P. 1
TOKSİKOLOJİ KİTABI

TOKSİKOLOJİ KİTABI

|Views: 272|Likes:
Yayınlayan: Esra Bskrt

More info:

Published by: Esra Bskrt on Mar 29, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

08/19/2014

pdf

text

original

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Yayın No: 84

TOKSİKOLOJİ

LABORATUVAR KİTABI

Prof. Dr. Nevin VURAL
Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı

Ankara • 2000

Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Yayın No: 84

TOKSİKOLOJİ

LABORATUVAR KİTABI

Prof. Dr. Nevin VURAL
Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı

Ankara • 2000

ISBN

975-482-512 2

Ankara Üniversitesi Basımevi - 2000

ÖNSÖZ

Mesleki veya çeşitli nedenlerle oluşan akut veya kronik zehirlenmelerin toksikolojik analizlerini içeren bu kitap, ilk kez 1975 yılında yazılmış olan "Toksikoloji Laboratuvar Kitabı"nın yeniden düzenlenmesi ve daha gelişmiş yöntemlerin ilavesiyle hazırlanmıştır. Kitap Eczacılık Fakültesinde okutulan "Toksikoloji Pratik" derslerine yönelik hazırlanmakla beraber, açıklanan yöntemler adli tıp, işçi sağlığı ve zehirlenme danışma merkezleri gibi kurumların toksikoloji laboratuvarlarında da uygulanabilecek niteliktedir. Adı geçen kurumlar için yardımcı olacağını ümit ederim. İki bölümden oluşan kitapta 1. bölümde toksikoloji uygulaması ve toksikolojik analiz prensipleri hakkında genel bilgilere; 2. bölümde ise sık zehirlenmelere neden olabilen kimyasal maddelerin analizleri (monograf

şeklinde) açıklanmıştır. Yöntemlerin bir kısmı rutin laboratuvar imkanları ile yapılabilecek düzeydedir. Bir kısmı da Anabilim Dalımızda çeşitli tez ve proje çalışmalarında uygulanabilirliği gösterilen yöntemlerdir. Kitabın hazırlanmasında büyük emekleri geçen Anabilim Dalımız

sekreteri Nurcan Bölükbaş, Polis Akademisi hocalarından Mustafa Dönmez ve eşi Somay Dönmez, Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı araştırma

görevlileri Ahmet Oğuz Ada ve İlker Ateş'e teşekkürü bir borç bilirim.

Prof. Dr. Nevin

VURAL

Temmuz 2000

. UV ve görünür alan spektrofotometresinin toksikolojik analizlerde kullanılması.3.1. ANALİTİK YÖNTEMLERİN TOKSİKOLOJİK ARAŞTIRMALARDA UYGULANMASI 2.İÇİNDEKİLER 1. Toksikolojik analizde izlenecek yol 2. 16 •s 3. ZEHİRLERİN TARAMA YÖNTEMLERİNDE KULLANILAN ENSTRUMENTAL TEKNİKLER 5.1. Uçucu zehirlerin mikrodifuzyon yöntemi ile izolasyonları 4. Ön denemeler 3. 59 5.3. İmmunoassay'ın toksikolojik analizlerde kullanılması 62 65 66 67 68 v . Bazı metalik zehirlerin biyolojik materyalde doğrudan aranması Reinsh deneyi 4.4. Numune seçimi ve alınması 2.3.5.1. Enzim yıkılama yöntemi ile organik zehirlerin izolasyon ve aranmaları 5.1. Numunenin korunması ve laboratuvara gönderilmesi 2. SİSTEMATİK TOKSİKOLOJİK ANALİZ 2. Nötron aktivasyon analizi 5. Yüksek basınçlı sıvı kromatografısi 5.7. ZEHİRLERİN BİYOLOJİK MATERYALDE DOĞRUDAN ARANMASI. İnce tabaka kromatografısi 51 51 31 37 40 46 17 18 26 26 5. Gaz kromatografîsinin toksikolojik analizlerde kullanılması 5. Biyolojik materyale doğrudan uygulanan testler 3.2.4. Postmortem toksikolojik analiz için alınacak biyolojik örnekler 2.2. Uçucu olmayan organik zehirlerin biyolojik materyalden izolasyonları 4.6. Uçucu zehirlerin biyolojik materyalden distilasyonla izolasyonları 4. BÖLÜM TOKSİKOLOJİK ARAŞTIRMALARDA KULLANILAN YÖNTEM ve TEKNİKLER 1. Toksikolojik analizi etkileyen faktörler 2. ZEHİRLERİN BİYOLOJİK MATERYALDE İZOLASYON TEKNİKLERİ 4. Atomik absorbsiyon spektrofotometresi 5.3.6.5.4.2.2. Analitik bulguların değerlendirilmesi 1 6 6 8 9 11 11 14 3.

1. Parasetamol 2. Salisilatlar 2.9.4. UÇUCU ZEHİRLER 1. Organik bazlar 4. PESTİSİTLER 5. LABARATUVARDA İLK YARDİM Ek.2. Klorlu hidrokarbonlar 1. Reinsch deneyi 6.6. Fenoller 2. Fenasetin 3. I. KULLANIMI KONTROL ALTINDA OLAN MADDELER (ve NARKOTİKLER) 4.7. METALİK ZEHİRLER 6. Metil alkol 1. Anobolik steroidler 5.2. Barbitüratlar 2.1.3.2.5. Organik klorlu pestisitler 5. Aromatik hidrokarbonlar 1. Etil alkol 1. Karbon monoksit 1.1.4. ÖNEMLİ REAKTİFLERİN HAZIRLANMASI İNDEKS KAYNAKLAR vi 77 79 79 93 102 107 121 123 126 130 '40 148 148 156 161 165 169 179 180 194 207 208 208 . DOPİNG MADDELERİ 4.1.5.1. Formik asit ve format 1. UÇUCU OLMAYAN ORGANİK ZEHİRLER 2.8.2.2. Kurşun Ek. Siyanür 1. BÖLÜM ÖNEMLİ ZEHİRLERİN BİYOLOJİK MATERYALDE ANALİZLERİ 1. Formaldehit 1.3. Benzodiazepinler 2.2. Organik fosforlu pestisitler 6.2.

kalitatif (nitel) ve kantitatif (nicel) analizleri için gerekli yöntemleri araştırır. Analitik toksikolojinin içeriği ve uygulamaları bilinmeksizin forensik toksikolojiyi incelemek mümkün olamaz. moleküler düzeyde araştırmalara inilebilmesi toksikoloji alanında büyük çığır açmıştır. ve etki mekanizmaları. miktarı çok düşük olduğu için. Modern toksikolojinin tarihinde analitik toksikoloji ve forensik (adli) toksikoloji ilk gelişen dallardır. identifıkasyonları. ANALİTİK Y Ö N T E M L E R İ N ARAŞTIRMALARDA TOKSİKOLOJİK UYGULANMASI Kimyasal maddelerin (zehirlerin) kaynakları. zehirlenmelerin zehirlerin izolasyonu. Özellikle 1960'lı yıllardan enstrumental tekniklerin toksikolojiye girmesi ile çok duyarlı ve spesifik analizlerin yapılabilmesi. Genel olarak analizin yapıldığı biyolojik ortam kompleks yapılı ve aranacak madde. canlı organizmaya zarar veren kimyasal doku ve vücut sıvılarından izolasyonları. Analitik maddelerin toksikoloji. geliştirir. güvenli kullanımları için risk analizleri ve standardizasyonlarının yapılması bugünkü modern toksikolojinin uğraş analitik itibaren alanıdır. kullanılan mikro yöntemlerin 1 .TOKSİKOLOJİK ARAŞTIRMALARDA KULLANILAN YÖNTEM VE TEKNİKLER 1• Bölüm 1. fiziksel. Uygulamalı bir bilim olan toksikolojinin tarihi gelişiminde yöntemlerin yeri tartışmasızdır. dozları. toksik canlı organizmada uğradığı değişmeler tedavileri. kimyasal ve biyolojik özellikleri. nitel ve nicel analizleri.

Adli bilimler geçmişte olan bir olayı bilimsel yöntemlerle yeniden canlandırarak hukuk ve yasalar açısından değerlendirilmesine yardımcı olur. adli odontoloji. 2 . Bu nedenle vücut sıvı ve dokularında kimyasal madde yanında metabolitlerinin de araştırılması gerekir. adli tıp. Forensik toksikoloji. organizmada metabolik olaylar sonucunda değişime uğramıştır. suçun işlendiği olay yerinin incelenmesi. Genellikle bu olay bir suçun işlenmesi ile ilgilidir. ilaç suistimali ve bağımlılığının biyolojik materyalde identifıkasyonu gibi alanları kapsamakta ise de : tarihi gelişimi içinde forensik toksikolojinin uygulaması daha çok kriminal olaylarda görülen ölüm. Diğer taraftan analizi yapılacak madde çoğunlukla.duyarlı. Her ne kadar bu geniş tanım. fizyolojik ve davranış bozukluğuna neden olabilecek kimyasal maddelerin nitel ve nicel analizleri ile sonuçlarının yorumu alanında uygulanır. "pozitif bilimlerin hukuka olarak tanımlanan forensik (adli) bilimlerin de önemli bir dalıdır. adli kimya ve kriminalistik dallarını kapsar. " toksikolojinin yasal amaçlarla kullanımı" olarak tanımlanır. bir ksenobiyotik. Gerek biyolojik ortamın yapısı ve gerekse aranacak ksenobiyotik ve metabolitlerin analizi analitik toksikoloğun çözeceği problemleri oluşturur. yaralanma. Geniş anlamda adli bilimler. güvenilir ve tekrarlanabilir olması gerekir. adli toksikoloji. Bu nedenle analitik toksikoloji ve forensik toksikoloji tarihi gelişimleri içinde birbirinden yararlanan toksikoloji dallarıdır. adli psikoloji. düzenleyici (regülatory) toksikoloji. gerekli delillerin toplanması ve bu delillerin analizleri ile suçlu kişiyi belirlemek adli bilimlerin konusudur. Bunun için de "analitik toksikologun" analitik kimyanın yöntemlerini ve tekniklerini çok iyi bilmesi ve kullanması gerekir. adli antropoloji. Diğer uygulanması" taraftan forensik toksikoloji.

bizmut ve cıva gibi metalik zehirlerin ayrılması ve analizi için kombine bir yöntem olan Reinsch testi (1841). kullanarak. Eğer zehirleyici kişi suçüstü yakalanamazsa kurbanın zehirlenmeden öldüğünü gösterebilecek herhangi bir yol (delil) yoktu. (Marsh testi). Toksikolojinin babası olarak bilinen Orfıla'nın rolü o zamanlarda olan meşhur öldürme olaylarında "ekspert tanıklık" yapmasıdır. zehirlerin genel olarak taranmasında Fresenius (1845) ve von Babo (1847) tarafından geliştirilen yöntemler. arsenik (As) şüpheli ölüm olaylarında. alkaloidlerin ekstraksiyonu ve ayrılmasında kullanılan ve halen tüm uçucu olmayan zehirlere uygulanan Stas-Otto yöntemi (1851) ve fosfor 3 . Adli toksikolojinin gelişimi kimyasal maddelerin analizi ile ilgili analitik yöntemlerin bulunması ve geliştirilmesi ile beraber olmuştur. antimon. hakimler ve diğer hukuk görevlileri (savcı. Örneğin. İşte ilk kez Orfıla 1814'de zehirlerin kimyasal ve fiziksel yapısının incelenmesine sistematik bir yaklaşım getirmiştir. avukat gibi) zehirlenmenin semptom ve işaretleri hakkında son derece yanlış nosyona sahiptiler. Yüzyıla kadar doktorlar. ölen kişinin zehirlenmesinden Marsh testini iç organlarında. Arkadan. XIX. Örneğin o yıllarda "zehirleyici" olarak isim yapan Marie Lafarge'nin mahkemesinde. Modern toksikolojinin kurucusu olarak bilinen Mathiev J. ölüm nedeninin zehirlenme (As ile) ile olduğu bilimsel olarak göstermiştir. O zamanlar eğer ceset siyah. ilk kez İngiliz kimyager James M. mavi veya yer yer lekeli ise veya kötü kokuyorsa kurbanın zehirlenme sonucu öldüğüne inanılırdı. arsenik. Orfıla (1783-1853) ilk kez adli olaylarda bilimsel delilin gerekliliğini toksikolojik açıdan göstermiştir. Arsenikle ölen kişilerin kalbinin veya vücutlarının ateşle tahrip edilemeyeceği gibi yanlış düşünceler vardı.Adli toksikoloji . adli bilimler tarihinde adli tıptan sonra gelişen ikinci daldır. Marsh 1836'da dokularda arsenik tayini için güvenilir bir yöntem geliştirmiştir.B.

Genellikle bir ilaca verilen terapötik cevap ilacın uygulanan dozundan çok kandaki konsantrasyonu ile ilişkilidir. maruziyetin biyolojik ve çevresel kimyasal izlenmelerinde maddeye analitik yöntemlere belirli ihtiyaç vardır. Zehirlenmelerin neden olduğu ölüm olaylarında postmortem toksikolojik analiz. immuno assay gibi) seçilmelidir. Bu nedenle de kullanılan metodolojinin özellikle seçici olması gerekmektedir. Özellikle terapötik indeksi küçük ve yan etkileri açısından önemli olan ilaçların (fenitoin. (therapeutic drug monitoring). alkol ve ilaçların neden olduğu trafik suç kazalarının araştırılması. Endüstriyel toksikoloji ve regulatory (düzenleyici) toksikoloji uygulamalarında kimyasal maddelerin analizleri. valproik asit gibi) terapötik izlenmeleri gereklidir. prokainamid. standartlara yorumlanması "çevresel kişisel 4 maruziyetin biyolojik . Böylece terapötik ilaç izlemesi. temelde analitik toksikolojiye dayanmaktadır. Analizi yapılan ilacın özelliğine göre değişik yöntemler (kromatografi.identifıkasyonunda kullanılan Mitscherlich deneyi (1855) gibi (bilim adamlarının isminin verildiği) yöntemler sayılabilir. teofılin. amitriptilin. Örneğin kantitatif tayinde o ilacın hem kendisinin hem de metabolitinin birlikte ölçülmesi terapötik amaç açısından ideal değildir. ortalama plazma düzeyinden sapmayı gösterir ve buna göre doz artırılır veya azaltılır. lityum. Bu ilaçların kan serumu düzeylerinin kantitatif analizlerinde kesinlik çok önemlidir.Bir ilacın belirli zaman aralıklarında plazma konsantrasyonunun izlenmesi. madde bağımlılığının neden olduğu advers etkilerinin toksikolojik analizleri forensik toksikolojinin uygulama alanıdır. Toksikolojinin diğer bir uygulama alanı terapötik ilaç izlenmesidir. digoksin. göre ise Endüstride analizi ve maruziyetin izleme". Bir kimyasal maddenin biyolojik sistemlerde analitik yöntemlerle araştırılması ve sonucun pozitif bir delil olarak kullanılmasının adli bilimler içinde önemli bir yeri vardır.

Sonuç olarak adli toksikologlar tarafından toksikolojide uygulaması başlatılan analitik yöntemlerin çeşitliliği ve gelişmesi devam etmektedir. Ayrıca kompleks yapıdaki biyolojik materyalde ise çok düşük miktarda bulunduklarından dolayı bu yöntemlerin duyarlıkları yüksek. saç gibi biyolojik materyalde kendileri ve/veya ınetabolitlerinin kalitatif veya kantitatif analizleri yapılır. tehlikeli maddelerin idendifıye etmek amacı ile çevresel izlenmeleri yapılır. idrarlarında metabolitleri olan hippurik asit ve o-krezol tayini "biyolojik izlemeye" örnektir. Örneğin aromatik bir hidrokarbon olan toluenin işyeri ortamında TLV-TWA olarak tayini. ve yeterli derecede tekrarlanabilir olmalıdır. toksikolojik problemlerin çözülmesinde bir çok yeni analitik teknik ve cihazdan yararlanılmaktadır. Zamanımızda toksikolojinin her alanında. Bu amaçla da maruz kalınan kimyasal madde veya karışımlarının kan.parametrelere göre biyolojik sıvılarda analizi ise "biyolojik izleme" olarak ifade edilir. çevresel izleme. maruz kalan kişilerin kanlarında toluen . 5 . Analizde kullanılan yöntemlerin her kimyasal maddeyi tanımlayacak spesifiklikte olması gerekir. idrar. Bu analizler duyarlı ve güvenilir (standard) analitik yöntemlerle gerçekleştirilir. Toksikolojide analitik yöntemlerin uygulanmasına yönelik olan bu kitapta zehirlenmelerde ve kimyasal maddelere maruziyetin belirlenmesinde kullanılan genel analiz yöntemleri ile önemli toksik maddelerin biyolojik materyalde idendifıkasyonu ve tayinlerinde kullanılan yöntemlere örnekler verilecektir. Ancak çevresel izleme yanında maruz kalınan internal dozun incelenmesi (biyolojik izleme) maruziyetin daha iyi bir göstergesi olarak kabul edilir. İş ortamında iyi endüstriyel hijyenik koşulların sağlanması için işçilerin maruz kaldığı zararlı miktarda.

ve terapötik ilaç ilaç suistimali ve ölüm bağımlılığının araştırılmasında izlenmesinde. olaylarında toksikolojik analiz için "biyolojik materyal" olarak tanımlanan vucut sıvı ve dokularından örnek alınır. Örneğin 6 p 9 -tetrahidrokannabinol ve birçok . Etiketle numunenin kime ait olduğu.2. Numuneyi alan kişinin ve analizi yapan toksikoloğun kimyasal maddenin bozulması. numunenin saklanması.1. İdrar : Toksikolojik analizlerde bir çok kimyasal maddeler ve metabolitlerinin taranmasında tercih edilen bir sıvıdır. numune cinsi ve numunenin alındığı tarih ve saat yazılır. İdrar ve kan genelde en çok kullanılan örneklerdir. SİSTEMATİK TOKSİKOLOJİK ANALİZ Zehirlenme olaylarının identifıkasyonunda doğru numune seçimi. metabolitleri ve kontaminantlarının neler olabileceği. numune alma şekli. Numune seçimi ve alınması Akut zehirlenmelerde. ilaç ve kimyasal maddelerin idrardaki konsantrasyonunun kana göre daha yüksek (100 kere daha fazla olabilir) olması ve proteinlere bağlı olmadan atılmasıdır. Zehirlenmelerde zehirlenmeye neden olan kimyasal maddenin identifikasyonu. mesleki veya çevresel kimyasal maddelere akut ve kronik maruz kalmanın değerlendirilmesinde. analizi nasıl etkileyeceğini bilmesi gerekir. Alınan numunelerin uygun numune kaplarına alınması ve etiketlenmesi gerekir. laboratuvara gönderilmesi ve analize hazırlanması belirli bir sistematik düzen içinde yapılır. En önemli üstünlüğü. kalitatif ve kantitatif analizinde izlenen yöntem aşağıdaki sıraya göre yapılır : 2. metabolizması. Ancak bazı ilaçlar idrarla sadece metabolitleri şeklinde atılır ve ana madde bulunmaz.

Kan alınırken. 1986). prezervatif olarak 7 . A. Bu analiz özellikle diabet durumunun belirlenmesinde yararlıdır. Heparinize edilmiş kan örneği (CO ve birçok ilaç zehirlenmesinin teşhisi için).C. Çünkü diğer vücut sıvıları. Akut zehirlenmelerde. İdrar kesesinin boş görüldüğü durumda idrar kesesinden "temas" yolu ile örnek alınır. alkol veya heparin içeren fenollü koruyucuları içeren dezenfektan "swab"ler kullanılmamalıdır. Çünkü postmortem kanda glukoz tayini bu açıdan bir önem taşımaz. trankilizan gibi birçok ilaç ve toksik maddeler için koruyucu konmaz. Rutin analizlerde 20-30 ml kan yeterlidir.Bu durumda idrar örneğinin kateter sıvısı (çoğu kez lidocaine gibi bir lokal anestetik içerir) ile kontamine olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. alkoller. Kural olarak hiçbir koruyucu konulmamalıdır. Postmortem kan örneği en az 2 tane alınır. ve ark. Bilinci olmayan hastalardan idrar kataterize edilerek alınır. diğer depresanlar. fakat perifer kan (femoral ven) tercih edilmelidir. Alkol analizi için en az % 1 oranında NaF içeren 10-20 ml kan örneği ayrıca alınır. Kan : İlaçların tanımlanmasında ve kantitatif analizinde en uygun örnektir. hastaneye getirilen hastadan 2-3 şekilde kan örneği alınır : 10 ml. siyanür. mide içeriği ile kontamine olabilir.benzodiazepinler kendisinin diğer metabolitleri bir vücut şaklinde sıvısı atılır. Ölüm olaylarında alınabildiği kadar idrar örneği toplanmalıdır. kan örneği (alkol tayini için) ve hiçbir koruyucu veya antikoagulan içermeyen 10 ml kan örnekleri ayrı ayrı tüplere alınır. %1 NaF içeren 2 ml. Böyle veya durumlarda ilacın (kan) dokusunda aranarak identifıkasyonu yapılmalıdır (Moffat. Genel olarak 100 ml idrar örneği yeterlidir. CO. Boş idrar kesesinde bulunabilecek glukoz veya aseton mikro yöntemle tayin edilir. Ölümden hemen sonra kalp kanı alınabilir. Sodyum florür. Vücut boşluğuna sızan kan hiçbir zaman alınmamalıdır.

Kantitatif değerlendirme için bu gereklidir. kusmuk ve elbise üzerinde kalan kusmuk kalıntısı analiz için kullanılır. idrar. miktar ve hangi zehirlenmelerde seçilecekleri gösterilmiştir. mide yıkama suyu. İlk mide yıkama suyu toksikolojik analiz için daha önemlidir. mide (ölüm halinde) ve içerikleri hem zehirlenmelerde (antemortem) hem de ölümden sonra (postmortem) toksikolojik analiz için alınır. Tablo l ' d e postmortem toksikolojik analizde kullanılan biyolojik materyal.kan. Henüz absorbe olmamış ve bozulmamış ilaç kapsülleri. safra. bitki parçacıkları gözle bile görülebilir. Cam tüplere alınan kan örnekleri ağzı sıkıca kapatılarak analize kadar buzdolabında saklanır. İki tarafından ligatüre edilerek. Mideden alınan örnekler ilaçların ve toksik maddelerin taranması için uygundur. Her birinin total hacimleri kaydedilir. Numuneler ayrı ayrı alınır. Mide içeriği ile ilgili örnekler plastik kaplar içinde toplanır. tabletleri. kan. karaciğer. Mide içeriği veya mide yıkama suyu : Mide içeriği. Analiz için en az 50 ml numune gereklidir. Ölüm olayında ayrıca mide içeriği ile birlikte mide de alınır. Postmortem toksikolojik analiz için alınacak biyolojik örnekler Yukarıda ölüm olmayan açıklanan idrar. 2. 8 . Oral yolla zehirlenmelerde genel olarak toksik madde en yüksek konsantrasyonda mide içeriğinde bulunur.kullanılır ve kanın mikrobiyel putrifıkasyonunu ve böylece "endojen alkol oluşumunu veya alkol kaybını" önler. Ölümden sonra otopsi sırasında en çoğunlukla mide muhtevası. beyin ve böbrek örnek olarak alınır. mümkün mertebe şekli bozulmadan uygun bir kap içinde laboratuvara gönderilir.2.

CO. A. metadon. depresanlar. PCB'ler gibi) adipoz dokudan (50 gram) da örnek alınmalıdır. ve Baselt R. 1975. trankilizanlar Alkol Morfin. CN.Tablo 1. Kronik metal zehirlenmelerinde kemik dokusundan örnek almak gerekir. CO. depresanlar. Cesetin bozulması yağ durumunda beyinden her zaman örnek alınmalıdır. Numune Beyin Karaciğer Böbrek Kan (kalp) Kan (femoral v e n ) Vitröz humor Safra idrar Mide muhtevası Akciğer Miktar 100 g 100 g 50 g 25 ml 10 ml Hepsi Hepsi Hepsi Hepsi 200 g Kullanıldığı analiz Alkol ve diğer uçucu zehirler Bir çok toksik maddeler Metaller (Hg. trankilizanlar Alkol. 1995) Eğer şüphelenilen zehir uçucu bir madde ise beyin (100 gram) ve akciğer örneği (200 gram) istenir. glutetimid ve diğer ilaçlar Metaller.. Örneğin karaciğer örneğinde daha önceleri 250-500 g alınması istenirken son yıllarda 100 g yeterli görülmektedir. Cd gibi). Pestisitler gibi dokusunda biriken maddelerle zehirlenmelerde (kloıiu hidrokarbonlu insektisitler. CN.R. H. Poklis. sulfanamitler Alkol. Saç örneği ise hem ölüm olmayan kronik zehirlenmelerde ve hem de postınortem analizlerde kullanılan önemli bir biyolojik materyaldir. 9 . uyku ilaçları gibi birçok ilaçlar Zehirlenmeden veya ölümden kısa bir süre önce alınan zehirler Inhalasyon zehirleri Yöntemler geliştikçe alınması gereken biyolojik örnek miktarı da azalmaktadır. (Cravey.C.Otopsi sırasında toksikolojik analiz için alınacak biyolojik materyal.

zehirlenen kişi ve ölünün çevresinde bulunan şişeler. Ancak analize kadar numunenin bir süre beklemesi gereklidir. Genel olarak ise gerek antemortem gerekse postmortem alınan örnekler birkaç gün içinde analizi yapılacaksa (+4)°C de . Alınan örnek katı ise birkaç mililitre su veya uygun bir organik çözücü içinde çözülür. Olay yeri kalıntısından birkaç miligram örnek yeterli olabilir. Bu nedenle "olay yeri kalıntısı " olarak isimlendirilen bu materyal analiz için alınır. diğer şüpheli materyal zehirlenme olayı ile ilgili olabilir.3. -10°C den aşağı sıcaklıklarda numunenin saklanması sırasında CO. kaplar. Koruyucu madde ilavesinden çoğunlukla kaçınılır. 10 . Özellikle etil alkol analizinde bu ilave zorunludur. homojenize edilmesi gerekir.Olay yeri kalıntıları : Zehirlenme olayının olduğu yerde (olay yeri). Ancak doku ve sıvıların bozunmasından etkilenecek toksik madde analizlerinde numuneye %1 oranında sodyum florür ilavesi yapılabilir. Bu tip materyalden alınan numuneler ancak destekleyici olabilir. 2. Değerlendirmede asıl olan biyolojik numunedir. Ancak bu durumda alınan numunenin analizden önce iyice ezilip. H 2 S ve özellikle HCN'in çözünmüş oldukları organ sıvılardan ayrılabilecekleri hatırlanmalıdır. Her test için küçük bir miktar kullanılır. Numunenin korunması ve laboratuvara gönderilmesi İdeal olan numunenin alımından hemen sonra laboratuvara gönderilmesi ve analizin yapılmasıdır. Bu durumda bekletme sırasında analizi yapılacak maddenin (biliniyorsa) bozulmama koşulları sağlanmalıdır. daha uzun süre bekleyecek örnekler ise (20)°C de saklanır.

ön denemeler uygulanr. Ultraviyole spektroskopisi (UV). İzole edilen zehirlerin nitel (kalitatif) analizleri için genel tarama testleri uygulanır. İmmunoassay de tarama testleri arasında sayılmaktadır. 4. Numunenin ambalajı açılmadan önce dış görünüşü ambalaj şekli. dijestiyonu gibi) uygulanır. izolasyon yapmadan önce. Bu faktörler arasında. 3. Toksik anyonların dializ yöntemi ile ayrılması ve analizleri yapılır. Toksikolojik analizde izlenecek yol Laboratuara gönderilecek biyolojik materyalde aşağıdaki şemaya göre gerçekleştirilir : toksikolojik analiz 1.4. Metalik zehirler için Reinsch testi. ekstraksiyon. 6. Kimyasal maddenin kesin identifikasyonu (destekleyici testleri) ve kantitatif tayini yapılır. (büyüklüğü. enzim. 2. atomik absorbsiyon ve emisyon spektroskopisi ile kalitatif ve kantitatif analiz yapılır.Biyolojik materyalden kimyasal maddenin ayrılması için izolasyon yöntemleri (mikrodifüzyon. Numunenin net ağırlığı veya hacmi saptandıktan sonra 1/3'ü analiz için hazırlanır.5. mühürü ve üzerindeki etiket) incelenir. 8. Toksikolojik analizi etkileyen faktörler 1) Toksikolojik analize başlamadan önce bazı faktörlerin göz önüne alınması gerekir. Bu amaçla GLK.2. 2. ince tabaka kromatografisi (İTK) ve gaz kromatografisi (GLK) en çok kullanılan yöntemlerdir. idrar ve kanda. 7. aranacak 1 1 . 5. Mide içeriği. yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) ve gerektiğinde gaz-kütle spektrometresi (GC-MS) kullanılır. diğer kalan kısmı gerektiğinde incelenmek üzere saklanır. alınabilen numune miktarı.

"İmmunoassay" gibi tarama yöntemleri ana maddeden çok idrardaki metabolit analizine dayanır. Ana madde ile birlikte (ana majör) metabolitinin de izole edilmesi gerekir. Oral yol ile zehirlenmelerde öncelikle mide içeriği analiz edilir. genel sistemik dolaşımdan önce karaciğere taşınırlar. Çünkü böbrek bir çok zehirlerin atılım organıdır. Bazı durumlarda sadece metabolitlerin bulunması zehirlenme nedeni olan ilaç veya zehir için bir delil olabilir. Örneğin CO zehirlenmesi şüphesi varsa kan (COHb şeklinde bulunur) öncelikli analiz sıvısı olarak kullanılır. bu nedenle yüksek konsantrasyonda toksik madde ve /veya metabolitlerini içerebilir. Eğer belirli bir maddeden şüpheleniliyorsa veya biliniyorsa bu durumda toksikolog öncelikle zehrin konsantre olduğu doku veya sıvıları analiz materyali olarak seçer. Eğer tükrük veya saç biyolojik materyal olarak kullanılacak ise o zaman doğrudan kokain aranır.kimyasal maddenin mahiyeti ve zehirlenmeye neden olduğu düşünülen şüpheli maddenin biyotransformasyonu ve özellikle postmortem doku veya sıvılarda oluşabilecek bozunma maddeleri hakkında bilgi edinilmelidir. Çünkü letal doz veya üstünde bir miktarda alınan zehirin absorbe olmamış kısmını içerebilir. Toksikolojik analiz yapan kişinin (kimyasal toksikolog) ilaç ve kimyasal maddelerin biyotransformasyonunu bilmesi gerekir. Bu nedenle kimyasal maddenin karaciğerdeki konsantrasyonu kana göre çok yüksek (enaz 100 misli) olabilir. Arkadan idrar analizine geçilir. Örneğin kokain bağımlılığının saptanmasında. başlangıç testi olarak immunoassay yöntemi ile idrarda majör ınetaboliti olan benzoilekgonin aranır. İlaç ve zehirler gastrointestinal sistem ve diğer yollardan absorbe olduktan sonra. Daha ileri testlerle (GC ve GC/MS gibi) kokain ve majör metabolitleri (benzoilekgonin ve ekgonin metil esteri) ayrılarak kantitatif analizleri yapılır. 12 .

Stolman. Ölümden sonra oluşan "Thanatokimyasal" değişimleri bilmek çok önemlidir. mikrobiyel bozunma sonucu birçok endojen maddeler oluşur.) Cesete kötü koku veren bu aminler dışında. Daha sonraları oluşan diğer endojen maddelerin de ilaçlara benzer özellikleri gösterilmiştir. fiziksel ve kimyasal özellikleri ile ilgili bir çok ayrıntılı çalışmalar bulunmaktadır. Cesedin bekletilmesi sırasında. 1965.Kural olarak ölümden sonra. Putrefaksiyonun derecesi ve mikrobiyel aktiviteye bağlı olarak kandaki CO (COHb). Analizi etkileyen bu maddelerin mahiyeti. nemi ve süresi gibi çeşitli etkenlerle cesette enzimatik ve nonnzimatik proseslerle bozunma olur. ortamın sıcaklığı. Çeşitli nedenlerle otopside ve numune almadaki gecikmeler. Gadamer. (örneğin fen i 1 alaninin bakteriyel dekarboksilasyonu ile oluşan feniletilaminin amfetamine çok yakın özellik göstermesi gibi. Poklis. siyanür. 1995) 2) Reaktifler ve ilaç standartları : Kullanılan kimyasal maddeler saf olmalıdır. Bu kadaverik alkaloidlerin fiziksel ve kimyasal özelliklerinin sıklıkla rastlanılan zehirlere benzediği ve bozunmuş cesetten izole edilen bu maddelerin morfin ve benzeri ilaçlar gibi aynı renk reaksiyonlarını verdikleri 1870'li yıllarda bile biliniyordu. etil alkol gibi maddelerin konsantrasyonları azalabilir veya artabilir. Ayrıca mikrobiyel metabolizma cesette bulunan zehiri parçalayabilir veya "ptomain" veya "kadaverik alkaloidler" adı verilen diaminlerin (putresin ve kadaverin) oluşmasına neden olur. 1969. Üzerlerindeki etiketlerinde spesifıkasyonları belirtilenler 13 . striknin ve civa gibi toksik maddeler ise çok dayanıklıdır ve ölümden uzun yıllar sonra bile tanımlanabilirler. otopsi ve toksikolojik analiz en kısa zamanda yapılmalıdır. analizi etkileyen birçok interfere edici maddelerin oluşmasına neden olur. Bunun yanında barbitüratlar.

kullanılmalıdır. Kimyasal maddelerin ve standardların gerektiğinde

ince

tabaka kromatografisi ve.UV spektrumları ile saflıkları kontrol edilmelidir. 3) Analiz niteliğinin güvenirliliği (quality assurance) : Analiz yapılacak numune ile birlikte çalışmalıdır. Negatif bilinen pozitif ve negatif kontrol numunelerle paralel, kontrol numunesi (blank: kör), analiz sırasında

kullanılan cam v.s. gibi malzeme ve reaktiflerden gelebilecek "yanlış pozitif sonucu" kontrol etmek için kullanılır. Şüpheli pozitif sonuç görüldüğünde kullanılan malzemenin kimyasal olarak temizliği tekrarlanmalı, reaktiflerin doğru hazırlanmış olması ve stabilitesi kontrol edilmelidir. Pozitif kontrol numunesi, analizi yapılacak madde ile hazırlanmış standardı içerir. Kantitatif testlerde yöntemin doğruluğu, tekrarlanabilirliği ve verimi araştırılmalıdır. Analizi yapılacak madde standardı ile beraber ve gerektiğinde yöntemin kontrolü için dış veya iç standartlar kullanılır. Kullanılan yöntemin duyarlığı (mg/1 veya |Jg/ml olarak), deteksiyon limiti (kullanılan cihaz ile

ilgili), ve seçiciliği ile ilgili parametreler de incelenerek, analiz sonucu verilecek raporda belirtilmelidir. 2.6. Analitik Bulguların Değerlendirilmesi Numunenin analizinden sonra toksikolog, bulgularını ve

konsantrasyonunu tayin ettiği maddenin ilgili kişinin üzerindeki fizyolojik ve davranış hakkında etkilerini yorumlamalıdır. yapmalı, Maddenin uygulama yolu ve dozu

değerlendirme

biyolojik

materyalde

saptanan

konsantrasyonun kişinin ölümü için yeterli olup olmayacağı davranışlarını değiştirerek ölümüne neden olup

veya kişinin cevabını

olmayacağı

vermelidir. Adli toksikoloğun çoğunlukla karşılaştığı en güç problem, analitik bulguların fizyolojik anlamını yorumlamaktır. Uygulama yolunun belirlenmesi için, toksikolog çeşitli biyolojik sıvı ve doku örneklerinde yaptığı analiz sonuçlarına bakmalıdır. Genel bir kural
14

olarak, zehir uygulama yerinde en yüksek konsantrasyonda bulunur. Bu nedenle zehirin gastrointestinal (GI) sistem ve karaciğerde daha yüksek konsantrasyonda bulunması oral yolla alımını; diğer organlara göre akciğerde daha yüksek konsantrasyonda bulunması ise inhalasyonla alındığını gösterir. Kokain, eroin ve fensiklidin gibi bağımlılık yapan maddeler çoğunlukla sigara ile içme şeklinde alınır. Bu durumda bu maddelerin kendileri yanında piroliz (yanma) ürünleri de inhalasyonla alınır. Bu maddelerin kendileri ile birlikte yanma ürünlerinin de idrar, diğer vücut sıvıları ve dokularında bulunması duman şeklinde alındığını gösterir. Örneğin duman şeklinde alman kokainin piroliz ürünü "crack" anhidrekgonin metilesteridir. Bu maddenin idrar veya diğer vücut sıvılarında ve kokainle birlikte yüksek miktarda bulunması, kokainin "sigara içme" şeklinde alındığını gösterir. Genel olarak, ilaçların ve ksenobiyotiklerin , kan serum veya plazma konsantrasyonları ile fizyolojik etkileri arasında bir korelasyon vardır.

Kimyasal maddelerin kandaki düzeyleri normal (ilaç durumunda terapötik), toksik ve letal olarak sınıflandırılabilirler. Ölüm durumunda kimyasal maddenin "postmortem kandaki"

konsantrasyonu değerlendirilir. Postmortem kan düzeyine, ilaçların alımı ile ölüm aramda geçen süre, postmortem değişimler, kanın alındığı bölge ve diğer farmakokinetik özellikler etki eder. Kalp kanı, femoral ven, thoracic aorta gibi değişik yerlerden alınan kan örneklerinde analizi yapılan maddenin konsantrasyonları arasında önemli farklar bulunabilir. Etil alkol, digoksin ve imipramin gibi maddelerle yapılan araştırmalarda bu farklılık (Poklis.A. 1996). Bu farklılıkların bilinmesi ölüm gösterilmiştir

nedeninin yorumunda

faydalı olur. Bu nedenle; toksikolojik analizin (özellikle adli olaylarda) değerlendirilmesinde farklı yerlerden alınan kan ve doku örnekleri ile

sonuçların birlikte incelenmesi gerekir.

15

Toksikolojik analiz sonucu bir rapor şeklinde hazırlanarak makama gönderilir. Adli toksikolojik analiz sonucu ile ilgili raporda: a) b) c) Otopsi yapılan kişiye ait genel bilgiler; Alınan numune çeşitleri ve miktarı ;

ilgili

Numunelere uygulanan izolasyon ve identifikasyon, kantitatif

analiz yöntemleri (yararlanılan literatür de belirtilir); d) Vücut sıvı ve dokularında saklanan madde miktarının ölüme imzası

neden olup olmayacağının yorumunu ve analizi yapan toksikologun bulunmalıdır.

Ölümle sonuçlanmayan akut zehirlenmelerde ve madde bağımlılığına yönelik toksikolojik analiz sonuçları da benzeri şekilde belirli rapor

örneklerine göre hazırlanır. 3. ZEHİRLERİN ARANMASI Akut zehirlenmelerde en önemli olay mümkün olan en kısa süre içinde zehirlenmeye neden olan maddenin identifıkasyonu ve gerektiğinde kantitatif analizinin yapılmasıdır. Kişinin kurtarılmasında, antidot ve diğer tedavinin yapılabilmesinde zehirlenme etkeninin belirlenmesi hayati önem taşır. BİYOLOJİK MATERYALDE DOĞRUDAN

Zehirlenmeye neden olabilecek maddelerin sınıfı ve sayısı çok çeşitlilik gösterir. Genelde zehirlenmeye neden olabilecek maddelerin sayısı en az 1500'ün üstündedir ve bunlardan 250-300 kadarı ile de sık zehirlenmeye rastlanmaktadır (Fazla bilgi için Vural,N. 1996 ve Ellenhom, M.J. 1997' ye bakınız). Bilinmeyen bir madde ile zehirlenmede, mümkün olan en kısa sürede zehirlenmenin mahiyeti hakkında bilgi toplamak gerekir. Bu nedenle mide muhtevası, idrar ve kanda önce doğrudan (direkt) ön denemeler yapılır. Daha sonra izolasyon ve destekleyici tarama testlerine geçilir.

16

3.1. Ön denemeler Zehirlenmeye neden olan maddenin identifikasyonıında yardımcı

olacak ve kısa zamanda sonuca ulaştıracak ön denemeler mide içeriği, idrar ve kan örneklerine uygulanır. Bu örneklerde yapılacak organoleptik öncelemeler (renk, koku), pH ve kimyasal testler aşağıda açıklanmıştır. kullanılan reaktiflerin hazırlanması kitabın sonunda verilmiştir. Numunenin kokusu : Karakteristik kokusu olan maddeler numuneye kendi spesifik kokularını verirler. Bu nedenle idrar ve mide içeriğinde bu kokular algılanabilir. Örneğin : a) Aromatik kokular > fenoller, krezoller; —> eter; > kloroform, aseton; —> siyanür; > turpentin; > nikotin; > alkol ve esterler; > kloralhidrat; Bu testlerde

Fenolik koku Eterli koku Tatlımsı koku Acı badem kokusu Menekşe kokusu Tütün kokusu Meyvemsi koku Armut kokusu

Ayakkabı cilası kokusu — > nitrobenzen;

ile ilgilidir. Bunun dışında hidrojen sülfür, karbon tetraklorür, benzen, piridin, naftalin, metil salisilat, formaldehit, anilin, merkaptanlar, amilnitrit. bromoform, iyodoform, vanilin gibi maddeler kendine özgü kokuları ile tanınırlar. b) Batıcı koku : Anorganik asitler, uçucu organik asitler ve

formaldehitle alınır. c) Sarımsak kokusu : Elementel beyaz fosfor ve arsenik (kakodil oksit deneyinden sonra) ile ilgilidir. d) Burunda aksırtıcı etki ve koku salisilik asit ve veratrin tarafından verilir.

17

İlaç kapsülleri boyaları ile mide suyunu renklendirirler. Sülfirik asit. nitrobenzen. metronidazol. Asit idrarda anisidindion. : parlak kırmızı renklenmeye neden olurlar. maddelerle anilin boyaları. ortamda iboprufen. fenasetin. rabarb. krezol. antrakinon laksatifleri. b) İdrarda renklenme : İdrarda kahverengi siyah rengin bekleme ile şiddetlenmesi. mavi. ibuprofen. : sarı. : pembe. : yeşil. levodopa. 1997). Alkali idrarda ise bu renk. Alkali antipirin. fenasetin. parahidroksifen. metildopa. sekonal kırmızı. numuneyi boyarlar. delvinal turuncu renk verir.S ve ark. efedrin ve pronestil sarı. fenoller. methemoglobin sarı kahverengi renk verir (Ellenhorn. pancar ve böğürtlen idrara pembe veya kırmızı renk verir. rezorsinol. pirogallol. okzalik asit ile siyah ve kahve telvesi şeklinde granüller görülür. biyolojik sıvıda a)Mide suyunun rengi : Anorganik tuzlar veya boyalar mide suyuna kendi renklerini verirler. asit ortamda anisindion. Kırmızı veya pembe renk gibi aminopirin. porfirinler ve melanin ile görülür. Örneğin. eosin. M. santonin. naftol. fenitoin görülür. fenotiazinler.Numunenin rengi : Renkli bileşikler bulunduğu çözünerek. trinitrofoneller ile oluşur. nembutal. antrokinon laksatifleri. nitrik asit Merkurokrom : yeşil. brom sulfalein. viyole . Örneğin: Potasyum permanganat : pembe. Kırmızı kahverengi klorokin. Bakır tuzları Nikel tuzları Kobalt tuzları Pikrik asit. pamakin. fenitoin. piruvik asit ve fenazopiridin ile görülür. 18 .

19 . Bu test ayrıca açlıkta veya diabetik ketozisde de pozitif çıkar. kan glukoz k o n s a n t r a s y o n u d a tayin edilerek aralarındaki k o r e l a s y o n araştırılır. amigdalin. Kullanılan renk reaksiyonlarının bu özelliklerini ayırt etmek gerekir. Ayrıca aranacak madde standardı ile (yanlış kontrolü) parelel olarak renk testi uygulanmalıdır. Kullanılan malzeme ve reaktiflerin saflığını kontrol etmek için (yalnış pozitif kontrolü) kör (blank) deney yapılmalıdır. glukuronik asit. kloralhidrat. Sarı kırmızı çökeleğin meydana gelmesi. Ancak aynı fonksiyonel grubu içerenler de reaksiyona girerler. mannoz) varlığını gösterir. Renk reaksiyonları deney tüpünde. Bu testlerin bir kısmı pratik açıdan spesifiktir. küçük porselen kapsül ve tüplerde uygulanabilir. Ayrıca kloroform. morfin. 1 ml Fehling reaktifi (Fehling I ve II karışımı) ile yarım saat kaynar su banyosunda bekletilir.3. Biyolojik materyale doğrudan uygulanan testler Renk reaksiyonları : Bir çok ilaç ve zehirler. uygun reaktiflerle karakteristik renk verirler. serbest aldehit veya keton grubu olan bileşiklerin (glukoz. salisilatlar. laktoz. " L a b s t i x " gibi u y g u n bir reaktifle e m p r e n y e edilerek hazırlanmış şeritler 10-15 saniye idrar içine daldırıldıktan sonra o k u n u r . trikloroetilen. fruktoz. Fehling deneyi : İdrarda glukoz ve ketonlar için Fehling deneyi de uygulanabilir: 1 ml idrar. idrara doğrudan uygulanan testler G l u k o z ve ketonlar " L a b s t ı x " testi v e y a F e h l i n g deneyi ile aranır. çok değerli fenoller. İdrarda g l u k o z m e v c u d i y e t i n d e .2. Keton için pozitif sonuç alınması durumunda aseton veya izopropilalkol ile zehirlenmeden şüphelenilir. yeterli konsantrasyonda ve intaferans yapan maddelerin yokluğunda.

2 damla %5 lik demir-3-klorür (ferri klorür: FeCh) çözeltisi damlatılır. Uçucu indirgen bileşikler (alkol ve aldehitler) dikromat testi ile aranır : Deney tüpüne. c) 3 damla 2 N HCI ilavesinden sonra ısıtma ile aşağıdaki renkler elde edilir. sıcakta yapılırsa (karışım kaynar su banyosunda en az 2 dakika bekletilirse) %20 mg alkolün tanınması mümkün olur. bunun dışında fenol. Etil alkol dışında diğer alkoller (metil alkol. deneyine pozitif cevap verirler. 2 ml idrara.mentol. b) sıcakta. izopropil alkol gibi) ve aldehitler de dikromatı indirgeyerek bu deneyle pozitif sonuç verirler. Eğer idrarda %50 mg üstünde etil alkol varsa 10 saniyede . (Tablo 2) 20 . %75 mg alkol varsa 45 saniye içinde oda sıcaklığında yeşil renk meydana gelir. Soğukta salisilatlarla viyole renk oluşur. enol grubu içeren bileşiklerle : a) 1 dakika soğukta bekletme. 1 ml idrara 1 ml %10 sodyum dikromat (%50 H 2 S 0 4 içinde) ilave edilir.klorür deneyi (genel) : Bir deney tüpünde. Demir-3. a-naftil tioüre (ANTU) gibi bileşikler de Fehling. Deney.

kodein. morfin. pirazoller(piramidon. dilaudid gibi Mavi-viyole Kahverengi açık sarı Açık sarı Floroglusin. novaljin. krezol. veramon). adrenalin. ftalat ve kafur Beyaz Mavi Mavi Viyole Mavi Mavi Ç ö z ü n m e olur Mavi Çözünür a-naftol Ferrosiyanür Gallik asit ve tuzlan 21 . kahverengi A p o m o r f i n . rezoısin Viyole Viyole Viyole Şahsilik asit ve salisilatlar.Tablo 2.FeCl 3 testi ile renk veren kimyasal maddeler Çözelti veya çözeltinin rengi Oda ısısında 1 dakika sonra Renkler Mavi Mavi-viyole Kırmızı Kahverengi Açık Sarı Pirogallol Bir değerli fenoller (fenol. santonin Yeşil Kırmızı. g u a j a k o l p-naftol Sıcakta 3 damla 2 N-HCI ilavesinden ve ısıtmadan sonra Renk veren maddeler Çökelek Kırmızı sarı Kırmızı sarı Ç ö z ü n m e olur B e n z o a t . kahverengi Yeşil Beyaz çökelek Kırmızı Açıkkırmızı A ç ı k kırmızı Antipiıin Kırmızı.

kloral. blank (kör) olarak seçilen idrar ve standart trikloroasetik asit çözeltisi ile (kontrol) paralel olarak yapılır. Piridin fazında pembe kırmızı rengin meydana gelmesi trikloro bileşiklerinin (kloroform. Fenotiazin türevlerinden birinin mevcudiyetinde pembe. Primer aminler için anaftol-sodyum nitrit deneyi : Seyrettik hidroklorik asitle asitlendirilmiş 2 ml idrara. turuncu viyole ve maviye kadar giden bir renk değişimi görülür. kırmızı. Viyole renk salisilat veya salisilamid varlığını gösterir.Salisilat aranmasında destekleyici deney olarak Trinder testi uygulanır: 1 ml idrara 5 damla Trinder reaktifı (FeCI 3 . ayrıca hepatotoksisite testleri yapılmalıdır. Fenotiazinler için FPN deneyi : 1 ml idrara 1 ml FPN reaktifi ilave edilir. Hiçbir renk meydana gelmezse 2 ml idrar ilave edilir ve tekrar ısıtılır. Terapötik dozda alınan aspirin veya aminosalisilik asit pozitif sonuç verir. Deney . her zaman pozitif sonuç alınmayabilir. trikloroetanol. HgNO ? ve HCI ile hazırlanır) damlatılır. Bu nedenle CC14 zehirlenmesinden süphelenildiğinde. 3 damla %1 "Na N 0 2 ve 3 damla 22 .) Trikloro bileşikleri için Fujiwara deneyi : 1 ml idrara 1 ml %10 da kullanılır (özel NaOH ve 1 ml tekrar distillenmiş piridin ilave ederek 2 dakika kaynar su banyosunda tutulur. Karbon tetraklorüriin metabolitleri (triklorometil bileşikleri) Fujivvara testi ile pozitif sonuç verebilir. tıikloroasetik asit) bulunduğunu gösterir. Çünkü laboratuvar ortamının reaktiflerle kontamine olması pozitif sonuç verebilir. İmipiramin. Ancak karbon tetraklorıir kısmen triklorometile metabolize olduğu için. 1 ml Forrest reaktifı ilave edilir. desipramin ve trimipramin için Forrest deneyi : 1 ml idrara. desipramin veya tripiramin olduğunda yeşil renk meydana gelir. Trinder reaktifı. klorbutal. İmipramin. salisilatların tayininde kantitatif amaçla bölüme bakınız.

Parasetamol için krezol-amonyak testi : 0. Parakuat ve dikuat için ditionit testi : 1 ml idrara taze hazırlanmış %0. Mavi rengin oluşması parasetamol varlığını gösterir. Tüp eğilerek yandan 1 ml sülfirik asit ilave edilir. Test çok duyarlıdır ve terapötik dozlarda da pozitif sonuç elde edilir. Diğer bir tüpte.5 ml hidroklorik asit ilave edilir ve 100°C de 10 dakika kaynatılır. veya diğer primer amin içeren bileşiklerden birinin p-aminopenol fenasetin. hemen parasetamol plazma düzeyi tayin edilmelidir. Zehirlenmenin şiddeti plazma-parakuat düzeyinin ölçülmesi ile desteklenir. Etklorvinil için difenilamin testi : 2 ml idrar üstüne birkaç mg difenilamin sülfat serpilir.taze hazırlanmış %1 a-naftol %10 NaOH içine ilave edilir.5 ml idrara 0. Dikuat ile yeşil renk elde edilir. Aşırı dozda alımından günlerce sonra ana madde ve konjuge metabolitleri tanımlanabilir. Etklorvinil varlığında difenilamin kristalleri üzerinde kırmızı renk oluşur. Parakuatın alımından 4 saat sonra alınan idrar örneğinde de koyu mavi renk elde edilmesi iyileşmenin gerçekleşmediğini gösterir. Pozitif sonuç alındığında.1 lik sodyum ditionit çözeltisinden (1 M-sodyum hidroksit içinde) ilave edilir. Pembe rengin varlığı p-aminofenol varlığını gösterir. karışımın 2 damlasına 10 ml su. parasetamol ve anilinin metabolitidir. 1 ml %10 hık krezol (su içinde hazırlanmış) ve 4 ml 2M amonyum hidroksit ilave edilir. 23 . Bu test sperifıktir ve terapötik dozda da pozitif sonuç verecek duyarlıktadır. Mavi rengin belirmesi parakuatı gösterir. ancak parakuat da bulunabilir.

Salisilatlar: Trinder testi ile aranır. Süzüntü 0. 24 . pH'ı saptanır. yemek artıkları. Aspirin hidroliz edildikten sonra. 10 dakika kaynatıldıktan sonra gerekirse süzülür. 2 damla örneğe 3 damla 2 M hidroklorik asit ve 1 damla %1 lik potasyum ferrisiyanür çözeltisi ilave edildiğinde oluşan mavi çökelek (Turnbull mavisi) ferro iyonunun mevcudiyetini gösterir.1 M sodyum hidroksitle nötralize edilir ve 3 damla Trinder reaktifi ilave edilir. Bu durumda oluşacak koyu mavi çökelek (Berlin mavisi) ferri iyonunun varlığını gösterir.Mide içeriğinde uygulanan ön deneyler Mide içeriği yukarda açıklandığı gibi önce koku. Özellikle oksidan anyonların diğer anyonlardan ayrılmasında kullanılan bir testtir. Ferro (Fe ++ ) ve ferrik (Fe +++ ) iyonlarının tanımlanmasında ferrosiyanür ve ferrisiyanür deneyi kullanılır. yabancı madde kalıntıları) olarak incelenir. görünüş (bitki parçaları. Etlerde prezervatif olarak kullanılan nitrit ve nitratlar da (mide içeriğinde bulunabilecek etten kaynaklanan) pozitif reaksiyon verirler. iyodat. bromat. Viyole renk salisilat varlığını gösterir.1 M hidroklorik asit ilave edilir. Test. 2 damla numune mide içeriği süzüntüsü sülfırik asit içinde hazırlanan 1 ml %1 lik difenilamin çözeltisine ilave edilir. nitrat ve nitritler) için difenilamin testi uygulanır. renk. pH'nın yüksek olması alkali alındığını gösterir. ferrisiyanür çözeltisi yerine ferrosiyanür çözeltisi kullanılarak tekrarlanır. klorat. Hemen oluşan koyu mavi renk oksidan bir anyonun varlığını gösterir. Açık mavi renk organik maddeden kaynaklanabilir ve bu nedenle göz önüne alınmamalıdır. Oksidan maddelerin (hipoklorit. Trinder reaktifi ile pozitif sonuç verir. 2 ml numuneye 2 ml 0.

Yöntemlerin ayrıntısı ilgili maddeler bölümünde açıklanacaktır. uçucu indirgen maddeler ve kolinesteraz inhibitörleri daha önce açıklanan yöntemlerle aranabilir.01 M amonyum hidroklorürle 1:200 oranında seyreltilir. 2 ayrı tüpe 3 ml ditiyobisnitrobenzoik asit çözeltisi 0. Kanda (serum veya plazma) salisilatlar. 2 tüp arasındaki renk farkı. Destekleyici deney olarak spektroskopik incelemeler ile yapılır : Kan örneği 0.01 M amonyak ile (1:20) oranında seyreltilir. trikloro bileşikleri. Kana doğrudan uygulanan testler Kanda glukoz ve üre tayini yapılır.Organik fosfat yapısındaki ve diğer kolinesteraz inhibitörleriniıı aranması : Kolinesteraz inhibisyonu reaksiyonuna dayanır. organik fosfat esteri veya başka bir kolinesteraz inhibitörü varlığını gösterir.2 ml su (kör deney). Amonyakla seyreltilen normal kanın rengi hemen sarıya dönerken %20 ve üstü oranda karboksihemoglobin içeren kan birkaç dakika dayanan pembe renk verir. Birinci tüpe 0. etklorvinilj parakuat ve dikuat mide içeriği süzüntüsünde daha önce idrarda açıklanan testlerle aranır. Beraberinde deney normal kan ile tekrarlanır. Bu yöntemler kantitatif amaçla da kullanır. Kan örneği 0.2 ml mide içeriği süzüntüsü ilave edilerek 2 dakika bekletilir. Karbonmonoksit. hipoglisemik maddeler şeker ve alkolle düşer. Kan şekeri insülin. Sonucun diğer deneylerle de desteklenmesi gerekir. Ayrıca parasetamol zehirlenmesinde oluşan karaciğer hasarının ilk döneminde de hipoglisemi görülür. Normal 25 . Fenotiyazinler. karboksihemoglobin (COHb) şeklinde aranır. ikinci tüpe 0.1 ml %5 asetil tiyokolin iyodür ve 20 mikrolitre (|il) normal serum ilave edilir. imipramin grubu. COHb sarı ve sarı-yeşil alanda (568 ve538 nm de) maksimum absorbans gösterir.

Deneyin yapılışı : Biyolojik materyal olarak mide içeriği. doku) kullanılabilir. 3. bizmut. asit ortamda bakırdan daha soy metal veya ametal iyonlarının (cıva. cıva. Kanda %40 ve üstünde COHb olduğunda OıHb ve COHb bandlar ayrılabilir. COHb bandlarının daha iyi görülmesi için numuneye indirgen (sodyum ditionit gibi ) bir madde ilave edilir. idrar. antimon. gümüş. selenyum. biyolojik madde (kan. antimon. Bu testler yarı kantitatif amaçla da kullanılabilir. böbrek veya idrar kullanılabilir. 25 g doku Waring blender veya benzeri bir 26 . Doğrudan doğruya. Ön deneyler grubuna göre bu testler arasında en önemlisi Reinsch deneyidir. yıkılama işlemi gerekmeksizin. kükürt) metalik hale geçerek bakır levha üzerinde toplanmasına dayanır. Bu durumda 0 2 H b bandı kaybolarak.kanda oksihemoglobin ( 0 2 H b ) daha uzun dalga boyunda (576 ve 541 nm de) maksimum absorbans gösterir. arsenik. telleryum. Reinsh Deneyi Reinsh deneyinin prensibi. selenyum ve tellüryum gibi bakırdan daha soy metalik zehirler (metal ve ametaller) biyolojik materyalde izolasyon yapmadan doğrudan aranabilirler. 555 nm de daha az şiddetle hemoglobin (Hb) den ileri gelen maksimum absorbans görülür ve COHb bandları daha belirgin olarak seçilir. Bakır levha veya bakır spiral tel üzerinde toplanan metal veya metal karışımlarının kesin tanımlanmaları. Gettler ve Kaye (1961) tarafından geliştirilmiş bir seri destekleyici deneylerle (confirmatory tests) gerçekleştirilir. bizmut.3. aranması Bazı metalik zehirlerin biyolojik materyalde doğrudan Arsenik.

Bakır üzerinde toplanmış maddenin rengi. filtre kağıdı arasında bastırmadan kurutulur. ısıtma esnasında %10 HCI ilave edilerek.homojenizatörde uygun bir miktar su ile masere edilir. (bizmut 2 saat ister).g antimon. 1 saat sonra bakır levha alınır ve distile su ile yakandıktan sonra levha. Distile su ile yıkanmış ve kurutulmuş bakır levha bu karışımın (kupröz iyodür : Cu 2 I2 ) 27 . metalik zehirin cinsi hakkında bize ön bilgi verir. 5 |J.g arsenik. 5 H 2 0 . Numune olarak idrar kullanılacaksa 10 ml. organ içeriğinden ise 10 g alınır. (Bu test ile 20 ml çözeltide bulunan 50 (a. Şöyle ki: Tel üzerindeki gümüşi bir renk : cıva (Hg) Parlak siyah renk : bizmut (Bi) Mat siyah renk : arsenik (As) Mor renk : antimon (Sb) olduğunu gösterir. Bakır levha üzerinde toplanan metallerin kesin identifıkasyonları (Destekleyici deneyler): Cıva aranması : Bir saat camına filtre kağıdı yerleştirilir ve sırası ile : 1-2 damla (100 ml suda 5 g potasyum iyodür ve 20g sodyum sülfit : KI+Na 2 S03 7 H 2 0 ile hazırlanan) çözeltiden ve 1-2 damla %5 bakır sülfat (5g C u S 0 4 . tamamlanır. bizmut tanınabilir). 1 cm 2 den daha büyük olmayan bir bakır levha kullanılır.g civa. 20 |J. 100 ml 1 N-HCI içinde çözülür) ilave edilir. Bakır levha (1:1) seyreltik HNO3 içine ve sonra distile su içine daldırılarak temizlenir. Bakır levhayı tutmak için platin veya nikrom telden yararlanılır. Bakır levha biyolojik materyal ve asit ilave edilerek hazırlanan karışım içine daldırılır ve kaynar su banyosu üzerinde 1-2 saat ısıtılır. 20 ja. numunenin asit konsantrasyonu %2-8 arasında kalmalıdır. Karışımın azalan hacmi. Bir erlenmayer içine konulan biyolojik madde üzerine 3-5 ml konsantre hidroklorik asit (HCI) ilave edilir.

1-2 damla kalay klorür (SnCL) ilave edilir ve tüpün ağzı sıkıca bir mantar tıpa ile kapatılır. bakır levhada ise antimon Gutzeit testi aranır. (çözünmesi sağlanır). antimon mevcudiyetinde de pozitif sonuç verir.5 ml %10 (KCN) ile çalkalanır. Bizmut aranması : Hg aranmasından sonra bakır levha alınır bir tüpe konur. mantarın kenarındaki Cıva-2-klorür %5 lik (HgCl 2 ) veya gümüş nitrat ( A g N 0 3 ) ile emprenye edilmiş filtre kağıdında konsantrasyona bağlı olarak sarı. Cu 2 l2 ile reaksiyona girerek .üzerine konur.5 lik HNO3 içinde çözülür. Gutzeit testi. 1 ml %15'lik nitrik asit (HNO3 ) konarak karışım 5 dakika çalkalanır. Ayrıca konsantre HCI dumanları ile temasta. Üzerine sırası ile İmi %5 lik sodyum sülfıt. antimon ile meydana gelen renk kaybolduğu halde arsenik ile meydana gelen renk sabit kalır. Bizmut olduğunda turuncu renk oluşur. kahverengi ve siyah renge kadar değişen renk tonları (AgNOj ile siyah) görülür. 28 . 1-2 saf granül çinko. (kinin-bizmutiyodür. 1 ml kinin-Ki reaktifi (1 g kinin sülfat. Bu nedenle çözeltide As. 100 ml %0. 2 g Kİ ilave edilir. Fakat bu halde meydana gelen renk sarı-siyahtır ve renk daha geç meydana gelir. (Şekil la) Deney tüpünün içinde 1 ml yukarda hazırlanan KCN'lü çözelti (veya kalıntı olan bakır levha). Gutzeit Deneyi 1) Gutzeit deneyi en basit şekli ile bir tüp içinde yapılır. As çözeltiye geçer.) Arsenik ve antimon aranması : Bakır levha 0. Saat camı ile kapatılır. sarı kırmızı bir renk (kupröz merkurik iyodür) belirir. turuncu. Arsenik varsa. Çözelti diğer bir tüpe aktarılır. Bizmut varsa çözeltiye geçer. 1 ini %20 lik H 2 S 0 4 . 1 saat bekletilir. Üzerine 1 ml distile su. Bakır levha üzerindeki birikinti cıva ise.

. Vural. Bu kanatlar arasına cıva2 bromür (merküric bromür) ile emprenye edilmiş kuru filtre kağıdı (Whatman no:40 yuvarlak filtre kağıdı. Güley. d) Toksik anyonlar : Biyolojik ortamdan dializ veya iyon değiştirme (ionexchange) teknikleri ile ayrılırlar (klorat. b) Uçucu olmayan organik zehirler : Biyolojik ortamdan sıvı ekstraksiyon yöntemi ile izole edilirler (barbitüratlar.. Bu amaçla Şekil lb deki aparey kullanılır. siyanür gibi gazlar ve alkoller. proteinler. pamuk Zehirlerin izolasyon yöntemlerine göre sınıflandırılmaları Analitik amaçla bir çok toksikologlar. 1961. Hidrojen ve arsin gazlarının açığa çıkması için 30 dakika (gerektiğinde 1 saat) bekletilir.1. %95 lik alkolde %5 konsantrasyonda hazırlanan cıva-2 bromür ile 2 dakika emperenye edilmiş) yerleştirilir. (yıkılama ve külleştirme için bakınız: Kaya. benzen gibi organik çözücüler). zehirleri uygulanan izolasyon tekniklerine göre başlıca beş sınıfta toplanır: a) Uçucu zehirler : Biyolojik maddeden distilasyon veya difüzyon yolu ile ayrılırlar. Şekil lb de görülen erlenmayenin ağzına lastik bir tıpa ile yerleştirilen kurutma tüpüne kurşun asetat ile nemlendirilmiş pamuk konur. saç. cıva gibi). Reinsch testi uygulanan bakır levha kullanılabildiği gibi. birçok ilaçlar). alkaloidler. 4. Safsızlık olarak bulunabilecek kükürtlü hidrojen. tiosiyanat gibi). iyon çifti oluşturma gibi yöntemlerin uygulanması gereken maddeleri kapsar (pestisitler. 5 |ig arsenik detekte edilebilir. S. tırnak gibi biyolojik materyal (asit dijestiyon çözeltisi) de kullanılabilir. M. kaynama noktasına kadar Uçucu zehirlerin biyolojik materyalden distilasyonla . Erlenmayer içine. glikozitler gibi).organik maddeleri yıkılanmış idrar. Bu tüpün üstüne hazır olarak sağlanan veya yaptırılabilen kanatlar yerleştirilir. izolasyonları Bilindiği gibi distilasyon sıvı bir maddevi.. 15 ml %10 luk sülfirik ve 5 g arsenik içermeyen çinko granül ilave edilir.Gutzeit deneyinde. kurşun asetatlı tarafından tutulur. kadmiyum. (CO. fosfat. c) Metalik zehirler: Biyolojik maddeden kuru veya yaş külleştirme (oksidasyon) işlemi ile ayrılırlar (kurşun. Standart arsenik çözeltisi ile hazırlanan renk skalası ile karşılaştırılarak test yan kantitatif olarak da kullanılabilir. Reaksiyon sonucu arsin HgBr 2 ile emprenye edilmiş filtre kağıdında konsantrasyona bağlı olarak sarıdan kahverengiye kadar değişen renk verir. N. Kanatların ölçüsü ve şekli şekil l b de gösterilmiştir. iyon değiştirme. kan. 1975) 2) Gutzeit deneyi: As için yarı kantitatif olarak da uygulanabilir. e) Çeşitli zehirler : (Özel olarak aranması gerekenler): Yukarıdaki izolasyon teknikleri ile aranamayan ve her biri için özel ektraksiyon işlemleri. Reinsch testi uygulanmış bakır levha veya yıkılama uygulanmış biyolojik materyalin asit dijestiyon çözeltisinden 20 ml konur.

aseton.I E E Û I (I G E U İ ) S L NT N MRUC BO D ECR RMC I I S NI IE « E . zehirler bu ayırma yöntemlerine sınıflandırılmıştır. trikloroetilen verilebilir. ZEHİRLERİN BİYOLOJİK M A T E R Y A L D E N TEKNİKLERİ İZOLASYON Toksikolojik analizlerde. Genellikle kaynama noktaları suyunkinden oldukça yüksek olan maddelerin içine su buharı yollandığı zaman. Şekil (2) de su buharı distilasyonu apareyi görülmektedir. SnCI 2 a b Şekil 1. metil alkol. o madde tekrar dengeyi sağlamak için buharlaşır.Basit (a) ve modifiye (b) Gutzeit apareyi 4.SD VW (W U I S ASM LD İ E E T O N SE BE ) I T % 5 HgCl 2 İle emprenye kağıt ED V W N I E VlO0L U VW B. Bu şekilde soğutucudan geçerek buz içinde soğutulan toplama kabında distilat toplanır. Sonra bu buharlar. Balona uygun bir soğutucu bağlandıktan ve önüne toplama kabı (C) yerleştirildikten sonra. etil alkol. Bu distilat uçucu zehirlerin aranması için kullanılır. kloroform. Bu maddelerin analizleri için değişik analitik kimya ve fizikokimyasal tekniklerden yararlanılmaktadır. izopropil alkol. Çoğunlukla aranılan zehirli madde çok az miktarda (miligram ve hatta mikrogram düzeyinde) olduğundan öncelikle bunların bulunduğu ortamdan ayrılması ve saflandırması için kullanılacak izolasyon yöntemleri çok göre önemlidir. Analitik toksikolojide. su buharı ile birlikte soğutucudan geçerek yoğunlaşırlar. Bilinmeyen veya şüpheli bir zehir önce bu genel izolasyon yöntem ve tekniklerine göre ayrıldıktan sonra. Numune "B" balonuna 1/3 ünü geçmeyecek şekilde konur ve gelen su buharını yoğunlaşmaması için önceden balon " B " ısıtılır. etilen klorür. Kaynama noktası 100° altında olan önemli uçucu zehirlere örnek olarak: Eter. kuvvetli bir su . 30 yavaş distile edilir. Su buharı distilasyonu ile ayırma : Her sıvı maddenin sıcaklık derecesine bağlı olarak belirli bir buhar basıncı vardır. benzen. petrol eteri. Uygulamada bu amaçla su buharı kullanılır. E S 2D P K T C TO UR6 AE OT f I PEM TO t * T LA AEAC WH EO CTT I Numune % 20 H 2 S 0 4 ve Zn. çok sayıda çeşitli kimyasal maddelerin (2000 üstünde) aranması gerekmektedir. Bir gaz akımı ile buhar sıvı üzerinden uzaklaştırılırsa. etil bromür. nitel ve nicel analizleri yapılır. bu maddeler o sıcaklıktaki buharlaşma basıncı oranında buharlaşır.

Uçucu zehirlerin biyolojik materyalden distilasyonla izolasyonları Bilindiği gibi distilasyon sıvı bir maddeyi.1. ) 100°C altında kullanır. e) Çeşitli zehirler : (Özel olarak aranması gerekenler): Yukarıdaki izolasyon teknikleri ile aranamayan ve her biri için özel ektraksiyon işlemleri.n. kadmiyum. d) Toksik anyonlar : Biyolojik ortamdan dializ veya iyon değiştirme (ionexchange) teknikleri ile ayrılırlar (klorat. kaynama noktası ve su buharı ile sürüklenmelerine göre 2 şekilde yapılmaktadır. zehirlerin ayrılmaları: Bunun için normal distilasyon apareyi Distilasyon balonuna bir miktar mide içeriği. proteinler. Uçucu zehirlerin distilasyonu. kusmuk. idrar veya kan gibi 31 . iyon değiştirme. iyon çifti oluşturma gibi yöntemlerin uygulanması gereken maddeleri kapsar (pestisitler. (CO. alkaloidler. Normal distilasyonla kaynama noktaları (k. b) Uçucu olmayan organik zehirler : Biyolojik ortamdan sıvı ekstraksiyon yöntemi ile izole edilirler (barbitüratlar. 4. birçok ilaçlar). tiosiyanat gibi). c) Metalik zehirler: Biyolojik maddeden kuru veya yaş kütleştirme (oksidasyon) işlemi ile ayrılırlar (kurşun. benzen gibi organik çözücüler). zehirleri uygulanan izolasyon tekniklerine göre başlıca beş sınıfta toplanır: a) Uçucu zehirler : Biyolojik maddeden distilasyon veya difüzyon yolu ile ayrılırlar. cıva gibi). siyanür gibi gazlar ve alkoller. kaynama noktasına kadar ısıtarak buhar haline getirmek ve bu buharı yoğunlaştırarak ayrı bir kapta toplamaktır. fosfat. glikozitler gibi).Zehirlerin izolasyon yöntemlerine göre sınıflandırılmaları Analitik amaçla bir çok toksikologlar.

metil alkol. benzen. Bu şekilde soğutucudan geçerek buz içinde soğutulan toplama kabında distilat toplanır. o madde tekrar dengeyi sağlamak için buharlaşır. aseton. Genellikle kaynama noktaları suyunkinden oldukça yüksek olan maddelerin içine su buharı yollandığı zaman. Su buharı distilasyonu ile ayırma : Her sıvı maddenin sıcaklık derecesine bağlı olarak belirli bir buhar basıncı vardır. etil alkol. 32 . etil bromür. izopropil alkol. Uygulamada bu amaçla su buharı kullanılır. Sonra bu buharlar. trikloroetilen verilebilir. Numune "B" balonuna 1/3 ünü geçmeyecek şekilde konur ve gelen su buharını yoğunlaşmaması için önceden balon " B " ısıtılır. Distilasyona soğutucudan akan damlalar berrak oluncaya kadar devam edilir.incelenecek örnek konur ve kaynar su banyosunda veya bek alevinde yavaş yavaş distile edilir. kuvvetli bir su buharı akımı (A) balon içinde geçirilmeye başlanır. petrol eteri. Şekil (2) de su buharı distilasyonu apareyi görülmektedir. su buharı ile birlikte soğutucudan geçerek yoğunlaşırlar. etilen klorür. Toplama kabı buz içinde soğutulur. Bu distilat uçucu zehirlerin aranması için kullanılır. Balona uygun bir soğutucu bağlandıktan ve önüne toplama kabı (C) yerleştirildikten sonra. bu maddeler o sıcaklıktaki buharlaşma basıncı oranında buharlaşır. Kaynama noktası 100° altında olan önemli uçucu zehirlere örnek olarak: Eter. kloroform. Bir gaz akımı ile buhar sıvı üzerinden uzaklaştırılırsa.

Tablo-2 Aldehitler Alkoller Aseton Benzen Benzin Benzoik asit Su buharı ile uçan zehirler Fuzel Yağları Guayakol İyodoform Kafur Karbon tetraklorür Karbon sülfür Kloral hidrat Kloroform Koniin Krezoller Kroton yağı Ksilen a .ve P.nofrol Nikotin Nitrobenzen Paraldehit Piridin Salisilik asit ve esterleri Siyanür Tribromoetanol Timol Toluen Esansiyel yağlar Eter Fenoller Formaldehit Fosfor (sarı) 33 .

kloroform (kloral hidrat kalevi ortamda kloroforma dönüşerek distile olur). Bu reaksiyonlar ya renkli bileşiklerin oluşumuna (kromotropik asit. Bir çok bileşikler karakteristik kokusu ile tanımlanabilir (fenol. koniin alkali ortamda distile olurlar. benzen. Sonra %10 tartarik asit veya seyreltik sülfirik asitle pH 5'e getirilir ve 50 ml distilat toplanacak şekilde su buharı ile distile edilir. 2) Kalevi ortamda su buharı ile uçan zehirler : Numune seyreltik NaOH veya katı magnezyum oksit (MgO) ile pH 8 olarak şekilde kalevilendirilir. amfetamin. Bunun için analiz maddesinin 1/6 sı balona konur. Distilatta uçucu zehirlerin aranması : Elde edilen distilatta uçucu zehirler. c) Distilatta kimyasal ön denemeler yapılır. Bu ön denemeler için çok çeşitli reaksiyonları yapmak mümkünse de. kloral. aşağıdaki şekilde aranır: a) Distilatın kokusu kontrol edilir. CS 2 gibi) b) Distilatın reaksiyonu kontrol edilir (Turnusol kağıdı ile asit veya kalevi özelliği araştırılır). Eğer numune asit ise önce doymuş sodyum bikarbonat çözeltisi ile nötralleştirilir. distilasyon ortamına göre ayırabiliriz: ikiye 1) Asit ortamda su buharı ile uçan zehirler : Asit veya nötral yapıdaki uçucu bileşikler asit ortamda su buharı ile uçarlar. Fujivvara deneyleri gibi). hidrat. 34 . Organik bileşiğe alkol. karekteristik koku oluşmasına (iyodoform deneyi. en uygun olan fonksiyonel gruplara dayanarak yapılan genel deneylerdir. keton gibi özelliği veren grupların tanıma reaksiyonları ile distilattaki maddenin kimyasal sınıfını tayin etmek mümkündür. nikotin. Anilin. aldehit. izonitril deneyi gibi) veya çökelek (karekteristik renkte) oluşmasına (ksentogenat deniyi gibi) dayanmaktadır.Su buharı ile uçan zehirleri.

d) Genel fonksiyonel grubu belirlenmiş maddeyi.2. Bu şekilde sistemde bozulan buhar basıncı dengesinin sağlanması için biyolojik materyaldeki uçucu zehir bitinceye kadar. Uçucu organik zehirlerden başka. Oda sıcaklığı veya 37°C de dış odacıkta buhar veya gaz haline geçen uçucu zehir. İç odacığa ilave edilen uygun bir reaktifle uçucu bileşiğin tanınması iç odacıkta yapılabildiği gibi. Böylece biyolojik maddedeki uçucu bileşiğin saf bir çözücü içine aktarılması yani izole edilmesi mümkün olur. uçucu olmayan organik zehirlere de uygulanan bu genel ve ayırt edici özel reaksiyonlar tablo 4'de gösterilmiştir. Bu deneylerin bir kısmı daha önce "biyolojik sıvılara doğrudan uygulanan deneyler kısmında da açıklanmıştır. Uçucu zehirlerin mikrodifüzyon yöntemi ile izolasyonları Az miktarda uçucu zehirlerin dokulardan izole edilmesinde kullanılan diğer bir teknik mikrodifüzyon yöntemidir. (Şekil 3) Bu yöntemle ayrıca uçucu zehirlerin identifıkasyonu ve kantitatif analizi de yapılabilir. difüzyon ve iç odacıktaki absorpsiyon olayı devam eder. uçucu maddenin çözündüğü çözelti bir mikro tüpe alınarak kalitatif ve kantitatif analizini yapmak mümkündür. hem kendi grubu içinde hangi bileşik olduğunu ve hem de yukarıdaki ilk bulguların sonuçlarını kesinleştirmek için özel reaksiyonlar tatbik edilir. bu kapalı sistemde difüzyona uğrayarak iç odacıktaki çözücü içinde çözünür. 4. 35 . Prensip : Kapalı bir sistemde analizi yapılacak biyolojik materyal ve bu örnekten uçucu zehiri açığa çıkaracak reaktif (liberating agent) dış odacıkta ve serbest hale geçen uçucu zehiri tutan çözücü (absorban) ise iç odacıkta bulunur. Deneylerin yapılışı zehirlerin özel aranmaları bölümünde açaklanmıştır. İlk kez Feldstein ve Klendshoj tarafından uygulanan bu teknik için Comvay'in mikrodifüzyon düzeneği kullanılmaktadır. buharlaşma.

anestezin. metil alkol (oksitlendikten sonra) Aktif metilen grubu olan bileşikler (ketonlar.Distilasyonu ile izole edilen uçucu zehirlerinn grup reaksiyonları: Genel reaksiyonlar Asit ortamda kromatla oksitleme Fehling çözeltisinin indirgenmesi Nesslereaktifı ile: a. sülfonamid. Aldehitler. İndirgenme Schiff reaktifı ile renk reaksiyonu Kromotropik asit deneyi Legal deneyi (pentasiyano nitrozo demir-3 ile) Fujivvara reaksiyonu (piridin+NaOH+ısı) İzonitril reaksiyonu (Anilin+NaOH+ısı) İndofenol reakisyonu (Fenol+Oksijen veya nitröz asitle) Demir-3-klorürle Küçük moleküllü aminler. kloralhidrat Aldehitler ve alkoller (oksitlendikten sonra) Formaldehit. laktik asit Siyanürler Siyanür ve pikrik asit Uygulandığı gruplar Alkoller. tiyosülfat. dulsin gibi) Fenol ve fenol türevleri.Tablo 4. rezorsin gibi) Polihalojenik bileşikler (kloroform. indol. trikloroasetik asit gibi) Klorlu hidrokarbonlar. aseton. kloroform. asetil aseton. ferrosiyanür) Fenoller (serbest ve p-substitüe fenoller) Aromatik primer aminler (anilin ve hidrolizle anilin veren bileşikler) C S 2 . primer aminler ve hidrolizle bu bileşikleri verenler Anilin ve hidrolizle anilin veren bileşikler (asetanilid. aldehitler. kloralhidrat Millon reaksiyonu (Metalik cıva+HN0 3 ile nitrolama) Diazo reaksiyonu Ksentogenat reaksiyonu (ROH+CS 2 +KOH) lyodoform reaksiyonu (Etil alkol+iyot+NaOH) Prusya mavisi oluşması Guignard deneyi (izopurpurat oluşması) 36 .Renk reaksiyonu b. piramidon. amonyak ve amonyum tuzları. primer alkoller Etil alkol. pirol. novakain. pirimer ve sekonder alkoller. asetaldehit. fenasetin. doymamış hidrobarbonlar Aldehitler. enol grubu veren maddeler (asetil aseton. kloroform.

40 mm w 10 miflj Enine kesit Şekil 3. Genellikle 2-5 ml kan. Bu amaçla geliştirdiği apareye "Convvay mikrodifüzyon cihazı" adını vermiştir. biyolojik materyalde amonyak tayini için uygulamıştır. porselen veya polietilen iki odacıkla.Conway mikrodifüzyon apareyi : Mikrodifüzyon yöntemini ilk defa Convvay . dışa sızıntı vermeyen kenarları traşlı bir kapaktan meydana gelmiştir.Conway mikrodifüzyon apareyi. uçucu zehirin aranacağı biyolojik materyal ilave edilir. a) Conway mikrodifüzyon cihazının dış odacığına. Deneyin Yapılışı : Şekil 4'de görüldüğü gibi Convvay mikrodifüzyon apareyi petri kutusuna benzeyen cam. idrar veya 37 . Genel olarak uygulama aşağıdaki şekilde yapılır: üstten görünüş 70 mm .

Genellikle kan ile çalışırken oda sıcaklığında 2 saat. b) İç odacığa ise bu uçucu zehri aborbe edecek ve renk reaksiyonu verecek olan reaktiflerden 2'şer ml ilave edilir. Aynı yere uçucu zehri serbest hale geçirecek reaktiften 1 ml ilave edilir. Tablo 5'de. izopropil-) Metil alkol Fenoller Fosfür Doymuş N a 2 C 0 3 % İOH2SO4 Doymuş N a 2 C 0 3 H 2 SO 4 Doymuş N a 2 C 0 3 — - İÇ O D A C I K çıkaran A b s o r b a n reaktifler R e n k reaktifleri ve sonuç P d C l 2 .homojenize organ numunesi konur. c) Bu işlemlerden sonra apareyin ağzı derhal kapatılır ve diftizyon için bekletilir.C o n w a y mikrodifüzyon apareyinde uçucu zehirlerin aranması DIŞ O D A C I K Aranacak Zehir CO Siyanür Klorlu hidrokarbonlar Alkoller (etil-metil-. çeşitli uçucu zehirlerin Conway mikrodifüzyon cihazı ile aranmasında kullanılan reaktifler gösterilmiştir. Tablo 5. dokularla çalışırken 37°C de 3 saat beklemek yeterlidir.> Siyah % l O N a O H FeS0 4 +HCl—»mavi i 1 ml saf toluen 1 ml % 30 N a O H + saf piridin—»kırmızı Zehiri açığa reaktifler % İOH2SO4 % İOH2SO4 Ansties reaktifi—»Yeşil (K2Cr204+H2S04) Kromotıopik asit—»viyole % l O N a O H Folin-fenolftalein—»mavi HNO3 % 5 AgN0 3 —»kahverengi i % 10 A m o n y u m molibdat+ ısı—» sarı i Sülfür % İOH 2 SO 4 % lONaOH a)% 10 Pb a s e t a t ^ s i y a h i b)% 10 Cd asetat—» sarı i 38 .

Klasik bir yöntem olan Stas-Otto tekniği ile alkaloidlerin ve diğer organik zehirlerin dokulardan izolasyonu uzun ve yorucu bir çalışma gerektirdiği ve ayrıca yabancı tamamen uzaklaştırılmaması maddelerin uzaklaştırmağa nedeniyle daha sonraki araştırıcılar tarafından 39 . Ekstraksiyon koşullarına göre organik zehirler. Bu grupta kaynama noktaları yüksek sıvı ve katı haldeki maddeler örneğin tıbbı ilaçlar.boya gibi maddeleri uygun çözücü ve işlemlerle dayanmaktadır. tekrar alt sınıflara ayrılır. idrar ve mide içeriği gibi örneklere ekstraksiyon işlemleri doğrudan uygulanır. selüloz. çevre kirleticileri.3. Uçucu olmayan organik zehirlerin ekstraksiyonla biyolojik materyalden izolasyonları Uçucu olmayan organik maddeler. Daha sonra bu yöntem Otto tarafından modifîye edilerek "StasOtto" yöntemi olarak literatüre geçmiştir. analitik ve forensik toksikologların ilgilendiği en büyük grubu (hemen tüm maddelerin %90'ı) oluşturur. biyolojik materyal olarak kullanılan kan. Bu amaçla kullanılan yöntemlerin en eskisi ilk kez Stas (1850) tarafından postmortem dokudan nikotini izole etmek için geliştirilen "Stas" yöntemidir. endüstriyel maddeler bulunur. bağımlılık yapan maddeler. karaciğer ve diğer doku örneklerine doğrudan ekstraksiyon uygulanamaz. katı-sıvı gibi fraksiyonlu ekstraksiyon yöntemleri kullanılır. Akut zehirlenmelerde. Doku homojenatlarına ön işlem olarak çok eski bir yöntem olan Stas-otto. Bu yöntemlerin prensibi kısaca aşağıda açıklanmıştır. pestisitler. Sulu fazın hazırlanması için kullanılan toksikolojik yöntemlerin çoğunun dayandığı prensip. Ancak ölüm halinde. doğal kaynaklı zehirler. lipit. çok daha yeni bir teknik olan enzim dijestiyon yöntemi uygulanır. Bu maddelerin biyolojik materyalden izolasyonlarında sıvı-sıvı. biyolojik maddenin ihtiva ettiği protein.4.

Daubney-Nikolls'un yöntemleri bu prensiplere göre geliştirilmiştir. Elde edilen bu kalıntılar birkaç damla sülfırik asitle asitlendirilmiş 100 ml su ile ekstrakte edilir ve mümkünse bir gece bekletilir. küçük porsiyonlar halinde ilave edilerek karıştırılır. Modifiye Stas-Otto Yöntemi : 200 g dondurulmuş ve kıyılmış (homojenize edilmiş) doku. Aksi halde bir erlenmayer içinde asitli su ile I saaat çalkalanır. çeşitli organik zehirlerin asit veya kalevi ortamdaki çözünürlükleri ile birlikte seçici çözünürlükleri de göz önünde tutulmuştur. Bu yöntem halen ülkemizde Adli Tıp Kurumunun toksikoloji laboratuvarlarında kullanılmaktadır. Daha iyisi karışım bir gece bekletilmelidir. Stas-Otto-Ogler. Dekante edilen süzüntüler birleştirilerek uçurulur. Aynı işlem bir kere daha kalıntıya etil alkol ilave edilerek tekrar edilir. Elde edilen ekstrakt dekante edilir. sıcaklık 60°C altında tutulmalıdır. Sonuçta granül halde kuru bir kalıntı kalır. Geniş ağızlı bir kapsül içinde birleştirilen süzüntüler hafif sıcak hava akımında su banyosu üzerinde uçurulur (vakumda distilasyon tercih edilir). (Doku+etil alkol) karışımı soğutularak süzülür. İki ekstrakt soğutulduktan sonra 4 0 . Eğer kalıntı halen yapışkan görünümde ise o zaman sıcak alkolle aynı işleme devam edilir. 400 ml etil alkol ile blenderde homojenize edilir. Feldstein-Klendshoj. Bu tekniklerde. Aşağıda uygulama alanı geniş ve yüz yıldan daha fazla bir zamandan beri kullanılmakta olan modifiye Stas-Otto tekniği açıklanmıştır. 100 ml sıcak etanol ilavesiyle şurup kıvamında bir çözelti elde edilir.modifiye edilmiştir. Umberger. 100 ml sıcak etil alkol. Eğer bakiye yağlı ise sulu ekstrakt dekante edildikten sonra 100 ml asitli su ile ekstraksiyon tekrarlanır. Karışım su banyosunda bir saat bekletilir. tartarik asitle asitlendirilir. Isıya dayanıksız alkaloidler olma ihtimali varsa.

Sulu fazda bir maddenin iyonlaşma derecesi. izopropil alkol. Biyolojik materyalden ön işlemlerle (Stas-Otto veya modifıye metodları) elde edilen ekstrakt veya kan. uygun ortam ve çözücü seçimiyle arayacağımız organik zehri organik faza alarak saflandırmak mümkün olur. petrol eteri. mide içeriği gibi sıvılardan ekstraksiyonla organik zehirler ayrılabilir. Ekstraksiyonla İzolasyon Bilindiği gibi ekstraksiyon sulu fazda çözünmüş bir maddenin. nötral veya amfoter özelliği). Çözücü olarak en çok eter veya kloroform kullanılır. Böylece elde edilen süzüntü ikinci kademedeki fraksiyonlu ekstraksiyon için hazırlanmış olur. b) İyonlaşmamış halde olan organik maddenin. Bunun dışında etil asetat. o maddenin kimyasal yapısına bağlı olarak pKa değerine göre değişir. baz. iyonize halde olmayan Bu organik nedenle maddeler. organik çözücüde çözünebilme özelliği. Prensip olarak. idrar. Buna göre asit karakterdeki maddeler asit ortamda. bütil alkol. olmayan organik zehirlerin ekstraksiyonunda 2 faktör rol oynar : a) Organik maddelerin kimyasal yapısı (asit. Sulu fazda çözünmüş bir çok maddeler içinden. uçucu organik çözücü fazına geçirilebilirler. su ile karışmayan organik bir çözücüye çalkalayarak bu organik faza geçirilmesi işlemidir. siklohekzan da koşullara göre kullanılabilir.birleştirilir ve süzülür (pilili Whatman No 1 filtre kağıdından). kalevi yapıdaki maddeler ise alkali ortamda serbest organik molekül (noniyonize) halde bulunurlar: 41 .

eter veya kloroform fazından daha kuvvetli kalevi ortamda (NaOH li ortamda) sulu faza geçerler. p-amino benzoik asit. (A 2 fraksiyonu) Barbitüratlar. organik faza geçebildiği ekstraksiyon koşullarına göre 5 sınıfta toplamak mümkündür.5) ile ekstrakte edilebilirler. a 2 ) Zayıf asitler : Bu grup maddeler ise. fenil butazon. pH 7.CO + [H 3 0] + [RNH 3 ] + + OH Nötral maddeler ise asit veya kalevi ortamda organik faza geçebilirler. çinkofen (cinchophen) sitrik asit. A) Asit ortamda ekstrakte edilebilen zehirler (Organik asitler ve nötral maddeler): Bu maddeler asitli sulu ortamdan (pH 2) eter veya kloroformla ekstrakte edilebilirler. zayıf asit veya nötral özellikte olabilir. sulfisoksazol (sulfisoxazole) örnek verilebilir. çünkü ortamın şekildedirler. sakkarin.5) çözünmezler. Uçucu olmayan zehirlerin ekstraksiyon koşullarına göre pH sına bağımlı olmaksızın çoğunlukla iyonlaşmamış sınıflandırılmaları Uçucu olmayan organik zehirleri. O halde bu grubu 3 alt sınıfta toplayabiliriz : aO Kuvvetli asitler : asitli ortamda eter veya kloroform fazına geçen bu maddeler. sulu sodyum bikarbonatla (NaHC0 3 . organik bazlar. NaHCOı çözeltisinde (pH 7. (Aı fraksiyonu) Asetil salisilik asit. salisilik asit. organik nötral maddeler ve organik amfoterik maddeler. 42 . organik zayıf asitler.RCHoCOOH + H 2 0 R-NH 2 + H z O A A RCH. glutetimid. parasetamol örnek verilebilir. Organik kuvvetli asitler. Asit ortamdan organik çözücüye geçen organik maddeler kuvvetli asit. okzalik asit.

kan veya serum.GC ve GC/MS'de incelenir) 1 1 PH 8. sıvı doku ekstraktı) U pH 3'e ayarlanır (kuvvetli asit ortam) li Organik çözücü ile (eter veya kloroform) ekstraksiyon Organik çözücü fazı Asit ve nötral maddeler NaHCOj çözeltisi ile ekstraksiyon f I U 1 Sulu faz Bazlar ve amfoter maddeler pH 8'de organik çözücü ile ekstraksiyon I Sulu faz Kuvvetli asitler (A. i Organik çözücü ile ile ekstraksiyon 1 Organik faz amfoter maddeler (D) fraksiyonu (TLC.Numune (idrar.GC/MS'de incelenir) hidroliz Sulu faz Amfoter maddeler NaOH ile ekstraksiyonu 1 pH 3'de HC1 ile hidroliz Sulu faz Zayıf asitler (A2 fraksiyonu) (UV'de incelenir) Organik faz Nötral maddeler (C) fraksiyonu (İTK.GC.GC.5 ayarlanır. Şekil 4. 43 .GC/MS de incelenir.5-9. fraksiyonu) (UV'de incelenir) Organik faz zayıf asitler Organik faz Bazlar (B) fraksiyonu) (ITK.Fraksiyonlu ekstraksiyonla organik zehirlerin ayrılması. mide içeriği.

mebrobamat.(C fraksiyonu) Asetaniliid. bromural. NaOH veya N a H C 0 3 ' l ı sulu faza geçildikten sonra eter veya kloroform fazında nötral maddeler kalır.a 3 ) Hidrofob nötral maddeler : Asit eterde çözünen maddeler. (B fraksiyonu) b 2 ) Sulu faz ise organik amfoter (morfin gibi) maddeleri içerir. Bunlar organik fazda çözünebilme özelliğinde olduklarından "hidrofob nötral maddeler " adını alırlar. sulu fazın konsantre HCI ile ısıtılmasından sonra. amfetamin. k a n v e idrardan toksik m a d d e l e r y u k a r ı d a a ç ı k l a n a n e k s t r a k s i y o n y ö n t e m l e r i ile izole edilebildikleri gibi "immunoassay yöntemleri" ile de doğrudan analizleri yapılabilir. asetofenetidin. 4. A n c a k ö l ü m l e s o n u ç l a n a n olaylarda k a r a c i ğ e r gibi d o k u örnekleri de analiz için kullanılır. idrar ve mide sıvısına uygulanan fraksiyonlu ekstraksiyon şeması ( sistemik ekstraksiyon ) gösterilmiştir. Dokulardan zehirlerin izolasyonunda kullanılan Stas-Otto ve ekstraksiyon yöntemi. imipramin. Bu maddeler. Bir çok alkaloidler. p o s t m o r t e m m i d e içeriği. amitriptilin. Enzim yıkılama yöntemi ile organik zehirlerin izolasyon ve ayrılmaları Adli t o k s i k o l o j i d e . emetin. kafein.4. fenil salisilat örnek verilebilir. kinin gibi azotlu bazlar bu gruba girerler. pH 8. klasik protein çöktürme yöntemleri yanında "enzimatik 44 . amidopirin.9. Şekil 4'de kan. kafein. antipirin. B) Kalevi ortamda seyreltik N a O H ile kalevilendirilmiş eter veya kloroforma geçen bileşikler : bı) Kalevi özellikte maddeleri içerirler.5 da organik çözücü ile ekstrakte edilerek ayrılırlar (amfoter maddele : D fraksiyonu).5 .

yıkılama: dijestiyon yöntemi" zehirlerin genel tarama yöntemlerinde. plazma ve dokularda proteine bağlanmış ilacın (protein-ilaç) proteolitik bir enzimle serbest hale geçirilmesinden sonra ekstraksiyona tabi tutulmasıdır. Aksu. 37°C de 2 saat termostatlı çalkalamalı su banyosunda inkübe edilir. Yıkılama için papain kullanılacaksa. Şan. Böylece proteini uzaklaştırılmış doku fıltratına sistematik ekstraksiyon uygulanabilir. 1994'e bakınız. N. Tripsin kullanıldığında 1 mg tripsin /g doku olarak enzim ve pH 7. 45 . tripsin.4 olan fosfat tamponu ilave edilir. N. homojenata gram doku başına 500 mg papain (500 mg papain/g doku).02 M pH 7. İnkübasyon 37°C de 3 saat olarak uygulanır. optimum sıcaklık 30°C dir) belirli bir süre inkübe edilir.4 olan fosfat tamponu kullanılır. Teknik : Zehirlenme şüphesi ile alınan karaciğer dokusundan 5 gram kesit tartılarak. subtilisin gibi enzimler kullanılır. Bu enzimlerle doku homojenatı.002 M EDTA ve 25 ml 0. Aşağıda anabilim dalımızda çeşitli pestisit ve ilaçların karaciğer homojenatında uygulanan "enzimatik yıkılama" yöntemi kısaca açıklanmıştır. Bu amaçla papain. enzimin maksimum aktivite gösterdiği optimum koşullarda (örneğin papain ve tripsin için optimum pH 7-8. (Ayrıntılı bilgi için :Vural.) Enzimatik yıkılama yönteminin prensibi. Aşağıda bu yöntem açıklanmıştır. ön işlem olarak tercih edilen bir tekniktir. İzolasyon verimini arttırmak için Amberlite XAD-2 (batch) yöntemi ile ekstraksiyon yapılması uygun olur.. 0. 10 ml su ile teflon başlıklı homojenizatörde homojenize edilir. Süzüntüden genel ekstraksiyon şemasına göre uçucu olmayan organik zehirler (ve ilaçların) izolasyonu yapılır. İnkübasyondan sonra karışım 30 dakika elektrikli su banyosunda ısıtılır ve süzülür.

Reçinenin hazırlanması : Amberlit XAD-2 reçinesi en az 6 saat etil asetat ile sürekli Soxhelet apareyinde ekstrakte edilerek saflaştırılır. Ş a n . Bu adsorbe edilen maddeler polimerden uygun bir çözücü ile (elüsyon çözücüsü) geri elde edilebilirler (elüe edilebilirler). Amberlit XAD-2 ile izolasyon ve ekstraksiyon işlemi idrar. S 1984. Geniş yüzey alanı ve noniyonik özelliği nedeniyle bu reçine suda özünen organik maddeleri adsorbe eder. doku homojenatından elde edilen süzüntünün ) pH'si. Amberlit XAD-2 poröz ve hidrofobik özelliğe sahip olan çapraz bağlı polistiren divinil benzen polimeridir. fıltrat ve enzim yıkılamasmdan elde edilen fıltrat. (2) numune (ml)/reçine (g) oranına. (3) elüsyon çözücüsünü polaritesine bağlıdır.N. 1994). 5 gram karaciğerden hazırlanan homojenat. ekstraksiyon verimi (1) biyolojik materyalin (idrar. 20-50 mesh büyüklüğünde. İşlem üst faz berraklaşıncaya kadar (4-5 kez) tekrarlanır. (Vural. safra suyu ve karaciğer homojenatına (doğrudan veya enzimatik yıkı lama işleminden sonra) veya biyolojik materyalden hazırlanan örneğe reçine ilave ederek (batch tekniği) uygulanabilir. Vural.Amberlit XAD-2 ile organik zehirlerin ekstraksiyonu Polimerik özellikte adsorbanların zehirlerin biyolojik materyalden izolasyonları son 20-30 yılda önem kazanmıştır. veya idrarla çalışılacaksa 20 ml 2500 rpm de santrifüj edilerek berraklaştırılan idrar örneği. 5. Bazik ilaçların . Burgaz. N. Reçine ağzı cam kapta distile su içinde +4°C de saklanır. kan. Amberlit XAD-2 reçinesi ile ekstraksiyonda. N . Aşağıda batch yöntemi açıklanmıştır. Sonra reçine (1:1) oranında uzaklaştırılır. Metanolü uzaklaştırmak için 8-10 kez distile su ile yıkanır. beyaz suda çözünmeyen kürelerdir. kan.1 gram yaş XAD-2 (g kuru reçine karşılığı) içeren polipropilen 4 6 tüplere konur.

Kalıntı 2 kez (0. Amberlit XAD-2 dışında Dowex 50 AGW-X8 (100-200 mesh) batch tekniği ile idrardan dipiridil grubu herbisitlerin ekstraksiyonunda kullanılabilir.N.1 N HCI ile pH 3. 1984). pestisitlerden organik fosfat esterlerinin ekstraksiyonlarında oldukça yüksek verim elde edilir.ekstraksiyonu için ortamın pH'sı 0. Amberlit XAD-2 ile bazik. nötral ve asidik ilaçların çoğu. (Vural. Kalıntıda kimyasal maddeler tarama yöntemleri ile (İTK ve GLK gibi) aranır.1 N HCI ve su ile) yıkandıktan sonra elüsyon için tüpe 15 ml eter ve 5 ml 0.1 N HCI ilave ederek 20 dakika çalkalanır. 5 dakika 4000 rpm de santrifüj edilir. nötral ilaçlar için pH 7. Karışım 20 dakika çalkalanır. Elüsyon çözeltisi susuz Na 2 S04 den geçirilerek uçurulur. 47 . 3 dakika 4000 rpm de santrifüj edilerek su fazı ayrılır.S.01 N K 2 C 0 3 ile pH 10. Burgaz. Katyon değiştirici bir reçine olan Zeokarb 225 (H + ) ise kolon tekniği ise parakuat ve dikuatın idrardan ekstraksiyonunda kullanılabilen verimi daha yüksek olan bir yöntemdir. organik fosfat esterleri için pH (2-3)'e ayarlanır. asidik ilaçlar için 0. Şekil 5'da enzimatik yıkılama ve Amberlit XAD-2 batch tekniği ile karaciğer homojenatından organik zehirlerin izolasyonu ve ekstraksiyonları için kullanılan teknik şematik olarak gösterilmiştir.

1 N HCI ile ayarlanır.1 g.4 2.INHCI ve su ile yıkanır " ' S u fazı atılır I i Ekstraksiyon koşuluna göre PH ayarlanarak 15 ml eterle Ekstraksiyon Çözücü Na 2 S0 4 ile kurutulur I • Kalıntı metanolde çözülerek İTK ve GK ile tarama ve identifıkasyon Şekil 5 : Enzimatik yıkılama ve Amberlit XAD-2 "batch" yöntemi ile organik zehirlerin karaciğerden izolasyonları. nötral ve bazların ekstraksiyon koşuluna göre ) K 2 C0 3 veya 0 . 48 . Amberlit XAD-2.002 M EDTA I I veya 5 mg. pH (asit.pH 7.02 M. 20 dak. Papain +0.4 25 ml fosfat tamponu 0.(5 g.pH 7. çalkalama.5 g. Karaciğer + 10 ml su) homojenatı 25 ml fosfat tamponu 0.02 M. trıpsm I I 37°C de 2 saat inkübasyon 37°C de 3 saat inkübasyon ' T 30 dakika su banyosunda ısıtma ve süzme ' i Süzüntü + 5. 23 dakika 4000 rpm de santrifüj Kalıntı O.

postmortem dokularda toksik maddelerin taranması ve kantitatif analizi ölüm nedeninin açklanmasına yardımcı olur. bağımlılık durumu ve kullanma sıklığı ve şekil açısından bir bilgi vermez. ZEHİRLERİN T A R A M A ve İDENTİFİKASYONLARINDA KULLANILAN E N S T R U M E N T A L ANALİZ TEKNİKLERİ Biyolojik materyalden daha önce açıklanan yöntemlerle izole edilen kimyasal maddelerin identifikasyonları ve kesin tanımlarl. Diğer klinik bulgularla desteklenmesi gerekir. analizin yorumu. Diğer taraftan kimyasal madde ve ilaçların toksikolojik tarama testleri sonucunda. Kimyasal maddelerin biyolojik materyalde identifikasyonları ve kantitatif analizlerinde kullanılan teknikleri aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz: 49 . antidepresanlar. bulunan madde cinsine göre değişir.5. etil alkol. kantitatif analizleri klinik toksikoloji ve adli toksikoloji açısından büyük önem taşır. Toksikolojik tarama testleri sonucunda. Forensik (adli) toksikolojik analizde. Ayrıca kantitatif analizin belirli aralarla yapılması "terapötik ilaç izlenmesinde" de önemlidir. d-propoksifen. barbitüratlar gibi bir çok maddelerin postmortem analizleri bu nedenle önemlidir. salisilatlar. asetaminofen. Karbon monoksit. Kimyasal maddelerin kan ve serum düzeylerinin kantitatif olarak saptanması zehirlenmenin şiddeti hakkında bilgi verir. zehirlenmeye madde veya maddelerin belirlenmesi. zehirlenmenin neden olan spesifik (antidot) tedavisinin yapılabilmesi için gereklidir. Örneğin suistimal edilen veya bağımlılığa neden olan bir maddenin kişinin o anda alınan idrar örneğinde identifıkasyonu. benzodiazepinler.

ilk kez 50 . kullanım şekilleri ve uygulamaları ile ilgili bilgiler başka derslerde ayrıntılı olarak verilmektedir.1) Kromatografik Yöntemler İnce tabaka kromatografısi (İTK) Gaz-katı ve gaz-sıvı kromatografısi (GK ve GSK) Yüksek basınçlı sıvı kromatografısi (HPLC) 2) Spektroskopik Yöntemler : Ultraviyole spektrofotometresi (UV-Spektrofotometre) Görünür alan spektrofotometresi (Visible spektrofotometre) Infrared spektrofotometresi (IR spektrofotometre) Emisyon spektrografisi Atomik absorbsiyon spektrofotometresi (AAS) Plazma emisyon spektrofotometresi (PES) Spektroflorimetri Kütle spektrometresi (MS) Nötron aktivasyon analizi (NAA) 3)Gaz kromatografisi-kütle spektrometresi (GK-MS) 4) Immunoassay teknikleri 5) Diğer yöntemler (Elektrometrik yöntemler. Bu nedenle. buna göre geliştirilen aletlerin yapısı.1 İnce tabaka kromatografisi Kromatografı. bu kitapta bu aletlerin rutin toksikolojik analizlerde kullanımlarından bahsedilecektir. kimyasal yapıları birbirine yakın madde karışımlarının birbirinden ayrılmasında kullanılan bir tekniktir. maddenin fızikokiınyasal özelliklerine göre geliştirilmiş enstrumental analiz yöntemleridir. Bu yöntemlerin prensibi. 5. Kromatografı deyimi. optik kristallografî gibi) Yukarıda adı geçen teknikler.

Kloroform fazı (alt faz ) 15 ml lik kapalı bir cam tüpe alınır. 2) Bazik ekstraktın hazırlanması (Ekstrakt B): İdrar örneğinden 10 ml daha alınarak 30 ml lik diğer bir santrifüj tüpüne konur. 1 ml seyrettik hidroklorik asit ve 10 ml kloroform ilave edilir. Ekstrakt su banyosunda 60°C de hava akımında kuruluğa kadar uçurulur. idrar örneğine uygulanan şekilde ( ekstrakt A ve ekstrakt B) uçurma işlemine kadar hazırlanır. Organik faz (alt faz) 15 ml lik kapaklı cam tüpe aktarılır. 5 dakika çalkalandıktan sonra (tercihan mekanik karıştırıcı ile). 2 ml amonyum klorür tamponu ve 10 ml (kloroform:propan-2-ol:9:1) karışımı ilave edilir. 5 dakika çalkalandıktan sonra 10 dakika santrifüj edilir. Çalkalayarak 5 dakika karıştırılır ve 10 dakika santrifüj edilir.5 ml metanollü hidroklorik asit ilave edilir (uçucu bazların kaybını önlemek için). 10 dakika santifüj edilir. Ekstrakt 60°C deki su banyosunda hava akımında kuruluğa kadar uçurulur. Organik fazlar atılır.İzolasyon işlemleri 1) Asidik ekstraktın hazırlanması (ekstrakt A): 30 ml lik santrifüj tüpü içine analizi yapılacak idrar örneğinden 10 ml konur. 1) A ekstraktına (uçurma işlemi yapılmadan önce) 5 ml seyreltik sodyum hidroksit. B ekstraktından elde edilen sulu hidroklorik asit fazına 5 ml amonyum klorür tamponu ilave edilir. B ekstraktına 5 ml seyreltik hidroklorik asit ilave edilir. 2) A ekstraktından elde edilen sulu NaOH fazına 5 ml seyreltik hidroklorik asit. 0. 5 dakika çalkalandıktan sonra 53 . Ekstraktlara geçebilen ve İTK de interferansa neden olabilen maddelerin uzaklaştırılması için daha ileri ekstraksiyonlarla aşağıda açıklanan şekilde purifıkasyonu yapılır. Mide içeriği ekstraksiyonunun purifıkasyonu Mide içeriği.

54 . şekilde gürüldüğü numune uygulama yerlerine uygulanır. 7) Tabaka ters çevrilerek: a) 1 ve 2. Tabakaya 1 cm yükseklikte hafif bir çizgi çizilir.25 pl ekstrakt A.25 mm kalınlığında kaplanan silikagel G (20 pırı tanecik büyüklüğünde) tabaka kullanılır. bazik ve fenotiazin karışımları) 10 pl uygulanır. 25 er pl ekstrakt B. ( Şekil 6 ) 5) İşaretlenen yüksekliğe kadar devolope edilen tabaka tanktan çıkarılır ve çeker ocakta hava akımında kurutulur. 6) Kurutulmuş tabaka UV de 254 nm ve 366 nm de incelenerek floresan veren lekeler işaretlenir. kolonlara (500 ml/1) oranında sulandırılmış sülfırik asit püskürtülür (Şekil 7). c) 7 ve 8. Silikagel ile kaplanmış tabaka kurşun kalemle 8 kolona ayrılır.(tercihan mekanik karıştırıcı ile) 10 dakika santrifüj edilir. İnce tabaka kromatograflsine uygulama : 1) Durucu faz olarak 20x20 cm boyutunda cam levha üzerine 0. 3) Ekstraktlar kuruluğa kadar 60°C de hava akımında uçurulur. (Şekil 6) 2) Numune ekstraktları 100 pl (kloroform:propaıı-2-ol) karışımında çözülür. kolonlara asitlendirilmiş iyodoplatinat reaktifi. 3) Standart ilaç karışımlarından şekilde işaretlendiği şekilde (asidik. b) 3 ve 4. kolonlara merküröz nitrat reaktifi. 4) Kurutulan tabaka (etil asetat: metanol: konsantre amonyum kolonlardaki hidroksit: 85:10:5 ) karışımından oluşan devolopman çözeltisi ile devolope edilir. Organik fazlar atılır. Developman yüksekliği 10 cm olarak işaretlenir.

B2 C B Meıküröz Nitrat reaktifı Asitlendirilmiş İyodoplatinat Reaktifi Mandelin Reaktifi Sülfirik asit ( 5 0 0 ml/1) 1 2 3 4 5 6 7 8 Şekil 7..0— -0— 5 .. 8 ). 55 .A.1 B2 25 M L C 10 M L B. 25 L0. C : Fenotiazinler karışımı A. B 2 : Bazik numune ekstraktı ( 4. B 2 : Bazik ilaç karışımı ( ). A 2 : Asidik numune ekstraktı ( 2 ). 10 M L B2 25 ( L O B.1 | . 10 JlI.0— .. A.Kromatogramların püskürtme reaktifleriyle görünürleştirilmesi.. Asidik karışımı ( 1 ) .1 B.İlaç ekstraktlarının İTK ya uygulanması N : Numune uygulama ( başlangıç ) yeri. B2 B... 0— 1 —O— 2 —0— 3 .0— —0— S 4 6 7 Şekil 6. 6.. A2 B. 10 N L A2 25 |0. S : developman sınırı..

9) Mandelin reaktif ile elde edilen lekelerin rengi. III ve IV rakamları sistemleri aşağıda açıklanmıştır: 1: Etil asetat: metanol : derişik amonyak (85:10:5) II: Kloroform : aseton (4:1) III : Metanol : derişik amonyak (100 : 1. II. Bu tabloda I. püskürtme işlemi çeker ocak içinde yapılmalıdır. püskürtme yapılmayacak kolonlar temiz bir cam levha ile maskelenir.Her reaktifle püskürtmede. bazik ve nötral yapıdaki ilaçların değişik developman sistemlerinde verdikleri R. 1995). (Reaktiflerin hepsi çok toksik olduğundan. değerleri ve renk reaksiyonları Tablo 6'da gösterilmiştir (Şanlı. Elde edilen kromotogramların Rı değerleri ve renkleri standartlarla karşılaştırılır. Labratuvarımızda yapılan bir araştırmada asidik.) 8) Püskürtmeden sonra hevha tekrar UV de (254 nm ve 366 nm de) incelenir. gerekirse 100ÜC de 10 dakika bir etüvde bekletilerek rengin kuvvetlenmesi sağlanır. Özellikle Mandelin reaktifi püskürtülen kolon önemlidir. N..5) IV: Kloroform : metanol (90 : 10) ile gösterilen developman 56 .

16 0.24 Turuncu Açık sarı Sıkleman pembe Pembe Koyu kahverengi Koyu turuncu Sarı Açık mave Viyolo Kızıl Kahverengi Turuncu Sarı Mürekkep mavisi Mavi Kızıl kahverengi Turuncu Kızıl kahverengi Kahverengi Sarı Imipramin 0.55 0.09 Pembe Açık sarı floresans Klorpromazin Klorfeniramin maleat Dragendorf Ninhidrin FPN Marquis Asidik iyodo platinat Dragendorf Ninhidrin FPN Marquis Asidik iyodo platinat Dragendorf Ninhidrin FPN Marquis Asidik iyodoplatinat Dragendorf Asidik iyodoplatinat i Asidik iyodoplatinat Ninhidrin III 0.Tablo 6 : Bazı asidik.65 57 .69 IV 0.6 0. %1 K M n 0 4 %5 FeCİ.45 Asetil asit Zvvikker salisilik UV (254 nm) 0.47 Amitriptilin Niketamid 0.07 0.66 0.06 Açık kahverengi Viyole Açıkkahveıengi sarı Açık sarı floresans Kahverengi Koyu menekşe Açıksarı kahverengi Kızıl kahverengi Mor menekşe Renk Asetaminofen Salisilik asit Metokarbamol Indometasin Fenobarbital %5 FeCİ.8 0.77 0.46 0.47 0. bazik ve nötral ilaçların İTK verileri İlaç Adı Kullanılan Reaktif Çözücü Sistemi (Rf)* I 0.44 0.52 0.17 0.20 0. %1 K M n 0 4 UV (254 nm) %1 K M n 0 4 Asidik iyodoplatinat çözeltisi %1 K M n 0 4 Asidik iyodoplatinat çözeltisi Cıva Oksit / Difenilkarbazon 0.04 0.14 II 0.

ekstraksiyon işlemi sırasında beraber ekstrakte edilen endojen ve diğer yabancı maddelerinin intereferans riskidir. Ayrıca spektrofotometre küvetlerinin standardizasyonu ve temizliği önemlidir. Bu teknikte karşılaşılan en büyük sorun. 257 nm. Mide içeriği ekstraktı ve olay yerinden alınan örneklerin UV spektrumlarının incelenmesi kalitatif bilgi açısından yararlı alabilir. Bu amaçla en çok sulu sülfırik asitte (0.5 .00 mg/l) potasyum dikrormat çözeltisi kullanılır.0. bilinen bir referans çözeltisinin maksimum absorbansları (A.005 mol/1) hazırlanan % 0.6 ve 106.™*) ölçülerek yapılır. Spektrofotometrik analizlerde güvenilir sonuç almada monokromatörün doğru çalışması önemlidir. 144. analizi yapılacak madde dışında bulunabilecek maddelerin interferansıdır. Bu çözeltinin 235 nm . UV spektrofotometrelerinde kuartz.2. 58 . UV ve görünür alan spektrofotometresinin toksikolojik analizlerde kullanılması Özel bölümde maddelerin kantitatif analizlerinde UV (200-400 nm) ve görünür alan (400-800 nm) spektrofotometrisine dayanan yöntemler açıklanmıştır. Numune ekstraktının UV spektrumunun incelenmesi ekstraktın purfıkasyonu hakkında bilgi verebilir. 48. Bu nedenle önce analizi yapılacak madde veya maddelerin biyolojik materyalden izolasyonları ve purifikasyonları gerekir (ekstraksiyon.5. Monokromatörün kontrolü. mikrodifüzyon gibi yöntemlerle). 313 nm ve 350 nm de gösterdiği spesifik absorbanslar sırası ile 124.6 lik (60.6 olmalıdır. Spektrofotometrik analizde en önemli sorun. görünür alan spektrofotometrelerinde ise cam veya belirli özellikte plastik küvetler kulanılır.

Ayrıca maddenin spesifik ve molar absorbansı ve minimum absorbsiyon gösterdiği dalga boyundan da yararlanılabilir. analizde yanıltıcı olabilir. mide içeriği ve kan ekstraktları ile çalışıldığından biyolojik materyalde bulunan endojen maddelerin ilaç spektrumlarını interfere edeceği bilinmelidir. çeşitli nedenle numune alımının gecikmesi.5 M NaOH ile ayrılan zayıf asitleri içeren fazının (B fraksiyonu ) doğrudan UV spektrofotometresinde spektrumu alınır. 59 . Blank olarak metanol kullanılır. Ancak biyolojik idrar. arasında taranır. Bu nedenle destekleyici deneylerin yapılması gerekir. Bilinmeyen ilaç tabletleri veya biyolojik olmayan numunelerle daha güvenilir sonuçlar alınır. Toksikolojik analizde.5 M NaOH kullanılır. 220 nm. Blank (kör deney) olarak 0.UV Spektrofotometresi ile ekstraksiyon fraksiyonlarının taranması UV spektrofotometresi maddelerin kalitatif ve kantitatif analizinde kullanılır. Nötral maddeleri içeren eter fazı (C fraksiyonu uçurulduktan sonra) 3 ml. o maddenin UV alanında maksimum absorbans gösterdiği dalga boyu ( A.max) kullanılır. Özellikle postmortem toksikolojik analizlerde. Zayıf asit (B) fraksiyonunun incelenmesi Sistematik ekstraksiyonda kuvvetli asitler ayrıldıktan sonra eter fazında 0. Maddenin identifıkasyonunda (nitel analizinde). kuru metanolde çözülerek. ile 320 nm. uçucu olmayan organik maddelerin izolasyonlarından sonra fraksiyonlara ayrılan ekstraktların aşağıda kısaca açıklandığı şekilde UV spektrofotometresinde spektrumları incelenir.

400 nm ) tarama tekrarlanır. 0. B fraksiyonu (numune) ve blank'a 1 ml %16 lık amonyum kloriir ilave edilerek pH 10'a düşürülür. maksimum pH'da (pH:13. Bıı nedenle bilinç kaybı olan kişilerde öncelikle barbitüratlar aranmalıdır.5 M NaOH'e karşı (kör) taranır.B fraksiyonuna geçen maddelerin çeşitli pH'larda maksimum a b s o r b a n s gösterdikleri dalga boyları (X) Madde X max (nm) Klorpropamid Parasetamol Fenilbutazon Barbitüratlar N-metil substitüe 5. (Moffat ve ark.5 substitüe S-substitüe p H 13 232 257 264 246 254 303 PH ıo 264 246 239 303 pH < 2 232 245 237 absorbansın sonu absoıbansın sonu 285 60 .Barbitüratlarm araştırılması: Zehirlenmelerde baıbitürat zehirlen- melerine sıklıkla raslanır. UV spektrofotometresinde 220-400 nm arasında 0. Ekstraksiyon şemasında B fraksiyonuna geçen maddelerin farklı PH'da maksimum absorbans gösterdikleri dalga boyları tablo 7 de gösterilmiştir. birkaç damla 10 M sülfirik asit ilave ederek PH nin 2 veya daha altında olması sağlanır.5 M NaOH ile ayrılan B fraksiyonunu (pH 13).10 ve <2) absorbans gösteren dalga boyları kaydedilir. B fraksiyonunun UV spektrumları üç farklı incelenir. 1986) T a b l o 7. 220-400 nm arasında spektrumları tekrar alınır. Küvette bulunan numune ve köre. Burada açıklanmış olan UV yöntemi ile barbitüratlarm birbirinden ayrılmaları ve B fraksiyonuna geçen diğer maddelerin da taranması yapılır. UV alanında ( 220 .

Sabit faz ise kolon içine yerleştirilmiş adsorban bir maddedir. Gaz kromatografisinin toksikolojik analizlerde kullanılması Gaz kromatografisi analitik ve forensik toksikolojide biyolojik materyalden izole edilen kimyasal maddelerin tarama testlerinde ve kantitatif analizlerinde kullanılır. Ayrıca kalan çözelti kloroformla ekstrakte edilerek UV'de işlem tekrarlanır.C ve D fraksiyonlarının incelenmesi: Nötral maddeleri içeren eter fazı (C fraksiyonu uçurulduktan sonra 3 ml kuru metanolde çözülerek. Blank olarak metanol kullanılır. de UV'de taranır.05 M sülfırik asitle çözülür. 61 . kaynama noktası yüksek yağımsı bir sıvı ile kaplanır. Burada maddelerin dağılım katsayısına göre ayrılmalarını sağlayan bu sıvı . Gaz kromatografısinde hareketli faz gazdır. ITK ve UV ile ön taramalar yapılan maddelerin kalitatif analizlerinde gaz kromatografisi destekleyici (confirmatory) deney olarak önem taşır. Asitli numune seyreltik NaOH ile kalevi yapıldıktan sonra tekrar taranır. Bazik maddeleri içeren kloroform fazı (D fraksiyonu) uçurulduktan sonra kalıntı 4 ml. Bu durumda gaz-katı kromatografisi adını alan sistemde (GK) maddelerin ayrılması adsorbsiyona dayanır ve daha çok basit gazların analizinde kullanılır.3. Gaz kromatografisinin daha çok kullanılan şekli gaz-sıvı kromatografisi (GSK) dir. 700'ün üstünde olan bu sıvı maddeler kaynama noktaları ve polaritelerine göre sınıflandırılmışlardır. Bu sistemde kolon içindeki yüzeyi geniş deaktive edilmiş katı madde.sabit faz görevini görür. 220 .220 nm ile 320 nm arasında taranır. 0. Maddelerin sistematik ayrılmasında sabit faz maddesi çok önem taşır.360 nm. 5.

uzunluğunda) .2 .Gaz kromatografısinde kolon çeşidi de önem taşır. Küçük bir cam tüpe (7 ml. ile 4 mm. Kapiler kolonlar çok ince çok yakın olan (0. kullanılan detektör tipi rol oynayan önemli faktörler arasındadır.5 mm. Cam veya çelik olan kolonların iç çapı 3. (Uygulama ile ilgili örnekler özel bölümde verilmiştir). Alıkonma zamanı (Retention time) maddeler ayrılabilirler. uzunlukları da 0. Kapiler kolonlarla ayırma işlemi daha etkin olur. Böylece uçucu madde gaz fazına geçmiş olur. Bu gaz fazındaki numune minimum otomatik sistemle kolona enjekte edilir. boyutları ve sıcaklığı.2 mm.5 m. numune konur. Bu şekilde hazırlanan numuneler kromatograftaki "head-space" düzeneğine yerleştirilerek uygun bir sıcaklıkta 10 dakika dengeye bırakılır. evlerde vernik.5 ml. 0. iç çapında) ve çok uzundurlar (10 m. ağzı politetrafloroetilen yapısında bir kapakla sıkıca kapatılır. taşıyıcı gazın hızı.2 mm. . cila gibi karışımların içindeki uçucu maddelerin analizleri yapılabilir. Gaz kromatografisinde maddelerin ayrılmasında sıvı fazın cinsi. Gaz kromatografısi ayrıca kantitatif amaçla da kullanılır. arasında değişir.4 mm. ile 4 m. Toksikolojik analizlerde (Head . Bu düzenekle kanda alkol ve diğer uçucu bileşikleri. dış çapları 3. kolonun etkinliği. kadar sıvı alabilecek büyüklükte).. serum gibi biyolojik sıvılarda uçucu maddelerin identifıkasyonları yapılabilir ve bu şekilde kolon materyalinin kirlenmesi minimuma indirgenir.. Bu teknikle doğrudan kan.0.Space) denilen düzenekleri içeren gaz kromatografısi tekniğinden de çok yararlanılır.60 m. 62 . Normal kromatografık analizlerde dolgulu kolon kullanılır.2 mm-0. ile 6.

Kantitatif analiz ise elde edilen "piklerin" büyüklüğü çeşitli yöntemlerle ölçülerek ve iç veya dış Standard kullanarak yapılır. HPLC. Güçlü bir pompa ve basınca dayanıklı bir sistemle mobil fazın kolonda bulunan sabit fazdan geçişi kolaylaşmakta ve kısa zamanda bu ayrılma sağlanabilmektedir. Bu karşılaştırmada en önemli kriter alıkonma zamanı (Retention time) dır. 5. mobil fazın sıvı olması ve yüksek basıncın güçlü bir pompayla sağlanması bakımından gaz kromatografisinden ayrılır. Gaz sıvı kromatografisi uçucu olan maddelerin (gazlar ve sıvılar) taranmasında da uygun bir yöntemdir. sütün kromatografisinin bir şeklidir. Mobil faz 63 .Biyolojik materyalden izole edilmiş zehirlerin gaz kromatografisi ile taranmaları Daha önce bahsedilen izolasyon (ekstraksiyon) işleminden sonra uçucu olmayan organik zehirlerin gaz kromatografisi ile ayrılmasında en çok dimetilsilikon durucu fazı (SE-30.4 Yüksek basınçlı sıvı kromatografisi Yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) ayırma gücü ve duyarlılığı gaz kromatografisine göre daha yüksek olan bir tekniktir. Elde edilen kromatogramda maddeler aynı koşullarda standartlarla elde edilen kromatogramla karşılaştırılır. Uçucu aminlerin ayrılmasında ise potasyum hidroksitle kaplanmış Apiezon L gibi alkali kolonlar etkili olur. 1970'lerin sonunda rutin analiz yapan pek çok labaratuvarda kullanıma geçmiştir. Gaz kromatografısinde maddelerin ayrılması kaydedici ile kaydedilir. karışımdaki maddelerin ayrı ayrı pikler vermesi gibi). OV-17. Detektör olarak en çok Alev İyonlaştırıcı Detektör (FID: Flame Ionization Detector) kullanılır. Bazı yönleri ile gaz kromatografisine benzemesine karşın (kalitatif ve kantitatif tayinin aynı işlemle gerçekleştirilmesi. OV-lOl) kullanılır. İlk kez 1969'da kullanılmaya başlanmıştır.

Bir çok organik çözücülerin biyolojik izlenmelerinde (metil alkol. serbest atomlar üzerine kurulmuş bir spektroskopi dalıdır. Kolonu bu şekilde terkeden maddeler gaz kromatografısinde olduğu gibi uygun bir detektörle (UY absorbsiyonu. Daha sonra ayrılması istenen karışım. Serbest atomlar elde etmek için madde ya alevde veya bir elektrik düzeneğinde ısıtılır. kolonda (sabit faz içerir) maddeler dağılım.5. Bunun için analiz yapılacak elementi bileşik halinde 64 . AAS. daha iyi bir ayırma ve duyarlık dışında. refraksiyon. iyon değiştirme özelliklerine göre ayrılırlar. floresans ölçen) kalitatif ve kantitatif değerlendirmeleri (kaydedici ile piklerden alınan kromatogramlar ile) yapılır. benzen. Toksikolojik analizlerde HPLC'nin geniş bir uygulama alanı vardır. fenolik maddelerin birbirlerinden ayrılmalarında (fenol ve krezoller gibi) HPLC tercih edilmektedir (Özel bölüme bakınız). Atomik absorbsiyon spektrofotometresi ( AAS ) 1955 spektroskopisi atomlarının yılından (AAS) sonra yüksek geliştirilmiş sıcaklıkta ışınları gaz olan atomik absorbsiyon element halinde bulunan elektromagnetik absorblaması üzerine kurulmuştur. genelde alev spektroskopisinin bir şeklidir. bozunan maddeler. Mobil fazla sürüklenen maddeler kolona geçerler. 5. adsorbsiyon. toluen. Alev spektroskopisinde.olarak kullanılan çözücü önce güçlü bir pompa yardımı ile tüm sistemden geçirilir. HPLC'nin gaz kromatografısine göre üstünlüğü. peptitler gibi) analizinde kullanılabilmesidir. Absorblanan elektromagnetik ışınlar genellikle ultravyiole ve görünür alan ışınlarıdır. ksilen gibi). Alev spektroskopisi. bir mikroenjektörle sisteme verilir. moleküler spektroskopide görülen absorbsiyon bantları yerine absorbsiyon ve emisyon çizgileri görülür. iyonik maddeler ve yüksek molekül ağırlıklı maddelerin (proteinler.

Bu basamaktan sonra. özel bir düzenekle çok küçük kürecikler halinde alev içine püskürtülür. AAS. Gaz halindeki atomların alev sıcaklığında termal enerji absorblaması ve ondan sonra absorbladığı enerjiyi kısmen veya tamamen spektral çizgi halinde vermesi olayı atomik emisyon veya alev emisyon spektroskopisi adını alır. 5. nükleer bir reaktörün merkezi gibi yavaş hareketli bir nötron (termal nötron) kaynağının içine yerleştirilir. baryum. Alev içine püskürtülen çözeltinin önce suyu buharlaşır. 65 Aktivasyon basamağında oluşan . adli ve analitik toksikolojide ağır metal zehirlenmelerinin biyolojik materyalde tayininde sık kullanılan bir cihazdır. Ayrıca ağır metallere mesleksel maruziyetin biyolojik izlenmesinde de kullanılır. Bu radyoaktif atomların oluşumu aktivasyon basamağıdır. dışarıdan başka bir kaynaktan alev içine gönderilen kendine özgü ışın demetini kısmen absorblaması ve geride kalan karekteristik ışın şiddetinin derecesini ölçme üzerine kurulmuş spektroskopi dalına da atomik absorbsiyon spektroskopisi denir. Bu amaçla geliştirilmiş cihazlara da atomik absorbsiyon spektrofotometresi (AAS) adı verilir. bir atom türünün. Gaz halindeki tuz molekülleri ise ayrışarak serbest element atomlarını verirler.6 Nötron aktivasyon analizi ( NAA ) Nötron aktivasyon analizi diğer spektroskopik yöntemlerden farklıdır. adli bilimlerde (patlayıcı madde kalıntısında antimon. kurşun gibi elementlerin identifıkasyonunda). geride kalan tuzlar gaz molekülleri haline dönüşürler. Bu nötronların çoğu atomun çekirdekleri ile birleşerek stabil olmayan veya radyoaktif çekirdekler (radyo izotoplar) oluştururlar.(tuzu) içeren çözelti. Prensibi :Numune. örnek reaktörden çıkarılır ve gama (y) ışını spektrometresine yerleştirilir. Alev içinde bulunan. NAA birçok elemente uygulanabilen hassas bir elementel analiz yöntemidir.

bağımlılık yapan maddelerin ve ilaç Piemento G. İmmunoassay'ın toksikolojik analizlerde kullanılması "İmmunoassay" biyolojik sıvılarda ilaçların doğrudan analizine kısa zamanda imkan veren (antijen-antikor) reaksiyonlarına dayanan yöntemlerdir. Yöntem sulara. 1988'e suistimalinin idrarda (sınırlı olarak kanda) aranması ve akut zehirlenmelerin araştırılmasında yöntemlerinden uygulanmaktadır. ve ark. 1988 ve Piemento G. ve ark. ve ark. 1986) 5. "Terapötik ilaç izlenmesinde". bakınız).1 pg) daha duyarlıdır.readyoaktif çekirdek bozunarak kendine özgü enerji ile birlikte y ışını yayınlar. NAA ile zamanımızda yaklaşık 77 element tayin edilebilmektedir. 1960'lı yılların (RIA) başında immunoassay Daha sonraki "radyoimmunoassay" biliniyordu. Adli toksikolojide uygulamasına tarihi bir örnek olarak. alaşımlara ve biyolojik numunelere uygulanabilmektedir. NAA. Örneğin AAS ile kurşun analizinde dedeksiyon limiti (2 pg/ml) N A A ' y e göre (0. Napolyon Bonapart'ın saç örneğinin N A A ile tayini örnek verilebilir. gelişmelerle çeşitli immunoassay teknikleri ortaya çıkmıştır. T.. N A A yöntemi ile arseniğin deteksiyon limiti (1 ng).7. dayanıklılık (her metal için değil) ve miktar tayinine imkan veren bir yöntemdir. AAS ile karşılaştırıldığında. (Fazla bilgi için bakınız: Gündüz. arkeolojik maddelere. yüksek spesifiktik. A A S ' e göre (100 ng/ml) daha duyarlıdır. P. 1983 . 1987. Bu gama ışını spektrumunun incelenmesi ile numunedeki elementin identifıkasyonu ve miktar tayini yapılır. 66 .T. Ancak N A A ile deteksiyon limitinin duyarlığı. Ancak pahalı ve komplike bir teknik olduğu için ancak bu konuda gelişmiş özel laboratuvarlarda bulunur. kayalara. Gündüz. (De Frost. element cinsine göre değişir.

Burada ilaç "hapten". Genel olarak ilaçların molekül ağırlığı çok düşük olduğundan antijen özelliği göstermezler. Böylece ilaç taşıyıcıya bağlanarak kendisi için spesifik antikor hazırlanmasına uygun hale getirilir.Antikor] + [ İlaç . Kalibrasyon grafiği ilaç konsantrasyonuna karşı bağlı ilaç) tayin edilerek hazırlanır. Uygun bir analitik yöntemle ölçüm yapılır ve sonuçlar kalibrasyon grafiği ile karşılaştırılır. belirli konsantrasyonda antikor vs işaretlenmiş ilaç ilave edildiğinde karışımla aşağıdaki reaksiyon gerçekleşir: İlaç + İlaç + Antikor > [İla?* . Tayini yapılacak moleküllere karşı antikorların elde edilmesi immunoassayin en önemli bölümüdür. Çoğunlukla bu amaçla albumin kullanılır. 67 . İmmunoassay teknikleri bu işaretleme yöntemlerine göre de bir çok alt sınıflara ayrılır: Radyo immunoassay (RIA) : Antijen radyoaktif madde ile işaretlenir.İnımunoassay tekniğinin prensibi : Bu yöntemde analizi yapılacak maddeye (antijen) karşı geliştirilen spesifik "antikor" ve analizi yapılacak bu maddenin işaretlenmiş şekli kullanılır. Bu nedenle gerekli antikoru elde etmek için enjeksiyondan önce ilaç-protein konjugatı hazırlanır.Antikor] Antikor yarışmalı olarak serbest işaretlenmiş ilaç (ilaç*) ve analizi yapılacak ilaçla kompleks (bağlı ilaç) oluşturur. "bağlı işaretlenmemiş ilaç" moleküllerine oranı serbest ilacın miktarı ile ters orantılıdır. ilaç-protein konjugatı ise "immunojen" özelliği gösterir. Miktar tayini radyoaktivite ölçülmesi ile yapılır. Analizi yapılacak kimyasal maddeyi (ilacı) içeren biyolojik sıvıya. Bu karışımda "bağlı işaretlenmiş ilaç" moleküllerinin. çeşitli tek- "bağlı işaretli ilacın" oranı (% İmmunoassay sınıflandırılması: İlacın işaretlenmesi niklerle yapılır.

EIA. adı verilir. eğer karışımdan işaretli ilacın ayrılmasından sonra analitik yöntem uygulanabiliyorsa "homojen immunoassay" adı verilir. Daha sonra bu teknik klasik biyokimyasal yöntemlerle tayini mümkün olmayan ve vucutta çok düşük miktarlarda bulunan (10"'° .Enzim immunoassay (EIA) : İşaretleme enzim ile yapılır. Bu yöntemlere de "optik immunoassay" Aşağıda bazı önemli immunoassay yöntemlerinin prensibi ve uygulama alanları kısaca açıklanmıştır.ışını veren radyoaktivite ise y.katı sintilasyon sayıcısı ile ölçülür.sıvı sintilasyon sayıcısı. İmmuno kemiluminesans : İşaretleme kemiluminesans veren bir madde ile yapılır.ışını veren radyoaktivite (3. Floro immunoassay (FIA) : İşaretleme florofor bir madde ile yapılır. RIA heterojen. Enzim veya floresan bir madde ile işaretleme yapılan immunoassay yöntemleri ile ölçme ise ultraviyole absorbsiyonunun. FIA ise homojen immunoassay'lere örnek verilebilir. floresans veya luminesansın ölçülmesine dayanır. İmmunoassay tekniği. reaksiyonlarda yöntemdir. RIA kullanılarak ilk kez radyoaktif maddelerin 1959 yılında atomların miktar immuno-kimyasal yapıldığı tayini için tayinlerinin insülin plazmada kullanılmıştır. Bu amaçla (3.10 1 68 .veya y. karışıma doğrudan uygulanabiliyorsa "homojen immunoassay" . Radyoimmunoassay (RIA) Radyoimmunoassay. Radiyoimmunoassay'da analiz yöntemi radyoaktivitenin ölçülmesine dayanır. Miktar tayini spektroflorimetre ile saptanır. Enzim aktivitesi tayin edilerek analizi yapılacak maddenin miktarı saptanır. yalnız y.

|3.ışıması. Uygulamada. ilacın 69 . Bu nedenle radyoaktif işaretlenmiş bağlı ilaç moleküllerin miktarı işaretlenmemiş ilaç moleküllerinin miktarı ile ters orantılıdır.14. barbitüratlar. nikotin. fenitoin. Karışımda reaksiyon dengeye ulaşınca. Sınırlı da olsa biyolojik sıvılarda ilaç analizinde de (amfetaminler. sentez sırasında molekülün iyotlu türevi hazırlanır.gram gibi) 250 den fazla biyokimyasal maddelere uygulanmıştır. RIA Yönteminin prensibi ve uygulama tekniği: Radyoimmunoassay yönteminde temel komponentler: Analizi yapılacak maddenin (ilacın) uygun bir radyoizotopla işaretlenmiş analiz yapılacak madde (ilaç) ile hazırlanmış standartlar. Bu radyoizotoplarda trityum ve karbon . iyot-125 ise X ve y ışınları yayınlar. İşaretsiz ilacın miktarı ne kadar çoksa. İlacın radyoaktif izotopla işaretlenmesinde en çok trityum (3 H ). metadon. farmakoloji. karbon14 ( 14 C) ve iyot-125 ( l 2 5 1) kullanılır. penisilinler. bir tüpe belirli bir miktarda antikor ve belirli miktardaki radyoaktif işaretlenmiş ilaç (standart) ve analizi yapılacak ilaç içeren numune (serum veya idrar) bir tüpe konur. Örneğin 1-125 ile işaretli digoksin hazırlanmasında molekülüne iyot ilave edilmiş tirozinle digoksin türevi hazırlanır. Bu karışımda. ırıikro bir yöntem olup 10-100 pl numuneye ön işlem uygulanmadan madde analizine imkan vermektedir. morfin. ayırma işlemine geçilir (heterojen immunoassay). o kadar az işaretli ilaç antikorla bağlanır. tetrahidrokannabinol. bu ilaca karşı önceden hazırlanmış antikor içeren antiserumdur. digoksin. Bu nedenle zamanımızda endokrinoloji. işaretli ve işaretlenmemiş ilaç aynı antikora bağlanmak için yarışırlar. toksikoloji alanlarında kullanımı artmaktadır. RIA tekniğinde. RIA yöntemi duyarlı. tübokürarin gibi) kullanılmaktadar. Ancak az sayıda ilaç molekülünde iyot bulunduğundan.

konsantrasyonu. floresan ve kemilmünesan maddelerle yapılabilir ve bu nedenle uygulama alanları daha geniştir. Homojen E I A' da analiz yapılacak ilaç. daha duyarlı bir analiz E 1 A homojen bir yöntem olarak uygulanan istendiğinde serbest ve bağlı ilacın ayrılmasına dayanan heterojen olarak uygulanır. suistimal edilen ve bağımlılık yapan bir çok ilaçların 70 . Bu amaçla aktif kömürle işlemi adsorbsiyon. antikorla bağlı işaretlenmiş ilacın veya serbest ilacın radyoaktivitesinin ölçülmesine dayanır. uygun bir enzimle kovalan ilaçların. Bu yöntemlerde kullanılan reaktifler dayanıklıdır ve ayırma işlemi yapılmaksızın analiz yapılabilir. Radyoaktivite ölçümü bu ayırma işleminden sonra yapılır. Optik immunoassay'ler : Optik immunoassay'ler RIA'ya göre birçok üstünlük taşır. Enzim İmmunoassay ( E I A ) : Yarışmalı bir reaksiyon kinetiğine dayanan E I A. bulanıklık. absorpsiyonu. Bunlar içinde en çok kullanılan enzim immunoassay (E I A) ve floresans immunoassay (F I A) yöntemlerinden bahsedilecektir. ilk kez 1971 yılında kullanılmıştır. Radyoaktivite ölçümünde (sıvı sintilasyon veya y.C. Rutin analizlere de E I A. 1988'e bakınız). Bu yöntem "heterojen Immunoassay'e de örnektir (Fazla bilgi için Moffat A. Analitik yöntemler maddenin optik özelliğine (ultraviyole. olarak işaretlenir. İşaretleme enzimlerle. çift antikor tekniği gibi yöntemler uygulanır. ulaşmış karışıma ayırma Bu nedenle yukarda açıklanan ve dengeye uygulanır. floresans) dayandığı için bu yöntemlere "optik ummunoassay'ler"adı verilmiştir. astma ilaçlarının. Bu yöntemle antiepileptik antineoplastik ilaçların.sayıcısı) serbest veya bağlı ilacın ayırımı yapılamaz. ve ark.

Floresan izotiyosiyanat. Bu yöntemin dayandığı biyokimyasal immunoassay prensipti) enzimle işaret- lenmiş ilaça karşı geliştirmiş antikora bağlanarak inaktive olur . Floresans immunoassay. Syva firması EMIT (Enzyme Multipled Technique) patenti altında bu yöntemi geliştirmiştir.Homojen EMIT tekniği Aktif e n z i m Floroimmunoassay (FIA) teknikleri : Floresans veren bileşiklerin immunokimyasal işaretleyici olarak kullanılabileceği ilk kez 1941 yılında ortaya atılmıştır. Bu nedenle karışımda enzim aktivitesinin ölçümünden ilaç konsantrasyonuna geçilir. umbelliferon gibi florofor maddeler işaretlemede kullanılır. antikor tarafından inaktive edilen enzim indüklenir. Enzimin aktivitesi analizi yapılacak serbest ilaç konsantrasyonu ile orantılıdır. rodamin B. 2) arkadan çok az serbest ilaç veya metaboliti de yarışmalı olarak bağlanarak. Şekil 8 : d e homojen immunosay tekniği (EMIT) şematik olarak gösterilmiştir. izotiyosiyanat. Analizi yapılacak maddenin floresans özelliğindeki değişmelere dayanan bu yöntemde madde florofor bir molekül ile işaretlenir. İşaretlenmiş ilaç İnaktif enzim Şekil 8.analizi yapılabilir. enzim 71 .

Ancak ilave edilen enzimle. Ancak bağlanmamış ilacı hidroliz eder. Böylece işaretli ilacın floresan özelliği açığa çıkar. Floresans polarizasyon immunoassay (FPI) tekniği: Bu teknikte. Işık polarize edici bir mercek veya prizma aracılığı ile demet halinde düz bir zemin üzerine düşürülıir. Analizi yapılacak ilaç standartı florojen bir madde ile (örneğin (3-galaktoz-umbelliferon) ile işaretlenir. Bu nedenle floresans özelliği açığa çıkan ilacın floresans şiddeti numunedeki ilaç konsantrasyonu ile doğru orantılıdır. floroforla (eksitasyon) molekül Floresans eksitasyon tarafından polarize ışık düzleminde emisyon yapar. Bu madde enzim substratıdır. Homojen floroimmunoassay yöntemleri içinde substratla işaretlenmiş floroimmunoassay tekniği ticari olarak geliştirilmiştir. floresansı örten molekül florojen molekülden ayrıldıktan sonra işaretlenmiş ilaç floresan özellik gösterir. işaretli ilaç üzerine düşürüldüğünde ışığın şiddeti Polarize ışık.immunoassay'e göre daha duyarlıdır. (3-galaktosidoz hidrolizle florojen maddeden [3-galaktozun ayrılmasını sağlar. bağlı ve serbest florofor molekülle işaretlenmiş ilacın polarize ışık düzlemini çevirme farkı ölçülür. İlaca karşı geliştirilmiş antikorla bağlanmak için işaretli ilaç ve numunedeki serbest ilaç yarışır. Floresans mekanizması ile ilk defa 1970 yılında Dandliker ve arkadaşları tarafından 72 . Uygulama şekline göre çeşitli teknikler kullanılır. Örneğin burada yukarda adı geçen florojen madde kullanıldığında enzim olarak (3-galaktosidaz enzimi kullanılır. Enzim antikorla bağlı işaretli ilacı kataliz edemez. Florojen madde ile işaretlenmiş ilaçta floresans maskelenmiştir. ışınına dik olarak giden emisyon ışınının ölçülmesi ile saptanır. Bu teknik florofor maddeyi serbest hale geçiren bir enzim kullanılır.

kannabioids ve opiatlar gibi kanda konsantrasyonlar düşük ilaçların analizinde veya numune miktarının az olduğu edilen yöntemdir. Geniş bir spesifıkliği olan antikor.denenmiştir. Bu teknikte duyarlılık oldukça yüksektir. Yöntem otomasyona yakındır. Floresans veren bir maddeyle (florofor) işaretlenmiş olan ilaç serbest halde iken çok yavaş bir floresans polarizasyonu yapar.2 ng/ml olduğu bildirilmiştir. RIA ile pg/ml (10 12 durumlarda tercih g/ml) duyarlıkta analiz yapılabilir. 1989. numunede olan bir veya birden fazla aynı grup ilaçla bağlanabilir. insülin. Saygı. İstenilen duyarlık ve spesifıkliğe göre RIA. Örneğin serum digoksin düzeyinin ölçülmesinde duyarlığın 0. 9 EMIT ile duyarlık daha düşüktür (ng/ml. 10 immunoassay ayrıca ilaç g/ml). Immunoassay'ın uygulama alanları İmmunoassay tekniklerinden RIA. Antikorla bağlandıktan sonra kompleks molekülün hareketi yavaşlar ve floresans polarizasyonu artar. EMIT veya FPI teknikleri seçilebilir. Genel olarak RIA ve EMIT idrarda çok çeşitli ilaç analizi için uygundur. taranmasında. Küpçü. Ş. İlk kez 1981 yılında Abbot firması tarafından bu yöntem otomasyona adapte edilmiştir. Ş. Ancak geliştirilen çeşitli antikorlar diğer ilaçlarla çapraz reaksiyon verirler.. Bunu ayırd etmek için her ilaç ve 73 . G. Polarizasyondaki bu değişim ilaç konsantrasyonu ile orantılıdır. TDX cihazı bilinen bu cihaz "terapötik ilaç izlenmesi" ve bir çok ilaçlarla olarak akut zehirlenmelerde ilaç düzeylerinin tayininde kullanılmaktadır. N. 1992). (Deniz. özellikle kardiyak glikozitler. Bu yöntemler yarı veya tam otomatik düzeneklere adapte edilmiştir. Vural. lizerjid. akut zehir- suistimalinin lenmelerin analitik olarak araştırılmasında ve terapötik ilaç izlenmesinde kullanılırlar.

74 . Ancak her yöntemin (RIA. Örneğin ilaçların EMIT antikorla akut zehirlenmelerde benzodiazepin ile taranmasında farmakolojik olarak aktif metabolitler Tek bir ilacın birden fazla metabolitinin etkileşirler. Bu durumda pozitif sonuç alındığında. barbitüratlar ancak grup olarak tayin edilebilir. FPI) uygulama alanı ve analitik özelliklerini bilerek seçmek gerekir. diğer yöntemlerle hangi barbitürat olduğu ayırt edilmelidir. sonucun yorumlanmasını zorlaştırır. Zorluğuna karşın. duyarlı ve kesin sonuçlar alınabilir.metaboliti yüksek basınçlı sıvı kromatografısi (HPLC) ile fraksiyonlara ayrılarak immunoassay yöntemine adapte edilebilir. Akut zehirlenmelerde immunoassay uygulanmasında da benzeri grubu de interferans olabilir. benzodiazepinleri immunoassay yöntemi ile ayırt etmek mümkün olduğu halde. çapraz reaksiyon vermesi. Sonuç olarak immunoassay ile kan ve idrarda yukarda belirtilen amaçlarla ilaç analizinde hızlı. Terapötik ilaç izlenmesinde ise immunoassay ile aminoglikozit antibiyotikleri için çabuk ve kesin sonuçlar alınabilir. EMIT.

analiz gerçekleştirilmektedir.024) göre veya (g) idrar kreatinin miktarına göre düzeltilmesi gerekir. Bu nedenle de bulunan konsantrasyon değerlerinin ya idrarın standart özgül ağırlığına (1. O anda idrarla atılan madde konsantrasyonuna etki eden dilüsyon etkisinin düzeltilmesi gerekir. Ayrıca mesleki maruziyetlerde bazı ksenobiyotik veya metabolitleri maruziyet sırasında veya ınaruziyetten hemen sonra atılırlar. endüstride ve yakın çevrede çeşitli nedenlerle materyalde maruz kalınan ve bazı önemli kimyasal yer kalitatif kantitatif analizlerine maddelerin biyolojik izlenmelerinde kullanılan metabolit ve biyokimyasal parametrelerin analizine de o madde ile ilgili yerde değinilecektir.Ö N E M L İ ZEHİRLERİN BİYOLOJİK M A T E R Y A L D E ANALİZLERİ Bölüm maddelerin verilecektir. A. Kreatinine göre düzeltme yapıldığında "spot idrar" örneğinde kreatinin tayini yapılmalıdır. 1990 ) Bu bölümde idrarda kreatinin tayini ve idrar ksenobiyotik düzeyinin kreatinine göre düzeltilmesi açıklanmıştır. Biyolojik materyal olarak rutin analizlerde en çok idrar ve kan örneğinden yararlanılır. Standard özgül ağırlığa göre düzeltmede ise idrarın yoğunluğu ölçülmelidir. Toksik madde konsantrasyonu 24 saatlik toplanan idrarda yapılmalıdır. 2. Ancak pratik olarak bu mümkün olmadığından o anda alınan örnekte -spot örnek. Pikrik asitle oluşturduğu renkli bileşiğin absorbansı 530 nm 75 . biyolojik Ayrıca Bu bölümde akut zehirlenmelerde. İdrarda kreatinin tayini Kreatinin idrarda doğrudan spektrofotometrik yöntemle tayin edilebilmektedir. ( Trevisan..

Konsantrasyona karşı okunan absorbanslar işaretlenerek kalibrasyon doğrusu hazırlanır. kreatinine göre düzeltmesi aşağıdaki örnekle açıklanmıştır.de spektrofotometrede okunur ve kalibrasyon eğrisinden kreatinin miktarı tayin edilir (Baselt.1 N HCI ile 100 ml 'ye tamamlanarak hazırlanır.5 ml % 10 NaOH çözeltisi ilave edilerek yukarıda açıklandığı şekilde 10 dakika bekledikten sonra 530 nm de absorbanslar köre karşı okunur. 0.5 mg/lOOml.1 ml.5 ml pikrik asit çözeltisi ve 0. 2. Bu süzüntüden 0.5 ml %10 luk NaOH çözeltisi ilave edilir. 2 mg/ 100 ml ve 2. R. stok kreatin çözeltisinin seyreltilmesi ile hazırlanır. I mg/100 ml. 5 ml Standard çözeltilere 2. Standard kreatinin çözeltileri ise.5mg/100 ml. 1980). 76 .1 N HCI içinde 0. alınarak distile su ile 8.1 çözüldükten sonra gram kreatinin bir miktar 0.5 mg / 100 ml 'lik kreatinin Standard çözeltileri elde edilir. Seyreltilen çözeltiden 5 ml alınır. gelen konsantrasyon okunur. Kreatinine göre düzeltme: İdrarda konsantrasyonu tayin edilen bir maddenin. Uygulama : 5 ml idrar örneği 2000 devirle 15 dakika santifüj edilerek süzülür.50.0 ml'ye tamamlanır (dilüsyon oranı 1:80). Stok çözelti.5 ml suda doymuş pikrik asit (% 1. Kalibrasyon doğrusunun hazırlanması: Standart kreatinin çözeltisi. 1.75.175 lik) ve 0. stok çözeltiden sıra ile 25. Çözeltiye koruyucu olarak 2-3 damla toluen katılır ve buz dolabında saklanır (Stok çözelti: 100 mg kreatin in/100 ml).100 ve 125 (il alınarak distile su ile 5 ml'ye tamamlanarak hazırlanır. Böylece 0.C. Karışım reaksiyonun tamamlanması için 10 dakika bekletilir ve 15 dakika içinde 530 Standardlarla nm de spektrofotometrede köre karşı absorbansı hazırlanan kalibrasyon eğrisinden absorbansa karşı okunur.

1990). egzos gazı ve tam yanmamış yakıtların dumanı oluşturur. jeneratör fırınları. Ayrıca sigara dumanı da aktif ve pasif içici olarak kişilerin C O ' e maruz kalmasına neden olur.227 mg/1 ve kreatinin ise 1. Endüstri dışında otomobil egzos gazları.1. Bulunan florür düzeyi gram kreatinine göre düzeltildiğinde : 1000 1. Sigara içenlerde COHb yüzdesi.Örnek : Alınan anlık (spot) idrar örneğinde florür konsantrasyonu 1. Diklorometan maruziyetinde de metabolizması sonucu invivo CO oluşur.933 mg F/g kreatinin değeri bulunur. içilen sigara miktarına göre % 3-8 arasında değişir.5 g/l altında (çok seyreltik idrar) ve 3 g/l üstünde (çok konsantre) bulunan idrarlarda kreatinine göre düzeltilme = 0. UÇUCU ZEHİRLER 1. A. sentetik gaz (su gazı). Kanda oksijen yerine karbonmonoksitle birleşen hemoglobin yüzdesine "karboksihemoglobin satürasyon % si" denmektedir. Karbon monoksit (CO) Karbon monoksit ile zehirlenme solunum yolu ile olur. Kanda COHb satürasyonu %20 üstünde olduğunda akut zehirlenme belirtileri başlar. 1. Bu değer %60'a ulaştığında koma ve ölüm görülebilir. Endüstride başlıca maruziyet kaynaklarını havagazı. ısınmada kullanılan tam ve iyi yanmayan yakıt sistemleri yangın sırasında oluşan dumanlar karbon monoksit kaynağıdır. Çok fazla (günde 30-50 sigara) içenlerde ise bu değer %10 COHb düzeyini 77 .. Karbon monoksit kanda hemoglobin ile birleşerek karboksihemoglobin (COHb) meydana getirir. yapılmaz ve değerlendirmeye alınmaz (Trevisan.227 mg/1 x 1315 Genel olarak kreatinin miktarı 0.315 g/l bulunmuş olsun.

Normal kan kömürleşerek kahverengi-siyah renk aldığı halde. 78 . hemen saman sarısı renge dönüştüğü halde CO içeren kan pembe rengini bir süre devam eder. 10 ml pirotannik asit çözeltisi ilave edilir. Birine 1 ml zehirlenme şüphesi olan kan. Pembe rengin şiddeti miktarı ile orantılı olduğundan kantitatif tayin de %20 ve üstünde COHb satürasyonunun saptanması yapılabilir.aşabilir. Normal kan gri kahverengi bir çökelek verdiği halde. CO ihtiva eden kan pembe renk alır. Karbonmonoksit bulunan kanın rengi pembedir (duyarlık %50 satürasyonudur). Tüpün ağzı kapatılır ve çalkalandıktan sonra 15 dakika bekletilir. diğeri tuğla kırmızısı renkte kalır (duyarlık % 40 COHb satürasyonudur). ii) 1 damla. Normal kan. Endüstride CO'e maruziyet derecesinin biyolojik izlenmesi kandaki COHb veya ekspirasyon havasında CO tayini ile yapılır. diğerine 1 ml normal kan konur ve su banyosunda yavaşça ısıtılır. Rengin şiddeti satürasyon derecesine bağlıdır. Renk şiddeti belli miktarda CO ihtiva eden kan nümuneleri ile hazırlanmış standartlarla karşılaştıralarak miktar tayini yapılır. Pirotannik asitle COHb %'si tayini (yarı kantitatif) Yarı kantitatif özel bir deney olan bu testle %20 ve üstündeki COHb •satürasyonu saptanabilir Bunun için 1 ml kan cam kapaklı 25 ml lik bir tüp veya mezür içinde 9 ml su ile seyreltilir. Ayrıca iş yeri ortamında (çevresel izleme) CO tayin edilmelidir. Aynı şekilde seyreltilmiş normal kan ile karşılaştırılır. duyarlığı %20 COHb satürasyonudur. 5 er damla %20 NaOH ilave edilerek karıştırılır. bir tüpte 10-15 ml su ile seyreltilir. Bu deney CO için özel olup. nümune kan. iii) Yukarıda açıklandığı şekilde seyreltilen kan nümunelerine. Karbonmonoksit zehirlenmesinin şiddeti kanda % COHb tayini ile belirlenir. Kanda (ön deneyler) i) İki küçük porselen kapsül alınır.

Bu şekilde 0 2 Hb'nin absorbsiyon bandları kaybolur ve yerine 555 nm de maksimum absorbans gösteren Hb bandı ortaya çıkar. B u standartlar ağızları sıkı kapalı olarak karanlıkta saklanırsa 6 ay b o z u l m a d a n kalabilir.1 0 0 ihtiva e d e n standardlar u y g u n m i k t a r d a n o r m a l k a n l a COHb seyreltilerek ihtiva hazırlanır. Bu şekilde COHb absorbsiyon bandları daha iyi görülür. MetHb ve COHb gibi) Soret bandı (410-430 nm) ve görünen alanda verdikleri absorbsiyon bandlarına dayanmaktadır. Kanın uygun bir şekilde dilüsyonu ile bu absorbsiyon çizgileri görülebilir. 79 .Not : a) Pirotannik asit hazırlanması : 1 g pirogallik (pyrogallic) asit ve 1 g tannik (tannic) asit 100 ml suda çözülür.0 2 Hb. D e n e y k ı s m ı n d a o l d u ğ u gibi. ancak yeterli derecede tanınamaz. p i r o t a n n i k asitle ç ö k t ü r m e işlemi yapılır. Bu yöntemler hemoglobin (Hb) bileşiklerinin (Hb. 0 2 H b yanında ayırd edilebilir. n o r m a l k a n ve C O H b e d e n standart kanlarla. Kanda COHb %40 ve üstünde olduğunda COHb'ne ait absorbsiyon çizgileri. Normal kanda ise 0 2 H b ile ilgili daha uzun dalga boylarında (576 ve 541 nm'de) maksimum absorbans görülür. b) C O ihtiva e d e n k a n standardlarının h a z ı r l a n m a s ı : N o r m a l k a n % 1 0 0 C O H b v e r e c e k şekilde saf C O ile d o y u r u l u r % 2 0 . COHb sarı-yeşil alanda (568 ve 538 nm de) 2 absorbsiyon çizgisi verir. Spektroskopik yöntemle COHb analizi COHb tayininde absorbsiyon spektrumuna dayanan yöntemler 1900'lı yıllardan beri kullanılmaktadır. Bu nedenle oksihemoglobini hemoglobine indirgeyen maddeler kullanılır. Kanda COHb analizinde kullanılan en eski yöntem spektroskopik yöntemlerdir.

Bu yöntemlerin dayandığı genel prensip.1 amonyak veya %0. ve Preuss F. Seyreltilmiş 20 ml kan örneklerine 10 mg sodyum ditiyonit (Na 2 S 2 0 4 ) v 5-10 damla taze hazırlanmış amonyum sülfür çözeltisi ilave edilir. Bu şekilde CO zehirlenmesi hakkında çabuk bilgi edinilmesi açısından (ön deney olarak) önem taşır. COHb satürasyon yüzdesinin tayininde kullanılan birçok spektrofotometrik yöntemler bulunmaktadır. 1969) Spektroskopik yöntemle COHb tayini. Bu yöntemle %20 COHb ve üstü tayin (yarı kantitatif) edilebilir (Graf.R. Spektroskopla (bu amaçla Winkel-Zeiss el spektroskopu veya Hardridge Reversion spektroskopları kullanılabilir) absorbsiyon bandları görülen dalga boyları incelenir. COHb mevcudiyetinde COHb absorbsiyon bandları daha iyi seçilir. İndirgeme işleminden sonra [Ul][U2]tekrar spektroskopla incelenir. karboksihemoglobin 538-540 nm'de maksimum absorbans verir. Zayıf bir alkali seyreltilmiş kan örneği sodyum ditiyonit gibi bir indirgen ilavesinde 0 2 H b (varsa methemoglobin: MetHb) indirgenmiş hemoglobin (Hb) ne dönüşür. İndirgenmiş hemoglobin (Hb) ise 555 nm'de geniş bir band gösterir. %0. COHb etkilenmez. E. otopsi başında (el spektroskopu kullanarak) yapılabilir. Spektrofotometrik yöntemlerle COHb tayini Hemoglobin ve türevlerinin Soret bandında (400-430 nm) ve görünür alanda verdikleri karekteristik absorbsiyon bandlarından yararlanarak kanda COHb identifikasyonu ve miktar tayini yapılabilir.1 sodyumbikarbonat ( N a H C 0 3 ) çözeltisi ile (1:100) oranında seyreltilir.Teknik : COHb aranacak kan ve normal kan örnekleri su. de. 2 veya daha fazla seçilmiş dalga boylarında. Alkali çözeltide oksihemoglobin 576-578 ve 540-542 nm. veya seçilen tek dalga boyunda absorbansın okunması arkadan karışımda bulunan ve istenilen Hb 80 .

lu tüp).lu tüpler sepektrofotometre küvetlerine konularak. 421 nm ise O^Hb'ne karşı COHb'nin gösterdiği maksimum absorbans farkıdır (resultant absorbans. 81 . Soret bandında %100 0 2 H b ne karşı %100 COHb içeren kan ve analizi yapılacak kanın 414 nm. II ve III no. 421 nm ve 428 nm de absorbanslarının ölçümüne dayanır. c) Üçüncü 6 ml diğer bir tüpe konur içinden 2 dakika saf CO gazı geçirilir (% 100 COHb. Şekil 9). II no.lu tüp). numune (I) ve %100 COHb'nin (III) absorbansları (a ve A) 414. Burada. postmortem kan olan örneklerine de uygulanabilen klasik bir spektrofotometrik yöntem Dubowski yöntemi açıklanacaktır. III no.88 olan 1 ml amonyak deiyonize su ile 800 ml ye seyreltilir) 26 ml ye tamamlanır. Karışım alt üst edilerek homojenize edilir. Aradaki absorbans farkı ve oranından yararlanarak COHb yüzdesi hesaplanır. Teknik: 0.Hb referans olmak üzere. 421 ve 428 nm de spektrofotometrede okunur.bileşiğini değiştiren uygun bir kimyasal madde ilavesinden sonra seçilen tek dalga boyunun ölçülmesine dayanmaktadır.02 ml heparinize kan örneği bir balon jojede seyreltik amonyak ile (yoğunluğu 0. 414 ve 428 nm sırası ile 0 2 H b ve COHb nin maksimum absorbans gösterdikleri dalga boyunu. b) İkinci 6 ml kan örneği bir deney tüpüne aktarılır ve içinden 15 dakika oksijen gazı geçirilir (%100 0 2 H b . %100 O. laboratuvarımızda araştırmalarda kullandığımız mikrospektrofotometrik bir yöntem olan Buchwarld yöntemi ile. i) Modifiye Buchwald yöntemi (mikrospektrofotometrik yöntemi) Bu yöntemin prensibi COHb. Seyreltilen kan çözeltisinden 6'şaı ml alınarak 3 ' e bölünür: a) İlk 6 ml doğrudan doğruya spektrofotometrede ölçüm için konur küvete (numune: I) ve ağzı sıkıca kapatılır.

= a 4 2 ı . Bu amaçla hazırlanmış gaz tüplerinden (LB % 999 saflıkta) yararlanılır.Soret bandında 0 2 Hb. maksimum absorbans gösterdikleri dalga boylan saptanır. 2) Oksijen ve CO. Değerlendirme eşitlikten hesaplanır: % COHb = 100 a. 82 . ve A m aşağıdaki eşitliklerden bulunur: a. COHb ve OjHb'ne karşı COHb (diferansiyel) spektıumları. saf olmalıdır.1 / 2 (a4i4+»428) : Numunenin içerdiği % COHb oranı aşağıdaki Am = A 4 2 | .1 / 2 (a4i 4 + a 42 g) Yöntemin standardizasyonu : 1) Yukarda açıklandığı şekilde hazırlanan % 100 0 2 H b ve % COHb içeren kan örneklerinin absorbansları suya karşı spektrofotometrede 400-430 nm de taranarak.COHb (428 nm) COHb (421 nm) 0 . % 100 COHb için 428 nm olmalıdır. H b ( 4 1 5 nm) A. Bu dalga boyları (Kak) % 0 2 Hb için 414 nm. /A 3 burada. nm Şekil 9. a.

5 ml kan örneği. Seyreltik kan spektrofotometrenin küvetine konur. karıştırılır. absorbansların (A) A 555 / A4g0 oranı hesaplanır. Absorbans oranı (A 555 /A48o) hesaplanır ve karboksihemoglobin konsantrasyonu kalibrasyon doğrusundan tayin edilir. Motaceded.. Analize kadar buz dolabında (+4 ° C de) saklanır. 10 ml seyreltik amonyum hidroksitle (14.3 ml konsantre NH 4 OH su ile 1 litreye tamamlanır) seyreltilir. Kan örnekleri: Heparinize kan tercih edilir. 1978). COHb standardları ile hazırlanan kalibrasyon grafiginden bulunur. Ağzı sıkıca kapatılan kan örnekleri buzdolabı sıcaklığında uzun bir sore saklanabilir. 10 mg sodyum ditiyonit (Na 2 S 2 0 4 ) ilave edilir. iki burgulu kapaklı 500 ml lik reaktif şişelerine konur. Çözeltinin absorbansı 480 ve 555 nm de ölçülür. Kalibrasyon doğrusu için COHb standardları hazırlanır: Yakın zamanda karbonmonoksite maruz kalmamış ve sigara içmeyen kişilerden kan örnekleri sağlanır. 4) Kullanılan spektrofotometrede. ii) Dubowski yöntemi Yöntemin prensibi: Seyreltik kan hemolizatına sodyum ditionit ilave edildiğinde oksihemoglobin ve methemoglobin indirgenir.N.3) Mikrobir yöntem olduğu için kan örnekleri parmak uçundan heparinize kapiler tüpler içine alınarak tüplerin iki ucu parafilm ile sıkıca kapatılır. 2 nm den daha küçük dalga boyu aralıklarında absorbans ölçülebilmelidir. karıştırılır ve hemoliz tamamlanıncaya kadar beklenir. Seyreltik amonyağa karşı (kör) numunenin 555 ve 480 nm'de absorbansı (A) okunur.Şişelerin birinin içinden en az 30 dakika saf 83 . % COHb konsantrasyonu.Z. Yöntemin duyarlığı ve pratikliği nedeni ile mesleksel C O ' e maruziyetin biyolojik izlenmesinde de kullanılabilir (Vural. Teknik : 0. Kan örneklerinden 10 ml kadar. karboksihemog lobin ise etkilenmez.

Grafik % C O H b oranına karşı absorbans oranları işaretlenerek hazırlanır. saklana- 84 . amonyakla seyreltilip. Hazırlanan % 100 0 2 H b ve % 100 COHb kan standardlarından 0.05 ml alınarak. Diğer şişeden benzer şekilde saf CO gazı küçük saf CO tüpü kullanarak (LB % 99.95 civarında olmalıdır. yukarda açıklandığı şekilde. sodyum ditiyonit ilave edildikten sonra spektrofotometrede amonyağa karşı 555 ve 480 nin de absorbansları okunur. Kalibrasyon grafiği doğrusal olduğu için iki nokta genelde oranlarda yeterlidir. Böylece % 100 0 2 H b (%0 COHb) standardı hazırlanmış olur. Yöntemin uygulanmasında dikkat edilecek noktalar: 1) Kalibrasyon için hazırlanan her COHb standardı ile en az 3 ölçüm yapılmalıdır.1. Böylece %100 COHb standardı hazırlanmış olur.9 gibi) geçirilir. %100 COHb için 1. Gaz geçirme işlemi çeker ocak içinde yapılmalıdır).9 CO gibi) geçirilir. 2) Numuneler ağzı sıkı şekilde kapalı helyum gazı altında bil irse daha uzun zaman korunurlar. %50. (CO gazı geçirken CO tüpü zaman zaman çalkalanmalıdır. %100 0 2 H b ve % COHb belirli karıştırılarak ara standardlar (%80.oksijen gazı (saf 0 2 tüpü: LB%99. Her iki standardın absorbans oranları (A 555 / A48o) hesaplanır. Ancak istenirse. Daha pratik fakat daha az kesin olacak standardlar şu şekilde de hazırlanabilir: Kan örnekleri amonyakla seyreltildikten sonra iki tüpe bölünür vebirinden 2 dakika CO ve diğerinden 2 dakika 0 2 geçirilir (%100 COHb ve % 100 0 2 H b standardları). Absorbans oranı %100 0 2 H b için 3. %20 gibi) hazırlanabilir.

Teknik : 0. 5) Bu yöntemle %1 ve altındaki COHb düzeyi ölçülebilir. b.. Diğer bir spektrofotometrik yöntemle C O H b tayini Heparinize (veya edetik asit. Üçüncü tüp (c tüpü) içinden 10 dakika saf oksijen gazı veya basınçlı hava geçirilir (% 100 0 2 Hb veya % 0 COHb). Prensip olarak bir önce açıklanan yöntemle aynı olmakla beraber uygulaması daha pratiktir (Flanagan .J. Köpük oluşmamasına dikkat edilir. (a tüpü : % 100 COHb).2 ml kan örneği. Her üç tüpe de 20 mg kadar sodyum ditionit ilave ederek karıştırılır. 85 . R. İkinci tüp (b tüpü) COHb tayini kullanılır. Kalibrasyon filtreleri ve spektrofotometre standardları ile kullanılan cihazın dalga boylan ve diğer karakteristikleri kontrol edilmelidir.3) Çok duyarlı çalışmalarda ara COHb standardları hazırlanırken (%0 ve % 100 dışında ) önce %100 COHb standardında serbest bulunabilecek CO'in 5 dakika azot gazı geçirilerek uzaklaştırılması gerekir. florür. Ayrıca 10 ml amonyum hidroksit çözeltisi içeren diğer bir tüp (kör) içine de sodyum ditionit ilave edilerek iyice karıştırılır. c) . 4) Kullanılan spektrofotometrede. 25 ml seyreltik amonyum hidroksit içine (1 ml /1 su) ilave edilir ve karıştırılır. ve ark.). İlk tüpün içinden 5-10 dakika saf CO veya CO/N 2 gazı geçirilir. okzalat da kullanılabilir) tam kana uygulanan bu yöntemde 540 ve 579 nm'deki absorbanslar kullanılmaktadır. Heparinize postmortem kan örneklerine de uygulanabildiği için adli toksikoloji labrotuarlarında kullanılabilir. Seyreltilmiş kan örneği eşit olarak 3'e ayrılarak ağzı kapaklı tüplere konur (a. 2 nm 'den daha küçük dalga boyu aralıklarında absorbans ölçülebilmelidir.

Sonucun değerlendirilmesi : Numune kandaki (b tüpü) COHb yüzdesi aşağıdaki eşitlikten hesaplanır: ( A54o / A579 a tüpü ) . Şekil 10 ve 11 de 0 2 H b ve COHb nin.( A540 / A579 c tüpü ) % COHb = — ( A 5 4 o / A579 b t ü p ü ) . görünür alandaki absorbsiyon spektrumları ve açıklanan yöntemlerde kullanılan maksimum absorbans dalga boyları gösterilmiştir. Bu nedenle aşağıdaki kontrolün yapılması gerekir: a) %0 COHb içeren (a tüpündeki) çözeltinin absorbans oranı (A 540 /A579). b) Eğer bu gözlenemezse. güvenilir değildir. 3) Lipemik kan bulanık çözeltiler verebilir.( A 5 4 0 / A579 C t ü p ü ) Yöntemle ilgili uyarılar : 1) %100 COHb ile absorbans oranı ile ise absorbans oranı 1.1 (A54o / A579 a tüpü) yaklaşık 1.5. Bu nedenle sonuç güvenilir olmaz.b. b ve c tüplerindeki çözeltilerin absorbansları (A) 540 nm ve 579 nm de ditionitle işlem görmüş amonyak çözeltisine karşı okunur. 1. %0 COHb olmalıdır. Kişilerin Hb miktarı farklı olduğu için ön deneme ile bu oranın sağlanmasında yukarıda verilen seyreltme oranını değiştirme gereği olabilir.a. Dalga boyu çok kritiktir. max 540 nm) ve 0 2 H b ve COHb için eşit olan düşük dalga boyu (izobestik nokta : 579 nm) spektrumda dik bir düşmenin noktasında olduğu için seçilmiştir.c) spektrumları alınarak ölçümler buna göre yapılır. aletin dalga boyu ayarlanır veya her üç çözeltinin (a. 4) Maksimum absorbans farkının alındığı bu deneyde (COHb : A. absorbans) oranı yüksek olduğunda. 86 .1 o l m a l ı d ı r . 2) Bu yöntem MetHb (580-600 nm mak.

Şekil -10. Dubowski yönteminde kullanılan (COHb ve 0 2 Hb (A) ve sodyum ditiyonitle işlem görmüş COHb ve 0 2 Hb (HHb'ye dönüşür) spektrumları Şekil 11.Görünür alanda maksimum fark ve iyobestik noktadan yararlanılarak COHb tayini. 87 .

daha önce çok hafif yağlanmış kapak hemen sıkıca kapatılır.34 ml (bazı kaynaklarda 1. Yöntemin prensibi.— > Pd + 2 HCI + C 0 2 Yarı kantitatif tayin : Mikrodifüzyon apareyinin (Şekil 3) dış oda0. %10 ile %50 arasında COHb içeren kan örnekleri ile (%10 COHb. kandan açığa çıkan CO'in palladyum klorürle (PdCI 2 ) reaksiyona girerek metalik Pd'u açığa çıkarmasına dayanır: PdCl 2 + CO + H 2 0 . Yarı kantitatif tayin için. Conway yöntemi ile tayin edilen % C O (hacmen) miktarından: 88 . Bu bilgiden hareketle. ince siyah bir zar şeklinde iç odacıktaki PdCI 2 üzerinde toplanır.Conway Mikrodifüzyon Yöntemi ile CO tayini Bu yöntem yarı kantitatif veya kantitatif olarak kanda COHb tayini için kullanılabilir. Kör deney olarak. kana ilave edilen asit etkisi ile. Karışım oda sıcaklığında 2 saat bekletilir. Genel olarak 1 gram hemoglobin (Hb) 1. Bu süre içinde iç odacıkta CO miktarına bağlı olarak açığa çıkan Pd.36 ml) CO gazı ile (O 0 C de 760 mm Hg basıncında) birleştiği kabul edilir. Ancak bu durumda. İç odacığa 2 ml konduktan sonra.001 N PdCI 2 cığına 1 ml kan ve 2 ml %10 H2 S 0 4 konur. Oluşan metalik palladyumun verdiği renk şiddeti numunenin verdiği renk ile karşılaştırılır. Kantitatif tayin : Conway mikrodifüzyon yöntemi ile kandaki CO miktarı (hacmen) kantitatif olarak da tayin edilebilir. kanda Hb tayini de yapılarak COHb miktarının hesaplanması gerekir. %20 COHb ve %50 COHb standardları) paralel uygulama yapılır. işlemler dış odacığa konan CO'e maruz kalmamış kişiden alınan kan örneğine parelel olarak uygulanır.

% C O H b düzeyinin yorumu : Karbon monoksitle akut zehirlenmede baş ağrısı.S. internal analog bir bilgisayarla kombine edilmiştir. bulantı. CO oximeter Kanda COHb miktarının %10'un altında olması halinde de uygulanabilir bir yöntemdir. 1967.) formülü ile hesaplanır. M. % 0 2 H b ve % COHb şeklinde okunur. kardiyak aritmi. Otomatik olarak seyreltilerek hemoliz edilen kan örneğinin 548. pulmoner ödem.34 (Fazla bilgi için Feldstein. özel bir absorbsiyon spektrofotometresi olup. 89 . dijital göstergede % Hb.% CO (hacmen) % COHb = % Hb (kan) x 1. Curry A. COHb miktarının çabuk ve güvenli şekilde ölçülmesini mümkün kılan bu cihazın prensibi. 1972'e bakınız. Bu amaçla geliştirilmiş otomatik cihaz (CO Oximeter II 182) gelişmiş labratuarlarda COHb tayini için kullanılmaktadır. Ayrıca kan örneklerinin taze veya postmortem olması analiz sonucunu etkilememektedir. Şiddetli hipoksi durumunda bile cilt ve mukozalar pembe kalır. koma ve akut böbrek yetmezliği başlıca görülen belirtilerdir. 568 ve 578 nıu'de aksorbansları ölçülür. Ölçümler çok kısa zamanda (15 saniye gibi). kusma. hiperventilasyon. Bulunması muhtemel olan MetHb'nin bozucu etkisi sodyum bisülfit ilavesi ile giderilir. Ölüm solunum yetmezliği sonucu olaşan kandaki COHb düzeyinin yorumu aşağıdaki Tablo 10'da gösterilmiştir..

. lima fasulyesinde bulunan siyanogenetik glikozitler (amigdalin gibi) hidrolizle invivo olarak siyanür verirler. Kahraman R. Etil tiyosiyanat ve metil tiyosiyanat gibi tiyosiyant esterleri organizmada metabolize olarak siyanür verirler ve ciddi zehirlenmelere yol açabilirler. COHb düzeyi drtalama 0.T a b l o 10 % C O H b değerinin klinik y o r u m u . konvuliziyon.2 Siyanür Siyanürle zehirlenme hidrosiyanik asitin (HCN) inhalasyonu veya NaCN. kayısı gibi meyvelerin çekirdeklerinde. Bu kişilerde COHb düzeyi ortalama (%73. şeftali.40 COHb).00 COHb) olarak saptanmıştır (Vural.40-5.14 (aralık: %3.11 ± 6. CO uygulanır. % COHb Belirtiler 3-8 < 15 20 20-50 > 50 Sigara içenler (20-30 sigara/gün) Çok sigara içenler (30-50 sigara/gün) Akut zehirlenme başlangıcı (kalp hastaları için tehlikeli Ağır akut zehirlenme (mental ve fi-ziksel koordinasyon kaybı) Koma. 1 paketten fazla (günde 20 taneden fazla) sigara içenlerde ise ortalama % C O H b 4.89±0.05 (aralık: %0. 90 . zehirlenmesinin tedavisinde antidot olarak oksijen tedavisi Anabilim dalımızda yapılan bir araştırmada.00) bulunmuştur.50-%1. Sigara içmeyen kişilerde (n:44).N. Bir çok bitki dokusunda. Dubovvski yöntemi ile CO'le zehirlenme sonucu ölen 18 kişide postmortem COHb düzeyi tayin edilmiştir. kalp ve solunum durması.36±0.00-%88. 1994) 1.90) ve aralık (%63. ölüm. KCN gibi tuzlarının oral yolla alınması ile oluşur.

1 lik bakır-2.005 mg siyanür tanınabilir. ölüm olaylarında ise ayrıca dokularda siyanür aranır. 26°C) . Siyanürle zehirlenmelerde. 100 gr maddedeki 0. mide içeriği veya dokulara doğrudan uygulanan bu yöntemde. Bu yöntem çok duyarlıdır. Kaynar su banyosu Siyanür mevcudiyetinde emprenye kağıdın üzerinde ısıtılır. kaltitatif analiz için bir çok renk reaksiyonları vardır. KCN ve NaCN kristal tuzlardır ve alkali reaksiyon gösterirler. endüstride metal cilası. Ancak diğer oksidanlarla (hidrojen peroksit.sülfat çözeltisi ile emprenye (10 g kadar) küçük bir balona edilir. klor. Toksik dozları (MLD 70 kg insanda) HCN için 100 mg. kanda siyanür. Özellikleri : HCN çok uçucu bir sıvıdır (k. KCN için 150 mg ve NaCN için 200 mg'dır. azot oksitleri gibi) da pozitif sonuç alınır. Doku ve vücut sıvılarında doğrudan siyanür aranması Schönbein deneyi : Kan. fotoğrafçılık gibi çeşitli iş kollarında kullanırlar. (guayak renginin mavileşmesi mavisi) siyanür olabileceğini gösterir. Siyanür bileşikleri.Siyanür ayrıca sodyum nitroprusiyat (vazodilatör) ve bazı organik nitril bileşiklerinin de metabolitidir. şerit halinde kesilmiş filtre kağıdı önce %10 alkollü gııayak reçinesi ve arkadan %0. altın gümüş gibi metallerin zenginleştirilmesinde ve metallerin elektrolizle kaplanmasında. Potasyum ferrisiyanür gibi kompleks siyanür bileşikleri ise invivo siyanür vermezler ve bu açıdan toksisiteleri çok düşüktür. Ağzı sıkıca kapatılarak emprenye flitre kağıdı kapakla birlikte yerleştirilir. 91 . Siyanür aranacak biyolojik materyal konur ve asetik asitle asitlendirilir. Renk oluşması hemen veya miktara bağlı olarak 15 dakika içinde görülür. Mide içeriğinde.n. ozon.

İzopurpurik asit deneyi : 4 ml alkali distilata 3 ml doymuş pikrik asit ilave edilir ve hafifçe ısıtılır.g HCN / ml tanınabilir.sülfat (ferröz sülfat) ve 3 damla taze hazırlanmış %3 demir -3. Mavi renk zamanla çökelek haline geçer. 3 damla taze hazırlanmış %10 demir -2.Distilatta siyanür aranması Siyanür biyolojik materyalden asit ortamda su buharı distilasyonu ile izole edilir. 1 ml %15 NaOH ile ile pozitif kalevilendirilir. Fe (OH). Siyanür için spesifik bir testtir. Kreatin ve kan şekeri de bu reaksiyon sonuç verir. Distilatta siyanür aşağıdaki renk reaksiyonları ile aranır. Kahverengi demir hidroksit çözününceya kadar karışıma konsantre HCI ilave edilir. (Genel bölüme bakınız) Distilat siyanür kaybını önlemek için. Meydana gelen kırmızı renk (purpurik asit) siyanür varlığını gösterir.klorür (ferriklorür) ilave edilir. Bu reaksiyonda önce oluşan demir hidroksit ortamda bulunan siyanür iyonu ile ferrosiyanür kompleksini verir.klorür çözeltisi ile ferrik ferrosiyanürden ibaret önce kolloidal sonra tüpün dibine çöken mavi renkli ince çökelek verir (Berlin mavisi): 3 Fe (CN)"64 + 4 Fe +3 > Fe4 [ Fe (CN) 6 ] 3 92 . seyreltik demir -3. Mavi renk (Berlin mavisi) oluşması siyanürün bulunduğunu gösterir. +6 CN" > Fe ( C N V 4 + 2 OH" Ferrosiyanür. Prusya (Berlin) mavisi reaksiyonu ile siyanür aranması : 5 ml distilat (doğrudan mide içeriği de olabilir). Bu yöntemle 20 (J. %10 NaOH içinde toplanır. Karışım kaynama noktasına kadar ısıtılır ve soğutulur.

1 ml kan numunesi ilave edilir.nitrobenzaldehit (0. c) 0. i) p-Nitrobenzaldehit /O . 2-metoksietanolde hazırlanmış) çözeltisi.6 mol/l) konur. Apareylerin kapakları vazelin (veya silikon yağı) ile yağlanarak kapatılır ve dış odacıktaki çözeltiler dikkatle karıştırılır.1 -10 ml) kullanılır.5 ml saf su ve odacığın karşı tarafına 1.1 m 10 mg/l KCN çözeltisi (4 mg/m siyanür iyonu içeren standart) ve üçüncü apareyin dış odacığına da 0.1 ml NaOH çözeltisi (0. Bunlardan birincisi (kör) olarak.5 ml 0.5 mol/l) ilave edilir. b ) 0.5 ml p . p-nitrobenzaldehit /O-dinitrobenzen yöntemi ve piridin/barbitürik asit yöntemi) kullanılabilir.dinitrobenzen çözeltisi (0.1 ml saf distile su (kör deney). Analizde herhangi bir gecikme durumunda.Mikrodifüzyon yöntemi ile siyanür tayini Kantitatif tayinde heparinize tam kan (0. kan örneği +4°C da 1-2 gün saklanabilir. 0. 2-metoksietanolde hazırlanmış) . Bu amaçla.dinitrobenzen yöntemi 3 tane mikrodifüzyon apareyi kullanılır. üçüncüsü de numune ile çalışılmak üzere hazırlanır.05 mol /1. Oda sıcaklığında 20 dakika inkübasyona bırakılır. Her dış odacığa 0. Dış odacıklara ise sırası ile 0. kanda oda sıcaklığında veya -20 °C de daha az dayanıklıdır). ikincisi Standard siyanür çözeltisi ile. her üç mikrodifüzyon apareyinin iç odacığına : a ) 0. Convvay mikrodifüzyon apareyi ile siyanür tayininde değişik renk reaktifleri (en eskisi FeS0 4 / HCI in kullanıldığı Feldstein-Klendshoj yöntemi. (Siyanür.0 ml seyreltik sülfirik asit (3. 95 . Arkadan iç odacıklara 1 ml sulu metanol (1:1) ilave edilir.05 mol /1.

5.1 mol/l) içinde çözülerek stok çözelti hazırlanır..18) ve 30 ml piridin ile seyreltilir. seyreltik sodyum hidroksit ile (0.1 mol/l NaOH çözeltisinden 96 . Standart siyanür ve numuneyi içeren karışımların absorbansı 560 nm de köre karşı bir spektrofotometrede okunur. 1 den 7 ye kadar numaralandırılan apareylerin iç odacıklarına 0.J. (1:99) oranında seyreltilmesi ile hazırlanır.0 ml'ye tamamlanır. 3) Sodyum hidrojen ortafosfat çözeltisi (fosfat tamponu. 4) Piridin-barbitürik asit reaktifi : 6 g barbitürik asit. katı kloramin T dayanıklı değildir.1 mol/l).5 mg/1 siyanürdür. 5) Seyreltik sülfirik asit (1 mol/l suda). Bu çözelti 200 mg/l siyanür iyonu içerir. W H O 1985).İç odacıktaki karışım. Bu çözelti taze hazırlanmalıdır. Bu çözelti 2 mg siyanür/l içerir.0 ml lik balonjojelere aktarılarak sulu metanol (1:1) ile 5.1 mol/l) 2) Kloramin T çözeltisi (2. Oluşan kırmızı renk 15 dakika dayanır.5g/l. Numune kandaki siyanür konsantrasyonu standart siyanür çözeltisini içeren karışımın absorbansını karşılaştırarak hesaplanır. stok çözeltinin (200 mg siyanür/l). ve ark. 1 mol/l). Kalibrasyon için Standard siyanür çözeltisi. Çözelti su ile 100 ml ye seyreltilir. Teknik: Kantitatif tayini için (7) mikrodifüzyon apareyi kullanılması önerilir. Bu nedenle ambalaj sık sık değiştirilmelidir). (Flanagan R. 6 ml konsantre hidroklorik asit içinde karıştırılır (d: 1. Ancak eldeki olanaklara göre daha az sayıda Conway mikrodifüzyon hücresi de olabilir. Bu yöntemin duyarlığı 0. Standard siyanür çözeltisi : Önce 50 mg potasyum siyanür 100 ml seyreltik sodyum hidroksit (0. ii) Piridin/barbitürik asit yöntemi Kullanılan reaktifler 1) Seyreltik sodyum hidroksit çözeltisi (0.

5 0.0 m g / l ) 7 (CN 4. 11 gösterilen T a b l o 11. Bu rengin absorbansı spektrofotometrede 587 nm de hazırlanan köre karşı okunur. Standartlarla sağlanır ve oda sıcaklığında 4 saat inkübasyona 97 . Oda sıcaklığında 10 dakika bekletilir.0 m g / l ) — — Dış odacığa sülfırik asit çözeltisi ilave ederken önce ilave edilen reaktiflerle karışmaması için odacığın karşı tarafına ilave edilir. Sırası ile 2 ml fosfat tamponu .0 1. Siyanür varlığında kırmızı-mavi renk oluşur.1 0.5 0.5 1. İnkübasyondan sonra iç odacıklardaki çözeltiden 1 'er ml alınarak 1 den 7 ye kadar numaralı kapaklı tüplere aktarılır.5 0.0mg/l) — C N standardı* Su 2.0 1.0 2.9 1. Apareyin ağzı yağlanarak sıkıca kapatılır.5 1. 1 ml kloramin T çözeltisi.0 1.0 6 (CN 2.5 Kan ~ 1.0 ~ — 0. Dış odacıklara ise aşağıdaki tablo miktarlarda reaktifler konur.Piridin-barbitürik asit yöntemi ile s i y a n ü r t a y i n i n d e kullanılan reaktif miktarları ( ml ) Dış odacık N o 1 (kör) 2 (numune) 3 (numune) 4 (CN 0.2'şer ml ilave edilir.5 0.5 0. 3 ml piridin .0 1.0 ~ Sülfılrik asit (1 m o l / 1 ) 0.2 m g / 1 ) 5(CN 1.5 0. dikkatle dış odacıktaki reaktiflerin karışması bırakılır.barbitürik asit reaktifi ilave edilerek karıştırılır.

Ölüm halinde kan dışında. Postmortem analizde siyanür ölümden 2. ancak zehirlenme şüphesi olduğunda analiz sonucunu beklemeden hemen tedaviye geçmelidir. Kalitatif siyanür testleri kandaki bu değerleri saptamak için yetersizdir. kalibrasyon eğrisinden numunedeki siyanür konsantrasyonu Yöntemin duyarlığı 0. Normal kişilerin kanında 100 ml de 15 mikrograma (pg) kadar siyanür bulunabilir.hazırlanan hesaplanır. Böyle olaylarda kandaki siyanür miktarı 20-100 pg /100 ml ye ulaşabilir.5-6 aya kadar tanınabiiir. karaciğerde de siyanür analizi yapılmalıdır. HCN veya tuzlarına maruz kalma hakkında bilgi olmadığında zordur. (Bu yöntemde katı kloramin T nin dayanıklı olmaması nedeni ile sık sık yeni ambalaj kullanılmalı. ipek. Fazla sigara içenlerde bu değer 30 pg/100 ml ye çıkabilir. Kantitatif deneyler ise akut zehirlenme hakkında bilgi verir. piridinbarbitürik asit reaktifi her deneyde yeniden hazırlanmalıdır).Siyanür vucutta aldehit ve keton grupları ile dayanıklı siyanhidrin bileşiklerini oluşturur. mide ve bağırsak içeriği.2 mg/l siyanürdür. Bu nedenle uzun süre (HCN nin uçuculuğuna karşın) organizmada kalır. Analiz sonucunun değerlendirilmesi Siyanürle zehirlenmenin tanısı. Yün. poliüretan ve poliakrilonitril gibi sentetik polimerlerin kısmı yanması ve pirolizi sonucu HCN oluşması bu zehirlenmelere neden olur. Kusmukta siyanürün kendisine özgü kokusunun algılanması tanımlanmada yardımcı olabilir. Siyanürle zehirlenme yangına maruz kalmış kişilerde de görülür. Siyanür tuzları (oral yol) ve HCN ile (inhalasyon yolu) ciddi zehirlenmelerde kandaki siyanür düzeyi 0. Siyanür zehirlenmesinin tedavisinde 98 .2-2 m g / l 0 0 ml arasında değişir.

kaynama noktası 65°C dir. Metil alkolün identifikasyonu İndirgen uçucu bileşikler için genel test: Bu test su buharı diştilatı. paraldehit. Serumdaki format düzeyinin tayini toksisitenin şiddetini gösteren en iyi biyolojik göstergedir. Metil Alkol ( CH 3 OH ) Metanol. araba camları yıkama suyunda bulunur. 50 |al potasyum dikromat reaktifi ile emprenye edilmiş filitre kağıdı. asetaldehit. Antidot tedavisinden önce sodyum nitrit kullanımı ise antidot tedavisinin etkinliğini arttırır. 1. Endüstride formaldehit ve formik asit yapımında. Toksikolojik analiz : Metil alkole akut maruziyetten hemen sonra kanda metil alkol düzeyinin tayini toksisitenin en iyi belirleyicisidir. Ancak saf metil alkol daha ciddi zehirlenmelere yol açar. 1 ml idrara (mide içeriği 99 . Endüstriyel etil alkol içinde bulunan metil alkol zehirlenmelere neden olabilir. (Potasyum dikromat reaktifi : 25 g/l konsantrasyonda. Antifriz içinde (etilen glikol ile beraber). 1/1 oranında su ile seyreltilmiş sülfırik asit içinde hazırlanır). labaratuarlarda çözücü olarak kullanılır. numuneyi içeren tüpün boynuna yerleştirilir. odun alkolü ve denatüre alkol metil alkolün sinonimleridir. Destekleyici deney (kromotropik asit ile) : 0. Molekül ağırlığı 32. Portakal rengin yeşile dönmesi metanol gibi uçucu indirgen maddelerin bulunduğunu gösterir (etil alkol.1 ml potasyum dikromat reaktifi yukarıda açıklandığı şekilde hazırlanan). formaldehit g i b i ) . Yetişkinlerde oral yolla 20-50 ml metil alkol ölüme neden olabilir. Lateııt periyottan sonra metil alkol ve toksik metaboliti olarak formik asit düzeyleri birlikte değerlendirilmelidir. metaldehit.aııtidot olarak sodyum tiyosülfat kullanılır. Bir tüpe bir ml idrar veya mide içeriği konur.3. Tüpün ağızı gevşek olarak kapatılır ve 2 dakika kaynar su banyosunda bekletilir. idrar ve mide içeriğine uygulanabilir.

100 .05 ml Standard çözeltiler konarak. sülfirik asit tüpün kenarından dipte ayrı faz oluşturacak şekilde konur. Kantitatif tayin için oluşan rengin absorbansı 578 nm de köre karşı spektrofotometrede okunur ve konsantrasyon kalibrasyon eğrisinden okunur. 0. Bu reaksiyon formaldehitin kromotropik asitle oluşturduğu p-kinoidal yapıda kondensasyon ürünü ile ilgilidir ve formaldehitin tanınması için özel bir deneydir. Metil alkol varlığında viyole renk oluşur.2 ml %5 potasyum permanganat çözeltisinden ilave edilir. 300 mg/l00 ml) kullanılır. Ayrıca metanol içermeyen kanla deney paralel olarak yapılır (kör deney). Bu yöntemle 5 mg metanol (100 ml kanda) tanımlanabilir. Potasyum permanganatın fazlası %10 sodyum bisülfit damlatılarak (renk gidinceye kadar) giderilir. Bu karışıma 0. karıştırıldıktan sonra oda sıcaklığında 5 dakika bekletilir. Bu test.0 ml distile su ve 0. 1966). 8. metil alkolün formaldehite yükseltgenmesi ve oluşan formaldehitin kromotropik asitle verdiği renkli kondensasyon bileşiğinin spektrofotometrik tayinine dayanmaktadır (Sujbert.2 ml %20 fosforik asit çözeltisinden..05 ml kan örneği konur.0 ml konsantre sülfirik asit eklenir.sarı olur. 50 . 100 . Teknik : Bir tüp içerisine 1.5 ml suda hazırlanmış %0. L. 200 .veya distilat) ilave edilerek oda sıcaklığında 5 dakika beklenir. 0.1 ml etanol ve 10 mg katı kromotropik asit ilave edilir. metanol için de (formaldehite oksitlendikten sonra) kullanılır. Karışım 15 dakika 60 llC de su banyosunda ısıtılır. 20 . Metanol olmadığında karışımın rengi kahverengi . 1 ml distile su içeren tüplere 0. Kalibrasyon için: Konsantrasyonları 0-300 mg/l00 ml arasında değişen metil alkol standardları (0 .5 kromotropik asit çözeltisi. 1 ml. Formaldehit de bu testle pozitif sonuç verir. İki faz arasında viyole renk oluşması metanol varlığını gösterir. 0. Sujbert yöntemi (Kromotropik asit) ile kanda metanol tayini Bu yöntemin prensibi.

Conway Mikrodifüzyon Yöntemi ile biyolojik materyalde metil alkol tayini Conway mikrodifüzyon apareyi kullanarak kan.10. 50 ml distile su içeren 100 ml lik balonjoje içine pipetle konur. (+4°C) de saklanır. Not: Yöntemin verimi (recovery) hesaplanmasında. Bu çözeltinin konsantrasyonu %1 (g/100 ml) dir. Metanol standardlarının hazırlanması: a) Stok metanol çözeltisi. b) Standart metanol çözeltileri ise. idrar ve mide içeriği gibi biyolojik sıvı ve dokularda metil alkol tayini daha genel bir reaksiyon olan dikromatla veya formaldehit için spesifik olan kromotropik asit (20 mg reaksiyonu ile tayin edilebilir.2. 101 . Bu yöntem biyolojik materyaldeki su buharı distilasyonu ile elde edilen distilat ve idrara da uygulanabilir. metil alkolün tanımlanması ve miktar tayininin yapılabilmesi önem taşır. stok metanol standart çözeltisinden sıra ile 0. Toksikolojik analizlerde etil alkol yanında.yukarıdaki açıklanan işlem uygulanır.20 ve 30 ml alınarak su içeren 100 ml balonjojeye konarak 100 ml ye tamamlanır ve karıştırılır. 1. Oluşan renkli çözeltilerin absorbansı köre karşı 578 nm'de spektrofotometrede okunur ve absorbanslara karşı konsantrasyon işaretlenerek kalibrasyon grafigi hazırlanır. Böylece konsantrasyonlar (0-300 mg/100 ml) arasında olan seri standard çözeltiler hazırlanmış olur. Su ile 100 ml ye tamamlanır.265 ml metanol (yoğunluğu 0. Yöntemin duyarlığı 1 Ojag metanol metanol/100 ml kan) dır. standad metanol çözeltileri. su yerine metil alkol içermeyen kanla hazırlanır. Bu açıdan metil alkolün kalitatif ve kantitatif analizinde kromotropik asit reaksiyonu tercih edilir. Kör (blank) deney metil alkol içermeyen kanla hazırlanır. Burada Conway mikrodifüzyon apareyi ile metil alkol tayini açıklanmıştır.79 g/ml).5.

Bu süre sonunda iç odacıktaki sülfirik asit çözeltisinden 1.0 ml distile su içeren üçüncü bir tüp hazırlanır. Oda sıcaklığına kadar soğutulduktan sonra 10 ml lik olarak rengi balonjojelere aktarılır ve distile su ile 10 ml ye tamamlanır.5 ml kan örneği (veya diğer biyolojik sıvı).0'rer ml alınarak iki ayrı tüpe konur. ve 1. bu oksitlenmenin (kontrol) örneğinin absorbansı.5 ml alınarak Convvay mikrodifüzyon apareyinde asitle reaksiyondan yukarıda sonra açıklanan şekilde işlem yapılır. Apareyin kapağı yağlanarak sıkıca kapatılır ve ara sıra karıştırılarak dış bölmedeki sıvıların karışması sağlanır. Her tüpe 4. Metanol miktarı. Tüplerin herbirine % 0. Tüplerden birine %5 K M n 0 4 dan bir damla ilave edilir ve karıştırılarak 5 dakika beklenir. Kromotropik absorbanslar 580 nm de köre karşı (%0 metanol içeren kan) okunur. Blank (kör) olarak 1.Teknik : Apareyin (Şekil 3'e bakınız) iç odacığına 2. Arkadan permanganatın doymuş sodyum bisiilfit damlatılarak giderilir. dış odacığa 0. Formaldehit yokluğunda kontrol tüpü renksiz kalır.2 ml eklenir ve buz banyosuna yerleştirilir.0 ml konsantre sülfirik asit ilave edilir ve iyice karıştırılır. 102 .2 ml sülfirik asit. İkinci tüp formaldehit bulunması olasılığına karşı kontrol kullanılır. permanganat ile muamele edilmez.0 ml doymuş potasyum karbonat çözeltisi ilave edilir. standard metanol çözeltileri ile hazırlanan kalibrasyon grafiğinden hesaplanır. oksitlenmiş örneğin absorbansından çıkarılır. Difüzyonun tamamlanması için oda sıcaklığında 2 saat bekletilir. Soğuduktan sonra eksilen hacim su ile tekrar 10 ml ye tamamlanır.5 kromotropik asit çözeltisinden 0. Kalibrasyon doğrusunun hazırlanması : Standard metil alkol çözeltilerinden 0. Ancak az miktarda bulunabilecek formaldehit nedeni ile renk oluşumu varsa. Numunelerin absorbansları 580 nm'de köre karşı okunur.

"Head Space" tekniği: Head-space. 2 mm iç çapında) kullanılır. paslanmaz çelikten yapılmış kolonlar (yaklaşık 2 m uzunluğunda. katı ve sıvı örnekler içerisindeki yalnız uçucu bileşiklerin gaz kormatograf sistemine enjeksiyonunu sağlayan bir ünitedir. HSGC ile yapılan analizlerde. katı veya sıvı örnek (0.Konsantrasyona hazırlanır. Denge sabiti. çok küçük hacimdeki biyolojik örneklerle değişik alkollerin aynı zamanda ve hızlı olarak kalitatif ve kantitatif analizinin yapılabilmesidir. Kantitatif analizde bu değerlerin bilinmesi gerekmektedir. Metil alkol ve diğer bazı alkollerin analizinde kullanılan GLK yöntemleri etil alkol kısmında açıklanmıştır. 103 . polietilen glikol-400 gibi sıvı fazları içeren cam. karşı absorbanslar işaretlenerek kalibrasyon grafiği (Standard metil alkol çözeltileri (suda ve kanda) Sujbert yönteminde açıklandığı şekilde hazırlanır). ısıtıcı ve termostat yardımı ile. Bu yönteme "Head Space Gaz Kormatografi (HSGC)" yöntemi denir. ön işlemlere ihtiyaç duymadan. Gaz kromatografisi ile metil alkol analizinde Carbowax 20 M. Gaz kromatografisi yöntemleri ile kanda metil alkol tayini Biyolojik sıvılarda metanol analizi için en çok tercih edilen teknik gaz kromatografisidir. Gaz kromatografısinin (GLC) başlıca üstünlükleri. Porapak Q. uçucu bileşiğin buhar fazına geçerek oluşan gaz fazı ile örnek arasında denge sağlanıncaya kadar belirli bir sıcaklıkta tutulur.2-0.5 ml) HSGC'nin şişelerine konur ve ağzı sıkıca lastik bir septumla kapatılır. her bileşik için karakteristiktir. Kalibrasyon buhar fazında analiz yapılacak sıvı maddenin standart örnekleri ile yapılır. Bu şişeler.

aldehitler gibi) genel reaksiyonu olan (potasyum dikromat + sülfirik asit) testi : 1 ml numune içeren tüpün kenarına 50 pl potasyum dikromat reaktifi (500 ml/l oranında su seyreltilmiş sülfirik asit içinde 25 g/l konsantrasyonda ile hazırlanmış) damlatılmış şerit halindeki filtre kağıdı konur.1. Etanol. idrara.n. 104 . Ortam asetik asit ile asitlendirildikten sonra 1 damla % 1 C u S 0 4 (bakır sülfat) ilave edilir. Oksitlenebilen maddeler için (alkoller. olay yerinden elde edilen kalıntılara uygulanabilir. genel olarak "alkol" denildiğinde etil alkol anlaşılır. Soğutulduktan sonra 2-3 damla karbon sülfür konarak tüp iyice çalkalanır. Endüstriyel alkol ile ayrıca içerdiği metil alkol gibi denaturanlarla da zehirlenmelere rastlanır. Etil Alkol ( C 2 H 5 O H ) Etil alkol. Etil alkolün identifıkasyonu ( kalitatif testler ) Etil alkol.2 gram potasyum hidroksit ilave edilerek ısıtılır. Ksentogenat deneyi (genel): 1 ml distilata 0. oksitlenebilen indirgen uçucu maddelere ait genel ve spesifik reaksiyonlarla aranabilir. Etil alkolle zehirlenmeler en çok alkollü içki alınması ile görülür. mide içeriğine. Bu testler biyolojik materyalden elde edilen su buharı distilatına. molekül ağırlığı 46 ve k. hububat alkolü sinonimleridir. Sarı bir çökeleğin oluşması primer veya sekonder alkol olduğunu gösterir. Portakal renginden yeşil renge değişim etanol ve / veya diğer indirgen uçucu maddeler olduğunu gösterir (ön denemeler kısmına da bakınız). Tüpün ağzı hafifçe kapatılarak kaynar su banyosunda 2 dakika bekletilir.4. 78°C olan bir sıvıdır. Alkolik olmayan yetişkin insanda 250-500 gram alkol ölüme neden olur (MLD).

antikoagülan ve antibakteriyel etkilidir). idrar ve solunum havası kullanılabilir. Biyolojik materyalde etil alkol tayini Alkol tayini için biyolojik materyal olarak kan. SAYIN.H.5 damla iyot çözeltisi ilave edilir ve karıştırılarak hafifçe ısıtılır. İyodoform karakteristik kokusu ve sarı kristalleri ile tanınır (aynı reaksiyonu asetaldehit ve aseton da verir). 1996. Adli tıp açısından en uygun kan örneği venöz kandır. ve ark. 1990. Tüpün ağzı sıkıca kapatılarak analize kadar buz dolabında saklanır (NaF. J. 1994) . POKLİS. sodyum floriirle korunur. Bu şekilde hazırlanan kan örnekleri + 4°C de 1 ay kadar dayanıklıdır. Daha sonra açıklanacağı gibi trafikte alkol solunum havasında da tayin edilir ve sonuçlar kan alkol düzeyi olarak hesaplanır. A.İyodoform deneyi (etil alkolü metil alkolden ayırt edici özel test) : 3 ml distilat % 10 NaOH ile kalevilendirilir. 3 . N. Adli tıpta alkol ile zehirlenmenin şiddeti ve trafikte yasal alkol limitinin aşılıp aşılmadığının değerlendirilmesinde hem antemortem (canlı kişilerde) hem de postmortem kanda (ölümden sonra) etil alkol tayini önem taşır. Kan örnekleri (10 ml) % 1 NaF (sodyum flortir) içerecek şekilde NaF bulunan tüplere alınır. Kan alınırken. Etil alkol varsa iyodoform oluşur. Eğer çürüme yoksa kalbin yırtılmamış odacıkiarından alınır. 105 . Postmortem kan örnekleri ise tercihan femoral damarlardan alınmalıdır. En çok kan alkol düzeyi tayin edilir. numune alma yerine göre kan alkol konsantrasyonu değişiklik gösterebilir (Marraccini. Alınan kan örnekleri (10 ml) %1 NaF içerecek şekilde. deri yüzeyinin HgCI 2 çözeltisi ile (alkol içermeyen sıvılarla) temizlenmesi gerekir.V. Postmortem kanda. VURAL.

Alkol standartları ayrıca. Bu standartlar yöntemin verimini hesaplamak için kullanılır. d: 0. %1 NaF içeren alkolsüz kanla yukarıda açıklandığı şekilde hazırlanır. Karıştırıldıktan sonra ağzı sıkıca (parafilm ile) kapatılır ve + 4 °C de saklanır. 106 . diğerine yakında hazırlanmış olan alkol standardı (tercihan % 160 mg lık standart). Potasyum dikromat çözeltisi : Potasyum karbonatın suda doymuş çözeltisi hazırlanır. Reaktifler : Asit . Kalibrasyon için kullanılacak etil alkol standartları : Yukarıda ' hazırlanan stok etil alkol standardı % 1 NaF içeren su ile uygun oranda seyreltilerek % 20 .200 ml etil alkol (% 96'lık. Teknik : Conway .dikromat çözeltisi. enzimatik ve gaz kromatografik yöntemlerle tayin edilir. Alkol Standartları : Stok alkol standardı : 0. her iki dış odacığa 1 ml doymuş potasyum karbonat konur.Biyolojik materyalde (kan.8 g / ml). 50 ml lik bir balon jojede 40 ml distile su üzerine konur. 280 ml konsantre sülfırik asit dikkatlice ilave edilir. % 80 ve % 160 mg alkol standartları hazırlanır. Bu stok karışım % 320 mg etil alkol içerir.mikrodifüzyon apareyinin birinin dış odacığına 0. Mikrodifüzyon yöntemi ile etil alkol tayini Mikrodifüzyon yöntemi. idrar ve solunum havası) alkol tayininde kimyasal.: 3.70 g saf potasyum dikromat 150 ml distile suda çözülür. Pozitif sonuç alındığında daha duyarlı ve spesifik bir yöntemle kantitatif analizin yapılması gerekir. Su ile 50 ml ye tamamlanır.8 ml analizi yapılacak kan örneği . Soğutulur ve distile su ile 650 ml'ye tamamlanır. İç odacıklara 2 ml asit-dikromat reaktifi konur. etil alkol için yarı kantitatif bir teknik olarak kullanılabilir.

Daha sonra 450 nm'de spektrofotometre'de suya karşı okunur. 450 mm de absorbanslar okunur.Apareyin kapağı yağlanarak (silikonla) hemen sıkıca kapatılır. Difüzyon tamamlandıktan sonra otomatik bir pipet yardımıyla iç odacıktaki asit-dikromat çözeltisi 10 ml'lik cam kapaklı balon jojelere alınır. iç odacığa 2 ml asit dikromat reaktifi konur ve apareyin ağzı sıkıca kapatılır. tek standart kullanarak ta aşağıdaki formülle hesaplanabilir: a .8 ml numune kan (alkol içermeyen) 1 ml doymuş potasyum karbonat. konsantrasyonla absorbans ters linearite gösterir. Eksik hacim distile su ile 10 ml'ye tamamlanır. 37 °C 'lik Etüv'de 1 saat inkübasyon için bekletilir. Kalibrasyon (konsantrasyonları : Kanda % 20 ile ve suda hazırlanan % 320 mg alkol standartları ile arasında değişen) Convvay mikrodifüzyon apareyi ile yukarıda açıklanan şekilde. reaksiyona girmeyen potasyum dikromat çözeltisinin absorbansı okunduğu için.as C„ = C S ( a -a„ C„: Kan örneğindeki alkol konsantrasyonu (mg/100 ml kan) C s : Alkol standardının konsantrasyonu (mg/100 ml kan) a : Kör deneyin absorbansı a„ : Numunenin absorbansı a s : Standardın absorbansı Yöntemin Değerlendirilmesi: Bu yöntemde. Bunun için dış odacığa 0. ) 107 .Diğer üçüncü Conway aparayı blank "kör" deney için kullanılır. kör deney de yapılarak çalışılır. Alkol miktarı hazırlanan kalibrasyon grafiğinden hesaplanabileceği gibi. Konsantrasyona karşı absorbanslar işaretlenerek doğru çizilir.

% mg Alkol Şekil 13. 1988) Enzimatik yöntemle kanda etil alkol tayini i) Enzimatik yöntemle alkol tayininde prensip.L. metil alkol ve diğer indirgen uçucu bileşikler ile de aynı reaksiyonu verir.Convvay mikrodifüzyon yöntemi ile etil alkolün tayininin kalibrasyon doğrusu. Conway mikrodifüzyon yönteminin daha kısa sürede (5 dakikada) sonuç veren modifiye şekilleri küçük Iaboratuvarlar. Bu yöntemle 20 mg /100 ml kan alkolü tayin edilebilir. numune ile beraber tekrarlanmalıdır. Ancak potasyum dikromat. ilaç bağımlılığı merkezlerinde ve acil olaylarda ön bir teknik olarak önerilmektedir.Standartla çalışma. Kan ve serumda kesin kantitatif değerlendirme için destekleyici daha duyarlı yöntemler için kullanılması gerekmektedir. Elde edilen kalibrasyon grafiğine bir örnek Şekil 13 de gösterilmiştir. Conway mikrodifüzyon yöntemi ile kanda etil alkol tayini ön bir tarama testi olarak toksikoloji laboratuvarlarında kullanılmaktadır. (Serrano. alkol dehidrogenaz (ADH) enzimi katalizörlüğünde. etil alkolün nikotinamid adenin dinükleotid 108 . ve ark.

Gaz kromatografisi yöntemi ile etil alkol tayini Gaz sıvı kromatografisi (GSK) kanda alkol tayini için ilk kez 1958 de uygulanmıştır. Veya NADH diaforez enzimi karşısında. ii) Diğer bir enzimatik yöntemde ise alkol oksidaz ve peroksidaz enzimleri kullanılıp. 1 mol NAD.H. renk reaksiyonu fenol ve 4-amino antipirin ile gerçekleştirilir.(NAD) tarafından oksitlenmesine dayanır. Bu kitler Standard alkol çözeltisi. Gaz kromatografisi ile çok az miktarda (0. asetaldehit (metaboliti). metil alkolün (çeşitli nedenlerle etil alkolle 109 . 2000'e bakınız).formazan Burada MT.2 ml ve daha az) çalışılarak. o yöntem için kullanılacak enzim. Bu reaksiyonda. NADH'nın doğrudan UV alanında (340 nm) veya florimetrik olarak ölçülmesi ile alkol miktarı tayin edilebilir. fenazin metosülfat gibi) reaksiyona girerek görünür alanda spektrofotometrik yöntemle tayin edilir: ADH CH. etil alkol. (Fazla bilgi için: Sayın. yöntemle ilgili teknik prospektüsü içermektedir. uygun bir kromojenle (tetrazolyum tuzlan. Daha sonra bir çok araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir.CH 2 OH + N A D Diaforez NADH + MT • • CH3CHO + NADH +H + N A D + MT . alkoloksidaz Etil alkol + 0 2 • asetaldehit+H 2 0 2 peroksidaz 2H 2 0 2 +fenol+4-aminoantipirin • kinonimin+4H 2 0 Enzimatik yöntemler için hazır kitler bulunmaktadır. I mol etil alkolü oksitler ve kendisi de NADH'ye indirgenir. renk reaktifleri ve tamponları. monotetrazolyum boyar maddesidir.

kolon sıcaklığı : 90 °C. 1981).0 ml alınarak %1 sodyum florürle korunmuş. 0. detektör: FID.. attenuation : 8. Normal kolonlar yerine kapiller kolon kullanıldığında ayrılma daha iyi olmaktadır.8. "Head space" tekniği ile çok sayıda numune ile otomatik çalışma olanağı vermektedir. 1.5 x 10"" amper..5. Gaz kromatografisi koşullan : %10 PEG-400 (Chromosorb W-AW. Mutlak alkolden 1 gram. Teknik : Küçük bir tüpe 0. Sıvı faz olarak en çok Porapak Q. Burada laboratuvarımızda uyguladığımız GSK yöntemi açıklanmıştır (Vural. 80/100 mesh üzerinde) sıvı faz içeren cam kolon (2 m uzunluğunda x 0. Yöntemin Uygulanması : Kan örnekleri yukarıda açıklandığı şekilde %1 NaF içerecek biçimde alınır. alev iyonlaştırıcı detektör (FID) tercih edilmektedir. Bu çözeltiden 2 ml alınarak %100 ml 'ye tamamlanır. Karışımdan 1 (al gaz kromatografa enjekte 110 .1 'lik stok çözelti hazırlanır.)" olarak kullanılır. Saygı. su içinde tartılarak distile su ile 100 ml 'ye tamamlanır.0.0 ve 2.s. Standart alkol çözeltileri: (% 0. Polypak-2. % 50. N. %100 ve %200 mg) kan içinde hazırlanır. PEG-400 (veya 600. (10 mg etanol / ml'de) bu çözeltiden 0. Böylece 0. alkol içermeyen kanla cam kapaklı fiyoller içinde 10 ml 'ye tamamlanır. vortekste karıştırılır. ilave edilir. %96'lık etil alkolün kalsiyum oksitle (CaO) geri soğutucu altında kaynatılarak ve arkadan distile edilmesi ile hazırlanır. enjeksiyon giriş sıcaklığı: 110 °C .1 ml analizi yapılacak kan örneğine 1 ml i. Önce %0.5 cm/dak.s. Buz dolabında (+ 4°C'de) saklanır.1500) kullanılmakta. İç standart olarak n-propil alkol kullanılır. detektör sıcaklığı : 110 °C. Bunun için önce mutlak alkol. kalitatif ve kantitatif analizleri yapılabilmektedir.beraber az miktarda bulunur) ayrılabilmekte.). % 80.4 mm iç çapında). range : 2.2 mg n-propanol/ml içeren çözelti " internal : iç standart (i. taşıyıcı gaz : azot (30 ml/dak. kaydedici hızı : 0. Ş.

'ın" pik yükseklikleri "bulunarak. Kalibrasyon doğrusunun hazırlanması : Yukarıda açıklandığı şekilde kanda % 0 ile % 200 mg arasında. % mg) oranı bulunarak. Karışımdan 1 pl gaz kromatografa enjekte edilir. etil alkol konsantrasyonu hesaplanır.s.s. Bulunan bu oranın kalibrasyon doğrusunda karşılığı olan (etil alkol % / mg / i. ilave edilip. oranları hesaplanır. Bu kromatogramlardaki yükseklikleri oranından numunedeki alkol konsantrasyonu pik grafikten hesaplanır (Şekil-14).s.1 ml konur. (N: etil alkol pik yiiksekliği/propi 1 alkol pik yüksekliği). Her standartla çift çalışılır.s. etil alkol ve i. Yukarıda açıklandığı şekilde hazırlanan kan örneği gaz kromatografa enjekte edilerek kromatogramlar elde edilir. Şekil 14. pik yüksekliği) oranları hesaplanır.edilir. Kromatogramlar elde edildikten sonra. Her birine 1 ml i. Deney en az iki defa yapılır. Elde edilen kromatogramda. hazırlanan alkol standartlarından tüplere 0. her standarta ait (etil alkol pik yüksekliği / i.Etil alkolün kalibrasyon grafiği 111 . vortekste karıştırılır.

V. Bu amaçla geliştirilmiş bir çok teknikler vardır. ortalama: kan alkol konsantrasyonu/solunum havası alkol konsantrasyonu: 1/2300 bildirilmiştir. 1.S.. piki. elektrokimyasal detektör ve digital göstergeye sahiptir. ilave edilmiş kan.S. ve % 100 m g etil alkol ihtiva eden kan enjeksiyonu. B : İ. (Bazı kaynaklarda 1/2100) (Fazla bilgi için: Saferstein. Şekil 15. 2 . fakat sonuçlar kandaki alkol miktarına göre kalibre edilmiştir.Şekil 15'de kanda. Kinetik olarak.Etanol piki.J. 1/2300 kan/nefes 112 .S. A: % 2 0 0 mg. 3-su Solunum havasında etil alkol tayini Adli olaylarda (ölüm olmadığı zaman) ve özellikle trafik kazalarında kişilerin alkol alıp almadığı önce solunum havasında (ekspirasyon) etil alkol tayini yapılarak araştırılır. 1987. ve % 5 0 m g etil alkol ihtiva eden kan . İ. Emerson. Al kol metre Lion laboratuvarları tarafından geliştirilen Lion-Alcometer SD-2. R.S.İ. 1998).G L K ' d a Kan Alkolü K r o m a t o g r a m lan. standart alkol çözeltileri ile elde edilen kromatogram görülmektedir. C : İ. Kullanılan apareyler solunum havasındaki alkol miktarını tayin eder.

Bu aletle alkol testi şu şekilde yapılmaktadır. b) Cihazın örnekleme bölümü. Ülkemizde. "Read " düğmesine basılı vaziyette gösterge maksimum değere ulaşana kadar ortalama 30 sn. adli olaylarda alkol kontrolü. ciğerlerini havayla doldurması. 113 . beklenir ve değer okunur. "B" lambasını yakana kadar üflemesi sağlanır. "B" lambası yandığında "Read" düğmesine basılır ve üflemeyi durdurması istenir. ağızlığın kenarındaki deliğe takılır. (Alkol konsantrasyonu promül olarak da ifade edilebilir) 1 promil = 1 g alkol /I kan = 100 mg/100 ml kan Aşağıdaki resimde LİON ALKOLMETRE görülmektedir. Bu alete farklı nefes alma tüpleri takılarak. a) Cihazın hazır kontrolü yapılır ve SET düğmesine basılı durumda bulundurulur. Gösterge normal olarak kan alkol konsantrasyonunun 100 ml'de kanda mg alkol cinsinden gösterir. ağızlığın kalın ucundan düzenli ve tek bir üfleme yapması istenir. c) Test yapılacak kişiden. "A" lambasını yakacak kadar kuvvetli. "Lion Alcometer" ile yapılmaktadır. Adli Tıp Kurumunda.oranına göre kalibre edilmiştir. baygın kişilerde de ölçüm yapılabilir.

Resim .5 Belirgin inkoordinasyon. öfori : yetişkinlerde belirgin bir klinik etki görülmez. 1.5 114 . konfüzyon. baş dönmesi. inkordinasyon.0 Inkoordinasyon.0 Koma ve ölüm * Alkol konsantrasyonu 1 promil=lg alkol / 1 kan =100 mg alkol / 100 ml kan (g/l = promil )* 0. nistagmus. konuşmada bozukluk. 3. sendeleme.0 Gros inkoordinasyon. Genç çocuklarda hipoglisemi görülebilir. Alkolmetre Analiz Sonucun yorumlanması Etil alkol ince bağırsaktan hızlı absorbe olur ve bulanık görme. bulantı ve şiddetli olaylarda komaya neden olur. pupil dilatasyonu. 1.Kan alkol düzeyinin klinik y o r u m u Kan alkol düzevi Belirtiler yüzde kızarma. Genel olarak kan alkol düzeyinin klinik değerlendirmesi için aşağıdaki tablo (12) kullanılır. çevre ilgisizliği.1. kusma 5. T a b l o 12.

Kan alkol düzeyinin tayininde. Widmark faktörleri olarak bilinen değerlerle : 1) Kişilerin aldıkları total alkol miktarı .46-0.67 (0.12 x 0. % 0.67 alındığında . 1919 yılında birim zamanda kan alkolünün düşme miktarının (eliminasyon hızı) negatif bir eğilim gösterdiğini ve bu düşme hızını da 1 ile ifade etmiştir.12 g saptansın. kadınlarda biraz daha düşüktür. Kandaki alkol düzeyinden. (13) ve (r) Widmark faktörleri olarak bilinir (Fazla bilgi için Vural N. kişi: 115 . İnsan için : Total alkol miktarı : 0. (r) erkeklerde ortalama 0.67 = % 0. bir kişinin aldığı alkol miktarı ve içki cinsi de biliniyorsa içki miktarı hesaplanabilir.080 g vücut alkol konsantrasyonudur.080 x 10 x 70 = 56 gram alkol İçki cinsi votka (% 40 ağırlık/hacim alkol içerir) ise. vücuttaki total alkol miktarı ( % g ) 1 ) VVidmark faktörlerinden ( r ) = Kandaki alkol miktarı ( % g m l ) olarak ifade edilir. 2) Kişide kan alkolü tayini için alınan kan örneğinin "adli olay" sırasındaki gerçek alkol düzeyi hesaplanabilir. Ayrıca alkolün 3 tüm vücut sıvısında homojen olarak dağılmasından dolayı kişinin aldığı total alkol miktarı (r) sabiti kullanarak hesaplanabilir. Örneğin : 70 kg ağırlığındaki insanın kan alkolü %0.86). 70 kg. 1996'e bakınız).VVidmark faktörleri İlk kez alkol kinetiğini inceleyen Widmark. Acaba bu kişinin vücudundaki alkol miktarı ne kadardır? Bu içki cinsi votka ise ne kadar votka içmiştir? Widmark faktörü 0.

Bunun dışında diğer trafik suç ve kazalarında henüz kullanılmamaktadır (Vural.2 5 mg/l 00 ml/saat) önermiştir. H. Yapılan analizde kan alkol düzeyi % 45 mg (0. Gerçekte ise kan alkolü olay anında yasal limitin üstündedir. Formaldehit ( H C H O ) Formaldehit molekül ağırlığı 30 olan renksiz.100 56 x 40 = 140 ml votka almıştır. 2 ) Diğer bir Widmark faktörü P ile gösterilir ve alkolün eliminasyon hızı ile ilgilidir. Bu faktörün adli tıpta uygulanmasına aşağıda örnek verilmiştir : Trafik kazası yapmış bir sürücüden kan örneği. Yukarıdaki örnekte eğer alınan kan örneğinde bulunan alkol düzeyine göre değerlendirme yapılırsa kişi alkol açısından trafik suçu işlememiş olarak kabul edilir.. kan alkolündeki düşme hızını ortalama : p = 16 mg/l 00 m l/saat ( 1 0 . alınan içki c i n s i . 1996). diğer ilaçların etkisi ile değişebilir. Bu faktör alınan alkol miktarı. Formalin. beslenme. Widmark 1919 yılında. 116 .45 promil) bulunsun. Ülkemizde trafik kazalarına yönelik trafik sigorta işlemlerinde p faktörü kullanarak değerlendirme yapılmaktadır. hormonlar. yanıcı olmayan bir gazdır.50 promil) dir..77 promil) Türkiye'de özel oto sürücüleri için yasal kan alkol limiti % 50 mg (0. 1. %40'lık çözeltisi halinde kullanılır.16 promil)alınır. Ancak pratikte bu değer 16 mg /100 ml kan/saat (veya saatte 0. Sayın.32) promil kan alkolündeki düşme b) Kaza anındaki alkol % mg = % 45 + % 32 = % 77 mg (0. Acaba bu kişinin kaza anındaki gerçek alkol düzeyi nedir? a) %16 x 2 = % 32 mg (0. formol sinonimleridir. vitaminler. N.5. kazadan 2 saat sonra alınmış olsun.

stabilizör olarak metanol içerir. Formaldehit tayini 1) Kromotropik asit testi spektrofotometrik yöntemle formaldehitin 117 . Metil alkolün de ara metabolitidir.5 lik sodyum nitroprussiyat çözeltisi ve 10 damla %10' luk sodyum hidroksit çözeltisi damlatılır. Polimerize formaldehit (para formaldehit) fumigan. antiseptik ve dokuların korunmasında (fiksasyon çözeltisi) kullanılır.Sıvı haldeki formaldehitin (formalin) keskin batıcı bir kokusu vardır. 30 ml formalin insanlarda öldürücü olabilir (MLD). Formaldehit aranması (Kalitatif test) Biyolojik dokulardan su buharı distilasyonu veya mikrodifüzyon la ayrılabilir. izolasyon maddelerinin hazırlanmasında kullanılır. k. uçucu olup. Formaldehit çok çabuk olarak (in vivo) formata metabolize olur. diğer polimerleri için yapıştırıcı. Fenil hidrazin ile : 10 ml distilata (idrar) 10 damla %5' lik fenilhidrazin hidroklorür çözeltisi.5 ml test çözeltisine 100 mg kadar kromotropik asit ilave edilir ve vortex ile 5 dakika karıştırılır. Dikkatle 1. Formalin dezenfektan. 3 damla %0.5 ml konsantre sülfirik asit ilave edilir. Formalin. Yöntemin duyarlılığı 20 Ug / ml dir. Distilata veya doğrudan idrara uygulanan testler : Oksitlenebilen uçucu bileşiklere uygulanan dikromat . Mavi renk oluşumu formaldehit varlığını gösterir. Akut formaldehit zehirlenmesine az rastlanır.n : 2l°C'dır. Formaldehit için spesifik test (Kromotropik asit ile): 0. Asetaldehit kırmızı renk verir. Göz yaşartıcıdır.sülfirik asit testi ve Schiff reaksiyonu formaldehitle de pozitif sonuç verir (ön denemelere bakınız). Mor-viyole rengin oluşması formaldehit mevcudiyetini gösterir.

kantitatif analizi için de kullanılır (Metil alkole bakınız). 2) 2,4 dinitrofenolle hidrazin oluşturularak, HPLC ile de formaldehit tayin edilir. Bu yöntem çok duyarlıdır (pg düzeyinde). Biyolojik materyalden izole edilen distilatta, iş yeri ortamında formaldehit tayini için kullanılabilir (Fazla bilgi için Usanmaz, S., 1994'e bakınız). l.ö.Formik asit (HCOOH) ve Format Formik asit, molekül ağırlığı 46 olan renksiz, sulu çözeltidir ve çok korosiftir. Bir çok (descanling) kepek döken çözeltiler 500-600 ml / I formik asit içerir. Formatlar, sodyum format (HCOONa) olarak boya, baskı ve tabaklama (deri) endüstrisinde ve sentetik ara ürün olarak kullanılır. Metil alkol ve formaldehitin toksik metabolitidir. Minimum letal doz (MLD), yetişkinler için 30 ml olarak verilmiştir. Formik asit'in identifikasyonu (kalitatif testler) Mide içeriği ve olay yerinden alınan örneklere uygulanır. 1) Ön deney : 0,5 ml test çözeltisine, 1 ml sitrik asit-asetamid reaktifi (5 g/l sitrik asit ve 100 g/l asetamid, propan-2-ol içinde); 0.1 ml sodyum asetat (300 g/l), 3.5 ml asetik anhidrid ilave edilir. Vorteks'de 5 saniye karıştırıldıktan sonra 10 dakika kaynar su banyosunda ısıtılır. Kırmızı renk oluşması formik asit varlığını gösterir. Formaldehit

ve format tuzları bu testle pozitif reaksiyon vermezler. Yöntemin duyarlığı 50 pg/ml 'dir. 2) Destekleyici deney (kromotropik asit deneyi : 0.1 ml numuneye 0.1 ml seyreltik hidroklorik asit (2 mol/1) ilave edilir, vortekste 5 saniye karıştırılır. 100 mg kadar magnezyum tozu gaz çıkışı duruncaya kadar yavaş yavaş ilave edilir. 100 mg kromotropik asit ilave edilir ve vortekste 5 saniye karıştırılır.

118

Dikkatle 1.5 ml konsantre sülfırik asit ilave edilir. 60°C deki su banyosunda 10 dakika bekletilir. Mor-viyole renk oluşumu formik asit ve formatların varlığını (Mg tozu ile formaldehite indirgenmiş) gösterir. Aynı reaksiyonu formaldehit ön işlem yapılmaksızın, metil alkol ise K M n 0 4 ile oksitlendikten sonra verirler. Bu yöntemin duyarlığı 50 |ig/ml dir. Formik asitin kantitatif analizi Gaz kromatografık yöntem : GSK ile formik asit doğrudan veya

türevleri oluşturulduktan sonra tayin edilebilir. Formik asit metil format veya dimetil formamit, formanilid türevleri şeklinde, FID detektör kullanarak GLK ile tayin edilebilir. Duyarlık 10 ^g/ml olarak bildirilmiştir. Head space tekniği ile deteksiyon limiti 2,5 ng/ml dir. Enzimatik Yöntemler Formik asitin biyolojik sıvılarda enzimatik yöntemle tayini, formatın bakteriyel "format dehidrogenaz" enzimi ile karbondioksit ve suya oksidasyonu sırasında NAD + 'nin NADH'a indirgenmesi reaksiyonuna dayanır.

Burada oluşan NADH, diyaforez enziminin katalizörlüğünde indirgendiğinde floresan oluşturan bir substrat ile reaksiyona sokulur. Bu amaçla kullanılan maddelerden biri resazurindir. NADH ile indirgenen resazurin, resofurin isimli floresan madde verir. Bu madde 565 nm de ekstinksiyon ve 590 nm de emisyon dalga boylarında spektroflorimetrik olarak tayin edilir. Buradan formik asit miktarına geçilir. Yöntem çok duyarlıdır (0.2 ji.g/ml) ve spesifiktir. Reaksiyon denklemi aşağıda gösterilmiştir:

119

FDH NAD^+HCOOH diaforez NADH + resazurin > NAD * + resorufin (floresan) (2) (FDH : Format dehidogenaz enzimi) Analiz Sonucunun yorumu Biyolojik sıvılarda formik asit (format) tayini zehirlenmelerde önem taşır. Ancak serum metanol ile akut için rutin » NADH + H+ + C0 2 (1)

format düzeyleri

laboratuvar testleri yaygın değildir. Kanda endojen format düzeyi 0-6,3 mg/l 00 ml arasında değişebilir. Genel olarak üst sınır 1.2 mg/l00 ml kabul edilir. Ağır zehirlenmelerde 93 mg/l00 ml'ye kadar çıkabilen değerler bildirilmiştir. Aşağıda Tablo 13'de metanol zehirlenmesi sonucu oluşan 2 ölüm olayında, postmortem formik asit analizi sonuçları gösterilmiştir (Tanaka, E. ve ark. 1991).

T a b l o 13 formik asitin p o s t m o r t e m dağılımı Biyolojik ö r n e k olay 1 olay 2

Kan (mg/ml) İdrar (mg/ml) Beyin (mg/g) Karaciğer (mg/g) Böbrek (mg/g) Mide içeriği (total, mg)

0.32 2.27 0.11 0.54 0.13 108

0.23 0.47 1.17 0.51 1.19 23.2

120

2.7. Klorlu Hidrokarbonlar Toksikolojik önemi olan halojenli hidrokarbonlara doymuş

haloalkanlardan metil klorür, metil bromür, kloroform, karbon tetraklorür, metil kloroform; etilen yapısında halojenli doymamış hidrokarbonlara ise trikloroetilen ve tetrakloretilen örnek verilebilir. Burada, aşağıda açıklanan "Fujvvara" reaksiyonu yapılabilen bakınız). Kloroform (CHCU) : Triklorometan yapısında; molekül kütlesi 119 ile kendilerinin ve/veya metabölitlerinin analizi de

klorlu hidrokarbonlardan

bahsedilecektir (Genel

bölüme

dur. Anestetik ve tıbbi amaçla dezenfektan olarak kullanıldığı gibi, endüstride çözücü olarak ta önemli bir yeri vardır. MLD: 7 g / 70 g insandır. Kloroformun önemli bir kısmı değişmeden akciğerler ve idrarla atılır. Az bir kısmı metilen klorür, C 0 2 ve potent hepatorenal toksik bir madde olan fosgene (COCl 2 ) metabolize olur. Karbon tetraklorür ( CCU ) : Tetraklorometan yapısında molekül

kütlesi 154 olup, piren ve karbona sinominleridir. Temizleme, yağ eritici ve yağ uzaklaştırıcı olarak, yangın söndürmede, kuru temizlemede kullanılır. MLD : yaklaşık 4 ml / 70 kg insandır. Karbon tetraklorürün başlıca toksik etkisi karaciğer ve böbrek hasarına neden olmasıdır. Karbon tetraklorüre yoğun maruz kalma, Fujvvara reaksiyonu ile

detekte edilebilir. Bu reaksiyonu CCI 4 vermez. Bu nedenle bu reaksiyonun muhtemelen CCI 4 üminör metaboliti ve içerebileceği kontuminant olan

kloroformdan kaynaklandığı düşünülmektedir. 1,1,1,-Trikloroetan (Metilkloroform : CCUCHO : Molekül kütlesi 133 dür. Metilkloroform kuru temizlemede çözücü, yağ uzaklaştırır ve daktilo yazılarını düzeltme sıvılarında (daksil) kullanılır. Akut zehirlenme kazaen

121

2.-trikloroetanın %2 si 2. Tıpta genel anestetik olarak kullanılır. Yağlı madde ekstraksiyonunda.1. Akut zehirlenme kazaen yoğun maruz kalma ve amaçlı inhalasyon sonucu oluşur. tiriol gibi sinominleri vardır.5'i trikloroasetik asite metabolize olur. Klorlu hidrokarbonların biyolojik materyalde aranmaları (Fujivvara deneyi ile) Klorlu hidrokarbonlar doku ve kandan su buharı distilasyonu ile izole edilirler. Asit ortamda bütün klorlu hidrokarbonlar su buharı ile sürüklenirler. Bu metabolit de idrarda fujivvara testi ile aranır. narkotik etkilidir. Absorbe olan 1. Akut zehirlenme kazaen yoğun maruz kalma veya amaçlı inhalasyon (uçucu çözücü skistimalı) sonucu oluşur. ilaç ve parfüm endiistirisinde. buharla yağ uzaklaştırıcı olarak kullanılır.2. trikol. Başlıca toksik etkisi MSS üzerinedir. Narkotik etkisi trikoetanol (TKE) metaboliti ile ilgilidir. 122 .yoğun bir şekilde maruz kalma veya amaçlı inhalasyonla (uçucu çözücü suistimali) olur. Absorbe olan tetrakloro etilenin ancak % 0. Molekül kütlesi 131'dir. Tetrakloroetilen antihelminitik ve kuru temizlemede çözücü. Bu metabolitte idrarda Fujivvara testi ile detekte edilir. Trikloroetilen ( CHCI = C Cl 2 ) : Trilen. Tetrakloroetilen : ( Perkloroetilen. Bu miktardaki metabolit de idrarda Fujivvara testi ile tanınabilir. Önemli bir kısmı (% 80). tetrakloroetilen ) CC12 = CCİ2: Molekül kütlesi 166 dır. kuru temizlemede ayrıca insektisit olarak kullanılır. TKE üzerinden trikloroasetik asit (TKAA) metabolitine dönüşür. Kloral hidrat. dikloralfenazon gibi hipnotik ilaçlar da TKAA metabolitine dönüşürler).1. trikoroetanole ve sonra trikoasetik asite metabolize olur.

Distilat veya idrarda klorlu hidrokarbonların kalitatif ve kantitatif analizinde en çok kullanılan genel renk reaksiyonu Fujiwara testidir. Deneyin uygulanması : Bu test su buharı distilasyonu ile izole edilen

dişti lata ve/veya idrara uygulanabilir. Deney numune, blank (kör) ve Standard (triklroasetik asit) ile paralel olarak yapılır. Distilat ile çalışıldığında 5 ml distilata (veya 2 ml idrar) 2 ml %20 lik NaOH ve 2 ml saf piridin ilave edilerek dikkatle karıştırılır. Karışım kaynar su banyosunda 5 dakika bekletilir. Piridin fazında koyu kırmızı menekşe rengin oluşması trikloro bileşiklerinin olduğunu gösterir. Laboratuar ortamında kloroform gibi aynı reaksiyonu veren

kontaminatları dışlamak için distilat yerine 5 ml saf su kullanarak kör deney (Blank) yapılır. Ayrıca standard olarak suda hazırlanmış %1 lik triklroasetik (10 mg/l) ile deney paralel yürütülür. asit

Bu deneyin duyarlığı lmg/1 trikloroasetatdır. Klorlu hidrokarbonlar (kloroform, trikloroetilen, metilkloroform, tetrakloroetilen) ve metabolit

olarak oluşum trikloroasetik asit dışında kloralhidrat, diklorofenazon gibi trikloroasetik asit metabolize olan ilaçlar da Fujivvara reaksiyonu ile pozitif sonuç verirler. Klorlu hidrokarbonların analizleri 1 ml toluen fazına (klorlu hidrokarbon distilatının toplandığı), 10 ml saf piridin (tekrar distillenmiş veya taze analitik özellikte) ve 5 ml 20 NaOH ilave edildikten sonra, karışım tam 5 dakika kaynar su banyosunda bekletilir. Buz banyosunda soğutulduktan sonra renkli piridin fazı hemen ayrılır. Piridin fazı, distile su ile 15 ml ye seyreltilir. Bu renkli çözeltinin absorbans 530 nm de köre karşı bir spektrofometrede okunur. Konsantrasyon Fujivvara reaksiyonu ile kantitatif

123

aynı şekilde standart hidrokarbon çözeltileri ile hazırlanmış kalibrasyon eğrisinden hesaplanır. Bu teknikle, 1 ml toluen içinde en fazla 0.4 mg hidrokarbon tayin edilebilir. Habgood ve Powell 1 ml aseton ilavesi ile karbon tetraklorürün piridin fazında verdiği rengin şiddetlendiğini, kloroform olduğunda azaldığını ve trikloroetilen ile meydana gelen rengin ise etkilenmediğini göstermişlerdir. İdrarda Fujiwara reaksiyonu ile trikloroasetik asit (TKAA)

tayini (Soucek ve Vlachova modifikasyonu) Trikloro asetik asite metabolize olan klorlu hidrokarbonlara maruz kalmanın biyolojik izlenmelerinde idrarda TKAA tayini yapılması pratik açıdan daha uygundur. Bunun için 2 ml idrara, 8 ml saf piridin ve 5 ml % 20 NaOH ilave edilir. Karışım 70 °C de 15 dakika su banyosunda bekletilir. Buz banyosunda soğutulduktan sonra piridin fazı (7.5 ml) 3 ml su ilave edilerek seyreltilir. Renkli çözeltinin optik dansitesi 530 nm de köre karşı okunur. Sonuç, 1-100 mikrogram arasında hazırlanan TKAA standartlarıyla elde edilen kalibrasyon eğrisinden hesaplanır. Sonucun Yorumu : Bu yöntem en çok trikloroetilene maruz kalmada kullanılır. İdrarda 20 mg/1 TKAA bulunması, önemsiz derecede trikoloetilene maruz kalındığını, bu değerin (150 mg/1 TCAA) üstünde bulunması ise havada müsaade edilen limit üstünde trikloroetilene maruz kalındığını ifade eder. Klorlu hidrokarbonların gaz kromatografik yöntemle analizi Kan ve idrarda klorlu hidrokarbonların gaz kromatografisi yöntemi ile taranmaları ve kantitatif analizleri duyarlı olarak yapılır. Gaz kromatografisi yöntemi ile GA veya tercihen GI sistemi ile taramaları yapılabilir. (Moffat, A.C., ve ark. 1986)

124

a ) Sistem G.A. : %2.5 SE-30 ile kaplanmış 80-100 mesh ehromosorb (asitle yıkanmış : AW ve dimetildiklorosilanla işlem görmüş) kolon kullanılır. Destek maddesinin tamamen deaktive edilmiş olması gerekir. 2 m x 4 mm iç çapında cam kolon tercih edilir. Gaz kromatografısi koşullan : Kolon sıcaklığı 35°C da 2 dakikaya ve sonra dakikada 5°C yükselecek şekilde 175° C ye kadar programlanır. 175°C da en az 8 dakika tutulur. Taşıyıcı gaz olarak azot (45 ml /dakika akış hızında) FID dedektör kullanılır. Sistem GI: 80-100 mesh carbopak C üzerine kaplanmış % carbowax 0.3

20 M içeren kolon (2 m x 2 mm iç çapında) kullanılır. Kolon

sıcaklığı yukarda açıklandığı şekilde 35°C ile 175°C arasında programlanır. Taşıyıcı gaz olarak azot (30 ml/dak. akış hızında) kullanılır. Kantitatif analizde ise "head-space" düzeneği içeren gaz kromatografısi tercih edilir. 1.8. Aromatik Hidrokarbonlar Aromatik hidrokarbonların en basit ve dayanıklı bileşiği olan benzen ve homologları (toluen, ksilen izomerleri, etil benzen) endüstriyel ve ticari kimyasal maddeler olarak önem taşırlar. Yakıt, çözücü ve kimyasal

maddelerin sentezinde başlangıç maddesi olarak kullanılırlar. Bu nedenle, çevrede, iş yerlerinde ve endüstride çevresel ve biyolojik izlenmeleri önem taşır. Benzen (C 6 H6> En basit aromatik hidrokarbondur. Benzol, fenilhidrid ve kömür naftası sinonimleridir. Kendisine özgü kokusu olan, uçucu bir organik sıvıdır. K.n. 81°C dir. Akut benzen zehirlenmesinde başlıca semptomlar MSS depresyonu ile ilgilidir. Kronik maruz kalmada ise hematopoetik sistem etkilenir. Anemi ve

125

lösemiye neden olduğu gösterilmiştir. MLD : 15 ml /70 kg insan olarak verilmiştir. Kronik benzen toksisitesinden benzenin aktif metabolitleri olan fenolik metabolitleri sorumludur. Benzene maruz kalmanın biyolojik izlenmesinde kanda benzen, idrarda fenol tayini yapılır. Benzenin biyolojik materyalden izolasyonu ve kalitatif analizi Benzen dokulardan, asit ortamda su buharı distilasyonu ile izole edilir. Bunun için 10 g doku (veya 4 ml kan) distilasyon balonuna konarak 50 ml su ile karıştırılır. (Şekil 2). 1 ml konsantre H 2 S 0 4 ilavesinden sonra, uzun soğutuculu bir su buharı distilasyonu apareyinde distillenir. Soğutucunun uç kısmının nümune toplama kabının karbon tetraklorür ihtiva eden kısmına kadar uzanan bir adaptörle tespit edilmesi, benzenin uçmasını engeller. Benzen kokusu duyulmayıncaya kadar distilasyona devam edilir. Nümune kabında toplanan, distilat toplanır ve CCI 4 fazının ayrılması için beklenir. Benzen CCI 4 içinde çözüneceğinden bu faz alınarak benzen aranır: Bir tüpe alınan (5ml sülfürik asit ve 6 ml benzen-karbon tetraklorür) karışımına, 9 ml

nitrik asit ilave edilir. Asitlerin ilavesi sırasında tüp

devamlı karıştırılır ve karışımın sıcaklığı 60°C altında tutulur. Karışım, 1 saat 60 °C de su banyosunda ısıtılır. Benzen mevcudiyetinde nitrobenzen (k.n: 206°) oluşur. Karışımın soğutulmasından sonra, nitrobenzen karakteristik, ayakkabı cilası kokusu ile tanınır. Benzenin kan ve dokuda araştırılması kronik benzen zehirlenmesi bakımından önemlidir. Ayrıca, idrarla atılan metaboliti fenol olduğundan kronik benzen zehirlenmesinin saptanmasında diğer araştırmalar (kan

formülü, hemogram, hematokrit gibi) yanında, fenol tayini değerli bir kriterdir (fenol bölümüne bakınız).

126

A. p. o-krezol spesifik minör metaboliti olup son yıllarda. Akut toluen zehirlenmesi yoğun şekilde toluene maruz kalma veya bağımlılık şeklinde inhalasyonu ile (yapıştırıcı koklama. Toluene çevresel ve mesleki maruziyetin biyolojik izlenmesinde kanda ve alveolar havada toluen. düşük konsantrasyonda toluene maruz kalınanın biyoindikatörü olarak idrarda tayini tercih edilmektedir. boyalar için çözücü olarak ve ayrıca endüstride yaygın olarak kullanılır. Burada hippürik asitin p- 127 .Toluen (Metil benzen) :C 6 H 5 CH 3 Bağıl Molekül kütlesi 92 ve kaynama noktası 109°-111 °C olan bir organik çözücüdür. Toluen yapıştırıcı. Kanda toluenin gaz kromatografik yöntemle tayini Toluen kan ve dokularda gaz kromatografisi yöntemi ile tayin edilebilir. Alıkonma zamanı 24. tiner gibi ticari karışımlar (dikloro-metan. Fenolik metabolitleri olan krezollerin (özelikle o-krezol) tayini de spesifik metabolit olarak önem kazanmıştır. Benzolik asit glisinle konjuge olarak idrarla hippurik asit (HA) şeklinde atılır.C. Çok az miktarda da krezollere (o-. Toluenin önemli bir kısmı (%80 i) benzoik asite metabolize olur. idrarda hippurik asit tayini yapılır. mg/l düzeyinde renk reaksiyonları ile spektrofotometrik yöntemle tayin edilebilir. Renk reaktifı olarak (piridin + benzensulfonil klorür) veya p-dimetilbenzaldehit kullanılır. İdrarda HA tayini Spektrofotometrik yöntemler Hippürik asit. Çözücü olarak çoğu kez. 1986). uçucu çözücü tipi bağımlılık) görülür.ve m-krezol) dönüşür. Sistem olarak GA veya GI kullanılır. ksilen.8 dakikadır (Moffat. metil etil keton gibi diğer çözücüler içerir) şeklinde kullanılır.

2.5 g kadar) susuz sodyum asetat içeren asetik anhidrid içinde hazırlanır. Çözeltiye 2 ml dietileter : metanol (9:1) ilave ederek. ekstraktan 1 ml ilave edilir. Kalan silika fazı ikinci bir (4 ml) metanolle ekstrakte edilir.5 g silika içeren tüpe. (Flanagan ve ark. 5 dakika santrifüj edilir. 1995) Reaktifler: Seyreltik hidroklorik asit (0.05 mol/I) Dimetilaminobenzaldehit reaktifi : p-dimetilaminobenzaldehit (40 g/l) konsantrasyonda. Eter ekstraktları birleştirilir ve içinde 0. Sodyum klorür (katı) Çöktürülmüş silika Standardlar : Kör (blank) olarak idrar kullanılır.dimetilbenzaldehitle kondanse olarak oluşturduğu renkli bileşiğin 458 nm de ölçülmesine dayanan spektrofotometrik yöntem açıklanacaktır. 128 . 1. içinde birkaç kristal (0. Teknik : 1 ml idrar örneği (veya Standard) hidroklorik asit çözeltisi ile 2 ml ye seyreltilir ve doygunluğa kadar sodyum klorür ilave edilir. Standardlar kör olarak kullanılan idrarda hippurik asit 0. Kalıntıya 3 ml dimetilaminobenzaldehit reaktifi ilave edilerek 135°C de 5 dakika ısıtılır. Eter fazı hava veya azot akımında uzaklaştırlır. 5 dakika santrifüj edilir. 0. Soğutulan karışıma 4 ml metanol ilave edilir 1 dakika vortekste karıştırılır.0 g/l konsantrasyonda olacak şekilde hazırlanır. WHO. Bu çözeltiler +4°C de karanlıkta saklandığında 1 ay dayanır. Metanol ekstraktı diğer bir tüpe aspire edilir.5 . vortekste 1 dakika karıştırılır.0 ve 2. Üst faz atılır ve ikinci kez ekstraksiyon işlemi dietileter : metanol (9:1) ile tekrarlanır.

ksilenin metaboliti olan metil hippürik asit (MHA) tayini de yapılır. İnternal (iç) Standard : 50 mg heptadekanoik asit metil alkol ile 100 ml ye tamamlanır.001 H 2 0 içeren) balonjoje içinde 100 ml ye tamamlanır.. m-MHA. susuz metil alkolle (maksimum %0. Standard metil hippurik asit (m-MHA) çözeltileri : 25-150 mg/ 50 ml arasında değişen konsantrasyonda olacak şekilde. İdrarda gaz kromatografisi yöntemi ile HA ve M H A tayini İdrarda GLK ile HA tayininde. Burada laboratuvarımızda. Aynı yöntemle. Kalibrasyon : Kalibrasyon eğrisi. Benzoat içeren diyetlerin alımı nedeni ile HA atılımı normal kişilerde de olduğu için. aynı şekilde hazırlanmış "kör idrar" ekstraktına karşı okunur. Standard HA çözeltileri : 50-250 mg/50 ml arasında konsantrasyonlar değişen. . idrara ilave edilmiş hippurik asit standardları ile yukarıda açıklandığı şekilde analizleri yapılarak (absorbansa karşı konsantrasyon) hazırlanır.1 g/l hippuattır. 1999). Yöntemin duyarlılığı 0. 129 . tiner kullanımı nedeni ile toluen ve ksilen maruziyetinin araştırılmasında idrarda HA ve m-MHA tayini için kullandığımız yöntem açıklanmıştır (Doğanyiğit. Numune ile elde edilen absorbansın hippurik asit düzeyi. seri Standard HA çözeltisi metil alkol içinde hazırlanır. İç standart olarak heptadekanoik asit kullanılır. kalibrasyon eğrisinden hesaplanır. Kullanılan reaktif ve standardlar: Türevleme reaktifi : 4 ml % 37 lik hidroklorik asit. metil alkolde çözülerek standard çözeltiler hazırlanır. R.Metanol ekstraktları birleştirilir ve 460 da absorbansı. kör ve Standard hazırlamada aynı idrar örneği kullanılmaktadır. HA'in metanol ile metil türevi oluşturulur.

80-100 misli üzerinde). Teknik : 1 ml idrara 200 p. Organik faz 15 ml lik tüpe aktarılarak oda sıcaklığında azot akımında uçurulur.5 N-HCI ilave edilerek 3 ml etil asetat ile çalkalayarak 20 dakika ekstrakte edilir. Yöntemle ilgili uyarılar : 1) Standardlar hazırlanırken.. yukarda açıklanan işlemle (200 fol internal Standard ilavesinden sonra) uygulanır. Kalibrasyon grafiği.Gaz kromatografisi koşullan :. 240°C. Enjeksiyon giriş sıcaklığı.1 m-MHA ilave edilerek. taşıyıcı gaz (azot) akış hızı: ml/dk. detektör: FID. normal kişilerde de HA atılımı beslenmeye bağlı olarak değişen oranda bulunabileceğinden aynı idrardan alınan örneklere HA standardları ilave edilir. Karışım 4000 rpm de 4 dakika santifüj edilir. fırın sıcaklığı : 200 °C. hidrojen akış hızı : 300 ml/dk. Karışım soğutulduktan sonra 2 ml distile su ilave edilir ve 1 ml kloroform ile 20 dakika karıştırılarak ekstrakte edilir. su banyosunda 60 °C da 45 dakika bekletilir. Kalıntı üzerine 1 ml türevleme reaktifi ilave edildikten sonra. Numune ile elde edilen pik yüksekliği oranı (nümune/internal standart) kromatografdan saptanarak. pik oranı 30 işaretlenerek (standart / internal standart) çizilir. Kolon dolgu maddesi %3 SE-30 (Chromosorb WHP. her seri standart çözeltiden 200 fil HA ve 200 (0. 3000 rpm de 2 dakika santrifüj edildikten sonra kloroform fazından 2 (ol doğrudan gaz kromatografa enjekte edilir.1 iç standart ve 200 |il iç standart ve 200 JX 1 L 0. Kalibrasyon : Mesleki olarak maruz kalmayan kişilerde alınan idrarın 1 ml sine. konsantrasyona karşı. 130 . yöntemle ilgili şartları konsantrasyon kalibrasyon eğrisinden hesaplanır.

karışımda % 70-80 gibi yüksek oranda ve p-izomeri %5 in altında olduğu için pratikte bu interferans önemli değildir. (1) HA. m-MHA (2) ve heptadekonoikasit (iç Standard. p.dışındaki MHA metabolitleri olabilir ve alıkonma zamanları GLK de yakındır. Ancak m-ksilen izomeri.izomerlerinin karışımı olarak bulunduğu için.( a ) HA (1). (3) iç standart 131 . 3) standardlarının (0. standarddan çıkartılır. cm ı 0 5 lü dakik» (a) Şekil 16. bu izomerlerin ayrılmasına yönelik yöntemler geliştirilmektedir.5 pg) GLK kromatogram ları (b) Şekil 16.(b) Mobilya işçilerinin idrarından elde edilen ekstraktın gaz kromatogram ları. Bunun için. Şekil 16'da GLK ile HA ve m-MHA'in kromatogramları görülmektedir. normalde idrarda bulunan HA konsantrasyonu. Son yıllarda. idrarda m. kalibrasyon grafiği hazırlanırken idrar örneği ile de çalışma yapılır.ve m.2) Yöntemin verimi (recovery) hesaplanırken. 3) Ksilen o-. (2) m-MHA.

g/g 132 . Efluentin absorbansı 225 nm de okunur ve total tayin oda sıcaklığında yapılır. Bu durumda kalibrasyon eğrisinde konsantrasyon kreatinin olarak işaretlenir. rutin analizlerde kullanılabilecek basit ve çabuk sonuç veren HPLC yöntemleri de geliştirilmiştir. Bu teknik genelde zaman alır ve iyi donanımlı yüksek performanslı kromatografa ihtiyaç vardır. HPLC cihazına enjekte edilir. Stok HA çözeltisi metanol içinde hazırlanır (1 g/l).8 ml/dak .6 dakikada 0.5 dakika 8. Burada laboratuvarımızda modifiye edilen oldukça basit ve çabuk sonuç veren HPLC yöntemi ile HA tayini açıklanmıştır (Duydu ve ark. ayrıca kontrol idrarda kreatinin tayin edilir.H P L C ile idrarda H A tayini : Toluen ve ksilenin metabolitlerinin tayininde HPLC duyarlık ve spesifıte açısından son yıllarda en çok kullanılan tekniklerden biridir.0 dakika arasında 0.9-7. Ancak.0-9. 2. Mobil arasında 2 faz akış ml/dak ve hızı : İlk 2.5) ve aseto nitril (CH 3 CN) karışımı (90/10 oranında) kullanılır. olarak programlanmıştır. 1999) HPLC cihaz ve Çalışma koşulları : Kromatograf sistemi bir HPLC pompası. Teknik : 1 ml idrara 1 ml metil alkol ilave edilir ve 2500 rpm de 5 dakika santifüj edilir. Mobil faz olarak 5 mM KH 2 P0 4 (pH : 2.8 ml/dak. Kalibrasyon: Kalibrasyon eğrisi konsantrasyona karşı pik alan keratinine göre verilecekse (tercih edilir).6 mm kolon içermektedir. Supernatant'tan 3 pl. HA konsantrasyonu 0-2 mg/ml HA. Kalibrasyon için stok çözelti su ve idrarla seyreltilerek. UV/VIS detektörü ve Li Chrosorb RP-18-5 içeren 200x4.

Şekil 17'de HPLC ile Standard HA. en yüksek oranda (%6080) bulunur. meta ve para izomerleri şeklinde bulunur. aromatik kokulu bir sıvı olup. Ancak o-ksilen.ro'—ijrrarrK'joinoırı—ı OOCıO!Un$)T5)i®i5tuîll<j | —| Şekil 17.HA'nin HPLC de kromatogramı I-Standard HA. idrarla atılan başlıca nıetaboliti. metil hippürik asittir (MHA).13 tür. Bu nedenle ksilene maruziyette idrarda başlıca m-MHA tayini yapılır. diğer izomerlerin ayrılması ile ilgili çalışmalar vardır. molekül ağırlığı 106. Ticari olarak orto. 1 3 3 . Son yıllarda. normal idrar ve HA ilave edilmiş idrar örneğinin kromatogramları görülmektedir. Ksilenin. IOC'03-' lOC'OM-» •01J-» III HA HA \ T® 53» t ® i O |—i P oor. alev alma noktası 29°C dır.MHA) şeklinde atılır. II-Normal idrar (endojen HA görülmekte). III-HA ilave edilmiş idrar.arasında değişecek şekilde 2 ayrı Standard (su ve idrar) seri Standard çözeltileri hazırlanır. Ksilen (C 6 H 4 (CH 3 ) 2 ) Renksiz. Kaynama noktası 130°C. En çok meta izomeri (m. Yöntem bu standardlara uygulanır. Toluenle birlikte tiner içinde bulunur.

5 g/g kreatinindir. timol (C 6 H 3 CH 3 C 3 H7..m-CH 3 . kusma.C 6 H 4 OH).p. Hepatorenal hasar genelde yoktur. bulantı. İdrarda normal HA konsantrasyonu 0. değerlendirmede daha geçerlidir. Akut zehirlenmelerde. hippurik asit atılımı yükselmeden oluşabilir. biyolojik maruz kalma indeksi (BEİ) 2.99 ± 0. idrarda HA için kabul edilen maksimum değer.K. 1. otomobil boyacıları gibi) maruziyet derecesine göre HA ve mMHA atılımı artar. asit fenik . Tiner kullanan iş yerlerinde (mobilya işçileri. Toluen kısmında.Ksilene maruziyette. Ancak diyet veya diğer nedenlerle alınan benzoatın dışlanması gerekir.R„ 1999 doktora tezi). Türevleri : Krezoller (o. 1986). Yaptığımız bir çalışmada mobilya cilalama işleminde çalışan kişilerde (n:57). ölüm. ınMHA ise normalde atılan bir metabolit değildir. HA düzeyi (g/g kreatinin) şeklinde verilmesi. MHA tayini : İdrarda MHA tayininde gaz kromatografik ve HPLC yöntemleri kullanılır.2 g/l olarak verilmektedir. (Lauvvrys. idrarla atılan HA miktarı 2. idrarda MHA tayini yapılır. HA'ın gaz kromatografisi ile analizinde m-MHA tayinde açıklanmıştır. Daha önce kreatinine göre düzeltmeden ve idrardaki kreatinin tayini açıklanmıştı. Toluene mesleki maruziyetin biyolojik izlenmesinde.OH) 134 . 1 g/l üstünde değerler toluene ön maruziyeti gösterir. Sonucun yorumu Akut toluen zehirlenmesinde ataksi.38 g/2 kreatinin bulunmuştur (bakınız: Doğanyiğit. solunum depresyonu.9 Fenoller: C 6 H 5 OH Sinonimleri : ( C 6 H 5 OH ) : Karbolik asit. koma ve kardiyak aritmi görülür. Bu düzeltmeye göre. L.1-0.

küçük bir porselen kapsülde oda ısısında uçurulur. Konsantre sülfırik asit içinde hazırlanmış çözeltisi konur. Deney şöyle yapılır : 10-20 ml distilat. MLD : Yaklaşık 10 m l / 7 0 kg insan (adi fenol için). antiseptik antipruritik (kaşıntılara karşı) ve endüstride kullanılır. Kalıntıya. 4 ml (1 + 1) oranında seyreltilmiş sülfırik asit konur ve 5 ml su ile balon yukarıdan aşağıya doğru yıkanır. distilasyona toplanıncaya kadar devam edilir. krezollerle koyu 135 . Fenol ile mavi -> kırmızı -> yeşil. 1 damla taze %1 N a N O . idrar veya dokulardan asit ortamda su buharı distilasyonu ile izole edilir. Fenollerin identifikasyonları Fenoller. kan. Genellikle su ilâvesi rengin şiddetlenmesine sebep olur. 2 defa 20 ml eterle ekstrakte edilir. Bunun için su buharı distilasyonu apareyinin (Şekil-3) B balonuna 25 ml kıyılmış doku veya idrar. Distilatta fenol a r a n m a s ı : i) Para pozisyonu substitüte edilmemiş veya nitro grubu bulunmayan fenollere Liebermann'ın indofenol testi. Birleştirilen eter ekstresi bir kaç gram susuz N a 2 S 0 4 ilâvesiyle kurutulur.Kullanma yerleri: Dezenfektan. Karışım su buharı akımında distile edilir. bir bagetle karıştırıldıktan sonra bir damla su ilâve edilir. Böylece konsantre edilmiş eterli ekstreden bir kaç damla. prezervatif. genel grup deneyi olarak 100 ml distilat biyolojik materyalden izolasyonları ve uygulanabilir. Karışım soğutulduktan sonra 1 damla 4 N NaOH ile kalevilendirilir ve meydana gelen renk değişmesi kaydedilir. Cam pamuğundan süzülür ve 2 ml kalıncaya kadar uçurulur.

kahverengi. 1 damla distilat veya eterli ekstreden konur ve 1 damla Millon reaktifi damlatılır. iii) Millon deneyi : Küçük bir kapsüle. Karışım bir kaç dakika bekletilir. Salisilik asitten farklı olarak. (Bu deney doğrudan doğruya 10 ml idrara 1 ml % 10 FeClj ilâvesiyle de yapılabilir. mineral asit. Kullanmadan hemen önce 25 ml (a) çözeltisi. Eğer bir renk değişimi görülmezse ısıtılır. 2) Sodyum asetat çözeltisi (% 50 lik) 136 .5 ml (b) çözeltisi ile karıştırılarak reaktif hazırlanır. soğukta Millon reaktifi ile kırmızı renk verdiği halde. Bu deneyle 1 mikrogram (pg) fenol tanınabilir. bu renk. timol ile yeşil -> kırmızı -> mavi renkler görülür.20 mlkonsantre nitrik asitte çözülür ve eşit hacimde su ilave ederek hazırlanır).75 g p-nitroanilin 10 ml suda çözülür.5g saf fenol 10 ml suda çözülür. Meydana gelen viyole renk ısıya dayanıklıdır). İdrarda fenolün diazolandırılmış p-nitroanilin ile tayini Standard fenol çözeltileri (Kalibrasyon için) a) Stok fenol çözeltisi : 0. 1 damla %10 FeCI 3 ilâve i i) FeClj edildiğinde viyole renk meydana gelir. b) Seyreltilmiş fenol çözeltisi : 1 ml stok fenol çözeltisi su ile 100 ml'ye seyreltilir (10 pgfenol/ml) Reaktifler: 1) Diazo Reaktifi : a) p-nitroanilin çözeltisi : 0. Bu deneyle I pg fenol tanınabilir. b) Sodyum nitrit çözeltisi (% 5 lik N a N 0 2 ) : 5 g sodyum nitrat suda çözülerek 100 ml ye tamamlanır. diğer fenoller ancak ısıtmadan sonra renk verirler. 20 ml konsantre hidroklorik asit ilave edilir. amonyak veya alkol ilâvesiyle kaybolur. 1. ile arama : 1 ml distilata. 4 ml hidroklorik asit ilavesinden sonra su ile 500 ml'ye tamamlanır (1 g fenol/l). Fenol. (Millon rekatifi: 10 g cıva. Su ile 250 ml ye tamamlanır.

1988). N.5 ml distilat 2 N HCI ile asitlendirilir. İndofenol ( hipoklorit) deneyi : 0.5 ml eterle konsantre edilen kalıntı 0.5 ml kloroform ve 2 ml % 20 NaOH ilâve edilir.5 distilata 3-5 damla kalsiyum veya sodyum hipoklorit çözeltisinden ilâve edilir. Karışım kaynatılır. Fazla miktarda a-naftol yanıltıcı sonuç verebilir. Kırmızı renk p-aminofenol olduğunu gösterir. Anilin varsa karışımın rengi viyole-mavi veya mor-viyole olur ve zamanla renk kirli kırmızıya dönüşür. Bu nedenle anilinle zehirlenmelerde idrarda p-aminofenol aranır.. 2-3 damla % 1 N a N 0 2 . kanda methemoglobinemi oluşur.Distilatta anilin aranması İzonitril deneyi : 5 ml distilata veya 0. p-aminofenol aranması Anilinin %80 kadarı aminofenole dönüşerek idrarla atılır. Bu deneyle 0. Bunun için: 1 ml idrar 2-3 damla % 10 HCI ile asitlendirilir ve soğutulur. Methemoglobin tayini (spektrofotometrik yöntem) Anilinle zehirlenmelerde.5 mikrogram anilin tanınabilir. Kahraman. Anilin varsa izonitrilin karakteristik kokusu duyulur. Bunun için methemoglobin tayini zehirlenmenin teşhisinde yardımcı olur. 2 damla % 5 N a N 0 2 ve 2 damla % 0. 139 . Burada laboratuvarımızda yapılan bir araştırmada kullanılan methemoglobin tayini açıklanmıştır (Vural. 2-3 damla taze %1 â-nafitol çözeltisi (% 10 NaOH de hazırlanmış) ilâve edilir. Diazo deneyi : Kalıntı veya 0. (Kontrol deneyi yapılmalıdır. Anilinle kırmızı renkli diazo-boyar maddesi meydana gelerek çöker. p-aminofenol tayini için parasetamole bakınız).2 lî-nafltol (2N NaOH de hazırlanmış) ilâve edilir. R. Bu deney çok duyarlıdır. 2-3 damla % 2 fenol ve amonyak ilâvesiyle tekrar sabit mavi renk meydana gelir.

tersyüz edilir. Siyanür ilavesinden sonraki absorbans değişimi total Hb miktarını verir. Bu absorbans farkı MetHb miktarı ile orantılıdır.55 g disodyum fosfat (Na 2 HP0 4 ) suda çözülerek 1 litreye tamamlanır. pH kontrol edilir. siyanmethemoglobine (CNMetHB) dönüşür ve absorbsiyonda düşme olur.17 M fosfat tamponu içine ilave edilir.6) : Stok 0. Küvete birkaç mikrogram KCN ilave edilir ve karıştırılır. gerekirse ayarlaması yapılır. de okunur (A 2 ).6) : 5. Tekrar absorbans 630 nm. yukarıda açıklandığı şekilde fosfat tamponu ile seyreltilir ve hemoliz edilir. Potasyum ferri siyanür (K 3 (CN) 6 ).07 M fosfat tamponu (pH 6. santrifüj edilir. methemoglobine dönüştürülür. Eğer tam berrak değilse. Karışım analiz tamamlanıncaya kadar bekletilir. Triton-X 100 veya diğer bir noniyonik aktif madde.07 M fosfat tamponu 1:4 oranında seyreltilerek hazırlanır. kristal. Eğer absorbans değişmeli ise (Aı = A 2 ).Yöntemin Prensibi : Methemoglobin (MetHb) seyreltik asitli ortamda 630 nm'de karakteristik bir absorbsiyon bandı verir. Potasyum siyanür (KCN). 0. saf granüle. MetHb yüzdesinin ölçülmesi için. Kan örneğinin diğer bir kısmı. Reaktifler: 0. Hemoliz olmuş kanın bir kısmı spektrofotometre küvetine aktarılır ve 630 nm'de fosfat tamponuna karşı (kör) absorbans oluşur (A|).2 ml 0. kan örneğinin diğer kısmını potasyum ferri siyanürle muamele edilir ve kandaki tüm hemoglobin.H 2 P0 4 ) ve 3.017 M fosfat tamponu (pH 6. 5 mg potasyum ferrisiyanür ilave 140 . o zaman MetHb yoktur ve işleme devam edilmez. Siyanür ilavesi ile MetHb. Teknik : İyi karıştırılmış 0. Küçük bir damla Triton-x 100 ilave ederek.67 g anilin monopotasyum fosfat (K.

Karışım. MetHb nemi yapan ilaçlar ve kimyasal maddeler MetHb düzeyi artabilir. ekzos gazına bağlı zehirlenmelerde yükselebilir. 1970). tokksikolojide önemli olan bazı pestisitlerin analizinden bahsedilecektir. Kalibrasyon : Yukarıda ölçülen absorbanslar aşağıdaki formüle konarak % MetHb hesaplanır. Ayrıca MetHb düzeyi yangın olaylarında. MetHb tayininde heparinize venöz veya arteriyal kan kullanılabilir.5 g kadar MetHb bulunabilir. 3. temiz bir spektrofotometre küvete aktarılır. 141 . UÇUCU OLMAYAN ORGANİK ZEHİRLERİN BİYOLOJİK MATERYALDE ANALİZLERİ Bu bölümde sık zehirlenmelere neden olan ilaçlar kullnılmaz kontrol altında olan ilacın maddelerle. Çünkü alınan kan örneğindeki MetHb oldukça tuzlu bir şekilde bozunabilir (Bauer. Hemoliz olmamış kan örnekleri buz dolabında birkaç saat saklanabilir. S.D. Fakat analiz tercihen en kısa zamanda yapılmaktadır.A 2 x 100 = % MetHb (saturasyon yüzdesi) A 3 . Absorbans 630 nm'de fosfat tamponuna karşı okunur (A 3 ) Birkaç miligram potasyum ferro siyanür ilavesinden sonra karıştırılır ve tekrar fosfat tamponuna karşı 630 nm ile absorbansı okunur (A 4 ). Uçucu olmayan organik bileşik yapısında olan bu maddeler biyolojik materyalden ekstraksiyon la izole edilirler.edilerek karıştırılır. A| . MetHb düzeyi % 10-15 olduğunda siyanozis görülür..A4 Sonucun değerlendirilmesi : Normal kişilerde % 0.

142 . Barbitüratlardan sadece tiyopental (iv yolla) ve fenobarbital geniş bir alanda kullanılırlar. Barbitüratların genel olarak tanımlanmaları için ekstrakta uygulanan bazı renk reaksiyonlar vardır. Barbitüratların insanda minimal letal dozları 1-6 g/kg arasında değişir. uzun. Genel olarak kokusuz. Bu şekilde barbitürat cinsini de saptamak mümkün olabilir. pentobarbital (5-etil-5) (1-metilbütil) barbitürik asit). Bağımlılık yapan maddelerdir. kısa veya orta etkili barbitürat zehirlenmesi olup olmadığı belirlenmelidir. fakat diğerlerinin atılımlarını etkilemez. Ayrıca 1 no'lu pozisyondaki metillenebilir (metil fenobarbital gibi). Barbitüratlar. Ülkemizde suistimallerinin engellenmesi için kullanımları "yeşil reçeteye" bağlanmıştır.2. fenobarbital (5etil-5-fenilbarbitürikasit).5 dietilbarbitürik asit). acı lezzette beyaz toz kristal halindedirler. Ancak kalitatif analizleri için en iyi yöntem. Bunun nedeni. barbital (5. secobarbital (5-allil-5 (1-tilbütil) barbitürik asit) ve tiyopental (5-etil-5 (lmetilbütil)-2. suda çözünmezler. idrar. Barbitüratların molekül ağırlıkları yaklaşık 226 ile 242 arasında değişir. potent hipnotik ve sedatif etkilidirler. Zayıf asit yapıda olup. mide muhtevası veya olay yerinden elde edilen örneklerden ekstraksiyon la izole edildikten sonra İTK ile identifikasyonlardır.1.5disubstitüe azot da türevleridir. barbitürik asitin 5. uzun etkili barbitüratların (barbital veya fenobarbital gibi) atılımı alkali diürezis ile hızlandırılabilir. Barbitüratlar o o Barbitüratlar.tiyobarbitürik asit) örnek verilebilir. Çok kullanılan o barbitüratlara örnek olarak amobarbital (5-etil5- izopen-tilbarbitürik asit). Barbitüratlarla akut zehirlenmede.

1 damla (Hg + H N 0 3 ) reaktifinden damlatılır. barbital (veronal) ile beyaz bir çökelek olmaz. 2 damla %1 kobalt nitrat veya kobalt asetat (susuz metil alkolde hazırlanmış) ilave edilir.2 g kadar kalıntı. Az bir miktar (kibrit çöpü başı büyüklüğünde) hayvansal kömür konularak karıştırılır. Eter fazı ılık su banyosunda uçurulur. Aşağıda bu yöntem açıklanmıştır. Barbitüratlarm idrardan izolasyonları ve tanınmaları Barbitüratlar idrardan asit ortamda ekstraksiyonla izole edilirler. HgNQ3 ile çökme deneyi : Kloroform kalıntısından bir miktaralınarak suda doymuş çözeltisi hazırlanır. doymamış bağlı radikaller ihtiva eden 143 . Eter ekstrakları 2 katlı kuru filtre kağıdından süzülerek eser miktardaki suyun uzaklaştırılması sağlanmış olur. Süzüntüde. Bu yöntem numunenin ekstraksiyondan sonra.2 defa 50 ml eterle ekstrakte edilir. GLK veya HPLC ile gerçekleştirilebilir. Barbitüratlarm ayrılması ve ayrı ayrı tayinleri duyarlı ve kesin olarak. Karışım küçük bir behere süzülür. 100 ml idrar bir ayırma hunisine konularak N HCI veya seyrettik H 2 S 0 4 getirilir. fanadorn (phanadorn). noktal (noctal). 2 ml su ile ısıtılır ve soğuduktan sonra süzülür. Karışıma 3 damla %5 izopropilamin (susuz metil alkol içinde) yavaşça damlatılır.Barbitoratların total tayinleri spektrofotometrik yöntemle yapılabilir. 15 ml kloroformda çözülür. Kalıntı sarı renkte ise. Kloroform ekstraktında barbitüratlarm aranması : Parri deneyi : Birkaç damla kloroform ekstraktı mikro bir tüpe konur. 1-2 ml kalıncaya kadar uçurulur. Ancak bu analiz için "çift ışın demetli" spektrofotometre gereklidir. Fenobarbital (luminal). K M n 0 4 ile indirgeme : 0. pH 11 den pH 2 ye kadar spektrol kaymalarının karekteristik olmasına dayanır.

Luminal. b) 0.barbitüratlardan (evipan. Kullanılmadan önce (a) ve (b) eşit hacimde karıştırılır. Phnobarbital (Etilpentil barbitürik asit). Feobarbital (Etilfenil barbitürik asit). Phanadorn . 2 ) : a) 1. 2 H 2 0 distile su ile 100 ml ye tamamlanır. Aktif kömür (hayvansal): 144 . bir dakika içerisinde permanganatın rengi kaybolur.) (Kloroform : aseton : % 25 N H 3 ) : (40:72:8) hacmen (D 2 ) (Sitrat tamponu (pH 2 . Barbitüratların İTK ile identifikasyonları İdrardan yukarıdaki teknikle izole edilen kalıntıların İTK ne uygulanarak hangi barbitürat olduğunu tanımlamak mümkündür.1 M sitrik asit.04 Flourscein (Etil alkolde) Developman çözeltileri : (Kloroform : absolü etanol: % 25 N H 3 ) : (50:40:10) hacmen (D.187 g N a 2 H P 0 4 . veronal. 20 ml (a) çözeltisi ile 950 ml (b) çözeltisi karıştırılır. Itobarbital (Allii isobutil Phnobarbital barbitürik asit) Püskürtme reaktifleri: a) % 2 HgNOj (%1 HgNOj'te) . Aşağıdaki laboratuvarımızda uyguladığımız ekstraksiyon İTK tekniği verilmiştir. b) % 0. Gerekli reaktifler : Barbitürat standartları (Saf aktif maddeler) : (Metanolde % 0.1 Rhodamin B (Etil alkolde). İTK ile daha az miktarda idrarla (20 ml) sonuç alınabilir. prominal ise çift bağlı radikalleri olmadığından indirgenmezler. Barbital (Dietil barbitürik asit). c) % 0.1 K M n 0 4 çözeltisi damlatıldığında.((İpnos) (Siknohekzenil etil barbitürik asit). noktal.1 lik). iki damla % . fanadorn gibi) varsa.

48 Not : Rfı:Dı. Rf 2 :D 2 ile elde edilen değerler (Barbitüratların İTK ile ayrılmaları için genel bölüme bakınız. aynı işlem 15 ml kloroform ile tekrarlanır. Rf. Birleştirilen kloroform fazları 500 mg aktif hayvansal kömürle 5 dakika kadar çalkalanır ve süzüldükten sonra da oda ısısında uçurulur. adsorban tabakaya (Silikagel G) 20 pl kadar nümune uygulanır. Kloroform fazı ayrıldıktan sonra.59 0.2) ve 15 ml kloroform ilavesinden sonra cam kapaklı bir erlenmayerde 15 dakika sık aralarla çalkalanır. Fenobarbital Barbital Fanadorn Itobarbital Pentobarbital 0.45 0.) 145 .78 Rf 2 0.Teknik : 20 ml idrara.66 0. Kalıntı pek az metanolde çözülerek.38 0.32 0. T a b l o 15 . 10 ml tampon (pH 2.68 0. Barbitüratlar H g N 0 3 ile beyaz leke verir (duyarlılık 5 pg) H g N 0 3 ve Rhodamin B + H g N 0 3 ) reaktiflerinin kombine uygulanmasında ise pembe .30 0.viyole renk elde edilir.25 0.p.Bazı developman çözeltileri ile barbitüratların silikagel - G t a b a k a d a verdikleri R f değerleri. Santrüfîij tüpüne aktarılarak 1500 r. Developmandan sonra kromatogramlarının değerlendirilmesi için yalnız H g N 0 3 veya H g N 0 3 ve arkadan ( H g N 0 3 + Rhodamin B) reaktifi püskürtülür. de 30 dakika santrifüj edilir. Tablo 15'de bazı barbitüratlarla elde edilen Rf değerleri görülmektedir.m.

standardla hazırlanan eğimden yararlanarak kantitatif tayin yapılabilir. Barbitüratlar bazik ortamda.5 N sodyum hidroksit ile çalkalanır. 255 nm de maksimum. 2) Barbitüratlarm. Reaktifler: Borat tamponu (pH 8. farklı pH:2 ve pH:10 da gösterdikleri absorbans kaymasından açıklanmıştır.Seyreltik hidroklorik asit (2 mol/l) . kalabilen kloroform damlaları santifüjle ayrılır. Bu testin duyarlığı 2 ng/5 ml kandır. 100 g susuz sodyum sülfat ile karıştırılır ve bir 100°C de 8 saat ısıtılır. 235 nm de ise minumum absorbans gösterirler. 146 .Konsantre sülfırik asit (d: 1. .Sodyum sülfat / aktif kömür karışımı : 100 mg aktif kömür.88) . 255 nm de gösterilen absorbans ölçümünden.84) . Kloroform fazı süzülür ve 5 ml 0.4 g disodyum tetraborat 76 ml sulu yararlanarak daha duyarlı ve spesfik tayini ise aşağıda hidıoklorik asit (1 mol/1) ile karıştırılır ve saf su ile 2 litreye tamamlanır. ısıtılır. plazma veya serum kullanılabilir. 1) 5 ml numune 1 damla %5 lik sülfırik asit ile hafif asitlendirilir ve 25 ml kloroform ile ekstrakte edilir. Sodyum hidroksit fazı ayrılır. UV alanında (220-300 nm) arasında spektrumu alınır. Soğuduktan sonra ağzı sıkı kapaklı bir şişede saklanır.4) : 22.Barbitüratlarm kanda ultraviyole alanda spektral kayma yöntemi ile kantitatif analizleri Bu amaçla biyolojik materyal olarak tam kan.Konsantre amonyum hidroksit (d:0. Soğuduktan sonra ağzı sıkı kapalı bir şişede saklanır.

g/1 konsantrasyonda barbital içerecek şekilde stok sodyum barbital çözeltisinden (1. 5 dakika bekledikten sonra alt faz atılır. faz ayıran filtre kağıdından 150 ml lik bir balonjojeye süzülür.12 g/l : 1. Ekstrakt. spektrofotometre küvetine aktarılır. Huninin kapağı su ile ıslanarak kapatılır ve dikkatle 2 dakika çalkalanır. Ayırma hunisine 20 ml daha eter ilave edilerek ekstraksiyon yapılır. Ekstraktlar basınçlı hava veya azot akımında 40°C de kuruluğa kadar uçurulur. fazlar ayrıldıktan sonra alt (sulu) faz. karışımın absorbansı 240 nm de suya karşı okunur. 5 dakika beklenir ve tekrar alt faz atılır. serum ve plazma).00 g/l dietil barbitürik asite eşdeğer) seri standardlar hazırlanır. Filtrattan 4 ml alınarak. karıştırılır. Çözelti.Standard lar : İnsan plazması içinde 5. Eter traktına 4 g kadar sodyum sülfat / aktif kömür karışımı ilave edilir. Sıfır ayarı 240 nm de kontrol edilmiş "double beam" bir spektrofotometrede. pH nın 10 civarında olup olmadığı universal pH kağıdı ile kontrol edilir. Ekstrakt.0 ml distile su ilave edilerek dikkatle karıştırılır.1 konsantre amonyum hidroksit ilave ederek. Eğer. 50 p. ikinci bir hunide bulunan 10 ml borat tamponu üzerine aktarılır ve 1 dakika çalkalanır. 2 ml hidroklorik asit ve 60 ml dietil eter konur. Huninin iç çevresi 5 ml su ile temizlenir. huninin altından uzaklaştırılır. 147 .25 ve 50 ja. Teknik : 250 ml lik bir ayırma hunisine 5 ml nümune (kan. Kalıntıya 5.5 ml lik bir test tüpüne süzülür. 5 dakika bekletilir. önceki ekstraktı içeren balonjojeye süzülür.10. Dietil eter fazı. faz ayırıcı filtre kağıdından 12. Karışım5 dakika bekletilir.

200-450 nm de spektrumu alınır. Kantitatif analiz : pH 2 ve pH 10 da.1 ml konsantre sülfirik asit ilave edilerek. pH'si 10 olan ekstrakta 0. fenazon gibi maddeler 200-450 nm arasında spektromu etkileyebilirler. Şekil 18'de. barbitüratların kalitatif analizler için yararlı olur. (pH 14) tekrar spektrumu alındığında oluşan spektral değişme. Sonuç: UV absorbsiyonu ve spektrumunu birçok maddeler interfere edebilir.450 nm arasında çözeltinin spektrumu alınır spektrofotometrede okunur ve tarama işlemi 5 dakika sonra tekrarlanır. sodyum barbitalin çeşitli pH de UV alanındaki aşağıdaki formülle barbitürat konsantrasyonu (C) spektrumları görülmektedir. 148 . c (mg /1) = aıo . Örneğin glutetmid. 240 nm de (pH 11 de) absorbansın belirgin şekilde düşmesine neden olur.1 ml seyreltik sodyum hidroksit (2 mol/l) çözeltisi ilave edilerek. spektrofotometrede 200 . 240 nm de karışımın absorbansı okunur. 240 nm deki absorbans farkı ölçülür. Metakualon. Standard barbitürat çözeltileri ile hazırlanan kalibrasyon eğrisinden yararlanarak miktar tayini yapılabilir. Küvete 0. Veya hesaplanabilir.mümkünse. karıştırılır ve pH nm 2 olup olmadığı kontrol edilir.a 2 ) x 25 x dilüsyon faktörü (varsa) aıo : pH 10 daki absorbsiyon a 2 : pH 2 deki absorbsiyon yöntemin duyarlığı 2 ml barbitürat /I dir. kalevi ortamda hidroliz olarak.

. Detektör sıcaklığı : 220°C . kolon 2m x 3 mm iç çap . Vural. Burada SE-30 içeren kolon kullanarak. N ve Aksu.Dalgaboyu (nm) Şekil 18.6) ilave edilir ve 100 pl kloroform ile ekstrakte edilir. İç standard olarak tetrafenil etilen (10 pg/ml) ekstraksiyondan önce kloroform içine ilave edilir. Kloroform ekstraktı doğrudan gaz kromotografa enjekte edilir. Enjeksiyon giriş sıcaklığı : 220-240°C . Teknik: 100 pl seruma 10 pl fosfat tamponu (pH 5. 5-10 dakika 3000 rpm de santrifüj edilir. 1992) Standartlar : 10 pg/ml konsantrasyonda barbitürat standardları (barbital. Detektör: FID. Gaz kromotografisi koşulları : Sabit faz %3 SE-30 "Chromosorb WHP 80-100 misli üstünde". 1986. Ekstraksiyon için karışım 30 saniye çalkalanır. GLK ile barbitürat analizi açıklanmıştır. N. pentobarbital gibi) kloroform içinde hazırlanır.C ve ark. fırın sıcaklığı : 180- 149 . butobarbital. (Moffar A.Sodyum barbitalin değişim değişik pH da UV spektrumu Barbitüratların GLK ile identifikasyon ve tayinleri GLK ile serum veya plazmada barbitüratların identifikasyonu için genelde SE-30 ve poly A 103 sıvı fazlar kullanılır.

oksazepam en çok bilinenlerdir. hipoventilasyon. 2. hidrojen akış hızı : 30 ml/dakika. Benzodiazepinlerin çoğu tamamen metabolize olurlar ve bu gruptaki birçok benzodiazepinler diğerlerinin metabolitidir. konvülziyonlar ve renal yetmezliğe neden olur. Tablo 16'da önemli benzodiazepinler gösterilmiştir. Örneğin diazepem.220° C. Benzodiazepinler genelde trankilizan. Plazma barbitürat düzeyi uzun etkililer çin 10 mg/1 üstünde olduğunda (barbital ve fenobarbital için 50 mg/1) toksisite şiddetlidir. Benzodiazepinler o Benzodiazepinlerin genel yapısı aşağıda gösterilmiştir. Kısa ve orta etkililer için 3 mg/1 üstünde şiddetli toksisite ve ölüm görülebilir. Analiz sonucunun yorumu Aşırı dozda barbitürat alımı. lorazepam. klordiazepoksit. Elde edilen kromatogramların alıkonma zamanları ve pik yükseklikleri standartlarla karşılaştırılarak kalitatif ve kantitatif değerlendirme yapılır. Koma görülebilir. Sayıları 60 kadar olan bu grup ilaçların arasında diazepam. oksazepam (3- 150 . 300 ml/dakika. hipotansiyon. hava akış hızı . bazıları ise (Klobazam. klonezepam ve diazem) ayrıca antikonvülzan olarak kullanılırlar. koma.2. nordazepam. taşıyıcı gaz (ozon) akış hızı : 40 ml/dakika . şok. klornazepam. nitrazepam. periferal vazodilatasyon. Temazepam özellikle diğer ilaçlarla birlikte suistimal edilir. Ölüm solunumu veya kalp solunumu durması sonucu oluşur. flurazepam. hipotermi.

3-dihidro-3-hidroksi-5-fenil-2.4.4(3H. T a b l o 16. Bunlardan reaksiyonu biri nitrik asit/N-( 1 -naftil) etilendiaminle diğeri ise verdikleri renk (Bratton-Marshall reaksiyonu).4benzodiazepin-2-on 7-kloro-1.3-dihidro-3-hidroksi-l -metil-5-fenil-2.3-dihidro-7-nitro-2H-l.3dihidro-2H-1.H-1.3-dihidro-7-nitro-5-fenil-2.H-l.H-l. birçok benzodiazepinler ve konjugatları.metil-5-fenil-2H-1. Bu hidroliz ürünler ekstrakte edilip İTK ile identifikasyonlar yapılabilir.4benzodiazepin-2-on Klonazepam Diazepam 316 285 Flurazepam l. Bu amaçla iki farklı renk reaksiyon kullanılır.5H)-dion 5-(2-klorofenil)-l.benzodiazepin-2-on 7-kloro-l.4-benzodiazepiıı 4oksit 7-kloro-l-metil-5-fenil-lH-l.3-dihidro-1 . Bazı önemli Bileşik Kimyasal ismi benzodiazepinler Molekül kütlesi 300 301 Klordiazepoxid Klohazam 7-klora-2-metilamino-5-fenil(3H-l.3-dihidro-3-hidroksi-2.hidroksinordazepam) ve temazepama (3-hidroksidiazepam) metabolize olarak glukuronid veya sülfat konjugatı şeklinde atılır. 151 .orazepam Nitrazepam (Kazepam Temazepam 388 321 281 287 301 Benzodiazepinler için güvenilir bir renk reaksiyon yoktur.4benzodiazepin-2-on 7-kloro-l-(2-dietilaminoetil)-5-(2-florofenil)-l.4benzodiazepin-2-on l.4benzodiazepin-2-on 7-kloro-1. asit hidrolizle aminobenzofenonları verirler.4-benzodiazepin-2-on 7-kloro-5-(2-klorofenil)-l. Bununla beraber.5-benzodiazepin2.H-l . p-dimetilamino- kinnamaldehitle oluşturdukları renk reaksiyonudur.

Benzofenonların İTK ile kalitatif analizleri Reaktifler : . Benzodiazepin standardlarına da aynı işlem uygulanır. 100 mg/l konsantrasyonda (sulu HC1 içinde) çözeltileri hazırlanır. İTK ya uygulama : Kalıntı 100 pl petrol eterinde çözülür. üst faz temiz bir tüpe aktarılır. 30 ml lik cam kapaklı bir tüpte 3 ml konsantre hidroklorik asit ilave ederek karıştırılır. Ekstrakt basınçlı hava veya azot akımında 60°C de kuruluğa kadar uçurulur. nitrazepam gibi) .N.Konsantre (d: 1. Silikagel-G ile kaplanmış.p-dimetilamino sinnamaldehit çözeltisi (5 g/l suda) .(1-naftil) etilen diamin hidroklorür (10 g/l) seyreltik hidroklorik asit içinde (1 mol/l) Standartlar : Değişik benzodiazepinlerin (klordiazepoksit.Amonyum sülfamat çözeltisi (50 g/l) . kaynar su banyosunda 30 dakika bekletilir. oksazepam. 10x20 cm boyutundaki cam levhalar dört kolona (2 çift kolon) 152 .Sodyum nitrit çözeltisi (10 g/l. taze hazırlanmış) . 5 dakika santrifüj edildikten sonra. mide içeriği ve olay yerinden elde edilen kalıntılara uygulanabilir. 10 ml petrol eteri ilave edilir. Yöntem : İdrar.18) ve sulu hidroklorik asit (1 mol/l) . Tüpün kapağı açılarak. Karışım soğuduktan sonra. 10 ml örneğe. tüpün ağzı kapatılır ve 10 dakika dikkatle karıştırılır. diazepam.Triküloroasetik asit çözeltisi (500 g/l suda) .Sülfürik asit (500 ml/1) . çeker ocakta.

sodyum nitrit çözeltisi. developze edilir. Her reaktif püskürtülmesinden sonra. trikloroasetik asit.(Tablo 17) Tablo 17-: Benzofenonların Benzofenon İ T K d a r e n k r e a k t i f l e r i ile v e r d i k l e r i Oluştuğu benzodiazepin A* renkler. B *. Kalan diğer iki kolona sırası ile sülfürik asit. B** Meti laminoklorobenzofenon Diazepam Temazepam mor Aminoklorobenzofenon Oksazepam Klordiazepoksit Nordazepam mor mor A m i nod i klorobenzofenon A m i non itrobenzofenon Diaminobenzofenon Aminonitroklorobenzofenon Lorazepam Nitrazepam Nitrazepam Klonazepam mor pembe mor pembe mor mor Mavi Mavi A* . amonyum sulfamat çözeltisi ve N-(l-nafitil) etilendiamin hidroklorür çözeltisi püskürtülür (Bratton -Marshall reaksiyonu). Bratton -Marshall reaksiyonu 153 . levha tanktan çıkarılır ve kurumaya bırakılır. tabakanın kuruması için bekletilir.ayrılır. JLX1 nümune ve Standard e k s t r a k t l a r ı Numune ve standart uygulanmış silikagel-G tabaka. toluen/buzlu asetik asit (97:3) le önceden doyurulmuş kromatograf tankında. Renklendirme : İlk 2 kolona p-dimetilaminosinnam aldehit çözeltisi ve ardından trikloroasetik asit çözeltisi püskürtülür. Her bir çift k o l o n a sırası ile 25 damlatılır. renk reaktifi: p-dimetil amino cinnamaldehit. Çözücü yüksekliği 10 cm ye kadar ilerledikten sonra. Oluşan renkler standartlarla karşılaştırılır.

Örneğin temazepam veya oksazepam ile diazepam veya nordazepamı ayırt etmek mümkün değildir.Bu yöntemle. sonucun yorumu zorlaşabilir. Salisilik Asit ve Türevleri Salisilikasit Asetil salisilik asit Salisilamid Metil salisilat 4-Aminosalisilik asit Genel olarak nonnarkotik analjezikler grubunda olan salisilik asitin başlıca türevleri aşağıda açıklanmıştır. klobazam. triazolam. Ayrıca metil salisilat ve salisilamidin de metabolitidir.3. medazepam. Asetik salisilik asitin plazmadaki başlıca metaboliti salisilik asittir. İdrarla başlıca 154 . Bu yöntemle 1 mg/1 (aminoklorobenzofenon olarak) madde tanınabilir 2. Bunun dışında. norklobazam ve midazolam hidroliz ile benzofenon vermezler. Molekül kütlesi 138 dir. bir çok benzodiazepinler idrarda hidrolizle metilaminoklorbenzofenon ve/veya aminokloro benzofenon verdikleri için. Salisilik asitin (2-hidroksibenzoik asit) (C 7 H 6 0 3 ) kendisi topikal olarak çeşitli dermatolojik bozuklukların tedavisinde kullanılır.

Hidrolizle salisilik asit verir. Salisilamid : 2 hidroksibenzamid (C 7 H 7 N 0 2 ) . Plazma esterazları tarafından in vivo olarak çok çabuk salisilik asite hidroliz olur ve glisin konjugatı şeklinde idrarla atılır. genelde ölüme neden olur. Minimum letal dozu 15 g dır. Tüberküloz tedavisinde kullanılır. p-aminosalisilik asit : PAS veya 4-amino-2-hidroksi benzoik asit (C7H7 NO3). Salisilatlar. Metil salisilat (keklik üzümü yağı). molekül kütlesi 151 dir. Asetilsalisilik asit ve metil salisilat. molekül kütlesi 137 dir.gitsin konjugatı (salisilürik asit) şeklinde atılır. Oral yolla asetil salisilik asite göre daha çok toksiktir. Metil salisilat. Molekül kütlesi 180 dir. Asetilsalisilik asit analjezik olarak kullanılır. kısmen in vivo olarak salisilik asite metabolize olur. Metil salisilat : Metil-2-hidroksibenzoat. Salisilamid de idrarda ancak hidrolizden sonra tanınabilir. salisilik asit metil esteri (C 8 H 8 0 3 ). molekül kütlesi 152 dir. Analjezik olarak kullanılır. ferri iyonları ile bu reaksiyonu vermezler. Bu nedenle alınan örneklerin (mide içeriği olay yeri kalıntıları) analizden önce hidrolizleri gerekir. yetişkinlerde 30 ml. oda sıcaklığında sıvı bir madde olup kuvvetli bir kokusu vardır ve topikal ilaçlar içinde yaygın olarak kullanılır.(ferri) iyonları ile mor renk verir. demir-3. Bu reaksiyona dayanan kalitatif ve kantitatif yöntemlerin uygulanması aşağıda açıklanmıştır. Oral yolla çocuklarda 4 ml.Salisilik asit türevlerinin kullanma yerleri aşağıda kısaca açıklanmıştır Asetil salisilik asit (aspirin) : (C 9 H g 0 4 ) salisilik asitin ilaç olarak en çok kullanılan türevidir. Çünkü daha çabuk absorbe olur. 155 .

1 mol/l) 10 dakika kaynatılır. Bu nedenle. Serumda proteinlerin çöktürülmesi cıva-2. plazma.klorürle (HgCl 2 ) yapılır. 850 ml saf su ve 120 ml sulu hidroklorik asit (1 mol/1) içinde çözülür.1 mol/l) nötralize edilir.nitrat ilave edilir. Trinder reaktifi : 40 g merküri (cıva -2) klorür.1 ml Trinder reaktifi ilave edilerek 5 saniye mide içeriği. demir-3. salisilatların varlığını gösterir. 156 . Bu amaçla. asetilsalisilik asit ve metil salisilat. soğuduktan sonra gerekirse süzülür. idrarda yüksek konsantrasyonda keton cisimleri varsa. Bu deneyle tedavi dozunda alınan salisilik asit ve türevlerinin tanınması mümkün olur. Süzüntü 1 ml sodyum hidroksitle (0. bu deneyle kuvvetli reaksiyon verir. Trinder reaktifi kullanılır. Salisilatların spektrofotometrik yöntemle tayini Serum. 40 g sulu demir -3. ayrıca idrarda salisilamid aranacaksa: önce 1 ml örnek 1 ml sulu hidroklorik asit (0. Yöntem karıştırılır. Sonra 1 ml Trinder reaktifi ilaveedilerek 5 saniye karıştırılır. idrar veya serebrospinal sıvıda salisilatlar demir-3 klorürle verdikleri renk reaksiyonuna dayanarak ile tayin edilebilir.iyonunu viyole renkli kompleks vermelerine dayanan renk reaksiyon kullanılır. : 2 ml örneğe 0. idrar ve olay yerinden alınan örneklere (zehirlenen kişi çevresinde bulunan ambalaj. su ile 1 litreye tamamlanır. Koruyucu madde olarak asit varsa. şişe veya diğer kalıntılara) uygulanır. HgCI 2 ve hidroklorik asit içeren kombine Trinder reaktifi kullanılır. hafif (yanlış) pozitif sonuçlar alınır.Salisilatların kalitatif analizi Bu deney mide içeriği. Viyole rengin oluşması. olay yerinden elde edilen örneklerde İdrar. Salisilatların kalitatif ve kantitatif analizinde en çok.

klorür içermeyen Trinder reaktifi ilave edilir. Kör (blank) 1 ml ilaç içermeyen seruma 5 ml Trinder reaktifi ilave ederek. Serum salisilat düzeyi. 200. numunede olduğu gibi aynı teknik uygulanır. Standart salisilat çözeltileri : 0. viyole rengin şiddetini azaltabilir. sulu faz atılır. 5 dakika santrifüj edilir. Süpernatant (üst faz) bir tüpe aktarılır.Trinder reaktifi (kombine) : Kalitatif testte açıklandığı şekilde hazırlanır.H. numunede olduğu gibi paralel çalışarak hazırlanır. Duyarlık 50 mg salisilat/l dir. İdrarda salisilat tayini eğrisinden : Trinder yöntemi esas alınarak. 400 ve 800 mg/1 konsantrasyonlarda salisilik asit içerecek şekilde su içinde hazırlanır.) 157 . Chiou ve Onyemelukv/e'nin (1974) geliştirdiği spektrofotometrik yöntemi ile tayin edilebilir. Kanda (plazma veya serumda) salisilat tayini : 1 ml plazma veya seruma 5 ml Trinder reaktifi ilave edilir. 1997 Y. Salisilat varlığında oluşan Viyole renkli çözeltinin absorbansı 540 nm de spektrofotometrede köre karşı okunur. Bu nedenle reaktifin asiditesi 0. Hazırlanan standartlarla. Tüp soğuduktan sonra 0. bu hazırlanan kalibrasyon hesaplanır.Lisans tezi) Teknik : 3 ml idrara.. 3 ml lik kloroform fazı başka bir tüpe aktarılır. N. 5 dakika santrifüj edilir.12 N'den fazla olmamalıdır. 2 ml konsantre hidroklorik asit ilave edilir. Konsantrasyona (apsis) karşı absorbans (ordinat) işaretlenerek grafik hazırlanır. (Aksoy.5 ml 6 N HCI ve 6 ml kloroform ilave edilir.nitratla 10 ml konsantre hidroklorik asit ilave edilir. 6 ml civa-2. 30 saniye vortekste karıştırılır. (40g 8 mol su içeren demir-3. +4°C de saklanır. Bir gece (17 saat) 100°C de hidroliz için inkübasyona tabi tutulur. Ortamda fazla hidroklorik asit olması. iyice çözüldükten sonra distile su ile 1 litreye tamamlanır.

87 mg/100 ml saptanmıştır (Küpçü. 1 ve 2 mg/l salisilat içeren) deney uygulanır. Ancak önce idrar 10-40 mg salisilik asit /100 ml idrar içerecek şekilde su ile seyreltilir. Genel olarak letal doz 30 gram civarındadır.Tüp 10 dakika çalkalanır ve santrifüj edilir. Yetişkinlerde tedavi sırasında plazma salisilat düzeyi 30 m g / l 0 0 ml ye kadar yükselebilir. orta derecede zehirlenmelerde ise 65-90 mg/l00 ml arasındadır.22 mg/100 ml. Kloroform tabakası aspüre edilir. Hazırlanan eğriden..25. Kalibrasyon : Standartlarla (0. 0. Sulu fazın absorbansı 540 nm de idrarla hazırlanan köre karşı okunur. bu değer. Akut zehirlenme şüphesi olduğunda.Ş. 158 . Yaptığımız bir araştırmada. 0.5. Şiddetli zehirlenmelerde. Ancak gerektiğinde santrifüj edilir. Bu idrara (kör) da nedenle kan gazları analizi zehirlenmenin şiddeti hakkında bilgi verir. yetişkinlerde ise 52. P. 1993). Tedavide salisilat konsantrasyonunun izlenmesi ve kan pH sının ölçülmesi önemlidir.N. (325 mg lik aspirin tabletinden 105 adet alındığında). koma ve ölüm görülür. 90-120 mg/l00 ml. Kandaki salisilat düzeyi 120 mg/l00 ml yi aştığında letal dozda salisilat alınmıştır.53 ± 13. idrar salisilat konsantrasyonu hesaplanır.73 ± 30.. Vural.. salisilat zehirlenmelerinde çocuklarda ortalama kan salisilat düzeyi 28. Bu durumda salisilat içermeyen aynı işlem uygulanmaktadır (Trinder. 1954). Genelde idrar örneğine santifüj uygulaması yapılmaz.125. Not : İdrarda salisilat seruma uygulanan teknikle de tayin edilebilir. Analiz sonucun yorumu Salisilat zehirlenmesinde metabolik asidozis karakteristiktir. plazma salisilat konsantrasyonu tayin edilmelidir.

biyolojik sıvıda asitle hidrolizle edilir. Oluşan p- aminofenole aşağıdaki yöntem uygulanır: 0. 159 . Parasetamol Nonnarkotik analjeziklerden olan HO parasetamol Çh3 ç veya sinonimi olan asetaminofen. parasetamolün kalitatif analizinde duyarlı bir test olarak kullanılır. Aynı test. Parasetamolunu identifikasyonu (kalitatif test) Parasetamol. Duyarlık 1 mg/l p-aminofenol'dür. idrarda p-aminofenol şeklinde atılırlar) reaksiyonu interfere ederler. 0. kantitatif amaçla da kullanılır. koyu mavi rengin hemen oluşması parasetamol varlığını gösterir. Kendisi başlıca idrarla glukuronik asit ve sülfat konjugatı olarak atılır.2. N-asetil-paminofenol:CgH 9 N02 yapısında. Bu test çok duyarlıdır ve terapötik dozda alınan parasetamolün 24-48 saat sonra bile deteksiyonu mümkün olur. 0. Bu madde de o-krezol ile konjuge olarak renkli bir boya oluşturur. karışım 5 saniye karıştırılır.5 ml konsantre hidroklorik asit ilave edilir. Karışım 10 dakika kaynatılır ve soğutulur. mide içeriği veya olay yerinden elde edilen kalıntılar). Fenasetin ve benorilat'ın metabolitidir. bağıl molekül kütlesi 151 olan bir maddedir. Sadece aromatik aminler (anilin gibi. Kuvvetli.2 ml hidrolizata 1 ml o-krezol çözeltisi (10 g/l suda) ve 2 ml amonyum hidroksit çözeltisi (4 mol/l) ilave edilir. Etilendiamin (aminofilin'in metaboliti) bu testle yeşil renk verir. NH " -^o Parasetamol çok yaygın kullanılan bir analjeziktir. Sülfat ve glukuronid konjugatlarının konsantre hidroklorik asitle hidrolizi p-aminofenol verir. Bu reaksiyon.4.5 ml numuneye (idrar.

8 ve 1. parasetamolün asit hidroliz ile oluşan p- anıinofenolün o-krezol ile konjugasyonu sonucu verdiği karekteristik mavi renkli ürünün 615 nm de absorbansının ölçülmesine dayanır.2 ml standart çözeltilerle teknik kısımda açıklanan şekilde çalışılır. serum yerine su alınarak aynı işlemlerin uygulanması ile hazırlanır. o-krezol ile parasetamol tayini Bu yöntemin prensibi.krezolle verdiği renk. 160 .4. Absorbanslar 615 nm'de okunarak.8 ml %5 trikloroasetik asit çözeltisi ilave edilir.025. 2 dakika santrifüj edildikten sonra süpernatant başka bir tüpe aktarılır. Kör deney. Kalibrasyon : Standart parasetamolün su içinde 0.0 mg/1 çözeltileri hazırlanır.2. 0. Karışıma 2 ml amonyum hidroksit çözeltisi (4 mol/l) ilave edilerek 2 dakika daha kaynar su banyosunda bekletilir. 0. 0. Teknik : 0. Tüpler oda sıcaklığında soğutularak oluşan mavi renkli çözeltinin absorbansı 615 nm de köre karşı okunur. sonuç mg/lOOml serum olarak verilir. Numunenin konsantrasyonu kalibrasyon doğrusundan bulunur.2 ml seruma. Tüpün ağzı kapatılarak 20 dakika kaynar su banyosunda bekletilir. 0. Parasetamolün serumda tayininde a) asit hidrolizle verdiği p. b) veya parasetamolün nitröz asitle verdiği renk reaksiyonlarından yararlanarak spektrofotometrik yöntemle tayin edilir.aminofenolün o. 0. 0.1.05. konsantrasyona göre grafik çizilir.Serumda parasetamoliin spektrofotometrik yöntemle tayini Zehirlenmenin tedavisinde serum parasetamol düzeyinin izlenmesi büyük önem taşır. Oda sıcaklığında soğutulan tüplere 1 ml o-krezol çözeltisi (10 g/l) ilave edilerek karıştırılır. 0.

(Bu işlemde dikkatli olunmalıdır. Bu nedenle. karışıma 2 ml amonyum sülfamat çözeltisi (150 g/l) damla damla ilave edilir. 50. daha uygun olmaktadır (WHO. karıştırılır ve 5 dakika santrifüj edilir. böylece kalabilen gaz damlacıkları uzaklaştırılır. karıştırılır. 2 ml sodyum hidroksit çözeltisi (6 mol/l) ilavesinden sonra. Teknik : Bir tüpte 1 ml serum veya plazmaya. 200 ve 400 mg/l konsantrasyonda hazırlanır (Bu standart çözeltiler +4 "C de dayanıksızdır. karıştırılır ve oda sıcaklığında 2-3 dakika bekletilir. parasetamolün nitröz asitle reaksiyona girmesi sonucu oluşan 2-nitro-5-asetaminofenolün alkali ortamda verdiği sarı rengin absorbansının 430 nm de ölçülmesine dayanmaktadır. taze hazırlanmış) ilave edilir. Oluşan sarı rengin absorbansı plazma ile hazırlanan köre karşı 430 nm de okunur.0 ml alınarak.Not : Kör ve standart parasetamol çözeltiler hazırlanırken su yerine ilaç almamış kişilerde elde edilen kan (serum) kullanılması. Kalibrasyon : Standart parasetamol çözeltileri blank plazma içinde 0. Ayrı bir tüpe 1 ml hidroklorik asit (6 mol/l) ve 2 ml sodyum nitrit çözeltisi (100 g/l. Kahverengi azot dioksit dumanları çıkabilir!) Trikloroasetik asitle protein çöktürülen ve santrifüj edilen karışımın siipernatantından 2. ya haftalık hazırlanmalı veya -20°C de saklanmalıdır). vorteksle karıştırılır. 1997) Parasetamolün nitröz asitle tayini Bu yöntemin prensibi. Nitröz asitle oluşan renklerin absorbansı 450 nm de köre karşı 161 . Fazla nitröz asitin giderilmesi için. Standartlar ve ilaç ilave edilmemiş plazmaya yukarıda açıklanan işlem uygulanır. 100. nitröz asit ( H N 0 2 ) oluşturulan tüpe ilave edilir. 2 ml triklorik asit (100 g/l) ilave edilir.

J. 4-aminosalisilik asit ise reaksiyonu daha çok interfere eder. yöntem. 30 mg/100 ml ve üstünde ise hepatik nekroz oluşur.okunur. önce mide bulantısı . (Gossel. Klinik değerlendirme Parasetamol zehirlenmesi. Özellikle parasetamol alımından sonra ilk 4-10 saat içinde ölçülmelidir.5-2. ilaç alımından 4-24 saat içinde sonuç verir. Eğer aradan 24 saat veya daha uzun zaman geçmişse kalitatif test yapılması yararlı olur.. kusma gibi hafif semptomlarla başlar.0 mg/100 ml dir. Tedavide metionin veya N-asetil sistein. daha sonra da (3-5 günler arası) hepatoksik belirtiler ortaya çıkar. serumda 1 g/l konsantrasyonda bulunan salisilat. Ancak zehirlenmenin şiddetine göre ileri dönemlerde (24-48 saat içinde) hepatik hasar başlar. Zehirlenmenin tedavisinde serum (plazma) parasetamol düzeyinin 12-15 saatler arasında verilirse hepatik ölçülmesi ve izlenmesi büyük önem taşır. (100 mg/l 4-aminosalisilik asit. Numunedeki parasetamol konsantrasyonu grafikten hesaplanır. Şöyle ki. 1984) 162 . A. A. mukoz heparinle kontamine örnekler ve prezentatif olarak okıezol içeren çözeltilerde bu yöntemi interfere ederler.Bricker. 12 mg/100 ml ve üstünde hafif zehirlenme. Terapötik dozda alınan parasetamolün serumdaki düzeyi 0. zehirlenmeden sonraki dönemde hasara karşı korunabilir. 320 mg/l konsantrasyonda görünen parasetamol düzeyi gösterir. Üremide serumla hassasiyet daha azdır (100 mg/l). Ancak. Kalibrasyon grafiği hazırlanır.) Levodopa. bu yöntemi interfere etmezler. Salisilik asit az miktarda yöntemi interfere eder. Not : Parasetamolün diğer metabolitleri. T. Yöntemin duyarlığı 50 mg/l dir. 50 mg/l konsantrasyonda görünen parasetamol düzeyi gösterir..

Çoğunlukla methemoglobinemiye neden olur (koyu çikolata renkli kan!). okrezol/amonyak testi ile fenasetin atılımı detekte edilebilir (parasetamol'e bakınız). farmakolojik etkileri. Ancak kullanımı. fenasetin akut hepatorenal nekroza neden olmaz.5.2. toksikolojik özellikleri. hemolitik anemi. idrarda. öfori. kullanımlarını 163 edilmektedir. başlıca parasetamole metabolize olur. Klinik değerlendirme Akut toksik dozda fenasetin alımı baş dönmesi. 179 olan bir analjeziktir. . siyanozis. solunum depresyonu ve kardiyorespiratuar durmaya neden olur. alınmaz Ancak tayin MetHb dayanıksızdır hemen edilmelidir. Bu nedenle. Yasal olarak kontrol altında olan maddelere bağımlılık yapan maddeler (psikotrop maddeler) ve narkotikler girmektedir. molekül kütlesi asetofenetidin). Tedavisi semptomatik ve destekleyici tedavi şeklinde yapılır. (Met Hb tayini için : Anilin'e bakınız) 3. KULLANIMI KONTROL ALTINDA OLAN MADDELER (VE NARKOTİKLER) Adli Bilimler açısından uyuşturucu (narkotik) madde deyimi yerine bugün kullanılan uluslararası ve ulusal düzeydeki yasalara göre "kontrollü maddeler" (controlle substances) deyimi daha çok tercih Narkotikler bu maddelerin bir bölümünü içermektedir. Fenasetin. Parasetamole metabolize olmakla beraber. uzun süre alımında nefrotoksisiteye neden olduğu için bırakılmıştır. Bu maddeler çeşitli açılardan (bağımlılık tipi. Kanda methemoglobin ve nümune (MetHb) alınır ölçülebilir. Fenasetin Fenasetin o C10H13NO2 (p-etoksiasetanilid.

Karakteristik rengin oluşması belirli gruba giren maddelerin varlığını gösterir. Genel olarak hangi grup veya hangi madde olduğu bilinmeyen bir nümunenin analizi aşağıdaki analiz şemasına göre yapılır.A (Saferstenin. Bu testlerin uygulanması küçük bir tüp.R.1997 'ye bakınız). Ancak hiçbir "spot test" tek bir madde için spesifik değildir.1. analizi yapılacak çok az miktarda numune üstüne renk reaktifi damlatılır ve karıştırılır. (Fazla bilgi için: Siegel. Ellenhor J.M. Uygulamada.N.) 1988. Vural. Renk oluşmaması ise o maddenin yokluğunu gösteren iyi bir indikatördür. Spot testler "Spot testler". 164 . j. 3. 1) Tarama testleri (genelikle spot testler ve mikroskopik inceleme) 2) Ayırma testleri 3) Destekleyici testler 4) Gerektiğinde kantitatif analiz 5) Biyolojik materyalde analizleri 3. saat camı veya tüpfil içinde yapılır.. bu maddelerin analizlerinin uluslar arası laboratuvar kalitesi ve analizin standartlarına uyması ve sonuçlarının yasalar açısından değerlendirilmesidir.düzenleyen yasalara göre) ve orjinlerine göre sınıflandırılabilirler. analizleri Kontrollü maddelerin "adli tıp ve toksikolojik açıdan Adli Bilimler açısından kontrollü maddelerin analizinde dikkat edilecek başlıca noktalar.1996.2. "damla deneyi" veya "renk deneyi" olarak da isimlendirilir.

çok az miktardaki numune üzerine damlatılır. Baz kokain ile negatif sonuç alınır. Kokain için kullanılan bir renk reaksiyonunun uygulanmasında.3 g amonyum tiyosiyanat 100 ml suda çözülür. Oluşan renk gözlenir. Beyaz bir porselen tüpfilde çok az miktardaki numuneye bir damla reaktif ilave edilir.125 g selenöz asit 25 ml konsantre sülfirik asit içinde çözülür. Uygulamada bir damla reaktif. çok az miktardaki numune üzerine damlatılır. Mavi tabaka şeklindeki çökelek kokain olma olasılığını gösterir. Marquis reaktifi : 10 ml konsantre sülfirik asit içine %40 lık formaldehitten 10 damla damlatılır. Uygulamada bir damla reaktif. çok az miktardaki numune üzerine damlatılır. Liebermann reaktifi: 1 g potasyum nitrit 10 ml konsantre sülfirik asit içinde çözülür. (Kokain için kullanılır) Kobalt tiyosiyanat: 6. çok az miktardaki numune üzerine damlatılır. Uygulamada bir damla reaktif çok az miktardaki numune üzerine damlatılır. Vitali deneyi : 1 damla dumanlı nitrik asit.Çok kullanılan renk reaktifleri ve reaksiyonları Froehde reaktifi : 50 mg molibdik asit veya sodyum molibdat 10 ml sıcak.5 ml reaktiften ilave edilir. varsa renk değişimi not edilir. Çözelti kaynar su banyosu üzerinde kuruluğa kadar bekletilir.8 g kobalt klorür ve 4. toz halindeki numunenin çok az miktar üzerine 0. Uygulamada bir damla reaktif. Mandelin reaktifi : 1 g amonyum vanadat 100 ml konsantre sülfirik asit içinde çözülür. konsantre sülfirik asit içinde çözülür (çözelti renksiz olmalıdır). 165 . Mecke reaktifi : 0. Kalıntı yeni hazırlanmış etanollü potasyum hidroksit çözeltisi ile nemlendirilir ve oluşan renk gözlenir. Bu nedenle numunenin önce hidroklorik asitle asitlendirilmesi gerekir.

A. Bu mavi çökelek çözülünceye kadar konsantre hidroklorik asit damlatılır.3 g a m o n y u m tiyosiyanat bir kaç d a m l a gliserin içeren 50 ml s u d a ç ö z ü l e r e k hazırlanır. Serbest kokain bazı varsa kobalt tiyosiyanat ile çökelek vermez.5 ml reaktif ilave edilir. Reaktif. 6.J. Bazı bitkisel ekstraktlar. Uygulamada. yağlar ve bazı kahve ekstraktlarlnın yanlış pozitif sonuç verdiği gösterilmiştir. Mavi çökelek pembe renkli çözeltiye dönüşür. 30-100 mg numunenin petrol eteri ile çalkalanmasından elde edilen ekstrakt veya doğrudan kuru bitki maddesi kullanılır. sararırsa kullanılmaz. Duquenois-Levine reaktifi (D-L) : Marijuana (esrar) tanınmasında kullanılır. Kloroform fazında turkuaz veya mavi renk oluşur. Renk. Bu nedenle konsantre hidroklorik asit damla damla ilave edilir.Scott (Ruybal) t e s t i : Kokain için kobalt tiyosiyanata göre daha spesfik bir testdir. 2 ml kloroform ilave edilir ve çalkalanır. (Siegel. Mor renk oluşması esrar 1 ml konsantre mevcudiyetini (olasılığını) gösterir. Bu nedenle esrar identifikasyonu mikroskop testi ve İTK ile desteklenmelidir. Ağzı kapaklı cam şişede saklanır. esrar için spesfik değildir. Az miktardaki numune üzerine 0.8 g kobalt klorür ve 4. Bu durumda kokain bazı ile çökelek oluşur. Tüp içindeki numuneye 2 ml D-L reaktifi ve arkadan çalkalayarak hidroklorik asit ilave edilir. Eğer kokainin hidroklorik asit tuzu varsa.5 ml kloroform ilave edilerek çalkalanır. Bu test. 0. 10 damla asetaldehit ve 1 g vanilinin 50 ml %95 etanol içinde çözülmesi ile hazırlanır. 166 . 1988). ancak sonra kaybolur. R e a k t i f . mavi renkli bir çökelek oluşur.

Zvvikker reaksiyonu : Barbitüratlar için kullanılan en eski testtir. Çalkalandıktan sonra fazların ayrılması için beklenir. Dillie-Koppany testi : Barbitüratlar için kullanılan Zvvikker reaksiyonunun modifikasyonudur. . 0. Numune üzerine 0. Üzerine alkolde hazırlanmış KOH çözeltisinden 2-3 damla ilave edilir. alınan az miktardaki toz numune üzerine 1 damla kobalt asetat çözeltisi damlatılır ve çalkalanır. Kloroform fazında mor renk oluşması barbitürat (asit veya tızu) olduğunu gösterir.Scott (Ruybal) deneyi : mavi çökelek : kloroform fazında maviden turkuaz rengine kadar değişim.5 lik bakır sülfat çözeltisi ve 0. Uygulamada. su banyosunda uçurulur.Lieberman reaktifi ile : sarı 167 .2 g glasiyal (buzlu) asetik asit ilave edilir.5 ml %0. Buzlu (glasiyal) asetik asit ilavesi ile mor rengin açık mav iye. Bir spatül ucu ile alınan numune 0.Beam testi : Esrar için kullanılır. Parlak yeşil renk oluşması ise tiyobarbitüratla ilgilidir. Kırmızımsı mor renk barbitürat olduğunu gösterir. Esrar ya da reçinesi varsa mor kırmızı renk oluşur. Petrol eteri süzülerek bir kapsüle alınır.Kobalt tiyosiyanat ile .5 ml petrol eteri ile çalkalanır. Üzerine 1 damla %5 lik izopropil amin (metanolde hazırlanmış) ilave edilir. yeşil rengin ise açık sarı yeşile dönüşmesine neden olur. Renk reaktifleri (spot test) ile maddelerin aranmaları : Bazı maddelerin renk reaktifleri ile verdikleri "spot test" sonuçları aşağıda gösterilmiştir : Kokain : .5 ml kloroform içinde hazırlanmış %5 lik pridin çözeltisi ilave edilir.1 g kobalt asetat 100 ml suda çözülür ve 0.

Marquis reaktif ile turuncu-kırmızı —• kahverengi.Marquis reaktifi ile .Marquis reaktif ile .Zvvikker reaktifi ile .Liebermahn reaktifi ile .Froehde reaktifi ile .Mandelin reaktifi ile .klorürle (%10 luk) .Vitali reaktifi ile Eroin : .Morfin : .Mandelin reaktifi ile .Demir-3.Fruehde reaktifi ile .Mandelin reaktifi ile Amfetaminler : .Nitrik asit ile .Dillie-Koppany reaktifi ile : kırmızı-viyole . asetik asit ilavesi ile açık yeşil (tiyotarbitüratlar) : yeşil-koyu yeşil .Zwikker reaktifi ile : mor.kırmızı —* sarı : mavi-yeşil —> yeşil : siyah : mavi-gri : sarı-turuncu Fensiklidin (l-(l-fenilsiklohekzil):PCP) : .Mandelin reaktifi ile Barbitüratlar : . ısıtılırsa kırmızı 168 . bir damla su ilave edildiğinde uzun dalgalı UV de : açık pembe turuncu (kaybolur) floresan verir .Marquis reaktifi ile . asetik asit ilavesi ile açık mavi : yeşil.Vitali reaktifi ile : mor : mor —> yeşil : sarı —> yeşil : açık mavi-gri : açık sarı .Nitrik asit ile .turuncu : mor : mor —* grimor —• mor : turuncu .

Froehde reaktifi ile : donuk turuncu : yeşilimsi —* kahverengimsi yeşil : yeşil : zeytin yeşili .gri .yeşil . Mikroskopla inceleme Bu deneyler ya bitkisel orijinli numunenin mikroskop altında bitki dokusunun ya doğrudan veya uygun bir reaktif ilavesinden sonra incelenmesine dayanır.Vitali reaktifi ile : zeytin yeşili —• mavi-siyah : kahverengi-kahverengimsi mor Marihuana (Esrar) : .mavi .Froehde reaktifi ile : zeytin yeşili .kırmızı kahverengi 3.Froehde reaktifi ile : yeşil .Duquenois-Levine . Mikrokimyasal bir yöntemdir. kristal maddenin.Marquis reaktifi ile : turuncu .sarı : donuk kırmızı .Vitali reaktifi ile Psilosibin : . uygun reaktifle verdiği şeklinin mikroskopla incelenmesine dayanır.3.Mecke reaktifi ile .Marquis reaktifi ile : turuncu -Mecke reaktifi ile : turuncu : kloroform fazında mor : mor-kırmızı .mavi ve yeşil .Mecke reaktifi ile . numunenin kimyasal bir yapısı ile Çok ilgili az ınikrokristalizasyon miktardaki bir tekniğidir.Marquis reaktifi ile .Mandelin reaktifi ile .LSD (d-lizerjik asit dietilamid) : .Beam testi Meskalin : . Esrar örnek verilebilir.Erhlich reaktif ile : mor . Diğer bir teknik de.> kahverengi-mor .Mandelin reaktifi ile : turuncu . 169 .

Morfin ise siyah iğneler halinde kümelenir veya kahverengi kırmızı levha veya koyu kırmızı şekilde kristallenir (Duyarlık 10 mg civarındadır. Bir bagetle iyice karıştırılır. Kodein üçgen şeklinde dikroik (çeşitli renkler gösteren) kristaller verir. Teknik : Çok iyi temizlenmiş küçük bir porselen kapsül içine bir damla reaktif ve bir damla test çözeltisi ilave edilir. Kodein ve morfinin mikrokristalizasyon tekniği ile ayrılması R e a k t i f : Önce 10 g iyot. Karışımdan bagetle bir damla alınarak lamele konur. Zamanımızda ise antihistaminikler. Lamel ters çevrilerek çukur lam üzerine kapatılır.4 ml alınır üzerine 20 ml buzlu asetik asit ve 2.0 ml fosforik asit (H3PO4) ilave edilir. Numune esrar ise mikroskopla incelendiğinde salgı tüylerinin kırmızı mor renk aldığı görülür. Bu şekilde hazırlanan potasyum iyodür-iyot (KI. sentetik narkotikler ve benzer bileşik ve ilaçlar içinde kullanılmaktadır. mikroskopla incelenir. Geçmişte en çok alkaloidlerin ayrılması için kullanılıyordu. Organik kimyada.Normal mikroskop dışında polarizasyon mikroskopu da kullanarak çeşitli kristallerin birbirinden ayrılması mümkün olmaktadır.4. Üstüne bir damla %1 Fast Blue reaktifi (%1 kloralhidrat içinde hazırlanmış) damlatılıp lamelle kapatılır. 5-10 dakika bekletilir. mikrokristalizasyon özellikle azotlu bileşikler için kullanılır. Hazırlanan bu reaktifden 0. Bazı önemli narkotik gruba giren maddelerin mikroskop ve mikrokristalizasyon tekniği ile aranmaları aşağıda açıklanmıştır.l 2 ) reaktifi buz dolabında saklanır. Esrar Esrar olduğu kuşkusu olan bitki nümunesinden bir spatül ucu ile lam üzerine konur. 35 g potasyum iyodürle birlikte 100 ml suda çözülür. 3.) 170 .

D O P İ N G MADDELERİ Spor yarışmalarında.5. Narkotiklerin İTK ile ayrılması Narkotiklerin ve diğer bağımlılık yapan maddelerin içerdikleri dolgu maddesi. belirli standardlara göre kurulmuş ve lisans almış (akredite olmuş) "doping analiz labratuarları" bulunmaktadır. Ülkemizde de böyle bir labratuar kurulması çabası 1988 yılından beri devam etmektedir.Kokain : Reaktif: 2 g KMn04. Doping maddelerinin analizinde duyarlık. ilgili ulusal ve uluslararası yönetmeliklere göre bir suçtur. Bu nedenle gerek laboratuvar 171 . "Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Medikal Komisyonu" tarafından sporda kullanımı yasaklanmış ilaçlar (doping maddesi) listesini belirli aralarla gözden geçirerek ilan eder. Kromotogramlar önce UV'de (254 nm de incelenir). 5 damla fosforik asit su ile 100 ml ye tamamlanır. seyreltici ve diğer benzeri etkili maddelerin indentifikasyonları ve birbirlerinden ayrılmalarında en çok kullanılan teknik ince tabaka kromatogrifisidir. Doping yapma ise bir ilaç suistimalidir. Spot testlerde kullanılan renk reaktifleri ile identifikasyonları yapılır. Bu maddelerin İTK ile ayrılmasında : Adsorban tabaka olarak Silikagel-G . (Bu tekniklerle ilgili ayrıntılı bilgi için için kitabın İTK ile ilgili bölümüne bölümüne bakınız). Sporcuların doping yapmaları. Bu nedenle birçok ülkede doping analizi yapan. spesifiklik ve doğruluk açısından herhangi bir şüphe olmamalıdır. 3. developman sistemi olarak : toluen/dioksan/etanol/konsantre amonyak/etil asetat/metanol/konsantre amonyak tercih edilmektedir. Kokain hafif asitli ortamda K M n 0 4 ile çok karekteristik olan bir kenarı kırık dikdörtgen şeklinde kristaller verir. 4. sportif performansı arttırmak için ilaç kullanımı "doping" olarak tanımlanır.

Ş. N.B.1. İdrar ekstraktlarının hazırlanması : 5 ml idrar örneğine 2. Developman (etil asetat/metil alkol/konsantre amonyak : 85/10/15) karışımı renk reaktifleri için. Diğer renk reaktifleri : Ninhidrin (0. fentermin. Süzen S. 1983 .5 mg/ml asetonda). dimetilam- p-hidroksiampetamin. efedrin. metoksifenamin. Vural. doping maddeleri listesinde olan ve rutin çalışmalarda da analitik toksikolojide önemli olan "aromatik amin yapısındaki uyarıcılarla".5 N NaOH damlatarak pH 12-12. metamfetamin.. aııabolik steroidlerden testosteronun idrardan izolasyonu. tranilsipromin. İTK Takımı : Silikagel GF254 ile kaplanmış plaklar kullanılır. niketamid. Bu madde primer ve sekonder aminlerin tanınmasında kullanılır. 1989).donanımı ve gerekse analiz yapan kişiler açısından belirli kritere göre standardize edilmiş olmalıdır. Katı NaCl ile doyurulduktan sonra 3 defa 5 ml eterle vortekste karıştırılarak ekstrakte edilir. Organik baz yapısındaki maddelerin İTK ile analizleri Bu gruba giren maddelere amfetamin. fetamin. Standart maddeler : Yukarıda adı geçen saf etken maddelerden metil alkolde I mg/l ml konsantrasyonda çözeltiler hazırlanır.I 3 ) ve potasyum permanganat (%1 suda) hazırlanır. kondensasyon ürünü için kullanılır. Dragendoorff r e a k t i f : (KI.5 'a ayarlanır.5 su içinde). sülfirik asit (%0. Birleştirilen eter fazları susuz N a 2 S 0 4 geçirilerek sudan kurturulur. Burada. foledin örnek verilebilir. Kondensasyon maddesi : 7-klor-4-nitrobenzofurazin (NBD) etil asetat içinde (4 mg/ml) konsantrasyonda hazırlanır. dietilpropion. (Siklohekzan/etilasetat/eter: 40/40/20) karışım. 4. N. İTK ile identifıkasyonu ve GLK ile tayin yöntemleri açıklanmıştır (Vural.. Eter fazı üzerine 1 ml 2 172 . Saygı.

fırın sıcaklığı 160-200°C .İç standart olarak 30 p.1 konsantrasyonda amfetamin ve (dimetamfetamin ve tranilspronin için). niketamid (metoksifenamin için).5'a ayarlanır ve 300 pl kloroformla (iç standart içeren) ekstrakte edilir. delektör sıcaklığı : 200-275°C. konsantrasyona karşı işaretlenerek kalibrasyon grafiği çizilir. enteksiyon giriş sıcaklığı: 200275°C arasında programlanır. Kloroform fazından 3 1^1 alınarak faz kromatografa enjekte edilir.g/p. detektör : FID . difenilamin (kardiazol için) kullanılır. Koşullar SE-30 da yukarda açıklandığı şekilde yürütülür. Efedrin için dış standart olarak norefedrin kullanılır. detektör ve enjeksiyon giriş sıcaklığı 200-220°C arasında ayarlanır. Bu amaçla 1 pl ilaç (idrar ekstraktı) çözeltisi üzerine 1 pl asetik anhidrit enjektöre çekilerek karışım birlikte kolona enjekte edilir. taşıyıcı gaz azot 40ml/dak. 2) %10 Apiezon-2/% 10 KOH (Clıromosorb W-AW. 1) %3 SE-30 (Chromosorb WHP 80-100 misli) sabit faz üzerinde. fırın sıcaklığı : 140-250°C. dimetamfetamin (amfetamin metamfetamin için). Yalnız fırın sıcaklığı arasında değiştirilir. 80-100 misli üzerinde) sabit faz içeren kolon. detektör: FID. 3) N-Asetil türevlerinin oluşturularak SE-30 sabit fazında uygulama : N-asetil türevi asetanhidrit kullanarak kolon üzerinde türevleme işlemi yapılır.5 N NaOH ile 12-12. Ayrıca türevleme yapılarak da gaz kıomatografisi ile duyarlık arttırılır. 160-210°C 175 . Pik yükseklikleri oranı (standart / iç standart). taşıyıcı gaz (azot) : 40 ml/dk akış hızında. 1 ml standart çözeltilerin pH si 2. Gaz kromatografısine uygulama Bu teknikte 2 farklı kolon kullanılır.

Anabolik steroidler Anabolik steroidler içinde yer alan testosteron ve türevleri klinikte terapötik amaçlar dışında. Genel olarak gaz kromatografisi yöntemi ile 0.2. nefedrin (2: 0.3 pg): dimetamfetamin (II.5 pg).5-0. İlaçlar arasında 176 .6 |ig) 4. (b): efedrin (I. Ş. Saygı. Kromatogramlar Şekil21 "de gösterilmiştir. N. Ayrıca primer ve sekonder amin yapısında olanların asetil türevlerinin oluşturularak GLK ile ayrılmaları ve tayinleri destekleyici deney özelliği taşımaktadır. 1983). sporda doping amacı ile kullanılır.3 pg).1 pg duyarlıkta kalitatif ve kantitatif analiz gerçekleşebilmektedir. 0.0. cm 10 - J 10 5 0 Dakika 10 J t 0 Dckıka Şekil-21 Bazı organik bazların gaz kromatogramları : (a): amfetamin (I. (Vural. 0..Sonuç : Gaz kromatografisi ile iki farklı kolon kullanarak organik baz yapısındaki maddelerin (yukarıda açıklanan koşullarda) ayrılmaları mümkün olmaktadır.

metiItestosteron gibi) birbirlerinden ayrılmaları İTK ile standartlarla karşılaştırılarak yapılabilir. Son yıllarda sporcular arasında daha çok suistimal edilen bu maddenin vucutta doğal olarak sentezlendiği ve bu nedenle de suistimalinin anlaşılamayacağı düşüncesi ile kullanımı yaygınlaşmıştır. (Vural. 1986). epitestosteron ve diğer sentetik anabolik steroidlerin İ T K ile i d e n t i f i k a s y o n l a r ı Anabolik steroidlerin (testosteron. kloroform-buzlu asetik asit (90:10) örnek verilebilir. metilen klorür-aseton (80:20).. Süzen.da yer almaktadır. N. Standartlar 1 (J..S. Adsorban olarak silikagel G kullanılır.25 mm kalınlığında kaplanarak. Testosteron ve epitestosteronun idrarda asit hidrolizden sonra İTK ile saflaştırılması ve GLK de türevleme yöntemi ile tayin edilmesi ve yöntemin doping analizi amaçı ile kullanılabileceği (laboratuvarımızda uyguladığımız yöntem) aşağıda açıklanmıştır. Developman için değişik sistemler kullanılabilir: kloroform-etil asetat (80:20). oksimetolon. nandrolon. 110°C'de etüvde 1 saat aktive edilir. M. 1989) Testosteron. Cam levhalar 0. nandrolon fenilpropiyonat. oda sıcaklığında kurutulur. 177 .g/ml konsantrasyonunda kloroform içinde hazırlanır. Bu oranın 6/1 den büyük olması halinde testosteronun doping amacı ile kullanıldığı kabul edilmektedir (Domike. 1976 yılından beri IOC tarafından yasaklanan testosteronun (T) doping amacı suistimal edildiğini gösterilmesinde metaboliti olan epitestosteroııun (E) de tayin edilerek T/E oranının saptanması gerekmektedir.

Lisans Tezi. Uygulama : Plaklar 12 cm ye kadar develope edildikten sonra. oluşan renk kaydedilir.5 ml. Standard çözeltilerden ise 10 pl İTK'ya uygulanır.sülfirik asit reaktifi ise püskürtmeden önce plaklara 110 °C'de 10 dakika bekletilir ve UV altında renkleri kaydedilir. UV de parlak sarı renk verir. asetik asit anhidrit-PLSOj ile görünen ışıkta gri-kahverengi. sodyum sülfat ile suyundan kurtarılır. konsantre süfürik asit ilave edilerek karıştırılır. b) Asetik anhidrik. Karışım soğutularak. 2. Tablo 15 çeşitli anabolik steroidlerin renk reaktifleri) İTK'da verdikleri renkler ve Rf değerleri görülmektedir (Fazla bilgi için Süzen.sülfürik asit reaktifi : 5 ml anhidr asetik asit. Rf değerleri hesaplanır. 5 ml konsantre sülfürik asit ile dikkatlice karıştırılır. Testesteron vanilin H 2 S 0 4 ile kırmızı renk. Görülen lekelerin yeri işaretlenir. 1988'e bakınız). Ekstraktlar birleştirilerek. plaklar 120°C'de lekeler görünene kadar bekletilir. Steroidlerin idrardan izolasyonları: 5 ml idrar örneği. 50 ml alkole yavaşça katılır. Oda sıcaklığında azot gazı altında uçurulur. Y.Renk reaktifleri : 1. S. Vanilin-sülfürik asit reaktifi : 3g vanillin 100 ml absolü etanol ile çözülür ve 0. 5ml eter ile 2 kez ekstrakte edilir. Asetik asit anhidr . 178 . Kalıntı metanolde çözülerek İTK'ya uygulanır. plaklara renk reaktifleri püskürtülür : a) Vanilin-sülfıirik asit reaktifi püskürtüldükten sonra.

glasiyal asetik Asit (80:10) Testosteron ve epitestosteronun GLK ile tayini (Enzimle Hidroliz Yöntemi) İdrarda testosteron ve epitestoronun konjugatları asit hidroliz yerine (3.91 I : Kloroform .83 0.96 0.79 0.61 0.61 0.23 0.67 Nandrolon Kahverengi Parlak 0.87 0.5 saat inkübe edilir.82 0.kırmızı Mavi kahverengi Grikahverengi Kırmızıkahverengi Pembe 0.85 0.58 0.73 0.27 0. 179 .86 Parlak 0.mavi Sarı kahverengi Sarı kahverengi Sarı kahverengi Parlak 0.glasiyal asetik asit (90:10) ııı : Kloroform .61 0.70 0.75 0. 55°C de 2.31 0.75 0.62 0.80 0. II kloroform .59 0.86 0.73 Kırmızı siyah Kırmızı kahverengi Parlak 0.etil asetet (80:20).84 0.53 0.95 0.aseton (80:20) IV : Kloroform siklohekzan glasiyal asetik asit (70:20:10) V : Metilen klorür .85 0.93 0.60 0.85 0.51 0.82 Oksimetolon Parlak 0.53 0.glukuronidaz ile " enzim hidroliz" yöntemi kullanılabilir.88 0.T a b l o 15.Çeşitli steroid yapısındaki ilaçların İTK verileri R e n k reaktifleri Vanilin H2SO 4 Rf v e d e v e l o p m a n sistemi İlaç Aldı Gün ışığı 1 Parlak sarı II 111 IV V VI Testosteron Kırmızıkahverengi Koyu kırmızı Gri .36 Nandrolon l'eııilpropiyonat Nandrolon pheksilnksifeııilpropivonat 4-hidroksi-19nortestosteron siklopentilpropiyonat Gri .49 0.65 0.85 0.95 0.aseton (80:20) IV : Metilen klorür .37 Meteııelon enentat Parlak 0. 100 ml idrarın pH sı 5'e ayarlandıktan sonra (3-glukuronidaz (130000 ünite) ilave edilir.

ıg/ml netil testosterom (iç satandart) ilave edilerek 5 pl gaz kromatografa enjekte edilir. Bileştirilen eter ekstraktları % 20 NaOH. 180 . detektör sıcaklığı 300 °C. taşıyıcı gaz (azot) akış hızı 30 ınl/dk. asit hidrolizde olduğu gibi. Eter fazı uçurulduktan sonra.o 5 10 Dakika 0 5 10 Dakika a b Şekil 20. testosteronun (3) kromatogramları Soğuduktan sonra 3 kez eterle ekstrakte edilir. ardından su ile yıkanarak susuz sodyum sülfattan geçirilerek suyundan kurtarılır.Standart (a) ve idrardan izole edilen (b) metil testosteron (1). Fırın sıcaklığı 260 °C. Hidrojen akış hızı 50 ml/dak. kalıntıya 50 (. Epitestosteron (2). GLK de sabit faz olarak %3 SE-30 (Chromosorb WHP 80-100 misli üzerinde) ve FİD detektör kullanılır. hava akış hızı 300 ml/dak. Olarak ayarlanır. enjeksiyon giriş sıcaklığı 280 °C.

1. standart çözeltilerinden arasında 5 seri çözelti hazırlanır. Vural.19 ± 0.51 ±0. Metilleme ile duyarlık sınırı 0.62 ± 0.88 ± 78 bulunmuştur. 1936. N..32 bulunmuştur.96 ± 0. kalibrasyon grafiğinden hesaplanır. 1988) Yaptığımız bir araştırmada. İlaç kloroformla seyreltilerek 10-100 (ig/ml kullanımı ile T/E oranı artmaktadır. Hazırlanan seri çözeltilerden 5 jul gaz kromotografa enjekte edilerek yukarıdaki koşullarda çalışılır. (Donike.67 fig/'ml ve 1.62 değerleri elde edilmiştir.05 |ig kadar inileilir (Süzen. E ve T/E için sırası ile 2. ayrıca yöntem enzim hidroliz yöntemine göre daha ekonomiktir. E 1. normal kadınlarda idrarda testosteron (T) 0. Bu oran 6 ve üstünde olduğunda ise sporcu dopingli kabul edilmektedir. Testosteron türevi ilaç (sustanon 250) kullanan hastalarda ise T 5. Standart / iç standart pik yüksekliğine karşı konsantrasyon alınarak kalbirasyon grafiği çizilir. Şekil 20 (a ve b) de testosteron ve epitestostoronıın kronıatogramları (standart ve idrardan izole edilen) görülmektedir. idrarda asit hidroliz yöntemi -İTK kombinasyonunu takiben GLK ile tayini. S. İç standart olarak metiltestortem 50 fag/ml olmak üzere standartlar ilave edilir.Kromatogramlarm pik yükseklikleri ölçülerek.25 ± 48 p-g/ml ve T/E oranı ise4.33 + 0.. Sonuç Testosteron ve epitestosteronun..19 |ag/ml.07 |ag/ml ve T/E oranı 2. M.59 ng/ml. Duyarlık 0. Ancak ekstraksiyonun benzenle yapılması. Kalibrasyon : Stok testosteron asetat ve epitestosteron asetat (1 mg/ml).40 ± 0. 1989) 181 .2 |!g dir. S. yöntemin sağlık açısından sakınca oluşturmaktadır. epitestosteron (E) 0. yönteminde enzimatik yönteme göre daha yüksek verim elde edilir.94 ± 87 (i»/mU. Normal erkeklerde ise T. Süzen.

mikroorganizmaları yok etmek için kullanılan fiziksel. Pestisitlerle. DDT (letal doz 30 g) ye göre daha çok toksiktirler. tüketimi ve depolanmaları sırasında. çeşitli nedenlerle kronik. akut toksisite açısından önem taşıyan organik fosforlu insektisitlerin rutin toksikolojik analizleri açıklanmıştır. Ancak kalıcılıkları nedeni ile halen canlıların adipoz dokusunda ve insanlarda anne sütünde bulundukları gösterilmiştir (Fazla bilgi için Vural. PESTİSİTLER Besin maddelerinin üretimi. besin değerini bozan.. Organik klorlu pestisitler Klorlulıidrokarbon yapısındaki (organoklorlu) pestisitler yapılarında klor bulunan aromatik veya alifatik bileşiklerdir. dieldrin ve endrin (akut letal dozları yetişkinlerde 5 g). N. Aldrin. 5.. İlk sentezi yapılan klorlu hidrokarbon yapısında olan DDT ve klorlu siklodien yapısındaki dieldrin.1. besinleri yok eden ve zarar veren haşereleri. Burada çevrede kalıcılıkları nedeni ile kronik toksisite açısından da önem taşıyan klorlu hidrokarbon yapısındaki pestisitlerle. 1996'ya bakınız).5. aldrin gibi insektisitlerin çevrede kalıcı ve kaısinojenik etkili olmaları nedeni ile kullanımları kısıtlanmış ve daha sonraları da yasaklanmıştır. kimyasal ve biyolojik savaş maddelerine "pestisitler" denir. 182 . mesleki maruziyet dışında. 1996). akut ve ölümle sonuçlanan zehirlenme olaylarına ülkemizde sıklıkla rastanmaktadır (Vural. Pestisitlerin analitik ve adli toksikoloji açısından analizleri önem taşır. Çözücü ile numuneden ekstrakte edildikten sonra İTK ile kalitatif analizleri yapılabilen bu maddeler için basit ve güvenilir yöntemler yoktur.N.

İTK'ya uygulama : Ekstrakt 100 pl metil alkol içinde çözülür.Ancak GLK ve GK-MS kombinasyonları ile kendilerinin ve metabolitlerinin kesin analizleri yapılabilir. Teknik : 10 ml numune. Yıkanmış ekstrakt. Fazların ayrılması için 5 dakika bekletilir ve üst faz ayrılır. 5 ml petrol eteri (kaynama noktası 40-60°C fraksiyonu) ile 5 dakika karıştırılarak ekstrakte edilir. yükselinceye kadar) edilir ve kuruluğa kadar uçurulur. siklohekzanla doyurulmuş tankta develope (10 cm. 100°C de etüvde 20 dakika bekletilir. Ekstraksiyon 2. kez 5 ml petrol eteri ile tekrarlanır. dieldrin. heptaklor ve dokofan için kullanılır. Ayrılan petrol eteri fazları birleştirilir ve sırası ile 5 ml saf su. Silikagel G ile kaplanmış kromatografi plağının (5x20 cm boyutunda ve 20 pm partikül büyüklüğünde) ilk kolonuna 20 pl tatbik edilir. kolona uygulanır. Kromatogramların belirtilmesi için potasyum permanganat çözeltisi (0. Kromatogram.etanol (etanolamin) püskürtülür. 5 g sodyum sülfat üzerinde kurutulur ve basınçlı hava veya azot akımında kuruluğa kadar uçurulur. İTK ile kalitatif analizleri Bu yöntem aldrin. 183 . arkadan yavaşça 2-amino. Numune olarak mide muhtevası ve olay yerinden elde edilen kalıntılara uygulanabilir. 5 ml sodyum hidroksit (20 g/l) ve 5 ml saf su ile yıkanır.1 mol/l) püskürtülür. Standard madde karışımından (metil alkol içinde hepsini 1 g/l konsantrasyonda içeren karışım) 20 pl 2.

5. Bazıları herbisit olarak da kullanılır ve insanlarda toksiteleri oldukça düşüktür. Önemli bir kısmı (azinfos metil.J. Organik fosforlu insektisitler. diagnozda yararlı olabilir. genelde sıcak kanlılara ve insanlara toksiktirler ve çeşitli nedenlerle sıklıkla akut zehirlenmelere ve ölüme neden olmaktadırlar. heptaklor 34 ve aldrin 41 elde edilir. Akut zehirlenmede kusma. diazinon ve malation gibi) 184 . uyarılma. konsantre nitrik asit ile (10:1) oranında seyreltilir] püskürtülür ve 15 dakika UV (254 nm) altında bekletilir.9. (Flanagan R. musküler tremor ve konvülziyonlar. Klinik değerlendirme Organioklorlu pestisitler. Zehirlemenin tedav isinde. ekstremitelerde zayıflık ve uyuşukluk.Soğutma için bekletildikten sonra. solunum depresyonu görülür. dayanır.1 mol/1 gümüşnitrat çözeltisi. Organik fosforlu pestisitler Organik fosforlu pestisitler.5 mg/l ile 10 mg/l arasında değişir. Başlıca toksik belirtileri etkileri asetilkolin esteraz ve inhibisyonuna merkezi sinir Zehirlenme muskarinik. Bu teknikle yaklaşık hRf Rf değerleri : lindan 0. Sonuç : Klorlu hidrokarbonlar kahverengi/siyah lekeler verir. Organik fosforlu insektisitlerin batıcı (sarımsak) kokuları. Çoğu insektisit olarak kullanılır. nikotinik sisteminin aşırı stimülasyonu şeklindedir. İdentifikasyon standart kromatogram ile karşılaştırılarak yapılır. semptomatik ve destekleyici tedavi uygulanır. nitrik asit ile seyreltilmiş gümüş nitrat çözeltisi [0. diyare. geniş bir grubu oluşturmaktadırlar. 1995) Yöntemin duyarlığı organik klorlu pestisitin yapısına bağlı olarak 2. ve ark. başlıca MSS'ni etkilerler. dikofan 26.2. Dieldrin ve endrin bu koşullarda detekte edilemezler.

Organik fosforlu iııdetisitleri çok geniş bir grup olup. Dialkilfosfat metabolitleri düşük maruziyetlerde de iyi bir indikatördür. temel yapıları ve bazı örnekler aşağıda verilmiştir. dimetilfosfat ve paration ile dietilfosfat: parationla disulfotan ve forat ile dietiltiyofosfat metabolitleri oluşur. \ o—P—s \ O P—o Fosforoditioat Fosforotioat -p—o I \ R Fosfat o—P- I Fosforotiolat x \ Zehirlenmenin toksikolojik açıdan tanısında : 1) Vücut sıvılarında (kan. N. 2) Bazı dimetil ve dietil organik fosfor yapısında olan organik fosforlu insektisitlere maruz kalmanın araştırılmasında alkil fosfat metabolitlerinin tayini yapılabilir. Bu nedenle analiz sırasında mide muhtevası ve olay yerinden elde edilen örneklerin pH sim analizden önce 7 ye ayarlamak gerekir. diklorvos.bazik ortamda hidroliz olurlar. idrar ve ölüm halinde vücut dokularında) organik fosforlu insektisitler ve metabolitleri aranır. Örneğin: Fosfamidon. 1993). Ancak dialkil fosfatlar idrarda düşük konsantrasyonda oldukları için gerek izolasyon ve gerekse identifıkasyon ve analizleri dikkat ister (Besbelli. Örneğin zehirlenmede. 185 . asit ortamda da dayanıklı değillerdir. ınetaboliti p-nitrofenol analizi de yapılır..

İTK'ya Uygulama : Ekstrakta 100)0. Standart olarak çeşitli organik fosfat esterleri (metadon. methidation. Üst faz ayrılır ve ikinci kez 5 ml metil tersiyer bütileterle ekstraksiyon tekrarlanır. Organik analizleri i) Yöntem mide muhtevası ve olay yerinden elde edilen kalıntılara uygulanabilir.1 metil alkol ilave edilir ve 20jıl silikagel G ile (5x20 cm boyutunda. Aktivitedeki düşme oranı. 5 ml metil tersiyer-bütileter ile 5 dakika karıştırıcı kullanarak ekstrakte edilir. Bu nedenle zehirlenmelerde. Tanktan çıkartıldıktan sonra kurutulur. levhaya uygulanır. organik fosfat esterlerinin 4-(p-nitrobenzil) piridin (asetonda 20 g/l) ve aseton: tetra etilenpentamin (9:1) kombine reaktifleri ile mor lekeler vermesine dayanır. Ekstraktlar birleştirilir. faz ayıran filtre kağıdından temiz bir tüpe süzülür. yüksekliğe kadar develope edilir. İkinci kolona da 10|il standart karışım 186 . Yöntemin prensibi. zehirlenme şiddeti hakkında bilgi verir. Basınçlı hava veya azot akımında kuruluğa kadar uçurulur. Kromatogram (siklohekzan/aseton/kloroform: 70/25/5) karışımında 10 cm. Teknik : 10 ml örnek alınır ve gerekiyorsa pH. destekleyici deney olarak plazma asetilkolinesteraz aktivitesi (AChE) tayin edilir. katı sodyum fosforlu insektisitlerin İTK ile kalitatif (nitel) bikarbonatla 7 ye ayarlanır.3) Organik fosforlu insektisitler kolinesteraz inhibitörüdürler. Fazların ayrılması için 5 dakika bekletilir. dioksation ve klorprifos gibi) metil alkolde (1 g/1) konsantrasyonda karışım halinde hazırlanır. 20 fim ortalama tanecik büyüklüğünde) kaplanmış uygulanır.

Tabakaya 4-(p-nitrobenzil) piridin çözeltisi (asetonda, 20 g/l oranında) püskürtülür ve 110°C da 30 dakika bekletilir. Soğutulduktan sonra aseton /tetraetilenpentamin (9/1 oranında) karışımı püskürtülür. Sonuç : Organik fosforlu insektisitler açık kahverengi zemin üzerinde mor lekeler verir. Lekeler standartlarla karşılaştırılır ve Rf değerleri

hesaplanır. (Örneğin, İTK' da bu yöntemle dimetoat ile : 0.11 ; malation ile : 0.42 ; bromofos ile : 0.54 ; klorprifos ile : 0.58 Rf değerleri elde edilir. ii) İTK ile kalitatif analizde diğer bir renk reaktif olarak (gümüş nitrat bromfenol) karışımı kullanılabilir: Olanaklar açısından daha pratik olan bu yöntem aşağıda açıklanmıştır. Yöntem mide içeriği veya olay yerinden elde edilen numunelere

uygulanabildiği gibi insektisit formülasyonlarada uygulanabilir. Renk reaktifi : a) %1 A g N 0 3 (3:1 oranında su/aseton karışımında); b) %0.5 bromofenol çözeltisi (asetonda) kullanılırken 100 ml (a) çözeltisi, 10 ml (b) çözeltisi ile karıştırılır. Devolopman çözeltisi : (Benzen/aseton) : (80/20) oranında Adsorban : A1 2 0 3 (20x20 cm levha üzerinde) Standardlar : Daha önce açıklandığı şekilde hazırlanır. Uygulama : Mide içeriği veya olay yeri kalıntısından izolasyon daha önceki İTK tekniğinde olduğu gibi yapılır. İnsektisit formülasyonunda

izolasyon işlemi ise aşağıda açıklanmıştır. Formülasyonlardan organik fosforların izolasyonu : Emülsiyon veya toz halindeki numuneden 200 mg alınır. 10 ml asetonla sık sık çalkalanarak oda sıcaklığında ekstrakte edilir (Cam kapaklı bir erlen veya daha iyisi bir mezür içinde). Şartlar uygunsa bir gece bekletmek yerindedir. İcabında süzülerek belirli bir hacme (10 ml ye) tamamlanır.

187

Numunenin İTK'ya tatbiki : Önceden hazırlanmış 0.04 ml numune (kantitatif tayinde miktar önemli) çapları 5 mm yi geçmeyecek şekilde damlatılır. Oda ısısında kurutulur. Adsorban tabaka, daha önceden developman sistemini içeren ve çözücü atmosferi ile doymuş tanka yerleştirilerek genellikle çözücü yüksekliği

başlangıçtan 10-12 cm yükselinceye kadar bekletilir. Developman zamanı ve oda sıcaklığı kaydedilir. Tanktan çıkarılan adsorban tabaka, oda sıcaklığında kurutulur. Kromatogramların belirli hale getirilmesi : Reaktif karışımı adsorban tabakaya püskürtülür ve levha 50-60°C de 10 dakika kurutulur. Mavi zemin üzerine, tiyoorganik fosforlu insektisitler, viyole renk tonları verir. Bu rengin belirgin hale gelmesi için, %1 lik sitrik asit püskürtülerek veya levha brom buharına tutularak mavi olan zemin rengi giderilir. Çok hafif renkli olan lekeler ise 5-10 dakika U.V. de bekletildiğinde belirgin hale gelirler. Kromatogramların Rf değerleri saptanarak standartlarla karşılaştırılır. Böylece organik fosforlu insektisitlerin indentifıkasyonu yapılır. Genel olarak organik fosforlu insektisitler (bromfenol mavisi+gümüş nitrat ile) mavi (rogor); viyole (gusathion); mavi viyole (paration ve diazinon) renkleri verirler. Asetilkolin esteraz aktivitesinin tayini Organik fosfat ester ve karbamade yapısındaki insektisitler asetilkolin esteraz enzimini inhıbe ederek serinin iletimini bozarlar. Kolin esteraz başlangıç olarak karaciğerde oluşur, ancak plazmada da bulunur. Plasma kolinesteraz inhibisyonunun fizyolojik olarak önemli

düşünülmez. Kolinesteraz ve asetilkolin esteraz farklı enzimlerdir. Plazma kolinesteraz asetilkolin hemen esterazın hemen halen tamamen %50 inhibe olabilirken, eritrositlerdeki Bu durum

si aktivitesini

koruyabilir.

188

maddelerin bağlıdır.

relatif

inhibisyonuna,

giriş yollarına,

maruziyet

derecesine

Pratikte

plazma

kolinesteraz aktivitesinin

tayini

organik fosforlu

insektisitler veya karbamatlara maruziyetinin belirlenmesi için uygun bir indikatördür. Aktivitenin normal olması, bu maddelere maruziyetin

olmadığını gösterir. Aktivitenin düşük bulunması halinde, toksik madde ve /veya metabolitinin biyolojik sıvılarda bulunması ile zehirlenme olayı ve nedeni desteklenmiş olur. Hem eritrosit ve hem de plazma ChE düzeyinin düşük olması, organik fosfat veya karbamat grubu pestisitlerle zehirlenme olasılığını güçlendirir. Kolinesteraz aktivitesinin tayininde kullanılan 1) yarı kantitatif basit bir yöntem 2) daha duyarlı olan diğer bir yöntem aşağıda açıklanmıştır. 1) Asetil kolinesteraz inhibisyonunun yarı kantitatif

değerlendirmesi Yöntemin prensibi, substrat olarak kullanılan asetiltiyokolinin, AChE tarafından asetil ve tiyokoline hidroliz olması; oluşan tiyokolinin 5,5'-

ditiyobis (2-nitrobenzoik asit) ile sarı renkli kompleks vermesine dayanır. Oluşan sarı rengin şiddeti pralidoksim (organik fosfat esterlerinin

inhibisyonunda reaktivatör içeren numune ile karşılaştırılarak yorumlanır. Yöntem serum veya plazmaya uygulanır. Reaktifler : Dithiobisbenzoat reaktifi : 5,5'-nitrobenzoik asit (DTNB), 0,2 g/l konsantrasyonunda sodyum dihidrojen ortofosfat tamponu (0.1 ml, pH 7.4) içinde hazırlanır. Asetiltiyokolin iyodür çözeltisi: Suda 5 g/l konsantrasyonda hazırlanır. Pralidoksim klorür çözeltisi: Suda 200 g/l konsantrasyonda hazırlanır.

189

Kör (veya kontrol) olarak kullanılacak plazma veya serum maruz kalmamış kişilerden sağlanır. U y g u l a m a d a : 3 t a n e 10 ml lik tüplerin herbirine 2.0 m l D T N B reaktifi ve 1.0 ml asetiltiyokolin iyodür çözeltisi konur. Birinci t ü p e 2 0 [il kontrol p l a z m a , ikinci t ü p e ise 2 0 jo.1 n u m u n e p l a z m a k o n u r . Ü ç ü n c ü t ü p e ise 2 0 p.1 p r a l i d o k s i m çözeltisi ve 2 0 p l n u m u n e p l a z m a ilave edilir. Her üç t ü p te v o r t e k s l e karıştırılır ve o d a sıcaklığında 2 dakika

bekletilir. Sonuç : a) Kontrol tüpte oluşan sarı renk, test tüpüne göre (2. Tüp) daha koyu ise, asetilkolin esteraz inhibitörü bu maddenin varlığını gösterir. İlaveten pralidoksim içeren tüpteki karışımın (3.tüp) rengi, kontrol tüpü ile aynı ise, o zaman organik fosfat esteri ile ilgili bir AChE inhibitörü vardır. Bunun diğer deneylerle desteklenmesi gerekir. (Organik fosfat esteri pestisit grubu veya metabolit analizi ile). 2) AChE aktivitesi tayini Yukarıda AChE'ın nitel analizi için uygulanan yöntem kantitatif amaçla da kullanılabilir. İlk kez Ellman tarafından uygulanmıştır. (Ellman,G., 1959; WHO, 1987) Reaktifler : DTNB tampon çözeltisi : 100 mg DTNB; 4.472 g disodyum hidrojen fosfat (Na 2 HP0 4 ) ve 250 g potasyum dihidrojen fosfat (KH 2 P0 4 ), 800 ml distile suda çözülür. 4.5 g sodyum klorür ilave edilir ve distile su ile 1 litreye tamamlanır, pH kontrol edilip, 7.6'ya ayarlanır. (Seyreltik HCI veya NaOH ile). Bu çözelti buzdolabında en fazla 1 hafta dayanır.

190

Tüp plazma kör. tüplere) kan ve plazmaya 50 pl eserin salisilat çözeltisi (ChE inhibitörü) ilave edilerek. Uygulamada 20 pl kana 20 ml DTNB tampon çözeltisi ilave edilir. AChE inhibitörü olarak eserin salisilat (fîzostigmin salisilat) kullanılır. eritrosit veya plazmaya uygulanabilir. 4'er ml 2 ayrı tüpe konur. Tüp plazma numunesi). 4. ve 3. Tüp 3000 rpm de 5 dakika santifıij edilir. Yöntem postmortem kana da uygulanabilir. 3. 50 mg madde 40 ml suda çözülür. 405 nm de okunur. 1 ve 2 nolu tüpler (kanlar) 3000 rpm de 5 dakika santiftij edilir. Tüp kan numunesi. numune plazma ve kanı içeren tüpler 50 pl eserin salisilat çözeltisi ilave edilir. Hepsine substrat olarak 1 ml propiyonil tiyokolin ilave edilir. 191 . Tekrar 30°C de 10 dakika inkübasyon için bekletilir. Heparinli kan örnekleri +4°C de saklanır. Tüp kör kan deneyi için: 2. Kan örnekleri heparinize tüplere alınır. distile suya karşı.Substrat olarak propiyoniltiyokolin kullanılır: 150 mg madde 80 ml su içinde çözülür. Teknik : Yöntem tam kan. (1. Bütün tüpler (kör ve numune içeren tüpler). Çözelti baz dolabında en fazla 2 hafta dayanır. Kör deney olarak ayrılan (1. vortekste karıştırılır. Bu çözelti günlük hazırlanır. distile su ile 100 ml ye tamamlanır. Seyreltilmiş kan örneğinden üç tüpe 4'er ml konur. Süpernatanttan. (3. 5 dakika 30°C de su banyosunda inkübasyon için bekletilir. distile su ile 100 ml ye tamamlanır. Oluşan sarı renkli çözeltilerin absorbansları (her 4 tüpteki çözeltiler). geriye kalan seyreltilmiş kan. İnkübasyondan sonra.

Hesaplama kullanılır.60. 0. Çözelti kullanılacağı zaman hazırlanmalıdır. (1 ml distile suya 4 ml DTNB çözeltisinin ilavesi) ile hazırlanan köre karşı 405 nm de okunur.40 p mol/ml sistein) absorbansı (A s ) C(S) : Standart çözeltinin en küçük konsantrasyonu (genellikle 0.0 ml sistein standart çözeltilerine. 63. 0.20.4 m mol 1).V IU/ml : Kolinesteraz aktivitesi tayini için aşağıdaki formül A (T-B) : Tam kan veya plazmanın absorbansından tam kan (kör) veya plazma (kör)ün absorbansının çıkartılması ile elde edilen absorbans (A n .08 p mol/ml sistein) T. Kalibrasyon eğrisinin çizilmesi için 0. : Örnek hacmi (absorbansı okunan 20 pl : 5 = 0. Absorbansa karşı.40. Distile su ile 5 ml ye tamamlanır. 192 . : Toplam hacim (5 ml) S.A k ) A ( S ) : En yüksek konsantrasyondaki standart çözeltinin (genellikle 0. Distile su ile 1000 ml ye tamamlanır (0. sistein konsantrasyonu işaretlenerek doğru çizilir.004 ml) t : Reaksiyon zamanı (10 dakika) IU/ml : Uluslararası ünite birimi p mol substrat/dakika Teknik kısımda anlatılan koşullarda çalışıldığında değerler yerine konulursa. 4 ml DTNB tampon çözeltisi ile siyreltilir.V.Kalibrasyon Sistein hidroklorür standart olarak kullanılır.80 ve 1.05 mg sistein hidroklorür 900 ml distile suda çözülür. 0.V. A (T-B) ChE (aktivitesi) = A (S) x t x SV C (S) x T. Oluşan renklerin absorbansı. 0.

1995). % 90-100 inhibisyonu ise şiddetli zehirlenme olarak kabul edilmektedir (Maroni. 1986). Eritrosit: 2.1 IU/ml arasındadır. M. Organik fosfat esterlerin maruziyette AChE inhibisyon % si daha uygun bir kriterdir.maruziyet sonrası AChE x 100 Maruziyet öncesi AChE Kolinesteraz düzeyinin % 50-60 inhibisyonu formülü ile hesaplanabilir.A (T-B) ChE aktivitesi = A (S) An -A k ChE(lU/ml)= As x 0. N. ölüm nedeni hakkında bir bilgi verebilir.6-4. Bu amaçla kişilerde maruziyet öncesi ve sonrası AChE aktivitesi ölçülür. AChE düzeyindeki düşme % si (inhibisyon %) : Maruziyet öncesi AChE ... Bu bulgulara göre solunum yetmezliğinden kalp hastalığından.004 A (T-B) x 10 IU/ml A (S) x 10 şeklinde formüle edilebilir. 193 .5-3. % 60-90 inhibisyonu orta. Plazma : 1. Ancak en fazla düşme organik fosforlu insektisitlerle zehirlenmede gövrülmüştür (Kaşifoğlu. Eritrosit kolinesteraz aktivitesi : (Tüm kan kolinesteraz aktivitesiplazma kolinesteraz aktivitesi) eşitiği ile hesaplanır. Ölüm olaylarında. CO zehirlenmelerinden ölen kişilerde AChE aktivitesi düşük bulunmuştur.5 IU/ml. Yaptığımız bir araştırmada.5-7. postmortem kanda kolinesteraz aktivitesi tayini. hafif .08 x 5 = 10x0. Sonucun yorumu Organik fosforlu insektiflere maruz kalmamış (normal) kişilerin kolinesteraz değerleri: Tam kan : 4. çeşitli nedenlerle ölen kişilerin (postmortem) kanlarında AChE aktivitesi tayin edilmiştir.0 IU/ml.

1987). Zamanımızda metal zehirlenmeleri. mesleki maruziyet. 194 . ve Gagliono Candela. R. Bu nedenle toksikolojik analizlerde yeterli duyarlıkta. akut ve kazaen zehirlenmelerden çok mesleki ve çevresel maruziyet nedeni ile önem kazanmıştır (Kurşun. kadmiyum. Geliştirilen yeni tekniklerle (atomik emisyon ve absorbsiyon spektrofotometresi : AES ve AAS . iatrogenik zehirlenmelerin araştırmalarında atomik absorbsiyon spektrofotometresi (AAS) ve İndüktif Coupled Plasma Spektrofotometresi (ECP) en çok tercih edilen yöntemlerdir. iyi sonuç veren bir teknik olan AAS rutin olarak kullanılan bir yöntemdir (Fazla bilgi için: Borriella. Ayrıca aynı örnekle multielementlerin kantitatif analizi hızlı olarak yapılabilmektedir.. polarografı. nötron aktivasyon: NAA) eser miktarda metallerin çevrede ve biyolojik materyalde duyarlı ve spesifik analizleri mümkün olmaktadır.. ICP pahalı bir tekniktir. Bu nedenle biyolojik materyalde metalik zehirlerin analizi ile ilgili yöntemlerde paralel olarak gelişmiştir. M E T A L İ K ZEHİRLER Metallerle zehirlenmelere çok eski yıllardan beri rastlanmaktadır.6. endüstri ve çevre açısından önemli olan kurşunun toksikolojik analizi açıklanacaktır. anodik strippiııg voltametresi : ASV. Bu bölümde Reinsch deneyi. Arsenik zehirlenmesinin Orfila tarafından biyolojik materyalde (saçta) Marsch deneyi ile aranması adli ve analitik toksikolojinin başlangıcı olmuştur. krom. R. civa. Akut zehirlenme. Çünkü her iki teknikle de hemen bütün elementlerin analizi yüksek duyarlıkla olarak yapılabilmektedir. nikel gibi).

Vural. 1998. 1997'ye bakın). Labratuvarımızda bu amaçla kullanılmış yöntemler aşağıda açıklanmıştır. Reinsch deneyi Bakırdan daha soy elementlerin biyolojik materyalde aranmaları için kullanılan bu test ve destekleyici deneyler kitabın genel bölümünde açıklanmıştır.2. Alkil kurşun bileşiklerini (TEK. B. N. idrarla porfirin atılımı ve delta aminolevülinik asit (d-ALA) tayinleri yapılır. Kurşun ve anorganik kurşun bileşikleri (kurşun nitrat. rutin toksikoloji labratuvarlarda halen kullanılması gereken bir deneydir. insektisit.. Kurşun Kurşun ağır bir metal olup. Kurşunun mesleksel ve çevresel izlenmesinde kandakurşun. kurşun karbonat. seramik.. idrarda kurşun. vulkanize kauçuk. Kanda ve idrarda AAS ile kurşun tayini Biyolojik materyalde AAS ile kurşun tayininde değişik yöntemler uygulanabilir. 6. lehim. N. N. porselen. 1983. Y: Vural. Tiimtürk. Güvendik. Se ve Te) biyolojik materyalde doğrudan aranmalarında uygulanan Reinsch testi klasik bir yöntem olup. 195 . anorganik ve organik bileşikleri vardır.. alevli yöntemde duyarlığı arttırmak için yarıklı kuvars tüpü uygulaması veya grafit fırın (alevsiz yöntem) yöntemi kullanılabilir (Vural. 1998).1. G. TMK gibi) toksisitesi ve çevre kirliliği nedeni ile kullanımları yasaklanmış veya sınırlanmış olmasına karşın halen bir çok ülkelerde önemini korumaktadır (Fazla bilgi için Vural. Y. Doğrudan alevli AAS. Bazı metallerin (As. Duydu.6. alaşım yapımı ve endüstirisinde kullanılır. sb.. Hg. N. gibi) boya akümlatör. Organik kurşun bileşiklerinden tetra etil kurşun (TEK) ve tetrametil kurşun (TMK) benzine geri tepmeyi önlemek için ilave edilir. N : 1996 ve Duydu.

Reaktifler : 1. 2. Amonyum (veya sodyum) pirolidin ditiyokarbamat (SDDC): 2 g madde diyonize su ile 100 ml ye tamamlanır. Her çözelti ilavesinden sonra vorteksle karıştırılır. 4. Kalibrasyon grafiginden konsantrasyon hesaplanır. Kalibrasyon eğrisinden hesaplanır.1) Alevli AAS yöntemi ile kanda kurşun tayini Kanda kurşun tayini için. N ) Teknik : 5 ml heparinize kan örneğine 1 ml Triton-X-100 ilave ederek hemoliz edilir. Üstte ayrılan organik fazın absorbansı 217 nm de atomik absorbsiyon spektrofotometresinde okunur. 5 dakika 2000 devir/dak saııtirifüj edilir. Organik fazın 217 nm de absorbansı MIBK (kör) e karşı okunur. 0.atom yakalama tekniği uygulanarak aletin duyarlığı arttırılır. Triton X -100 (Alkil fenoksi politoksi etanol) : 5 ml Triton X-100.25 ml 1 N asetik asit ilave edilir. 2) Atomik tüp uygulaması Alevli atomik abrosbsiyon spektrofotometresinde (FAAS) yarıklı absorbsiyon Spektrofotometresinde yarıklı kuvars kuvars tüp . kan örnekleri kurşun içermeyen heparinize tüplere alınır. 3. noniyonize su ile 100 ml ye tamamlanır. karıştırılır. kurşun sodyum pirolidin ditiyokarbamatla komplekse alınır ve oluşan kompleks su ile doyurulmuş metilisobütilketonla (MIBK). Bu 196 . Hemolizi hızlandırmak için vorteksle karıştırılır ve 10 dakika bekletilir. Yöntemin prensibi. 5 ml suda doyurulmuş MIBK ilave edilerek. pH: 2-4 aralığında ekstrakte edilir. 1 ml amonyum pirolidin ditiyokarbamat çözeltisi. (Daha ilerde açıklanmıştır). Metiliobütilketon (MIBK) : su ile doyurularak kullanılır. Asetik asit ( l .

yakut asetilenhava karışımı.3 ml. 1 ml stok çözeltisinin deiyonize su ile seyreltilmiş %1 lik nitrik asitle 100 ml ye seyreltilerek hazırlanır. Kuars tüpün ışık yolunu ve dikey ayarlar yapılır.4 ml ve 0. Bu çözelti 1 mg/ml kurşun içerir. Kalibrasyon : Stok kurşun çözeltisinin seyreltilmesi ile standart karışım seri çözeltileri hazırlanır.5 ml alınarak deiyonize su ile 5 ml ye tamamlanır. Stok kurşun çözeltisi 0.amaçla kullanlan yarıkiı kuarz tüp (Slotted Tube Atom Trap. günlük hazırlanan kalibrasyon eğrisinden değerlendirilir.2 ml. 0. Okunan absorbans. 10 dakikada tüpün üst kısmı kaplanır. Cihazın sıfır ayarı suda doyurulmuş MİBK ile yapılır. Bu şekilde 20 dakika tüpün alt kısmı. 60. STAT) uygun bir düzenekle alevin üzerine yerleştirilir ve alevin yarıkiı kuars tüpün yarıkları arasında geçmesi sağlanır. 0. dalga boyu 217 nm.159 g Pb (N0 3 ) 2 . 0.1 ml. Yarıkiı kuars tüpün kaplanması : Bu amaçla % l'lik lantanyum yarıkiı kuars tüp üzerine FAAS çalışır durumdayken kapatmaması için yatay klorür çözeltisi püskürtülür. 80 ve 100 pg/100 ml konsantrasyonda karışıma karşılık gelecek standart çözeltiler hazırlanmış olur. Çözeltiden 0. Bu kaplama sayesinde tüp ısıya daha dayanıklı hale getirilmiş olur. 0. Böylece 5 ml kan ile çalışıldığında 0. Standart kurşun çözeltisi (10 pg/ml). 197 . 20. yarık (slit) genişliği : 1 nm. 40. deiyonize su ile %1 oranında (hacim/hacim) seyreltilmiş sülfirik asitde çözülerek 100 ml ye tamamlanır. Kullanılan atomik absorbsiyon spektrofotometresinin koşulları : Lamba akımı : 5 mA.

açıklandığı şekilde %1 lik lantanyum klorürle kaplanır. Organik fazın absorbansı okunur. doğrudan FAAS ve FAAS-STAT kambinasyonu ile kurşun FAAS'de absorbansının ölçülmesidir. ve ark. analizi yapılan ve atomize edilen metal karşı konsantrasyonlar işaretlenerek kalibrasyon grafiği atomlarının ışık yolu üzerinde yarklı kuarz tüp kullanımı ile daha yoğun ve daha uzun süre kalmasına dayanmaktadır. 1998). İdrarda kurşun total. daha önce açıklanan MIBK'la olan şelasyon-ekstraksiyon işlemi uygulanır. dietil kurşun gibi) şeklinde. idrardaki kurşunun sodyum dietilditiyokarbam (SDDC) ile şelasyon oluşturması ve MIBK fazına alınarak. Absorbansa hazırlanır.. Kanda kurşun tayini yapılırken. kan örneğine uygulanan işleme tabi tutulur. bir kısmı da anorganik kurşun iyonu şeklinde atılır.yarıklı kuvars tüp kullanarak kanda kurşun tayini Alevli atomik absorbsiyon spektrofotometresinin (FAAS) duyarlığı. Y. kurşunun bir kısmı organik kurşun metabolitleri (trietil kurşun. yarıklı kuarz tüpü içeren FAAS cihazına çalışırken püskürtülür ve 217 nm de absorbans okunur. Organik faz.5 kez arttırılabilir (Duydu.Bu standart çözeltilere. Aletin sıfır ayarı MIBK'e karşı yapılır. 4) İdrarda tayini Bu yöntemin prensibi. Daha önce açıklanan MIBK ile selasyon oluşturduktan sonra ekstraksiyonla kurşun tayinine göre duyarlık 2. Teknik : Yarıklı kuarz tüp (hazır olarak sağlanır). yarıklı kuarz tüp-atom yakalama tekniği kullanarak arttırılabilir. Bu yöntemin prensibi. 3) AAS . Organik kurşun (tetra etil kurşun gibi) bileşiklerine maruziyette. Bu nedenle idrarda organik kurşun (PbO) ve anorganik (inorganik) kurşun (Pbl) atılırımın 198 . anorganik ve organik kurşun olarak tayin edilebilir.

Total kurşun atılımı ise genel kurşun maruziyetinin bir ölçüsü olarak kullanılır. Elde 10 ml alınarak. organik kurşun bileşikleri maruziyetin bir ölçüsü olarak değerlendirilebilir (Duydu. idrarda total kurşun tayini edilen absorbanslara karşı konsantrasyonlar kurşun işaretlenerek kalibrasyon eğrisi hazırlanır. stok kurşun çözeltisi 100 mg/l 00 ml. Kalibrasyon eğrisinden konsantrasyon hesaplanır. çözelti bir erlene aktarılarak 1 ml 1 M dibazik amonyum sitrat ilave edilir. Not : Aynı yöntem. Bu çözelti uygun şekilde seyreltilerek 0. asit dijestiyon fırınının özel tüplerine konur ve 5 ml konsantre nitrik asit ilave edilir. 130°C da 90 dakika bekletilir. önce 1 ml alınarak deiyonize su ile 100 ml ye tamamlanır (1 mg/l00 ml).ayrı ayrı tayini ve oranlan (PbO/Pbl). Ve ark. idrarda total kurşun (PbT) tayini : 10 ml idrar numunesi. yarıkıl kuarz sistemini içeren FAAS ile de duyarlığın arttırılması için kullanılabilir. Süre sonunda. Y. Uygulamada idrar ALA konsantrasyonunun tayini daha çok kullanılmaktadır. Pb maruziyetinde idrarda 5-ALA tayini İdrarda 8-aminolevülinrik asit (ALA) artışının kurşun maruziyetinin tanısında kullanılabileceği (biyomarker) 1960'lı yıllardan beri bilinmektedir. Seyreltik amonyak çözeltisi ile pH 7 ye aralanır. Kalibrasyon eğrisi için. Standart çözeltilerden yöntemi uygulanır. 2 ml %3 SDDC ilavesinden sonra 2 ml MIBK ile ekstrakte edilir. 1998). Organik fazın absorbansı su ile doyurulmuş MIBK 'a karşı 21 7 nm de okunur. Kandaki ALA ile idrardaki ALA konsantrasyonu arasında doğrusal bir ilişki olduğu gösterilmiştir.5 pg/ml ve 7 pg/ml lik standart çözeltileri hazırlanır. 199 .

2 ml etil asetoasetat ilave edildikten sonra her iki tüp vorteksle karıştırılır (etil asetoasetat ilave edilen tüp blank olarak kullanılır).5 ve 3 mg/100 ml konsantrasyonlarda standart çözeltiler hazırlanmış olur. 1. Kullanılan reaktifler : Stok ALA çözeltisi : 50 mg/100 ml (suda) konsantrasyonda hazırlanır.2. 3.6.6 g sodyum asetat trihidrat ilave edilerek çözülür. Tüplerden birine 0. Her iki tüpe de 2 ml Ehrlich reaktifi ilave edildikten sonra 10 dk. 6 ) : 70 ml su üstüne. 5 ve 6 ml stok çözeltiden alınarak su ile 100 ml ye seyreltilir.6) ilave edilir. 0. ALA'nın etil asetoasetat ile asit) sonucu oluşan 2-metil-3-karbetoksi-4-(3-piropiyonik piıolun (kısaca ALA-priol). Teknik : Kapaklı 2 ayrı tüpe l'er ml idrar ve l'er ml asetat tamponu (pH: 4. Standart ALA çözeltileri.5. Ehrlich reaktifi : 30 ml glasial asetik asit üzerine 1 g p- dimetilaminobenzaldehit ve 5 ml %60 perklorik asit ilave edilir. 3 dk. Tüpler soğutulduktan sonra her ikisine de 3'er ml etil asetat ilave edilir ve elde çalkalanarak ALA-pirol ekstrakte edilir. B 200 . Böylece 0. 0. 5. İdrardaki ALA konsantrasyonunu tayin etmek için etil asetoasetat ilave edilen (A) ve ilave edilmeyen (B) tüplerinin absorbansları ayrı ayrı ölçülür. Distile su ile 100 ml ye tamamlanır. beklenir ve 553 nm de absorbansları okunur. bekletilir. 1. 2. Tüplerin her ikisi de kaynayan su banyosunda 10 dk.0.7 ml glasial (konsantre) asetik asit ve 13. etil asetat ile ekstrakte edilmesi ve Erhlich reaktifi ile verdiği viyole rengin absorbansının 553 nm de ölçülmesine dayanır. Glasiyal asetik asit ile 100 ml ye tamamlanır. Bu çözelti +4°C de en az 2 ay dayanıklıdır.İdrarda kondensasyonu ALA tayininde prensip.3.6. 3000 rpm'de santrifüj edildikten sonra üst fazda kalan etil asetat dan 2'şer ml alınıp ayrı tüplere aktarılır. Asetat tamponu (pH: 4 .

1) İdrarda uroprofinin tayini : Yöntemin prensibi. Eritrositlerdeki protoporfırinin artışı kurşun zehirlenmesinin tanısında biyolojik indeks olarak kullanılır. Vorteksle karıştırıldıktan sonra 30 dakika bekletilir 10 dakika santrifüj. Bu porfırinlerin çoğu protoporfirin şeklindedir. numunelerde ALA tayininde açıklanan işlemler aynen uygulanır ve 553 nm de okunan absorbanslara karşı konsantrasyonlar belirlenerek kalibrasyon eğrisi hazırlanır. Çözeltinin pH sı 5-5. idrar örneğine disodyumhidrojen fosfat (Na 2 HP0 4 ) ve kalsiyum klorür (CaCl 2 ) ilavesiyle çöken porfirinlerden.tüpünden elde edilen absorbans A tüpünden elde edilen absorbans dan çıkarılır ve elde edilen absorbans değerine karşılık gelen ALA konsantrasyonu standart eğriden hesaplanır. uroporfıriııler kalsiyum fosfat üzerinde absorbe olur. hem metabolizmasında oluşan porfırinlerin atılımının hızlandığı yıllardan beri bilinmektedir. Kalibrasyon doğrusu : Daha önce hazırlanmış olan standart ALA çözeltilerine. konsantrasyon hesaplanır. 201 .karıştırıldıktan sonra 30 dakika bekletilir 10 dakika santifüj (2000 dak/devirle) edilir. 405 ve 430 nm de absorbansları okunarak. Üzerine 2 damla %5 lik N a 2 H P 0 4 ve 2 ml 1 N NaOH ilave edilir. Porfırinler arasında en çok ııroporfinin ve koproporfinin atılımı araştırılır.5'e ayarlanmış olmalıdır. Ayrıca kurşun maruziyetinde eritrositlerde porfirinlerin de düzeyi artar. 15 ml lik santifüj tüpüne pH sı ayarlanmış idrar örneğinden 2 ml konur. Kurşun maruziyetinde porfırinlerin tayini Kurşun maruziyetinde. 2000 dak/devirle santrifüj ediiir. Çökelek hidroklorik asitte çözülür ve 380. Teknik : 5 ml idrar örneği deney tüpüne konarak. 1 ml 1 M asetik asit. 4 ml 1 M sodyum asetat ilave edilir.

2) İdrarda koproporfinin tayini Yöntemin prensibi: Asitlendirilmiş idrardan koproporfîrinler eter ile : A absorbansı göstermektedir. vorteksle karıştırma ve santrifüj işlemi tekrarlanır. Uroporfirin miktarı aşağıdaki formülle hesaplanır: fig uroporfirin/ml = 0. Eter fazının 1 ml 0. numunenin pH si 2.1 N HCI ilave edilerek çalkalanır. Kalıntıya 2 ml su ilave ederek.0'e ayarlanır. Eter fazına / ml 0.831 x [ 2 A405 (A38o + A 430 ) ] Burada düzeltilir. eter fazına 10 ml su ilave ederek tekrar çalkalanır.(A3go + A 430 )] 202 . Çökelek 10 ml 0. Teknik : Bir ayırma hunisine 15 ml idrar örneği alınır. 380. Çözelti spektrofotometre küvetine aktarılarak.5 N-HC1 içinde çözülür. 1 ml glasial asetik asit ilave ederek. alt faz süzülür. İdrarda koproporfırin konsantrasyonu aşağıdaki formülle hesaplanır. Sonuçlar kreatinin'e göre ekstrakte edilir. Üst faz atılır. Eter fazı 0. 405 ve 430 nm de 0.1 NHCl'e karşı absorbansları okunur. 401 ve 430 nm de absorbanslar spektrofotometrede okunur. Üst faz. 380.Üst faz atıldıktan sonra tüpe 2 ml 0. Tekrar vorteksle 10 dakika karıştırılarak santifüj edilir. Sulu faz atılır. 30 ml eter ilave ederek. Eter fazı temizleninceye kadar su ile yıkama (ekstraksiyon) işlemi bir kaç kez daha tekrarlanır. 380.3. Birleştirilen asit ekstraktları 5 dakika 2000 devir/dakikada santrifüj edilir.1 NHCI ile ekstraksiyonu 5 kez tekrarlanır. Fazlar ayrıldıktan sonra.817 [2xA 40 ı . 401 ve 430 nm de 0. 1 cm lik spektrofotometre küvetine konarak.5 . huninin ağzı kapalı olarak 2 dakika çalkalanır. |ig koproporfirin/ml ekstraktı = 0. Üst faz atılır.5 N-HCl'e karşı absorbansları spektrofotometrede okunur. sulu faz atılır.1 N NaOH ilave edilir.1 N HCI ile ekstrakte edilerek.

Bu nedenle maruziyet derecesi ve kurşun entoksikasyonlarda biyolojik indeks olarak hem metabolizması ara. çevre kirliliğine bağlı olarak. 203 . kurşun absorbsiyonunun derecesini gösterir. Kandaki kurşunun 80-120 pg/100 ml arasında olması absorbsiyonun arttığını gösterir. koproprofinin konsantrasyonu göre düzeltilmelidir. Özellikle organik kurşun bileşiklerine maruziyette total kurşun tayini yanında anorganik kurşun ve organik kurşun tayini de önem taşır. yetişkin ve çocuklarda kurşun düzeyi 100 ml kanda 0-40 pg arasında değişir.(0-40 pg/100 ml kan). Vucutta toplam kurşun birikiminin yaklaşık %2 si kanda bulunur. Kan kurşununun %90'ı eritrositlerde toplanmıştır. saç. kemik gibi) kurşun tayini. Analiz sonuçlarının yorumu kreatinine Kurşuna maruziyet derecesinin belirlenmesinde biyolojik materyalde (kan. İdrarda kurşun atılımı daha uzun süreli maruziyetlerin gösterilmesi için daha uygun bir kriterdir. Kurşun abrosbsiyonu ve kurşundan etkilenmenin tanısında en iyi kriter kan kurşunun tayinidir. Kurşun maruziyetinde "hem" metabolizması da etkilenir. kan kurşun düzeyinin ölçülmesi yakın zamanda kurşun maruziyeti için bir indekstir. Yapılan araştırmalara göre normalde kurşuna mesleki olarak maruz kalmayan kişilerde. Rutin çalışmalarda. idrar. ürünleri olan d-ALA ve porfirinlerin de analizi yapılır. )x toplam koproprofinin miktarından önce.5 Toplam koproporfirin (pg)= (koproporfirin (pg)/ml ekstrakt x 15 24 saatlik idrar ml Alınan idrar örneği "spor" idrar örneği olduğu için.

150-200 pg/1 arasında ise artmış kabul edilir. 204 . 500-1500 pg/1 artmış. Porfirinler ve ALA için normal ve yüksek değerler ise : a) İdrarda ALA (mg/l) : 0-6 normal. 120 İdrarda devamlı kurşun atılımı yüksek miktarda kurşun alınmasını gösterir. mesleki maruz kalanlarda ise 1. 6-20 mg artmış. 20-40 mg/I kabul edilebilir. [Anabilim araştırılması Dalımızda çevresel ve mesleki kurşun maruziyetinin ile ilgili çalışmalar ve bulguları içeren literatürler kitabın sonunda verilmiştir]. 150-500 pg/l kabul edilebilir. İdrarda litrede 80 pg kadar kurşun normal.Şiddetli zehirlenmelerde ve tehlikeli durumlarda kan kurşun düzeyi pg/100 ml kan üstüne çıkar. 80-150 pg/1 kabul edilebilir. c) Eritrosit protoporfirin düzeyi ise normal kişilerde 0-0. Zehirlenme olaylarında bu miktar 250 pg/1 üstüne çıkar.5 pmol/1 üstüne çıkar.75 pmol/1. 40 mg/l ise tehlikeli. b) İdrarda koproporfirin III (KP III ise) pg/1 olarak normal kişilerde 0150 pg/1 arasındadır. 1500 pg/1 üstü ise tehlikeli.

Her kimya bilmesi gereken bu önlemler aşağıda çalışanların gözlerdir. Metalik sodyum ve potasyum bu tür kazalara yol açan iki metaldir. Bilinmeyen bir maddenin patlayıcı olup olmadığını. otoklav) kullanırken. patlaması ile ilgili olabildiği! gibi. 2) Eter ve diğer uçucu yanabilen organik çözücülerle çalışırken bunların yanında alev bulundurmamalıdır. patlama tehlikesi olasılığına karşı. kalın camlı sağlam bir korunma gözlüğü takmalıdır. çoğu kez çalışılan toksik kimyasal maddelerin inhalasyonu. Bu nedenle bu metallerin kırıntıları açık havada bırakılmamalı.1 LABORATUVARDA İLK YARDIM Kimya laboratuvarlarında çeşitli nedenlerle kazalara rastlanmaktadır. Yangın çıktığı taktirde yanabilen 205 . Bu gibi durumlarda ilk yardım olarak laboratuvarda hemen laboıatuvarında açıklanmıştır: 1) Laboratuvarda çalışırken. Bu nedenle yukardaki koşullarda çalışırken. Ayrıca bunlarla yapılan reaksiyonlar. göz. hiç olmazsa normal bir gözlük takmak yerinde olur. korunması gereken en önemli organ uygulanması gereken önlemler vardır. deri veya ağıza temasla veya ağız yolu ile sindirim yoluna geçmesi ile meydana gelen zehirlenmeler şeklinde olmaktadır. bu maddenin az bir kısmı metal spatülle alevde ısıtılarak anlaşılabilir. su banyosu yerine yağ veya kum banyosunda yapılmalıdır. Vakum veya yüksek basınç altında çalışan apereyleri (vakum desikatörü. Bu kazalar. Patlayıcı maddelerle çalışırken de korunma gözlüğü takmak zorunludur. kullanılan apereylerin kırılması.EK . lavabo veya çöp sepetlerine atılmamalıdır. Bu metaller miktarlarının 1520 misli alkolle yok edilmeli veya orijinal şişeleri içinde saklanmalıdır.

ilk yapılacak iş bol su ile temas yerini yıkamaktır.s ) sürmelidir. Amonyak. Solunumu zorlayan elbise. Özellikle. Yıkama için her laboratuvarda bulundurulması.Göz yıkama şişesi 206 . deri veya gözün kimyasal madde buharı veya kendisi ile temasında.her şey uzaklaştırılır. kişi derhal laboratuvardan uzaklaştırılır ve yatırılarak sıcak tutulur. hastanın bu ilk yardımdan sonraki durumuna bağlıdır. saat kayışı gibi eşyalar gevşetilir. Hafif şok görüldüğünde çay veya kahve verilebilir. Tıbbi bir bakım gerekip gerekmediği. kalevi bir madde ise seyrettik asetik asitle temas yerini yıkamak gerekir. 4) Ağız. En iyisi. eğer asit özellikte bir madde ise. hidroklorik asit buharı ile hafif bir inhalasyon halinde bile hasta hemen hastaneye yollanır veya doktor çağrılır. 3) Gaz veya çözücü buharlar ile çalışırken inhalasyon yolu ile bir zehirlenme olduysa. gözde bıı durum olduysa tıbbi bakım da yapılmalıdır. sodyum bikarbonat çözeltisi ile. yangın bombası kullanmaktır. Alev üzerine ıslak paçavra veya karbon tetraklorür dökerek yangın söndürülür. Çoğunlukla bu maddeler cilt üzerinde tahriş edici etkiye sahip olduklarından yıkama işleminden sonra. mümkün olan aperey (Şekil 23) görülmektedir. bir yanık pomadı (vazelin v. Şekil 21 . Arkadan.

formik asit. hemen ilk yardım olarak hastaya verilebilir. 240 ml gliserinle pasta haline getirilir ve bundan yanık kısma doğrudan doğruya sürülür. hem de siyanürle toksik olmayan demir bileşiği oluşturur. Ayrıca 1 hacim amonyağın (d: 0.88) su ile 15 kere sulandırılması ile elde edilen seyreltik amonyak. Özel antidotlar: Korozif ve zehirli kimyasal maddelerle çalışan laboratuvarlarda. diğer yakıcı asitlerle oluşan deri yanıklarının tedavisinde (magnezyum+gliserin) pomadı kullanılabilir. Ani bir zehirlenmede. (A) çözeltisinden 50 ml geniş ağızlı ve polietilen kapaklı bir şişeye konur.5. hidroflorik asit ve benzeri. demir-2-hidroksit hem eınetik olarak etkir. İntravenöz olarak antidot uygulamasını ancak doktor yapabilir. formik asit ve hidroflorik asitle oluşan yanık şiddetini azaltmakta yararlıdır. Örneğin: a) Brom. A) 158 g demir-2.sülfat (FeSO. 200 g magnezyum oksit. Aynı şekilde (B) çözeltisinden de 50 ml alınarak ikinci bir şişeye konulur ve "SİYANÜR ANTİDOTU B" yazılır. aşağıdaki şekilde hazırlanan antidot karışımı. 7 H 2 0 ) ve 3 n sitrik asit BP soğuk suda eritilerek bir litreye tamamlanır (Bu çözelti bozulduğunda kullanılmamalıdır). brom. 207 . Bunun dışında hemen doktora başvurmalıdır. siyanür tuzları ve nitrillerle (hidrolizle HCN verirler) oluşan zehirlenmelerde. b) Hidrosiyanik asit. Burada önemle belirtilecek nokta ş u d u r : Siyanür zehirlenmesinde ancak yukardaki şekilde bir ilkyardım laboratuvarda uygulanabilir. bu iki şişe içindeki çözelti birbiriyle karıştırılır ve hastaya içirilir. Bu şekilde. bu maddelerin özel antidotlarının bulunması gerekir. Üstüne açıkça okunacak şekilde "SİYANÜR ANTİDOTU A " yazılı bir etiket yapıştırılır. B) 60 g susuz Na 2 CO3 bir litre suda çözülür.

208 . su ile 1000 ml ye tamamlanır. solunum zehirlenmelerinde yapay solunum yaptıran apereyler bulundurulması da yararlıdır. 7) Fosforla yıkanmalıdır. aynı şekilde sodyum tiyosülfat çözeltisi kullanarak uzaklaştırılabilir. Deri üstündeki iyot lekeleri de.6) İyot içilmesi halinde. 9) Amonyak tamponu (pH : % ): g amonyum 40 ml 5 M amonyak cilt yanmalarında. 8) Ayrıca büyük laboratuvarlarda. yanık yer %3 bakır sülfat ile içinde çözülür. derhal % l'lik sodyum tiyosülfat içilmelidir.

Civa-2-klorür (veya bromür) çözeltisi (Gutzeit deneyi) : 0. 5 H O. Bu sırada büret veya pipetin ucu su yüzeyine çok yakın olmalıdır. Su ile 100 ml ye tamamlanır. Berrak kısım kullanılır. 100 ml % 2 5 etil alkolde çözülür. Bromlu edilir.4) : 24.Distile su ile 500 ml ye tamamlanır.1 g H g O 10 damla % 2 5 H N 0 3 içinde çözülür. Saf etil alkol ile 1 litreye tamamlanır. Asetat tamponu (pH 5) : 13. fosforlular için) : 0.280 ml saf konsantre sülfürik asit yavaş yavaş karıştırılarak ilave edilir. Bakır sülfat çözeltisi (Reinsch deneyi H g için) : 5 g C u S O . Borat tamponu (pH 9.53 ml absolü mutlak etil alkol hassas bir pipet veya büretten ilave edilir.2 N N a O H ile I litreye tamamlanır. Cıva nitrat çözeltisi ( B a r b i t ü r a t l a r için) : ( H g O . 0. Alkollü potasyum hidroksit çözeltisi : 35 g K O H .70 g saf potasyum çöziilür. 209 . Alkol S t a n d a r t ç ö z e l t i s i : 100 ml lik b a l o n j o j e y e 50 ml distile su konur.H N 0 3 ) çözeltisi : 0.8 g H BO (borikasit). Bu çözeltiden 80 ml alınarak tekrar 2 0 ml 0.EK -2 ÖNEMLİ Ansties REAKTİFLERİN HAZIRLANMASI dikromat 150 ml distile suda reaktifı : 3. Bu şekilde hazırlanan alkol standardı % 2 liktir.05 g b r o m f e n o l mavisi 10 ml asetonda çözülür ve 100 ml %1 A g N 0 3 (Aseton + su : 1 + 3 da hazırlanmış) ile karıştırılır.05 g su : 5 g sıvı brom cam kapaklı bir şişeye konarak 100 ml su ilave b r o m f e n o l mavisi 10 ml asetonda çözülür ve 100 ml ye tamamlanır. Brillant green (yeşili) reaktifi : 1 g Brillant yeşili. Bromfenol mavisi reaktifi (TLC de org.2 N N a O H ilave edilir. 100 ml I N HCI de çözülür. 2 0 ml distile suda çözülür.6 g S o d y u m asetat ve 6 ml asetik asit yeterli miktarda suda çözülür ve su ile 1000 m l ' y e tamamlanır. 2.

Dragendorff reaktifi : a) 2 g bizmut subnitrat.04 g flourscein 100 ml etil alkolde çözülür.75 g p- nitroanilin 10 ml suda çözülür ve 2 0 ml konsantre HCI ilavesinden sonra 2 5 0 ml ye tamamlanır. 5 H O 50 ml suda çözülür. 2 5 ml (a) çözeltisi ile karıştırılır. 25 ml asetik asit ve 100 ml suda çözülür. Bu çözelti 1 ml de 10 m i k r o g r a m (|ag) fenol ihtiva eder. 4 5 ml % 2 0 perklorik asit (ağırlık/ağırlık) ve 50 50 ml % 50 nitrik asit (ağırlık/ağırlık) birbiriyle karıştırılır.2 potasyum dikromat (suda). Fehling r e a k t i f i : a) 35 g C u S O . b) % 5 l i k N a N O ^ (suda).1 g 2. R a k t i f 2 g ü n d e bir yenilenmelidir.5 ml (b) çözeltisi. 10 ml (b). 2 5 ml % 2 0 perklorik asit (ağırlık/ağırlık) ve 2 5 ml % nitrik asit (hacim/hacim) karıştırılarak hazırlanır. Forrest r e a k t i f i : 25 ml % 0. 17. b) 5 g S o d y u m hidroksit. Kullanırken 10 ml (a). Flourscein reaktifi ( İ T K i ç i n ) : 0. FPN reaktifi : % 5 ferriklorür.5 g saf fenol 10 ml suda ç ö z ü l ü r ve 4 ml konsantre HCI ilavesinden sonra su ile 5 0 0 ml ye tamamlanır. 100 (fenol tayini için) : a) p-nitroanilin çözeltisi : 0. Fenol çözeltisi : a) Stok (Standart ç ö z e l t i ) : 0. C a m kapaklı renkli şişede ve b u z d o l a b ı n d a saklanmalıdır.Demir-3-kIorür ml suda çözülür. Çözeltinin rengi kahverengiye d ö n ü ş t ü ğ ü n d e kullanılmaz.1 g sodyum molibdat 100 ml konsantre sülfürik asit içinde çözülür! Gibbs reaktifi : 0. iki çözelti eşit h a c i m d e karıştırılır. (Fehling 1). 210 . b) Seyreltilmiş fenol standardı : 1 ml stok fenol çözeltisi su ile 100 ml ye seyreltilir.6-dibromokinon-klorimid 2 5 ml % 9 5 etanolde çözülür. 2 0 ml asetik asit ve l o o ml su karıştırılır. Kullanmadan hemen önce 1. Diazo çözeltisi (ferri klorür) çözeltisi : % 5 lik : 5 g FeCI 3 .5 g senyet tuzu (sodyum potasyum bitartarat) 50 ml suda çözülür. 6 H O. (Fehling II) Kullanılmadan önce. b) 4 0 g potasyum iyodür 100 ml suda çözülür. 2 5 ml % 3 0 sülfürik asit (hacim/hacim). F r ö h d e r e a k t i f i : 0.

8-dihidroksi naftalin-3.İyot çözeltisi : a) Genel ( % 2 ) : 2 g iyot ve 4 g potasyum iyodür 100 ml suda çözülür.6-disülfonik asit) su ile 100 ml ye tamamlanır.5 g kromotropik asit (1.5 lik H N O te çözülür. Kinin-KI reaktifi ( B i z m u t i ç i n ) : 1 g kinin sülfat 100 ml % 0. N-iyot ç ö z e l t i s i : 12-13 g I ve 2 0 . Mandelin içinde çözülür. N-]-naftiletilendiamin reaktifi : 100 m g N . Millon reaktifi : 10 g civa.n a f t i l e t i l e n d i a m i n etil alkolde çözülerek.4 g civa-2-klorür (merküri klorür. Karışım karanlıkta saklanmalıdır. Marme suda çözülür. Kahverengi şişede saklanır. 100 m l ' y e tamamlanır. Marquis reaktifi : 3 ml konsantre asite 3 d a m l a % 4 0 lık formaldehit reaktifi : 30 g kadmiyum iyodür ve 6 0 m g potasyum iyodür 180 ınl reaktifi : 1 g a m o n y u m vanadat 100 ml konsantre sülfürik asit asetat çözeltisi : 10 g kurşun asetat suda çözülür ve 100 ml ye (formalin) damlatılır. Mecke reaktifi (alkaloidler için) : 0. H g C I ) ve 5 g potasyum i>odür 100 ml suda çözülür. 2 0 ml konsantre nitrik asitle çözülür ve eşit hacimde su ilave edilerek karıştırılır. Kullanılmadan hemen önce hazırlanmalıdır. Kromotropik asit çözeltisi : 0. İzopropilamin çözeltisi (Barbitüratlar için) : 5 g izopropilamin 100 ml susuz metil alkol içinde çözülür.2 5 g Kİ 100 ml suda çözülür. Kurşun tamamlanır. M a y e r reaktifi : 1.5 g selenyöz asit 100 ml konsantre sülfürik asitte çözülür. İyodoplatinat çözeltisi : 1 g platin klorür 10 ml suda çözülür ve 2 0 0 ml % 3 0 luk Kİ içine ilave edilir. Su ile 2 0 0 ml ye tamamlanır. 211 . 2 g Kİ ilave edilir.l . Kobalt nitrat çözeltisi (Barbitüratlar için) : 1 g kobalt nitrat veya kobalt asetat 100 ml susuz metil alkol içinde çözülür.

b) (Asitli çözelti) : 1 g m a d d e 4 0 ml konstantre H S O ihtiva eden 100 ml seyreltik asitli suda çözülür. 17 g KÜH az miktar suda çözülerek eklenir. 2 5 0 ml 0.25 g cıva-2-klorür karışıma hafif (HgCI 2 ) bir 80 ml su HgCI 2 çözeltisinden kırmızı çökelelek içinde m e y d a n a gelinceye kadar karıştırılarak ileve edilir. 100 ml suda çözülür.4 m l ' s i n e 2 0 ml glasial asetik asit ve 2.22 g PdCI .5 ml % 85 fosforik asit içinde çözülür ve su ile 50 ml ye tamamlanır. 100 ml etil alkolde çözülür ve 2 damla konstantre sülfürik asit damlatılır. Potasyum permanganat çözeltisi : a) ( K r o m o t r o p i k asit deneyi için ): 1. Pirotannik asit çözeltisi ( C O için ) : 1 g pirogallik asit ve 1 g tannik asit 100 ml suda çözülür.5 da doymuş g potasyum iyodür ve bu 1.5 g K m n 0 4 .0 ml fosforik asit (H P O ) ilave edrek karıştırılır. dekante edilerek berrak kısım kullanılır. p-dimetilamin benzeldehit reaktifi (alkaloidler i ç i n ) : a) (Alkollü çözelti) : I g m a d d e . b) 1 g PdCI . Çözünmenin t a m a m l a n m a s ı için h a f i f ç e ısıtılmalıdır. P o t a s y u m triiyodür ( K I . .Nessler reaktifi : a) 2 g HgCl 2 6 g KI ile birlikte az miktar suda çözülür. c) (Asitli çözelti) :1 g m a d d e 100 ml konsantre H S O içinde. Potasyum iyodür-Na2 S03 (Reinsch deneyi için ) : 5 g KI ve 2 0 g N a 2 SO.01 N H C I ' d e çözülür. b) Mikrokristalizasyon için: 2 g K M n 0 4 su ile 100 m l ' y e t a m a m l a n ı r ve 5 damla H PO ilave edilir. Bir gece bekletilir.7H O.H O 100 ml seyreltik HCI de (35 ml konsantre HCI su ile 100 ml ye tamamlanır) çözülür. B u çözeltinin 0. az miktar d o y m u ş HgCU ilave edildikten sonra su ile 100 ml ye tamamlanır.I ) çözeltisi (asitli) Mikrokristalizasyon için : 10 g iyot 3 5 g KI 100 ml suda ç ö z ü n ü r . 7. Karıştırıldıktan sonra 100 ml'ye tamamlanır. Gerektiğinde hafifçe ısıtılır. 212 . Pikrik asit çözeltisi (alkaloidler i ç i n ) : Suda d o y m u ş çözeltisi hazırlanır. b) 3.. 12 g K O H bu çözelti çözülür. Palladyum klorür çözeltisi (CO için) : a) 0.

c) 1.Soğuduktan sonra. Sitrat t a m p o n çözeltisi ( p H : 2 . Trinder reaktifi : 4 0 m g merkürik (Hg) klorür 850 ml suda çözülür. B : a) ( İ T K ' d e püskürtme reaktifi): 0.45 g g ü m ü ş nitrat 2 0 0 ml suda çözülür. 2 0 ml distile suda ç ö z ü l m ü ş 2 g anhidr s o d y u m sülfit ve 2 ml konsantre HCI ilavesinden sonra ağzı sıkı kapalı şişede saklanır.Bu halinde nabilir.Bulanıklık oluşması atılır.Rhodamin çözülür. Scott-Wilson reaktifi : a) 5 g cıva-2-siyanür 3 0 0 ml suda çözülür.05 g Rhodamin B 100 ml konsantre HCL içinde b) T a l y u m Schiff reaktifi : 0.2 g bazik füksin veya p-rozanilin hidroklorür 120 ml sıcak suda çözülür. 2 H 2 0 distile su ile 100 m l ' y e tamamlanır.1 M sitrik asit. su ile 1000 ml ye tamamlanır.187 g N a H P 0 . b) 0.Zehirli olduğu pipet kullanılmamalıdır. 213 . 2 ) : a) 1. b) 9 0 g sodyum hidroksit 3 0 0 ml suda çözülür. çözülür.1 g R h o d a m i n B 100 mI de için: 0. 120 ml M hidroklorik asit ve 4 0 g hidrate ferriklorür eklenir. 2 0 ml (a) ile 9 8 0 ml (b) çözeltisi karıştırılır. (c) sonra (a) çözeltisine çözeltisi tamamen ilave veya soğuk (b) çözeltisi ilave edilir reaktif ve 6 karıştırılır ay daya için edilirken çökelek devamlı karıştırılır.

N„ (1999) "A modifîed method for determination of hippuric acid in urine by HPLC" Ankara Ecz..Widdop. Saint Louise the C. Curry. (Eds) Plenum Press. Toxicol. S. Toxicol. N. (1996).. A.. R. Aydın. London:99-l 19. Feldstein. The Royal Society of Chemistry. I oııdon. Y. Y. Bonato. the Pharmaceutical Press. R. 292-296. Advances in Forensic and Clinical Toxicology. press... "Alcohol Analysis" in Essentials of Forensic Science.. 2.L.. (1990). White P.. H. (1972). Ellenhorn's Medical 1 o\icology. Mosby Company. London. Biological Monitoring of Industrial Chemicals.. Health. Duydu. (Edt). Queiraz. Cox. Duydu. Süzen.. (1975). A.Vural... 63: 33-37.. (1988) "Trace Element Analyse İn Forensics" in Development in Analytical Methods in Pharmaceuticals. 50-64. B..C.J. Işımer. "A comparison of a commercial microdifussion method and gas chromotography for ethanol analysis" J.Derg. Marigo M. Methemoglobin and Sulfhemoglobin" in Ciraduohls Clinical Labaratory and Diagnosis. (1995).28(l). N. Frigeno A. Schvvald. Wolff.V. "Haşiş içindeki majör kannabinoidler olan THC. R.C. A. WHO Genova. 263-287.... F.. R. (1998). California Biomedical Publications...KAYNAKLAR Baselt.. Erdem. V. Volume 1. procedure for the analysis of hippuric acid and m-methyl hippuıic acid by gas chromatography" Int. Wasserberger. Ordog. 14: 211-212.A. 964-978. S. 397-405. R.H. Williams & Wilkins a Waverly Company..C.S.. Lanchote..S. N.. Emerson.. G. Lysal. Fak .C. N.S. Y. Biomedical and Forensics Sciences. P.... Vural. "A nevv derivatization. Bauer. (1998). "List of doping classes and methods". R„ Brown. New York. Arch. Y. C orvalho. Clarke. A.. J. 67-74.A. "Carboxyhemoglobin. E.. (Edt). Tagliora F.. Duydu. V. CBD'nin İTK ve kapiler gaz kromatografisi yöntemleri ile tayinleri" GATA Bülteni. baskı. "Methods for the Determination of Carbon Monoxide" İn Progress İn C hemical Toxicology Stolman. Beauftragter ftir Dopinganalytik Des Bundesinstitüts fıir Sportvvissenschaft.D.A. (1980). Isolation and Identification of Drugs Vol. A. Santos. Davis. Basic Analytical Toxicology. de. 38...R... Braitwaite. Ellenhorn. A. Donike. Vural. O. S.A. Piemento G.. R.. S. C. S. M. (1997).37-46. 214 . C.C. Dreoss.. Vural. Contam. "Urinary excretion of lead and 6-aminolevulinic acid in vvorkers occupationally exposed to tetraethyl lead" Biological trace element research 63: 185-194. M. Flanagan. Duydu.C. London.. M.G.. Academic Press. Gagliono Candela.. Crifasi. Sayal. (1998) "Urinary excretion of total and inorganic lead in tetraethyl exposed vvorkers" Bull: Environ. 60: 395-401. (1967). (1986).. Anal. J. (1980). (1991). 2. J. Occup-environ. Ohio. Süzen. Borriello.

A. L.. N. "Concentration adjustment of spot samples in analysis of urinary \enobiotic metabolites". k a y e . Charles & Thomas publisher. Fak. A. 8. Anı. Vural. S. Der. Vural. (1988). "'Analytical / Forensic Toxico!ogy" in Cassarett & Doull's Toxicology Klaasser C. London 1. N„ Güvendik.C r a f . Thomson. (1963). (1983). (1996). A. "A modified method for the analysis of carbon monoxide in postmortem blood".. !nd. Yayınları. 215 .Yayınları. Capshaw.S.. II 3. 578-582. G.. 28. B. Clarke's Isolation And Identification Of Drugs. L.. Siegel. Fen Fak.. Toxicol. Küpçü.. Toksikoloji. L. Vandenhoeck & Ruprecht in Göttingen.. Ş.. Progress in Chemical Toxicology V:I.F.. Yayınları. 70-131. Jackson... 50. 17: 637-642. Ankara Ecz.Ü. N. Vural. baskı. Vural. 406-412.. (1986)..Ü. baskı Mc Graw Hail New York . (1996).. 951-969.Ü. No: 73). J. N.. (hrııp. Toxicol. Ankara (A.. Moss. Trevisan. baskı. Kahraman. Pannel. (1961).D (Edt) 5.Ecz. J Anal. Ecz. Spıinglleld Illinois. S. Quattrocchi. A. R. "Ankara'da hava ve insanlarda kan kurşm seviyesinin araştırılması". M. Prentic Hail. (1993) "Sık zehirlenme nedeni olan ilaçların terapötik ve toksik kan dO/cylerinin araştırılması". genel: 147.A. K. Gadamers Lehrbuch der Chemischen Toxikologie und Anleitung zur Ausmittelung der Gifte... Band I. Doğa Seri C. V:II Saferstein. Mde. B.V. Doğa Bilim Dergisi: Tp (7) 192-200. 2. Ssrrano. London 2.Ü. Burgaz. baskı.(Edt). A. 23 (1-2): 11-20. F. R. Ankara. Derg. Lovvry. "Türkiye'de kullanılan klorlu fenoksiasetik asit grubu herbisitlerin idrarda tayini için bir yöntem". Stolman. The Pharmaceutical Press. Basımevi. E. Handbook of Emergency Toxicology. L. Academic Press. Poklis.. 103-114.. M. J. Preuss Fr. J. B„ VVilkinson. T. (12):348-349.. Instrümental Analiz. N. Anal. (no. (1986). Widdop. R. "Karbonmonoksit zehirlenmesi ile ölenlerde ve sigara içenlerde karboksihemoglobin ve methemoglobin düzeyleri". A. Ulucanlar Matbaacılık Sanayii. Gündüz. "Biological exposure index as a complement to the TLV". baskı. Fak..( 1984).. (1988) "A Comparison of a microdiflusion method for ethanol and the Abbot TDx ethanol assay". Biyol. Türk Hij. 1-6. analitik: 6) A. Vural. Vural../ Moffat. .. N„ (1975).K. (1988).Ü. A. J. Toksikolji Laboratuvar Kitabı. Basımevi. (1990). (1969). (1983). Fak.C. Güley.. "Forensic Identification Of Controlled Substances" in Forensic Science Handbook. No: 37). Med.. ( Ankara.(1994). Der.

Ü.. (1981). N. GLK ile tayini ve yöntemin trafikte uygulunmasf. F. Derg..Derg.Ü.Türkiye'de Kullanılan Dipiridil Grubu Ve Klorlu Fenoksiasetik Asit Grubu I Icrbisitlerin Analitik Toksikoloji Açısından İncelenmesi (A.Ü. Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı.Ü. 216 . Ünlü. Burgaz. N. (1999). Toxicol.Ü. İN'. Danışman: Prof. (1996). N„ Sayın. Vural). Methylmercury in hair of fishermen from Turkısh coasts.Ü. N. Vural. 13(1-2): 65-77. Bull.. N. Ş. Vural). Besbelli. Mec. A. Doktora Tezi. Fak.Ü. Contam. N. Ecz. N. Motacedded. Fak Mec. A.. Danışman: Prof. Vural). N. Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Doktora Tezi. "Kan alkol düzeyini etkileyen faktörlerin adli tıp açısından değerlendirilmesi". Fak.. Saygı.Sağlık Bilimleri Ens. Vural. N. Dr.l9(l-2):59-70. Bazı İlaç ve Pestisitlerin Enzimatik Yıkılanma ile Postmortem Analizleri (A.Sağlık Bilimleri Ens. N. N. S. H„ (1995)..: Araştırma fonu. Fak. Vural). Doğanyiğit. Saygı. Ecz. Ş.Vural. Sağlık Bilimleri Ens. Doktora Tezi. Vural). Vural. 24(2): 83-94.Ü. Adli Tıp Ens. (1995). Dr.. Danışman: Prof. Danışman: Prof. Vural) (A. N.. Mec.miron.. Yüksek Lisans Tezi. (A. Postmortem Kanda Kolinesteraz Aktivite Tayininin Adli Toksikoloji Açısından Değerlendirilmesi. Proje No: 90-20-00-01). 8(1): 55-68.Ü. "Organik baz yapısındaki stimülanların (doping maddelerinin) idrarda İTK ve GLK ile nitel ve nicel analizleri".. Alikaşifoğlu. N. Doktora Tezi.Ü.Ü. (1989). (1983). Ecz. H„ (1996). H. Eczacılık Fakültesi. VVRARLANILAN TEZLER Aksu Şan. (1993). Organik Fosforlu İnsektisitlere Mesleki Ve İndirekt Maruz Kalmanın Toksikolojik Yönden İzlenmesi (A. Vural. N. R.. Disiplinlerarası Anabilim Dalı. Ecz. Dr. Fak. A. 57:315-320. "Effect of time interval between the tralTic case and alcohol on the legal blood alcohol limit in traffıc accidents". Adli Tıp Bülteni 1(2): 74-81. A. Dr.Sağlık Bilimleri Ens.. Sayın. N...Ü. "Standard ization of carboxyhemoglobin by microspectrophotometric method and application of the method to vvorkers occupationally e\posed to carbonmonoxide". Aromatik Hidrokarbonlara Mesleki Maruziyetin Biyolojik ve Çevresel Olarak İzlenmesi (A. "Kan alkolünün (mikroyöntemle. Yüksek Lisans Tezi. Danışman: Prof. "İdrarda testosteron ve epitestosteronun ince tabaka kromotografısi ve gaz sıvı kromotografisi ile tayini". Süzen. (1996). Metil Alkol Zehirlenmesinde Biyolojik Materyalde Biyokimyasal Değişikliklerin İncelenmesi (A. A. Ecz. (II) 2: 190-199. N. \ ural... Danışman: Prof. Z: (1978). Dr. (1983). Vural. (1993). S. Bahardoğan. Dr.

Ü.Ecz. Dr.Toksikoloji Bilim Dalı Doktora Tezi.Ü. N. Danışman: Prof. N.Lisans Tezi. Türkivede Sık Olarak Zehirlenmelere Neden Olan İlaç ve Pestisitlerin Xad-2 ile İdrardan İzolasyon Koşullarının Araştırılması ve Bir Toksikolojik Analiz Tarama Yönteminin Geliştirilmesi (A. Doktora Tezi. Dr. Araştırma Fonu No: 87-30-0012). Sağ.Fak. S. N. Doktora Tezi.Ü. Fak.Ü. Organik Baz Yapısındaki Stimülanların (doping maddelerinin) İdrarda İTK ile Nilel ve Nicel Analizleri. Düşük Düzeyde Kurşun Maruziyetinde Bazı Biyokimyasal Parametrelerin Araştırılması (A.Ü. Sağlık Bilimleri Ens. Danışman: Prof.. Danışman: Prof. Saygı. (1982). Vural). Dr. Alkil Kurşun Bileşiklerine Maruziyetin Biyolojik İzlenmesi (A. Ecz. Sayın. Bil. Dr.Ü. (1982). Alkol Hassasiyeti ve Alkol Metabolizması Enzimlerinin Postmortem Araştırılması ve Adli Toksikoloji Açısından Değerlendirilmesi (A. Vural). Danışman: Prof. A.Ü. N. ve TÜBİTAK Tıp Araştırma Grubu.Ü. Ş. (1995). Proje No : TAG 433. Dr.Vural). N.Ü. Doktora le/i. Ankara'da Hava ve İnsanlarda Kurşun Seviyesinin Araştırılması (A. N. İş Yeri Ortamında Formaldehitin Çevresel İzlenmesi (A. Danışman: Prof. N. (1998).Ü. Danışman: Prof. 217 . Ens.Fak. G. Doktora Tezi. (1994).. Danışman: Prof..Fak. Vural). Danışman: Prof. G. Güvendik. N. Vural).pitestosteronun GSK ile Tayini (A. Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı. Vural) (A. (1988) Anabolik Siteroitlerin İdrardan İzolasyonları ve Tanımlanmaları. Sağlık Bil. Y. Ecz. Y.Vural). Araştırma Fonu. Dr.Sağlık Bil.Dr. Toksikoloji Bilim Dalı Doktora Tezi. (1982). Ens. A. Lisans tezi. Dr. Usanmaz. Dr. N. Toksikoloji Kürsüsü Doktora Tezi. S.Duydu. Tümtürk..Adli Tıp Ens. Ens.Ü. Y. Vural. Güvendik). (Yüksek Lisans Tezi. (1977) Mikrosspektrofotometrik Yöntemle Karboksihemoglobin Tayininin Siaııdardizasyonunu ve Bu Yöntemle Mesleksel Olarak Karbonmonoksite Maruz Kalanlarda Kaıbonmonoksit İnhalasyonunun Saptanması (A. karakaya. Vural). (2000).. Ecz. Modifiye Bogen ve Gaz Sıvı Kromotografisi Yöntemleri ile Kanda Etil Alkol Tayininin Analitik Toksikoloji Açısından Araştırılması. Ergun. N.Danışman: Prof. Proje No: 91300007). (A. Z. Motaceded. Testosteron Ve l . (1986). H. Danışman: Prof. B. Süzen. Dr.

2 1 1 . 144. 183 Doping. 52 Civa-2. 114 Amberlit XAD-2. 28. 194. 17. 4 4 . 184. 118 Asetaminofen. 183 Dietileter. 176. 93 Desipramin. 127. 95. 47 Dragendorff. 80. 208 Barbital. 172 Difenilamin. 147. 182 Demir-2-hidroksit. 21 Aromatik primer aminler. 176 Amloter maddeler. 96. 150. 101. 29. 36 Dieldrin. 15. 65. 150. 88. 182. 26. 26. 36. 194 . 171. 125. 29. 49. 175. 73 Diklorvos. 138.210 Bratton-Marshell. 184 Alkaloidler. 17. 192 Dubovvski yöntemi. 207 Demir-3-klorür. 28. 90 Duquenois-Levine reaktifi. 64. 81. 152. 126. 28. 46. 26. 28. 126. 177. 52. 84 Dokofan. 189. 34. 18. 2 1 2 Alkil fosfat. 154 Aminolevülinik asit. 3. 25 Dillie-Koppany testi. 13. 36. 179. 70. 151. 186. 159 Asetil tiyokolin. 195 Alkolmetre. 26. 23. 81 -CCıva. 65. 18. 157. 4 0 . 37. 25 Aseton.211 Conway mikrodifüzyon. 137 Benzodiazepinler. 104 Aldrin. 172. 31. 153 Buchwald. 23. 190. 173. 31. 185 Dietilpropion. 124. Dowex 50. 24. 7. 182. 32. 60. 143. Benzofenon. 67. 104. 169 Benzen. 65 Antipirin. 175 Digoksin. 3. 151.213 Cıva-1. 52. 185 Alkil kurşun. 24. 67 Antikor. 27. 154 Diazinon. 50. 83. 188 Diazo reaksiyonu. 28. 66. 27.214.31 Diazepam. 166 . 66. 91. 187 Asidik ilaç. 108 Çinkofen. 52 Asidik iyodoplatinat. 183. 64. 20. 210 DTNB. 107. 105. 49. 43 Amiııoklorobenzofenon. 42 -D5. 19. 140. 172.216. 44. 109 Apoıııorfin. 4 0 . 198 Aldehitler. 69. 74. 22. 128 Dietilfosfat. 3 1 . 138 Ditiyonit. 38. 44. 36. 22 Dializ.ditiyobis (2-nitrobenzoik asit). 174. 69. 155. 150 Barbitüratlar. 36 Arsenik. 158 Atomik absorbsiyon spektrofotometresi. 154 218 Berlin mavisi. 156. 112. 57 Aspirin. 195 Amoharbital. 27. 167. 73 Antimon. 46. 142 Amonyum pirolidin ditiyokarbamat. 149. 189 DDT. 136. 69. 102. 3. 3 1 . 26. 194 Asetamid.5'. 167 Distilasyon. 36. 17. 47. 27. 185 Dikromat testi. 196.İNDEKS -AAAS. 34. 142.BBakır. 66. 3 4 . 92 Bizmut. 20. 32. 4. 177. 11. 195. 71. 159 Antijen. 20 Dikuat. 1 3 . 31. 191. 144 Beaııı testi. 212. 48 Amfetamin. 196 Aııiliıı'. 139. 56.

177. 71. 32 . 35 İzonitril deneyi. 38. 120. 206 Ketonlar.F . 122 Klorlu siklodien. 118. 17. 143 1 AAS. 35 İzopurpurik asit. 18. 117. 24. 103. 103. 102. 117 Fen il salisilat. 91 Guayakol. 101. Karbon tetraklorür. 57. 50. 20. 44 En/im dijestiyon yöntemi. 99. 17. 39 En/im yıkılama yöntemi. 72 Floroglusin. 211 Kafein. 157. 152 Klorfeniramin maleat. 119. 22 ilaç + antikor. 30. 32. 14. 36. 170 Eter. 17. 119. 116. 61. 44. 196. 77. 180 Eroin. 33. 36. 44. 62. 17. 44.20. 25. 215 Karbolikasit. 11. 36 Gutzeit. 35 Feııasetin. 4. 41. 165 Fujivvara deneyi. 22. 211 Formalin. 31. 19. 28. 202 Etil alkol. 172. 41. 125 Etilen klorür. 183. 117. 177. 67 İmmunoassay. 147. 191 Floresans polarizasyon immunoassay. 118. 40. 15 Eserin salisilat. 74 İnce tabaka kromatografisi. 139.metin. 44 Hippürik asit. 44 Kafur. 44. 22. 186 . 44 Fenilpropiyonat. 145 Fenoller. 36 İyodoform deneyi. 166. 121. 28. 44 Froehde reaktifi. 116 Fpn reaktifi. 134 Karbon monoksit. 163 Fen il butazon. 199 Fehling deneyi. Fcnotiyazinler. 176 Gettler-goldbaum yöntemi. 18. 134.211 l'oımalin. 57 Klorlu hidrokarbonlar. 104. 123. Epitestosteron. 39 F. 69. 135. 209 . 29. 118. 36. 20 Ferrosiyanür. 174 Ferri klorür. 99. 9. 191 Esrar. 182 Kloroform. 74. 129 Heptaklor. 69 Fenobarbital. 70. 126. 25 Fentermin. 80. 13 Kadmiyum. 134. 94 Glukoz. 22 Fraksiyonlu ekstraksiyon. 63. 19. 66.K - -C(iallik asit. 51 İndofenol reakisyonu. 50. . 127 HPLC. 83. 61. 12. 23." Gaz kromatografisi. 103 Heptadekanoik asit. 21 219 Kadaverin. 7. 18. 67. 176. 77. 17. 20 Feldstein ve klendshoj. 92 Fi/ostigmin salisilat. 19. 42 Guayak reçinesi. 39. 20. 11. 198. 184 Hidrofob nötral maddeler. 132. 36 Kinin. 121. 32. 41. 194. 42 Fenil hidrazin. 2 0 . 180. 52. 21 Formaldehit. 143. 170 Klordiazepoksit. 68. 34 Kloralhidrat. 92 . 112 Etil benzen.211 Kloral. 150.-EEledrin. 172. 36. 2 5 Glutetimid.HHead space. 47. 117 Formik asit. 179 Fenitoin. 20. 197. 207 Formol. 21 Karboksihemoglobin. 125 174. 33 Guignard deneyi. 176 Ekstraksiyon. 49. 99.

163 Kreatinin. 50 Kromotropik asit. 156 Metil testosteron. 25. 139. 184 l. 60. 197 Legal deneyi. 17. 38. 159. 102. 128. 101. 23. 168. 134 Krezol. 96. 57. 104. 5. 88 P-aminofenol. 117. 186 Ön denemeler. -LL. 131. 26 Metamfetamin. 17. 83.211 Mikrodifüzyon. 20. 135 l. 43. 177 Narkotikler. 161 Nordazepam. 57 Kobalt tiyosiyanat. 172. 100. 22. 169 Marquis reaktifi. i 1. 101. 79. 36 Niketamid. 35. 18. 187 Mandelin reaktifi. 134 Morfin. 140. 124. 31. 174 Nessler reaktifi. 127. 27 Kurşun. 188 Parri deneyi.39. 80. 154. 23. 56. 168. 104 Ksilen. 143 P-dimetilaminobenzaldehit. 17 -PPalladyum klorür. 95.abstix. Mikroskopik inceleme. 18. 76. 129. 50. 134. 173. 152 Nandrolon. 182. 170 -N N. 65 . 127 Okzalik asit. 169 Mefenamik. 80. 165. 138. 86. 162 Paration. 58. 185. 42. 172. 5 2 . 25. 15. 100. 99. 106. 159. 183 Metil hippürik asit. 195. 34. 186 Koniiıı.215 Metil alkol. 187 2 2 0 Malation. 128. 166 Kodein. 47 Parasetamol. 44 Nötron aktivasyon analizi.(1-naftil) etilen diamin.Klorpromazin. 159 P-aminosalisilik. 129 Metil kloroform. 162. 126 Nitrözasit. 169 .iebermann'ın indofenol. 145 Perfenazin. 188. 150 I s n . 130. 127. 36 l. 193 . 6 9 Ninhidrin. 186. 95. 96. 175 . 163 Kromatografik yöntemler. 23. 129 Methb. 52 Metalik zehirler. 57 Nikotin. 89. 121 Metil salisilat. 99. 155 Papain. N-asetil-p-aminofenol. 168. 101. 108. 75. 166. 163 Methemoglobin. 64.201. 155. 163. 99. 184. 52. 34. 47. 172. 133. 118. 141. 159 NBD. 9.orazepam. 189.211. 160. 52 Pestisitler. 150 Norefedrin. 136 M-MHA. 3 Mecke reaktifi. 75. 174 Nötral maddeler. 131.indan. 17. 139. 36. 18. 170 Kokain. 180 Meloksifenamiıı. 129. 163. 186. 123. 19 Lantanyum klorür. 77.M - O-krezol. 97. 169 Marsh testi. 21. 17 Organik bazlar. 42 Organik fosfat esterleri. 37.Ö - Ksentogenat deneyi.Aktivitesi. 171 Kolinesteraz.O . 23. 42 Organik asitler. 17. 33 Kontrollü maddeler. 202 Kreatinin tayini. 56. 18 Piridin. 19.203. 200 Pentobarbital. 125. 167. 132. 45 Parakuat. 194. 133 Kııpröz iyodür. 127. 164 Millon reaktifi. 175 Metanol. 98. 184 Pikrik asit. 172 Nitrobenzen.

4. 18 Pralidoksim klorür. 13 Su buharı distilasyonu. 132. 178 Vitali deneyi. 165 ! 98. 14. 65 Spekııoskopik yöntemler.RReinsch deneyi. 196 Tübokürarin. 121 T/K oranı. 166 Sekonal. 60 UV-spektrofotometre. 9. 80. 150. 4. 22. 127 -SSakkarin. 177. 52 Toksik anyonlar. 192 Siyanür. 22 Trikloroetanol. 115 . 91. 157 Trinder testi. 33. 44 Striknin. 24. 13 . 156. 48 Triton x-100. 22. 42. 168 . 45. 215 Tellüryum. 164 Stas-otto. 194. 22 Trinder reaktifi. 18 Sekoııder aminler. 69 . 20. 31 Toluen. 36 Pı otoporfirin. 207 Siy anürler. 52 Testosteron. 78 P-ııitroanilin. 189 Priıııer aminler. 198 Tetrahidrokannabinol. 137 Widmark faktörleri. 216 Tetra etil kurşun. 41.VVaiLÎİn-sülfürik asi . 212 Pirotannik asit. 42. 31 Uçucu zehirler. 127. 157. 136. 162. 167 Zvvikker reaktifi. 100 Stil 1 lir. I. 155 Salisilik asit. 24. 155. 97 Pirogallik asit. TDX. 95. 124 Trimipramin. 196 -ZZayıf asitler. Renk reaksiyonları. 138.U - Uçucu olmayan organik zehirler.-irikloroetaıı. 32 Sujbert yöntemi. 123. 26 Sislein. 32. 79 Speklroskopi.ıybal) testi. 104 -TI. 181. 33. 117 Sohiff rei'iktifi. 92. 24 Tripsin.Piıidin-barbitürik asit. 14 ü. 201. 195. 17. 97. 40. 50 . 134 Tranilsipromin. 18. 158 Sanıonin. 202 UV spektrumları. 204 Putresin. 26 Temazepam. 36 Sodyum llorür. 121. 34 Uroporfırin. 153 Teofilin. 210 P-nilrofenol. 91. 181 221 Walkley et al. 156 Salisilatlar. 22. 56. 21 SehitY reaksiyonu. 39. 195 Tiyopental. 10. 38. 93. 151. 156. 172 Sekonder aminlerin. 43 Zvvikker reaksiyonu. 50 Spol testler. 185 Porfirinler. 142 Tiyoridazin. 19. 105 Sorel bandı. 36. 33. 173 Selenyum. 90. 179. 57. 64. 36 Scoıl (Rı. 96. 22 Trikloroetilen. 7 Tetrametil kurşun. 92. 172 Trikloro bileşikleri.YYarıklı kuvars tüp. 42 Salisilamid. I .

-t i l ISBN: 975-482-512-2 A n k a r a Üniversitesi Basımevi • 2 0 0 0 .

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->