P. 1
Askeri Tarih Araştırmaları 2010 Sayı - 15

Askeri Tarih Araştırmaları 2010 Sayı - 15

|Views: 601|Likes:
Yayınlayan: lifelines

More info:

Published by: lifelines on Mar 29, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/19/2012

pdf

text

original

İÇİNDEKİLER SUNUŞ Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları Salim KOCA.............................

Millî Mücadele’de Buldan Yusuf Ziya BİLDİRİCİ............... 21 1

ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
(ULUSLARARASI ASKERÎ TARİH KOMİSYONU ÜYESİ)

İstiklal Harbi Dönemi Enerji Politikası Abdurrahim AYDIN.................. Doğu Siyasetinde TürkAlman İhtilafı ve Hüseyin Rauf Bey Heyet-i Müfrezesinin Türk Sınırına Çekilmesine Dair Tartışmalar (Ağustos 1914Eylül 1915) Barış METİN............................ 61 37

GENELKURMAY ATASE BAŞKANLIĞI YAYINLARI YIL: 8 Şubat 2010 SAYI: 15

Sahibi

Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dz.Kd.Alb.Akif Kemal BURDUR Dergimizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır; ancak, kaynak gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanan makaleler, TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN DEĞİL YAZARLARININ KİŞİSEL FİKİRLERİNİ YANSITIR. ISSN 1303 - 9342 NSN 7610270494616 ANKARA GENELKURMAY BASIMEVİ 2010

Millî Mücadele Yıllarında Cepheye Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu Kastamonu Yolu Hüsnü ÖZLÜ............................ Vecihi Hürkuş’un Hayatı ve Çalışmaları Osman YALÇIN....................... Rus-Fin Savaşı 1939-1940 “Dev’in Gözyaşları” Burak ÇINAR........................... Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik Fatma ÜNAL - Samettin BAŞOL..................................... 161 119 103 77

ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ
Hakemli Dergi Yılda iki sayı yayımlanır. Yıl: 8 Şubat 2010 Sayı: 15

ISSN: 1303 - 9342 NSN: 7610270494616 Yayın Kurulu
Kur.Alb.İskender ÖZBAY Dr.Hv.Öğ.Yb.Rezzan ÜNALP Tar.Uzm.Filiz ÖGER

Düzelti / Sayfa Düzeni
Red.Uzm.Melek ALKA

Danışma Kurulu
Prof.Dr.İlber ORTAYLI Prof. Dr.Ergün AYBARS Prof. Dr.Sabahattin ÖZEL Prof. Dr.Reşat GENÇ Prof.Dr.Selami KILIÇ Prof.Dr.Aygün ATTAR Doç.Dr.Yusuf SARINAY

Hakem Kurulu
Prof.Dr.Hikmet ÖZDEMİR Prof.Dr.Sadettin GÖMEÇ Prof.Dr.Esat ARSLAN Prof.Dr.İbrahim GÜLER Doç.Dr.Bülent ARI Yrd.Doç.Dr.Selda Kaya KILIÇ Yrd.Doç.Dr.Havva Kök ARSLAN Yrd.Doç.Dr.Barış METİN Dr.Hürkan ÇELEBİ

Dr.(E)Tuğg.Erdal YURDAKUL Yrd.Doç.Dr.(E)Alb.İsmet GÖRGÜLÜ Dr.(E)Hv.Öğ.Alb.Rıfat UÇAROL

Dr.Öğ.Alb.Zekeriya TÜRKMEN Dr.Öğ.Alb.Suat AKGÜL Öğ.Alb.Feridun KOSKOSOĞLU Öğ.Yzb.Efdal AS

Tel: 0 312 402 23 33 Belgegeçer: 0 312 424 21 31 Elmek: atad@tsk.tr

Yazışma Adresi Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı 06100 Bakanlıklar/Ankara

SUNUŞ Genelkurmay ATASE Başkanlığınca yayıma hazırlanan Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nin 15’inci sayısında sekiz makaleyi okuyucuların istifadesine sunmaktayız. “Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları” adlı makalede Selçuklu Devri öncesi Türk ordusu hakkında tarihî bilgiler verildikten sonra Selçuklu Dönemi ordu teşkilatı üzerinde durulmaktadır. Türk Siyasi Birliği Politikasından Cihan Hâkimiyeti Politikasına Geçiş Dönemi incelenmekte, bu dönemde yer alan Türk başkomutanları ve tarihin akışını değiştiren zaferler ele alınmaktadır. Türk ordularının en önemli özelliklerinden birisi olan başkomutan - ordu bütünleşmesi, galip Türk başkomutanlarının mağlup başkomutanlara ve sivil halka karşı tutumları makale içerisinde bölümler hâlinde incelenmektedir. “Millî Mücadele’de Buldan” adlı makalede yazar Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf devletlerinin Osmanlı topraklarında kazandıkları ayrıcalıklara değinmekte ve özellikle Yunanların Anadolu’daki faaliyetlerini Buldan örneği üzerinden anlatmaktadır. Bölgede Yunan işgaline karşı oluşan Millî Mücadele ruhu oldukça dikkat çekicidir. “İstiklal Harbi Dönemi Enerji Politikası” adlı makalede yazar Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti’nin ekonomik şartlarını tekrar gözler önüne sermektedir. İşletmelerin çoğu yabancı ve yerli gayrimüslimlerin elindedir. Enerji kullanımı ve enerji kaynaklarının niteliği yetersizdir. Tüm bu ekonomik koşullara rağmen yetersiz enerji kaynakları İstiklal Harbi Döneminde millî iktisadi seferberlik anlayışı ile başarılı bir şekilde yönetilmiş ve Millî Mücadele’nin kazanılmasını sağlayacak politikalar üretilmiştir. “Doğu Siyasetinde Türk - Alman İhtilafı ve Hüseyin Rauf Bey Heyet-i Müfrezesinin Türk Sınırına Çekilmesine Dair Tartışmalar (Ağustos 1914 Eylül 1915)” başlıklı makalede Birinci Dünya Savaşı sırasında İran üzerinden Afganistan’a ulaşmayı, bu ülkeden cihat propagandası vasıtasıyla elde edilecek kuvvetlerle Hindistan Müslümanlarını ve ayrılıkçı Hint komitelerini İngilizlere karşı ayaklandırmayı hedefleyen bir müfrezenin oluşturulması çalışmaları ele alınmaktadır. Bu müfrezenin kuruluş amacına ulaşıp ulaşamadığı ve faaliyetleri ayrıntılı olarak incelenmektedir. “Millî Mücadele Yıllarında Cepheye Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu - Kastamonu Yolu” başlıklı makalede Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu işgal planları yapan emperyalist güçlere karşı Millî Mücadele’de İnebolu’nun konumundan dolayı ana ikmal noktası olması konusu işlenmektedir. Burada kurulan sivil ve askerî teşkilatlar, Millî Mücadele’nin bizzat içinde yer almış ve özellikle lojistik ve istihbarat desteği sağlamıştır. “Vecihi Hürkuş’un Hayatı ve Çalışmaları” adlı makalede yazar Türk havacılık tarihinin önemli şahsiyetlerinden olan Vecihi Hürkuş’un hayatı ve havacılık tarihine kazandırdıklarını anlatmaktadır.

“Rus - Fin Savaşı, 1939-1940 Dev’in Gözyaşları” adlı makalede savaş tarihinin olağanüstü mücadelelerinden biri olan Rus - Fin Savaşı incelenmektedir. Sovyet Kızıl Ordusunun büyük kuvvetlerle 1939 sonlarında başlattığı saldırı, üç ayı aşkın bir süre boyunca küçük Fin ordusunun inanılmaz savunma ve karşı vuruşlarıyla engellenmiştir. Ciddi kayıplar veren Sovyet ordusu sonunda kazanan taraf olsa da başarısı Finlerin üstün mücadele gücü tarafından gölgelenmiştir. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik” adlı makalede Cumhuriyet Dönemine ait bazı ilköğretim ders müfredatlarında yer alan Türk ordusu ve askerlik konuları incelenmiştir. Her bir müfredatta, ilgili konuların nerede ve nasıl yer aldığı belirlenmiş; bunlar açıkça yazılmış ve incelenen farklı derslere ait öğretim programları arasında karşılaştırma yapılmıştır. Farklı tarihî konularda yazılmış makalelerin yer aldığı dergimizin bu sayısının da ilgiyle okunacağını ümit ediyoruz.

Abdullah ATAY Korgeneral ATASE ve Dent. Bşk.

SELÇUKLU DEVRİ TÜRK BAŞKOMUTANLARININ DÜNYA TARİHİNE YANSIYAN İMAJLARI
Salim KOCA*
Özet: “Selçuklu Devri Türk Başkomutanlarının Dünya Tarihine Yansıyan İmajları” adlı bu makalede Selçuklu Devri öncesi Türk ordusu hakkında tarihî bilgiler verildikten sonra Selçuklu Dönemi ordu teşkilatı üzerinde durulacaktır. Türk Siyasî Birliği Politikasından Cihân Hâkimiyeti Politikasına Geçiş Dönemi incelenecek bu dönemde yer alan Türk başkomutanları ve tarihin akışını değiştiren zaferler ele alınacaktır. Türk ordularının en önemli özelliklerinden birisi olan: başkomutan - ordu bütünleşmesi, galip Türk başkomutanlarının mağlup başkomutanlara ve sivil halka karşı tutumları makale içerisinde bölümler hâlinde incelenecektir. Anahtar kelimeler: Selçuklular, başkomutan, hâkimiyet, Türk, Türk ordusu Abstract: In this article, after giving historical information about the Turkish Army before the Seljukids, the organization of the Turkish Army after the Seljukids Period is going to be analyzed. The period of Turkish political unity and the period of world sovereignty policy are going to be examined. Initial characteristics of the Turkish Army; unity of commander in chief and the other army units and attitudes of the commanders to the beaten commanders of the other nations and civil society are going to be discussed in different sections in the article. Key words: Seljukids, commander in chief, sovereignty, Turk, Turkish Army

Giriş Türk tarihine, Türklerin İslam tarihinde oynadıkları rol açısından bakılacak olursa, bu tarihi, birbirinden farklı üç dönem hâlinde ele almak, incelemek ve değerlendirmek mümkündür: 1. Türklerin İslam dünyası ile mücadele dönemleri (642-750), 2. Türklerin İslam devletindeki hizmet dönemleri (754-1040),1 3. Türklerin İslam dünyasında hâkimiyet dönemleri (1040-1918). 1. Mücadele Dönemi: Bu dönem Halife Ömer zamanında başlamış (634-644), Emevî iktidarının son zamanlarına kadar devam etmiştir. Bu dönemde Müslüman Araplar İslam dinine yeni ülkeler ve topluluklar kazandırmak, Türkler de ülkelerini korumak ve savunmak için mücadele etmişlerdir. İki taraf için de son derece yıpratıcı olan bu mücadele, Müslüman Araplar tarafından Türk ülkelerinin bir kısmının fethi ile sonuçlanmıştır. Bu arada taraflar, birbirlerini yakından tanıma ve değerlendirme fırsatı bulmuşlardır. 2. Hizmet Dönemi: Türklerin İslam devletinde hizmete girişleri Emevî iktidarının son zamanlarında başlamış, Büyük Selçuklu Devleti’nin
Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Prof. Dr., Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi. skoca@gazi.edu.tr Bu yazı, PKK KADEK/Kongra-Gel terör örgütüne mensup teröristlerin Aktütün Karakoluna olan baskınlarında, tıpkı ataları gibi hayatını ortaya koyarak vatanını savunan ve ağır yaralanan Takım Komutanı Asteğmen Onur Eren’in kutlu hatırasına ithaf olunmuştur. 1 Türklerin Abbasî halifelerine olan hizmetleri 1040 yılında tamamen son bulmamıştır. Bu hizmetler, 1258 yılında Abbasî Halifeliğinin Moğollar tarafından ortadan kaldırılmasına kadar belirli bir oranda devam etmiştir. Bilindiği gibi, son olarak Bağdat’ı ve Abbasî halifesini Moğollara karşı canları pahasına savunan da yine Türkler olmuştur.
*

1

kuruluşuna kadar devam etmiştir. İslam dünyasında “cesaret, kuvvet, kahramanlık ve savaş sanatındaki üstünlükleri ile tanınan Türkler”, bu dönemde önce tek tek, sonra gruplar hâlinde İslam dinine ve İslam devletinin hizmetine girmişler, özellikle Abbasî ordularının komuta kadrolarını ve hassa (özel) birliklerini oluşturmuşlar, daha önemlisi onlar bu dönemde Abbasî Devleti’ni iç ve dış tehlikelere karşı başarıyla savunmuşlar ve korumuşlardır. 3. Hâkimiyet Dönemi: Türklerin Orta ve Yakın Doğu İslam dünyasındaki hâkimiyetleri Selçuklularla başlamış ve Osmanlılarla devam ederek, aşağı yukarı dokuz asır sürmüştür (1040-1918). Bu uzun dönemde Türkler, Hindistan’dan Orta Avrupa’ya kadar İslam dininin yerleşmesinde ve kökleşmesinde başlıca rol oynamışlardır. Biz bu yazımızda, Türk komutanlarının ve başkomutanlarının özellikle Selçuklu Döneminde nasıl bir imaj ortaya koyduklarını ele alıp bu hususta kısa bir değerlendirme yapmak istiyoruz. Türkler hem İslam tarihinde hem de dünya tarihinde asıl rolü, İslam dünyasındaki kendi hâkimiyetleri döneminde oynamışlardır. Yukarıda belirttiğimiz gibi, Türklerin İslam dünyasındaki hâkimiyetleri de Büyük Selçuklu Devleti’yle başlamış (1040), Osmanlı Devleti’nin çöküşüne kadar (1918), yani dokuz asır gibi uzun bir süre devam etmiştir. Bu uzun dönemde, tarihe yön veren ve tarihinin akışını değiştiren tek güç, Türk devletlerinin orduları ve onların başında bulunan Türk başkomutanlarıdır. Biraz yukarıda söylediğimiz gibi, biz yazımızda, Türk ordularının başkomutanlarından, daha doğrusu onların başlıca özelliklerinden kısaca söz edeceğiz. Çünkü, Türk kültürünü şahıslarında en iyi temsil eden ve onu dünyaya en iyi tanıtan Türk ordularının başkomutanları olmuştur. Bilindiği gibi, bütün tarih boyunca Türk devletleri ordularının başkomutanları, Türk hükümdarları idi. Türk hükümdarları da hem bütün devlet teşkilatının başı hem de idare ettikleri toplumun lideri durumundaydılar. Dolayısıyla onların görev ve sorumlulukları çok ağırdı. Türk devlet geleneklerine göre, onların daha iş başına gelmeden ve sorumluluk yüklenmeden önce çok iyi bir şekilde yetişmeleri gerekmekteydi. Bunun için Türk devletlerinin başına geçecek olan şehzadeler, gençlik yıllarını sarayın rahat ortamında, hayatın her türlü meşakkatinden ve sıkıntısından uzak, hizmetçiler ve dalkavuklar arasında, lüks ve eğlence içinde, tahtı ve tacı bekleme havasında boş vakit geçirmemekteydiler. Daha babalarının sağlıklarında, her birinin idaresine bir vilayet veya eyalet, emirlerine de küçük bir ordu verilmekteydi. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse, babaları oğullarını, daha çocukluktan kurtulur kurtulmaz devletin önemli bir eyaletinin veya vilayetinin başına koyarak, onları iktidarın, yönetimin ve savaşın bütün zorluklarıyla baş başa bırakmaktaydılar. Onlar da burada, tecrübeli devlet adamları ve komutanların (atabey) gözetiminde, idari, askerî ve siyasi sahalarda bol bol uygulama (pratik) yapmak ve özellikle hem savaş hem de komutanlık sanatının bütün inceliklerini 2

598 yılında Bizans imparatoruna yazdığı mektupta kendisini “Yedi iklimin ve 3 . yine kendilerinin diktikleri yazıtlarda “Devleti olanı (illi) devletsizleştirdik. Türk topluluklarını bir devlet çatısı altında toplamak. doğru kanunlar (köni törü) koymak ve bu kanunları adaletle uygulamak. Zamanımızın hakanlarını onlardan çıkardı. Özellikle Türk siyasi birliğini kurmak. Türk ordularının başkomutanı olan Türk hükümdarları. halkı bütünüyle refaha kavuşturmak ve refah içinde yaşatmak. Bu faaliyet. kağanı olanı kağansızlaştırdık. Tanrı. Göktürk Kağanı Tardu. sadece Türk topluluklarını değil. isyan eden toplulukları itaat altına almak. onların gayelerinin ve görevlerinin başında gelmekteydi. Fakat dünya hâkimiyeti düşüncesi. iş başına geldikleri zaman idari. Mesela. başka soydan. dünya hâkimiyetinin Tanrı tarafından bir görev olarak kendilerine verildiğine inanıyorlardı.öğrenmek suretiyle kendilerini yetiştirme ve kadrolarını kurma imkânı bulmaktaydılar. düzeni ve iç barışı sağlamak. yani Türkçe konuşan ve Türk soyundan olan toplulukları bir devlet çatısı altında toplamak. Kaşgarlı Mahmûd. bu sözleri Türklerin İslam dünyasının tek hâkimi oldukları bir dönemi göz önüne alarak söylemiştir. başlıya baş eğdirdik. gözlemlerine ve Türk kültüründeki engin bilgilerine dayanarak bu hususta şöyle demiştir: “Tanrının devlet güneşini (kut=siyasi iktidar) Türk burçlarından doğdurmuş olduğunu ve onların mülkleri üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş bulunduğunu gördüm. askerî ve siyasi faaliyetlerde pek fazla acemilik ve güçlük çekmemekteydiler. Kaşgarlı Mahmûd’un yaşadığı dönemde ortaya çıkmış bir düşünce değildir. Çünkü Türk hükümdarları. dünya hâkimiyetini ilk gerçekleştiren Türk hükümdarı da Oğuz Kağandır.” şeklinde bir ifade ile ortaya koymuşlardır. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse. daima dünya hâkimiyeti davası gütmüşlerdir. onlara Türk adını verdi ve onları yeryüzüne hükümdar yaptı. Fakat. ancak kuvvet. yani silah gücü ile gerçekleştirilebilmekteydi. Türk dilinin ve kültürünün büyük bilgini Kaşgarlı Mahmûd. Oğuz Kağan Destanı’na göre. Oğuz Kağan Destanı’nın da gösterdiği gibi milattan önceki çağlara kadar çok gerilere gitmektedir. 1. Türk Siyasi Birliği Politikasından Cihan Hâkimiyeti Politikasına Türk ordularının başkomutanı olan hükümdarların en önemli görevleri. dünya milletlerinin idare dizginlerini onların eline verdi. Hemen hemen her büyük Türk hükümdarı da kendisini dünya hâkimiyeti davasının en büyük temsilcisi olarak görmüş ve daima öyle davranmıştır. akınları ve savaşları zafere ulaştırmak. özgürlüklerine ve bağımsızlıklarına çok düşkün olan Türk topluluklarını ve boylarını itaat altına almak pek kolay olmuyordu. başka dinden ve başka kültürden olan toplulukları da bir devlet çatısı altında toplamayı kendilerine gaye edinmişlerdir. dizliye diz çöktürdük. istiklali korumak ve devam ettirmekti. onlar. barış yoluyla değil. Türklerde dünya hâkimiyeti düşüncesi ve bu düşünceye dayanan temel faaliyetler.” Görüldüğü gibi. kendilerini hak üzere kuvvetlendirdi. Bu durumu Göktürk beyleri. Böylece onlar.

ne zafer kazanabilir ne de şaheser yaratabilir. devletlerde ve liderlerde görülmüştür. Çeviren: M. 91. Bu milletlerin başında hiç kuşkusuz Türkler gelmekteydi.” diyerek. 1903. Petersbug. onun bu ileri düşüncesinin ne önemini kavrayabilmişler ne de bunun gereğini yerine getirebilmişlerdir. Türk Kültürünün Temelleri. İstanbul. 1980. Sirmen. 4 .” Büyük Fransız Düşünürü André Maurios da “İnsan bütün varlığını vermedikçe. Ankara. devletler ve liderler. yani dünya hükümdarı olarak tanıtmıştır. İstanbul. s. Fakat. devletler ve liderler büyük rol oynayabilmişlerdir.” demiştir. 4 Türklerin yanında Romalıları. Bu sözlerin tarihî temeli şudur: Dünya tarihinde. 5 Büyük bir vizyon sahibi olan Atatürk. güneyde gün ortasına. Dolayısıyla Türk kağanları için dört tarafa (tört bulung) ordu sevk edip. Mesela. XX. kuzeyde gece ortasına kadar (bütün ülkeleri ve) onun içindeki bütün milletleri (kendime) tâbi kıldım. s. sadece “dünya hâkimiyeti politikası” güdebilen ve kendisini böyle büyük bir davaya adayabilen milletler. 2003-a. s. Ünlü Alman Edibi Goethe bir defasında şöyle demiştir: “Her millet ve fert. s.2 Aynı şekilde Bilge Kağan da Kaşgarlı Mahmûd’dan aşağı yukarı üç asır önce Göktürk Yazıtları’nda. “Doğuda gün doğusuna. II. İlk Çağdan itibaren hemen hemen Yeni Çağın sonlarına kadar. yüzyılın başlarından itibaren de denizden havaya sıçramıştır. dünya hâkimiyetinde söz sahibi olmuşlardır. 270. kuvvetli bir deniz gücüne sahip olan milletler ve devletler. Bu politikanın temelini oluşturan fikir ve aksiyon da ancak askerî gücü artan ve büyüyen milletlerde. s. R. çağın ve zamanın şartlarına göre devamlı değişmiştir. kuvvetli bir kara ordusu meydana getirebilmiş ve onu çağın şartlarına uygun silahlarla donatıp eğitebilmiş milletler.”3 şeklindeki sözleriyle âdeta dünya hâkimiyetini gerçekleştirmiş bir hükümdar gibi konuşmuştur: Bilge Kağan’ın ortaya koymuş olduğu düşünce ve faaliyet gayet açık olmasına rağmen. Türk Millî Kültürü. Grousset. Bu milletlerin en büyük temsilcisi de İngilizlerdi. milletine ve devletine çağın ve zamanın şartlarına uygun önemli bir hedef göstermiştir.5 Bu hususta üstünlüğü de Amerikalılar ele geçirmişlerdir. Fakat ondan sonra gelen devlet adamları. 75-78.4 Nitekim Türkler. dört taraftaki milletleri tâbi kılmak ve onları düzene sokmak. tarihin bu uzun döneminde çağın gerektirdiği vasıtalara sahip olmakla dünya tarihinde başlıca rol oynayan millet olmuşlardır. 1925 yılında “İstikbal göklerdedir.yedi ırkın büyük hükümdarı”. 102. dünya hâkimiyetinde etkili rol oynayabilmişlerdir. Bozkır İmparatorluğu. 3 Salim Koca. Günümüzde dünya hâkimiyeti havadan da 2 Ed. dünya hâkimiyetini gerçekleştirme anlamına gelmekteydi. Dünya hakimiyeti. 246 vd. 2006. İbrahim Kafesoğlu. dünyayı dört köşe olarak görmekte ve kabul etmekteydiler. 1977. Batı Türkleri Tarihi. Documents sur les Tou-kiue (Turcs) Occidentaux. bu düşünceye ve faaliyete temel olan anlayışın biraz daha açıklanması gerekmektedir: Türkler. çağına uygun alet ve vasıtalara sahip olduğu ve ona uygun şekilde düşündüğü oranda çağına etki edebilir. Bunca milleti hep düzene soktum. Ankara. dünya hâkimiyeti politikası ve bu politikanın vasıtaları. Yakın Çağdan itibaren ise. batıda gün batısına. Chavannes. Persleri ve Arapları da dünya hâkimiyetinde rol oynayan milletler arasında saymak gerekir.

Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür.” 8 Krş. Eğer köpek aslanlara baş olursa. Yusuf Has Hacib. Ankara. çağın gerektirdiği uzay teknolojisine sahip olamayan milletler ve devletler. Verdikleri emirleri de önce bizzat kendileri icra ederlerdi. askerlerinin gayretlerini artırırlar. s. R. cesaretlerini kamçılarlar ve umutlarını daima canlı tutmaya çalışırlardı. dünyaya hak. Zira Türk hükümdarları. huzur ve hizmet getirmekti. yürütme ve sonuçlandırma görev ve sorumluluğunu üzerinde taşıyan en büyük yetkiliydiler. güvenlik. Onlar. devletin merkezinde oturan ve sadece emir veren kişi değillerdi. ancak dünya hâkimiyeti politikası güdebilmişler ve bu politikalarında da büyük ölçüde başarı sağlayabilmişlerdir. Yayınlayan ve Çeviren: R. istiklallerini ve varlıklarını korumakta ve devam ettirmekte bile çok büyük güçlük ve sıkıntı çekmektedirler. düzen. Yusuf 6 5 . Bu örnek ve modelle de arkalarındaki birlikleri olumlu bir şekilde etkilerlerdi. Görüldüğü gibi.uzaya çıkmıştır. 2. Açıkça görülmektedir ki Türklerin bu davayı gütmekten maksatları. 71 vd.7 Ünlü siyaset kitabı Kutadgu Bilig’in yazarı Yusuf Has Hâcib’in de belirttiği gibi. kolaycılığı ve rahatı tercih eden. 2047.6 Artık bundan böyle uzay teknolojisine sahip olan milletler ve devletler. 2005.8 Ayrıca onlar. o aslanların hepsi köpek gibi olur. başkomutan olarak. Türklerden başka hiçbir millet bütün haksızlığa ve zulme uğrayanların babası olmak gibi kendisini yüce bir davaya adamamıştır. Koca. Yine bu hususta da üstünlüğü hâlâ Amerikalılar ellerinde tutmaktadırlar. çağın ve zamanın şartlarına kendilerini uydurabilen. dünya hâkimiyeti politikası gütmek şöyle dursun. 1947. Burada özellikle sorulması ve cevap verilmesi gereken bir soru da şudur: Milletlerin ve devletlerin dünya hâkimiyeti politikası gütmekten maksatları neydi? Bu hususta uzun uzun düşünmeye ve bir araştırma yapmaya hiç ihtiyaç yoktur. Arat. adalet. Kutadgu Bilig. Bir zamanlar SSCB uzay teknolojisinde Amerikalılarla yarış hâlinde idi. b. başından sonuna kadar bütün askerî faaliyetleri planlama. 7 Bu hususta Yusuf Has Hacib şöyle demiştir: “Arslan köpeklere baş olursa. İstanbul. Ankara. Türk devletlerinin başkomutan ve komutanları cesaret ve kahramanlıkta daima ordularına örnek ve model olurlardı. her türlü askerî faaliyette ordularının başında bulunurlar. Çünkü. Bugün. 1974. rakiplerinin ve düşmanlarının faaliyetlerini uzaydan takip edebilmekte ve silahlarını da buradan yönlendirebilmektedirler. 1991 yılında SSCB’nin yerini alan Rusya Federasyonu. Türk Başkomutanları ve Tarihin Akışını Değiştiren Zaferler Türk hükümdarları. köpeklerin her biri kendi karşısındakilere arslan kesilir. yani çağın ve zamanın şartlarına uygun vasıtalara sahip olabilen milletler ve devletler. Çarpışmalarda da daima merkez (kalp) kuvvetlerinin başında ve ön saflarda yer alırlardı. Çünkü onlar. bu yarışı bugün bırakmış gözükmektedir. giriştikleri her türlü mücadelede başarının her şeyden önce kendi cesaretlerine ve gösterecekleri kahramanlığa bağlı olduğunun bilincindeydiler.

O. deve gibi kin ve öç gütmelidir. gözünü. Miryokefalon Zaferi de kurulan yeni vatanı (Anadolu) ve devleti (Türkiye Selçuklu Devleti) koruyarak. Türk başkomutanlarının savaş meydanlarında kazanacakları başarıya bağlı olmuştur. iyi bir ordu komutanının bazı özelliklere sahip olması gerektiğini belirtmiştir. irtibat noktalarına.” (Yusuf Has Hacib. küçük akıncı birlikleri. Kutadgu Bilig ve Kumandan. İstanbul’un fethi ile de iki parça hâlinde olan Türk yurdu. karşılarındaki ordunun kuvvetini öğrenmeden ve ölçmeden. Daima görevinin ve sorumluluğunun bilincinde olan Türk başkomutanları da tarihin akışını değiştiren ve Türklüğün kaderini tayin eden büyük zaferler kazanmışlardır. 1967. kırmızı tilki gibi hilekâr olmalı. onu manen ve maddeten yıldırıp yıpratmadan genellikle büyük çaplı bir askerî faaliyete girişmemekteydiler. 2310-2314. düşmanın yığınak merkezlerine. Mesela Türk başkomutanları. kaya kuzgunu gibi uzaklara çevirmelidir. baykuş gibi geceleri uykusuz geçirmelidir. Dumlupınar Zaferi ise. domuz gibi inatçı. Miryokefalon (1176). Türk başkomutanlarının bu büyük başarılarında hiç kuşkusuz onların bazı davranışları ve yetenekleri başlıca rol oynamıştır. 58. yani Anadolu ve Rumeli birleştirilmiş ve bir bütün hâline getirilmiştir. Animal traits in the army commander. kurt gibi kuvvetli. Ali Karamanlıoğlu. istilaya ve işgale uğramış olan “Türk ata yurdu” Anadolu’yu kurtarmış ve burada yeni bir Türk devletinin (Türkiye Cumhuriyeti) kurulmasını sağlamıştır. Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşunu sağlamış ve Türklüğün önüne de İslam dünyasının hâkimiyetini açmıştır. Türklerin bu ülkede kalıcı olmalarını sağlamıştır. onlar. Has Hacib eserinde. acısını. 95-112. Anal of Turkish Studies. tehlikesini ve felaketini askerleriyle birlikte paylaştıkları gibi başarısını da yine onlarla birlikte paylaşırlar veya onların kahramanlıklarına ve fedakârlıklarına atfederlerdi. hiç şüphesiz. 1977. Malazgirt (1071). Robert Dankoff. Dolayısıyla bu zafer hem Türkler hem de Bizans için bir bakıma Malazgirt Zaferi’nin tasdiki ve tescili olmuştur. Başka bir ifade ile söylemek gerekirse. Dandanakan Zaferi. İstanbul’un Fethi (1453) ve Dumlupınar (30 Ağustos Başkomutan Muharebesi) (1922) zaferleridir. I. önemli yol kavşaklarına. Malazgirt Zaferi ise. Özellikle savaşın ve mücadelenin her türlü meşakkatini. Kendisini saksağandan daha ihtiyatlı tutmalı. Tarihin en eski dönemlerinden beri sürekli batıya akış içinde olan Türk topluluklarının kaderi. ayı gibi azılı ve yaban sığırı gibi kinci olmalıdır. s. s. keşif ve yoklama faaliyetlerinde bulunmaktaydılar: Özellikle yıpratma ve yıldırma savaşlarında. ileri karakollarına. bu özelliklerin bir kısmını. Bunların en önemlileri. Bilindiği gibi. 45-48. uzun bir süre bu güce karşı yıpratma ve yıldırma savaşları vermekte. O. askerî garnizonlarına.) 6 . Dandanakan (1040). Aynı zamanda. b. bazı hayvanlarda ve kuşlarda görülen özelliklerle anlatmıştır. Türk Kültürü. sıkıntısını. rakip bir güçle bir meydan savaşına girmeden önce. Ona göre iyi bir komutan şu özelliklere sahip olmalıdır: “Onun yüreği harpte arslan yüreği gibi ve dövüşürken de bileği kaplan pençesi gibi olmalıdır.hazıra konan komutan hiç değillerdi. Anadolu’nun fethi ve Türk vatanı hâline gelmesi sonucunu doğurmuştur. keşif kollarına. Arslan gibi hamiyeti yüksek tutmalı.

Selçuklu beylerinin. Saldırılarını da genellikle sürpriz baskın şeklinde yaparlardı. yani Dandanakan Meydan Savaşı’na kadar Gaznelilerle olan bütün çarpışmaları. Selçuklu hanedan üyeleri. Bundan sonra Azerbaycan’a dönen Afşin. büyük Bizans ordusu sarsılmış ve daha da önemlisi Bizans’ın itibarı ve maneviyatı kırılmıştır. 11 Ebu’l-Ferec. R. 1945. Denizli dolaylarında geniş bir akın hareketinde bulunduktan sonra Marmara sahillerine ulaşmış ve buradan da Bizans imparatorunu kendi başkentinde (İstanbul) tehdit etmiştir. 1977. Aynı şekilde Selçuklu sultanları. Fakat Sultan Alp Arslan bütün bu faaliyetleri yeterli görmemiştir. Bu yetenek de büyük Türk başkomutanlarının hemen hemen hepsinde vardı. etkili nutuk söyleme yeteneğine sahip olmakla mümkündür. Onlar. Malazgirt Savaşı’ndan önce Bizans ordusunun son durumunu öğrenebilmek için 1071 yılı başlarında Selçuklu akıncı komutanlarından Afşin’i Anadolu’ya bir kere daha göndermiştir. Bizans’ın doğudaki birlikleri imha edilmiş. kesin sonuç almak istedikleri zaman bu yeteneklerini ustalıkla kullanarak. s. yani emirlerindeki birliklerin inancına ve sosyal psikolojisine uygun ve etkili bir nutukta bulunmak suretiyle onları coşturmakta ve peşlerinden sürüklemekteydiler. Mesela. O. Bu seferler ve akınlar sonucunda da büyük şehirler yağmalanmış. 243. vurulduğum yere 9 Türkler. Anadolu’yu Türklüğe açacak Ani ve Malazgirt gibi müstahkem yerler alınmış. 7 . etkili nutuk söyleme yeteneğine fazlasıyla sahipti. Türk Ordularının En Önemli Özelliği: Başkomutan-Ordu Bütünleşmesi İyi bir başkomutanın mutlaka yapması gereken işlerden biri de ordusu ile aynı düşünce ve idealde bütünleşmektir. Ankara. özellikle düşman takatten düşünceye kadar devam etmekteydi. zemine ve şartlara uygun. sürpriz baskına “türktaz” adını verirlerdi. Bu da zamana. Doğrul.10 Bu arada rakip gücün zayıf ve kuvvetli tarafları öğrenilmekte ve ona göre önlemler alınıp uygulanmaktaydı. bu gücü yıpratmaya ve yıldırmaya yönelik olmuştur. Ebû’l-Ferec Tarihi. direniş merkezleri çökertilmiş. İyi bir başkomutan olan Sultan Alp Arslan. Afşin’in yaptığı bu yağmalı akına karşı en ufak bir müdahalede bile bulunamamıştır. 10 Kafesoğlu. Selçuklu komutanları ve Türkmen beyleri de Malazgirt Meydan Savaşı’ndan önce Bizans’ın askerî gücünü kırmak ve maneviyatını çökertmek için Anadolu üzerine yüzlerce defa sefer ve akın düzenlemişlerdi. 1035-1040 yılları arasında. Bu baskınlar ve akınlar.11 3. Malazgirt Savaşı’ndan az önce ordusuna şöyle hitap etmiştir: “Şehit düşersem.malzeme ve yiyecek depolarına yüzlerce defa sürpriz baskın9 ve akın düzenlemekteydiler. Bizans’ın savaş kabiliyetinin olmadığını ve kendisini savunmaktan aciz olduğunu Sultan Alp Arslan’a bildirmek suretiyle onu cesaretlendirmiş ve teşvik etmiştir. Çeviren: Ö. Son derece kuvvetli ve hareketli bir akıncı birliğinin başında Anadolu’ya giren Afşin. Bizans imparatoru. s. I. 320.

Burada özellikle belirtelim ki bu iki husus sadece Alp Arslan için değil. 51. bütün Türk başkomutanları ve komutanları için de önemliydi. Aksi takdirde olumlu bir sonuca ulaşmak mümkün olmayabilir. 1971. Ankara. öteki dünyada ateş. Savaştan korkanlar çekip gitmekte serbesttir. 12. 34. ikincisi ise. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’zZaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler II. s. 37 vd. A. (Sıbt İbnü’l-Cevzi). Büyük Selçuklu Devleti’ni yıkmak ve Türkleri geldikleri yere atmak gibi tecavüzî bir gayenin peşindeydi. İşte Alp Arslan. Bugün burada. Ankara. İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı. 1972. Yayınlayan: C.Ali Sevim. din ve devlet gibi yüce iki değer uğrunda savaşacağını belirtmesidir. hiç şüphesiz. el-Kâmil fî’t-Târîh. 246.” şeklinde belirtmiştir. geçerli ve hayatî bir sebebe dayanması gerekir. Sultan Alp Arslan. s. 40.”12 Sultan Alp Arslan’ın bu kısa. C VII. emrindekilerle kendisinin eşit olduğunu ilan etmiş olması. Sevim. 71. Maddî güçleri ne olursa olsun. Hiç kuşkusuz Alp Arslan’ın bu davranışı. Alp Arslan ve Zamanı. 2001. fakat son derece etkili olan sözlerini bir daha gözden geçirecek olursak.. s. “Ben düşmana karşı yürüyorum. Sultan Alp Arslan. Savaştan kaçanları ise. [İbnü’l-Esîr.gömün. Çeviren: A. 13 Sultan Alp Arslan siyasi vasiyetini sadece ordusuna verdiği nutukta değil. Arapça metin: 14. s. şehit olma ihtimali hâlinde “siyasi vasiyetnâmesi” ile ilgilidir. Selçuklu erlerinin psikolojisini son derece olumlu etkilemiştir. Geri kalanlar da oğlum Melikşâh’a tâbi olsun. Benim yerime geçecek olan oğlum Melikşâh’tır. İslam Ansiklopedisi. Sağ kalırsam bu Tanrı’nın lütfudur. bu dünyada da alçaklık beklemektedir. Bunlardan biri. bir er gibi din ve devlet uğrunda savaşacağım. bu davranışıyla emrindekilere ne kadar değer ve önem verdiğini göstermiştir. s. Şehit olanlar cennete girecekler. Hâlbuki Bizans imparatoru. Belgeler. Tornberg. Beyrut. tarafların taşıdıkları gayelerin niteliğidir. 1998. Eğer verilen mücadele müspet bir sonuca ulaştırılmak isteniyorsa. s. 6.13 Sultanın böyle bir vasiyette bulunmaktan maksadı. 1973. Şurasını unutmamak gerekir ki tecavüzî gaye güdenlerle dini ve devleti savunmak gibi yüce gaye güdenler hiçbir zaman 12 Faruk Sümer . Sultan Alp Arslan Dönemi. 29 vd. Kafesoğlu. Sultan bu mektuplarda vasiyetini. Malazgirt Savaşı’na dini ve devleti korumak gibi yüce bir gaye ile girmiştir. kendisini askerlerinin seviyesine indirmiş ve onlarla eşit hâle getirmiştir. şehit olursam rahmet ondandır. 1987. J. İstanbul. kendisinden sonra devletin dağılmasını ve yıkılmasını önlemekti. sefere çıkarken eşine ve Vezir Nizâmü’l-Mülk’e ayrı ayrı yazdığı mektuplarda da ortaya koymuştur. nutkunun ikinci cümlesinde. Sultan Alp Arslan’ın nutkundaki ilk sözü. bir hükümdar (sultan) gibi değil. Ayrıca o. İstanbul. kalanlar da dünya nimetine gark olacaklar. 8 . Mehmet Altay Köymen. her şeyden önce güdülen gayenin haklı. kendisi için iki önemli hususu ortaya koymuştur. X. s. bu nutukta özellikle şu noktalar dikkati çekmektedir: Görüldüğü gibi. meşru. Malazgirt maddesi. Müneccimbaşı. iki ordu arasında cereyan eden mücadelede sonucu belirleyen en önemli unsur. 58 vd. 25. “Artık burada sultan yoktur.” derken. 57 vd. XIX/23. Özaydın. 22.

Görüldüğü gibi. savaştan kaçma ihtimalini düşünerek. bu duygu ve düşüncelerle dolup taşmasaydı. Sultan Alp Arslan. Çin tarihçileri tarafından Göktürk savaşçıları için yapılmıştır. 9 . bu sözleri söyleyemezdi. 2006. askerlerinin ruhunda derin bir umut ve heyecan uyandırmıştır. coşamazdı. ordunun birlikleri arasında zayıf iradelilere. Zaten. Eğer şehit olunursa “cennet”e. diğeri öteki dünyada “cehennem ateşi”dir. aynı gayede birleşebilirler ve benzer davranışlar gösterebilirlerdi. âdeta askerlerinin damarlarına basarak. Türk ordusu da aynı duygu ve düşünceleri benimseyip paylaşmamış olsaydı. Gerçekten de Sultan Alp Arslan’ın bu nutku az sözle çok önemli anlamlar ifade eden bir güce sahipti.aynı psikolojide olamazlar. Türk ordusunun motivasyonunu son derece artırmıştır. kendi gayesini ordusuna aşılayarak. Çünkü. Daha da önemlisi. Sultan Alp Arslan’ın. bu nutuk vasıtasıyla kendi fikirlerini ordusuna aşılamaya ve onu kendi kutsal amaçları doğrultusunda 14 Bu tespit. mücadelenin ödülü ile ilgilidir. Sultan Alp Arslan bu sözüyle. Sultan Alp Arslan. Sultan Alp Arslan’ın anlayışına göre. bu nutuktan sonra Türk ordusu birden coşmuştur. yeteneksizlere ve korkaklara asla yer olmamalıdır. ordusunun tutumunu daha da kuvvetlendirmiştir. Zira. Çünkü. bu yolu iki ağır ceza göstermek suretiyle kapatmak istemiştir. Sultan Alp Arslan’ın nutkunun dördüncü cümlesi ise. Şüphesiz. Sultan. hayatta kalınırsa da “dünya nimetleri”ne kavuşulacaktır. Sultan Alp Arslan’ın ordusuna olan güvenini daha da kuvvetlendirmiş ve ordusu ile başkomutanını aynı duygu ve gayede birleştirmiştir. Şurası bir gerçektir ki Sultan Alp Arslan. Alp Arslan’ın anlayışına göre. Nitekim bu önemli ve değerli ödüller. Burada şu sonuca varıyoruz: Bu nutuk hem Sultan Alp Arslan’ın hem de Türk ordusunun inancına ve sosyal psikolojisine tamamen uygundur. ant içme anlamına gelen bu toplu onaylama. savaştan korkup kaçmayı düşünenlerin başına gelebilecek felaketi hatırlatarak. hem Türk gelenekleri hem de inancı için çok önemli ve değerlidir. Daha doğrusu Türk ordusu savaş naralarıyla Malazgirt Ovası’nı inletmiştir. Doğu Türkleri. Alp Arslan’a göre. Liu Mau-tsai. savaşta ölmeyi de onur verici bulan”14 her Türk’ün. daha mücadeleye girmeden böyle bir ödül göstermesi sebepsiz değildir. 64. ancak benzer duygu ve düşünceler taşıyanlar. nutkunun son cümlesinde. s. onları cesaretlendirmek istemiştir. bu ödüller. İstanbul. bu öyle bir mücadeledir ki sonucunda kendi tarafından kaybeden hiç kimse olmayacaktır. Sultan Alp Arslan. deyim yerindeyse. savaştan kaçmak gibi ağır bir zilleti kolay kolay göze alması mümkün değildi. “hastalıktan ölmeyi utanç verici sayan. Daha açık bir ifade ile söylemek gerekirse. nutkunun üçüncü cümlesinde “Korkanlar çekip gitmekte serbesttir.” derken. Bu cezalardan biri bu dünyada “zillet”. yetersizlere.

amacına ulaşmak hususunda son derece kararlı bir komutan olan Kılıç Arslan. 10 . II. 2003-b. engeller onların cesaretini kıramazdı. Hiçbir şey olmamış gibi teşebbüslerine büyük bir gayretle devam ederlerdi. Onlar. fakat sağlam ve sarsılmaz bir inançla imkânlarının sınırlarını hiç gözden kaçırmadan ısrarla hedeflerine yürürlerdi. Onlar. s. 23. Herhangi bir askerî faaliyette başarısızlığa uğramak. O. Onlar. her üç çarpışma sonucunda da Haçlı ordularının önünden çekilmek zorunda kalmıştır. önceki başarısızlıklarını sildiği gibi. Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür. Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü. İstanbul. kendi savaş gücünü koruduğu gibi. daima ölçülü ve ılımlı. 18 Geniş bilgi için bk. zemine ve şartlara göre değiştirmekte ve uydurmakta fevkalade yetenek sahibi idiler. Fakat. amaçlarına ulaşma hususunda son derece kararlı idiler. 94. 2003-b. 1100 ve 1101 yıllarında arka arkaya gelen Haçlı ordularını Amasya ve Konya Ereğlisi’nde büyük ölçüde imha ederek. Galip Türk Başkomutanlarının Mağlup Başkomutanlara Karşı Tutumları İyi bir başkomutanda bulunması gereken daha başka özellikler de vardır. Haçlı ordusu Filistin’e ulaştığında. s. kendilerine özgü savaş taktiklerini uygulamakta da son derece başarılıydılar. Bir meseleyi çözüme kavuşturmadan başka bir meseleyi ele almazlardı. başka bir savaş türü olan gerilla savaşına yönelmiştir. Kılıç Arslan. bunu her şeyin sonu olarak görmezlerdi. Haçlılara da maddeten ve manen çok büyük zararlar verdirmiştir. Çorum. Tehlike ve güçlükler ne kadar büyük olursa olsun yılmazlar. Biraz yukarıda belirtildiği gibi. s. s. 81. Türk başkomutanlarının gözünü asla yıldıramazdı. Kılıç Arslan. Türkiye Selçukluları Tarihi. Tâ ki başarıya ulaşıncaya kadar:16 Türkiye Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı I. Bütün akıl ve enerjilerini ele aldığı meseleler üzerinde toplarlardı. Türkiye Selçuklu Devleti’nin ikinci hükümdarı I. Eskişehir ve Konya Ereğlisi olmak üzere üç yerde meydan savaşı verdiyse de bu orduları ne imha edebilmiş ne de durdurabilmiştir (1097). Koca. Haçlı ordularına karşı İznik. Haçlı ordularına karşı verdiği meydan savaşlarında başarı sağlayamayınca. Mesela iyi bir başkomutan hem komuta ettiği ordunun hem de rakip ordunun psikolojisini çok iyi bilmesi gerekir. 2005. s. Kılıç Arslan. 16 Krş. ancak bu sayede neleri 15 Koca.15 Türk başkomutanlarının bir diğer özellikleri şu idi: Türk başkomutanları. Ankara. Anadolu’nun öyle kolayca geçilebilecek ve işgal edilebilecek bir ülke olmadığını bütün Batı dünyasına açık bir şekilde göstermiştir.17 Türk başkomutanları. Böylece. Fernand Grenard.fikren hazırlamaya çalışmış ve bu teşebbüsünde de tam başarıya ulaşmıştır. taktiklerini duruma. 17 Koca. Daha doğrusu Kılıç Arslan. 1992. 4. yarıdan fazlası Anadolu’da imha edilmiş bulunuyordu. hemen düzenli ordu savaşını bırakıp. 73 vd. 2003-b.18 Zira. bir teşebbüste başarısızlığa uğramışlarsa. 98. Koca. 85.

Mete Han için yeterli ve önemli olmuştur. Wolfram Eberhard. 72. onları imha etme ve ortadan kaldırma gibi bir yola hiçbir zaman başvurmazlardı. Büyük Türkolog Kaşgarlı Mahmûd’un dediği gibi Türk kahramanları. s. 1947. Burada açık olan bir gerçek vardı. ne kadar ileri gidebileceğini ve nerede duracağını bilebilir.20 Hâlbuki Mete Han. J.000 yağız (kara) atlı ile kuzeyden. Türkiye Selçuklu Hükümdarı Sultan II. 11 .000 ak atlı ile de batıdan aynı anda kuşatmıştır. C IX. 213. imparatoru teslim alabilecek. Hun Türklerini Kuzey Çin’den tamamen söküp atabilmek için MÖ 203 yılında atlı ve yayalardan oluşan 320. Kafesoğlu. onu barışa ve dostluğa zorlamak. Gerek kendisi için gerekse rakibi için imkân dâhilinde olanlar ile imkânsız olanları iyi ayırt etmelidir. dünya strateji tarihinde görülmemiş bir taktikle bu orduyu Pe-teng Yaylası’nda dört taraftan. imparatoru ve ordusunu imha edilmekten kurtarmış ve barışa yönelmiştir. 89. Fak. Fakat gelişme böyle olmadı. 100. s.19 Başka bir ifade ile söylemek gerekirse. 1977. Kılıç Arslan ile Türk İstiklal Savaşı’nın Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa arasında bir karşılaştırma yapabilmek için bk.000 demir kırı (göğümsü) atlı ile doğudan. s.yapabileceğini. 1921. daima dikkat ve ihtiyatla hareket etmelidir. 69. Mete Han.000 doru (al) atlı ile güneyden ve 100. s. 40 vd. De Groot. O da Çin ordusunun bu kuşatma sonucunda tamamen imha edileceği gerçeği idi. Tarih Enstitüsü Dergisi. yani 100. Masao Mori. bu sırada Çin ordusunu bütünüyle imha edebilecek. 19 Bu hususta Selçuklu sultanları Alp Arslan ve II. Kuzey Asya’daki Bozkır Devletlerinin Teşkilatı. Çin ülkesini de tamamen ele geçirebilecek durumdaydı. Kılıç Arslan’ın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün bu hususta gösterdikleri ölçülü davranışlar. Kendisini ve ordusunu tehlikeye atmamalıdır. zekâları. her türlü takdirin üzerindedir: Tarihî kayıtlara göre. s. Çin imparatoru Kao. Başta imparator olmak üzere bütün Çin ordusunu imha edilme korkusu ve endişesi sarmıştır. 55 vd. 66. Görüldüğü gibi Mete Han da her Türk kahramanı gibi rakibini ve düşmanını imha etmeyi düşünmemiştir. M. s. İÜ Ed. İstanbul. 246-255. Özellikle imparator. ümitsizlikten çıldıracak duruma gelmiştir. Çankaya. Büyük Hun Hükümdarı Mete Han’ın. Falih Rıfkı Atay. 100. Koca. 63. bu akıllara durgunluk veren kuşatmayı büyük bir korku ve şaşkınlık içinde seyretmekten başka bir şey yapamamışlardır. 2003. Kuşatma yedi gün sürmüştür. Bu yüzden hiç kimse yerinden kımıldayamamıştır. Direnmedikleri müddetçe. Die Hunnen der vorchristlichen Zeit. 1980. Büyük Selçuklu Hükümdarı Sultan Alp Arslan’ın. Mete Han. Tabiri caizse onu tam bir kapanın içine almıştır. 328 vd. Ankara. Bu arada Çin ordusunda ne ekmek ne de başka bir yiyecek kalmıştır. Berlin-Leipzig. 1978. kuşatmanın yedinci günü kapanın bir köşesini açarak.000 kişilik ordusunu harekete geçirmiştir. iyi bir başkomutan. Rakibinin ve düşmanının manevi gücünü ve iradesini kırmak. İmparator ve komutanları. Çin Tarihi. cesaretleri ve maddi kuvvetleriyle ya yavuz düşmanı geri döndürürler ya da ona boyun eğdirirlerdi. 20 J.

başkomutanı tutsak alınmış bir Bizans Devleti bulunmaktaydı. 24 Sultan I. Bu ölçülü ve erdemli davranış karşısında imparator da Sultan Alp Arslan’ın huzurundan minnet ve şükran duyguları altında ezilerek ayrılmıştır. s. Üstelik. 1984. bu orduyu imha etmemiş. Ayrıca. İstanbul. İzzeddîn Keykâvus’un yaptığı gibi24 Büyük Zafer’den sonra barışa yönelmiş. Sultan Alp Arslan bu davranışıyla bütün dünyaya örnek olma onurunu kazanmıştır. Onu. 2003-b: II.23 Sultan Alp Arslan. Burada hemen belirtelim ki Sultan Alp Arslan’ın bu yüksek insanî davranışının bir benzerini ve örneğini. Türk Orduları Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa’nın Dumlupınar Zaferi de (30 Ağustos 1922 Zaferi).Mete’nin bu ölçülü ve erdemli davranışı. üvey kardeşi İbrahim Yınal’ın Hasankale (Pasinler) Savaşı’nda (1048) yenip tutsak aldığı Gürcü Prensi Liparit’i. Fransız Bilim Adamı Claude Cahen’in de belirttiği gibi. sadece Türk başkomutanlarına özgü bir davranış gibi gözükmektedir. İzzeddîn Keykâvus. İslami dönemde Türk başkomutanlarında da devam etmiştir: Bilindiği gibi. Çeviren: Y. Sinop’un fethi sırasında (1214). Savaş meydanından ayrılmadan önce de özgürlüğünü geri vererek onu serbest bırakmıştır. Koca. Kılıç Arslan da Miryokefalon Savaşı’nda (1176) Bizans ordusunu ağır bir yenilgiye uğratıp. o zaman Bizans ordusunu tamamen imha edebilecek ve Bizans İmparatorluğu’nu da yıkabilecek bir durumda idi. 116. Moran. Kılıç Arslan ve Sultan I. s. Sultan II. Bu durumda Alp Arslan’ın Anadolu’yu ele geçirmesi ve Bizans Devleti’ni yıkması. 12 . “Sultan II. onu sadece vassal (tâbi) bir hükümdar hâline getirmekle yetinmiştir. Malazgirt Savaşı’ndan sonra Sultan Alp Arslan’ın karşısında da ordusu ve teşkilatı tamamen çökertilmiş. geriye kalan kısmını da tamamen kuşatmış olduğu hâlde. tıpkı Mete Han ve Sultan Alp Arslan gibi barışa yönelmiştir. Tuğrul Bey. Bu davranış. serbest bırakmıştır. tıpkı Malazgirt Savaşı’nda olduğu gibi çarpışma sırasında Yunan Orduları Başkomutanı Trikopis ve kurmay heyeti de teslim alınmıştı. 22 Geniş bilgi için bk. imparatorun ne şerefine ne de hayatına dokunmuştur. başka başkomutanlar arasında aramak ve bulmak mümkün değildir. tutsaklarını da bir süre kıymetli bir misafir gibi ağırlayıp ülkelerine iade etmiştir. en az Sultan Alp Arslan’ın Malazgirt’ten sonraki ölçülülüğü kadar hayranlık uyandıracak nitelikteydi. Kılıç Arslan’ın Miryokefalon’dan sonraki ölçülülüğü ise. 173-197. bir süre değerli bir misafir gibi ağırlamıştır. 21 Claude Cahen. tutsak aldığı Bizans İmparatoru Romanos Diogenes ile bir barış antlaşması yaparak. Mustafa Kemal de tıpkı Mete Han. Fakat o. mütevazılıktan ayrılmamış. her başkomutanın başını döndürecek ve ayaklarını yerden kesecek nitelikte parlak bir zaferdi. 23 Tuğrul Bey. hiç şüphesiz pek kolay bir iş olurdu. yaptığı bir antlaşma ile onu vassal (tâbi) hükümdar hâline getirerek. kurtuluş akçesi almadan serbest bırakmıştır. Trabzon Rum İmparatoru Kyr Aleksios’u tutsak almış.22 Hâlbuki o da tıpkı Sultan Alp Arslan gibi.”21 Sultan II. Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler.

Haçlı ordusunun bu durumunu gören Türkler. Türklerin egemenlik (hükümranlık) ve insanlık anlayışı ile bağdaşmaz. Türk insanının bu karakter özelliğine dair Mete Han. merhamete gelerek. insani görevlerini yerine getirdiler. Türklerin bu yüksek insani erdemleri karşısında duyduğu manevi ezikliği eserinde şu acı sözlerle dile getirmiştir: “Ey hainlikten daha zalim olan merhamet! Müslümanlar. açları doyurdular. yenilmiş düşmanı daha fazla ezmek. bitkin ve perişan bir vaziyetteydi. 141. onunla savaşır. Üstelik. Kuşatılanlar. şehirlerinde kalmalarına veya istedikleri yere gitmelerine izin verilir. Türk fetih anlayışına göre. fetihten sonra hayatları bağışlanır. O. Rakibi yenilmişse. Hristiyanlara ekmek vererek. Burada son darbeyi vurmak üzere harekete geçtiğinde korkunç bir manzara ile karşılaşmıştır: Haçlı askerleri. hasta. Kılıç Arslan ve Gazi Mustafa Kemal örneğinden başka II. s. Rumların tecavüzünden kaçarak. Haçlı Seferi sırasında (1148) yaşanmış ve dünya tarihinde başka bir benzeri gösterilemeyen güzel bir örnek bulunmaktadır: Selçuklu ordusu. 185 vd. onu ezmek şöyle dursun. artık savaşamayacak kadar aç. Onlar bununla da kalmadılar. Fransız Haçlı ordusunu. Hâlbuki. onlardan dinlerini satın aldılar. ona hiçbir hayat hakkı tanımaz. 26 Osman Turan. daha doğrusu Türk karakteri ile ilgilidir: Batılı insan rakibini yenmişse veya zayıf görmüşse. Hürriyetleri ve faaliyetleri kısıtlanmazdı. Şehirde. belki bu kadar yüksek insani bir davranışın ikinci bir örneğine tanıklık etmiş değildir. sadece fethin sembolü olarak bir kilise camiye çevrilirdi. Selçuklular Zamanında Türkiye. Onlara para dağıtarak. 13 .25 Bu durumdan son derece etkilenmiş olan 3000 Fransız genci. Sefere kralın papazı olarak katılmış olan Odo de Deuil. zimmet altına alınmış gibi korunurdu. Koca. malları ellerinden alınmaz. pes etmiş veya aman dilemişse. Bu 25 Dünya tarihi. çarpışmaya birden son verdiler. s. ona merhamet ve şefkat gösterir. Selçukluların himayesine sığındı ve hepsi birden Müslüman oldu. hastaları tedavi ettirdiler. onları Müslüman yapmak için hiçbir zorlamada bulunmadılar.Türk başkomutanlarının büyük zaferlerden sonra barışa yönelmelerinin sebebi. 1971. bu öneriyi kabul etsinler veya etmesinler. onu daha da ezer. Bununla birlikte Türkler. kuşatılan şehirlerin ve kalelerin halkına teslim olma çağrısında bulunmak. Türk insanı. din değiştirme. Onlara asla esir ve köle muamelesi yapılmazdı. yani İslam dinini kabul etme gibi bir hüküm hiçbir zaman yer almazdı. 2003-b: II. bu duruma âdeta isyan etmiştir. İstanbul. Denizli’den itibaren vurduğu darbelerle yıprata yıprata Antalya’ya kadar takip etmiştir. Kendileri ve malları. Türk başkomutanlarının hiçbir zaman ihmal etmedikleri bir davranış idi. merhamet ve şefkat duygusu çok yüksek olan Türk insanındaki karakter ve ruh yapısının en güzel tasviridir. ancak rakibi güçlü olursa veya saldırırsa. zayıf duruma düşmüşse. Türk insanlık anlayışı. Sultan II. kültürlerine ve inançlarına dokunulmazdı. Sultan Alp Arslan.”26 Bu sözler. Teslim olma şartları arasında ise. yorgun. hiç şüphesiz zayıfı ve muhtacı koruyan. himaye eder.

5. halkın malını ve canını korumak için hayatlarını bile ortaya koymaktan çekinmemişlerdir. C IX. Hatta onlar. s. Büyük Selçuklu Devleti’ni kurduktan sonra da bu tutumunu ve anlayışını devam ettirmiştir. milletin ve devletin çıkarları söz konusu olduğu zaman da savaşmaktan asla çekinmemişlerdir. kardeşine “Nişâbûr’u yağma edersen. C IX. s. şehri teslim aldıktan 27 İbnü’l-Esîr. Görüldüğü gibi. Devlet adamlığı anlayışı ve sorumluluğu ile hareket eden Tuğrul Bey. Türk hükümdarları. s. Başka bir deyişle onlar. 458. Kazandıkları büyük zaferlerden sonra da mütevazı ve ölçülü olmaktan ayrılmamışlar. 1943. Ahmed bin Mahmûd. Ebû’l-Ferec Tarihi. Türk Başkomutanlarının Sivil Halka Karşı Tutumları Türk başkomutanları. 1979. s. barışı onurla koruyabildikleri müddetçe. Tuğrul Bey. 5. Gaznelilere karşı kazandıkları Serahs Savaşı’ndan sonra ordularıyla Nişâbûr şehrine girmişlerdi (1038). Çağrı Bey. Bu arada yiyeceğini ve yakıtını temin edememiş olan Isfahan halkı.27 Bunun üzerine Çağrı Bey kararından vazgeçti ve böylece Nişâbûr şehri yağma edilmekten kurtulmuş oldu. daima barışa yönelmişlerdir. 28 İbnü’l-Esîr. I. 1987. 483. Tuğrul Bey’in bu kararından dolayı son derece memnun kalmıştır. Bu karara göre. İşte bu hususta somut bir örnek: Selçuklu beyleri Tuğrul ve Çağrı kardeşler. s. kılıçlarının hakkı olarak şehri yağmalatmak istedi. Bu defa Tuğrul Bey. 1050 yılında bir sene gibi uzun bir süre Isfahan’ı kuşatmıştı. Daha doğrusu onlar. genellikle barışsever başkomutanlar idiler. Zubdetü’n Nusre. İstanbul.28 Vergisini ödeyemeyecek durumda olan halk.” dedi. Bundarî. çok büyük bir sıkıntıya düşmüştü. Savaştan önce kendi idareleri ile rakip idareler arasında olan düşmanlığı dostluğa. savaştan daima kaçınmışlardır. s. onun halkı koruyucu tutumu ile ilgilidir. Tuğrul Bey’in özellikle Dandanakan Zaferi’nden sonra devlet başkanı olarak aldığı ilk karar. C IX. 27. kardeşinin bu davranışına şiddetle karşı koydu ise de onu ikna edemedi. 1979. Fakat. C IX. Halk. Merçil. 350. Tuğrul Bey. açlıktan âdeta kırılacak duruma gelmişti. s. bıçağını çekip. Burslan.sadece Türklere özgü bir davranış idi. İstanbul. Selçuk-nâme. Tuğrul Bey’in Isfahan’ı düşürdükten sonra şehre ve şehir halkına karşı tutumu ise. Çeviren: K. 296. 1977. 1987. Tuğrul Bey. 369. kendimi öldürürüm. daha büyük takdire layıktır: Tuğrul Bey. rekabeti de ustalıkla iş birliğine ve iyi ilişkilere çevirmeyi başarmışlardır. 14 . siyaset yoluyla elde edebilecekleri başarı için hiçbir zaman kuvvet yoluna başvurmamışlardır. gerek savaştan önce gerek savaş sırasında gerekse savaştan sonra daima sivil halkı koruyucu bir tutum içinde olmuşlardır. Hazırlayan: E. devletin ve milletin varlığı ve istiklali tehlikeye düştüğü. savaşlar yüzünden çok büyük darlık ve sıkıntı içine düşmüş olan Horasan halkını bir yıl vergiden muaf tutmuştur. Başka milletlerde bu davranışın bir benzerini görmek ve aramak boşunadır.

şehri yeniden imar etti. 1986.30 Hâlbuki. Sivil halkı. Cilt III. 5. parlak. hayat dolu olan şehirden geriye. 1987.000 dinar gibi büyük bir para harcayarak. Antakya’yı kuşatmadan önce ordusuna “Halkın malına ve canına dokunulmayacak. 31. savaşın kırımından (katliam). gördüğü manzara karşısında Tuğrul Bey’i takdir etmekten kendisini alamamıştır. Antakya halkı da daha önce görmediği ve alışmadığı bu erdemli davranış karşısında çok etkilenmiş. Batı dünyası. Cenâbî Mustafa Efendi. yerli halkın elinde neyi varsa hepsini almıştır. İstanbul. yıkımından (tahribat) ve yağmasından koruma anlayışı.sonra halkı rahatlatacak ve onu eski mutlu günlerine döndürecek bazı önlemler aldı. s. Tuğrul Bey ve Zamanı. mescitler ve zaviyelerle donatarak. Cilt I. Cilt X. Bunların başında iktisadi önlemler gelmekteydi. 1985. inanç farklılığından dolayı Selçuklu iktidarına ve düzenine karşı düşmanca duygular içinde olmasına rağmen. Süleyman Şâh’ın Antakya’yı alırken yerli halka gösterdiği davranış ile Haçlı liderlerinin aynı şehri alırlarken Müslümanlara. 1905. Tuğrul Bey’in bütün bu imar faaliyetleri. 177-180. Süleyman Şâh’a ve idaresine sevgi ve samimiyetle bağlanmıştır. s. Mehmet Altay Köymen. s. 184. Halkı da tamamen kılıçtan geçirmiştir. Haçlı Seferi sırasında (1098) Türklerin elinden aldıkları Antakya’da kimseye ne merhamet etmiş ne de yaptığı katliamda sivil-asker ayrımı yapmıştır. şehrin çehresini birden değiştirmiştir. 1976. Isfahan’ı yüksek hükûmet binaları. Türklerin taşıdıkları inancın. s. 339 vd. Sefernâme. O. s. evler. I. tam bir harabe kalmıştır. Daha da önemlisi o. köşkler. 1994. güttükleri siyasetin ve kültürlerinin doğal bir sonucu idi. 143. Isfahan’ın düşürülmesinden iki yıl sonra bir ticaret kervanı ile şehre uğrayan ve şehrin eski hâlini bilen Bâtınî propagandacısı Nâsır-ı Hüsrev. Bu durum ise. s. Michel le Syrien. s.1999. 60. Gerçekten de Nâsır-ı Hüsrev ile Isfahan’a giren 1500 kişilik kervan. daha dikkatli ve etkili bir davranış ortaya koymuştur. O. Çeviren: A. 1988. Haçlılar.” şeklinde kesin ve sert bir emir vermiş ve bu emrini de tam bir disiplin ve kontrol altında uygulatmıştır (1086). Türk karakter ve ruh yapısının ne kadar yüce değerlere sahip olduğu kendiliğinden anlaşılmış olur.31 Burada. bir defada 500. Sadece Müslüman halk değil. Yahudilere ve kendi dindaşları olan Hristiyanlara gösterdikleri davranışı karşılaştırılacak olunursa. 1950. Bu hususta Türkiye Selçuklu Devleti’nin kurucusu Süleyman Şâh. (Sıbt İbnü’l-Cevzî). Selçuklu devrinde olduğu kadar hiçbir devirde böylesine büyük muafiyetlere ve koruyuculuğa mahzar olmamıştır. şehrin yerli halkından çok miktarda Hristiyan ve Yahudi de aynı vahşetin kurbanı olmuştur. şehrin büyüklüğü içinde âdeta kaybolup gitmiştir. sadece Tuğrul Bey’e mahsus bir anlayış değildi. 29 Nâsır-ı Hüsrev. 15 . Sevim. İstanbul. Tarzî.29 Burada şu hükme varmak mümkündür: İslam dünyasında yerli halk.Cilt II. 1996. s. Daha önce canlı. 334 vd. İbnü’l-Esîr. s. evlerine girilmeyecek. Runciman. 128. 30 A. s. 122 vd. 31 Anna Kommena. XX. Ebû’l-Ferec Tarihi. Azımî Tarihi. Şehirde ne yiyecek ne yem ne de yer sıkıntısı çekilmiştir. kendisini toparlayabilmesi ve tekrar üretici olabilmesi için şehir halkını üç yıl gibi uzun bir süre vergiden muaf tuttu.. Horasan halkına yaptığı gibi.

tarım aleti. birkaç nadir örnekle sınırlı değildir. Onlar. çok miktarda esir ve ganimetle geri döndü. mallarına el koymak suretiyle Selçuklu ticaretine ağır bir darbe vurmuştu. mallarının da geri verilmesini ve kapatılmış olan ticaret yollarının açılmasını sağlamaktı. bunlardan hiçbirini yapmamıştır. tohumluk buğday 32 Niketas. Onun bundan amacı. kendilerine karşılıksız olarak konut. imparatora duyduğu kızgınlığın siyasetini etkilemesine izin vermedi. s. Gıyâseddîn Keyhüsrev zamanında (1192-1196) görülmüştür: Zamanın Bizans imparatoru. 16 . tarım aleti ve tohumluk buğday dağıttı. Hiçbirine esir ve köle muamelesi yapmadı. devletler arası hukuka aykırı olarak. Onların bu tür hareketlerinden biri de Sultan I. 1958. arazi. Menderes Havzası boyunca geniş bir akın hareketinde bulundu. Aksine her aileye konut. Görüldüğü gibi Keyhüsrev. Bizans ülkesinden toplayıp getirdiği köylüleri beşer bin kişilik gruplara ayırarak. Keyhüsrev de Eyyûbî hükümdarı tarafından Bizans imparatoruna gönderilen hediyelere. İşte Türkiye Selçuklu Devleti’nde yaşanan bir olay.32 Hâlbuki zamanın anlayışı. ulaklar Selçuklu ülkesinden geçerken el koyup. yerli halk. bize. Konya’dan İstanbul’a mal götüren Müslüman tüccarları tutuklatıp. Keyhüsrev de antlaşmadan sonra Akşehir ve çevresine yerleştirmiş olduğu ailelerin eski yurtlarına dönmelerine izin vermiştir. Çünkü. Hiçbir zaman da kızgınlıklarını ve öfkelerini masum halka yöneltmemişlerdir. Fakat. Bundan sonraki gelişme ise şöyle olmuştur: Gıyâseddîn Keyhüsrev’in çok miktarda esir ve ganimetle sonuçlanan bu geniş akın hareketi. kendilerini ağır vergiler altında ezen ve karın tokluğuna çalıştıran Bizans yönetiminden hiç memnun değildi. Özgürlüklerini kısıtlamadı. 240. tutuklanan tüccarların serbest bırakılmasını. zaman zaman devlet adamı sorumluluğu ile hareket etmemekteydiler. bu durumu açıkça göstermektedir: Bizans imparatorları. Buna karşılık Selçuklu yönetimi. onlara sağlanan imkânları duyan yerli halktan daha birçok aile kendiliğinden Selçuklu ülkesine göç etmiştir. Kendilerini toparlayabilmeleri ve tekrar üretici olabilmeleri için de bu çiftçileri beş yıl vergiden muaf tuttu. 655-657. bu esirlere ya kurtuluş akçesi karşılığında özgürlüklerinin geri verilmesini ya da hepsinin esir pazarlarında satılmasını gerektirmekteydi. ordusu ile Batı Anadolu’ya girdi. bunlardan hiçbiri memleketine geri dönmediği gibi. Bunun üzerine Keyhüsrev. hemen Keyhüsrev ile bir barış antlaşması yapmak zorunda kalmıştır. Fakat imparator. savaş sırasında ve savaştan sonra sivil halkı koruma ve savaşın yaralarını sarma faaliyetleri.Türk başkomutanlarının savaştan önce. her türlü şart altında bu erdemli davranışlarını göstermişler ve göstermeye devam etmişlerdir. Bizans’a misillemede bulunmuştu. her bir grubu Akşehir ve çevresindeki köylere yerleştirdi. Turan. 1971. arazi. Keyhüsrev ile anlaşmaya yanaşmadı. s. İmparator. Gıyâseddîn Keyhüsrev’in asıl bundan sonraki davranışı daha önemlidir: Keyhüsrev. Bizans imparatorunun gözünü korkutmuştur.

hep gururunu okşayan ya da aşırılıklarını marifetmiş gibi gösteren dalkavukların ve ayak takımının sözlerine itibar etmiştir.vermiştir. sarayın gizlilik perdesini biraz aralayıp. suçlu ruhunu bu olayın utanç ve acısı altında ezilmekten kurtaramamıştır. son derece güçlü bir orduya sahip olsa bile mütevazılıktan hiçbir zaman ayrılmamalıdır. nadir de olsa bazı 17 . en üst noktaya ulaşmıştır. Eğer. hayatının tek meşguliyeti olmuştur. bu bozgundan sonra Türkiye Selçuklu tarihinde her günü zillet. rakiplerine karşı daima ölçülü ve dikkatli davranmaya gayret etmişlerdir. Bizans idaresinden böylesine bir himaye ve ilgi hiçbir zaman görmemiştir. Fakat nadir de olsa bazı başkomutanların bu anlayışa aykırı hareket ettikleri de görülmüştür. Burada kendisini en utanç verici aşırılıkların kucağına atmıştır. Böylece Moğol ordusu. Rakibini. Gıyâseddîn Keyhüsrev. o zaman bütün ülke. Sultan II. Bu hususta birkaç örnek vermek. Karşı tarafın eline koz ve fırsat vermemeye son derece dikkat etmeli ve özen göstermelidir. tarihe gömülmüş olan gerçekler. çok geçmeden yaptığı hatayı anlamış ve pişman olmuştur. Keyhüsrev’in sefih davranışlarını tasvir edebilmiş olsalardı. Kösedağ Savaşı’nda (1243) ordusuna kötü bir örnek ve rehber olmuştur. Üstelik. Sultan Keyhüsrev’in bu davranışı. O. -zayıf bile olsa. İç sıkıntılarını dindirmek veya unutmak için saraya kapanmıştır. Mesela Sultan II. sebep ne olursa olsun. Daha da kötüsü o. tarihin mazur görebileceği bir hata değildir. O da kaçmıştır. utanç ve nefret dalgalarıyla çalkalanmıştır. bu hususta. Türk başkomutanlarının büyük bir kısmı. uzun bir süre kendilerini vergiden de muaf tutmuştur. Bedeli Ağır Olan Zaaflar Türk başkomutanlarının tarih boyunca hiç mi hataları ve kusurları olmamıştır? Elbette olmuştur. şahsi hata ve kusurlarının bedelini çok ağır bir şekilde ödemişlerdir. Gıyâseddîn Keyhüsrev ise. Sultan Keyhüsrev’in bu onur kırıcı davranışından dolayı acı. Eğlence ve içki.küçük görmemeli ve tahrik etmemelidir. İyi bir başkomutan. Fakat bu durum çok uzun sürmemiştir. zamanın tarihçileri. bu savaşta tehlikeyi ordusu ile paylaşacağı yerde kaçmayı tercih etmiştir. onun hayatını göründüğünden de daha fazla çirkinleştirmiş olacaktı. feryat. hem Keyhüsrev’i hem de devleti bu zillet batağından kurtarmıştır. Hâlbuki yerli halk. erken gelen ölüm. gelecekteki hatalardan kaçınmak bakımından hiç de faydasız olmayacaktır: Türk ordularının başkomutanları savaşın her türlü sıkıntı ve meşakkatini ordularıyla paylaşmış olduklarını daha önce belirtmiştik. Daha da kötüsü. Fakat o. 6. Yukarıda görüldüğü gibi. Sarayın gizlilik perdesi arkasında her türlü rezalet. tecrübeli devlet adamlarını değil. kolay ve zahmetsiz bir zafer kazanmıştır. utanç ve mutsuzlukla dolu felaketli bir dönem başlamıştır. Hatta onlar. Devlet işlerini tamamen ihmal etmiştir. Selçuklu ordusu da kaçmak suretiyle kendisini feda eden bir başkomutan için savaşmayı ve ölmeyi değerli bulmamıştır. Nitekim. Fakat.

Gürcü Kraliçesi Thamara’ya yazdığı mektupta. 2001. iyi bir başkomutanda bulunması gereken önemli bir davranıştır. Cilt I. Kapgan Kağan (716). 31.33 Bu acı olayın hikâyesi devrin kaynaklarında şöyle anlatılmıştır: 1201 yılında Kıpçak Türkleriyle destekli Gürcü ordusu. 1956. s. kendisini. bu şok baskın karşısında ordusunu bir türlü toplayıp. 1944. 34 Süleyman Şâh. Sultan I. casus ve keşif kolu göndermeyi ihmal etmiştir. 408 vd. Ahmed bin Mahmûd. Buna karşılık Thamara’yı ve Gürcüleri küçümsemekte. hiç şüphesiz. Selçuklu ordusu panik ve korku içinde dağılmıştır. Cilt II. Süleyman Şâh’ın düştüğü hatanın bir benzerine Harezmşâh hükümdarı Alâeddîn Muhammed ile Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid de düşmüştür. yeryüzündeki Müslümanların en yüksek temsilcisi olarak kabul etmekteydi. Sultan Alp Arslan (1072). s. hakaret ve tehdit eden ifadelerle dolu bir mektup yazmış34 ve hemen arkasından da sefere çıkmıştır. bu hatasını telafi etmek istemiştir. Attila (453). Gazneli Sultan Mesud (1040). Türk tarihi. kendisini ve milletini diğer hükümdarlardan ve milletlerden üstün görmekteydi. 94 vd.. Erzurum Saltuklularına ait Kuzeydoğu Anadolu bölgesinde büyük bir istila. Şâhinşâh (1116). 1977. 33 18 . iyi bir komutan hem kendisine ve milletine güvenmeli hem de tedbirli ve ihtiyatlı olmalıdır. Kendi milletinin silah kullanma ve savaşçılık yetenekleriyle de övünmekteydi. böyle bir hata yüzünden hayatının en büyük ve en acı yenilgisine uğramıştır. Gürcü Kraliçesi Thamara’ya küçümseyen. Müneccimbaşı. Çağa Bey (1092). Bu durumdan yararlanan Kıpçak kuvvetleriyle destekli Gürcü ordusu. Sultan Melikşâh (1092). Fakat. Böylece o. bu durum tedbirli ve ihtiyatlı olmaya hiçbir zaman engel olmamalıdır. Alâeddîn Keykubâd Sultan II. Süleyman Şâh. silah kullanmaya layık bulmamaktaydı. Bunun başlıca sebebi. Süleyman Şâh (1196-1202). Cilt II. şahsi emniyetlerini daima ihmal etmeleridir. . Mesela. kendisine ve ordusuna çok güvendiği ve buna karşılık rakibini ve Gürcü ordusunu da çok küçümsediği için ileriye öncü kuvvet. Brosset. 1202 yılı içinde ordusu ile Pasinler ve Sarıkamış üzerinden Micingerd Kalesi’nin önüne gelmiş ve burada ordusunu dinlendirmek için karargâh kurmuştur.35 Süleyman Şâh. s 73 vd. Daha da önemlisi o.Türk başkomutanlarının bu hususta hata yaptıkları da görülmüştür. yağma ve tahrip harekâtında bulunmuştur. O hâlde. Kendisine ve çevresindekilere (maiyetine) güvenmek. onları. Fakat o. 150. Türkiye Selçuklu hükümdarlarından Sultan II. ıstırap duymakla birlikte göz önüne almak zorunda olduğumuz acı bir gerçekle bitireceğiz: Türk başkomutanlarının en büyük kusurları. fakat bir köşede sinsice bekleyen ölüm. 30 vd. Sultan Celâleddîn Mengüberti (1230). s. s. küçümsediği ve ciddiye almadığı Gürcü ordusu karşısında ağır bir yenilgiye uğramıştır.. 1996. Bu makaleyi.Aksarayî. daha büyük işler yapabilecek bir zamanda hayatını kaybetmiş birçok başkomutanın ismi ile doludur. ihmaller yüzünden. savaş düzenine sokamamıştır. Arslan Yabgu (1025). Bilge Kağan (734). büyük Türk komutanlarının kendilerine son derece güvenmeleri idi. hatta bunun için yeni bir Gürcü Seferi’ne çıkmıştır. Bütün Müslümanları da Allah tarafından sevilen bir kavim olarak görmekteydi. Bu yüzden Süleyman Şâh. Sultan Gıyâseddîn Keyhüsrev (1211). ona bu fırsatı vermemiştir. 2003. s. 35 İbn Bîbî. Süleyman Şâh’ın üzerine sürpriz bir baskın düzenlemiştir.

İbnü’l-Esîr. İstanbul. Yayınlayan ve Çeviren: A.. 1994. 1980. Çankaya. Çeviren: H. 1944. Kesik. 1996. 1945. Sevim. İstanbul. F. Merçil. Zubdetü’n Nusre. GRENARD. 1987. R. Henüz Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Documents sur les Tou-kiue (Turcs) Occidentaux. I.. Yayınlayan: O. Tornberg. GROUSSET. Burslan. Gürcistan Tarihi. Petersbug. Ed. Azimî Tarihi. Die Hunnen der vorchristlichen Zeit. el-Evâmîrü’l-‘Alâ’iyye fî’l-Umûri’l-‘Alâ’iyye. 2003. Turan. X. Öztürk. 1984. Beyrut. Ebu’l-Ferec. 1977 DE GROOT. Çeviren: Y. AZİMÎ.. Wolfram.(1237). Claude. Selim (1807) gibi Türk ordularının başkomutanı olan devlet adamları. Andreasyan. İstanbul. Ankara. Ankara. Sirmen. I. 1977. Tıpkı Basım. KAYNAKLAR Ahmed bin Mahmûd. Sultan II. CAHEN. Ankara. 1992. DANKOFF. Doğrul. Müsâmeretü’l-Ahbâr. Robert. Bozkır İmparatorluğu. Selçuk-nâme. D. Anal of Turkish Studies. Merçil. CHAVANNES. İstanbul. I. J. J. Osman (1622). M. el-‘Aylemü’z-Zâhir. Ankara. Kadı Burhaneddîn Ahmed (1398). Bugünün Türk tarihçilerini. R. Murad (1389). Sultan I. Asya’nın Yükselişi ve Düşüşü. BUNDARÎ.. Çeviren: Ö. 1987. İstanbul. Cenabî Mustafa Efendi. Çeviren: K. M. Hazırlayan: E. BerlinLeipzig. aklın ve mantığın sınırlarını zorlayan bu ihmali araştırmak için çok hazin bir görev beklemektedir. Ankara. Animal traits in the army commander. Sultan III. Hazırlayan: M. Moran. 1979. İstanbul. Yayınlayan: C. Çeviren: A. AKSARAYÎ. 19 . 2006. el-Kâmil fî’t-Târîh. 2000. Çeviren: M. 1947. Umur Bey (1348). Fatih Sultan Mehmed (1453). Çeviren: M. ATAY. Hazırlayan: E. İstanbul. İstanbul. BROSSET. 1903. IX. II. İbn Bîbî. 1982. Özaydın. Çin Tarihi. Fernand. Batı Türkleri Tarihi. Osmanlılardan Önce Anadolu’da Türkler. 1988. Ebû’l-Ferec Tarihi. I. 1986. EBERHARD. Çeviren: M. Öztürk. hep aynı gaflet ve ihmal sonucunda hayatlarını kaybetmişlerdir. 1956. Ankara. Falih Rıfkı. 1921. 1980. J. İstanbul.

Historia. II. Umar. Khoniates. 1985. Tarih Enstitüsü Dergisi. 1972. KOCA.. A. II. 1967 KOCA. KARAMANLIOĞLU. XIX/23. Nasır-ı Hüsrev. II. Türkiye Selçukluları Tarihi. Belgeler. MORİ. LIU MAU-Tsai. Ankara. İslam Kaynaklarına Göre Malazgirt Savaşı. 2006. Ankara. TURAN. 1974. 1976. Faruk-SEVİM. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’z-Zaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler. Türk Millî Kültürü. Abenteuer af dem Kaiserthron. 1996. Alexiad. XX SÜMER. Masao. Kutadgu Bilig ve Kumandan. KÖYMEN. Arat. İÜ Ed. 1998 SEVİM. KAFESOĞLU. Câmiü’d-Düvel. Ankara. (Sıbt İbnü’l-Cevzi). İstanbul. 2001. 58. Anna. Sefernâme. SEVİM. Tarzî. 1977. II. Tuğrul Bey ve Zamanı. Doğu Türkleri. İstanbul. Belgeler. İbrahim. 1976.. 1971. Ali. Steven. Grabler. Türk Kültürünün Temelleri. İstanbul. İzmir. R. İstanbul. Sultan Alp Arslan Dönemi. (Sıbt İbnü’l-Cevzi). Çorum. Sıbt İbnü’l-Cevzî’nin Mir’âtü’z-Zaman fî Tarihi’l-Âyan Adlı Eserindeki Selçuklularla İlgili Bilgiler. Kutadgu Bilig. 1958. 1947. İstanbul. Türk Dünyası El Kitabı. 1971. 2003-b. I. Yayınlayan ve Çeviren: A. Ankara. Öngül. Çeviren: B. Osman. Işıltan. Salim.. Yayınlayan ve Çeviren: R. Ankara. RUNCIMAN. Bonn. Fak. Selçuklular Zamanında Türkiye. Alp Arslan ve Zamanı. Haçlı Seferleri Tarihi. KÖYMEN.KAFESOĞLU. Ankara. Türk Kültürü. III. Kuzey Asya’daki Bozkır Devletlerinin Teşkilatı. KOCA. Çeviren: F. Çeviren: F. 1978 Müneccimbaşı. NİKETAS. Ali. İstanbul. Salim. Abbasîler Zamanında Türkler. A. 20 . Mehmet Altay. Ankara. Yusuf Has Hacib. İstanbul. 1986. Mehmet Altay. 2005. KOMMENA. Ankara. 2003-a. Selçuklularda Ordu ve Askerî Kültür. Salim. Çeviren: A. İbrahim. 9.

Müslümanların halifesinin Hristiyan Almanlarla iş birliği ettiği propagandasıyla.MİLLÎ MÜCADELE’DE BULDAN* Yusuf Ziya BİLDİRİCİ** Özet: Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı öncesi Almanya’ya ayrıcalıklar tanıması. Müttefikler Yunanları Anadolu’ya sokup Türkleri bu coğrafyadan atmayı hedeflemişlerdi. Osmanlı ordusunu besleyecek insan kaynaklarını olumsuz etkiledi. Due to Mondros Armistice being signed by the Ottoman Empire. The Entente Powers provocated the Arab nationalism. the National Struggle Giriş Birinci Dünya Savaşı öncesi Osmanlı Devleti’nin topraklarında Almanya’ya daha fazla ekonomik ayrıcalıklar vererek yakınlaşması. Pamukkale Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi yziya@pau. having realized the bad condition of the affairs. ** Yrd. Greek. Almanların işleteceği Arap dünyasının petrolünün farkına onlar da varmışlardı ve ekonomileri için vazgeçilmez kaynakların tek elden yönetilmesine razı olmayacaklardı. the human resources going to provide for the Ottoman army were affected in a negative way. Kemal. Consequently. Türkleri Anadolu’dan atarak cezalandırmayı hedeflemişlerdi. had to transport the 7th Army to Anatolia. İtilaf devletleri önceden körükledikleri Arap milliyetçiliğini uyandırıp. taşıttırabildiği mühimmatla beraber Anadolu’ya taşımıştı.. İngiltere ve Fransa’yı ezelî sömürgecilik kavgasını bıraktırıp karşılarına çıkarmıştı. Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Mondros Mütarekesi gereği.Doç. Yenice Katliamı. Key words: Buldan. İngiltere’yi ve Fransa’yı karşısına çıkarmıştı. Sömürgelerinin ve Arapların insan gücünden yararlanan güçlere karşı teknik imkânsızlıklarla sürdürülen savaşta kötü gidişi gören Mustafa Kemal. the Yenice Massacre. Osmanlı ordusunu besleyecek insan kaynaklarını olumsuz etkiledi. Millî Mücadele Abstract: Before the First World War.Dr. Savaş sonrası Osmanlı Devleti’nin imzaladığı Mondros Mütarekesi’nin 7’nci maddesindeki esaslar. Müttefiklerin güvenliklerini tehdit edecek stratejik bir yeri işgal etme yetkisi vermekteydi. During the war fought with technical disabilities against the powers benefiting from the human resources of the colonies and Arabs. Müttefikler Yunanları Anadolu’ya sokarak onların ideallerini okşamanın dışında. Yedinci Orduyu Anadolu’ya ulaştırmak zorunda kalmıştı.edu. 15 Mayısta İzmir’in Yunanlar tarafından işgali bu esaslara dayanılarak yapıldı. Necib Bey. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Yeniden düzenlenmiş Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli) bildirisidir. Necip Bey. İtilaf devletleri Arap milliyetçiliğini uyandırıp.tr * 21 . Mustafa Kemal. Yunan. Sömürgelerinden ve Arapların insan gücünden yararlanan güçlere karşı teknik imkânsızlıklarla sürdürülen savaşta kötüye gidişi gören M. the Entente Powers aimed at eliminating the Turks from the Anatolia by placing the Greeks into this area. 7’nci Orduyu imha olmaktan kurtararak. Ottoman Empire had privilieged Germany and as a result of this England and France got disturbed. Anahtar Kelimeler: Buldan.

Kısım: 1. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı. 7 Toker. Denizli Müfrezesi ile 18 Haziranda Nazilli üzerine gönderildi. Ankara. 1997. 10 Ömer Sami Coşar. Yıl: 1. Aydın. 9 Asaf Gökbel. kayıplar vererek Aydın’a çekilen8 düşmanın ardından Nazilli’ye 20 Haziranda giren müfrezeler. Kuvayımilliye ve Millî Mücadele’de Denizli. Buldanlı Kızılağa Ethem Hoca oğlu Şükrü Bey de vardı. 23. 117-1. 21 Haziran 1919. 1. Müftü Ahmet Hulusi Efendi başkanlığındaki heyette Buldan’ı temsilen Müftü Salih Efendizâde Mehmet Efendi. Denizli’den gönderilen un ve ekmekler kasabada açlık sıkıntısı çeken halka ırk ayırımı yapılmadan11 dağıtıldı. 2 Tarhan Toker. S 1. Bk. 2 Haziranda Nazilli’ye girdiler. Denizli’deki yedek subayları toplayarak Denizli Yedek Subaylar Grubunu kurdu.000 kişilik Türk kuvvetinin toplanmasını5 işgale gerekçe olarak göstermişlerdi. Halûk Müftüler. Atatürk Yolu. Aydın. 17. s. Denizli. Millî Mücadele’de Dedem Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi. Aydın ve Denizli sancaklarında Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak cemiyetleri kurulmasına karar verilen kongre2 sonunda. 1995. 38. Ankara. 87. 1937. 45. Millî Mücadele’de Aydın. Batı Anadolu’da Yunan işgaline karşı halkın mücadele azim ve kararı sistemli birlikteliklerle pekişecektir. s. 67 vd. s. 180. 192. C II. C II.1 İzmir’in Yunan işgaline bırakılması durumunda İtilaf devletlerine bir nota verilmesine. Denizli. s. Dergisi. Kongreye İzmir. Ankara. 27 Mayısta Aydın’a. 79.17. 37 belediye reisi ve yüzlerce delege katılmıştı.İ. Manisa.6 Grup. Buldan Yöresinin Tarihçesi.T. Hacı Molla Ahmetzâde Necip Efendi ve Kara Yusufzâde Hacı Ahmet Efendi bulunuyordu. 117. 3 İzmir’in işgali ile Yunan tahriplerine karşı M. İstiklal Harbi’nde 57’nci Tümen ve Aydın Millî Cidali. Avralıoğlu. İtilaf devletlerinin aldıkları karar doğrultusunda 15 Mayıs 1919 sabahı İzmir’i işgal3 eden Yunan kuvvetleri. Kemal ve millî tepkiler için bk. 5 Türk İstiklal Harbi Batı Cephesi.7 Diğer kuvvetlerin de tazyiki altında. Sarayköy’de kurulan cepheyi takviye amacıyla civar sancaklardan da gönüllüler gönderilmeye başlandı. s.9 kasabanın yağmalandığını gördüler ve Yunan kuvvetlerinin geri çekilirken götürdükleri rehinelerin cansız bedenleriyle10 karşılaştılar.Menderes Nehri Önlerinde Mücadele İzmir’in Yunanlara verileceğini öğrenen vatanseverlerin kurduğu İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye Cemiyeti. 175’nci Alayın 3’üncü Taburu 100 mevcuduyla buradaki müfrezeye katıldı. Muğla. İstiklal Harbi Gazetesi. 28. Zeki Avralıoğlu. 4 Şefik Aker.. s. 434. 1965. 11 Tütenk. Balıkesir ve ilçelerinden 37 müftü. Tütenk. Yücel Özkaya. Bk. 1975. Ankara. s. O. Bel. s. Balıkesir.4 Bir tabur askerle kasabaya giren Yunanlar. s.E. 6 Grupta. 8 Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi. Göm. 1964. Sarayköy civarında 19 top ile takviyeli 12. Mayıs 1988. 6 Haziranda 57’nci Topçu Alay Komutanı Binbaşı İsmail Hakkı Bey. “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. 1 22 . Kl. s. 133. AÜ T. s. s. İzmir Vali Vekili Nurettin Paşa’nın himayesinde 17 Mart 1919 tarihinde Birinci Beyler Sokak’taki Millî Sinema’da bir kongre düzenlediler.

DH.. KMS. s. 28 Haziranda Denizli kuvvetleri Binbaşı İ. 63-3. Faik Bey’in yazışmalarından. Köşk cephesinin bozulması üzerine Denizli Millî Menderes Müfrezesi. 20. DH. Denizlili Yedek Subaylar Grubu ve diğer müfrezeler 27 Haziranda Umurlu’da18 toplandılar. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA). 16 aga. Dâhiliye Nezaretinin ilgili mercilerle haberleşerek Millî Kuvvetlerle iş birliği yaptığı anlaşılmaktadır. İmkânsızlık içerisindeki Millî Kuvvetler aynı gün Aydın’da düşmanı bozguna uğratmaya başladılar. DH. Nazilli Rumları dahi Yunan zulümlerine yazılı ve sözlü olarak görgü şahitliği yapmalarına. 1994. Isparta ve Burdur Sancakları. 1990. T. 52-2. 66-1. 18. Göm. 76. 52-2. s. Göm. 47. 221-242. KMS. Denizli Mutasarrıfı Faik Bey’in “Hoder’ın 24 Haziran sabahı treniyle Nazilli’ye geleceği” haberine itibar edilmiştir. Dos. Yörük Ali Efe’nin kızanları. 20 Tütenk. 18 Toker.. Dos. s. KMS. s. Aydın’ın yarısından fazlasının yakıldığından. s. göm. Yunanların Türklere karşı şiddet eylemlerinin önü alınamamıştır.21 30 Haziranda Aydın’a girdiler. Göm. 47. 33. 52-2. s. 14 Suat Yalazan. Türkiye’de Yunan Vahşet ve Soy Kırımı Girişimi (15 Mayıs 1919-13 Eylül 1922).196’da 21 Haziran’da Hoder’ın beraberindekilerle Denizli dâhil inceleme gezisi yaptığı belirtilmişse de arşiv vesikalarında. 63-2. 21 Gökbel. Toker. 63-2. Tütenk. Göm. DH. 57’nci Tümen Komutanı Miralay Şefik Bey’in emriyle. 15 BOA. Denizli Mutasarrıfı Faik Bey. dos. s. Dos. 103. Ankara. DH. Dos. 19 Toker. Çine’den gelen 57’nci Tümene mensup piyade birliklerinden bir kısmı ve Muğla’dan gelen çeteler19 de buraya ulaştılar. 23 .C. meskensiz kalan on bin kadar Hristiyan ve Müslüman’ın tekrar Yunan zulmüne uğramamaları için22 Müslüman halkın Denizli ve Menderes 12 13 Nuri Köstüklü. 52-2. KMS. Gökbel. 47.13 yapılan zulümlerle tahribatı yerinde gördüler. 22 BOA. KMS. 17 aga. Hakkı Bey’in. C I. yerinde tespit yapmak üzere Aydın Mutasarrıfı Abdurrahman ve Aydın Ceza Reisi Hakkı Bey ve eşraftan İzzet Bey ile 24 Haziranda Nazilli’ye gelen İngiliz subayı Hoder. Değişik yönlerdeki müfrezeleri birleştiren Millî Kuvvetler 29 Haziranda genel saldırıya geçerek. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı. s.12 Kuvayımilliyenin protesto telgrafları üzerine.14 Dâhiliye Nezaretinin yapılan vahşetlere seyirci kalmaması15 uyarısına rağmen. 52-2. Millî Mücadele’de Denizli. yerli Rumlara karşı cereyan edecek müessif bir olayı bahane ederek İtilaf devletlerinin Yunan askerine ilerlemek için izin vereceğini16 ve dikkatli davranılması17 gerektiğini Dâhiliye Nezaretine bildiriyordu.Antalya’daki 176’ncı Alayın bir taburu da 23 Haziranda Sarayköy’e hareket etti. Yunan işgalindeki Aydın’ı kurtarmak için20 harekete geçtiler. diğer yerlerden gelen kuvvetler de 175’nci Alay Komutan Vekili Binbaşı Hacı Şükrü Bey’in komutasında. Ankara. Binbaşı Şükrü Bey. s. Bk.

25-1. göm. Takviye alarak saldırıya geçen düzenli Yunan kuvvetleri 3 Temmuzda tekrar Aydın’a girdiler. 13 Temmuzda düşman kuvvetleri üzerine saldırarak. Isparta ve Burdur’dan gelen gönüllülerle güçlenen Millî Kuvvetler. 52-3. 258-280. 24 . s. Garp Cephesi Nasıl Kuruldu?. Yörük Ali Efe’nin32 de katılmasıyla düşmanın ilerlemesi durduruldu. Muğla.yönüne23 sevklerini istedi. 31 Kuvayımilliye komuta kademesi Yunan mezaliminden kaçarak Türklere sığınan Rum aileleri koruma altına alarak insanlık örneği sergiliyordu. 81-1. 32 Gökbel. önemli bir kısmı öldürülen memurların26 geri kalanların Aydın’dan ayrılmak zorunda kaldıklarından. 52-2. 50-3.. Aydın Cephesi Genel Komutanlığına Binbaşı Hacı Şükrü Bey36 getirildi. Denizli’de hazır bekleyen Köpekçi Nuri Efe ve Tavas Müfrezesi ile birlikte 4 Temmuzda Umurlu’daki cepheye gönderildiler. DH.. 30. dos. KMS. s. göm. dos. 29. göm. bel. 4 Temmuz 1919. asayişi temin kimsenin kalmadığını. 12. 463. göm. 33 Tütenk. 52-2. Toker. Bk. dos. 29. s. Amerika ve İtalya devletleri mümessillerine çektiği telgrafla. 36 Müftüler. KMS. 25-5. 26 BOA. s. 100. 52-2. düşmanın Umurlu cephesinin gerisine sarkmasını önlediler. 5-2. s. daha etkili tedbirler almak düşüncesiyle. 25 Tütenk. Komuta kademesindeki düzenlemenin ardından. s. Denizli Heyet-i Milliyesi aracılığı ile Demirci Mehmet Efe35 1 Ağustosta Aydın cephesi komutanı yapılırken. 27 aga. Dos. dos. KMS. KMS. dos. 30 Ağustos 1919. 22. 23 24 ATASE Arşivi. Yunanların bölgeye takviye birlikler yığmaları üzerine. DH. Koçarlı. 57. göm. Bk. 81. s. 34 Tütenk. s. Aydın Cephesi Kumandanı Hacı Şükrü Bey. Tütenk. Coşar.. kl. KMS. 28 aga. Çine. Aydın Muhacirîn Cemiyet Reisi Mustafa. s. 48. Denizli ve kazalarından toplanan gönüllüler temmuz sonunda34 cepheye gönderildiler. Coşar. 1. Binbaşı Hacı Şükrü Bey’in kumandasında. 53-4. Ankara. 20 Temmuzda karargâhı Köşk’e33 nakletti. 25-4. Denizli Mutasarrıflığı. s. 30 aga. Rahmi Apak. Nazilli. 42.. 1990. Ertesi gün Demirci Mehmet Efe’nin 200 kadar kuvvetine ilaveten. Göm. göm. DH.30 Aydın civarındaki Yunan tecavüzlerinden kaçıp canlarını kurtaran binlerce insanın31 Denizli. KMS. Toker. s. Cephedeki gelişmeler üzerine Denizli Heyet-i Milliyesinin topladığı gönüllüler.24 Denizlili gönüllüler düşmanla çarpışarak Umurlu’ya25 doğru çekildiler. Fransa. 56-57. BOA. DH. İngiliz Generali Hambery’nin Köşk’e ziyaret için gelmesine izin veren Şükrü Bey’in davranışına karşı çıkmıştı. Yeni Pazar civarlarında sefil ve perişan hâllerine “dünya medeniyetine hizmet ederek adalet götürmek isteyen” Düvel-i Muazzama’nın bir çare bulmasını istiyordu. 36-39.27 Dâhiliye Nezareti’nden Müslüman ve Hristiyan halkla birlikte28 kurtulabilenlerin sefil hallerine karşı acil önlemler alınmasını29 insaniyet namına rica ediyordu. Toker. 29 aga. 35 Efe. 2. DH. DH. s. İngiltere.

10 ağır.İ. 138-140. 5608 er. AÜ T. Yunan askerlerinin yaptıkları katliam ve tedhişten rahatsızlık duyan İtilaf güçlerinin müdahalesinden kaynaklanmaktaydı. kl. Sabahattin Burhan. 462. 1999. düşmanı karşılama hattı olan Sarayköy’de tertibat almışlardı. 188-1. İstanbul. 38-2. göm. Bk. 143 subay. Denizli Sancağı ve havalisindeki düşman ilerlemesine karşı Denizli ile diğer sancaklardan toplanan gönüllüler39 cephede yerlerini alırlarken. bel. 21. Sarayköy şosesi üzerindeki köprülerle Ahmedli Köprüsü’nü ve şimendifer hattını43 kullanılmaz duruma getirmişlerdi. kl. 21-2. Yunan birliklerine karşı oluşturulan cepheye gönüllü yardımında bulundu. 57’nci Tümen komutanı. Dergisi. kl. 3. göm. 38 Yunan askerlerinin yaptığı vahşeti gören Aydın gençleri ve ihtiyarları yanı sıra kadınlar da ellerine aldıkları tarım aletleriyle çarpışmalara katılmışlardı. Aker.41 Geniş kapsamlı genel Yunan saldırısının gerçekleştiği 23 Haziran 1920 tarihine kadar Kuvayımilliye42 5 Temmuz 1920 tarihinde Buldan ve Burhaniye’den gelen gönüllüler. 7 Ağustos 1919 tarihi itibarıyla 36 Buldan mücahidi. 191. 41 ATASE Arşivi. C 4. Millî Kuvvetlerin düşmanı sıkıştırmasının yanı sıra. Ayrıntılar için bk. Bk. Kuvayımilliyeciler Burhaniye. Yunan mezaliminden kaçan halkın ihtiyaçlarını40 temin amacıyla yardım seferberliği yapıldı. 25 . “Kurtuluş Savaşı’nın Malî Kaynakları”. göm. 21 top miktarıyla düzenli ordudan ve 118 subay. Kütahya. İleri harekâta devam eden Yunan kuvvetleri 3 Temmuzda Nazilli’yi ikinci kez işgal ettiler. Teğmen Şevket Efe kumandasında bulunan 39 kişilik Bozdoğan mücahidi ile birlikte. 156 vd. Yıl: 7. Atatürk Yolu. 40 Yunan işgaline giren Afyon. s.eksikliklerin tamamlanmasına çalışıldığı Köşk cephesi 1920 Haziranına kadar37 varlığını koruyabildi. Eskişehir ve Aydın gibi kentler Yunan işgaline girince. 37 Cephedeki bu uzun sükût. dağınık birlikleri toplayarak Nazilli’yi savunmaya çalıştıysa da başarılı olamadı. 39. 38. s. Bk. s. Takviye alarak ilerlemesini sürdüren düşman karşısında Türk müfrezeleri Tümen komutanının emriyle Sarayköy’e çekilerek Menderes Nehri üzerinde yeni bir savunma hattı oluşturdular. 43 ATASE Arşivi. düzenli orduya geçişin başladığı 1920 Kasımına38 kadar. 42 20 Haziran 1920 tarihi itibarıyla İzmir Güney Cephesi. S 13. 23 Haziran 1920 tarihinde başlayan Yunan saldırısı sonunda Köşk cephesi düştü ve Millî Kuvvetler Nazilli’ye doğru geri çekildiler. 4790 piyade tüfeği.T. Buldan. 188. Ege’nin Kurtuluş Destanı Yörük Ali Efe. 5 hafif makineli tüfek toplamıyla Kuvayımilliyeden oluşmaktaydı. Denizli Heyet-i Milliyesinin çabalarıyla ortaya çıkan Kuvayımilliye. 462. C 2. 39 ATASE Arşivi. bel. s. 833. baskı. 16 ağır makineli tüfek. 1919 Haziranından. 2885 piyade tüfeği. hasatı yaklaşan ürünlerden Türk ordusu yeterince yararlanamadı. 4390 er. Mayıs 1994. Alptekin Müderrisoğlu. C 3. Gökbel. bel. 400 metre genişliğindeki cephede yerini almıştı.E.

Hamidiye Köyü ile Güney yöresini ileri karakollarıyla tahkim etmişti. 846. 46. 1922 Ağustosunda Burhaniye. kl. 124-125.51 Yunanların Menderes’in güneyine inmelerini önlemeye çalışıyor. işgal bölgelerinden uzaklaştırmaya çalışmaktaydılar. KMS. DH. ATASE Arşivi. bel. Bk. 833. 45 44 26 . göm. kl. bel. Buldan ve çevresinin işgalinin anılan tarihte gerçekleştiği düşünülmektedir. 1 Temmuzda Heyet-i Milliye Başkanı Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin çabasıyla 115 kişiden oluşan müfreze45 Buldan’a gönderildi. ATASE Arşivi. kl. 104. Yeşil Buldan. kl. göm. dos. 51 ATASE Arşivi. 52 Köstüklü. aga.Yunan zulüm ve vahşeti üzerine kaçan halktan ve Ekrad-ı Dersimîn’44 den de 57’nci Fırkaya sevk olunarak direniş gücü oluşturulmaya çalışılıyor. Menderes Nehri’nin sol yakası ve Sarayköy önünde düşmanı karşılamak istiyordu. ATASE Arşivi. 106. göm. 57’nci Tümen Komutanı Albay M.52 Akıncı Çolak İbrahim Müfrezesi. 13-15.. göm. s. Bk. s. 46-1. bel. 55 ATASE Arşivi. Ortakçı ve Güney’e53 baskınlar yaparak Yunanları yıldırmaya çalışıyordu. 59. Bk. 87. 27-1. 182-1. Müfrezede görevli subaylar arasında Buldanlı Mülazım Kızılağaoğlu Şükrü (Kızılöz) de bulunuyordu. s. 68. s.49 12’nci Fırka Kumandanlığı gelişen kargaşa ortamında asayiş50 tedbirleri alarak. Bk. Avralıoğlu. s. bel. 81-1. Anadolu genelinde yapılan katliamlara karşılık vermek gibi bir tuzağa düşmeyen Kuvayımilliye komuta kademesi. Narlıdere’nin Büyük Menderes Vadisi’ne hâkim dağları. Alaşehir’den Buldan’a doğru ilerleyen Yunan 34’ncü Piyade Alayının 1’inci Taburuna karşı savunma yapan Yüzbaşı Zeki komutasındaki müfreze geri çekilmek zorunda kaldı. göm. topçu birliklerini Yenice ve Eldirek köylerine yerleştirmiş. Köstüklü. 833. Şefik Bey. 12’nci Fırka Komutanlığı Çal’ın Orta Köyü’ne54 kuvvet nakletmeye çalışırken. 31. Dereköy ve Cindere geçitlerini tutarak Torapan Dağları’na yerleşen Demiralay Müfrezesi. İtilaf devletleri aracılığıyla Yunanları huzur ve asayişi bozan taraf gösterip.55 mahallî heyet-i milliyelerden yardım toplamaya çalışılıyordu. BOA. 50 B. Buldan yöresinden Yunan uçaklarının Çal yönüne keşif uçuşlarının görülmesi üzerine. 54 16 Ağustos 1920 tarihli gelişme için bk. 48 7 Temmuz 1920 tarihinde Buldan’a bir düşman müfrezesinin girdiği ve Güney’i işgal etmeye çalıştığı haberinden. 883. 157-2. s. Denizli 1969. 46 5 Temmuz 1920 tarihinde Buldan ve Burhaniye’den gelen mücahitlerin Sarayköy’de toplandığı haberinden. 182. kl. 522. 462. diğer yandan paniğe kapılan halk sakinleştirilmeye çalışılıyordu. 49 Toker. 157. 31-1. yaptığı anî baskınlarla Yunan kuvvetlerini tedirgin ediyordu. kl. göm. 463. bu tarihte Buldan’ın henüz işgal edilmediği anlaşılmaktadır. bel. 27. 47 Avralıoğlu. göm. Bu nedenle savunma hattı boşalan Buldan. 53 İbrahim Şen. bel. ayrıca stratejik konumlu Doğanlı. temmuzun ilk haftasının sonunda46 işgal edildi. Yunan zulmünden kaçarak hayatını kurtarabilen mağdur ve muhacirlerin iaşelerinin temini için. 81.47 Güney bucağını48 da işgal eden Yunanlar.

Nazilli Heyet-i Milliyesi. 1993. Aslan Buğdaycı. Güneybatı Anadolu’da Kuvayımilliye Harekâtı. 2006. Ercan Sepetçioğlu.56 Nazilli Kongreleri Aydın’ın ikinci kez Yunan işgaline girmesinin hemen ardından. 80. Ahmet Ziya Efendi. Aydın Tarih Grubu Yayını (3). 111-112. Sultanhisar bucaklarında Heyet-i Milliye şubelerinin kurulmasının kararlaştırıldığı kongrede. Karacasu. Bozdoğan. Aydın. Eldeki kaynaklar Denizli sancağını temsil edenler hakkında değişik adlar saymaktadırlar. 42. 1996. Kültür Bakanlığı Yay. Tavas’tan Mehmet Bey. Tavas kazalarında. Kale Tavas. kaza ve nahiye merkezleri millî heyetleri tarafından gönderilen birer üyenin katılımıyla Nazilli’de toplandılar. Çal’dan Tevfik Bey. Çivril’den Mehmet Remzi Efendi. Köşk. Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi ve Önderleri. s. Babadağ. Kale Tavas’tan Hacı Sadık Efendi. Sarayköy. Millî Kuvvetlerin ikmali ve millî cemiyetler arasındaki koordineyi sağlamak amacıyla.. Nazilli. Çine. 14 Haziran 1919 tarihinde 18 maddelik I. Honaz. s. Denizli Mutasarrıfı başta olmak üzere. Yunan işgaline zemin hazırlamaktan başka bir şey değildi. Nakip Mehmet Ziya. Karahayıt’tan İhsan Efendi. s. s. Millî Mücadele’de Çine Heyet-i Milliyesi (1919-1920). Nazilli Kongresi’nde. Aydın. Ali Enver Bey. T. Atça. Sobuca. Ankara. s. Tütenk. 58 Acıbadem (Acıpayam). Tavaslı Şahalzâde Kemalettin. 58-59. Kadıköy’den Mustafa Efendi ve Buldan’dan Sami (Kutluk) Bey üye olarak katıldılar. kasıtlı olarak kasabada yaralama ve benzeri olaylar çıkartıldı. 45 kişiden oluşan Heyet-i Merkeziye oluşturuldu. Avralıoğlu. Bunlardan Sıtkı Aydınel’in.58 19 Eylülde toplanan II. para temini ile sağlık işlerini üstlenmişti. Erle. Burhaniye. 60 Mehmet Başaran. sadece kongre kararlarını imzalama görevleri olduğunu anlıyoruz. 259’da. 59 Ömer Bey’in başkan seçildiği kongreye.60 56 57 Köstüklü. Nazilli’de daimî görev yapmak üzere çevre sancak ve kazalardaki üyelerin seçilmesiyle. 102. Tütenk.57 14 Ağustosa kadar süren kongrede alınan karar gereği. kaza ve kasaba merkezlerinden gönderilen heyetlerin katılmasıyla Nazilli’de bir kongre yapılması kararlaştırıldı. Nazilli Kongresi kararlarını imzalayanlar arasında Denizli’den Mehmet Emin ve Tavas’tan Mazlum Hüseyin Baba’yı zikretmesinden savaş ortamında kongreye katılmayan bu iki şahsın. Çal. Denizli’den Mehmet Efendi. 60.59 daha önce alınan kararların uygulanışına dair yapılacak işler görüşüldü. Muğla. s. Bk. Buldanlı Müderris Hacı Salih. “Batı Anadolu’da Yunan İşgalinin Temel Argümanları ve Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi”. s. s. zamanın mülkî idarecilerinin nisan ayında tespit ettikleri bu olaylar. Toker. s. Aydın-Denizli cephesinde savaşan liva. 2006. Millî Mücadele’de Nazilli. 32. Buldan.Yunan kuvvetleri Sarayköy önlerine geldiği sıralarda. Bk. 6 Ağustos 1919 tarihinde yapılan kongreye Aydın cephesinde savaşan liva. 32. merkezi Nazilli’de olmak üzere Heyet-i Milliye kurulmasına ve Aydın. Güneyli Müderris Eyüp ve Çallı Mehmet Tevfik efendiler temsil ettiler. Denizli sancaklarında ve Denizli kazalarıyla bucaklarında da millî heyetler kurulmasına karar verildi. Sarayköy’den Sarayköylü Hüseyin Efendi. Kuyucak. Acıbademli Mehmet Kâmil. Denizli sancağını Helvacızâde. 27 . Gülbenli. Güney. 6 Ekimde üçüncüsü toplanan kongrede. Millî Kuvvetlerin personel ve iaşe ikmalini.

Mirascızâde Yüzbaşı Şükrü Bey şeklinde saymaktadır. 41’de Müderris Salih Efendi. Buldan ve Kadıköy’de65 teşkilat kurulması için çalıştı. Müftü Mehmet Efendi. s. 32’de Denizli sancağından Hocazâde Tahir Bey. Millî Mücadele’de Alaşehir Kongresi (16 Ağustos 1985 Alaşehir). 20 Haziranda Buldan’a gönderdiği Küçükağaoğlu Necip Ali Bey66 ve Sarayköy Heyetinin girişimleriyle Buldan Heyet-i Milliyesi kuruldu. 66 Toker. 87. s.. Hattatzâde Mehmet Efendi. s. Toker. s. 92. Kongrede Denizli sancağını Mirascızâde Ahmed Tahir Bey. Hacı Molla Ahmetzâde Osman Efendi. 78. Çopur Süleyman Efe ve Güneyli Kolağası Mehmet Efe’nin bu konuda gayretleri olduğu yazmaktadır. s. Müderris Salih Efendi. İtilaf devletlerinin oluşturduğu tahkik komisyonuna verilecek rapora63 katkıda bulundu. s. 69 Toker. Denizli Heyet-i Milliyesi seçilecek mebuslar konusunda ilçe Heyet-i Milliyelerini bilgilendirerek mebus adaylarının tespitini70 istedi. 1920 Nisanında yapılan seçimler sonunda. s. 60. s. Çopur Süleyman Efe.61 Buldan’dan Hattatzâde Mehmet ve Sarayköy’den Ahmet Şükrü efendiler temsil ettiler. Heyet-i Temsiliyenin Denizli’den beş mebus seçilmesi ve bunların on beş gün içerisinde gönderilmesi gereğini içeren emri üzerine. 67 Avralıoğlu. 64 age. s.62 Denizli Heyet-i Milliyesi.64 Kuruluşunu takiben Sarayköy Heyet-i Milliyesi adını alan heyet. 62 Enver Konukçu. 21. “Millî Mücadele’nin Başlangıcında Alaşehir”. Aydın’dan Bandırma’ya kadar bütün cephelerin Redd-i İlhak ve Heyet-i Milliyelerinin gönderdiği 45 üye. s. 6’da Müftü Salih Efendizâde Mehmet. Kara Yusufzâde Hacı Ahmet Efendi ve Derviş Alizâde Nuri Efendi’den oluşuyordu. 63 Toker.Alaşehir Kongresi Paris Konferansı’nda Yunanların yaptıkları zulümleri tespit etmek için İzmir’e gönderilen İtilaf devletleri generallerinden oluşan Tahkikat Komisyonuna ayrıntılı raporlar vermek amacıyla. 41. Hacı Molla Ahmetzâde Necip Efendi. Yüzbaşı Şükrü Bey. 28 . Hattatzâde Mehmet Efendi. Alaşehir’de 16-25 Ağustos tarihlerinde yapılan kongrede bir araya geldiler. Hacı Molla Ahmetzâde Necip. 70 Tütenk. 61 Tütenk. İzmir. 32. Kara Yusufzâde Hacı Ahmet efendileri kurucular içinde sayarken Toker. 65 Denizli’nin Babadağ kazası. s. 1988.69 Buldan Heyet-i Milliyesi. Ankara’daki Heyet-i Milliye ile temasa geçerek verilen emirleri titizlikle yerine getirdi. 46. Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi’nin. 68 Tütenk.67 Damatzâde Halil Ağa.68 Buldan’a bağlı Güney bucağında Eyüp Hoca. Kâmil Efendi gibi vatanseverler davul-zurna çaldırarak Kuvayımilliye hareketine katılmışlardı. Kara Ahmet Halil Ağa’nın başkan seçildiği heyet. Buldan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Müftü Ahmet Şükrü Efendi başkanlığında 24 Mayıs 1919 tarihinde Sarayköy Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyeti kurulmuştu.

Vefa Uz. Kadir Mısıroğlu. Emlak Kâtibi Ali. Buldan ve Güney millî heyetleri tarafından cephenin ihtiyaçları için toplanan 250. 74 Toker. İstanbul. Mehmet Ceritoğlu. Zulümden kaçanları 71 Mustafa Bey’in istifa etmesi üzerine. 186. heyet çalışmalarını sona erdirmek zorunda kaldı. Komite. 27.71 Buldanlı Necip Bey ve Hakkı Behiç Bey üye olarak seçildiler. 1968. Bk. 76 ATASE Arşivi. kl. Tahir Kodal. kl. 1920 Temmuzunun başlarında Buldan’ın Yunan işgaline girmesi üzerine.418 kuruş tutarındaki yardım. 150 Rus mavzer fişeğini76 Nazilli Heyet-i Milliyesine gönderdi. 134. göm. Abdullah Başbuğ. s. 79-1. 259. Ankara.72 Buldanlılar işgale rağmen kurtuluş çareleri aramaya başladılar. 29 . Buldan’da Yunan Mezalimi Aydın’daki Yunan mezalimin boyutlarını incelemek üzere Osmanlı Hükûmetinden bir yetkilinin78 1919 Ağustosu ortalarında bölgeye gelmemesi. s. 43 Alman tüfeği. s. 76. s. Avukat Sadettin. 462. 462. s. Nüfus Memuru İbrahim. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. Yunan Mezalimi. 84. 134-1. göm. 462. 18 Ağustos 191977 tarihinde Denizli Heyet-i Milliyesine gönderilmişti. düşmanın genel durumunu içeren bilgileri gizlice Sarayköy’deki Kuvayımilliyeye ulaştırıyorlardı. Bk. Musa Altın ve Mehmet Topçu’dan oluşan gizli komite kuruldu.I. 79. Hacı Ağa Osman Efendi’nin başkanlığında Necip Buldanlıoğlu.74 Derbent Boğazı’nı tutmak için görevlendirilen 120 mevcutlu Denizli İntikam Bölüğünün ekmek ihtiyacı Buldan’dan karşılanıyordu. 23 muaddel martin. Bu amaçla gönderilen cephanenin dışında. 77 aga.75 Buldan Heyet-i Milliyesinin cephenin ikmal merkezi konumunda olan Nazilli Heyet-i Merkeziyesine özellikle 1919 Ağustosundan itibaren pek çok yardımları oldu. Kuvayımilliye komutanlarını79 huzursuz etmekteydi. 1996. müteferrik olarak 20 Osmanlı mavzer fişeği. kl. Salih Peker. bel. 164-1. 1 sandık cephanesi. Nazilli Kongresi’nde alınan kararlar gereği. 11 Ağustosta 4 sandık cephane. bel. 164. 78 aga. Atatürk Döneminde Denizli (1923-1938). 79 Yunan işgaline uğrayan yerlerdeki mezalime İngiliz kontrol subayları bile şaşıyorlardı. Ragıp Tarakçı.479 kuruş tutarındaki Bozdoğan kazasının yardımının ardından ikinci sırayı alıyordu. 12. bel. Ancak. Söz konusu tarih itibarıyla Buldan ile Güney’den toplanan yardım.. Belevli Yusuf Bey. Tavaslızâde Mustafa Bey. göm. 75 Tütenk. 73 Şen. Kuvayımilliye komuta kademesi Buldan’a Sarayköy’den silah ve cephane sevk ederek kuzey yönündeki tahkimatı sağlamlaştırmayı düşündü.. Buldan Heyet-i Milliyesi I. 72 Köstüklü.73 Buldan’dan Cepheye Yardımlar Alaşehir taraflarından gelecek düşmana karşı. Acıpayam Müftüsü Hasan Hilmi Efendi üye olarak seçilmiştir. s. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerine Denizli’yi temsilen Hacı Hüseyin Mazlum Baba. 41.

158-159.89 Güney’den 80 81 Gökbel. 169’da Ağabinek Köyü olarak kaydetmektedir. süngüleyerek öldürdüler. 10. 86 Arşiv çalışması yanında görgü tanıklarıyla görüşerek aktarılan bilgiler için bk. 833. Avralıoğlu. İmamoğlu Mustafa’nın idam cezasının infazı Uşak’ta yerine getirildi. 31-1. Karataş ve Çatak köylerinde ileri karakollar kurdu. 85 Helvacıoğlu Mehmet sürgünde hayatını kaybederken. 31. Uşak’a götürülerek askerî mahkemede yargılandılar. 158-160. s. Yunan Mezalimi. Sazak. diğerleri savaş sonrası yapılan mübadele sırasında yurda dönmüşlerdir. Bölmekaya (Eldirek). bel.82 1920 Ağustos sonlarında Yunanlar Narlıdere köyünü yaktılar. İmkânsızlığın verdiği sefalet içinde Denizli kazalarına80 kaçan halk. Burhaniye’nin düşmesinden sonra Çatak yolu ile 23 Ağustosta işgali pekiştiren Yunanlar. Yunan işgal komutanının emriyle halkın elindeki silahlar toplandı. s. Handan Mustafa. kl. Ahmedli. Deli Hasan. Çavuş Dağı’nda bir eve kapatıldılar. s.85 Nüfus Memuru İbrahim ve Tekel Memuru Asım Efendi Yunanistan’a sürgüne yollanırken. C II. 208. göm. Handan Mustafa. Ağabey Köyü’ne87 silah arama bahanesiyle gelen Yunan askerleri meydanda topladıkları halkın gözü önünde köyün saygın kişilerinden Mustafa Efendi’yi boğazlayıp. Barut Mehmet yaralı olarak hayatını kurtarabildi. 208’de Oğuzçiftlik köyünde gerçekleştiği kaydedilen köy. kulakları ve burnu kesilip.84 Helvacıoğlu Mehmet. 88 Mustafa Turan. 82 Olayları yaşayan Buldanlılarla görüşülerek oluşan bilgiler için bk. Şeyh Hoca Hacı Emin Efendi. 16 Ağustosta Alaşehir’den gelen Yunan taburu Buldan’a yerleşerek Demiralay Müfrezesinin baskınlarına karşı konuşlandı. 2006.83 İmamoğlu Mustafa. 402-404. 7 Temmuz 1920 tarihinde bir Yunan müfrezesi Buldan’a girerek Güney’i işgal etmeye çalışmış. Güney’den Kolağası Mehmet Efe. s. s. Köyden 13 kişi meçhul bir yere götürüldü. kaza ve nahiyelere kuvvet sevk ediyorlardı. Helvacıoğlu Mehmet. günümüzdeki Oğuz köyüdür. 30 . Bk. 84 Mustafa Güzin. Avralıoğlu. s. 87 Yalazan. ATASE Arşivi.barındırmak ve beslemek ciddî bir sorun olmuştu. Bahadırlı Köyü’nden88 Keşkekoğlu Ahmet Çavuş. Tenekeci Habip ve Güllü’den Demirci Hüseyin. 83 Yazar Tarhan Toker’in babası. Yunanların ateşe verdikleri evde kuryelerden Göbekli Ali ve Mustafa Sarızeybek yanarak ölürlerken. Ankara. Buldan ile Alaşehir’de kontrolü sağlamak için mevzi karakollar kurarak. Sarayköy önlerinde direnişle karşılaşan Yunanlar. Şeyh Hoca Hacı Emin Efendi. Nitekim. Şen. Dinar’ı dahi doldurmuştu.86 Buldan’ın Kuvayımilliye ile irtibatını sağlayan Göbekli Ali. 89 Turan. Buldan alay merkezi konumuna getirildi. Mustafa Sarızeybek ve Barut Mehmet. gözleri oyularak katledildi. Molla Abdullah’a 6 ay hapis cezası verildi.81 27 Temmuz sabahı Sabuncu mevkisinden gelen destek kuvvetleriyle Buldan’a yerleşmişlerdi. s. Molla Abdullah.

Aybaşı Mahallesi’nden Kasap Ahmet. 208. 93 Yalazan. toplayarak köy camisine hapsettiler. s. Sabahın erken saatlerinde camiyi ateşlemeye fırsat bulamadan. Yenice Katliamı Yunanlar girdikleri savaşın olumsuz seyri üzerine. 272. Çakakzâde Cemal.94 Yunanlar Buldan ve çevresinden ayrılırken halka yaptıkları zulüm vahşet derecesine ulaşmıştı. 96 Şen. Halkın elindeki para ve ziynet eşyaları zorla alınarak. Yarangümelioğlu Osman Efendi’nin evleri ile şirket binası ateşe verildi. s. 94 Toker.Şükrü90 ve Tombaloğlu Sarı Mehmet’in üzerlerine sıcak su dökülerek dayak atıldı. 1985. 169. s. 31 . Reji Memuru Hayri Efendi. 158. Aynı köyden İnce Mehmet’i Güney’e kılavuz olarak götüren Yunanlar.91 3’üncü Efzun Alay Komutanı İdidis’in emriyle 400 kadar hanesi bulunan Dere Köyü yakıldı. okul ve 29 evi ateşe veren Yunanlar. Ali Hocaoğlu Molla Mustafa ile 14 arkadaşı ve Güneyli Arap Süleyman. Gönenli Edip Hoca. 167-168. Kemer Deresi’nde süngülenerek katledildiler. Hacı Hüseyin Efendizade Necib. Çelebizade Hacı İbrahim. Maliye Tahsildarı Ramiz. 97 Mehmed Hocaoğlu. Deranizade Faik. Umur Köyü’nde92 bir ahırda ateşe verilmek suretiyle diri diri yakıldılar. Yunan müfrezesi tarafından civar köylerden toplanan 24 Türk. Helvacılar Mahallesi’nden Milaslı 90 91 Ali Rıza Çakmak’ın ağabeyi. evlere baskın yaparak kadınların ziynet eşyalarını zorla aldılar. s.95 Yunan ordusunun Uşak’ta bozgunu üzerine. s. İstanbul. Abdi Hocazade Mehmet. 169’da Ömür köyü olarak okuduğu anlaşılmaktadır.93 3 Eylül 1922 gecesi Güney’deki ve Menderes Nehri’nin kuzeyindeki Yunan birlikleri Yenice Köyü’ne geldi. Köprübaşı Köyü’nde cami. 92 Yalazan. Belgelerle Yunan Barbarlığı. Buldan ve köylerinden yaklaşık 50 kişiyi Yenice’deki Yunan tabur komutanının emriyle. Buldan halkı pencerelerine gaz tenekeleri yerleştirilen camilere hapsedildiler. geri dönüşte onu Kavaklı Değirmen civarında öldürdüler. C II. 13-15. Buradan başka semtlere götürülen Kasap Şeyh. Avralıoğlu. 50 kadar köylüyü önlerine katarak Buldan’a doğru hareket eden Yunanlar. s. s. Turan. geri çekilmeden birkaç gün önce. 72. Narlıdere Köyü’nden İbrahim Topçu ile Haliloğlu Mustafa. s.96 Yunanlar Buldan’dan kaçmadan önce. 95 Avralıoğlu. yolda yürümekte zorlanan yaşlıları süngülediler. Kanatoğlu Ahmet ile Mustanoğlu Mehmet Çavuş’un. 200’den fazla Türk’ü öldürerek97 halkı yasa boğmuşlardı. Buldan Yeni Mahalle’den Aşçı Halil Ağa. Çerkes oğlu Mestan Çavuş ve 30 kadar savunmasız köylü gördükleri zulümler sonucu sakat ve malûl kaldılar.

Toker. işgal sırasında öldürülenler ve ölmemek için başka yerlere kaçanların etkileri olarak değerlendirebiliriz. Meles Hasan. Şen. 18-19. Koca Bekir. Türk düzenli ordusunun cephelerdeki zaferlerinin verdiği eziklikle. 101 Emiroğlu İsmailoğlu Mehmet (Demirkan) ve Kara Bekir (Aytekin) katliamdan yaralı olarak kurtulmuştu. Ceritoğlu İsmail. 104 Selahittin Özçelik-Ayhan Bayoğlu. s. age. s. 16. s. 100 Direbolu köyünden Emir İsmail ve Karabekir Osman toprak yapılı uçurumdan yuvarlanarak katliamdan kurtuldular. Yüzyıl Ortalarında Buldan Kazasının Sosyoekonomik Yapısı Hakkında Gözlemler”. Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli) tebliği. Kiminnazoğullarından Mehmetoğlu Şakir’i. Oğuz Köyü’nden Mehmet Boynuker. 103 Toker.650104 kişiye düşmesini. Okur Zeybek Halil Softalar Damı mevkisindeki derede. yaptıkları kongrelerle Türk insanının teşkilatçı yapısını yansıttılar. Bölmekaya Köyü’nden Hacı İbrahimoğlu İsmail. 15-19. s. 99 98 32 . Emir İsmailoğlu Mehmet ve Kara Bekir hapsedildikleri Yenice Köyü Camisi’nden Yunanlar tarafından alınarak Yel Değirmeni100 mevkisinde. Buldanlı Fakı Hocaoğlu Kasap Mehmet. s. Aynı köyden Hacı Velioğlu Mehmet. “XIX. Milaslı Abdullahoğlu Hasan. Kasap Ahmet. Sonuç Batı Anadolu’da etnik arındırma yaparak getirecekleri nüfusla kontrol bölgesi oluşturmayı hedefleyen Yunan askerî harekâtı başlamadan önce. Kasap Şeyh Şakir. s. 72. Avralıoğlu. Bk. Yunan askerî makamlarının işgal sırasında Buldan ve çevresinde takip ettikleri soygun girişimleri. Millî Mücadele’de Denizli ve Müftü Ahmet Hulusi Efendi Sempozyumu (24-25-26 Haziran 1992 Denizli). 167-168. Şen. s.Hasan. Bk. Ahmetli’den rehin alınan Tepeköylü Küçük Bekir’i102 Buldan yolunda katlettiler. Vakıflar Mahallesi’nden Hacı Dervişoğlu Hafız Ali. İzmir’den Denizli’ye kadar olan bölgede yaşayanlar. Aydın ve Nazilli’deki Yunan birliklerinin yaptıkları katliamlar karşısında gelişen sivil direniş. toplu öldürmeler ve tahribat şeklini almıştır. Güney’den Belediye Reisi Yamık Hacı Bey’i Sarıgöl yolu üzerinde. Türk Ocağı Denizli Şubesi Yayınları-2.949 olan Buldan nüfusunun. s. Kasap Ahmet. 1927 tarihinde 6299 eksikle 24. Hacı Abdiloğlu Hasan. 1914 yılında 30. Güney’den Hacı Kâmil Efendi ve Eyüp Hoca’ya103 da acımadılar. 102 Avralıoğlu. Fakih Hoca Nuri. kurulan cephelere gönüllü takviyesi ile kalmamış. 272. Güroluk Mahallesi’nden Fakıcı Nuri.98 Yunanlar cesetleri taşıttıkları Narlıdere Köyü’nden İbrahim Topçu ve Mustafa Haliloğlu’nu99 da katlederek vahşet sergilediler. 72. Molla Hasan ve Softa Ali Yenice’de.101 Buldan merkezinden Ahçı Halil Ağa. Şen. Sağıroluk Mahallesi’nden Naki Hocaoğlu Tahsildar Hafız Nuri. “Millî Mücadele’de Direbolu Köyü ve Yunan İşgali”. Mahmut Ustaoğlu Mehmet ve Çil Yusufoğlu Mehmet’i. Emir Hüseyinoğlu Aşçı Halil.. s. 15. Yörük Durmuş. Mehmet Ali Ünal. Oğuz Köyü’nden Molla Hasan ve kardeşi Softa Süleyman süngülerle katledildiler. 168.

462. ATASE Arşivi. 846. kl. düşmana karşı genel organizasyonu sağlamak amacıyla yapılan Nazilli ve Alaşehir kongrelerine katılmakla kalmamış. 27-1. 33 . 46-1. diğer işgal bölgelerinde olduğu gibi Buldan ve Yenice. bel. ATASE Arşivi. 81-1. ATASE Arşivi. Yunan ilerlemesine karşı Buldan’ın savunulmasına çalışılmışsa da kasabanın işgali önlenememiş. bel. göm. 38. Aydın Cephesi Genel Komutanlığının yakın ilgisiyle koruma altına alınmışlar. kl. ATASE Arşivi. ATASE Arşivi. kl. göm. Yunan kuvvetlerinin intikam duygusundan kaynaklanan katliam ve tahriplerine uğrayan beldelerimiz olarak tarihe geçmiştir. 157-2. 31-1. 27. 182. Buldan düşmanın insafına bırakılmıştır. ATASE Arşivi. göm. 31. 31. bel. 157. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi ATASE Arşivi. buna mukabil ayni ve nakdî yardımlarla Kuvayımilliyeyi desteklemiştir. 81. bel. göm. 833. savaş ortamında Ankara’daki Birinci Meclise gönderdiği üyelerle emeklerinin hasılatını almışlardır. 434. Burdur ve Isparta sancakları maddi kaynaklarını seferber etmişlerdir. ATASE Arşivi. 463. 46. bel. bel. cepheye sınırlı sayıda gönüllü takviyesi yapmış. kl. KAYNAKLAR 1. göm. göm. bel. 31-1. 188. göm. 38-2. ATASE Arşivi. 117-1. 833. göm. 117. ATASE Arşivi. bel. 462. Buldan vatanseverleri İzmir’in işgalinden önce yapılan İzmir Kongresi başta olmak üzere. kl. 182-1. 21. 188-1. 21-2. 833. bel. ATASE Arşivi. 883. 833. kl. Arşiv Belgeleri T. kl. Ankara’yı hedef alan Yunan ileri harekâtına karşı düzenli Türk ordusunun başarısı üzerine. bel.Denizli. göm. kl. Denizli Heyet-i Milliyesi aracılığıyla ulaştırılan yardımlar sayesinde hayatlarını sürdürebilmişlerdir. İşgal bölgesinden kaçarak canlarını kurtaranlar açlık tehlikesiyle karşılaşmış. 462. kl. Buldan Heyet-i Milliyesi.C. göm. İtalya-Yunanistan nüfuz bölgesinin sınırının Menderes Nehri olmasından dolayı genel cephe Sarayköy önlerinde kurulduğundan. göm. kl. bel.

dos. 3. C II Ankara. 1993. DH. Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) BOA Arşivi. T. C II. göm. dos. 25-1. 52-2. Ömer Sami. 66-1. AYDINEL. Kültür Bakanlığı Yayınları. baskı. Mehmed. İstanbul.KMS. Ankara. BAŞARAN. Buldan Yöresinin Tarihçesi. İstanbul. Rahmi. DH. 1997. Asaf. 2006. dos. DH. Sabahattin. Millî Mücadele’de Aydın. dos. 1990. İzmir. dos.12. Şefik. dos. 52-2. 52-2. Ankara. APAK.2. 52-2. BOA Arşivi. DH. göm. HOCAOĞLU. Garp Cephesi Nasıl Kuruldu. Millî Mücadele’de Çine Heyet-i Milliyesi (19191920). dos.50-3. BOA Arşivi. 5-2. AVRALIOĞLU. DH. 1985. Ankara. BOA Arşivi. Ankara. 25-5. BOA Arşivi. 1964.KMS. BOA Arşivi. göm. 59.C. 34 . 1965. 63-3. dos. göm. İstiklal Harbi’nde 57’nci Tümen ve Aydın Millî Cidali. dos. BURHAN. BOA Arşivi. O.KMS. dos. BUĞDAYCI. Ege’nin Kurtuluş Destanı Yörük Ali Efe. Türk İstiklal Harbi Batı Cephesi. 52-2. BOA Arşivi. DH. göm. GÖKBEL. Yayınlar AKER.KMS. 76. Aslan. DH. İstiklal Harbi Gazetesi. C 2. 36-39. DH. Sıtkı. KONUKÇU. Millî Mücadele’de Alaşehir Kongresi (16 Ağustos 1985 Alaşehir).KMS.KMS. Belgelerle Yunan Barbarlığı. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı. Aydın. Zeki. 63-2. 21 Haziran 1919. 1999. DH. Millî Mücadele’de Nazilli.KMS. 3. göm.KMS. göm. 52-3. Aydın. Nazilli. 53-4. 1988. 52-2. dos. 52-2. Mehmet. göm. 1937. göm. BOA Arşivi. COŞAR. 1996. DH. BOA Arşivi. BOA Arşivi. 25-4. Güneybatı Anadolu’da Kuvayımilliye Harekâtı. “Millî Mücadele’nin Başlangıcında Alaşehir”. Kısım: 1.KMS. DH. Enver. göm. 52-2. göm.KMS.KMS.

ATATÜRK Yolu. Yunan Mezalimi. SEPETÇİOĞLU. Aydın. Mayıs 1994. Isparta ve Burdur Sancakları. Ercan. 1969. Ankara. Dergisi. Denizli. AÜ T. Ankara.-BAYOĞLU. 1996. ŞEN. TURAN. Türkiye’de Yunan Vahşet ve Soy Kırımı Girişimi (15 Mayıs 1919-13 Eylül 1922). MÜDERRİSOĞLU.İ. 1994. Denizli. “Kurtuluş Savaşı’nın Malî Kaynakları”. C I. Makaleler ÖZKAYA. İbrahim. 4. Yıl: 1. 2006. “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. “Millî Mücadele’de Direbolu Köyü ve Yunan İşgali”. Yüzyıl Ortalarında Buldan Kazasının Sosyoekonomik Yapısı Hakkında Gözlemler”. Millî Mücadele’de Dedem Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi. AÜ T. T. Tarhan. Buldan Sempozyumu (23-24 Kasım 2006 Denizli). 1975. MÜFTÜLER. Genelkurmay Askerî Tarih ve Etüt Başkanlığı. Aydın Tarih Grubu Yayını (3). 5. Tahir.T. ATATÜRK Döneminde Denizli (1923-1938). “XIX. Ankara. C 4. Kuvayımilliye ve Millî Mücadele’de Denizli. Halûk.E. YALAZAN. Yeşil Buldan. Mehmet Ali. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Basılmamış Yüksek Lisans Tezi. S. Yücel. Ankara. S 1. TOKER.İ. 1995. 1990. Ankara. Dergisi. Mustafa. Millî Mücadele’de Denizli.KÖSTÜKLÜ.T. S 13. Millî Mücadele’de Denizli ve Müftü Ahmet Hulusi Efendi Sempozyumu (24-25-26 Haziran 1992 Denizli). Tezler KODAL. ÜNAL. Türk Ocağı Denizli Şubesi Yayınları-2. 35 . Ayhan. ATATÜRK Yolu. Mayıs 1988. Nuri. Yıl: 7. ÖZÇELİK. Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi ve Önderleri. “Batı Anadolu’da Yunan İşgalinin Temel Argümanları ve Millî Mücadele’de Nazilli Cephesi”. Alptekin. Suat.E. 2006.

Osmanlı Devleti fiilî olarak bağımsızlıktan mahrum bir duruma getirilmiştir. İnönü Üniversitesi İİBF öğretim üyesi 37 .Dr. coal. Türk ordusu terhis ettirilmiş ve silahsızlandırılmıştır. XXI. most of the coal mine is operated by foreign and local non-Muslim. Ekonomik araçlar ve enerji kaynakları işgal devletlerinin kontrolü altındadır. Birinci Dünya Savası’ndan ağır yaralar alarak çıkmıştır. Country's scarce energy resources successfully managed by Atatürk for the Turkish National Independence War.İSTİKLAL HARBİ DÖNEMİ ENERJİ POLİTİKASI Abdurrahim AYDIN* Özet: Tüm millî güç unsurlarının tükendiği Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı Devleti bir enkaz görünümünde idi. Her yer harap ve halk en basit vasıtalardan yoksundur. oil. yüzyılın başında başta ekonomik ve askerî olmak üzere hemen her alanda büyük bir çöküntü içerisinde olan Osmanlı İmparatorluğu. ATATÜRK ülkenin kıt enerji kaynaklarını İstiklal Harbi’nde millî iktisadi seferberlik anlayışı ile başarılı bir şekilde yöneterek Millî Mücadele’nin kazanılmasını sağlayacak politikaları üretmiştir. Avrupa ve ABD böylece petrol kaynaklarına sahip olmak ve denetlemek için bölgeye * Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Yrd. People everywhere are devastated. energy Giriş Osmanlı İmparatorluğu’nun ağır dağılma süreci XX. wood. odun. Turkish army has been demobilizated and disarmament. Energy use and the quality of energy sources is inadequate. enerji Abstract: After the 1 World War in the Ottoman State. Energy sourses was a wreck. kömür.. hatta bu alana itilmiştir. Enerji kullanımı ve enerji kaynaklarının niteliği yetersiz ve ilkeldir. Petrol ticari bir kaynak olmaktan çıkıp politik gücün bir göstergesi hâline gelince Osmanlı toprakları da Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeni petrol politikasının ve dünya düzeninin uygulamaya konulduğu bölge olmuştur. and primitive. Bölgedeki petrol yatakları egemenlik mücadelelerine sahne olmuş ve bu kaynaklar Batılı petrol şirketlerinin denetimine geçmiştir. Osmanlı Devleti de kendini bu alanda bulmuş.Management of energy resources necessary was performed to win independence war Key Words: Independence War. They not transferred production to economy.Yaklaşık altı yüz yıl süren varlığının ardından.Doç. Economic tools and energy sources are under the control of the occupants states. The Ottoman state to actually bring a case has been deprived of independence. Foreign energy companies have obtained preferential rights of the businesses and resources to use against the Turkish state. petrol. Anahtar Kelimeler: İstiklal Savaşı. İmtiyazlı yabancı enerji şirketleri elde etmiş olduğu işletme haklarını Osmanlı Devleti aleyhine kullanmakta ve kaynaklarını üretime aktarmamaktadır. Osmanlı Devleti taş kömüründen sonra dünyanın enerji kaynağı olacak olan petrolün pay edildiği bir alan olmuştur. The economic mobilization directed successfuly to win the national struggle. kömür madenlerinin çoğu yabancı ve yerli gayrimüslimler tarafından işletilmektedir. yüzyılın başlarında hızlanmış ve Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ise. Harbin kazanılması için gerekli kıt enerji kaynaklarının yönetimini gerçekleştirerek Dünya harp tarihinde millî kaynakları ekonomiye kazandırarak bir ilke imza atmıştır. all elements of national power has been exhausted. İngilizler büyük imparatorluklarını genişletmek ve Almanya da dünyada büyük devlet olmanın şartlarından olan enerji kaynaklarına sahip olmak için mücadele vermişlerdir.

5 William Stivers. 93-110. 4. Bu girişimler sonunda Aralık 1918’de İngiliz Başbakanı Lloyd George ile Fransız Başbakanı Clemenceau bir araya gelerek Sykes-Picot Anlaşması’nda değişiklik yapmışlar ve Musul’un İngilizlere bırakılmalarına karşılık olarak Fransa’nın Musul petrollerinden pay almasına. Fransızların petrol ile ilgilenmeleri 1917 yılında Fransa’da baş gösteren petrol krizi ile daha da artmaya başlamıştır. 517-540.gov. “The Significance of Oil”. s. “Global Oil Resources and the Persian Gulf: Security and Democracy”.3 Bu mütarekenin ilgili maddelerine dayanılarak Türk yurdu. Fransız devlet adamları 1918 yılının Kasım ayında Deutsche Bank’ın Turkish Petroleum Company’daki % 25 hissesini devralmak üzere girişimde bulunmuşlardır. 19 (4): 2001. 1968). Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda Fransız İşgal Bölgelerinde Sivil İşler/Askerî Hükûmet Faaliyetleri. İngiltere Avam Kamarasında söylediği şu cümle de bu iddiaları güçlendirmektedir: “Efendiler! Şunu iyi biliniz ki bir damla petrol bir damla kandan daha kıymetlidir. ayrıca Halep. İngiliz Dışişleri Bakanı Arthur James Balfour dünyadaki en önemli petrol kaynaklarının Irak’ta olduğunu söylemiştir. Journal of Contemporary History. C XIX.805%28.atam.tr/index.jstor. StableURL:http://links. Ankara. CO%3B2-Y tieth century 6 Raif Karadağ.odaklanmıştır. http://links. 1981). Şam. (Jul. 2 Peter R. Contemporary Economic Policy. 1 38 . S 56. Temmuz 2003.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=180 4 Cemil Şenalp. 2006. Petrol Fırtınası. “Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisinin Türkiye Cumhuriyeti Tarihinde Yeri ve Önemi”. pp.0. 55. Churchill’in.076. 1918-1928: A Study in Anglo-American Diplomacy” The Business History Review.124%2955%3A4%3C517%3AIPAIO1%3E2. Harp Akademileri Komutanlığı Yayınları. p.4 Mondros’ta İngiltere için en büyük ödül Irak olmuştur. pp. Beyrut ve İskenderun’un Fransız mandası ile yönetilmesine karar vermişlerdir. Böylece Osmanlı petrol bölgeleri paylaşılmıştır. 1969.”6 Duane Chapman.jstor. oldukça ağır şartları içeren 25 maddeden oluşmaktaydı. http://www. Irak’ta çok büyük. 3. (Winter. Baskı. Odell. Divan Yayıncılık. İstanbul. Bahriye Nazırı Rauf Bey başkanlığındaki Osmanlı delegelerinin de Osmanlı İmparatorluğu adına 30 Ekim 1918 tarihinde imza ettiği.2 Kurtuluş Savaşı bu şartlar altında başlamıştır.CO%3B2-K 93 3 Mukaddes Arslan./sici?sici=00220094%28196807%293%3A3%3C93%3ATSOO%3E2 . Vol.0. No. İngilizlerin Akdeniz Donanması Komutanı Amiral Arthur Gough Calthorpe’un İtilaf devletleri adına. 3. 5. Vol.198. İtalyanlar ve Yunanlar tarafından işgal edilmeye başlanmıştır.org/sici?sici=00. İngilizler. 224. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Fransızlar. 102. No. s. petrol rezervleri ele geçirilmiştir. Mondros Mütarekesi ve Petrol Paylaşımı Mondros Mütarekesi. 371-381.5 İngiliz politikasının temeli vazgeçilmez enerji kaynağı olan petrole ne pahasına olursa olsun hâkim olmaktır. “International Politics and Iraqi Oil.1 Birinci Dünya Savaşı’nı kazanan devletler Osmanlı Devleti topraklarının paylaşım mücadelesini Osmanlı Devleti’nin enerji kaynaklarına göre yapmışlardır..

s. “Irak’ta Manda Yönetiminin Kurulması ve Atatürk Dönemi Türkiye-Irak İlişkileri”. 1919 yılında iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermiştir.Rus . s. S 9. Bunlardan birisi yazmış olduğu mektupta “… pasta o kadar büyük ki bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalıdır. 9 Chapman. Ülkeyi ilhak etme yerine.7 Amerikan Standart Oil of New York (Socony) Firması. s. Bu gelişme nedeniyle Socony Firmasının talebi üzerine ABD Dışişleri Bakanlığı İngiltere’yi protesto etmiştir. maddesine göre Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin Başkanı M. Sonuçta tüm velveleye karşı İngiliz ve Fransız petrol şirketleri bölgenin hâkimi olmuştur. 8 1919 Paris Barış Konferansı’nda Başkan Woodrow Wilson Britanya’nın Irak’ta vasi rolünü kabul ettiğini vurgulamıştır. 543. Resulzade Kafkaslar’daki Türk ve Müslüman halkına yönelik katliamın bir an önce durdurulması için Osmanlı Devleti’nden askerî yardım istedi. 8 7 39 . İngiliz . Zira ABD’nin bölge ülkeleriyle ilişkileri. Şubat 2007. Irak Yüksek Komiseri Arnold Wilson’a jeologların petrol araması yönünde talimat vermiştir. ABD’nin Osmanlının bölgeden çekilmesiyle beraber diğer Batılı devletlerle iş birliği içinde.İngilizler kurdukları manda yönetimiyle Irak’ı on sekiz vilayete ve kuzeyde Kürt Bölgesi.” şeklinde görüşlerini belirtmiştir. bölgedeki Türk toplumu da ana vatanın dışında kalmıştır. Bu durum Amerika Birleşik Devletleri’ni rahatsız ediyordu. güneyde Şii Bölgesi ve Merkez Bölgesi olmak üzere üç bölgeye bölmüşlerdir. Bu rehberliğin milletlerarası serbest ticaret kuralları ile yapılması gerektiğini belirtmiştir. Şark Orduları Komutanlığı bünyesinde Jensen. 188. İngilizler petrol şirketleri arasında Irak petrolleri paylaşılmıştı.Ermeni çetelerinin işgali altındadır. Yıl 5. 371-381. bölgede ekonomik ve siyasal nüfuz elde etme çabası içine girdiği görülmüştür. Kadir Kasalak. Amerikan petrol şirketlerinin ayrıcalıklar elde etmeye çalıştıkları Birinci Dünya Savaşı sonrası yıllarda başlamıştır. Benzeri çıkar çatışmaları bir süre daha devam ettikten sonra petrollerle birlikte. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. Azerbaycan Hükûmeti Osmanlı Devleti ile irtibata geçti ve 4 Haziranda Osmanlı Devleti ve Azerbaycan Cumhuriyeti arasında dostluk anlaşması imzalandı. 9 Kurtuluş Savaşı Öncesi ve Sonrası Kafkasya’da Durum 28 Mayıs 1918’de Musavat Partisinin Lideri Mehmet Emin Resulzade’nin başkanlığında Azerbaycan Millî Şûrası Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilan ettiği zaman Bakü. yerli halka medenileşme yollarını öğreteceklerini ve bunlara yakın bir tarihte hürriyetlerine kavuşmalarını neden olacaklarını vurgulamıştır. Anlaşmanın 4. E. Mektubun işgal altındaki İstanbul’da İngilizlerce ele geçirilmesi üzerine Londra. Bunun üzerine Başkomutan Vekili Enver Paşa Azerbaycan’da durumun çok ciddi olduğunu anlayınca “Kafkas İslam Ordusu” adını taşıyan teşkilat kurdu.

bulunan 5’inci Kafkas Piyade Tümeninin Kafkas İslam Ordusunun arasına katılması emrini verdi. XI. Bu nedenler. Almanya’nın bu teklifi Lenin tarafından derhâl kabul edilmişti. 545. Ankara. G. 17 Kasım 1918’de General Tompson komutasında Bakü’ye giren Müttefik orduları “Britanya Petrol Yönetimi” adlı örgüt kurdular. s. 542. Almanya ise düşmanlarının zırhlı ve hava saldırılarına karşı yeterli petrol bulamadığı için karşı koyamamıştır. Anlaşma ile Rusya Bakü’den çıkarılan petrolün dörtte birini veya aylık belli bir kotayı Almanya’ya verecekti.10 Çünkü Alman ekonomisinin ve ordusunun bu petrole ihtiyacı çok fazla idi. 11 W. 1918’in sonlarına doğru Almanya’nın birkaç haftalık petrol rezervi bulunmaktadır. Kafkas İslam Ordusunun Bakü’yü ele geçirmek için harekete geçmesi Almanya’nın planlarına ters düşmüştür. T.. 12 age. Fakat Mondros Mütarekesi’ne göre Osmanlı birliklerinin Kafkasya’dan çekilmesi gerekiyordu. İngilizler Azerbaycan genelinde demir yollarını denetimleri altına alarak Bakü petrolünü Batum’a nakletmişlerdir. Savaş petrol kıtlığına neden olunca Almanya için daha fazla petrol elde etme stratejik bir hedef olmuştur. İngilizleri ve onlarla beraber hareket eden Ermeni çetelerini atarak Bakü’yü fethetti. Böylece Moskova Hükûmeti ihtiyacı olan petrol sevkiyatının devamlılığını temin etmiştir. Yapılan anlaşmaya göre. 3. s. Almanya Rusya’ya Türkleri durdurmak için ağırlığını koyacağını. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ordusunun Azerbaycan ve Dağıstan Harekâtı. Almanları Osmanlı Devleti’ne karşı harekete geçirmiştir. 2002. 13 age. Jensen. 10 40 . Mondros’tan 17 gün önce de Dağıstan’ı kurtardı. Osmanlı kuvvetleri ile Azerbaycan kuvvetleri şehri terk edecekler. Genelkurmay Başkanlığı Basımevi. Çünkü Türk birlikleri cazip petrol kaynaklarının bulunduğu Bakü’yü ele geçirmek üzereydiler.11 Almanya’nın giderek kömür kaynaklarını tüketmesi Almanya’nın içinde kömür kıtlığına neden olmuştur. 61. 1968. s. Almanya Genelkurmay Başkanı Ludendorf. Nasır Yüceer.12 Almanya savaşı sürdürecek gerekli petrolü bulamadığı için ciddi petrol bunalımı ile karşılaşmıştır. Bakü petrolleri konusunda Alman ve Sovyet Rusya’nın çıkarları birleşmiştir. Bakü ve çevresindeki sanayi bölgeleri İngilizlerce işgal edilecekti. 27 Ağustos 1918’de Brest-Litovsk’a ek bir anlaşma imzalanmıştır. Enver Paşa’ya hareketi durdurmaması hâlinde. Yeterli petrole sahip olan Batı orduları modern savaşın faydalarından istifade ederken. Bakü’de 18 Mart 1918’de kurulan komünist yönetimin ilk faaliyeti 1 Nisan 1918 tarihine kadar Bakü’deki Türkleri katletmek olmuştur.C.13 Bu nedenle Almanya Bakü petrollerinin sağlayacağı ekonomik çıkarları Osmanlı Devleti ile olan müttefiklik bağlarından çok üstte tutmaktadır. The Historical Journal. fakat bunun karşılığında da Sovyet Rusya’nın Almanya’nın istediği petrolü vermesinin lazım geldiğini belirtmişti. p. 544. 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi’nden bir buçuk ay önce Osmanlının Kafkas İslam Ordusu Rusları. “The Importance of Energy in the First and Second World Wars”. Osmanlı Devleti’nde görevli Alman subayları geri çekeceği tehdidinde bulundu..

ilk haftalarda demir yollarındaki tıkanıklıklar ve kömür kıtlığı yüzünden çok yavaş oldu. 1921 yılı içinde Nerimanov’un şahsi emri ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Mirza Davut Hüseyinov.asp?id=144. 3. 705-727.tr/v1/yazaryazi. http://www. 41 . 37.17 30 Aralık 1918 tarihinde kömür yokluğundan dolayı birkaç gün Anadolu trenleri hareket edemeyeceğinden. 64. İSH. kazanılan Birinci-İkinci İnönü Savaşları zaferlerin şerefine Azerbaycan halkının yardım için 30 sistern petrol.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=112 18 Gnkur.. S 60. Kars görüşmeleri sırasında Türk delege heyeti. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Kasım 2004. K. 963. 302. Şemseddinov. s.atam. B. Kurtuluş Savaşı Yıllarında Türkiye-Sovyetler Birliği Alakaları. s. 19 aga. 2 sistern benzin. İSH. Fakat nakliyat için yeterli yakıt bulunamaması Osmanlı Devleti’ni oldukça etkilemiştir. 8 sistern kerosin gönderdiğini bildiriyordu. 66. maddesinin gereğinin yerine getirilmesi yani Alman ve Avusturya vatandaşlarının ülkelerine gönderilmesi Osmanlı Devleti’ni büyük sıkıntılara sokmuştur.gov. sevk edilecek efradın terhis komisyonunun tebliğine göre hareket etmesi bildirilmiştir. İstiklal Harbimiz. 1999. Aynı yılın mayıs ayında Azerbaycan Devleti. TBMM Hükûmetine 62 sistern petrol gönderdi ve bundan sonra savaş bitinceye kadar aynı değerde petrol ve üç vagon dolusu kerosin göndermeyi taahhüt etti. ATASE Başkanlığı Arşivi. Türkiye Yayınevi.15 Kömür Kıtlığı ve Terhisler Mondros Mütarekesi’nden sonra terhis işlemleri başlamıştır.tercuman. Bu taahhüdün dışında 1922 yılında Batum yolu ile Azerbaycan 9000 tondan fazla kerosin ve 350 ton benzin gönderdi.. B.com. s. C XX. G. Genelkurmay Basımevi. Batum yoluyla Azerbaycan’dan o dönemin fiyatlarıyla 114 milyon ruble değerinde petrol ihraç ettiler. G. Genelkurmay Başkanlığı Yayınları. Suriye’deki ve memleketin diğer yerlerindeki Alman subay ve birliklerinin İstanbul’a geri gelmesi. 102-1.19 Sefere 14 15 Kazım Karabekir. s. Mondros Mütarekesi’nin 19. www..16 Devletin az sayıda olan güvenlik gücü ülkenin çeşitli yerlerinde patlak vermeye başlayan çete olaylarını ve azınlık faaliyetlerini engellemek yerine Alman ve Avusturya vatandaşlarının kontrolüne ve ülkelerine sevk edilmesine ayrılmıştır. İstanbul.Nakliyattan ve petrol alım satımından önemli ekonomik kazanç elde etmişlerdir.18 12 Ocak 1919 tarihinde terhisleri geciken Suriye’deki efradın kömür tedarikinden sonra peyderpey gönderileceği bildirilmiştir. “Bu konuda Behbud Şah Tahtinski. Ankara.”14 Görüşmeler sırasında verdikleri sözü tutarak Millî Mücadele’de kullanılması amacıyla Türkiye’ye gaz ve benzin vermişlerdir. 63. 17 Mehmet Okur. Bakü petrolleri ile ilgili isteklerini dile getirmiş ve her yıl Türk Hükûmetine Türkiye’nin ihtiyaçları göz önüne alınarak petrol ve petrol ürünleri göndermekle Azerbaycan’ın yükümlü olmasını önermiştir. Baskı. 468. 16 Türk İstiklal Harbi 1 Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı.tr/index. 1969. 23-1. özel olarak Türkiye’ye yardım edeceklerini ancak resmî olarak bir kayıt altına giremeyeceklerini belirtmiştir. A. “Mondros Mütarekesi Sonrasında Osmanlı Devleti’nde Bulunan Alman ve Avusturya Vatandaşlarının Ülkelerine Gönderilme Meselesi”. K.

K. 705-727. ATASE Başkanlığı Arşivi. 111. 111-2. Kültür Bakanlığı Yayınları. İSH. İSH. İSH. Pozantı’daki efradın yaya olarak yürütülerek buradan vagonlara naklinin yapılarak Konya Ereğlisi’ne tahliye edilmesi istenmiştir. 137. mütarekeden sonra memleketlerine gönderilen Alman ve Avusturyalı askerleri taşıyan 3 adet tren katarı kömürsüzlük nedeni ile Afyon’da 3 gün beklediği. K. 111-1. K. 111. 134. K. 24 aga. aga. s.22 6’ncı Ordu Kumandanlığına yazılan yazıda bir taraftan İstanbul’un iaşesi için muhtaç olduğu zahire vagonlarının temini ve diğer taraftan Anadolu ve Bağdat hattının muhtelif istasyonlarında kalmış olan efradın ve muhacirinin nakli için demir yolu şirketinin ihtiyaç duyduğu kömürün tedarikine çalışıldığı ancak şirkete verilen kömür madeninin azlığı nedeniyle nakliyatın aksayacağı bildirilmiştir. G. 56-2. 83.. Mütareke ve Kurtuluş Savaşı Başlangıç Dönemlerinde Türk Demir Yolları Yapısal Ekonomik Sorunlar (1918-1920). s. G. 26 aga. K. 134. 127. B. s. 134. 127. G. 101.000 asker 1919 yılına kadar terhis edilememiştir. terhis edilen askerleri taşıyan 1 adet tren katarının ise yollarda kaldığı bildirilmiştir. vapurda İspanyol nezlesine yakalanmış birisinin bulunmaması şartıyla müsaade ettiğini bildirmesi üzerine Alman hastaların gönderilmesi mümkün olmuştur. 25 aga. 22 Okur. 23 Gnkur. Jeruzalem hastane gemisinin Cenova yoluyla Alman askerî hastalarını nakletmesinin İtalyan Hükûmetinin Osmanlı Sıhhiye Heyetince hastaların muayene edilmeleri ve bu muayenede İtalyan doktorların da bulunması. G.24 Pozantı’daki efradın nakli için Pozantı’dan Konya istikametine iki günde bir tren seferi ayarlanmıştır.çıkan trenler depolardan gerekli yakıtı sağlayamadıkları için yollarda kaldılar ve seferler aksadı. İSH. G. 18 Kasım 1919 demir yolları durum raporunda. 137-1. 137-1.. İSH. kömür vagonu varıncaya kadar Anadolu hududu üzerindeki 20 Mehmet Özdemir. 64. G. 2001. B. 111.. 21 Osmanlı Hükûmetinin Alman hastaların bir an önce memleketlerine gönderilmeleri için gemilerin yakıt ihtiyaçlarının en azından Trieste’ye kadar karşılanması için İtilaf devletlerine müracaat etmiştir. 111-4. 137. Fakat bu vapurun bulunduğu liman kömür almasına müsait değildir. İSH. B.. Ankara.20 Birçoğu yakıt sıkıntısı yüzünden soğuktan donmuştur. Binaenaleyh kömür vapurunun hareketi için 500 ton kömürün buradan itası İstanbul’un istikbali ve emniyeti için gerekli olduğu bildirilmiştir.. 30 Aralık 1918’de toplanan Mütareke Komisyonunda. K.27 Anadolu Demir Yolları Askerî Komiserliğine yazılan yazıda. B. Halep’te 10. 630. 21 Türk İstiklal Harbi 1 Mondros Mütarekesi ve Tatbikatı. 27 aga.25 Ayrıca vesaitsizlik yüzünden Trabzon’daki efrad İstanbul celp edilemediği gibi Sinop’ta bulunan erzak da Trabzon ve Samsun’a gönderilememiştir.26 Trabzon’daki askerin İstanbul’a getirilmesi için Gül Cemal vapuru tahsis edilmiştir. B.23 23 Ocak 1919 tarihinde ise kömür azlığından dolayı İstanbul’a hariçten birlik gelemediğinden mevcut askerle asayişin sağlanacağı bildirilmiştir. 42 . B.

584. 77. 28 Haziran 1919 tarihinden itibaren Versay Dörtler Konseyinde İtalya konuyu gündeme getirdi. s. 395.ankara.32 İngilizlerde Kilimli bölgesindeki kömür ocaklarını satın alarak nüfuz bölgesine sahip olmuşlardır. “Millî Mücadele’de İtalyan İşgalleri”. madenlerin demir yolları ile taşınmasını da kapsamıştır. 31 Ali Sarıkoyuncu. İtalya gizli anlaşmalar ve Mondros Mütarekesi’nde belirtilen yerleri işgal etmesine rağmen tatmin olmamıştır. Zonguldak kömür havzasına el atmak istedi. C 3. “Millî Mücadele Döneminde Eskişehir Mitingleri ve Çekilen Protesto Telgrafları”. S 26. Ayrıca kömür madenlerine ilişkin yeni kararnamelerin Türk Hükûmetince çıkartılmasını sağlamak üzere birbirlerine diplomatik destek sağlayacaklardır.31 Böylece Osmanlı İmparatorluğu’nun madenler yasasına bağlı olmayan Ereğli Kömür Havzası İtalya’ya tanınmıştır. Fransa’nın yanı başında Zonguldak kömür havzasına girdi. Mart 1993. İtalya’nın bu isteği Sevr Anlaşması’yla teyit edildi. K. C IX. Türkiye ile üçlü anlaşma tasarısı maddeleri açısından Fransa ile İtalya arasında anlaşmaya varıldığı not edildi. “Millî Mücadele Döneminde Zonguldak Kömür Havzasında Fransız-İtalyan Rekabeti ve İtalya’nın Faaliyetleri” s. Bu tanınma kömür madenlerinin işletilmesi. 30 Mevlüt Çelebi. İtilaf devletlerinin göz koyduğu havzaya ilk işgal girişimi Fransızlardan oldu. Çünkü önemli ülkeler içinde kendi kömürüne sahip olmayan tek ülkedir. B. Böylece İtalya. 138. İtalyan Hükûmeti. s. s. G. Yıl: 2000.28 Zonguldak Bölgesi Kömür Yataklarının İşgali 1918-1922 yılları arasında siyasi çekişmeler ve çalkantılar nedeniyle Zonguldak kömür üretim sahasında üretim yavaşladı. 250.tr/dergiler/45/784/10081. İngiliz harp gemileri Yunanlara Türk nakliyatı hakkında bilgi vermiş ve Türk gemilerine el koymuştur. Fransız donanmasının ve İstanbul’un kömür ihtiyaçlarının temin edildiği Zonguldak’ın korunması ve ekonomik çıkarlarını korumak bahanesi ile yöreye asker çıkarmışlardır. Amacı Türkiye’den toprak koparmaktır.pdf – 32 Şenalp.edu.29 Fransızların gayesi İngiltere’den önce kömür rezervlerine ulaşmak ve İstanbul’la Anadolu’nun denizden olan münasebetini kesmektir. S 4. 77-2. Ali Sarıkoyuncu. Bu nedenle İtalya. dergiler. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi.nakliyatın kömür miktarı mevcudunun yetersiz olduğu için aksayacağı ifade edilmiştir..30 Konferans’ta tek anlaşmazlık olarak kalan Ereğli konusunda. Yunanlar da Batı 28 29 aga. 51. Fransız Delegesi Clemenceau’nun sert tepkisi ile karşılaşmasına rağmen konunun peşini bırakmayarak konuyu San Remo Konferansı’na götürdü. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 43 . İSH. haklarını kullanırken 1 Kasım 1914’ten önce elde edilmiş tarafsız ve Müttefiklerin işletme haklarına dokunmayacaktır.

silah ve cephane sağlanması. Genelkurmay Başkanlığı. Meydana getirdikleri komisyon üretilen kömürlerin havza dışına çıkarılmasında tek yetkili merci durumunda idi. İlk Meclis gaz lambası ışığında. Kömür işlerini daha önce. Bu nedenle Türk denizcileri ihtiyaç duyulan kömürü almakta sıkıntı çekmişlerdir. s.gov. Fakat Ermeni ve Rum gemilerine anında ve istedikleri miktarda kömür verilmiştir. İnebolu limanları başta olmak üzere Karadeniz limanlarını bombalamıştır. yoksul. saç sobayla ısınarak ortaokulun tahta öğrenci sıralarında çalıştı. İstiklal Harbi’nin Kaynakları Mondros Ateşkesi’nden sonra ülkenin en verimli toprakları ve gelişmiş şehirleri işgal edildiği için bu şehir ve yörelerin üretiminden ve vergilerinden yararlanma olanağı bulunamadı. Yolların. kömür işlerine müdahale edince Zonguldak Kömür Komisyonu bu komisyonun emirlerine göre hareket etmeye başlamıştır. C 3. Halkın yaşama seviyesi oldukça düşmüştür. İstiklal Savaşı’nın kaynakları her bakımdan çok kötü durumda idi. İnsan ve çeşitli üretim mallarından yararlanılan vilayet ve sancaklar çok azdı. İtilaf devletleri kömür komisyonu kurarak buradan istihsal edilen kömürlerin alım satımını ele geçirdiler. giydirilmesi. Osmanlı Kömür Komisyonu ile Zonguldak Kömür Komisyonu yürütmektedir. Çeşitli gıda ve malzemeyi taşımak yakıt kıtlığı nedeniyle çok güçtü. Düvel-i İtilafiye Kömür Komisyonu. 250. 44 . üretimi çok düşük topraklardan ve küçük ticari işletmelerin bulunduğu şehirlerin kaynaklarından yararlanıldı. S 4 Yıl: 2000 s. 1993. her türlü bakımı. Birinci Dünya Savaşı’nda ülkenin gençleri üretim alanından alınıp cepheye gönderilince. ulaştırma araçlarının kötü ve yetersiz oluşu. http://yayim. en verimli ve zengin ticari şehirlerin de düşman işgalinde bulunması nedeniyle. Genelkurmay Basımevi. bu nüfusun tüketici duruma gelmesi sebebiyle üretimde büyük düşüş oldu. Meclis Başkanı’nın kullandığı tek otomobilden 33 Ali Sarıkoyuncu. maaş ve diğer masrafların karşılanması için. 20. mevcut olanların da önemli bir kısmının işgal altında olması ekonomik durumu oldukça kötüleştirmiştir. Komisyonlar ise gaz yağı tenekelerinden kurulu masalarda çalıştı.meb.htm 34 Türk İstiklal Harbi II. İstiklal Savaşı boyunca ordunun insan kaynağı ve bunların beslenmesi. İtilaf devletleri Mondros Mütarekesi hükümlerine aykırı olarak kömür işletmelerine de el atmışlardı.33 Dünya Savaşı boyunca İstanbul’da kurulan Kömür Komisyonu havzadan çıkarılan kömürlerin İtilaf kuvvetleri tarafından istedikleri gibi kullanılmasına imkân vermiştir.tr/dergiler/medergi/3.34 Ayrıca.cephesine ikmal faaliyetlerine engel olmak için Ereğli. Limana gelen Türk gemilerine zorluk çıkartılmıştır. Ankara. “Millî Mücadele Döneminde Eskişehir Mitingleri ve Çekilen Protesto Telgrafları”. Cilt Batı Cephesi 1’inci Kısım. Böylece nüfus kaynağının yetersizliği yanı sıra. Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi.

129-1. s. Türkiye’nin iktisadi Gelişme Tarihi (1914-2004). 21 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 19 ton. B. K.38 22 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 9 ton kömür. G.. Büyük bir ordunun yevmî ihtiyaçları ve ikmal işleri düşünülürse. Kamyon ve benzeri motorlu araçlar ile bunların yakıtları yok denecek kadar azdı. KonyaUlukışla hatları vardı. 126. Atatürk Üniversitesi Yayınları. bu yüzden birçok tahrirat vuku gelmekte ve bazı makinelerde bozulmaktadır. Millî Kuvvetlerin elinde Osmaneli-Eskişehir. Afyon’da 15 ton olup toplam 46 ton kömür depolarda mevcuttur. G.. 15-40 km arası gidebiliyorlardı. B. Kağnı. İSH. s. Bilecik’te 45 ton. Vapurlar ile Kabataş’tan 5 ton maden kömürü ile 204 ton Kozlu kömürü gelmiştir. 126. Taşıt olarak at.41 Fakat taşıma yetersizliği ve haberleşme olanaksızlıkları yüzünden Eskişehir’de çok malzeme kalmış ve bu malzemeler cepheye sevk edilememiştir. 126-1.37 Başkomutanlık Vekâleti Şimendifer Şubesi Müdürlüğüne yazılan yazıda hatlardan taşınan kömür miktarları ve güzergâhları belirtilmiştir. 126. ilkel araçlardı. 1977. B. 41 aga. taşımacılık yapılıyordu. eşekle. 49. 231. İmaj Yayınevi. katır. Eskişehir’de 12 ton. Mustafa Kemal Paşa 25 Mart 1920 tarihinde bu hatlara el koydurtarak askerî yönetim altına aldırttı. Büyük Taarruz öncesi ise bu miktar 600 ile 900 tona ulaşmıştır. Bu hatlarda ise kömürlü 15 ve mazotlu 5 lokomotif ve 717 kadar vagon vardı. Eskişehir’de 10 ton kömür. K. 37 Adnan Sofuoğlu. 38 Gnkur. ancak son menzil noktasından iki gün ileriye gidebilirdi. deve. G. eşek ve araba kullanılmaktaydı. iki veya dört tekerlekli atlı arabalar. 231-3. Ankara. Afyon’da10 ton toplamda ise 29 ton kömür mevcudu bulunmaktadır. Ankara. Genelkurmay Basımevi.başka motorlu araç yoktu. 138-1. 21. Afyon’da ise 10 ton kömür mevcudu bulunmakta olup Haydarpaşa’dan 260 ton kömür tahliye edilmiştir.40 Lokomotiflerde kullanılan kömürler ekseriyetle toz hâlinde olduğundan yarım saatte bir ocağın temizlenmesini icap ettirmekte. 35 Mehmet Fahrettin Kırzıoğlu. 129. 138.. Türk İnkılap Tarihi Ders Notları. s. ATASE Başkanlığı Arşivi.39 27 Kasım 1918 tarihinde Haydarpaşa’da 20 ton. 2004. 126. Yollarda kullanılan ulaşım araçlarının çoğu. Türkiye’nin elinde sadece altı gemi kalmıştı. İSH. K. Sakarya Savaşı sırasında bu hatta günde ancak 320 ton malzeme taşınabildi. 39 aga. B. 45 .35 Ordunun tek vesaiti Birinci Dünya Savaşı’ndan kalmış eski ve cüzi miktardaki otomobil istisna edilirse at ve kağnı arabalarıyla merkep ve deve kollarından ibaretti. Kuvayımilliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu 1919-1921. İSH. K. 40 aga. İSH. 36 Erdinç Tokgöz. o zamanki vaziyete göre memleketin tüm kaynaklarına müracaat edildiği hâlde bile miktarı on binleri geçen bu vesaitle ordu. 1994. 22. G. Eskişehir-Ankara. Erzurum. 14. deve.36 Ancak Eskişehir-Kütahya Savaşları sırasında kömür olmadığı için odun ve hatta vagonlar yakılarak taşıma yapılmaya çalışıldı.

Tekâlif-i Milliye Emirleri Finansmanında Kullanılması ve Kömürün İstiklal Harbi’nin Tekâlif-i Milliye. B. Ankara Tekâlif-i Milliye Komisyonu Başkanı İhsan Bey’in basında yer alan ilk bildirisi halka Hâkimiyet-i Milliye gazetesi aracılığı ile duyurulmuştur. İSH. G. Müdafaa-i Milliye Vekâleti Sevkiyat ve Nakliyat Genel Müdürlüğüne bağlı Menzil Bölge Müfettişlikleri. G. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. dağıtılması. hiç kuşkusuz topyekûn savaşa hazırlık için kriz yönetim planının askerî kanadını iyi düşünülmüş bir hiyerarşi içinde büyük bir özveriyle yürüten. ordu harekât alanında kendi menzil kuruluşu ile ve bu harekât alanı gerisinde Müdafaa-i Milliye Vekâletine bağlı Menzil Teşkilatı ile faaliyet gösteriyordu. Bu emirlerdeki istekleri incelediğimizde.42 Bu emirlerin tamamı kanun kuvvetindedir. Bu görevliler. 9 Ağustos 1921. 91-2. 854. Mali ve iktisadi durumun bozuk olması hususunu Mustafa Kemal Nutuk’ta şöyle izah eder: “Ankara’da bulunduğum süre içinde yalnız ordunun insan ve taşıt bakımından yiyecek ve giyeceğinin nasıl temin edileceği ile ilgili tedbirleri almak ve düzenlemeler yapmakla uğraştım. Mehmet Akif Tural. en mükemmel örneğidir.tr/index. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa. 854. ordunun lojistik işlerini öncelikle ele almış. Ordunun bu savaşı kazanabilmesi için yiyecek. Başkomutanlık Karargâhını teşkil ettikten sonra. 91. 88. daha o zaman topyekûn savunma prensipleri ile ilgili bir plan hazırlamıştır. C XI. Türk ordusunun yokluk içinde imkânsızı başardığı iyice anlaşılır. Menzil Nokta Komutanlıkları ve Menzil Konak Komutanlıklarıdır. ATASE Başkanlığı Arşivi. Tekâlif-i Milliye emirleri adıyla birbiri ardına on emir hâlinde yayımlanmıştır.atam. 46 . depolanması ve kısaca askerî bir terim olan lojistik alanına giren bu faaliyetin aksamadan yürütülmesi güçlü bir menzil teşkilatlanmasını gerektirmekteydi. yurt ve millet imkânlarını en kısa zamanda derleyip toparlayarak tek hedef emrine vermenin..php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=801 44 Gnkur. “Tekâlif-i Milliye (Halka Borcu Kalmayan Devlet)”. K. K. giyecek. B. http://www. İSH. S 32. fikir ve tatbikat olarak.45 42 43 Hâkimiyet-i Milliye. 45 aga. Ankara’da.43 Tekâlif-i Milliye emirlerinin hedefine ulaşmasında önemli görevi üstlenen kuruluş ise. cephane ve bunların taşınmasını sağlayacak araçların ve yakıtlarının bulunmasını hazırlayan bu emirlerin Millî Mücadele’nin kazanılmasında çok büyük etkisi oldu. Menzil Hat Komutanlıkları.gov. Bu plan esasları çerçevesinde bir iki gün içinde yoğun bir çalışma ile 7-8 Ağustos 1921 günleri. 88-1.44 Bu çerçevede iyi bir organizasyon için yakıt kaynaklarının ve kömür ocaklarının idaresi ile kömür hattının kontrolü ordunun denetimine verilmiştir. Temmuz 1995. Tekâlif-i Milliye emirleriyle halktan toplanan ve Türk ordusunun ihtiyacı olan her türlü malzemenin cephe gerisinden cepheye taşınması.

vakum. 116. 54. tasarrufa büyük bir dikkat gösterilmiş israfı önleyici yasalar çıkarılmıştır.47 Kara taşımacılığı yük hayvanı ile yapılmıştır.48 Enerji alanı ile ilgili emirlerle benzin. ağırlıklı olarak karadan yapılmıştır. kara ve demir yolu ulaştırması gerek işgaller gerekse yetersizlikler yüzünden ihtiyaca cevap verememektedir.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=939 47 . Ankara. “Millî Mücadele Dönemi Bütçeleri”. binek hayvanlarının.49 Daha sonra el konulan malzemelerin bedelleri geri ödenmiştir. benzin vakum vesairenin yekûnu ile ortalama fiyatları takdim edilmiştir. Ordunun ve kurumların ihtiyacı için gerekli kömürü nakletmek için yirmi dokuz küfelik bir kömürcü müfrezesi teşkil edilmiştir. aga. C IV. Çünkü deniz. 10 Ağustos 1921. G. Bu verginin madenlere ve kömür amelesine zararının dokunmayacağı. katırların. Ereğli ve Zonguldak havzalarından ihraç 46 47 aga. B. Eskişehir. İSH. 841.. bu verginin kömür alım ve satım işleri ile iştigal eden İstanbul tüccarlarının cebinden çıkacağı belirtilmiştir. makine yağının % 40’ına el konulmuştur. yük hayvanlarının. Afyon ve Konya’daki şubeler tarafından Şimendifer Müdüriyet-i Umumiyesinin belirlediği miktarda ücretsiz veya hesabı daha sonra gönderilmek üzere tedarik etmelerini ve bu hususta her kumandanın kendi mıntıkası içinde sorumlu olduğu bildirilmiştir. gres yağı.50 Kuvayımilliyenin ikmali için Zonguldak’tan ihraç edilmekte olan kömürlerin beher tonundan Müdafaa-i Milliye adına birer lira alınması için Büyük Millet Meclisi Hükûmetince bir geçici kanun çıkarılması istenmiştir. 48 Açık Söz. http://www. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı Yayınları. 92-1. B.Taşıma toplama merkezlerinden menzil müfettişliklerine. oradan cepheye kadar malzeme taşıma işlemi. dört tekerlekli at ve öküz arabaları ile kağnı arabalarının bütün donatımı ve hayvanları ile birlikte. Bilecik. Cephelerin ikmal masraflarının artması üzerine.. Bu durumda başka kaynaklar bulma zorunluluğu ortaya çıkmıştır. 54-1. Bu müfreze nakliye taburunun içinde olunacak ve mahrukat müfrezesinde gösterilecek mahallere kömür nakletmek üzere emre amade bulunacaktır. Dış satımda önemli bir meta olan kömür üretimi artırılmış. halktan alınan vergiler yeterli olmamıştır. Gres yağı beher kilosu 40 kuruştan.tr/index. Cepheye hatta mevzilere kadar mekkâre kolları ile malzeme nakli yapılıyordu. Temmuz 1988.atam. 92. Her hafta çıkarılan kömür miktarını bildirecektir.gov. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. topçeker hayvanların. S 12. tüketime. 50 İhsan Güneş. vakum yağı beher kilosu 32 kuruştan. Ayrıca hatların çalışması için gerekli olan kömür ve odunun. 1998.46 Şimendiferlerin devamlı çalışmasını sağlamak için kömüre ilaveten aseton tedarikine de lüzum bulunmaktadır. 49 Serpil Sürmeli. deve ve eşeklerin % 20’sine el konulmuş ve menzil teşkilatlarının hizmetine verilmiştir. 290. Millî Mücadele’de Tekâlif-i Milliye Emirleri. K. İSH. G. 8 Ağustos 1921’de halkın elinde bulunan dört tekerlekli yaylı araba. K. s. 18 Aralık 1921 tarihinde Harbiye Dairesi tarafından Müdafaa-i Milis Müsteşarlığına yazılan bir yazıyla silah. benzin beher kilosu 33 kuruştan satılmıştır. Kütahya.

http://www. 289.53 İstiklal Harbi’nde Kömür İşçileri TBMM kurulduğunda kömür havzasında çalışan işçinin sosyal durumu son derece kötüdür.1920 yılında 5000 civarında Türk işçisi mevcuttur. 1990. Proceedings of the 11 th Turkish Coal Congress. kanun olarak Mustafa Kemal Paşa tarafından bizzat 12 Ağustos 1920 tarihinde Başkanlığa sunulup 15 Ağustos 1920’de yürürlüğe girdi.org.tr/resimler/ekler/7e87c2f4fc7f7c9_ek. Bu işçiler yörede önemli bir Türk nüfusunu oluşturmaktadır. yıkanmamış kömürden 2 lira vergi alınması kararlaştırılmıştır. Devrek ve havalisinden yapılmıştır. s. Güvencesi olmayan ve düşük ücret alan işçiler yabancı sermayedar ile tefecilerin emri altında ezilmektedir. Zonguldak ve Ereğli kömür bölgesinden çıkarılan maden kömürleri çoğunlukla ihraç edilmiştir. 321. Millî Mücadele’de Zonguldak ve Havalisi. yöre halkının Millî Mücadele lehine kazanılması bakımından etkili olacağı açıktı. 294. yine bu kömürlerden Ruslara verilerek karşılık olarak benzin ve mazot sağlanmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın Mali Kaynakları. Anadolu’da filizlenen yeni devletin maden kömürüne ihtiyaç gösteren bir donanması yoktu ve asıl savaş karada yapılacağından bir donanma kurulması üzerinde de pek durulmuyordu. Anadolu’daki demir yolunda bu yüzden odun veya iç bölgelerde çıkarılan linyit kömürü kullanıyordu. Turkey. 53 Şerife Yorulmaz. Zonguldak ve Ereğli bölgesinin maden kömürlerinin savaş ekonomisi ve savunma hizmetinde kullanılması söz konusu olmadığından dış ülkelerden silah ve cephane alınmasında kullanılacak döviz kaynağı olmak üzere.52 Millî Mücadele Döneminde. Anadolu’da bu maden kömürlerinin kullanılacağı ağır sanayi mevcut olmadığı gibi demir yollarında da kullanılamıyordu. bu bölgede üretilen kömürün işletme sistemini düzene koymayı amaçlamıştır. Kültür Bakanlığı Yayınları.51 Sakarya Savaşı’nın devam ettiği günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen 151 sayılı Kanun ile TBMM Hükûmeti savaş için gerekli olan silah ve cephane ihtiyacını karşılamak üzere. s. Bartın. Ereğli. “Discovery of Coal and Concessions of Coal Mines in Turkey (1829-1937)”. Havzadan çıkarılan kömürlerle kömür nakliyat araçlarının ikmali yapıldığı gibi.olunacak maden kömürlerinden alınacak ihracat resmi. Kömür ocaklarına işçi ikmalleri Zonguldak. Bölgenin İç Anadolu’ya demir yolu ve düzgün kara yolu ile bağlantısının olmaması bu bölge maden kömürlerinin içerilere taşınmasını önlüyordu. Yıkanmış kömürden 3. s. Ankara. Bartın-Amasra.maden. Ankara. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları.pdf 51 48 . 10-12 June 1998. maden kömürü üretimi mümkün olduğu kadar teşvik edilmekteydi. 52 Alptekin Müderrisoğlu. Ayrıca bu kanunla İtilaf devletlerinin kömür havzasından istedikleri gibi faydalanmalarına imkân veren mevzuat yürürlükten kaldırılmıştır. Bu işçilerin çıkaracağı kömürler Kuvayımilliyenin ikmali için önemlidir. Bu nedenle Millî Hükûmetçe işçilerin sosyal durumlarının iyileştirilmesi. Zonguldak bölgesinden millî kuvvetlere ikmal faaliyetlerinde bulunulmuştur. Ayrıca İngilizler bölgedeki bazı Ali Sarıkoyuncu. Zonguldak ve Ereğli bölgesinde de çıkan kömürü bir döviz kaynağı olarak değerlendirerek.

56 Bu şekilde.php?Page=Print&DergiIcerikNo=826&Yer=DergiIcerik 60 Ahenk. Zonguldak kömür havzasındaki maden başçavuşları. 18 Mayıs 1335. mühendis muavinlerinin çoğunluğu da azınlıklardan idi. İSH. Kurtuluş Savaşı’nda Demir Yolculuk. 1989. 58 Ali Sarıkoyuncu. 378. yetişmiş işçilerin askerlik hizmeti için maden ocaklarından ayrılmalarının doğuracağı üretim düşüklüğü önlenmiş oluyordu. makinistler. 331-356. s. 29 Aralık 1919 tarihinde de Zonguldak’ta kömür ocağında çalışan işçileri eşkıyalara karşı can ve mal güvenliklerinin sağlanması için İstanbul’dan iki tabur gönderildi.60 Odun müteahhitlerinin işçilerinden büyük kısmının askere alınması müteahhitlerin demir yoluna verdiği odunların azalmasına neden olmuştur. Mart 1992.55 Zonguldak’ta kömür ihtiyacını temin için ocakta çalışanlar arasındaki fiilî hizmet erbabının askerliklerinin tecil edildiği firari ve bakayadan olanlara da müdahale edilmediği ve birliklerde bulunan madenci erlerin terhis ve ocaklara iade olunmalarının gerektiği belirtilmiştir. ustabaşılar. şimendiferlerin işlememesine sebebiyet vereceği teemmül olunmuş ve ocak sahiplerinin ısrar ve ricası üzerine amelenin işlerine devam etmeleri hususu temin edilmiştir.61 54 28 Nisan 1919 tarihli Ereğli havza-i fahmiyesindeki madenlerde bilfiil çalışacak amele hakkındaki kararname.ameleleri kandırıp Kardif ocaklarında çalışmak üzere İngiltere’ye göndermesi amelelerin hayatını tanzim ve ıslah için kanunun yapılması zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. B. 3799. 20 12 1335. 57 aga. 286. S 23.. memurlar. 6.57 Zonguldak kömür havzasına yabancılarla birlikte. K. İşletmeci Rumların yanı sıra. G. 55 Sarıkoyuncu. mühendis. ateşçiler hatta ocaklardaki kazmacıların bir kısmını da azınlıklar teşkil ediyordu. “Zonguldak ve Havalisinde Millî Mücadele’ye Zarar Verici Faaliyetler”. 49 . 34. Bunların en önemlisi 60 numaralı Rumbaki ocağıydı. Bunlardan başka.54 Ayrıca maden tozlarının satışından elde edilecek gelirin ameleye bırakılması için de kanun hazırlanmış ve bu kanun ise 28 Nisan 1921 tarihinde kabul edilmiştir. Ankara. K. 56 Gnkur. bu kadar amelenin görevlerini terk etmeleri. s.58 En zengin münferit ocaklara yerli Rumlar sahip olmuşlardı. 4127. Türk Tarih Kurumu Yayınları. C VIII. kömür ocaklarında çalışan sekiz yüz Müslüman amele görevlerini terk etmek istemişlerdir.tr/index. Soma ocaklarından çıkarılan kömür miktarı şimendiferlerin ihtiyacını ziyadesi ile karşıladığından dolayı. Ocağın sahibi ise Rumbaki adındaki yerli bir Rum idi.59 İzmir şehrinin Yunan askeri tarafından işgal edildiği haberinin Soma’da duyulması üzerine. 61 Ziya Gürel.10 Eylül 1921 tarihinde 151 sayılı Ereğli Havzasında Maden Amelesinin Hukukuna Dair Kanun kabul edilmiştir. 59 http://www. yerli Rumlar da kömür işletmeciliğine el atmışlardı. İSH. G. 1-9.gov. Kozlu Kömür Madenleri Osmanlı Anonim Şirketini kurmuşlardı. B. ATASE Başkanlığı Arşivi. s. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi.atam. 3899. Ayrıca Yunanlı Arvandis kardeşler İtalyanlarla birlikte.

66 aga. 505.63 İstanbul’un ihtiyaç duyduğu yakıtın temini için Sahra hattının linyit kömürü nakliyatına yer verilmesi ve odun nakliyatı yerine hattın kömür nakliyatında çalışması istenmiştir. İSH. 64-2.62 Ayazma mevcut ocaklarından istihsal edilen kömürlerin naklini temin için Ayazma Kömür Madeni Müdüriyetince tedarikine lüzum gösterilen lokomotifin alelacele temin edilmesi istenmiştir.. İSH. s. Şimdiye kadar Sahra hattının müteahhit namına taşıdığı odun miktarının tespiti. 1-2. Demir yolları boyunca 95 ile 100 vagon yiyecek olduğu hâlde İstanbul’a getirilememiştir. 7. şayet müteahhidin fazla nakliyat yaptırdığı teyit edilirse Odun Nakliyatı Nezaretinden mamur İngiliz zabtına Sahra hattı kumandanı tarafından izahat-ı metne itasını. G. 505.64 Karadeniz müstahkem mevkisine ait odunlara İstanbul Orman Müdüriyeti tarafından yapılan müdahalelerin önlenmesi istenmiştir. G. G. 64 aga. 69 aga. 42-5. ATASE Başkanlığı Arşivi. 39.İstanbul’un Enerji İhtiyacı İstanbul’un ihtiyaç duymuş olduğu kömürün temin edilmesi için yeterli nakliyat aracı temin edilememiştir.. 504. su bentlerini muhafaza eden Belgrat Ormanlarından ağaç kesimi ile kömür naklinin yasaklanması kararı alınmıştır.67 2 Mart 1921 tarihinde İstanbul un. B.. B. İSH. Ormanlarının mıntıka-i akti dâhilince olduğu. K. İSH. İngilizlerin Sahra hattını işgal fikrinde olmadıkları bilakis hattın kendilerine ibraz ettiği hizmetten memnun bulundukları Hariciye Nezaretinden gönderilen tezkerede bildirilmektedir. 42. Ormanlardan elde edilen odunun ormanlarda tahribat yapmasını önlemek için: İngiliz ordusunun ihtiyacından fazla odun nakil edip etmediği eğer fazla nakliyat yapıldı ise: 1. B. 50. 65 aga. 2. 1552. B. 4986. K. 7-1. Hat üzerinde 1 gram kömür bile kalmamıştır. K.68 Linyit ocaklarından çıkarılan fazla miktarda kömürün naklinin temini için hattın yeterliliği imkânı dairesinde desteklenmesine çalışılması Kıtaat Müfettişliğinden rica edilmiştir. İSH.. İSH.. K.65 Belgrat Ormanlarının tahribatı endişe veren bir duruma gelince tedbirler alınması istenmiştir. 1-1. 50 . İSH. 68 aga. B. 67 aga. 1. B. G. K.66 İmalat-ı Harbiye-i Müdüriyet-i Umumiyesine 8 Mart 1920 tarihinde yazılan yazıda Belgrat Ormanlarını harap eden ağaç kesme icraatının yapılmamasının İtilaf kıtaları kumandanlarına tebliğ edilmesi istenmiştir. İngilizlerin İstanbul Ormanlarındaki faaliyetlerinin takip edilmesi neticesinde. Gnkur. 1. 116-1. 4688.. 65. K. 74-2. 83. G. B. G. K. 61.69 62 63 Özdemir. Müteahhidin İngiliz ordusu ile yapmış olması lazım gelen mukavelenamenin tetkik edilerek mezkûr ordunun ihtiyacı ile nakliyat miktarı arasında ne derece muvazene mevcut olduğunun tespiti. G.

260. 962. İSH. 75 Karabekir.G. 74 Ray aralığı 60 cm veya daha az olan araçları buhar hayvan veya insan gücüyle yürütülen küçük demir yolu. Adana’nın kışlık odunu ve kömürü Toroslar’dan sağlanmasına rağmen bu bölgeden tahkimat yapılamayınca yakıt sıkıntısı baş göstermiş olduğundan karne usulüne başvuruldu. Birçok kişi kesesini doldurduktan sonra yasaklama gelmiştir. B. 1.. mezkûr istasyonun Haydarpaşa’ya kadar olan ihtiyacının İstanbul’dan gönderilecek kömürle temini rica edilmiştir. Mezkûr istasyonda mahrukat yokluğu sürekli olunduğu ve bu yüzden trenlerin hareket edemediği için İstanbul’dan kömür istenmiştir. AKDTYK Atatürk Araştırma Merkezi. Ereğli istasyonunda mahrukat yokluğu nedeniyle trenlerin hareket edemediği. Yukarıda iki maddede bahsedilen sözleşme üzerine müteahhit hesabına olan katarların tehiri istenmiştir. 2000. 127. 270.74 Civardaki Erzurum Şenkaya’da kömür madenleri olmasına rağmen arazi pek sarp olduğundan kömür. 131.76 11 Kasım 1920’de Isparta’da Demiralay Kumandanı Hafız Bey’e. s. Örneğin.. kömür ve gaz sıkıntısı çekilmiş. Adana’da odun.131-1.70 İstihbarata göre İstanbul’da 3500 ton kömür bulunduğu ve bunun bir kısmı yani takriben yevmiye 25 tonu istimal edilecektir. Göle’ye kadar arabalarla taşınmıştır.3.. trenlerin odun ihtiyacı Erzurum’dan karşılanmıştır. Vurguncu oduncular türedi. İSH. Bu hâl kasabaya mahrukat vüruduna mani olarak ihtiyacat-ı umumiyeyi memleket temin edilememekte ve ahalice sıkıntıya mucib olmakta olduğundan mahrukatın doğrudan doğruya pazara celbini ve herkesin ihtiyacını pazardan temin eylemesini 70 71 aga. B. İSH. s. 127. 73 Şenalp. G. Fiyatlar yükseldi. 65. Millî Mücadele’de Erzurum (1918-1923). G. Binaenaleyh 500 ton kömürün mezkûr şubenin ihtiyacı için ayrılmasına. Ankara.. Fakat arabalar muhacir arabalarından iki misli yük taşıma kapasitesine sahiptirler. K. 51 . K. 72 aga. K. 76 Haluk Selvi. yazılan yazıda kasabanın ihtiyacı için köylerden gelen odun ve kömür yüklerinin vüruduna meydan bırakmayarak kasaba haricinde bazı efelerle bunların peşine takılan birçok ahalinin yükleri beş on kuruş mukabilinde alıp sahiplerini defettikleri işitiliyor ve görülüyor. Sahipsiz Türk bağları birer arsa hâline geldi.72 Anadolu’da Enerji Meselesi Yakıt kıtlığı Anadolu’nun her köşesinde kendini hissettirmiştir. 65-1. 1-3. s. Bahçelerden meyve ağaçlarının bile kesilmesine izin verildi.73 Göle’ye ormanlardan kereste ve kömür nakli için Kars’tan dekovil hattı kurulmuştur. aga.75 Cepheye kuvvet ve yiyecek sevki için trenlerin çalışması gecikmiş.71 Karargâhı Umumi Şimendifer Şubesi. 505. kalan 3000 ton kömürün kumpanyalara tevzi edilmek üzere şubeye verilmesi istenmiştir. B.. Erzurum’da yakacak sıkıntısı çektiği için ordu ihtiyacını terk edilmiş evlerin enkazından karşılamıştır.

ATASE Başkanlığı Arşivi. 57-2. su ve hava gazı ve körfez vapur şirketlerine verilmektedir. 186.htm 82 Gnkur.78 İstanbul’da odun. 127. B.batul. K. su.pdf s. Ankara. Hafız İbrahim Demiralay’ın Hatıratı.80 Ayrıca kömür yatakları da işgal edilmiştir. İSH.edu. 7.deu.Ü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü Yayınları. K. Isparta. 2 Nisan 1919 tarihinden itibaren ocakların kendilerine teslim edilmesi ve 77 Bayram Kodaman-Hasan Babacan. B. 79 Sabahattin Özel. 57. Fındıkkabuğu idareli olduğu için odunun işlevini fazlası ile yapıyordu. 78 www. 83 aga. Anadolu ve Bandırma hattına. 1998. mensucat fabrikalarına. G.82 Bunun üzerine 27 Ekim 1918 tarihinde ve Anadolu hattına 500 ton kömür teslim edilmiştir. K. Üstelik Aydın ve Turgutlu askerî hat müdürlerinin ortak imzalarıyla hat komiserlerine verilen yazıda. askeriye için bahriyede bulunan askerî vapurlara. 57. 1991. şimendifer ihtiyacına yetecek kadar kömürün temin edilmesi istenmiştir. G. 250. Alınan kömürlerin parasının ara sıra verilmesi kömür sevkiyatını aksatmaktadır. 81 Metin Ayışığı. İnsanlar sırtında kömür ve odun taşımaktadır. İzmir’deki askeriye fabrikalarına. 144. İSH..83 Bu haksız müdahalenin önlenmesi için İngilizler nezdinde yapılan teşebbüsten bir netice çıkmadığı gibi.tr/~metinay/manisa.77 Millî Mücadele sırasında da Zonguldak kömür havzası ve Soma yataklarından faydalanamadığımız için Afyon’un güneyindeki Sultan Dağları’nda bulunduğu bilinen linyit yatakları ve demir yollarına yakın diğer bazı yataklardan linyit üretilmiştir. http://w3balikesir. Soma kömür ocaklarından ihraç olunan kömürlerin şimendifer idaresince İzmir’deki hava. Türk Tarih Kurumu Basımevi. Ekim 1994 Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği. Soma ve Nazilli ocaklarından çıkarılan bu kömürün 300 ila 350 tonu. s. Isparta’da Millî Mücadele. 127. S. ATASE Başkanlığı Arşivi. İSH. s. B. 17. 80 Gnkur.5 kuruş olan bir çuval fındıkkabuğu 20 kuruşa çıkmıştı.teminen Merkez Memurluğu maiyetine Demir Alayından 10 süvari neferinin terfiki istenmiştir. İşgal askerleri istedikleri kadar geçici olarak gelmiş olduklarını ifade etseler de bu gelişmeler Manisalıları huzursuz etmeye yetmiştir. Fransız temsilcileri bu durumun mütareke şartlarına aykırı olmadığını bildirdiler... kömür sarf eden Aydın ve Kasaba demir yollarına. 6. G./MURAT%20SACLI.81 Soma kömür ocaklarının Fransızlar tarafından keyfi işgali Babıaliye yazılmıştı. Odun yerine fındıkkabuğu yakılıyordu. “Millî Mücadele’de Manisa” Kurtuluş Özel Sayı: 7.D. tramvay ve vapur kumpanyalarına verildiğinden dolayı.tr/mak/bitirmetezleri/. Millî Mücadele’de Trabzon. 6-1. 52 .79 Soma Kömür Yataklarının İşgali Soma ve civarındaki ocaklarda vasati 300 ton kömür Aydın hattı güzergâhındaki Söke ve Nazilli ocaklarında toplam vasati 100 ton kömür ihraç olunmaktadır. kömür derdinden kül olanlara Trabzon’a gitmeleri tavsiye edilmiştir. 57-1. Şehrin bir kısmı elektrikle aydınlatılmaktadır.edu.

İSH.85 Anadolu’da kömür kadranının tükendiğini Anadolu ve İzmir hatları seferlerin kesintiye uğradığını ve efradın gerekli yere gönderilemediği ifade edilmiştir.86 Ayrıca. 87 aga. Temmuz 1992.tr/index.. İstanbul ve Anadolu demir yolu hattının kömür ihtiyacı için 50 ton Soma kömürünün Afyonkarahisarı’na derhâl sevk ve itasına başlanılması istenmiştir. İSH. B.dzkk. K. K. ocaklarda çalışanların merkeze celp edilip edilmeyeceği. en uygun zaman ve mekân koordinesi ile başarıyla sürdürülmüştür. Bu maksatla. Çünkü Burhaniye ocaklarının işletilmesini sağlayacak yetişmiş amele ve usta ve araçlar yeterli değildir.Soma kömür ocaklarındaki malzemenin ocakları işgal eden Fransızlara verilip verilmeyeceği. C VIII. 183. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 86 aga. Binaenaleyh ordu bu tertibatta yandan iaşe edilebilecekti. G.87 Daha sonra Eğridir .gov. G. “Türk İstiklal Mücadelesi Konferansları”..tr/turkce/TarihiMiras/GenelTarihce.Soma maden ocaklarının bırakılmasının istendiği bildirilmiştir.Soma ocaklarının Fransızlara teslimi.tsk.asp 53 . G. S 24.mil. 92.84 muhafazası için bir müfrezenin İzmir valisine yazılan yazıda. İSH. 51-1. İSH. teleferik hattının teslim edilmesini ve teslimde hiçbir güçlük çıkarılmamasını istemişlerdi. K. Bu sebeple İstiklal Savaşı boyunca TBMM Hükûmetine bağlı birimler çok sınırlı imkânlarla çalıştı.89 84 85 aga. 33. B. mahalli tekneler ve gönüllüleri son derece başarılı bir şekilde örgütlemiş.. 33-1.Denizli tren hattının kabiliyeti 400 tona çıkarılarak tedbir alınmıştır. aga. 841.ocaklarda bulunan askerî memurların geriye çağrılması. 127.. 24 Ağustos 1920’de “Millî Müdafaa Vekâleti Umuru Bahriye Müdüriyeti” kuruldu. Özellikle yurt dışından gelen malzemenin taşınması için deniz taşımacılığı büyük önem taşıyordu. 92-1.atam. 88 Cevdet Kerim İncedayı. Umuru Bahriye Müdüriyeti.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=568 89 http://www. 2. Bunun üzerine.88 Karadeniz’de Yakıt Taşımacılığı Osmanlı donanması İtilaf devletlerinin elinde bulunuyordu. K. 3. Karadeniz’de kaçak olarak bir deniz nakliyat teşkilatının meydana getirilmesi hayati bir harekât ihtiyacı olarak ortaya çıkmıştır. yerli kömüre ihtiyaç kalmamasından dolayı Aydın hattının ve İzmir kömür merkezinin kaldırılıp kaldırılmayacağı. B. 1. http://www. ocakların. 1492 2948. düşman gemilerinin hareketlerini izlemek üzere güvenilir bir istihbarat ağı tesis etmiş ve bu nedenle lojistik nakliyat. İzmir’in yakıt ihtiyacını karşılayacak yeni keşfedilen zengin kömür madenlerinin bulunmasına rağmen istifade edilememektedir. 51.

2007. İstanbul-Akçakoca ve Trabzon-Akçakoca arasında yapılan deniz nakliyatını sevk ve idare etmek. Ancak temmuz ayında aynı sorun tekrar etmiş. yakıt olarak kullandıkları kömürün azlığı ve kömür sağlanmasında yaşanan zorluklar olmuştur. Örneğin 20 Mayıs günü Harbiye Nezaretine çektiği telgrafla gemiler için 500 ton kömür istemiş. 211. bölgesindeki deniz taşımacılığını düzenlemek ve limana gelen gemilerin kömür ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamaktır. İstanbul’dan İnebolu ve Trabzon’a taşımacılığın en önemli duraklarından birisi Ereğli Limanı’dır. 91 Türk İstiklal Harbi. Cevaben kömür buhranı dolayısıyla talep edilen kömürün gerek şimdilik gerek yakın bir zamanda buradan itasına imkân olmadığı bildirilmiştir. Genelkurmay Basımevi. 17 Nisan 1921 tarihinde Ereğli’de kurulmuştur. önce 8 Eylülde Şam vapuruyla daha sonra 20 Eylülde Giresun vapuruyla kömür getirilebilmiştir. Ereğli Limanı.91 Millî Mücadele’nin ilk yıllarında fazla gemi olmamasından dolayı deniz taşımacılığında gecikmeler meydana gelmiştir. Şahin vapurunun tamiratının hitam bulmadığı. aynı zamanda bölgesindeki nakliye gemi ve araçlarına lojistik destek ve üs kolaylıkları sağlamak üzere. Ankara. Ulaştırma filosundaki gemilerden motorlu gambot dışındaki tüm gemiler kömürle işlemektedir. 1964. Alemdar vapuru kaçırılarak Kuvayımilliyeye iltihak etmek üzere limanımıza iltica etmesiyle Rusya’dan yapılan taşımacılıkta görevlendirilmesi İstiklal Savaşı’nda önemli hizmetler yapmıştır. Bu gambotların başlıca sorunu. Komutanlığın başına ise Güverte Binbaşı Hulusi Bey (sonradan Tuğamiral Hulusi Gökdalay) getirilir. “Kurtuluş Savaşı Döneminde Denizcilik Faaliyetleri” Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi. Doğu Karadeniz limanlarından Batum ve Novorosiski’ye yük almak üzere giden gemilerin arkasından kömür göndermek zorunda kalınmıştır. Aynı günlerde 9’uncu Ordu müfettişi olarak bölgede görev yapan Mustafa Kemal Paşa da bu gemilerle yakından ilgilenmiştir.Rus limanlarından başlayan taşımada sivil motorlar çalıştılar. Karadeniz Ereğli Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı. Gül Cemal vapurunun Trabzon’a seferi için muktezi 500 ton kömürün buradan itası için Nafia Nezaretine yazılmıştı. C V. Batı Karadeniz’deki askerî taşımacılığın en önemli merkezi durumuna gelmiş ve Kurtuluş Savaşı süresince bu önemini korumuştur. Tuapse Şehbendirliğinden 90 Serdar Hüseyin Sayar. bu kez ancak iki ay sonra. İlerleyen günlerde de bölgede görevli komutanların kömür isteği devam etmiştir. Ankara. s. Aydın Reis ve Preveze gambotlarını Ruslar teslim edeceklerinden yakacakları kömür ile mürettebatın Tuapse’ye izamı. Komutanlığın başlıca görevi.90 Kömürün kaynağı Zonguldak olmasına rağmen Zonguldak Limanı’nın açık liman olması ve şehrin her an İtilaf kuvvetlerinin işgaline uğraması olasılığı nedeniyle burada bir merkez kurmak son derece zordur. Örneğin. 212. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. bu isteğe karşılık Giresun vapuruyla 13 Haziran günü 500 ton kömür gelmiş ve gemiler tekrar aktif duruma geçmiştir. 54 .

s. Fakat demir yolu kıtalarında odun temini için görevlendirilen amele taburları kalmadığından bu iş müteahhitler eliyle yapılmaya çalışıldı. Samsun ve Trabzon limanlarından da temin etmişlerdir. Odun Tedariki Kömürün hem pahalı hem de tedarikinin zor olması kalorisi az olan odunun yakıt olarak kullanılmasına neden olmuştur. Kömür ve mazotun bittiği ağustos ayının sonunda Batı bölgesindeki il ve sancaklara odun sağlanması istenmiş ise de bir sonuç alınamamıştır.92 Daha sonra Yunanlardan Enosis ve Uranya adlı yük gemilerinin ele geçirilmesi ile kömür nakliyatı daha düzenli hâle gelmiştir. 96 Nuri Köstüklü. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. 2002. 1999. Ergün Aybars. 55 .bildirilmektedir.041 ton. Fakat onlara da para verilemedi. Sinop. Deniz Kuvvetleri Yayınları. Isparta ve Burdur Sancakları. Türk gemilerinin ihtiyacı olan kömür daha kolay sağlanır olmuştur. 51. 86. 1922 yılının Eylülün ilk yarısında 680 ton kömür Zonguldak’tan Trabzon’a gönderilerek depo edilmiştir. Askerî taşımalar için veresiye odun verildiği hâlde. s. 85.000 ton. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1. Batı Cephesi’ni her bakımdan beslemiştir ve 9 Eylül tarihinde İzmir’in kurtarılmasıyla ulaşılan mutlu neticeye önemli katkısı olmuştur. 1986. 319-334. para alamayan müteahhitler iş yapmadılar. Ankara. s. Birkaç gemiyle başlayan bu ulaşım giderek güçlenmiştir. Millî Mücadele’de Denizli. 95 age. Odun müteahhitlerine para verilmemiştir. 1920 yılında 569.95 El konulduğunun ilk aylarında lokomotifler kömür ve mazotla işlemişlerdir. 130. Bu isteğe en çok Kütahya ve Bilecik’ten ilgi gösterilmiştir Çardak halkı tarafından ilk gün zarfında Hamidiye ve Çardak istasyonlarında 400 araba odun indirilmesine rağmen yeterli olmamıştır.94 Trenlerde yakıt için yeni bir alternatif olarak petrol ile işleyen sistem kuruldu. Doğudan batıya silah ve cephane taşıyan gemiler dönüşlerinde Zonguldak’tan kömür yüklemişlerdir. odun 92 93 İstiklal Harbi’nde Bahriyemiz. 1922 yılında 41.96 Eylül 1920 başından itibaren trenler için çok miktarda odun ihtiyacı hasıl olmuştur. s. Ankara. 94 Özdemir.93 Zonguldak kömür havzasının yönetimi TBMM Hükûmetince yürütülmeye başlanmasıyla. Gemiler kömür ihtiyaçlarını Zonguldak. s. Mezkûr mürettebatla icap eden kömürün sevki için gerekli malzemenin önceden alınarak şantiyede stoklanması istenmiştir.044 ton kömür Zonguldak’tan istihsal edilmiştir. Odun müteahhitleri ile birçok sorun yaşanması yakıt ihtiyacının artmasına ve nakliyatın aksamasına neden olmuştur. Ege Üniversitesi Basımevi. Düşmanın deniz kontrolü altında en müşkül şartlar altında kömürle ikmal edilen ihtiyar teknelerle üç yıl boyunca yapılan nakliyat. 1921 yılında ise 340.. Ormanlardan kesilen odunun demir yolu boyunca uygun yerlere taşınması için gereken yük hayvanının bulunmaması odun tedarikini güçleştirdi ve demir yollarındaki taşımacılığın tamamen durmasına neden oldu.

s. Müteahhitler ise idareden para alamadıkları için bu vergiyi ödeyememektedirler.kesmek için müteahhitlerden orman vergisi peşin istenilmektedir. 14 Şubat 1921 tarihinde Nafia Vekilliğine gönderilen yazıda İnönü Muharebesi’ni usulsüz kesildiği ileri sürülen odunların kazandırdığı belirtilmiştir. age. Böylece odun sağlamak oldukça güç olmaktadır. 13-14 Şubat 1921 günü askerî taşımalar için gerekli yakıt bulunmamıştır. Çare olarak kurumlardan odun toplanmış.98 Sakarya Savaşı’nın en bunalımlı zamanında yeterince kömür ve odun depo edilmediğinden dolayı odunsuz ve kömürsüz kalınmıştır.000 lira ilave edilerek linyit üretimi için yapılacak masrafların karşılanması düşünülmüştür. Vatanın teminatı olan ormanlarımızın korunması için bu zor şartlar altında Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilen 8 Ocak 1921 tarih ve 82 sayılı Kanun’la Nafia Vekâleti bütçesine 60. müteahhitlere verilecek paradan o kadar vergi kesilmesi ve bu vergilerin askerî taşımalar karşılığı olarak idarede kalması gerektiği bildirilmiştir. tüccar ve fabrikatörlerin elinde demir yollarının işletilmesi için büyük önem taşıyan maden kömürlerinin teminini yurt içinden ve yurt dışından sağlamıştır. 52-53. ateş açma yetkisi verilmiştir. orman memurları trene yüklettirmemişlerdir. istasyonların ahşap kısımları ve parmaklıkları kesilmiştir. Yakıt sıkıntısı nedeniyle kömür fiyatlarında kısa zamanda büyük artışlar olmuştur. Kömür Tedariki Esas sorun. kömür tedarikinin zor olması ve tedarik edilebilinen kömürün pahalı olmasıdır. 34. Kanunun mucip sebeplerinde demir yollarına yakın olan ormanların yok olma tehlikesinde olduğu belirtilmiştir. Genel Müdürlükten Nafia Vekâletine gönderilen 7 Ocak 1922 tarihli telgrafta 250 ton tuğla hâlindeki 97 98 Gürel. eksilen yakıtın yerine konulamaması. 12 Kasım 1919 yılında 14 lira olan kömür fiyatı 18 Kasım 1919’da 20 liraya çıkmıştır. hat kenarındaki ağaçlar. s. Bu durumda paralarını alamayan müteahhitler işlerini bırakacakları için trenler işlememiştir. Ülkemizin ihtiyaç duymuş olduğu.. Döğer ile İhsaniye istasyonları arasında müteahhitlerin topladığı 300 m³ odun önemli askerî taşımaların olduğu bir sırada. Döğer istasyonundaki otuz vagonluk odunu almak için gönderilen trenin orman memurlarının engel çıkarmalarıyla karşı karşıya gelinmiştir. 56 . Tüm güçlüklere rağmen 3000 m³ odun sayesinde İnönü Muharebesi sevkiyatı temin edilmiştir. Ankara İtilafnamesi kömür meselesinin çözümüne önemli katkı yapmıştır. Odunların taşınması sırasında hırsızlıklara engel olunması için vagonların başına nöbetçi konulmuş. Ayrıca Orman İdaresi 23 Aralık 1920 tarihine kadar müteahhitlerin demir yolları idaresine verdikleri odunları kaçak oldukları gerekçesiyle el koymuştur.97 17 Şubat 1921 tarihli yazıda 100 kiloluk beher kantar için 15 kuruş vergi alınması İktisat Vekilliğinden Orman İdarelerine bildirildiğinden.

İdare ise günde 100 ton odundan fazlasını elde edememektedir. B. 182. elde para olmadığından. G. 105. Bu gemiden sekiz gün sonra ise 13 Şubat 1922 tarihinde 2675 ton kömürle Zonguldak’tan yola çıkan ikinci bir gemide İtalyanlar tarafından el konularak kömürlerinin İstanbul’da ucuz fiyattan sattırıldıkları anlaşılmıştır. 101 Gnkur. odun depo edilmesi işine hız verilmesi gerektiği Erkânıharbiyeiumumiyeden Garp Cephesi Komutanlığına bildirilmiştir. Zonguldak Osmanlı kömür şirketi ile iki ay içinde 8000 ton kömürün teslimi üzerine anlaşma yapılmıştır.99 24 Ocak 1922 tarihli Nafia Vekilliğinin telgrafında.102 99 age. Zonguldak’tan alınan kömürün önemli ve acil taşımalar için kullanılması.. Diğer taraftan Kardif kömürlerini satmak isteyenlerin önerileri başlamış olduğundan Umum Müdürlük kömür cinsleri ile fiyatları hakkında bilgi istemiştir. İSH. ayrıca Fransız demir yolundan ödünç 500 ton kömür alındığı 10 Ocak 1922 tarihli telgrafta bildirilmektedir. s. Zonguldak Osmanlı kömür şirketinden 4000 ton kömür satın alınmasına karar verildiği. B. 29 Mart 1922’de Ararat isimli Fransız bandıralı bir gemi ile 1276 ton Ereğli kömürü gelmiştir. 102.. G.5 liradan Mersin teslimi olduğu bildirilmiştir. ATASE Başkanlığı Arşivi.kömürün satın alınıp kullanıldığı. İSH. Fakat mali durum bu teklifleri karşılamaya yeterli değildir. s. 1922 yılı içinde Garp Cephesi’nin istediği taşımalar artmış günlük 250 ton veya 100 ton kömür gerektirecek bir duruma gelmiştir. 100 57 . ileride yapılacak önemli taşımaların yakıtlarının şimdiden depo edilmesi gereğine rağmen mali durum kömür depolamaya elvermemiştir. odun yakmanın bu görevleri kömür gibi karşılayamayacağını.. 234. ordunun yoğun işlerinin çıktığını. Askerî bakımdan. Demir yollarına kömür getirmekte olan Fransız bandıralı Espuvar adlı vapurun 5 Şubat 1922 tarihinde yola çıktığı fakat yolda Yunanlar tarafından el konulduğu ve Pire limanına götürüldüğü bildirilmiştir. odun vagonlarının taşınması için de makine sayısının yeterli olmadığı. 234-1. 33. 183. odun ile işletme yapıldığı takdirde hat üzerine odun depolarının da kurulması gerektiği. 100 Odun müteahhitlerine para verilemediği için yeterince odun alınamamakta ve bu nedenle kömür yakımı artmaktadır. 33-1. Rusya isimli gemide 2500 ton kömürle yola çıkmıştır. 102 aga. Zonguldak’tan gelen kömür vapurunun.101 Kömür sıkıntısı nedeniyle İstasyonlar arasındaki vagonlarda erzak ve mühimmat nakil edilememekte nakliyat mümkün olmamaktadır. Bu gelişmeler üzerine Ereğli kömürünün kullanılması imkânı kalmamıştır. K. Günlük 100 ton daha kömür gerekmektedir. boşaltılması bir sorun olmuştur. Ararat gemisinin boşatılması için Osmanlı Bankasından borç alınmıştır. kömür alacak paranın da mevcut olmadığı bildirilmiştir. tonunun 15. age. bir vagon kömüre altı vagon odun karşılık geldiği. K. Nafia Vekâletine gönderilen 21 Ocak 1922 tarihli yazıda.

108 Şenalp. 143. Türk ordularının 1920 yılı sonunda Doğu Cephesi’nde ileri harekâta geçmesi sonucu Ardahan ve Artvin’den sonra nihayet 23 Şubat 1921 tarihinde Batum şehrinin ele geçirilmesi sonrası. Ankara.pdf 58 .109 Ruslar. 106 Özel.103 Saldırı neticesinde Samsun petrol deposunda yanan mallar ise şunlardır: 4496 teneke Amerikan gaz yağı.000 kilo benzin tahrip olmuştur. 134-1. ATASE Başkanlığı Arşivi. s. Mesela. Fakat ödeme konularında sıkıntıya düşülmesi sıkıntılara sebep olmuştur. Mesela Adana’da gaz yağı yoktu. 107 Gnkur. 1978.107 Ayrıca sıkıntı nedeniyle tüm yurtta akaryakıt satışları da karneye bağlanmıştır. s. 19. G. s. s. Taraflar arasında varılan bir anlaşma uyarınca 25 Mayıs 1922’den itibaren yıkanmış kömür karşılığında akaryakıt alınmıştır.106 Daha sonra benzinle çalışan gerek deniz gerek kara motorlu araçlarıyla uçakların ihtiyaçları da bir süre Sovyet Rusya’dan kömür karşılığında sağlandı. götürülecek eşya karşılığında gaz alınmak suretiyle ticaret yapılabileceği bildirilmişti. Daha sonra Ruslardan kısa müddet para karşılığında benzin temin edilmiştir. Acilen ödeme yapılması istenmiştir. 176-177. 134.Benzin ve Gaz Yağı Tedariki Kömür ve odun sıkıntısı yanında benzin ve gaz yağı sıkıntısı ithalat ve ödeme güçlükleri nedeniyle hat safhaya ulaşmıştır. Mayıs 1921’de Trabzon vilayetinden yapılan bir tebliğde Rusya’nın Karadeniz sahilindeki limanlarına tüccar gemilerinin ve motorlarının girmelerinin izin verildiği. 109 http://www. K. 89. Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi Yayını.108 İstiklal Harbi döneminde memleketin her yöresinde petrol aramaları devam etmiş yabancılar birçok bölgede arama çalışmaları yapmıştır. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. 41.800 teneke Rus gaz yağı. Bu sıkıntılı durum Samsun limanına yapılan saldırı neticesinde ve önemli miktarda akaryakıt tahrip olmuştur. “Amerikan Gizli Belgeleriyle Türkiye’nin Kurtuluş Yılları”. ikisi makine sınıfı olmak üzere dört subay ve birkaç er gönderildi. bu nedenle gaz satışı da vesikaya bağlanmıştır. Örneğin üç ayı mütecaviz bir zamandan beri Levazımat-ı Umumiyesi İsmail Hacı Paşa’nın ve Üçüncü Ordu Kumandanı’nın emirleriyle Gül Cemal vapuruyla Levazımat-ı Umumiye namına Batum’daki fabrika hâsılatından 6448 sandık gaz yağı gönderilmesine rağmen hiçbir ödeme yapılamamıştır.105 Bu çaba ile sıkıntı azaltılmaya çalışılmıştır. İstanbul. akaryakıt temini konusunda en önemli kaynak olmuştur.700 teneke ticari gaz yağı.104 Rusya. 1964. Erzurum ve 103 Türk İstiklal Harbi. 270. s. 235. 105 Mustafa Hergüner. Trakya’nın Yunan işgali zamanında Mürefte ve Şarköy havalisi petrol ihtimal ve imkânları bakımından Standard Oil Kumpanyası tarafından etüt ve tetkik ettirilmiştir. 33. Subayların başlıca görevi. İSH. 104 Orhan Duru.mta. mazot.tr/mta_web/kutuphane/mtadergi/72_15. B. 88. 6000 kilo Rus benzini. Doktora Tezi. Batum’a ikisi güverte. gaz. Kurtulus Savaşı’nda Denizciliğimiz. benzin ve makine yağı gibi maddeleri kömür veya para karşılığı bulmak olmuştur.gov. Rapor hükûmetimize verilmemiştir.

18-2. 18. s. B. 57-1. teleferik tesisleri ve ambarlardaki tüm malzemeye de el koymuştu.. G. 860. burada kaliteli petrol çıkmasına rağmen vasıtasızlık yüzünden işletilememiştir. s. 231. Otomobillerin tamiri ancak cereyanın isalesiyle vasıl olabileceğinden kumpanyanın talep ettiği paranın temini istenmiştir. 57. 263. İSH.s. K. B. G. ATASE Başkanlığı Arşivi. bozuk bir kamyonu tamir ederek enerji üretir hâle getirdi ve marangozların yardımı ile röntgen odası yaparak yaralı erlerin röntgeni alınmıştır. Tercan’da bir petrol kuyusu kazdırmış. İstikbal gazetesi İsviçreli mühendisin Trabzon’da elektrik tesisatı kurmak istediğini belirten yazısında elektrik tesisinin millî sermaye ile kurulabileceği.115 Levazımatı-Umumiye emrindeyken son teşkilatta Otomobil Müfettişliği emrine verilmiş Ahır Kapı Tamirhanesinin cereyan verilmediğinden dolayı iki aydan beri çalışmadığı ve Nezaret emrinde tamire intizar eden birçok otomobilin tamir edilemedikleri Ahır Kapı Tamirhanesi müdürü tarafından bildirilmiştir.tr/~metinay/manisa. 151. İSH.114 Isparta Kızılay Hastanesinin bir röntgen makinesi olmasına rağmen bu röntgen makinesini işletecek elektrik yoktu. ATASE Başkanlığı Arşivi. Bu durum ise. millî servetin ecnebi bir şirketin kasasına gideceğine millî ve mahallî bir şirketin cebine dolsun denilmiştir. 115 Köstüklü. 14 yaşında elektrikçi Necati adındaki bir genç. 116 Gnkur.çevresinde petrol kuyuları açmış ve işletmişlerdi. Fakat Ermeniler Hasankale ve Hınıs’taki bu petrol kuyularını geri çekilmeleri sırasında kullanılamayacak duruma getirerek iptal etmişlerdi. Erzurum Belediyesinin gelirlerini artırmak için çalışmalara başlamış. K. B. millî iktisat fikrinin uygulanması için önemli bir altyapı oluşturmuştur. 1920 yılında bu kuyular tekrar işletmeye açılmıştır. 231-2.116 110 111 Selvi. Vali Hamid Bey. Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği http://w3. 1922 yılında da Erzurum vilayeti içindeki petrol madenlerini işletme hakkı Mirza Esadullah’a verilmiştir. 221. 145. K. benzin gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorluk çekmiştir.110 Yakıt Sıkıntısının Sanayiye Olan Etkileri Enerji sektöründeki millî bilinçlenme.edu.111 Soma’daki kömür ocaklarına el koyan Fransız birliği. 112 Metin Ayışığı. G.htm 113 Gnkur. gres yağı. 127..balikesir. İSH. Örneğin. 59 .113 Ordu ihtiyaç duyduğu vakum yağı. “Millî Mücadele’de Manisa”Kurtuluş Özel Sayı: 7 Ekim 1994 Manisa’yı. 114 aga. Özel. İzmir’deki Nafia kuruluşlarının ve askerî fabrikaların kömürsüz kalması demekti.112 Ahiren kömür ihraç alınmış olduğundan mensucat fabrikalarına ve hava gazı şirketlerine ihtiyaçları kadar kömür verilememektedir.

askerî erzak. idari ve teknik yetersizlik devlet çarkının felç olmasına neden oldu. 60 . Kömür. iki milletin bütün varlıklarıyla. dağıtılması. Millî bilinçle orduyu ve milleti birleştirerek maddi imkânsızlıkların yaşandığı bu dönemde Mustafa Kemal Paşa çok yönlü ve komutanlık vasıflarına sahip bir yönetici olarak. depolanması ve kısaca askerî bir terim olan lojistik alanına giren bu faaliyetin aksamadan yürütülmesi için güçlü bir teşkilatlanmayı oluşturmuştur. Türk milleti Kurtuluş Savaşı’na bu koşullar altında başlamıştır. Fakat odun da bir süre sonra teknik ve mali yetersizlikler nedeniyle bulunamaz oldu. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Kuvayımilliye ve Müdafaayı Hukuk Cemiyetleri altında örgütlendi. Ülkenin her yerinde karaborsa oluştu. Mondros’ta ağır bir mütareke imzalamak zorunda kaldı. bütün maddi ve manevi güçleriyle karşı karşıya gelmesi ve bir ideal için vuruşması demek olduğunu. benzin bulunmaz bir meta hâline geldi.Sonuç Birinci Dünya Savaşı Almanların yenilgisiyle sonuçlanınca her türlü başarı şansını kaybeden Osmanlı Devleti. İtilaf devletlerinin enerji kaynaklarına el koyması ise şartları daha da zorlaştırmıştır. Mustafa Kemal Paşa. lağvedilen orduların subay aileleri. iaşe ve mühimmatı taşıyacak araç ve yakıt sıkıntısı nedeni ile ülkede hayat durma noktasına geldi. Ormanlar düzensizce kesilerek tahribata neden olundu. Türk ordusunun ihtiyacı olan her türlü malzemenin cephe gerisinden cepheye taşınması. “harbin iki ordunun değil. Mustafa Kemal Paşa başlatmış olduğu seferberlik. Yeteri kadar sefer yapılamaması. Anadolu insanı her türlü fedakârlık içinde var olma savaşı olarak sürdürdüğü hazırlıklarını en yüksek noktaya çıkarmıştır. Türk milletinin kendi öz kaynaklarından nasıl faydalanacağını kanıtlayan bir lider olmuştur. İtilaf devletlerinin Yunan ve Ermeniler aracılığı ile Anadolu’da sömürü düzeni kurmak istediğini gören Türk milleti bu duruma büyük bir tepki gösterdi. Terhis edilen askerler. milletine inandırarak doktrinini uyguladı. Türk milletinin ordusu ile millet olma bilincinde hedeflediği amaca bir an önce kavuşmasında büyük rol oynamıştır.

bu ülkeden cihat propagandası vasıtasıyla elde edilecek kuvvetlerle Hindistan Müslümanlarını ve ayrılıkçı Hint komitelerini İngilizlere karşı ayaklandırmayı hedefleyen bir müfreze oluşturulmuştur. The aim of this platoon was to reach Afghanistan through Persia and to organise the Indian Muslims and committee members against English. Due to the conflicts between the tribes and platoon which last too long. Ocak 1992.DOĞU SİYASETİNDE TÜRK-ALMAN İHTİLAFI VE HÜSEYİN RAUF BEY HEYET-İ MÜFREZESİNİN TÜRK SINIRINA ÇEKİLMESİNE DAİR TARTIŞMALAR (AĞUSTOS 1914-EYLÜL 1915) Barış METİN* Özet: Birinci Dünya Savaşı’nda Türk-Alman İttifakı Anlaşması’nın imzalanmasını müteakiben başında Hüseyin Rauf (Orbay) Bey’in ve bazı Alman Gizli Servisi üyelerinin de bulunduğu. Alman yetkililerin de Berlin üzerinden Türk Erkanıharbiyesine yaptığı baskıların da etkisiyle müfrezenin dağıtılmasına karar verilmiştir. Anahtar kelimeler: İran. the future of this platoon was started to discuss in Ottoman General Staff and after a while platoon was disbanded in the consequences of German’s pressure. İsrafil Kurtcephe-Mustafa Balcıoğlu. in which some of the German Secret Agency members participated and leaded by Huseyin Rauf Bey (Orbay). 3 Müfrezenin planlanması. 247-269. Birinci Dünya Savaşı. Uşak Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi 1 Söz konusu müfreze. aşiret Abstract: The treaty of German and Turkish alliance at First World War. Germany. “Birinci Dünya Savaşı Başlarında Romantik Bir Türk-Alman Projesi. İran içinde Kirmanşah’tan ileri gidemeyen müfrezenin varlığı zamanla bölgedeki Türk yetkililerce de eleştirilmeye başlanmış ve hedeflenen amaca artık ulaşma imkânı olmadığından yeni bir düzenlemeyle müfrezenin lağvedilmesi gerektiğine dair bazı düşünceler ifade edilmiştir. But a disagreement was emerged between the Turkish and German officials and this circumstance leads German secret agency members to organise some Persian tribes who live near the borders of Turkey and Persia with a purpose of preventing the platoon. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi. s. Kirmanşah bölgesinden İran içlerine giren Türk kuvvetlerinin de faaliyetlerini engelleme gayreti içinde sınıra yakın bölgelerde yaşayan bazı İran aşiretlerini Türk kuvvetlerine karşı desteklemeye başlamıştır. İran üzerinden Afganistan’a ulaşmak ve bu ülkeyi Cihad-ı Ekber’e kazandırarak Hindistan sınırında mühim bir müttefik temin etmek ve istiklalci Hint komiteleri ile sınırdaki kabilelere ulaşmak suretiyle çıkabilecek isyan ve ihtilalden medet beklentisinin bir neticesidir. Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları İstanbul. Almanya. örgütlenmesi ve sonrasında Türk ve Almanlar arasında ortaya çıkan sorunlarla ilgili bk. İran üzerinden Afganistan’a ulaşmayı. tribe Osmanlı Devleti ile Almanya arasında 2 Ağustos 1914 tarihli gizli ittifak anlaşmasının imzalanmasından sonra. Bu sebepten her iki isimlendirmeye de yer verilmiştir. fakat çeşitli nedenlerle3 Afganistan’a ulaşamayıp Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. s. İran üzerinden Afganistan’a ve oradan da Hindistan’a gitmek için İstanbul’da bir müfreze (seferiye)1 oluşturulmuştur. was followed by a constitution of a platoon. S III. 89. the First World War.2 Almanların para ve mühimmat desteğiyle İstanbul’da gizlice kurulan. OTAM. 1997. * 61 . Söz konusu müfreze. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi”.. Ancak henüz İran’a ulaşamadan Türk ve Alman yetkililer arasında Doğu işlerinde kimin önderlik edeceği konusunda ortaya çıkan anlaşmazlık üzerine Almanlar heyetten ayrılarak amaca dair kendi başlarına çalışmaya başlarken. Key words: İran. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesi. konuya dair arşiv kayıtlarında Heyet-i Seferiye olarak da geçmektedir. platoon could not make forward themselves. Teşkilat-ı Mahsusanın Hindistan Misyonu (1914-1918). however. 2 Vahdet Keleşyılmaz.

Kls. Bk. s. Enver Paşa ile yakın ilişkileri vardır. Ömer Fevzi Mardin tarafından yazılan ve İstanbul’da Sinan 4 62 . 2007. 001-02. Daha sonra bir yıl görev yaptığı Buşehr’e konsolos olarak atanmıştır. Fih. Gazi Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Ana Bilim Dalı Yayınlanmamış Doktora Tezi. İstanbul. Tarih Ana Bilim Dalı. Basra Körfezi’nde Osmanlı-İngiliz Çekişmesi. Wassmuss. müfrezenin başına ise Enver Paşa tarafından Hüseyin Rauf Bey6 getirilmiştir. Cumhuriyet döneminde “Mardin” soyadını almıştır. Dos. Zekeriya Kurşun. 297-30. 3610. 1906’da Alman Dışişleri Bakanlığında göreve başlamıştır.7 İngilizlerin Hüseyin Rauf Bey’i tanımaları hâlinde maksadın anlaşılabileceği endişesi ile müfrezeyi oluşturma görevi İstanbul’da “… Şark Şube-i Mahsusasına memur…8 Binbaşı Ömer Fevzi9 Bey’e verilmiştir. Siyasi Nüfuz Mücadeleleri. Almanlarla müştereken (ve) gizlice İran ve Afganistan’a giderek bu hükümetleri İslâmiyet duygusuyla Düvel-i İtilâfiye aleyhine tahrik ve teşekkül edecek ordularla (ve) Almanların paraca iştiraklerini temin ile birer zabit-i menzil kumandasında Harb-i Umumi’deki maksadımız için yardımı hazırlamaktır. Siyasi Hatıralarım. İlk vazifesi için Madagaskar’a atanmış. 1937. 247-269. Siyasi Nüfuz Mücadeleleri. ** 1880 yılında Almanya’nın Hanover şehrinde doğan Wassmuss. Bahreyn ve Kuveyt şeyhleriyle görüşmek ve onların İngilizlerle iş birliğine engel olabilmek ve bu bölgelerde İttihat-ı İslâm siyaseti yapmak için Enver Paşa tarafından görevlendirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda İran Coğrafyasında Etnik. 19. s. 1994. Ömer Fevzi (Mardin) Cumhuriyet döneminde. s. 297-30. 8 ATASE Arşivi. Ancak kitaplarında kendine has yeni bir din anlayışını yaymaya çalıştığı ve Amerikan misyonerlerini övdüğü gerekçesiyle bazı kitapları yasaklanmıştır. 2004. Leipzig. Metin. İngilizlerin Basra Körfezi’ndeki faaliyetlerini artırmaları üzerine Birinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde Necid. Dos. Sadık Sarısaman. Dinî. Dinî. Barış Metin. 5 Müfrezenin amacı bu seferiyenin tarihçesinin anlatıldığı ve 1926 yılında ATASE Arşivi kayıtlarına geçen bir hatıratta şöyle ifade edilmektedir. savaşın ilerleyen günlerinde Tahran ve Kirmanşah ataşe militerliği görevi yapmıştır. Cristopher Sykes. Erzurum. 6 Enver Paşa’nın (Hüseyin) Rauf Orbay’a söz konusu heyetin başına geçmesine dair teklifi ve Rauf Orbay’ın bu heyet hakkındaki düşünceleri için bk. 88-91. Ankara. s. s. Buradan tekrar Madagaskar’a gönderilmiş. Katar’da Osmanlılar 1871-1916. 150.10 Birinci Dünya Savaşı süresince muharip kuvvetlerin İran’daki faaliyetleri için bk. Ömer Fevzi Bey. Wassmuss hakkında ayrıntılı bilgi için bk.daha çok dinî ilimlerle ilgilenmiş ve bu alanda kitaplar yazmıştır. 19-21. s. Savaş’tan hemen önce izinli olan Wassmuss. İstanbul’da oluşturulan Rauf Bey Müfrezesinde yer almış. Türk Tarih Kurumu Yayınları. Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Golç Paşa ve XIII.İran’da4 faaliyetlerini sürdürmek zorunda kalan Türk ve Alman tasavvuru bu müfrezede5 Wassmuss** ve Niedermayer gibi bazı Alman gizli servis üyeleri de yer almış. Rauf Orbay. Keleşyılmaz. 7 Hüseyin Rauf Bey’in heyetin başında yer alması sebebiyle bu heyet kimi kaynaklarda onun ismiyle anılmaktadır. 9 Ömer Fevzi Bey. Truva Yayınları. Ankara. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı Arşivi. Fih.) Ömer Fevzi Bey. 2004. fakat Basra Körfezi’ne Alman gemilerinin İngilizlerle eşit şartlarda girebilmesini sağlamak için 1913’te yeniden Buşehr’e Alman konsolosu olarak tayin olmuştur. “… hususi ve mahrem mahiyete haiz bu heyet. Kls. fakat Bağdat yakınlarında bu heyetten ayrılarak ihtilalci bir grup Hintli ile “Şuster”e geçmiş ve bu bölgede yeniden faaliyetlerine başlamıştır. 001-02. Trablusgarp’ta İtalyanlara karşı savaşan Osmanlı subayları arasında yer almıştır. Ayrıca Heyet-i Seferiye için bk. Yayınlanmamış Doktora Tezi. 1999. (Ömer Fevzi Bey’in söz konusu coğrafyalardaki faaliyetleri için bk. Mesela. The German Lawrence. Kurtcephe-Balcıoğlu. -1953’te ölene kadar. Osmanlı Devleti henüz Birinci Dünya Savaşı’na resmen girmemiş iken İran ve Afganistan’a gönderilecek ve başında Hüseyin Rauf’un (Orbay) bulunduğu bir heyetin kurulması görevini üstlenmiş. Teşkilat-ı Mahsusanın Hindistan Misyonu (1914-1918) Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları. Mardin’in köklü bir ailesine mensup Arap kökenli Mehmet Arif Bey’in oğludur. Birinci Dünya Savaşı’nda İran Coğrafyasında Etnik. Ankara. Cehennem Değirmeni.” Bu konuda bk. fakat burada uzun süre kalmamış ve Berlin’e çağırılmıştır. 12-21. Arapça ve Farsça bilmektedir. Kolordu Harekâtı Dönemlerinde Osmanlı-İran İlişkileri (Ekim 1915-Nisan 1917). Ankara. 2007. 3610.

Kls. 297-30.1946 tarihinde. Müfrezenin bu bölgede yapacağı görev hakkındaki tartışmalardan sonra. Ömer Fevzi (Mardin) tarafından yazılan ve İstanbul Aydınlık Matbaasında basılan ve İbrahim Hilmi Kitabevi tarafından yayınlanan “Din Dersleri” adlı bir diğer kitap hakkında Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı rapora göre. Bu eserin adına ve içindeki İslam.1944 tarihinde Başvekâletten bu eserin yasaklanması için karar alınmasını istemiştir. Irak ve Havalisi Komutanı Süleyman Askerî Bey 19 Şubat 1331 (4 Mart 1915)’de Hüseyin Rauf Bey’e gönderdiği bir emirde Kirmanşah’ın Rus ve İngilizlerce Osmanlı Devleti’ne karşı bir üs hâline gelmesi sebebiyle işgal edilmesini istemiştir. Sonuç olarak bu kitap din bakımından faydadan çok zarar getirecek bir eserdir. 030. 13 ATASE Arşivi. 10. Matbaasında basılan “İslam Muhtırası” isimli eser Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından incelenerek hakkında bir rapor hazırlanmıştır. Türklerin ise sadece yardımcı olduğunu üstü kapalı olarak ifade etmiştir. Kirmanşah’a taarruz etmek için Türk-İran sınır kasabası Mendeli’den harekete geçmesi üzerine. 18. Kitaba mealen alınan bazı ayetler yanlış çevrilmiştir. 258. Dos. Yazarın eserinde dinî bahislerde dahi Amerikalılardan ve misyonerlerden bahsetmesi ve yazdığı yazılarda gizli bir tarikat ruhunun sezilmesi üzerinde önemle durulacak iki noktadır. Sarısaman. s. Namaz hakkındaki görüşler halkın fikrini karıştıracak mahiyettedir. Ömer Fevzi (Mardin) söz konusu kitabında az çok Amerikan misyonerlerinin propagandalarını örnek tutmuştur.09. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA).12 Müfreze tarafından ele geçirilmiştir. Fih. 030. s. 001-04. 10. İran’da Türklerin güçlenmesini ve kendi arzuları dışında hareket etmesini istemeyen Almanlar. Din dersleri adlı kitabın yasaklanması ile ilgili rapor hakkında bk. Diyanet İşleri Başkanlığının söz konusu raporu üzerine Başbakanlık Basın ve Yayın Genel Müdürlüğü. öteden beri misyonerlik propagandası ve yeni bir din telakkisi aşılamaya çalıştığı emniyet raporlarıyla da belli olan Ömer Fevzi (Mardin)’nin adı geçen eserinin mevcutlarını toplatılması ve satışının yasaklanması için gerekli kararın alınmasını istemiştir. Başbakanlık makamından 02. 11 Kurtcephe-Balcıoğlu. Bk. 63 . Ayrıca yazılar bir program dâhilinde tasnif edilmemiştir. Söz konusu süreçte doğuya dair işlerde Almanlarla Türklerin arası o derece bozulmuştur ki Türk karargâhına misafir olan Almanya Kirmanşah Konsolosu Şunuman.03.11 Müfrezenin. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA).Bağdat yolunda Hüseyin Rauf Bey ile Wassmuss arasında ortaya çıkan anlaşmazlık nedeniyle bazı Almanların kendi başlarına Afganistan’a gitmek üzere ayrılmasından sonra müfreze. 12 Bazı kaynaklarda Sirpol olarak da geçmektedir. 30 Eylül 1914 tarihinde Bağdat’a ulaşmıştır. Kls. iman ve amel esasları gibi tabirlere bakılınca İslam dinine ait bir eser gibi görülür ise de müellifin bu namlar altında kendince keyfi bir reform ve dinler arası adıyla propaganda yaptığının anlaşıldığı bu bakımlardan eserin ilmî ve dinî değerinin olmadığı ifade edilmiş ve Basın ve Yayın Müdürlüğü 28. bir konuşma esnasında cebinden bir avuç para çıkararak “Şark para ile fethedilir. Fih. 3610. Dos. Bunun üzerine İran’dan Bağdat’a doğru geçişe müsait stratejik konumda olan Paytak Geçidi’ni de içine alan Serpol. 86... İran aşiretlerinin cesaretini daha da arttırıp Bağdat’a doğru yürümeleri durumunu dahi ortaya çıkarmıştır. 3610. 7. Sencabi aşiretinin Hanikin civarından saldırıya geçmesi. 570. 10 ATASE Arşivi. 001-02.. 297-30.1. 87. “İslam Muhtırası” adlı kitabın yasaklanması ile ilgili rapor hakkında Bk. o da Almanlarda vardır…”13 demek suretiyle bu bölgede söz sahibinin Almanlar olduğunu. Müslümanlığa “Muhammedi dini” demesi yanlıştır. 374. Kirmanşah bölgesinin önemli aşiretlerinden olan ve Türk-İran sınırına yakın bölgelerde yaşayan Sencabi aşiretini Türk kuvvetlerine karşı tahrik etmiş ve Hanikin bölgesinde aşiret kuvvetleriyle müfreze arasında çatışma çıkmıştır.

ancak Hüseyin Rauf Bey’le de fikir ayrılığına düşerek. Müfreze. Kirind kasabası halkını da yanlarına alarak -Türk kuvvetlerine destek veren Kelhor aşiretinin ve Irak havalisinden getirilen aşiretlerin önemli bir bölümünün de firar ettiği bir dönemde. Sencabiler iki gün sonra Alman konsolosu Şunuman’ı Hüseyin Rauf Bey’e göndererek barış istemek durumunda kalmışlardır. Koçak Cemil. V. müfrezeden ayrıldığını ve Tahran’a gittiğini belirtmektedir. “Ey tarihçi.14 8/9 Haziran (21/22 Haziran) gecesi. IV. 297-30. 001-04a. 1930 yılında Türkiye’ye dönerek daha önceden kendisine verilen cezanın siyasi bir suçtan kaynaklandığını belirterek affını istemiştir. ve VI. Ruşeni Bey ile Tahran’da görüştüğünü. Dos.Türk karargâhına saldırıya geçmişlerdir. ancak Bağdat’ta Dâhiliye Nezareti Celilesinin emriyle tutuklandığını ifade etmektedir. 1930 yılına kadar yurt dışında çeşitli ülkelerde yaşamıştır. Babası Kadızade Hüseyin Efendi ve annesi Seyide Hanım’dır. bunun üzerine Ruşeni Bey’in Bağdat’a geldiğini. Fırkasına atanmıştır. Kolordu Komutanlığına gönderdiği telgrafta. Ruşeni Bey hakkında 22/23 Ağustos 1332 tarihinde XIII. Fih. 208-209. 31 Aralık 1910’da Kars konsolosluk kâtibi unvanı ile Kafkasya bölgesinde görevlendirilmiştir. 18 Şubat 1915’te orduyla ilişkisi kesilmiştir. 16 Eylül 1906’da kurmay yüzbaşı sıfatıyla III. dönemde milletvekilliği yaptığı TBMM’ye verdiği özgeçmişten elde edilen bilgiye göre Soyadı Kanunu’nun çıkması ile “Barkın” soyadını alan Ruşeni Bey. dönem Samsun milletvekilliğini. 30 Temmuz 1931’de Kudüs 2. iki gece sürmüştür. Tarih ve Toplum. burada suret-i hususiyede Hüseyin Rauf Bey Müfrezesine katıldığını. s.Müfreze. 8 Aralık 1908’de kıdemli yüzbaşı olmuş ve V. Ordu Kumandanlığında görevlendirilmiştir. 1300 (1884)’de GiritHanya’da doğmuştur. dönemde de sürdürmüştür. 4 Eylül 1913’ten itibaren Avrupa’da yabancı dil öğrenimi için izinli sayılmış ve kendi isteği üzerine izni bir yıl daha uzatılmıştır. S 3. fakat düşünce ve niyetinin ne olduğundan bahsetmediğini belirtmiş ve Ruşeni Bey’in daha sonra Alman ataşe militeri tarafından şimendifer hattının tahribi. 10 Aralık 1932 tarihinde seçildiği IV. ancak Haruniye Müfrezesinin yetişmesiyle çarpışma Türk kuvvetlerinin lehine dönmüştür. aşiretlerle herhangi bir çatışma ihtimalini önlemek amacıyla Serpol bölgesindeki Kirind kasabasının dışında. batıda karargâh kurarak beklemeye başladığı bir zamanda. Ömer Fevzi Bey. Alman ve İsveçli subayların da yardımıyla Sencabi aşireti Kirind’in batısından. Ruşeni Bey hakkındaki malumatının 64 . Kurani ve daha birçok Şii Kürt aşireti de kuzeydeki kayalık bölgeden müfrezeye karşı ikinci bir baskın yapmışlardır. 3610. Belgesel Bir Teşkilat-ı Mahsusa Öyküsü”. Kalhani. 25 Nisan 1953 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Ayrıca. sonra aralarında bir yanlış anlaşılma çıktığını. Bağdat’ta iken Harbiye Nezaretinin emriyle yakalanarak Konya’ya gönderilirken İran içlerine firar etmiştir. ikamete memuren Anadolu içlerine sevk edildiği sırada firar ettiğini ve İran’a geldiğini. Bundan dolayı Divanıharp tarafından askerlikten tart ve bir yıl kalebent edilmesine karar verilmiştir. Kirind ahalisi ve bazı aşiretler kasabadan. Ruşeni Bey’in biyografisi için bk. 1 Ocak 1900’de Harbiye Mektebine girmiş ve 1902’de teğmen rütbesi ile mezun olarak kurmay sınıfına ayrılmıştır. Yapılan değerlendirme sonucunda 9 Temmuz 1931 gün ve 7529 sayılı Kararname ve siyasi suçların affı hakkında 23 Aralık 1918 tarihli kanun gereğince Ruşeni Bey’in hakkında verilen cezanın kaldırılması ve 18 Şubat 1915’ten itibaren emekliye ayrılması ve kendisine aylık bağlanması kabul edilmiştir. sınıf konsolosluğuna atanmış ve görevini 1932 yılına kadar sürdürmüştür. Bu çatışma iki gün. Belgen Kadar Konuş!. Ömer Fevzi Bey. Bahar 2006. Ruslar aleyhinde propaganda yapmak gibi bazı teşebbüsler için Türkistan’a gönderildiğini işittiğini. Ordu Nizamiye IX. 4 Haziran 1331 (17 Haziran 1915)’de Alman ve İsveçli subayların da aralarında bulunduğu Sencabi aşiretine mensup birlikler. Sencabi aşireti karargâhında Ruşeni Bey’in15 Türk tarafını 14 15 ATASE Arşivi. Ruşeni Bey’in önce (Ömer) Naci Bey ile Azerbaycan cephesinde çalıştığını. bu ani saldırıda önemli sayıda zayiat vermiş. Kls.

Dos. Kls.18 9 Haziran 1331 (22 Haziran) tarihli çarpışmadan sonra Kirmanşah vilayetinin İran Umur-u Ecnebiye Müdürü ile jandarma kumandanının.temsilen hazır bulunduğu bir anlaşma sonrasında müfreze. 497A-68. Alman ataşe militeri Kont Kanitz’in (Kaniç). 297-30. 001-04a. Dos. 297-30.müfrezenin lağvedildiğine dair söylentiler ortaya atmıştır. Fih. Dos. 3610. taraflar arasında herhangi bir yanlış anlaşılmaya ve kan dökülmesine sebebiyet vermemek için Türk askerlerinin sınıra geri çekilmesi konusunda mutabakata varılmış ve buna dair bir de antlaşma imzalanmıştır. 002-2. 250-825. Osmanlı Devleti Kirmanşah şehbender vekiline saldırıda bulunanların çok şiddetli bir şekilde cezalandırılması konusunda anlaşılmıştır. bölge aşiretlerini ve Osmanlı Devleti Tahran büyükelçisi ve ataşe militerini dahi rahatsız etmeye başlamıştır. Bunun üzerine Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesi ile bölgedeki komutanlar ve siyasi temsilciler arasında Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin akıbeti hakkında bazı tartışmalar başlamıştır. Serpol’dan Başkumandanlık Vekâlet-i Celilesine müfrezenin sınıra çekilmesine ve bunun gerekçesine dair gönderdiği 21 Haziran 1331 (4 Temmuz 1915) tarihli telgrafta. Osmanlı Devleti Tahran ataşe militerliğine tayini sebebiyle müfrezede görev yapan bazı önemli subayları beraberinde Tahran’a götürmeye çalışmış ve İran sınırındaki Türk aleyhtarı aşiretler arasında kolayca seyahat edebilmek için -Harbiye Nezaretinden henüz bu yolda bir emir gelmemesine rağmen.17 İngiliz ve Rusların İran’daki çıkarları için tehdit olan müfrezenin faaliyetleri. Kls. 65 . Kls. 195. Fih. Dos. Bu toplantıda yapılan müzakere sonucunda muhalif aşiretlerin bundan sonra İttihat-ı İslâm için çalışmaları ve o havaliden Irak’a kesinlikle saldırmamaları. 19 Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin tarihçesinin anlatıldığı ve ATASE Arşivinde bulunan söz konusu hatıratta bu kişinin Ruşeni Bey olduğu ifade edilmektedir. 3610. 16 ATASE Arşivi. Almanya Kirmanşah konsolosu Şunuman’ın İran Demokrat Fırkasından bazı kişilerin Sencabi ve Kelhor reislerinin Haydar Abad’da toplandıklarını. 4281. Hanikin sınırına yakın olan ve Bağdat yolunun güvenliğini sağlama bakımından önemli bir mevkide yer alan Serpol’a çekilmiştir.. bunlardan ibaret olduğunu ilave etmiştir. Ayrıca Osmanlı Devleti aleyhinde tahrikâtta bulunulmaması şartıyla. Fih.16 Kont Kanitz’in ve Şunuman’ın Osmanlı Devleti aleyhinde söz konusu faaliyetlerinin yanında Alman İmparatoru da Erkânıharbiye nezdinde girişimlerde bulunarak müfrezenin lağvedilmesini istemiştir. önce Almanları zamanla da İran Hükûmetini. Kls. Diğer taraftan da Binbaşı Ömer Fevzi Bey. Söz konusu telgraf için bk. kendisinin de Osmanlı Kirmanşah Şehbenderi Refik Bey ve diğer bir kişiyi19 bu toplantıya gönderdiğini ifade etmiştir. Fih. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Lağvedilmesine Dair Tartışmalar Hanikin’e Çekilmesi ve Hüseyin Rauf Bey. 001-04a. 18 aga.. 17 aga. ATASE Arşivi. 020-03.

Hüseyin Rauf Bey’in değerlendirmesine göre; bu antlaşmaya rağmen Türkiye karşıtı aşiretlerin ve şahısların düşmanlıkları şüphesiz devam edecektir. Kont Kanitz ve Şunuman, bu antlaşma imza edildikten sonra dahi İran’da halifenin nüfuzunu mahvetmek için her türlü yola başvurmaktan çekinmeyeceklerdir. Hüseyin Rauf Bey’e göre müfrezenin karşı karşıya kaldığı söz konusu olumsuz duruma karşılık kendi elindeki kuvvetler her tarafı düşmanla kaplı yüz seksen kilometrelik bir menzil hattı ile on beş kilometrelik bir muharebe hattının beşte birini bile temine yetmemektedir. Kirind Muharebeleri’nde müfreze zafiyete uğramıştır. İki ay kadar önce Bağdat’tan gönderilmesi emredilen iki yüz jandarma yerine şimdiye kadar yüz otuz savaşamayacak kadar hasta durumda asker gönderilmiştir. Son defa Irak’tan gönderileceği bildirilen iki yüz güzide askerden henüz bir asker dahi gelmemiştir. Bu gibi olumsuzluklar sebebiyle ihtiyari bir hareketle müfrezenin Serpol’a çekilme mecburiyeti ortaya çıkmış ve bu ricat harekâtı hadisesiz olarak gerçekleştirilmiştir. Ancak Serpol düşman tahrikâtının artmasına uygun bir zemin oluşturmaktadır. Ayrıca üstün Avrupalı kıtalar nezaretinde sevk ve idare edilen kuvvetlere karşı müdafaaya pek de müsait değildir. Bu bakımdan müfrezeye yeni kuvvetler gönderildiği takdirde Kasr-ı Şirin civarında daha müsait bir bölgeye çekilmek zaruriyeti ortaya çıkacaktır. Tam donanımlı bir tabur Türk kuvveti ile düşman tahrikâtını ve tecavüzünü engellemek ve hâlâ Türklerle birlikte hareket eden Sene aşiretleri ile bir kısım Kelhor aşiretini tekrar düşman aleyhine başarıyla sevk etmek mümkün ve gereklidir. Başkumandan Vekili Enver Paşa, cevaben Hüseyin Rauf Bey’e gönderdiği telgrafta20 Konsolos Şunuman ve Ataşe Militer Kont Kanitz’in Türk menfaatleri aleyhindeki faaliyetlerinin engellenmesine dair gerekli kişilerin ihtar edildiğini ifade etmiştir. Ayrıca Serpol’dan Kasr-ı Şirin’e çekilmenin gerekli olup olmadığına Hüseyin Rauf Bey’in bulunduğu yerden daha iyi karar verebileceğini belirtmiş ve kendisine kalırsa mecbur olmadıkça çekilmemeleri gerektiğini de ilave etmiştir. Enver Paşa, Hüseyin Rauf Bey’in talebi olan bir tabur askerin gönderilmesinin mümkün olmadığını, fakat hasta durumdaki askerlerin değiştirilmesini ve sevk olunan iki yüz asker ulaşıncaya kadar müfrezenin Hanikin hudut askerleri ile takviye edilmesi hususunu Irak Kumandanlığına tekrar yazdığını belirtmiştir. Enver Paşa, geri çekilme konusuna gerekli olmadıkça taraftar olmadığını ifade etmekle birlikte, Müfrezenin bulunduğu Serpol’dan daha da geriye çekilmesini gerektirecek her türlü çatışma ortamını engellemek amacıyla Tahran sefareti vasıtasıyla İran Hükûmeti nezdinde girişimlerde bulunmuştur. Bu konuda Tahran Sefaretine bir telgraf21 göndererek Rus ve İngiliz taraftarı Demokratların ve Sencabi aşiretinin taarruzlarıyla yapılan ve bunların mağlubiyetiyle neticelenen İkinci Kirind Muharebesi’nden sonra
20 21

ATASE Arşivi; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 002-5. aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 002-4.

66

Hüseyin Rauf Bey’in müdafaa hattı oluşturmuş iken, Osmanlı Devleti’nin İran’la dostane bir ilişki içinde olmak ve İttihat-ı İslam siyasetini sürdürmek arzusuyla Hüseyin Rauf Bey’e Osmanlı hududuna doğru geri çekilme emri verdiğini ve Müfrezenin şu an Serpol’da olduğunu belirtmiştir. Daha sonra da İran Hükûmetine iletilmesi için Osmanlı Devleti düşmanlarının telkinatıyla hareket etmekte olan aşireti teskin ve Osmanlı Devleti’nin bu teşebbüsüne yardımcı olunmaz ve hâlen pek de Osmanlı lehine olmayan siyasete devam edilirse ileri harekâtı tekrarlama zaruriyetinin ortaya çıkacağı uyarısı yapılmıştır. Enver Paşa’nın geri çekilmesini uygun bulmadığı, İran Hükûmetine karşı bir koz olarak kullanmaya çalıştığı ve türlü nedenlerle kuruluş amacından bir hayli uzaklaşan Müfrezenin akıbeti hakkında Osmanlı Devleti’nin bölgedeki komutan ve memurlarının ortak bir tutum içinde olmadığı Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin’in, Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği, Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin çekilmesi ve sonrasına dair kendi görüşlerini ve taleplerini içeren 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihli telgrafta22 da açıkça görülmektedir. Bu telgrafa göre Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, Hüseyin Rauf Bey’in sahip olduğu kuvvetlerle hâlihazırdaki vaziyeti daha fazla sürdürmeyi mümkün görmediği yönündeki ifadesine dikkat çekmekmiş ve Hüseyin Rauf Bey’in bu kuvvetle düşmanı mağlup etmek şöyle dursun, İran dâhilinde bile kalamayacağını vurgulamıştır. Ayrıca Müfrezenin iki yüz kişiyle takviyesinin yoldaki ikmal askerlerinin ulaşmasına ve bir de zamana bağlı olmasına rağmen, Müfrezenin takviye edilse dahi civardaki aşiretlerle Müfreze arasındaki ihtilaftan dolayı mevkilerini muhafaza etmelerinin çok zor olacağını belirtmiştir. Ayrıca Müfrezenin çarpışarak mağluben geri çekilmeye mecbur olmaktansa uygun bir sükûnet ortamında Hanikin civarında hududa çekilerek İran’dan gelecek saldırıyı durdurmasını daha faydalı gördüğünü ifade etmiştir. Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, bu düşüncesinin gerekçesi olarak ta Necef’ten başlayıp Bağdat’a kadar sirayet eden kargaşa hâlinin giderek Şiilik meselesi hâline girmeye başlamasını göstermiştir. Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin, Irak’ın ve Türk ordusunun selameti için Bağdat şehri civarında asayişin sürdürülmesinin son derece önemli olduğundan İran’da bulunmasıyla bugüne kadar hiçbir faydası olmayan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Hanikin’e çekilmesinin bu açıdan dahi gerekli olduğunu, Hüseyin Rauf Bey’in faaliyetlerini bölgedeki Türk menfaatleri açısından zararlı bulduğunu ifade ederek bu bakımdan Müfrezenin kendi emrine verilmesine müsaade edilmesini talep etmiştir. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey ise, Hanikin vasıtasıyla Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği bir telgrafta23 Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin Bey’in düşüncelerinden farklı olarak müfrezenin sınıra çekilmesi konusunu mühim bazı şartlar karşılığında bölgede Türklere muhalif olan İran aşiretleri ile halletmek üzere olduğunu belirtmektedir.
22 23

aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 004. aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 015-9.

67

Ömer Fevzi Bey, en önemli şartın ise İran dâhilindeki Türk harekâtının emniyeti ve huduttaki Türk birliklerinin ve aşiretlerinin yağma ve saldırıdan korunması olduğunu ifade etmiş ve bunun hem Osmanlı hem de Alman menfaatlerine uygun olduğunu belirtmiştir. Bu bakımdan Müfrezenin geri çekilmesi hususunun meşru birtakım sebeplere dayandırıncaya kadar ertelenmesini istemiştir. Zira Müfrezenin herhangi bir sebebe dayanmadan geri çekilmesi hâlinde bölgedeki muhalif İran aşiretlerinin bu durumu Türk kuvvetlerinin acziyeti olarak anlayabilecek kadar hayalperest olduklarını, zaten ortamın da Alman, Rus ve İngilizler için böyle bir olayı abartmak için elverişli olduğunu vurgulamıştır. Enver Paşa’nın uyarılarına ve başta Sencabiler olmak üzere İran aşiretlerinin Türk kuvvetlerine karşı gösterdiği hasmane tutuma rağmen İran Hükûmetinin Rus ve İngilizlerin menfaatlerine uygun şekilde bunları önlemeye dair herhangi bir girişimde bulunmaması üzerine Hüseyin Rauf Bey tarafından İran’ın güney bölgesinde bulunan ve Osmanlı Devleti’ne yakınlığıyla bilinen bazı aşiret reislerinin yardımına başvurulması fikri ileri sürülmüştür. 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihinde Kirind’den Başkumandanlık Vekâletine gönderilen dört maddelik bir telgrafta24 hâlihazırdaki durumun nedenleri hakkında değerlendirmeler yapılarak son maddede de söz konusu güney İran aşiretleriyle ilgili planın uygulanması hakkında Başkumandanlık Vekâletinden görüş sorulmuştur. Bu telgrafa göre: 1. Tamamıyla Rus ve İngiliz tesiri altında ve Osmanlı Devleti’ne her türlü kötülüğü yapacak ve özellikle Türklere yakın olan güney İran aşiretlerini yalan ve hile ile her an Türkler aleyhine çevirecek ortamı hazırlamaktan geri kalmayan İran Hükûmetinin cüret-i hainanesi gittikçe artmaktadır. 2. Kirmanşah’taki Alman memurlarının da müsaade ve himayesini elde eden ve Türklere her türlü kötülüğü yapan Rus ve İngiliz partisi Demokratların bütün mıntıkalardaki aşiretler arasında Türklere karşı isyan çıkarmak için etkili faaliyetleri özellikle Şunuman ve Kont Kanitz’in son zamanlardaki yardımlarıyla iki katına çıkmıştır. 3. Türklerin İran’da Almanlarla karşılaşmadan önce bu bölgedeki aşiretler üzerinde büyük bir nüfuzu ve etkisi varken şimdi Almanlar Doğu siyasetini kesinlikle ellerinde tutmak istedikleri için İran’daki Türk düşmanlarını himaye etmektedirler. Ayrıca Türk dostlarını da onlardan ayırarak kendi yanlarına çekmektedirler. Kirmanşah bölgesinde Rus ve İngilizlerin tahrikiyle hareket eden aşiretlerin sebep olduğu tehlike ortadan kaldırılmışken, müttefik perdesi altında daha büyük bir muharip tehlike ve hıyanet Irak’ın doğu hududunda günden güne büyümektedir. 4. Osmanlı Devleti Tahran Sefareti İran Hükûmetine ciddi bir etki yapmaktan aciz bulunmaktadır. Osmanlı Devleti’nin Tahran Hükûmetine karşı kullanabileceği tek tehdit Türklere yakın olan Salar ed-Devle’25dir.
24 25

aga.; Kls. 195, Dos. 250-825, Fih. 003. Salar ed-Devle; Güney İran’da (Şiraz, Buşehr, Abadan bölgelerinde) daha çok göçebe olarak yaşayan Türk kökenli Kaşkay aşiretinin reisidir.

68

Buna ilave olarak. 003-5. Kls. Dos. Şayet İran Hükûmeti bu fırsattan istifade edemez ve ilân-ı harbi erteleme yoluna giderse o hâlde resmen tarafsız kalmakla beraber aşiretlere gizlice emir vererek Osmanlı Devleti ile beraber hareket etmelerinin temini emredilmiştir. Hüseyin Rauf Bey’in Başkumandanlık Vekâletine 16 Haziran 1331 (29 Haziran 1915) tarihinde Tahran Sefaretinin İran Hükûmeti üzerinde etkili olamadığına dair gönderdiği telgraf üzerine Başkumandanlık Vekâleti Tahran Sefaretine İran Hükûmeti nezdinde girişilecek teşebbüse dair bir telgraf27 göndermiştir. 195. aga. Fih. Van bölgesine çekildiği ifade edilmiş ve bu durumda İranlıların az bir gayretle Rusları İran’da arkadan çevirerek mağlup edeceği vurgulanmıştır. 006. 69 . 195. Bu telgrafta İranlıların. 19 Haziran 1331 (2 Temmuz 1915) tarihli şifre telgrafa cevap olduğu belirtilen ve İran Hükûmetinin bir an evvel Türklerin yanında savaşa girmesi için 26 27 ATASE Arşivi.26 İran Hükûmetinin Türklere daha yakın olmasına dair daha fazla gayret göstermesi için Tahran sefirine gerekli ikazın yapıldığı ifade edilmiştir. Ruslar ve İngilizler aleyhine ilan-ı harp etme zamanının geldiği belirtilerek İran dâhilinde hemen hemen hiç Rus kıtası kalmamak üzere hepsinin Türk orduları karşısına. mağlubiyetlerini sınırladığını belirten Başkumandanlık Vekâleti. Daha sonra da Rusların Galiçya’da uğradıkları mağlubiyetlere dikkat çekilmiş ve Rusların uğradıkları felaketi tamamlamak üzere Alman ve Avusturyalıların yeniden saldırıya geçtikleri haberi verilmiştir.. 250-825. Telgrafın devamında ise. İran’ın bütün kuvvetleriyle ve aşiretlerle Rus ve İngilizlere karşı savaş ilan etmesinin temin edilmesi istenmiştir.Osmanlı hududundaki güney İran Sünni ve Şii Kürt aşiretleri arasında Salar ed-Devle’nin önemli bir nüfuzu vardır. Kls. Türklere muhalif olan İran aşiretlerinin Türklerle beraber hareket etmeleri için İran Hükûmetinden bir tebliğ yapılırsa sınırdaki aşiretlerin Hüseyin Rauf Bey’e güçlük çıkartmayacağını bildirmiştir. Tahran Sefaretinden İran Hükûmeti ile gerekli görüşmeleri yaparak. 250-825. Ayrıca İran’daki Alman memurlarının Türklerin faaliyetlerini engelleyen davranışlarının önüne geçileceği de belirtilmiştir. Salar ed-Devle’nin henüz Serpol’a gelmesi için erken olduğu ve bu talebin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir. İran’ın takip ettiği tarafsızlık siyasetinin Türk düşmanlarının siyasi ve askerî başarılarını arttırdığını. Başkumandanlık Vekâletinden Tahran Sefaretine gönderilen. Dos. Hüseyin Rauf Bey’in görüş ve taleplerine cevaben 21 Haziran 1331 (4 Temmuz 1915) tarihinde Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vasıtasıyla gönderilen telgrafta. Fih. Osmanlı Devleti’nin Serpol’a vaktinde bir kuvvet göndermesi mümkün olmazsa İran Hükûmetinin Osmanlı topraklarına tecavüz etmeye dair hazırladığı tertibatı yıkmak ve Sünni ve Şii Kürt aşiretlerini İran Hükûmeti aleyhinde sevk ve tahrik etmek üzere Salar ed-Devle’nin bir an evvel Serpol’a gönderilmesine müsaade buyurulması gerekmektedir.

Ayrıca İran’ın bu fırsattan istifade ederek Rus ve İngilizlere karşı Türklerin yanında savaşa girmesini istemiştir. tüfek. Kls.. 250-825. Kls. adedinin. Hüseyin Rauf Bey’in Kirmanşah şehbenderinden elde ettiği istihbarata göre. kalan silahların da peyderpey gönderileceği bildirilmiştir.. 195. Türklere karşı savaşan İran aşiretlerini desteklediği ve tarafsızlık siyasetine zarar verdiği gerekçesiyle birkaç günden beri İran milletvekillerinin yoğun eleştirisine maruz kalan Ayn ed28 29 aga.28 Serpol’da olan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin sınıra çekilmesi için henüz bir emir verilmediği. Tahran Sefaretine bir telgraf29 gönderilerek İran içinde Türk birliklerine ait top. 008-1. Başkumandanlık Vekâletine Kirind Savaşları’na sebebiyet verdiği. Kuzey İran’dan muhtemel bir ileri harekâtla Rusları iki ateş arasına bırakmayı planlamıştır. Kls. Muhtemelen İran aşiretlerini Türk müfrezesine karşı tahrik etmeye çalışacaklardır. Başkumandanlık Vekâleti söz konusu telgrafta. 008. aga.31 Rus ve İngiliz konsolosları. Söz konusu gelişmeler yaşanırken Hüseyin Rauf Bey. cinsinin ve çapının bildirilmesi istenmiştir. 70 . 195.uygulanacak siyaseti belirlemeye dair olduğu anlaşılan telgrafta. Bu mesajda Ruslara karşı Van gölü kuzeyinden başlatılan taarruz nedeniyle İran içinde bulunan Rus askerlerinin Türk birliklerinin karşısına çekildiği ve bunun İran’ın menfaatine olduğunu belirtmiştir. Rus ve İngilizler. 814-824. on beş Rus ve iki yüz İran Kazağı muhafazasında Kirmanşah’a doğru gelmektedirler. bu dönemde Türk-İran yakınlaşmasını engellemek için özellikle Kirmanşah bölgesindeki aşiretlerle Türkler arasında bir süredir devam eden ihtilafı daha da şiddetlendirmeye çalışmışlardır. Dos. Almanya ve Avusturya’nın Galiçya Cephesi’nden Türklerin de Van Gölü bölgesinden Ruslara karşı iki yönde taarruza geçmesi üzerine Osmanlı Devleti bu dönemde İran’ın da savaşa girerek. banka müdürleri. Başkumandanlık Vekâleti. 195. Müttefiklerin Varşova ve havalisini bugün yarın ele geçirmesi beklendiğinden ve Ruslara karşı Van Gölü kuzeyindeki Türk taarruzunun da başarıyla sürmesi sebebiyle gelişmelerin sevindirici olmasından bahsedilerek Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Hanikin’e çekilmesinin uygun bulunmadığı ifade edilmiştir. Daha sonra Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vilayeti vasıtasıyla Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey’e gönderilen bir telgrafta30 İran’a ilk aşamada bin küçük ceyil mavzer ile iki bin Alman tüfeği ve bunlara yetecek cephane gönderdiği.. Kls. Dos. Dos. Tahran Sefareti vasıtasıyla İran Hükûmetine bir mesaj göndermiştir. 195. savaşa girmesi hâlinde özellikle silah ve cephane bakımından da İran’a yardım edileceği vaat edilmiştir. Fih. Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin Serpol’a yerleşmesinden rahatsız olmuşlar ve bu dönemde faaliyetlerini Kirmanşah bölgesinde yoğunlaştırmışlardır. İran’a yapılacak muhtemel bir yardım için ilk etapta İran içindeki Türk kuvvetlerine ait cephanelerden bir bölümünü vermeyi düşünmüştür. Dos. 30 aga. 250-825. Bu bakımdan İran’ın savaşa girmesi için İran Hükûmeti üzerinde baskı arttırılmış. Fih. Fih. Fih. makineli tüfek. 007. 006-1. 250-825.. 31 aga. Ruslar ve İngilizler.

34 aga. İran’ın mevcut kuvvetlerinin takviye edilerek bu şekilde Rus ve İngiliz kuvvetlerine karşı savaşabilecek bir hâle getirilmesidir. Dos. İran içlerinde ilerleme işi. 009-2. 012. mümkün olmazsa. Fih. Fih. Bu anlaşmaya göre. İran jandarmasıyla teşrik-i mesai etmek bu suretle İran toprağındaki Rus ve İngiliz kuvvetler aleyhinde İran valilerinin kumandasında Türk-İran müttefik kuvvetleri ile bir müdafaa kuvveti oluşturmaktır. 3. 35 aga.32 Bu gelişme üzerine Başkumandanlık Vekâleti harekete geçerek. Diğer İran vilayetleri valilerinin de her ne suretle olursa olsun TürkAlman lehine çalışması sağlanacak. Dos. Hüseyin Rauf Bey’e de müfrezenin Serpol’dan daha geriye Türk sınırına çekilmesi teklifinin büyük bir saldırı karşısında mağlup olunabileceği endişesiyle uygun bulunmadığı tekrar bildirilmiştir. 009. 71 . 195. 009-1. Bu müttefik teşkilattan maksat. Amaç. 195.. Tahran ataşe militeri Kont Kanitz. 250-825. Ancak Hüseyin Rauf Bey’in hareketinin güvenliği açısından. Serpol’da görüşüp ortak amaca ulaşmak için yapılması gerekli olan hususlarda mutabakata varmışlardır.. 814-824. Hüseyin Rauf Bey. Bu anlaşmanın birinci maddesi Osmanlı ve Alman sefaretlerine arz edilmiştir.Devle kabinesinin istifaya mecbur olduğu istihbaratını göndermiştir. Dos. Hem Alman hem de Osmanlı 32 33 aga.33 Müstevfi el-Memâlik kabinesinin iş başına geçmesi. Türk-Alman taraftarı yeni valiler tayin ettirilecektir. Dos. dâhil olunacak bölgelerdeki aşiret ileri gelenlerini kefil olarak karargâhta toplamak ve orada tutmak şartıyla gerçekleştirilecektir. Başkumandanlık Vekâleti Celilesinden acilen İran içinde ilerlemek için izin isteyecektir. bunun için Müfrezenin sınıra çekilmesine gerek kalmayacağı ifade edilmiştir. Kls. Rus ve İngilizlerin İran’daki her türlü gücünü ortadan kaldırmak düşüncesinin iki ülkede de hâkim olması sebebiyle. Fih.35 4. Kls. Doğu siyasetine dair bir süredir mevcut olan Türk-Alman ihtilafının giderilmesi için kısmen daha uygun bir ortam oluşturmuştur. Kls. Fih. Ayrıca İran’daki kabine değişikliğine atıfta bulunularak yeni kurulan Müstevfi el-Memâlik Kabinesinin Osmanlı Devleti’ne taraf olduğu. 195. aga.. 250-825. Söz konusu gelişmenin yanında. Bu valinin aynı zamanda müttefik Türk ve İran kuvvetlerinin de kumandasını üstlenebilecek kadar başarılı bir İranlı olmasına çalışılacaktır. Kirmanşah’a doğru gelmekte olan ve içinde Rus ve İngiliz konsolos ve banka müdürlerinin de bulunduğu bahsi geçen birliğin durdurulması ve Kirmanşah bölgesindeki aşiretlerin Osmanlı lehine hareket etmelerini sağlayacak teşebbüslerin yeni İran Hükûmeti nezdinde gerçekleştirilmesini istemiştir. Kls. 2. 814-824. Kirmanşah’a uygun bir vali tayin ettirilecektir. Türk kuvvetiyle. Tahran Sefareti’nden Kirmanşah’a bir an evvel Osmanlı Devleti lehine çalışabilecek bir vali tayin ettirilmesi. 195.34 1..Tahran ataşe militeri Ömer Fevzi Bey ile Alman.

36 Ayrıca elindeki bir tabur kadar kuvvetin önemli bir bölümünü oluşturan Iraklı gönüllü aşiret birliklerin sürekli firar ettiklerini. aga. Fih. Kls.. 250-825. 72 . Üçüncü maddenin icrası ise Kont Kanitz tarafından para kuvvetiyle veya siyasi yollarla temin edilmek üzere üstlenilmiştir. 195. Hüseyin Rauf Bey.Devleti’nin de birinci ve ikinci maddelerin icrası için sefaretlere tebliği rica edilmiştir. İran’da Rus ve İngiliz tehlikesinin önünü kesmek ve düşman asker ve memurlarını dışarıya atabilmek için bu dönemde İran’ı mutlaka savaşa sokmaya çalıştıklarını belirten Ömer Fevzi Bey. 012. Dos. 250-825. güneyde ve Reşt’te üç mevkide meydana gelen saldırıları kullanmayı planladıklarını belirtmiştir. söz konusu anlaşmayla Almanların Doğu’da tek başına iş yapmak arzusundan vazgeçtiklerini ifade ederek. Almanların İran’ı savaşa sokmak için İran Jandarmalarına Rus taraftarı aşiretler tarafından kuzeyde. Dos. firara teşebbüs edenlerin en şiddetli cezalara çarptırılmasına rağmen hududa yakın olan İran aşiretleri ile firari aşiretlerin akraba olması ve aşiret örf ve âdetlerine göre her türlü yardımı görmeleri sebebiyle firarların önünün alınamadığını. Almanlar.. 195. Fih. Kls. Ömer Fevzi Bey’in ifade ettiğine göre. 195. İran jandarmalarının. daha önce Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinden ayrılan Alman Heyetinin başındaki Binbaşı Klayn. 250-825.. Ömer Fevzi Bey. elinde güvenilir kuvvet olarak yüz kadar Türk askeriyle birkaç Çerkez’in bulunduğunu37 belirterek her ihtimale karşı Bağdat’a gelecek olan askerlerden güvenilir bir taburun kendi emrine gönderilmesini istemiştir. 38 aga. Almanların İran’ı bir emrivaki ile savaşa dâhil etmenin yollarını aradıklarını ifade etmiştir. Rus aleyhtarı aşiretlerle takviyesi hâlinde Rusların da kendi birlikleriyle iş birliği yaptığı aşiretlere yardıma geleceğine ve böylece savaş hâlinin kendi kendine ortaya çıkacağına inanmaktadırlar. Fih. bu telgrafın gönderildiği günün gecesinde. 009-3. İran dâhilinde Almanlarla birlikte iş yapmak için Başkumandanlık Vekâletinden kendisine şimdiden müsaade ve yetki verilmesini talep etmiştir. kendisine Alman ataşe militeri ile birlikte üçünün İran Harp Nezareti emrine girmesini teklif etmiştir. Almanların. 009-3. Yeni İran kabinesinin Türk-Alman ittifakıyla daha fazla iş birliği yapmasına bağlı olarak Ataşe Militer Ömer Fevzi Bey. Ancak İran’ın bu plana ne kadar yardım edeceği de bilinmemektedir. Dos. Kls. İran Hükûmetinin Osmanlı Devleti’nin yanında savaşa girmesi yolunda girişimlerini arttırmış ve Hüseyin Rauf Bey’e İranlılarla uzlaşmanın sağlanmak üzere olduğu haberini vererek bu görüşmeler sonuç buluncaya kadar düşmanlara hiçbir şey hissettirmemek ve Osmanlı hududu civarındaki aşiretleri düşman tahrikâtından kurtarmak için Sencabilerin yaklaşan kış sebebiyle Osmanlı 36 37 aga. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey de Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği 23 Ağustos 1331 (5 Eylül 1915) tarihli telgrafta38 Almanların İran işlerindeki tutumlarına dair söz konusu değişikliğe dikkat çekmiştir. Ömer Fevzi Bey’in ifadesine göre.

bunun için Türk kuvvetlerinin geçici olarak hududa çekilmesini talep etmiştir.42 39 40 aga. Yaklaşık bir yıldır İran topraklarında. Kls. şimdiye kadar İran dâhilindeki faaliyetlerinden memnun olunduğu. Kls. 020-01.. 814-824. Hüseyin Rauf Bey’e hitaben de mevcut durumun İran arazisinin tahliye edilmesini ve Müfrezenin hududa çekilmesini gerektirdiği.hududu civarındaki kışlıklarına dönmesine müsaade edilmesini.. kendisinin (önce Afganistan ataşe militerliğine. Irak kumandanı Nurettin de Rauf Bey’in Hanikin’e çekildiğini Başkumandanlık Vekâletine bildirmiştir. 10 Eylül 1331 (23 Eylül 1915) tarihinde kendisine verilen emir gereğince Müfrezenin tamamen İran’dan çekilerek 10 Eylül (23 Eylül) sabahı hiçbir olumsuz gelişme olmadan Hanikin’e ulaştığını bildiren telgrafı41 Başkumandanlık Vekâletine göndermiştir. Fih. Bu yöndeki bir ihtimali önlemek için bazı Sencabi önde gelenlerinin -İran’ın savaştaki durumunun belli olmasına kadar. 41 aga. aga. 195. 250-825. Türk sınırına yakın Serpol bölgesinde bulunan Hüseyin Rauf Bey Müfrezesinin geri çekilmesi ile ilgili bir süredir devam eden tartışmalar. Bunun üzerine Hüseyin Rauf Bey. 195. şayet müfreze Osmanlı dâhiline çekilirse hâlâ İngiliz taraftarlığı yapan ve Hamedan’daki düşmanlar tarafından kendilerine mühimmat gönderilen Sencabilerin Türklerle beraber hareket eden aşiretlere saldıracağını. Dos. Bu telgrafta ifade edildiğine göre. Fih. Başkumandanlık Vekâletinden Bağdat vasıtasıyla Irak ve Havalisi Kumandanlığına ve Binbaşı Hüseyin Rauf Bey’e. 195.Kasr-ı Şirin bölgesine sokulmamasının en iyi yol olacağını ifade etmiş ve Ömer Fevzi Bey’in Osmanlı dâhiline çekilme önerisine karşı çıkmıştır.. 814-824. fevkalade sefir sıfatıyla Afganistan’a gönderilen Ubeydullah Bey ve beraberindekilerin Sene’den hareket ettiği ya bu heyetle ya da bağımsız olarak görev yerine hareketin kendi takdirine bırakıldığı. bu durum karşısından Türk kuvvetlerinin müttefiki aşiretleri korumak zorunda kalacağını ve bu nedenle İran aşiretleriyle yeniden çatışma çıkacağını belirtmiştir.. fakat belge üzerindeki bu ifade daha sonra çizilerek “murahhas-ı askerî” olarak düzeltilmiş ve Müfreze de Irak ve Havalisi Kumandanlığına bağlanmıştır. Dos. 016. 250-825. Tahran sefiriyle temasa geçerek bir an evvel yeni görevi için yola çıkmasının gerekli görüldüğü. fakat İran’dan bir saldırının beklenmemesine rağmen siyasi sebeplerden dolayı bir müddet daha hudutta bir müfrezenin bulundurulmasının faydalı olacağı belirtilmiştir. Hüseyin Rauf Bey Afganistan ataşe militerliğine atanmış. 015-7. İsmet (İnönü) imzasıyla gönderilen bir telgrafla40 sona ermiştir. Dos. Dos. 023. bundan böyle Müfrezenin Irak’a bağlı olacağı. Fih. görevini şeref ve muvaffakiyetle yapmış olduğu ifade edilmiştir. Kls. Ayrıca Hüseyin Rauf Bey’den bir an önce İran’ın tahliye edilmesi ve müfrezenin Osmanlı topraklarına çekilmesi istenmiş. 195. daha sonra çizilerek) “murahhas-ı askerliğine” tayin edildiği. 42 aga. Hüseyin Rauf Bey. Fih. 73 . Kls. söz konusu taleple ilgili düşüncelerini ifade etmek için Başkumandanlık Vekâletine gönderdiği telgrafta39 kendisiyle bir aydan beri iş birliği yapan aşiretlerin düşman olan Sencabilerle komşu olduğunu.

Doğu siyasetinde tek söz sahibi kendilerinin olmasını isteyen ve bu bölgelerde Osmanlı Devleti’nin nüfuz kazanmasını istemeyen Almanya’nın da girişimleri ile Türk-İran sınırında geçit konumunda olan Serpol ve Hanikin civarında yaşayan bazı aşiretler. 4 Haziran 1331 ve 8/9 Haziran 1331 tarihlerinde Kirind kasabasında çatışmalar meydana gelmesi üzerine Müfreze. kuruluş amacından bir hayli uzaklaşan ve İran içlerinde daha fazla ilerleme imkânı da kalmayan Müfrezenin akıbetine dair tartışmalar da başlamıştır. İran’ın da Ruslara savaş ilan etmesi ve bu bölgeden açılacak yeni bir cephe ile Rusların iki ateş arasında kalması planını gündeme getirmiştir.İran Hükûmetinin de tepkisini çekmeye başlamıştır. Müfrezenin bu bölgedeki varlığı -Rus ve İngilizlerin de baskısıyla. Bu Müfrezede Wassmuss ve Niedermayer gibi önemli bazı Alman gizli servis üyeleri de yer almıştır. Bağdat’ın güvenliğinin sağlamak amacıyla Müfrezenin kendi emri altına verilmesini talep etmiştir. Türk-Alman müşterek planı olan bu Müfrezenin başına Enver Paşa tarafından Hüseyin Rauf Bey atanmıştır. Alman gizli servis üyeleri Afganistan’a kendi başlarına gitmeye karar vermişlerdir. Bu gelişme üzerine Doğu işlerine dair TürkAlman ilişkilerinde kısmi bir düzelme söz konusu olmuş ve her iki devlet İran’ın Rus ve İngilizlere karşı savaş ilan etmesi için çalışmaya başlamıştır. 16 Haziran 1331 tarihinde Irak ve Havalisi Kumandanı Nurettin. Söz konusu dönemde. 74 . Türk kuvvetlerine saldırmışlardır.Sonuç Henüz Osmanlı Devleti’nin resmen Birinci Dünya Savaşı’na girmediği bir dönemde İstanbul’da İran üzerinden Afganistan’a ulaşmak ve bu ülkeyi Cihad-ı Ekbere kazandırarak Hindistan sınırında mühim bir müttefik temin etmek ve istiklalci Hint komiteleriyle sınırdaki kabilelere ulaşmak için bir müfreze kurulması planlanmıştır. İran içlerinde daha ileriye gidememiş ve İran içinden Bağdat yolunun güvenliğini korumak bakımında önemli bir mevkide bulunan Serpol’a çekilmiştir. Bu durum Tahran’daki Osmanlı Devleti Sefaretinin ve ataşe militerinin İran Hükûmeti ile olan ilişkilerini de etkilemeye başlamıştır. Tahran Ataşe Militeri Ömer Fevzi Bey ise Müfrezenin çekilmesinin Ruslar. Enver Paşa ise cevaben çekilmeye taraftar olmamakla birlikte kararın Rauf Bey’in kendisinde olduğunu ifade etmiştir. Müfreze henüz Bağdat yolundayken Türk ve Alman kurmayları arasında ortaya çıkan fikir ayrılıkları sebebiyle. Söz konusu tartışmaların sürdüğü dönemde Ruslara karşı Almanların Galiçya Cephesi’nde kazandığı başarı. Rauf Bey 9 Haziran 1331 tarihinde Başkumandan Vekili Enver Paşa’ya gönderdiği telgrafta Müfrezenin Kasr-ı Şirin bölgesine çekilmesini teklif etmiştir. Müfreze Bağdat’a ulaştıktan sonra Irak ve Havalisi Kumandanı Süleyman Askerî Bey’in emriyle Kirmanşah’ın işgal edilmesi için İran içlerine harekât etmiştir. Müfrezenin İran içindeki faaliyetlerinin İran aşiretleri arasında giderek Şiilik meselesine dönüşmeye başladığını ifade ederek. İngilizler. Almanlar ve İran Hükûmeti ve bölge aşiretleri tarafından Osmanlı Devleti’nin güçsüzlüğü olarak algılanabileceğine dikkat çekmiştir.

daha sonra görevi “murahhas-ı askerliğine” şeklinde düzeltilmiştir. Hüseyin Rauf Bey de önce Afganistan ataşe militerliğine atanmış. Bunun üzerine Hüseyin Rauf Bey. Başkumandanlık Vekâletinin emriyle Türk sınırına çekilmiş ve Irak ve Havalisi Kumandanlığına bağlanmıştır. emrindeki birlikleri 10 Eylül 1331 günü Hanikin’e çekmiştir. 75 .Ancak yaklaşık bir yıl süreyle İran içlerinde kalmasına rağmen Türk ve Almanlar için beklentileri karşılayamayan Müfreze.

başta askerî. İnebolu hem jeopolitik konumu hem de İnebolu halkının azmi ile örnek bir ilçe olmuş ve TBMM tarafından Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmiş.Bnb. bu durum karşısında son diriliş ve direniş hareketine başlamış ve Çanakkale’de kahramanlaşan Mustafa Kemal’in liderliğinde büyük bir varoluş mücadelesine girişmiştir. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıktığı gün memleketin genel görünümünü ve Türk milletinin içinde bulunduğu durumu Nutuk’ta şu şekilde ifade etmektedir. Devrim Tarihi ve Atatürkçülük Öğretmeni * 77 . One of the regions where this determination became manifest is İnebolu. Mustafa Kemal. silah Abstract: The imperialisticpowers that made plans to occupy Anatolia after the Great war found in front of then the steelified determination of the Turkish nation. Millî Mücadele’nin ana ikmal noktası. İnebolu. Avrupalı devletler kendi aralarında yapmış oldukları gizli anlaşmaları teker teker uygulamaya koymuş ve nihayet 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra Anadolu toprakları işgal edilmeye başlanmıştır. The logistical dispatches that initiated in İnebolu weretransported to the fronts in time and the needs were met İnebolu had been an ideal example city both for its geopolitical location and the determination that local people had.MİLLÎ MÜCADELE YILLARINDA CEPHEYE SİLAH VE CEPHANE SEVKİYATINDA İNEBOLU .KASTAMONU YOLU Hüsnü ÖZLÜ* Özet: Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu işgal planları yapan emperyalist güçler. İnebolu was awarded by the Turkish National Assembly with a White Striped Independence Medal. “Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu topluluk. yüzyıldan itibaren hızla çöküş dönemi içerisine giren Osmanlı Devleti. Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş. Büyük toprak kayıpları ve neticesinde hızla azalan nüfus ve gelir kaynakları Osmanlı Devleti’ni Avrupa devletleri karşısında daha da çaresiz bir duruma sokmuş ve ülke toprakları işgale açık hâle gelmiştir.. istihbarat. nakliye. savaş.C. XX. Bu ulusal iradenin en yoğun yaşandığı yerlerden biri de İnebolu’dur. İnebolu’dan başlayan lojistik sevkiyat cephelere zamanında ulaştırılmış ve ihtiyaçlar karşılanmıştır. Anadolu’nun giriş kapısıdır. Key Words: organization. Yüzyıllar boyunca Anadolu’yu vatan yapmış Türk milleti.Öğ. daha sonra ekonomik ve siyasî olmak üzere her alanda Avrupa devletlerinin kontrolüne girmiş ve bu devletlerin güdümü içerisine hapsolmuştur. şartları ağır bir Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. intelligence. transportation. Burada kurulan sivil ve askerî teşkilatlar Millî Mücadele’nin bizzat içinde yer almış ve özellikle lojistik ve istihbarat desteği sağlamıştır. war. The civilian and military organizations established here actively participated in the National War and supplied support especially in logistion and intelligence. Maltepe Askerî Lisesi. Anahtar Kelimeler: teşkilat. İnebolu is the point of supply fort he National War and the gate to Anatolia. karşılarında Türk milletinin çelikleşmiş azim ve iradesini bulmuşlardır. weapon Giriş XVIII. yüzyılın başlarına geldiğinde büyük devlet olma vasıflarını kaybetmiş. T.

Bu fedakârlıkların başlangıç noktası olan İnebolu. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma boyun eğmiş. 2008. konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce 15 Mayıs 1919’da İtilaf devletlerinin uygun bulması ile Yunan ordusu İzmir’e çıkartılıyor. haysiyetsiz ve korkak.2 Bu makale Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Millî Mücadele yıllarında “Gözüm Sakarya’da kulağım İnebolu’da” sözlerine atfen o yıllarda kayık ve kağnının mucizeler yarattığı yer olan İnebolu’da yaşanan olayları ortaya koymak ve bölgenin stratejik önemini vurgulamak amacıyla kaleme alınmıştır. Ankara. Büyük savaşın uzun yıllar boyunca ulus yorgun ve yoksul bir durumda. İnebolu’da kurulan askerî ve sivil teşkilatlar Bağımsızlık Mücadelesi’nde son derece önemli görevler üstlenmişler ve yöre halkının büyük fedakârlıkları ile tarihe mal olmuşlardır. 86.ateşkes anlaşması imzalamış. Türk İstiklal Mücadelesi’nde çok önemli bir yere sahiptir. Sakarya. 78 . ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. Ulusu ve yurdu genel savaşa sürükleyenler. S 12. soysuzlaşmış. Merzifon’la Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. Adana iline Fransızlar. kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini düşlediği alçakça tedbirler araştırmakta. Hüsnü Özlü. Nihayet. Nutuk.”1 İşte. Makalenin yazımında özellikle o yılların iki önemli yerel gazetesi olan “Açıksöz” ve “Kastamonu” gazeteleri ve Nurettin Peker’in 1955 yılında yazdığı. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta… İtilaf devletleri. Antep’e İngilizler girmişler. “Millî Mücadele Yıllarında İnebolu’da Faaliyette Bulunan Cemiyet ve Teşkilatlar”. kendi başlarının kaygısına düşerek. bu şartlar altında başlayan Millî Mücadele. Maraş. Damat Ferit Paşa’nın başkanlığındaki hükûmet aciz. 1 2 Mustafa Kemal Atatürk. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları. Anadolu’nun her köşesinde büyük kahramanlıkların ve destanların yazılmasını sağlamış. “1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. 1. Dumlupınar Zaferlerini Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları” adlı eseri ana kaynak olarak kullanılmıştır. 1927. yurttan kaçmışlar. Antalya ile Konya’da İtalyan birlikleri. s. Cephelerde yaşanan tüm mücadelelerin yanında cephe gerisinde yapılan fedakârlıklar kurtuluşun anahtarı olmuş ve Türk’ün ulus olma bilincinin ilk ışıkları yakılmıştır. Ankara. Birer bahane ile İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul’da. s. Urfa. emperyalizm altında inleyen tüm dünya milletlerine örnek olmuştur. Her yanda yabancı devletlerin subay ve görevlileri ile özel adamları çalışmakta. Padişah ve halife olan Vahdettin. Gerek cephelerin lojistik desteği ve gerekse Anadolu’ya girecek vatanseverlerin ilk giriş kapısı olan ve özellikle deniz ile karayı cepheye bağlayan en stratejik nokta olması bölgenin önemini daha da artırmaktadır. İnönü.

Bilindiği gibi. Türk ordusunun bu durumundan haberdar olması onların moral ve maneviyatını yükseltmekte. ancak bu şartlara aldırış etmeyen Türk Genelkurmayı silah ve cephanelerini depolarda ve ambarlarda muhafaza ederek gerektiğinde gizlice buralardan harcama yoluna gitmiştir. elindeki silah ve cephane sınırlandırılmış. İzmir rıhtımında Ege’de biter. İnebolu. Kurtuluş Savaşı’nda Karadeniz. Dumlupınar Zaferlerini Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları. 91. Yani o başında ve sonunda denize dayanır. Samsun iskelesinde Karadeniz kıyılarında başlar. Mondros Ateşkesi’ne göre Türk ordusu terhis edilmiş. Her iki komutanlığında ortak kesiştiği yer İnebolu’dur. O günlerin silah ve mühimmat durumu hakkında şu telgraflar açıklayıcı bilgi vermektedir:5 3 4 Cevat Ülmen. 1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. bu mücadele içerisinde kilit nokta olmuş. Anadolu’daki işgalin sınırları genişledikçe cephelerdeki silah ve cephane ihtiyacı da o oranda artmış. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Komutanlığı. Figen Atabey. 1943. Türk milleti üzerindeki baskıları artırmaktadır. 1955. bu iş için özel çabalar harcanması gereği ortaya çıkmıştır. Atatürk Araştırma Merkezi. Ankara. Karadeniz’de Türk Donanması (Birinci Dünya Harbi ve Millî Mücadele Dönemi). Gerek Rusya’dan getirilen malzemeler ve gerekse İstanbul’dan gizli gruplar vasıtası ile kaçırılan silahlar İnebolu üzerinden cepheye nakledilmiştir. Çünkü Anadolu’da ne bir silah ve cephane fabrikası ne de eldeki silahları seri bir şekilde onaracak tecrübeli kadro vardır. bu bölgemiz Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasında çok önemli rol oynamıştır.1. Kara ordularımızın silah ve cephane ihtiyacı. Anadolu’ya geçişin ve özgürlüğe atılan ilk adımların kapısı. 152. ikincisi ise daha batıda yer alan Karadeniz Ereğlisi Nakliyat-ı Bahriye Komutanlığıdır. İstanbul. 5 Nurettin Peker. 1. 79 .4 Batı Cephesi’nde yaşanan zafer günlerinin önünde ve ardında mutlaka Karadeniz sahillerinin gizli ve ihtişamlı mücadeleleri yer almış. Karadeniz’den Anadolu’ya deniz yolu ile yapılan sevkiyatta özellikle iki komutanlık önemli rol oynamıştır ki bunlardan birincisi. s. 2006. İstanbul. s. s. işgalden uzak duran Karadeniz sahillerindeki şehir ve kasabalarımızdan yapılan yardımlar ile sağlanmıştır. deniz ile karayı buluşturan ana yol olmuştur. Sakarya.”3 Millî Mücadele sırasında denizcilerimizin başlıca hizmeti Karadeniz’de olmuş ve Batı Cephesi’ni her bakımdan desteklemişlerdir. Gün Basımevi. Denizdeki Faaliyetler “Kurtuluş Savaşımız. İnönü. Düşmanın.

Mustafa Kemal ve arkadaşları. Gerek iç gerekse dış ilişkiler açısından büyük sıkıntılar içerisinde olan ve maddi imkânsızlıklardan dolayı çaresiz kalan Ankara Hükûmetinin ilk yaptığı işlerden birisi. s. Sinop kar bekçilerine verilen tüfekler için talep edilecek miktar Rus fişenginin mezkûr şube riyasetinden talep ve işarı üzerine itası ve imbası. Ulusal Mücadele’ye destek olacak ve Türk ordusunu silah ve malzeme bakımından destekleyecek bir dış devletle ilişki kurmaktır. Şubeniz deboyunda hayli Alman yani muaddel Rus fişengi vardır.Şifre Size gayri muaddel Rus ve Şnayder fişenginin lüzumu yoktur..“Kastamonu Mıntıka Kumandanlığı -Şifreli Telİnebolu Şube Riyasetine 4 Mart 1920. İnebolu bu önemini ve taşıdığı yükümlülüğü ilk günlerde fark etmiş ve sevkiyat işlerinde cephelerin ümit kaynağı olmuştur. Bu Hükûmetin Dışişleri Bakanlığına Bekir Sami Bey getirilmiş ve uluslararası ilişkilerde bağlantı kurma ve Türk milletinin haklı davasını dünyaya duyurma amaçlı yollar aranmaya başlanmıştır. bunlar nereye sevk edilmişse oradan aldırmak üzere işar buyrulması mecburdur. durum değerlendirmesi yaptıktan sonra bu konuda. 13 Mart 1920 Kumandan Osman. a. İnebolu Yolu Üzerinden Yapılacak Rus Yardımını Sağlama Çabaları 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmış ve 11 bakandan oluşan bir Meclis Hükûmeti kurulmuştur. Bu durumda yapılacak en önemli iş. 7 Mart 1920 Fırka 14 Kalem K. Sovyet Rusya ile bağlantı kurmaya karar vererek her iki ülke arasında görüşme başlatmışlardır. Bu şartlar altında cephelerdeki silah ve cephane ihtiyacı bazı bölgelerimizi hareketlendirmiş ve önemini artırmıştır.”6 Görüldüğü gibi işgallere karşı mücadele etmek için elimizde bulunan silahlar o kadar eski ve azdı ki kullanılacak fişek ve merminin hesabı yapılıyordu. kendisine Ulusal Mücadele’de gerekli dış desteği 6 age. Elimizdeki silahlar Alman’dır. 152. 80 . Osman” “Sinop Şube Riyasetine . Bu bölgelerin başında stratejik önemi olan ve Ankara bağlantısını en kestirme olarak sağlayan İnebolu ve yöresi gelmektedir.

Bir yandan yeni kurulan hükûmetin diplomatik alanda tanınması.7 Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılmasından üç gün sonra Sovyet Rusya’ya ilk resmî ilişkilerin başlangıcı sayılabilecek resmî bir yazıyla başvurulmuştur. s. Oysa Rusya. Erkânıharbiye Kaymakamı Seyfi Bey (General Seyfi İzgören) vardır. T. Mustafa Kemal’in 26 Nisan 1920 tarihli mektubu Rusya Devlet Başkanı Lenin’e iletilmiş.. 300 mitralyöz.8 Profesör Coulthard Jackie’nin dediği gibi. askerî ve ekonomik alanlarda yardım talep edilmiştir.000 ve her mitralyöze 100.sağlayabilecek bir devletle temas kurmak olmuştur. 9 Şevket Süreyya Aydemir. “200 sene süren bir harpten sonra Ruslarla anlaşmak fikri. 1973.C. 63. s. Siyasi Tarih. 63. 10 Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. daha Sivas Kongresi’nin toplandığı günlerde Halil Paşa vasıtasıyla başlayan diyalogda her türlü imkânsızlığa rağmen silah ve malzeme yardımı yapmayı taahhüt etmiştir. s. s. Doktor Miralay İbrahim Tali (Öngören). Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. 70. fakat cevap alınamamıştır. 397. her iki devleti de tehdit eden Avrupa emperyalizmine karşı birlikte hareket etmeleri gerektiğinin ilk işaretlerini vermiştir.000 tüfek. Ankara. C 2. 11 age. Bakü’deki 13 7 8 Fahir Armaoğlu. 81 . Tek Adam Mustafa Kemal (1919-1922). Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). “100. Lazistan Mebusu Osman. her tüfeğe 10. ancak yapılan bu görüşmede Brest Litowsk Antlaşması ve Ermenistan sorunu üzerinde durulmuştur. Bekir Sami Bey’in başkanlığındaki Türk heyeti 13 Ağustos 1920’de Sovyet Hariciye Komiseri Çiçerin tarafından kabul edilmiş.11 Türk hükûmetinin istekleri bir liste hâlinde silah ve mühimmat komisyonuna verilmiş. s. O günlerin şartları altında ortak çıkarları bulunan ve Bolşevik İhtilali’nden dolayı Avrupa ile arası oldukça açılan Rusya’nın desteğini sağlamak en doğru yol olmuştur. 410. İstanbul. Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü Yayını. s. Ankara. 1964. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). 1986. Mustafa Kemal’in bu mektubuna Hariciye Komiseri Çiçerin vasıtası ile 2 Haziran 1920 tarihli mektubu ile cevap vermiş. Bekir Sami Bey’in başkanlığındaki bu heyette İktisat Vekili Yusuf Kemal (Tengirşek) Bey.000 mermi ve mermileriyle 60 obüs topu.10 Heyetin temel görevi Rusya ile başlatılan görüşmelere resmiyet kazandırmak ve sağlanacak yardımları bir an önce yurda getirme yollarını aramaktır. 631. 12 Aydemir. diğer yandan Türk milletinin yalnızlıktan kurtularak bir devletin desteğinin sağlanması ihtiyacı. Her iki taraf arasında yapılan resmî yazışmalardan sonra. Mustafa Kemal için ihtilalci bir fikirdir.”9 Sovyet Rusya. 11 Mayıs 1920 tarihinde ilk resmî heyet Moskova’ya gitmiş ve yapılacak anlaşmanın şartlarını görüşmeye başlamıştır. Sovyet Rusya ile temasa geçmeyi zorunlu hâle getirmiştir.12 Bu görüşmelerde Rusya heyetine iletilen taleplerde yer alan malzemeler şunlardır.

100 cebel topu. Yapılan görüşmeler neticesinde alınan kararlar kısa süre içerisinde uygulanmaya başlanmış ve Rusya’dan 10. Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. Bitlis ve Muş illerinin Ermenistan’a verilmesini talep etmiştir.15 Bu dostluk antlaşması çerçevesinde Rusya’nın ilk etapta kısmi de olsa desteği sağlanmış ve yardımlar yavaş yavaş Karadeniz üzerinden gelmeye başlamıştır. 1998. telsiz. Ermenistan ile 3 Aralık 1920 tarihinde yapılan Gümrü Antlaşması’ndan sonra Rusya’dan Anadolu’ya daha fazla silah ve cephane gelmeye başlamıştır. 100. Moskova Hatıraları (21 Kasım 1920-2 Haziran1922).İngiliz topu. “Millî Mücadele’nin Mali Kaynakları ve Dış Yardımlar”.17 İki taraf arasında 26 Şubat 1921 tarihinde başlayan görüşmeler çok çetin geçmiş ve 16 Mart 1921 tarihinde antlaşma imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre.”13 Yapılan görüşmeler neticesinde bir dostluk antlaşması projesi hazırlanmış ve iki tarafın delegeleri tarafından 24 Ağustos 1920 tarihinde parafe edilmiştir14. Birinci İnönü Muharebesi’nde Türk ordusunun elde etmiş olduğu zaferden sonra Rusya yeni kurulan Türk hükûmetine olan bakış açısını değiştirmiş ve Anadolu’daki mücadeleyi yakından takip ve destekleme kararı almıştır. İstanbul. Ankara. ayrıca Alman tüfek ve cephanesi. 19 Şubat 1921 tarihinde Moskova’ya varan bu heyet İktisat Vekili Yusuf Kemal Bey (Tengirşek) başkanlığında. 204.000 mermi.000 bomba. silah ve savaş malzemesi bakımından yapılacak yardımın Sovyet Hariciye Komiseri ile Türk Büyükelçisi arasında gizlice yapılacak mektuplaşma ile tespit edileceği ve bu mektupların antlaşmanın bir parçası olacağı kabul edilmiştir. Van. 18 age. süngü ve koşum takımı temin edilmiştir. 118. Türk Devrim Tarihi. vs. 17 Ali Fuat Cebesoy. benzin. (Ulusal Direniş’ten Türkiye Cumhuriyeti’ne). 147. 325. Rusya daha önce Ermeniler için direttiği Doğu Anadolu’daki Van. 15 Rıfat Önsoy. Budu Medivani’yi Ankara’ya elçi olarak göndermiştir. 2. s. s. s. Kitap. Bu durum karşısında TBMM Hükûmeti de bir karar alarak Moskova’ya yeni bir heyet yollamıştır. saraçhane ve kumaş imalathaneleri tesisleri. 82 . 70. 100. 2002. daha sonra bu isteklerinden vazgeçmişlerdir. Ancak ne var ki Rusya’nın da Türk hükûmetinden kabul edilemez birtakım istekleri olmuş.000 altın ruble ve iki fırkayı tamamıyla silahlandırabilecek miktarda tüfek. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922).. 3623 sandık cephane ve 3590 kasatura Trabzon’a ve oradan da İnebolu limanına sevk edilmiştir. s. Ankara. s. Maarif Vekili Rıza Nur Bey ve Moskova’ya elçi olarak tayin olunan Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’dan oluşmaktadır.18 13 14 age. Bu kapsamda Rusya’dan silah ve cephane sevkiyatına başlanmış ve 1920 yılı Eylül ayı içerisinde 3387 tüfek.. 5000 kılıç. 1955. Atatürk Araştırma Merkezi Yayını. 411. 5 uçaksavar batarya. para.16 Bu isteklerin reddedilmesi üzerine bir süre antlaşma imzalanamamış. 16 Şerafettin Turan.000. imalat-ı harbiye malzemeleri. kablolar. Millî Mücadele Tarihi Makaleler. s. Muş ve Bitlis illerinden vazgeçmiş ve M.

24 Nutku. 22 Türk İstiklal Harbi. Yunan kontrol gemileri yaklaştığı anda kayıklar karaya çekilerek malzemeler kurtarılmıştır. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı”. silahlı bir destek görmeden.21 Her türlü destekten uzak. İstanbul. 39. 154. 38. 188. müstahkem bir üsse dayanmadan ve onarım yapılmadan güç şartlar altında çalışmışlardır.25 Karadeniz’in zor 19 20 Tevfik Bıyıklıoğlu. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. s. İstanbul. Sovyetler’den sağlanan silah. 1962. “İlk Deniz Nakliyatı”. Gemiler Karadeniz sahili boyunca geçtikleri her limana uğrayıp liman reislerinden hem hava durumu hem de düşman donanmasının bölgedeki faaliyetleri hakkında bilgi almışlardır. Yakın Tarihimiz. s. Kafkasya yolu açılıncaya kadar. Bu şartlar altında nakliye işleri zaman zaman kiralanan halk kayıkları ve motorları ile yapılmış. Ancak ilk deniz nakliyatının başladığı günlerde henüz bu kumandanlık kurulmamış. s. Millî Mücadele yıllarında cephelerimizin silah ve mühimmat ihtiyacının bir kısmı İstanbul’dan gizlice kaçırılan silahlarla sağlanmıştır. Tuapse ve Novrosiski limanlarından yüklenen malzemeler öncelikle Trabzon’a getirilmiş. sadece kahraman ve vatansever Karadeniz insanlarının yiğitçe çabalarına dayanan nakliyat işleri Bahriye Kumandanlıkları tarafından yönetilmekte ve koordine edilmektedir. 149.b.20 Millî Mücadele Döneminde deniz harekâtının bel kemiği ve yapılan deniz nakliyatının ana merkezi Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığıdır. Bu durum karşısında. Karadeniz kıyısındaki Tuapse’ye yöneltilmiş ve buradan Lazistan Mebusu Osman Bey nezaretinde motor ve vapurlar ile Trabzon’a ve oradan da İnebolu’ya gönderilmiştir.24 Karadeniz’de silah sevkiyatı yapan nakliye gemilerimiz. nakliyat işleri Trabzon’daki 3’üncü Kafkas Tümeni tarafından yürütülmüştür. Yakın Tarihimiz. age. 23 age.. 21 Emrullah Nutku. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. C 5. 25 Türk İstiklal Harbi. Rus Yardımı ve İlk Deniz Sevkiyatı Başlangıçta da belirtildiği gibi.23 Nakliyat sırasında gemiler sürekli olarak kıyı seyri yapmışlar ve düşman eline geçmemek için gerekirse gemiyi batırma talimatı almışlardır. buradan Batı Cephesi’ne en yakın noktalar olan İnebolu ve Akçakoca sahillerine nakledilmiştir. 1981. 153. s. s. C 5. Atatürk Anadolu’da (1919-1921).19 Yapılan ilk sevkiyatlarda. C 2. s. 83 . İnebolu yolu üzerinden yapılan nakliyat işleri de bu kumandanlığın denetimi altında gerçekleşmiştir. s. 33. Ancak bu silahlar Türk ordusunun ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemiştir. 1962. Ankara. Rusya’nın desteği daha da önemli bir noktaya gelmiş ve 24 Temmuz-24 Ağustos 1920 tarihleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda ilk sevkiyat başlamıştır. “İstiklal Savaşı’nda Denizciler. cephane ve para yardımı toplama ve transit merkezi Rostov’dan. Rusya’ya ait Batum. C 2.22 Bu arada Karadeniz’deki faaliyetler özellikle Yunan Deniz Kuvvetleri tarafından yakından takip edilmiş ve bölge abluka altına alınmıştır.. bütün seferleri boyunca.

İşbu cephanenin tamamen teslim alınıp alınmadığının süratle işarı ve badema gönderilecek cephaneye mukabil mazbatasının irsal buyurulması mütemenadır. C 5. millî dava aleyhtarı bazı kimseler. Trabzon 3’üncü Fırka Kumandanı Nuri”26 1920 yılında Kafkas Tümeni emrinde ve Trabzon Liman Reisliğine bağlı olarak yapılan bu ilk deniz nakliyatı teşebbüsünde. 28 Nutku. “İstiklal Savaşı’nda Denizciler. 28 Ağustos 1920 tarihinde 1 numaralı askerî motorla. aşağıdaki 17 Kasım 1920 tarih ve 2323 sayılı Telgraf bize önemli bilgiler vermektedir: “Şifreli Telgraf-Trabzon İnebolu Mevki Kumandanlığına. 33. silahların bir kısmını çalarak bölgedeki Pontus eşkıyasına satmışlardır.28 Karadeniz’de yapılan deniz nakliyatının başarısında Hopa’dan Kefken’e kadar uzanan işaret ve gözetleme istasyonlarının ve bunların bağlı bulundukları liman reisliklerinin çalışmaları ve raporlarını ilgili makamlara düzenli olarak ulaştıran telsiz ve telgraf hizmetlerinin rolü çok büyüktür. s. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı”. 29 Türk İstiklal Harbi. 1991. 1. 174 sandık Osmanlı piyade ve 40 sandık seri sahra mermisi gönderilmiştir. 84 . 6.11.30 İnebolu telgrafçıları Heyet-i Temsiliyenin 26 27 Peker. 149. s. askerî makamlara devredilmesi gereği ortaya çıkmış ve 25 Ekim 1920 tarihinde Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı kurulmuştur. s. İskeleye çıkarılan silah ve cephane bu telgrafhane sayesinde anında Kastamonu Havalisi Komutanlığına bildirilmiş ve sürekli talimatlar bu teşkilat sayesinde ulaştırılmıştır. s. s. 175. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. Cephanenin Kaza Kaymakamı ve şubeden iskeleye gelen iki zabit muvacehesinde teslim edildiği mezkûr zevat tarafından tamamen teslim alındığı ifade edilerek motorun avdet ettiğini kuyudat söylüyor. İnebolu kazasına ve Mevki Kumandanlığına yazıldı. Mezkûr cephanenin kısmi küllisi teslim edilmediği ve keyfiyetin tahkiki Müdafaa-yı Millîye Vekâletinden emrolunuyor. Ankara.5 kilovatlık telsiz istasyonu Mayıs 1921 tarihinde Kastamonu’ya nakledilmiş ve bu istasyon Batı Cephesi’nin bir ikmal merkezi olan Kastamonu haberleşmesini ve Rusya ile yapılan irtibatı sağlamıştır.1920 tarih ve 2226 numara ile İnebolu Mevki Kumandanlığından sorulmuştu. 30 Rahmi Çiçek.27 Bu olay üzerine sivil taşımacılığın.şartları altında Trabzon-İnebolu arasında yapılan ilk nakliyat hakkında. Ülmen.29 İnebolu telgrafhanesinin de Millî Mücadele’deki yeri çok önemlidir. Ankara Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Doktora Tezi. Millî Mücadele’de Kastamonu. 241. Birinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Karadeniz’deki deniz kuvvetleri ile İstanbul bağlantısını sağlayan Sinop’taki 2.

. 35 Peker. yola çıkan motorların zamanında yerlerine ulaşması ve malzemelerin noksansız olarak teslim edilmesi bölgedeki faaliyetlerin önemini daha da arttırmıştır. 246. 1962.34 1920 yılı aralık ayına kadar Rusya’dan ve dolaylı olarak Trabzon’dan İnebolu’ya taşınan silah ve malzemelerin listesi aşağıdaki gibidir:35 Tüfek 184 315 191 205 858 564 632 438 Kasatura 192 315 191 205 1108 584 615 478 Cephane 422 299 59 30 727 494 1185 412 Tarihi 22 Eylül 1920 25 Eylül 1920 27 Eylül 1920 1 Ekim 1920 1 Ekim 1920 20 Ekim 1920 4 Ekim 1920 1 Aralık1920 Vasıtaları Rusya’dan motor ile. tarihî görevinin ilkini başarı ile tamamlamıştır. Batı Cephesi’ne giden en kestirme yolun buradan başlaması tüm komutanlıkların dikkatini İnebolu’ya çevirmiştir. Yakın Tarihimiz. 85 . Gazal motoru ile. Hayrettin motoru ile. 241. “Rüsumât No: 4” gemisi Rusya’dan yüklediği malzemeleri. Rüsumât No: 4 motoru ile. Öncelikle İnebolu’nun stratejik konumu. Şükran motoru ile. 34 Nutku.000 lira gönderilmesi için Maliye Vekâletinden Trabzon Defterdarlığına emir verildiği ve gelecek silahların Garp Cephesi’ne alınacağı. doğruca İnebolu’ya gönderilmesi ve bu suretle İnebolu nakliyatının tecrübe edilmesi ve bildirilmesi emrolunmakta idi. 188. İstanbul. 28 Ağustos 1920 tarihinde İnebolu limanına gelen ilk yardım motoru derhâl kontrol altına alınarak malzemeler çok seri bir şekilde tehlikeden uzak noktalara taşınmış ve böylece İnebolu halkı. 242. Yıldız motoru ile. “İlk Deniz Sevkiyatı”. s.33 İnebolu’ya yapılan ilk sevkiyatların başarıya ulaşması. s. Artık sıra büyük gemilerle nakliyat yapmaya gelmiştir.. 243.32 Bu şifreli telgraftan da anlaşılacağı üzere doğudan gelecek malzemelerin sevkinde en fazla üzerinde durulan merkez İnebolu’dur. Rüsumât No: 4 motoru ile. C 2. s. s.31 c. Silah ve Cephane Sevkiyatında İnebolu İskelesi 23 Eylül 1920 tarihinde Erkânıharbiyeumumiye Reisi İsmet imzası ile Vali Vekili ve Fırka Kumandanı Rüştü Bey’e gelen şifreli telgrafta nakliye ücreti olarak Osman Bey’e 10. s. 31 32 Peker. Her geçen gün yapılan işlerin kapasitesi artmakta ve daha kontrollü çalışılmaktadır.kararlarını her tarafa duyurmak ve Kuvayımilliye hareketinin yayılmasını sağlamak üzere çalışmışlardır. Mebruke motoru ile. age. 33 age. “Garp’a Sefer Yapan Gemiler İçin Hazırlanan Talimat” gereği direkt İnebolu’ya taşımıştır.

Çünkü İnebolu İstihbarat Zabitliği. 38 Peker. 36 37 İsmail Habip. daha önce istihbarat bilgisi alınan Yunan zırhlıları İnebolu önlerine gelmişler.İnebolu iskelesi. 16 Kasım 1936. 328. Ümit vapurunun depolarının da bir an önce boşaltılması gereği ortaya çıkmıştır. ancak hiçbir şey elde edemeden kısa süre sonra uzaklaşmak zorunda kalmışlardır. genci. piyade. agm. Yunan zırhlılarının Boğaz’dan çıktığını ve son mil İnebolu istikametine yol aldığını haber vermiş ve bu haber tellallar vasıtası ile halka duyurulmuştur. Cumhuriyet Gazetesi.36 Bu dönemde 1 Haziran 1921 tarihinde Rusya’dan gelen Bahrıcedit vapuru ve Ümit vapuru 300 tonluk mühimmat ile İnebolu’ya gelmiştir. O gün İnebolu’daki tüm depolar. Millî Mücadele’nin ilk günlerinden itibaren sürekli hareket hâlindedir. Çoğu zaman Rusya ve İstanbul’dan yapılan nakliyat aynı anda İnebolu’da buluşmuş ve kazada büyük telaş ve hareketlilik yaşanmıştır. mağazalar ve ardiyalar dolmuş. yaşlısı. “İnebolu Kayıkçıları”. Çünkü bu tarihlerde Yunan gemileri sürekli olarak sahilleri tarayarak kontrol etmektedir. 86 . Bahrıcedit vapuru gece boşaltılmış. Yöre halkı bu durumu bildiği için kıyıya yaklaşan gemilerdeki malzemeleri bir an önce sahilden uzaklaştırma mücadelesi vermiştir. geri kalanı ise İkiçay Tepesi’ne çıkarılmıştır.37 Genelkurmay Başkanlığı Deniz Cephesi 946 Şube İstiklal Harbi Kayıtları’na göre her iki vapurdan çıkarılan silah ve cephane listesi aşağıdaki gibidir:38 Vasıta Malzeme top güllesi makineli tüfek cephanesi makineli tüfek cephane sandığı tüfek makineli tüfek cephane sandığı tüfek Adet 3000 143 45 2614 4840 24 2593 2260 Bahrıcedit vapuru Ümit vapuru Bahsi geçen vapurların boşaltılmasından hemen sonra. s. Karadeniz’de son derece gizli yapılan silah ve cephane nakliyatı sürekli olarak işgal kuvvetlerinin gemileri tarafından kontrol edilmiş ve şüphelendikleri noktaları abluka altına alarak bu bölgeleri gerekirse ateş altına almışlardır. denk. Fedakâr İnebolu halkı. Özellikle bölgede yaşayan Rumların yaptığı ajanlık faaliyetleri ve gemiler tarafından yapılan takip ve kontroller İnebolu’nun zaman zaman ablukaya alınmasına sebep olmuştur. kütük (kayık çeşitleri) kayıklarını yüzdürmüş ve Ümit vapurunun etrafını sararak geminin ambarlarını boşaltıp cephaneyi karaya çıkarmışlardır.

cephaneliği ele geçirerek buradaki silahları önce Maçka’ya buradan da cepheye yollanması bu olaya örnek teşkil etmektedir. İstanbul-Karadeniz bağlantısında oldukça zor günler yaşanmıştır. Rusya ve Trabzon’dan İnebolu Askerlik Şubesi ve Esliha Mühimmat Komisyonunca gönderilen malzemeler. Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı. Bu nakliyat sivil motorlar. s. s. mayın. Bu grupların başında. İrkap ve İhraç Kumandanlığınca karaya çıkarılmış ve komisyonun gözetimi altında Nokta Komutanlığının emrindeki depolara taşınmıştır.. 592. Sırp. Depolardaki malzemeler uzun süre bekletilmeden derhâl yola çıkarılarak Kastamonu.40 İstanbul Haliç Tersanesinde. C 5. Çankırı yolu ile cepheye sevk edilmiştir. 42 Mesut Aydın. Ereğli. “Millî Mücadele Döneminde İstanbul’da Anadolu Lehinde Faaliyette Bulunan Gizli Gruplardan Zabitan Grubuna Ait Bir Vesika”. 47. s. 46. hafif silah. İstanbul’dan İnebolu’ya Yapılan Sevkiyat İstanbul’un Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra sürekli olarak işgal güçleri tarafından denetim altında tutulması. Zabitan Grubu gelmektedir. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 1990. Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye üyesi Gümüşhaneli Zeki Kadirbeyoğlu’nun. 43 Turan. Seyr-i Sefain İdaresi vapurları ve Fransız. C 6. Ankara. Karakol Cemiyeti. Bu durumda.. ç. 41 age. Anadolu’daki harekete destek olacak vatanseverlerin faaliyetlerine engel olmaktadır.39 İnebolu merkezindeki depoların dolması hâlinde bu malzemeler İkiçay mevkisindeki depolara nakledilmiş ve buradaki depolar Mevki Kumandanlığınca emniyet altına alınmıştır. Beşler Grubu. 87 .43 39 40 age. Deniz nakliyatında.42 Ayrıca Anadolu’daki depolardan kaçırılan ya da el konulan silah ve malzemelerde cephelere sevk edilmiştir. İnebolu iskelelerine sevk edilmiştir. Anadolu Kavağı ve Zeytinburnu’nda bulunan ambarlardan muavenet heyetleri yardımıyla kaçırılan top. 243. (1) Yapılan Sevkiyatta Gizli Gruplar Millî Mücadele yıllarında cephelerde kullanılan silah ve mühimmatın önemli bir bölümünü İstanbul’daki depo ve ambarlardan kaçırılan silahlar oluşturmaktadır.41 Bu iskelelere gelen malzemeler çok süratli bir şekilde iç kesimlere taşınarak cephelere sevk edilmiştir. s. Akçakoca. 159. Bu durumda izlenen tek yol gizli ve kaçak yollardan Anadolu’ya ulaşmak olmuştur.İnebolu’nun abluka altına alınması öncesi kazada büyük bir hareketlilik ve özverili çalışmalar görmekteyiz. Türk İstiklal Harbi. Bu malzemeleri gizli yollardan kaçırarak Anadolu’ya taşıyan önemli gruplar vardır. donatım araç ve gereçleri. İran bandırası taşıyan özel ticaret şirketi vapurlarıyla yapılmıştır. Hamza Grubu (Felah Grubu). s.

Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. S 5. “İstiklal Savaşı’nda Anadolu’ya Kaçırılan Mühimmat ve Askerî Eşya hakkında Tanzim Edilmiş Mühim Bir Vesika”. 526.İstanbul merkezli kurulan gizli gruplar silah depolarını basarak ele geçirdikleri malzemeleri en yoğun olarak İnebolu yolu ile Anadolu’ya taşımışlardır. s. 11.230 ton) silah ve malzeme Anadolu’ya kaçırılarak cephelere sevk edilmiştir. Ankara Hükûmetinin girişimleri ile İnebolu iskelesinde bir rapor merkezi kurulmuş ve Askerî Polis Teşkilatının yapacağı hizmetlerle buradan giriş yapan askerî ve sivil malzemelerin kontrolü sağlanmıştır. s. yaklaşık 730 ton malzemeyi Anadolu’ya taşımışlardır. Tarih Vesikaları Dergisi. s. (2) İnebolu İskelesine Silah Taşıyan Vapurlar İstanbul’da gizli olarak faaliyetlerini sürdüren bu cemiyetler vasıtası ile çok önemli miktarlarda (39. 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’un işgali ile bu cemiyet ortadan kalkmış. C 2. 88 . s. Gizli gruplar bir taraftan elde ettikleri istihbarat bilgileri ile TBMM’nin çeşitli konularda alacağı tavrı şekillendirirken. Ankara. Bu malzemelerin büyük bir kısmı İnebolu iskelesinden taşınmakla birlikte Akçakoca.47 1921 ve 1922 yılları arasında İstanbul’dan İnebolu’ya silah ve askerî malzeme taşıyan vapur ve sefer tarihleri aşağıdaki gibidir:48 44 Bülent Çukurova. Zonguldak. er ve diğer askerî personelini temin etmeye yardımcı olmuşlardır. 520. diğer yandan da TBMM ordularının subay. “Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul Gizli Grupları”. Samsun liman ve iskeleleri de kullanılmıştır. s. Faaliyette bulunan bu gizli grupların çalışmaları ile İnebolu iskelesi daha da hareketlenmiş. İnebolu..46 Merkezi İstanbul’da bulunan bu gizli kuruluşlar TBMM’nin emir ve direktifleri doğrultusunda gösterdikleri gayret ve fedakârlıklarla Millî Mücadele’nin kaderine önemli ölçüde etki etmişlerdir.44 Mim Mim Grubu olarak oluşturulan bir başka gizli grup da özellikle 1922 yılından itibaren faaliyetlerini artırmış. İzmir. Zonguldak. 45 agm. aynı zamanda Anadolu’ya geçen şahıslar ellerinde Karakol Cemiyeti mühürlü vesikalarla seyahat etmişlerdir. 10. Karadeniz limanlarında görev alacak kişileri yetiştirmiş. Karakol Cemiyeti. 47 Hüseyin Dağtekin.. 1986. faaliyetlerini başka adlarla oluşturdukları gruplar vasıtası ile devam ettirmişlerdir. 525. Samsun. Mersin limanlarına 22 sefer yapmış. 48 age. C 1. silah. 1955-1961. Ancak.. 46 agm. Akçakoca. cephane ve malzemelerin Anadolu’ya taşınmasında yabancı vapur şirketleri ile anlaşma yoluna giderek İnebolu ve çevre iskelelerini ana yol olarak kullanmışlardır.45 Bu gruplar 12 Şubat 1921 ile 20 Aralık 1922 tarihleri arasında İstanbul’dan Yalova.

piyade silahları cephanesi. otomobil.000 matra. askerî teçhizat ve levazım.Vapur Taşıma Tarihi 5 Teşrinisani 1921 15 Şubat 1922 11 Mayıs1922 11 Eylül 1922 1 Kânunuevvel 1922 6 Nisan 1922 30 Kânunusani 1922 1 Mart 1922 18 Ağustos 1922 15 Nisan 1922 1 Teşrinievvel 1922 2 Ağustos 1922 12 Mayıs 1922 Arara vapuru Adana vapuru Mersin vapuru Ladil vapuru Lelet vapuru Lankırı vapuru Yunan ordusunun İzmir’i işgalinden sonra. Anadolu’ya taşınan askerî eşyanın nakliye masraflarının 730’u çıkarıldıkları iskeleler tarafından karşılanırken 35. s. 15.”49 Bunların dışında.. 1 batarya top. tapalar. 49 50 age.000 nal ve mıh. mutfak malzemeleri. dürbün ve nişangâh. İstanbul’daki silah ve mühimmat depolarının Anadolu’ya aktarılması ile yeni kurulan ordunun birçok ihtiyacı karşılanmıştır. 1500 tüfek.000 takım elbise. age.500 ton askerî eşyanın nakliye masrafları Müdafaa-i Milliye Vekâletinin hesabıyla ton başına 2275 kuruş ödemek suretiyle karşılanmıştır. 100. 3000 sandık cephane.50 Görüldüğü gibi yapılan nakliye işlemleri bir taraftan gizli gruplar vasıtası ile yürütülürken diğer taraftan da özellikle Ankara Hükûmetinin kontrolünde sürmektedir. bombalar ve barut ile kovanlar. 320 makineli tüfek. saraç. toplara ait parça ve teferruat. kapsüller. makineli tüfek ve telefon. itfaiye malzemeleri. kunduracı ve demirci edevatı.. 10.000 mekanizma. 10. Deniz yolu ile yapılan ve sadece Karakol Cemiyeti vasıtası ile kaçırılan malzemelerin listesi şu şekilde tespit edilmiştir: “56. fünye ve fitiller. hartuç ve kartuşlar. araba ve malzemeleri ile toplam 39. bunlara ait edevat ve malzeme.500 tonu bulan malzeme Anadolu’ya taşınmıştır. fabrika aletleri ve makineler. eyer takımları ve hayvan başlıkları ve malzemeleri. 89 . terzi. s. 13. 1000 ton kadar muhtelif askerî malzeme.

51 Ayrıca bombardıman olayından sonra Müdafaa-i Milliye Vekâleti tarafından İnebolu halkına gösterdikleri cesaret ve fedakârlıklardan dolayı şu telgraf yollanmıştır: “Geçenlerde düşmanın İnebolu’yu bombardıman etmesi üzerine sahil halkının ve bilhassa İnebolu ahalisinin gösterdikleri asarı himmet ve gayretleri her türlü takdirin fevkinde olduğundan ordu namına kendilerine beyan-ı teşekkürat edilmesi.54 İnebolu Kayıkçılar Loncasına verilen İstiklal Madalyası Vesikası Beratı aşağıdaki gibidir: “Metni işbu varaka zahrinde bulunan 66 numaralı kanun mucibince verilecek olan İstiklal Madalyası Vesikası.02. Ancak İnebolulu kayıkçılar bu duruma alınarak tepki göstermişler ve kendilerine yollanan bu parayı iade etmişlerdir. Ankara. 2005. 151. Bu para Mevki Komutanı Yarbay Nidai tarafından İnebolu Kayıkçılar Kâhyası İlyas Kaptan’a teslim edilmek istenmiştir.. Şu Çılgın Türkler. s.”52 Millî Mücadele’nin başından sona erişine kadar büyük fedakârlıklar gösteren İnebolulu kayıkçılar bu hizmetleri karşılığında TBMM tarafından İstiklal Madalyası Vesikası ile ödüllendirilmiştir. S 1079. S 227. 22 Mayıs 1924. Konuşmada “Her millete mukadder olan inkılabından ve bu meyanda Türk tarihini geçirdiği safahattan. bil intikal millî harekâtın münakip kahramanesini yad ve yer yer asar-ı fedakârı gösteren memleketler içinde İnebolu’ya isabet eden hissi şerefin Büyük Millet Meclisince mazhar-ı takdir olarak deniz kahramanları Locasının İstiklal Madalyası’yla taltifinin haiz olduğunu kıymet ve ehemmiyetin büyüklüğünden” bahsetmiş ve kahramanlık vesikasını tüm kayıkçılar namına Liman Reisi Yüzbaşı Mehmet Bey’e teslim etmiştir. S 1079. 90 . 54 age. 53 age.1340 tarihinde vuku bulan birinci içtima 51 52 Turgut Özakman. 6 Temmuz 1921. Numara 2107 Maksadı ulvinin husulü için azami ibrazı mesai eylediğinden dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisinin 11.(3) İnebolu Kayıkçılar Loncası 9 Haziran 1921 tarihinde İnebolu bombardımanından sonra İnebolulu kayıkçılar kayıklarının büyük bir bölümünü kaybetmiş ve yöre halkına Ankara’dan zararlarının karşılanması için 1680 lira ödenek yollanmıştır.. 22 Mayıs 1924.53 16 Mayıs 1924 tarihinde İnebolu Türk Ocağı ve iskelede yapılan törende Kaymakam Fevzi Bey 9 Nisan 1924 tarihli İstiklal Madalyası Vesikası’nı teslim almış ve orada bir konuşma yapmıştır. Açıksöz Gazetesi. Müdafaa-i Milliye Vekâleti celilesinin bildirilmesi üzerine ahaliyi beyan-ı takdirat ve teşekkürat olunması Dâhiliye Vekâleti celilesinden bildirilmiştir.

yoksul evlerini geçindiriyorlar. silah ve gereçleri. s. KARADAKİ FAALİYETLER a. “… Ne gelirse. 428. oradan da Kastamonu yolu üzerinden cephelere sevk edilmiştir. o günlerde İnebolu’dan geçmekte olan Yakup Kadri’ye bölgedeki hareketliliği şöyle anlatmaktadır. 91 .Kastamonu Yolunda Askerî Sevkiyat Deniz yolu ile İnebolu’ya getirilen askerî malzemeler süratle güvenlik açısından daha emniyetli olan iç bölgelere. O yılların ağır şartları altında yapılan bu nakliye işleri bir taraftan cihed-i askeriyece diğer taraftan da oluşturulan komisyonlar vasıtası ile gerçekleştirilmiştir.”55 İstiklal madalyası alan zatın hüviyeti İnebolu Mavnacılar Loncası Resmî Mühür TBMM Riyaseti Gazi Müşir Mustafa Kemal Ayrıca. sefer başına 25 lira alıyor. 59 age.senesi 99’uncu içtimanın 1’inci celsesinde zirde hüviyeti muharrer İnebolu Mavnacılar Locasına bir kıt-a beyaz şeritli İstiklal Madalyası verilmiştir. İnebolu . Ankara. Mustafa Kemal Paşa 25 Ağustos 1925 tarihinde geldiği İnebolu’da yaptığı konuşmada İnebolu halkının cesaret ve fedakârlıklarını şu şekilde dile getirmiştir: “Sizin hizmetlerinizi faaliyetlerinizi öteden beri takdir ederim. 89. her suretle vatan emrinde bulunacağınıza kaniyim.57 İnebolu Mevki Komutanı Yarbay Nidai. ağır yükleri de demir dingilli öküz ve manda arabalarıyla ardı ardına Ankara’ya taşımaktadır. Ayda ancak bir sefer yapılabiliyor. Yaptığınız hizmetleri hiç unutmuyorum. 29.”58 İnebolu halkı mermi ve fişek sandıklarını. 58 Özakman. 8 Kânunusani 1920. sevk memurluğunun emrine giren bu araçlar. at arabalarıyla. aldıkları malzemeleri güvenli bir 55 56 Peker. 57 Kastamonu Gazetesi. Giderken göreceksiniz. İnebolu-Ankara yolu böyle karınca dizileri ile dolu. Her vakit.. yakın uzak bütün çevreden sağlanan kağnılarla. s. S 2382. 1959. Vilayet-i Celileden ve Komisyon-ı Mahsusa Riyasetinden aldıkları emirler doğrultusunda emniyetli bir şekilde İnebolu’ya yollanmışlar. Atatürk’ün Şapka Devriminde Kastamonu ve İnebolu Seyahatleri. kağnı ve araba kollarıyla Ankara’ya sevk ediyoruz. Mustafa Selim İmece.”56 2. s.59 Nakliye işlerinde çalışacak kara arabaları ve hayvanlar. s. 151.

Kayguncak. S 2481. 63 age. 18 Kânunuevvel 1920. S 2238. ordunun mühimmat ihtiyaçlarının daha rahat sağlanacağını ortaya koymuştur. Maliye Vekâletinden ve İstanbul’dan gelene kadar işe talip olan müteahhitler. 64 Kastamonu Gazetesi. Bölgedeki sivil ve askerî gruplar belirli bir düzen ve sistem içinde hareket ederek ortaya çıkacak herhangi bir başıbozukluğa ve asayişsizliğe anında müdahale etmişlerdir. KüreEcevit yokuşları idi. İnebolu’da başlayıp cephelere kadar uzanan ve bitmek tükenmek bilmeyen enerji ve kuvvet isteyen bu nakliye kolları Millî Mücadele’nin can damarı olmuştur.64 İhale usulüne göre yapılan nakliye işlerinin onayı.. 20 Kânunuevvel 1920. Topçuoğlu. 14 Mart 1921. 18 Kânunuevvel 1920.62 Yolun otomobil ve kamyon işleyecek bir hâle getirilmesi.60 Askerî malzemelerin daha hızlı ve güvenilir bir şekilde taşınmasını sağlamak amacıyla oluşturulan komisyonlar vasıtası ile at. 92 . S 2382. Bu yolun en zor kısmı İnebolu’da İkiçay’dan Çatalçeşme’ye kadarki.. Özellikle kış aylarında kar yağışının yoğun olduğu bölgede yollar sürekli kapanmakta ve açılması için Kastamonu Valiliğinden özel ödenekler çıkartılmaktadır. onaylanacak fiyatla nakliye işlerine başlamışlardır. 65 age. S 27. binek hayvanları satın alınmış ve halkın elindeki hayvanların kayıtları da şubeler tarafından tutulmuştur. S 2238.şekilde Kastamonu vilayetine taşımışlardır. araba. Bu ilandan önce böyle bir duruma düşenler derhâl maksatlarını izah etmek üzere askerî makamlara müracaat edeceklerdir. Bu yüzden 1921 bütçesine bu yol için tahsisat konulmuş ve Nafia Vekâleti bütçesi onaylandıktan sonra inşaat ve tamirata başlanmıştır. Bu duruma özellikle Mustafa Kemal’in vilayetlere gönderdiği şu beyanname resminin etkisi olmuştur: “Hiçbir kimse sebep ve sureti ne olursa olsun kendiliğinden kuvvet toplama yetkisine sahip değildir.63 Cephelerdeki silah ve mühimmat ihtiyacının süratle artması üzerine başlangıçta oluşturulan komisyonlar ve cihed-i askeriye tarafından yürütülen taşıma işleri uygun bir fiyatla müteahhitlere verilmiştir. 8 Kânunusani 1920. Özellikle Kastamonu-İnebolu arası sadece hayvan taşımacılığı ile aşılmaktadır. 1 Şubat 1920. S 131. İnebolu ve Kastamonu havalisinde askerî ve mülki idarelerden izinsiz hiçbir harekete rastlanmamış ve askerî nakliye kolları seri bir şekilde taşıma işlerini yürütmüşlerdir.65 Bu arada daha öncede nakliye işleri ile 60 61 Kastamonu Gazetesi. Mustafa Kemal”61 Bu tebliğden önce ve sonra. 62 Açıksöz Gazetesi. Ayrıca Çankırı’nın Dömbelek mevkisi de aşılması zor bir yerdi.. age. Bu yol üzerinde geçit vermeyen ve sadece hayvan taşımacılığına elverişli bölümler vardır.

(1920-1921). İnebolu yolunda müteahhit olarak taşımacılık yapan en önemli şahsiyet Erzurumlu Nazif Bey ve arkadaşı Çolak Nuri Bey idi.uğraşan kara arabacıları ve hayvanları da İnebolu’ya sevk edilerek nakliye işlerine devam etmişlerdir. S 2238.69 Bu nakliye kolunda çalıştırılacak yöre halkı. Taşımacılığı yapanların eline İnebolu Nokta Kumandanlığı tarafından liste ve sevk pusulası verilerek kontrol sağlanmıştır. Kaynak Yayınları. öküz. S 2242. s. C 10. merkep gibi taşıma işlerine yarayan hayvanlar damgalanmış ve gerektiğinde taşıma işlerine katılmışlardır. Efendim. 68 Kastamonu Gazetesi. 11. S 24. 601. s.12. 67 Atatürk’ün Bütün Eserleri. 22 Kânunuevvel 1920. Vatani hamiyetiniz şükrana değerdir. 69 Peker. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. Telgrafınız yarın Mecliste alenen okunacaktır. “Kurtuluş Savaşı’nda Bir Vatandaşımızın Uçak Bağışı”. kısrak. Emrinde çalışan bazı şahıslar gizli olarak tüccar eşyasını da taşımak için girişimlerde bulunmuşlarsa da genel olarak Nazif Bey bu işi başarı ile sürdürmüş ve devletin en zor anlarında millî orduya iki keşif uçağı alarak bağış yapmıştır.336 (1920) Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal. 248. buna rağmen aldıkları silah ve cephaneyi noksansız teslim etmişlerdir. 18 Kânunuevvel 1920.70 66 Süreyya Şehidoğlu. s. taşımayı yapan köylüler kendi köylerine saparak oyalanmışlar. 151. hayvanları ile birlikte askerlik şubesine gelerek kayıtlarını yaptırmışlardır.”67 (1) 14’üncü Fırka Araba Nakliye Kolunun Kuruluşu İnebolu-Ankara arasında taşıma işlerinin bir bölümü kiralanan arabalar ve halkın imece usulü ile yaptığı taşıma ile yürütülmektedir. Başından beri millî davanın destekçisi olmuş ve devlete olan bağlılığından dolayı birçok müteahhidin cesaret edemediği bu işe girmiştir. Temmuz 1992. Nakliye işlerinin daha düzenli bir şekilde yapılması için İneboluKastamonu hattında 14’üncü Fırkanın emrinde 3 Kasım 1920 tarihinde bir nakliye kolu oluşturulmuştur. 2003. C 8.68 Ancak bu tarz nakliye işlerinde bazı aksamalar meydana gelmiş. Manda. 93 .66 Bu davranışından sonra Mustafa Kemal kendisine aşağıdaki telgrafı yollamıştır: Çıkış yeri: Ankara Numarası: 5406 İnebolu’da Erzurumlu Nafiz Beyefendi’ye. at. 70 Kastamonu Gazetesi. Damgasız hayvanlar ise müsadere edilmiştir.

”71 (2) Askerî Sevkiyatta Meydana Gelen Aksaklıklar Kurtuluş Mücadelesi boyunca Türk ordusuna her türlü desteği sağlayan ve gerek cephede gerekse cephe gerisinde topyekûn fedakârlıkta bulunan İnebolu ve Kastamonu yöresinde de zaman zaman küçük çapta da olsa aksamalar olmuştur. Tedarik-i Vesait-i Nakliye Kanunu mucibince derç edilecek ve mümkün mertebe zenginlerden alınacaktır ve bir haftaya kadar kalem merkezinde hazır bulundurulacaktır. 5.. Bu arabaları sevk ve idare edebilecek emsalleri silah altında ve firari olmayan birer arabacı tahtı silaha alınacaktır. bazen hiç gerek olmadığı hâlde yollarda ve konaklama yerlerinde oyalanmış bazen de naklettikleri eşyayı kasıtlı olarak başka istikamete sevk etmeye kalkmışlardır. Kastamonu istikametine taşıyan kafileler. Arabalar sağlam ve koşum takımları tekmil.72 İkamet ettikleri köyleri ana güzergâha yakın olanlar. S 2421. S 2421. Kalem mıntıkasında teşkil edilecek olan nakliye koluna şubeniz dairesine üç araba isabet etmiştir. 3. 94 . 1. 13 Teşrinisani 1921. 13 Teşrinisani 1921. Bunun üzerine Kastamonu’da görev yapan İstiklal Mahkemesi bir tamim yayımlamış ve Tekâlif-i Milliye Kanunu’na tam olarak riayet etmeyenlerin en ağır cezalara çarptırılacağını tebliğ etmiştir. nakliye kolundan koparak köylerinde dinlenmek suretiyle kafileden ayrılmışlar ve gecikmelere sebebiyet vermişler. 13 Kasım 1920 Kalem Reis Vekili Mehmet Emin. Özellikle ordu nakliyatı işlerinde görev yapan bazı şahıslar aldıkları emirleri tam manasıyla yerine getirmemiş ve bazı olumsuzluklar yaşanmıştır. İnebolu’dan yükledikleri malzemeleri. s. Bu arabalar. 266. 73 age.Kastamonu ve İnebolu bölgesinde kurulan Nakliye Kolu için 14’üncü Fırkanın İnebolu Şubesine verdiği emir şu şekildedir: “İnebolu Askerlik Şubesine. Kastamonu Gazetesi. Vesait-i 71 72 Peker. Bölge halkı daha önce belirtildiği gibi her türlü fedakârlığı yapmış ve vatanın kurtuluşuna kendini adamıştır. Arabaların üçü de çift atlı olması emir iktizasından ise de bulunamadığı hâlde behemehâl biri atlı diğer ikisi dörder tekerlekli öküz arabası olabilir. hayvanları nallı olacaktır. 4. 2.73 Yaşanan bu olumsuzluklar Millî Mücadele’nin en ağır yükünü çeken yöre halkına mal edilemez.

Müftü Hafız Osman Nuri Efendi. Binbaşı Kani Bey. Bütün taşıtlar ordunun emrinde olduğu hâlde. ordunun insan. Darendeli Abdullah Efendi ve Hakkam Hafız Bey. 1964. bazı tüccar eşyalarının da gizlice arabalara alındığı ve Kastamonu’ya taşındığı tespit edilmiştir. Kuruluş ve Sonrası. Kurtuluş. İğneden ipliğe işe yarayan her türlü maddeyi içine alan bu emirlerin tatbikini sağlamak için Ankara. 95 . 83. Bunun üzerine Kastamonu vilayeti tarafından “Sevk-i İdare Komisyonu” kurulmuş ve nakliye araçları bu komisyon tarafından kontrol edilerek bu olayların önüne geçilmiştir.”75 Aynı şekilde İnebolu ve diğer ilçelerde de komisyonlar oluşturulmuş ve ordunun ihtiyaç duyduğu malzemeler. Türk ordusunun ihtiyaçları için acil tedbirlerin alınması gereği ortaya çıkmıştır.Nakliye’de meydana gelen bir başka aksaklık da özellikle sivil müteahhitlerin yaptığı taşımada meydana gelmiştir. Şeyh Ziyaeddin Efendi. Bu çerçevede TBMM’nin 5 Ağustos 1921 tarihli toplantısında Mustafa Kemal Paşa’ya Başkumandanlık Yetkisi verilmiş ve bu yetki Başkumandanlık Kanunu’nun 2’nci maddesinde şu şekilde açıklanmıştır: “Madde 2. vasıta ve gıda bakımından muhtaç olduğu bütün noksanlarını tamamlayacak bir umumi tebligat hazırlamıştır. Kastamonu’da oluşturulan komisyonun merkezi belediye binası olarak belirlenmiş ve düzenli olarak çalışan memurlar her gün artan bir hızla 74 75 Avni Doğan. Ziraat Müdürü Tahsin Bey. Ancak. b. Belediye Başkanı Hacı Tevfik Bey.74 Mustafa Kemal Başkumandanlık Yetkisi’ni aldıktan sonra ordunun içinde bulunduğu zor durumu aşmak ve ihtiyaçlarını gidermek amacıyla 7-8 Ağustos 1921 tarihinde 10 maddelik Tekâlif-i Milliye emirlerini yayımlamış.Başkumandan. Konya. İstanbul. süratle toplanmaya başlamıştır. Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonucunda. Hacı Necip Efendi. Tekâlif-i Milliye ve İnebolu Düzenli ordunun kurulması ile kazanılan Birinci ve İkinci İnönü Zaferleri Türk milletinin moralini yükseltmiş ve yeni kurulan hükûmete olan güveni pekiştirmiştir. Samsun. Eskişehir’de İstiklal Mahkemeleri kurulmuştur. s. Bütün çalışmalar bu komisyonlar tarafından yürütülmüştür. Peker. s. Kastamonu. Tekâlif-i Milliye emirlerinin birinci maddesi gereğince her kazada birer komisyon kurulmuştur.” Bu maddeye göre Başkumandanın vereceği emirler “kanun hükmünde” olacaktır. Kastamonu merkezinde kurulan Tekâlif-i Milliye Komisyonunda şu kişiler görev almışlardır: “Vali Vekili Defterdar Fuat Bey. ordunun maddi ve manevi kuvvetini azami surette tezyid ve sevk-i idaresini bir kat daha tarsin hususunda TBMM’nin buna müteallik salahiyetini Meclis namına fiilen istimale mezundur. 359.

malzeme toplamışlardır. İnebolu’da toplanan yardımlarda bilahare bu merkeze taşınmıştır.76 Türk ordusunun ihtiyaç duyduğu malzemeler bütün vatan sathında komisyonlarca toplanmakta ve cepheye ulaştırılmaktadır. Ancak, Tekâlif-i Milliye Emirleri’nin 5 numaralı Kanunu olan ordu nakliyatı ile ilgili kısmı, özellikle belirli bölgeleri daha fazla çabaya itiyordu. Bu bölgelerin başında ise İnebolu ve Kastamonu yöresi gelmekte idi. Memleket sathında o dönem için geçerli nakliye araçlarına sahip olan herkes ayda yüz kilometrelik bir mesafede nakliye yapacak ve hayvanlarının ihtiyaçları ordu ambarlarından karşılanacaktır.77 Sevkiyat yapan şahıslar, malzemeleri aldığı yerden sevk ettiği eşyaya dair erzak irsaliyesi alacak ve malı teslim ettiği komutanlığa bu belgeyi onaylatacaktır.78 Denizden yapılacak nakliye işlerinde 12 numaralı Tekâlif-i Milliye Emirleri esas alınacak ve motorlar 100 millik mesafede zorunlu taşıma yapacaklardır. Kaptan ve motorun ihtiyaçları ordu ambarlarından karşılanacaktır.79 Her Tekâlif-i Milliye Komisyonu kendi mıntıkası dâhilindeki vasıtaların cins ve miktarını tespit ederek Müdafaa-i Milliye Vekâleti Sevkiyat ve Nakliyat-ı Umumiye Müdüriyetine bildirecek, mahallî nakliyattan da istifade edilecektir.80 Görüldüğü gibi, İnebolu ve yöresi Tekâlif-i Milliye Kanunu’nun hem kara hem de deniz cihetini doğrudan ilgilendirmektedir. Deniz yolu ile İnebolu’ya getirilen malzemeler İnebolu iskelesinde teslim alınarak buradan kara yolu ile belirlenen mesafelere kadar taşınmaktadır. İnebolu’nun vatansever halkı Kurtuluş Mücadelesi’nin ilk günlerinden itibaren, daha Tekâlif-i Milliye Emirleri yayımlanmadan bahsi geçen hizmetleri ve nakliyatı yapmıştır. Ancak Mustafa Kemal Paşa tarafından yayımlanan bu emirlerle taşıma işleri daha düzenli ve seri bir duruma getirilmiştir. Askerî eşyanın süratli ve düzenli bir şekilde sevkini sağlayan sevkiyat merkezleri, bu görevlerini daha sağlıklı ve resmî yürütmek maksadı ile İstiklal Mahkemelerinin emirleri doğrultusunda hareket etmişlerdir. Sevkiyat işlerinde görevli olan askerî efradın iaşe ve iskânıyla birlikte onlara birtakım telkinlerde bulunmak maksadı ile vilayet makamınca bir de komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyon, üç heyet hâlinde her gün değişerek sevkiyat merkezinde İstiklal Mahkemesinden verilen talimatlara göre çalışmalarını sürdürmüşler, özellikle askerî kişilerin iaşe ve ibateleri hususuna çok dikkat etmişlerdir.81
76 77

Kastamonu Gazetesi; 27 Ağustos 1921, S 2414. age.; 13 Ağustos 1921, S 2412. 78 age.; 13 Ağustos 1921, S 2412. 79 age.; 3 Eylül 1921, S 2415. 80 age.; 3 Eylül 1921, S 2415. 81 age.; 27 Ağustos 1921, S 2414.

96

“Vilayet Makamınca kurulan heyetler aşağıdaki gibidir: I. Heyet: Ulemadan; Kadızade Mehmet Efendi Eşraftan; Şemsizade Şükrü Bey Münevverandan; Çankırı eski Mutasarrıfı Latifi Bey II. Heyet: Ulemadan; Bahaddin Efendi Eşraftan; Şeyhaza Efendi Münevverandan; Abdullahad Nuri Bey III. Heyet: Ulemadan; Müderriszade Zühdi Efendi Eşraftan; Tahir Çelebi Efendi Münevverandan; Kerim Refig Bey.”82 Sakarya Savaşı’ndan önce Türk milletinin topyekûn başlattığı fedakârlık mücadelesi ve Tekâlif-i Milliye Emirleri’ne verilen destekler Millî Mücadele’yi şahlandıran en önemli yapı taşlarıdır. Bu faaliyetler içerisinde Millî Müdafaa Vekâletinin emirleri ile 1921 yılının başında Kastamonu ve Çankırı’da kurulan amele taburları önemli yer tutmaktadır. İneboluKastamonu, Kastamonu-Çankırı yolunun sürekli açık tutulması ve aksayan yerlerin onarılması bu taburlar sayesinde sağlanmıştır. Bu taburlara genellikle geri hizmet elemanları, yaşları askerlik için geçmiş olanlar ve sakatlar alınmıştır. Bu kadrolar yol ve köprü yapımı ve onarımı ile kışla ve menzil işlerinde çalıştırılmaktadır.83 Silah sevkiyatının yapıldığı bu yolların kurulan amele taburları tarafından onarılması ve yenilerinin yapılması cephe gerisindeki faaliyetleri kolaylaştırmış ve sevkiyatı hızlandırmıştır. Yollarda çalışan bu amele taburlarının iaşeleri, Nafia Vekâleti bütçesinden karşılanmış; ayrıca bu taburların yaptıkları işe göre yollara ayrılan tahsisattan ikramiye almışlardır.84 Millî Mücadele’nin ilk gününden, sonuna kadar her türlü fedakârlığı yapan bölge halkı, cephelerde kazanılan zaferlerle daha gayretli çalışmalar içerisine girmiş ve Mustafa Kemal Paşa’nın arkasından yürümüştür. Bunu Kastamonu Valisi Rafet Bey’in Mustafa Kemal Paşa’ya çektiği 13.9.1921 tarihli telgrafla daha iyi görmekteyiz: “Muhterem Başkumandanımız Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine, Dâhiyane kumandanız altında ordumuzun iktisab eylediği parlak muzafferiyetlerden dolayı bütün vilayet baştan başa bir heyecan sürur-u şaduman içindedir.
82 83

age.; 27 Ağustos 1921, S 2414. age.; 21 Mayıs 1921, S 2401. 84 age.; 21 Mayıs 1921, S 2401.

97

Vilayet halkının zat-ı fehimanelerine ve muzaffer orduya karşı kalblerinden taşan hissi minneti şükrana tercüman olarak arz-ı tebrikat ve tezinat eyleriz. 13.09.1921 Kastamonu Valisi Rafet.”85 Kastamonu Valisi’nin bu telgrafına cevaben, Mustafa Kemal Paşa şu telgrafı göndermiştir: “Kastamonu Vilayet-i Aliyesine, Tebrikat ve tezahürat vaka-ı düşmanı takip etmekte olan bütün ordu ve mensubin ve kumandanlarını mütehassıs ve müteşekkir bırakmıştır. Ordu milletini böylece manen ve maddeten kendisine müzahir gördükçe gösteregeldiği fedakârlıkta daha pek çok ileri gidecektir. 15.09.1921 TBMM Reisi Başkumandan Mustafa Kemal.”86 Her iki telgraftan da anlaşıldığı üzere yöre halkı Mustafa Kemal’e tam olarak bağlanmış, Mustafa Kemal Paşa da zaferlerin ve kurtuluşun ancak sürekli artan halk desteğine bağlı olduğunu ifade etmiştir. c. Silah Sevkiyatında İnebolu ve Yöresindeki Kadın Kahramanlar Millî Mücadele’de, Anadolu kadınlarından bir kısmı Kara Fatma ve arkadaşları gibi cephelerde mücadele verirken bir kısmı da cephe gerisinde millî kuvvetleri güçlendirmek için seve seve her türlü fedakârlığa katlanmış ve destan yazmışlardır. Özellikle Kastamonu’da önde gelen memurların eşleri tarafından kurulan Müdafaa-i Hukuk Hanımlar Cemiyetinin çalışmaları yaptıkları mitingler ve çektikleri protesto telgrafları millî davaya yapılan hizmetin sadece bir bölümüdür. Şehir ve köylerdeki gençlerin tamamına yakını, cephelere sevk edildiğinden nakliye işlerinin çoğu ihtiyarlar ve kadınlar tarafından yapılmıştır.87 İnebolu’da başlayan ve cephe içlerine kadar uzanan nakliye işleri, bölge kadınlarının ölümü dahi göze alabilecek kadar fedakârane çalışmaları ile başarıya ulaşmıştır. (1) Silah Sevkiyatında Şehit Şerife Bacı Olayı 1920 yılının ilk aylarında başlayan silah ve cephane sevkiyatı 1921 yılına gelindiğinde hızlanmıştır. Kış mevsiminin çok sert geçtiği bölgede silah nakliyatı sırasında üzücü bazı olaylar meydana gelmiştir. Bunlardan bir tanesi de Şerife Bacı hadisesidir.
85 86

age.; 24 Eylül 1921, S 2418. age.; 24 Eylül 1921, S 2418. 87 Fevziye Abdullah Tansel; İstiklal Harbi’nde Mücahit Kadınlarımız, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Ankara, 1988, s. 21.

98

.’ diyerek gözyaşlarını tutamamıştır. Kar ve tipi altında.. Arkadaşlar.90 88 89 Peker. arabaya destek vermiş ve arabayı fırka dairesinin önüne kadar çekmişlerdir. İnebolu’dan yüklediği cephaneyi Kastamonu’ya ulaştırmak için yola çıkmıştır. Olayı görenler. Neticede şehit ananın Seydiler’den olduğu anlaşılmış ve köylüleri bebeği alarak bağırlarına basmışlardır. s. Ben hem onun çoluk çocuğunu besleyeceğim hem de onlara cephane yetiştireceğim. öyle anadır ki tarihte nice kahramanlar cihangirler doğurmuştur.Şerife Bacı. age. biri diri yatıyor. Bu kadınlar hem geçim mücadelesi vermiş hem Millî Mücadele’ye destek olmaya çalışmışlardır. yarı yükünde tüccar eşyası yükleyeyim de her iki vazifemi de yapayım olmaz mı?’ demiştir.”89 Daha sonra şehit anaya belediyece kefen temin edilmiş ve yöreyi iyi tanıyan Cemil Çavuş da şehit ananın hüviyetini tespit için görevlendirilmiştir. “İnebolu Hat Kumandanlığı önüne gelmiş ambardan cephane almayı bekleyen bir Türk anası ambar depo yüzbaşısının yanına yaklaşarak şunları söylemiştir: ‘Oğlum. Kocam Çanakkale’de şehit. öküzlerin arabayı çekmekte zorlandığını gören çavuşlar. biri ölü. Ancak bu hüzünlü tablo içersinde mermiler arasında duyulan bebek sesi Rıfat Çavuş ve Cemil Çavuşu daha da şaşırtmış ve hemen yola koyulmuşlardır. Cephaneyi çeken hayvanların güçsüzlüğü ve havanın dondurucu soğuğu Şerife Bacı’yı kafileden koparmıştır.. bir dakikalık saygı duruşundan sonra şu kısa konuşmayı yapmıştır.88 Fırka Dairesi. “Türk kadını dünyada emsali bulunmayan kahraman bir anadır. Millî Mücadele’yi kazanacağımızın en büyük misali işte önümüzde. Bu konu ile ilgili şu anekdot dönemin şartlarını ortaya koymak adına önem arz etmektedir.. kağnı kolları ile uzun bir yolculuktan sonra Kastamonu önlerinde kışla kapısına kadar gelebilmiştir. benim oğlum da cephede. 397. s. 90 age. beraberinde birkaç aylık kız çocuğu olduğu hâlde. Yüzbaşı yaşlı anaya ne istediğini sorduğunda ‘Arabanın yarı yükünü cephane. 398. gözleri önündeki bu manzaradan etkilenmiş ve hatta Miralay Osman Bey gözyaşlarını tutamamıştır. şehit kadını kaldırmak ve kurtarmak istemişlerse de iş işten geçmiştir. Arabanın başına gelerek. 397. s. Şehre girmesi nasip olmayan bu kahraman kadın şose kenarında sabaha karşı donmuş olarak bulunmuştur. 99 . (2) Silah Sevkiyatında Bir Kadın ve Rauf Bey Kastamonu ve İnebolu arasındaki taşıma işlerinin çoğunun kadınlar tarafından yürütüldüğünü daha önce belirtmiştik.

o yıllarda cephe gerisinde kalmış bir avuç yaşlı. doğuda. Bunun üzerine yaşlı kadın yükün yarısını cephane yarısını da tüccar eşyası alarak İnebolu’dan ayrılmıştır. Anadolu’daki işgalin başlaması ile birlikte Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunan birlikler. güneyde ve batıda olmak üzere üç cephede birden başlamış ve özellikle Yunan ordusunun İngiltere’nin desteği ile Batı Anadolu’daki ilerleyişi Türk milletini birbirine kenetlemiştir. bu makale içerisinde detaylı olarak vurgulanmıştır. Anadolu’da başlayan direnişin özünde Türk halkının var olma azmi yatmaktadır. İşgale uğramayan ve iç isyanların yaşanmadığı bir yöre olan İnebolu yöresi cephe gerisinde kalmasına rağmen. başlangıç noktalarından biri olduğu için İnebolu ve yöresinin önemi. sadece savaş yıllarının değil. Hiçbir karşılık beklemeden sadece vatanın kurtuluşu hedefine yönelik başlatılan bu hareket içerisinde. Bu azim. o günlerde yöre insanının çektiği sıkıntı ve bu sıkıntıya rağmen Millî Dava’ya verdiği hizmeti göstermeye yeter. Ancak kısa süre sonra düzenli ordunun kurulması ile özellikle lojistik yapılanma bir esasa bağlanmış ve resmî koordinasyon bu şekilde sağlanmıştır. 100 . kadın ve çocuklar ile güçlendirilmiştir.Yüzbaşı bunun yasak olduğunu anlatmaya çalışırken tam o sırada İnebolu’ya gelen Rauf Orbay ile Cevat Paşa olayı seyretmiş ve yüzbaşıya cesaret vererek yaşlı kadının isteğini yerine getirmesini söylemişlerdir. Çanakkale’den alınan güçle başlayan bu hareket dünyadaki ezilen tüm uluslara örnek teşkil etmiş ve emperyalizme karşı bir başkaldırı niteliği taşımıştır. Millî Mücadele’de aktif görev almış ve cephelere kadar uzanan kağnı kollarının başlangıç noktası olmuştur. Türk milletinin topyekûn direniş ve dirilişini ortaya koyan bu hareket aynı zamanda kurulacak olan yeni Türk Devleti’nin de temel harcını oluşturmaktadır. Bu örnekler. Millî Mücadele’ye verdiği destekten dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilen tek ilçe olma özelliğine sahip İnebolu. Sonuç Emperyalist güçlerin Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan hemen sonra başlayan Anadolu’yu işgal planları. Millî Mücadele’nin kazanılmasında etkili olan en önemli faktör cephe gerisindeki lojistik planlama ve teşkilatlanmadır. aynı zamanda devrim yıllarının da önemli merkezi olmuş ve Mustafa Kemal’in çağdaşlaşma hamlelerinin ilk atılımlarından biri olan kılık kıyafet devriminin Türkiye’ye ve dünyaya duyurulduğu yer olmuştur. mühimmat ve teçhizatı Kuvayımilliye birliklerine teslim etmiş ve direnişin gücünü artırmaya çalışmışlardır. ateşkes antlaşması hükümlerine göre teslim edilmesi gereken silah.

Emrullah. 1986. ÖNSOY. C 6. Ankara. “İlk Deniz Nakliyatı” Yakın Tarihimiz. Hüseyin. 1962. 1990. Ankara. 2003. Sevinç Matbaası. Ankara. Baskı. “Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı” Yakın Tarihimiz. Ankara. Karadeniz’de Türk Donanması (Birinci Dünya Harbi ve Millî Mücadele Dönemi). (1920-1921). Figen. AYDEMİR. İstanbul. İMECE. İstanbul. ATATÜRK’ün Bütün Eserleri. C 1. Tek Adam Mustafa Kemal (1919-1922). Millî Mücadele’de Kastamonu. ATATÜRK İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Doktora Tezi. NUTKU. 1986. AYDIN. Kaynak Yayınları. 1959. 2002. 1991. “Kurtuluş Savaşı’nda İstanbul Gizli Grupları”. İstanbul. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. BIYIKLIOĞLU. Nutuk. Ankara. S 5. 1962. Rıfat. DOĞAN. Tevfik. İstanbul. “Millî Mücadele Döneminde İstanbul’da Anadolu Lehinde Faaliyette Bulunan Gizli Gruplardan Zabıtan Grubuna Ait Bir Vesika”. Emrullah. C 2. 1962. DAĞTEKİN. C 2. NUTKU. Kurtuluş. Mustafa Selim. Moskova Hatıraları (21 Kasım 1920-2 Haziran 1922). C 10. C 2. ATATÜRK Araştırma Merkezi. İstanbul.KAYNAKLAR Kitap ve Makaleler ARMAOĞLU. “İstiklal Savaşı’nda Denizciler. 1927. 101 . Kuruluş ve Sonrası. İstanbul. Ankara. Ankara Üniversitesi. ÇUKUROVA. Avni. 2006. ATATÜRK. Ankara. NUTKU. C 2. Mustafa Kemal. CEBESOY. C 2. (1955-1961). Şevket Süreyya. ATATÜRK Araştırma Merkezi Yayını. Ali Fuat. Trabzon Nakliyat-ı Bahriye Kumandanlığı” Yakın Tarihimiz. Mesut. 1964. Emrullah. 1955. Fahir. 10. ATABEY. ATATÜRK’ün Şapka Devriminde Kastamonu ve İnebolu Seyahatleri. ÇİÇEK. ATATÜRK Anadolu’da (1919-1921). “Millî Mücadele’nin Mali Kaynakları ve Dış Yardımlar”. Millî Mücadele Tarihi-Makaleler. Ankara. “İstiklal Savaşı’nda Anadolu’ya Kaçırılan Mühimmat ve Askerî Eşya Hakkında Tanzim Edilmiş Mühim Bir Vesika”. Bülent. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. Rahmi. 1981. 1964. Tarih Vesikaları Dergisi. Ankara. Siyasi Tarih.

TURAN. Gazeteler Açıksöz Gazetesi. Şu Çılgın Türkler. Cumhuriyet Gazetesi. 102 . Türkiye Dış Politikasında 50 Yıl. Ankara. “İnebolu ve Kayıkçıları” Cumhuriyet Gazetesi. Şerafettin. Kurtuluş Savaşımız (1919-1922). İnönü. Süreyya. Ankara. C 8. Nurettin. Dumlupınar Zaferleri’ni Sağlayan İnebolu ve Kastamonu Havalisi Deniz ve Kara Harekâtı Hatıraları.C. Ankara. Ankara. Sakarya. S 24. T.ÖZAKMAN. İsmail Habip. 1955. Gün Basımevi. 1973. 1988. İstiklal Harbi’nde Mücahit Kadınlarımız. Turgut. Fevziye Abdullah. “Kurtuluş Savaşı’nda Bir Vatandaşımızın Uçak Bağışı”. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi. ÜLMEN. Türk İstiklal Harbi. ÖZLÜ. Temmuz 1992. ATATÜRK Araştırma Merkezi Dergisi. 2005. Kurtuluş Savaşı’nda Karadeniz. Türk Devrim Tarihi. 2’nci Kitap. “Deniz Cephesi ve Hava Harekâtı”. 2008. 16 Kasım 1936. Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları. Ankara. Dışişleri Bakanlığı Araştırma ve Siyaset Planlama Genel Müdürlüğü. “Millî Mücadele Yıllarında İnebolu’da Faaliyette Bulunan Cemiyet ve Teşkilatlar”. Hüsnü. Ankara. ATATÜRK Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurulu ATATÜRK Kültür Merkezi Yayını. İstanbul. S 12. PEKER. TANSEL. 1918-1923 İstiklal Savaşı’nın Vesika ve Resimleri. Cevat. SEVÜK. ŞEHİDOĞLU. İstanbul. Kastamonu Gazetesi. C 5. 1998. 1943.

Mareşal Fevzi Çakmak’ın da desteği ile.İkm. Key words: Vecihi Hürkuş. aviation. He became a pilot in Turkish Aircraft Association and Kayseri Aircraft Factory. He succumbed to the apoplexy in 1969 at GATA (Gulhane Military Medicine Academy) in Ankara. Türk Tayyare Cemiyeti ve Kayseri Uçak Fabrikasında pilot olarak görev yapmıştır. Babası 1899 tarihinde vefat etmiştir. Çekoslovakya’da uçuşa elverişlilik belgesini almıştır. İktisat Fakültesinden 2000 yılında mezun olmuştur. Independance War * Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. Özel Uçuş Okulu açmış ve burada pek çok öğrenci yetiştirmiştir. Çocukluğu oldukça hareketli geçmiştir. 16 Temmuz 1969 yılında GATA’da beyin kanamasından vefat etmiştir. Birinci Dünya Harbi’nde Bağdat’ta bulunan Hava Birliğine makinist olarak gönderildi. He was sent as a mechanic to the Air Command in Baghdad in World War I. he certified Vecihi-XIV aircraft at Czechoslovakia in 1931. In seventy three years of his life. He also holds the honor of establishing first private airlines in Turkey. Vecihi fled from İstanbul and joined Mustafa Kemal’s army and assigned as a civilian pilot in the War of Independence. 1912 Balkan Harbi’ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey’in yanında gönüllü olarak katılmıştır. ama yetkili bir makam olmadığından uçuşa elverişlilik belgesi alamamıştır. Çalışmalarında destek görmemiş ve bilakis çalışmaları engellenmeye çalışılmıştır. in 1912. Ayrıca Ufuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalında ikinci yüksek lisansı 2007 yılında tamamlamıştır. Cephede ilk uçuşu o yapmıştır. İstanbul’dan kaçarak Mustafa Kemal’in ordusuna katılmış ve Türk İstiklal Savaşı’nda sivil pilot olarak görev yapmıştır. After his treatment he joined the Air Command in Istanbul. Faham Bey. His father. 1931 yılında. He received very limited support in his works. He produced many aircraft. Birinci Dünya Savaşı.Hv. Vecihi was in the middle of three children. 6 Ocak 1896 yılında İstanbul’da doğmuştur. On the contrary his works had been continually obstructed.Yzb. GÜ Sosyal Bilimler Enstitüsünde Cumhuriyet Tarihi Bilim Dalında yüksek lisansını 2004 ve doktorayı 2008 yılında tamamlamıştır. He became a pilot after attending the Yesilkoy Flight School in Istanbul. uçak. 103 . Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Faham Bey. Vecihi 3 çocuktan ortancasıdır. He performed the first flight at the theatre. Staff Colonel Kemal Bey. Havacılıkla ilgili dergi çıkararak yayın hayatında yer almıştır.. Vecihi. Savaş sonrası ise ilk Türk tasarımı uçağı yapmış. Türkiye’de ilk özel hava yolu şirketini kurma şerefi de ona aittir. air plane. After his father’s death in 1899. After war. was a custom inspector in Istanbul. His mother was Zeliha Niyir Hanım. Yeşilköy Tayyare Mektebine girerek uçucu olmuştur. annesi Zeliha Niyir Hanımdır. He injured in a plane accident there and returned to İstanbul. 73 yıllık hayatının 53 yılını havacılıkla ilgilenerek geçirmiştir. Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden 1998 yılında. He had an active childhood.VECİHİ HÜRKUŞ’UN HAYATI VE ÇALIŞMALARI Osman YALÇIN * Özet: Vecihi Hürkuş. the First World War. Vecihi’s mother with three children found shelter in her husband’s family. he produced the first Turkish designed aircraft but he could not manage to certify it. İstiklal Savaşı Abstract: Vecihi Hürkuş. Anahtar Kelimeler: Vecihi Hürkuş. Çok sayıda uçak imalatı yapmıştır. Vecihi-XIV uçağı için. With support from Marshall Fevzi Çakmak. He joined the Balkan War as a volunteer with his uncle. He published a magazine about aviation and took his place in publishing history. was born in İstanbul on January 6th 1896. He established a private flight school and trained many pilots without any crash/accident. havacılık. he spent fifty three years with the love of aviation. Burada bir uçak kazasında yaralanarak İstanbul’a dönmüş ve tedavisini müteakip İstanbul’da teşkil edilen hava unsurunda görev almıştır. Annesi üç çocuğuyla eşinin ailesine sığınmıştır.

hatta canlarını ortaya koymuşlardır. s. Ankara. s. 104 . 3 age. Hürkuş’u 53 yıllık havacılık çalışmasında. Babası İstanbullu bir aileden Gümrük Müfettişi Faham Bey. 2. Selahattin Alan ve Nuri Demirağ Türk insanının da uçak yapabileceğini ve bu uçaklarla emniyetli bir şekilde uçulabileceğini kanıtlamışlardır. Vecihi Hürkuş’un Hayatı Vecihi Hürkuş. Uçağın pilotu Vecihi yaralanmış olduğundan Erzincan’a 1 Vecihi Hürkuş. Çocukluğu oldukça hareketli geçmiştir. Birinci Dünya Harbi’nde Bağdat’ta bulunan Hava Birliğine makinist olarak gönderilmiştir. 2 M. Türk Hava Harp Sanayi tarihinin ilklerinden olan Vecihi Hürkuş. THK Kültür Yay. Şüphesiz başarının şerefi de daha çok ilkleri gerçekleştiren yapıcı zekâ sahiplerine aittir. Bir Tayyarecinin Anıları. Hayatının 53 yılını fiilen uçarak geçirmiştir. Yakın zamana kadar isimleri pek bilinmeyen bu insanların önemleri ve yaptıklarının büyüklüğü maalesef biraz geç anlaşılmıştır. Tarih önemli olayların ilkleri ile doludur.1 Hocası Hayrettin Bey’le 25 sorti eğitim uçuşu sonrası 1916 yılında pilot olmuştur. imal ettiği uçağı ile yıllarca uçan pilot ve uçak mühendisidir. 2006. Annesi üç çocuğuyla eşinin ailesine sığınmıştır. Vecihi 3 çocuktan ortancasıdır. Havacılığın dünyada tanınmaya başladığı yıllarda öngörü sahibi bu insanlar Türkiye için emeklerini.. 1. Yeşilköy Tayyare Mektebine girerek uçucu olmuştur. 53. Türk havacılık tarihinde önemli bir isimdir. 7. s. Giriş Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı’na pilot olarak katılan Uçak Mühendisi Vecihi Hürkuş. annesi Zeliha Niyir Hanım’dır. Babası 1899 tarihinde vefat etmiştir. Rusların Nieuport tipi avcı uçağı ile harbe tutuşmuş ve uçakları isabet almıştır. barışta uçak imalatçısı olarak görmekteyiz. Nu. Açıklama: Çalışmada kullanılan resimler Hava Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe Şube Müdürlüğünde bulunmaktadır. İstanbul. Türk Havacılığında İz Bırakanlar. Birinci Cihan Harbi’nde Irak ve Kafkas Cepheleri’nde pilot olarak görev yapmıştır.1.3 Kafkas Cephesi’nde görevli olduğu 1917 yılında uçağını Suşehri’ne indirmiş ve 7’nci Bölüğe dâhil olmuştur. 6 Ocak 1896 yılında İstanbul’da doğmuştur. Yapı Kredi Bankası Yayınları. Bahattin Adıgüzel. mallarını.2 Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk millî uçağı imal eden. 53. Burada bir uçak kazasında yaralanarak İstanbul’a dönmüş ve tedavisini müteakip İstanbul’da teşkil edilen hava unsurunda görev almıştır. 2000. Uluslararası Havacılık Federasyonunun ilk ve tek ödüllü Türk pilotudur. Harp yıllarında savaş pilotu. 1912 Balkan Harbi’ne eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey’in yanında gönüllü olarak katılmıştır. Ancak 8 Ekimde Albatros AK-53 ile havalanan Vecihi ve Mülazım Bahattin. 7’nci Bölüğün Rus uçaklarına taarruzu ve hava harekâtı yıl boyunca zor şartlarda devam etmiştir.

Kanaat Kitapevi. Vecihi Hürkuş burada da görev anlayışı ile hareket etmiş ve ülkenin menfaatine uygun görülen çalışmanın içinde yer almıştır. s. Şakir Hazım. 6 Hürkuş. Rıdvan Uçak kabotaj oldu. 105 . 8.6 Maltepe İstasyonu Kaçış Planı Uçak Tipi Fokker D-III Av Uçağı Albatros C-III Keşif Uçağı Albatros C-II Keşif Uçağı Albatros D-III Av Uçağı Pilot İsmail Zeki Vecihi Hürkuş Tğm. Bir Tayyarecinin Anıları. Cemiyetin tüzüğü Yzb. İstiklal Savaşı’na katılması Maltepe Hava İstasyonu’ndan kaçış ile başlamıştır. binbaşı olan eniştesinin ortadan yok olmasına aldırmadan en zor anlarda bile görevine devam etmiştir. esaretten bir yolunu bularak kaçmış ve uzun bir yolculuktan sonra İstanbul’a gelmiştir. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925. Eşref. Hürkuş. Vecihi. Havacılık Tarihinde Türkler 2. Ankara. s. Başta yerli Rumlar olmak üzere yerel basın da konuyu işlemiş ve İngilizlerin dikkatinin buraya yoğunlaşmasına fırsat verilmiştir. Hv..5 Vecihi Hürkuş. Ütğm. Ne var ki bu planda gizliliğe tam riayet edilememesi ve burada görevli erlerin konudan haberdar olmaları üzerine birtakım sıkıntılar başlamıştır. Şakir Kaçışa İştirak Edecek Personel 4 5 Vecihi Hürkuş. İstanbul’da 1919 yılı sonunda Türkiye Münakalatı Havaiye Cemiyeti (Türk Nakliye Cemiyeti) adlı bir kuruluş meydana getirilmiştir. Şakir Hazım Kazım Mak.zorunlu iniş yaparak esir olmuşlardır. 1942. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925. 2006. Hazım’ın eşi Astsb. Fazıl. s. burada hazırlanan kaçış planında yer almıştır Türk pilotlarının Anadolu’da yürütülen Millî Mücadele’ye katılmak için Maltepe’de bulunan uçaklarla gizlice kaçmayı planlamışlardır. Esaret dönüşü İstanbul’da “Hava Müdafaası Bölüğü”ne atanmıştır.4 Birinci Dünya Savaşı bittiğinde Osmanlı havacılığının korunması için. Her şeye rağmen Türk havacıları kararlarından vazgeçmemişler ve kaçış planını gizlice sürdürmeye devam etmişlerdir. Tğm. 35-44. Mazlum Keyüsk ve Vecihi Hürkuş Beyler tarafından hazırlanmıştır. İstiklal Savaşı’nın Batı Cephesi’nde pilot olarak görev almıştır. Hulusi Kaymaklı. Planda Albatros C-III Keşif Uçağı ile Anadolu harekâtına katılması kararına varılmıştı. Bsm. Fehmi Yemenli. Ailesinin tehdit almasına. 55-64. s. İstanbul. Birinci Dünya Savaşı sonrası Maltepe Hava İstasyonu’nda görevli olan Vecihi. 62-42.

51. Plt.7 De Havilland-9 Tipi Uçak “İsmet” Vecihi Anadolu’ya geçtikten sonra. Demirci’deki bölüklerimize taarruz etti. kalkış ya da meydan üzerinde dolaşma sırasında meydana şiddetle dönüşü. Ütğm. 41. “Sivil tayyareci Vecihi Hürkuş. Cepheyi yarmak istiyorlardı. Yunan Generali Neder bu konu hakkında İstiklal Harbi hatıralarında. Svl. Bsm. Türkiye’de kendi azim ve enerjisi ile yetişmiş * Bir uçağın meydana iniş.Kaçış planı uygulamaya konulmuş. 10 age. Simav yönünden gelen bir Türk uçağı Demirci’de bulunan birliği ve birliğin ihtiyat kuvvetlerini bombaladı.8 Keşif görevleri süratle arttırılmış ve kısa zamanda 13 sortide toplam 20 saat havada kalmıştır Bu dönemde pilotun yeterli uçuş tecrübesi için 20 saatlik uçuş günümüzdeki harbe hazırlık gibi bir ölçü olarak kullanılıyordu. 19. s. Ütğm. 18. ikili kol hâlinde Simav yöresini keşfetmiş ve düşman ordugâhını bombalamışlardır. Kaymaklı. Ütğm. 51. Yzb.”10 ifadesi yer almaktadır. Hv. Vecihi’nin kullandığı uçak ağırlık nedeni ile kalkamamış ve hendeğe girip parçalanmıştır. Avni Okar. Fazıl Bey’in komutasındaki Kartal Müfrezesinde göreve başlamıştır. Bu durum karşısında Bölük Komutanı Yzb. ancak kalkışta İsmail Zeki’nin kullandığı Fokker D-III Av Uçağı kırım geçirmiş. Kartal Müfrezesinin harp görevine başlaması ile İstiklal Savaşı’nda yapılan ilk görev. Şakir’in kullandığı Albatros C-II Keşif Uçağı ise hiç kalkamamıştır. Şakir Hazım. Rafet. Svl. 9 age. 40. s.. Fazıl kıymetli ve gizli evrakları alarak Tğm. 21 Ağustos 1921 tarihinde Demirci yöresinde. s. Vecihi Hürkuş tarafından 15 Ağustos 1920 tarihinde Kula-Alaşehir yöresine yapılan keşiftir. Tğm. Svl. Fazıl ile Vecihi tarafından düşmana bomba ve makineli tüfek ile taarruz edilmiştir. Hayri. Bu uçak da İznik civarında bir bölgeye inerken kabotaj* olmuştur. 1981. Ankara. Muhsin Alpagot. Dört uçaktan yalnız Kazım’ın uçağı kalkabilmiştir. Şehit Pilot Binbaşı Fazıl Bey. 7 Yaşar Özdemir. s. “Aynı gün saat 10.. 106 . 51. İhya.15’te iki bin Türk. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi isimli eserin yazarı Sıtkı Tanman eserinde Vecihi için. Vecihi ve bir kısım astsubay ve erlerle birlikte Maltepe-Kartal yönüne kaçarak Adapazarı’na gitmişlerdir. 8 Kaymaklı. Plt. Emin Nihat Sözeri. s. pilot olarak Yzb.. Makinist Eşref.9 20 Ağustos 1920’de Halil ve Vecihi.

s. 82. Hava Basımevi.14 Eniştesi Bnb. s. İstanbul. Havalarda İlk Türk Kadınları. 1967. “İlk Türk Kadın Şehidi Eribe Hürkuş”. 13 Kaymaklı. 42-45. 17 Gnkur.” diye tanımlar. 14 Hürkuş. 55. 63. Nitekim aile kaçarak Eskişehir’e gelmiştir. ateş altında uçağını yakarak en yakın birliklerimizin bulunduğu siperlere sığınmayı başarmıştır. ATASE Arşivi. Kitap. Vecihi. Daha sonra iki bölük bir süre birleştirilmiş ve Mürettep (Birleştirilmiş) Bölük ismini almıştır.16 Nitekim bu uğurda 1936’da hayatını kaybedecektir. Tanman. Bir Tayyarecinin Anıları. Bedri Bey’in kızı Eribe de15 havacılığa merak duymuş ve ilgilenmiştir. 2. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi (1918-1923).13 12 Ocak 1921’de Yunanlar Eskişehir’i bombalamışlar ve bu olayda Pilot Vecihi’nin 23 yaşındaki kız kardeşi de şehit olmuştur. Eniştesi Bnb. Vecihi bu olay üzerine 2’nci Bölükten 1’inci Bölüğe katılmıştır. 2. 15 Açıklama: Bu ailenin (Binbaşı Bedri ve Vecihi’nin ablası) kızları Eribe de daha sonra havacılıkla uğraşacak ve 29 Ekim 1936 yılında paraşüt atlamalarında şehit olacaktır.17 11 Sıtkı Tanman. Cilt. s.12 8 Ocak 1921 öğleden sonra Pilot Vecihi Hürkuş bir av uçağıyla Söğüt’ün doğusunda ve Bozüyük-Karaköy şosesinde siperler üzerinde gayet alçaktan bomba ve makineli tüfek atışlarıyla düşmana taarruz etmiştir. 88. Çok alçaktan yapılan bu taarruzlarda düşmanın yer silahlarının tesiriyle uçak muhtelif yerlerinden isabet almış ve iki tarafın ateşi arasında bir yere mecburi iniş yapmıştır. 10 Ocak 1921 tarihinde Pilot Vecihi av uçağı ile İnönü bölgesindeki Yunan mevzilerini bombalamış. s. 12 Kaymaklı. 57. s. ülkesi için bunca mücadele ve savaştan savaşa koşarken ailesi İstanbul’da hükûmet tarafından taciz ediliyordu. Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü keşif faaliyetine çok önem vermiş ve havacılardan keşif amaçlı yoğun görev talebinde bulunmuştur. Kol: İSH Kutu: 1200 Gömlek: 59 Belge: 59-1. s. s.mükemmel bir pilottur. Bedri Bey de bu olaydan birkaç gün önce kayıp olmuştur.11 Vecihi. Savaşta yapılan uçuşların düşman cephelerini bombalamanın yanında en önemli bir faydası da Yunanların durumunun tespiti ve bu keşif bilgilerinin pilotlar tarafından uçuş dönüşünde telefonla hemen Batı Cephesi Karargâhına bildirilmesiydi. 99-101. 107 . Tanman. alçak uçuşla makineli tüfek ateşine tutmuştur. 16 Fikret Arıt.

Çünkü Vecihi Hürkuş yalnız uçan bir havacı değil aynı zamanda tasarımcılık yönü de gelişmiş tekniğe yatkın birisidir. pervaneleri imal eder ve uçaklara takar. Bu uçaktan Sakarya Savaşı sırasında çok istifade edilmiştir. s. Tğm.. 128. astsubay. Vecihi. İhsan Tayhani. Bir Tayyarecinin Anıları. Türk İstiklal Harbi 2. Bu projeye Osmanlı Orduları Başkomutanı Vekili Enver Paşa ilgi duymuş ve yaşama geçirilmesi hususunda direktif vermiştir.18 Ganimet alınan bu uçağa “İsmet” adı verilmiştir. Ankara. Sıtkı ve Ütğm. Ankara.21 18 19 Sarp. Svl. Md. 20 İrfan Sarp. Behçet. Ankara. Vecihi Hürkuş’un İlk Millî Uçak İmalatı Birinci Dünya Savaşı’nda astsubay olarak orduda görev alan ve pilot olarak görev yapan Vecihi Hürkuş. 129..” Vecihi Hürkuş. savaş süresince sivil pilot olarak görev yapmıştır. İstiklal Savaşı’na iştirak etmiştir. 1986. Plt. Hv. s. 2001. Tayyareler hasarlıdır. 66.1921 Temmuz sonlarında Muğla-Kuşadası civarında yolunu şaşırarak Türk tarafına mecburi iniş yapan De Havilland-9 tipi bir Yunan uçağı tespit edildi. 47. s. İşte bu olay uçak imaline başlamasında önemli bir başlangıç olmuştur. 65. 1995. Tanman. 108 . 3. Bas. Bu savaşa katılmış olan havacı subay.20 Bu personel. Ancak ilgililer harp şartları içinde gerekli ilgiyi gösterememişler ve proje uygulamaya geçirilememiştir. Ömrünün sonuna kadar uçak üretmek. Kitap Batı Cephesi 5. Vecihi. ürettiği uçağın uçuşu için gerekli sertifikaları almak ve kendi uçağı ile uçmak için mücadelesini sürdürmüştür. Yzb. Ek-12 (İsmet Paşa’nın Hava Keşfine Dair Emri) 21 Hürkuş. Başarılı bir çalışma olması nedeniyle takdir edilir. s. 2. THK Yay. pek çok idari ve bürokratik sıkıntılarla uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu kapsamda. Türk Hava Kuvvetlerinin Doğuş Yılları. Kısım 1. Atatürk’ün Bağımsızlık Politikası ve Uçak Sanayi 1923-1950. Havacılardan sık sık keşif görevi isteyen Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa bu konu ile ilgili aşağıdaki mesajı yazdırmıştır: “İnönü Meydan Muharebesi muzafferiyetinin amillerine. ATASE Başkanlığı Yayınları. Garp Cephesi Komutanı ve Erkanı Harbiye Reisi General İsmet. 216. En önemli noksanı da pervaneleridir. ve Neş. Birinci Dünya Savaşı’nın son zamanlarında Rusya sahillerinden Türk sahiline sürüklenen ve duba üstünde bulunan iki tayyare ele geçirilir. Yusuf Kenan’dır. Vecihi ilk tasarımını da Birinci Dünya Savaşı devam ederken yapmıştır. s. Kitap. havacılarıma hassaten selam ve teşekkür ederim. Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu kötü şartlarda bir av uçağı tasarlamıştır. havacılığa gönül vermiş. 116. s.19 Keşif bilgilerinden savaş sırasında çok istifade edilmiştir. Baskı. Rst. 108. Gnkur. Savaş sonrası da havacılıktan kopamamıştır. Muhsin. pilot ve rasıt göstermiş oldukları başarılardan dolayı zaferin hemen ertesi günü Batı Cephesi Komutanlığı tarafından parayla taltif edilmişlerdir.

” İngiltere ile ilgili izlenimlerinde. 57-59. Muntazam ve muazzam fakat olgun bir şehir. istifa ettikten sonra da havacılıktan kopmamıştır. İngiltere’de tayyareci yetiştirme hususunu çok faydalı bulmuştuk. Deniz Yzb.. 109 .00’de Berlin’e gitmiştik. İstiklal Harbi’nden sonra Yunanlardan kalan ve eldeki eski uçak aksamını bir araya getirerek ilk millî uçağı yapma unvanını kazanmıştır. Almanya’nın ise mütareke maddeleri gereğince ülke sınırları içerisinde uçak üretemediklerini görmüşler.”22 değerlendirmesinde bulunur. Halkında renksiz çehreler. İtalya’nın oldukça zayıf durumda olduğunu. Bnb. Havacılığı yaşam şekli olarak gören Vecihi Hürkuş.000 TL’lik bağışın karşılığı yaklaşık 2000 Cumhuriyet altınıdır. Mağlup Alman milleti bilhassa enflasyon neticesinde derin bir felaket çukuruna saplanmış hâldeydi. s. Çünkü bir Türk Lirası ile 35 bin kron satın almıştık. Bu uçakla 1925 yılının ilk aylarında denemesini yapmış ve başarılı olmuştur.. Avrupa Uluslarının havacılığının ne durumda olduğunu araştırmak için oluşturulan heyette yer alır. fersiz gözler dikkatlerimizi çeken ilk manzaraydı. O zamanlar halkın bağışları ile uçak alınıyor ve alınan uçağa da bağış yapan yerin adı veriliyordu. Türk Havacılığının 1923-1924 yıllarında Avrupa ile durumunu mukayese amacı da bulunan bu gezide Vecihi Bey önemli tespitlerde bulunmuştur. Heyette. Bu dönemde Türk Hava Kurumunun kuruluş çalışmaları başlamıştır.Vecihi Hürkuş çok iyi bir analizci ve yorumcudur. Cemal Bey. Murat Bey ile Vecihi Bey bulunmuştur. Bu gezide havacılık konusunda en ciddi çalışmaların İngiltere’de olduğunu tespit eden heyet. Bu parayla 22 Adıgüzel. Ceyhan ilçesinin yaptığı 10. Tayyareci Halim Bey. Gelişmeler üzerine resmî görevinden istifa etmiştir. anılan ülkelerdeki tüm uçak üretim tesislerini gezmişler. 12 yıl önce Fransa’da mektep arkadaşı olan Fesa Bey’i görünce İngiliz mareşali ile Türk Tayyareci Binbaşı Fesa Bey’in kucaklaştığı sahnenin samimiyetini hiçbir zaman unutamam. “31 Mart 1924 günü İngiliz hava mareşalinin misafiri olmuştuk. Muzaffer Ergüder Bey. Mkn. Fesa Evrensev. Nitekim bu konuda ilk atağı da Ceyhan ilçesi yapmıştır. Vecihi Hürkuş’un buradaki izlenimleri şöyledir: “19 Şubat 1924 Pazar günü saat 11. Ancak burada sebebi anlaşılmayan bazı gelişmeler yaşanmıştır. Yzb. Paramızın kıymeti bizi haklı olarak şaşırtmıştı. İzinsiz uçması nedeni ile 15 gün hapis cezası almıştır.

Fabrikanın açılışı 6 Ekim 1926 tarihinde yapılmıştır. Hava Kuvvetlerimiz hiçbir yabancı endüstriye ihtiyaç duymadan birliklerini hava araçlarıyla teçhiz edeceklerdi. Millî Savunma Bakanlığı nezdindeki girişimleri. Almanya Versay Anlaşması ile sıkıntılıdır ve uçaklarını yurt dışında özellikle İsviçre’de üretmektedir. Dönüşte Hürkuş.. fakat iş verilmiyordu.23 Bir süre sonra Kayseri Uçak Fabrikası açılmış ve Vecihi Hürkuş’a fabrikanın şef pilotluğunu yapması görevi verilmiştir.alınan uçakla 25 Haziran 1925’te Ceyhan’dan tanıtım başlatılmıştır. Uçağın tanıtımını yapan Pilot Vecihi Hürkuş’tur. 17 Aralık 1925’te Junkers Fabrikasında oryantasyon eğitimine katılır. Türk Heyetine İsveç’te bulunan Junkers firmasını gezdirirler. Türkiye’nin A-20’leri alacağını duyunca onun yerine Ju A-35 almasında önemli roller oynar. s. Buradaki uygulamalardan çok etkilenir.. TOMTAŞ adı verilen Tayyare Otomobil ve Türk Anonim Şirketi Alman Junkers Firması ile Türkiye Cumhuriyeti arasından 15 Ağustos 1925 tarihinde yapılan antlaşma gereği Türkiye’de uçak üretmek üzere Kayseri’de kurulmuştur. Vecihi Hürkuş anılarında. 25 Adıgüzel. 18 Temmuz 1926’da TOMTAŞ24 Genel Müdürlüğünden acele kayıtlı bir telgraf alır ve yurda döner. TOMTAŞ inşa tesislerini kurmuş. Yani Devlet Müessesesini devlet personeli sabote ediyordu. Bu toplu istifada yurt dışı gezisinde yaşanan bir gerginlik etkili olmuştur. Trakya’da ve İstanbul’da uçuşlarına Türk Hava Kurumunun reklamını yapmak adına devam eder. çalışmaları Türk Hava Kurumunun da bir Avrupa gezisi olmuştur. Havacılık Tarihinde İz Bırakanlar. Bu kapsamda Almanya ve Fransa gezilir. 61. gerekli hazırlıklarını yapmış. İki yıl öncesine göre büyük değişiklikler olmuştur. 60. 110 . Hava Müsteşarlığından iş bekliyor. Fakat ani gelişmeler sonunda uçağını Eskişehir’e bırakıp derhâl Ankara’ya gelmesi istenir. Türkiye’de kimse dinlemez ve fikrine önem vermezken Almanya’da saygı görür ve fikirlerine kıymet verilir.. Hava Müsteşarlığı Fen Şubesi yetkilileri üzerlerine yapılan baskılardan dolayı TOMTAŞ’ın işletmesini engelliyorlardı. Almanlar. Bnb. “. % 49’u Junkers Firmasında olmasına rağmen yönetimde sorunlar olmaya başlamıştır. “TOMTAŞ sabote edilmeyip normal mesaisine devam imkânı verilmiş olsaydı. Tayyareci Şakir Hazım ve Vecihi Hürkuş’tan oluşmaktadır.” Vecihi Hürkuş yine anılarında. s. Hasan İskender. TOMTAŞ’ta %51 hisse Türklerde. Yedek parça ihtiyaçları için temsilcilikleri alan küçük işletmelerin. Doğal olarak bu durum Vecihi açısından Hava Kurumu ile yolun sonu olmuştur.25 İdare Meclisi Azaları olan ve Mecliste % 51 oy hakkına sahip olan Türkler havacılık konusuna hiç de yakın olmayan ve Almanların kararına mecburen evet diyen 23 24 age. Cevat Abbas’ın yerine Fuat Bulca gelmiştir. İdare Meclisi üyelerinin bir kısmının havacılıkla ilgisi olmayan TBMM üyesi olması sıkıntı olmuştur. firmayı müdahale edilir bir hâle getirmiştir.. Ju A-35 uçaklarının gelişmesinde katkısı olur. Eski yönetim istifa etmiştir.” diyerek acı gerçekleri dile getirir. Devletin milyonlarca lira harcayarak kurduğu bu kurum da bir hiç uğruna yıpratılmıştır. 19 Ekim 1925’ten itibaren verilen görev dışında havacılık işleri ile ilgili hiçbir işle uğraşılmayacaktır. 65. Heyet. Kurum Başkanı Cevat Abbas..

226. Teknik Şubede Hürkuş’un bir uçak tasarımı üzerinde çalıştığını görünce onu odasına çağırır ve.27 Vecihi. 1929 yılında üç yıl aradan sonra ikinci defa Türk Tayyare Cemiyetinde Teknik Şubede çalışmaya başlamıştır. age. Vecihi K-VI’nın elinden alınmasından sonra ikinci tasarımı olan Vecihi XIV’ün teknik hesaplarını. birçok masraflar yaptın. Nitekim Junkers Firması 1924 yılında havacılık alanında çok ilkel olan Sovyetler Birliği’nde de bir fabrika kurmuştur. s. 230. Biliyorsun Cemiyetin artık uçuş faaliyeti ile alakası yok. emeklerin ve uçak ne olacak? Sana daireye geldin. Ruslar bu süreci çok iyi değerlendirmişler ve elde ettikleri başarılar ile havacılıkta sayılı güçler arasına girmişlerdir. teşebbüsün. Netice ne oldu? Bu çalışmalar sonunda muvaffak olacağını kabul edelim. Koçak. 229. Kurumun Reis Yardımcısı Şükrü Koçak’tır. Bir Tayyarecinin Anıları.. Bu hâlde. 111 . 28 age. Yıllık iznine ilaveten iki ay da ücretsiz izin alır ve bu izinde yaptıklarını şöyle anlatır: “1930’da İstanbul Kadıköy’de Keresteciler sitesinde bir dükkân 26 27 Hürkuş. Almanların Versay Anlaşması’ndan doğan kısıtlı durumları uçak fabrikalarını dışarıda kurma zaruretini ortaya çıkarmıştır.26 Şüphesiz o dönemde Türkiye için hayati olan bir kurumun bu şekilde heba edilmesinin sonuçları bu günlere kadar Türkiye’yi etkilemeye devam etmektedir..28 Dönemin idealist olmayan yöneticilerinin teknik gelişmeleri Türklerin de pekala başaracaklarına olan inançsızlıklarını bundan daha iyi özetleyecek bir örnek aramaya bilmem gerek var mı? Vecihi Hürkuş. “Görüyorum ki sen hâlâ akıllanmamışsın Vecihi. Daha ilk yıllarda Ju A-20. tasarımını yapmış ve üretime hazır hâle getirmiştir. Yine tayyare projesi diye bir şeylerle uğraşıp duruyorsun ve tabi bunlar için masraflar da yapıyorsun. Uçağın imal edilmesi aşamasında takdire şayan bir yol izlenir. Bu işin çıkmaz yol olduğunu öğrenmedin mi? İzmir’de bu kadar zaman uğraştın. gelmedin veya defteri imza et diyen mi var?” der. s. Hatta 1928 yılında bir yolcu uçağını Türkiye’ye hediye etmişlerdir. 222-226. tayyareni meydana getirdin ve uçtun. Ju F-13 ve Ju G-23 uçaklarını üreterek Hava Kuvvetlerini desteklemeye başlamışlardır. s.bir duruma düşmüşlerdir.

” Hürkuş kendi imali olan bu uçakla uçarak Ankara’ya gelir.” olmuştur. 245. trenle sevk ettiği uçağını 5 Mayıs 1931 tarihinde uçarak Türkiye’ye getirir. 23 Nisan gibi çok anlamlı bir günde bir davet hazırlanarak.30 İkinci uçağa da tedbir konmak istenmiş ancak Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın Hürkuş’a sahip çıkması ile bundan vazgeçilmiştir. age. davet verilen gazinonun başköşesine “Yaşasın Türk Tayyareciliği” yazısı asılarak Vecihi Hürkuş onurlandırılmıştır.. Başbakan İsmet İnönü ve komutanlar uçağı incelemişler ve memnuniyetlerini belirtmişlerdir. s. Yine Fevzi Çakmak’ın yardımı ile uçağın başka bir ülkede uçuşa elverişlilik belgesini alması için müsaade verilir. Kendi imalatı olan ve uçuşa yetkili belgesi olan uçağının atıl kalmaması için Türk Hava Kurumunun tanıtımını yapmaya devam eder. 112 . Teknik bilgiler ve yazıların Türkçe olması nedeniyle önce Çek diline çevrilmiş ve çalışmalar Aralık 1930-Nisan 1931 arası uçuş testleri de olmak üzere beş ayda tamamlanmıştır. Bu arada ülkede hava posta işletmesi fikrini ortaya atar ve ilk hat olarak da Ankara-İstanbul arasında yapılması teklifini Posta İdaresine bildirir. Kendisine Çekoslovak Bayındırlık Bakanlığının imza ve mühürlerini taşıyan sörtifiye belgeleri verilmiştir. s. Adıgüzel. aslında ikinci uçağımı inşa ettim. s. Çekoslovakya’da bulunduğu sırada.29 Ne var ki teknik muayenesi yapılamadığından uçuş vesikası verilememiştir.. Beş aylık çalışma karşılığında Çekoslovaklar hiçbir ücret talep etmemişlerdir.kiraladım ve ilk Türk sivil uçağımı. Böylesine anlamlı bir jest ve konukseverlikle karşılaşan Vecihi Hürkuş. Gerekçesi. “Tayyarenin aerodinamik vasıflarını tespit edecek elimizde hiçbir vasıta bulunmadığından fennen muayenesine imkân görülmemiş ve bu suretle icap eden seyrüsefer vesikası verilememiştir. Parçaları bu dükkânda üretirken montajını ve ilk uçuşunu ise Fikirtepe’de yaptım. Kendisi de 6 Aralık 1930 tarihinde tarihî şehir Prag’a gelmiştir. Bu gelişme sonrası Vecihi-VIX tipi uçağın. 29 30 age. 65. 248. Temennilerinin Türk havacılarının başarıları olduğunu ifade etmişlerdir. uçuşa elverişli olduğuna dair gerekli belgelendirme için uçak sökülerek trenle 28 Kasım 1930 tarihinde Çekoslovakya’ya gönderilmiştir.

3 Kasım 1931 tarihinde makinisti Hamdi Bey’in işine son verilir. Kırk beş gün izin verilerek dönüşte de kendi imalatı olan Vecihi-XIV ile değil de tanıtımlarda MSB tarafından verilen bir uçakla görev yapılacağı bildirilmiştir. 113 .31 4. 21 Nisan 1932 tarihinde ilk “Türk Sivil Tayyare Mektebi”ni kurmuştur. belirli odaklarca engellemelere rağmen elde edilen başarı bugün için bile harikuladedir.Vecihi Hürkuş’un hayatındaki aksilikler bunlarla kalmaz. Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak tarafından da takdir almış ve yaptığı çalışmalar desteklenmiştir. Türk Hava Kurumu ile yolları yine ayrılır. İmal edilen beş tip uçak ve özellikleri aşağıda verilmiştir: a. Vecihi bu projeyi 92 günde tamamlamış ve bedel olarak kendisine 5000 TL ödeme yapılmıştır. Vecihi Hürkuş’un İmal Ettiği Uçaklar Vecihi Hürkuş’un tasarımı ve imalatı kendisine ait olan beş uçak üretimi vardır. Nuri Demirağ kendisine bir uçak siparişi vermiştir. İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ. Vecihi-VI: 1924-1925 yılında Gaziemir (Seydiköy)’de ürettiği ve izinsiz kullandığı gerekçesiyle el konulan ve kendisine de 15 gün hapis cezası verilen çalışmasıdır. Millî Savunma Bakanlığı. Ancak sertifikası olmadığından kayıtlara alınmamıştır. Bir Tayyarecinin Anıları. Sanayi Müfettişi Daniş Bey. Bu okulda ilk Türk kadın pilotu Bedriye Gökmen yetişmiştir. Parti Başkanı Cevat Kerim İncedayı. Yapılan bu atlama İstanbul gazetelerinde geniş yer alır. 31 Hürkuş. Ancak şahsına ait bir uçağı olması ve uçuş yetkisi olması kendisi için bir avantaj olmuştur. Bu sürede Belçikalı paraşütçü M. Uçuşun tamamlandığı her noktada Türk Tayyare Cemiyetine gönderilmesi gereken raporların gönderilmediğinden kendisine verilen uçuş tazminatının Ocak 1932 tarihinde kesileceği bildirilmiş ve Türk Hava Kurumunun kurallarına uymadığından dolayı dikkati çekilmiştir. Rene’ye kendi tayyaresinden atlayış yaptırır. Kuruluş müsaadesi Millî Eğitim Bakanlığı. 328-335. s. Nuri Demirağ ile Selimiye’de bulunan Tümen Komutanı General Galip Deniz tarafından destek görmüştür. Hiçbir maddi destek almadan. İçişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından onaylanmıştır. Vecihi Hürkuş’un İstanbul’da eğitime başlayan Tayyare Mektebi. Yeni çalışmalarına uçaklarla reklam alma projesini de eklemiş ve faaliyetini genişletmiştir.

s.b. s. Osman Yalçın 08. 350.” Türkkuşu faaliyet alanı ve kuruluş maksadıyla “nevi şahsına münhasır” bir kuruluş olarak dünyanın ilk kuruluşu sayılabilecek özelliğe sahiptir.34 Fuat Bulca dönemin Türk Hava Kurumu Genel Başkanı’dır. ç. Deniz Kurtarma servisi için su kızağı olarak tasarlanmıştır. Kurulduğu döneme göre uzak görüşlülüğün sonucu kurulmuş bir kurumdur. 68.32 c. tamamen içeride üretmek ve imal etmek zor hatta imkânsızdır. Millî Savunma Bakanı imzasıyla Başbakanlığa gönderilen yazıda belirtilen gerekçe ise şöyle özetlenebilir: “Havacılığın baş döndürücü bir hızla geliştiği günümüzde. XSX: Son gerçekleştirdiği projedir. Hava Kuvvetlerinde çalışan tecrübeli ve hatta Bay Vecihi’den daha kıdemli birçok tayyarecinin temin edemedikleri bir meselenin Bay Vecihi tarafından yapılmasına imkân olmayacağı açıktır. 69. Hafif Yolcu Uçağı: 1936 yılında uçak fabrikasını kuracak olan iş adamı Nuri Demirağ’ın siparişi üzerine imal edilen hafif yolcu uçağıdır. ATATÜRK bu durum üzerine Türkkuşu namı ile yeni bir çalışma yapılması ve Vecihi Bey’den de yararlanılması talimatını vermiştir. Vecihi-XV: Eğitim amacı ile imal edilmiştir. Kaldı ki Millî Savunma Bakanlığı fabrikalarında da en gelişmiş tayyareler üretilmekte ve bunlar dünya uçakları ile aynı safta bulunmaktadır. Vecihi Hürkuş’a yeniden beraber çalışma önerisi getirir. Bugün için Hava Kuvvetleri uçaklarını dışarıdan ayrı. Bu dönemde ATATÜRK’ün manevi kızı Sabiha 32 Açıklama: Vecihi Hürkuş anılarında. Buna benzer bir kuruluşun Sovyetler Birliği’nde bulunduğu ATATÜRK’e anlatılmıştır. Vecihi-XIV: 1930 yılında tasarımı yapılan iki kişilik eğitim uçağıdır. Türkiye’de uçuş izni verecek yetkili merci olmadığı için Çekoslovakya’ya gitmiş ve 5 aylık bir çalışma sonunda Uçuşa Uygunluk Belgesi’ni almış ve uçarak Türkiye’ye dönmüştür. bu uçağa Vecihi XIV denmesinin nedenini havacılığa girişinin 14. bombardıman uçaklarının 500 km sürate ulaştığı bir dönemde hava okullarımızda da en gelişmiş uçaklar bulunmaktadır ve Batı devletleri uçakları vasfındadır. d.09. Avrupa’da bile küçük devletler büyük devletlerle yarışamadıklarından prototip siyasetinden vazgeçip büyük devletlerin imalat ve kabiliyetlerinden istifade etmektedirler. Vecihi Hürkuş teklifi olumlu karşılar ve yeniden kuruma döner. yılında imal etmesinden dolayı olduğunu belirtmektedir.2007 33 Adıgüzel. Havacılığımızı yükseltmeye kabiliyetli elemanlar için memlekette daima çalışılacak yer ve saha mevcuttur.33 Eğitim amaçlı tasarlanan Vecihi-XV için Millî Savunma Bakanlığına yapılan müracaat bir netice vermemiştir. Bir Tayyarecinin Anıları. Bay Vecihi tarafından yapıldığı bildirilen eğitim uçağı ile yapmakta olduğu bildirilen av uçağını Fen Heyetince tetkik edilmek üzere Bay Vecihi’nin mühendislik diploması ile birlikte gönderilmesi hâlinde gerekli inceleme yapılacaktır. Av tayyarelerinin 580 km. Maketi Ankara Etimesgut Hava Müzesindedir. 34 Hürkuş. 114 .

Bu atama üzerine yollarını bir kez daha kurum ile ayırmak durumunda kalmıştır. 1960 yılında ihtilal sonrası ise aylarca işinin başına dönemez. uçak imalatçısının. Ancak. Varlıkları harap olmuştur.38 Son uçağı ile ülkenin yeraltı kaynaklarının keşfi ve sismik fotoğraflarının çekilmesi için Maden Teknik Arama Enstitüsüne bağlı olarak çalışır. 37 age. havacılığa hizmeti geçen şehit ve 35 36 Cumhuriyet Gazetesi. Türk Hava Kuvvetlerinde çalışan ordu mensupları ile havacılığa hizmeti geçen. 5. s. 1951 yılında beş arkadaşı ile havadan ilaçlama yapmak için “Türk Kanadı” isminde bir şirket kurarlar. burada.36 1947 yılında “Kanatlılar Birliği”ni kurmuştur. 72. Yurt içinde pek çok yere uçuşlar yapmaya başlar. Bir pilotun. Ancak aralarında sorunlar çıkar ve proje yürümez. s. 38 age.. “Tayyare ve Makine Mühendisliği Diploması”nı almıştır. “Kanatlılar” adında da bir dergi çıkarır.. Türk Hava Kurumu tarafından tayini Van’a bir idari göreve çıkarılmıştır. 73. Bu defa da Türk Hava Yolları kendisine rakip bir güç istememektedir. “Vecihi 5 Saat 45 Dakika Havada Kaldı”. Mühendis olmasının bazı sorunları çözeceğini düşünürken bu kez de “iki yılda mühendis olunmaz” gerekçesi ile zamanın havacılık otoriteleri tarafından diploması kabul edilmez. Birinci Dünya Savaşı yıllarında dâhil olduğu havacılıkta pek çok ilklere imza atmıştır. bilgisinin yeterliliği nedeni ile ihtisas sınıfından öğrenimine başlamış ve iki yıl sonra. s. 22 Eylül 1958 Tarihinde kurulan “Türkiye Havacılar Kulübü”nde yer almıştır. s. 73. Hürkuş pek çok sorunlarla karşılaşır. 70-72. havacılıkla ilgilenenler arasında birlik ve beraberlik ruhunu geliştirmek. Gelirlerine ortak olduğu gerekçesiyle.35 Askerî Pilot Vecihi Hürkuş.37 10 Mayıs 1955 tarihinde seferlerinin değiştirilmesi ve uçaklarının uçuştan yasaklanması ile yeni birtakım problemler meydana gelmiştir. 18 Temmuz 1946. 1954 yılında “Hürkuş Hava Yolları”nı kurmuştur. 27 Şubat 1939’da.Gökçen’in de dâhil olduğu pek çok talebe Rusya’ya eğitime gönderilir. 1952 yılında havadan reklam yoluyla Paro markası bebek mamaları ile Puro Sabunları gibi temizlik malzemelerinin tanıtımını yapmıştır. Türk pilotların çalıştığı. İnönü’de büyük bir eğitim tesisi inşa edilmeye başlanır. Vecihi Hürkuş’un Havacılık Alanında Yaptığı Diğer Çalışmalar Planörle 5 saat 45 dakika havada kalarak Türk havacılığının sesini duyurmuştur. 3. Vecihi Hürkuş’un havacılığa olan gönül bağı hayatı boyunca devam etmiştir. Ancak ihale sonrası uçaklara uçabilirlik sertifikası vermeyen Sivil Havacılık Otoriteleri ile de ciddi bir hukuk mücadelesi yapmak durumunda kalmıştır. 115 . Adıgüzel. Van’da hangi gerekçeyle bir idari göreve atanmasını anlamak şüphesiz zordur. 1937 yılında 21 yıllık bir havacı olarak “Weimar Mühendislik Mektebi”ne gönderilir. Türk Hava Yollarının kayıt dışı bıraktığı altı adet uçağın ihalesini alır. Bu kulübün amacı. Anlamsız bir şekilde. gazete dağıtımının yapıldığı ve asgari günde 2220 km yol kat edilen bir şirket çalışamaz hâle getirilir.

Bugün dünyanın en büyük hava endüstrisi sayılan Douglas.Bsm. s. Türk havacılık tarihinin bir özeti gibi olan Hürkuş. 116 .ölmüşlere ait eski hatıraları canlandırmak. Yunanların bombardımanında kız kardeşi şehit olmuştur. Bakanlar Kurulunun 3. General Şakir Fevzioğlu. maalesef amaçlarını ve hedeflerini gerçekleştirmekte çok ciddi sıkıntılar çekmiştir. Avni Arıkök. Piper.39 Hayatını havacılığa adayan Vecihi Hürkuş hayatının son dönemlerinde ciddi sıkıntılar çekmiştir. henüz 20 yaşındayken uçmaya başlamıştır. Flashing... ilk Türk uçağını yaptığım zaman yani 1924’te bugünkü dünya havacılık endüstrilerinin % 80’i henüz doğmamıştı. İlk özel Hava Okulunu kurmuştur. 6.4.” tespitinin altında aramak daha doğru bir yaklaşım olacaktır. Ne var ki destek alması gerekirken daima engellenmiş ve çalışmaları baltalanmıştır. Kuruluş: 22. esir düşmüş. Genç bir uçucu olarak Osmanlı Devleti’nin en zor zamanında cephede görev yapmış. Almanya’da uçak mühendisliği diploması almıştır. sonra havacılığa ilgi duyan ve pilot olarak Kafkas Cephesi’nde uçan Hürkuş.09. birikimleri derleyip korumak olarak tanımlanmıştır. Sadık ve Nuri Beylerin kahramanlıklarını duyarak havacılığı tanımıştır. Eskişehir’de eniştesi Bnb. İstiklal Harbi’ne de İstanbul’dan kaçarak katılmış ve Mustafa Kemal’in ordusunda yer almıştır. Kulüpte ilk havacılardan. Hv. Mithat Tuncel. Vecihi Hürkuş. Vecihi Hürkuş’un çalışmasının önemini belki de “.1965 gün ve 6/4540 sayılı kararı. İstiklal Harbi yıllarında ilk hava görevini yapmış ve kahramanca cepheden cepheye uçmuştur. Şüphesiz bunda. Çalışmaları yayımlanmış olup Türk askerî havacılığına ve Türk hava harp sanayisine ışık tutmaktadır. Basri Alev. Türkiye’de Vecihi Hürkuş’un çalışmalarının yapıldığı sıralarda oldukça önemli olan 39 Türkiye Havacılar Kulübü. Anılarını yazdığı bir dönemde bir kaza sonucu beyin kanaması geçirmiş ve GATA’da hayata veda etmiştir. Vecihi Hürkuş ve Hava Korgeneral Asım Uçar gibi önemli isimler yer almıştır. 1970. Avni Okar. 1-5. Ankara. Öyle ki vatana hizmetten bağlanan az miktardaki maaşına haciz konmuştur. Bedri ortadan kaybolmuştur. Astsubay olarak Osmanlı ordusuna katılan. Vecihi Hürkuş. 28 yaşında kendi uçağını imal etmiş ve bizzat uçarak test etmiştir. Sonuç Vecihi Hürkuş. Fokerwolf gibi fabrikalar 1928’den sonra teşekkül etmeye başlamışlardı.. Bunu bile Türkiye’de kabul ettirememiştir. Türkiye Havacılar Kulübü Ana Tüzüğü. uçakların bir millet için ne demek olduğunu değerlendiremeyen zihniyetin etkisi olmuştur. Boeing. ama kurtularak ülkesine dönmüş ve görevine devam etmiştir. Girişimleri her defasında engellendiğinden önemli miktarda borçlanmak durumunda kalmıştır.1958. Pek çok projeleri ilk o başarmıştır. Daha sonra özel Hava Yolu Şirketi kurmuş ve havacılıktan hiç kopmamıştır. Fethi. onu anlamaktan uzak. Ancak izinsiz uçuş yaptığından 15 gün hapis cezası verilmiştir. Vatan hizmeti için hayatını ortaya koyduğu zamanlarda İstanbul’da ailesi baskı görmüş. hatıratını büyük ölçüde tamamlayan ender insanlardandır.

“Vecihi 5 Saat 45 Dakika Havada Kaldı”. İstanbul. HÜRKUŞ. Şehit Pilot Binbaşı Fazıl Bey. Türkiye Havacılar Kulübü Ana Tüzüğü.399. ÖZDEMİR. 4. 6. Türk Havacılığında İz Bırakanlar. 59. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA). Türk Hava Kurumu Basımevi. 2. Hv. TANMAN. KAYNAKLAR 1. Türk havacılık sanayisi tarihinde yapılan her girişimin başarıya ulaşamamasını bir tesadüf olarak değerlendirmek zor olacaktır.09. 15.22. TAYHANİ. 8. Ankara. 12. İhsan. Bsm. Vecihi. Sıtkı. Cumhuriyet Gazetesi. Hv. 2001. 14. 10. Tarih 18. Nu. Hulusi. Havacılık Tarihinde Türkler 2. 1942. İstanbul. Türk Havacılık Tarihi İstiklal Harbi (1918-1923). Vecihi. 2006. 10. Bsm. Fon Kodu: 030. 1970.1939. 3. Türkiye Havacılar Kulübü. 3. Dosya: 6155. 2. ADIGÜZEL.4. Bakanlar Kurulunun 3. Türk Hava Kuvvetlerinin Doğuş Yılları.10. Resim Albümleri. Hava Basımevi. 13. 2000. 2006. “İlk Türk Kadın Şehidi Eribe Hürkuş”. Kuruluş: 22. SARP.1965 gün ve 6/4540 sayılı kararı. Ankara.. Ankara. Bahattin. Harp Tarihi Şubesi Yay. THK Kültür Yay. 11. Hava Kuvvetleri Komutanlığı. 1967. Bir Tayyarecinin Anıları. Fikret. Havalarda İlk Türk Kadınları. Yaşar. Bsm. Kanaat Kitabevi. KAYMAKLI. Bas. Ankara. İstanbul. Hv. 9. Ankara. Md.başka havacılık çalışmaları da yapılmıştır. Yapı Kredi Bankası Yayınları... “Türkiye Havacılığının Kalkınma Yolları”.1958. ARIT. Bu çalışmalarda devletin ve özel müteşebbislerin girişimleri olmuştur. Havada Vecihi ¼ Asır 1915-1925. HÜRKUŞ. Kitap. İrfan. Birikimler her defasında sıfırlanmış ve yeniden başa dönülmüştür. Kol: İSH Kutu: 1200 Gömlek: 59 Belge: 59-1. 7. 1981. M. ATASE Arşivi. Hv. Cilt 2. Hava harp sanayisi alanında bir şeyler ortaya koymaya çalışanlar her defasında başarısız olmuştur. 7. 117 . Gnkur. Yer Nu. 5. ve Neş. Ankara.. ATATÜRK ve Mareşal Fevzi Çakmak’ın çok ehemmiyet vermesine rağmen Türkiye’de havacılık bir kültür olarak çok zor bir imtihan geçirmiştir. Hatıralar Arasında. Hava Kuvvetleri Komutanlığı Tarihçe Şube Müdürlüğü. 1986. ATATÜRK’ün Bağımsızlık Politikası ve Uçak Sanayi 1923-1950. 18 Temmuz 1946.

Mannerheim. The Winter War. Stackpole Books. Sovyetler Birliği Mareşali: “Tüm tahminlerinizi harekâtın 12 gün içinde biteceği varsayımına dayandırarak yapmanız emrediliyor. Motti taktikleri Abstract: Russo-Finnish War was one of the extraordinary struggle in War History. Motti tactics N. Batılı Müttefikler her an açılmasını bekledikleri ancak kış boyunca durağan olan Batı Cephesi’ndeki tahkimat ve hazırlık çalışmalarını sürdürerek Almanların başlatacakları genel taarruzu püskürtmeyi umuyorlardı. developments in the eve of the war. Key words: Soviet Union. Eloise Engle . * 119 . Finlandiya. Avrupa’nın hiç beklenmeyen ve savaş tarihine adını en az yazdıran parçasında. Çalışmada “Kış Savaşı” diye anılan bu savaş konu edilmiştir.Kulik. This war. conditions of each side were considered. Analiz bölümünün ardından yazı sonuca bağlanmıştır. 1992. üç ayı aşkın bir süre boyunca küçük Fin ordusunun inanılmaz savunma ve karşı vuruşlarıyla engellenmiştir. The Winter War is the subject of this study.. In the following part. hindered by the small scale Finnish Army’s hard resistance and counterstrikes for over three months. Harrisburg. Russo-Finnish War was explained in details. Ek Zamanlı Öğretim Elemanı 1 1939 Kasımındaki Sovyet brifingi esnasındaki konuşmalardan bk. s. Hacettepe Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ABD.I. After the Analysis section. Ciddi kayıplar veren Sovyet ordusu sonunda kazanan taraf olsa da başarısı Finlerin üstün mücadele gücü tarafından gölgelenmiştir. but their success had been shadowed by the superior Finnish resistance.N. In the first part. with serious casualities. Kış Savaşı. Topçu Başmareşali: “Eğer her şey iki ya da üç ay içinde hallolabilirse mutlu olacağım. 2. Sovyetler Kızılordusunun büyük kuvvetlerle 1939 sonlarında başlattığı saldırı. The Soviet Army was victorious.Lauri Paananen. Ancak Almanya bu sefer temkinli davranıyor. Soviet Red Army’s offensive with a large scale force in late 1939. Mannerheim. İzleyen bölümde ise Rus-Fin Savaşı detaylara inilerek anlatılmıştır. savaş tarihinin olağanüstü mücadelelerinden biridir. İskandinavya’da başlayan bir huzursuzluk İkinci Dünya Savaşı’nın ilk kış muharebelerinin sinyalini verdi. Almanlar saldırganlıklarını 1940 Mayısına ertelemişti ve Polonya’dan sonra az da olsa yaralarını sararak güç topluyordu. The Winter War. Finland. Savaşın ilk kışı kanlı çatışmalardan uzak.RUS-FİN SAVAŞI 1939-1940 “DEV’İN GÖZYAŞLARI” Burak ÇINAR* Özet: Rus-Fin Savaşı. Ancak fazla uzakta değil. 1939 Ekiminde cepheler sakindi ve İkinci Dünya Savaşı’nı başlatan tarafların orduları ortada gözükmüyorlardı. Birinci Dünya Savaşı’nda yaptığı hataları tekrarlamıyor ve baharı bekliyordu. sakin geçecek gibiydi. and in the second. Anahtar Kelimeler: Sovyetler Birliği.” G. Araştırmanın ilk bölümünde savaşın arifesinde yaşanan gelişmeler ve ikinci bölümünde her iki tarafın durumları ele alınmıştır.Voronov.”1 Giriş 1939 Eylülünde Polonya’nın Almanya ve Sovyetler Birliği arasında bölünmesinden sonra. Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr. article was concluded.

Liddel-Hart. Ruslar. Dünya Savaşı Tarihi-1. özellikle Leningrad çevresini güvenliğini sağlayacak şartları kabul etmesi için Finlandiya’ya baskı yapmaya başladı.Kasım ayı biterken asimetrik ordular arasında son derece kanlı geçecek olan Rus . (çev. egemenliğinden ödün vermeyeceği ilkesine sahip olan Finlandiya tarafından engelleniyordu. 51-52. Dördüncü bölümde ise Rus . 5500 km² toprak vermekti. Fin Körfezi’nin güneyinde kalan üç Baltık ülkesi. savaş sırasında öne çıkan bazı konular başlıklar hâlinde belirtilerek analiz yapılacak ve ardından yazı sonuca bağlanacaktır. Son muharebeler bittiğinde ise “Kış Savaşı” tarihe zayıf bir zafere karşı onurlu bir yenilgi olarak geçecekti. Baltık’taki çıkarlarının son aşaması için son adımı atabilmek amacıyla kendilerine göre az nüfuslu küçük bir ülke olan Finlandiya’ya askerî müdahalede bulunmaktan çekinmediler. subaylarının daha önce tahmin edemeyecekleri bir sürtünmeye maruz kalacaktı. Bunun üzerine Sovyet Dışişleri harekete geçerek Fin Körfezi’nin kuzeyindeki Finlandiya ile 2 Askerî tarihçi B. Yapı Kredi Yayınları. s. Beşinci bölümde. gözünü Baltık ülkelerine dikerek Estonya. Sovyet orduları da 17 Eylülde Almanlar ile önceden yaptıkları uzlaşmanın sonucu olarak Polonya’nın doğu bölümüne girmiş ve ülke ikiye bölünmüştü.2 Sözde. Letonya. Ancak ne tür bir felakete doğru adım attıklarının bilincinde değildiler.Fin Savaşı bazı detaylara inilerek anlatılacaktır. 10. İstanbul. Ağustosta Alman . Kerim Bağrıaçık). kendi sunumuyla 2700 km² toprak almaya karşılık. 1998. Almanya’dan ya da İngiltere’den ileride olası bir saldırıda bu ülkelerin atlama tahtası olarak kullanılmasını önlemek için bir takım düzenlemeler gerekliydi. Litvanya ve Finlandiya’dan kabul edilemez taleplerde bulundu. Stalin’in bu isteği aynı zamanda Baltık Filosunu güçlendirerek onun için yeni üsler kazanmaya yönelikti. Sovyetler’in Finlandiya’dan istedikleri 1700 km² toprağa karşı Repola ve Porajorpi bölgelerinden 3500 km² toprağı Finlandiya’ya önerdiğini söylemektedir. Savaşa Giden Yol 1 Eylül 1939’da Alman orduları Polonya’ya girmiş.H. II.Fin Savaşı. 1. Savaş bittiğinde ise devin bir gözünden zaferin diğer gözünden acının gözyaşları süzülecekti. 120 .H.Sovyet Paktı’nın imzalanmasıyla cesaretlenen Sovyet diktatörü Josef Stalin. Rus isteklerinin son adımının gerçekleştirilmesi.Liddell-Hart. Kızılordu. Böylece Stalin için Baltık’ta hegemon olma fırsatı doğmuştu. 3 Eylülde İngiltere ve Fransa Almanya’ya savaş ilan edince İkinci Dünya Savaşı başlamıştı. savaşın arifesindeki olaylar sıralanarak üçüncü bölümde tarafların durumu gözden geçirilecektir. Engle . B. Ancak 12 Ekimdeki görüşmede Stalin’in Finlere önerisi.Paananen. Bk. diğer ismiyle “Kış Harbi” başlamıştı. Sovyetler Birliği. s. Bk. 10 Ekime kadar bir dizi rahatsızlık verici anlaşma imzalayarak stratejik bölgelerinde Sovyet askeri bulundurulmasına yönelik Rus isteklerine boyun eğmiş oldular. Araştırmanın izleyen bölümünde.

Letonya. 6 Mainila Bombardımanı olarak bilinen olayda 4 kişi ölürken 9 kişi de yaralandı. Ruslar da aynı gün 1932 Rus .6 Ertesi gün. Fin ordusu dokuz tümenden oluşuyordu. 14. Tarafların Durumu Finlandiya’nın 1939’daki nüfusu 3. 140. Oliver Warner.Fin görüşmeleri başladı. s. “Finlandiya’nın Savunucusu” ve Genelkurmay Başkanı olarak atanan Mannerheim. Ertesi gün Ruslar. 1993. Bakan Juho Kusto Paasikivi’ye her şey yolunda gittiği takdirde anlaşmanın 20 Ekimde imzalanabileceğini söyledi. 2. Bu olay Ruslar tarafından casus belli (savaş nedeni) yaratmak amacıyla düzenlenmişti. Marshall Mannerheim & the Finns. Bk.güneyindeki Litvanya. genel karargâhını Mikkeli’ye kurmuştu. Obuz). Tümgeneral Harald Öhquist komutasındaki 2’nci Kolordunun. s. İki tümen ise 4’üncü Kolordunun emrinde Ladoga Liddell-Hart. 7 Mehmet Tanju Akad. Leningrad’ın kara savunması ve Petsamo’daki sınırın reformasyonu” olarak formüle ettiler. İstanbul. London. Teknolojik ve Jeopolitik Yönleriyle 20. Bk.5 . Warner. Litvanya. Carl Gustaf Emil Mannerheim. 1967. Anılar. Bk. Estonya ile anlaşmaları sonuçlandırdı. 183. Birinci Cilt.4 milyon kadardı. s. Estonya’ya baskı yaparak taleplerde bulunmaya başladılar. s. 4. (çev. Lettonya. s. 14 Ekimde Ruslar taleplerini üç madde hâlinde “Leningrad’ın deniz savunması. 8 Mannerheim ilk çağrıda sekiz tümenin toparlanabildiğini. Aynı gün Rus askerleri Petsamo yakınlarındaki Fin Sınır Muhafızlarına saldırdı.3 Hatta Molotov. Engle Paananen. M.Fin Saldırmazlık Paktı’nı feshetti ve ertesi gün Finlandiya ile diplomatik ilişkilerini kesti. dokuzuncu bir tümenin ekimin sonunda oluşturulduğunu söylemektedir. s. Merlin Books. Kıralı. Taktik. 13 Kasımda görüşmeler çıkmaza girince Fin ordusu seferberliğe başladı.51. Only Frogs in an Ice-Bound Pool. Stratejik. 5 Jack Durrant. 9 Ekimde Rus . 4 3 121 .4 Ancak anlaşmanın imzalanmasını Finlere kabul ettiremediler ve görüşmeler uzadı.7 Ayın 28’inde Fin Hükûmeti diplomatik görüşmelerden aniden çekildi. Durumun karışmasıyla emekli olmak üzere olan Fin Seferi Kuvvetlerinin komutanı 72 yaşındaki Carl Gustav Emil Mannerheim. Rusya ile “Finlandiya’nın kurtarılması” şeklinde bir anlaşma imzaladı.5 26 Kasımda Ruslar Fin topçusunun ateş açtığını iddia ederek Fin topçusunun sınırdan 25-30 km kadar içeri çekilmesini istedi. 22 Ekimde Paasikivi’nin. s. 286’ncı Fin Komünist Partisi 1930’da yasaklanmıştı. Maliye Bakanı Vainö Tanner ile birlikte Moskova’ya yaptığı ikinci ziyaret de sonuç vermedi. Weidenfeld & Nicolson. Yüzyıl Savaşları. 1988. 144. 1992. sınırda kukla bir hükûmet kuran Fin Marksisti Otto Kuusinen. ikisi de Korgeneral Erik Heinrichs komutasındaki 3’üncü Kolordunun emrinde olmak üzere Karelya Berzahı’nda konuşlanmışlardı.8 Bu tümenlerden dördü. Kastaş Yayınları. istifasını erteledi. Ankara. Braunton Devon.

s. Finnish Air Force 1939-1945. Eldeki uçak sayısı. mühimmat. s. bir hafif tugay. 1972. İstanbul.13 Kadınların yardımını örgütleyen Lotta Svärd örgütü. 16 age. s.000 kişiden oluşan11 ve savaşın arifesinde ancak 127. Her bir Fin tümeninde üç piyade alayı. London.000 olduğu söylenmektedir.800 kişilik12 orduya sahip olan Finlandiya’nın savaş için gereken 15 tümeni oluşturması imkânsızdı. 158. bir sahra topçu alayı. bunların çoğu iyi bir şekilde yerleştirilmemiş ve kalıntı bir hâldeydi. 17 age. 287. bir hat tahkimat bölüğü ve bir levazım bölüğü olarak yaklaşık 14. İkinci Dünya Savaşı. iki istihkâm bölüğü. 197. Birinci Cilt. Eldeki top mermisi miktarı 19-24 günlüktü.17 Bu yüzden Rus lojistiğine az değer biçtiler. s. 191-193. Condon. Dikenli tel ve tanksavar engelleri çok zayıftı. 11 Akad. Rus uçakları ile karşılaştırılamayacak kadar azdı.000 kadarı da paramiliter Suojeluskunta (Yurttaş Muhafız) birlikleri olan bu sayı Fin ordusunun cephedeki gerçek gücünü yansıtmaz. bir haberleşme bölüğü.200 asker bulunmaktaydı. s. s.000’i bulsa da bunun 100.14 Finler. Warner. Tahkimat da aynı şekilde zayıftı. s. 18 age. Yine de cephedeki etkin asker sayısının en çok 200. insan gücü dengesizliği ve buna bağlı olarak ihtiyat sıkıntısının yanı sıra. Motor yağı ve yakıt iki aylık.Kari Stenman.. 183-184. 140 km uzunluğundaki savunma hattı üzerindeki 66 beton korugandan 44’ü 1920’lerde yapılmış.18 Fin Hava Kuvvetleri. 29. 9’uncu Tümen ise ihtiyat olarak aralık ayında oluşturuldu. s. Pan/Ballantine Books. s. Her şeyden önce iki ay yetecek miktarda yivli tüfek ve makineli tüfek mermisi vardı.000’i ihtiyat ve 100. Fin Kızıl Haçı bile orduya sadece 10 ambulans ile hizmet verebiliyordu. 13 İbrahim Artuç.. 90. Squadron/Signal Publications.15 Araç. Finlerin hava gücü de çok sınırlı olduğundan yeterli keşif yapamıyorlardı.. Buna rağmen savaş boyunca toplanan ordunun mevcudu 300. 60. havacılık yakıtı ise bir aylıktı. 191-195. ileri hatta çoğu modası geçmiş olan toplam 114 uçağa sahipti.9 Mannerheim. ikmal durumu başta olmak üzere birçok konuda oldukça dezavantajlıydı. 12 Richard W. 7. s.Paananen. Modern olanlar ise ağır topçu ateşine dayanabilecek durumda değillerdi. 10 9 122 . 1999.000 olarak vurgulamaktaydı ki10 barış zamanı 33. tanksavar mayını ve patlayıcı miktarları oldukça azdı. savaş için olan ihtiyacı 500.19 Engle . 149. 14 Akad.000 kadın da bu rakamlara dâhildir. s. Hava Kuvvetlerinin donanımı % 50 eksikti ve uçaklar için yedek parça sıkıntısı vardı. 287. Birliklerin donanımı. Kastaş Yayınları. The Winter War: Russia against Finland.16 Üniforma sayısı ve tıbbi donanım yetersizdi. bu konuda oldukça önemli bir rol oynamıştır.Gölü’nün kuzeyinde konuşlanmıştı. 15 Mannerheim. Carrolton. yiyecek ve yakıt stokları yetersizdi. Buna rağmen buradaki tahkimatlar iyi olanlardı. 19 Kalevi Keskinen . 1998.

üç piyade alayı. bir sahra topçu alayı. s. Ordunun en büyük avantajı ise en ucuz etkili silah olan molotofkokteyli olacaktı.Uçaksavar ve tanksavar topları yok denecek kadar azdı. Yemek dağıtım hizmetleri gelişmemişti.29 Mannerheim ayrıca 40-50 tanktan oluşan bir 20 21 Ivor Matanle. bir obüs alayı. diğer yarısının ise İsveç malı olması. New York. paralel olarak Fin ordusunda çok iyi eğitimli kayakçı grupları mevcuttu. 183-184. World War II. s. 27 Rus askerî literatüründe “Cephe”. kendi topraklarında evleri için dövüşüyor olmaları ve büyük birimlerin parçaları hâlinde değil de bireysel davranışlar için eğitilmiş olmaları Finlerin iki avantajıydı. Bu eksikleri giderebilmek için zaman kazanmak gerekiyordu.26 Sovyetler Birliği ise 180 milyon nüfusa ve sınırsız kaynaklara sahip bir ülkeydi. 25 Engle . Fin ordusunun üçte ikisi Berzah’ı korumak için güneyde toplanmıştı ki burası. Sadece beş denizaltı ve iki kıyı savunma gemisi vardı.20 Valve. 26 Mannerheim. 29. bir haberleşme taburu ve bir de istihkâm taburu mevcuttu. 149. Ruslarla boy ölçüşebilecek bir zırhlı gücü de yoktu. 23 age. Mannerheim’a göre ise Sovyet tümenlerinin sayısı en az 45’ti. Rusların taarruz planlarının ana noktasını oluşturuyordu. 14) dâhil ettiler. 197. s.000 kişilik Fin Deniz Kuvvetleri ise savunma konusunda kesinlikle yetersizdi. Engle . 9.22 Halk dayanıklı ve güvenilir.21 Savaş sırasında aceleyle toplanacak sözde 15 tümenin birinde topçu olacak. 30.24 Fin Körfezi’nde ve Ladoga Gölü’nde bulunan Fin kıyı bataryaları iyi durumdaydılar.23 Burada sınırdan biraz içeride “Mannerheim Hattı” adı altında uzun bir savunma hattı oluşturulmuştu. 1939-1940 kışı ise -40°C’yi bulan soğuğuyla 1828’den beri görülen en soğuk kış25 olarak Finlerin en büyük müttefiki olacaktı. bu silahın Finlerin belki de lojistik sorunu olmayan tek silah türü olmasını sağlayacaktı.Paananen.Paananen. Asker sayısında sıkıntı çekmeyen Ruslar. Fin Körfezi donunca kendi bünyesinde “Aaltonen Taburu” diye çağrılan iki tabur düzeyindeki özel bir birlik kurdu. 25.. 24 Warner. Bölgede kayakçılık günlük yaşamın bir parçası olduğu için. savaş için Mareşal Kirill A. Mannerheim’a göre. “Ordular Grubu”nun (Army Group) karşılığı olmaktadır. 1989. Meretskov komutasındaki Kuzeybatı Cephesi’ni27 düzenleyerek içine 29 piyade tümeni ile 8 tank tugayından oluşan dört orduyu (7. s. 123 . s. 158. s. s.28 Bir Rus tümeninde. 22 Mannerheim. 8.Paananen. s. Fin ordusundaki 100 kadar 37 mm’lik “Bofors Topu”nun yarısının Fin. 5. 28 Matanle. bir tanksavar bataryası. Valve komutasındaki 13. 29 Engle . Mali kaynakların uzayacak bir savaşa dayanabilmesi için nasıl dağıtılacağı yönünde bir program yapılmamıştı. ordunun morali ise iyiydi. bir keşif taburu. Military Press. üçünde ise hiç silah olmayacaktı. 191-195. s. Tümgeneral V.

zırhlı tabur ve bir de uçaksavar müfrezesinden bahseder.30 Rus tümeni yaklaşık 17.500 askerle Fin tümeninden 3300 asker kadar fazlaydı. Ruslar, teçhizat konusunda Finlere oranla şüphesiz çok üstündüler. Bir Sovyet tümeninin ateş gücü Fin tümeninden makineli tüfek ve havanlara göre iki kat, topçuya göre ise üç kat üstündü.31 Yine de Rusya’nın bu büyük taarruzda geniş teçhizat ve mühimmat kaynaklarından yararlandıklarını gösteren bir belirti yoktur.32 Bununla birlikte Ruslar, bölge şartlarında en çok ihtiyaç olan eğitimli kayakçılara sahip değildi.33 Rusların bölgedeki lojistiğini sağlayan ana hat ise Murmansk’a kadar uzanan tek yönlü demir yolu hattıydı.34 Sovyet Hava Kuvvetleri taarruz için 2800 uçak ayırmıştı ve ayrıca Baltık Filosu Hava Kuvvetleri de 450 uçak ile batı kanadını destekleyecekti.35 Ayrıca 28 savaş gemisi ve 11 denizaltı da harekâta denizden destek verecekti.36 Bütün bu asimetrik unsurlara ilaveten Finler 1600 km’yi aşkın bir cephe hattını savunmak zorundaydılar. Ancak bu hattın 100 km’ye yakın bir bölümünü Karelya Berzahı’ndaki Mannerheim Hattı’nın güneyinde kalan sınır oluşturmaktaydı. Rus yığınağının Fin ana savunma hattının önündeki bu dar bölgeye toplaması, Finler için belki de en büyük avantajdı. 3. Kış Savaşı (30 Kasım 1939 - 13 Mart 1940) Siyasi alandaki çözümsüzlük belki de Stalin’in istediği şeydi. Finler haklarını korumakta inat edince Sovyetler Finlandiya’ya karşı harekâta girişti. a. İlk Safha (30 Kasım - 1 Şubat) Rus taarruzu 30 Kasımda Helsinki’ye yapılan ve 75 kişinin ölümüne yol açan hava akınıyla başladı. Estonya’dan kalkan Rus hava koluna bağlı olan pike-bombardıman uçakları akında öncelikli olarak liman ve tren istasyonları hedeflemişlerdi. Uçaklar eş zamanlı olarak Viipuri’yi ve Malmi’deki havaalanı ile işçi lojmanlarını da bombaladılar ve 600.000 askerden oluşan dört Sovyet ordusu askeri Finlandiya’ya girdi.37 Bu gelişmeler üzerine Devlet Başkanı Kyösti Kallio “savaş hâli” ilan etti. 1 Aralıkta, Sovyet Tass Haber Ajansı Fin Halkı Cumhuriyeti Hükûmeti adı altında Terijoki’de kurulan komünist yanlısı kukla bir hükûmet ilan etti. Aynı gün Finlandiya’da acilen Fin Bankası Genel Müdürü Risto Ryti
Warner; s. 149. Engle - Paananen; s. 159. 32 Liddell-Hart; s. 53. 33 Barry Gregory; Mountain and Arctic Warfare, Northamptonshire, Patrick Stephens Limited, 1989, s. 109. 34 Liddell-Hart; s. 53. 35 Keskinen; s. 7. 36 Matanle; s. 29. 37 Engle - Paananen; s. 16.
31 30

124

başkanlığında tüm siyasi partileri içeren bir koalisyon hükûmeti oluşturuldu ve Mannerheim, Mikkeli’de Karelya Berzahı’nın doğu bölümü için kurtarma kuvvetleri olarak 1’inci ve 11’inci Fin Tümenlerini hazırladı. Finler çekildikçe arkalarında kaynak bırakmayarak zamanında Rusların Napolyon’a yaptıkları gibi “kavrulmuş topraklar” politikası uyguluyorlardı.38 Ladoga Gölü ile Buz Denizi arasındaki uzun cephe hattında ise Ruslar sekiz koldan saldırıya geçmiş, zayıf Fin Kuvvetleri buralarda üstün gelen düşmanları karşısında geri çekilmişlerdi. Sovyet Sekizinci Ordusunun dokuz tümeni, bir zırhlı tugayı ve ağır topçusu desteğinde Ladoga Gölü’nün kuzeyinden Berzah’taki savunma hattını arkadan çevirmek amacıyla Salmi, Uomaa, Suvilahti ve Suojarvi’yi ele geçirirken General Kondrasev’in 18’inci Tümeni ile General Bondarev’in 168’inci Tümeni ve ardından General Kondratjev’in 34’üncü Zırhlı Tugayı Kitelä’ya, 56’ncı Tümen ve ardından 164’üncü Tümen Kollaa’ya, General Beljajev komutasındaki 20.000 asker, 147 top ve 45 zırhlı araçtan oluşan 139’uncu Tümen ile 75’inci Tümen Tolvajärvi’ye,39 155’inci Tümen ise Ilomantsi’ye ilerlemeye başlamıştı. Orta Karelya’da Ruslar Kontiomaki-Joensuu demir yolunu tehdit ediyorlardı. Daha kuzeyde ise toplam 48.000 asker 335 top, 100’den fazla tank ve 50 zırhlı arabadan oluşan 163’üncü ve 44’üncü Tümenler, sadece 11 topa sahip 17.000 Fin askerinin korumakta olduğu Suomussalmi’ye sırasıyla kuzey ve güney yollarından yaklaşmaktaydılar.40 Daha kuzeyde 9’uncu Ordu beş tümeni ile birlikte Repola-Uhtua-Kantalahti’yi hedefleyerek Finlerin İsveç ile karadan bağlantısını kesmeyi hedeflemişti. En kuzeydeki 14’üncü Ordu ise üç tümeniyle Kuzey Denizi çıkışını kontrol etmekle yükümlüydü. (1) Mannerheim Hattı’ndaki Savaş (30 Kasım - 13 Şubat) Savaşın en yoğun geçecek bölgesi olan Karelya Berzahı’nı Korgeneral Österman komutasındaki 2’nci ve 3’üncü Fin Kolorduları koruyordu. Karşılarındaki 7’nci Sovyet Ordusu beş koldan Berzah’a saldırdı. 2 Aralıkta Rus Kuvvetleri sınırdan 10-16 km kadar içeride olan Kivennapa Vammelsuu - Rautu - Taipale hattı olan ilk Fin savunma hattına ulaştılar. Ruslar bir yandan da Finleri sağ yanlarından çevirmek için Puuamala’ya çıkarma yaptılar. Merkezde ise Rus askerleri Sormulu’ya girdiler. Ancak Fin askerleri Rusları püskürterek savunma hattındaki yarmaları önlemeyi başardılar. Aynı gün kar yağışı, iki gün devam edecek olan tipiye çevirdi. 5 Aralıkta Berzah’ta başlayan yoğun mücadeleler ertesi gün de devam etti. Finler iki gün boyunca Rusları oyalamayı artırdılar. 6 Aralıkta ise ilk Rus tankları cephedeki Mannerheim Hattı üzerinde bulunan Fin barikatları önünde belirdiler. Ancak Finlerin çetin direnişi sayesinde cephe hattı burada
38 39

Condon; s. 39. Bu iki tümenin toplam mevcudu 45.000 asker, 335 top, 90 tank, 50 zırhlı araç ve ağır havanlardan oluşmaktaydı. Ancak Beyaz Ruslardan oluşan 139’uncu Tümenin askerlerinin % 60’ı askerî eğitim almamıştı. Finlerin bu bölgedeki sayısı ise aralık ortalarında 9100’ü bulmuştu. Bk. Engle - Paananen; s. 89. 40 age.; s. 95.

125

sabit kaldı. 17 km’lik bir hatta Rusların iki piyade kolordusu, üç tank tugayı, bir tank taburu ve 12 topçu alayı yığılmıştı.41 7’nci Ordunun 12 tümeninden yedisi, bir zırhlı tugay, bir piyade kolordusu ve birkaç topçu alayı ile birlikte Viipuri’yi hedeflemişti. Rus saldırısı Mannerheim Hattı’nı geçemedi. Hatta hattın derine yapılması muhtemel bir Rus yarmasına karşı yedekte tutulan 6’ncı Fin Tümeni, bir kıyı savunma alayı ile takviye edilerek 23 Aralıkta karşı saldırıya geçti. Rus toplanmasını engellemek için yapılan ve Rus hatlarından 4 km kadar içeriye sokulan bu saldırı, amacına erişmese de Ruslar arasında şaşkınlık yaratarak sonraki bazı harekâtlarına engel oldu. Mannerheim Hattı’ndaki muharebeler, Finlerin çetin direnişi sayesinde savaşın ikinci yarısının başlarında hattın yarılmasına kadar devam etti. Resmî olmamakla birlikte 2,5 aylık dönem içinde bölgedeki kayıpların sayısı Rusların 200.000 ölü ve 400.000 yaralısına karşın Finlerin 20.000 ölü ve 40.000 yaralısı olduğu yönündedir.42 (2) Ladoga Gölü’nün Kuzeyindeki Muharebeler Ladoga Gölü ile Lieksa arasının savunması, ocak ayı içinde 46.500 asker ile 106 topu bulacak olan, Tümgeneral J. Waldemar Hägglund’un emrindeki 4’üncü Fin Kolordusuna bırakılmıştı. Karşısında ise ihtiyat kuvvetiyle birlikte 160.000 kişilik 10 Rus tümeni bulunuyordu.43 Ancak 5 Aralıkta Mannerheim komutayı bölerek Sortavala - Suojärvi Sektörünü Hägglund’a, Ilomantsi - Tolvajärvi Sektörünü ise Harp Okulundaki tezini Tolvajärvi Sektöründe olabilecek teorik muharebeler üzerine hazırlamış olan Albay Paavo Talvela’ya bıraktı. 8 Aralıkta 168’inci ve 18’inci Tümenler, Fin savunma hattını deldikten sonra 12 Aralıkta Finler karşı saldırı ile hattı tekrar düzlediler. 13 ve 17 Aralıktaki iki başarısız denemeden sonra 4’üncü Fin Kolordusunun Kollaa’daki birkaç zayıf taburdan oluşan Fin birliklerinin 56’ncı Rus Tümenini tutmayı başarmasının da yardımıyla, Hägglund birliklerini 5 Ocak gecesi zorlukla güneye kaydırarak ertesi gün kesin saldırıyı başlatmak suretiyle, 168’inci Rus Tümenini çevirerek ikmalden tamamen yoksun bıraktı. İkmal hattı üzerinde kol şeklinde bulunan 18’inci Tümen ise saldırı yönü kuzeyden güneye doğru olan Finler tarafından eş zamanlı olarak mottilere (parçalara) bölündü ve 18 Aralıkta teslim oldu. 34’üncü Tank Tugayı ise ayın 29’una kadar dayandı. Bu sayede Finler 128 tank, 12 zırhlı araba, 91 top, 237 kamyon, 120 araba ve çekici araç, 231 at arabası, 62 sahra mutfağı ile 200 araba dolusu cephane, çok fazla miktarda piyade silahı ve malzeme ele geçirmiş oldular.44 168’inci Tümen ise savaşın sonuna kadar hareketsiz kalmak suretiyle dayanmayı başardı.
41 42

Warner; s. 151. Bryan Perrett; The Battle Book, London, Arms and Armour, 1992, s. 194. 43 Engle - Paananen; s. 110. 44 Condon; s. 68. Engle - Paananen; s. 119.

126

on günlük bir takiple Rusların ağır kayıplarını daha da artırdılar. 21. 11 Aralıkta ünlü Suomussalmi Muharebesi başladı. batıdaki Botni Körfezi kıyısındaki Oulu’ya 240 km uzaklıkta olarak stratejik öneme sahip bir köydü. üç zırhlı araba.46 (3) Suomussalmi Muharebesi (11 Aralık . Bu ara bölgenin korumasını ise 3200 asker ile dört topa sahip olan. 17.5 Ocak) Suomussalmi. 40 top ve 12 tanktan oluşan bağımsız bir Rus birliği de Ilomantsi ile Kuhmo arasında kalan Lieksa’ya doğru harekâta başlamıştı. kamyonlar ve atlar Finlerin eline geçmişti. Bu arada 139’uncu Tümene yardıma giden 75’inci Tümen de ormandan sızan kayakçı grupların gerilla savaşı ile cephe saldırısının birlikte kullanılmasına dayanamadı ve 18 Aralıkta Ägläjärvi Finlerin eline geçti. Böylelikle Sovyet ilerleyişini durdurmayı başaran Talvela.45 Bu arada 6400 asker. 92. Bu arada Ilomantsi Sektöründeki dört zayıf Fin taburu ve bir batarya da 155’înci Rus Tümenini Tolvajärvi ile hemen hemen aynı zamanda durdurmayı başararak. 23 Aralıkta Suomussalmi ve Tolvajärvi’ye karşı saldırı başlattı.Tolvajärvi’nin doğusundaki bölgeyi savunmaya çalışan Albay Talvela ise. s. Her iki tümenden arta kalanlar Aitto Nehri’nin doğusuna çekildiler. 5000’i savaş alanında 45 46 Engle . 31 top. 600 esir vermiş. İki taraftan kıskaç harekâtı ile Ruslara saldıran Talvela’nın birlikleri 14 Aralıkta 139’uncu Tümeni tamamen geri püskürterek Tolvajärvi Sektörünün güvenliğini sağladılar. topçularının gelmesini beklemeden 163’üncü Tümene hücum ederek geriyle irtibatını kesti. 127 . 59 tank. Finlandiya’nın orta kesiminde. Bölgedeki çarpışmalarda Finlerin kaybı 630 ölü ile 1300 yaralı olurken Ruslar 4000 ölü. 5 Aralıkta 16’ncı Piyade Alayını ve bir birliği daha önce bir taburun beklediği Suomussalmi ve Kuhmo’ya yolladı. Âdeta Finlandiya’nın beli olan Suomussalmi ve çevresine çok önem veren Mannerheim. motorlu taşıtlar. Rus ikmali kesilerek birkaç gün felç olan 139’uncu Rus Tümenine gelen konvoylar 11 Aralıkta yok edildi. 150 otomatik tabanca. Fin askerlerinin tam bitkin düştüğü bir anda radikal bir karar vererek Yarbay Aaro O. Siilasvuo komutasındaki 9’uncu Fin Tümeni. Sovyet 9’uncu Ordusuna bağlı. 163’üncü Tümen tuzağa düşürülmüştü. Tümgeneral Selendsov’un çoğu iyi eğitilmemiş Moğollardan oluşan. 3000’den fazla yivli tüfek. Finler. 12 Aralıkta inisiyatifi ele geçirmiş oldu. 220 makineli tüfek. Finler bu saldırıların meyvelerini 27 Aralıkta Suomussalmi’yi dümdüz edip 163’üncü Tümeni imha ederek toplamaya başladılar. age. 12’nci ile 13’üncü Bağımsız Fin Taburları üstlenmişti. Mannerheim. O gün Oulu yakınlarında Albay Hjalmar J. 7 Aralıkta Suomussalmi’yi aldı ve burada Fin Yurttaş Muhafız birimlerinin vurkaç saldırılarına karşı yeniden tertiplenmek için durdu. 142 hafif makineli tüfek.000 kişilik 163’üncü Tümeni. zayıf donanımlı bir birliği Tolvajärvi’deki karşı saldırıya yetiştirdiler.Paananen.. Pajari komutasındaki takviyeli bir taburu 8 Aralık gecesi Ruslara saldırması için Rus hatlarının gerisine gönderdi. s.

s. Suomussalmi’nin 105 km güneyinde bulunan Kuhmo ise Tümgeneral Gusevski komutasındaki 12. 20 çekici. şimdi yürüyüş hâlinde 9 Aralıkta Suomussalmi’de buluşacağı 163’üncü Tümeni kurtarmaya geliyordu. 92 sahra topu. s. General A. age. Suomussalmi’deki iki Sovyet tümeninin yok edilmesi sayesinde boşta kalan 9’uncu Fin Tümeni hemen Kuhmo’ya intikal ettirildi. 104. 128 . 120 top ve 35 tank kapasiteli 54’üncü Sovyet Tümeni’nin hedefiydi ve sadece Teğmen Kaariala komutasındaki 1. 44’üncü Tümenin de çoğu ya öldürüldü ya da dondu. s.47 28 Aralık gecesi tümenden geriye eser kalmamıştı.500 Rus askeri ya Finler tarafından öldürülmüş ya da donarak ölmüş. 300 makineli tüfek.. 10 uçaksavar topu. 1300’ü de esir düştü. diğer 47 48 age.. 6 Ocakta Fin zaferi Suomussalmi çevresini tamamen sardı.51 Bu sayı bir Fin Tümenine göre yüksek bir oran oluştursa da alınan sonuç karşısında oldukça iyi bir rakamdır. 6000 yivli tüfek. Gregory. 190 otomatik tabanca. s.E. s. s.Paananen. 32 sahra mutfağı. 1620 at ve çok yüklü miktarda cephane ile haberleşme malzemesi gibi oldukça değerli bir ganimeti de ele geçirmiş oluyordu. Meretskov’un yerine Kuzeybatı Cephesi Komutanlığına atanan Sovyetler Birliği Mareşali Semyon Konstantinovich Timoshenko’yu tüm harekâtı tekrar tertiplemeye zorladı. 20. 50 Condon.52 20 Aralıkta Kuhmo’ya 10 km kadar yaklaşmışlardı.Paananen.Vinogradov’un Ukraynalılardan oluşan ve Raate üzerinden gelen 44’üncü Sovyet Tümeni. s. Fin Tümeni. 1600’ü de esir edilmişti. 44’üncü ve 163’üncü tümenlerin yok edilmesiyle 27. ağır silah ve taşıt yokluğu çeken Fin ordusu 85 tank. 98. Böylece onlar da 9’uncu Fin Tümeninin kurduğu pusuya düştüler. 110. Böylece sınırdan kuşbakışı 40-45 km kadar içeri giren Rus kolunun Orta Karelya’da yarattığı tehdit tamamen bertaraf edilmiş oldu. 101. 49 tanksavar topu. 437 kamyon. s. 284. 2 Ocaktan başlayarak taarruzunu üç gün boyunca 44’üncü Tümene yönlendirdi. Suomussalmi Muharebesi’nin sonunda 9’uncu Ordunun iki tümeninin yok edilmesi ile gelişen facia. 51 Condon.200 kişilik Fin ihtiyatı tarafından savunuluyordu. Ancak 54’üncü Tümen. 29 zırhlı araç. 49 Perrett. Repola Hukkajärvi boyunca kol hâlinde uzanıyordu. En doğudaki 44’üncü Tümene bağlı motti de sınırın hemen yakınındaki Raate’de yok edildi. 54’üncü Tümen. 10 motosiklet.49 Bu sayede. 92-93 ve Engle .800 asker.50 Buna karşın 9’uncu Fin Tümeninin verdiği kayıplar ise sadece 900 ölü ve 1770 yaralıydı. 93.48 Suomussalmi’de. 52 Engle .ölen askerlerin birçoğu da ormanlık alanda kaçmaya çalışırken dondu. Tümenin ilk birimleri 26 Ocakta bölgeye ulaştı ve yine aynı şekilde vurkaç taktikleri kullanılarak Rus tümenini yıpratmaya çalıştı.

Tükenen Fin birimleri gerilla taktiklerine başvurdu. Ocak ortasından başlayarak Finler bir kez daha saldırıya geçtiler. Ancak 23’üncü Sovyet Tümeninin tank ve topçu desteğinde kurtarma girişiminde bulunması ve 54’üncü Tümene havadan yardım malzemesi atılması sayesinde Finler Suomussalmi’deki başarılarını tekrarlayamadılar. 16 Aralıkta 122’nci Tümen. Burada su aslında buzdan 129 . (4) Kuzeydeki Muharebeler Suomussalmi’den daha kuzeyde ise 122’nci ve 88’inci Sovyet Tümenleri 9 Aralıkta çevre köylerden oluşturulan bir Fin taburunu geri püskürtmek suretiyle Salla’yı aldılar. Bundan sonra 88’inci Tümen kuzeybatı yolundan Pelkosenniemi’ye 122’nci Tümen ise güneybatı yolundan Kemijärvi’ye doğru iki ayrı koldan yürümeye başladılar. Bu arada Ruslar kuzeybatı yolunu açmak istedilerse de geri püskürtüldüler. buradan Berzah’taki Viipuri’ye gönderilen Fin taburlarının yerini alarak Rusları kontrol hamlelerine girişti. 18 Aralıkta inisiyatifi ele alan Finler. Yarma girişiminde bulunan. Şubat başında Ruslar. 10 tank ve 40 kamyon ile çeşitli silah ve mühimmatı gerilerinde bırakarak Sulla’ya kadar geri çekildiler. Ruslar bu sefer inatla direndiyse de Kuhmo üzerine yürüyüşleri duraksadı. 26 Şubatta bölgeye intikal eden İsveç gönüllü grubu. iki motti arasında kalan 800 m genişliğindeki Fin ikmal yolunu kesme girişiminde bulundularsa da başarılı olamadılar. Finlandiya’nın bu bölgedeki en önemli çıkışıydı. Aynı zamanda sektördeki yetersiz Fin birlikleri bir kurtarma taburu ile takviye edildi. biraz daha gayret göstermekle birlikte oldukları yerde çakılı kaldılar. Finler motti taktiklerine burada da başarıyla başvurdular. En kuzeyde. Buz Denizi kıyısında bulunan Petsamo Limanı. 28 Ocakta Fin karşı saldırısı başladı. 25 Şubatta doğudaki. Bununla birlikte bu sektördeki Finlerin kaybı da Ladoga Gölü ile Buz Denizi arasındaki diğer sektörlerden daha fazlaydı. Rus steplerinde yetişen bu kayakçıların Fin kayakçılarla boy ölçüşebilecek durumda olmadığı gözlendi. Kemijärvi’ye 22 km kadar sokulmuştu. iki gün sonra da batıdaki iki büyük motti direncini yitirmeye başladı. Kemijärvi üstüne yürüyüşüne devam etmesi beklenen Ruslar. bu sektörde kullanıldıysa da bunlar da ağır kayıplar vererek bir başarı elde edemediler.tümenlere oranla daha temkinliydi ve gerekli tahkimat ve depolamayı yapmıştı. 88’inci Tümenin birliklerine yandan saldırdı ve Ruslar panik içinde. Finler. Kemijärvi yolundaki 122’nci Tümene de 2-3 Ocakta iki küçük taarruz gerçekleştirdilerse de bir sonuç alamadılar. 54’üncü Tümenin artıkları da 168’inci Tümenden arta kalanlar gibi savaş bitene kadar. Başarılı olan bu saldırı ile Rus 122’nci Tümenini Märkäjärvi’ye kadar geri attılar. ancak başarısız olan 54’üncü Rus Tümeni tamamen yok edilemediyse de çok ağır kayıplar verdi. Birkaç gün içinde Finler bu tümeni de 26 km’lik yol boyunca 10 mottiye bölmeyi başardılar. Ancak birliklerin yetersizliği Suomussalmi’deki gibi topyekûn bir zaferden onları alıkoydu. bunun yerine iki tümenden ayrılmak suretiyle tanklar ve bir keşif taburu ile takviye edilen bir alayı Salla’da toplayarak kuzeybatı yolundan Pelkosenniemi’ye gönderdiler. Bu arada en iyi Sovyet kayakçılarından oluşan bir Rus kayakçı tugayı.

Komutanın devredildiği Mareşal Timoshenkko savaşın ikinci safhasını sadece Karelya Berzahı’nda yürüterek doğru Helsinki’yi hedeflemeye karar verdi. Liddell-Hart.13 Mart) Sovyet yetkililer ummadıkları bu direniş üzerine Kuzeybatı Cephesi’ni. Böylece iki 53 Liddell-Hart. Ancak bir kısım ihtiyat toplanabildi. Ruslar tanklarla birlikte mevzilendiler. Ocak içerisinde Almanların arabuluculuk girişimi başarısız oldu. çok sayıda ganimet ele geçirmiş ve tüm doğu sınırı boyunca hâkim güç olmuşlardı. İşgal başladığında buradan sokulan ve kuzey kıyısındaki limanlarda bulunan kıyı bataryalarının desteğine sahip iyi eğitimli 104’üncü Tümen ile 52’nci Tümene karşı Finlerin sadece 1887 yılından kalma topların bulunduğu bir topçu bataryası ile takviye edilmiş bir bölüğü mevcuttu. s. üç koldan harekete geçtilerse de Finlerin uyguladıkları gerilla taktikleri ve aşırı soğuğun yanı sıra Suomussalmi ve Tolvajärvi’den gelen moral bozucu haberlerin verdiği temkinlilik de etkili oldu ve Rus ilerleyişi durmak zorunda kaldı. taze birlikler ekleyerek yeniden yapılandırmaya mecbur kaldılar. Bu yolla topladıkları bilgiler sayesinde kendi topçularının doğruluk oranı arttı. 4 Şubatta Rus uçakları Salo’ya hava saldırısı düzenledi. b.Stern’in komutanlığında Kuzey Ordular Grubu olarak birleştirilirken Timoshenko 26 Aralıkta Berzah’taki birliklerini Meretskov komutasındaki 7’nci Ordu ve General Grondahl komutasındaki 13’üncü Ordu olarak yeniden düzenledi. (5) Diğer Olaylar 12 Aralıkta Rusların “Kızıl Ekim” ve “Marat” adlı savaş gemileri. Mannerheim Hattı boyunca geri çekilmeye başladı. Ruslar. Felakete uğrayan Ruslar. Bu yüzden Ruslar 14’üncü Orduya bağlı üç tümeni en kuzeye yerleştirmişlerdi. Fin kıyı bataryaları ile çatışmaya girdi. Berzah’a 11 piyade ve 5 tank tugayı daha gönderildi. 12 Aralıkta Lapland’daki Rovaniemi’de olmayı planlayan Ruslar. Ruslara çok ağır kayıplar verdirmiş. Rusların zayıflığını tüm dünyaya duyurdu. Rusların tattığı bu yenilgilerin sonucunda Finler. Rusya’nın bu şekilde küçümsenmesini eleştirirken aynı hataya Hitler’in de kısmen düştüğünü belirtmektedir. Ancak en yakın demir yoluna 400 km kadar uzakta kalan bu kenti sadece dar bir yol güneye bağlıyordu. 18 Ocakta cephe Nautsi’de sabitlenmişti ve savaşın sonuna kadar da değişmedi. Savaşın önemli bir siyasi gelişmesi 14 Aralıkta vuku buldu: Sovyetler Birliği Milletler Cemiyetinden ihraç edilmişti. 20 Ocakta gelişmeleri yakından takip eden İngiltere’nin 3 Eylülden beri Denizcilik Bakanı olan Winston Churchill. Ayrıca bu çevrede Avrupa’nın en zengin nikel yataklarından biri bulunduğu için Sovyetler’in burada gözü vardı.etkilenmiyordu. İkinci Safha (1 Şubat . 130 . öncelikle balon kullanmak suretiyle Fin toplarının ve koruganlarının yerlerini keşfettiler. 53. ocak ayında ikinci ve kesin bir genel taarruz için hazırlanmaya başladı.53 2 Şubatta Timoshenko. Doğu sınırı boyunca dizilmiş olan üç Rus ordusu Mareşal G. 5 Şubatta ise Müttefik Üst Konseyi Finlandiya’ya yardım kararı aldı.

öngörüsü sayesinde saldırıyı Sulla Sektöründe beklediği için düzenlemelerini ona göre yapmıştı. 4’üncü. 11 Şubatta kitlesel bir bombardımanın ardından tankların desteklediği 27 tümen ile birlikte tüm hat boyunca genel taarruza geçti. 24’üncü. 122. Buna karşın bölgede Finlerin daha küçük kalibreli ve cephanesi yetersiz 16 adet topu mevcuttu. Ancak harekât için Berzah’ın batısına.. O kadar şiddetli topçu bombardımanı oluyordu ki Rusların Fin hatlarına yağdırdığı mermi miktarı günde 300. Summa’nın birkaç kilometre doğusundaki Lähde Sektörüne yöneldi. Karşılarında ise aynı şekilde Rusların 43’üncü.55 Daha sonra 500 uçağın ve ağır tankların desteğindeki altı tümen Hatjalahti ve Moolaa Gölleri Sektörlerinden taarruza geçti. 131 . 5 Şubatta daha yoğun ve tam güçle yapılan bir saldırıyı da Finler geri püskürttü. yani Summa Sektörüne odaklanıldığından harekâtın yükünü 7’nci Ordu çekecekti. Savaşın başlarken Finlerin hatta konuşlanmış tümenleri batıdan doğuya sırasıyla 4’üncü. 136’ncı. Ukrayna’dan gelen ve iklime uygun donatılmış yeni birliklerle birlikte Berzah’taki Sovyet askerlerinin sayısı 600. 70’inci.Paananen. 138’inci. s.000’i buluyordu. 122. tabyalar harap olmuş ve birçok yerdeki makineli tüfek yuvası da yok edilmişti. Harekât öncekilere göre daha sistematik ve tecrübelere dayanıyor idiyse de o gün Ruslar hattı yarmayı başaramadı. Beş gün boyunca tam destekli Rus saldırısı aralıksız olarak gece gündüz sürdü. Finler bunlara gece gerçekleştirdikleri karşı taarruzlarla karşılık verdiler. 5’inci Tümen. Ayrıca 21’inci Fin Tümeni de 1’inci Tümen ile birleştirildi ve artan kısmı da Berzah’ın en doğu ucunda Genelkurmay Başkanlığının ihtiyat kuvveti oldu. Mannerheim. 1’inci. 142’nci. Timoshenko.000’i buldu. 49’uncu. Fin askerlerin ise bekleme dönemindeki belirsizlikten. 2’nci. Bu 54 55 Engle . 3’üncü. bir kaç bağımsız birim de eklenerek ana ihtiyat birimi yapıldı. 2 km enindeki hat 104 Rus topçu bataryasının 440 topu tarafından sürekli dövülüyordu. hava bombardımanından ve topçu ateşinden moralleri bozuluyordu. Bugün 150 tank ve 200 uçağın desteğiyle üç Rus tümeni 9 km genişliğindeki hat boyunca tekrar saldırıya geçti. Summa Sektöründen umudu kesen Timoshenko. ve 150’nci Tümenleri vardı. Ayın 6’sında saldırı tüm cepheyi kaplamıştı ama hareketlenme sadece Summa Sektöründeydi. age. 40’ıncı Tank Tugayı.54 Timoshenko saldırı için Berzah’ın Fin Körfezi’ne yakın olan batı kısmındaki Sulla Sektörünü seçti. Ancak birçok beton korugan onarılamayacak kadar kötü hasar görmüş. 8’inci ve 7’nci Tümenlerdi. 123’üncü. s. Bu arada 5’inci Fin Tümeni geri çekilerek hatta yerine 3’üncü Tümen adını alan 6’ncı Tümen yerleştirildi.ordunun gücü toplamı 54 tümen seviyesine çıkarıldı. 90’ıncı Tümenleri. Savaşın ikinci safhası 1 Şubat günü Sulla Sektöründeki ağır topçu ve uçak bombardımanlarıyla başladı.

Ancak bu hareketle Finler de son ihtiyatı kullanmış oluyorlardı. Russia at War 1941-1945. Ruslar ayrıca denizden Pervos. 1 Martta Sovyet birlikleri Viipuri’ye ulaştı. yoğun tank. 56 Alexander Werth. Bu arada daha yaşlılardan oluşturulan ve cepheye sevk edilen 23’üncü Fin Tümeni muazzam zorluklarla karşılaştı. Kendisi zaten hasta olan ve eşi bombardıman sırasında kötürüm kalan Österman’ın ayrılma isteği üzerine yerine Heinrichs atanırken Heinrichs’ten boşalan 3’üncü Kolorduya da yeni terfi edilen Tümgeneral Talvela atandı. Timoshenko korkunç kayıplara aldırmaksızın devam ettirdiği saldırının sürekliliği sayesinde 13 Şubatta savunma hattını Summa yakınlarında delmeyi başardı. Aynı gün Norveç ve İsveç müttefiklerin transit talebini reddetti. 74-75. süvari ve hava desteğiyle Viipuri’nin batısından donmuş olan Finlandiya Körfezi’ni geçmeye teşebbüs ederken56 Finler. 26 Şubatta Ruslar Viipuri’ye yaklaşırken Finler 4’üncü Bağımsız Zırhlı Bölüğün Vickers tanklarını kullanarak karşı saldırıya kalktı. Ancak Suomussalmi’de kazanılan ganimetten getirilen topların açtığı ateş sayesinde Rus saldırısı bir anda durdu. 27 Şubatta Fin birliklerine Viipuri’nin dışındaki arka hatta çekilmeleri emredildi. Ertesi günkü Sovyet saldırısı ikinci hattı da tehdit etmeye başlamıştı. durum değerlendirmesinden sonra tüm birlikleri batı ucundaki ikinci bir hatta kadar geri çekmeye karar verdi. kendi ismini taşıyan savunma hattının yarılmasının ne demek olduğunu bildiği için. 28 Şubatta Lapland’dan getirtilen bazı birlikler Tümgeneral Wallenius komutasında Viipuri’nin kıyıdan savunmasını üstlendi. Turku ve kuzeydeki Petsamo’ya asker çıkardılar. Hangö. 132 . New York. 4 Martta Sovyet ordusunun üç tümeni. Ruslar. Savunma Konseyi ile birlikte durum hakkında bilgi vererek hükûmetten acilen Ruslarla barış yapılmasını istedi. 21 Şubata gelindiğinde açılan gedik 13 km’ye yaklaşıyordu.sefer birkaç yerden hatta girinti elde edilse de Finler bunları yerel ihtiyat birimlerini kullanarak hemen kapattılar. Mannerheim. Ertesi gün kitlesel bir Rus tank saldırısı Finleri arka hatta kadar sürükledi. Ancak Ruslar. 2000. Carroll & Graf Publishers. Fin çekilişi bozgun hâlini alıyor gibiydi. Bu arada Berzah’ın doğu kesimini savunan 2’nci Kolordunun bir bölümü 1’inci Kolordu oldu ve başına da Tümgeneral Laatikainen getirildi. Böylece Finlandiya 6 Martta barış istedi. Finler bu kesimi. 19 Şubatta ise Fin komuta kademesinde zorunlu bir değişiklik yapıldı. Rus kollarını açıkta yakalayarak kayıplar verdirdiler. 14 Şubatta cepheye giden Mannerheim. s. 18 Şubatta kıyıdan da harekâta giriştiler. 2 Martta Ruslar son hattı yarmayı denediler. Deniz Kuvvetlerinin iki taburu ile savunuyorlardı. 22 Şubatta Koivisto Adası boşaltıldı. Saldırı kısmen başarılı olduysa da Vickerslar daha üstün olan Sovyet T-28M tanklarına karşı yarı yarıya kayıp verdiler. yine de Finleri sağ yanlarından çevirmeyi başarabildiler ve sonunda Karelya Berzahı’nı elde etmiş oldular.

imzalanan barışı büyük bir sevinçle karşıladı. Tarih Dizisi: 16. İstanbul. Finler inatla direnseler de Ruslar her gün yeni taarruzlarla ihtiyatı tükenen ve cephanesi oldukça azalan Finleri azar azar geriye atıyorlardı.000 kişilik bir kafilenin Norveç ve İsveç transit geçişlerine izin verirse Mart’ın sonunda Finlandiya’da bulunacağını Mareşal Mannerheim’a bildirdi. 20 Martta Barış Antlaşması’nın onay belgeleri Moskova’da takas edildi.000 Fin askeri. Rasih Güran). 1957. Finler ise savunan rolünü üstlendiğinden Sovyetler’in siyasi bir tepki görerek dünya üzerindeki itibarının olumsuz etkileneceği şüphesizdi.Vasilevski imzaladılar. Genelkurmayın hükûmetteki temsilcisi Tümgeneral Rudolf Walden ve Profesör Väinö Voionmaa. 1979. izlenen strateji. 315. Sovyetler Birliği adına ise Dışişleri Bakanı Vyacheslav Mikhailovich Molotov. (çev. s. Hürriyet Yayınları: 231. elde ettikleri üslerin yanı sıra önemli ölçüde bir Fin toprağını da kendi sınırları içine dâhil etmişlerdi.58 Ruslar istediklerini fazlasıyla almış. 58 Väinö Tanner. s. Finlandiya ve Sovyetler arasında barış antlaşması imzalandı.00’de.57 Ancak Mannerheim. Siyaset Savaşta Sovyetler saldıran. zaman konusunda İngilizlere güvenemiyordu ve orduları artık zamana karşı da savaşıyorlardı. Almanya. 263. 57. Shirer. bir milyon Rus askerine teslim oldu.60 4. verilen kayıplar ve bu kayıpların yakın geleceğe etkileri alt başlıkları içinde yapılacaktır. 60 Tanner. Bakan Andrei Alexandrovich Zhdanov ve Tuğgeneral Alexander M. Bu yüzden Sovyetler bir nevi kendi saldırılarını haklı göstermek ya da saldırının başında zaman kazanmak için çeşitli bölgelerde Finlerin kendilerine saldırdıkları haberlerini dünyaya yayması garipsenmemelidir. savaşın uzamasına önemli katkısı olan Mannerheim Hattı.7 Martta İngiliz Kraliyet Genelkurmay Başkanı General Edmund Ironside. Bu tür “casus belli” durumu yaratmalar.Fin Savaşı’nın analizini siyasi gelişmeler. Savaşın Analizi Araştırmanın bu bölümünde Rus . 57 133 . a. The Winter War. birçok saldırıdan önce gözlenmiştir.59 Silahlar ise ancak ertesi gün sustu. Finlandiya’ya dışarıdan yapılan yardımlar. Bakan Juho Kusto. Antlaşmayı Finler adına Başbakan Risto Ryti. Stanford University Press. orduların gücünde önemli fark yaratan modern savaşın iki unsuru olan zırhlı birlikler ve hava kuvvetleri arasındaki dengesizlik. 260. Bunun bir benzerini Almanlar komplo olarak Polonya’ya saldırmadan hemen önce uygulamış ve 1 Eylül 1939’da sabaha karşı bir SS Paraşütçü Birliğini Polonya askerleri kılığında kendi sınırları içerisinde bulunan bir radyo istasyonuna saldırtmışlardır. 12 Mart 1940’ta saat 11. 59 Shirer. s. 315. Sonunda 100. Stanford. Sudan bile olsa böyle bir bahanenin olması savaşın her an başlayabileceğinin bir göstergesi olarak William L.000 kişilik bir Müttefik Seferi Kuvveti’nin Finlerin yardımına koşmaya hazır olduğunu ve 15. uygulanan taktikler. Nazi İmparatorluğu: Yükseliş. s.

faal siyasi gelişmelerin yaşandığı bölgelere uzak kalan halkların oluşturdukları hükûmetlerin ortak yanıydı ve belki de bu hükûmetler dış politikadaki ani rüzgârların kendi ülkelerine de gelebileceklerine inanmak bile istemiyorlardı. Fin yöneticilerin Milletler Cemiyetine ya da Batılı Müttefiklere fazla güvenmeleri. Balkan Paktı’na benzer bir savunma paktı için İskandinavya’da Finlandiya. Türkiye’nin aynı devletler ile arasında daha savaşın başında İtalya’ya karşı oluşturduğu pakt gibi caydırıcı bir pakt oluşturması da mümkündü. Fin Hükûmetinin dış politika öngörüsü zayıf olmasına rağmen.Fin ilişkilerine iyi yansıtamadığı görülmektedir. Strateji Sovyetler’in savaş planı aslında basitti: Tüm cephelerde birden taarruza geçip stratejik öneme sahip bölgeleri işgal ederek Fin ordusunu parçalara ayırmak ve Leningrad’ın kuzeyindeki Fin cephesini yararak Güney Finlandiya’yı işgal etmek. Böyle bir öngörünün yokluğu 1940 yılı içinde İsveç hariç tüm bu devletlerin işgali ile sonuçlanmıştır. Rusların Leningrad’ın güvenliği ile ilgili tekliflerini bekliyorlardı. 134 . Nitekim Estonya. Fin siyasi otoriteleri dış politikada Türkiye gibi aktif olamamışlardır. Aslında daha 1930’larda öngörülerek Baltık ve İskandinav ülkeleri arasında genişçe bir savunma paktı oluşturulabilirdi. Fin Hükûmeti ayrıca Sovyetler’e karşı İngiltere ve Fransa ile Almanya’yı hedeflemeyen. Örneğin. barış içinde yaşamaya alışmış. Bir başka deyişle bu öngörü noksanlığı. İsveç ve hatta Danimarka ile İzlanda’yı dahi kapsayabilecek bir yerel savunma mekanizması caydırıcı unsur olarak kâğıt üstünde geliştirilebilirdi. b. kısmi bir işgal ile bu devletler arasından zarardan kâr elde eden tek ülke konumundaydı. kuzeyde bulunan. Sovyet . Yine de ordunun 61 Mannerheim. Norveç.Alman Paktı’ndan şüphelenseler de savaşın başlama zamanına hayret etmişlerdir. hem statükoyu iyi göremediklerini hem de iki savaş arası dönemde Milletler Cemiyetinin Batılı Müttefiklerin ve onların hükûmetlerinin tutumlarını çözemediklerini göstermektedir. Bununla birlikte Finlandiya. Öte yandan Sovyetler ile Finler arasındaki diplomatik görüşmelerin bu çatışmalar sayesinde kesilmesi de Sovyetler’in askerî seçeneğine olan güveninin diplomasiye oranla daha fazla olduğunu göstermektedir. Finler.kabul edildiğinde. Rus . Letonya ve Litvanya da kısa bir süre sonra Sovyet egemenliğine boyun eğmişlerdir.61 Finler ise bütün asimetrik dengelere karşın Berzah’ta Rusları oyalamak ve doğu sınırından yapılacak Rus kollarının sızmalarına iç kesimlerde karşı koymak için kuvvetlerini bölüştürmüşlerdi. Ruslar savaşı bu şekilde en çok birkaç hafta içinde bitirmek istiyorlardı.Fin sınırının çeşitli kesimlerinde meydana gelen bu tür belirtilerin ilki ile harekât arasında dört günün bulunması Finlere zaman kazandırmış olabilir. Bununla birlikte hükûmetin katı bir tutum içerisinde olsa bile bunu Rus . Ayrıca Mannerheim’ın da eleştirdiği gibi. Finlerin sonradan ele geçirdikleri belgelerden de anlaşılacağı gibi. 197. s.

c.000 Fin “örtülü kuvvet”inin karşılayabilmesi beklenemezdi. Engle . 5. s.65 Taktik alanda Finlerin bireysel ya da küçük gruplar hâlindeki çabaları Rus kayıplarının artmasında önemli bir etmen olmuştur. tabur. iki savaş arası dönemin teknolojisi ile üretilen Rus tanklarına karşı işe yaramıştır. Ruslar buraya.” şeklindeki alaycı açıklamasına karşı.M. 30 Kasımda bombalanan Helsinki ile ilgili Sovyet Dışişleri Bakanı Molotov’un “Finlere bomba değil ekmek sepeti atıyoruz. Finler 20. “Bofors Toplar” sayesinde güçlükle kurtarabildiler. nehirlerin ve karla kaplı ormanların içinde inisiyatifi ele alan bu askerlerin Rusları sürekli taciz ederek kayıplar verdirmiş olmaları muhtemeldir. 135 . Bu durum.Fin Savaşı olup bu patlayıcılara “Molotof” adının verilmesi Finler tarafından gerçekleşmiştir.Paananen. 67 1954 yazında Dien Bien Phu Muharebesi ve G.çoğu Berzah’ı savunuyordu ve sınırlı Fin ihtiyatının çoğu da buraya akıyordu. bu rolü üstlenen birimlerinin zayıf olmalarından dolayı başarısız olmuştur.000 asker ve 1000 tanklık bir kuvvetle saldırdıklarında. alay ve tümen seviyelerinde “Molotofkokteylleri”64 kullanan özel birimler kurulmasını emretmiştir. Bir yandan da daha büyük Rus birlikleri bu bireysel çabaların bütünleştirilmesiyle. 100 Konvoyu’na kurulan pusu. 64 Molotofkokteyli içine benzin doldurulmuş şişelerin ağızlarındaki fitilin ateşlenmesi şeklinde kullanılan el yapımı ve en basit bir el bombası çeşididir. Bu yüzden Rusların doğu harekâtı başarısız olsa bile zaten çok sınırlı sayıda olan Fin ihtiyat kuvvetlerini buraya sevk ederek62 Mannerheim Hattı’ndaki birliklerini destekleyememelerine neden oldu. 66 Finlandiya’da 60. birçok yerde olduğu gibi tuzağa çekilerek ikmal hatları kesilip çevriliyor ve kitleler hâlinde imha ediliyordu. s. 65 Engle . Finlerin cevabı bu kokteyller olmuş ve “Molotofkokteyli” ismini esprili bir şekilde bu olaydan almıştır.000’i cephede olmak üzere toplam 70. Tankların açık olan taret ve şase kapaklarından içeri atmak ya da hava girişlerini hedeflemek suretiyle Rus tanklarına ciddi kayıplar verdiren kayakçı Fin gerillaları ise bunun bedelini % 60-70 gibi büyük bir kayıp oranı ile ödemişlerdir.63 Hatta bozgunun çok yakın olduğu bir anı. Bu duruma rağmen Rus saldırısı yavaşlamıştır. Rus . s. 53.Paananen. daha sonra Fransızların Vietnam’da başlarına gelenler ile benzerlik göstermektedir.000 adet molotofkokteyli hazırlayıp kullanmışlardır.67 Amerikalıların helikopterlerle havadan taşıma doktrinini uygulamaya 62 63 Liddell-Hart. bunları 13. Mannerheim. Finlerin yoğun olarak kullandıkları molotofkokteylleri. Tarihi biraz daha eskiye dayanan bu bombaların kullanıldığı ilk uluslararası savaş.000 civarında göl vardı ve bunlar yeterince derine kadar buz tutmuştu. Bk. ilk kez yedi piyade tümeni ve altı zırhlı tugaydan oluşan 140. 39. Ancak Berzah’ta Finlerin Rusları oyalama taktikleri. Taktik Finlerin izleyeceği yol. s. Rusların saldırılarını Berzah’ta sınır ile ana savunma hattı arasındaki bölgede asıl kuvvetler yetişene kadar 20 sene boyunca bu bölgede yapılan tatbikatlarla deneyim kazanmış “örtülü birimler” tarafından mümkün olduğunca geciktirmekti. Kış ortamında donmuş göllerin66. 196. Manerheim Rus tanklarına karşı acilen bölük.

Özellikle ormanlık alanların içinden kitleler hâlinde kol şeklinde ilerlemeleri Finlerin “motti taktiği” için uygun zemini hazırlayarak her cephede facialara neden olmuştur.102. Finlerin bu taktiği saat gibi işliyordu. Almanların savaşa kazandırdıkları taktik hareketliliği takip ederek bölge şartlarına ve kendi birlik kapasitelerine uygun olarak geliştirdikleri “motti taktikleri” vardır. Fin ordusunda bulunan çok iyi eğitimli kayakçı grupları üstüne kurulmuştur. Finlerin operasyonel ve taktik seviyelerde bu denli başarılı olmasının arkasında. Rusları yavaşlatan diğer bir unsur olan ve çok soğuk geçen kış şartlarını da kendi lehlerine kullanarak Ruslara barınak bırakmayacak şekilde tüm sığınılabilir yerleri yok etmişlerdi. Ruslar ise ciddi boyutta taktik hatalar yapmışlardır. Rus askerlerinin kitleler hâlinde donmalarına yol açmıştır. Özellikle karda kendilerine sürat ve çeviklik kazandıran bu kayaklı avcı birliklerini kullanan Finler. Bununla birlikte Rus askerî haber alma sisteminin de etkisiz kaldığı söylenebilir.Fin Savaşı’nda yaşanan bu gelişmelerde Rusların hava üstünlüğüne rağmen tahminen kış şartlarından dolayı havadan keşif faaliyetlerinin önemli ölçüde engellendiğini düşünebiliriz. nehirlerin ve ormanların yoğun olduğu coğrafya ve kış şartları Ruslara ancak bu tür bir saldırı imkânı 68 Gregory. Bu durum. Fin kayakçıları bu dalgalanmayı 13 km’lik bir kola uygulayabiliyorlardı. göllerin. bir ders niteliği taşımaktadır. O sıralar üç İskandinav ülkesindeki iyi eğitimli kayakçı grupları tam donanımla kar ve buzda günde saatte 13 km’lik bir hızla 50 km yol alabiliyorlardı. Finler ayrıca kendi iç bölgelerinde savaştıkları için. sonra aralarında tank ve diğer zırhlı araçlarında bulunduğu Rus birliklerinin uzayan kollar hâlindeki lojistik hatlarını kullanarak yarma yapmaya çalışmalarına karşı onların iki yanındaki belli bir mesafede toplanıyor. 136 . sonra hızla yardıma gelen birimi de aynı şekilde yok edebilmek için bu sefer o birime belli bir mesafede bulunan toplanma bölgelerine yöneliyor ve aynı olayı defalarca tekrarlayarak Rus tümenlerini birer birer saf dışı bırakıyorlardı. önce çekiliyor.68 Bu taktiklerin kullanıldığı Suomussalmi Muharebesi. ormanlardan çıkarak gece ve gündüz sürekli karşı taarruz hâlinde Rus birimlerinin aralarındaki boşluklardan istifade ederek onları mümkün olduğunca küçük parçalar hâlinde kuşatıp yok ediyor. İkmal yapamayan Rus tankları ise benzinleri bitince etkisiz kalıyor ve Finlerin ani saldırıları sonucu mürettebatlarınca terk ediliyorlardı. Rus birimlerinin arasındaki kopukluktan yararlandıkları için bölge şartlarının da yardımıyla irtibat kuramayan ve sırayla çevrilerek yok edilen her Rus biriminin kendinden önceki birimin başına gelenlerden haberi olmadığından. Fakat Rus . s. Ancak bölge şartlarında bu sızma şekline başvurulmasının nedeni öncelikle üç ana unsura bağlanabilir: Birincisi. Bu taktik.koydukları 1960’lara kadar bu büyük tuzakların ancak cephenin hemen gerisinin güvenliğini sağlayabilecek mekanize birimlerle önlenmesinin mümkün olduğu söylenebilir.

Hatta öyle ki 1939’da ordunun üst düzeyindeki Meretskov ve Timoshenko gibi mareşaller bile kırklı yaşlarda olabiliyordu. kendilerinin de kış şartlarına çok alışık olduğunu düşünen Sovyet yetkilileri âdeta büyülemiş ve General Kar’ın kendilerini olumsuz olarak nasıl etkileyebileceğini akıllarından bile geçirmemişlerdi. Bu düşünce daha sonra 1941’den başlayarak Almanlar ile girişecekleri savaşta verecekleri olağanüstü kayıplarda da başat olacaktır. s.70 1939’da kurulan tank taburu. eski çağlardan kalma bir askerî düşünce tarzına sahipti. 183-184.gerekli taktik değişikliğe başvuracak nitelik ve cesarete sahip olan bir komutan yoktu. alay. Rusların bu zayıflıklarını sanki önceden etüt etmiş gibi çok iyi değerlendiren Finler. tümen seviyesinde olsun birbirinden habersizdi.69 Çünkü sıkı bir itaat rejiminin hâkim olduğu Kızılordunun komutanları. Gerçekten de savaş boyunca inisiyatifi gerektiğinde ele alarak -ki hemen hemen her sektörde bu söz konusu olmuştur. Üçüncüsü ise zaten Fin gücünü küçümseyen bir Sovyet yönetimi için harekâtı engelleyebilecek bir akılcılığa yol açabilecek bu şartlar karşısında taktik konusunda çok ince detaylara değinmeye gerek yoktur. Önde giden birim ile arkadan gelen birim. ç. Bunların süreklilik kazanması sayesinde Ruslar sayı üstünlüklerinin verdikleri gücü kullanamadılar. Aynı zamanda Ruslar. Rus birimleri arasındaki irtibatsızlık. Rusların özellikle doğu sınırına yapılan harekâta yönelik lojistiğin yetersizliği daha geniş bir cephe taarruzunu önleyici niteliktedir. modası geçmiş “FT-17” tanklarından oluşan iki tank bölüğünü. Zırhlı Birlikler Finlerin zırhlı desteği de yok denecek kadar azdı. Büyük ihtimalle asker sayısı ve ateş gücündeki kendi lehlerine olan asimetrik durum. Ruslar ise bu tuzağa rahatlıkla düşerken kol hâlinde saldırdıkları on yolun hepsinde de Fin zaferleri birbirini izlemiştir. 288. Fin birliklerinin en çok yararlandığı ikinci unsur olmuştur. Bu durum “motti taktiği”nin süreklilik kazanmasını ve facianın tüm birimleri kapsayarak art arda iki tümenin yok edilmesine kadar gitmesine neden olmuştur.sunmaktadır. işlemese dahi ilk yapılan plana itaat ederek Fin saldırılarına yol veriyorlardı. s. kış şartlarının bir savaşın kaderine ne denli etkili olabileceği konusunda da tecrübesiz olduklarını bu savaşta gösterdiler. tabur. İkincisi. askerlerini ateşe atmaktan hiç bir zaman çekinmeyecek. 69 70 Akad. önce kola saldırıp sonra kanatlardan sıkıştırıyorlar ve birimleri çeviriyorlardı. 137 . 20 yıl önce alınmış.ile bir sene önce alınan ama henüz silahla donatılmayan 30 “Vickers” hafif tankı mevcuttu. Bu faciaların perde arkasında ise 1937’de Stalin’in kendisine karşı darbeden şüphelenerek emrettiği “Büyük Tasfiye” ile Kızılordunun komuta kademesini büyük oranda temizlemesinin büyük payı vardır. Ne de olsa kaynağı insandan olan Sovyet ordusu. Birinci Dünya Savaşı’nda kullanılmış 30 zırhlı araç -tahminen çoğu ya da hepsi “Renault FT-17” tankları. Mannerheim.

X” hem de daha eski olan “Fokker C. her biri 27 uçaktan oluşan üç bombardıman filosu ve 13 uçaklık bir deniz filosu ihtiyacının karşılanmasına çalışıldı. LLv26 ise günü geçmiş olan “Bristol Buldog” uçakları ile donatılmıştı. Hava Kuvvetleri Finlerin ilk beş yıllık gelişme planından Hava Kuvvetlerine ilk kez 1937’de ayrılan payla her biri 13 uçaktan oluşan dört kara kuvvetleri kooperasyon filosu.I” bombardıman uçakları ile donatılmıştı. LLv14 hem “Fokker C. Ayrıca ErLLv (Erillinen Lentolaivue) bağımsız filosu vardı. Bu birim daha sonra 6’ncı Tank Bölüğü olarak yeniden yapılandı. The Eastern Front. LLv28 ise Fransız yapımı “Morane-Saulnier M. İki bombardıman filosu olan LLv44 ve LLv46 eşit olarak “Bristole Blenheim Mk.V”. London.X” ile avcı olarak 42 “Fokker D. d. 71 Steven J. Ancak savaş boyunca Fin tankları önemli bir rol oynamadı. bunu dayandıracağı taktikler ve doktrin konusunda gereken reforma gidememiştir. mevcut olan irtibat sorunu sayesinde tankları -çok sayıda bile olsalar.X” uçakları ile donatılmıştı. ErLLv filosunun elinde ise “Blackburn Ribons” uçakları mevcuttu. Zaloga .XXI”. 1937 ile 1939 arasında Fin Hava Kuvvetleri. LeR 2 iki avcı filosundan ve LeR 4 ise iki bombardıman filosundan oluşmaktaydı.XXI” ve İngiltere’den de 18 “Bristol Blenheim Mk.muharebe etkin bir araç yapamamışlardır.I” çift motorlu bombardıman uçağı tedarik etti. Arms and Armour. Diğerlerinden daha çok çatışmaya giren 4’üncü Tank Bölüğünün 13 Vickers tankından yedisi kaybedilirken ikisi de hasar gördü. Üç uçar alaydan biri olan LeR 1 (Lentorykmentti 1) dört ordu kooperasyon filosundan. Hafif “T-26” ve “BT-5” tanklarının yanı sıra daha ağır “T-28” ve üç taretli “T-35” tankları da mevcuttu.406” avcı uçakları ile donatıldı. 67. Bununla birlikte süvari tugayından Landsverk 182’nci Süvari Birliğinin zıhlı arabaları vardı ve bunlar ocak ayında çatışmaya ilk girenler oldu. Üçüncü bir bombardıman filosu da henüz kurulmuştu. LLv24 yeni “Fokker D. 1995. Ancak bunlar da gelişen modern saldırı zihniyetine destek verecek nitelikten uzaktaydılar.71 Rusların tankları da çok iyi değildi. Hollanda’dan kara kuvvetleri kooperasyon uçağı olarak çift kanatlı 34 “Fokker C.S.43” uçaklarını içeriyordu. Sadece LLv10 (Lentolaivue 10) ve LLv12 ordu kooperasyon filoları tamamen “Fokker C. LLv16 ise modası geçmiş olan “Blackburn Ribons” ve “Junkers K.6 tonluk hafif “Vickers” tanklarından oluşan iki tank bölüğünü ve bir tank değiştirme bölüğünü kapsıyordu. LLv42 “Blenheim” bombardıman uçakları. Bu savaştaki tecrübelerden sonra tank teknolojisini hızla ilerleten Sovyetler Birliği. 138 . s.James Grandsen. Genellikle bağımsız tugaylar hâlinde kullandıklarından.

Finler verilen hava kayıplarını giderdikten sonra ileri hattaki uçak sayısını 130’a çıkarmayı başardılar. Ayrıca düşürülen uçaklardan onarılan ve toplanan parçalarla montaj yapılan beş “DB-3M”. iki “I-16”. 1 Aralıkta önemli bir başarı elde ederek 12 Sovyet bombardıman uçağını düşürdü. 61. Polonyalı ve Amerikalı gönüllü pilotlar dış yardımla gelen “B. beş “I-15BIS”. 6 Ocak 1940’ta Fin Teğmeni Jorma Sarvanto kullandığı “Fokker D.50” avcı uçağı da bölgedeki kış şartlarına uyum sağlayamadı.714”ün çok fazla sorunlu olmasından dolayı uçuşu yasaklandı. sekiz “SB-2” ve benzer bir sayıdaki “Polikarpov I-153” de Fin Hava Kuvvetlerine dâhil edilmiştir. 6.73 Savaş boyunca “Fokker”lar 12 kayba karşılık 127.Paananen. Fin Hava Kuvvetlerinin Sovyetler’in harekâta ayırdığı hava gücüne kıyasla durumu sayısal olarak 1945’teki Almanların Rus.239” uçaklarını kullanarak Sovyet savaş uçaklarına karşı bazı başarılar elde ettiler.İkinci Dünya Savaşı başlarken Fin Hava Kuvvetlerinin resmen kurulu olan birimlerinin çoğu ya kısmen ya da tamamen donanımsızdı. “Buldog”lar ise toplam altı Sovyet uçağı düşürmüşlerdir.XXI” ile dört dakika gibi kısa bir süre içinde altı Sovyet “DB-3” bombardıman uçağını düşürerek önemli bir başarıya imza attı. s. İngilizlerin gönderdikleri 12 “Westland Lysander” keşif ve irtibat uçağından biri de aynı şekilde yolda düşmüştü. s. 44 “Brewster B.50 (Frecca)”.R. 72 73 Durrant. Fin Hava Kuvvetlerinin LLv24 Filosuna bağlı olan “Fokker D.S 406” kaybına karşılık 14 uçak düşürmüşlerdir. Gönderilen altı “Caudron-Renault C. Güney Afrika’dan gönderilen 25 “Gloster Gauntlet” uçağının 24’ü İsveç’te tamir edilerek Finlere teslim edildi ve eğitim uçağı olarak kullanıldı.72 LeR 4 filosunun elindeki “Blenheim” uçakları sadece uzun mesafe keşif amacıyla kullanılırken diğer birimler gece harekâtına katılarak kayıp vermekten kaçındılar. Aynı filonun pilotları savaşın bu başarıyı 12 Aralıkta tekrarlayarak 12 Sovyet bombardıman uçağını daha düşürdüler. Finlerin kullandıkları avcı uçaklarının çoğu Sovyetler’in kullandıkları avcı uçaklarına üstündüler.239” avcı uçakları ve Amerikan Deniz Kuvvetlerinde hizmet veren “Brewster F2A Buffalo” avcı uçaklarının da özel bir varyasyonu geldi.XXI” uçakları. Engle . Bununla beraber. Finlerin en çok uçak düşüren as pilotu Sarvanto’nun savaş boyunca 13 uçak düşürdüğü kesinlik kazanmıştır. 12 “Gloster Gladiator” avcı uçağı ve beş “Hawker Harts” hafif bombardıman uçağı ile gelen İsveç gönüllülerinden oluşan F 19 birimi de 10 Ocakta Lapland’a vardı ve alay olarak harekâta katıldı. Danimarkalı. Ulaşan 35 İtalyan “G. İspanyol. Ancak Hava Kuvvetleri personelinin her fırsatta olağanüstü bir başarı gösterdiği de açıktır. 32 “Fiat G. 139 . kalanlar da yedek parça yoksunluğundan zorlukla kullanıldı. İngilizlerin gönderdikleri 13 “Hurricane”den ikisi gelirken düştü. LLv28 filosu da bir “M. Amerikan ve İngiliz Hava Kuvvetlerinin toplamı ile karşılaştırılması gibidir. Kanadalı. Hollola’daki havaalanında bulunan İngiliz. Milletler Cemiyeti mensubu ülkelerden yardım olarak 22 “Bristol Blenheim” bombardıman uçağı ile 30 “Gloster Gladiator”.

Keskinen. İkincisi ise gelen dış yardımların kazandırdığı yeni uçakların sayısının da bu oranı fazla değiştirmemekle birlikte uçak kalitesi artan Finler.jiop. Fin pilotlarının kalitesinin Ruslarınkine nazaran çok daha iyi olduğu gerçeği ortaya çıkmaktadır. Birincisi. 74 Kış Savaşı’ndaki Fin Hava Kuvvetleri ilgili bilgiler ve Sovyet Hava Kuvvetleri ile bazı karşılaştırmalar için bk. Saldıran taraf Ruslar olduğu için Fin uçaksavarları Rus hava kayıplarını artırırken çıkış sayısının yoğunluğuna paralel olarak muharebe dışı kayıplar da buna eklendiğinden.htm 140 . Sovyet Hava Kuvvetleri cephe boyunca harekât temposunu sık sık günde 1000 çıkışın üstüne çıkardı. harekâtta önemli bir rol oynamaktan uzak kalmıştır. Ancak iki gerçek var ki bunlar harekâtın gelişimindeki sıkıntılardan Sovyet Hava Kuvvetlerinin de payını aldığını göstermektedir. Fin ile Rus pilotların giriştikleri çarpışmalarda verdirilen kayıpların oranına göre Finler. Rusların çıkış başına kayıp oranı % 0. http://www. Hâlbuki Polonya’da Almanların zaferinin temeli olan “Blitzkrieg” stratejisinin bir parçası olarak zırhlı birlikleri destekleyen “Luftwaffe” (Alman Hava Kuvvetleri). yakın destek saldırıları ile muharebelerde çok önemli bir rol üstlenmişti. Tabi bunda yabancı gönüllü pilotların da katkısı olduğunu söyleyebiliriz. Bu farklılık.970’i bulmuştur. Sovyet Hava Kuvvetlerinin çıkış sayısı ise 100. Hava harekâtı sırasında 48 Fin uçağı düşürülmüş. Sovyet Hava Kuvvetlerinin kayıpları doğal bir biçimde harekâtın başarıya ulaşması pahasına daha yüksek olmuştur. buna karşın Fin uçakları 207. Sovyet Hava Kuvvetlerinin uçaklarına karşı az da olsa bir kalite üstünlüğü sağlayarak bunun verdiği küçük avantajı en uygun bir şekilde değerlendirmişlerdir. Bu durumda. 3-14 ve “Plane Types that Have Served Finnish Air Force (FAF)”.74 Hava kuvvetleri karşılaştırmasında iki husus açıkça göze çarpmaktadır: Birincisi. Fin Hava Kuvvetlerinin Rusların cepheye sürdüğü uçak sayısı ile sayısal karşılaştırması bir doğru üzerindeki nokta gibidir. Rusların havadaki en sayılabilir başarısı ise 29 Şubatta geriden cephenin derinlerine sarkan avcı uçaklarının Ruokolahti Havaüssü’ndeki “Gladiatorlar”a sürpriz yaparak beş tanesini düşürmesi olmuştur. Fin Hava Kuvvetleri ise kayıplardan mümkün olduğunca uzaklaşmaya çalışmıştır. Fin Hava Kuvvetlerinin uçak kalitesi Ruslarınkinden biraz daha iyi olsa da Rus uçaklarının sayı üstünlüğünü bertaraf edebilecek kadar değildir. Fin uçaksavarları ise 314 Sovyet uçağını düşürmüşlerdir. İkinci olarak Sovyet Hava Kuvvetleri ne derece baskın olursa olsun.6 olurken Finlerinki % 0.fi/ksimuseo/planes.8 şeklinde gerçekleşmiştir.Sovyetler’in elinde “Polikarpov I-153” ve “Polikarpov I-16” avcı uçakları ile “Tupolev SB” ve “Ilyushin DB-3 (Il-4)” bombardıman uçakları ile “Polikarpov R-5” keşif uçakları mevcuttu. Ruslara olağanüstü bir üstünlük sağlamışlardır. s. Savaş boyunca Fin Hava Kuvvetlerinin yaptığı çıkış sayısı 5963 ile sınırlı kalırken bunlardan 423’ü “Blenheimlar”a aittir.

Hatta Fransız ve İngilizler muharip kuvvetler göndererek hem Finlere yardım etmek hem de Baltık’ta yerleşerek ilerisi için Almanlara karşı kuzeyden tehdit unsuru olmak suretiyle İskandinavya’daki demir madeni ve Almanya’ya giden demir yolunu kontrol altına almak istediler.000 kadar gönüllü.com/~ccq/rfw/html 78 Condon. Belki de her iki düşüncenin de Almanya’nın Rus . Fin ordusunda Ruslara karşı savaşa girmişlerdi. İngiltere ve Fransa ise doğrudan yardım etmek istiyorlar. Hattın en önemli yararı.Fin 75 76 Gregory. Hattı koruyan doğal engeller olan Vuoksi Nehri. 141 . Birinci Dünya Savaşı sistemli bir savunma hattıydı. Başta İsveçliler olmak üzere birçok ülkeden gelen 12. s. http://www. birçok devlet hemen onlarla taraf olmuştu.78 Aslında Finler ile arası iyi olan Hitler’in tutumununu ya baharda Fransa’ya yapacağı saldırı öncesi Sovyetler Birliği ile imzaladıkları paktın sağlam kalması uğruna Finlandiya’yı feda etmek ya da daha ileride Rusya’ya düzenleyeceği sefer için Almanya lehine müttefik kazanmak şeklinde açıklayabiliriz.75 Rusların verdikleri kayıpların ağırlığını Mannerheim Hattı’nda kırılanlar oluşturuyordu. Mannerheim Hattı Mannerheim Hattı. Sovyet sınırından 30 km içeride kalıyordu. Almanlar Finlerin yardım taleplerini de reddetmişlerdi. “Kış Savaşı” ve Dış Dünya Finlerin savaşın ilk safhasındaki olağanüstü başarıları tüm dünyada sempati toplamış. Tam anlamıyla tamamlanamamış olan bu hat gerçekten de savaşı uzatan en büyük etmen olmuştu.77 Ayrıca birçok yabancı pilot da Finlerin hava filoları için gönüllü olarak hizmet verdiler.Rusların taktik bombardıman ve av/refakat uçaklarının hem teknik hem de kullandıkları taktik zihniyet açılarından acilen reformasyona tabi tutulması ihtiyacını gözler önüne sermektedir. 77 “The Russo-Finnish War”. birçok geniş göl ve bataklıklar mevcuttu. 139. İtalya da yardım etmek isteyenler arasındaydı. 52. f. Karelya Berzahı boyunca Fin Körfezi’nden Ladoga Gölü’ne kadar uzanan 70 km uzunluğunda. s. İtalyan Dışişleri Bakanı Kont Galeazzo Ciano’nun öfkesini kazanmasına neden oldu. şüphesiz Sovyet tank kitlelerinin önünde yarı doğal.delrio. yarı yapay bir engel teşkil etmesiydi. Hattın iki ucunda kıyı bataryaları mevcuttu. e. 102. Ancak bunlar kışın donarak geçit veriyorlardı. Hat boyunca tahkimatlar ile yoğun ormanlık alan ve engebeli arazi akıllıca birbiri içine geçirilmişti. Hatta Almanya’nın ve İtalya’nın Finlere sağlamak istediği silah yardımının toprakları üstünden transitine izin vermemesi.76 Savaş sırasında bütün dünya maddi ya da manevi Sovyet saldırganlığına karşı Finleri destekliyordu. s. Liddell-Hart. ama Skagerrak ve Kattegat Boğazları’nın savaşta bulundukları Almanların kontrolünde olmasından dolayı Norveç ve İsveç üzerinden transit geçiş izni için yaptıkları başvurular reddediliyordu.

Aynı zamanda Kızılordunun ciddi yaralar alarak yeniden yapılanma dönemine girmesi. Bununla birlikte Fransa 50. 142 .82 Bunun nedeni Batılı Müttefiklerin de Finlandiya’nın bu kadar dayanabileceğini ummaması olabilir. Ribbentrop. Almanların 1940 Nisanında Norveç’e ve 1940 Mayısında da Fransa’ya düzenleyeceği harekâtlar boyunca Stalin ile aralarındaki anlaşmayı bozmalarına engel olmuştur. Almanlar 1941’de Finlandiya’yı müttefik olarak kazanmıştır. savaşın ilerleyen yıllarında Türkiye’nin de beceri ile oynadığı “denge oyununu” oynadığını söyleyebiliriz. ABD’nin savaş konusundaki çekimserliğinin ise gönderilen yardım malzemesi ve gönüllülerin çok geç ulaşmasına dahi yol açacak kadar fazla olduğu gözlenmektedir.Fin Barışı ile buraya müdahale için gösterecekleri nedenden yoksun kaldılar. 132.000 asker göndereceklerdi. Tahminen Almanya ile sıkı ilişkilerde bulunan İsveç. 83 Engle . 290.000 Fransız askerini bölgeye transfer edilmesi için 26 Şubatta hazırladı. Alman OKW80 Harekât Dairesi Başkanı olan General Alfred Jodl’a göre. s. Abacus. 82 Condon. Ancak Finlandiya’nın tam bir Sovyet kontrolüne geçmesi ilk düşüncenin biraz daha ağır bastığını göstermektedir. Savaşın sona erdiği 12 Martta toplam 100. bu gelişmiş savaşa tamamen yabancıydılar. Her şeye rağmen Batılı Müttefikler mart ayı sonunda Finlandiya’ya yardım olarak 50. Bununla birlikte “Kriegsmarine”in (Alman Deniz Kuvvetleri) komutanı Büyük Amiral Erich Raeder’in anlaşarak Kuzey İsveç’e doğru seyreden Alman gemilerinden Sovyet denizaltılarına Botni Körfezi’nde ikmal yapması da79 ikinci düşüncenin varlığını kanıtlamaktadır. 81 Shirer.Paananen.81 Batılı Müttefiklerin yardım kararı alması da 5 Şubat gibi çok geç bir tarihe kalmıştır. OKW: Oberkommando der Wehrmacht (Silahlı Kuvvetler Üst Konseyi). Norveç’e müdahale etmek ihtiyacı hisseden Almanya ve İngiltere. Hâlbuki konu Norveç ve İsveç Hükûmetlerine 27 Aralıkta açılmıştı. Bir başka deyişle daha İkinci Dünya Savaşı’nda bir harekâta girişmemiş olan Batılı Müttefikler.Savaşı’ndaki tarafsızlığını muhafaza etmesinde payı vardı. Askeri malzeme yardımı konusunda cömert olan İsveç’in müttefiklerin transitine izin vermemesi ise bir soru işaretidir.83 Savaşa Finlandiya’nın yanında en önemli katılım ise İsveçli gönüllülerden olmuştur. London. Bununla birlikte savaşın sonucu kısa vadede tam anlamıyla Almanların lehine olmuştur. Bunun yanında İsveç de haklı olarak 79 80 Michael Bloch. 2003. müttefiklere de yakın durarak.000 müttefik askerinin Finlandiya’ya gitmek için hazır olduğu bilinmektedir. s. s. daha sonra nisan ve mayıs aylarında Norveç’te su yüzüne çıkacak olan İngiliz ve Fransız üst düzeyinin bilgi ve beceri eksikliğinden başka bir şey değildir. Rus . 142. s. 315. Yine de Churchill’in Rusların zayıflığını duyurması ile bu kararın alınması arasındaki 16 günlük fark.

86 Osman Öndeş. O zamanlar komiser olan Nikita Khrushchev. 109.87 Ayrıca Ruslar havadan 150.. Buna karşın Sovyetler Birliği’nin 30 Kasım ile 15 Aralık arasında Finlandiya’ya soktuğu bir milyona yakın asker darmadağın olmuştu.Sovyet saldırganlığından çekiniyordu.88 Sovyetler’in 3250 tankla katıldıkları seferde bunların % 49’unu hiç tankı olmayan ve elinde çok az sayıda tanksavar top bulunan bir orduya karşı kaybetmeleri oldukça düşündürücüdür. ocak ayından itibaren Karelya 84 85 Mannerheim.86 Malzeme kaybı için de aynı oranların geçerli olduğu söylenebilir. Sovyet ordusu sefere ayırdığı hava gücünün de yaklaşık % 22’sini kaybetti. İkinci Dünya Savaşı.000 Fin askerinin ise % 80’i ihtiyattı. 197. Hem de topu topu 145 uçak ve çok az sayıda düşük çaplı kalibrede uçaksavarı olan bir ordu karşısında. patlayan 7500 ton bomba 700 sivil öldürürken 1400’ünü de yaralamıştır. İstanbul. 143 . Altın Kitaplar. g. 1976. Ancak Finlerin ele geçirdikleri bir belgede Rusların askerlerini Fin .İsveç sınırını ihlal etmemeleri konusunda uyardıkları anlaşılmıştır.5 milyon Rus askerinin bir milyonunun kaybedildiğini söylemiştir. 87 age. Çünkü Ruslar Finlandiya ile birlikte İsveç’e de girebilirdi. 88 age. s. Durrant. Rusların Finlandiya ile birlikte İsveç’e saldırmamasının nedeni ise bölge ve hava şartlarında lojistik desteğin kısıtlı olmasına bağlanabilir. Finler 62 uçak kaybederken Ruslar 684 uçak ve 1600 tank kaybetmişlerdir.84 Bu durumda Sovyetler ya sadece birkaç hafta içinde Finlandiya’yı ele geçirerek Leningrad’ın ve Baltık Filosunun güvenliğini sağlamaya çalışıyor ya da 1936 Montreux Sözleşmesi ile Boğazlar üzerinden sıcak denizlere ulaşabilmek için hukuki açıdan fazla bir umudu kalmadığından. 89 Gregory..000 parça tesirli ya da yangın bombası bırakmış.. Eğer gerçek planları ikinci düşünceye dayanıyorsa Finlandiya’nın kısa bir sürede işgal edilmesi ile birlikte İsveç ve Norveç’in müttefik askerlerini geçirmemeleri kendi aleyhlerine bir tutum olmaktaydı. s. Atlantik’te güvenli bir kapı açabilmek için İskandinav ülkelerinin işgaline yönelik ilk adımı atıyorlardı.923 ölü ve 43.557 yaralı vermiştir. 98-99. Savaş boyunca toplanabilen 300. Kayıplar Sovyet kayıpları gerçekten korkunç boyuttaydı.89 Acele çözümler üretmek ihtiyacına düşen Sovyet yetkililer. sefere gönderilen 1. Birçok kaynakta değişik olarak verilen Kızılordunun toplam kaybının bir milyona ulaştığı söylenmektedir. bir ara Leningrad sakinlerinden toparlanan 70’inci Tümeni. s.. 98. s. Kaldı ki kara kuvvetleri 3000’e yakın uçaktan oluşan ciddi bir hava gücü ile destekleniyordu. s. 24. 98. 7.85 Buna karşın Finler. s.

Genel askerî duruma bu açılardan bakılacak olursa Hitler’in “Barbarossa Harekâtı”nı başlatarak Sovyetler Birliği ile savaşa girme kararında. ama liderler çok genç ve tecrübesizdi. tamamen tatmin edici olmayan basit askerler olduğundan. Başka bir deyişle Hitler’e göre Kızılordu. Bütün bunlar ne de olsa Rus . Kayıpların Geleceğe Etkisi 31 Aralık 1939’da Alman Genelkurmayındaki brifingde Kızılordunun durumu masaya yatırılırken “sayısal açıdan bir dev olduğu”. Asker ve uçak kalitesinde de aynı durum açıkça göze çarpmaktaydı. önde gelen şahsiyetler çıkmıyordu.91 Panzer birliklerini savaşın ana unsuru sayarak yapılacak olan tank saldırısını yakın hava desteği ile havadan desteklemesi şeklinde geliştirdikleri yeni mekanizmanın verdiği şekille ortaya çıkan “Blitzkrieg” teorisini Polonya’da başarı ile uygulayan “Wehrmacht” (Alman Silahlı Kuvvetleri).Fin Savaşı’nda ispatlanmıştı. Hitler. 144 . Engle . Rus kitleleri modern donanım ve üstün liderlik vasfına sahip ordular ile karşılaştırılamayacak ölçüde kötüydü. Liderlik ilkeleri iyi. Rus . Burada Liddell-Hart’ın Rusların Finlandiya’da düştüğü duruma bakarak küçümsenmemesi gerektiği eleştirisinde ne kadar haklı olduğu açıkça görülmektedir.Paananen.90 ğ.Fin Savaşı’nda yaşadıklarının hayali görüntüsü vardı. Askerlerin ağır çarpışmalardaki kalitesi belirsizdi. donanım.Fin Savaşı bittikten iki ay sonra yine bu teoriye dayanarak Fransa’yı bir buçuk ay gibi kısa bir sürede savaş alanından silerek savaş tarihinde yeni bir çığır açacaktı. Rus-Fin Savaşı’nda Kızılordunun düştüğü durumun büyük etkisi olduğu açıkça söylenebilir. yetersizliğini 1939’da Finlandiya’da ispatlamıştı ve izleyen iki sene içinde Rusların askerî açıdan toparlanmaları mümkün değildi. sonradan açacağı Doğu Cephesi için ayıracağı 3200 tankla sayısını 10.Berzahı’nın en batı ucunda konuşlandırdı. s. Bunun bir yanılgı olduğu. ancak organizasyon. cephede bir ay kaldıktan sonra geri çağrıldı. Ne de olsa Rusya 90 91 Gregory. ortalama liderlik açısından yetersiz olduğu belirtilmişti. gözlerinde kuşkusuz Sovyetler’in Rus . Fransa o zaman Avrupa’nın kâğıt üstünde en güçlü ordusuna sahipti ve 1940 yazından itibaren Avrupa’daki kara ve hava gücü tekeline sahip olacak olan Alman Reich’ının güvenliği için tek potansiyel tehlike Sovyetler Birliği olarak görülmekteydi.000’den daha az olarak düşündüğü ve Fransızlarınkine nazaran kalitesi düşük olan ve Finlerin molotofkokteyllerine yenik düşen Sovyet tanklarına üstünlüğüne kesin gözüyle bakmaktaydı. Ancak tümen. Çünkü Almanya. Ordu genelinde iyi mizaçlı. Rusya’ya saldırmaya karar verdiğinde. ilerleyen yıllarda Alman ordularının Rusya’da ne tür bir bataklığa saplanıp kaldıktan sonra anlaşılacaktı. % 50’ye varan tank kaybına rağmen kendinden daha güçlü Fransa’nın tüm askerî varlığını etkisizleştirmesi sayesinde. Ayrıca haberleşme sistemi ile taşıma kötüydü ve askerler yeterince tek tip değildi. s. 120. 108.

Durrant. buraya bir de demir yolu döşeyebileceklerdi. diğer bazı şartları görüşebilmek için Viipuri ile Salla bölgeleri ve Lapland’ın bir bölümünü Ruslara bırakmak zorunda bırakıldılar ki işgal altında kalan topraklarda bulunan Finler buradan göç etmek zorunda kaldılar. Sonuç 12 Martta taraflar arasında ateşkes imzalandı. 144. Rusların kontrolüne bırakılacaktı. 1941-1942 kışı boyunca Almanlar Moskova önünde Ruslara karşı verecekler ve bu savaş İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olacaktı. Kızılordunun eksiklerini giderecek bazı düzenlemelere gitmişler ve bunu belki de ucu ucuna 1941-1942 kışına kadar yetiştirmişlerdir diyebiliriz. İnsanı savaşın en önemli faktörü olarak gören Rusların ellerindeki en büyük kaynak da şüphesiz insan gücüydü.000 Fin’in yaşadığı Karelya’nın tümü. Ruslar. Hangö’de üs kurma şansını yakalayan Ruslar. bir komutanın da birliğinin dağılmasına göz yummaya hakkı yoktu. Çünkü Sovyet askerî yetkililer. Belçika. Kızılordunun sorunlarını açığa vuran bu savaşın aslında ilerisi için Almanya’nın aleyhine bir sonuç yarattığı da söylenebilir. Ancak stratejik ihtiyatı bu kayıpları her zaman kapatabilecek düzeyde olduğundan.Paananen. Sadece Almanya saldırıyı kınamayı başaramadı ve tarafsız kaldı. Finlerin terk ettiği toprak 57. İngiltere. Ruslar ayrıca Ladoga Gölü çevresine tamamen sahip olmuşlardı. Ne de olsa liderlerin gözünde önemli olan sonuçtu. 145 . 6-7 aylık bir süre içinde 92 Engle . Macaristan ve İtalya tarafından kınandı. Rusya savaşı stratejik alanda kazanmaktaydı. savaş boyunca Finlandiya’daki acımasız kış şartlarına karşı verdikleri mücadelenin bir benzerini. komünist bir rejimin pratikte insan hayatına pek değer vermemesi ile birleşince yüksek kayıpların göze alındığı Sovyet askerî düşüncesi ortaya çıkıyordu. ABD. s. Bu arada tarihin ilginç tesadüflerinden biri olarak Ruslar.000 km² kadardı. s. İsveç. Bu yüzden Sovyet komutanlar çok sert tedbirler almak suretiyle Kızılordunun muazzam bir disipline sahip olmasını sağlamışlardır. Danimarka. Norveç. ancak gerçek gücünün farkına kolayca varamayan bir ülkeydi. 450. Mannerheim Hattı.92 Sovyetler’in bu durumu. ülkenin ikinci en büyük kenti Viipuri.potansiyeli son derece yüksek olan. Bu düşünce. 7. Muharebe esnasında düşmanla baş edemeyeceğini anlayan askerlerin hatlarına geri dönme hakları olmadığı gibi. Bu durum küçük ölçekte de ek sert tedbirlerin alınmasını getirerek kayıpların muazzam artmasına yol açıyordu. kuzeyde bulunan nikel madenleri ve ülkenin kuzey çıkışındaki Petsamo liman kenti Sovyetler Birliği’ne bırakılmıştı. Bu durum daha sonra da Almanlara karşı hem tehlikeli hem de aynı şekilde başarıyla işleyecekti. Finler.

taktik başarıyla ilgisinin hem zıt ya da hem de paralel olabileceğini Kış Savaşı’ndaki muharebelerin etkileri ve savaşın gelişimi çok güzel bir şekilde yansıtmıştır. Almanya haricinde tüm dünya Ruslara karşı Finlerin yardımına koşmaya can atarken transit sorununu çözememeleri. Bu gelişmenin odağında ise “Üçüncü Reich” bulunmaktadır. Ne de olsa cemiyet içinde Almanya da İtalya da yoktu ve Almanlar ile yaptıkları saldırmazlık paktı sürüyordu. kısmen Milletler Cemiyetinin kolektif güvenlik mekanizmasını harekete geçirmesi için bir fırsat olduğu da düşünülebilir. Balkanlar’daki ve Kuzey Afrika’daki harekâtlar için zaman ve daha fazla hareket serbestisi kazandırdığı sonucuna ulaşabiliriz. Nasıl Versailles ile Almanlara yapılan haksızlık. otantik koşullar ile geliştirilen yaratıcılığın taktik düzeye etkisinin savaş alanında sınırları nasıl zorlayabileceğini anlamıştır. Ancak ciddi bir reformasyon sürecine ihtiyacı olan Milletler Cemiyeti. Hitler’in yükselişinde önemli bir rol oynayarak Almanya’yı intikama sürüklemek suretiyle galip devletlerin başına daha büyük dertler açtıysa Finler de kaybettikleri toprakları doğal olarak geri almak isteyecekler ve bu suretle 1941 Haziranından itibaren Barbarossa Harekâtı bünyesinde Sovyetler’e karşı Almanya’nın yanında sınırlı bir savaşa gireceklerdi. Ancak aynı zamanda da bir sürecin başlangıcı olmuştur. eline geçen bu fırsatı iyi değerlendirememiştir. Ayrıca Sovyetler’in harekâtı topyekûn bir sonuca ulaşmış da sayılmazdı. Savaş boyunca tüm dünya ideolojinin hükmettiği kuru kalabalığın gerçek bir o ordu olmadığını görmüş. Almanya’nın daha Fransa ile savaşa tutuşmadan önce Avrupa’nın hegemonu olarak algılanmasının bir sonucu olarak görülebilir. Eylül sonunda Polonya’nın doğu kesimine girmiş. İmzalanan haksız barış belki Rus . Bunun paralelinde. Bununla birlikte Finlandiya’ya yapılan yardımlar göz önüne alındığında buradaki mücadele. Baltık ülkelerine istediklerini kabul ettirmiş ve şimdi de Finlandiya’yı yenmişti. her türlü zorluğa rağmen uluslararası siyasette Rusların gücü büyüyordu. Aslında Milletler Cemiyetinden dışlanmasının da Sovyetler Birliği’ne pek dokunduğu söylenemez.giriştikleri üçüncü harekâtı da başarıyla tamamlamış bulunuyorlardı. 1939 Ağustosunda Japonları Mançurya’da yenmiş. Ruslar ancak Leningrad’ın savunmasını sağlayabilmişler. Bununla birlikte stratejik zafer elde etmenin. ama ileride Baltık’ta tehdit oluşturabilecek bir hegemonya kuramamışlardı. Batı’daki. hatta buradan da Almanya’ya. Ruslar baskılarını ancak küçük devletlere karşı yoğunlaştırabiliyorlardı ve 1941’de Almanlar ile girişecekleri savaşa kadar bu durumu ancak Romanya’ya karşı kullanabileceklerdi. Buna dayanarak Finlerin Sovyet saldırganlığını geçici olarak sınırlandırdığını. Savaşın tarihe etkisi göz önünde bulunduracak olursak çoğu kaynakları seferber olmamış ama potansiyeli çok yüksek olan Sovyetler 146 . Aslında Avrupa’daki büyük güçler arasında Milletler Cemiyetinde kalanlar ile dışında kalanlar demokrasiler ve diktatörlükler şeklinde iki ayrı cephe oluşturuyor gibiydi.Fin Savaşı’nın sonuydu.

Carl Von Clausewitz’in askerî literatüre kazandırdığı “sürtünme” kavramı Rus . Başka bir deyişle. sayısal dengesizlik sayesinde duruma hâkim olduğunu düşünerek askerlerini en uygun seviyeyi önemsemeden kullanan ve tüm planlarını bu yanlış temele dayandıran bir komutandan daha akılcı bir düşünceye sahip olduğu için. Rusya’nın sınırsız kaynaklara sahip olmasına rağmen.Birliği gibi bir ülkeyi yenmenin zorluğunu birkaç sene sonra Almanya’nın edeceği tecrübelere dayanarak belirtmek gerekir. Son olarak savaş tarihinin beklenmedik olaylarla dolu olduğunu sürekli hatırlayan bir komutanın. ülkelerinin nüfusundan bile daha büyük sayıda olan Sovyet ordusuna âdeta kök söktürmüştür. her zaman sürprizlere hazırlıklı olması sayesinde kriz anında daha başarılı sevk ve idare yapabilmesi. Ruslar ile aralarındaki dengesizliğin boyutu göz önünde bulundurulursa -sonunda yenilmelerine rağmen. Hâlbuki Sovyetler’in kâğıt üstündeki askerî üstünlüğü. Ayrıca askerî tarih geçmişi ne denli zayıf olsa da kendi toprağını savunan bir milletin cephede ne kadar başarılı olabileceği de denenmiştir.Fin Savaşı’nda tüm olağanüstülüğü ile cepheye çökmüş ve savaş tarihine eşsiz bir örnek kazandırmıştır. 147 .Finlerin elde ettikleri başarı ile ölçüşemez. Ruslar Finleri küçümsemiş. koşulları bu denli lehlerine kullanabileceklerini tahmin edememişlerdi. Savaş tarihinde matematikle sonucun önceden hesaplanmasının ne derece yanıltıcı olabileceğinin örnekleri çok olsa bile ne daha önce İtilaf devletlerinin 1919’da Anadolu’da atıldığı serüven ne de sonradan Fransa’nın ve ABD’nin sırasıyla Güneydoğu Asya’da uğrayacağı yenilgiler. bu savaşta iyice belirginleşmiştir. Darius’un Gaugamela’da Büyük İskender’in birliklerine olan üstünlüğünü bile fazlasıyla aşıyordu. doğrudan dış yardım alması engellenen Finlandiya üç buçuk ay boyunca.

jpg 148 . En alttaki dikdörtgen kesim Karelya Berzahı. En üstteki uzun işaretli kesim Lieksa ile Petsamo arasındaki bölge.EKLER EK-1: Haritalar Harita 1: Finlandiya’daki bölgeler.com/images/BattleMAP.winterwar. Ortadaki işaretli kesim Ladoga Gölü ile Lieksa arasındaki bölge. http://www.

jpg 149 .com/Maps/Nov30th39B.winterwar.com/Battles/Battlemaps/tolvajarvi/Tolvajaervi-Aittojoki.Harita 2: 30 Kasım 1939’da Karelya Berzahı’ndaki birliklerin karşılıklı konuşlanmaları ve Mannerheim Hattı. http://www.jpg Harita 3: Tolvajärvi Sektörü. http://www.winterwar.

jpg Harita 5: Oulu kenti ve Suomussalmi Sektörü. http://www.winterwar. http://www.winterwar.com/Battles/SuomussalmiMaps/SuomussalmiLocation.Harita 4: Kollaa Sektörü.com/Battles/Battlemaps/tolvajarvi/SuojaerviTolvajaervi301139.jpg 150 .

Harita 6: Ladoga Gölü’nün kuzeyi ve Rusların Kitilä’ye ilerlemesi.com/Battles/Battlemaps/13divCA1212.winterwar.gif 151 . http://www.

O.EK-2: Fin Savaş Düzeni Fin Seferî Kuvvetleri (Mareşal C.W. Pajari) 16’ncı Alay 152 . Wallenius) 4’üncü Kolordu (Tümgeneral J.G. Heinrichs) 8’inci Tümen 10’uncu Tümen 21’inci Tümen (sonradan) 23’üncü Tümen (sonradan) Kuzey Fin Grubu (Tümgeneral V. Hägglund) 13’üncü Tümen Talvela Grubu (Albay P.Mannerheim) Başkomutanlığın Hükûmetteki Temsilciliği (Tümgeneral R. Lundquist) Karelya Berzahı Ordusu (Korgeneral H.L.M. Öhquist) 1’inci Tümen 4’üncü Tümen 5’inci Tümen 11’inci Tümen 6’ncıTümen (sonradan) 3’üncü Kolordu (Korgeneral E.Walden) Silahlanma Konseyi Genelkurmay (Korgeneral K. Tuompo) Kuzey Karelya Grubu Lapland Grubu (Tümgeneral K. Valve) Fin Hava Savunması (Tümgeneral J. Oesch) Fin Deniz Kuvvetleri (Tümgeneral V. Österman) 2’nci Kolordu (Korgeneral H. Talvela) 2’nci Tümen 7’nci Tümen 12’nci Tümen 40’ıncı Alay Pajari Birliği (Yarbay A.

5’inci Kolordu (dokuz bağımsız tabur) 9’uncu Tümen (Albay H. Siilasvuo) 25’inci Alay 15’inci Bağımsız Tabur 16’ncı Bağımsız Tabur Ladoga Kıyı Savunması (Albay E. Järvinen) AALAND Grubu (Tümgeneral E. Hanell) Anavatan Cephesi Birlikleri (Korgeneral L. Malmberg) 153 .

Timoshenko) 7’nci Ordu (Orgeneral V.I. Tserepanov) 18’inci Piyade Tümeni 56’ncı Piyade Tümeni 168’inci Piyade Tümeni 154 . Habarov) 1’inci Kolordu (Tuğgeneral R. Starikov) 24’üncü Piyade Tümeni 43’üncü Piyade Tümeni 70’inci Piyade Tümeni 123’üncü Piyade Tümeni 40’ıncı Tank Tugayı 50’nci Kolordu (Tümgeneral F.A.K. Romanenko) 1’inci Tank Tugayı 13’üncü Tank Tugayı İhtiyat Birlikleri 138’inci Piyade Tümeni 20’nci Tank Tugayı 150’nci Piyade Tümeni (sonradan intikal etti) 136’ncı Piyade Tümeni (sonradan intikal etti) 8’inci Ordu (Tümgeneral I. Meretskov / sonra Mareşal S.F. Jakolev / sonra Mareşal K. Gorolenko) 49’uncu Piyade Tümeni 90’ıncı Piyade Tümeni 142’nci Piyade Tümeni 35’inci Tank Tugayı 10’uncu Tank Kolordusu (Tümgeneral P.N.I.A. Panin) 139’uncu Piyade Tümeni 155’inci Piyade Tümeni 56’ncı Kolordu (Tümgeneral A. Meretskov) 19’uncu Kolordu (Tümgeneral F.D.EK-3: Sovyet Savaş Düzeni Kuzeybatı Cephesi (Mareşal K.N.L.

sonradan oluşturuldu. Dashitshev) 122’nci Piyade Tümeni 163’üncü Piyade Tümeni Özel Kolordu (Tümgeneral M. Shmyrov) 54’üncü Piyade Tümeni 44’üncü Piyade Tümeni 97’nci Tank Taburu 14’üncü Ordu (Tümgeneral V. Duhanov) 47’nci Kolordu (Tümgeneral I.S.A. Frolov) 14’üncü Piyade Tümeni 52’nci Piyade Tümeni 104’üncü Dağ Tümeni 13’üncü Ordu (General Grondahl.İhtiyat Birliği 75’inci Piyade Tümeni 34’üncü Tank Tugayı (sonradan intikal etti) 9’uncu Ordu (Tümgeneral M.P.) 155 .F.

62 mm) makineli tüfek (12. 156 . s.000 250 250 116 18 18 24 12 1 1 Rus Tümeni 14.EK-4: Fin . s. 158-159.193. Engle.7 mm) yivli havan havan (81-82 mm) havan (120 mm) sahra topu (37-45 mm) sahra topu (75-90 mm) sahra topu (105-152 mm) zırhlı araç zırhlı araba otomatik tüfek ve bombaatar oranı top oranı 93 Mannerheim.000 419 32 200 6 261 18 12 48 38 40 40-50 15 2 3 makineli tüfek (7.Sovyet Tümenlerinin Ateş Güçlerinin Karşılaştırması93 Silah Türü yivli tüfek makineli tabanca hafif makineli tüfek dört namlulu makinelisi uçaksavar Fin Tümeni 11.

157 .EK-5: Savaşın Başında Finlerin Lojistik Durumu94 Silahın / Yakıtın Türü tüfek (hafif makineli. 192. ağır makineli) 81 mm havan 76 mm sahra topu 122 mm obüs ağır top sıvı yağ havacılık yakıtı Mermisi / Miktarı 2.5 aylık 22 günlük 21 günlük 24 günlük 19 günlük 2 aylık 1 aylık 94 Mannerheim. s.

s.Paananen. 153-157.EK-6: Fin Ordusuna Katılan Gönüllüler95 İsveç Danimarka Norveç Macaristan ABD İngiltere İtalya TOPLAM 8000 802 800 450 350 230 150 10. savaşın bitiminden ancak iki gün önce Finlandiya’ya varmıştır. 158 . 95 Engle .782 Not: Amerikan gönüllüler.

96 97 age. eğer ve diğer gereçler ile 12 adet 75 mm sahra topu ve 7166 mermisi.000 çift ayakkabı. Brewster B.EK-7: Savaş Boyunca Finlandiya’ya Gönderilen Malzeme96 1. iki milyon atımlık mermi. Almanya: 30 adet 20 mm uçaksavar topu ve 100.000 mermisi.000 mermisi (sadece 12’si ulaştı). atlı top arabası. 3. 5000 makineli tüfek. 6.000 mermisi. 18 adet 37 mm tanksavar topu ve 45. 32 adet 203 mm obüs (savaş bittikten sonra Norveç’e vardı) ve 200 adet 75 mm sahra topu (savaş bittikten sonra Norveç’e vardı).000 mermisi. Güney Afrika Birliği: 25 Gladiator avcı uçağı (hediye olarak). 150 radyo-telsiz. 6000 tabanca. Ek materyal görüşmeleri ise 13 Mart 1940’tan sonra iptal edildi.000 mermisi.239 avcı uçakları97. İsveç: 90. 20. 12 çekici araç. Durrant. 35 Fiat G. 8.000 sırt çantası (50. Şubatta yardıma olarak gönderilen bu uçaklar deniz yoluyla Trollhättan’dan İngiliz. 11 adet 155 mm obüs ve 12. 100 adet 81 mm havan ve 200.000 mermisi.000 mermisi (savaş başlamadan hemen önce).000 yivli tüfek. 8 eğitim uçağı. Danimarkalı.000 mermisi. 496 top. 100 adet 81 mm havan ve 75. 150 adet mayın. Polonyalı ve Amerikalı gönüllü pilotların bulundukları Hollola’daki havaalanına taşınmıştır. 400. İspanyol. Kanadalı. 77.500 mermisi.50 uçak. 200 ton saç levha. 159 .000 battaniye. 5000 otomatik tüfek ve 11 milyon mermisi. 20 çekici araç. 17 adet 105 mm sahra topu ve 5200 mermisi. 76 Moraine ve Kolhoven avcı uçağı. 148’i Norveç’te kaldı). 176 alev makinesi (sadece 28’i ulaştı. s. 80 tanksavar topu ve 100 uçaksavar topunun da dâhil olduğu toplam 250 adet diğer toplar. Danimarka: 178 adet 20 mm Madsen uçaksavar topu (mermileri İngiltere’den sipariş edildi).000 el bombası. 2. 100 makineli tüfek. 12 adet 105 mm sahra topu ve 54. 4. 12 adet 76 mm uçaksavar topu ve 24. Fransa: 145 uçak. 8 eski model bombardıman uçağı ve İsveç gönüllü pilotlar için 12 Gladiator avcı uçağı.000 mermisi. Bu yardımlar aralık içinde başlamış ve savaşın bitimine kadar sürmüştür. 5.000 mermisi. 12 adet 150 mm obüs ve 4000 mermisi. 20 milyon atımlık hafif silah mermisi. 4 adet 210 mm obüs ve 400 mermisi.000’i hediye olarak)..000 yivli tüfek ve 50 milyon mermisi (hiç ulaşmadı).000 obüs mermisi. 5 torpidobot (hiç ulaşmadı) ile 100. 40 adet 25 mm tanksavar ve 25. 10 adet 47 mm tanksavar topu ve 5000 mermisi (hiç ulaşmadı). 100. s. 48 adet 20 mm uçaksavar topu ve 384. 136 eski kaliteli top ve 300. 153-157. 48 adet 75 mm sahra topu ve 27. 8 adet 75mm sahra topu (ocakta ulaştı). ABD: 44 adet Brewster Buffalo avcı uçağı (savaş sırasında sadece birkaçı ulaştı). 6. Norveç: 50. 7. 12 adet 47 mm tanksavar topu ve 25. 9 adet 175 mm uçaksavar topu.000 yivli tüfek ve 17 bilyon mermisi.000 mermisi. İtalya: 35 adet 45 cm torpido. Bk.000 yivli tüfek.000 mermisi (şubatta ulaştı). 36 adet 75 mm sahra topu ve 50. 76 adet 40 mm uçaksavar topu ve 144. 16.

32. giyecek. İngiltere: 12 adet 152 mm mobil gemi topu.000 mermi.500 adet 81 mm havan mermisi. Belçika: 700 adet otomatik tüfek ve 10. sahra mutfakları. haberleşme cihazları.000 adet mermisi. 98 Durrant. 2.000 el bombası. çeşitli çap ve ebatta bombalar. 11.000 Mills tipi el bombası.)98 10.65 mm tabanca ve 1. 300. 450 mayın. 160 . 20 milyon tüfek mermisi. 24 adet 76 mm uçaksavar topu ve 72.000 üniforma da (sempati üniforması) İngiliz devlet memurlarının hatası yüzünden Ruslarınki gibi kahverengi olarak üretildikleri için cephede kullanılamamıştır.000 mermi. 33 adet Gloster Gladiator avcı uçağı. 25 adet 114 mm obüs ve 25.000 mermi. 20.000 mermisi. 18 adet 40 mm uçaksavar topu ve 36.000 mermisi. 24 adet Bristol Blenheim bombardıman uçağı. Ayrıca İngilizlerin verecekleri 50. (Bunlar cephe gerisinde kullanılmıştır. Macaristan: 40 adet 40 mm uçaksavar topu ve 10. s. 6. 28 çekici araç. radyo-telsizler. 24 adet 13 mm uçaksavar topu ve 72. 30 adet 8 mm tanksavar tüfeği. 40.9.080.000 adet 37 mm tanksavar mermisi. 4 adet torpidobot (hiçbir zaman ulaşmadı) ve 30 adet 84 mm sahra topu. 200 adet 14 mm tanksavar tüfeği. 2456 adet 9 mm tabanca ve 11 milyon mermisi ile 5000 adet 7. 17 adet Westland Lysander keşif uçağı. 10 milyon tabanca mermisi. 20 torpido.000 adet 20 mm uçaksavar mermisi. çadırlar.000 mermisi. 12 adet Hawker Hurricane avcı uçağı. sırt çantaları ve diğer gereçler.

bağımsızlığın kazanılmasında ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında önemli roller üstlenmiştir. ilgili konuların nerede ve nasıl yer aldığı belirlenmiş. tarih dersi Abstract: In this search. Ankara. T. 1920 yılı içinde TBMM’nin açılışından sonra kuruluş ve yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Askerlik. ordusuna karşı ilgi. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersleri ProgramlarındaFatma ÜNAL* Samettin BAŞOL** Özet: Bu araştırmada. soldiery. Türk milletinin. s. * 161 . Türklerdeki ordu . sosyal bilgiler. Anahtar Kelimeler: Müfredat. the concepts of Turkish army and soldiery in the curricula of secondary education during Republican Period are examined.C. Cumhuriyet Dönemi.. gençlerini askere uğurlama gelenekleri bu ilgi ve sevginin en büyük göstergeleri arasındadır. Millî Mücadele’de düzenli/yeni Türk ordusu. ders programları. MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü. Her bir müfredatta. Türk milletinin evlatlarından oluşan bu ordu. Türk ordusu. halkın içinden çıkan ve zaferler kazanan kahraman Türk ordusunun Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi (Sayı 15) Şubat 2010 Dr.. askerlik. Ders Kitabı Yazım Komisyonu ** Dr. Elde edilen veriler sistematik ve karşılaştırmalı bir biçimde sunulmuş ve değerlendirilmiştir. Toplum ve Ülke İncelemeleri. güven ve sevgisi tarihin derinliklerinden gelmektedir. The results are evaluated and presented systematically and comparetively.millet anlayışı. 2006.CUMHURİYET DÖNEMİ İLKÖĞRETİM MÜFREDATLARINDA TÜRK ORDUSU VE ASKERLİK -Yurt/Yurttaşlık Bilgisi. Yayımlar ve Ders Araç Gereçleri Şubesi. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi. Atatürk Araştırma Merkezi. compared and mentioned clearly. bunlar açıkça yazılmış ve incelenen farklı derslere ait öğretim programları arasında karşılaştırma yapılmıştır. Key words: Curricula. Where and how the relevenat issues in each curricula are determined. Ders Kitabı Yazım Komisyonu 1 Durmuş Yalçın (ve diğerleri). Türkiye Cumhuriyeti Tarihi I. Sosyal Bilgiler. Cumhuriyet Dönemine ait bazı ilköğretim ders müfredatlarında yer alan Türk ordusu ve askerlik konuları incelenmiştir. günümüzde devletimizi ve cumhuriyetimizi korumakta.1 Mustafa Kemal daha sonra yaptığı çeşitli konuşmalarında. Mustafa Kemal’in çabaları ve Meclisteki çalışmaları sonucunda Kuvayımilliye yavaş yavaş tasfiye edilirken diğer taraftan da Yunanlara karşı düzenli Türk birlikleri kurulmuştur. askerliğin kutsal bir görev olduğu düşüncesi. social studies. MEB İlköğretim Genel Müdürlüğü. 264-267. history lesson Giriş Millî Mücadele Döneminde Türk ordusu ülkenin yabancı devletlerin işgalinden kurtarılmasında. Turkish army. yurdumuza ve milletimize yönelebilecek her türlü iç ve dış tehdidi önleme görevini sürdürmektedir. Republican Era. Tarih. Yayımlar ve Ders Araç Gereçleri Şubesi.

Türkmen. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinin müfredatları incelemeye konu edilmiştir. Araştırmanın zaman aralığı. s. Türk Kültürü. Türkmen. 12.2003.C. (11). 1/2. Eğitim sisteminde yapılan düzenlemeler. “II. programlarda yer aldığı ölçüde anlam kazanır. tarih. Günümüzde Türk ordusu. politik ve ekonomik yönden kalkınmasında ve bireylerin kendilerini gerçekleştirmelerinde önemli bir role sahip olan eğitim sisteminin üç temel ögesi vardır. 97-125. 41-54. İbrahim Kafesoğlu. 567-591. incelemek ve bütünlük anlayışı içinde değerlendirmektir. 162 . 6. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular yer almıştır. 5. “1843 Askerî Düzenlemesi Çerçevesinde Anadolu Ordusunun Kuruluşu”. Bu çalışmanın amacı da Cumhuriyet Dönemi ilköğretim ders programlarında Türk ordusu ve askerliğe ilişkin konuların incelenmesidir.96. Programlar ulaşılacak amaçları.başarılarını övmüş. Cumhuriyet Döneminin ilk müfredatının yayımlandığı 1924 yılından günümüze kadar geçen süreçtir. 1. bu amaçlara ulaşabilmek için seçilecek ve belli ilkelere göre düzenlenecek içeriği. Bu ögeler şunlardır: öğrenci. 2001. Erdem Özel Sayı. Yeni Türkiye Özel Sayı. s. sosyal bilgiler. Meşrutiyet Döneminde Osmanlı Ordusunda Ordu-Siyaset İlişkileri”. “II. s. “Millî Mücadele’de Siyasî Bir Dönüm Noktası: Birinci İnönü Muharebesi ve Düzenli Orduya Geçiş”.2001. s. “Türk Ordusu. Türklük Araştırmaları Dergisi. Erdem. 8. (31). (1). vatandaşlık ve insan hakları eğitimi. s. Askerî Tarih Bülteni. 11. “Türk İstiklal Harbi’nde Düzenli Orduya Geçiş İnönü Muharebeleri’nin Askerî ve Politik Sonuçları”. (401).2000. 1999. (102-104). (31). 2 Cengiz Çakaloğlu. 9.2005. T. Hüseyin Kıvrıkoğlu. 9. 155-169. okullara ve öğrencilere ulaşarak sınıfta işlenmiştir. kültürel. Türkiye’de cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ilköğretim düzeyindeki çeşitli ders müfredatlarında ve kitaplarda. Sait Kofoğlu. 9. Toplumun sosyal. s. 99-109. Belgelerle Türk Tarihi Dergisi. 2000. Türkiye’de Program Geliştirme Çalışmalarına Kısa Bir Bakış Bilim ve teknolojideki hızlı değişme ve gelişmeler her alanda olduğu gibi eğitim alanında da kendini göstermektedir. 21. (35). s. 1-4.2 Buna karşın ilköğretim ders müfredatlarındaki Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlere yönelik ulaşabildiğimiz bir araştırma bulunmamaktadır. Atatürk ve Cumhuriyet”. (41). “Türk Ordusunun Tarihi”. 28-39. 43-58. 7-9. s. “Mütareke Döneminde (1918-1921) Ordu: Mütareke Döneminden Millî Mücadele’ye Geçişte Ordunun Yeniden Yapılanması”. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi. Ertuğrul Zekâi Ökte. 34. 615-632. askerlik. (5). “Millî Mücadele Döneminde Millî Hareketler ve Ordu İş Birliği”. (13-14). millî tarih. milleti adına ona minnet ve güven duygularını dile getirmiştir. Zekeriya Türkmen. toplum ve ülke incelemeleri. 2000. Lütfü Üretener. s. Stratejik Araştırma ve Etüt Bülteni. OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi). Bu çalışmanın amaçlarından biri de müfredatlardaki ilgili bölümleri bir araya getirmek. s. “30 Ekim 1918 Tarihli Mondros Ateşkes Antlaşması’na Göre Türk Ordusunun Kuruluş ve Kadrosuna Bir Bakış”.96. Bu araştırma kapsamında değişik yıllarda yürürlüğe giren yurt bilgisi/yurttaşlık bilgisi. 659-666. Meşrutiyet Döneminden Mütareke Dönemine Geçiş Sürecinde Osmanlı Ordusunu Yeniden Düzenleme Çabaları”. ordunun kuruluşu ve benzeri konularda birçok bilimsel yayın mevcuttur. Türkmen. öğretmen ve program. Böylece askerlik ve Türk ordusu konuları.

Bir ara program olarak nitelendirebileceğimiz 1922 (1338) tarihli “İlk. Faruk Öztürk. “Batılılaşma Dönemi Osmanlı Eğitim Sisteminin Gelişimine Mukayeseli Bir Bakış”. 91. 12-15 Nisan 1999. H.uygulanacak yöntemleri. s. Aziz Berker. 1913 (1329) tarihli “Mekâtib-i İbtidâiyye Ders Müfredatı (İlkokulların Ders Müfredatı)” 1924 yılına kadar yürürlükte kaldı. 1882. 2000. Meşrutiyet Dönemlerinde birçok okul ve ders türüne ait müfredat hazırlandı. Türkiye Cumhuriyeti’nde İlk ve Ortaöğretim (Tarihî Gelişim) AÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayınları. Devlet. Umûr-ı Maârif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı) tarafından yayımlanmış ve Ankara’da basılmıştır. Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi öncesi ders programları hakkında geniş bilgi için bk. ve II.3 Türkiye’de modern anlamda ders programı hazırlama ve geliştirme çalışmalarının geçmişi Tanzimat Dönemine kadar uzanır. S 160. İstanbul.5 II. 1945. s. 1913 programındaki bazı dersler çıkarılmış veya adları değiştirilmiş. 2000. Batılılaşma Döneminde Ders Program Değişimi. s. Van.6 Programın tamamı incelendiğinde 1913 (1329) tarihli “Mekâtib-i İbtidâiyye Ders Müfredatı” ile aralarında pek büyük farkın olmadığı görülmektedir. ilk dört seneyi kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.8 3 Dilek Gözütok.7 Bu kanun ile birlikte Cumhuriyet Dönemine geçen bir diğer belge 1915 yılında hazırlanan “Mekatib-i İptidaiye-i Umumiye Talimatnamesi”dir. Van 100. 231. Program tamamıyla bir konular listesinden ibarettir. 1904. 163 . Orta Tedrisat Mektepleri Müfredat Programı” Büyük Millet Meclisi Hükûmeti. İlköğretim Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı. Mustafa Ergün. S 100. Kaya. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İstanbul. “Osmanlıdan Cumhuriyet’e Tarih Dersi Müfredatı”. Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Millî Eğitim Dergisi. Afyon. s. 1993. 32. 735-753. 1876. 1914 yıllarında ilkokul programları üzerinde yeni düzenlemelere gidildi. 1911. Ergün. İstanbul. Osmanlı Dünyasında Bilim ve Eğitim Milletlerarası Kongresi.4 I. destekleyici araç gereçleri. Sadece zorunlu eğitim altı yıl değil. İletişim Yayınları. Meşrutiyet Döneminde hazırlanan ders programlarıyla ilgili bazı anlayış ve uygulamalar ise Cumhuriyet Döneminin ilk yıllarında da devam etmiştir. Afyon Kocatepe Üniversitesi. Ankara. İkinci Meşrutiyet Devrinde Eğitim Hareketleri (1908-1914). 1985. 8 Hasan Cicioğlu. 44-47. s. Ankara. 1913’te “Tedrisât-ı İptidaiye Kanunu Muvakkati (İlköğretim Geçici Kanunu)” çıkarılmış ve “geçici” başlığını taşımasına rağmen cumhuriyet yıllarında da kanunun birçok maddesi yürürlükte kalmıştır. amaçlara ne kadar ulaşılabildiğini gösteren değerlendirme ölçütlerini kapsamaktadır. Yeni Türkiye. 6 İOTMMP. 1338. “Türkiye’de Program Geliştirme Çalışmaları”. 4 7 Yahya Akyüz. s. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. “Medreseden Mektebe Osmanlı Eğitim Sistemindeki Değişme”. 1908-1928 Arası Ortaöğretim (İdadi-Sultani) Müfredat Programlarının Değerlendirilmesi. 44. 2002. Tarih ve Toplum. Ankara. 4 Süleyman Karataş. 5 Ergün. 2002. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. C 16. 1996. s. Alfa Yayınları. Türkiye’de İlköğretim 1839-1908. 1869’dan itibaren ilkokul programlarını bir resmî düzen içine almaya çalıştı. Güz 2003. 1891. Türk Eğitim Tarihi (Başlangıçtan 1999’a). ders konularında ise ufak tefek bazı düzenlemeler yapılmıştır. 18-23.

s. 1992. http://yayim. 1936. İlköğretim Programları ve Gelişmeler. Dost Yayınları. Hatta bu çalışmaların çoğunu kendisi yürütmüştür. Bu bağlamda öğretim programlarını hazırlama ve geliştirme çalışmaları ile de yakından ilgilenmiştir.tr/dergiler/146/aslan. Neşe Tertemiz. Atatürk ve Eğitim.. Cumhuriyetten günümüze ilköğretimde. 1973. Nurdan Kalaycı. Ayrıca bu programda ilkokul ile ortaokul birbirinden ayrılmış ve 1997 yılında hayata geçirilen sekiz yıllık ilköğretim uygulamasına kadar da bu ayrılık devam etmiştir.gov. Yeni eğitim sisteminin amaçlarına uygun öğretim programların hazırlatılması. 2000. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Programları ve Belli Başlı Özellikleri”. Bu amaçla oluşturulan komisyonlar. yeni Türk harflerinin kabulü ve halka öğretilmesi. 177. Gündoğan Yayıncılık. 35. E. Bugün ilköğretimde uygulanan program da özellikle sekiz yıllık zorunlu ilköğretim uygulaması nedeniyle 1970’li yıllardan beri sürekli değiştirilmiş ve geliştirilmiş olup hâlen de geliştirme çalışmaları devam etmektedir. s. 1948 ve 1968 olmak üzere belli başlı dört program uygulamaya konmuştur. 1924 yılında hazırlanmıştır. s. 11 Atilla Tazebay. dışarıdan uzman getirtilmesi. Ankara.13 1990’lı yıllarda hazırlanan Fen Bilgisi. 12 Mehmet Arslan. Cumhuriyetin İlanı’ndan sonra eğitim sistemi ve bununla ilgili iş ve alanların yeniden düzenlenmesi konusunda önemli çalışmalar başlatmıştır. aralarda taslak niteliğinde olanların dışında 1926.12 1968 programından zamanımıza kadar ilkokul programlarının toplu olarak geliştirilmediği ancak tek tek dersler bazında program geliştirme uygulamalarının yapıldığı görülmektedir. öğretim metotlarıyla ilgilenilmesi. Süleyman Çelenk.meb.14 9 Mahmut Tezcan. Sosyal Bilgiler ve Yabancı Dil programları hep sekiz yıllık ilköğretim bütünlüğüne yönelik hazırlanmış programlardır. “Cumhuriyet Dönemi İlköğretim Programları ve Belli Başlı Özellikleri”.Yeni Türk devletinin kurucusu ATATÜRK. H. önceki programlarda önemli ölçüde ayıklamalar yaparak ders müfredatlarını hafifletmişlerdir.gov.htm 10 164 . 14 Arslan. Türkiye Cumhuriyeti’nde Eğitim ve Atatürk. değiştirilmesi ve bazı ders konularının cumhuriyet yönetimine uyarlanmasıdır. Wilson ve İlhan Başgöz. 206. http://yayim. Hayat Bilgisi.meb. s. ATATÜRK’ün öğretim programlarıyla ilgili çalışmalarından bazılarıdır. 84.9 Cumhuriyet Döneminin ilköğretim programı.htm 13 Tazebay vd. Nobel Yayın Dağıtım.11 Bu programın başka bir özelliği ise kız ve erkek öğrenciler için ayrı olarak hazırlanmış olmasıdır. ders kitaplarının yazdırılması. Ankara.10 Daha çok bir geçiş süreci programı niteliğinde olan 1924 programının öncekilerden temel farkı çok az sayıda dersin eklenmesi.tr/dergiler/146/aslan. Ankara. Bu programlarda da hedefler hiyerarşisine ve hedeflerin davranışsal ifadelerine yer verilmiş olmasının çağdaş program geliştirme anlayışına uygun olduğu düşünülmektedir.

diğer konuların yanında “Harb-i Umumi’de Türkiye. İlköğretim Ders Müfredatlarında Türk Ordusu ve Askerlik Türkiye’de ilköğretim kademesinde Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. tarih. 165 .2004 yılında ilköğretim programlarının yenilenmesi ve geliştirilmesi amacıyla kapsamlı bir çalışma başlatılmıştır. eğer varsa bu konuları hangi yönleriyle vurguladığı aşağıda incelenecektir: Cumhuriyet tarihimizin ilk müfredatı olan 1924 yılı ilköğretim ders programında üç. İmparatorluğun İnhilali. İstiklal Harbi. Türkiye Devleti’nin Kuruluşu” gibi konular işlenirken Türk ordusuyla ilgili bir konu başlığı bulunmamaktır. Türkiye Devleti’nin Kuruluşu. cumhuriyetin ilanından günümüze değişik dönemlerde ve çeşitli derslerin müfredatlarında yer almıştır. Millî İntibah Devri. 22.15 Fakat müfredattaki konular arasında Türk ordusuna doğrudan atıf yapan bir konu yer almamaktadır. Millî Matbaa. Laik Cumhuriyet…” gibi konular yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleri gelmektedir. Aynı yıl çıkan programın lise birinci devresi (günümüzde ilköğretim ikinci kademesi)nde tarih derslerinin birinci. İzmir ve Anadolu’nun İşgali. Cumhuriyet” gibi konular bulunmaktadır. yurttaşlık bilgisi. 16 Lise Birinci Devre Müfredat Programı. Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti İlk Tedrisat Dairesi. 1340 (1924). Yeni Türkiye Devleti’nin Kuruluşu. Mondros Mütarekesi. 17 age. İmparatorluğun Dağılması. Beşinci sınıfta iki saat olarak okutulan tarih dersinin müfredat konularında son döneme ilişkin “Cihan Harbi ve Mütareke. s. İstanbul. dört ve beşinci sınıflarda tarih dersi bulunmaktadır. Ecnebi İşgalleri. Bu derslerin programında “Türk ordusu”yla ilgili değişik konulara yer verilmiştir. Bu çalışmalar sonunda ilköğretim programları yeni birçok anlayış çerçevesinde oluşturulmuş ve uygulamaya geçmiştir. Matbaa-i Amire. Millî Türk Devleti. Matbaa-i Amire. İstiklal Harbi. Cumhuriyet. İstiklal Harbi. Şimdi. müfredatta Türk ordusuyla en fazla ilişkili olduğu düşünülen “İzmir ve Anadolu’nun İşgali. Bununla birlikte Türk ordusuna ilişkin başlı başına bir 15 İlk Mekteplerin Müfredat Programı. Hilafetin İlgası. 1926 yılı ilkokul müfredatına göre tarih dersleri dördüncü ve beşinci sınıflarda haftada iki saat olarak okutulmaktaydı. Osmanlı İmparatorluğu’nun Akibeti. kronolojik sıraya göre ele alınan ilköğretim ders programlarının Türk ordusuyla ilgili konular içerip içermediği. 18 İlk Mekteplerin Müfredat Programı. askerlik. 1926. İstanbul. Lozan Muahedesi. Sevr ve Lozan Muahedeleri. Müfredatında ilgili konunun yer aldığı derslerin başında sosyal bilgiler. İstanbul.18 Bu dersin beşinci sınıf konuları arasında “… Cihan Harbi. 1340 (1924).. ikinci ve üçüncü sınıfta haftada ikişer saat olmak üzere okutulması planlanmıştır.17 Başlıklardan anlaşıldığı üzere. Hilafetin İlgası” konuları yer almaktadır. hayat bilgisi. İstiklal Mücadelesi.16 Tarih dersinin içeriğine bakıldığında üçüncü sınıfların müfredatında.

İzin ve Tebdili Hava. s. Ordu Teşkilatı. Ayrıca konular daha bütünlük içinde. Gönüllü Askerlik. Askerlik Çağı. 1930. Bedel Verecekler. 24 age. Öncelikle müfredata tarih. 1931. İstanbul.. “Askerlik.konu görülmemektedir. Hile ve Desise Kullananlar. Kumandanların Umumî Hassaları. Adı geçen ders. sınıf müfredatında da “Millî Müdafaa: Ehemmiyeti. Harp İdaresi ve Siyaset. Deniz Ordusu. Orta Mektep Müfredat Programı (1927). haftada bir saat olmak üzere yalnız erkek öğrencilere okutulacaktır. Askerlik Çağının Muhtelif Devreleri. Ordu Kuvvet ve Teşkilatında İktisadi Amiller. Seferberlik İçin Çağrılan İhtiyat ve Efradın Hareket Tarzları ve Gelmeyenlere Konan Cezalar. Askere Çağırma. 166 . Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti. 1931 yılına gelindiğinde yenilenen ortaokul müfredatının yurt bilgisi dersi içeriğinde askerlik ve ordu konuları oldukça geniş bir yer tutmuştur. İstanbul. Firar Edenler. sınıf) Yurt Bilgisi ders programı daha yakından incelendiğinde şu konu başlıklarını bize sunmuştur: Müsavat: Vatandaşın Devlete Karşı Başlıca Vazifeleri. Muvazzaflık Müddeti. Kumandanlık. İçeriğinde konumuzla ilgili veri barındıran (1. 71-73. ayrıntılı ve teknik bir biçimde ele alınmıştır. Askere Gidenlerin Muhtaç Ailelerine Yardım. s.22 Yukarıdaki bilgiler göz önüne alınırsa Türkiye’de askerlikle ilgili ilk ders ve konular 1927 yılı müfredatıyla uygulamaya geçmiştir. Askerlik vazifesi.23 Yukarıda verilen konu başlıklarından başka öğretmen. ikinci sınıflarda okutulacak Yurt Bilgisi dersinin konuları arasında da vatandaşlık görevleri ve askerlikle ilgili bir konu yer almıştır. seçim demektir. Cezalarına İtiraz Edecekler. Donanma. Hava 19 20 age. 21 İntihap: Seçme. Kara Ordusu. “Askerlik” dersi girmiştir. 35-36. s. İhtiyat Zabitliği. Saklılar. Devlet Matbaası. 2005. Bu doğrultuda Türk ordusu teşkilatının hemen her bölümü tanıtılmış. Hava Filoları. Ordu. Türk Dil Kurumu. İntihap. İhtiyatların Çağrılması. Muhacir ve Mülteciler.24 Yurt bilgisi dersi 3. Orduların Lüzumu. yurt bilgisi derslerinin yanında ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulmak üzere yeni bir ders.19 1927 yılında düzenlenen ortaokul müfredatında ise askerlikle ilgili konularda yeni uygulamalar bulunmaktadır. Devlet Matbaası. Ordu Mekteptir. coğrafya. Yoklama Devreleri.. askerlikle ilgili kanuni hüküm ve uygulamalar başlıklarla verilmiştir. 975. s. 23 Orta Mektep Müfredat Programı. Konu. 22 Orta Mektep Müfredat Programı (1927). Ankara. 20. Böylece ilköğretimin ikinci kademesinde (ortaokul) okuyan öğrencilere askerlikle ilgili temel bilgiler kazandırmak isteği programda ve uygulamada yerini bulmuştur. 1. Ordu Hayatı.21 İntihaplara Ne İçin İştirake Mecburuz?” başlığını taşımaktadır. Kısa Hizmetli Asker. Asri Bir Ordunun Teşkilatında Neler Vardır?. Yaşlarını Değiştirenler. Askere Girmeden Evvel ve Girdikten Sonra Askerlik Muameleleri. Terhis. Türkçe Sözlük. 40. Vergi. Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekâleti. sınıfta sırası geldikçe aşağıdaki konular hakkında geçerli olan kanun hükümlerini de öğrencilere öğretecektir: Askerlik.20 İlgili programda bundan başka. s.

. s. Öğrenciler. Yüksek Askerî Şûrası” konuları vardır. s. “ulusal benlik” kavramlarıyla ve ATATÜRK’ün söylediği “Ne mutlu Türk’üm diyene!” sözüyle ilişkilendirilmiş olmasıdır. 167 . kahramanlıkları. yenileştirme ve modernleştirmeye müfredatlarda açıkça atıf yapan ilk konu olmuştur. yurtseverlikleri.”27 Programda yer alan bu açıklama. çocuklarda pekişmesi beklenen “ulusal şuur”. Teşkilatı. Millî Eğitim Basımevi. burada Türk ordusu.25 Görüldüğü üzere yurt bilgisi müfredatı içinde. 27 İlkokul Programı. “… Türk Ordusunun Mükemmelleştirilmesi” konu başlığı26 ordudaki değişikliğe. 84. ülkesine ve insanlığa hizmetlerini kavratmak amacıyla programda. askerlik ve Türk ordusunun birçok yönünü ele alan temel konuların çeşitli ders programlarına girdiği görülür. sevdirmek. 48. İstanbul. yurttaşlık bilgisi ve görevi bağlamında askerlik ve orduyla ilgili genel/temel teorik bilgilerin öğretilmesi amaçlanmıştır. askerlik ve orduya ilişkin değişik konu ve açıklamalar detaylı bir biçimde yer almıştır. Türk tarihiyle. Millî Müdafaa Vekâletinin Vazifesi. Genel olarak 1931 yılı ortaokul müfredat programı değerlendirildiğinde. aslında tarih dersi veren öğretmenlere Türk ordusunu çocuklara hangi yönleriyle ve nasıl tanıtacaklarını. age. Aynı yılın 3. tarih dersi müfredatının başındaki açıklamalar bölümüne şu bilgiler yazılmıştır: “Öğretmen. 1936. orduda modernleşmeyi ele almıştır. Türk ordusunun dünyanın dört bucağında yüksek ülkülerini gerçekleştirmek için hem kendisine hem insanlığa ne kadar hizmet ettiğini. Türk milletinin tarihteki büyük başarılarını. uygarlık alanına yaptığı katkıları tanımak nasıl insanımıza ve çocuklarımıza millî bir bilinç ve 25 26 age. uygar ve yüksek karakterleriyle nasıl insanlığa şeref verdiklerini öğrencilerin kavrayacakları canlı örneklerle çocuklara göstererek onlarda ulusal şuuru ve ulusal benliği yaşatacak. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. Böylece ortaokul çağındaki öğrencilere. tarih derslerinde Türk ordusunu nasıl işleyeceklerini açıklar mahiyettedir. sınıflar tarih dersi müfredatı. ‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’ suretinde ifade ettiği hakikatin manasını çocuklara kavratacaktır. Türk milletiyle ve ulusal bilinçle özdeşleştirilmiştir. 1936 yılı ilkokul programında Türk ordusu ve askerliğe ilişkin daha geniş bir içerik ve açılıma yer verilmiştir.. Ancak bu içerik zenginleşmesinin ders konularından ziyade bazı derslerin “açıklamalar” veya “amaçlar” bölümünde olduğunu belirtmek gerekir. Tüm bunların üstüne ayrıca müfredatta erkek öğrencilere yönelik haftada iki saat olmak üzere “askerlik” dersinin olduğunu da belirtmek gerekir. ATATÜRK’ün Cumhuriyet’in onuncu yıl dönümü dolayısıyla söylediği nutukta.Ordusu. Türk ordusuna yönelik biraz daha değişik bir konuyu. Öğrencilere Türk ordusunu tanıtmak. s. 124-125. Açıklamada dikkati çeken önemli bir özellik de Türk ordusu konusunun. yurt bilgisi derslerinde öğrenecekleri konularla bağlantılı olarak tarih dersinde de Türk ordusunun farklı bir boyutunu işleyeceklerdir. Daha geniş bir açıdan bakılırsa.

Daha önce tarih dersi programının baş tarafına konan konuyla ilgili açıklamalar aynı doğrultuda. Türk ordusuna ve ulusal işlere karşı içten bir ilgi yaşatması. Namusunu.. her milletinkinden üstündür. 2005. daha öz ve anlaşılır hâle getirilerek yurt bilgisi dersinin amaç ve açıklamalarına da eklenmiştir. o büyük başarıları düşünecekler. Buna göre adı geçen dersin birinci amacı şöyledir: “Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu. askerliğe. Atatürk Kültür. Ankara. Tarih ve yurt bilgisi dersleri vatanını. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirmek. derste öğretmenin öğrencilere bir yandan ulus kavramını kazandırmak için çocukların anlayacakları misaller bularak onları düşündürmesi. onların Türk ulusuna. ulusu sevmekle eş değer tutulmuştur.”31 gibi dolaylı veya doğrudan Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular yer almıştır.çalışma gayreti veriyorsa28 Türk ordusunun karakteri. Yine yukarıda söz edilen müfredatta. onlarda Türk ulusunun amaç ve ülkülerini öğrencilere mâl etmesi. s. Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı duydukları sevgi. 28 Mustafa Kemal Atatürk’ün konuyla ilgili şu sözleri örnek gösterilebilir: “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça. 30 age. Bu tarihten Türk çocukları bağımsızlık fikrini kazanacaklar. vatanı. beşinci sınıf yurt bilgisi dersi konuları arasında “Devletle Yurttaşlar Arasında İlişki” başlığı altında. bu ilkelerin çocuklarda inanç ve ülkü hâline gelmesine çalışmalıdır. milletimiz ve diğer uluslar için yaptıkları da çocuklarda aynı bilinç ve çalışma azmini destekleyeceği düşünülmüştür.”30 Müfredatta. Programdan verilen örneklere göre Türk ordusunu içten sevmek ve ona güvenmek.” Utkan Kocatürk. Seçim Hakkını Kullanmak. 29 İlkokul Programı (1936). bu amaç ve ülküleri gerçekleştirmek için her fedakârlığı göze alacak ve gerekirse hayatını verecek uyanık duygulu ve ülkülü yurttaşlar yetiştirmesi de o kadar önemlidir. harikalar yaratan adamları öğrenecekler. daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. 281-282.. Vergi Vermek. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi. 168 . Askerlik Yapmak. 147. başarıları. Türk yetenek ve kudretinin tarihteki başarıları meydana çıktıkça. 31 age. milletini ve ordusunu seven bir yurttaş yetiştirme amacını içinde barındırmıştır. dört ve beşinci sınıflarda okutulacağı belirtilen yurt bilgisi dersinin “amaçlar”. ulus topluluğunun ve ulusal birliğin manasını ve önemini kavratması ne kadar gerekli ise öte yandan çocuklarda Türk ulusuna karşı derin sevgi ve saygı uyandırması. 156. Canını.”29 Diğer taraftan ilgili dersin açıklamalar bölümünde de askerliğe ve Türk ordusuna vurgu yapan şu bölüm vardır: “Bu derste birtakım ilkeleri öğretmekle ve kavratmakla kalmamalı. “açıklamalar” ve “konular” bölümlerinde Türk ordusuna ilişkin çeşitli kayıtlar görülmektedir. millete tarihini. kendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu yetenekle kimseye boyun eğmeyeceklerdir. 148. Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri: Kanunlara Uymak. kahramanlıkları.” “Türk çocuklarında yetenek. s. “Devletin Yurttaşlara Karşı Ödevleri: Yurttaşların Malını. soylu bir millete mensup bulunduğunu. Mesela. bütün uygarlıkların anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu öğretmeliyiz. Yurdun Bağımsızlık ve Bütünlüğünü Korumak. büsbütün Türk çocukları kendileri için gereken atılım kaynağını o tarihte bulabileceklerdir.” “… Evvelâ. s. ulus kavramını ve Türk ulusunun karakterini öğrencilere kavratmak. s.

Malî Hükümler. ilkokullarda şu şekilde yapılacaktır: “Resmî ve özel ilkokullarda öğrencilere. yerine yeni bir ders konmaksızın beden eğitimi ve konuyla ilişkili diğer dersler içinde öğrencilere millî savunma ve askerlikle ilgili konuların vurgulanacağı belirtilmiştir. s. Tebliğler Dergisi’nde yayımladığı bir yazı ile karışıklığı gidererek kız öğrencilerin bu dersi haftada bir saat olarak göreceklerini belirtmiştir.34 “Türkiye Cumhuriyeti” diye başlayan ikinci bölüm35 ise bazı eksikliklerle birlikte hemen hemen günümüzde okutulan Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi konularını kapsamaktadır. Öğrenciler bulunulan yerin imkânı nispetinde askerî törenlere (alay günleri. 34 Ortaokul Programı (1938). İktisadî Hükümler. ordunun durumu çerçevesinde ele alınmıştır.1939 tarihli ve 80/103 sayılı Karar. fakat dönemin Maarif Vekâleti (Eğitim Bakanlığı). öğrencilere askerliği sevdirici. Ordu. vatan. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı. her iki bölümde de Türk ordusuna ait çeşitli konular bulunmaktadır. T. vs. Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisi..C. Vatan. Ankara.1938 yılında yayımlanan ortaokul müfredatında göze çarpan konulardan biri. Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği’nin yukarıda verilen maddeleri. harp gemilerine ziyaretler yapılarak askerlikle ilgileri geliştirilir. 101. askerî yürüyüşler ve bilgiler öğretilir. Buna göre askerlik ve millî savunma dersleri yeniden düzenlenmiştir.32 Bundan başka müfredatta. sancak. 18. Devlet Basımevi. 169 . Maarif Vekilliği Tebliğler Dergisi. Yeni programa göre kız öğrenciler. 1938. 07. bazı okullarda bu ders erkek öğrencilere olduğu gibi haftada iki saat olarak okutulmuş. 35 age. millet. 32 Ortaokul Programı (1938).02. İstanbul. sınıf programı. Kışlalara. Askerlik dersinin kız öğrenciler için de uygulamaya başladığı ilk dönemlerde.33 Yukarıda sözü geçen müfredatta yer alan tarih dersi 3. ant içme törenleri. Türlerin Mukabelesi: Garp ve Cenup Cepheleri. marşlar. bayrak ve ordu sevgisi ve saygısı aşılanır. C 10. Birinci bölümde konular Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan Sevr Antlaşması’na kadar gelmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğü. 41. Yapılan düzenlemeye göre askerlikle ilgili konular içeren Millî Savunma Öğretimi. Ortaokullarda ise o döneme kadar ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulmakta olan “askerlik” dersi kaldırılmış. ilkokul ve ortaokullarda askerlik konularıyla ilgili yeni uygulamalar getirmiştir.” Ortaokullarda Millî Savunma Öğretimi. Osmanlı Memleketlerinin Taksimi. Bakanlar Kurulunun 03. Adlî Hükümler. 40. Ankara. bayrak ve ordu sevgisi ve saygısı aşılayıcı konuların öğretileceği bildirilmiştir. 13 Şubat 1939. 33 Ortaokul Programı (1938). s. Buna göre ilkokullarda ayrı bir ders olmaksızın. ikinci ve üçüncü sınıflarda okutulacağı belirtilen askerlik dersi program içeriğinin D 60 Talimatnamesi’ne göre düzenleneceği bildirilmiştir. Sevr Antlaşması’nda orduyla ilgili kararlar.”36 Burada ordu konusu. şu etkinliklerden oluşturulur: “Resmî ve özel ortaokullarla bunlara denk okul ve sınıflarda beden eğitimi ve izcilik çalışmalarında ve diğer ilgili derslerde millî savunma bilgileri öğretilir.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilir. millet. Bu programda. 40. s. 30 Haziran 1947. s. askerî hava meydanlarına. Programın ikinci bölümünde ise orduyla ilgili şu konular bulunmaktadır: “Millî Müdafaa: İzmir’in Yunanlar Tarafından İşgali. s. iki ana bölümden oluşmuştur.” İlgili yönetmelik. sancak. S 440. askerlik dersini ikinci ve üçüncü sınıfta birer saat olarak göreceklerdir.03. Tebliğler Dergisi’nde yayınlanmıştır.. daha önce erkek öğrenciler için konan “askerlik” dersinin bu tarihten sonra kız öğrenciler için de zorunlu olduğudur. Bunlardan birinci kısmın en sonunda geçen konu başlıkları şunlardır: Sevr Muahedesi: Hudutlar. 36 age. askerliğe teşvik edici ve savunma ruhunu aşılayıcı oyunlar.1947 tarihli ve 1/5612 sayılı Kararı ile “Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği (D-60)” yürürlüğe girmiştir.

Terhis. 40 Ortaokul Programı (1938). Yüksek Askerî Şûrası. Hava Ordusu. Harp İdaresi ve Siyaset.”40. s. İhtiyatların Çağrılması. 39 Karşılaştırma için bk. İzin ve Tebdili Hava. 43 İlkokul Programı.Mustafa Kemal’in Türk Milletini ve Ordusunu Toplamaya Başlaması. Muvazzaflık Müddeti. Bu değişikliklere göre 1931 yılı yurt bilgisi ders programındaki askerlik ve ordu konuları aynı başlıklarla ama farklı sınıflarda yer almıştır. Askere Gidenlerin Muhtaç Ailelerine Yardım. Askerlik Çağının Muhtelif Devreleri. 42 age. Ordu Kuvvet ve Teşkilatında İktisadi Amiller. Ordu Hayatı. s. Muhacir ve Mülteciler. Ordunun Lüzumu. Yeni program sadece eğitim ilkeleri ve amaçları bakımından eskisinden farklıdır. Kısa Hizmetli Asker. Hava Filoları. Gönüllü Askerlik. Ordu Okulları.. s.”37 Programın ilerleyen başlıklarında da millî ordunun kurulması konusuna değinilmiştir. ders saatleri ve müfredatındaki konularla ilgili birtakım düzenlemeler yapılmıştır. Adı geçen programda yeni dönemde okutulacak yurt bilgisi dersinin hangi sınıflarda okutulacağı. Kara Ordusu. 41 age.. 44 Yukarıda 1936 yılı ilköğretim programının özelliklerinin açıklandığı bölüme bakınız. Donanma. amaç ve konular bu yeni programda da aynen korunmuştur. Yoklama Devreleri. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. İhtiyat Zabitliği. 62. Ordu. Yukarıda 1931 yılı ortaokul programının açıklandığı bölüm.”42 Verilen konu ve başlıklara bakıldığında 1938 yılı yurt bilgisi programının. 38 Programda konuyla ilgili geçen ifade “millî ordu teşkiline başlanması” şeklindedir. İstanbul. Firar Edenler. s. Yaşlarını Değiştirenler.39 Buna göre 1938 yılı yurt bilgisi müfredatında askerlik ve ordu konulu başlıklar şöyledir: “(İkinci sınıflar için) Millî Müdafaa: Ehemmiyeti. Türk ordusunun kuruluşunu ilk defa ele alan program olma özelliğini taşımaktadır. bu açıdan yeni bir şey getirmediği söylenebilir. 1948. Saklılar. Ortaokul Programı (1938). içerik ve konular bakımından neredeyse 1936 yılındakinin aynısı gibidir. Hile ve Desise Kullananlar. 64. 41. Teşkilatı. s. Kumandanların Umumi Hassaları. Askere Çağırma. 170 .43 Durum böyle olunca.44 37 age. (Üçüncü sınıflar için) Askerlik Vazifesi: Asri Bir Ordu Teşkilatında Neler Vardır? Kumandanlık. Ordu Teşkilatımız.38 Böylece yukarıda sıralanan başlıkları içeren 1938 yılı ortaokul müfredatı. 68. 1948 yılında yayımlanan ilköğretim müfredatı. Millî Eğitim Basımevi. Deniz Ordusu. Cezalarına İtiraz Edecekler. daha önceki müfredatın askerlik ve ordu konularını tekrarladığı.. Bedel Verecekler. Millî Müdafaa Vekâletinin Vazifesi. 1936 yılı ilköğretim müfredatında yer alan ordu ve askerlikle ilgili açıklama. Seferberlik İçin Çağrılan İhtiyat ve Efradın Hareket Tarzları ve Gelmeyenlere Konan Cezalar.”41 “Askerlik: Askere Girmeden Evvel ve Girdikten Sonra Askerlik Muameleleri: Askerlik Çağı. 42. Türk ordusuyla ilgili konunun yeri ve önemi daha rahat anlaşılabilsin diye öncesindeki birkaç konu başlığıyla birlikte verilmiştir.

Programın başında yer alan ortaokulların eğitim ve öğretim ilkelerinden birine göre “… Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır. bu programda oldukça azaltılmıştır. Millî Mücadele. amaçlar. Sakarya Savaşlarıyla Büyük Taarruz.Türkiye’de müfredat geliştirme çabaları sonucunda 1951 yılında yeni bir ortaokul ders programı yayımlandı.45 Bu programın “Eğitim ve Öğretim İlkeleri” bölümü ile yurttaşlık bilgisi dersi üçüncü sınıf konuları arasında askerlik ve Türk ordusunu muhtevi açıklama ve başlıklar yer aldı. sınıf hayat bilgisi dersi programının sonuna askerlikle ilgili kısa bir ek ünite konmuştur. Yapılan değişikliklerle. Askerlik Yaşı ve Yoklamalar. bundan sonraki birçok yurt/yurttaşlık bilgisi müfredatının “Devlete Karşı Ödevlerimiz/Vatandaşlık Görevlerimiz” gibi başlıkları altında tekrarlana gelmiştir. Bu ünitenin içeriğindeki ifadeler şöyledir: Askerlik ödevi ve önemi. s. Aynı yılın yurttaşlık bilgisi dersi 3. Örneğin 3. s. 24. kuruluşunu doğrudan konu edinen bir başlık yer almamıştır. 1951. Yurdun Kurtarılması. askerî hava meydanlarına. bulunulan yerin imkânı nispetinde askerî törenlere. 49 Programda yer alan konu başlıklarından bazıları şunlardır: “Millî Mücadele Hazırlık (Erzurum ve Sivas Kongreleri). 108. Yine de müfredatta bazı derslerin açıklamalar veya konular bölümünde inceleme mevzuumuzla ilgili kısımlar göze çarpmaktadır. Millî Eğitim Basımevi. harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. 3. İstanbul. İstiklal Savaşı. Öğrenciler. 46 age. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı.). sınıf konuları “Vatandaşlık Ödevlerimiz” başlığı altında askerliğe ilişkin şu üç başlık görülmektedir: 1. 133. dipnot açıklaması. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara. 2. Birinci ve İkinci İnönü. 47 Yönetmelikle ilgili bk. savaşa hazırlık ve savaş yılları gibi konular işlenirken Türk ordusunu. 171 . (alay günleri. 11. Askerlik Daire ve Şubeleri.47 Ayrıca yalnızca bir derse/bir derste askerlik ve orduyla ilgili işlenecek konulara gönderme yapmayıp tüm derslerde bu yönde işlenmesi gereken genel konuları belirtmiştir. 1947 yılında yayımlanan Millî Savunma Öğretimi Yönetmeliği D-60’tan devşirilerek programa konmuştur.48 Temel askerlik bilgileri olarak görülebilecek bu konular. Barışta ve Savaşta Savunma Ödevlerimiz.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli. Ankara’da Büyük Millet Meclisinin Açılması ve Millî Bir Türk Devleti’nin Kurulması. 48 Ortaokul Programı (1951).. ant içme törenleri vb. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgi ifadesi yolları da öğretilmelidir.49 1962 tarihli ilkokul müfredatında köklü bir değişikliğe gidilmiştir.”46 Bu ilke. konular. önceki ilköğretim programında genişçe bir yer bulan Türk ordusuna ve askerliğe ait bölümler (açıklamalar. çevredeki askerî birliklerin gözlemlerinden askere alım ve terhislerden faydalanılarak öğretmenin uygun 45 Ortaokul Programı. 1951 yılı tarih dersi üçüncü sınıf müfredatında. Mudanya Mütarekesi. başlıklar vb. s.” Ortaokul Programı (1951).

”52 cümlesiyle askerlik konusuna atıf yapılmıştır.50 Bu ek üniteyle birlikte ilk defa hayat bilgisi dersi müfredatına askerlikle ilgili konular girmiştir. bu programla artık üçüncü sınıflarda okutulmaya başlanmıştır. 1962. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. bu programda “Sosyal Bilgiler” adı altında birleştirilmiştir. 1962 müfredatında.” Ortaokul Programı (1962).. askerlik. 1968. 1951 yılı ortaokul programı özelliklerinin açıklandığı bölüm. 145.” Ayrıca yurttaşlık bilgisi dersi 3. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 1951 yılında yayımlanan ortaokul müfredatında verilenlerin aynısıdır. Askerlik. Ay Yıldız Matbaası. Karşılaştırma için bk. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını misallerle gösterecektir. 1962 yılı ortaokul programında Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. s. Askerlik Daire ve Şubeleri. 55 İlkokul Programı. ant içme törenleri vb. 54 Ortaokul Programı. Programdaki diğer yenilikler arasında. 1968 yılında düzenlenen ilkokul müfredatında ders adlarında.55 Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular da Sosyal Bilgiler 50 İlkokul Programı Taslağı. 27. idare. s. 52 age. İstanbul. Seçim ve Seçmenin Sorumluluğu)” 53 başlıkları önceki müfredatlarda olduğu gibi burada da yerini almıştır.. 1962 müfredatında Toplum ve Ülke İncelemeleri adını alan tarih. Öğrenciler. Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır. 45. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgiyi belirtme yolları öğretilmelidir. (alay günleri. 3. harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. Askerlik Yaşı ve Yoklamalar. Programda araştırma konusuyla ilgili geçen bölümler şunlardır: Ortaokulun eğitim ve öğretim ilkeleri başlığı altında “. sınıf konuları “Vatandaşlık Ödevlerimiz” başlığı altında askerliğe ilişkin şu üç başlık görülmektedir: “1. Ankara. hukuk.. Bundan başka dersin beşinci sınıf konuları arasındaki “Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri (Kanunlara Uymak. Aynı yılın ilkokul ve ortaokul müfredatları birlikte ele alındığında. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri..) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli. Barışta ve Savaşta Savunma Ödevlerimiz. “Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtecek. 51 İlkokul Programı Taslağı (1962).54 Herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. s. askerlik ve ordu konusunun açıklama ve başlıkları birincisinde azalırken ikincisinde tamamen aynı kalmıştır. s. ilim. birçok ders sosyal bilgiler ile fen ve tabiat bilgisi dersleri içinde toplanmış ve bu iki ders mihver ders olmuştur. 11. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri “Toplum ve Ülke İncelemeleri” adı altında birleştirilmiş ve tek bir ders hâline getirilmiştir. daha önce ayrı ayrı işlenen tarih. Yukarıda. 53 age.51 Programda dersin açıklamalar bölümünde. 1962. s. öğretimde toplulaştırma ilkesi uygulanmış.gördüğü zamanda işlenecektir. askerî hava meydanlarına. 40. Millî Eğitim Basımevi. İlkokul öğrencilerinin psikolojik özellikleri göz önünde bulundurularak özellikle 172 . Vergi ve Vergide Dürüstlük. 18. konularda ve açıklamalarda bazı değişiklikler yapılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 33. s. İstanbul Millî Eğitim Basımevi. elden geldiği kadar askerî törenlere. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara. 2. Örneğin. Böylece daha önce en erken ilkokul dördüncü sınıf ders programlarında yer alan askerlik ve ordu konuları.

idare. bazı konular da kısaltılmış bulunmaktadır. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirir. s. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını göstermelidir. Türk ordusuna sevgi. Millî Eğitim Basımevi. 63..59 Bazı içerik değişikliklerine rağmen. başka bir yönden de öğrencilerin Türk askerine.60 1968 yılı ilkokul müfredatı.56 Bu amacın. 59 Ortaokul Programı. üzerinde küçük düzenlemeler ve değişiklikler yapılarak 1971 yılında yeniden yayımlanmıştır.57 Sosyal bilgiler dersinin beşinci sınıfında “Yurttaşların Devlete Karşı Ödevleri” başlığı altında da “kanunlara uymak. s. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı sevgi. 173 . 61 İlkokul Programı. açıklamaları ve konuları arasında münderiçtir. s. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 69. Programda dersin amaçları arasında Türk ordusu ve askerlikle ilgili şu bilgilere yer verilmiştir: 1. ilkokul müfredatından iki yıl sonra 1970 yılında değiştirilmiştir. vergi vermek. sosyal bilgiler dersinin amaçları. Kısaca söylemek gerekirse 1968 ilkokul müfredatında askerlik konusu. Millî Eğitim Basımevi. 1962 programında da korunan askerlik ve orduya ilişkin konular. burada bir sistematik çerçevesinde sosyal bilgiler dersinin amaçları. 69. 56 age. açıklamaları ve konuları arasına yayılmıştır. Bu konular. askerlik yapmak.. ilk defa 1951 yılındaki müfredatta verilen. açıklamaları ve konuları bölümlerine dağılmış durumdadır. Ortaokul müfredat programı. s. gereksiz konular çıkarılmış. 1970. İstanbul. ders konuları oldukça hafifletilmiş. hukuk. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. dersin yirmi sekiz amacı arasında dördüncü sırada yer aldığını önem sırası açısından vurgulamak gerekir. 80. Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu. 18. Karşılaştırma yapmak için bk. 58 age. daha çok yurttaşlık görevleri bağlamında ele alınmış.62 ikinci devrede (dördüncü ve beşinci sınıflarda). 80..dersinin amaçları. millet kavramını ve Türk milletinin karakterini kavrar.. 62 age. 57 age. 60 Karşılaştırma yapmak için bk. askerlik. bayrağına. 63. age. aynı biçimde 1970 müfredatında da yer almıştır. saygı ve güven duymalarını vurgulamıştır. 1971. Görüldüğü gibi daha önceki çeşitli programlarda aynı şekilde geçmiş olan askerlik ve Türk ordusuna ilişkin konular. Türk milletine. Türk ordusu ve askerlik konularının veriliş yerinde ve başlıklarda önceki iki ortaokul programına göre herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.61 Bununla birlikte programın askerlik ve ordu konularını içeren bölümlerinde bir değişiklik yapılmamıştır. s. Bu bahisle. Müfredatta sosyal bilgiler dersinin açıklamalar bölümünde konuyla ilgili olarak öğretmenlere şu uyarı yapılmıştır: Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtmeli. Yukarıda 1968 ilkokul programının özelliklerinin açıklandığı bölüm. dipnot 45. ilim. İstanbul. Yurttaşlık görevleri ve sorumlulukları yönünden: ç. seçim hakkını kullanmak”58 konuları verilmiştir..

artık üç ayrı dersin programında.konuları arasında görülen ordu ve askerlik konuları. Buna göre. Ankara.64 Dersin üçüncü sınıflara yönelik müfredatında ise daha önceki yurttaşlık bilgisi dersinin konuları arasından aktarılan bölümler yer almıştır. vatandaşlık bilgileri. Millî Eğitim Basımevi. ant içme törenleri vb. dolayısıyla hazırlanan programların bir önceki programa eklemeler ve çıkarmalar yapılarak birbirinin benzeri şeklinde oluşturulduğu ve özde bir değişikliğe gidilmediği söylenebilir. bir önceki müfredatta yalnız bir dersin -sosyal bilgiler dersi. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleriydi. Daha önce ilkokul programında yapılan ders toplulaştırma uygulamasının bir devamı olarak ilgili düzenlemeyle ortaokullarda okutulan tarih. 64 age. “Ortaokulun Eğitim ve Öğretim İlkeleri” başlıklı bölümde de eski programdan devredilen şu klasik cümleler yerini korudu: Bütün eğitim ve öğretim çalışmalarında yurt savunmasının önemi belirtilerek öğrencilere gerekli telkinler yapılmalıdır. ilgililerin müsaadesi alınarak kışlalara. s. Dersin amaçları arasında askerliğe (vatan savunmasına) ilişkin şu ifade vurgulanmıştır: Yurt savunmasının ve bu uğurda her türlü mal ve can fedakârlığının kutsallığı hakkında güçlü ve içten inanç vermek. Bunlar. 65 age.”65 bölümleridir.63 Bahsedilen uygulama sonucunda Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. Millî Eğitim Basımevi. (alay günleri. s. 54. yeni bir ortaokul müfredatını uygulamaya başladı. 51. s. 1973. Askerlik Yaşı ve Yoklamalar. Ortaokul Programı. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı. 1985 yılında Türk eğitim sistemi.67 Adı geçen derslerden ilk ikisi birinci ve ikinci sınıflarda. 1988. Ankara. coğrafya ve yurttaşlık bilgisi dersleri “Sosyal Bilgiler” adı altında toplanmış ve birleştirilmiş bir ders hâline getirilmiştir.) tatbikatlara seyirci olarak iştirak ettirilmeli. sosyal bilgiler dersi için askerlikle bağıntılı öncekilere benzer fakat yeni bir amaç verilirken konular bölümünde farklı herhangi bir başlık yer almamıştır. Bu dersler millî tarih. sosyal bilgiler dersinin amaç ve konu bölümleri içeriğinde sıralanmıştır. 67 Ortaokul Programı (1985).. başlıklarında yer aldı. 174 .1973 ortaokul müfredatında ders adlandırmalarında yeniden bir düzenleme yapılmıştır. 10. 66 Taşpolatoğlu. millî coğrafya. 63 Programda ders toplulaştırma gerekçeleri açıklanmıştır. 1993. Askerlik Daireleri ve Askerlik Şubeleri. s. dört ayrı dersle temsil edildi. elden geldiği kadar askerî törenlere. Türk eğitim sisteminde (1968 sonrası) 1980 yılına kadar program geliştirme çalışmalarının bilimsel dayanaklı eğitim teorisi ve yaklaşımları ele alınmadan yürütüldüğü.. Sonuç olarak 1973 müfredatında. diğer ikisi de üçüncü sınıflarda okutulacaktı. Öğrenciler. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. 5. Tüm bunların önünde müfredatın başında. askerî hava meydanlarına. “Hak ve Ödevlerimiz” başlığı altında verilen “… Barışta ve Savaşta Savunma Görevi.66 80’li yıllarda Türkiye’de ilkokul ve ortaokul müfredatlarında yenileştirmeler ve köklü değişiklikler yapılmıştır. Yeni müfredatta sosyal bilgiler dersi konuları.

184. 214. 70 age. s. Türk Milletinin Askerliğe Verdiği Önem70 Vatandaşlık bilgisi dersinde askerlik konularında beliren açılımı. s. Muvazzaf Askerlik Dönemi ç. Savunma Ödevimiz 2. Böyle bir konu başlığı. s. 29. Yedek Askerlik Dönemi d. Askerlik a. 69 age. yurdumuzu ve milletimizi yüceltmek. 175 .. ordu ve askerlikle ilgili konular genişlemiş.. Askerlik Çağı b. Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı b. Üçüncü sınıflarda okutulacak vatandaşlık bilgisi dersi içeriğinde. misallerle belirtilecek…”69 cümlesi girdi. age. Hem düzenli Türk ordusunun kuruluşu ele alınmış71 hem de orduyla ilgili başlıca bir ünite konmuştur. Vatandaşlık bilgisi dersi programındaki ilgili ünite ve konu başlıkları şunlardır: Yedinci Bölüm F. 71 Ders programındaki konu başlığı “Düzenli Ordunun Kurulması”dır. neredeyse bir ünite hâlini almıştır. “Türk milletinin askerliğe verdiği önem” başlığı ile noktalanmıştır. Hatta bu ünitenin son konusu.68 Millî tarih dersinin açıklamalar bölümüne de askerlik ve orduyla anlamca örtülü olarak. Aynı ilkeler daha önceki ortaokul ders programlarında da yer almıştır. Bu ziyaretler ve temaslar esnasında orduya ve sancağa saygı ve sevgiyi belirtme yolları öğretilmelidir. s. Askerlik Yoklamaları c. Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatında da görmek mümkündür. “Atalarımızın. Hayat Hizmeti 1. 222. Millî Savunma a. daha önceki programların açıklamalar veya amaçlar bölümünde yer almasına rağmen ilk defa 1985 müfredatında bir konu başlığı olarak karşımıza çıkmıştır. Terhis e. Millî Güvenlik Kurulu 3.. Düzenli ordunun kurulması konusu ilk defa 1938 ortaokul tarih müfredatında 68 Ortaokul Programı (1985).harp gemilerine ziyaretler yapılarak yurt savunması bakımından askerliğin önemi kavratılmalıdır. Öyle ki bu derste askerlik konularından ziyade doğrudan Türk ordusuna vurgu yapılmıştır. geliştirmek ve gerektiğinde savunmak için ne kadar emek ve çaba harcadıkları ve onlara ne kadar borçlu olduğumuz.

Askeri Güç: a. millet kavramını ve Türk milletinin karakterini kavrar.” Açıklamalar bölümü: Öğretmen her fırsattan yararlanarak Türklerin tarihte oynadıkları rolü belirtmeli.. hukuk. 160. idare.. özellikle vatandaşlık bilgisi programındaki askerlik konuları ile inkılap tarihi programındaki ordu konularının birbirini desteklediği. İstanbul. 1989. bu programda aynı bölümde ünite olarak birleştirilmiş ve bir okuma parçasıyla desteklenmiştir. Askerî Alanda Gelişmeler 2. Bu müfredata konan askerlik ve ordu konularının. Türk milletine. müfredatta askerlik ve orduyla ilgili başlık sayısı artırılmış.73 İkincisi. s. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Özelliği. bayrağına. sosyal bilgiler dersinin amaçları ve açıklamaları 1968 yılı ders programından aynen alınmış bu yüzden oradaki askerlik ve ordu bölümleri de değişmeden yeni müfredata geçmiştir. Bu yeni konu başlıkları şöyledir: Atatürkçü Düşüncede Millî Güç Unsurları 2. konu açısından incelendiğinde iki farklı tutum görülmüştür. İçeriği zaman zaman değişmekle birlikte “Türk Ordusu” başlıklı üniteyi. tamamladığı görülür. Askerlik Görevinin Kutsallığı 1) Türk Milletinin Doğuştan Asker Olma Vasfı74 72 73 age. Millî Savunma (konu ile ilgili okuma parçası)72 Daha önce bazı programlarda ayrı ayrı görülen askerî alanda gelişmeler ve millî savunma konuları. s. 155. Millî Eğitim Basımevi. fen ve sanat alanlarında başka milletlere örnek olduklarını göstermelidir. Bunlardan birincisi. 171. Karşılaştırma için bk. 1985 yılı ortaokul müfredatına bütünlük anlayışı ile bakıldığında. Yurttaşlık görevleri ve sorumlulukları yönünden: ç. 74 age.yer almışken daha sonra hazırlanan programlarda bu konu unutulmuş. Sosyal bilgiler dersinin amaçları: “1. askerlik. 224. daha doğrusu yeni konular eklenmiştir. tekrar 1985 yılı inkılap tarihi programında gündeme gelmiştir. Bundan sonra günümüze değin hazırlanan tüm ortaokul müfredatlarının Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi programlarında “Düzenli Türk Ordusunun Kurulması” konusu yer almıştır.” İlkokul Programı. Topluluk hâlinde yaşamanın bir zaruret olduğunu. Yeri ve Genel Vazifeleri b. ilim. Önemi. saygı ve güven duygularını kuvvetlendirir. Bu ünitenin konuları şu başlıklardan oluşmuştur: 1. Söz konusu ders müfredatındaki başka bir yenilik de “Türk Ordusu ve Millî Savunma” başlıklı yeni bir ünitedir. s. Türk askerine ve Türk ordusuna karşı sevgi. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı. yine günümüze kadar hazırlanan tüm inkılap tarihi dersi programlarında görmek mümkündür. bu dersin beşinci sınıf konuları detaylandırılmış. bundan sonra hazırlanacak müfredatların ilgili konularını belirlemede rehberlik ettiğini ve bir temel oluşturduğunu belirtmek gerekir. 1989 yılı ilkokul müfredatı. Yukarıda 1968 ilkokul programının açıklandığı bölüm. 176 .

75 Sosyal bilgiler programındaki veriler üç açıdan önem taşımaktadır. Daha önceki programda millî tarih dersinin açıklamalarında yazılı olan askerlikle bağlantılı bölüm.76 Son söz olarak müfredatta hem Türk ordusu (Türk Silahlı Kuvvetleri) hem de askerlik konuları birlikte ele alınmış. sonraki üç yıllık (önceki adıyla ortaokul) düzeyini belirtmek içinse “İlköğretim II. Fakat 1989 yılı programı.” 16.1997 tarih ve 4306 sayılı Kanun.78 1995 yılında yayımlanan ilköğretim okulu II. 177 . Bu anlayış. Üçüncüsü de önceki programlarda geçen Türk ordusu adlandırması yerine ilk defa Türk Silahlı Kuvvetleri ifadesi kullanılmıştır. “Türk Milletinin Askerliğe Verdiği Önem” başlığıyla 1985 ortaokul müfredatının vatandaşlık bilgisi ders programı konuları arasında vardır. 76 Esasen buna benzer bir konu. Bu dersler vatandaşlık bilgileri ve Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersleridir. iki dersin konuları içinde ele alınmıştır. askerlik ve ordu başlıkları genel olarak “Atatürkçülük” mihveri altında işlenmiştir. ilgili konuyu iki başlıkla vererek biraz daha özelleştirmiş. “İnsan Hak ve Hürriyetleri ve Sorumlulukları” başlığının “Vatandaşlık Görevleri” konuları arasında verilmiştir.08. askerlik ve Türk ordusuyla ilgili konular. ilk defa yine bu programda dile getirilmiş ve bir başlık olarak yazılmıştır. 77 Madde 8: “… birlikte veya ayrı ayrı geçen ilkokul ile ortaokul ibareleri “ilköğretim okulu” olarak değiştirilmiştir. Savunma Ödevimiz 75 age.” agk.Programda görülen başlıklardan biri daha önceki müfredatlarda da yer bulan ve vatandaşlık görevleri arasında sayılan “askerlik yapma” konusudur. vurgulanması gereken yönleri daha açık olarak belirtmiştir. başlıklar artmıştır. 169. kademe”. “Askerlik Yapma Konusu. konular birbirini tamamlamıştır. ilköğretim okulu adıyla tek bir isim altında birleştirilmiştir. Ancak bu defa müfredatın ilkokul ayağında Türk ordusu ve askerlikle ilgili herhangi bir bölüme yer verilmediği gibi bundan sonra ilköğretim birinci kademede 1998 yılında yapılan müfredat değişikliklerinde de ilgili konuda bir kayıt yer almamıştır. İkincisi. 1997 yılında yayımlanan bir kanunla. 1995 yılında ilkokul ve ortaokul programları yeniden düzenlenmiş ve yeni hâliyle eğitim kurumlarında uygulanmaya başlanmıştır. kademe programında askerlik ve Türk ordusu. Bundan sonra zorunlu eğitimin ilk beş yıllık kısmını (önceki adıyla ilkokul) ifade etmek için “İlköğretim I.77 Aynı zamanda bu tarihten itibaren kesintisiz sekiz yıllık ilköğretim zorunlu hâle gelmiştir. aslında Türklerde ordu-millet olma anlayışının programlara yansıyan ilk nüvesidir. Birincisi. s. Bu okullarda kesintisiz eğitim yapılır ve bitirenlere ilköğretim diploması verilir.. kademe” terimleri kullanılmıştır. 78 Madde 1: “İlköğretim kurumları sekiz yıllık okullardan oluşur. yeni müfredatta yer almamıştır. Vatan Hizmeti 1. Atatürkçü Düşüncede Özellik Taşıyan Önemli Yaklaşımlar” ana başlığı altında. O tarihe kadar ilkokul ve ortaokul diye iki koldan gelen eğitim kurumları ve düzeyleri. Ayrıca Türk milletinin doğuştan asker olma vasfı. Buna göre vatandaşlık bilgileri dersinin yedinci bölümündeki konumuzla ilgili başlıklar şunlardır: F.

Sosyal bilgiler programının uygulanmasıyla ilgili açıklamalar bölümünde. 1995. s. aynı biçimde yeni programa aktarılmıştır. 82 Karşılaştırma için bk. vatandaşlık bilgileri dersinin adı da “vatandaşlık ve insan hakları eğitimi” olarak değiştirilmiştir.C. Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı. “Kurtuluş Savaşı” bölümünde “Düzenli Ordunun Kurulması” başlığıyla verilen konudur. yukarıda 64 numaralı dipnot. İlköğretim Genel Müdürlüğü.80 İkincisi ise programın altıncı bölümü olarak düzenlenen “Türk Ordusu ve Millî Savunma” başlıklı ünitedir. 85 agd.. 2000. 1998 yılında. Askerlik79 Türkiye Cumhuriyeti inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersi programında incelenen konuya iki yerde atıf vardır. yine Atatürkçülük hedef ve davranışlarıyla desteklenmiştir. Millî Savunma (Konu ile ilgili okuma parçası). Millî Eğitim Basımevi. her derse ait “Genel Amaçlar”. T. Millî Eğitim Bakanlığı. vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersleri de bulunmaktadır. T. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi 7-8). Birincisi. 203. 195. İstanbul. s.83 Şimdi sırasıyla bu derslerin programlarında yer alan Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlere bir göz atalım. ilköğretim okullarının II. müstakil olarak ve tamamen Türk ordusu ve millî savunma konularını işlemiştir. kademesine ait bazı derslerin programları yeniden düzenlenmiştir. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. İlköğretim Okulu Ders Programları (Sosyal Bilgiler 6-7. Atatürkçülük hedef ve davranışlarıyla desteklenmiştir.” age. üç ayrı ünitede yer almıştır. s.C.82 Böylece inkılap tarihi derslerindeki Türk ordusu bölümleri yavaş yavaş oluşmaya ve klasik hâlini almaya başlamıştır. Ünitelerdeki konular. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük.C.84 Dersin genel amaçları oluşturulurken yine bir önceki sosyal bilgiler programının amaçlar bölümündeki Türk ordusu ve askerliğe ilişkin ifadeler değiştirilmeden aktarılmıştır. T. Askerî Alanda Gelişmeler. “Programın Uygulanmasıyla İlgili Açıklamalar”. 206. Millî Eğitim Basımevi. Yukarıda 1985 yılı ortaokul programının açıklandığı bölüm. 84 Karşılaştırma için bk. Ankara. Kademe Programı. daha önceki müfredatlardan aktarıldığı anlaşılan ve Türk ordusuna atıf yapan ifadeler yer almıştır. 2.85 Müfredatta görülen en önemli yenilik ise Atatürkçülük konularının ilk defa ders programlarına girmesidir. “Özel Amaçlar” ve bir de “Konular” bölümleri yer almıştır. 79 178 . Bu ünitelerden altıncı ünite. vatandaşlık ve insan hakları dersi müfredatına aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi daha değişik bir biçimde yayılmıştır: İlköğretim Okulu II. sınıf T.2. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 8. 81 Ünitenin alt başlıkları şunlardır: “1.. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatında Türk ordusu ve askerlik konuları aşağıdaki gibi görülmektedir: Tabloda görüldüğü üzere müfredatta Türk ordusu ve askerlik konuları.81 Bir önceki ortaokul müfredatında (1985 yılı) yer alan bu konu başlıkları. Ayrıca ders konuları. 80 age. Program kitapçığında.C. Bunlar arasında sosyal bilgiler. 8. 83 Bu yenilik çerçevesinde millî tarih ve millî coğrafya derslerinin adı tekrar “sosyal bilgiler” olmuş.

. Millî güvenliğin önemini kavrayabilme. Ünite devlet. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel sınıflamalar bilgisi. Amaç: Millî güvenliğin önemini kavrayabilme. 8. Ünite millî güvenlik ve millî güç unsurları 86 87 İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). 3. İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). Vatandaş olmanın kişilere bazı sorumluluklar yüklediğini söyleme/yazma.91 1. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkelerin belirgin özelliklerini kestirebilme. Türkiye’nin millî güvenlik siyasetini belirleyen organların adlarını söyleme. demokrasi. vatandaşlık.92 8. Amaç: Demokrasi. Cumhuriyet’in ilanından sonra vatandaşlık görevleri konusunda yapılan düzenlemelerin neler olduğunu açıklama. Türk milletinin askerlik anlayışını açıklama. s. 7. s. Askerlik Yapma90 Hedef: ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerine önem verdiğini kavrayabilme. 112. Devlete karşı görev ve sorumluluklarına uygun davranabilme. 125. Davranışlar: 1. 18. anayasa. Amaç: ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerine verdiği önemi kavrayabilme. 92 age. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeler bilgisi. 7.. 2. Amaç: Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini kavrayabilme. 109-111. s. 2. Davranışlar: 1. s. Vatandaş Olma ve Sorumluluğu 3.86 2. anayasa. 6. 107. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi I. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeleri yeni durumlarda kullanabilme. Ünite amaç ve davranışları III. vatandaşlık. Cumhuriyet’in ilanından sonra vatandaşlık görevleri konusunda yapılan düzenlemelerin neler olduğunu açıklama. Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi 7. 3. Vatandaşlık hak ve sorumluluklarını kavrayabilme. Davranışlar: 1. vatandaşlık. 4.89 Ç. 91 Bu hedef ve davranışlar öğretim programının “devlet. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları Konular Atatürkçülük hedef ve davranışları 8. sınıf müfredatında Türk ordusu ve askerlikle ilgili hiçbir konu bulunmamaktadır. Vatandaşlık. Vatandaşlık. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeleri açıklayabilme. 2. ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerinin önemini vurgulayan görüşlerinden örnekler verme. 89 age. 116. 85. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları” ünitesinin konularıyla kaynaştırılarak kazandırılacaktır. vatandaşlık hakları ve sorumlulukları ile ilgili temel ilkeler bilgisi. ATATÜRK’ün Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevleri ile ilgili görüşlerinden örnekler verme. s. Ünite amaç ve davranışları I. demokrasi. 88 İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için önemini açıklama. anayasa. 4. ATATÜRK’ün vatandaşlık görevlerinin önemini vurgulayan sözlerinden örnekler verme. 2. Vatandaşlık. Davranışlar: 5. Millî Güvenlik Kurulunun görevlerini açıklama. Vatandaşlık. 6. 17. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi87 özel amaçları 8. Sınıf vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi III. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevlerinin neler olduğunu açıklama. 179 .88 1. s..Vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersinin genel amaçları 4. Davranış: 12. Vatandaş Olma Sorumluluğunu Taşıma Yolları c. Vatandaşlık. 90 age.

bilim. Güven!”. Ancak ilgili müfredatın “Programın Uygulanmasıyla İlgili Açıklamalar” bölümünde önceki programlardan devşirildiği anlaşılan şu bilgiler yazılıdır: Öğretmen. Birincisinin devamı niteliğinde olan 6. genel olarak yapılandırmacı yaklaşıma uygun olması. Hazırlanan programlar her ders adına ayrı ayrı basılmış ve yürürlüğe girmiştir. ATATÜRK’ün “Türk. s. Cihanda Sulh!” gibi sözlerinden hareketle Türklerin tarihte oynadıkları rolü. ve 7. fen ve sanat alanında insanlığa hizmetlerini (öğrencilere) göstermelidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemi. Öğrencilerin Türk milletine. Bunlardan programın giriş bölümünde yazılan cümle. insan hakları. Millî Eğitim Bakanlığı. Türk ordusuna ve vatanına hizmet eden kişilere sevgi. 3. üretme yol ve yöntemlerini öğretmeyi hedeflemesi. Askerlik görevinin kutsallığı. Askerî güç a. kazanım. üstteki 93 94 age. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevlerinin neler olduğunu açıklama. c. Millî güvenlik siyasetini belirleyen organlar 5. Sınıflar) Öğretim Programı. saygı ve takdir duygularını geliştirmelidir. Bu hedef ve davranışlar öğretim programının “Millî Güvenlik ve Millî Güç Unsurları” ünitesinde kazandırılacaktır. değer ve kavram dörtlüsü üzerine inşa edilmesi. idare. s.Konular Atatürkçülük Hedef ve Davranışları 3. Türk bayrağına. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ve “Yurtta Sulh. hukuk. sınıflara ait bazı bölümünde Türk ordusu ve askerlikle ilgili çeşitli kazanım ve açıklamalar yer almıştır. sınıflar sosyal bilgiler müfredat taslağı 2005 yılında yayımlanmıştır. onu kullanma. Davranışlar: 1. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevleri konusu işlenirken Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türk yurdunu. Yeni ilköğretim programlarında öncekilerden farklı olarak vatandaşlık ve insan hakları eğitimi dersi yer almamış. Bu doğrultuda bütün derslere ilişkin yeni müfredatlar hazırlanmıştır. 95 Yeni hazırlanan ilköğretim programları. s.93 Hedef: Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme.96 Programın başında verilen bu açıklamaya tüm öğretim süreci boyunca dikkat edilmesi gerektiği göz önünde tutulmalıdır. b. çeşitli etkinlikler ve zengin materyaller ile ders işlemeyi önermesi.C. İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersi (4-5. 96 T.” İlköğretim Okulu Ders Programları (1998). 118. Türk Silahlı Kuvvetlerinin temel görevleri.95 2004 yılında yayımlanan ilköğretim 4 ve 5. 180 . Çalış. 6. askerlik. 125. demokrasi ve sivil toplum gibi konuları vurgulamasıyla önceki müfredatlardan yapı ve içerik olarak birçok farklılık taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’ni.94 2004 yılından itibaren tüm ilköğretim derslerinin öğretim programları aşama aşama esaslı bir değişikliğe tabi tutulmuştur. Müfredatın 6. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için önemini açıklama. Ankara. bu dersin konuları sosyal bilgiler dersi müfredatı içerisine dağıtılmıştır. vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü iç ve dış tehdide karşı koruyup kolladığı konuları üzerinde durulacaktır. Övün. öğrenme ve bilgiye ulaşma. 2. ATATÜRK’ün Türk Silahlı Kuvvetlerinin görevleriyle ilgili görüşlerinden örnekler verme. 2004.. sınıflar sosyal bilgiler dersi öğretim programının içeriğinde Türk ordusu ve askerliğe ilişkin açık bir kazanım yer almamıştır. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. beceri.

s. son olarak yenilenen öğretim programlarından biri 8. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi müfredatlarında ayrı bir ünite biçiminde düzenlenmişken yenilenen programda ise müstakil bir ünitede değil. (Açıklaması: Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığının ve geleceğinin teminatı olduğu.C.97 Programın “İpek Yolu ve Türkler” ünitesinde Türk Silahlı Kuvvetlerine vurgu yapan üçüncü kazanım şöyledir: Günümüz Türk Silahlı Kuvvetlerini ilk Türk devletlerinin ordusu ile ilişkilendirerek Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrar. 2005. Yenilenen müfredatta. İlköğretim Sosyal Bilgiler Dersi 6. Övün. s. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. Sınıf Öğretim Programı. 99 Üçüncü kazanımda değinilecek olan Atatürkçülükle İlgili Konular (3-7. Öğrencilerin Türk milletine. bilim. 5. devleti iç ve dış tehditlere karşı koruma görevi olduğu vurgulanacaktır. Çalış. 9. Türk vatanına. 21. orduda onlu sistemin uygulanmasına. Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrayabilme. 2006. Atatürk’ün Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilgili sözleri belirtilecektir.C.. Bu dersin programı 2006 yılında kabul edilmiş ve yayımlanmıştır. Ankara.102 97 T. Cihanda Sulh!” gibi sözlerinden hareketle. 2006. 98 Sosyal Bilgiler Dersi 6-7. 8. 181 .C. Atatürk’ün vatandaşlık görevlerine önem verdiği örneklerle vurgulanacaktır. Sınıflar Öğretim Programı (2005). Güven!”. 28.100 İlköğretim müfredatlarında. 21.101 Programdaki önemli değişikliklerden biri şudur: 1985. Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümler şöyle görülmektedir: Programın. 2005. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı. uygulanması ile ilgili açıklamalar bölümünde 4.98 Aynı ünitenin açıklamalar bölümünde ise kazanımla ilgili iki de uyarı yazılıdır. s. 26. sınıflarda okutulan T.. sınıf T. 102 T. ünite kazanımları içinde verilmiştir. Türklerin tarihte oynadıkları rolü. Millî Eğitim Bakanlığı. hukuk. sınıflar sosyal bilgiler (2005) müfredatlarında da yer alan şu cümleler yazılıdır: Öğretmen.C.C. idare. saygı ve takdir duygularını geliştirmelidir.-7. Türk bayrağına ve Türk ordusuna hizmet eden kişilere sevgi. sınıflar sosyal bilgiler (2004) ve 6. fen ve sanat alanında insanlığa hizmetlerini (öğrencilere) göstermelidir.. ordu millet geleneğine ve ordunun devleti iç ve dış tehditlere karşı koruma görevine vurgu yapılması gerekliliğine işaret etmiştir. (Açıklaması: Vatandaşlık görevlerinden askerlik görevi belirtilerek.C. Ankara.paragrafta değinilen açıklama bilgisiyle aynıdır. Sınıf Öğretim Programı.) 12. Türk milletinin içinden çıktığı. Vatandaşların devlete karşı olan görevleri ve Atatürk’ün vatandaşlık görevlerine verdiği önemi kavrayabilme. Sosyal Bilgiler Dersi 6-7. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine aittir. İlköğretim T. Millî Eğitim Bakanlığı. 5. “ordu millet” bütünlüğünün en güzel örneği olduğu. 7. Türk devletine. Atatürk’ün “Türk. 21. Sınıflar Öğretim Programı ve Kılavuzu (Taslak Basım). İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi 8. “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” ve “Yurtta Sulh. 1995 ve 1998 yıllarında Türk ordusuyla ilgili konular. Bu uyarılardan birincisi Türk ordusu hakkında Atatürkçülükle ilgili iki konuya atıf yaparken99 diğeri de kazanımda Türk kara ordusunun kuruluşuna. 101 T. 12) şunlardır: 7. askerlik. s. s. 100 age. Sınıflar Öğretim Programı. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Dersi 8.

s.. Kosova. genişleten ve detaylandıran üç de açıklama/uyarı mevcuttur. Arnavutluk. -Savunma sanayisinin Türkiye’nin askerî ve ekonomik gelişmesine yaptığı katkıları. -Kıbrıs Barış Harekâtı. yenilenen programın iki ünitesinde doğrudan kazanım biçiminde yer bulmuştur. s. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Türk ordusu ve askerlik konuları.” age. müfredattaki farklı ünitelerde Türk Silahlı Kuvvetlerinin/Türk ordusunun çeşitli yönlerine atıf yapan açıklamalar bulunmaktadır. 107 Konuyla ilgili üçüncü kazanım ve açıklaması şöyledir: Kazanım: “Millî güç unsurlarının Atatürk’ün yönetim anlayışındaki yerini ve önemini kavrar.. 12. dördüncü ünitede altıncı kazanımın açıklaması.107 Yürürlükte olan inkılap tarihi öğretim programındaki Türk ordusuna ilişkin kazanımlar. s. üçüncü ünite olan “Ya İstiklal Ya Ölüm” ünitesinde “Batı Cephesi’nde Kuvayımilliye birliklerinin faaliyetlerini ve düzenli ordunun kurulmasını değerlendirir. 106 6.. düzenleme ve yenileme çabaları Cumhuriyet öncesinde başlamış. daha önceki müfredatlarda yer alan konulara benzemekle birlikte.Türk ordusu. Cumhuriyet sonrasında sosyal bilimlere özgü bazı derslerin müfredatlarında yer almıştır.” şeklindedir. Cumhuriyet’in ilanından sonra günümüze kadar da devam etmiştir. Somali ve Afganistan’da Türk ordusunun faaliyetleri ele alınacaktır. konuya yeni ve değişik boyutlar eklemiştir. Cumhuriyet Dönemi eğitim tarihimiz boyunca ilköğretim birinci ve ikinci 103 104 age. Genelkurmay Başkanlığının yeniden yapılandırılmasına vurgu yapmaktadır. konunun içeriğini belirginleştiren. 1923 sonrasındaki gelişim süreci içerisinde ele alınacaktır. 11. 105 Kazanımla ilişkilendirilmiş olan açıklamalar şunlardır: [Kazanımda] “-Atatürk’ün Türk Ordusuna Mesajı incelenecektir.. askerî güç ve sosyokültürel güç ele alınacaktır. Genelkurmayın yeniden yapılandırılması kanunları ele alınacaktır.” kazanımıdır. 14. Bunlardan birincisi.106 Yine beşinci ünitedeki üçüncü kazanım ve bu kazanıma yönelik uyarı açıklaması millî güç unsurlarından askerî güce değinmektedir.105 Yukarıda verilenlerden başka. ekonomik güç. Örneğin. son ünitedeki uyarılara göre Türk ordusunun yurt dışında üstlendiği görev ve faaliyetler ilk defa açıklanarak işlenecektir.” age.. 182 .103 Diğeri de son ünite olan “ATATÜRK’ten Sonra Türkiye: İkinci Dünya Savaşı ve Sonrası” başlıklı ünitedeki “Türk Silahlı Kuvvetlerinin önemini ve görevlerini kavrar. ünitelerdeki açıklamalar. 14. Millî Mücadele Döneminde kurulan düzenli Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. Bosna-Hersek. Örneğin.104 Ünitede bu kazanımla ilişkilendirilmiş. Diyanet İşleri Başkanlığının Kurulması. s. Yine bu bağlamda dördüncü ünitedeki açıklamaya göre Genelkurmay Başkanlığının yeniden yapılandırılmasına ilk defa bu müfredatta değinilmiştir.” Açıklaması: “Millî güç unsurları olarak siyasi güç.” age. s. 10. Tevhid-i Tedrisat. kazanımın konuyla ilgili kazanımı şöyledir: “3 Mart 1924 tarihli Halifeliğin kaldırılması. Sonuç Türkiye’de öğretim müfredatı hazırlama. age.

İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersleri müfredatlarında işlenmiştir. Bazı çevreler müfredatlarda. nasıl sosyal bilgiler ve T. vatandaşlık ve insan hakları eğitimi ile T. daha sonra da kızlar için zorunlu olan askerlik dersini Türk ordusu ve askerlik konuları açısından bir istisna olarak değerlendirmek gerekir.kademe çeşitli ders müfredatlarına yayılmıştır. Türk ordusunun tanıtımı ve çocuklara sevdirilmesi. ders kitaplarında Türk ordusu ve askerlikle ilgili bölümlerin bulunmasını. sosyal bilgiler. Birbirini takip eden bazı müfredatlarda ise ilgili konular ya aynı yazılmış ya da anlam ve içerikçe benzer biçimlerde tekrar etmiştir. “Konular”.C. merkezî/yerel yönetim birimleri gibi kurum ve kuruluşları öğreniyorlarsa. 5. Aynı dersler dönem dönem değişik adlar almakla birlikte genel olarak bakıldığında bu konular en çok tarih. “Uyarılar”. “Hedef ve Davranışlar”. Düzenli Türk ordusunun kuruluşu. 1927 yılında ortaokullarda uygulamaya konan ve önce erkekler. ilköğretim programlarında “Açıklamalar”. Askerlikle ilgili iş ve işlemler bilgisi. sivil toplum kuruluşları. 3. görevleri ve özellikleri. Askerlik yapmanın bir vatandaşlık görevi olduğu. “Programa/Derse Yönelik Amaçlar (Genel Amaçlar. Türk ordusunun bölümleri. öğrencilere pratik olarak askerlikle ilgili temel bilgilerin verilmesi hedeflenmiştir. “Kazanımlar”. “Başlıklar”. bilakis tamamı Türk ordusu ve askerlik konularıyla ilgilidir. işlemeleri doğru bir yaklaşımdır. 183 . bunların öğrencilere okutulmasını “militarizm” olarak değerlendirmektedirler. Zira bu dersin bir ya da birkaç konusu değil. Meclis. Bu açıdan bakıldığında öğrenciler. Türk ordusu ve askerlikle ilgili konular. 2. “Atatürkçülük ile İlgili Konular” gibi değişik bölümlerde yer almıştır. 4. Günün şartları gereği uygulamaya konduğu düşünülen derste. ülkemizin diğer kurumları gibi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin önemli kurumlarındandır ve görevlerini kanunlar çerçevesinde yürütürler. Özel Amaçlar)”. Öncelikle şu göz önünde bulundurulmalıdır ki hem Genelkurmay Başkanlığı hem de Türk Silahlı Kuvvetleri. “Eğitim ve Öğretim İlkeleri”.C. Adı geçen öğretim programlarında konuyla ilgili şu beş yön öne çıkmıştır: 1. Türk Silahlı Kuvvetlerini/Türk ordusunu da öğrencilerin aynı bağlamda öğrenmeleri. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde Bakanlıklar.

-Makalenin başlangıç kısmına (50 kelimeyi geçmeyecek şekilde). İl. e-posta:atad@tsk. s.ASKERÎ TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ YAYIM İLKELERİ -Gönderilen yazılar ilk olarak yayın komisyonunca bilimsel anlatım ve yazım kuralları yönünden incelenir. Kongrede sunulan bildiriler ve konferans metinleri yayımlanmamış olmak koşuluyla kabul edilir. paragraf aralarında enter tuşu -Dipnotlar sayfa altında ve numaralandırılarak verilmelidir. (Adı Soyadı. iki ayrı hakeme gönderilir. Yayınevi. . devletin anayasal rejimine. Hakemlerin kararları doğrultusunda yazı yayımlanır ya da yayımlanmaz. tüzüklerine. kurum kuruluşlarına. -Paragraf başlarında kullanılmamalıdır. Türkçe ve İngilizce özeti ile beşer adet anahtar kelime yazılmalıdır. özel emir ve yönergelerine tamamen saygılı bir tutum ve uyum içinde kaleme alınmış olmalıdır. tab. S. -Yayımlanmak üzere gönderilen yazılar yayımlansın yayımlanmasın geri verilmez. -Askerî Tarih Araştırmaları Dergisi’nde yayımlanmak üzere gönderilen yazılar daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış olmalıdır. Yıl. Basımevi. -Makaleler. Kitap / “Makale” Adı. Daha sonra uygun bulunan yazılar. Hakemlerin gizli tutulan raporları sadece bir yıl saklanır. yasalarına.tr adresine (ATEM Başkanlığı ibaresiyle) ya da pc uyumlu cd-rom (çıktıları ile birlikte) gönderilecektir.) -Makaleler MS Word belgesi olarak. C.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->