 44. 1987.3 Ege 7342 1.061.7 7.750 4.9 0. 96 .9 Türkiye ve Ortalaması 8074 0. Türkiye’de Toprak Sınıflarının Dağılımı ve % Oranları Kuşak Kurak Ot-Çayır Kuşağı Geçit Kuşağı Nemli Orman Kuşağı Büyük Toprak Grubu Kahverengi Kestanerengi Kireçsiz Kahverengi Kahverengi Orman Kireçsiz Kahverengi Orman Podzolik Yüksek Dağ Çayır.8 10.1 8. Tablo :V.3 Göller 3759 6.8 8.4 Karadeniz 101137 1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.9 0.4 2.091.2 Orta Anadolu 25706 3.4 Türkiye ve Ortalaması 19385 3.008 Türkiye Yüz. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması.7 Güneydoğu 4272 4. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.6 7.544 12.4 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.6 Ege 7404 2.6 Akdeniz 3168 0.8 15.5 37.2 89. 1988.7 25.6 55.9 47.528.3 Türkiye Topraklarının % Saturasyon Çamurunda pH (Cam Elektrod ) İle Bölgesel Dağılımı Bölgeler Trakya ve Marmara Karadeniz Toprak Sayısı 8462 10095 4.4 0. Kırmızı Akdeniz Akdeniz Kuşağı Rendzina Vertisoller Bazaltik Vertisolle Regosoller Kuşak Dışı Litosoller Alüviyal ve Kollüvyaller Çıplak Kayalıklar Dağılımı (ha) 1.7 22.0-6.8 55.7 Orta Anadolu 25778 0.T.1 1.243 9.4 2.239.1 7.027 669.866 1.287.4 37.9 Kuvvetli Alkali 1. Ölç.661.3 38.6 0.0-8.094 2.2 48.9 47.5 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.

0 20.0 8.9 Karadeniz 10570 28.T.4 Doğu Anadolu 1339 21. 1988.9 1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. K2O/Dekar (Amonyum Asetat)Bölgesel Dağılımı Toprak <20 20-60 60-100 Bölgeler Sayısı Az Yeter Fazla Trakya ve Marmara 8639 4.6 21.8 23.1 20.5 Güneydoğu 4227 44.2 Göller 3632 19.5 34.6 9.2 11.9 2.7 23.9 20.3 17.4 5.6 6.6 35.6 12.5 22.5 Göller 3768 14.8 8.5 17.C.4 16.9 8.8 25.5 14.6 14.2 Akdeniz 3346 3.9 10.2 18.0 25. Türkiye Topraklarında Organik Madde Miktarının % (Walkley-Black) Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-2 2-3 3-4 Bölgeler Sayısı Çok Az Az Orta İyi Trakya ve Marmara 8402 14.4 Doğu Anadolu 1319 13.5 22.0 31.2 49.6 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.7 7.5.6 23.4 53.5 Akdeniz 3139 23.6 Orta Anadolu 25930 9.2 6.6.2 47.3 9.2 Karadeniz 10142 13.1 6.4 65. P2O5 /Dekar (Olsen) Bölgesel Dağılışı <3 3-6 6-9 9-15 Toprak Çok Az Az Orta Fazla Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 38.9 Tablo:V.9 25.4 64. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.6 6.7 28.5 Ege 7225 17.8 7.1.8 Karadeniz 10488 35.8 26.3 Akdeniz 328 39.6 19.5 32.2 Kaynak: Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.0 Türkiye ve Ortalaması 8037 1.8 15.4 7.0 23.0 56.2 Türkiye ve Ortalaması 7756 33.2 36.8 7.3 23.3 33.5 11.3 3.9 Güneydoğu 4340 12. >25 2.7 Kaynak : Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.4 8.2 2.1 17.2 64.1.0 9.6 Akdeniz 3270 10. 1988.6 32.4 8.1.8 Göller 3673 0.7 36.9 13.74 97 .7.9 18.3 32.9 11. >4 Yüksek 1. 1988.9 47. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi.0 Tablo: V.5 20.5 8.7 Göller 3668 36.3 10.2 12.3 17.7 46.5 46.7 28.8 Orta Anadolu 25853 1. Türkiye Topraklarının Potasyumun Kg.3 Türkiye ve Ortalaması 7914 19.6 Güneydoğu 4035 29.4 15.1 4.4 Ege 7571 8.0 2. Türkiye Topraklarının Kireç % CaCO3 (Secheibler) İtibari İle Bölgesel Dağılımı Toprak <1 1-5 5-15 15-25 Bölgeler Sayısı Trakya ve Marmara 8444 50.1.1 9.2 Tablo:V.4 41.8 Güneydoğu 4157 0.1 31.4 26.3 Doğu Anadolu 1338 0.5 4.8 25.1 12.7 2.8 5.3 22.6 32.3 17.2 49.7 6. >15 Çok Fazla 6.2 10.7 Ege 7826 31.0 24.4 55.9 27.2 34.1 38. >100 Çok Fazla 32.9 Karadeniz 9724 1.8 29.8 18.9 17.3 27.7 Türkiye ve Ortalaması 8189 22.2 Doğu Anadolu 1447 16.8 22. Türkiye Topraklarında Fosforun Kg.3 83.0 18.4.0 24.7 25.1 2. 1988.4 47.9 49.2 18.3 9.3 27.5 6.9 7.3 30.5 33.8 Kaynak: Toprak ve Gübre Araştırma Enstitü Müdürlüğü.2 60.6 3.5 18.7 4.2 7.8 Orta Anadolu 25852 31.3 1.2 Ege 7625 32. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.3 11.3 18.7 13.9 Orta Anadolu 25419 21.9 20.9 3.

43 6.56 2.5 20.40 8.09 27. Podzolik Örnek Sayısı 252 210 35 26 98 229 132 33 20 142 3 71 69 7 35 15 26 39 Toprak Örnekteki Oranı (%) 17.9 85.80 6.03 2.5 1.00 12.78 53.43 1.8.Türkiye’de Büyük Toprak Gruplarına Bağlı Olarak Toprakta Bulunan Yarayışlı Kükürt (SO4-S) Büyük Toprak Grubu Alüvial Kolüvyal Kırmızı Kah.03 20 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 20.C.33 53.06 84.3 7.0 325.0 453.00 2.39 40.69 0.3 4.91 En Düşük Kükürt Değeri (ppm) 5.0 294.78 35.30 17.27 25.0 502.0 642. Ankara.00 26.9 7.03 37.36 36.92 4.0 302.5 378.00 13.0 7.14 17.1.1 2.00 21.2 47.0 211.13 0.24 90.48 14.0 423.00 51.43 4.33 0.15 2.21 4.21 23.T.07 56.5 528.68 26.69 46.33 60.0 6.37 28.0 9.00 11.00 11.09 0.0 213.0 233.00 61.4 En Yüksek Kükürt Değeri (ppm) 697.1 13.0 1.7 360. 1989.18 78.80 2.54 46.29 40.0 123.39 88.0 9.29 1.0 3. Türkiye Topraklarının Bitkilere Yarayışlı Kükürt Durumu.2 4.0 1.32 20.54 55.38 15 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 12.84 157.80 15.05 63. Orman Vertisol Regosol Kahverengi Organik Kırmızımsı Kahverengi Kestane Rengi Kırmızımsı Kahverengi Kırmızı-Sarı Podzolik Kırmızı Akdeniz Bazaltik Gri-Kah.88 9.5 Kaynak: Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.03 27.82 39.43 1.15 Ortalama Kükürt Değeri (ppm) 94.85 0.00 40.71 29.70 10 ppm Kükürtten Düşük Örnek Oranı (%) 4.79 0.03 3.67 38.4 5.00 54.57 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:V.04 1.49 2.00 92.39 9.14 7.46 15.94 18.00 12.00 2.41 0.85 41. Orman Kahverengi Orman Kireçsiz Kah.00 89.20 63.96 16.00 16.0 640.00 15.18 0.87 54.10 27.0 134. 98 .61 8. Akdeniz Rendzina Kireçsiz Kah.

973 ha.1.’ında orta. Yapılan etüt ve gözlemlere göre ülkemiz arazilerinin % 20’sini oluşturan 15. bunların dip kazan (çizel) denilen toprağı derinlemesine yırtan aletlerle gevşetilmesi ve kökler için uygun ortam hazırlanması mümkündür.299.4’ünü oluşturan 28. Söz konusu bilgiler Tablo:V.2’sini oluşturan 28.699. aşırı mera ve orman tahribatı ve toprakların çoğunlukla erozyona duyarlı olması nedeni ile dünya yüzünde yüksek düzeyde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır. geriye kalan % 85.938 ha. Türkiye’nin arazi varlığının % 36.1.114 ha.1’ini oluşturan 27.205 ha.’lık bölümü sığ (20 .3’ünü oluşturan 21.Yoğun alt katmanlar bulunuyorsa.1.108.455 ha.592. iklimi.’lık bölümü ise çok sığ (<20 cm) toprak sınıfına girmektedir.468.3. Tarımsal üretimin cins ve miktarını büyük ölçüde kısıtlayan sığ toprakların büyük bir yekün tutması ülkemiz tarımı için gerçekten dezavantajdır.463 ha.575 ha. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından.003 ha.2.699.690 ha. özellikle işlenebilen araziler. topoğrafik yapısı. sahip oldukları çeşitli toprak türleri nedeni ile çeşitli tür ve boyutlardaki sorunlara sahip bulunmaktadırlar. drenaj yöntemiyle bu derinlik arttırılıp optimal duruma getirilebilir.9.745.221. Etkili toprak derinliğini arttırmak için kullanılabilecek imkanlar sınırlıdır.3. 99 . geriye kalan % 5’i oluşturan 3. Sığ toprak derinliği yüksek taban suyu nedeni ile.T. Ülkemiz topraklarının % 14. uygulanan yanlış tarım yöntemleri. Türkiye’de Arazi Problemleri V.90 cm) % 30.9’unu oluşturan 9. Türkiye’de Mevcut Arazi Kullanımı Herhangi bir arazi parçasının en uygun kullanılma şeklinin belirlenebilmesi için öncelikle arazinin kullanım kabiliyet sınıflamasının yapılması gerekmektedir.’da verilmiştir.’lık bölümü orta derin (50 .’lık bölümü çayır ve mera.50 cm) ve % 37.’lık bölümü orman ve fundalık olmak üzere devamlı bitki örtüsü altında bulunmakta. % 36.2’sini oluşturan 11.C.6’sını oluşturan 23. yüzlek toprak koşullarına uygun çayır ve mera bitkilerini yetiştirip hayvancılık yapmak en uygun yol olmalıdır.334. Çeşitli arazi türleri.’ında ise çok şiddetli erozyon cereyan etmektedir.1.5’ini oluşturan 23. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması yapılmış ve şu andaki mevcut arazi kullanımı tespit edilmiş bulunmaktadır.908. % 17’sini oluşturan 13.8’in % 11. % 30. V. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Erozyon Türkiye.’lık bölümü ise diğer arazi grubu içinde yer almaktadır. Etkili toprak derinliğinin artırılmasına imkan bulunmayan arazilerde.750 ha. Böyle bir sınıflama arazi kullanma planlarının yapılması ve tarımsal gelişmenin programlanması için de zorunludur.’lık bölümü işlenmekte % 28.614 ha.’lık bölümü 90 cm’den derindir.’ında şiddetli.781.1.

Zeytin. Çayır Otlak Orman Çalı-Funda Yerleşim Sazlık-Bataklık Irmak Yatakları Kıyı Kumulları Çıplak Kayalıklar Su Yüzeyleri TOPLAM I 315546 1413256 176264 33333 69061 108449 5824 11429 39375 5012537 II 4876280 835791 187972 86823 148998 398014 92193 79872 52759 675870 VI 3377458 34290 201714 235037 49072 4054771 1240105 997410 48676 102385 VII 1683515 4260 115041 442398 106834 1414994 1289135 1 6803086 56402 35724 36288553 VIII 291859 192325 40396 2930933 (1102296) 4557909 Toplam 22607334 2990880 1058637 1042152 644373 21101317 15135087 8333376 569400 48521 192325 40396 2930933 1102296 77797127 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.C. Çay Kestane vb.T. 1987. Genel Toprak Amenajman Planlaması.9. 100 .1.Türkiye’de Kullanmaya Uygunluk Sınıflarının Arazi Kullanmaya Göre Dağılışı (ha) Kullanmaya Uygunluk Sınıfları III IV V 5438715 4062580 13340 476222 204989 109507 108152 717892 321724 154848 42281 757433 223081 172414 135054 81455 1649341 574428 265086 37577 720101 3980 143 80801 22908 9462 21645 471 12797 165547 Arazi Kullanma Kuru Tarım Sulu Tarım Bağ-Bahçe Fıstık. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: V.

bu taşınmanın gözle görünür delilleridir. Toprak ve su korumanın esası arazileri kabiliyetlerine göre kullanmak ve mevcut sınırlayıcı etmenleri belli ölçülerde azaltmak üzere gereken önlemleri almaktır. topraklarımızın yok olmasına sebep olan nedenlerin başında gelmektedir. Tarım arazilerindeki erozyonu önleme çalışmalarına ülkemizde 45 yıl kadar önce başlanmıştır. Çünkü düşman ordusu ülkeden kovulduğunda. Ülkemizin toprak ve arazi kullanma kabiliyeti haritası. Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü havza bazında ıslah çalışmalarına girmişlerdir. taşıdığı materyalin rengine uyularak verilmiştir. can ve mal kaybına neden olması toprakların nehir ve denizlere taşınması. konunun önemini bütün ciddiyetiyle ortaya koymaktadır. Bu nedenle. Ayrıca Konya-Karapınar örnek çalışmasında olduğu gibi rüzgar erozyonunu önleme çalışmalarını da gerçekleştirmiştir. çiftçilerin çiftçi kamplarında eğitimlerinin sağlanması ve erozyonun şiddetli olduğu yerlerde teraslama gibi mekanik önlemlerin alınması uygulamalarına da girmiştir. Toprak en önemli doğal kaynaklardan birisi olup. eski Topraksu Genel Müdürlüğü. ağır metallerle kirlenmesi ve toprak erozyonu ile kayıp edilen toprakların geri kazanımı çok zordur.C. Oysa toprakların su ve rüzgar etkisiyle aşınıp-taşınması ile oluşan sellerin yerleşim alanlarını tehdit etmesi. Önlemlerin esasını suyun veya rüzgarın hızını. topraklar geri alınmaktadır. Ülkemizde ise erozyon. Ülkemiz topraklarının maruz kaldığı yüksek düzeydeki toprak ve su kayıplarını izin verilebilir sınırın altına indirmek mümkündür. Halbuki erozyonla. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen.T. 1950 yılına kadar herhangi bir çalışma yapılamamıştır. 1953 yılında kurulan D. Ancak bunlar toprak korumalı işletme planlarının yapılmasına hizmet edecek ölçüde değildir. Topraksu Genel Müdürlüğünce benimsenmiş ve bunun çözümünde kullanılan 101 . Kızılırmak’a adı. toprağı aşındırmayacağı düzeye indirmek ve toprağı erozyona karşı dayanıklı duruma getirmek olmalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu erozyon sonucunda her yıl denizlere milyonlarca ton toprak taşınmaktadır. ABD’de 1958 yılında geliştirilen Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi. Bu koşulların temini için kültürel ve mekanik toprak ve su koruma yöntemlerinden yararlanılmalıdır.İ. hele bir bölümü yabancı denize taşınan toprakların tekrar geri getirilmesine imkan yoktur. Bu zararın en zalim düşman orduları tarafından dahi yapılması ihtimali yoktur. genel planlamaların yapılmasına yetecek ayrıntıda hazırlanmıştır. yürütmekte olduğu erozyondan korunma önlemleri üzerindeki araştırmalara paralel olarak. Ancak erozyon ile mücadele çalışmaları dünyada ve ülkemizde oldukça yakın tarihte başlamıştır.S. Akarsularımızın her mevsimde taşımakta oldukları materyal nedeniyle vermiş oldukları bulanık görünümler. toprakların tarım dışı amaçlı kullanılması.

10. Orman kesiminde de benzer hızlandırmalar sürmektedir.11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI parametrelerin değerleri çeşitli araştırmalarla tayin edilmeye başlamış ve oldukça önemli mesafe alınmıştır. Araştırma Enstitülerinde toprak ve su kaynaklarını geliştirme konularında.3. Eğim Bir yandan tarımsal işlemleri güçleştiren. Tablo:V.1. ülkemiz arazileri için önemli sorun oluşturmaktadır. Bu eğimler işleme zorluğu. Ortalama yükseltisi 1131 m dolaylarında bulunan ülkemizde. Çünkü ormanlar dışındaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467 ha halihazırdaki uygulama hızıyla karşılaştırıldığında 31072467/30000 ha/yıl yaklaşık 1000 yılda çözülebileceği yani hiçbir zaman çözülemeyeceği anlaşılır. Gelişmiş ülkelerde.1.10. Ülkemizdeki Aşınım Dereceleri ve Yüzdeleri Tablo: V. eğimi % 12’den düşük araziler tüm arazinin % 35. arazi hafif önemli veya önemsiz tarıma 102 . V.7 Rüzgar Aşındırması 506309 0.2. Bu durumda aşınım afeti toprak ve su kaynaklarımızı yok edip tarımsal üretimi çok düşük bir düzeye yaklaştırılacaktır.T. Topraksu şimdiki adı ile Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.64 1 Hafif 5611892 7.04 3 Şiddetli 28334933 36. Çünkü aşınım ilerleme hızı bu hızdan yüksektir.3’nü kapsamaktadır. toprak işlemeli tarım için sakıncalı olan % 12’den fazla eğimli arazilerin ise % 64.C.7’sini. toprak yetersizliği ve aşınım tehlikesi nedeniyle işlemeli tarıma uygun değildir.’de verilmektedir. öte yandan erozyonu özendiren eğim koşulları. Bütün bu çalışmalara karşılık tarım arazilerinde meydana gelen toprak kayıpları azaltılamamıştır. Aşağıda Türkiye’de Arazilerin Eğimi (%) Göre Dağılımı Tablo:1. Bu hız bazı desteklerle 2-3 katına çıkabilecektir. Türkiye’de Aşınım Dereceleri Dağılımı ve Yüzdeleri Aşınımın Derecesi Genişlik (ha) (%) 0 Yok 5166627 6.32 ÇK Çıplak Kayalıklar 2930933 3. Türkiye Genel Amenajman Planlaması. Türkiye’de dik-sarp eğimler yaygındır. 1987. Türkiye’de arazi problemlerinin çözümüne ilişkin araştırmalara genel olarak bakılacak olursa. Ne var ki sorun bu hızla çözümlenemeyecek kadar büyüktür.65 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. petrol gibi başka bir gelir kaynağı olmayan ülkenin sonuçta varlığını sürdürememesi sorunu ile karşı karşıya gelinebilecektir. ticaret.22 2 Orta 15592750 20.42 4 Çok Şiddetli 17366463 22. bu gün 30000 ha/yıllık çalışma hızına erişilmiştir.1.’de görüldüğü üzere eğim yönüyle yalnız 18 181 164 ha. zaman zaman ziyarete gelen yabancı ülke bilim adamlarını şaşırtacak düzeyde ve miktarda araştırmalar yapılmış ve yapılmaktadır. endüstri.

tarım arazisinde üretim yüzeyini azalttığı gibi işlemeyi zorlaştırır ve bazen imkansız hale getirir.11. Çünkü taşlar toprak yüzeyini kaplayarak yağmur damlası etkisini önler.238 hektarı tarım dışı araziler olmak üzere toplam 28.4. Taşlılık Sorunu Taşlılık.5 milyon hektarlık bölümün temizlenmesi ve daha yüksek verimli tarımsal arazi haline getirilmesi mümkündür.C. Bunların 2.3. Fakat taşlar.989. Eğimli alanlarda taşların kontrolü sekiler halinde dizilmesiyle hem yüzey kazanılır.331 ha’lık alanda çeşitli düzeylerde taşlılık bulunmaktadır. aşınım sorunu açısından olumlu bir özelliktir.1.T. Orta ve daha derin topraklar her türlü tarıma elverişlidir.2 sini oluşturmaktadır. Türkiye’de Arazilerin Eğim (%) Göre Dağılışı Eğim Düz % 0-2 Düz. O nedenle taşların elle ve gerektiğinde makine ile toplanarak tarladan uzaklaştırılması gerekir. 103 . Türkiye Genel Amenajman Planlaması.1.1.093 hektarı tarım arazilerinde. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımını gösteren Tablo:V. 21 261 850 ha.3. Otlaklarda da gene yetişme yüzeyini azaltır.12’den de anlaşılacağı üzere tarıma elverişli derin ve orta derin topraklar Türkiye’nin % 26. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI elverişlidir. Tablo: V.3 11. 1987.1. Çok sığ topraklar ise işlemeli tarımda kullanılamaz.3. Ülkemizde. Türkiye’de Derinliğe Göre Toprak Dağılımı Derinlik Derin 90cm+ Orta Derin 50-90cm Sığ 20-50cm Çok Sığ 20cmAlan (ha) 11308114 9299614 23696973 28908455 (%) 14. yayılım gösteren orta ve dik eğimli araziler yoğun önlemlerle tarıma elverişlidir. Türkiye Genel Amenajman Planlaması.12.Düze Yakın % 0-2 Hafif % 2-6 Orta % 6-12 Dik % 12-20 Çok Dik % 20-30 Sarp % 30+ Yayılım (ha) 535895 4346145 8476067 10514253 10747597 13368866 23015669 Notları Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Kısmen ve Önlemle Tarıma Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Otlak ve Ormana Elverişli Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 25. V. Tablo:V.495.484. Bu eğimlerdeki yetersiz topraklı alanlar ile çok dik ve sarp eğimler değişik derecelerde otlak ve orman kullanışına uygundur.1. Toprak Derinliği Toprak derinliği eğimle birlikte işlemeli tarımı kısıtlayan en önemli etkendir.5 37. Sığ (20-50 cm) topraklar ise bazı tür bitkilerin yetiştirilmesinde kullanılabilir. yahut toprak yetersizliği nedeni ile tarıma hiç uygun değildir. V.2 Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. 2.9 30. 1987. Ayrıca altındaki toprak kitlesinin taşınmasını engeller. hem aşınım kontrolü için sekileme gibi bir önlem alınmış olur.

tuzlanmalarla tarım arazileri elden çıkmaktadır.1. 123.3.T.722 ha olup.119. Bunlar da tuzlu sodik toprakların ıslahında olduğu gibi ıslah maddelerinin ilavesi olmaksızın ıslah edilemezler. Örneğin Samsun’un Çarşamba Ovası’nda tarla arazisi kaybına meydan vermeyen ve tarımsal işlemleri engellemeyen örtülü drenaj sistemi.814 ha’.6 sodik topraklar. Konya Ovası drenaj suları Tuz Gölü’ne boşaltılmaktadır.01 hafif tuzlu-sodik topraklar. V.1. yan yana görmek mümkündür. Ülkemizde kurutma ile tarımsal üretime açılabilecek arazi toplamı 1. Konya Ovası gibi kapalı havzaların kurutulmasında uygun boşaltma yeri bulmak önemli bir sorun yaratmaktadır.956 ha ile % 0. 104 . 264. Sodik topraklar 8.5.’lık alan.611 ha’lık nispeten küçük bir yayılma alanına sahip olmakla birlikte. bitki gelişmesini en fazla engelleyen ve ıslahı en güç olan topraklardır.161 ha. 8. Bunun için yıkama suyu ve yıkamadan dönen suyun akıtılacağı boşaltma alanı bulmak sorun yaratmaktadır. Bu gibi geniş alanların kurutulması DSİ Genel Müdürlüğü’nün görevleri arasındadır. Tuzluluk ve Sodiklik Bazı tuza dayanıklı bitkilerin yetiştirilmesine imkan veren hafif tuzlu toprakların kapladığı alan 614. dolayındadır.603 ha ile % 0.3 olmak üzere toplamı 1. örneklerine daha önce de rastlandığı gibi.’ında olmak üzere 2.968. su fazlalığı nedeni ile tarımsal üretimde kullanılamamaktadır. 504. Bu suların. İç Anadolu’da geniş alanlardan ıslaklık nedeni ile en çok çayır ve mera olarak yararlanılabilmektedir.975 ha. Aksi takdirde. Çiftçi işletmelerindeki ıslak araziler.000 ha.518. Konya kentinin atıklarını da taşıması nedeni ile tuz üretilen gölün kirlenmesine neden olmaktadır.3. Hafif tuzlu ve tuzlu toprakların kapladığı alan 1.’dır.6. Boşaltma yeri sağlanamayan durumlarda İsrail’de başarı ile kullanılmakta olan tuzların kökler bölgesinin hemen altına indirmek yöntemi uygulanabilir.C. Sulanan bütün arazilerde (yağmurlama ve damla sulama hariç) kurutma sistemlerinin de kurulması gerekmektedir. Su Fazlalığı Türkiye’nin en kurak alanlarından olan Konya il sınırları içinde 454.863 ha ile % 0.968. toprak işlemeli tarıma uygun olmayan arazilerin ise 803.’lık arazi fazla ıslaklık sorunu arz etmekte ve kurutularak ıslah edilmeyi beklemektedir. % 2 düzeyindedir. Verilecek suyun miktarı ve şekli arazi veya laboratuar testleri veya her ikisi ile birlikte kükürt ve jips gibi ıslah maddelerinin de kullanılması gerekmektedir. Ülkemizin tümündeki tarım arazilerinin 1.8’ini üretime imkan vermeyen tuzlu topraklar.022 ha.771. Bunlar drenaj hendekleri açıldıktan sonra su ile yıkanarak ıslah edilebilirler. başarılı bir biçimde kullanılmaktadır. Bu suretle kuraklık ile fazla ıslaklık gibi ekstrem koşulları arazinin topoğrafik yapısı ve geçirimsiz alt toprak katmanları nedeni ile. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nce yapılan projelere göre açık kanal veya kapalı büz sistemleri ile kurutulmaktadır.641 ha ile % 0.ında.260 ha. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.2 tuzlu sodik topraklar.657 ha ile tüm arazilerimizin % 0.

3. Ziraat Fakültesi Yayınları.1. Türkiye Gübre ve Gübreleme Rehberi. 4. Toprak ve Çevre Sempozyumu.3.7. 1989. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . Ankara.1.360 ha kadardır. 7.C. Ankara. Ankara. Teknik Yayın No:60. V. Tarımsal Yapı ve Üretim 1989. 1991. Türkiye Topraklarının Yarayışlı Kükürt Durumu. Toprak Muhafaza. hava gibi doğal kaynakların korunmasıyla başlar. Havza Islahı. Dizdar. Türkiye Genel Toprak Amenajmanı Planlaması. Halbuki sürdürülebilir kalkınma kavramı. Atatürk Üniversitesi Yayınları. Atatürk Üniversitesi Basımevi.’de Türkiye Toprak Kuşakları verilmiştir. 1987. 9. Topraklarımızı ve arazilerimizi kabiliyetlerine uygun şekilde kullanmak. 5. Toprak Biliminin Esasları. Talaz.S. her çeşit arazi üzerine inşa edilebilir. 1989. No: 635.T. Ziraat Mühendisleri Odası. Akalın. fakat üretken ve sürdürülebilir tarımın ise verimli topraktan başka şansı yoktur. DİE. Ankara. TMMOB. toprak. No:289. 1987. 8. Ergene.. 1992. 1987. A. 1995. Bu yolla kaybedilen arazilerin tarım topraklarımız içindeki payının %5 gibi düşük düzeylerde olması. bu kayıplar çok kısa sürede gerçekleşmiştir. 105 .Y. sınıf arazileri ortadan bölecek şekilde seçilmekte. Bina. Halbuki Türkiye’de kentleşme ve endüstrileşme nispeten yeni kavramlar olup. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Cilt-I. Ders Kitapları Serisi No: 47. kamuoyunun konunun önemini anlamasını zorlaştırmaktadır. İ.. böylece hem yola hem de bu yolun çevresine yığılan endüstri ve kent alanlarına büyük miktarda arazi kaptırılmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde ıslah edilip tarıma açılabilecek sodik topraklı arazi yükü 3. Arazilerin Yanlış Kullanımı Arazilerimiz her zaman kullanım kabiliyetlerine göre değerlendirilmediğinden tarıma en elverişli. M. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü Genel Yayın No:162. TÜBİTAK Yayın No:7. gelecek nesillere karşı borcumuzdur. Ankara. 1987. Kaynaklar 1.. su. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. 2. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü . bitki toplulukları. Karayolu güzergahı seçimi 1. en verimli ovalar haksız işgale uğramaktadır. Harita V. uzun süredir tartışılmakla birlikte uygulamaya konamamaktadır. Ankara. Yayın No: Genel: 245. ve 2. Ankara.. 6. TOBB. Erzurum. BÖM: 9. Mera Kanunu gibi kanunlar. Topraklarımız.

7’si çeşitli derecelerde ve önemli boyutlarda aşınmaya maruz bulunmaktadır. Erozyonla kaybedilen bölge ve alanların toprak bakımından kendini yenilemesinin ne kadar güç ve ne kadar uzun bir zaman olacağı artık bilinmektedir. büyük ölçüde erozyona maruz kalan ülkeler arasında yer almaktadır.3’ü çok şiddetli erozyona maruz bulunmaktadır.467 ha toprağı bulunduğu göz önüne alınırsa.T.2. oldukça yakın tarihlerde başlamıştır. Ülkemizde konu ile ilgili kuruluşların mevcut mali ve teknik imkanlarıyla.4’ü şiddetli. Kapladığı Alan ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbir ve Tavsiyeler liste olarak verilmiştir. yangınlar. tam çözüm için 1000 yıl gerekmektedir. TOPRAK EROZYONU Canlı hayatının vazgeçilmez ve en önemli unsurlarından biri olan toprakların erozyonla kaybı.2. 106 . bu konudaki araştırma ve uygulamalara. Ormanların aşırı ve yanlış kullanılarak tahrip edilmesi.C. Yağışlar ve Toprak Erozyonu Toprak erozyonunda en önemli sebeplerden birisi kuşkusuz yağışlardır. tarla açılması. Bu konuda bilimsel çalışmalarda oldukça mesafe alınmış olmasına rağmen. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V. Ülkemiz arazilerinin. kaldı ki ülkemizin önlem alınacak 30. yaşlı dünyamızda 2000 yıldan daha uzun bir süreden beri devam etmektedir.072. Tablo:V.1. V. 1950’li yılların ortalarında ABD’de geliştirilen “Üniversal Toprak Kaybı Tahmini Denklemi” Toprak Su Genel Müdürlüğü tarafından benimsenmiş ve çözümde kullanılan parametrelerin. % 20’si orta şiddetli. değerleri ile ilgili çeşitli araştırmalar yapılmış ve halen yapılmaktadır. Toprak erozyonu ile mücadele dünyada ve ülkemizde. rüzgar. tarım alanları ve genel toprak erozyonu önlenmesinde yetersiz kalınmıştır. % 22.1’ de Toprak Erozyonunun Dereceleri. sanayileşme ile birlikte çevre ve hava kirlenmesi sonucu asit yağmurları gibi sorunların yanında tarım topraklarının hatalı işlenmesi. su ve sellerle denizlere taşınmaktadır. Her yıl milyonlarca ton toprak. % 36. Yurdumuzun birinci derecede öncelikli çevre problemi sayılan toprak erozyonu önleme çalışmalarına gereken önemin verilmesi. toprak üzerindeki çalışma hızının 30000 ha/yıl olduğu. Yurdumuz topraklarının % 78. mera ve çayırların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları ve buna benzer sebeplerle rüzgar ve yağışlarla hızlanan toprak erozyonu bugün dünyanın bir çok bölgesinde olduğu gibi ülkemizde de en önemli toprak ve çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Erozyonu önleme konusu ülkemizde ilk kez 1937 yılında kabul edilen 3116 Sayılı Orman Kanunu kapsamında yer almasına rağmen bu konuda 1950 yılı başlarına kadar her hangi bir çalışma yapılamamıştır. Yurdumuz dünyada. gelişen teknolojilerin ışığı altında yeni bir ivme kazandırılması şarttır.2.

Harita V. hiç kuşkusuz ki bitki örtüsünün zayıflamasıdır.58 3. Her derecedeki rüzgar aşınım alanlarında: Anız örtüsü korunmalı.Çayır ve mera alanlarının tahribinin önlenmesi ve mevcut alanların geliştirilmesi.2.Yanlış toprak işlenmesi. 1930-1980 yılları arasında geçen sürede yarıya inmiştir. erozyon sorunu yok İyi drenejlı sorunu olmayan taban arazi Eğimi aykırı tarım şeritsel ekim gereklidir. Toprak ve bitki örtüsü yoktur.1 Türkiye’de Toprak Erozyonunun Dereceleri ve Erozyonun Önlenmesi İçin Gerekli Tedbirler Aşınımın Derecesi OY 0 1 2 3 4 ÇK R1 R2 R3 R4 SK Toplam Türkiye Yüzölçümü Tanım Yaş ve Tuzlu Taban Taban Arazi Hafif Aşınım Orta Aşınım Şiddetli Aşınım Çok Şiddetli Aşınım Çıplak Kaya Yüzeyleri Hafif Rüzgar Aşınımı Orta Rüzgar Aşınımı Şiddetli Rüzgar Aşınımı Çok Şiddetli Rüzgar Aşınımı Kıyı Kumulları Renk Alan (ha) 2783781 2382846 5611892 15592750 28334933 17366463 2930933 165664 231041 64385 7304 37915 75509907 77797127 0. -Orman tahribatına son verilmesi ve ağaçlandırmanın hızlandırılması vs.77 Aşınımın Durdurulması İçin Önlemler Yaşlılık ve tuzluluk sorunu olan taban arazi.22 20. ülke genelinde. bitki besin maddeleri kaybedildiği gibi sular kirlenmekte.32 3. ıslaklık ve iklim şartları dolayısıyla işlenmeye uygun olmayan arazilerde tarım yapılmaması.Erozyon riski yüksek olan. Bu nedenlerle.C. . 107 . Kum tepeleri ağaçlandırılmalı. Rüzgar yönüne dik ve yelkıran kurulmalı.65 1234Türkiye Yüzölçümüne Oranı % 3. orta ve şiddetli toprak aşınma bölgeleri gösterilmiştir. Olduğu gibi korunmalıdır. 1987. Orman ve otlak kullanışı uygundur.2. Toprak erozyonu ülkemiz için en büyük çevre sorunlarından birini oluşturmaktadır. gibi tedbirlerin ilgili kuruluşlarla alınması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Otlatma sınırlandırılmalı ve örtü kuvvetlendirilmelidir. çok büyük miktarda toprak kayıpları olmaktadır. . yetersiz toprak özelliklerine sahip. İşlemeli tarım yapılamaz. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Erozyonun hızlanmasının temel unsurlarından biri ve en önemlisi. bu tip arazilerin mera olarak ayrılması veya orman örtüsü altına alınmasının sağlanması. Tablo: V. Erozyon sebebi ile toprakların verimi azalmakta. Şeritsel ekim ve sekileme zorunludur.T. Sekileme ve bağ meyvelik kurulması zorunludur. yanlış ekim ve sulamanın önlenmesi.04 36. Kaynak : Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü.06 7.’de Türkiye Toprak Erozyonu verilmiş olup. tarla sınırları ağaçlandırılmalıdır. ürünlerin randımanı ve kalitesi düşmekte. Yurdumuzda çayır ve mera alanları. Bu durum ise erozyonu davet etmektedir. .42 22. hafif.

633 4.IV Sınıf) Alan ha 4.2 13.127 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. Sınıf arazilerinin % 46. Türkiye’de Erozyon Sorunu ve Yayıldığı Alanlar Arazi kullanım yetenek sınıfları bakımından ülkemizin durumu oldukça ilginç ve problemli bir görünüm arz eder (Tablo: V.2. 108 .288.3) problemsiz arazilerin 4.6 60.778. bu durum erozyon tehlikesinin ne kadar büyük olduğunu göstermektedir. Grubu A.K.II.). Bu durum Türkiye topraklarının en önemli sorununun olduğunu erozyon gayet açık bir şekilde ortaya koymaktadır.958 Sorunsuz Esas Sorunu Erozyon Olan Araziler İkinci Derecede Sorunu Erozyon Olan Araziler Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi.004. Tablo:V.7 9.Türkiye Toprakları Arazi Kullanım Yetenek Sınıfları. 1995.778.487 ha kadardır.2. Ana sorunu erozyon olmayan tarım arazileri sürüme uygun alanlarda 2.4 8. esas sorunu su ve rüzgar erozyonu olan arazilerin sürüme uygun alanlarda 11. Buna neden olan en önemli etken topoğrafik yapıdır.C.487 Problemin Tipi Toplam (ha) 4.2 46.471 Sürüme Uygun Olmayan Araziler (V.2.547 10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI V.009.396 2.416.537 6. Sınıf) Alan ha 5.533 36. sürüme uygun olmayan araziler toplamı % 60 kadardır.758.776.563 ha alanı kapladığı görülmektedir.330 7.T.563 1. sürüme uygun olmayan alanlarda ise 5.0 5.016 26.2.797.7 9.692. Ülkemiz tarım alanlarında hafif erozyon etkisi hariç orta.557.425. Türkiye’nin yalnızca VII. Sınıfı I II III IV Toplam V VI VII Toplam Tarıma Uygun Olmayan Araziler VIII Alan (ha) 5.2.1 kadar orana sahip iken.009.749.238.585 165. sürüme uygun olmayan alanlarda 1.546.012. VI.3 34.Y.396 ha.553 46.399 11.Türkiye Tarım Alanlarının Erozyon Problemi Durumu Sürüme uygun Araziler (I. Sınıf toplamının yaklaşık oranının % 60 olması ne kadar problemli bir durumun olduğunu göstermektedir.909 Genel Alan İçindeki Oranı (%) 6.2.0 Türkiye tarım alanlarında erozyon durumu incelendiğinde (Tablo:V. Bu durum mevcut toprak varlığımızın korunmasının önemini ortaya koymaktadır.7’lik bir orana ulaşır ki. Sürülebilir arazi toplamı % 34.753.Y. A.6.2. Tablo: V.1 0.471 ha. ve VII.VI.VII.004.3.749.201.416.III.K.9 Sürüme Uygun Araziler Sürüme Uygun Olmayan Araziler Genel Toplam 77. şiddetli ve çok şiddetli su erozyonu ile rüzgar erozyonu alanı toplamı % 78.959 3.702 7.574. 1995.339 ha olduğu. 100.399 16.2.

Dutluca 1167 Dicle.4.8 12.İ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI E. Akarsularımızla Deniz ve Göllere Taşınan Toprak Miktarı Akarsu Havzası Yıllık Ortalama Taşınan Toprak ve (ton/km2) Ölçüm İstasyonu Karasu.9 54. Doğal Etkiler a) İklim: İklim faktörünün etkisini yağış. İnözü 923 Yeşilırmak. 1995. Botbaşı 651 Filyos. 2.4 5. Erozyon Sorununun Nedenleri Erozyon sorununun nedenleri birbirine bağlı üç ana grupta toplanabilir. Keban 525 Tortum 2500 Fırat. Faklı 1977 Ceyhan.8 19.T. Suçatı 260 İyidere. yağmur damlalarının hızına ve yönüne etkili olmaktadır. 1. Yağış yoğunluğunun ve süresinin artması.C. Yılın bütün aylarına dağılmış yağışlar bir mevsimde toplanan yağışlardan daha az etkilidir. kış ve erken ilkbahar yağışları çok fazla erozyon zararına yol açarlar. Tablo:V.5 108.8 6.8 44. toprak aşınımının artmasına neden olurken. Devecikıran 610 Dalaman. Akarsularımızla deniz ve göllere taşınan toprak miktarı Tablo V.2. 3.6 7.5 2.Menderes.4’de verilmektedir.9 0. Şimşirli 219 Kaynak : Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. Yıllık Toplam Taşınan Toprak (milyon ton) 33. Bunun % 15’i olarak kabul edilen yatak yükü de hesaplara katıldığında ortalama 500 milyon m3 toprak denizlere taşınmaktadır.8 8. Bu nedenle alınacak önlemlere dikkat edilmesi zorunludur. Bu şekilde yağmur damlaları toprağa daha hızlı çarpmakta ve rüzgar yönünde toprak taşınmasını büyük ölçüde arttırmaktadır. Türkiye’de geç sonbahar. rüzgar ve sıcaklık diye üçe ayırmak mümkündür. Sosyo-Ekonomik Etkiler. 109 . Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri. Doğal Etkiler. Karahacık 648 B.1 0. Bunlar.İ Genel Müdürlüğü ölçümlerine göre her yıl akarsularla 440 milyon m3 toprak. Yeniköprü 922 Seyhan. yağışların yıl içindeki dağılışlarının da önemi vardır. askı materyali olarak taşınmaktadır.3. Manisa Köprüsü 582 Sakarya.2. Kış ve erken ilkbahar aylarında toprak yüzeyi açık veya ekim yapılmış fakat bitkiler henüz küçük olduğundan erozyonla toprak kaybı fazladır. Rüzgar.5 8.9 10.2 6. Çarşamba 1521 Kelkit. Söke 519 Gediz.2.5 V. Uçtepe 563 Göksu. 1.E. Diyarbakır 1085 Kızılırmak.

Eğim dikliği arttıkça meydana gelen toprak kaybı artarken. topoğrafya ve uygulanan yanlış amenajman yöntemlerinin etkisiyle erozyona çok duyarlı bir hale gelmiştir. Ülkemizin % 90’lık bölümü kurak ve yarı kurak iklim koşullarına sahiptir. Düz araziler 5.48’nin işlemeli tarıma uygun olmayan 0-20 cm derinlikte olduğu görülür. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sonuç olarak. Şüphesiz toprak derinliğinin az olması. Bunun yanında bitki ekim nöbeti 110 . Toprak özelliklerinin bilinmesi için o yerin toprağının analizine gereksinim vardır. kum. Toprağın diğer bir çok özellikleri de toprak aşınımı üzerine etkilidir. serbest demir ve alüminyum oksitler gibi özellikleri erozyon üzerine etkili olmaktadır. özellikle yağış miktarı ve yağışın yıl içindeki dağılımı ile rüzgar hızı ve hızlı rüzgarın esme zamanı bakımından önemlidir. Bu durum ülkemizde özellikle su erozyonunun etkisini arttırmakta ve toprak koruma önlemlerinin önemini ortaya koymaktadır. kil miktarları. Diğer bir deyişle Türkiye’de yıllık yağış dağılımının çok düzensiz olması erozyonun etkisini arttırmaktadır. % 12’den fazla eğime sahip olan araziler 46. Toprağın özelliklerinden iskelet yüzdesi. Topraklarımızın % 14’ünün organik madde kapsamı % 2’nin üzerinde olmasına karşın % 64’ünde bu düzey % 1’in altındadır. değişik çaplı agregat ve primer taneler. Toprak ve Arazi Amenajman Etkileri Arazilerinin kullanım çeşidi ve herhangi bir kullanımda uygulanan amenajman yöntemi. agregat stabilitesi. Güneye bakan yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre toprak kaybı daha fazla meydana gelmektedir. kuzeye veya güneye bakış. c) Toprak Özellikleri: Ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı iklim. Bu bakımdan arazilerin herhangi bir kullanıma uygun olması gereklidir.952 ha alanı kaplarken. erozyondan daha fazla etkilenir ve daha fazla toprak kaybı meydana gelir. Yağışın azlığı nedeni ile nadasa bırakılan veya zayıf bitki örtüsünün olduğu arazilerde özellikle arazinin açık ve bitki örtüsüz olduğu zamanda düşen yüksek yoğunluktaki yağışlar veya hızlı esen rüzgarlar toprak erozyonuna neden olmaktadır.358. su tutma kapasiteleri. eğimin şekli de büyük önem kazanmaktadır. değişebilir katyonlar. Toprak özelliklerinin bilinmesiyle toprağın erozyona karşı dayanıklılığının saptanması da mümkün olmaktadır. Etkili toprak derinliklerine bakıldığında. hem erozyonun nispi zararını artırmakta hem de toprağın su depolama kapasitesini azaltarak. b) Topoğrafik Yapı : Türkiye’nin topoğrafik yapısı oldukça engebeli bir yapıya sahiptir. Toprakların erozyona duyarlılığını belirleyen en önemli özelliklerinden olan organik madde kapsamları ve derinlikleri bakımından incelendiğinde durumun hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. kireç. dispersiyon oranı. su ve rüzgar erozyonunun oluşmasında en büyük etmen olan iklim. Toprak özelliklerine ait değerler saptandığı taktirde çiftçilere tarlası için tavsiye edebilecek önlemlerin daha etkili olmasına imkan sağlanmış olur. arazilerimizin % 39.T. arazi üzerinde çukurluk ve tümseklerin durumu şeklinde açıklanabilir.832. Dış bükey eğimler. eğim şekli. Aynı şekilde arazi üzerindeki küçük çukur ve tepeler fazla ise bunların şekline bağlı olarak toprak kayıpları değişmektedir. yüzey akışların daha çok olmasını teşvik etmektedir. katyon değişim kapasitesi. eğimin uzunluğu.132 ha kadardır. erozyonun seviyesini belirleyen en önemli faktördür. 2. mil.C. Topoğrafyanın etkisi tarladaki eğimin dikliği. Bunlar ancak toprak analizi sonucu anlaşılabilir.

Üstteki verimli sürülen tabaka kısa sürede taşınabilir. Ormanların ve meraların tahribi. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün çalışmaları ile ülkemiz toprak haritası yapılmış olmasına karşın. 111 . Sosyo-Ekonomik Etkiler İnsanın devreye girmesi erozyon sorununu arttırmıştır. meralarda kontrollu otlatma yapılması. Mera kullanımı yöresel koşullara bağlı olarak bir esasa bağlanmalıdır. I-II ve III. ayçiçeği gibi bitkiler toprağı erozyona karşı yeterince koruyamazlar. tütün. Bu saydığımız çapa bitkileriyle eğimli alanlarda tarım yapıldığında toprak aşınımına karşı gerekli önlemler alınmazsa toprak kaybı çok fazlalaşır. Bitki örtüsünün çeşidi. arazilerin kiracılık veya yarıcılık şeklinde işletilmesi ve toprak ve su koruma önlemlerinin gereken ölçülerde ele alınmaması erozyonun artmasında önemli sorunlardır. Özellikle eğimli alanlarda çapa bitkileri tarımı yapıldığında çok dikkatli davranmak gerekir. çiftçimizin gelirini azalttığı gibi. toprak ve su koruma önlemlerinin alınması şansı çok azalacaktır.T. Tarım alanlarında toprak kaybına karşı önlemlerin alınmaması. Doğal bitki örtüsünün tarım alanları açmak amacıyla ortadan kaldırılması toprak kaybının artmasına hatta açlık problemi olan dünyamız için bir felaket halini almasına neden olmuştur. sıklığı.2. Sınıf arazilerin tarım dışı kullanımı önlenmeli ve toprak işlemede tarım yapılmasına uygun olmayan arazilerde işlemeli tarım yapılmasına engel olunmalı. nadas alanlarında baklagil ya da buğdaygil yem bitkilerinin yetiştirilmesi ve amenajman planlamasında toprak ve su koruma yöntemlerine dikkat edilmesi gereklidir. patates. nöbetleşmedeki yeri ve zamanı erozyona etkili olan faktörlerdir. Erozyona karşı en iyi korunma çayır ve orman örtüsünde olmaktadır. b. a. mısır.C.4. Bu nedenle uygun nöbetleşmenin seçilmesi. En az korunma çapa bitkileri tarımındadır. bu haritalar çağın gelişimine uygun olarak yenilenmeli ve detaylandırılmalıdır. c. Ülkemizde Erozyonun Önlenebilmesi İçin Alınması Gerekli Tedbirler Ülkemiz koşullarında erozyonun önlenebilmesi ve ülke topraklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasında en önemli görev devlete düşmektedir. V. miras yoluyla arazilerin çok küçük parçalara ayrılması ve dolayısıyla tarım işletmelerinin giderek küçülmesi arazi toplulaştırması yapılmaması. Ülkemizde toprak ve su koruma yöntemleri ne yazık ki düşünülmeyen bir konu durumundadır. gübreleme yapısı. Çünkü aşağıda sayılan düzenlemeler devlet tarafından gerçekleştirilmediği sürece. ulusal gelirimizi de bu yolla önemli kayıplara uğratmaktadır. 3. Avcılıkta olduğu gibi meraya çıkarılmalarının her yıl iklim koşulları göz önünde bulundurularak İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri tarafından belirlenen tarihlerde olması sağlanmalıdır. Çapa bitkileri dediğimiz pamuk. anızlı-malçlı tarımın uygulanması en son olarak güncel olan ikinci ürün tarımın uygulanması hem daha fazla verim alınmasını ve hem de toprak yüzeyinin yağışa uzun süre açık kalmaması sağlanmış olur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uygulanması. orman ve mera alanları ile işlemeli tarım alanları ayrı ayrı haritalarda gösterilmeli ve aykırı kullananlar yasal olarak önlenmeli ve halihazırdaki yanlış kullanımlar uygun kullanıma çevrilmelidir.

araştırma sonuçları üreticiye iletilmeli ve ayrıca Tarım Bakanlığı Yayım ve Haberleşme Şubesi ile Çevre ve Orman Bakanlığı teknik elamanları bu konuda eğitilmelidir.. Bu konuda çalışan üniversite ve araştırma kuruluşları desteklenmeli. Toprak muhafazasında örgüt ve eleman desteği sağlanmalıdır. 1991. En azından hem üretici hem de kontrol edenler için çok kolay olması bakımından. eğime dik yönde tarım şartı aranmalıdır. j. TMMO Ziraat Mühendisleri Odası. ilköğretim okulundan itibaren erozyon ve önlenmesi konusunun konunun uzmanları tarafından verilmesi sağlanmalıdır. 1995. 2. orman köylüsünün geçimi sağlanmalı ve orman tahribine neden olmayacak. l.C. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü. Arazilerin amenajman planlamasına uygun olarak kullanımı sağlanmalıdır. parçalanmış olanlar toplulaştırılmalı ve bu bakımdan Medeni Kanunu’nun miras ile ilgili maddelerinde yasal düzenlemeler yapılmalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. nüfusu hızla artan dünyada en önemli silahlardan biri olacak olan gıda üretiminin önemi dikkate alındığında. Barajların su toplama havzalarında barajlar işletmeye açılmadan arazi kullanım planları bitirilmeli ve havza topraklarının bu planlamaya uygun kullanımı müeyyidelere bağlanmalıdır. 1987. 3. e. h. Toprak-İnsan-Çevre Sempozyumu. tarım alanlarının amaç dışı kullanımını önlemek için yeterli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. vakit geçirmeden uzman personel yetiştirilmesi sağlanmalıdır. Üreticilere verilen tarımsal kredilerde işlemeli tarım yapan çiftçilerin toprak ve su koruma yöntemlerine uymaları halinde.T. örneğin el sanatları. Türkiye Ziraat Mühendisliği Teknik Kongresi. i. Gelecekte. Türkiye Genel Toprak Amenajman Planlaması. Kaynaklar 1. En önemlisi erozyon konusunda bilinçlenmenin sağlanması için özellikle kırsal kesimde büyük bir çoğunluğu ilköğretim okulu eğitimi yaptığı düşünülerek. ı. Ziraat Fakültelerinin her bölümüne “Toprak ve Su Korunumu” dersi verilmelidir. f. özellikle minimum toprak işleme ve toprak işlemesiz tarım teknikleri teşvik edilmelidir. Tüm kitle iletişim araçları ile konunun üzerine gidilmeli Ziraat Fakültelerinde “Erozyon Kontrol Mühendisliği” Bölüm veya Ana Bilim Dalları oluşturulmalı. Tarımda şeritsel tarım ve teraslama yaygınlaştırılmalı. k. 112 . işletmelerinin kurulabilmesinin kredi imkanları sağlanmalıdır. bir takım kolaylıklar sağlanmalıdır. arıcılık vb. Yöresel koşullara bağlı olarak optimum işletme büyüklükleri belirlenmeli ve miras yoluyla işletmelerin bundan daha küçük parçalara bölünmesi önlenmeli. Orman ve orman altı örtüsünün tahribinin önlenmesi için. g.

1. ORMANLARIMIZ Ormanlar. Orman kaynaklarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan birisi orman arazileri ile özel araziler arasında kesin olarak belirtilmiş.15’ini yapraklı türler (8.’dır.FAUNA VE HASSAS YÖRELER VI. Türkiye orman alanları içinde iğne yapraklılardan sonra en fazla alanı % 22. yerli orman ağacı çeşidi bakımından zengin bir ülkedir. Toplam orman alanlarının % 42. Ülkemiz arazi yapısı. İyi koru 6.34 ha.9’u devlet ormanıdır. Ülkemiz ormanlarının % 99. tükenmeyen bir dinamizme sahip. Türkiye orman ekosistemleri için. elverişli olmayan bir iklim kuşağında yer almaktadır. çok bozuk koru ve çok bozuk baltalık ormanları. doğal dengenin sürekliliğinde büyük rol oynayan.1. dişbudak.515.53’ünü ise iğne ve yayvan yapraklı ağaçların bir arada olduğu karışık ormanları meydana getirirler. Ülkemiz.2 milyon ha (% 31). Ülkemizde çeşitli nedenlerle her geçen gün azalan.7 milyon ha (% 13)’dür.568 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 48. 113 . Ormanlarımızda 50’nin üzerinde yaygın ağaç türü bulunmaktadır.9 milyon ha (% 44 )’dür. Ormanlarımızın tamamı verimli orman niteliğinde olmayıp. giderek ihtiyacı karşılayamaz hale gelmektedir.172 ha) .735. geri kalan % 4.000 hektardan küçük alanlarda varlıklarını sürdürmektedir.247 ha. 10. ürün verebilen orman alanı 8.78 (4. Bu miktar ülke alanımızın % 26.8’ dir. aynı zamanda yaşayan biyolojik varlıklar olmaları nedeniyle. Dünyada ormanlar. sanayileşme ve hızlı nüfus artışı sonucu aşırı yararlanma eğilimi ve yangınlarla tahrip olan orman alanları. okaliptüs gibi ağaçlarımız 50.763. ıhlamur. hakiki ve fiziki sınırlarının bulunmamasıdır. iyi baltalık 2. Bunu önlemek ve orman kaynaklarından sürekli yararlanmak için devamlılığın sağlanması gerekmektedir.’dır.027.993 ha) ile yayvan yapraklı ağaç türlerinden meşeler kaplar. Ormancılık sektörünün GSMH’ ya katkısı % 0.7 sini oluşturmaktadır. kendi kendini yenileyen doğal kaynakların en önemlilerinden birisi olup. 1.600. sırada yer alırlar.679 ha ile Türkiye ormanlık alanının % 51. hatta yok olan orman alanlarının toplam alana oranı yaklaşık dörtte bir. Ülkemizde kişi başına düşen orman alanı 0. Bu türlerden en yaygınları alanları ile birlikte Tablo:VI.C. FLORA.3’ünü. Özellikle Karadeniz Bölgesinde verimli ormanlar meydana getiren kayın ise % 33 oranı ile yayvan yapraklılar arasında 2. kavak. iklim ve toprak özellikleri. 20. bu alanlar içerisinde normal koru ve normal baltalık ormanları 10. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.de verilmiştir.T. en önemli doğal kaynaklardır. Aşağıda belirtilen ağaç türlerinin yanı sıra diğer çam türlerimiz.6’sını teşkil etmekte olup. ormanların bugünkü tabii dağılışı üzerinde etkili olan en önemli etkendir.

T. ekolojik dengenin sağlanması yanında.000 ha alan ağaçlandırılmıştır. Bu türlerden 1700 kadarı nadir görülmekte.1. Ağaç Türlerinin Dağılımı Ülkemizde. sel. iklimi yumuşatması. genetik bakımından ıslah edilmiş üstün kaliteli fidan ve tohumlar kullanılmasına gayret edilmektedir.088.C.697.335. 114 . canlıların yaşamı için gerekli olan oksijeni üretmesi. 8 kaplumbağa. elverişli yaşama ortamı oluşturduğundan.1. yaban domuzu ve ayı gibi büyük memeli yaban hayvanları ile bir çok kuş türü ve bitkiler için. taşkın ve çığ gibi tabii afetleri engellemesi. Hava kirliliğinin azaltılması. yaban hayatı bakımından tartışılmaz öneme sahiptir.302. sosyal. Ekolojik olarak çok hassas bir konumda bulunan ormanlarımız iklim ve toprak yapısındaki çeşitlilikten kaynaklanan bir biyolojik zenginliğe sahiptir.167. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. 36 yılan. Ayrıca 120000 omurgasız. bunların yaklaşık 3000 tanesi endemik yani sadece ormanlarımızda yaşayan türdür.786 336. asit yağmurları.234. Ormanlarımızda toplam 9000 bitki türü olup.650 1. rekreasyon ihtiyaçlarını karşılaması.475 619. Orman içi ve orman dışı alanlarda yapılan ağaçlandırma çalışmaları 1963 yılında başlayan planlı dönemden sonra hızlanmış ve 1963-1983 yılları arasında toplam 617. kaçak kesimi ve tarla açılması gibi büyük oranda tahribe sebep olan bu etkenlerden korumak amacıyla gerekli tedbirlerin alınması ve uygulanması yönündeki çalışmalara daha çok hız verilmesi hayati önem taşımaktadır. Su rejimini düzenlemesi. 20 kurbağa ve 120 memeli hayvan türü de ormanlarımızda yaşamaktadır. Ormanlarımızda Yetişen Ağaç Türleri ve Alanları Ağaç Türü Meşe Kızılçam Karaçam Kayın Ardıç Sarıçam Göknar Sedir Ladin Kızılağaç Kestan Gürgen Toplam Alanı(ha ) 6. karaca.504 99. zehirli böcek ve mantar hastalıkları. 49 kertenkele. 200 kadarı ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır.666 109. özellikle geyik.433 99.300 18. gerek odun üretimi amacıyla gerekse iklimsel. doğal hayatın devamı.644 1. oksijen üretiminin devamı ve bünyesinde barındırdığı çok çeşitli canlı türleri ile biyolojik zenginlikler açısından son derece önemli olan ormanlarımız. ürettiği ekonomik mallardan dolayı çok önemli kaynak niteliği taşıyan ormanlarımızı yangın.162 1.I.524 3.1.341 286.379 4. erozyonu önlemesi. kültürel ve estetik amaçlarla ağaçlandırma çalışmaları son yıllarda hızlanmıştır. 426 kuş. Ağaçlandırma alanlarında.018.864 22% 18% 33% 7% 5% 5% 3% Meşe Ardıç Kızılçam Sarıçam Karaçam Göknar Kayın Diğer 7% Kaynak : OGM-APK Bülteni (Kasım 2001) Şekil:VI.

Orman Genel Müdürlüğü APK Bülteni. 115 . nesli tehlikeye düşmüş endemik bitki türleri ve yaban hayvan hayatının devamı için ve aynı zamanda insanlığa sayısız yararlar sağlayan ormanların korunup geliştirilmesi hayatı bir önem taşımaktadır. 2001. Ankara.T. Ormancılık Özel İhtisas Komisyonu Raporu.5 Yıllık Kalkınma Planı. 3. Orman Dergisi. VIII. DPT. Mayıs 1992. odun hammaddesi olarak ürettiği değerin yaklaşık 2000 katı mertebesindedir. Kaynaklar 1. Orman Genel Müdürlüğü.C. Orman Dergisi. 2. Unutulmamalıdır ki bir ağacın ömrü boyunca ürettiği fonksiyonel değer.. 4. Ankara. Sayı: 14 Şubat 1993. Orman Genel Müdürlüğü. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi ve orman tahribatı sonucu giderek azalmakta olan orman gen kaynakları ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi. (Kasım-2001). Sayı:5 . Ankara.

Tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını. MİLLİ PARKLAR. Tabiatı Koruma Alanları. kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça. a) Tabii ve Ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz. Tabiat Parkı. su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunlarına yol açacak iş ve işlemler yapılamaz. özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına. manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. “Tabiat Parkları”. Bilimsel ve estetik bakımdan. gereği halinde diğer ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak. Tabiat Anıtı ve Tabiatı Koruma Alanlarının seçilip belirlenmesine. TABİAT PARKLARI. Milli Park. Milli Park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Milli Savunma. Bu kanunda yer alan. türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup. Bu kanunun amacı. c. Tabiat Anıtı. geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir.2. Kültür ve Turizm Bakanlıklarının olumlu görüşü. Bayındırlık. 116 . ilgili Bakanlıkların da görüşü alınarak Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nca karar verilir. a. maddesi uyarınca belirlenen “Milli Parklar”. tabiat parkı. tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler. her ne surette olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz . milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma.T. yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip Milli Park.C. Tabiat Parkları. dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. Bu kanun kapsamına giren yerlerde. b) Yaban hayatı tahrip edilemez. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip. TABİAT ANITI VE TABİATI KORUMA ALANLARI Yurdumuzda “Hassas Yöreler ve Parklarla” ilgili 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’nun 2. d) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığı’nca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli park olarak belirlenir. d. Orman ve orman rejimine giren yerlerde. Bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir. tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları belirlenmesine veya Çevre ve Orman Bakanlığı’nca belirlenmiş olanların işlemlerinin tamamlanması için gerekli yerlerin orman rejimine alınmasına. b. Maddesinde tanımlanan ve bu Kanunun 3. c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak. sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını ifade eder. “Tabiat Anıtı” ve “Tabiatı Koruma Alanları” hassas yöreler olarak belirlenmektedir.

03.11.03.11.1976 08.1996 21. dinlenme ve eğlenme 29.12.08.04.09.11.1987 21. dağ ve kar sporları . Adana.2. Arkeolojik kalıntılar. flora ve fauna zenginliği Tarihi kalıntılar ve jeolojik yapı Jeoloji ve jeomorfoloji. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler Tarihi eski yerleşmeler (Kiliseler.taş Soğuksu Kuşcenneti Uludağ Yedigöller Dilek YarımadasıB. tabii bitki toplulukları .12. tabii bitki toplulukları.06. bitki ve yaban hayatı zenginliği Jeolojik. 54524 Kayseri Kastamonu.1996 (Sınır Da.07.1.11.) 29.Menderes Deltası Spildağı İL Yozgat Adana Ankara Balıkesir Bursa Bolu Aydın Manisa ALANI (ha) 264 7715 1195 64 12732 2019 27675 5505 59400 6702 6534 42000 34425 33000 36614 1088 35500 9572 4800 2634 13850 88750 21300 51550 16988 3766 1156 33350 12390 13350 9219 TES.dinlenme ve eğlenme. kuş gözlem Jeolojik yapı ve tabii bitki toplukları. jeomorfolojik oluşumlar.C.1973 02.02.09. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.06.T.08.dinlenme ve eğlenme.06. tabii bitki toplulukları.2000 Tabii bitki toplulukları. dinlenme ve eğlenme 27. şapeller ve peri bacaları gibi).4. Jeolojik yapı tabii bitki ve hayvan toplulukları.1993 17. jeolojik oluşumlar.1996 07.dinlenme ve eğlenme.1959 Tabii bitki toplukları. 117 .1972 22.1994 31. 2003.1968 Jeolojik yapı ve tabii bitki ve hayvan toplulukları.TARİHİ KARAKTERİSTİĞİ 05.04. manzara.manzara. 37 000 Bartın Toplam: 686 631 ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. dinlenme ve eğlenme 22.1994 31. dinlenme ve eğlenme 09. flora ve fauna zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik yapı ve flora ve fauna zenginliği Kızıldağ Isparta Güllük Dağı Antalya Termesos Kovada Gölü Isparta Munzur Vadisi Beydağları Sahil Milli Parkı Gelibolu Yarımadası Köprülü Kanyon Ilgaz Dağı Başkomutan TMP Göreme TMP Altındere Vadisi Boğazköy-Alacahöyük Nemrut Dağı Beyşehir Gölü Kazdağı Kaçkar Dağları Hatilla Vadisi Tunceli Antalya Çanakkale Antalya Kastamonu Afyon Nevşehir Trabzon Çorum Adıyaman Konya Balıkesir Rize Artvin Karagöl-Sahara Artvin Altınbeşik Mağarası Antalya Marmaris Saklıkent Troya Tarihi Honaz Dağı Aladağlar Küre Dağı Muğla Muğla Çanakkale Denizli Niğde. dinlenme ve eğlenme Kültürel değerler (Sümela Manastırı) . dinlenme ve eğlenme Arkeolojik kalıntılar (Hititlerin merkezi) Tarihi açık hava müzesi Tarihi kalıntılar. Bitki örtüsü. dağ ve kar sporları 20.11.1970 21.1965 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.1971 16.1998 21.1988 07.manzara. Arkeolojik kalıntılar.1970 03.1996 06. jeolojik oluşumlar Tabii bitki toplulukları . arkeoloji ve endemiklerce zengin bir flora Jeomorfolojik bir yapı.1973 12.11.dinlenme ve eğlenme. Arkeolojik kalıntılar tabii bitki toplulukları.1958 Tabii bitki ve hayvan toplulukları.05.1986 09. manzara.04.1994 31. flora ve fauna zenginliği Jeomorfolojik bir yapı.1981 25. Tabii bitki ve hayvan toplulukları.04.09.1969 03. Tabii bitki toplulukları. Harp tarihi.02. Milli Parklar NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 ADI Yozgat Çamlığı Karatepe-Aslan.03.1961 06. tabii bitki toplulukları ve zengin kuş toplulukları ve hidrolojik özellikler. tabii bitki ve hayvan toplulukları. jeolojik yapı.1958 Arkeolojik kalıntılar.05.07.1959 Zengin ve çeşitli kuş toplulukları.08.08. Tabii bitki toplulukları.1988 07.tabii bitki ve hayvan toplulukları ile jeomorfolojik oluşumlar.1994 Akdeniz’in en iyi korunan maki florası.1988 11. jeomorfolojik oluşumlar ve yaban hayatı zenginliği Hidrografik yapı ve vejetasyon zenginliği Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar Jeomorfolojik bir yapı.1994 31.1994 08. manzara .12. biyolojik çeşitlilik ve fauna zenginliği İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI.01. dinlenme ve eğlenme 19. dinlenme ve eğlenme 31.

5 334 29. Ülkemizde az rastlanır bir tür olan Halep Çamı (Pinus halepensis)’nın nadir bir orman ekosistemi oluşu.10. şeneriana)’nın Dünya üzerinde tek doğal yayılış alanlarını teşkil etmesi bu sahalara eşsiz bir tabiat parçası özelliği kazandırır. Avrupa’da turna.12. flamingo.1990 26. nesli tehlikeye düşebilir olarak nitelendirilen flamingo (Phoenicopterus ruber)’nun en fazla sayıda bulunduğu başlıca üreme alanlarından birini teşkil etmesi.04. ihtiva ettiği sulak saha ve orman ekosistemleri ve bu ekosistemlerde yaşayan bitki ve hayvan türü çeşitliliği ile.12. Angut (Tadorna ferruyinea) kuşlarının yaşadığı bir habitat oluşu.1987 13 Sakagölü longosu Kırklareli 1345 29. Sülüklü Göl. akbalıkçıl.2. Nadir ve tehlikeye maruz bir tür olan sığla ağacının en elit ve izole yayılışı bu sahada görülmektedir. eşsiz bir tabiat parçasıdır. en güzel örneklerinin yer aldığı eşsiz bir ekosistemdir.08.1987 23. Yine yalnız yurdumuzda bulunan bir karaçam varyetesi olan Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. Avrupa çapında nadir ve eşsiz bir örneği ile zengin bir yaban hayatını ihtiva etmesi.04. Nadir ve tehlikeye düşmüş Ebe Çamı (Pinus nigra ssp. kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1987 27. Çok yaşlı ve boylu Uludağ Göknarı (Abies bornmulleriana). Vakıf Çamlığı eşsiz ve nesli tehlikeye maruz bir karaçam varyetesi olan Ehrami Karaçamı (Pinus nigra ssp.1990 Balıkesir Bolu Muğla Bolu 240 174 760 460 15.C.07. İstanbul’da doğal olarak bulunan tek göknar meşceresinin yer aldığı nadir ve tehlike altında bulunan bir orman ekosistemidir . olağanüstü boy ve çapta porsuk (Taxus baccata).1987 25.5 329 30.1987 KAYNAK DEĞERİ Avrupa Çapında çok sınırlı bir yayılışa sahip ve hızla ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan eşsiz bir subasar (alüvyal) orman ekosistemidir.1988 05.08.T. pallasiana var. pallasiana var.04.07. ağaçcık ve çalının yer aldığı nadir bir ekosistem özelliği taşıması.10. ve çok çeşitli ağaç türlerinin mevcudiyeti kaynak değerlerini oluşturmaktadır.03. vahşileşmiş yılkı atlarının sahada yaşaması sahanın kaynak değerlerini oluşturmaktadır. kaşıkçı kuşlarının bir arada kuluçkaya yattığı tek alan oluşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.5 88.07. nesli ehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin de yer aldığı 301 kuş türünün beslenme.1988 17.5 29. Tatlı ve tuzlu su ekosistemlerinin bir arada bulunduğu nadir bir ekosistem oluşu. Çok sınırlı yayılışa sahip. Tektonik hareketler sonucunda çökmüş. Fındık (Corylus colurna) ve Dişbudak (Fraxinus excelsior) bulunması.1987 02.06. karaçam ve iki varyetesinin bir arada görülebileceği eşsiz bir ekosistem oluşu. pallasiana var. sulak alan ve orman ekosistemlerinin bir arada bulunması .1987 27.1987 9 10 Kökez Sülüklügöl Kasatura Körfezi Bolu Bolu Kırklareli 324 809. kaynak değerlerini teşkil etmektedir.1987 11 12 Sultansazlığı Kayseri 17200 21.12.08. Deniz. kıyı.göl.1988 14 Vakıf Çamlığı Kütahya 685 08. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. kum . Nadir orman ağacı türlerini de içine alan 20’den fazla ağaç türü ile bir arboretum özelliğine sahip bulunması. sulak saha ve orman ekosistemleri kaynak değerlerini oluşturmaktadır. yarım milyonu aşkın su kuşuna sahip oluşu ile uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak nitelendirilmesi kaynak değerlerini oluşturmaktadır.1987 8 Çitdere Zonguldak 721.1988 118 . yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan subasar (alüvyal) ormanları.12. pyramidata)’nın Dünya üzerindeki tek doğal yayılış alanını teşkil etmektedir. Endemik ve nesli tehlikeye düşmüş Kazdağı Göknarı (Abies equi-trojani) mevcudiyeti ile zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip eşsiz bir orman ekosistemi özelliği göstermesi kaynak değerlerini oluşturur. Trakya’nın tek karaçam meşceresine sahip oluşu ile nadir bir orman ekosistemi olmak üzere çeşitli hayvan ve bitki türlerinin yaşadığı eşsiz bir tabiat parçası özelliği göstermektedir. Tekkoz-Kengerli Düz 2 Kasnak Meşesi 3 4 5 6 7 Kavaklı Sütçüler Sığla Ormanı Sarıkum Beykoz Göknarlık Hatay Isparta Isparta Sinop İstanbul Zonguldak 172 1300. barınma ve kuluçka alanı oluşu. şeneriana)’nın varlığı. Nesli tehlikeye düşmüş türlerden toy (Otis tarda) ile. Beslenme imkanlarının çok elverişli olması nedeniyle pek çok hayvan türünün barınmasına imkan sağlamaktadır.1988 Kazdağı Göknarı 15 16 17 Akdoğan ve Rüzgarlar Ebe Çamı Sırtlandağı Halep Çamı Kale-Bolu Fındığı 18 19 20 Alacadağ Seyfe Gölü Antalya Kırşehir 427 10700 01. Istranca meşesi (Quercus hartwvissiana)’nin dünyada eşine ender rastlanan boy ve çaptaki örneklerinin varlığı kaynak değerlerini oluşturmaktadır.04. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.06.1987 30. 167 su kuşu türünün mevcudiyeti.1988 16. ağaçların üst kesimleri su üzerinde kalarak ilginç peyzaj özelliği yaratmıştır.1987 18.2 Tabiatı Koruma Alanları NO 1 ADI Hacıosman Ormanı İLİ Samsun ALANI (ha) 86 İLAN TARİHİ 24. Kayın (Fagus orientalis)’dan meydana gelen bakir bir orman ekosistemi özelliğine sahip bulunmaktadır.5 785 46.05. Çok çeşitli orman ağacı türlerinin bir arada bulunduğu eşsiz bir ekosistem özelliği. Doğu kayını (Fagus orientalis)’nın kuzeydeki yayılışı dışında izole bir yayılış alanı ve Akdeniz Bölgesi orman mıntıkası için farklı özelllikte bir ekosistem oluşu kaynak değerini oluşturur. Ülkemize has bir tür olan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan kasnak meşesi (Quercus vulcanica)’nın gerek saf gerekse sedir ve ardıç ile karıştığı. Nesli tehlikeye düşmüş ve yalnız ülkemizde tabii yayılış gösteren Türk Fındığı (Coryllus colurna)’ nın çok büyük boy (25-30 metre) ve çapa (1 metre) sahip örneklerini ihtiva eden eşsiz bir ekosistem oluşu. Çok çeşitli ağaç. zengin bir yaban hayatı potansiyeline sahip bulunuşu kaynak değerlerini oluşturmaktadır.

2. 2200 m’den başlayarak inen bir buzul vadisi uzanmaktadır.02.1994 30 31 Dandindere Kartal Gölü Afyon Denizli 260 1309 31. Lübnan Sediri (Cedrus libani) ve Karaçam (Pinus nigra ssp. özellikle tepeli pelikan. Antiokus I. tarihi ve kültürel değerleri ile kompleks bir yapı oluşturmaktadır.1991 24 Körçoban Kahramanmaraş Artvin 580 31. Bu özelliği ile Çamburnu sarıçam meşçereleri relikt karekter göstermektedir. aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Camili-Gorgit ormanı.01. Akgöl ve çevresi alüvyal bir sahadır. kochiana) sahile inebildiği nadir yerlerden biridir.1993 27 Habibineccar Hatay 118 31. 3. “Kartal Gölü Buzul Vadisi” adıyla anılan bu vadi belirgin buzul aşındırma ve biriktirme şekillerini bünyesinde bulundurmaktadır. Yine bu alanda yer alan Karon (Charon) Anıtı. kestane ve meşe türlerinin yer yer saf. Sahada.12.1998 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. İç Batı Anadolu’da bozkır geçiş zonunun en kuzey sınırına sokulabilmiş ve bu yörede izole halde yaşamını sürdürmüştür.1998 24.12. göl ve orman ekosistemlerini ve bu ekosistemlerde barınan çeşitli canlı türlerini ihtiva etmesi. Ayrıca koruma sahasının bulunduğu havza yırtıcı kuşların göç yolu üzerinde bulunmaktadır. Örümcek ormanı.04.12. Aktüel Akgöl. Kartal Gölü çevresinde alpin bitki örtüsü hakimdir.1998 35 Camili-Gorgit Artvin TOPLAM.1993 25 Çamburnu 180 31. çevresi bozkır ekosistemi ile kuşatılmış büyük ölçüde Karadeniz orman ekosisteminin özelliklerini yansıtan bir tabiat parçası olması Sedir (Cedrus libani)’in optimum yayılış alanı oluşu anıt ağaç özelliğine sahip çok yaşlı ve boylu sedir ve ardıç türlerinin mevcudiyeti. kayın. 116 türe 10502200 rakımları arasında yer alan sub-alpin kuşakta ilk kez rastlanması oldukça zengin fauna türlerinin bulunması kaynak değerleridir.04. barındırdığı bitki ve hayvan türleri.2 Tabiatı Koruma Alanları (Devamı) 21 22 Domaniç-Kaşalıç Çığlıkara Kütahya Antalya 134 15889 05. Seyhan-Ceyhan deltası. kuzeyinde yer almakta ve mitolojide “Cehennem Kayıkçısı” olarak bilinen Karon’ un kayalara oyulmuş dev bir büstüdür.07. aralarında anıt ağaç özelliklerine sahip sedir meşcereleri bulunmaktadır. nesli tehlikeye düşmüş 2 tür deniz kaplumbağasının Caretta caretta ve özellikle Cheloria mydas’ın Akdeniz’de varlığını sürdürebilmesi açısından bu alanlar oldukça önemlidir. Toros Göknarı (Abies cilicica). 111 kuş türünün varlığı.1993 26 Dibek Antalya 550 31. Bunlardan Sen Piyer kilisesi kayalara oyularak yapılmış bir Hıristiyan kilisesidir. Akgöl ve çevresi ihtiva ettiği su kuşu türlerinin çeşit ve miktar itibariyle zenginliği ve içlerinde nesli tehlikeye düşmüş veya düşebilir türlerin mevcudiyeti ile ulusal ve uluslararası düzeyde öneme sahip nadir bir ekosistem özelliği göstermektedir.1994 23. aralarında endemik türlerin de bulunduğu 400’e yakın bitki türünün mevcudiyeti.5 83. yer yer karışık meşcereler oluşturması. 119 . sadece Türkiye’nin değil neredeyse bütün Avrupa’nın tek insan eli değmemiş orman ekosistemidir.1994 29 Yumurtalık Lagünü Adana 16430 08. gürgen. Ormitolojik açıdan son derece zengin olan Ereğli Sazlıklarında şimdiye kadar 200’den fazla kuş türü gözlenmiştir. 23 Gala Gölü Edirne 2369 16. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.T. 490.kültürel değerlere bakımından oldukça zengindir. Sarıçamın (Pinus silvestris ssp.08. Sahada. Ayrıca “Yaşlı Orman” niteliğini de bünyesinde barındırmaktadır.07. yüzyılda yaptırılmıştır. Avrupa.12. Ayrıca kuzeyden karadeniz üzerinden gelen göçmen kuşların Doğu Karadeniz sıradağlarına ulaştığı ilk noktada bulunması kaynak değerlerini oluşturmaktadır. 500-700 m eninde.5 24. 2003.03. Saha.023. Özellikle Akdeniz’de yok olma tehlikesi içinde bulunan (Chelonia mydas) türü kaplumbağa için son sığınma alanlarındandır.12. Sulak saha. Sandıras Dağı zirvelerinden biri olan Ulugöl Tepe (2261 m) mevkiinden itibaren kuzey doğuya doğru 1. Ayrıca Sen Piyer kilisenin içindeki Günahkarlar Hamamı.1991 05. Saha.07.C. pallasiana) türlerinin yer yer saf. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. kafkaslar ve ülkemizde bulunan en boylu ve çaplı göknar ve ladin fertleri ile olağanüstü düzgün gövdeli kayın fertlerinden oluşan meşçereleri bünyesinde barındırmaktadır. Ayrıca. kıyı kumulları.1994 32 Akgöl (Ereğli Sazlığı) Konya 6787 21.1995 Örümcek Ormanı 33 34 Camili-Efeler Ormanı Gümüşhane Artvin 263 1453 07. Ayrıca yöre doğal özellikleri bozulmamış bir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yer alan 17 deniz kaplumbağası yuvalama alanlarından birisidir. tarafından M. Sahada. Aralarında anıt ağaç niteliği gösteren yaşlı ve boylu fertlerin bulunmasıyla (yaş ortalaması 250-700 civarında) nadir orman ekosistemi özelliği göstermektedir. Yurdumuzun genel olarak güney ve güney-batısında yayılış gösteren Toros sediri (Cedrus libani).5 km.1991 İç Ege Bölgesinde. boyunda. nesli tehlikeye düşmüş veya nadir türleri. çeltikçi ve küçük karabatak gibi nesli son derece azalmış türleri barındırması kaynak değerlerini oluşturmaktadır. Sen Piyer kilisesinin 200 m.03. bu özelliğe sahip ekosistemler içerisinde doğal özelliği bozulmamış bir örnek olmasının yanı sıra zengin bir alt flora ve fauna potansiyeline sahip olması kaynak değerleridir. Akyatan ve Ağyatan gölleri barındırdığı kuş türleri açısından Türkiye’deki “A sınıfı “ niteliğindeki 19 sulak alandan 2’sini oluşturmaktadır.1993 28 Demirciönü Bolu 430 12. göl lagünleri. herbiri anıt özelliğine sahip ağaçlardan oluşmuş bir orman parçasıdır. yer yer karışık meşcereler oluşturması.Ö. Camili-Efeler ormanı.

1991 7 Gölcük Isparta 6684 05.1998 22.Çatak Abant Gölü Çorum Bolu 387. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VI. Doğal yapısı. 120 .3 Tabiat Parkları NO 1 ADI Ölüdeniz-Kıdrak İL Muğla ALANI (ha) 950. Sahip olduğu bitki örtüsü ve yaban hayatı topluluğunun yanı sıra jeomorfolojik yapısı. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması. 2 3 Çorum.12.peyzaj güzellikleri rekreasyon imkanlarına sahip olması Menderes Deltasının sahip olduğu eko-sistem özelliklerini bünyesinde barındırması. 2003. manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması.1998 TOPLAM: 69 505 Ha Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.10.07.05.5 5859 14916 07.09.06.2000 Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması Jeolojik ve jeomorfolojik kaynak değerleri ile flora ve fauna zenginliği.5 11. bitki örtüsü. .0 TESİS TARİHİ 01.1998 07.08.1995 27.1994 9 Polonezköy İstanbul 3004 15. zengin maki florası ve ilginç şelalesinin meydana getirdiği eşsiz doğal peyzaj özelliğine sahip bulunuşu.1988 4 5 6 Yazılı Kanyon Uzungöl Kurşunlu Şelalesi Isparta Trabzon Antalya 600.1989 21. Sahip olduğu orman dokusu.6 329. jeomorfolojik yapıda olması.0 05.1983 KARAKTERİSTİĞİ İlgi çekici jeolojik. nesli tehlike altında bulunan bir çok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlaması İstanbul Megapolunun rekreasyon ihtiyacını karşılamasındaki büyük önemi ile flora zenginliğine sahip olması İlginç jeomorfolojisi ve rekreasyonal açıdan uygun olması.1995 06.10.1991 8 Bafa Gölü Aydın 12281 08.T. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. yaban hayatı ve rekreasyon potansiyeline sahip olması Bitki örtüsü ve rekreasyonel imkanlara sahip olması. peyzaj değerleri açısından önem içermesi Bitki çeşitliliği ve manzara bütünlüğü içerisinde rekreasyonel imkanlara sahip olması ve zengin yaban hayatı.1984 21.1991 Yeni 1196.07.02.12.02.1998 29.07.0 1625 394.09.1989 03. peyzaj güzellikleri ve rekreasyonel imkanlara sahip olması.05. İlgi çekici kanyonu.2.5 1150 Değişim 07. zengin flora ve faunaya sahip bulunması ve hakim dinlenme ve eğlenmesine uygun olması. halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun bulunması.C.1994 10 11 12 Ayvalık Adaları Ballıkayalar Beşkayalar Balıkesir Kocaeli Kocaeli 17950 1847 1154 21.04.06. İlgi çekici jeomorfolojik yapıda olması. 13 14 15 16 Türkmenbaşı Kocakoru Ormanı Artebel Gölleri Akdağ İstanbul Konya Gümüşhane AfyonDenizli 5. Bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğiyle manzara güzelliğine sahip bulunması.

09.40 m.02.1994 29. çevre genişlik Meşe Ağacı 250 yaşında . 0.90 m. çap ve 8 m. boy.20 m.5 m.1994 KAYNAK DEĞERİ Çavlan. çevre genişliği Karaçam 300 yaşında . çap ve 4. çevre genişliğine sahip olması Lübnan Sediri’nin 2000 yaşında .45 m.02. 25 m. çevre genişliği sahip olması Lübnan Sediri’nin 1500 yaşında .1994 09.35 m. çevre genişliği Karaçam 200 yaşında .38 m.09. 21 m.09. boy. çap ve 8. boy. boy.1988 12. 1.1995 21.20 m.11. 2 m.09.50 m. Meşe Ağacı’nın 350 yaşında .5 ha 2500 m2 07.70 m. 2.1994 09. çevre geniş.50 m. boy.55 m. 35 m.1995 21.09. boy. çevre genişliği Ardıç Ağacı 840 yaşında . 20 m. 2 m. çap ve 10 m. çevre genişliği Sedir Ağacı 620 yaşında .12.11. boy.1994 29. çap ve 7.50 m.2.23 m.1994 22. boy.70 m. çevre genişliği Meşe Ağacı 300-400 yaşında . 1.1995 21.78 m.07. 2.85 m. 25 m.80 m. 2500 m2 500 m 2 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ADI Samandere Şelalesi İLİ Düzce ALANI ( m2-ha.1994 29. çevre genişliğine sahip olması Ardıç Ağacı’nın 800 yaşında .09.02. 1.1994 29. Yörenin en yaşlı sarmaşığı olması ve kayaya yapışık olarak 15 m. çap ve 4.85 m. çap ve 1.1994 27. Meşe Ağacı’nın 25 m. çap ve 8 m. 2.40 m.) 10 ha İLAN TARİHİ 19. çap ve 5. 2. bünyesinde üstün peyzaj değerlerini barındırması ve yöre halkının rekreasyon ihtiyacına katkı sağlaması Çınar Ağacı’nın 900-1000 yaşı arasında . 24 m.65 m. 25 m. çap ve 17 m.11.1994 09. 1. 2.1995 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m 2 21. vadilerin boyuna profillerinde yapısal nedenlerden kaynaklanan eğim kırıklarına güzel bir örnek oluşturması .34 m.50 m.1995 21.50 m. boy. 1. çevre genişliği Şelalenin . 27 m. 154 m 52 ha. 30 m. 2. çap ve 8..1995 21.09.09.5 ha. çap ve 15 m.11. çevre genişliğine sahip olması Anadolu Kestanesi’nin 500 yaşında .02. boy. çevre genişli. çap ve 0.75 m. boy .90 m. 1 m.09.09. boy. çevre genişli.5 m.06.1994 27. 30 m. çevre genişliği Ardıç 500 yaşında . boy. çap ve 5.1994 29. boy. 20 m.1994 29. 2. çevre genişliğine sahip olması yanı sıra insan figürüne benzemesi Kavak Ağacı’nın 200 yaşında . 34 m.70 m. çevre genişliği Pırnal Meşesi 250 yaşında . 2. çevre genişliği Çınar Ağacı 980 yaşında .08. 40 m. boy. çevre genişliğine sahip olması Kavak Ağacı 100 yaşında .1994 27. . boy. 2. boy.11. Anadolu Kestanesi’nin 600 yaş.C.69 m. Servi Ağacı’nın 250 yaşında . boy.02. 25-30 m. 3.1995 21. 1.1994 09. çevre genişliği Meşe Ağacı’nın 35 yaşında .02. çap ve 6. 4 m. çapa sahip olması. boy. çap 2500 m2 500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m2 1500 m 2500 m2 1500 m2 2500 m2 2500 m 2 2 Taşdede Pırnal Meşesi İzmir Dokuzkardeşler Çamı Barla Sedir Ağacı Kunduracı Çınarı Kızılcaelmalı Meşesi Ana Ardıç Çatal Sedir Söğüt Yaylası Ulu Ardıç Meşe Ağacı Görkemli Meşe Teos Menengici Ulu Kavak Güney Şelalesi Subaşı-Havuzlar Kızılağaç Köyü Lübnan Sediri Koca Katran Lübnan Sediri Şah Ardıç Koç Sedir Söğüt Köyü Çınarı Bayır Servi Ağacı Bayır Çınarı Ulu Meşe Çankırı Isparta İzmir Sinop Mersin Burdur Isparta Adapazarı Sinop İzmir Yozgat Denizli İstanbul Antalya Antalya Antalya Antalya Muğla Muğla Muğla Muğla 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 1500 m 2 1500 m2 0.1994 29. 4 m. çevre genişliği Ardıç Ağacı 1000 yaşında .55 m. 1. çap ve 7. 7. 26 m.1994 27.85 m.4 Tabiat Anıtları NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 Mızıkçam Bığbığ Orman Sarmaşığı Asarlık Tepeler Anadolu Kestanesi Eskipazar Türbe Camii Araç Türbe Camii Fosil Ardıç Titrek Kavak Koca Katran Kütahya Adana Ankara İzmir Çankırı Kastamonu Konya Konya Mersin 0.09. Anıt ağaç özelliği gösteren Karaçam’ın 700 yaşından daha yaşlı ve tarihi olaylara konu olması. 20 m.1994 29. 8 m.1995 121 1500 m2 1500 m 2 1500 m2 1500 m 2 Ovacık Köyü Anadolu İzmir 2500 m2 . 1.1994 09. çap ve 4.8 m.38 m.1995 21. 30 m. boy. 25 m.1995 21. boy.1994 27. çap ve 7. çevre genişliği Sedir Ağacı’nın 650 yaşında . çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 250 yaşında .02.1994 27.10 m.02.02.09. 15 m.25 m. boy. 35 m. çap ve 7. çevre genişliği Sedir Ağacı 250 yaşında . 15 m.1993 06. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında . 4 m. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VI. boy. 1.50 m. çapa sahip olması Sedir Ağacı 320 yaşında . 2. 2. boy.40 m.70 m.02. 2. çap ve 3 m. boy. çap ve 3. çap ve 7. 3 m.80 m. 18 m. boy.T. çap ve 8. boy.09.42 m.62 m. boya sahip Farklı dirençteki kil tabakalarının aşınımıyla oluşmuş “Kuesta Morfolojisinin “ender örneklerini teşkil etmesi.67 m. çap ve 5.09. Karaçam 600 yaşında . çağlayan ve cadı kazanı gibi ilginç jeolojik özellikler ve yer yer anıt ağaçların da var olduğu zengin ve bakir bitki örtüsüne sahip oluşu.

çap ve 5.54 m.1995 11.2001 60 61 Koruluk Kermes Meşesi 1 Koruluk Kermes Meşesi 2 Afyon Afyon 1000 m2 1000 m2 06.çevre genişliğine sahip olması Maar adı verilen bir volkanik patlama sonucu çukurun sularla dolarak oluşması.1995 11.90 m. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 300 yaşında .1995 21. 54. boy.82 m. 1. çevre geniş. boy.5 ha 03.m çap ve 7. boyunda. 318.1995 11. çap ve 3.73 m.40 m.05 m. çap ve 9 m. 20 m.80 metre çapında ve 9 metre çevre genişliğine sahip olması.04.76 m. çap ve 4. çevre gen. 0. 2. 1. Ardıç Ağacı’nın 1700 yaşında . 50 m.1995 03.1995 21.55 m. 52. 1.10.60 m. Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . boy. 35-40 m. boy. 1. çevre gen. rakımda bulunan Ardıç Ağacı’nın 4. çevre geniş.1995 21. boy ve çatalının her birinin 40-45 cm. boy.04. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .06.83 m.C. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında .70 m. çap ve 6. çap ve 3.07.85 m.10. çevre genişliğine sahip olması Menengiç Ağacı’nın 600 yaşında. 1. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . çap ve 3. 1.65 m.18 m. boy. 25 m.06.10.1995 25. 30 m.1995 11. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Kestanesi Çatal Çam Aslan Ardıcı Karamık Köyü Sediri Beldeğirmeni Köyü Çınarı Oniki Kardeşler Erenler Çamı Kirani Evliya Ardıcı Ali Ağanın Kavağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ve 73 m. 58. çevre genişliği Birbirine bitişik tek kökten oluşan 12 çatala sahip Kayın Ağacı’nın . boy.09. çap ve 12.22 m. Daha sonra yeni bir volkanik aktivite ile ortaya çıkan volkan konisi maar içerisin de yükselmesiyle halka şeklinde bir göl ile karakterlenen Meke Gölü jeomorfolojik açıdan öneme sahiptir. çevre genişliği Ladin Ağacı’nın 400 yaşında .34 m.1995 11. çap ve 4. 5 m. boy. çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 350 yaşında . Şelale 110 milyon yıl önce kretose yaşlı kireçtaşlarının faylanması sonucunda çok dar bir kanyonun oluşması ve bu faylanmaya bağlı olarak bol karbonatlı su taşıyan bir kaynak suyun varlığı ile ortaya çıkmıştır. çap ve 4. 1.10. boy. 49. 53.52 m.30 m.04.5 m.32 m. 20 m. çap ve 4. çevre genişliğine sahip olması Çatal Çamı’nın 650-700 yaşında . 32 m.10. çevre geniş.65 m.07.2002 06. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . 1. boy.10. Ladin Ağacı’nın 400 yaşında . çevre geniş. 2 m. Çevre genişliği Çınar Ağacı’nın 800 yaşında . 57 58 Kabaardıç Geyik Alanı Ankara Eskişehir 0. 1.80 m.1995 11.1995 21.10.10.5 m. çap ve 3.2002 122 . boy. boy. 2.2000 03.05. Sedir Ağacı’nın 500 yaşında 25 m.80 m. 20 metre boyunda. 22 m. 1.T.1995 31. sahip olması yanı sıra 30-40 kalınlığında ve 12-15 m uzunluğundaki yatay dalların yere paralel olması 2123 m. 1. Kermes Meşesi türünün 77 cm çap. 97-101-75 çaplarında ve 306. çevre genişliğine sahip olması 300 yaşında 3. çap ve 4. 95-105 yaşında .1995 25.85 m.11. boy.04.1995 26.1998 1500 m2 1500 m2 2500 m2 1500 m 2 Yarendere Fıstık Çamı İzmir İlk Kurşun Çınarı Yemişçi Çınarı Fıstık Çamı Örümcek Ormanı Ladini (1) Örümcek Ormanı Ladini (2) Örümcek Ormanı Ladini (3) Örümcek Ormanı Ladini (4) Örümcek Ormanı Göknarı (1) Örümcek Ormanı Göknarı (2) Örümcek Ormanı Göknarı (3) Örümcek Ormanı Göknarı (4) Kadınlar Kuyusu Koca Menengici Bitez Yalısı Zeytin Ağacı Meke Gölü İzmir İzmir İzmir Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane Gümüşhane İzmir Muğla Konya 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m 2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 2500 m2 260 ha.10 m.88 m. Bu kaynaktan ortaya başlamış ve halen bu oluşum devam etmekte.30 m.4 m.05 ha 10.92 m. çevre genişliğine Kavak Ağacı’nın 30 m. 236 cm çevre genişliği 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 Isparta Antalya Antalya Kastamonu Kastamonu Kastamonu Gümüşhane Gümüşhane 2500 m2 2500 m2 2500 m2 1500 m 1 21.5 ha 23. çevre genişliği Fıstık Çamı’nın 105 yaşında .5 m.80 m.04. çap ve 8. 2.53 m.1995 11.10.08.80 m. çap ve 7. Ardıç ağacı tahminen 750 yaşında. çap ve 5.1995 25.09.1995 26. 57. çapa sahip olması Erenler Çamı’nın 300 yaşında . 11 m boy ve 243 cm çevre genişliği Kermes Meşesi türünün 16. boy.09. çevre genişliğine sahip olması Göknar Ağacı’nın 400 yaşında . boy.1995 25. çap ve 5.1995 29. Sarıçam 8 pinus Sylvestris ) ağaçlarından oluşan doğal yaşlı orman olarak kalmış 200-400 yaşları arasında ve 38-45 metreye kadar boylanan düzgün ve dolgun bireylerden oluşan bir meşcereye sahiptir. boy. 1.5 m. 2. 1.1995 21.15 m. çap ve 6. 54 m.90 m. 14 m.70 m.07. çap ve 9 m.1 m.07.04. çevre geniş.8 m boylarında .48 m. 3. 3 m. boy.10. 61.2000 59 Mut Yerköprü Şelalesi Mersin 117. çap ve 2.20m. 1. çevre genişliğine sahip Fıstık Çamı’nın 150 yaşında .81 m.6 m. boy.10 m. boy. boy. Görsel zenginliği ile yaklaşık 30 m’lik yükseklikte akan bir şelale ve şelaleyi oluşturan su tünelinin içerisinde doğallığı bozulmamış sarkıtlar zengin bitki çeşitliliğine sahiptir.21 m.5 m.1995 11.

12 m boy. 24 m boy. 1. 22 m boy.70 m çevre gen.3 m çap ve 6. 1. Ardıç ağacı türünün 730 yaşlarında. 1.90 m çap ve 5. 2.2002 06. 3. 150 yaşlarında.09. 16 m boy.10. Yaz ıhlamur ağacı türünün. 49 m boy.7 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 11 m boy.1 m çap ve 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 Kırıntı Köyü Çınar Isparta Ağacı Kırıntı Köyü Doğu Isparta Çınarı Tota Dağı Ardıç Ağacı Isparta Melodere Doğu Ladini Artvin Koca Sedir Ağacı Dibek Sedir Ağacı Acıkise Ardıç Ağacı Acıkise Doğu Çınarı Kandildere Ardıç Ağacı Ağılı Ardıç Altıkardeşler Dede Ardıç Karageyikli Türk Fındığı Kokulu Ardıç 1 Kokulu Ardıç 2 Kokulu Ardıç 3 Kepez Saçlı Meşesi Pribaba meşesi Kayı Ardıcı Antalya Antalya Adana Adana Adana Konya Karaman Karaman Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir Eskişehir 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m 2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 .5 m boy. 1. 500 yaşlarında 13 m boy.14 m çevre gen.80 m çevre gen. Sedir ağacı türünün. 30 m boy. 320 yaşlarında. 23 m boy.6 m çap ve 5.2002 06.05.02 m çap ve 6.94 m çevre gen. 1 m çap ve 3 m çevre geniş. 12 m boy. 15 m boy.2002 06.50 m çevre gen.5 m çap ve 4. 1. 630 yaşlarında 19 m boy. 1030 yaşlarında.09. 450 yaşlarında.1 m çap ve 3. 20 m boy.16 m çap ve 6.88 m çap ve 5.2002 13. 46 m boy.2002 13. 21 m boy. Ardıç ağacı türünün. 190 yaşlarında. Porsuk ağacı türünün.76 m çap ve 2.7 m çevre gen. 12 m çap ve 3.09. 1.2002 16.90 m çevre gen.10. 22 m boy. 1.09.09. 4 m çap ve 12 m çevre genişliği Ardıç ağacı türünün 280 yaşlarında. Meşe ağacı türünün 350 yaşlarında 16. Sedir ağacı türünün.7 m çap ve 4. 775 yaşlarında 27.04 m çevre geniş.2002 06.10.8 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün 610 yaşlarında 20 m boy.80 m çevre gen.5 m boy.08 m çap ve 9. 1. 1. 1 m çap ve 3.2002 06.2003 06.05. 27 m boy. 300 yaşlarında . 200 yaşlarında. 665 yaşlarında. Kayın ağacı türünün. 9 m boy.30 m çevre gen Fındık ağacı türünün. 2.40 m çevre gen. Sedir ağacı türünün 682 yaşlarında. 2.2002 06.30 m çap ve 7.09. 1.69 m çevre gen. 1. 2. 1. 300 yaşlarında 42 m boy. 1.95 m çevre gen.09. 12 m boy. Ardıç ağacı türünün.2002 06.2003 06. 1.2002 06.09. Meşe Ağacı türünün 475 yaşlarında. 11.05.10 m çap ve 9.50 m çevre gen.09. 70 m boy.09. Sedir ağacı türünün.72 m çap ve 5.2002 06. 12 m boy.90 m çevre gen.2002 13. 27 m boy.1 m çap ve 4 m çevre gen. 10 m boy. 1000 yaşlarında 12 m boy. Çınar ağacı türünün. 12 m boy.2002 06.2002 06.09. 340 yaşlarında 16 m boy.90 m çap ve 4.2002 16.09.2002 06.09.2003 06.80 m çevre gen. Ardıç ağacı türünün. 110 yaşlarında.57 m çap ve 4. Ardıç ağacı türünün 500 yaşlarında.34 m çevre gen.2003 06.05.80 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün. 1.09.84 m çap ve 5.2002 06. 1.09.73 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün. Ardıç ağacı türünün 520 yaşlarında. 645 yaşlarında.2003 123 Kermes Meşesi türünün 13 m boy. 11 m boy.09. 1. Ladin ağacı türünün.16 m çap ve 6. Sedir ağacı türünün 740 yaşlarında.09. 1.76 m çap ve 11.09.05.3 m çap ve 4. 20 m boy. Dışbudak ağacı türünün.09.08 m çap ve 3.2002 16.5 m boy. 2. Ardıç ağacı türünün. 1700 yaşlarında.17 m çap ve 3.09.09. Anadolu kestanesi ağacının.2002 06.09.2002 06.36 m çap ve 6 m çevre gen.2002 06.50 m çap ve 7.43 m çap ve 4. Ardıç ağacı türünün.84 m çap ve 6. 530 yaşlarında. Çınar ağacı türünün.2003 06. 0. 2.2002 13. 250 yaşlarında.2002 06.97 m çevre gen. Sedir ağacı türünün 614 yaşlarında.71 m çevre gen. 1.C. 1070 yaşlarında 35 m boy.09. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 Koruluk Kermes Meşesi 3 Alanın Ardıcı Kocapınar Toros Sediri Kamilet Doğu Kayını Sırıkyayla Göknarı Paşabükü Dışbudak Ağacı Kayadibi Porsuk Ağacı Ballık Köyü Sediri Kapıderesi Toros Sediri 1 Kapıderesi Toros Sediri 2 Kapıderesi Toros Sediri 3 Küçükkapı Sedir Ağacı Tota Dağı Anadolu Kestanesi Yaz Ihlamur Ağacı Evciler Köyü Sedir Ağacı Yalnız Ardıç Afyon Erzincan Burdur Artvin Düzce Düzce Düzce Burdur Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Isparta Burdur Isparta 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 2 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 06. 2.32 m çap ve 7.2002 06. Ardıç ağacı türünün.20 m çevre gen.09. 2.2003 06.03 m çevre gen.T.9 m çevre genişliği Sedir ağacı türünün 318 yaşlarında.2002 16.05.2002 06. Sedir ağacı türünün 655 yaşlarında.22 m çevre gen.10.30 m çap ve 7.2002 06.30 m çevre gen. 3.05.50 m çap ve 4.40 m çevre gen. 3. Göknar ağacı türünün.39 m çevre gen.

Kuruluşunun 150.2003 06. 2003. 2873 Sayılı. 33 adet Milli Park. birçok ülkede jeolojik ve jeımorfolojik mirasın ilginç mirası olarak değerlendirilmektedir. Tablo:VI. Bulunduğu Alan. 102 adet Tabiat Anıtı ve 16 adet Tabiat Parkı bulunmaktadır.2.17 m çevre gen. 97 98 99 100 101 Gedelma Çınarı Onat Çınarı Keramet Dutu Dede Menengici Yüzen Adalar Antalya Hatay Eskişehir İzmir Bingöl 1000 m2 1000 m2 1000 m2 1000 m 38 ha 2 06.26 m çevre genişliği Çınar ağacı türünün 280 yaşlarında.10. 4 m çap. Çınar ağacı türünün. Kaynaklar 1. Alanı. 1989. Tablo:VI.08. peyzaj değeri ve sahip olduğu özellikleri ile ulusal düzeyde ender görülen doğal bir oluşumdur. 7 m boy.2. Tablo:VI. Çevre Koruma Genel Müdürlüğü.2003 06. 700 yaşlarında.05. Ankara. 35 adet Tabiatı Koruma Alanları.T.05.67 m çevre gen. Yurdumuzda. 2003 yılı sonu itibariyle. Aynı zamanda rüzgarda adaların göl üzerinde hareket etmesini sağlarlar. 3. 10 m çapında göl üzerinde yüzen ve göl tabanı ile bağı olmayan ve üzerinde barındırdığı yapraklı ve otsu bitki türleri ile yelken işlevi yaparak ilginç bir yapı oluşturmaktadır.C. Orman Genel Müdürlüğü. volkanik patlama sonucunda veya çökme ile meydana gelen.4. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. 2003.Nemrut kalderası. 35-40 m boy.2003 06.3’de ise Tabiat Parklarının Adı. “Volkanik konilerin üst kısımlarında. Bu özelliği ile ekosistem bütünlüğü içerisinde ilginç bir görünüm sergileyerek alanın peyzaj değerini artırırlar.5 m boy. Çevre Bakanlığı. 12. Çevre ve Orman Bakanlığı. Dut ağacı türünün.2. Tesis Tarihi ve Karakteristiği ile ilgili bilgiler verilmektedir.5 m çevre gen. Tabiatı Koruma Alanlarının. Yılında Ormancılığımız. 2 m çap ve 8. Menengiç ağacı türünün 800 yaşlarında.2003 Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.54 m çap ve 14. 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. Neojen ve kuaterner volkanizması ile. 124 .56 m çevre genişliği Yüzen adalar. 4. Yapısı. Milli Parklar Kanunu. ülkemizde birçok volkanik birim oluşmuştur. Bunlar içinde en ilginç olanı kalderalardır.2003 05. Bulunduğu İl.1’de Milli Parklar Haritası yer almaktadır. 60 m derinliğinde. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü. sahip olduğu boyutları.2003 102 Nemrut Kalderası Bitlis 4782 ha 31.1’ de Milli Parkların. 9. Harita VI. kraterden daha büyük çukurluk” olarak tanımlanan kalderalar. 28 m boy. 38 ha olup. Tablo:VI. oluşum özellikleri ve peyzaj değeri itibariyle ulusal düzeyde ender bir jeolojik /jeomorfolojik doğal bir mirastır.2’de.2. 2.1 m çap ve 4. İlan Tarihi ve Kaynak Değerleri ile ilgili kısa bilgiler yer almaktadır.05.05. 1995.’de Tabiat Anıtlarının Adı. 1.

1. Nesillerin refahı ve mutluluğu için sanayileşme ve modernleşmenin yanında önemli bir yer tutan çevre. 21. Bitki. altyapı projelerine destek olunmakta. dünyanın akciğerleri olan ormanların tahrip edilmesi sonucu giderek azalması. 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Tarım. bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemi gittikçe artan ve kamu oyunun gün geçtikçe daha çok dikkat ve ilgisini çeken bir konu haline gelmiştir. maden kaynakları işletilmesi gibi değişik baskılarla ekosistemi fazla değişikliğe uğramamış veya biyolojik zenginlikleri kaybolmamış bulunan.3. eğitim ve yayın faaliyetleri yapılmaktadır. Tarihi. zengin değerlere sahip yöreler “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” olarak tespit ve ilan edilmektedir. Bu anlayışla.3. imar planları yapılmakta ve gerektiğinde mevcut planlarda revizyonlar gerçekleştirilmekte. Çevre korumada dünyada uygulamaları görülen ve yurdumuzda da Bakanlar Kurulu Kararları ile tespit ve ilan edilen 14 Özel Çevre Koruma Bölgesinde gerçekleştirilecek faaliyetler. Yüzyılda ise çevrenin. 6. bozulmasına engel olma. gelecek nesillere havası ve suyu kirlenmemiş. 2. Ülkemizde doğal. madencilik ve sanayi gibi dış tesirlerin baskısından uzak kalmış ve uzun vade de bu tesirlerin etkili olamayacağı. çarpık ve hızlı kentleşme. Özel Çevre Koruma Bölgesi İçin Aranılan Esas ve Şartlar 1. Kara ve su ekosistemi bir bütünlük ve devamlılık gösteren. mevcut çevre sorunlarının giderilmesi için tedbirler alınmakta koruma-kullanma esasları belirlenmekte. 125 .C. ayrıca mahalli yönetimlerle yapılan işbirliği sonucu. gürültüden ve diğer kirliliklerden uzak temiz. VI. 7. doğal kaynakların azalması dikkatleri gün geçtikçe daha fazla çevre ve değerlerinin üzerine toplamaktadır. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde çevre değerleri korunmakta. arkeolojik ve kültür zenginliği bulunan. enerji kaynaklarının sınırlı olması. ekolojik ve jeomorfolojik özellikleri olan. Gelişmiş yerleşim bölgeleri dışında kalan ve uzun vadede oturuma uygun olmayan. hemen her sektörü ve gelişmeyi yönlendirmesi. Yangın gibi. Kendine has biyolojik. koruyarak geliştirerek kalkınma ilkesi doğrultusunda. toprak su ve havanın kirlenmesi. kuş ve balık gibi canlılar bakımından tabi biyolojik zenginliğe sahip olan. hayvan. güzel yeşil ve sağlıklı bir çevre bırakabilme bilinci gelişmektedir. küresel ısınma ve sera etkisi. kültürel ve tarihi değerlerin bir arada olduğu yerler elbette ki 13 bölge değil benzer değerlere sahip pek çok köşe vardır. ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGELERİ Plansız ve dengesiz sanayileşme. sürdürülebilir kalkınma modelini ön plana çıkarması beklenmektedir. tabiatı bozulduktan sonra düzeltmek yerine. korunması kolay olan. Dünya nimetlerinden sadece bugün faydalanma düşüncesi. toprağı bozulmamış. 4.T. bu bölgelerin doğal dokusunun bozulmadan gelecek kuşaklara aktarılmasına imkan sağlayacaktır. 5. günümüz insanını tatmin etmemekte olup.

doğal zenginliklerin bütünlüklerinin tahribi yasaktır. c.) 9. Bu alanların doğal özelliklerini ve tarihi kalıntıların gelecek nesillere intikalini teminat altına almak.3. avcılık bakımından korunması ve geliştirilmesi uygun olan alanlar Özel Çevre Koruma Bölgesi kapsamına alınmaktadır. Bu bölgeler.T. rekreasyon. kültürel ve tarihi değerlerin. Tespit edilen bu esaslar çerçevesinde aşırı ve yanlış kullanım. çevre kirlenmesine ve bozulmasına karşı korunması. 126 . çevresindeki diğer tarım ve endüstriyel faaliyetlerin kirletici tesirlerinden fazla etkilenmeyecek büyüklükte (ideal saha büyüklüğü en az 3000 ha. hayvan ve bitki türlerinin nesillerinin tehlikeye düşürülmesi. 10. Fakat yörenin özelliğine göre 1000 ha ve hatta ada gibi özel durumlarda daha küçük alanlar düşünülebilir. sahip oldukları doğal.1. Çevre kirlenmesi ve bozulmasına karşı korumak. Özel Çevre Koruma Kurumu 13 Kasım 1989 tarihinde 383 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur.3. VI.2.4.’de “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” ilan edilen alanların adları. b.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 8. Bakanlar Kurulu. Nesli tehlikedeki bitki ve hayvanların korunmasında önem taşıyan. kriterlerin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. 4856 sayılı kanun ile kurulan Çevre ve Orman Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olarak görevini sürdürmektedir. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin Amacı a.3. Tablo:VI. maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulu Kararı ile 2004 yılı sonuna kadar 14 Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. Özel Çevre Koruma Alanları Hakkında Mevzuat 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. bakanlığın bağlı kurumu olarak yerini almıştır. doğal ve tarihi değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının güvence altına alınması amacıyla seçilmişlerdir. VI.’dır. tabii güzelliklerin gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak amacıyla Özel Çevre Koruma Alanları olarak tespit edilen ve ilan edilmeye.C. 1991 yılında Çevre Bakanlığı’nın kurulmasını müteakiben. her türlü çöp ve artıkların yurt dışından getirilmesi nedeniyle ülkenin temel ekolojik sistemlerinin dengesinin bozulması.3. bu alanlarda uygulanacak koruma ve kullanma esasları ile plan ve projelerin hangi Bakanlıkça hazırlanıp yürütüleceğini belirlemeye yetkilidir. Kırsal ve kentsel alanda arazi kullanım kararlarına uygun olarak tespit edilen koruma alanları ve bu alanlarda arazi kullanım esasları yönetmeliklerle belirlenir. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 9. ülke ve dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan çevre kirlenmeleri ve bozulmalarına duyarlı alanları.3. Ekolojik öneme sahip olan yöreler vb. VI. bölgeleri ve diğer bilgiler kısa olarak verilmiştir. Bu madde uyarınca. maddesi uyarınca ilan edilen “Özel Çevre Koruma Bölgeleri” Hassas Yöreler olarak belirlenmektedir. İhtiva ettiği biyolojik ve ekolojik özelliklerin bozulmadan kalmasını ve devamlılığını sağlayacak. Turizm.

Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.03. Eşsiz doğal değerleri koyları.1988 06.kanalları . Bambus arıları en önemli biyolojik zenginlikleridir. 2.1990 02..07.03.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülke genelinde 2004 yılı itibari ile ilan edilen 14 adet Özel Çevre Koruma Alanları Harita VI.11.Çevre Bakanlığı.1990 22.4. Önemli koyu bitki örtüsü ve bol oksijenli havası doğal zenginlikleridir. Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.07.1990 21.11.2002 13 Tuzgölü Ormanlarla kaplı.01.1990 02. Deniz Kaplumbağası vb. Sayısız kuş türü için habitat özelliği taşıması.11. Batık kentleri. 14 Uzungöl 149 07.11.07. beslenme ve konaklama yeridir.11.T.1988 18. 2004. Eşsiz güzellikte kültür ve tarihi hazinelerine sahip çok zengin bitki örtüsü vardır. Eşsiz doğal güzellikleri.11.2000 08.tarihi eserleri ile önemli bölge flora fauna bakımından zengin. Sayı:1.11.eşsiz doğal güzelliklere ve zenginliğe sahiptir.01.2’de belirtilmiştir. Nadir ve nesli tehlikeye düşmüş çeşitli kuş türlerinin yaşama.konaklama ve kuluçka yerlerinin bulunması. tarihi eserleri ve el değmemiş doğal güzellikleri ile ünlüdür. 127 . Deniz kaplumbağa yumurtlama alanları ile nadir bitki ve hayvan türünün bulunduğu bölge Dünyanın sayılı kapalı havzalarından biri oluşu. Göl ekosistemleri ile zengin bir ekolojik yapıya sahip.Çevre ve Orman Bakanlığı.C.1 Özel Çevre Koruma Bölgeleri SIRA 1 ALAN ADI Köyceğiz (Dalyan) BÖLGE Muğla ALAN (km2) 385 TESİS TARİHİ 05.1990 10 11 Ihlara (Kapadokya) Datça (Bozburun) Belek Aksaray Muğla 48 1474 22.nesli tükenmeye yüz tutmuş Akdeniz Fok‘u. 2 3 4 5 6 7 8 9 Fethiye (Göcek) Gökova Göksu Deltası Kekova Patara Gölbaşı Foça Pamukkale Antalya Muğla Mersin Antalya Antalya Ankara İzmir Denizli 613 521 236 260 190 1245 28 44 05. 2004. Kıyıda ve adalarda kendine özgü kıyı oluşumu .2004 Kaynaklar 1.eşsiz doğal güzellikleri kanalları. gölü ve doğal güzellikleri zengin flora ve fauna varlığına sahiptir.2. Bölge tarihi ve kültürel eserlerle .1990 22.3.3. Özel Çevre Koruma Dergisi.gölü ve zengin flora fauna varlığına sahiptir.1988 ALAN KARAKTERİSTİĞİ Farklı nitelikteki yeryüzü şekilleri . Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. dik yamaçların arasında bir akarsuyun açtığı vadi üzerinde kurulmuştur.1990 12 Antalya Ankara Konya Aksaray Trabzon 135 6274 7414 22. üreme. Tablo:VI. 1992.yöresel bitki örtüsü . Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı.ülkemiz tuz ihtiyacının % 73 ünün buradan karşılanması. İsmini Haldizen Deresinin heyelan nedeniyle önünü kapamasıyla oluşan gölden almaktadır.1990 21.1990 02. Kendine özgü doğal yapısı ve tarihi değerleri ile önemli bir merkezdir.08.

güneş ışığının dibine kadar ulaşarak fito ve zooplanktonların. Daha küçük havzalar olarak Kayseri Tuzla Gölü. denizlerin gel-git hareketinin çekilme devresinde altı metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan bütün sular. Genellikle derinliği 6 metreyi geçmeyen. özellikle kıyı bölgelerinde yoğunlaşan kuş toplulukları sayıca en yüksek değere. Türkiye aynı zamanda.C. Türkiye’de soyu 1960’larda tükenmiş olan Yılanboyun Kuşu dahil olmak üzere 426 kuş türü belirlenmiştir. gerekse hayvan toplulukları açısından ülkenin yüzölçümü dikkate alındığında.T. normalde Türkiye’de bulunmamakta. bataklıklar. kuş bilimi bakımından çok önemlidir. devamlı veya geçici. acı veya tuzlu. suları durgun veya akıntılı. Kuşların Türkiye’de dağılımı.4.4. 400’ü aşkın türden yaklaşık 300’ü Türkiye’yi düzenli olarak kuluçka alanı için kullanmakta. gerek bitki örtüsü. özellikle su kuşları yönünden çok önemlidir. güneye göç ettikleri. Kapalı havzalarda yer alan göller genellikle tuzlu ve sodalıdır. Deniz kıyılarındaki haliçlerden ve tuzlu bataklıklardan sazlıklara ve dağ göllerine kadar. gerek sayı olarak yüksek değerlere ulaşmalarını sağlayan özellikleriyle. doğal veya yapay.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. kamış gibi yüksek. 1 Kuş Bilimi ve Yaşama Alanları 128 . çoğunlukla da olumsuz hava şartlarının etkisi ile bu türlere çok az sayıda rastlanmaktadır. Doğu Anadolu’da Van Gölü Havzası ve Batı Toroslar’da Burdur. Batı Palearktik yöreyi güneydeki kışlama alanlarına bağlayan tabii bir köprü meydana getirmektedir. Sultan Sazlığı. olağanüstü bir ortam zenginliği söz konusudur. sazlıklar olarak tanımlanmıştır. sonbahar ( Eylül-Kasım) aylarında ulaşır. tatlı. Acıgöl Havzası’dır. geniş toprakları. Türkiye’de başlıca büyük göllerin bulunduğu bölgeler denize akışı olmayan kapalı havzalar (Enderoik Bölgeler) dır. Asya. Geriye kalan 40-45 tür ise. Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasında bulunan Türkiye. yuvalanmasına ve barınmasına uygun olan sulak alanlar ornitolojik açıdan büyük öneme sahiptir. Bunların içinde. aquatik hayvanların gelişmesine imkan veren. geniş bir tanımlama taşıyan sulak alanlar ise nispeten küçük alanlarda kuşların gerek tür zenginliği. ancak bazı yıllarda. Bu çeşitlilik sonucunda. statüsü kesinleşmemiş 13 tür vardır. çok yeri saz. topoğrafik yapısı ve farklı iklim bölgeleri sebebiyle. Sulak alanların ekolojik yapıları.1 Sulak Alanlar Türkiye coğrafi konumu. Yay Gölü ve Kırşehir Seyfe Gölü Havzaları sayılabilir. su altı ve su üstü bitkilerin. Bunların en büyükleri Orta Anadolu’da Konya ve Tuz Gölü Havzaları. ornitolojik (1) açıdan özel bir önem taşımaktadır. RAMSAR (Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunması Sözleşmesi) Sözleşmesi’nde sulak alanlar. topografyası ve dolayısıyla iklim şartlarının getirdiği çeşitlilik ve değişik yaşama ortamlarının varlığı yönünden de benzersizdir. Kışın. kuşların saklanmasına. 70 kadarı ise bölgede yalnızca kışlamakta ya da göç sırasında görülmektedir. mevsimlere ve yıllara göre önemli farklılıklar göstermektedir. TÜRKİYE’NİN SULAK ALANLARI VI.

kalabalık ve düzenli sürüler halinde ve oldukça kısa sürelidir. Avrupa ve Ortadoğu’nun sulak alanlar bakımından en zengin ülkelerinden biri olan ülkemizde. Bu alanların isimleri ve ait oldukları illerin bulunduğu liste Tablo VI. Pek çok tür ve çeşitteki canlılar için uygun beslenme. bölge ve ülke ekonomisine katkılar sağlayan sulak alanlar.2 Sulak Alanların Önemi Sulak Alanlar. saz kesimi ve rekreasyonel faaliyetlere sağladığı imkanlar nedeniyle yüksek bir ekonomik değere sahip olup. Yakın çevresinde yaşayan halkın yaşamında önemli yer tutan. 1.4. taban suyunun dengelenmesi gibi işlemleri ile bulundukları bölgenin su rejiminin dengelenmesine katkı sağlarlar. İlkbahar ( Şubat-Nisan) aylarında. Bölge ve Yerleri. ancak daha düşük bir düzeyde gözlenebilir.4. Yeraltı suyu reşarjı ve deşarjı. Sulak alanlar başta balıkçılık olmak üzere. Gerek Boğazlar ve Çoruh Vadisi’nden yapılan göçler gerekse belirli sulak alanlardaki olağanüstü konsantrasyonlar. üreme ve barınma ortamı olan sulak alanlar. 6. 2. Pelikan olarak bilinen 2 kuş türünden. tüm dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilmektedir. hayvancılık. Harita VI. doğal dengenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması yönünden de diğer ekosistemler içinde önemli ve farklı bir yere sahiptirler.’de ise Kuş Göç Yolları gösterilmektedir.C. Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir. Harita VI.’de “Türkiye’nin Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanları” Adları. yalnız bulundukları ülkenin değil. Tepeli Kutan (Pelecanus crispus) populasyonunun % 30’u ve Ak Kutan (P. 200 adet sulak alan tespit edilmiştir. Bulundukları çevrenin nem oranını yükselterek başta yağış ve sıcaklık olmak üzere iklim elemanları üzerine olumlu etki yaparlar.4. 4. IUCN Red Data Book muhtevasına girmiş bir çok soyu tehlikede olan tür. bugüne kadar yapılan çalışmalar neticesinde uluslararası kriterlere (Ramsar Sözleşmesi Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Belirlenmesi Kriterleri) uyan. Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ve besin maddelerini kullanarak suyu temizlerler. İlkbahar göçü daha uzun bir zaman diliminde. 3. Türkiye’de kuluçkaya yatmakta veya konaklamaktadır. taşkın kontrolü. Türkiye’nin ornitolojik önemini vurgulamaktadır. Özellikle suların yoğun olduğu sulak alanlar. geniş bir arazi üzerinden ve az sayıda kuşla gerçekleşirken.3. 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Buna benzer bir kuş akını. VI. Sulak alanlar yüzbinlerce yıllık doğal süreçler sonucu meydana gelmiş ve ortama karakterize olmuş zengin bitki ve hayvan türleri ile yoğun organizma kolleksiyonuna sahip yeryüzünün en önemli genetik rezervuarlardır.T. 129 . bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlarlar. Sulak alanların önemini aşağıdaki şekilde özetlemek mümkündür.1’de verilmiştir. tropik ormanlardan sonra biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu ekosistemlerdir.onocrotalus) populasyonunun % 60’ı Türkiye’deki sulak alanlarda kuluçkaya yatmaktadır. sonbaharda güneye doğru yapılan göçler. atık sulardaki organik ve inorganik maddelerin arıtılmasında önemli rol oynarlar.

C.1.4.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VI. Ülkemizdeki Ramsar Alanları ve Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar RAMSAR ALANLARI Uluabat Gölü Bursa Kuş Gölü Balıkesir Göksu Deltası Mersin Akyatan Gölü Adana Gediz Deltası İzmir Burdur Gölü Burdur Sultansazlığı Kayseri Seyfe Gölü Kırşehir Kızılırmak Deltası Samsun ULUSLARARASI ÖNEME SAHİP SULAK ALANLAR (Potansiyel Ramsar Alanları) Ağyatan Gölü Adana Karagöl ve Çinili göl Adana Tuzla Gölü Adana Yumurtalık Lagünü Adana Gölbaşı Gölleri Adıyaman Karakuyu Sazlıkları Afyon-Burdur Karamık Sazlıkları Afyon Eber Gölü Afyon Acıgöl Afyon-Denizli Balık Gölü Ağrı Çiçekli Gölü Ağrı Doğubayazıt Sazlıkları Ağrı Eşmekaya Sazlıkları Aksaray Tuz Gölü Aksaray-Ankara-Konya Çöl Gölü ve Çalıkdüzü Ankara Mogan Gölü Ankara Aksu Deltası Antalya Avlan Gölü Antalya Demirtaş ve Gazipaşa Burnu Antalya Kale Kıyı Ekosistemi Antalya Kekova Kıyı Ekosistemi Antalya Kızılot Antalya Olukköprü Kaynakları Antalya Kumluca Kıyı Ekosistemi Antalya Patara Kıyı Ekosistemi Antalya Batı Antalya Adaları Antalya-Muğla Aktaş Gölü Ardahan Putka Gölü Ardahan Çıldır Gölü Ardahan Büyükmenderes Deltası Aydın Bafa Gölü Aydın-Muğla Ayvalık kıyı ekosistemi Balıkesir Bakırçay deltası Balıkesir-İzmir Gölhisar Gölü Burdur Marmara Adaları Balıkesir Amasra Kıyı Ekosistemi Bartın Batmış Gölü Bitlis Nemrut Gölü Bitlis Sodalı Göl Bitlis Yeniçağa Gölü Bolu 130 001 002 003 004 005 006 007 008 009 010 011 012 013 014 015 016 017 018 019 020 021 022 023 024 025 026 027 028 029 030 031 032 033 034 035 036 037 038 039 040 041 042 043 044 045 046 047 048 049 .

Kadırga Burnu Bozcaada Batı Burnu Gelibolu Kemikli Burnu Gökçeada Dalyanı Saroz Körfezi Işıklı Gölü Pamukkale Gökgöl Köy Gölü Meriç Deltası Hazar Gölü Keban Barajı Ekşisu Sazlıkları Gölova Gölü Tortum Gölü Balıkdamı Gölü Giresun Adası Yüksekova Sazlıkları Samandağ Kumulları Gölcük Gölü Kovada Gölü Eğirdir Gölü Beyşehir Gölü Karasu Ovası Sulak Alanları Ağaçlı Kumulları Büyükçekmece Gölü Kilyos Kumulları Küçükçekmece Gölü Prens Adaları Şile Adaları (Kıyıları) Terkos Gölü Alaçatı Kıyı Ekosistemi (haliç) Çandarlı Adaları Çeşme Batı Burnu Çiçek Adaları Doğanbey Burnu Foça Kıyı Ekosistemi Gölcük Gölü Karaburun ve Ildır adaları Küçükmenderes Deltası Gavur Gölü Gökdere Aygır Gölü Çalı Gölü Kuyucuk Gölü Hörmetçi Sazlığı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Burdur Burdur Burdur Burdur Bursa Bursa Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Çanakkale Denizli Denizli Denizli Edirne Edirne Elazığ Elazığ Erzincan Erzincan Erzurum Eskişehir Giresun Hakkari Hatay Isparta Isparta Isparta Isparta-Konya Erzurum İstanbul istanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul-Kırklareli İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir İzmir Kahraman Maraş Karaman Kars Kars Kars Kayseri 131 .C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 050 051 052 053 054 055 056 057 058 059 060 061 062 063 064 065 066 067 068 069 070 071 072 073 074 075 076 077 078 079 080 081 082 083 084 085 086 087 088 089 090 091 092 093 094 095 096 097 098 099 100 101 Çorak Gölü Karataş Gölü Salda gölü Yarışlı Gölü İznik Gölü Kocaçay Deltası Babakale .T.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 Palas Gölü Engir Gölü Zamantı Kaynakları Hamam Gölü İğneada Longozu Akşehir Gölü Bolluk Gölü Çavuşçu Gölü Hotamış Sazlıkları İnsuyu Vadisi Kızören Obruğu Kozanlı Gökgöl Kulu Gölü Meke Maarı Samsam Gölü Suğla Gölü Tersakan Gölü Uyuz Gölü Timraş Obruğu Meyil Obruğu Ereğli Sazlıkları Demirköprü Barajı Marmara Gölü Alata kumulları Anamur Kumulları Aydıncık Adaları Kazanlı Kıyı Ekosistemi Ovacık Körfezi Akbük .Kapalı Burnu Bodrum Adaları Bodrum Kıyı Ekosistemi Dalaman Sulak Alanları Datça Kıyı Ekosistemi Fethiye Kıyı Ekosistemi Girdev Gölü Güllük Deltası Metruk Tuzlası Köyceğiz Gölü Akdoğan Gölü Bulanık Ovası Sulak Alanları Haçlı Gölü İron Sazlığı Nazik Gölü Akkuş Adaları Akgöl Sapanca Gölü Yeşilırmak Deltası Sarıkum Gölü Hafik-Zara Gölleri Ulas Gölleri KarkamışTaşkın Ovası ve baraj gölü Küpeli Dağı TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kayseri Kayseri Kayseri Kırklareli Kırklareli Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya Konya-Karaman-Niğde Manisa Manisa Mersin Mersin Mersin Mersin Mersin Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muğla Muş Muş Muş Muş Bitlis Ordu Sakarya Sakarya-Kocaeli Samsun Sinop Sivas Sivas Şanlı Urfa Şırnak 132 .C.T.

4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sera Gölü Trabzon Uzun Göl Trabzon Çimenova gölleri Van Erçek Gölü Van Kaz Gölü Van Sikke Gölü Van Şükümbet Gölü Van Turna Gölü Van Van Gölü Van-Bitlis Kozlu Kıyı Ekosistemi Zonguldak Ağrı Ovası Sulak Alanları Ağrı Sarısu Ovası Sulak Alanları Ağrı Yedikır Barajı Amasya Hirfanlı Barajı Ankara Kesikköprü Barajı Ankara Sarıyar Barajı Ankara Manavgat Baraj Gölü Antalya Oymapınar Baraj Gölü Antalya Çoruh Vadisi Artvin Batman Baraj Gölü Batman Özlüce Baraj Gölü Bingöl Karacaören 1 Baraj G. 2004.T. Burdur Isparta Bismil Taşkın Ovası Diyarbakır Devegeçidi Baraj Gölü Diyarbakır Dicle Baraj Gölü Diyarbakır Kralkızı Baraj Gölü Diyarbakır Çaldıran Ovası Sulak Alanları Van Çatak Vadisi Van Şemdinli Vadisi Hakkari Zap Suyu Vadisi Hakkari Iğdır Ovası Sulak Alanları Iğdır Abant Gölü Bolu Kapulukaya Baraj Gölü Kırıkkale Akyay Ovası Sulak Alanları Konya Karapınar Ovası Sulak Alanları Konya Karakaya Barajı Malatya Göksu Vadisi Mersin Malazgirt ovası Sulak Alanları Muş Yukarı Murat Vadisi Muş Akkaya Barajı Niğde Kastabala Vadisi Osmaniye Fırtına Deresi Rize Karadere Rize Hitit Barajı Çorum Erfelek Taşlıca Şelaleleri Sinop Atatürk Baraj Gölü Şanlıurfa Cizre Taşkın ovası Şırnak Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı.2’de verilmektedir. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. Sulak Alanlar Şube Müdürlüğü. 133 . Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan “Ramsar Kriterleri” Tablo VI. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.C.

4. sulak alanın yararları ve/veya değeri.C. verimliliğini veya çeşitliliğini gösterecek özellikteki su kuşu gruplarından önemli sayıda su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. dolayısıyla küresel biyolojik çeşitliliğine işaret eden türler arası ilişkileri ve/veya popülasyonları barındırıyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. veya 3 Bir sulak alan. yaşamevrelerini. bitki veya hayvanların biyolojik döngülerinin kritik safhalarında bu bitki ve hayvan türlerine habitat olması açısından özel bir öneme sahipse uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir. tehlikeye düşebilir veya tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri veya alt türlerini destekliyorsa veya bu türlerin bir veya daha fazla bireylerini (kayda değer sayıda) içeriyorsa. Bir sulak alan.T. veya ailelerini. Sulak alanınn içinde veya buna bağlı başka bir yerde. endemik bitki veya hayvan türleri veya toplulukları açısından özel bir değere sahipse veya Bir sulak alanın değerlerini. Önemli bir oranda doğal balık alt türlerini. su kuşlarının bir tür ya da alt türlerinin popülasyonundaki bireylerin %1'ini düzenli olarak destekliyorsa uluslararası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir.000’in üzerinde leyleğin gösterişli geçişlerine sahne olmaktadır. Sulak Alanların sınıflandırılmasında dikkate alınan Ramsar Kriterleri Ramsar Kriterleri 1 2 Bir sulak alan eşine azrastlanır veya sıra dışı bir biyo-coğrafi bölgedeki sulak alanlara dair özgül bir örnek oluşturuyorsa. Türkiye üzerindeki bu göç. Kaynak: Çevre ve Orman Bakanlığı. Batı Palearktik Bölgedeki kuş göç yollarında en önemli ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. Bu nedenle kuşların göçleri sırasındaki bu uzun yolculuklarını güven içerisinde yapabilmeleri için. yumurtlama ortamı ise veya yavru balıkların beslenme ve barınma ortamı ve/veya balıkların göç yolu üzerinde bulunuyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olrak nitelendirilebilir. 20. Türkiye’deki sulak alanların varlığı herhangi bir ülkedekinden daha fazla önem taşımaktadır. Karadeniz’in batısında Trakya üzerinden ülkemize girerek boğaz üzerinden Anadolu’ya geçen Boğaziçi göç rotası. 200-700’lük gruplar halinde 250. (Nadirlik. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.2. Ülkemizdeki sulak alanların uluslararası düzeyde önem taşımasının asıl nedeni. 2004. Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Türkiye’ye giren Çoruh Vadisi göç rotası ile 200. 4 5 6 7 8 Ülkemizdeki sulak alanların korunması ve akılcı kullanımı halen yürürlükte olan 2003-2008 Ulusal Sulak Alan Stratejisi kapsamında devam etmektedir. 134 . Bir sulak alan flora ve faunanın özellikleri ile kalitesinde dolayı bir bölgenin ekolojik ve genetik çeşitliliğini sürdürebilmek için özel bir değere sahipse. Batı Palearktik Bölgedeki en büyük yırtıcı göçüdür.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo VI.000 su kuşunu düzenli olarak destekliyorsa uluslar arası öneme sahip sulak alan olarak nitelendirilebilir.000’den fazla yırtıcı kuş Çoruh Nehri üzerinden uçarak Doğu Anadolu Bölgesindeki sulak alanlara yayılırlar. tipiklik) Bir sulak alan kayda değer miktarda nadir. balıklar için önemli bir besin kaynağına sahipse. popülasyonlar hakkında veri edinemenin mümkün olduğu yerde bir sulak alan.

Söz konusu Yönetmelik. Göksu Deltası. Yapılan çalışmalarda 301 kuş türü tesbit edilmiştir.200 ha. Ülkemizin 1994 yılında taraf olduğu Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşmenin (Ramsar Sözleşmesi) uygulanmasına yönelik olarak ülkemizdeki sulak alanların korunması. sulak alanlardaki genel koruma ve kullanma esasları. Sözleşme çerçevesinde düzenlenen Pan-Avrupa Bölgesel Toplantıları ve Akit Taraflar Toplantılarına katılım sağlanarak ulusal raporlar sunulmaktadır. nesli tehlikede olan küçük karabatak. Alanın 17.Akit Taraflar Toplantısında İngilizceye çevrilerek dağıtılmış ve Sulak alanlar konusunda Ulusal mevzuatını hazırlayan ender ülkelerden birisi olan ülkemiz Ramsar Sekretaryası ve üye ülkelerce ilgi ve takdirle karşılanmıştır.000 ha. Yönetmelik. Sulak Alanlar (RAMSAR) Sözleşmesi ve Yasal Düzenlemeler Ülkemiz. Sultan Sazlığı. Kızılırmak Deltası. geliştirilmesi ve bu konuda görevli kurum ve kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyon esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanan Yönetmelik 30 Ocak 2002 tarih ve 24656 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 135 . akılcı kullanım ve geniş katılımlı uygun bir yönetim planı oluşturma çalışmaları devam etmektedir. Türkiye 1994 yılında 5 sulak alanını Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil ettirerek Sözleşmeye taraf olmuştur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI. Ramsar Sözleşmesi ile. Ülkemizin listeye dahil edilen 9 adet Ramsar Alanları ile ilgili özet bilgi aşağıda verilmektedir. Sultan Sazlığı Kayseri İli sınırları içerisinde yer alan sultan sazlığı toplam alanı 39.3. alanı kapsar. dik kuyruk ve yaz ördeği'nin ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Gediz Deltası. tuzlu ve hafif tuzlu göl ile geniş bataklık gibi farklı ekosistemlerinden oluşmaktadır.3. Alan tatlı. koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu bölgelerde yapılacak uygulamalar.05. sulak alanların korunması yönünden son derece önemli olan bu sözleşmeye 30 Aralık 1993 tarihinde taraf olmuş. başta listeye dahil ettirdiği 9 sulak alan olmak üzere.lık kısmı 1994’de Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. sınırları dahilindeki tüm sulak alanları korumayı. Alan.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1998 yılında ise. VI. Türkiye.C. Sözleşme kapsamında 1995 yılında Kapadokya’da “sulak alanların korunması” konusunda uluslararası bir toplantı düzenlenmiştir. Dünya Bankası desteğiyle başlatılan “Korunan Alanlar ve Sürdürülebilir Doğal Kaynak Yönetimi Projesi” (GEF-2) kapsamında incelenmekte olup. yönetim planlarının hazırlanması ve uygulanması ile Ramsar Ulusal Komisyonunun kurulması ve çalışma esaslarını belirten 4 temel konu hakkında hükümler getirmektedir. Bu alanlar. geliştirmeyi ve akılcı kullanmayı taahhüt etmiştir.1. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17. Akyatan Gölü ve Uluabat Gölü olmak üzere 4 yeni alan daha dahil edilerek Listedeki alan sayımız 9 ‘ a çıkarılmıştır. Sultan Sazlığı.4. Kuş (Manyas) Gölü ve Burdur Gölüdür. Seyfe Gölü. proje çerçevesinde alanda. Ramsar 8.4.T.

lık bir alanı kaplamaktadır.4. büyük orman kartalı ve şah kartal'ın en önemli üreme alanıdır.C.480 ha.600 hektarlık bölümü.3. çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. Avrupa Konseyi tarafından iyi korunan Milli Parklara verilen "A" sınıf diploma ile ödüllendirilmiştir.3. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük karabatak'ın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır.3. Nesli tehlikede olan küçük karabatak.200 ha. Alanın 8650 ha. VI. 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Dünya kış populasyonunun % 70 Burdur Gölü’nde bulunmaktadır.4. Alan 1990 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi (kıyı suları dahil 23. Alanın kuş göç yolu üzerinde bulunması ve Manyas Gölüne yakın olması kuşlar açısından önemini artırmaktadır. Dünya çapında nesli tehlikede olan küçük karabatağın ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. Yaklaşık 2000 çift flamingo kuluçkaya yatmaktadır.lık kısmı 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi Listesine dahil edilmiştir. Uluabat Gölü Bursa İli sınırları içerisinde yer alan Uluabat Gölü 13. Burdur Gölü öncelikle. pasbaş patka. VI. Alanın. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 187 kuş türü tespit edilmiştir.Burdur Gölü Burdur ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Burdur Gölü 23.000 ha.700 ha.500 ha büyüklüğündedir. Gölün 10.T.5. tepeli pelikan. Ayrıca. 1970'den beri Türkiye'de bir gölde kaydedilen en yüksek su kuşu 136 .lık bir alanı kaplamaktadır. Alanda yapılan çalışmalarda 332 kuş türü tespit edilmiş olup. 1994 yılında 12.lık kısmı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.4.000 ha. Göksu Deltası İçel sınırları içerisinde yer alan Delta 14. ekolojik olarak bol gıdalı. VI. Suları tatlı. tuzlu ve hafif tuzlu göl alanları. yaz ördeği. sayıları giderek azalan saz horozunun en önemli üreme alanıdır. kışın çok sayıda su kuşu açısından önem taşır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VI.4 Seyfe Gölü Kırşehir İli sınırları içerisinde yer alan göl 14.3 Kuş (Manyas) Gölü Balıkesir İli sınırları içerisinde yer alan göl 16. Nesli dünya çapında tehlike altına olan dik kuyruk ördeğin dünyadaki en önemli kışlama alanı olup.6. ekolojik olarak bol gıdalı olup. 1994 yılında gölün 10. Kış aylarında nesli tehlikede şah kartal bulunmaktadır.lık bir alanı kapsamaktadır. Alanda yapılan çalışmalarda 255 kuş türü tespit edilmiştir.4. VI. Alan tatlı. limnolojik bakımdan killi olup.3.600 ha) ilan edilmiştir. geniş bataklık ekosistemleri ile kıyı ve kumul alanlarından meydana gelmiştir. Suları tuzlu olup. alanı kapsar.2. gölde üreyen kuşlar için yaşamsal önem taşıyan yaklaşık 1500 ha’lık hafif tuzlu-tatlı su bataklıklarından meydana gelmiştir. Suları tatlı.423 su kuşu. Tuz gölünden sonra flamingo’nun ülkemizdeki en önemli üreme alanıdır. suları tuzlu ve arsenikli. açık su yüzeyleri ile çayır ve sazlık ekosistemlerinden meydana gelmiştir. besin maddeleri yönünden fakirdir.4.3. 1996 Ocak ayında sayılan 429. Türkiye'nin en derin göllerinden biri olup. Nesli dünya çapın tehlikede olan toy’un beslenme ve üreme alanıdır.200 ha kısmı ve 1998'de tamamı Ramsar Alanı ilan edilmiştir.

4. kumul ve tarım alanları gibi farklı ekolojik karakterdeki habitatların birarada bulunduğu bir sulak alan ekosistemidir. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan. alanı kaplamaktadır. Türkiye'deki nadir subasar ormanlarından birisi bu deltada bulunmaktadır. al boyunlu kaz. dik kuyruk. Nesli tehlikede olan yaz ördeği. Yönetim Planları Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planı Projesi Ülkemizin Ramsar Sözleşmesi Listesinde yer alan Kuş (Manyas) Gölü'nün sürdürülebilir ve akılcı kullanımı için bir planlama geliştirmek amacıyla.000 ha. yüzölçümüne sahiptir. cüce karabatak.3. ırmak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI sayısıdır. Kızılırmak Deltası Samsun İli sınırları içerisinde yer alan Delta 16.4. Manyas Gölü Sulak Alan Yönetim Planı hazırlanmıştır.4. Katılımcı bir yaklaşımla hazırlanan Manyas (Kuş) Gölü Yönetim Planının hedefi. bataklık. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Gediz Deltası İzmir İli sınırları içerisinde yer alan Delta 20.110 ha. Delta 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. göl.400 ha. Alan deniz kuşları özellikle de sumru ve martılar için tüm Akdeniz genelinde önemli bir üreme bölgesidir. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 308 kuş türü tesbit edilmiştir. VI. sazlık. alanı kaplamaktadır.4. Delta ince kordonlarla denizden ayrılan ve suları tuzlu olan dalyanlar. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 205 kuş türü tespit edilmiştir. VI. Bölgede bugüne kadar yapılan çalışmalarda 250 kuş türü tesbit edilmiştir.9. 14. dikkuyruk ördeğin de kalabalık gruplar oluşturduğu bir alandır. Büyük deniz düdükçünü ve kuzey incir kuşu bu bölgede tesbit edilmiştir. Yönetim planının hazırlanmasına tüm ilgili kurum ve kuruluşlar ile NGO’lar katılmıştır.3. Bu güne kadar hiç bir koruma statüsüne kavuşturulmayan alan.C. mera. tatlı su bataklıkları ile çayırlık ve sazlık alanlardan meydana gelmiştir. şah kartal.8. saz horozu ve turaç'ın en öenmli üreme alanlarından biri olup.Akyatan Lagünü Adana İli sınırları içerisinde olup. Avrupa Komisyonu LIFE Third Countries Programının mali desteği ile Çevre Bakanlığı koordinatörlüğünde. çayır. VI. Türkiye'nin en büyük lagün gölü olup. Lagün ile deniz arasında yüksekliği 20 m'yi bulan ve genişliği bir kaç km olan Türkiye'nin en büyük kumulları yer almaktadır. göl suyundaki tuzluluk mevsimlere göre değişmektedir. "Manyas (Kuş) Gölü’nde bozulan ekolojik dengenin yeniden tesis edilerek kuş varlığının artırılması ve alanın akılcı kullanımın sağlanması için mekanizmaların geliştirilmesi" 137 . orman. Bu türlerden tepeli pelikan deltada kuluçkaya yatmaktadır.3. Alan 15 Nisan 1998 tarihinde Ramsar Alanı ilan edilmiştir. küçük kerkenez ve toy 'un en önemli barınma alanlarıdır. Bakanlığımız tarafından 15 Nisan 1998 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ ile Ramsar Alanı ilan edilmiştir. Nesli tehlikede olan tepeli pelikan ve küçük kerkenez'in en önemli üreme alanıdır.4.T.7. Deniz. VI. tuzlalar.

Sözleşme ülkemizde 22. Sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği 27.’si 12-15 Haziran 2003 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilmiştir. Uluslararası platformda ülkemiz ulusal sulak alan stratejisini hazırlayan nadir ülkelerden biridir.12. Kuşların Korunmasına Dair Milletlerarası Sözleşme Türkiye Sözleşmeyi 1966 yılında onaylamıştır. 2. 2003-2008 dönemini kapsayan Strateji ile sulak alanların koruması ve akılcı kullanımı hedeflenmiştir. MedWet Toplantısı Ramsar Sözleşmesi’nin Akdeniz havzasında yürütülmesinden sorumlu bulunan Akdeniz Sulak Alanlar Girişimi’nin (MedWet) her yıl düzenlenmekte olan koordinasyon toplantılarının 5. nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası ticaretini düzenler. Yönetim Planının uygulanması devam etmektedir. Uluabat Gölü Yönetim Planı Projesi faaliyet takvimi çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı koordinatörlüğünde Hollanda Tarım Balıkçılık ve Doğa Koruma Bakanlığının teknik desteği başlatılan proje bu yılın başında tamamlanarak uygulanmaya başlamıştır. ülkemizin tanıtımı ve sulak alan koruma çalışmalarına kamuoyu ilgisinin çekilmesi açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Bitki ve Hayvan Türlerinin Uluslararası Ticaretinin Düzenlenmesine Dair Sözleşme (CITES Sözleşmesi) Sözleşme 1973 yılında imzaya açılmıştır. Taraflar Konferansında kabul edilen strateji planı çerçevesinde.5. bütün kuşların üreme devrelerinde ve nesli tehlikede olan kuşların bütün yıl boyunca korunmasını amaçlamaktadır. ihracaatının ve reeksportunun kontrollü şekilde yapılmasını sağlamak amacı ile gerekli tedbirleri alır.1996 yılında yürürlüğe girmiştir. Ulusal Sulak Alan Stratejisi hazırlanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olarak kabul edilmiştir.12. Sözleşmenin amacı.C. Dünya Sulak Alanlar Günü 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü her yıl ülkemizde çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.2001 tarih ve 24623 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Bu toplantı uluslararası platformda Türkiye’de gerçekleştirilen doğa koruma çalışmalarının vitrine çıkartılması. 138 .T. Ulusal Sulak Alan Stratejisi Ramsar Sözleşmesi 8. DOĞAYI KORUMA ALANINDAKİ ULUSLARARASI ANLAŞMALAR 1. Sözleşmenin amacı. VI. Her taraf ülke sözleşme kapsamındaki hayvan ve bitki türlerinin ithalinin.

Türkiye.1994 tarihinde onaylamıştır. yeterli çeşitlilikte yaşama alanlarının sağlanmasıdır. endemizm açısından önemli olan alanlar Zümrüt Ağı kapsamına dahil edilmekte olup. Sözleşmenin amacı. 4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 3. bu alanların ve barındırdığı türlerin korunması hedeflenmektedir. hükümetlerin ulusal amaçları ve programlarında dikkate alınması ve özellikle göçmen türlerin korunmasında uluslararası işbirliğinin sağlanmasıdır. sıhhi ve kültürel değerinden oluşan ortak mirasın ve denizin ekolojik dengesinin korunması amacıyla. sosyal. Türkiye sözleşmeyi 1976 yılında onaylamıştır. 5. doğal olarak mevcut yaban kuş varlıklarının korunmasının ve bakımının. Sözleşmenin amacı. Akdeniz’in kapladığı alan içinde. sözleşmeyi 17. Bern Sözleşmesi kapsamında nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türlerinin korunmanın ancak bunların yaşama ortamlarını korumakla mümkün olabileceğinden hareketle özel korumaya değer alanlar ağı “Zümrüt Ağı” adı altında ekolojik bir ağ kurulmaktadır. 6. devletlerin ve ilgili uluslararası kuruluşların işbirliğini sağlamaktır. Sözleşmenin amacı. Avrupa Birliği ülkeleri için önemli bir kararnamedir.05. deniz çevresinin iktisadi. habitat tipleri. Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme ( Barselona Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. Avrupa Konseyine üye devletler ve bu sözleşmeyi imzalayan diğer devletlerde yabani flora ve faunanın muhafazasının. 139 .T. Sözleşmenin amacı. Bu kapsamda özel koruma düzenlemeleri gerektiren nesli tehlike altındaki bitki ve hayvan türleri. Yaban Kuşlarının Korunmasına Dair Avrupa Ekonomik Topluluğu Kararnamesi Kararname 1981 yılında yürürlüğe girmiştir.C. göçmen türler. Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (Bern Sözleşmesi) Sözleşme 1979 yılında imzalanmış ve 1982 yılında yürürlüğe girmiştir. Türkiye sözleşmeyi 20 Şubat 1984 tarihinde onaylamıştır. Özellikle Su Kuşları Yaşama Alanı Olarak Uluslararası Önemde Sulak Alanlar Sözleşmesi (Ramsar Sözleşmesi) Sözleşme 1971 yılında imzaya açılmıştır. sözleşmeye taraf olan ülkelerin kendi topraklarında bulunan uluslararası önemdeki sulak alanları belirlemek ve sulak alanların korunmasını teşvik amacıyla planlamaya geçerek sulak alanların akılcı şekilde kullanılmasını sağlamaktır.

1997 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 10. ozon tabakasını incelten maddelerin üretim ve tüketimlerini kontrol altına alarak. Sözleşmenin amacı. Türkiye 19 Aralık 1991’de protokol orijinal metnine resmen taraf olmuştur. Türkiye bu sözleşmeyi 11 Şubat 1998 tarih ve 4340 sayılı kanunla TBMM’ de kabul etmiştir. 8. göçmen türleri yok olma tehlikesinden kurtarmak açısından önemli olan yaşama alanlarını mümkün ve uygun yerlerde korumak ve restore etmek.05. Protokolün amacı genetik yapısı değiştirilmiş canlıların biyolojik çeşitlilik üzerinde oluşturabileceği riskleri önlemektir. Açıldığı tarihte Türkiye paraf etmiştir.12. 140 . 27.Türkiye Aralık 1991’de resmen taraf olmuştur. Mayıs 1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. biyolojik ve genetik kaynakların korunması.C. Yaban Hayvanlarından Göçmen (Bonn Sözleşmesi) Türlerin Korunmasına Dair Sözleşme Sözleşme 1983 yılında yürürlüğe girmiştir.Sözleşme Mart 1985’de imzaya açılmış. göç yolları açısından gerekli yerlerde uygun yaşama alanları ağının bakımını sağlamaktır. araştırma sonuçlarından elde edilecek bilgilerin değişiminin sağlanmasıdır. Sözleşme ülkemizde 14. 1 Ocak 1989 yılında yürürlüğe girmiştir. sürdürülebilir kullanımın temini ve genetik kaynaklardan sağlanan faydanın eşit ve adil paylaşımının sağlanmasıdır.Sözleşmenin amacı.T. ciddi kuraklık ve çölleşmeye maruz ülkelerde.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 7. Taraf olma süreci devam etmektedir. Sözleşmenin amacı. bir azaltma takviminin kapsamına alınmasıdır. . Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Rio Konferansı) Sözleşme 1992 yılında imzaya açılmıştır. Ozon Tabakasını İncelten Maddelere Dair Montreal Protokolü Protokol 16 Eylül 1987’de imzaya açılmış. Sözleşmeye ek olarak ”Cartagena Biyogüvenlik Protokolü” imzaya açıldığı Mayıs 2000’de paraf edilmiştir. Protokolün amacı. özellikle Afrika başta olmak üzere. 11. etkileri ve incelmeye neden olan maddeler konusunda araştırma yapılmasının teşvik edilmesi. . Sözleşmenin amacı. ozon tabakasının incelmesi. Ozon Tabakasının Korunmasına Dair Viyana Sözleşmesi . çölleşme ile mücadele etmek ve kuraklığın etkilerini hafifletmektir.1996 tarihinde TBMM tarafından onaylanarak taraf olunmuştur. Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi Sözleşme Ekim 1994 yılında imzaya açılmıştır. 9.

1979 Uzun Menzilli Silahlar Ötesi Hava Kirlenmesi Sözleşmesi Protokolü ( Cenevre Protokolü) Ülkemizde 23.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. hava kirliliği ve bunun etkilerini denetim altına almak için yapılan işbirliği çağrısına ve kükürt dioksitten başlayarak ve diğer kirleticileri de kapsayacak şekilde. ülkemizde 24.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12.1983 tarihinde yürürlüğe girmiştir.C.1965 yılında yürürlüğe girmiştir.03. Sözleşmenin amacı: Silahlanma yarışına son verilmesi ve nükleer silahlar dahil her nevi silahlara teşviklerin kaldırılması yolunda Birleşmiş Milletler gayelerine uygun olarak top yekün silahlanmaya karşı bir antlaşmanın en kısa zamanda imzalanmasının amaç olduğu konusunda mutabık kalınmasıdır 15. Sözleşmenin amacı : Avrupa’ da hava kirleticilerinin uzun menzilli aktarımlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi için işbirliği programının uzun vadeli finansmanının sağlanmasıdır.1983 tarihinde bu sözleşmeye taraf olmuştur. ihmal veya bir kaza neticesinde denize bırakılan petrol ve diğer zararlı maddelerin deniz kirlenmesinde önemli bir sebep olduğu kabul edilerek bu zararlı maddelerin kirliliğinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve bu maddelerin kaza neticesinde denize boşaltımının en aza indirilmesi ve sadece petrol kirlenmesi ile sınırlı olmayan dünya çapında kurallar konulmasının kabul edilmesidir. Sözleşmenin amacı : Gemilerden kasıtlı olarak.1985’ de yürürlüğe girmiştir. Denizlerin Gemiler Tarafından Uluslararası Sözleşme (Marpol-73 Sözleşmesi) Kirlenmesinin Önlenmesine Ait Sözleşme. 21 Ekim 2003 tarih ve 25266 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Çözleşmesine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile taraf olmuştur.1979 tarihinde imzaya açılmış ve 16. hava kirleticilerinin uzun menzilli taşınmasının izlenmesi ve değerlendirilmesidir. başta karbondioksit olmak üzere.11. Avrupa ’da Hava Kirleticilerinin Uzun Menzilli Aktarımlarının İzlenmesi ve Değerlendirmesi İçin İşbirliği Programının (EMEP) Uzun Vadeli Finansmanına Dair. 14. Ülkemiz. 16. Konferansı’nda Sözleşmenin amacı. 13. 21 Mart 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye.T. uzun menzilli taşınması dahil. Uzun Menzilli Sınırlar Ötesi Hava Kirliliği Sözleşmesi Sözleşme 13. Atmosferde. 141 . Feza’da Men’i Hakkında Antlaşma ve Su Altında Nükleer Silah Denemelerinin Sözleşme ülkemizde 13.06.04. Sözleşmenin amacı. İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme.05.07. hava kirleticilerinin. dünyadaki gaz emisyonlarının meydana getirdiği sera etkisi sonunda ortaya çıkan ve istenmeyen küresel ısınma dolayısıyla meydana gelen iklim değişikliğinin durdurulmasıdır. Haziran 1992 Rio Çevre ve Kalkınma imzaya açılmış. 18.

Sulak Alanların Önemi ve Türkiye’nin “A” Sınıfı Sulak Alanları. 18. M. 3. Ankara. insan sağlığı ve çevreyi tehlikeli atıkların ve diğer atıkların oluşumu ve yönetiminden kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin sıkı kontrol yolu ile denetlenmesidir. A.05. Karadeniz’in doğal kaynaklarının ve imkanlarının öncelikle Karadeniz ülkelerinin ortak çabaları ile korunabileceği. Çevre ve Orman Bakanlığı. Nükleer Kaza Halinde Erken Bildirim Sözleşmesi Ülkemizde. Türkiye de taraf olan ülkelerden biridir. Sözleşmenin amacı: Nükleer enerjinin güvenli gelişimi ve kullanımda uluslararası iş birliğinin daha da güçlendirilmesi.10. teknik ve teknolojik alanlarda işbirliği yapılmasıdır. Doğa Koruma Dairesi Başkanlığı. ülkelerin kendi topraklarındaki doğal mirası belirlemek.C. 19. 142 . saklamak. Karadeniz çevresinin deniz kirliliğinin nehirler yolu ile Avrupa’da bulunan diğer ülkelerdeki kara kökenli kirleticilere karşı korunması.Osman. dünya mirasının ve bunlardan tehlikeye maruz olanların listesini çıkararak Dünya Mirası Fonu oluşturmaktadır. Karadeniz’in biyo üretken potansiyelinin korunması. 20. Kaynaklar 1. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü.03. Haziran 1992.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2004. Ertan A. başka devlete taşınımına ancak. 15.1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme ( Dünya Mirası Sözleşmesi) Sözleşme 1975 yılında yürürlüğe girmiştir.T. sınır ötesi radyolojik sonuçların en aza indirilmesi için devletlerin nükleer kazalara ilişkin bilgileri mümkün olan en kısa zaman içinde vermesidir. 03. ERDEM. bilimsel. kullanılması ve geliştirilmesi. bazı olağanüstü doğa ve insan yapısı nesnelerin sadece bir devletin mirası olmadığı anlayışıyla.1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kılıç. ziyarete sunmak ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 17. Karadeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunması Sözleşmesi Sözleşme ülkemizde 06. DHKB. Sözleşmenin amacı. Çevre Bakanlığı. 1994. insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyecek şartlar altında ve sözleşme hükümleri çerçevesinde gerçekleştiği takdirde izin verilmesi. Sözleşmenin amacı: Karadeniz’ in deniz çevresinin korunması ve canlı kaynaklarının muhafazasında gelişme sağlamak. İstanbul. 2. 1998. korumak. Türkiye’nin Çevre Konusunda Taraf Olduğu Uluslararası Sözleşmeler. 4. Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları. Sulak Alanlar Şubesi. Sözleşmenin amacı: Tehlikeli ve diğer atıkların çevre etkin yönetim ilkeleri ile uyum içinde olduğu sürece üretilmiş oldukları devlette bertarafı. Tehlikeli Atıkların Sınırlar Ötesi Taşınımının ve Bertarafının Kontrolüne İlişkin Bazel Şözleşmesi Sözleşme ülkemizde. Kasparek.

uygulamaya ve 1990'lardan sonra alternatif turizm türleri şekillendirmeye başlamıştır.1. dünyada en çok turist kabul eden ülke sıralamasında 12’nci.7 milyon kişi. 9. 1995-1998 döneminde ülkemizde turist sayısının yüzde 26. kültür.5 milyon turist gelmiş ve turizm gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 27. Dünya turizminin başarısı ve geleceği önümüzdeki yıllarda çevre değerlerine verilecek önem ve planlamalar ile belirlenecektir. hızlı bir hamle ile dünyaca tanınan ve bilinen bir tatil ve gezi ülkesi durumuna gelmiştir. Turizm işletmesi belgeli yatak sayısı yıllar itibariyle incelendiğinde ise. sosyal. spor. Sürekli ve dengeli turizm kendiliğinden gerçekleşen bir olay değildir. asli kazanç elde etme faaliyeti için yerleşmeye dönüşmemek şartıyla konaklamaları. Turizm.2. sağlık. turizm geliri ise 7. turizm gelirlerinin ise yüzde 45 arttığı görülmektedir. tatil. Turist sayısı ve döviz gelirlerindeki bu artışla Türkiye. ulaşım. konaklama.7 milyon kişiye yükselmiştir.4’ten yüzde 1. gelirlerde ise 8’inci sıraya yükselmiştir. yeme-içme ve reklam gibi pek çok farklı aktiviteleri içerir. döviz ve istihdam oluşturan özelliği ile ekonomik. insanların geçici veya devamlı.7 milyon kişiden. uygulama ve kontrol gerektirir. Turizm sektörü. 143 . 2000 yılında ise 1824 olarak gerçekleşmiştir. 1990 yılında 173 227 olan yatak sayısı 1995’de 280 463’e 2000 yılında da 325 168’e yükselmiştir. Çok dikkatli planlama. 1995 yılında 1793. sayılan bu özellikleriyle gelişmekte olan ülkeler için daha da büyük bir önem taşımaktadır.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. dinlenme.2 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. avlanma. Turizm işletmesi belgeli tesis sayısı ise 1990 yılında 1260. Bunun yanında teknolojilerin ve ülkeler arasında bilgi alışverişi bu amaç içinde büyük önem arz etmektedir.6’ya. insanların dinlenme ihtiyacını karşılayan ve farklı kültürleri bir araya getiren özelliği ile sosyo-kültürel. Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri’ne ait bilgiler 1970-2000 yıllarını kapsayacak şekilde düzenlenmiş ve Tablo:VII. diğer toplumları tanıma ve benzeri amaçlarla yurtiçi ve yurtdışı bölgelere gitmelerinden doğan ekonomik.C. kültürel iletişimlerin doğal ve yapay çevre ortamında paylaşılmasıdır diye tanımlanabilir.T. meydana getirdiği kaynak kullanım talepleri ile de çevreyi etkileyen önemli bir faaliyettir. Turizm. Dünyadaki pek çok ülke için turizm. 1998 yılında ülkemize gelen turist sayısı 9. Günümüzde pek çok ülke "çevre ile uyumlu sürekli ve dengeli turizm gelişimi" için araştırmaya. TURİZM VE ÇEVRE Turizm.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 1970 yılında 301 olan turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1990 yılında 1921’e 2000 yılında ise 1300’e yükselmiştir.8 oranında bir azalma ile 5. 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ve konjonktürel nedenlerle ülkemize 7.1. yabancı turist sayısı 7.1’de verilmiştir. yabancı ülkelerle alış-veriş ve Gayri Safi Milli Hasıla için önemli bir getiridir. Ülkemiz 1980’li yılların ikinci yarısından başlayarak. TURİZM VII. 1995-1998 yıllarını kapsayan dönemde Türk turizminin uluslararası turizm geliri içerisindeki payı yüzde 1.

29 2.49 23.96 -0.39.25 12.11 21.44 -2.34 5.22 -1.44 -0.53 0.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemizde son yıllarda yatak kapasitesindeki hızlı artışa ve kaydedilen önemli gelişmelere rağmen.81 42.58 3. oda sayısı 113 452.74 -15.15 14.51 3.97 .94 51.78 2.86 3.76 2.05 2.31 . Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin tür ve sınıflarına göre dağılımı ise Tablo:VII.88 41.90 0.60 0.25 4.37 14.70 Yatak Sayısı 28 354 32 114 34 628 38 528 40 895 44 957 47 307 50 379 52 385 53 956 56 044 58 242 62 372 65 934 68 266 85 995 92 129 106 214 122 306 146 086 173 227 200 678 219 940 235 238 265 136 280 463 301 524 313 298 314 215 319 313 325 168 Değişim Oranı (%) 13.2.86 3.10 14.59 6.46 1.76 -4. Yine aynı tarih itibariyle turizm işletmesi belgeli tesis sayısı 1 824.57 -2.43 19.52 7.43 19.91 -20.49 10.80 -10.78 4.56 7.18 12.71 Tesis Sayısı 292 337 363 388 400 421 439 446 473 494 511 529 569 611 642 689 731 834 957 1 102 1 260 1 404 1 498 1 581 1 729 1 793 1 866 1 933 1 954 1 907 1 824 Turizm İşletmesi Belgeli Değişim Oda Oranı Sayısı (%) 15 243 15.84 18.28 -1.0.C.27 1.96 12.26 7.38 14.93 5.40 41.16 -8.00 1.43 8.22. yatak sayısı ise 243 794’dür.71 3.14 9.05 4.54 25.34 11.81 23.22 6.80 5.71 5.72 -15.35 3. tanıtım ve pazarlama konusunda bir reform ihtiyacı mevcuttur.32 6.43 5.01 0.07 15.68 42.76 7.91 15.35 20 517 21 699 23 860 24 983 26 496 27 233 28 013 28 992 30 050 32 011 33 694 34 666 41 351 44 342 51 040 58 914 70 603 83 953 97 260 105 476 113 995 128 065 135 436 145 493 151 055 151 397 153 749 156 367 Değişim Oranı (%) 13.06 12.78 7.80 4. yatak sayısı ise 325 168 olarak gerçekleşmiştir.54 9. Tablo:VII.47 -7.26 43.09 1.97 0.94 19.1 Turizm Bakanlığı’ndan Belgeli Konaklama Tesisleri (1970-2000) Turizm Yatırımı Belgeli Yıllar Tesis Sayısı 301 259 157 180 185 202 227 261 261 265 267 278 339 376 412 501 638 892 1 268 1 662 1 921 1 987 1 938 1 788 1 578 1 334 1 309 1 402 1 365 1 311 1 300 Değişim Oranı (%) -13.43 3.85 9.43 3.46 -1. 144 .68 1.75 51.71 -12.43 6.75 15.78 5.76 9.79 31.15 31.97 7.71 18 578 6.51 1. 2000.52 5.35 39.54 -10.88 3.55 1.52 23.59 1.1.47 33.48 7.38 5.18 29.28 15.70 5.84 0.58 15.87 7.81 .95 4.25 2.41 17 282 7.T.26 6.10 -2.21 Yatak Sayısı 25 872 25 619 19 874 24 605 25 739 25 956 26 068 28 230 26 190 25 727 26 288 30 291 36 332 43 425 53 615 71 521 101 383 153 786 218 445 288 896 325 515 331 711 309 139 276 037 240 932 202 483 202 631 236 632 249 125 245 543 243 794 Değişim Oranı (%) .83 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Kaynak: Turizm Bakanlığı.70 20.15 19.68 16.85 9.1.34 12.95 .22 19.44 18.64 -3.07 3.07 16.1.90 -6.33 1.82 11.09 14. oda sayısı 156 367.23 15.64 2.07 7.24 -1.98 2.18 15.88 19.49 3.82 0.23 1.37 7.99 3.94 10.70 6.29 -7.93 12.70 4.09 5.55 -13.77 9.0. Tablonun incelenmesinden görüleceği üzere 2000 yılı sonu itibariyle turizm yatırımı belgeli tesis sayısı 1 300.91 9.2’de verilmektedir.84 Oda Sayısı 13 372 13 116 10 400 12 564 13 232 12 846 12 802 14 359 13 127 12 803 13 019 15 159 18 172 21 410 26 372 34 251 48 615 73 537 105 736 139 497 156 702 158 379 148 017 132 395 114 913 96 517 96 592 110 866 116 286 114 840 113 452 Değişim Oranı (%) .10 15.7 -6.87 17.04 32.75 4.28 7.13 15.74 -11.6 27.96 -0.92 7.64 6.08 14.57 21.20 -16.44 3.09 5.60 6.49 3.89 -1.

1998’de 9 431 280. Otokaravan Turizm Kompleksi Hostel TOPLAM Kaynak: Turizm Bakanlığı. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden her 100 turistten yaklaşık 76’sının Avrupa + OECD ülkelerinden geldiği görülmektedir. 1 969 579’u karayolu. 145 .1. 1144 845’inin de deniz yolunu tercih ettikleri görülmektedir.T. 1999’da 7 487 365 ve 2000 yılında ise 10 428 153 olduğu görülmektedir.3’de gösterilmektedir. 1997’de 9 712 510.Sınıf 1. 2000 yılında ülkemizi ziyaret eden 10 428 153 kişinin 7 274 062’ si havayolu.Sınıf 2.Sınıf Yıllar itibariyle ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin sayısı incelendiğinde 1995 yılında 7 726 886. 1.Sınıf 2. 1996’da 8 536 778.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.2 Turizm Bakanlığından Belgeli Konaklama Tesislerinin Tür ve Sınıflarına Göre Dağılımı Türü Sınıfı Turizm Yatırımı Belgeli Tesis Sayısı 73 144 317 427 78 6 15 49 20 122 10 3 24 3 1 4 4 1 300 Oda Sayısı 20 376 23 797 24 913 17 988 1 863 316 316 13 809 3 390 2 106 1 006 99 467 489 27 324 2 310 113 452 Yatak Sayısı 44 708 50 254 51 644 36 618 3 744 338 609 30 234 7 121 4 109 2 852 220 999 2 068 54 705 7 517 243 794 Turizm İşletmeli Belgeli Tesis Sayısı 118 193 446 547 145 6 20 69 12 133 10 7 38 72 2 3 3 1 824 Oda Sayısı 33 590 25 695 36 311 23 536 4 738 437 460 21 421 1 821 2 267 926 478 1 253 2 082 443 225 684 156 367 Yatak Sayısı 71 136 52 894 73 871 46 566 9 081 862 917 46 603 4 042 4 460 2 834 1 153 3 219 4 670 910 499 1 451 325 168 5* 4* Oteller 3* 2* Tek * Moteller Tatil Köyleri Pansiyonlar Kampingler Oberjler Kaplıcalar Apart Oteller Özel Belgeliler Golf Mola Tesisleri Eğitim Ve Uygulama Tes. 39 667’si tren yolu.1. 2000 yılında ülkemize gelen yabancıların milliyetlere ve taşıt araçlarına göre dağılımı Tablo:VII. 2000.

8 2000/98 -16.0 TOPLAM Kaynak: T.2 15.636 milyar dolar turizm geliri elde etmiştir.9 1.2 -33.0 Mayıs 707.26 0. 2001 yılında ise 10 milyar dolar turizm geliri beklenmektedir.8 -29.1.4 3.1.9 -27.203.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.4 23. Tablo:VII.0 261.4 -3.0 196.0 -1.1 Ocak 212.3 0.2 1.9 -5.0 422.86 1.1 -15.1 863. 1997 yılında 1.0 1 041.0 662.0 984.0 Aralık 236. 1999 yılında yüzde 16.88 7.0 696.01 0.4 52.2 37.0 1998/97 23.9 1.0 749.0 291.1 34.753 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.6 3.2 1.0 Eylül 1 054.711 milyar dolara yükselmiştir.9 51.0 23. 1997-2000 yılları arasında ülkemizin turizm gelir-giderleri ile bunlara ait değişim oranları Tablo:VII. 2000. 2000 yılında da 7.8 65.0 476.9 -18.6 39.0 509.0 GENEL 7 002.8 6.5 1999/98 -24.T.3 9.2 70.4 -14.9 47.5 2000/99 10. 146 .0 Haziran 794.0 318. Merkez Bankası.0 357.1 30.8 44.2 -41.3 -41.0 Kasım 358. 1999 yılında 5.5 -7.3 Türkiye’ye Gelen Yabancıların Milliyetlere ve Taşıt Araçlarına Göre Dağılımı (2000) Milliyet Avrupa+OECD Toplam Doğu Avrupa Toplam Afrika Toplam Asya Toplam Amerika Okyanusya Milliyetsiz TOPLAM Havayolu 5 495 763 1 080 948 137 003 528 247 21 066 767 10 268 7 274 062 Karayolu 257 375 1 219 565 9 194 482 106 783 25 531 1 969 579 Demiryolu 12 989 25 007 70 1 447 151 2 1 39 667 Denizyolu 915 257 97 442 21 562 90 409 20 043 48 84 1 144 845 Toplam 6 681 384 2 422 962 167 829 1 102 209 42 043 842 10 884 10 428 153 Milliyet Payı (%) 75.1.8 -13.0 Ağustos 1 169.1 29.0 Temmuz 854.0 5.6 9.6 -39.0 186.1.29 0.7 23.2 -26.6 -0. 2000.0 239.0 420.00 Kaynak: Turizm Bakanlığı.471 milyar dolar olan turizm gideri 2000 yılında yüzde 12.0 728.177.0 0.0 Nisan 416.6 696.0 1.0 1 054.5’de düzenlenmiştir.0 1 169.4 -15. 1998 yılında 7.7 -5.8 -12.5 56.8 618.C.0 1 207.1 1.4 -5.0 1 056.55 14.7 41.4 Ülkemizin Turizm Gelirleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gelir (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 217.0 229.0 302.4 2000/97 2.4 ve Tablo:VII.4 19.7 16.14 100.4 -5.0 224.4 -6.0 422.1 azalarak 1.7 artarak 1.177 milyar dolar.0 33.0 Mart 312.6 33.716 milyar dolar olan turizm giderimiz ise 1998 yılında 1.3 46.0 826.7 0.0 Ekim 715.0 225.0 869.0 7.203 milyar dolar.0 718.C.0 255.5 313.3 2.0 7 636. Ülkemiz sırasıyla 1997 yılında 7 milyar dolar.0 216.1 21.0 Şubat 175.

5 Ülkemizin Turizm Giderleri ve Değişim Oranları Aylar 1997 Turizm Gideri (Milyon Dolar) 1998 1999 Değişim Oranı (%) 2000 111.9 -15.7 71.0 134.9 71.1.9 -11.7 16.6 -21.0 90.0 Mayıs 190.8 -11.0 159.1 2000/99 42.3 -13.8 -22.0 86.4 -0.9 -12.2 -2.0 Eylül 78.1 -19.0 Ağustos 133. Tablonun incelenmesinden de görüleceği üzere 1995-1998 döneminde yabancı başına ortalama harcama ve vatandaş başına ortalama harcama miktarı her geçen yıl artmakta iken 1999 yılında bu eğilim tersine dönmüştür.0 108.4 2. 2000.6 186.2 -18.0 Ekim 103.4 2000/97 17.0 1998 7 808 940 9 752 697 879.0 206.7 172.1 296.0 101.1 -58.6 4.0 1996 5 962 100 8 614 085 748.7 -15.7 93.9 1 471.5 167.C.C.0 Mart 122. 2005 yılında ülkemizi ziyaret edecek kişi sayısının 13.0 1 753.2 2.0 118. Tablo:VII.0 -2. 1984 yılından itibaren anket yöntemi ile tespit edilmektedir ve hesaplamalarda çıkış yapan yabancı sayısı esas alınmaktadır.0 7.000$) 912 000 1 265 000 1 716 000 1 753 900 1 471 000 3 981 391 4 260 701 4 632 876 4 601 349 4 758 211 4 045 000 4 697 100 6 372 549 6 055 040 3 732 000 NOT: 1978 yılına kadar Maliye Bakanlığı 1978-1983 yılları arasında da Merkez Bankası kayıtlarından alınmakta olan turizm geliri.1 -22. 1996-1998 yılı turizm geliri Turizm Bakanlığı ve DİE’nün birlikte yürüttüğü anket sonucunda hesaplanmıştır.3 Ocak 94.7 166.1 Denge (1.0 80.3 10.4 -4.4 23. Anket 1991-1995 yıllarında Merkez Bankası’nca yapılmıştır.0 GENEL 1 716.7 41.6 -16. Merkez Bankası.9 36.9 -16.1’lik bir artış öngörülmektedir.0 Kasım 106.2 309.8 73.8 -4.6 207.0 242.3 28. Plan döneminde ülkemizi ziyaret eden turist sayısında % 8.4 14.0 1998/97 37. Merkez Bankası.1 223.3 78.2 -18. VIII.6 96. Gelen Yabancı Sayısı Çıkan Vatandaş Sayısı Vatandaş Başına Ortalama Harcama ($) 229.2 1999/98 -40.5 27.3 -28.0 1997 8 088 549 9 689 004 876.1 210.0 206.4 105.7 -15.3 -16.7 -20.9 -41.6 130.0 Nisan 162.0 TOPLAM Kaynak: T.8 -16.0 168.627 milyar dolar olacağı öngörülmektedir.1.1 -22.6 Turizm Gelir-Gider Dengesi ve Ortalama Harcama Yabancı Gelir Başına Yıllar (1.0 -0. * Merkez Bankası Ülkemizde turizm sektöründeki gelişmelerin özeti Tablo:VII.3 88.000$) Gider (1.6 90.6 19. 147 . 1995 – 1999 yılları arasında turizm gelir-gider dengesi ve ortalama harcamalara ilişkin bilgiler Tablo:VII.T.C.000$) Ortalama Harcama ( $) 1995 4 957 000 7 726 886 684.0 Temmuz 269.1.2 -9.8 16.3 4.9 -18.0 213.7 136.8 248.4 17.0 Kaynak: T.5 1999 5 203 000* 7 487 285 736.3 -8.4 381.3 14.8 -15.2 98.2 3.1.1 0. 2000.0 107.3 2000/98 -14.0 1 711.9 370.7 110.0 Şubat 121.6 milyon elde edilecek turizm gelirinin de 11.0 Aralık 102.7 12.7 9.6’lık turizm gelirinde ise % 10.5 21.5 28.6’da verilmektedir.4 -7.3 38.0 Haziran 231.3 92.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VII.1 68.0 89.7’de verilmektedir.

5957 kişi kapasitesi günübirlik tesis.690 3.200 1. 2000.000 7. Ekim 2000 tarihi itibariyle Tablo:VII. Tablo:VII.8 Yurda Gelen Yabancı Sayısı 7.6 11. .627 3.981 4. yat çekek ve yanaşma yeri.7 Turizm Sektöründeki Gelişmeler TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yıllık Ortalama Artış (%) 1995 1999 (1) 2000 (2) 9. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Yasası’nın 8. . 1983-2000 yılları arasında.3249 yat kapasiteli yat limanı. .) gerçekleştirilmek üzere müteşebbislere arazi tahsisi işlemi yapılmıştır. 148 . . Kaynak: Turizm Bakanlığı.1 4. . turizm kompleksleri vb. 116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi tahsislerinin.850 2005 (2) 13. VIII.600 8.2 10.26459 yatak kapasiteli bölümü kesin izinli (% 23). ile değişik turizm türleri (kür+termal merkezleri.T. maddesi ve bu maddeye istinaden çıkarılarak 1983 yılında yürürlüğe giren “Kamu Arazisinin Turizm Yatırımcılarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik” hükümleri gereğince tahsis edilmektedir.116018 yatak kapasiteli konaklama tesisi.947 5.000 5.2 8.8’de verilmektedir.471 (1) Gerçekleşme Tahmini (2) Tahmin Kaynak: DPT.727 7.1 14.1.1.500 11.18624 yatak kapasiteli bölümü ön izinli (% 16). 2000.203 Turizm Gideri (Milyon $) 911 1. sportif amaçlı turistik tesisler. Beş Yıllık Kalkınma Planı.70935 yatak kapasiteli bölümü işletmededir ( % 61).C.484 (Bin Kişi) Yurt Dışına Çıkan Vatandaş 3. .756 Sayısı (Bin Kişi) Turizm Geliri (Milyon $) 4.1.7 adet golf tesisi. .8 Kamu Arazisi Tahsisleri Turizm Alan Merkez İçi Toplam (I) Ön İzin (1) Yatak Yat Günübirlik (*) Golf Müteşebbis 15 978 300 220 56 Kesin Tahsis (2) 25 425 800 2 715 6 93 İşletme (3) 69 460 1 876 1 485 2 139 Toplam ( 4) 110 863 2 976 4 420 8 288 Turizm Alan ve Merkez Dışı Toplam (II) (1) (2) (3) (4) Turizm Alan ve Merkez İçi/Dışı Toplamı (I+II) (1) 18 624 300 220 63 (2) 26 459 852 3 815 6 101 (3) 70 935 2 097 1 922 2 154 (4) 116 018 3 249 5 957 8 318 Kamu Arazisi tahsisleri ile ilgili bilgiler 2 646 1 034 1 475 5 155 7 52 1 100 8 221 437 15 273 1 537 30 *Günübirlik Kişi Sayısıdır.7 7.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VII.8 15. Bu tahsislerin.

potansiyeli olan ancak bugüne kadar yeterince ele alınmamış bölgelere yayılmasına yönelik tedbirler alınacaktır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan tahsisli araziler üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. kriz dönemlerinde ayakta kalabilen. kendi kaynağını yaratabilen ve özdenetim yapabilen sağlıklı bir yapıya kavuşturulması sağlanacaktır. Turizm hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerde yerel yönetimlerin ve turizm ile ilgili kararlara katılması sağlanacaktır. ilkeleri ve politikaları aşağıdaki şekilde özetlenmektedir.2 Turizm Sektörünün Amaçları. 2. 1.I. Talep yapısındaki yeni eğilimlere bağlı olarak sektörde küçük ölçekli işletmelerin gelişmesine öncelik verilecek ve bunların KOBİ statüsünde değerlendirilmeleri sağlanacaktır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kamu arazileri üzerindeki tahsislerin 110 863 yatak kapasiteli bölümü turizm alan ve merkezleri içerisinde. VII. Beş Yıllık Kalkınma Planında turizm sektörünün amaçları.Kirleten Öder ilkesi uyarınca kamu eliyle yapılacak fiziki altyapının finansmanına kullanıcıların katılımı sağlanacaktır. Akdeniz-Ege Turizm Altyapısı ve Kıyı Yönetimi (ATAK) Projesi kapsamına girebilecek projelerin yürütülmesinde. verimlilik ve iş kalitesinin geliştirilmesini ve istihdam için gerekli beceri düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak belgelendirme sistemi getirilecektir. İlkeleri ve Politikaları DPT tarafından hazırlanan ve 2001-2005 yıllarını kapsayan VIII. koruyucu ve geliştirici bir yaklaşım içinde olmasına azami özen gösterilecektir. Turizm ülkemiz için dış pazarlarda rekabet gücü en yüksek sektörlerden biridir. 7. tarihsel ve sosyal çevreyi kollayıcı. Ülke genelinde özel ve kamu mülkiyetinde gerçekleştirilen turizm yatırım/işletme belgeli yatak kapasitesinin yaklaşık % 21’inin. hava ulaştırmasına ve toplam kalite iyileştirmesine verilecektir.C. pazarlama alanına. 5. Öncelikle turizm sektörünün direncini artırıcı önlemler alınarak. 149 .Turizm eğitimi ve kalitesinde standardizasyonu. idari ve mali sorunların çözümlenmesi ve Hazine garantisine gerek duyulmayacak bir model çerçevesinde proje uygulamasının hızlandırılması sağlanacaktır. 8. Sektörle ilgili tüm yatırımların doğal. halkın 6. Değişen tüketici tercihlerini dikkate alarak geliştirilecek yeni alanlarla turizm mevsiminin yılın tamamına ve turizmin. 3. 9. 4.T. Kullanan Öder . 515 yatak kapasiteli bölümü ise turizm alan merkezleri dışında yer almaktadır. Mevcut kapasiteler kullanılıncaya kadar turizm teşviklerinde ağırlık öncelikle.

Ekolojik yönden aşırı duyarlı Milli Park alanlarında sürdürülebilir turizm gelişimi için gerekli düzenlemeler yapılacaktadır. Turizmin mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri de dikkate alınarak yeni potansiyel alanlar yaratmak amacıyla golf.Turizme yönelik arazi kullanım planlarını yapma. 150 . restoranlar ve benzerleri. sanat galerileri. otobüs ve tren şirketleri. 14. bahçeler. sağlık. 11.I. Turizmin Alt Sektörleri Turizm faaliyetlerinin gerçekleşmesinde destekleyici olarak bazı alt sektörler önem arz eder. tur operatörleri. turist rehberlik hizmetleri. pansiyonlar. 13. AB’nin tek pazar uygulamasının beraberinde getireceği muhtemel talep azalması ve diğer konjonktürel dalgalanmalara karşı sektörün gücünü artırmak üzere. onama sürecini yeniden tanımlayan.3. Diğer Organizasyonlar Ulusal ve yöresel turist ofisleri. hayvanat bahçeleri. müzeler. kış. moteller. sinemalar. milli parklar. yaptırma. yöresel özelliği olan çarşılar. konuk evleri. dağ. yetkileri belirleyen ve etkin bir denetim sistemi getiren bir yasal düzenleme yapılacaktır.T. Ulaşım Seyahat acentaları. kamp alanları ve diğerleri Boş Vakit ve Eğlence Hizmetleri Tiyatrolar. Konaklama Hizmetleri Oteller. 12. pasif dış turizm) ve iç turizmdir. spor merkezleri. yat. dış pazarlarda optimum talep dağılımı yaratılacaktır. Turizm sektörünün uzun vadeli ve sağlıklı gelişmesini sağlamak amacına yönelik dinamik ve stratejik Turizm Sektörü Ana Planı (TUSAP) uygulamaya geçirilecektir. hava ulaşımı. kongre turizmi ve ekoturizm ile ilgili yönlendirme faaliyetleri sürdürülecektedir. Başlıca turizm türleri dış turizm (aktif dış turizm. Turizm Türleri İnsanların farklı amaçlarla diğer bölgelere gitmeleri turizmi çeşitlendirmekte ve birbirinden farklı turizm türleri gündeme gelmektedir.C. termal.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 10. vapur şirketleri. VII. konuya özel parklar. hoteller. ulaşım ile ilgili diğer tüm birimler. reklam şirketleri ve benzerleri.

tarımsal ve sanayi üretiminin birlikte ağırlık taşıdığı. tarihi. turizm yatırımlarının bu bölgede yarattığı gelir ve istihdam imkanıdır. dolayısıyla sürecin ortadan kalkmasına yol açabilir.C. Bu kaynağın sürekli ve dengeli bir şekilde yönetilmesi. Antalya. termalizm. tahrip edilmemesi aksine kalitesinin arttırılması da gereklidir. doğal ve kültürel değerler o ülkenin turizm potansiyelini oluşturan değerlerdir. Dolayısıyla turizm aktivitesinin sürekliliği için bu değerlerin korunması.T. Rekreasyon Turizmi: Dini turizm. hava ve flora-faunadır. Su. büyük ölçüde deniz kıyılarında yoğunlaşmıştır. gerek tesis kurulma aşamasında gerek sonrasında doğal kaynak tahribatı olmaktadır. golf turizmi. Örneğin. Antalya ve Muğla'nın yoğun dış göçe uğramasının en önemli nedeni.4. Bunlar. kentsel yerleşim alanlarında ek altyapı talepleri yaratmaktadır. Bu iller Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus artış hızı göstermişlerdir. Sağlık Turizmi: Klimatizm. kendisini doğrudan bu değerlerin yok olmasına. Turizm hareketi genellikle doğal dengenin çok duyarlı olduğu yerlerde başlamakta. Bu taleplerin karşılanabilmesi ise tümüyle genel bütçe ödeneklerine bağlı olmaktadır. tarihi ve doğal çevre değerlerini dikkate almayacak bir turizm gelişmesi. İş Turizmi: Kongre turizmi vs. VII. Turizmin Doğal Kaynaklar Üzerine Etkileri Bir ülkedeki sosyal. durumlarının iyileştirilmesi gerekmektedir. toprak. dolayısıyla turizm potansiyelini oluşturan değerler yavaş yavaş ortadan kalkmaktadır. kültürel turizm. av turizmi) Sosyal Turizm: Gençlik turizmi.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Turizm çeşitleri ise aşağıda yer almaktadır. yaş turizmi. orman yangınlarında altyapı yetersizliği gibi faktörler ekosistemlerdeki dengeleri bozmakta.I. Muğla ve İzmir illeri yoğun göç alan iller sırlamasında ön sıralara geçmişlerdir. Bu etki başlıca 4 ortam üzerinde görülmektedir. Akdeniz ülkelerinin hemen tümünde ve Türkiye'de turizm hareketleri deniz kıyılarında yoğunlaşmaktadır. Çevre turizmin temel kaynağıdır. sosyal ve kültürel faktörler turizm hareketlerinin başlangıç ve sınır koşullarını oluştururlar. gelişmekte ve gerekli önlemler alınmadığı takdirde bu dengeyi kolaylıkla bozmaktadır. kıyı bölgelerinin verimli tarım topraklarının ve hassas alanların ikinci konut alanlarıyla betonlaşması. kanoculuk. etnik turizm. Bu nedenle deniz suyunun ve plajların temizliği. mağara turizmi vb. Türkiye'de turizm sektörü. trafikten kaynaklanan hava kirliliği. spor amacına yönelik turizm (dağ turizmi. çevre kalitesinin en önemli göstergesi olarak kabul edilmektedir. Muğla ve Antalya ise tarımsal üretimin ağırlık taşıdığı illerdir. Gürültü. çarpık kentleşme. 151 . Turizm aktiviteleri gerçekleşirken. Turizm gelişme bölgesinin bu üç önemli büyük kentinden İzmir. üvalizm. Doğal ve tarihi çevre değerleri ile ekonomik. Ege ve Akdeniz kıyı şeridinin yatak yoğunluğu açısından ilk sırada yer alan bu turizm bölgelerine yönelik göç.

içme ve kullanma suyuna dönüştürülmesidir. yanlış yerleşme kararları. su temini için gelecekte önem kazanabilecek başka bir seçenek ise. VII. Su Kaynakları Geçmişte kendi içinde dengeli bir su ekonomisine sahip olan Akdeniz bölgesindeki su potansiyeli. Turizmin bölgeye yönelmesi ile. Doğa ile entegre olmuş Akdeniz mimarisi yerini giderek çok katlı bloklara bırakmıştır. Turizmin getirdiği ekonomik yapı değişikliği ve tarımsal alanların turizm lehine küçülmesi de tarımsal sulama suyunun bir miktarının içme ve kullanma amacıyla kullanıma aktarılmasını mümkün kılmıştır. peyzaj bozulması. VII. Bugün tüm Akdeniz kıyılarında oteller. tarımsal etkinliklerin ve yerleşimlerin yoğunluğu açısından temel belirleyici olmuştur. Bu kullanımın 2000 yılında. Turizm aktivitelerinin yoğun olduğu kıyı bölgelerinde. Türkiye'de Turizmin Çevreye Etkileri VII. çevre kirliliği. 152 . deniz suyu girmesi nedeniyle pek çok kıyı bölgesindeki akiferler tuzlanmıştır.5.1.2. yer altı su kaynaklarından aşırı çekime gidilmesi zorunlu olmuştur. biyolojik kaynaklar üzerine baskı gibi etkileri beraberinde getirmektedir. park yerleri için 4 000 km2 alan kullanılmaktadır. Bunun sonucunda. ikinci konutlar tatil köyleri. kontrol altına alınamamış hava emisyonlarından dolayı yaşanamayacak bir atmosferde olan bir ülkede. Arazi Akdeniz'in doğu ve güney kıyılarında turizm ve ikinci konut alanlarının çevresel etkileri yoğun bir şekilde görülmektedir. sınıf tarım toprakları üzerinde yer almaktadır. Özetle hızlı nüfus artışı. turizmin sosyal ve teknik altyapısının geleceğini her geçen gün tehdit etmektedir. altyapı yetersizliği. bu alanlardaki flora ve fauna yok olmaktadır.5. başlangıçta mevcut imkanların sağlandığı arz esnekliği ile karşılanabilmiştir. özellikle yaz sezonunda artmaya başlayan su talebi.5. Alan olarak yayılımın ötesinde yapılaşma yoğunluğu da hızla artmaktadır. Bu konuda teknoloji hızla gelişmekte ve tuz giderme işlemleri giderek daha ekonomik yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir.I. Fakat zaman içinde hızla artan talebin karşılanabilmesi için. kıyı talanı. denizleri ölmüş. 8 000 km2 mertebesine ulaştığı tahmin edilmektedir. tarihsel sit alanlarının yok olması veya yapılaşma adı altında özgün çevreleri ile olan uyumlarının bozulmasıdır. deniz suyunun tuzluluğunun giderilerek. Ayrıca kıyı alanları betonlaştığında doğal güzellikler ortadan kalkmakta. tüm doğal güzelliklerini elden çıkarmış.C. Eğer gerekli tedbirler alınmazsa topraklarının büyük bölümü çöle dönmüş. doğal ve kültürel kaynakların tükenmesi. ve 11. moteller.I. tüm su kaynakları kirlenmiş. Yapılaşma için arazi kullanımının bir diğer etkisi. kıyıları talan edilmiş. atık yüklerinin artması.T. Bireysel konutlar ve kooperatifler şeklinde gelişen bu yapılaşma özellikle fiziksel mekan kullanımı. bugünkü potansiyelini bile tutturması kesinlikle mümkün olmayacaktır.I. biyolojik çeşitliliğinden eser kalmamış. turizm sektörünün gelişmesini beklemekten çok.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu yapılaşmalar özellikle 1. kamp yerleri.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Mevcut su potansiyelinin kullanımının yanısıra bunun tüketiciye ulaştırılması için gerekli altyapı da önem taşımaktadır. Oysa hiçbir arıtma sistemi yüzde yüz verimle çalışmaz ve deniz ortamlarına arıtma sonrasında bile atıksulardan kaynaklanan yükler gelir. Bu durum şebekelerin. bu geleneksel ve basit sistemlerinin taşıma kapasitelerini aşmalarına ve zamanla yetersiz kalmalarına neden olmuştur. VII. çözüm olarak bazı beldelerde son 15-20 yılda kanalizasyon şebekelerinin inşaatına başlanılmış ve kapasiteleri yetersiz kalan foseptiklerde bertaraf edilemeyen atıksuların toplanarak yerleşim alanlarının dışına çıkarılması yoluna gidilmiştir. Başlangıçta yaygın olan ve foseptikler aracılığı ile zeminin asimilasyon kapasitesi kullanılarak zararsız hale getirilebilen atıksular kanalizasyonla toplandıkları noktada deniz alıcı ortamı için çok yoğun bir noktasal yük oluşturmaktadır. pompaj. kanalizasyonlarla toplanan atıksuların ulaştırdığı ve başlangıçta beldeden yeterince uzakta kalacağı kabul edilen uç noktalarının yeni gelişen yerleşimlerin içinde kalmasına neden olmuştur. tekil foseptiklerle çevre ve sağlık açısından sakıncasız bir şekilde çözülebilmiştir.5 milyar m3 düzeyine yükseleceği tahmin edilmektedir.C. Yerleşimlerin hızla büyümesi. Bugüne kadar arıtılmış atıksular için nihai alıcı ortam olarak genellikle deniz ortamı düşünülmüştür. yılda 400 milyon m3 olarak tahmin edilmektedir.I. Turistik yerleşimlerde kanalizasyon. Seyreltme kapasitesi çok düşük olan kıyı suları bu noktasal yükü özümleyemediği için hızla kirlenmektedir. Atıksu Altyapısı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan atıksu miktarı. 153 . Bu miktarın 2025 yılında 1. bugüne kadar yarardan çok zarar getirmişlerdir. Ülkemizde Akdeniz kıyı turizminin hedef aldığı yöreler.10 000 arasında başlangıç nüfusuna sahip olan beldelerdir. Atıksuların deniz ortamı açısından zararsız hale getirilebilmeleri ve rekreasyon amaçlı kullanımları engellemeleri için arıtıldıktan sonra denize verilmeleri veya “derin deniz deşarjı” sistemleri ile kıyıdan uzak bir noktada açık denize verilerek yeterince seyrelmelerinin sağlanması gerekmektedir. arıtma ve deniz deşarjı sistemleri mevsimsel olarak çok değişken atıksu debileri ve kirlilik yükleri altında çalışmak zorundadırlar. Bu önlemler alınmadan inşa edilen kanalizasyonlar.T. avluların içine serpiştirdiği seyrek yerleşime ve 3 000. Ancak bu tip yerleşimlerde kanalizasyon sistemleri.3. Turizmin getirdiği yapılaşma nedeniyle özellikle yaz dönemlerinde olağanüstü boyutlarda artan atıksu miktarları. konut birimlerinin geleneksel olarak geniş bahçeli. Geçmişte bu beldelerde atıksu bertarafı sorunu. Bir yandan foseptik uygulamaları devam ederken.5. Su ile ilgili altyapı söz konusu olunca turizm tesislerinin yanısıra tek tek konutlar münferit kuyular açarak yer altı suyundan çekim yapmaya yönelmekte ve yer altı suyu potansiyelinin kontrol edilemeyecek bir şekilde tüketilmesi sonucu doğurmaktadır. çözdükleri sorunların yanısıra pekçok yeni sorun da oluşturmaktadır. arıtma ve deşarj ünitelerinin işletimi açısından büyük sorunlar yaratmaktadır.

yatların atıksu ve sintine suları ile katı atıkların alınması için gerekli altyapı yeterli değildir. Özendirme yoluyla. Bu yörelerde büyük kentlerimizi aratmayacak trafik sıkışıklıkları olağan görüntüler oluşturmaktadır. Yaz sezonlarında turistik yörelere karayolu ile ulaşımda önemli darboğazlar. Setur 154 .6 Mavi Bayrak Uygulaması Bu kampanya her şeyden önce bir bilgilendirme ve eğitim kampanyasıdır.5. Setur Çeşme Marina. Çalışma. Kemer Antalya Marina.T. böcek ve haşerenin üremesi için uygun ortamları oluştururlar. Ulaşım ve Haberleşme Altyapısı Turistik yörelerimizde demiryolu ile ulaşım her yöre için söz konusu değildir. Yat demirleme kapasitesinin yanısıra. Bu beldelerde çöpler genellikle uzun süreler sinek. Yat turizmi için inşa edilmiş olan marinaların sayısında ve kapasitelerinde son yıllarda artışlar kaydedilmiş olmasına karşın. VII. kıyıların düzenini. bunlar yeterli olmamaktadır.I. 1993 yılında kapsama Çanakkale ve Hatay illerimiz de dahil edilmiştir. Setur Antalya Marina.C.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII.8 milyon ton civarındadır. yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini.I. söz konusu bayrak Avrupa Çevre Eğitim Vakfı'nca (AÇEV) verilmektedir. Belediyelerin elindeki çöp araçları çok ilkel ve kapasite olarak yetersizdir. Setur Ayvalık Marina. katı atıkların daha toplanması aşamasında büyük aksaklıklar gözlenmektedir. sızıntı suyu ve koku üreterek yol kenarlarını işgal ederler. Bu alanlar her türlü fare. 2000 yılı itibariyle mavi bayrak ödüllü marinalar Ataköy Marina. Akdeniz ve Ege kıyı şeridindeki turistik yörelerimizde özellikle yaz aylarında.5. Bu kampanya ülkemizde 1992 yılında mart ayından itibaren. Bu miktarın 2025 yılında 812 milyon tona yükseleceği tahmin edilmektedir. Çevre Bakanlığı. beldeye en yakın bir döküm alanına düzensiz bir şekilde dökülürler. Çöp yığınları iklimsel faktörlerin etkisiyle.I. Çöp depolama alanlarının çevresel açıdan bir kere gözden çıkarılmış alanlar oldukları için bu alanlara belde fosseptiklerinden vidanjörle toplanan atıksuların da dökülmesi çok yaygın olan bir uygulamadır. Katı Atık Bertarafı Tüm Akdeniz ülkelerinde turizmden kaynaklanan yıllık katı atık miktarı 2. trafik sıkışıklıkları yaşanmaktadır. Bu kampanya AB ülkelerinde 1987 yılından beri yürütülmekte olup. çağdaş katı atık bertaraf tekniğinin tüm kuralları ihlal edilerek. sızıntı sularıyla da çok değerli bir kaynak olan yeraltı sularının kirlenmesine neden olurlar. akışlarda yüzeysel suların. Turistik kıyı bölgelerimizde yöre içi ulaşım altyapısı yetersizdir. Turizm Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde yürütülmektedir.4. Karada Marina Bodrum. Türkiye’de ulaşımda ana seçenek karayolu olarak belirlenmiştir. Marmaris Martı Marina. VII.5. Balıkesir'den Hatay'a kadar olan 7 ilimizde tespit edilen 300 noktada istenilen mikrobiyolojik ve fiziko-kimyasal parametreler için AB standartlarına uygun analizler yapılmaktadır. Albatros Marina. Setur Kuşadası Marina. plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir kampanyadır. Bu araçlarla toplanan çöpler.

9’da verilmektedir. Setur Amiral Fahri Korutürk Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları ve Port Göcek Marinası olmak üzere 12 tanedir. Tablo: VII.) Gökliman Küçükçakıl Plajı Aquapark Twins Hotel Club Patara Patara Doğu Plajı İçmeler Turunç Pamucak Aktur Hastanealtı Kumbahçe Gümbet Aktur Yahşi Torba-Grand Yazıcı İber Otel Belceğiz Akyaka halk Plajı Ortunç Basel Ayvalık Belediye Plajı Narlıaltı Antandros Akçam Otel Ören Akkum Kuyucak Dilek Yarımadası Çamlimanı (Pine-By) Kumsal DSİ Turpol Turistik Tesisleri Elazığ Halk Plajı İssos Otel Altınkum Halk Plajı 155 . Dolayısıyla bir yıl bu şartları sağlayan bir marina veya plaj diğer yıl sağlayamaz ise bayrak geri alınmaktadır.C. Mavi bayrağa sahip bir marina veya plajın ismi uluslararası platforma da duyurulduğundan. Ayrıca Mavi Bayrak her yıl yenilenmektedir. karada verilen hizmetler ve çevre korumaya yönelik faktörler de yer almaktadır. Bu kriterler içinde yüzme sularının kalitesi yanında.1. Bu kriterlerin tamamı sağlanmadıkça bu hak kazanılamamaktadır.T. Yine 2000 yılı itibariyle Mavi Bayrak ödüllü plajlar ise Tablo:VII. Mavi Bayrak için belirlenen kriterleri sürekli sağlamak gerekmektedir. o işletme ve yörenin de yurt dışında doğal olarak tanıtılması gündeme gelmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Finike Marina. Plaj Adı Grand Kaptan Keykubat Damlataş Fuğla 1 Fuğla 2 Titan Otel Kleopatra Batı Köşdere Botanik Titreyengöl-1 Titreyengöl-2 Sorgun-1 Sorgun-2 Side-1 Side-2 Side Halk Plajı Club Ali Bey Sol Kamelya İskele Mevkii Taşlıburun Üçkumtepesi-1 Üçkumtepesi-2 Topkapı Otel Adalya Club Sera Karpuzkaldıran Konyaaltı Halk Plajı Konyaaltı-II Büyük Çaltıcak Beldibi Plajı Beldibi II Göynük-1 Göynük-2 Göynük-3 Palmiye Tatil Köyü Akdeniz Tatil Köyü Kemer-1 Kiriş Çamyuva Bulunduğu Yer Adı Tekirova “ “ Finike Kaş “ “ “ Marmaris “ “ Datça “ Bodrum “ “ “ “ “ Fethiye Ula Ayvalık “ “ Altınoluk “ “ Burhaniye Seferihisar Karaburun Kuşadası “ Sinop “ Sivrice (Elazığ) “ İskenderun Eğirdir Plaj Adı Tekirova-1 Tekirova-2 Tekirova H. 2000. Bu kampanya ülkelerin turizm tanıtımında çok önemli bir rol oynamaktadır.PL (Blues C.9 Mavi Bayrak Ödüllü Plajlar Bulunduğu Yer Adı Alanya “ “ “ “ “ “ “ “ Manavgat “ “ “ “ “ “ “ “ Serik “ “ “ Muratpaşa “ “ “ Konyaaltı “ “ Beldibi “ Göynük “ “ Kemer “ “ “ “ Kaynak: Turizm Bakanlığı.1.

Turizm Bakanlığı. Kasım 2000. Merkez Bankası. dernek ve vakıflardan oluşan bir Kurulun yapılanmasına gidilmesi gerekmektedir. 2000. meslek odaları. 4. Uzun Vadeli Strateji ve VIII. Kamu Arazisi Tahsisleri. Vatandaşlarımızın ülke değerleri ve tanıtma öğeleri konusunda yaygın eğitim sistemi içerisinde eğitilmeleri sağlanarak yurt içinde ve yurt dışında fahri tanıtma elçileri haline gelmeleri. yurt içinde vatandaşları milli ilke ve hedefler doğrultusunda bütünleştiren. kültürel. Merkez Bankası İstatistikleri. ilgili kamu kurumları ile özel kuruluş. 3. Kaynaklar 1. 1995. doğru ve çift yönlü bilgi dolaşımını sağlayan. Çevre Bakanlığı. 2000. Turizm Bakanlığı. Turizm ve Çevre Etkileşimi. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Turizm İstatistikleri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VII.7 Tanıtım Tanıtma faaliyetlerinin süreklilik içerisinde. Yatırımlar Genel Müdürlüğü. kültürel birikimini.C.T. tarihi zenginliklerini. 2000. 5. 156 . ekonomik ticari ve turistik ilişkilerin geliştirilmesi çabalarına tüm kamu ve özel kesim kuruluşları ile meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının sağlanması gerekmektedir. Tanıtma etkinliklerinin belirli bir amaç doğrultusunda yapılabilmesi ve etkin bir koordinasyon ve verimlilik içerisinde uygulanabilmesini sağlamak için. 2.I. yurt dışındaki vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde Türkiye’nin tanıtılması açısından yararlı olmaları sağlanmalıdır. dünya kamuoyuna anlatarak yanlış ve olumsuz imajları ortadan kaldıran ve bütün bunları bir koordinasyon içinde geliştirerek ülkemizin tanıtımıyla birlikte bu faaliyetten ekonomik faydayı da sağlayacak bir çerçeveye kavuşturulması amaçtır. serbest. DPT. yurt dışında ise Türkiye’nin. Türkiye hakkında olumlu bilinçlenme ve bilgilendirmenin temini için uluslararası siyasi.

muhtelif maksatlarla kullanmaları sonucunda ortaya çıkan sorunlar görülür. iklim ve organizmalar gibi beş faktörün etkisi altında karakteristikler kazanan toprakların. TARIM ALANLARI VE ÇEVRE Çevre sorunlarının büyük bir bölümü. Yolların maliyet hesapları gereği düz ovalardan geçirilmesi eğilimi. ayrışması. endüstrinin yerleşmesi bakımından gerekli unsurlardır. 157 . Karlılık ilkeleri gereği olarak. mesela fazla veya yanlış gübrelemeden. Tuğla ve kiremit gibi yapı malzemelerinin yapımında kullanılan materyalin. Ayrıca toprak içindeki. arazinin tabii özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Hızlı bir endüstrileşme sürecine giren Türkiye’de endüstrinin kurulduğu alanların yerlerinin çoğunlukla. çeşitli kirlenme ve amaç dışı kullanımlar en önemli çevre sorunlarıdır. Tabiat kuvvetlerinin etkisi ile ana materyalin aşınıp.1. Bu durum şimdiden büyük sorunlar yaratmıştır ve gelecekte de daha büyük sorunlar yaratacak niteliktedir. oradan da yer altı suyuna karışmak üzere taşınmasına ise kimyasal erozyon denilmektedir. tabiatın yanlış ve kötü kullanılması sonucu doğal dengenin bozulması ile ilgili olduğundan. çoğu bitki besin maddesi olan elementlerin yağışı bol yerlerde sızan sularla profilin alt katlarına. TARIM VIII.1. tabiatın temel unsurlarından biri olan toprakta görülen erozyon. bir de insanların mekanı. yerleşim veya endüstri maksadıyla kaliteli arazilerin kullanılmasından kaynaklandığı bilinmektedir. Genel Toprak Sorunları Toprak sorunlarının başında yanlış tarım tekniği yüzünden ortaya çıkmış.C. hızlandırılmış erozyon gösterilebilir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. tarım teknolojisindeki gelişmelerin sonucu. endüstri atıklarının toprağa sızmasından. girişimciler kuracakları endüstriyel tesislerin ulaşım. ana yolları tarım alanlarına sokmuş. VIII. Bu grupta görülen sorunların. Ancak taşlılık insanların sebep olduğu bir sorun olmayıp. su. Altyapı tesisleri ve özellikle yollar.1. topografya. arkasından endüstri kuruluşları da yolların iki yanına yerleşmeye ve büyük yatırımlarla gerçekleştirilen sulama şebekelerinin içinde ve en verimli tarım toprakları üzerinde endüstriyel kuruluşlar hızla yayılmaya başlamıştır. son zamanlarda çoğunlukla tarımsal değeri yüksek topraklardan sağlanması başka bir ciddi sorun olarak görülmektedir.T. sadece karlılık düşüncesiyle seçildiği görülmektedir. ayrışan materyalin bir bölümünün ikincil bileşikler halinde tekrar birleşmesi sonucu oluşan ve ana materyal. doğal kuvvetlerden su ve rüzgar etkisi ile yerlerinden aşındırılarak başka yerlere taşınması olayına erozyon adı verilmektedir. enerji ve yerleşim yerlerine yakın olmasını isterler. Taşlılık ise farklı bir sorun olarak görülmektedir. zaman. Tabiatın veya toprak yapısının sonucu olarak görülen sorunlar yanında.

gerekse bataklık ve benzeri şekillerde çevreye zararlı etkileri görülmektedir.1. iki ayrı başlık altında incelenebilir. Yeryüzünde tarımsal üretimin kapasitesini belirler.2.1. Toprak.2.2. gerek toprağı kullanılamaz duruma getirmesi. yapılan hesaplamalara göre 1m2’lik bir delta arazisinin oluşmasında yukarı havzadaki 800-1300 m2 ‘lik bir alanın tahribi gerekmektedir. metan ve N2O içeren biyokimyasal dönüşümde en önemli kaynaktır. Bu sorunlar.C. Taşınan bu toprak materyalinin büyük bir bölümü denizlere kadar ulaşmaktadır. 158 . Toprak.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. Tüm bunlara rağmen topraklarımızı tehdit eden. Yaşlığın da. CO2 . Taşlılık ve Kayalılığın Etkileri Çapları 25 cm’den büyük kaya parçaları ile topraktaki çıplak yerli kayalar toprak kitlesinden sayılmaz. bazı hallerde büyük sorunlar yaratabilmektedir. dünya ve ülkemiz ölçeğinde önemli boyutlara varan sorunlar yaşanmaktadır. Yaşlık ve Çoraklığın Etkileri Belli bir arazi parçası. toprak ve su gibi doğal kaynakların bilinçli ve ekonomik biçimde kullanılması.1. transformatördür. VIII.1. doğal bir kaynaktır ve canlılar için besin kaynağı ortamıdır.2. en önemli doğal üretim kaynaklarımızdan biridir. Türkiye’de yıllık toprak kayıplarının 500 milyon ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Toprak Kirliliğinin İnsan ve Çevresine Etkileri VIII.3. Bununla beraber. Doğal kaynakların korunması konusunda toprakların ekolojik ve insan faaliyetlerine bağlı önemli özellikleri vardır.4. Taşınan bu materyalin bir bölümü ile verimli delta arazileri oluşmakta ise de. bazı dönemlerinde de çoraklık sorunu ile karşı karşıya kalabilir. onları verimsizleştiren erozyon olayı yeterince kontrol altına alınamamakta. insan ve tüm canlı yaşamını destekleyen en önemli sistemdir. Çoraklık. bunların toprak kullanma üzerindeki etkileri. VIII.1. diğer taraftan toprak kitlesini gevşetmeleri yüzünden önemlidir. Erozyonun Etkileri Yerküre ekosisteminin bir parçası olan ve ana kaya ile arazi yüzeyi arasındaki kısımda yer alan toprak. bir taraftan ziraat makinalarının kullanımı zorlaştırmaları veya engellemeleri.1.2. değerlendirilmesi ve geliştirilmesi ile mümkün olabilecektir. yılın bazı dönemlerinde yaşlık. Toprak bir çok formda ve çeşitli derecelerde kirlilik yaratan maddeler için en büyük filtredir. Gübre ve Gübrelemenin Etkileri Toprağın verimini artırmak için yapılan gübreleme. VIII. Bu nedenle artan nüfusun tüm ihtiyaçlarının karşılanması. toprağın verimini düşüren ve bitkilerin gelişmesini engelleyen bir sorun olarak çevreye zarar vermektedir. Öncelikle toprak.2.T.

Su tutma kapasitesi yüksek olan üst toprak taşınırken. toprak koşullarının bozulmasına.2. yalnız ürün randımanını düşürmekle kalmamakta.750. Topraktaki bitki besin maddesi dengesinin bozulmasına sebep olarak. Erozyonla taşınan çakıl ve kum gibi uygunsuz materyaller verimli toprakların üzerine yığılarak üretkenliği azaltabilir ve bu sırada yetişmekte olan ürünleri tahrip edebilir.T. Yanlış cins ve aşırı miktarda kullanılarak pH’nın normalden uzaklaşmasına. Toprakların çoğunda. mikroorganizma yaşamının olumsuz yönde etkilenmesine sebep olunarak. b. kurumalara ve sonuç olarak ürün azalmasına. bu durum da beher dekar arazide üretilen ürünün maliyetinin yükselmesine neden olur. Her yıl taşınan toprak materyali ile birlikte (bu toprak ortalama % 0.460.481. çok şiddetli erozyon alanları 7. 0.844. e. c.1. Bu durumda tohum yatağının hazırlanması zorlaşır. toprak yapısının bozulmasına. Uygun olmayan zamanda ve yanlış toprak derinliğine verilerek ürün randımanında azalışa. f. alt toprak yüzeye yaklaşmakta ve bu sebeple toprağın su tutma kapasitesi azalmaktadır. 159 . Gereğinden Fazla Gübreleme Gereğinden fazla kullanılan gübrelerin sebep olduğu olumsuz etkiler çevre yönünden üç grupta toplanılabilmektedir. Erozyonla üst toprak taşınınca arzu edilmeyen sıkı bir kıvama sahip alt toprağın işlenmesi gerekir. VIII. bitkilerde yanmalara. Gereğinden az gübre kullanılarak ürünün gübreden yeterince yararlanılamamasına ve gübreye ödenen paranın dahi karşılanılamamasına. etüdü yapılan 20.444. ürün randımanının düşmesine yol açmaktadır.4.583 ha (% 36.1 N. tohumların çimlenmesi ve ürün randımanı ters yönde etkilenebilir.000 ton bitki besin maddesi kayba uğramaktadır.C. Orta ve şiddetli erozyon alanları 6. gereksiz parasal kayıplara ve çevre kirlenmesine.2.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.200 hektar arazinin. Gereğinden fazla gübre kullanılarak randıman düşmesine. a.1. bunun için de daha fazla çekim gücüne ihtiyaç duyulur.565 ha (% 31. Yanlış gübre cinsi kullanılarak. alt toprak üst toprağa oranla daha az organik madde ihtiva eder ve üst toprak kadar geçirimli değildir.120 hektarında (%28. Üst toprak erozyona uğrarsa çoğunlukla zayıf yapı koşullarına sahip alt toprağın işlenme ve ekilme zorlukları ortaya çıkar.5 K20 ihtiva ediyorsa) 8.911 ha (% 0.55) olarak belirlenmiştir.31). Bunun sonucunda yüzey akışların hacmi artmakta ve bitkilere yarayan su miktarı azalmaktadır. sel oyuntulu alanlardaki erozyon ise 113.4. Topraklardan bitki besin elementlerinin taşınmaları. 5.1. aynı zamanda üretilen ürünlerin kalitesinin de bozulmasına neden olmaktadır. % 1. Toprağı Tanımadan Yapılan Gübreleme Toprağı tanımadan ve analiz yaptırmadan yapılan gübrelemeler.5).52) erozyon görülmemiş veya hafif erozyon görülmüştür. d.2.15 P205. Türkiye’nin çeşitli su toplama havzalarında.

VIII.4. Ülkemizde 1981 yılından itibaren. göllere ve rezervuarlara boşalan erozyon materyali. Üstün nitelikli ve bol ürün alınabilmesi için çinko. Her iki durumda balık yaşamı çok tehlikelidir. yurt düzeyinde yaygınlaştırılmalıdır.T. Su içinde asılı duran sedimentler çözülmüş oksijen dengesini bozmakta ve su bitkilerinin ihtiyacı olan ışığı azaltmaktadır. b. bor. Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir 160 . Gübre Tüketimi Sorunları ve Çözüm Önerileri Tarımsal üretimde gübrelerin uygun yöntem. Kökeni ne olursa olsun. nitrozamin gibi kanserojen maddeler oluşmakta. Fosforlu gübrelerin yüzey akışlarla taşınması sonucu içme sularında ve diğer akarsularda bulunan fosfat miktarı yükselebilmektedir.1. satılan gübrelerin teknik özelliklerinin standartlara uygunluğunu denetlemek amacıyla. mangan. Çiftçilerimizin de bu hizmetten etkin bir şekilde yararlanmaları ve gübre uygulamalarını toprak analiz sonuçlarına göre yapmaları sağlanmalıdır. Yüksek düzeyde nitrojenli gübre kullanılan topraklardaki bitkilerde. özellikle yaprakları yenen marul ve ıspanak gibi bitkilerde zararlı NO3 ve NO2 birikmeleri olmaktadır. gübre kalite kontrolü geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır. balıkların yaşamı ve yaban hayatı için uygun koşulları bozmaktadır. gübre tasarrufunu ve çevreye olumsuz etkinin önlenmesini sağlayacaktır.3. Bu hususları göz önünde bulundurarak hazırlanacak bir gübreleme programı. bakır. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır.1. Toprak analiz laboratuarları. Toprak analiz laboratuarlarının yaygınlaştırılmasında özel sektör teşvik edilmeli ve hatta gübre üretici kuruluşlarının belli bölgelerde analiz laboratuarları kurmaları zorunlu hale getirilmelidir. a.C. Çünkü. cins ve miktarları Tablo: VIII. bölgelerin özellikleri de dikkate alınarak. demir. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta. son 19 yılda tüketilen bazı gübrelerin. Daha ağır sedimentler balık yuvalarını. 2000 yılına kadar. c. vb. yumurtalarını ve diğer besin kaynaklarını örtmek suretiyle zararlı olmaktadır.’de verilmiştir. Akarsulara.2. Yüksek düzeyde azotlu gübre kullanılması sonucu topraktan yıkanmalarla içme suları ve akarsularda nitrat miktarı artabilmektedir. bitki besin maddelerini içeren mikro element gübrelerinin kullanımı yaygınlaştırılmalı ve mikroelement gübrelerinin Türkiye genelinde dağıtım ve pazarlaması etkin bir şekilde yapılmalıdır.1. miktar ve zamanda verilmemesinden dolayı ortaya çıkacak kayıpların önlenmesi büyük önem taşımaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Topraklar erozyon ile kayboldukça yaban hayatın yaşam koşulları güçleşmektedir.

742.945.702 39.278 1998 354.095 37.835 132.806 617.193 1.539.711 1985 427.830 1999 322.936.207.356.746 4.915 548.000.011 25.882.459 11.114.673 94.927.053.754 2.066 271.692 124 208.786 1.245 409.066 4.434 276.185.241 3.116 1.599 17.900 28.539 8.114.231 1.010 306.069 1993 306.125 2.085 63.695 116.104 613 7.056.156.812 1.965 987 270.639 3.870 17.707 5.952 4.818 63.649 49.898 1.932 21.920 3.981 1.253 1.015.510 3.697.663 1.752 505.794 367.039 631.815 373.980 5.643 2.981 24.995.804 95.294.440.913.520.847 177.251 90.053.881 316.730 490.329 584.1.812 3.204.923 3.266 4.701 854.407 4.205 6.480.697.682 47.944 1.927 3.214 217.808 1.664 1992 350.605 5.103.242 569.816 10.494 1.507.M.015 624.772 1. 2001.095 2.034.445 159.282 Kaynak: Tarım Bakanlığı.223 27.566 974.230 519.648 86.481 8. Cinslere Göre Gübre Tüketimi (Ton) GÜBRE CİNSİ AMONYUM SÜLFAT AMONYUM NİTRAT (%21 N) AMONYUM NİTRAT (%26 N) AMONYUM NİTRAT (%33 N) ÜRE AMONYUM NİTRAT (%30 N) NORMAL SUPER FOSFAT TRIPLE SÜPER FOSFAT DIAMONYUM FOSFAT KOMPOZE 20-20-0 20-20-0+Zn 26-13-0 15-15-15 15-15-15+Zn 20-10-10 12-30-12 11-52-0 25-5-0 10-25-20 13-0-46 16-0-0 8-24-8 25-5-10 POTASYUM SÜLFAT FİZİKİ TOPLAM AZOTLU (%21 N) FOSFORLU (%17P205) POTASLI (%50K20) EŞDEĞER TOPLAMI AZOT FOSFOR POTAS TOPLAM B.934 112.526 658.060 51.320 19.391.324 298.076 3.005.477.222 47.967 108.006.626 45.223 1.257 888.734 5.697 166.279 3.029 126.150.682.642.010 118 1989 434.036 266.236.915 581.464.571 998.533 35.418 591.350 4.071 65 234.862.751.281 5.711.831 543.927 126.226 194.615 14.509 1.205 41.631.633.388.455 6.358 1.069.795 7.081 323 6.596.997 1.473 280 92.502.211 4.347 56.254.950 50.323 10.207 68 282.505 147.B.633 734.395 1990 450.758 1.982 241.008 7.985.678 4.735 4.604.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Tablo:VIII.072.775 16.426.731 3.873 725.699 5.217 480.030 20.718.127.314 4.182 1.566 1.933 728.350.556 1.239 41.871 39.069 169.252 66.966 786.997.054 882.335.196 1.698 306.798.136 272 7.587 5.149 3.671.626 847.529 426.410 1.227 945.169 1.081.676 346.296 579.723 841 1.800.181 4.386.622 1983 451.967 444.640.848 7.751 22.775 84.244 2.347 1.678 49.368.791 8.398 1.883 1.656 5.395.555.866.827 50.634 1.332.290.718 1996 244. 161 .090 577.385 574.449 28.515.658 101.076 5.460 83.556.165.372 9.798.346 797.286 307.962 3.016.621 975.392 4.712 7.789 617.749 566.057 75.869 41.973 381 2.980 28.936 14.445 40.141 62.562 1987 496.296 437.297 1997 303.445 29 169.340 333.981.526 4.114 842.428.380.020.001 1. 44.451.687 1986 419.307 5.613 67.394.069 7.378.929 19.356 249.721.882 200.848 977 295.442 917.833 427.493.829 66.427.462.182 239.456 48.894 1.197.647 618.816 875 17.196 4.630 3.586 82.773 52.017 22.938 479.911 56 4.905 20.149.424.405.538.700.198.116 1.141.089.983 88.450.979 953.231 9.096 1.824 1.210 573.091.317 965.722 627.290 1.000.117 83 71.393 11.198 1984 412.335 8.017 33.179 144.671 230.560 2.180 146.737 1.405 358.568 305 169.420 1.804 4.121 4.951 1.C.482.328 1.273 4.733 31.624 637.315 1.887 12.737 58.260 1991 417.198 1.883 67.368 14.017 1.415 560.437 1.825.957 73.769.024 447.792.690 9.429.464 247.690.815 14.121 502.606 5.017.958 5. Tarımsal Üretimi Geliştirme Genel Müdürlüğü.202 6.438 1.072 3.559 580.509.974 6.912 124.074 16.509.239 4.804 191.287 911.309.312 1995 292.692 1.884 134.629.960 497.068 84.887.574 90.666 8.950 18.190 783 2.140.692 36.052 126.487 1.588 1.958 94.099 471.906 701.908 6.575 3.789 10.776 3.754.968 108 1.487 570.168 69.409 495.104 10.777.206.563.442 4.235 1.468 1.996 723.445 3.480 4.696 614.034 7.203 934 1.402 618.999 3.497.423 476.564 630.924 80.479 16.065.199 1.294.493 338.768 1.199 152.1.153 1.135 709.435.465 6.448 1.659.623.020 9.312 37.509 2.329 797 989 62.972 897.199.613.402.927 27.551 725.640.605 1.000 24.498 16.681 1.781 TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1988 424.858 367.581.974 15.735.828 776.822 3.962 1982 432.367 10.043.290 8.168 47.857 3.798.848 599.523.066 1.809 4.187.997.610.090 3.597 628.655 343 476 138.102 2000 328.629 33.122 1.560 1.000 1.252.591 134.293 396.T.151 161.226.979 84.417 66.296 9.703 7.288 1981 441.166.750 5.635.500 468.420 1.511 8.686.764 5.435 1.356 3.856 4.389 607.719 1.881.359 164.122 498.977.020 12.675 2.791 85.716 1.485.860 8.147.440 1.009 732.622 684 195.680 2.217.512 218.335 60.903 899.776 82.868 17.411 8.183 1994 239.446 1.401 14.173 9.275 535.187 688.111 594.011 425.325 990.712 423.272.269 625.

zamanla toksik hale gelerek.1. 5.C. sınıf araziler ise tarımsal üretim yönünden kullanıma elverişli değildir. sınıf araziler ise diğer amaçlar için kullanılabilir. sınıf araziler işlemeli tarıma uygun.ve 4. Çünkü. sınıf nitelikteki değerli toprakların şehirleşme turizm yatırımları endüstrileşme amaçlı kullanım sonucu işgal edilerek ortadan kaldırılması. Şehir ve endüstri atıkları. toprakta birikip. bu ürünlerin dış satımını olumsuz yönde etkilemektedir. ve 3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Gübre fiyatlarının belirlenmesinde ve desteklenmesinde. özellikle 1.4. Türkiye’nin çeşitli yörelerinde bulunan farklı endüstriyel kuruluşlar tarafından atmosfere verilen SO2 ve F emisyonlarının gerek tarım arazilerinde ve gerekse orman alanlarında asit yağışları oluşturarak büyük çapta zararlara sebep olduğu yapılan araştırmalar sonucu belirlenmiştir. Ülkemizde son on yıl içerisinde gerek tarla tarımında. toprağın iyon dengesini bozmakta. 2. önem kazanan endüstriyel bir kirlenme örneğidir. VIII.2. standardizasyonu ve kontrol mekanizmaları geliştirilmelidir. kullanım kabiliyetlerine göre sekiz sınıfa ayrılmaktadırlar.2.4. özellikle nehir ve göl sularını kirletip daha sonra da. Kirli suların içinde bulunan ve derişimi artmış bulunan mikro elementler.3. 8. Endüstriyel Kirlilik ve Tarım Arazisi Bozulmalarının Etkileri Endüstri faaliyetlerinin sebep olduğu hava ve su kirliliğinin dolaylı olarak tarım arazilerinde meydana getirdiği kirlenme ve bozulmaların toprakların fiziko-kimyasal ve biyolojik niteliklerini etkilemesi sonucu.6. tarım topraklarında verim düşüklükleri veya bazı toksik maddelerin tarım ürünlerinde birikmesi ile gıda zincirindeki kirlenme ve sağlık üzerine etkileri önemli toprak sorunlarındandır. Ayrıca. kirlenen bu suların tarımsal amaçlı kullanım sırasında toprakları etkilemesi yoluyla olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. gerekse örtü altı yetiştiriciliğinde kullanımı hızlı artan hibrit çeşitlerin geleneksel çeşide oranla çok yüksek olan verim potansiyellerine ulaşmada yeterli gübre kullanımı zorunludur. Çünkü potasyum noksanlığının neden olduğu kalite bozuklukları. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımı Ülkemizde araziler. VIII.3. Özellikle Türkiye’nin bazı yörelerinde belirlenen bor kirliliği. atık suların sulamada yaygın şekilde kullanılması sonucu.T. Ayrıca gübre üretimi.1. desteklemelerde gübre cinsleri arasında belli bir ilişki bulunmamakta.7. yeterli potasyumlu gübre uygulamasının göz ardı edilmemesi gerekmektedir. bu durum çiftçiyi yanlış yönlendirmektedir. tarım arazilerinin. gübrede bulunan saf bitki besin maddesi miktarı da dikkate alınmalıdır. Sıvı gübre ve yaprak gübreleri kavramları açık olarak ortaya konulmalıdır. böylelikle yetiştirilen tarımsal ürünlerde kalite ve verim düşüklüğüne sebep olmaktadır. Azot ve fosforun yanında. 162 . Türkiye’de görülen en büyük çevre sorunlarından biri olarak önemini korumaktadır. 1.

enerji ve boru hatları. uygun biçimde kullanılmalarını sağlayıcı gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hızlı sanayileşme ve şehirleşme başta olmak üzere. Bu nedenle toprakların ayrıntılı kullanım yetenek haritaları çıkarılarak. Bu şekilde yapılan toprak etüt ve arazi sınıflamaları. şehirleşme ve turizm amaçlı olarak tarım dışı kullanılmasını kesinlikle engelleyici yasal ve ekonomik önlemler alınmalıdır. Organize Sanayi Bölgelerinin yer seçimine gereken özen gösterilmemekte ve bu bölgeler için tahsis edilen 17990 ha arazinin % 62’si tarıma elverişli topraklar üzerinde bulunmaktadır. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde açılmış büyük çukurlar şeklinde rastlanmaktadır. b. çeşitli atıklarıyla çevredeki tarım alanlarını kirleterek de zararlı olmaktadırlar. Tekirdağ ve Çorum illerimizde. toprak ve arazi kaynaklarının nitelik ve nicelikleri hakkında yaklaşık bilgi edinmek için yapılan etüt ve sınıflandırmalar olduğundan plan ve projeler için kaynak olarak değerlendirilebilecek eterlilikte değildir.4. Sanayi tesisleri. Tuğla ve kiremit hammaddesi olarak kullanılan verimli toprakların yitirilmesine Antalya’nın Aksu ve Düden Ovalarında. demiryolları.1. Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde hazırlanan Toprak Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’nde konuyla ilgili yasaklamalar yer almaktadır. sınıf arazilerin sanayi. hava alanları ve barajlar gibi yatırımlar.C. Sakarya Ovası. özellikle verimli tarım arazilerinin olduğu bölgelerde yoğunlaşması.T. bu amaçla “Ulusal Toprak Enstitüsü” yeterli yetkilerle donatılarak kurulmalıdır. Küçük Menderes Ovası’nda. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının.2. karayolları. Temel Toprak Kanunu çıkarılmalıdır. turizm. ulaşım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle düz ve verimli tarım arazileri üzerinde kurulmakta. a. Mersin ve Tarsus yöresi. kapladığı alan itibariyle verdikleri zararın yanında. altyapı kolaylıkları.ve 3. 163 . Trakya ve Kemalpaşa gibi bölgelerimiz en çarpıcı örneklerdir. Bornova. tuğla ve kiremit ocakları tarım alanlarının amaç dışı kullanımında önemli rol oynamaktadırlar. Porsuk. durumun ciddiyetini ortaya koymaktadır. Bursa Ovası. en önemli sorun arazilerin yeteneklerine uygun Ülkemizde toprak kaynaklarımıza ilişkin bilgiler 1966-1971 yılları arasında gerçekleştirilen yoklama düzeyindeki temel toprak etütlerine dayanmaktadır. Her türlü tarıma elverişli olan 1. VIII. Yurdumuzda kentleşme ve sanayileşme nedeniyle tarım dışı kalmış arazilere Çukurova. Meriç ve Konya Ovalarında. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanımına Dair Yönetmelik ile amaç dışı kullanım önlenmeye çalışılmaktadır. Toprak etütlerine bağlı olarak kullanım ve yanlış planlamadan kaynaklanan toprak sorunlarının sürekli izlenmesini sağlamak. Çözüm Önerileri Arazi kullanmada kullanılmamasıdır.

Erozyona karşı topraklarımızın kontrol altına alınmasında ilk önlem. Çayır ve meralarımız belirtilen bu fonksiyonlarını tam olarak yerine getirebilecek durumda olmayıp. Bu yüzden milli ekonomiye katkılarının gittikçe azalması yanında. VIII. sınıf alanlardan toprak sanayine hammadde temini kesinlikle önlenmeli ve uygun hammadde içeren alternatif alanların kullanımının özendirilmesi sağlanmalıdır.5. Çayır ve meraların. Tarım alanlarının korunmasının önemi ve kamuoyuna duyurularak. Çevre ve Orman Bakanlığı ve Üniversitelerin eş güdümlü çalışmalarıyla.111.C. ileriki nesillere çok daha büyük çayır ve mera ıslahı sorunları devretme durumu ortaya çıkmaktadır. d. tabii fauna ve av hayvanlarına barınak olması. Ülkemizde birim alanda oluşan toprak kaybı dünya ortalamasından çok fazladır. Çayır ve Meralar Tarım ve Orman alanları içinde ve bitişiğinde yer alan ve oldukça geniş bir alanı kaplayan çayır ve meralarımız. pınar ve memba sularına kaynak olması. Tarımsal ve endüstriyel yatırım projelerinin.176 ha arazide gerekli kullanım dönüşümleri hızla sağlanmalı ve bu şiddetli erozyon alanlarındaki kayıplar önlenmelidir. i. erozyonu oluşturan nedenlerin ortadan kaldırılmasıdır. h. Ülkemizde 1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Bunu sağlayacak etkin bir kuruluşa gereksinim vardır. f. Ülkemiz topraklarının en büyük sorunlarından biri erozyondur. Tarım topraklarının tarım dışı amaçla kullanımını sınırlayan yönetmelik güçlendirilmeli ve toprakların yetenek sınıflarına göre değerlendirilmesini sağlayıcı gerekli tüm önlemler alınmalıdır. ve 2. topraklarda üretimi düşürecek ve ürünler üzerindeki kimyasal kalıntılar nedeniyle halk sağlığına zarar verecek uygulamalar önlenmelidir. hayvanlara kaba yem sağlama yanında. g. Devamlı bitki örtüsü altında bulundurulması gerekli olan ve işlemeli tarıma kesinlikle müsaade edilmemesi gereken 6. bozulmakta ve kendilerinden beklenilen faydaları sağlayamaz bir duruma gelmektedir. büyük şehir ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havayı temizlemesi. su toplama havzası.1. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı. toplum bilinci oluşturulmalıdır. halkımıza önemli bir rekreasyon alanı sağlaması ve yeşil örtüsü ile çevreyi güzelleştirmesi gibi hayati derecede önemli başka fonksiyonları da vardır. gereği çeşitli yöntemlerle 164 . toprak ve su muhafazası. çeşitli sebeplerle yıldan yıla fakirleşmekte. sadece hayvanlarımıza yeşil ve kuru ot sağlayan yem alanları değildir. ekonomik analizleri yanında Çevre Etki Değerlendirilmeleri de mutlaka yapılmalıdır. e. Bu amaçla toprak ve su kaynaklarımızla ilgili konuların çözümü için ayrıntılı toprak etütlerinin ve haritalama çalışmalarının yapılması zorunludur. ı. Toprak muhafazalı tarımın tüm ülke düzeyinde uygulanabilirliği sağlanmalı ve ülke çapında ulusal planlamalara gidilmelidir.T.

Çayır ve meralar daha öncede belirtildiği gibi önemli bir su toplama havzası olarak görev yapar.1. Yağışların önemli bir kısmı da bitki örtüsü altındaki toprağa verilerek elverişli yerlerde su kaynaklarının ve pınarların oluşması sağlanır. İyi bir bitki örtüsüne sahip olan meralar. Söz konusu 4342 Sayılı Mera Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan Mera Yönetmeliği etkin bir şekilde uygulanmalıdır.1. çeşitli av hayvanlarının üreyip çoğalmasına teşvik eder. VIII. İşte bu amaçlarla.1998 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çayır ve meralar büyük şehirlerin ve endüstri merkezlerinin kirlettiği havanın temizlenmesinde önemli rol oynar. yerli floranın yanında yerli faunanın da iyi bir şekilde korunması ve geliştirilmesi mümkün olur. kaynak ve pınarlar yılın her mevsiminde akar. fotosentez sonucu bol miktarda oksijen üretir ve atmosfere verir. 4342 Sayılı Mera Kanunu 25. Daha da önemli olarak çayır ve meralardaki bitkiler. belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullanılmasını. mera. Zira 1986 yılında pestisidler de dahil olmak üzere bilinen kimyasal maddelerin sayısı 2 milyonu aşmıştır. Genel Etkiler Toksikologlara göre bugün insanlar “kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak"”zorunda kalmışlardır. yaylak ve kışlak olanlar ile umuma ait çayır ve otlak alanların tespiti. Böylece. Çayır ve meralar av hayvanlarının da barındığı beslendiği yerlerdir.C. derelerin kuruduğu görülmez. İyi bir bitki örtüsü ile kaplı çayır ve meraların bulunduğu bölgelerde tehlikeli seller pek ender olduğu gibi.6. çayır ve meralar da kirli havayı filtre gibi süzer ve onun taşıdığı zehirli madde ve partikülleri tutarak temizlenmesini sağlar. yağışlarla gelen suyun bir kısmını yavaş yavaş ve temiz bir şekilde havzadaki dere ve ırmaklara vererek onları besler.1. sık sık yerleşim yerlerindeki insanların can ve mallarını tehdit eden bir afet haline gelebilir. Düzenli bir şekilde otlatılan ve üzerinde yeterli miktarda bitki örtüsü bulunan meraları. canlıların çeşitli hayat formlarına karşı farklı toksik etkiler göstermektedir. tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını. Her mevsim bulanık akan sular. kullanımının sürekli olarak denetlenmesini. korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamak için. Zira bu ekosistem içindeki bütün canlı 165 . Pestisidlerin İnsan ve Çevreye Olumsuz Etkileri Pestisidler doğrudan veya dolaylı yollarla insan ve çevresine olumsuz etkiler göstermektedir. barajların bile ömrünü kısaltır. bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini. Orman kadar olmamakla beraber. Pestisidler. Bitki örtüsünün tahrip edildiği yerlerde ise kontrol edilmeyen seller ve su baskınları ekili arazi ve yerleşim yerlerinde her yıl bir çok can ve milyonlarca liralık mal kaybına sebep olur.02. bitki örtüsü yok edilmiş veya seyrekleştirilmiş meralardan gelen seller.02.T.6.1998 tarihinde kabul edilerek 28. Düzensiz otlatılarak. Bunlar ana hatlarıyla aşağıdaki şekilde tasnif edilebilir. Buna rağmen genel bir kural olarak bitki koruma ilaçlarının insanlar ve hayvanlar için zehirli olduğu kabul edilmelidir. VIII.

ekosisteme sokulan pestisidlerin bazı gruplara direkt olarak zehir etkileri olmasa bile sonradan bunlara indirekt şekilde toksik olması mümkündür. bunların % 50’sini öldüren dozdur. ile ifade edilir. VIII. deri veya ağız yoluyla doğrudan girmesi sonunda olmaktadır. Bitkiler üzerindeki kalan pestisid bakiyeleri ise bazen besin yoluyla insan ve hayvanlara geçmekte ve ani zehirlenmeler. alınan pestisidin toksisite derecesi ve dozuna bağlı olarak zehirlenme belirtileri kısa bir süre sonra başlamaktadır. Hiç pestisid uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde.1. LD50 ağız veya deri yoluyla deneme hayvanlarına uygulandığı zaman. Bitki koruma ilaçlarının çevredeki sirkülasyonu.’de verilmiştir. Beher kg. ayı balığı ve eskimolarda DDT’nin varlığının saptanması. Akut zehirlenmeler. pestisidin bir defada alınan tek bir dozunun. ilacın tarım dışı yanlış kullanılması ile de meydana gelmektedir. çok yönlü karmaşık bir yapıya sahiptir. bahçe veya orman ağaçlarının hastalık veya zararlılara karşı ilaçlanması sırasında ilaç zerreleri havaya. Ancak intiharlar hariç bu safhada ölüm genellikle az olmakta. Teneffüs edilen havanın her m3 ‘de mg. ağırlık için mg.1. Pestisidlerin bir insanı etkileme yolları değişik şekillerde meydana gelmektedir. LC50 ise genellikle 4 saatlik süre içinde teneffüs sonrası deneme hayvanlarının % 50’sini öldüren konsantrasyondur.6. absorbe edilmesinden sonra ilacın ani zehirlenme yapma potansiyelidir.T.C. Bursa’da 1963 yılında parathionla ilaçlanmış şeftali yiyen 32 kişiden 7’si aynı gün ölmüştür. insan vücuduna ilacın solunum. Örneğin tarla. Direkt Toksik Etkiler Pestisidin direkt etkisi. Akut zehirlenme. bazı tarım ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.1. laboratuarda değişik test hayvanları üzerinde belirlenen LD50 ve LC50 değerleriyle kıyaslanır. toprağa topraktan yağmurlarla yer altı sularına ve dolayısıyla su ekosistemine karışabilmektedir. Bazı pestisidlerin zehirlilik yönünden birbiriyle karşılaştırılması Tablo:VIII. hatta genetik yapıyı etkileyecek ve kansere sebep olabilecek düzeyde tehlikeler yaratabilmektedir. 166 . Pestisid ile bulaşmış besinin yenilmesi veya içilmesi ile toksik etki meydana gelmektedir.2.1. olarak ifade edilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI organizmalar dikkate alınırsa. Bu etkiler kısaca şu şekilde olmaktadır. İnsanlara öldürücü etkisi olan ilaçların zehirlilik dereceleri. Bu gruptaki zehirlenmelere “akut zehirlenme” adı verilmektedir. dikkatsiz kullanmalar sonucunda olduğu gibi.

C.300 75 455 4./kg. 15 98 780 900 2510 359 220 1.545 1000 10000 5200 7900 3200 Tavşanlarda Deri Yoluyla LD50 mg.1. Toleransın üzerinde ilaç kalıntısı bulunan tarım ürünlerinin tüketilmesi insan sağlığı açısından son derece sakıncalıdır. Tüketilen besin maddeleri içerisinde bulunmasına izin verilen en fazla rezidü (kalıntı) miktarı "tolerans" olarak ifade edilmekte ve milyonda kısım (ppm) ile gösterilmektedir. merkezi sinir sisteminde hassasiyet meydana getirmektedir. Ankara.500 3. Klorlanmış hidrokarbonlu insektisidler vucudun yağ dokusunda depo edildiğinden.500 3. Sekonder .D Atrazine Chlorsulfuron Fungisitler Dodine Benomyl Zineb Maneb Thiabendazole Farelerde Ağız Yoluyla LD50 mg.500 2.400 1500 10000 5000 10000 - Kaynak: Çevre Sorunları Vakfı.6. Bazı Pestisidlerin Ağız ve Deri Yoluyla Belirlenen Akut Toksiteleri Pestisid Grubu Klorlanmış Hidrokarbonlu İnsektisidler Endrin Aldrin Toxaphane Lindane DDT Endosulfan Organik Fosforlu İnsektisidler Azinphos-methyl Fenitrothion DDVP Diazinon Malathion Herbisitler Benthiocarb 2. Bunlara genelde "kronik zehirlenme" adı verilmektedir.300 375 1780 5.900 1.2.1.4. dünya çapında ilgi uyandıran bir zehirlenme olayıdır.000 kişide porfiria hastalığı görülmesi ve % 3-11 oranında ölüm meydana gelmesi. 7. giderek bünyede konsantre olurlar. VIII. Pestisidle kontamine olmuş veya bekleme süresi bitmeden pestisid kalıntısı içeren besinlerin yenilmesi ile de kronik zehirlenmeler görülmektedir.5 39 80 88 113 30-110 5-20 800 56 76 1000 1.Toksik Etkiler Pestisid kalıntılarını ihtiva eden bitkisel ve hayvansal besin maddelerini yemek suretiyle meydana gelen zehirlenmelerdir. 167 .1.T.2. Lindane ve BHC karaciğer ve böbrekte akümüle olmakta. 1995./kg. Türkiye'nin Çevre Sorunları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: VIII. Örneğin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hekzaklorobenzenli (HCB) pestisidle ilaçlanmış tohumluk buğdayı yiyen 3.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII.T. Ayrıca havadaki ilaç zerrelerinin rüzgarla sulara taşınması veya pestisid üretimi yapan fabrika artıklarının durgun veya akarsulara boşaltılması sonunda. pestisidler ile insanların teması. sudaki pestisid seviyesine. Bazı balık türlerinde yavruların tarım ilaçlarına karşı çok hassas oldukları belirlenmiştir. depolama. yağmur suları ile toprak alt sularını veya ırmaklara karışması yoluyla da çeşitli pestisidler akuatik bitki ve böceklere ulaşmaktadır. Pestisidlerin Sulara Etkileri Pestisidlerin su ekosistemine ulaşmaları değişik yollarla olmaktadır. Sudaki organizmaların ilacı absorbe veya metabolize etmesi. Pestisidlerin İnsanlara Etkileri Pestisidlerin üretimi veya kullanılışı sırasında meydana gelen iş kazaları. Pestisid bakiyelerinin suda eser miktarda bulunması halinde bile.1. Aradan 4 yıl geçmiş olmasına rağmen. Durgun sularda minimal düzeydeki bir pestisid kalıntısı bile. akuatik canlıların besin zincirinde çok önemli yeri olan zoo ve phyto planktonun gelişmeleri önlenebilir. sulama suyu olarak kullanıldığı tarlalardaki bazı bitkilere fitotoksik olduğu. Herbisit kalıntıları ile kirlenen suların.1. organizmanın fizyolojisine.C. Pestisitlerin etkisi ile ölen organizmalar dibe çökerek birikirler. ilaç üretimi. acrolein (herbisit). kullanma ve ilaç kalıntısı içeren ürünlerin tüketimi sonunda olmaktadır.2. Örneğin drenaj ve sulama kanalları içindeki ve çevresindeki yabancı otlara veya sivrisinek gibi vektör böceklerin mücadelesi sırasında. fabrika çevresindeki köylülerden her yıl ortalama 500 kişinin ölmesi tehlikenin boyutlarını göstermesi açısından önemlidir. deri veya solunum yoluyla girmektedir.6. denizler pestisidlerle kirlenmektedir. sıcaklığa ve daha önceden bünyede mevcut ilaç kalıntısına bağlıdır.6. VIII. Çürüme esnasında açığa çıkan CO2 veya zehirli gazlar diğer akuatik organizmaların bu bölgelere yaklaşmasına engel olurlar. taşıma. rotenon (bitkisel insektisid) ve endosulfan (klorlu hidrokarbon)'ın balıklara çok toksik etki yaptığı bilinmektedir. Bu etkileşim sonunda pestisid insan vücuduna ağız. civardaki 2500 kişiyi uykularında öldürmüş ve fabrika çevresindeki çok geniş bir alanı yaşanmaz hale getirmiştir. 168 .3. Pestisid kullanılmış alanlardaki ilaçların. bataklıklara doğrudan yapılan pestisid uygulamaları ile sulara çeşitli ilaçlar karışmaktadır. sudaki oksijeni hızla azalttığı ve balıkların beslenme ortamını bozduğu saptanmıştır. Kazalar ve yanlış ilaç kullanımı hariç tutulursa. Örneğin Hindistan'ın Bhopal kentinde 3 Aralık 1984 tarihinde ABD'ne ait Union Carbide Şirketinin bir böcek ilacı fabrikasından çevreye yayılan yaklaşık 45 ton metil izosiyanit gazı. Uygulama aletlerinin ve boş ambalaj kaplarının yıkanıp temizlenmesi sırasında ilaç artıkları sulara karışmaktadır. Sulara çeşitli yollarla karışan düşük yoğunluktaki birçok pestisid kalıntısından balıkların olumsuz şekilde etkilendikleri ve davranışlarında farklılık meydana geldiği anlaşılmıştır. ilaçların insan sağlığına karşı olumsuz etkilerini derhal göstermektedir.

109.730 6.242. sulama veya drenaj suları ile yıkanma özelliğine göre değişmektedir.458.877 26.380 50.734.000.1.088 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.311 303.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.782 341.660 24.925. Tablo: VIII. tüketilen ürünler aracılığı ile insan.917 497.360 24.230. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Topraktaki zararlı böceklere. yarılanma ömrü uzun olan bazı pestisidlerin toprakta hareketsiz ve depolanmış halde kaldığını göstermektedir.942 55.994 3.1.088. yoğun aldicarbe uygulanmış topraklarda yetiştirilen karpuzlarda ise aldicarbe kalıntısı görülmüştür.797. Akarisitler III. yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen DDT'nin bazı topraklardaki miktarında henüz bariz bir azalmanın olmadığını ortaya koymaktadır.754.101 453.012 5. Tablo:VIII. toprak nemi ve sıcaklığına. ilacın yağmur. nematodlara ve tohum ilaçlamaları sırasında tohuma uygulanan pestisidler ise direkt olarak toprağa karışmaktadır.725 80.5.047 6. kullanılan ilacın grubuna.595 6.157.Zirai Mücadelede Kul.264 7. Pestisidlerin Toprağa Etkileri Bitki hastalık ve zararlılarına karşı kullanılan pestisidler yağmur.268 2.C.T.515. ilaçları topraktan bünyelerine aldıkları belirlenmiştir. Bu şekilde toprakta devamlı birikim halinde olan pestisidler. Bazı granül ilaçların da emülsiyon formülasyonlarına oranla daha kalıcı oldukları anlaşılmıştır.6. Türkiye'de Zirai Mücadele İlaçlarının İmalat Miktarları (Kg/Lt) Yıllar Gruplar I.505 158.505. Pestisit kalıntıları ile bulaşmış topraklarda yetiştirilen ürünlerin.Fungusitler VII.517 174.'de verilmiştir.646 1997 9.222.969 2.4. Diğer Maddeler Genel Toplam 1996 14.552 4.749 1999 9.Rodentisit ve Mollusitler VI.107.993 1998 11. zirai mücadele ilaçlarının imalat. evcil hayvanlar ve yaban hayatına ulaşarak çevre sağlığına olumsuz yönde etkileyebilmektedir.1.953.300 33.182. 2001.379 5.782 254. Örneğin dekara 1.4. 169 . Yapılan çeşitli araştırmalar.694 8.991 32.537 28. rüzgar gibi çeşitli abiyotik etkenlerle toprağa dolaylı yolla ulaşabilmektedir.785 5. Bu kalıntılar.Herbisitler VIII. Tablo:VIII.307 1.649. İnsektisitler II.291 59.204 51.021 10.221 427. Türkiye'de 1996 yılından itibaren.343.849 512.933 557.663.601.. ithalat ve tüketim miktarları.664 178.12 kg lindane uygulanmış gübreli humuslu topraklardaki kalıcılık.927. Örneğin aldrin ile ilaçlanmış tarlalarda yetiştirilen patates ve havuçta aldrin kalıntısı.1.3.465 2000 10. Tablo: VIII.030 5. Pestisidlerin toprakta kalıcı yani persistent olması. ilacın absorbe edilme durumuna..ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI VIII. kumlu topraklardan çok daha fazla olmaktadır.273 2. formülasyon şekline. toprak tekstürüne.349.764.1.722.416 106.096 19.3. Yağlar VI.

400 30. 2001.360 1. Bitki Koruma Bölümü mezunlarına verilmelidir.070 856.259.793. Tablo:VIII.098 VIII.Rodentisit ve Mollusitler 88.052 1.389 Yıllar 1998 11.200 1. a.487 Fumigantları V.987 49.504.321 VII.000 14. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının Tüketim Miktarları (kg/lt) Gruplar 1996 8.Nemotisitler-Toprak Fumigantları V.632 33.1.679 6.463 19.7.460 VIII.852.631 1997 12.829 2000 1.797 7.563.159.372 2.C.443 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.020 762.290 1.999.634 1.693 III.619 Maddeler Genel Toplam 5.747 55. Akarisitler 309.210.124.864 1.055 884.T.802 1998 1.Herbisitler 1.551 14.709.185 645.058.905. Diğer 194.923 392. İlaç Kullanımı Sorunlarına Çözüm Önerileri İlaç kullanımı sorunlarına çözüm önerilerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz.177 1.688 1.Zirai Mücadelede Kul. Akarisitler III.300 1.300 7.780 811.534 871.361 5. c.Fungusitler 5.886. Zirai mücadele ile ilgili yayım teşkilatı yeniden düzenlenerek. Mevcut bayilerde belirli periyotlarda kısa süreli eğitim kurslarına tabi tutulmalıdır.933 1.872 1. Türkiye'de zirai mücadele ilaçları üzerinde düzenli çalışmalar ve kontrol görevi yürütmüş olan fakat 1984 yılında kapatılan "Zirai Mücadele İlaç ve Aletleri Enstitüsü" yeniden açılmalı ve çalışmalarını devam ettirmelidir.642.064.000 1. kendilerini ilaç bayilerinin yönlendirmesinden kurtarılmalıdır.5568. en yeni bilgileri üreticiye hızlı bir şekilde iletebilecek yeterli donanımlara sahip dinamik bir örgüt oluşturulmalıdır.810.878. 170 .760 83.318. İnsektisitler 11.1.017 746.056.163 3.172.917 1.025 702.143 8. 2000 11.550 1.261 6.376 953.Herbisitler 7.390 297.334 6.453 145.913 7.778.108.426.798.174.657 89.289. 2001.4.874 29.630 VI.905. Diğer 607.260 1.076.630. Türkiye'de Zirai Mücadele ilaçlarının İthalat Miktarları (kg/lt) Yıllar Gruplar I.776.382.963 ve VII.Rodentisit ve Mollusitler VI.720 1999 1.745 3. b.242.730 7.285. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.021.880.962 Maddeler Genel Toplam 27.Kış Mücadele İlaçları ve Yazlık 2.368.617.1.Nemotisitler-Toprak 728.847.834 Yağlar VI.350 14.806 995.039 7.355.976 1997 2. Böylece üreticiler.927.213 132.688 2.035 Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı.101.921 50.874 33.174.548.Kış Mücadele İlaçları Yazlık Yağlar VI. İlaç bayilik sistemi yeniden gözden geçirilmeli.291 70. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü.220 5.810 1.173 233.342.489 31.Fungusitler 1996 2.313 VIII.432.5.637.373 1999 I.600 542.989 1.681 93.571.589.234 58.371.957.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:VIII.726 II.101 7. İnsektisitler II. bayilik ruhsatı.001.985.Zirai Mücadelede Kul.

Ankara. 171 . 2001. h. O. 3. Türkiye Odalar Borsalar Birliği. bu elemanlar yeni gelişmeler ve araştırma sonuçları ile ilgili olarak hizmet içi eğitime tabi tutulmalıdır. T. 1993. Milli Park Alanlarında. Ankara. ÇELİKKOL.. gölet ve baraj havzalarında. 5. Sorunlar ve Çözüm Önerileri. Orman Bakanlığı Dergisi. DOĞAN. N. olmadığı araştırılmalı ve sonuçlar periyodik bültenler halinde yayımlanmalıdır. 6. Türkiye'de Mera Arazilerinin Sorunları ve Çözümleri. i. Sayı:19. üreticilerin eğitimine ve ilaç kullanımı ile bunun sakıncalarına yönelik kurslar düzenlenmelidir... Sık ve yaygın piyasa kontrolleri yapılarak. ı. Tüketicilerinde tarım ilaçları konusunda bilinçlendirilmesi için.C. kritik akarsu.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. . satılan ilaçların fiziksel ve kimyasal özellikleri denetlenmelidir. Türkiye'nin Çevre Sorunları. göl. Orman Bakanlığı Dergisi. 1993. Özellikle yaş meyve ve sebzelerde kalıntı analizlerini çubukla yapabilecek. Ankara. Islah Çalışmaları. bir reçete sisteminin getirilmesi düşünülmelidir.. Orman Bakanlığı Dergisi. 1993. g. 7. 1995. seralarda. e. Türkiye'de Mera Islahı Çalışmaları. Meralarımızın Tahrip Olmasının Nedenleri. sebzelerde özellikle hasat dönemi yakınında kullanılacak ilaçlar için. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. özellikle uçakla yapılacak büyük alan ilaçlamaları izne tabi olmalıdır. Bölgesel Araştırma Enstitüleri ile yayımda çalışan teknik elemanlar arasında sıkı bir eşgüdüm sağlanmalı. f. Tarım Özel İhtisas Komisyonu Raporu. kitle iletişim araçlarından yararlanılmalıdır. O. 2. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. sağlığa zararlı olup. 4. YENİKÖY. Sayı:19. 1992.T. Ankara. Sayı:19. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. KÜÇÜKÇAKAR. Tarımsal faaliyetlerin az olduğu dönemlerde. Kaynaklar 1. kalıntıların ulusal tolerans listesine göre. modern bölge laboratuarları kurulmalı. Türkiye Çevre Sorunları Vakfı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Kullanımı tehlikeli bazı ilaçlarla.2001. Ankara.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX. kimyasal özellikler. mevcut toprak.1. toprak ve bitki örtüsünü önemli ölçüde bozarlar. Hafriyat yerlerini çoğu zaman su basar ve dışarıya yığılan topraklar çok geniş alanları kaplar. jeolojik yapı. Faaliyetlerin yapıldığı alanlarda ve özellikle açık işletme yöntemi ile çalışılan sahalarda. Doğrudan Bozulma: Maden ocakları çalışma sahalarındaki örtü ve atık yığınları ile madencilik binalarının inşa edildiği diğer alanlardaki toprak ve bitki örtüsünün yok edilmesi sonucu meydana gelir. Madencilikte İşletme Metotları Toprak ve çevre bozulmasının karakteri. röliyef.1. su ilişkileri.1. jeolojik yapıya. diğer taraftan ekolojik çevreye verilen büyük tahribat ve zararları çoğu zaman gözardı edilmektedir. çalışmalar bittikten sonra topografya. 2. Ancak kullanılmakta olan maden çıkarma metotlarına bakılmaksızın. bu metotlar genel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir. ocak alanı ve derinliğine. giderek artan talepleri karşılamak yüzünden de işletilmeleri kaçınılmazdır. insan ve hayvan sağlığının değişime uğraması gibi olaylar görülebilir.T. Bu tür işletmelerde çok miktarda toprak çıkarılarak dış kısma yığılır. yerel iklim. IX. Madencilik faaliyetleri sonucu iki tür çevre bozulması söz konusudur. Yığınlarda toplanan kayaçlar bozulmaya fazlasıyla direnç gösterirler ve bitki örtüsüne zehirli bileşikler verebilirler. Madencilik işletmeleriyle doğal kaynaklar olan madenler ve mineraller insan refahı için bir taraftan ekonomiye kazandırılırken. 1. ülkelerin doğal kaynaklarından biri olup. Maden işletmelerinde çok çeşitli metotlar kullanılmasına rağmen. MADENCİLİK IX. maden binaları ile mineral zenginleştirme tesislerinin bulunduğu yerlerde toprak yapısı. Açık işletmelerin zararlı etkilerinin boyutu. her türlü maden işletmeleri yoğun olarak arazi bozulmalarına ve doğal çevrenin tahribine sebep olmaktadır. su rejimi.1.C. IX.Dolaylı Bozulma: Eski maden hafriyat yerleri. Açık Maden İşletmeleri Jeolojik yapı. iklim ve peyzaj tamamen değişmekte ve bitki örtüsünün de tahrip olmasına neden olmaktadır.1. İşletme sonrası hafriyat yerleri.1. madencilik yapılan bölgenin tabiatına ve uygulanılan madencilik metotlarına bağlıdır. Madenler. ulusların sosyo ekonomik kalkınmaları için gerekli olan enerji ve sanayinin temel hammaddelerini sağlayan tüm faaliyetleri kapsamaktadır. MADENCİLİK VE ÇEVRE Ekonominin önemli sektörlerinden biri olan madencilik. 172 . örtü ve atık yığınları. toprak ve bitki örtüsü. hidrolojik özelliklere. röliyef ve su rejimindeki doğrudan değişiklikler açık maden işletmelerinde çok daha belirgindir. derinlikleri. bitki örtüsü ve iklim şartlarına bağlıdır. Aynı zamanda tarım ve orman alanları da engellenmiş olur. Dış kısımdaki yüksek yığınlar.

C. Örneğin. yer altı ve yerüstündeki tesislerin tamamı için tehlike kaynağı oluştururlar. Yeraltı (Kapalı) Maden İşletmeleri Açık işletmelere göre yeraltı maden işletmeciliği çok daha pahalı ve zor olmasına rağmen. Eleklerden geçirildikten sonra silolarda depolanır. Aşırı dolu sedimentasyon havuzları oldukça zararlı ve tehlikelidir. IX. sulu pasa çamurunun iyileştirilmesi işleri oldukça sorunlu bir durum meydana getirilebilir. Bu durum ise.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI eğimlerin dikliği ve kayalık olması. Sonuç olarak zenginleştirme. Cevherin yapısına göre önce sulu sistem zenginleştirme ile mineral atıkları temizlenir.T.1. çökmüş ocaklarda görülmektedir. 173 . bu alanların yeniden kullanılmaları çok güçtür. Cevher Hazırlama (Zenginleştirme) Yeraltından çeşitli metotlarla çıkarılan madenler. kimyasal ve minerolojik işlemlere tabi tutularak cevherin pasadan ayrılmasıdır.3. Toprak çöküntüleri ve kaymalar ayrıca hizmet binaları. Sulu sistem zenginleştirme sonucu ortaya çıkan sıvı atıklar ise sedimentasyon havuzlarına ihtiyaç gösterirler ve bu nedenle pasa barajlarında toplanırlar.2. Genellikle yüksek düzeyde tuzun ve bitki örtüsü için zararlı diğer metallerin bulunması. Bu tür maden işletmelerinde kayaçların birkaç metreye varan yatay veya dikey hareketleri meydana gelebilir. Bunların etkileri ile hidrostatik basınç artar ve atık baraj duvarlarının çökmesi veya sızıntı olması durumunda çevrede doğrudan büyük tehlike oluşturabilirler. Yeraltı madenciliğinin doğrudan değişiklikleri atık yığınları ve pasalarla olduğu gibi üretim ve işletme tesisleri tarafından da meydana gelmektedir.1. Her değişik tür cevheri zenginleştirmek için farklı metotlar uygulanır. Bundan sonra zenginleştirme işlemine geçilir. Buraya kadar tüm madenlerde aynı işlemler uygulanır. Madencilik Faaliyetleri Sonucu Bozulan Arazinin Sınıflandırılması Madencilikle ilgili arazi ve çevre bozulmalarını kapsayan sınıflandırmalar. yeraltından çıkarılan maden cevherinin fiziksel. uygulanan madencilik metotlarına bağlı olarak meydana gelen toprak ve çevre bozulması esas alınarak yapılmaktadır. su erozyonu ve su basması gibi sebeplerden dolayı. ekolojik ve ekonomik şartlardaki en büyük bozulmalar.2. öğütme ve eleme işlemine tabi tutulurlar. demir cevherinin zenginleştirilmesi yüksek ısıda olur. bu tür metotla yapılan maden işletmeciliği büyük miktarlarda arazi bozulmalarına sebep olabilmektedir. atık barajındaki drenajla ilgili güçlükler nedeniyle. Sıvı atıkların depolanması çoğu zaman su ilişkileri ve tuzlanmada etkili olurlar ve tarımsal zehirli metallerin veya maden cevherini işlemede kullanılan kimyasal atıkları bulundurabilirler. Etkilenen maden alanları tümüyle iyileştirilemez hale gelerek kullanım değeri düşer.1. mineral atıklarıyla beraber çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma. Röliyef su rejimi.1. IX. IX. madenin cinsine ve bulunduğu derinliğe bağlı olarak uygulanan bir metot olup. sel basması veya toprağın dağılmasına neden olur.

su tutma yerleri olarak kullanılacağı gibi eğlence. Yer altı (kapalı) maden işletmeciliğine bağlı olarak ocak çökmeleri ve ocak ağızlarında biriken atıkların sebep olduğu arazi ve çevre bozulması olarak sayılabilir. pasa barajları aynı zamanda kuru hafriyat yerleri ve çökmüş ocaklar. d. Arazi ve toprağın iyileştirilmesi ve eski haline getirilme yöntemleri. b. toprağın verimliliğinin eski haline getirilmesine eğimin azaltılmasına ve yol inşası gibi benzer faaliyetlere ihtiyaç gösterir. hafriyat yer ve atık yığınlarının şekilleri. Madencilik sonrası.C. Bir başka kritere göre. arazinin uygun biçimde düzenlenmesine. e. Su rejimi olarak sıralanmaktadır. Yeniden kazanma arazinin güzel bir peyzaj görünümüne sahip olması kadar.T. 174 . Sıyırma madenciliği sonucu oluşan arazi bozulması. Yüzey madenciliği sonucu meydana gelen arazi bozulmaları. madenciliğe bağlı olarak bozulan ve etkilenen alanlara ekolojik ve ekonomik değerlerini mümkün olduğu ölçüde geri kazandırmak olmalıdır. tarım ve ormancılık amaçları için iyileştirilebilir.gübreli toprak malzemenin örtülmesi ile ot ve tahıl ürünlerinin yetiştirilmesi sağlanabilir. Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Alanların İyileştirilmesinden Beklenen Yararlar İyileştirmedeki başlıca amaç. Açık maden işletmeciliği sonucu meydana gelen toprak ve arazi bozulmaları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.4. IX. Çok derin hafriyat yerleri dik eğimleri nedeni ile yalnızca su tutma yapıları olarak kullanılabilir. dinlenme yerleri olarak da düzenlenebilir. Uygun amaçlar için iyileştirilmiş arazide tarımsal gelişme. c. Taş yığınları. gerekli röliyef. Cevher hazırlama (zenginleştirme) sonucu. toprak ve çevrenin bozulup kirlenmesi. ıslahı gereken madencilik alanlarının sınıflandırılması şu şekilde yapılmaktadır: a. toprak ve su ilişkilerinin geliştirilmesi için.1. Çünkü bu tür topraklar üzerine 100-150 cm humuslu. e. Bu maksatla sığ hafriyat yerleri suyla doldurulup balık yetiştirmeye uygun hale getirilebilir. Ormancılık daha çok toprak besin maddesi zayıf ve fazla geçirgen topraklarda planlamalıdır. d. c. Zehirli ve termal yönden faal topraklarda iyileştirilmeden sonra tarım tercih edilmelidir. b. bu alanlardan ekonomik olarak yararlanmayı da hedefler. Derin ocak alanları ise. Madencilikle ilgili arazi bozulma biçimleri. Maden ocaklarının işletme süreleri.

1.Orman (ticari ve ticari olmayan) . toprak ve bitki örtüsünü yok etmesidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik yapılmış bazı alanlar konut yerleri. İyileştirme çalışmalarına başlamadan önce jeolojik. bitki örtüsü ve atık yığınları ile madencilik binaları ve tesislerinin bulunduğu arazilerde meydana gelir. hidrojeolojik. bahçe. spor alanları. Madencilik yapılan alanlarda çoğu zaman peyzajda önemli olumsuzluklar meydana geldiği görülür. toplumsal ihtiyaçlar için). Unutulmaması gereken gerçek şudur ki. Madenciliğin çevre üzerindeki doğrudan etkisi. endüstride kullanılan hammaddelerin büyük bir kısmı yer altı kaynaklarından sağlanmaktadır ve giderek artan talepler. meteorolojik.5. Madencilik faaliyetleri esnasında ve sonrasında sebep olunan çevresel olumsuzlukların giderilmesi veya yeniden kazanımına yönelik iyileştirme ve kullanım için planlar yapılmalı ve ocağın işletmeye açılmasıyla beraber bu plan programlı olarak uygulanmalıdır. konut ve hizmet binaları). çevreyi koruma.İnşaat (hafif endüstriyel binalar. mera v. parklar. arazi ve çevre bozulmalarını önlemeye erken başlamaktır. Bu şekilde geri kazanma çalışmaları daha ekonomik olabilmekte ve minimum zaman kaybı ile iyileştirme gerçekleştirilebilmektedir. çayır. . Bu durum ise arazi ve çevre bozulmalarını daha da yaygınlaşmaktadır.Yaban hayatı (doğal koruma alanları olarak ayrılabilir) gibi faaliyetler için sahalar yeniden kazanılabilir. arazi kullanım gibi ön araştırmalara gerek vardır. halka açık alanlar). klimatolojik. Geri kazanma çalışmalarıyla. .Rekreasyon (eğlence ve dinlenme yerleri.T. . İyileştirme ve yeniden kazanma çalışmaları üretim süreci çerçevesinde planlanmalıdır. madencilik teknolojisindeki ilerlemeler madencilik alanlarının genişlemesini ve düşük tenörlü maden yataklarının da işletilmesini zorunlu kılmaktadır. IX.s.C. Bozulan Araziyi Geri Kazanma Çalışmaları Madencilik faaliyetlerinin yol açtığı olumsuz sonuçları gidermek. Ayrıca teknolojik gelişmelerin arazi üzerindeki olumsuz etkileri çok daha belirgin olan açık maden işletmeciliğinde daha fazladır. Aynı zamanda madenciliğin bitişik alanlar üzerinde dolaylı etkileri de vardır.Su kullanımı (balıkçılık. Sonuç olarak. kentsel yeşil alanlar ve benzeri amaçlar için geri kazanılabilir.Ziraat (tarım. 175 . bozulan araziler ile ekolojik ve ekonomik iyileştirmeler için geri kazanma çalışmaları yapılır. kirliliği önleme ve ekolojik değerleri geri kazanmada en etkili ve maliyeti en ucuz olan yol.) . Bunlar cevher. .

Bu haritaların ana amacı planlamaya yardımcı 176 .C.2. planlama ve aynı zamanda envanter toplamada kullanılan bir yöntemdir.1. IX. Açık maden işletmeciliğinde. b. kontur aralıklarının kullanılması gerekli olabilir. b. değişik litolojiler için sondaj deliklerinden sağlanır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI IX.1.25 m. arasında olması düşünülmelidir.T. yer altı tabii ve suni özelliklerin tümünü kapsamalıdır. Jeolojik Araştırmalar a. Ayrıca. yerüstü. Jeodezik haritalama. d. Toprakla ilgili arazi ve laboratuvar deneyleri aşağıdaki özellikleri için yapılmalıdır. Haritalama Haritalama. bazı özel haritaların hazırlanması da gerekebilir. Haritanın ölçeği. Örnekler.6.1. formasyonların jeomekanik özellikleri de tespit edilmelidir. d.1. bu genel haritalardan başka. c. Arazinin iyileştirilmesi için kullanılabilir maddelerin araştırılması. söz konusu arazinin alanı ve madencilik faaliyetinin tipine bağlı olarak seçilmelidir. yüzeydeki tabakaların 1-15 m. Jeolojik araştırmalar içinde. Atık yatağı ile birlikte asıl maden yatağı. Maden Ocakları Ön Araştırma ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarında Aşağıdaki Bilgiler Yer Almalıdır IX. Genel prospeksiyon için 1: 5000’den 1:25000’e kadar ölçekli haritalar kullanılabilir. Bu araştırmalar sırasında. maddelerin Jeolojik araştırmalardan elde edilen bilgiler. Doğrudan bozulma zonunda örtü ve atık yığınları altında önceden bilinen yüzeyi ile toprak formasyonlar. Formasyonun muhtemel toksik etkisini belirlemek. jeolojik özelliklerin daha iyi belirlenebilmesi için çevresel jeoloji haritaları da yapılmalıdır. Bitkiler için gerekli besleyici maddelerin belirlenmesi. doğrudan ve dolaylı olarak çevre bozulmasına uğrayacak alanları belirlemek için kullanılır.6. yardımcı ölçümler ve profil çalışmaları için 0. aralıkta uzanımları incelenmelidir. iyileştirmeye uygun ve uygun olmayan fiziki yapı ve formasyonları belirleyebilmeli.5-0. Cevher yatağı içinde gang tabakaları ve mercekler. röliyef. c.6. aynı zamanda yığın ve pasalardaki havalandırmanın muhtemel sonuçlarının tahmini ile birlikte atık miktar ve kalitesinin tespiti için esas teşkil etmelidir. Genişletilmiş açık üretim alanı ile toprak dahil örtü tabakaları. a. e. Uzaktan Algılama çalışmaları. Toprağın tekrar tarıma açılabilmesi için kullanılabilecek araştırılması. aynı zamanda yığınların kararlılığının hesaplanmasında ve iyileştirilen arazinin bina yapımı için de kullanılması durumunda yararlanılmak üzere. Kontur aralıklarının topoğrafik röliyef göstermesi ve bunların da 1-5 m. Toprak çalışmalarının yapılması düşünülen yerlerde.

filtrasyon parametreleri. yer altı ve yerüstü sularının denge koşulları incelenmelidir. arazinin sismik kararlığı. Bunlar genel olarak şunlar olabilir.1. yer altı su düzeyi ile yağmur suyunun yeraltına sızma oranları ve kimyasal özelliklerini içermelidir. Akiferlerin drenajı sonucu kuyulardaki su seviyesinin düşmesi. mevcut yerel iklim üzerinde 177 . akarsular. bu araştırmaların önemli bir hedefidir. iklim verilerinin toplanması gereklidir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI olmasıdır. güneşlik. aynı zamanda diğer arazi kullanım biçimleri üzerine etkilerinin irdelenmesi. Isı. Böylece toprak malzeme hakkındaki jeolojik bilgiler daha kolay yorumlanabilecektir. a. bulutluluk. b.T. göller gibi su birikintilerinin toplam yüzey alanları. Sahadan sahaya değişmesine rağmen geri kazanılan arazinin değerlendirilmesinde bazı özel bilgiler de çevre jeolojisinden sağlanabilir. d. Böyle bir çevresel jeoloji haritası planlama için gerekli bilgileri kapsamalı ve gereksiz bilgiler haritadan çıkarılmalıdır.C.3.1. uzun zaman periyotları için toplanmalıdır. atık tanziminin yapılabilmesi için gerekli bilgiler. b. c. Doğrudan ve dolaylı bozulmalara maruz olanlar için. a. yer altı suyunun akış yönleri ve oranları. yapı malzemesi potansiyeli. rüzgar dağılımı ve şiddeti gibi standart verileri. c. Meteorolojik ve Klimatolojik Araştırmalar İyileştirmeyi planlamak için meteorolojik istasyon kayıtlarından. dünya meteorolojik teşkilatınca düzenlenen güvenilebilir standart verilere başvurulmalıdır.4. Hidrojeolojik araştırmalar aynı zamanda aşağıdaki konuları da kapsamalıdır. IX.6. havadaki nem. Yer altı ve yerüstü suların kirlenmesi. Eğer alan için gerekli veriler mevcut değilse. Aktif ve muhtemel aktif faylar ve kırık sistemleri. Taşkın durumunun incelenmesi.6. buharlaşma. Hidrojeolojik Araştırmalar Hidrojeolojik bilgiler. Su tablasının derinliği ve yer altı suyu özelikleri. d. Madencilik faaliyetlerinin. Eğim kararlılığı. Yığınlar ve pasaların sebep olduğu su birikmeleri. örtü ve atık yığınlarının belirlenen şartları için. e. yerüstü ve yer altı sularında meydana gelebilecek kantitatif ve kalitatif değişikliklerin tahmini yapılmalıdır. IX. İyi bir çevresel jeoloji haritasında bölgenin jeolojik ve hidrolojik bilgileri ile ayrıca mühendislik özellikleri de bulunur. İşletme ürünleri.Toprağın fiziksel ve kimyasal özellikleri. Hidrolojik değişikliklerin tarım ve ormancılık.

Toprak özellikleri (eğim.6. İyileştirme çalışmalarının planlanmasında arazi kullanım araştırması ve geri kazanılan alanın hangi amaçla kullanılacağı çok önemlidir. ormanlar. Doğrudan ve dolaylı bozulmadan etkilenen alanlar için özelliği olan toprakların değeri belirlenmelidir. Bu araştırmalar sırasında arazi sınıflama haritaları da yapılabilir. böylece madenciliğin sebep olabileceği muhtemel kayıpları tahmin edilmelidir. kıraç arazilerin belirlenmesi için gerçekleştirilmelidir. endüstriyel alanlar. IX. Dolaylı bozunma zonlarında toprak-su ve bütün fiziksel özelliklerinin belirlenmesi gereklidir. Araştırmanın sonuçları haritalarda gösterilmelidir.6. Bu haritalar arazi kullanım şeklinin uyumunu ve düzenini sağlar.T. yollar. göller. IX. Topluluklar meydana getiren bitkilerin yoğun olduğu yerlere özel dikkat gösterilmelidir. Topraklar arazi kullanım tipine göre sınıflandırılır (hafif endüstri. Toprakların kalite ve özelliklerin daha iyi görülebilmesi için toprak haritaları hazırlanabilir. Toprak kapasitesi verilerini. tarım ve ormancılık gibi). sürülüp ekilebilir topraklar. toprak profillerinin tanımlamalarını ve laboratuar analizlerinin detaylı açıklanmasını sağlar. örtü ve atığın taşınması için kullanılan makinaların ve aletlerin tipleri dikkate alınarak tanımlanmalıdır. yardımcı makinalar. Toprak Araştırması Toprak araştırması. meralar. çayırlar.6. cevher ürünü.1. Aynı zamanda açılacak ocak ve kuyular. 178 .5.6. Aynı zamanda zararlı faunanın veya zararlı maddeler içeren türlerin aşırı nüfus artışının sebep olabileceği dolaylı etkilerin de incelenmesi gerekir. zararlı atık alanları. üretim metotları. toprak üstü ve alt tabakaların iyileştirme için uygunluğunu belirler. erozyona yatkınlık.1.1.C. Biyolojik Veri Toplanması Bitki örtüsünün tanımlanmasında. Arazi kullanımının planlanması için bu haritalar çok yararlıdır. su içeriği. ana kayaç derinliği. taşıma kuvveti ve korozyon potansiyeli) arazi kullanım kabiliyetlerin belirlenmesinde yardımcı olurlar. konut yerleri. Arazi Kullanımı ve Altyapı Araştırması Arazi kullanım araştırması. işletilmesi. Madencilik Faaliyetlerinin Tanımlanması Madencilik faaliyetleri.1. planlanan türlerin nitelikleri. Yeni tesis edilen madenler ve zenginleştirme tesisleri. rekreasyon.8.7. Yerüstü ve yeraltına ait etkiler değerlendirilmeli. Böyle bir araştırma için uygun uzmanlığa sahip pek çok personele ihtiyaç vardır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI değişiklikler yaratıp yaratmayacağının. ekosistem ve arazi kullanımları gibi özellikler dikkate alınmalıdır. dağılacak parçaların etkileri ile gürültü ve titreşim etkileri hakkında tahminler yapılmalıdır. IX. IX. permeabilite.6. muhtemel faaliyet zaman tablosu verilmelidir. yığınlar ve pasaların konulacağı alanların detayları ile birlikte. ormanlar ve ekili alanlar gibi yerler üzerinde etkisinin belirlenmesi gerekir. şişme ve büzülme potansiyelleri. bölgedeki değişik tip ve karakterdeki toprağın detay özelliklerini. planlanan diğer alanlar için.

dini.1. madencilik yatırımına konu olan bölgede nüfus büyüklüğünü.C. Sosyolojik Çalışmalar Sosyolojik çalışmalar. politik ve ekonomik hususları. faaliyetin bitiminden sonra kullanılma durumları. bütün madencilik faaliyetleriyle aynı zamanda planlanmaktadır. nihai şev açısı ve bunun arazi rejimi. İyileştirme Faaliyetlerinin Planlanması IX.Detay Planlamada.T. probleme yaklaşım metodunun belirlenmesi ve iyileştirme faaliyetlerinin finansmanının düzenlenmesidir. Çalışmanın kapsamı. doğrudan ilgili kurum ve kuruluşlar ile özellikle söz konusu alanın kullanıcıları tarafından kabul edilmelidir.9. mahalli yetkilileri.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Madencilik projeleri için aşağıdaki hususlar incelenmelidir -Arazinin değerlendirilmesi. büyüklüğü ve şekilleri ile birlikte bunların. 179 . Başlıca amaç. seçilen alanda kullanılacak iyileştirme tekniklerinin tanımlanmasına. aynı zamanda detay planlama için ihtiyaç duyulan ilave araştırmaları da kapsamalıdır. Çalışmanın amacı. IX. Ön araştırma bölümüne göre belirlenen konular da detay bilgileri içerir.1. IX. ön planlamada tanımlanan hususlara işaret eder. -Çöküntü alanlarında yüzeyde ve binalarda meydana gelebilecek zararlar ile bunlar için alınacak önlemler hakkında veriler. yığılması ve işlenmesi için metotlar. Ön Planlama İyileştirme.10. örtü ve atıkların taşınması.6. mahalli nüfus ve yetkilileri çevrede meydana gelebilecek değişikliklere alıştırmaktır. -Yatağın işletilmesi. planlanan çevre değişikliğinin ölçeğine uygun olmalıdır. İyileştirme. -Drenaj metotları ve mevcut imkanlar hakkında veriler.6.1. a. Detay Planlama Detay planlama. mülkiyet konularını.1. eski alışkanlıkları ve gelenekleri getirilen yeni tedbirler ile değişikliğe uğrayacak alanlardaki planlamalarla gelişmiş ülkelerde olduğu gibi daha önceden gerçekleştirmektir.6. Ön iyileştirme planları tartışılmalı. aynı zamanda madencilikten etkilenecek değişiklikler ve sonucundaki iyileştirme ile ilgili tahmini de kapsamalıdır.2. madencilik ve endüstriyel amaçlar için kullanımın programlanması ile birlikte madencilik faaliyetine başlanılmadan önce arazi kullanım metodu. -Arazi değişikliklerinin çeşidi ve ölçeği. -Binaların ve diğer tesislerin çeşidi.10.6.10. su basması ve çöküntü üzerindeki etkileri. konsantrasyonu veya ayrılan yerlere yığılma metotları. sosyal. Bu faaliyetler. -Radyoaktif ve zararlı maddelerin nötrolizasyonu. Ön planlama. ön araştırmalar bölümünde bahsedilen araştırmalardan elde edilen sonuçlara dayandırılmalıdır. Alternatif iyileştirme tekniklerinin tanımı.1. IX.

İyileştirilen alanlarda toprağın eski haline getirilmesi yöntemleri. Yayın No:21. Yolların yapımı. f. Öncü bitkilerin tanımı ve türlerin seçimi metotları ve bunların etkilerinin incelenmesi. İşletme maliyetinin hesaplanması ve iyileştirmenin etkilerinin tahmini. pasa eğimlerinin aynı zamanda madencilik yapılmış alanların eğimlerinin biçimlendirilmesi ve kuvvetlendirilmesi metotları. Hafriyat yerinin suyla doldurulması için. İyileştirilmiş arazinin kullanıcıları için öneriler gibi konular bulunmalıdır.T. 3. İyileştirilmiş arazinin gelecekteki kullanımları için. g. Yığınların. malzemenin taşınması.C. ı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası. İyileştirme maliyetinin finansmanı. n. d. Kaynaklar 1. i. m. 2. suyun özelliklerinin belirlenmesi ve kirlenmesini önleme usulleri. Depolama alanlarında üst toprağın kullanılmasından sonra. l. hafriyat yerleri ve dolaylı bozunma zonları arasında su ilişkilerinin düzenlenmesi metotları. yenileştirilmesi veya yeniden inşasının belirlenmesi. 2001. Yığınlar. c. dağıtılması usullerinin araştırılması. Verimli toprağın iyileştirilmesi ve kaybının en aza indirilecek bir biçimde depolanması için gereken özelliklerin tespiti. Korunması gereken toprak hakkında kantitatif ve kalitatif çalışmalar ve tabakaların çıkarma tekniklerinin irdelenmesi. Örtü ve atık yığınlarını iyileştirme yöntemleri. Madencilik Faaliyetlerinden Sonra Çevrenin Düzenlenmesi. satışı. 180 . TMMOB. iyileştirme usulleri. k. e. nihai ve geçici yığınlara yerleştirilmesi. 2001. o. MTA Genel Müdürlüğü. Jeoloji Mühendisleri Odası Yayınları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. h. İyileştirilmiş arazinin kullanımının programlanması. j.

C. Her üç kaynağın tüketimi ile atmosferde ortaya çıkacak kirlilik etkileri ise şu şekilde olmaktadır. X. kömür en kirletici enerji kaynağı olmasına rağmen yine de en çok ve en uzun kullanılacak bir kaynak olduğu görülecektir. rüzgar. 181 .1. uluslararası işbirliğinin rolü önem kazanmaktadır. jeotermal enerji. petrol üretiminin 21. Dünyada büyük ölçüde yenilenemeyen enerji kaynaklarının kullanılıyor olması. X. doğalgaz ve nükleer enerji. gerekli tedbirlerin alınmasında. çevre sorunlarını önemli ölçüde artırmıştır.1.T.1. bitki artıkları. Yine bu nedenle çevre sorunlarını gidermek için. Bugünün Enerji Kaynakları Yenilenemeyen Enerji Kaynakları: Kömür. yüzyılın ilk çeyreğinden sonra azalan üretim ve artan fiyat nedeniyle düşüş göstereceği. Yenilenemeyen Enerji Kaynakları X. sanayinin gelişmesine paralel olarak kurulan büyük ölçekli enerji üretim ve çevrim sistemleri ekolojik dengeyi büyük ölçüde etkiledikleri gibi sınırlar ötesi etkileri de beraberinde oluşturmaktadır. konut ve ulaştırma gibi sektörlerde kullanılmaktadır. güneş. ENERJİ X.1. tezek. güneş ışınlarını yeryüzüne yakın bir yerde tutması ve bu suretle yerküreyi ısıtıp iklimi değiştirmekte olduğu artık kabul edilmektedir. taşınım ve tüketim esnasında büyük oranda çevre kirlenmesine de yol açmaktadır. çevrim.1.1.1. Ancak bazı teknik sorunların çözümlenebilmesi için zamana ihtiyaç vardır ve bu da söz konusu geçişin oldukça uzun bir süre olacağını göstermektedir.1.1.1. X.1. doğal gazın 200 yıl kadar.1. Yenilenebilen Enerji Kaynakları: Odun. Fosil Yakıtlar Bu yakıtlar içerisinde petrolün sınırlı rezerve sahip olması. kömürün ise 3000 yıl kadar yetebileceği dikkate alınırsa. İklim Değişikliği ve Global Isınma Fosil yakıtların yanması ve özellikle ormanların giderek azalmasıyla havadaki CO2’in diğer bazı gazlarla birlikte sera etkisi yaparak. Bu nedenle çevresel etkileri az olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yöneliş her bakımdan avantajlı olmaktadır. Bu nedenle çevre sorunları ulusal olduğu gibi uluslararası nitelikler de taşımaktadır. petrol.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.TÜRKİYE’DE ENERJİ VE ÇEVRE İnsanların ihtiyaçlarının karşılanmasında ve gelişmenin sağlıklı olarak sürdürülmesinde gerekli olan enerji özellikle sanayi.1. Nüfus artışına. yaşantımızdaki vazgeçilmez yararlarının yanı sıra üretim. Ancak enerji.1. hidrolik ve gel-git dalga enerji kaynaklarıdır.

trafik. Neticede oluşan kirleticiler sülfürik ve nitrik asitler. global elektriğin % 17’sini üretmektedir.4 Nükleer Santrallar ve Çevre) verilmiştir.2.1. ısınma.3. yenilenemeyen enerji kaynaklarına oranla çok azdır.1. Bölüm X. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise barışçı amaçlarla enerji üretiminde. Hava Kirliliğinin Sınırlar Ötesi Taşınımından Gelen Zararları ve Asit Yağmurları 1970’li yıllarda birçok sanayileşmiş ülkede kentsel sinai hava kirleticilerin kontrolüne ilişkin tedbirlerin alınmasıyla. Fosil yakıtları esas alan enerji kullanımı. yüzyılda en önemli enerji kaynagı olacağı kabul edilmektedir.1. kentleşme ve sanayileşme. yakıt konusunda dışa bağımlılık. 32 ülke nükleer jenaratörlerden. sınai faaliyetler ve buna bağlı elektrik üretimi için artan bir yakıt tüketimini de beraberinde getirmiştir.2.1. yüksek bacalar veya tedbir alınmamış kirleticilerin ayrıca sınır ötesinde etkiler yaratmasına sebep olmuştur. Fosil yakıt emisyonları arasında SOx. Diğer taraftan çevresel etkileri.1. X. yüksek ithalat giderleri ve çevre sorunları gibi önemli olumsuzlukların yanında. nükleer atık imhası gibi pek çok önemli sorunları da devam etmektedir. Bu maddeler ayrıca metalik yüzeyleri.1.C. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir enerji kaynakları bilindiği gibi. hava kirlenmesi azaltılmış olmakla birlikte. Nükleer Enerji Nükleer enerji. NOx. dünya fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmesi sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini arttırmaktadır. Topraktaki asitleşme ile birlikte havadan gelen asitleşme etkisi bitki örtüsünü olumsuz olarak etkilemekte ve bazı bitki türlerinin tamamen yok olmasına sebep olmaktadır. taşıt araçlarını da etkilemektedir. X. CO2 ve çeşitli organik bileşikler. 182 .1. sürekliliği itibariyle sürdürülebilir olduktan başka dünyanın her ülkesinde var olabilen bir özelliği ile büyük önem taşımaktadır. Nükleer uzmanlığa sahip ülkeler bu konuda bir anlaşma imzaladıktan sonraki kırk yıllık süre içinde. Bu kirlilikler çok uzun mesafelere atmosferik şartlara bağlı olarak taşınmakta göllere. Böylelikle kirlilik sınır ötesi bir hal almaktadır. nükleer enerji artık yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. X. binaları.1. topraklara.1. Bu konuda daha geniş bilgiler (Bkz.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. amonyum tuzlarıdır. kurum ve partikül maddeler sayılabilir. bitki ve hayvan topluluklarına zarar vermektedir.1. Bunların yanında 250’yi aşkın gemi ve denizaltı nükleer enerji ile hareket edebilmekte.2. önceleri atom bombası yapımında.1. mevcut teknik ve ekonomik sorunların çözümlenmesi halinde 21.1. dünya genelinde 1000’i aşkın ticari.T. Ancak bu gücün radyasyon riskleri. askeri ve araştırma amaçlı nükleer reaktör işletilmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı. tıpta ve endüstride de kullanılmaya başlanmıştır. Kentsel Hava Kirliliği 1960’lı yılların başından itibaren dünyanın her tarafında görülen hızlı nüfus artışı.1.

1999 yılında toplam 23.7 milyon kilowat-saat elektrik enerjisi üretimi gerçekleştirilmiştir.2.1. Yapılan uzay çalışmaları ile saptanan meteorolojik çalışmalar neticesinde ülkemizin rüzgar enerjisi bakımından zengin olduğu belirlenmiştir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Ülkemizde ağırlıklı olarak Ege ve Marmara olmak üzere çeşitli bölgelerde yer alan 7 ölçüm istasyonu tamamlanmış ve halen 14 ölçüm istasyonda ölçüm çalışmaları sürdürülmektedir. ancak özellikle büyük hidroelektrik santralların ekolojik ve sosyo ekonomik dengede oluşturduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED’i) yapılarak belirlenecek olumsuz etkilerini azaltacak tedbirler alınmalıdır. pek fazla zararlı olmayan etkileri de bulunmaktadır. kullanılamayan potansiyel yine de çok bulunmaktadır. Güneş enerjisinden elektrik üretimi doğrudan dönüşüm ve dolaylı dönüşüm olmak üzere iki ayrı yöntemle gerçekleştirilir. Ancak yeterli değildir.1. Güneş enerjisi teknolojisindeki ilerlemeler ümit vermektedir. 183 . Çevresel etkileri yok denecek kadar az olan ve ülkemizde 200 kWp civarında kurulu olduğu tahmin edilen güneş pili güç kapasitesinin artırılması azami yararlanma politikalarını geliştirmeli. Bu enerjinin de 21.1.T.2. Odun Yenilenebilir enerji kaynağı olarak.1. Hidrolik Güç Yenilenebilir enerji kaynakları arasında odundan sonra ikinci sırayı almaktadır ve dünyada her yıl üretimi % 4 artmaktadır.2 Barajlar-Hidroelektrik Santrallar ve Çevre) verilmiştir. Son yıllarda özellikle Kaliforniya ve İskandinavya’da yerel elektriğin rüzgar türbinleri ile üretilmesi uygulamaları yaygınlaşmıştır. tüketimi o derece hızlıdır ki yenilenebilme kapasitesi oldukça düşmüştür. X.3.1.2. en verimsiz şekilde yakıt olarak yaygın kullanılmaktadır X. ayrıca sanayi hammaddesi olarak kullanılması halindeki yararı çok yüksek olmasına rağmen. önemli potansiyele sahip olmakla birlikte. X.1.2. ancak geleceğin en fazla kullanılabilecek enerji kaynağı olmaktadır. Güneş Enerjisi Dünyanın global olarak halen pek fazla kullanmadığı. Bu enerji üretiminde en çok gürültüden şikayet edilmektedir.1. Ülkemizdeki hidrolik güç ile ilgili bazı bilgiler (Bkz. ekolojik yapıda bitki ve hayvan türlerini değiştirmede de dolaylı etkisi gibi. Hidrolik barajların ayrıca. Odun tüketimi. Rüzgar Gücü Çok eskiden beri bilinmesine rağmen halen çok az kullanılmaktadır.C. Bugün hidrolik güçten oldukça yararlanılmasına rağmen. Bazı ülkelerde kullanımı her geçen yıl artmaktadır. Bölüm: X.1. yüzyılda elektrik üretim sistemleri ile rekabet edebileceği öngörülmektedir. Ulusal kaynaklarımızdan ve işletme masrafları çok düşük olan ancak hala % 35’i kadarını değerlendirebildiğimiz hidroelektrik enerji santralları yatırımları desteklenmeli.4.2. bu konuda gerekli araştırma ve yatırımlar yapılmalıdır.1. büyük toprak alanlarını sular altında bırakması.

1. Bugün için dünyada toplam elektrik kurulu gücü 8274 MW’e. X. ülkemizde ise 20. MTA bu konuda desteklenmelidir. uzun bir kıyı şeridi olan Karadeniz’in tabanında kimyasal biçimde depolanmış hidrojen bulunmasıdır. sanayide. 2010 yılı hedefi 500 MW ve 2020 yılı hedefi 1000 MW olarak öngörülmektedir. Hidrojen Enerjisi Aslında tam olarak yenilenebilir bir enerji kaynağı olamayan hidrojen.2. 2005 yılı hedefi 185 MW. Türkiye’nin biyogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu belirtilmektedir. 1997 yılı verilerine göre yerli enerji üretiminin % 25.1. Jeotermal Enerji Doğal yer altı ısı kaynaklarından gelen enerjinin kullanımı hızla artmaktadır.2. Giderek ağırlaşan çevre sorunu ve küresel ısınma.2. konutlarda güvenle kullanılabilir durumdadır.5’i odun ve tezekten sağlanmış. yüzyılın enerjisi olarak varsayılmaktadır. kullanım teknolojileri geliştirilmiş.C. med-cezir ve deniz sıcaklık gradyenti gibi çeşitlidir. 1000 m derinlikte 8 184 . Bu kaynağın değerlendirilmesi için dalga rasatlarına başlanılarak. Ülkemizde biyogaz ile ilgili çalışmalar 1957 yılında başlanılmış ancak 1987 yılında kesilmiştir.1.5.1. Karadeniz’in suyunun % 90’ı anaerobiktir ve hidrojen sülfür (H2S) içermektedir.7. Biyokütle Enerjisi İlk çağlardan günümüze değin odun ve bitki artıkları enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır. tükenen hidrokarbon kaynakları hidrojen gibi sentetik yakıtları cazip duruma getirmektedir. elektrik üretiminde. X. teknik ve ekonomik incelemeler yapılmalıdır.T.4 MW’e’dir. boğaz akıntıları. taşıma.1. Çalışmalar günümüzde yeniden başlamış ve çöp termik santralların kurulması girişimleri hız kazanmıştır.2. bir başka enerji tüketilerek elde edilen sentetik yakıt durumundaki enerji taşıyıcısıdır. Türkiye’de bunlardan sadece deniz dalga ve boğaz akıntıları olanakları vardır.1.(DenizliKızıldere Jeotermal Elektrik Santrali) Ülkemizdeki jeotermal sahalardan 5 tanesi elektrik üretimine elverişlidir.1. Uygulamaya aktarılabilecek üretim.6. X. Mevcut şartlara göre ülkemizde.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.1. Rezervuar parametrelerinin korunması ve çevreye jeotermal akışkanın atılmaması için reenjeksiyon mutlaka yapılmalıdır. dağıtım.8’i odun ve tezek ile karşılanmıştır. uluslararası standartlar çıkarılmıştır. Sıcaklığın uygun olduğu şartlarda jeotermal enerjiden elektrik üretilmektedir. 21. Hidrojen çağına ekonomik koşullara göre 10-15 yılda girilmesi beklenmektedir Türkiye’nin hidrojen üretimi açısından bir şansı. toplam birincil enerji tüketiminin ise % 9. Hidrojen motor yakıtı olarak kullanılabildiği gibi. Ülkemizde uygun bir jeotermal kanunu çıkarılmalı jeotermal alanlar devlet tarafından araştırılmalı. Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’de deniz dalga konvektörleri ile bu enerjiden faydalanılması düşünülmelidir.7 Deniz Enerjisi Deniz enerjileri deniz dalga.

mala ve çevreye olan zararlarını da kapsayacak şekilde. Ülkemizin Temel Enerji Politikası.7 ortalama düzeyinde enerji tasarrufu sağlanabileceği görülmüştür. 3. Ankara. Enerji tasarrufu bilincinin yaygınlaştırılması. gerçek enerji maliyetini tüketiciye yansıtmalıdır. 1999 Enerji Raporu. a. Kaçak Kullanımın Engellenmesi vs Türkiye’de Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları Tablo:X. dağıtımı ve rasyonel kullanımı çevre değerleri korunarak yapılmalıdır. Enerji tasarrufu sağlamada bir diğer önemli araç. Binalar. Ekonomik gelişmeyi engellemeden. Ancak bu amacı gerçekleştirmek için ulusal enerji yönetimi açısından yurtiçi kaynaklarının düzenlenmesi. Enerji tasarruf tedbirlerinin uygulanabileceği bazı önemli sektör ve alanlar aşağıda verilmiştir. yine Birincil Enerji Tüketiminin Kaynaklar İtibariyle Sektörel Dağılımı ise Tablo:X. Ankara. d.5 ml/l düzeyine ulaşmaktadır. Ulaştırma Sektörü.2’de verilmiştir. enerjinin üretim veya ithal maliyeti ile birlikte sağlığa. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. tabanda 13. f.1. Sanayi Sektörü.Tarım Sektörü.1.T.1. bedava teknik bilgi ve denetim hizmetinin verilmesi. b. H2S’den hidrojen üretimi konusunda çalışmalar sürdürülmelidir.’de. 2000.1. 2001. araç-gereçlerin üzerinde enerji etiketleri vb.1. Kaynaklar 1. VIII. Elektrik Enerjisi. konutlar e. Enerji Tasarrufu Sürdürülebilir kalkınma açısından. Enerji fiyatının. Ayrıca Harita X. enerji fiyatlandırması olmalıdır. 1973-1983 yılları arasında yılda % 1. Ancak bu suretle hem çevre kirliliğini önlemede hem de tasarruf sağlamada doğru çözümler sağlanmış olacaktır. sosyal kalkınmayı destekleyecek ve yönlendirecek yeterli. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. Elektrik İletim hatları. teknikler konusunda eğitim verilmesi bu alandaki faaliyetler olmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ml/l olan H2S konsantrasyonu. 1999 Enerji İstatistikler Konseyi Türk Milli Komitesi. c. Elektroliz reaktörü ve oksidasyon reaktörü gibi iki reaktör kullanılarak.’de Türkiye’de Enerji Sektörü Haritası yer almaktadır. 185 . 2000. güvenilir enerji temini sağlamak olmalıdır. Beş Yıllık Kalkınma Planı. X. Özellikle 1970’lerdeki petrol krizi sonrası gelişmiş ülkelerde. enerji tasarrufunun ulusal politikalarda temel faktör olarak yer alması kaçınılmaz bir olgudur. 2.C. enerjinin üretimi.2.

1 0.00 6.68 0.64 12.04 10.46 18.40 0.58 .73 0.364 82.06 0.231 15.387 0.026 100.08 0.15 0.37 6.656 55.555 0.74 0.65 64.79 85.90 2.90 2000* Tahmini 13.48 0. Diğer 0. 2000. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.50 0.03 29.17 (mt) (mt) (mt) 53.37 10.2 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakları İtibariyle Sektörel Dağılımı 1997 Nihai Tük.560 46. Ulaş.10 0.837 160.51 2.11 17.28 1. Ulaş. (mtoe) Odun (mt) Hay.127 65.47 0. 10.11 89.53 0.09 44.159 97.01 5.1 64.58 42.64 6.11 0.15 0.819 5. 186 .312 11.50 Odun (mt) 18.02 44.01 3.1 0.542 0.01 13.11 Diğer 0. (TWh) Jeotermal El.C. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.03 6.37 6.78 2.984 0.37 6.09 0.98 2. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.58 0. GWh:109 KWh.08 Hay.82 0.(Net) San. 11.91 37.94 12.15 0.35 0.59 * Tahmini ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.382 2010 Tahmini 51.09 0. Ulaş.03 24.03 29.156 14.Art (mt) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş Elektrik (mtoe) (TWh) 79.16 18.06 0.37 6.66 1999 San.62 0.1 18.37 6.08 0. Mt: Milyon ton.696 Taşkömürü Linyit Asfaltit Petrol Doğalgaz (milyar m3) 8.981 48.6 0.15 0.88 17.00 2.463 2005 Tahmini 29.57 6.92 Nihai Tük.11 0. 9.01 6.18 0.40 0.60 1997 Gerçekleşme 15.1.89 Diğer 1.58 0.24 00.85 5.898 0. (mt) * Tahmini.35 33.18 10. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.09 0.53 30.03 26.91 0.938 5.159 16.ve Bit.64 6. TWh: 1012 KWh.02 41.Art.74 34.73 0.48 6.35 12.64 6.09 0.01 5.67 39.493 2020 Tahmini 147. Tablo: X.50 10. (TWh) Jeotermal Isı (mtoe) Güneş ve Diğ.02 10.1303 0.98 13.89 0.09 0.250 3.09 0.398 0. 12.37 6.T.03 31.275 4.06 59.456 0.1.63 4.08 40.02 44.1 Birincil Enerji Tüketimi ve Kaynakların Oranları 1996 Gerçekleşme (mt)* 13.035 184.691 0.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:X.44 64.06 Taşkömürü (mt) Linyit Asfaltit Petrol (mt) (mt) (mt) Doğalgaz (milyar m3) 5.1 44.11 Nükleer ** (GWh) Hidrolik En. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.06 Nihai Tük.37 6.23 17.07 1998 1999 Gerçekleşme Gerçekleşme 14.23 0. Kaynak: 1999 Türkiye Enerji İstatistikleri.01 5.756 10.05 0.24 5.62 2.70 6. çalışmalar tamamlandığında değerler revize edilecektir.11 0.62 0.02 0.ve Bit.49 0.035 40.01 10.22 0.08 18. ** Türkiye nükleer enerji proğraminda erteleme yapılmıştır.03 5.65 1998 San.66 18.18 0.266 64. Bu kapsamda elektrik enerjisi ve buna bağlı olarak genel enerji planlama çalışmaları sürdürülmekte olup.08 0.08 18.02 29. 2000. 10.94 5.758 13.02 24.79 0.1 38.52 0.749 63.

Bu yıllık ortalama 501 milyar m3 yağış miktarına tekabül eder ve yılda ülkemiz yüzeyine düşen bu miktar suyun takriben 186 milyar m3’lük kısmı akış haline geçer.2.T.’de Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. Tablo:X. adları.C.6 mm’dir. ayrıca sulama.3.2’de İnşaa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. 26 havzada bulunan akarsularımızda. sulama ve içme suyu temin etmek için planlanmıştır. toplam 34. kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 13 adedi hidroelektrik santralli barajlar olup.2. ortalama yağış (aritmetik) 642.2. sulama yararları sağlamak ve enerji elde etmek amacıyla bugüne kadar bir çok baraj ve hidroelektrik santralları yapılmıştır.728 MW kurulu gücündeki santrallarla yılda 123. Ülkemizde Cumhuriyet döneminde ilk baraj Ankara’nın içme suyu ihtiyacını sağlamak için 1936 yılında yapılmış olan “Çubuk I” barajıdır. inşası devam eden. yerleri ve diğer özellikleri. dolayısıyla taşkın zararlarını önlemek ve depolanan sulardan içme suyu. taşkın önleme ve içme suyu temin için projelendirilmiştir. kullanma ve sanayi suyu faydaları sağlanacaktır. projesi hazır olan ve projesi hazırlanmakta olan “Baraj ve Hidroelektrik Santralları”nın bölge yerleri ve isimleri verilmiştir Tablo: X. Akarsularımızın. rejimlerini kontrol altına almak.4. diğerleri taşkın zararlarını önleme. yerleri ve diğer teknik özellikleri. Baraj faaliyetlerine paralel olarak DSİ tarafından barajsız nehir ve kanal santralları da yapılmaktadır Tablo:X. 32 adet olup. 187 . su rejimini düzeltmek için 1999 yılı başı itibarıyla 730 baraj inşaası düşünülmektedir. diğer barajlar sulama. yeri ve diğer teknik özellikleri ile kuruluş amaçları belirtilen bu barajlardan 75 adedi hidroelektrik santralli barajlardır. BARAJLAR. İşletmede ve inşa halinde olanlar dahil takriben 730 baraj ve 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla akarsularımız düzenlenebilecek ve azami fayda sağlanacaktır.’de Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santralları. 14 adet olup adları. yeri ve diğer özellikleri ile kuruluş amaçları belirlenen bu barajlardan 16 adedi hidroelektrik santralli baraj olup. Bu baraj ve hidroelektrik santrallar bittiği takdirde. inşaatın başlama yılı. diğer barajlar taşkın önleme.2. kuruluş amaçları tespit edilen bu barajlardan 7 tanesi hidroelektrik santralli baraj olup. sulama ve içme suyu temin için projeleri hazırlanmaktadır. çevre koruma.2. Harita X. taşkın kontrolü. DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan etütlere göre. 20 adet olup adları.040 TWh elektrik enerjisinin üretilmesi imkan dahiline girecek. içme.1.’de “İşletmeye Açılan Baraj ve Hidroelektrik Santrallar” 193 adet olup.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Tablo:X.’de Barajlar ve HES Santları yer almaktada ve Türkiye’de işletmeye açılan. adları inşaatın başladığı ve bittiği yılları.2. HİDROELEKTRİK SANTRALLAR (HES) VE ÇEVRE Yurdumuzda yıllık yağışlar 200-2500 mm arasında değişmekte olup.

66 1073.575 S 23.00 Eskişehir Sakarya 1972 Gökçekaya 11. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.263 S+T+E 14.T.Çekmece 1800 E 298 9580 Diyarbakır Fırat 1987 Karakaya İ 6.66 1320 Manisa Gediz 1960 Demirköprü 24. S:Sulama.50 İstanbul Riva 1972 Ömerli 10.00 910.50 Samsun Abdal 1988 Çakmak .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 12345678910111213141516171819202122232425262728293031- Tablo: X.50 120.50 101. Uğurlu 7000 S 6 .00 161.83 1900 Ankara Sakarya 1956 Sarıyar 59 174 000 S+T+E 67.80 Aksaray Uluırmak 1962 Mamasın 97.840 S+T 15.25 195 K. T: Taşkın Kontrolü. .1.020 S+T+İ 23.40 431 Eskişehir Porsuk 1972 Porsuk İ 23.600 S 32. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Enerji Adı Bitiş Akarsuyu İli Göl Hacmi Göl Alanı Amacı Sulama Alanı Güç Yılı hm3 km2 ha MW 160 E 83.10 386.Çekmece 1987 B.70 300 Antalya Manavgat 1984 Oymapınar İ 32.00 Balıkesir Simav 1971 Çaygören 10.61 İstanbul B.C.89 Kırklareli Teke 1986 Kayalıköy İ 43.2.Maraş Aksu 1972 Kartalkaya 41.50 Ankara Kurtboğazı 1967 Kurtboğazı 17.75 Samsun Yeşilırmak 1981 H.420 S 41.28 106.70 182 Samsun Yeşilırmak 1981 Suatuğurlu 40.480 S+İ 11.220 S 8.32 1200 Adana Seyhan 1956 Seyhan 48 27.60 169 Konya Çarşamba 1962 Apa 27 21.25 130.40 200 Hatay Karasu 1975 Tahtaköprü 1330 E 675 31 000 Elazığ Fırat 1975 Keban 11.02 163 Adana Kilgen 1972 Kozan 31.20 165. 1999.312 S+E 9.716 S+T 10. 188 . Yıllık GWh 400 350 143 400 193 99 Yıllık İçme Suyu hm3 67 1 45 206 180 562 6000 12127 126 173 569 1620 150 102 7354 126 E: Enerji.32 Diyarbakır Furtakşa 1972 Devegeçidi 278 E 20.220 S+T+E 47.14 202.780 S+İ 5.20 149.208 S+T+İ 7.30 Tekirdağ Karaidemir 1980 Karaidemir 500 E 22.15 S 12.849 S+T+E 49 1150 Adana Ceyhan 1984 Aslantaş 540 E 4.859 S 16. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.30 950 Tokat Yeşilırmak 1966 Almus 3.75 544 Aydın Akçay 1958 Kemer 128 E+T 263 5980 Kırşehir Kızılırmak 1959 Hirfanlı 69 99.05 127 Manisa Yağcılı 1981 Sevişler İ 5.350 S+E+T 31.80 158 İzmir Güzehisar 1981 Güzelhisar 46 83.00 1226 Ankara Bayındır 1985 Çalıdere 14.80 525 Kars Arpaçay 1983 Arpaçay 138 149.

86 2126.Hancağız Van Hoşap 1988 34.00 49.00 Amacı S S S+E E İ S+E E+İ S+T+E E S+E S+E+T S+İ S S E S+ E İ S S+E S+T+İ İ S+T+E E+T S E S+E E S+T S+E 72 284 2400 23 11 169 725 8900 90 36 4 205 47 596 189 .00 595.85 178 20. T: Taşkın Kontrolü.25 14 164.100 37.474 22.25 112.00 24.700 19.T.90 1188 9.56 107 8.95 10.Bakacak BATMAN Batman 1998 60. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.30 240.Kuzgun Kırklareli Şeytantepe 1985 51.744 90 110 170 198 146 298 413 483 15 54 32 124 124 62 .00 57. Adı Göl Hacmi Göl Alanı hm3 km2 6.1.00 81.Dicle Bingöl Peri 1998 58.Zernek Samsun Kızılırmak 1988 35.959 94.42 1400. Sulama Alanı Güç ha MW 24000 10.(Devam) Yeri Akarsuyu Faydası Enerji .Adıgüzel Balıkesir Kocadere 1989 43.Batman E: Enerji.60 164.94 113 23.Gelingülü Erzurum Serçeme 1995 50.Altınkaya İstanbul Darlık 1988 36.00 25. İşletmeye Açılan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) .Gönen Adana Seyhan 1996 54.56 6.553 22.50 1919.300 700 29.20 270 11.385 20.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.736 4 11.33 14.Menzelet Denizli B.50 112.74 139. Yıllık GWh 13 1632 108 51 190 142 332 515 280 45 Yıllık İçme Suyu hm3 Bitiş İli Yılı Konya Gödet 1988 32.Yapraklı Van Karasu 1990 45. S:Sulama.50 100 5.Maraş Ceyhan 1991 46.31 5763 5.39 42 1950 25.Çat Batman Dicle 1997 56.00 6.00 47.Menderes 1989 42.Kılıçkaya K.080 9.091 126.75 158 7.Tercan Ankara Kızılırmak 1988 38.Maraş Ceyhan 1989 41.25 1175.30 23.Kırklareli İzmir Tahtalı 1996 52.70 282 45.216 9.52 306.Darlık Erzincan Tuzla 1988 37.825 1.30 34.80 1075.Sarımehmet K.Tahtalı Balıkesir Gönen 1996 53.Kapulukaya Burdur Aksu 1989 39.Çatalan Malatya Abdülharap 1997 55.50 1120 817 48700 3.50 1234 64.2.Eğrekkaya Yozgat Konak 1993 49.C.725 9.Kralkızı Diyarbakır Dicle 1997 57. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.Özlüce Çanakkale Kocaçay 1998 59.20 312.Karacaören Sivas Kelkit 1989 40.Sır Ş.16 104 118.537 177.050 17. 1999.Urfa Fırat 1991 47.576 17.İkizcetepeler Burdur Horzum 1990 44.Gödet Gaziantep Nizip 1988 33.70 872.00 7.Atatürk Ankara Sey 1992 48.

İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.46 207.Alpaslan 11.Kürtün 2.Kayacık 3.52 28.27 308.14 122.44 248.00 12. 97 11 14 140 14 670 450 40 21 18 34 E: Enerji.Akköprü 16-Çine 17-Obruk 18-Çınarcık 19-Bahçelik 20-Yoncalı 21-Karkamış 22-Topçam 23-Dim 24-Çokal 25-Gördes 26-Hamzadere 27-İbrala 28-Kığı 29-Morgedik 30-Süreyyabey 31-Deriner 32-ikizdere Akarsuyu Harşit Aynifar Ceyhan Bozçay Kocaçay Lezgi K.03 25.Yazıcı 13-Bayburt 14-Koçhisar 15.00 393.96 Göl Alanı km2 3. İnşa Halindeki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Faydası Yeri Adı 1.70 10.83 18.55 661.2.Maraş Ordu Antalya Tekirdağ Manisa Edirne Konya Bingöl Van Amasya Artvin Aydın Göl Hacmi Hm3 108.34 26.Manyas 6.356 13000 17.25 114.282 12.50 9.94 216.64 2.61 32.40 3.80 22.70 8.00 507. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. S:Sulama.37 132.00 500.884 20 74 672 160 1672 66 34 317 2518 488 18 115 36 203 120 7 180 60 38 343 118 473 548 35 652 199 127 Enerji Güç MW 85 .76 427.84 161.55 102.00 132.20 116.00 1220.079 5237 12367 14200 20000 5538 65.49 349.C.28 41. 1999.Berke 4.14 12.Menderes Munzur Fırat Murat Göksun Altıçayır Bozkuş Büyüköz Dalaman Çine Kızılırmak Orhaneli Zamantı Yoncalı Fırat Melet Dim Kocadere Gördes Off-Stream İbrala Peri Deliçay Çekerek Çoruh İkizdere İli Gümüşhane Gaziantep K. Yıllık GWh 198 Yıllık İçme Suyu hm3 .00 448.50 131.00 157.Karaçal 5.574 66.97 36.80 6.08 16.09 4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 8.60 7.00 13.Maraş Burdur Balıkesir Erzurum İzmir Tunceli Şanlıurfa Muş K.00 13.Maraş Ağrı Kars Çorum Muğla Aydın Çorum Bursa Kayseri Malatya K.00 384.00 50.00 196.165 6.60 250.10 14.00 1.40 220.63 204.Palandöken 7-Beydağ 8-Uzunçayır 9.Birecik 10.34 50.05 13. T: Taşkın Kontrolü. 190 .045 6600 10660 19260 34.700 44.T.11 372.969 194.20 2993.91 7.80 6.Adatepe 12.43 56.40 5.13 4.00 106.21 10.47 Amacı E S E S S+E+T S+İ S E S+E E S S S+İ S S+E+T S+E+T S+E S+E S+E+İ S E+T E S+İ+E S+İ S+İ S S E S S+E+T E S+İ Sulama Alanı ha 13680 510 15006 48800 11678 13055 92.35 4.2.

Yedigöze 6.Konaktepe 10-Hatunköy 11-Kıbrıs 12.34 14.00 Amacı E S+E+İ S+E+T E E+T E S+E E+T E S S S+E S S E E E İ+T İ İ Sulama Alanı ha 23530 24645 Faydası Enerji Güç MW 513 46 30 1200 300 242 240 421 210 6 540 300 332 .40 45. 1999.Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.40 268.60 118. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.80 105.10 2.68 6.40 Göl Alanı km2 65.80 0.23 0.00 1101. S:Sulama.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.00 14.86 4.00 450.00 4800.45 29.00 133.Söylemez 3.927 4910 3606 E: Enerji. .12 249.00 312.T.55 1103. T: Taşkın Kontrolü.1 0. 191 .2.C.50 15.Gökbel 13-Reşitköy 14-Ardıçtepe 15-Yusufeli 16-Borçka 17-Artvin 18-Bostanlı 19-Alionbaşı 20-Değirmendere Akarsuyu Kızılırmak Aras Susurluk Dicle Seyhan Sakarya Dicle Göksun Munzur Hatunköy Kıbrıs Çine Karınca Madra Çoruh Çoruh Çoruh Bostanlı Alionbaşı Değirmendere İli Sinop Erzurum Balıkesir Mardin Adana Ankara Mardin İçel Tunceli Elazığ Antalya Aydın Balıkesir Balıkesir Artvin Artvin Artvin İzmir İzmir İzmir Göl Hacmi Hm3 3557.Boyabat 2.00 2105 2622 1010.60 710 187.00 10410. Projesi Hazır Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yer Adı 1.15 220.27 33.82 21.00 10.Susurluk 4.00 661.00 1283. Yıllık GWh 1468 250 88 3830 969 276 1280 991 730 25 1705 1039 1026 3 5 6 Yıllık İçme Suyu hm3 53 120000 3554 2881 18.Gürsöğüt 7-Cizre 8-Kayraktepe 9.Ilısu 5.20 299.00 500.80 650 1.00 360.3.

54 181.30 54.T. Yıllık GWh 278 Yıllık İçme Suyu hm3 330 11 10 44 100 443 590 212 E: Enerji.4.Çataltepe 2.37 112.Ayşehatun 3.42 25. T: Taşkın Kontrolü.30 11.00 166. 1999.00 9.00 Göl Alanı km2 27 18.25 Amacı S+İ E S S S S+İ S+E S S+E S+E S+T S+E S+E+T E Faydası Enerji Sulama Alanı Güç ha MW 71500 60 15586 18178 51211 7242 3 7117 511 10 6185 30 209580 60000 200 7272 200 78210 70 .00 3476.33 6.11 250.00 460.00 530.40 45.Köprübaşı Akarsuyu Göksu Keyburan Derves Solan Murat Afrin Küfi Kuruçay Gökırmak Göksu Off-Stream Kızılırmak Murat Devrek İli Adıyaman Bitlis Çankırı Erzurum Ağrı Gaziantep Denizli Adana Kastamonu Konya Antakya Kayseri Muş Kastamonu Göl Hacmi Hm3 1082.79 4.60 163. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar.90 373. İ:İçme suyu Kaynak: DSİ Genel Müdürlüğü.78 188.60 8.69 1.46 3.85 10.00 2430.2.00 3.Kızlaryolu 4-Sancaktar 5.90 253.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. 192 . S:Sulama. . Projesi Hazırlanmakta Olan Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar (Göl Hacmi 100 Milyon m3 ya da 15 km2’den büyük alanlar) Yeri Adı 1.C.Murat 6-Afrin 7-Çivril 8-Paşalı 9-Taşköprü 10-Bağbaşı 11-Reyhanlı 12-Yamula 13-AlpaslanIı 14.47 85.

Yeni oluşan baraj gölleri ya da sulama faliyetleri sonucunda. yaz-kış ve gece-gündüz arasında sıcaklık değerlerindeki farklılıklar azalmaktadır. Gerek su rezervleri ve sulama uygulamalarından kaynaklanan buharlaşma. Baraj gölleri ve çevresinde oluşabilecek değişikliklerin. endemik ve nesli tehlikeye düşmüş canlı türlerinin tespiti ve bunlar hakkında koruma tedbirlerinin alınması. enerji üretim. 130. X. 9 856. Barajların yapımı ile bölgedeki bazı yerleşik halkın yeniden iskan sorunları. 7. depoladıkları suların. bölgenin flora ve faunası üzerinde meydana getireceği etkilerin belirlenmesi. tuzlulaşma ve çoraklaşma sorunları ile kimyasal gübrelerden ve pestisitlerden kaynaklanan yüzey ve yer altı sularının kirlenmesi. yörenin biyolojik zenginliklerinin ve mevcut kültür formlarının tespiti için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporlarının hazırlanması ve barajların planlama. kapladıkları alanların ve yapılan hafriyatın büyüklüğü. oluşan veya oluşacak yeni baraj göl alanlarındaki tatlısu fauna ve florası da büyük bir potansiyele sahip olabilmektedir. 193 . yerleşik alanlardaki tarihi ve kültürel varlıkların sular altında kalma durumu.1. sosyokültürel etkiler olarak önem arz etmektedir.7 MW toplam güçte yapılacak 485 adet hidroelektrik santral vasıtasıyla 123.040 GWh enerji üretilmesi.T.2. gerekse büyük alanlar kaplayan bitki varlığından terleme yoluyla ortamda su buharı yayılımı sonucunda havanın nem oranında belli düzeyde artış meydana gelmekte.728.254. 34.326 ha arazinin kurutulması. Bu değişiklikler sonucu ya bazı bitki ve hayvan türleri ortadan kalkabilmekte ya da tür popülasyonlarında bir takım değişmeler olabilmektedir. işletilme aşamasında çevreyle ilgili her türlü tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. yanlış toprak işlenmesine bağlı olarak su ve rüzgar erozyonunun hızlandırılması gibi değişik tür sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu değişmelere karşılık.3 hm3 suyun içme suyu olarak şehir ve kasabalara iletilmesi.C. baraj göl ve göletlerin oluşması sırasında flora ve faunanın ya da yerleşim yerlerinin su altında kalması ve sulama faaliyetlerinin ekosistemde oluşturacağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı değişikliklerle ve baraj inşaatı sırasında ortaya çıkaracağı istihdam imkanları. baraj gölü ve göletler bölgesinde çok büyük bir su varlığı meydana gelmekte bu yeni şartlar yöre iklimini değiştirebilmektedir.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Söz konusu bu barajlar vasıtasıyla akarsularımız düzenlendiğinde. Sulu tarıma geçilmesi ile tarımsal uygulamalarda drenaj sistemi. Barajların yapımı ile birlikte.454 ha arazinin sulanması. nakil ve dağıtım hatları ile çok yönlü çevresel etkilere sahip olmaktadır. 704868 ha arazinin taşkından korunması. yapılan etütlere göre mümkün görülmektedir.Baraj Gölleri ve Çevresinde Olması Muhtemel Çevre Sorunları Barajlar. ekosistem ve iklim gibi çevre faktörleri ve buna bağlı olarak yaşayan bitki ve hayvanlarda bir kısım değişiklikler beklenmektedir.

elde edilen araştırma sonuçları “The Social and Environmental Effects of large Dams” adı altında ve 1984 yılında yayımlanmıştır.2. çevresel etkileri bakımından incelenmiş olup. çevre ile uyumlu bir kalkınma modeli olmaksızın sürdürülemeyeceğinin kabul edildiği günümüzde gerçek sorun. DSİ Genel Müdürlüğü. (*) (E. Volume One:Overview. projenin yatırım aşamasında bir plan dahilinde mutlaka başlanması gereklidir. Büyük barajların çevresel etkilerini değerlendirmeye yarayan bu genel kriterler. dengeli ve sürdürülebilir kalkınma için çevrenin ekolojik açıdan duyarlı yönetiminin sağlanmasıdır. 4. Ekonomik büyümenin. 1999. 2. 2000.5.T. Ankara.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Barajların ekonomik kullanma ömürlerini uzatacak olan erozyon kontrolü için.Goldsmith ve N. mera. Bordaux 33000 France) Kaynaklar 1. OECD. Wadebridge Ecological Centre. 1999 Enerji Raporu. göl havzalarının ve yörenin ağaçlandırılmasına. 107Rue de la Cours.C. otlak ve çayırların ıslah çalışmalarına. 1992. DSİ Genel Müdürlüğü. Tablo:X. çevre korunması ile ekonomik kalkınma arasında bir tercih sorunu değil.Hilyard.’de “Büyük Barajlar-Çevre ilişkileri” (*) olarak verilmiştir. Dünyanın değişik coğrafi bölgelerinde bulunan 30 büyük baraj. 194 . Türkiye’de Çevre Politikaları. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. 1999. 3. Türkiye’deki Barajlar ve Hidroelektrik Santrallar. Paris. Haritalı İstatistik Bülteni. The Social and Enviromental Effects of Large Dams.

02 Kısa sürelerde alçalıp yükselen fiyatlar Büyük ölçüde su kaynakları geliştirme projelerinin beklendiği belirtilen yararları.06 Hastalıklarla mücadele için sarfedilen gayretler. Yeniden yerleştirme proğramının ölçeği 2.01 Hatalar listesi 2.02 Hükümet girişimleri 2.01 Cash-Crops ve sulama projeleri 13. 8.04 Niçin drenaj tesisleri yapılamıyor. Büyük Barajlar-Çevre İlişkileri 1.Bu Problemler Önlenemez mi ? 18-Sosyal ve Çevresel Etki Değerlendirme Çalışmaları: 19-Baraj Yapımı Politikaları: 19.00 Kısa vadeli başarılar-Uzun vadeli başarılar 8.03 Sızma ve fazla su kullanma kayıpları 6.01 Bir stratejinin çökmesi 10.00 Tarımsal arazi kaybı 4.03 Japonya’da şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14.01 Barajlar ve balıkçılığın tahrip edilmesi 8. 7.02 İngiltere’de şehirleşme için arazi kaybı 14.00 Açıklama 7. 13.02 Transpivasyon kayıpları 5.02 Çiftçilerin marjinal arazilere itilmesi 13.00 Politikalar mı. II-Barajın Doldurulmasından Önce 2-Baraj ve Toplum-Yeniden İskan Problemleri 2.Yönetim ve Bakım-Uzun Süreli Problemler 12.03 Devlet içinde devlet 20-Kitaba Uydurmak: 20.0. Yoksa yükselmesi yanlışlar mı? 19.01 Asuvan tecrübesi 19.00 Açıklama 12.02 Değerlendirme Kaynak: E.00 Başka yere yerleştirmeye direnme 3.05 İşbirliği ve bakım 12. 11. Büyük Ölçekli Su Projelerinin Balıkçılığa Etkileri 8.03 Filariasis 7. Mansap’ta Silt ve Verimlilik Kaybı.Sedimentasyon: Bütün Barajlarda Oluşumlar: 16. Masrafları düşük hesaplama 20.05 Asuvan Barajı ve Mısır’da arazi kayıpları 14. Hatalar ve Zelzeleler 9.02 Pestisit kirlenmesi ve balıkçılığın zararları 8.00 Açıklama 14.06 Gıda-Cash-Crops arasındaki karışıklık 12.Büyük Barajların.01 Geleceğin Planlanması ve Barajlar 1.01 Yönetim ve Bakım: Önceliği düşük ilgi 12.06 Sanayide ve evlerde su kullanımından doğan kayıplar: ABD tecrübesi 14.03 Tuzluluk ve suya doygunluk önlenebilirmi 11.Hilyard.03 Kirlenmenin balık üretiminde etkileri 16.0.05 Gecekondulaşmaya giden yol 3.02 Barajlar ve zelzeleler.04.02 Tropik alanlarda sedimetasyon 17.04 Omchocerciasis-Nehir Körlüğü 7.02 Yeniden ormanlaştırma 10.03 Düşük kaliteli arazilerde değerlendirme eksikliği 3-Sosyal ve Kültürel Tahribat 3.Goldsimith ve N.C.01 Zararlı sanayinin ihracı 15. Yük. 107 Rue de la Copurse.00 Tuzluluğun nedenleri 11.06 Tuzluluk ve aşağı yörelerde tarım 12.02 Problemin yaygınlığı 11. 14-Sanayi ve Şehirleşme İçin Kaybedilen Arazi ve Su 14.03 Evlere geleneksel kültürün bağdaştırılması (Enteğrasyonu) 3.00 Feyezan: Artan tehlike 10. balıkçılık ve net protein kayıplar 9-Barajlar. Su ile oynama ateş ile oynama.Barajlar ve Hastalıklar: 7.04 Arazi kayıplarının hesaba katılmasındaki hatalar 14. Volume One: Owerviev.00 Masraf-fayda araştırmaları: Yanlışlarda rekor kırma 20.01 Faydaları yüksek tahmin etme.07 Mısır’da sanayi ve tarımsal ürün için su kullanımı 15-Barajlar.Barajların Yapımındaki Nedenler 1.06 Tarih ve arkeolojik III.01 Gözardı edilen farklılıklar 3.04 Yapısal kontrollerin başarılı olmamasının diğer nedenleri 10. Vadebridge Ecologial Centre.01 ABD’de şehirleşme ve sanayi için arazi kaybı 14. gizli ilişkiler 11.04 Kimin için ne gıda maddesi 13.02 Yaban hayatı kaybı 4. Kirlenme ve Gıda Üretiminde Azalma 15.02 Bitki gelişmesinde kirlenmenin etkileri 15.02 Güç kurma.03. 7.05 Cash-Crops ve gıda madde fiyat.01 Ormanların kaybı 4.00 Açıklama 5.03 Hesaplanabilirlik eksikliği 12.Baraj Doldurulduktan Sonra 4-Barajın Kapaklarının Kapanması: Memba Tarafında Arazi ve Yaban Hayatı Kaybı.01 Sulama ve tuzluluk.01 Sulanan alanlarda sedimetasyon 16.00 Açıklama 16.03 Cash-Crops ve tarımsal alanların tahribi 13.03 Barajlar.2. yapılan son araştırmalar 10. bölgeye özel tahsisat ve suistimal 19.T.07 Geleneksel sulama sisteminin avantajları 13-Arazi Kaybı ve Besin Maddesi Eksilmesi ve Büyük İhracata Dönük Plantasyonlar.00 Açıklama 15. The Social and Enviromental Effecsts of Large Dams.00 Baraj hataları 9.00 Cash-Crops ekonomisi 13.04 Daha iyi planlamalar yapılabilirmi 3.04 Bakım sorunu 12. Sulama kapanı 1.Feyezan Kontrolü Tedbirlerinin Etkililiği 10.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.01 Evatranspivasyon kayıpları 5.5.02 Bürokratik ihmal 12. 1. İnşaaatta zamanlama 1.03 Su tutulması nedeniyle mansap’ta verimlilik kaybı 4.03 Feyezan alanında yapılaşma 10.04 Verimliliğin azalması ve nehir kenarı erozyonu 5-Su Kayıpları: ( Fayda Götüren) 5. 4.01 Malaria-Sıtma 7.01 Zelzeler ve bararjlar 9.Sulamanın Bitki Zararlıları Popülasyonlarına Etkileri.05 Feyezan kontrolü yaklaşımı-Ekolojik yaklaşım 11-Tarım Alanlarının Tuzlanması-Tuzluluk Problemi 11.02 Elverişli olmayan yeni yerleşim binaları 3.05 Tuzluluk-Tarihi deneyimler 11.02 Schistosomiaasis-Kan İşeme Hastalığı 7.05 Su kaynaklarının geliştirilmesi projelerinden dolaylı olarak gelen hastalılar. Bodaux 33000. France 195 .

Ancak. Kömüre dayalı bir termik santraldeki ana işlem. kömürün fuel-oil veya doğalgaz gibi ülkemizde pahalı ya da kıt olan yakıtlara göre daha ucuz olarak kabul edilmesidir. atıkları ve emisyon kontrolü metotlarına ait bazı bilgilerin incelenmesinde fayda vardır. NOx ve CO2 gazları farklı tozlar ve ayrıca üretmiş oldukları çok büyük miktarlara ulaşan küllerle. çevreyi yoğun olarak kirlettiği bilinmektedir. Kömür yakıtlı termik santralların Türkiye’de ağırlıklı bir elektrik enerjisi üretim biçimi olarak seçilmesinin başlıca nedeni. Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknolojiyle beraber enerji gereksimi de artmaktadır.3 düzeyinde artmaktadır. son yıllarda sınır ötesi taşınım ve asit yağmurları nedeniyle. Türkiye’deki Termik Santralların Adları. Mevcut santrallarımızda ortalama 2000 Kcal/kg düşük ısı değerli kömürler kullanılmaktadır. Ülkemizde kurulu termik santralların büyük bir çoğunluğunda. Bu teknolojilere alternatif olarak. hidroelektrik enerji santralları ile kömür. rüzgar veya güneş enerjisiyle çalışan enerji santralları da vardır. nükleer enerji santralları ile jeotermal.C. Önceki yıllarda. Fosil yakıta dayalı bir termik santralin çevreye vereceği zararın en aza indirilebilmesi için öncelikle yer seçimi aşamasında ekolojik faktörler dikkate alınmalı ve Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) çalışması yapılmalıdır.3.3. doğal gaz ve jeotermal enerji kaynaklarının kullanılmasıyla elektrik enerjisinin üretildiği tesislerdir. motorin. bir enerji cinsinin “Fizibilite Raporu” hazırlanırken. Kullandıkları Yakıt Cinsleri ve Diğer Bilgiler Tablo: X. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan elde edilen bilgilere göre ülkemizde elektrik enerjisine olan talep her yıl yaklaşık olarak % 5.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. linyit kullanan termik santralların bacalarından atmosfere atılan başta SOx. kömürün yanma prosesleri. TERMİK SANTRALLAR VE ÇEVRE Termik santrallar kömür. 196 .1’de verilmiştir. Kurulu Güçleri. yakıt olarak linyit kullanılmaktadır. yerel meteorolojik koşullar ve santralin tasarım parametreleri göz önüne alınarak yöredeki hava kalitesi değerlerinin belirlenen standart değerlerin altında kalmasını sağlayacak yükseklikte baca inşa edilerek önlenmeye çalışılan çevresel etkiler. kömürdeki kimyasal enerjinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. Genelde enerji talebinin karşılanmasında kullanılabilecek yöntemler arasında.T. Çünkü. büyük miktardaki kömürün kazan adı verilen yanma odalarında yakılması ile elde edilen ısıyla bir dizi arıtma işlemleri ile saflaştırılan suyun buharlaştırılması ve bu buharın türbin-jenaratör ikilisinde elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasıyla sağlanmaktadır. fuel-oil veya doğalgaz ile çalışan termik santrallar ön sıralarda yer almaktadır. kaynakta kirletici gazların tutulması yolu ile önlenilmeye çalışılmaktadır. linyit kullanımında termik santralların payı % 60’dır. çevreye verebilecek zararların ve bu zararların en aza indirilebilmesi için gerekli önlemlerin maliyetleri de dikkate alınmalıdır. Bu dönüşüm. Bu nedenle ve özellikle düşük kaliteli linyit kullanan termik santrallarda. fuel-oil. Toplam elektrik üretiminde linyitin payı % 45. Bir başka deyişle linyitlerimizin büyük bir kısmı termik santrallarda tüketilmektedir.

.T.0 2790.00 .4 1938..31 Var 24 Soma B Linyit Manisa 990.) Doğal Gaz Tekirdağ 498.0 36.0 32. 28 Yatağan Linyit Muğla 630. 15 Kangal 1. 5 Bursa Doğal Gaz Bursa 1432. 6 Çatalağzı B Taşkömürü Zonguldak 300..0 44.06 Var 2 Aliağa GT+KÇ Motorin İzmir 180.0 32.. Türkiye’deki Termik Santralların Adları.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X. Yok Yok Var İnşaa aşaması Var . ve 2.0 2730.. ünitede bulunmaktadır.. Yok . 22 Seyitömer Linyit Kütahya 600.0 54.36 .21 Var 17 Orhaneli Linyit Bursa 210.0 45. Var ..0 10024.. yalnızca 3.9 34.57 Var 7 Çayırhan 1.5 1413. ** Bacagazı tesisi 1.0 39.1..IV Doğal Gaz İstanbul 188.19 ..0 48.0 290..2. 27 Van Fuel-Oil Van 24..0 4095.0 37..0 1072.0 31.9 8780.3.3 ** Linyit Sivas 457..1 330.33 .. 13 Hamitabat KÇ Doğal Gaz Kırklareli 1200.II.18 Var 18 Ova elektrik Doğal Gaz Kocaeli 258.0 37.54 Var 8 Denizli Tabii Buhar Denizli 17.C. Yok Yok Yok Yok . Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.45 Var 26 Unimar Doğal Gaz Tekirdağ 504.0 90.3 35.97 Var 23 Soma A Linyit Manisa 44. 14 Hopa Fuel-Oil Artvin 50.8 37.0 32.78 . 9 Esenyurt I...27 ... Yok Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok ..03 .2.0 34.27 ..0 33..3 47. 2001.00 ..0 33. Yok İnşaa aşaması İnşaa aşaması Son Durum İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede İşletmede 197 .Maraş 1360.8 45.5 29.0 4100. ünitelerde yoktur.5 35.1 83.40 . 19 Park Termik Linyit Ankara 300.00 .0 33.00 ...0 1950.81 . 10 Enron(Trakya Elek.45 Var 25 Tunçbilek A+B Linyit Kütahya 429.0 1365.57 .4 85. ..0 200.0 26.0 30.7 3740. 21 PS3A-idil Fuel-Oil Mardin 11...0 2970.3 Linyit Muğla 630.5 105.0 540..0 11..71 Var 20 PS3-Silopi Fuel-Oil Ş.0 2080.....0 3900. . 12 Hakkari Fuel-Oil Hakkari 11..III...2 Linyit Ankara 320.0 4100.... 3 Ambarlı Fuel-Oil İstanbul 630.. Urfa 44. 11 Engil GT Motorin Van 15.0 6435. Bulunduğu Yer ve Diğer Bilgiler Ortalama Proje Toplam Elektro Termik Üretimi Kurulu Güç Sıra Santralin Adı Yakıt Cinsi Bulunduğu Verim(%) (GWh) (MW) Filtre No İl 1 Afşin-Elbistan A Linyit K.0 7800. BGD Tes.0 21.25 ...0 8840..0 34.0 180.76 Var 16 Kemerköy 1.0 30.57 .82 Var *Santral fuel oil ile de çalışacak şekilde dizayn ve tesis edilmiştir.. 4 Ambarlı KÇ * Doğal Gaz İstanbul 1350.0 3780.67 Var 29 Yeniköy Linyit Muğla 420..

Kömürün yatak neminin üstünde olan nem. sorunlu bir yakıttır. sülfatlar bulunmaktadır. klorürler. Kömür yakıtların içerdiği safsızlıklar. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Fosil yakıtlar içerisinde kömür. arsenik. oksitler. yanma öncesinde “mineral madde”. (4) Pek Az.3. ya da üretim sırasında damarın tabanından ve tavanından kömüre karışan. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Mineraller Kil Mineralleri İllit Smektit Kaolinit Karbonatlar Kalsit Dolamit Siderit Sülfitler Pirit Markasit Galena Siferalit Oksitler Kuvartz Hematit Rutil Klorürler Silvinit Halit Kimyasal Bileşimi KAl2 (AlSiO10) (OH)2 Al2Si4010 (H)2. yanma sonrasında da “kül” olarak adlandırılır. nem.X H2O AlSi4010 (OH)2 CaCO3 CaCO3 MgCO3 FeCO3 FeS2 (İzometrik) FeS2 (ortorombit) PbS ZnS SiO2 Fe2O3 TiO3 KCl NaCl Yaygınlık Düzeyi (*) 1 1 1 1 2 2 2 4 4 4 1 2 3 3 3 3 Sülfatlar FeSO4. (2) Yaygın. yüzey nemi olarak adlandırılır. kadmiyum vb. yatak nemidir. Kirletici özellikleri nedeniyle kömürde klor ve genellikle eser element düzeyinde olsalar da. kil mineralleri. civa. Parça kömürler için çok az olan yüzey nemi. Kömürde mineral madde olarak.3.2. mineral madde. kil ya da kiltaşında zengin karbonlu parçacıklardan oluşabilir. ısıl kurutmayla değil. ayrıca yanma sonucu oluşan kükürtdioksitin bir bölümünün külde sülfatlar oluşturması nedeniyle. santrifüj vb. donanımla mekanik olarak kömürden ayrılır. sulfitler. Yüzey nemi. (3) Az.1.H2O Demir Sülfat (*) Yaygınlık Düzeyi: (1) En Yaygın. sarsak elek. Mineral Madde: Kömürün inorganik madde içeriği. kömür külünün kükürt içeriği SO2 eşdeğeri olarak gösterilir. inorganik kükürt. karbonatlar. rastlanmaktadır. Kömürün içerisindeki mineral madde kömür damarı içerisinde dağılmış olabilir. 198 .3. Kömürlerin İçerdiği Mineral Maddeler Tablo:X. organik kükürt parametrelerine göre belirlenir. Mineral maddede özgün olarak sülfat bileşiklerinin bulunması. taşımadan depolanmaya.C. Tablo: X.’de verilmiştir.2. beslemeden debi ölçmeye. tüm kullanım kolaylığı ölçütlerine göre. berilyum. özellikle yıkama işleminden geçmiş toz kömürlerde yüksek düzeydedir.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Kömürde Nem: Kömürün bir özelliği olan nem.

X. elektrik enerjisi elde etmek için. Buhar kazandan dışarıya gittiği için buharlaşan suyun yerine ilave su verilmesi gerekir. Temel Çalışma Prensibi Kömürle çalışan termik santrallarda temel prensip. Sistemde buhar jeneratörü olarak kazan kullanılmaktadır.3. Kazan içindeki su yakıtlarla ısıtılarak buharlaştırılır. Buhardan türbin rotoruna aktarılan enerji. bir kısmı dönebilen yüzlerce kanadı olan türbine gelir.1.1’de Termik Santralların Genel Çalışma Şeması verilmiştir Şekil:X. Kazandan gelen yüksek basınçlı buharın bir kısmı sabit. Bilindiği gibi yanan kömürün 1 kğ’ı için 17 kğ havaya ihtiyaç vardır. aksi takdirde metal yüzeyler kızıl sıcaklığa erişip yumuşar ve tahrip olur. Üretimde Yer Verilen Proses ve İşlemler X.T. organik olarak saf kömürün yapısının bir parçası olabildiği gibi kömürün mineral maddesinde de bulunur.1 Termik Santralların Genel Çalışma Şeması 199 . jeneratör rotorunu çevirerek elektrik enerjisi elde edilir. Türbini döndürüp.2.3.2. Yanma işleminde kömürün kompozisyonu. muhtelif sıcaklık ve nem şartları çok önemlidir.3. yüksek basınçta buhara ihtiyaç vardır. Mineral madde içerisinde kükürt çoğunlukla pirit biçiminde ve az miktarlarda da sülfat kükürdü olarak vardır. Şekil:X.3. Kazan buhar tankındaki su miktarına göre su debisini kontrol eden besleme suyu regülatörleri bulunmaktadır. kazanın içindeki basıncı yenebilecek kadar yüksek basınçta çalışır. Bu görevi yapan kazan besleme pompası.C. fiziki yapısı. Kazan çalışırken içerisinde yeterli suyun bulunması gerekir. kömürün yakılarak kimyasal enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesidir. Yanma işlemi ısıyla uyarılan bir işlem olup yakıt alev alma sıcaklığına gelinceye kadar yanma olmaz. Kazanda ısıtılıp buharlaştırılan suyun tamamı kondanser de yoğuşturularak kazana geri pompalanır. Bu kanatlar buharın sırasıyla birbirini takip eden muhtelif saflardan geçmesini sağlar.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kükürt: Kömürde kükürt.

sıvı. yanma süreci ile yakma sistemlerinde (kazan. sıvı yakıtların yakıt parçalama (kırma. öğütme. Yakıtlar katı.2. linyit. Yakıtlar ve Yanma Mekanizması Yakıtlarda depolu bulunan kimyasal enerji.2 Yakma Üçgeni Yakma üçgeni olarak tanımlanan bu sistemin elemanları arasındaki her uyumsuzluk ısı üretimini azaltmakta. yakıt/yakma sistemi/işletmen (operatör) üçlüsü arasındaki gerekli uyumun sağlanabilmesine bağlıdır. içten yanmalı motorlar. alt ısıl değeri 1500 ile 3000 kcal/kg arasında olan linyitler ise orta kalite linyitler. gaz türbinleri vb.) ısıya dönüştürülmektedir.3. gaz) yakıt ısıl değerine. kırma. öğütme). Yanmanın Temel Kuralları Yanma gaz fazında olmaktadır. Emisyon Yakıt Yakıcı (Soba) İşletmen (Operatör) Şekil:X. Yakıtların yanma özelliği yakıt türüne (katı. bunların her biri ayrıca alt sınıflara ayrılabilmektedir. soba. biçiminde sınıflandırılmakta. Katı yakıtlarda odun. Alt ısıl değeri 6000 kcal/kg ve üzerinde olan kömürler taşkömürü. Yakma sistemlerinde yanmanın ekonomisi ve çevresel etki yönünden uygun bir biçimde (verimli ve temiz) oluşturulabilmesi. ön ısıtma parçalama vb. vb. Şekil:X. taşkömürü. kül. Isıl verim ve ısıl kapasite ile ifade edilen ısıl performans bir yakma sisteminin ekonomik boyutunu. uçucular.2.3. Uygun bir yanmanın gerçekleştirilebilmesi için. nem. Alt ısıl değeri 3000’ den 6000 kcal/kg’a kadar olan linyitler iyi kalite linyitler. antrasit vb.3. Gaz fazında olması nedeni ile en kolay yanma gaz yakıtlarla en zor yanma ise katı yakıtlarla sağlanmaktadır. 200 .) yakıt besleme biçimine. alt ısıl değeri 1500 kcal/kg’ın altında olan linyitler ise düşük kalite linyitler olarak tanımlanır.C. turba.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X.) ön hazırlama ile yakıt fiziksel özelliklerinin yanma için uygun hale getirilmesine (yıkama. Kömürler uygulamada alt ısıl değerine göre genelde linyit ve taşkömürü diye adlandırılmaktadır.3.2. kül ve yakıt dokusunun yanma odasında davranışına ve diğer birçok faktöre bağlıdır. sistemden çevreye yayılan kirletici emisyonlar ise kazanın çevresel etki boyutunu tanımlamaktadır. çevreye olan kirletici emisyonları artırmaktadır. kurutma. sıvı ve gaz yakıtlar olmak üzere üç gruba ayrılmaktadır. altında olanlar ise linyit diye tanımlanmaktadır.2’de Yakma Üçgeni verilmiştir. yakıt bileşimine (sabit karbon.1.T. X.2.

hacimde yakılması zorunluluğu bulunmaktadır. Kömürün yanan bölümü. Bunun başlıca nedeni. Bu tür yakıtlar yerine uçucu madde. Kömürün içerdiği nem 105 ºC dolayında sıcaklıklarda kurutma işlemi ile açığa çıkmaktadır.2. kurutma. nem. birincil havanın azalmasına ve yanmanın bozulmasına neden olmaktadır. Sabit karbonun ızgara üzerinde yakılması gerekirken. sabit karbon ve uçucuların tamamen ayrı yanma özelliklerine sahip olmasıdır. uçucuların gazlaştırılması ve kokun gazlaştırılması süreçleri için gerekli ısının yanma odasında sağlanmasını gerektirir. Üstten yakma durumda ızgaradan başlayarak yakıt kurumakta. akışkanlaştırılmış ortamda (akışkan yatakta) yakma ve hacimde yakma (brülör) olmak üzere üç gruba ayrılabilir.2. depolanabilir özellikte standart yakıtlara gereksinim vardır. iletim ile yanma odasına taşınmaktadır. kimyasal ve kristal yapı yönünden çok karmaşık bir özellik göstermektedir. geriye sabit karbon ve külden oluşacak kok kalmaktadır. uçucular gazlaşmakta.3. X. taşınabilir. sabit karbon ve yanıcı uçucu maddelerden oluşmaktadır. buna uygun olarak sistem yapısı ve işletme biçimindeki gerekli bazı değişikliklerin yapılması sorunu doğmaktadır. Bitki kökenli bir dönüşüm ürünü olan kömür. Belli yatak kalınlığı üzerinde. en başta yatak kalınlığına bağlıdır. hareketsiz olarak ızgara üzerinde durmaktadır. hava kirletici emisyonların aşırı biçimde artmasına sebep olmaktadır.2.1. Alttan yakma durumunda. yakma sistemine yapısal olarak uygun olmayan bir uçucu madde bulutu gelmekte.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI uçucuların gazlaştırılması (proliz). kül ve kükürt oranı yüksek yakıtların kullanılması (linyit) yakıt üçgeninde uyumsuzluğa. yanma ızgaranın üzerinde başlamakta oluşan ısı. oluşan yanıcı gazlar yatak üzerinde uygun ikincil hava verilmesi ile oluşturulan bir oksijen perdesinden ve alev perdesinden geçirilerek tam yanma sağlanmaya çalışılmaktadır.2. uçucu yanıcı madde oranları düşük yakıtlar için (kok. Yatak sıcaklık dağılımı. Kömürün yanma davranışı. X. Uçucu yanıcı maddeler hidrokarbonlardan (CmHn) oluşmakta ve kömürün 400-800 ºC sıcaklıklarda ısıtılması ile gaz ve buhar biçiminde kömür kütlesini terketmekte.2. Sabit Izgarada Yakma Sabit ızgarada yakıt. Linyitlerin ızgara üzerinde yakılmasının istenmesi durumunda. Bu tür yakma sistemlerinde verimli ve temiz bir yanmanın sağlanabilmesi için uygun tane büyüklüğüne sahip. Kömürün gaz fazına geçirilmesi. sabit karbon oranı yüksek. yanma veriminin düşmesine. Yüzeyde Yakma (Izgara Üzerinde Yakma) Izgara üzerinde yakma. taşkömürü) uygundur.2 Yakma Sistemleri ve Sınıflandırılması Yakma sistemleri yakıt tane büyüklüğüne ve yanma sırasında yakıt davranışına bağlı olarak yüzeyde (ızgarada) yakma. ızgara üzerinde sıcaklık belli bir ergime sıcaklığı üzerine çıkarak külün ergimesine. 201 . proliz sonucu oluşan gaz ve buhar biçimindeki yanıcı uçucuların. a.3.T. kaba analiz yardımıyla belirlenmektedir.C. kok gazlaştırma süreçleri ile gaz fazına geçirilmesi gerekmektedir.

Ortalama 1 kg kömüre 10 kg civarında hava gereksinmesi düşünülürse.3. AYY’da cereyan eden başlıca reaksiyonları aşağıda verilmiştir. AYY’ın en önemli fark kömür yüzeyinde oksijen transferinin doğru öngörülebilmesidir.2. Uygun brülör düzeni ve işletme koşulları ile alevin duvarlarla teması olmadan olabildiğince yanma odasını doldurması sağlanmakta. alt limitde tutuşma sıcaklığının üzerinde kalınması gereğinden ortaya çıkmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. yine tek kömür taneciğinin yanması olacaktır.2. Linyitlerin verimli ve kararlı bir şekilde yakılabilmesi için kömür öğütme değirmeni çıkışındaki kömür tozundan kalan bünyesel nemin. diğer sistemlerden çok farklıdır.C.2.2. kararlı yanma koşullarının oluşturulmasına çalışılmaktadır. PAH CO+OH → CO2 +H(CO+OH→ CO2+1/2 H2 ) Kömür N Kok N NH3 Kok N+1/2 O2 → NO NH3 + O2 →NO 202 . Hacimde Yakma Gaz.2. Uçucu maddeler döş tuğlaları ve kor yatağından özellikle ışınma yoluyla sağlanan ısı ile yanma odasında yakılmaya ve yanma odası ile doldurulmaya çalışılmaktadır. Hareketli Izgarada Yakma Burada yakıt ızgara üzerinde bir karışıma uğramadan etken bir kül yıkama işlemi sağlanamamaktadır. En başta taneciklerin askıda bulunması yanma reaksiyonunu olumlu yönde etkiler. X. Kömür C Uçucu Madde: C+O2 → CO. Üst sıcaklık limiti kül ergimesini önleyerek kekleşmeye ve yatağın tamamıyla bağlanmasına meydan verilmesi. Akışkan Yatakta Yanma Akışkan Yatakta Yanma (AYY). bu havanın yatak sıcaklığında genleşmesi ve gaz hızının yukarıda bahsedilen minimum maksimum akışkanlaşma hızının arasında kalması gereği unutulmamalıdır.2. yaklaşık % 12-16 dolayında tutulması gerekir. sıvı yakıtlar ve toz kömür brülörler yardımıyla yanma odasına püskürtülerek yakılmaktadır. uçucu gazlaştırma bölgesinde yanan uçucu maddeler ayrışmakta. CO2 (C+1/2 O2→ CO2) Uçucu Madde Kireçtaşı CxHy+ (Diğer Hidro Karbonlar) CxHy+ O2→ CO. AYY sıcaklığı 750-950 ºC arasında kalmalıdır. AYY’daki yanma reaksiyonlarını kavrarken temel. Öte taraftan sadece kömür ve gerekli hava debisinden hareket ederek yatağa istenilen miktarda kömür beslenebilir. Yakıt taneciği havada askıda yanmakta. uçucu gazlaştırma ve kok gazlaştırma ve yanma işlemleri kolayca sağlanabilmektedir.3.3. kok yakma bölgesinde ise kok gazlaştırmakta ve yanmaktadır. Herhangi bir anda yataktaki kömür miktarı ısıl değerine bağlı olarak % 1-5 arasında değişir. Kurutma bölgesinde nem. CO2 +H2O. X. Gerekli oksijen ise ikincil hava ile sağlanmaktadır.2.2. yanma odasında oluşturulan türbülansla kurutma.T.

Yakıt Besleme Yöntemi: Yakıtın yatağı alttan. yakıtın içeriğine bağlı olarak yanma verimini değiştirir. yatak sıcaklığını arttırabilir. CaCO3 → CaO + CO2 CaO+ ½ O2 + SO2 → Ca SO4 Kükürtdioksiti tutmak için en uygun sıcaklık 850 ºC olduğu için yatak sıcaklığı bu değere yakın seçilmelidir. küçük tanecikle bu azalır.T. Sistemin çalışma basıncına göre atmosferik basınçlı ve basınçlı AYY olmak üzere ikiye ayrılır. Yatağa kömür beslenebilmesi için yatak sıcaklığının tutuşma sıcaklığı üzerinde olması gerekir.C. -Dolaşımlı AYY tipi olarak sınıflandırılır. ancak küçük taneciklerin taşınması yanma verimini azaltır. 203 . -Kabarcıklı AYY tipi. AY’ı bu sıcaklığa ulaştırmak için aktif yatak üzerinde ve sıvılaşma havasını besleyen hatta brülörler yerleştirilir. yanma yatak içinde farklılaşma gösterir. nem. Eğer kireçtaşı ile SO2 tutulması öngörülüyorsa günlük kömür bunkeri gibi günlük kireçtaşı silosu da bulunmalıdır. Akışkan Yataklı Kazanlar AYY sistemlerinin alışılmış yakma sistemlerinden farklı elemanlarının bir kısmına yukarıda değinilmişti. a. Yatak Sıcaklığı: Eğer kül ergime sıcaklığı yeteri kadar yüksekse. Yakıt ve Külün Özellikleri: Kül. bunun sonucunda yatak izotermal karakterini kaybeder. Yatak Yüksekliği: Yatak yüksekliği artıkça küçük taneciklerin yatak içinde yaşam süresi. Yalnız dağıtıcı eleğin ve karışım unsurlarının maruz kalacağı termal etki göz önüne alınmalıdır. kül yumuşama sıcaklığı gibi özellikler yanmayı direk etkiler. Operasyonel Hız: Minimum akışkanlaşma hızına yakın seçildiğinde AYY için karışım kötüleşir. Yanmayı etkileyen belli başlı faktörler aşağıda özetlenmiştir. Tanecik Büyüklüğü: Büyük tanecik yanma süresini arttırır. üstten veya yandan beslemesi. kömürdeki kükürt yanmasıyla kaynaklanan SO2 ‘yi aşağıdaki reaksiyonlarla tutmak mümkün olur. dolayısıyla yanma verimi artar. bunun sonucunda yanma iyileşir. Yukarıdaki reaksiyonlardan görüldüğü gibi kömür bünyesindeki azottan kaynaklanan azotoksitin bir kısmı AYY içinde moleküler azota indirgenebilmektedir. uçucu madde içeriği.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI NH3 + NO → N2 NO + C → N2 + CO2 AYY’da kireçtaşı yatak malzemesi olarak kullanıldığında. Atmosferik basınçlı AYY’lerde yatak malzemesinin sirkülasyonuna bağlı olarak. Akışkan yataklı sistemleri çeşitli yönlerden sınıflandırmak mümkündür.

korozyon ve yüksek sıcaklık sonucu oluşan problemler çok azalır.C. CaO+SO2+1/2 O2 → CaSO4 900 ○C’den yüksek sıcaklıklarda SO2’nin kireçtaşı ile tutulması azaldığından bu sıcaklık sınırlamasından dolayı PK’larda SO2 tutma verimi molar Ca/S oranının 2-3 olduğu hallerde ancak % 40-50 arasındadır.Çöpler çeşitli biyolojik ve endüstriyel atıklar gibi düşük kaliteli yakıtlar da AYY’de başarı ile yakılabilmektedir. Akışkan Yataklı Kazanlarda Emisyon Kontrolü SO2 Kontrolü AY kazanların bütün tiplerinin en önemli avantajlarından birisi. . .Yanma verimi çok yüksektir.AYY içindeki yatay geçişli borulara olan ısı transferi katsayısı. b.AYY’a kireçtaşı ilavesiyle yatak içinde SO2 tutulması mümkündür. oksijenli ortamda SO3 ile reaksiyona girerek kalsiyum sülfata dönüşür. kompozit tip olmak üzere üç ana guruba ayrılırlar.Yük kontrolü kısıtlıdır. . MgCO3) ekleyerek önemli ölçüde tutulmasının sağlanabilmesidir.Yanma sıcaklığı düşük olduğu için kül yapışması. . . örneğin kireçtaşı kullanıldığında. KAYK’larda ise Ca/S oranının 3 olduğu % 90 SO2 tutulması sağlanabilir. alışılmış sistemlere nazaran çok yüksektir. c.Korozyon problem olabilmektedir. düşey. Bu da sistemin fiziksel büyüklüğünün azalması anlamını taşır.Üretilen enerjinin % 3-5’i kadar iç tüketime gitmektedir.T. Diğer taraftan ise büyük taneciklerden ise tam yararlanma mümkün olmaz. Dezavantajları . Zira SO2’nin CaO ile tutulması sonucu 204 .Sayılan avantajlardan mümkün olduğunca yararlanmak. AYY Belli Başlı Avantaj ve Dezavantajları Avantajları . . . yanma sonucu çıkan SO2 gazının yanma esnasında yatağa kireçtaşı (CaCO3) veya dolamit (CaCO3. dezavantajları da elimine etmek için yoğun bilgi birikimine ihtiyaç vardır.AYY’da karışma işleminin mükemmelliği nedeniyle sıcaklık dağılımı yatak içinde üniforma yakındır. Düşük sıcaklık nedeniyle AYY’da NOx oluşumu da azalır. önce kalsinasyon olur.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstriyel boyutlarda yaygın olarak kullanılan kabarcıklı AYY’ler yatay. Çok küçük tanecikler kolayca akışkan yataktan taşınıp kaçabilir. Ancak kullanılan kireçtaşının boyutu çok önemlidir. . CaCO3→CaO+CO2 Böylece oluşan gözenekli CaO. Bu proseste genel olarak kabul edilen mekanizmaya göre.

Bunlardan birincisi yüksek sıcaklıklarda yanma havasının içindeki N2 oksitlenmesi ile oluşan “Termal NOx’dir”. gözeneklerin tıkanması sonucu bu reaksiyon tanecik yüzeyine yakın yerlerde sınırlanır. Özel bir önlem alınmadığında dahi akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu püskürtmeli kazanlardan olan NOx emisyonundan daha azdır. NOx Emisyonu Yanma sonucu olan NOx emisyonu genel olarak iki kaynaktan olmaktadır. Böylece normal işletme şartlarında baca gazında CO miktarı genellikle azdır. Bu da AYK’larda sıcaklığın daha düşük olmasından dolayıdır. Böylece kazanın alt kısmında indirgeme ortamı ve üst kısmında ise yükseltgeme ortamı oluşur. nem ve uçucu madde içeriği. Zira SO2 tutulması için kullanılan CaO aynı zamanda NOx oluşumu için katalit görevi de görebilir. İkincil hava ise kazanın daha yukarısında bir konumda verilir.C. Ayrıca O2’nin fazlalığı her ne kadar CaSO4’e dönüşümü arttıracaksa da bu NOx oluşumunda yardımcı olur. kül ergime noktası ve beslenen kömürün tane 205 en önemlisi . SO2 emisyonunun azaltılması için çaba harcarken bunun NOx emisyonunu da etkilediği dikkate alınmalıdır.T. CO emisyonu karbonun kısmi oksidasyonu. Düşük sıcaklıklarda da termal NOx oluşumu az olduğundan. AYK sistemlerinin çıkışına konulan silikonlarda. C+1/2 O2 → CO olur. kül.72 misli daha büyük olduğundan. Bundan dolayı düşük NOx emisyonu seviyesi ile birlikte 100 mm SO2 / MJ’den düşük SO2 emisyonu elde etmek kolay değildir. yanma işlemleri CO emisyonunun kademeli artmasına neden olabilir. NOx emisyonunu azaltmak için kullanılan en basit yollardan birisi kademeli yanmadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI CaSO4’ın molar hacmi CaO molar hacminden 2. yukarıda belirtilen reaksiyonlarla CO oluşumu ihtimali ortadan kalkar ve merkezi girdap içinde CO genellikle hava fazlasından olan O2 ile yanıp CO2 ‘e dönüşme şansına sahip olur. Yanmamış Gazların Emisyonu Baca gazında görülebilecek tam yanmamış gazlardan karbonmonoksittir. Akışkan Yatakta Yakıtın Özellikleri AYYT uygulanırken dikkat edilmesi gereken kömür özellikleri. akışkan yataklı kazanlardan olan NOx emisyonu esas olarak kömürdeki nitrojenli bileşimlerden kaynaklanmaktadır. Akışkan yataklı kazanlardan NOx emisyonunu azaltmanın etkili yolu da SNCR adıyla bilinen katalitik olmayan seçimli indirgeme metodudur. düşük kaliteli ve yavaş yanan yakıt kullanılan düşük sıcaklıklarda. Bu tip kazanlardan NOx emisyonunun azaltmak için kullanılan bir diğer yöntem ise soğutulmuş baca gazının bir kısmının kazana tekrar geri döndürülmesidir. Ancak nemli. d. ısıl değer. kükürt. stokiometrik hava miktarının % 50-60 kadarı birincil hava olarak kazanın alt kısmında dağıtıcı eleğin altından verilir. gazın içinde var olabilecek yanmamış karbon tanecikleri gazdan ayrıldığında. Bu metoda göre.

Kükürt Oksitler Baca gazındaki SOx bileşikleri. -Karbonmonoksit (CO).C. atmosfere sürekli olarak verilen azotun yüksek sıcaklıklarda N2 ve O2 birleşerek. CO2 kontrolü ya da önlenmesine yönelik teknolojiler ise pahalıdır. -Fosil yakıt içinde bulunan radon ve uranyum gibi radyoaktif maddeler de az miktarda bulunur. -Azot oksitler (NOx) ve Hidrokarbon bileşikleri. uçucu maddelerin yakılacağı sistemlerde uçucuların önemli bir bölümünün serbest bölgede yanması durumunda.T. AYYT ülkemizde uygulanırken kömür özelliklerinden kaynaklanması beklenen sorunlar. tek başlarına ya da diğer kirleticilerle birlikte yerel bölgesel etkileri arttırıcı özelliktedirler. Gaz Atıklar Kömür yakıtlı termik santral bacalarından atmosfere atılan başlıca kirleticiler. Tahripkar olan SO2 ‘den ziyade bunun oksitlenmesinden ortaya çıkan SO3’tür. kömürün yanması fuel-oil’e göre % 25.3. Fosil yakıtların yakımından ortaya çıkan SO2’nin miktarı.3. X. 206 . Isıl değeri düşük. Yakma tesisi olan tüm endüstrilerde.1. -Ağırmetaller ve partiküller.3. Kömürün yanması esnasında kömür kükürtü yanma sırasında oksitlenerek SO2 açığa çıkar. Kullanılacak kömürün özelliklerine en uygun sistem tasarımı ve/veya seçimi (tasarım sorunu) 2.3. Kül ergime noktası ve kükürt içeriği ise. Kömürdeki kül miktarı ve özellikleri kullanılacak kül boşaltma sisteminin tasarımını doğrudan etkilemektedir. Genelde yatak sıcaklığının optimum SO2 giderimi sağlayacak ve kül ergimesine engel olacak bir düzeyde kontrol edilmesi istenir. kömür ve petroldeki kükürt oranına bağlıdır.3. kömür kükürtünün yanma sırasında oksitlenmesi neticesinde açığa çıkar.3. Bunlardan ısıl değer. uçucu madde ile beraberce ısı çekişinin dağılımını da etkilemektedir. Toz halinde metaloksit taneciklerinin varlığında SO2 ‘nin O2 ile SO3’e yüseltgenmesi çok hızlıdır. Buna karşın serbest bölge sıcaklığının yükselerek baca gazı kayıpları artabilir. Isıl değer. Karbondioksit Tüm fosil yakıtların yanması ile CO2 oluşur. X. AYY’nin nominal kapasitesine göre kömür besleme hızını belirler. -Kükürt oksitler (SOx).3. Karbondioksit (CO2). yakıtın sıcaklığını belirlemektedir.3.1. doğal gaza oranla ise % 50 daha fazla CO2 çıkmasına neden olmaktadır. Kullanılan kömürün özelliklerinde meydana gelecek değişiklikler (işletme sorunu) X. Nitrojen Oksitler Nitrojen oksit emisyonları.2. 1. SO2 temiz kuru havada kolay bir şekilde yükseltgenemez.1.3.3. fakat enerji içeriği bazında.3.1. X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI büyüklüğüdür. başlıca iki grupta toplanmaktadır.1. aktif yataktan çekilebilecek ısı büyük ölçüde azalabilir. Termik Santrallardan Kaynaklanan Atıklar X.

ABD Çevre Koruma Kurumu (EPA) tarafından öncelikli kirletici olarak kabul edilen bazı elementler şunlardır. X. Pb. Cu. As.T. Genel olarak pH’ı düştükçe çözünme oranı artar. Cd. Sb.1.3.1. Be. Bacadan kaçan malzemeyi korumak için kazan çıkışında gaz ve buhar sürekli soğutulmakta ve bu nedenle santralin büyük miktarlarda soğutma suyu kullanması gerekmektedir. Kullanım ya da stabilizasyon amacı ile yapılan kimyasal işlemlerde uçucu kül de sızabilecek elementleri etkilemektedir.3. Se. Ag.2.1.1. Ağır Metaller Fosil yakıtların ağır metal içerikleri de. X.3. Katı Atıklar X. kazan tipi baca gazı emisyonu kontrol aygıtının yapısı.3.C. X.3. Elektrostatik çöktürücüler ve torbalı filtreler % 99’dan fazla kontrol randımanı sağlamaktadır.3.3. Termal (Isıl) Kirlenme Termik santrallarda üretilen enerjinin sadece % 30-40 oranındaki bir bölümü elektrik enerjisine dönüştürülebilmekte kalan kısmı ise “kaçak enerji” olarak adlandırılmakta ve ısı kazanından radyasyon ile çıkmakta ya da baca gazıyla birlikte bacadan atılmaktadır. 207 . Hg. termik santralden atmosfere verilen ağır metal emisyon miktarlarını belirler. vb. diğer kirleticilerde olduğu gibi yakıtın cinsine ve kaynağına göre değişmektedir. evsel nitelikli çöpler. Partiküller Bu tür emisyonlar çoğunlukla kömür yakıtlı santrallardan kaynaklanmaktadır ve kontrol edilmedikleri takdirde sıvı ya da gaz yakıtlı santrallara oranla çok fazladırlar. Th.2.Uçucu Küller Kömürün bileşimindeki elementler uçucu kül içeriğinin ana kaynağıdır.5. Ni. Kömür külüne ilaveten bertaraf edilmesi gereken diğer katı atıklar arasında. Cr.2.4.3.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI N2(g) +O2 (g) → NO(g) reaksiyonunu gerçekleştirir. Yakıttaki elementin konsantrasyonu. Bu elementler yüksek sıcaklıkta kısmen buharlaşır ve soğutma sırasında kül tanecikleri üzerinde yoğunlaşır. tesis içerisindeki su ve atık su tesislerinden çıkan çamurlar ise eğer mevcut ise kireçtaşı-alçıtaşı baca gazı desülfirizasyonu (BGD) sisteminden çıkan atıklar sayılabilir. U. Bu elementlerin değişik ortamlarda çözünürlükleri de farklıdır. X. Zn.6.2.

4. asit ve bazik karakterde olması nedeni ile nötralize edilmesi zorunludur.3.3. Nötralizasyon tesisinin kurulması durumunda da bu işlem için gerekli olan rejenerant ve diğer kimyasal madde atıklarını içeren yeni bir atıksu sorunu ortaya çıkmaktadır. Soğutma Suyu Termik santralların en önemli çevresel etkilerinden biri de soğutma suyu kullanımı ile ilgilidir.1. Petrol ve Yağ Atıkları İçeren Atıksular Termik santrallarda özellikle. mekanik ekipman tamir ve bakım işlemleri.3.3. Yoğunlaştırıcılarda kullanılan soğutma suyu genelde 7 ºC ila 10 ºC ısınmış olarak alındığı ortama geri verilir. kimyasal maddeler ve siyanür içermektedir. işlemlerden kaynaklanan petrol ve yağ atıkları içeren atıksular yer altı ve yerüstü su kaynakları için çok önemli bir kirlenme kaynağıdır. Isınmış suyun deşarjı alıcı ortam sıcaklığını etkilediğinden sudaki yaşam zincirini de olumsuz yönde etkiler. sayılabilir.3.3.3. Gerek soğutma suyunun ortamdan çekilmesi ve gerekse kullanılan suyun alıcı ortama geri verilmesi önemli çevre sorunları yaratabilmektedir. soğutma suyu pompalarından. Yıkama Atık Suları Santrallarda yakılacak kömürü yıkamak için kullanılacak sular ile kil atılacak sahanın çevresindeki yağmur suları çeşitli ağır metaller. X.3. EDTA.3. sülfürik asit.3. vb. kireçtaşı. Sıvı Atıklar X. diğer kalsiyum tuzları vb. BGD ( Baca Gazı Desülfürizasyon) Sistemlerin Deşarjları Uçucu kül arıtımı için kullanılan BGD sistemlerinden kaynaklanan atıklarda termik santralin neden olduğu bir su kirliliği kaynağıdır.3.3.2. göl veya deniz gibi soğutma suyu kullanabilecek kaynaklara yakın yerlere kurulur. X.3. Bu kimyasal maddeler arasında hidroklorik asit.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. formaldehit ve ürotrofin sayılabilir.3. Bu yüzden termik santrallar çoğunlukla nehir.3. Bu atıklar arasında kireç. Genellikle termik santralların soğutma suyu ihtiyacı çok büyüktür.5. ısı değiştiricilerinden. 3. 208 . sirkülasyon halinde bulunan kazan suları içine korozyonu ve biyolojik gelişimi önleyici toksik kimyasal maddeler eklendiği için. Rejenerasyon ve Deminerilizasyon Atık Suları Tesise.6. Bu suların denize verilmesi ya da sızıntı ile yer altı sularına karışması söz konusudur. sitrik asit.3. alkali ya da asidik özelliktedir.3.3.3. X. X. özel nitelikte proses suyu hazırlama birimi olan deminerilizasyon sisteminden çıkacak atıkların. Kazan Suyu Deşarjı Termik santralların buhar kazanlarında.C. X.T.3.3. Örneğin 7 ºC lik bir sıcaklık farkı ile çalışan 1000 MW gücündeki tipik bir santralin günde yaklaşık 4 000 000 m3 soğutma suyuna ihtiyacı vardır.

Limana Yanaşacak Gemilerin Yaratacağı Sorunlar Termik santralların deniz kıyısında kurulmuş olması halinde.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. Bu aktarma işlemi SO2’nin çözülmesi (absorbe edilmesi) ya da bir yüzeyde tutulması esasına dayanmaktadır. SO2 arıtma yöntemleri.4. alıcı ortama (deniz.C.3.3.1.3.3.3. Hava Kirleticilerin Arıtımı Termik santralların yarattığı SOx ve NOx kirliliklerin asit yağmurları vb. Evsel Atıksular Santral bölgesinde oluşacak organik kökenli evsel atık sularında. Bu nedenle ya bir arıtma tesisi ya da difüzör sistemi kurulması gereklidir.8. Elektron-Beam Baca Gazı Arıtma Yöntemler Baca Gazına Az Miktarda Amonyak Eklenmesi Elektron. drenaj vb.1.3. X. liman bölgesi sürekli bir sintine ve kömürle kirlenme riski altında bulunmaktadır.4. şeklinde ortaya çıkan etkilerinin giderilmesi için kullanılan.1.1.T.Beam ile Baca Gazının İrradyasyonu SOx ve NOx ‘nin Toz Haline Getirilmesi SOx---------→ Amonyum Sülfat NOx--------→ Amonyum Nitrat Elektrostatik Çöktürücü İle Tozun Yapılması Temiz Gaz Baca Çok yeni bir yöntem olup. santralde yakılacak kömür gemilerle taşınacağından. Termik santral baca gazında bulunan SO2’nin arıtım yöntemleri genelde arıtım amacıyla hazırlanmış bir arıtıcı akışkanın baca gazları ile temasa geçirilerek SO2’nin arıtıcı akışkana aktarılması ilkesine dayanmaktadır. atık gazdaki SO2 ve NOx’in birlikte arıtılması ve bunun sonucunda gübre olarak kullanılabilen katı halde amonyum sülfat ve amonyum nitrat elde edilmesi özelliklerine sahiptir.7.) verilmeden önce arıtılması zorunludur. SO2 Arıtma Yöntemleri X.4.3.4. X.1. X. çeşitli baca gazı arıtma işlemleri bulunmaktadır. Elektron-Beam baca gazı arıtma yöntemi ile SO2’nin çözülmesi esasına dayanan “yaş yıkama” yöntemleri ve SO2’nin çözülmeden kuru olarak bir yüzeyde tutulması “yüzeysel tutunma” yöntemleri olmak üzere üç ana gruba ayrılmaktadır.1. Termik Santrallardan Kaynaklanan Kirleticilerin Arıtımı X.3.3. Bu yöntem üzerindeki araştırmalara 1970 yılında Atom Enerjisi Araştırma Enstitüsü (JAERI) ve Tokyo Üniversitesinde başlanmış ve teknik 209 .3.

yatırım ve işletme giderlerindeki artışları göze almak gerekmektedir. Böyle bir durumda doğabilecek işletme sorunlarını. hızlandırılmış elektronlarla iradyasyon işlemlerinden geçirilir.1. büyük boyutta atık sorunu ortaya çıkmaktadır.2.4. Kireç Taşı Yöntemleri Bu yöntem SO2 emici maddesi olarak kireç taşı ( CaCO3) kullanılmaktadır.1. baca gazı arıtım -En uygun desülfürizasyon ve denitrifikasyon için baca gazı sıcaklığı 70 ºC ile 90 ºC arasında olmalıdır. yani SO2’nin baca gazında arıtıcı akışkanı 210 . Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri X. Temel Absorblayıcı Madde Olarak Kireç Taşı Kullanılan Yaş Arıtma Yöntemleri a.1. Filtreden geçirilen baca gazının sıcaklığı bir püskürtmeli soğutucu aracılığı ile 70 ºC düşürülür. Bu yöntemde SO2 arıtma verimi veya arıtma sonucu baca gazındaki SO2 emisyonu değerleri en başta kömürün kükürt oranına bağlıdır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI gelişmeleri EBERA tarafından gerçekleştirilmiştir. Yenilenemeyen Arıtıcı Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yaş SO2 arıtma yöntemlerinde baca gazı SO2 absorblayıcı çözelti ile yıkandığından baca gazı sıcaklığı 50 ºC kadar düşmektedir. Kükürt oranı % 1-0. b.2. fan düzeninde ve reaksiyon kinetiğinde yapılacak değişiklik ve iyileştirmeler ile mümkün olmaktadır. Yaş SO2 arıtma sistemleri genelde 150. Oluşturulan kireç çözeltisi ile yıkanan SO2CaCO3 karışımına ilave bir oksidasyon sistemi ile alçıya dönüştürmektedir.3. Bu asitlerin amonyak ile reaksiyona girmesi sonucunda amonyum sülfat ve amonyum nitrat-sülfat kristalleri elde edilir. Reaksiyon kinetiğinin iyileştirilmesi.1. stokiyometrik miktarda NH3 katılır. Desülfürizasyon ve Denitrifikasyonun Temel İlkeleri -Reaktör girişinde baca gazına.3.50 ºC gaz sıcaklığında çalıştırıldığından. Üretilen sülfit/sülfat-alçı karışımı biçimindeki yan ürün için yeterince kullanım alanı bulunmadığından. -Reaktörde baca gazı. İradyasyon sonucunda oluşan serbest radikallerin SOx ve NOx oksitlenmesi ile H2SO4 ve NH3 asitleri oluşur. Kireç yönteminde SO2 emisyon değerlerinin daha da düşürülebilmesi için.T. Elektron-Beam işlerinin evreleri şöyle sıralanmaktadır. X.1.C. baca çekimini sağlamak için baca giriş öncesi baca gazlarının yeniden ısıtılması gerekmektedir.4. -Elektron-Beam İşleminin yatırım ve işletme maliyeti düşüktür. Dengelenmiş Kireç Taşı (SHL ve İşlemi) Yöntemi Bu yöntemde de kireç taşı temel arıtma maddesi olarak kullanılmaktadır.75 olan kömürlerde emisyon değerleri 400 mg/Nm3 altına düşürülebilmektedir.

Yukarıda belirtilen SO2 tutucularının eklendiği. Arıtıcı akışkanın baca gazı ile temasta olduğu sürece SO2’yi emmekte (SO2 yükleme. yenileme fazında ise absorbe ettiği SO2’yi vermektedir. Rejenerasyon bölümünde SO2 buharlaştırıcı katalizörler içerisinde ısıl ayrışmaya uğramakta ve taşıyıcı çözeltide ayrılmaktadır. . çoğunlukla formik asit ilave edilmelidir. Wellman-Lord yönteminde SO2 emisyonu 200 mg/Nm3 düzeyine. amorf kükürt. Birleşik Amonyak Yöntemi (Walther Yöntemi) Yenilenemeyen arıtıcı akışkanın diğer SO2 yaş yıkama yöntemi amonyak çözeltisini arıtıcı akışkan olarak kullanıldığı yöntemdir. c.4.Yakma sistemlerinde hava ön ısıtıcıyla toz tutucu arasında.1. sıvı SO2 ve sülfürik asit oluşturmaktadır.3.T. nemlendirme uygulamadan. ek bir absorbsiyon birimi ile ise 100 mg/Nm3 düzeyine düşürülmektedir.2. Baca gazındaki SO2 arıtıcı akışkan olarak verilen amonyak ile amonyum tuzlarına dönüştürülmekte. fakat toz tutucu öncesi baca gazının nemlendirildiği yöntemler. Arıtkan akışkana demir bazlı EDTA-Chelate’leri yerleştirmek suretiyle kirli gazdaki SOx ve NOx’lerin etken ve verimli bir biçimde arıtılması amaçlanmaktadır. Kuru SO2 Tutma Yöntemleri Kuru SO2 arıtma yöntemleri aşağıdaki gruplara ayrılmaktadır. Dezavantajı ise yatırım maliyetlerinin çok yüksek olmasıdır. Bu işlemin başlıca avantajı yan ürün olarak tarımsal üretim için gerekli gübre üretilmesi. X. absorbsiyon fazı). rejenerasyon sürecinde ayrışan ara SO2 gazından. SO2 ön yıkamaya tabi tutulur. yan ürün olarak “amonyaklı gübre” üretilmektedir.1.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI aktarımının hızlandırılması amacıyla organik asit.1. kirli gaza SO2 tutucu (kireç. benzeri diğer işlemlerde SO2 absorbsiyonunda nitrat ve fosfat tuzları kullanılmaktadır.C. d. kireç taşı ve diğer tutucular eklenmesi) yöntemleri. Birleşik Fe-EDTA (Etilendiamin Tetraasetik Asit) Yöntemi Bu yöntemi Saarberg-Hoelter-Lugi grubu tarafından geliştirmiş olup. yan ürün olarak kullanılabilir kalitede alçı taşı oluşmaktadır. Soğutma-ısıtma bölümünde bir ısı değiştirgeçi ile baca gazı sıcaklığı arıtıcı akışkan yıkama sıcaklığına (150-50 ºC) düşürülmektedir. atık yok etme sorununun bulunmamasıdır. Bu yöntemde NO sülfit iyonları yardımıyla elementer azota dönüştürülmekte ve sülfatlar oluşturulmaktadır. İşlemin absorbsiyon bölümünde. Bu yöntemde SO2 ve NOx’ler birlikte arıtılmakta.1.4.3. Bu yöntemde SO2 ile birlikte NOx arıtılmaktadır. kireçle yıkama yöntemine dayanmaktadır. Böylelikle arıtıcı akışkan belli bir pH değeri bölgesinde dengelenmeye çalışılmaktadır. 211 . X. Yenilenebilir arıtıcı akışkanlığı yaş yıkama prosesleri arasında sanayide uygulama aşamasına gelmiş yöntemlerin başında Wellman-Lord yöntemi gelmektedir.3. arıtıcı akışkan kapalı devre dolaştırılmaktadır. SO2 işleme bölümleri diğer bölümlerden tamamen ayrı ve bağımsız olarak düzenlenebilmektedir. .2. Yenilenebilen Arıtma Akışkanlı Yaş SO2 Arıtma Yöntemleri Yenilenebilen arıtma akışkanlığı yaş yıkama yöntemlerinde. Bu yöntemde arıtıcı akışkan olarak NaOH kullanılmakta.

Sıvı Atıkların Arıtımı X. Termik santrallardan atılan soğutma sularının neden olduğu.Yaş NOx arıtma yöntemleri.1. Günümüzde uygulanmakta olan sıkı emisyon sınırlandırmalarında.2. . Bu durumda baca gazı NOx arıtma yöntemleri uygulanmaktadır. Bu gereksinimlere ilave olarak deşarj noktasına doğal su kaynaklarının birim termal yükü 12-17 kj/m’ü kesinlikle geçmemesidir.Sodyum karbonat yöntemi.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .2. Termal (Isıl) Kirlenme Kontrolü Soğutma suyu kaynaklı olumsuz çevresel etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için deşarj noktasındaki lokal ısı artışının kış ayları için 2 ºC‘yi. . . .T.4.3.2. X.Birleşik SO2/NOx arıtma yöntemleri. .3.SO2’in aktif karbonlar yüzeysel tutma yöntemi X.4. . NOx Arıtma Yöntemleri Uygun yakma sistemi tasarım ve yakma kontrolü ile azot oksitlerin (NOx) yanma odasında oluşumu azaltılabilir.4.3.1. X. olumsuz çevresel etkilerin önlenmesi için aşağıdaki önlemlerden söz edilebilir.2. günümüzde baca gazlarından NOx arıtımı için en çok kuru yüzeysel tutma yöntemleri kullanılmaktadır.2.Kuru NOx arıtma yöntemleri.3. Baca Gazı Kuru NOx Arıtma Yöntemleri Azot oksitlerin genelde çözülme özelliğinin zayıf olması nedeni ile. Bu yöntemler.C.Katalizör birleşik tutma yöntemi. .3.1. X.1. azotdiokside (NO2) kıyasla daha az çözülebilme özelliğine sahiptir.3.1. Yaş NO2 arıtma yönteminde esas sorun. katalizörlü yöntemler ve katalizörsüz yöntemler olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır. Birleşik NOx/ SO2 Arıtma Yöntemleri Başlıca birleşik kuru yöntemler şunlardır: . Yaş NOx Arıtma Yöntemi Baca gazlarında çoğunlukta olan azotmonoksit (NO).2.Karbon yüzeysel tutma yöntemi. X. .3.4. NO2 ise SO2’den daha az çözülmektedir. öngörülen sınırlara düşürülmesi genelde mümkün olmamaktadır. Bacagazı NOx arıtma yöntemleri üç ana grupta toplanmaktadır.Bakır oksit yöntemi. yaz ayları için ise 1 ºC‘yi aşmaması gerekmektedir.NOx/ SO2 absorbsiyon yöntemi.4. 212 .2.Diğer yöntemler olmak üzere bir çok yöntem bulunmaktadır. NO’in arıtma çözeltisinde çözülebilme sorunudur.1.

5 düşürülür.Atık ısıyı çeşitli ısıtma amaçları ve suyun demineralizasyonu için kullanarak değerlendirmek.3. kimyasal metotlarla yapılır. Daha ileri arıtım tesislerinde.2. katı yakıt kullanan açık kül atma sistemiyle çalışan termik santrallarda yıkama atık sularının arıtımı farklıdır. Çökebilen maddeler üzerine tutunmuş olan bu tür atıklar.Yerçekimi ile çökeltme odaları. Bu yöntemle önemli bir miktarda bir arıtım sağlanabilmektedir. Bu işlemler sonucu oluşan atıl su. metal kompleksleri ve organik maddeler içerir.Siklonlar. Bu tip atık suların arıtımı kullanılan yakıtın türüne ve kül uzaklaştırma metoduna göre değişir.3. .5-8. .3. .2. basit çöktürme işlemi ile atık sudan ayrılabilir. tüm bu atıkları arıtım öncesi bir dengeleme tankında toplamak gerekir. ya da aktif karbon gibi yöntemlerden biri ile ayrılabilir.C. .4. (sodyum hidroksit.4. soda ya da kireç) atık suyun nötralize hale getirilip. ilk olarak yüzeyde toplanmış petrol ve yağ artıklarının atık sudan ayrılması gerekir. iyon değiştirici.T. Petrol ve Yağ İçeren Atık Suların Arıtımı Bu tür atık suların arıtımı için.elektrokoagülasyon.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .3. Atık su alıcı ortama deşarj edilmeden önce pH.3. Yıkama suları arıtımında izlenen en kolay metod alkali maddelerle. ters ozmos. 213 . Bu tanktan ayrılan sular nötralizasyon tankına verilmektedir. X.Sprey soğutma soğutma kuleleri kullanmak.Termik santrallarda buharlaştırıcı kapalı devre soğutma sistemleri kullanmak. Bu tankta belirli bir süre kalan atık suyun içerdiği katı maddelerde çöken ve oluşan çamur tanktan uzaklaştırılır. Kimyasal Madde İçeren Atık Suların Arıtımı Yıkama suyu. X.4. Yani. X. Bu tür atıkları içeren atık sular termik santralların çeşitli ünitelerinden kaynaklandığı için. asit eklenerek 7. filtrasyon. koagülasyon. . Toz Emisyonlarının Arıtılma Sistemleri Toz toplayıcılar genellikle altı grup halinde toplanabilirler. rejenerasyon ve deminerilizasyon atık sularının arıtılması.Buharsız türbinler ya da hava ile soğutulan alternatif teknolojiler kullanmak. filtrasyon. Kimyasal çöktürmenin yanı sıra.Soğutma suyu depolama kuleleri kullanarak deşarj noktasında seyrelmeyi ve dispersiyonu arttırarak fazladan bir havalandırma ve soğutma sağlamak. solüsyon arıtım tesislerine ulaşmadan dengeleme tankında toplandığı görülmektedir. Daha ileri arıtım sistemleri olarak çözünmüş petrol ve yağ parçacıkları atık sudan.2. metallerin hidroksit şeklinde çökmesini sağlamaktır. elektro diyaliz ve aktif karbon absorbsiyonu da kimyasal madde içeren atık suları arıtmak için kullanılan diğer yöntemlerdir. . multisiklonlar.

1. .Yapışkan maddeler tıkanma olmadan toplanabilir.3. Büyük tanecikler basit bir siklonda ayrıldıktan sonra 10 µm ‘den daha küçük partiküllerin tutulmasında yaş toplayıcılar uygulanır.Tutuşabilen tozlar ve gazlar tehlikesiz bir biçimde işleme tabi tutulabilir. Yaş Toplayıcılar Yaş toplayıcılarda filtreleme etkisi. X. X. Filtreler.Torbalı filtreler. X.3. yaş toplayıcı vb. .3. . . . Siklonlar.4.Yaş toplayıcılar. Yaş filtreler kullanılmasının avantajları şunlardır: . Torbalı filtrelerin bazı avantajları şunlardır: .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI .C. .4. 214 . . .Atık gazın nem içermesi ve/veya çiğ noktası yaş toplayıcının çalışmasında kritik durum yaratmazlar.Yüksek sıcaklıktaki atık gaz akımlarıyla kullanılabilirler.Hemen hemen % 100 toplama verimi (% 99. herhangi bir tanecik boyutu için yüksek toplama verimleri elde edilebilir. Torbalı filtreler toplanan maddenin sürekli olarak uzaklaştırılmasını mümkün kılacak şekilde düzenlenirler.3. toz veya gazın sıvı damlalar içerisinde direk temas yoluyla absorblanması prensibine dayanır. Yerçekimiyle Çökeltme Odaları Yer çekimi ile çökeltme odaları 50 µm’den küçük tanecikleri toplamak için kullanılırlar.4.) ile birlikte kullanılırlar.4. genellikle seri şeklinde ikinci bir toz toplama sistemi (elektro statik filtre. Örneğin. .T. Temas mekanizması atalet çarpması veya yerçekimiyle çökeltme biçiminde olabilir.3. Siklonlar-Multisiklonlar Siklonlar bir gaz akımı içerisindeki tozları santrifüj kuvvetin etkisiyle toplarlar. Katı veya sıvı 5 µm ‘den ufak tanecikleri toplamaktaki etkinsizlikleri nedeniyle.3. malzeme biriktikçe basınç kaybında bir artma gösterdiklerinden.80) sağlar. katı tanecikleri peridyodik olarak uzaklaştıracak boşaltma düzeneklerine ihtiyaç gösterirler.3.2.3. genellikle aynı kapasitedeki konvansiyonel siklondan daha pahalı ve basınç kayıpları daha az olmamakla birlikte daha düşük toplama verimine sahiptir. büyük çaplı tek bir kuvvet biçiminde veya küçük çaplı bir çok tüpten oluşan çoklu siklonlar biçiminde tasarımlanabilirler. Torbalı Filtreler Toz filtreleri çok değişik malzemelerden ve çok çeşitli geometrilerde yapılırlar. .Diğer bazı proseslerin uygulanması da mümkündür. torbalı filtreler çok sayıda filtre torbalarından meydana gelirler.4.Toz ve gazları birlikte uzaklaştırmada kullanılabilirler.3. X.Elektro filtreler.İlk yatırım masrafları nispeten azdır. Çökeltme odaları.Ultrasonik ayırıcılar.Belirli bir enerji tüketimi ile.

Santral sahası ve dekapaj sahaları. Bu yöntemin kullanılabilmesi için tozların birleşmeye uygun olması gerekir. serbest asit 215 . Elektro filtreler.Düşük enerji tüketimi ve işletme masrafları. elektriksel bir yükle yükleyerek toplarlar. X. Yüklenen tanecikler. Elektro filtreler düşük basınç kayıplarında küçük tanecik boyutları için yüksek verime sahiptirler.Düşük basınç kaybı.Nispeten küçük basınç kaybı.3.Yüksek toplama verimi.Kirletici malzemenin kuru halde toplanması.3. .Kirli atık sular.3.Küçük tanecik toplama kapasitesi. .Yüksek gaz çıkış debilerinde çalışabilme olanağı. toz yükünün yüksek olması ve toz taneciklerinin değişik büyüklükte olması. Ayrıca yanık etkisi. . Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerinde Etkileri Termik santralların bacasından çıkan ve bitki örtüsünü en çok etkileyen gazlar. Elektro filtre kullanmanın bazı avantajları şunlardır: . X. .Yüksek gaz akışı debilerinde çalışma imkanı verirler. kömür nakil bant hattı. .5.Kömür nakil yolları. . X. . yöntemin iyi sonuç vermesine neden olur.3.Kömür nakil havai hattı. . .Kül nakil bant hattı.3. . tozların ultrasonik titreşimler yoluyla birleştirilmesi mekanizmasına göre çalışırlar.1. X. yaprak dokusunun zarar görmesine neden olmaktadır.3. .1. Termik Santralların Çevresinde Oluşan Çevre Sorunları X.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . ters yükle yüklenmiş bir plakadan meydana gelmiş toplama elektroduna sürüklenirler.Çok küçük tanecikler toplama özelliği.Termal etki. Termik Santralların Çevreye Olumsuz Etkileri . Ultrasonik Ayırıcılar Ultrasonik ayırıcılar. Stomalar vasıtasıyla bünyeye giren SO2 ve HF gibi asit etkili kirleticiler.Katı ve sıvılarda kullanma imkanı.6. .4.3.T. .5. Gaz.C.Baca gazları ve baca külleri.5.Hidrolik kül atma sistemi.Kül barajları ve kül siloları. .Kömür stok sahasındaki kömürler. . . bir gaz akımı içerisinde toz taneciklerini. kükürtdioksit ve azot oksitlerdir. Elektro Filtreler Büyük hacimsel debilerdeki tozlu atık gazların temizlenmesinde elektro filtreler kullanılır.1. .5.Kül stok sahasındaki küller.4. . SO2 ve NOx’lere en hassas olan ve etkilenen bitki organı yapraklardır.

C. yaprak ve meyve dökülmeleri. kronik zararlanma öldürücü olmamakla birlikte bitki kalitesini büyük oranda bozmaktadır. Yanıkların derecesine bağlı olarak fotosentez ve tranpirasyon gerilemektedir. İnsanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralin insan üzerindeki etkileri. ikinci ünitesinin 1984’de devreye girmesinden iki ay sonra çevre ormanlarında sararmalar başlamıştır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI halinde yüzeysel olarak da ortaya çıkabilmektedir. solgunluk ve ölümle sonuçlanır. Bu borular vasıtasıyla SO2’in etkisi bitkinin diğer kısımlarına yayılır. hazır bitki besinlerinin taşındığı borulardır.5. Yıllık ortalama konsantrasyonunun 100 µg/m3 ‘ü aşması halinde. Ayrıca toprağı tutacak bitki örtüsü büyük oranda tahrip olduğu için erozyon ile toprak kaybı olmuş. Öncelikle SO2 atmosferde oksidasyonla SO3’e dönüşür. yani orman altı bitki ve hayvan türlerinin çoğu yok olmuştur.1. Termik santralin olumsuz etkileriyle 4181 ha gibi çok geniş bir alanda ekosistem bozulmuş. Bunlar akut. öncelikle termik santral ve kömür işleme sahalarında çalışanlar üzerinde görülmektedir. Bitkideki SO2 ve NO2 zararları yaprak lekeleri. yaprak kurumaları. dolaylı olarak bitkilerin direncinin azalmasına neden olur. Bu durum bitkideki fotosentez olayını bozar. Bu oksidasyon süreci katalitik ve fotokimyasal süreçle devam eder ve SO3 derhal su (H2O) ile reaksiyona giderek sülfürik asit (H2SO4) meydana gelir.3. X. Bitkide solgunluk ve kurumalar görülür. Bu konuda ülkemiz için en çarpıcı örnek Muğla-Yatağan termik santrali çevresinde yaşanmıştır. Meyvedeki belirtiler. günlük SO2 konsantrasyonu 216 . Görülmeyen (gizli) zarar ise zaman içinde ortaya çıkmaktadır. SO2’ye 1 yıl kaldıktan sonra belirginleşir. Üçüncü ünitenin 1984’de devreye girmesinden sonra da 1986 yılı ortalarına kadar 4181 ha orman sahası kuruduğu için kesim yapılmıştır. SO2’nin yapraklardan sonra en etkili olduğu yer. bazlarda fakirleştirici ve mikrobiyolojik aktiviteyi yok edici bir etkide bulunarak. kronik ve gizli zararlanmadır. Akut zararlanmaya uğrayan bitkiler derhal ölmekte. Bitki terleme olayını kontrol edemez ve su dengesi bozulur. büyümedeki gerileme. Bu kadar geniş bir alandaki ekosistemin bozulması ile endemik bitki ve hayvan türlerinin yok olması. erozyon vb. Bu direnç zayıflığı zararlı böcek ve mantarlar bitki örtüsünü ve kalitesini giderek yok eder. Bitkiler üzerinde kirletici etkisiyle ortaya çıkan zararlanma üç ayrı boyutta görülebilir. Bitki örtüsünü etkileyen asit yağmurları. bölgedeki tür çeşitliliğinin azalmasına. SO2 ‘nin bitkilere olan bu doğrudan etkisinden başka. Eğer ortamda NaCl varsa Na2 SO4 ve hidroklorik asit (HCl) oluşur. eski kaynaklar kurumuştur. 20 Kasım 1982’de ilk ünitesi devreye giren bu santralin. Termik santralden uzaklaştıkça insanlar üzerindeki etki giderek azalmaktadır. yöredeki yağışların ve bağıl nemin fazlalığı da topraktaki asitleşmeyi arttırıcı. Ayrıca polen tozları ve dişicik tepesi gazdan zarar gördüğünden döllenme olmaz ve meyve tutmaz. solunum yolu hastalıklarda artış görülür. sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.T. SO2’in havada gerçekleştirdiği bir takım reaksiyonlar sonucu olur.2.

3. kötü kokular.500 µg/m3 olduğu zaman akciğer hastalıklarında artış görülür. d. Duman zehirlenmesi devam ettikçe hava yollarının tıkayıcı iltihabı denilen kronik bronşit ve bunun sonunda da karaciğer şişkinliği (Anfizem) oluşmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 250. Düşük SO2 dozlarına sürekli 217 . c. Baca küllerinin kül yağmuru olarak toprağa yağması ve toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının zamanla değişmesi.C. baca külleri ile radyoaktif maddelerin toprağa karışması.5. görüş mesafesinde azalma. Termik santralların oluşturduğu asit yağmurları sonucu ormanları kurutması ve bu alanlardaki topraklarda su erozyonunun hızlanması ve benzer olumsuz etkiler sayılabilir. Hayvanlar Üzerindeki Etkileri Termik santralların bacasından çıkan SO2 gazının havadaki 1 ppm’lik dozu hayvanların solunum sistemlerinde akut etkilere neden olur.Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların tarım topraklarının sulanmasında kullanılması ile bu kirliliğin topraklara geçmesi ve tarım topraklarını kirletmesi.1. akut solunum yolları enfeksiyonlarında artma. e. b.T. Partiküller.5.3. NO2 çıkan fabrikanın çevresinde yaşayan çocuklarda solunum fonksiyon testlerinde normale kıyasla zayıflama. solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatır ve zararlı maddeleri akciğere taşırlar. Bazen bu oksidasyon havadaki su buharı ile olur ve zehirli sis dumanları teşekkül eder. Radyoaktif maddeler içeren kömür kullanan termik santrallarda. CO alveollerimize girdikten sonra kana geçmekte ve oksijen olarak bilinen hemoglobinle birleşmekte. X. X. Bu zararlı maddeler de akciğerleri etkileyerek nefes darlığına neden olurlar. Bu da dumanı soluyan kimselerin boğaz ve hava yollarında ilerleyici bir tahriş öksürüğüne sebebiyet vermektedir. NOx ve SO2 bir arada bulunurlarsa birbirlerinin zararlı etkilerinin artırmaktadır.3 Topraklar Üzerindeki Etkileri Termik santrallar çevresindeki topraklar aşağıdaki şekilde kirlenmektedir.4. kanda methemoglibin artma belirlenmiştir. a. güneş ışığını engelleme gibi etkilerinin yanında. Baca gazındaki kükürt dioksitin asit yağmuru şeklinde toprağa geçmesi ve toprağın kimyasal yapısının zamanla değişmesi. bu arada oksijenin yerini almakta ve karbosihemoglobin (COHb) oluşturmaktadır. SO2 gazı solunum yollarına girerek orada su ile birleşir ve sülfüroz asidini (H2SO3) meydana getirir.1. Günlük konsantrasyonun 500 µg/m3’e ulaşması durumunda solunum yolu hastalıklarının sayısının artışı ve ölüm olayları görülür.

1987.3.3’ de Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı verilmiştir. Yeraltı ve Yerüstü Suları Üzerindeki Etkileri Termik santralin deniz ortamına etkisi.5.. Çevre Mühendisleri Derneği. 1992. 4. 1991. Tablo:X. 6.Z.C. akciğer ödemleri ve ölüm izler. Ankara. X.5. istenen limitlerde tutabilen arıtma tesisleri ve teknolojileri mevcuttur. Bunu solunum güçlüğü.3. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Ankara. Arcan Y.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maruz kalan hayvanlarda solunum yolları enfeksiyonları artar ve kasların elastikiyetleri azalır. Durmaz A. Enerji Raporu. 7. 3. Ankara. Bu kirlenmeler deniz ekosisteminde meydana gelebilecek bozulma sonucunda. Çevre Bakanlığı. sıvı atıklarla ve hava kirliliği sonucunda SO2’nin asit yağışına dönüşmesiyle (doğrudan veya yer altı ve yer üstü sularının denize ulaşmasıyla) veya denizde asitleşmenin meydana gelmesiyle olmaktadır. Ankara.. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.T. 1999. Ancak termik santralların kirletici atıklarını.Uysal. Türkiye’deki Kömüre Dayalı Termik Santrallar Çevreyi Olumsuz Etkileyen Faktörleri ve Yarattığı Çevre Sorunları. Doğu. Hava Dairesi Başkanlığı. 1999. 2. 218 . NO2 gazı ise burun ve gözlerde tahrişe neden olur. Termik santral ve lavuarların kirlettiği akarsuların çeşitli alanlarda kullanımı. Kaynaklar 1. Uslu T. Enerji İstatistikleri.’de ise Termik Santralların Bulundukları Yerler gösterilmiştir. Her türlü atığın arıtılması yoluyla termik santralların çevreyi kirletmeden temiz çalışması sağlanabilir. Yanma ve Hava Kirliliği Kontrolü. Termik santralların çevreye olan etkilerinin ve zararlarının büyüklüğü tartışılmaz. Uluslararası Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü Sempozyumu. 1990. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi. su ürünlerinin balıkçılık ve süngerciliğin olumsuz etkilenmesine ve üretimde düşüşe neden olacaktır.1. Harita X. B. Yanmadan Kaynaklanan Hava Kirliliğinin Kontrolü. 5.. 1993. olumsuz etkilere neden olmakta ve bu akarsulardan yararlanıldığında başka çevre sorunları ortaya çıkmaktadır. Aliağa Özelinde Ülkemizde Termik Santrallar ve Çevre.Ulusal Sempozyum.3. 1.

m3/h) 13. Santralin Yeri 3. Meteorolojik Veriler: 17.7. Yerleşim Yerleri Üzerindeki Etkiler 18. Kükürt Miktarı.3. 3.2.5.1. Tarihi Ören Yerleri Üzerindeki Etkiler 18.6.7. (mg) 12.4. Turizm Alanları Üzerindeki Etkiler 19.8.1. Santral Genel Verimi (%) 9.6. Santralin Adı.13. Santralin Katı Atık Durumu 16.3. Kullanım Çeşidi ve Bertaraf Durumu (ton/gün) 15. Bacaların çapı ve yüksekliği (m) 15.8. Tek Girişli) Miktarı (ton/gün) 14.Santralde Atıksu Arıtma Tesisi Varmı? Varsa 14.1. Santral Saha Kullanım Alanı (m2 ) 4. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 13. Akarsular Üzerindeki Etki 18. Yanma Odası Sıcaklığı (ºC) 16.5.4.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo :X.3.4.8. Kazan Verimi (%) 13.4. 17. Santralin Kurulu Gücü (MW) 6. Santralin Statüsü ( Kamu/Özel) 4.4. Termik Santralların Genel Değerlendirme Formatı 1. Kullanılan Yardımcı Yakıt 11. 17.(m/sn) 15.1. Soğutma Suyu (Kapalı Çevrim.T.9. 14.12. Tarım Ürünleri Üzerindeki Etki 18.Santralin Gaz Emisyon Durumu 15.6 Emisyon Kütlesel Debisi (mg/sn) 15.11.7. Doğal Gaz) 11. Sabit Karbon (mg) 12. Santraldaki Baca Sayısı ve Yükseklikleri(m) 15. Peyzaj Alanı Üzerindeki Etkiler 18.6.5.5 Yakıt Besleme Kapasitesi (t/h. 18. Anemometre Yüksekliği (m/sn) 18.5. Atıksuların Deşarj Edildiği Alıcı Ortamlar. Ünite Sayısı ve Güçleri (MW) 7.C.4. Kuru Kül Miktarı (%) 12.9. Baca Gazı Hacimsel Hacimsel Debisi(m3/sn) 15. Santralde Uygulanan Yakma Tekniği.4. Santralin Toplam Sahası (m2) 4. Göller. Yeraltı suları. 2001. 219 .5. Kimyasal Temizleme Atık Suları Miktarı.4.3 Toplam Nem Miktarı(%) 12. Ana Yakıtın Nereden Temin Edildiği 11.1 Doğal Flora ve Vejetasyon Üzerindeki Etki 18. Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14.1.4. Toplam Alan (m2) 4.3. Baca Gazı Çıkış Hızı. Özellikleri 13.3. Kül Yumuşatma Sıcaklığı (ºC) 12. Kullanılan Ana Yakıt Türü(Linyit.4 Su Kullanımı ve Atıksu Durumu 14. Kazan Suyunu Miktarı (ton/gün) 14.6.3.4.2 Uçucu Madde Miktarı (%) 12.8.Termik Santralların Genel Değerlendirmesi.1 Santralde Kullanılan Toplam Su Miktarı (ton/gün) 14.1 Yakıtın Alt Isıl Değeri (Kcal/kğ) 12. (ton/gün) Kaynak: TEAŞ Genel Müdürlüğü Verileri.1 Rüzgar Yönü. Yıllık Üretim Kapasitesi (KWh) 8.4. Baca Gazı Sıcaklığı (ºC) 15. Su Kullanım ve Atıksu Durumu.6. Yabani ve Evcil Hayvanlar Üzerindeki Etki 18.2. 20.2. Yanma Tekniği İle İlgili Bilgiler 13.10.2 Egzotik Bitkiler Üzerindeki Etki 18.2 Yer Rüzgar Hızı.2. Tesisin Yakma Kazanları 13.4.4. Azot ve Oksijen (mg/m3) 13.7 Tesisin Toplam Yakıt Isıl Gücü (MW/Ton) 14.Evsel Atıksu Miktarı (ton/gün)14.2 Külün Miktarı (Ton/Gün.Yöredeki Çevre Kirliliğinin Tespiti. Yağlı Atıksu Miktarı (ton/gün) 14. Termik Santralların Çevresel Etkileri. Kükürtdioksit Emisyonu(mg/m3) 15.6.Arıtma Ünitelerinde Toplanan Çamur Miktarı. Kullanılan Ana Yakıta Ait Bazı Analizler 12. 17.9.2.2.3 Tüketilen Suyun Kaynağı 14. Sosyal ve İdari Tesisler Alan (m2 ) 5. İnsanlar Üzerindeki Etki 18.4. 14. BGD Tesisinden Kaynaklanan Jips’in Miktarı ve Değerlendirmesi.1 Arıtma Tesisinin Aktif Çalıştığı Gün Sayısı 14.Sayısı ( Adet) 13. Ton/Yıl) 16. 14. Denizler Üzerindeki Etkiler 18.3. Yanmamış Maddeler.2 Tüketilen Suyun Kullanım Durumu 14. 2. Hava Üzerindeki Etkiler 18. Barajlar Üzerindeki Etki 18. Santral Sahası Yeşil Alanı (m2 ) 4. Arıtılan Atıksu Miktarı (ton/gün) 14.6 Topraklar Üzerindeki Etki 18.6.1 Santralden Atılan Külün Toplandığı Alan(m2) 16.3 Atıkların Nasıl Değerlendirildiği.7.14. Kül ve Curuflu Atık Su Miktarı (ton/gün) 14. BGD Atıksuyu Miktarı (ton/gün) 14. Ortalama Çalışma Saati (h/Yıl) 10.4.3. 16. (%) 12. 15. Ana Yakıt Yıllık Tüketim Miktarı (Ton) 12.

’de Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi gösterilmektedir.2. üretip tükettikleri enerji ile ölçülmektedir.C. Beşyıllık Kalkınma Planı. 2020 yılına doğru petrolün rolü yavaş yavaş düşerken kömürünkinin artacağı.1.4. alternatif enerji üretimine ihtiyaç göstermektedir. Tablo incelendiğinde de görüleceği gibi 1960’da kömür en önemli yakıt iken 1980’de petrol en çok kullanılan kaynak durumuna gelmiştir. Dünyada elektrik üretimi içinde önemli bir pay. 1980’de % 2 kadar olan nükleer enerji payının da 2020’de % 11 olmak suretiyle hidrolik enerjiden daha fazla kullanılır hale gelmesi beklenmektedir. 220 .4. Görüleceği gibi fosil yakıtları kısıtlı olan Fransa elektriğinin % 75’ini nükleer enerji ile karşılamaktadır. Tablo:X.1.’de Dünyanın geçmişteki enerji tüketiminde kaynakların rolü ile gelecekteki kaynaklara göre enerji arzı tahminleri gösterilmiştir.4. Bu oran gelişmiş ülkelerde çok daha yüksek rakamlara ulaşmaktadır.4.4. nükleer reaktörler tarafından sağlanmaktadır. Tablo:X. VII. NÜKLEER SANTRALLAR VE ÇEVRE X. Nükleer enerji arzı 1998 yılında 2 404 TWh. 1980’de % 5 dolaylarında olan hidrolik enerjinin payının çok yavaş artarak 2020’de % 7’ye çıkacağı.T.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI X. geri kalanı ise hidrolik ve nükleer enerji tarafından karşılanmaktadır.1. Dünyada Enerji Durumu Çağımızda tüketimi hızla artan ve gelecekte de artmaya devam edecek olan en önemli ihtiyaçlardan biri hiç şüphesiz enerjidir. Kaynaklara Göre Dünya Enerji Arzı Tahminleri 1980 Enerji Kaynakları Kömür Petrol Doğalgaz Hidrolik Nükleer 10 TEP 1830 3100 1301 383 156 6 2000 10 TEP 2930 3415 1885 650 845 6 2010 10 TEP 2820 4589 2724 287 690 279 6 2020 106 TEP 3350 5494 3551 336 617 361 Yeni Enerji Kaynak : DPT. Halen hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından yakın bir gelecekte daha önemli bir katkı beklenmektedir. Doğal gazın payı 1980’de % 17’ye çıkmıştır. bu payın yaklaşık olarak değerini muhafaza edeceği. 1995. Tablo:X. Dünyada 32 ülkede yayılmış durumda toplam gücü 351 718 MW olan 436 nükleer santral çalışmakta ve toplam gücü 26 252 MW olan 38 nükleer santral da inşa halinde bulunmaktadır. 1999 yılında ise 2 496 TWh olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar tam bir kriter olmasa da ülkelerin gelişmişlik düzeyleri. Ayrıca 6. Fosil yakıtlar ve hidroelektrik rezervlerinin sınırlı olması ve elektrik enerjisine olan talebin her geçen süre artması. Bugün dünyanın ticari enerji talebinin % 90 kadarı fosil yakıtlardan. 2020 yılında % 30 pay ile kömürün yine en önemli kaynak durumuna geçeceği tahmin edilmektedir.619 GWe 62 kadar da planlanmış proje mevcuttur.

4..80 36.05 75. .....21 4. 5420 1824 .36 57.41 7.. 53 16 2 2 1 1 1 29 2 6 1 9 11 5 35 16 104 Reaktörler Kapasite (MWe) 935 376 5712 626 3538 9998 2167 1648 2656 63103 22282 1729 1897 .718 Kaynak: Türkiye Atom Enerjisi Kurumu.69 14.80 19...8 ile % 4.... .08 47. 1987-2005 aralığında elektrik talebindeki artış % 3-4 olacak ve nükleer enerji üretimindeki artış ise buna paralel olarak % 3. .12 10.....00 31... . . .. .. .... .. 1988 yılında dünya elektrik üretiminin % 16 veya genel enerji talebinin % 5 kadarını temin etmekte olan nükleer santrallarda yılda 1 500 TWh elektrik üretilmektedir. . 1 1 4 .8 iken.18 30.. Mayıs... ..21 38.. nükleer enerji üretimindeki artış % 15.84 73.. 1985 yılına kadar toplam olarak nükleer üretim 4 400 milyon ton kömür ve 28 000 milyon ton ham petrol kadar 221 ...6 kadar artmak suretiyle normal gelişimini sürdürülebilecektir.74 1.... ...65 34. 3 2 4 4 .... 1 .ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1974-1987 aralığında........ Ülkelere Göre Reaktör Sayısı ve Nükleer Santrallardan Elektrik Üretimi Payları (2000 yılı) Mevcut Ülke Adı Arjantin Ermenistan Belçika Brezilya Bulgaristan Kanada Çin Çek Cumhuriyeti Finlandiya Fransa Almanya Macaristan Hindistan İran Japonya Kore Litvanya Meksika Hollanda Pakistan Romanya Rusya Güney Afrika Slovakya Slovenya İspanya İsveç İsviçre İngiltere Ukrayna Amerika Toplam Ünite Sayısı 2 1 7 1 6 14 3 4 4 59 20 4 11 . 7 2 ..44 1. .C... 2000.. .... dünyada elektrik talebindeki artış % 3. 4 ..T..2. Bu miktar elektriği fosil yakıtlarla üretmek için yılda 550 milyon ton kömür veya 350 milyon ton ham petrol gerekmektedir. 300 650 3375 . 43691 12990 2370 1308 449 125 650 19843 1842 2408 632 7470 9432 3079 12968 13765 97145 İnşaa Halindeki Reaktörler Ünite Kapasite (MWe) Nükleer Elektrik (%) Sayısı 1 .15 20..02 37. 606 2111 4515 3820 .. ... Tablo: X.80 436 351..4 olmuştur. 2 .. .. .. . 1229 .12 12.. .30 2..11 5....87 43.....718 9.. 38 692 ...03 28..77 33. 776 . 31.99 46. . . . 3800 .04 36.25 47.02 0.65 42.

4. Nükleer hammaddenin stoklanabilir olması.C.0 MTEP ulaşmıştır. Günümüzde ticari üretimde bulunan nükleer santrallarda yakıt olarak uranyum kullanılmaktadır. Türkiye yerli enerji kaynakları ile talebini karşılayamamaktadır. Uranyumun fiyatı bu nedenler dolayısıyla zaman içinde sürekli azalmıştır.T. O halde 2010 yılındaki yaklaşık % 10 yedekli bir üretim sistemi oluşturmak için. Türkiye’nin Enerji Durumu Enerji açısından kendi kendine yeterli olmayan ülkemiz.040 GWh/yıl’dır. Türkiye’nin mevcut enerji kaynakları Tablo:X. 222 .6 milyon ton petrol eşdeğerine (MTEP) yükseltmiştir.116 MW’a. Hiçbir endüstriyel kullanım alanı olmayan uranyum doğada.4. Nükleer enerjinin başta tıp olmak üzere tarım. 1994 yılı sonu itibari ile toplam birincil enerji tüketimi 64.’de verilmiş olan birincil enerji ve elektrik enerjisi üretim ve tüketimdeki gelişmeler incelendiğinde 1999 sonu itibari ile elektrik santrallarının kurulu gücü 26.439 GWh’e ulaşılmıştır.484 GWh’e ulaşan talep komşu ülkelerden yapılan ithalat ile kesintisiz olarak karşılanabilmiştir. Doğalgaz ve petrol fiyatlarındaki artış ve enerji talebindeki yoğunluk nedeniyle Türkiye için nükleer enerji alternatif bir enerji kaynağı olarak düşünülmelidir.7 MW güce karşı olarak 123. İkinci bir nükleer hammadde ise toryumdur ve Türkiye dünyanın en zengin toryum yataklarına sahiptir. bol miktarda bulunmaktadır. Son maden aramaları sonucu Avustralya ve Kanada’da büyük uranyum yatakları olduğu ortaya çıkmıştır. 1994 yılında birincil enerji üretimini 32. Tıp alanındaki uygulamalar ve besin maddelerinin daha iyi korunması tekniklerinde radyasyon ve radyoaktif maddelerin kullanılmasının insan sağlığı bakımından büyük yararlar sağladığı bugün açıkça herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğu gibi araştırmalar ve endüstriyel işlemlerle yepyeni imkanlar getirdiğine de şüphe yoktur. endüstri ve araştırma alanlarında geniş uygulama imkanları bulunmuş ve yeni uygulamalar da geliştirilmektedir.4. Bu hızlı elektrik enerjisi talebinin önümüzdeki yıllarda kesintisiz ve emniyetli bir şekilde karşılanabilmesi için yatırımlarda sürekliliğin sağlanması zorunlu görülmektedir. yakıt ve işletme giderleri düşük santrallardır. üretim kapasitesi ise 111.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI daha az fosil yakıt yakılmasına katkı sağlamıştır. Enerji talebinin % 49 kadarı ithal enerji ile karşılanmaktadır. Bu suretle 30 yıl zarfında 10 milyar ton CO2 ve 200 milyon asitli gazların atmosfere yayılması önlenmiştir.4.2.3. Tablo: X. X. 1999 yılında 118. İthal edilen enerji içinde en büyük payı % 80’ lik payla petrol ve petrol ürünleri almaktadır. sisteme en azından 5000 MW nükleer santrallar ile 19935 MW termik santral eklenmesi gerekecektir. onun petrol gibi ekonomik silah olarak kullanılmasını imkansız kılar ve nükleer santrallar genel olarak ilk yatırım maliyeti yüksek. 2010 yılına kadar bu potansiyelin % 70 oranında kullanılır hale gelmiş olacağı varsayılmaktadır. Türkiye’nin hidrolik potansiyeli 34 728.’de verilmektedir.

1 271..Birincil Enerji ve Elektrik Enerjisi Üretim ve Tüketimindeki Gelişmeler 1996 Gerçekleşme 1997 Gerçekleşme 1998 Gerçekleşme 1999 Gerçekleşme 26116..7 82.5 Termik 11297...2 353.... .3..1 3796.9 15.8 .8 63396.. .. 45 555 .1 42229. .5 İhracat 343.0 34677. 223 . .4 Termik 54302. . ... 8. 200 2250 .7 15.1 114022. ...ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: X.. Tablo:X. 9129 380000 .. KWh 1512 1678 1797 Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri. 125000 34729 43..... 82 1641 .T.. 9129 380000 ..4 44.... 29 1086 .5 30930. Eskişehir-Sivrihisarda ise dünya çapında önemli toryum rezervleri (380000 ton) bulunmaktadır.1 11771..2 Toplam Tüketim GWh 94788..7 Kişi Başına Tük.7 1968 2001 Tahmini 29511.5 Jeotermal 83. ..4 23351. 626 626 .4 (*) Hazır rezerv dahil (**) 300 milyon ton belirlenmiş ve potansiyel kaynakla 8375milyon ton olmaktadır.4.8 15555.5 80.. . ... Kaynak: Enerji İşleri Genel Müdürlüğü Verileri.. İleriki yıllarda toryum kullanan santrallerin ticari hale gelmesi koşulu ile ülkemizin bu zengin toryum kaynaklarını değerlendirmesi mümkün görülmektedir.9 21889. . ....0 İthalat 270..9 101636..0 298.5 20.1 11175. ..8 111022.4 11850..0 5300..0 136271.9 1840 *2000 Gerçekleşme 27257.0 384...0 15..1 8..3 285.8 85..3 3298.....0 116439.0 Rüzgar 5.8 13021.... Halen ticari nükleer santrallerin yakıtı durumunda olan uranyum ülkemizde daha çok Salihli Köprübaşı Havzası’nda ve Yozgat-Sorgun’da bulunmaktadır.1 8..2 8.9 84.7 103295. . .8 10102..1 2492.0 125160. 2001.Toplam tabii metal uranyum rezervi halen 9129 ton olarak belirlenmiştir. .8 . Muhtemel 456 . .2 18. .. ...9 2330.4.... 8 ..5 412. Türkiye’nin Mevcut Enerji Kaynakları Kaynaklar Taşkömürü (MT) Linyit (Elbistan) (MT) Diğer (MT) Toplam (MT) Asfaltit (MT) Bitümler (MT) Hidrolik GWh/yıl MW/yıl Hampetrol (MT) Doğal gaz (Milyar M ) Nükleer Kaynak (Ton) Tabii Uranyum (Ton) Toryum (Ton) Jeotermal (MW /Yıl) Elektrik Jeotermal (MW /Yıl) Güneş (Milyon TPB) Elektrik Isı 3 Görünür 428* 3357 3982 7339 .0 15.2 39816.5 17307.7 29392.7 326. 125000 34729 43.. 4300 28850 . 110 110 .......C. 2001.4..0 Elektrik Enerjisi GWh Üretim 94861.9 15. .. .3 118484....... Toplam 1126 3357 4718 8075** . .5 80.9 81661...8 26.9 2058 Elektrik Enerjisi MW Kurulu Güç 21246.9 94101.5 Rüzgar 8. . . Ülkemizin radyoaktif mineraller bakımından zengin olduğu bilinmektedir.. Mümkün 245 .0 131355.7 105517..3 Hidrolik 9934.. .. 4500 31100 ..6 10306.9 10537.2 16048. .7 128544..9 Hidrolik 40475...9 68702.7 Jeotermal 15.

2 altına çekmek CO2 emisyonu sorununa tüm insanlığın yararı için acilen bir çözüm getirecek mahiyettedir. bir nükleer santralın ömür boyunca (40-50 yıl) üreteceği atık yaklaşık olarak 200 m3 civarındadır. Diğer bir deyişle. Diğer bir deyişle. Nükleer enerjiden kaynaklanan radyoaktif atıklar kontrollü olarak depolandıkları için çevreye herhangi bir tehlike oluşturmamaktadır. Kalkınmakta olan ülkeler arasında yer alan ve enerji bakımından kendi kendine yeterli olamayan ülkemizde de enerji sorunu başta gelen bir konudur. Fosil yakıtlı santrallarda kullanılacak olan desülfürizasyon ve denoksing gibi SO2 ve NOX emisyonunu önleyebilecek ekipmanların kullanılması bu santralların maliyetini artırmaktadır ve sadece kirliliğin şeklini değiştirmektedir. uzun vadeli politikalar tespit edilirken konuya tek yönlü bakılmaması. 224 . küresel ısınmanın en önemli nedeni olan C02 emisyonunun gelişimine bakılacak olursa. Buna karşın.1 düzeyinde kalmıştır. Ayrıca enerji hammaddesi açısından dışa bağımlı olan ülkemizin karşılaştığı. konunun politik. dünya genelinde CO2 emisyonu 80’li yıllarda. CO2 emisyonunu azaltmasının yanısıra SO2 ve NOX emisyonlarını önlemede de etkin bir yol oynayacaktır.4. örneğin.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kömürlerin çevre üzerindeki olumsuz etkileri nedeni ile yakın gelecekte doğalgaz ve nükleer enerjinin önem kazanmasının kaçınılmaz olduğuna. İthal edilecek enerji çeşitlerinin çok iyi seçilmesi. 1000 MWe gücünde bir kömür santralının çevreye bıraktığı yılda 6. CO2 emisyonu dünyanın karşılaşabileceği en büyük çevre felaketine neden olacaktır.3 Nükleer Enerji ve Çevre Çevresel etkiler bakımından değerlendirildiğinde nükleer enerji santralleri hakkında en çok sözü edilen konular radyoaktif atıklar ve radyasyon sızıntısıdır. Yerli kaynak rezervlerinin ve üretim metotlarının geliştirilmesi suretiyle üretimlerin arttırılması. Nükleer enerji seçeneğinin kullanılması. 1990 yılından sonra bu artış hızı yılda % 1. Önlem alınmazsa. ekonomik yönlerinin iyi değerlendirilmesi gerekmektedir.T. ancak petrol fiyatlarının artması ile doğalgaz fiyatlarını da etkileyeceğine işaret edilmektedir. Yıldan yıla artmakta olan enerji açığımız karşısında etkin tedbirler alınması gerekmektedir. Ayrıca nükleer atık depolama teknolojisi günümüzde mevcuttur ve önümüzdeki on yıl içinde başta ABD olmak üzere bazı ülkelerde nihai atık depolama teknolojisi uygulamalarına geçilebilecektir. Ülkemizde kurulacak olan bir nükleer santralın yüksek radyoaktivite içeren yıllık kullanılmış yakıt miktarı yaklaşık 30 ton civarında olacaktır. 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü 2008-2012 yılları arasında 1990 yılı emisyonunu % 5. yılda % 1.C. Önemli bu atığın bağımsız bir denetleme otoritesinin de gözetimi altında güvenilir bir şekilde depolanabilmesidir ve günümüz teknolojisi bunu başarabilecek düzeydedir. Avrupa Komisyonu 1999 Yıllık Enerji Raporu’nda açıklandığı gibi. kararlı bir biçimde. 4000 ton NOX ve 400 ton ağır metal neredeyse tamamen kontrol ve denetim dışıdır.5 milyon ton CO2. yakıt taşıma sırasında olabilecek kazalar sonucu çevre kirliliği de önemli boyutlardadır. yeni ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmak üzere Ar-Ge faaliyetlerine rağmen. bunların cins ve ithal edilen ülke bakımından çeşitlendirilmesi. ülkemizin enerji ithal etmeye muhtaç olduğu görülmektedir. 300. 1990-1997 yılları arasındaki CO2 emisyon artışı % 8 olmuştur.000 ton kül. X.3 oranında artmış.

inşa şekli ve işletme usullerine. akciğer kanseri gibi hastalıklara ve farkına varılmadan ölümlere neden olabilmektedir. Radyasyon. topraktaki ve vücudumuzdaki radyoaktif elementlerden kaynaklanan doğal radyasyon etkisi ise % 40 oranında olmaktadır. asit yağmurları ve hava kirliliği olarak çıkar. bakım personelinin aldığı yıllık doz Uluslararası Radyasyondan Korunma Komitesi’nin kabul sınırının yaklaşık 1/100 katı ile 1/1000 katı arasında olabilmektedir. genel akut etkiler ve lokal akut etkileri olarak gruplandırılabilir. Akut dış radyasyon etkileri. normal işletim şartlarında.006 oranında olup.4.T. Bu değerlendirmeler. atığın miktar ve zehirliliği.4. uzun dönemde çevre ekolojik sistemler göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi.006’lık bir eşdeğere karşılık gelmektedir. Aynı güçte linyit kullanan bir termik santral bunun ondört katını (1400) bir günde kül ve curuf olarak dışarı atar. Radyasyon Etkileri Nükleer teknoloji ile ilgili olarak kamuoyunun endişelerinin temelinde. Geriye kalan % 11’lik pay ise insan tarafından üretilen ve genellikle tıbbi uygulamalardan kaynaklanan radyasyona aittir. X. 225 . bacalardan atmosfere yayılır ve yıllık toplam atık miktarı 500 000 tonu bulur. ABD'de “Medical Associaton” ile “National Energy Studies Project” tarafından yapılan çalışmalara göre kömür veya fuel-oil yakan santrallar GW-yıl başına en azından 10 ölüm ve 2000 hastalık vakasına neden olmaktadırlar. reaktör yerinin özel koşullarına bağlıdır. Doğal radyasyon miktarı bölgeden bölgeye değişir ve radon gazı miktarının yoğun olduğu bazı bölgelerde global ortalamanın 10 ila 20 kat üzerine çıkar. Fosil yakıt yakan tesislerin bacasından çevreye yayılan gaz ve partiküller. kozmik radyasyondan. insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Keban Barajı gücünde 700 MW’lık bir nükleer santralin yıllık yanmış yakıt çıktısı 100 ton’dur. İnsanların radyasyon dozlarına maruz kalmaları akut ışınlama (kısa zaman süresi içinde ışınlama sonucu alınan dozlar) olmak üzere iki grupta incelenebilir. Dünyanın herhangi bir yerinde işletilmekte olan ticari nükleer tesislerin rutin işletimlerinden kaynaklanan sağlık etkileri ile ilgili güvenilir bir doküman mevcut değildir. Hava kirliliği bronşit. çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri. radyasyonun sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan korku yatmaktadır.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Enerji üretiminin çevresel etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. Dünyaca kabul görmüş yayınlar. Gerçekten de. günlük radyasyondan etkilenme içerisinde % 0. Nükleer teknolojiye dayalı faaliyetlerden kaynaklanan radyasyon % 0. reaktör tipine. Bunun sonucunda 8 ton uçucu kül. her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları. nükleer tesislerin kanserden kaynaklanan ölümlerle hiçbir ilgisi olmadığını ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra yılda 4 milyar 200 bin ton sera etkisine neden olan CO2 atmosfere verilmiş olur. Reaktörde meydana gelecek artığın miktarı.C. Nükleer güç reaktörlerinde meydana gelen artıklar çekirdek fisyonu ve nötron aktivasyonu sonucu oluşurlar. günlük hayatımızın bir gerçeğidir. emfizema. bunların çevre ve atmosfer içerisindeki dağılımları. Yıllık kişisel radyasyondan etkilenme içerisindeki dünyadan saçılan radon gazının payı % 49.

Sayı:319. Bilim ve Teknoloji Dergisi.. Devlet Planlama Teşkilatı. 1994.T. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 1994. ve Sökmen. Bozkurt. İstanbul. Enerji Raporu. Nükleer Santralların Elektrik Enerjisi Üretiminde Dünü. TAEK. Ankara.C. 2001. 3. 21 YY. VIII. Kasım.ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kaynaklar 1. TÜBİTAK. 1999. Ankara. 5. 4. Nükleer Santrallar ile Elektrik Üretimi. Sayı:26. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi.N.Sürdürülebilir Kalkınma ve Nükleer Enerji. K. G. Mayıs. Bütün Yönleri ile Enerji Sempozyumu. 2. 2000. 226 .O. Bugünü ve Yarını.. Kadiroğlu.

Sanayi siteleri uygulaması ile. emisyon ve görsel olarak da olumsuz bir durum meydana getirmektedir. İl ve ilçelerin planlı gelişmesine yardımcı olunması ve çevrenin korunması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.1. ihtiyaçlar hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. Tarım alanlarının küçük sanayide kullanılmasının önlenmesi ve sanayi sitelerinin tarım dışı topraklarda kurulmasına imkan sağlanması. sanayi siteleri. KÜÇÜK SANAYİ SİTELERİ (KSS) Sanayileşen ve gelişen ülkemizde başta küçük işletmeler olmak üzere esnaf ve sanatkarlar kesimi halen oldukça dağınık bir yapıda. mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. Küçük sanayinin az gelişmiş bölge ve yörelere yaygınlaştırılması. XI. sağlıksız çalışma ortamı ve dağınıklıktan kurtarılarak her türlü altyapısı hazırlanan çağdaş ve toplu iş yerlerine kavuşturulması amaçlanmaktadır. öncelikle en uygun yer olarak yerleşim alanları ve şehir merkezlerinde gelişi güzel yerleşerek faaliyet göstermektedirler.1. d.2.T.1. yerleşim alanları ve şehir açısından da benzer olumluluklar 227 . Ancak uygulanan teknolojinin değişmesi. Küçük sanayi siteleri. hızlı nüfus artışı ve şehirlerin büyümesi sonucu küçük esnaf ve sanatkarın çevresine yaptığı olumsuz yan etkilerin ulaştığı boyutlar. bu kesimi yerleşim alanları dışına ve daha düzenli toplu iş yerlerine taşınmaya mecbur etmektedir. Çünkü. SANAYİ VE ÇEVRE XI. düzensiz ve sağlıksız iş yerleriyle yerleşme alanlarında dağınık bir şekilde faaliyet gösteren küçük esnaf ve sanatkarlar kesimi. Küçük esnaf ve sanatkarların yetersiz altyapı. temel politikalar sayılabilir. Bu amaçla. e. her türlü sağlık koşullarından ve çağdaş ticaret anlayışından uzak mahalle ve sokakların izbe köşelerinde sıkışıp kalmış dükkan ve atölyelerde üretim yapmaya çalışmaktadırlar. Küçük Sanayi Sitelerinin Yapımındaki Ana Politikalar a. XI. Altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. c. Böylece plansız. bu toplu sitelere yeni teknolojilerin transferi ve uygulanması daha kolay ve maliyeti düşük olmaktadır. bölgesel istihdam imkanlarının artırılıp işsizlik ve çarpık kentleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında önemli rol oynamaktadır. Düzenli. küçük esnaf ve sanatkarlar yönünden olumlu bir planlama aracı olan Küçük Sanayi Siteleri. çıkardıkları gürültü. çevre halkı için kirli ve dağınık görünüşlü iş yerleri yanında. Planlı İş Yerleri ve Çevrenin Korunması Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve 1960’lı yıllardaki sanayileşme çabalarına paralel olarak son yıllarda hızla çoğalan küçük esnaf ve sanatkarlar. Altyapı ve diğer sosyal tesisleri hazırlanmış arsa arzı suretiyle sanayiyi teşvik etmek vb.1.C. b. Bu kesimin sorununa en etkili çözüm yolunun “Sanayi Siteleri” ve “Toplu İş Yerleri” olduğu artık kabul edilmektedir. benzer ve farklı iş kollarında çalışan küçük işyerlerini yeni bir merkezde toplamakta.

70 24.38 9.78 14.720 2. Belirlenen hedefler doğrultusunda.T. Denizcilik Bankası gibi kuruluşlar faaliyete geçmiştir. 76 adet Organize Sanayi Bölgesi hizmete sunulmuştur. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI taşımakta ve yerleşim alanlarında.1.306 11.569 7. Etibank.1). 2003 yılı sonu itibariyle. Sanayileşme cumhuriyetin ilk yıllarında özel kesimin girişimlerine bırakılmış ancak gerek mali gücünün yetersizliği.14 8.145 2.92 16.40 7. (Ayrıca Bkz.805 % (X) 8.424 14.51 14. ülkede sanayinin geliştirilmesi amacıyla uygulamaya konulan pek çok teşvik tedbirlerinden biri olan OSB uygulamalarına.313 100 87 ( X ) Toplam Bölge İşyeri Sayısının Türkiye Toplamı İşyeri Sayısına Oranıdır.925 1. 228 . Küçük Sanayi Sitelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı Biten Projeler 2003 Sonu Bölge Adı Adet Marmara ( 11 İl ) Ege ( 8 İl ) Akdeniz ( 8 İl ) İç Anadolu ( 13 İl Karadeniz ( 18 İl ) Doğu Anadolu (14 İl) G. ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ (OSB) Türkiye’de sanayileşme çabaları Cumhuriyetle birlikte yoğunluk kazanarak ekonomik kalkınmanın ve yeni kazanılan siyasi bağımsızlığın temeli olarak görülmüştür.610 17.2.698 1.Doğu Anadolu ( 9 İl ) 60 62 37 81 74 35 23 İşyeri Adedi 13.79 8.57 19. Beş Yıllık Sanayi Planı” çerçevesinde sanayi alt yapısının oluşturulması çalışmalarına başlamıştır. Tablo: XI. 1960 yılında başlayan planlı kalkınma döneminde ise sanayinin “lokomotif” sektör olduğu açıklıkla belirtilmiş.137 hektar büyüklüğünde.198 % (X) 15. ekonomik ve toplumsal kalkınmanın birlikte gerçekleştirilmesi. ekonomik dengenin kurulması. I. 17 adedinin atıksu arıtma tesisi de inşa edilmiş olarak. çevre kalitesinin iyileştirilmesi ve belirli bir düzeyde tutulmasını mümkün kılacak en uygun çözüm yolu olarak görülmektedir. ilk olarak 1962 yılında Bursa’da bir OSB kurulmasıyla başlanmıştır.005 1. Sanayi Planı döneminde bütünüyle kamu girişimciliği ön planda tutulmuş Sümerbank.97 13. belli bir hızda büyüme ve sanayileşmeye önem verilmesi gibi uzun vadeli hedefler belirlenmiştir.61 16.92 100 Türkiye Toplami (81 İl) 372 84.C. Bu ilk sanayileşme çabalarına müteakiben devlet 1931 yılında uygulamaya konan “I. gerekse deneyim yoksunluğu nedeniyle özel kesim bu görevi beklenen şekilde yerine getirememiştir. 1962 yılından başlayarak bugün gelinen noktada.77 20. 18. 372 adet tamamlanmış Küçük Sanayi Siteleri 87 adet de 2004 yılı yatırım programına alınanlar olmak üzere toplam 459 adet Küçük Sanayi Siteleri görülmektedir.54 Adet 6 10 15 11 19 15 11 2004 Yılı Yatırım Programında Olan İşyeri Adedi 961 1. XI.381 13. Tablo:XI.825 6.351 11.

mahalli ve bölgesel ihtiyaçların karşılanmasında. Sanayinin az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılması. coğrafi. Tarım alanlarının ve verimli toprakların sanayide kullanılmasının önlenmesi tarım dışı alanlarda kurulmasına yönlendirilmesi. OSB Yer Seçimi Usul ve Esasları Ülkemizde giderek yaygınlaşan Organize Sanayi Bölgeleri yatırımlarının sosyal. çevre sorunlarını önlemek. “Sanayiin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak. Küçük ve orta boyutlu işletmelerde Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerinde ve sanayileşmedeki yeri. kültürel ve politik yapıları birbirinden büyük farklılık gösteren bir çok ülkenin ortak yönlerinden bir tanesi. üretimde verimliliğin ve kar artışının sağlanması. ucuz. temel politikalar olarak sayılabilir. ilgili tüm kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda yapılmaktadır. kuruluş ve işleyiş sürecinde düzenin sağlanması ve yasal bir statüye kavuşturulmaları için 4562 Sayılı OSB Kanunu. e. g. istihdam imkanlarının artırılması. Organize Sanayi Bölgelerinin Kurulmasında Ana Politikalar a. Organize Sanayi Bölgeleri. XI. b.04. Bölgelerin devlet gözetiminde. d.2000 tarih ve 24021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. sınırları tasdikli arazi parçalarının gerekli altyapı hizmetleriyle ve ihtiyaca göre tayin edilecek sosyal tesisler ve teknoparklar ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dahilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve OSB Kanunu hükümlerine göre işletilen mal ve hizmet üretim bölgeleri” olarak tanımlanmış olup. güvenilir bir altyapı ve ortak sosyal tesisler kurulması. hem de üretim ve istihdam kriterleri açısından bünyelerindeki Organize Sanayi Bölgelerinin ülke ekonomilerindeki önemli paya sahip olmalarıdır.T. kendi organlarınca yönetiminin sağlanması vb. Sağlıklı. ihtiyaçları hep birlikte daha kolay ve ekonomik olarak karşılanabilmekte. ekonomik ve çevresel değerler açısından.C. Sanayinin disipline edilmesi. bir plan ve program bütünü içinde. imalat sanayi türlerinin belirli bir plan dahilinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri amacıyla.2. f. en uygun şekilde gerçekleştirilmesi amacıyla yer seçimleri konusundaki tespitler.2. tartışılmaz öneme sahip bulunmaktadır. işsizlik ve plansız şehirleşme ile çevre sorunlarına çözüm bulunmasında büyük rol oynamaktadır. 229 . c. Birbirine Birbirini tamamlayıcı ve birbirinin yan ürününü teşvik eden sanayicilerin bir arada ve bir program dahilinde üretim yapmalarıyla. bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak. 15. XI. kentleşmeyi yönlendirmek. ekonomik.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Organize Sanayi Bölgeleri.1. Sosyal tesisleri ve altyapısı tamamlanmış ortak arıtma tesisleri ile çevre kirliliğinin önlenmesi. hem girişim sayısı. Gerek kalkınma düzeyi ve gerekse sosyal. bu işyerlerine yeni teknolojinin transfer edilmesi ve uygulanması daha kolay ve ekonomik olmaktadır. Organize Sanayi Bölgeleri uygulaması ile benzer ve entegre iş kollarında çalışan işletmeler aynı işyeri içinde toplanmakta.

000 Eşik Analizi. Etüd Safhası -İlin/İlçenin Genel Değerlendirilmesi. Söz konusu raporun Bakanlıkça değerlendirilmesini takiben uygun görülmesi halinde OSB yer seçimi etüt çalışmalarına başlanılmaktadır. -1/25. 2. 3. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde mahallinde oluşturulan ve ortalama 22 ilgili kuruluş temsilcisinin katıldığı yer seçimi komisyonunca incelenmekte ve söz konusu alternatif alanlardan birinin oy birliğiyle OSB yeri olarak uygun görülmesi gerekmektedir. OSB’nin Kurulma Aşamaları 1. Görev ve yetkileri OSB Kanunu çerçevesinde tanımlanan OSB'lerin kurulabilmesi için. Büyükşehirlerde ayrıca Büyükşehir Belediyesinin. -Alternatif Alanların Belirlenmesi. -OSB Yerinin Kesinleşmesi. Gözlemsel Jeolojik Etüd 4. Müteşebbis Heyetin Kuruluşu 230 . ile ilgili usul ve esaslar düzenlenmiştir.2. 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ikinci bölümü 4 üncü maddesi gereğince. Sanayici dernek veya kooperatiflerinin. Uygulamada karşılaşılan bazı aksaklıkların düzeltilmesi amacıyla bu Yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılarak 08.2002 tarih ve 24713 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren OSB Uygulama Yönetmeliğiyle de OSB’lerin.01. Yapımı. diğer kurumların projeleriyle birlikte imar ve çevre düzeni planlarıyla uyumlu çalışmaların yürütülmesi prensibine dayanmaktadır. Yer seçimi etüt çalışması sonucu belirlenen OSB alternatif alanları.T.2. İl Özel İdaresinin. "Yer Seçimi Yönetmeliği" çerçevesinde yapılmaktadır.1. -Alternatif Alanların Özelliklerini İçeren Rapor. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4562 Sayılı OSB Kanunu’nun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 01. Ayrıca. biri veya daha fazlasının katılımı ile hazırlanan OSB kuruluş protokolü Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanmakta ve her OSB'ye bir sicil numarası verilerek OSB müteşebbis heyetlerine tüzel kişilik kazandırılmaktadır. OSB'nin içinde bulunacağı İl. çevrenin. XI. Kuruluşu.C. İşletilmesi. İlçe veya Belde Belediyesinin. yer seçimi aşaması tamamlanan bir OSB'nin kuruluş işlemlerine başlanarak. doğal ve kültürel kaynakların korunması. Bu Yönetmelik.04. -1/100. -Alternatif Alanların İncelenmesi. ihtisas OSB'lerde konuyla ilgili mesleki kuruluş ve teşekküllerin temsilcileri de talep edilmesi halinde müteşebbis heyete dahil edilmektedirler.2003 tarih ve 24987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır. OSB yer seçimi etütleri. il ve ilçelerdeki mevcudiyet durumuna göre Sanayi Odası veya Ticaret ve Sanayi Odasının.000 Eşik Analizi. "OSB Yatırımını Değerlendirme Raporu" nun Valiliğin uygun görüşü ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığına intikal ettirilmesi gerekmektedir. Yer Seçimi Safhası -Komisyon Oluşturulması. OSB kurulması düşünülen yerin Valiliğince hazırlanacak olan.

703 700 823 10. ( Ocak 2004 tariihi itibariyledir) (**) Etüd ve Kamulaştırma karakteristiği ile yer alan projeler adet olarak toplamlara dahil edilmiştir.77 17.348 1.52 22. Tablo : XI.30 5.28 26.050 510 1. bu sektörü sırası ile metal eşya sanayi.43 6. 2003 yılı sonu itibariyle 76 adet biten. Türkiye genelinde 2003 Yılı Sonu İtibariyle Biten ve 2004 Yılı Yatırım Programında Olan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile ilgili bilgiler Tablo XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 5. (***) Toplam adedin Türkiye toplam adedine oranıdır. Organize sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin sektörel dağılımına bakıldığında.15 7.137 % Hektar(*) 21. Burada da görüleceği üzere.77 100 Adet(**) 11 11 3 7 15 5 5 57 (*) Toplam bölge alanının Türkiye toplam alanına oranıdır.248 2.77 8.18 4. b.C.68 16.012 2. İzmir. 231 .de verilmiştir. giyim eşyası ve deri sanayi işyerleri birinci sırayı alırken.96 19. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren işyerlerinin il bazında dağılımı incelendiğinde.2.027 2.88 11.26 12.3). Kamulaştırma 7.932 3. 2004 yılı Yatırım Programı’nda olan 57 adet olmak üzere toplam 133 adet Organize Sanayi Bölgesi öngörülmektedir. Gaziantep'te yoğunlaştığı görülmektedir (Şekil XI.T.61 13.30 19. Kayseri.018 1.1).28 6.70 100 % Adet(***) 19.2.453 4.126 18.878 2.691 % Hektar(*) 18. kimya sanayi ve gıda içki ve tütün sanayi işyerlerinin takip ettiği dikkati çekmektedir (Tablo XI.72 100 2004 Yılı Yatırım Programında Olanlar Alan (Ha) 2. İnşaat İhaleleri Bu çerçevede.57 25. organize sanayi bölgelerinin İstanbul.Doğu Anadolu (9 İl) Türkiye Toplamı (81 İl) 12 11 10 16 13 7 7 76 Alan (Ha) 3. Yatırım Programında Yer Alması 6.Organize Sanayi Bölgelerinin Coğrafi Bölgelere Göre Dağılımı 2003 Sonu İtibariyle Bitenler Bölge Adı Adet Marmara (11 İl) Ege (8 İl) Akdeniz (8 İl) İç Anadolu (13 İl) Karadeniz (18 İl) Doğu Anadolu (14 İl) G. İmar Plan ve Altyapı İhaleleri 8.55 7.32 8. dokuma. a.

7 18.4 23. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan araştırma sonuçlarına göre organize sanayi bölgelerinde atıksular yoğunluklu olarak biyolojik arıtma ile arıtılmaktadır. Organize Sanayi Bölgelerinden kaynaklanan atıksular (evsel+endüstriyel) ortak arıtma tesisinde arıtılmaktadır.0 Kaynak: DİE.T.1. içki ve tütün sanayi Dokuma. kağıt ürünleri basım sanayi Kimya sanayi Taş ve toprağa dayalı sanayi Metal ana sanayi Metal eşya sanayi Diğer imalat sanayi Toplam sayısı 490 1 331 276 95 661 256 390 792 220 4 511 olan işyeri sayısı 411 1 251 240 85 605 221 355 754 180 4 102 (%) 10.0 30. Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı ile ilgili bilgiler Şekil XI.4 4. Organize Sanayi Bölgelerinde Faaliyet Gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı 2000 2001 Üretimde Toplam işyeri Sektör Gıda. giyim eşyası ve deri sanayi Orman ürünleri ve mobilya sanayi Kağıt.3 2.4 100. 2001 yılında ise % 24'ü ve 2002 yılında ise % 27.C.0 2.4 8.59'unun arıtma tesisi kullandığı belirlenmiştir (Tablo XI.4.2 100. 2000 yılında anket kapsamında yer alan organize sanayi bölgelerinin % 21'i. Organize Sanayi Bölgelerinde faaliyet gösteren İşyerlerinin Sektörel Dağılımı Tablo X1.5 5.1 7.0 Toplam işyeri sayısı 638 1 715 425 144 719 266 373 1 355 146 5 781 Üretimde olan işyeri sayısı 507 1 521 339 116 612 233 311 1 141 108 4 888 (%) 10.).2.4 31.’de verilmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil X.8 6.9 2.3.4 12.8 5. 232 .1 14.5 4.

yatırımları teşvik etmek. yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişini artırmak amacıyla hazırlanan 4737 Sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu 19. ENDÜSTRİ BÖLGELERİ Ülke ekonomisinin gelişmesini ve teknoloji transferini sağlamak.T.4. bu oranın 2000 ve 2001 yılları için sırasıyla %17 ve %15 olduğu tespit edilmiştir.2004 tarih ve 25509 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.07. 2002 yılında anket kapsamında değerlendirilen 58 organize sanayi bölgesinin % 15.5'inin atıksu deşarj izninin olduğu. bürokrasinin azaltılması ve uygulamaya ilişkin hususlara açıklık getirilmesi amacıyla Endüstri Bölgeleri Kanununda değişikliğe gidilmiş ve 5195 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunla yapılan değişikler 01. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo XI. Organize Sanayi Bölgeleri ve Arıtma Tesislerinin Durumu. 233 .2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup.C.2.01. üretim ve istihdamı artırmak. Organize Sanayi Bölgelerinde Atıksu Arıtma Tesisi Tipi ve Arıtılan Atıksu Miktarı Yılı 2000 2001 2002 Arıtma tesisi kullanan OSB sayısı 9 13 16 Fiziksel arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 2 182 500 766 500 182 500 693 500 Kimyasal arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 1 1 1 864 000 864 000 864 000 864 000 730 000 730 000 Biyolojik arıtma Arıtılan atıksu Kapasite miktarı Sayı (m3/yıl) (m3/yıl) 8 11 13 79 198 000 47 175 370 102 412 000 60 327 635 110 369 000 68 716 500 Kaynak: DİE. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 Atıksu arıtma tesisi tipine göre atıksu arıtma tesisi sayısı Sayı 14 12 10 8 6 4 2 0 Fiziksel Kimyasal 2000 2001 2002 Biyolojik Şekil: XI.

5’i karşılığında yatırımcıya irtifak hakkı tesis edilecektir. Endüstri bölgelerinin kuruluşundaki ana hedef. Kamulaştırma ve altyapı inşaatı giderleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Çünkü sanayi. ilgili kurumlarca başkaca hiçbir işleme gerek kalmaksızın gerekli izin. EB’lerinde doğrudan yatırım yapabileceklerdir. OSB’lerde imar planları ve altyapı projeleri Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca onaylanırken. diğer yandan da çevre kirliliğine sebep olmaktadır.3. Sanayi bir yandan. Endüstri Bölgeleri Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde düzenlenen ve 02. EB’lerinde yatırım yapmak isteyen yatırımcılar. Organize Sanayi Bölgelerinden (OSB) farklı olarak. EB’lerinde sabit yatırım tutarının % 0. Ayrıca sanayi ürünleri. b. faaliyet konularıyla ilgili ÇED olumlu kararını en fazla 2. modern ve kalkınmış toplumlarda ekonominin temelini oluşturmaktadır. doğal kaynakları kullanarak ürün verirken. yatırıma başlamadan önce yürütülmesi gereken tüm yasal işlemlerin üç ay içinde tamamlanması ön görülmektedir. Bakanlar Kurulunca kurulabilmektedir. Kanun uyarınca. planı onaylı ve altyapısı hazır bölgelerde gerekli izin ve onaylarını en kısa sürede alarak faaliyete geçmelerinin. Sanayi ve Ticaret Bakanlığının önerisi üzerine Endüstri Bölgeleri Koordinasyon Kurulunca belirlenen yerlerde.C. yatırımcı öncelikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına baş vuracaktır. Bu sebeplerle bütün toplumlar gelişen çağa göre değişen ihtiyaçlarını karşılayabilmek için sanayileşmeyi mutlaka ulaşılması gereken hedef olarak kabul etmişlerdir. OSB’lerden farklı olarak. Sanayileşme sürecine giren ve sanayileşmesini tamamlayan 234 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Endüstri Bölgeleri. EB’lerinde ilgili kurum tarafından onaylanacaktır. f. Endüstri bölgelerinde (EB). OSB’lerde yatırımcıya OSB yönetim kurulu tarafından parsel satışı yapılırken. Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgeleri Arasındaki Farklar a. c. bunun için gerekli ödeneğin geri dönüşü olmayacaktır. insanların temel ihtiyaçlarının büyük bir kısmı sanayinin ürettiği mal ve hizmetlerle sağlanmaktadır. yerli ve yabancı yatırımcı için bürokratik işlemlerin asgariye indirilmesi. yerli firmalarla ortaklık kurmalarına gerek kalmadan. d. modern ve çağdaş hayat standartlarının maddi tabanını oluşturmaktadır. Böylece. bu yolla ülke ekonomisine yararlı olmalarının sağlanmasıdır. e.5 ay. arazi Hazine adına kamulaştırılmaktadır.2002 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Endüstri Bölgeleri Yönetmeliği ile bölgelerin yönetilmesi ve işletilmesi ile ilgili hususlar düzenlenmiştir. Böylece yabancı yatırımcılar. XI. onay ve ruhsatlarını 15 gün içinde alabileceklerdir. ÇEVREYİ ÖNCELİKLE ETKİLEYEN BAZI SANAYİLER ve ÇEVRE Gelişen ve değişen dünyada.08.T.

Su kirlenmesi. .T. Ancak doğal kaynakların azaldığını. çeşitli tesislerde ve evlerde yakılan fosil yakıtlarından ortaya çıkan partikül. plansız kentleşmeye bağlı yerleşim alanları. ulaşım araçlarından kaynaklanan egsoz gazlarının atmosfere verilmesi. XI. azot oksitler ve hidrokarbonlardan oluşmaktadır. . tarım koruma ilaç kalıntıları ile sanayi ve evsel katı atık ve artıkların doğrudan araziye dökülmesi.1. hem de çevreyi koruyabilmek için köklü tedbirler aramaya başlamışlardır. doğanın kendini yenileme gücünün sınırlı olduğunu ve ekolojik dengelerin bozulmaya başladığını fark ettikleri zaman. Genel Çevre Kirlenmesi ve Alıcı Ortamlar Çevre kirlenmesi genel olarak ele alındığında. zamanla kirlenerek tükenebileceği ve bu kaynak kullanımının da bir maliyetinin olabileceği anlaşılmıştır.Gürültü olarak sınıflandırılabilir. “Çevre ve kalkınmanın birbirine ayrılmaz bir şekilde bağlı olduğu ve sürdürülebilir kalkınma sınırlarının çevre kaynakları ile belirlenebileceği. bu gelişmeler sırasında çevre ve doğal kaynakları bitmez tükenmez bir kaynak olarak kullanmışlardır. arazinin yanlış kullanılması. kükürt. sanayi kuruluşlarında meydana gelen emisyonların hiçbir önlem alınmadan atmosfere bırakılması. . Gürültü kirliliğine sebep olan kaynaklar ise. kendisine atılan her türlü atık ve artığı kabul eden serbest bir mal olduğu kabul edilirken.Atık kontrolü ve . hem sanayileşmeyi sürdürmek. Hava kirlenmesi genel anlamda. yüzeysel veya yeraltı su kaynaklarına ulaşması sonucu ortaya çıkmaktadır. fazla gübre kullanımı. bugün bu değer yargıları değişmiş. aynı şekilde sanayi atıklarının ve evsel sıvı atıkların herhangi bir arıtıma tabi tutulmadan doğrudan su kaynaklarına boşaltılması ile toprakta biriken pestisid ve aşırı kullanılan kimyasal gübre kalıntılarının zamanla taşınarak. su ve toprak kirlenmesi olarak değerlendirilirken ve çevrenin. Bu raporda ana tema olarak. ulaşım araçları.C. ayrıca hava kirlenmesine sebep olan kirleticilerin yağışlarla toprağa ulaşması sonucu meydana gelmektedir. hava. Sanayileşmenin oluşturduğu çevre sorunlarının öncelik ve anlamı son zamanlarda büyük ölçüde değişmiştir. . Çevre kirlenmesi ve korunmasıyla ilgili olarak başta Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) olmak üzere. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI toplumlar. 235 . çevrenin de bir kaynak olduğu.Hava kirlenmesi.Toprak kirlenmesi. Su kirlenmesi.3. hava taşımacılığı ve endüstriyel kuruluşlardır. bu konudaki en kapsamlı araştırma “Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu” tarafından 1987 yılında rapor haline getirilmiş ve “Ortak Geleceğimiz” adıyla Türkiye’de de yayımlanmıştır. 1970’li yılların başında çevre kirlenmesi. Toprak kirlenmesi. ayrıca sürekli ve dengeli kalkınma kavramları” işlenmiştir.

Turizm Sektörü olarak sayılabilir. Bunun için çevre kirlenmesini sadece hava. Çünkü coğrafi sınır tanımayan meteorolojik olaylar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevre kirlenmesi yöre. amacı doğrultusunda ve özellikle üretim faaliyetleri esnasında yeterli önlemleri almadan hava. uluslararası akarsu ve denizlerde de ortak sorunlar meydana getirmektedir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB). Çünkü ekolojik dengenin bir parçasındaki bozulma.C. XI. b. Tarım Sektörü. 236 . Hava ve suya atılan farklı nitelikte kirletici parametreler dikkate alınarak. sıvı veya gaz halindeki atık ve artıklarla çevreyi yoğun bir şekilde kirletmektedir. d. Çevre Kurulu tarafından 1993 yılında hazırlanmış olan bir raporda Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri. Tablo: XI. Sanayi Sektörü. su. ve toprağa verdikleri katı.1.3. Ancak değişik mal ve mamul üreten tüm endüstriyel kuruluşları kirletici ana kaynak olarak saymak söz konusu olmakla birlikte.’de Türkiye’de Çevreyi Öncelikle Etkileyen Bazı Endüstriyel Sektörlerin Dağılımı genel çevre durumunu belirtmektedir. sanayi çok önemli bir paya sahip olmakla birlikte.3. Sanayileşme ve gelişmenin sonucu olarak birçok sınai kuruluş. Çevre kirliliğine yol açan ve potansiyel kirlilik kaynakları esas alınarak Harita XI.1. Çevre kirlenmesine sebep olan ve aynı zamanda bir ülke ekonomisinin temelini oluşturan sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür: a. Bu sebeple. Çevreyi Öncelikle Kirleten Bazı Sanayiler Çevre kirliliğinin en önemli kaynaklarından birisi de tartışılmaz olarak endüstriyel kuruluşlardır. g. bölge veya ülke genelinde olabileceği gibi uluslararası boyutlarda da olmaktadır.3. tek etken değildir. Yerleşim Alanları. bütün sistemin yapısını olumsuz yönde etkiler. artık ve emisyon yükü ağırlıklarına göre bir sıralama yapılması mümkün olmaktadır. Altyapı ve Ulaşım Sektörü. çevre politikalarının oluşturulması başta sanayi olmak üzere diğer temel sektör faaliyetlerini kapsayacak bir bütünlük içinde ele alınmalıdır. çeşitli sektörlerin alıcı ortamlara verdikleri çok çeşitli atık. c. Madencilik Sektörü.2.3.T. Çevreyi Kirleten Temel Sektörler Çevre kirlenmesi. Enerji Sektörü. e. bozulması ve doğal kaynakların tüketilmesinde. XI. Çevredeki fiziksel kirlenme ve bozulma hava. su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir.’de verilmiştir. f. su ve toprak kirlenmesinden ibaret saymak hatalı bir yaklaşım olur.

Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeler ve Siteleri Genel Müdürlüğü. 2001. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. DİE. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı. Çevre Kurulu Raporu. kontrolsüz ve yeteri kadar önlem almadan. Organize Sanayi Bölgesi Atık İstatistikleri Anketi Sonuçları 2000-2002 8. Yıllık Sanayi ve Çevre İstatistikleri.3. 1993. 237 . 2004. KSS ve OSB Sanayi Bölgeleri İstatistikleri. Küçük Sanatlar ve Sanayi Bölgeleri ve Siteleri Genel Müdürlüğü. Çevreyi en fazla ve öncelikle kirlettiği bilinen bazı sanayi faaliyetler grubunun.4’den itibaren XI. 26 Eylül 1995 tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği”nde Birinci Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler arasında yer aldığı gibi. Sanayi faaliyet gruplarıyla ilgili olarak özet bilgiler (Bkz. 7. DİE. 16 Aralık 2003 tarih ve 25318 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği” listelerinde de yer almaktadır. 26 Eylül 1995 Tarih ve 22416 Sayılı Resmi Gazete. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çevresel etkileri açısından incelenen bu endüstriyel faaliyetler grubu aynı zamanda. Bölüm XI. 16 Aralık 2003 Tarih ve 23028 Sayılı Resmi Gazete. 4. 6. 5. artık ve emisyonların çevreye etkileri dikkate alınarak. kirletici özelliği yüksek birçok parametre Tablo:XI.T. 2000.17’ye kadar) konu başlıkları altında verilmiştir.’de özetlenmiştir. alıcı ortamlara doğrudan bıraktıkları atık. TOBB.C. Sanayi İstatistikleri Mayıs. Kaynaklar 1. 3.

Siyanid Sülfat Nitrat Çevreye Atılan Su Kirleticileri NH3 Fosfat Klo.BOİ rür KOİ Florür Bileş. Gaz ve Sıv. Çevre Kurulu Raporu.C. SS Diğer Org. Ağır Met.Tesisler Termik Santraller Entegre Kimya Tes. Rafineriler.+Tar. 238 . 1993. Org. COCOx NH3 NOx SOx H2S Flo rür Hidro Karbon Koku Duman Diğ. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.) Kağıt Sanayi Demir-Çelik Sanayi Çimento Sanayi Gübre Sanayi Şeker Sanayi Et Entegre Tesisi -Deri Sanayi Maden Çıkarılması -Alüminyum -Bakır -Kurşun-Çinko -Taş-Toprak Sanayi x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x x Kaynak: TOBB. s:46:48. Bazı Endüstriyel Faaliyetlerin Çevresel Etkileri Çevreye Atılan Hava Kirleticileri Faaliyet Türü TAP Ağır Met. (Pet. Fenoller Askıda Katı Md. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği.T. Kim. Kim.İl. V.Kim.

Tablo:XI. madeni yağlar da elde edilmektedir. Tablo.4. yağlama maddesi olarak kullanılan.Ham Petrol Rafinerileri Türkiye’de dördü kamuya ve biri özel sektöre ait olmak üzere 2000 yılı sonu itibariyle beş adet ham petrol rafinerisi bulunmaktadır.0 İşlenen Ham Petrol (Milyon Ton Yıl) 0.4 Kapasite (%) 70. XI.XI.2 milyon ton ham petrol işlenmiştir.’de ve ülkemizdeki rafineriler ile ilgili genel bilgiler ise Tablo. Kırıkkale.0 11. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 21.0 67. Rafinerilerde kendi ihtiyaçları olan buhar ve elektrik enerjisi üretilmekte.1 2000 Yılında Türkiye Rafinerilerinde İşlenen Ham Petrol Miktarı Rafineri Adı Kullanımı Batman İzmir-Aliağa İzmit-Yarımca Kırıkkale-Orta Anadolu Kurulu Kapasite (Milyon Ton/Yıl) 1. 2.XI. ATAŞ Rafinerisinde 2000 yılı için kapasite kullanımı oranı % 67’dir.T.3 milyon tonu TÜPRAŞ rafinerilerinde.4 77. Batman) kurulu kapasiteleri toplamı 27. Bu şirketler yağlama maddesi üreten tesislerden yağlama maddesi aldıktan sonra kendi tesislerinde harmanlama prosesleri uygulayarak piyasaya değişik numaralı madeni yağlar sunmaktadır.9 milyon tondur. PETROL RAFİNERİLERİ VE ÇEVRE XI.3 milyon tondur. İzmir.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.6 Tüpraş Toplamı 27. Özel rafineri olan ATAŞ’ın kurulu kapasitesi ise 4.7 56. otoprodüktör sistemde çalışmaktadırlar. BP. Ayrıca petrol ürünlerinin dağıtımını yapan (Shell.4.4. 239 .6 milyon ton olup.1. Petrol rafinerilerinde üretilen beyaz ürünler.2 ‘de verilmiştir. 2000 yılında işlenen ham petrol miktarı ise 2.9 milyon tonu da ATAŞ Rafinerisinde olmak üzere toplam 24.5 106.4 milyon ton olup. 2000. 2000 yılında ülkemizdeki rafinerilerin kurulu kapasiteleri bu rafinerilerde işlenen ham petrol ve rafinerilerin kapasite kullanım oranları Tablo.4 3.3 Ataş-Mersin 4.2 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM).8 10. İlk rafinerimiz ise 1955 yılında Batman’da kurulmuştur. TÜPRAŞ Rafinerilerinde kapasite kullanımı % 77.4.0 67. dizel yakıtı (mazot) ve sanayi yakıtları olarak da bilinen fuel oiller yanında.1’in incelenmesinden de görüldüğü üzere TÜPRAŞ Rafinerilerinin (İzmit.9 Genel Toplam 32.1 10.5 5. 2000 yılında 21.0 75.6 21.0 olarak gerçekleşmiştir.0 24.1. Elektrik enerjisi eksiklerini TEDAŞ’ dan karşılamaktadırlar.benzin çeşitleri. PO gibi) şirketlerin harmanlama (paçallama) tesisleri bulunmaktadır.7 6.4. Faaliyet Raporu.4 2.C.

merkaptanlar.2 Türkiye’deki Mevcut Rafinerilerle İlgili Genel Bilgiler Sıra 1 Rafineri Adı Batman Yeri Batman Kuruluş Tarihi 1955 Statü Kamu Mevcut Üniteler H. kil gibi) anorganik asitler başlıca kirleticilerdir. mum. (kum.Petrol Rafinerilerinde Oluşan Atıkların Özellikleri Rafinerilerden gelen atıklar ham petrolün kalitesine prosese ve kullanılan teçhizata bağlı olarak değişik özellikler taşır. fenolik bileşikler. aynı zamanda ham petrolün kalitesine de bağlıdır. tuz giderme. pompalama.C.P. Askıda mineral katılar. 2000. Faaliyet Raporu.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker H. Bu atıklar büyük hacimde askıda ve çözünmüş katı madde.P. Rafineri çıkış sularındaki esas kirleticiler. Tablo: XI. distilasyon.1.1. Bu kirleticilerin özellikleri sadece rafineri prosesine ve kullanılan teçhizata bağlı değil. krezilatlar ve bazen büyük miktarda çözünmüş demir ihtiva ederler.Ünitesi TCC.Anadolu Kırıkkale Hacılar Beldesi 1986 Kamu 5 Ataş Mersin 1962 Özel H. fraksiyonlama. Atıklar.4. 240 . klorürler. alkilleme ve polimerizasyon işlemlerinden gelir.P.P. Ünitesi 1 Nafta Desülfirizasyon 1 Katalitik Reformer 1 Gaz Yağı Katalitik Des.4.Ünitesi FCC Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker İzomerizasyon H.Ünitesi Reformer Vakum H.T.P Ünitesi Reformer Desülfiriser Vakum Hydrocracker Ünite Sayısı 2 1 1 1 3 2 2 2 3 1 1 2 1 1 2 2 1 1 1 1 1 1 Kapasite (m3/gün) 3 500 750 200 340 36 000 3 600 3 300 4 400 14 000 3 650 800 36 000 2 400 1 560 2 160 12 500 2 600 18 000 3 200 2 400 4 800 2 300 15 900 3 340 2 544 1 900 636 2 İzmit Kocaeli Körfez İlçesi 1961 Kamu 3 İzmir İzmir Aliağa İlçesi 1972 Kamu 4 O. 1 LPG Ünitesi 1 Kaynak: Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (PİGM). petrol ve onun bileşenleridir. sülfitler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. yağ.

4. santrifüjleme ve yakıp kül etme metotları kullanılır. Kimyasal arıtmada alüm ve polielektrolit kullanılır. sızmalar. uygulanır. filtre killeri kimyasal madde üretiminde yan ürünlerden çıkan özel kimyasal maddeler ve soğutma sularıdır. Toluen (C6H5CH3).1. Kurşun vb. Sızma ve spillerden gelen yağlar arıtılan ham petrolün % 3 kadarıdır. flotasyon. Petrol rafinerisi atıkları sızma ve çatlaklardan çıkan serbest ve emülsifiye edilmiş yağ.1.3. Fiziksel Metodlar: Bu metodları buharlaştırma olarak sıralayabiliriz. biyolojik oksidasyon. katalizör. NOX . % 50-99 oranında yüzebilen yağ ve % 10-85 askıda katı madde ve belli miktarlarda BOI ve KOI giderme sağlarlar. petrolün ön arıtma ile giderilmesi ve pH kontrolü. yağ giderme toksik maddelerin giderilmesi. Kumol [İ-Propil benzen (C6H5-C3H7)].4. c. Bunlar hemen hemen tüm rafinerilerde inşa edilmiştir. Ksilen. hava flotasyonu ve a. Her iki metodun uygulanmasında farklı arıtma verimleri elde edilmektedir. Tetra Metil. Askıda katı madde. Benzen (C6H6). yağ. Kimyasal madde ilavesi ile flotasyon işlemi yapmak. gelen kömür atıkları.2 Rafinerilerden Kaynaklanan Hava Kirleticileri SOX . çökeltme şeklinde b. alkali sular. koagülasyon. havalandırmalı lagünler ve oksidasyon havuzları biyolojik arıtma kademesi olarak uygulanabilmektedir. Gravite ayırıcılar America Petroleum Industry (API) ayırıcıları ve dinlendirme havuzlarıdır. toplam siyanür (CN-). damlatmalı filtreler. yumaklaştırma.4. nutrient 241 . Hidro (S-2). kül ve askıda katı madde giderme açısından çok verimlidir.T.1.C. Yüzen yağların ve çökebilen katıların uzaklaştırılması için kullanılır. kimyasal işlemlerden çıkan çamurlar. Tetra Etil. Krom (Cr+6). Suspanse katılar olarak sayılabilir. Flotasyon kimyasal madde ilavesiyle veya kimyasal madde ilave etmeden doğrudan uygulanabilir. XI. Kimyasal Metodlar : Pıhtılaştırma.4 Petrol Endüstrisi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Metodlar Petrol rafinerisi atıklarının arıtılmasında kullanılan metodları beş grupta toplamak mümkündür. Amonyum azotu (NH4-N). Genelde seçilecek bu biyolojik arıtma süreçleri. Sülfür Yağ ve gres. tankta kalan pislikler. kirleticilerdir. Fakat bu metod iklim ve arazi kullanılabilirliği ile kısıtlıdır. havalandırma. Fenol (C6H5-OH). atık. asitli gazlar. XI. Buharlaştırma havuzları vasıtası ile kirletici giderme verimi çok yüksektir. evaporasyon. Olifenler. pH. Toplam Organik Buharlar (karbon cinsinden ). Rafinerilerden Kaynaklanan Su Kirleticileri karbonlar. Biyolojik Arıtma Metodları:Aktif çamur sistemleri. tank tabanı çamurları. Çökelebilir katı madde. gravite ayrımı. Etil Benzen. kulelerden vs. Yağlardan asitli bileşikleri çekmek için alkali reaktiflerle muamelesi sırasında ve merkaptanları çekmek veya dönüştürmek için yapılan işlemler sonucunda oluşan bir seri alkali atıklar fena koku neşrederler. karıştırma. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yağ atıklarının tasfiyesinde baca gazları ile yıkama. BOİ5. XI.

Geliştirilmiş yeni teknolojilerin uygulandığı arıtma tesisleri sayesinde. Geri kalan % 3’lük kısım O.5 Petrol Rafinerileri ve Çevre Petrol yaklaşık olarak % 85 karbon ve % 12 hidrojen ihtiva eder. gaz yağı. Ham petrol çeşitli hidrokarbonlara ayrılmak üzere katalizör kullanarak veya kullanmadan genellikle fraksiyonel distilasyon ile rafine edilir. dökülen yağların geri kazanılması.1. çok farklı nitelikteki katı. N. Yağlamada kullanılan madeni yağı elde etmek için kalanların distilasyonuna devam edilir ve bütün ürünlerin distilasyonu yapılıp alındıktan sonra vakum odasında kalanlar. Gaz yağı fuel-oil olarak satılmak için arıtılır ve depo edilir. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Dergisi. d. Kaynaklar 1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI kontrolü. kostik soda. Aktif çamur süreci organik maddelerin uzaklaştırılması için çok etkili bir metotdur. % 30-70 KOI giderme % 60-90 fenol ve siyanür giderme verimleri elde edilir. aşı ilavesi gibi bazı koşulların sağlanmasını gerektirmektedir. Petrol. petrol koku ve diğer bilinmeyen petrol atıkları ve insektisidler gibi maddelerdir. fuel oil. Petrol rafinerileri. asit artık ve kostik artık içeren atıkların nötralizasyonu olarak sıralanabilir. 2000. e. S ‘dür. Yabancı maddeleri arıtmak için gasolin ve kerosene bir tanktan geçirilir ve orada sülfürik asit. 242 . su ve doğal gazla birlikte yeryüzüne çıkar. Diğer Önemli Arıtma İşlemleri : Balast suyu arıtılması.4. Faaliyet Raporu.T. Bu arıtma metodu ile % 75-95 BOI giderme. No:44. XI. kerosene. asfalt üretimi için kullanılırlar. asfalt. 2. Tat ve koku oluşturan organik maddeler bu metodlarla giderilir. 3. Petrol İşleri Genel Müdürlüğü. Petrol rafinerisinin ürünleri ve yan ürünleri gasolin. 2000. Bazı distilasyon ürünlerinin molekülsel yapılarını değiştirmek için sıcaklık ve basınç uygulanır. Faaliyet Raporu. Türkiye Petrol Rafinerileri A. kerosen. Petrol ürünlerini ve çeşitli fraksiyonlarını yabancı maddelerden ayırmak için kimyasal ve mekanik arıtma uygulanır. Açığa çıkan su daima anorganik tuzları içerir ve bunlar genellikle çok tuzludurlar.Ş.C. Üçüncül Arıtma İşlemleri: Aktif karbon ve ozonlama ile kısıtlıdır. plumbite ve su ile yıkanırlar. Ham petrol kara ve deniz taşımacılığı ile veya boru hatları ile petrol rafinerilerine taşınırlar. gazyağı gibi hafif ürünler alınır ve kondanse edilir. Ham petrol kule içindeki bir borudan geçirilerek gasolin. sıvı ve gaz halindeki atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten önemli sektörlerden birisidir. kirlilikler en az seviyeye indirilebilmektedir.

Ksilen (Orto-ParaKsilen) .Aromatikler . Termosetting Reçineler ve Plastikler 5.Yüksek Yoğunluk Polietilen .Karbon Siyahı 3.Akrilonitril .Stiren 2.Metanol .1.Etilen-Propilen .5.C.Akrilonitril Bütadien Stiren 4.Saf Teretalik Asit .Benzen . nafta ve gaz yağından başlayan bu proseslerin son ürünleri olan etilen. PETROKİMYA TESİSLERİ VE ÇEVRE Temel hammaddeleri nafta.Alçak Yoğunluk Polietilen . 1.Polivinil Klorür . gazyağı gibi rafineri ürünleri veya doğalgaz olan organik ilk. diğer tarafta da çeşitli tüketim mallarının başlangıç maddeleri ile sınırlanan geniş kapsamlı bir organik ara maddeler sanayi olarak görmek mümkündür. petrokimya sanayinde üretilen maddeler.Etilen Glikol . Temel ve Ara Petrokimyasal Maddeler .Butadien . bir zincirleme üretim süreci ile elde edildiğinden.T. Ham petrol.Polistiren . Plastik Yardımcı Maddeler XI.Dodesil Benzen .Toluen . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı . C4 ve benzen bir başka prosesler zinciri için başlangıç maddeleri olup.Sentetik Kauçuklar . petrokimya tesisleri çoğu kez birbirine bağlı fabrikalar topluluğu olarak kompleksler halinde kurulmaktadır.Etilen Oksit .Ftalik Anhidrit 243 . Bunlar. Petrokimya ürünlerinin tüketiciye ulaşım şekilleri oldukça farklı ve çeşitlidir. Petrokimya sanayini bir tarafta temel petrol ürünleri ve doğalgaz. propilen.Kaprolaktam .Lineer Alkil Benzen . Petrokimya Sanayi beş gruba ayrılır.5. Termoplastikler . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Vinil Klorür Monomer . Temel ve Ara Petrokimyasal Ürünler . ara ve son maddelerin üretiminin yapıldığı sanayi dalıdır.

Hidrojen) . Isısal parçalanma yönteminin temel amacı.Propilen .. Etilen Propilen İki karbonlu en basit olefinik hidrokarbon olan etilen ile üç karbonlu olefinik hidrokarbon olan propilen petrokimya sanayinin temel başlangıç maddeleridir.Etilen . propilen. Bütilen) .Etan .Fuel-oil 244 .. Hidrokarbonlar.Fuel-Oil Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Etilen ve propilen üretiminde kullanılan en yaygın üretim hidrokarbonların (doğalgaz ve sıvı petrol fraksiyonları) su buharı eşliğinde yüksek sıcaklıkta ısısal parçalanması (thermal cracking) prosesidir.C.1....Yakıt Gazı (Metan. doğada doymuş halde bulunan ve reaksiyona girme eğilimi son derece küçük olan parafinik hidrokarbonların petrokimya sanayinin temel girdileri olan etilen..Kızdırma Benzini . Bütilen ) .LPG . Hafif hidrokarbonlar bu üstünlüklerine karşın petrokimya sanayi parçalama prosesi için hammadde seçiminde fazla olanaklara sahip değildir.5.. metan dışında (tek karbonlu olduğu için) gaz halindeki hidrokarbonlardan gaz yağına kadar olan bütün sıvı petrol fraksiyonları kullanılabilmektedir.Propan . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.. Etilen ve propilen üretimi için parçalama tesislerinde hammadde olarak kullanılabilen hidrokarbonların tümü göz önüne alınırsa parçalama işlemi şöyle özetlenebilir. bütadien ve bunun gibi reaksiyon kabiliyeti yüksek olefinlere dönüştürülmesidir...C4 Karışımı (Bütan.Propan . Bütadien.Gaz Yağı Isı .Etan . fiyatı ve parçalama işlemi için teknolojik uygunluğu gibi faktörler hammadde seçimine sınırlamalar getirmektedir. uzun vadede temin güvencesi.Propilen .......LPG ..Kızdırma benzini ...Nafta . Isısal parçalanma işlemi için hammadde kaynağı olarak.Gaz Yağı Meydana Gelen Ana ve Yan Ürünler .. .Nafta . Üretimde Kullanılan Hammaddeler Hidrokarbonlar ..T.C4 Karışımı (Bütan.. Bütadien... Çünkü temin edilebilecek hidrokarbon kaynağının cinsi.1.

Faaliyetin Akım Şeması Parçalanma proseslerinin akım şeması Şekil:XI.T. Bu kolondan tepe ürünü olarak çıkan metan yakıt gazına indirgenirken.1. Bu kolonun tepe ürünü olan C3 karışımı önce metil asetilen ve propadieni propilene dönüştürmek için hidrojenlendirilir. propan gibi istenmeyen yan ürünlere dönüşmesini önlemek için buhar üretimine de elverişli olan bir soğutma sisteminde ani olarak soğutulur.C. tepe ürünü olarak çıkan C2 karışımı (etan. “Etan Ayırma Kolonu” nun asetilen). ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Isısal parçalama işleminde proses şartları genellikle en yüksek verimle etilen elde etmek üzere düzenlenirse de belirli sınırlar içinde bu şartların değiştirilmesi ile parçalama işlemi esnasında etilenin yanı sıra oluşan bütadien ve propilen verimini artırmak da mümkün olmaktadır.’de verilmektedir. Parçalanma işlemlerinde gaz veya buhar haline getirilmiş hidrokarbonlar su buharı ile seyreltilmiş olarak 800 . daha sonra “Propilen Kolonu” na gönderilir. Bu soğutma sisteminde açığa çıkan ısı ile proses içinde kullanılan yüksek basınçlı buhar üretilmektedir. sıvı dip ürün “Etan Ayırma Kolonu” na gönderilir. kademeleri arasında eşanjörleri bulunan 4 ve 5 kademeli kompresör sisteminde yaklaşık 40 kg/cm2 basınca kadar sıkıştırılır. kullanılan hammaddelerin cinsine göre de farklılıklar göstermektedir. Metan ve hidrojenden oluşan gaz karışımı ise metan-hidrojen ayırma sisteminde hidrojenlendirme işlemlerinde kullanılan % 95 (mol olarak) saflıkta hidrojen ile yakıt gazı olarak kullanılan metana ayrılır.5. önce hidrojenlendirilerek giderilmiş C2 karışımı daha sonra tepesinden polimer saflıkta etilen parçalanmak üzere sirküle ettirilir. Soğutma sisteminden çıkan gaz karışımı fuel-oil’in dip ürün olarak ayrıldığı ilk ayırma kolonuna gönderilir. Propilen kolonunun tepesinden polimer saflıkta propilen alınırken dip ürün olan propan parçalanmak üzere yeniden devreye sokulur. Fırından çıkan parçalanmış gazlar içerideki olefinleri indirgeyerek etan. Kompresör sisteminden çıkan ve düşük molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan gaz karışımı ise bir kurutucuda kurutulduktan sonra etilen–propilen soğutucu akımlarıyla soğutulan bir soğutma sistemine gönderilerek hidrojen ve metan dışındaki ürünler sıvılaştırılır. destilasyon kolonlarından oluşan ayırma sistemine gönderilir. Etilen kolonunun alınırken etandan oluşan dip ürün de yeniden “Etan Ayırma Kolonu” nun dip ürünü ise kompresyon sisteminden gelen kondensatlarla birleştirilerek “Propan Ayırma Kolonu” na gönderilir. Reaksiyon şartları ve parçalama ürünlerinin kompozisyonu.850 0C sıcaklıktaki fırınlar içinde bulunan boş tüpler içinde reaksiyon süresi bir saniyenin altında olacak şekilde süratle geçirilir. İlk ayırma kolonunun tepesinden çıkan gaz karışımı. Kompresör sisteminde asidik gazlar giderildikten sonra kademeler arasında soğutulan ve çoğunlukla yüksek molekül ağırlıklı hidrokarbonlardan oluşan kondensatlar. 245 . içerdiği asetilen etilene dönüştürülür ve asetileni “Etilen Kolonu” na gönderilir. Soğutucu sisteminden çıkan sıvı ürünler ise metandan tümüyle arıtılmak üzere “Metan Ayırma Kolonu” na gönderilir. etilen.

1. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Parçalama Kolonu Yüksek Basınçlı Buhar İlk Ayırma Kolonu Kurutucu Metan Ayırıcı Metan Start Alçak Basınçlı Buhar Kazan Besleme Suyu Parçalanmış Gazların Sıkıştırılması.Asidik Gazların Uzaklaştırılması Soğutma Hidrojen Metan Ayrılmas Fuel-Oil Etilen Propilen H 2 H 2 Metil-Asetilen C4 Karışımı C4 Karışımı Kızdırma Benzini Asetilen Hidrojelendi rme Hidrojenlendi Fuel-Oil Etan ve Propan (Parçalama Fırınına) Etan Ayırıcı Etilen Kolonu Propan Ayırıcı Propilen Ayırıcı Bütan Ayırcı Pentan Ayırıcı Benzin Kolonu Şekil.X1.C.T. Etilen Propilen Parçalama Prosesi Akım Şeması 246 .5.

Kolonun altından alınan etil benzen içeren karışım ise etil benzen kolonuna şarj edilir.2. Bütilen) . dip ürün olarak kızdırma benzini alınır.TBC (% 85) . Katalitik Kondensasyon Kısmı Depo tankından alınan benzen geri kazanma kolonuna verilerek içindeki nem giderilir.Benzen . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Reaktörden çıkan etil benzen ve reaksiyona girmemiş benzen içeren karışım benzen geri kazanma kolonundan geçirilerek tekrar reaktöre gönderilir.1. Kolondan tepe ürünü olarak etil benzen. 247 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan ayırma kolonunun dip ürünü ise bütan ayırma kolonuna gönderilir ve bu kolonda tepe ürünü olarak C4 karışımı. Kolondan çıkan benzen.3. Stiren) ve Polistiren’in hammaddesidir.PDB Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Stiren fabrikası iki üniteden oluşur. Bütadien.T.3.Kükürt . Bütadien Molekül yapısında iki adet çifte bağ bulunan dört karbonlu diolefinik hidrokarbon olup iki tane izomeri vardır.5.C.3. Bütadien. Pentan ayırma ve benzin ayırma kolonuna gönderilen dip ürünün tepe ürün C5 karışımı alınırken son kolonu dip ürünü olarak çıkan ağır ürünlerde fuel-oil ‘e katılır. İlk ünitesi katalitik kondensasyon kısmı. ikinci ünitesi ise etilbenzen dehidriojenasyon ve stiren arıtma kısmıdır.Asetilen (az miktarda) XI.1.5. XI.5. dip ürünü olarak da polietilbenzen alınır.Etilen . Stiren Doymamış aromatiklerin en önemlisi olan stiren SBR (Stiren.Bütilen .Bütan . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . etilen ile karıştırılıp bir ön ısıtıcıdan geçirildikten sonra kizelgura emdirilmiş fosforik asit esaslı katalizör bulunan kondensasyon reaktörüne verilir. XI.Sodyum Nitrit Meydana Gelen Yan Ürünler . Bütadien Kauçuğu) ABS (Akrilonitril.C4 Karışımı (Bütan.1.

C.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Nafta ve kızdırma benzini.2. Dipten alınan karışım ise C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden alınan etilbenzen dehidrojenasyon reaktörlerine gönderilir.5. Nafta hidrojenlendirme bölümünde katalizörlü ortamda hidrojenle doyurularak safsızlıklardan arındırılır. kullanılmaktadır.Fuel Gaz . Etilbenzen Dehidrojenasyon .4.Atifoam .’de verilmektedir. .Toluen .Ortoksilen . Ön ayırma kolonunda kızdırma benzin içindeki aromatikler ayrılır.5. Aromatikler Aromatik ürünler benzen.Ham Benzin . Reaktör çıkışı yoğunlaştırılır ve sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonlara ayrıldığı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Kalan kısım (daha çok C7 -C9 aromatiklerini içermektedir).Etilen Diklorür .Benzin Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aromatikler ünitesinde hammadde olarak SR. Reaktörden çıkan ürün karışımı ısı değiştiricilerinde soğutulduktan sonra ürün değiştiricisinde yoğunlaşan buhar hidrokarbonlardan ayrılır.1. toluen ve ksilen (orta-para ksilen) dir.Para Dietil Benzen .Trisodyum Fosfat . XI. Daha sonra iki kademeli bir hidrojenlendirme bölümünde diolefinler ve stirenler katalizörlü ortamda doyurulur ve diğer safsızlıklar giderilir. Bu arada kızdırma benzini de bir ön ayırma kolonu ve hidrojenlendirme bölümünden geçirilerek zenginleştirilmektedir. 2 numaralı depontamizör dip ürünü ayırma kolonuna beslenir. Hidrokarbon karışımı daha sonra benzen-toluen kolonuna gönderilir. Benzen –toluen kolonundan tepe ürünü olarak alınan benzen – toluen karışımı depo tankına gider. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Reaktör çıkışı yoğunlaştırılarak sıvı kısım C5 ve hafif hidrokarbonların ayrıldığı depontamizöre gönderilir.Solfalone Solvent Meydana Gelen Yan Ürünler . Dipten alınan stiren ise stiren kolonuna şarj edilir.Ağır Nafta . Prosesin ilk aşamasında ön ayırma kolonunda SR Nafta içinde hafif nafta ve ağır nafta ayrılarak etilen fabrikasına gönderilir.LPG .Stiren Arıtım Kısmı C-102 etilbenzen kolonundan tepe ürünü olarak alınan etilbenzen ile C-302 etilbenzen kolonunun tepesinden gelen geri kazanılan etilbenzen karışımı ısıtılıp yüksek basınçlı buhar ile birlikte dehidrojenasyon reaktörlerinden geçirilir.T.Aromatik Nafta . Prosesin akım şeması Şekil:XI.Ağır Aromatik .3.5.Paraksilen .1. Ayırma kolonunun C8 ve daha ağır aromatikleri içeren dip ürünü ksilen ayırımı kolonuna. ”Platforming” bölümü reaktörlerinde naftonik hidrokarbonların aromatik hidrokarbonlara dönüştürülmesi ile zenginleştirilir.Hidrazin 248 . benzen ve toluence zengin C7 ve daha hafif aromatikleri içeren tepe ürünü ise öçütleme (ekstraksiyon) bölümüne gönderilir.

2.5.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 249 Şekil :XI.T. Stiren Fabrikası Basit Üretim Şeması .

C.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:X.T.3. Aromatik Fabrikasi Basitleştirilmiş Akım Şeması 250 .

..... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler ...Harsow ..XI..1.............Metanol . Prosesin akım şeması Şekil... Bu üretim yöntemi ayrı ayrı bölümlerde oluşan üç ayrı kimyasal reaksiyon üzerine kurulmuştur.Hidrojen Klorür Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Prosesin esası etilenin klorlanması ile oluşan etilendiklorürün ısısal parçalanması..T........Meho .5.....Hidrokinon .....Adoption oil ... Prosesin akım şeması Şekil:XI.1......5.4.Katalist C=41 .Refrigerent oil ..Trisodyum Fosfat 251 .. Bünyesinde bulunan CH ve C-C aktif grupları ile değişik reaksiyonlara girebilir.......’de verilmektedir. Vinil Klorür Monomer (VCM ) Vinil Klorür Monomer (VCM) polivinil klorürün hammaddesidir......Etilen ... Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Para ...Asetik asit ... Akrilonitril Akrilonitril berrak ve keskin kokulu bir sıvıdır.Sülfürik Asit (% 98) .→ CH2CICH2CI Direkt Klorlama Etilen Klor Etilen diklorür CH2CI2CH2CI.....Antifoam ....... C2H4+C12.Amonyak (% 100) ..... yan ürün olarak çıkan hidrojenklorür gazının etilen ve hava ( veya oksijen) ile işleme sokularak (oksiklorlama) yeniden EDC üretilmesi ve EDC’nin ısısal parçalanmasıdır...Sodyum Sülfit Meydana Gelen Yan Ürün ...Propilen (% 100) .5....ksilen ayırma ünitesinde sabit yataklı absorblayıcı kullanılarak para-ksilen C8 aromatik karışımından ayrılır ve ürün olarak elde edilir.5...→ CH2=CHCI+HCI Kraking Etilen Klorür Vinil Klorür C2H4+2CHI+1/2O2....C.→ CH2CICH2CI+H2O Oksiklorlama XI.... Para-ksilen ayırma ünitesi rafinatı izomerizasyon ünitesine beslenir...Oksiklor ...Dioktiftalat ...Klor ....6. normal şartlar altında renksiz hoş kokulu bir gazdır.’de verilmektedir..5.. XI..... Basınç altında sıvı olarak depolanır......Aktif Alümina .

T.4. VCM Fabrikası Üretim Akım Şeması .C.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 252 Şekil :XI.

Geri kazanma kolonunun tepesinden akrilonitril biraz su. PTA. Elde edilen akrilonitril saflandırma işlemine tabi tutularak elyaf üretimine uygun saflıkta olması sağlanır.5. XI.’de verilmektedir.5. Kolonun altında ise akrilonitril. 253 .Potasyum Karbonat . Propilen amonyak ve hava reaktör içerisinde basınç altında yukarıya doğru akarken çok ufak taneciklerden oluşan katalizör yatağını akışkan hale getirirler. P-ksilenin basınç. Burada soğuk su ile temas sonucu bir kondansasyon olur.6.5. Absorblayıcıdan dışarı verilen gazlar azot.85-1.496 0C sıcaklık aralıklarında olur.T.XI. sıcaklık ve katalizörlerin etkisi altında oksidasyon ile katı kristal toz halinde elde edilir. Bu şekilde bir soğutma ile ağır organikler ve katalizör tozu karışımından alınan artık amonyak sülfürik asit nötralizasyonu ile alınır.Platin .Amonyak . Hava. Beyaz kristal halinde bulunmaktadır. . Reaksiyon ürünleri absorblayıcıdan geri kazanma kolonuna alınır.5. Fabrika aşağıdaki ünitelerden oluşmaktadır. Prosesin akım şeması Şekil. CO2. Reaksiyon 0. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Paraksilen Hidrojen Asetik Asit Kobalt Asetat . CO.1.Benzen .Sülfürik Asit (% 98 ) . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Borik Asit .Gliserin XI.5.CX Oksidasyon kat.Nafta .Mangan Asetat . Burada akrilonitril.Kükürt .8. Saf Tereftalik Asit (PTA) PTA.1 basınç ve 385 .1.Gümüş Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Kaprolaktam üretiminde PETKİM tarafından INVENTA prosesi uygulanmaktadır. Akrilonitril ve yan ürünlere ekzotermik bir reaksiyon sonucu oluştuğunda soğutma reaktöründen çıkan gazlar soğutma kolonunda soğutulurlar. propan ve hafif hidrokarbonlardır.Asetilen Tetra Bromür . Gazlar absorblayıcı su ile absorbe olur. çeşitli polyester ürünlerin üretiminde hammadde olarak kullanılan bir petrokimyasal üründür. asetonitrilden tamamen alınır. Kaprolaktam Kaprolaktam poliamid adı verilen polimer grubundan naylon 6 sentetik iplik ve elyafın hammaddesidir.’da verilmektedir. Prosesin akım şeması Şekil:XI. amonyak ve propilen stokiyometrik oranlarda akışkan yataklı reaktöre verilirler. biraz HCN ve ağır organikler alınır.7. HCN’ nin çoğu ve diğer bazı saf olmayan maddeler çıkar. su. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa kompleksinde bulunan akrilonitril fabrikasında da kullanılan akışkan yatak prensibini uygulayan SOHİO prosesidir.C.

5 Akrilonitril Üretim Şeması Şekil : XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Şekil:XI. Akrilonitril Üretim Şeması 254 .C.5.5.T.5.

Siklohekzan Ünitesi.6 . Nafta önce kükürtten arıtılır. CO. H2/CO2 Ünitesi. Daha sonra buharla H2 ve CO2’ye dönüştürülür. a. c. SO2/Oleum üniteleri ile atıkların değerlendirildiği amonyum sülfat saflaştırma ve artık çözelti yakma üniteleri. Anon Ünitesi. d. Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi. b. f. Kaprolaktan Üretim Akım Şeması 255 . Laktam Ünitesi. Şekil:XI. e. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. CH4’den oluşan bir gaz karışımı elde edilir. Elde edilen H2 siklohekzan ünitesine CO2 de bir ayırma işleminden sonra laktan ünitesine gönderilir.C. daha sonra buharla reforming fırınına verilerek H2 .T. H2/CO2 Ünitesi Bu ünitede nafta yakılarak H2 ve CO2 üretilmektedir. CO2.5.

Bu çözelti hava ile karıştırılmış amonyak gazının platin-radyum ağlar üzerinde yakılmasıyla azot gazlarını absorbe ederek amonyum nitrat elde edilir. dallanmış karbon zincirleri ihtiva eder.5. Doymuş olan sıvı kristalizasyon kabına pompalanır. Yan ürün olarak oluşan asit ve esterler sabunlaştırma kısmında ayrılır ve reaksiyona girmeyen siklohekzan distilasyon bölümünde ayrılarak anon – anol karışımı elde edilir. Reaktörde benzen siklohekzana dönüşür. Kristaller bir santrifüjde ayrılır ve depoya gönderilir. c.1. f. oleum ve % 98’lik H2SO4 elde edilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. SO2/Oleum ünitesi Bu ünitede kükürtden SO2 gazı. SO2 ‘nin bir kısmı laktam ünitesine gönderilir. M. Siklohekzan Ünitesi Bu ünitede benzenin nikel katalizörün etki altında H2/CO2 ünitesinden H2 ile hidrojenasyonu sonucunda siklohekzan elde edilir. Dodesil Benzen (DDB) Dodesil benzen. reaktöre verilir. Siklohekzanın oksidasyonu bölümünde siklohekzanın oksidasyonu ile anon üretilir.Ağır Polimer (C15’ten daha ağır) 256 .9. e. Diğer taraftan sirkülasyon gazı da H2 ile karıştırılarak ısıtılır. SO2 gazı kükürtün eritilerek yakılmasıyla oluşur.Benzen . Amonyum Sülfit Geri Kazanma Ünitesi Laktam ünitesi oksimasyon ve özütleme kısımlarından alınan amonyum sülfat çözeltisi bir buharlaştırma sisteminde konsantre hale getirilir.Mono Sodyum F.Kostik (% 100) .C.Alüminyum Klorür Meydana Gelen Yan Ürünler .H2SO4 (% 98) . bir kısmı ise laktam ünitesinde kullanılan oleum üretmede kullanılmak üzere SO3’e çevrilir.Hafif Polimer (C3-C9 ) . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . XI. propilen tetramerle benzenin alkilasyonu sonucu elde edilir. Hazırlanan amonyak çözeltisi içerisinden CO2 gazı geçirilerek amonyum karbonat çözeltisi elde edilir.Hidrat . Laktam Ünitesi Bu ünitede anon ve amonyaktan kaprolaktam elde edilir. Benzen basınç altında ısıtıldıktan sonra reaktöre verilir.T. laktam ünitesinin % 98’lik üretiminde kullanılır.Propilen . Anon Ünitesi Bu ünitede siklohekzanın direkt olarak hava ile okside edilmesi ile anon elde edilir. d.

oksijen ve geri dönen gaz çok tüplü katalizörlü reaktörle beslenir.Gaz Oksijen . Benzen geri dönüşüm olarak sisteme verilir. XI. Reaksiyon ürünü DDB. Prosesin akım şeması Şekil:XI. Glikoller karışımı ilk önce suyundan ayrılır. Saflaştırma kısmında ise destilasyon kolonlarında DDB. Reaksiyon sonrası destilasyon kolonlarından geçirilerek ayrılan tetramer DDB ünitesine gönderilmek üzere ara tankına alınır. Glikollerin en basiti ve en önemlisidir. İlki tetramer ünitesi.5 Dodesil Benzen Ünitesi Bu ünite alkilasyon ve saflaştırma olmak üzere iki kısımdan ibarettir.9.1. benzen.Sododecan Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Aliağa komplekslerindeki etilen glikol üretiminde Shell Prosesi kullanılmaktadır.7. Daha sonra da hafif ürünler uzaklaştırılır. DBI ve PDB’den ayrılır. Absorbenin dip ürünü olan etilen oksit çözeltisi suyun tutulması için bir sıyırıcıya gönderilir. ikincisi ise dodesil benzen ünitesidir.5. Etilen Glikol Organik yapılı bir bileşiktir.’de verilmektedir. Alkilasyon kısmından benzen ve tetramerin reaksiyonu ile alkil benzen oluşur.Etilen .Antifoam .4.) teknolojisi ile.9. Kostik ve su ile yıkandıktan sonra propan ile karıştırılarak reaktöre verilir.5.T.10.Sudkostik .Potasyum Karbonat . 257 . Sıyırıcıdan alınan gazlar ya atılır ya da istenirse yeniden kazanılır.1. yan ürünler ise DBI ve PDB’dir. Reaktörden çıkan gazlar absorbe gönderilir ve etilen oksit suyla absorblanır.5.C. Absorbenin üzerinden alınan geri dönüş gazının bir kısmı reaktöre geri gönderilirken az bir kısmı da fazla CO2‘ nin uzaklaştırılması için uygun bir çözücü ile yıkanır ve sıyırıcıya gönderilir. Monoetilenglikol ile birlikte di ve tri etilen glikol de oluşur. DDB. Reaksiyon ekzotermik olup elde edilen ısı buhar üretiminde kullanılır.U. daha sonra kendi aralarında distillenerek di ve tri etilen glikoller ayrılır.1.5. Tetramer ünitesi Universal Oil Products Company (O. DBI ve PDB ise depo tanklarına gönderilir. DDB verimini elde etmek için benzen/tetramer mol oranı 8:1 olmalıdır. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknoloji Yarımca Kompleksi dodesil benzen fabrikası iki ana bölümden oluşmuştur. XI. Geri kalan etilenoksit ise etilen glikol reaktörüne gönderilir. Proseste etilen.P. Etilen oksitin bir kısmı istenirse su giderme kolonuna gönderilerek yüksek saflıkta ürün elde edilir. DDB ünitesi ise Continental Oil Company (CONOCO) teknolojisi ile kurulmuştur. Tetramer Ünitesi Nafta parçalama ünitesi (etilen fabrikası) ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesi fabrikası ünitelerinden propilen gazı tetramer ünitesine basılır. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .

2.1.5 . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Trisodyum Fosfat . boya ve ilaçların yapımında kullanılan Ftalitik Anhidrit (PA).C.5.Büten 1 .Extander oil 258 .3 Stiren Aromatik Yağ Tuz Sülfürik Asit Sudkostik Dresinate 214 Sodyum Fatty Asit Sabunu Naftanik Yağ Stabilizör Çeşitli Kimyasallar XI.Hidrazin XI. . naftalin veya ortoksilenin sabit yataklı reaktörlerde sıcaklık ve katalizörün etkisi altında hava oksijeni ile yükseltgenmesi ile edilir.Metanol .1 SBR (Stiren Bütadien Kauçuğu) Stiren ve bütadienin soğuk tip reçete ile üretilen sürekli. Karbon Siyahı Gaz veya sıvı haldeki karbonlu hidrojenlerden kısmi yanma veya termik parçalanma veya iki türlü elde edilen ince dağılmış yapısal olarak grafite benzeyen karbon taneciklerine karbon siyahı denir.2. Ftalitik Anhidrit Plastifiyanların.5.Benzen . Sentetik Kauçuklar ve Karbon Siyahı XI.2.5. % 22. polyesterlerin.T.Stabilizör .Bütadien 1.3.3 . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler Bütadien 1.3 monomerinin özel koşullarda polimerizasyonu ile elde edilen bir homopolimerdir.Kobalt Katalizör XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.2.% 24. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: .2. emülsiyon polimerizasyonu ile elde edilen.5.Sudkostik (%100 ) .5.5 bağlı stiren içeren bir kopolimer olup genel maksat kauçuğunu kapsar.11. CBR (Cis Polibütadien Kauçuğu) Bütadien 1.Ortoksilen .

T.C.5. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Propan Polimer AlCl3 HCl H2SO4 NaOH Benzen DBI DDB Propilen Ağır Polimer PDB Reaktör Propan Ayırma Kolonu Hafif Ürün Ayırma Kolonu Tetramer Kolonu Rektörler Ham ürün Dinlendirme Bölümü Benzen Kolonu Ara Ürün Kolonu DDB Kolonu Atkilasyon Ünitesi DDB Kısmı Saflaştırma Ünitesi Şekil: XI.7 DDB Fabrikası Üretim Akım Şeması 259 .

T.Polimerizasyon Katalisti .Sodyum Hidroksit .Hekzan .AB Stabilizör . Alçak Yoğunluk Polietilen (AYPE) Etilenin yüksek basınç altında ve organik peroksit esaslı katalizörlerin reaksiyon başlatıcı etkisi ile polimerleşmesi sonucu oluşan yaygın kullanım alanı olan bir termoplastik maddedir.Saf Hidrojen .Silikon .Setamin .3.3. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . 80°C-90 °C derecede Ziegler –Natta veya Philips tipi katalizörlerin etkisi ile polimerizasyonu sonucu elde edilir.Çeşitli Kimyasallar .Köpük Giderici Loril Peroksit 260 .UC Stabilizör .Etilen.1. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Fuel-oil .(NaPO3)6 .Balmumu .Polivinil Alkol . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.3.H2O2 .2.5.Propilen .Ksilen .Etilen . sıcaklık ve katalizörlerin etkisinde polimerizasyonu ile toz halinde elde edilen hopolimer ve kopolimerdir.AT Katalizör .P2 Katalizör . .VCM . Yüksek Yoğunluk Polietilen ( YYPE ) Yüksek Yoğunluk Polietilen(YYPE) etilenin alçak basınç altında. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .3. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.Melas XI.SWN (AB ) .Yardımcı Madde .Kalsiyum Stearat XI.Setarin . Kataliz Çözücüler XI.Miristik Asit .Kloroform .Potasyum Nitrat .Kostik .3.2.5.Fuel Gaz .5. Alçak yoğunluk polietilenden sonra en önemli etilendir.Katalizler.PVA .1.Metanol .5.C.Propilen . Poli Vinil Klorür (PVC) PVC Vinil Klorür Monomer (VCM)’nin basınç.3. Termoplastikler XI.

Üre . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5.Stiren .C.Tuz . üretiminde de önemli girdi teşkil etmektedir. fenotik esaslı baskı tozları ve fiber pertinaks levhaların ana maddesini oluşturmakta.Hidrojen .Stabilizör .5. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . Termosetting Reçineler ve Plastikler XI.HCl .4.NAOH (%20) . Üre Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .T.Formaldehit (% 37) 261 .Fenol .5.DEAL XI.Çinko Stearat .Aminoplastlar .5. Polipropilen (PP) TICI3 ve DEAL (Dietil Aüminyum Klorür) katalizörlerinin varlığında propilen monomerin polimerizasyonundan oluşan bir termoplastik üründür.Kauçuk (CBR 1202) .Kalsiyum Hidroksit .3. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Kalsiyum Klorür .Trikalsiyum Fosfat .4.Lesitin .2.Metanol .Heptan .Formaldehit .TDH .Benzoil Peroksit .Yardımcı Maddeler .1. termoplastik maddeler içerisinde çok çeşitli kullanım alanlarına sahiptir.4.Selüloz XI. Fenoplastlar (Fenotik Reçineler ve Fenotik Esaslı Baskı Tozları) Formaldehit Reçineleri.Üre .Propilen .Kataliz-C (TBP) .Mineral Yağ XI. Polistiren (PS) Stirenin polimerizasyonu ile elde edilen plastik hammaddelerinden biri olup.5.4.5.3.Reçine .N-Bütanol .TICI3 .Dikumil Peroksit . diğer yandan ağaç sektöründe incelenmekte olan formika kontrplak. sun’i tahta vs.Toz Sabun-Sıvı Sabun .

Üre Melamin Formaldehit Baskı Tozu Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . polihidrik alkollerden elde edilirler ve boya sanayinin temel hammaddesini oluştururlar.Yardımcı Maddeler .Su .Organik Katalizörler XI.4.Selüloz XI.Amin Katalizör . çok çeşitli endüstriyel üretime girmektedir.4.5.Silikon .Su .5. Melamin Formaldehit Reçinesi Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .6. Poliüretan Reçineler Diizosiyanatlarla makroglikollerin katılma reaksiyonuyla poliüretanlar elde edilir.Fenol . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.4.4.Formaldehit (% 37) . Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Yağ Asidi .Yardımcı Maddeler XI.4.Melamin .5. Akrilik Reçineler Propilenin hava oksijeni ile oksidasyonu sonucu üretilen akrilatlar.Ftalik Anhidrit 262 . Alkid Reçineler Bu reçineler asitlerle.Melamin .5.Metilmet akrilik .Formaldehit (% 100) . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Yüzey Aktif Maddeler .Kalay Katalizör XI.Etil Akrilik .C.T.5.İzobütanol . Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .Pentaeritritol .3.Üre .7.Toluen .Bütanol .Poliol .4.Freon .

Ön Arıtım. a.5.4.9.Asit . çöktürme ve benzeri işlemleri birinci kademe arıtma ise nötralizasyon. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler .5.5. Ön arıtma ünite çıkışlarında uygulanan ve ağır metal uzaklaştırma.Ş. müşterek kamu arıtım sistemlerinin mevcudiyeti gibi her üniteye göre değişebilen özelliklere bağlıdır. konsantrasyonuna. PVA Reçineler Boya. akış hızına ve deşarj limitleri. Ayrıca söz konusu kompleksde kirlilik yükü fazla olan sular için özel arıtım sistemleri de yer almakta ve böylece bu tür atık sular da başarıyla arıtılmaktadır. İkinci kademe arıtma atıkların biyolojik olarak arıtıldığı kademe olup. Birinci Kademe Arıtma. İkinci Kademe Arıtma. ve bağlı Aliağa ve Yarımca Petrokimya komplekslerinde . Ancak tüm arıtım sistemlerinin amacı kanunlarla belirtilen bazı atıkları uzaklaştırmak ve çevreye yapabileceği zararlı ve rahatsız edici etkileri ortadan kaldırmaktır.T.8.Anhidrit Maleik XI. Arıtım sistemlerinin tümü yer almakta ve atık sular istenilen düzeyde arıtılmaktadır. sedimantasyon gibi işlemleri içermektedir.Polivinil Alkol .1’de verilmektedir. Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler . b. Ülkemizdeki petrokimya tesislerinden Petkim Petrokimya A.C. Kullanılan Arıtma Yöntemleri Petrokimya sanayi atık suları özelliklerine göre değişik arıtım işlemlerine tabi tutulur.Glikoller . c. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. kağıt ve tekstil sanayinde geniş bir kullanım alanı vardır. Hangi arıtım işlemlerinin uygulanacağı atığın karakterine.A. değişik uygulamalar mevcuttur. Sonuç olarak Türkiye’de mevcut petrokimya 263 .V. mobilya.4. Doymamış Polyester Reçineler Bu reçineler glikollerle çift fonksiyonlu asit veya anhidritlerin reaksiyonuyla elde edilir.M. oksidasyon. su miktarı suyun tekrar kullanılabilme özelliği. flotasyon. (Vinil Asetat Monomer) . Çamur İşleme ve Değerlendirme gibi işlemler yapılmaktadır.Demineralize Su Petrokimya tesislerinin faaliyetleri sonucu alıcı ortama verilen atık türleri ve kirletici parametreler Tablo:XI.

Alkoller Formik Asit. Aldehitler Solvent Çözünür hidrokarbonlar. yağlar. Kostik Soda Aseton. DPT. V. Proses Kondensatı fırın çık. Asetaldehit.C. Fuel-oil Karbaonmonoksit Karbondioksit Aromatik Hidrokarbonlar Solventler-Kükürtdioksit Dietilen glikol Kataliz (kısmen. Hidrokarbon Soğutma Katalizler Katalizler Karbon siyahı. Çözünmemiş katılar Krom. XI.1. C4 Hidro karbonları. Ma) Aromatik Hidrokarbonlar. 2. Etilen Aseton. Olefin Karbondioksit. Rejenerasyon. Aldehitler Aldehitler.Aromatikler. Ni. Formaldehit. Petrokimya Tesisleri Faaliyeti Sonucu Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Proses Alkilasyon Etil Benzen Amonyak Üretimi Kaynak Kirletici Parametreler Hidroklorik asit. Extraçt suyu Solvent Saflaştırma Kondansat Aromatik G. 1992. Hidrojen Sülfit. Hidrojen Sülfit Amonyak. Ketonlar Asitler. Ağır zift C4 Hidrokarbonlar.1989.Kazanma Katalitik Reformina Desülfirizasyon Ekstraksiyon ve Saflaştırma İzobütilen Bütilen Stiren Bütadien Hidrokarboksilasyon Nitrasyon Parafinler Aromatikler Oksidasyon Etilen oksit ve glikol üretimi Aromatik oksidasyonunda asitler ve anhidritler Aromatik Oksidasyonunda fenol ve aseton Karbon siyahı üretimi Polimerizasyon Polietilen Polimerizasyon Alkilasyon Olefinler Sulfolasyonu Aromatiklerin Sulfolasyonu Olefin üretimi için temel parçalama Asit ve Kostik atıkları Solvent ve Kostik yıkama Kostik yıkama Fırın atıkları ve Kostik muamele Kaynak:1.Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. Polimerizasyon ürünleri. Polimerize Hidrokarbonlar. Çevre 89. Merkaptanlar. 264 . VI. kostik Soda. Metanol.5. Kobalt. C4 hidro karbonları Kostik Asit. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Molibden Asit katalizler (fosforlu asit) Aliminyum Klorür Alkoller. Ağır yağ ve Katran Demineralizasyon. H2 SO4 Nitrik Asit. Organik asitler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI tesislerinin hemen hemen tümüne sahip olan PETKİM’ de çevre kirlenmesi açısından geçerli olan tekniklerin uygulandığı söylenebilir.T. Harcanan Kostik Asitler. Merkap Sülfirik Asit. Fenolik bileşikler. Eter. Petrokimya ÖİK Raporu. Adana. Sodyum Sülfat. Pt. Polimerize Alkoller. Sülfirik Asit. Alkoller. Proses Prosesler Kalsiyum Klorür.

VIII. BYKP Ö. 5. Çevre 89. 1989. derinin sıvı vinil klorür monomerle teması esnasında aşınma nedeniyle yaralar ve orta derecede kimyasal yanıklar oluşmaktadır.İ. 2001.İ. DPT. Harita XI. halsizlik ve baygınlık oluşturmasıdır. göz bozuklukları. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Faaliyet Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Etkiler Petrokimya sanayindeki gelişmeler kara. DPT.. bazı tesislerden çıkan gazların insan sağlığı üzerinde önemli etkileri olmakta ve bitkilerin rengi bile değişmektedir.’de Petrol Rafinerileri ve Petrokimya Tesisleri yer almaktadır. Petrokimya Sanayi.R.T. Adana.2. 2. Bilimsel ve Teknik Çevre Kongresi. petrol rafinerilerinde olduğu gibi petrokimya tesisleri de çok farklı nitelikteki katı.R. sıvı ve gaz halindeki kimyasal atık ve artıklarıyla çevreyi kirleten en önemli endüstri kollarından birisidir. Kaynaklar 1. Stiren ünitesinden çıkan gazların ise kızarıklıklar oluşturması ve bayıltıcı etkisini olması. Petrokimyasal ürünlerden kaynaklanan hava kirliliği çevre sağlığını tehdit etmekte. Bunun sonucu olarak da yer yer doğal kaynaklardan faydalanma olanağı azalmış veya yok olmuştur. kusma. Petrol Ürünleri. 265 .. VCM Ünitesinden çıkan gazlar insan beyni ve karaciğeri üzerinde kanserojen etki yapmakta. Ankara. gözlerde çok şiddetli kaşıntı. Ancak son teknolojilerin uygulandığı modern arıtma tesislerinin kurulması ve doğru işletilmesi halinde her türlü kirleticiler en alt seviyeye düşürülebilmektedir. bulantı. BYKP Ö. 3. hava ve denizlerde kirlilik miktar ve çeşidini artırmıştır. Sonuç olarak. Ankara. iştah azalması. VIII.C. 2001. deride kızarıklık.

266 . A. Bu tesislerle ilgili bilgiler Tablo:XI.Ş Karabük Demir Çelik Sanayi ve A.1. 3. A./ İzmir Diler Demir Çelik End.Ş. / Kocaeli Çukurova Çelik End. Kaliteli Çelik Mamülleri.A. ve Tic. Yassı Hadde (biçimlendirme) Mamülleri.000 ton/yıl. Demir-çelik sanayi. bu sanayinin üretim prosesi ve mamul türleri hakkında bilgi sahibi olmak mutlaka yararlı olacaktır. Kaynak: DÇÜ.Ş. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Harita XI.Ş /İstanbul (*) 18-Yazıcı Demir Çelik San. / İzmir Çemtaş Çelik Makine San. / İskenderun Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İst.Ş.ve Tic.6.Ş Kapasite (1000 ton/yıl) 3 000 2 200 1 100 6 300 Kapasite (1000 ton/yıl) 250 100 720 130 1 522 2 050 651 840 900 1 200 1 800 780 930 500 60 400 250 817 312 14 212 20 512 Üretim (1000 ton/yıl) 2 388 1 965 875 5 228 Üretim (1000 ton/yıl) 200 417 134 1 570 439 263 559 404 1 324 1 384 743 626 6 824 202 9 096 14 324 Toplam (A) Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisleri Tesis Asil Çelik Sanayii ve Tic. 2000.C.Tuber Çelik Sanayi A.000 ton/ yıl’ dır. Tablonun incelenmesinden de görüldüğü üzere 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisinin toplam kapasitesi 6. Şirketi / Samsun. Demir-Çelik Sanayinin.Ş. çevreye yaptığı olumsuz etkileri ve arıtım tesislerini inceleyebilmek için. / İzmir Kroman Demir Çelik San. / Bursa Çolakoğlu Metalurji A.Ş / Kocaeli (*) Çebitaş Demir Çelik End.Ş. 000 ton/yıl. A./ Bursa AypaşDemir-Çelik San. Elektrik Ark Ocaklı Demir-çelik tesislerinde ise yıllık kapasite miktarı 14.Ş. Toplam (B) Genel Toplam (A+B) 123456789101112131415- (*) Üretimi Durdurulmuştur.Ş.1’de verilmiştir.Ş. A. /Kocaeli Ege Metal Demir Çelik San.Ş / İzmir (*) MKEK Çeliksan Ç. /İzmir İçdaş Çelik Enerji Tersane ve Ulş.6.228. A.Ş. 1.Ş.6.Ş. / İzmir Ekinciler Demir Çelik A. ve Tic. / Kocaeli Metaş İzmir Metalurji Fab.Ş / Sivas (*) 17. A. / İstanbul İzmir Demir Çelik San. Demir Çelik Üreticileri Derneği. Ve Ağır Silah Sanayi ve Ticaret A.Ş İskenderun Demir ve Çelik Fabrikaları A. 15 adet de Elektrik Ark Ocaklı Demir Çelik Tesisi bulunmaktadır. A.300.Ş. A. DEMİR-ÇELİK SANAYİ VE ÇEVRE Endüstrileşmenin ve ekonomilerin temel sektörlerinden ve en önemlilerinden biri olan. üretim miktarı ise 9 096 000 ton/yıl’dır.Ş. A. Uzun Hadde Mamülleri.T.Sivas Demir-Çelik İşletmesi A. /İskenderun 19-Yeşilyurt Demir Çekme San. A. Türkiye Demir Çelik Sanayi Haritası verilmiştir.Ş. A. ve Ticaret Ltd. ve Tic. Ülkemizde 2000 yılı sonu itibariyle. Tablo: XI.3. Türkiye’deki Demir-Çelik Sanayi Tesisleri (2000) Entegre Demir-Çelik Tesisleri Tesis 123Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T. A. üretim çeşidi açısından. 3 adet Entegre Demir-Çelik Tesisi.212. 2. 2000 yılı üretim miktarı ise 5. / Kırıkkale 16. A.

son zamanlarda yaygınlaşırken. hammadde girdilerinde iyileştirme. 5. Ham demirin konverter öncesi kükürt. Döküm Mamülleri. XI. ham demirin fiziksel ve kimyasal ısısı ile sınırlı hurda eritme kapasitesine sahip LD prosesine % 40-50 değerlerinde hurda eritme imkanı vermektedir. konverter sonrası çeliğin. daha yüksek hava sıcaklıklarına erişme. oksijen yakıt enjeksiyon sistemleri tatbiki. daha iyi proses kontrol tekniklerinin uygulanması. oksijen fırını (EOF) prosesi ortaya çıkmıştır. sünger demir (DRI). sıcaklık ayarlama gibi pota metalurjisi uygulamaları daha temiz ve kaliteli çelik yapımına yönelik gelişmeler olmaktadır. blum ve kütüğü haddelemek suretiyle blum. ağır. fosfor değerlerine inilebilmekte. Ayrıca. orta ve hafif profil. Konverter prosesinde. tel ve kangal (filmaşin) üretimi yapan haddahaneleri kapsamaktadır.C. alternatif prosesler geliştirilmektedir. alttan ve üstten kombine üfleme ve karışım yapan sistemlerin uygulanması ile karbon enjetisi imkanı. daha gelişmiş soğutma sistemleri. hurdaya alternatif olarak sunulmaktadır. 6. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Yüksek fırınlarda. Son yıllarda artan hurda talebi ve kıt elektrik enerjisi imkanları sonucunda.1 Uzun Hadde Mamülleri Uzun hadde mamülleri türü. demir cevheri veya hurdadan sıvı çelik üretip.6. nervürlü veya düz betonarme çelik çubuklar. Dövme Mamülleri. çelik kalitesini de olumlu etkilemektedir. daha düşük karbon. Konverterde alttan inert gaz karışıtırma uygulaması. daha kaliteli çelik yapımı sağlarken. 267 . hurda kullanım oranı yükselmektedir. Sıcak briketlenmiş demir (HBI). Borular. Ferroalaşımlar olmak üzere 7 başlık altında incelenmektedir. oksijen ve kireç sarfiyatı azalırken. Uzun bir süreden beri yavaş yavaş terkedilmekte olan % 100 ham demirden % 100 hurdaya kadar girdi kullanım miktarlarına sahip Siemens Martin (OH) prosesi KORF banyo altı oksijen üfleme uygulaması ile daha verimli bir hale getirilmiştir. Diğer taraftan konverterlerde. yüksek fırın teçhizatlarında geliştirme. daha düşük kok sarfiyatına erişmek için yapılan uygulamalardır. alaşım enjekte. 7. silis. cevherden ham demir eldesi çalışmaları yapılmaktadır. potada metalurjik özelliklerini konverter dışına taşımaktadır.T. Konverterde dinamik proses kontrolü yalnız verimliliği değil. fosfordan arındırılması işlemleri. bunu çeşitli yöntemlerle dökerek ingot. Bu tatbikatın sonucunda. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 4. Konverterden cürufsuz döküm alınmasına ilave olarak alüminyum. vakumlama. kaliteli refrakter kullanımı. argon azot karıştırma. kalsiyum-silisyum tel besleme. kütük demiryolu malzemesi. benzer sistem ile hurda eritimi sağlayarak. cürufta daha düşük Fe kayıpları ile refrakter ömrü artmakta. pota metalurjisi ile çelik üreten KVA prosesi geliştirilmiştir.

Taş Kömürü. kontinü döküm teknolojisi de gelişmektedir. Hurda. Blumlar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Çeliğin kontinü döküm yolu ile dökülmesi oranı gittikçe artarken. . . Refrakter. d. Kireç 7. kalıp osilisyonunun optimizasyonu ve otomasyonu. Elde Edilen Ürünler Sektörden elde edilen ürünler şunlardır. 4. kontini döküm tesisleri için girdiler ise şunlardır. Doğalgaz) . Ağır ve Orta Profiller. Kütükler. daha iyi soğutma. Doğrudan haddeleme sürekli dökümden. . . 2.Demir Cevheri. döküm tozu. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektör girdileri entegre tesisler için şunlardan oluşmaktadır. doğrudan haddelemeye geçiş yolunun açılması yakındır. yüksek makine zamanları olağan olmuştur. Demiryolu Malzemeleri. c. e. Sıcak şarj ile tavlama enerjisi sarfiyatı düşürülürken. Günlerce devam eden bindirme döküm. .Hurda. haddeleme teknolojisinde yüksek haddeleme verimi ve haddeleme hızlarına erişme.Refrakter. Ark ocağı. Kalın Kesitli Çubuklar. a. Ferrosilis.Ferroalaşım. .Yardımcı Hammadde.Elektrik. b.T. 1. Sürekli döküm sonucu elde edilen yarı mamül. kontrollü soğutma yöntemi ile metalurjik özellik kazandırma. yüzey kalitesinde iyileştirmeler sağlanmıştır. tel besleme. . Tavlamada en az enerji sarfiyatına erişilirken. Silika Mn. Döküm Koku. endüksiyonla ara tavlama sistemleri de uygulamaya girmektedir. 6. Toz Grafit. a. 5.Enerji (Fuel-oil. Pota-tandiş-kalıp çelik akışında perdeleme. sıcağı sıcağına mamül üretim hattına verme sistemlerinin geliştirilmesi çalışmaları sürdürülmektedir. 1. 3. pota fırını.C. kalıplarda elektromagnetik karıştırma. Elektrod 8. hız ve verim artışları suretiyle daha kaliteli çelik ve daha verimli üretim sağlamaktadır. İngot (ülçe) ve blumdan işlenerek elde edilen uzun hadde ürünleri. Hafif profiller. Ayrıca bağlama ve paketleme sistemlerinde de iyileştirmeler söz konusudur. 268 . Kütüğün işlenmesi ile elde edilen uzun hadde ürünleri.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. c. 2. a. b. c. d. e.

İnce Kesitli Çubuklar, Filmaşinler, Soğuk haddelenmiş uzun ürünler; Soğuk haddelenmiş veya soğuk çekilmiş çubuklar, Soyulmuş çubuklar, Tavlı teller Sert teller Patentli teller

XI.6.2. Yassı Hadde Mamulleri Demir-çelik yassı mamulleri, 4 ana mamul grubu altında incelenmektedir ve bunlar; 1. Levha, 2. Sıcak Haddelenmiş Mamuller, 3. Soğuk Haddelenmiş Mamuller, 4. Teneke. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Demir - Çelik yassı mamulleri üretiminde kullanılan ilk yarı mamul, slab olarak adlandırılmaktadır. Çelikhanede elde edilen sıvı çelik, ya doğrudan sürekli dökümler vasıtasıyla slab haline dönüştürülmekte ya da ingot yoluyla tav çukurlarında, haddeleme sıcaklığına kadar ısıtılma ve kombine haddede, hadlenme proseslerini takip ederek slab haline gelmektedir. Yassı mamulleri üretimi için slapların kullanıldığı ilk tesisler, sıcak şerit haddeleri ve levha haddeleridir. Günümüzde, teknolojik seviye olarak müstakil sürekli levha haddehaneleri, levha genişlik ve kalınlıklarına göre 1.0–2.0 milyon ton/yıl kapasitelerde, müstakil sürekli geniş sıcak şerit haddehaneleri ise 2.2–4.0 milyon ton/yıl kapasitelerde olmaktadırlar. Sıcak rulo bandının başlangıç malzemesi olarak kullanıldığı soğuk haddelenmiş sac üretim haddehaneleri de başlıca iki gruba ayrılabilir; 1. 1.0-1.5 milyon ton/yıl kapasitelerde kurulan kontinü soğuk sac haddehaneleri, 2. 50.000-300.000 ton/yıl kapasitelerde kurulan tersinir soğuk sac haddehaneleri olmak üzere. Yassı mamul üretim modern entegre tesislerinde, literatür değerlerine göre aşağıdaki girdi-mamul ilişkisi bulunmaktadır. i. Levha haddeleme 1 ton levha için;..............................1.81 - 1.25 ton slab 2. Sıcak Şerit Haddeleme 1 ton sıcak şerit için; ......................1.03 - 1.05 ton slab 3. Asitleme Hatları 1 ton asitlenmiş rulo için;................1.03 - 1.06 ton rulo 4. Tandem ve Temper Hadde 1 ton soğuk çekilmiş rulo için;........1.01 – 1.02 ton rulo
269

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

5. Teneke Hattı 1 ton teneke için;.......................

1.04 – 1.06 ton rulo

Sürekli döküm yoluyla sıvı çelikten doğrudan slab üretimi için, 1.02 – 1.04 ton sıvı çelik, ingot döküm ve haddeleme yoluyla elde edilen slab için ise 1.14 – 1.6 ton sıvı çelik kullanılmaktadır. Oksijen konvertörlerde 1 ton çelik üretimi için 800 – 850 kğ sıvı maden, 250 – 300 kg hurda, 60 – 70 kg cüruflaştırıcı, 50 – 70 m3 oksijen ve 10 – 20 kg diğer ilaveler kullanılırken, elektrik ark ocaklarında 1 ton çelik üretimi için 1025 – 1100 kg hurda, 30 – 50 kg cüruflaştırıcı, 10 – 20 kg diğer ilaveler, ferroalaşımlar, alüminyum, vs kullanılmaktadır. Yüksek fırınlarda 1 ton sıcak maden elde etmek için 1500 – 1800 kg demir cevheri, 450 – 600 kg kok, 300 – 400 kg cüruflaştırıcı ve 1200 – 2200 m3 sıcak hava kullanılmaktadır. Yassı mamullerin haddelenmesi sırasında, gerçekleştirilen enerji tüketimi ise aşağıda verilmiştir. 1. Elektrik Enerjisi a. Sıcak şerit ve levha haddeleme, 50 –70 Kwh/ton b. Soğuk sac haddeleme (tandem), 100 – 125 Kwh/ton c. Sıcak daldırma teneke üretimi, 200 – 300 Kwh/ton 2. Elektrolit teneke üretimi, 350 – 450 Kwh/ton 3. Yakıt Tüketimi Slab tavlama fırınlarında ton slab başına ortalama 45 kg fuel-oil tüketilmektedir. Ayrıca, sıcak haddelerde 1.6 – 2.2 kg/ton mamul, soğuk haddelerde 0.8 – 1.3 kg/ton mamul değerlerinde merdane sarfiyatı bulunmaktadır. Teneke üretiminde ise ton mamul başına 4 – 5 kg civarında kalay tüketilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şunlardır. 123456Demir Cevheri, Maden Kömürü, Kireç Taşı, Kolomanit, Alüminyum, Ferroalaşımlar, 7- Kalay, 8- Satın Alınan Hurda, 9- Satın Alınan Y.Kireç, 10- Fuel-Oil, 11- Elektrik.

XI.6.3. Kaliteli Çelik Mamulleri XI.6.3.1. Mamul Türleri Kaliteli çelikleri alaşımsız, az alaşımlı ve yüksek alaşımlı olmak üzere 3 grupta toplamak mümkündür. Bu çelikler için mamul bazında aşağıdaki tasnif yapılabilir. - Haddelenmiş ürünler, - Ağır profiller, - Boru ve dikdörtgen kesitli içi boş malzemeler, - Çubuk ve filmaşinler, - Teller-Yassı ürünler- dövülmüş ürünler,
270

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

-

Çubuklar, serbest dövme ürünler, Bandaj ve monoblok.

Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Sektörde ark ocaklı tesisler kullanılmaktadır. Bu sistemler hurda, çeşitli alaşım ve katkı maddeleri ile birlikte elektrik yardımıyla ergitilerek potaya alınır ve ingot kalıplarına dökülür. Dünyada son yıllarda elektrik ark ocaklarıyla entegre sürekli dökümlü tesislere yönelinmiştir. Elektrik ark ocaklarında ingot dökümden daha avantajlı olan sürekli döküm tesisleri kaliteli çelik üreten bazı tesislerimizde kurulmuştur. Bunlardan başka, ikincil çelik yapım prosesleri olarak adlandırılan pota fırını, potada gaz alma, elektrikli cüruf altında ergitme gibi, hem kapasite hem de kalite artırıcı sistemlere tesislerimizde yer verilmeye başlanmıştır. Örneğin, Asil Çelik tesislerinde, pota fırını ve vakumda gaz alma sistemleri 1988 yılı başında işletmeye alınmıştır. MKE Çelik Fabrikasında da bir ESU/ESR tesisi bulunmaktadır. XI.6.4. Döküm Mamulleri XI.6.4.1. Tanım ve Mamul Türleri Demir-Çelik döküm sanayi alt sektörü, endüksiyon, ark veya kupol fırınlarında, çeşitli pik demir, çelik hurdaları ve ferroalaşımların ergitilerek kalıplama tesislerinde hazırlanmış kum veya metal kalıplar içerisinde şekillendirilmesi ve özel ısıl işlemleri ile değişik mekanik özellikler kazandırılmak suretiyle tüm sanayi sektörlerinin pik döküm, çelik döküm, sfero döküm ve temper döküm türünden ara malı ihtiyaçlarının, ham döküm veya işlenmiş döküm olarak yapılmasını kapsamaktadır. Genel olarak 4 gruba ayrılmaktadır; 1. 2. 3. 4. Pik Döküm, Sfero Döküm, Temper Döküm, Çelik Döküm.

Ülkemizdeki demir-çelik döküm sanayi tesislerine ait bilgiler Tablo. XI.6.2’ de verilmektedir. Pik ve Sfero Döküm, Çelik Döküm ve Temper Döküm alanlarında faaliyet gösteren özel sektöre ait 89 adet büyük sanayi, 235 adet KOBİ ve 1.369 adet de atölye bulunmaktadır. Kamu sektörü ve askeri tesislere ait 16 adet Pik ve Sfero Döküm, 4 adet Çelik Döküm olmak üzere toplam 20 adet tesis bulunmaktadır.
Tablo: XI.6.2. Türkiye’deki Demir Çelik Döküm Sanayi Tesisleri (1999)
Üretim Cinsi Büyük Sanayi Pik ve Sfero Döküm Çelik Döküm Temper Döküm Toplam 74 13 2 Özel Sektör KOBİ Atölye 197 38 1 327 42 4 Kamu Sektörü Askeri Tesisler 16 Toplam Kuruluş Sayısı 1 614 97 2 1 713

89 235 1 369 20 Kaynak: DPT, VIII. BYKP, Demir-Çelik Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu, 2000. 271

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Döküm sektöründe kullanılan üretim yöntemlerini; a. Ergitme, b. Kalıplama, c. Maça imali, d. Isıl işlem ve temizleme işlemleri yönlerinden inceleyebiliriz. Ergitme yönünden yapılacak bir incelemede; - Çelik dökme ergitmenin % 100’e yakın bir kısmının elektrikle veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde veya özellikle endüksiyon ocaklarında, - Pik dökümde ergitmenin % 35’i elektrikle, ( endüksiyon ocaklarında) ve % 65’i kok kömürü ile (kupol ocaklarında) - Sfero ve temper dökümde ergitmenin % 80 elektrikle yapılmakta olduğu görülmektedir. Üretim teknolojisi, kalıplama yönünden ele alındığında; Makinalı, dereceli yatay kalıplama sistemleri (vakum, hava şoku, sarsmasıkıştırma), Makinalı, derecesiz, dikey kalıplama sistemleri, Sıkıştırmasız kimyasal bağlayıcılı kalıplama sistemleri, Hassas döküm için seramik ile kalıplama sistemleri, El kalıplama sistemleri vs. sayılabilir.

-

Türk Döküm Sanayinin fabrika niteliğindeki kuruluşları, kalıplama sistemleri bakımından gelişmiş Avrupa ülkelerine yakın seviyede çalışmakta, yeni yatırımlarda ise en yeni ve modern teçhizatlarının alınması tercih edilmektedir. Sektörde Kullanılan Girdiler Pik, sfero ve temper dökümde kullanılan girdiler şunlardır; Girdiler a. Pikler - Hematit ve D.Piki, - Sfero Piki, b. c. d. e. f. g. Ferrosilis, Ferromangan, Fe, Si, Mg, Ferroboron, Bizmut, Döndü Hurdası. Yardımcı Girdiler a. Refrakter ve Astar Malzemesi b. Granüle Karbon (Grafit), c. Bentonit, d. Kömür Tozu, e. Reçine, f. Rekstrin.

Çelik Dökümde Girdiler Girdiler a. Ekstra Çelik Hurdası,
272

Yardımcı Girdiler a. Alüminyum,

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

b. Ferromangan, c. Ferrosilis, d. Döndü Hurdası, e. Sair Ferroalaşımlar,

b. Refrakter ve Astar Malzemesi, c. Yeni Kum, d. Bentonit, e. Reçine, f. Dekstrin, g. Fuel-oil, doğalgaz, h. Elektrik.

XI.6.5. Borular XI.6.5.1. Mamül Türleri Demir-Çelik borular kullanım alanlarına, boyutlarına ve üretim yöntemlerine göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılmaktadır. Kullanım Alanlarına Göre a) Standart su ve gaz boruları, b) Yüksek basınç ve ısıya dayanıklı borular, c) Sondaj ve koruyucu borular, d) Mekanik borular, e) Özel hassas borular. Boyutlarına Göre a) Küçük borular- 168.3 mm’ye kadar, b) Orta büyüklükte borular- 168.3 mm- 406.4 mm, c) Büyük borular- 406.4 mm’den büyük olanlar. Üretim Yöntemlerine Göre a) Dikişli borular, b) Dikişsiz borular olmak üzere sınıflandırılır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Dikişli boru üretim teknolojisi son yıllarda, yüksek frekans kaynak tekniği kullanılmasıyla çok gelişmiştir. Büyük boyuttaki tesislerin tümü, AB (Avrupa Birliği) ülkelerindeki bu sektörde kullanılan imalat teknolojilerinin tamamına sahiptir. Ancak malzeme, nakil, stoklama, ambalaj, markalama kolonlarından bazı eksikliklerin olduğu kabul edilmelidir. Dikişli boru sahasında her kalitedeki borular, üretim yapan bütün müesseselerce imal edilmektedir. XI.6.6. Dövme Mamulleri XI.6.6.1. Mamul Türleri Dövme sanayi 3 ana grupta toplanmaktadır 1. Karbon çeliği ve alaşım çeliği dövmeciliği, 2. Pirinç dövmeciliği, 3. Alüminyum dövmeciliği olmak üzere sınıflandırılır.

273

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Çelik dövmeciliği batı ülkelerinde, sıcak dövmecilik olarak gelişmiştir. Sıcak dövmecilik 1. Serbest dövmecilik, 2. Kalıpta dövmecilik olarak ikiye ayrılmaktadır. Sıcak dövmecilikte a. Az sayıda parçaların dövülmesi yanında, b. Otomotiv sanayi gibi çok sayıda dövme parça kullanan sanayilere parça üreten ve otomasyona giden dövmehanelerde vardır. Kullanılan Üretim Yöntemleri ve Teknoloji Türkiye’deki dövmehanelerin teknolojileri birbirine çok yakındır. Üretim çeşitleri çok ve her çeşitten dövülen miktarı az olduğu için, emek yoğun bir teknolojileri vardır. Karbon çelikleri ekseriyette olarak alaşımlı çeliklerde kullanılır. Yakın zamana kadar ihracat yapılmadığı ve sanayimiz gümrük duvarları ile uluslar arası rekabetten korunduğu için, maliyet ve kalite üzerinde durulup teknoloji geliştirilmesine önem verilmemiştir. 1982 yılından sonra uluslararası rekabete açılıp ihracata yönelince, maliyet ve kalite önem kazanmıştır. Kara ve yuvarlak çelikler, giyotin makası ve testerelerde kesilir. Kesilen çelikler ön ısıtmaya tabi tutulmazlar. Tavlamalar motorin, fuel-oil veya doğalgaz kullanan tav fırınları ile indeksiyon fırınlarında yapılır. Büyük dövmehenelerde itmeli tav fırınları da vardır. Dövme işlemleri 40 MT varan havalı- tek veya karşı vuruşlu şahmerdanlar, 5 000 T kadar maksi presler, havalı çekiçler, vidalı sürtünmeli presler ve mekanik preslerde ve ön çalışmalar rekpreslerde yapılır. Büyük dövmehanelerde maniplatör, monoray gibi iç taşıma tesisleri ile basınçlı su veya havalı tufal alma tesisleri vardır. Dövülen parçalarda normalizasyon, tavlama ve menevişleme işlemlerinde kamara itmeli tünel fırınlarla, havada, suda ve yağda soğutmalı sistemler kullanılır. Isıl işleme tabi tutulan parçalar kumlanır, çapakları alınır ve çatlak kontrolünden geçirilir. Gerekenler doğrultma (ütüleme) işlemine tabi tutulur. Kalıpların üretimi, bakımı, ısıl işlemleri kalite ve maliyet bakımından çok önemlidir. Her dövmehanenin kendi kalıp atölyesi vardır. Atölyelerde testere, torna, freze gibi tezgahların yanında tesviyecilik önemli yer tutmaktadır.

274

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Büyük ve modern dövmehanelerde kalıpta dövmeler orta ve büyük sayılarda yapılanlarda kesim, tavlama, dövme-ısıl işlem-temizleme ve doğrultma işlemleri daha az insan gücüne gerek gösterecek tezgah ve teçhizat ile yapılmaktadır. XI.6.7. Ferroalaşımlar Ferroalaşımlar, haddeden geçirilmeye ve dökülmeye müsait olmayan demir sanayinde kullanılmaya elverişli bileşikleri meydana getiren ve ağırlık itibariyle tek başına veya birlikte, % 8’den fazla silisyum, % 30’dan fazla mangan, % 30’dan fazla krom, % 40’tan fazla tungston ve toplam olarak % 10’dan fazla başka alaşım elementi (alüminyum, titan, vanadyum, molibden, niyobyum vb. sözkonusu metal bakır olursa rakam 10’u geçmemelidir.) içeren ham ürünlerdir. Ferroalaşımlar 4 ana grupta toplanmaktadır; 1. Ferrosilisyum, 2. Ferromangan (ferrokrom yüksek karbonlu), 3. Silikomangan, 4. Ferrokrom’dur. Kullanılan Üretim Yöntemi ve Teknolojisi Ülkemizde, ferroalaşımlar sektöründe, ferrosilisyum, düşük ve yüksek karbonlu ferrokrom ile silikoferrokrom üretimi yapılmaktadır. 1. Ferrosilisyum Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde, Etibank Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde 5.000 ton/yıl kapasiteli 6 MVA tarafo gücünde, % 75 ferrosilisyum üreten bir adet ark-direnç fırını mevcuttur. 5 500 mm çaplı, 3 535 mm derinliği olan, etrafı şamot tuğla, tabanı karbon blok kaplı fırının 3 adet 850 mm çaplı elektrodu vardır. Elektrodlar söderberg olup, 120 derece açı ile yerleştirilmiştir. Elektrodların düşük gerilimde (100 - 120 volt), yüksek akım çekilerek (33-36 KA) fırın tabanı ile ark sağlanır. Arktan ve elektrodların üzerinden geçen akımdan doğan direncin ısıya dönüşmesi ile 2.000°C sıcaklığa ulaşılır ve oluşan reaksiyonlar sonucu bu sıcaklıkta ferrosilisyum üretilir. 2.1 . Yüksek Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ferrokrom üretimi elektrikli ark-direnç fırınlarda gerçekleştirilir. Genellikle 1530 MVA kapasiteli fırınlar kullanılır. Fırınların tavanında karbon blok veya magnezit astar, yan cidarları da yüksek Al2O3 ihtiva eden (% 70 Al2O3) şamot tuğla veya magnezit tuğla kullanılır. Elektrodlara 140-160 Volt geriliminde 45-60 KA akım tatbik edilir. Modern fırınlarda genellikle elektrik enerjisi sarfiyatını düşürebilmek için hammaddelere 800 °C’ye kadar ön ısıtma tatbik edilir.

275

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Düşük Karbonlu Ferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Düşük karbonlu ferrokrom üretimi 2 ayrı aşamada ve birbirini tamamlayan 2 ayrı fırında gerçekleştirilir. Ülkemizde Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde düşük karbonlu ferrokrom üretimi yapılmaktadır. 3. Silikoferrokrom Üretim Yöntemi-Teknoloji Ülkemizde silikoferrokrom üretimi Etibank Antalya Elektrometalurji Sanayi Tesislerinde yapılmaktadır. Sektörde Kullanılan Girdiler Sektörde kullanılan girdiler şu şekildedir; 1. Ferrosilisyum; - Metalurjik Kok, - Kuvarsit, - Hurda Demir, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 2. H.C. Ferrokrom; - Kuvarsit, - Metalurjik Kok, - Boksit, - Söderberg Elektrod, - Elektrik Enerjisi. 3. L.C. Ferrokrom; - Kons.Kromit, - Kireç, - Roş, Kiremit, - Kok, - Kuvarsit, - Boksit, -Söderberg Elektrod, -Elektrik Enerjisi.

XI.6.8. Demir-Çelik Sektöründe Çevre Sorunları Türkiye’de demir- çelik sanayindeki üretimin büyük bir bölümü, ham cevherden çelik üreten entegre demir-çelik fabrikaları ve ayrıca önemli bir bölümü de hurda malzemeden çelik üreten ark ocaklı tesislerde yapılmaktadır. Entegre demir-çelik tesislerinde sistem için gerekli olan buhar, basınçlı hava, elektrik gibi enerji üretimi yapılan kuvvet santralları da bulunmaktadır. Demir-Çelik tesislerinin hepsinde nihai ürün hadde mamülleridir. Ancak çelikhane ünitesi olmayan bazı haddehanelerde, kütük demir ithal edilerek üretim yapılmaktadır. Sektörde bu tesislerin yanısıra dökümhaneler, boru fabrikaları ve talaşlı imalat vb. birimleri de bulunmaktadır. Bu ünitelerin her birinin üretim proseslerine bağlı olarak, çevre ile ilgili problemleri farklılık göstermektedir. Esas olarak katı, sıvı ve gaz atıkların bertarafı ile gürültü kirliliği bu sektörlerden kaynaklanan çevre sorunlarıdır. Çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik tesislerin kuruluş maliyetlerinin çok yüksek olması nedeni ile her sektörde olduğu gibi, bu sektörde ve çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmalarda öncelik, atıkların içindeki değerli maddelerin geri kazanılarak değerlendirilmesidir. Böylelikle atıkların çevreye vereceği zarar en aza indirildiği gibi ekonomik yararlar da sağlamaktadır. Geri kazanım veya değerlendirilme imkanı bulunmayan atıkların ise, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde bertarafını sağlamaya yönelik arıtma tesisleri kurulması, bu sektör atıklarının nitelikleri bakımından önemli ve zorunludur.

276

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.6.8.1. Demir-Çelik Sanayinde Sıvı Atıklar ve Arıtımı Entegre demir-çelik sanayini oluşturan tesislerin, atıksularını üretim proses sırasına uygun olarak incelemek yararlı olacaktır. XI.6.8.1.1. Kok Fabrikası Atıksuları Kok gazının elde edildiği taş kömürü gazlaştırma prosesi olan kok bataryalarını oluşturan fırınlardan çıkan sıvı atıklar, üç grupta incelenebilir. Birinci grup sular, kok kömürü ve kok gazının elde edildiği fırınlardan çıkan katranlı su olup, bu sular dinlendirme havuzlarında katranından ayrılarak, bataryalara geri döndürülüp ön soğutma suyu olarak, katran ise yakıt olarak değerlendirilebilir. İkinci grup sular, kok gazının içerdiği safsızlıkların giderildiği, yan ürünleri geri kazanma ünitesinden çıkan sulardır. Kok gazının içindeki naftalin amonyak ve hafif yağlar tutma kolonlarında tutulur. Naftalin yıkama yağı ile tutulduktan sonra buhar distilasyonu ile yağdan ayrılır. Amonyak ise sülfirik asit ile tutularak santrifüj ve kurutma işlemlerinden sonra amonyum sülfat gübresi olarak elde edilir. Hafif yağlar, naftalinde olduğu gibi yıkama yağı ile tutularak buhar distilasyonu ile yıkama yağından ayrılır ve yıkama yağı sistemde tekrar kullanılmak üzere geri kazanılır. Distilasyon işlemi sonucunda benzen, toluen, ksilen, solvent, nafta gibi ticari ürünler elde edilir, proses sırasında oluşan yağlı tortular yakıt olarak katran ile birlikte değerlendirilebilir. Üçüncü grup sular ise, kok fırınlarına şarj edilen kömürün nem oranına bağlı olarak oluşan; distilasyon sistemine bağlı yağ ayırma ünitesi, katran ayırma ünitesi gibi kok fabrikasının çeşitli ünitelerinden gelen amonyak, fenol, siyanür vb. maddeler içeren, içerisinde geri kazanılmaya değer ürün bulunmayan kok fabrikası atıksuları olup, bu sular biyolojik arıtıma tabi tutulup arıtıldıktan sonra alıcı ortama deşarj edilmelidir. XI.6.8.2. Yüksek Fırın Atıksuları ve Arıtımı Sıvı metalin elde edildiği yüksek fırınların baca gazının, demir-çelik fabrikalarında yakıt olarak değerlendirilebilmesi için, içerdiği katı maddelerden temizlenmesi gerekmektedir. Gaz temizleme sisteminde ilk aşamada yüksek fırın gazı, yıkama kolonlarında su püskürtülmek sureti ile yıkanır, bu aşamada oluşan ve içinde belli oranda katı madde içeren atıksu, iki aşamalı çöktürme sistemi uygulanarak içindeki askıdaki katı maddelerden tamamen arındırıldıktan sonra, gaz temizleme sistemine geri döndürülür. Çöktürme havuzları dip çamurları ise, kuru çamur haline getirildikten sonra sinter tesisinde hammadde olarak değerlendirilebilir ve çamur kurutma işlemleri sırasında çıkan sular da alıcı ortama deşarj edilebilir. Gaz yıkama kolonlarından çıkan yüksek fırın gazı ise, elektrostatik toz tutuculardan geçirildikten sonra sistemde yakıt olarak kullanılabilecek özelliğe kavuşur.

277

ark veya Simens Martin ocaklarında) esnasında çıkan gazlar. katı madde gideriminde ıslak sistem kullanılır ise. Soğuk haddehane asit rejenerasyonu yapan tesisler de. kuru çamur haline getirildikten sonra araziye yayılabilir veya dolgu malzemesi olarak kullanılabilir. iyi projelendirilmiş bir kapalı devre su sistemi.C. baca gazı davlumbazları yardımı ile toplanıp. 278 . çöktürme havuzlarında arıtıldıktan sonra gaz yıkama sistemine geri döndürülebilir. XI. buharla derişik asit çözeltisi haline getirilerek sisteme geri döndürülebilir. kimyasal arıtım ünitesinden geçirildikten sonra alıcı ortama deşarj edilebilir. torbalı filtreler veya elektrostatik toz tutucular ile tutulabildiği gibi. XI. Haddehane Atıksuları ve Arıtımı Sürekli döküm ve sıcak haddeleme yapan tesislerden yüzey temizleme ve soğutma amaçlı kullanılan sular. su ile yıkanarak partikül maddelerden arındırılır. kirliliğin önlenmesinde ve tüketimin azaltılmasında yeterli olabilir. çöktürme havuzu dip çamurları ise kuru çamur haline getirilip sinter tesisinde hammadde olarak kullanılabilir. H2SO4 ve demirsülfat içeren atıksular vakum soğutucu.8. Ark ocaklı demir-çelik tesisleri ve dökümhanelerin ark ocaklarında oluşan ve partikül madde içeriği yüksek gaz emisyonlarında. atıksudan demirsülfat (FeSO4.6. yağ ise enerji tesislerinde yakıt olarak değerlendirilebilir. Soğuk haddeleme yapan tesislerde oluşan kimyasal madde ve yağ içeren atıksular. Bu partikül maddeler. buradan çıkan atıksulardan katı madde gideriminin yapılarak sisteme geri döndürülmesi mümkündür. Arıtma ünitesi dip çamurları ise.T.8. Bu atık sulardan önce çöktürme havuzlarında katı madde giderimi sağlanır. Çelikhane Atıksuları ve Arıtımı Çelik üretimi (konvertör. Sıyırma ve filtrasyon uygulanarak yağdan da arındırılan su sisteme geri döndürülebilir.5. Büyük dökümhanelerde ortamı tozsuzlaştırmak amacı ile kurulan davlumbazlar ile tutulan tozların gideriminde ıslak metot kullanılıyor ise. Ark Ocaklı Demir-Çelik Tesisleri ve Enerji Tesisleri Atıksuları ve Arıtımı Bu grupta yer alan enerji tesislerinde kullanılan sular genellikle endirek temasta olan sular olduğundan. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.4. proses çıkışında katı madde ve yağ içerirler. Dökümhaneler. yoğun şekilde partikül madde içerirler. Arıtma ünitesinde kazanılan yağlar ise. yakıt olarak kullanılabilir. bu atıksuların içerdikleri askıda katı maddeler arıtıldıktan sonra sistemde tekrar kullanılabilir.3. 7H2O) ve seyreltik asit çözeltisi eldesini takiben.6.8. demirsülfat ticari ürün olarak elde edilebilir ve seyreltik asit çözeltisi ise. kristalizasyon ve santrifüj aşamalarından geçirilerek. Gaz yıkama sistemi çıkışındaki katı madde içeren atıksu.6. Arıtım sonucu elde edilen katı madde sinter tesisinde.

sıvı metal yolluklarında ve potaya akış ağızlarında oluşabilecek emisyonlar bir davlumbazla toplanarak partikül giderimi için.C. demir-çelik tesislerinin en önemli çevre problemlerindendir. Bu sorunun çözümü bakım programlarının düzenli uygulanması ile mümkündür. 1. (Partikül maddelerin önemli bir bölümünü sıcak metalin havayla teması sonucu ortaya çıkan FeO’lar oluşturur. 5. en ideal çözüm desülfirizasyon tesisi olmakla birlikte.9.6. Sinterlik cevher tüketiminde kükürt oranı düşük demir cevher kullanımı. Çelikhane Emisyonları Çelik üretimi esnasında çıkan ve yoğun FeO ve partikül madde içeren baca gazı emisyonları. Fırınlarda işletme koşullarının iyileştirilmesine bağlı olarak. Yüksek Fırın Döküm Holü Emisyonları Yüksek fırınların döküm holünde. ocak içi gazları ortama yayılmaktadır. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. 2. 4. baca gazlarında islilik ve partikül madde emisyonları standartların üzerine çıkabilir.9. kok kömürünün vagonlara boşaltıldığı fırınların itme bölümünde ortaya çıkan toz emisyonları.6. Kok bataryalarını oluşturan fırınların kapaklarında sızdırmazlık sağlanamadığı takdirde. Taşkömürünün içerdiği kükürt oranına bağlı olmakla birlikte kok fabrikalarında genellikle SO2 emisyonları sorun teşkil etmektedir. tutulan tozlar sinter tesisine tekrar şarj edilebilir. Sinter tesislerinden kaynaklanan SO2 emisyonları için ise. XI.3. toz ayırıcı.9. ESP veya torbalı filtrelerden geçirilip. filtre sisteminden geçirilebilir. işletme koşullarına uygun olarak dizayn edilecek hareketli davlumbaz ile toplanarak torbalı filtrelerde tutulabilirler.6. Kok Fabrikası Emisyonları ve Giderimi Entegre demir-çelik tesisleri kok fabrikalarında emisyon kaynakları.1. 279 . SO2 emisyonunun azalması açısından önemli bir faktördür.4. Sinter Tesisi Emisyonları ve Giderimi Sinter tesisinin çeşitli yerlerinden toplanan partikül madde içeriği fazla gazlar siklon grubu.9.2. Kok söndürme kulesinden. Koklaşma işleminin tamamlanmasından sonra.) XI. Kok bataryalarını oluşturan fırınların duvarlarındaki çatlamalar sonucunda.T. 3. elektrostatik toz tutucu ile baca gazlarında toz emisyonu azaltılabilir. söndürme kulesinde uygulanacak perdeleme sisteminin tipine göre % 40-70 oranında azaltılabilmektedir. CO emisyonlarının oluşumu engellenebilir. söndürme işlemi sırasında ortaya çıkan partikül emisyonları. Demir-Çelik Sektöründe Gaz ve Toz Emisyonları XI.9.6.6. Fırın duvarlarında yapılacak bakım ve tamir işlemlerinin yanısıra. tesisin yatırım maliyetinin yüksekliği ve elde edilecek ürünün pazar payının düşük oluşu gibi nedenlerle henüz ülkemizdeki entegre demir-çelik tesislerinde bu ünite bulunmamaktadır.

9. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sıvı çelik üreten bu tesislerin baca gazındaki toz emisyonlarının bertarafına yönelik olarak gaz soğutucu ve torbalı filtreler veya tozların su ile yıkanması esasına dayanan ıslak filtre sistemleri kullanılmaktadır.6. Fuel-oil yerine doğalgaz kullanımının yaygınlaşması da sorunun çözümünde önem taşımaktadır.6. Burada yanmanın kontrol altına alınması.9. Toz emisyonları için torbalı filtre. XI.6. Bina içinde kırma. Çelikhanelerde. siklon toz ayırıcı veya elektrostatik toz tutucular dizayn edilmektedir. tükettikleri yakıt türüne bağlı olarak baca gazı emisyonları oluşmaktadır. sistem olarak aynıdır.7. elektrostatik toz tutucular etkin bir çözümdür. Gürültü Kirliliği Entegre demir-çelik fabrikaları için temel çevre sorunlarından biri de gürültü kirliliğidir. noktasal olmayan kaynaklardan ortama yayılan emisyonlar ise. Kireç ve Dolamit Fırınları Emisyonları Kireç ve dolamit fabrikaları. ürünlerin işlenmeye hazır hale getirildikleri tav fırınlarıdır. imalat grupları içinde yer alan döküm fabrikalarının başlıca emisyon kaynakları.Baca gazında toz emisyonlarının giderimi için ise.6. yanma koşullarının iyileştirilmesi. özellikle toz emisyonu açısından önlem alınması gereken tesislerdir. XI. Enerji Tesisleri Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikaları bünyesinde bulunan enerji tesislerinin. Haddehane Emisyonları Haddehanelerdeki emisyon kaynakları.5. partikül madde gideriminde kullanılan yöntemler.9. Ark ve kupol ocaklarında partikül madde içeriği son derece yüksek olan gaz emisyonlarında. Gerek çalışma ortamlarında ortaya çıkan bina içi gürültü. tav fırınlarının modernizasyonu ve bakımlarının düzenli olarak yapılması. ses 280 . XI.9.6. bu emisyonların toplama sistemleri kurularak tutulması ve filtre edilmesi gerekmektedir. Döküm Fabrikaları Emisyonları Entegre demir-çelik fabrikalarının. eleme ve malzeme transferi sırasında ortaya çıkan tozlar ile baca gazı toz emisyonlarının kontrolünün kombine bir sistem olarak ele alınması. hurdadan çelik üreten demir-çelik tesislerinde kapasiteye bağlı olarak boyut farklılıkları olmakla birlikte.6. XI. tesisin pek çok noktasında bulunan fanlar ve ekipmanların titreşime bağlı.9.T. Tav fırınlarında tüketilen yakıt türü de çok önemlidir.C. Ancak SO2 emisyonları için baca gazı desülfirizasyon tesisi kurulması veya kükürt oranı düşük yakıtlar kullanılması gerekmektedir. bu tesisler için uygun çözüm olmaktadır. gerekse değişik büyüklükte. emisyon miktarında önemli azalmalar sağlamaktadır. Bu sistem davlumbazlar ile toplanan gazların ıslak sistemle veya filtrelerden geçirilerek partikül maddelerden arındırılması esasına dayanmaktadır. XI. ark ve kupol ocaklarıdır. ihmal edilemez boyutta olup.8.

Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. 2000. Demir-Çelik Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Ankara. Aralık. VIII. Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü. Marmara Bölgesi Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yalıtımının yapılmamasından kaynaklanan sorunlar bulunmaktadır. 1987. DPT. 1993.BYKP. 4.C. 281 . Demir Çelik Üreticileri Derneği. Gerek işçi sağlığı ve iş güvenliği. Aralık. TOBB. Çevre Kurulu Raporu.T. 2. Ankara. 3. 2001. gerekse çevre gürültüsü yaratması açısından bu ekipmanlarda işletme koşullarına uygun ses izolasyonu sağlanması gereklidir. Kaynaklar 1.

kayın. titrek kavak.907.086 ton/yıl kapasiteye ulaşmıştır.066 Dağılım (%) 15.4 18.500 356. gürgen.1’de gösterilmektedir.2.7.2.000 130. Tesislerin bölgesel dağılımı Tablo:XI. özelleşme kapsamında olan 9 adet kamu tesisi ile birlikte 40 adet çeşitli kağıt ve karton üreten tesis bulunmaktadır.C. saman. 2001. kenevir .9 4. kendir.500 265.000 124. Bu hammaddelerden ağaç türü olarak en çok. İzmit.kendir.Ülkemizde modern anlamda kağıt sanayinin kuruluşu ve gelişimi Cumhuriyetin ilanından sonra başlayan planlı kalkınma döneminde görülmektedir.7. Kağıt ve Karton Kapasitesinin Ülkemiz Bölgelerine Göre Dağılımı Bölge Fab. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.4 6.4 27. hemlok çamı. Toplam Kapasite 295.Karadeniz 3 2 D. köknar. kamış. ladin.9 13. Milattan 105 yıl sonra Çinliler tarafından bulunan kağıt. Kamu Sektörü (%) 6 6 13 75 Özel Sektör 15 22 63 - 282 . kenevir. Atık Kağıt .000 ton/yıl kapasite ile İzmit’te atılmış ve son yıllarda kamu ve özel sektör yatırımlarının toplamı olan 1.7. keten ve pamuk ana hammaddeyi oluşturur.886 131.T.1. TÜRKİYE’DE KAĞIT SANAYİ VE ÇEVRE Kağıt. Yukarıdaki ana hammaddeler selüloz üretim metoduna bağlı olarak değişen ilave kimyasal maddelerle işlenerek kağıt hamuru haline getirilir ve hazırlanan kağıt hamuru çeşitli işlemlerden geçirilerek kağıt üretimi tamamlanmış olur. Saman.’de verilmiştir. Orman Kaynak: SEKA Genel Müdürlüğü. Türkiye’de kağıt sektörünün temeli. Tablo:XI.Karadeniz 1 1 Ege 10 10 Orta Anadolu 6 7 Akdeniz 4 5 Güney Doğu 3 4 Toplam 40 55 Kaynak: Selüloz ve Kağıt Vakfı.907. kültürel ve sanayi alanındaki yeri ile insanlığın en önemli ihtiyaç maddelerinden biridir. atık kağıt.Sayısı Makine Sayısı Trakya-İstanbul 7 10 Marmara 6 16 B.7.0 XI. Kağıt Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Ağaç Türleri Kağıt üretiminde odun.5.5 100. jüt.7. yüzyılda Yalova ve Beykoz’da kurulan imalathanelerde üretilmeye başlanmıştır.200 82. Hazır Selüloz .9 6. 1934 yılında 12. Bugün. Tabloda da görüleceği gibi kapasitenin % 45’i Trakya-Marmara Bölgesinde yoğunlaşmış bulunmaktadır. Tablo: XI. Türkiye’de Osmanlılar döneminde 18-19. 2001. şeker kamışı. kafur ağacı ve okaliptüs kullanılmaktadır. paçavra.1.6 6.000 1. Kağıt Sanayinin Hammadde Kaynakları ve Kullanım Oranları ile ilgili bilgiler Tablo: XI. Türkiye ‘de Kağıt Sektörü Hammadde Kullanım Kaynakları (2000 Yılı) Hammadde .000 522.

1. b.T. CaCO3.7.3.2.Klor. XI. c.7. . CaSO4.. XI.Hipokloritler. Çöktürme. Kimyasal Madde Takviyeli Mekanik Arıtma (yumaklaştırma.2. ZnO. BaSO4. d.1. kalsiyum karbonat. çöktürme). gibi kimyasal maddeler kağıda gerekli fiziksel özellikler (parlaklık. . Mikroelekler. Şekil:XI. alum. d. talk ve reçine vs. Selüloz ve kağıt sanayi atık sularının arıtılma teknikleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilmektedir. . İlave edilen kimyasal maddelerin miktarı kağıdın cinsine göre % 10’a kadar çıkmaktadır. Yüzdürme.2. Fizikokimyasal Arıtma Yöntemleri a. Aktif Karbon Absorbsiyonu. f. mum (Wax) ve titanyumdioksit’tir.C.3. e. Kağıt Yapımında Kullanılan Dolgu Maddeleri Kaolen.7.7. İyon Değiştirme. XI. mukavemet.Peroksitler. Kağıt Üretiminde Oluşan Atıkların Arıtılması İçin Kullanılan Yöntemler ve Özellikleri Arıtma metodunun seçiminde atık su özellikleri.3. Ultra Filtrasyon .2. Bu maddeler hamurun imalat metoduna ve özelliklerine bağlıdır. Izgara-Kum Tutucu. XI.. 283 . b. rutubete dayanıklılık) kazandırmaktadır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ülkemiz kağıt sektörü hammadde tüketiminin % 69’u odun (hemen hemen tamamı iğne yapraklı ağaç türleri) % 10’u yıllık bitkiler ve % 21’i atık kağıtlar oluşturmaktadır. deşarj standartları ve alıcı ortam durumu göz önünde tutulmalıdır.7. Hamurun Ağartılması Sırasında Kullanılan Kimyasal Maddeler .2. XI. Ters Ozmoz. nişasta. Filtrasyon.7. TPO2.1’de Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin akım şeması verilmiştir.7. Kağıt Üretimi Sırasında İlave Edilen Kimyasal Maddeler Kil. XI.Klordioksit. c. Mekanik Arıtma Yöntemleri a.

7.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Taze ve geri devredilen su Tomruk veya yonga Kabuksuz tomruk mekanik Asit sülfit likörü veya alkali sülfat likörü veya nöral sülfit Odun Hazırlama Odun yongaları Selüloz Üretimi Boşaltma sistemi Emisyonu Selüloz Eveporasyon ısı Üretimi yan ürünler Çökme tankı emisyonu Kireç fırını emisyonu Geri kazanma fırını emisyonu Evaporasyon emisyonu Kimyasal madde Beyaz su veya geri kullanılan su Kaba Eleme ince selüloz Taze su Yıkama ve ince eleme TKS Temizlenmiş selüloz Beyaz su Teksif etme Kimyasal madde geri kazanımı Pişirme likörü Esmer selüloz Odun hazırlama Beyazlatma ve diğer gerekli kimyasal maddeler Taze su Beyazlatma Klor ve klordioksit Selüloz kurutucu Dolgu maddesi boya alım nişasta Beyaz su Taze su Kimyasal madde Kağıt hamuru hazırlama Kağıt makinası ısı Son işlemler Kağıt ürünleri Pazar selülozu Şekil:XI.I Selüloz ve Kağıt Üretiminde Temel İşlemlerin Akım Şeması 284 .T.

taş. Özellikle kuvvetli atıksuların arıtılmasında havalı sistemlerin getirdiği yüksek işletme maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla anaerobik sistemlerin de kullanılması cazip hale gelmektedir. Tablo: XI.vs.ve Biy. 1984.. İTÜ.3. dengeleme ve organik maddenin biyolojik parçalanması için lagünleme gibi biyolojik. Ancak lignin..7.) Diğer Üniteler -Çeşitli katı atıklar (büro ve yemekhane atıkları) Kostikleşme -Yeşil likör tankı ve kostikleştirme tankı çamurları.4.7. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Hava Kirleticileri Tip İnce Partiküller Kaba Partiküller Kükürt Oksitler Azot Oksitler İndirgenmiş Kükürt Gazları (TRS) Uçucu Organik Bileşikler Kaynak .M. rengi açmak için kimyasal çöktürme. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kağıt hamuru hazırlayan ve üreten tesislerin arıtılmasında.) yonga veya elyaf döküntüleri Kağıt Hamuru /Kağıt Tesisi -Temizleyici rejektleri Kazan Dairesi -Kül veya yağlı talaş Atık Su Tasfiyesi -Çökeltme havuzu çamurla (Kim.Kınacı C.7. Kaynak Odun Hazırlama Yongalama Selüloz Tesisi 285 . Kağıt Hamur ve Kağıt Endüstrisi Projesi. reçine vb.’de ve Tablo: XI. Tablo: XI. Selüloz ve Kağıt Tesislerinde Başlıca Katı Atıklar Katı Atık Cinsleri -Kabuk.T. biyolojik oksijen ihtiyacı (BOİ) oluşturan maddeleri uzaklaştırmak için aktif çamur.N ve P gibi parametreler temel kontrol parametreleri olarak kullanılmaktadır.3. Kağıt sanayi atıklarının üretim işlemlerinin bir sonucu olarak organik içerikli olmaları nedeniyle BOİ. AKM.. Kağıt sanayi atıklarının arıtılmasında aktif çamur ve mekanik havalandırmalı havuzlar yaygın olarak kullanılmaktadır. 7. kum -Toz.C. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi. depolama. Dolayısıyla biyolojik arıtım. Mayıs-Haziran. Kaynak : Karpuzcu. KOİ. çakıl.’de verilmektedir.4. Kağıt Sanayinin Başlıca Hava Kirleticileri ve Katı ilgili bilgiler Tablo: XI.Ş. SEKA Dergisi. fiziksel yöntemlerle ayrıca rengin arıtılmasında fizikokimyasal arıtım etkin olarak kullanılmaktadır. Sayı 30. iri odun parçaları -Rejektler (düğüm. Askıda Katı Madde (AKM) uzaklaştırmak için fiziksel çöktürme ve yüzdürme. zor ayrışan maddelerin proseste ortaya çıkması biyolojik arıtmada sorunlar yaratmaktadır.Şeneş. kıymık. budak. 1990.Geri kazanma fırınından soda tozu -Katı yakıtlı kazanlarda uçucu kül -Özellikle sülfit tesisi işletmelerinden -Bütün yanma proseslerinden -Başlıca kraft selüloz üretimi ve geri kazanma işlemlerinden Atıkları ile -Pişirici blöfleri ve atık likörün buharlaştırılmasında çıkan yoğunlaştırılmamış gazlar Kaynak : SEKA Genel Müdürlüğü. kağıt sanayi atık suları için çoğunluk en uygun arıtım teknolojisi olarak kabul edilmektedir. çökeltme.

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.7.3.4. Arıtma Sistemlerinde Kullanılan Kimyasal Maddeler a. Kireç : Atık suların nötralizasyonunda kullanılır. b. Amonyak: Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmaların besin ihtiyaçlarını karşılamak için azot (N) besin kaynağı olarak verilir. 600 lt/gün c. Fosforik Asit : Havalandırma havuzlarındaki mikroorganizmalara besin maddesi vermek için fosfor kullanılır. 140 lt/gün. d. Köpük Kesici : Havalandırma havuzlarında oluşabilecek köpüğü engellemek için çöktürme çıkışında verilir. 40 lt/gün. e. Polielektrolit : Çamurun suyunu önce çamura verilir. 100 kg/gün. almak için belt filtrelerinde hemen

f. Sülfürik Asit (H2SO4): Nötralizasyon amacıyla kullanılmaktadır. g. Amonyum Hidroksit-Fosforik Asit : Biyolojik arıtma ve bakteri büyümesine yardımcı olması için verilir.(N ve P )ihtiyacı için kullanılır. h. Sudkostik : Pres eleklerin temizlenmesinde kullanılır. i. Şap : Çökmenin iyi olmadığı zamanlarda kullanılır. j. Kostik : pH ayarlamasında kullanılır (Atık su girişinde). k. Klor : edilir. Atık sular havalandırıcı lagünlere verilmeden önce klor ile dezenfekte

l. Anyonik Tip Polielektrolit : Durultma havuzlarında daha iyi bir çökelmeyi sağlamak üzere gerektiğinde kullanılır. m. Alüminyum Sülfat : Atık suyun içindeki çökelebilen katı yumaklaştırmak için kullanılır (Bu amaçla CaCO3 de kullanılır.). maddeleri

n. Anyonik Polielektrolit : Hızlı ve yavaş karıştırma havuzlarında yumaklaştırmanın daha etkili ve daha büyük olması için kullanılır. o. Triple Süper Fosfat : Havalandırma havuzlarında biyolojik çamurların faaliyetlerinin uygun şekilde devamını sağlayacak şekilde BOI:N:P oranını düzenlemek amacıyla kullanılır. p. Demir Sülfat: Havalandırma ve son çöktürme havuzunda biyolojik çamurun çökelme özelliğini iyileştirmek için kullanılır. XI.7.4. Kağıt Sanayi Atıklarının Çevre Üzerine Etkileri Kağıt hamurunun kağıt haline dönüştürüldüğü kağıt makinasından ortaya askıda katı maddesi yüksek, organik madde miktarı düşük beyaz renkli atık sular çıkmakta ve bu
286

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

atık sular bir miktar da fosfor içermektedir. Çevre üzerinde etkileri daha ziyade görsel ve içerdikleri organikler açısından alıcı ortamda sphaeratilus türü filamentöz atık su bakterilerinin üremelerini hızlandırmaları açısından önemlidir. Ağartma yapılan tesislerde selüloz üretiminden kaynaklanan atık sulara pişirmeden gelen kirlilik yükünün yanı sıra selüloz hamurunun klor ile ağartılması sırasında ortaya çıkan uçuk saman renkli, düşük pH’lı, yüksek miktarlarda organik madde içeren atık sular da katılmaktadır. Bu atık sular özellikle içerdikleri toksik, kanserojen ve mutajen klorlu organik bileşikler nedeniyle çevre açısından önemli bir problem teşkil etmektedir. XI.7.5. Kağıt Üretiminde Geri Kazanım Çalışmaları Bütün sanayi kollarında olduğu gibi kağıt sanayinde de kirlilik problemini sadece arıtma kademesinde ele almak hem ekonomik hem de teknolojik açıdan uygun bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir. Sanayi tesisi, ilk kademede üretimde kullanılan teknoloji açısından ele alınmalı, mevcut teknolojinin ‘’az atıklı’’ veya ‘’atıksız teknoloji‘’ ile değiştirme imkanı araştırılmalıdır. İkinci kademe yaklaşım, mevcut proseslerin ıslah edilmesidir. Mümkün olan hallerde ‘’su geri devri’’ suretiyle atık su miktarı azaltılmalı, kimyasal madde kullanımına özen gösterilmelidir. Üçüncü kademede ise tesis içinde bir dizi geri kazanma üniteleri kurularak elyaf kaçaklarının tutulması, üretime geri döndürülmesi araştırılmalıdır. Bütün bu önlemlerin sonucunda hem arıtma maliyeti düşecek hem de üretim maliyetinde azalma meydana gelecektir. Ülkemiz atık kağıt geri kazanımında dünyanın önde gelen 30 ülkesi arasında % 36,98 oranla 24. sırada yer almaktadır. Bu oranın yükseltilmesi için yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmalıdır. Bazı ülkelerin atık kağıt geri kazanma oranları Tablo:XI.7.5.’de gösterilmektedir. SEKA A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne bağlı İzmit-SEKA ve Dalaman-SEKA işletmelerinde atık kağıt kullanılmakta, 1 ton atık kağıttan (% 75) yaklaşık 750 kg eski kağıt hamuru elde edilmektedir. XI.7.6. Selüloz Üretimi İle İlgili Çevre Dostu Kağıt Hamuru Ağartma Prosesleri, Ülkemiz Şartlarında Uygulanabilirlikleri ve Değerlendirilmesi Modern bir selüloz fabrikasının tasarımı çevresel etkilerinin, yatırım ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi, bunun yanı sıra ürünlerinin iyileştirilmesi göz önüne alınarak bir kompleks şeklinde gerçekleştirilmelidir Ürünün kendisi, hava emisyonları, atık sular ve prosesten gelen klorlu organik bileşikler dikkatle ele alınmalıdır. Çünkü atık su rengi ve kokusu da yerel baskılar nedeniyle önemli bir konu haline gelmektedir. Kimyasal selüloz üretiminde kullanılan en yaygın yöntem sülfat pişirmesidir. Fakat sülfat pişirmesi sonucunda elde edilen kağıt hamurunun klorla beyazlatılması sırasında ortaya çıkan klorlanmış organik maddeler, fenoller, furanlar ve dioksinler çevreye zarar vermektedir. Bu nedenle son yıllarda beyazlatma prosesinin çevreyle dost kimyasallar kullanılarak yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

287

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo:XI.7.5. Bazı Ülkelerde Atık Kağıt Geri Kazanım Oranları
Sıra Ülke Adı Kağıt-Karton Tüketimi Atık Kağıt Geri Atık Kağıt Geri No (Bin Ton) Kazanımı (Bin Ton) Kazanım Oranı (%) 1 Avusturya 1712 1362 79,56 2 Hollanda 3412 2660 77,96 3 Almanya 17642 12942 73,36 4 Kore 6639 4687 70,60 5 Rusya 2655 1726 65,01 6 İsviçre 1718 1094 63,68 7 İsveç 2208 1384 62,68 8 Japonya 30303 16893 55,75 9 Tayvan 5097 2814 55,21 10 Avusturalya 3461 1762 50,91 11 Danimarka 1222 615 50,33 12 İspanya 6437 2963 46,03 13 ABD 94648 42915 45,34 14 Fransa 10939 4944 45,20 15 Belçika 3523 1588 45,08 16 Meksika 4824 2102 43,57 17 Kanada 7517 3168 42,14 18 Finlandiya 1668 697 41,79 19 İngiltere 12692 5156 40,62 20 Güney Afrika 1725 685 39,71 21 Endonezya 3105 1200 38,65 22 Brezilya 6363 2416 37,97 23 Arjantin 1776 666 37,50 24 Türkiye* 2123 785 36,98 25 İtalya 10305 3629 35,22 26 Malezya 2349 785 33,42 27 Polonya 2255 717 31,80 28 Çin 35859 11200 31,23 29 Tayland 1898 565 29,77 30 Hindistan 4020 750 18,66 *Türkiye, kağıt-karton tüketiminde dünyada ilk 30 içindeki ülkelerle karşılaştırıldığında, atık kağıt geri kazanım oranına göre 24. sırada yer almaktadır. Kaynak: PPI, Temmuz, 2001.

Üzerinde Çalışılan Yeni Teknolojiler Şu Şekilde Sıralanabilir a. İleri delignifikasyonu pişirmesi, b. Oksijen delignifikasyonu, c. Elemental klorun klordioksit ile yer değiştirmesi, d. Ozon, oksijen ve peroksitle beyazlatma. Bu sistemlerle ağartma yapıldığında atık sularda klorlu organik madde miktarı 1.5-2 Kg/ton selüloz olarak gerçekleşmektedir.Çoğu zaman beyazlatma ünitelerinin modernizasyonu tek başına yeterli olmamaktadır. Selüloz üretim proseslerinin de çevreyle dost hale getirilmesi gerekmektedir. XI.7.7. Sektördeki Kuruluşlar Yukarıda da bahsedildiği gibi kağıt sektöründe 31’i özel sektöre, 9’u kamuya ait olmak üzere kağıt-karton üreten 40 kuruluş bulunmaktadır. Ayrıca kamuya ait 1 tesiste de sadece selüloz üretilmektedir. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Biçimi, Kapasitesi, İşçi Sayısını gösteren bilgiler Tablo:XI.7.6’da verilmiştir. Ayrıca, Harita: XI.4’ de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre ait Kağıt-Karton Fabrikalarının adları, bulunduğu il ve bölgeler ise gösterilmiştir.

288

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

Tablo: XI.7.6. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Kağıt Fabrikalarının Adları, Yeri, Statüsü, Üretim Türü, Kapasitesi, İşçi Sayısını Gösteren Bilgiler
Sıra No Kuruluşun Adı Bulunduğu Yer Statüsü Üretim Türü 1998 Yılı Kapasitesi (Ton/yıl) 702.700 39 000 İşçi Sayısı 4.750 ---790 302 636 ---396 673 1.676 277 2.633 61 139 204 306 165 50 49 70 86 153 134 243 227 70 376

A- Seka Toplam 1 Seka

Afyon/Çay

Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel Özel

2 Seka Akdeniz/ Mersin 3 Seka Aksu/ Giresun 4 Seka Balıkesir 5 Seka Bolu 6 Seka Çaycuma/ Zonguldak 7 Seka Dalaman/ Muğla 8 Seka İzmit 9 Seka Kastamonu B-Özel Sektör Toplamı 1 Akasan Adana 2 Viking Aliağa/İzmir 3 Meteksan Ankara 4 Marmara Bilecik 5 Toprak Kağ. Bozöyük/ Bilecik 6 M.Karton Çorlu/ Tekirdağ 7 Çopikas Çorum 8 Dentaş Denizli 9 Olmuksa Edirne 10 Tire-Kutsan İzmir 11 Alkim İzmir 12 K.Maraş Kahramanmaraş 13 İpek Kağıt Karamürsel 14 Kartonsan Kullar/İzmit 15 Selkasan Manisa 16 Meteksan Muratlı/ Tekirdağ 17 Parteks Adana 18 Özaltın Adana 19 Trakya Çorlu/Tekirdağ 20 Gürsoylar Çorum 21 Korsel Eskişehir 22 Çılkız Gaziantep 23 Halkalı İstanbul 24 Uçal İstanbul 25 Mopak İzmir 26 Ve-Ge İzmir 27 Levent İzmir 28 Ürün İzmir 29 Simka Kayseri 30 Kombassan Konya 31 Kombassan Tekirdağ A+B (Genel Toplam) (*) Tahmini Kaynak: Selüloz ve Kağıt Sanayi Vakfı, 2001.

Kamış-Sam Selülozu Oluklu Mk.K. 155.000 Gazete K. 82.500 Gazete K. 100.000 Lif.Lev Lam. Üre. 46 000 Kraft Torba K. 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 75.000 Çeşitli Kağ.Karton 120.000 Sigara Kağıdı 10.200 1.204.386 Oluklu Mk.K. 30.000 Çeşitli K. 25.000 Y.Tab’ı+Karton 29.000 Oluklu Mk.K. 50.000 Y.Tabı+Tmz. 62.886 Oluklu Mk.K. 90.000 Oluklu Mk.K. 14.500 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 90.000 Yazı Tab’ı K. 55.000 Oluklu Mk.K. 110.000 Temizlik K. 35.000 Karton 155.000 Oluklu Mk.K. 55.000 Oluklu Mk.K. 24.000 Oluklu Mk.K. 10.000 Oluklu Mk.K. 5.000 Karton+Tmz. 18.000 Oluklu Mk.K. 30.000 Karton 6.000 Karton 4.00 Oluklu+Karton 60.000 Sarg.+Tem.+Kart 13.000 Yazı Tab’ı K. 36.000 Yazı Tab’ı K. 20.000 Çşt.K.+Kart 7.000 Temizlik K. 5.000 Çşt.K.+Kart 6.000 Yazı Tab’ı K. 45.000 Karton 35.000 1.907.086

300(*)

7.383

Kaynaklar 1. Leblebici Z., Kağıt Sanayinde Atık Su Arıtım Teknolojilerinin Araştırılması, Çevre Bakanlığı, Kasım 1992. 2. DPT, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Kağıt Sanayi ÖİKR., Ankara, 2000. 3. SEKA Genel Müdürlüğü, İzmit, 2001.

289

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8. GÜBRE FABRİKALARI VE ÇEVRE Gübre endüstrisi; kimya sanayinin tarımda bitkiler için gerekli fosfor, azot, potasyum ve diğer bitki besin maddelerini basit veya bileşik olarak üreten endüstri koludur. Gübre endüstrisinde ürünler; azotlu gübreler, fosfatlı gübreler, potaslı gübreler, karışık gübreler ve bileşik gübreler olmak üzere beş gruba ayrılmaktadır. Bu grupların içerdiği gübre türleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. A. Azotlu Gübreler : Amonyum nitrat, amonyum sülfat, üre ve diğer azotlu gübreler B. Fosfatlı Gübreler : Süper fosfsat ve diğer fosfatlı gübreler C. Potaslı Gübreler : Potasyum sülfat ve diğer potasyumlu gübreler D. Karışık Gübreler : Değişik gübre tiplerinin fiziksel yollarla karıştırılması ile meydana gelen gübreler. E. Bileşik Gübreler : Azot, fosfor, potasyum ve diğer bitki besin elementlerini kapsayan maddelerin kimyasal yollarla birleştirilmesi suretiyle elde edilen gübreler. Gübre endüstrisinde üretilecek gübre cinsine göre farklı hammaddeler kullanılarak çeşitli işlemler uygulanmaktadır. Bazı ürünler diğer bir ürünün hammaddesi olarak kullanılabilmektedir. Endüstride hammaddelerin bir bölümü dışardan alınmakta, bir bölümü ise tesis içinde ara ürün olarak üretilmektedir. Gübre endüstrisinde kullanılan ara ürünler sülfürik asit, asittir. XI.8.1. Gübre Sanayinde Ürün Cinsine Bağlı Olarak Kullanılan Hammaddeler XI.8.1.1. Azotlu Gübreler Amonyum nitrat : Kalsiyum karbonat, karbonat, nitrat asidi, amonyak, kireç taşı, dolamit, limonit, sülfat asidi. Amonyum sülfat : Amonyak, alçı taşı oleum, karbondioksit, piroliz gazı, siklohekzanon, sülfat asidi, karbondioksit, amonyak. XI.8.1.2. Fosforlu Gübreler Normal süperfosfat (NSP): Fosfat kayası, sülfat asidi. Triple süperfosfat ( TSP): Fosfat asidi, fosfat kayası. XI.8.1.3. Kompoze Gübreler Mono amonyum fosfat (MAP): Fosfat asidi, amonyak. NPK türleri (azot, fosfor, potasyum): Mono amonyum fosfat, üre, amonyum sülfat, kalsit, potasyum klorür, kaolen. fosforik asit ve nitrik

290

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2. Gübre Sanayinde Kullanılan Prosesler XI.8.2.1. Sülfürik Asit Üretimi Elemental sülfürün yüksek sıcaklıkta yakılması sonucu, sülfürdioksit elde edilir. Reaksiyonlar sonucunda asit atılmamakta ancak çıkan önemli miktardaki ısı ve yıkama suları önemli problemler oluşturmaktadır. XI.8.2.2. Fosforik Asit Üretimi Üretimin büyük bir bölümü ıslak prosesle gerçekleştirilmektedir. Metod, fosfat kayasının bir bölümünü oluşturan fosfatın çözülmesi için kuvvetli bir asit kullanımını içerir. Bu proses için sülfürik asit ve nitrik asit kullanılmaktadır. Bu asitlerin kullanımı sonucunda önemli miktarda flor gazı açığa çıkmaktadır. Flor ’’Scrubbing’’ yöntemi ile uzaklaştırılmaktadır. Sonuç olarak flor içeren atık sular oluşmaktadır. Fosfat gübresi üretiminde, fosfat kayasından fosforik asit eldesi atığında kadmiyum bulunan önemli bir ünitedir. XI.8.2.3. Nitrik Asit Üretimi Nitrik asit amonyağın hava ile oksidasyonu sonucunda üretilmektedir. Proses iki aşamadan oluşmaktadır. A. Nitrik oksitlerin oluşturulması için amonyağın oksidasyonu,. B. Nitrik asit üretimi için ,nitrojen peroksitlerin su ile reaksiyonu, Bu proses sonucunda ortaya atık olarak makine yağları çıkmaktadır. XI.8.2.4. Azotlu Gübreler Amonyak, azotlu gübre üretiminde baz olması ve atık karakteristiğine önemli etkisi olması açısından önem taşımaktadır. Amonyak üretimi için dört metod vardır. En yaygın metod doğal gazın buharla işlenmesi prosesine dayanan metodtur. Bu metodta doğal gaz ve buhar hidrojen, karbon monoksit ve karbondioksit oluşturulması için uygun olan bir katalizden geçirilir. Daha sonra gerekli nitrojeni sağlamak üzere hava eklenir. Prosesin en önemli atık su kaynağı baca yıkama suyudur ve gübre üretimi sonunda atılan en kirli atık su özelliğine sahiptir. XI.8.2.5. Amonyum Sülfat Sülfürik asit ve amonyağın reaksiyonu sonucu oluşan amonyum sülfat kristallerinin ‘’centrifugation‘’ yolu ile ayrıştırılması sonucu elde edilmektedir. Proses sonunda kirlilik potansiyeli olan atık su oluşturmamaktadır. XI.8.2.6. Normal Süperfosfat Üretimi fosfat kayası ve % 60-70 ‘lik sülfürik asidin karıştırılması esasına dayanmaktadır. Reaksiyonun ekzotermik olması nedeniyle oluşan kütle hızla katılaşır, bu sırada başta flor olmak üzere, gaz çıkışları olur, flor gazının scrubberlar yolu ile atılması , önemli atık su problemine yol açmaktadır.
291

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

XI.8.2.7. Triple Süper Fosfat Üretimi için en çok kullanılan metodta fosfat kayası % 64-75’lik sülfürik asit ile reaksiyona girmektedir. Bu reaksiyon ekzotermiktir. Flor gazının atılması ile ortaya önemli bir atık su problemi çıkar. XI.8.2.8. Monoamonyum Fosfat (MAP) Üretimi için en çok ‘’slurry’’ prosesi kullanılmaktadır. Proses amonyak ve fosfatın ekzotermik reaksiyonu esasına dayanmaktadır. Atık suyu yoktur. XI.8.2.9. Kompoze (NPK) Gübre Üretimi için genel olarak üç metod kullanılmaktadır. En pratik metod, kuru gübrelerin parçalanması ve istenen kompozisyona göre karıştırılmasıdır. Prosesin kuru olması nedeniyle atık su problemi yoktur. Fosforik asit kökenli kompoze gübre üretimi, potas parçacıklarının DAP ile karıştırılması sonucu gerçekleştirilmektedir. XI.8.3. Gübre Sanayi Atıkları ve Kontrolü XI.8.3.1. Sıvı Atıklar Gübre fabrikalarında başlıca atık su kaynakları: Kirlenmiş sular, kristal yıkama suları, proses kondensatı, kaçak ve sızmalar, yaygın kaynaklar ile su arıtma tesisi atık suları, kazan kondensat suları, temassız soğutma atık suları ve kompresör atık sularıdır. Kirli sular tesislerde gaz veya sıvı herhangi bir akımla teması olan sular ve satüratörkristalizatör ünitesine bağlı barometrik kondansatörden kaynaklanmaktadır. Kristal yıkama suları kristalleri saflaştırmak için yapılan yıkama işleminden kaynaklanır. XI.8.3.2. Çamurlar Gübre fabrikalarında; proses atığı olarak gaz yıkayıcılarda biriken çamurlar çoğunlukla geri kazanılabilir. Arıtım sistemlerinden kaynaklanan çamurlar daha önemli olup bunlardan başlıcaları; iki kademeli kireçle çöktürme sistemi çamurları biyolojik arıtma uygulanıyorsa, buradan kaynaklanan organik yapıdan çamurlar ve biriktirme bekletme havuzları dibinde biriken çamurlardır. Biriktirme havuzları dibinde biriken çamurlardan bir kısmı, zararlı atık özelliğindedir. Çamur uzaklaştırılması için, çamur cins ve miktarına bağlı olarak uygun teknolojilerin seçimi önem taşımaktadır. Gübre fabrikalarında fosfat alt kategorisinde jips havuzunda biriken çamurlar içerdiği fosfor, florür ve çeşitli ağırlıklı metaller yönünden zararlı atık olarak değerlendirilmektedir .Bu çamur içerisinde işlenen fosfat kayasından daha konsantre uranyum ve radyum da bulunabilir. Bunun dışında proselerde oluşan bazı destilasyon kalıntıları, katalizör atıkları, arıtma sistemlerinden özellikle konsantre rejenerasyon atıkları veya ayırıcıda sıyrılan yağlar zararlı atık olarak değerlendirilir. Gübre fabrikalarında işlenen fosfat kayasında çok düşük konsantrasyonda, radyum ve uranyum bulunabilir. Arıtma çamurlarında ve jips havuzunda biriken çamurda biraz

292

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

daha konsantre hale gelen bu maddeler, genelde radyoaktivite açısından sorun oluşturacak düzeye erişmemekle birlikte dikkatle izlenmektedir. XI.8.3.3. Gaz ve Toz Atıklar Gübre fabrikalarında, çoğunluğu partiküler madde niteliğinde olmak üzere, çeşitli hava kirleticileri olmakta ancak , bunlar uygulanan geri kazanma uygulamaları ve hava kirliliği önleme sistem ve cihazları ile kontrol edilerek atmosfere verilmemektedir. Endüstride genel olarak hava kirlenmesinin, hava kirliliği önleme uygulamasıyla su kirlenmesine dönüştüğü söylenebilir. Fosfat kompleksinde, sülfürik asit tesisinde, fosfat kayası işleminde toz toplayıcı ve diğer tesislerdeki gaz yıkayıcılar, hava kirlenmesi açısından önemli noktalardır. Azot grubunda, amonyak üretiminde reforming ve gaz saflaştırma üniteleri, üre üretiminde pril kulesi çıkışı, amonyum nitrat üretiminde pril kulesi çıkışı ve nötralizasyon ünitesi, nitrik asit tesisinde yerleştirici aynı şekilde hava kirlenmesi açısından önem taşır. Amonyum sülfat üretiminde kristalizatör, birleşik gübre üretiminde gaz yıkayıcı ve kompoze gübre üretiminde toz filtresi de hava kirlenmesinde önemli noktalardır. XI.8.3.4. Katı Atıklar Fosfat kompleksinden kaynaklanan inorganik yapıdaki katı atıkların dışında, gübre endüstrisinden önemli miktarda katı atık kaynaklanmaktadır. Fosfat kayasından fosforik asit üretimi sonucunda katı atık olarak kadmiyum içeren jips (kalsiyum sülfat) atılmaktadır. Bu metod fosfat kayasının kuvvetli asitle çözülmesi esasına dayanır. Bu amaç için genellikle sülfirik, hidroklorik veya nitrik asit kullanılmaktadır Gübre sanayinden atılan kadmiyum miktarının önemli bir kısmı ürünün yani gübrenin içinde bulunmaktadır. Kadmiyum atıklarının % 56’sı gübre sanayi atıklarından, bu miktarın % 48’i ise fosfat üretiminden kaynaklanmaktadır. XI.8.3.5. Gürültü Gübre sanayinde öğütme işlemleri, gürültü açısından önemlidir. Arıtma işlemleri arasında havayla amonyak sıyırma işleminde önemli ölçüde gürültü kaynaklanmaktadır. Bu işlemde motorlar, fanların çalışması, su akışı gürültüye neden olmaktadır. Bir amonyak sıyırma kulesi dibinde, gürültü düzeyi 64 dBA olarak ölçülmüştür. Ancak önlem alındığı taktirde, havayla sıyırma kulesinden 200 metre ötedeki gürültü düzeyi 4-6 dBA’ya düşürülebilmektedir. XI.8.3.6. Gübre Sanayi Atıklarının Arıtılması Kadmiyum içeren fosfat gübresi atıkları ya da jipsin, tehlikeli atık oluşu göz önüne alınarak landfilling yapılması uygun görülmektedir. Bu uzaklaştırma yönteminin uygulanmasında çok özel önlemler alınmalıdır. Örneğin; oluşabilecek sızıntıların yer altı sularına karışması önlenmelidir. Fosforik asit atıklarının diğer özellikleri yüksek flor konsantrasyonu, düşük pH, yüksek fosfat ve askıda katı konsantrasyonudur. Genellikle kullanılan metod, katıların çökmesini sağlayacak yeterli süre tanındıktan sonra suyun prosese geri döndürülmesidir. Geri döndürülen florlu suyun taşması, atık su problemine yol açmaktadır. Taşmayı
293

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI

TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI

önlemek için dinlendirme havuzlarının yapılması ve bu havuzlarda flor içeren suyun arıtılması gerekmektedir. İki aşamalı kireçleme metodunun ardına alum ile yumaklaştırma ve çöktürme proseslerinin eklenmesiyle başlangıçta 93-135 mg/l olan flor konsantrasyonu 1-2 mg /l ‘ye kadar düşürülebilmektedir. Kireç kullanarak elde edilebilecek maksimum presipitasyon, pH’nin 12 veya daha yüksek olması durumunda elde edilmektedir. Ancak alum kullanarak elde edilebilecek optimum yumaklaştırma pH 6-7 civarındadır. Ortaya çıkan atık su, baca gazı yıkama prosesinden gelen amonyak, sodyum hidroksit ve karbonattır. Türkiye’deki gübre üretim tesislerinin bir kısmında amonyak üretim ünitesi bulunmadığından bu maddenin üretiminden doğabilecek kirlilik de söz konusu değildir. Yukarıda açıklanan atıkların arıtılmasıyla ilgili çalışmalar sürdürülmektedir. Amonyum nitratın arıtılması iyon değiştirme yöntemiyle denenmiştir. Kuvvetli asit katyonundan oluşan resinden sürekli amonyum akışı sağlanmış ve daha sonra zayıf bazlı bir resinden geçirmek suretiyle anyonların yok edilmesi yoluna gidilmiştir. Amonyum içeriği yüksek olan atık suların arıtılması için fixed film biyolojik reaktörler denenmiş ve çok verimli olduğu görülmüştür. Amonyak arıtımı “air stripping” metodu ile gerçekleştirilmektedir. Denemeler sonunda amonyak arıtımının veriminin pH 11’den sonra düştüğü gözlenmiştir. Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI.8.1.’de verilmektedir. Ayrıca Harita:XI.5.’de Türkiye’de Kamu, Karma ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler gösterilmiştir.

Kaynaklar 1. DİE, Çevre İstatistikleri Şubesi, 1991. 2. ODTÜ Çevre Araştırma Merkezi, Kara Kökenli Su ve Hava Kirlenmelerinin Kontrolü Projesi,1992. 3. Çevre Bakanlığı, Gübre Üretimi ve Çevre, ÇEKÖK Genel Müdürlüğü, Su ve Toprak Yönetimi Dairesi. Bşk.,1993. 4. Türkiye Gübre Sanayi A.Ş. , APK Bşk. , Çevre Araştırma Şubesi, 1993.

294

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Ankara. (Ton/Yıl) 45045 68800 105600 88000 307445 132000 79550 80000 120000 79550 359100 258060 47200 305260 132000 132000 154440 95040 513480 10400 88010 154440 120000 145408 80000 598258 Pay % Toplam EGE GÜBRETAŞ İskenderun Toplam Yarımca İGSAŞ Toplam Ceyhan TOROS Mersin Toplam Kütahya TÜGSAŞ Gemlik Samsun Elazığ Toplam Fiziki Top. 2000.8. 2215543 Kaynak : DPT. Gübre Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Beş Yıllık Kalkınma Planı. 295 . Karma Ve Özel Sektöre Ait Gübre Fabrikalarının Bulunduğu Yerler ve Kapasiteleri Kuruluş Tesis Yeri Bandırma BAGFAŞ Gübre Cinsi AS TSP DAP/(NPK) (DAP)/NPK (DAP)/NPK TSP NPK DAP/(NPK) TSP ÜRE NPK NPK (DAP)/NPK AN26 DAP AN26Granül AN26 AN26 NPK DAP NPK Kapasite (Ton/Yıl) 214500 160000 165000/(220000) (165000)/220000 759500 (160000)/330000 185000 200000 (160000)/300000 185000 870000 561000 118000 679000 330000 (198000)/330000 594000 148500 1402500 40000 338500 594000 300000 227200 200000 1699700 5740700 N (Ton/Yıl) 45045 29700 44000 118745 66000 40000 60000 100000 258060 23600 281660 66000 66000 154440 26730 313170 10400 88010 154440 60000 40896 40000 393746 1273321 942222 P2O5 (Ton/Yıl) 68800 75900 44000 188700 66000 79550 40000 60000 79550 259100 23600 23600 66000 66000 68310 200310 BBM Top. VIII. N P2O5 Aliağa Yarımca 14 6 16 14 23 60000 104512 40000 204512 27 57 43 BBM TOP.1 Türkiye’de Kamu.C.T.

ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. melas.9. kristal yahut beyaz şeker üretilmesi veya ham şekerin rafine edilmesidir. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Üretim Yöntemi Bir şeker fabrikasına ait proses akım şeması şu şekildedir: a. c. İşlenen pancara göre takriben % 4-5 oranında elde edilir. TÜRKİYE’DE ŞEKER FABRİKALARI VE ÇEVRE Şeker üretim sanayinin esas faaliyet alanı. Pancardan şekerin alınması için. Pancar kıyımları ise şekeri alınmış olarak difüzörü terk ederler. diğer ucundan şekeri alınmış kıyımlar yani küspe alınır.1. Şeker sanayi kapsamına ise şeker. şeker kamışı veya şeker pancarından ham şeker. Difüzörün kıyım giren ucundan şerbet. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Melas: Şeker üretim teknolojisinde bu günün mevcut teknik imkanları ile kristal halde sakaroz elde edilemeyen en son şuruptur. aktif kizelgur ve makine fabrikaları ürünleri girmektedir. Pancar kıyımları bir taşıma bandı ile nakledilirken otomatik olarak tartılır ve kantar pancar miktarını toplayarak kaydeder. melaslı kuru küspe. Şeker fabrikalarında kristal ve küp şeker ile melaslı kuru küspe üretilirken. Yaş Küspe: Pancardan şeker üretiminde. XI.9. Ayrıca Harita:XI. b.’de Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının bulunduğu yerler ise.1’de verilmiştir. Pancar kıyımlarından şekerin alınması “Difüzör” denilen tam otomatik aparatlarda yapılır. Pancar kıyımı kendi yönüne ters yönde hareket eden 75 oC sıcak su ile temas ettirilerek içindeki şekerin suya geçmesi sağlanır.C. İspirto. Melaslı Kuru Küspe: Yaş küspe ile melasın karıştırılması ve kurutulmasından elde edilen ve büyükbaş hayvanlara yem olarak verilen besin maddesidir. şeker şerbeti. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Şeker Fabrikalarının Adları. Statüleri ve Kapasitelerini Gösteren Bilgiler Tablo:XI.6. kuru maya. pancar kıyımlarının difüzörlerde ters akım prensibine göre sıcak su ile ekstrakte edilmesi süretiyle şeker şerbete geçirilir. pancar önce kesme makinalarında kıyılır.T. gösterilmiştir. Bulundukları Bölgeleri. 296 . d.9. alkol. yan ürün olarak da melas ve yaş pancar küspesi elde edilmektedir. Difüzörden çıkan ve şekeri alınmış pancar kıyımlarına küspe denir.

O.T.Anadolu İç Anadolu D.Bağlı Ortaklıklara Ait Şeker Fabrikaları 1 2 C. (ton/gün) 4380.5 478 300 178 800 200 200 400 5 659 Marmara Ege Bölgesi O. Genel Müdürlüğü.5 73000 98000 33000 125000 29000 50 66000 23000 100 154000 39000 50 45000 300 138000 100 139000 50 17000 60000 51000 53000 50 37000 100 72000 50 124000 80 35000 50 55000 108000 67000 41000 450000 112000 123000 215000 2 300 000 80 40 40 1 423 Sıra No A.Karadeniz D.5 450 245 275 275 275 137.9.Karadeniz İç Anadolu D. 2001.5 135000 150 34000 100 44000 50 63000 62. Özel Özel Özel Kaynak: Türkiye Şeker Fabrikaları A.Anadolu Marmara O.Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D.O.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo: XI.5 450 137.Anadolu D.Anadolu Akdeniz D.Ş.Karadeniz O.Özel Statülü Şeker Fabrikaları 1 2 3 Genel Toplam (A+B+C) Fabrika Adı Toplam Afyon Ağrı Alpullu Ankara Bor Burdur Çarşamba Çorum Elazığ Elbistan Erciş Ereğli Erzincan Erzurum Eskişehir Ilgın Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Susurluk Turhal Uşak Yozgat Toplam Adapazarı Kütahya Toplam Amasya Kayseri Konya Bulunduğu Bölge Ege Bölgesi D.Anadolu Marmara İç Anadolu İç Anadolu Akdeniz O.Anadolu B.Kamuya Ait Şeker Fabrikaları 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 B.5 275 275 545 300 137.5 328 137.1 Türkiye’de Kamu ve Özel Şeker Fabrikalarına Ait Yer Bölge ve Kapasiteleri Kapasitesi Toplam Şeker Küp Şeker üretim (ton/yıl) (ton/gün) 1742000 1342.Karadeniz İç Anadolu İç Anadolu Sakarya Kütahya Amasya Kayseri Konya B.Anadolu D.Maraş Van Konya Erzincan Erzurum Eskişehir Konya Kars Kastamonu Kırşehir Malatya Muş Balıkesir Tokat Uşak Yozgat Statüsü Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Kamu Pancar İşleme (ton/gün) 104500 7000 3000 4000 3500 3700 5200 3300 6300 1800 3800 1800 8000 2000 3300 7500 7500 1500 3500 3000 3500 3000 6500 7000 1800 3000 8000 6000 2000 20000 5500 5000 9500 132 500 Melaslı Kuru Küspe. 297 .Karadeniz Ege Bölgesi İç Anadolu Bulunduğu İl Afyon Ağrı Kırklareli Ankara Niğde Burdur Samsun Çorum Elazığ K. B.5 137.

Küspe preslerde sıkılarak şeker ihtiva eden suyu difüzöre geri verilir. melastaki şekerin mayalanması yoluyla elde edilen etil alkol-asetikasit-sitrikasit. melas. 298 . ı. Bu araçlarda kullanılan CaO ve CO2 Eberhart tipi kireç ocaklarında CaCO3’ın kok kömürü ile reaksiyona sokulmasından elde edilir.C. ilaç ve yem sanayinin hammaddesi olarak kullanılır. Şeker Fabrikası Proses Akım Şeması Şekil: XI. şuruptan ayrılıp temizlenmesi santrifüjlerde tamamlanır.T. g. Elde edilen lapanın refrijerantlarda dinlendirilmesi kristalizasyonun tamamlanmasını sağlar. Gerek difüzörden şerbet istihsalinin. Kuruyan kristal şekerin toz ve iri olan şekerlerden ayrılması eleklerde tamamlanır. Şerbetin içindeki boyar maddelerin ayrılması CO2 gazının verildiği satüratörlerde yapılır. i. Şeker Fabrikalarından Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler Ana ürünler: Kristal ve küp şeker Yan ürünler: Pancar küspesi. o. Çöken yabancı maddelerin şerbetten uzaklaştırılması dekantör. Elde edilen ıslak şeker nakil organları ile kurutucuya taşınır. h. döner filtre ve otomatik filtre üniteleriyle sağlanır. XI. torbalanır ve ağırlık kontrolünden sonra ağızları kapatılan torbalar ambara sevk edilir. Lapadan ayrılan şurupta iki kademe daha kristallenme yapılarak elde edilen orta ve son şekerler tekrar eritilip ilk kademede kristal hale getirilir. muayyen reaksiyon şartlarında Ca(OH)2 ve CO2 ile kireçleme ve satürasyon kazanlarında çöktürülür. k. şerbeti çok kademeli bir tebhir sisteminde 4-4. Difüzörden elde edilen şekerin içindeki yabancı maddeler.9. Temizlenmiş şerbetten şekerin az enerji sarfı ile kristalizasyonun ilk basamağı. Son şeker kademesinin şurubu melas adını alır ve ispirto.’de gösterilmiştir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. j. bir bölümü de küspe kurutma tesislerine sevk edilir. n.2. Şeker yarı otomatik kantarlarda tartılır. CaO bilahare kireç dairesinde Ca(OH) 2 haline getirilir. Lapadaki şeker kristallerinin. Koyulaştırılan şerbet. şekerin karamelize olmaması için pişirim kazanlarında vakum altında buharlaştırılıp şekerin kristalleşerek şerbetten ayrılması sağlanır. Sıkılmış yaş küspenin bir bölümü hayvan yemi olarak kullanılmak üzere taşıma bandı ile fabrika dışına.5 misli koyulaştırmaktadır. kuru küspe.1. gerekse şerbet tasfiyesinin teknolojisinin istediği optimumlarda gerçekleşmesi için otomatik kontrol ve ayar cihazları kullanılır. l. m. f.9.

Kireçleme II.9.1.Kireçleme CO2 Karbonatlama Dekantör Süzülmüş Şerbet Katı Çamur II Karbonatlama CO2 Sulu Şerbet a. Kristal Şeker Refijerant Orta Şeker Son Şeker Refijerant Santrifüj Refijerant Santrifüj Melas Santrifüj Standart Şurup Kristal Şeker d.9. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir.Şeker Üretimi Akım Şeması 299 . Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. Kurutma Ambalajlama Afine Şeker Afine Lapa XI. Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi. Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.C. Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere Şerbet Koyu dönüştürülmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Pancar Kıyım Melas. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şekil:X. Vakum Aparatları c.T. Buharlaştırma b.3.I. Haşlama Taze Su Küspe Ham Şerbet Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: I.

önce toprak ve tortu tanelerinden dinlendirilerek ayrıldıktan sonra doğal arıtım için su toplama havuzlarına. XI.7. Saponin güç ve yavaş parçalanan bir maddedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Melas. Saponinin diğer bir özelliği de atıkların karıştığı çay ve nehirde köpük yapmasıdır. Her ikisi de balıkları zehirler.4. Şeker Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Şeker Fabrikaları. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: a.9. Şlempe. XI. lavör suları (CO2 yıkama suyu) ve bez yıkama suları şerbet arıtım bölümünden atılan kirli sulardır. Doğal Arıtım Bu yöntemde atık sular. Bu kirli sular organik maddeleri içerirler. ot ve yaprak gibi çeşitli kirlilikleri taşır ve bu su kirlerden arıtılarak tekrar kullanılabilir. b) Melastaki şekerin mayalanma yöntemleriyle başka maddelere dönüştürülmesi. Şeker Fabrikası atıklarında özel madde olarak saponin ve trietilamin vardır. Şeker Fabrikalarının atık suları başlıca şu şekildedir: Şeker Fabrikaları. c) Melasın doğrudan doğruya hayvan besiciliğinde değerlendirilmesi.1.. ana çözeltiden alkol destile edildikten sonra geriye kalan çözeltiye denir. Pancar taşıma suyu. e. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır.Difuzyon ve prese suları şerbet arıtımı sırasında atılan sulardır ve kirlidirler. yüksek orandaki şeker nedeniyle çok aranılan ve tüketilen hammaddedir. d. Melastan genel olarak dört yoldan yararlanılır: a) Melastaki şekerin kimyasal yöntemlerle kazanılması. melastan gelen bütün tuzlarla maya üretimi sırasında katılmış olan mineral tuzların ve mayalanmayı yapmış olan maya kütlesini kapsar.C. c. Şeker fabrikalarındaki bir diğer atık da şlempedir.4. d) Melastan destilasyonla alkol elde edilmesi.3. Sonuç olarak şeker fabrikası atıkları. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. Bu çözelti. pancarla birlikte gelmiş bulunan taş. Şeker Fabrikalarında Kullanılan Arıtma Yöntemleri XI.9. Kireç çamuru artıkları. Kondens ve kondense suları şerbetin buharlaştırılması ve vakum kazanlarında kristallendirilmesi sırasında atılan sular olup az kirli ve geri kazanılan sulardır. işletmelerinde çok miktarda su kullanan bir sanayidir ve kullandıkları suya bağlı olarak atılan kirli su hacmi de fazladır.T. akarsu ve gölleri kirletmekte ve çevre sağlığı açısından önemli kirlilik yükü taşımaktadır. toprak veya çim araziye 300 . b Pancar yıkama suları pancarla gelen inorganik maddeleri içerir ve kirlerinden arındırılarak tekrar kullanılabilir.

Geniş Alanlarda Yapılan Biyolojik Arıtım Bu tip çalışmada genellikle yağmurlama ve yer filtreleri kullanılır. içerdiği bakteriler yardımıyla arıtacağından bu işlem çok uzun zaman almaktadır. suyun içerdiği oksijen miktarı ve mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştıracak olan. Yer filtresinin üzerinde kirli suyun muntazam dağılabilmesi için toprak yüzeyinin düz olması şarttır. Bu sistemle çalışırken kullanılan sahalar küçük olduğundan bakteri miktarının çok olmasına önem verilir. hatta tuğla ve kireç taşı gibi gözenekli 301 . içine yüzeyinde mikroorganizmaların çoğalmasını sağlayacak dolgu maddesi konur. Yapılan hesaplara göre günde 1000 ton pancar işleyen bir fabrikadan % 50 kirli su çıkar ise. Küçük Tesislerde Yapılan Biyolojik Arıtım Bu yöntemle çalışmada bakterilerin organik maddeleri parçalama özelliğinden faydalanır. humus ve ince kumlu silt iyi bir yer filtresi için uygundur. Yer filtreleri ile kirli suyun temizlenmesi. Su toplama havuzlarında yapılan doğal arıtımda ise havuz güneş ışınlarının ve oksijenin yeterli miktarda nüfuz edeceği derinlikte (1. 2. Dolgu maddesi olarak kok. 1. cüruf. suda eksik bulunan gıda maddelerinin miktarını artırmak gereklidir. Temizlenmenin iyi olabilmesinde toprak cinsinin de önemi vardır. Şayet yeşil alan yerine tarım arazisi kullanılır ise gerekli arazi miktarı iki katına çıkar. Biyolojik arıtım iki şekilde yapılmaktadır. kumca zengin ve humuslu toprak. Yüzeyde mekanik filtrasyon olur. filtre edilerek tutulmuş veya absorblanmış maddeler toprak bakterileri tarafından biyolojik olarak yükseltgenir. küçük kapasiteli fabrikalar için uygundur.2. bu suyun temizlenmesi için 50 ha yeşil alana ihtiyaç vardır.4. alt tarafında ızgara bulunan birkaç metre yüksekliğinde. Kirli su toprak arasından sızarken aşağıdaki olaylar meydana gelir. b. Yer filtresi olarak yeşil sahalar veya tarla arazisi kullanılabilir. Küçük tesislerde yapılan arıtım işleminde iki yöntem uygulanmaktadır. 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI yağmurlama veya salma sulama şeklinde verilirler. Bu nedenle büyük arazi alanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Yüzey sistemi (damlatma cisimleri) 2. a. XI.9. Doğal arıtımda su kendi kendini doğal olarak. Bu da havuz derinliğinin az ve yüzeyinin fazla olmasıyla sağlandığından büyük alanlara gereksinme duyulan bir yöntem teşkil eder. Çözünmüş maddeler toprakta bulunan bakteriler tarafından alınır. Biyolojik Arıtım Kirli suların biyolojik arıtımından amaç. Kirli suyun verilmediği durgun zamanlarında.T. kirli suda bulunan organik maddeleri mikroorganizmalar aracılığı ile parçalamaktır.5mt) olmalıdır. betondan yapılmış ve genellikle silindir şeklinde olup. Bunlar.C. 1. Suda bulunan organik maddeleri doğal koşullarda fazla sayıda mikroorganizmalara parçalatabilmek için mikroorganizmaların çoğalma koşullarına uygun ortamı yaratmak gerekir. Bunun için de. Humuslu kum. Aktif Yöntem Yüzey metodu ile çalışan sistemlerde damlatma cisimleri kullanılır.

karbonhidratlar ve azotlu bileşiklerdir. suyun debisi ile ters orantılıdır.5. Havanın devamlı verilmesiyle suda bulunan oksijen miktarı artırılır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI maddeler kullanılır. Damlatma cisimlerinin işletme zamanı 4-6 haftadır. Kimyasal bileşikler haline getirilir veya mikroorganizmalar için gerekli maddelerin yapılmasında kullanılır. XI.5. Köpük balık solungaçlarını örterek parçalar. Bu floklar aktif çamur floklarıdır. ilk iki aşamada anaerobik parçalanma son aşamada ise aerobik parçalanma olur.5. Bunun sebebi aerobik çalışma esnasında viskoz madde yapan bakterilerin çok fazla çoğalması ve aktif çamurun çökmesini engellemesidir. Damlatma cisminin altında bulunan ızgaraların arasından baca gibi yukarı çekilir. Çözelti içinde farklı elektrik yükü olan kolloitler bu kılıflar tarafından çekilerek su içinde yumakların (flok) oluşmasına sebep olur. Böylece bakterilerin oksijen ihtiyacı karşılanmış olur. Suda bulunan organik maddeler önce floklar tarafından absorblanır. Sistemin en büyük sakıncası. Bakteriler suda bulunan kirli maddeleri de parçalar. Burada akarsuyun küçük veya büyük debili olması çok önemlidir.9. Difüzyon suyu ile prese suyunda organik maddeler.mg saponin bulunması balıkların ölmesine neden olur. sonra floklarda bulunan mikroorganizmalar tarafından alınarak parçalanır. 302 . pancar yüzdürme suyunda ise inorganik maddeler fazladır. Organik maddeler. XI. Saponinin bir diğer özelliği de nehirde köpük yapmasıdır. Saponinin öldürücü etkisini yok etmek için bu tip suların 1/10 oranında ırmak suyu ile karıştırılması gerekir. Kirli su dolgu maddelerinin yüzeyini yalayarak aşağı doğru akarken bakterilerle temasa gelir. Böylece damlatma cismini boydan boya kat eden kirli su.T.3.Akarsuya verilen atık suların zararlı etkisi iki şekildedir. Direkt Zarar Difüzyon suyu ile prese suyundan bulunan saponin balıkları zehirler ve öldürür. Akarsudaki kirlilik. Aktif yöntemle biyolojik arıtım yapılmak istenen suya devamlı olarak hava verilir.9.C. Bu nedenle pratiğe uygulanması gecikmektedir. Yalnız böyle çalışmada reaksiyon zamanı daha uzun olmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre kirli suları % 96-97 oranında arıtmak mümkündür. Aktif yöntemle çalışırken suyun havalandırılması için çeşitli yöntemler kullanılır. Bu yöntemlerin en önemlisi basınçlı havalandırma ile hava karıştırıcılı sistemlerdir. alınan sonuçlar olumlu olmuştur. aşağıdan çıktığı zaman temizlenmiş durumdadır. Su içinde çoğalan mikroorganizma hücrelerinin etrafında elektrikle yüklü kılıf teşekkül eder. Suyun litresinde 2.4. Kombine Sistemleri Taze ve deriştirilmiş kirli suları yalnızca aerobik parçalama ile istenilen arıtımı elde etmek güç olmaktadır.1. Sistemde. XI. böylece bakterilerin çoğalması daha hızlandırılmış olur. Şeker Fabrikası Atıklarının Alıcı Ortamda Oluşturduğu Olumsuz Etkiler Şeker Fabrikasının kirli suları organik ve inorganik maddeleri içerir. Aerobik ve anaerobik sistemlerin kombine çalışması araştırılmış. Su içine devamlı olarak verilen hava aktif çamur floklarını devamlı hareket halinde tutar.9. soğuk havalarda işlemin çok yavaş yürümesi ve tesis masraflarının yüksek olmasıdır. Damlatma cisimleri ile % 70-90 arasında bir arıtma elde edilir.

Bilindiği gibi kirlenmemiş sular oksijence zengindir. 2001. 1997.T. Günde 2000 ton pancar işleyen bir şeker fabrikasından çıkan kirli sular 200. Ankara. G. 303 . Şeker Fabrikası Artıkları. ÜLKÜ. Kaynaklar 1.Türkiye Şeker Fabrikaları A. Bu oksijen kirli suyun karıştırıldığı akarsularda bulunan çözünmüş haldeki oksijenle karşılanır. DSİ.9. Genel Müdürlüğü. Araştırma Koordinasyon Daire Başkanlığı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5. Araştırma Planlama Koordinasyon Daire Başkanlığı..Ş. DSİ Genel Müdürlüğü.2.000300. 2. 1986. Gıda Sanayi Atıksularının Biyolojik Arıtımı ve Şeker Sanayiinde Uygulama.C.000 nüfuslu bir şehrin atık sularının yapacağı kirliliğe eşdeğerdir. 3. İndirekt Zarar Kirli sularda bulunan organik maddelerin bozularak zararsız hale gelebilmeleri için oksijene ihtiyaç vardır.

a. Basit mezbahalar. Parça halinde işlenmiş et ürünleri.10. guddeler gibi kimya endüstrilerinde kullanılan ürünler de üretilmektedir. Kombinalar. G. b. c. derisinin yüzülüp iç organlarının ayıklandığı ve böylece elde edilen karkastan çeşitli et ve et ürünlerinin üretildiği.1. XI. büyük ve küçükbaş hayvanların kesildiği. Et parçalayıcı işletmeler. Rendering tesisleri. deri ve sakatat işleme ve rendering proseslerini içerir. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Elde Edilen Ana ve Yan Ürünler XI. parçalandığı. Et ürünleri endüstrisi en genel halde kullanılan proseslere göre aşağıdaki şekilde kategorilere ayrılmaktadır: A.10. E. F. Mezbahalar ve et entegre tesislerine ait Proses Akım Şeması Şekil. I. C. Canlı hayvan kesimi yapmayan et ürünleri işleme ve paketleme atölyeleri bu sınıfa girmektedir. kemik.10. Çok işlemli et kombinaları. Mezbahalar. C. Kompleks mezbahalar. B. sakatat ayırma işlemlerini içerir. kan unu gibi hayvan beslenmesinde. kesimden ortaya çıkan ürünlerin değerlendirilerek çeşitli yan ürünlerin elde edildiği tesisleri kapsar.XI. Küçük et işleme tesisleri. safra. Et konserve işletmeleri. sadece kesme. deri yüzme.MEZBAHALAR-ET ENTEGRE TESİSLERİ VE ÇEVRE Et entegre tesisleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Sucuk-salam ve hazır et üreten işletmeler.1. Et işleme tesisleri ise. yan ürünler hemen hemen hiç değerlendirilmemektedir Et kombinalarında ise et üretimi yanında ayrıca et-kemik. Taze et ürünleri. C. Et kombinaları.1’de verilmiştir. Ancak en genel halde aşağıdaki gibi bir sınıflandırma da yapılabilmektedir a.C.1.1.1’de.2. rendering yağları gibi sabun endüstrisinde.10. Ayrıca deri ve bağırsak değerleri mezbahalarda üretilenlere göre daha yüksektir. H. Birinci Temel Ürünler A. sadece et işleme proseslerini içerir. Jambon işletmeleri. Mezbahalar ise. genellikle hayvanların kesildiği bir kesim yeri olarak hizmet görmekte. D.T. Ana ve Yardımcı prosesler ise Tablo. İşlenmiş et ürünleri.10. hem mezbaha hem de et.XI. Az işlemli et kombinaları. B. C. 304 . Dondurulmuş et ürünleri.

kurutma dondurma. dil. Konserve ürünler b. Tablo:XI. kalp.Diğer et işlemleri Salam Sucuk üretme (C)’nin aynısı Ürün .Dilimlenmiş et ürünleri . karaciğer. Köfte c.C.Konserveleme işlemleri (C)’nin aynısı . d.H. Kıyma halinde parçalanarak üretilen diğer et ürünleri. böbrekler.Paketleme .Hayvan barındırma . Emülsiyon teknolojisi uygulanarak işlenen et ürünleri.2.Kavurma et . dilimleme vb.pastırma . Sucuk b.Donmuş et çözme .2. Kuşbaşı ve kıyma büyüklüğünde işlenen et ürünleri.1.Ham veya işlenmiş kan -Rendering ürünleri . beyin.2.2.Et işleme Tesisleri .1.Parça et .Tütsülü et . Salam XI. tütsüleme. baş ve ayaklar (sakatat).Jambon .1.İşlenmiş çeşitli etler -Az miktarda Salam Sucuk Kompleks Mezbahalar (B) Az İşlemli Kombinalar (C) (A)’nın aynısı Sadece kendi kullanır Çok İşlemli Kombinalar (D) (E.1.1. işkembe.Karkas .Sakatat ayırma (A)’nın aynısı Yardımcı Prosesler Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas Parçalama işlemlerinden Bir veya en çok ikisi Sakatat işleme Deri yıkama-tuzlama Karkas parçalama Kan işleme Rendering İşlemlerinden en az üç tanesi kestiği eti . koyun ve keçi düz barsak. Yenebilen iç organlar.Konserve et .F.Et tütsüleme . .sucuk. dalak.Et konserveleme . Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Ana ve Yardımcı Prosesler Alt Kategoriler Basit Mezbahalar (A) Ana Prosesler .2.Hayvan yemleri Rendering Tesisleri (J) . testisler.I) (A)’nın aynısı kendi kesimi dışında ayrıca karkas satın alır . Kavurmalar c.Yenilir yağ . Pastırma ve füme etler a. pişirme.T. Hamburger d.Sakatat .Kan -Sakatat -Kıl -Deri .Don yağ . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a. b. Baş etleri(kelle).Rendering 305 . salam. Yağlar: İnsan gıdası olarak kullanılan iç yağlar. c. İkinci Temel Ürünler a.10. Sosis d.G.Et tuzlama-salamura .1. ayaklar. b.Ham veya yarı mamul deri .Karkas .Diğer hazır etler -Sosis.10.Deri yüzme .Kesme (öldürme) .Tuzlanmış-salamura et .Haşlama.Yan ürünler .Ecza hammaddeleri .

Karkaslar Çeşitli Yan Ürünler Soğutma Ayırma-Parçalama ve -Kemikleri -Yenilmez Ürün İçin -Rendering Parça Et Yenilebilir Yağlar Don Yağı Proses Suyu -İşleme: -Kıyma-Öğütme -Terbiye -Salamura -Tütsüleme -Pişirme -Konserveleme -Yenilebilir Ürün İçin Rendering Çeşitli Et Ürünleri Proses Suyu Geri Kazanma Şekil:XI.T.1.C.Temizleme -Sindirim Organları -Temizleme -İşleme İşkembe vs. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Birinci Hayvanlar İkinci Ürünler Ahırlar (Barındırma) Kuru Kan K O M B İ N A L A R B A S İ T M E Z B A H A L A R Öldürme (Kesme) Kan İşlenmesi Deri(Tabaklama) Domuz Kılı -Deri Yüzülmesi -Haşlama-Kıl Sökme -Deri İşlenmesi -Kıl Kazanama Yenilebilir Kısım -Sakatatların Ayrılması . Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri Proses Akım Şeması 306 .10.

2. İkinci aşama havalı biyolojik arıtma olarak seçilmelidir. .Kesme.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) XI. XI.doğrama ve tüm et işleme prosesleriyle deri işleme prosesi dışındaki tüm yan proseslerin atıksularının birlikte toplanarak ızgaradan geçirilmesi ve tutma havuzlarında çökeltilerek yağının sıyrılması ve çözünmüş hava yüzdürmesi uygulaması.10. .10. A. çökeltilerek yağ ve yüzücü maddelerin sıyrılması. Basit Mezbahalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. .3.Sindirim organları temizleme. deri yüzme. Bu endüstri atık sularının arıtılması için belirlenen en uygun arıtma teknolojisi alt kategoriler ele alınarak aşağıda açıklanmıştır.Kesme.Atıksu akımlarının ayrılması.1. . Et-kemik unu.C. . Kemik unu.Tesis içi kirlenme kontrolü. Deri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Yukarıdaki tüm atıksuların birleştirilmesi ve dengelenmesi.10. . A.3.10.3. İlk aşama havasız biyolojik arıtma .3. işlem ve proseslerden oluşmaktadır.2.Ağıllardan gelen atıksuların bir kapandan geçirilmesi. . .Kanın atıksu akımına karıştırılmadan ayrı bir çukurda toplanması. . deri yüzme. Tırnak. . işlem ve proseslerden oluşmaktadır. 307 .3. .Sindirim organları temizleme – ayıklama (varsa domuz haşlama ve kıl sökme) prosesi atık sularının elekten geçirilmesi ve sonra deri işleme ve evsel nitelikli kullanımlardan gelen atıksularla birleştirilmesi.İki aşamalı ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma) bunun için. A. Çeşitli tıbbi ve biyoteknolojik preparatlar. sakatat ayırma ve karkas parçalama işlemleri atıksularının bir ızgaradan geçirilerek tutma havuzlarına verilmesi. Barsak.boynuz unu B. .Atıksu akımlarının birleştirilmesi ve dengelenmesi.1. .Atıksu akımlarının ayrılması.Ağıllardan gelen atıksularının bir kapandan geçirilmesi. Yan Ürünler A. D. Mezbahalar ve Et Entegre Tesisleri İçin En Uygun Arıtma Teknolojisi Mezbahalar ve et entegre tesisleri kategorisi üç alt kategoriden oluşmaktadır. Rendering yağları. A. . Kan.4.1. XI. karkas parçalama. ayıklama atıksularının eleklerden geçirilmesi.T. sakatat ayırma. Kombinalar Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. C. .

Yağ ve Gres: Parametresi yağ ve gres sınıfına girebilen serbest ve emülsiyon halinde bulunabilen çok çeşitli maddeleri içerir. a.4’de gösterilmiştir. Et İşleme Alt Kategorisi En uygun arıtma teknolojisi aşağıdaki birim. Bu maddeler evsel.: . yağ ve yüzücü maddelerin ayrılması.4 Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerinden Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Et endüstrisi atıksularındaki kirliliğin belirlenmesi ve kontrolünde kalite ölçütlerine baz oluşturacak esas parametrelerin özellikleri ve etkileri şu şekildedir. b.Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BİO5): Evsel ve endüstriyel atıksuların oksijen gereksinimini ölçmede yaygın olarak kullanılır. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir.3 ve Şekil:XI. Şekil:XI. Atıklardaki BOİ su kaynaklarına verildiğinde. Askı maddeler çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. Evsel nitelikli sular dışında tüm proses atıksularının birlikte toplanması. Evsel atıksularla birlikte ikinci kademe arıtma (biyolojik arıtma). Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler..2. işlem ve proseslerden oluşmaktadır. . hayvan ve bitki veya petrol türevleri orijinli. . ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler.3.10.3.Toplam Askı Maddesi: Suda çözünmüş halde bulunmayan maddeleri kapsar. 308 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Tüm alt kategorilerde kirletilmemiş soğutma suları ve tesis alanı drenaj suları hiçbir arıtmadan geçirilmeden ve diğer atıksularla karıştırılmadan doğrudan alıcı ortama verilmelidir. Her bir alt kategori için en uygun arıtma teknolojileri Şekil:XI.10.C. XI. BOİ’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar.10.10. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.T.10. ızgaradan geçirilerek bir tutma havuzunda çökeltilmesi.olabilir.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan Çukuru Satışa Satışa veya Çamur Uzaklaştırma Kesme.C.2.T. Basit Mezbahalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 309 .sakatat ayırma.deri yüzme.10.karkas parçalama atıksuları Gübre Evsel Nitelikli Atıksular Ağıl Atıksuları Kapan Katı Atık /// /// ızgara Tutma Havuzu Sindirim organları temizleme Ayıklama atıkları Elek Dengeleme İki Aşamalı Biyolojik Arıtma Çamur Katı Atık Çamur Alıcı Ortama Şekil:XI.

10.T. et işleme ve tüm diğer yan proseslerin atıksuları Katı Atık Sindirim organları temizleme Ayıklama Elek Gübre Ağıl Atıksuları Kapan Evsel Nitelikli Atıksular Çamur Aerobik Biyolojik Arıtım Dengeleme Çamur Anaerobik Biyolojik Arıtım Alıcı Ortam Şekil:XI.sakatat ayırma. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Kan ----------------- Kan İşleme Satışa /// /// /// Izgaralar Deri İşleme Atıksuları Çamur Uzaklaştırma Veya Redreringe Tutma Havuzları Çözünmüş Hava Yüzdürmesi Kesme.deri yüzme.3. Et İşleme Tesislerinde En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması 310 .C. Kombinalarda En Uygun Arıtma Teknolojisi Uygulaması Çamur Tüm Proses /// Atıkları /// Izgaralar Tutma Havuzu Çamur Alıcı Ortama Biyolojik Arıtım Evsel Nitelikli Atıksular Şekil:XI.karkas parçalama.10.4.

XI.T. Kanın. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. Mezbaha işlemleri esas olarak kesme bölümü etrafında toplanmıştır. Yağ ve gres dibe çökerse dipsel yaşamı özellikle balık yumurtalarını tahrip eder. Oksijen tamamen tükendiğinde anaerobik ayrışma başgösterir ve metan. ortamda çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler. SKKY’nde geçen parametrelere ait sınır değerler. İşkembe ve bunun gibi atıklar kanalizasyon sistemine verildiklerinde.2. kanalizasyon sistemine ve alıcı ortama zararlı maddelerdir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Genelde yağ ve gresler su yaşamına. Eskiden kanalizasyon sistemine verilen bu atık bugün yan ürün olarak elde edilmektedir. Bu nedenle kirlilik yüklerini azaltmak üzere yaş temizleme yerine kuru temizleme yöntemlerinin kullanılması tavsiye edilmektedir. Yaş işlemlerde kirlilik yükü fazladır. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur.C. Hayvan kesimi ve işleme tesislerinde önemli bir kirlilik kaynağı da temizlik işlemleridir. Mezbahalar ve Et Entegere Tesislerine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Mezbahalarda.10. Bu atıklar su kaynaklarına verilmesi halinde ise. yüksek BOI’li askıda katı madde konsantrasyonu yüksek atıklardır. Yağ ve gresler de su yaşamına. 4. Toplam askı maddeleri çevre sularında dipsel birikimlere ve bulanıklığa yol açar. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar. yağ ve sakatat parçacıkları içerir.1998 Tarih ve 19919 Sayılı R. ayrı toplanmadan doğrudan arıtmaya verilmesi halinde biyolojik arıtım teknolojileriyle arıtımı mümkün olamamaktadır. kesimhane ve et işleme prosesleri sırasında oluşan atıksular kan. toplam katı madde konsantrasyonunu artırırlar. hatta tamamen engelleyebilir. Mezbaha Tesislerine Yönelik SKKY’nde Yer Alan Kriterler Parametre Birim Kompozit Numune 2 saatlik BOI KOI Yağ ve Gres PH mg/l mg/l mg/l mg/l 250 30 6-9 Kompozit Numune 4 saatlik 40 160 20 6-9 Kaynak: Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği. Et endüstrisi atıklarında en önemli kirliliklerden biri kandır.G. ışık ve oksijen transferini engeller.10. Tablo XI.9. Emülsiyon haldeki yağlar balıklara zehir etkisi yapar ve solunum yollarının yağla kaplanmasına neden olur.2’de verilmektedir. Canlılara ve suda bulunan araçlara bulaşarak onları kirletir. Burada oluşan atıklar kırmızı-kahve renkli. Tablo XI.5. Yüzücü yağ ve gres su üstünde bir film oluşturur. et. yağ. BOI’den ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik yaşamın diğer unsurlarının da yaşama koşulları ortadan kalkar. BOI5 toplam askıda katı madde. Ayrıca balıkların solunum yollarını da tahriş ederler. Bu sular genellikle yüksek KOI. 311 . ışık ve oksijen transferine etki eder. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. gres ve yüzer maddeler içermektedir. Bu etki daha çok balıkların solunum yollarının yağla kaplanması sonucu oluşur.10.

312 . XI. 4 düzey ise ayrışmaya dayanıklı organik madde ve askı maddeleri kalıntılarının azaltılarak çok az kirletilmiş ve doğrudan sulamada kullanılabilecek çıkış suyu elde edilmesine imkan sağlayan ileri arıtma düzeylerine karşı gelmektedir. Düzey: Bileşik atıksu akımının ikinci kademe (biyolojik) arıtımı. Dengeleme. Düzey: Biyolojik arıtma sonrası üçüncü kademe arıtma.6.6.10. XI. Düzey: Ayrılmış atıksu akımlarında hazırlık arıtımı (tesis içi arıtma). Yukarıda adı geçen arıtma düzeyleri şu şekilde detaylandırılabilir. Düzey: Ayrılmış Atıksu Akımlarında Hazırlık Arıtımı (Tesis İçi Arıtma): Izgara ve eleklerden geçirme. ve bazı durumlarda 3. 5.6. Düzey: Deşarjı tamamen kesme.6. Düzey: Tesis içi kirlenme kontrolü.1. 2. Bu amaçla kullanılan bir çok farklı sistem bulunmaktadır. Kum filtreler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Son yıllarda döner disk ve havasız arıtma süreçleri de hızla yaygınlaşmaktadır.C.4. Düzey: Tesis İçi Kirlenme Kontrolü XI. düzeyler ön arıtmaya karşılık gelmektedir. ve 2. Tutma havuzları (sıyırma ve çökeltme).10.T. Bunlardan 1. 3.3. düzey ise en pratik teknolojilerle ekonomik olarak yapılabilecek arıtmayı göstermektedir. 2.2. Bunların arasındaki 3. 2. 1..10. Mikrostrainer. özellikle organik maddelerin yükseltgendiği biyolojik proseslerle giderilebilir.10. Düzey: Üçüncü Kademe Arıtma Üçüncü kademe arıtmada kullanılabilecek diğer sistemler. XI. Çözünmüş hava yüzdürmesi. İyon değişimi.10. düzey arıtmalarda atıksulardaki organik maddelerin çok azı giderilir. 4. Mezbahalar ve Et Entegre Tesislerine Ait Arıtma Düzeyleri Et ürünleri endüstrilerinin kirlenme denetimi ve arıtma teknolojisinde gittikçe artan kirlilik giderimine karşı gelen beş düzey tanımlanması mümkündür. Düzey: Bileşik Atıksu Akımının İkinci Kademe Arıtımı 1. Aktif çamur sisteminin değişik tipleri.6. BOI ve TAM (Toplam Askı Maddesi)’ın büyük bir kısmı. Elektrodializ. düzeyden sonra bileşik atıksu akımının biyolojik arıtımında en çok kullanılan sistemler: Çeşitli tipte lagünler (havalı/havasız). Yüksek hızlı damlatmalı filtreler şeklinde sıralanabilir.

ÖİK:374.C. Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Et Kombinalarının Sayı ve Kapasiteleri Tablo:XI. İTÜ. Kaynaklar 1.10. 2. Endüstriyel Atıksuların Kontrol ve Kısıtlama Esasları Projesi.1991. 4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TURKİYE ÇEVRE ATLASI Amonyak sıyırma. 2678 Sayılı Yasaya Göre Kurulan veya Daha Önce Kurulmuş Olup da Adı Geçen Yasanın İlgili Maddesine Göre Modernize Edilen Özel Sektör Tesislerinin Listesi de Tablo:XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Kimyasal çökeltme.10. sanki bir su kaynağı gibi kullanımı gözönüne alınır.5. Çevre ve Şehircilik Uygulama Araştırma Merkezi. 313 . XI. Mezbahalar ve Et Ürünleri Endüstrisi. Et Sanayi ÖİK Raporu. Ters ozmos olarak sıralanabilir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. APK Dairesi Başkanlığı. Bu konuda özellikle tarım alanlarının sulanması en çok uygulama alanı bulmuştur.3‘de. 2001. VI.10.4’de. 1993.6. Düzey: Alıcı Ortama Deşarj Yapmama Bu durumda en ileri kademeye kadar arıtılmış suyun.10.5. Kamuya ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Tablo:XI.’de verilmiştir. sığ havuzlardan toplanan ileri derecede arıtılmış atıksuyu buharlaştırmaktır. Karbon absorbsiyonu.T. 1984. Yayın No: DPT:2251. DPT. APK Dairesi Başkanlığı. 3. Bir diğer yöntem de. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Et ve Balık Kurumu.

Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 İli Adana Afyon Ağrı Amasya Ankara Antalya Artvin Aydın Balıkesir Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hatay Isparta İstanbul İzmir İçel Bulunduğu Bölge Akdeniz Ege Bölgesi Doğu Anadolu Orta Karadeniz İç Anadolu Akdeniz Doğu Karadeniz Ege Bölgesi Marmara Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Batı Karadeniz Akdeniz Marmara Orta Karadeniz Orta Karadeniz Ege Bölgesi Güney Doğu Anadolu Marmara Doğu Anadolu Doğu Anadolu Doğu Anadolu İç Anadolu Güney Doğu Anadolu Doğu Karadeniz Orta Karadeniz Akdeniz Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Akdeniz Kesimhane-Kombina Sayısı 17 14 6 8 28 13 8 32 23 6 6 7 16 6 13 7 9 11 12 8 10 8 6 9 6 10 5 13 12 29 30 9 Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 662 603 256 530 1358 119 148 349 712 287 295 288 167 331 755 80 318 310 227 191 326 400 1200 635 329 230 380 279 297 2007 1368 229 7545 2082 2260 2250 4889 399 264 1050 5530 479 2280 2487 412 2885 3190 190 1074 2545 2164 325 1765 1665 8750 4350 4464 475 600 1490 530 45560 7333 1141 314 .Tablo:XI.10.3.

Maraş Akdeniz 7 256 1156 35 Kastamonu Batı Karadeniz 14 621 2590 36 Kayseri İç Anadolu 15 296 1510 37 Kırklareli Marmara 17 293 942 38 Kırşehir İç Anadolu 4 110 550 39 Kocaeli Marmara 11 400 915 40 Konya İç Anadolu 17 1400 3480 41 Kütahya Ege Bölgesi 8 275 490 42 Malatya Doğu Anadolu 9 580 3040 43 Manisa Ege Bölgesi 30 563 3420 44 Mardin Güney Doğu Anadolu 13 272 2350 45 Muğla Ege Bölgesi 12 83 313 46 Muş Doğu Anadolu 4 45 126 47 Nevşehir İç Anadolu 9 179 400 48 Niğde İç Anadolu 6 118 343 49 Ordu Doğu Karadeniz 14 375 413 50 Rize Doğu Anadolu 8 130 60 51 Sakarya Marmara 17 1730 6640 52 Samsun Orta Karadeniz 22 560 1320 53 Siirt Güney Doğu Anadolu 8 50 310 54 Sivas İç Anadolu 16 514 2455 55 Ş. 315 .10. Yayın No: DPT: 2251. 1991. Kırmızı Et Sanayi ÖİK Raporu.3. VI.Tablo:XI. ÖİK :374. Beş Yıllık Kalkınma Planı.(Devam)Türkiye’deki Mevcut Kesimhane ve Kombinaların Sayıları ve Kapasiteleri Günlük Kesim Kapasitesi Sıra İli Bulunduğu Kesimhane-Kombina No Bölge Sayısı Büyükbaş (adet) Küçükbaş (adet) 33 Kars Doğu Anadolu 17 528 2832 34 K.Urfa Güney Doğu Anadolu 10 176 2290 56 Tekirdağ Marmara 12 320 1529 57 Tokat Orta Karadeniz 8 331 1183 58 Trabzon Doğu Karadeniz 12 295 205 59 Tunceli Güney Doğu Anadolu 8 79 210 60 Uşak Ege Bölgesi 6 118 435 61 Van Doğu Anadolu 7 625 2694 62 Yozgat İç Anadolu 9 230 1050 63 Zonguldak Batı Karadeniz 21 506 810 Toplam Kesimhane-Kombina Üretim Kapasitesi 769 27724 168514 Kaynak: DPT.

Urfa 1968 Özel 25 Tatvan Doğu Anadolu Van 1976 Özel 26 Van(*) Doğu Anadolu Van 1980 Kamu 27 Yüksekova G. APK Daire Başkanlığı.Tablo:XI. Türkiye’de Kamu ve Özel Sektöre Ait Et Kombinaları ve Kapasiteleri Sıra No Kombinalar Bulunduğu Bölge İli Açılış Tarihi Statüsü Pratik Kap.4. 316 . Kaynak: Et ve Balık Kurumu.Antep G. (Ton/Yıl) 11000 11750 11000 11750 11750 11000 11000 11000 11000 12500 6250 11750 11000 11000 11750 11000 11750 12500 11750 11750 11750 11750 11000 11000 11000 11000 11750 303500 Teorik Kap. Doğu Anadolu Mardin 1987 Özel 18 Konya(*) İç Anadolu Konya 1956 Kamu 19 Malatya(*) Doğu Anadolu Malatya 1984 Özel 20 Manisa(*) Ege Bölgesi Manisa 1980 Kamu 21 Sakarya(*) Marmara Sakarya 1978 Kamu 22 Sivas İç Anadolu Sivas 1984 Özel 23 Suluova(*) Orta Karadeniz Amasya 1977 Özel 24 Ş. diğer kombinalarda üç gözlü foseptik çukuru kullanılmaktadır. (Ton/Yıl) 22000 23500 22000 23500 23500 22000 22000 22000 22000 25000 12500 23500 22000 22000 23500 22000 23500 25000 23500 23500 23500 22000 22000 22000 22000 22000 23500 607000 KESİM KAPASİTESİ Baş/Gün KB 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 1000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2600 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 2000 54200 BB 320 360 320 360 360 320 320 320 320 320 200 360 320 320 360 320 360 320 360 360 360 360 320 320 320 320 360 8930 Bin Baş/Yıl KB 500 500 500 500 500 500 500 500 500 650 250 500 500 500 500 500 500 650 500 500 500 500 500 500 500 500 500 13550 BB 80 90 80 90 90 80 80 80 80 80 50 90 80 80 90 80 90 80 90 90 90 90 80 80 80 80 90 2240 1 Adana(*) Akdeniz Adana 1975 Kamu 2 Afyon Ege Bölgesi Afyon 1984 Özel 3 Ağrı Doğu Anadolu Ağrı 1976 Özel 4 Bayburt Orta Karadeniz Bayburt 1991 Özel 5 Bingöl(*) Doğu Anadolu Bingöl 1987 Kamu 6 Burdur Akdeniz Burdur 1977 Özel 7 Bursa Marmara Bursa 1970 Özel 8 Diyarbakır(*) G. Doğu Anadolu G.Urfa G. 2001. Doğu Anadolu Diyarbakır 1973 Kamu 9 Elazığ Doğu Anadolu Elazığ 1968 Özel 10 Erzurum(*) Doğu Anadolu Erzurum 1953 Kamu 11 Erzincan Doğu Anadolu Erzincan 1990 Özel 12 Eskişehir İç Anadolu Eskişehir 1984 Özel 13 G.Antep 1978 Özel 14 Kars Doğu Anadolu Kars 1972 Özel 15 Kastamonu Batı Karadeniz Kastamonu 1985 Özel 16 Kayseri(*) İç Anadolu Kayseri 1971 Kamu 17 Kızıltepe G.10. Doğu Anadolu Ş. Doğu Anadolu Hakkari 1987 Özel Toplam 27 Et Kombinası Üretim Kapasitesi (*) Arıtım tesisleri mevcuttur.

Ş. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 İli Adana Adapazarı Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Afyon Aksaray Ankara Ankara Ankara Ankara Aydın Bursa Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum Erzurum G. A.Ş. Ettat Güncüoğlu Özetsan Nakliyat ve Et San.Ş. Nizip Belediyesi Hadi Doğan Beşler Et Gıda San.Ş.San. Şti. Tic. Tic.10. Yem ve Yağ San.Anadolu D.Ş. Mehmet Özdabak İmeks Hay. Başak Et ve San. D.Ş. Anadolu Akdeniz Marmara Marmara Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 100 BB/a 80 BB/a 50 BB/a 150 BB/a 50 BB/a 60 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 75 BB/a 200 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 200 BB/a 50 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 2500 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 1000 KB/a 1000 KB/a 500 KB/a 500 KB/a 2000 KB/a 1750 KB/a 150 KB/a 200 KB/a 100 KB/a 200 KB/a 800 KB/a 200 KB/a - 317 .Ş. Paz. Ltd.Anadolu D.A.Ş: Ahmet Kocaşaban ve Müstekileri İkbal Et Kombinası İm. Gel. T. Ettas Et ve Et Mam.5.Anadolu G. ve Et Tes.Anadolu D. Coşkun Et ve Et Mam.Antep İçel İstanbul İstanbul Ünvanı İsmet Turan Et Kombinası Demircioğlu Gıda ve Et San. A. A. Yavuzlar Entegre A.A.Ş. Tic. İmal A. Kule Kardeşler Et Kombinası Ahmet Mumsurlar Mühsürler Kardeşlar Ali Şevki Topçu Portakaloğulları Et Gıda A. Oral Et Entegre Tesis A. Ltd. Özser Et Kombinası A. Harmancı Et Ent.Şti.Ş.Anadolu D. Bulunduğu Bölge Akdeniz Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu Ege Bölgesi Marmara D. San.Tablo:XI. San. Ahmet Bilikçi Ege Et Mam.

Ş. Tes. Tic. İth. A.Ş. A. A. Pınar Ent. Seven Et Gıda San. Boğaziçi Et ve Gıda San. İsmer İstanbul Mez. A. Türkiye’de 2678 Sayılı Yasaya Göre Açılma İzni Alan Faal Durumdaki Tesisler (Devam) Sıra No 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 İli İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İstanbul İzmir İzmir İzmir Karaman Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kayseri Kırşehir Konya Konya Sivas Van Ünvanı Bulunduğu Bölge Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Marmara Ege Bölgesi Ege Bölgesi Ege Bölgesi İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu İç Anadolu D. Tic. Rend. Maret Besicilik ve Et San. Tic. Şarket Van Et Entegre A. Eğinoğlu Et Kombinası Kaynak: Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. Tic. Tic. Etsan Gıda San.Ş: Maç Tarımsal San.Ş. Ş. A. Sendana Et ve Et Ür. 318 . Ltd. Ender Ent. San.Tablo:XI. 1993. Koll. Tic. Şaban ve Şeref Ünlü Et Kombinası Altın Kardeşler Un ve Yem A. San.10. Sahranı Mam.Ş. A. Et ve Yem San. Başyazıcıoğlum Et ve Gıda San. Tic. Çekmece Et ve Et Ürünleri Tic. A.Ş. Çoban Et Entegre Tesisleri Tansaş Karet Kardeşler Gıda Mad. Kellecioğlu Et ev Et Mam. Et ve Mam.Anadolu Günlük Kesim Kapasitesi Büyükbaş (Adet) 55 BB/a 50 BB/a 333 BB/a 350 BB/a 50 BB/a 55 BB/a 250 BB/a 50 BB/a 142 BB/a 50 BB/a 700 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 50 BB/a 100 BB/a 200 BB/a 200 BB/a 50 BB/a Küçükbaş (Adet) 220 BB/a 2133 BB/a 7000 BB/a 200 BB/a 2000 BB/a 600 BB/a 7000 BB/a 500 BB/a 400 BB/a 1000 BB/a 800 BB/a 1000 BB/a - Apikoğlu Kardeşler Et San. A. Özdanacı Et ve Et Mam. Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. İth.Ş. İhr.5.Ş.Ş.Ş.

Deri işleme endüstrisinde ana hammadde deridir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Deri İşleme Tesislerinde Üretilen Ürünler Ham derilerin işlenme tarzlarına ve kullanım yollarına göre üretilen işlenmiş deri çeşitleri şunlardır: a. et üretiminin yan ürünleri arasında değer bakımından et üretimi maliyetini düşüren birinci derecede önemi olan bir yan üründür. Koyun Kuzu Kıl keçi Kılkeçi Yavru Tiftik Keçi Dana 1 235 790 1 084 280 1 159 320 1 134 300 1 228 565 975 840 1 027 721 1 292 730 1 154 150 Manda 90 980 65 780 59 810 55 340 61 805 42 140 22 080 39 930 29 983 Deve 340 390 170 100 160 80 20 58 83 XI.1. Türk deri sektörünün 1980’li yıllarda geçirdiği yapısal değişiklik.11. sınıflandırılarak işlenmesi sanatıdır. ayakkabı ve terliklerin alt kısımlarının yapımında kullanılır.1990-1998 yıllarına ait deri üretimleri Tablo:XI. Yayın No: DPT: 2519. mezbahalardan ve diğer et kesimi kaynaklarından elde edilen ham derilerin kullanma şekillerine ve mahalli koruma geleneklerine göre yüzülmesi.T. Kullanılan ham deriler küçükbaş ve büyükbaş hayvan derileri olarak iki ana grupta toplanır. 1930’lu yıllarda her kasabada bir tabakçılık işine rastlanırken. 1986 yılında başlatılan Tuzla Organize Deri Sanayi Bölgesi Projesi.11.1’de verilmiştir. keçi ve oğlak olmak üzere at. 319 . Türkiye’de Deri Üretimleri ( 1990-1998) Yıllar Sığır Tiftik Keçi Oğlak 1990 5 595 360 4 715 790 1 036 450 400 120 135 660 6 860 1 805 560 1991 4 562 800 4 101 580 912 120 284 570 89 090 4 080 1 288 030 1992 4 463 340 3 707 130 816 950 238 370 66 450 8 180 1 107 620 1993 3 881 220 3 629 930 770 290 206 370 55 000 4 120 1 155 950 1994 4 363 780 3 993 360 713 120 226 310 28 610 5 390 1 236 500 1995 3 495 340 2 501 160 638 730 237 250 26 500 4 010 1 018 660 1996 2 831 790 3 223 540 554 309 209 411 27 250 2 860 963 299 1997 3 228 440 3 861 390 711 580 258 860 25 420 2 080 1 315 340 1998 4 343 032 4 241 486 1 131 901 260 063 35 488 5 620 1 241 175 Kaynak: DPT. işin özünde ileri teknolojinin yer alması.11. Türkiye’de büyük miktarlarda kullanılan küçükbaş ham deriler koyun. kuzu. Türkiye’de 1920. VIII. ÖİK: 537. yağ ve diğer yabancı maddelerden temizlenip.1. Deri tabakçılığı ve üretimi arasında kullanılan bazı kimyasal maddelerin yarattığı olası çevre kirliliği riski. TÜRKİYE’DE DERİ SANAYİ VE ÇEVRE Deri işleme sanayi. Harçlı Kösele: Ağır manda ve sığır derilerinden bitkisel ve sentetik sepileme maddeleri kullanılarak hazırlanan harçlı kösele. zanaatın zamanla sanayiye dönüşmesi. katır ve deve derileri ile av ve kürk hayvanlarının derileri de işlenmektedir. rekabet koşulları.C. çevre kirliliği olgusu dericiliğin belli bölgelerde. bu tür sanayilerin çok daha güvenli üretim birimlerinde yapılması gerektiğini ortaya çıkarmıştır. deri üretimini olumsuz yönde etkilemiştir. 1992 yılında hazır duruma gelmiş ve deri üretim birimleri yavaş yavaş bu sanayi bölgesine taşınmaya başlamıştır. Beş Yıllık Kalkınma Planı. giderek deri organize bölgelerinde yer alması sonucunu yaratmıştır.11. Tablo:XI. Bugün ham deri.

Sahtiyan olarak tanımlanan mamul deriler elde edilmektedir. Deri işleme endüstrisine ait genel akım şeması Şekil: XI. Kullanılan başlıca sepileme maddeleri krom tuzları. Piklajda genellikle sülfirikasit ve sülfirikasitin deriyi aşırı şişirmesini önlemek içinde sodyumklorür kullanılır. b.2.11. Rugan. bitkisel tanenler ve sentetik sepileyicilerdir. küçükbaş hayvan derilerinden Kürk-Süet. Sama: Bu proseste tripsin gibi proteolitik enzimler kullanılır. Kanatlara ayırma ve budama. c.T. Napa: Koyun ve keçi derilerinin krom sepilemesiyle elde edilmektedir. Tartma ve ayıklama. c. Muton-Dore.11. Bunlardan başka büyükbaş hayvan derilerinden Vaketa. Ham deri teslim alma ve depolama. Semikrom Kösele: İnek ve öküz derilerine önce bitkisel ve sentetik sepileme. XI.2.1. Deri İşleme Prosesleri Ham derilere mamul deri haline gelene kadar uygulanan işlemler dört ana gruba ayrılır. b. d. Süet: Her türlü büyük ve küçükbaş hayvan derilerinden krom sepilemesi yöntemiyle elde edilen ve daha sonra derinin iç kısmı zımparalanıp kadife görünümü kazandırılarak elde edilir. Sepileme Kısmı a. sürtünmeye ve aşınmaya dayanıklığı gibi mekanik özellikleri de iyileşir.2. Yarma. XI. Vidala: Çoğunlukla ayakkabı yüzlüğü olarak kullanılan vidala. derideki ham kolojen elyafının ayrışma ve çürümesini engelleyerek kararlı bir ürüne dönüştürür. e.11. 320 . c. Kromlu Kösele: Krom tuzlarıyla sepilenen ağır sığır ve manda derilerinden elde edilen bu köseleler ayakkabı tabanında ve transmisyon kayışlarının yapımında kullanılır. Ayrıca malzemenin boyut stabilitesi.1’de verilmiştir.2. Glase. büyükbaş hayvan derilerine genellikle krom sepileme uygulanarak elde edilir. Kaveleta ve kıl sökme. XI. asit bir ortam yaratarak deriyi sepiye hazırlar.C. Piklaj: Piklaj. Sepi: Sepileme maddeleri. Nubuk. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b. sonra da krom sepileme uygulanarak elde edilir.11. e. f. d. Genellikle dolapta yürütülen bu proses sırasında derinin hafif şişmesi kalojen elyafının ayrılmasını sağlayarak sepinin deriye daha iyi işlemesine zemin hazırlar. Sama prosesi ile ayrıca kıl kökleri ve pigmentler gibi istenmeyen kalıntıların birçoğu giderilir. Bu doğal katalizörler. Islatma ve yıkama. Kireçlik Proses ve İşlemler a. aminoasit zincirlerini birbirine bağlayan peptit bağlarını hidrolize uğratarak kalojen protein elyafının ayrılmasını kolaylaştırırlar.

DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA TARTMA VE AYIKLAMA KAVALETA KİREÇLEME KISMI KIL SÖKME ERİTEREK GERİ KAZANARAK TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI SAMA PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ İKİNCİ SEPİ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE İKİNCİ SEPİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA İKİNCİ SEPİ BOYAMA. YAĞLAMA HAZIRLAMA ASMA FIRIN KURUTMA GERGEF VAKUM TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT Şekil: XI.T.11.1. Deri İşleme Endüstrisi Genel Proses Akım Şeması 321 .C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI HAM DERİ TESLİM ALMA .

2’de verilmiştir. Genelleştirilmiş deri işleme akım şeması üzerinde hammadde ve tüm proses ilişkileri Şekil:XI. Traşlama artıkları krom talaşı olarak adlandırılır. b.4. su kullanılır.1. XI. Boyama.3. Atıksu Kaynakları ve Özellikleri Deri işleme endüstrisinde büyük miktarlarda amaçları şöyle özetlenebilir. Yağlama a. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI d. Yağlama: Yağlama işlemi boya çözeltisini boşaltıp yerine sülfatlanmış veya oksitlenmiş bitkisel veya hayvansal yağ çözeltisi emülsiyonları ve diğer maddeler konarak aynı dolaplarda yapılabilir. dolaptaki ikinci sepi şerbetinin dökülüp yerine boya çözeltisi konulması ile yapılmaktadır.3. Ağartma ve Boyama: Kösele yapımında tanen sepisinden çıkan deriler sodyumbikarbonat ve sülfirikasitle bir ağartma prosesine tabi tutulabilir. iskefe. Deri daha sonra üniform bir kalınlığa getirmek üzere yarma makinesinde ayrılan ve yarma deri olarak adlandırılan iç kısmı süet vb.T. b. Traşlama ile deri istenen kalınlığa getirilir. Boyama ve yağlama adımlarında kullanılan kimyasal maddeler için taşıyıcı olarak. finisaj işlemlerine yer verilir. deriye belli bir oranda nem vermek için yapılır. Finisajda bir kaç kat halinde su ve çözücü bazlı maddeler uygulanarak derinin aşınma direnci ve görünüş özellikleri iyileştirilir. Sıkma-Yarma-Traşlama İşlemleri: Krom sepisinden çıkan deri önce merdaneler arasından geçirilerek sıkılır ve fazla nemi alınır. normal olarak atıksu oluşumuna yol açmayan bir dizi işleme tabi tutularak mamul cinsine ve bitmiş üründe işlenen kalite özelliklerine göre değişmekle birlikte genellikle kurutma. XI. gergef.11. Bazı işleme adımlarının sonunda istenmeyen ürün veya kalıntıların derinin üzerinden uzaklaştırılması vb. Son İşlemler Yağlama sonrasında deri. türde işlenmiş deri yapımında da kullanılır. c. İkinci Sepi: İşlenmiş deri özelliklerine bağlı olarak derilere ikinci bir sepi uygulanır. 322 . tavlama. İskefe de deriler gergeflerde dört tarafından gerilir. Deri İşleme Tesislerine Ait Atık Türleri XI. Kullanılan boyalar genellikle asidik ve direkt boyalardır. İkinci Sepi.11.2. XI. Boyama işlemi ise.11. Başlıca kullanım Ham derilerin ıslatılması ve yıkanması. esneklik ve yırtınmaya karşı dayanıklılık kazandırır. c. Bu madde derinin kaybettiği doğal yağların yerine geçerek deriye yumuşaklık. Kurutma açık havada veya fırında yapılır.C. a. Dolaplarda bir kaç süre ile yürütülen bu proseste ilkinden farklı sepileme maddeleri uygulanır. budama. Kimyasal maddelerin derilerle reaksiyona girmesini sağlayan bir ortam olarak.11.11.3. Bu işlemden sonra asıl deride kalan etli kısımlar traşlama işlemiyle giderilir. Tavlama.2.

SU İKİNCİ SEPİ TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ AĞARTMA VE BOYAMA YAĞLAMA HAZIRLAMA BOYALAR VE PİGMENTLER YAĞLAR İKİNCİ SEPİ ASMA GERGEF KURUTMA FIRIN VAKUM YIKAMA SULARI VAKUM TOZU TAVLAMA İSKEFE ZIMPARA FİNİSAJ MADDELERİ SON İŞLEMLER FİNİSAJ ÖLÇME AYIRMA SEVKİYAT ARITILACAK VE UZAKLAŞTIRILACAK SIVI VE KATI ATIKLAR ZIMPARA TOZU FİNİSAJ ATIKLARI 323 Şekil: XI.DEPOLAMA KANATLARA AYIRMA VE BUDAMA KİREÇLEME KISMI SU TARTMA VE AYIKLAMA BUDANMIŞ KIRPINTILAR ISLATMA VE YIKAMA KAVALETA TOPRAK. BOYALAR VE PİGMENTLER KİMYASAL EMİLGATÖRLER. ÇÖZÜNMÜŞ KIL. SAMA TUZ ÇÖZELTİSİ VE ASİT SEPİLEME MADDESİ. SU.KAN. Genelleştirilmiş Deri İşleme Akım Şeması Üzerinde Hammadde Proses İlişkileri . YAĞLAR .TUZ.DIŞKI.T.PROTEİNLER. LİFSİZ PROTEİN. AĞARTICILAR.YAĞ KIL SÖKÜCÜ KİMYASAL MADDELER SU ERİTEREK KIL SÖKME GERİ KAZANARAK KIL ( GERİ KAZANMA) KIL. KAVALETA ATIKLARI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI EKLENEN MADDELER PROSESLER TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI KATI VE SIVI ATIKLAR HAM DERİ TESLİM ALMA .C. KİMYASAL MADDELER İKİNCİ SEPİ TRAŞ TOZU ( TALAŞ) SU SEPİLEME MADDESİ. SU PİKLAJ SEPİ SIKMA SEPİLEME KISMI YARMA ÜST DERİ TRAŞ YARMA DERİ İŞLEME TESİSİNE TESBİT OLUNMAMIŞ SEPİLEME MADDELERİ PİGMENTLER.11.İDRAR.2.

324 . pH. tuz. pigmentler. TAM. Kavaleta atıklar. e. bakır ve süyanürdür. Krom dışında atıksularda rastlanan inorganik toksik kirleticiler çinko.11. Zararlı Atıklar Deri işleme endüstrisi katı atıklar (ızgara ve eleklerde tutulan katılar ve arıtma çamurları dahil) zararlı atık niteliğindedir ve bu atıkların toplanması. krom gibi tabaklayıcıların kullanılması halinde daha fazla su sarf edilmektedir. uzaklaştırılması veya çeşitli biçimlerde değerlendirilmesi sırasında potansiyel zararlarına karşı özel önlemler alınmalıdır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Hemen hemen her deri işleme adımında atıksular meydana gelmektedir. sülfür. krom tuzları gibi inorganik maddeler. toplam miktarda tesisin hacmine bağlıdır. Atıksularda çözünmüş ve askıda organik madde. Siyanür de hem boyalarda hem de doğal tanenlerde bulunabilir. sepileme maddeleri. Herhangi bir tesiste meydana gelen spesifik atık tipleri o tesiste yürütülen üretim proseslerine.T. dolayında su kullanıldığı kabul edilmektedir. XI.11. Geleneksel yöntemlerle derilerin işlenmesinde 1 kg deri için. Amonyak. h. kurşun ve çinkodur. Ham deri kırpıntıları. amonyak ve az miktarda diğer besleyiciler ve antraks bulunabilir. arıtılması.3. 50-100 lt. fikse olmamış kimyasal maddeler. a. Yağ ve Gres. Arıtma çamurları.2. Genellikle bitkisel tabaklayıcı maddelerin kullanılması halinde daha az. d. Katı Atıklar Ön arıtma ya da arıtma sitemi olan deri işleme tesislerinde aşağıdaki katı atıkların bir kısmı veya tamamı meydana gelir. ekstraktlar. Mamül deri kırpıntıları. işlem süresine ve işleme giren kimyasal maddelerin özelliklerine göre değişmektedir.3. XI. BOI5. f. Sülfür ve Toksik kirleticiler olarak sayılabilir. depolanması. Katı atıklarda bulunan başlıca kirleticiler krom ve daha az miktarlarda olmak üzere bakır. kum ve hayvan dışkı ve salgıları biçiminde katılırlar. i. b. Metaller tipik olarak organometalik boyalardan kaynaklanmaktadırlar. Deri işleme adımlarında kullanılan kimyasal maddelerden birçoğu toksik bileşenler içerirler. Toplam Kjeldahl Azotu (TKA). toprak. Bu bileşenler atıksulara protein yapısındaki maddeler. nikel. En büyük miktarda kullanılan toksik kirletici kromdur. KOI. g. yine birçok toksik madde çözücü veya boya taşıyıcısı olarak kullanılır. boyalar. yağ. Deri sanayinde su tüketimi bir prosesten diğerine değişiklik göstermektedir. Atıksulardaki en önemli kirleticiler ve kirletici parametreleri şunlardır. Genel tesis atıkları. Finisaj maddeleri kalıntıları. Kıl c. kurşun.3. kıl doku. Zımpara tozu. Sepilenmiş deri kırpıntı ve talaşları. Atıkların özellikleri ise uygulanan işlemin türüne.C.

Sudaki ve çamurdaki kirleticilerin ayrışması sonucu tad ve koku oluşur. krom deşarj sınırlarının düşürülmesi. tam yanmanın gerçekleşmediği kazanlar ise uçucu kil-is benzeri emisyonlarla bir diğer hava kirlenmesi kaynağı olmaktadır.4. Bu oluşum boşaltım noktasının hemen yakınında meydana gelir.4. Deri işleme tesislerinde. Bunlardan biri sülfür diğeri de zımpara taşlarıdır. Sözkonusu Çevre Protokolü ile deri sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin en geç 1998 yılı sonuna kadar ya arıtma sistemine sahip herhangi bir organize sanayi bölgesinde yer almaları ya da kendi arıtma sistemlerini kurmaları benimsenmiştir. Hammadde kullanımının artığı olarak sadece katı atık üretmektedir.11.T. Bu çerçevede. XI. atıklardaki toksik 325 . Deri sanayinin çevreye uyum çabaları sonucunda halihazırda deri konfeksiyon sektöründe (üretilen malların % 70’inde) çevreye duyarlı yöntemler uygulanır durumdadır. XI. Deri eşya sektörü kimyasal veya biyolojik atığı olmayan bir iş koludur. Çevreye verilen gaz. Akarsuyun ikincil kirlenmesi çamur birikintilerinin ayrışması sonucu olur ve bu proses süresince kötü kokulu gazlar açığa çıkar. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. su kalitesi kötüleşir. Deri dış atıkları ise sanayi katı atık toplama sistemi içinde yerel belediye çöpleri ile atılmaktadır. Bu koku kirlenme kaynağından çok uzakta bile duyulabilir. Deri atıkları tekrar salpa imalatında girdi olarak kullanılmakta ve çevre sorunu yaratmamaktadır.4.C. Hava Kirlenmesi Deri işleme tesislerinde başlıca iki hava kirlenmesi kaynağı vardır. finisajda çözücü (solvent) kullanımının kısıtlanması gibi.1.11. Organik maddeler ve sülfür bileşikleri çözeltide ve çamurda kimyasal ve biyokimyasal oksidasyon prosesleri sonucu büyük bir oksijen tüketimine neden olurlar. çevresel konuların önemli olduğundan hareket eden Deri Sanayi. Deri İşleme Atıksularının Çevreye Etkileri Arıtılmamış deri sanayi atıksularının alıcı sulara boşaltılması çamurun dipte birikmesine neden olur.11.3. Bu protokolle deri sanayicileri. üretimde ülke genelinde kısıtlayıcı tedbirler alınmalıdır. belli bir geçiş süreci elde ederek uyum sağlama çalışmalarına başlamışlardır. sıvı ve katı atıkların zararları için detaylı incelemeler yapılmalı ve çevreyi daha az kirleten ve atık miktarları düşük teknolojilerin uygulanması için kanuni zorluklar veya sınırlamalar getirilmelidir. Örneğin. alıcı suyun çözünmüş oksijen konsantrasyonunu azaltırlar. Çevre Bakanlığı ile 1994 yılında bir “Çevre Protokolü” imzalanmasını sağlamıştır. Deri işleme sanayinin çevreyi koruması gerekliliği göz önüne alındığında. Deri Sanayine Ait Atık Türleri ve Çevreye Etkileri Türk deri konfeksiyon sektörü çevreye duyarlı üretim tekniklerinin adapte edilmesi konusunda 1990’lı yılların başından itibaren çabalarını yoğunlaştırmış bulunmaktadır.

Atıksularda bulunan sülfür. . debinin düzenli bir şekilde arıtma tesisine verilmesi sağlanır.1. dışarı atılabilir. et. . Böylece 24 saat süresince. Atık sulardaki BOI5.2. XI.1.1.1.11. hayvanlarda ve insanlarda bulaşıcı hastalıkların oluşmasına neden olur.1. Deri Sanayi ve Arıtma Sistemleri Deri işleme endüstrisi kapsamındaki kuruluşlarda bazı tesis içi düzenlemelerle atıksu miktarlarını ve atık sulardaki kirletici konsantrasyonlarının düşürülmesi.11.5.5.5. deniz gibi yüzey sularında çözünmüş durumda bulunan oksijeni azaltarak suda yaşayan canlıları etkiler.11. pH 8’in altında hidrojen sülfüre dönüşerek atmosfere zehirli H2S gazı çıkışına neden olur.1. XI. akarsu. Deri atıksuları ile gelen anthrax bakterilerinin varlığı alıcı suda enfeksiyona. Kromun Uzaklaştırılması XI. askıda katı madde ve toksik maddeler bakımında çok tehlikedir. Bu gaz kanalizasyonda ve arıtma sisteminde çalışan personel için hayati tehlike kaynağıdır.11. BOI5. dengeleme işlemi gereklidir. Izgaralarda tutulan kılların geri kazanılması mümkündür. Deri. Atıkların Dengelenmesi: Eğer atıksu. XI.Kaçaklara ve dökülmelere neden olan hatalı ve bozuk donanımın değiştirilmesi.Proses değişiklikleri /su tasarrufu ve yeniden kullanımı. hidrojen sülfür gibi istenmeyen ayrışma ürünleri meydana gelir. evsel atıksu arıtma tesisinde birlikte arıtılacak ise. sülfürik asite yükseltgenerek kanallarda ve arıtma sitemlerinde korozyona neden olur. .Spesifik atık bileşenlerinin giderilmesi. arıtmayla ilgili yatırım ve işletme giderlerinin azaltılmasına yönelik önlemler şöyle sıralanabilir: . Büyük tesislerde ızgara kanalının mekanik olarak temizlenmesi yapılır. XI.Kullanılmış proses çözeltilerinin veya içlerindeki değerli maddelerin geri kazanılması veya geri devredilmesi. Deri Sanayi Atıksularının Arıtımında Kullanılan Teknolojiler XI.1. Ön Çökeltme: Küçük bir tesiste çökeltme işlemi bir çökeltim havuzunda yapılabilir. .11. Hidrojen sülfür.1. yağ ve kıl parçalarının yaklaşık % 40-60’ı ızgaradan geçme ve eleme sırasında tutulur. göl. Çökelen katılar taşınabilir bir pompa kullanılarak zaman zaman dışarıya pompalanabilir.5. Mekanik Arıtma: Izgara ve elekler yardımı ile iri süspanse katı maddeler ayrılır.C. ya da tesis çok küçük ise büyük kepçelerle alınıp.3.1.T.11. 326 .1.5.Atıksu akımlarının ayrılması.5. BOI5’dan ötürü oksijen konsantrasyonu düştükçe balıklar ve sudaki aerobik hayatın diğer tamamıyla tükendiğinde anaerobik ayrışma baş gösterir ve metan.Proseslerde kullanılan kimyasal maddelerin değiştirilmesi. Deri atıksuları alıcı ortamlar için patojenik bakteriler. Büyük tabakhane tesisleri olması durumunda sürekli çalışan çökeltim havuzları tercih edilmelidir. . Çürük yumurta kokulu bu gaz boyaların rengini soldurarak eşyaya zarar verir. Cr+6 bileşiklerinin yüksek konsantrasyonları canlılarda toksik etki yaparak onları öldürebilir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI krom bileşikleri balıkların ve diğer akuatik canlıların yaşamına ters etkiler yaparlar.

Yayın No: DPT:2519.XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Çevre Bakanlığı.4. ayakkabı yüzlük deri (vidala ve glase) işletmeleri ile elbiselik deri (zig). bu tip atıklar için alüminyum sülfat kullanılması gerekmektedir.5.1. 9. Deri Sanayindeki Mevcut Durum Deri işleme sektörü üretilen mamul gruplarına göre farklılıklar gösterir. Tablo: XI.11. Çeşitli bölgelerimize yayılmış bu işletmeler birkaç yüz (300-400 kg) deri işleyenlerden günde 60. kürk ve kösele işleyen işletmeler arasında büyük farklar vardır. Şüphesiz bunların girdileri. VIII.C. Çevre Kirliliğine Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü. Türkiye genelinde 76 merkezde deri üretimi yapılırken endüstriyel anlamda deri üretimi ve arıtma ünitelerine ilişkin bilgiler Tablo. Buna göre. XI. Kimyasal arıtma sırasında sülfürler ve albüminli bileşikler atıktan uzaklaştırılır.Antakya Merkez 40 30 8 Isparta Merkez 50 40 Isparta Yalvaç 40 30 10 İstanbul Tuzla 150 70 11 İzmir Menemen 100 40 İzmir Torbalı 4 3 12 Kayseri Develi 1 13 Manisa Merkez 40 20 Manisa Kula 40 10 14 Niğde Bor 60 40 15 Sakarya Merkez 6 16 Tekirdağ Çorlu 100 60 17 Uşak Merkez 300 50 18 Münferit Fabrikalar 10 10 Toplam 1372 618 Kaynak: 1. Al2SO4 veya Fe2SO4 en çok kullanılan kimyasal koagülantlardır. Bunları sanatkar üretim yapan ufak işletmeler ve endüstriyel üretim yapan kapasitesi yüksek işletmeler olarak ikiye ayırmak yerinde olur. mamulleri ve problemleri farklı farklıdır. Bitkisel dibağlama işlemlerinin atıksularının arıtılmasında demir sülfat uygun sonuçlar vermediğinde. Demir sülfat ile yapılan arıtma işlemlerinde ayrıca kireç ilavesi de gerekli olmaktadır. kimyasal arıtma sırasında uzaklaştırılabilir. 2001.6.T. İlin Adı İlçe Adı Arıtma Tesisi Durumu Yok Yok Yok Yok Yok Var Yok Yok Yok Yok Var Var Var Var Yok Yok Yok Yok Var Yok - 327 .2 Türkiye’de Deri İşleme Tesislerinin Arıtma Ünitelerine İlişkin Bilgiler Sıra No Fiili Çalışan Kurulu Tesis Sayısı Tesis ( 1998-1999) Sayısı 1 Bolu Gerede 120 60 2 Balıkesir Merkez 5 5 Balıkesir Gönen 60 30 3 Bursa Merkez 80 50 Bursa Mustafa Kemal Paşa 30 20 4 Çanakkale Biga 48 Çanakkale Ezine 8 5 5 Denizli Merkez 60 30 6 Gaziantep Merkez 20 15 7 Hatay. 2.2’de verilmiştir.000 kg deri işleyene kadar çeşitli büyüklüklerde olabilirler. T. Beş Yıllık Kalkınma Planı.11.11. prosesleri.ÖİK:537. Kimyasal Arıtma: Eğer ön arıtma ile sülfür uzaklaştırılmazsa.1.C. DPT.

Yayın No: DPT: 2519. Tablo:XI.30 Tablo XI. 0.50 İzmir-Menemen 0.11.08 İstanbul-Tuzla 4. Deri İşleme Sanayindeki İşletmelerin Kurulu Ham Deri İşleme Kapasiteleri (1999) ( Milyon adet Ham Deri/ Yıl olarak) İller ve İlçeler Vidala (A) Giysilik (B) Astar/ Glase (C) Kürk-Süet (D) 8.20 10.50 Bursa 0.00 20.00 Manisa-Kula 4.90 0.00 0.02 3.20 Uşak 15.Ş.11.50 Isparta 0.05 30. Mevcut deri işleme kapasitesi yönünden Türkiye.40 1.01 3. Deri Üretiminde Kullanılan Fiili Kapasite (kurulu kapasitenin yüzdesi) Üretilen Mamul Deri Cinsi 1995 1997 1999 50 25 30 50 60 Vidala 70 60 Giysilik(Zig) 60 55 Kürk-Deri 55 45 Astarlık/Glase 70 70 Kösele 60 60 Kaynak: DPT.05 0. VIII. VIII.3’de verilmiştir.10 Gaziantep 0.50 1.70 1.Ezine 3.00 3. Beş Yıllık Kalkınma Planı.30 Bursa.K.00 Kaynak: DPT.00 1.50 Bolu-Gerede 0.4’de deri üretiminde kullanılan fiili kapasiteye ilişkin bilgiler verilmektedir.01 0.03 Manisa 0.90 İzmir-Torbalı 1.00 0. Avrupa’da İtalya’dan sonra yer alırken.10 0. Yayın No: DPT: 2519.11.00 0.50 Tekirdağ-Çorlu 1.50 0.00 1.T.4.20 5.50 1.05 1.00 Kösele (E) 0.30 Niğde-Bor 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Türkiye genel anlamda çok yüksek deri işleme kapasitesine sahiptir. Paşa 2. IZDER İzmir Deri Dış Ticaret A. Tablo XI. Beş Yıllık Kalkınma Planı.M.00 Çanakkale.3.00 Denizli 0.00 Balıkesir Balıkesir-Gönen 0.00 0.50 1.C.01 Isparta-Yalvaç 0.00 0. 328 . Özellikle Tuzla ve Menemen gibi organize deri sanayi bölgelerinin de devreye girmesiyle Türkiye deri işleme kapasitesi ikiye katlanmıştır.50 2. ÖİK: 537. Deri Konfeksiyon sektörünü temsil eden 5 kuruluş bulunmaktadır.00 2.00 0.20 15.20 Hatay-Antakya 0. Önemli merkezlere göre deri işleme kapasiteleri Tablo:XI.11. Bunlar: Kuruluş Adı: Üye Firma Sayısı : (930) : (132) : (800) : (123) : (22) ∗ ∗ ∗ ∗ ∗ İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği DDS Deri Sanayicileri Dış Ticaret A. kapasiteyi tam anlamıyla değerlendirebildiği söylenemez.10 1.Ş. ÖİK:537.05 Münferit Fabrikalar 0.

Kaynaklar 1. Çevre Kirliliğini Önleme ve Kontrol Genel Müdürlüğü.C. Çevre Bakanlığı.T. VIII. Deri Konfeksiyoncuları Derneği ise gönüllü bir organizasyondur. Deri Sanayicileri Dış ticaret A. 2. 329 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu kuruluşlardan ilk ikisi yarı kamu/yarı özel statülü kuruluşlardır. 2001.Ş ise. Deri ve Deri Mamulleri Sanayi ÖİK Raporu. DPT. sektörel dış ticaret prosedürüne göre kuruluşu tamamlanmış tüzel kişiliklerdir. T.Ş.C. 2519. ÖİK: 537. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ve İzmir Deri Dış Ticaret A. Yayın No:DPT. Su Yönetimi Dairesi Başkanlığı. 2001.

uluslararası sanayi standartları tasnifinde.Kalker(*) 2.Puzzolonik Maddeler (Traslar) Yüksek Fırın Curufu Termik Santral Uçucu Külü Özel Katkılar 1.C. kırılıp ince öğütüldükten sonra teknolojik metodlarla çimento döner fırınlarında sinterleşme derecesine (1350 oC -1450 oC) kadar pişirilmesiyle elde edilen yarı mamul olan klinkerin içine. 330 .1. Çimento Endüstrisinde Kullanılan Üretim Prosesleri Çimento sanayinde klinker üretimi için yaş. sanayileşmenin getirdiği hızlı kentleşme eğilimi ve diğer altyapı ihtiyaçları çimento tüketimine olan talebi artırmış.Alümina 5.1. Son yıllardaki teknolojik gelişmeler sonucu çimento en önemli temel tüketim maddeleri arasında yerini almış. 1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20.Alçı 2. katkılı üretim için. yeni çimento fabrikaları kurularak büyük bir gelişme göstermiştir. puzzolonik maddeler.Marn 3.1. katılıp çimento değirmeninde öğütülmesiyle imal edilen tüm hidrolik bağlayıcıları kapsamına alan bir sektördür. % 3-5 oranında yalnız alçıtaşı karıştırılarak çimento değirmeninde öğütülmesi ile imal edilen hidrolik bir bağlayıcı olup.Kil 4. başlıca kalsiyum. TÜRKİYE'DE ÇİMENTO SANAYİ VE ÇEVRE Ülkemizde yaklaşık doksan yılık bir geçmişi olan çimento sanayi dalında ilk çimento üretimi. aynı zamanda çimento tüketimi ülkelerin gelişme seviyelerinin önemli ölçülerinden birisi olmuştur. Çimento üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından çok önemli sayılan gaz ve toz emisyonları ile bunların türleri ve emisyon kaynaklarını açıklamak bakımından üretim prosesi ve teknolojisine kısa olarak değinmekte yarar vardır.T. Çimento üretiminde kullanılan başlıca katkı maddeleri ise şunlardır: 1.12. silisyum.Bunlar 5 grupta toplanabilir. XI. Ancak bu gelişmelere paralel olarak. Çimento Üretiminde Kullanılan Hammadde ve Katkı Maddeleri: Çimento klinkeri üretiminde yaklaşık 30 tür hammadde kullanılmaktadır. yarı kuru veya kuru üretim prosesleri kullanılmaktadır. Tablo: XI.12. termik santral uçucu külü vb. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. klinker ve alçı taşı karışımına ilave olarak diğer bazı katkılar.12. yüksek fırın curufu. çimento fabrikalarının oluşturdukları çevre sorunları da artmıştır. sanayide kullanılan esas kimyasal maddeler grubunda yer almaktadır.000 ton/yıl kapasiteli çimento fabrikası ile başlamış.Demir (*) Beyaz çimento klinker üretiminde kaolen kullanılmaktadır. özellikle Cumhuriyet döneminde 1926’da Ankara. 1950’li yılların ortalarında başlayarak ve 1960 'lı yılların başından itibaren planlı döneme geçildikten sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere. 1930’da Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış. Çimento. alüminyum ve demir oksitleri ihtiva eden hammaddelerin. Çimento sanayi.

) yakılarak bertaraf edilmesinde uygun teknolojiye sahiptir. döner fırın boyu % 50-75 daha uzun (90 m-180 m ve iç çapları 2. kil ve ayarlayıcı olarak kullanılan demir cevheri karışımına uygulanır. plastik.2. Çimento sanayinde gelişen teknolojiler uyarınca. çimento döner fırınları.1. Döner fırınlar yüksek ısıya dayanıklı içi ateş tuğlası ile kaplanmış. enerji ve yakıt tasarrufu sağlamak. daha sonra bulamaç homojen hale getirilerek kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı çamur silolarına alınır. Ön ısıtıcılı kuru sistem döner fırınlar.4. Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi yüksek sıcaklıklarda (1350° C–1450 °C) gerçekleştiğinden ve aynı zamanda kullanılan hammaddeler yüksek kireç içerdiğinden dolayı pişirme işleminde birçok zararlı maddeleri absorbe ederler. 331 . üretim ve karlılığı artırmak ve kirletici emisyonları kontrol altına alabilmek amacıyla. Bu nedenle. boyları (yaş sistemde 90-180 m. arasında değişen) yatay bir eksen etrafında dönen ve % 3-3. uzun ve çelik silindirden oluşan iç çapları 3-6 m. Kuru Üretim Prosesi Kuru sistem daha çok tabiattan direkt olarak elde edilen kireç taşı (kalker). Bu karışım % 30-40 nem oranı ile döner fırına verilir.12. arasında değişmekte) yakıt. kağıt.5 eğimli döner fırınlar büyüklüklerine göre dakikada 0. tekstil. yaş üretim prosesli fırınlardan boyları % 50-75 daha kısa olur ve yaklaşık % 50 daha az yakıt sarf ederler.3. çevre açısından sorun teşkil eden ve özel kontrole tabi olmayan birçok atıkların (ağaç. lastik. çok kademeli. atık yağ. Hammaddeler kabaca (0-30 mm) kırılır ve farin değirmenlerinde ince toz olarak (farin) öğütülür. yarı mamul klinker üretimi için döner fırına sevk edilir. XI.T. son yıllarda yaş sistem ve yarı kuru sistem döner fırınlar terk edilerek. Çimento üretiminde kullanılan hammaddenin ve yakıtların özellikleri ile proses seçimi.5-6 m.1. Daha sonra homojen bir karışım sağlanarak kompozisyonundaki son ayarlamaların yapılacağı farin silolarına alınır. ve arıtma çamuru vb. Yaş sistemde ön ısıtıcı bulunmadığı için kuru üretim prosese göre. gerekse enerji ve yakıt kullanım ve sarfında son derece önemli bir husustur.5-2 devir yaparlar. Yaş Üretim Prosesi Yaş üretim prosesinde. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. yaklaşık olarak % 50 daha fazla kullanılmaktadır. yüksek kapasiteli döner fırınlar sistemine geçilmektedir.C. hammadde kırma işleminden sonra çamur değirmeninde öğütülür ve elde edilen bulamaç elekten geçirilir. ön ısıtıcılı ve prekalsinasyonlu. Döner Fırınlar Çimento fabrikalarında çok önemli yeri olan ve yarı mamul klinkerin üretildiği ana ünitedir ve çevre açısından büyük bir gaz ve toz emisyon kaynağıdır. Rutubeti maksimum % 1 seviyesinde olan bu toz farin.12.1.12. gerek kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında. çözücü madde.

3 ve 4 no’lu ünitelerde ham ve yardımcı madde tozları. XI. Şekil:XI. Yanma ürünlerinin içinde. 3. a) Klinker + Kömür tozları (yakıt olarak kömür kullanılıyorsa) b) SOx. hammadde ocaklarından başlamak üzere hammaddenin taşınması. CaCO3(k) 900 oC-1000 oC -------->-CaO(k) + CO2(g) Çimento sanayinde 1600 kg kuru hammaddeden yaklaşık 1 ton klinker üretilmektedir ve çimento döner fırınlarında hammaddenin (farin) pişirilmesi sırasında % 45-65'i CO2 ve su buharı olarak açığa çıkarak fırın baca gazlarıyla beraber atmosfere atılmaktadır. kırılması.C2S Trikalsiyum alimünat (3CaO Al2O3). .T. Klinkerleşme olayı.12.C4 AF Bu reaksiyonlar sonucu çimentonun dört temel bileşeni meydana gelmektedir.C.12. öğütülmesi ve pişirilmesi ile alçı ve katkı maddeleri katılıp tekrar öğütülerek paketlenmesine kadar geçen her aşamada. Döner Fırında Pişirme (Yakma) ve CO2 Emisyonu Döner fırında pişirilmek üzere ince öğütülerek hazırlanan hammadde karışımı farin. 1. 2. Açıklamalardan anlaşılacağı üzere. CaCO3'ün 900 oC------------> 1000 oC'de parçalanması sonucu.’de Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması’nın incelenmesinden de anlaşılacağı üzere. . hem de son ürün olan çimento toz halindedir. klinkerin üretilmesi yüksek sıcaklıklarda bir pişirme (yakma) olayını gerektirmektedir.2.1450 OC) yakıt olarak fuel-oil. Çünkü çimento üretiminde. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. . Klinkerin pişirilmesi sırasında 900 oC sıcaklıktan itibaren kalsiyum karbonat dekompozisyona uğrayarak (900 oC-1000 oC arasında) CaO ile silikatlar arasında bir reaksiyon meydana gelmektedir. Çimento Fabrikalarında Çevreye Verilen Emisyonlar Çimento üretiminden kaynaklanan tozlar.1.12. atmosfere partikül madde emisyonu olarak yayılması kaçınılmaz bir sonuçtur. stoklanması.7 ve 8 no’lu ünitelerde ise.5 ve 6 no’lu ünitelerde farin tozları. NOx.C3A Tetrakalsiyum alüminaferritler (4CaO Al2O3 Fe2O3). Trikalsiyum silikat (3CaO SiO2 ) -C3S Dikalsiyum silikat (2CaOSiO2). CO ve CO2 gazları ve bazı ağır metaller 332 . farklı tür sanayi fabrikalarının bacalarından atmosfere yayılan ve miktarı her geçen gün artan başta CO2 gazı ve diğer C2H4. 4. hem ara maddeler. fırın içinde yaklaşık 1450 oC civarında ve fırın sinter bölgesinde meydana gelir. açığa çıkan CO2 (karbondioksit) gazı da vardır.3. doğal gaz veya öğütülmüş toz kömür kullanılarak pişirilir. CFC. Endüstrileşmenin sonucu olarak. döner fırında ve yüksek sıcaklıklarda (1350 OC.2. HCF ve ozon gazlarıyla beraber yer yüzünde sera etkisine yol açtıkları artık bilinmektedir.1. NOx.

Kuru Sistem Entegre Çimento Fabrikası Üretim Akım Şeması. Balıkesir.12. Fe2 O3) Kömür Bunkeri Filtre Ayırıcı Speratör 4) Kırılmış Hammadde Bunkeri Ayarlayıcı Metaryal Elektrofiltre 5 ) Hammadde Öğütme (Farin) Değirmeni (Bilyalı Hava Akımlı – Valsli Değirmen) Kömür Silosu Kömür Değirmeni 6 ) Homojenizasyon Siloları Farin Stok Sloları Filtre 7) Ön Isıtıcı Siklonlar Döner Fırın (Klınker Pişirme) Soğutma Kulesi Kömür Fuel Oil Doğal Gaz (Döner Fırın Çıkışı) 8) Klınker Soğutma Mültisiklonlar Çakıllı Filtre 9) Klınker Stokholu veya Siloları Alçı Katkı Ayırıcı (Speratör) 10 ) Çimento Değirmeni Filtre 11 ) Çimento Stok Siloları Filtre Filtre 12 ) Paketleme Makinaları 13)Paketli Çimento Satışa Arz Dökme Çimento Dökme Arz Filtre Şekil:XI. 1990 ) 333 .T. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1) Hammadde Ocakları (Kalker – Marn) Kırıcılar ( Çeneli veya Çekiçli) 2) 3) Kırılmış Hammadde Stokholu (Hammadde Ön Karıştırma) Ayarlayıcılar (Kil. (DUMAN Yusuf.C.1.

farin tozu. yakıt sistemi ve klinker soğutma olmak üzere üç kısma ayrılırlar. büyük hacimlerde hava ve gazın temizlenmesini gerektirir ve bu miktarlar döner fırın kapasitesiyle doğru orantılıdır. Par.kömür öğütme Çimento Öğütme Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Gaz. Zira çimento endüstrisinde üretim sürecinde oluşan her tür katı partikül tozların tutulması hem teknolojik hem de ekonomik bir zorunluluktur. Bir örnek verilmesi gerekirse. fuel-oil veya doğal gazdan çıkan normal yanma ürünleri olan SOx.klinker soğutma.11. XI. Ancak modern bir çimento fabrikasında yer alan ve yüksek tozsuzlaştırma verimine sahip bulunan elektro filtre ve torbalı filtrelerin bakımlı olmaları ve sürekli olarak çalıştırılmaları halinde. klinkerin içerisine katmak amacıyla bu tozları döner fırın girişinden sisteme geri vermektir. Diğer toz emisyon kaynakları. SOx. tozsuzlaştırma amacıyla 1 dakika sürecinde 334 . alçı. toz kaçakları önlenerek. torbalı veya elektrostatik filtrelerle toplanan tozları değerlendirmenin en iyi yolu. hammadde tozu.12.karıştırma Döner fırın.T.klinker ve kömür tozu) (Alçı ve katkı tozu) (Çimento tozu) Çimento üretiminden kaynaklanan ve çevreye yayılan en önemli emisyonlar sırasıyla çeşitli partikül maddeleri. yükleme ve boşaltma işleri yapılan yer veya yollardır. taşıyıcı konveyörler.1.10. klinker ve katkı maddeleri tozları . NOx. hammadde. XI. klinker tozu.C.4. kurutma.3. multisiklon. siklon. kömür tozu. sistemin büyük bir bölümü özellikle kuru üretim proseste kapalı devre eksi basınçla çalıştığı için. 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na dayanılarak hazırlanan ve 2 Kasım 1986 tarihinde yayımlanan “Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği’nde belirlenen toz emisyonu sınır değerlerinin alt seviyesine düşürülebilmektedir. Partikül Partikül Toz Çeşitleri (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (Hammadde tozu) (farin.12. Çimento Sanayinde Toz Miktarı ve Arıtma Çimento fabrikaları üretim ünitelerinde. Ünitenin.9 no’lu ünitede. çimento tozu ve döner fırında veya kurutma işlemlerinde kullanılan yakıtlardan. 1 milyon ton/yıl çimento üretim kapasiteli bir kuru üretim prosesli fabrikanın çeşitli ünitelerinde. öğütülmüş toz kömür.12 ve 13 no’lu ünitelerde ise çimento tozları oluşurlar. Çimento Fabrikalarında Emisyon Kaynakları ve Emisyon Türleri Çimento üretim üniteleri emisyon kaynağı ve emisyon türü bakımından aşağıda olduğu gibi tasnif edilebilmektedir. tozların çevreye yayılmasını önlemek.Emisyon Kaynağının Adı Ocaktan çıkarma ve kırma Hammadde kurutma Hammadde öğütme. NOx'dir. Herhangi bir toz emisyon kontrol yöntemi olan toz odaları. Çimento fabrikalarında en yoğun toz ve gaz emisyon kaynağı olan döner fırınlar hammadde besleme sistemi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . klinker stok holü veya depoları.

12. toz tutma verimi (% 99.5.12. Bu değerlerin bilinmesi.75 sağlayan tesislerdir. Ancak enerji sınırlaması ve voltaj sapmaları nedeniyle sık sık devreden çıkması ise önemli bir sorundur.3. farin ve klinkerin bir karışımını ifade eder.Paketleme sistemi Emisyon Türü Partikül Partikül Partikül Partikül. kurutma. Çimento Endüstrisinde En Yaygın Olarak Kullanılan Toz Arıtma (toplama) Sistemleri XI. Ak Çimento Teknik Yayını. Bir çimento fabrikasının çeşitli ünitelerinden çıkan baca gazının 1 Nm3'ü içerisindeki toz miktarları gr (gram) cinsinden olmak üzere Tablo:XI. verimi yüksek.3’de kapsamlı bir liste olarak verilmiştir. Emisyon Türü ve 1 Dakika Süresince Temizlenmesi Gereken Hava ve Gaz Miktarları (m3/dk) Ünitenin.12.C. XI.1. 335 .T.80) çok yüksektir.Döner fırın. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI temizlenmesi gereken hava ve gazın miktarı (m3/dk) olarak Tablo.Çimento öğütme (seperatörlü) . çimento fabrikalarının ilgili ünitelerinde kullanılacak olan. Siklonlar. kömür öğütme . klinker soğutma.12. N0x) Hava-Gaz Mik. 1976.Hammadde öğütme. İstanbul.5. uygun toz tutma (arıtma) sistemlerinin ve kapasitelerinin belirlenmesi bakımından çok önemlidir. XI. diğer ünitelerde yaygın bir şekilde kullanılmakta olup. Baha Basımevi.Hammadde kurutma . kömür külünün yaklaşık olarak % 60-65'i klinkerin bünyesinde kalır ve diğer % 35-40 ise fırın baca gazı tozu içerisinde yer alır.12.Torbalı Filtreler: Döner fırınlar hariç.5. Multisiklonlar: Toz tutma verimleri (% 70-90) düşüktür. Tablo:XI.12.2.12. XI.4. Döner fırın baca gazı tozu. Çeşitli Ünitelerin Adları.5. İlk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşılık.Elektrostatik Filtreler: Son yıllardaki teknolojik değişmelere paralel olarak geliştirilmiş ve yüksek toz tutma verimi % 99. XI. Eğer yakıt olarak kömür kullanılırsa.2’de emisyon türü de belirtilerek verilmiştir. karıştırma .12.Hammadde kırma (kırıcı) . Gaz (SOx.XI.5. verimi (% 30-70) çok düşüktür. bakımı kolay ve enerji sarfı düşüktür.2. Toz Odaları: Basit bir toz toplama sistemi olup.Emisyonun Kaynağının Adı . (m3/dk) 900 1500 3500 20000 7000 3000 35900 Partikül Partikül Toplam Kaynak: Çimento Teknolojisi.

Açık stoklama sahası 6.C. Döner Raylı taşıma damperi (taşınan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 7. İstanbul. Kırıcı (kırılan malzemenin rutubetine bağlı olarak) 2. Çimento paketleme ünitesi Bacagazı İçerisindeki Toz Miktarı (gr/Nm3 ) 5-15 15-20/20-40 15-20 5-15 Max. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. Farin değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Hava akımlı kurutma–öğütme sistemli 9.Pnomatik taşıma pompaları (füller pompa. unutulmaması gereken gerçek şudur. Bunker ve silolar 5. toz tutma sistemleriyle donatılması. Döner fırınlar Uzun yaş sistem fırınlar Uzun kuru sistem fırınlar Kısa kuru sistem fırınlar Ön ısıtıcılı döner fırınlar 12. Kömür değirmenleri Yerçekimi boşaltmalı Kurutma-öğütme sistemleri 11. farin ve çimentonun aktif hale getirilmesi için silonun havalandırılması 18.Havalı bant. Çimento değirmenleri 14. Dökme çimento yükleme tesisatı 20. farin siloları. Ak Çimento Teknik Yayını.5 10-20 40-90 50-250 20-80 300-500 275 20-80 100-120 max. Klinker soğutma ünitesi (Fuller soğutucu) 13.Hammadde kurutucuları Trammel kurutucuları Pervaneli hızlı kurutucular 8. 336 . çimento üretim maliyetinin % 5'i seviyesindedir.T. Üniteler ve Sistemlerin Adları. hem ekonomik. Yüksek hızlı çekiçli kırıcı 3. toplam yatırım maliyetinin yaklaşık %15'ini teşkil ederken. Sarsak elekler 4. Çimento üretim ünitelerinin. Mekanik hava seperatörü Kovalı elevatör Farin için Klinker için Kuru malzeme taşıyan lastik bantların dökülüş Noktaları 17. Valsli değirmenler 10. 30 max. hem teknolojik.12. Çimento fabrikalarında toz tutma (arıtma) tesisleri. üfleme tankları) 19. 1976.3. işletme ve bakım masrafları ise. Bacagazı İçindeki Toz Miktarı Ünite ve Sistemlerin Adları 1.10 15-20 30-50 150-200 40-60 20-30 Kaynak: Çimento Teknolojisi. Ancak.15 max. korunmasından çok daha güç ve pahalıdır. kirletilen çevrenin temizlenmesi.60 50-75 10-15 20-80 80-120 20-30 max. hem de 2872 Sayılı Çevre Kanunu’na göre çıkarılan ve atmosfere atılan gaz ve toz miktarına sınırlayıcı standartlar getiren Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği amir hükümleri gereği kanuni bir zorunluluktur. Baha Basımevi.

Çimento Fabrikalarında Alınacak Önlemler Hava Kalitesinin Korunması ve Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliklerinde belirtilen gaz ve toz emisyonu sınır ve standartlarına uygun olarak. toz toplama tesisleriyle donatılmalıdır.T. a. uygarlık ve yaşam düzeyinin geliştirilmesi ve güvence altına alınması için yapılacak düzenlemeleri ve alınacak önlemleri. ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleriyle uyumlu olarak belirli hukuki ve teknik esaslara göre düzenlemek" amacıyla 2872 Sayılı Çevre Kanunu 8 Ağustos 1983 Tarih ve 18132 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. gaz. gaz ve toz emisyonlarını ölçen ve kayıt eden cihazlarla donatılmalı. toz.C. arazi ve doğal kaynakların en uygun bir şekilde kullanılması ve korunması. C) Üçüncü grub tesisler arasında yer almaktadır. Madde 43. Mevcut çalışan çimento fabrikalarında. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.7. raporlar en az beş yıl saklanmalıdır. b.12.Klinker kapalı depolarda stoklanmalı. modern teknolojili toz tutma tesisleriyle donatılmalı. sanayi ve enerji üretim tesislerinin faaliyeti sonucu atmosfere yayılan is. Çimento fabrikaları bu yönetmelik kapsamında ve kirletici vasfı yüksek-izne bağlı tesisler olup. ancak emisyon sınır değerleri şartlarını sağlayanlara. Çimento üreten tesisler başlığı altında yer almaktadır. Bu Kanunun amaç ve ilkeleri doğrultusunda Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği" 2 Kasım 1986 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.12. duman.7. iyileştirilmesi. Eski çimento fabrikalarında çalışan mevcut toz tutma tesisleri rehabilite edilmeli. . Ancak Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliği ile ilgili olarak esas düzenleme 7 Ekim 2004 tarihi ve 25606 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak “Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği” ile yeniden belirlenmiştir. Bu Yönetmeliğin amacı. Ve bu tesislere yönelik kriterler C. .Çimento döner fırınları. ancak kış döneminde açığa stok edilebilmesi ve nakil sırasında tozlaşmayı önlemek için. ülkenin bitki varlığı ve hayvan varlığı ile doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugünkü ve gelecek kuşakların sağlık. işletme izin ruhsatları verilmelidir. Yeni çimento fabrikaları ise. uygulanması Çimento Sanayinde Emisyon Kontrolü ve İlgili Mevzuatın Ülkemizde "Çevrenin korunması. toz toplama (arıtma) sistemleri yetersiz olanlar veya yazıcılı ölçüm cihazları bulunmayanlar için alınması gerekli önlemler olarak. buhar ve aerosol halindeki emisyonları kontrol altına almak. yetersiz olan ünitelere ilave yeni toz tutma tesisleri yapılmalı. insanı ve çevresini hava alıcı ortamındaki kirlenmelerden doğacak tehlikelerden korumak.6. XI. su toprak ve hava kirlenmesinin önlenmesi. hava kirlenmeleri sebebiyle çevrede ortaya çıkan umuma ve komşuluk münasebetlerine önemli zararlar veren olumsuz etkileri gidermek ve bu etkilerin ortaya çıkmamasını sağlamaktır. 337 .

. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . çimento fabrikalarının toz tutma sistemlerini kurmaları ve sürekli ölçüp kaydeden cihaz bulundurmaları. Duman Yusuf.11. En modern filtrelerin bile bakımsız olarak çalıştırılamadığı bilinmektedir. Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği.Paketleme sistemlerinde ise. tam yanma temin edilmelidir. 3. toz miktarlarını ölçen ve kayıt eden yazıcılı cihazlar ünitelere ayrı. 4. hangi tür ve model toz tutma tesis ve sistemi kurulmuş olursa olsun.C.10. gerekse paketleme makinaları ve dolum tesislerindeki tozlaşmayı önlemek için.7. çalıştırılmadığı.86 Tarih ve 19269 Sayılı Resmi Gazete. gerek çimento stok siloları. "Çimento Sanayii ve Çevre Sorunları" Seminer Notları.12. kaliteli ve düşük kükürtlü yakıtlar kullanılmalı. yetkili kurum veya kuruluşlarca ve sık aralıklarla denetime tabi tutulmalıdır. bulunduğu il veya bölgeler gösterilmiştir. yeni kurulan fabrikalarda ise geliştirilmiş modern filtreler yer almalıdır. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri. . 2001. hepsi yetişkin bir ekip tarafından sürekli ve periyodik olarak çok iyi bakım hizmetine ihtiyaç duyarlar.’de Türkiye Çimento Fabrikaları Haritasında ise çimento fabrikalarının adları. XI.Klinker soğutucularda ve diğer üretim ünitelerindeki gaz ve toz sızdırmazlıkları tam olarak sağlanmalıdır. kömür değirmenleri. mevcut sistemler ıslah edilmeli. yönetmelik ve tebliğlere uygun çalıştırılıp. .'de verilmiştir.Türkiye'de Çimento Fabrikalarının Adları.Farin (hammadde öğütme) değirmenleri. -“Endüstriyel Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği”nde belirtilen atık gazlardaki toz emisyonları gaz-toz sınırlama ve standartlarına göre. Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliği. ayrı takılmalıdır.Yarı mamul klinkerin üretiminde ve kurutucularda yakıt olarak. Kaynaklar 1. klinker soğutma ve çimento değirmenlerinden atmosfere atılan gazların. 1990. 07. 2.T. . Sayıları. Balıkesir. 2.Çimento sanayi üretim ünitelerinde.2004 tarih ve 25606 sayılı Resmi Gazete. Klinker ve Çimento Üretim Kapasitelerini gösteren bilgiler Tablo:XI. 338 . Harita.4.

431 Ara Toplam (1) Adana Oyak Akdeniz Adana 4 2.465 2.935 350 1. D.350 Çanakkale(1) Sabancı-CBR Marmara Çanakkale 1 1.400 Batı Anadolu Ege Aydın 2 796 Batısöke(1) Çimentaş Çimentaş Ege İzmir 2 1.362 Balıkesir Set-İtalcementi Marmara Balıkesir 1 360 Bursa Özel Marmara Bursa 2 1. D.000 180 11. Anadolu Gaziantep 2 500 Kurtalan Özel G.033 Anadolu(*) Set-İtalcementi Marmara İstanbul Özel Marmara Kocaeli İkon(*) Marmara(*) Özel Marmara İstanbul 14 10.250 Nuh(1) Trakya Set-İtalcementi Marmara Kırklareli 3 1.800 500 900 450 1.702 65.017 640 1.250 Darıca(1) Lalapaşa Rumeli Marmara Edirne 1 595 Özel Marmara Kocaeli 2 2.700 1.700 Ara Toplam Batıçim Batı Anadolu Ege İzmir 2 1.300 Çorum(1) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Çorum 2 535 Ladik Rumeli Karadeniz Samsun 1 525 Trabzon Rumeli Karadeniz Trabzon 1 350 Ünye Oyak Karadeniz Ordu 1 800 Aytek(*) Özel Karadeniz Zonguldak (*) Ereğli Lafarge Karadeniz Zonguldak Gümüşhane(*) Rumeli Karadeniz Gümüşhane Karçimsa(*) Sabancı Karadeniz Karabük Samsun(*) Yibitaş-Lafarge Karadeniz Samsun 7 3.700 450 2.700 250 210 150 258 449 7.961 Ara Toplam Bartın Rumeli Karadeniz Bartın 1 230 Bolu Oyak Karadeniz Bolu 1 1. Kaynak: Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği Verileri.000 2.200 1. Anadolu Şanlıurfa 1 580 7 3.815 Çimentaş Ege İzmir Bakırçay(*) 8 5.020 630 4.074 917 615 800 666 500 300 500 10.517 Ara Toplam 63 36.365 (*) Adomad Özel Akdeniz Antalya İskenderun(*) Oyak-Sabancı Akdeniz Antakya ÖzgürBeton(*) Özel Akdeniz Antalya 9 5.610 1.T.152 3. Anadolu Diyarbakır 1 590 Gaziantep Rumeli G. D.794 3.785 Ara Toplam Aşkale(1) Erçimsan Doğu Anadolu Erzurum 1 450 Elazığ Oyak-Gama Doğu Anadolu Elazığ 2 340 Kars Çimentaş Doğu Anadolu Kars 1 310 Van Rumeli Doğu Anadolu Van 1 198 5 1.643 3.432 Genel Toplam (1) Emisyon izni alan Entegre Çimento Fabrikaları.310 Göltaş Özel Akdeniz Isparta . 2001. Anadolu Adıyaman 1 627 Ergani Rumeli G.270 900 682 670 800 1.250 100 7.Yer. Bölge ve Optimum Üretim Kapasiteleri Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 Klinker Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl (1) Akçimento Sabancı-CBR Marmara İstanbul 3 2.603 2.050 2.298 Ara Toplam Adıyaman Özel G.750 2.740 Ara Toplam Afyon Set-İtalcementi İç Anadolu Afyon 2 440 Ankara(1) Set-İtalcementi İç Anadolu Ankara 2 850 (1) Baştaş Vicat İç Anadolu Ankara 1 750 Eskişehir Özel İç Anadolu Eskişehir 1 540 Vicat İç A nadolu Konya 2 1. Anadolu Mardin 1 640 Şanlıurfa Rumeli G.Türkiye’de Çimento Fabrikalarının Bulunduğu.500 Lafarge Marmara Kocaeli 1 1.500 Konya(1) Niğde(1) Oyak-Sabancı İç A nadolu Niğde 2 535 (1) Sivas Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Sivas 2 420 Yozgat(1) Yibitaş-Lafarge İç Anadolu Yozgat 1 750 Çim-Kayseri(*) Sabancı İç Anadolu Kayseri Hasanoğlan(*) Yibitaş-Lafarge İ ç Anadolu Ankara İstaş(*) Özel İç Anadolu Ankara Nevşehir(*) Yibitaş-Lafarge İç Aanadolu Nevşehir 13 5.620 2. Fabrikanın Adı Bağlı Olduğu Grup Bulunduğu Bölge İli Döner Fırın Sayısı Çimento Üretim Kapasitesi 103X ton/Yıl 3. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.155 339 .740 610 2.4. D.194 2. D. D.420 Denizli Özel Ege Denizli 2 1.286 Çimsa(1) Sabancı Akdeniz Mersin 3 2.220 700 440 750 20.972 750 900 400 220 2.l2. Anadolu Siirt 1 580 Mardin Oyak G.992 500 1. (*) Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisleri.C.2 1.

tuğla.300 -3. b.000 -4.800 199. kurulu kapasiteleri ve bulundukları iller Tablo:XI.000 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.000 Efes Eskişehir 2.000 -6. püroksitler ve nükleer materyaller. fayans.000 Çanakkale Çanakkale -22. teknoloji ve sanat anlaşılmaktadır. cam gibi silikat sanayi.000 1. Osmanlılar döneminde çini karo üretimi ve sanatı İznik ve Kütahya’da gelişmiştir. Tablo:XI.000 -9.500 -1.400 Yurtbay Eskişehir 3. drenaj boruları.600 Altın Çini Kütahya -1.000 5.300 Termal Bilecik 3.000 Seramiksan Manisa 5.500 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Bugün seramik denilince.800 3.13.500 Pera Çanakkale -1.600 1. sırlanması ve pişirilmesi prosesleri yoluyla sert mamul imalatına yönelik bilim. Yeni Seramikler: Tek kristaller. Geleneksel Seramikler: Kil. VIII. zımpara taşları.000 Ege İzmir 11.600 Söğüt Bilecik 5.000 4.000 Toprak Bilecik 15.13. sentetik tek kristaller ve uzay roket seramikleri girmektedir. Bugünkü anlamda seramik karo sanayi 1950 ‘li yılların başında Çanakkale Seramik Fabrikalarının kurulması ile başlamış ve elli yılda gelişerek büyüyen seramik malzeme kaplama sektörü.Türkiye’de Mevcut Seramik Fabrikaları Kurulu Kapasiteleri ve Bulundukları İller Bulunduğu İl Üretilen Ürünler ve Kapasite (000 m2/yıl) Yer Duvar Granit Toplam Kapasite Kalebodur Çanakkale 31.200 --1.400 -8.500 Anatolia Bilecik 2.000 -3.500 -5.000 Seranit Bilecik --1. çimento. anorganik materyallerin (filtre preslerden çıkan çamur kütlesi) şekillendirilmesi.500 2. üretim bakımından yaklaşık 150 milyon m2/yıl seviyesine ulaşmıştır.000 1. metal manyatikler.500 Ercan Bilecik 2.500 -3.000 Tamsa İzmir 4. Fabrika Adı 340 .500 1.300 Uşak Uşak 1.13. cam.000 35.700 83.1 Seramik Sanayi Seramik karo üretimi “çini” ismiyle.T.200 Toplam 105.000 Eczacıbaşı Karo Seramik Bilecik 6.700 Kütahya Kütahya 6.700 11. TAŞ TOPRAK SANAYİ VE ÇEVRE XI. Selçuklular tarafından Anadolu’ya Orta Asya’dan getirilmiştir.C.600 Kaynak: DPT. 2000.500 2. ferroelektrikler.000 -26.500 -7. Ülkemizde mevcut seramik fabrikaları.500 -9. Ankara. Seramik kapsamı içine porselen.500 4.1. sentetik kristaller.500 Bozüyük Bilecik 1.13.500 --5.000 4. kiremit.000 11. Özel İhtisas Komisyon Raporu.000 Yüksel Aydın 1.500 Granist Eskişehir --1.000 -22.000 9. sermetler.600 -11.500 -1.200 1.100 10.000 3.000 Hitit Uşak 4.1’de verilmektedir. ferroelektrikler.000 22. Bugün dünyada üretilen seramikleri iki genel kategoride sınıflandırmak mümkündür: a.000 4.800 -4. çömlek. çimento.

Kalite Kontrol. 341 .Dekorlama. .Bisküvi Pişirme.Değirmenlerde homojen bir karıştırma.Sırlama. taş ve toprak gibi anorganik maddelerin 1000 oC'nin üzerinde belirli sıcaklıklarda pişirilerek sofra ve süs eşyaları ihtiyacına cevap veren bir sanayi dalıdır. . . . . .13.2.Silolar. .13. .1. . Çeşitli formlarda yiyecek ve içecek kapları ile vazo.1.Bisküvi pişirimi (tünel fırın).1.Masse kurutma fırını.Hammadde. . 11.Glazürleme.Glazür pişirimi (tünel fırın). .Hammadde ocaklarından hammaddenin çıkarılması. . .Değirmenler.Masse havuzlarında karıştırma ve dinlendirme.Taşlama. .Sneke preslerde su gramının azaltılması. tabak ve çini panoları gibi mamuller ana ürünleri teşkil etmektedirler.Kurutma.Mikserler.Paketleme.1. Üretim Akım Şeması . . . XI.Vakum Pres. .Elektromanyetik filtre ve elekler. .Kalite. .1.1. Seramik Sanayinde Üretilen Mamul Madde Cinsine Göre Üretim Akım Şemaları XI. . . . .Hammadde nakil ve depolanması.Filter Pres. Yer ve Duvar Döşemeleri Karofayans Üretim Akım Şeması . .T.Şekillendirme. Sofra ve Süs Eşyaları Seramik.1. . . .Rötüş.Kollergang ve konkasörlerle öğütme.C. .Şekillendirilmiş fayansı fırınlarda kurutma. .Preslerde şekillendirme.Kalite Kontrol. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.Ambarlama. . .Öğütme.Masse depolama ve pres silolarına nakil.Masse öğütme. .

C.Çamur dinlendirme.Bilyalı değirmenlerde yaş öğütme.Kalite ayırma. .Seramik pişirme fırınında kek pişiriminin yapılması. Seramik Sağlık Gereçleri Üretim Akım Şeması Bu teknolojide kil. .Şekillendirilen yer karolarının kurutulması. feldspat ve kuvars karışımıyla meydana getirilen seramik çamuru şekillendirilip yarı ürün haline getirilmekte. .Püskürterek kurutma. .13.Kalite ayırma.4. . Elektroporselen Üretim Akım Şeması .1. .Dekorlanacak yer karolarının dekorlanması.Kalite ayırımı.Çamur havuzlarında toplama.Hammadde silolama.1.Dekor pişirme.Dekorlama. .1. 342 . .T.Silolar.Değirmenlerde homojen karıştırma.13.Elektromanyetik filtre ve elekler.Hammadde. . .Sevkiyat. XI. . XI. .Ambalajlama.Depolama.Kollergang ve konkasörle öğütme.3. . . .Hammaddenin ocaklardan çıkarılması. . Karoseramik Üretim Akım Şeması . . . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . . .Reçete tartımı. .Ambalajlama. . . sırlama safhasından sonra 1250 0C civarında pişirilerek camlaşmış bir sır örtüsü ile kaplı pekişmiş seramik ürün elde edilmektedir. . .Kullanılmaya hazır sırın hazırlanması.Hammadde kuru öğütme. .Filter presleme.Çamur havuzları.Depolama ve sevkiyat. .Sneke presten geçirme. .Dekorsuz ve dekorlu yer karolarının sırlanması. .Hammaddenin nakil ve depolanması. kaolen. .1.Şekillendirme preslerinde şekillendirme.

Soda.1.01-0.1. plastikkiller. sofra malzemeleri için kullanılan hammaddeler şunlardır: eşyası. Fırın Malzemeleri Fırın malzemeleri üretimi. Fenoller birçok organizma için zehirli etki gösterirler. kaolen. sulardaki keskin kokusu ve yakıcı tadı ile tanınır ve 0. XI. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI . kuartz Kil. Bakteriler için zehirlidir. Kurutulma ve pişirilmeleri sırasında içerdikleri nem miktarının büyük önemi vardır. 343 . kaolen. Silisyum karbür.1. Bu maddeler ısıya ve kırılmalara karşı dirençli malzemelerdir.Dinlendirme.C. kuartz manyezit. şamot. mermer.13. kuartz Kil. kaolen refrakter malzemeleri Ürün > Eloktroporselen > Sofra ve süs eşyası > Sıhhi tesisat > Fırın malzemeleri XI. Porselen üretiminde kullanılan yardımcı hammaddeler ise .Kurutma.Kaba şekillendirme. . devasakari. Seramik Üretimi Sonucu Oluşan Atıkların Canlılar Üzerine Etkileri Proses sularında bulunan fenol. Uygulanan yöntemler diğer seramik üretimindekilere benzemektedir. .1. c.1 mg/lt arasında tat ve koku hissedilir. talk. Çok yüksek basınçlı hidrolik presler ile şekil verilmektedir. XI. sağlık Plastik. a. kaolen. inhisar gri kili. manyezit vb. esiri kili.1. bağlama kili.Son şekillendirme (rötüş).Vakum presten geçirme.1.T.Silisyum karbür esaslı mamul maddeler.Glazürleme.6. Fırın malzemeleri üretiminde kullanılan hammaddeler.13. fakat bir dizi bakteri zinciri tarafından parçalanmaya uğratılırlar. cam suyu.5.7.Şamot esaslı maddeler. kaolen. Bunlar. . simav feldspat. Seramik Üretiminde Kullanılan Hammaddeler ve Elde Edilen Ürünler Bir seramik fabrikasında üretilmekte olan elektroporselen. . b. firet. plastik kaolen.Kordierit esaslı mamul maddeler. Hammadde Kil. . Burada üç tür madde üretilmektedir. çine aplit.13. kullanılan ana hammaddenin cinsine göre isimlendirilmişlerdir. kuartz Kil. diğer maddelere oranla ufak bazı farklılıklar göstermektedir.

2. şekil verme. Fenol insanlar için de zehirli etkisi olan bir maddedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Sularda yüksek konsantrasyonlarda bulunması yalnız balıkların ölümüne değil. bazı bölgeler içinde yoğunlaşmıştır. Fenol kristalleri deri üzerinde de yakıcı ve tahrip edici bir özellik gösterir. Solunum sistemi üzerindeki etkisi asfeksi şeklinde ortaya çıkar.13. pişirme (fırınlama). karaciğer. dalak ve deride histopatolojik değişikliklerdir. sayıları ve kapasiteleri Tablo:XI. XI. Fenolün sularda öldürücü dozların altında bulunması. taşınma ve depolama işlemlerinden oluşur.13. Öldürücü dozun altında balıklarda bazı patolojik değişikliklere yol açar. kurutma. Tuğla -Kiremit Fabrikalarından Alıcı Ortama Verilen Atık Türleri Tuğla ve kiremit fabrikalarında atık sular. Bunlar solungaç nekrozu.13.2. ayrıca balıkçılık açısından da önem taşımaktadır.2. Tuğla-Kiremit Fabrikaları Geniş anlamı ile “seramik”.C. 344 . Katı maddeler çoğunlukla inorganik tuzlardır. XI. Fenolün sularda serbest amonyak ile beraber bulunması halinde. herhangi bir yöntemle şekillendirilen anorganik bir maddenin pişirme yolu ile son halini alması demektir. çok miktarda çözünmüş . Tuğla ve kiremit fabrikaları Türkiye geneline dağılmış olmakla birlikte.13. askıda ve çökebilir katı madde içeririler. Tuğla -Kiremit Fabrikalarında İşlem Sırası Türkiye’deki tuğla ve kiremit fabrikalarının bölgesel olarak dağılımını.3. feldspat Ürün Ateş tuğlaları Kiremitler XI.1. XI. solungaç salgısında artışı eritrosit yıkımı ve kalp.2. Balıkların sinir sistemini etkileyerek paralize ve konvülsiyonlara neden olur. Tuğla -Kiremit Fabrikalarına Ait Hammadde Ürün İlişkisi Hammadde Kalsine edilmiş kil Kil. balıkların bünyelerine geçişi hızlanmaktadır. Türkiye’de tuğla ve kiremit ana ürünleri bazında çalışan 498 adet tesis mevcuttur. Tuğla üretimi. Kan tablosunda bozukluklara ve solunum sistemi hastalıklarına sebep olmaktadır. Bu tesislerden 70 tanesi kiremit (10 tanesi hem tuğla hem kiremit) geri kalan 418 adet tesis de muhtelif standartlarda tuğla üretmektedir. sulardaki tüm yaşamın tahrip olmasına neden olur. Üretim sürecinde partikül madde şeklinde hava kirliliği meydana gelebilir. Tuğla-kiremit de seramik kapsamına giren ürünlerdir.13. Tutulan balıklarda tüketici tarafından istenmeyen bir kokuya neden olmaktadır. kırma öğütme. eleme.2.2’de verilmiştir.T.

Tuğla Fabrikalarının Bölgelere Göre Sayı ve Kapasiteleri Kapasite(Adet) Bölge Sayı Tuğla Kiremit Marmara Bölgesi 46 1. yüksek miktarda kalsiyum içeren materyallerde.500..13.000.Beş Yıllık Kalkınma Planı.000. Salihli ve Turgutlu ilçelerinde kurulmuş bulunan tuğla ve kiremit harmanları. araziler eski haline gelmeyecek şekilde elden çıkmaktadırlar. (toz odaları.500.000. depoları ile geniş alanlar kaplarken öte yandan verimli ova toprakları hammadde olarak tüketilmektedir.030.3. torbalı filtreler vb).000 167. imalathane ve fabrikaları ve diğer yandan işletme binaları. Ankara.000 451.Doğu Anadolu Böl. Taş ve Toprağa Dayalı Ürünler Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.000 -İç Anadolu Bölgesi 73 1. Türk cam sanayi % 98 oranında yerli hammadde kullanmaktadır. yanma sıcaklığına ve süresine bağlı olarak.000 Doğu ve G. Tekirdağ’da. Eskişehir-Porsuk Ovası’nda.568.000 12.000 Karadeniz Bölgesi 60 825. VIII. AfyonAkarçayı. XI. Söke Ovası’nda. Avrupa Birliği 345 . büyük kümeler halinde atılarak çevreyi kirletirler.000 Toplam 414 6. Sürekli çalışan tünel ve döner fırınlarda. Çorum’da.000 5. halde Harmandan (kum.T.000. kireçtaşı) veya cam kırıldığından izabe yolu ile üretilen her nevi cam ürünü ile bu ürünlerin çeşitli işlemlere tabi tutulması sonucu elde edilen ürünler sektörün kapsamına giren konulardır. Cam Fabrikaları Günümüzde ticari önemi olan camların çoğu “ kristalleşmeden katı soğumuş bir anorgafüzyon ürünü” olarak tanımlanabilir.000.100. Milas’ta. Gaz emisyonları arasında en önemlileri SO2 ve flor bileşikleridir. 75 546. Gediz Ovası’nda. İstanbul-Silivri. gerekse dünya cam sanayi esas alındığında gelişmiş bir sanayi dalıdır. Edirne’nin Meriç Ovası’nda. Buna mukabil. Ülkemiz cam sanayi gerek ülke imalat sanayi ölçeğinde. Türk cam sanayi dünya üretiminde 4. derinlikleri 7-8 m’ye varan çukurların ortaya çıkmasına neden olmuşlardır. Küçük Menderes Ovası’nda. SO2 pişirilen materyal tarafından da tutulabilir. Antalya’nın Aksu ve Düden Ovaları’nda.836. Yerleşim ve sanayinin işgali dışındaki bir kısım tarım alanları da tuğla ve kiremit hammaddesi temini amacı ile kullanılmaktadır. 2000.000 Ege Bölgesi 129 2.2. Tablo:XI. Baca gazlarında uçucu küller ve is.427.600. Konya Ovası’nda. siklon ve multisiklonlar. kalsiyum sülfat oluşumu ile SO2 emisyonlarının azaldığını göstermektedir. özellikle yakıt olarak fuel-oil kullanıldığında.000 Akdeniz Bölgesi 31 440.13. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yanma prosesi toz ve gaz emisyonlarına yol açar.000.C. genellikle asidik karakterli olup.000. baca gazında toz giderme ünitelerini gerektirir.000. sürtünmeyle ortaya çıkan tozlar.kullanılan yakıtlardan kaynaklanır. Baca gazlarındaki SO2 .000 9. Ayrıca toprak alınan bu alanlar büyüklükleri bakımından yaklaşık 8-10 dekara. Tuğla endüstrisinde yapılan araştırmalar. soda.000 644 500 000 Kaynak: DPT.Bu tahribatın durdurulmasına gayret gösterilmekte ise de.

Ltd.4.Tic.400.000 m2/yıl 3.Ş Anadolu Cam San.000 ton /yıl 35.Şti* Paşabahçe Cam.Ş Trakya Cam San.020 ton/yıl Cam Ev Eşyası Cam Çubuk Cam Elyaf.13.470 1. Ankara.Ş Trakya Cam San.000 m2/yıl 2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ülkelerinin toplam üretiminde ise 2.000 m2/yıl 1.000 ton/yıl 215.A. XI.Ş Trakya Cam San. sırada.A.A.000 ton/yıl 4.209 872 -4.A.13.Ş İzo Toprak İzocam Tic. Ankara.A.000 ton /yıl 10.844 -540 ------428 86 338 Kapasite(1998) 400.Tic.3.089 1.Ş Koncam Kristal Cam San . 2000.080 ton/yıl 30. cam sanayi üreticileri.000 m2/yıl 285.000.Ş Çayırova Cam San.3.Ş (OTO) Çayırova Cam San.A.A.Ş İl Kırklareli Mersin Kocaeli Kırklareli Kırklareli Kocaeli Kocaeli -Kırklareli İstanbul Mersin Kırklareli İstanbul Denizli Konya Kütahya Bilecik Denizli Konya --Kocaeli Eskişehir Kocaeli Çalışan İşçi Sayısı 667 329 225 23 191 235 17 -23 1. bulundukları il ile kapasite ve çalışan işçi sayıları Tablo:XI. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.San. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ülkemiz cam sanayi kuruluşlarının cam çeşitleri ve yıllara göre üretim miktarları Tablo:XI.080 ton/yıl 600 ton /yıl 1.13.000 m2 /yıl 200.000 m2/yıl 6.000 ton/yıl 1. VIII.334 1.000.T.A. Cam Yünü. sırada.2.Ş Koncam Kristal Cam San .A.000. Türkiye’deki Mevcut Cam Fabrikalarının Bulundukları İller ve Kapasiteleri Cam Türü Düzcam Buzlu Cam Emniyet Camları Çift Cam Ayna Cam Ambalaj Kuruluş Trakya Cam San.Ve Tic. sıradadır.(64 Firma) Trakya Cam San. A.000 ton/yıl 64.C. 346 .’dir. cam kaplar 2. Sektörde kurulu toplam kapasite içinde düz cam 1.000 ton/yıl -4.3’ de.A.Ş Topkapı Şişe San. Kaya Yünü *Tahmini Kaynak: DPT. cam ev eşyası ise 3.Türkiye’de Cam Çeşitlerinin Yıllara Göre Üretim Miktarları (000 ton) Cam Çeşidi 1995 1996 1997 1998 1999 Düz Cam 457 595 570 605 549 Empirme/Telli cam 61 59 59 63 62 Cam Ambalaj 309 378 448 452 423 Cam Ev Eşyası 195 232 310 302 270 Cam Yünü 15 21 25 29 29 Cam Elyaf 16 15 21 25 25 Cam Mozaik 11 9 9 9 9 Emniyet Camları 38 39 40 40 42 Çift Cam 21 22 23 23 25 Cam Ayna 15 32 41 43 51 Diğerleri 25 25 28 28 28 Toplam 1.800.Ve.Ş Güral Cam* Toprak Cam* Denizli Cam San Ve Tic.A. A.000 ton/yıl 310.Tic. San.Ş Diğer Isıcam Ür.Ş Çayırova Cam San. VIII.Ve.Ş Marmara Cam San.000 ton/yıl 210.398 Kaynak: DPT.Ş Kaya Kardeşler Tekno Cam Cam Elyaf San. A. Tablo:XI.4’de verilmiştir. A. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Cam Üretiminde Kullanılan Teknolojiler Düzcamlar Fourcault Dikey Çekme Prosesi.13.13.400 ton/yıl 1. 2000.A.000 ton/yıl 15.A.514 1. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Tablo: XI.000 ton/yıl 4.Ş Denizli Cam San.080 ton/yıl 14.

13.Arıtmayı (rafinasyon) Hızlandıcı Maddeler. Bu kademeler içinde şekillendirme özel bir yer alır. Eritme (Fırın). 2. Cam Boru ve Çubuk Schuller Prosesi (dikey yukarı çekme). Cam Yünü Mekanik Çekme Prensipli Prosesler. Cam Üretimi İçin Kullanılan Girdiler Cam İlkel Maddeleri 1. . Akışkan İle Çekme Prensipli Prosesler. Danner Prosesi. a. XI. Cam Ev Eşyası Presleme Yöntemi İle Üretim.OCF Prosesi.3. Ana İlkel Maddeler.Tel Prosesi. XI. Float Prosesi. . Üfleme ve Pres-Üfleme Yöntemi İle Üretim. Vello Prosesi (dikey aşağı çekme).3. Finisaj İşlemleri. Harman Hazırlama. Cam Fabrikalarına Ait Üretim Akım Şeması Hammadde Hazırlama. 347 . Pittaburgh-PPg Dikey Çekme Prosesi.4.İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler.T. . Çünkü bu kademede erimiş cama kullanım amacına göre şekil verilir. Mekanik Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.13.Hoger Prosesi. Şekillendirme.3.Grosler Prosesi. . . .Meme Çekme Prosesi. Yardımcı İlkel Maddeler. b.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Colburn Prosesi.Owens Prosesi Alev İle Çekme Prensipli Prosesler.HERM Prosesi. .

Beş Yıllık Kalkınma Planı.. gümüş. Arşt.1987. Ankara..Kimya Müh.vb olarak girer. 1995. Arıtmayı Hızlandırıcı Maddeler. XI.CaO verir. Ayrıca nikel..Amonyum Sülfat (NH4)2SO4. İstanbul. 2000. Yardımcı İlkel Maddeler: a.. . Bölümü Çevre Grubu.. Bunlardan NaCl ve Na2SO4 cam bileşimine girerler. 2000. c..Sodyum Klorür (NaCl). kil. 348 . Marmara Bölgesi ve Çevre Kirliliği Envanter Çalışması. T. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi ve Giderilmesi Projesi. İstanbul.ve End. ÇEKÖK Genel Müdürlüğü. .MgO verir.Bunlar Na2O verir. . .Bil..Mağnezyum Karbonat (MgCO3).T. 4.13. İzabeyi Hızlandırıcı Maddeler NaCl.Alüminyum hidrat.Enst. 1984. Ankara.Kalker CaCO3.Renk Verici Maddeler. Ana İlkel Maddeler: .SİO2 verir. B2O3 ve florlu ve amonyumlu maddelerdir. .Kuartz kumu. . b. Cam Sanayi Sektör Araştırması.5. Tarım Topraklarının Amaç Dışı Kullanılmasının Önlenmesi Seminer Notları. Su ve Toprak Yönetim Dairesi Başkanlığı... ..Ü Teknoloji ve Sistem Araştırmaları Enstitüsü. Türkiye Çevre Vakfı.Soda (sodyum karbonat Na2CO3) veya sodyum sülfat (Na2SO4). 2.Sodyum Sülfat (Na2SO4). 5. 1981.C Çevre Bakanlığı.. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. sülfat ve florür miktarları kritik parametrelerdir Kaynaklar 1.. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. NH4Cl ve (NH4)2 SO4 çabuk buharlaştıklarından camın bileşimine girmezler.. Arşt.. kaolin.. Ankara.. VIII.C Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği. DPT. Aralık-1982..3.Amonyum Nitrat (NH4NO3) ve Amonyum Klörür (NH4Cl). Türkiye’nin Çevre Sorunları. 7. Teknolojik Esasların Saptanması.. Diğerleri NH4NO3. 2... T. 6..C.. Renk Verici Maddeler Değişik metal oksitler cama renk verirler. feldspat.. . Cam Üretimi Sonucu Açığa Çıkan Atık Türleri Cam sanayinde atıksularda önemli parametreler KOI ve çökebilir katı maddelerdir. TÜBİTAK Mar.. pegmatit.. 3. B.Alüminyum (alüminyum oksit). 1.

teknolojik açıdan özelliğinden kaynaklanmaktadır. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan sınır değerler (1 lif/cc) c. Amozit Tipi.1 Asbest Hakkında Genel Bilgi Dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal kaynaklarımızdan en iyi biçimde faydalanma imkanları araştırılmaktadır. tiyatro perdeleri ve boya yapımında. su ve diğer sıvıların taşıma borularının sıkı bir şekilde irtibatlanmasında ve contalanmasında. c. Ateşe dayanıklı elbiseler. Bu özellikleri dolayısı ile asbestler değişik endüstri kollarında çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Asbestler.T. Çeşitli endüstri kollarında değişik amaçlar için kullanılan asbestin. Ülkemizde uygulanan sınır değerler (5 lif/cc) b. gaz. a. 349 . Asbestlerin yüksek sıcaklıklara ve asitlere karşı mukavemetleri oldukça fazla olup ısı ve elektriği iletimleri çok düşüktür.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Elektrik endüstrisinde dinamoların ısı ve elektrik akımı nedeniyle kısa devre yapabilecek bölümlerinde. Asbestler kimyasal bileşimlerine göre genel olarak iki ana gruba ayrılırlar. Serpentine ve Amphibol grublarıdır. Anthofilit Tipi. a. Bunlar.14.ASBEST ÇIKARILMASI VE ZENGİNLEŞTİRİLMESİ XI. önemli bir mineraldir. Asbestin Kullanım Alanları Günümüzde asbest esas olarak . silikat bileşiminde.C. Bu durum aşağıdaki üç a. Tremolit Tipi. b. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından önerilen sınır değerler (2 lif/cc)’dir. Ateşe dayanıklılık. İnşaatlarda ısı ve elektrik izole maddesi olarak. doğal kaynaklarımız arasında önemli bir yeri vardır.14.14. lifli ve ateşe dayanıklı minerallerdir. Krozotil Tipi Amphibol Grubu. Mekanik tekniklerle çeşitli uzunluk ve çapta liflere ayrılabilirler. d. Buhar. c. Aktinolit Tipi olmak üzere sınıflandırılırlar Asbest. Çimento ürünlerine katıldığında beton içinde çelik kafese benzer şekilde özel bir bağlayıcılık özelliği göstermesidir. b. Elektrik ve ısıyı yalıtması. Krikodalit Tipi. Suda yumuşarlar ve istenilen forma sokulabilirler. Serpentine Grubu. XI. Asbest konsantrasyonu için değerlendirmelerde üç sınır değer göz önüne alınmaktadır.

i. asbestin kontrollü kullanımını sağlamak amacı ile 1990-1992 yılları arasında İstanbul.). o. elbise. Asbest yünü. asbestli çimento. Ateşe dayanıklı yalıtım panolarında. valf ve contalarda. Birleştirici olarak asfalt yollarda. . macun ve yapıştırıcılarda. Sonuç olarak. j. g. duvar kaplamaları ve panellerdir. l. Fren balatalarının üretiminde. Bolu. Dünyada üretilen ve tüketilen asbestin % 90’dan fazlası asbestli çimento ürünlerinde kullanılır. 350 . Erzincan. İSGÜM. tekstil üreten işyerleri dışında asbestli maddelerin üretildiği işyerlerinde tespit edilen asbest konsantrasyonu değerleri ülkemizde uygulanan sınır değere göre mukayese edildiğinde. Asbest fabrikalarında arta kalan asbest döküntüleri şeker pancarı ekiminde gübre olarak değerlendirilmektedir. Manisa. ı. önlük. f.) k. asbestli çimento levha ve aksesuarı ve balata ürünleridir. Aside karşı direnç sağlayıcı olarak pil kutularında. Yakın tarihlerde petrokimya endüstrisinde. İzmir. kanalizasyon. Ancak bu değerlerin gözönünde bulundurulan 1 lif/cc ve 2 lif/cc’lik referans değerlerle mukayesesi neticesinde tarama kapsamına alınan işyerlerinin % 23. ambalaj kağıdı vb. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI e. m. Isıya dayanıklı ve mukavemet artırıcı dolgu maddesi olarak salmastra. toprak ıslahında. Mardin. Türkiye’de Asbest Ürünlerinin Kullanım Alanları Geniş bir kullanım alanı bulunan asbestle ilgili faaliyetleri iki bölümde incelemek mümkündür. Bunlar.5‘inde uygun çalışma koşullarının bulunmadığı görülmüştür.3. Yanmayı güçleştirici malzeme olarak tekstil ve kağıt ürünlerinde (eldiven.). Filtre olarak gıda ilaç ve kimya sanayinde (bira. Türkiye’de asbest ürünlerinden en yaygın olarak kullanılanlar. asbestli çimentodan yapılan içme-kullanma suyu boruları. tavan duvar kaplama düz levhası vb. oluklu çatı kaplama levhası ve iç ve dış cephe. Mukavemet artırıcı ve takviye edici katkı olarak asbestli çimento üretiminde (içme. asit pompalarında. n. XI. İzmit ve Balıkesir illerinde faaliyet gösteren mamul üretimi yapan tüm işyerlerinde “Asbest Tarama” çalışmaları başlatılmıştır. tavan.14. Asbestli çimento ürünlerinin başlıcaları ise. basınçlı boru ve aksesuarları. çatı örtüsü kaplamaları ve iç-dış cephe. drenaj boruları. filtre bezleri vb.Asbestin çıkarılması ve zenginleştirilmesi . asbest bezi şeklinde asbest filtresi olarak şeker ve şarap fabrikalarında. Adana. . endüstriyel temizleyicilerde ve uzay teknolojisinde. kullanma suyu. Sentetik plastiğin aşınmaya karşı direncini artırıcı malzeme olarak yer karoları ve yer kaplama levhalarında.Asbest içeren ürünlerin işlendiği tesisler . Türkiye’de asbestli mamul üreten işyerlerinde işyeri ortamı koşullarını değerlendiren kuruluş Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlı İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi (İSGÜM)’dir. muhafazalarda. conta packings keçe. h.C. şarap. genelde uygun çalışma koşulları bulunmaktadır.T.

Bağımsız Devletler Topluluğu. doğal bir mineraldir. Bugün yıllık asbest üretimimiz 100 ton olmasına karşın tüketimimiz yılda yaklaşık 50.T. Kullanılabilir gerçek asbest lif konsantrelerinin % ağırlık vermelerini bulmak amacı ile asit testleri yapılır. maske kullanımını sağlamak. paligrosgit serpantin.6. 351 . Asbest Kullanımı Sonucu Canlılar Üzerinde Oluşan Olumsuz Etkiler Asbest ve asbest içeren maddeler gerektiği gibi kullanılmadığında sağlık açısından tehlikelere neden olabileceğinden üreticilerin ve tüketicilerin solunabilir asbest tozlarına maruz kalmalarını önleyici tedbirler alınmalıdır. Bu yüzden tüm üretilen asbestin % 95’i krizotil’dir. lifleri esnek. Ülkemizde endüstri için gerekli asbest krizotil ve krokidolit olmak üzere Kanada.14. Güney Afrika Cumhuriyeti’nden dış alım yolu ile sağlanmaktadır. Şekil:XI. Bunlar açık ve kapalı maden işletmeciliğidir. Bugün dünyadaki eğilim asbest maddelerinde ve asbestli ürünlerin üretildikleri fabrika ve atölyelerde sağlık koruma önlemlerini almak. Minerallerin yüzeye yakınlığına göre iki tür çıkarma işlemi uygulanır.2’ de verilmiştir. Endüstride en çok kullanılan “Krizotil” tipi asbest olup.14.5.1’ de verilmektedir. Bu sebeple asbest lifleri ile kenetli olarak gelen atık mineralleri konsantrelerin % ağırlık vermeleri üzerinde görünür bir artışa yol açarak olumsuz etki yapmaktadırlar. Cam lifi ve mineral yünü asbestten daha pahalıdır. dayanıklı ve ipekimsidir. Türkiye’de Asbest Üretimi ve Tüketimi Türkiye’ de başta Eskişehir-Mihalıçcık . XI. Sivas. Oysa “Amphibol Grubu “ asbest tipleri sert iğnemsi yapıda ve kırılgandır. Asbest Üretimi Akım Şeması.Ülkemiz dünyada asbest rezervi bakımından en zengin 10 ülke arasında yer almaktadır. vb. Antakya bölgelerinde asbest yatakları bulunmaktadır. Bunların çoğu asbestten daha ucuz ve elde edilmeleri de kolaydır. Son yıllarda çevre ve sağlık kaygıları ile asbest yerine kullanılabilecek maddeler fikri ortaya atılmıştır. grafit. Asbestin yerine kullanılabileceği düşünülen mineraller.000 ton civarındadır. muskovit. Zenginleştirme işleminde kullanılan Asit Testi Akım Şeması Şekil:XI. Bazı uygulamalarda asbest yerine cam elyafı mineral yünü ve seramik liflerini içeren sentetik-inorganik ikame maddeleri kullanılır. Yukarıda anlatılan fiziksel zenginleştirme çalışmaları sonunda kazanılan konsantrelerdeki asbest lifleri atık minerallerinden tamamen ayrılmış durumda değillerdir.C. Asbest Çıkarılması ve Zenginleştirilmesi İşlemleri Üretim Yöntemi Asbest kömür. biyotit. ağız ve sindirim olmak üzere vücuda üç yoldan girer.14. solunum. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. XI. havalandırma. Asbest.14. atapulgit. talk.14. Yeraltından bu yöntemlerden biri ile çıkarılan madenler atık mineralleri ile birlikte çıkarıldığı için mineral dokusuna ulaşıncaya kadar kırma ve öğütme işlemine devam edilir ve sonra eleklerden geçirilerek siloya depolanır. bunlara ek olarak asbest tipleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve incelemeleri ilerleterek daha zararsız asbest türlerinin kullanılmasını yaygınlaştırmaktır. Bursa.4.Tatarcık yöresinde. demir cevheri vb.lerdir.

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham Cevher Balyozla Kırma Harmanlama Bölme Şoklu Kırıcı Saklanan Kısım Konik Kırıcı Harmanlama Saklanan Kısım Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Konik Kırıcı Emici Fan Elek (2 mm) 2mm Merdaneli Kırıcı Emici Fan 32 Meşh Merdaneli Kırıcı Havalı Ayırıcı Artık Konsantre Şekil:XI.1 Asbest Üretimi Akım Şeması 352 .C.14.T.

T.2 Asit Testi Akım Şeması 353 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Konsantre Saklanan Kısım Quebeg Test Örneği Asit Test Örneği Karıştırma 30 dakika Dekantasyon Dekantasyon Artığı Karıştırma 10 dakika Dekantasyon Konsantre Artık Şekil:XI.14.C.

C. Bu tereddütlere rağmen genel eğilim asbest yerine geçecek maddelerin kullanılması yönündedir. Bununla beraber bunlarında büyük bir kısmı. asbestli ortamlarda sigara içilmemelidir. . Çok geniş çapta yapılan bilimsel araştırmalar sıkı kontrol altında kullanıldığında krizotil asbestin gerek madenden çıkarılma gerekse fabrikada üretimi aşamasında işçiler için bir tehlike oluşturmadığını göstermiştir.Kişinin duyarlılık derecesi. dolayısı ile asbest tozuna karşı da daha duyarlı hale getirir. a.T. Asbestoz. b. Akciğer kanseri. uzun ömürlülüğü ve özellikle asbestsiz frenlerde performans problemi başlıca tereddütlerdendir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tüm ikame madde arayışlarına rağmen asbestte ikame madde tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. asbest tozlarının solunmasına bağlı olarak kişide aşağıda belirtilen hastalıklara neden olabileceği gösterilmektedir. Mezotelyoma. b. 354 . Yapılan tıbbi araştırmalarda. Bu nedenle. aşınma problemi. Sigara dumanı.Liflerin Boyutları: Lifin boyu da önemli bir rol oynar ve daha uzun lifler daha tehlikeli olurlar. İş Türü Yapılan iş türü de asbest liflerinin zararlı etkilerini etkileyen bir faktördür. c. d.Asbest Miktarı : Risk yüksek miktarlarda daha fazladır. Solunum yolları sürekli olarak hareket halindeki bir dizi tüycüklerle kaplıdır ve “Mucus” adlı yapışkan bir madde ile örtülüdür. Sadece çıplak gözle görülmeyecek kadar ufak ve ince asbest lifleri akciğerin en derin kısımlarına kadar ulaşır. Kanserli olmayan iyi huylu plevra lezyonları. . Bu amaçla dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır. organizmanın tabi ayıklama mekanizması tarafından yok edilirler. İthalatın Belirli Koşullara Bağlanması Asbestin hastalık oluşturma riski ile kullanılan asbestin cinsi arasında önemli bir ilişki vardır. bu ayıklama mekanizmasını tahrip ederek akciğerlerde toz birikimini kolaylaştırdığından sigara içen kişiyi her çeşit toza karşı. Asbestin sağlık için risk oluşturmasını engellemek için kontrollü kullanımı gerekmektedir. İkame maddesi kullanılan ürünlerin sağlamlığı. Bunlar. a. . Sağlık için asbestin doğuracağı riskler birçok unsurun bir arada bulunmasına bağlıdır.

Zira pek çok tabii sular asbest elyafı içermektedirler. Sağlık kontrolü g. Etkilenme Sınırlarının Gözden Geçirilmesi Ülkemizde parlayıcı. Asbest-çimento ürünü gibi sert malzemeler normal olarak torbalanmazlar . amozit için 0. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI c. Tablo XI.7. 2001. Nakliyede ve toprağa gömülmede akılcı tedbirler uygulandığı sürece hiçbir sorun çıkmamaktadır. d.1 Asbestle Çalışan İşyerlerinin Üretim Türleri.8.14. Havada en yaygın olarak bulunan asbest türü krizotil cinsidir. Tozla mücadele ile ilgili yönetmelikte bu tür işletmelerde krizotil için 2 lif/cc.C.212 Asbestli Tekstil İmalatı 500 Asbestli Conta İmalatı 957 Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Uzun bir süre sonra elyaflar su yollarına girebilseler bile (bunun yüksek oranda olduğuna dair hiçbir delil yoktur) çevreye olan düşük düzeydeki etki önemli sayılmamaktadır.2’ de verilmiştir. Tüm artıklar gibi asbest artığının da toprağa gömülmesinde tedbir almak gereklidir. Asbest İçeren Ürünlerin İşlendiği Tesisler: Türkiye’de asbest işleyen tesislerin üretim türleri.14. Tablo:XI. XI.T. kum vs.1. patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışan işyerlerinde alınacak tedbirler hakkındaki tüzükte asbest lifleri için cins ayrımı yapılmaksızın 5 lif/cc değeri getirilmiştir.14. İşyerlerinde kontrollerin sağlanması e. Ama bu tür faaliyet sırasında gereksiz toz oluşmasını en az düzeyde tutmak için dikkat edilmesi gerekir. kapasiteleri ve toplam işçi sayıları. Haberleşme.14.eğitim XI. Çalışan İşçi Sayısı 203 281 820 19 64 355 .14.’de Aspestle çalışan işyerlerinin isimleri bulundukları iller ve üretim tipleri tablo Tablo: XI. Asbestin Çevreye Etkileri Havada bulunan asbest miktarının.554 Asbestli Balata İmalatı 7.2 lif/cc değerleri getirilmiştir.033 Asbestli Levha İmalatı 55.5 krokidolit için 0. ile yeterince örtülmesi gerekmektedir. akciğer hastalıkları veya herhangi bir kansere sebep olma gibi bir sağlık etkisi olduğuna dair bir delil yoktur. İşyeri ölçüm ve takibi f.Kapasiteleri ve Toplam İşçi Sayıları Üretim Türü Kapasite(ton/yıl) Asbestli Boru İmalatı 49. Asbest atığı diğer tehlikeli kimyasal maddeler gibi yüksek derecede toksik değildir. Her türlü asbest artığının atılmasından sonra daha ileride havayı kirletmemesi için toprak.

ve Tic.A.. A.. A.Ltd. Kontrollü Kullanım Yaklaşımı. A. ve Tic.San. 1989. ve Tic. ÇİMS-İŞ Sendikasının Semineri. A. A. ve Tic. İSGÜM. 1989.Ş İzmir Kale Balata Oto San.T. A. Çevre Sağlığı Açısından Asbest ve Gerekçeler. 2001.Ş Konya Kaynak: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.ve Tic. 7. Ankara. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI. ve Tic.Ş İzmir Özgür Atermit San. A. A. ve Tic.Ş İstanbul HA-SE-Zİ İnşaat Turizm San.Ş Bolu Tamer Amyant San. (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Merkezi). 2001.Asbestle Çalışan İşyerlerinin İsimleri ve Bulundukları İller ve Üretim Tipi Şirket Adı Bulunduğu İl Arge Oto Araç ve Gereçleri San. 356 .Ş İzmir Balatacılar Balatacılık San. A. İzmir Frentek Balatacılık Oto San.Ş Erzincan Eren Blata San. A.Ş İzmir Birlik Amyant İstanbul Doğusan Boru ve San. Sabır.Şti İstanbul Özgür Atermit San. Can. A. ve Tic.2. 4.Ş Manisa Özemel San ve Tic. A. A. Şti. Beş Yıllık Kalkınma Planı. ve Tic. Asbest ve Asbestin İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri. ve Tic. Asbest ve Sağlık. ve Tic. A. A.Ş İzmir Temel Conta San.1989. 3.H. ve Tic. 1990.Ş Kocaeli Aysan Debriyaj End. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.Ş Mardin Miner Otomotiv San. 2.Ş İstanbul Atermit End. 2000.Ş Gemlik Oysaş Otomotiv Yan San. ve Tic. ve Tic.U. A.Ş Adana Superlit Boru ve Levha Sanayi A.Ş İzmir Beşer Balatacılık San.Ş Kocaeli Mardin Boru San. ve Tic.ve Tic. 6. 1990.C. DPT. 5. ve Tic.Ş İzmir Yüksel Balatacılık San. E. Toplum. ve Tic. VIII.14. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. Asbest Projesi Çalışmaları. Ltd . Üretim Tipi Balata ve Tekstil Levha Balata Balata Balata Levha Boru Balata Balata Levha Balata Boru Conta Balata Balata Levha Levha Boru ve Levha Levha Conta Balata Kaynaklar 1.

Ancak tekstil ürünleri tıp alanından inşaat sektörüne. büyük tedarikçisi konumundadır.000 2.788.412. Konfeksiyon (hazır giyim) Türkiye’de ve bazı ülkelerde tekstilin dışında. Tekstil ve konfeksiyon ihracatının değer bazında yaklaşık % 85’i pamuklu sistem ürünleridir. hazır giyim sektörü ise 6. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.15. Sektördeki ihracat gelirlerinin % 75‘i hazır giyim. elyaftan iplik eldesi. elyaf hammaddesinden elyaf eldesi.000 1. Dünya pamuk üretimi ve Türkiye’nin yeri Tablo:XI. 1999 (ton/yıl) 3. hazır giyim.550.000 712. öncelikle aklımıza iplik.000 1.000 726. ev tekstilleri ve bazı teknik tekstiller gelmektedir.C. dokuma.15.830.1. apre) aşamasındaki tüm işlemleri kapsar. Türk tekstil sanayi konfeksiyonda Avrupa Birliğinin (AB) Çin’den sonra 2. Türk tekstil sanayi bu gün dünyada 13. Önceleri mensucat olarak isimlendirilen tekstil endüstrisi. Tekstil ürünleri denilince. Tekstil endüstrisinin ürünleri çok çeşitlidir. Dünya Pamuk Üretimi ve Türkiye’nin Yeri Ülkeler Çin ABD Hindistan Pakistan Özbekistan Afrika(Fransa Bölgesi) Türkiye Avustralya Brezilya Yunanistan Dünya Üretimi Kaynak: Giyim Sanayicileri Derneği. iplikten kumaş yapılması. kumaş. Günümüz dünyasında tekstil ürünlerinin kullanımları çok geniş bir alana yayılmıştır. boya. % 25‘de tekstilden elde edilmektedir.635. halı.000 739. tedarikçi durumundadır.000 704. sırada.000 3. otomobil sanayinden uçak sanayine. örme.000 18.000 2. Ülkemizde tekstil. toplam işgücünün % 10’ dan fazlasını sağlamaktadır.15.000 2000 (ton/yıl) 3. kumaşın konfeksiyona hazırlanması (kasar.000 420. kilim de tekstil sektörü ilgi alanına girmektedir.706.000 3. baskı.700. birbiri ile ilişkili bir çok hammadde kullanarak.000 900. büyük sayıda üretim yapan farklı endüstrilerin oluşturduğu bir sanayi dalıdır. Özet olarak tekstili. 2000.Tekstil Sanayi Hakkında Genel Bilgi Tekstil endüstrisi. nakış ve non-woven (dokusuz yüzey eldesi) olarak sınıflandırmak mümkündür.000 1. elektrik sanayinden ambalaja ve denizciliğe kadar çok çeşitli sanayi kollarında çeşitli şekillerde kullanılmaktadır. Son yıllardaki gelişmelerle endüstriyel teknik tekstil ürünleri ve ev tekstili. elyaf. bazı ülkelerde ise tekstilin içinde mütalaa edilir.000 861. iplik. güvenlik malzemelerinden spor tesislerine. konfeksiyon sektörü son yıllarda Türkiye GSMH’nın % 12’sini.T.000 623.700.000 357 . apre (terbiye).000 792.000 18.15.128.000 400. Hazır giyim sektörü 2.657.1.694. Tablo:XI.000 755. tarımdan baraj ve tünel yapımına.1’de verilmiştir. TÜRKİYE’DE TEKSTİL SANAYİ VE ÇEVRE XI. boya.5 milyonun üzerinde çalışanı ile toplam istihdama % 21’ lik katkı ve yaklaşık 10 milyon kişiye geçim olanağı sağlamaktadır.

sektördeki toplam firma sayısı ve yıllık toplam kapasitelerine ait bilgiler Tablo:XI. belli bir uzunluğu. Elyaf Üretimi. Polisler. ev tekstilleri ve teknik tekstiller için çok çeşitli ürünler meydana getirmesine rağmen. Elyaflar. Entegre bir tekstil fabrikasında üretim kolları olarak değişiklik gösterse de genel olarak. halı. Dokuma. keten. a. Bu dört ana bölüm şunlardır: 1. b. Pamuk iplikçiği. Elyaflar çeşitli işlem kademelerinden geçirildikten sonra iplik haline getirilir. Tekstil Endüstrisinin Ana Bölümleri Tekstil endüstrisi . iplik. Elyafın tekstilde kullanılabilmesi için. keten. Doğal. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tekstil sanayi ürünleri. genelde dört ana bölüme ayrılarak incelenebilir. tekstil ürünlerinin ilk kademesini oluşturan eğrilmeye ve bükülmeye uygun olan maddelerdir. jüt. XI. Elyaf Üretimi Elyaf. kısımları bulunmaktadır.15. sektörünün yanında çok değişik yerlerde de kullanılmaktadır. bütün tekstil ürünlerinin hammaddesi ve en küçük yapı birimidir. baskı. örme. Fabrika bacalarında is ve kül parçalarını süzen filtreler de tekstil sanayince üretilirler. elastikiyeti ve birbirine tutunma kabiliyeti olması gerekir. Kumaşların Terbiye İşlemeleri. boya.2. Bitkisel Elyaflar (pamuk. konfeksiyon. mukavemeti. 3. İplik Üretimi. c.2. sentetik iplikçilik. terbiye.T. baskı.15. firmaların adı.3’ de verilmiştir. Elde edilen iplik başta dokuma ve örme işlem olmak üzere çeşitli yöntemlerle yüzey haline getirilir. Doğal Elyaflar: a. dokuma. Kasar.1. e.C. ipek) 358 . 4. apre vb. Hayvansal Elyaflar (yün. Bunlara örnek olarak. boya. Ülkemizde faaliyet gösteren bazı entegre tekstil firmalarının üretim çeşitleri. yün iplikçiği. hazır giyim. konfeksiyon vb. d. yarı sentetik. Tıp alanında yapay kan damarları yapımında ve kalpteki deliklerin kapatılmasında kullanılan yapay parçaların üretiminde kullanılırlar. Tekstilden yapılan yapay çimler spor komplekslerinde yaygın olarak kullanılırlar. Kumaş Üretimi. 2. tam sentetik. Su sızıntısından oluşan çatlakların önlenmesi için otobanlarda yol tabanı ile yüzeyleri arasına tekstil yalıtım maddeleri yerleştirilir.15. inceliği. giyim. Tekstilde kullanılan elyaflar doğal ve insan yapısı (yapay) olmak üzere ikiye ayrılırlar. kendir.2 ‘de. bulundukları il ve çalışan personel sayısına göre bilgiler de Tablo:XI. jüt) b. kumaş katmanlarından yapılma kurşun yelek giyerler. XI.15.

590 kg.809 kg. 19.boyama.apreleme Sentetik elyaf.boyama. 127.C.606 m 6.çile.947.513. 2001.200 kg 102.nevresim.bant Fisto ve tanteller.elyaf. Tablo:XI.755.037 kg.fermuar şeridi.102 ton 10.777 kg.251 kg.ütü kordonu El örgü iplikleri Nakış ipliği Dikiş ipliği Jüt ipliği Kendir-kenevir ipliği Kot kumaşı Tela ve vatkalar Cam ipliğinden yapılmış dokumalar Battaniye Hazır yatak.794 m2 68.300 çift 7.600 m 355.376.920 m2 6.434 m 35.586 kg.222. 359 .375.apreleme. 2. 10.723. 926.128 m 11.016.iplik ve kumaşların kasarlama.117 kg.312 m2 14. Üretim Çeşitleri.874.200 m 21.827. poliamid.835 kg.654. 45.131adet 251.563 kg 1.585 kg.184 kg.2 Türkiye Tekstil Sanayi Dalları. 349.748 ton 954. 113.210 ton 79.533.049.597 kg.600 m.710.339.pamuklu dokuma Pamuklu kumaş boyama Pamuk ipliği kasarlama.760 m2 2.916 adet 96. 994.tow boyama) Tabii ipek ipliği Suni ve sentetik ipliklerden yapılan kumaşlar Suni elyaf.569. akrilik.790.lif.807 kg. 1.017.presli) Karde pamuk ipliği Open-and pamuk ipliği Patiska.473.627 adet 69.920 m2 51.hurç Masa örtüleri Hazır havlu ve bornozlar Dokuma çanta ve heybeler Örme kumaşlar Örme dantel kumaşlar Brode kumaşlar Bebek ve çocuk örme giyim eşyası Varis çorapları ve dizlikler Mayo El dokuma halı Makine dokuma halı Tuftıng halı Non-woven halı Kilim el+ makine dokusu Cam kumaştan kalıp filtresi Firma Sayısı 384 398 135 181 193 58 34 77 43 47 32 3 414 9 60 19 43 100 7 12 110 26 7 89 8 19 6 4 1 40 1 67 184 90 388 35 834 16 79 38 1 34 39 174 9 9 17 1 Toplam Kapasite (yıl) 12. 6.apreleme Suni ve sentetik kumaş baskı Pamuklu kumaş basma Empirme baskı Havlu ve benzeri kumaşlara yapılan boya ve terbiye Karışık kumaş boyama (branda. gupür Ayakkabı bağı.632 kg. 515.15.117 m2 4. polipropilen) Tekstil sanayinde kullanılan doğal ve kimyasal elyafların sınıflamasına ait detay bilgiler Şekil:XI.516.805.835 kg 45.560.222.498. 6.231.1’de verilmiştir.914 kg.yünlü kumaş.815.670 m 13. ---37.504 kg. 263. Sentetik Elyaflar (poliester.433. 17.000 adet Kaynak: TOBB-Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.691.707 m2 24.965.374 adet 5.15.593.304.473.187.674 adet 1. Sektördeki Firma Sayısı ve Yıllık Toplam Kapasiteleri Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 Üretim Türü Çiğit Pamuk (mahlic.968 adet 22.201.246.608.508.iplik ve kumaşların kasarlama.637.478.102.hasse.481.çadır kasarlama) Şerit .135 adet 15.174 m 34.etiket.T.boyama.574 ton 1.291 m 432.çarşaflık dokuma. Asetat) b.910.ekstrafor.beyazlatma Kaba strayhgarn İnce strayhgarn Kamgarn İplik Yün( yapağı. Rejenere Elyaflar (viskoz.yorgan çarşafı.800. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Yapay Elyaflar: a.

Akbaşlar Tekstil San. A.589 1.C. 360 .Ş İsko Dokuma İşl.İşl.226 1.Bir.Tic. ve Tic. A. Entegre Tekstil Firmaları Adı.Değ.348 1.Ş Can Tekstil Entegere Tesisleri San ve Tic. Tic. ve Tic. İşl. A. A. A. A. San.Ş Bossa Tic.Ş Erenko Tekstil İhr.000 2. A. A.A. A. ve Tic.Ş Gümüşsuyu Halı ve Yer Kap.Tic.Şti Kom Tekstil ve Konf. A.3. A. Trakya İplik San. San . A. A.ve San A.Ş Aydın Örme San ve Tic. A.Ş Orta Anadolu Tic.Ş Erak Giyim San.San. A. ve Tic. İşl. Kaynak: TOBB.Ş Akteks Akrilik İplik San. A.192 1.187 1.San. ve Tic.Koop. Yeşim Tekstil San.Ş Aksu İplik Dokuma ve Boya-Apre Fab.Tic.Ş Bakırköy Konf.Ş Mensa Mensucat San.Ş Akın Tekstil A. Tic. A. A. A.Kord Bezi A. Küçük Çalık Dokuma Teks.Ş Saray Halı A. Ve San. ve Tic. A.İplik Fab.Ş Söktaş Pamuk ve Tarım Ür.Ş Birkoyunlu Halı Tekstil San.ve Tic.105 1. T.454 1.Ş Modavizyon Tekstil San.390 1. A.Ş Sanko Tekstil San.482 1.Ş Vakko Tekstil ve Hazır Giyim San. İşlt.Ş Kordsa Sabancı Dupont End. ve Tic.967 2.Ş Sarar Giyim Tekstil San.Bir. A.100 1. A. ve Tic.T.A.Ş Sifaş Sent. ve Tic.507 1.ve Tic.ve Tic.Ş Bisaş Entegre İplik ve Tekstil San. 2001.İşl.İplik Fab. Birlik Mensucat Tic.198 1.361 1.028 997 990 985 983 978 969 966 953 930 918 917 911 910 891 869 866 857 856 843 842 811 782 775 772 761 732 708 691 686 685 674 660 657 (*) Personel sayısı 650 üzerinde olan Entegre Tekstil fabrikaları dikkate alınmıştır. Ve San.465 1. A.Ş Aydın Tekstil İplik Dok. Sanko Teks.Ş Sümer Holding A. San. A.Ş Tariş Pamuk Tarım Sat.İşl.ve San. Tic.121 3.Ş Zorlu Linen Dok.Ş Dörtel Tekstil Örme San.A. Isparta Mensucat San.Ş Beyteks Konf.058 1. A. Koop. ve Tic.Tic. ve Tic. San.179 1.Ş Sümer Holding A.Ş Çukobirlik Merkez İplik Dok. A.Ş. A.Ş Antbirlik –Antalya Pamuk Sat.Empirme Konf.036 1. Tic.İhr.Ş Dünya Halı A.İşl.Ş Polylen Sentetik İplik San.Ş Merinos Halı San.Ş Berdan Tekstil San.San.Ş KorteksMen.Ş Can Tekstil Entegre Tesisleri San. A. San Tic. İmalat. A. ve Tic. A. San.Fab. Ltd Şti.132 1. Ve Konf. ve Tic. Ltd.Ş Yalova Elyaf ve İplik San ve Tic.Bulunduğu İl ve Çalışan Personel Sayısı (*) Sıra No 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 Firma Adı Altınyıldız Mensucat ve Konf. Fab. San ve Tic. ve Tic.Ş Karsu Tekstil San.Ş Çetinkaya Mensucat San.Ş Sümer Holding A.A.ve Tic.Ş Bulunduğu İl İstanbul Bursa Adana Bursa Adana Adana İstanbul Bursa İçel Bursa Aydın İzmir Kayseri Tekirdağ Bursa Yalova Adana Gaziantep Denizli Tekirdağ Denizli Eskişehir Antalya Bursa İstanbul Gaziantep Kırklareli İstanbul Tekirdağ Kayseri Adıyaman Adana Tekirdağ Niğde İstanbul Gaziantep Kocaeli Denizli İstanbul Tekirdağ Ankara Tekirdağ Tekirdağ Kayseri Kayseri Tekirdağ Bursa Edirne İzmir Isparta Bursa Manisa Tekirdağ Kayseri Kayseri İzmir Bursa Denizli Aydın Bursa Tarsus İstanbul İstanbul İstanbul Çalışan Personel Sayısı 5.623 4.Ş Bursa Merinos Yün.267 1.Ş Sasa Dupont Sabancı Polyester San A. May Tekstil San. A. A.320 3. İplik Fab. A.A.Ş Çukurova San.462 1. ve Tic.Ş Bahariye Mensucat San. A. A. A.300 1. Küçüker Tekstil San. Koop.Ş Sönmez Pamuklu San. A. A.İplik. San Tic.İşl.Ş Şahinler Mensucat San.Ş Tariş Pamuk Sat. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.Bir.T. İşl.A. A.Ş Gökhan Tekstil San. ve Tic. Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri.ve Tic.ve Tic.Ş Güneş Tekstil Paz.619 1.510 1.A. A.Ş Özcanlar Tekstil San. A.15.Ş Güney San.Ş Denizli Basma ve Boya San.ş Atlas Halıcılık İşl.387 1.196 1.T.T.İzmir Basma San İşl.Ş.

Tekstil Sektöründe Kullanılan Elyafın Sınıflandırılması 361 .C.T.15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI DOĞAL ELYAFLAR Bitkisel Elyaf Hayvansal Elyaf Mineral Elyaf Tek Hücreli Çok Hücreli Yün ve Kıllar İpek Asbest Pamuk Kapok Basit Elyaf Sert Elyaf Keten Kenevir Jüt Rami Manila Alfa Sisal Koko Angora Alpoga Yün Moher Deve Kaşmir Lama KİMYASAL ELYAFLAR Doğal Polimerlerden Yapay Polimerlerden Anorganik Hammadde Bitkisel Kökenli Hayvansal Kökenli Polidasyon Polikondensat Polimerizat Cam Elyaf Metal Elyaf Karbon Elyaf Seliloz Alginat Elastodien Rejenere Rejenere Protein Şekil:XI.1.

bazik işlem. etamin. Terbiye işlemleri kimya teknolojisi ile yakından ilgilidir.2. pazen. ipek.Non-woven Yüzeyler: Keçe. mat ve parlak gibi türlerde olabilirlerse de esas sınıflama şu şekildedir. elyaf hammaddesinin bir seri işlem kademesinden geçirilmesi ile elde edilen. Elyaf Yapısına göre İplik Çeşitleri. yün.4. karbonize. divitin. haşıl sökme. ribs. simli örümcek. olarak ayrılır. gabardin. viskon. b. jakar.2. wafel pike. panama. Genel olarak terbiye işlemleri.15.2.Fantezi.2. Terbiye İşlemleri Genel anlamda. katlı.C. kalandırlama gibi. bürümcek. Kullanım Yerine göre İplik Çeşitleri. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. dantel iplikleri vb. düz. krablama. İplik eğirme. ağartma. gerekli temizliğe. tafting. üç iplik. sentetik kesikli. pike. İplik Çeşitleri. görünüm ve kullanım özelliklerini değiştirmek.15. İplik Üretimi İplikler sadece kesikli veya kesiksiz (filament) elyafların kullanılmasıyla ya da bir diğer şekilde her ikisinin birleştirilmesi ile elde edilirler. Pamuk. örme kadife. Ancak kumaş terimi aynı zamanda dantel. floş. kaşkorse. Yapılarına göre İplik Çeşitleri. karışım iplikler. süprem. a. viskon.3. geliştirmek için yapılan işlemlerin tümüne terbiye denir. empirme. Kasar (ön terbiye): Ön yıkama. a. jakar frotte. sentetik filament. mekanik etkilerle çeşitli efektlerin kazandırıldığı birçok terbiye işlemi de mevcuttur. merserize. kord. örme. kalınlığına oranla çok büyük yüzey alanı bulunan ve bir arada tutunmalarına yetecek miktarda mekanik gücü olan işlenmiş elyaf ve/veya iplik topluluğu olarak tanımlanır.T. krep. şambri. Dokuma. keten. 362 . karışık makarna. Kumaşlar esas olarak. penye ribana. filament b. pürtüklü. dokuma veya örmeden gelen kumaşın ya da iplik halindeki tekstil materyalinin. XI. Hammaddesine göre İplik Çeşitleri. satin. a. strayhgarn vb. XI. jakarlı ribana. dobule-blıster vb. kadife. flanel. poplin. Kumaş Üretimi Teknik olarak kumaş.Kesikli. özel yapılı iplikler. c. alpaka.Örme Yüzeyler: İnterlok. Kumaşlar büyük çoğunlukları itibari ile dokunmuş veya örülmüş durumdadırlar.15. c. d. paralelliğe ve inceliğe sahip ön ipliğin herhangi bir eğirme sistemi ile iplik haline getirilmesidir. kanvas. saten. Kumaşlar yüzeysel olarak şekillendirilmiş tekstillerdir. Ancak şardonlama. hidrofilleştirme. dikiş. balıksırtı. rayon.Dokuma Yüzeyler: Denim. lakost. keçeleştirme ve non –woven (dokusuz) gibi tekniklerle üretilmiş tekstil yüzeylerini de kapsarlar.

en çok yün.Bursa 51 13.7 Marmara İstanbul.15. Pamuk sektöründe pamuk ve karışım terbiyesi yapan işletmelerin oranı yaklaşık % 80‘dir. VIII. elyaf halinde boyama.G. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu.5 62.3 59.Malatya.Antep. Ankara.4’de verilmiştir.İzmir. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Konfeksiyonda üretim yapısını. Ülkemiz tekstil terbiye sektörünün % 70‘i Marmara Bölgesindedir. c.2 Kaynak:DPT.sentetik karışımlarının terbiyesi gözlenmektedir.4. BYKP. ronjan baskı. tops boyama.15.15.15. 2001.3. Örme giysi.9 Fason İşletmeler 82. iç giysi. ev tekstili ve endüstriyel tekstil ürünlerinin fabrikasyon olarak üretimine genel olarak konfeksiyon denilmektedir. Beş Yıllık Kalkınma Planı.K. 363 . Tekstil Terbiye Sektörü İmalathanelerinin Sayıları ve Bölgelere Göre Dağılımı Bölge Adı Bulunduğu İl/İlçe Adedi (%) Trakya İstanbul. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI b.Uşak 59 15. d. özel baskı. Boyama: Elyaf çekme çözeltisinde boyama.5 64. hazır giysi boyama.6 61. Tablo:XI.5 ‘de verilmiştir.Maraş 53 14.7 67.4 56.15. Türkiye’de terbiye işletme sayısı yaklaşık 400 civarındadır. Şekil:XI. Ülkemizde konfeksiyon sanayi teknoloji olarak üç gruba ayrılır.2 Kaynak: DPT.Kayseri. Bunların % 47’si entegre işletmelerden. işletme yapısı ve üretim teknolojisi gibi faktörler etkiler. yünlü ve sentetik olmakla beraber genelde pamuk ağırlıklıdır.15.Tekstil Terbiye Sektörü Kapasite Kullanım Oranları (%) İşletme Türü 1992 1997 1998 1999 Entegre İşletmeler 81.T.4 51. iplik halinde boyama. Ankara.8 Diğer Bölgeler Adana.VIII. işgücünün niteliği. diğer sanayi dallarına göre daha az sermaye gerektiren ve işgücü yoğun bir üretim dalı olduğu için. Türkiye tekstil terbiye sektörü imalathanelerinin bölgelere göre dağılımı Tablo:XI.8 70.C. hammadde kaynakları.Çorlu. ülkemiz üretim yapısına uygun bir özellik göstermektedir. terbiye işlemlerine ait proses akım şemaları Şekil:XI.5.2’ de detaylı olarak. apre. Üretim yapısı bakımından konfeksiyon sanayi.Çerkezköy 107 28. Tekstil sektörü üretim aşamaları olan boya. % 53’ ü fason terbiye işletmelerinden oluşmaktadır. Konfeksiyon Üretimi Dış giysi. deri giysi ve kürk giysi gibi ürünlerin üretimi ise hazır giyim sanayi olarak isimlendirilir.3’de kısaca gösterilmiştir. Yün sektöründe ise.15. Türkiye tekstil terbiye sektörü pamuklu. kumaş boyama.2 56. XI.3 Türkiye Ortalama 81.3 73.1 72.5 Baskı İşletmeleri -62. Bazı yıllar işletmelere göre tekstil terbiye sektörü kapasite kullanım oranları Tablo:XI.7 Ege Denizli. Apre (bitim işlemi): Kimyasal ya da yaş terbiye. 1992 yılında 1 milyon ton üzeri olan Türkiye pamuklu terbiye sektörü kapasitesi 1999 yılında % 83 artış göstermiştir. rezerve baskı.İçel. 2001. mekanik yada kuru terbiye şeklinde çeşitlilik gösterir. Tablo:XI. Baskı: Direkt baskı.

yün. ağır gramajlı giyim ürünleri ( palto.15. çocuk giyimi. 364 .2.) 4. Ancak dokuma ve örme giyim üretimi en geniş kullanım alanına sahiptir.15. uzay giysileri vb. tekstil endüstrisi kapsamında bulunan ve giyim eşyalarının standart ölçülerle seri şekilde üretildiği endüstri dalı için kullanılan deyimdir. ağız maskesi vb. ucuz işgücü olan işletmeler. Çocuk Oyuncakları (oyuncak bebek ve oyuncak hayvan giysileri vb. Hazır Giyim Dışı Konfeksiyon Ürünleri Hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri . 3.) için buharlı ütü ve pres makinaları gerekirken. Örme Giyim Üretimi.). XI.1.3. XI.C. cüzdan. XI.) 6. iç giyim vb. koltuk kılıfı vb. pamuk.) olarak sınıflandırılır.T. döşeme. spor giyim ürünleri için böyle bir durum söz konusu değildir. Örme giysi üretiminde iç giyim ve sportif giysilerin yanında son yıllarda gece elbiseleri. Hazır giyim endüstrisindeki firmalar ürettikleri ürün çeşidine göre. kaban. Genellikle üste giyilen ürünler üretilir. 2.Klasik makine parkına sahip.) 7. bavul vb. pardösü vb. kemer. hazır giyim dışı konfeksiyon ürünleri olmak üzere iki grupta incelenir. çarşaf. bayan üst giyimi.1. sentetik ve bunların karışımıdır.Modern makine parkı olan ve orta düzeyli işgücü maliyeti olan işletmeler. Çadır.1. 2. Hazır Giyim Sanayi Ürünleri Hazır giyim sanayi ürünleri.) 2. Konfeksiyon Üretim Grupları Konfeksiyon üretimi genel olarak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1. Tek kullanımlık tekstiller (ameliyat önlüğü. hazır giyim sanayi ürünleri. Dokuma konfeksiyonunda değişik ürün türleri için değişik üretim hatları ve makine parkları gereklidir. el işçiliği yüksek makinelerle çalışan işletmelerde.3. Ülkemizde konfeksiyon sektöründe gerçekleştirilen üretimin büyük bir kısmı.Ultra modern makine parkı olan işletmeler. Özel amaçla üretilmiş giysiler (dalgıç giysileri. üretim gruplarına ayrılırlar. (erkek üst giyimi. Hazır giyim eşyası üreten endüstrilerle ilişkili diğer endüstrilerde kullanılan ürünler (dikilmiş deri mamulleri. Örme giyim üretiminde kullanılan ana hammaddeler. 1.1. giysilerde üretilmektedir. Dokuma Giyim Üretimi. Örneğin. manto. emniyet kemeri. Ev tekstil ürünleri (perde. Bu grupta düz örme (triko) ve yuvarlak örme olmak üzere başlıca iki sistemle üretilebilir. geri kalanı ise modern ve ultra modern olarak adlandırılan otomatik makine ve sistemlerle çalışan işletmelerde yapılmaktadır. yelken ve paraşütler 5. koltuk kılıfı vb.) 3.15.3. mont vb. Otomobilde kullanılan tekstil ürünleri (paspas. 1.

T.2 Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması 365 .15. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ham kumaş açımı Yağ sökümü Ham kumaşların makinaya alınması Kasar K Boya verme Yumuşatma Kumaşın kazandan çıkarılması Yaş işlem 1 2 3 Islak kesme Ram Şardon Açık en kurutma Zımpara Ram Zımpara Ram Sanfor Sanfor Inspectıon SEVK Şekil:XI.C.

T.15.2. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI 1 11 Islak kesme Açık en kurutma Ram Zımpara Ram Şardon Sanfor Şardon Ram Ram Zımpara Zımpara Ram Ram Sanfor Inspectıon SEVK Sanfor 2 Islak kesme Kurutma Balon sıkma 3 Ön fikse Kurutma Yaş işlem Ters çevirme Islak kesme Şardon Şardon Açık kurutma Zımpara Ram Sanfor Inspectıon Ters Çevirme Dekatör ütü Inspectıon SEVK SEVK Şekil: XI.C. Tekstil (Boya-Apre-Terbiye) Proses Akım Şeması ( Devam) 366 .

sarma nakış.15. heybe. VIII. Geleneksel el sanatlarımızdan olan el dokuması halı ve kilim ise Anadolu’ ya ilk kez Selçuklu Türkleri tarafından getirilip.4. yün. bugün varlığını korumanın da ötesinde ülke 367 . lacet nakışı gibi isimlerle adlandırılırlar.3. Halıcılık. Orta Asya’ da doğduktan sonra zamanla tüm dünyaya yayılmıştır. Halı Üretimi Pamuk. dolgu nakış. havlı yüzü olan dokumalara halı denir. kıl.3 Boya-Apre-Terbiye Fabrikası Proses Akım Şeması XI. Halı yapımının ilk başladığı yer Orta Asya’ dır.2. Nakış İşlemi Tekstil sanayinde nakış işlemi. Yer döşemesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Kumaş açma Owerlow terbiye ve Pamuklu boyama işlemi Ram kurutma ve egalize işlemi Polyester ve akrilik boyama Sıkma-Santrüfüj Şardon Sanfor Paketleme Zımpara Şekil:XI. çadır. zincir nakış. dekorasyon malzemesi. boncuk gibi süsleme malzemeleri ile işlenmesidir. floş ve ipek ipliğinden ilmek bağlanıp.T. Bu tarihlerde Fransa. özel bir görünüm ve albeni kazandırmak amacı ile tekstil yüzeylerinin süslenmesi.C. değişik kumaşlarla aplike edilmesi. İspanya daha sonraları da İngiltere’ ye yayılmış ve bu ülkelerde de halı üretimi başlamıştır. Çok uzun bir tarihi dönemden geçerek günümüze kadar gelen el halıcılığı.15.15. pul. yaygı. XI. Nakışlar. üzerine atkı atılıp sıkıştırılarak aynı yükseklikte ya da yer yer farklı yüksekliklerde kabartmalı olarak kesilmiş. ajurlu nakış. delik işi nakış. Bu sanatın ilk örneklerine Türkistan ve civarında rastlanmış olması bu görüşü kanıtlamaktadır. yün ve ipek ipliklerinin boyuna yan yana dizilmesinden oluşan çözgü iskeletinin her çift teline. beşik. gelişmesini bu bölgede sağlamıştır. ürüne farklı. yastık gibi çeşitli işlevlere sahip olan kilim ve halı yüzyıllardan beri insan yaşamının ayrılmaz bir parçası olmuştur. yüzyılda İran yolu ile Avrupa’ ya geçmiştir.

368 .T. Türkiye makina halı sektörüne ait üretim türü. Dokuma halıda : 2. El Halısı El halısı makina kullanılmadan el ile yapılan üretim şeklidir. Halı sektörü esas olarak.2. Tufting Halı ve Kilimler. 1. Non-woven Halılar.15. XI. Üretim şekillerine göre 3 türlüdür. El halılarının kalitesine etki eden faktörler. XI. Bu firmaların üretiminde kullanılan makinelerde bilgisayar sistemi ve en son teknoloji kullanılmaktadır.4. 100. Bu teknoloji dünyadaki tüm makine halı üreticileri ile yarışabilecek niteliktedir. Dokuma Halılar.5 milyona yakın kişiyi istihdam etmektedir. Anadolu tarihinin her dönemini yansıtan etnografik bir belge niteliğindedir. a. Türk el halılarının dünya ihracatındaki payı yaklaşık % 5 düzeyindedir. Hereke ve Kayseri’de gerçekleşmektedir. kapasite. örme şekli. Pakistan için .000 düğüm/m2. İpek halı üretimi ağırlıklı olarak. Türk el halısı. halının üretildiği bölge. % 16 ‘dır.4. hammadde alıp işlemek sureti ile makine halı üretimi gerçekleştirmektedirler. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI ekonomisi açısından. yün halıların ise.Bunlar.15.C. Makina halıların ağırlıkları halı tiplerine göre değişiklik göstermektedir. halı türü. Makina Halısı Makine halı sektöründe markalı olarak ifade edilen entegre tesisler üretiminde.310 g/m2 civarıdır. b.15. % 17 . El Halısı ve Kilimler olarak ayrılır.461 g/m2 Non-woven halıda : 580 g/m2 Tuftıng halıda : 2. Genelde ipek halıların ortalama düğüm adedi. kullanılan boyanın niteliği gibi faktörler etki etmekte ise de esas olan kalite faktörü birim alandaki düğüm sayısıdır.1. % 97 ‘sini ise yün halı oluşturmaktadır. Bu rakamın % 3’ünü ipek. % 40 Hindistan için.6’da verilmiştir.000 düğüm/m2 ‘dir. c. Satış açısından Türkiye el halı sektörünün yılda toplam iç satış ve ihracat dahil 2 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin edilmektedir. üretim miktarları ve kullanılan yerler Tablo:XI. 10. ayrıca sanat ve kültürümüzün dünyaya tanıtılması bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu oran İran için. Bu emek yoğun bir sektördür. Makina Halısı 2. Türkiye’de el halı üretiminin 30 milyon m2/yıl olduğu tahmin edilmektedir. Sektör yaklaşık olarak 1.

pamuklar.Üretimden gelen endüstriyel katı atıklardır. 2.6.15.15. Direkt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. PES.000 24. geri dönüşümlü olmayanlar. Küpe boyar maddeler 3.2.1.15.Tekstil Sektöründe Kullanılan Boyar Maddeler Tekstil sektöründe pek çok değişik türde boyar madde kullanılmaktadır. VIII. Azoik boyar maddeler 5. Reaktif boyar maddeler: Pamuklu kumaş boyamada kullanılır. BYKP.000 PP.000 70. Krom boyar maddeler: Yün ve poliamid elyaf boyamada kullanılır. Bu katı atıklar çoğunlukla geri dönüşümlüdür. Dispers boyar maddeler: Asetat ve sentetik elyafın boyanmasında kullanılır. Bunların en çok kullanılanları ve boyadıkları elyaf türleri genel olarak şunlardır: 1.000 Yün.2. Jüt. PAC.Üretimde çalışan personelin oluşturduğu evsel nitelikli katı atıklar. deneme amacı ile boyanmış bez parçaları. Tekstil Sektörü Atıkları XI. I.5. 4. 14. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.T. Kükürt boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır. Üretim. gaz olmak üzere üç türlüdür. Ingraın boyar maddeler 7. XI. 369 .C. hurda ıskarta parça zımpara ve şardon elyaf. Bazik boyar maddeler:En çok akrilik elyafın boyamasında kullanılır.5. PES 55 Tuftıng 55. Metal-Kompleks boyar maddeler: Yün ve polamid elyaf boyamada kullanılır.2.Tekstil Sektörü Üretiminde Açığa Çıkan Atık Türleri Tekstil sektörü üretiminde açığa çıkan atık türleri katı. Kullanım Yerleri Makine Halısı Kapasite (1000 m2/yıl) Üretim (1000 m2/yıl) Kullanım Yeri Kullanılan Hammadde İşyeri (%) 10 45 25 Konut (%) Dokuma 90. PA.000 PP. PA. XI. 13. Oksidasyon boyar maddeler: Selilozik elyaf boyamada kullanılır.2. 12. Kapasite. 2.1.5. Pigment boyar maddeler: Tüm tekstil materyallerinin boyanmasında kullanılır.000 16. Mordan boyar maddeler 11. Ankara.15. PAC.5.13. PP. 6. Asit boyar maddeler 9. 10. sıvı. 2001. Pamuk 90 Non-Woven 34. sentetik ve diğer elyaf ve kumaşlar. 8. Tekstil Sektörü Sıvı Atıkları Üretimde kullanılan boyama maddeleri sonucunda atıksulara verilen boya maddeleridir.Tekstil Sektörü Katı Atıkları 1. kağıt ve diğer laboratuar malzemeleridir.5. Makina Halı Sektörü Halı Çeşidi.15. Kullanılan Hammadde. XI. Jüt 75 Kaynak: DPT. Ayrıca atık sularına verilen sıvı ve suların genel atık karakteristiklerinde.

cıva. Yağ. Hidroliz olmuş vinil sülfat türevleri . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.C. Hidrolize olmuş sodyum asetat silikat larpartin sülfat türevleri. f. çamur yoğunlaştırma havuzunda çamur yoğunluğunun artırılarak. sülfit. Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Şekil:XI. Fiziksel Arıtma. NOX.SO4). d. polimerler. Arıtma çamurları maksimum su içeriği % 65 civarıdır. haşıl maddeleri ve inorganik iyonlar (Na.2. Çözünmüş oksijen. Bunlar. AKM.Tekstil Sektöründe Atık Arıtma İşlemi Tekstil Fabrikalarında genelde 3 tür arıtma sistemi kullanılır. XI.3.5. Biyolojik arıtmada.15. h. Biyolojik arıtmanın çökeltim havuzunda oluşacak olan katı madde ve çamur. Hidroliz olmuş yağ asitleri.3. üstteki suyun çevresel savaklarla toplanarak arıtma tesisi girişine verilerek kalan çamurun su içeriğinin azaltılması ve susuzlaştırılması ve çamurun preslenmesi esasına dayanır. Ülkemizde tekstil endüstrisinde entegre olmayan tesislerin çoğunda baca sisteminde fiziksel ve kimyasal arıtma yapabilecek özellikte filtre sistemi bulunmamaktadır. çinko gibi maddeler bulunmaktadır. Tekstil Fabrikalarında kullanılan arıtma sistemine ait örnek. Biyolojik Arıtma. bakır.15. Filtre sistemi baca gazında bulunan SO2 gazının gaz fazından alınarak sıvı fazına geçirilmesi prensibine dayanır. c. Çamur susuzlaştırmada. Arıtma çamurunda değişik oranlarda kurşun. 2. türevleri ve etoksilatlar. Tekstil Sektörü Gaz Atıkları Tekstil sektöründe yakıt olarak çoğunlukla LPG ve fuel-oil kullanılmaktadır. fosfat türevleri.5. islik. g. Tekstil sanayinde baca gazlarına karşı mutlaka filtre sistemi bulunmalıdır. Çamur Susuzlaştırma İşlemi. kadmiyum. 3.15. Burada yüksek islilik ortaya çıkar bunu önlemek için bu gazlar kurum tutucudan geçirilip atmosfere verilir. b. e. Hidroliz olmuş organik ve inorganik bileşikler.T. Tekstil sanayi baca gazı emisyonunda. krom. SO2. Fiziksel arıtmada. atık suya hava verilerek atık suda bulunan ve organik kirliliğe neden olan maddelerin mikroorganizmalar tarafından parçalanması esasına dayanır. üre.yoğunlaşan çamurun dibe çökmesi. Seyrelmiş halde .4 ‘de gösterilmiştir. 1. NH4-N. XI. hidroliz olmuş boyama prosesi atıkları. KOİ. CO.gres. 370 . NO3-N. şartlandırma ünitesinde dozajlanarak kimyasal maddelerle oluşan katı maddeler. atık su arıtmaya verilmeden önce bir ızgaradan geçerek elek sistemine gelmekte ve buradaki maddeleri tutma esasına dayanmaktadır. aldehitler ve tozlar bulunmaktadır. BOİ. nikel. Hidroliz olmuş antarkinon türevlerini içeren kimyasal karakterli maddelerdir.

Bilgi Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Verileri. Asit Nötralizasyon Havuzu Deşarj Anaerobik Aeratör Deşarj Havuzu Polielektrolit Giriş Döner Elek Polielektrolit tankı Çamur Yoğunlaştırma Havuzu Filtre Pres Pompası Filtre Pres Deşarj Şekil:XI.. 2001. 5. ÇÜ.T. Sektör Raporları. 3. Çukurova Üniversitesi. BYKP .4. Ankara. TOBB.C. Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma Merkezi. 371 . Md. Sanayi ve Tic.15. 4. DPT. Gel. Pratik Tekstil Mühendislik Dizisi: No:1-2-3. Devlet İstatistik Enstitüsü Verileri. Tekstil ve “Hazır Giyim Raporu http. 2001. Tekstil Kongresi.. Tekstil Fabrikaları Arıtma Tesisi Proses Akım Şeması Kaynaklar 1. Bak. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Bu atıkların bertarafı. VIII. 6-8 Ekim1999. 2. Gen. Tekstil ve Giyim Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. 6. 2001. Adana http. Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ile ilgili hükümler çerçevesinde yapılmalıdır. San ve Arş.

hiç şüphesiz ki içten yanmalı motorun icadı ve motorlu araçların teknolojik olarak çok büyük bir gelişme göstermesidir. boyalar. devlet yardımları. Türkiye’deki otomotiv sanayi tüm olumsuz koşullara rağmen. 2. sıvı ve gaz atıklar ile bunların türleri ve kaynaklarını açıklamak bakımından motorlar ve motorlu araçlar sanayi hakkında kısa bilgiler verilmesinde yarar vardır.16. İçten yanmalı motorlar. yalnız presleme. dünya pazarlarına üretim yapabilme seviyesine ulaşmıştır. 1. TÜRKİYE’DE MOTORLU ARAÇLAR SANAYİ VE ÇEVRE 20.Yabancı sermayenin. gümrük mevzuatı ve bu mevzuatın sektöre özel hükümleri ile yakından ilgili bulunmaktadır. dış ticaret. 1950’li yılların başından itibaren motorlu araç üretimi. Bu sanayinin halen sahip olduğu güç. Motorlu Araçlar Sanayi Motorlu araçlar üretiminde bir çok ve farklı türde demir-çelik ürünü mekanik parçalar muhtelif madeni yağlar. yapısı gereği dünyada çok hızlı küreselleşmekte ve üretici şirketler birleşerek “Trans-National Company” yapısına kavuşmaktadır. yüzyılın sosyal ve ekonomik yapısını etkileyen en önemli olay. Motorlu taşıtlar üretimi sırasında oluşan ve çevre kirlenmesi açısından önemli sayılan katı. Otomotiv sanayi.16. Türkiye’deki tesisleri dünya pazarları için bir üretim merkezi olarak görmesi de bunun en önemli kanıtıdır. A.16. son yıllarda kişi başına bir otomobil isabet edecek düzeye yükselmektedir. boyama ve araç montajı yapılmaktadır. İçten yanmalı motorlar ise. 372 . Motorlu araçlar sanayinde ana üretim tesisleri. XI. genel olarak aşağıdaki birimlerden oluşmaktadır. aksesuarlar kullanılmaktadır. uluslararası kuruluşlarca da tanınmaktadır. Türkiye’deki otomotiv sanayi büyük emeklerle kurulmuş ve rekabetçi bir sanayi olma yolundaki kararlılığını kanıtlamıştır.2. Motorlar Motorlar genel olarak .1. Bu parçaların tamamına yakın bir kısmı. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. B.C. çeşitli plastikler ve lastik cinsi vb. Motorlu taşıt araçları sanayinde oluşturulacak olan politikalar ülkenin sanayi ve teknolojik gelişme stratejileri içinde vergi. dünyanın en yaygın endüstri kollarından birini oluşturmakta. gelişen ülkelerdeki otomobil sayısı ise. Benzinli (Otto ) motorlar. Dıştan yanmalı motorlar (Buharlı Lokomotifler) olmak üzere ikiye ayrılırlar. motorlu araçlar yan sanayinde üretilmekte. Dizel motorlar olmak üzere iki kısıma ayrılmaktadır. bazı parçaların kaynakla birleştirilmesi. ana üretim tesislerinde ise. Bu nedenle tüm politikaların bir Master Planı içinde ve birbiri ile ilişkili olarak düzenlenmesi gerekli ve zorunlu bulunmaktadır.T. XI.

çinko ve nikel bulunduğu tespit edilmiştir. XI. krom.5-10.Ağır metal içeren atıksular olmak üzere sınıflandırılmaktadır. Evsel Atıksular Sosyal yan tesis ve hizmetlerden (yemekhane.Yağ.1‘de gösterilmiş olup. Montaj Ünitesi. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atık sulardır. çinko. özellikle 1970’li yılların başından itibaren hızla gelişmeye başlamıştır. bakır. Atıksuların parametreleri yaklaşık olarak şu değerlerdedir. Kimyasal Oksijen ihtiyacı (KOİ). BOİ. Tablo:XI.16.3. Kimyasal Nitelikli Atıksu KOI 1300 AKM 470 pH 9. 373 . Fosfatlama birimi atıksularda fosfat olmadığı yalnızca yağ ve gres. XI.2’ de verilmektedir.5 Evsel Nitelikli Atıksu 650 mg/l 335 mg/l 6.16.16. Ülkemizde faaliyet gösteren Otomotiv Sanayi Firmalarına Ait 2000 Yılı Üretim Kapasiteleri hakkında genel bilgiler. kirlilik parametreleri bakımından atık sular iki alt başlık altında toplanabilir. . civa.boyama ünitelerinden deşarj edilen atıksulardaki. boyahane ve araç montaj ünitelerinden kaynaklanan proses ve yıkama atıksular olup. yağ ve gres.3. gres ve diğer kirleticiler içeren atıksular . ara ünitelerinden olan presleme. d.1. .C. flor ve azot bileşikleridir. siyanür. Gövde Kaynak Ünitesi. b.T. Motorlu araçlar sanayinin yol açtığı en önemli kirlilik atık sular olup.16. En önemli su kirliliği kaynakları mekanik ve montaj üniteleri boyahane. Bu sanayinin ana üretim tesislerinin neden olduğu atıklar yanında. çeşitli parçaların yoğun olarak üretildiği. Boyama Ünitesi. Tablo:XI. nikel. Motorlu Araçlar Sanayinde Atıklar Ülkemizde motorlu araçlar sanayi.5 Bu atıksuların kirletici parametreleri. AKM ve azot bileşikleri konsantrasyonları oldukça yüksektir.3. kurşun. XI. motorlu araçlar yan sanayinde de çok farklı atık ve artıklar ortaya çıkmaktadır. Presleme Ünitesi. tuvaletler. Atıksuların kirletici yükü çok fazla olan önemli bir kısmı . gres. yağ. Biyokimyasal Oksijen İhtiyacı (BOİ). ayrıca Türkiye Araç Parkı ise. kaynakhane. demir.16. c. bu kirli sular. pH. KOİ. su tasfiye cihazları ve kazan sistemleridir. alüminyum. Ancak bugüne kadar yan sanayi atıkları hakkında ülkemizde herhangi bir bilimsel araştırma yapılmamıştır. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI a.5-7. Endüstriyel Atıksular Ana üretim tesislerinin.2.

Atık türü ve miktarları proseslerin türüne ve kapasiteye bağlı olarak değişmekle birlikte başlıcaları şunlardır. FORD HYUNDAI MOTOR COMP.O.8 75 0 37.) ya da belediye çöp sahasında bertaraf edilebilen evsel nitelikli atıklardır.Atık toner ve kartuşlar.3. vb.M.S B. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.3. M.Kimyasal ürünler.N MERCEDES BENZ OPEL KHD/LAND ROVER IVECI/FIAT RENAULT MITSUBISHI FIAT TOYOTA UNIVERSAL NEW HOLLAND N.5 0 36 82 91 35 87 62 200 100 63 63 108 60 20 27 88 186 53 353 134 5 85 80 2.000 m2) 15.713 4.4. PEUGEOT M. .000 6.Boya çamurları. Bununla birlikte araç başına tüketilen solvent miktarı da kirlilik parametreleri arasında önem taşımaktadır.340 310. .504 5.75 0 0 41 50 0 98 85 100 0 27 51 0 37.A.16.1 Otomotiv Sanayi Firmaları Hakkında Genel Bilgiler (Ocak-2000) Firmalar A.LTD. pik-alüminyum-bakır malzemeler.000 200 273 511 545 87 86 346 443 500 928 826 31 273 100 10.HONDA A.5-12 kg arasındadır.TRAKTÖR UZEL Toplam Üretim Yeri Gebze/Kocaeli İstanbul İzmir Gebze/Kocaeli İstanbul Eskişehir Kocaeli Kocaeli Bursa Ankara İstanbul Aksaray TorbalıI/İzmir Sakarya Sakarya Bursa Adana Bursa Sakarya Gebze/Kocaeli Ankara İstanbul Üretime Başlama Tarihi 1997 1966 1966 1964 1959 1983 2001 2001 1966 1966 1968 1985 1990 1963 1966 1971 1987 1971 1994 1994 1954 1962 Lisans HONDAMOTOR CO. naylon.243 40.T. XI.200 1.C CHRYSLER FORD OTOSAN HYUNDAI ASSAN KARSAN M.Aküler.N MERCEDES BENZ TÜRK OPEL TURKIYE(*) OTOKAR OTOYOL RENAULT TEMSA TOFAŞ TOYOTA TRAKSAN T. XI.500 63. kağıt. Özellikle fırınlardan gelen solvent buharları ve diğer ünitelerden kaynaklanan toz ve gaz emisyonları en önemli kirlilik kaynaklarıdır. 374 .000 13. Ancak bu değere ilişkin herhangi bir yasal kısıtlama Türkiye’de bugün için belirlenmemiştir. karton. Avrupa standartlarında binek otomobiller için araç başına tüketilen solvent miktarı ortalama 6 kg iken bugün ülkemizdeki değerler 9.853 10. Kaynak: Otomotiv Sanayi Derneği. piller . Tablo:XI.400 50 12.000.652 2.000 64. 2000.000.C.Kirli solventler.190 4.252 50 29. .100 29.5.000 TL Yabancı Sermaye (%) Kapalı Alan (1000 m2) Toplam Alan (1. . Torbalı/İzmir Otomobil Fabrikası 2000 yılında kapanmıştır. ortalama 165 kg/ binek otolara ait saç atığıdır.Fosfat çamurları.3.V. .3. Tehlikeli Atıklar Sektörün çeşitli birimlerinden kaynaklanan tehlikeli atıklar gerek içeriği ve gerekse miktarları açısından önem taşımaktadır.600 1. Atmosferik Emisyonlar: En önemli kirlilik boyahane bacalarından kaynaklanmaktadır.16.038 (*) Opel Türkiye.FERGUSON/PERKINS Sermaye 1.843 7.A.400 2. Tehlikesiz Atıklar Proseslerden kaynaklanan ve genellikle yeniden değerlendirilebilen (sac malzeme. ISUZU CHERYSLER INT.244 22. . Miktar olarak en önemli atık miktarı.16.I.018 300 300 194 109 186 1. ağaç paletler.Atık yağlar.Kirli eldiven ve üstübü bezleri .16.000 4.250 2.

655 52.434.011 21.427 198.457 1.380 25. Otomotiv Sanayi Derneği.999 56.796 71.777 436.424 624.579 116. DİE.802 320.520 2.916 22.486 917.839 35.057 211.978 101.858.762 186.250 213.090 4.108 74.466 243.695 155.274. Beş Yıllık Kalkınma Planı.804 31. 3.119.381 122.634 32.821 172.982 84.067 1.896 108.694 197. Trafik Daire Başkanlığı.344 2.798 53.302 Traktör 50.444 1.861 134.120.867 125.783 33.095 Kamyonet 30.043 81.478 43.462 39. 2001.041 13.652 Kamyon 49.693 12.326 4.040 18. 2000.119 50.636 672.407 105.649.196 10.482 259.399 133.570.511 313.838.622 3.477 6.974 612.565 4.520 15.559.607.496 217.407 280.606.353 273.900 166.404 23.780 95.269 178.838 626.188 5.680.559 30.546 488.252 776.774.577 983. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Tablo:XI.505 224.432 811.278 165.022 692.602 263.409 287.817.172 58.030 1.724.551 157.933 746.658 29.767.139 200.449 87.633 1.496.864.360 313.001 513.066 51.958 1.449 91.257 1.388 745.005 349.739 28.478 70.095 164.332 13. VIII.432 38.554 56.454 442.714 491.081.026 125.369 458. 2001.388 2.025 98.825 1.365 378.290 374.980 17.192 3.870 394.373 726.569 792.254 87.021 243.721 49.338 1.052.309 108.437 6.221 387.058.879 1.770 73.T.726 156.152 118.567 235.687 742.834 2.16.619.731 637.242 227.087.894 560.433 78.506 776.180 354.105 3.543 9.414 112. DPT.951 97.514 69.312 159.096 28.441 48.263.504 20.C.579 1.707 66.859 63.303 874.598 73.516 556.861.585 80.290.640 3.608 65.763 25.948 15.511 3.186 5.578 370.973 75.140 1.771 153.449.232.454 704.122 40.753 Minibüs 7.197 94.638 47. Kaynaklar 1.270.506 Toplam 222.403 1.967 20.107.836 61.623 46.359 4.152 57.743 442.917 106.592 84.072.995 1.489 2.161.160 403.350 919.781 583.066 281.697 87.920 86.525 135.893 172.788 529.308 7. 2001.548 221.632 145.216 11.545 90.176 138.771 321.631 4.160 305.277 197.055 34.885 118.700 68.672 Otobüs 11.559 30.156 3.011 62.540 20.211 225.884 51.234 1.008 18.303 3.891 308.193. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.263 807.596 64.996.421 333.616 69.392 257.726 11.777 604.310.627.093 146.480 240.852 2.371.065 508.314 112.181.166 241.449 654.317 47.945 403.845 692.187 1.469 11. 375 .824 1.272 240.424 173.476 11.718 248.051 182.259 402.781 54.721 205.375 137.345 137.129.021 1.931 56.388 27.980 Kaynak: Emniyet Genel Müdürlüğü. 2.755 233.676 187.927 43.889 62.608.874 96.269 353.438 688.772 190.865 118.372 180.646 2.465 856.106 212.213 144.034 79.473 397.872 234.135.2 Türkiye Araç Parkı Yıllar 1963 1964 1965 1966 1967 1968 1969 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 1990 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2000 Otomobil 72.356 46.239 16.325.283 755.417. Türkiye İstatistik Yıllığı.586 371.690 2.

000 XI. Bu iki tip lastikte taşıyıcı ünite. kaplanabilir.17.17.000 1.on g. Hazırlama.000 1. 376 .000 434. ham kauçuklardan (tabii ve sentetik kauçuklar) yapılan tüm lastik mamuller aşağıdaki üretim aşamalarından geçer. Şekillendirmede kalenderler.000 730.17. yumuşatılabilir. b.1’de verilmektedir. Beş Yıllık Kalkınma Planı.000 Traktör arka 413.000 Kamyon-Minibüs Radyal 579.000 Bisiklet-Motosiklet Dış Lastiği 2.000 4. Konfeksiyon.Şekillendirme.500.000 696.000 676.569.015.600.000 Binek Radyal 6.000 442.329.120.000 37. kesme makinaları kullanılır. VIII.000 1.231. yapıştırma.000 8.000 Dış Lastik toplam 11. Hamur Yapma.000 55. yapıştırılabilir.000 3. Tablo:XI.980. d.200.Yoğurma. pudralama.Bitirme.17. fırçalama ve birleştirme gibi işlemler uygulanır. Plastik madde olarak lastik.000 Kamyonet-Minibüs Konvansiyonel 1. Vulkanizasy.000 387.502. plastik veya metal üzerine kaplanabilir. Yoğurma işlemi dahili veya açık karıştırıcılar ile yapılmaktadır.445.454. kalıplanabilir.17.1 Araç Lastiği Sektörü Üretim Miktarı (Adet) Sıra 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 Ana Mallar 1995 1996 1997 Binek Konvansiyonel 301.Ülkemizde üretilen lastik çeşitleri ve yıllara göre miktarları Tablo:XI.T.000 1. Özel İhtisas Komisyonu Raporu.850. 2001. e.000 868. Faaliyetin Akım Şeması Çeşidi ne olursa olsun.796.000 615.000 43. Radyal lastiklerde ise kat iplikleri damak tellerine dik olur ve lastiği çepeçevre kaplayan bir kuşak bulunur.000 Kamyon –otobüs Radyal 826. Konfeksiyon aşamasında ise doldurma. Hazırlama işlemleri için ısıtma odaları.402.910. Adı geçen karıştırıcılar hamur yapma işleminde de kullanılmaktadır.000 11. sarılabilir.000 6.000 8.000 Traktör ön 616.000 2.000 Kamyon-Otobüs Konvansiyonel 796.000 585.074.000 İş Makinası 30.000 207.000 1. c.000 428. Ham lastik oldukça plastik ve sağlam bir madde olduğundan işlenmesi büyük ve özel makinalar gerektirir . yapay elyaf ya da çelik tellerden oluşmaktadır. kumaş. Çapraz gövdeli lastiklerde iplikler eksene göre yaklaşık 45°’lik açı ile ve katlar birbirine dik olarak yerleştirilir.000 13.000 984.324.259. Oto lastiği olarak çapraz ve radyal karkaslı tipler yaygın olarak üretilmektedir.406.000 601.000 İç Lastik 2. giyotin ve şerit kesme makinaları kullanılmaktadır.000 3. açma. Akım Şeması Şekil:XI.1.210.000 1. karbon siyahının (hidrokarbonların) oluşturduğu her türlü araç tekerleği lastiği ve lastik eşyaların üretiminin yapıldığı bir kimya sanayi tesisidir.000 1. Ankara.000 Kaynak: DPT.576.000 13.000 2. parçalanabilir.000 Bisiklet-Motosiklet İç Lastiği 3.000 2. a.000 247. LASTİK SANAYİ VE ÇEVRE Ana hammaddelerini kauçuğun. 1998 125.826.000 4.295. sarma.1’ de verilmiştir. Hamur hazırlama aşamasında ham lastiğe belirli fiziksel ve kimyasal özellikler kazandırmak amacı ile kimyasal ilave edilir.C.000 3. f.100.481. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.271.

T. Lastik Üretimi Akım Şeması 377 . ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Doğal Kauçuk Yapay Kauçuk Karbon Siyahı Kimyasal Maddeler Hamur Karıştırma Atık Su Kord Bezi Çelik Tel Bez Kaplama Tabaklandırma Damak Yapımı Lastik Konfeksiyon Vulkanizasyon Atık Su Kauçuk Dış Lastik İç Lastik Kalan Şekil: XI.C.1.17.

alkil. sertlik. CaCO3. d. c. çelik tel Kimyasal Maddeler: Vulkanizatörler. Ham lastik kullanışsızdır. karbon siyahı. Kamyonet/Minibüs radyal lastikleri.2 % 3. Faaliyet Sonucu Elde Edilen Ürünler XI. Yaklaşık 140 °C’ de ham lastiğin kükürt ile pişirilmesi sonucu kükürt uzun zincirle lastik molekülleri arasında enine bağlar oluşturarak. reçinler. Binek radyal lastikleri. kord bezi. ksilen tiollerin çinko tuzları. kükürt. b. e. Binek konvansiyonel lastikleri. disülfit. Araç Tekerleği Lastiği Endüstrisi: a. sentetik kauçuk. yumuşaklık. lastiğin mukavemet kazanmasını sağlar. cin kodietilditikarbomat.T. Faaliyette Kullanılan Hammadde ve Kimyasal Maddeler: Hammaddeler: Kauçuk. Ham lastik Kükürt Çinko Oksit Stealik asit Hızlandırıcı Dolgu maddesi : : : : : : % 1.17. tetrametiltıuran disülfit Hızlandırıcı Aktivatörler: ZnO.C. difenilamin Pgimenteler: Karbon Siyahı . aminler Antioksidantlar: N-Fenil-2-naftilamin . Pişirme işlemi otoklavlarda preslerde yapılmaktadır.1. renk verici maddeler Yumuşatıcılar: Petrol Yağları. kükürt monoklorit. TiO2. Kamyonet-Otobüs konvansiyonel lastikleri. Stearik Asit .9 % 31 XI.1. Kamyon -Otobüs radyal lastikleri. Peptizerler Aromatik Merkaptanlar Volkanizasyon ham kauçuğa belirli bir mukavemet vermek için uygulanır.3. ksilentiol. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI. Aşağıda tipik bir lastik bileşimi verilmektedir.2. ZnO. XI. 378 .3. selenyumdisülfitler. Esneklik.17.1 % 1. katran Plastiserler: 2-naftalentiol . çeşitli özellikler kazandırmak için çok değişik kısımlar hazırlanabilir.2.9 % 1. Kil. MgO. benzotiazol. Kamyonet/Minibüs konvansiyonel lastikleri.17. aşınma direnci vb.17.9 % 0. f. polisülfit polimerler Vulkanizasyon Hızlandırıcılar: 2-Merkaptobenzotiazol. P-kınon dıoxim.

İ ş makinası lastikleri.17.4. bu malzemeler bilahare yıkanmakta ve önemli ölçüde tuz yıkama suyu ile birlikte kanala karışmaktadır.Diğer lastik eşya. Toplam Katı. BOİ. h. karbon siyahı.Profiller. Otoklav vulkanizasyonunda kauçuk karışımı ile buhar çoğunlukla doğrudan temas etmekte. proseslerden bol miktarda atık su çıkmaktadır. toplam PO34P. Traktör ön lastikleri. Lastik fabrikaları atık sularında bulunan parametreler genelde şu şekilde özetlenebilir. bilahare de bu buhar ve su kısmen kazana geri dönmekte.Ayakkabı . Lastik Eşya Endüstrisi a.4. h. Faaliyet Sonucu Alıcı Ortamlara Verilen Atıklar Lastik üretiminde sadece soğutma amacı ile su kullanıldığı için. Sırt kauçuğu tamir malzemeleri ve kaplanmış araç lastikleri. kısmen havaya ve kanala veya toprağa atılmaktadır.T. Metal-kauçuk birleşimi üreten fabrikalarda metal parçaların temizlenmesinde ve hazırlanmasında kullanılan solvent ve/veya asitlerin yine kauçuk esaslı yapıştırıcıların imalatında kullanılan asitlerin doğrudan kanalizasyona deşarjı su kirliliğine sebep olmaktadır. rondele. c. KOİ. Endüstriyel Atık Sular Kauçuk sanayinde genelde proses suyu kullanılmaktadır. NH4-N. k. g. b. d. uçucu Asılı katı ve benzeri maddeler. tuvaletler. çoğunlukla da sürekli devrettirilerek atılmamaktadır. Bisiklet-motosiklet iç lastiği. ökçe.C. İç lastik. XI.17.Konveyör bant. duşlar ve diğer tesisler ) kaynaklanan kirlenmiş atıksular. Soğutma suyu atan veya kısmen atan işletmelerde bulunan makine yağlarından dolayı bir kirlilik söz konusu olmaktadır.17. XI.Lateks mamulleri.Sızdırmazlık elemanları. Bisiklet-motosiklet dış lastiği.1. l. Su daha ziyade makinelerde soğutma ortamı olarak kullanılmakta.3. j. f. Tuz banyosu vulkanizasyonu ile profil ve hortum üretildiğinde. Evsel Atık Sular Sosyal tesis ve hizmetlerden (yemekhane.(conta. ı.Hortumlar. XI. m. XI. e. terlik.2. beyaz eşya için diğer ve diğer teknik maksatlı parçalar.4. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI g. 379 . yağ ve gres. keçe).Otomotiv. Traktör arka lastikleri.17.2. taban. Askıda Katı Madde.

Bunlarda ekseriyetle imalat ünitelerinin içinden ya pencereler vasıtası ile tabii havalandırma yolu ile ya da davlumbaz ve aspiratörler vasıtası ile doğrudan havaya verilmektedir. DPT.3. VIII.4.17. gerekse çevreye zarar vermeden imha edilmesi gereklidir. / Kırşehir 4. XI. Good Year Lastikleri A. Bunların gerek işyerinden uzaklaştırılması.4.Ş.TÜBİTAK.-Petlas Lastik Sanayii A. Türkiye’de Faaliyet Gösteren Entegre Lastik Fabrikaları ve İlleri 1.Ş / Kocaeli 2.Ş. Sektörün Çevre Politikaları Atık ve artıkları en az seviyeye indirmek için geliştirilen yeni teknolojileri seçmeli ve üretim sırasında ilgili tüm çevre kanun ve yönetmelikleri çerçevesinde doğal kaynak kullanımını.17. Tabi bu maddelerin temizlik esnasında yıkama suyu ile beraber kanalizasyona karıştığını ve ortama deşarj edildiğini de göz ardı etmemek gerekir. Katı Atıklar Katı atıkların birincisini ekseriyetle tahta. A.17. her iki kirletici unsur atık su da karışınca karbon siyahı yağın içine geçerek yüzeyde toplanmaktadır. Beş Yıllık Kalkınma Planı. Özel İhtisas Komisyonu Raporu. kirliliği azaltmayı ve geri kazanımı arttırmayı hedeflemek sektörün çevre politikasını oluşturmalıdır. Karbon siyahı tozları. 380 .17.T. Kanaldan alınan numunelerde görülen karbon siyahı özellikle bu maddenin depolama bölgesinde yerlerin yıkanması ile kanala taşınmaktadır. Ankara. Bu gaz ve buharlar nitrozamin gibi tehlikeli atıklar ihtiva etmektedirler. Gaz Atıklar Kauçuk sanayine özel en önemli gaz atıklar.4. kirliliğinin yanı sıra insan. / Kocaeli Kaynaklar 1. Lassa Lastik Sanayii ve Tic.6. Bu arada bilhassa karbon siyahının havaya karışarak hava kirliliğine sebep olduğu bilinmektedir. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XI.5. XI.Türk Pirelli Lastikleri A. 2001. ve tabii bu ambalajların içinde çok az bir miktarda da olsa kalan hammadde artıkları teşkil etmektedir. / Kocaeli 3. 1982.C.4. metal (varil ve tenekeleri) veya polietilen gibi termoplastik malzemelerden müteşekkil hammadde ambalajları (bilhassa karbon siyahı ve diğer kimyasalların torbaları). 2. Benzer şekilde yağlar da yağ depoları civarının ve yerlerin yıkanması ile kanala taşınmakta.Ş. hayvan ve bitki sağlığına da zararlıdır. Bunun dışında kauçuk esaslı muhtelif ürünlerin üretiminde kullanılan sıvı hammaddelerin ve solvent türü sıvıların buharlaşma sonucu havaya karışmaları muhtemeldir. Yukarıda izah edilen çevre sorunlarının en aza indirilmesi için çevre politikası benimsenmeli ve izlenmelidir. İzmit Körfezinde Kirlenmenin Önlenmesi Projesi. karışımın yapılması ve sonradan da vulkanizasyonu sırasında oluşan buhar ve gazlardır.Marmara Bilimsel Araştırma Enstitüsü. kağıt. XI. Bundan sonra üretim sırasında çıkan bozuk mallar ve kullanımlarını müteakip bizzat kendileri katı atık haline gelen mamuller çevremizi kirletmektedir.

Ana İstikamet Yolları: Devlet yolları içinde önemli bölge ve il merkezlerini birbirine bağlayan ve yurdu bir baştan diğerine kesen yollara denir. hizmet düzeyini yükseltmekte ve dış dünya ile tam bir entegrasyonun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. yakın demiryolu istasyonlarına.T. köy yolları ve orman yollarından oluşmaktadır. yapım.C. bir il sınırı içindeki ikinci derecede önemli olan. devlet ve il yolları ağlarına girmeyen diğer bütün yollardır. karayolu istemiyle gerçekleştirilen bölümü " Karayolu Ulaştırması" dır. olup. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI XII. 3 sınıf yoldan oluşmaktadır. proje. ALTYAPI. Devlet Yolları. demir.1.Köy Yolları. Ülkemizin karayolları ağı sistemi. il yolları. devlet yolları ağlarına. ULAŞIM VE ÇEVRE XII. aynı zamanda bulunduğu bölgede bütünlüğün ve genel anlamda gelişmenin sağlanabilmesi için bir gereklilik teşkil etmektedir. Ancak genel taşıma İçindeki payı ülke ekonomisinin durumuna ve ülkenin coğrafi konum ve boyutlarına bağlı olarak değişmektedir. birbirine ve il merkezlerine. İl Yoludur. önemli bölge ve il merkezlerini. Ana İstikamet Yolları. Türkiye'de büyük ve önemli bir sektör olan karayolu. deniz ve hava istasyon. Otoyolu. Ekspres ve Otoyollar. Dünya genelindeki gelişmelerle birlikte. Şehiriçi Yolları’dır. Devlet Yolu. Bunlar.. şehir. hiyerarşik durumlarına göre. Karayolu taşıması. Karayolu ulaştırmasının altyapısı. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğu altında bulunan karayolu uzunluğu toplam 63 167 km. ilçe ve bucak merkezlerini. havaalanlarına ve kamu ihtiyaçlarının gerektirdiği diğer yerlere bağlayan yollardır. Orman Yolları. yük ve yolcu taşımacılığında karşılaşılan sorunları çözmekte. iskele ve alanlarını birbirine bağlayan birinci derecede ana yollardır. kendi ulusal gelişmesi. Karayolları Genel Müdürlüğü. Karayolları genel yol politikasına göre ise 4 gruba ayrılmaktadır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlı tüzel kişiliğe sahip bir organizasyon olup. Avrupa. Turistik Yollar. diğer kuruluşların sorumluluğundaki yollar ise. Asya ve Afrika kıtaları arasında ulaştırma bağlantıları oluşturmak amacıyla büyük çaba gösteren ülkelerden birisidir. 5539 sayılı kanunla otoyolların. kasaba. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün yol ağı içinde olmayıp. liman. İl Yolları. KARAYOLLARI İnsan ve eşyaya yer ve zaman yararı sağlamak şeklinde tanımlanabilen ulaştırma hizmetinin. elverişli. devlet ve il yollarının plan. 381 . Bunlar. hızlı ve güvenli olması zorunludur. Köy Yolları. Türkiye coğrafik konumunun bilincinde olarak. özelliğinden dolayı tüm ülkelerde vardır. Devlet yollarının bir bölümü tam veya kısmi erişme kontrollü olarak işletilmektedir. bakım ve işletilmesi Karayolları Genel Müdürlüğü’ne verilmiştir. Karayolu ulaştırmasının da diğer ulaştırma şekillerinde olduğu gibi ekonomik. limanlara. Uluslararası Yollar ve Turistik Yollardır. Devlet yolları.

’de ise Otoyolları Haritası verilmiştir.1. Ekspres yol. yola kontrolsüz. Otoyol. (Erişme Kontrolü: Bir yoldan büyük hacimde trafiği yüksek hız ve güvenle geçirebilmek için. Orman yolları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın.1.2004 Tarihi İtibariyle Asfalt Betonu 1 892 6 092 Sathi Kaplama 24 698 Stabilize 270 Parke 39 93 132 Toprak 92 926 1 018 Geçit Vermez 167 585 752 Toplam 1 892 31 358 30 133 63 383 Otoyol Devlet Yolları İl Yolları Toplam 838 25 520 2 171 8 822 50 218 2 441 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. Ayrıca Harita XII.1. giriş ve çıkışın belirli noktalardan yaptırılarak kontrol altına alınmasına denir.’de Yılları itibariyle Karayolları Ağı uzunluğu Tablo XII. yüksek hız ve güvenle taşımaya uygun yollardır. 2004.1.2’de verilmiştir.) Uluslararası Yollar: Avrupa Ekonomik Komisyonu’nca kararlaştırılmış olan uluslararası ana trafik yollarının yurdumuzda bulunan kısmıdır. Şehiriçi yolları ise Belediyelerin sorumluluğundadır. (E-5. ekspres yol niteliğinde ancak “Tam Erişme Kontrollü” yoldur. 2004.2. Köy yolları Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün.’de Türkiye Karayolları Haritası.T. Yıllar İtibariyle Karayolları Ağı Uzunluğu (Km) (Sınıflara ve Yollara Göre) Yıllar 1970 1975 1980 1985 1990 1995 1996 1997 1998 1999 2000 2001 2002 2003 Otoyollar --27 81 281 1 246 1 514 1 528 1 726 1 749 1 774 1 851 1 851 1 892 Devlet Yolları 35 230 34 918 32 208 30 982 31 048 31 389 31 422 31 412 31 320 31 345 31 388 31 397 31 376 31 358 İl Yolları 24 390 24 581 27 851 28 130 27 504 28 443 28 577 28 813 29 521 29 540 29 535 29 693 29 929 30 133 Toplam 59 620 59 499 60 086 59 193 58 833 61 078 61 513 61 753 62 567 62 634 62 697 62 941 63 156 63 383 Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sağlanan finansmanla Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. XII. iki gidiş ve iki geliş olmak üzere en az dört şeritli bir orta refüjle birbirinden ayrılmış "“Kısmi Erişme Kontrollü" yoldur.1.) Turistik yolların yapım ve bakımı. 382 . Tablo: XII.1.2. E-23.01.1. hızlı giriş ve çıkışların önlenmesi. Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı (Km) 01. E-24 vb.C. Tablo. Tablo : XII. yandan gelecek etkilerin tesirsiz hale getirilmesi. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI TÜRKİYE ÇEVRE ATLASI Ekspres ve Otoyollar: Büyük hacimdeki trafiği. Harita XII. Ülkemizde Satıh Cinsine Göre Karayolları Ağı.

erozyon lık vadilerde dalgalı platformdan dolayı Yağ.C. hava kirlenmesi alanlarının bozulması. yeşil alanların azalması stabilizasyon. toprak ve (vadilerin dolması). eksoz gazlarının azaltılmasına alanlarda kaza artışı alanların bölünmesi sağıtım yeteneklerinin bozulması ilişkin teknik önlemler. oransal Hava birikimi. Fazla yüzeysel akıştan sel oluşumu. dayanıklı bitkilerin ıslahı Güzergah boyunca hayvanların Biyotop uzaklaşması. yığılma Mikrokilima değişimi. tuz. yeşillendirme. yol Bitkileme ve far alanlarının boyunca arazi parçalanması. hendek oluşumu vejetasyon bozulması Rekreasyonel ve konutsal yerleşme Gürültü. arazi bölünmesi geçirgen tabaka azalmasından dolayı yer altı su düzeyinin düşmesi (öncelikle turba ve bataklar) vejetasyon ve fauna üzerine etkileri İklim Yöresel değişmesi Güzergah boyunca arazi bölünmesi. İnşaat alanı dışında üst toprağın toprak yol yapımı için kazı ve dolgular. soğuk hava birikimi azaltılması röliyefe uygun havadan dolayı trafik güzergah uygulaması akışının bozulması hava hareketi ve buzdan dolayı kayma tehlikesi.3 Karayollarının Çevre Üzerinde Oluşturduğu Çok Yönlü Baskıları Peyzaj Faktörü Röliyef Potansiyel Baskı Yarmalar Köprüler Dolgular (Setler) Kendine Özgü Zarar ve Baskılar Doğal Yapıda Yarattığı Sonuçlar Gereken Düzenlemeler Trafik Güvenliği Sarp yamaçlar. bitki koruma ilaçları. hava Yüzeysel ve yer altı sularında zararlı Karayolunun su koruma kirliliği. kazı. biyotop Yeniden onarım olanaksız. toz . oto-teknik aksamının yer altı su düzeyinin düşmesi zehirlenen bitkilerden dolayı insan geliştirilmesi stabilizasyon sağlığının bozulması önlemlerinin uygulanması. Biyotop parçalanması. hayvan ve bitkilere zararı Sıcaklık düşmesi. biyotop bozulması. insan. Kısmen meliorasyon olanaksız yoğun toprak ıslahı çalışmaları Toprak Kirlenme Toprağın bozulması Kültür alanların yitirilmesi Su Kirlenme İnşaat makinalarıyla toprak sıkışması. ölümü oluşturabilecek çiftler Tarımsal Yol boyunca imisyon yoluyla Hayvan sütü ve etinde zehir birikimiyle Yeniden kazanma olanaksız hayvanların zarar zehirlenme insan sağlığının bozulması görmesi Merkezi ve vejetatif sinir sisteminin Genel olarak yeniden kazanma Sağlığın Gürültü. yeşillendirme. bozulması toprak kayması. don. erozyon. rekreasyonel uygunluğun boyu bitkilendirmeyle perdeleri bozulması yakması. sisten dolayı görüş engelelemesi Sınır vejetasyonunun zarar görmesi. iklim vejetasyonun tahribi güzergaha bağlı olarak yöre ikliminin sürekli etkilenmesi Bitki örtüsü Fauna İnsan Özellikle yoğun Hava kirlenmesi. yoğun yerleşme yerleşme alanlarında duman artışı alanlarında radyasyon azalması Kazı ve dolgularla vejetasyonun Vejetasyon uzaklaşması. yabancı madde birikimi madde birikimi (kuyu ve barajlardan alanlarından uzak tutmak içme suyu) Buz veya yol zerinde su birikiminden dolayı kayma tehlikesi.T.buz. Yoğun rekreasyonel bozulması boyunca konutsal ve rekreasyonel dolaşımı. yeşillendirme bölgeler ile ormankaybı. kireçle gübreleme bozulması birikimi. toprak sıkıştırma. yeşil alanların arttırılması Zehirlenen hayvan ve bitkilerin çevreye dağılması Zehirli madde birikimi Yeniden kazanma olanaksız Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü. türlerin plantasyonu. ancak uygun biyotop tehlikenin artması kirlenmesi hareketlerinin kısıtlanması. güneş küçülmesi. hava kirlenmesi. parçal