P. 1
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

|Views: 323|Likes:

More info:

Categories:Types, School Work
Published by: Melih Erkin Sarıçam on Apr 08, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PPTX, PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

10/31/2013

pdf

text

original

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

ve bu döneme ait 3 yazarın incelenmesi

Nisan 2012

1

Giriş
2

• Osmanlı Devleti'nin siyasî, askerî ve iktisadî açıdan Avrupa'nın gerisinde kalması devlet büyüklerini bazı tedbirler almaya zorlamış, bu alanlarda Avrupa'nın nasıl geliştiğinin öğrenilmesi için bazı gençler oraya gönderilmiştir. Avrupa'ya özellikle Fransa'ya giden gençler oradaki edebiyata hayran kalmış ve dönüşlerinde, gördükleri yenilikleri Türk edebiyatında uygulamaya başlamışlardır. Değişiklikler önce siyasi alanda görülmüştür. Edebiyat alanında yapılan değişikliklerle belli dönemler halinde günümüze kadar süren yeni bir edebiyat başlamıştır.Bu dönemlerden biri de Cumhuriyet dönemi edebiyatıdır. Cumhuriyet dönemi edebiyatı, Millî Edebiyat 'tan kesin hatlarla ayrılmamaktadır.

3

• Millî edebiyat sanatçıları, Cumhuriyet'in ilk yıllarında en önemli eserlerini vermişlerdir. Yakup Kadri, Halide Edip, Reşat Nuri, Refik Halit ve daha birçoğu Cumhuriyet'in ilk elli yılına damgalarını vurmuşlardır. Ancak Cumhuriyet'in ilanıyla çok hızlı bir şekilde yapılan devrimlerle, Türk aydını takip etmekte zorlandığı bir siyasi değişim yaşamıştır. Latin harflerin kabulü, eski yazı ve yeni yazı kargaşası ortalığı karıştırmaya yetiyordu. Böyle bir ortamı, öncekilerden ayırmak için 1923 yılını hala devam eden bir edebiyat döneminin başlangıcı olarak kabul edilir.

4

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Özellikleri
5

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Özellikleri
• Cumhuriyet edebiyatının temelinde İstiklal Savaşı ve Atatürk devrimleri vardır. Şiirler, romanlar, hikâyeler bu iki konu ile doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantılıdır.Milli duygu ve heyecan geliştirmeye yönelik bu çabalar Milli edebiyatın bir devamı niteliğindedir. • Milli edebiyatla başlayan halka inme, Anadolu'yu tanıma çabası bu dönemin edebiyatında ana ilkelerden olmuş, Türk halkının her kesimi edebiyata girmiştir. Artık edebiyat İstanbul'un sınırlarını tamamen aşmıştır.

6

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının Özellikleri
• Yeni kurulan devlet ile yapılan bazı devrimleri halka tanıtmak ve benimsetmek görevi Cumhuriyet dönemi sanatçılarına düşmüştü. Sanatçı, siyaset ile halk arasında bir köprü olmuş, devrimleri yorumlamış, açıklamış ve savunmuştur. • Yeni dil ve eski dil tartışmaları Cumhuriyet ile noktalanmış, siyasi güç, olayı tekeline almış ve Türk Dil Kurumu'nu kurarak dilde geri dönülmez bir yenileşme yoluna gidilmiştir.
7

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Roman ve Öykü
8

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Roman ve Öykü

• Cumhuriyet dönemi edebiyatı Türkiye'nin gerçeklerine gittikçe genişleyen ölçüde eğildi. Yurdun bütün bölgelerinde kentlerdeki, köylerdeki yaşamı ve insan ilişkilerini, yurtdışına göçen işçileri ele aldı. Her sınıftan, her yaşam biçiminden gelen kahramanları canlandırdı. Onları kuşatan toplumsal bozuklukların giderilmesi için öneriler getirildi. Dil devrimi, edebiyatı yakından etkiledi. Türetilen ya da canlandırılan sözcükler yanında bölge ağızlarından sözcükler ve anlatım biçimleri de edebiyata girdi. Halk söyleyişleri, anlatımı kadar dünya edebiyatlarından türlü eğilimlerden, deneylerden izlenimler görüldü. Cumhuriyet'in kuruluşunu ele alan yapıtlar oluşturuldu. Yakup Kadri yakın tarihte oluşan, kendi tanık olduğu olaylara dayanarak toplumdaki değişmeleri, siyasal yaşamdaki çalkantıları, çatışmaları ele alan romanlar yazdı.

9

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Roman ve Öykü

• Cumhuriyet'in ilk on yılında Kurtuluş Savaşı'na katılan halk ve aydınlar, yeni döneme ayak uydurmaya çalışan çıkarcılar ve işbirlikçiler, batı uygarlığı karşısında geleneksel ahlakın ve yerleşik değerlerin tartışılması, toplumdaki değişmelerin, batılılaşmayı yanlış anlamanın yıkıcı etkileri gibi toplumsal konulara bireysel sorunlar, ruhçözüm deneyleri eklendi. Şevket Esendal'ın Ayaşlı ve Kiracıları (1934) romanı başkent Ankara'nın Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki yaşamını canlandırıyordu. Deniz tutkunu olan Sait Faik, kendi yaşadığı Burgaz Adası'nın Rum balıkçılarını,kentin küçük insanlarını geniş bir insan sevgisiyle canlandırdı. Öte yandan üretim biçimine, üretim biçiminde değişmenin yaşamı nasıl etkilediğine dikkati çeken ilk yapıt Sadri Ertem'in Çıkrıklar Durunca (1931) adlı köy romanıdır.

10

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Roman ve Öykü

• Sabahattin Ali, Kuyucaklı Yusuf romanıyla 20 yıl kadar sonra gelişecek köy romancılığına öncülük etti. Köylüleri, düşkün kadınları, toplumsal sınıflar arasındaki çelişkileri ele alan öyküler kaleme aldı.

11

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Roman ve Öykü

• İnce Memed romanında 1930 yıllarında Toroslar'da yaşayan, suça itilmiş bir eşkıyanın yaşamını konu edinen Yaşar Kemal bu yöreyi ve Çukurova'yı tarihsel kökleri, doğası, güncel sorunlarıyla yansıtırken anlatımdaki coşku, betimlemelerindeki renklilikle dikkat çekti. Orhan Kemal, İstanbul'un yoksul kesimlerinde yaşayanları, köyden kente nüfus göçünü, ezilen çocukların, genç kızların serüvenini konu edindi.Kemal Tahir'in köyü konu edinen romanları ve köydeki gelişmelerin geniş bir panoramasını verdi.Samim Kocagöz, Necati Cumalı,Fakir Baykurt gibi yazarlar roman ve öyküleriyle köy ve kasaba yaşamına tanıklık ettiler.

12

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Roman ve Öykü • Aynı çevreyi konu edinen Bekir Yıldız, yurtdışında çalışan göçmen işçilerin yaşamını konu edinen yazarlardan oldu.Gerçeklere ironi ile bakan öykücüler bulunduğu gibi toplumsal bozuklukları gülmece öyküleri ve romanlarıyla çok geniş bir okur toplulukları önünde tartışan yazarlar görüldü. Kurtuluş Savaşı'nın ve Cumhuriyet dönemini, toplumcu ve gerçekçi yazarlara karşıt biçimde yorumlayan yazarlar da oldu.

13

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Roman ve Öykü • Ruhsal çözümlemelere yönelen, biliçaltını sergileyen yazarlar soyutlamalardan, kara mizahtan yararlandılar; geriye dönüşümlerle, çağrışımlarla beslenen, dilin olanaklarını araştıran denemelere giriştiler. Kadın romancılar ve öykücüler çevreyi, olayları, kişileri konu edinirken ayrıntılara daha çok indiler.

14

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Roman ve Öykü • Bu yazarlar (Nezihe Meriç, Adalet Ağaoğlu, Pınar Kür, Füruzan, Sevgi Soysal, Tomris Uyar) bireyin toplumla ilişkisi, toplumsal yapıda ve kültürdeki değişimler, cinsellik gibi konulara yönelirken yerleşik yargılara karşı çıktılar. Hızlı kentleşme, sanayileşme olguları köy edebiyatının ortadan silinmesine yol açarken, kentteki kaynaşmalar, kenar mahalle insanlarının, yoksulların, işçilerin yaşamından çok aydınların, sanatçıların, siyasal eylemlere katılanların toplumsal ve ruhsal dünyalarını, onların tanıklığıyla bireyi ve toplumu konu edinen bir edebiyat gelişti: Erhan Bener, Demir Özlü, Selim İleri, Orhan Pamuk, Latife Tekin, Nedim Gürsel vs. gibi yazarların roman ve öyküleri.

15

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Şiir
16

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Şiir Şiirde, Milli Edebiyat akımından hece veznini devralan kuşak (Kemalettin Kamu,Ömer Bedrettin Uşaklı vs) küçük duyarlılıkları, doğa ve yurt güzelliklerini konu edindi. Biçim yetkinliğine ,arı şiire yönelen çalışmalar folklordan (Ahmet Kutsi Tecer), tarihin yanı sıra psikolojiden (Ahmet Hamdi Tanpınar) beslendi. Simgelere (Ahmet Muhip Dıranas) ya da günlük yaşamdan sahnelere, yaygın izlenimlere, duyarlığa (Cahit Sıtkı Tarancı) yaslandı. Hece veznini kullanmada ulaşılan ustalığa yeni kalıplar, duraksız uygulamalar (A.M.Dıranas, C.S.Tarancı) eklendi. İnsanın iç dünyasına yönelik araştırmalar, gizemci düşünceler dile getirildi (Necip Fazıl Kısakürek). Nazım Hikmet Ran'ın vezni, geleneksel kalıpları kıran şiiri, biçimsel özellikleri kadar Marxçı görüşe bağlı içeriğiyle de yenilik oluşturdu. Bu yenilikçi şiir zamanla halk şiirinden, divan şiirinden, hatta çağdaşı Garip şiirinden etkiler aldı.

17

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Şiir Garip hareketinin temsilcileri (Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet, Oktay Rıfat) şiirde süregelen aşırı duyarlığa, şairaneliğe karşı çıktılar, vezinsiz şiiri yaygınlaştırdılar. Garipçiler karşısında Nazım Hikmet'in şiir anlayışından etkilenen toplumcu şiir anlayışı ortaya çıktı. Bu şiir geleneğinin temsilcileri Rıfat Ilgaz, A.Kadir, Ahmed Arif, Hasan Hüseyin'dir. Toplumsal konuları,imgeye ve duyarlığa daha geniş yer vererek işleyen eğilimin temsilcisi Attilâ İlhan oldu. Doğa, aşk, yaşam, sevgi, barış, özgürlük vb. konuları işleyen açık aydınlık şiirin (Bedri Rahmi Eyüboğlu, Behçet Necatigil, Cahit Külebi, Necati Cumalı) karşısında; insanın evrendeki yerini konu edinirken soyutlamalardan, bilinçaltı araştırmalardan yararlanan çalışmalar yer aldı. Asaf Halet Çelebi'nin şiirine eski uygarlıkların, tasavvufun, folklorun katkısı görüldü.

18

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Şiir Dönemin en üretken şairi Fazıl Hüsnü Dağlarca, insanın tanrı, evren, tarih, zaman karşısındaki yerini yer yer karanlık imgelerle okura sezdirmeye çalıştı. Garip şiirinin açık anlatımına karşın İkinci Yeni adı verilen şiirin temsilcileri Edip Cansever, İlhan Berk,Cemal Süreya, Turgut Uyar, Sezai Karakoç ve Ece Ayhan, çağdaş dünyanın karmaşası içinde bunalan insanın tedirginliğini, yer yer kapanık bir şiir diliyle anlattılar. Toplumsal eylemlere (Kemal Özer, Ataol Behramoğlu), kentin yaşamında çizgi dışı kalmış kitlelerin temsilcilerine (Refik Durbaş), kültürel kaynaklara ve tarihe (Hilmi Yavuz) yönelen ürünler kendini gösterdi. İroni (Salah Birsel), toplumsal (Metin Eloğlu) ve siyasal (Can Yücel) yergi, duyarlığa karşı şiir kaynaklarından birini oluşturdu.

19

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Araştırma, Derleme
20

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı Ürünleri
Araştırma, Derleme Türk edebiyatını uzun tarihi ve geniş coğrafyası içinde bir bütün olarak ele alan,dönemlerini belirleyen,eski yapıtları gün ışığına çıkaran yazar Fuad Köprülü'dür.F.Köprülü,siyasal ve toplumsal kurumlardaki değişmelerin edebiyattaki etkilerini gösterdi.Onun çizdiği çevreye bağlı kalarak geçmişteki türk edebiyatını inceleyen araştırmacılar yetişti:İbrahim Necmi Dilmen,İsmail Habip Sevük,Agah Sırrı Levent,Mustafa Nihat Özön,Nihat Sami Banarlı,Kenan Akyüz,Abdülbaki Gölpınarlı,Fahir iz bu alanda çalışmalar gerçekleştirenlerden bazılarıdır.Değerlendirmelerinde düşünce hareketlerini,yazarların psikolojisini,anlatım özelliklerini göz önünde tutanlar (Ahmet Hamdi Tanpınar,Mehmet Kaplan) oldu.

21

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Beş Hececiler
22

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Beş Hececiler • Milli Edebiyat'tan etkilenilmiş ve hece ölçüsü ustalıkla kullanılmıştır. Şiire 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında başlamışlardır. Şiir dilinin sade ve süssüz olmasını tercih ettier. Önceleri aruz kullanmışlarsa da, daha sonra hece ölçüsünü kullanmışlardır. Şiirlerinde; memleket sevgisi, yurdun güzellikleri, kahramanlık ve yiğitlik gibi konuları ele almışlardır. 5 Hececiler grubunu Faruk Nafiz Çamlıbel, Enis Behiç Koryürek, Halit Fahri Ozansoy, Yusuf Ziya Ortaç ve Orhan Seyfi Orhon oluşturur.

23

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Yedi Meşaleciler
24

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Yedi Meşaleciler

• Cumhuriyet döneminin başlarında bir araya gelen tek topluluktur. Yeni bir edebiyat kurmak, Batı edebiyatını takip etmek, özgün şiir oluşturmak adına ortaya çıkmışlar, ancak Beş Hececiler'in takipçileri olmaktan kurtulamamışlardır.Bu sanatçılar; Sabri Esat Siyavuşgil, Vasfi Mahir Kocatürk, Yaşar Nabi Nayır, Cevdet Kudret, Kenan Hulusi, Muammer Lütfi, Ziya Osman Saba'dır. Bunların arasında en dikkate değer isim Ziya Osman'dır.

25

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Garipçiler
26

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Garipçiler (Birinci Yeni) • 1940 sonrası Türk şiirinde önemli izler bırakan Garip akımını Orhan Veli kurar.Ona, Oktay Rıfat ve Melih Cevdet destek verir. Bu akıma göre şiirde basitlik önplandadır. Şiir hayata yaklaştığı sürece başarılıdır. Vezin, kafiye, nazım şekli şairin elini kolunu bağlayan gereksiz unsurlardır. Şiir serbest olmalı, hayatın canlılığını yansıtmalıdır. Şiirin ahengini sağlayan bu bağlar değil sözcüklerdir. Şiirde mecazlı söyleyişlerden kaçınılmalıdır. Sanatlar, şiire bu zamana kadar bir şey kazandırmamıştır. Şiir, yüksek zümrenin malı olmaktan çıkarılmalıdır. Yeni şiirin beğenisi mutlu sınıfı oluşturanların değil bir lokma ekmek için didinenlerin şiiridir. Onlara hitap edecektir.

27

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Garipçiler (Birinci Yeni)
• Şiiri en öz, en yalın halde bulmak için bilinç altına yönelen Garipçiler kendilerinin sürrealist akıma yaklaştığını söylemişlerdir. Garipçilerin şiir anlayışı, şiir dünyasına bomba gibi düşmüş, eleştirenler olduğu gibi destekleyenler de olmuştur. Ancak şiirin bu kadar basit olmadığını savunanlar sonunda haklı çıkmış, önce Oktay Rıfat ve Melih Cevdet kapalı, imgesel şiire yönelmiştir.

28

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
İkinci Yeniler
29

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
İkinci Yeniler • Birinci Yeni, diğer adıyla Garip akımı, şiirselliği ve geleneksel kuralları, baştacı edilenleri yadsıyarak şiirde halka ve yalına yönelen, biçim, öz ve söyleyiş yenilikleri getirmişti. Ancak on yıl sonra, şiirde şiirsellik, duyarlılık, duygu, süslem ve imge aranır oldu. Batı'da geliştirilen "soyut", "imgesel" benzeri niteliklerle yazmak gibi yeni arayışlara gidildi.Bu, İkinci Yeni'nin doğmasına zemin hazırladı. Başlangıçta bir topluluk olarak ortaya çıkmayan, bildirgesi bulunmayan, kimi ilkeler üzerinde birleşmeden Birinci Yeni'yi yeterli görmeyerek şiirde, herbirinin kendi aradığını gözettiği bu şairleri "İkinci Yeni" adı altında toplamak gerekmiştir. Bu grup çok uzun soluklu olmadıysa da Türk şiirine yeni boyutlar kazandırdı.

30

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Hisarcılar
31

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Hisarcılar • "Hisarcılar”, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı şiir ekollüne bağlı olan şair ve yazarlar topluluğudur. Hisarcılar ilk şiirlerini Çınaraltı dergisinde, Garip akımına karşı bir duruş sergileyerek yayınladılar. Daha sonra 1950 yılında yayınlanmaya başlayan ve 1980 yılına kadar aralıklı olarak 277 sayı çıkarılan Hisar dergisi etrafında toplandılar. • Mehmet Çınarlı, İlhan Geçer, Mustafa Necati Karaer gibi şairler, kuruculuğunu yaptıkları Hisarcılar akımının ilk temsilcileridir. Daha çok sanatçının bağımsız olmasını ve Yaşayan Türkçe'yi savunmuşlar, Garip akımına karşı çıkmışlardır. Yenileşmek için, geleneklerin tümüyle yok sayılmasını doğru bulmamışlardır. Şiir ve öykü dalında Türk edebiyatına yeni örnekler kazandırmışlardır.

32

Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Akımları
Hisarcılar

• Mehmet Çınarlı, Hisar dergisinin Aralık 1980 tarihli 277. veda sayısında dile getirdiği: "Hisar'ın savaşı, yabancı kopyası olmayan, gelenkelerinden bağlarını koparmayan, politik ve ideolojik baskılara boyun eğmeyen bir sanatı, halkın konuştuğu dille konuşan bir edebiyatı koruyup geliştirme savaşı idi."

33

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Yazar İncelemesi
Orhan Pamuk
34

Orhan Pamuk
Biyografi

• Orhan Pamuk yazarlığa 1974 yılında başladı. 1979 yılında ilk romanı olan "Karanlık ve Işık" ile katıldığı Milliyet Roman Yarışmasında birincilik ödülünü Mehmet Eroğlu ile paylaştı. Bu romanı ancak 1982 yılında Cevdet Bey ve Oğulları adıyla yayımlandı. 1983 yılında bu kitapla Orhan Kemal Roman Ödülüne layık görüldü.

35

Orhan Pamuk
Biyografi • Pamuk'un daha sonra yazdığı kitaplar da çok sayıda ödül kazandı. İkinci romanı olan Sessiz Ev 1984 yılında Madaralı Roman Ödülünü kazandı. Bu romanın Fransızca tercümesi de 1991 yılında Prix de la Découverte Européenne ödülüne hak kazandı. 1985 yılında yayımlanan tarihi romanı Beyaz Kale ile 1990 yılında ABD'de Independent Award for Foreign Fiction ödülünü kazandı ve yurtdışında tanınmaya başlandı. Orhan Pamuk, 2002 yılında yayımlanan Kar kitabını, Türkiye'nin etnik ve politik meseleleri üzerine kurulu bir politik roman olarak tanımlamaktadır. Kar romanı Amerika'da 2004 yılında yılın en iyi 10 kitabından biri olarak gösterilmiştir. Yıllar geçtikçe Orhan Pamuk'un Türkiye dışındaki ünü artmaya devam etti. 1998 yılında yayımlanan Benim Adım Kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında İrlanda'nın ünlü International IMPAC Dublin Literary Award ödülünü kazandı.

36

Orhan Pamuk
Biyografi • Romanlarının dışında, yazılarından ve söyleşilerinden seçmelerin ve bir hikâyesinin yer aldığı Öteki Renkler (1999) ve Ömer Kavur'un yönettiği Gizli Yüz adlı filmin senaryosu (1992) vardır. Bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı Kara Kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır. • Orhan Pamuk ABD'de yayımlanan Time dergisinin 8 Mayıs 2006 tarihli sayısının "Time 100: Dünyamızı Biçimlendiren Kişiler" başlıklı kapak yazısında tanıtılan 100 kişiden biri oldu. 2007 Mayıs'ında yapılan 60. Cannes Film Festivali'nde jüri üyeliği yapmıştır.

37

Orhan Pamuk
Nobel Ödülü • Orhan Pamuk 12 Ekim 2006 tarihinde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanarak Nobel Ödülü kazanan ilk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak tarihe geçmiştir. Akademi'nin 12 Ekim 2006 günü saat 14:00 civarında yayımladığı, “2006 Nobel Edebiyat Ödülü 'Kentinin melankolik ruhunun izlerini sürerken kültürlerin birbiriyle çatışması ve örülmesi için yeni simgeler bulan' Orhan Pamuk'a verilmiştir.” şeklindeki basın bildirisiyle Nobel Edebiyat Ödülü'nün Orhan Pamuk'a verildiği resmen açıklandı. Pamuk 7 Aralık 2006'da, İsveç Akademisi'nde Babamın Bavulu başlığı altında hazırladığı Nobel konuşmasını Türkçe yaptı, Türkçe bilmeyen izleyiciler ellerindeki çeviri metinden konuşmayı takip etti, birçok televizyon kanalı konuşmasını canlı yayınladı. Orhan Pamuk ödülünü 10 Aralık 2006 günü Stockholm Konser Salonu'nda düzenlenen ödül töreninde İsveç kralı XVI. Carl Gustaf'ın elinden aldı.

38

Orhan Pamuk
Romancılığı • Orhan Pamuk'un romancılığı postmodern roman kategorisinde değerlendirilmektedir. Eleştirmen Yıldız Ecevit Orhan Pamuk'u Okumak adlı kitabında onun avangard romancılığını değerlendirmektedir. Özellikle Beyaz Kale, Kara Kitap, Yeni Hayat, Benim Adım Kırmızı'dan yola çıkarak bize kendisini ve olayların gelişimini anlatır. Aynı şekilde edebiyat tarihçisi Jale Parla da Don Kişot'tan Günümüze Roman adlı kapsamlı yapıtında, Benim Adım Kırmızı'dan hareketle Orhan Pamuk'un eserlerini karşılaştırmalı edebiyat bağlamında irdeler.

39

Orhan Pamuk
Romancılığı • Parla'ya göre Pamuk, Türk romanının aldığı önemli dönemeçlerin sahibi olan bir yazardır. Doğu-batı sorunsalıyla estetik düzeyde hesaplaşmaya yönelen Ahmet Hamdi Tanpınar ve Oğuz Atay gibi önemli yazarlardan birisidir Pamuk, bu sorunsalı kültürel ve felsefi içerimleriyle edebiyatına taşımış, özellikle Kara Kitap'ta bu tema bağlamında önemli, çok katmanlı bir edebi metin örneği sergilemiştir.

40

Orhan Pamuk
Eleştiriler • Orhan Pamuk'un Nobel Edebiyat Ödülünü kazanması değişik tepkilerle karşılaştı. Ödülün Pamuk'a Türkiye tarihi ile ilgili demeçleri dolayısıyla verildiği iddiasında bulunuldu. Orhan Pamuk Nobel ödülünü almadan on ay önce 19 Aralık 2005 Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlanan Erol Manisalı'nın "Orhan Pamuk Nobel'i Garantiledi" başlıklı yazısı Pamuk'un ödülü almasının ardından popülerleşti ve Orhan Pamuk'un Nobeli hakkındaki olumsuz eleştiriler bu yönde gelişti. TRT'de Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu "Sınırlar Arasında" adlı belgeselin Pamuk'un Nobel ödülünü almasından bir gün sonra yayımlanan bölümünde Pamuk, Nobel ödülleri ve İsveç ile ilgili olumsuz eleştiriler yer aldı.

41

Orhan Pamuk
Eleştiriler

• Demirtaş Ceyhun hazırladığı imza metninde Orhan Pamuk'un kitaplarını "Amerikan patentli postmodern romanlar olarak" adlandırmış ve "Nobel ödülünün Pamuk'a verilmiş bir ücret" olduğunu söylemiştir. Basında Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Orhan Pamuk'u kutlamadığına dikkat çekildi. Ödüle yabancı basından olumsuz eleştiriler de gelmiş, ödülün siyasi sebeplerden dolayı verildiği belirtilmiştir.

42

Orhan Pamuk
Orhan Pamuk Davası

• Yazar Orhan Pamuk, Das Magazin adlı haftalık İsviçre dergisine verdiği bir röportajda, "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" açıklamasında bulununca hakkında TCK'nın 301. maddesinden ‘Türklüğe hakaret’ davası açıldı.

43

Orhan Pamuk
Orhan Pamuk Davası • 16 Aralık 2005'de ilk duruşması yapılan Pamuk davası Adalet Bakanlığı'ndan beklenen yazı gelmediği için 7 Şubat 2006 tarihine ertelendi. Şişli Asliye Ceza Mahkemesi, bu tür davalar için Adalet Bakanlığı'nın yazılı izninin gerektiğini belirterek izin verilip verilmediğinin sorulması için bakanlığa yazı yazılmasına karar verdi ve duruşmayı da 7 şubata erteledi. Duruşmanın ertelenmesi kararına AB yetkililerinden tepkiler geldi. Dava günü Şişli Adliyesi önündeki Pamuk ve yabancı yetkililere yönelik protesto gösterileri, Türkiye ve dünya basınında önemli yer tuttu.

44

Orhan Pamuk
Ödülleri • 1979 Milliyet Roman Yarışması Ödülü Karanlık ve Işık (iki yazar arasında paylaşıldı) • 1983 Orhan Kemal Roman Ödülü Cevdet Bey ve Oğulları • 1984 Madaralı Roman Ödülü Sessiz Ev • 1990 Independent Yabancı Roman Ödülü (Birleşik Krallık) Beyaz Kale • 1991 Prix de la Découverte Européene (Fransa) Sessiz Ev • • (Fransızca çevirisi nedeniyle) 1991 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi senaryo Gizli Yüz 1995 Prix France Culture (Fransa) Kara Kitap 2002 Prix du Meilleur Livre Etranger (Fransa) Benim Adım Kırmızı 2002 Premio Grinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı


45

Orhan Pamuk
Ödülleri • 2003 Premio rinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı • 2003 International Impac-Dublin Literary Award (İrlanda) • 2005 Prix Médicis Etranger (Fransa) Kar • 2005 Alman Yayıncılar Birliği'nin Barış Ödülü (Almanya) • 2005 Richarda Huch Ödülü (Almanya) • 2006 Le Prix Méditerranée étranger • • Ödülü (Fransa) Kar 2006 Nobel Edebiyat Ödülü (İsveç) 2006 Washington University'nin Seçkin Hümanist Ödülü (Amerika Birleşik Devletleri)*23+ 2006 Commandeur de l'ordre des arts et des lettres (Fransa) 2008 Ovid Ödülü (Romanya)


46

Orhan Pamuk
Fahri Doktoraları • • • • • • • • • • 2006 Tbilisi State University 2007 Berlin Serbest Üniversitesi 2007 Boğaziçi Üniversitesi 2007 Georgetown Üniversitesi 2007 Tilburg Üniversitesi 2007 Madrid Üniversitesi 2008 Floransa Üniversitesi 2008 Beyrut Amerikan Üniversitesi 2009 Rouen Üniversitesi 2010 Tiran Üniversitesi • 2010 Yale Üniversitesi • 2011 Sofya Üniversitesi

47

Orhan Pamuk
Onur Üyelikleri

• 2005 American Academy of Arts and Letters Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri) • 2008 Social Sciences of Chinese Academy Onur Üyesi (Çin) • 2008 American Academy of Arts and Sciences Onur Üyesi (Amerika Birleşik Devletleri)

48

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Yazar İncelemesi
Necip Fazıl Kısakürek
49

Necip Fazıl Kısakürek
Ailesi • Adını büyükbabası Necip Efendi'den alır. Necip Efendi, o zamanlar Halep Vilâyetine bağlı bir sancak olan Maraş'ın Müftüsü idi. Müftü, bir gün Maraş'a gelen Halep Valisi Salim Paşa'yı konağında misafir etti. Vali, zekâ ve terbiyesine hayran kaldığı Müftüsünün oğlu Mehmet Hilmi Efendi'yi, iyi bir eğitim görmesi için beraberinde İstanbul'a götürmek istedi. Bu teklife kabul etmeyen Necip Efendi'yi uzun ısrarlar sonucu ikna etti ve genç Mehmet Hilmi Efendi'yi beraberinde İstanbul'a götürdü. • Mehmet Hilmi Efendi İstanbul'da yüksek tahsilini yaptı ve bir süre sonra Hariciye Müsteşarlığı ve Hariciye Nazırlığı'na yükselen Salim Paşa'nın kızı Zafer Hanım'la evlendi. Necip Fazıl'ın babası Abdülbaki Fazıl Bey bu evliliğin ürünüdür.

50

Necip Fazıl Kısakürek
Ailesi

• Necip Fazıl'ın doğduğu Çemberlitaş'taki bu konakta, işte böyle köklü ve varlıklı bir aile ikâmet etmektedir. Konakta aile fertlerinden başka "bir ahçı, bir ahçı yamağı, bir zenci uşak, Bingazi muhaciri bir hususi hizmetçi, iki arabacı, bir sürü halayık, besleme, kadın işçi..." vardı ve 40-50 yaşlarında evlenmemiş, babasına Fransızca öğretsin diye tutulmuş bir Fransız mürebbiye, tipik ve varlıklı bir Osmanlı ailesi görüntüsünü tamamlıyordu. 51

Necip Fazıl Kısakürek
Ailesi • Kendi gözüyle "...her unsuriyle hassasiyetimi gıcıklayan koca bir konak, her ferdinin nereden gelip nereye gittiğini bilmediği uğultulu bir cereyan içinde, her ân iniltilerle açılıp örtülen mırıltılı kapılar arasında ve bütün bir ses, renk ve şekil cümbüşün ortasında, beş hassamın sınırını tırmalayıcı ve ilerisini araştırıcı derin bir (melankoli) duygusundan ibaret..." • "Muhasebe" isimli şiirinde; yine bu üç katlı bir ahşap konağın, değişen yüzlaşan toplumun her katı, ayrı bir dönemi ve nesli temsil eden (babaanne, anne ve çocuklar) şiirselleştirir;

52

Necip Fazıl Kısakürek
Ailesi

Üç katlı ahşap evin her katı ayrı âlem! Üst kat: Elinde tesbih, ağlıyor babaannem! Orta kat: (Mavs) oynayan annem ve âşıkları, Alt kat: Kızkardeşimin (Tamtam) da çığlıkları. Bir kurtlu peynir gibi, ortasından kestiğim; Buyrun ve maktaından seyredin işte evim!

53

Necip Fazıl Kısakürek
Doğumu ve Genç Şair • Tarih 1904, Mayıs'ın 26'sı. Perşembe günü sabaha karşı. Ailenin tek evlâdını, tek erkek evlâdı. Başı gövdesinden büyük ve doktorların yaşamasına ihtimâl vermediği bir çocuk. Necip Fazıl, Çemberlitaş'ta büyükbabasına ait, şimdi mevcut olmayan kocaman bir konakta dünyaya geldi. Alâüddevle devrinin Şeyhülislâmı Mevlâna Bektût Hazretleri'ne dayanan ve Osmanoğullarından daha eski bir beyki olan Dulkadiroğulları'na bağlı, Kısakürekler soyuna mensup Maraş'lı köklü bir ailenin mensubu olarak. • Tek erkek evlâdın, tek oğlu olarak Necip Fazıl, özellikle soyunun ve nesebinin devamına büyük önem veren ve oğlunda umduğunu bulamayan büyükbaba Mehmet Hilmi Efendi tarafından sonsuz şımartılıyordu. Kendisi de aile içindeki imtiyazlı konumunun farkındaydı ve bu imtiyazını pervasız ve sınırsız bir şekilde kullanmaktan geri kalmıyordu.

54

Necip Fazıl Kısakürek
Doğumu ve Genç Şair

• Kafa Kağıdı'nda; çocukluğunun çok erken dönemlerini, daha sedef kakmalı beşiğinde olduğu zamanlarında kustuğunu bile hatırladığını iddia eden Necip Fazıl, 2-3 yaşlarında iken İstanbul'a ilk gelen ve büyükbabasının babasına aldığı otomobilin tahta takozlar üzerinde iken oynadığı tekerleiği ile alnından yaralandığını, konağın çamaşırhansindeki kireç kaymağını yediğni, babaannesinin armonikli piyanosundan "yırtıcı" sesler çıkardığını anlatır ve yaramazlıklarını içindeki merak duygusu ile izah eder.

55

Necip Fazıl Kısakürek
Doğumu ve Genç Şair • Okumayla erken yaşlarda tanışan, tutkulu bir okuyucu hâline gelen ve yeni dünyalara açılan bir sürece giren Necip Fazıl'ın, mekteplerle ilişkisinin iyi yürdüğü söylenemez. Ana okulu yaşlarında iken Kumkapı'daki konağa yakın olan Fransız Frerler Mektebi'ne verildi. Ancak "Papazlar bana pek tadsız ve haşin geldi" dediği bu okula uyum sağlayamadı, ısrar ve itirazları sonucu bu okuldan alındı. 1912 yılında Amerikan Koleji'ne kaydı yaptırıldı. Bu okula daha kolay uyum sağlamasına rağmen Cinci Meydanı'nda ata binmeyi ve Gülhane Parkı'nda oyun ve eğlence peşinde koşmayı, bu uğurda okuldan kaçmayı tercih edince çok geçmeden okuldan atıldı. Bunun üzerine Büyükdere'deki Emin Efendi isimli, sarıklı bir hocanın işlettiği mahalle mektebine devam etti. Bir süre sonra da Serasker Rıza Paşa yalısındaki Rehber-i İttihad mektebine başladı.

56

Necip Fazıl Kısakürek
Çalışmaları • 12 yaşında şiire başlayan Necip Fazıl'ın ilk şiir kitabı daha 17 yaşında iken yayınlandı ve şiirleri M.E.B'in ders kitaplarında okutuldu. Genç yaşta yazdığı tiyatro eserleri, dönemin tiyatrolarında aylarca kapalı gişe sahnelendi. Paris dönüşü yayımladığı Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta ünlü yaptı. Henüz otuz yaşına basmadan çıkardığı yeni şiir kitabı Ben ve Ötesi (1932) ile takdir toplamayı sürdürdü. Bir çok kişi tarafından da çok sevilen şair "Üstad Necip Fazıl Kısakürek", olarak anılmaya başlandı. Şöhretinin zirvesinde iken felsefi arayışlarını sürdürüp içinde yeni bir dönemin doğum sancısını hisseden Necip Fazıl için 1934 yılı gerçekten de hayatının yeni bir dönemine başlangıç olur. 30'lu yaşlarında bohem hayatını en koyu rengiyle yaşadığı günlerde Beyoğlu Ağa Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile tanıştı ve bir daha ondan kopmadı.

57

Necip Fazıl Kısakürek
Çalışmaları

• Bu tanışma onun hayatında dönüm noktası oldu. İslami kimliği ile öne çıkmaya başladıktan sonra ders kitaplarından şiirleri ve fikirleri çıkarıldı. Necip Fazıl'ın hemen tümünde üstün bir ahlak felsefesinin savunulduğu tiyatro eserlerini birbiri ardına edebiyatımıza kazandırması bu döneme rastlar.

58

Necip Fazıl Kısakürek
Siyasi Fikirleri 1934 yılında dahil olduğu Nakşibendilik tarikatından sonra ülkedeki siyasi gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunmaya başlar. 1943 yılından sonra çıkardığı Büyük Doğu dergisinde yazdıklarıyla 1945 yılındaki Tan Olayını, 1955 yılındaki 6-7 Eylül Olaylarını desteklemiştir. Bu dönemde fikirleri Millî Türk Talebe Birliğindeki gençler tarafından sahiplenilmiştir. Soğuk Savaş döneminde Türkiye'de antikomünizm akımın öncülerinden olmuştur. Ayrıca dünya bakışı çerçevesinde yakın tarihi de yorumlamış ve bu yönde resmî tarihin alternatifi olarak tarih yazımına girişmiştir.

59

Necip Fazıl Kısakürek
Eserleri
• Cinnet mustatili (Yılanlı Kuyudan) • Nam-ı Diğer Parmaksız Salih • Bir Adam Yaratmak • Çile • Kafa Kâğıdı • O ve Ben • Yunus Emre - Kanlı Sarık • At'a Senfoni • Para - Mukaddes Emanet • Sahte Kahramanlar - İman Ve Aksiyon - Özlediğimiz Nesil İslam Ve Öbürleri • • • • • • • • Hazret-i Ali Tanrı Kulundan Dinlediklerim İhtilal Moskof Tohum - Künye Aynadaki Yalan Reis Bey - Parmaksız Salih Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu • Babıali • Sosyalizm Komünizm ve İnsanlık • Hitabeler • Peygamber Halkası • İbrahim Ethem - Abdülhamid Han - Siyah Pelerinli Adam • Hesaplaşma - Tarihte Yobaz Ve Yobazlık - Türkiye Ve Komünizm • Esselam

60

Necip Fazıl Kısakürek
Eserleri
• Dünya Bir İnkılap Bekliyor Yolumuz, Halimiz, Çaremiz Ruh Muvazenesi - Her Cephesiyle Komünizm • Hac • Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar • Türkiye'nin Manzarası • Çerçeve - 1 • Nur Harmanı • İman ve İslam Atlası • Müdafaalarım • Veliler Ordusundan 333 (Halkadan Pırıltılar) • Benim Gözümde Menderes • İdeolocya Örgüsü • Mümin Kafir - Vecdimin Penceresinden - Bir Pırıltı Binbir Işık • Senaryo Romanlarım: Sen Bana Ölümü Yedirdin Deprem (Çile) - Katibim - Villa Semer - Vatan Şairi Namık Kemal - Canım İstanbul - Ufuk Çizgisi - Son Tövbe - En Kötü Patron • Çöle İnen Nur • Son Devrin Din Mazlumları • Öfke ve Hiciv • Sabır Taşı - Ahşap Konak • Ulu Hakan II. Abdülhamid Han • Başbuğ Velilerden 33 (Altun Halka) • Çerçeve - 2 • Konuşmalar • Rabıta-i Şerife • Doğru Yolun Sapık Kolları • Başmakalelerim - 1 • Tasavvuf Bahçeleri

61

Necip Fazıl Kısakürek
Eserleri
• • • • • • • • • Çerçeve - 3 Namık Kemal Hücum ve Polemik Rapor - 1 - Rapor - 2 - Rapor 3 Rapor - 4 - Rapor - 5 - Rapor 6 Rapor - 7 - Rapor - 8 - Rapor 9 Rapor - 10 - Rapor - 11 Rapor - 12 - Rapor - 13 Yeniçeri Reşahat • • • • • • • • • • • Başmakalelerim - 2 Mektubat Başmakalelerim - 3 Çerçeve - 4 Gönül Nimetleri Edebiyat Mahkemeleri Doğu Edebiyatı - Dil Raporları Çerçeve - 5 Hadiselerin Muhasebesi . 1 Sakarya Türküsü Kaldırımlar Vatan Haini Değil-Büyük Vatan Dostu Vahiduddin

62

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Yazar İncelemesi
Ahmet Hamdi Tanpınar
63

Ahmet Hamdi Tanpınar
Yaşamı 23 Haziran 1901'de İstanbul'da doğdu.1923 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Liselerde ve yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı. 1942-1946 yılları arasında Maraş Milletvekili olarak görev yaptı. Bir süre Milli Eğitim müfettişliği yaptı. Sonra 1949 yılında Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki görevine döndü. Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'in talebesi ve dostu olmuş, Batı edebiyatından Paul Valéry ile Marcel Proust'u kendisine üstad olarak seçmiştir. Bu yazarlar edebiyatta güzellik ve mükemmeliyete önplanda yer verirler. Onlara göre edebiyat, tıpkı resim ve musiki gibi "güzel sanat"tır. Onlardan farkı, boya ve ses yerine, insanı ve hayatı anlatmada bu iki vasıtadan çok daha zengin olan dili kullanmasıdır.

64

Ahmet Hamdi Tanpınar
Yaşamı Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde göstermiştir. İlk şiiri 1920’de yayımlanmıştır. Geniş okuyucu kitlesi onu umumiyetle lise kitaplarına ve antolojilere giren "Bursa'da Zaman" şiiri ile tanır. Altmış kadar şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikâye ve romanlarında da, başta zaman teması olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır. Enis Batur 1992 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar'dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı. Yazar ile ilgili yayınlanmış en son eser 2007 yılının sonunda çıkan "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa"dır.

65

Ahmet Hamdi Tanpınar
Yaşamı • Eser Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlardan oluşmaktadır. Hayatı boyunca sağlığından şikâyetçi olan Tanpınar, 23 Ocak 1962 günü geçirdiği kalp krizi ile Haseki Hastanesi'ne kaldırıldı. Ertesi sabah, ikinci bir krizle hayata veda etti. Namazı Süleymaniye Camii'nde kılınan Ahmet Hamdi Tanpınar'ın cenazesi Rumeli Hisarı Kabristanı'nda, hocası ve dostu Yahya Kemal'in yanı başına defnedildi. Mezartaşı üzerinde çok bilinen şiirinin iki mısrası hakkedilmiştir: "Ne içindeyim zamanın / Ne de büsbütün dışında".

66

Ahmet Hamdi Tanpınar
Eserleri • Roman • Huzur (1949) • Saatleri Ayarlama Enstitüsü (1962) • Sahnenin Dışındakiler (1973) • Mahur Beste (1975) • Aydaki Kadın (1986) • Ayna (1950) • Şiir • • • • • Şiirler (1961) Deneme Beş Şehir (1946) Yahya Kemal (1962) Edebiyat Üzerine Makaleler (1969) (ölümünden sonra derlenmiştir) • Yaşadığım Gibi (1970) • İnceleme • XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi (1949, 1966, 1967) • Hikâye • Abdullah Efendinin Rüyaları (1943) • Yaz Yağmuru (1955) • Hikâyeler

67

3 Yazar

68

Dipnotlar
69

Dipnotlar
• • • • • H. E. Adıvar, Vurun Kahpeye, 1923; R. N. Güntekin, Yeşil Gece, 1928 H. E. Adıvar, Sinekli Bakkal, 1926 R.N.Güntekin, Yaprak Dökümü,1930 Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu,1930; 4 c.1955-1987 Sığırdere, 1955; Körduman, 1957; Yedi Çınar Yaylası, 1958; Köyün Kamburu, 1962 • Fazıl Hüsnü Dağlarca, Çocuk ve Allah, 1940

70

Bilgiler
Öğrenci

• Melih Erkin Sarıçam • 12/C 214 • Mimarsinan Anadolu Öğretmen Lisesi

71

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->