P. 1
Hulki Cevizoğlu - İşgal ve Direniş

Hulki Cevizoğlu - İşgal ve Direniş

|Views: 251|Likes:
Yayınlayan: Cengiz Cagdas

More info:

Published by: Cengiz Cagdas on Mar 24, 2012
Telif Hakkı:Attribution Non-commercial

Availability:

Read on Scribd mobile: iPhone, iPad and Android.
download as PDF, TXT or read online from Scribd
See more
See less

05/28/2014

pdf

text

original

NOT : Koyu yazılar yazarın vurgulamaları. Renkliler düzenleyene aittir.

HULKĠ CEVĠZOĞL U PROFESYONEL YAġAMI:
Gazeteci-TV program yapımcısı Hulki Cevizoğlu, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde "Siyaset Bilimi" lisansı ve "ĠĢletmec ilik" yüksek lisansını tamamladı. 1981'de gazeteciliğe baĢladığı Hürriyet'te aralıksız 8 yıl çalıĢtıktan sonra çeĢitli basın kuruluĢlarında muhabir ve yönetici olarak görev yaptı. 1994'te baĢladığı "Ceviz Kabuğu" programını Kanaltürk'te sürdürüyor. Hulki Cevizoğlu'nun programları yüksek öğretimde bazı derslerde incelenmekte ve bazı doktora tezlerinde kaynak oluĢturmaktadır. 31 adet kitabı bulunan Cevizoğlu'nun verilen ödüller arasından kabul ettiği 100'ü aĢkın ödülü bulunmaktadır.

ÖDÜLLERĠ:
Verilen ödüller arasında Hulki Cevizoğlu'nun kabul ettiği bazı ödüller: TV Haber Programı Dalında "Yılın Yıldızı" (Yıldız Teknik Üni.-2006); Yılın Ġlkeli ve Onurlu Gazetecisi ödülü (Cumhuriyet Üni.-2005); En Ġyi TartıĢma Programı ödülü (KabataĢ Erkek Lisesi); 2005 Yılı Televizyon Program Yapımcısı ödülü (Türk Ocakları Tekirdağ ġb.-2005); En BaĢarılı TartıĢma Programı ödülü (GaziosmanpaĢa Üni.-2005); Mülkiyeliler Onur ödülü (A. Üni. SBF.-2005); Yılın KöĢe Yazarı (Ġnönü Üni.-2005); Toplumsal Sorumluluk Medya BaĢarı Ödülü (Fırat Üni.-2005); Yılın Kemalist TV. Programı (Uluslararası Kıbrıs Üni.-2005); Yılın En Ġyi TartıĢma Programı (Özel Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği-2005); Yılın Kuvacısı (internetajans.com-2004); En BaĢarılı Ulusal TartıĢma Programı (Türkiye Kamu-Sen Giresun ġb.2004); Yılın TartıĢma Programı (Ġstek Bilge Kağan Okulları2004); TV Haber Programı Dalında Yılın Sembolü (özel Sembol I.Ö.O.-2004); Ġlkeli Gazeteci Ödülü (Sivas Cumhuriyet Üni. Atatürkçü DüĢünce ve Türk Dili Toplulukları-2004); En Ġyi TartıĢma Programı (KKTC Girne Amerikan Üni.-2004); En Beğenilen TartıĢma Programı (Maltepe Üni.-2004); En Ġyi TartıĢma Programcısı (Türk Ocakları Trabzon ġb.-2004); En iyi TartıĢma Programcı-

sı (13 iletiĢim Fakültesi Dekanının özel ödülü-2004) (Türkiye'de Ġlk); En Ġyi TartıĢma Programı (Polis Akademisi-2004); En Ġyi TartıĢma Programı (Uludağ Üni Uluslararası ĠliĢkiler Topluluğu 2004); Yılın Atatürkçüsü (Atatürkçü DüĢünce Derneği, D. ġb.2004); Yılın TV Programı (Niğde Üniversitesi-2004); Yılın TartıĢma Programı (Türk Eğitim-Sen-2004); Yılın En Ġyi TartıĢma Programı (Özel Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği-2004); En Beğenilen TV. Program Yapımcısı (K.T.Ü. iĢletme ve Ekonomi Kulübür2003); Yılın TartıĢma Programı (Ġ.Ü. Diplomasi K ulübü-2003); En Ġyi Haber Programcısı (Gazi Üni. Uluslararası ĠliĢkiler AraĢtırma Topluluğu-2003); Ulusal Televizyon Açık Oturum ve SöyleĢi dalında 2002 Yılının En BaĢarılı ĠletiĢimcisi (Se lçuk Üni. ĠletiĢim Fakültesi-2003); Basın Onur ödülü (Cumhuriyetçi Gençlik Platformu-2003); Ziyad Nemli Büyük Ödülü (Trabzon Gazeteciler Cemiyeti-2003); Türk Dünyası'na Hizmet ödülü (Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı-TÜRKSAV-2003); En Çok izlenen TartıĢma Programı (H,Ü. Bes. Ve Diy. Kulübü 2002); En Beğenilen TV Program Yapımcısı (B.Ü. ĠĢletme ve Ekonomi Kulübü-2002); Yılın En Ġyi AraĢtırma Programı (Ġ. Ü, Bilgisayar Kulübü-2002); Açık Oturum Dalında 2001 Yılının En BaĢarılı ĠletiĢimcisi (Selçuk Üni. ĠletiĢim Fakültesi-2002); 2002 Karaman Türk Dili ödülü (Karaman Valiliği-2002); En Ġyi Haber ve TartıĢma Programı (A.Ü. Hukuk Fakültesi BirleĢik Hukukçular Kulübü-2002); Medyanın En Ġyileri, 2001 Yılı En Ġyi TartıĢma Programı (özel Radyo ve Televizyon Yayıncıları Derneği-2002); En Beğenilen TartıĢma Programı (M.Ü. ĠletiĢim Fakültesi-2001); AraĢtırma dalında 2000 Yılının BiliĢimcisi (I.Ü. Bilgisayar Kulübü-2001); BaĢarı ödülü (Aydın Gaz. Cem.-2001); Türk Kültürüne ve Sosyal Hayatına Hizmet Eden TV Prog. Ödülü (Türk Ocakları2000); Televizyon SöyleĢi dalında 1999'un BaĢarılı ĠletiĢimcisi (I.Ü. ĠletiĢim Fakültesi-1999); Gazetecilik dalında Yılın Altın Adamı ödülü (Anadolu Basın Birliği-1999); Televizyon SöyleĢi dalında 1998'ln BaĢarılı ĠletiĢimcisi (I.Ü.ĠletiĢim Fakültesi -1998); 1998 Sedat Simavi Televizyon ödülü (T.Gazeteciler Cemiyeti1999); Medyada HoĢgörü ödülü (Ç.Kale Onsekiz Mart Üni.1998); Televizyon SöyleĢi dalında 1997'nin BaĢarılı ĠletiĢimcisi (I.Ü. ĠletiĢim Fakültesi-1997); Yılın Gazetecisi (Gazeteciler Cemiyeti-1997) (Tüm Medya içinde yalnızca tek kiĢiye verilen ödül); Jüri özel ödülü (Doğu And. Gaz. Cem.-1997); TV TartıĢma dalında Yılın Televizyoncusu (T.Yazarlar Birliği-1997); Cengiz

Polatkan ödülü (RTGD-1997); Haber dalında Yılın Gazetecisi (ÇGD-1987); Haber dalında Yılın Gazetecisi (ÇGD-1986).

KĠTAPL ARI:
ĠĢgal ve DireniĢ (1919 ve Bugün) (2007, 1. Baskı 30.000 Adet), Ey Türk Ġstikbalinin Evlâdı! (2006, 4. Baskı 26.000 Adet)', Bütün Kaleler Zaptedilmedi (Attilâ Ġlhan'la Birkaç Saat) (2006, 18. Baskı), Ya Sev, Ya Sevr (Bir Gafletin Büyümesi) (2006, 15. Baskı), Masonluk ve Rotaryenlik (2005, 9. Baskı), Tarih Türkler'de BaĢlar (2005, 5. Baskı), Türk Olmak (2005, 4.Baskı), Vatikan (Batı'dan Gelen Tehlike) (2005, 1. Baskı 10.000 Adet), Misyonerlik ve Siyasal Hıristiyanlık (2005, 1. Baskı 10.000 Adet), Türkiye ve Türkçe Üzerine Oynanan Oyunlar (2004), Uzaylılardan Vahiyler! (2003), Taze Yazı Kokusu (2003, 2. Baskı), Amerika'nın Körfez SavaĢı (2003, 2. Baskı), Altın ve Suikast (Bergama ve Alman Vakıfları Olayı) (2003, 2. Baskı), 28 ġubat: Bir Hükümet Nasıl Devrildi (2003, 3.Baskı), Kur'an ġifrecilerine Cevaplar Edip Yüksel :"Çöpe At" (2002, 9. Baskı), Türkçe Ġbadet (2002, 3. Baskı), Sözümün Özü (Oğulcan Cevizoğlu'nun Resimleriyle) (2002), YaĢar Nuri Öztürk'e Soruyorum (2002, 2. Baskı), Yakın Zamanlar Tarihi (2001), Generalinden 28 ġubat Ġtirafı:"Postmodern Darbe" (2001), EĢekli Kütüphaneci (2000), Nurculuk-(1999), Lider Troyka (1999), ÖzelleĢtirme (1998, 3. Baskı), YaĢar Nuri Öztürk (1998), Vicdanımızı Yastık Yapıp Yatıyoruz (1998), ġeyhler, Müritler ve Yalancı Peygamberler (1997), Dünü Bugünü ile 68'liler (1997), Ceviz Kabuğu (1996, 2. Baskı), Misyon (1987).
v

" "Ülkenin genel durumu ve görünüĢü" Ģöyleydi. Hükümet âciz..ÖNSÖZ YERĠNE 21.. bankalarda çalıĢan Türk memuru yoktu! Ġtalyan. Dünya Harbi ve KurtuluĢ SavaĢı sırasında iç ve dıĢ tahriklerle irili ufaklı 60 kadar isyan olmuĢtu! PadiĢah.. "Demiryolları bizim değildi! Kömür. halife. limanlar bizim değildi! 'Bu memleketin size ait olduğunu söylüyorsunuz. Kemalizm (Atatürk Ü/küsünün BayraklaĢan Adıdır) Dergisi. Neniz var bu topraklarda?' deseler." Bugün'ü "yaĢıyoruz!. haysiyetsiz ve korkaktı!.. "Bir Gece Karanlığında Ġdi". 1.. Bir "lider" aranıyordu!. Devlet içten ve dıĢtan çökertilmeye çalıĢılıyordu. Battan. Ģehir ıĢıkları ve suları. Yabancı memurlar ve ajanlar yurdun her yanında faaliyette idi!.. vezirler ve paĢalar millete ihanet etmiĢlerdi! Nice edebiyatçılar. öz canımızı ve camilerimizi gösterebilirdik! Değil bankamız.. Türkiye Kemalistler TeĢkilâtı'nın . Falih Rıfkı. YÜZYILIN BA ġINDA G ENEL DURUM Dün'ü "okuyoruz. Ģairler halka sövmüĢlerdi!. rıhtımlar." Dün. Mustafa Kemal anlatıyor: 1 [1] Atay.

Merzifon ve Samsun'da Ġngiliz askerleri bulunuyor..y[2] Bugün. s. konuĢmamıza baĢlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce. Zeynep Korkmaz. Bundun baĢka. Büyük SavaĢ'ın uzun yıllan boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. 15 Mayıs 1919'da. Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmıĢ ve alınmakta. . Adana ili Fransızlar. (. Urfa. Birer bahane ile Ġtilâf donanmaları ve askerleri Ġstanbul'da. Ankara. "Mütareke dönemi'ne geri döndük”. Damat Ferit PaĢa'nın baĢkanlığındaki hükümet âciz. Ülkenin genel durumu ve görünüĢü Ģöyledir: Osmanlı Devletinin içinde bulunduğu grup. Ģartları ağır bir ateĢkes anlaĢması imzalanmıĢ. haysiyetsiz ve korkak.. Yalnız padiĢahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı. gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meĢgul. Ġstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Hey'eti illerde çeteler kurmak ve idare etmek. Antalya ve Konya'da Ġtalyan askeri birlikleri. Nihayet. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. 2000. MaraĢ.) Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaĢmıĢ.Dünya SavaĢında yenilmiĢ. Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaĢılmıĢtır ki. Dr. Bugünkü Dille Yayına Hazırlayan: Prof. 2 Nutuk(Kemal Atatürk) (1919-1927). Ġtilâf Devletleri'nin uygun bulması ile Yunan ordusu da Ġzmir'e çıkartılıyor."1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. memleketin her tarafında Hıristiyan azınlıklar gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleĢtirmeye. 2000'li yılların baĢları. Ayıntap(Gaziantep) Ġngilizler tarafından iĢgal edilmiĢ. 1. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu.. Her tarafta yabancı subay ve memurlar ile özel ajanlar faaliyette. (.. Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiĢ. Ģahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araĢtırmakta. devleti bir an önce çökertmeye çalıĢıyorlar..1... Ġtilâf Devletleri. Atatürk Kültür. ateĢkes anlaĢmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar.

Genelkurmay BaĢkanının resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Yunanistan Genelkurmay BaĢkanı. Türk bayrağına. Batı Trakya'daki (Yunanistan'daki) soydaĢlarımız Türkler ile Irak'taki soydaĢlarımız Türkmenler'e sahip çıkamıyoruz. bizi almayacaklarını kesinlikle ve defalarca açıklayan AB'ye hayâli üyelik uğruna ulusal egemenliğimizi parça parça elden çıkarıyoruz. sözde Türk(!) kimi edebiyatçı. Ģair ve yazarlar Türklüğe. resmi ziyaretle Yunanistan'a giden askerlerimizin odasına giren Yunanlılar Türk bayrağını yırtıyor. ulusal marĢımıza ve dinimize sövüyor. savaĢ nedeni olarak açıklanan kırmızıçizgilerimiz birer birer yok oluyor. her türlü ulaĢım ve haberleĢme sistemimiz yabancıların denetimi altına giriyor. ve.. limanlarımız bizim olmaktan çıkıyor. Özkök. Türk Telekom. televizyon.. Kan uykularında ihanetleri görüyoruz!. ABD ve AB destekli Kürt isyanları çıkarılıyor. hayat damarlarımız Dicle ve Fırat nehirlerinin denetimi uluslararası yabancılar yönetimine bırakılmak üzere. üzerine çirkin yazılar yazıyor. "Size alt olduğunu söylediğimiz bu memlekette". yine Amerikan askerleri tarafından "kelepçeleniyor". bugün "Milli egemenlik Brüksel'e devredildi". tüm cep telefonu Ģirketleri) yabancıların eline geçiyor. Sevr hortlatılıyor. 30 Ağustos 2006'da süresi dolduğu için emekli oldu.-HC . "ekümenik" (evrensel) olduğunda ısrar eden Fener Rum Patriği Bartholemeos'un elini öpüyor [3]. Mustafa Kemal dün "Milleti kurtaracak. Topraklarımız ve bankalarımız yabancılara satılıyor. Org. Türk yurdu KKTC'yi kendi elimizle Rumlar'a teslim ediyoruz. yine milletin 3 Bu askeri olayların yaĢandığı tarihlerde Türk Ordusu'nun baĢında Orgeneral Hilmi Özkök vardı. Mustafa Kemal dün "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyordu. Mustafa Kemal dün "Egemenlik kayıtsız Ģartsız milletindir" diyordu. radyo ve gazeteleri yabancı parası satın alıyor. Türkiye'de (Adana'da) incirlik Üssü'nde Türk BinbaĢı. bugün "ülkenin bağımsızlığı AB'ye teslim edildi".Falih Rıfkı Atay'ın sözüyle. "müttefikimiz"(!) ABD Kuzey Irak'ta (Süleymaniye'de) "Türk askerinin baĢına çuval" geçiriyor. dev iletiĢim Ģirketlerimiz (kablolu ve kablosuz telefon Ģirketlerimiz. bize ait hiçbir Ģey kalmıyor!. madenlerimiz satılıyor.

s. Manda kabul edilemez" diyordu. 5 Ocak 2007."[6] Sözümüz çok. Çankaya KöĢkü'ndeki 29 Ekim (2006) Cumhuriyet Bayramı kabulünde(resepsiyonunda) benim soruma verdiği yanıt. O da bu sözleri 30 Ekim 2006 tarihli Takvim Gazetesi'nde yayınladı.. (Bu açıklama sırasında yanımda Takvim Gazetesi Ankara Temsilcisi ve yazarı Mehmet Çetingüleç vardı. AB'nin uzun zamandır "Kemalizm'den vazgeçin. Hulki.kendi iradesi ve azmidir. 6 10. bugün MĠT MüsteĢarı bile "Ulus devlet tehdit altında" demek zorunda kaldı.)HC . sürmanĢet.1. "Anıtı Türkiye'ye de Dikecekler?. 8 Kasım 2005. manĢet. 2000'li yılların baĢlarında yaĢanan bu süreci Çankaya KöĢkü'nde Ģu sözlerle özetledi!: "Cumhuriyet'in kurtuluĢ ve kuruluĢ döneminden sonraki en zor dönem!. ve Hürriyet Gazetesi.) CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezer. 8. Bakınız: www. 5 Yeniçağ Gazetesi. 31 Ekim 2006. Bakınız: Cevizoğlu..[4] Mustafa Kemal'in her sözünün çiğnenmesinin ardındaki neden. Mustafa Kemal dün "Ne mutlu Türk'üm diyene" diyordu.tr/basin32.[5] (Yoğun tepkiler üzerine karar geri alındı!.mit.CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezerin. 6 Ocak 2007.8. belgemiz var. Kemalizm AB önünde engeldir" dayatması idi..1. Yeniçağ Gazetesi. bugün "KurtuluĢ için ABD ve AB mandası kabul edildi". bugün "Türkiyeliyiz" diye bağırmak "çağdaĢlık" (!) diye yutturuluyor.gov. yıl nedeniyle yaptığı açıklama. ġimdi tarihi baĢa sarıyor ve hikâyemizi baĢtan alıyoruz Hulki Cevizoğlu 4 Milli istihbarat TeĢkilatı MüsteĢarı Emre Taner'in 80. s. Mustafa Kemal dün "Ulus devleti" kurmuĢtu.html. Ġstanbul. Bu süreçte KKK (Kara Kuvvetleri Komutanlığı) Birlik Armasından (yaygın deyimle brövesinden) Atatürk'ün resmi çıkarıldı!.

Belgelenen "yaĢadığımız olaylar" ise. Bu eser hem bugün. Yazar ve araĢtırırken sayısız geceler sabahladım ve günün ıĢımasına çok tanıklık ettim.. Böylece. Ama en büyük mutluluğum. 26 yıllık gazeteciliğim boyunca verdiğim "toplumu aydınlatma" mücadelesinin boĢ olmadığını kanıtlıyor. Böyle bir esere imza atmaktan mutluyum. Kanaltürk Televizyonu'ndaki ana haber sunuculuğunu bile bırakmayı göze aldım. ortalama her güne bir sayfa düĢmüĢ oldu!. bu eserimin kalıcı ve ülke çapında yaygın olduğunu görmek olacaktır. hem de yarınlar için kalıcı bir belge niteliği taĢıyor. Birçok kiĢinin "biliyoruz" dediği bilgileri en sağlam kaynaklardan araĢtırdım ve belgeledim. Kitabı yazabilmek için. .Ankara. 12 ġubat 2007 [7] 7 Bu kitabın sadece "yazımı" tam tamına bir yıl sürdü.-Hulki Cevizoğlu. Üniversitelerde ya da günlük tartıĢmalarda gençlere kaynaklık edecek bir belgesel-tarih eseri yazdığıma inanıyorum.

Ġstanbul." Mehmet Akif Ersoy1[8] ÜÇPINARLI ALĠ. paraları. nesilmiĢ gerçek. hanımlarının. ĠĢte çiğnetmedi namusunu. Her Ģeyin bir zamanı var. Millî Eğitim Bakanlığı Yayını: 2801. hücuma geçmeden yarım saat önce bize söyle de. 120 kiĢiydiler. ġaĢırdım. usturası. Bir çavuĢa. Balıkesirliler’i aldı. Çanakkale. bizim birliğe "Takviye Balıkesir gönüllüleri geldi" denildi. çanta sırtta muharebeye girilirdi.86-88. arkada arkadaĢları çıkıp geldiler. siperlerin gerisinde bir vadide kayboldu.. diyordum ya. Sarıldık. ġöyle rahat rahat dövüĢelim!" Ali haklıydı... Mayıs 2005.. Çok hareketli zamanlarda. "ġu bizim hemĢehrilere bir bak bakalım. askerin en kıymetli Ģeylerini taĢırdı. BaĢlarında da o zamanlar Balıkesir'in ünlü kabadayısı Üçpınarlı Ali vardı. kendimizi gereksiz kırdırırız. tütünü hep sırt çantalarında olurdu." "Peki öyleyse. Kabadayılığı gene elden bırakmamıĢ. biz buraya beklemeye gelmedik! Haydi düĢmanı basalım. 2. sigarası. Aydın.. s. çiğnetmeyecek. Beni görür görmez yanıma geldi: "Kumandan efendi. . 9 Ayhan. Hemen gelirler sandım." dedim. ġehitkale Yayıncılık.. Hepsi süslenmiĢler. Tüfeği çapraz asmıĢ. Gittim. kimi 8 Ersoy.. Mehmet Akif. Çantaları kaybolduğunda. Biraz sonra önde Üçpınarlı Ali.. Hücuma Yarım saat kala Ali’ye haber verdim."Asım'ın nesli.... Ali. Baskı. s." "Burada her Ģey emirle olur. sancaktar olmuĢ. Beklerim gelmezler. niĢanlılarının verdiği ayrılık mendillerini kimi boynuna dolamıĢ. bilene kamasını sallandırmıĢtı. 1996. asker sıkıntı çekerdi. Safahat.. Beklerim gelmezler. Sırt çantaları. Gitti.431. Ah! Çanakkale.. Hemen hemen hepsi tanıdıktı.. Hücuma sadece biz geçersek. ÇamaĢırları.. sancağın üzerinde de sırma ile "Karesi Gönüllüleri" yazdırmıĢtı. Ģu sırt çantalarını emniyetli bir yere koyalım. mektupları. askerlikte pek hoĢ olmamasına rağmen. Ġzmir.. Ġhtiyat Zabiti Hattatoğlu Mustafa Efendi anlatıyor[9]: Birgün. hasret giderdik..

Ola ki bir pislik bulaĢmıĢtır.. diye çamaĢırlarımızı değiĢtirdik. Allah!" diye düĢmanın içine bir hançer gibi daldılar. "Hücuuum!. Ali'ye beĢ dakika kaldığını bildirdim.. bu vatana kurban koç yiğitler yatıyor... Hepsi birbirlerine sarılıyor. Hepsi.. Gözler yumulu. Ama sancağı öyle bir kavramıĢ ki parmakları kenetlenmiĢti.. kimi bileğine sarmıĢtı. o gün onüç kiĢi sağ kalmıĢ. DövüĢtük. Gün bugündür. sadece dudaklar kıpırdıyordu.. "Allah.. . Birazdan bayramımız var.. Anafartalar'da çam ağaçlarının altında nice memleket evlâdı." Kısa süre sonra diĢler kenetli. bu ruhtan bir ülke çıktı: Türkiye Cumhuriyeti!.. düğüne (savaĢa) geldik. Orada. Birden bire ortalık kaynayıverdi.. avuçlar açılmıĢ. DövüĢtük. Bu Anafartalar'dan. O yüzyirmi kiĢiden. Biz buraya oynamaya değil. Çoğu yakalarına artık kurumuĢ gül veya karanfil takmıĢtı. bayrama geldik. Bugün bizim bayramımız. O gün Ģehit olanları o ağaçların arasına gömdük. Anafartalar'da üç top çam ağacı vardır.... Gömülen Ģehitlerin en üzerine de Ali'yi sancağına sararak yatırdım. Aman sen bize. Ayrılık hediyelerini taktık.. Temiz çıkalım dedik. Yanıma birisi geldi.. dua ediyordu. Saatime baktım.. Orada. Herkes ölüme hazırdı..alnına çatmıĢ." dedi. DövüĢtük... Anamız bizi bugün için doğurdu." Ali'nin bu sözlerinden sonra büyük bir sessizlik oldu. "Utandırmayın ha!. helâlleĢiyorlardı.. Ali'ye sordum: "Neden geç kaldınız?' "Komutan Bey. biraz sonra Cenab-ı Allah'ın huzuruna çıkacağız.. baktım. "Komutanım.. Çekeyim. Onun için süslendik. dedim olmadı!.. Abdest aldık.... hücumdan beĢ dakika önce yine haber ver. tüfeklerinin dipçiklerine parmaklarını geçirircesine yapıĢmıĢ bölük hücuma hazırdı.. Gittim. Hakkınızı helâl edin. Herkes kendi dünyasına dönmüĢ.. Ali de Ģehitler arasında idi. Ġyi dövüĢün ha!. süngülerini takmıĢ. Üçpınarlı Ali sancağı vermiyor. öpüĢüyor. AkĢama doğru savaĢ durdu." deyince sanki siperler sarsılıverdi.

Yunan müfrezeleri de Yenikale'yi kontrolleri altına aldı.. Fransız kuvvetleri Urla ve Foçalar'ı. ġimdi bu gerçeklere yolculuğumuz baĢlıyor. günümüz deki "te slimiyetçiler" gibi .. Ġngiliz.... Kendilerini "baĢrolde" görüpte.. HÜKÜMET: "ĠġGAL E ĠNANMAYIN! " HARBĠYE NAZIRI ġakir Pa Ģa. HAL K SESSĠZCE SEYR EDĠYOR. ülke iĢgal edilirken. Yıllarca bu ülkenin ekmeğini yiyen. Karaburun ve Uzunada taraf ını. güzel yurdumuzu n incil erinden Ġzmir iĢgal ediliyor. ruh ve düĢünce hastalığı!. Ģenlikler yaptılar ve karaya çıkan Yunan silâhendazlarını büyük gösterilerle karĢıladılar. Fransız. bu Cumhuriyet'i ve Mustafa Kemal'i yıkmak isteyenlere göre yeni tehlikeler bir "paranoya". Ġndiler ve kentin çeĢitli noktalarını iĢgal ettiler. Halk sokaklara. me vkii müstahkemleri (savun ma tesislerini) . kaleleri i Ģgal ediyorlar. "Bu gibi Ģayialara (söylentilere) . ĠġGAL BAġLIYOR.. para kazanan Ģehirdeki Rumlar ise. 15 M ay ıs 1919 Per Ģembe. kordon boyuna yayılarak sessizlik içinde bu iĢgali seyretti. Bu destanın içinde hainler de var: Yüzlerine "Polyanna maskesi" takıp. Halk sessiz ve üzgün se yrediyor. Ġngiliz birlikleri. Anafartalar'da kahramanlaĢan Mustafa Kemal. Yunan bahriye silâhendazları (deniz piyadeleri) öğleden sonra. daha sonra Ulusal KurtuluĢ SavaĢı ile destanlaĢtı. Kolordu Ko mutan ı Ali Nadir P a Ģa'nın " muk avemet edilme mesi" emri yüzü nden T ürk kuvvetleri kıĢlalarına çekildiler. GÜNLERDEN BERĠ Ġzmir limanında toplanmakta olan yabancı harp gemilerinden öğleden sonra bahriye silâhendazları (deniz piyadeleri)... Atatürk 'ün Samsun 'a çıkmasından dört gün önce. "Söylentilere inanmayın" diyenler!.ġimdi. "yabancıların figüranı" olanlar..

Kolordu Kumandanı Ali Nadir PaĢa. resmi iĢgal. iĢgal karĢısında nasıl hareket edeceğini Bakanlığa sorarak. s. Buna rağmen. son dakikada tebligatta bulundu.ehemmiyet vermeyin" a çıklamasını yapıyor!. 17. kendi ordusunun komutanını aldatıyor. Ahmet Tevfik PaĢa. mütareke koĢullarında (4 yıl 21 günlük süreçte). SABAH SAATLERĠNDE. Ankara. (Merdanoğlu. Yabancı unsurların kent içinde kargaĢalık çıkarmalarına imkan bırakılmayacaktır. el altından yerli Rumlar'dan teĢkil edip silahlandırdığı kuvvetler tarafından. Hükümetten bilgi verilmediği için. Ahmet Tevfik PaĢa ve Damat Ferit PaĢa) anlatmaktadır. .-HC. son önlemlerini yazılı emre döküyordu: "Türk mukavemetine (direniĢine) imkan bırakmamak için Ġzmir'in etrafı süratle abluka (kuĢatma) altına alınacaktır. Harbiye Nezareti'ne (Savunma Bakanlığı'na) telgraf çekti. basiretsiz ve aldanma eğiliminde. telgrafında. Fakat. iĢgal Tümeni Komutanı Albay Zafiryo 4[11]. Ali Nadir PaĢa. Ulusal KurtuluĢ Süreci ve Kuvayi Milliye." 10 "Ġstanbul Hükümeti" sözü kimi zaman genel bir ifade olup. komutan kararsız. ĠĢgalcilerle "iĢbirliği" içindeki Ġstanbul Hükümeti3[10].) 11 Zafiriu ya da Zafiru olarak da yazılan ad Zafiryo olarak okunuyor. Yunan ĠĢgal Komutanı ise. Harbiye Nezareti Ġzmir’i savunacak olan komutana hiçbir cevap vermiyor! O sırada. Yunan 1. Türk ve Rum mahalleleri birbirlerinden tecrit edilecektir. Komutanın telgrafından anlaĢıldığına göre. "halktan duyduklarına dayanarak". Ümit Yayıncılık. içeriden iĢgal altına alınacağı ihtimali vardır. Salih Hulusi PaĢa. Midilli limanında bekleyen Averof Zırhlısı'nda. 2006. Ģöyle diyor: "Halk arasındaki Ģayialara (söylentilere) göre." Komutan. Komutan da. Hüsnü. Kent içinde meydana gelecek direniĢleri kırmak için. 11 kez kurulan hükümetleri (sırasıyla Ahmet Ġzzet PaĢa. Ġstanbul Hükümeti tarafından komutana bildirilmedi.90. çok acele emir bekliyor. Ali Rıza PaĢa. Ġzmir’in Yunan kıtaları tarafından iĢgal edileceği yahut Yunanistan'dan daha evvel Ġzmir’e getirilmiĢ bulunan Yunan Kızılhaç ekiplerinin.

00'da. Çıkarma kuvvetleri yarın (15 Mayıs 1919) saat 08. Esef verici olaylara meydan vermemek üzere. Kolordu kumandanı. muvafakat edilmesi (=uyulması) lüzumu tabiidir.Yunan Tümeni. Ġngiliz Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Kaltorp (Calthorpe) ikinci notasını (müzik notası değil. sabaha karĢı Ġzmir'e hareket ediyor. . iĢgal notası!) veriyor ve "esef verici olaylara meydan verilmemesini"(!) istiyor: "Mondros Mütarekenamesinin 7. bulundukları mahallerde kalmalıdır. ĠĢgal baĢlıyor!." "Efendim. sabah saatlerinde Amiral Kaltorp'un baĢkanlığında yapılan bir toplantıda kararlaĢtırılmıĢ ve saat 00. maddesi gereğince. Ġzmir Yunan askeri birlikleri tarafından ĠĢgal olunacaktır. "ödeme saati gelmiĢti !"5[12] 12 Bu söz.00'den itibaren iskeleleri iĢgal edecektir." "Bu gibi Ģayialara (=söylentilere) ehemmiyet vermeyiniz!" GECE YARISINA yaklaĢırken. Yunan deniz silahlı müfrezeleri." Ġzmir’in karĢısındaki Midilli adasındaki 1. Ġtilaf Devletleri namına. BeĢler (Ġngiltere. Mütareke Ģartları hükümleri icabından olmakla. "BeĢler Toplantısı". Osmanlı kıtaları. bu kez telgraf makinesinin baĢına geçti. Ġtalya. mors alfabesinin baĢında cevap veriyor: "iĢgal vukuuna dair Babıâli'ye verilmiĢ bir malumat (bilgi) yoktur Amiralin bu teklifi (iĢgale. "teklif diyor!). Yunan askeri makamlarının emirlerini bekleyin. bunun bir Yunan iĢgaline yol açacağı ısrarlı Ģayiaları vardır. Harbiye Nazırı ġakir PaĢa. iĢgal notasını alır almaz.ĠĢgalin planı. Bir Ġngiliz deniz piyade müfrezesi tarafından iĢgal edilecek olan Telgrafhanede. Kolordu Kumandanı Ali Nadir PaĢa ile Vali Kambur Ġzzet'e bir nota ile iĢgal tebliğ edilmiĢti. sansür edilmek kaydıyla. resmi muhaberata müsaade edilecektir. Fransa.. Yunanistan ve ABD) toplantısına katılan Fransız BaĢbakanı Klemenso'ya (Clemenceau) ait.00'de Ġzmir’e ulaĢacaklardır. Türkiye'yi Sevr'e götüren Paris'teki toplantılar idi. Bâbıâlî ve Harbiye Nazırı ġakir PaĢa ile konuĢmaya çalıĢtı. Bu karar Babıâli'ye de bildirilmiĢtir. saat 07.

Yunanlı bir iĢgal teğmeninden tokat yiyeceğini bilmiyordu!. esef verici olayların olmaması için(!) garnizonlarından çıkmayacaklar ve bu bölge dıĢında ve gerilerinde toplanacaklar. kolorduca verilecek emre göre hareket eyleyeceklerdir. Yunanlılar'ı ileri sürerek. iĢgale gelecek itilâf müfrezelerine gereken kolaylıklar gösterilecektir. 18 Mayıs 1919 tarihli The New York Times gazetesi. Bu ülkeler. onlara "iĢgal taĢeronluğu" yaptırıyor.. AMERĠ KAN BASINI: "TÜRKĠYE: SO NUN BA ġLANGICI" Ġzmir’in iĢgali. Toplar ve diğer her türlü harp malzemesi bu kıtalara teslim edilecektir. geriden idare etmeyi tercih ediyor. Türk birlikleri iĢgalden hemen önce sessizce çekiliyor ve düzenli hiçbir çatıĢma olmuyor. emrindeki birliklere Ģu talimatı veriyor!: "Ġzmir müstahkem mevkii tahkimat bölgesi. Ġzmir'i yalnızca Yunanlılar'ın iĢgal ettiğinin propagandasını yapıyor. Bu bölgelerdeki komutanlar. Görüyoruz ki. Ġzmir’e çıkanların baĢında Ġngiliz. Ordu "tek kurĢun atmadan" Ġzmir iĢgalcilere teslim ediliyor!.. Asya ve Avrupa Türkiyesi'nin her tarafında manda yönetimlerinin kurulması ve Türkiye Devleti'nin bağımsız . Kolordu emri nedeniyle. subaylar ve erler. Oysa. Bugün bile pek çok insan. Amerika BirleĢik Devletleri'nin (ABD) tarih boyunca Türklere hangi gözle baktığının da bir göstergesi ve dahası "tarihi bir belgesi" oldu. tıpkı Irak iĢgalinde olduğu gibi. Fransız ve Ġtalyanlar geliyor. Kendileri. Bugün yaptıkları hiç de sürpriz değil. neredeyse 100 yıl önceki taktik de aynı. "Türkiye: Sonun BaĢlangıcı" baĢlığı altında "Türkler'e Anadolu'da küçük bir bölge bırakılabileceğini" yazıyordu: "Ġzmir’in iĢgali. bugün öğleden sonra Ġtilâf Devletleri kıtaları tarafından iĢgal edilecektir.ĠZMĠR'DEKĠ TÜRK KOMUTAN Ali Nadir PaĢa ise." Bu emri veren komutan daha sonra. Bu iĢgal esnasında katiyen karĢı konmayacak.

Amerikan Basınında Türk KurtuluĢ SavaĢı.) Aynı kaynaktan verilen bir diğer habere göre.bir imparatorluk olarak varlığının ortadan kaldırılması yolunda atılan ilk adımdır... Türkler'e masa baĢında kabul ettirilen barıĢ Ģartlarının uygulanmasına geçildiğinde doğabilecek tepkilere karĢı bir tedbir niteliğindedir. Avrupa "Türk adını tarihten silmek" ve her türlü hilelerle boyunduruk altına almak için "masa baĢında" oyunlar oynuyordu. Ġstanbul ve çevresini kapsamını alacak olan bu ikinci bölümün Amerika BirleĢik Devletleri mandası altında yönetilmesi öngörülmektedir. Osman.g. Ġstanbul.. "Ġzmir Türkler'in Elinden Alındı" ve "HesaplaĢma Günü YaklaĢıyor" baĢlıkları ile Ģunları yazıyordu: "Paris'ten gelen son haberlere göre.. s. 17 Mayıs tarihli baskısında.) Ġzmir ve çevresindeki bu kuvvet yığınağı. (. The New York Times. 14 Ulagay. karĢımıza Miryokefalon SavaĢı çıkıyor Türkler'in 1071'de Anadolu'ya giri13 Ulagay.47. (. yine Amerikan basını 1919 yılında belgeleniyordu. Mart 1974. Amerikan basınının iki yıl sonra (1921'de) vurgulayacağı bu tarihi araĢtırdığımızda." 6[13] "MASA BAġINDA KAYBETMEK" deyiminin de. . Türklerin "iĢini bitirmek" Ġçin. bu haberin yayınından bir gün önce. diğer bölüm ise uluslararası bir devlet haline getirilecektir. Osman.46. Halen Ġstanbul'da bulunan Türk Sultanı'na Bursa ve civarında küçük bir bölgenin bırakılacağı tahmin edilmektedir.. s."7[14] Bugün olduğu gibi yaklaĢık 100 yıl önce de. Yunanlılar "son 750 yılın en büyük fırsatını(!) yakalamıĢtı. yakında Ġmzalanacak antlaĢmalarla Avrupa'daki Türk hâkimiyetinin son kalıntıları da temizlenmiĢ olacaktır. Avrupa Türkiyesi iki bölüme ayrılarak bir bölümü Yunanistan'a verilecek. a. özel Yayın.e. "Türk’e Türk propagandası" ya da "derin devletin psikolojik savaĢının(!) ürünü" olmadığını da.

Karabulut. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. en sonra da ġam) denir..HC) . çocukluğumuzda öğrendiğimiz tarihimizi ne yazık ki büyüyünce unuttuğumuzu vurgulamaktır. barbar Türkler'in eline geçmiĢti. bozguna uğramıĢtı. Kesim. Yazarlar: ġenünver. Bizans imparatoru.. Amerikan basınında bir "okuyucu mektubu" yayınlandı. Uslu ve Akay. Yüzyıllardan beri ağızdan ağıza yayılarak en ücra Türk köyündeki. dünyanın en verimli bölgelerin15 Miryokefalon SavaĢı: "Bizanslılar. Türkler'i Anadolu'dan atma düĢüncesinin hayal olduğunu anladılar. (..) Bu geliĢmelerden sonra. 3. Bizans ordusu yenildi.. en cahil Türk köylüsünün bile dilinden düĢmeyen bu kehânet artık gerçekleĢmek üzeredir. Turgut Ercan.74.Housepian) mektubuna yer verildi: "Türkler'in en parlak devirlerinde söylenmiĢ olan kâhince bir sözde Evveli ġam.) (Kaynak olarak bir "Ġlköğretim kitabım" almamın amacı bir anlamda. Günümüzden 500 yıl kadar önce Selçuk Tatarları diye adlandırılan barbar bir kavim. Miryokefalon Zaferi. (.) savunma yönünden en emin bölge olarak güneyi gördüklerinden. ahîri ġam' (En önce ġam..M. Ġzmir'in iĢgaline giden sürecin baĢlarında (3 Kasım 1918). "Türkler'i Anadolu'dan atmak" isteyen "Haçlılar" adındaki Avrupa'nın Birliği. bu amaca ulaĢmak için güçlü bir ordu hazırladı. Ancak bu zaferlerden hiçbiri kutsal yerlere bir geçit sayılan ġam'ın alınması kadar sevindirmemiĢti Türkler'i. Bu kehâneti savuranların ileri görüĢlü olduklarına Ģüphe yoktur. Türkler. Küçükbaycan.(1176). biz de biteriz' anlamına gelen bu sözü söylemiĢlerdir. Uzun mücadeleler sonucunda Ġmparatorluğun baĢkenti Ġstanbul Ģehri de..Ģinden 100 yıl gibi çok kısa bir zaman sonra. Hatta Türkler'i Anadolu'dan çıkarabilecekleri umuduna bile kapılmıĢlardı.8[15] TÜRKLER'ĠN KEHANETĠ olduğunu belki Ģu anda duyuyorsunuz. 'ġam elden giderse. Anadolu'nun Türk yurdu olduğunu ve hep böyle kalacağını kesinleĢtirdi. s. Anadolu topraklarına saldırmıĢ ve iç çekiĢmelerle zayıf düĢmüĢ Bizans Ġmparatorluğu'nun kuyusunu kazmaya baĢlamıĢtı. Bizanslılar bu yenilgiden sonra." (Sosyal Bilgiler-6 Ġlköğretim Ders Kitabı. The New York Times'ın "Türkler'in Kehaneti Doğrulanıyor" baĢlıklı haberinde bu okuyucunun (M. Haçlılarla iĢbirliği yapıp Batı Anadolu'da bazı yerleri ele geçirmiĢlerdi. Baskı Ġstanbul 2005. Türk ordusu ile Bizans ordusu Eğirdir Gölü civarında Miryokefalon (Kumdanlı) denilen yerde savaĢtı.

Gandhi'nin ifadesiyle.. bunları unutmamalıyız. stratejik analizler yapıyor. a. cenaze törenleri için hazırlanan tabutlarını. Batı’nın kötü bir görüntü yara tmasına yardım etmiĢtir.AMERĠKAN "DERĠN DEVLETĠ" böyle bir "okuyucuya" sahip olmak için neler vermez ki!. Türkler'e sürekli hakaret ederek. 49. Biz misyonerlerimizin.HC. hem de yazarın soyadı "sahte olacak" kadar anlamlıHC.Westermann 11[18] imzasıyla bir itirafta bulunacaktı: "Batı'ya karĢı duyulan tepkiyi yaratmakta bizim de payımız olduğu bir gerçektir. 4 yıl sonra (Aralık 1922'de) yazar W. kısa zamanda gidererek yararlı faaliyetlerine yen i16 17 Ulagay.. Amerikan derin devletinin psikolojik savaĢını uyguluyor!. Batı sömürücülüğünün kötü etkileri yüzünden misyonerlerimizin suçlanmıĢ olması üzücü bir olaydır. yanlıĢ ata oynamıĢ olacaktır.. katillerinin baĢlarına geçirecek"10[17] idi. Hem. bu bölgelerde katliam ve ya ğmadan baĢka hiçbir Ģey yapmayan bu vahĢi insanlara kimsenin yardım elini uzatacağını sanmıyoruz.e.g. hem de geleceği görüyor.659. Basım. Hem. Ağustos 2005. Osman. Bu okuyucu.30. . 19 Kitaptaki bu ve bundan sonraki (=) iĢaretli tüm TürkçeleĢtirmeler bana ait. Ankara. Bu mektubu yayınlayan The New York Times.. Türkler'e yardımı aklından geçireceklere gözdağı veriyor. "Amerikalı okuyucunun"(!) mektubunu incelediğimizde.. Bilgi Yayınevi. Siyasi ve ekonomik yayılma (=sömürgeleĢme) 12[19] yöntemlerimizin zaman zaman korkunç ve pervasız niteliklere bürünmesi.. kendi iradeleri dıĢında meydana gelen bu itibar kaybını. s. Böyle bir yardıma kalkıĢa n kimse.L. sömürgeci eylem ve iĢgallerini masum gösteriyor!. Bugünkü Amerikan ve Türk medyasını okurken. ġu Çılgın Türkler. süper bir okuyucu ile karĢılaĢıyoruz!. Hem. Çünkü Türkler'in dünya siyaset tarihindeki sayfaları kapanmak üzeredir. hem çok bilgili.den birini 500 yıldır iĢgal ederek.." 9[16] Oysa. Hem. "Öldü sanılan Türkler. Özakman. Turgut. 18 Hem okuyucunun. s..

"Silahlı direniĢ" baĢlatmak için silâh isteyen 20 Ulagay. MaĢatlık denen bölgede (MaĢatlık=Musevi Mezarlığı) büyük bir miting yapıldı. Ġtalya bizi ĠĢgal etsi n" Ġstekleri ortaya çıkınca gençler. Yunanistan yerine Amerika. Ali Kemal'in etkin olduğu Hürriyet ve Ġtilaf Fırkasından...g. Binlerce Türk. ĠĢgali haber alan "halk" tepki koymaya baĢladı. "silahlı direniĢ" hazırlığına girdi . . Ülkenin hükümetinden bile çare gelmeyeceğini anlayan gençler yeniden Türk Ocağı'nda toplandılar. Amerika temsilciliğine giderek. a. olmaz. silâhtan baĢka bizi müdafaa edecek vasıta yoktur!" Toplantıda bulunan Damat Ferit yanlısı. ĠĢgalden hemen önce. Ġngiltere. Hükümetin tutumunu öğrenmek için de Ġzmir Valisi izzet Bey'e heyet gönderilmesini kararlaĢtırdılar. BaĢta Harbiye Nazırı ġakir PaĢa olmak üzere Ġstanbul Hükümeti. Osman. Ġngiltere. Gençler aralarından bir grubu temsilci seçerek. içlerinden bir kısmı. Cevap bekliyorum" dedi.228. Fransa ya da Ġtalyanlar’ın iĢgal etmesini talep edelim!" deyince... Türk Ocağı'nda toplantı yaptı. Müsavat Gazetesi sahibi avukat Sadık Bey. "13[20] ĠZMĠR'DE DĠRENĠġ Ö NCESĠ MĠTĠNG M aĢatlık'ta (M usevi M ez arlığında) dün toplanan binlerce vatanda Ģ. çoğunluk büyük tepki gösterdi: "Efendiler. Memleketi yangın yerine veririz" Aynı tepkiyi. "Her Ģeyi Sadrazam Damat Ferit PaĢa'ya yazdım. s.den baĢlamak fırsatına kavuĢacaklarına inanıyoruz. Heyete yüz vermeyen Vali izzet. Ģiddetle itiraz etti: "Olmaz. "Yunan iĢgalini protesto edelim.e. ülkeyi korumakla yükümlü bir komutan da gösteriyordu. "Yunanistan yerine Amerika. "iĢgal söylentilerine inanmayın!" derken. ĠĢgali protesto ett i. Ġzmir’in Yunanistan’a ilhakını heyecanlı konuĢmalarla reddetti. dün gece.

gençler. doğruluğuna herkesten çok inanmıĢtır. suçlu diye onu yakalayacaktır. Mondros Mütarekesi'ni bahane eden ülkenin valisi ve kolordu komutanı. BURSA NUTKU Türk genci. Onun da tepkisi Ģöyle olmuĢtu: "Silâhlı göreceğimiz her kimseyi Divan-ı Harbe yollayacağım!" TÜRK GENCĠ VE TÜRK MĠLLETĠ! . gençlere bugün için de çok anlamlı mesajını verecekti. "Demek adliyeyi de düzeltmek. adalet örgütü vardır" demeyecektir. 5 ġubat 1933'deki Bursa Nutku'nda. Yine ı düĢünecek. sopa ve silahla. onlar da bu isteği Kolordu Komutanı Nadir PaĢa'ya iletmiĢti. jandarması vardır. nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır. gerekli dersi çıkarmıĢtı. Rejimi vs devrimleri benimsemiĢtir. ordunun garnizondan dıĢarı çıkmamasını emrediyorlardı!. Polis gelecektir. "Polis henüz devrim ve Cumhuriyetin polisi değildir" diye düĢünecek. Bunları zayıf düĢürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu "Bu memleketin polisi vardır.. Genç. hüznünü içinde hisseden Mustafa Kemal. Mahkeme onu yargılayacaktır. Hemen müdahale edecektir. taĢla. devrimlerin ve Cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir.. ordusu vardır. asıl suçluları bırakıp. ÜLKE adım adım iĢgal ediliyor. askeri mahkemeye vermekle tehdit ediyor. 14 yıl sonra. "silahlı direniĢ" baĢlatmak isteyen gençleri. ama asla yalvarmayacaktır. Elle. Bunların gereğine. bazı subaylarla konuĢmuĢ. Bu günleri yaĢayan. .

. Türk toprağı feyyazdır(çok verimlidir). Diyecek ki. Türk Devleti mücadelede sabırlı ve deneyimlidir. cesaretlendirilmesine karĢın yine de. bana. Mustafa Kemal. müderri" ile "müderrib" sözcüklerinin yazı/ıĢının aynı olduğunu. bulamadık. 14[21] Türk 21 Metnin aslında "Türk Devleti müderridir" diyor.rejime göre düzenlemek gerek!. dini dinine uymayan uluslar ı dıĢardan kıĢkırtılıp. bir parça barıĢ bir parça sakinliğe muhtaçtır. kendi yayınladığı ve yazdığı Ġrade-i Milliye Gazetesi'nde de Türk genci ve milleti için Ģu gerçeği haykırıyordu: "Türk Milleti yükselmek ve ilerlemek için mandaya(sömürgeciliğe) değil." ĠĢte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!." Onu hapse atacaklar. Ancak.eĢit haklar vererek yüzyıllarca adaletle yönetmiĢtir. Eğer buraya haksız olarak gelmiĢsem. bugünkü alfabeye çevirirken yanlıĢlık yapılmıĢ olabileceğini ve müderrib'in de "cenkte sabırlı" ve "deneyimli" anlamlarına geldiğini açıkladılar. "Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Osmanlı arĢivi ve Osmanlıca uzmanları. Türk köylüsü çalıĢkandır.. Yasal yollarla itirazlarını yapmakla beraber.-HC . böyle bir sözcüğü hiçbir yerde bulamadım. Müdahale ve eylemimde haklıyım. Sivas'ta. baĢbakana ve Meclis'e telgraflar yağdırıp. Türk genci zekidir. kayırılmasını istemeyecek. Türk Devleti dili diline. bu haksızlığı meydana getiren neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir. haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalıĢılmasını.

) (Türkçe'leĢtirme bana ait.Sivas Valiliği tarafından yapılan Türkçe baskı. cahil yok.. Türkler sağdır ve uygardır ve yaĢayacak.milleti bugünkü hareketi ile olgunluğunu(rüĢtünü) kanıtlamıĢtır. Türk mahallelerinde davullar çalınarak dağıtılmaya baĢlandı. halkı uyandırmak için bir miting düzenlenmesini kararlaĢtırdı.. senin hakkın gasp ediliyor. ġĠMDĠ SANA SORUYORUZ: RUM SENDEN DAHA MI ÇOKTUR?.3. Artık kendini göster. Karar alındığı zaman saat 21. Buna rağmen. (Alıntı yaptığım kaynak: Ġrade-i Milliye.. 2 TeĢrini Evvel 1335 (2 Ekim 1919).. âlim. fakir. vatanını kurtarma azmindeki yurtseverler.-HC) . Bunun neticesi olarak güzel memleket Yunan'a verildi.. Fakat Yunan hâki22 Ġrade-i Milliye Gazetesi. Müdafaa-i Hukuk-u Osmaniye Cemiyeti kurucuları." 15[22] GELĠġMELER üzerine. Sivas Kongresi'nin 83. namusun çiğneniyor. Albay Ztfiryo'nun "Ġzmir Halkına ĠĢgal Bildirisi" basılıyordu! Reddi Ġlhak temsilcileri "iĢgale DireniĢ Bildirilerini" halka dağıttılar: "EY BEDBAHT TÜRK! Wilson (ABD BaĢkanı Thomas Woodrow Wilson) prensipleri adı altında.. Bütün kardeĢlerin MaĢatlıktadır. s. ulusal güçler canla hoĢla çalıĢmaya devam ediyordu. Anadolu Matbaası'nda bastırılan miting duyuruları. Vakit gecikmiĢti. Aynı saatlerde. Burada zengin. Ġlan ve ispat et. Numara: 5. Oraya yüzbinlerce toplan ve büyük çoğunluğunu orada bütün dünyaya göster. yıldönümünde -2002. YUNAN HÂKĠMĠYETĠNĠ KABULE TARAFTAR MISIN?. Buralarda Rum'un çok olduğu ve Türkler’in Yunan'a iltihakını memnuniyetle kabul edeceği söylendi.00 suları idi. yükselecek ve çok fazla yükselecektir. Rumlar'ın Amaltiya Matbaası'nda da.

miyetini istemeyen bir kitle-i kaahire (büyük çoğunluk) var. protestolar düzenlenmesi ve "vatan ordusuna katılım" çağrısı da yapılıyordu: "Ġzmir ve çevresi Yunan'a ilhak edilip. Geri kalma! Hüsran ve piĢmanlık fayda vermez. iĢgale saatler kala (14 Mayıs 1919 gecesi) bütün illere (vilâyetlere). iĢgal baĢladı. s.77. yüzbinlerle MaĢatlık'a koĢ ve Heyet-i Milliye'nin emrine itaat et! Ġmza: Reddi ilhak Heyeti Milliyesi" 16[23] Gece geç vakitte toplanan mitingdeki konuĢmacılar. Yunan iĢgaline karĢı "silâhlı mukavemetten" baĢka çare kalmadığını dile getirdiler. mitinge sızmıĢlar. Millî Mücadele Dönemi Beyannameleri ve Basını. "imdat" çığlıklarının karıĢtığı bu yardım telgraflarında. Orhan. Yerli Rumlar da. Limandaki savaĢ gemileri Ġse. Diğerleri iĢgal etsin" diye bir heyet de. Haluk. Mitingler. Doç. s. 1990. çaresizlik öyle bir boyuttaydı ki. Atatürk Kültür.. zaten mitingin yapıldığı Musevi Mezarlığını ıĢıldaklarla tarayarak. "Bizi Yunan iĢgal etmesin de. Ancak. telgraflarla her yere baĢvurunuz ve vatan ordusuna katılmaya hazırlanınız. egemenliği altına giriyor. sancak. sana düĢen en büyük vazifedir. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları. Olgunluk ve sakinliği son derece koruyarak. Ankara. 17[24] VENĠZ ELOS: "Ġ ġGAL E DAVET EDĠLDĠ K Yunanistan Ba Ģbakanı Venizelos..73. 2000. kimsenin incinmemesine özen ve dikkat ediniz.Dr. kaza ve nahiye belediye baĢkanlıklarına acil telgraflar çekti.HC) . 24 Selvi. Ne olup bittiğini görmeye çalıĢıyordu. KabataĢ. Ġzmir'i iĢgal 23 Güner. Millî Mücadele'de Erzurum (1918-1923). Ankara. Zekâi. Reddi Ġlhak Heyeti Milliyesi. Atatürk Kültür. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Yrd. Ġzmir ve ona bağlı yerler tümüyle ayakta ve heyecanda. Sayı:38. Son imdadımız sizin göstereceğiniz yardıma bağlıdır. Bu. (TürkçeleĢtirme bana ait. Binlerle. limana giderek itilaf Devletleri temsilcileri görüĢmek istemek zorunda kaldı. oradaki konuĢmaları YUNAN Konsolosluğuna ihbar ediyordu. Ġzmir son ve tarihi günlerini yaĢıyor.

Metropolit (Patrik'ten sonra gelen din adamı) Hrisostomos. kavaslar (elçilik görevlileri). DüĢmanların gücü. aynı savaĢta bizimle birlikte ortak kadere boyun eğen Almanya ve Bulgaristan'ın silahsızlandırılmasına rağmen. Türkiye'nin iĢgalinin gerekçesi. Toplantıya. insanlar birbirini kucaklayarak kutlamaya devam ediyordu. dînî cemaatler ve mahalle heyetleri çağrıldı. Osmanlı Ġmparatorluğu'nun 1. Bulgaristan'ın bütün kaybı ise Makedonya'daki toprağının elinden alınması olmuĢ ama Bulgaristan Bulgarlar'ın elinde kalmıĢtı. iĢgal edilmemesi.00'de Metropolithane'de (Patrikhane’ye bağlı bina) olağanüstü toplantı düzenledi. devleti yok olmaya mahkum edecek boyutta değildi. Heyecandan titriyordu. Almanlar'ın bir karıĢ toprağını düĢman çiğnememiĢ. papazlar. Numara:1. Yunan ordularını karĢılamak ve "takdis etmek" için derin bir sevinç içindeydiler. Bu ülkenin koynunda beslenen Ġzmirli Rumlar.Sivas Valiliği tarafından yapılan Latin alfabeli baskı. Dünya SavaĢı'nı kaybetmesi değildi. Yüzyıllardır beklenen hedefimiz ger25 "Harekât-ı Milliye’nin Esbabı(=Nedeni)". hem iĢgal kuvvetlerini karĢılamak için Ģenlikler düzenliyor. ". uğultuyu susturdu ve Yunanistan BaĢbakanı Venizelos'un "iĢgal bildirisini" okumaya baĢladı: "Yunanistan. saat 14. "Avrupa'n ın birle Ģik Ülkeleri”nin görevlendirdi ğini a çıklıyor.. (Sivas Kongresi'nin 83. kendilerini." 18[25] ĠZMĠR'DEKĠ RUMLAR. yıldönümünde -2002. Amerikan sava Ģ gemileri de i Ģgale katılıyor. Yunanistan Konsolosluğu da. baĢpapazları.-HC) . ağlamaya baĢladı. Konsolosluktan gelip. Bunun en büyük kanıtı. hem de "ĠĢgal müjdesini"(!) resmi ağızlardan duymak için sabırsızlanıyorlardı. Ġrade-i Milliye Gazetesi. bağımsız birer devlet olarak varlığını sürdürmesi idi.) (TürkçeleĢtirme bana ait. hızlıca salona girdi. Çünkü. BarıĢ Konferansı tarafından görevlendirildi. Metropolit Hrisostomos ve Anadolu'nun Yunanistan BaĢbakan. artık ihaneti gizlemiyor. Mavridus. Pazar: 18 Zilhicce 1337 ve 14 Eylül Sene 1335 (14 Eylül 1919). bunu mutluluk biçiminde dıĢa vuruyordu. 8. Rum ve Yunanlı gazeteciler.1.etmeleri i çin. Ġzmir’i iĢgal etmek üzere.

tarihe kayıt düĢmek için propaganda amaçlıydı. Aksine olarak fazla sevinç. Amerikan bayraklarının heykellere asılıp. ABD'nin Irak'ı iĢgalinde dünya televizyonlarına yansıyan. faydasız kalmayacağını ve Ġzmir’i kendisine 'lhyayı Milli Ġncil'ini' getirmek suretiyle yakında ziyaret edebileceğimi ümit ederim. Venizelos'un dediği gibi. Ġzmir’in Yunanistan'a ilhakının yer bulmasından sonra verilmiĢtir. Balkan Harbi'ne kadar aynı boyunduruk altında esir bulunduğum için. Ġtalyan unsuruna özellikle dikkat gösterilmelidir. "Yüzyıllardır bekledikleri hedefleri gerçekleĢmiĢti. Küçük Asyalı Rum kalplerinin ne derece sevinç duygularıyla dolu olacağını iyi hissediyorum. bugün bize "müttefik" olarak gösterilen . "MANDA" DEMEK. diğer unsurlara karĢı kardeĢlik hisleri göstermekle eĢ anlamlı olmalıdır." Amerikalılar da geri kalmıyor ve kopan bedenimizden bir parça alabilmek için Arizona adlı zırhlı savaĢ gemisini Ġzmir l imanına demirliyorlardı. " ĠġG AL" DEMEK ĠZMĠR'ĠN ĠġGALĠ. Yunanlı Küçük Asya’dan (Ġzmir’e 'Yunanlı Küçük Asya' diyor!) ricamın. Nitekim. Konferansı idare edenlerin vicdanında Enosis'in. sonra yok edilmesi olayı önceden yaĢanıyordu. Ġzmir'in Yunan iĢgali hususunda Ġtalya’nın da diğer müttefiklere katılması. vatandaĢ unsurların hiçbirine karĢı husumet ve hakaret mahiyetini almayacağına eminim. ELEFTERĠOS VENĠZELOS" Bildirideki sözler. bu karar. Sanki.çekleĢmiĢtir. hem de Türk halkının tepkisinin kendilerine yönelmemesi için sevinci ölçülü(!) tutmaya çalıĢıyorlardı. bugün. gösteri. göz önüne alınmalıdır. Milletimiz idrak ederler ki. Hem ülkemizin çok önemli bir bölgesini iĢgal ediyor. Fakat bu gösterileri. Duyguların açığa vurulmasını önleyecek değilim. ahali arasında. Yunan iĢgal tümenlerinin gelmesi ile birlikle yerli Rum ahali de toplu bir yağma ve katliama giriĢti.

öne çıkan düĢünceler Ģöyleydi. "hep birlikte" iĢgal etmeyi savunduğu için Ġtalya'yı bu toplantıya almamıĢlardı. Ġngiltere. Türkiye'yi düĢündüğü için mi? Hayır.. Ġtalyanlar'la Türkler arasında iĢbirliği olduğu belirtiliyor. Bunu izin vermeyeceğimizi göstermek gerekir. Paris toplantısı uzun sürdü. Yunanistan'ı kullanmayı yeğlemiĢlerdi. Türkiye'yi "tek baĢına iĢgali" planlıyordu." . Antalya'dan Burdur yönüne asker sevk edi- . Ġtalyan uyruğundaki korumak için gönderdiklerini söylüyor. Ġtalya." … Lloyd George: "Ġtalyanlar’a bir ders vermeli. Lloyd George: "Venizelos'tan bir telgraf aldım. Burasını kömür istasyonu olarak kullanacaklarını söylüyorlar. Geçen gün Ġtalyanlar. Kendisi de Yunan savaĢ gemisi göndermek için izin istiyor.Ġngiltere ve Amerika BirleĢik Devletleri tarafından organize edildi. Anadolu'da da Marmaris limanını iĢgal ettiler.. Ġtalya bu gizli toplantıda yoktu. Balkanlar'da ezici bir üstünlük sağladılar. Türkler. Her gün saatlerce konuĢuldu. emirlerinden çıkmayacak daha güçsüz bir ülkeyi. yalnızca bir tümen göndereceklerdi. ABD ve Fransa. Yunanlılar'a karĢı terör uygulamaya baĢlamıĢ. Anadolu'da. "tek baĢına" değil. Wilson: "Ġtalyanlar. Anadolu'ya gemilerini. Böylece. planlar yapıldı. Ġzmir limanına bir savaĢ gemisi göndermemizi istiyor. bir manastırlarını korumak bahanesiyle Antalya'ya asker çıkardılar. komutanlar çağrılarak uygulamalar gözden geçirildi. Diğerleri. Venizelos bizden. Oysa.. Bu yüzden. Niçin?. 2-12 Mayıs tarihleri arasında Paris'te toplanan Yüksek Konsey toplantısında Ġngiliz BaĢbakanı Loyd Corç (Lloyd George). Ġzmir'i Yunanistan'ın iĢgal etmesini teklif etmiĢ. ABD CumhurbaĢkanı Vilson (Wilson) ile Fransız BaĢbakanı Klemenso da (Clemenceau) kabul etmiĢti." … Lloyd George: "Ġtalyanlar Bulgaristan'a 30 bin asker yolladılar.

? … Vilson “bana. Trablus seferi sırasında da. Büyük Ortadoğu Projesi. bütün dikkatimize rağmen. onurumuzu da kurtarıyordu. Türkler'e karĢı Ermeniler'in ya da baĢka bir milletin korunması olabilir. 3u nedenle.HC) ilkesi. Osmanlı bakiyesi azınlık ve ulusların Türk toprakları içinde hak öne sürmelerine yol açacak geliĢmeleri ivmelendirmiĢ ve ABD görünüĢte açık söylemese de. s. Ancak. hilelerini o kadar güzel gizlemiĢlerdi ki. Çünkü bu kararla. bugün de çok sevdikleri "Ermenileri koruyacağız" gerekçesi ile. himayeyi istese bile.yorlar. Amerika'da inanılmaz ölçüde Türkler'e kin beslenmektedir. Ġtalya gibi karıĢtırıcı bir kuvveti Anadolu'ya yerleĢtirmek tehlikeli olacaktır. itiraf ederim ki. (Yani.) Ancak.. Ġstanbul'un yönetimi teslim ediliyorsa. hiçbir zaman Atatürk'ten ve onun devrimlerinden mutlu olmamıĢtı. Fransızlar da Suriye'yi iĢgal edeceklerdir. Ġzmir. bu kentin iĢgalini de onaylar. Birinci Dünya SavaĢı'nda da baĢarılı olamamıĢtı. Atatürk.) . eğer bize. Lozan BarıĢ AnlaĢması'nı imzalamamıĢtı. Umay Yayınları. günümüzde ABD ve AB ülkelerinin Irak’ı ve Afganistan’ı iĢgal bahaneleriyle aynı değil mi ). (Nasıl.. ABD içindeki baskın sesler "Monroe Doktrinine geçiĢi savunduklarından "infirat politikası" olarak da bilinen "yalnızlık" politikasının seçilmesi üzerine Wilson.396. çıkartmayı olup bittikten sonra öğrendik. Orada katliam baĢlamıĢtır ve Yunan halkını koruyacak da kimse yoktur. Amerikan kamuoyunun buna razı olacağını sanmıyorum.. Amerikalılar bizi korumak için asker gönderebilirmiĢ!!. Türkler arasında Amerikan mandası lehinde bir istek olduğu bilgileri veriliyor." … Lloyd George: "Amerikalılar Ġstanbul'u. Ancak. Amerikan toplumunun kabul edebileceği Ģey. Türkler mandayı. 2005. (Evcioğlu. Kemal. Ġstanbul Türklerin elinden alınmıĢ olacaktır. Amerikalılar lütfedip kabul buyurmuyor.. Çünkü. her türlü kandırmacaya karĢı çıkıyor. Ġtalyanlar Anadolu'nun yarısını iĢgal etmiĢler."19[26] 26 u "Wilson Prensipleri" hakkında genel bilgi: ABD tarafından Wilson Prensipleri" ile ortaya atılan "Ģelf determinasyon" (kendi kaderini tayin hakkı. Amerikan toplumu bizi himayeyi kabul etmiyor!. halkımız. Bir gün fark edeceğiz ki. Fakat. "manda kabul edilemez" derken. Yunanlılar'ın Ġzmir'i ĠĢgal etmelerine izin vermeliyiz. Bu dönemde.

Herkes hayal görüyor. oraya kuvvet göndermek hakkını bize veriyor. Çok iyi tanıdığım Türk subayları. Yunanistan da bir müttefiktir. Eğer Ġzmir'in güneyindeki bölge Avrupa mandasına alınacaksa. Türk gazetelerini yalanlama. henüz Avrupa'nın bu konuda kararları belli değildir. bu bölgelerdeki Yunan nüfusu azalıyor ve tamamen kayboluyor. halkı tepkisizleĢtirme ve (Ġstanbul'daki) hükümete yaranma telaĢındaydı. Ama. bir tek o gerçekleri söylüyordu!.. Mütareke maddeleri. Islahat Gazetesi'ne demeçler veriyordu. müttefiklerden biri için nerede tehlike bulunuyorsa. Eğer böyle hesaplanmazsa. Çünkü. bu ülke halkını bugün endiĢeye sevk eden durum. Köylü Gazetesi'ne tekzip gönderiyor. Ġzmir'in Yunanlılar tarafından iĢgal edileceği tarzında Ģayialar çıkarmıĢlardır. hiçbir direniĢ göstermeyeceklerdir. BarıĢ Konferansı'nda gündeme gelmeyecektir!" Valiye göre. bu haberleri çıkaranlar "hayal" görüyordu: ." ĠZMĠR VALĠSĠ NE GÖRE.. direniĢi baĢlatmak yerine. bu manda yetkileri." … Venizelos: "Zaten Ġzmir'de Yunan Krallığı'nın 30 bin vatandaĢı bulunmaktadır. Tekzip olunur". hiç olmazsa 10 yıllığına bize verilmelidir. Ona göre. genel politikamızı ilgilendirir ki. kuvvetle zannediyorum ki. Türkler'in mukavemet etmemeleri gerekir. millî kuvvetleri örgütleyip. Ġzmir'in iĢgal edileceği haberleri "paranoya" idi!. Ġzmir halkı ise. bize dostça yaklaĢacaktır!" … Venizelos: "Batı Anadolu'nun nüfusu içinde Ege adalarının nüfusu da dikkate alınmalıdır. Ġ ġGAL HABERL ERĠ "PARANO YA! " ĠZMĠR VALĠSĠ izzet ise.… Wilson: "Mütareke koĢullarına göre. "Bazı kötü niyetliler. eğer emir alırlarsa. "Sorduğunuz konular.

Aksine. az sonra. MUSTAFA KEMAL . kenti iĢgal edilecek. Türkiye’nin iĢgalini kararlaĢtırmıĢ ve son düzenlemeleri yapan “ĠĢgal Konferansı”nı (yasal adı BarıĢ Konferansı) savunuyordu. zihinleri hayalet ile dolu birtak ım insanlar. Yani. Genelkurmay Ba Ģkanı M ustafa Fevzi Pa Ģa. alınacak kararın ters olacağına iliĢkin de bir iĢaret (emare) mevcut değildir. temiz ve saf insanları kandırmak maksadıyla yaymaktadır. Dönemin "Nevrotik Sindrellası" vali..” Tepesinde sallanan kılıç. namusu çiğnenecek ve Ġzmir yakılacaktı!. Hayal dünyasında yaĢayan (Sindrella) ve kendisini yabancılara beğendirme çabasındaki (nevrotik) vali.... "Yenidünya düzeni!" ile. Patrikhane azıtıyor. Ve bu. Tıpkı Avrupa Birliği’nin. KuĢkusuz.. "dünyayı düzenleme" ile.. “bizi memnun edecek iĢaretlerin olduğunu” halka propaganda ediyordu!. Türk mahkemelerine Ermeni hakimler atan ıyor. Ģimdi Türkiye’ye yaptıklarını gizleyen yöneticiler gibi. az sonra... DAMAT FERĠT'LE YEME KTE. Bugünkü adıyla. bizi memnun edecek iĢaretler vardır.. tıpkı bugünkü Avrupa Birliği ve ABD gibi(!). BarıĢ Konferansı.. bağlı olduğu saç k ılından kurtulacak ve ensesine saplanacak olan vali. "cihanı tanzim" ile uğraĢıyordu. devletin valisi için çok normaldi!. Yunanistan "Ru m n ü fu s var" gerek çesiyle Ġstanbul ve Edirne'yi de istiyor. bu gibi söylentileri art niyetli... Türkler'i savunanlar g örevden al ınıyor. M ustafa Kemal Pa Ģa.." Ona göre... HARBĠYE NAZIRI(Savunma Bakanı) ġakir PaĢa ile görüĢ ayrılığına düĢen Genelkurmay BaĢkanı Mustafa Fevzi PaĢa ani . Samsun 'a git meye haz ırlanıyor. BarıĢ Konferansı'nın "gayet adilâne" karar almasını bekliyordu!: "Bu dakikaya kadar. Oysa. Lanet!. katliama uğrayacak.."Bunların nereden çıktığını bilmiyorum. devletimizin menfaatlerine aykırı Avrupa'ca hiçbir karar olmadığı gibi. ani bir emirle görevinden al ınarak. yerine Cevat Pa Ģa getirildi.

Görevden alınan Mustafa Fevzi PaĢa.. müfettiĢlik yetkisi içinde "tüm Doğu illerindeki komutan ve valilere doğrudan emir verme yetkisinin" de olmasını istiyordu. direniĢ gösterme" emrine karĢı çıkıyordu. Damat Ferit bir harita istedi. NiĢantaĢı'nda Sadrazam Damat Ferit PaĢa'nın evinde idi. Yerinde yapacağım inceleme ile bunları hallederiz. bu arada. "Efendim" dedi. Avrupalıları kırmamak ve öfkesini çekmemek için. düĢmana karĢı en temel görevini yapmak isteyen bir genelkurmay baĢkanı bile artık görevinde tutulmuyordu.. Ġzmir Kolordu Komutanı Nadir PaĢa'ya verilen "silahları teslim et. Zaten nerede kuvvet kald ı ki?" Mustafa Kemal. gelen harita üzerinde konuĢmaya baĢladı: "PaĢa. Fevzi PaĢa. PaĢa tabii o mıntıkadaki kuvvete kumanda edecektir. Samsun ve havalisinde bazı karıĢıklıklar varmıĢ." Teslimiyetçi Genelkurmay BaĢkanı.bir emirle görevinden alınarak. artık her türlü rezalet yapılıyordu. hiçbir ümit taĢımıyordu: "Efendim. yeni görevinin mahiyeti nedir? Neler yapmak istiyorsun?" 9. Kendisini Ġstanbul'dan uzaklaĢtırmak isteyen Damat Ferit. Teslimiyet. "Ġngiliz raporlarına göre. Ordu müfettiĢliğine atanan Mustafa Kemal. TeĢvikiye'ye doğru yürürken. yeni atanan "teslimiyetçi genelkurmay baĢkanı" Cevat PaĢa da katılıyordu. Özel toplantıya. MUSTAFA KEMAL ise. kahveler içiliyordu. "yetkiyi alsa da emir vereceği ordu kalmadı" düĢüncesiyle bu yetkiyi kendisine tanıdılar. Damat Ferit PaĢa'nın NiĢantaĢı'ndaki konağından birlikte çıkan Cevat (Çobanlı) PaĢa. Mustafa Kemal'e döndü: "Bir Ģey mi yapacaksın Kemal?" . kenara çekilinmiĢ. Ġzmir'in iĢgaline karĢı "direniĢ gösterilmesi" gerektiğini savunuyordu. her yere sindiği için. yerine Tevfik PaĢa Hükümeti'nde Savunma Bakanlığı yapan Cevdet PaĢa atandı. Yemekler yenmiĢ. Biraz abartılıdır sanıyorum. ġimdiden isabetli bir Ģey söyleyememekten korkarım.

. ATO Yayını. 1999. . iktidardan indirecekleri politikacılar ile görüĢüyor. sabit fikirleri ve hayvani inadıyla vatan ve milleti. toplum önünde bir araya gelip. milletsiz saltanat olamayacağı için. Kasım 2000. Kocatürk. Ġbrahim Sadi. 28 ġubat post-modern darbesi öncesinde de Ġsmail Hakkı Karadayı PaĢa. görevi gereğiydi.. 12 Eylül Ġhtilâli öncesi Kenan Evren PaĢa.ne yazık ki Ġstanbul'da. Damat Ferit PaĢa gibi cahil. 28 Öztürk. Nutuk'ta. s. haysiyetsiz ve korkak" dediği Hükümetin baĢındaki Damat Ferit ile yemekte buluĢması. 300 milyon Müslüman'ın bugün büyük umutla baktığı hilafet makamında vatan. Atatürk Kültür.127. Yakın tarihimizde de. millet düĢmanı bir hükümet iktidar mevkiinde duruyor."Evet PaĢam. s. Ulusal KurtuluĢ Mücadelesine KarĢı AyaklananlarBaĢkaldıranlar. yüce saltanata maalesef leke olan bir millet haini. Utkan. tokalaĢıyorlardı. yine de hatırlatmakta yarar var."22[29] 27 Ġstiklal Harbi Gazetesi." "Mutlaka muvaffak olacağız!"20[27] Mustafa Kemal "kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuĢ gibiydi!: "Tarih bana öyle uygun koĢullar hazırlamıĢ ki.61. Ankara.5 29 Atatürk'ün Bütün Eserleri. Ġstanbul. Prof. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. bir Ģey yapacağım!" "Allah muvaffak etsin. s."21[28] (Mustafa Kemal'in. "âciz. hodbin (=kibirli) bir hanedan mensubu Ģahıs.) Mustafa Kemal. Kafes açılmıĢ. Atatürk'le karĢılaĢtırılamayacak örnekler ama. bakanlıktan çıkarken heyecandan dudaklarımı ısırdığımı hatırlıyorum. haris (=hırslı). Ankara. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. önümde geniĢ bir âlem. Cilt:4 (1919). Kasım 2005. 15 Mayıs 1919. bu arada saltanat makamını da muhakkak bir uçuruma sürüklüyor. Dr. daha sonra Damat Ferit hakkında düĢündüklerini Ģöyle dile getirecekti: “. Kaynak Yayınları. kanatlarını çırparak uçmaya hazırlanan bir kuĢ gibiydim.

s. Ankara. 2005. Damat Ferit'le Mustafa Kemal'i kıyaslayan Ġngilizler. Zeki. 1919-1923"). 10 Kasım'larda Atatürk'ü Anmak ve Anlamak. aslında farklı düĢünmüyordu. 30 Ġngiliz Devlet ArĢivleri. Mustafa Kemal'inki ise en kötüsüyle. Salâhi R. Sonyel ("Ġngiliz Belgelerinde Milli Mücadele ve Mustafa Kemal Atatürk.Damat Ferit'i "iĢbirlikçi" yapan Ġngilizler de. Bakınız: Dilek.1920. Atatürk Kültür. FO 371/4158/130700: Ġstanbul'dan Londra'ya yazı. Aktaran: Prof. "Ferit PaĢa'nın siyaseti ancak Türkiye'nin bölünmesine yol açar. 03. 23[30] Bu yüzden de Damat Ferit'i çıkarları uğranda "kullanmaya" devam ediyorlardı.09. 2. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. bağımsızlık ve toprak bütünlüğü için bir atılımdır" görüĢündeydi.229. . Dr. Baskı.

en az takdire mazhar olan yine kendisidir. Mustafa Kemal PaĢa hakkında da Ģunları yazmıĢtır: "Ġtiraf edelim ki. Anafartalar’ın yegâne müdafii ve Ġstanbul'un kurtarıcısı. Minber Gazetesi. mütarekenin imzalanmasından 13 gün sonra döndüğünde. o derece mahviyetkârdır ki. devlet idaresi ile ilgili fikirlerini açıklamıĢtı. Milletin ve memleketin en ziyâde hayırhah evlâdından olduğu halde. Fakat kime kabahat bulalım? Kendisi o kadar Ģöhretten kaçan. 19 Kasım 1918 tarihli nüshasında. vatanın emsalini yetiĢtirmekte cömertlik göstermediği birkaç müstesna zekâdan biri ve hattâ birincisi. bir basın toplantısı yaparak.MUSTAFA KEMAL KĠ MDĠR? Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Mustafa Kemal'i okurlarına Ģöyle tanıtıyordu: Dokuzuncu Ordu MüfettiĢliği'ne tayin edildiğini bildirdiğimiz Mustafa Kemal PaĢa. münhasıran kendisi olmasına rağmen. bu hakikati pek çok zaman ifĢa etmedi. Minber. bu basın toplantısını verirken. Zaman ve Vakit gazetelerinde beyanatı neĢredilen Kemal PaĢa'dır. Ve bu suret- .

" Minber gazetesi. 31 Ekim 1918'de. Bitlis ve MuĢ'u da düĢmandan geri almıĢtır. Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığına tayin edilmiĢ. bütün muvaffakiyetin Ģan ve Ģerefleri. bu grubun lağvedilmesi üzerine Ġstanbul'a dönmüĢtür. 2. ve 7. Bundan sonra.te." Mustafa Kemal PaĢa. Ģu cümle ile sona erdirmiĢti: "Herhalde istiklal-i vatan Mustafa Kemal PaĢa'dan büyük hizmetler beklemekte haklıdır. Ġstanbul'u korumuĢtur. çapulcuların inhisarcı hisselerine kaydedildi. Mustafa Kemal PaĢa'yı anlatan bu makalesini. mütarekede. Ordu Kumandanlıklarını da yapan PaĢa. . Çanakkale savaĢları sırasında Anafartalar'da Ġngiliz çıkarma birliklerini durdurmuĢ. Anadolu'nun doğusunda vazife alan Mustafa Kemal PaĢa.

Türk yurdunda Türkler"! savunanlar görevlerinden alınıyor. . Azgın bir köpek gibi kuduran kana susamıĢ Ġngilizler. Prof. Ankara. askeri mahkemelere bile Ermeni hâkim atanabiliyor patrikhâne azıtıyor. ADD Yayını." (Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Ġngiliz ĠliĢkileri 1896-1922. 2006. yazı ile olsun meĢru müdafaayı bile insana ve Ġslâm'a vermek Ġstemiyorlar. Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Tam tersine güney bölgelerinde yabancı kuvvetlerce silahlandırılan Ermeniler. BaĢbakanlık Devlet ArĢivleri Genel Müdürlüğü Yayını. Bunun bir örneğini. Ermeni iddialarını belgelerle yalanlayanların makalelerinin yayınlanmasına dahi izin verilmiyordu.. s. s. o tarihte." Mustafa Kemal24[31] SÖZDE TÜRK(! ) HAĠN BAKAN: "TÜRKĠYE'DE DĠ! . Ankara. 32 Devlet arĢivlerindeki belgeler bugüne de ıĢık tutuyor. Ġngilizler'in hoĢuna gitmediğinden dolayı bu gibi yayınlara devam ettiğim taktirde öldürüleceğime dair gönderilen tehdit mektubunun çevirilmiĢ bir kopyası birlikte sunulmuĢtur.C. T. Ermeni kırımı üzerine söylenen sözler gerçeğe uygun değildi. 1 Aralık 1915'te Refet Bey Ģöyle anlatıyor: "Makalem. 191. öç alma düĢüncesiyle her yerde acımasızca öldürme ve yok etm-î yolunu tutmakta idiler. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu."KuĢku edilmemek gerekir ki.25[32] Hain ve iĢbirlikçi Damat Ferit'in kendisi 31 800 BĠ N ERMENĠ KATLEDĠL- Nutuk (Söylev)." BU GELĠġMELER YAġANIRKEN. Bugünde ermeni soykırımı Ġddiası" olarak karĢımıza getirilen konu. 2006. koruyucularından yüz bularak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmakta idiler. Günümüz Diline Çevirip Basıma Hazırlayan: Ord. Yunanistan yeni iĢgaller istiyordu. "Ermeni mezalimi" olarak Türkler’in önüne konuyordu. Dr.

o cehennemlik kafana bir kurĢun sıkacağım ve bu hareket benim hayâtıma mal olsa bile asla umursamayacağım.) Refet Beye bir Ġngiliz tarafından gönderilen tehdit mektubundaki sözler de." 26[33] Kemal PaĢa'nın dehası.. Mustafa Kemal. Kendinizi masum kuzu gibi halka tanıtmanıza gerek yoktur.-HC) . Türkiye'de (tamamı 800 bin) Ermeni katledildiğini açıklamıĢ. Galata'da yayınlanan Fransızca bir gazeteye.1. kâfir ve tutucu bir millet olarak sizler cesur Ermeniler'in öfkesi karĢısında havalara sıçrayacaksmız.(.. Ġrade-i Milliye Gazetesi. Ġstanbul'daki Türkçe gazeteleri bırakarak. Ermeni kırımı üzerine söy107. ağır biçimde Ģöyle eleĢtiriyordu: "Ferit PaĢa Kabinesi'nde içiĢleri Bakanı sıfatıyla aziz milletimizin bağımsızlık ve geleceğini yok etmeye azimli hainlerden biri olan Cemal Bey.)" 33 "Ferit PaĢa'nın Rüfekayı Hıyaneti" (Ferit PaĢa'nın ArkadaĢlarının ihaneti). Bu tür hizmetler. Ermeniler'in sizden intikam alacağı vakit geldiğinde. yıllar sonra Nutuk'ta bu konuya daha da açıklık getirdi: "KuĢku edilmemek gerekir ki. Mustafa Kemal. Sivas'ta kendi yayınladığı Ġrade-i Milliye Gazetesi'nde. Ermeni davasını Paris'teki Bousturyar PaĢa'dan daha ateĢli bir kalp ile savunurken masum Türk Milleti'nin soyluluğuna çirkin bir iftira lekesi sürmüĢtür. Osmanlı Devleti'nin bir bakanı sıfat ve yetkisiyle Fransızca bir gazeteye tamamı kayd ile 800 bin Ermeni'nin katledildiğini açıklayan bu akılsız.. bu iĢbirlikçi ĠçiĢleri Bakanını. yıllar sonra da ödülsüz kalmayacaktı!. yıllar sonrasını da görmüĢtü.. yazık ki. "Türkiye'de 800 bin Ermeni katledildi' diyebiliyordu.gibi hain içiĢleri Bakanı Cemal Bey de. ilk icraatına milletin namus ve tarihini lekelemekle baĢlamıĢ. ASALA terör örgütünün yıllar sonra Türk diplomatlarını katletmesini daha iyi anlamamızı sağlıyor: "Seni gidi canavar! Mahalli gazetelerde Ermeniler hakkında yayınlattırdığın kanlı makalelerine son vermediğin taktirde. s. Erivan'dan tehcir ve doğu illerinin enkaz ve harabesi altında Ermeni mezalimi ve ihanetinin kurbanları olan yüzbinlerce Müslüman kardeĢimizin iskeletleri ortadayken. Siz Türklerin ne zalim ve haramzade olduğunu bütün dünya bilir.. (Türkçe'leĢtirme bana ait. 2 Ekim 1919. bu sözleri ile Paris'te çalıĢan Büyük Ermenistan kurma hayallerine hizmet etmiĢ ve hiç kuĢkusuz bu hizmet ile ödülsüz kalmamıĢtır. yabancı kamuoyunu etkilemek için hain telkinlerde bulunmak üzere. vicdansız bakan..

. s. Yabancı kuvvetlerle birleĢen Ermeniler. Yusuf Sarınay. Kanaltürk Televizyonu. Dr. Binlerce güçsüz ve günahsız ana ve çocukları tepeleyip yok etmiĢlerdi. Ermeniler'in Türkler'e yaptığı soykırımın belgeleri açıklandı.191. yalanlanamaz biçimde göstermekte idi. Tarihte bir benzeri görülmemiĢ olan bu yırtıcılığı yapanlar Ermeniler'di. koruyucularından yüz bularak bulundukları yerlerdeki Müslümanlar'a saldırmakta idiler. Saat 22. bu acıklı olayı yaratanları.lenen sözler gerçeğe uygun değildi. her dakika ölüm tehlikesiyle karĢı karĢıya idiler. Ermeni TaĢnak örgütlerinin 3-4 yıl Ġçinde katlettiği 524 bin 34 35 Nutuk (Söylev). Canını ve bağımsızlığını korumaktan baĢka bir Ģey istemeyen Müslümanlar'a karĢı uygulanan bu kıyım ve yok etme politikası. Tam tersine güney bölgelerinde yabancı kuvvetlerce silahlandırılan Ermeniler.. olayların tam tersini ileri sürmek ve bundan vazgeçilmesini istemek gibi bir davranıĢa nasıl güvenilebilirdi?" 27[34] ABD YOR! . Ceviz Kabuğu Programı'nda "Ermeniler'in 524 bin Türk'ü soykırıma uğrattığını" açıkladı. Ceviz Kabuğu Programı.. Öç alma düĢüncesiyle her yerde acımasızca öldürme ve yok etme yolunu tutmakta idiler. a. 23 Aralık 2005 Cuma. MaraĢ'taki o acıklı olay. tepeden tırnağa kadar silahlandırılan Ermeniler'in süngü baskısı altında.e.g. BAġKANI TÜRKĠ YE' YĠ DÖRDE BÖLÜ- YIL 2005. Adana ili içindeki Müslümanlar. Müslümanlar ancak namuslarını ve yaĢamlarını korumak kaygısıyla karĢı koymuĢlar ve savunmada bulunmuĢlardı. Ankara. "Bu konuyla Ġlgili belgeler ve tarihi gerçekler Türkler'den yana. acıma duygularını uyandıracak nitelikte iken. bu yüzden meydana gelmiĢti. 28[35] Devlet ArĢivleri Genel Müdürü Doç. top ve ağır makineli tüfeklerle MaraĢ gibi eski bir Müslüman kentini yerle bir etmiĢlerdi. bu olay üzerine Ġstanbul'daki temsilciliklerine çektikleri tel. kent içinde kalan Amerikalılar'ın. uygar insanlığın dikkatini çekecek. . Yirmi gün süren MaraĢ kırımında Müslümanlarla birlikte.30.

topluma sundu: "ABD BaĢkanı Wilson'un. Ġlber Ortaylı da. Suratları ise pudralanmıĢtır. Ģunları söyledi: "AB bir kasaplar kulübüdür. Prof. Kürdistan ve diğer etnik parçalar) harita Türk halkından gizleniyor. bu tarihten çok önce. Ermeniler'in sürekli kullandıkları. kafataslarından oluĢan bir piramit resmi var. 1904 yılında öldü.Türk ve Müslüman nüfusun listesini çıkardık. Emekli Büyükelçi ve tarih araĢtırmacısı Bilâl ġimĢir. çok önemli belgeleri -bir kez daha. GeçmiĢleri kasaplıklarla doludur. 1912'de Edirne'nin iĢgali ile milyonlarca Türk'e iĢkence yapılmıĢtır. 1915 sözde Ermeni soykırımına atfen yaptığı söyleniyor. Aslında en büyük tehcir Türkler'e ve Müslümanlar'a yapılmıĢtır. politik yapılanmaları sürükler götürür ama. Türkler'in zulmünden kaçan Ermeniler'in giysileri lime limedir." . Hazırladığımız belgeselde bunların görüntüleri var. ama belgeleyemediğimiz. Kendi soykırım suçlarını bize yaymak Ġstiyorlar. Lazistan. Oysa ressam. Nüfus bilimcilerin ve Justin McCarty'nin de söylediği gibi. National Geographic'de yayımlanmıĢ sahte görüntüler de var. AB gelip geçer. Ama fotoğrafta gördüğünüz gibi iç mintanları tertemiz." Yine Ceviz Kabuğu'nda. bu durumun yorumunu yaparken. Türkiye'yi dörde bölen (Ermenistan. Bunları bir Rus ressamının. AB'nin. tam üyelik için iyi iliĢkiler kurmamızı Ģart koĢtuğu Ermenistan'ın. faili belli olmayanları bu listeye dahil etmedik. böyle bir genosit damgası adamın üstünde kalır. açlık içindedirler. Türk Ordusu'ndan kaçan Ermeni birlikleri Fransız ve Rus üniforması giyerek Türk Ordusu'na karĢı savaĢtılar. "soykırımı tanımamız Ģartını anayasa hükmü haline getirdiğini" söyledi. 1920 yılında DıĢiĢleri Bakanlığı'nın Kafkasya Bölümü'ne hazırlattığı. Dr. Tarih bir sürü birliği. 2 milyona yakın kayıp var." Ermeni belgeseli hazırlayan yazar Sadık Usta da aynı programda. Bunun ezikliğinden kurtulmak istiyorlar. 23 Ağustos 1990'da.

Ermeni cemaati protesto ediyor. "Ermeni mezalimi iddiaları çok fazla büyütülüyor" diyenleri. Bu haritadan 86 yıl sonra. Ermeniler'e iĢkence. Gates idi. zulüm yaptıkları iddiası ile tutuklamalar yapılıyor. Bunlardan biri de. bunların arasında Prof Fuad Köprülü.) Tekrar 1919'a dönüyoruz.Asla bölücü emellerinden vazgeçmeyen ABD. BOP denen "Büyük Ortadoğu Projesi") ısrarını sürdürüyor. yabancı bile olsalar. her fırsatta baĢka adlar ve projeler adı altında (en son. 2006'da da aynı harita ortaya çıktı. milletvekil- . Mahkemeler bile sömürgecilerin etkisine girmiĢti. Amerikan Robert College (Kolej) müdürü Dr. görevlerinden aldırıyordu. (Amerikalı subayların bu çalıĢmalarını ve yaptıkları haritayı ilerleyen sayfalarda vereceğim.

Tam bağımsızlık istiyorlardı!. tarzında türlü iftiraları icat ettikleri bu formülü tekrarlayarak kamuoyunu iğfale (=kandırmaya) kalkıĢtılar. Konya'da çeteler Hıristiyan evlerini basıyor. ortalığı karıĢtırıcı açıklamalar yapıyordu.. büyük devletlerin de himayesi altında iĢlerimizi yürütmek hakkını istiyoruz. Rum Heyetleri'nin Ġstanbul'daki Yunan derneklerinde yaptığı toplantılar da önemli yer tutuyordu." Ġzmir'den baĢlayan "iĢgal bölgesini geniĢletmek" amacıyla yapılan faaliyetler arasında. Yunanistan BaĢbakanı Venizelos'a baĢvuruyordu: "Ġzmir ile Bursa. daha sonra bu durumu Ģöyle açıklayacaktı: ". Tam bir siyâsi bağımsızlık anavatanımızın garantisi. Bu muhakkaktır.Karar verildi. Ermeniler'e zulüm yaptıkları iddia edilen Türkleri yargılamak için Garabet Ayciyan adlı bir ermeni atanıyordu. Bu tür hareketlerini cihan manzarasında mazur göstermek ve." Türkler barbardı!. Türkler vahĢidir. hareket baĢladı. zâlimdir. Bu teĢebbüslerinde muvaffak (=baĢarılı) olacaklarını zannettiler. Gerçekte dimağları (=beyinleri) . tüccarlar ve gazeteciler de bulunuyordu. Artık maskeler atıldı. çağdaĢlığın gereklerini kabule müsait değildir. "Anadolu'da Hıristiyanlar. Yunanistan'a kavuĢurken. Mustafa Kemal. FENER RUM PATRĠKHÂNESĠ DE boĢ durmuyor. Hıristiyanlar'a ekmek vermiyor. Askerî mahkemeye bile. Türkiye halkı esir.. Her türlü iftirayı icat etmekten daha kolay bir Ģey olamazdı. Türk makamları. Bunlar. Halbuki düĢmanlarımız bu zanlarında tamamen aldanmıĢlardır. felâketle karĢı karĢıya bulunmaktadır. Açlıktan(!) ölme tehlikesi vardır. Türkiye parçalanacak. Anadolu içlerindeki biz Rumlar..leri.. Çünkü Türkiye'nin hayat kabiliyetinden tamamen mahrum olduğunu zannediyorlardı. alçak.. barbarlarla birlikte yaĢamaya devam edemeyiz. hattâ kendi milletlerinin gözünden gizlemek için baĢvurmadıkları tedbir kalmadı. Galip devletler de aynı biçimde düĢünüyordu. Maksat bu idi ve bu zalim gayeye varmak için hatır ve hayale gelmeyen her türlü tedbirlere müracaat edildi ve hususta Batı'nın bazı hükümetleri ve siyâsi kiĢileri bunun böyle olmasında ısrar ediyordu ve bugün de ısrar ediyor. sefil ve periĢan edilecektir.

Atalarınızın toprak36 Evsile. s. tuz serpti.. karaya çıktı. C ĠNAYET VE Ġ ġKENCELER YUNAN ĠġGAL KUVVETLERĠ'NĠ taĢıyan gemiler. Elen çocukları! Bugün ecdat (=ata) topraklarını yeniden fethetmekle. saat 07. Ġzmir'in yerlisi Rumlar limanda sevinç gösterileri yaparak karĢıladı. saat 08. Dr. Bu uğurda ne kadar Türk kanı döküp. ) BĠRLEġMĠġ AVRUPA'NIN KENCE KRĠTERĠ" UYGUL AD IĞI "Ġġ- KATLĠAM."29[36] "RUM NÜFUS VAR" gerekçesini ileri süren Yunanistan da. ilk iĢgalci. Atatürk Kültür... Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Ankara.30'da limana girdiler. Yunan bayrağını öptü. sözde Kürdistan kur ma hedefleri ve PKK terörünü desteklemelerine ne kadar benziyor de ğil mi?. "Kürt nüf us var" gerekçesiyle. (Avrupalıların bugün de. Haydi. Ġsa’nın en büyük mucizesini göstermiĢ oluyorsunuz.40'da.. o kadar sevaba girmiĢ olacaksınız. "iĢgal" değil. Yunanlılar'ı. Ancak kullandıkları deyim. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri'nin Konular indeksi. Doç. Metropolit Hrisostomos. 1999. içerseniz.32. . Sonra askerlere seslendi: "Asker evlatlarım. ilk çıkan iĢgal taburunu. Mehmet. "kentin kendilerine terk edilmesi" idi. artık Edirne'nin üçte ikisinin Rum olduğunu iddia ederek Edirne ve Ġstanbul'u da iĢgal etmek istiyordu.birtakım hırslı duyguların dalgalandığı yer olan insanların anlayıĢı ile birtakım bâtıl (=temelsiz) zanlarla gerçeği değiĢtirmek ve hakkı söndürmek mümkün değildir ve bugüne kadar kâinatta buna imkân bulunmamıĢtır. buyurunuz. Ben de bir bardak Türk kanı içmekle onlara karĢı kin ve nefretimi teskin etmiĢ C= yatıĢtırmıĢ) olacağım. bütün Azizler sizin arkanızda olacak. abartılı bir törenle "takdis" etti.

iĢgal döneminde Türkler'e yapılanlara da göz yumdu. Sütçü Ahmet Ağa Cedit Mahallesi'nde parçalanıyor.. s. Dahası. Kuvayi Milliye’nin KuruluĢu (En Uzun 15 Gün. karĢısına çıkacak masum sivilleri katletmek için geliyordu. . ÖdemiĢ DireniĢi)."gaz" veriyordu!.. Bu iĢkenceler ve insanlık dıĢı askeri faaliyetler. Resmi belgelere göre. iĢgal ordusu yalnızca. Ekim 2006. Atatürk Devrimi (Osmanlı Ġmparatorluğu’ndan ÇağdaĢ Türkiye Cumhuriyeti'ne). 158. -halk deyiĢiyle.lan sizleri bekliyor. Günizi Yayıncılık. Mondros Mütarekesi (AteĢkesi. s. ellerine kırbaçlar verilerek kendi eĢlerini dövmeye zorlanmıĢlardır. Ekim 2005.. Sanat Okulu öğrencisi Ġhsan (Efendi) boğazlanarak öldürülüyor. BırakıĢması) ile Türk ordusu silahsızlandırılmıĢ ve dağıtılmıĢtı. Cumhuriyet Kitapları. Büyük bir hızla öldürme ve yağma baĢlatılmıĢtı.Orhangazi'de çırılçıplak soyulan erkekler. "Sessiz kalan dünyayı ve Avrupa'yı utandırması gereken" iĢkencelerden bir kısmını kayıtlara bir kez daha geçirelim: ". Hıristiyan azizlerin desteğini almasına gereksinimi yoktu!.225. zincirlere bağlanarak denize atılıp öldürülmeye baĢladı. Filistin'de yapılanlara olduğu gibi. bugün Irak'ta. iĢgal kuvveti içinde yer alarak iĢkencenin göbeğinde yer aldı. susarak destekledi. Kısa bir zaman içinde bu kanın içinde boğulacaklarını hiç tahmin bile etmiyorlardı!. "Türkiye'de Yunan Fecayit' adıyla iki ciltlik iĢkence kitabı biçiminde yayınlandı. Kordon boyunda birçok ceset karaya vurmaya baĢlamıĢtı." 30[37] Hrisostomos. savaĢ meydanında olmayan masum kadın ve çocukların kanıydı!. Türk balıkçılar ve sandalcılar. yakalanan askerler ya kurĢuna diziliyor ya da bıçaklanıyordu. Nitekim. Ġstanbul. Sözde din adamının söylediği "içilecek Türk kanı". karakollarda polisler boğazlanıyor. Karaduman. direnenlerin bir kısmı bulunan kuyulara atılıyor. Yerli Rumlar yan yana yaĢadığı Türkler'in evlerini basıp kızların ve kadınların ırzına geçiyordu. Oysa. "BirleĢmiĢ Avrupa'nın iĢkence kriteri" ile karĢılaĢan dünya. (15 Ekim 1921 tarihli rapor) 37 CoĢkun. Yunan ordusu sanki cesurca Türk ordusuyla savaĢmaya geliyormuĢ gibi. Ġstanbul. Ġstanbul Hükümeti'nin içiĢleri Bakanlığı tarafından. Alev. ĠġKENCELER daha sonra büyüyerek devam edecekti. Fethi.

Ġngiliz Subayı. Arnavut Mehmet ÇavuĢ'un 9 kiĢilik bütün ailesi (balta ile). fakat ölüm pahasına bunu yapmayan delikanlıları süngüleyerek öldürmüĢler. (24 Nisan 1921 tarihli rapordan) Cihanköy'de 5 yaĢına kadar olan çocuklar evlerinden toplanarak annelerinin gözleri önünde süngüye takılıp diri diri ateĢe atılmıĢlardır. 29 Mayıs 1921 tarihli baĢka bir raporda. Emine kızı Hatice (süngü ile). Çınarcık'ta öldürülen 24 kiĢinin adları verilmektedir. AraĢtırma Kurulu tarafından yakalanan bir Yunanlı'nın çantasından bir avuç kınalı kadın parmağı. Ġbrahim ÇavuĢ'un annesi Fadime (yakılarak). bilezikler ve altınlar çıkmıĢtır. bir küçük yığın haline getirilmiĢ ve kesik baĢ bu yığın üzerine konulmuĢtur. deliklere tahta parçası sokulduğu yazılıdır. çocuk ve erkekler süngülerle dürtülerek meydanlığa toplandı. Hepsi durmadan dövülüyordu. 70 yaĢındaki bir kadının üzerine erkek uzuvları konulduğu.Yerli Rumlar'la birlikte Çınarcık köyünü çeviren Yunanlılar. (15 Mayıs 1921 tarihli rapor) 13 Nisan 1921'de Yunanlılar'ın yerli Rumlar'dan kurduğu çeteler. çevre köylerden bütün genç kızları. Yunanlı Teğmenin Türkler'e yaptığı zulmü anlatmaktadır: Türkler evlerine girip kapıları kapayınca Yunanlılar köye girdiler ve hemen bütün evlere taksim oldular. Genç kızlara feci sarkıntılıklar yapılıyor ve elbiseleri sün- . süngü ucuna taktıkları bebekleri kuzu kızartır gibi ateĢlere tutmuĢlar. Evden çıkarılan kadın. kurĢun tehdidi altında yapılan âlemleri seyre mecbur tutulmuĢlardır. Yeniköy'de tutulan raporda. Erkekler de toplu olarak oraya getirilerek ağaçların altına serilmiĢ yataklarda. genç kızların göğüslerini 'keserek kebap yapmıĢlardır. anneleri erkek evlatlarına peĢkeĢ çekmek istemiĢler. BaĢlarında bir teğmen vardı. Bunlardan kadın olanların adları ve öldürülme biçimi Ģöyle sıralanmaktadır: Ġmam Hafız'ın kızı Emine (baĢı kesilerek). Celal Efendi'nin torunu 4 yaĢındaki Nigâr (kazığa vurularak). Emine kızı Nerime (süngü ile delik deĢik). (19 Ekim 1921 tarihli rapora göre) AĢağı ve Yukarı Karadere'de 70 yaĢındaki bir kadının' doğranmıĢ parçaları. 13 yaĢına kadar olan bir genç kızın memelerinin delindiği. kız. Çalcı Köy'e toplamıĢlardır.

Deliler gibi sağa sola kaçıĢmaya baĢladılar. Kocalarının. iri yeĢil gözlerini gözlerime dikmiĢ. Kadın gözlerinin bu kadar yuvalarından fırladığını. Sonra öğrendiğimize göre Yunanlılar ve yerli Rumlar. Korkunç bir ağlama sesi.Gehri'nin 10 Temmuz 1921 tarihli. Ayaklanma kapananların. çıldırmıĢtı zavallı!. Ġzmit'te kaleme aldığı 5 numaralı raporunda Ģöyle bir manzara anlatılıyor: Daracık bir sokaktaki kadınlar hamamının önünden geçtiğimiz sırada. erkeklerinin nerelerde olduklarını soruyorlardı. Rumca bir Ģeyler söyledi ve beni azarladı. akıl hastalarının bakıĢlarına benzeyen delice nazarlarla beni süzüyordu. Ktndisinv doğru bir adım atınca hafif sağa döndü. yalvaranların hesabı yoktu.. bir mahallenin ne kadar genç kızı varsa. Güzelliği karĢısında bir anda hayran olduğum genç bir esmer kız. Maksatları bu kızları yanlarında götürüp. kalın çivili bir kapı birden açıldı ve içinden yüzlerce genç kız. Birden ağız dolusu bir tükürük savurdu. temiz bir kahkaha attı. baĢını önüne eğdi. Müttefik inceleme Kurulu'nda görevli Kızılhaç temsilcisi M. Birçoğu elbiselerini yırtıp külot yerine örtmüĢtü. Saçları baĢları darmadağınık. sabaha karĢı kadınlardan en güzel ve tazelerini ayırarak çirkin ve cılız olanları serbest bırakmıĢlar. Büyük ağacın altında bir genç kadın koyun gibi boğazlandı ve sonra karnı deĢilerek çocuğu süngüye takılıp bir Türk erkeğine uzatıldı. elbiseleri yırtık ve kan içinde idi. (…) Kızlar. Bozuk bir Türkçe ile 'Nasılsınız?' dedim. Bu vahĢete neden lüzum gördüğünü sordum. âdeta gökleri sarsıyordu. Tüylerim diken diken olarak daha feci manzaralara Ģahit oldum. Evlerin pencerelerinden alevler çıkmağa baĢlamıĢtı. Sonra Ģu satırları yazdığım anda kulaklarımda çınlayan berrak. Yunan teğmenin yanına gittim. değirmen oluğundan akan bir su gibi bir anda dıĢarı fırladı. Yunan askerlerine yalvarıyorlar ve ayaklarına kapananlara merhamet edilmiyordu. (. kadınlar bağırıp çağırıyorlardı. Yunan askerlerine kadın temin et- . ağızlarının bu kadar çirkin olduğunu ve yüzündeki çizgilerin böylesine derinleĢtiğini o dakikaya kadar görmemiĢtim. Ġçlerinden birçoğu payimal edilmiĢ. Bu feci manzara bir saat sürdü. Sonra yüzünü çevirerek manasız...) Hava kararıncaya kadar vahĢet devam etti. soğuk bir tebessümle baktı.gü ile yırtılıyor ve göğüsleri kesiliyor. geceden toplamağa baĢlamıĢ ve üçer beĢer bu hamama tıkmıĢlar.

524. kafalarını kesmek gibi uygarlık dıĢı her türlü yolu deniyordu. eĢi enderdir. Doç. Yrd. s. "Medenî' (!) olduğunu ileri süren Avrupalıların "sistemli ve örgütlü iĢkencelerine" karĢın. Ġstanbul. Yunanlılar bunu duyup kiliseyi basmak istemiĢlerse de. Kiliseye 3 bin kadar Türk toplanmıĢ. 'Bu köprü tamamen bir sanat eseridir. bir köylü ile PaĢa'nın alayına göndermiĢlerdi. Türkler'in savaĢtaki davranıĢları onların anlayamayacağı bir "medeniyet göstergesi" idi. Bu sizin malınızdır. ġu olay. Cumhuriyet Kadınları Derneği Yayınları. KurtuluĢ SavaĢı Kadınları. Sebil Yayınları. Kutsal Ġsyan (Milli KurtuluĢ SavaĢının Gerçek Hikâyesi). Manisa Papazlı Köyü'nün yerli Rumlar'ı. Ģehit düĢen asker ve komutanlara bile iĢkence yapıyor.mekmiĢ. 32[39] TÜRKLER'Ġ N UYGUL AD IĞI TERĠ" "UYG ARLIK KRĠ- TAġ KÖ PRÜ YE BĠL E SAYGI! . (Bu konuda ayrıca. Hasan Ġzzettin..) 39 Dinamo. Hacıkırı tren hattını meĢhur TaĢ Köprüsü’nü dinamitle havaya uçuracağı sırada. iyice azıtmıĢlar ve yakaladıkları Halit PaĢa'nın da kafasını kesip.2. asker bir milletin gururudur. M. Tekin Yayınevi. Ġstanbul. Ankara." 31[38] Yerli Rumlar da. Dr. Fransızca'dan Çeviren: Necdet Ekinci. Zeki. yüzlerce örnekten yalnızca biridir: "Müfrezelerimizden bir bölük. Uzun emeklerle meydana gelmiĢtir. . Haziran 2006.Pierre gece kiliseden çıkarak Türk evlerini teker teker gezmiĢ ve Yunanlılar'ın kendilerini öldüreceklerini söyleyerek kiliseye sığınmalarını istemiĢ. ġubat 2006. Ġstanbul. Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Yayınları tarafından çıkarılan "Türkiye'de Yunan VahĢeti" adlı kitaba bakılabilir. yazık değil mi? Bunu yok etmeyin. taĢ yapılara bile verilen önem. Baskı. 2000. Bırakınız canlıları ve insanları. 1976) adlı kitabından aktaran Sarıhan.55-75. Yayın No:11. s. C.. Bir daha eĢi38 Kadir Mısıroğlu'nun "Türk'ün Siyah Kitabı-Yunan Mezalimi" (9. Avusturya uyruklu bir mühendis karĢı duruyor. Fransız YüzbaĢı Ailen Goumard'ın sert tutumu üzerine girememiĢler.

. tren hattının çalıĢmasını engellemek ise. "Amerikan kunduraları gelmiĢtir. iĢgal yokmuĢ gibi o günkü baskılarında günlük yaĢamdan kesitlere yer veriyordu: "Konut kiralarının 5 kat artması protesto edildi!". Ġstanbul ga zetelerinin çoğunun ba Ģyazıları beyaz çıktı.. 1961. Dağın iki tarafına gerilen çelik telleri çeken makineler yardımıyla taĢı.ni yapmak imkânsızdır. "Elinde adalet meĢalesi. . çok yazıktır. s. Binlerce Rum. gerçekten kunduralar gelmiĢti ama bunlar. kumu. Bu sözler üzerine müfreze komutanı dinamitleri. 40 Arıkoğlu. bir yıldan fazla süren bir emekle Alman mühendisleri tarafından yapıldı..91. Bu Avusturyalı mühendis de.... kıymayınız' diye yalvarıyor. Amerikan kundurasının reklamını yapıyordu!. Bu köprü gerçekten bir Ģaheserdir. yerleĢtirdiği köprünün temelinden çıkarıyor. " Evet. aynı zamanda cinayet olur. "Ali Kemal'lerin basını".. çimentosunu yukarıdan indirmek suretiyle. ileride diğer küçük köprülerin herhangi birisini uçurabilirsiniz. Eğer amacınız. Birinci Büyük Millet Meclisi Milletvekili." OLAYIN FARKINDA OLMAYAN "bir kısım basın".. Yunan bayrağının rengi olan mavi-beyaz elbiseler giymiĢlerdi. dilinde h ürr iyeti akvam(ulu sların özgürlüğü) . Damar. Amerikan kundurası giyen Yunan iĢgal askerleri idi!. Fakat bu köprüye dokunmak günah değil. M ustafa Kemal Samsun 'a hareket ediyor. Hatıralarım (Milli Mücadele). "Bir kısım basın". Gazeteci Osman Nevres (Hasan Tahsin) . Reklam fiyatına satılmaktadır!. Ġzmir'li Rum kızlar yol kenarlarına dizilmiĢ. Adana. "ilk kurĢun"u attı ve "ilk Ģehit" oldu." 33[40] TÜRKLÜK" VE "TÜRKĠ YELĠLĠ K" ORT AYA ÇIKIYOR.. Kendi Yayını. iĢgal askerlerinin postal seslerini duymuyor. Cihana ha yk ıranlar nerede?... Birbiri üzerine birçok kemerlerle inĢa edilmiĢtir. köprünün inĢaatında baĢından sonuna kadar bulunmuĢtur.

Bütün evlerin balkonları bayraklar ve çiçeklerle süslenmiĢ.. (Bu duygular. Geceleyin büyük bir takızafer (=zafer takı) kurulmuĢtu. "Türk". Üzerinde Yunan askerleri için Ģu sözler yazılmıĢtı: HoĢ geldiniz!" (Estia Gazetesi) "Rıhtımlar adamdan taĢıyor. halk. Sancaktar ve bayraktarları önde. Türkiye'de yaĢıyor ama kendisini Türk değil Türkiyeli(!) sayıyordu. Ģimdi köleni azat et' demek için hazırlanıyorlardı. ciğerlerinin bütün kuvvetiyle alkıĢlamak için. anavatan Yunanistan ordusunu.. Tıklım tıklım dolu. "(Atina Habercisi adlı gazete) RUMLAR'IN DUYGULARINI çok iyi anlatan bir yazıda Rodas adlı Yunanlı bir yazar tarafından kaleme alındı: "Gençler. Ġzmir'de Ģimdiye kadar böyle bir manzara görülmüĢ değildir. Sevinçten ağlıyorlar. günümüzde "soyumu araĢtırıyorum" diyerek. "Türkiyeli" idi!.C. sevinçten sarmaĢ dolaĢ sokaklarda dans ediyor. burada net biçimde ortaya çıkmıĢtı. düzenli biçimde yürüyüĢe geçti. buradan para kazanıyor. . dünya yaratıldığından bu yana böyle bir manzara görmemiĢtir. Kızlar çığlık atıyordu. böyle en kritik anlarda kendisini göstermiyor muydu?. Bu ülkeden besleniyor. Yıllar sonra da "tarih tekerrür etmeyecek" miydi?. "Türk kimliği" ile "Türkiyeli kimliği" arasındaki ayrım. Sokaklara da halılar serilmiĢ.. Çünkü onlar "Türk" değil. Yunanistan'ın açık desteği ile Karadeniz'de Rum Pontus araĢtırması yapan sözde Türk! bazı araĢtırmacılara ders olur mu acaba?-H. Hepsinin de ellerinde Yunan bayrakları ve çiçeklerle dolu sepetler var.. ihanet ediyordu!.) Ġhtiyarları nefeslerini zor tutuyorlar. Sabahın erken saatlerinden itibaren halk rıhtıma aktı. Ġzmir'in Karantina bölgesine doğru hareket ettiler. ellerinde bayrak ve çiçekler olduğu halde koĢuyorlardı. Zaten kimlikler. vatanına sahip çıkıyor. "Türkiyeli" ise. ĠĢgal tümeninin taburları karaya çıktıkça.ellerinde çiçekler ve Yunan bayrakları ile büyük sevinç gösterileri yapıyordu. Yunan gazeteleri daha sonra bu olayı Ģöyle yazacaktı: "Ġzmir Kordon Boyu. o günü görmek ve sonra da 'Her Ģeye kadir olan Allahım. ihtiyarlar ve her sınıf halk. Türk mahallerinin içinden geçerek.

Asırlarca müddet Adalar Denizi'ne bakmıĢlar." Yunanlı yazar duygu selini Ģöyle anlatmaya devam ediyordu: "Bir menkıbe öğrenmiĢtim (efsane olacak): Ġzmir'in karĢısında iki tepe vardır. bazı konularda vatanın öz evlatlarından daha fazla haklara sahip olan "azınlıklar". Osmanlı yönetimindeyken hiçbir kötü muamele görmeyen Rum ve Yunanlılar. kadınları. daha önce Osmanlı ülkesine "vatanım" derken.. Sabah Kitapları." 34[41] Rumlar. Bu iki kardeĢ Yunanlı idiler. Adına 'Ġki KardeĢler* derler. özellikle din adamları tarafından sürekli kıĢkırtılıyordu. Cilt 6. Ģimdi iĢgalci Yunanistan'a "vatanım" demeye baĢlamıĢtı. Celâl. sis dağılıyor. Tatlı tatlı Ģafak söküyor. öte yandan da Ayasofya Camii'nin Fener Rum Patrikhanesi'ne verilmesi ve Ortodoks Kilisesi yapılması için kampanya baĢlatıyordu. Bu iki bekçi. 15 Mayıs 1919 gecesi beyaz gemileri gördü. Ġzmir'in Türkler tarafından zaptından sonra orada kalmıĢlar. Bu vatanda. oradan Yunan perisine intizar etmiĢlerdi. Ellerindeki çiçek demetlerini öpüyor ve bu çiçeklerin tazeliğini.. askerler gür sesleriyle: 'ġükür yarabbi' diye bağırıyorlar. . "iĢgal gerçekleĢti" diye sevinç gözyaĢı döküyordu!. Hürriyetin mukadder saati hulul etmiĢ. gemilerin direkleri üstünde gemiciler. Yedi asrın bütün ölüleri ayakta. tepelerinde Yunan idealini kurmuĢlardı.'Ġonia' delikanlıları. Daha 41 Bayar. Ġstanbul 1997..sulandıklarını söylüyorlardı. hürriyet gününe(!) kadar saklamak için gözyaĢları ve kanlarıyla nesilden nesile -yedi asır müddetle. bir yandan iĢgali kutlarken. beyaz gemileri okĢuyor. Ben de Yazdım: Millî Mücadeleye GiriĢ. 'Ba'sübadelmevt'e (=öldükten sonra dirilmeye) mazhar olmuĢlar gibi yeni elbiselerini giymiĢlerdi. Yunan gazeteleri. sakin deniz arzın kucağında uyuyor. Sular. gemiler bütün süratleriyle Ġzmir'e giriyorlar. YÜZYILLARIN birikmiĢ intikamı alınıyordu.. ihanet ediyor. erkekleri sanki.. s.45.

Bu iĢi azar azar geliĢtirip. içimizde yaĢayıp da vatandaĢ saydığımız Rumların verdiği tarih eğitimi öyle akıl alıcı. Ġstanbul'u ele geçirmek. Bu durum yalnızca 1919'da ortaya çıkmamıĢtı. Tarih sahnesinden silinen eski Yunan medeniyeti ile bozuk bir lisandan ba Ģka. 42-43 yıl gibi kısa bir süre önce. Cezayirli Hasan PaĢanın izniyle. Mehmed. miras yoluyla ve soy itibariyle hiçbir iliĢkileri yokken. Ayvalık'ın Cunda (Ali Bey) Adası'nda "kin" ve "insanlık suçu" dersleri veriyordu. kendisini Makedonyalı Ġskender'in torunu gibi görerek.).17. her türlü melanetin peĢindeydi. ahlaken.-HC . 36[43] YaklaĢık 150 yıl önce (1770'de) Papaz ikonomos.. BaĢımıza Gelenler (Bir Ġmparatorluğun Dramatik Kaybı) (93 Harbi'nde Doğu Anadolu Cephesi. canlı kanlı. öyle tesirli ki!. Ġki kısım ve dokuz maddeden oluĢan ders programında Ģunlar vardı: Türkler hakkındaki temel düĢünce Madde 1: Türkleri ezeli bir düĢman olarak Rumlar'a tanıtmak. 93 Harbi'nde de (187677) bu durum ortadaydı ve buna dikkat çekiliyordu: ". Medenî alemi Türkler'e düĢman etmek. Türkler aleyhine uluslararas ı propaganda Madde 2: Türkler’in en küçük hatalarını büyüterek Avrupa’ya duyurmak. Ġstanbul. 43 Kıbrıs "Adası"nda da papaz Makarios'un yaptığı Türk katliamını anımsayalım.006. Rum'lar ve kiliselerin siyasi hedefi Madde 3: Türk hükümranlığını baltalamak. Eski Kostantiniyye'yi ye42 Arif... bir ufacık Rum diyakozu (papaz yardımcısı) kendisini Aristo ve Eflatun'un eğitim halkasında yetiĢip olgunlaĢmıĢ bir usta. "din adamı" maskesini kullanan ajanlar. çalım satmakta. bir asker oğlu asker gibi hareket etmekte. Babıali Kültür Yayıncılığı. "Ali Bey Adası Ruhban Okulunu açmıĢtı." 35[42] Nedense hep bir "ada"yı tercih eden papazlar (Fener Rum patrikhanesi'nin "Heybeliada Ruhban Okulu"nu açma tartıĢması sürüyor). s. Ocak . Daha. günlük yiyeceğini kazanmaktan aciz tembel bir Rum palikaryası (kabadayısı) ise..doğrusu.

Bu tavsiyelere aykırı hareket edenler. Rum tüccarının uğradığı zarar. Cihan Harbi esnasında. sakat ederek saf dıĢı bırakmaya çalıĢacaklar. Türk topraklarında zahire ve en lüzumlu gıda maddeleri halkın elinden sür'atle ve gizlice toplanıp. 2005.niden kurmak. Konya. sağır. Mehmet. Ġzmir iĢgal altında iken "mütareke basını" 38[45] neyle uğra44 Yaman. iĢgale karĢı çıkmayan. 37[44] MÜTAREKE BASINI ĠġG ALĠ KUTSUYOR. pek çok hastanın bunlar tarafından öldürüldüğü veya sakat bırakıldığı. Türk halkını sefalete götürecek her çareye baĢvurulacak. Ülkemizi Çevreleyen Tehlikeler.. kendi iĢlerinden evvel sahiplerine götürülüp teslim edilmelidir. ve hatta "iĢgalcilerle iĢbirliği" yapan sözde Türk basını kastediliyor. Hastanelerin vazifesi Madde 5: Doktor ve eczacı Rum'lar Türk hastaları. hemen aforoz edilip. Kör. Harpler esnasında yapılacak hıyanetler ve balt alamalar Madde 4: Bir harp sırasında. (özellikle Balkan Harbi ve 1. milli bankalar tarafından tüccara para olarak ödenecek. Bütün bunların. komĢu memleketlere satılacak. bu savaĢlara katılanlar tarafından müĢahede edilmiĢtir. Buradaki camiadan kovulur. Kredileri kesilir. bilhassa kimsesiz hastaları gizlice zehirleyip öldürecekler. devletin bir harp ile meĢgul olduğu. SOYLU BULUYOR! . 45 "Mütareke basını" deyimi ile.-HC. devlet idaresinin zayıf olduğu sırada yapılması gerekir. . Kendi Yayını. verecekleri mektupları. adalara sevk edilecek. Mondros Mütarekesi'ni savunan. lanetlenir. yahut iç isyanlar çıktığı.69-74. s.) M anastırların vazifesi Madde 6: Birer ileri karakol ve gözetleme yeri olan manastırlardaki azizlerin istekleri derhal.

. Fransa. 17 Mayıs 1919: VAKĠT GAZETES Ġ: "ĠġGALE KARġI ÇIKM AY ALIM !. Ben de bugünkü Türkçe'ye çevirdim-HC. her dönem ortaya çıkan "mütareke basınının" ne yazdığını görelim. Millî güçlere. Ġtalya devletlerinden birine mensup olsaydı.. Fakat mademki. yani dönemin Osmanlıca yayınlanan gazetelerinden ilk çevirilerdir. Kuvayi Milliye'ye destek veriyor.) Hükümetin basına dağıttığı resmi açıklama metni. iĢgalden sonra yazdıkları önemli ilk yazılarıdır. bu biçimde bir akıl yürütme geçerli ve mantıklı olabilirdi. Nihayet mütareke süresince devam edecek olan böyle bir önlem almalarına bir Ģey demeyelim. Eğer Ġzmir'i iĢgal eden asker Ġngiltere.. Ġzmir limanına çıkarılan asker Yunan kuvvetlerinden oluĢmaktadır. Sırf bir Mütarekenamenin uygulanması biçim ve niteliğinde olsa bile Ġzmir'in Yunan kuvvetleri tarafından iĢgali Türkler ve Müslümanlar tarafından derin bir üzüntü ile karĢılamak için yeterlidir. Zararı yok. bugüne kadar derin acılara katlanan Anadolu Türk ve 46 Buradaki alıntıların tamamı ilk kaynaktan." "Ġzmir askeri tesislerinin Yunanistan iĢgali altına alınması kamuoyu üzerinde korkunç bir sır etkisi yaptı. iĢgal öncesi ne yapmıĢtı. böyle bir iĢgal bize göre gereksizdir. Bu çalıĢma için özel olarak.. (. 39[46] Bunlar. onların görüĢ ve duyurularına yer veriyor mu idi?. Halkı uyandırma ve uyarma görevini yapıyor muydu?. Amerika. Ġzmir iĢgal altına girince ne yaptı?. Bununla birlikte. Ġzmir'in iĢgalinden iki gün sonra. .. Ġtilaf Devletleri kendileri için böyle bir durum olduğunu zannetmiĢler. düĢmanla iĢbirliği mi yapıyordu?. Osmanlıca yazı ve yorumları Türk (Latin) Alfabesi'ne çeviren "Devlet ArĢivleri Genel Müdürlüğü" uzmanlarından Sayın Oktay ġimĢek'e teĢekkür ediyorum. Fakat gerçek bu merkezde değildir.(!. bu sırrın çözümünü kolaylaĢtırmaktan çok biraz daha üzerini örtmektedir. Bununla beraber sorun bundan ibaret kalsaydı..Ģıyordu?. Yoksa. SOMUT ÖRNEKLER vererek.) Gerçi bugün Ġzmir havalisinde müttefiklerin çıkarlarını tehdit edecek bir durum bulunduğuna iliĢkin hiçbir Ģey yoktur... karĢı çıkmayalım (engellemeyelim).

... meselenin bu yönüdür.Müslümanları buna da geçici olarak sabır ve sükut ile katlanmayı göze alırdı.) “Mehmed Asım" Görüldüğü gibi. Ve en pürüzlü mesele Harp'ten (1. Ġzmir'in iĢgalinin anlamı. Kilikya.(. iĢgalin farklı gerekçeye dayanmasından!. Ġzmir'in iĢgali Mütarekenâme'nin değil.. Ġzmir ile posta ve telgraf haberleĢmesi. Suriye. Vakit Gazetesi yazarı Mehmed Asım. Hürriyet ve Ġtilaf Partisi Genel Merkezi'ne.. basına ulaĢan yüzlerce telgrafta Türk unsurunun çoğunlukta bulunduğu Ġzmir'in Yunanlılar tarafından iĢgalinin Vilson ve insaniyet prensiplerine aykırı olduğu açıklamasıyla. Trakya. Ġzmir. BEKLĠYOR!. Hürriyet ve itilaf Partisi Genel Merkezi'nin açıklaması.Dünya SavaĢı) önceki Türkiye’nin ihtiva ettiği çeĢitli milletlere verilecek yeni yönetimlerin biçimi ve içeriğini belirlemektir. ĠĢgal durumu. Amiral Kaltorp (Calthorpe) tarafından merkezi hükümete verilen notaya göre.) Türkiye meselesi basit bir iĢ değildir. Ne yazık ki böyle değildir.. adeta bir elektrik hızıyla ülkenin her yanına yayılmıĢ ve yüce hükümet ile itilaf Devletleri temsilcilerine. Üzüntüsü ise. bundan daha baĢka daha acı bir gerçeği içerir.(.) Ġzmir'in iĢgali bütün memleket üzerinde çok heyecanlı bir etki yapmıĢtır. "iĢgale karĢı çıkmama" çağrısı yapıyor?. Belediye reisleri ile müftü ve eĢraftan (ileri gelenlerden) . Sırbistan. Ermenistan. ĠĢte bütün Anadolu'yu en derin endiĢe ve azaplar içinde kıvranmaya mecbur eden Ģey. milletin hakkının savunulması talep ve rica olunmuĢtur.. Ġzmir'in iĢgalinden iki gün sonra. belki Paris BarıĢ Konferansı'nın hakkımızda aldığı kararlar arasındaki bir maddenin uygulanmasından ibaret olduğu anlaĢılmaktadır. 17 Mayıs 1919: ĠKDAM GAZETESĠ . Irak. Ġtilaf Devletleri temsilcilerine baĢvuru. Ġstanbul meselelerinin her biri bir ırk ve millet meselesidir. ĠġGALCĠLERDEN ĠYĠ NĠYET "(Haber Kaynağı: Vilâyetten gelen telgraflar.

.!.. Kalecik. iyiye yorulmasını" bekliyor!. (. Yıldırım gibi yağan ulusal (millî) tepkilere direnemeyen ve bunları küçülterek yayınlamak zorunda kalan Ġkdam Gazetesi. "iĢgalcinin merhametine sığınıyor!. vatan parçalarının en önemlisi ve özbeöz Türk yurdudur. Konya Ereğli'si. Mardin.(. SeydiĢehir.) Ġzmir." Mustafa Kemal karĢıtı Damat Ferit'in Ali Kemal'li hükümetinin yanında yer alıyor. Soma. Ġzmir'i iĢgal hak ve adalete karĢı isyan demektir. iĢgale karĢı ne denli Ģiddetli ve yoğun bir direniĢ" gösterdiğine tanık oluyoruz. dîni ve milli bağlarımız ile kutsal vatanımızı korumak için gereken her özveriyi yapmaya hazırız.) SeydiĢehir 16 Mayıs.. Niğde.... bu tepkilerden ikisine yer vermek zorunda kalıyor. Buranın iĢgalinin hiçbir zaman mümkün olamayacağını zaman kanıtlayacaktır. iĢgal haberi birinci sayfanın ancak son sütununda yer bulabiliyor. Yukarıda örneğini verdiğimiz "halkın tepkisi" yerine "iĢbirlikçi hükümetin görüĢlerini" yayınlıyor.birçok kiĢinin imzası ile Konya. ancak hakkını kabul ve onaylamakla kapanabilir. Bu tepkileri okuduğumuzda Türk milletinin. bu görüĢlere katılmıyor. . örneğini yukarıya aldığım bu sayısında. "Yüce hükümet" dediği "Damat Ferit Hükümeti'nin çalıĢmalarının iĢgalciler tarafından iyi karĢılanmasını. iĢgalle ilgili ilk haberi(açıklamaları) 17 Mayıs'ta veriyor.) Bu acıklı olayın milletin kalbinde açtığı derin yara." Bir süre Ali Kemal'in "baĢyazarlığını" yaptığı Ġkdam Gazetesi. bu mütareke basınının aksine.. Bayramiç ve Burdur ile çeĢitli bölgelerden iĢgal aleyhinde matbaamıza ulaĢan telgrafları aynen yayınlamaya yerimiz yeterli olmadığından bunlardan yalnız ikisini yayınlıyor ve yüce hükümetin bu konuda yaptığı çalıĢmaların Ġtilaf Devletleri tarafından Ġyi karĢılanacağını ümit ediyoruz... Uygarlık (medeniyet) ve adaletin dağıtılmasıyla dünyaya rehber olmak isteyen Ġtilaf hükümetleri ve insanlık âlemi bu iĢgale izin vermez. Toplumun iĢgale karĢı yoğun tepkilerinin gazeteye iletilmesi karĢısında sessiz kalamadığı için. Yalova. iĢgale karĢı . Halkın tepkisine karĢın... Bayramiç 15 Mayıs.Devletler Hukuku kurallarına aykırı . Yani. Hak ve adaletin gömülmesi ve hakkın unutulmayacağına inanan Miting Heyeti ve halk bütün varlığı ile iĢgali reddeder..

iĢgal biçiminin -kendilerine bildirilmeden(!)-değiĢtirilmesinden yakınıyor.. kuvvete dayanan arzularına boyun eğmesi. devletin en önemli kentlerinden birinin iĢgalinin kalıcı olacağı ihtimalini bir an için bile kabul edemezler.. "SOYLU" DĠYOR!. Bununla birlikte. itilaf Devletleri hakkında saygılı düĢüncelerini korur. amacı.Ġzmir'in iĢgalinden üç gün sonra.. Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkıĢından bir gün sonra.) ġimdi bu oldu-bitti (iĢgal) karĢısında ne yapacağız? ĠĢgal burada kalacak mıdır? Yarın daha baĢka biçimde oldubittiler çıkmayacak mıdır? Bu olasılıklar karĢısında görevimiz ne olacaktır? Yeni kurulan Ferit PaĢa Kabinesi bu soruların fiilen yanı- . hem çok zor. "Haklıyız ama boyun eğmeliyiz" mantığı ile kitleleri uyuĢturuyor!. Osmanlı Hükümeti." Ġngiliz mandası (sömürgesi) yanlısı Alemdar Gazetesi. hiçbir biçimde hakkından vazgeçme anlamına gelmez.. Hükümetin "iĢgale boyun eğmesine" gerekçe buluyor. (. iĢgalin biçimi!. Yunan askerinin kente girdiğini valiye bildirmiĢtir. ne hükümet ne de Osmanlı milleti.) Ġzmir'de yüzde 83 oranında çoğunluğu oluĢturan ve dîni. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz.) Dünden beri Ġzmir Valiliğinden ulaĢan çok sayıdaki telgraftan... Edilgen biçimde. daha önce verilen notada açıklanan iĢgal biçiminin değiĢtirildiği anlaĢılmıĢ ve gerçekten soylu Amiral Kaltorp Hazretleri. Ġzmir'in iĢgalinden beĢ. O da. düĢüncesi. 18 Mayıs 1919: ALEM DAR GAZETES Ġ. ĠĢgale karĢı direnmekten ve halkın tepkisinden söz etmiyor. hem de adalet ve tarafsızlık ilkesini çiğnemek ve insafsızlık olur.. ĠġGAL KOM UTANIN A "(.. Ancak adı geçen devletlerin. hayâli ve adetleri orada yaĢayan azınlıklarınkinden tümüyle farklı olan Türk halkı ile tümüyle Türk olan yeni bir kent olduğu için burada Türk milletinin hakkını göz önüne almamak. Ġngiliz iĢgal komutanını "soylu" buluyor! Yakındığı konu ise iĢgal değil.. 20 Mayıs 1919: VAKĠT GAZETES Ġ: "ĠġGAL M Ġ. YARDIM M I?" "(.

) Ortak tehlike karĢısında. Önüne geçilmesini istediği "aykırı düĢünceler"(!) de. Türk Basını (Kuvayi Milliye'den Günümüze). Ne kadar zehirli olurlarsa olsunlar. peygamberinin telkin ettiği ilhamat (ilâhi düĢünceler) ile yaĢıyor. Benliğimizi parçalasınlar.) silâhlarımızı toplasın. ĠĢgali kabullenemiyor. silâhlarımız olmasa bile. Evlâtlarına silâh dağıtsınlar. yakıĢıklı. güler yüzlü ve "silahlı direniĢi" savunan genç vatanseverlerden biriydi... Fakat asla. Ve burayı Yunan'a vermeyecektir.. hükümetten bu görevin olgunluk ve sabırla yerine getirilmesini bekliyor. hakkımızı savunmalıyız. aykırı düĢüncelerin önüne geçmeli. Vermek isteyecek kuvvetle paylaĢacak kozumuz var.. Mehmed Asım" Daha önceki yazısında "iĢgale karĢı çıkmayalım" diyen Mehmed Asım.46. Ruhumuzu ezsinler.. EY T ÜRK OĞLU. uzun boylu. Asf ruhumuzla... asla unutmasınlar ki Türk ölmedi. UYAN! " OSMAN NEVRES (Hasan Tahsin). Kalbinin. UYAN. Hukuk-u BeĢer Gazetesi'nde baĢyazarlık yapıyordu. Ankara 1993. Uyan. Vatan tehlikededir. s. hükümet kuvveti altında tam bir birlik ile yürümeli. üç gün sonraki yazısında "Damat Ferit PaĢa Hükümeti'nin etrafında birleĢme" çağrısı yapıyor!.. . 30 yaĢında. Hatta süngülerimiz. ey Türk oğlu. o diĢlerle. dökülmeyen diĢlerimizle bu memleketi müdafaa edeceğiz.. Bütün millet. coĢkun kanlarımızla. ruhunun.tını vermek görevini üstlenmiĢtir. Kuvayi Milliyeciler'in "direniĢ" düĢüncesi!. Kendi kendimizi aldatmak zamanında değiliz. hararetli vicdanlarımızla. yaĢıyor. uyan!" diyerek ulusal bir görev yapıyordu: "O Yunan gelsin (." 40[47] 47 Koloğlu.. Dr. Kültür Bakanlığı Yayınları. No: 1563. "düĢmana direnç gösterilmemesine" içerliyor. Orhan. (. Müslümanlığı'nın. üstün maneviyatla kuvvetlenen diĢlerimizle kalplerini parçalayacağız.

SÜNGÜLÜ Yunan Müfrezeleri, saat kulesi karĢısındaki KıĢla'ya girerek, Kolordu komutanı baĢta olmak üzere, KıĢla içinde "savaĢmadan bekleyen" bütün Türk subaylarını, itiĢ kakıĢ içinde esir aldı. Yunanlılar, gözdağı vermek için, esir aldıkları Türk komutanları halk arasında yürüterek Pasaport iskelesine getirdi ve Patris vapurunun ambarına kilitledi. "Mukavemet etmeme" emri aldığı için direnmeyen Türk subayları, sivil elbise giyerek halkın arasında karıĢmıĢ Yunan güvenlik kuvvetleri ve yerli Rumlar tarafından saldırıya uğradı. Tabancayla, süngüyle ve dipçik darbeleriyle 9 komutan Ģehit edildi. 27 subay kayboldu. Esir alınarak Yunan gemilerine götürülen memurlara ve lise öğrencilerine Rum eylerinden taĢ ve kiremit parçaları atılıyordu. Esir alınarak, sokaklarda yürütülenler "Zito Venizelos" (YaĢa Venizelos) diye bağırtılıyordu. Bunların arasında, Paris'teki BarıĢ Konferansı'ndan "olumlu iĢaretler" aldığı propagandası yapan, gazeteleri yönlendiren ve iĢgal haberlerinin yalan olduğunu söyleyen Ġzmir valisi Ġzzet de vardı. Her ne kadar, kendisini makamında esir alan Yunan askerlerine, "Ben valiyim. Bana dokunmayınız" dese de, daha önceki "teslimiyetçiliği" ve "demokratik çözüm" beklentisi de, o an için kendisini kurtaramamıĢtı. Vali Konağının basılıp, esir alınmasına rağmen, "nevrotik Sindrellalığı" devam ediyordu. Aklında, "yaptığı hizmetlerin karĢılığını alamamanın" karmaĢası vardı. Bana da bu yapılır mı? Tıkılacağı Yunan gemisinin ambarına doğru götürülürken, hâlâ umutluydu. Yanındaki oğlunu sıkıĢtırıyordu: "Seyfi oğlum, Zito bağır, Zito bağır!" Mustafa Kemal'in daha sonra söyleyeceği, "Milletimin karakteri yüksektir" sözünün tersi bir örnek olan vali, gemiye yaklaĢmıĢken, son anda yetiĢen bir Yunan memuru tarafından kurtarıldı. Bu kurtuluĢ, aslında tam bir zilletti!..

Türk tarihi açısından en utanç verici anlardan biri de, Kolordu komutanı Nadir PaĢa'nın yaĢadığıydı. KıĢla, Yunanlılar tarafından ateĢ altına alındığında, elinde beyaz bayrakla ilk çıkan Nadir PaĢa oldu!... Yunanlı bir teğmen kendisine yaklaĢtı, elinden beyaz bayrağı aldı ve herkesin önünde PaĢaya peĢ peĢe birkaç tokat attı. Nadir PaĢa, karĢılık veremedi, vermedi.. Ardından, en düĢük rütbeli Yunan subayı olan teğmenden küfürler yedi. Gıkını çıkarmadı, çıkaramadı.. Süngü ve dipçik vurularak subayların üzerleri arandı; baĢlarından kalpakları alınarak yere atılıp çiğnendi; üzerlerindeki para, saat, yüzük, sigara tabakası ve mendil dahi! ne varsa tüm eĢyaları gasp edildi; en ağır küfür ve hakaretlerle dövüldüler. O an, Ģanlı Türk tarihinin., Ģanlı Türk ordusunun., Ģerefiyle Ģehit olmasını bilen ama asla bu zilleti yaĢamayan Türk ordusunun., en fazla aĢağılandığı "ilk an" idi!.. Türk askerinin Ģeref ve namusu ayaklar altına alınmıĢtı. 17. Kolordu Komutanı Nadir PaĢa'nın eline beyaz bayrağı verilerek, kalabalıklar önünde, esaret yürüyüĢüne çıkarıldı. PaĢanın baĢı öndeydi, etrafa bakamıyordu. "Zito Venizelos" diye bağıranlar, bağırtılanlar arasında, boynu bükük yürüyordu, Ġstanbul Hükümeti'nin emrine uyarak, onurunu çiğnetse de, (Mustafa Kemal'in ifadesiyle) "zaferleri ve mazisi, insanlık tarihi ile baĢlayan, her zaman zaferlerle beraber, medeniyet nurlar ı taĢıyan kahraman Türk Ordusu'nun" 2128 yıllık 41[48] "aydınlık onuru" iç baskı yaratıyordu. "Milletimiz ordusundan yoksun bırakılma giriĢimi ile karĢı karĢıyadır. Orduyu imha etmek için subayını mahvetmek, aĢağılamak lazımdır. Kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüze baĢladılar. Askerlik izzeti nefsini yok etmeye gayret ettiler. Millet, bağımsızlığımızın korunmasını ordudan, ordunun ruhunu teĢkil eden subaylardan bekler. ĠĢte subayların yüce va48

Türk Kara Kuvvetleri'nin temeli; Hun Ġmparatorluğu döneminde Mete Han tarafından M.Ö. 209 yılında atılmıĢtır. (Bakınız: özel, Mehmet, Türk Ordusu, ATO Yayını, Ankara, 2000, s.39.)

zifesi budur. Milletin bağımsızlığı ihlal edilirse, bunun vebali subaylara ait olacaktır! Subaylar, fedakârlar sınıfının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler; çünkü düĢmanlarımız herkesten önce onları öldürür, onları aĢağılar ve hor görürler. (Mustafa Kemal, Afyonkarahisar Kolordu Karargâhı, 1920) YIL 2006, EYLÜL SONU... Milletimiz bir kez daha ordusundan yoksun bırakılma giriĢimi ile karĢılaĢtı. Subayları yine aĢağılanıyordu. Yine, herkesten önce onlar küçümseniyordu... Avrupa Birliği(AB) Türkiye Komisyonu (Delegasyonu) BaĢkanı Hansjörg Kretschmer, "Türk Ordusu'nu yasal düzene saygısızlıkla" suçladı! "Fedakârlar sınıfının en önündekilerden" Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ġlker BaĢbuğ sert sözlerle AB müfettiĢine gereken yanıtı verdiler. Org. BaĢbuğ, "TSK'yı sakın baĢka ordularla karıĢtırma" ("Türkiye üzerinde iç ve dıĢ kaynaklı radikal değiĢim projelerinin bulunduğunu görmekteyiz. Bu kesimler, projelerinin önündeki en önemli engel olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ni görüyorlar. TSK'yı baĢka ülkelerin ordularıyla karĢılaĢtırarak farklı sonuçlar üretmeye çalıĢanlar, Türk toplumunun tarihini bilmeyen ya da kendilerine yabancılaĢmıĢ olanlardır.") 42[49] derken; birkaç gün sonra da Org. Büyükanıt, "Türk Ordusu hedef tahtası değildir" ("TSK'nın demokrasi dıĢı hangi söylemi vardır? Yoksa TSK'nın söylemleri, bu yorumları yapanların gizli ajandalarının hedeflerini mi zorluyor? Bunları iyi bilmeliyiz.") 43[50] dedi. 17. KOLORDU KOMUTANI da, aynı yere hapsedildi. Irak'taki Ebu Gureyb Hapishanesinde iĢkence gören Iraklı’lar gibi, soyuldular. Üstlerindeki her Ģey alındı. PaĢa ve mahiyetindekiler, geminin hayvan ambarında en ağır hakaretlere uğruyorlardı:

49

Yeniçağ Gazetesi, 26 ve 29 Eylül 2006, s.1, manĢet; Cumhuriyet Gazetesi, 26 Eylül 2006, s.1, manĢet. 50 AkĢam Gazetesi, 3 Ekim 2006, s.1, manĢet.

"Allah'ınız gelip, Ģimdi sizi kurtarsın da görelim." "Muhammet'inizden yardım isteyin." " Sizin Allah'ınıza ve Muhammed'inize.........." Aynı Ģekilde bağırtılarak yürütülen daha sonraki bir esir grubu içinde bulunan Albay Süleyman Fethi Bey ise, "Zito Venizelos" diye bağırmayı kabul etmedi. Süngülü Yunan askeri, dürterek: "Ellerini kaldır ve Venizelos'u selamla" dedi. Bu uyarıya da aldırmayan Albay Süleyman Fethi, hayatının tehlikede olduğunu çok iyi biliyordu. Buna rağmen: "Bir Türk askeri, ancak milletinin büyüklerine saygı için ellerini kaldırır ve ağzını açar" yanıtını verdi. Mustafa Kemal'in tanımladığı biçimde "fedakârlar sınıfının en önünde bulunan" ve bu yüzden "en önce öldürülecek, aĢağılanacak ve hor görülecekler" arasında bulunan kumandan, beklenen sonla karĢılaĢtı. Yunan askeri, bu itirazı ve sözleri duyunca hiddetle süngüsünü Albaya sapladı. PeĢ peĢe birkaç süngü yiyen kumandan, Ģahadet getirerek yere yığıldı ve orada Ģehit oldu. Vatansever Albay, daha önce de "geliyorum" diyen Yunan iĢgaline karĢı sert bir direniĢ gösterilmesi için Nadir PaĢa'ya baĢvurmuĢ, "iĢgal emrivakilerine izin verilmemesi" gerektiğinde ısrar etmiĢti.

84 YIL SONRA, ÇUVAL GE ÇĠRĠLĠ YOR
84 YIL SONRA... ĠĢgalci Amerikalı Albay, "Türk askeri onurludur" dedi, "Yüzleri görünerek onurları kırılmasın.. Geçirin çuvalı kafalarına!.." Amerikan 101. Hava indirme Tugayı'na 44[51] bağlı bir tabur asker, Kuzey Irak Süleymaniye'deki Türk özel Timi'nin bulunduğu binayı kuĢattı.
51

Bazı açıklamalara göre 173. Hava Ġndirme Tugayı.-HC.

Binada, 3'ü subay, 8'i astsubay olmak üzere 11 özel tim görevlisi vardı. 11 kiĢilik Türk özel Timi Amerikalı askerler tarafından tutuklandı. Albay Mayville komutasındaki Amerikan taburu, daha sonra, Irak Türkmen Cephesi(ITC) Merkezini, Türkçe yayın yapan Türkmenler'e ait TERT-2 Radyosu binasını, bir anaokulu ve Türkmen Kültür Merkezini de bastı. 11 Türk subayı ile birlikte tutuklananların sayısı 30'a ulaĢtı. Baskını yapan Amerikan 101. Hava Ġndirme Tugayı, Kerkük'te üstlenmiĢti ve konvoylar halinde Süleymaniye'ye gelmiĢti. Celal Talabani'nin peĢmergeleri onları Ģehir giriĢinde karĢıladı ve kuĢatmaya eĢlik etti. 45[52] iĢgalci ABD tarafından CumhurbaĢkanı yapılan Irak CumhurbaĢkanı Celal Talabani'nin oğlu Bafel Talabani de peĢmergeleriyle ikinci çemberi oluĢturmuĢtu. Kendisi, beyaz bir cipin içinden baskını kamerayla kaydetti. 46[53] Türk Ordusu'nun birimleri 1995 yılından bu yana Süleymaniye ve Erbil'de bulunuyor, irtibat amaçlı görev yapıyordu. Amerikalıların baskın gerekçesi olan "Ġllegal faaliyetlerde bulunduklarından kuĢkulanıldı. Süleymaniye Valisi'ne suikast ihbarı aldık" iddiası yalandı. Bu ilk defa olmuyordu, ikibuçuk ay önce de, 22 Nisan'da Erbil'de, Türk özel Tim askerleri tutuklanmıĢtı. BaĢlarında yine aynı Albay William Mayville vardı. 2 günlük tutuklama "olay yaratmamıĢtı." Ancak, ikibuçuk ay sonraki tutuklama sırasında kafalara "çuval geçirilince", Türk halkı isyan etti.
52

Ergin, Sedat, "Derhal Özür Dileyin", Hürriyet Gazetesi, 06 Temmuz 2003, s.1 (manĢet). Olayın yaĢandığı 4 Temmuz 2003 tarihinde, Genelkurmay BaĢkanlığında Orgeneral Hilmi Özkök, Genelkurmay Harekât Dairesi BaĢkanlığında ise Korgeneral Köksal Karabay bulunuyordu.-HC 53 Emekli Korgeneral Köksal Karabay'ın açıklaması. Basın Kulübü Programı, Hazırlayan ve Sunan: Melih Meriç, Habertürk Televizyonu, Ġstanbul, 17.12.2006, saat 21.20. (Korgeneral Karabay terfi ettirilmeyince, kendisi emekliliğini istedi. Emekli olduktan bir süre çıktığı Habertürk Televizyonu'ndaki Melih Meriç’in programında açıklamalarda bulundu. Karabay'ın açıklamalarında mantık ve sorumluluk hataları vardı. Bu açıklama, karanlıktaki soruları aydınlatmadı, karanlığı artırdı.. Aynı programda, Koksal Karabay'ın Amerikalılar'la ortak olduğu Black Hawk Uluslararası Güvenlik ġirketi ve orman arazisine villalar yapmakla suçlanan Acarkent'in sahibi inĢaat Ģirketiyle bağlantısı da sorgulandı, ancak yanıtlar kamuoyunu doyurmadı.-HC)

Eski Türk topraklarını iĢgal eden Amerika'nın seçtiği tarih, 4 Temmuz'du. 4 Temmuz ise, Amerika'nın "Bağımsızlık Bayramı" (Independence Day), Ġngilizler'e karĢı kazandıkları "Zafer Günü" idi!.. ÇUVAL GERÇEĞĠ ayrıntılarıyla hiçbir zaman Türk halkına açıklanmadı. Hükümetin (Ankara'daki AKP Hükümeti) haberi olmuĢ ve "direniĢ göstermeyin" mi demiĢti?.. Yoksa, Recep Tayyip Erdoğan da, gazeteden mi öğrenmiĢti haberi?.. Türk halkının asla dinmeyecek büyük tepkisi ortaya çıkınca, ABD'ye nota verilmesi gündeme gelmiĢ, BaĢbakan Erdoğan ise, "Bir olay olduğunda, pat diye onun üzerine atlanmaz. Bizim bir devlet tecrübemiz var. Ne notası veriyorsun? Müzik notası mı?' demiĢti!.. Ama 3 yıl sonra, 27 Aralık 2006'da, Ermeni asıllı piyanist vatandaĢımız Burak Bedikyan Azerbaycan'da kötü muamele görerek sınır dıĢı edilince, Bakü'ye çifte nota verdi!.. ġimdi, olayı baĢtan alıyor ve tarihi bilgileri ilk kez paylaĢıyoruz47[54] : Albay Mayville'nin Washington'dan aldığı emir, "Türkler'e unutamayacakları bir ders verin" idi, "Buradaki etkinlikleri kırılsın, 1 Mart Tezkeresi'nin hesabını ödemiĢ olsunlar."48[55] Mayville, endiĢeliydi: "Emredersiniz, ama NATO müttefikimiz Türk askerlerine operasyon, tepki yaratmaz mı? "Washington Ģu andan itibaren, tepkilere karĢı sağır ve kör konumuna geçiyor. Olaydan haberimiz olmadığını, bundan sonra elimizden geleni yapacağımızı garanti edeceğiz. Siz emri yerine getirin!.."
54 55

Hulki Cevizoğlu'nun ulaĢtığı özel bilgiler. 1 Mart Tezkeresi denen olay, ABD'nin Irak'ı iĢgali öncesi, Türkiye'nin hava sahasını, limanlarını, askeri üs ve tesislerini kullanmak; Türkiye'de 62.000 asker bulundurmak için TBMM'nden izin çıkarma giriĢimi idi. BaĢbakan ve AKP Genel BaĢkanı Erdoğan'ın baskısına karĢın, AKP'den de 97 milletvekili anamuhalefet partisi CHP'ye destek verdi ve tezkere reddedildi.HC.

KĠM SATTI TÜRK ASKERĠNĠ?.. Amerikalılar'ın amacı, psikolojik darbe vurmanın yanı sıra, o zamana kadar özel tim subaylarının topladığı istihbarat bilgilerini ele geçirmekti. Baskın sırasında, Amerikan askerleri gizlenmiĢ bilgilerin bulunduğu yeri, "elleriyle koymuĢ gibi" buldular!.. Bilgi ve belgelere geçici olarak el konuldu, tutukladıkları komutanlarımızla birlikte Kerkük'e götürüldü ve orada CD'lere, bilgisayara kopyaladılar. Daha sonra, bunları yerine koydular. "Türkler'in haber elemanları kimlerdir, kimler kimlerle temas etmiĢ, nerede nasıl buluĢmuĢ, bugüne kadar yapılmıĢ operasyonlar" gibi, yıllardır toplanan bilgiler, "kara defter" denen belgede toplanmıĢtı. Bu istihbarat kayıtları, herhangi bir baskında bulunamayacak kadar iyi saklanmıĢtı. Amerikalılar nasıl olduysa, "elleriyle koymuĢ gibi" hiç zorlanmadan "kara defter"in yerini buldu!.. Binanın konumunu, zayıf noktalarını, çatıdaki makineli tüfeği, içerde kaç kiĢi olduğunu avuçlarının içi gibi çok iyi biliyorlardı!.. BaĢlarına çuval, ellerine plastik kelepçe takılarak Kerkük'teki 101. Hava indirme Tugayı'na götürülen Türk subaylarını, "Kaan" kod adlı Kerkük'te görevli bir yüzbaĢı karĢıladı. Silah arkadaĢlarına, "Bir Ģey olmayacak" dedi. Ancak, Amerikalılar Türk subayları "yargılamaya" kalktı. Türkiye'den de Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Hilmi Özkök, askeri hakimler göndermiĢti. Oradaki görüĢmelerde, Türkiye'den gönderilen askeri heyetin, "Türk timinin resmi görevli olduğunu, yasadıĢı hiçbir faaliyeti olmadığını" anlatmak için kullandığı ifadeler, zaten büyük bir tepki içindeki özel Tim subaylarını yaraladı: "Hiçbir suçları yoktur. Suçlularsa yargılayın!" Amerikalılar ise, çok yönlü planlarını gerçekleĢtirmiĢti: "Biz zaten amacımıza ulaĢtık. Alacağımızı aldık. Artık elemanlarınızı serbest bırakacağız." Peki, Türk Ordusu'nun komutanlarını, onlarla temastaki birisi, büyük bir para karĢılığı mı sattı?..

Bilinen Ģu: Yılmaz adında, uzun süre kendisinden yararlanılan bir Türkmen, bugün kaçak ve aranıyor!..

TÜRK MĠLLĠYETÇĠLERĠ, AMERĠ KALIL ARI TUTUKLUYO R..
Bu "çuval geçirme" olayı, gurur kırıcı ve yıllarca kapanmayacak derin bir yara açtı. Oysa, KurtuluĢ SavaĢı sürecinde gurur verici olaylar yaĢanıyor ve "Türk Ulusalcıları (Milliyetçileri)", Ġngiliz ve Amerikalılar'ı tutuklamaktan çekinmiyordu. Ġstanbul'un iĢgal edildiği gün (16 Mart 1920), Mustafa Kemal Anadolu'daki bütün Ġngiliz subay ve erlerini tutuklattı. Mustafa Kemal, geliĢmeleri daha önceden gördüğü için önlemini de önceden almıĢtı, Ġstanbul'un iĢgalinden 2 ay önce (22 Ocak 1920'de), Kolordu Komutanlarına emir verdi. Bunu Nutuk’ta Ģöyle açıkladı: "Baylar, yabancıların Ġstanbul'da saldırıları artırarak nazır ya da mebuslardan kimilerini tutuklamaya baĢlayabileceklerini kestirip, böyle bir davranıĢa karĢılık olmak üzere, Anadolu'da bulunan yabancı subayların tutuklanmasına karar verdim. Bu kararımı ve buna göre önlem alınmasını, 22 Ocak 1920 günü Ankara, Konya, Sivas ve Erzurum'daki Kolordu Komutanlarına, kiĢiye özel olarak, kapalı telle (=Ģifreli telgrafla) buyurdum."49[56] Bu emirle tutuklananların sayısı 29'u buldu. 50[57] ġifre Çok ivedi ve kiĢiye özeldir Ankara, 22 Ocak 1920 On BeĢinci Kolordu Komutanlığı'na Ġngilizler, Ġstanbul'da saldırılarını artırarak, nazır veya mebuslardan bazı kiĢileri, özellikle Rauf
56 57

Nutuk (Söylev), a.g.e., s.186. Özakman, Turgut, Vahidettin, M.Kemal ve Milli Mücadele (yalanlar, yanlıĢlar, yutturmacalar), Bilgi Yayınevi, Ankara, Eylül 1997, s.332.

Bey'i tutuklarlarsa, karĢılık olarak Anadolu'da bulunan Ġngiliz subayları tutuklanacaklardır. Buna göre Erzurum'da bulunan Ravlinson'u kaçırmamak için Ģimdiden önlem alınmasını rica ederim. Mustafa Kemal
Nutuk, Belge No: 226/11.

Öte yandan, bir Türk askerine (jandarmasına) karĢı koyan ve onu tehdit eden Amerikalı Yakın Doğu'ya Yardım Komisyonu üyesi (Raymond Custer) yargılandı ve 6 ay hapse mahkum edildi. ABD Yardım Heyeti üyesini kurtarmak için giriĢilen tüm uluslararası giriĢimler sonuçsuz kaldı. 51[58]

ASKERE " ATTIRILMAY AN" KUR ġUNU, BĠR SĠVĠL ATIYO R
OSMAN NEVRES (Hasan Tahsin), teslimiyetçiler gibi düĢünmüyordu. Aklında "kahraman" olma düĢüncesi yoktu, bu yüzden "gerçek bir kahraman" oldu. Teslimiyetçi hükümetin (Ġstanbul Hükümeti) "direnmeyin" emri onu etkilemedi. Direnecekti. Canı pahasına olsa da.. Mutlaka "onurlu bir direniĢ" verilmeliydi. Asker, sivil yüzlerce Türk'ün, "Zito Venizelos" diye bağırtılarak, süngülerle itip kakılarak, antrepolara, zindanlara ve gemi ambarlarına doğru götürüldüğünü gördükçe, dayanamadı. Kordon boyunda kilise çanları çalarken, ülkesinin iĢgalini seyreden zavallı kalabalıkları birdenbire yardı ve Yunan müfrezelerinin
58

The New York Times Gazetesi, 9 Ocak 1921. (Ulagay, Osman, a.g.e., s.118.)

karĢısına atladı: "YaĢasın ulusumuz!" Aynı anda, birkaç el tabanca sesi duyuldu. Yunan Efzun Alayının en önde yürüyen sancaktarı yere yığıldı. Ardından yanındaki. Ġlk panik atlatılınca, ateĢ edenin tek kiĢi olduğunu gören iĢgalciler, Osman Nevres'e peĢ peĢe kurĢun yağdırmaya baĢladı. Elindeki tabancasının mermileri biten gazeteci Nevres, o anda Ģehit düĢtü. Yunanlılar hırsını alamamıĢ, yerde cansız yatan 30 yaĢındaki genç gazeteciyi süngülemeye baĢlamıĢtı. Tabanca sesini duyan limandaki Yunan savaĢ gemileri de, bir direniĢ olduğunu anlamıĢ, korkudan, kıyıları ateĢe tutmaya baĢlamıĢtı. Bu arada, Yunan'a "ilk kurĢun"u atan, Osman Nevres'in o mübarek bedeni, iĢgalciler tarafından paramparça edilmiĢti... 52[59] Yunanlılar, kentte "sıkıyönetim" ilan etti. Türkler dıĢarı çıkamazken, daha önce yan yana yaĢadıkları Rumlar, silahlarıyla onların evine girerek, yağma, soygun, tecavüz ve katliamlara baĢladı. Yunan iĢgaline karĢı koymak arzusundaki "direniĢ yanlısı, vatansever Türk gençleri", Anadolu içlerine çekilmenin uygun
59

DüĢmana sıkılan "ilk kurĢun" konusunda farklı kaynaklarda çeliĢkili açıklamalar yer alıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nde CumhurbaĢkanlığı makamına gelmiĢ olan Celâl Bayar bile, bu farklı görüĢlere itibar ediyor!.. Bayar'ın ağırlıklı olarak kabul ettiği görüĢe göre, ilk kurĢunu "saatçi Aziz Efendi" sıkmıĢtır. (Bakınız: Bayar, Celâl, Ben de Yazdım: Millî Mücadeleye GiriĢ, Cilt 6, Sabah Kitapları, Ġstanbul, 1997, s.51.) Celâl Bayar, bu konu üzerinde uzun uzun dururken, gerekçesini Ģöyle açıklıyor: "Tarihi gerçeği meydana çıkarmak istemekle beraber, o zaman bizi idare edenlerin ruh zaafını göstermek içindir." (Kanımca bu sözler de büyük tartıĢma yaratacak niteliktedir. Çünkü, o dönemki yöneticilerin zaafını ortaya çıkarmakla, ilk kurĢunu sıkanın kim olduğu arasında ne bağlantı vardır, ilk kurĢunu devlet sıkmadıktan sonra?-H.C.) ġevket Süreyya Aydemir ise, Hasan Tahsin'den sonra "ikinci bir kiĢinin" ateĢ açtığını, bu ikinci kiĢinin "adının, sanının bilinmediğini" yazıyor. (Bakınız: Aydemir, ġevket Süreyya, Tek Adam, 2.CĠK, Remzi Kitabevi, Ġstanbul, Mayıs 1993, 5.72.)

olacağını düĢündü. Fener Patrikhanesi'ne bağlı Ġzmir Metropoliti, ölen iki Yunanlı iĢgal askeri (Basile Delaris ve Jorj Papakostos) için görkemli bir cenaze töreni hazırlığına giriĢti.

"PAġA, SĠN! .."

PAġA..

DEVL ET Ġ

KURTARABĠLĠ R-

MUSTAFA KEMAL, SAMSUN’A hareket etmeden önce, veda ziyaretlerinde bulundu. Yeni Genelkurmay BaĢkanı Cevdet PaĢa, eski baĢkan Fevzi PaĢa, bakanlar (nazırlar) ve PadiĢah Vahidettin ile görüĢtü. GörüĢmeler sürerken, Bandırma Vapuru'nda son hazırlıklar yapılıyordu. Mustafa Kemal görüĢmeler öncesi Milli Savunma Bakanını (Harbiye Nazırını), içiĢleri Bakanını (Dahiliye Nazırını) ve BaĢbakanı (Sadrazamı) aramıĢ, hiçbirini makamında bulamamıĢtı. Hepsi "toplantıda"(!) olduğunu söylemiĢti. Mustafa Kemal bunun üzerine, randevusuz biçimde Babıâli'ye gitti. ġehrin durumu çok hüzün vericiydi, iĢgal kuvvetlerinin donanmaları limanı "çelik ormanı" gibi sarmıĢtı. Köhne bir motorla HaydarpaĢa'dan Ġstanbul'a geçerken bir süre dalgın ve nemli gözlerle, heybetli düĢman zırhlılarını seyretmiĢ, sonra yaverine (Cevat Abbas Gürer'e) dönüp: "Geldikleri gibi gideceklerdir !" 5 3 [ 60] demiĢti: "Ġstanbul sokakları, düĢman askerleri ile dolu. Boğaziçi, toplarını sağa-sola çeviren düĢman zırhlıları ile örtülü. Denizin mavi suları görünmüyor âdeta. Birçok duygulu Ġstanbullu, ancak ekmek ve yiyecek almak için evlerinden çıkıyorlar. Yolda hakarete uğramamak için ezilip, büzülerek yürüyorlar.. Koskoca Ġstanbul, yüzbinlerce insanı ile, sesi kısılmıĢ bir halde..." Bu söz üzerine "derîn elem ve ümitsizliğini derhal unutan" yaveri Cevat Abbas Gürer, "Size nasip olacak, siz bunları kovacaksınız PaĢam" de60

Soyak, Hasan Rıza, Atatürk'ten Hatıralar, Yapı 2131, Tarih:23, 3. Baskı, Ġstanbul, Ocak, 2006, s.98.

Kredi Yayınları-

di.54[61] BaĢbakanlık özel kaleminde beklemeye alınan Çanakkale Kahramanının geldiğini duyan diğer bakanlar da (nazırlar), salona üĢüĢtüler. Kötü haberi Mehmet Ali Bey verdi: "Allah, Allah!.. Ne küstahlık? Duydunuz mu efendim, Yunanlılar Ġzmir'e çıkıyor!.." Donanma Bakanı (Bahriye Nazırı) baĢını sallayarak, iĢgal haberini onayladı. Mustafa Kemal ise, onların ĢaĢkınlıklarına katılmıĢ göründü: "Ya.. Bu da mı oldu?" Ġçinden baĢka düĢünceler geçiyordu. Bunların olacağını çok söyledim ama, kimseye anlatamadım!. 55[62] Daha sonra, yakınlarına bu durumu Ģöyle anlatacaktı: "Nazırların telâĢı karĢısında ağlamak mı, gülmek mi lâzımdı? Kendimi tutuyordum. Fakat bu emrivaki karĢısında ben, 'Allah, Allah' demekten baĢka bir Ģey düĢünemeyen bu nazırlara ibretle bakıyordum."
61

Gürer, Turgut, Derleyen, Atatürk'ün Yaveri Cevat Abbas Gürer (Cepheden Meclise Büyük önder Ġle 24 Yıl), Cumhuriyet Gazetesi Yayını, Ġstanbul, Ekim 2006, s.97. (Mustafa Kemal'in yaveri Cevat Abbas Gürer, torunu tarafından derlenip yeni baskısı yapılan, -ilk baskı 1939'da yapılmıĢ- kitabında, tarihi sözü "Geldikleri gibi giderler" biçiminde açıklıyor. Bakınız, a.g.e., s.97. -HC) 62 Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mustafa Kemal'in çektiği acıyı Ģöyle anlatıyor: "Mustafa Kemal'in daima meçhul kalan tarafı, Büyük Zaferini baĢarmazdan evvel çektiği azap ve iĢkencelerdir. ArkadaĢlarına söz geçiremez; amirlerine dert anlatamaz; devlet ve siyaset adamlarını yola getiremez; kapıları çalar, açılmaz; bağırır, çağırır, iĢiten olmaz; devlet batıyor der, padiĢah gözlerini kapar, mesuller dudak büker. ĠĢte gençliğe her Ģeyden önce Atatürk'ün bu mihnet, bu çevir ve cefa devri anlatılmalıdır. Gençlik en ziyade O'nun bu cephesindendir ki muhtaç olduğu azim ve irade dersini alabilir." (Soyak, a.g.e., s.99.)

Mustafa Kemal sakinliğini bozmamaya özen göstererek, "Ne yapmayı düĢünüyorsunuz?" diye sordu. "Protesto edeceğiz!" "Bu lâzımdır, doğrudur. Ancak böyle bir protesto ile Yunanlılar'ın Ġzmir'den geri çekileceğine ya da Ġngilizler'in onları geri çekeceğine ihtimal veriyor musunuz?" Çaresizlik içinde Mustafa Kemal'in yüzüne baktılar: "Fakat baĢka ne yapabiliriz?.." "Belki de daha kesin önlemler düĢünülebilir." "Meselâ ne gibi?" Yunan iĢgalini ĢaĢkınlık içinde heyete duyuran Mehmet Ali Bey, söze girdi. "DüĢmanın merhametine" sığınmaktan yanaydı: "öyle hareketlere kalkarsak bize ne yaparlar, bilir misiniz?" Samsun'a gitmeye-hazırlanan Kemal PaĢa dıĢında herkes periĢanlık içindeydi, daha uzun konuĢmanın kimseye yararı olmayacaktı. Ne Damat Ferit PaĢa Hükümeti'nin, ne de Mustafa Kemal'in düĢünceleri değiĢmeyecekti. Mustafa Kemal, son ziyaretini PadiĢah Vahidettin'e yaptı. Yıldız Sarayı'nın ufak bir salonunda PadiĢah'la adeta diz dize denecek kadar yakın oturdular. 56[63]

63

Ġstiklâl Harbi Gazetesi, 16 Mayıs 1919, s.2; Bayar, Celâl, a.g.e., Cilt 8, s.93. (Kimi kaynaklarda bu görüĢmenin tarihinin net olmadığı, 15 ya da 16 Mayıs olabileceği belirtiliyor. Ġstiklâl Gazetesi 16 Mayıs'ta haberi yazdığına göre, görüĢmenin 15 Mayıs olması gerekir.-HC) (ÖNEMLĠ BĠR TESPĠT: Pek çok kaynakta anlatılanlar, hep "ilk elden" kaydıyla verilmesine rağmen, bunların çok uzun yıllar önce, 1919'da Ġstiklâl Harbi Gazetesi'nde "aynen" yayınlandığını gördüm!.. Anılarını yazanlar, acaba zamanında not tutma fırsatı bulamadıkları için, hatırlayabilmek amacıyla 1919 tarihli gazeteye mi bakarak alıntı yaptılar?. Aynı durum Celâl Bayar'ın anılarında da görülüyor. Bayar'ın "Atatürk'ten dinledim de yazdım" dediği birçok konu, yıllar önce gazetede "aynen" yayınlanmıĢ!.. Yukarıdaki alıntıda olduğu gibi.HC)

Vahidettin'in sağında, dirseğini dayadığı bir masa ve üstünde de bir tarih kitabı vardı. Oturdukları yerden, baĢlarını hafifçe sağa çevirdiklerinde, Boğaz'da demirlemiĢ ve toplarını Yıldız Sarayı'na doğrultmuĢ, birbirine paralel düĢman zırhlılarını görüyorlardı!.. PadiĢah, Mustafa Kemal'in hiç unutamayacağı Ģu sözlerle konuĢmaya baĢladı: "PaĢa, PaĢa.. ġimdiye kadar devlete çok hizmet ettin."57[64] Vahidettin, masanın üzerindeki tarih kitabına elini basmıĢtı: "Bunların hepsi artık bu kitaba girmiĢtir. Tarihe geçmiĢtir.. Bunları unutun. Asıl Ģimdi yapacağın hizmet hepsinden önemli olabilir." Bir ümit kırıntısıyla tarihi sözünü söyledi: "PaĢa, PaĢa.. Devleti kurtarabilirsin!" Mustafa Kemal hayretini gizleyemedi... Acaba Vahidettin benimle samimi mi konuĢuyor? PadiĢah'ın, Mustafa Kemal'in ġiĢli'deki evinde, ordu komutanları ve askerî yetkililerle yaptığı "gizli toplantılardan" ve niyetinden haberi mi vardı?.. Samsun'a çıktıktan sonra, iĢgale karĢı baĢlatacağı silahlı direniĢi mi öğrenmiĢti?.. iĢgalcileri ikna etmek için her yolu deneyen Vahidettin, Mustafa Kemal'in deyimi ile, "Yüzüncü derecedeki insanlarla" temastaydı. "PaĢa, PaĢa, devleti kurtarabilirsin!" derken, artık padiĢahlığını kurtarmaktan vazgeçmiĢ, yaptıklarından piĢman mı olmuĢtu?.. Aldatıldığını mı anlamıĢtı?.. Çünkü, Mustafa Kemal'in herkesin bildiği "resmî görevi", Samsun ve çevresindeki azınlıkların ve özellikle Rumlar'ın, itilâf Devletleri temsilcilerine yaptığı Ģikâyetleri incelemek ve onları
64

" istiklâl Harbi Gazetesi'nde (16.05.1919) bu söz "..hizmet ettik" biçiminde yer alıyor. Alıntı yaptığım ana kaynak bu gazete olmasına karĢın, baĢka hiçbir kaynakta "...ettik" sözü olmadığı için bunu yazım hatası olarak kabul ediyor ve tüm kaynaklardaki "..hizmet ettin" sözcüğünü alıyorum-HC

iki uç düĢünce arasında bocalayan Mustafa Kemal. Elimden gelen hizmette kusur etmeyeceğime emniyet buyurunuz. Mustafa Kemal bunları yaparsa "muvaffak . padiĢah emri) olursa." "Merak buyurmayın efendimiz. Noktai nazarı Ģahanenizi (yüksek görüĢünüzü) anladım. Eğer onları memnun edebilirsem ve bu siyâsete karĢı gelen Türkler'i takip edersem. PadiĢaha göre. Devleti kurtarabilirsin" sözünün anlamı buydu. kararı sonraya bıraktı: "Hakkımdaki teveccüh ve güvene arzı teĢekkür ederim. Mustafa Kemal'in ĢaĢkınlığı tedirginliğe dönüĢmüĢtü. "bahislere giriĢmeyi tehlikeli buldu. Mustafa Kemal. Vahidettin'in "noktai nazarı Ģahanesinin" ne olduğunu çözmüĢtü.rahat ettirmek için gerekli önlemleri almaktı." "Eminim. "iĢgale direnmemeyi. "PaĢa. Ġstanbul'a hâkim olanların siyâsetine uymaktır. iĢgalcilere hizmet etmeyi ve vatanı kurtarmak için silahlı direniĢ baĢlatacak Türk ler'i engellemeyi" anlıyordu. herkes Mustafa Kemal'e. Daha sonra bir yakınına bunu Ģöyle anlatacaktı: "PadiĢah demek istiyordu ki." Daha sonraki geliĢmeler PadiĢah'ın bu sözlerle neyi kastettiğini çok net biçimde gösterecekti. PadiĢah.. MüfettiĢlik görevinin özü buydu!. PadiĢahın arzularını yerine getirmiĢ olacaktım. Tek dayanağımız. Benim memuriyetim." Adım adım iĢgal edilen Türkiye'nin hükümdarı.. "devleti kurtarmak" olarak. onların Ģikâyet ettikleri meseleleri halletmektir. basit yanıtlar vererek. Yani. "iĢgalcilere yardımcı olacak bir görev" verildiğini düĢünüyordu. PaĢa. Ġrade-i seniyeniz (ferman. hemen hareket edeceğim ve bana emir buyurduklarınızı bir an unutmayacağım." "Muvaffak ol!" PadiĢah'ın huzurundan çıkan Mustafa Kemal. silahlı direniĢe kesinlikle karĢıydı. hiçbir kuvvetimiz yoktur..

-HC 66 Kimi kaynaklarda bu söz Atatürk'ün ağzından Ģöyle anlatılıyor: ". Son cümlesi bende bir Ģüphe uyandırdı. Bugünden ve yarından?.. Bu görüĢmeden yaklaĢık 1.. Mustafa Kemal bu görüĢmeyi ve duygularını yakın silah arkadaĢlarına -defalarcaĢöyle anlattı: Bu görüĢme epey uzunca olmuĢtu. Bana güvence verir misin ki onlardan bana bir fenalık gelmeyecektir?' Ordu tarafından aleyhinde davranıĢlara dair iĢittikleri olup olmadığını sordum."58[65] YAKLAġIK ALTI AY ÖNCE DE (22 Kasım 1918).' Hemen ilave etti: 'Yalnız bugünden söz etmiyorum. Kılıç Ali'ye göre. bu görüĢmeyi daha sonra PaĢa'dan dinledi. Onun için temin ederim ki bir fenalık beklemeyiniz. Demek. Derhal cevap verdim: 'Ben Ġstanbul'a geleli birkaç gün oldu.5 ay önceki baĢka bir geliĢme ibret vericidir. Ama ordu baĢında bulunan komutanların Zat-ı ġahanenizle karĢı karĢıya bulunması için bir sebep olabileceğini de sanmıyorum.dıĢarda bekleyenler tarafından çok uzun olarak yorumlanmıĢ bir görüĢme yaptık. Kendi sorusunu tekrarladı. yarın padiĢahın öyle bir hareket yapması ihtimali vardı ki. ülkenin içinde bulunduğu tehlike üzerinde onu aydınlatmak ve uyarmak için giriĢ yaparken. PadiĢah beni aldatarak benim aracılığımla onlardan emin olmak 65 Vahidettin'in bu sözlerinin ne anlama geldiğini daha sonra belgesiyle görececeğiz. Buradaki durumu yakından bilmiyorum..olacaktı!.59[66] Ben. ordunun yurtsever komutan ve subayları bundan üzüntü duyabilirler." -HC . "Mustafa Kemal'in SırdaĢı". ya da hayır demedi. o benden çabuk davranarak dedi ki: Ordunun komutan ve subayları eminim ki seni çok severler. Evet. Vahidettin Mustafa Kemal'i bir Cuma namazından sonra görüĢmeye davet etmiĢti. Gerçekten görüĢme zaman itibariyle pek kısa olmuĢtur..

PadiĢah adına Almanya Genel Karargâhı'na iade-i ziyaret için giderken Mustafa Kemal'i de yanına almıĢtı. Çok ümitsiz ve üzgün durumda Vahdettin'in salonundan çıktım. Ben karĢısındaki koltuğa oturdum.238. 17. "anılar biçiminde 1926 yılında gazetelerde yayınlandı. Atatürk'ün SırdaĢı Kılıç Ali'nin Anıları.) 69 Korgeneral Naci Eldeniz (Manastır 1875-Ankara 1848). derin bir vecde daldı (=kendinden 67 Turgut. Bakınız: Bayur. zaferden sonra general.34. kanepenin sağ köĢesine oturdu. ĠĢ Bankası Kültür Yayınları. ve.. Ġstanbul merkezli Cumhuriyet Gazetesi'nde 15 Mart 1926 ile 13 Nisan 1926 arasında. Bakınız: a.) . Ġsmet. Ġstanbul. Bu zat bir defa gözlerini kapadı. Vaniköy'deki Veliaht Sarayı'nda gezi öncesi(13 Aralık 1917) yapılan görüĢmeye dönelim. Ekim 1997. Üzülmekte haklıymıĢım. Hulusi.69. Atatürk Hayatı ve Eseri (Doğumundan Samsun'a ÇıkıĢına Kadar).e. s. Bir iki gün sonra her sırrı öğrenmiĢtim..g. hiçbir karĢı önlem almaya fırsat bulamamıĢ durumdaydık. Mustafa Kemal'in anıları olarak 12 Nisan 1926 tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesi'nde de yayınlanır. bizim bulunduğumuz tarafa yöneldi. 1928'de isteğiyle emekli. Aslında Mustafa Kemal. Ankara. s. Mayıs 2000. 2. bu kararın ne olduğunu anlamayan veya anlamak istemeyen kimselerle temasta kalmıĢ.32.60[67] "SERSEM BĠR ġAHSĠYET'. 2 dönem Cebelibereket 2 dönem de Seyhan Milletvekili. 1918-1920'de Vahidettin'in BaĢyaveri. Falih Rıfkı Atay'ın Atatürk'ün Hâtıraları adlı kitabında 1965 yılında yayınlandı. Vahidettin. Bilgi Yayınevi. Ġstanbul. 68 Atatürk'ün Bütün Eserleri. (Atatürk'ün bu sözleri. 1997. Cilt:3 (1919). Ġstanbul merkezli Milliyet Gazetesi'nde aynı tarihlerde. Ocak 2005.istiyordu. Atatürk'ün Anıları. Büyük Taarruz'da Atatürk'ün Tümen Komutanı. (Görgülü. öbür taraftaki koltuğu Naci PaĢa 62[69] iĢgal etti. Yusuf Hikmet. Kaynak Yayınları. Ankara merkezli Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi'nde 13 Mart 1926 ile 12 Nisan 1926 arasında. onun veliahtlığı döneminde vermiĢti.. O sırada Albay rütbesinde. Biz ise. s. s. Meclis-i Mebusan dağıtılmıĢtı. KarĢımdaki adam kararını çoktan vermiĢ bulunuyordu. Ankara.. Aynı konuĢma. Vahidettin hakkındaki kararını. Atatürk Kültür. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Baskı. Mustafa Kemal anlatıyor: 61[68] . Derleyen. s. (Vahidettin) Ġçeriye girdi. Dr..

seyahat edeceğiz.Biz ki aklımız. PerĢembe akĢamı garda hazır bulunacaksınız. ĢaĢkın. Bu zavallı yarın padiĢah olacaktır. acınacak. seyahat iki gün sonra baĢlayacaktır. Naci PaĢa'nın yüzüne baktım. bedbaht{=bahtsız. . "Güç" dedi. memleketin mukadderatını (=kaderini. bihuĢ (=sersem. Bunlarla ne olabilir? . bize lütfen iltifat etti: . dedim. Oradan hareket edeceğiz..geçti). .Zavallı. o da çok durgundu. Ġtiraf edeyim ki. Naci PaĢa ile aramızda aĢağı yukarı Ģöyle bir konuĢma oldu.Sizinle müĢerref oldum. kendisinden ne beklenebilir? . Biraz sonra gözlerini açtı: .öyledir. Mükellef bir saray arabasına binmiĢtik.Seyahat edeceğiz. .Evet. Hemen ayağa kalkıp dedim ki: . fakat mantıki konuĢmaya giriĢmekten kendimi men etmiĢtim. hâlini ve geleceğini anlamıĢ insanlarız. Ben çok sıkılmıĢ. talihsiz). Tekrar gözlerini kapadı. memnunum. çok acı çeken bir halde: . değil mi? dedi. deli) bir Ģahsiyetin huzurunda bulunduğumu fark ettim. mantığımız vardır. cevap vermek mi. bir mecnunla karĢı karĢıya bulunduğumu hemen hissetmiĢ. neden sonra gözlerini açtı. biz ki. bu nazikâne sözlere cevap vermeye hazırlanırken. yoksa vermemek mi lazım geldiğinde tereddüt ettim. ne yapabiliriz? Naci PaĢa. beraber seyahat edeceğiz...Efendi Hazretleri. Onda bir defa daha konuĢma kudreti mevcut olup olmadığını anlamak için beklemeyi tercih ettim. Veda ettik ve çıktık. yazgısını)..Hiç.

Vatanseverler Sansaryan Hanı'na yığılıyordu. teselli bulmaya ya da kınlan ümitlerini canlandırmaya gelmiĢ olanlar. vekiller (=milletvekilleri) ve subaylar diriltiliyor. bir aralık hızını kaybeder gibi oldu. ülkeyi düĢmanlarla birlikte uçuruma yuvarlıyorlardı. Bir terörün bütün Ģiddetiyle baĢladığı dehĢet. Ġstanbul'da baĢlayan bu tutuklamalar üzerine vatanseverleri bir dehĢet almıĢ. Yalnız düĢmanların emellerine hizmet eden Ġtilâf ve Hürriyetçi geçinenler az çok kendi iĢgüzarlıkları saydıkları bu rezilliği onur kabul ediyorlardı. medenî iĢgalcilere ilk koyu kin bağlanmaya baĢlamıĢtı. Ģimdi Atatürk'ün evinin kapısını çalmaya cesaret edemiyorlardı. Bu kanlı maceraları her gün yakından gören ve bu gidiĢ acılığının ağırlığını büyük hassasiyetle en çok duyan Atatürk'ün evini bile aramaya ve annesinin mânevi evlâtlarını alıp götürmeye iĢgal kuvvetleri polisi cür'et gösteriyordu. Ġttihat ve Terakki. asil kökün kurutulması için ülke ve ulusun can dallarını kesmekle ve bu vatanseverleri uzun yıllar hapse mahkûm etmekle ulusal varlığı boğuyorlar. parti ve örgütünü. Fethi Okyar'ın bu kurtuluĢuna kendisinden çok Atatürk sevinmiĢti. Bay Fethi Okyar tahliye edildi. Evvelce o coĢkun kaynaktan kuvvet ve kudret almaya. ĠĢbaĢına getiriliyordu. Hıristiyan unsurlar silahlandırılıyor ve örgütleniyordu. Her haliyle ölüme ortak olmuĢ vezirler (=bakanlar). Ġzmir'e kadar bile vatanı tanımayan belirsiz hanedan damatları meydana çıkartılıyor.. . Osmanlı Mebusan Meclisi'nin feshinden sonra Ġstanbul'da geniĢ bir tutuklama baĢlatıldı. Fethi (Okyar) Bey de bunlar arasındaydı. Olayların alacağı Ģekle göre pusuya sinmiĢ olanlar. meçhul kimlikliler. ellerinde ilaç ĢiĢeleriyle devletin en ağır sorumlu makamlarına oturtuluyordu. Silik adlılar.MUSTAFA KEMAL' E DARB E TEKLĠFĠ! . Değerli ve özverili vatandaĢlara "sürgün ve ölüm mahkûmları" unvanı verenler. yavaĢ yavaĢ Atatürk'le görüĢmek için fırsat aramaya baĢladı.

Paramız yok. Turgut. 71 Gürer. Sefalet belimizi bükmüĢ. yaveri Cevat Abbas (Gürer)'in anlatımı. PaĢa'yı ziyarete geldiler.e. a. çok az tanıdığı ve güven duymadığı bu kiĢilere "Hükümet darbesinin sonuç almayacağını.. a. halk "tepkisizleĢtirilerek". s. . Bakınız: Gürer. ittihatçılara çatıyordu: "Dünya SavaĢı'na giriĢimizin ve bütün cinayetlerimizin cezasını çekeceğiz. ĠSTANBUL GAZETELERĠ'NE sansür de baĢlamıĢtı. Kollarımız kırık. 64[71] Mustafa Kemal ise." Hâdisat ve Ġstanbul gazetelerinin baĢyazıları yayınlanamaz ve sütunları beyaz çıkarken. s. "Ġzmir katliâmını" halka duyuramamıĢtı. iĢgali sessizce kabullenmeye zorlanmıĢtı.g. "Sahibi oldukları zengin mirası. Ġstanbul'da yapılacak bir hükümet darbesi ile Mustafa Kemal'in emrine vereceklerini garanti ettiler. Ġtibarımız kalmamıĢ. Bu nedenle.208.207. gazetelere gönderdiği bir bildiriyi yayınlatmıĢ ve halkı "sükûnete" davet etmiĢti: "Gerekli bütün tedbirler alınıyor.e. ayaklarımız bağlı. iĢgal yanlısı Alemdar Gazetesi.g. Hükümet. 'Bütün kötülüklerin sorumlularının Allah cezasını versin' demekten baĢka bir Ģey gelmiyor 70 Mustafa Kemal'in.63[70] ĠĢte bu koĢullarda Kara Kemal ve Sabri Toprak.. iĢgal haberine yer veren gazeteler. Turgut. temel olanın ulusal yapıyı harekete geçirmek ve bunun için yalnızca Ġstanbul'da değil bütün vatanda halkı örgütlemek olduğunu" anlattı. Ġstanbul Hükümeti'nin de propagandası ile.kaçan reislerinin değiĢtirdiği adıyla ve var olan parasıyla ve malıyla Sabri Toprak ve Kara Kemal'in eline bırakmıĢtı.

Ġslâmiyet. pek acı ve üzücü bir sarsıntı ile gözlerini açtılar. karanlık için ıĢık ne ise. Hayat için güneĢ. dilinde hürriyeti akvam(ulusların özgürlüğü). vefa duygusuna sahip büyük insanları ne oldu? Asil Fransa evlâtları nereye saklandı? Yoksa bu adaletler. Göklerden Ģahikalar yağsa." ANADOLU BASINI ise daha özgürdü. Türklük için de Ġzmir aynı değeri. Ama. Ġslâm âlemine belki o kadar etki edemezdi.. örneğin Giresun'da yayınlanan IĢık Gazetesi. bu arzular yalnız mağlupları aldatmak için icat edilmiĢ . bu mertlikler. görmek için göz. "iğrenç dram" baĢlığı ile gerçekleri çok güzel tarihe kaydediyordu: "Hak ve adalet niyetleriyle avutulan yetim Türkler. etki ve ulaĢtığı alan çok kısıtlıydı. Elinde adalet meĢalesi. Ġzmir.elimizden. bu Türk semasının parlak ülkesi. Ģımarık bir palikaryanın kirli ve âdi kucağına atılmak isteniyor. Türklüğe. aynı üstünlüğü taĢır. Cihana haykıranlar nerede? Hani Büyük Britanya'nın mertliği. dağlardan kanlı volkanlar fıĢkırsa. Buna karĢın.. denizler tassa da araziyi tufanlara boğsa idi.

Türkiye'yi "bölmeye" çalıĢan dıĢ destekli terör örgütü PKK ile Türk Ordusu'nu aynı kefeye koyan bir sanatçının 65[72] "Güvercin kanadına mektup"u yayınlandı.66[73] KARTAL KANA DINA M EKTUP Su bir mektuptur. Ama bu yanıt. bayrağa.sahte. Onur ve Ģerefe.... "Elinde adalet meĢalesi. 9 Ağustos 2006. . Büyük bir gazetede manĢetten yayınlanan bu mektuba yanıt gecikmedi. vatana. suya. dağlara döĢenen mayından daha tehlikeli ve kahpece. Yazanlara ithaf KuĢ kanadına. Bu mektup da bir anlamda. Oktay Yıldırım tarafından veriliyordu. bölücülerle iĢbirliğini vurguluyordu. Güneydoğuda görev yapmıĢ emekli bir astsubayımız. dimağlara ve bilinçlere mayın döĢeyenlere yanıt. kutsal olan ne varsa hepsini onursuz bir hayatla değiĢ tokuĢ eden. Kılıç. yine etki ve ulaĢtığı alan çok kısıtlı olan basında yer aldı. çöl kumlarına yazılmıĢ mektupları okuyanlara veya bu mektupları edilmiĢtir. yaldızlı hileler midir?" (Bugünkü Türkçe'si:H. "Kartal Kanadına Mektup".C. Yeniçağ Gazetesi. yalancı. Altemur. Bayrak üzerine. Vatan üzerine.. 72 73 9 Ağustos 2006'da ġeyh Sait'in torunu ile evlenen Yılmaz Erdoğan. Namus üzerine.8. s.) YIL 2006 YAZI. dilinde hürriyeti akvam (ulusların özgürlüğü) olarak cihana haykıranların" gerçek yüzünü anlatıyor. Onur üzerine.

En az o el kadar suçludur o kalem. Kemerburgaz'daki Kemer Country villalarından görünmez Edirnekapı. O mayınlara basıp parçalanan bedenler. öldüren kardeĢ falan değildir. Akıl üzerine. bomba.Vicdan üzerine. Kalemleri tutan riyakar ve kan kokulu eller üzerine. yeni fark edenler utansın. Ağırdır. tarihin yanılmaz vicdanında. pusu. Kanla yazılmıĢ bir mektuptur bu. o eli alkıĢlayan ve ululayıp aklayan kalemdir. çizer ve ihanete alet olan her Ģey üzerine. Bu mektup binlerce yıl önce yazıldı ve binlerce yıldır yazılıyor. baskın. Kalemlerini sapladıkları Ģehitlerin ve kadınlarının ve çocuklarının ve kardeĢlerinin ve onların analarının yürekleri üzerine yazılmıĢtır. Ģehit mezarlarının taĢları üzerine. karabaĢtı kartal olsa nafile. Güvercin kanadının gücü yetmez taĢımaya. Kelimeler ve kelimeleri çirkinleĢtiren kalemler üzerine. Davut çavuĢların yoluna döĢeyen eldir. zira eskidir ve unutuldukça kanla yeniden yazılır. KardeĢ kardeĢi öldürmez. kalleĢtir olsa olsa. Edirnekapı'dadır ve bizim yüreklerimizde ve hafızalarımızda yaĢarlar. yazar. çok uzaktır hem de çok. Adı fark etmeyen ve ithal edilmiĢ tüm meseleler üzerine. KalleĢlerin en kalleĢi ise. mayın değil onu Adil binbaĢıların. Ġstemeyen okumasın. Mayın. DAĞLARDA YARIM KALDILAR VATAN ĠÇĠN . Ve aslında en kahpesi. kardeĢim diyerek kalleĢlik yapan kalleĢlerdir.

"geçen gün kız arkadaĢımla gezdim biraz ve kimse bacağımın takma olduğunu anlamadı. bayrakları dalgalansın diye. Gururlu ve biraz pusluydu sadece. o çığlıkları duymayanların yanı baĢında durmaz onlar." Daha on dokuz yaĢındaydı Zülfikar. kulaklarında çınlar haykırıĢları eğer bir yerlerinde bir parça insanlık kalmıĢsa. "Ağabey" diyordu bana telefonda. sonra da ağaçtan kazıklarla öldürülen ve çığlıkları telsizlerden dinletilen vatan evlatlarının yeri bizim yüreklerimizdedir. kafa derileri yüzülerek iĢkence edilen. ĠHANETĠN DE Kavganın sebebini unutmadık. "biraz daha uğraĢırsam belki bisiklet bile sürebilirim. . can veren o yiğitleri hainlerle bir tutanlara. mezun olalı tam yirmi gün olmuĢtu. KoĢmayı. Bir de katillerinin yanı baĢında dururlar.Ellerimizde can verdi o parçalanan bedenlerin sahipleri. Yazıklar olsun." "Ağabey" diyordu. Bacağını payanda yapmıĢtı. bisiklet sürebilse yeterdi. KAVGANIN BĠR SEBEBĠ VAR. çünkü bu kavga hiç bitmedi. denize girmeyi feda etmiĢti vatanı için. o kahpe ellerin döĢediği mayınla ve bazı kalemler tarafından ululanan o hainlerin. Astsubay Zülfikar. atlamayı. piĢman veya aciz de değildi. Küskün veya kızgın değildi sesi. tüm kemikleri kırılarak. Yazıklar olsun. çiçek toplayan k üçük k ızları öldürenlere ve yaz ıklar olsun o katilleri ululayan kale mlere. Kemerburgaz'ın da üzerinde bulunan Türk egemenlik örtüsüne. Vücudunda sigara söndürülerek. Ġlk Ġzleriyle tanıĢırken.

vicdandır. hudutlarımla yaĢamak için ölmeyi kayıp veya yazık değil. Hiçbir vicdana dayanarak reddedilemez. d öĢeyen Ģerefsizin y eri bilinmedik çe. onur ve namustur. mayınların en tehlikelisidir bu. tek can alır. Meğerki ölüm varmıĢ. benim olana uzanmıĢsa el. akılsa susmak. her okunmada zihinlere döĢenen mayınlar ve ihanet her doğumda bir daha artar. namustur çünkü istiklal. Dağlara döĢenen mayın tek kalır. sevememek varmıĢ. öbür ihtimal ölümdür. MAYINLAR NEREDE ? M ayınların yeri bilinmez. Ürer her doğumda. BaĢka zihinlere bulaĢır. Dağlardaki gibi otla ve toprakla gizlenmez. s evgiyle. Atalarımdan bana kalmıĢ olan ve benim çocuklarıma bırakmak zorunda olduğum mirasın vicdani sorumluluğudur. Ģeref sayarım. ben durdururum ellerimle. kimse ve hiçbir Ģey için vazgeçilemeyecek olan egemenlik hakkıdır. Ve da ğlara döĢenen may ından daha tehlikeli ve kahpecedir dima ğlara ve bilin çlere döĢenen may ınlar. Hiçbir aĢağılık pazarlığa konu edilemez. . yerle yeksan olmuĢtur onur ve Ģeref. Ben dilimle. pusmak. barıĢla ve daha ne kadar varsa t üm süslü kelimeler alet edilir bu gizlemeye.Kavganın sebebi vatandır çünkü bayraktır. çiçek koklayamamak. hiçbir çocuğun veya sevgilinin sevgisiyle değiĢtirilemez. yayılır. Bu paha ne ile biçilirse biçilsin. bayrağımla. kimseye yalvarmam durdurun diye. Kimseye verilemeyecek olan. ne gam? Vermek vicdansa eğer.

onur ve Ģerefe. ağırdır. kanla yazılmıĢtır. Bu eski bir hikayedir. Soylu atlar hızlıdır. Ġzmir'de. Sevgi. Ali Boğazı'nda. Ve barıĢ artık. kahreder kaderine. Gabar ve Körkandil'de. en fazla parayı verenin yatağını doldurur. sinsice zihinlere mayın döĢeyenin kaleminden dökülür. bayrağa. Çanakkale'de bir kısmı ve Kars'ta. ne kuĢ kanadı ne suya atılan ĢiĢe taĢıyabilir. BU YAZGIYI KĠM YAZMIġ? Yazıklar oluyor yazgıya. yolda haram meralardan beslenerek. Yazıklar oluyor. en fazla paraya yazıp çizenin elinden. Bazen bir villanın çalıĢma odasında ve bazen bir gazete köĢesinde dokunaklı kelimelerle süslenip öylece pazarlanır barıĢ. bu eski ve ağır bir mektuptur. çocuk öldürenin yükü . kutsal olan ne varsa yaz ıklar oluyor onursuz bi r hayatla de ğiĢ tokuĢ edilirken. salyaları akan bölücülerin sofrasına. MuĢ ovasında. Bölmek ve par çalamak için yapılan hain sava Ģ. ihanet en sondaki katırla takip eder göç kolunu. ev yakanın. bir kısmı Edirnekapı'dadır. Malazgirt'tedir. çünkü yazgı ihanet edenin suçunu taĢıyamaz. Cehennem Deresi'nde cehennem sıcağında yazılmaktadır. Sakarya'dadır. Cudi'de. aĢk yataklık edenin. bölen ve yıkanın ağzından. Kullanıcısını seçme hakkı yoktur çünkü. bu yüzden biraz geç gelir ihanet. ölür kelimelerde sevgi. En pahalı kalemler pazarlar barıĢı.ĠĢte o anda ölür kelimeler. Dedim ya. can alanın. Türk nereye gittiyse obasıyla. fuhu Ģ yapar barıĢla. tecav üz eder bar ıĢa hayasızca ve pazarlayan kalemlerin nezaretinde. vatana. Pazarlığı yapılmıĢ ve satın alınmıĢ bir fuhuĢ için. Masura Çayı'nda. Ģehit Mehmetlerin kanıyla. Bir kısmı hala yazılmaktadır.

Yazıklar olsun! DĠL KAVGANIN VE ĠHANETĠN SEBEBĠ MĠDĠR. Okul der. çocuk öldürenin. Kimseyi haklı veya haksız bulmayan kalemler. bu yolculuğa siyasal veya mukaddes yolculuklar yapılabilsin diye çıkarlar. Ne gariptir ki bu kalleĢ ellerin döĢediği mayınlara daima anayasal yolculuklara çıkanlar basar. askerden sonra evlenip çifte çubuğa bakmanın hayalini güdenin yazgısı Allah'ın ise eğer. Onlar ki. mayın döĢeyip pusu kuranın yazgısı kimindir? Kim yazar bu yazgıyı ve hangi kalem bunu yazgı diye ulular. Kemerburgaz 'daki bir villanın çalıĢma odasına. ayrı olsun. özgürlük daima yeni sınırlar ister.yazgıya bile ağır gelir. kanla yaz ılmıĢtı r ve ne kuĢ kanadı ne suya atılan ĢiĢe ta Ģıyabilir. Yazıklar olsun. hakkı yazar sonra. Böylece hakkı. KıĢlaya gidenin. Dil özgür olunca. Adil BinbaĢının bastığı mayının üzerinde "Made in Italy" yazıyordu Ġngilizce. esas gerekçeleridir aslında Türkçe dıĢındaki baĢka diller. baktıkları kırık camlı siyasal gözlükleri ile ödenen bedellerin mukaddesatını göremeyenlere. Ama''döĢeyen eller Ġngilizce veya Latince değil Kürtçe konuĢuyordu ve Kürtçe de 'mayın" kelimesinin nasıl söylendiği önemli değildi. bir kısmı Edirnekapı'dadır ve Edirnekapı çok uzaktır. özgürlük dil olur artık ve bütün bölünmeler böyle baĢlar. batıla pazarlar aynı sabıkalı eller ve kalemler aynı hayasız fuhuĢ için. YOKSA ARACI MI? Korku salan ve öfke çağrıĢtıran meselelerin parçaları değil. hangi akıl buna Ġnanır ve bu nasıl vicdandır? Bu ağır ve eski bir hikayedir. hak için ölenlerin inadına. . taĢıdığı anlam ihanetti nasıl olsa.

nasıl olsa daha önce dilinin. sonrası bölücülük. aferin alır. Toprak der arkasından. Para alır. Türkçe yazmalıdır iĢbirlikçi mektuplar ama baĢka lisanda anlaĢılmalıdır. bu dilde anlayamıyorum ayrı olsun. ayrı olsun dilim ayrı nasılsa. vaat alır. . özgürlüğünün birazını vermedin mi? Hem ne olacak. sonrası terör.Bürokrasi der. egemenliği ve onun bekçilerini. Yani dilin de kiĢinin de özgürlüğü esas mülk sahibinin özgürlüğünü ve geleceğini tehdit edene kadardır. kahpelik ve ihanettir. Bu eski ve çok ağır bir mektuptur. Ama her hâl ve Ģart altında tüm bölücülerin yardım ve yataklığa ihtiyaçları vardır. ayrı olsun birazını bana ver. diğeri özgür olanın kurallarını ve özgürlüğünü tehdit edinceye kadar özgürdür. Kimse fark etmeden yapılmalıdır. Sonra arkadan vurmalar ve mayın döĢemeler baĢlar yollara ve zihinlere. birazcık topraktan ne çıkar biz kardeĢ değil miyiz? özgürlük paylaĢılmaz oysa. Eski kinlerden ve hesaplardan ve o hesapların sahiplerinden beslenir yataklık yapan. Çok uzaktan. Yardım ve yataklık yapanın da yardıma ihtiyacı vardır. Birinin özgür olduğu yerde. Bayrak der sonra. DıĢarıdan. Acındırmalıdır ama aslında acımadan katletmelidir. dili. Türkçe konuĢmalıdır ama aslında baĢka dilde anlaĢılmazdır. sinsice. Sonrası anarĢi. ben da ayrıyım ve bu da varlığımın sembolüdür. Gizli olmalıdır yardım ve yataklık. denizler ve tarihler ötesinden.

Kimsenin toprağını. yollara ve zihinlere mayın döĢemeye. Ne suya salınan bir ĢiĢenin ve neden kuĢkanadının taĢımaya gücü yeter. çünkü Türkçe'nin ve onun sahiplerinin özgür yaĢamasını istemeyenler. Asla diz çökmeyece ğimizi anlatır. Y üreği olan varsa okusun diye yaz ılmıĢtır. Emin olun binlerce yıl daha yazılmaya devam edecektir. dilsizler. BaĢlığı binlerce yıl önce atılmıĢtır ve Edirnekapı'daki Ģehit mezarlarının taĢları üzerine yazılmaya devam etmektedir. Var olduğu yerde kendinden gayri her Ģeyi önemsiz/eĢtiren. Türkçe'nin sahipleri yaĢadıkça bu kanlı mektup yazılmaya devam edecektir. Yüreği olan varsa gelsin de çöktürsün diye. karabaĢtı kartal olsa nafile. Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun . bayrak ve onur üzerine yazılmıĢtır. Türk'ün var oluĢ destanıdır. Onurlu ve egemen ölebilmenin.Türk ba ğımsızlığını koruyanların kanları ile yazılmıĢtır. Bu bir mektuptur. Vatan. parçalamak ve bölmek için çabalamaya. binlerce y ıldır ya Ģlı dünyanın bağrına saplı kaidelere ve mezar ta Ģlarına yazılır. hainler. Bu eski mektup bir yaz ıttır aslında. ' dilini veya özgürlüğünü istemezler ve kendilerinin olanı da kimseye vermezler. Vatansızlar. Yazanlar asla diz çökmezler ve kimseye yal varmazlar. parçalamaya çalıĢanlara yardım ve yataklık etmeye devam edeceklerdir. onursuzca ve esir yaĢamaktan daha önemli olduğunu anlatır. bölücüler ve toprak hırsızları gibi aczi ve acınmayı anlatmaz. vatan ve bayrak aĢkını anlatır.

Hükümete... Ulusal ( mill î) direniĢ baĢlıyordu. vatanı kurtarmak için hükümetin yalanlarına. onu yüzlercesi izlemiĢti. kaza ve nahiyelere gönderilen telgraflar ile. Ġstanbul Hükümeti'nin ordusu gibi direnmedi!. Böylece. iĢbirliğine karĢı bileniyordu. uluslararası hukuka uymadan Irak'ı ve Afganistan'ı iĢgal etti. herkesi kolay tanıma olanağı bulacaktı. iĢgalcilerin isteklerine uyarak. iĢgale karĢı mücadele azmini biliyor. ĠġGALCĠLER TANISIN diye. Büyük basındaki sansür nedeniyle Ġzmir'deki katliamdan habersiz olan Anadolu halkı. Buna da kimse sesini çıkarmadı. Ġlk telgraf Karaman'dan gelmiĢ. kanının son damlasına kadar savaĢmaya ant içiyordu. Ġzmir'de organize ettiği büyük mitingin ardından. REDD-Ġ ĠLHAK Milli Komitesi. sancak.. Bu kimliklerde. Türk Ordusu'na bir emir yayınladı ve artık Türkçe'nin yanı sıra Fransızca yazılı askeri kimlik taĢımalarını istedi. Redd-i ilhak örgütünün bu telgrafları ile gerçeği öğreniyor. Ġzmir'deki gibi. Anadolu halkı Mütareke hükümlerine. YIL 1991 VE 2003. paĢalar dahil tüm Türk subaylarına yabancı dille yazılmıĢ kimlik taĢıma zorunluluğu getirildi. Türk Ordusu tarihinde ilk kez. Savunma Bakanlığı (Harbiye Nezareti). direniĢ ordusuna girmek için hazırlıklar yapılması istendi. tüm yurtta halkı direniĢe çağırıyordu. Antalya halkı adına gönderilen protesto telgrafında Ģöyle deniyordu: . üst rütbeliler de dahil tüm Türk subaylarının fotoğrafları yanında.. uluslararası hukuka uymayan bu oldu-bitti iĢgale karĢı. görevleri de yazacaktı. sivil halkı katletti. padiĢaha ve iĢgal notaları veren Ġngiliz Amiral Kaltrop'a protesto telgrafları yağıyordu.ULUSAL (MĠLLÎ) DĠ REN Ġġ BAġLIYOR. iĢkence yaptı. süngüledi. DĠRENĠġ ÖNCESĠ. Aynı güçler.. cezaevlerinde her türlü insanlık dıĢı muameleye tabi tuttu. Irak ve Afganistan ordusu da. Tüm vilayet. iĢgal güçleri kimlik kontrolü yaparken. bölgelerinde toplantılar düzenlenmesi.

tarih sayfalarına geçmek ya da yaĢamak hakkı olduğunu ispat etmek ister. paranoya olarak nitelediği iĢgal karĢısında. sabır ve sükun ile uymasına imkan kalmamıĢtır. iĢgali bile gizlemeye çalıĢtığı. görüldüğü halde yapılacak bir Ģey mi kalmamıĢtı?.."(. ordu komutanlarını (Mustafa Kemal'i de) iĢgal kumandanlarının isteklerine uygun görevlendirmekti. (. en son ümit ıĢığı karĢısında zelillikle. Garbın(Batı'nın) afakim sarmıĢsa çelik zırhlı duvar... Hükümetin iradesi teslim olmak. Ģanlı tarihimizin son kurbanı olacağız. Ferman cevabı bekliyoruz.. Medeniyyet dediğin tek diĢi kalmıĢ canavar? Mehmet Akif Ersoy BU DURUMA NASIL G EL ĠNDĠ?. Gayret borcumuz. gaflet ve ihanet durumuna nasıl gelinmiĢti?.) Vatanın korunması için fiili gösterilere ve fedakar hareketlere hazırız. hâlâ Ġstanbul Hükümeti'nin satılmıĢlığına inanamıyor. Vatan için ölmeye amadeyiz. Ya da. Benim îman dolu göğsüm gibi serhaddim var! Ulusun." Halk direnmeye hazırdı.) Hakkını. "Geliyorum" diye bağıran ve her türlü iĢareti yeren iĢgal nasıl görülememiĢti?.) ĠġGALCĠ AVRUPA ülkelerinin peĢinden gidenlerin "paranoya" diyerek.. iĢgalci olarak görmediği. (FĠLM AYNI FĠLM! . . gayet safça ferman bekliyordu: "Biz daha ölmedik." Yalvaç Müftüsü öncülüğündeki insanlar ise. genel' BarıĢ Konferansı'nın adaletinden bekleyerek savunamayan bir milletin. talimatlara uymak.. korkma! Nasıl böyle bir îmânı boğar. ancak hükümette direnecek siyâsi irade yoktu!. Büyük Hakanımızın... Haklarımızı çiğneyenlere karĢı Hükümetimizin görüĢünü sabırsızlıkla bekliyoruz.. ya Ġzmir ya ölümdür. Milletin namusu ya varlığını silerek.

BaĢına kimin . ya siyasetçileri ön plana çıkarıp. "Bize dost gözüken. Avrupa Birliği'nin ve ABD’nin destekleriyle.. Ġzmir'de ve Ġstanbul'da Rumlar'ın büyük Ģenlikleri!. Ya TSK'yı tuttular. sıradanlaĢan "Türkiye iĢgal edilmek isteniyor". Türkiye Güneydoğu'da soykırım uyguluyor' denilerek kuvvet çağırılacak. Orduya yönelik operasyon Genelkurmay BaĢkanlığı seçiminin dıĢındadır.. 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi'nden sonra geçen 6. Dönemin.Bugünlerde sıkça kullanılan. askeri ve ekonomik ittifak bile kuran Avrupalıların gözü topraklarımızda" gibi cümleler. 2006 yılında da. Bu sorunun yanıtı için iki tam sayfa ayıran gazetenin tespitleri çarpıcıydı: Osmanlı Parlamentosu'nda Türklüğe hakaret eden Türk mebusu Rumlar!. siyasetçileri bastırdılar. "Avrupa ülkeleri kötü niyetlerini gizliyor". güvenliklerini tehdit edecek bir durum olduğuna kanaat getirirlerse. Ġzmir'in iĢgalinden bir gün sonra 16 Mayıs 1919'da. Rum okullarında Türkçe okutulmasını yasak etti!. Güneydoğu'ya müdahale edilirse de. "Bu hâle nasıl düĢtük?" baĢlığıyla. istedikleri Türk bölgesini iĢgal altına alabilirler!" YIL 2006. öldürülen ve katilleri yakalanamayan Türk polisleri!. "Ġttihatçı-itilâfçı" diyerek birbirlerini yerken. o yüzden neredeyse. MONDROS MÜTAREKESĠ'NDEN sonra. askerleri geri plana attılar. Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Bugün ikisine birden yönelik bir operasyonla karĢı karĢıyayız ve bu Türkiye tarihinde ilk defa olmaktadır. Mondros Mütarekesi'ne özellikle konan bir madde vardı: "Ġtilâf Devletleri. "soykırım Ġddiaları" bahane edilerek.. satılmamıĢ gazetelerinden". "teslim olmayan. Bugüne kadar tahterevalli oynadılar. Ġzmir'in iĢgalinde yadsınamaz gerçekler olarak karĢımıza çıktı. geliĢmeleri irdeledi. Türkiye nasıl iĢgal altına girmiĢti?.5 ay gibi kısa sürede. dıĢardan kuvvet çağırmak yoluyla iĢgal edilmek isteniyordu: "önümüzdeki günlerde Güneydoğu'daki olayların artması beklenmelidir. Türkiye'nin bir bölgesi. YaklaĢık 90 yıl sonra. Ġstanbul ve Anadolu'daki Rumlar Yunanistan ile iĢbirliği içinde iĢgal hazırlıkları yapıyordu.. Fener Rum Patrikhanesi.. Hedef TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) kurumudur.

sorgusuz sualsiz adam öldürüyor. provokasyonlar hazırlayarak. azınlıkların katliamı konusunu bir takrirle getirmiĢler. Mahir Kaynak'ın açıklaması.L 74 Eski MĠT Daire BaĢkanı Prof. 'bakın bunlar geliyor. TSK'nın Güneydoğu'daki insanlar nezdindeki itibarını yok ediyorlar. Burada alınan kararlara uygun olarak Aydın mebusu Emanuelis.. Damat Ferit'in önce temas ettiği.30." Bir Türk Parlamentosunda. saat 22. Sağa sola bomba atıyor. . '40 asırdan beri memleketin medeniyet unsuru' olduğunu söyledikleri Rumlar'dan 550 bininin imha. Kanaltürk Televizyonu. bu maddeyi uygulatmaya çalıĢtılar. GAZETE. yolcu taĢıyan belediye otobüslerine molotof kokteyli denen. çeĢitli yerlerde tahrikler." 67[74] Nitekim. Diyorlar ki. Ġzmir mebusu Mimaroğlu ve Çatalca mebusu Dimitriyadis ertesi gün. sürgün ve emlakinin de müsadere olunduğunu iddia etmiĢlerdir. Dr. VENĠZELOS'UN tavsiyesi ile Türkiye Rumları. Osmanlı'nın teslimiyet anlaĢmasını kutlamak için Ģenlikler düzenleyen Ġstanbul Rumları'nı destekleyerek. 10 Mart 2006 Cuma. kan dökülmesini önleyici tedbirleri bile. Ama TSK'yı 'çete' gibi tarif ediyorlar. Hıristiyan halkın katliama uğrayacağına iliĢkin asılsız dedikodular yayarak. diğer olayları da Ģöyle sıralıyordu: "Beyoğlu'nda 2 Kasım 1918'de Rumlar Ģenlikler yapar. Rumlar'ı katletme giriĢimi olarak nitelemiĢti!. Türkler’in bir milyon Ermeni'yi imha ettiklerini. Ġstanbul'da bile. Gaflet içindeki Damat Ferit PaĢa'nın tavrı bu iddialara dayanak veriyordu. Bu vahimdir. Ceviz Kabuğu Programı.geçtiği hiçbir Ģeyi değiĢtirmez. Mart 2006 sonlarında olaylar baĢladı. "yanan benzin ĢiĢeleri" atarak insanlarımızı canlı canlı yaktılar. Türk vatandaĢları tarafından böyle bir soru önergesi verilebiliyordu. suçluların cezalandırılmasını istemiĢlerdir. Senato'da yaptığı konuĢmada. Kendi emniyet müdürünü bile öldürüyor' diyorlar. Türkler elemden ağlarken Patrikhane'de mühim bir toplantı olmuĢtur. örneğin. üyesi bulundukları Osmanlı Devleti'nin Parlamentosu'nda.

Avrupalı gazetecinin sorularına sinirleniyor ve onu da Avrupalı saymıyor!: "Sizi kutlarım!. 550 bin Rum" balonu. "Bir milyon ermeni. kendimi Avrupalı değil de.. .. bugün "Bir milyon Ermeni. Ve bir milyon Ermeni. Çok tartıĢılan ve Türk milletinin nefretini kazanan o talihsiz sözünü de. bu ülkede 2-3 yıl önce hortlayan milliyetçiler gibi konuĢuyorsunuz" diyor!. Ġsveç Kraliyet Bilimler Akademisi. Bari Ben Söyleyeyim"). a. "Ama siz hâlâ konuĢuyorsunuz. s. "Evet” diyor. baĢtan aĢağı çeliĢki ve yanlıĢlarla dolu bu röportajında.. 76 Hürriyet Gazetesi." 69[76] Ġsviçreli gazeteci "kendisinin Türk'e benzemediğini" söyleyince. Yani ona göre.1. Ġlle de baĢınızı derde mi sokmak istiyorsunuz?" sorusu üzerine söylüyor. Nobel Edebiyat Ödülü verildi!. 9 ġubat 2005. Bu söyleĢide. ille de "baĢını derde sokma gayreti" bilinçli ve taammüden!. "Kültürlerin çatıĢması ve birleĢmesinde yeni semboller bulduğu" gerekçesiyle Pamuk'a 75 Hürriyet Gazetesi ("Kimse Söylemiyor. s.4. O yüzden milliyetçiliği "hortlak" olarak yorumluyor. "Hayır ama. Ve bu yüzden benden nefret ediyorlar" dedi. "Türkiye'de 30 bin Kürt'ü öldürdüler.e. Avrupalı gazetecinin sağduyulu. Pamuk. 30 bin Kürt" biçiminde uçurulmaya devam ediyor! Yıllardır Nobel ödülü almak için uğraĢan ve yabancılara Türkiye'yi kötüleyen yazar Orhan Pamuk.g. O halde ben yapıyorum.. Ve neredeyse hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor.. TARĠH: 12 EKĠM 2006. Yani... ülkeyi sevmek ölmüĢ bir duygu!.. Orhan Pamuk'a. 68[75] Orhan Pamuk. Ġsviçre'de yayınlanan Tagesanzeiger gazetesinin "Das Magazin" adlı kültür ekindeki röportajında.. bir Türk gazetecinin karĢısında oturuyorum gibi hissettim.SOYKIRI M ĠDDĠ ASI VE NO BEL ÖDÜLÜ O zamanki. Avrupa'yı "düĢünce özgürlüğü ve demokrasisi" için övüyor ama.

Atatürk'ün Adalet Bakanı(1924). Onlar gibi bir baĢka mücadele veren de. ġimdi burada yanıma kâr kalan yalnız bunlar oldu.) ġimdi de yaĢadıklarını zanneden bir iki Romalı'nın hayatlarını anlatayım. Türk Devrimi'nin ideolojisi olan Kemalizm'in önde gelen kuramcılarından biri. Oysa. 1934'te yayınlanan 'Türk Ġhtilâli’nde Vatan Müdafaası" adlı kitabındaki Ģu örnek bugün de akıllarda yer edecek niteliktedir: "ölüm nedir. Katılımcıların yüzde 97'si Pamuk ödülü geri vermelidir" dedi. 78 Mahmut Esat Bozkurt (1892-1943) Türk devlet adamı ve hukukçu. . Ermeni diasporasının (yurtdıĢındaki Ermeni topluluğu ve lobisi) savunucusu gibi davranan ve AB dayatmalarına hayır demeyen bazı çevreler Pamuk'u alkıĢladı!. karĢımızdaki "Türk yazar". mücadele ediyordu. Bazı Romalılar'ın mezar kitabelerinde Ģunları okuyoruz: 'Yedim. Kısa mesaj yoluyla.. "Kitabını satın alan okurları" bile Pamuk'a ilgi göstermedi. kazandım. Her Ģey yaptım. 30 bin Kürt'ü öldürdü" diyen bir yazardı!.. Türk Medeni Kanunu baĢta olmak üzere Cumhuriyet'in "temel kanunlarının" mimarı. eğlendim. Bugünkü Ankara Hukuk Fakültesi'nin kurucusu. "Türkler bir milyon Ermeni'yi. Toplum ise "Orhan Pamuk ödülü geri vermelidir" dedi. Cumhuriyet kurulduktan sonra da devam etti. Bozkurt. hayat nedir? (. noter gözetiminde yapılan ankete 10 bin 500 oy geldi. Mahmut Esat Bozkurt 71[78] idi. ĠĢgale karĢı direniĢi.. Çünkü. izleyicilere "Orhan Pamuk Nobel ödülünü iade etmeli mi?" sorusunu sorduk. Ziyaretçi! 77 Kanaltürk Televizyonunda canlı olarak yayınlanan "Ceviz Kabuğu" programımızın 13 Ekim 2006 tarihli yayınında. Vatan savunmasında gençler her türlü özveriyi göze alıp. içtim.. -HC. Yayıncısının dıĢında Türk halkı "Nobel'li Türk yazarı" karĢılamaya gitmedi. yıllar sonra da gençlerin "yan gelip yatmamaları" ve "vatanı sevip korumaları" için öğütlerde bulunmayı sürdürdü. Orhan Pamuk'u kimse karĢılamadı. bir televizyon kanalı "Haydi havaalanına" diye karĢılama kampanyası baĢlatmıĢtı.. "BEYGĠR KÎġNEDĠ".. 70[77] 10 Aralık'taki ödül törenine giderken de.ödül verildiğini açıkladı. elinde Nobel ödülüyle Ġstanbul'a dönüĢünde de.

. Kemalist bağımsız düĢüncelerimizdir. Hatta 79 Bozkurt.. buraya gömüldü ve bunlar yanına kâr kaldı' denebilirdi. orada baykuĢlar öter. Türk gençlerine atalarını anımsatıyordu: "Türk genci. ABD'nin Türkiye'yi iĢgal edeceği. kiĢnedi. Azminin ve bilincinin göstergesi göz yaĢartıcıydı. yalnız onu. öncelikle kurtulmamız istenen Ģey. Mahmut Esat. 80 Bozkurt. Mahmut Esat. tepindi.) Eğer bir yıldırım darbesi Türk'ü tarihin göğsünden söküp alabilseydi. Türk Ġhtilâli’nde Vatan Müdafaası. a.. Size bir olayı anlatmak istiyorum. Kaynak Yayınlan." 72[79] Aynı Mahmut Esat Bozkurt. içti. medeniyet öksüz kalırdı. en medeni millet. (.. hatta duble yolların o yüzden yapıldığı gibi bir komplo(!) sunmuĢtu. ABD politikalarının önünde settir.Bizim iç dinamiklerimiz Atamızdan kaynaklanan ulusalcılığımız ve egemenlik kavramımız. Ġstanbul.. bilir misiniz? Bence Roma'nın yıkım devirlerini. Her Ģeyi kasıp kavuran yıldırımlar. baykuĢ çığlıkları ortalığı alırdı. Türk genci. bu bir hayat mıdır? Nihayet bir hayvanın mezarına bir taĢ dikilmek istense. Yayıma Hazırlayan: Atatürk'ün Bütün Eserleri çalıĢma grubu. yaptırmazlar' gibi bir cevap aldım. dövüĢmesini en iyi bilendir..g. Sonra oluĢan olayları. çoluk çocuk dövüĢen Türk milletini tarihin göğsünden söküp alamadı."73[80] MERDĠVEN DĠBĠNDE AĞLAYAN TÜRK GENCĠ!. s. 2000'li yılların baĢlarında da yıldırımlaĢıyordu. Haziran 2006.21-24. baĢlarında büyük Ģefleri ile kadın erkek. yine unutma ki.Akıllı isen benim gibi yap: Türk genci. olabilecekleri sayın profesörün söylediklerini anlattım. Bu mezar kitabeleri neyi ifade eder.20. Silahlı ya da silahsız olası bir iĢgale karĢı dimdik duruyordu: ". bundan baĢka ne yazılabilirdi? Belki biraz daha açık ifade ile 'Burada yatan beygir yedi. s.. Bunu anneme anlattığımda. 10 Kasım 2004 tarihinde televizyonda izlediğim bir profesör. 'yapamazlar.e. Tarih bir mezara dönerdi ki.

sahiplenme ve sorumluluk bilincidir. o baĢka). öleceğini söyledi! AĞLADIM. Belki uykusuz geceler vaat ediyorsunuz ancak yapmaktan çekinmeyeceğimizi bilmenizi istiyoruz. içeri giren iki askeri öldürürüm. biliyorum övgülere programda yer vermiyorsunuz. Hulki Bey.. Avrupa özentisi. Bugüne kadar duymadığım.. arada sırada kendinize haksızlık ettiğinizi düĢünüyoruz. Bu örneği. Sizin yaptığınız bir bilinçlenme hareketidir. birkaç kez canlı yayında Ceviz Kabuğu'nda da dile getirdim. DüĢünebiliyor musunuz. bu halk bu düĢünceden çıkmadığı müddetçe sadece üniformalı askerler değil. annem ilkokul mezunudur (kendisini geliĢtirme isteği beni alt ediyor. annem hasta haliyle 85 merdiven inip. "ULUSAL D ĠRENĠ ġÇĠLERE" E N- Basın ve edebiyat dünyasında Orhan Pamuk'un açıklamaları kadar tepki çeken. üçüncü de beni öldürsün ne olacak?' Ġnanın kendimi dıĢarı attım." 74[81] YALNIZCA GEL! . hatta duyacağıma ihtimal vermediğim sözlerdi. hatta sağ dizinde sıvı kaybı olduğu için yürürken bile acı çeker. Oldukça kilolu. Bizim içimizdeki korku paranoya değil.-HC . Avrupa Birliği dayatmalarını "kendi arzuları" gibi özümseyen ve halka yansıtan 81 22 YaĢındaki Trakya Üniversitesi öğrencisi Selçuk Tarakçı'nın sözleri.posta ile bana gönderdiği bu sözlerini buraya özetleyerek aldım. Çünkü.Irak'taki olayların kendi baĢımıza gelebileceğini söyledim. sivil ancak korkusuz Türk kadınıyla karĢı karĢıya kalacaklardır. . öyle bir Ģey olursa inerim apartmanın önüne. Ancak.(Bu ileti geldiğinde Saddam Hüseyin'in idamına daha yaklaĢık 2 yıl vardı-HC) ġakayla karıĢık 'benden yardım isteme' dedim. 7 düvel gelsin.. Onun için Amerika değil. Bilmeyenlere duyurulur. Annemin verdiği cevap Ģuydu: 'Ne yapalım oğlum. Sevgili Türk gencinin 27 ġubat 2005'te elektronik. Ġndim merdivenleri saydım.

) Ey milliyetçi ırkçılarımız. 8 Mart 2005.(. Türkler'i "soykırımcı kasap" olarak gösteren yazar Elif ġ afak75[82]. 84 Özkök. 29 Temmuz 2006.(."dedi. Bakınız: HO Tercüman Gazetesi.. o da Irak Kürtleri'dir.) Bir insana. "Baba ve Piç" adlı romanında. her koĢulda değiĢebilir ve bir gün iĢe yaramaz olur. (. fotoğrafları var?' diye soracaklar.1. 13 Ocak 2007'de.. 8.. Hadi. Atilla Yayla 76[83]. ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder. bir halka ne yaparsanız yapın. Dr. 22 Eylül 2006. 85 Uluengin.. Türk Ceza Yasası'na göre.. . Ertuğrul. s.baĢka yazı ve görüĢler de yer aldı. "Kemalizm. "Gerillanın adını terörist koyduk!" diyerek PKK'yı açıkça savundu.16.) Ġleride artık bizlere 'Neden her yerde bu adamın (=Atatürk) heykelleri.23. Yıllardır Nobel'e "aday adayı" gösterilmesine karĢın "ilk Türk Nobel'ini" Orhan Pamuk'a kaptıran yazar YaĢar Kemal de.. dünyada bir tane dostumuz varsa. 83 Prof. Bundan da bir umut bekledik. "Üç Güzel Bayrak ve Milli MarĢ". ve Türk toplumunu "ġizoid travmalı bir toplum" olarak gösteren ve ulusalcılığı "Post modern bir hezeyan ideolojisi" olarak tanımlayan yazar Hadi Uluengin'78[85] bunlardan birkaçı idi. Hürriyet Gazetesi. Dr. "Türklüğe hakaret" gerekçesiyle TCK 301. iktidar partisi AKP'nin Ġzmir Gençlik Kolları tarafından düzenlenen "AB ve Türkiye ĠliĢkilerinin Toplumsal Etkileri" konulu panelde. ama onuruyla 82 Roman karakterine "Bütün akrabalarını 1915'te kasap Türkler'in ellerinde kaybetmiĢ soykırımzede bir sülalenin torunuyum" dedirten Elif ġafak. Batı'ya yaranma yarıĢında umudunu asla yitirmedi. Sözcükler her zaman. "Softa Ulusalcılık”.) Kendi halkıyla savaĢan bir ülke olduk. Atatürk'e "Bu adam" diye hitap eden ve "Kemalizm gericiliğe karĢılık gelir" diyen Prof. maddeden yargılandı ve suçsuz bulundu!.. Atilla Yayla.(. s. s. "Türkiye'de milli marĢın okullarda zorunlu olarak öğretilmesini gerektiren bir kanun var mı? Dün bu konuyu araĢtırdım ve olmadığını öğrendim" diye yazan Ertuğrul Özkök 77[84].. Bakınız: Yeniçağ Gazetesi. Hürriyet Gazetesi. Üstünü örtemezsiniz. 1. "terör ve teröristi alenen övme" kapsamındaki bu sözleri ile devlete ağır hakaretlerde bulunan YaĢar Kemal.. terörist ağzıyla tehditkâr sözlerini Ģöyle sürdürdü: "Gerillanın adını terörist koyduk. 20 Kasım 2006.

s. Televizyonların çoğu "300 bin dolara benimle yatar mısın?" türü dizi ve sabah ve akĢam kuĢaklarında yayınlanan çıldırtan magazin programlarıyla uyuĢturuluyordu. Kuzu.1 ve 11.1 ve 22."79[86] BaĢkent Ankara'da Nadire Ġçkale'nin Ġçkale Oteli'nde yapılan ve DTP (Demokratik Toplum Partisi). 14 Ocak 2007. Bunu söyleyecek benden baĢka kabadayı da çıkmıyor bu memlekette" 81[88] diyen AKP'li Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in bile kulakları çınlamıĢ olmalı!. Hürriyet Gazetesi. Türk toplumu. ben bir yazarıyım çünkü bu halkın.83[90] 86 "Gerillanın Adını Terörist Koyduk". 82[89] "Ahmakların seferi" baĢlamıĢtı!. Yüreğim . Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay'ına bir dönem baĢkanlık yapmıĢ olan Sami Selçuk da katıldı ve bu konuĢmaları dinledi!.. devletine sövüldüğü zaman Batı'dan ödül gecikmiyor. Orhan Pamuk'un Nobel ödülünü almasından sonra. kuzu olmaktan . Yeniçağ Gazetesi. Millî yapıya saldırılar sürerken. bir ülke parçalanırken o ülkenin televizyon ve gazete yayınları ile sözde aydınların alet oldukları çöküĢü anlatıyor. "Türk Milleti'ne. bir renkten mahrum kalırsınız" dedi.(Ayrıntılara ilerleyen sayfalarda yer veriyorum) "Ahmakların Seferi". 80[87] Bu sözler üzerine. 89 Bu haberler için bakınız: Vatan Gazetesi 19 Kasım 2006 ve 14 Aralık 2006 tarihli sayılarının birinci sayfaları. Böyle bir ülke kalmamıĢtı!.oynamayın. Bizim yöneticiler bunun tersini yaptılar. AB'nin desteğiyle parçalanan Yugoslavya'yı anlatan kitabın adı. Yugoslavya AB'ye girdi ama artık Yugoslavya değildi!.. 88 Hürriyet Gazetesi. 14 Ocak 2007. Halka etmediklerini bırakmadılar.. Bu benim gençliğimden bu yana dilime pelesenk ettiğim bir sözümdür.yanıyor bunları söylerken. 90 "Ahmakların Seferi". Toplantıya damgasını vuran YaĢar Kemal. Yugoslavya'nın parçalanma sürecinde yaĢadıklarının aynısını bire bir yaĢıyordu. ĠHD (insan Haklan Derneği). "Çok kültürlü" yapının da önem kazandığını vurguladı ve "Binlerce çiçekli bu bahçeden bir çiçeği koparırsanız bir kokudan. 87 "Bu KonuĢmayla Artık Nobel Alır. ve Diyarbakır Belediye BaĢkanı Osman Baydemir'in ön planda göründüğü "Türkiye BarıĢını Arıyor" adlı bu toplantıya. s. 5 Kasım 2006.

Diyelim ki. aĢama aĢama. pirzola ve but olarak parça parça AB'ye girmiĢti!-HC 91 Turan... Bunun için size çeĢitli provokatörler lazım. Gözcü Gazetesi. "KuĢ Yumurtaları". Böylece 'yumurta' kuluçka aĢamasını bitirmiĢ ve çatlayıp güzel bir kuĢ olma vakti gelmiĢtir.KUġ YUMURTALARI. Meselâ o genç. 28 ġubat 2005. Ülkedeki Ġnsanlar bu kiĢinin yazdığını sandıkları muhteĢem eserleri okur ve ona olan saygıları artar. Rahmi."84[91] Biz zaten bakmıĢtık.1. 8. Eskiden Yugoslavya diye bir devlet. daha sonra da medya parlatmaları ve Ģirket sponsorluklarıma ülkede sözü dinlenen bir profesör(veya yazar) hâline getirilir. bir Avrupa ülkesi vardı. Gazeteci Rahmi Turan ise. Ayıranlar. Gözümüzün önünde parçalara ayrıldı. uzun vadeli önemli bir operasyon bu. yine aynı Avrupa kıtası üzerindeki diğer devletler idi. parçalanan ülkelerin tarihine. eğitilir. bir ülke var ve siz o ülkede 20 yıl sonra bir operasyon yapmak istiyorsunuz. internette dolaĢan ilginç bir yazıyı köĢesine ve gazetesinin sürmanĢetine taĢıyordu: "istihbarat dünyasında 'kuĢ yumurtası üretmek' diye bir deyim vardır. Önce öğretim görevlisi. ülkenin aydınları(!) ülkelerini bölünmeye götürecek yayınlar yaptılar. Bu ülkenin içindeki "kuĢ yumurtaları" zamanı gelip "çatladığında". ġimdi birlikte bakalım. Belirlenen zamanda bu profesör (veya yazar) medya yoluyla müthiĢ radikal açıklamalar yapar ve tüm ülkeyi karıĢtırır. Planlı. . Sürekli çıkmıĢ. Ġlgilenenler için Doğu Bloku'nun çöküĢ dönemine bakmalarını salık veririm. kendisi gibi yetiĢtirilen diğer yumurtalarla farklı faaliyetlere giriĢirler. üniversitede devĢirilir. Gerekirse tüm araĢtırma ve kitapları da eline hazır olarak verilir. Aynı anda... Bu iĢ için yetenekli ama geleceği parlak olmayan 'zayıf karakterli bir yumurta' bulunur. Elbette ki. en güvenilir provokatör kendi yetiĢtirdiğiniz elemanlardır.

. Bütün tarihsel ilerlemelerin en büyüğü olarak gördükleri Avrupa bütünleĢmesinin peĢine düĢen Avrupa Topluluğu. Çevirenler: Emre Ergüven. bunu kampanya hâline getirdiler. bu hakların Yugoslavya'dan daha iyi korunduğu bir yer bulmak zordu.g. Ġstanbul.olarak. Diana. Bağlam Yayınları. Batı yönelimli Yugoslavlar'a. ekonomik problemlerine ve ulusal düĢmanlıklarına bir Ģekilde eĢ zamanlı olarak çözüm üretecek 'deus ex machina' (olayın dıĢında yer alan ve bütün güçlükleri çözen. ülkelerinde demokrasinin ve basın özgürlüğünün olmadığından söz ettiler. kahramanı çıkmazdan kurtaran güç) (Yani sihirli değnek. 93 Johnstone. 350 bin tirajlı 7 muhalefet gazetesine karĢılık. a.(. devlet destekli 6 ulusal gazetenin tirajı 80 bin idi.e. Toplum "uyandığında".-HC) olarak göründü. "85[92] "KuĢ yumurtalarının"." 86[93] "Çok kültürlü Yugoslavya'nın Ģiddetlice parçalanmasına 92 Johnstone. Ergin Bulut.53. Hem Yugoslavya'nın hem Sırbistan'ın 1992 anayasaları kendi ana dilinde eğitim. . adli ve idari iĢlemlerde kendi dilini kullanma hakkı baĢta -olmak üzere birtakım ulusal azınlıklara geniĢ haklar veriyordu. 'Azınlık hakları' meselesine gelince. NATO ve Batının Aldatmacaları". Diana. Televizyonlarında halkı uyutmak için "annemi öper misin" türünde diziler yayınladılar. yani 2319 basılı yayın ve 101 radyotelevizyon istasyonu mevcuttu. Ahmakların Seferi (Yugoslavya. Federasyonu korumak ve demokratikleĢtirmek isteyen Yugoslav entelektüeller. Avrupa Topluluğu liderleri neler olup bittiğine dair fikir sahibi değildi. kendi dillerinde yayın organları oluĢturma hakkı.) Aslında 10 yıl sonunda Yugoslavya'da çatıĢmalar tırmandığında. 1992'deki sayının iki katından fazlası kadar. yardımlarına gelmesi için Avrupa'ya bel bağladılar. basın özgürlüğü ve demokrasi yok diye kampanya yaptıkları Yugoslavya'da gerçekler baĢkaydı: "1998 itibariyle Yugoslavya'da. Haziran 2004. s. "Avrupa Birliği. s.296. su götürmez bir biçimde Yugoslavya Federasyonu'nun parçalanmasına katkıda bulundu. Sadece Belgrad'da 14 tane g ünlük gazete vardı. ülkeleri parçalara ayrılmıĢtı!.

s.. Ocak 2007. basın. Cu mhuriyetçi ve Kemalist kimliğidir. yani Bosna-Hersek Cumhuriyeti'ni çok kültürlü bir cennet olarak idolleĢtirdi.) Bugün asker-siyaset tartıĢmasını bu kapsamda ele almak gerekir. . Dr. General Franko döneminde tuttuğu tarafın kazanması için bölgede son sahneyi oynadı. Batı kapitalizmi bunlardan korkmaktadır."88[95] HULKĠ CEVĠZOĞLU'NA ELEKTRONĠK SABOTAJI.. a. Harmondsvvorth. televizyon ve sanat çevreleri üzerinden ülkeler böyle çökertilirken. ABD ve AB'nin karĢı olduğu Ģey TSK'nın ulusalcı."87[94] "Yugoslavya'yı Batı kapitalizmi adına bombalayıp.e. kimi zaman görüntü izlenemeyecek kadar parazitli oldu. 89[96] 94 Glenny. (.) Emperyalizmle iĢbirliği yapan bütün askerler Batı tarafından desteklenmiĢlerdir. Bunlardan bir örneği de biz yaĢadık. Avrupa Topluluğu'nun Slovenya ve Hırvatistan'ı tanıma kararı Bosna'yı dipsiz kuyuya itti. "direnenlere" her türlü engelleme yapılıyordu. 11 Temmuz 2005. Ulusal Politika Notlan. (. Prof. çok uzun dakikalar boyunca (örneğin 22 dakika) kesildi. 96 "Elektronik Sabotaj. Diana.1.. kimi zaman da belediye baĢkanları kendi bölgelerinde karasal yayını yalnızca Ceviz Kabuğu sürecince kesti. Misha'nın "Yugoslavya'nın ÇöküĢü" (The Fail of Yugoslavia) kitabından (Penguin Books. Erol. . Türk toplumunu içine düĢtüğü tehlikeler konusunda uyarma ve aydınlatma görevini. Yeniçağ Gazetesi... Genellikle 5 saati aĢan canlı programımız Ceviz Kabuğu. Truva Yayınları. Ġstanbul.. birkaç programda. parçalardan birisini. s. Hem de birkaç kez.. Sosyalist düzeni yok etmek isteyen Batı.143) aktaran Johnstone. 1992.209-210.kararlı bir Ģekilde katkıda bulunan Batı. 95 Manisalı. kimi zaman uyduda yayının sesi tümüyle gitti.: Aydınlar. s. Bu duruma milyonlarca izleyici tanık oldu ve elektronik posta ya da telefon ve belge geçerler(faks) aracılığıyla durumu bize bildirdiler. manĢet.g.60.. 6 parçaya ayırırken de askerler ön plandaydı. s. bir "açık toplum üniversitesi" gibi yerine getirmeye çalıĢan Ceviz Kabuğu adlı televizyon programımız çok kez "elektronik sabotaja" uğradı!.

"Allah. yalnız sizinle din uğrunda savaĢanlarla." Mümtehine ayet)90[97] Sûresi (9. Fransız gemisinin Galata rıhtımına girmesinden cesaret alan Rumlar da Ġstanbul'da Ģenlikler. gösteriler düzenlemiĢlerdi. 1997. ġenyıldız Yayınevi. Ġstanbul'un itilâf Devletleri tarafından iĢgalini sağlamak için provokasyonlar yapıyorlardı. 1993. SadeleĢtiren: Sabri Yılmaz. Ankara. sizi yurtlarınızdan çıkaranları ve çıkarılmanız için onlara yardım edenleri dost edinmenizi yasaklar. ve Yazır. Rum gazeteleri de. artık Türkçe kullanmayı bırakarak tamamen Rumca yayınlanmaya baĢlamıĢtı. son beĢ yıl içinde Türkiye'den 250 bin Rum'un sınır dıĢı edildiğini ileri sürerek. 1918 Kasım'ında Ġzzet PaĢa Hükümeti'nin istifa ederek.TÜRKLER'Ġ ANADOLU'DAN AT MAK?. 12 Kasım'da ise. Rumlar bir yandan da silahlanmaktaydı. Türkiye Diyanet Vakfı Yayını. Türk Parlamentosu'nda 10 Rum milletvekili bir teklif vererek. 61 gemiden oluĢan Ġtilâf filolarının Çanakkale Boğazı'ndan geçerek Ġstanbul'a geldiği duyulunca. s. Tevfik PaĢa'nın hükümete gelmesi Rum gazetelerini sevince boğmuĢtu. Rum cemaati büyük hazırlıklara giriĢmiĢti. BĠR ĠNGĠLĠZ SAVAġ GEMĠSĠNĠN limana girmesinden cesaret alan Rumlar Ġzmir'de. Kur'an'ı Kerim ve Yüce Meali. . Elmalılı Muhammed Hamdi.549. Ġstanbul. 97 Kur'an'ı Kerim ve Açıklamalı Meali. Silah kullanıp olay çıkararak..551. bunların Türkiye'ye yeniden yerleĢtirilmesini istemiĢlerdi. s. Kim onlarla dost olursa iĢte zalimler onlardır.

(Bu savaĢta 600. Dr. Atatürk Kültür. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları.. Dr. Birçok Rum öldürülmektedir. 99 Öztoprak. Atatürk Dönemi (Ġncelemeler). dua edenleri bile tutuklamıĢlardır. Mütareke gününden beri asılı duran Yunan bayraklarını yırtmıĢlardır! (Yunan bayrağını öpmemiz isteniyor herhalde -HC)" Yunanistan "30 asrın"..91[98]) 2 Aralık'ta (1918) ise Yenigün Gazetesi. Atatürk Kültür. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.000. Türk makamları (Türk makamı diye bir Ģey kalmıĢ!! ~HC). Anadolu toprakları üzerinde hak sahibi olduğunu savunuyordu. 155. yani "3 bin yılın" hesabını soruyordu. Ġzmir ve havalisinde durum son derece naziktir. Türk yerinden yurdundan edilmiĢ.200. Türk ve Batı Kamuoyunda Milli Mücadele. Bilâl N. Doç. Antik Yunan medeniyetlerine kadar giderek. Ġzmir Rumları. Aslında tüm dünya bu düĢünceyi destekliyordu... Ġzmir ve havalisinin derhal Yunanistan'a bağlanmasını istemektedirler. Birinci Dünya SavaĢı'nın bitiminden sonra "Ġstanbul ve Boğazlar Sorunu"na çözüm ararlarken "Türkler'in Asya'ya sürülmesi" düĢüncesi. Rum kiliselerine kadar girerek.." Yunan gazeteleri ise zaten baĢı çekiyordu. . göç etmek zorunda kalmıĢtı!. akıllarına gelen ilk ihtimaldi. azmamak için ancak bir ay bekleyebilmiĢ ve sonunda patlamıĢtı. 1912 ve 1922'yi kapsayan 10 yıl içinde ise 1.1071'DEN BU YANA süregelen "Türkler’i Anadolu'dan atmak" düĢüncesi hiçbir zaman unutulmuyordu. Yrd. Yunan ĠĢgal Kuvvetleri Komutanı 98 ġimĢir. Ankara 2006. 30 asırdan beri kendileri ve Avrupa hesabına Asya'nın istilâsına (iĢgaline) göğüs germektedirler. Ģöyle haber geçiyordu: "Ġzmir Rum gazeteleri. iĢgali gerçekleĢtirebilmek için yoğun provokasyon ve propaganda faaliyeti sürdüren Yunanistan'ın devlet haber ajansı. Rumlar'a cevap veriyordu: "Buradayız ve kalıyoruz!. gemi azıya almıĢ ve dizginlenemiyordu: "Türkler geldikleri yerlere artık dönmelidir.000 Türk Ģehit olmuĢ. 92[99] Aynı görüĢler.." Birinci Dünya SavaĢı'nın sonunda imzalanan Mondros AnlaĢması'ndan cesaret alan Rumlar. Rum gazeteleri artık azıtmıĢ. s. Ġzzet.

Mustafa.. a. LSene. Yunan Ordusu'na "Ġzmir. Yrd. "Yunanlılar. Yunan askeri kuvvetlerinin yardımını isteyebilirler!(. her an için.. 'Ġkibin sene sizi bekliyor!' dedi. bütün toplumun refahını güvenlik altına almaktır. Sa. kolaylık ve asayiĢi sağlamak bakımından. Ġskender'in tahtı onda. mevcut yasaların iyi niyetle muhafazası ve himayesi yoluyla.. Ermeni soykırım safsatalarındaki rakamların rast gele sallanmasında olduğu gibi. Konstantin deyip de geçmemeli. 100 Ġstiklâl Harbi Gazetesi'nde "3 bin" olan bu rakam. Hâdisât Gazetesi'nde "400 yıl" olarak geçiyor. ĠĢgalden maksat. askerlerine ehramları-piramitleri göstererek. s.g.e. No:139. 1989. 2 bin senedir sizi bekliyor!" diyecekti.) 101 Eski.. Alıntı: Güner ve KabataĢ. (Kastamonu'daki Milli direniĢi baĢından itibaren destekleyen.293. yazı ve konuĢmalarıyla binlerce insanın gönlüne millî heyecanı damla damla akıtan" Açıksöz Gazetesi'nin baĢyazarı T. 19 Mayıs 1335/1919. Ankara. Ankara. devletlerin görüĢerek bir karara varmasını bekleriz.)" Daha sonra Ġzmir'e çıkacak olan Konstantin ise. Ġsmail Habib Sevük'ün Açıksöz'deki Yazıları (1921/1922) Makaleler-Fıkralar. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. herhangi bir iddia ve icraatımız olmayacaktır. Dizi. (Hâdisât.Habib Sevük. s. 58. ġarkî Roma'nın saltanatı yine ondadır!) . Konstantin de Ġzmir'e çıktığı vakit. Bu karardan önce.. 1998. 56. Perikles'in kılıcı onda. bu görevlerini yaparken. s.Doç."94[101] XVI. Bununla birlikte.Dr. Eskisi gibi görevlerini sürdürecek olan sivil devlet daireleri memurları ile din adamları.Albay Zaîiryo'nun "iĢgal bildirisinde" de yer aldı: "Müttefiklerin onayı ile hareket eden Yunan Hükümeti'nden aldığım emir gereğince. ordusunu kımıldatabilmek için neĢrettiği beyannamede. 'Kırk asır size bakıyor' demiĢ. Yunanlılar da "kaç yıldır" ülkemizde gözü olduklarına karar veremiyorlardı!. 3 bin yıldan beri93[100] Yunanistan'a. çeĢitli sebeplerden dolayı bağlı bulunan Ģu topraklar hakkında. Ġzmir ve civarının iĢgaline baĢlıyorum. hurafeleri zengin bir tarih yapmıĢtı!.33. "Büyük Lokma!" baĢlıklı yazısında Ģöyle diyordu: Napolyon Mısır'a çıktığı vakit. Tıpkı.

Papa 2." Yaptığı hiçbir Ģey "tesadüf olmayan" Mustafa Kemal ise. Truvalılar'ın Türk olduğuna iliĢkin bir bilgi de Montaigne'in "Üç Büyük Adam" adlı denemesinde vardır: "Türkler'in padiĢahı 2. bugünkü Çanakkale bölgesindeki Truva'yı kuĢatan Yunan Akha ordularının komutanı AĢil'e (Akhilleus) yenildi. Varlık Yayınları. Eksi 1.. Eksi 1. Sakarya zaferi ya da 9 Eylül 1922'de Ġzmir'de Yunan'ı denize döktüğünde mi söylediği net değildir. onlarsa bana karĢı Yunanlılar'/ tutuyorlar. s. Tıpkı. Truvalı (Troya) Türk komutan. Ġtalyanlar’ın ve Truvalılar'ın Türk olduğuna iliĢkin. Ġlyada Destanı adlı eserinde. 1. yıllar sonra. Yunanlılar'dan Hektor'un öcünü almak benim kadar onlara da düĢer."HEKTOR'UN ÖCÜNÜ ALDIM!. Alparslan'ın Malazgirt SavaĢı'nı kazandığı "26 Ağustos'u". Pius'a Ģunları yazıyor: Ġtalyanlar’ın bana düĢman olmalarına ĢaĢıyorum. Sayı: 222. Tarihte tesadüf yoktur!. Türkiye'nin bugün AB önündeki mücadelesi de Asil ve Hektor'un mücadelesi olarak görülebilir. Kâzım MirĢan'ın açıklamalarının yer aldığı "Tarih Türkler'de BaĢlar" adlı kitabıma bakılabilir. Yunanlı AĢil'in Truvalı Hektor'u yenmesini "Batı. bugün bile Yunan tezine uygun biçimde. Anadolu'nun yeniden TürkleĢmesinin baĢlangıcı olan Büyük Taarruz'un baĢlangıç günü olarak seçmesi gibi. "Ordu Emri Doğru Anladı". Hazırlayan: Sabahattin Eyuboğlu. Ordu Nereye Gitti?". 20 Eylül 2005.. "Peki. Mustafa Kemal.. Asil Batı'yı. Tıpkı. Mehmet-Fatih Sultan Mehmet-.Dünya SavaĢı'nda yenildiğimizde imzaladığımız Mondros AntlaĢması da. Yeniçağ Gazetesi. 103 Hektor. Asil. "Bu memleket. Aralık 1953. Çanakkale zaferi ve KurtuluĢ SavaĢı'ndan sonra. "Hektor'un öcünü aldım"96[103] demesi gibi. biz de Ġtalyanlar gibi Troyalılar'ın soyundanız. Hektor'un cesedini arabasının arkasına bağlayarak kentin surları etrafında sürükledi. Ġngilizler'in Agamemnon adlı zırhlısında imzalandı. ayrıntılı bilgi için bakınız: Cevizoğlu Hulki.. Akdeniz'in bu girintisine Ege Denizi diyoruz!. Hektor ise Doğu'yu -Anadolu'yu.. "Anadolu'nun sahipliği" konusunda bu safsatalara göndermede bulunacak ve "Türkler'in Anadolu'da 7 bin yıldır var olduğunu" söyleyecekti. Çanakkale zaferi. Dumlupınar zaferi. Yunanlıların "Ege" dediği denize "Akdeniz" diyerek onların tezlerini reddettiği gibi {"Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. dünyanın beklemediği. Akha ordularının baĢında Kral Agamemnon vardı.Kemal'in bu sözünü. M. 1.-HC (Ünlü ozan ve tarihçi Homeros.temsil etmektedir. Ayrıca. ileri!. asla ümit etmediği 102 Ne yazık ki. Doğu'yu yendi" biçiminde yorumluyor.Ö. (Bu konuda.-HC) .200'lü (Ġ. Yeniçağ Gazetesi.200'lerdeki kuĢatma. 30 Ekim 1918'de de aynen gerçek oldu." Bakınız: Montaigne Hayatı-Sanatı-Eseri. bu yüzden Batı'ya (Asil ve Agamemnon} karĢı zafer kazandığında "Hector'un öcünü aldım" demiĢtir. 87. 13 Eylül 2005.200) yıllarda. Ġstanbul.")95[102] Tıpkı.

Bugün dünyanın sayılı devletlerindeniz. Dr." (Atatürk'ün el yazısı)97[104] YAġAYAN EN BÜYÜK OSMANLI TARĠHÇĠSĠ Prof. milli birlik olmaz!... 21 Ocak 2007 Pazar. Sayı 66. PB Dergisi tarafından "Bilim Onur ödülü" aldı-HC) 106 Gerede.bir seçkin varlığın yüksek belirlemesine. onları doğanın babası tanıdı. doğanın yağmurlarıyla yıkandı. güneĢ oldu.G. dünyayı aydınlatan güneĢtir. kasırgalarından evvelâ korkar gibi oldu. Halil Ġnalcık da. yıldırım.10. doğa oldu. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. büyük umutlarım var. ĢimĢek. (. . bir Türk beĢiğidir.. 20." Mustafa (1919)99[106] Kemal 104 "Türk'ün Tarifi (Hikmet Bayur'un verdiği vesika)". Türk oldu. Millet Dergisi. Prof. en aĢağı. TOBB-ETÜ Konferans Salonu.301. s. o çocuk doğanın ĢimĢeklerinden. 1953. kasırgadır. Dr. Sayı:116. (Aktaran: Kocatürk.. yıldırımlarından. Bir gün o doğa çocuğu.Djuvanr adında bir Fransız Türkiye'nin 100 Parçalanma Projesi' diye bir kitap yazdı. Dr. GeniĢletilmiĢ 2. BeĢik. sonra onlara alıĢtı. Asır Mecmuası.) Kendimizi küçük görmeyelim. Gelecek çok parlaktır.3. Hüsrev. (Prof. Prof. Bir asır önce biz. Ġnalcık. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri.) Türkiye'nin geleceğine büyük itimadım. s. Halil."98[105] "DüĢman süngüsü altında. 2007 yılında Batı'nın süregelen bu iddialarına Ģu bilimsel yanıtı verdi: "Bundan bir asır önce. yüksek sahne oldu. onların oğlu oldu. C.40. Utkan. Türk budur: Yıldırımdır. doğanın rüzgârlarıyla sallandı. Basım. (. 1948. Bu sahne 7 bin yıllık. medeniyetin varisleriyiz ve yine de dünyada yerimizi alacağız. Popüler Bilim Dergisi'nin 1. 100 defa parçalandık ama yine ayakta kaldık. 2005. beĢiğin içindeki çocuk..) 105 inalcık. Atatürk Kültür. T.. Ankara. Saat 16. Bu topraklar üzerinde 3 bin senelik bir kültürün. Dr. Bilim ödülleri Töreni'nde Verdiği Konferans.

. 1990 yılında SHP'den ayrılan 10 milletvekili tarafından Fehmi . Türklüğe ve Osmanlıya hakaret yazıları yayınlıyordu. Osmanlı baĢkenti Ġstanbul'da. Olaylara sahne olan Meclis'de. Türkler'e hakaret ediyor ve Türkler'in cezalandırılmasını istiyordu. terör örgütü PKK'nın siyasi organı olarak çalıĢıyordu... vatanı satarak. KonuĢtukları yer Türk Meclisi'ydi. bu milletvekilleri her türlü yanlıĢ bilgi ve hakareti sayarken. 1991. üç beĢ vatansever gazete mücadelesini sürdürürken. Avrupalıların himayesine sığınıyor.Bu arada. Mahkeme ve yargı bağımsızlığı diye bir Ģey kalmadığı için bunlara karĢı bir Ģey yapılamıyordu." Böylece rahatlamıĢlardı da. Anadolu'nun çeĢitli yerlerinde de Müdafaa-i Hukuk Örgütleri kuruluyordu. Ancak. artık milleti unutmuĢtu. DıĢ güçlerden destek alan milletvekilleri. "TÜRK PARLAMENTOSUNDA TÜRK'E HAKARET" serbestti!.. Ġstanbul'daki azınlık gazeteleri de. bunu "normalleĢtirmiĢ" ve "içselleĢtirmiĢti. "Kullanılan milletvekilleri" menfaat peĢindeydi. AġAĞILAMAK VE "ÖZ GÜRLÜK" YIL. parti kavgaları da sürüyordu. "dıĢarıdan" destek alıyor. bu gerçeğin altını Ģöyle çiziyordu: "Türk Mebusan Meclisi'nde Yunan mebusları konuĢur ve Türk mebusları susar!.. Çünkü.. Türk Milleti onlar için önemli değildi." Durum böyleydi. bunlara cevap veren Edirne milletvekili Faik Bey. Her Ģeyini borçlu olduğu ülkeye. Trabzon Rum milletvekili Yorgi Efendi ve Tekirdağ Rum milletvekili Efelidis Efendi bölgelerinde Rumlar'a zulüm yapıldığını ileri sürerek.. Koalisyon ortağı SHP listesinden milletvekili seçilen eski HEP 100[107] milletvekilleri "Kürtçe ye107 HEP(Halkın Emek Partisi).. Genel seçim sonrası Kasım ayında TBMM'nde milletvekili yemin töreni yapılıyor. Avrupalılar bunları kullanıyordu!. millete ve vatana ihaneti benimseyenler. kazanç sağlamaya çalıyordu!. örneğin. daha doğrusu ise. TÜRKLER'! ÖDÜLÜ.

. Ya Sev Ya Sevr. Anayasa baskısı altında okuyoruz!" Hatip Dicle. her zaman yaptığı gibi. Büyük bir Ģovla TBMM'ne gelen Leyla Zana. s. 20 Mayıs 2004). Saat 18.eklemeler yaptı. Ankara. Zeynep. önce Hatip Dicle kürsüye çıktı ve aynen Ģunları söyledi: "Ben ve arkadaĢlarım bu metni. "Kürtçe yemin etti ve sonunda Kürtçe slogan attı!. o tarihte yine hapiste olduğu için ödülünü 9 yıl sonra 2004'te aldı. havaalanı VlP(ġeref) Salonundan Brüksel'e gitti. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılma tehlikesine karĢı 1991'de adını DEP(Demokratik Halk Partisi) olarak değiĢtirdi.. Türkiye aleyhindeki bu sözleri ve faaliyetleri ödüllendirdi. ġubat 2006. saç bandı ve PKK rozetleri taĢıyorlardı!. Hatip Dicle ve 5 arkadaĢı. 102[109] YIL 2000'LERĠN BAġI.min" ediyor. Bu tarihte de cezasını tamamlamamıĢtı.14'te kürsüye gelen Leyla Zana. Leyla Zana'ya yemin sırası geldiğinde. Anayasamıza göre bu yasak!. Ermeni kökenli Türk vatandaĢı Hrant Dink.-HC 108 Cevizoğlu. "Ruhban Okulu ve Zana Sırada". Leyla Zana'ya Sakharov BarıĢ ödülü verdi!.-HC . Agos Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni. DıĢiĢleri Bakanı ve BaĢbakan Yardımcısı Abdullah Gül tarafından DıĢiĢleri Bakanlığı resmi konutunda kabul edildikten sonra.22-24. Leyla Zana. Kâtipler zabıtlara durumu Ģöyle geçirdi: "Leyla Zana anlaĢılamayan bir dilde bazı kelimeler kullandı!" Bir süre sonra Avrupa. Hulki.. 15. Baskı. Sorulduğunda da söylemedi. 109 Zana'ya ödül 1995'te verildi. Ceviz Kabuğu Yayınları.. ödülünü aldı ve AP'nda da bir konuĢma yaptı!. Avrupa Parlamentosu. AB'nin dayatması ile hapisten çıkarılan Zana (Gürcanlı. Star Gazetesi..[108] Leyla Zana'nın Kürtçe ne dediğini kimse anlamadı. milletvekili yemin metnini iki kez okudu ve her seferinde -Anayasaya aykırı olarak. PKK'yı simgeleyen renklerden oluĢan yaka mendilleri.. bir yazıIĢıklar baĢkanlığında kuruldu..

demokratlara) yapılan saldırılar son bulmayacak. Mahkeme cezayı. Ģöyle dile getirdim. damarlarındaki asil kanda mevcuttur" sözünden çıkarım yaparak ve bu sözü usta bir üslupla.. Hulki. "Türklüğü AĢağılamak Serbest mi Olacak?". "Oyun Ģahane. s. Ġstanbul Barosu Avukatı. bunları gizlemek için yurtseverler suçlanarak gündem değiĢtirilecek.07. "Daha da KaĢıyacaklar... [111] Tam bir yıl önce neredeyse bugün (24 Ocak 2006'da) "Ulusalcılar Bu Oyuna Gelmez!" diye yazmıĢtım.103[110] Yeni Türk Ceza Yasası'nın 301. Akın. Ermeni'nin Ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur" diyerek Türklüğü açıkça aĢağıladı. Yeniçağ Gazetesi. "Türk'ten boĢalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan. Atalay. 23 Ocak 2007 Salı. değiĢtirerek.". 3 Ekim 2006. ulusalcı. Hrant Dink. 19 Ocak 2007'de. Ceza Dairesi'nin kararını onayan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2006/9-169 Esas. tekrar yakalanması nedeniyle vatanseverlere yapılan saldırılar idi. Ama.. gerisi bahane" taktiğiyle. YaklaĢık 3 ay sonra ise -Orhan Pamuk'a Nobel Edebiyat ödülü'nün verilmesinden bir gün sonra. 2006/184 Karar Sayılı ve 11. . milliyetçi. Ayrıca bakınız. Dink de Norveç'ten ödül kazandı.. O tarihteki konu. s..sında "Türklüğü alenen aĢağıladı. Pamuk Ġsveç'ten ödül alırken.1 ve 10. Abdi Ġpekçi'nin katili ve Papa suikastçısı Mehmet Ali Ağca'nın hapisten salıverilip." Agos'un yönetmeni Dink. Norveç Edebiyat ve ifade Özgürlüğü Akademisi (Jörnson Akademisi). Mustafa Kemal Atatürk'ün "Muhtaç olduğun kudret.. bir daha Türklüğü aĢağılamaması koĢuluyla. Bu yazdıklarım. maddesi uyarınca 6 ay hapse mahkum oldu. Cumhuriyet Gazetesi. Hrant Dink ve suikast hakkındaki düĢüncelerimi. 111 Cevizoğlu. Ülke gittikçe sömürgeleĢtirilirken. Agos Gazetesi'nin önünde silahlı bir saldırı sonucu öldürüldü.13 Ekim 2006'da Avrupa Hrant Dink'i ödüllendirdi. vatanseverlere (Atatürkçü. DAHA DA KAġIYACAKLAR. ülke üzerinde oyun oynamak isteyen iç ve dıĢ Ģer odaklarını durdurmaz.2006 tarihli kararı. erteledi. haftalık köĢe yazımda. Hrant Dink'e "Ermeniler üzerine yaptığı çalıĢmalar nedeniyle" ödül verdiğini açıkladı.2. bu oyunlara 110 Yargıtay 9. Daha da kaĢıyacaklar!.

DıĢiĢleri. Mustafa Kemal.. Böyle bir durumda bile... içerde de Orhan Pamuk diyor ki. Türklüğe ve tüm ulusal değerlere hakareti serbest bıraktırmak isteyenler!. Bilmeyenlere küçük bir hatırlatma yapalım. özellikle DıĢiĢleri Bakanlığı'nın.) Damat Ferit'e bile suikast düzenlemeyen ulusalcıların(millicilerin) lideri Atatürk'e rağmen.. GERÇEKLERĠ ÖRTMEYELĠM Bu tartıĢmalar kapsamında.. Menfur cinayetten sonra. onun gibi davranır. Film afiĢlerinde Türk bayrağı... BoĢuna!. ASALA örgütünün onlarca diplomatımızı katletmesine göz yuman. Özellikle basın. destek olan Avrupa. Aslında bu gerçeği bilmelerine rağmen. "vatan haini" dediği ve mahkemeye çıkardığında kesin "idam cezası" alacak Damat Ferit'i bile öldürmedi!. (Ayrıntılar. "Asıl suçlu 301'çilerdir. eleĢtirilecek çok nokta var." Asıl sorumlular tam tersi olmasın!. DAMAT FERĠT BĠLE ÖLDÜRÜLMEDĠ Bir kez daha söyleyelim: Ulusalcılar adam öldürmez!. Ģimdi de Screamers(Çığlık Atanlar) adıyla yeni bir sözde soykırım filmini vizyona sokuyor!. Tıpkı DanıĢtay suikastından sonra yapılan yönlendirmeler gibi. "Hayır" demiĢti. Türkiye'nin AB'ye tam üyelik koĢulu olarak dayatan. Yani sorumsuzca kaĢıma devam ediyor.. Yani. Türkiye'nin aleyhinde çalıĢanlar.karĢı Ģu anda çok bilinçli olan halkımıza katkıda bulunur. Bu maddenin kalkmasını istemeyenlerdir. yakında çıkacak kitabımda. Sözde Ermeni soykırımı iddialarını meclislerinde yasalaĢtıran... bugün de kimse bu yola baĢvuramaz. AKP Hükümeti'nin nasıl davrandığını anlamak mümkün değil. Dünkü gazetelerde haber vardı. En büyük rehber Atatürk'ün izinden gidenler. Damat Ferit'e suikast düzenlenmesi için kendisine sorulduğunda. tam tersi kampanyadan medet umarlar.. Avrupa'nın faĢist gamalı haçı ile eĢit olarak gösteriliyor. bugünkü cenaze töreni . yanlıĢ ve sorumsuzca yapılan yayınlar yine eksik olmadı.

'Kalalım' dersem kalacaklardı. Dink'in sözleri Yargıtay tarafından suçlu bulunmuĢtu. beyefendi. benim gibi haksızlıklara dayanamayan biri. Kalmak ve direnmek. Hrant Dink'in 10 Ocak (2007) tarihli son yazısı. bu menfur cinayetti bahane ederek baĢka insanları incitmemek gerekir. Kendiliğinden gelenleri ağırlamak ayrı. DĠNK. Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos Gazetesi'ndeki yazısının bir bölümünde Ģöyle diyor: "(Ailesi için söylüyor) 'Gidelim' dersem geleceklerdi. ġimdi. Kibar. Elbirliği ile. oradaki haksızlıklara ne kadar katlanacaktı? Orada baĢım daha büyük belalara girmeyecek miydi?" Hrant Dink. Ġyi de.. Ermenistan'a da büyük eleĢtiriler yapıyordu. bu tavırla "ben acizim ve günahıma affettirmek istiyorum" tavrı ayrı. Hrant Dink Türk vatandaĢı değil mi?. YANLIġ DÜġÜ NEN ĠYĠ BĠR ĠNSANDI Yine göz ardı edilen bir nokta.. Hepimiz bu ülkenin insanlarıyız. mahkemeler de..için "masraflarını karĢılayarak Ermeni diasporası temsilcilerini ve ABD'deki Ermeni dini liderleri cenazeye davet" etmiĢ! Pes yani. ölüsüne de sahip çıkamıyor mu?. gidersek nereye gidecektik? Ermenistan'a mı? Peki. Niçin yabancıların eline teslim ediyorsun?.. Bu ülkenin vatandaĢı Hrant Dink'in dirisine sahip çıkamayan hükümet. Birkaç kez Ceviz Kabuğu programına katıldığı kadarıyla tanıdığım Hrant Dink. Bu karara üzülen. "Ben Ģimdi insanların yüzüne nasıl bakacağım" diye incinen bir insandı.. Dink.. DüĢüncelerine hâlâ katılmıyorum. "Soykırımı yoktur diyeni hapse atarım" yasasını çıkaran Ermeni koruyucusu Fransa'nın tavrına da karĢıydı. bizi birbirimi- .. Ģahıs olarak iyi bir insandı. Bilim de onun söylediklerinin tersini söylüyor. kendisiyle medenice tartıĢılabilir bir kiĢiydi.

Dr...ze düĢürerek. s. Ve en önemlisi.97. -bazıları kızsa daAllah rahmet eylesin. Toprağı bol olsun. Doç. memlekette ayrılık ve anlaĢmazlık tohumu saçan. Ülkemizin ayrılmasına izin vermemeli. . Bugün defnedilecek olan Hrant Dink.e.g. a. DüĢünce ayrılıklarımız. inĢallah. Bu tehlikeli teĢkilâtı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir? Türkiye'nin Rum Patrikhânesi için arazisi üzerinde bir yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan'da değil midir?" Mustafa Kemai 105[112] 112 Evsile. Avrupa ve Amerika'yı karıĢtırmadan uygarca çözmeliyiz. dilediği huzuru öbür dünyada bulur. ülkeyi bölmek isteyen sırtlanlara karĢı omuz omuza durmalıyız. kendi sorunlarımızı. Mehmet. "Bir fesat ve hıyanet ocağı bulunan. Hıristiyan hemĢehrilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluk ve felâket kaynağı olan Rum Patrikhanelerini artık topraklarımızın üzerinde bırakamayız.

14 Aralıkla savaĢı kazanan itilaf Devletlerinin bir filosu Ġzmir limanına girince coĢan Rumlar.. Her türlü hazırlıklar artık açıktan açığa yapılıyordu. Patrikhane tarafından da tersleniyordu!. Patrikhane'den "Kuduran Türkler. Ġzmir'i takip eden Ġstanbul'da da durum farklı değildi. örneğin. Türkiye'deki Rum okullarında Türkçe'yi yasaklıyor ve bunu resmi bir açıklama ile bildiriyordu!. gizli raporlar alıyordu. faaliyetlerini yurt dıĢına da taĢırmıĢ. "Ġstanbul'un Yunanistan'a bırakılmasını" istemiĢti!. Ġzmir'de iĢgal. Temmuz ayına gelindiğinde ise. Yerel seçimler üzerine ağırlığını koyuyor. Rum kiliselerinin hepsine de Yunan bayrakları asılmıĢtı..FENER RUM PATRĠKHANESĠNE devlet söz geçiremiyordu. evlerinde sakladıkları 50 bin civarındaki Yunan bayrağını hemen evlerine asmıĢtı. RUM OKULLARINDA ÇETE EĞĠTĠMĠ VERĠLĠYOR. Paris'teki Patrikhane heyetine destek vermiĢti. "geliyorum" diyordu. Ģeklen bir ceset duruyordu. Ortada devlet kalmamıĢ. Ġstanbul Rumları'nın haklarını savunmuĢtu. Mütarekenin imzalandığı 1918 sonlarında. Patrikhane. Patrikhane'nin kapısının üzerine "Çift Kartallı Bizans Bayrağı" asıldı.. 16 Mart'ta (1919) ise. Daha da ileri giderek.. kimseye sözünü geçiremiyor. Paris BarıĢ Konferansı'na bir heyet göndererek. 22/8/1919 Erzurum. Yayınladığı bir genelge ile millî direniĢin birimlerine de bu durumu Ģöyle bildirdi: "Çok gizli tutulacaktır. Mustafa Kemal. Fakat Ģimdi muzaffer Ġtilaf Orduları ile Yunanlılar bu eski dünyayı yıkıyorlar" biçiminde demeçler verilmeye baĢlandı. Sen Sinod Meclisi. Patrikhane'nin tüm etkinliklerini yakından izletiyor. ilk darbelerini hep Patrikhane'ye indirdiler. Olmayan devlet. ... kendisinde "temsil" yetkisi görerek hareket etmeye baĢlamıĢtı. katılmama kararı alabiliyordu. Ġstanbul'daki kiliselerin geniĢ katılımı ile "Anavatan Yunanistan'la birleĢme ve Ġstanbul'u iĢgal" adlı büyük mitingler düzenlemiĢ.

üstelik kiliseler. a. Osmanlı illerinin sınırlan içinde çeteler kurup yönetmek. mitingler ve propaganda yapmaktır. s.g. "ekümenik" (Türkiye'den bağımsız. tam Ģimdi sırası iken ne yazık ki bıraktığımız.. dünyadaki tüm Ortodoksların temsilcisi) olduğunu iddia ediyor.e. Rumlar'ın ve Yunan Hükümeti'nin para yardımıyla... Ġstanbul'da Fener Rum Patrikhanesi. bu yerlerde istasyon olarak bulundurulacaktır. . Ġstanbul Rum Patrikhanesi'nde Mavri Mira adında bir kurul kurulmuĢtur. bir Yunan yelkenlisi cephane ve silahlarla yüklü olarak. ibadet yerinden daha çok. Nutuk (Söylev).416. Patrikha113 Belge 1.) Kurul doğrudan doğruya Venizelos'tan emir alıyor. ElveriĢli durumda. Mustafa Kemal" 106[113] YIL. Ġstanbul Patrikhanesi ve Yunan Konsolosluğu. tümüyle Rum hazırlığı gibidir.) Ġzciler yalnız çocuklar değildir. ayaklanma düzenlen hazırlamaktır. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri "Hayır ekümenik değilsin. Rum okullarının -daha önce bizim de kurup.Pek güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgilere göre. silah ve cephane deposu halini almıĢtır... Anadolu'da Samsun ve Trabzon. 2000'LERĠN BAġLARI.. tümüyle Mavri Mira Kurulu'nca yönetilmektedir. Yunan Kızılhaç'ı da bu Mavri Mira Kurulu'na bağlıdır. Böylece ilaç ve sağlık gereçleri adı altında. cephane ve askerî malzemeyi Osmanlı ülkesine sokmaktır. Dahası. silah. (. Görevi. Görevi. pek büyük bir varlığa sahiptir. Mavri Mira Kurulu'nca satın alınmıĢtır. (. Gelenek sürüyordu. Yirmi yaĢını aĢkın gençler de bunun içindedir. çete örgütü kurmak. Ermeni hazırlığı da.Ġzci örgütleri. askerî ambarlar gibi kullanılmaktadır.. cephane dağıtım yerleridir. görünüĢte göçmenlere bakmak gibi insancıl bir perde altında. resmi göçmenler komisyonu da Mavri Mira Kurulu'na bağlıdır. Sen Fatih (Eyüp) Kaymakamlığı'na bağlısın" diyordu. Ermeni Patriği Zaven Efendi de.

Ziyaretle çok Ģeyi hallediyorlar. 28 Eylül 2006.-HC 115 Vatan Gazetesi. Dr. Murat. "Ekümenik Patriğin himayesinde" diye davetiye gönderiyordu!. Ecevit'in daveti üzerine ben de bu Kurul'un toplantılarına katılıyordum. bu sözünü "matbaanın ülkemize geç giriĢine" bağlıyordu: 114 Rahmetli BaĢbakanlardan Bülent Ecevit'in kurduğu ve onun baĢkanlığında toplanan "Ulusal Uzmanlar Kurulu"nun 16 Nisan 2006. uyarılara rağmen bildiği gibi yapıyordu. "KeĢke Anadolu Müslüman olmasaydı!" diyebildi. Patrik devlet baĢkanı gibi geziler yapıyor.. Hasan.ne. "Anka Ajansı: Bant Elimizde". Emin Alıcı. Yeniçağ Gazetesi. Dr.6. 28 Eylül 2006. Sen Sinod Meclisi seçimlerini. Amerika BirleĢik Devletleri'nin Ankara'daki Büyükelçiliği bile davet verirken. Yılmaz. Mustafa Kemal'in Hıristiyan iĢgalcileri Ġzmir'den denize döktüğü tarih olan 9 Eylül'ü kendisine ad olarak alan Üniversitenin Rektörü Prof. s. 28 Eylül 2006. Pazar günkü toplantısı. s. 9 Eylül Üniversitesi'nin "Hıristiyan olduğunu açıklayan" 108[115] Rektörü.. 18. s. s. 28 Eylül 2006.22. Kıbrıs'ta da öyle yapmadılar mı?" Prof. Ġstanbul'da dünya patriklerini topluyor ve dini mahkemelerde yargılıyordu. . Vakit Gazetesi. Ġlber (2006)107[114] Ortaylı Ülkemizin birliğinin unsurlarından olan dinimize içeriden de saldırılar oluyordu. Dr. "Papazın en önemli görevi ziyarettir. 15.1. 28 Eylül 2006. "Normal Bir Adam Bunları Söylemez". 8. Zaman Gazetesi. Demir. uluslararası toplantılar düzenliyor. derler. "Hıristiyan Rektör". Yeni ġafak Gazetesi. Yunan Hükümetinin tahsis ettiği özel uçakla yurt dıĢı geziler yapıyor.

hiçbirini engellemedi. s. Bunu engellemesi beklenen BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan.109[116] 116 Mengi.. Benedict takma adlı Papa Ratzinger idi. Ġtalya BaĢbakanı Berlusconi'ye "AB ile Katolik nikâhı olsun ki. Bizim birliğimizi bozmaya yönelik saldırılar olurken. hiç bozulmasın!" isteğini dile getirmiĢti." Bu tartıĢmalardan tam bir ay sonra bir papaz Türkiye'ye önemli bir ziyaret yaptı. dünyadaki tüm katoliklerin ruhani lideri Vatikan Devlet BaĢkanı 16. ekümenik. Fakat bu sürede Anadolu'da matbaayı kullanan birileri var. Türkiye'den bağımsız bir yapısı yoktu. Lozan'a göre Patrikhane yalnızca Ġstanbul ve Türkiye'de yaĢayan Ortodoksların temsilcisi idi."Yasaklar nedeniyle Müslüman halk matbaayı kullanamıyor.. "devlet baĢkanı" gibi kendi baĢına diplomatik davette bulunamaz idi. Andreas Yortusu) katıldı. Aslında bir yıl önce yapmayı planladığı ve "zoraki davet" niteliği kazanan bu ziyarette. . Benedict. 23 Kasım 2006. Gelen kiĢi. Bunların tümünün tersi yapıldı ve AKP Hükümeti AB uğruna olsa gerek. Olayın baĢından sonuna kadar açıkça Lozan AnlaĢması çiğnenmiĢti!. Türk makamlarına bağlı idi.. Vatikan'ın da merkezinin olduğu Roma'ya gittiğinde.) KeĢke o zaman Anadolu Müslüman olmasaydı... (. Fener Rum Patriğine "ekümeniklik desteği" verdi. Patrikhane'nin Efes'teki Aziz Andreas ayinine (St. "Siyasetin Cilvesi" ("Anket ve Lider' baĢlıklı makalenin altbaĢlığı). 2002'de. Vatan Gazetesi. Bu ziyaret sırasında Patrikhane Türk gazetecilere "Ekümenik Patriklik kimlik kartı" dağıttı!. Güngör.3. "Hıristiyan Birliği'ni kurmak" için 28 Kasım 2006da Türkiye'ye geldi. "Siyasal Hıristiyanlığın" temsilcisi. Papa 16..

TÜRK POLĠSLER öldürülüyor. s. örneğin. kurtuluĢ umudunu ona bağlamıĢtı!. ama halk tarafından yakalanmasına rağmen. yakalanabilenler ise Avrupalıların baskısıyla salıveriliyordu!. son 40 yıl içindeki ikinci Hıristi117 Nutuk (Söylev). Sadrazam Tevfik PaĢa. O kadar çaresizdi ki. polis Hamza Efendiyi vurmuĢlar.. Franko adlı bir Hıristiyan'ı DıĢiĢleri Bakanı yaparak. katili aramaya cesaret edememiĢti.138. Ġstanbul'da da. Bu.. sarhoĢ iki Yunan askeri Türk kadınlarına tacizde bulunurken kendisine engel olmaya çalıĢan polis Hüsnü Efendiyi vurup öldürmüĢ. duygusuz ve anlay ıĢsız kimselerden kurulmu Ģ."Ulusun 'Kahro lsun i Ģgali ' diye y ükselen yak ınma çığlığını boğmaya çalıĢan. yapısında bilinçsizlik ve hay ınlık bulunan bir Hükümetin bö ncesine.e. . Türk makamları. bilgisizcesine ve mi skincesine davran ıĢlarına seyirci kalmak.. katilleri yakalanamıyor. anlay ıĢı ve yurtseverl iği olan kimselerden i stenebilir miydi?.g. gazetelere de yansıdığı halde. Mustafa Kemal (1919)110[117] BOĞAZLIYAN KAYMAKAMI ASILI YOR! .. a. Yunan ordusu katil Yunan askerlerini karakoldan almıĢlardı. akl ı. ĢaĢkınlık ve gaflet içindeydi. iktidardaki acemiliğini henüz atamamıĢ. Ġzmir'deki bir Rum gösterisinde etrafa rasgele ateĢ eden Rumlar.

Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. elleri arkasından bağlı. (. s. ancak kulak tıkanmıĢtı. a.) Beni ecnebilere yaranmak için asıyorlar.. Bu olaylar. Meydanın ortasındaki çınar ağacının altında üç ayaklı idam sehpası kurbanını bekliyordu.g. Allah vatanımıza ve milletimize zeval vermesin!" "Amin!" Halkın "âmin" sesleri arasında bir ihanet sesi duyuldu: 118 Arslan. Dîni töreni Kadıköy-Mecidiyeköy ve Üsküdar Dergâh ġeyhi Müpip Efendi yönetiyordu. Eğer adalet buysa. binlerce Türk'e bağırarak: "Sevgili vatandaĢlarım! Ben bir Türk memuruyum. Tarih 10 Nisan'ı (1919) gösteriyordu. 111[118] Sehpanın çevresinde Ġngiliz.yan bakandı... hâkim yerlerde makineli tüfekler vardı. 438. onbinlerce insan Savunma Bakanlığı'nın önündeki Beyazıt Meydanı'nda toplanmıĢtı.e. üzerinde beyaz idam gömleği ile 35 yaĢlarında Kemal Bey göründü. kahrolsun böyle adalet!" dedi. Meydandakiler arasında Tıbbiyeli öğrenciler de bulunuyordu. Aldığım emri yerine getirdim. Beyazıt Meydanı'nı dolduranlarda topluca cevap verdiler: "Kahrolsun böyle adalet!" "Kahrolsun gâvurlar!" "Kahrolsun hükümet!" Mazgal deliklerinden (küçük pencerelerden) kendisini izleyen Bekir Ağa Hapishanesi'ndekiler ve halk gözyaĢı dökerken Kemal Bey. devam etti: "Vatan uğrunda cephede ölen bir Mehmetçik gibi Ģehit gidiyorum.. ülkenin Batılılar tarafından istilâ edilip. Biraz sonra silahlı bir manganın arasında. felâketin ayak sesleri çoktan duyulmuĢ. sömürgeleĢtirilmesine neden olurken. Fransız ve Ġtalyan askerleri. Vakit ikindiyi biraz geçmiĢ. boynuna yağlı ilmek geçirildi. Ġdam sehpasına çıkarılıp. Kemal Bey'e son sözleri sorulunca. . ĠSTANBUL UFUKLARINI kara bulutlar küme küme sarmıĢtı.. Çocuklarımı asil Türk milletine emanet ediyorum. Nurten.

Odesalılar Ġngilizler'i . Ne duruyorsunuz it oğlu itler!" Ġngiliz iĢbirlikçisi Sait Molla’nın sesiydi bu. ne bekliyoruz? Felâketimizi hazırlayan Ġngilizler'i vatandan atmak borcumuzdur.. Ģehitlik mertebesine ulaĢmak isteyen binlerce Kemal sırada bekliyor. Kemal Bey sallanırken. hüngür hüngür ağlamaya baĢladı. Mezarı baĢına kadar gittiler. Ġdam mangasının kumandanı çekinerek sordu: "Kimsiniz efendi?" YaĢlı adam."Söyletmeyin bu alçak herifi!.. Kemal'i Ģehit ettiler. elindeki sefer tasını.. elinde sefer tası yaĢlı bir adam kalabalığı yara yara öne geçmiĢti. GüneĢ. Sehpada sallanan genç adamı görünce sesi meydanı çınlattı: "Kemaaaaal!" YaĢlı gözler. Bilmiyorlar ki. utancından Ġstanbul'un semalarını terk etmek için acele ederken Kemal Bey darağacında kuru bir yaprak gibi sallanıyordu!. Daha sonra Tıbbiyeli öğrenciler Kaymakamı yalnız bırakmadı.. Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey. ihtiyar adamın üzerinde toplandı. Müslümanlar dinleyin!. hıçkırırken cevap verdi: "Evlâdımdır!. vatanını savunduğu için iĢgalciler ve yerli iĢbirlikçileri tarafından idam edilmiĢti.. Kemal Bey'in altındaki sandalyeye tekmeyi vurdular!. önünü kesmek isteyen askerleri tepeleye tepeleye sehpaya ulaĢtı ve Kemal'in soğumamıĢ ayaklarına sarıldı. Elindeki çiçeği mezara bırakan gençlerden biri Ģu konuĢmayı yaptı: "Dinle ey Türk Milleti!. ekmek bohçasını fırlatıp.Hemen asın bu köpeği.... Adamcağız. Onları yok etmeden bize hürriyet yok.. Fransız ve Ġtalyan askerleri meydandaki kalabalığı dipçiklerle dağıtmaya baĢlamıĢtı. Ġdam sehpasındaki görevli çingeneler.." Bu sırada Ġngiliz.

s...g. a. s.e. dedikçe. yakında Ġngilizler'in kafalarını ezeceğiz!. Gelen kiĢi." Mustafa Kemal Samsun'a hareket etmeden önce. Ġngilizler'in Doğu'dan ordu kumandanı ġevki PaĢa'nın kaldırılmasını istemeleri bu fırsatı verdi. milletin sessizliğini koruyup iĢgalden etkilenmemiĢ görünmesi mi akla ve siyâsete uygundu?. Erzurum'daki 15..252. Hasan izzettin. ülkenin daha fazla iĢgaline mi sebep olunacaktı? iĢgal ve saldırı karĢısında. daha sonraki hükümetler de iĢgali çirkin görmeyen bir politika izliyordu. "süngülerini milletin kalbine saplayan yabancıları. Böyle yanlıĢ ve hayvanca bir düĢünce. a..g. 121 Dinamo. a.. biz de onun kumandanlarıyız.. Hazırlayan: Kemal Bek. Ġstanbul.e. ĠĢte bu düĢüncelerle ben Doğu'ya gitmek için aylarca uğraĢtım.439-441 (Bu alıntıdaki edebî anlatım yazara aittir.. Nutuk (Söylev).) Bu nasıl kafadır? Milli amaçlar bu muydu?"113[120] "ANADOLU BĠR KALE.e. Son fiĢeğini atmadan teslim olan bir kale kumandanı nasıl vatan haini sayılırsa. 2006.. Bordo-Siyah Yayınlan. 136. Henüz namusumuzu yitirmiĢ sayılamayız..g. Biz Odesalılar kadar yok muyuz? Haydi biz de onları Ġstanbul'dan kovalım! Allah'ın yardımıyla." 114[121] 119 Arslan. Çünkü.-HC) 120 Nutuk (Kemal Atatürk). 11 Nisan'da evine bir ziyaretçi geldi.. veda konuĢmasında Kâzım Karabekir Ģöyle dedi: "Silahımız.Odesa'dan attılar. Nurten.. s. cephanemiz bitmiĢ değildir. konuk sayan ve yumuĢak davranan" bakanlara sahipti!: "Kahrolsun iĢgal. s. "Kahrolsun iĢgal" diyemeyen hükümet. Anadolu bir kale.1. . Bu olayı seyreden hükümet gibi. Ümitsiz duruma karĢın. biz de ona benziyoruz.Kolordu'ya komutan atanan General Kâzım Karabekir idi..112[119] HAYVANCA BĠR DÜġÜNCE. C. Mustafa Kemal'e göre. KarĢılıklı durum değerlendirmesi yaptılar.243. yok oluĢ uçurumuna kadar tekmelenmiĢ bir devleti kurtarabilecek siyâsete temel olabilir miydi?(.

Buraların hâli malûm değil. VakitYeni Gazete. o zaman elbet. Ne olursa olsun yola çıkmaya kalkmayacaksınız. sakın buradan ayrılmayın. Truva Yayınları. Selanik nasıl elden gittiyse. Ġstanbul. Oğuz. Tasvir Gazetesi. gidip gelmemek vardır. Ben. Benim Sofram Bu.an: Akay. kurtarmaya çalıĢacağım. Bir kere daha söylüyorum. Gerisini kız kardeĢi Makbule (Atadan) anlatıyor: "Onun sözlerini anne kız bir bardak zehir gibi yutmuĢtuk. Hesapta ölmek. Kâzım Karabekir'i dikkatle dinliyor. s. Bahadır. Sevgili annesinin elini öptü. kendi yakın arkadaĢlarıyla verdiği kararlarla bunlar arasında tam bir ideal yakınlık buluyordu.. annesini üzmemeyi düĢünüyordu. 122 Dülger. Bahadır. Bütün paranızı sarfedersiniz. Bana hakkını helâl et!."115[122] Bu sözler annesi ve kız kardeĢi için "beklenmedik bir darbe" idi. buralar da öyle olabilir.2. Birdenbire söze baĢladı: "Anne. ve Dülger. "Bayan Makbule Atatürk'ün Hayatını Anlatıyor".Mustafa Kemal. Fakat bu iĢte tehlike çoktur. "Atatürk'ün HemĢiresi Makbule Atadan Anlatıyor". ĠĢler fenaya dönerse. s. Muvaffak olamazsam zaten sizi öldürürler. ben yarın Anadolu'ya gidiyorum.5. Ne elimden gelirse onu yapacağım. kıymetli eĢyalarınızı satarsınız. 10 Kasım 1947. Ertesi gün Samsun'a hareket edeceğini annesine nasıl söyleyecekti?. s. Sen de bunları iyi dinle MakbuĢ (=Makbule).62. Sayı: 816. paranız biterse halılarınızı.. ben de ölmüĢ olurum. Bu heyecanla yediği yemekten zevk almıyor. Akaretler'deki evinde annesine vedaya gitti. . kız kardeĢi Makbule'nin hatırını sordu ve yer sofrasına bağdaĢ kurup oturdu. MUSTAFA KEMAL: "MUVAFFAK OLAMAZ SAM ÖL MÜġ OL URUM" DOKUZUNCU ORDU MüfettiĢliği'ne atanmayı baĢaran Mustafa Kemal PaĢa. Yıl:30-1. Kasım 2006. Sayı: 10803-61. 10 Kasım 1947. Akio.

Sabaha kadar onunla uğraĢtık.62.-HC . Annem çok sevdiği Mustafa'sının bu sözlerinden derin bir teessüre (=üzüntüye) düĢmüĢ ve hemen Ģiddetli bir kalp krizi ile sarsılmaya baĢlamıĢtı. Ģafak sökerken biraz rahatlar gibi oldu ve o zaman da ayrılık vakti geldi. Atatürk heyecan içinde söylediği sözlerin tesirini izale etmek (=gidermek) istermiĢ gibi annemi: . SAMSUN'A GĠDERKEN BANDI RMA VAPURU ARANAN MUSTAFA KEMAL: "BĠZ. bize her Ģeyi unutturdu. diye teselli etmeye çalıĢıyordu. öyle de oldu.. Bandırma Vapuru Kız kulesi önüne geldiğinde Ġngilizler tarafından durduruldu ve bir binbaĢı eĢliğindeki iĢgalciler tarafından tepeden tırnağa arandı. Üzülme. ciğerlerim sanki birbirine kenetlenmiĢti. kendisini bekleyen Bandırma Vapuru'na binerek kıyıdan açıkta beklemeye baĢladı. annesinin doktor denetiminde kendisine geldiğini gören Mustafa Kemal. Bu Ģiddetli kriz. Rıhtımda hiçbir tören yapılmaması planlanmıĢtı. bu kadar üzülme. Zavallı anacağıma nefes aldırmak için pencereleri açtık. s. Ġtilaf Devletleri'nin emirlerine göre hareket eden Ġngiliz BinbaĢının kontrolleri.. Oğuz. Ben size en kötü ihtimali anlattım. Sizi yanıma aldırırım..Benim boğazım kurumuĢ.. muvaffak olmam ihtimali de kuvvetlidir.g. kucağımızda onu sofaya çıkardık. uzun bir töreni aratmamıĢtı. o akĢam annem ölebilirdi.. Kimi kaynaklara göre toplam 23 kiĢi.116[123] Sabahleyin..e.Anne merak etme. 123 124 Akay. tekrar anneciğinin elini öptü ve Ġngilizlerin kontrolündeki Galata rıhtımına geldi. Doktor Rasim Ferit (Talay) vaktinde yetiĢmemiĢ olsaydı. a. Tekrar buraya dönerim. ĠDEALĠ VE ĠMANI GÖTÜRÜYORUZ" PaĢaya eĢlik edecek 18 kiĢilik117[124] "müfettiĢlik kadrosu" rıhtımdan sandallarla hareket ederek açıkta bekleyen vapura çıktı.

Dr. Celâl. çeliğe.g. a. "Bir kararsızlık da olabilir" diye düĢündü. Mustafa Kemal'in söylediği. Ġkinci Basım. 12.118[125] Vapur. gemi hareket etti. 119[126] Bir baĢka deyiĢle. s. Anadolu'ya ne silâh.. kafamızla imanımızı götürürüz" sözü çekici olduğu kadar." Sıkılıyordu. Utkan. Türk Tarih Kurumu Yayını Ankara 1971 S:118 128 Önal. “Budala herifler bizim silah-cephane değil. Çeviri: Cemal Köprülü. biz ideali ve imanı götürüyoruz!. s. inandırıcıydı da. Biz. KurtuluĢ SavaĢı ile Ġlgili Ġngiliz Belgeleri. “Ne kadar ahmaklık! Esliha (=silahlar) ile mühimmat (=cephâne) arıyorlar.. Gotthard. 127 Jaeschke. "Acaba bunlarla Ģehirdekiler arasında bir haberleĢme mi vardı? Maksat kendisini tutuklamak ise. Prof. 128. a. . düĢman zırhlıları arasında ilerlemeye baĢlayınca Mustafa Kemal güvertede arkadaĢlarına döndü ve "Bunlar iĢte böyle yalnız demire.g. a. bütün bunlara gerek yoktu. Pusulamız da biraz bozuk" diyordu. ne cephane götürüyoruz. Cilt 8.. Hüsrev Gerede'nin Anıları (KurtuluĢ SavaĢı. kafa götürdüğümüzü bilmiyorlar mı? dedi. gemisinin Karadeniz'de batırılacağı istihbaratını alan Mustafa Kemal kuĢkuya kapıldı. Bildikleri Ģey yalnız madde! Bunlar hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar.. s.. Ġstanbul. Biz ise.e. (Gerede) göre ise Mustafa Kemal. 95. 27 yıllık kaptan "Ne aksi. dedi. Cilt 8. Kocatürk..e.g. Kaptana hızlanmasını söyledi. Atatürk ve Devrimler) (19 Mayıs 1919-10 Kasım 1938). bu denizi pek iyi tanımam.95. 120[127] Bandırma Vapuru’ndaki genç subaylardan Kurmay BinbaĢı Hüsrev’e. 129 Bayar.. Sami. 122[129] Millî direniĢin lideri. Celâl. Kaptan (Ġsmail Hakkı Durusu) demir aldırmaya baĢladı. s. geminin kaptanına tehlikeleri anlattı ve emir verdi: "DüĢman devletlerinin herhangi bir aracının zararlı giriĢi125 126 Bayar. Subaylar ve askerler dıĢarı çıktılar.Daha önce de.. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. Literatür Yayınları. silâh kuvvetine dayanırlar. 121[128] Mustafa Kemal ve arkadaĢlarını Samsun'a götürecek Bandırma'yı Karadeniz'de Ģiddetli bir fırtına bekliyordu. Kasım 2002. Mustafa Kemal kaptan yerinde idi.e.

BA ġKANI ABD'DE.e. a. içeri girmedi ve oteline döndü. Gemi Boğaz'dan çıkıncaya kadar bu durumda kalacaktı. Ģeref salonundan değil.. s.128. Hulki.Jack D. Cilt 8. s. 124[131] Gemide 3.g. Dahası. Celâl..e. Yeniçağ Gazetesi. ABD Genelkurmay BaĢkan Yardımcısının resmi davetlisi olarak bu ülkeye giden Genelkurmay 2. Utkan. a. 133 Cevizoğlu. s. 131 Mustafa Kemal'in sözleri.96. en yakın sahile oturtunuz!"123[130] Ufukta düĢman gemisi "görüldüğü zaman.Kolordu Komutanı Albay Refet (General Refet Bele) de vardı. Prof.. "Aile Ġçi (Siyâsi) ġiddet. 21 Kasım .. Crouch ile görüĢmeye girerken üstü aranmak istendi. Cilt 8. BaĢkan Orgeneral Saygun tepkisini göstererek. arka kapıdan (kimileri depo kapısı diyor) geçmek zorunda kaldı. Aktaran: Bayar..125[132] GENEL KURMAY 2. Dr. Gemide rütbe iĢaretlerini çıkarmıĢ. Ġstanbul'dan çıkıĢ vizesi yoktu.95. Kafileye son dakikada katılmıĢtı. Bandırma gemisi karaya oturtulacak ve Mustafa Kemal ile arkadaĢları Anadolu'ya çıkacaktı. BaĢkanı Orgeneral Ergin Saygun.g.g. 132 Bayar.126[133] 130 Kocatürk. Beyaz Saray'da Milli Güvenlik Konseyi BaĢkan Yardımcısı Dr. Anadolu toprağına ayak bastılar mı.e. atlarının yanına gizlenmiĢti. Atlarını yükleme bahanesiyle Bandırma'ya girmiĢti. DEVL ET BAKANI DAN ĠMARKA'DA ARANI YOR 2006 YILI KASIM AYI. Celâl. tepki gösterip geri dönme cesaretini göstermedi.. artık ebedî esenliğe kavuĢmuĢ olacaklardı. "iletiĢim kopukluğu" biçiminde açıklayarak sîneye çekti!.mine uğramamak için sahile yakın bir rota tutunuz! Eğer kesin tehlike görürseniz gemiyi karaya. 35-40 dakika minibüste mahsur kaldıktan sonra. 2. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. "AB BaĢmüzakerecisi" (GörüĢmecisi) Devlet Bakanı Ali Babacan da birkaç gün önce AB üyesi Danimarka'da havaalanında aynı davranıĢla karĢılaĢtı. Üstü aranmak istenen Babacan.. a. bu durumu "kınamak" yerine.

Komutanlar iradesizdi. Alayın silah deposunu bastı.. Mütarekeden sonra neredeyse iskelet haline gelmiĢ olan 56. ÜLKESĠ NE KÜFREDĠ- YILLAR SONRA. SĠLAHLI DĠ RENĠ ġ BAġLIYOR. böyle telgraf çekmeleri yanlıĢtır. 1. Bunlara karĢı Hükümet zaten gereken giriĢimlerde bulunmaktadır. BASINI. Sadece Ġtilaf Devletleri mevcuttur. ilk milis gücün oluĢumu anlamına geliyordu. satılmıĢlığın ifadesi olarak "mütareke basını" biçiminde anılacak olan gazetelerden Alemdar Gazetesi. Bu. Ģöyle yazıyordu: "Protestocuların 'Ġzmir'in Yunanistan'a ilhakından' söz etmeleri. Koskoca Alayın mevcudunu. . Alay direnmeye çalıĢtı. Urla halkı silahlanmak için. Askeri birlikler komutansız kalmıĢtı. sadece 18 silahlı er oluĢturuyordu! Teslim olmamaya niyetli ve kimseden çare gelmediğini gören Urla halkı. yağma ve yakma olayları baĢlayınca. direniĢ gösteren "ulusalcılara" kızıyor. top taĢıyan hayvanları binek hayvanı olarak kullanarak memleketlerine doğru çekilmeye baĢladı..." Sözde Ġslâm’ı Yükseltme(Teâli) Cemiyeti ise. Hükümetten ve ordu komutanlarından direniĢ emri almayan morali bozulmuĢ bazı askerler ise. Ülkeyi halkın azmi ve iradesi kurtaracaktı!.Tümene bağlı 173. Emir bekleyen ve askeri liderlikte muhatap bulamayan birlikler ba ĢıboĢ kalmıĢtı. MÜTAREKE YOR! . s. YÜZLERCE yerli Rum bir araya gelerek "yağma çeteleri" kurmaya baĢlamıĢtı. Depodaki 120 civarındaki tüfeğe ve cephaneye el koydu. 17 Mayıs 1919'da silahlı direniĢ baĢlatma kararı aldı..DÜġMANA VE RUHL ARI SATILMIġ YERLĠ ĠġBĠRLĠK ÇĠLERE KAR ġI. Ġzmir'in Urla yarımadasında Türk köylerine saldırı. ulusalcılara hakaret yağdırırken sömürgeci(emperyalist) iĢgalcilere nasıl 2006. KarĢımızda Yunanistan'ı bile görmüyoruz.

mezhep ve meĢrebi belirsiz çeĢitli türedilerden oluĢan bu cemiyet... artık yetiĢir. SavaĢta yenildikten sonra uslu oturmak ve yenilginin sonucuna katlanarak sabırla telâfi etmekten baĢka çare var mıdır? Yunanlılarla savaĢa tutuĢuyor. hükümet halka zulmetmeyecek... zavallı askerlerimizi ve halkımızı b oĢu boĢuna kırdırmak yöntemini izliyorlar.) Kuvâ-yi Milliye eĢkıyası Ġstanbul'u da elimizden çıkarmak .. Enver. öyle mi? Utanmaz hâinler.. Selanik dönmeleriyle(Sabetayist demek istiyor!. istibdadı (baskıyı) kaldıracağız. Mustafa Kemal gibi beĢ on eĢkıyanın bedenini ortadan kaldırmak için gereken küçük özveriyi göze aldıramayarak ülkeyi ve kendilerini ebedî tehlikeden kurtarmak ve esenliğe çıkarmak yolunu kavrayamadı ve hâlâ da kavrayamıyor! (. yakamızı bırakın: Cenâb-ı Hakk'ın gazap ve laneti sizin üzerinize olsun! (...sevgiyle(!) yaklaĢtığını da ortaya koyuyordu: "Ey Anadolu'nun masum ve mazlum ahâlisi! (. Çaresiz millet! Bu yankesicilerin hilelerini hâlâ tümüyle anlayamamıĢtır. ne yüzle. üzerimize Yunanlılar'ı musallat ettiler. Kendinize ne hakla...(.) Yağmacılar.(.. bu defa da Anadolu'da Mustafa Kemal ve Kuvâ-yi Milliye maskaraları.. böyle kayıp verdik' gibi yalanlarla halkı kandırmaya çalıĢıyorsunuz! DüĢünmüyorsunuz ki. zavallı saf ve gafil halk ve askerden topladıkları kuvvetleri dü Ģmanla savaĢtırarak.. -HC) aslı.) Ey yalancı ve azılı eĢkıyalar! (..) . sonra da bir taraftan kaçıyor ve bir taraftan 'ġöyle direndik. meĢrutiyet ve hürriyet getireceğiz. Yunanlılar'a fazla kayıp verdirmek bile bundan sonra bizim için hayırlı ve yararlı bir Ģey olamaz.. Cemal. soyu..... halk rahat edecek. ne utanmazlıkla Kuvâ-yi Milliye unvanını veriyorsunuz? Milleti öldürerek. Memleket bunların fitne ve fesadı uğruna milyonlarca evlâdını telef ediyor da Talât. mahvederek milletin hakkını savunacaksınız.) Ġngilizler'! kızdırdınız. Yunan askerlerinin önünden korkakça kaçarken.) Oniki sene evvel 'Ġttihâd ve Terakkî' adıyla ülkemizde bir bid'at çıktı. devletlerin yanında değerimiz bilinecek' diye bizi aldattı.

. s. Kürt'ü Türk'ten ve arada kalan Çerkez'i bu defa Türk'ten ayırmaya çalıĢan ve bugünkü durumun oluĢumuna neden olan Kuvayi Milliye adıyla çıkar sağlayan ve Moskof elindeki BolĢeviklik kafasını taĢıyanlar gibi yersiz yurtsuz serserileri.387-392.ve ülkeye son hizmet biçiminde son ihanetlerini de yapmak için çalıĢıyorlar. 1986.g. (. tarlan var mı? Nerelisin? Hangi köydensin? Anlarsın ki bunlar. Süslü ve yaldızlı sözlerle ortalığı velveleye veren. Aktaran: Güner ve KabataĢ. öküzün.. necisin? Çiftin.) Ey Türk ve Müslüman kardaĢ! Seni aldatmak isteyene. ırzını yok eden. Türkiye'de Siyasal Partiler..218-223. (Günümüz Türkçe'sine çeviri bana ait -HC) .e. s. canını. Ģeytan gibi kovulmuĢ ve seni de ülkeden kov134 Tunaya. (-) ġimdiye kadar Türk olmadıkları halde Türk Milleti’nin baĢına geçerek. ġu zamanlarda tarihten ibret alalım. Arnavut'u Türk'ten. Bu gazetede. Türk Milleti böyle korkunç kara çok kara günler görmüĢ geçirmiĢtir. milliyetten. Kuvayi Milliye iyice ortaya çıkıp. hakaretlere geniĢ yer ayırıyordu. hamiyetten. Böyle günlerde. çocukları öksüz. evleri yoksul bırakan.) Yine." 127[134] Bu sözlere karĢı söylenecek sözcük var mı günümüzde? (Sizler bulabiliyor musunuz?. peygamber postunda oturan ulu padiĢahlarının taç ve tahtı etrafında güçlü olarak toplanmıĢ ve kendilerini esenliğe çıkarmıĢtır. kadınları dul. Türk Ġnkılâp Enstitüsü ArĢivi. Ġstanbul. sözde "Türk Teali (Yükseltme) Cemiyet’inin "VatandaĢlara Bildiri" adı altında yayınladığı yazıda ağır hakaretler yer almaya devam ediyordu: "Millî TeĢkilâta aldanmayın iz. Tarık Zafer. dinden söz edene sor. mütareke basınının önde gelenlerinden Peyâm-ı Sabah Gazetesi de. çubuğun. bunu kendisine iĢ ve güç edinerek çeĢitli ad ve unvanlar takınarak ortaya çıkan ve her gün Türkleri aldatan hainlere aklanmayınız. a. eski zamanlarda padiĢahlarımız birer birer tepelediler ve milletin gayretine güvenerek milleti kurtardılar. Clt. kendilerini öz Türk gösteren ve Türk'ün malını.. tanındıktan sonra bile. ll.

(Metindeki kelimeler aynen alındı.durtmaya. hilâfet ve saltanata bağlanmaktan ayrılma. Yunanlılar'ın Batı Anadolu içlerine doğru ilerlemesi ve emperyalizmin güçlü görüntüsü karĢısında yılgınlığa kapılan Türk aydınları grubu." Bu durumu yalnızca. "yılgınlık" kavramının da etken olduğunu açıklıyordu: "Ġzmir'in iĢgalini izleyen dönemde. Amerikalıların yeni bir sömürge135 Peyâm-ı Sabah.g.264. niçin sömürgeci-iĢgalcilerle iĢbirliği yapıyordu?. s. 31 Mart 1336/1920. Türkiye ĠĢ Bankası Yayınları..310. . "para karĢılığı satılmıĢlık" kavramıyla açıklamak yeterli olmaz..49. Mehmet. 7. o dönemde de "ülkesini sevmek ve savunmak" yerine. s. niçin "iĢgalciyi seviyor ve savunuyordu?. "Hayalci Türk aydınları". iĢbirlikçilerle aynı paralelde. Sene. paranı soymaya gelmiĢ.. Haziran 1998. Bugün olduğu gibi." 130[137] Yani bir anlamda sözde aydınlar. 137 Ulagay. a.. Aktaran: Güner ve KabataĢ.e.) Bilmeyerek Ģu toprağa ihanet etme. Atatürk'ün Yurt Gezileri.. s. "celladına aĢık olma sendromu" (Stockholm Sendromu) yaĢıyordu.. öldürtmeye ve en sonunda malını. Ankara.-HC) 136 önder.." Mustafa Kemal (1919) 129[136] "Aydın" sınıfı içinde yer alan gazetecilerden bir çoğu.. herkesin hazır olması lâzımdır. yersiz yurtsuz Türk olmayan yabancılardır. çeĢitli devlet mandaları arasında tercih yapmaya çalıĢırken. Birkaç gün sonra yayınlanan (24 Mayıs 1919) The New York Times Gazetesi. No: 482.e. a. Osman." 128[135] "Aziz ve kutsal vatanımızı kurtarmak için bütün aydınların. vurgulamalar bana ait.(.g.

Komutan Atatürk.373 Rum'un esaretine terkedilmiĢtir. 4. Celal.) . Türkiye ĠĢ Bankası Kültür Yayınları. Bunu bilmeyince Filipinlilerin. 25 ġubat 2006'da Denizli'ye konferansa gittiğimde okulumu buldum. Baskı. Buranın benim yaĢamımda "tesadüfî" bir önemi var. s.. uzun yıllar sonra "Müftü Ahmet Hulusi ilköğretim Okulu" olarak değiĢtirilmiĢ. dinini. "Ģerefle ölmeyi göze almıĢtı. Dünya SavaĢı'nda Amerika uğruna nice kanlı savaĢlara sahne olacağını elbette kestiremezlerdi. 131[138] Ulusalcı Hâdisât Gazetesi ise.782 Türk. gelecek için ciddi bir tehlike arz ediyor. ilkokul birinci sınıfa gittim. GözyaĢlarımızı bırakalım da aksın!. ziyaret ettim ve "Müftü Ahmet Hulusi gerçeğini" ancak o zaman öğrenebildim." ELĠNĠZDE SĠLAHINIZ OL MASA DAH Ġ. "Üçer taĢ alarak düĢman üzerine atmak suretiyle mutlaka fiili mukabelede bulununuz" sözleriyle "direniĢe" çağırıyordu.cilik düzeniyle Latin Amerika'yı ve Karayip Adaları'ndaki ülkeleri nasıl sömürdüklerini bilmiyorlardı. bağımsızlığını sağlamak için nice yıllar bekleyeceğini ve bu uğurda 2. gerçekleri yaymakta direniyordu: "Bugün Ġstanbul’un bile iĢgal altında olduğu ortamda. 1964-65 öğretim yılında okuduğum "Kahramanlar Ġlkokulu"nun adı." Mütareke basını. Sokaklara tellallar çıkararak. Ahmet Hulusi ordusuz kalmıĢ milleti. Ġzmir'de 1.. 298." "MĠLLET ġEREFLE ÖL MEYĠ GÖZE AL DI! . Ġstanbul Hükümeti'ne protesto telgrafı gönderenlerin baĢında yer alan Denlzli’liler. Ankara.. Ġzmir'in Yunanlılar tarafından iĢgali. Mayıs 2006. "Allah'ını. Müftü Ahmet Hulusi Efendi132[139] "Müdafaa-i Hukuk" ve "Redd-i ilhak" Cemiyetini kurdu." Milli mücadelede ilk örgütlenen il olan Denizli'de. Ulusalcıların önünü kesmeye çalıĢırken ikinci kıvılcım Denizli'de çaktı. Küçüklüğümüzde aynı mahallede oturduk.383. 139 Müftü Ahmet Hulusi Efendi. (H. vatanını sevenleri" müftülük binası 138 Erikan. 13 Eylül 1861'de Denizli'nin Kayalık mahallesinde doğdu.239.C.

sapan taĢları ile de düĢmanın karĢısına çıkacağız.. HemĢehrilerim!. KarĢımıza çıkarılan dünkü tebaamız Yunan'a biz mağlup olmadık. Onlar. Müftünüz olarak cihad-ı mukaddes fetvasını ilan ve tebliğ ediyorum. Onlar irâde ve kararlarına sahip değildirler. Bu vaziyette olanların emri ve fetvası aklen ve Ģer'an caiz.önünde toplantıya çağırdı: "Muhterem Denizlililer!... Bu tecavüze karĢı hareketsiz kalmak.. Silahımız olmayabilir. Yunanlılar tarafından iĢgal edilmiĢtir. Ümitsiz (meyus) olmayınız!. Ġstanbul Hükümeti'ne çektiği telgrafta da. Ġzmir'de Ģu birkaç saat içinde iĢlenen cinayetler gösteriyor. Bu livay-ı hamd'in altında toplanınız ve mücadeleye hazırlanınız!. Ġstiklal aĢkı. kalanlar gazidir. Bugün sabahın erken saatlerinde Ġzmir." Mitingde halka. MeĢru olan. Korkmayınız!. mutlaka fiili mukabelede bulununuz!. tam manasıyla teĢekkül etmiĢ dînî fariza olarak karĢımızdadır. "Fetva veriyorum. Bu uğurda canını verenler Ģehit. "iĢgali kabul etmeyeceğiz" sözleriyle direniĢ gösteriyordu: . vatan sevgisi.. Bu. Elinizde hiçbir silahınız olmasa dahi. mutlak olarak cihad-ı mukaddestir. din ve devlete ihanettir!. tüfeksiz. ĠĢgal edilen memleket halkının silaha sarılması farz-ı ayn'dır" diyen Müftü Ahmet Hulusi. makbul ve muteber değildir. üçer taĢ alarak düĢman üzerine atmak suretiyle. Sizlere vatanımızı düĢmana teslim etmenin çaresiz olduğunu söyleyenler. Yunan'ın bir Türk beldesini eline geçirmesinin ne manaya geldiğini. Vatana karĢı iĢlenecek suçların (irtikap edilecek cürümlerin) Allah ve tarih önünde affı imkansız günahtır. Cihat. haysiyet Ģuurumuz ile kalbimizdeki iman ile mücadelemizin sonunda zaferi kazanacağız. düĢman esareti altında olanlardır. münhasıran vatan müdafaası ve istiklal uğruna cihattır!. topsuz. öteki düĢmanlarımızın vasıtasıdır..

büyük bir miting düzenleyerek iĢgale tepki vermek için dersleri boykot ettiler... hep "halkın galeyana geldiği". ikinci Damat Ferit Hükümeti'nde yine Ali Kemal vardı. istikbal Gazetesi'ni protesto ediyordu. Bu sebeple. Erkekli kızlı gençler. bu sessizliği bozmaya kararlıydı. istifa eden Damat Ferit. Bu arada. "direniĢ için kafi azimli olduğu" bildiriliyordu. Vahidettin tarafından yeniden hükümeti kurmakla görevlendirildi. sevgili Ġzmir'imizin Yunan kuvvetleri tarafından iĢgali haberinden doğan üzüntüleri meydana getirememiĢtir. bu iĢgali katiyen kabul edemeyeceğimizi ve hükümetin emirlerine hazır bulunduğumuzu arz eyleriz. Çünkü bu gazete. "MEML EKET YANACAKSA. Fatih Meydanında. Bu yüzden. . Yorgi Mihaîlidi adlı Rum matbaası Türk gazetesini günlerdir basmıyordu. Ġlk hükümette Eğitim Bakanı olan gazeteci Ali Kemal. cidden vicdanları yakan Ģu haber karĢısında irade ve ihtiyatını kaybetmiĢ ve yarın buraların Yunan çetelerine geniĢ bir sahne olacağını düĢünerek. hayatın bir esirlik ve azap olacağı fikri ile Ģimdiden Ģerefle ölmeyi göze almıĢtır. Karadeniz'i "Pontus Rum Cumhuriyeti" kurmak isteyen Trabzonlu Rumlar ve Trabzon Metropolithanesi'ne karĢı uyanık olmaya çağırıyordu. Sinop'tan ve yurdun birçok köĢesinden gönderilen iĢgale direnme telgraflarında."MeĢrutiyetin ilânından itibaren pek elîm ve kanlı feci olaylara uğradık. Damat Ferit'in ikinci baĢbakanlığında ĠçiĢleri Bakanı oluyordu. Hocalarını da büyük mitinge katılmaya çağırıyorlardı. Ġstanbul hareketsiz kalıyordu. BARĠ ġANLI OLARAK YANSIN. Bursa'da üç gün sürecek mitingler baĢlamıĢtı. Fakat bunların hiçbiri. Üsküdar'da hazırlıklar sürerken. Darülfünun (Ġstanbul Üniversitesi) öğrencilerinden bir grup genç ise. Ġstanbul gazetelerinin bir kısmı bu bildirileri yayınlarken." Ordu'dan. SavaĢ yıllarında hiçbir Özveriden kaçınmayan millet. Ġzmir'de Ģenliklere devam eden Rumlar da." ĠZMĠR'ĠN ĠġGALĠNE KARġI yurdun birçok bölgesinde direniĢ baĢlarken.

Ġngilizler sonunda Urfa'yı iĢgal ettiler (24 Mart 1919). Çünkü.239. 30 Ekim 1919'da Urfa’daki "iĢgali Fransızlar'a devrettiler!".. Yrd. Doç. Yani. bölgede karıĢıklık çıkarmaktı. bu iĢgali protesto etti... . bu iĢgalle birlikte "düĢünce" alanından "eylem" alanına çıkmıĢtı.73. Fransızlar'ı Anadolu içlerine sızmaya teĢvik etmekti. herhangi bir noktanın iĢgalini Erzurum'un iĢgali gibi değerlendirmiĢlerdi. a..g. Ġngilizlerin amacı. Ġzmir'in iĢgali nedeniyle halk içinde direniĢ giriĢimleri olduğunu bahane ederek. Urfa.e. doğuda millî örgütün baĢlangıç noktası ve merkezi olarak kabul edilen Erzurum için de aynı etkiyi meydana getirdi. Urfa'da aĢiretleri silahlandırmaya baĢlamıĢtı. Kuvayi Milliye Harekâtı. Aslında. Bunu da yaptılar ve dünya kamuoyunun gözü önünde Urfa iĢgali tartıĢılırken. iĢgali gerektirecek bir 'mütareke hükmü ihlali' olmadığını" bildirdi. iĢgali sana devrediyorum!" gibi. Ġngilizlere boyun eğmeyecek aĢiretlere. Batı Anadolu'da iĢgalci Yunanlılar'a iĢkence ve soykırım izni vermeleri Erzurum'da da büyük tepkiye yol açtı. silahlandırdıkları Cubur aĢiretini saldırtmakla tehdit ediyorlardı. s. iĢgal kuvvetleri komutanına gönderdiği mektupta.e. Ġngilizler daha önce de (22 ġubat 1919) MaraĢ'ı iĢgal etmiĢlerdi. MaraĢ ve Antep'te de bu kez Ermeniler eliyle benzer yöntemi uyguluyordu. 133[140] Bu bakımdan Güney ve Güneydoğu Türk halkı kurtuluĢ çareleri arıyor ve bunun için de silahlanıyordu. a. Haluk. Ġzmir iĢgali. sömürgeciler Türkiye'yi "paslaĢarak" paylaĢıyordu!: "Artık sıra sende.Dr. Erzurumlular "yurdu bir bütün" olarak gördüklerinden. bu bölgelerde iĢgal alanını geniĢleterek denetimi sağlamak istiyorlardı. Doç.. aynı sömürgeci Batı Adana. 15 Mayıs'ta Ġzmir'in iĢgali Anadolu'da âdeta bir bomba gibi patlamıĢtı. s.g.Dr... Bu çabaları gören Mustafa Kemal PaĢa. kendileri Musul- 140 141 Selvi. Ġtilâf Devletleri'nin Türkiye'yi paylaĢma planı gereğince.Ġngilizler ise. bölgedeki örgütlenmeyi organize ediyordu.. "Mondros Mütarekesi'nde bu yörelerin iĢgalinin kararlaĢtırılmadığını. Fransızlar'ı sonuç alamayacakları bir alana sürerek Musul'u gözden kaçırmaya çalıĢıyorlardı. Selvi. Amaç. Haluk. Urfa'daki 1. Yrd. 134[141] Ġngilizler. Süvari Komutanı BinbaĢı Hüseyin.

Sütçü imam. Bu arada. 143 Ali Sezai Bey'in "YayınlanmamıĢ Notları"ndan aktaran Eyicif.56... Dr.. üniversite öğrencileri Taha ve Osman) yardıma koĢtu. Osmaniye Valisi (guvernörü) Andre.46 ve 63. Belgelere göre. Millî Mücadele'de Güney Cephesi: Urfa (30 Ekim 1918-11 Temmuz 1920). Atatürk Kültür. Cilt: XXI.'u iĢgal ettiler!. 135[142] ERMENĠ KIZI: "TÜRK BAYRAĞI NI ĠNDĠRĠRS ENĠZ. aynı gün MaraĢ'ta Müslüman hanımları taciz etmeye baĢladı. Ermeni kızın verdiği yanıt. MaraĢ Kalesi'nden Türk bayrağı indirilip yerine Fransız bayrağı çekildi. Hosvep'in güzel kızı Helena'ya dans teklifinde bulundu. Prof. MaraĢ Kalesinden Türk bayrağının indirilmesi “bir Ermeni kızının dans etme koĢulu" olarak yerine getirildi!. DANS EDERĠ M! SÜTÇÜ Ġ MAM T ABANCAYI ATEġLĠ YO R. Dr. kutsal değerlerine dil uzatmaya baĢladılar. Fransız ordusundaki Ermeni asker yere yıkıldı. Fransız askerlerini olay yerinden uzaklaĢtırdı. Uzunoluk'ta devriye gezen Ġngiliz atlı askerleri.. Daha önceden düzenlenen baloda Vali Andre. koĢarak Sütçü Ġmam geldi. Sayı:61.136[143] Bir ay sonra. . Ankara 2003. Hırlakyan'ın iki kız torunundan diri olan. Mart 2005. Ġsmail. Atatürk AraĢtırma Merkezi Dergisi.. ulusal mücadeleyi hor gören ve uzak duran bugünkü bazı insanlara tokat gibiydi: "Türk bayrağının dalgalandığı yerde dans etmemeye ye142 135 Özgelik. s. gelir gelmez elindeki tabancayı karĢısındaki Ermeni Lejyonerinin (askerinin) kafasına doğrulttu ve ateĢledi. Ermenilerin ileri gelen zenginlerinden eski Meclis-i Mebusan üyelerinden Katolik Hırfakyan Agob'un evine misafir edildi. Bunlar Ermeni askerlerle uğraĢırken. Doç. "MaraĢ Savunması". Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.s. 30 Kasım 1919 Cuma günü. "iĢgali devralan" Fransızlar. Uzunoluk Hamamı'ndan çıkan Müslüman hanımların çarĢaf ve peçelerini açarak. Ahmet. Kadınların bağırıĢları üzerine gençler (Tüfekçi Bayazıt Usta'nın oğlu Sait.

.. yarından itibaren resmi dairelerden ve kaleden Türk bayrağının indirilmesi emrini verdi!. Bunun üzerine Fransız subay. yan gelip yatmıyordu!. Tekrar Mayıs ayına dönüyoruz.e. Üniversite hocaları gençleri sakinleĢtirmeye çabalıyordu. s. (Ayrıca bakınız: ATAġE. düĢünmeden hareket 144 Eyicil. Damat Feritler çürümüĢ iktidar koltuklarına yeniden otururken. Dr. a. Dr. MaraĢ savunmasında 4. ALĠ KEMALLER.000 kayıp verdi. Ġstanbul'da iĢgalcilerle iĢbirliği içindeki birkaç satılmıĢ sözde Türk kadını... Ahmet..e.47. Klasör No: 1162. ulusal bilinçten yoksun biçimde. Atatürk'ün Samsun'a hareket etmesinden bir gün önce.g. iĢgal subayları ile hiçbir Ģeye aldırmadan dans ediyor. Doç.' Fransız ve Ermeni askerlerinin zulmü devam ederken. Fransız ve Ermeniler 16. Ahmet.) ÜNĠVERSĠT E GENÇLĠĞĠ BOġ DURMUYOR! .. BarıĢ Faaliyetleri Koleksiyonu. örgütlenmeyi tamamlayan MaraĢ halkı bir buçuk ay sonra (20 Ocak 1920'de) savunma savaĢını baĢlatacaktı. Burada en necip. Pazar günü Darülfünun'da çok coĢkulu bir toplantı yapıldı. Bu emir üzerine Ermeni kızı Helena. ayaklandı ve kaleye yürüyerek Türk bayrağını yeniden kalenin burcuna dikti!.Genelkurmay BaĢkanlığı Askerî Tarih ve Stratejik Etüd BaĢkanlığı ArĢivi.000 Türk Ģehit olurken. s. üniversite gençliği oturmuyor.. eğleniyordu!!. E/Y Dosya No: 153/81. 18 Mayıs 1919. Yalnız kıĢkırttın mı. MaraĢ halkı da ertesi sabah ayağa kalktı.58.138[145] (Bu savaĢ 22 gün sürdü ve Fransızlar 11 ġubat'ta MaraĢ'tan çekilmeye mecbur kaldılar. Fransız subay-vali ile dansa kalktı!. Filozof Rıza Tevfik: "Adi nümayiĢlere (=gösterilere) meydan vermeyelim. Varsınlar açıkça zulmetsinler. Belge No: 23) 145 Eyicil. a. en temiz kalpli adamlar Türkler'dir..minliyim!"137[144] O sırada.. Merakları gidermek için tarihi sonucu söyleyelim. Doç..g.

4Milletin vicdanı için hakiki seferberlik ilan ederek." iĢgal altındaki Ġzmir'den gelen Hukuk Fakültesi öğrencisi Hamit ġevket'in konuĢması. düĢmanla hudutta. Miting Ġstiyoruz. Hatemi milliyi göstermeli. seferberlik isteğiyle bir bildiri yayınladı: "1. . Protesto yapılsın. Ģerefle ölmek evlâdır. Fakat itidal yerine. siyah perdeler aĢmalı. Tıbbiye temsilcisi genç: "Kan dökerek. kahramanlıkla ölmeyi tercih ediyoruz.Müderris ve muallimler önderlik yapacaktır. Memleket zaten yanmıĢtır. bayrakları siyaha boyamalı. Biz sopa ve silah ile çıkmayacağız.eder. âlemi insaniyete hitap edilmesini istiyoruz. siyah rozetler takmalıyız. içeri girmiĢse orada mücadele edilecektir." Hocalarının iĢgale karĢı "tepkisizleĢtirmek" istediği üniversite gençliği. bari Ģanlı olarak yansın!. böyle bir millet elbette yer yüzünden kalkmaz.ĠĢgal protesto edilecektir. Ben biliyorum." "Damarlarındaki asıl kanın coĢkusunu" taĢıyan gençler yerinde duramıyor ve direniĢ Ġstiyordu." Üniversite temsilcisi genç kız: "Kim demiĢ ki kadın küçük Ģeydir. Biz bu noktaları kendilerine sarahaten (=açıkça) arzederiz. Fevkalâde tehlikeli bir zamandayız. büyük bir tezahüratla karĢılandı: "Ben Rıza Tevfik Beyin 99 değil. diyorlar. hareket tavsiyesini beklerdim. Korkarım ki. Yanacaksa. 100 defa konferansını dinledim. Bir kadın belki en büyük Ģeydir. Umum Darülfünunlara. elimizi ayağımızı bağlarlar. 2-Görevinin kutsallığını bilen gençlerden bir heyet oluĢturulacaktır." Bir vatandaĢ: "Çıldırıp mahvolmaktansa. 3.

Hulusi. 17 Zilhicce 1337 ve 17 Eylül 1335(1919).78.. TDT Enstitüsü Yayını.e. koltuk uğruna bu zillete de katlanmıĢ. Sükûnet avdet eylemiĢtir. o.g. (Sivas Kongresi'nin 83..Sırası gelmiĢken... umutsuzların ve korkakların Anadolu'nun bağrında yeri yoktur" 140[147] diyordu. Selânik'i Yunan'a teslim eden Tahsin PaĢa'nın 65 bin altın alması gibi!. yıldönümünde -2002. Atatürk... . yağma ve tecavüzler abartılıyor. Herkes iĢiyle gücüyle meĢguldür!.) 147 Kılıç Ali'nin anlatımı. Amaç direniĢi etkisizleĢtirmekti: Ġzmir'deki katliam.607. makamına oturtulmuĢtu. Ġzmir Valisi izzet. (Bakınız: Turgut.e. kentteki resmi binalar dahil olmak üzere pek çok binaya Yunan bayrağı astırırken. Numara: 2. s. 1927'de de ulusu Ģöyle uyaracaktı: ". a. hükümet binasına Türk bayrağı astırarak alay ediyorlardı. yabancı hayranlarının.Sivas Valiliği tarafından yapılan Latin alfabeli baskı.) 148 Nutuk.Mektepleri kapatılacaktır. saygıdeğer ulusuma Ģun u öğütlerim ki: Ba ğrında yeti Ģtirerek. Yunan ĠĢgal Komutanı Rumların katliam ve yağma yaptıklarını kabul ederken. ". çok önceden onayladığı iĢgal kuvvetlerinin "kuklası" olmayı kabul etmiĢ. bu hizmetlerinin karĢılığında Yunanlılar'dan yaklaĢık 4 ay sonra "manevi zarar tazminatı" adı altında 15 bin altın alacaktı!." Sözde Türk Valisi Kambur Ġzzet. Ġzmir'in Yunan askeri iĢgali altına alınmasından ibarettir. Yunanlılar. Nutuk (Söylev). s. Tıpkı. a..5.4. Ancak. bir an vazge çmesin !" 1 4 1 [ 148] 146 Ġrade-i Milliye Gazetesi. C.Yüreksizlerin.2.139[146] "ĠġGALCĠNĠN MERHAMETĠNE SIĞINARAK 1 devlet yönettiğini sanan Vali Ġzzet gibileri için." ĠZMĠR VALĠSĠ Kambur Ġzzet.. vicdanındaki öz mayay ı çok iyi incelemek dikkatinden. 1969. s.. iĢbirlikçiliğinin bedelini tam tersi açıklamalar yaparak ödüyordu. ba Ģının üst üne dek çıkaraca ğı adamların kanındaki. Hadise.g.

Gerekçe olarak. Bugün. Bu amaçla 4 bin civarındaki Amerikan askerinin Urla'da ev tutmaya baĢladığı ve bu yerleĢimden sonra. asla.. hâlâ bilmiyorum. oturduğu seccadeden kalkarak iĢgalci Ġngiliz'e "Efendi. ağzı açık Avrupa hayranı olarak dolaĢan kimilerine ders veren genç Anadolu kadınlarından biri. geç saatlere kadar direnen kuvvetlerimizin deniz destekli iĢgal kuvvetlerine yenilmesinin ardından. Filosu'nun ana üslerinden biri durumuna getirileceği bilgisi halk arasında yayıldı. buraya kadar gelip alay mı ediyorsunuz? s.. Namusumun kefili kim olacaktır? Bizim millî felâketimizle." ZÜPPESĠ SO YGUNCULARSI- Yunanlılar'ın yaptığı zulmü incelemek için bölgeye gelen bir Ġngiliz subayı. Amerikan 6. Aydın'a mı döneceğim..269. ne yazık ki az sayıdaki asker ve 120 kiĢilik milis gücüyle. . yönetimsiz. NATO'nun Ġtalya'nın Napoli kentindeki deniz üssünün Urla'ya taĢınacağı ortaya çıktı. yerli Rum palikaryaları Urla'ya girip yağmaya baĢladı. Ortadoğu'daki sınırları yeniden çizen Amerika'nın Adana Ġncirlik Üssü'nün Ġran'ın füze menzilinde olması ileri sürülüyor. ancak üzerimdeki elbise ile kaçıp kurtuldum. "MEDENĠ YET NIZ! . Aydın ve Söke'de ise.. efendi banak bak!" diye haykırdı: "Yunanlılar mahallemizi ateĢe verdikleri zaman.URLA D ÜġTÜ! DireniĢin baĢladığı noktalardan biri olan Urla. baĢsız. Kahramanca. (seccadesini göstererek) iĢte yalnız bunu alarak. YIL 2006. Kaçamayacak kadar yaĢlı annem. babam ne oldular.. komutansız kalan az sayıdaki erler kıtaları bırakıp kaçmaya baĢladılar.URLA YENĠDEN DÜġÜYOR. Türk kadınlarından beklemediği bir tepki aldı. çok iyi donanımlı Yunanlılara karĢı yenildi.

Kolordu'ya bağlı 2 tümen Mustafa Kemal'in emrine verildi. Görevleri arasında bölgede asayiĢin sağlanması ve dağınık silah ve cephanenin belirlenen depolarda emniyet altına alınması da vardı. (Bakınız: Turgut. Celâl...) ... size karĢı duranlar çetelermiĢ. hükümet kuvvetine ve devlet yardımına muhtaç olmadan yaĢamak. Biz bu dakikada. Yeter bu kadar bana.. ĠSTANBUL'DA 80 bin kiĢinin büyük bir protesto mitingi yaptığı saatlerde Mustafa Kemal Samsun'a çıktı. yok bilmem ne imiĢ.Sizi bize yanlıĢ tanıtmıĢlar.g." 19 MAYIS: YENĠ BĠ R ERGENEKO N.g. verebildikleri bir lokma ekmekle ya Ģıyoruz. Atatürk'ün sırdaĢı Kılıç Ali'nin tanımlaması.. a. 149 150 Bayar." 142[149] "HÜKÜMETE MUHTAÇ OLMADAN YAġAMAK" durumu ortaya çıkmıĢtı.."143[150] Dokuzuncu Ordu Kıt'aları MüfettiĢi PaĢa'nın görevi. Kolordu'ya bağlı 4 tümen ile 3.e. 112. o kahraman vatandaĢlarımın verdikleri.36. AYNI SAATLERDE Ġstanbul Fatih Camii'nin önünde 80 bini aĢkın insan Ġzmir'in iĢgalini protesto için toplandı. s.. MUSTAFA KEMAL SAMSUN 'DA. hayat ve müdafaa kuvvetini kendimizden almak mecburiyetinde kalabiliriz... Yalan söylüyorsunuz. s. 80 BĠN KĠ ġĠ MĠTĠNGTE. "Son yüzyıl Türkler'i için yeni bir Ergenekon'un kapısı açılıyor ve yeni bir devrin tarihi baĢlıyordu. Siz medeni insan değilsiniz! Kendi çıkarınıza hizmet eden medeniyet züppesi soyguncularsınız. Türk Hükümeti'ne. Ġzmir'in iĢgalini ele aldığı yazısında Ģu tespiti yapıyordu: "öyle ihtimaller karĢısında bulunuyoruz ki. hem askerî hem de mülkî idi. Haydi defol buradan. AkĢam Gazetesi'nin baĢyazarı Necmettin Sadık Bey.. Cilt 7. a. General Kâzım Karabekir komutanlığındaki 15..e.. Hulusi.

. .. Bakınız: Adıvar. Türk'ün AteĢle Ġmtihanı. Sesimizi mutlaka dünya iĢitecektir. siyah zemin üzerine beyaz ay-yıldızlı bayrak asılmıĢtı.g. (Bakınız: a. erkeklerle birlikte aynı meydanda toplanmıĢtı.KonuĢmaların yapıldığı kürsüye. Çünkü. Halide Edip. ĠĢitmek ve iĢittirmek için bugün kuvvetli ve metin bir millet halinde bulunmalıyız. Baskı. "Ġlk cümlem. s. Topun yüzüne tüküren milletlerin ruhu bizde de var. Bugüne kadar alıĢılmadık biçimde ilk kez kadınlar da. Tarih yok (Benim aldığımda üzerine attığım tarih 18. nasıl kurunuvusta'da (=Ortaçağ'da) haftada üç gün Allah mütarekesi yapılırsa. Bizim bundan da kavi silahlarımız var. sabahı olmayan gece yoktur. Bir top bebeklerimizi öldürebilir. yarın Konya. s. Delikanlılar kollarına siyah protesto kurdelaları bağlamıĢ. Halide Edip'in miting konuĢmalarını daha önceden hazırlayıp.. genç kızlar ise üzerinde "Ġzmir kalbimizdir" yazılı siyah rozetler takmıĢlardı. 34) Bu nedenle. Gece. Bugün Ġzmir. öyle Allah mütarekesi akdedilmelidir. pırıl pırıl) bir sabah yaratacağız. Bugün Türkler arasında milli dâvaları haltedinceye kadar. Adım adım. öbür gün Ġstanbul. 'Gece en karanlık ve ebedî göründüğü zaman. 11. karanlık bir gece. bomba.1998-HC). Fakat insanın hayatında..29. top. Burada gazetenin yazdığının daha doğru olduğunu kabul ediyorum. Buna karĢı ne silahımız var? KurĢun. kendi anılarında unutkanlık olması çok olası. Türk ve Müslüman bugün en karanlık gününü yaĢıyor.144[151] Bugün memleketimiz taksim (=bölünme) tehlikesi karĢısında.e. Biz 151 Mitingden bir gün sonra Ġstiklâl Harbi Gazetesi'nde aynen yer alan bu sözler için." Henüz Mustafa Kemal'e ümit bağlamamıĢ olan Halide Edip.-HC. padiĢahtan "babalık yapmasını" istiyor: "Biz padiĢahımızdan bize babalık etmesini rica ederiz. Atlas Kitabevi. adeden kendi durumumuzdaki milletleri baĢımıza efendi yapmak istiyorlar. gün ıĢığı en yakındır' oldu diye yazdı. Ġstanbul. Kürsüye önce Halide Edip geldi: "Müslümanlar! Türkler!.04. Yarın. sonra Müslüman dünyasının baĢı olan Türk susturulmuĢ olacaktır. bu korkunç geceyi yırtıp müĢa'Ģa (=parıltılı. yazmadan yaptığını yine kendisinden öğreniyoruz. daha sonraki anılarında Halide Edip.

bir semeresini göremeyiz. kendi yurdumuzda.. Fakat yarın var. "Dün Darülfünunda. VatandaĢlar! \ Ġzmir Yunan'a ilhak edilemez ve hiçbir zaman ilhak edilmeyecektir. Siz düĢtüğünüz zaman. Kadınlar silahsız ve zayıf.'' . özellikle kadınları direniĢe teĢvik ediyordu: "Hanımlar. kötek ve satır olacaktır.. Geldikleri yere gidebilirler. padiĢahın etrafında toplanmıĢtır!.'' Hüseyin Ragıp Bey heyecanla konuĢma sırasını beklerken. milleti en çok temsil edecek bir kabine isteriz. bize efendi olarak yaĢamasına tahammül edemeyiz. Müslüman âleminin kalbidir.. kürsüye fırladı. Bugün Türk ve Müslüman. Meydandaki 80 bini aĢkın kiĢi de yerinde duramıyordu o konuĢurken: ". VatandaĢlar! Bizimle beraber yaĢamak istemeyenler için kapılarımız açıktır. Kendisine çeki düzen vermeden. bugün de burada hakkını isteyen bu millet ortadan kaldırılamaz" derken. Hüseyin Ragıp Bey. PadiĢahımıza halkın hissiyatını tebliğ eder ve deriz ki: ĠĢte kara bir gün yaĢıyoruz. kadınlar Ġzmir matemini beĢiklere ninni diye çağıracaklardır. artık heyecanını yenemiyordu. Dağdan gelip bağdakini kovmak isteyenlerin hakkı. efendiler! Bunun 5 bini kadar bir miting de yapmıĢ olsak.. Bu uğurda gençler kan dökecekler. Bundan dönen Türk kadını değildir.erkeklerimizle beraber milletin kalbinden gelen en kuvvetli. çocuklarımız var. Bugün herkes susmuĢtur. fakat kalbi gayet metindir. ondan önce kürsüye gelen Hukuk Fakültesi hocası Salâhattin Bey. binlerce kiĢi "Kalkmayacak" diye tezahürat yapıyordu. YaĢasın milletimiz!.. hiçbir milletin bize hâkim. VatandaĢlar! Ġzmir Yunan'a ilhak edilemez!." KurtuluĢ için padiĢahın etrafında toplanmayı düĢünebilen Halide Edip. bir çok Ģeyler düĢecektir. Fakat biz. tarihe geçen konuĢmasında. en cesur. Bütün Alem-i Ġslâm hep kardeĢimizdir. en akıllı. Buradaki Türk.

mitingin son konuĢmasını yaparken. Bu enkaz altında yalnız bu milletin erkekleri değil. kadınları da ezilecektir. Mustafa Kemal anlatıyor: "1919 yılı Mayıs'ının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. bu müthiĢ felâket altında daha çok müteessir olacaktır. 1. Ģartlan ağır bir ateĢkes anlaĢması imzalanmıĢ.U l u s u y a n ı y o r d u ! Kadınların millî duygusunu dile getiren Meliha Hanım.. O yüzden Ģimdilik tek adres gibi gözüken padiĢaha çağrıda bulunuyordu. bütün insaniyeti titretmelidir. ama bunu kimin gerçekleĢtireceğini henüz bilmiyordu. Hem onların nazik ve hassas vücutları.Dünya SavaĢı'nda yenilmiĢ. Büyük SavaĢ'ın uzun .(=gümbürtü) ile devrilmeli." G ENEL DURUMU VE G ÖRÜNÜ- Mustafa Kemal Samsun'a çıktığında "ülkenin genel durumu ve görünüĢü" Ģöyleydi. Ülkenin genel durumu ve görünüĢü Ģöyledir: Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup. bütün bu felâketlerden sonra. çalıĢmalarına Samsun'da baĢlamıĢtı!. o metin ve rasin (=sağlam. Ulus iĢgale karĢı uyanmıĢ ama henüz padiĢahın yaptıklarına karĢı uyanmamıĢtı. ülke üzerine çöken karanlık bulutun dağılmasını istiyor. ulusun uyanıĢı ve devletin büyüklüğünü çarpıcı sözlerle ifade etti: "Bu koca devlet yıkılırken öyle bir tarraka . sevgili Ġzmir'imizin uğrunda mukaddes ve kıymettar vatanımıza feda olarak ölmek ulvî bir Ģeydir. dayanıklı) binanın çatırtısı cihanı sarsmalı. Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiĢ." Miting sonunda padiĢaha sunulmak üzere bir çağrı metni kabul edildi. öyle bir çatırtı ile devrilmelidir ki.. 1919'DA "ÜLKENĠ N ġÜ! . Bu karanlık bulutu dağıtacak kiĢi ise. Hiç Ģüphesiz ki. Halk.

Ayıntap(Gaziantep) Ġngilizler tarafından iĢgal edilmiĢ. Ģahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği a l ç a k ç a t e d b i r l e r a r a Ģ t ı r m a k t a. (. 2000.)"145[152] 2000'LĠ YILLANN BA ġLARINDA "GENEL DURUM": "KURTULU ġ VE KURULU ġTAN SONRAKĠ EN 152 Nutuk(Kemal Atatürk) (1919-1927). Bugünkü Dille Yayına Hazırlayan: Prof. Dr. konuĢmamıza baĢlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce. itilâf Devletleri. 8. Merzifon ve Samsun'da Ġngiliz askerleri bulunuyor. Nihayet. Bundan baĢka.. Zeynep Korkmaz.. Urfa. (. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. d e v l e t i b i r a n ö n c e ç ö k e r t m e y e ç a l ı Ģ ı y o r l a r.) Saltanat ve hilâfet makamında oturan V a h d e t t i n s o y s u z l a Ģ m ı Ģ.. Ankara. ateĢkes anlaĢmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar. memleketin her tarafında H ı r i s t i y a n a z ı n l ı k l a r gizli veya açıktan açığa kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleĢtirmeye. h a y s i y e t s i z v e k o r k a k.. Ġstanbul Rum Patrikhanesi'nde kurulan Mavri Mira Hey'eti illerde çeteler kurmak ve idare etmek.yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Yalnız padiĢahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma raz ı. . Birer bahane ile itilâf donanmaları ve askerleri Ġstanbul'da.. H e r tarafta yabancı su bay ve memurlar ile özel ajanlar faal i y e t t e.1. 15 Mayıs 1919'da. Adana ili Fransızlar. Damat Ferit PaĢa baĢkanlığındaki h ü k ü m e t â c i z. Antalya ve Konya'da Ġtalyan askeri birlikleri. itilâf Devletleri'nin uygun bulması ile Yunan ordusu da Ġzmir'e çıkartılıyor. Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmıĢ ve alınmakta.. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. gösteri toplantıları ve propagandalar yaptırmakla meĢgul. Sonradan elde edilen güvenilir bilgi ve belgelerle iyice anlaĢılmıĢtır ki. MaraĢ. Atatürk Kültür.

televizyon. "ekümenik" (evrensel) olduğunda ısrar eden hener Rum Patriği Bartholemeos'un elini öp üyor146[153]. s. Vatan Gazetesi. Özkök. savaĢ nedeni olarak açıklanan kırmızı çizgilerimiz birer birer yok oluyor. Ģair ve yazarlar Türklüğe. s.1. Türkiye'yi ziyaret «den ABD BaĢkanı George W. Genelkurmay BaĢkanının resmi davetlisi olarak Türkiye'ye gelen Yunanistan Genelkurmay BaĢkanı. dev iletiĢim Ģirketlerimiz (kablolu ve kablosuz telefon Ģirketlerimiz.'004. ulusal marĢ ımıza ve dinimize sövüyor. 30 Haziran .1. DB Tercüman (Daha sonra bu ga- . tüm cep telefonu Ģirketleri) yabancıların eline geçiyor. sözde Türk(!) kimi edebiyatçı. bize ait hiçbir Ģey kalmıyor!. Türk yurdu 153 Bu askeri olaylar yaĢandığı tarihlerde Türk Ordusu'nun baĢında Orgeneral Hilmi Özkök vardı. Türkiye'de (Adana'da) incirlik Üssü'nde Türk BinbaĢı. s.. "Bize ait olduğunu söylediğimiz bu memlekette". Yeniçağ Gazetesi. Bush'un korumaları. kendisiyle tokalaĢmak isteyen bakanlarım ıza kendi yurdunda "terörist" muamelesi yapıyor ve bileklerinden tutarak avuçlarının içini kontrol ndiyor147[154]. radyo ve gazeteleri yabancı parası satın alıyor. 30 Haziran 2004. üzerine çirkin yazılar yazıyor. "müttefikimiz"(!) ABD Kuzey Irak'ta (Süleymaniye'de) "Türk askerinin baĢına çuval" geçiriyor. "Bakan'ın itile Avucuna Baktılar". "Bakan'ın Avucunu Bile Kontrol Ettiler". Milliyet Gazetesi. 30 Ağustos 2006'da süresi dolduğu için emekli oldu. resmi ziyaretle Yunanistan'a giden askerlerimizin odasına giren Yunanlılar Türk bayrağını yırtıyor.ZOR DÖNEM! . Sevr hortlatılıyor.. 30 Haziran 2004. ABD ve AB destekli Kürt isyanları çıkarılıyor.-HC 154 Bakınız günlük gazeteler: "Çuvaldan Beter"." 2000'li yılların baĢlarında "mütareke dönemi"ne geri dönüldü. her türlü ulaĢım ve haberleĢme sistemimiz yabancıların denetimi altına giriyor. Türk Telekom. bizi almayacaklarını kesinlikle ve defalarca açıklayan AB'ye hayâli üyelik uğruna ulusal egemenliğ imizi parça parça elden çıkarıyoruz.. limanlar ımız bizim olmaktan çıkıyor. Falih Rıfkı Atay'ın sözüyle. Topraklarımız ve bankalarımız yabancılara satılıyor. Türk bayrağına. madenlerimiz satılıyor. manĢet. hayat damarlarımız Dicle ve Fırat nehirlerinin denetimi uluslararası yabancılar yönetimine bırakılmak üzere.1. "Skandal!". Org. yine Amerikan askerleri tarafından "kelepçeleniyor".

Bakınız: www.1. 150[157] Atatürk’ün Kocatezetenin adı değiĢti. "Bugün" oldu-HC). 157 Yeniçağ Gazetesi. Batı Trakya'd aki (Yunanistan'daki) soydaĢlarımız Türkler ile Irak'taki soydaĢlarımız Türkmenler'e sahip çıkamıyoruz.mit.html. 155 Milli Ġstihbarat TeĢkilatı MüsteĢarı Emre Taner'in 80. 30 Haziran 2004. AB'nin uzun zaman d ır "Kemalizm'den vazge çin. Mustafa Kemal dün "Milleti kurtaracak. 14 Kasım 2005.149[156] Dönemin Genel Kurmay BaĢkanı Orgeneral Hilmi Özkök “DeğiĢtirmeseydik gerici olurduk” dedi. bugün "Egemenlik kayıtlı. Kemalizm AB önü nde engeldir" daya tması idi. bugün "Türkiyeliyiz" diye bağırmak "çağdaĢlık"(!) diye yutturuluyor. bugün MĠT MüsteĢarı Emre Taner bile "Ulus devlet tehdit altında" demek zorunda kaldı. s. i h a n e t l e r i g ö r Mustafa Kemal dün "Bağımsızlık benim karakterimdir" diyordu. s. 8 Kasım 2005.tr/basin32.1. Mustafa Kemal dün "Egemenlik kayıtsız Ģartsız milletindir" diyordu. 156 Yeniçağ Gazetesi.KKTC'yi kendi elimizle Rumlar'a teslim ediyoruz.gov. 5 Ocak 2007. K a n u y k u l a r ı n d a ü y o r u z!. Manda kabul edilemez" diyordu. . ve. ve Hürriyet Gazetesi.148[155] M ustafa Kemal 'in her s öz ünün çiğne nmesini n ardındaki neden. Bu süreçte KKK (Kara Kuvvetleri Komutanlığı) Birlik Armasından (yaygın deyimle brövesinden) Atatürk'ün resmi çı- karıldı. bugün "Ku rtuluĢ için ABD ve AB mandası kabul edildi".. Ģartlı Brüksel'e devredildi". s.11. Mustafa Kemal dün "Ne mutlu Türk'üm diyene" diyordu. s. 6 Ocak 2007. yıl nedeniyle yaptığı açıklama. yine milletin kendi iradesi ve azmidir. Mustafa Kemal dün "Ulus devleti" kurmuĢtu.1. sürmanĢet. manĢet. Bugün "Ülkenin bağımsızlığı AB'ye teslim edildi".

Yaptığımız ankete 20 bine yakın katılım oldu. Hulki. Yeniçağ Gazetesi. Ayrıca bakınız: Cevizoğlu.151[158] CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezer. 30 Ağustos 2006. 31 Ekim 2006.. "Ulusal kimliğimizi parçalamak. s. "Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu güne kadar hiçbir zaman. Yüzde 96. "Bölünmeye Hazır Türkiye Ġstiyorlar". 2000'li yılların baĢlarında yaĢanan bu süreci Çankaya KöĢkü'nde Ģu sözlerle özetledi!: "Cumh uriyet'in kurtulu Ģ ve kuruluĢ döneminden sonraki en zor dönem!. "Kendi ulusumuzu tabii ki seveceğiz ve daha açıkçası sevmeyenlerden de nefret edeceğiz.8.-HC..-HC. 161 Kara Harp Okulu 2005-2006 Akademik Yılı AçılıĢ KonuĢması. Çankaya KöĢkü'ndeki 29 Ekim (2006) Cumhuriyet Bayramı kabulünde (resepsiyonunda) benim soruma verdiği yanıt. aynı dönemi. Ankara. 159 10.(.8.10. O da bu sözleri.2006'da Takvim Gazetesi'nde yayınladı. (Bu açıklama sırasında yanımda Takvim Gazetesi Ankara Temsilcisi ve yazarı Mehmet Çetingüleç vardı." 1 5 2 [ 159] "CUMHURĠ YET KARġILAġMADI" HĠ Ç BU KADAR T EHDĠTLE Türk Ordusu'nun 25. 25 Ağustos 2006. . birkaç ay sonra "Atatürk'lü sembol" yeniden kabul edildi ve KKK subaylarının yakalarında ve komutanlıklarda yerini aldı. 'bölünmeye hazır bir Türkiye' görmek isteyenler var" 154[161] diyen Orgeneral Büyükanıt. s. 160 Genelkurmay BaĢkanlığı Devir Teslim Töreni. "Anıtı Türkiye'ye de Dikecekler". terörle mücadelemizi saldırgan askeri operasyonlar' ola158 Toplumun yoğun tepkileri üzerine.) Avrupa Parlamentosu'nda.pe’deki görüntüsü çıkarılmıĢ sembol (arma) Orgeneral Özkök tarafından KKK iken tasarlanmıĢ ve KKK'lığı konutunun önüne asılmıĢtı. 30. Yeniçağ Gazetesi.17 oranında "Atatürk'lü arma" istendi.. bu kadar tehditle aynı anda karĢı karĢıya gelmemiĢtir" sözleriyle ifade etti. Hulki. Toplumu "ilk" uyarma görevini Ceviz Kabuğu programımızda yaptık ve 11 Kasım 2005 tarihinde canlı yayında halkın görüĢlerini aldık. )-HC.CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezerin. Bakınız: Cevizoğlu. 153[160] Bir yıl önce. Genelkurmay BaĢkanı olan Orgeneral YaĢar Büyükanıt da.

hükümet bu nlara dur demiyor .. yalan haberler yapıyorlar. (Burada. üzüntü ve ibretle karĢılanmaktadır.. yaĢanan "teslimiyet sürecini" ayrıntılı biçimde tarihe not etti.(. görev yapamaz dur uma getirmek için iç ve dıĢ kaynaklı (ABD ve A B oluyor) operasyo nlar düzenlemekte. Anlamı: Askeri.anayasanın ilk üç maddesindeki cumhuriyetin . bu düĢünceleri ifade edenlerin yüzüne bir Ģamar gibi çarpacaktır" diye devam etmiĢti.) Ġrtica tehdidi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu anda baĢlamıĢtır ve bugün de devam etmektedir.. ön yargılı. Türkiye'de hiçbir yönetici de bunlara dur demiyor. askerin anayasal 4 temel görevini sayıyor.rak niteleyen düĢünce ve ifade Ģeklini esefle kınıyorum.) Bu tür ifadeleri. Türkiye Cumhuriyeti'ni uyandırması gereken çan sesleri olarak izlemekteyim. Genelkurmay BaĢkanlığı devir töreninde yaptığı konuĢma da. bu konuda hep 1830-1918 dönemi Osmanlı tarihini iyi incelemelerini öneriyorum.. Org. Ben. Büyükanıt: Bu döneme bölücü terör ve irticai faaliyetler damgasını vurmuĢ durumdadır. dıĢ tehditlere karĢı koymak ve ülke çıkarlarını korumak.. Hiç bu kadar kötü duruma düĢmemiĢtik.. silah arkadaĢlarıma.) T ürkiye Cumhuriyeti kur ulduğu gü nden bu güne kadar hiçbir z aman. savaĢa hazır olmak. Haftalık köĢe yazımda değindiğim bu bilgileri buraya da alıyorum: Org. ülke sevgisi. Org.. bu kadar tehditle aynı anda karĢı karĢıya gelmemiĢtir . (.) Türkiye'nin ve ulusumuzun güçlü ve dinamik yapısı. askeri ve sivil önlem alınmamıĢtır.) Ancak. Büyükanıt: Son yıllarda Türkiye'de "askerin rolü" konusu çok tartıĢılır olmuĢtur... Hilmi Özkök dönemi oluyor) tüm tehditler Türkiye'ye yağmıĢ. içerde bunların maĢaları Türk ask erine hakaret etmek iç in yabancı devletler tarafından destekleniyor. (. Anlamı: Son dönemde (AKP iktidarı ve Org. (..(. bazıları yabancı devletlerce finanse edilen ve sipariĢ üzerine yapılan. doğru bilgileri içermeyen ve kamuoyunu yanlıĢ yönlendirmekten baĢka bir amacı ve iĢlevi olmayan ve bilimsellikten uzak bu değerlendirmeler. üniter yapıyı korumak. Büyükanıt: TSK'nin iç siyasetle ilgisi yoktur ve olmamalıdır.

Siyasi çekiĢmeler ve askeri hatalar Türkiye'ye sömürgeleĢmenin eĢiğine getirdi. ister Anayasa'nın deği Ģtirilemez dediği Cu mhuriyet’in te mel ilkelerine yönelik tehdit ols un. Türk Silahlı Kuvvetleri ve laik T. ahlak ve yasa dıĢı saldırılar konusu (. Dünya SavaĢı'nın s o nunda) . Anlamı: Türk Ordu su. Türkiye'yi iĢgal ettiler. Org.temel ilkelerini korumak) Anlamı: 1830lu yıllardaki Tanzimat ve Islahat Fermanları ile Avrupalılar Osmanlı gibi bir devi ç ökertti. Anlamı: Bana "Sabetayist.. Bunlar maskeli yayın yaptılar. Çü nkü. i ste r terör. Org.) Bu. kamuoyunun da tahmin ettiği ve dile getirdiği Ģer güçlerdir. Bunları hep medeniyet projesi d iye maskeled iler. Bu konularda kimse (iktidar partisi oluyor) bize "ordu siyaset yapıyor" deme sin. yasalarla verilmiĢ görevleri yapma veya yapmama gibi bir seçeneği ve lüksü yoktur. Ben bunları yapanları tespit ettim. Ġster irtica olsun. Cezalarını biz vermeyeceğiz (Son cümleyi resepsiyonda da söyledi).C. 1918'e gelindiğinde de (1. isterse de yurt dıĢın dan maskeli tehdit olsun biz buna karĢı çıkarız. internet ve cep telefonları ile bakanların gizli telefonlarına bile mesajlar yolladılar. Büyükanıt: ġahsıma yönelik iki yıldır süren akıl. yasa bunu emred iyor. PeĢlerindeyiz. Her türlü ağır ve insafsız hakareti yaptılar. düĢmanı Ģer odaklarını yalnız ben değil Türk milleti de bilmektedir ve inanıyorum ki. Askerin. yakın gelecekte maskeleri düĢecek olan bu Ģer odakları yüce Türk adaleti önünde gereken hesapları vereceklerdir. ġu anda adlarını açıklamıyoruz ama hepsini biliyor ve takip ediyoruz. Ġstihbaratımız iyi çalıĢtı. TSK'nin yönet imindeki komutanlarından hiçbiri "Biz bunu yaparız.. kendilerini Atatürkçü ve milli- . Ģunu yapmayız" diyemez. bizim anlayıĢımıza göre iç siyasetle ilgili değildir ve bu görevler bize yasalarla verilmiĢtir. Yahudi" dediler. Bunlar. Büyükanıt: Belirttiğim 4 hususun hiçbiri. bir tehdi t görd üğ ü zaman bu tehdide karĢı koyacaktır. bunları tespit etti. Yakında adalet önüne çıkaracağız.

Türk Ordusu'nu içerden yıkmak için "silah arkadaĢlığı kavramını yok edin" emri verdiğini vurgulamıĢtım. TSK'nin Komutanlığını teslim almak üzere olduğum Ģu anda açık ve kesin olarak ifade etmek isterim ki. çıkaramazsa ya da çıkarmazsa göreve geldiğinde Büyükanıt'ın ilk iĢinin bunları ortaya çıkarmak olduğunu yazmıĢtım. bilinmiyor.Cumhuriyeti'nin Sevr ile tekrar karĢılaĢacağını ifade etmektedirler. ben milli gücümüzün tüm unsurlarını alt ederek Türkiye'yi yeniden Sevr'e mahkum edebilecek bir gücün mevcut olduğunu veya olabileceğini düĢünmüyorum. Türk müydü. (Son yazılarımdan birinde. bu Ģer odaklarını hükümetin organlarının ve UlaĢtırma Bakanı'nın ortaya çıkarması gerektiğini. geleneksel disiplin anlayıĢımız. silah arkadaĢlığı kavramımız ve Yüce Türk milletinin bize karĢı beslediği engin güven duygusu oluĢturacaktır.-HC . bazı kiĢiler teoriler üretmektedirler. Gericileri n "çağdıĢı kaldı" dediği Atatürkçü düĢünce sistemi çağdaĢlık ve aydınlıktır. niçin ortaya çıkarılamadı. dıĢ kaynaklı tahribat çetelerinin. Bu arada milletimizin güvenine layık olmaya çalıĢırken. bazı mihraklar bu tür cabalar ve diğer bazıları da bu tür beklentiler içinde olsa bile. yakında kamuoyuna açıklayacağız. Anlamı: Nereden gelirse gelsin Sevr'e geçit ve r162 Kitabın son düzeltmelerini yaptığım Ocak 2007'ye kadar bunlar ortaya çıkarılamadı. Aslında düĢürdük. (Bir yazımda. neydi. Anlamı: Unu tturul maya çalıĢılan ve AB t arafından "resimlerini indirin" denen Atatürk bizim için vazg eçilmezdir.-HC) Org. Hep ifade ediyorum. kendimizi güçsüz görmeyelim. tarikatçı mıydı. Büyükanıt: ÇalıĢmalarımızın güç kaynağını. T. Orgeneral Büyükanıt yargı ve toptum önünde hesap soramadı Bunlar çok mu güçlüydü. Atatürkçü DüĢünce Sisteminin çağdaĢ aydınlığı. Büyükanıt: iyi niyetle de olsa.yetçi olarak gösterdiler ama yakında onların bu maskelerini düĢüreceğiz. Milli-ulusal birliği bozmak için dıĢ destekli bu Ģer yayınlar ve arkalarındaki baronlar ortaya çıkacak. Emelleri ve hayalleri olanlar olabilir Ancak biz onların bu hayallerini söndürme güç ve kararlığına sahibiz. yabancı istihbarat kuruluĢlarından destek mi alıyordu. Türk milleti ve devleti güçlüdür. dıĢardan mı yayın yapıyordu. "silah arkadaĢlığı" kavramını da canlı tutacağız.-HC'155[162]) Org.

Türk Ordusu 'nun i Ģgalci olarak adland ırılacağını söylemiĢ. izin vermeyeceğini söylüyor) Org. (Ġlk kez emekli değil. ama hayal görüyorlar. Genelkurmay ve hükümet yetkilileri tarafından açıklanarak devlet politikası haline gelmiĢtir. önce kalıcı barıĢ sağlanmalıdır..157[164] Onuncu 163 Cevizoğlu. 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelen AKP'ye daha sonra Genel BaĢkan olan Recep Tayyip Erdoğan.Ali Talat da bunlara destek vermlĢti. Ordu'nun komutası artık bende. Annan referandumu sırasında Türk ordusu aleyhine Kıbrıs'ta A B fo nları destekli propagandalar yapılmıĢ. (. Recep Tayyip Erdoğan Genel BaĢkan değildi.-HC)156[163] CUMHURĠ YET DÖNEMĠ NDE NE MĠ YAPIL MIġTIR?.. Böyle bir güç yoktur. 164 AKP seçimi kazandığında. "Bölünmeye Hazır Türkiye Ġstiyorlar'. Bazı yerleri ele geçirseler de. Anlamı: Avrupa Birliği "Kıbrıs'tan Türk askeri çekilsin" dese de. Ama buna rağmen. kimi yetkililer Mustafa Kemal Atatürk'ü ve yaptıklarını alaya almak ve küçültmek için.. "Cumhuriyet döneminde ne yapıldı ki?" biçiminde sorular sormaya baĢladılar. Bunu yakında anlayacaklar." AKP Hükümeti döneminde. Ģimdiki Cu mhurbaĢkanı M .. YANIT: "HAY KÖR OL ASIL AR! . s. (AKP 'nin ilk DıĢi Ģleri Bakanı YaĢar YakıĢ da. görevdeki bir komutan hem de en üst komutan Sevr'i telaffuz ediyor ve böyle bir tehlike olduğunu. Hulki.) TSK birliklerinin adil ve kalıcı bir barıĢ sağlanmadan Ada'dan çekilmeyeceği. milli gücün tü m unsurlarını alt edemezler. seçimdeki oy pusulalarında adı "genel baĢkan" ola- . Biz de bu politikanın asker olarak takipçisi olacağız.meyeceğiz. Yeniçağ Gazetesi. 30 Ağustos 2006. Bu konuda hükümet söz vermiĢtir ama biz asker olarak bu sözü sıkı biçimde takip edeceğiz. Büyükanıt: Kıbrıs'ta önemli bir askeri güç bulundurmaktayız.8. Türkiye'yi kesinlikle Sevr'e mahkum et tir meyeceğim. Bunu isteyenler var.

Erdoğan o tarihte siyasi yasaklı idi. 21 Mart 2004. 165 AKP Konya mitingi. kötü adına ne varsa asırlardan kalmadır ve sizin gayretlerinizi beklemektedir.5. biz örüyoruz. öreceğiz inĢallah" dedi.Yıl MarĢı'ndaki "Demir ağlarla ördük. Sonradan hem milletvekili. "Bir Gece Karanlığında Ġdi” baĢlıklı makalesinde Ģöyle yanıt veriyordu o günkülere ve bugünkülere: "Ey benim sevgili vatandaĢlarım. neyi?"159[166] Bu sözlere yanıt yıllar öncesinden. Bu iĢler lafla olmuyor."160[167] UYURG EZER NOTA! HÜKÜMET E ĠNGĠLĠZ LERDEN MUSTAFA KEMAL'ĠN SAMSUN'A ULAġMASI Ġngilizler'! ciddi bir endiĢeye sevk etti. 166 ÇölaĢan. Türkiye Kemalistler TeĢkilâtı'nın Fikir ve Yayın Organı. Yıl:1.. MarĢı oku.Ne yapılmıĢtır 27 yılda? diyorlar.-HC. gittikleri yerleri gösterseniz onlar bile demez bunu! Atatürk'e. s. Kemalizm (Atatürk Ülküsünün BayraklaĢan Adıdır) Dergisi. iki yıl önce de (genel seçimden bir gün önce).. ta 1962'den geliyor! Falih Rıfkı Atay. bundan böyle de ne yapılacaksa o imanla yapılabilir!. 24 Mart 2004. hem genel baĢkan ve hem de baĢbakan oldu!. s. Kendilerine Çanakkale'yi dar eden ve "Çanakkale geçilmez?' sözünü tarihe yazdıran bu Türk generak yazıldı!. Ekim 1962. Sayı:3.158[165] Erdoğan. Seçime giremediği için milletvekili de olamamıĢtı. ondan da fazla Atatürkçülüğe inanın. .. Hürriyet Gazetesi. anayurdu dört baĢtan" dizelerini eleĢtirmek için. bugünkü Türkiye'de iyi adına ne varsa Atatürk devrinde yapılmıĢtır. Ne ördünüz laftan baĢka? Ama bak. "Bir Gece Karanlığında Ġdi”. Emin. "Demir ağlarla ördük dediler. Bu memlekette bugün bile: . aynı eleĢtiriyi yapmıĢtı: "Onuncu Yıl MarĢı okumakla Türkiye raylarla donanmıyor.5. "Tayyip Bey'in Demir Ağlar Takıntısı". demir ağlarla ör! Neyi ördün yahu. Hay kör olasılar! O tarihte memleketten kovulan Yunanlılar ’ ı getirseniz de. 167 Atay. Sıfırdan bugüne kadar ne yapılmıĢsa o imanla yapılmıĢtır. Falih Rıfkı.

Bir haber. Ġstanbul elektrikle a ydınlatılacak Ġstanbul'un elektrikle aydınlatılması için Belediye ile Elektrik ġirketi arasındaki müzakerelerin devam etmekte olduğu açıklanmıĢtır. Savunma Bakanlığı'na bir nota verdi: "Dokuzuncu Ordu'nun bir teĢkilât olarak dağıtılmıĢ olduğu anlaĢılmıĢ iken. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Montgomery." Mustafa Kemal ise.ralinin Anadolu'ya gitmesinden kuĢkulanan Karadeniz itilaf Orduları BaĢkomutanı General Milne. Bu arada.. Ġngilizler’in mütareke koĢullarına aykırı olarak "ulusal haklarımızı çiğnediğini" belirtti ve "Ġngilizler.. Mahalli Hükümetin haberi olmaksızın Samsun'a 100 kadar asker ve savaĢ malzemesi çıkardı" dedi. 22 . ancak "ġimdilik birleĢme uygun değil Müstakil bir Pontus Rum Cumhuriyeti kurmamız daha doğrudur" yanıtını alıyordu. Ġstanbul Hükümeti'ne gönderdiği ilk Ģifreli telgrafında. Henüz bu hususta kat'î bir karara varılmamıĢtır. ĠġGALCĠLERĠ arkasına alan yerli Rumlar. buraya bir genel müfettiĢ ve bir kurmay baĢkanı ile büyük bir kurmay heyetinin niçin Sivas'a gönderildiği anlaĢılamamıĢtır. White) Karadeniz'deki Rumlar"ı "Yunanistan'la birleĢin" diye kıĢkırtıyor. Trabzon'daki Pontus faaliyetlerini Merkez Ortodoks Rum Kilisesi'nde büyük bir hızla sürdürüyordu. Ġzmir iĢgalini protesto eden Türkler telgraflar ve mitinglerle halkı uyandırmaya devam ediyordu. Atina'da yapılan toplantılarda Amerikan heyeti (Westermann.

tüfek yok. silâh yok. bütün güzellikleriyle nazarları celp eden çok sevgili Ġstanbul'umuzu da isteyecekler! O zaman bu hayatımıza zehirli tırnaklarını takıp. erkeğimizle hepimiz öleceğiz. ĠĢte hayatı. kadınımızla. 22 Mayıs 1919. bir Ģeyler yok." 80 BĠNDEN 200 BĠ NE. daha büyük mitinglerin de habercisi idi. Söz. binlerce erkeğe "sessiz mi kalacağız” diye soruyordu: "Vatan için dökülen kanlara hürmet edilmiyor.. yaĢamakta bulunan bir millet hiçbir zaman ölmeyecektir. Üsküdar'da 30 bine yakın insanın toplanması. Türk'ün kanı kaynıyor. bin oluyor. onbin. hatta evet.Mayıs 1919) Ġstanbul Hükümeti'nin "uyurgezer" olması halkı durdurmuyordu. Hakkımız gasp edilecek olursa çocuğumuzla.... ulusal dayanıĢmayı pekiĢtiriyordu." Üsküdar meydanındaki miting kürsüsüne gençler de çıkıp konuĢuyordu. Bir.. bugün bir hayat koparır gibi birer birer Konya'mızı. Fakat bunların hepsinden kıymetli bir kalbimiz var. binler. her fırsatta bizi biraz daha ölüme yaklaĢtıran bu kahir kuvvetler karĢısında yine böyle sükûn ve tevekkül ile mi yaĢayacağız? Ben buna hayır diyorum!. PerĢembe. Kalbi her zaman vuruyor. Biz yaĢamak için daima hazırız ve yaĢamak için ölmeye yemin ettik!. Kadınlarımız mitinglerde hep öne çıkıyordu. .. Üsküdar Lisesi öğrencilerinden Mazhar'a geldi: "Elimizde top yok. Osmanlı baĢkentinde birçok semtte binlerce kiĢi mitinglere koĢarak. Bursa'mızı." Sabahat Hanım'ın bu yürekli çıkıĢının ardından söz alan Doktor Ferruh Niyazi Bey de aynı heyecanı sürdürdü: "Tarihte hiçbir milletin idam edildiği vaki değildir. Kürsüye çıkan Sabahat Hanım. ölenler bile dirilirken. ruhu Türk olan Ġzmir'i.

Kadıköy'de de 20 bin kiĢi toplanıyor. yüksek sesle söylemekten çekindiği birkaç sözü ben açıkça söylemek isterim. akĢam olmuĢ. hangi hudut dahilinde? Bu tasrih edilmedikçe (=açıkça belirtilmedikçe) Türkiye'de sulh (=barıĢ) mümkün olmayacaktır. vaktiyle uyanmayan bu sesten." Münevver Saime Hanım.Binlere binler katılıyordu. açık söylüyorum kardeĢlerim! Aldatıcı kaynakların yaydıkları haberlere inanmayın. Kalkınca görür ki. Üsküdar'daki 30 bin kiĢinin yanı sıra. Fatih Camii önünde toplanan 80 bin Türk. Gazeteci Fahrettin Bey: "DüĢman sesi duymak istemezsek. Büyük Sultanahmet Mitingi öncesi Kadıköy'de. Ben bu kanaat168 Orhan Pamuk'un "çekinmeden söylediği ile Münevver Saime Hanım'ın "çekinmeden söylediği arasında ne kadar fark var!. Halide Edip mitingden mitinge koĢuyordu.-HC.. hep bir ağızdan: "Kahrolacaklar!" ġair Hüseyin Suat Bey: "Türkler birlesiniz." 20 bin kiĢi. nifak ve Ģifakı(=bozgunculuk ve bölücülüğü) bırakınız. Bizim tamamiyeti mülkiyetimizi muhafaza edecekler! Fakat. ġiddetli yağmur altında halka hitap eden konuĢmacılar. 161[168] Evet. siyah yas bayraklarıyla örtülü belediye balkonuna çıkarak halkı Ģöyle uyarıyordu. . Bahar yağmurlarının baĢladığı Mayıs ayında. kardeĢ sesidir uyan bu sesten. bugünlere de ders olacak biçimde: "Her Türk'ün söylemek istediği fakat niçin bilmem. yağmurlar altında mitingler sürüyor. Sultanahmet'te 200 bine ulaĢarak rekoru tamamlıyordu. Bizim artık Avrupa'ya emniyetimiz(=güvenimiz) yoktur.

onun ruhunda ne fırtınalar hazırlar.. hıçkırıklarımızı dinleyecek kalp yoktur. ölürken ona. Bu ses.) Bir millet yok edilemez. Tarihin sayfasına kendini yazdıranlar varolmak Ģerefine ulaĢmıĢ demektir. cüzdanında. kanlarımız söndürülse bile. Biz yalnız ağlıyoruz. babamdan kalan altın kakmalı kılıcı. askerlerin yetimleri değil mi? Böyle necip kavme gözyaĢı döktürmekte hikmet ne? (. ne korkusu yaĢar. hıçkırıklarımızı dinleyecek kalp yoktur!. Ġzmir'in iĢgalinde yerli Rumlar'ın duygularını anlatan Yunanlı yazar Rodas'un "Ba'sübadelmevfli (=yeniden diriliĢ'li) sözlerine yanıt veriyordu: "Yarab! Ben kardeĢlerime değil. Vatanın felâketi karĢısında bir genç kızın feryadını dinle! Bu ağlayan anneler. ĠĢte Lehistan. rafta sarılı duran bayrağı bir miras olarak vereceğim. 'Büyük tarihli bir Türk'sün' diye sesleneceğim. çok iĢ görmek (=yapmak) zamanı gelmiĢtir. Ģehitlerin annesi. âdeta. kitabında. önce sana sesleniyorum.. istiklâlime nasıl yürüyeceğimi söyleyeceğim. Mendilinde.. göğsümüzde milletten yapılmıĢ bir kap var ki. kendi özgürlüğü gasp edilmiĢ bir milletin kızı olarak. Milletimizin yok edilebileceğine inananlar aldanacak. Ģu hıçkıran yavrular. Ağlamakla kazanılacak hak.) Ben. fedakarların genç eĢi. onda bir düĢmanın ne ihtiras. Milletler için de ba'sü-badelmevt var. bu hayırlı ses. Yavuz'ları anlatacağım. Ninnisini söylerken. Ġsyan etmeyecek bir Türk kalbi de tanımıyorum. Oğlum bana. 'Ben neyim?' diye ilk sorduğu gün. Münevver Saime Hanım. (." Biz yalnız a ğlıyoruz.. Kundağına mimarların yaptığı bu abideleri iĢleyeceğim. ona semalardan haykıran bir melek gibi. Ona büyük Türk ırkının Ģarkılarını terennüm edeceğim..teyim. bugünleri yanık sesle ruhuna serpeceğim. Heyecanlarımız. Ağlamakla kazan ılacak hak. Ve kulağına gizli . Masallarda Fatih'leri. fesinde hep Ġzmir'ler görecek. az söylemek (=konuĢmak). Efendiler.. bu boynu bükük genç kadınlar.

Yenigün gazetesini çıkarmaya baĢlamıĢtı. ağaçların üstlerini. askerlerden. evlerin balkonlarını. kızıl isyan olarak taĢacak.)" Halide Edip de. Durumu yakından izleyen Mustafa Kemal. (Gazeteye göre meydandaki kalabalık 100 bin. subaylardan meydana gelmiĢti. yaĢlılardan.162[169] Ġstiklâl Harbi Gazetesi'ne göre ise meydan. s. Çünkü o gün oğlumun kalbine ektiklerim hürriyet çiçekleri olarak açacak. BAYRAĞIMIZA ĠHANET ETMEYECEĞĠZ. C. (.. 8. "AĞLAYAN MĠNARELER ALTINDA YEMĠN EDĠNĠZ.. Halide Edip'in aktardığına göre 200 bin kiĢi idi.. camilerin duvarları ile kubbelerin üstlerini. Yunus Nadi de. gençlerden. minarelerin Ģerefelerini ve damları doldurmuĢtu.1. Kum gibi kaynayan bu yaslı ve mutsuz Türk kalabalığı kadınlardan. erkeklerden.2..163[170] 169 170 Dinamo. bir Ġngiliz generali.. Ġzmir'in iĢgalini kutlamak için sokaklardan Ġzmir limanına akan yerli Rumlar'a ve tüm dünyaya cevap veriyordu. Bakınız: . Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Sultanahmet Meydanı'nı büyük bir iĢgal protesto alanına çevirmiĢti.(. a.216. Hasan Ġzzettin. galiplerin taktığı zincirler çözülmeye mahkumdur." Bu sözleri duyan 200 bin Türk." 20 bin kiĢi: "Ġnanmıyoruz.." AYNI GÜN. "mahĢere" dönmüĢtü. 50'nin üzerinde sivil kuruluĢ (cemiyetler). ĠĢte o günden itibaren. Merzifon'a gitmek üzere bir Amerikan gemisi ile Samsun'a ulaĢtı. Ġnanmıyoruz!. Kadıköy mitinginden bir gün sonra.e..bir vasiyet söyleyeceğim. Ġngilizlerin Anadolu'nun içlerine yayılmasına karĢı Ġstanbul Hükümetini uyardı.. 24 Mayıs 1919.g. öğrenciler ve siyasi parti üyelerinin de dahil olduğu 100 bin Türk'ü Sultanahmet Meydanı'ndaki tarihi yapıların arasında bir araya getirmiĢti. Ġstanbul Sultanahmet Meydanı'na akan ikiyüz bin Türk.) Bütün meydanları. hapisten çıkmıĢ. "aldatıcı kaynakların" yaydığı haberlerin moralleri bozmak ve teslimiyeti sağlamaya yönelik olduğunu vurguladı: "Yalan haberlere inanmayınız.

ecdadımızın bizi seyreden ruhlarına yemin ediyorum. Millet nâmına. siyah yas örtüleriyle örtülmüĢ kürsüye emin adımlarla geldi: "KardeĢlerim. Müslüman ölmez ve öldürülemez. bu minarelerden bugün Osmanlı tarihinin faciasını seyrediyor. Bu muazzam. Yemin.. Hakkın da bükülmez kolu. 200 bin Rum'a feda edilemez. Halide Edip. evlatlarım!. dönmez yüzü vardır. 2 milyon Türk. YaĢamak istiyoruz. Tevfik Fikret'in Ģiiriyle coĢturdu: "Zalimin topu var. Osmanlı toprağında böyle muazzam. tarihine hıyanet etmeyeceğim." Meydan coĢkuyla dalgalanmaya baĢlamıĢtı: "Ruhu göklerde olan 700 senelik Ģanlı tarihimiz. s. ey Amerika. "Ey Avrupa.Matemi anlatmak için siyah tüllerle kaplanan Türk bayraklarının donattığı meydandaki pankartlarda Ģunlar yazıyordu: Türk hürdür. tarihe geçecek çıkıĢlarından birini yapmak için. Bugün kolları kesilmiĢ olan Türk'ün kalbi. HÜKÜMETLER DÜġMANIMIZDIR.. Bugün de dünkü kadar kahraman ve talihsiz Türk milletinin anasıyım. Halide Edip'ten önce kürsüye çıkan Ģair Mehmet Emin. ediyorum ki Osmanlı sancağına. KardeĢlerim.e. esir olamaz. Dünyanın öbür ucuna at süren nâmağlup Müslüman tarihinin bedbaht bir kızıyım. iĢgal altında bile henüz tam birlik olamayan Türkler'e. Hak isteriz. eski cesaret ve Ģecaatini (=yiğitliğini) kaybetmemiĢtir. Daha sonra kitleyi." sözleri ile bugüne kadar yaĢayacak bir özlü sözü(vecizeyi) söyleyecek olan öğretmen Halide Edip.g. -HC) . böyle tarihi bir gün Adıvar. bu tarihi meydanda zafer alayları tertip eden ecdadımızın ruhu bizi seyrediyor.32." "MĠLLETLER DOSTUMUZ. "önce aramızdaki nifakı öldürelim" çağrısında bulundu. güllesi var. bunun mesuliyeti sizin olacaktır" diyerek. evlatlarım. kal'ası varsa. a.

1998.. Bu uğurda can vermekten çekinmeyece ğiz!. Mustafa.. savletini(=ileri atılma. s. Bayra ğımıza. öyle bir gün olur da bir daha toplanamazsak. Türk ve Ġslâm Ordusu.66 ve 358. saldırıĢ) kızgın yıldırımlardan.g. Harbiye Nâzın ġevket Turgut PaĢanın eĢliğinde saraya giderek Vahidettin'e halkın 171 Eski.) öyleyse aziz ordu. Türkiye'nin istiklâl ve hak hayatını alacağı güne kadar hiçbir korku. Benimle beraber yemin ediniz. ecdadımızın namusuna ihanet et meyece ğiz. Selim'den kalmıĢ bir arslan gibi git! (.." "700 senenin tarihini.. Vallahi. saplayacağın süngülerde milyonlarca aile tel'inlerinin kahredici kudreti bulunsun. Evlatlarım.belki bir daha idrak etmeyeceğiz.. ateĢlediğin barutlarda bütün o muazzez yerlerin yakıcı Ģiddeti. bu ifadeler Ģöyle olacaktı: "Türk ve Ġslâm Ordusu. Fâtih'in elinde yerinden oynamıĢ bir zelzele.."164[171] Miting sona erdikten sonra bir heyet. ġimdi de git.. Selim'in elinde de hiddetinden kükremiĢ bir arslan gibi giderdin. Sebatını(=kararlılığını) mağrur kayalardan. ecelden bir kasırga gibi..e. hiçbir meĢakkat önünden kaçmayacağız. . a ğlayan minareler alt ında yemin ediniz. atacağın güllelerde bin senenin ağırlığı." Ġngilizler'in havadan uçakla izledikleri Sultanahmet Meydanı'nı hınca hınç dolduran yüzbin Türk yemin ediyordu: "Vallahi. içimizde ölenler olursa." Aylar sonra "Kemal'in askerleri” ilerlemeye baĢladığı zaman. Türk ve Ġslâm Ordusu! Sen evvelâ Kılıç Arslan'ın elinde harekete geçmiĢ bir ecel. Türk'ün istiklâl bayrağıyla mezarı üzerine geliniz. intikamdan bir zelzele gibi. a. dehĢetini coĢmuĢ nehirlerden al.

php?name=News&file=article&sid=23. PadiĢah ise gelen heyete Ģu öğüdü verdi: Ağzımızı açalım bağıralım. . Cilt 6. mecalsiz olmasına ve tüm engellemelere karĢın yeniden çarıklarını ıslatıyor.) AK Partililer olarak her zaman dik duracağız ama hiçbir zaman dikleĢmeyeceğiz Aslında bu Türk Milleti'nin onurlu duruĢudur" dedi!. BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan. iki yıl önce de aynı sözleri kullanmıĢ. 174 TC BaĢbakanlık Basın Merkezi'nin haberi.hurriyet..g.) 173 Anadolu Ajansı'nın haberi. Olağan il Kongresi'nde "AB dayatmalarına" karĢı çıkarken Ģöyle konuĢtu: "Biz dik duracağız ama dikleĢmeyeceğiz.(."165[172] YIL 2006: "DĠK DURACAĞIZ AMA DĠKLEġMEYECEĞĠZ!". sesimizi yükseltelim.bbm. Bakınız: www. ama bu kadar dikkat çekmemiĢti. mitingleri yasakladılar. anlayıĢımız bu.tr/modules..com. s.tr/gundem/4600457.asp?gid=71. Fakat elimizi kaldırmayalım... Ancak. 167[174] TARĠHĠ SULTANAHMET MĠTĠNGĠNDEKĠ coĢkuyu sürdürmek için birçok semtte daha açık hava toplantıları yapılması kararlaĢtırıldı.gov.. Tayyip Erdoğan. "AK Parti gerilim politikaları üzerine siyaset yapmayı isteyen parti değildir. SAVAġLARDAN yorgun düĢmüĢ Türk milleti halsiz. ikiyüz bin Türk'ün tepkisini gören Ġngilizler.isteklerini bildirdi. Bakınız www.e. 4 Ocak 2004. AKP'nin Ġstanbul 2. Erdoğan AKP'ye katılımlar nedeniyle Ġstanbul'daki Cevahir Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen törende de." 166[173] 2006 yılında tartıĢma yaratan bu sözler ilk değildi.100. 172 25 Mayıs 1919 tarihli (8007 numaralı) Ġkdam Gazetesi'nden aktaran Celâl Bayar (Bakınız: a. yola çıkmak için kepekli undan yol ekmekleri hazırlıyordu. 17 Haziran 2006.

kardeĢlerinin yası ile hırslanan gençler. Türklükle övünmeyin" anlamında söylendi. 20. ama siz Türkler'in ataları da Bizanslıdır. yani aslında. Türkiye'de Rumlar'ın Türkler'den daha kalabalık olduğu. Avrupa'nın "bilimsel ırkçılığının politik silah olarak kullanılması karĢısında Türk bilim insanlarının sesi örtülüyordu.... Avrupa Birliği (AB) kapısında bekleyen Türkiye hakkında çok tartıĢılan bir açıklama yaptı: "Aslında hepimiz Bizans'ın çocuklarıyız!. "ġanlı bir biçimde Ölmeye her an hazırız" diyerek toplu yemin ettiler." "Ulusal yas" (Millî matem) sürerken. okullar kapatıldı. Tıpkı. Türkler aslında Rum oluyordu!. TARĠH: KASIM 2004 .Çocuklarının matemi ile saçları ağaran yaĢlı babalar.. Biraz daha derinleĢtirirsek. Fransa CumhurbaĢkanı Mitterrand. 3 bine yakın muallim ve muallime (bay ve bayan öğretmen)." YUNAN GAZETELERĠ. iĢgal edilen bölgelerin Rumlar'a ait olduğu ve geri alındığı savı idi. "Bizim Bizanslı olduğumuz biliniyor. "AB üyeliği için istediklerimize boĢuna itiraz etmeyin" demek oluyordu. Doğrusu Ģuydu: . "Türk evlâtlarını haksızlıklara kar Ģı Ġsyan hisleri Ġle yetiĢtirece ğiz!. psikolojik savaĢı sürdürürken ilginç bir propagandaya baĢvurdu: "Türkler'in damarlarında Rum kanı var!. yüzyılda da "tarihsiz bırakılmak" isteniyordu.. "Hepimiz kardeĢiz" anlamında değil." Bu söz.. devamı idi: iĢgal dönemindeki Yunan propagandasının "Türkler'in damarlarında Bizans kanı var!.." Yunan askeri propagandasına göre. kocaları önceki savaĢlarda Ģehit olduğu için dul kalan kadınlarımız ölüm ve namus arasında kararlarını vermek üzereydi: "Ya istiklâl ya ölüm!.." Türkler.. Bu propagandanın amacı. yüzyılda olduğu gibi 21.

Hulki. 23 Kasım 2004. s. Bakınız: Atatürk'ün Bütün Eserleri.)" Mustafa (1919)169[176] Kemal ĠġBĠRLĠKÇĠ YERLĠ -BASIN ise. aslında Bizanslılar Türk çocukları olabilirdi!.. Asla Hıristiyan olmamıĢ olan Konstantin'in Doğu Roma Ġmparatorluğu'nu kuruĢ tarihi 395'tir. bu hainliğini "iĢgal bayraktarlığına” kadar götürmüĢtü.348.400 yıl önce Türkler Ġstanbul'da yaĢıyordu."Bizans'tan 2. Toplam 5 Protokol'ün 4. Bizans'tan 2395 yıl önce mevcuttur.. "Özü sözü doğru.sü olan bu belge "gizli" olduğu için. Önder!.) adlı gazete. diğerlerinin aksine imzalanmamıĢtır. "Bu konudaki bir belge yaklaĢık ikinci bin tarihli. Cilt:4.g. ön atalarımız Ġstanbul'da. (TürkçeleĢtirme bana ait-HC) .e. Erenköy yazıtıdır. Yeniçağ Gazetesi. Yani. iĢgalin ana sorumlusu Ġngilte175 AraĢtırmacı Halûk Tarcan'a göre.1 176 Mustafa Kemal'in 20-22 Ekim 1919 tarihli "Amasya Mülakatı" ya da "Amasya Protokolleri" diye bilinen belgedeki sözleri. s... çanak yalayıcılığı yaparak Ġngiliz iĢgali istiyordu. a. (özellikle subayların ve memurların bu gibi derneklere üye olmaları kesinlikle yasaklanmalıdır."168[175] YABANCI PARASIYL A SATIN ALINMI ġ GAZETE VE DERNEKLER "Yabancı parasıyla satın alınmıĢ derneklerin etkinliklerine ve bu gibi gazetelerin zararlı yayınlarına son verilmelidir. Demek ki." Bakınız: Cevizoğlu. yabancı sermayeye ve hükümetin lütuflarına bel bağlayıp. "Chirac 'Türk Çocuğu' Çıktı". tehlike karĢısında halkı uyarmıyor. siyasi Osmanlı gazetesi"(!) sloganıyla yayınlanan ALEMDAR (Bayraktar.

" M ustafa Kemal (1919) " 1 7 0 [ 177] Mustafa Kemal. bu alçaltıcı sözlere Nutuk'ta tarihi yanıt verecekti: "Yetersiz (âciz) ve korkak insanlar. Zaten 3 gündür Ģehrin her tarafında. Türkler'i ancak Ġngiliz idaresi koruyup. onları kendi sırasında ve safında görmek istemez. Bu acı ama hakikattir. Güçsüzlük ve duraksamada (beceriksizlik ve tereddütte) öylesine ileri giderler ki. "Ġngilizler'in bizi hiçbir zaman çelme takıp sendeletmediğini" ileri sürerek Ģöyle yazıyordu: "Ġngilizleri istiyoruz. Dr. a.. Türkler'in kendi güçleri ile adam olmalarına imkân yoktur. Türkiye'nin Ġngiliz mandasına terk edilmesi Ġçin imza toplanıyor. herhangi bir yıkım karĢısında Ulus'un da duraksamasına ve çekingen bir duruma gelmesine yol açarlar. bir kere daha Türkler ellerini Ġngiltere'ye doğru uzatmalıdır.re'yi övmek için bin bir yola baĢvuruyor...g. imzalar 40 bine ulaĢmıĢtır." "Dünyada insan diye yaĢamak isteyenler. Yatağımıza serilmeden önce. insan olmak vasıflarını ve kudretini kendilerinde görmelidirler. s. sanki kendi kendilerini 177 Görgülü.e. Bu uğurda her türlü fedakârlığa razı olmalıdırlar Yoksa hiçbir medeni millet. Ġsmet.188 . kurtarabilir.

uyuĢturulmuĢtu. ama gene bu anlayıĢla iĢ görmüĢlerdi. "171[178] (Parantezleri ben ekledim.18. Bunun yazılı bir anlatımını da "93 Harbi" denen 1876-77 yıllarındaki Türk-Rus SavaĢı döneminde. "Kendini ve Türkler'i küçük görme" eski bir âdetti aslında. Batı'nın etkisiyle geliĢen bu "kimliksizleĢtirme" ve "Batı kimliğini benimseme". a. tarihi değil.e. Osmanlılar'ın son dönemlerinde."172[179] 178 179 Nutuk (Söylev).'.' Balkan SavaĢları'ndan sonra ulusun. ona uyacağız. baĢka biçimde. bir Ģahsın edep ve terbiyesinin delili sayılmakta.g..e. Bunun için bulunmuĢ bir gerçek vardır. Derler ki: 'Biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olamayız.alçaltırlar. O gerçek Ģudur: 'Türkiye'nin düĢünen kafalarını büsbütün yeni bir inançla(imanla) donatmak. Anadolu Ordusu BaĢkumandanı MareĢal Gazi Ahmed Muhtar PaĢa'nın özel kalemi denebilecek görevdeki Mehmed Arifin kitabında görüyoruz. Mehmed. . Türkiye'yi. s. iĢ erleri saydığımız zincirsiz aslanlar karĢısında o kadar küçülmüĢüz ki.310. böyle yanlıĢ yollarda dağılma ve yok olma uçurumuna sürükleyenlerin elinden kurtarmak gerekir. Bu sebepten.. Ģefkat dilenme gibi pısırıklıklar. yakında hayat kaynağımız olan imanımızı da buhara çevirerek bütün bütün yok olacağız. Arif.g. "Zannederim biz de adet haline gelen kendini küçük görme.-HC) Hükümet ve ordunun ba Ģında bulunan lara At atürk'ü n yanıtı buydu. neredeyse çağdaĢ bir değer olarak toplumun damarlarına Ģırınga edilip. s.. a. bağılsız(kayıtsız) koĢulsuz(Ģartsız) olarak yabancı bir devletin eline bırakalım. özellikle ordunun baĢında bulunanlar da. Varlığımızı. Bütün ulusa sağlam bir iç gücü(mânevî güç)vermek.

Paris. Halep. bunların yanı sıra Damat Ferit Hükümetlerinde Milli Eğitim ve içiĢleri Bakanlıkları da yapmıĢtır. bunları kendi özgün röportajları gibi yutturmuĢtur. M.) yararlanmıĢımı IH . düĢünsel olarak da böyle. O tarihte hazırladığım bu metin için.DÜNKÜ VE BUGÜNKÜ ALĠ KEMALLER 1 7 3 [ 180] KurtuluĢ SavaĢı'nda emperyalizme hizmet eden satılık. bugünkü mandacıların önderi olmuĢtur.g. "Vahidettin. Turgut. TDK Salonu. Hayatı hep yurt dıĢında geçiyor. olduğu gibi. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu-Atatürk AraĢtırma Merkezi BaĢkanlığı tarafından düzenlenen "Doğumunun 125. Ġstanbul iĢgal altındayken. Mandacılık ve ihanetin sembolü olarak ünlenmiĢ. 1869'da Ġstanbul'da doğuyor ama henüz 17 yaĢındayken Paris'e gidiyor(1886). Bu fizîker. Cenevre. Vur-kaç taktiği içinde bir hayat sürüyor.) Ġngiliz Muhipleri(Dostları) Cemiyeti'nin "onur üyesi" idi. Ali Kemal'in asıl adı Ali Rızadır. a. 26 Ekim 2005) ve Turgut Özakman'dan da (Özakman. Milli Mücadele aleyhindeki yazılar yazmıĢ.Dünya SavaĢı sonrasında. Gazeteci ve yazarlığı ile tanınmasına rağmen. Gazetecilikteki bu sahtekarlıkları da Hüseyin Cahit tarafından ortaya çıkarılmıĢtır. Ġstanbul (1 yıl). Ġstanbul (2 yıl). 28 ġubat 2002. Atatürk Nutuk'ta bunun da haince faaliyetlerini anlatmaktadır. Ġngiliz'le evlendi. Ankara. Bir örnek olarak Ali Kemal'i anlatmak yeterlidir. Hayatı sürekli kaçma-kovalama ile geçiyor.Kemal ve Milli Mücadele". 16 Mayıs 2006. Hulki. bu nedenle adı Artin Kemal'e çıkmıĢ. "Dünkü ve Bugünkü Ali Kemaller".e. Sonra. 1869'da Ġstanbul'da doğdu. BaĢbakanlık Atatürk Kültür. (Ġngiliz ajanı rahip Frew ile çok yakındı. ama iĢgal kuvvetlerine dost bir yazar ve-politikacı olmuĢtur. kiralık ya da doldurma kalemler deyince en baĢta Ali Kemal. Fransız basınında yayınlanan röportajları çevirip. Ġkdam Gazetesi'ne göndermiĢ.Yılında Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk Uluslararası Sempozyumu'nda sunulan bildiri". Hasan Pulur'dan (Milliyet. Refi Cevat Ulunay. 1. 180 Cevizoğlu. Gazeteciliği sırasında sahtecilik ve "intihalin" de kötü örneklerinden birini oluĢturuyor. Brüksel. Mısır ve Londra. Refik Halit ve Sait Molla akla gelmektedir.

halkı tahrik ediyordu. 2 Mart 1920) "Milli TeĢkilatı yok etmek. ĠçiĢleri Bakanı olduğu sırada. Milli Kuvvetler. Peyam ve Peyam-ı Sabah gazetelerindeki Milli Mücadele karĢıtı ve hakaret dolu yazılarıyla öne çıktı. 31 Mart kalkıĢmasını bastırmak üzere Selanik'ten gelen Hareket Ordusu'ndan korkarak yeniden Paris'e kaçtı (1909). Ders verdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi'nde siyasi tarih derslerindeki tahrikleri. bina dıĢında bekleyenler tarafından linç edildi .Kemal ve Rauf Bey ikbal hırsı içindedirler. Ġkdam.Türkiye'de (Ġstanbul'da) olabildiği sürelerde bir Ģeyler kapıyor: 1.'Kuvayi Milliye ancak çetecilik yapar. 14 Kasım 1919) . Redd-i Ġlhak ve Müdafaa-i Hukuk gibi yeni kurulan milli örgütlerin telgraflarının çekilmesini yasaklar ve Yunanlılar'la çatıĢmaya baĢlamıĢ olan Milli Kuvvetler'in bastırılıp dağıtılması için genelge yayımlar." (Peyam. Ordu Karargahında Komutan Sakallı Nurettin PaĢa'ya teslim edildi. Yazılarından bazı alıntılar: "KurtuluĢumuza son darbe. Mustafa Kemal'in ordudan azlini sağladı. Atatürk Samsun'a çıktığı gün ĠçiĢleri Bakanlığı koltuğunda oturuyor. geçirir.. 6 Kasım'da PaĢa ile görüĢmesinden dıĢarı çıkarken. 31 Mart olaylarına kadar gitti. yaklaĢık bir ay sonra. 26 Haziran 1919'da görevinden istifa ediyor!. 2. Hükümet. Bakanlık görevleri ile değil. ün yaptı. Siyasetten habersizdirler. Kendisini linçe kadar götürecek. iĢgalcileri savunan Milli Mücadele aleyhindeki yazıları. 4 Kasım 1922 tarihinde Ġstiklal Mahkemesi'ne çıkarılmak üzere Ankara'ya götürülmek üzere evinden alındı. ilginçtir. bu (milli) harekettir." (Peyam-ı Sabah. cirimleri kadar yer yakarlar." (Peyam.. millet için var olma mesele- . iĢgalin protesto edileceği Ġstanbul'daki mitingleri yasaklar. Ama. vurur."M. ateĢ olsalar. Ġzmit'te 1. kırar.Damat Ferit PaĢa Hükümeti'nde Eğitim Bakanı (Maarif Nazırı). 29 Ekim 1919) .Damat Ferit Hükümeti'nde ise ĠçiĢleri Bakanı (Dahiliye Nazırı) oluyor!.

13 Nisan 1920) (Ankara'da TBMM'nin açıldığı tarihte. unutulmaz hizmetlerde bulunmu Ģ olacaklardır. "asi kuvvetler" olduğunu vurguladı ve buna göre önlem alınmasını istedi.) Ali Kemal 'in oğlu büyükelçi Zeki Kuneralp'tir . küçük heriflerin eseridir" (Peyam-ı Sabah.) Ali Kemal. 13 Ekim 1919 tarihinde hükümete bir muhtıra vererek. bu Ģaklabanlara hadlerini bildirmelidir. Ġçinde din adamlarından. Ġt tihat ve Tera kki iktidarını devirmek i çin kurulmuĢtu.Kemal'i idama mahkum eder. halifeye. akılsız fikirsiz zorbalardan. Zeki Kuneralp'in oğlu." (Refi Cevat Ulunay. canilerden temizlemelidir. Dahildeki Müslümanlar bilmelidir ki.) (Ali Kemal'in torunu. Kan. o ipsiz sapsız. Alemdar. Ġstanbul'da Kuvayi Milliyeciler’i yargılamak için Divan-ı Harp'ler kurulur. 4 Nisan 1920) "Büyük Millet Meclisi. mal ne pahasına olursa olsun.Kemal cezasını bulacak!" (Nemrut Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığını yaptığı Harp Divanı."Anadolu Türkler'i Ģeriat hükmüne ve PadiĢah fermanına dayanarak. 11 Mayıs'ta M.Kemaller'den. Hürriyet ve Ġtilaf Partisi. millete. Kuvayi Bagiye yani. Hükümet de. Bu parti 1911'de. Kuvayi Milliye'nin "milli kuvvetler" değil. o alçaklara karĢı çıkanlar dine." (Peyam-ı Sabah. 25 Nisan'daki yazısı:) Ġdam! Ġdam! M. Hürriyet ve Ġtilaf Partisi'nin önde gelenlerinden biri idi. 5 Ağustos 1920) . Türkiye'nin Bern. Ġki gün sonra. Londra ve Madrid büyükelçiliklerini yaptı. Selim Kuneralp de Türkiye'nin Stockholm Büyükelçiliğinden sonra Seul Büyükelçiliğini sürdürmektedir. Zeki Kuneralp babasının linç edilmesinden 20 yıl sonra DıĢiĢleri Bakanlığı'na girdi. temizlenmelidir!" (Peyam-ı Sabah. en keskin Bat ı yanlılarına kadar pek çok kiĢi vardı.sidir. (EĢi 1978'de ASALA tarafından Madrid'de öldürüldü. 28 Mayıs 1920) "Anadolu'nun henüz istilaya uğramayan yerlerini M. can. bu parti ile Ġngilizler'in desteğini arkasına alarak Milli Mücadele'ye karĢı yerel ayaklan- . Ali Fuatlar'dan.

öldürenler gazi say ılır. Atatürk'ün Samsun'a çıkıĢından 6 gün sonra (25 Mayıs'ta)." BUGÜNKÜ ALĠ KEMALL ER Bugünkü Ali Kemallerin sayısı daha fazla." Yabancıların "kanun zoruyla tarih yazma" komedisini destekleyerek. (. Ġkinci Bozkır Ayaklanması (20 Ekim-4 Kasım 1919) Ali Kemal. Bu uğurda ölenler Ģehit. Bunlar AB ve ABD ile iĢbirliğinin "kayıtsız koĢulsuz" savunucuları olarak ortaya çıkıyorlar: "Biz adam olmayız. Kanunlar çıkaramayız. Fransız ve Yunan uçaklarıyla Anadolu'ya atılır. ġeyh Recep Olayı (18 Ekim 1919).. 16 M art'ta Ġstanbul 'un i Ģgaline de çok sevinir. Mustafa Kemal'in "cebren ve mahfuzen" geri gönderilmesi emrini verdi. Kendi kendimize uygarlaĢamayız.) Birlik ve beraberliğimizin simgelerinden Milli MarĢımızı .. Kuvayi Milliye'ye karĢı hükümet bildirisi ve fetvalar yayınlanır.. Ġnsan hakları o zaman yürürlüğe girebilir. Ali Kemal ile H ürriyet ve Ġtilaf Partisi.malar çıkararak. Bunlar Ġngiliz. Birinci Anzavur Ahmet Ayaklanması (25 Ekim-30 Kasım 1919). Bu fetva ve bildirilerde Ģöyle deniliyordu: "PadiĢahtan izinsiz olarak istilac ılara karĢı direnen milliyetçileri tek tek veya topluca öldürmek. din gere ği ve görevidir. Ancak bir üzüntüleri vardır: "Bu i Ģgal bir ö nlem niteli ğindedir ve g ecikmiĢtir!. ĠçiĢleri Bakanı olduğu dönemde. Kendimizi yönetemeyiz." Ali Kemal'in gazetesi Peyam-ı Sabah'da. çete hareketlerini destekledi: Adapazarı Olayları (Ekim 1919). Ancak AB dayatması (sopası) ile bir Ģeyler yapabiliriz.. düĢünce özgürlüğü adı altında PKK ve sözde Ermeni soykırımı iddiasını destekliyorlar. Birinci Bozkır Ayaklanması (27 Eylül-4 Ekim 1919).

. Genelkurmay BaĢkanı Org. sefil bir ölüme mahkum olmaktansa. "Biz. "Türkiye Silahlı Kuvvetleri" adını önerebiliyorlar!. diyemezsiniz" diyen AB ülkelerine destek çıkıyor... vatan sevgisiyle dolu olan baĢka milletlerin istilası altında görür. "Kürdistan'ın baĢkenti Diyarbakır'a geldim" diyen AB müfettiĢlerine. milletvekillerine. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin adı değiĢmelidir" diyerek. televizyon canlı yayınlarında. tam tersi propaganda yapıyorlar. Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyeti sonuna kadar yaĢatacağına inanıyorum. Bir millet. emperyalistlerin pençesine düĢen bir kuĢ gibi yavaĢ yavaĢ. Oysa bakınız vatan Ģairimiz Namık Kemal ne diyor: "Vatan bize kılıcımızın ekmeğidir. onun propagandasını yapıyorlar!. AB vasıtasıyla isteklerini Türkiye'ye dikte ettiriyor" demek zorunda kaldığı 2005'deki Genel Değerlendirme toplantısındaki konuĢmasına rağmen. baĢka vatanları seviyorlar.karalayarak. Ali Kemallere karĢı Mustafa Kemaller'in sayılamayacak kadar çok olduğuna ve dip dalgası olarak Ģahlanan bu yurtseverlerin. "Milli MarĢ'ın sözleri bölücü" diyebiliyorlar!. elden çıkması tehlikesine aldırmıyorlar. ellerinden gelen propagandayı yapıyorlar!. Milyonların gözünün içine bakarak. Avrupa Birliği fonlarından sürekli olarak beslenip. Terör örgütü baĢı Öcalan'ın affedilmesini isteyebiliyor. vatanını sevmezse çok zaman geçmez.. vatanını.. . Hilmi Özkök'ün bile. "Terör örgütü." Bu topraklarda. PKK'nın siyasallaĢmasını açıkça savunabiliyorlar!. "Ermeni soykırımı yoktur. Oysa Atatürk: "ġunu bilmenizi isterim ki" diyordu. babalarımızın oğlu sıfatı ile vuruĢa vuruĢa ölmeyi tercih ediyoruz. terörle mücadele etmek için çıkarılmak istenen yasaları engellemek için ise. açıkça savunuyorlar!. "PKK terör örgütü değildir" diyen belediye baĢkanlarına.." Türk Vatanını değil.

"Ġngiliz Muhipleri (Ġngiliz Dostları) Cemiyetinin kurucularından Sait Molla. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk. askerlik. ulusun ve ülkenin geçek anlamıyla bü181 Mustafa Kemal'in 15 Ekim 1919'da Amerikan basınına (United Sl. Türkiye için tek kurtuluĢ yolu Ġngiliz idaresi altına girmektir.314." Mustafa (1919)174[181] Kemal "ĠNGĠLĠZ DOSTLARI"."Ġngiliz parası burada Türkiye'yi mahvetmek için harcanır. kültür.ıi Press) yaptığı açıklamadan. Bu maksatla Cemiyet'in Ģubeleri kurulmalı ve Ġngiliz taraftarlığını yaymak için gayret sarf edilmelidir.. s. ı No: 140/5) Bilâl N.g. . Ģu isteklerde bulundu: "Ġngiliz taraftarlığı kuvvetlendirilmeli ve süratle yayılmalıdır. a. adalet. hedeflerine ulaĢmak için bir cemiyet (sivil toplum kuruluĢu-STK) kurarak örgütleniyor. maliye.e. iĢgal ve Ġngiliz bayraktarlığı yapan sözde Türk basınına (Alemdar Gazetesi. gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. ġimĢir'den (Ġngiliz Belgelerinde Atatürk.. 1919-193H) akl Atatürk'ün Bütün Eserleri. Cilt:4. ekonomi. (Ġngiliz DıĢiĢleri Bakanlığı ArĢivleri." YABANCI PARASI YLA SATIN ALINAN BANKA VE HABERL EġME ġĠRKETL ERĠ "Tam bağımsızlık demek. 406/41. Sabah Gazetesi ve Türkçe Ġstanbul Gazetesi) destek oluyordu. elbette siyasa.. Anadolu'daki tüm belediye baĢkanlarına telgraflar çekerek.

biz bu KurtuluĢ SavaĢı'nı niçin yaptık?" diye sormaya baĢladı. AB fonlarından açıkça maddi destek alıyor ve sürekli Avrupa Birliği bayraktarlığı yapıyordu.302.) yok- Eğer ulusumuz bunu kabul etseydi.... AB Dostlarının kurdukları dernekler. bugünleri gören dehası ile. yaĢanan gerçekleri tarihe kaydedelim.e. "YaĢasın yabancı sermaye giriyor!. iki yıldan beri savaĢmak hiç de gerekli olmazdı. Bu sorunun yanıtını ararken.g.tün bağımsızlığından sunluğu demektir.(. ekmeğini yediği ülkesinin teslim olmasını niçin isterdi?. vakıflar.. stratejik kuruluĢlar ve tesisler ile ekonominin can ve kan damarı bankalar yabancıların 182 Nutuk (Söylev). s. Yabancılara karĢı "cesaret" yerine "esareti" yeğleyen bu kesim. . "ekonomideki teslimiyeti".." Mustafa Kemal (1921 )175[182] 2000'LĠ YILLARIN BAġLARI. a. ekonomik bağımsızlığını yitiriyor. ĠĢte Atatürk de. bunu kabul edecek eğilimde olsaydı. Bu yalanları söyleme gereği niçin duyuluyordu?.. AB'nin Gümrük Birliği'ne üye olmasından dolayı da.. biz güçlü bir ülkeyiz" yalanları ile örtüyordu!.. Daha AteĢkes AnlaĢması'nın ertesinde suskunluk durumuna geçilebilirdi. yaklaĢık 200 milyar dolara ulaĢıyordu!. 2006 yılı sonundaki zararı.. açık toplum enstitüleri. Artık bilinçlenen Türk halkı. Küresel sermaye bizi tercih ediyor.. Bir insan nefes alıp. IMF akrebinin kıskacında sıkıĢan Türkiye. özelleĢtirme adı altında.. eğer böyle olacaktıysa.. yukarıdaki sözü ile aynı durumu dile getiriyordu.

Yunan bankası EFG'ye satıldı.eline geçiyor. Kuveyt bankası The International Investor'a satıldı. Recep Tayyip Erdoğan baĢkanlığındaki AKP'nin iktidarda 4. Bu özetle Ģu anlama geliyordu: Yabancıların denetiminden geçmeden Türkiye'de Türkler. yılını tamamladığı 2006 yılı sonunda. neredeyse yabancıların denetiminden geçmeden bankalar üzerinden para . Kazakistan bankası Turana satıldı. Tıpkı. GSM denen cep telefonu (ya da. bankacılık sektöründeki 460 milyar YTL'lik aktifin yaklaĢık 120 milyar YTL'lik kısmı yabancıların denetimine geçmiĢ oldu!. Adabank. MNG Bank. yabancılar tarafından satın alınan Türk bankaların durumu Ģöyle oldu: Türk Ekonomi Bankası. Yapı Kredi Bankası. kablosuz telefon) ağının yanı sıra kablolu telefon hizmeti veren Türk Telekom Ģirketi de yabancı denetimine girdi. Denizbank. satıĢları son aĢamaya geldi. Akbank'ın yüzde 20 payı. C Bank. DıĢbank. ġekerbank. Finansbank. Lübnanlı Hariri ailesine satıldı. Yunan milli bankası NBG'ye satıldı. Tekfenbank. Fransız BNP Paribas ile ortak oldu. Koç-UniCredito'ya satıldı.. Fortis'e satıldı. Alternatif Bank ve Halkbank ise sırada bekliyor. Dexia'ya satıldı.5 payı GE'ye satıldı. Garanti Bankası'nın yüzde 25. 2006 Eylül sonu bilanço verilerine göre. tüm haberleĢme sistemi yabancıların denetimine giriyordu. Borsa üzerinden "take över" denilen "ele geçirme" yöntemiyle büyük hisseleri yabancıların eline geçenler bunların dıĢında. birbiriyle telefon görüĢmesi yapması mümkün değildir!.. Oyakbank. Ġsrail bankası Hapoalim'e satıldı.

Biz de büyük ülke oluyoruz!.Yunan iĢgalinin baĢlaması ile Ģehrimizdeki Ģapka dükkânlarına hücum olmuĢ. mahalle mahalle dolaĢıyor ve Yunan iĢgalini güzel göstermek için yoğun çaba harcıyordu. Fener Rum Patrikhanesi'ne bağlı Ġzmir Metropoliti Hrisostomos. "Yunan severleri”de boĢ durmuyordu.. Artık "Hariri Telekom" ya da "Lübnan Telekom" denmesi gerekirken... bu Ģirketi Türkiye'ye ait sanmakta devam edecekti. Lübnanlı Hariri Ailesi satın aldı.hareketi yapmanın mümkün olmaması gibi!. ġapka rına hücum! dükkânla- ĠZMĠR. Bu Ģirket.) Özel Ģirkete aitken TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) adlı devlet kurumunun yönetimine geçen Telsim adlı cep telefonu Ģirketi de Ġngiliz Ģirketi Vodafone'a satıldı. Ancak. "Türk" adını taĢıyan devletin Türk Telekom'unu. Yunanistan'da da faaliyet gösteriyordu. Bizi seviyorlar!.. Bir gazete haberi.. orada "tele-kulak skandalı"na karıĢmıĢ ve ceza almıĢtı. bir tek Ģapka kalmamıĢ. Vodafone adlı Ġngiliz Ģirketinin suçu.. yanına müftüyü de alarak." ASKERĠ ÇÖKERT ME PROPAG ANDASI I. "ĠNGĠLĠZ SEVERLER" çalıĢmalarını yoğun biçimde sürdürürken. Türk adı da onlarda kaldı. .. Yunan Genelkurmayı. hepti satılmıĢtır. ġimdi bu Ģirket Türkiye'de faaliyet gösteriyor: "YaĢasın yabancı sermaye geldi!. (Durumu bilmeyen sade vatandaĢlar.. BaĢbakanı ve 4 bakan dahil pek çok resmi kuruluĢun telefonlarını yasa dıĢı olarak dinlemeye almasıydı!.

(Ġstiklâl Harbi Gazetesi. kahvehanelerde pinekleyen insanlar bile. Türk subaylar aleyhindeki söylentiler idi. Bunlardan biri de.. s. Onlara uymayınız. Salı. . Yukarıdaki sözleri de. 1. önlerinden geçen Türk subayını göstererek.Tarih 27 Mayıs 1919. Henüz internet olmadığı için bugünkü "Ġnternet dedikoduları'' yerine "söylentilerden" yararlanıyordu düĢman. Memleketimizde subayların bir dikili ağacı yoktur. Bulgarlar müttefikimiz olduğu halde biz itilâf Devletleri ile baĢa çıkamadık. Türkiye'yi teslim alma isteklerine direnenlere karĢı söylüyor varsayın. Aydın'ın iĢgali sırasında. Türkiye aleyhindeki propaganda çalıĢmaları çok yönlüydü ve sonuca ulaĢıyordu. Ona yataklık eden Hürriyet ve Ġtilaf Partisi'nin propagandası sonucu Aydın. o günkü gazete haberlerine göre. Kampanya halk arasında çok baĢarılı oluyordu. 183 Ġstiklal Harbi Gazetesi. Almanlar. Ġtalyanlar'ın açtığı yoldan ilerleyen Yunanlılar tarafından iĢgal edilmiĢti. Fiziki ve askerî direnci kıran manevi yolu açan Hürriyet ve Ġtilaf Partisi'nin propagandasında Ģu yalanlar söyleniyordu: "Mukavemet hakkındaki teĢviklere kapılmayınız. Bakalım arada fark var mı?. 28 Mayıs 1919." Bugünkü durumda Hürriyet ve Ġtilâf Partisi'nin yerine istediğiniz bir partiyi koyun. Felâket getiriri.. Onlar.. Ģimdiden sonra subay kalamayacakları için milleti kendi emellerine alet etmek istiyorlar. kampanyayı o yapıyor olsun. Yunan mı kim gelecekse gelsin!" diyecek kadar ileri gidiyordu. 27 Mayıs 1919) AYDIN DÜġTÜ!. "Bunların yüzünü görmeyelim de Ġngiliz mi. ġimdi biz mi üç buçuk kiĢi ile çıkacağız? Biz hükümetten daha mı iyi biliriz? Elbette bize zararı var ki. hükümet sükûneti emrediyor. Avusturyalılar. Bu yüzden. Moskof mu. ABD ya da AB'nin (veya Rusya'nın) sömürgeleĢtirme. istiklal Harbi Gazetesi'nin verdiği habere göre 176[183].

"Olay çıkmamıĢtır" açıklaması yaptı!.. senin tarihini yüksek tutan. 8. Törenin ardından BaĢbakan Erdoğan. Abdullah Öcalan posterleri ve PKK sembolleri eĢliğinde sloganlar atıldı. hükümet polise "müdahale etmeyin" emri verdi. s.1. 24 Kasım 2005. 23 Kasım 2005. belirli kesimler tarafından eleĢtirildi... Ġki gün önce. 177[184] Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert de. Devletin egemenliği ve yasalarının uygulanamadığı cenaze kalabalığı üzerinde iki adet F–16 savaĢ uçağı alçak uçuĢ yaptı. TARĠH 17 KASIM 2005. "barıĢa(!) darbe" biçiminde değerlendirildi. Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt. polisin müdahale etmediği cenaze töreninde devlet otoritesi yerle bir edildi. ama ihtiyaç olursa uçurulur da" dedi... "Kasten uçurmadık..1.. "Türk F-16'larını görenlerin gurur duymaları gerekirdi"" biçiminde çok anlamlı bir açıklama yaptı." Aydın'ın düĢmana teslim olması sırasında. Bu. bağımsızlık yolunu açan ve aydınlatan kutsal bir kahramanlık kurulu184 185 Hürriyet Gazetesi (Nur Batur'un röportajı). . 17 Kasım'daki cenaze törenine yaklaĢık 40 bin kiĢi katıldı."hiçbir olay çıkmamıĢtı!. Hakkâri’nin ġemdinli ilçesinde bir kitapçının bombalanması üzerine olaylar çıktı. Protesto gösterileri Yüksekova'ya da sıçradı. terör örgütü ülkenin bir ilçesini teslim aldı. bugünkü varlığını koruyan. 178[185] "Türk Ordusu. 3 kiĢinin ölümüyle sonuçlandı. kimi zengin Türkler evlerine Yunan bayrakları çektiler!. Milliyet Gazetesi (Fikret Bilâ'nın röportajı). Buradaki gösteriler.

komutanlara atılan iftiraların daha büyük kuĢku yaratma olasılığı vardı. A.. 187 Sonra AKP Hükümeti tarafından görevinden alındı ve Adalet Bakanlığı Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından meslekten ihraç edildi. sonra Cumhuriyetin bir savcısı(!) tarafından ünlü "ġemdinli iddianamesi”ne farklı biçimde girdi. Aynı savcı. Prof..1. "yolsuzluk" suçundan yargılandığı için.422. yargılamayı etkilemeye teĢebbüs. Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya 180[187].Ģudur. Doç. TSK'YI ÇÖKERTME OPERASYONU!.181[188] Aynı tarihlerde. 8. 2000." (1929) 179 [186] Atatürk YIL 2006. Medenî Bilgiler ve M. Dr. Bu iddialar önce "Büyükanıt Sabataist-dönme" biçiminde baĢladı. Ankara. 7 Mart 2006. "Büyükanıt'a yönelik suçlamalar içeren ġemdinli iddianamesi ve 186 Âfet Ġnan.. Henüz Genelkurmay BaĢkanlığı'nı devralmamıĢ bulunan Kara Kuvvetleri Komutanı(KKK) Orgeneral YaĢar Büyükanıt üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri'ni(TSK) çökertme operasyonu baĢlatıldı. SadeleĢtirerek Yayına Hazırlayanlar: Prof. Ġftira merkezine ulaĢılıp yasal iĢlem baĢlanamıyordu. sahte belge düzenlemek ve görevi kötüye kullanmak" ile suçladı. KKK Org. Dr. Büyükanıt'ı "örgüt kurma. .. Ali Sevim. bir süre Önce Hizbullah tarafından öldürülen Diyarbakır'ın çok sevilen Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ı da "asker vurdu" ifadesini de "ciddi" buldu ve iddianameye koydu. Akif Tural. internet üzerinden yürütülen kampanyayı herkes "bilecek kadar tahmin ediyor" ancak. Dr. s. Dr. Kemal Atatürk'ün El Yazıları. eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ġlhami Erdil de. Askerleri sev. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını..-HC 188 Milliyet Gazetesi. Prof. manĢet. M. Atatürk Kültür.. Azmi Süslü. Orgeneral Büyükanıt'ın Genelkurmay BaĢkanı olmasını istemeyen çevreler(!) dıĢardan teknoloji destekli kampanya baĢlattılar.

Özkök'ün yüzüne bile bakmadan. toplumun "masaya yumruğunu vur" diye beklediği anlarda "Biz. sizi kurtarmam için bir iĢaretiniz yeter" biçimindeki sözleri çok büyük gerginlik yarattı.1. Bu dönemde. hukukla vururuz" diyordu! Aykırı düĢüncelere tepki gösterirken de "Çok aykırı fikirlerle karĢılaĢabilirsiniz. Mehmet. "Özkök. 183[190] Orgeneral Büyükanıt'ın görevi devraldığı önceki Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Hilmi Özkök dönemi de çok çalkantılı geçti. masaya yumrukla değil. Bunun bir örneği. Hulki. Sezer. 184[191] Ama.1 191 Ocaktan.bazı AKP'lilerin buna destek vermesi TSK'daki sıkıntıyı artırdı. 29 Ağustos 2006. kimi zaman kendisinin aklına gelen Ģaka yollu fikirler. durumu "Orduya darbe giriĢimi" olarak nitelendirdi. 192 Cevizoğlu. s. Hulki. "Genelkurmay BaĢkanının Yüzüğünün Sırrı". s. Yeniçağ Gazetesi.". 185[192] Eski Genelkurmay BaĢkanı Emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ün. Org. Yeniçağ Gazetesi. Statükocular Ġçin Zararlı Bir PaĢaydı. Asimetri yaratacak fikirlerden ürkmeyiniz. 25 Ağustos 2006'da. Konuya sabah saatlerinde değerlendiren Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Özkök.. Yeni ġafak Gazetesi. 7 Mart 2006." 182[189] Ana muhalefet Partisi CHP'nin Genel BaĢkanı Deniz Baykal. Yeniçağ Gazetesi.. bilgiyle. 12 Eylül 2006. 13. 8. beyinle. Kara Kuvvetleri Komutanları devir teslim töreni sonundaki kokteylde yaĢandı. 7 Mart 2006. "Ben kendimi kurtarırım. s. kendisini "demokrat olarak nitelendiriyor. Kıbrıs'taki ünlü Annan Referandumu öncesindeki.1. Gazetecilerin sorularını istekle yanıtlayan CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezer'e iĢaret parmağını uzatarak. Olayın kısa süre içinde çözülmesini bekliyoruz' mesajını verdi. akĢam saatlerinde görüĢtüğü Erdoğan'a TSK sistemli bir Ģekilde yıpratılıyor. "Dayatmalara Boyun Eğilecek mi"!. Ġçinizden birinin aklına gelen ve sizlere baĢlangıçta oldukça sıra dıĢı gelen bir fikir çözümün anahtarı olabilir" diyordu. Cevizoğlu.1. "Hiç böyle çeliĢkiye düĢmemiĢ189 190 Cumhuriyet Gazetesi. fikirlerden istifade marjını daha baĢlangıçta sıfırlamıĢ olursunuz. Kurtarılmaya da ihtiyacım yok!. Özkök. 8. "çözümün anahtarı" olmak yerine çok ters sonuçlara yol açtı. . "Efendim. 29 Ağustos 2006. KonuĢmamın dozunu da bilirim" yanıtını verdi. Türk Ordusu'nun etkinliği ve onuru çok tartıĢılır oldu. Hele bu fikirlere vatan haini bir düĢünce gibi çok iddialı bir önyargıyla yaklaĢırsanız.

görevi boyunca kamuoyu önünde AKP Hükümeti ve BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan ile hiç "uyumsuzluk" göstermedi. Hatta.tim. "Hükümet ile Ģiir gibiyiz"186[193] sözleri çok tartıĢıldı. 193 Özkök. sık sık. Orgeneral YaĢar Büyükanıt'ın Genelkurmay BaĢkanı olmasından sonraki iliĢkiler de ise durum değiĢti. s. ve ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Kuzey Irak'ta Kürtleri koruyan tutum ve Türkiye için tehlikeli geliĢmeler karĢısında da "Durumun değiĢtiğini kabul etmeliyiz" sözleri toplumun önemli bir kesimi tarafından "etkisizlik" olarak yorumlandı. Daha sonra da.. Gazetelere yansıdığı biçimiyle. AB VE ABD'NĠN. Türk emniyet güçlerinin ülke bütünlüğüne büyük tehdit oluĢturan teröre (PKK'ya) karĢı mücadelesini de -AB baskılarıyla-engelleme giriĢimlerinde bulunuldu.. 8. 19.. "Org. Evet de. PKK ÜZERĠNDEN TÜRKĠYE'YĠ BÖLME GĠRĠġĠMLERĠ. hayır da demem".-HC 194 Sabah Gazetesi. manĢet. Emekli Org. . AKP Manisa Milletvekili iken TBMM BaĢkanı seçilen Bülent Arınç. Özkök. Ülke bütünlüğüne yönelik bu kalkıĢma(isyan) giriĢimlerinde polise silah kullanmak yasaklandı.1. kimi sohbetlerinde basına yansıyan bu sözlerin doğru olmadığını söyledi.. yakıp yıkan. Anıtkabir'deki bir törenden ayrılırken BaĢbakan Erdoğan gazetecilerin önünde kendisine "Hocam!" diye hitap etti. laiklik tartıĢmaları sırasında Büyükanıt'a "Nezaketsizlik!" 187[194] diye yanıt verirken. 195 Milliyet Gazetesi. 6 Ekim 2006. ġırnak ve Mart 2006 sonunda Diyarbakır'da kıĢkırtmalar (provokasyonlar) yaĢandı. ġemdinli. polis "sapanla" taĢ atmak durumunda kaldı!. Molotof kokteylleri Ġle otobüsleri binaları yakan PKK'lılara karĢı point bali boya tabancası düĢünülmeye baĢlandı!. Özkök emekli olurken çok ağladığını"188[195] açıkladı. 6 Ekim 2006.

böyle bir hat çizilmiĢti?. boru hattını korumada zaaflyet 196 BOTAġ. Yani. Asıl ilginçlik ve tesadüf(!) ise. boru hattı geçerken "taĢa gelmesin" diye mi. 189[196] BTC Konsorsiyumu(Ortaklığı) Ģirketinin yüzde 40'lık payına Ġngiliz millî petrol Ģirketi BP (British Petroleum) egemendi. müttefiklerimiz tarafından?. Üstelik yapılan anlaĢmaya göre. Acaba.774 kilometrelik boru hattının üçte ikilik büyük bölümü (1.. 1. Türkiye olmazsa olmayacak bu boru hattında bizim payımız ise sadece yüzde 6.ABD'nin Kürdistan haritası TESADÜFÜN BU KADARI!.. Avrupa'yı besleyen ve ABD ile Ġngiltere'nin egemen olduğu petrol boru hattı. Türkiye'yi bölerek bir Kürdistan çıkarma giriĢimleri sürerken. sözde Kürdistan olarak düĢünülen sınırla neredeyse tıpa tıp aynıydı!.. boru hattının güzergâhında yatıyordu. Yoksa "taĢa gelmesin denen tehlike baĢa gelsin" diye mi düĢünülmüĢtü. büyük bir projeye imza atıldı: BTC Projesi. "Türkiye..074 kilometresi) Türkiye'den geçiyordu.. Ġstanbul.. s. Azerbaycan petrolünün Avrupa'ya taĢınması için baĢkent Bakü'den baĢlayan boru hattı. Ġki harita arasındaki benzerlik bu kadar "tesadüf (!) olabilir miydi?.5 idi!. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı projesi. 18 Ocak 2007. Tiflis üzerinden Türkiye'de Adana'nın Ceyhan ilçesine kadar geliyordu.78. . Petrol-ĠĢ Yayını:102.

Aydın. bütün dikkati ile ileri bakıyordu.. Ankara.304. Ġstanbul'un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethi 197 Bu gerçeği. s. yavaĢça kayıp sırt üstü uzanıverdi. Kimbilir..gösterirse. ġaĢırtıcı bir Ģey oldu. Mustafa Kemal'in de kahramanlaĢtığı Çanakkale SavaĢı'ndaki kahramanlığından geliyordu: "Sabah nöbet yerinde ne var. Rumlar'ı ve Yunanlılar*ı gücendirmemek için. Aynı zamanda. Bakınız: Ceviz Kabuğu Programı. . YüzbaĢı ile beraber ben de gittim.30. Ģehit orada hâlâ nöbette idi.190[197] ATO (Ankara Ticaret Odası) BaĢkanı Sinan Aygün ise. eliyle çavuĢun omuzuna dokunarak. saat 22. 'Sen görevini yaptın. Kutsal bir kahramanlık kuruluĢudur" sözü ve "Askerleri sev!.. 'YüzbaĢım.. 9 ġubat 2007. 198 Ayhan. Ġngilizler vatanseverlerin tepkisini azaltmayı umarak ittihatçıları ve generalleri Malta Adası'na gönderiyordu. Biraz sonra. ama çavuĢ nöbeti bırakmıyor.. gözleri açık. ne yok kontrol etmek ve nöbettekileri değiĢtirmek için bir baĢka manga gönderildi. Gerçekten de ÇavuĢ nöbette idi. yeni giden manga çavuĢu ĢaĢkın bir vaziyette geri geldi. BTC kısaltmasını "BölünmüĢ Türkiye Cumhuriyeti olarak tanımlıyordu..' dedi. eski BOTAġ Genel Müdürlerinden Mete Göknel Ceviz Kabuğu programında canlı yayında açıkladı. ÇavuĢun parmakları çözüldü. Önce silahını alalım dedik. Bu söz.. Bir mermi alnından girmiĢ. YüzbaĢı geldi. " 191[198] MALTA SÜRGÜNLERĠ..e. a. parmağı tetikte.'dedi. arkadan çıkmıĢtı! Sırtı kan içinde idi." buyruğu boĢuna değildi. Bir kayanın üzerine abanmıĢ.g. MUSTAFA KEMALĠN 1929’DA Türk Ordusu için söylediği. Mehmetçiğin. Alnından akan kan göz çukurlarından aĢağı yaĢ gibi damlamıĢtı. 'uluslararası bir güvenlik kuruluĢu' korumaya gelecekti!.. bırakmadı. Nöbetin bitti. Kanaltürk Televizyonu." Yani silahlı bir Ġngiliz-Amerikan gücü ülkemizde koruma yapacaktı!.. bütün nöbetçiler Ģehit olmuĢ.

Türk Hükümeti için "âdeta. DĠR" Bazı Türk paĢaları Ġngilizler tarafından Malta'ya sürgün edilir ve Türk hükümeti seyrederken.Ordu MüfettiĢi Mustafa Kemal. Erzurum'daki 15. "Türk Hükümeti'nin yabancıların oyuncağı" olduğunu vurguluyor ve Ģunları söylüyordu: "Ġtilâf Devletleri'nin millî istiklâlimizi ve devletimizi idama mahkûm etmekte oldukları anlaĢılmıĢtır. Mustafa Kemal "mitingler devam edecek" diye genelge yayınladı. Ġstiklâlimizi temin için bu Ģekilde yapılacak çatıĢmalarda ve mücadelede esas ödev askerlere düĢmektedir. Avrupa (Birliği) yetkilileri. 2000'li YILLAR.kutlamaları yasaklanıyordu. ulusal mücadele için "gizli direniĢ örgütü" kurulmasını istiyordu: "Anadolu'daki devlet memurlarının itimat edilecek Ģahıslarla iĢbirliği hâlinde gizli olarak teĢkilatlanmaları gerekmektedir. "Hamidiye Kahramanı" Rauf Bey. MUSTAFA KEMAL: "HÜKÜMET.. ulusal direniĢe katılmak için Anadolu'ya geçerken." Mustafa Kemal telgrafında. "kurtuluĢ günlerinin ilkellik olduğunu" yazarak destek veriyordu!. "ANADOLU'DA GĠZLĠ TEġKĠLAT KURULSUN!.. Mustafa Kemal PaĢa seyretmiyordu..Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa'ya Ģifreli bir telgraf göndererek. Türkiye'de kentlerimizin "düĢman iĢgalinden kurtuluĢ günleri"nin yasaklanmasını istiyor. kimi Türk (!) gazeteleri de "temsili düĢmanı canlandıracak kiĢi bulunamıyor" diyerek. YABANCILARIN EL ĠNDE ESĠR- . Ġstanbul'daki Türk Hükümeti de.. yabancı kuvvetlerin elinde esir bulunmakta ve Ġstanbul Ģehri de kuvvetle iĢgal altındadır" 9. kuĢatılmıĢ bir kale içinde mahsur kalmıĢtır" diyordu.

iĢgalcilerin destekçisi bir Osmanlı Rum'u idi.Milletin esaretten kurtarılması.. Yunan Ordusu ile savaĢılmamasını. Hayatın içinden bir haber. içiĢleri Bakanlığı'na baĢvurarak "nasıl davranacaklarını" soruyor. düĢmanın yurdun içinde ilerlemesi durumunda Türk askerinin o kadar geri çekilmesini(kaçmasını!) emrediyordu!. bu gibi sarkmaların yurdun içine doğru yayılması karĢısında ateĢle mukabele edilmeli ve sahillerdeki depolarda bulunan silâhlar gizlice içlere doğru kaçırılmalıdır. içiĢleri Bakanlığı'nda Anadolu'daki kaymakamların muhatabı bakanlık müsteĢarı idi ve iĢgal altındaki ülkenin bakanlık müsteĢarı ise Rum'du.. Anadolu'daki yurtsever direniĢçiler. Kadınlara yasak Ramazan-ı ġerifte bütün devlet dairelerinde memurlar saat birde vazifeleri baĢına gelecekler ve akĢam beĢ buçukta evlerine döneceklerdir. Diğer taraftan polis müdüriyeti de bir tebliğ neĢretmiĢ ve Ramazan . aynı anlarda. ĠĢgal askerleri yurdun içlerine doğru ilerledikçe. "iĢgale direnmeyin" emri veren içiĢleri Bakanı Ali Kemal'in müsteĢarı da. hâkim ve müstakil olarak topraklarımızda yaĢayabilmesi. ancak azimkar ve namuslu ellerin milleti kısa ve doğru yoldan müdafaa-i hukuk ve istikbâle Ģevkiyle kabil olacaktır. Rumlar'ın sahillere yanaĢmaları ihtimaline karĢı köyler silahlandırılma!!. "direniĢ" için emir bekledikleri kiĢi Rum'du. direniĢ emri bekliyordu. her fırsatta iĢgalciler lehine gösteri yapan "içimizdeki Rumlar'ı" zaten açıkça destekliyordu. Oysa." Damat Ferit Hükümeti ise. Hükümet.

.. iĢgal günlerinde de susturulmaya çalıĢılan birkaç vatansever-ulusal gazetenin uyarmasına karĢın. düĢünce ayrılıkları düĢman tarafından nasıl kullanılıyor. zenginler nasıl durumu fark etmiyor.süresince kadınların Direkler Arası'nda dolaĢmaları men edilmiĢtir... Bugün olduğu gibi. Nasıl düĢmana alet ediliyor. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Böyle bir ortamda Giresun'da yayınlanan IĢık Gazetesi'nde Ġbrahim Hamdi Bey'in ibret verici bir baĢyazısı yayınlandı: "ZENGĠNLERĠM ĠZ EDĠYORLAR. susturuluyordu. Ġngilizler'in isteği ile ittihatçılar yargı önüne çıkarılıyor. 2 Haziran 1919) ĠNSAN YAġARKEN FARK EDEMĠYOR. ya da "parayı vatandan daha çok önemsiyor". Ġttihatçı-itilafçı kavgası görünümünde.. içindeki küçük gözüken kavgalar. içine düĢmüĢken dahi parti kavgaları sürüyor. Geceleri parklarda oturmak da yasak edilmektedir." Ülke uçurumun kenarına değil. ġehrin eğlence yerlerine yaklaĢamayacak olan kadınların Fatih ve Beyazıd taraflarında dolaĢmaları serbest bırakılmaktadır. herkes birbirini suçluyordu. akıp giden günlük yaĢam içinde iĢgal de "normalleĢiyordu!.. 'ĠHANETLĠ UYKUDA ' DEVAM Ġzmir'e karĢı vazifemiz iki telgraftan mı ibaret kalmalıydı? Ġstanbul Hükümeti böyle bir zamanda da gazeteleri yine sansür baskısında mı bulundurmalıydı? Ġstanbul halkı da buna baĢ eğmeli miydi? ġimdiye kadar Yunanlılar denize dökülmemeli miydiler? Zenginlerimiz hâlâ iktisadi ihanetli uykularına devam mı et- .

düĢmanlarımıza. Yağmalar. Bu düzen mutlaka yıkılmalı. Türklüğü ve Ġslâmlığı mahvedecektir. Ecevit'in daveti üzerine ben de bu . Vücudumuza saplanan süngü. Ģeytanet meĢalesini taĢımalıyım ve sizlere ölümsüz gılman. iaĢeler.'' Bülent Ecevit (16 Nisan 2006)192[199] 199 Rahmetli BaĢbakanlardan Bülent Ecevit'in kurduğu ve onun baĢkanlığında toplanan "Ulusal Uzmanlar Kurulu"nun 16 Nisan 2006. Kalbimize vurulacak ikinci darbe ise. namuslu ölüm ve hayat. börekler dolu bir cennet açmalıyım.meliydiler? Emin olunuz. Size doğru yolu göstermek için elimde riya. aypare kartalları. Milli felaketlerimizin silsilesini. dolgun iĢkembeler. baklavalar. harekete muktedir olamayacağımızı bildirerek. hangi Ġslâm'ı bulacaksınız? Ne çare ki. mürĢidi gözüken din düĢmanları.. çürük çarpık ruhlarınız ve ihanet dolu kalplerinize benim için nüfuz imkan haricinde. ambarlar. Pazar günü "Kütüphane Ev"deki toplantısı." "Güneydoğu'da 30-40 köyü olan ağalar var.. Ondan sonra sizler. leĢimiz bir mezbeleye atılıncaya kadar takip edeceğiz. Ġster istemez takibine mecbur olduğumuz iki yol var: Alçakça ölüm. Bu zilletlere boyun eğen bizler bilmeliyiz ki. Fakat onlar geçti. ilk kademe atılmıĢtır. Varna'sına Yunan'ı bastırmazdı Sofya'sında Yunanca konuĢturtmazdı. paralarınızı hangi kasada saklayacak. dinin dostu. harekete geçmeye hazırlıklı olmadığımızı gösterdi. mazi masal oldu. bunu bir Bulgar yapmazdı. Ġkinci Kademe Ayasofya'ya haç taktıracaktır.

ayaklandırmaya. Bu yol üzerinde uzun incelemelerden sonra bir plan tespit edildi. s. Kürt aĢiretleri ile iliĢki kurmaya ve onları kullanmaya baĢladı. Bitlis. Karadeniz yolu ile Trabzon'a gelen mallar buradan Erzurum ve Kürdistan'dan geçirilerek ulaĢım sağlanacaktı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi. Bağdat ve diğer bölgelerdeki örgütlerle temas sağlanarak politik çalıĢmalar yürütülüyordu. yeraltı kaynakları. Yrd. emperyalist Batı.ĠNGĠLĠZLERĠN KÜRT O YUNU Ġngilizler yalnızca partileri birbirine düĢürmekle kalmıyor.e."193[200] Görülüyor ki. Doç. Kürdistan’dan (O tarihteki eyalet adıHC) Ġran Haliç'ine giden yoldu. iĢgallerine destek olmaya çağırıyordu.377. Buradan Van.. 1863'te Ġstanbul'da kurdukları Robert Koleji.-HC 200 Selvi. Mardin'den baĢlayarak ViranĢehir'e ve Diyarbakır'a geçen Ġngiliz "kıĢkırtma subayları" (!). "Kürtler'i de ayaklandırmaya" çalıĢıyordu. . Haluk. Amerikalılar'ın Osmanlı Devleti'ndeki en aktif politik merkezi niteliğini kazandı. 1919'da Amerikalı misyonerler karargâhlarını Ġzmir'de kurdular. sömürgeci emellerini yalKurul'un toplantılarına katılıyordum. Üs olarak Diyarbakır seçilmiĢti!. Kürt yurttaĢlarımızı -bugün AB maskesi adı altında olduğu gibi. Ġngiliz misyonerlerinin 1840'a kadar devam eden çalıĢmaları sonucunda diğer yerlerin olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin de coğrafî durumu. burada yaĢayan halkın sosyalce ekonomik hayatı dikkatle incelenmiĢ ve gerekli bilgiler elde edilmiĢtir.. Ġngiltere'nin planlama daireleri nezdinde ekonomik. Böylece. Erzurum.Dr. Ki bu yol. Siirt.. Ġngilizler bölgeye bir binbaĢı baĢkanlığında ekip göndermiĢ. politik. Ġngiltere'nin Erzurum ve Doğu Anadolu'daki Kürtler ve Ermeniler üzerindeki planının arkasında yatan neden Ģuydu: "Ġngilizler'in doğudaki emperyalist hedefleri doğrultusunda çalıĢan Doğu Hindistan ġirketi. ticari yönden ve Ġngiltere'nin sömürgesi durumuna gelen Hindistan'a ulaĢım için en kısa ve en uygun karayolu olması bakımından büyük bir önem taĢamaya baĢladı.g. a.

. ÇölaĢan.Bu haber. 195[202] Aynı günlerde. Roma'daki NATO Savunma Koleji toplantısında. CNN Türk. "Free Kürdistan" (özgür Kürdistan) olarak gösteren harita.1. 203 HO Tercüman Gazetesi. Güneydoğu'yu Kürdistan olarak tanımladı. Ömer Vehbi Hatipoğlu. BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan. NTV. sözde Kürdistan haritaları ile ortaya çıkmaya baĢladılar. bütün televizyon haberlerinde de önemli bir yer aldı. özellikle Kanaltürk. Kanal B ve ART ana haberleri ile programlarında 27 Eylül gecesinden baĢlayarak. Güneydoğu Anadolu'yu "Kürdistan" olarak tanımladığı ortaya çıktı.nızca siyasal örgütler eliyle değil. Habertürk. Amerikalı bir Albay tarafından BOP 194[201] haritası olarak övülünce. s. Ġsmail BeĢikçi. . ABD Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Peter Pace'i arayarak olayı kınadı. bu kez özür diledi. 202 Yeniçağ Gazetesi. Hüseyin Okçu gibi isimlerle Güneydoğu meselesi ile ilgili sorulara verdiği cevapların toplandığı 'Kürd SoruĢturması' isimli kitaptaki görüĢleri Ģöyle: 201 BOP: Büyük Ortadoğu Projesi. Daha önceki olayda "ABD Ordusuyla ilgisi yok.. 196[203] Gazeteler Ģöyle yazıyordu: "AKP'lî Ġhsan Arslan. daha önce yaptığı açıklamada "BOP'un eĢ baĢkanıyım" diye övünmüĢtü!. Emin. ihsan Arslan'ın da. manĢet. Bugün de borsadaki Ģirketleri. Skytürk. Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt. YIL 2006.. Hürriyet Gazetesi. 28 Eylül PerĢembe ve izleyen günlerde yer aldı. M. s. iktidar partisi AKP'nin Diyarbakır milletvekili M.. Emekli bir albayın kendi çalıĢması" diyen Amerika. AMERĠKALI SUBAYLAR.. "kimse uyanmasın" diye "Ģirketler" eliyle de tam yol sürdürüyordu. Türk subaylar büyük tepki gösterdi. manĢet haber. 26-27 Eylül 2006. 28 Eylül 2006.. satın aldığı Türk bankaları ve satın aldığı basın kurulu Ģları ile yaptığı gibi. bebek katillerini gerilla. 25 Eylül 2006. Türkiye'nin doğu ve güneydoğusunu bölerek. Eylül ayı ortalarında Roma'da da görüldü!.1. Yaz aylarında yarı resmi Armed Forces Journal (Ordu Haberleri) adlı dergide yayınlanan harita.Ġhsan Arslan'ın 1991'deki Musa Anter. Durum Ankara'ya iletildi.

6.."197[204] Bu arada... ." Aynı tarihte.. NeĢe Düzel'in "Pazartesi KonuĢmaları" baĢlıklı röportajı. Türk halkına çok aykırı gelmemesi için bu röportaj kapsamında Doğu ve Güneydoğu diyebilirim.. Türkiye'de yaĢayan herkesindir' denmiyorsa.Türkiye Türkler'indir.) Doğduğum yer olması itibariyle Kürdistan vatanım- Zulme karĢı verdiği mücadele sonunda. bölge halkının gözünde muteber bir kiĢiliğe sahip olmuĢtur. bunlar yalan ve yıllardan beri devam edegelen gayri samimi uyutma politikalarının gereğidir.. "Mitingler men edilemez" açıklaması yaptı..) Türkiye coğrafyasının Misak-ı Milli ile çizilen sınırları hiçbir anlam ifade etmemektedir.(. bu ikiyüzlülüktür.. Eğer 'Türkiye. Görevli bulunduğu Havza'dan 204 Radikal Gazetesi. AB'nin getirdiği haklar yetersiz. Mustafa Kemal.(. halkın mazlumiyeti yanında ve onun yegâne koruyucu ve destekçisi konumuna giren gerilla hareketi.. Türkiye ülkesiyle bölünmez bütündür.. AB sadece birey hakları getiriyor. Hayır. . Etnik değil. .) Meselâ biz kendimizi yönetmek de istiyoruz. s.dır. (.(. AB üyeliğinde bunların garantileri yok. yükselen "ulusal ruh" (millî tezahür).. 25 Eylül 2006. coğrafî eyalet olacak bu. eski DEP milletvekillerinden "siyâsi yasaklı" Hatip Dicle de "Kürdistan Eyaleti" istediğini açıkladı!: "Biz Kürdistan diyoruz...) Kısa vadede alınması gerekli yegâne önlemin. ölü toprağını silkeleyerek miting meydanlarını dolduruyordu. Türkiye'nin eyalet sistemine geçmesini istiyoruz. Son Ġslâm devletini ve onun müesseselerini ortadan kaldıran ve yegâne politikası Ġslâm’a düĢmanlık ve onu yok etme esası üzerine kurulan bir zihniyet ve otoriteye karĢı tüm isyan ve baĢkaldırıları alkıĢlamak gerekir. Türkiye'nin tamamına uygulanacak yeni bir 'Eyalet Sistemi' olduğunu hatırlatmak isterim. . Ġngilizler bu mitinglere de engel olmak isterken. aynı zamanda yegâne çözümün. BaĢlangıçta çok masum gibi görünen bu ilkeler gerçekte çok açık gasp ve tahakkümü (baskıyı) içermektedir.

ulusal direniĢ için koruma altına alıyordu!. O tarihe kadar Türk Ordusu'nun silah ve cephanesi. Ġzmir'i Yunanlılar iĢgal etti. Mayıs 1919 sonu.VII. iĢgalci Ġngilizlerin Anadolu'dan kendilerine teslim edilmesini istediği silah ve cephaneyi Ġstanbul'a göndermeyeceğini. Aralık 2001. Ġzmir'in iĢgalinden çok geçmeden 14 gün sonra..g. Sıranın kendilerine de geleceğini çok iyi bilen ve gören ÖdemiĢliler. Kaymakam Bekir Sami (Baran) Bey'in odasında toplanan Kuvayi Milliyeciler. silah konuĢacaktır" deniyordu: 205 "" Ġnönü. cebinden çıkardığı ajanda tipinde küçük bir deftere 198[205] dikkatle yazdı: "Mayıs karanlık günler. bunları Doğu Anadolu'da muhafaza edeceğini açıkladı. Mütareke Ģartları ileri sürülerek Samsun'da toplanıyor. "Yiğit Ordusu" adıyla Kuvayi Milliye etrafında örgütlendiler. Ġmkan yok.. Ġzmir ve Ġstanbul'daki iĢgal kuvvetleri temsilcilerine gönderilmek üzere bir bildiri hazırladılar. Mustafa Kemal. Defterler (1919-1973). iĢgalcilere ve "yabancıların elinde esir olan" hükümete vermiyor."199[206] "ARTIK KALEM DEĞĠL. Albay Ġsmet (Ġnönü). 29 Mayıs'ta. 206 Ġnönü." Ġzmir'in iĢgaline tepkiler ÖdemiĢ'te de yoğunlaĢıyordu. Ġstanbul.Ġstanbul'a gönderdiği telgrafta. Yapı Kredi Yayınları1568. "Adalet ve özgürlük vaadiyle iĢgalin baĢlaması" protesto ediliyor ve "Artık kalem değil. Ġzmihlâl-i katiden (=kesin yok oluĢtan) bahsolunuyor. . Mukavemet yok. Açıkça bu koĢullara baĢ kaldıran Mustafa Kemal. Ġsmet. oradan da Ġstanbul'a gönderiliyordu. Mitingler..12. Bildiride. a. Ġstanbul'dan bizi çıkarıyorlarmıĢ. Siyah Osmanlı bayrakları. Ġsmet. s. I. Tevessü ediyorlar=yayılıyorlar). SĠL AH KONUġACAKTIR! . bu silahları. çok önemli bir "direniĢ'' daha sergiledi..e. s. ödemiĢ de kuĢatıldı. Cilt. Hükümette o fikir de yok.

Armstrong.. .C." Samsun. kalem değil silah ötecektir. Bozkurt. Ġngiliz birliklerinin elindeydi.. Yunan iĢgal kuvvetleri Ġzmir'den çekilmediği taktirde dökülecek kanın sorumluluğu sizin temsil ettiğiniz milletlerin olacaktır. Mustafa Kemal'in tüm yaptıklarını inceden inceye soruĢturuyordu. s. Bu önem. Anlamadığınız gerçekler bugün meydana çıktı. a. pek acı ve pek elim olacaktır. Her türlü kontrolün dıĢında olan haberleĢmeye sansür koydunuz. sizin vereceğiniz son karara bağlıdır. Amasya'ya taĢıdı.261. H. Arba Yayınları. ġuna emin olunuz ki. bizim ve sizin namusunuz değil miydi? Biz buna uyduk. Türk'ün feryadına kulak tıkadınız."Sizinle yaptığımız ateĢkes antlaĢması. Oysa. bugün de kötü ĠĢlem yapılmadı. "ÖNCE ĠÇĠ MĠZDEKĠ HAĠ NLERĠ TEMĠZ LEYECEĞĠZ! . Türkler onunla konuĢmaktan neredeyse korkuyorlardı. Artık bilin ki. Güzel Ġzmir'i Yunan'ın pis ayağıyla çiğnettiniz. Siz uymadınız. Alev. Hıristiyanlar'a dün de. Bir Ġngiliz istihbarat subayı. Hıristiyanların malları Türk namusuna emanettir. Ġstanbul. hattâ telefon görüĢmelerini bile rapor ediyorlardı. bundan sonra da yapılmayacaktır. Silah patlarsa göreceğiniz netice. Çeviren: Gül Çağalı Güven.. Silah ve cephanemizi onlara verdiniz. Türklük ve Ġslam âlemi uygar görevini göstermeye baĢladı. temaslar ını.e. Bir bahane bularak karargâhını Havza'ya. 20. Ağustos 1996. ilk kez "halk" ile doğrudan temasa geçecek olmasında 207 208 CoĢkun. s. Yerli Rum ve Ermeniler onun her hareketini.89."200[207] "HALK HAREKETĠ" BAġLI YOR.Asrın insanlık toplumunu yaĢatmak.g. 201[208] Mustafa Kemal için Havza'nın baĢka bir önemi de vardı. ardından da oldukça iç kesimde ve Türkiye'nin doğusuyla batısını birleĢtiren anayolun kavĢak noktasında bulunan bir kasabaya.

210 Aydemir. biraz da Sıtkı Hocalarındır. Görev. Ġzmir'in iĢgalinde Ģehit düĢenlere adanacağı için olabildiğince kalabalık toplanmalı ve geniĢ halk kitleleri uyarılmalıydı. ..24-25. Kitlenin bilinçlendirilmesi için halkın çok sevdiği bir kiĢinin hitabı gerekir. arkasında namaz kılar gibi yüksek duygular içinde dinler: "Yangın saçaklığı sardı.. camide vaaz dinler gibi saygı gösterir.. s. Yanıyoruz! Tek çaremiz. "o günkü koĢullar içinde söz. ikinci Cilt (19191922). Havzadaki Yürgeç PaĢazade Mustafa Bey Mescidi'nde ümitler ve hazırlıklarla ilgili bir mevlit düzenlenir. Çünkü. s. Sıtkı Hoca.24... Kalabalık toplanır. silâha sarılmaktır! Derhal silâhlarınızı temizleyiniz! Silâhı olmayan baltasını." 4 Haziran 1919'da Nazilli de Yunanlılar'ın eline geçti. Ancak hoca söz verdiği halde gelmez. sokaklara taĢar. Hatipler arasındaki Sıtkı Hoca "halk hareketinin baĢlatılmasında" önemli rol oynar. Basım. bu kez de halkı Mesudiye Oteli önüne mitinge davet eder."202[209] Bu ortalama mitingden sonra 12 Haziran için yeni bir miting düzenlenir. Mustafa Kemal halkın arasına Ġlk kez katılmaktadır.e. Mustafa Kemal'in hedefi açısından düĢ kırıklığı ile sonuçlanır. ġevket Süreyya. Yılgınlık göstermeyen Mustafa Kemal. baltası olmayan sağlam bir odunu eline alsın. ġevket Süreyya.yatıyordu. Mustafa Kemal mitingi Mesudiye Oteli'ndeki odasının penceresinden izler. "cihat hutbesi" okuyacaktır.g. Remzi Kitabevi. derhal saldıracağız! Önce içimizdeki ekmek bilmez hainleri."203[210] Sıtkı Hoca kazanılmıĢtır!. Sıtkı Hoca'yı da kazanmak gerekir. 12. Ġstanbul. Tek Adam (Mustafa Kemal). a. sonra da yurdumuzu iĢgal eden düĢmanları temizleyeceğiz!. Aynı günlerde "YüzbaĢı Selahattin". TÜRK GENÇLĠĞĠ: " BOYUN EĞ MEYECEĞĠZ! . Toplantı. AlaĢehir'i terk ederken "vatan çocuklarını düĢman eline bırakmanın" acısını çekiyordu: 209 Aydemir. Mevlit. Halk kendisine. Mayıs 1993. Nitekim 30 Mayıs Cuma günü. ulemadan Sıtkı Hoca'ya düĢer.

orduya değgin (=iliĢkin) belgelerdi. kitaplar. Bir daha bizim hükümetimiz olmayacakmıĢ! Bunu Rum çocukları söylüyorlar. bir subay için vatanın çocuklarını düĢmana bırakmaktan daha ağır.. ġube bahçesinde bunları yakarken çocuklar çevremi sardılar: 'Efendi amca. Sakın hürmette kusur etmeyin!' Bekir Sami."(AlaĢehir'den 3 Haziran 1919 günü) Yola çıkmadan önce. AlaĢehir camilerine dört hoca gelmiĢ. bu hocaların sabahleyin kaymakamlık binası önüne getirilmesini söylemiĢti. askerlik Ģubesindeki bazı değerli evrakı yakmak gerekiyordu. kapakları çocuklara veriyordum 'Efendi amca. öyle mi?' Çocuğa cevap veremedim. Bunlar salnameler (=yıllıklar).. Kumandan sordu: 'Hocalar bunlar mı?' Birisi: 'Evet' dedi. Biz atlara binip AlaĢehir Hükümet Konağı'nın önüne geldiğimiz zaman kaymakam. jandarma kumandanı ve dört hoca oradaydılar. Bu karĢılık üzerine Bekir Sami umulmadık bir an içinde tabancasını çekip dört hocayı yere serdi. . ağlayarak odama çıktım. halka vaaz ederek diyorlarmıĢ ki: 'Yunan ordusu padiĢah emriyle geliyor. siz gidiyor musunuz? Bir daha gelmeyecek misiniz?' Cevap verdim: 'Geleceğiz yavrum. ne olur yakmayın bize verin.' Ben kâğıtları ve kitap sayfalarını yakıyor.' Çocuk dedi ki: 'Buraya gâvur gelecekmiĢ. daha acı ne olabilirdi? Geceden haber vermiĢlerdi.

. "hiç bir partinin âleti olmayacaklarını da" vurguladılar: "Asırlardan beri din ve medeniyetimizin ebedî izlerini sinesinde saklayan ecdadımızın mukaddes kanları ile yoğrulmuĢ olan sevgili vatanımızın.. "Türkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni" kurdu. Ġstanbul. Hiç kimse."204[211] Bu iĢgaller. kaynağı belirsiz paralar dağıtarak. Türkiye'deki Müslümanlar'ın hakkı hâkimiyetini müdafaa için faaliyette bulunmak üzere 'Türkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti' adıyla bir cemiyet kurdu. büyük milletimizin hukukunu müdafaaya azmetmiĢ olan gençlik. 3 Haziran 1919 sabahı. ne yapabiliriz ki demiyor. s. çoğu gençlerden oluĢan bir grup vatansever. Memleketin bu ölüm dakikalarında yalnız vatan hissi ile kalpleri çarpan gençlerin bu toplanıĢı. Bekir Sami. 12. Ekonomik olarak direnemeyen Türk halkı.Onlar yerde debelenirken gür ve sert bir sesle kaymakama: 'Görevlerini yapmayanların sonu bu olacaktır.85. parça parça iĢgal edildiği ve bütün cihanın aleyhimizde hücuma hazırlandığı Ģu felâketli günlerde. 5 Haziran'dan itibaren Ġstanbul'da 1. samimi ve vahdeti fırkacı211 Selçuk. . mukadderatımızı çizen ellerin verdiği ölüm ve inkıraz (=yok olma) kararlarını tevekkül ve sükûnetle intizar etmeyeceklerine ^beklemeyeceklerine) iman ederek. sınıf ekmeğin kilosu 19 kuruĢa. canı pahasına "vatan için" ölümü göze alıyordu. büyük ekonomik sıkıntı çeken halkın üzerine zam olarak da yağıyordu. sömürgesi) altına girmesi Ġçin büyük çaba harcayan Sait Molla gibi hain gazetecilere karĢı. Halk ekonomik bunalımdayken. Ġlhan. Ekmek baĢta olmak üzere her ürünün fiyatı artıyordu. de rhal toplandı. "dıĢa bağımlıyız. geçim derdindeyiz. bedensel varlıklarını ortaya koyarak direnebiliyordu. insanları Ġngiliz Muhipler Cemiyeti'ne üye yapmaya çalıĢan. Anadolu ihtilâlinin ilk kurbanlarının kanlarını AlaĢehir'de dökmüĢtü. Türk ve Müslümanlar'ın. yan Amerikan yarı yerli undan yapılan 2. bunu unutmayın ve siz de böyle davranın' deyip. ülkenin Ġngiliz mandası (himâyesi. iĢsiziz. YüzbaĢı Selahattin'in Romanı(2). atını sürdü. "Sükûnetle ölüm kararlarını bekleyemeyiz" diyerek bir bildiri yayınlayan yurtsever gençler. Aralık 2005. Cumhuriyet Kitapları. sınıf ekmeğin kilosu da 15 kuruĢa çıktı. Baskı.

626. Ulusal direniĢin lideri "gizli örgütlenmenin esaslarını" Nutuk'ta açıkladı205[212]: Gizli." GĠZLĠ ÖRGÜTLENMENĠN ESASLARI Mustafa Kemal'e göre. Vatanın son nefesinde. "ulusal direniĢ" için "gizli örgütlenme" gerekiyordu.lıktan." Vatanseverlerin bildirisinde iki konu çok önemliydi: 1.. M ÜDAFAA-I H UKUK CEM ĠYETĠ ÖRGÜTÜ TÜZÜĞÜNE EKTĠR(1) YALNIZ ĠLGĠLĠLERE ÖZEL VE GĠZLĠDĠR 1.e. Onlar da biliyordu ki.g. 212 Belge: 188. Ģifa verecek hareketlerle yaralarımızı tedaviye çalıĢan cemiyetin vatanperver mesaisi etrafında. 2Dedikodulara kulak verilmemesi isteniyordu. a. "Hükümeti düĢürün?. her nevi ihtiraslardan yüksek ve münezzehtir (=uzaktır). Devletin ve ulusun kaderinde (yazgısında) ulusal irade (istenç) etken ve egemendir.Ordu bir saldın durumunda planına göre harekâtını yöneteceğinden. "particilik" vatanın son nefesinde dahi insanları bölebiliyor. Ordu yüce Hilafet makamının dokunulmazlığının da güvencesi olan bu ulusal iradeye (istence) bağlı ve onun hizmetindedir. Nutuk (Söylev). . dedikodulara kulak verilmemesini tavsiye ile kurucuları ile üyelerinin vatanın tehlikesi karĢısında yekvücud (=tek bir vücut hâlinde) çalıĢacak bir kitle olduğunu beyan eyleriz. önemli. 2. ayrıca aĢağıdaki örgütler kurulur.Örgütlenme partiler üstüydü. s. Cemiyetimiz hiçbir fırka ile alâkalı değildir. "dedikodular" ise milli mücadeleyi engellemek isteyenler tarafından büyük bir silah olarak kullanılıyordu!.Bağımsızlığımızı savunma uğrunda kurulmuĢ ve örgütlenmiĢ olan Ulusal Kuvvetler her türlü müdahale (karıĢma) ve saldırıya karĢı korunmuĢtur...

haydutluk amacı güden bir kuvvet olmayıp. 6. komuta ve yönetimi.3. Bu konuda gereken yardımı askerlik Ģubesi baĢkanları ve bölge komutanları sağlarlar. takım ve bölük gibidir. Müslüman ve Müslüman olmayan çetelerin azlığı ya da çokluğu. Erlerin savaĢ görmüĢ olması yeğlenir. 5.Ulusal Birlikler Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin yönetim ve merkez kurullarınca oluĢturulur.Ulusal örgütümüzle ordu arasındaki bağlantıyı Temsilciler Kurulu sağlar. yapılacak çağrı üzerine. orduyu seferber duruma koyacak olanlar orduya katılır. Bu örgütlerde aĢağıdaki noktalar dikkate alınır: a) Müslüman olmayan unsurların çokluğu. Genellikle savaĢ yapmak. yurtsever kiĢilerden oluĢmalıdır. yurda ve ulusa yaĢamını ve hizmetini adamıĢ. gerektiğinde. 7. c) Salt soygunculuk ve öç alma ve bunun gibi nedenlerle cinayet iĢleyen ve eĢkıyalık yapan. azla yetinen. gerektiğinde ordunun harekâtını kolaylaĢtırmak amacıyla gezici birlikler kurulur. 4. Geri kalan güçler yerel tehlikelere karĢı olup.Ulusal birlikler (=millî müfrezeler) durucu ve gezici (=sabit ve seyyar) olmak üzere iki türlüdür. Ödül verme ve cezaland ırma da tıpkı askerlikteki gibi olur.Birlikler yalnız kendi bölgelerinde kalmayıp. köy ve bölgelerde durucu birlikler kurulur. Bir tehlike belirdiğinde. Bundan baĢka. her merkez yakınında bulunan birlik ve komutanlarıyla da bağlantı kurar. Ancak bir tehlike anında. onlara gerektiğinde makineli tüfek ve top da verilir. tıpkı askerî manga. Birliklerin kuruluĢ.Gezici birlikler silahaltında görev yapan erlerden baĢka. güvenlik ve dirlik düzenliği sağlamak ve sürdürmek. bütün halkın eli silah tutan gençlerinden oluĢturulur. eĢkıyanın saldırısına ve Müslüman olmayan unsurların baĢkaldırma ve baskınına karĢı kasaba ve köyleri korumak ve savunmak için mahalle. disipline (zapturapta) yetenekli ve becerikli olmalı ve birlikler. Komutan. oraya yakın bölge birlikleriyle iĢbirliği için öteki bölgelere de geçerler. . b) BaĢkaldırma eylemlerindeki özel güçleri. emir.

kasaba ve kentlerin her mahallesinde savunma düzeni kurup. elveriĢli yerlerde depo edilir. orada toplayarak göreve çağırabilir. Bu durumda.Ġl merkez kurullarıyla Temsilciler Kurulu. rovelver. Ve bunlar tarafından gerekli görülen köylerde. kefillikle ve düzenli numara altında tutulan kayıtlarla.Durucu ve gezici ulusal bitliklere gerekli her türlü silahın sağlanması önemlidir. 13. 12. eĢkıyanın elinden alınan silahlar ve zenginlerce verilecek para ile elde edilme olanağı bulunan tüfek. cephane ve gereçler. Ancak bu durumda. Ancak önemli durumlarda birlikler kendiliklerinden yardıma koĢmakla yükümlüdürler. bombalar.Her türlü fazla silah. gezici ve durucu birliklerde dağıtım. önemli görülen yerlerde. askeri kıtalardaki yöntem uyarınca yapılacağı gibi. Hıristiyanların öldürme ve güvenliği bozmak gibi melunca amaçlarına ve eĢkıya çetelerinin saldırı ve cinayetlerine karĢı önlem alırlar. kendilerine bağlı birliklerin eksikliklerini tamamlamak ve göndermekle yükümlüdür.Bu görevler yerel yönetim ve merkez kurullarının buyruğu ile olur. 8. kaldırılıp güvenli yerlere depo edilir veya tehlikeli bölgelerde halka dağıtılır. bağlı oldukları yönetim ve merkez kurullarına bilgi verirler. 10. 11. bir askeri kuvvete yardımcı olarak da gönderilir. kasabalarda. YaĢamlarını ve yiyeceklerini sağlamak da aynı yoldan olur. tehlikeli bölgelerden gizilce baĢka yere taĢınır ya da zorunluluk doğarsa ya da yağma durumunda. gerektiği zaman. silah dağıtımı. düĢman eline geçme olasılığı bulunan depolar. Yabancılar eline. birlik komutanlarının sorumluluğu altında yapılır. bucaklarda.Ulusal birlikleri oluĢturacak herkes. 14Birliklerin sağlık iĢleri için daha önce askerlikte ders .Silahlar her zaman ulusun malı ve yitirilmesi ulus hazinesinin zararı demek olduğundan. yüce Kur'an üzerine el bastırılarak ant içirilir. 9. Bu konuda ordudan da yardım istenir.Durucu birlikler. gerekli gördüğü bölgelerin birliklerini. bölgeler. tehlike içinde bulunan herhangi bir yakın bölgeye gönderip. silahlanmaya yardımcı olabilir. gezici birlikleri oluĢturanların dıĢında kalanlardan kurulur.

(. 214 Kara Vasıf Bey. Halide Edip. soyadı Karakol oldu).g.Fırka Kumandanı. s. sağlamıĢlardı.Bu ek. Bu. "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Temsilciler Kurulu" adına yayınladığı bir genelgede... Adıvar.. eski 27.) Vatanın kurtuluĢu.26. 215 Adıvar. 24 Mayıs 1920'de PadiĢah tarafından Mustafa Kemal'le birlikte idama mahkum edilen Kara Vasıf 207[214]. (.) Hemen karĢı karĢıya oturduk. s.206[213] "KARAKOL" ADLI GĠZLĠ ASKERĠ BĠRLĠK(ÖRGÜT). Bakınız: Nutuk (Söylev). ulusun haklı ve kutsal isteklerini elde etmek amacıyla kurulmuĢ olan yasal örgütle ilgili göstermekte oldukları ve ulusun arzusuna aykırı eylemlere giriĢtikleri haber alındı. yönetmelik niteliğinde olup. eski Sıhhiye Müdürü Ġstanbullu Doktor Adnan Bey ile eski Üniversite Batı Edebiyatı öğretmeni Halide Edip Hanım idi.. -HC.g. ulusun esenlik ve mutluluğu amacıyla kurulmuĢ olan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Tüzüğü'nde 'çete' deyimi yoktur" demiĢtir. Çoğu subay olan bir hayli genç Türkler’in kuĢku götürmez çoğunlukta oldukları yerlere gideceklerdi.g. Sivas'ta 15 Ekim 1919'da da.731. bir kâğıt üzerinde millî maksadımızı tespite çalıĢtık. a. Karakol adlı gizli örgütle Halide Edip de temasa geçmiĢti: "Benim oraya gitmemi tabiî çok dikkatli ve gizli bir Ģekilde. -HC. 15.e. s. Ġhtilalci Türk liderleri arasında ilkelerine çok bağlı bir insan olarak göze çarpıyordu. ufak tefek ve esmer idi..26.. "Kimi yerlerde çete adını taĢıyan birtakım kiĢilerin kendilerini. a.. Ġdama mahkum edilen diğer kiĢiler eski 20. Tabii o memleketin coğrafya durumunu çok iyi biliyordu.e. . a. gerçek bir yurtseverlik örneği olan Kara Vasıf idi. Halide Edip. Kolordu Kumandanı Mirliva (Tuğgeneral) Salacaklı Fuat PaĢa. Türkiye'yi paylaĢmaya hazırlanan Ġtilâf kuvvetlerinin planlarına karĢı halkı uyandırmak ve hazırlamak için yapılmıĢtı.görmüĢ olanlardan yararlanılmalıdır. her yerin gerekleri ve koĢulları gözetilerek uygulanır. Bu örgütün ruhu. Gereken silah ve sargı takımları ordudan istenir. Gider gitmez karĢı karĢıya geldiğim ilk yüz. eski WaĢington Elçisi ve Ankara Milletvekili Midillili Alfred Rüstem. Kaymakam Kemal Bey (Kemalettin Sami PaĢa) oldu. örgütlenmenin ve mücadelenin önemli unsurlarından biriydi. Albaylıktan emekli ve Ġstanbullu (Soyadı Yasası çıktığında kurduğu örgütün adını alarak."208[215] "Gizli askeri birlik" 213 Atatürk..e.

Mart 2005.. yatsam vücudum kendini yataktan yere atıyor..Ġnebolu" idi. çocuğa "Zafer" adını koyuyorlardı. Bu gereçlerin teslim edileceği kapalı adres. Sivas Kongresi'ne de delege olarak katıldı ve Mustafa Kemal'le görüĢtü. Adıvar. Bunların arasında 320 manikalı tüfek. Halide Edip. örgütün gelirlerini askerî kaynaklar ve bağıĢlar oluĢturuyordu. Fırka (Tümen) Komutanı olduğu zaman bütün görevini gördükten sonra geceleri de ihtilâle hazırlardı.g.26. Her askerî kıĢlada bir Karakol örgütü Komutanı bulunmasını da istiyordu. atamalarını yaptırarak Anadolu'ya gitmelerini sağladı.e. çoğu zaman gece ikiden sonra bize gelir ve derdi ki. "Zafer Ticarethanesi . Kara Vasıf Bey. 18. hazırlanırdı.olan Karakol.500 tüfek. Ve. 210[217] Askerî gereçler. ġu Çılgın Türkler. s. O. Ġngiliz ve Fransız kuvvetlerinin depolarındaki birçok silahı kapıcılar. Turgut.e. bir top. 200 sandık mermi. 1. Mustafa Kemal ise buna izin vermedi.000 üniforma vs. Kağnıcı kadınlar yolda doğum yaparlarsa. Kemalettin Sami ise eli. Tuncay. Örgüt ayrıca. Halide Edip.213. Özkan. 218 Özakman. Hatta. a. MĠT'in Gizli Tarihi. istilâ kuvvetleri ile yakında temasta ve aynı zamanda el altından Anadolu'ya silah kaçırtmak yollarını sağlamaktaydı. Zafere böylesine inanmıĢ bir milleti yenmek mümkün değildi. kolu ve yönetim cihazının baĢı idi. Ġstanbul'da 10. Mustafa Kemal ve Ankara Hükümeti daha sonra bu örgüte operasyonlar için para gönderdi.26. Ġstanbul. s. Ġstanbul'dan Ġnebolu’daki askerî birime. Gece yarısından sonra Üsküdar tarafına geçerek çeĢitli Birliklerle iliĢki kurar. 'Doktor Adnan o kadar yorgunum ki. ulusal direniĢ için silah sağlıyordu: "Kara Vasıf Bey bu kuruluĢun ruhu. Anadolu'ya kaçırılmıĢtı. s. Alfa Yayınları. s.104-107. . "209[216] Bu örgüt "subaylar" tarafından kurulmuĢtu. Kemalettin Sami.g. a. 211[218] 216 217 Adıvar. gemiciler ve orada çalıĢan baĢka kimseler yoluyla elde edip. Ankara'nın ihtiyacı olan teknik subayların ve diğer askerî ve sivil elemanların. Basım. Anadolu'ya göndertirdi. 10. ticari eĢya gibi gizlice sevk ediliyordu. Ġstanbul Hükümeti'nde elde ettiği adamları aracılığıyla.

(. bir yandan da gizemli (esrarengiz) ve korkunç bir komite kurmakla uğraĢtığım sanısına kapılmıĢlar. ordu. Herhalde böyle bir davranıĢ doğru değildi. oraya gelen Kara Vâsıf Bey'den anladım ki. orduda görevli herkeste hemen bir korku ve birbirlerine karĢı güvensizlik baĢladı. Sivas'a varıĢımdan sonra. Bu ordunun baĢkomutanı ve genelkurmay baĢkanı. bilinmeyen bir merkezin. bu iĢlen ve örgütleri yapanlar Ġstanbul'da bulunuyorlarmıĢ. kuruluĢ tüzüğü ile genel görev yönetmeliğini bütün orduya..1919'UN "DERĠN DEVLETĠ! . Karakol örgütü (Cemiyeti). 'bir ulusal Ordu'dan söz ediliyor ve. Gerçi. .. Mustafa Kemal anlatıyor: "Bu yönetmeliği okuyan bana en yakın komutanlar bile. bu iĢi yapan kendisi ve bazı arkadaĢları imiĢ." Mustafa Kemal. örneğin. herkese dağıtmıĢtı. Herkesi asmakla korkutarak.g. hemen komutanları uyardım. bilinmeyen birtakım komutanların buyruklarına uymaya zorlamak çok tehlikeli idi. komutan. bu iĢi benim yaptığımı sanarak iyiden iyiye kuĢkuya düĢmüĢler. bir yandan kongreler toplayıp açık olarak ulusal ortak çalıĢmalar yaparken. kolordu ve tümen komutanları ve kurmayları seçilmiĢ ve atanmıĢ olup gizli ve saklı tutulur. görevlerini gizli olarak yaparlar' deniliyordu. 'Benim komutam altındaki kolordunun acaba saklı ve gizli komutanı kimdir? Bu gizli komutan acaba ne vakit ve nasıl komutanlığı ele alacak ve acaba bana karĢı nasıl davranacak?' gibi haklı birtakım kuruntulara kapılması beklenilmez değildi.) Karakol örgütünün yönetmeliğinde. Benim.. bu tüzük ve yönetmelik kurallarını hiç uygulamamaları gerektiğini ve bu iĢin kaynağını araĢtırmakta olduğumu bildirdim. bilinmeyen bir baĢkomutanın.e. a. 212[219] Mustafa Kemal Sivas'a delege olarak katılan Kara Vâsıf Bey'i çağırarak sorar: 219 Nutuk (Söylev). Bunlar. ama her Ģeyi benim adıma yapmakta imiĢler.72. subay. Gerçekten. bu gizli örgütü Erzurum'da iken haber almıĢtı. s.. Baylar. herhangi bir kolordu komutanının.

. sistem yaklaĢımı içinde ele alınmalıdır" görüĢündeydi. 11 Ağustos 2006 Cuma. Saat: 22. a. Atatürkçü düĢünce sistemidir. 8. Eski Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral ġener Eruygur. 26 Ocak 2007. saat 22. bunu baĢarmak gerek. Kanaltürk Televizyonu. 222 Eski Jandarma Genel Komutanı (O tarihte ADD'nin de -Atatürkçü DüĢünce Demeği. Kanal 7 Televizyonu'nda Mustafa Karaalioğlu'nun sunduğu "Ġskele Sancak" Programında "Derin devleti yok etmek gerek" dedi: "Derin devlet var. 28 Ocak 2007." 214[221] Oysa. bunu "akla ve mantığa uygun bulmaz.. gizli baĢkomutan ve gizli genelkurmay baĢkanı kimlerdir?" "Hepsi siz ve arkadaĢlarınızda" Büsbütün ĢaĢıran Mustafa Kemal. ERDO ĞAN: "DERĠN DEVL ET Ġ YO K ETMEK G EREK! . Ama bunu minimize etmek. Ġskele Sancak Programı. "Tabii ki." BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan. mümkünse yok etmek. Türkiye Cumhuriyeti döneminde baĢlamıĢ bir Ģey de değil. Bunun değiĢtirilmesine karĢı tabii ki.Genel BaĢkanı).1. Ceviz Kabuğu Programı.. derin devlet önlem almalıdır. Temel yanlıĢlık. farklı düĢünüyordu.30. . Ankara'ya geliĢinin ertesi günü (28 Aralık 1919) halka hitap ederken de. Vatan Gazetesi. anayasal ilkelerdir. Kuvayi Milliye örgütlenmesini anlattı ve bağımsızlığın kazanılmasından sonra kurulacak devlet yönetimi hakkında da önemli ipuçları verdi: 220 221 Nutuk (Söylev)."Gizli merkez.00. Emekli Orgeneral ġener Eruygur'un açıklaması. Ta Osmanlı'dan. s. Ġstanbul.g.73. o gelenekten gelen bir Ģey zaten.e. Ġlk kez bir üst düzey komutan bu konuda Ceviz Kabuğu Programı'nda canlı yayında açıklama yaptı. Bu.215[222] MUSTAFA KEMAL." Çünkü. O her zaman olmuĢ. Kanal 7 Televizyonu. hiç kimse kendisine böyle bir düzen ve kuruluĢtan söz açmıĢ ve bu iĢ için onay almamıĢtı. resmi ideolojiyi yerleĢtirmek istiyoruz. 213[220] YIL 2007. sürmanĢet. "Derin devleti"*askerler farklı tanımlıyor.

. geleceği ile bizzat ilgilenmesi gerekir.yüzyılın sonlarında da aynen sürüyordu. Yabancı basının haberine göre. Hükümetlerin icraatı olumsuz olup da millet itiraz etmez ve düĢürmezse. Avrupa Birliği'ne üyelik beklentisiydi.yüzyılın baĢlarındaki bu "sömürgeci patron tutumu" 20." Teslimiyetçi Ġstanbul Hükümeti ve egemen basının "ilgi alanı" farklıydı!. iĢgal edildi."Bireyler fikir sahibi olmadıkça.(„. Damat Ferit ile kimse "müzakere etmeyecek". 6 Haziran 1919. yoksa Veliaht Abdülmecid Efendi mi?.. sözde liderlerin. Ve böyle bir millet. kimlerden oluĢacaktı?. Heyette kaç kiĢi olacak.. Paris'e gidecek olan bir "BarıĢ Heyeti"nin (!) bu ziyaretini kim ayarlamıĢtı? Damat Ferit mi. denetim altında bulundurulmaya layık olur.. a.. . Yugoslavya da Osmanlı gibi parçalara ayrıldı. 20." Avrupa'nın. Hüsnü.451. Tutkulu Slovenler. Bunda. yüzyılın baĢında Osmanlı'ya uyguladığı "parçalama taktiğini" yüzyılın sonunda Yugoslavya'ya uyguladı ve aynı tuzak yine baĢarılı oldu.) Gerçekten Ģunun bunun oyuncağı olabilen milletler. haklarını algılamamıĢlar demektir.. yalnızca "uzman" olarak kendisini "dinleyecekti..g. "kasabın bıçağını yalayan kuzu" gibi AB'ne yaklaĢma yarıĢı önemli rol oynadı. . "Türk heyeti ile müzakere yok" baĢlığını atıyordu. Tüm Orta ve Doğu Avrupa'da..) . Ġstiklâl Harbi Gazetesi. 6 Haziran 1919'da "Nelerle uğraĢıyoruz?" baĢlığını attı. Bu boĢ uğraĢılara dayanamayan Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin liderleri arasında. haklarını algılamadıkça. Sovyet Bloku tünelinin sonunda görünen ıĢık. Kendilerine 'Yugoslav gemisinden' ayrılıp Avrupa gemisine' binmeye en elveriĢli 223 224 Merdanoğlu. kitleler istenilen yöne.... Yugoslavya'nın geçirdiği sürece bakalım: "Avrupa Birliği adını alacak olan Avrupa Topluluğu'nun çekim gücü muazzamdı. s..e. Brüksel'deki kurumların onayını almak amacıyla diğerlerinden daha 'Batılı' ve 'Avrupalı' olduklarını kanıtlama yarıĢına büründü. 217[224] Paris basını ise. bütün kusur ve kabahatlere katılmıĢ demektir. Kendini kurtarabilmek için her bireyin. herkes tarafından iyi ya da kötü yönlere yönlendirilebilirler."216[223] "AMAN BĠZE BĠR RANDEVU!. Avrupa. Bu ortak tutku.(.

Diana. despot) Türklerin darbelerine mâruz kalmıĢtır. AB'nin dayatmaları sineye çekildi.. Ģunları söyledi: "Yunan milletinin sinesinden doğmuĢ olan Patrikhane. kendi kararımızı kendimiz veririz" benzeri sözde meydan okumalar yaĢandı. "AYASOFYA'DA ELĠNĠZĠ Ö PECEĞĠ M! .. AKP Hükümeti bakanları. "kendilerinin Avrupalı olduklarını kanıtlama yarıĢına" döndü.cumhuriyet olarak gördüler. Size müjdeliyorum ki." Patrikhane yine devrede. Yetkililer... Yunanistan'dan hareket etmeden önce burada bir konuĢma yapan Dorote. Hıristiyan yurttaĢlara "din hizmeti" vermesi gereken Ġstanbul'daki Patrikhane. mızrağın çuvala sığmadığı zamanlarda da "AB bizi bölüyor" diye feryat ederek. s. . a. gelmiyoruz" havasına girildi. Paris'e giderek. Anânelerine sadık kalarak müstebid (=zorba. Ama bunlar yaygın ve hükümet yanlısı basının desteğiyle birer "zafer" gibi sunulmaya çalıĢıldı.e. Ama sonunda her zaman olduğu gibi AB'nin dediği oldu ve kuzu kuzu toplantılara katılındı."218[225] TÜRKĠYE DE 2005 ve 2006 yıllarında yoğunlaĢan biçimde aynı süreci yaĢadı. pek yakında Büyük Yunanistan'ın 225 Johnstone.178. Hep son dakikaya kadar beklendi. "Çağırdılar ama filanca konuda garanti vermezlerse gitmiyoruz" ya da "Ceza Yasası'nda zinanın suç olup olmamasına biz karar veririz. Ġstanbul'a dönerken Pire'ye uğradı ve Pire limanında düzenlenen törenin ardından Patrikhâne'ye getirildi. Yunan iĢgalini savunan Patrik Vekili Dorote. özellikle DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül ve BaĢbakan Tayyip Erdoğan'ın kimi AB toplantılarına katılma süreci. Her seferinde de Brüksel'den eli boĢ dönüldü. yükselen ulusalcılık akımından puan çalmaya çalıĢtılar?. Biz Türk'üz. Fakat bir gün emellerine ulaĢacağı ümitleri ile bunlara karĢı koymakta devam etmiĢtir. yine "kin hizmeti" veriyordu. "geliyoruz. Bu haklan devamlı ve büyük savaĢlarla savunmuĢtur.g. her devirde Yunan haklarının savunuculuğunu yapmıĢtır.

" M ustafa Kemal (1919) 2 1 9 [ 226] MUSTAFA KEMAL' ĠN DÖNMESĠ ĠÇĠ N ĠNGĠLĠZ TEHDĠDĠ 6 Haziran 1919. s. o havalide asayiĢsizlik bulunduğuna dair Ġngilizlerden gelen Ģikâyetlerin yol açtığı" hatırlatıldı ve "Talebinizi geri alın" dendi.. Sömürgelerinden birindeymiĢ gibi davranan Ġngilizler'in notasına Harbiye Nazırı ġevket Turgut PaĢa'nın verdiği yanıt kabul edilmeyince.. Mustafa Kemal hükümet tarafından resmen Ġstanbul'a çağrıldı. 226 Nutuk (Söylev). Anadolu'daki "direniĢi" büyümeden bastırmak ve "baĢını ezmek" için Ġstanbul Hükümeti'ne bir nota verdi. "derhal geri dönmesini" emrettiler. Savunma Bakanı Ġngiliz generale verdiği yanıt da.kuruluĢuna Ģahit olacağız." Patrik Vekilini Paris'te tren garında uğurlayan Yunanistan BaĢbakanı Venizelos da ona Ģu sözü vermiĢti: "Ayasofya'da elinizi öpeceğim!. Ġktidarsızlık örne ğidir. Mustafa Kemal'in vilâyetlerde gezmesinden rahatsız olan Ġngilizler.. hükümet acilen ġeyhülislam’ın baĢkanlığında toplandı. ama kararları Ġngilizler alıyordu!. ĠĢgalci Ġngilizler'in Karadeniz Ordusu BaĢkumandanı General Milne...'' "PadiĢah k öleliği ile kazanılan Ġktidar. Türkiye'de bir hükümet var gözüküyor.e. Sömürgeci Ġngilizlere bu yanıt vız gelince. . 131. "Mustafa Kemal PaĢa'nın Samsun'a gönderilmesine. a.9.

" "EY G ENÇL ER UYANIN ! Balıkesir'de yayınlanan Doğrusöz Gazetesi de.. bitleri birleĢtirecek kuvvetlere eskiden olduğu gibi istih- . Ey yurdun gençleri ileri. tecrübelerinizden istifade için bir Ġhtiyat Zabitleri Cemiyeti teĢkil etmek tasavvurundayız. gönderdiği telgrafta "Suret-i hareketimi ona göre düzenlemek üzere davet nedeninin lütfen izah buyurulmasını rica eylerim" diyerek. Yenilmez. Ey millet birleĢiniz ! Hepimiz bir daire dahilinde toplanmazsak. Diriler. adreslerini lütfedecek arkadaĢlara minnettar kalacağız.Bu tarihi olay. Giresun'da "yedek subaylar" toplanarak bir örgüt (cemiyet) kurmaya karar verdiler. "ulusal direniĢin kalbi" ve "atardamarı" olan Karadeniz Bölgesi'nde ciddi örgütlenmeler engel tanımıyordu. iĢte gelmiĢtir. 9. kapamak yakıĢır mı gözleri.. yılmaz bir kuvvet hâlinde vatan uğrunda birleĢiniz ey gençler!. Bu yazıĢmalar sürerken. dönmeyeceğinin iĢaretlerini veriyordu. çağrıda bulundular: "Memleketimizin vaziyeti göz önünde tehlikede. halkı iĢgale karĢı ılimnısu çağırdı. faaliyet göstereceği sıra.. Bu tehlike haftalarla sayılamayacak kadar yakındır. Ordu MüfettiĢi Mustafa Kemal ise. "Gençliğin dirileceği ve direneceği zamanın geldiğini" belirten Doğrusöz Gazetesi'nin çağrısı kısa. Ey gençler uyanınız ! Gençliğin dirileceği. özlü ve netti: Hep ölenler göz açık bekleyince bu yeri. Fikirlerinizden. bugünlerde dahî Atatürk düĢmanlarının milli direniĢi küçültmek için bir koz olarak kullandığı "Mustafa K emalin Samsun'a gidiĢine Ġngilizler izin verdi" safsatalarını çürüten çarpıcı bir yanıttır. Ġsimlerini. KARADENĠZ: ULUSAL DĠRENĠġĠN KALBĠ VE ATARDAMARI.. arĢ ileri!. IĢık Gazetesi'ne gönderdikleri bildiriyle.

"vatanı satmak" için çalıĢmalarına ara vermeden devam ediyordu.. bu ülkede yaĢamak hakkı.. Ali Kemal üç ay sonra içiĢleri Bakanı oldu. bundan böyle eski tarife ile iĢ yapmasına imkân kalmadığım bildirerek yeniden zam istemiĢtir. Ali Kemal henüz bakan olmamıĢken.. Ġstanbul'a adım attığı gün "vatan düĢmanı yazıyorsun" diyen Doktor Ziya Bey'i tutuklattı. Bu olayı bir tarafa "not eden" gazetecibakan. Sabah Gazetesi'nde yazdığı yazıları "gayri vatanî" bulduğu için açıkça düelloya davet edilmiĢti. kömür fiatlarındaki yeni artıĢları ileri sürerek.. Bunun üzerine. Bir de "icra" yetkisini ele geçiren Ali Kemal. hayatımız kalmaz. Ģimdi uygulamaya koyma makamına gelmiĢti. bu kin ve intikamın büyüklüğünü göstermesi açısından önemli." Kendi vatanı yerine iĢgalcilerin vatanını savunan sözde gazeteciler de. Ġlginç bir olay. ġirketin bu talebi Nafia . VuruĢmaya davet eden Gemlik Belediyesi doktoru Ziya Bey idi. ĠçiĢleri Hakanı olunca da uslanmamıĢtı. Bağlarımızı mahveden fılosera (hastalığı) baĢka bir Ģekilde tecelli ederek bizleri de mahvedecektir.fafla (-küçümseme ile) bakacak olursak. Evvelce suya yüzde yüz zam yapmıĢ olan Terkos ġirketi. Sık sık karĢımıza çıkan ve çıkacak olan gazeteci Ali Kemal. yaĢam sürü- Terkos suyu zam istiyor ġirketi Hayriye'nin biletlere 4 misli zam talebini hükümet tasdik etti. vatanı satma yönündeki görüĢlerini. Günlük yor. Rum ve iĢbirlikçi hükümet iliĢkisi her zamanki gibi tıkır tıkır iĢliyordu. Ġstanbul'da Rumca yayınlanan gazetelerden Patris Doktor Ziya aleyhinde büyük kampanya baĢlatmıĢ ve "tutuklanması" gerektiğini ileri sürmüĢtü.

Diğer taraftan.Bakanlığında incelenmektedir. Ülkemiz adım adım iĢgal edilirken... Ve hükümet de aymazlık.. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. 9 Haziran 1919) BĠR TÜRK KIZINI N SO N DUASI . (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Resimde. Ģu felâketli günlerimizde düğün yapan Saray mensubu Abdurrahim Efendi görülmektedir. ġirketi Hayriye tarafından istenmiĢ olan 4 misli zammın hükümet tarafından kabul edilmiĢ olduğu da öğrenilmiĢtir. 10 Haziran 1919) Ġbretlik bir gazete haberi… DÜĞÜN ĠÇĠN VAKĠT BULDULAR Abdülhamid'in mahdumu ġehzade Kaymakam Abdurrahim Efendi ile eski Sadrazam Prens Sait Halim PaĢa'nın biraderi eski Nafıa Bakanlarından Abbas Halim PaĢa'nın kerimesi hanımın düğünleri yapılmıĢtır.. sapkınlık ve hıyanet içinde iken.. ordularımız dağıtılırken. bütün kalelerimiz zaptedilirken.. iĢ baĢındakiler kendi çıkarlarını .

Ģehitlerimizin ruhundaki kutsiyete sığınarak sana secde ediyoruz. bugün bütün milletlerin edeceği bir zulüm ile mukaddesatı. Bizi de dinle.. Biz Allahım senin adaletine sığındık. Ve biz hürriyetimiz için. Sabiha Zekeriya Hanımın "Bir Türk kızının son duası" yayınlandı: "Allahım. Yedi yüz seneden beri minarelerinde okunan ezan sedne bizi hasret etme Allah/m. genç. Bizim. halifesinin hükmünde yaĢar. ulus yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düĢmüĢken. Kalbimizi sana açtık. sesimizi iĢittirinceye.. Bizi düĢmanlarımıza esir eyleme Yarabbi. seksen milyon Türk. Sesini sana ilâhi mâbedlerinden . Asırlardan beri hükümran olan Türk'ün. Babaları için ağlayan bir milyon yetimin hıçkırıklarını iĢit. Türkler. hm Ģayi mahvoluyor. 700 seneden beri denizlerin hâkimi. ġarkın hükümdarı olduk. Ve biz bu aĢk ıh Türk'ün hakkını bütün cihana. senin aĢkın var. kalbimizde senin vecdin.. ha fevkinde her kavmin üstünde en büyük kuvvetimiz olan Allahım. ancak Türk sultanının. bütün Türk ve Müslüman kulların hep birden duaya geldik. istiklâli hayatı. gönlü yaralanmıĢ yetimler. seksen milyon Türk'ün kalbinde senin vecdin.. kadın. surların üzerinde feryat eden... ĠĢte biz bugün o siyah bayrağın alkırıklar arasında sana yalvarıyoruz Allahım... Müslüman iklimlerinde matem tutan yeisli Türk sedasını iĢiten Tanrım. Mâbedlerinde ağlayan.. bağrı yanık analar.gözlemlerimizde senin nurun.. Ruhumuzdan kopan feryatlara acı ve bizi koru Allahım.. ruhumuzda senin aĢkın var. Müslüman ruhunu temsil eden camilerine haç diktirme Allahım.. ihtiyar. milletlerine bağıracak ve anlatacağız.. Sesimiz sana minareler memleketinin bütün Müslüman dünyasına ses veren mâbedlerinden yükseliyor. çocuk.. Ak saçlı ihtiyarlar. bütün esir olan Müslüman dünyasının matemini ilan ediyor. bizi o Ģehitlerin ruhu hürmetine sıyanet eyle (koru) Yarabbi. hakkımızı tanıtıncaya kadar bağıracağız Cihadımıza sen zahir (destek) ol Yarabbi. ġarkın üstünde dalgalanan matem sancağı. Topraklar altında millet için ölen Ģehitlerini mezarında ağlatma Yarabbi.düĢmanların siyasal amaçlarıyla birleĢtirmiĢken. Günahlarımıza tövbe ederek. "Büyük Mecmua" adlı dergide.

birbiriyle paylaĢıyordu. merhametine sığınan matemli kalplerimiz. kurtuluĢa destek veren bir avuç gazetede duygularını gün gün anlatıyor. Huzurunda diz çöktük. Peygamberin vekilini zalimlere esir etme Yarabbi.. Hükümran olduğumuz topraklarda bizi süründürme Allahım." TÜRK'ÜN ĠL ÂHĠSĠ ĠĢgal altında kurtuluĢ için her yolu deneyen Türk halkı. Musa Süreyya imzasıyla yayınlanan "Türkün ilâhisi" de 220[227] bunlardan biriydi: "SarmıĢ matem buraları Saz benizli ovaları Boynu bükük yuvaları Sen himaye et Yarabbi Ne bir yazık diyen bize Ne ses veren sesimize Huzurunda geldik dize Senden inayet Yarabbi Her çehre bize yabancı Bari sen bir parça acı Süründürme altun tacı Bize yardım et Yarabbi Bir gün sabah olur diye Katlandık her iĢkenceye Bu felâketli geceye ver bir nihayet Yarabbi" 227 Ġstiklâl Harbi Gazetesi. bütün hakanların Ģan ve Ģeref ülkesinden (.. Hz. hicran dolu ruhumuzla sana ibadet ediyoruz ve yalvarıyoruz. Ġmdat dileyen yaĢlı gözlerimiz. "istiklâl Harbi" gazetesinde. Fatihlerin. Yüz milyon Müslüman'ın halifesi. . Camilerimizde yanan din ve iman kandillerini söndürme Allahım. bütün imanımızla yalvarıyoruz.tekbirler yükselten Türk’ün sesini iĢit ve bizi kurtar Allahım. sana bütün vicdanımız. DüĢmanlara hakkın kuvvetini tanıt ve bizi kurtar Allahım. 13 Haziran 1919.) eksik etme Allahım.

Bu sebepledir ki. bir tarafı kızarmıĢ balıklar tavadan fırlar ve hemen yakındaki suya atlayarak yüzmeye baĢlar. Ġstanbul'un sahibi olduklarına inanan Rumlar ise. Onlar. ĠĢte. erkek mi?" tartıĢması yapmakta olduğuna inanır. sudan bu balıkları alacak. Yunan ve Rumlar. odaya bir Rum heyecanla girer ve Türkler'in Ģehre girmekte olduklarını bildirir. bir tarafları kızarmıĢ yüzmektedirler. sobada yedi balık kızartıyormuĢ. ancak o zaman ben bu habere inanabilirim! Papazın bu sözleri üzerine.MEL EKL ERĠN CĠNSĠYETĠ. Ġstanbul'a tekrar kavuĢtuğumuz gün papaz. Ġstanbul'u kurtarıĢ efsanelerini canlı tutarken. Ġzmir'den itibaren Türkiye'yi iĢgal etmeye baĢlayan Yunanlı'lar ve iĢbirlikçisi Rumlar. Ġstanbul'u yeniden ele geçirecekleri hayâlini hep canlı tutmakta. o zaman neler olacağının(!) öykülerini anlata gelmektedirler. Hâlâ balıklar bu suda. Rumlar buraya Balıklı adını takmıĢlardır. diğer yanlarını kızartıp yiyecektir.. Atina'da yayınlanan gazeteler Ģu öyküye yer vermeye baĢladılar: "Türklerin Ġstanbul'a girmekte oldukları bir sırada. TAVADAN SUYA ATLAYAN BALI KLAR! . akıl ve sinir hastalıkları hastanesi olan Balıklı Rum Hastanesi'dir. Bunun üzerine papaz bağırır: . . Bahsedilen bu mevki Balıklı'dır. Ġstanbul'u yeniden ele geçirme hedefine çok yaklaĢtıklarına inanmıĢlardı. bir papaz." Bugün mevcut olan ise. Fatih Sultan Mehmet Ġstanbul'u fethederken. kendi bakıĢ açılarına göre farklı bir öykünün inananlarıdır. Bizanslıların "melekler diĢi mi.Bir tarafı kızarmıĢ bu balıklar canlanırsa. Birçok Türk. Silivri kapısı yanındaki mabeddeki bu suda balıklar hâlâ görünmektedir. Balıkların daha bir tarafı kızarmıĢ iken.

180. a. 21-30 Mayıs 1919 tarihleri arasında Kolordu Komutanlarına Ģifreli telgraflar gönderdi. Zeki. KurtuluĢ için çareler arayan yurtseverlerin toplantı ve faaliyetlerini "ihbar" etmeyi görev sayan Sabah Gazetesi "durumdan vazife çıkarmıĢ" ve "iĢgalcilere yardımı" görev saymıĢtı!.. Kendi ifadesiyle. Nitekim iĢgalcilere karĢı gerilla savaĢı baĢlamıĢtı.. Sabah. Ülkemizin fiilen iĢgal edilmesini kabul etmeyeceğini açıklayan Mustafa Kemal. yurdumuzu iĢgal eden emperyalistlerin (sömürgecilerin) hoĢuna gidiyordu. Dr.626. Mus228 Çevik. Sabah Gazetesi iĢgale karĢı gelinmemesi için yayınlar yapıyor. Ġç Akdeniz'de (Ege'de) "Türk gerillası Efeler" düĢmana karĢı direniĢin düğmesine basmıĢtı. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. diğeri ise "önderliğe seçimle gelmek."221[228] Hareketi halka mal etme planının ilk aĢaması "ordu desteğini sağlamak" idi. Nutuk (Söylev).g. s. Millî Mücadele'de "Müdafaa-i Hukuk'tan Halk Fırkası'na GeçiĢ" (1918-1923).. iki hedef belirlemiĢti.. yalnızca. "Ġlk iĢ olmak üzere.. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa'ya. Konya'daki ordu müfettiĢi Mersinli Cemal PaĢa ile Erzurum'daki 15."222[229] Bu amaçla. GERĠLLA SAVAġI. Biri "millî hareketi halka mâl etmek". Damat Ferit Hükümeti'ne yaranabilmek için direniĢçileri ihbar ediyordu!. . Sald ırı hazırlığımızı iyi yapabilmek için zaman kazanmalıyız" bilgisini verdi. "Olup bitenleri kabul edemeyiz. Bu arada. Yrd.EFELER "GERĠLL A SAVAġI" BAġLATT I! . s. 229 Belge: 188. ĠġBĠRLĠKÇĠ GAZETELERĠN yayınları.e. Türk milletinin direniĢ azmini asla kıramıyordu. Doç. bütün ordu ile temasa geçmek lâzımdı. Atatürk Kültür. O. Bu yayınlar. Mustafa Kemal'in "Millî Mücadele yöntemlerinden biri" idi. Ankara 2002. toplantı yerlerine "baskın düzenlenmesini" ve toplantılara katılanların tutuklanmasını istiyordu.

küçük savaĢ örgütüdür.e. Mehmet. A.Küçük küçük birliklerin baĢında subay bulundurmakla oluĢturulan örgüt.. Böylesi birlikler büyük çarpıĢmaları da yürütebilecek güçteydi. Mondros'tan Lozan'a Türkiye Ulusal KurtuluĢ SavaĢı Tarihi (1918-1923). Batı Anadolu'da irili ufaklı gerilla birliklerinin sayısı yüzden fazlaydı. milletimizin savaĢ konusundaki bakıĢ açısını burada açıklarken demiĢtim ki. Doç.. bu yönde "komutanları teĢvik ediyordu. bir bakıĢtır ve uygulanmasına baĢlanmıĢ olduğunu müjdelerim.139. Doç.ġ. dostça ve arkadaĢça bir üslupla hitap ediyor.183.... Evsile. Zeki.g. Bunu söylediğim zaman kuvvetlerimizin ufak tefek topluluklardan oluĢacağını hepiniz anladınız. Menemen'deki silahsız vatandaĢlara saldıran katil sürüsü.. 225[232] Bergama'da Kuvayi Milliye ve Nizamiye müfrezeleri tarafından bozguna uğratılan Yunan taburundan kurtulanlar Menemen'e kaçmıĢ ve burada katliama baĢlamıĢtı. Dr." 224[231] Gerilla güçlerinin örgütlenmesinde jandarma subayları Kılıç Ali ve Saip Beyler.tafa Kemal komutanlara emir verir gibi değil. topçu subayı Kemal Bey ve süvari subayı Osman Tufan Bey özel bir etkinlik gösterdiler. Rusça Aslından Çeviren: Ataol Behramoğlu. uzun zaman savaĢmak ve bütün milletin savaĢma duygularını sürekli diri tutabilmek için gerillâ örgütü kuracağız. s. bir yıl sonra TBMM kurulduğunda milletvekillerine bunu açıklayacaktı: ". a. Dr.M. gerçekte 150-200 askerden oluĢuyordu.. Ġstanbul. Bu.. Yrd... Cümlenizin hatırındadır ki. s.. Büyük Menderes bölgesinde ise. esasen hükümetin verdiği bir karar ve kabul ettiği bir yöntem. (Türkçe'si bana ait. (Gerillâ) denilen küçük savaĢ örgütüdür.g. Bu ufak kuvvetlerin baĢında subaylar faaliyet halinde bulunacaktır. Yörük Ali Efe kuvvetleri düĢmanın ilerleyiĢini durdurmak için üç demiryolu köprüsünü havaya uçurdu. Mayıs 1999.-HC) 232 ġamsutdinov.e. Doğan Kitapçılık A. 223[230] Mustafa Kemal. Bazı birliklerde savaĢçı sayısı bini aĢıyordu. Çünkü. a.33. kaymakam ve memurları da Ģehit etti. Köprüleri koruyan Yunan bir230 231 Çevik.. Anadolu'da "kolordu" diye adlandırılan birçok askerî birim. "Halkın gerilla tarzında müdafaa yapması için kuvvet oluĢturmasına yardımcı olunmasını" istiyor. s. .

ekmek yedikleri vatana ihanet eden iĢgal iĢbirlikçisi (casusu) Osmanlı Rumları'nı hemen meydanda ipe çekti. Ġngilizlerin amacı. omuzları geniĢ. MUSTAFA KEMAL: " MĠLLĠ O RDU KURULMAL IDIR" Milli mücadelenin örgütlenmesi çalıĢmalarını sürdüren Mustafa Kemal. kaçarken sivilleri rehin olarak yanlarında götüren Yunan kuvvetleri. kavi bünyeli... bunun için de "Millet Ordusu"nun milletin kaderini belirleyeceğini açıkladı. Tıpkı ABD ile birlikte bugün de Türkiye'de yapmaya çalıĢtıkları gibi.yüzyılda.. bu masum insanlarımızı yolda katlettiler. bıyıkları hissedilmeyecek derecede pek hafif terlemiĢ. Durumu çok iyi izleyen Mustafa Kemal. Türkiye'yi bölmek. elâ ve çekik gözlü. Ayın Türk aĢiretlerinden Sarıtekeli aĢiretine mensup bir Türk oğludur. 23 yaĢında bir zeybektir.) Yörük Ali Efe orta boylu. kumralca kaĢlı. Yunan askerlerinin boĢalttığı Nazilli'ye giren Yörük Ali'nin gerilla kuvvetleri (Efeler). Tıpkı Kuzey Irak'ta nihayet kurdukları Kürdistan gibi.. yine Erzurum'daki Kâzım Karabekir PaĢa'ya geliĢmeleri telgrafla bildirdi: "Diyarbekir'deki Kürt kulübü.liği tümüyle imha edildi. yakıĢıklı...." YÖRÜK ALĠ'NĠN GERĠLLA KUVVETLERĠ (EFELER). (. levent tavırlı bir delikanlıdır. "Askerce dövüĢmek" yerine. Tıpkı çeyrek asırdır PKK denen terör örgütünü besleyip. Tıpkı 21. "Bağımsız Kürdistan" ku rmaktı!. daha sonra büyük eziyetlerden sonra Yunanlılar tarafından boĢaltılan Nazilli'ye girdi. BAĞIMSIZ KÜRDĠSTAN !. bölücülük yaptıkları gibi. bugün de olduğu gibi.. Ġngilizler'in kıĢkırtması (provokasyonu) ile Diyarbakır'da Kürt vatandaĢlarımız Ġsyana teĢvik ediliyordu. beyaz tenli. Bu arada. Ġngilizlerin teĢviki ile Ġngiliz- . Amasya'da ülkemizin ancak "millî birlikle" kurtulacağını. Ulusal direniĢe (milli mücadeleye) destek veren gazeteler Yörük Ali Efe'yi kamuoyuna Ģöyle tanıttılar: "Yunan istilâsına karĢı mücadeleye atılan ve Malkoç'da düĢmana ağır darbe indiren Yörük Ali.

Bugüne kadar gelen belge niteliğindeki telgraflarından 15 Eylül (1919) tarihli olanında.39. maazallah (=Allah esirgesin) Ġslâm arasında kan akıtılması ve günahsız zavallı Kürt kardeĢlerimizden birçoğunun padiĢah askerleri tarafından telef edilmesi gibi. Türk ve Kürdün yekdıgerinden ayrılmaz iki öz kardeĢ olarak yaĢamakta devam eyleyeceği ve hilafet makamı etrafında sarsılmaz bir vücut halinde dahil ve hariç (=iç ve dıĢ) düĢmanlarımıza karĢı demirden bir kale halinde kalacağı Ģüphesizdir. bu konuda) emirlerimize amade bulundukları bildirilmektedir." "KÜRTLER ÖZ KARDEġĠMĠZ" sözü de. Kürdistan'ın maruf beylerinden aldığım müteaddit (=sürekli) telgraflarla. dağıtılan bu Kürt kulübünün hiçbir Kürt'ü temsil etmediği.9.35(1919) Malatya Mutasarrıf Vekili Vasıtasıyla Hacı Kaya ve ġatzade Mustafa Ağalara PadiĢah ve millet hainlerinin aldatmalarına kapılarak. Ve hür yaĢaması uğrunda her fedakârlığı ve bu bapda (=bu manada.e. a.. Cilt:4. .g. o günlerden bugüne Mustafa Kemal'in verdiği ibretlik bir ders niteliğindedir. Sizler gibi din ve namus sahibi büyükler oldukça. Mustafa Kemal'in "Kürtler'i öz kardeĢ" olarak gördüğüne yazılı belgelerde de tanık oluyoruz.lerin himayesinde bir Kürdistan teĢkili gayesini takip ettiği anlaĢıldığından kapattırılmıĢtır. birkaç serserinin neticei teĢebbüsatı (=giriĢiminin sonucu) bulunduğu ve vatan ve milletin tamamen müstakil (=bağımsız). Cenabı Hak mesainizi makbul eylesin. s. dünya ve ahret pek acı bir akıbetin ortaya çıkmasının engellenmesi emrinde geçen vatanperverane (=yurtseverlere yakıĢır biçimde) çalıĢmalarınız Sivas Genel Kongre Heyeti'nce takdire ve Ģükrana değer görülmüĢtür. Heyeti Temsiliye namına Mustafa Kemal " 226[233] Orduya gönderdiği bir baĢka telgrafında da aynı yaklaĢımı 233 Atatürk'ün Bütün Eserleri. bölgenin önde gelen ağalarına Ģöyle diyordu: "Hacı Kaya ve ġatzade Mustafa Ağalara Sivas 15.

Kaynak Yayınları. mukaddes hilafet makamına tam bir sadakatle bağlı kalacaklarına ve Kürt Teâvün Cemiyeti'nin ayrılıkçı hareketini lanetlediklerine dair hükümete. Erzurum. yine bu kabil zararlı propagandaların yüce saltanatın payitahtında (=baĢkentinde) revaç (=değer) bulabilmesi üzüntü vericidir. Heyeti Temsiliye namına Mustafa Kemal. Zaten. Doğu Anadolu'nun asil bir unsuru olan Kürt kardeĢlerimizin.35(1919) Ġngilizler'in el altından teĢviki ve Kürt Teâvün (=YardımlaĢma) Cemiyeti'nin ayrılıkçı faaliyeti ile Kürtlerin milli harekât aleyhinde olduklarına dair pek zararlı propagandalar yapılmakta olduğu Ġstanbul'dan bildiriliyor. s. Bütün heyeti merkeziyelere ve Kürt ağalarına ve eĢrafına keyfiyetin (=durumun) anlatılması ile.Kemal 3. 15. tüm dünyayı kandırıp Ġzmir'in yanı sıra 234 Atatürk'ün Bütün Eserleri.11. Avrupa ne kadar diretse de. Ġzmir'den vazgeçmek niyetinde değil. bunlar yalan üzerine kuruluydu. mukaddes hilafet makamına bütün iman ve sadakatleriyle bağlı bir milleti oldukları. temsilcilere telgrafnameler çektirilmesi rica olunur.. Van. Yunanlılar. M. Harput Vilayetlerine 13. Olmadı da.görüyoruz: "Diyarbekir. milli harekât ve teĢkilatın en sadık ve kuvvetli bir uzvu bulundukları meydanda iken. Osmanlı memleketinin ayrılmaz bir kıtasında. Bitlis. . Cilt: 5 (1919).Kolordu Kumandanlıklarına ġifre Sivas 6.Kolordu. Türkiye ve Türkler kararlıydı. Kuvayi Milliye ile birleĢmiĢ olduklarına. Yunanlılar'ın "Trakya bize verilirse. Osmanlı camiasından hiçbir Ģekilde ayrılmayarak. 108. Kolordu Kumandanı"227[234] TÜRKLER ESĠR PAZARINDAKĠ ZENCĠ gibi olmak istemiyordu. Ġstanbul. Ġzmir'den vazgeçeriz" biçimindeki propagandaları etkili olamayacaktı. Nisan 2001.

. "esir bir kentin halkını.. bir baĢka kentin halkını esir alarak değiĢmek" anlamına geliyordu.) Yirminci asırda (.." Amasya Ta mi mi : "M illetin istikl âlini yine milletin azim ve karar ı kurtaracaktır" ANADOLU'DA CAK! . Bize gelince düsturumuz.. Damat Ferit Hükümeti'ne karĢı direniĢe geçen komutanlar. Ulusal(Milli) Kongreler dönemi baĢladı. esir pazarlarında asla zenci gibi satılamaz" dedi: "(. Sivas Kongresi'ne katılacak Türkmen. "Vatanın tehlikede oldu- . delegelerin nasıl seçileceği belirlendi. topraklar fiilen iĢgal edilirken. eli altında tutmaya çalıĢmak yolundaki teĢebbüsleri. Bu aldatma kampanyaları üzerine Trakya PaĢaeli Müdafaa-i Hukuk Heyeti baĢkanlığı bir açıklama yaparak. "MĠLLĠ HÜKÜMET" KURUL A- Türkiye gizli ve açık iĢgal edilirken. Buradaki tarihi toplantıda. Türk halkının esir pazarında zenci satar gibi bir muameleye tabi tutulmak istenmesini de Ģiddetle protesto ederiz.. Amasya'da bir araya geldiler ve önemli kararlara imza attılar. Kendilerini Avrupalılara medeni diye satmak isteyen Yunanlılar'ın ihtiraslarını tatmin için bir vilâyet halkını diğeri ile mübadele etmek ve bu halkı esir ticareti yapar gibi.Trakya'yı da ele geçirmek istiyordu. zihinler devĢirilip. Sivas ve Erzurum'da yapılacak kongreler öncesi Amasya'da ön hazırlık gerçekleĢtirildi. bilemeyiz Avrupa'ca nasıl bir telâkkiye mazhar olacaktır. Trakya Trakyalılarındır' cümlesinden ibarettir. "Türkler.) nefretle protesto ederiz. Sivas Kongresi öncesi alınan ve bir "millî sır" olarak saklanması kararlaĢtırılan karar metninde. Sözleri doğru olsa bile bu.

olabildiğince çabuk yetiĢmek üzere. 6. daha sonra (20 Ekim 1919) Rauf ve Bekir Sami Beylerle birlikte tekrar Amasya'ya gelecek ve Tasvir-i Efkâr Gazetesi muhabiri RuĢen EĢrefe Ģöyle diyecekti: 235 Nutuk (Söylev). Bu durum ulusumuzu yok olmuĢ gibi gösteriyor. a. 429). O güne değin öteki il delegeleri de Sivas'a ulaĢabilirlerse. Mustafa Kemal. anlam ve dile bağlı kalarak.Doğu illeri adına 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. s.Ġstanbul'daki hükümet üstlendiği sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. 8.53 ("Belge 26" için de bakınız: s. Turgut. hemen yola çıkarılması gerekmektedir. 7.Yurdun bütünlüğü. 2.g.236.. halkın güvenini kazanmıĢ 3 delegenin.Anadolu'nun her yönden en güvenli yeri olan Sivas'ta ulusal bir kongrenin tez elden toplanması kararlaĢtırılmıĢtır. Gürer. 21-22 Haziran(1919) gecesi Amasya'da yaveri Cevat Abbas'a "Yaz bakalım" demiĢti: 1.g.ğu" vurgulanıyordu. (Rahat anlaĢılabilmesi için her iki kaynaktaki metni. 5. 4.Ulusun durumunu ve davranıĢını göz önünde tutmak ve haklarını dile getirip.Her ihtimâle karĢı bu durum.e. 3. bugünkü Türkçe'ye çevirdim.Bunun için bütün illerin her sancağından. ulusal bir sır(=giz) gibi tutulmalı ve delegeler gereken yerlere kimliklerini gizleyerek (=ad ve kılık değiĢtirerek) gelmelidir. bütün dünyaya duyurmak için her türlü etkiden ve denetimden uzak ulusal bir kurulun varlığı çok gereklidir.Ulusu n bağı msızlığını yine ulu sun a zim ve karârı kurtaracaktır.228[235] Mustafa Kemal.e. s. ulusun ba ğımsız lığı tehlikededir. Erzurum Kongresi'nin üyeleri de Sivas'ta yapılacak genel toplantıya katılmak üzere yola çıkacaktır. a..-HC) .

milletimizin hayatına ya saygı gösterip onun birlik ve bağımsızlığını onaylayacaktır."230[237] HÜKÜMET AZLETSE DE MÜCADEL EYE DEVAM. Pazar: Albay Ġsmet (Ġnönü) Bey. Posta müdir-i umûmisi Refik Halit Bey'e telgraf çekmiĢ. Seni temin ederim ki.g. kader arkadaĢlarından Ali Fuat'a döndü: "Fuat PaĢa.14. 5. s. Hükümet bu iĢlere muarız (=karĢı) imiĢ. Dr. Sonra Kâzım PaĢa geldi. Hep hastayım. Ankara.Kemal PaĢa vazifesine devam ediyor imiĢ.e. ya da son topraklarımızı son insanlarımızın kanıyla suladıktan sonra bütün bir milletin ölüsü üstünde reddolunmuĢ iĢgal hırsını tatmin etmek zorunda kalacaktır. PaĢa. Ali Fuat PaĢa da Ankara'ya hareketinden önce Mustafa Kemal'le baĢ baĢa görüĢtü. Havadisleri M. M. Evden çıkmıyorum. beni ordu müfettiĢliği makamında uzun müddet bırakacaklarına ihtimâl vermiyorum. 2000. 237 Ġnönü.Kemal PaĢa beklemiyor imiĢ. ismet. toplantı sonrası görev yerlerine dağıldı. Dünya. mücadelemize sıfat ve salâhiyetten azade olarak da devam edeceğim.. yatık yazı ve siyahlama bana ait.-HC) . (Notları yazıldığı gibi aynen aldım. Amasya'da toplanan komutanlar.". Prof.. yüksek ateĢle hasta yattığı Ġstanbul'daki evinde küçük not defterine yazmaya devam ediyor: "Miralay (=Albay) Ömer Lütfi Bey geldi. Müdâfaa-i Hukuk-i Milliye. Garip vaziyet Ġsyan mı edecek. ġu önümüzdeki birkaç gün içinde vaziyet anlaĢılacaktır. Utkan. Rıza ile sigorta iĢini konuĢtuk.111. 236 Kocatürk. Yunanlılar Bergama'ya tekrar ve cebren girmiĢler." 229[236] 22 Haziran 1919. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Atatürk Kültür. Bandırma tarafında toplanıyorlarmıĢ. Yalnızca parantez içi açıklama. a. Müdâfaa-i Hukuk-i Vatan Cemiyetlerinin telgraflarım kabul etmemesi için idarehanelere verilen caniyane emri geri alsınlar diye yazmıĢ... Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi (1918-1938).

Tutuklamaya karĢı çıkan ReĢit PaĢa. "ĠĢte kendisi geliyor." Elefteros Tipos adlı gazete. NE BLÖFE ALDIRIR. NE TEHD ĠTTEN KORKARIZ! Bu arada. ĠĢin ciddi olduğunu gören Ġzmir Metropoliti Hrisostomos da.ArkadaĢlarımın aynı yakınlığı ve vefayı göstereceğinden eminim. Paris'teki toplantılara katılan Amerika BirleĢik Devletleri BaĢkanı Wilson'a baĢvurarak. Sivas'ı iĢgalle tehdit ediyordu. Yunan Ordusu'nun Türkiye'de kayıplar vermeye baĢladığını gizleyemiyor. tehlikenin kendisiyle sınırlı olmadığına iĢaret etti: "Bu adamlar seni de Kolordunun baĢından ve hattâ askerlikten ayırabilirler. ben ve Kolordum daima emrinde kalacaktır." Ali Fuat PaĢa da kararlığını vurguladı: "Bu taktirde dahi. buyurun siz tevkif edin" karĢılığını verdi." "Ulusal direniĢ".. Sivas'a giderek Vali ReĢit PaĢa'dan kente ayak basar basmaz Mustafa Kemal'in tutuklanmasını istedi." Mustafa Kemal. Atina gazeteleri. Sivas'a geçme hazırlığındaki Mustafa Kemal'in tutuklanacağı haberleri yayıldı. toplantılarda olduğu kadar cephelerde de devam ediyordu." "Vaziyet ne Ģekilde tecelli ederse etsin. "Anadolu'nun her tarafında Jön Türkler halkı ayaklandırmaktadır. Hükümet tarafından yeni ataması yapılmıĢ bulunan Elazığ (Mamüretülaziz) Valisi Kurmay Albay Ali Galip. arkadaĢları ile uzun uzun görüĢen Mustafa . "Anadolu topraklarından Yunanistan'a verilecek parçaların hızla belirlenmesini ve Yunanistan'ın Anadolu'daki sınırının çizilmesini" istedi!. Sivas'taki paĢa-vali ReĢit’in durumu bir telgrafla kendisine bildirmesi üzerine.. seninle beraberim PaĢam. ġiddetli tedbirler alınmalıdır" diye yazıyordu. bazı satılmıĢ sözde Türk gazetelerinin yazmadığı gerçeği yazmaya baĢladı: "Anadolu'da mukavemet!. Fransız BinbaĢı Brüno da.

kaĢları çatıktı. Hulusi.. 239 Kılıç Ali'nin anlatımı. "Size daha ağır muamelede de bulunabilirdim. s. ne bilgisizlik ve ne görüĢ kıtlığı? Bir Fransız binbaĢının geliĢi güzel atıp tutmasından ibaret sözler. Emekli bir asker olduğunuza saygı gösterip bu kadarla yetiniyorum. Mazhar Müfit'in omuzlarını sıkarak Ģu sözlerle ifade edecekti: "Mazhar Müfit. Ankara 1997. babayiğit. (Bakınız: Turgut. Mazhar Müfit. kükreyen bir aslan yavrusuna benziyordu. Ali Galip öylesine periĢandı ki. daha sonra Ali Galip'i Kolordu Kumandanlık Dairesi'ne çağırttı ve "gereken cevabı" verdi.e. Sivas'ın iĢgali kolay Ģey mi? Fransızlar bunu hangi kuvvetini sevk ederek yapabilecek ArkadaĢlar buna nasıl inanabiliyorlar? Basit bir propaganda ve blöf karĢısında arkadaĢlarımızın maneviyat kırıklığına (moral bozukluğuna) uğramaları Ģayanı hayrettir doğrusu!.) 240 Civanmert: Yiğit. temiz. haddinizi bilmezseniz. ne de kongreye engel olabilirler. Azarlayan bir nutuk çekti. Siz cihanın kabul ettiği bu kaideye is- 238 Kansu. a.. Fakat. 4. Süt dökmüĢ kediye dönen Ali Galip'in yanında Mustafa Kemal. Türk askeri ise mertlerden mert ve pek civanmert 233[240] olur.-HC . dilinizi de tutamazsanız sonunuz kötü olur" dedi. Sivas'ta günlerce gizli faaliyette bulunmasını "bayağılık" olarak tanımladı. sürekli ter döküyor ve yutkunuyordu. Aklınızı baĢınıza almaz. 232[239] Kızgın biçimde ayağa kalktı. Ne Sivas'ı iĢgal edebilirler."231[238] Mustafa Kemal.44. asil ve cömert yaratılıĢlı. Ali Galip'in. s. Türk Tarih Kurumu Yayınları.339. her çağda örnek olacak "azim ve iradesini" yine kongre ortamında. 1 Cilt. Erzurum'dan ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber. bu ne gaflet. bu söylediğin Ģeyler tehlike teĢkil etmez.Kemal ise. Birkaç kelime söylemek istedi ama Mustafa Kemal PaĢa müsaade ve müsamaha etmedi. mert. "psikolojik savaĢla" ilgili önemli bir yaklaĢım sergiledi: "ġimdi paĢaya gereken cevabı vereceğim. Baskı. Mustafa Kemal'in yüzü asık.." Mustafa Kemal. Tehlike ancak azim ve imanına güvendiğim arkadaĢlarımda gördüğüm bu zaaftadır.g. PaĢa'nın sözleri Ali Galip'in yüzüne tokat gibi iniyordu: "Askerler mert olur.

milli mücadelenin kayıtlarını tutan Mazhar Müfit'e emretti: "Mazhar Müfit.. 'Mustafa Kemal ve arkadaĢları Sivas'a hareket edince Brüno ve arkadaĢları Sivas'tan kaçtılar.Nowill gibi milletimiz ve vatanımız için zararlı olan yabancılara vicdanını satarak yaptığınız alçaklıkların milletçe tatbik olunacak mesuliyetini göz önünde tutunuz! Güvendiğiniz kiĢiler ve kuvvetin akıbetini öğrendiğiniz zaman kendi akıbetinizle mukayeseyi unutmayınız!"236[243] Öfkesi dinmeyen Mustafa Kemal. Aklınızı baĢınıza toplayın! Galip Bey ve yandaĢları gibi akılsızların ahmakça olan boĢ vaitlerine (=sözlerine) kapılarak ve Mr. a. Dr. 242 O sırada.tisna mı teĢkil ediyorsunuz?" 234[241] Mustafa Kemal.g.. caniler! DüĢmanlarla millet aleyhinde haincesine tertiplerde bulunuyorsunuz. 159. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. Prof. Yaz ve de ki. Milletin kudret ve iradesini takdirden aciz olduğunuza Ģüphe etmiyordum. s. Sivas Kongresi'nin tamamlad ıktan sonra da (11 Eylül). Utkan. Mazhar Müfit'e (Kansu) döndü. hatıra defterine bu olayı da yaz.-HC 243 Kocatürk.' 241 Kocatürk. "Hele bak Ģu Brüno gafiline. hak ettikleri biçimde çok ağır hakaretlerde bulunacaktı: "Alçaklar. Bir iki kuru sıkı tehdit ve blöfle bizi yolumuzdan dönecek insan mı sanıyor bu zavallı? Biz ne blöfe aldırır. ne de siyaset manevra ve tuzaklarına düĢeriz dedi. Fakat vatan ve millete karĢı haincesine ve bıçaklarcasına harekette bulunacağınıza inanmak istemiyordum.. Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi.e. Merak etme utanmazsın!. 62. Ali Kemal istifası ile boĢalmıĢ bulunan ĠçiĢleri Bakanlığı koltuğunda Adil Bey oturuyordu. dönemin ĠçiĢleri Bakanına 235[242] bir telgraf çekerek. ne tehditten korkar. 190 . Utkan. Sonra da. gece yarısına doğru yorgunluk kahvelerini içtikten sonra.

PaĢa. Noel'i ve yine Ġngiliz himayesinde kurulmuĢ Kürt Teali Cemiyeti temsilcilerini de yanına alarak. Emekli subay Ali Galip.Bu notu hatıra defterine bugün yazmanla. milli mücadeleciler odalarına dağılıyordu. belge ve altınlarla Sivas'a Mustafa Kemal'in yanına döndü. tek tepe kalıncaya kadar çarpıĢacağız. Daha sonra. 237[244] Ġngiliz-Türk-Kür t iĢbirliği: MUSTAFA KEMAL' ĠN KATLĠ Ġ ÇĠN 6 BĠ N ALTIN Daha sonra öğrenilecekti ki Ali Galip. Ya istiklâl ya ölüm. o gün yazman arasında hiçbir fark olmayacaktır. tek kurĢun. PaĢa'nın emriyle altın çıkınını Heyet-i Temsiliye kasasına teslim etti.152-'l63. a. E. Mustafa Kemal'e verdiği namus sözünü çiğneyerek. Bu servet." Moralleri düzelen arkadaĢlarının "PaĢam bizler. Cilt.g. kahramanı Kılıç Ali. Gece yarısı ortalık "Dağ baĢını duman almıĢ" marĢıyla inlerken. bir efkar sigarası tüttürdü ve. Makbuzda(senette) Ģöyle yazıyordu: "Mustafa Kemal ve avenesinin yakalanıp katledilmesi karĢılığı altı bin altın alınmıĢtır" Senetin altında Ali Galip ile Malatya Mutasarrıfı (mülkî amiri) Halil Rami'nin imzaları vardı. Kılıç Ali. paranın miktarını duyunca. bağımsız bir Kürt hükümeti kurmak için. biner liralık çıkın hâlinde ele geçirildi. diye ant içtik.e. Altı bin altın da. s. çevreden topladığı aĢiret kuvvetleriyle Sivas'ı basıp Mustafa Kemal'i tutuklamak ve kongrenin toplanmasını önlemek için Malatya'ya doğru yola çıkmıĢtı. Ġngiliz binbaĢısı ünlü casus C. Malatya'daki bu baskının. "Haydi 'Dağ baĢını duman almıĢ' marĢını söyleyelim" diyerek ayağa kalktı. Ulusal KurtuluĢ Mücadelesi'nin âdeta sermayesi olacaktı. diyen bir millet de göz önünde mevcutken korkacağımız hiçbir Ģey yok" yanıtını alan PaĢa. . 1. gü244 Kansu. Kılıç Ali baĢkanlığında yapılan bir baskında bu "suikast anlaĢması" ve 6 bin altın Ġle makbuzu bulundu. direniĢin liderini öldürmek için Ġngilizler'den 6 bin altın almıĢtı.

e. AnlaĢtık değil mi?" 239[246] Sonra da. hakim de değiliz. (Bakınız: Turgut. Ancak adalet isteyebiliriz. (Bakınız: Turgut.lerek Ģunları söyledi: "Bu çok büyük para. 1919'un 17 Eylül'ünde arkadaĢlarına durumu anlatan Mustafa Kemal. s. Bunu da fert yapar." dedi. Bu adamın bir adalet divanında ihanetinin sabit olacağına hiç Ģüphe yoktur.. Yüreklerine iner. Faaliyet halinde Meclis-i Mebusan yok ki.(. 245 246 Kılıç Ali'nin anlatımı.g. Burası öyle.. çünkü PadiĢah'ın güvenine sahip. güvensizlik beyan etsin ve düĢürsün. "Sen ne dersin çocuk? Bir ĢaĢkını kahraman veya kurban mı yapmak istiyorsun? Bırakın bu komitacı kafasını.56-62) Kılıç Ali'nin anlatımı. Fakat biz mahkeme değiliz..) Bu yolun dıĢındaki hiçbir tarz.. Hulusi.g. Ģöyle diyordu: "Bir genç arkadaĢımız. Adaleti uygulama yeri ve yetkisinde de değiliz.." 238[245] DAMAT FERĠT'E SUĠKAST'E HAYIR!.e.. yarın da bu ülkede böyle sonuçlara meydan vermeyecek yolları kapayarak mücadele edebiliriz. Ģimdilik onu oraya getireni ikna ederek.. a. Büyük fenalıklarına devam ediyor ve elinden geldiği kadar da devam edecektir... Sadrazam Ferit PaĢa'nın öldürülme teĢebbüsü için benden onay istiyor. O halde onunla ancak. Hulusi. Kendisine suikast yapılması için her yol denenen Mustafa Kemal.. hain Damat Ferit'e düzenlenecek suikasta izin vermeyecek kadar da büyüktü. ne vatana ve ne de sahiplerine hayır getirir. halen nazariyede bile olsa Ģeklen meĢru durumda sadrazam. düĢüncenin sahibi gence dönerek. a.. s. Bizimkilere birden söyleme. Kaldı ki bu adam.66) .

. Batı sömürgesi hayranlarının ve bilinçsizlerin) sapkınlık ve aymazlıklarını hatırlayalım. (. Ģu görüĢlerini bildirdi: "Ancak.)" Atina gazetesi bu haberleri geçerken. PaĢa. Yıldırım Orduları Grup Kumandanı ve Türk Ordusu'nun en kabiliyetli subaylarından biri Mustafa Kemal PaĢa. ĠçiĢleri Bakanlığı'nın emirlerine uymayı redde tmiĢtir. ANADOLU'YA TABĠ OLACAK. düĢman basını bile gerçekleri yazmaktan kendini alamıyordu. Birçok kaymakam. Türk Ordusu'nun en yetenekli subaylarından biridir" diyerek 240[247]. milletin sinesinden fiili bir güç doğarsa kurtarıcı olabilir..) milleti vatanı savunmak için .. iĢgale karĢı yalnız mitingler ve benzeri tezahüratın.. 247 Atatürk'ü o tarihte düĢman bile taktir ederken. merkezi hükümete karĢı isyan etti. büyük hedefe tek baĢına ulaĢmaya yeterli olmadığını belirterek. Atina Habercisi adlı gazete. kendi etrafında birleĢmeye davet etti..(.. (. “ĠSTANBUL. bugün içimizdeki kimi Atatürk düĢmanlarının (aydın görüntülülerin. Amasya Genelgesini(Tamimini) yayınladı. Ġstanbul'dan Ģu haberi veriyordu: "Anadolu'da tam bir anarĢi hali mevcuttur. “bu hareket bilhassa merkezi hükümete karĢı bir isyan mahiyetindedir. "Mustafa Kemal. Fakat tesir sahası Bursa vilâyetine ve Yunan iĢgal bölgesine kadar yayılmaktadır. bir de "görünmeyen" çalıĢma yaptı ve birçok yetkiliyi ulusal mücadele için mektuplarla örgütledi. milli kuvvetler Aydın’ı geri aldı." Mustafa Kemal Amasya'da iken bir "görünen" çalıĢma yaptı.-HC.) Türk kaynaklarından alınan haberlere göre. .ATĠNA BASINI : "ANADOLU ĠSYANI HIZLI BÜYÜYO R! " Kent ve kasabalarda "düĢmana karĢı dikleniĢ" ve direniĢ arttıkça. Mustafa Kemal PaĢa'nın karargâhı Amasya'da (Samsun'da) bulunmaktadır.

M. milli mücadeleye zarar vermekte ve gayri milli propagandalara neden olmaktadır. her türlü zilletine katlanmaktadır. Hâkimiyet-i Milliye'ye dayalı kayıtsız Ģartsız bağımsız bir Türk Devleti kurmak ve bu hedefe mutlaka ulaĢmaktır. Mustafa Kemal Erzurum'da toplantılarına devam ediyordu. Osmanlı'nın baĢkentinde parti kavgaları da sürüyordu.. ArkadaĢlar! Tek önlem. 4 Temmuz'da. Kolay Ģey değil. PadiĢah ise. unvanı mahfuz ve baki kalmak koĢuluyla her Ģeye razı bulunuyor." Ġstanbul dahil yurdun her köĢesini yoksulluğa ek olarak yangınlar ve hastalıklar sarmıĢken. Büyük direniĢlerle. Hedefimiz bu olacaktır. hükümet ve ecnebiler muhakkak ki. düĢmanların her türlü tecavüz ve emirlerine miskince boyun eğmekte. iĢgalcilerin tüm tecavüz ve emirlerine "miskince boğun eğerken". Mücadele-i Milliye’ye atılanların yok olması için saray." "Vatanın si- . KEMAL: " BAĞI MSIZ BĠR TÜRK DEVL ETĠ' KURMALI YIZ" Halkın deyimiyle Ġstanbul'daki "ırzı kırık namert hükümet". "t e k b i r t e p e v e t e k b i r k u r Ģ u n k a l ı n c a y a k a d a r s a v a Ģ a c a ğ ı m ı z ı" söyledi: "Milli mücadeleyi milletin büyük çoğunluğuna dayanarak hızlandırmak ve organize etmek zorundayız. ihanet ve hıyanetlerle karĢılaĢacağımız kesindir. Ġstanbul Anadolu'ya tâbi olmalıdır. ilk andan itibaren harekete geçeceklerdir.Anadolu Ġstanbul'a değil. "Her türlü zillete katlanan hükümet'e rağmen Mustafa Kemal. Ġstanbul'daki muhalif akımlar. Erzurum kalesi muhafızlığına ait küçük bir binada geceleyin düzenlediği toplantıda. ülkenin karĢılaĢtığı tehlikeleri halka daha iyi anlatma çabalarından vazgeçmiyordu. Hükümet.

.. "Karargâhını memleket içine sokmak için" yazıĢmalar yaparak zaman kazanmaya çalıĢıyordu.e.nesinde (=ba ğrında) kurtuluĢ çarelerini bi rlikte. temin et meye çalıĢacağız. en son kendisini 8 Haziran tarihli telgrafla Ġstanbul'a çağırmıĢ... o da 11 Haziran'da "Davet nedeninin lütfen açıklanmasını rica ederim" diye karĢı telgraf çekmiĢti. Savunma Bakanı ġevket Turgut PaĢa. Mehmet. ölünceye kadar aramaya. o da aynı taktiği uyguluyor... (.) Ġstanbul'da iken. Mustafa Kemal uzun bir süredir böyle bir giriĢime karĢı tedbirliydi.. Hükümet kendisini kandırarak Ġstanbul'a döndürmeye çalıĢtığı için.310. PaĢa'yı görevden alma hazırlıklarına giriĢti. milletin bu kadar kuvvetli ve az vakitte felâketlerden bu derece uyanık olduğunu hayâl edemezdim. görevimden istifa ederek önceden olduğu gibi Anadolu'da ve milletin sînesinde kalacağım ve vatanî göre248 Mustafa Kemal'in 24 Aralık 1919'da KırĢehir'de gençlere hitabından.g. Bağımsız bir "Türk Devleti" kurma amacındaki Mustafa Kemal'in bu yöndeki çabalarından rahatsız olan Ġngilizler ve emri altına aldığı Ġstanbul Hükümeti. Önder.) Eğer zorlanırsam." Mustafa Kemal (24 Aralık 1919)241[248] "M illet kuvvetli ve bu derece uyan ık" ORDUDAN Ġ STĠFA VE S ĠNE-I MĠLL ET'E DÖNÜġ. 15 Haziran'da da bu kez Amasya'dan padiĢaha telgraf çekti: "(. a. s.

" 242[249] SĠNE-I MĠLLETE DÖNÜġ.vime bu kez daha açık adımlarla devam edeceğim." 249 Kocatürk. . Hükümet. Dr.4. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. yanındaki arkadaĢlarına kısa bir açıklama yapma gereğini duydu: "Aziz arkadaĢlarım.. hem de canım kadar sevdiğim mesleğim olan askerlikten de çekiliyorum' dedi. 137. Savunma Bakanı "O halde resmi göreviniz sona ermiĢtir" cevabını verdi. kalacağım ve vezâif-i vataniyeme bu kere daha sarih hatvelerle devam edeceğim. Mustafa Kemal'in Sivas'ta yayınladığı ve kendisinin de yazdığı Ġrade-i Milliye Gazetesine göre... (. "ONLAR BENĠ AZLEDĠYORLAR!.e. Utkan. KarĢılıklı taktikler 8 Temmuz'a kadar sürebildi. s. gelen baskılara daha fazla dayanamıyordu. bu andan itibaren hiçbir resmi sıfat ve memuriyetim yok.. Prof. geç vakitlere kadar Savunma Bakanı ġevket Turgut PaĢa ile telgraflaĢan Mustafa Kemal." Üzerinden büyük bir baskının kalktığını hisseden PaĢa." Mustafa Kemal ise telgraf odasında bulunan Bitlis Valisi Mazhar Müfit'e (Kansu) dönerek. s.. Ardından da "ordudan istifa" telgrafını Savunma Bakanlığı'na gönderdi: "(..) Ġstanbul'da iken milletin bu kadar kuvvetli ve az vakitte felâketlerden bu derece müteyakkız olduğunu tahayyül edemezdim.) Eğer icbar edilirsem memuriyet-i âcizanemden istifa ederek kemakâne (=eskisi gibi) Anadolu'da ve sine-i millette.) Büyük bir aĢk ile bağlı bulunduğum yüce askerlik mesleğimden de istifamı sunarak veda ettiğimi arz ederim. Bir millet ferdi olarak ve milletten kuvvet ve kudret alarak göreve devam edeceğim. bu telgraf Amasya'dan değil Havza'dan gönderilmiĢ gözüküyor. hükümetin "derhal geri dön" emrine uymayacağını bir kez daha bildirince. Bir gece önce.... a. Fakat ben hem memuriyetimden. "Onlar beni azlediyorlar." Bakınız: irade-i Milliye Gazetesi. PadiĢahın kendisini görevden alma kararından bir gün önce "ordudan istifa ettiğini" ve "sine-i millete döndüğünü" açıkladı.g.. Telgrafın aslında bu sözler Ģöyle: "(. 14 Eylül 1919.

Utkan. Kısa bir süre sonra istifa etmek durumunda kalacak olan Ali Kemal. Mustafa Kemal'i görevinden aldı. Ali Kemal illere gönderdiği genelgede. Kuvayi Milliye'ye hakaretler ediyor. Kocatürk.. resmî ve askerî sıfatım (sıfatı resmiye ve askeriyem) artık engel olmaya baĢladı. Doğrudan kendisine bağlı olmadığı halde iĢgalcilerin emirlerine uymayı "barıĢ" ve "medeniyet" kabul eden (!) Ali Kemal. eski gazeteci Ali Kemal. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. kendisine bağlı valilere telgrafla bir genelge yollayarak. Bu kutsal amaç (gaye-i mukaddese) için milletle beraber sonuna kadar çalıĢmaya. ĠNGĠLĠZLERĠN EMRĠ ile hareket eden Türkler'in sözde ĠçiĢleri Bakanı. bağrında) bir ferdi mücahit suretiyle bulunmakta olduğumu bu genelgeyle (tamimen) arz ve ilân eylerim.YUNAN VE ERMENĠ EMELLERĠ. ertesi gün Erzurum baĢta olmak üzere vilâyetlere ve millete bir yazı göndererek istifa gerekçelerini açıkladı: "Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak ve Yunan ve Ermeni isteklerine (emellerine) kurban etmemek için açılan milli savaĢ (mücadele-i milliye) uğrunda milletle beraber serbest surette çalıĢmağa.g. pek aĢığı bulunduğum yüksek askerlik mesleğinden bugün (8 Temmuz 1919) veda ve istifa ettim. 146. Dr. Bundan sonra kutsal ulusal amacımız (gaye-i mukaddese-i milliyemiz) için her türlü fedakârlıkla çalıĢmak üzere sine-i millette (halkın içinde.. Savunma Bakanlığı'na (Harbiye Nazırlığı'na) bağlı olan Mustafa Kemal'i azlettiğini hemen duyurdu. a. 9 Temmuz 1919. Prof.. s.."243[250] ALĠ KEMAL. .. "PaĢa ile asla temasta bulunulmamasını" ve "emirlerine uyulmamasını" emretti. Mustafa Kemal. ülkesini kurtarmak için canlarını ortaya koyan250 Ġstiklal Harbi Gazetesi. MUSTAFA KEMAL 'Ġ AZLETTĠ! . mukaddesatım adına söz vermiĢ olduğumdan.e.

iĢgalcilere yaranmaya çalıĢan Ali Kemal'in demecine baktığımızda düzeysizliğini görüyoruz: ". "çeteci sürüsü" ve "içimizdeki düĢman!” Daha sonra "Ben Ġngilizler'i severim. saygısız ve gayri kanuni teĢkil edilen bazı heyetler için öteden beri çektiği telgraflarla da siyasi hatalarını idareten de arttırmıĢtır. günün politikasına uymasını beceremediğinden. "ülkeyi düĢmana teslim etmemek" idi. "Yasa dıĢı" gördüğü heyetler.HC .ları "haraççı mafya". Amasya'daki toplantıya katılan komutanların oluĢturduğu heyetler Ġdi. Ali Kemal'in yazı yazdığı gazete olan ve "düĢmanın kucağına oturan" Sabah Gazetesi de. düĢmanlarımızın hepsi de hariçte değildir." Ali Kemal'in dilindeki "günün politikasına uymak". "Mustafa Kemal ve arkadaĢlarının düĢmanın oyununa geldiğini"(!) yazıyordu. Asil millettirler" diyecek olan PadiĢah Vahidettin gibi. Entente adlı Ġngiliz gazetesine de demeç vererek. "saygısız" ve "baĢıbozuk" olarak gösteriyordu: Mustafa Kemal PaĢa büyük bir asker olmakla beraber. Ġngiliz Olağanüstü Komiserinin 244[251] talep ve ısrarı ile azledilmiĢ ve sonra da yaptıkları ve yazdıkları ile kusurlarını daha ziyade meydana vurmuĢtur. "soyguncular". Reddi Ġlhak cemiyetleri gibi Karesi ve Aydın havalisinde Ġslâm ahaliyi boĢ yere kırdırmaktan ve fakat bu vesileden istifade ile halkı haraca kesmekten baĢka bir iĢ göremeyen emirsiz. "katiller". hamiyet ve gayretine rağmen memuriyetinde muvaffak olamamıĢtır. Ona göre Mustafa Kemal'in "kusuru"(!) ise.Ġcraat ve giriĢimlerimize karĢı gelenler ve zorluk çıkaranlar maalesef yalnız Rumlar olmayıp.. Kuvayi Milliyecilere hakaretlerini sürdürdü: "AĢağı tabakalar". Ali Kemal. Avrupa'nın (bugün Avrupa Birliği ve ABD'nin) ĠĢgalci ve sömürgeci politikalarını "moda" ve "çağdaĢlık"(!) diye kabul etmek anlamına geliyordu. Bunlar hem daha tehlikeli ve hem de içimizde bulunan ittihatçılardır! 251 Bugünkü Avrupa Birliği komiserlerini hatırlayalım. Mustafa Kemal.

.. dövüp.. bir vatandaĢın "ġehit cenazesi görmek istemiyoruz" isyanına.1. . olacaktır. s. s. katleden çeteler teĢkilidir! .. onlar. askerlik herhalde yan gelip yatma yeri değil" karĢılığını verdi: "Hepimiz askerlik yaptık. BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan. "Canım kardeĢim.1. Ama bugün yaĢananlar. s. k ısaca "yan gelip yatmadan" can v eren yurtseverler. Sivas'ta ulusal direniĢ kongresini yapanların ruhlarını huzura kavuĢturmak yerine. yıldönümü.e. Parasızlık. yıkan. sürmanĢet. 5 Eylül 2006.30. a.. Gün gelecek ordu süngüsüz kalacak..245[252] "ASKERLĠ K ĞĠL! . Cumhuriyet Gazetesi." 246[253] Halkın teröre ve bu terörü engelleyemeyen ve "Terör sorunu" tanımlaması yerine "Kürt sorunu" tanımlaması yapan dö252 253 Bozkurt. ulusalc ılar yani Kuvayi M illiyeciler idi!.g.Bunlar tercihen halkın aĢağı tabakalarını arkalarından sürüklemek için uğraĢmaktadırlar. süngü yapacaklardı. Bakınız. Mahmut Esat. Hiçbir sorumluluk mevkiinde olan Ģehit cenazeleriyle karĢılaĢmak istemez. paralı askerler değildi!." YAN GELĠP YATMA YERĠ DE- Tarih: 4 Eylül 2006. 5 Eylül 2006. yokluk ve yoksulluk i çinde azimle sava Ģan. Sivas Kongresi'nin 87. (Yaptıkları) soyan. Ankara civarındaki köylerden üzerlerinde pide piĢirilen saclar toplayıp. rahatsız edecek düzeyde. Hürriyet Gazetesi. Ama bu mücadele sürerken (PKK'yı kastediyor-HC) zaman zaman Ģehitlerimiz oluyor. milliyet çiler.Ortada bugünkü propagandayı yapan 700 bin liralık bir para ve bunun dıĢında da bunların savaĢta hile ve dolaplarla hazırladıkları azim (büyük) servetleri vardır!" ANADOLU 'DA DĠRENĠġE GEÇENLER.

" 247[254] Bu tepkiler. 5 Eylül 2006. 19. . vatanı satma!" ve gazetelerde de "BaĢbakanlık yan gelip yatma yeri değildir" biçimine dönüĢtü. bu ülkenin gencecik insanlarının bayrağa sarılı tabutlarına bakıp 'askerlik yan gelip atma yeri değildir ’ demeye de hakkınız yoktur. Hürriyet Gazetesi. Mustafa Kemal. 5 Eylül 2006. kiĢeye adresli tepkiler. Ġkincisi de. Hürriyet Gazetesi. "mücadeleye sıfat ve salâhiyetten azade olarak" devam edecekti. diğer görevliler yerlerini kimseye devretmeyecekti. ilki 'Vatan sağolsun demeyeceğim' sözlerinde dile geliyor. 13. Erzurum'daki Kâzım Karabekir PaĢa'ya bir kez daha Ģifreli bir telgraf göndererek. o terörü ve o terörü yaratan koĢullara ortadan kaldırmaktır. beni ordu müfettiĢliği makamında uzun müddet bırakacaklarına ihtimâl vermiyorum" diyen ve bu kararın da "birkaç gün içinde" belli olacağını söyleyen Mustafa Kemal'in dediği çıkmıĢtı. Ġstanbul Hükümeti bu komutanları azletse dahi çekilmeyecekler ve vekaleten de olsa görevlerine devam edeceklerdir. Mehmet Y. "Fuat PaĢa. "BaĢbakanlık Ağzına Geleni Söyleme Yeri Değildir?'.nemin BaĢbakanı Erdoğan'a tepkisi farklı boyutlar kazanıyor. 255 Yılmaz.. siyasetin ötesinde. s. 248[255] MUSTAFA RUM! KEMAL: "H ÜKÜMETĠ TANIMI YO- Amasya toplantısında Ali Fuat PaĢa'ya. 'baĢka ruhla' hareket edecek kiĢilere devretmeyeceklerdir. aldığı kararlan bildirdi: "Belirlenen ulusal amaçlara ulaĢıncaya kadar komutanlar mevkilerini. "Halkın teröre tepkisi ilk kez nitelik değiĢtiriyor. 254 Doğan. s. Tayyip Erdoğan'a ve diğer yetkililere yönelik. bunu tartıĢılmaz bir gerçek olarak kabul etmek değil! Eğer bu ülkenin gencecik askerlerine bir çelik yelek dağıtılamıyorsa. "BaĢbakanın görevi. Yalçın. Çocuklarını terörde kaybeden ailelerin feryatları artık çok farklı. Fark iki yönlü. açık hava toplantılarında "Yan gelip yatma. Eğer bu ülkenin BaĢbakan'ı iseniz. Ali Fuat'a söylediği gibi. bu da BaĢbakan'ın sorunudur. Ancak. "Halkın Öfkesi Erdoğan'a Soruldu".

Bize karĢı itaatkâr bir vaziyette duruyor. s..." PaĢa. alenen(=açıkça) husumet(=düĢmanlık) ilan edecektir.hükümetle aramızda hakiki ve giderilemez anlaĢmazlıklar vardır.) Mustafa Kemal: "." (. M ustafa Kemal.285-286. O da sabit. Valiler içinde aynı uygulama yapılacaktır. meclis bunu feda ederse. Memnuniyetsizliği bir gün tamamen meydana çıkacak. Mustafa Kemal ve en yakın silah arkadaĢı Kâzım Karabekir PaĢa. Sebebi."249[256] Ġngilizler ise. Eğer müdafaa kabiliyeti görürse. mahvolacak derecede parçalanmaya uğrarsa.e.. hükümet birçok memur ve kumandanlar tayin ediyor ve biz kabul etmiyoruz.. Kuvayi Milliye'nin kendi vasıtalarına üstünlüğünü zannediyor. Vali tayin ed iyor. Biz askerlerce kolordularda buhran (=kriz) iki ay daha devam görür. ĠĢte onların bize karĢı anlaĢmazlık çıkardıkları taktirde onlara karĢı yapacağımız Ģey isyandır.g.) Kâzım Karabekir: "Milli Meclis bir Ģeye karar verirse ihtilal yapacağız. biz de. Ulusal (milli) hedeflere bağlı vali ve kaymakamlar. .. ġimdi biz ayrı. a çıkça isyan bayra ğını çekmiĢti!. Meselâ. Cilt: 5. hükümet.. Bilmemezlikten geliyoruz. Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkıĢından iki 256 Atatürk'ün Bütün Eserleri.Yeni atamalar olursa ve gelenler ulusal amaçlardan uzak kiĢilerse bunlar bertaraf edileceklerdir. kabul etmiyoruz.. millet dinlemeden isyan etmelidir. Bunun için de bu hususu inceliyorlar. 5 ay sonraki bir Heyeti Temsiliye toplantısında da (26 Kasım 1919) isyandan açıkça söz edecekti." (. onlar ayrı ve birbirine aykırı gidiyoruz. Mustafa Kemal: "Biz diyoruz ki. a. aynı kararları müfettiĢlik bölgesi içindeki vali ve kaymakamlara da bildirdi. Hükümet tarafından azledilse dahi çekilmeyecekler ve makamlarını devretmeyeceklerdir.

. Salâhi R. Alman Spartasistleri'nin. Artık neredeyse bir "Ġngiliz Sömürge Valiliği" durumuna giren Ġstanbul Hükümeti Mustafa Kemal'i görevde çok bile tut257 Times Gazetesi.e.. Dr. Ġstanbul'daki Yüksek Komiserleri Amiral Sir Arthur Calthorpe(=Kaltorp)'un raporlarına dayanarak.hafta sonra (6 Haziran 1919) resmi raporlarında kendisinden "âsi bir general" olarak söz etmeye baĢlamıĢlardı. Yanık bir et kokusu. Kavrulan derisini. Gecenin ilerlemiĢ saatiydi. Sonyel ("Ġngiliz Belgelerinde Milli Mücadele ve Mustafa Kemal Atatürk.229. 11.g. sert bir hareketle ĢiĢeden nasıl kurtardığını bilemedi Kılıç Ali. s. Sana vereceğim tehlikeli bir görevi kucaklayabilir misin? Kendini ateĢe atabilir misin?" diye sordu..g. "Atatürk'ün sırdaĢı" Kılıç Ali'nin yaĢadığı. Kılıç Ali yatmak üzereyken Mustafa Kemal PaĢa kendisini çağırttı. Gandi ve Tifak'ın varisi olarak görüyor. "Millî ruh" ile "Gayri millî ruh" arasındaki fark.e. Her zamanki gibi "otur" demeden: ' "Kılıç!. s. bir anda çevreye yayıldı. Bakınız: Dilek. Millîciler.1938. 258 Kılıç Ali'nin anlatımı. komplo ve ihtilal akımlarından kaygılanıyorlardı.) . Rus BolĢevikleri'nin. Ne yaptın?'251[258] SATIL MIġLIĞI N BELGESĠ. Aktaran: Prof. yine Türkler'in. Ġngiltere. 1919-192T).. bugün bizleri biraz da gülümseten bir olay bunlardan yalnızca biri. Parmağıyla yanan lambayı iĢaret ediyormuĢ gibi geldi Kılıç Ali'ye.. kendilerini "ateĢe atmaktan" çekinmiyordu. Londra. Tek baĢına ve düĢünceliydi. (Bakınız: Turgut. Saatlerce yanan ve eskilerin deyiĢiyle nâr-ı beyza (akkor) haline gelmiĢ ĢiĢeye eli yapıĢtı."250[257] Ulusal hedeflere bağlı gönül ve beyinlere sahip Kuvayi Milliyeciler diğerlerinden çok farklıydı. Yalnız PaĢa'nın sesini duydu: "Çocuk!.. Hulusi.11. onu "Ġrlandalı milliyetçilerin. a.80. günlük olaylarda da kendisini gösteriyordu. Masanın üzerinde altı sedef kolonlu sekiz numara lamba yanıyordu. a. Zeki. Yanıt vermeden ani hareketle sağ eliyle yanan lambanın ĢiĢesini kavradı.

ast kumandanlara emir veren bu Mustafa Kemal PaĢa meselesinin Ġngiltere devletiyle önemli anlaĢmazlıkların çıkmasına sebep verecek derecede tehlikeli sonuçlara doğru gittiği görüldüğünden." Özetle. 259 Sömürgesi olan Hindistan'dan da Hintli asker getirerek ateĢe atmıĢlardır.. Yunan ve Ermenilerin önünde durulmasını hata sayıyor. memuriyetinden istifa ile Ġstanbul'a dönmesi tavsiye edilmiĢ ve bildirilmiĢ olduğu halde. vatan savunmasını yabancılara karĢı kıĢkırtma olarak görüyordu!.. BaĢbakan Damat Ferit'in Paris'te olması nedeniyle. "satılmıĢlığın belgesi" idi: "Üçüncü Ordu MüfettiĢi Mustafa Kemal PaĢa'nın memuriyet bölgesi içinde bulunan Müslüman halkı. ĠĢgalci yabancılara direnilmesini. Ġngilizler 252[259] Samsun ve Merzifon'dan baĢlayarak Anadolu içlerine asker çıkarmaya baĢlıyor. kendisine durumun önem ve inceliği Harbiye Bakanlığınca defalarca telgrafla açıklanıp.muĢtu!.. ġeyhülislam ve BaĢbakan Vekili Mustafa Sabri'nin baĢkanlığında toplanan 18 kiĢilik bakanlar kurulunca alınan ve PadiĢah Vahidettin tarafından onaylanan "azil" yazısı. Hükümet. her gün yerlerinden vâki olan resmi bildirmelerden ve bizzat kendisi tarafından gelen telgraflardan anlaĢıldığından ve bu gün hâlâ ordu müfettiĢi sıfatıyla etrafa tehlikeli emirler verdiği ve 5 Temmuz'da Samsun'a çıkarılan ve bir iĢgal mahiyetinde olmadığı mümessiller tarafından garanti olunan Ġngiliz Birliği'ne karĢı âdeta savunma durumu alınmasını.. öbür unsurlar ve yabancılar aleyhine kıĢkırtma yolundaki davranıĢlarından dolayı Ġstanbul'a getirilmesinin Ġngiltere Fevkalâde Komiserliği tarafından ısrarla istenmesi ve adı geçenin vâki kıĢkırtmaları sonucu olarak asayiĢi bozucu haller meydana gelecek yerlere asker gönderilmesine mecburiyet hâsıl olacağının önemle ileri sürülmesi üzerine. bunları yerine getirmeyip kıĢkırtmalara devam etmekte olduğu. bu müfettiĢlikten azil hakkında adı geçen bakanlığa tanzim edilip bu tutanağa ekli olarak arz edilmiĢ olan Ġrade Tasarısının bir an evvel onaylanmasının PadiĢah iznine bağlı olduğu yüksek bilgilerine vardığında her hususta emir ve ferman emir sahibi efendimizindir. ..

O günlerden bugüne gelen ve akıllarda kalan tek tük kavramlardan biri "Wilson prensipleri" kavramıdır. Kolordu ve Ali Fuat PaĢa komutasındaki Ankara'daki 20.. a. o kimselerden önce davranarak istifamı verdim. niĢanlarımı geri alacaklarmıĢ! Hakları yok ya! Çünkü ben onların her birini savaĢ meydanında. . Hükümet daha sonra Mustafa Kemal'in rütbe ve niĢanlarını da geri almak istedi. Fakat her ne ise. saraylarda değil! Haydi kordonumu alsınlar. yayınladığı genelge ile Ulusal Mücadeleye girdiğini bildirdi.g. o sarayındı.e. Günümüzdeki pek çok insan. 260 261 28 Ekim 1919. ABD BAġKANI 1919'DA DA DEVR EDE! . Dr. "Ben onları savaĢ meydanında. Utkan. Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. Zaten ben. ateĢin karĢısında benim göğsüme taktılar!'"254[261] Hükümetin yabancılara satılmıĢlığı "azil yazısıyla" da belgelenirken. Samsun'daki 3. Varsın alsınlar! Ancak (göğsündeki altın savaĢ imtiyaz madalyasını göstererek) bunu vermem! Bunu benden kimse alamaz! Bunu. O tarihte 253[260] Tokat'tan Sivas'a gitmekte olan Mustafa Kemal.. s. Salonlarda. Prof.. direniĢe azmetmiĢ Türk Ordusu ve halkı üzerinde etki yapmıyordu. Anafartalar'da savaĢ meydanında. Mustafa Kemal'in görevinden azledilmesinin ardından Kâzım Karabekir PaĢa komutasındaki Erzurum'daki 15. Eski Denizcilik (Bahriye) Bakanı ve Balkan SavaĢı'nın Hamidiye Kahramanı Rauf Bey de. Ordu Komutanı Refet Bey de istifa etti..) Ġstanbul'dakiler rütbelerimi.173. ateĢin karĢısında aldım. ya da iĢgalle ilgisi yokmuĢ gibi bir algılama içinde... KurtuluĢ SavaĢı döneminde sanki Amerika BirleĢik Devletleri(ABD) mevcut değilmiĢ... Kolordu Mustafa Kemal'in emrine girdiğini açıkladı.ATEġĠ N KARġI SINDA ALINAN MADAL YA! . RuĢen EĢref Ünaydın'dan aktaran Kocatürk. bir hizmet karĢılığı kazanmıĢtım.. salonlarda ve saraylarda değil!" dedi: "(. otomobilde arkadaĢlarına..

Bundan endiĢe duyuyorum. Diğer Müslüman ülkelerde Mısır'da. "Irak'ın toprak bütünlüğü korunacak" diyerek topraklarının iĢgal edilip. Ġstanbul Boğazı ve çevresindeki bir arazi parçasını da Amerikan mandasına almalıyız.' Ya da. Ġngiliz ve Fansız BaĢbakanları ile "Türkiye'nin paylaĢımını" tartıĢıyordu." Wilson (ABD BaĢkanı): "Türkler'e Ģöyle diyebiliriz: 'Avrupa'daki topraklarınızı ve Asya'daki Ģu ve Ģu toprakları bırakacaksınız. Türkiye ile barıĢın(sulhun) aktedilmesi daha uygundur. Anadolu'ya her gün biraz daha sokuluyor. Böylece. Sınırlarınız Ģu Ģekilde olacak ve Türkiye bu sınırlar dıĢındaki bütün toprakları üzerindeki haklarından vazg e262 Tıpkı. Sizin Ġstanbul'u ve boğazları almanızdan memnuniyet duyarız!. Bu.. Wilson: "Ġstanbul bir Türk kenti değildir. . Türkiye'nin taksimi değil ki!" 255[262] Lloyd George (Ġngiltere BaĢbakanı): "Manda rejiminden önce.. kukla yönetimlerle manda altına alınması gibi.bir maĢa gibi kullanıldığı o dönemde ABD BaĢkanı olan Wilson. Bunu nasıl yapmayı planlıyorsunuz? Wilson (ABD BaĢkanı): "Boğazlara ve Ġstanbul'a Amerikan askeri yerleĢtireceğiz." Lloyd George (Ġngiltere BaĢbakanı): "Ġtalyanlar. Ġtalya. manda sistemlerine uygun olarak tarafımızdan idare edilecektir. Dün sabah Yunanistan BaĢbakanı Venizelos ile konuĢtum." Wilson (ABD BaĢkanı): "Osmanlı Ġmparatorluğu taksim edilecek değil! Fakat bu topraklar üzerinde yaĢayan milletlerin iyiliği(!) için. bizlerin arasındaki görüĢ ayrılıklarından kaynaklanmıyor. boğazları bir tecavüze karĢı koruma altına almıĢ olacağız. Anadolu'daki sıkıntılar. Kuzey Afrika'da ve Hindistan'da bize karĢı Ġslâmi tepki artabilir!. Türkiye'nin 21.-HC. Paris'te karargâh Kuran ABD BaĢkanı Wilson. Clamenceu (Fransa BaĢbakanı): "Ġstanbul artık Türkler'in elinde kalmamalı.Yunanlılar'ın -uluslararası alanda tıpkı bugün de olduğu gibi. iĢgali organize ediyor ve yönetiyordu.. Tıpkı. Ġstanbul artık bütün bir imparatorluğun baĢkenti olmaktan çıkmıĢtır. iĢgal edeceği yer konusunda Yunanistan'la anlaĢamıyor. yüzyılda da manda altına alınma dayatmaları gibi.

Ġstanbul 2006. Yunan gazetelerinde ĢaĢırtıcı haberler çıktı. Mustafa Kemal'in "Samsun'da Cumhuriyet ilan ettiği" haberleri yer aldı. "Tahminlere göre. . Oysa. doğrudan doğruya "Cumhuriyet" lafı etmiyor. Türkiye'de Cumhuriyet 4 yıl sonra.. Bu düĢünce Mustafa Kemal'in aklına son anda mı gelivermiĢti?. Atina'da yayınlanan gazeteler.324. 1923'de ilân edilecekti!. Cumhuriyet'in ilânı kararı.. 256[263] Millî mücadele kapsamında çok tartıĢılan cumhuriyet ilanı aniden mi gerçekleĢti?. 263 BaĢından Sonuna Her Yönüyle KurtuluĢ SavaĢı. kurulacak her iliĢkide çok dikkatli davranmak gerekiyordu. Oysa." YUNANĠST AN. sahil muhafaza. bu uzun süren planın sonucu mu idi?.. Cumhuriyet'in ilan edileceğini 29 Ekim 1923 tarihine kadar herhangi bir ortamda. düĢüncesini açıklamak için uygun fırsatı kolluyordu. hemen padiĢahın yetkisini kullanması gerektiğini ortaya atmaları tehlikesi kapıda bekliyordu. Cumhuriyet Gazetesi Yayını. Cumhuriyet'ten söz etmeksizin "millî hâkimiyet" ilkeleri çerçevesinde yoğunlaĢtırılmaya çalıĢılıyordu. (. s.. Bu arada çok ilginç bir Ģey oldu.) Çünkü memlekette küçümsenemeyecek bir çoğunluk oluĢturan saltanatçıların. Devlet idaresi.' Ayrıca Türkiye. idaresi altında kalacak topraklarda. MUSTAFA KEMAL PAġA. Bu hassas geçiĢ döneminde atılacak her adımda. Erzurum'da toplantıya davet edilen Milli Meclis tarafından alınmıĢtır" diyordu.üzerinde daha sonra adı tespit edilecek bir devletin 'yardımını' kabul ed ecektir!. polis.. CUMHURĠYETĠN ĠLÂNI NI 4 YIL ÖNCE ÖĞ RENĠ YOR! . Yoksa. bu arada etrafındakilerin eğilimini ölçüyor. Ġstanbul kaynaklı olarak yayın yapan kimi Yunan gazetelerinde.. id aresinin bazı bölümleri -maliye...çecek. söylenecek her sözde.. henüz Erzurum Kongresi toplanmasına yaklaĢık 10 gün vardı ve doğal olarak hiçbir karar da alınmamıĢtı!.

Cilt. Bilâl N. Bu demeçte. 8. bunu kamuoyuna ve basına açıklamamıĢtı!. Atatürk Kültür.. Ancak. tarih huzurunda aydınlatmak için bu bahsi araya sokuyorum. Yunan gazeteleri Mustafa Kemal'in çok yakınındaki yalnızca birkaç kiĢinin bildiği Cumhuriyet'in ilanını haber almıĢlar. "sezgi" düzeyinde Cumhuriyet kurulacağı dile getiriliyordu.."ĠĢte bu soruyu. ardından Ģu cümleyi kurmuĢtu: "Bu iki maddeyi bir kelime ile özetlemek mümkündür 264 265 Kansu.." 257[264] Mustafa Kemal. üzerinde çalıĢtığı iki maddeyi bildirmiĢ. cumhuriyet!' demiĢti. zamanı gelince.e. "bilgi" düzeyinde olmasa da.. 266 ġimĢir. 258[265] Görüyoruz ki.) PaĢa devamlı Ģekilde benim bu nokta üzerinde dolaĢmamdan usanmıĢ olacak ki. Ankara... Prof.g. Dr.g.e. . a. Dr. "Yeni Türkiye Devleti'nin TeĢkilat-ı Esasiye Kanunu'nun (Anayasası'nın) ilk maddelerini size takrir edeceğim diyen Mustafa Kemal. gülerek ve fakat kafi ifadesini vererek: 'Açıkça söyleyeyim: ġekli hükümet. Bakınız: Kocatürk. ancak ayrıntıları öğrenememiĢlerdi!. a.72 ve 74. Atatürk Çizgisinde GeçmiĢten Geleceğe (Atatürk ve Yakın Tarihimize ĠliĢkin GörüĢmeler. 29 Ekim'den (1923) birkaç gün önce Avusturya kaynaklı Neue Freie Press adlı gazeteye verdiği demeçle oldu. 1. Dr. (.. Bu cümle. 2005. s.15. (. "olayların yarattığı bir Ģef değil. Belgeler). Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. s. Fuat Köprülü'ye ait. Anadolu'da cumhuriyete doğru gidildiğini Sivas Kongresinden kısa bir zaman sonra sezmiĢ. "Sadrazamlardan Ali Rıza PaĢa. AraĢtırmalar.. 20 Temmuz 1335(1919) günü Erzurum'da öğrenmiĢ bulunduğumu bildirerek gözlerinizden öperim.. olayları yaratan bir BaĢ idi." 259[266] Kamuoyuna ilk açıklama. PaĢa'nın aklında Cumhuriyet vardı ama. 131. Cumhuriyet olacaktır' dedi.. Erzurum Kongresi'nin toplanmasından öncedir. 'Hükümet Ģekli Cumhuriyet olacaktır' demesi. Utkan. Atatürk'ün takdirini kazanmıĢ ve O'nun tarafından önemli yerlerde görevlendirilmiĢ Ord. 'Cumhuriyet yapacaklar..) Hükümetin Cumhuriyet olacağını. Prof. Büyük Ata'nın.

Afyonkarahisar milletvekili RuĢen EĢref Beylere rastladım. orada beni görmek üzere gelmiĢ olan Rize milletvekili Fuat.372..324. Çankaya'ya varınca. koridorlarda beni beklemekte olan Kemalettin Sami ve Halit PaĢalara rastladım. ismet PaĢa ile Kâzım PaĢa'ya ve Fethi Bey'e de Çankaya'ya benimle birlikte gelmelerini söyledim.. akĢam yemeğine gelmelerini Millî Savunma Bakanı Kâzım PaĢa'ya söylettim... Ġngiltere'nin temel politikası. Yemeği bıraktık.. Cumhuriyetin Meclis'de resmen ilan edilmesinden bir gün önce.e. Çankaya'ya gitmek üzere Meclis'ten ayrılırken. s. milletlerin serbest biçimde geliĢmelerine kefil olmak. Orada bulunan arkadaĢlar hemen düĢüncemi benimsediler. 267 268 BaĢından Sonuna Her Yönüyle KurtuluĢ SavaĢı.g. . anahtarı ise Ġngiltere" idi: "Kilitsiz anahtar olamayacağı gibi." 260[267] "YARIN CUMHURĠYET ĠLAN EDECEĞĠZ". 28 Ekim 1923'te. Alemdar gazetesine göre. bu sözcük Çankaya'da da Atatürk'ün sesinden yankılandı: "Gece olmuĢtu. sonra da Ġslâm dünyasının kilidinin anahtarını Ġngiltere'nin emin ve güvenilir eline teslim etmektir.) Ġngiltere'nin rehberliğinden endiĢe edecek bir Müslüman da düĢünülemez.Cumhuriyet!. Nutuk (Söylev). (. her anahtar da her kilidi açamaz. "Türkiye bir kilit. Bu teslimiyette Ġslâm dünyası için bir tehlike yoktur.) Benimle görüĢmek için o zamana değin orada beklediklerini anlayınca.." 261[268] YUNAN BASINI bunları yazarken Türkiye'nin bir gazetesi de. s. (.. O dakikadan baĢlayarak. a.. Onları da yemeğe alıkoydum Yemek yenirken 'Yarın Cumhuriyet Ġlan edeceğiz!' dedim. Ġngiliz mandasına girme propagandasına devam ediyordu. izlenecek yöntem için kısa bir program düzenledim ve arkadaĢları görevlendirdim.

Vefa Ġdmanyurdu ile Haliç Ġdmanyurdu Kulübü arasında icra edilen futbol müsabakasında. Özellikle Karadeniz bölgesini seçen Rumlar'a sahte belge düzenlenmesi için Ġstanbul hükümeti de alet oldu. Türk topraklarına yerleĢmeye baĢladı. Yoksa hem kendimizi kurtarmak ve hem de Ġslâmiyet’e son bir dini hizmette bulunmak gibi birbirinden önemli iki fırsatı kaçırmıĢ oluruz Onun için soruyoruz: Geç kalmıyor muyuz?" Mandacı Türk(!) gazetesi. kısaca "teslimiyette geç kalmayalım” çağrısı yapıyordu!. bir sayıya karĢı üç sayı ile Haliç Ġdmanyurdu Kulübü ihrazı galebe etmiĢtir.Ġngiltere dostluğunun destek ve garantisine milletçe çalıĢmak gerekir. Futbolda Haliç Vefa’yı yendi Haliç'te Komodorluk meydanında. Böylece. (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. vatandaĢ olmadığı halde.. Anadolu'dan on binlerce Osmanlı vatandaĢlık tezkeresi (nüfus kağıdı) Ġstanbul'a gönderilmeye baĢlandı. Karadeniz'de Rum nü- . 14 Temmuz 1919) RUML ARIN NÜFUS OYUNU Osmanlı vatandaĢı olmayan Rumlar.. Günlük yaĢam sürüyor.

a. direnmeyle bu i Ģin içinden çıkılmaz' biçimindeki kayna ğı dıĢarıda bulunun öğütlere uymakla. "Sinir gev Ģetici sözlere.e.. kendi yurttaĢlarına toplu siteler kuruyorlar. . s. sava Ģla. Ġngilizler bu konuda çok uygun bir meslek olan emlakçiliği seçip. Bu topraklar bizimdir" tezini kabul ettirmek amaçlanıyordu. Osmanlı yöneti m ve politikasının yarattığı bu tür anlay ıĢ kötü görül melidir.. "Buraya Türkler giremez" gibi uygulamalar baĢladı. belediye su faturasını Ġngilizce. yurt ve ulus ba ğımsızlığı kurtarılamaz." M ustafa Kemal 2 6 2 " [ 269] 269 Nutuk (Söylev). Bölgesel örgütlenmeler sürüyor. YIL '2006.g.310. böyle bir olay yazmamıĢtır.. Türkiye'nin belli bölgelerinde "yabancı nüfus oyunları" oynanmaya devam ediyor. Bunların içinde en göze çarpan ve ileri giden örneklerden biri Didim. öğütlere önem verilmemeli ve bel ba ğlanmamalıdır. Didim neredeyse bir "Ġngiliz kasabası" oldu!. 'Orduyla. iĢyerleri içinde Türkçe tabela kullanan kalmadı gibi.fusunun çok olduğu iĢgal kuvvetlerine ve dünyaya gösterilerek. elektrik idaresi de elektrik faturasını Ġngilizce göndermeye baĢladı. Artık.. "Burada Türkler azınlıktadır. Tarih..

-HC.270-274.. Türkiye'nin yabancılara 270 Damat Ferit. "Bakanlar arasında uyum olmadığını" ileri süren Damat Ferit. yeni bir hükümet ile yoluna devam etmek istedi. Bu arada. Birçok kaynakta bu belge için "Ġngiltere DıĢiĢleri Bakanlığı arĢivi. . ay sonunda. Kayıt No: 453" notu bulunmaktadır. Vahidettin'in hazırladığı anlaĢmanın (muahedenin) taslağını sundu. kayınbirader-eniĢte ikilisinin üç ay kadar önce Ġngiltere'ye dehĢetengiz bir teklifte bulunduğu ortaya çıktı: "Türkiye..(.. s. I.-HC 271 Gizli anlaĢmanın uzun açıklaması için bakınız: Bayur."Ülkeyi satma" sözleĢmesi. güven tazelemek için Vahidettin'e istifa dilekçesini sunarak. 15 YIL ĠNGĠLTERE'NĠN SÖMÜRGESĠ OL SUN! " PadiĢah Vahidettin'in eniĢtesi263[270] olan BaĢbakan Ferit....) Ġngiltere 15 yıl boyunca. Paris konferansındaki baĢarısız temaslarının ardından Ġstanbul'a dönen Damat Ferit.g. sun!."264[271] 15 yıllığına Ġngiltere'nin sömürgesi ol- HALKTAN SAKLANAN GĠZLĠ ANLAġMANIN ilk görüĢmesinin 30 Mart 1919'da yapıldığı belirlendi. yine Vahidettin tarafından hükümeti kurmakla görevlendirildi.. Halktan gizlenen bu anlaĢma metninde Ģu korkunç istekler yer aldı: 1. a. 3 Nisan 1919.Abdülmecit'in (1823-1861) kızı ve Vahidettin'in kız kardeĢi Mediha Sultan’ın kocası. 4 Mart'ta padiĢahın baĢbakanlığa getirdiği Damat Ferit.e. istifa etti!. Ġstanbul'da bulunan Ġngiliz Yüksek Komiseri Amiral Kaltorp'a (Galthorpe'a) giderek. "TÜRKĠYE. Yusuf Hikmet.

Boğazlardaki (Karadeniz ve Çanakkale'dekiler de dahil olmak üzere) bütün tahkimat yıkılacak ve buraları Ġngilizler tarafından iĢgal edilecektir. Ermenistan gibi Kürdistan kurmanın yolu da Anayasa'da açılacaktır. 4.Ermenistan.Anayasa.karĢı bağımsızlığını korumak ve iç güvenliğini sağlamak için gerekli bulduğu yerleri iĢgal edecektir. padiĢah tarafından Osmanlı Bakanlarına Ġngiliz MüsteĢarlar (yani onları idare edecek bakan yardımcıları -HC) tâyin edilmesine -lütfen. (Yani.Her vilâyete atanacak Ġngiliz Konsolosları 15 yıl boyunca Türk valilere "danıĢman"(!) olacaklardır. (Düyun-u Umumiye Ġdaresi. artık bu yüzyılda "örtülü iĢgal" ile yapılıyor. ister taĢrada "mâli denetim birimi" kurma hakkına sahip olacaktır. Günümüzde. demek. AB gibi "Birlikler" ve IMF gibi "uluslar arası ekonomi anlaĢmaları" ile gerçekleĢtiriliyor.onay verecektir!. biz istediğimiz için yapıyoruz" mantığı!. "lütfen bizi denetleyin" mantığı.Ġngiltere bir "dostluk iĢareti" olarak. vatanını satan baĢbakanı aĢağıladı. demek. SatılmıĢlığın bile düzeyi vardı!: . -HC) 8. (Yani. 3. bugün AB'nin dayatmaları karĢısında söylenen "onlar istediği için değil. Yazılı "teslimiyet belgesini" alan Ġngiliz Amiral. "Paralel yönetim" yöntemi ile yapılıyor. devlet kurumlarına yerleĢmiĢ yabancı danıĢmanlar ne yapıyor acaba? -HC) 6. -HC) Bu "satılık düĢünceler" bile iĢgalcilerin gözüne girmeye yetmedi. Ya da. (Onlar da valileri yönetecekler!.seçim sonuçlarına müdahale edebilirsiniz.. -HC) 5. (Ġstenmeyen sonuç çıkma olasılığı görünürse -KKTC'de Annan Referandumu ve CumhurbaĢkanlığı seçimi öncesinde olduğu gibi.Parlamento seçimleri ile yerel seçimler Ġngiliz Konsoloslarının gözetimi altında yapılacaktır. diğer büyük devletlerle anlaĢacak olan Ġngiltere'nin isteğine göre bağımsız bir cumhuriyet olacaktır. IMF denetçisi gibi çalıĢabilirsiniz.Ġngiltere ister baĢkentte. (Bu.. Doğu milletvekillerinin yetenek ve siyasi kabiliyetlerine göre sadeleĢtirilecektir. -HC) 2. teklifi kabul etmedi. Ekonomimizin denetimini tümüyle elinize alabilirsiniz. -HC) 7.

e. 91 ve 191. s.. "Bu anlaĢma ile Damat Ferit. PadiĢah ve baĢbakan bunları bilerek önlem almak yerine.." Mustafa (1921)”267[274] Kemal "BU KADARINI "UMMAZDIK!. 1838'de baĢlayan "sözde yenileĢme hareketleri" bu sömürgeleĢmenin önünü açmıĢtı. 266[273] "SavaĢ ve çarpıĢma demek. Vahidettin ve Damat Ferit'e karĢı çok güçlü bir propaganda silâhı olurdu. Yıllar sonra (1925'te) bu dönemi araĢtıran ġikago Tribün {Chicago Tribüne) Gazetesi'nin Ġstanbul muhabiri. iki ulusun bütün varlıklarıyla bütün mallarıyla.e. Ġngiliz resmî belgeleri arasında 1952'de çıkıncaya kadar Türkiye ve dünyada duyulmamıĢtı.265[272] Bu teklif.. Bu belge. bütün maddi ve manevi güçleriyle karĢılaĢması ve birbiriyle vuruĢması demektir.g. 274 Nutuk (Söylev).g. a. aynı bataklıktan geçmeyi yeğledi ve bataklıktan çıkamadı." Vahidettin ve Damat Ferit'in "gönüllü sömürgeleĢme" giriĢimi yeni değildi aslında.. "Damat Ferit'in Bir ihanet Belgesi" baĢlığı altında. Bayur. a. s. s.298. Celâl...) Bu bakımdan teklifin bir kısmı ile bütün taraflar için bahsedilen faydaları takdir etmekle beraber. Kuvayi Milliye zamanında duyulsaydı. diğer iĢgalci devletleri bile kıskandıracak bir teklifti!. Osmanlı imparatorluğu'nu Ġngiltere'ye satmıĢtır" diye yazacaktı.. . 272 273 Bayar. yalnız iki ordunun değil. Yusuf Hikmet."Müttefiklerimizden ayrı bir anlaĢma yapamayız. a..272. diğer taraftan pek fazla mahzurları olması muvacehesinde (=çerçevesinde) teklifinizi geri alın.e. Cilt 7. 81 yıl önce de.. iki ulusun.g.(.

Sömürgeci azgınlığı asla doymayan Avrupa bunlarla yetinmemiĢ. Maddesini halkın aleyhine kullanmak için hareket geçti. Vatanseverin El Kitabı Serisi:2. ġubat 2004. 1839'daki Tanzimat Fermanı ile de bu kez siyâseti tanzim edilmiĢti. aldıklarına kendisi de ĢaĢıyordu. Avrupa istedikçe istiyor. Ankara Ticaret Odası Yayını." Mehmet Akif Ersoy (istiklâl MarĢı'ndan) KARI ġIKLI K ÇI KTI. . Batı'ya bağlanmıĢ. s. dursun bu hayâsızca akın. Sarayın damadı Ferit. "Ne dediysek Osmanlı devlet adamları kabul etti” diyordu. "Devlet-i Âliyye'nin bu kadar fedâkârlık edeceğini ummazdık" sözleriyle açıklarken. Ankara. 17 yıl gibi kısa bir sürede (1856'da) Islahat Fermanı ile gayrı müslümlere (azınlıklara) hak geniĢletmesi yapmıĢtı. "kendi kaderini tayin etmek" üzere Erzurum'da toplanması planlanan Kongreyi de engellemek isteyen Damat Ferit.46. ama o dönem yöneticilerde bir parça "onur" kaldığını düĢünerek. Türk Milletinin.1838'deki Balta Limanı AntlaĢması'yla ekonomisi baltalanan Osmanlı.. "Anadolu'da karıĢık275 Dünden Bugüne Kapitülasyonlar. "KarıĢıklık" çıkan yerlerde iĢgal kuvvetleri (Ġtilaf Devletleri) o bölgeye silahlı müdahale hakkı kazanıyordu. ĠġG ALE G EL! . Siper et gövdeni. Mütareke'nin 24. bütün valilere bir genelge göndererek. Ġngiliz Elçisi Lord Cannig. Bu durumu Fransız Elçisi. yurduma alçakları uğratma sakın. 268[275] "ArkadaĢ.

Türk milletinin bağımsızlığını kazanması bir "karıĢıklık" idi ve iĢgalciler müdahale etmeliydi!. Yani. Oysa Mustafa Kemal. düĢmana "KarıĢıklık çıktı. gel beni iĢgal et” çağrısı yapıyordu. Bakınız: Atatürk'ün Bütün Eserleri. hamt olsun kendi kuvvetiyle Ģimdiye kadar hasıl ettiği Ġyi tesirleri bozmaya çalıĢtığı aynen anlaĢılıyor. 23 Temmuz'daki Erzurum Kongresi de. a. Böylece..85. Kolordu eliyle orada bulunan Amerikalı General Harbord'a gönderdiği telgraftan. Cilt:4. 276 Mustafa Kemal'in 21 Eylül 1919'da Erzurum Valiliği'ne. Ona göre. milletin bağımsızlık ülküsünü boğmaya ve milletin. Anadolu'nun iĢgali için yabancılara "haklı bir gerekçe!" yaratmıĢ oldu." 269[276] M ustafa Ke mal (1919) DÜġMANIN PSĠ KOLOJĠK SAVAġI "Milli Kongre" 23 Temmuz'da Erzurum'da toplandı. "Kalp ve vicdanını yabancı menfaatlerine satan birtakım kimselerin aslı ve faslı (=kimliği ve iĢi) milletimizce meçhul bir nam (=ad) ve bahane uydurarak. .g.. Erzurum Heyet-i Merkeziyesi'ne ve 15. kurtuluĢ yolunda önemli bir kilometre taĢı idi.e. Türk yurdunun iĢgalcilerden kurtuluĢu için çoktan düğmeye basmıĢtı.lık çıktığını" ileri sürdü. s.

1918'de Almanya'ya kaçtı. ilk büyük nutkunu okudu. bilinçsiz insanlarla. bizde de yüreği ve siniri zayıf. her ülkede ve her zaman çıktığı gibi.. (Vurgulamalar bana ait.. Berlin'de Ermeniler tarafından yol or- .) kaderimizi düĢünmekle yükümlü olan heyetimizi muvaffak buyursun.-HC) Talat PaĢa (1874-1921) Ġttihat ve Terakki (-Birlik ve ilerleme) Partisi'nin üç liderinden biri idi.g.. Ermeni isteklerini ve yurdun bazı önemli parçalarını ele geçirmeyi (=iĢgali) kolaylaĢtırmaktır.-HC 279 Talat PaĢa böyle bir telgrafa hiç yanıt veremeyecekti. s. özellikle Doğu sorununu yönlendirme ve zayıf noktaları arayıp bulmada örgütlü duruma getirdiğini” vurguladı. Ġstanbul'u terk ederken BaĢbakan Ahmet izzet PaĢa'ya bıraktığı mektubunda Ģöyle diyordu: "Pek muhterem ve mübarek tanıdığım izzet PaĢa Hazretleri'ne. 1913-1917 yılları arasında ĠçiĢleri Bakanı. ülkemizde pek çok yabancı parası ve birçok propaganda dolaĢıyor. sözlerini Ģöyle tamamladı (Burada sözleri aynen veriyorum): "En son olarak niyazım Ģudur ki." Talat PaĢa 271[278] da bir yıl önce (2 Kasım 1918) "ecnebilere" dikkat çekmiĢti.Kongre baĢkanlığına seçilen Mustafa Kemal. a. Bunun yanında her çağda. PaĢa. pek açıktır ki. Yunan. Habib-i Ekrem'i hürmetine."270[277] Mustafa Kemal.e.. 19171918'de BaĢbakan oldu.) Memleketin ecnebi nüfuz ve tesirinden kurtulduğu gün ilk telgrafınıza itaat edeceğim. Çünkü. ulusal istekleri felce uğratmak. Cenab-ı Allah Hazretleri. (. "DüĢmanlarımızın bu tip insanları. (.."272[279] 277 278 Nutuk (Söylev). Uzun nutkun son bölümünde ise düĢmanların uyguladığı "psikolojik savaĢ'ın unsurlarına dikkat çekti: "ġurada acıklı bir gerçek olarak bildireyim ki. vatansız ve aynı zamanda kiĢisel varlık ve çıkarını yurdun ve ulusunun (=vatan ve milletinin) zararında arayan alçaklar da vardır. Bunun amacı.442. Amin. ulusal hareketi baĢarısız kılmak. Memleketin bir müddet ecnebi nüfuz (=etki) ve tesiri altında kalacağını anladım. 1921'de. Almanya'ya kaçıĢından üç yıl sonra.

) . Dr.Türkler de yabancıların bu parayla satın aldığı insanları örgütleyerek yaptığı psikolojik savaĢa "silahlı propaganda" ile yanıt vermeye çalıĢıyordu!.g. Ağustos baĢında Londra'da polisler bile greve gitti.. Amaç. rahip Furu ile Ġstanbul ġiĢli’deki evinde yaptığı görüĢmede ise. vatanseverliği münakaĢaların üstündedir" dedi.e. grevlerle sarsılıyordu. Ġngilizlerin Ermeniler'e teslim etmek üzere yola çıkardığı cephane ve silahlar Erzurum'da "halk" tarafından kaçırıldı... s. Horasan civarında 300 atlı tarafından basıldı. Dr..e. Ay sonunda BaĢbakan Loyd Corç (Lyod George). subayların gördüklerini anlatmalarıydı.. ".) Mustafa Kemal. Silah sandıkları kaçırıldı ve sevkıyata gözcülük yapan Ġngiliz subayları biraz tartaklandıktan sonra serbest bırakıldı. a.g. 15... Bunu duyan Mustafa Kemal. "Zavallı Talat PaĢa.187. BaĢlangıcından çok zaman sonrasına kadar ben de bu cemiyet içinde bulundum.31-32. Ġsmet. durum hiç de iyi gitmiyordu.. Çok kusurları ve yanlıĢları olabilir. (Bakınız: Görgülü. (Bakınız: Görgülü. Ġsmet. tasında öldürüldü. Bunlar 1. Grevler Liverpool ve Birmingham kentlerine de sıçradı. Ġngiltere'nin dıĢ borçlarının çoğu. kendisinin bir serseri Ermeni kurĢunu ile Berlin sokaklarında yere serildiğini iĢittiğim zaman ne kadar üzülmüĢtüm" dedi. Dünya SavaĢı'ndan kaynaklanıyordu. Güçsüz kalan hükümet orduyu devreye soktu. Ġngilizler'e oyun oynamıĢ. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa'nın sorumluluk alanındaki bölgeden geçen mühimmat yüklü tren. Kolordu Komutanı Karabekir. s. ülkesinin dıĢ borcunun 10 kat arttığını açıklamak zorunda kaldı. a. DıĢarıya karĢı güçlü ve refah (gönenç) düzeyini yüksek göstermeye çalıĢan Ġngiltere. Ġttihat ve Terakki vatansever bir cemiyet idi.müsaadenizle söyleyeyim ki. Amerika'ya aitti.. Ama. trenin basılmasıyla ilgili olarak milis kuvvetlerle gizli bir toplantı ve iĢbirliği yapmıĢtı. Sokak gösterilerinde pek çok mağaza tahrip ve yağma edildi. ĠġGALCĠLERĠN ÜLKESĠNDE ĠSE. Cemiyet hiçbir vakit sizin bu aĢağılamalarınıza hak verdirecek bir mahiyet almamıĢtır. 15..

ABDULLAH G ÜL: "SĠZĠ KÖ ġKÜN KOYACAKLAR" BAHÇESĠNDEKĠ KULÜBEYE Oysa.. bahçedeki bir barakaya girdik diye sevinerek geldiniz."ASRÎ" SÖZCÜĞ Ü KÜFÜR OL ARAK GÖRÜLDÜ.." . Devam etmekte olan Erzurum Milli Kongresinde yaĢanan bir sözcük tartıĢması.. Kongre sonunda yayınlanacak bildirinin bir maddesine konulmak istenen "Milletimiz insani. asri amaçları hedefler” biçimindeki cümlede yer alan "asrî" sözcüğü uzun tartıĢmalara yol açtı. Halbuki ben. sınıf ders kitaplarından "soyut" olduğu gerekçesiyle(!) "vatan. Ģunu hatırladım: Bizim ata- . MĠLLÎ DEĞERLER açısından farklı bir tablo çiziliyor. AKP Hükümetinin BaĢbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül. Millî Eğitim Bakanlığı." YIL 2006. Bu sözcüğün kabul edilmemesini isteyen birçok delegenin itirazı Ģöyleydi: -"Bu. ilköğretim 5. 1995 yılında TBMM'nde bu AB için Ģöyle konuĢuyor ve büyük alkıĢ alıyordu!: "Siz o profesörün (Erol Manisalı) dediği gibi.." -"Küfüre kadar gider. Avrupa'nın Zenginler Kulübü'nün köĢkünde. "Türkleri yok etmeye yeminli" Papa'nın heykeli önünde AB anlaĢmalarına imza atmaktan çekinmiyor. değerlerimize sahip çıkmak açısından önemli bir nokta olarak görülebilir. FrenkleĢmeyi kabul etmektir.."Bari Müslümanlığı terk edip Hıristiyanlığı kabul ettiğimizi ilan edelim.. aynı Abdullah Gül. millet" kavramlarını çıkarıyordu.

Ben bu imzaladığım.bir gün Avrupa'ya nasıl gitmiĢlerdi. Türkiye'nin nüfusu büyüktür. taahhüt ettiğim 1986 yılında uygulamaya girecek.) ġimdi neyin savunmasını yapıyorsunuz Allah aĢkına? Hepimiz Türkiye'de iĢsizlikten bahsetmiyor muyuz. Türkiye'de 10 milyon iĢsiz vardır. göreceksiniz.. niçin onlar diretiyor. fakat Türkiye'nin çıkarları söz konusu olduğunda. Avrupa Parlamentosundaki münâkaĢaları takip edin. ġimdi ben soruyorum. ama bunlar .. Avrupa'nın menfaatleri söz konusu olduğunda tavizler verilmektedir. HALKIN BEYNĠ YIKANIYOR.. Ankara AntlaĢması veyahut da diğer anlaĢmalara göre? Burada herĢey tek taraflı olarak gitmektedir. hepinizin odasına gelen insanlar. batan sanayi karĢısında. Türkiye Avrupa Birliği'ne girecek. hiçbir ısrar olmamaktadır. hiçbir direniĢ. Peki. 20 trilyona çıkacak. (. tabii ki tele vizyon kanalları bunu alkıĢlayacak. 'bana iĢ. 1982 yılından itibaren. iĢ' diye gelmiyor mu? Yarın göreceksiniz. o antlaĢmaya göre. Yine Sayın DıĢiĢleri Bakanı '1963 Ankara AntlaĢması yürürlüktedir.larımız -bugün onların ruhunu yâd ediyor ve bugün onların davasını güdüyoruz. tabii ki gazeteler. Siz neyi alacaksınız. istediği iĢi yapacak. Türkiye oralarda nasıl rencide edilecek ve Türkiye oralarda nasıl kötü durumlara düĢürülecek. daha önce yaptığınız anlaĢmalar bu hakkı verdiyse.. Tabii ki medya. dediğim antlaĢmayı tanımıyorum' diyor da. Bu Ģudur: 'Ne pahasına olursa olsun. 'Hayır. Türkiye Gümrük Birliği'ne girecek' anlayıĢıdır. biz ona dayanarak. siz nasıl oluyor da hâlâ 1963 AntlaĢmasından bahsediyorsunuz? HĠÇBĠR DĠRENĠġ OLMAMAKTADIR. istediği yerde oturacak. benim çıkarıma değildir. Osmanlı Avrupa'ya nasıl gitmiĢti? Avrupa'ya siz böyle gittiniz. odanıza 'iĢ' diye gelen insanların sayısı 10 misline çıkacaktır. gelir Avrupa'yı iĢgal eder. 20 bin dolar civarındadır. vazgeçilmektedir. neyi alacaksınız? Alım gücünüz mü olacak? Ama bunların reklamı yapılacak. Bunarı üzülerek söylüyorum. Eğer bugün reklam harcamaları 5 trilyonsa. halkın beynini yıkayacak. Ben bunu karĢılaĢtırarak doğrusu çok üzüldüm Değerli arkadaĢlar. Avrupalının fert baĢına geliri nedir.. SERBEST DOLAġIM YOK. bunları uyguluyoruz' dediler. mâli yardım yapmayacak mıydı. 1986'dan itibaren Türk vatandaĢları Avrupa'da serbestçe dolaĢmayacaklar mıydı? Bu hakkı niçin almadınız o zaman? Ankara AntlaĢması.

Avrupa'nın gözünde. alkıĢlar. bunun farklı yanını söyleyenler çıkarılmıyor. Türkiye içinde bitmiĢ. evet halkı yaĢamıyor gibi yaĢamaya mahkum etmiĢ bir hükümet. Davulla. Doğru. zaten yıllardır uğraĢtığı bir Ģeydi ve dolaylı olarak bitmiĢtir. çünkü. . Türk Ordusu'nun iĢgalci olduğunu. halktan gizleniyor? Çünkü. ama.' Bu ne demektir. Türkiye. Yabancı sermaye gelecek. göstermelik. Kırk yıllık Kıbrıs meselesi. (RP sıralarından 'Bravo' sesleri. Rum Kesimi -ki.) KIBRIS GĠTTĠ. Dolayısıyla Kıbrıs davasının Brüksel'e taĢınması.. kendi adıma utandım bundan. Türkiye'de gerçek ilim adamları da bunları söylüyor. Brüksel'den dönen heyet burada. getirdiği birkaç yüzbin dolarla satın almak için gelecek.) Bu millî davada.) Daha iki ay önce. 6 ay sonra. konuĢturulmuyor. BirleĢmiĢ Milletler'in bile diyemediği hakareti yaptığı kararları aldılar..) YABANCI SERMAYE ÇÖKERTECEK. politikacılardan. Yunanistan'ın. çünkü. bunun peĢindedir. hisseleri. Bunu söylüyorum. neĢeli Ģeylerle karĢılandı. AB'nden daha önceki anlaĢmalardan doğan haklarını elde edebilirdi.gerçektir.. (RP sıralarından. bir pembe tablo çiziyor. rekabet karĢısında sarsılan Türk sanayiini. resmi yayın organı gibi. (RP sıralarından alkıĢlar. 'Ben de Ģöyle yaparım' demeniz bizi hiç ilgilendirmez. sözümona. (.) Ben.. ilim adamlarından. Niçin bir tane de. Kıbrıs meselesi Türkiye için dolaylı olarak bitmiĢtir. (RP sıralarından alkıĢlar. Avrupa Konseyi Parlamentosu'nda alınan Kıbrıs'la ilgili karar. (. zurnayla' sesleri. fabrikaları. Ne üzücüdür ki. Davul zurnayla karĢılandı..) UTANDIM. deniliyor. Yabancı sermaye. Kıbrıs'ı Rum Kesimi temsil etmektedir. Avrupa'yı bilen herkes biliyor ki. kendi halkına karĢı baĢarılarıyla övünemiyor.. Türkiye'de çıkarcılar. tükenmiĢ. bir sene sonra. halkı yaĢamıyor gibi yaĢamaya mahkum etmiĢ.. herkes. onu yapabilecek gücü olmayacaktır Türkiye'nin. siz imza atmıĢsınız ve demiĢsiniz ki: '6 ay sonra. iddia ediyorum burada. fakat televizyon programlarındaki müzakerelere bakıyorsunuz. Kıbrıs'la AB arasındaki üyelik anlaĢması baĢlayacaktır.. Eğer olsaydı. yabancı sermaye Türkiye'ye yatırım yapmak için gelmeyecek. dün. ekonomiyi berbat etmiĢ.AB'ne tam üye olarak girecektir. yabancı sermaye gelecek. sizin burada. oralara çıkarılan herkes.

5. tek parti devrinin ideologları. Durum fıkradaki gibi.) (.'". (RP sıralarından 'Bravo' sesleri. DıĢiĢleri Bakanı ve BaĢbakan Yardımcısı. Uyanık bir köylü.. Ata çok düĢkün bir ağanın atı ölmüĢ.. Kimse korkudan atın öldüğünü ağaya söyleyememiĢ. Emin. 83. "AB."274[281] Ne ilahî tesadüftür ki. 281 ÇölaĢan. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak!) aynı kaderi yaĢadı ve Türkiye'ye yaĢattı!.DÜYUN-U UMUMĠYE. "Ben söylerim" diyerek gönüllü olmuĢ ve ağanın huzuruna çıkmıĢ: 280 Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı. Dönem 4.. Yatama Yılı. iktidara geldiklerinden itibaren AKP Hükümeti de (Abdullah Gül. 19. Dünya Bankası'nın hazırladığı paketler ne iĢe yarıyor? Bu IMF. BirleĢim. Kapitalist onlar. IMF reçetelerine teslim olmuĢ bir baĢbakanla Türkiye'nin sorunlarının çözülemeyeceği de açıktır. .) Bu paketler neyin nesi arkadaĢlar? Bu IMF'nin.. Düyun-u Umumiye'yi hatırlayın. 13 Aralık 2006. IMF talimatlarıyla bu ülkede hiçbir Ģey halledilemez. 8 Mart 1995 ÇarĢamba. paketlerine Türkiye'de yaĢayan insanların sorunlarına çözüm bulmak için mi üretiyor. alacakmıĢ gibi. Yoksa. kendi ülkesindeki sermayenin çıkarlarını devam ettirmek için mi? Bunun çözülmesi gerekir.. Abdüllatif ġener de. bu gerçeği gören bazı AKP'liler durumu.. "ġimdi Söz Abdüllatif ġener'de.. s. aynı partinin (RP=Refah Partisi) Sivas Milletvekili Abdüllatif ġener de(AKP Hükümeti'nin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı) TBMM kürsüsünde dile getiriyordu: "Washington talimatları. IMF reçeteleri ile Türkiye'nin hiçbir yere varamayacağı açıktır. AKP Milletvekili Ramazan Toprak gibi." 273[280] Aynı yılın sonlarına doğru (13 Ekim 1995). Fakat ne yazık ki aynı duruma Türkiye'yi düĢürmekle meĢguller. Avrupa Birliği talimatları. getiriyor. Hürriyet Gazetesi. onları tenkit ede eda bu halkın beynini yıkadı. biz de girecekmiĢ gibi yapıyoruz" sözleriyle özetlediler. önümüze koyuyor?.

" "iyi ya. uzanmıĢ yatıyor. a. Bakınız: Atatürk'ün Bütün Eserleri."Ağam.. s.175." "Ağam ben demedim. hem milleti. Çünkü Paris'ten dönüĢünde Konferans'a verdiği notaların feci içeriğini çarpıtarak tercüme edip. sadrazamın yaptığı caniyane hile. senin at var ya.g. at öldü!. Cilt:4. . Fakat Avrupa matbuatı adı geçen belgelerin hakiki metinlerini aynen yayımlamıĢ olduğundan. ne var bunda?" "Ağam senin at kulaklarını da yere sermiĢtir* "Desene oğlum. padiĢaha ve milletin görüĢüne arz etmiĢ ve bu suretle hıyanetini gizlemeye çalıĢmıĢtı. sen dedin!" "Ferit PaĢa.e.. bütün açıklığıyla meydana çıktı" Mustafa Kemal (2 Ekim 1919 275[282] 282 Mustafa Kemal'in Ġstanbul Belediyesine. basınına ve halkına yayınladığı bildiriden. hem padiĢahı aldatmak suretiyle Ģimdiye kadar mevkiinde payidar olabilmiĢtir.

-Gümrük Birliği Ek Protokolü'nü uygulayın ve limanlarınız ile havaalanlarınızı Rumlar'a açın!.1. "askıya alma" tehdidiyle... değiĢik tarihlerde ve sürekli olarak pek çok dayatmada bulundu: -Pontus ve Süryani soykırımını tanıyın!... Yeniçağ Gazetesi. -Fener Rum Patriği'nin ekümenikliğini tanıyın!. s. manĢet. -Ceza Yasası'ndaki 301. AKP Hükümeti ile AB arasında da. 8. Aynı Avrupa Birliği ve Parlamentosu. kültürel ve siyâsi çözüm bulun!. manĢet.. Maddeyi kaldırın!.1. -Heybeliada Ruhban(Papaz) Okulu'nu açın!.. -Tam üyeliği Ģimdilik düĢünmeyin ama "imtiyazlı ortaklık" için bile Kıbrıs Rum Devleti'ni tanıyın. yazılı ya da sözlü. sosyal. -Üniversitelerde Kürtçe dersler verilsin!. AB deyiverdi: "8 Konuda görüĢmeleri askıya aldım!.. -PKK'ya karĢı silahlı mücadeleyi bırakıp. . AKP Hükümeti döneminde (özellikle son üç yılında yoğunlaĢan biçimde.. 2002-2007 yılları arasında) "üyelik kriteri-koĢulu" olarak. -Dicle ve Fırat suları ile bölgedeki barajlar ve GAP'ın yönetimini uluslararası AB yönetimine devredin!.AB DAYATMALARI. sen dedin" durumu sürerken... "Ben demedim. -Orduyu denetim altına alın!. 30 Kasım 2006. Amerikalı senatör Lodge'un dediği gibi Ġstanbul Türkler'den 283 Cumhuriyet Gazetesi.. 30 Kasım 2006."276[283] Biz diyemedik. "Türkler Avrupa'dan atılmalıdır... ağa dedi!. KKTC'yi yok edin!.

paylaĢma) konusunda anlaĢmalıdır.tamamen alınmalı. komĢuları için bir küfür olan Türkler Avrupa'dan silinmelidir. Avrupa'dan uzak- . zamanı gelince onları yargılayıp.. Daily Telegraph Gazetesinde "açık mektup" yayınladı: "Türkiye'nin AB'yle müzakerelerini askıya almak Türk halkına bir hakarettir. Ancak önce taksim (=parçalayıp. harplerin yaratıcısı." Açıkça Türkiye'ye hakaret ediliyordu.." Jean Louis Carra "Bugün Türkler'in ayakları altında ezilip inleyen Hıristiyanlar. Sonunda insaflı Avrupalılar dayanamadı ve itiraf ettiler." Lord Curzon "Türkler'i Avrupa'dan kovmak gerekir." Martin Luther "TÜRK HALKINA HAKARET!. cezalandıracaktır. Ġngiltere Parlamentosu'nun üst kanadını oluĢturan Lordlar Kamarası'nın sekiz üyesi. bir veba tohumu olan. Türk Ordusu Ģeytanın ordusudur. Laik bir devlet olan Türkiye.

yıllardır ülkemizin parçalanması anlaĢması olan Sevr dayatmalarına dikkat çekiyor ama "paranoyak" denilerek. Lozan AntlaĢması ile yaptığı hatayı düzeltmelidir. 6 Ekim 2005. Yıldönümünde Stockholm'de Düzenlenen Top- . 287 Sevr AntlaĢması'nın 83. SEVR AntlaĢması'nın yerini tutmalıdır. Dicle ve Fırat havzasının su yönetimi ortak bir yönetime bırakılmalıdır. Sadece kağıt üzerinde değil.. manĢet. 8. sürmanĢet. "Kaybeden AB olur" Ģeklinde oldu. sonunda. 286 AB Komisyonu'nun Ġlerleme Raporu. bir çizgi ile yok edilmiĢlerdir. kapımızdaki SEVR dayatması ve onun altyapısını oluĢturan AB'nin diğer "üyelik koĢulları!": Sularımıza Uluslararası Yönetim! ("Türkiye'nin Suriye ile olan iliĢkileri iyileĢme sürecindedir. AB eğer Türkiye'yi üyeliğe alacaksa. büyük bir toplum olan Kürtler. sözleri etkisizleĢtirilmeye çalıĢılıyordu!.1.69. Bu sorunun kalıcı çözümü Suriye'nin Fırat nehrinden daha fazla su karĢılığında fiili sınırları tanıması ile gelebilir. 278[285] "SEVR'Ġ KABUL EDĠN! " AB dayatmaları. Bugünkü Kuvayi Milliyeciler (Atatürkçüler).") 280[287] "SEVR'Ġ Kabul Edin" 284 Hürriyet Gazetesi ("Türk Halkına Hakaret Ediyorsunuz). s. Kürtler'in özgürlükleri için mücadelemizi sürdüreceğiz. ĠĢte. Sonunda AB de açıkça bunu dile getirmeye baĢladı."-HC) "Kopenhag Kriterleri SEVR'in Yerini Tu tmalıdır" (Sol Parti Lideri Utla Hoffman: "Atatürk ve Lozan AntlaĢması ile.laĢtırılıp Ġslâmi köktenciliğe doğru itiliyor!"277[284] BaĢbakan Erdoğan'ın tavrı ise. s. gerçek hayatta da bunun yaĢama geçirilmesi gerekir. 6 Aralık 2006. 6 Aralık 2006. Türkiye'ye Sevr'i kabul ettirmeye kadar uzandı.1. 285 Anadolu'da Vakit Gazetesi.")279[286] (SEVR ANTLAġMASI MADDE 38: "Çanakkale Boğazı. Kopenhag Kriterleri. Marmara Denizi ve Karadeniz Boğazı'nın yönetimi için Boğazlar Komisyonu kurulacaktır.

Türk Parlamenterlerin sert tepkilerine yol açtı")281[288] "Yine Soykırım ġartı" ("AP iki karar aldı: 1. gözaltına alınmıĢ ya da tutuklanmıĢ kiĢilerin aranması ve kurtarılması için." SEVR ANTLAġMASI MADDE 142: "Osmanlı hükümeti savaĢ süresince Türkiye'de yapılan topluca öldürmeler sırasında 283[290] kiĢilere verilen zararları en geniĢ ölçüde karĢılamak için. 288 Yeniçağ Gazetesi. kendisinin ve Osmanlı makamlarının tüm desteğini sağlamayı yükümlenir. s." SEVR ANTLAġMASI MADDE 90: "Sözü geçen iller topraklarının tümü ya da bir kesiminin Ermenistan'a aktarılmasına yol açacak olursa. 25 ġubat 2005. 289 Hürriyet Gazetesi.Türkiye'ye üyelikten önce Ermeni soykırımını tanıma koĢulu getirilsin. sonraki yıllarda ortaya çıkan "soykırım lobisi ve soykırım sanayii!" bu kavramı üretmiĢ ve kullanmaya (siyasi ve ekonomik rant sağlamaya) devam ediyor. O tarihte bütün dünya "topluca öldürme" tanımlaması yaparken. s. 2-Türkiye. Trabzon. Ankara. Ankara'nın varislere 60 milyar dolar tazminat ödemesi gerektiğini öne sürdü")284[291] lantıdan. Rumlar'ı tanısın. 29 Eylül 2005. Türkiye'nin Sevr AnlaĢması'nı kabul etmesini istedi. zorla götürülmüĢ. . SEVR AntlaĢması’nda dahi "Soykırım" sözü yok. Kıbrıs'tan asker çeksin") 282[289] (SEVR ANTLAġMASI MADDE 89: "Erzurum. Türkiye aktarılan toprak üzerindeki bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçecektir. Talep.-HC 291 Star Gazetesi. Bakınız: ABA Altından Sopa. 290 Dikkat edilirse. Kasım 2005.516. 23 Mart 2005.("Avrupa Parlamentosunda sözde Ermeni soykırımı konusunu gündeme getiren Fransız Parlamenter Toubon.1. 1 Kasım 1914'den beri herhangi bir soydan ya da dinden olursa olsun ortadan yok olmuĢ. Ermeni tarihçi Stepanyan. Ankara Ticaret Odası Yayını.1. Van ve Bitlis vilayetlerinde Ermenistan'ın denize çıkıĢını sağlayacak Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırın tesbitinde ABD BaĢkanı hakem olacaktır."-HC) "Ermeniler 60 Milyar Dolar Ġstiyor" ("Ermeniler'in sözde soykırım iddiaları maddi boyuta taĢındı. s.

g. Türk vatandaĢı olmayan din adamlarının Türkiye'de çalıĢabilmesi konusundaki zorluklar devam etmektedir. Mart Matbaacılık Sanatları Ltd. Ġstanbul). baĢka hiçbir dine hayat hakkı tanımayarak kitlelelere zorla dikte ettirmiĢtir. daha önce (1993’te. RP Ġstanbul il BaĢkanı iken) Ģöyle düĢünüyordu: "Bize göre demokrasi amaç değil.Heybeliada Papaz Okulu'nu Açın" ("Heybeliada Ruhban Okulu henüz açılmamıĢtır.50.e.. 17 Eylül 2005. s.45. s.. bu düzenin seçiminde bir araçtır. sistemlere yer yoktur. s. AkĢam Gazetesi. ancak bir araçtır. CHP Kadın Kolları Yayını. a. ġti.1. 6 Ekim 2005. 294 Cumhuriyeti KuĢatanlar.. Ankara (Basıldığı Yer. 295 Cumhuriyeti KuĢatanlar. Bence hayır." "Türkiye'nin yarınında artık K emalizm'e ve Kemalizm benzeri reji mlere. Atatürk'ün devlet binalarındaki fotoğrafları artık indirilmelidir. Ekim 2005. Kemalist felsefe ve ordunun rolü değiĢmediği sürece Türkiye'nin AB'ye girmesinin mümkün olmadığını 292 293 AB Komisyonu'nun Ġlerleme Raporu. kendisine din olarak Kemalizm'i almıĢ. s. Atatürk yaĢasaydı AB ile üyeliği imzalayabilir miydi."288[295] "Kemalizm Varsa AB Yok" ("VATAN'a konuĢan AB Raportörü Oslander. Hatta Türkiye din konusunda da aynı Ģeyi seçmiĢ. . diye sormak lazım.131.")287[294] Dönemin BaĢbakanı Recep Tayyip Erdoğan da.") 285[292] "Atatürk Resi mlerini Ġndirin!" ("Ġngiliz Parlamenter Andrew Dufftan küstah sözler: Devlet binalarından Atatürk resimleri inmedikçe AB'ye giremezsiniz") 286[ 293] ("Türkiye-AB Ortak Parlamento Komitesi BaĢkan Yardımcısı ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Andrew Duff Ģöyle demektedir: Türkiye Kemalizm ile mücadele etmelidir.." "Türkiye Cumhuriyeti katı bir üniter anlayıĢa sahip olmuĢtur. Hangi sisteme girmek istiyorsanız.

insan haklan ve dini konularda sorun çıkarsa müzakereler kesilecek!") 291[298] "Silahlı Kuvvetler'e Saldırdılar!" vatanı ve Cumhuriyeti kuvvet kullanarak 292[299] yükümlü olmasın") ("AB: Ordu korumakla "Türk Ordusu Ġ Ģg alci" ("Türkiye'ye resmen hakaret ediyorlar! Zehir zemberek rapor. Atatürk'e. Avrupa Parlamentosu'nun hazırladığı ve Strasbourg'da masaya konulacak 'Kıbrıs Raporu'nda ordumuza 'iĢgalci' iftirası attılar") 293[300] Orgeneral Büy ükanıt: "ULUSUMUZU SEVMEYEND EN NEFRET ED ECEĞĠZ! . ilkelerine ve Türk ordusuna düĢman olanların niçin Avrupa Birliği'ne dört elle sarılıp. Bu sözleri.. 299 Yeniçağ Gazetesi. 298 Hürriyet Gazetesi. 9 Mart 2004." Bu sözler. s. 26 Mart 2003. 2 Ekim 2004. 300 GüneĢ Gazetesi. . "Çan Sesleri!" baĢlığıyla o tarihte haftalık köĢe yazıma taĢımıĢtım: 296 297 Vatan Gazetesi. 26 Eylül 2003. Avrupalı Parlamenterlerin bu "küstah iĢgalci” tavırlarına dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt ağır ve içerikli bir yanıt verdi. kendilerine "müttefik" yaptığını da açıkça ortaya koyuyordu!. 3 Aralık 2004. Hürriyet Gazetesi.iddia etti") 289[296] "AB Ke malizm’e Kafayı Taktı" ("Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye Raporu: Kemalist felsefe AB yolunu tıkıyor") 290[297] "Asker ġartı" ("AB Komisyonu'nun AB Liderleri Zirvesi raporuna göre ordu.1. s.1.

birkaç gün önce "Devlet dairelerindeki Atatürk resimlerini indirmemizi" istemiĢti.. 2 9 4 [ 301] Avrupa Parlamentosu(AP) milletvekili ve Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu EĢbaĢkan Yardımcısı Andrew Duff. bir yurttaĢlık sevgisidir.. Bu sevgi. YaĢar Büyükanıt. hem bu sözlere yanıt verdi. ulusun ve onun yüksek değerle301 Cevizoğlu. "ULUSUMUZU SEVMEYEND EN NEFRET ED ECEĞĠZ" Dün. Çünkü biliyorlar ki. . hem milliyetçilik ve ulusal akımlar konusunda." "ULUSAL DEĞERLERĠMĠZ BASKI ALT INA AL INIYOR" Özellikle PKK terörüne karĢı halkın gösterdiği tepkiyi eleĢtirenlere de çarpıcı biçimde cevap veren KKK Org. Kendi ulusumuzu tabii ki seveceğiz ve daha açıkçası sevmeyenlerden de nefret edeceğiz. hor görmeye çalıĢanlara karĢı Ģunları söyledi: "Ulusal konularda. Atatürk resimlerini devlet dairelerinden indirmemizi emreden Duff a Ģu cevabı verdi: "Bizim milliyetçiliğimiz Atatürk milliyetçiliğidir.". hem de çok çarpıcı açıklamalar yaptı. selde sürüklenirken tutunacağı bir daldı. "Çan Sesleri!. Org. etnik temele dayalı bir sevgi değil. Bu duygunun. Büyükanıt. Kara Harp Okulu'nun yeni eğitim ve öğretim yılı açılıĢ töreninde konuĢan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt. AP ve AB yetkilileri uzun zamandır Atatürk'ten rahatsızlar.1. s. Hulki. 'Türkiye'de milliyetçilik yükseliyor mu?' yargısı ile yaklaĢılıyor. Atatürk ve O'nun ilkeleri Türk milletini birbirine bağlayan. hem de bunları kötülemeye.ÇAN SESLERĠ !. 27 Eylül 2005. özellikle PKK terör örgütüne karĢı gösterilen her tepkiye. Yeniçağ Gazetesi.

Bakınız ne diyor YaĢar Büyükanıt: "Avrupa Parlamentosu'nda. yine Kara Kuvvetleri Komutanı'nın müthiĢ ince anlamlı sözlerinde buluyoruz. DĠNAMĠK GÜÇL ER GÖREVDE! . bu tür söylemlerin sahiplerinin "ulusal kimliğimizi parçalamak. barbarlıklarını.rini bir anlamda baskı altına almak anlamına gelir. ÇAN SESLERĠ. demokrasi. özgürlük ve barıĢ gibi değerlerle örtüĢtürmeye çalıĢanların ve bunlara destek verenlerin oyununa Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet'in inançlı koruyucuları alet olmayacaktır. dil birliğimizi ortadan kaldırmak ve bölünmeye hazır bir Türkiye görmek isteyenler" olduğunu vurguladı. ülke sevgisi bu düĢünceleri ifade edenlerin yüzüne bir Ģamar gibi çarpacaktır. tam da "Dil Bayramı"na denk gelen bir dönemde. Bu arada.. Ülke içinden ve dıĢından destek gören yıkıcı ve bölücü faaliyetler. (Buraya dikkat-HC) Bu ifadeleri. "AB'ye girmek isteyen" Türk Silahlı Kuvvetleri'mizin. Türkiye Cumhuriyeti'ni uyandırması gereken çan sesleri olarak izlemekteyim. ." Bu ifadelerden anlıyoruz ki." Hilal ile Haç'ın çatıĢmasında.) Tarihin en kanlı terör örgütünün tüm cinayetlerini. gerçekten müthiĢ bir incelik. elbette ki. Bu konularda uzun süredir "görüĢ bildirmeyen" Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ne yapacağını da yine Komutan'dan öğreniyoruz: "Türkiye'nin ve ulusumuzun güçlü ve dinamik yapısı.. terörle mücadelemizi 'saldırgan askeri operasyonlar' olarak niteleyen düĢünce ve ifade Ģeklini esefle kınıyorum. olaylara karĢı uyanıklığının bir göstergesini de. ülkemizin "dinamik güçleri" hâlâ ayakta ve görevde!. bir komutanın bu "çan sesleri" benzetmesi.(.. .." Büyükanıt. Türkiye Cumhuriyeti'ni korumakla yükümlü dinamik güçlerin pençelerinde yok olacaklardır.

Cumhuriyet Gazetesi ("Kimse Bölemez"). Gidelim Türkiye'den baĢka yere.) 303 Genelkurmay BaĢkanlığı resmi internet sitesi.. Türk Büyükelçiliği'nde Türkler'e yaptığı konuĢmada.) . Bakalım çanlar kimin için çalıyor?.(. Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Peter Pace'in davetlisi olarak gittiği ABD'de.1. Soruyorum: Sizin.. Gözcü Gazetesi ("Gereğini Derhal Yaparız"). Anlayana sivrisinek saz. manĢet. Hürriyet Ga- .tr/bashalk/konusma_mesaj/2007/konusma_washington. tehdit ve sıkıntılarla karĢı karĢıya kalmadı" sözünü 14 ġubat 2007'de de yineledi. Samsun'a çıkmadan önce 16 Mayıs 1919'da Atatürk'ün karĢı karĢıya olduğu sorunlardan daha mı büyük? Hayır değil. 14 ġubat 2007. Bir kere buna inanmamız lazım. Türkiye Cumhuriyeti. Ye1 niçağ Gazetesi ("Anlayın Artık ). Türkiye kristal bardak mı kırılsın? O zaman biz asker olarak boĢuna varız. ona cesaret edemez. 15 ġubat 2007.. s.1.. "DÜĞMEYE BASTIM!. bizim bugünkü durumumuz. Genelkurmay'ın resmi internet sitesinde ise hiç yer almadı. 26 Eylül 2005'teki "dinamik güçler görevde" sözünü ve 25 Ağustos 2006'daki "Cumhuriyet 1923'ten bu yana bu kadar büyük risk. Türkiye'yi bölmeyi rüyalarında görenler kâbusla uyanırlar ve derslerini alırlar.Bunların üzerine Ģimdilik söylenecek bir söz yok. Büyükanıt. manĢet. 1923'ten bu yana bu kadar büyük risk. Onu düĢünenlerin biz gereğini yaparız. anlamayana çan sesleri bile az!..) Daha önce de açıkça söyledim. (..htm)..mil." Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral Büyükanıt. s."296[303] 302 Bu son paragraf.. hatta New Jersey'e 295[302] yerleĢelim. 15 ġubat 2007. onun bunun iteleyeceği bir ülke değildir.) Burada düğmeye bastım.. (. (Bakınız. manĢet. Kimse Türkiye'yi bölemez.. Cumhuriyet ve Hürriyet Gazetelerinde.) Türkiye.(. Biz inanıyoruz. bir milim geri adım atmadığını gösterdi: "Türkiye'yi koruyan dinamik güçler var olduğu sürece. (www.tsk.1. tehdit ve sıkıntılarla karĢı karĢıya kalmadı. "New Jersey'de yaĢayan Fethullah Gülen'i ima etti' biçiminde yorumlandı. s. 15 ġubat 2007. aĢağıdaki dipnot..

"Türkiye'ye AB'ye tam üye yapmayacağız" diyordu: ..) Türkiye'nin AB içinde yeri olmayacaktır.g. gazeteci ve devlet adamı da olmasına karĢın."Bugün Avrupa'da hiçbir lider Türkiye'yi AB'nin içinde görmek istemiyor. .-HC)" Türkiye'ye adaylık statüsü verilmesi hatadır. 305 Avrupa'nın Birliği mi.. Ankara. "siyasî varlıklarını AB'ye bağlamıĢ" olanlar için bunların hiç önemi yoktu."Türkiye için bir Yugoslavya Modeli' öngörülmektedir. 70 Milyon Türk vatandaĢını Avrupa içinde dolaĢtıranlayız. a.. (. s. 15 ġubat 2007.. Genç ve hızlı büyüyen nüfusun satın alma gücünden yararlanmalıyız.AVRUPA BĠRLĠĞĠ.. Tıpkı. tıpkı. Avrupa'da gerçeği yüzümüze defalarca söyleyen politikacı... SEVR ANLAġMASI'NIN ĠMZALANMIġ OLMASINA KARġIN TÜRKĠYE'NĠN BÖLÜNMEMĠġ OLMASI DA BĠR HATADIR. s. tavĢanı koĢturmak için önünde "havuç" sallamak gibi. Türkiye'nin Birliği mi?.."Avrupa'nın geleceğinde Türkiye'nin yeri yoktur." (Almanya Eski BaĢbakanı Helmut Kohl)298[305] . AB Kurucusu ve en çok söz sahibi olan Almanya ile Fransa'da pek çok CumhurbaĢkanı ve baĢbakan.1.12." (Almanya Eski BaĢbakanı Helmut Schmidt) 297[304] . Çünkü.) 21. 15 ġubat 2007. biz pazar" sloganı nasıl da doğru çıktı!. (. 304 Avrupa Birliği mi. s.13. "almayı hiç düĢünmediği" Türkiye'yi oyalıyor.. s. Ankara Ticaret Odası Yayını. Sabah Gazetesi ("ABD'de 'Var Ol PaĢam' Sesleri). (68 KuĢağı'nın "Onlar ortak.1. AB'yi bıraktıkları anda düĢeceklerini biliyorlardı. Yüzyılın sonlarına doğru Türkiye'nin nüfusu Fransa ve Almanya'nın toplamı kadar olacak.. Kasım 2002. Türk milletinin yüzde 80'e yakını AB'ni istemediği halde!.e. "Evlilik vaadiyle kız kandırmak" gibi. HATTÂ..." zetesi ("Bölme Rüyasını Kâbusa Çeviririz"). istediklerini elde ediyordu. Üstelik.

e.. Böylece Türkiye'ye iyilik yapmıĢ oluruz. her ortamda bu arzu dile getirilecekti. a. her fırsatta. Mustafa Kemal BaĢkanlığındaki Erzurum Kongresi Heyetinin..) Artık Türkiye’ye karĢı dürüst davranılmalı ve ikiyüzlü politikadan vazgeçilmelidir..e."Türkiye'ye kesinlikle AB üyesi olamayacağı söylenmelidir. (... s.(Fransa Eski CumhurbaĢkanı Valery Giscard d'Estaing) 299[306] .. varlıkları tarihe karıĢmıĢ olan milletlerin uygulamalarınız sayesinde yeniden diriltildiği bir sırada. a. Bugün duyup ta inanamayacağımız bu geliĢme... dünyaya yeni bir özveri ve kahramanlık örneği 306 307 Avrupa'nın Birliği mi. "Ulusal direni Ģ iradesi" örnekleri MUSTAFA KEMAL. Mustafa Kemal PaĢa tarafından 1 Ağustos 1919'da gerçekleĢtirildi!. ilerleyen sayfalarımızda bu konu yine karĢımıza çıkacak. yok olmaktan baĢka bir anlamı olmayan kararlarınıza boyun eğmeyecektir.g. Ve bu son karar ise onurlu ve namuslu ölmek. "Bu hedefinize ulaĢamayacaksınız.g.. kahramanca ölümü göze aldık" deniyordu: "Sayın BaĢkan! (Reis Cenapları!) 600 yıllık bir imparatorluğa ve 1500 yıllık geçmiĢe sahip olan Türk milleti. "Tarihten silinmiĢ ulusları ihya ederken.. s. Artık tarafınızdan yok ediliĢimizin kaçınılmaz olduğunu anlıyoruz.." (Almanya CDU/CSU Koalisyonu Meclis Grubu BaĢkanı Wolfgang Schaeuble)300[307] AB'nin Sevr istekleri hiç bitmeyecek. atalarımızın yiğitlik kanıyla yoğrulmuĢ olan bu topraklar üzerindeki egemenliği bizim ve evlâtlarımızın kanıyla savunarak. Amerika CumhurbaĢkanı Wilson’a (Wilson'a) verdiği muhtırada.15.. 1500 yıllık Türk ulusunu nasıl yok etmeye çalıĢırsınız?" diye hesap soruluyordu!.. Son kararı vermek bize düĢüyor. Avrupa'nın Birliği mi..14.. .. ABD B AġKANINA MUHTIRA VERDĠ! .

Millet buna karar vermiĢtir. ümitsiz bir milletin bir dünyayı yeneceğine tek baĢına inanmıĢ bir kahramanın. "ĠĢittiğime göre. örgütlendirdiğini" görüyorduk. 302[309] "GÖRÜġME BĠTMĠġTĠR!. 106-113." "Kongreden vazgeçmezseniz zor kullanarak toplantının dağıtılmasına mecburiyet hasıl olacak. "Bu güce bilinç ve Ģekil veren büyük kahramana" tanık oluyorduk. "Silâhsız. milletçe açılması kararlaĢtırılmıĢtır" yanıtını alınca.131... Bakınız: Atatürk'ün Bütün Eserleri. Prof. Utkan. 309 Fuat Köprülü'nün sözleri.. Kongrenin 10 Temmuz'da yapılacağını haber alan Ġngilizler. Açılmamasını tavsiye eden düĢüncenize hâkim olan nedenleri bile sormayı gerekli görmüyorum. ulusal direniĢin liderinin karĢısına çıkınca.75. aynı "direniĢ" ve "tehditlere karĢı koyma iradesi"ne Erzurum Kongresi öncesinde de tanık olmuĢtu.göstererek terk etmektir. Utkan.g. ülkesinin onurunu koru yan bir insan ın "yanılmaz ve bükülmez iradesi" vard ı. küstah iĢgalci durmadı. a. .e. Dr. Dr. 308 Kâzım Karabekir'in "Ġstiklâl Harbimiz" adlı eserinden alıntı yapan Kocatürk. burada yarın bir kongre açacak imiĢsiniz?" dedi. s. Atatürk Çizgisinde GeçmiĢten Geleceğe. bezgin. Cilt:4. Ne pahasına olursa olsun kon greyi a çacağız." Dünya. iĢgal subayı. maddileĢtirdiğini.(TürkçeleĢtirme bana ait. Türk ruhunda birikmiĢ sonsuz mânevi gücü nasıl bilinçlendirdiğini." "O halde biz de. zorunlu olarak kuvvete kuvve tle karĢı koyar ve her durumda milletin karar ını yerine getiririz." 301[308] Ulusal direni Ģin liderinde dünyanın süper gücüne kafa tutan.-HC) Bu muhtıra metni. s. Prof.. s. Yarbay Ravlinson'u (Anthony Rawlinson) 9 Temmuz'da Mustafa Kemal'e göndermiĢlerdi. Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi. "Evet. ABD'nde 1920 yılında yayınlandı. Daha da ileri giderek gözdağı verdi: "Açılmaması daha münasip olacaktır!” "Kongre muhakkak toplanacak ve gününde açılacaktır!. Bakınız: Kocatürk. WaĢington Senato Kütüphanesi'nde de bulunmaktadır..

. s. her Ģey kökünden çözülmüĢ olacaktır." (Er zurum Kongresi'nin a çılıĢı için ilk kararla Ģtırılan tarih.. Millî ordunun hareketini durdurmak istiyordu. ancak delegelerin b üyük çoğunlu ğunun vilâyetlerden Erzurum'a geliĢleri geciktiği için. Kocatürk. Prof.44.154. Yerinden olma. Utkan.Kemal: "Fakat benden mümkün olmayacak bir Ģey istiyorsunuz! M illetin bağımsızlığı tehlikeye girdiği zaman. Ġngilizler'in tutuklayarak götürmek istediği bazı Türkler'i onlara teslim etmemiĢti.. kongrenin a çılıĢı 23 Temmuz'a ertelenmiĢti. O da. Sivas'ta idi. s. Her ne zaman zorunluluk karĢısında kalınırsa. bu orduların üzerinize yürüyerek sizinle savaĢa tutuĢacaklarını zannetmem. Mustafa Kemal hemen kendisine telgraf çekti: "Gösterdiğiniz millî cesaret takdiri gerektirmektedir. Görüyorsunuz.. Mustafa Kemal. Sinop mutasarrıfı (validen küçük mülkî âmir) Mazhar Tevfik Bey. milletin sinesi fedakâr evlâtlarına açıktır. . Sömürgeci yabancılara.g. i stediğiniz Ģey gerçekten benim 310 311 Kansu. kurtuluĢ uğrunda sonuna kadar kanını dökmek! Eğer Kilikya'da Türk'ün bağımsızlığını almak gibi bir niyetiniz olmadığını gerçekten kanıtlayacak olursanız. a.e. Kilikya'ya doğru yürümekte olan millî ordul arınızın bulundukları yerlerde kalmaları için derhal emir verirseniz. a. 10 Temmu z 1919 idi. Picot: "Türk-Fransız gelecek dostluğu ve ortak menfaati elinizdedir. karĢı 7 Aralık'ta da benzer bir tokat vurulacaktı. Fransa'nın "Suriye özel temsilcisi" Pikot (Picot) kendisini ziyarete geldi. Dr. Mustafa Kemal tarafından 15 Ağustos'ta da sergilenecekti.. millet ordularını kendi toplar ve yalnı z bir hareket tarzı kabul eder. 1.GörüĢmemiz bit mi Ģtir!.) 3 0 3 [ 310] "ULUSAL DĠRENĠġ ĠRADESĠ"ne bir baĢka örnek.g. Cilt.e. vatanseverler için hiç söz konusu olamaz.304[311] "ĠSTEDĠĞĠNĠZ ġEY ELĠMDE DEĞĠLDĠR"." M. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.

müsteĢar muavinine: .. 312 Ali Fuat Cebesoy'dan aktaran Kocatürk.Buyurun efendim. Kendisine dedim ki: . Kendisi anlatıyor: Arıburnu'nu. Muavin Beyle ciddi bir konu üzerinde konuĢuyordum. Utkan. bu küçük hizmeti yapmıĢ olmaktan memnun olabileceğini tahmin ettiğim Osmanlı devlet adamlarının önemlilerini ziyaret ediyordum ve bu ziyaretten' daha önemli bir görev duygusu ile yapıyordum. beklediğimi tekrar hatırlattı. a.. Anafartalar'ı yapmıĢ bir komutan idim. dedim. Odacı: .Beklesin. . Ġnsanlık hâli. Dr.Nedir o? dedim... daha sonra dost düĢman herkesin kanaati de benim bu sanımı doğruladı.305[312] "BEKLESĠNLER".. Sabır ile muavin beyin yanında oturdum. Mustafa Kemal. (.elimde değildir. Cevabını verdi. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. sonradan gelenler bile içeri giriyor-HC) Canım sıkılmadı değil. Muavin Bey. Sanıyordum -ki. buyurmuĢ. dedi. .g. bu tavrını Osmanlı'nın ünlü Ġttihatçı DıĢiĢleri Bakanı (Hariciye Nazırı) Halil MenteĢe'ye karĢı da göstermiĢti.Beyefendi Hazretleri galiba beni unuttular..Sizin Nazırınız bütün zamanını böyle manasız ziyaretleri kabul etmekle mi geçirir? Terbiyeli ve geçimli olan muhatabım soruma cevap vermedi. o hareketle özellikle payitahtı (=baĢkenti) kurtarmıĢtım.memlekete bir hizmette bulunmuĢtum.. Prof.182.) (Makamda uzun süre bekletiliyor. .e.Nazır Beyefendi Hazretleri sizi kabul buyuracaklar. Bir aralık Nazır Beyefendinin bürosunu salona birleĢtiren kapı açıldı ve bir odacı: . s.

. a. ard ından büyük sonuçlar getirecek olan diplomat ik baĢarılardır. Tıpkı BirleĢmiĢ Milletler örgütü'nü.g. Kapısında beklenilen ABD. Yıl 2007 değil. sa ğlıklı bir mali sistemin kuru l ması ve yol veya k öprülere yatırılan sermayenin g üven altına alınabilmesi i çin verilen güvenceler.. ABD Hükümeti'nin bir organı olarak kullanması gibi.g. a.." "Yabanc ıların toprak almasında her tü rlü engelin ortadan kalkması..79.Beklesinler! Dedim. Özellikle AkĢam Gazetesi Ġstanbul halkına çağrıda bulu313 314 Görgülü. bekleten Avrupa ve Amerika BirleĢik Devletleri idi. Bu satıĢları durdurmayan Ġstanbul Hükümetinin amacı. "YABANCIYA TOPRAK VE MÜL K SAT MAYIN! . BaĢbakanlar. 1919. Dr. neredeyse tüm AB ülkelerinin üyesi olduğu NATO üzerinden Avrupa'yı yönetiyordu!.e.. s.e. 1 Mart Tezkeresi öncesinde söylendiği gibi.306[313] 2000'LĠ YILLARIN BAġLARINDA ise. ABD. Fethi. s.33. ABD'li yetkililer "TBMM'nden filanca karar çıkmazsa. Ġsmet..-HC 315 Karaduman.. önümüzde i Ģlenme mi Ģ ve zengin bir toprak b ulunmaktadır. ABD BaĢkanından randevu alabilmek için basında tartıĢmalara neden olacak kadar uzun. Batı sanayisi bu to pra ğa nüfuz et meli ve ona sahip olmal ıdır. Ġstanbul'da toprağı ve binası olan vatandaĢların bir kısmı mülklerini yabancılara satmaya baĢladı. "bütçe açığını kapatmak” idi!.. aylarca beklemek zorunda kalıyor. ABD BaĢkanının telefonları size meĢgul çalar"307[314] tehdidinde bulunuyordu." Times Gazetesi (12 ġubat 1856)308[315] Times Gazetesi'nin bu yazısından 63 yıl sonra 1919'da.. aynı zamanda AB'nln de patronu idi.

yarın bize bir servet getirecektir. "yabancıların bir manevrası" ile karĢı karĢıya bulunduğumuzu ve yabancıya toprak satmanın "ülkenin bir parçasını satmak" olduğunu söyledi: "Toprak ve mülk satmayınız. (." . kupkuru nüfus olarak kalacağız. Bugün vergisini veremediğimiz toprak. arsasını. kentinin bir parçasını satıyor demektir.) Eğer bunları da elden çıkarırsak. mümkünse alalım. Evini. Satmayalım.. Bu manevra karĢısında ĢaĢırmayalım.. iradını(gelirini) yabancıya satan her Türk. Son istatistikler. her gün Ġstanbul'un Müslüman ve Türk halkının yığın yığın emlâk ve arazi satmakta olduğunu göstermektedir.narak. Bize Ģimdi bol bol para veriyorlar ya da verilen parayı fırsat sanıyoruz. Zaten bizi istemeyenlerin de amacı budur.

Prof. o hazineler üstünde aç kalmıĢ insanlar gibiyiz.383.. Halkımızın çiftçi olması. ancak bu gibi verimli alanlardaki çalıĢmayla varacağız. Biz.. 316 317 Kocatürk. 19 Ağustos tarihli Yeniçağ Gazetesi tam sayfa manĢet haber olarak. .. topraklarımızın dünyanın en bereketli topraklarından bulunması. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri..) Gerçek zaferlere. 2004!... maddî yaĢam için hiçbir kaygıya yer bırakmamaktadır. Kocatürk.g. SAT ILAMAZ! .e. s. Utkan.. s." Yıl 2004." Mustafa Kemal (1923) 310[317] Yıl 1919 değil.. "VATAN NAMUSTUR.e.(. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri. Dr." Mustafa (1922)309[316] Kemal "Memleketimiz baĢtanbaĢa hazinelerle doludur. bütün dünyanın aĢırı isteklerini çekecek verim ve servete sahiptir. a.. Utkan.383. Prof. a. Dr..g."Memleketimizin ekonomik kaynakları. 85 yıl sonra aynı durumla karĢılaĢtık.

" Sinan Aygün (ATO BaĢkanı): "Ülkem adına endiĢeliyim. Türkiye'nin sınır boyları." Doğu Perinçek (Ġ. . BĢk. bloklar halinde yabancılar tarafından ele geçiriliyor. Vatanını.." Mehmet ġandır (MHP Gn. bayrağını seven herkes satıĢa isyan ediyor!"311[318] Aynı gazetede yurtseverler tehlikeyi Ģöyle özetlediler: Aytunç Altındal(AraĢtırmacı Yazar): "Egemenliğimiz tehdit altında. Yrd. Dr. toplumun her kesimini isyan ettirdi. 19 Ağustos 2004. denemez. savaĢla yapamadığını parayla ve adım adım gerçekleĢtiriyor. BĢk. s. Anıl Çeçen (A. Ġbrahim Özsoy (ANAP): "Kim alıyorsa alsın. Anadolu'yu karıĢ karıĢ. silahla.1.): "AKP." Gürol Ergin (CHP Mv. önemini kavrayamıyor. Dr. Türk'e ihanet ediyor.): "Urfa’yı YahudileĢtirme Projesi yürütülüyor. Gn. 'Yatırım' ve 'inanç turizmi* maskesiyle arazi alan yabancılar. çıkardığı 4916 sayılı yasayla Türkiye'yi 'açık pazar" haline getirdi." Vural SavaĢ (Yargıtay Onursal Cumhuriyet BaĢsavcısı): "Yerel yönetim yasaları da satıĢ için çıktı.Hukuk Fak. AKP. Sevr paçavrasını pratikte parayla uygulamaya koydular." H.): "AKP. parça parça satın almaya baĢlayan yabancılar. satılamaz!.): "Sistematik yapılanma var. Mustafa Erkal (Aydınlar Ocağı BaĢkanı): "Sevr’i parayla uyguluyorlar." kampanyası baĢlattı: "ġehit kanıyla alınan. su kaynakları ve maden sahaları.Ü." 318 Yeniçağ Gazetesi.P. özgürlüğünü." Prof."Vatan namustur. korunan ülke topraklarının para karĢılığı satılması." Prof." Oğuz Tezmen (DYP): "Yahudiler de böyle baĢladı.

DSP'nin kurucu baĢkanı RahĢan Ecevit önemli değerlendirmeler yaptı: "(Avrupa ülkeleri ve ABD) ġimdi karĢılarında zayıf. Oysa bir ülke.5 saat boyunca konuyu masaya yatırdık. Toprak olmaz- . 'ġeker pancarı yetiĢtirmeyeceksin. Önce devlet köylüden desteği çekecek. kendi mısırını kullanmayacaksın. dünyâları alsan da bu cennet vatanı" Mehmet Akif Ersoy (istiklâl MarĢı'ndan) 2006 yılına gelindiğinde de durum değiĢmedi. et ihtiyacını AB karĢılayacak. tanı! DüĢün altındaki binlerce kefensiz yatanı. yazıktır atanı. incitme. Eski BaĢbakan Bülent Ecevit'in eĢi. Sanki AB'ye girdik de baĢımıza kuĢ kondu. ġimdi biz 'Onları satıyoruz ve para kazanıyoruz' diye de övünüyoruz. Türkiye'yi bünyesine almak için Ģartlar koĢuyor. sonra yabancıya toprak satıĢı yasası yeniden düzenlenip." toprakları ile vardır. 3. Amerika'dan alacaksın' dendi."Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme. Türkiye AB'nin sömürgesi olacak. Devlet büyüklerimiz AB bağımlısı oldular. Böylece yabancılar. Türkiye de Birliğe katılmak uğruna o Ģartları yerine getirmek için çırpınıyor. Bu arada AB. çaresiz bırakılmıĢ köylümüzden. Türk köylüsü. Verme. Türk çiftçisi toprağını satmasın da ne yapsın? Her Ģey inceden inceye hesaplanmıĢ. GeliĢmeler karĢısında Ceviz Kabuğu programında. en verimli topraklarımızı. 'Su kaynaklarınızı da AB yönetecek' dediler. çiftçimizden satın alacak ve Türk köylüsü kendi toprağında yabancıya ırgat olacak. Türk insanını Ģu günlerde periĢan etmeye baĢladı bile. ortaya sürülecek. Bu kararlar uygulandığı taktirde. Daha AB'ye girmeden o uğurda attığımız adımlar. Buğday. Sen Ģehid oğlusun. çekildi. Devletin tarımdan desteği çekmesi istendi. hattâ art niyetli bir hükümet buldular ve bu fırsatı iyi değerlendirmeyi düĢünüyorlar. O topraklar ki Ģehitlerimizle kaynaĢmıĢ.

Yabancılara devrediliyorsa. Abdülhamid RahĢan Ecevit. Oysa Ġsrail kendi vatandaĢına bile toprak satmıyor. (. 7 Nisan 2006 Cuma..40. Hıristiyan nüfusu artarsa.) Yabancıların yoğunluk kazandığı bölgeleri elde tutmak zorlaĢır." 312[319] "Benim bir karıĢ toprak vermem söz konusu olamaz. Türk milletini bir arada tutan unsurlardan biri de dindir. Türkiye'yi bölmek de kolaylaĢır. O. milletime aittir. Türkiye'yi bölmenin bir yolu da din değiĢtirmekten geçer. Bu imparatorluğun hiçbir parçasını hiçbir kimseye veremem. belki de bir Ģey ödemeden elde edebilirler. bir gün bu imparatorluk paylaĢılırsa. yabancı adına 319 Ceviz Kabuğu Programı. Zira istenen toprak bana ait değildir. toprak satıĢlarıyla misyonerlik ve özelleĢtirme arasında bağ olduğuna da dikkat çekti: "ÖzelleĢtirmenin manası." 2. Asıl hile.. .sa devlet de olmaz. devletin doğrudan ekonomik giriĢimlerinin mülkiyet ve yönetiminin diğer kiĢi ya da kuruluĢlara devredilmesidir. Fakat ancak kadavramız paylaĢılırsa. Yahudiler Ģimdilik milyarlarını biriktirsinler. Kim bilir. Canlı vücuttan parça koparılmasına müsaade edemem. onlar da istediklerini.) Türkiye'nin stratejik yerlerinden en çok Ġsrailliler toprak alıyor. Ankara. Ġsrail topraklarının yüzde 90'ı devlete ait. Saat 22. bunun yabancıya toprak satıĢından ne farkı var? Yabancıların aldığı bu topraklarda Hıristiyan nüfus artıyor ve misyonerlik faaliyetleri de yoğunlaĢıyor. (.. Kanaltürk Televizyonu..

"Yabancıya toprak satmayın.-HC) 321 Hürriyet Gazetesi. Arkada para verenlerin de yurt dıĢı kaynaklı olduğu söyleniyor ama bunu belgeleme Ģansı yok." 314[321] RahĢan Ecevit'in bu açıklamasından yaklaĢık bir ay sonra (5 Kasım 2006'da).. Türkiye'nin bütünlüğü tehlikede mi?" sorusunu sorduk.değil de. "Vatan toprakları satılıyor. Ankete katılan 10 bine yakın izleyicinin yüzde 98'i "evet" yanıtını verdi. halktan açıkça yardım toplasınlar. O zaman ben de. eski baĢbakan Bülent Ecevit vefat etti. o topraklar para karĢılığı satılamaz. Mustafa Kemal'i görevden alan ve tutuklanması emrini veren. "Babası gibi Ġngilizsever" olduğunu bizzat söyleyen Sultan Vahidettin. 30 Eylül 2006. o yüzükle bağlı oldukları eĢi. RahĢan Ecevit. s. 322 Yunanlılar'ın çok kısa bir süre içinde 20 bin sivil Türk'ü katlettiği rapor ediliyordu. Milli mücadeleyi engelleyen. 2006 Eylül'ü sonunda." YUNAN VAHġETĠNE VAHĠ DETTĠN BĠLE DAYANAMIYOR. Saat 22..40.. 62 yıldır parmağımda sevgiyle taĢıdığım niĢan yüzüğümü vermeye hazırım.. Ankara. -HC . Kanaltürk Televizyonu."313[320] Toprak satıĢları hız kesmeden devam ettiği için uyarılar da sürdü.1. (Canlı yayında izleyicilere. sonunda Yunan mezalimine isyan ediyor 315[322].. Ġngiliz Morning Post (Sabah Postası) Gazetesi'ne 320 Ceviz Kabuğu Programı. Ülkeyi bu duruma getirenler avuçlarını açsınlar. "Bu bir kasaplık!. niĢan yüzüğümü vereyim" diye âdeta yalvarıyordu: "Uğrunda kan akıtılan topraklara vatan denildiğine göre.. Türkiye Cumhuriyeti vatandaĢı adına satıĢın yapılmasıdır. 7 Nisan 2006 Cuma. 15 yıllığına Ġngiliz sömürgesi olmayı kabullenen ve KurtuluĢ SavaĢı sonunda da bir Ġngiliz zırhlısı ile kaçacak olan PadiĢah Vahidettin bile.

AB'nin müttefikiyim. . Ġnsaniyet ve adalet duyguları ile dolu olan asil Ġngiliz milleti ve hükümeti. hakkımızı geri almakta bize adil biçimde yardım edecektir. "itilaf Devletleri. bu harple ilgisi olmayan binlerce insanı cezalandırmak hiç de doğru değil. Dünya SavaĢı'na girmekle büyük bir hata iĢledi.. onların Ġstanbul'u iĢgal et323 Yabancı devletlerle "müttefik" olmak bile. -HC. Aziz pederim Sultan Abdülmecid Han. Fakat bir hata iĢledi diye. haksız yere birçok halk öldürülüyor. Hükümetin bir hatası için neden Anadolu'nun masum halkı. 316[323] Ben ise. (. O yüzden." Ġngilizlere yaranmaya çalıĢan. niçin Yunanlılar'a terkedilsin? ġurada masamın üzerinde Aydın'a ait birçok resimler ve son zamanda Ermeniler tarafından iĢlenen katliamları gösteren fotoğraflar var. Büyük bir vahĢet değil mi? Olaylar daha zor bir duruma gelmeden Ġtilâf Hükümetleri bu kasaplığa bir son vermelidir. günümüzde de "Ben ABD'nin stratejik müttefikiyim. Yunanlıların katliamlarına ve çetelerin görülmedik.. Yunanlılar'ın yaptıkları katliam ve vahĢi hareketlere izin vermesine bir gerekçe oluĢturmaz.) Ahalinin kasaphanelerde koyun keser gibi öldürülmesine izin verilmemelidir. iĢitilmedik vahĢetlerine maruz kalsınlar? Yüzde 99'u Müslüman olan bir memleket. yalnız masumların katliamı ile meĢgul oluyor. iĢgal edilmeyi önlemiyor. Giderken onları size vereceğim. (Ġttihatçıları eleĢtirdikten sonra) Fakat bu hareketler Avrupa'nın. Bugün bu mütecavizler. NATO üyesiyim" demek Türkiye'nin esenliği için anlam taĢımıyor. Memleketimiz yakılıyor. Ġngiltere'nin dostu ve Fransa ile Ġngiltere'nin müttefiki idi.verdiği uzun demeçte. Yunan kasaplığına son verdirmelidir" demek zorunda kaldı. her zaman Ġngiltere’yi sevdim ve daima Ġngiliz politikasının muhibbiyim (aĢığıyım). Vahidettin'in özel demecinden bazı satırbaĢları Ģöyle özetleyebiliriz: Milletimiz harbe (1. sizin de iyi bildiğiniz gibi.

2. Biz onların hoĢgörüsünü daha sonra elde ederiz. .g.melerine ses çıkarmayan Vahidettin aynı demecinde Yunanistan’dan yakınıyor." 317[324] VAHĠ DETTĠN: "SANKĠ AYDA YAġI YORUZ! .. Ġngilizlerin mütareke koĢullarını öğrendiği zaman Ġzzet PaĢa'ya Ģöyle demiĢti: "Bu Ģartları çok ağır olmalarına rağmen kabul edelim. Biz Ġngiliz milleti ile hükümetinin insaf ve insanlık duyguları ile adaleti temin için bize yardım edeceklerini ümit etmekteyiz." Son padiĢah.:.. Gotthard. onlardan medet umma gafilliğini sürdürecek. Gotthard.. Etrafla irtibatımız hâlâ kesik.. a. Sanki ayda yaĢıyoruz.e. "Sanki ayda yaĢıyoruz" sözleriyle içine düĢtüğü felâketi anlamıĢ ama çıkıĢ yolunu hâlâ yanlıĢ yerde arıyordu. Sevgili babam Sultan Abdülmecid Ġngiltere'nin büyük dostu ve bu memleket ile Fransa'nın müttefiki idi. Milletimiz harbe girmekle büyük hata etti.e. savaĢı kazanan celladına sanki yalvaracaktı.: ". a. Paris'teki konferansta Venizelos'un diğer devlet baĢkanlarını "büyülediğini" ve "Türkler'in yıllardır Avrupa'da kötü gösterildiğini" söylüyor... Vahidettin. Fakat memleketi ha rbe sürüklemeye hiç katılmamıĢ olan binlerce halkı cezalandırmak da elbette hatalıdır. Ġngilizler'in doğuda asırlarca devam eden dostluğu ve lütufkâr siyaseti değiĢmeyecektir. karĢı koymak. s.5. s. Ben daima Ġngiltere'ye hayranlık besledim ve daima Ġngiltere’ye dost bir siyasetin destekleyicisi oldum...." 318[325] Fransız basını Anadolu'nun parolasını yazıyor: 324 325 Jaeschke. direnmek.. mücadele etmek yerine. Jaeschke... "Babasının Ġngiltere'nin büyük dostu" olduğunu 15 Temmuz (1919) tarihli Ġngiliz gazetesi The Morning Post'a da tekrarlayacak. öyle tahmin ederim ki.g.

" Paris merkezli Le Temps Gazetesi. Anadolu Hareketi tamamıyla milli bir harekettir.. (.. Anadolu'nun nabzını çok iyi tutan Fransız gazetesi.) Parola: Türkiye Türkler'indir. KURTULU ġUN ZANLIK ! . Fransız yöneticiler Türkiye'yi paylaĢmaya çalıĢıyordu: "Hükümet. Damat Ferit'in devrileceği ve yerini Mustafa Kemal'e taraftar bir hükümete terk edeceği düĢünülüyor. Kongrenin toplanmasına neden olan. bütün ülkenin itilaf Devletleri tarafından iĢgaline yol açacağını gördü. günümüze kadar gelen ve önce Hürriyet Gazetesi'nin sloganı olan.. Ö NÜNDEKĠ ENG EL: PART Ġ- Erzurum'da. bugün ise Yeniçağ Gazetesi'nin de kullandığı 'Türkiye Türkler'indir" sloganını yayınladı.) Bu hareketi bastırmada hükümetin Ģansı çok zayıf. giden asker de derhal karĢı tarafa katılacak. "milli vicdandan doğmuĢ" derneklerin katılımı ile toplanan Milli Kongre 7 Ağustos'ta çalıĢmalarını tamamladı. Konya'dan ötede hükümetin sözü geçmemektedir. Bu nedenle de hükümet. Anadolu'daki durumun ciddiyetini kavradı ve bu durumun geniĢlemesi halinde. halkın desteğini ve iĢbirlikçi hükümetin zayıflığını Ģu sözlerle okuyucularına duyurdu. Kuvayi Milliye hareketinin gücünü.."TÜRKĠYE TÜRKLER'ĠNDĠR! . Mustafa Kemal'e karĢı yollayacak bir paĢa bulamamaktadır. Türkiye'yi tehdit eden geliĢmeler Ģöyleydi: 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros . Bunların çoğu aynı Ģekilde düĢünmektedirler. Eğer hükümet bunlara karĢı asker yollarsa.. (." M illi Kongre'nin tespi ti. GörüĢtüğüm kaynaklara göre. Fransa vatandaĢlarının bu haberi okuduğu sıralarda...

vatanımızın bütünlüğü saklı kalmak üzere milliyet esaslarına uygun ve ülkemize karĢı iĢgal amacı olmadan herhangi bir devletin fenne...... Kafkasya'da sınırlarımıza kadar uzanan Türk ve Müslüman soykırımına baĢlamıĢtı. yabancı Rumlar(Osmanlı Rumları değil) akın ediyordu. Ģimdi "Doğu (ġarkî) Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adında bir topluluk hâline getirilmiĢtir. 4Siyasi egemenliği ve toplumsal dengeyi bozacak biçimde. 7Milli vicdandan doğan derneklerin anlaĢma ve birleĢmeleri ile oluĢan kitle. Mutlulukta ve felâkette ortaklığı kabul eder ve aynı amacı hedef edinirler." . AnlaĢmaya aykırı biçimde Türkiye iĢgal ediliyordu. sanayie. 3Her türlü iĢgal ve müdahale Rumluk. 2Osmanlı vatanının bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının sağlanması.) Hükümet hemen milli meclisi toplamalıdır.. Karadeniz kıyılarında Pontus Devleti kurmak için Rusya'dan "göçmen" görüntüsü altında. Ermenilik teĢkili anlamına yönelme sayılacağından birlikte savunma ve karĢı koyma (direnme) esası kabul edilmiĢtir... 5Milletimiz insani ve asrî (çağdaĢ) amaçları yüceltir. Hıristiyanlar'a yeni ayrıcalıklar (imtiyazlar) verilmesi kabul edilmeyecektir. (.) Devlet ve milletimizin iç ve dıĢ bağımsızlığı. saltanat ve hilâfet makamlarının korunması için Kuvayi Milliye'yi etkin duruma getirmek ve milli iradeyi egemen kılmak esastır. Bu koĢullar altında ulusal varlığımızın kurtarılması amacıyla Erzurum Milli Kongresi ana hatlarıyla Ģu kararları aldı: 1Trabzon kenti ve Canik Sancağı ile Doğu kentten (Erzurum. Ermeniler. Bütün Müslüman yurttaĢlar demeğin doğal üyesidir. Bu cemiyet her türlü particilik akımlarının dıĢındadır. (. ekonomiye ait yardımlarını mutlulukla karĢılarız. Elazığ. Diyarbakır. 6Ġstanbul hükümetinin milli iradeye boyun eğmesi zorunludur.. Van ve Bitlis) hiçbir neden ve bahane ile birbirlerinden ve Osmanlı Topluluğu'ndan ayrılması mümkün olmayan bir bütündür.Mütarekesi'ne kazanan devletler uymuyordu. Rumlar bu amaçla dıĢ destekli eĢkıya çetelerini Karadeniz'e sokmuĢlardı.

'gerçek ideali din imiĢ' gibi davranacak çıkarcı bir grubu. Mustafa Kemal ve arkadaĢları "yabancı yardımını kabul ediyor". "dıĢ yardımlar" ya da "yabancı ülkelerin yardımları" konusunda da.Vatan bir bütündür. . milli birliğe" ihtiyaç vardı!... .. "Ordudan perde arkasında kalmak içir ayrılmadığını" toplantının ilk gününde sıkıca vurgulayan Mustafa Kemal. milli iradenindir. bu koĢullarda. Ona göre. AMERĠ KALIL AR'A BIRAKILMAM A- "Biz. Bir yanda Amerika.Millet. damgasını vurduğu kararlarda. Erzurum Kongresi'nin özeti Ģuydu: . iĢgale karĢı kendisini savunacaktır. . parçalanamaz.Kongre toplantısından çıkan sonuçların en önemlilerinden biri de.. "siyasi partilere değil. Sen ben kavgalarının ne denli bölücü olduğunu Mustafa Kemal o tarihte kayda geçirmiĢti.Manda ve himaye kabul edilemez. kurtuluĢun önünde "partizanlığın" büyük engel olduğu idi. .. "TÜRKĠYE LI! .Egemenlik. yönetici olarak sunmaya çalıĢacağız. Bizim Ģimdiki hedefimiz . öte yanda Ġngiltere. bugüne ıĢık tutacak bir ilkeye imza atıyor. ancak "devletin bağımsızlığı ve vatanın bütünlüğüne en küçük bir tehdit oluĢturmaması gerektiğini" vurguluyordu.Kuvayi Milliye tek kuvvettir..

Fethi. emin olmak için daha sonra da birkaç kez kendisiyle baĢ baĢa görüĢme yaptı. Türkiye'yi Amerikalılar'a teslim etmek istemeyen Abdülmecid..283. arkadaĢ gibi davranıp kazanmak ve sonra hükmetmek olmalıdır. "Türkiye'nin Amerikalılar'a bırakılmamasını" söyledi ve "Ne Kuvayi Milliye hareketi. ne de onun önderleri ile hiçbir bağlantısı bulunmadığına iliĢkin" namus sözü verdi!. s. Ġlk bakıĢta Abdulmecid'in ulusal bir görüĢte olduğu izlenimi veren bu açıklama. Ġngilizler'e çoktan teslim olmuĢtu. Ancak Ġngiliz istihbarat teĢkilâtı." Ġngiliz Ryan319[326] "Türkiye Amerikalılar'a bırakılmamalı" diyen Veliaht Abdülmecid Efendi idi.bölmek.e. Bundan tam sonuç alamayıp kuĢkuları sürünce. . ünlü Hintli casusları Mustafa Sagir'i görevlendirdiler. a. o günün gazetelerine haber bile oldu!. süreç içinde Kemalistler ile Abdülmecid iliĢkisini tehlikeli bularak. Ġngiliz Yüksek Komiserliği görevlilerinden Rayan (Ryan) tarafından ülkesine rapor edildi. Veliaht'ın Ġttihadcılarla temasta olduğu ve millicilere (ulusalcılara) yardım ettiğinden kuĢkulanan Ġngiliz ve Fransız Yüksek Komiserleri. PadiĢah koltuğuna otursa bile bu görüĢlerinden vazgeçmeyecekti!. aslında sömürgeciliğe ıĢık yakıyordu.. diğer Osmanlı paĢaları ve Ģehzadelerinin hangisinin Ġngiliz dos326 Karaduman. bir Cuma günü 2 saat boyunca onu "sohbet' adı altında "sorgulamıĢlardı!" (Bu durum.. Ġngilizleri ne kadar çok sevdiğini ve bağlı olduğunu kanıtlamak için.g. Abdülmecid Efendi.. Hintli Ġngiliz casusun görevi.) Daha sonra bu görüĢme. sömürge müfettiĢlerine odasının duvarından hiç indirmediği Lord Palmerstone'un portresini gösterdi!..

s. onun çıkarlarını baĢkalarına teslim etmesini sağlarken. ötekinin uydusu olmaktan kurtulamaz.tu.. 320[327] Ancak." Jaeschke. güvenini ve alkıĢını aldıkları halkı aldatarak.) 328 Jaeschke.Benedikt adına bir anıt açılıĢı yaptı!. s..20.18. bir monark ve padiĢah olarak gitmek istiyordu-HC.e. millicilerin gücünün artığını görerek. Gotthard. BaĢka bir ülkeye nefret ya da sevgi duyguları beslemeyi adet edinen milletler köleleĢirler. Gotthard. bundan yararlanmak ve Mustafa Kemal'in Ankara davetini lehine çevirerek kendi halifeliğinin ilânını sağlamaktı. a.) Büyük ve güçlü bir ülkeyle öyle bir iliĢki kuran küçük ya da zayıf bir millet. Ġngilizler kuĢkularını Vahidettin'e bildirerek Abdülmecid'in gözaltına alınmasını istediler. Çamlıca'daki köĢkünden alınarak Dolmabahçe Sarayı'nda 38 gün göz hapsinde tutuldu (31 Ağustos-7 Ekim 1920). (Nitekim Ġngiliz belgelerinde de benzer kanıtları görmek mümkün: "Abdülmecid nasyonalizmini kuvvetli bir Ġngiliz sevgisiyle ve Ankara'ya karĢı güttüğü kuĢkusu ile 1922 yılında bile hâlâ bir arada yürütüyordu. Yabancı entrikaların aleti durumundaki kiĢiler. "Milliyet ve din farkı gözetmeden bütün milletlerin koruyucusu" sıfatıyla Papa 15. Birçok uzmanın belirttiği gibi Ankara'ya millici olarak değil.. Vahidettin'in emri üzerine veliaht. bütün bunla327 Veliaht Abdülmecid hakkında kiĢisel kanaatim Ģudur: Abdülmecid. a. (.e.g.321[328] "Belirti bir millete sevdayla bağlanmaktan kaçınınız. gözaltı süresinin bitiminden yaklaĢık 2 ay sonra aynı Abdülmecid.. .g. kendi görev ve çıkarlarını unuturlar. hangisinin düĢmanı olduğunu tespit etmekti..

çağdaĢlaĢmasını. 17 Eylül 1796. cevap mektubunda "Henüz Milli Mücadele'ye inanmadığını" ortaya koyuyordu.ra karĢı çıkan gerçek yurtseverler Ģüpheli duruma düĢürülüp lanetlenebilirler. Kanıtları vardı!: "Ġngiltere Türk'ün birliğini. "Millî davada canı ve baĢı ile çalıĢanlar arasında bir Türk askeri alçakgönüllülüğü ile Mustafa Kemal'le birlikte olduğunu" belirten Halide Edip. ulusal mitinglerin coĢkulu sesi Halide Edip ise "Türkiye'nin Amerika'ya bırakılmasını" ist iyordu!." Abdülmecid Efendi'nin tersine.. sömürgesi olmayı istediği Amerika bunu kabul etmeyebilirdi!." George Washington (ABD BaĢkanı. "Avrupa'dan üstün bir millet olabilirsiniz" diye ikna edebilirdik!. Erzurum Kongresi'nin bitiminden üç gün sonra kentten ayrılmamıĢ bulunan Mustafa Kemal'e uzun bir "gizli mektup" gönderdi. Daha sonra "onbaĢı" sıfatını alacak olan Halide Edip. Ġngiltere Türkiye'yi bir bütün hâlin- . Siyasetten çekilirken yaptığı veda konuĢması.. Amerikan mandasını "15-20 yıl katlanılabilir kötü bir durum" olarak tanımlıyordu.) HALĠDE EDĠP: "G EÇĠCĠ AMERĠKA MANDASINA GĠRELĠ M! . "SergüzeĢt (macera) ve savaĢ devri artık geçmiĢtir" diyordu. Mustafa Kemal'in "Milli Mücadeleye yardımcı ol" diye davette bulunduğu Halide Edip... Onu. Ama. gerçek bir istiklâle kavuĢmasını istemiyor.

AB para biriminin üzerindeki haritada.B. Ġzmir'den. bugün kendi kendini yönetebilen çağdaĢ bir makine haline koyan Amerika.." Sömürge olmanın da bir sınırı vardı!: "On beĢ yirmi yıl zahmet çektikten sonra yeni bir Türkiye ve her kiĢisi eğitimi. Benzer bir durumu. "Ġngiliz askeri" koruyordu!." PadiĢah Vahidettin ve baĢbakan eniĢtesi Ferit PaĢa ise.M. Sevr haritasına baktığımız zaman aynen görüyoruz. birkaç yıl içinde sâdık bir sömürge haline koyar. bugünkü Avrupa Birliği para birimine (Euro'ya=Avro'ya) bakınca görüyoruz.M. 1'inci T. Amerikan sömürgeciliğine geçici bir süre katlanabilirdik!: "Biz Ġstanbul'da kendimiz için bütün eski ye yeni Türkiye sınırlarını kapsamak üzere. "Ġslâm’ın halifesi" PadiĢah. Cuma namazı için bile camiye giderken kendisini "Ġslâm askeri" değil.322[329] 329 Öztürk. Orada da." Halide Edip'in ifade ettiği yabancıların bu niyetini. Türkiye'nin bir "Sevr Ülkesi" durumuna getirilmesi idi!..'nin Gizli Oturumlarında Atatürk'ün . Adana'dan. belki de Trabzon'dan ve mutlak Ġstanbul'dan mahrum ettikten sonra. "BaĢka bir çözüm" diye sunulan tablo." BaĢka bir çözüm(!) yolunu Ģöyle görüyordu: "Diğer bir çözüm yolu da Türkiye'yi Trakya'dan. Ġbrahim Sadi. Avrupa'nın sınırları içine Türkiye giriyor ama yalnızca Trakya ve Ġstanbul olarak!.de a la bilse kafasını." Amerikan mandası olmamızın gerekçeleri vardı: "Filipin gibi vahĢi bir ülkeyi. zihniyeti ile gerçek istiklâli kafasında ve cebinde taĢıyan bir Türkiye'yi ancak Yeni Dünya'nın (=Amerika'nın) gücü meydana getirebilir. Ġngiltere’nin sömürgesi olmayı "15 yıllığına"(!) istiyordu. kolunu koparır. geçici bir Amerikan mandasını katlanılabilir kötü bir durum olarak görüyoruz. eski kapitülasyonları ve boğulmaya mahkum dahili sınırları ile müstakil bırakmak. bu konuda çok iĢimize geliyor. Aslında kendileri çoktan onların sömürgesi olmuĢtu. Türkler'e yalnızca iç Anadolu bölgesi bırakılıyordu.

Payam ve Ġstanbul gazeteleri geliKonuĢmaları. 330 Türkiye'nin "üstün bir millet" olmasını Halide Edip kendisine sorun yapmıyor!. Avrupa senin kendisinden ne kadar üstün bir millet olduğunu görsün!. Ġzzet-i nefsimizden (onurumuzdan) oldukça özveride bulunmak zorundayız.323[330] Bir millet (Türkiye). Halide Edip "Ey Amerika! Gel bizi öyle bir yönet ki.36.1922). bu durumda Amerika'yı razı etmenin yolunu da Mustafa Kemal'e Ģöyle açıklıyordu: "Amerika Doğu'da mandaterliğe (sömürgeciliğe) ve Avrupa'da baĢına dert almak istemiyor. (Bugünkü Türkçe Ġle) (24. ATO Yayını. Fakat onlar. Avrupa'dan daha üstün bir millet olmayı onur sorunu yapmıĢlardır. samimiyetle Amerika milletine baĢvurursa. s." Yani. Avrupa'ya.2. girdikleri memleket ve milletin hayrına nasıl bir yönetim kurabildiklerini göstermek isterler. -HC.. Filipin gibi vahĢi bir ülkeyi bile çağdaĢ bir makine haline getirdin!" diyor!." Tabii bu kadar yararlı bir sömürgecilik için katlanmamız gerekenler Ģeyler de vardı: "Hızla istememiz gereken Amerika da. Ankara 2004.. . Sen ki. Türk Sorununu da (!) gelecek için kendimiz çözmüĢ olacağız. "Doğru bir soruyu" da "yanlıĢ bir zamanda" soruyordu: "Sınırlarında bu kadar çok evlâdı olan zavallı memleketimizin fikir ve uygarlık savaĢında kaç tane Ģehidi var?" AMERĠKAN MANDASI savunucularının büyük kısmı Ġstanbul'da toplanmıĢ olan aydınlardı(!).4." Biz istesek de Amerika bizi sömürge olarak kabul etmeyebilirdi!. Halide Edip. tabii sakıncasız değildir. Ġngiliz mandasını savunanların baĢında Alemdar.1920-25.Halide Edip'e göre Amerikan mandasına girmenin baĢka yararları da vardı: "Amerika'yı kendimize kazanarak ġark (Doğu) Sorununu da.

Devletin ağır borç yükü altında olması. Bakınız: Önal. . bezgin..yordu. 331 Öztoprak. Avrupa devletlerinin aksine sömürgeci bir düĢüncesi yoktur Amerika. Fuat Köprülü'nün 326[333] anlatımına göre. KurtuluĢ SavaĢı'nda Türk Basını (Mayıs 1919Temmuz 1921) (Türkiye ile ilgili dıĢ haberler ve bunların iç basındaki tepkileri). MANDACI! .g. bölgede Kürt ayaklanması. Sami. Prof. Ġzzet. "laik ve milliyetsiz bir kimliğe sahiptir 324[331] "YA BENĠMSĠN YA DA KÜRTLER'I AYAKLANDIRIRIM". 333 Ord. "Memleketin en temiz. "Amerika'nın. 1950'de DıĢiĢleri Bakanı. a. en idealist tanınmıĢ birçok evlâtları bile ĢaĢkın.80. daha doğrusu Mustafa Kemal kadar kararlı ve net düĢünceli olan kimse yoktu.. sonunda da ülkemizi ele geçirmek istiyordu. Dr. Türkiye ĠĢ Bankası Kültür Yayınları. Azınlıklara yabancı müdahalelerini engellemek.. Ankara. BAYAR. CUMHURĠYET Halide Edip gibi kafası karıĢık olan. Türk Edebiyatı ve Türk Tarihi üzerinde uluslararası en büyük otorite.e. eğer Türkiye Amerikan mandasına girerse.. Bu sözde aydınlara göre. 332 Kurmay BinbaĢı Hüsrev Gerede'nin sözleri. s. Dr.Amerikan mandasını -özetle. Yabancı sermaye giriĢini sağlamak. Mustafa Kemal'in en yakınındakiler bile "mandacı" ya da "cumhuriyet karĢıtı" idiler.325[332] ĠNÖNÜ. 2. Ġngilizler ise. s.63. KARġITI! . 3. Türkiye'nin toprak bütünlüğünü korumak..Ģu gerekçelerle savunuyorlardı: 1. 1981.. Ermeni sorunu gibi olaylar yaratıp Amerikalılar'ı yıldırmak. Ġstanbul'daki sözde aydınlar -bugünkü deyimimle "karanlık aydınlar". 4.

Ġkinci Basım. Celâl.ümitsiz bir haldeydi. Cilt 6.. Dönemi ve KiĢiliği). Prof. Dr.) Kara mütareke günlerinde en metin.. s.. manda yanlısı olmayı "ĠĢgal altında özgür bir nefes alamayan aydınlarla.) Eğer Anadolu'da halkın Amerikalılar'ı herkese tercih ettikleri zemininde(=yolunda) Amerika milletine müracaat edilse. Ankara... aylardan beri ne zorluklar ve ne fedâkârlıklarla hazırlanan millî teĢkilat çözülüp.108. milli cephenin bozulduğunu görünce. deniliyor ki ben de tamamiyle bu kanaatteyim. Dr. ümitlerini kaybetmiĢlerdi. Ġsmet Ġnönü (YaĢamı.30.129. istiklâl (=bağımsızlık) aĢkı hemen bütün ordu mensubunu ve yer yer halkı sarmıĢ ve bu aĢkla Erzurum Kongresi'nden milletin sesi fıĢkırmıĢtır."328[335] Kâzım Karabekir PaĢa ise. Sivas Kongresi Amerika mandasını isteriz derse. s. ĠĢte Anadolu'da millî kuvvetler arasında milletin özgürlük ve mutluluğu için fiilen uğraĢan gözlerin gördüğü bu gerçeğe karĢılık. Utkan. Ģimdi Sivas'ta bütün bunların sonucu olarak millî kuvvet sonsuza kadar yok olmaktan kendini kurtarmak ve bağımsız bir devlet olarak yaĢamak ümidini gerçeğe dönüĢtürecektir. Anadolu'daki Millî DireniĢçiler arasındaki fark" olarak açıklıyor ve mandaya kesinlikle karĢı olduğunu net biçimde ortaya koyuyordu: "Milli direniĢe karar vereceği yerde. Prof. Atatürk Çizgisinde GeçmiĢten Geleceğe.g.. pek ziyade faydası olacaktır.e. Albay Ġsmet Bey (Ġnönü) arkadaĢı General Kâzım Karabekir'e 27 Ağustos 1919 tarihli yazdığı ve Kurmay BinbaĢı Saffet Arıkan'la gönderdiği mektupta Ģöyle diyordu: "(. Bilgi Yayınevi." 327[334] Celâl Bayar'ın anlatımına ve Ġnönü ArĢivi belgelerine göre.. Balıkesir'de. . Oysa. en fedakâr insanlar bile bu korkunç düĢüncelerle sarsılmıĢlar. Diğer devletler. a. iradelerini. sonsuz gibi duran bu karanlık içinde hiçbir ıĢık göremiyorlardı.. kuvvetlerini. Bu görüĢü kuvvetlendiren Ġsmet Bey'in gönderdiği mektu334 Kocatürk. parçalama iĢlemini manda kelimesiyle kolayca yapabileceklerdir. Turan. (.. Nisan 2003. ġerafettin.. istila altında özgür bir nefes alamayan en aydın ve en tecrübeli ve hamiyetli insanların zan ve vehimleri arasındaki fark. s. 335 Bayar. AlaĢehir'de de aynı sesler yükselmiĢ. dağılıverir.

bu, Ġstanbul Hükümeti hakkında dahi faydalı bilgi olduğundan aynen yazıyorum." 329[336] BaĢından itibaren "ulusal direniĢten" yana olan General Kâzım Karabekir'in bu yanıtına karĢın, Albay Ġsmet "mandacılık" görüĢünü sürdürdü. Ancak, Mustafa Kemal'in iradesinin Sivas Kongresi'ne yansıması ve Kongre'de bu görüĢün reddedilmesi üzerine vazgeçmek zorunda kaldı, iyi bir "ikinci adam" olacak olan Albay ismet (Ġnönü), iĢgale karĢı direniĢ kongreleri yapılırken "henüz" destek vermiyor, Ġngilizce öğrenip, bira içiyordu!: "ismet Bey, ... Sivas Kongresi'nde ABD mandasının istenmesine karar verilmesinin yararlı olacağını belirten layiha (=tasarı) doğrultusunda belirtmiĢ olduğu anlaĢılan bu görüĢünden, Kongre'de manda önerisinin reddedilmesi karĢısında vazgeçmiĢti. O, boĢ zamanlarını bir Ġngiliz öğretmenden Ġngilizce öğrenmek ve arada bir Cenyo Birahanesi'nde arkadaĢlarla buluĢup, ülke sorunlarını konuĢurken bir iki kadeh bira içmekle değerlendirmeye çalıĢıyordu." 330[337] Celâl Bayar'ın da o tarihlerde, "direniĢten yana" ama, "Cumhuriyet karĢıtı olduğunu" görüyoruz. Bunu bizzat kendisi itiraf ediyor: "Ben de o zamanlar Cumhuriyet idaresinin, bizim halk tarafından kavranmasında zorluk olacağını ve böyle bir idarenin bizi ikiye bölerek dahili kavgalara yol açacağını düĢünüyordum."331[338] Bayar, o tarihte "Cumhuriyet karĢıtı" olduğunu itiraf ederken, "mukavemet (direniĢ) karĢıtı" olduğu iddialarının ise doğru olmadığını açıklıyor... Galip Hoca kod adıyla milli mücadelede yer alan Bayar hakkındaki bu iddiayı, yazdıkları çok önemli bir
336

Karabekir, Kâzım, Ġstiklal Harbimiz, Türkiye Yayınevi, Ġstanbul 1960, s. 173. (TürkçeleĢtirme bana ait-HC) 337 Turan, ġerafettin, Prof. Dr., a.g.e., s.31. (Bu bilgiler, Prof. Dr. ġerafettin Turan tarafından; Ġnönü'nün kendi arĢivinden ve özgün belgelerden yararlanılarak elde edilmiĢ. Ġnönü Vakfı BaĢkanı özden Toker adı geçen kitabın hazırlanmasında özel destek vermiĢ. Bakınız: a.g.e., 8.11 - HC) 338 Bayar, Celâl, a.g.e., Cilt 7, s. 143.

kaynak olan ġevket Süreyya Aydemir ortaya attı.332[339] Bayar'ın direniĢ karĢıtı demeçler verdiğini ileri süren ġevket Süreyya, daha sonra bu iddialarını "Tek Adam'' adlı ünlü kitabına da koydu. Buna yanıt veren Celal Bayar ise, Atatürk'ün Nutuk'taki sözlerini kaynak göstererek iddiaları yalanladı!..333[340]

YIL 1919... AMERĠ KA, TÜRKĠ YE'YE 100 BĠN ASKER GÖNDERMEK ĠSTĠ YOR! ..
Halide Edip, "Amerika mandasına girmek için" Mustafa Kemal'i ikna etmeye çalıĢırken, Amerikalılar da boĢ durmuyordu. Bir "Amerikan yardım heyeti”(!), temaslarını sürdürüyordu. 334[341]
339

Aydemir, ġevket Süreyya, "Menderes'in Dramı", Cumhuriyet Gazetesi, 25 ġubat 1969. 340 Bayar, Celâl, a.g.e., Cilt 7, s.155. 341 "Amerikan yardım heyetleri"(!) çok ünlüdür. Bunların genellikle "misyo-

"Yardım heyetinin"(!) baĢındaki "BinbaĢı" Arnold, Londra'dan sonra geçtiği Paris'te bir açıklama yaptı: "Türkiye'yi medenî duruma getirmek için, 100 bin Amerikalı yeterlidir!." Ülkemizi himayelerine almayı da -tıpkı Halide Edip'in söylediği gibi-"insaniyet nâmına" kabul buyuracaklardı!: "Amerika, insaniyet duyguları ile Türkiye mandasını kabul edecektir. Rumeli ve Anadolu Türkiyesi'ni medenî hâle getirmek için 100 bin Amerikalı yeterlidir. Bu kuvvet iki yıl içinde koĢullar hafifleyinceye kadar asayiĢi koruyabilir." (...) Amerikalıların beslediği binlerce Ermeni çocuğu, münakalatı (=ulaĢımı) koruyan yeterli sayıda yabancı kuvvet bulunmazsa, hiç kuĢkusuz açlıktan öleceklerdir." 335[342] Halide Edip Amerikalılar'ı korurken, Ġzmir'in iĢgalinde Ġngilizlerin "Türkler'i medenîleĢtirme projesi"(!) adı altında, iĢkence ve kırım uyguladıklarını söylüyordu: "Mister Lloyd George'un (=Loyd Corc) Türkler'i medenîleĢtireceğiz diye gönderdiği ordu, ne yazık ki medenîleĢtirmek hareketine böyle baĢlamıĢtır. Türk kamuoyunu çığırından çıkaran iĢte bu ilk Ġzmir olayıdır."336[343]

nerlik" ve "güvenlik" çalıĢmalarının maskesi olarak kullanıldığı çok görülmüĢtür. Yakın tarihte, Irak'ın iĢgali öncesinde bu ülkeye (uçuĢa kapatılan 36. paralelin güneyindeki Kürt bölgesine) yüzlerce "yardım heyeti" gitmiĢ ve orada iĢgal öncesi istihbarat ve askeri çalıĢmaları yaparak, iĢgalin alt yapısını oluĢturmuĢtur. -HC. 342 Bu arada, yüzyıllık sorun olan Ermeniler konusundaki cümleler de gözden kaçmamalı. Ermeniler'i kimin koruyup, beslediği de 1919'da itiraf ediliyor. -HC. 343 Adıvar, Halide Edip, a.g.e., s.27.

YIL 2003... AMERĠ KA, TÜRKĠYE'YE 62 BĠN 500 ASKER GÖNDERMEK Ġ STĠYOR! ..
Amerika'nın Irak'ı iĢgal etmesinden(20 Mart 2003) yaklaĢık bir ay önce, 25 ġubat'ta TBMM'ne bir tezkere sunuldu. 337[344] AKP Hükümeti bu tezkere ile milletvekillerine ABD'nin isteğini kabul ettirecekti. Toplum ABD'ye ve bu isteğine karĢı çıkıyor; AKP ve ABD ise bu tepkiler karĢısındaki riski azaltmak için elinden geleni yapıyordu. Bu amaçla, ABD'nin Ankara Büyükelçiliği yetkilileri TBMM koridorlarına kadar giderek "kulis" yapmaya baĢladılar. 1 Mart 2003 Cumartesi günü, gizli oturumun ardından oylama yapıldı.338[345] Tüm CHP milletvekilleri "ret" oyu kullanırken , 361 AKP milletvekilinden 264'ü "evet" dedi. 97 AKP'li, ABD'nin isteğine karĢı direnenler arasına katıldı. Kesin sonuç Ģöyleydi: Kullanılan oy : 533. Kabul (evet) : 264. Ret (hayır) Çekimser : 250. : 19.

Kabul oylarının 14 sayı fazla olmasına karĢın, Anayasa'nın 96. maddesine göre "TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar gerektiği" için tezkere reddedilmiĢ sayıldı. 1 Mart Tezkeresi kabul edilseydi, 62 bin 500 ABD ve müttefik askeri, 6 ay süreyle Türkiye'de konuĢlanacaktı. 255 uçak ve 65 helikoptere kadar Türkiye'de yığınak yapacakla rdı. Türkiye hava sahasını rahatça kullanacak ve Irak'ı Türkiye üzerinden vuracaktı. SavaĢçı unsurlar, sözde "geçici" olarak konuĢlanacağı bölgeler oluĢturacaktı. Bu bölgeler Ġstanbul Sabiha Gökçen havaalanından Trabzon'a; ve Diyarbakır'dan Doğu Ana344

Tezkere'nin tam adı: "Türk Silahlı Kuvvetlerinin Yabancı Ülkelere Gönderilmesi ve Yabancı Silahlı Kuvvetler'in Türkiye'de Bulunması Ġçin Hükümet'e Yetki Verilmesine ĠliĢkin BaĢbakanlık Tezkeresi" idi.-HC 345 TBMM Genel Kurulu, 39. BirleĢim, 1 Mart 2003, Saat 15.20.

dolu'daki pek çok bölgeye kadar hemen hemen tüm Türkiye'yi kapsıyordu. Yani, "Irak'a müdahale" maskesi altında, re smen gerçekleĢecekti!.. Tü rkiye'nin "s i l a h l ı i Ģ g a l i"

Tezkere öncesi AKP Hükümeti, olayın bu yönünden çok, Türkiye'nin asker göndermesi boyutunu ön plana çıkardı. Olay, Irak'ta ABD'nin çizdiği 36. paralelin kuzeyine yerleĢmesinin bir benzeri idi. ABD oradan asla çıkmadı, bölgeyi Irak'a "uçuĢa yasak" ilan etti; Talabani ve Barzani'nin Kürt aĢiretlerini palazlandırıp, Kürdistan kurulmasına; Saddam'ın devrilip, idam edilmesine; yardımcılarının idamı sırasında kafalarının bile koparak savrulmasına neden oldu.. Irak'ın kuzeyinin merkezden kopmasına, bugün durumdan zarar gören ve yakınan Türkiye de yardımcı olmuĢtu!.. Hükümetler, Türkiye'de yerleĢen Amerikan "Çekiç Güç"ünün süresini her defasında "son kez" diyerek 6'Ģar ay olarak sürekli uzatmıĢtı. Bu yüzden, Türk topraklarına 12 yıl boyunca yerleĢen Amerikan askerleri, Irak'ın bölünmesinde en büyük rolü oynadı. Bu gerçeği, DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül de yıllar sonra (Ocak 2007) kabul etti: "Çekiç Güç'ün görev süresinin uzatılmasına destek veren hükümetlerin Irak'ın kuzeyinin koparılmasında rolü büyüktür."339[346] Oysa, 1991'den beri Türkiye'de yerleĢik olan ABD askerlerinin Türkiye'de kalma süresini son olarak, 26 Aralık 2002'de, Abdullah Gül'ün BaĢbakanı olduğu 58. Hükümet uzatmıĢtı!.. 1 Mart Tezkeresinin reddedilmesiyle, Türkiye -Ģimdilikbüyük bir iĢgal tehlikesinin eĢiğinden döndü!.. ABD bunun intikamını daha sonra 11 Türk askerinin baĢına çuval geçirerek aldı. Türk halkı ise, bunu -asla unutmayacak biçimde- belleğine kaydetti.. Irak'ı "medenileĢtirmek!340[347] için iĢgal eden ABD gibi,
346

Yılmaz, önder, "Gül, Süresini Uzattığı Çekiç Güç'ten Yakındı", Milliyet Gazetesi, 24 Ocak 2007, s. 15. 347 ABD'nin Irak'ı "medenileĢtirmekten" maksadı; demokrasi ve insan hakları getirmek, Irak'lı kadınların seçimlere girmesini sağlamak, Saddam'ın sözde "kitle imha silahlarını" yok etmekti. Daha sonra ABD BaĢkanı Bush da,

AB de Türkiye'yi "medenileĢtirmek!" istiyordu. O da, ABD ile birlikte, Türk toprakları içinde PKK terör örgütünü -siyâsi ve silah yardımı biçiminde- destekleyerek, ülkemizin bölünmesini sağlamaya çalıĢtı. Bu gerçeklere karĢın, "AB'ye üyelik" sürekli olarak Türk halkına "Medeniyet Projesi" olarak sunuldu ve sunulmaya devam ediyor!..

YIL 2005 AB RESMEN "SEVR" ĠSTEDĠ..
Tarih: 24 ġubat 2005.. Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısında Fransız milletvekili Jacques Toubon (OkunuĢu: Jak Dübon), "Türkiye Sevr'i kabul etmelidir!" dedi. Rum milletvekili Marios Matsakis de, Türkiye Ermeniler'e, Rumlar'a ve Kürtler'e soykırım uyguladı" diyerek, Toubon ile aynı görüĢte birleĢti. Böylece soykırım yalanlarına ilk kez "Kürt soykırımı" yalanı da eklenmiĢ oldu!.. Avrupa Birliği'nin resmi toplantısının basına kapalı bölümünde konuĢan iki AB milletvekiline, toplantıda bulunan CHP milletvekili ġükrü Elekdağ ve Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Oğuz Demiralp sert tepki gösterdi. "PARÇALAMA GAYRETĠ VAR"... AB'nin her isteğine "evet" diyen AKP Hükümetinin BaĢbakanı Recep Tayyip Erdoğan, bir buçuk ay sonra, 16 Nisan 2005'te, toplumun hiç alıĢık olmadığı bir tepki verdi: "Dayatmalar olduğu doğrudur. Hatta, parçalamaya yönelik
"Yanıldık, silah yokmuĢ!" dedi. Ama, 700 bin civarında Irak'lı sivil öldürüldü, dünyanın tanık olduğu insanlık dıĢı iĢkenceler yapıldı, Irak sünni-Ģii biçiminde mezhep kavgası ile iç savaĢa itildi, Irak petrollerinin yüzde 75'i resmen ABD ve Ġngiltere'nin oldu.-HC

gayretler içerisinde tezler önümüze geliyor."341[348] "ALLAH BELÂNI VERSĠN"... DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül'ün tepkisi ise 2 ay sonra geldi. Çok sıkı bir AB taraftarı ve savunucusu olan Gül, Ģöyle demek zorunda kaldı: "Allah belânı versin, dedirtmek istiyorlar!.." Gül'e göre, AB konusunda karĢımızda "iki çevre" vardı: • "Birinci gruptakiler bize 'Allah belânı versin' dedirtmek istiyor, ikinci gruptakiler de fırsattan istifade her Ģeyi sokuĢturmak istiyor. Oysa biz AB yolunda üzerimize düĢeni yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz."342[349] "AB perest" sözde aydınlar ise, bu istek karĢısında "sessiz" kaldı!.. Ama Türk halkı onların ne "düĢündüğünü" geçmiĢten bu yana biliyordu... Devleti ve ülkeyi korur gibi gözüken Damat Ferit, Sevr AnlaĢması'nı imzalamanın kaçınılmaz olduğunu düĢünüyor ve bunu "millî çıkarımız"(!) olarak gösteriyordu: "Kimdir ki, bugün cesaret edip de 'Bu devlet mahvolsun' diyecek? ... Kuvvetli ellere düĢtük, imza etmezsek dünkü tebaamız olan Yunanlılar iĢgal edecekler. Ġmza edersek, Yunan askeri gelmeyecek. Hep birden el birliği ile çalıĢarak Anadolu'da isyanı (Yunan iĢgalini değil, millî direniĢi kastediyor-HC) bastıralım ve hem de Cenabı Hak'tan ümit ederim ki bastırırız. Hiç değilse, böyle bir ümit kapısı açık bulunur." Daha sonra içiĢleri Bakanlığı koltuğuna oturacak olan "Ermeni'den çok Ermeni, bir Frenkten çok Frenklik eden"343[350] gazeteci Ali Kemal de, Sevr'i savunmanın ötesine geçiyor, karĢı çıkan milliyetçilere "Zirzoplar!" diyordu: "Haydutların iĢi gücü savaĢ... Ellerinde derme çatma bir ordu, birkaç tane de düzmece kahraman. DövüĢüp duruyorlar.. Hükümet ölçmüĢ, biçmiĢ, uygun görmüĢ, Sevr AnlaĢması'nı imzalamıĢ. Size ne oluyor, a zirzoplar? öğrendiğime göre, Londra'348 349

HO Tercüman Gazetesi, 17 Nisan 2005, 8.1, manĢet. Milliyet Gazetesi, 2 Mayıs 2005, s.7. 350 Önal, Sami, a.g.e., s.34.

Kuzum Mustafa (Kemal). Ayol Ģuracıkta her iĢimiz. Eylül 2002. bunlar çılgın!" Millicilerin telgraflarını engelleyen." (DikbaĢ.da çocuk gibi. Bari Kavuklu gibi ben de sorayım: . gazeteci-yazar Refik Halit (Karay) da. telgraflar. her kuvvetimiz meydanda. bir gürültü.Bir patırtı. devrimin asla baĢarıya ulaĢamayacağını sandığını itiraf etmiĢ ve 'Bu kadar yanılmamam lâzımdı' diyerek piĢmanlığını dile getirmiĢti. Gönüllü DevĢirmeler.. Lozan AntlaĢması imzalanmıĢ ve KurtuluĢ SavaĢı'na karĢı çıkan 150 hain. ġu Çılgın Türkler. Kimliği daha sonra Nutuk'ta da açıklanacak. gece "üstü açık kalmıĢ" biçimde yazıyordu! (Buna "üĢütük düĢünceler" de denebilir): ".. Yılmaz. çoğu belirsiz kiĢiler "Türkiye Ġngiltere mandasına girsin" diye ev ev 351 352 Özakman. hangi kahraman? Hülyanın bu derecesine. Mihran (odasındaki Ermeni konuklardan biri-HC). hem de dıĢarıdan "Türkiye'yi himaye(koruma)" adı altında "yabancıların sömürgesi" yapmak için uğraĢılar verilirken. Hülyanın. 1922'de yurt dıĢına sürülmüĢtü. hangi kuvvet. Turgut. 345[352] ĠNGĠLĠZ TOPLANI YOR MANDASI ĠÇĠN SAHTE Ġ MZAL AR Hem içeriden. uydurmasyonun bu Ģekline ben de dayanamayacağım. blöfün sırası mı? Hangi örgüt. hattâ gizli Ģifreleri ele geçirmeye çalıĢan Posta-Telgraf Genel Müdürü.. 'Ġzmir'i isteriz. Dört tarafımız açık.20. s. Beyannameler. 1938'de çıkarılan af yasasından yararlanarak yurda dönen Refik Halit.. Toplumsal DönüĢüm Yayınları. Dünya vaziyetimizi biliyor. Refik Halit de bu 150'likler arasındaydı. PadiĢah'ın desteklediği "Ġngiliz mandacıları" atağa kalktı. Edirne'yi isteriz'. s. kaleme aldığı anılarında. hattâ Tam bağı msızlık isteriz' diye tutturmuĢlar. "KurtuluĢ SavaĢı zaferle sonuçlanmıĢ.. bir Ģeyler olacak. Ġstanbul. daha sonra itirafta bulunarak "Bu kadar yanılmamam lâzımdı" diyecektir. Sanki bir Ģeyler oluyor.) . 15 yıllık sürgün yaĢamından sonra. 103. sen deli misin?" 344[351] Refik Halit (Karay).

a. Bakınız: Söylev (Gazi M.39. Hazırlayan: Kemal Bek. Gerçekte ne için imza verdiklerini bilmeyen Türk ve Müslümanlar. kapıyı açan vatandaĢların durumuna göre yalan söyleyerek imza alıyordu. Ġngiliz ajanları ile Hürriyet ve itilaf Partisi ve onun "arka bahçesi olarak kurulan "Ġngiliz Muhipleri Cemiyeti" (Ġngiliz Dostları Derneği) idi. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu. "Ali Kemal türevlerinden" Sait Molla da (Eski DanıĢtay BaĢkanı) Ġngiltere’nin "gizli özel temsilcisi' Furu ile can ciğer kuzu sarması idi. Kısaltarak Basıma Hazırlayan: Ord. Papaz Furu "Ordu Albayı Papaz 353 KKTC'de yapılan referanduma adına veren dönemin BirleĢmiĢ Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan." 347[354] Tarih boyunca "papazları" (din adamlarını) ajan olarak kullanmayı seven Ġngiltere. daha önce de Hindistan'da benzer görevlerde bulunmuĢ. bir Ġngiliz ajanıydı ve Derneğin BaĢkanlığını yapıyordu.g..e. 348[355] Ġngiltere BaĢbakanı Loyd Corc (Llyod George) tarafından özel olarak görevlendirilen papaz Furu.. Prof. s. Ġstanbul.. Kapı kapı dolaĢan kiĢiler. 355 Atatürk'ün Nutuk'taki tanımlaması.Kemal Atatürk). Ġngilizler'i sevenlerin kurduğu bir cemiyet anlaĢılmasın! Bu cemiyeti oluĢturanlar.imza toplamaya baĢladı. . Rahip Frew (okunuĢu: Furu).42. "Bu addan. yine bir papazı öne sürmüĢtü: Rahip Frew!.. Ġstanbul'a geldiğinde ise BaĢbakan Damat Ferit ile eĢi Mediha Sultan'ın oğlu Prens Sami ve Hürriyet Ġtilaf Partisi Genel BaĢkanı emekli Albay Sadık'ı kontrolü altına almıĢtı.24. kandırmacalar yapılıyordu. Günümüzde AB dayatmalarını kabul ettirmede.g. a. ÇağdaĢ Yayınları. s. Annan 346[353] referandumunda ve ABD lehine tezkelerde (daha önce de 'ÇekiĢ Güç' oylamalarında) olduğu gibi. ya "emeklilik maaĢının artacağını" ya da "iĢsizliğin önleneceğini" sanıyorlardı. Nutuk (Söylev). Dr.e. kendi Ģahıslarını ve kiĢisel çıkarlarını sevenler ve kendileri ile (kendi) çıkarlarının kurtuluĢ çâresini Loyd Corc hükümeti aracılığıyla Ġngiliz himayesini sağlamada arayanlardı. Mayıs 1978. s. Bu sahtekârlığı örgütleyenler. 354 Mustafa Kemal'in sözleri. ADD Yayını. Bakınız: Nutuk (Kemal Atatürk).

Biz Ģimdilik. 2. 3. Vesika No: 458. Heyeti Temsiliye'nin bir kararında 350[357] bu istihbarat hakkında bilgi ediniyoruz: "Dersaadet'te Çanakkale Mevkii Müstahkem Kumandanı Miralay ġevket Beyefendi'ye ġifre 16. sık sık biraraya geldikleri gibi zaman zaman da yazılı olarak haberleĢiyor ve mektuplaĢıyordu. Bu konuda sayısız kaynak vardır. s. C. asıllarının da gerektiğinde iĢe yaramak üzere güvenli bir biçimde korunmasını rica ederiz. PadiĢah'ın Ġngilizler'le yapmıĢ oldukları anlaĢma hakkında kuvvetli inceleme ve uygulama yapılması ve bu konuda elde edilecek bilginin bildirilmesini önemle rica ederiz.30 1. bu ihanet belgesinden yalnız gerekli olan hakkında gizli olarak bilgi vermeyi ve adı geçeni huylandırmamak ve kovuĢturmanıza zorluk çıkarmamak amacıyla da. Mektupların içinde söz edilen. Ġngilizler hesabına çalıĢan Sait Molla ile Furu.Bayar da bunları yazmıĢtır.Emiling" olarak da tanınıyordu.11. Belge 15. 3. (C. 349[356] KUVAYĠ MĠLLĠYECĠLER'ĠN ĠSTĠHBARATI bu yazıĢmaları izliyordu. ele geçen asıllarının yanınızda muhafaza edilmekte olduğu anlaĢılmıĢtır. a.) .. (Belge CumhurbaĢkanlığı arĢivinde kayıtlı. yayın ve genelge konusunda uygun zamana ertelenmesini yerinde gördük. 194. Cilt 7.g. Bunların fotoğraflarının aldırılmasın! ve bu fotoğraflardan bir kısmının buraya gönderilmesini. Atatürk'ün Nutukta (Belgeler kitabında) deĢifre etmesinin yanı sıra.. Sait Molla'ya ait gönderilmiĢ olanların kopya olduğuna göre.35(1919) kapandı 11.e. Kolordu Kumandanı 356 Sivas.B.) 357 16 Kasım 1919. Mektupları taĢıyan Celal Efendi geldi.

yeĢilden oluĢan bayrağı (PKK'nın sözde bayrağıHC) görmek istiyorum" 353[360] diyen "Bayan Sis!" 354[361] neler yapmıĢtı? Basına yansıyan açıklamalarla bu "sis" dağıldı: "Haddini bildirdik. s.) bizim DıĢiĢleri ve Adalet Bakanlıklarında çalıĢan birtakım görevlileri ayarladığını. CumhurbaĢkanı'na 'haddini bildirdik' demek cüretini gösteren Bayan Fogg'un hakkında doğan kuĢkulara açıklama getirmesi gerekmiyor mu? Burası Hotanto cum- 358 Atatürk'ün Bütün Eserleri.. Gündoğan Yayınları.. Mayıs 2002.." 352[359] Tunceli'ye gittiğinde. Avrupa Birliği Türkiye Temsilcisi Karen Fogg'un yazıĢmalarının izlendiği ortaya çıktı! ĠĢçi Partisi Genel BaĢkanı Doğu Perinçek'in düzenlediği basın toplantısında (7 ġubat 2002) bu istihbarat hakkında Türkiye bilgi sahibi oldu: "Karen Fogg'un e-maillerini ele geçirdik. Mesut Yılmaz'ınki (O tarihte BaĢbakan Yardımcısı-HC) Happy Unyielder. s. kırmızı...) Perinçek'in yaptığı suçtur veya değildir.-HC) 359 Gündoğan. AB Türkiye Temsilcisi Karen Fogg'un (. ĠĢçi Partisi Genel BaĢkanı Doğu Perinçek. 'Uyuyan köpekler'. buradan gizli bilgiler sızdırdığını iddia etti.. "Türk bayraklarının yerine burada sarı..e.. Yayına Hazırlayan. Ulusalcı güçlere. Türkiye'ye karĢı yeni bir Haçlı seferi baĢlatılmıĢtır. Mehmet Ali Birand'a hitabı canım... Eren.. Karen Fogg bir diplomat değildir Çankaya'da kurduğu karargâhta. foggy=sisli demek.. dediği CumhurbaĢkanı Sezer'in Ģifre adı HoR.....5.e.. .Heyeti Temsiliye namına Mustafa Kemal351[358] TARĠH 2002. 360 Avrupa'nın Birliği mi. a. gizli servislerin yıkıcı iĢlerini yürüten bir istasyon Ģefidir... a..g. tatlım. Ankara. 175. Karen Fogg Dosyası. (TürkçeleĢtirme bana ait. s. Buradan açıkça ilan ediyoruz ve bütün Türkiye'ye duyuruyoruz.. (. 361 Fog=sis. yani Head of Republic (Cumhuriyetin BaĢı).20. Cilt: 5. hayatım anlamına gelen svveethart..g.

" 362 AĢık. Milliyet Gazetesi..huriyeti mi?" 355[362] Yahya Kemal'den a ğır ele Ģtiri: "KOCA SALTANATI BĠR MANDAYA DEĞĠġECEĞĠZ! . 15 ġubat 2002. Ne düĢündüğünü sordum. s. ilk yazısında "manda" konusunu ele aldı." "Bu Ģehre girmek i çin. ġimdi. ġeyh Ġdris’in sihirbazlığından bahsederek bizi 40 yıldır 'vatan. ArkadaĢım güneĢ batarken kararan Ġstanbul'a bakıyordu. Arnavut elifbasından (=alfabesinden). . Makalesinin büyük bölümünü Namık Kemal'in "vatan" konusundaki görüĢlerine ayıran ünlü Ģairimiz. Dedi ki: Bu Ģehre girmek için Fatih'in her topuna 90 manda koĢmuĢtuk. Melih. Dürzi ġeyhi'nin tagallübünden (=zorbalığından). ġimdi koca saltanatı bir mandaya değiĢeceğiz. son bölümde Ģöyle diyordu: "Türk milletinin 6 milyon çocuğunu bu yanlıĢ kavram uğrunda kurban verdikten sonra öz vatanın Ġzmir'i için ağlıyoruz. vatan' diye dağdan dağa. 15. sakal vergisinden. koca saltanat ı bir mandaya de ğiĢeceğiz!" Zaman Gazetesi'nin baĢyazarlığına gelen Yahya Kemal. çölden çöle koĢturanlar nerede? Dün trende zarif bir arkadaĢla konuĢuyorduk. Fatih'in her t opuna 90 ma nda koĢmuĢt uk. "Madam Fogg".

e. Türk hükümetinin bir generali (yeni Harbiye Bakanı Süleyman ġefik PaĢa) Türk ordusunun "gizli haberleĢmesini" yasakladı!. Ġstanbul hükümetleriyle yapılan görüĢmeler bir yana. s. 357[364] 363 "General" ya da "komutan" deyince Türk insanının aklına her zaman "olumlu" bir düĢünce gelir. Mücadelenin ilk günlerinde Mustafa Kemal. Amerika'dakinin yüzde 40'ı kadardı. ĠĢbirlikçi hükümete göre bunun "yasal gerekçesi"(!) vardı: Mütareke Ģartları bunu gerektiriyordu!.. Bir baĢka Türk generali de. 356[363] Bu. Bundan sonra. Ġstanbul 1992. Bu oran. O dönem ve ülke koĢullarına göre çok geliĢmiĢ olan bu telgraf ağının. BaĢbakan Damat Ferit PaĢa bu olaylara izin veriyordu!.KOLORDUL ARIN "G ĠZLĠ HABERLE ġMESĠ" YASAKLANDI.. Bakınız: a. Abdülhamit tarafından kurdurulduğu söyleniyordu.... s.000 kilometre karede 91 km. 1. Türk kolorduları birbirleri ile "Ģifreli telgraf ile haberleĢmeyecek.lik bir yoğunluğa ulaĢmıĢtı.) . "Damat Ferit gibi generallerin" olduğunu da unutmamak gerekir. Çünkü. "Telgraf iletiĢimi" millî mücadelede çok önemliydi.Dünya SavaĢı baĢında 1. iĢgalcilere karĢı yapılan hazırlıklar önceden haber alınarak "iĢbirlikçi hükümet' tarafından ĠĢgal Kuvvetleri'ne bildirilecekti!.g. tüm askeri sırlar dahil "Ģifresiz telgrafla" yazıĢacaklardı!. tam satılmıĢtık!. gece gündüz demeden "telgraf makinesinin" baĢından ayrılmamıĢtır.. (1908'de elektrikli araç ve gereçlerin yurda giriĢini yasaklayan yasanın kaldırılmasından sonra kurulmaya baĢlanan telgraf ağı. Mustafa Kemal gibi "generaller" olduğu gibi. Basının Kamuoyu OluĢturma ĠĢlevine örnek Olarak: Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi (1920-1934). YayınlanmamıĢ Doktora Tezi. Kuvayi Milliye'yi dağıtma operasyonuydu. Yani. 364 Altınal. ġengül. Ġngiliz generali Milne "Anadolu Müttefik Kuvvetleri" yani "Anadolu iĢgal Kuvvetleri komutanı" olurken. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü..255.. Hindistan'dakinin iki katı. asıl önemlisi Anadolu'daki örgütlü mücadele için ülkenin her köĢesine ulaĢmak ancak telgraf ile mümkün oluyordu.256. tam rezalet. -HC. "açık yazıĢma" ile Kolordular arasındaki tüm askeri sırlar ortaya dökülecek.

ĠĢbirlikçi generallere karĢı uyanık ve ayaktaydı!.Ġngiliz iĢgal generali sömürge valililiği için Ġzmir'e girerken. Bugüne kadar hiçbir bakan böyle emir vermemiĢtir. Ġngiliz komiseri Amiral Webb. bakansınız. Doğal olarak. askeri sırların açıklanması emrini veriyorsunuz. iĢbirlikçi hükümetin asker gönderme isteğine karĢı çıkıyordu. ulusal(millî) kuvvetleri çökertmek için elinden geleni yaparken. Kuvayi Milliye'nin üzerine asker gönderemiyordu. kanunlara göre idam iken. Çünkü. askeri sırların ifĢasını emrederken millî tarihimizi de ebediyen lekelemektedir!.. ĠĢgale karĢı direnme azminde olan Anadolu'daki kolordu komutanlarının bu emre uymaları beklenemezdi. BaĢbakan Damat Ferit PaĢa'ya bir telgraf çekti: "Harbiye Bakanı Süleyman ġefik PaĢa." Türk ordusunu "savunmasız" bırakacak emri veren "savunmamız" ile görevli "general"(paĢa) bakana gönderilen telgrafta ise. Bu emir derhal iptal edilmelidir. bizim (!) General. onlar da "bu emre uymayacaklarını" açıkladılar. Harbiye Bakanı Süleyman ġefik PaĢa "haince" bir telgraf emri yayınlıyordu. Kuvayi Milliye ile karĢılaĢan askerler onlara katılıyordu!. Siz. Kolordumuz bütün birliklere bu emre uyulmaması emrini vermiĢtir. bu emrin "idamlık suç olduğu" hatırlatıldı: "Seferber düĢman karĢısında askeri sırları açıklamanın cezası. "ĠĢbirlikçi General" Damat Ferit PaĢa. Aksi hareket edecekler.. 15." MĠLLÎ DĠRENĠġĠN GENERALLERĠ. Almadığınız taktirde. Kolordu Komutanı Ali Fuat PaĢa da." Erzurum'daki Kâzım Karabekir PaĢa'nın yanı sıra Ankara'daki 20. bütün postaneleri askerlerimle iĢgal edeceğim ve kolordularımızla Ģifreli haberleĢmeyi sürdüreceğim!. bu emir üzerine Savunma Babanı PaĢayı telgraf baĢına çağırtarak "tehdit" etti: "ġifreli haberleĢmenin yasaklanması emrinizi 24 saat içinde geri alın. .. gerektiği biçimde cezalandırılacaktır. siz. Mütareke'den sonra Savunma Bakanlığına gelen 11. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa.

. Celâl. Ali Kemal PaĢa'nın Kuvayi Milliye'ye destek vermediği ve faaliyetlerine kuĢkuyla baktığı sanılıyordu. komutanın kendisinin ve arkadaĢlarının peĢinde olduğunu düĢünüyordu.. 15 bin sandık cephane.g. MĠLLĠ KUVVETLER. 4 makineli tüfek. Biz de/ buna karĢılık 5 bin tüfek. (Bakınız: Bayar..130 ve143. "PaĢanın Kuvayi Milliye'yi desteklediğini. s. Aydın Kuvayi Milliye Komutanı Hacı ġükrü ile Demirci Efe tarafından "zeybek usulüne göre" gözaltına alındı. .) Memlekette hiçbir Ģey olmamıĢ gibi Ġstanbul sakin ve sessiz dururken harekâtımızın hangi amaca yönelik olduğunu bu züppe paĢa. Tümen Komutanı Albay ġefik'e çektiği telgrafta bu kuĢkuyu Ģu sözlerle dile getirdi: "(. Hacı ġükrü. eski yöntemle jurnalcilik biçiminde öğrenmeye gelmiĢ. Ġngiltere DıĢiĢleri Bakanı Lord Curzon'a gönderdiği raporda. ÇeĢitli temaslar için Nazilli'de bulunan Jandarma Umum (Genel) Komutanı Ali Kemal PaĢa 358[365].Tümen Komutanı Albay ġefik. "Anadolu'nun millî kuvvetlerden temizlenmesi için üzerlerine Yunan ve Ġtalyan askerlerinin gönderilmesini" istedi.e. 57. bin bomba. bu amaçla Balıkesir'den. baĢka bir "Ali Kemal".Amiral Webb. a. 359[366] 365 366 Bu. Galip Hoca olarak milli mücadele saflarındaki Celâl Bayar ise. JANDARMA GENEL KOMUTANINI HAPSEDĠYOR! . Cilt 7. gözaltındaki Genel Komutanla yaptığı görüĢme sonrası." Hacı ġükrü'nün çektiği telgraf üzerine Nazilli'ye gelen 57. bir güçlü cebel takımı ve bin atımlık cephanesiyle teslimine karĢılık zeybekçe esir ettik. UĢak'tan hükümete gönderdiği telgraflarda 'Hareketin desteklenmesini istediğini' ve telgraf kopyalarını gördüğünü" açıkladı..

Henüz Türkiye'nin bilmediği çok önemli bir bilgiyi yabancı basın haber almıĢtı. Haber. 22 Ağustos'ta bir trafik kazası geçirdi. Fransız gazetesi ise haberi nedense 12 gün sonra. 12 Ağustos'ta (1919) Ġstanbul'dan Paris'e bu haberi geçen L.. Mustafa Kemal 8 Ağustosta Damat Ferit'e bu ihtarda bulunmuĢtu. Mustafa Kemal'in "Cumhuriyet ilan edeceği" haberini verdi. . Fransız basını "edilecek" diyordu. Yunan basını "edildi" derken. Ġngilizler'in kiraladığı katillerin (ġefleri Sofu Ziya ve Ahmet Nuri). Fransız gazetesi de ayn ı bilgiyi veriyor. Kuvayi Milliye Ġstihbaratı.Kolordu Komutanlığı'na bildirdi.KARABEKĠ R'ĠN TRAFĠK KAZASI.u lemps'e göre. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa. 25 Ağustos 1919.. Kolordu Komutanı. KEMAL CUMHURĠYET ĠLAN EDECEĞĠ NĠ BĠLDĠRDĠ" Yunan gazetelerinden sonra Le Temps adlı Fransız gazetesi de.. "M. MUSTAFA KEMAL' E SU Ġ KAST HAZIRL IĞI 15. Sivas'a gitme hazırlığı yapan Mustafa Kemal'e karĢı Ġngilizlerin de bir baĢka hazırlık yaptığı ortaya çıktı. Yetim çocukların toplu sünnet düğününe giderken makam otomobilinin freni patlayan ve çıkmakta olduğu yokuĢtan hızla geriye doğru kaymaya baĢlayan 15. Bu arada. Türk basınında 25 Ağustos'ta yer aldı. 24 Ağustos'ta yayınladı. Sivas giriĢinde Mustafa Kemal'e suikast düzenleyecekleri istihbaratını Ankara'daki 20. kendisini makam otomobilinden atarak kurtarabildi.360[367] Fransız gazetesi haberi Ģöyle duyurdu: "Geçen Cuma günü (8 Ağustos) Mustafa Kemal'in bir ihta367 Ġstiklâl Harbi Gazetesi.

Yerel makamlara itaat etmeyen çeteler de var. koyu bir Ġttihatçıdır ve onun yönetimi altında Anadolu'da Ġttihatçılık yeniden dirilmektedir. Anadolu'da Cumhuriyeti ilan edeceğini bildirmiĢtir. harp içinde muazzam servetler toplamıĢ olan Ġttihat Terakki'nin parmağı görülmektedir. Bunun üzerine kabine acele olarak toplanarak konuyu görüĢmüĢ ve bundan sonra da Anadolu hareketine karĢı silahlı birlikler Ģevkinden vazgeçilmiĢtir. ihtiras sahibi bir kimsedir. "Cumhuriyet ilanından korktuğu için asker göndermediği" ileri sürülen Damat Ferit'in bir röportajı yayınlandı. Talât ile Enver'in eski arkadaĢlarındandır. Ve burada da. Enver'e düĢman olduğu söyleniyorsa da. Bu nedenle. Mustafa Kemal.. siyâset arkadaĢları ön plana geçerken bir türlü sivrilememiĢ. Selanik'te doğmuĢ olan Mustafa Kemal. Mustafa Kemal bu ihtarında. Konya'dan bu yana mevcuttur. Anadolu Hareketi bir saman alevidir ve alevleri de sönmüĢtür. Yalnız her taraftan aldığımız telgraflar..rı Ġstanbul'a ulaĢmıĢtır. Fakat bu hareketi yaymak için Anadolu'da büyük ölçüde para harcanmaktadır. halkın merkezi hükümete sadık kaldığını. harp içinde rütbe almıĢ ve herhangi bir iĢ peĢinde Anadolu'ya sığınmıĢ subaylardır ki. Fakat Ġzmir'e Yunan iĢgalinin sınırlarını belirleyecek komisyonun (General Milne'nin gidiĢi-HC) ulaĢmasından beri durum hızla düzelmektedir. Ferit PaĢa. Ve çok . bu hareketin "millete dayanmadığını" ve "saman alevi gibi söndüğünü" ileri sürerek "psikolojik savaĢ" taktiği uyguluyordu: "Bu hareketin askeri hiçbir bünyesi yoktur ve millete dayanmamaktadır. Anadolu Hareketi gerçekten bir Ġttihat hareketidir. Bunlar. KuĢkusuz bu durum. Anadolu hareketine karĢı Ġstanbul Hükümeti tarafından silahlı birlikler sevk edildiği taktirde." MĠLLETE DAYANMIYORMUġ!. emirlerin 'itaat ettiğini göstermektedir. Aynı gazetede. yine Anadolu Hareketi'ni küçük göstermeye çalıĢıyor. bir hareket yaratabilmek için çırpınmaktadır.

" Görüldüğü gibi.. tıpkı Ali Kemal gibi konuĢuyor. Birinci Dünya SavaĢı'na sokarak Osmanlı Devleti'nin parçalanmasına ve SarıkamıĢ faciasına neden olduğu iddialarıyla büyük eleĢtirilen alan ittihatçılık konusu da sorgulanmaya baĢlamıĢtı. bir yandan hareket küçükmüĢ gibi gösterilmek isteniyor. Fakat zamanla tehlikeli de olabilir. Sivas Kongresi'nde kendisinden bu konuda "yemin" bile alındı!. SÖZDE TÜRK BAġBAKANI. BarıĢ anlaĢması imzalanmadığı için içinde bulunduğumuz durum net değildir. Mustafa Kemal. Hükümet. öte yandan Ġttihat Terakki'nin gücünden söz ediliyor ve Ġstanbul Hükümeti'nin Konya'dan öte Anadolu'da sözünün geçmediği itiraf ediliyordu.. Tıpkı. Ne barıĢ ne de savaĢ durumundayız.yakında asayiĢ sağlanacaktır. Bu konuda tavassutunuzu rica ederim. Hattâ. yüzeysel ve yerel kalmaktadır. Bu kararsızlık içinde hiçbir Ģey yapılamıyor. muhteris ve gayri memnun tarafından kıĢkırtılmaktadır. krizin baĢından itibaren gösterdiği aynı gayrette devam etmektedir. Aynı Damat Ferit." MUSTAFA KEMAL ĠTTĠHATÇI MI ĠDĠ?. O'nun Çankaya'da ölü- . Bu nedenle jandarma ve polis kuvvetleri düzenlenemiyor. bu hareketi bastırmak için.. "ittihat ve Terakki" (Birlik ve Ġlerleme) üyesi miydi?. Anadolu'daki hareket nedeniyle. Ġzmir meselesi ile hiddetlenmiĢ olan millî duyguları istismar eden birkaç mezcup. Ġngilizler'e Ģöyle diyordu: "Anadolu'daki karıĢıklıklar.. BaĢlattığı harekât. Anadolu Hareketi'ni k üçümsüyor ve kendisinin yeniden Paris'teki toplant ıya davet edilmesinin sağlanmasını i stiyordu. Ġngiliz ko miserine yollad ığı yazıda da. Bugün bu hareket. bütçe gelirlerimiz de kaybolmuĢtur. Ġttihatçıların yeni bir hayâli mi idi? Bu ve benzeri sorular Mustafa Kemal'e çok soruldu. son y ıllarda Avrupa ve Amerika'ya kendisini zorla davet ettirme pe Ģindeki bazı politikac ılar gibi bir b üyük bir zaafiy et ve acziyet gösteriyordu!.

celâdet. hatta rakip saymakta beraber üstün zekâ..g. bu konuda Ģu bilgileri veriyor: "Ne garip tecellidir. s. sonradan duymuĢtuk ki. Bu durumda ancak o bir Ģey yapabilir'361[368] 368 Soyak. ilgililere: 'Benim yerime Mustafa Kemal PaĢa'yı getiriniz.83. a. ülkeden ayrılırken. rahmetli Enver PaĢa. . Atatürk'ü her zaman kendisine muhalif.e. yüksek yetenek ve olgunluğuna saygıyla takdir beslemekten dahi geri durmadığı anlaĢılan eski Harbiye Nazırı ve BaĢkomutan Vekili.müne kadar özel kalem müdürü ve genel sekreteri olan Hasan Rıza Soyak.

bilmeyiz. BĠR TABAK YEMEK 20 KURU ġ OLUR MU? Etler ve sebzeler ucuzladığı halde lokantalarda bir tabak yemeğin hâlâ 20 kuruĢ olmasına çok teessüf ve hayret ediyoruz.. (Giresun IĢık Gazetesi. ne zaman kurtulacak? Lokantaları yazarken hamamcıların insafsızlığını yazmaktan da kendimizi alamadık. . 27 Ağustos 1919) Ġnsanlık dıĢı Ġngiliz vahĢeti.. Böyle insafsız esnaflardan halkımız.GÜNLÜK YAġAM SÜRÜYOR. Yalnız bir su dökünmek isteyenlerden 25 kuruĢ gibi fahiĢ para talep ediyorlar.

90 yıl önce kullandıkları ve kaçarken. uzun süredir "bazı yabancılar" çeĢitli isim ve görüntüler altında "kazılar" yapıyordu!: "Aldığım bir bilgi. Çanakkale'de 'kimyasal silah deposu' aradıkları... aĢırı miktardaki krizol adlı kimyasal madde ile haĢlanıyorlardı. kendilerinden intikam alma ateĢiyle tutuĢan Ermeni çevirmenlerin kasıtlı ve yanlıĢ çevirileri yüzünden ağır hakaret ve davranıĢlara uğrayan Türkler. Mısır'da Ġngilizler tarafından esir kamplarında tutulan 40 bin askerlerimizin "kimyasal silahlara" maruz kaldıkları anlaĢıldı. gömmek durumunda kaldıkları. Eksik ilk bilgilerle durumu haber veren istiklâl Gazetesi. Ne o gün ne de bugün!. Çanakkale'de posu arıyorlar!. oysa gerçek rakamın 15 bine ulaĢtığı daha sonra belli oldu. Türkiye'ye dönen 300 savaĢ esirinin gözlerinden rahatsız olduklarının anlaĢılması ve verdikleri ifadelere göre.. birde iĢkenceden geçiriliyordu. bu bölgede. Ġngilizler'in Gelibolu'da. yıldönümünü kutladığımız günlerde. BUGÜN. Yeniçağ Gazetesi'nde "Çanakkale kazılarının sırrı”nı yazmıĢtım. o dönemde "esirlere kimyasal silah kullanıyordu!'' Zaten. Süngü ve dipçik darbeleri ile itilerek mikrop kırma gerekçesiyle sözde "dezenfekte havuzlarına" doldurulan Türk esirler. bugün dünyaya "demokrasi" ve "savaĢ esirlerine saygı" dersi(!) vermeye kalkan Ġngilizler.TÜRK ESĠRL ERE " KĠ MYASAL SĠL AH" KULLANILIYOR! . Bele kadar gelen suya oturtulup. Mısır'da tutulan 40 bin Türk savaĢ esirinin göz hastalığından eziyet çektiği ortaya çıktı.. kimyasal silah d e- 1919'daki bu ilginç geliĢmeden haberimin olmadığı bir tarihte (2 Nisan 2005). ġanlı Çanakkale Zaferi'nin 90. Oysa. . baĢları da içeri sokulan esir Türk askerleri kör oluyordu!.. 300 esirden söz ediyordu. Dönemin Ġstiklâl Gazetesi'nde yayınlanan bu haberin üzerinde çok durulmadı. on binlerce Mehmetçik ....

Almadığınız taktirde."362[369] BĠR GENERAL DAHA AZLED ĠLDĠ! . "ġifreli haberleĢmenin yasaklanması emrinizi 24 saat içinde geri alın..000). SĠVAS'A ĠLERLĠ- Mustafa Kemal. 4. Kendisine suikast hazırlığında olanlar da yollara pusular kurmuĢtu. kim uygar. ABD baĢta olmak üzere AB ülkelerinin dünyayı ayağa kaldırdığı ve 'insanlık dıĢı' olarak nitelendirdiği ve bunu kullanan ülkeleri vahĢilikle suçladığı silahlar!.. tüm dünyaya ifĢa edelim!.... Hani. Kim vatan için ölmüĢ." 20. bütün postaneleri askerlerimle iĢgal edeceğim ve kolordularımızla Ģifreli haberleĢmeyi sürdüreceğim!. Erzurum'dan Erzincan'a sakin bir yolculuğun ardından 369 Cevizoğlu. Ankara. Baskı (26. General Ali Fuat. "komutanlığa vekaleti kabul etmeyeceğini bildirdi. . Hatta. PAġA BĠ NBĠ R GÜÇLÜKLE YOR.Kolordu Komutanlığına vekaleten atanan Ahmet Hulusi PaĢa. Kolorduların askeri sırlarının ortaya dökülmesine yönelik emir veren Savunma Bakanına. 136.. Kolordu Komutanı Ali Fuat PaĢa görevinden alındı. ortaya çıksın!. günümüzde.. s. "Kimyasal Silah Deposu mu Arıyorlar?". Kim sömürgeci. Böylece. Hulki. Ceviz Kabuğu Yayınları. kazıları biz kendimiz yapalım. kim vahĢi. emperyalist. kim iĢgalci. "-bu emri de dinlemeyeceğini açıkladı: "Eğer milli davamıza sadakatle hizmet edecek hamiyetli bir zat gelirse kumandayı devredeceğim... Ey Türk istikbâli'nin Evlâdı. 29 Ağustos Cuma günü Erzurum'dan Sivas'a hareket etti. Buradan yetkililere sesleniyorum. yaptıralım ve bu kimyasal silah depolarını biz bulup. Bu kazıları çok iyi denetlesinler.üzerinde kullandıkları 'kimyasal" silahların deposu!'. Kasım 2006. bazı subaylar tarafından "ikaz"(!) edilince." diyen Ankara'daki 20..

Bizim ise zamanımız yok." Bu hazırlıkla yola çıkan kafile. vali ile Mustafa Kemal arasında. Sivas'ta Mustafa Kemal'i yakalamak isteyen Kuvayi Milliye düĢmanı Elazığ Valisi Ali Galip'in Dersim'de (Tunceli'de) dolaĢtığı haberi üzerine. "Millî (Ulusal) Hareketin Lideri" Mustafa Kemal'i karĢılamak üzere.tekrar yola koyulan kafile Erzincan Boğazı'na geldiğinde. Vali ReĢit PaĢa. millî hareketin liderini görmeye gelmiĢti. "Takviyenin gelmesi ve Boğaz'ın temizlenmesi günler alır. hiçbir çatıĢma olmadan yoluna devam etti. Subayın destek' kuvvetleri istediğini ve geçit temizlendikten sonra geçilmesini söylemesi üzerine Mustafa Kemal. kente 5 kilometre kala çadırlı bir karargâh kurulmuĢtu. Öğle yemeğinde. hem kongrenin yapılacağı hem de liderin ikamet edeceği bina idi. Mustafa Kemal. Sağ kalanlar mutlaka Sivas'a ulaĢacaklardır!. BeĢ gün süren yolculuğun ardından ise Sivas'a vardı. Neredeyse bir tek vali hariç tüm Sivas. Mutlaka Boğaz'dan geçmeliyiz" dedi. Bu da Sivas'ta paniğe neden olur. Ölen ya da yaralanan olursa onlarla ilgilenilmeyecek. Sivas Kongresi'ne yetiĢemeyiz ve kongre yapılamaz.. daha önce valiyi Sivas'ta kongre yapılmaması için tehdit eden Fransız iĢgal müfettiĢi -BinbaĢı Brüno'nun sözleri konu oldu. Büyük tezahürat yapan halkın arasına giren Mustafa Kemal. .. kafilesiyle birlikte arkasında büyük bir kalabalıkla Sivas'a girdi. Mustafa Kemal: "Tehditkâr Fransız nerede? Bizi tutuklamak için tertibat almakla mı. yoksa Sivas'ı iĢgal için ordu celbi ile mi meĢgul? Vali ReĢit PaĢa: "Malatya'ya doğru kaçmakla meĢgul. bir jandarma subayı koĢarak PaĢa'nın yanına geldi ve geçidin Dersimli (Tuncelili) çatalın tarafından tutulduğunu haber verdi. Sivas halkı karĢılamaya koĢuyordu. Bu bina. kendisini ancak Sultani binasının giriĢinde karĢıladı. emrini verdi: "Boğazı ateĢ ederek geçeceğiz. YüzbaĢı Mustafa Bey hafif makineli tüfekle öncü otomobile bindi.

"Bu notu bugün yazmanla. Daha önce Sivas'a giderek Vali ReĢit PaĢa'dan kente ayak basar basmaz Mustafa Kemal'i tutuklamasını isteyen ama ReĢit PaĢa'dan "ĠĢte kendisi geliyor. belki bir gün Sivas'a gelmek için bizden izin istemeyi düĢünecektir." "BinbaĢı Brüno. Harbiye ve ĠçiĢleri Bakanlarının (Süleyman ġefik ve Adil . Hattâ bizden biri olduğunu iddia edecek ve kanıtlamak için uğraĢacaktır. ĠĢ baĢa düĢmüĢtü! PaĢa'nın yap(a)madığını Albay yapacaktı!.. hiçbir Ģeyi tesadüflere bırakmadığı bir kez daha ortaya çıkıyordu!. Mustafa Kemal'e okul binasının ikinci katında. Mustafa Kemal'in çok önceden Brüno'nun kaçacağına iliĢkin Mazhar Müfit'e yazdırdığı. Fransız binbaĢının tehdidinin "blöf olduğunu söyleyen Mustafa Kemal. o gün yazman arasında hiçbir fark olmayacaktır" sözündeki "o gün" gelmiĢti.Erzurum'dan hareketinizi öğrendikten sonra." Daha önce.. yaptığı iĢbirliği ile ne kadar güçlü görünmeye çalıĢırsa çalıĢsın. ĠĢgal subayından korkarak Mustafa Kemal'den kongreyi Sivas dıĢında düzenlemesini isteyen paĢa vali ise. Son bir çare olarak Elazığ Valiliğine yeni atadığı Kurmay Albay Ali Galip'i bu kez Sivas vali ve komutanlığına atadı!. artık. Sivas'taki ikinci millî kongrenin toplanmaması için çırpınıp duruyordu. Kemal PaĢa'nın her öngörüsü tek tek gerçekleĢiyor. buyurun siz tutuklayın" karĢılığını alan Albay Ali Galip'in silahlı "Kürt" süvarilerle kongreyi basması isteniyordu. arkasında büyük bir iĢgal kuvveti ve iĢbirlikçi Türkler olan Fransız askerine karĢı "ulusal bir dik duruĢ" sergilemiĢti. kongre salonunun yanı baĢında bir yatak odası ayrılmıĢtı. ulusalcılara karĢı çaresizdi. jandarmayı dene tleyeceğini söyleyerek Malatya'ya gitti. Ġstanbul Hükümeti verdiği demeçlerle. Yarın(4 Eylül) baĢlayacak olan Sivas Kongresi öncesi. bu tehditlerden yılmamıĢ. "Fransız kaçtı" diyordu.

" Bu gizli telgraf. Numara: 906. Böylece derhal egemenliğinizi kurup toplantılara meydan vermeyerek. Sivas'ta M illi Kongre topland ı. Ġrade-i Milliye Gazetesi'nde Ġhanetin Belgesi" baĢlığı ile yayınlandı. Ġstanbul'a dönen Genel Komutan. Vali ve komutanlığı hemen efe alın.. 1. 3 Eylül 1335(=1919). efelerden övgüyle söz etti ancak bunların Mustafa Kemal ile ilgileri olmadığını açıkladı!. Bölgeden kimseye sezdirmeden ayrılın ve Sivas'a hiç kimseye fark ettirmeden girin. "MĠLLET ARTIK UYANDI" Tüm milli güçleri birleĢtirme ve Türkiye'yi iĢgalden kur370 "Dersaadet(=BaĢkent Ġstanbul). orada bulunanları hemen tutuklayıp. Oradaki jandarma ve asker sayısı az olmakla birlikte iyi yönetecek olursanız. Jandarma Genel Komutanının Türk gazetelerinde yayınlanan açıklamalarının büyük bölümü. Kendilerine nereye ve niçin gidileceğini söylemeyin. çözülecektir)" kayıtlı. 364[371] JANDARMA G ENEL KO MUT ANI SERBEST BIRAKIL DI Nazilli'de Aydın Kuvayi Milliye Komutanı Hacı ġükrü ile Demirci Efe tarafından gözaltına alınan Jandarma Genel Komutanı Ali Kemal PaĢa. s.Bey) ortak imzasını taĢıyan Ģifreli telgrafta 363[370] Ġstanbul Hükümeti baskının ayrıntılarını da bildiriyordu: "Oralardaki Kürtlerden güvenilen 100-150 kadar süvari toplayın. . Bizzat halledilecektir(=deĢifre edilecektir. serbest bırakıldı.. 371 Ġrade-i Milliye Gazetesi. 17 Eylül 1919. karĢınızda baĢka bir kuvvet bulanmayacaktır. muhafızlı olarak Ġstanbul'a gönderin. sansürlendiği için "beyaz" bir boĢluk olarak çıktı.

Batı Anadolu'da Ġslâm'ın harim-i ismetine (namusuna) tecavüz eden Yunan zalimleri. Her zaman güçsüz ve kararsız kaldı. Ġtilaf devletlerinin hoĢgörür gözleri önünde canavarca facialar yaptılar. milletin tam olarak uyandığı söylenemezdi. ĠĢte bu durumlar. Bütün bu haksız saldırılara karĢı Ġstanbul'daki hükümet. ERMENĠLER VE PONTUSÇULAR'IN kirli emellerine değinen Mustafa Kemal uzun konuĢmasında önemli noktalara tek tek iĢaret etti.Trakya da iĢgal bölgesi içine alındı. Ankara. HIRĠSTĠYANLAR. Ülkemizdeki Hıristiyanlar az ıtmıĢtı: "Ġtilaf devletlerinden kuvvet alan ülkemizdeki Hıristiyanlar. Konya yakınlarına kadar gelen iĢgalciler Antalya'ya da girdiler." . Kongre baĢkanlığına seçilen Mustafa Kemal." Pontus Krall ığı canlandırılmak isteniyordu: "Karadeniz kıyılarımızda." Ermeniler katliama ba ĢlamıĢtı : "Doğu'da Ermeniler. yabancı tekeline ve baskısına yenik düĢtü. "Kongrenin Ġttihatçılıkla ilgisi olmadığına ĠliĢkin yemin edilmesini istiyordu. padiĢah saraylarının içine kadar sokulan boğucu bir iĢgal havası içinde. milletimizin onuruna dokunan çılgınca davranıĢlara giriĢti. Kızılırmak'a kadar geniĢleme hazırlıklarına giriĢtiler. toptan öldürüp yok etme politikasını gütmeye baĢladılar. Adana." Hükümet her Ģeye katlanıyor ve susuyordu: "Saltanat tahtının yeri ve halifeliğin merkezi olan Ġstanbul ise. ġimdiden sınırlarımıza kadar dayanıp. milletimizi silkinip uyanmaya sürükledi. MaraĢ. açıĢ konuĢmasında "Artık milletin uyandığını" söylüyordu ama. Pontus Krallığı hayalinin gerçekleĢmesine bile çalıĢıldı. belki tarihte bir benzeri daha görülmemiĢ bir katlanma ile sustu. Kongre delegelerinin pek çoğu "PadiĢaha kongre adına bir telgraf çekilmesini.tarmaya yönelik ikinci "ulusal direniĢ kongresi" 4 Eylül 1919'da Sivas'ta toplandı.

kutsal sadıklarına ve milli kaderine sahip çıkacak bir gücün. onların asla güvenilmez sözüne. Bu durum. hepsini hiç çekinmeden uygulamaya koymuĢlardır." Umud u yitirme mek gerekiyordu . merkezi hükümeti uyarmakla bir çok büyük zararı önlemiĢ oldu. tarih bir milletin varlığını. milli tarihimizde elbette Ġstanbul Hükümeti hesabına lekeli bir sayfadır. Medeniyet denilen maska- . kansız bir millet görün tüsü sergileniyordu: "Artık milletimiz çok güzel anladı ki. milli davranıĢta bir çok gecikmelere ve duraklamalara neden olduğu unutulamaz. Buna karĢı boyun eğip. görünüĢün kaygılı karanlıklarından umutsuzluğa düĢmediler. millet ve milli gücün tam dayanağı olan namuskâr ordumuz.Cansız bir ülke. Ve bu zavallılık yüzündendir ki. belirlemeye baĢlayan bağlılıklarını koparmak ve böylece milleti daima yenik göstermek gibi ancak düĢmanlarımızın çıkarına iĢleyen aykırı davranıĢlarda ancak gücünü gösterebilirdi. teslim olmuĢ görünmek.. Yine de bu durumun." Tükürün ehli salibin(Haçlının) o hayasız yüzüne. bir isteğin (iradenin) olmadığına iyice hükmederek akıllarına geleni yapmıĢlardır.. Çünkü onlar bilirler ki." Ordu. itilaf devletleri bu ülkede." Hükümet. hükümeti uyar ıyordu: "TeĢekkür olunur ki. tam bir çöküntüden baĢka bir sonuç vermeyecektir. hakkını hiçbir zaman inkâr edemez. "Efendiler! Milletimizin sizler gibi uyanık ve Ģerefli kimseleri. milletin sesini boğmak. milletin se sini bo ğuyordu : "Ülkenin ve milletin kaderine sahip çıkmada güçsüzlükten. miskinlikten baĢka bir Ģey gösterememiĢ olan Ġstanbul Hükümeti. Tükürün. cansız bir ülke kansız bir millet neleri hak etmiĢ sayılabilirse.

Avrupa'nın göbeğindeki Ġsviçre(AB üyesi değil) ve bu geliĢmeden sonra 12 Ekim 2006'da da AB'nin kurucu üyesi Fransa'da "Türkler Ermeni soykırımı yapmamıĢtır" demek. Türkler'in Pontus Rumi ar’ı ve Süryaniler'e de soykırım uyguladığını çok büyük oyla kabul edip. erken genel seçim aday listelerinden atılan üç Türk politikacı (Erdinç Saçan. parçalamaya yönelik gayretler içerisinde tezler önümüze geliyor" diyen BaĢbakan . Türkiye'de "ifade özgürlüğünün" önündeki engellerin kaldırılmasını isterken. bunların 106'sı "evet" dedi. AB üyesi Hollanda üç Türk milletvekili adayının "ifade özgürlüğünü" yok etti!. "Ermeni soykırımı yoktur" diyen 1 yıl hapis ve 45 bin Euro(Avro) para cezası alacak. Avrupa Birliğinin Parlamentosu(AP) gerçekleri ters yüz ederek. Bu geliĢmeden birkaç ay önce. Bir yıl önce AB konusunda.. Ayhan Tonca ve Osman Elmacı) "Avrupa demokrasisi" (!) karĢılaĢmıĢ oldular. "Türkler Ermeni soykırımı yapmamıĢtır" dedikleri için. Öte yandan. Pontus Krallığı'nın canlandırılmaya çalıĢıldığını söylüyor. rapora geçirdi!. yeni bir "Türkiye Raporu" onayladı.. ülkemizi iĢgal eden Avrupalıların zalimliklerini sıralıyordu. AB. 27 Eylül 2006'da Türkiye üzerinde aynı oyunlar sergileniyor ve ülkemiz suçlanıyordu. 365[372] Türk Tarih Ku372 Fransız Parlamentosu'nda kabul edilen yasaya göre. kanunla yasaklandı..ra mahlûku görün: Tükürün. Mustafa Kemal Sivas Kongresi'nin açılıĢında Ermenilerin Türkler'i katlettiğini". maskeli vicdanına asrın.. Eurlings tarafından hazırlanan raporda. "Türkler'in Ermeni soykırımı yaptığını" ileri sürdü. 87 yıl sonra da. tükürün. Oylamaya 577 milletvekilinin 129'u katıldı. Hatta.. Aynı AB ayrıca. Mehmet Akif Ersoy YIL 2006. "Dayatmalar olduğu doğrudur. "Türkiye'nin de bu gerçeği(!) kabul etmesini" istedi.

-HC 373 Cumhuriyet Gazetesi. Türkiye Cumhuriyeti ve bu cumhuriyetin temel değerleri olan.dün olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti devleti üzerindeki emellerine ulaĢma gayretlerini sürdürürken TSK'yı yıpratmak için iĢbirliği halinde saldırılarını yoğunlaĢtırmıĢlardır.Benedikt). Sonlarını kendileri hazırlayan Erdoğan. s. Ondan öğrenilecek bir Ģey yoktur" diye demeç vermiĢti!. manĢet. -ki onlar kendilerini bizim bildiğimiz gibi çok iyi biliyorlar.. Türkiye ve Türk Ordusu'na yönelik sözlü ve eylemli iç ve dıĢ saldırılara karĢı AKP Hükümeti'nin sessiz kalması üzerine Genelkurmay BaĢkanı Orgeneral YaĢar Büyükanıt. "sınırda göz altına alınacak ve sorgulanacaktır" diye tehdit edildi. Vatikan Devlet BaĢkanı olan Papa(16.1. Dr. ancak bu hedeflerin önündeki esas engelin. 8.. Avrupa ve ABD baĢta olmak üzere onlarca ülke "Ermeni Soykırımı" yasaları kabul etmiĢ. 3 Ekim 2006. bu kez "Pislik pislikle temizlenmez" diyerek pasif tutumunu sürdürdü. 1. Daha önce. daha sonra Hz. Danimarka Hz Muhammed'e hakaret karikatürleri yayınlamıĢ. meydanlarına sözde Ermeni soykırım anıtı dikmiĢ. “sessiz kalmayacağız” dedi. Muhammed'in öğretileri Ģeytanîdir... Muhammed'e "hakaret yarıĢmaları" düzenlemiĢ. 2 EKĠM 2006. Ġslâmiyet'i kılıç zoruyla yaymıĢtır. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu "Anadolu denizinde hepsi boğulacak" dedi: "Haince hedefleri. TSK olduğunu bilen kimi iç ve dıĢ mihraklar. manĢet. Yusuf Halaçoğlu gibi bir tarihçi dahi. bize dost olduğunu söyleyen o ülkelerin baĢbakan ya da cumhurbaĢkanları da bu anıtları törenle açmıĢtı. Mustafa Kemal'in bu açıklamasından 87 yıl sonra da hükümeti uyardı. bir baĢka politikacı (ĠĢçi Partisi Genel BaĢkanı Doğu Perinçek) Lozan'da gözaltına alındı. Harp Akademileri Komutanlığı 2006-2007 eğitim öğretim yılı açılıĢ törenindeki bu konuĢmasından iki gün önce de bir baĢka komutan sömürgecilere dersini verdi. Hürriyet Gazetesi. .rumu BaĢkanı Prof. 3 Ekim 2006. 366[373] Genelkurmay BaĢkanının. Ordu. 'Hz.

Denizli ve Afyon delegeleri) destek veriyor ve buna karĢı çıkacak PadiĢah ve Damad Ferit için "Ġsterlerse 374 Hürriyet Gazetesi. ANADOLU'DA BĠR "MĠLLĠ HÜKÜMET" kurulmasına değinen Mustafa Kemal. Yeniçağ Gazetesi.bu zavallılara biz sadece acıyoruz. AB idealleri ve AB uyum süreci uğruna Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasa ile belirlenmiĢ temel değerlerinden asla sarfı nazar edemez. en az AB üyesi ülkeler kadar ulusal çıkarlarına. Arslan. . VATAN BATI RICISI ĠLAN EDERĠZ! . Türkiye'yi iĢgalden kurtarmak için kurulan derneklerin birleĢtirilmesine karar verildi. (.)ÇağdaĢ Türkiye. o güne kadar kafalarında biriktirdikleri soruların yanıtını aramakla "güven oluĢturmaya" yönelik tartıĢmalarla geçirdiler. Ayrıca. Türk Silahlı Kuvvetleri. "toplantı Ġttihatçıların toplantısı mıydı.. geleceğini Ģekillendirmede Türkiye'nin kimsenin dayatma ve tavsiyesine de ihtiyacı yoktur. Bulut.1. Bu süreçte bilinmelidir ki. s. Hüsrev Sami Bey. Özellikle. anayasa. mandacılığın kabul edilemeyeceğini vurguladı durdu. Bu mihraklar ya Türkiye'yi terk edecek ya da Anadolu denizinde boğulacaklardır.11.. SĠZĠ DE REDDEDER. aĢındırılmasına da müsamaha gösteremez. Milli hükümet kurulmasını isteyenlere (Mazhar Müfit. 30 Eylül 2006. Kongre üyeleri zamanlarının büyük bölümünü. s. "Manda" (himaye) konusu da kongrenin çok ayrıntılı biçimde üzerinde durduğu ana konulardan biri oldu." 367[374] Genç Tıbbiyeli'den M ustafa Kemal'e: "MANDA' YI KABUL EDER SENĠZ. Daha sonra. edilmesine de." SĠVAS KONGRESĠ'NĠN ilk üç gününde ana konulara girilemedi.' vazgeçilmezlerine ve gelecek kuĢakların güvenlik ve refahına karĢı hassastır. değil miydi?" sorusu ve bu konuda "yeminler edilmesi" tartıĢması ön plandaydı.. 2 Ekim 2006.

Aslında durmadı. Manda taraftarı "milliciler"(ulusalcılar). Yoksa fırsat kaçacak. a. "mandanın.. çabuk. Bir dakika kaybedecek vakit yok. Amerikan mandasına girilmesini istiyordu. Amerikan sömürgesi olmak isteyenler Mustafa Kemal'e Ģu sözlerle de baskı yapıyordu: "Çabuk. 'Manda altına girdik' demeyelim de. Örneğin. Biz herkesten daha iyi AB'ciyiz" dedi durdu. Ģöyle diyordu: "Kendimizi tümüyle âciz ve çaresiz kalmıĢ görerek.124." 368[375] "ÇABUK.. 'bizi kurtarın' diye Ģuna buna yalvarmak gibi bir zillete bu millet dayanamaz. bağımsızlığın terk edilmesi anlamına gelmediğine" inanıyordu.. "Manda kelimesine takılmayın. önemli olan iĢin içeriğidir. Sadece zamansız olduğu kanaatindeyim. Ya ölürüz ya istiklal-i tam sahibi oluruz? Manda tartıĢmaları kongre bitiminde de sürüyordu.." 20022006 yılları arasında da hükümet. hep AB'nin isteklerini yerine getirdi. Bu kelimenin önemi yok. isterlerse 'Sonsuz yaĢayacak devlet olduk' diyelim" diyordu!. Çabuk.. Her Ģey sırasında ve zamanında yapılmalıdır.e. Amerikan himayesini isteyin.. Bir iĢi zamansız yapmak. aman yabancı devlet himayesi.. kaçırırız” Daha önceki yıllarda kaçırılmıĢtı.g. DüĢüncelerinize karĢı değilim. ġevket Süreyya.. Borçlarımızı ödeyemeyiz. "Tam bağımsızlık" isteyenler arasındaki Bursa delegesi Ahmet Nuri ise.. s. o iĢi sonuçsuz bırakmak olur. AMAN AB TRENĠ DURUR!. Anadolu delegeleri ise kesinlikle buna karĢıydı. . Ġstanbul'da filân Amerikalı veya Amerikan heyeti cevap bekliyor. Biz kendimizi idare edemeyiz. Avrupa Birliği Ģemsiyesi altına girmeye çalıĢırken "Aman AB treni durur.buna isyan adını versinler" diyor ama tedbirli davranıyordu: "Bunun için galeyana gerek yok. ÇABUK.." Ġstanbul delegeleri ısrarla. 375 Aydemir. Hatta. Bizden bunlar geçmiĢtir. Ġstanbul delegelerinden Ġsmail Hami. bir gece "milli hareketin liderinin" odasındaki sesler dıĢarıya taĢtı.

Bulunamadı. 1. Hikmet'i milletvekili yapmak istiyordu. ne de tedbir kabiliyeti vardı. "Gençler. Dönemin gazetelerinde yer alan bu haberi de "kaydeden" Mazhar Müfit." 376 Kansu.." Bu sözler üzerine Hikmet. a. Cilt. sesini yükselterek heyecanla: "PaĢam. 'ölmüĢ.' dendi. Gençlikle gurur duyuyorum. Parolamız tektir ve değiĢmez: Ya istiklâl ya ölüm!. yıllardan sonra 'Acaba bizim Sivas Kongresi'ndeki biricik ateĢli genç tıbbiyelimiz nerede?' diye sormuĢtu. vatan batması' ilan eder ve Ģiddetle kınarız!. Ma ndayı kabul edemem. PaĢa da genci alnından Öptü. Mustafa Kemal'i 'vatan kurtarıcısı' değil. Mustafa Kemal de heyecanlanmıĢtı: "Evlat (Çocuk!) müsterih ol.e. manda düĢün cesini siz kabul ederseniz sizi de reddeder. Bir kısmının hâlâ hasis politikacılık menfaatlerinden baĢka düĢündükleri yoktu. Halbuki. . örneğin.248.Genç Tıbbiyeli delege Hikmet...Ġçlerinden bir kısmında saf bir vatanperverlik hissinin coĢkunluğundan baĢka ne fikir.. vatanın bütün ümit ve Ġstikbâli size.g."369[376] ". albay rütbesine yükselmiĢ olarak bir askerî hastanenin baĢhekimliğinde bulunduğunu memnuniyetle öğrendim. üyesi olduğum Tıbbiyeliler beni buraya Ġstiklâl davamızı baĢarmak yolundaki çalıĢmalar için gönderdiler. Eğer kabul edecek olanlar varsa." diyordu. "Var ol PaĢam" diyerek Mustafa Kemal’in ellerine sarılıp öperken. yıllar sonra Ģöyle "diyecekti: "Mustafa Kemal PaĢa. bunlar her kim olursa olsun Ģiddetle reddederiz. s. genç kuĢakların anlayıĢ ve enerjisine bağlanmıĢtır" dedi. geçen sene hayatta olduğunu. Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz.

. "Azizim Mazhar Müfit! Bu senin dediklerinin hepsi olsa.. Parasızlık doğal olarak onu sinirli yapıyordu. Mazhar Müfitle Mustafa Kemal arasında geçen konuĢma. PaĢa gülerek. Haydi git yat.g. s. asker yok. Cilt. Var olan ise. (. top yok. a.. Marifet bu yokluk içinde baĢarılı olmaktır. tüfek yok.Mustafa Kemal (1919)370[377] PARA OLSA. yarına kadar bir Ģeyin kalmaz" karĢılığını verdi.e. tam bir ders niteliğinde. bütün dünya ile uğraĢıyoruz. beĢ on tane gazete daha çıkarılabilsin ve hatta yabancı 377 378 Atatürk'ün Bütün Eserleri. Müfit Bey sinirli biçimde: "Hepsi güzel.80. Her nedense sen bu gece sinirlenmiĢsin. . Mazhar Müfit. yalnız memleketimizle. yalnız Hakimiyet-i Milliye Gazetesi değil. padiĢahla. asker. Para yok.g. Kongre'nin sonunda "bütün dünyaya kafa tutan millicilerin parasızlığı" tartıĢılırken. 1. Buna çare düĢünelim" dedi. kağıt bulamıyordu. fakat biz burada 5-6 kiĢi oturmuĢuz. top ve tüfek yoksulluğunun yanı sıra. a. Mustafa Kemal'in yanında Milli Mücadele'nin finansal sorunlarından da sorumluydu. Daha sonra Mustafa Kemal bu durumu Ģöyle açıklayacaktı: "Elde var olan Hakimiyet-i Milliye Gazetesi için bile kağıdımız yok. o zaman bu iĢi annem de görebilir.340. 371[378] Para. Velhasıl bu savaĢımızı destekleyecek elimizde kuvvet yok.) Tabii istenir ki. s. millî direniĢi anlatacak bir gazete çıkarmak için de para yoktu.e. Cilt:3.. Ferit PaĢa ile değil. Kansu. ANNEM DE YAPAR! .

gazeteler çıkarılsın, bunlar arzu edilir. Bu konuda da varolan olanaklara baĢvurulmamıĢ değildir." 372[379] SAF BĠR VATANPERVERLĠK tek baĢına hiçbir zaman iĢe yaramazdı. Yurtseverlik, milliyetçilik duygularıyla coĢmak, ülkeye hizmet için yeterli değildi. Davaya maddi ve manevi katkıda bulunmadan, düĢünce gücüne katılmadan söylenecek her söz "boĢ bir coĢku" olmaktan öteye geçemeyecekti. Millî Mücadele'nin finansmanı konusunda da bu gerçekle yüz yüze geliyoruz. Tıpkı, bugün yabancı sermayeye karĢı güçlü bir ulusal sermayenin oluĢturulmaması ya da var olan ulusal sermayenin ulusal konularda para harcamaktan uzak kalması gibi. Heyeti Temsiliye toplantısındayız. Mustafa Kemal baĢkanlığındaki toplantıda (26 Kasım 1919) "Kâzım PaĢa, Fuat PaĢa, Rauf Bey, Rüstem, Bekir Sami, Haydar, Mazhar Beyle r, Mümtaz, Selâhettin ve ġemsi Beyler" var. 373[380] Birçok konu tartıĢılıyor. Sıra yine parasızlığa geliyor. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Hükümetin gelirlerini beklemek mümkün değil. Hariçten borç almak da mümkün değil, bu devleti yaĢatmak da lazım, ne yapmalıdır? Haydar Bey: Vergileri artırmak. (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Yani öyle bir dahili(=iç) borçlanma yapmalı ki, adeta teberru(=bağıĢ) ve iane(=yardım) Ģeklinde olsun. (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Yani bir hayat memat meselesidir. Devletin hayatının devamı için ahaliden para almak mecburidir.
379 380

Öztürk, Ġbrahim Sadi, a.g.e., s.107. Heyet-i Temsiliye Tutanakları, Hazırlayan: Uluğ Ġğdemir, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1989, s. 103-126, aktaran: Atatürk'ün Bütün Eserleri, Cilt: 5, a.g.e., s.273-288.

Mümtaz Bey: Rıza ile imkânsızdır. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Yarı rıza Ġle, yarı kuvvetle. Mümtaz Bey: O halde kendiliğinden anarĢi çıkar. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Her yerin bir zengini vardır. Mümtaz Bey: En zengin yerler istilâ altında., Ġzmir.. Adana. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Borç almak Ģeklide yardım toplamak. Kâzım PaĢa: Bizim bölgede rast geldim. Bütün zenginlerin elinde yazılı senetler, özel senetler., doludur. Hayvanı, malı, her Ģeyi alınmıĢ. Birçok zengin tüccarlar iflas etmiĢtir. MüĢkülat: Ya hükümet bir de bize dirsek çevirirse? (…) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa : Vilayetler, kolordular para istiyor, yok diyor. Kâzım PaĢa: Cevap bile vermiyor. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: 3. Kolordu zannedersem o kadar zengin değildir. Subaylara maaĢ için parası yoktur. Ġsta nbul da vermiyor. Ne yapacak? (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Netice olarak halka yüklenmek. Selâhettin Bey: Böyle olacak. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Sivas vilayetinde, Sivas, Tokat, Amaya, Canik livalarında ne kadar subay, ne kadar nefer besleyeceksiniz? Selâhettin Bey: Altı bin insan beslemeye mecburuz. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Ne kadar para? Selâhettin Bey: Yüz bin lira. Yemek içmek. Her Ģey dahil. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Et, un çıkarırsak, ne kadar kalır?

Selâhettin Bey: Yarı yarıya kalır. Elli bin lira. (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Altı bin kiĢiyi besleyemeyeceksiniz. Sonra ne olacak? Selâhettin Bey: Dağılacak. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Demek çökecek. Selâhettin Bey: Bir miktarını beslemek için zorla alacağım. Biraz acı olacak ama, ne yapalım. Bir kısmına izin vermek, bir kısmını beslemek. Asgari bir hadde(=en az miktara) indirmek. (...) Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Demek yine ahaliye. Bulgar repiskası (=makbuz) gibi olacak. Haydar Bey: Yine vergiler konmasıdır. Yalnız hafif olmalı. Reis (Mustafa Kemal) PaĢa: Ne dersek diyelim. Yine ahaliye dayanmadır. KUYUDAN ÇIKAN HESAP DEFTERĠ... Zaferden sonra Sarayköy'de bir kuyudan çıkarılan "hesap defteri", Milli(Ulusal) Mücadele'nin parasal sıkıntılarını gösteren belgelerden biridir. Bu defter, Denizli Sarayköy'de Heyet-i Milliye'nin kasa defteri idi. ĠĢgalde düĢman eline geçmemesi için evrak çuvalı içinde kuyuya atılan defter, çuvalın ortasına denk geldiği için diğerlerinin aksine sudan etkilenmemiĢ ve erimemiĢ olarak bulundu. Defterde, milli mücadele için paraların toplandığı ve ihtiyaca göre harcandığı görülüyor. Buna göre; kiĢi baĢına alınan 100-10.000 kuruĢ arasındaki bağıĢlardan birkaç örnek Ģöyleydi: 100 kuruĢ 150 kuruĢ 500 kuruĢ Emin Usta. 3.000 kuruĢ : : : : Kocairioğlu Süleyman Efendi. Kahveci Hasan ÇavuĢ. Muhacir(göçmen) Kunduracı

Ekmekçi Hacı Osman Usta.

10.000 kuruĢ

:

Beylerbeyi Köyü'nden. Kazamız Rumları'ndan.

5.000–10.000 kuruĢ :

Yapılan harcamalardan birkaç örnek: 824 kuruĢ : (18 Haziran 1919'-da) Ġstanbul'daki Ġngiliz, Fransız, Amerika ve Ġtalya siyasi temsilciliklerine çekilen telgraf ücreti (makbuzlu). 1.600 kuruĢ: (20 Haziran 1919) Vatan ordusuna katılan mücahitlere alınan kundura için kunduracı Hacı Mestan'a. 15.500 kuruĢ: (2 Temmuz 1919) Kör Hasan Çetesi'ne katılan 35 nefere harçlık olmak üzere 5'er lira. 160 kuruĢ: (10 Temmuz 1919) ÖdemiĢ Jandarma Kumandanı Tahir Bey Çetesi hayvanlarının yem bedeli. 5.000 kuruĢ: (29 Temmuz 1919) Aydın çatıĢmasında Ģehit olan YüzbaĢı Süleyman Ağa ailesine mükâfat. 6.000 kuruĢ: (30 Eylül 1919) Milli jandarmaların Eylül 1919 maaĢları (bordro gereğince). 374[381]

AMERĠ KALI GAZET ECĠ SĠVAS KO NGRESĠ'NDE..
AMERĠKAN MANDASININ tartıĢıldığı Sivas Kongresi'ni dünya basınından bir tek gazeteci izliyordu. O da Amerikalıydı?.. ġikago Daily News Gazetesi'nin muhabiri Louis Edgar Brovvne, Mustafa Kemal'le de görüĢtükten sonra, "Haksızlık karĢısında bütün Anadolu ayağa kalktı" diye yazıyordu. Milli kongrede, Ġstanbul Hükümeti tarafından görevinden alınan Ankara'daki 20.Kolordu Komutanı Ali Fuat PaĢa, "Batı Anadolu Kuvayi Milliye Komutanlığına" atandı. General Ali Fuat, hemen Ġngilizler tarafından iĢgal edilmek üzere olan EskiĢehir'e hareket etti EskiĢehir Çorum, Afyon ve Konya ile birlikte Ġstanbul Hükümeti'ni tanıyordu ve kongrelere karĢı "direnme merkezi" gibi çalıĢıyordu. EskiĢehir'i iĢgal ede381

Bayar, a.g.e., Cilt 6, s.155, 220 ve 242.

cek Ġngilizler ön saflara Hindistan'dan getirdikleri Hintli askerleri sürüyordu. 375[382] 11 Eylül’de Sivas Milli Kongresi sona erdi. "Türk Milleti'ne" hitabıyla yayınlanan sonuç bildirisinde, Erzurum Kongresi'nde alınan kararlara sahip çıkıldı ve bir kez daha vurgulandı.

MUSTAFA KEMAL: "GAZETESĠZ VE FĠKĠRSĠZ BĠ R ĠHTĠL AL NASĠL YÜRÜR?"
11 Eylül 1919'da Sivas Kongresi sona ererken, Ulusal Bağımsızlık SavaĢı'nın önemini, yapılacak iĢleri, mevcut durumu önce kendi milletine anlatmak isteyen Mustafa Kemal, gazete çıkarmak gereğini duydu. 376[383] Ulusal Bağımsızlık SavaĢı'nı baĢarıya götürmek, alınacak kararları ve yapılacak eylemleri günü gününe halka duyurmak ve hükümetle halk arasında bağlantıyı sağlamaktan geçiyordu. Mustafa Kemal, "basının bir silah" olduğunu Harbiye öğrenciliği zamanından beri çok iyi biliyordu. Bu silahı sonraki yıllarda çok iyi biçimde kullandı. O'na göre, "Gazetesiz ve fikirsiz bir ihtilal nasıl yürürdü?" 377[384] Harbiye öğrencisiyken, baskıcı yöntemlere karĢı direniĢçi karakterini basın yoluyla sakinleĢtirebiliyordu. Harbiye'de "el yazısıyla" bir gazete çıkarıp, yönetimi eleĢtiriyordu. Mütareke'den önce Ġstanbul'da Ali Fethi (Okyar) ile Minber adlı gazete çıkarmıĢtı. "Benim gazeteciliğim de vardı. Mütareke'den önce Ġstanbul'da Ali Fethi ile Minber adlı bir gazete çıkarmıĢ, savaĢ yılla382

Ġngilizlerin "stratejik müttefiki" Amerika BirleĢik Devletleri de, Irak'ı iĢgal ederken, göçmenlerden oluĢan "paralı askerleri" öne sürüyordu. 383 Özkaya, Yücel, Prof. Dr., Millî Mücadele'de Atatürk ve Basın (19191921), Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını, Ankara 1989, s.59. 384 Özgelik, Ġsmail, Prof. Dr., Millî Mücadele'de Anadolu Basınında Güney Cephesi (Adana, Antep, MaraĢ, Urfa) 1919-1921, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını, Ankara 2005, s.15.

rında biriktirebildiğim altınımı batırmıĢtım" sözleri de basına verdiği önemi gösteriyordu. Daha sonra Sivas'ta çıkardığı irade-i Milliye gazetesinin uzun süre baĢyazarlığını yapmıĢtı. PaĢa, Sivas'tan Ankara'ya geldiğinde hemen bir gazete çıkarılması emrini verecekti. Adını bizzat kendisinin "Hâkimiyet-i Milliye" koyacağı gazete, 6 ġubat 1920 sabahı basılırken Ankara'daki Vali Hanı'nın ahırı makine gürültüsüne boğulacaktı: "O sabah güneĢ daha yeni yükselmiĢti ki, Ģehirde mevcut tek otomobil, hanın avlusuna kadar girmiĢ ve Mustafa Kemal gelmiĢti. Yazı iĢleri odasında iskemlelerden birine iliĢmiĢ, günlük çıkmaya baĢlayan gazetesinin bu ilk nüshasını bir müddet sevinçle seyretmiĢti, öylesine mesuttu ki! Tek yapraklı da olsa Ģu gazete ile, çok karıĢık bir manzara arz eden meclise de yön verebilecekti."378[385] Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, yayın dönemi boyunca sık sık Ġstanbul basınına ağır dille çatmıĢ ve basının Millî Mücadele ve devrimler döneminde, halkı yönlendirmek yerine cinayet, adi suçlar, vb. basit magazin haberleriyle halkı oyalayıcı yayın yapmakla suçladı. 379[386] Millî Mücadele döneminde ortak bir ulusal direniĢ ruhu ve kamuoyu oluĢmasında Anadolu Basını'na büyük görev düĢtü. Mütareke basınının karĢısındaki gazetelerin yayınları ile, yeni oluĢan devletin ulusal politikası halka anlatılmıĢ; ulusun topyekün savaĢa hazırlanması sağlanmıĢ; düĢmanların kimler olduğu konusunda halk bilinçlendirilmiĢ; çeĢitli halk tabakaları arasındaki ayrılıkların kaldırılmasına çalıĢılmıĢ; millet, vatan, bayrak ve kahramanlık duyguları sürekli geliĢtirilmiĢ; toplum geliĢmeleri, siyâsi akımları izleyebilmiĢ; halkın psikolojik yapısını desteklemek için de gerekli propaganda önemli ölçüde gerçekleĢtirilmiĢtir. 380[387] Halkın psikolojisinin bozulmaması için ise, bir
385

Özgelik, Ġsmail, Prof. Dr., Milli" Mücadele'de Anadolu Basınında Güney Cephesi, s.20. 386 Altınal, ġengül, Basının Kamuoyu OluĢturma ĠĢlevine Örnek Olarak: Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi (1920-1934), YayınlanmamıĢ Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ġstanbul 1992, s. 251. 387 Özgelik, Ġsmail, Prof. Dr., Millî Mücadele'de Anadolu Basınında Güney Cephesi, s.V(önsöz).

çok Ġstanbul gazetesi ve azınlıkların basın organları Anadolu'ya sokulmamıĢtır. Bu amaçla 6 Mayıs 1920'de bir "Sansür Talimatnamesi" çıkarılmıĢ, 20 Mayıs 1920'de Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi'nde yayınlanmıĢtır. 19 maddelik bu Talimatname'nin ikinci maddesine göre; "Ġstanbul gazetelerinin taĢraya girmesi yasaktı. Bütün Ġstanbul gazeteleri, sahil sansür merkezlerinden geriye yollanacaktı. Bu gazeteler ve resmî belgeleri kabul eden ya da geriye göndermeyen memurlar 'Vatana Ġhanet' Yasası ile yargılanacaktı."381[388] Tek tek ya da topluca ..

ULUSALCILARIN KATLED ĠL MESĠ Ġ ÇĠN FETVA
Hükümetin adamı ġeyhülislâm Mustafa Sabri, "millicileri" (ulusalcıları) öldürerek yok etmenin dînî bir görev olduğuna iliĢkin fetva hazırladı. Önceleri gizlilik içinde hazırlanan bu "katliam fetvası", yabancı basına sızdı. Fetvanın yabancı basına sızmasının sırrı, Ġstanbul'un henüz "resmen" ilan edilmese de "fiilen" Ġngiliz iĢgalinde olması ve tüm emirlerin iĢgalciler tarafından verilmesi idi. Çünkü, emri onlar veriyor ve kendi gazetelerine haberi onlar uçuruyordu. Lozan Gazetesi (Gazette de Lausanne) ile Atina Habercisi (Le Messager d'Athenes) adlı gazeteler, 14 Eylül tarihli baskılarında haberi Ģöyle verdiler: "ġeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi özel bir toplantıda Ģunları söylemiĢtir: Milli hareketin Ģefi ve Harbiye Bakanı (Nâzım PaĢa) ve bütün subaylar Ġttihatçıdır. Harbiye Bakanını değiĢtirmeye ve yerine bir sivili ya da sivil gibi davranacak bir askeri getirmeye karar verdik. Milli hareketin Ģeflerine karĢı etkili biçimde davranabilmek için, ben bir fetva ve padiĢah da bir beyanname yayınlayacak. Bunlarda, milli harekete katılan herkesin sultanın ve hilâfetin düĢmanı olduğu ve bunların katledilmelerinin cinayet sayıl388

Özkaya, Yücel, Prof. Dr., a.g.e., s. 71 ve 51.

PadiĢah'ın yüksek emirleri olmadan halktan asker toplamaya kalkıĢıp. ġeyhülislâmın "Fetvâ-i ġerif diye yüceltilen "ölüm fetvası" özetle Ģöyleydi: "Dünya düzenin nedeni olan Ġslâm Halifesi (Yüce Allah. 382[389] Aynı gün Anadolu'ya dağıtılan bu fetva.211. onun hilâfetini kıyamet gününe kadar sürdürsün) Hazretlerinin yönetimi altında bulunan Ġslâm beldelerinde bazı kötü kiĢiler. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü.-HC) . yerle bir etmek.g.e. çeĢitli baskı ve iĢkencelerle halkın mallarını ve eĢyalarını yağmalamak ve bu yoldan Allah'ın kullarına zulmetmeye ve suçlar iĢlemeye. Utkan. Yedi ay sonra. Prof. 10 Nisan 1920'de. s. mü389 Kocatürk. dönemin ġeyhülislâmı Dürrizade Abdullah'ın "Anadolu'daki millî kuvvetleri kâfir ve katlinin gerekli olac ağını bildiren fetvası" yayınlandı. Bunu "usûlüne uydurabilmek Ġçin". ulusal direniĢin lideri Mustafa Kemal ve ekibi ile ulusal direniĢe katılan herkesi yok edebilmek için planlarını çoktan yapmıĢtı." Eylül (1919) ayında yabancı basında yer alan bu haber doğruydu. Dr. a. PadiĢah'ın bağlı uyruklarından nice günahsız kimseleri kati ve masum kanlarını döktükleri. Ġngilizler." "MĠLLÎ KUVVETLER KÂFĠRDĠR!. onları yakalayan ya da öldürenlerin olacaktır. görünüĢte askeri besleme ve donatma bahanesiyle ve gerçekte mal toplama sevdasıyla kutsal Ģeriat ve PadiĢah'ın emirlerine aykırı olarak birtakım salma ve vergiler kesip. Bunun en iyi yolu da "fetva" çıkarmaktı. aralarında birleĢip ve kendilerine reisler seçerek PadiĢah'ın bağlı uyruklarını (teb'âsını) hileler ve yalanlar ile kandırmaya ve yoldan çıkarmaya... Bu fetvanın resmileĢmesi ve Türk kamuoyunun öğrenebilmesi için yedi ay geçmesi gerekecekti. Müslüman bir ülkede dini kullanmalarının uygun olacağını düĢündüler.mayacağı ve her Müslüman'ın bunları tutuklamakla ve direnmeleri halinde de öldürmekle görevli bulunduklarını açıklayacağız! Asilerin bütün parası ve malları. (10 Nisan tarihi kimi kaynaklarda 5 ya da 11 Nisan olarak geçmektedir. memleketin bazı köyleri ve bölgelerine hücum ile kırıp döküp.. bir gün sonraki Takvim-i Vakayi ve diğer Ġstanbul gazetelerinde yer aldı.

Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. Selek'in metnini de TürkçeleĢtirdim-HC) .) Bu suretle halifenin askerlerinden olup da eĢkıyaları katledenler gazi ve eĢkıyalar tarafından katlolunanlar Ģehit ve Ģefaate nail olurlar mı? Beyan buyrula." Ülkemizi iĢgal eden sömürge askerlerinin yazdırdığı ve dînen yanlıĢ olan bu fetva. Bu yüzden.85. Baskı. Devlet-i Âliye'nin nizam ve düzenlerini. bu fetvanın tarihi 5 Nisan 1920'dir. hilâfet merkezi ile memleketin ulaĢtırma ve haberleĢme yollarını kesmek.. hükümet merkezini diğer bölgelerden ayırmak suretiyle halifelik otoritesini kırmak ve zayıflatmak amacıyla yüksek halifelik makamına ihanet suretiyle imama(PadiĢaha) baĢkaldırmakla (itaatten dıĢarı düĢmekle). dağılmaları hakkında gönderilmiĢ bulunan yüksek emirlerden sonra hâlâ inat ve fesatlarında direnirlerse.. askeri ve mülkî memurları kendi baĢlarına görevden alma ve kendi kötülük arkadaĢlarını (hempalarını) tayin. memleketin asayiĢini bozmak için yalanlar yaymak ile halkı kıĢkırtmaya ve kargaĢalığa gayret etmekte oldukları açıklanmıĢ ve gerçekleĢmiĢ olan adı geçen reisleri ile avâneleri ve onlara bağlı olan kimseler eĢkıya düzeyinde bulunup. Sabahattin. Ġstanbul. s. ġeyhü390 Selek. 'Fekatilü ellet! tebga hatta tefaa ile emer Ulah' ayeti kerimesi gereğince katledilmeleri ve gerekirse kitle halinde öldürülmeleri yasal ve farz(=zorunlu) olur mu? Beyan buyrula..minlerin Emiri olan PadiĢah emrinde bulunan bazı dîni.. (Sabahattin Selek'e göre. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. olur! " 383[390] "DÜġMANLA ĠġBĠRLĠĞĠ EN BÜYÜK GÜNAH!. Ocak 2004. Müslüman Anadolu insanı üzerinde etki yapabilirdi. devletçe gönderilen emirlerin yapılmasını yasaklamak. adı geçen kimselerin kötülüklerinden memleketi temizlemek ve zararlarından halkı kurtarmak vacip(=gerekli) olup. 11. 6 gün sonra 16 Nisan'da (1920) yerine getirildi. Anadolu Ġhtilali.. LCilt. olur! Dürrü Zade Es-Seyyid Abdullah tarafından yazıldı. Ġslâmiyet'e uygun doğru bir açıklamanın yapılması gerekiyordu. (. KastaĢ Yayınları. Ankara Müftüsü Rifat (Börekçi) Efendi. Bu gereklilik.

bazıları haksız olarak kati ve hilâfet yerinin korunmasına yarayan bütün siperler (istihkâmlar). olur! Bu suretle yasal hakları ve halifeliğin elinden alınmıĢ gücünü kurtarmak ve fiilen tecavüze uğradığı belirtilen memleketleri. Islâmlar'ın (=Müslümanlar'ın) düĢmanları olan devletler tarafından fiilen iĢgal edilerek.lislâm Dürrizade Abdullah'ın fetvasının dînen geçerli olmadığını ilân eden bir fetva yayınladı.. 391 Kocatürk. Dr. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. Utkan. bütün iman sahiplerine farz olur mu? Beyan buyrula.384[391]): "Dünyanın düzeninin nedeni olan Ġslâm Halifesi Hazretlerinin halifelik makamı ve saltanat yeri olan Ġstanbul..g. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. gayrimüslim uyruklularla birleĢip Ġslâmlar'/ katliam ve mallarını yağmalamak ve kadınlara tecavüz ve Ġslâm'ın kutsal saydığı değerlere hakaret eder olduklarında. açıklandığı üzere hakaret ve esirlikle karĢı karĢıya kalmıĢ bulunan Ġslâm halifesinin kurtarılması için elden gelen gayreti harcamak. (Bu fetva Anadolu'ya duyurulduktan sonra yüzlerce müftü ve din bilgini tarafından onaylanarak imzalandı ve 22 Nisan 1920 tarihinden itibaren çeĢitli Anadolu gazetelerinde imzalarıyla birlikte yayınlanmaya baĢladı. kale ve diğer savaĢ araçları zapt edilmiĢ. olmazlar! Bu suretle düĢmanlara karĢı açılan savaĢta ölenler Ģehit. s. düĢmandan temizlemek için mücadele eden ve savaĢan Ġslâm halkı Ģeriatça eĢkıya olurlar mı? Beyan buyrula. Prof. halifenin milletin gerçek çıkarlarını hedef tutan önlemler almasını fiilen engelleme (men) ve sıkıyönetim ilân ve askerî mahkemeler kurmak yoluyla Ġngiliz yasalarını uygulamaya. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki. resmî iĢleri görmeye ve Ġslâm askerlerini donatmaya görevli olan Hükümet ve Savunma Bakanlığı'na (Babıali ve Harbiye Nezareti'ne) el konularak. . müminlerin emirinin (PadiĢahın) varlığının nedenine aykırı olarak. a. Ġslâm askerleri silahlarından uzaklaĢtırılıp.e.212. yargılamak ve cezalandırmak yoluyla halifenin yargılama hakkına müdahale ve yine yüksek halifelik makamının amaçlarına aykırı olarak Osmanlı ülkesinin topraklarından Ġzmir ve Adana ve MaraĢ ve Ayıntap(=Ar\tep) ve Urfa bölgelerinde düĢmanlar tarafından tecavüz edilerek.

DĠRENĠ ġĠN YOR! . Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki.. satılmıĢ hükümetin "iĢgalci ağzıyla" yazdığı bir propaganda malzemesi idi. Birlikte okuyalım: 392 Selek. silah kullanan Müslümanlar. SavaĢ Mahkemesi) bir "idam karan" çıkarttı.87. a. Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki... ADI "F ĠTNE VE FESAT" OL U- BaĢbakan Damat Ferit imzasıyla dağıtımı yapılan bu idam fermanı. Ġslâm halkı için Ģeriatça geçerli olurlar mı? Beyan buyrula. . Cevabı budur: Gerçeği Allah bilir ki.g. KurtuluĢ SavaĢı hakkında üretilen tüm gerici iddialara karĢı da bir utanç belgesi niteliği taĢıyordu. olurlar! Bu suretle savaĢan ve dîni görevini yerine getiren Ġslâm halkına karĢı düĢman tarafını tutarak. padiĢah da bir buyruk (ferman) ile bunu destekleyecekti!.. Sabahattin. s.. olmaz! " 385[392] Ġngilizlerin haber yayınlattığı yabancı gazeteler yedi ay önce ne yazmıĢtı?. Aynı zamanda.e. olurlar! Bu suretle düĢman devletlerinin zorlamaları ve kandırma/arıyla olaylara ve gerçeklere aykırı olarak çıkarılmıĢ bulunan fetvalar. Mustafa Kemal ve arkadaĢları ile tüm direniĢçileri katletmek için PadiĢah Vahidettin de. Ģeriatça günahların en büyüğünü iĢlemiĢ ve kötülüğe yönelmiĢ olurlar mı? Beyan buyrula.hayatta kalanlar gazi olurlar mı? Beyan buyrula. 11 Mayıs'ta Ġstanbul'da Nemrut Mustafa PaĢa'nın baĢkanlığını yaptığı Divan-ı Harp'den (Askeri Mahkeme. Planlar bir bir uygulanıyordu.. ġeyhülislâm bir fetva yayınlayacak. 24 Mayıs'ta da bunu onayladı. ĠĢgalci a ğzıyla propaganda. /s/a7n/ar(=Müslümanlar) arasında karıĢıklık çıkararak.

sahip oldukları askeri ve mülkî rütbe ve niĢanlarla. fıkrası ve 56. usûlüne göre idare ettirilmesine dair Ġstanbul 1 Numaralı Divan-ı Harbi (=Askeri Mahkemesi) tarafından gıyaben (=kendisi yokken) verilen hüküm ve karar. 3. maddesinin 1.PADĠġAH FERMANI (BUYRUĞU)386[393] Mehmet Vahidettin (ONAY) Kuvayi Milliye adı altında çıkardıkları fitne ve fesatla. bunun aksine hareket edenlere iĢkence ve eziyet ederek.0rdu" olarak değiĢtirildi. Mustafa Kemal'in müfettiĢ olduğu "9. Bu PadiĢah Fermanı'nı (Buyruğunu) yürütmeye Savunma Bakanı görevlidir. Fırka Kumandanı Miralaylıktan (=Albaylıktan) emekli Ġstanbullu Kara Vasıf Bey. Anayasaya aykırı olarak halktan zorla para toplamak. vilâyetleri yakıp yıkmaya kalkıĢmak suretiyle. ele geçirildiklerinde tekrar yargılanmak üzere onaylanmıĢtır. fıkrası uyarınca. asker almak. eski 20. hâlen firarda bulunmaları dolayısıyla kanun hükümleri gereğince mallarının haczedilerek. eski 27. ayrıntıları 11 Mayıs 1336 (=1920) tarihli ve 20 sayılı karar tutanağında yazılı olduğu üzere.0rdu"nun adı. 24 Mayıs 1336 (1920) BaĢbakan ve Savunma Bakanı Vekili DAMAT FERĠT 393 394 TürkçeleĢtirme ve vurgulamalar bana ait. maddesinin 4. maddesi uyarınca. Ordu MüfettiĢliğinden387[394] alınarak. 15 Haziran 1919'da yürürlüğe giren bir talimatla "3. 55. Kolordu Kumandanı Mirliva (=Tuğgeneral) Salacaktı Fuat PaĢa ile eski VaĢington Elçisi ve Ankara Milletvekili Midillin Alfred Rüstem ve eski Sıhhiye Müdürü Ġstanbullu Doktor Adnan Bey ile eski Üniversite Batı Edebiyatı öğretmeni Halide Edip Hanım'ın. askerlik mesleğinden çıkartılmıĢ bulunan Selânikli Mustafa Kemal Efendi.-HC. . her türlü resmî unvanlarının kaldırılmasına ve ĠDAMLARINA. Mülkiye (=Devlet) Ceza Kanunu'nun 45. iç güvenliği bozanların tertipçisi oldukları iddiasıyla haklarında dâva açılan.-HC.

daha da ileri giderek "kendi ülkesinin iĢgalini" istedi!. Ġngiliz sömürge valisi yetkisindeki Robek ise.) 396 Ġngiliz Yüksek Komiseri: Bugün de uyguladıkları biçimde "koordinatör". Damat Ferit PaĢa bu hareketin Ankara.4... "özel temsilci" ya da "sömürge valisi" demek. kendilerine açındıracaklarına emin olmak için bilmem ne duygu ve sıfatta olmalıdırlar. 1955. Ülkesini kurtarmak için direniĢe geçen millicilere (ulusalcılara) "ölüm fetvaları" yayınlatan hükümet. Sivas ve Erzurum kentlerinde.HÜKÜMET..(. s. Sel Yayınları. Dr. bütün Türkiye'ye bu istilâcıların egemen olması sonucunu vereceğine kuĢku duymamak gerektiğini ve bir gün Osmanlı kabinesinin düĢmanlar tarafından atanacağını anlattım. Atatürk'ün Bana Anlattıkları. 397 Amiral Sir J. Türkiye'nin "stratejik noktalarının iĢgalini" istedi. Kendini zayıf ve âciz gören insanlar. Türk Hükümeti ile Müttefiklere aynı derecede düĢman395 Soyak..Robeck-HC...g. Falih Rıfkı.e. Amiral Lord Kurzon'a(Curzon) gönderdiği telgrafta bu durumu ayrıntılarıyla açıkladı: "Bu sabah Sadrazam ile uzun bir görüĢme yaptım. a. Mustafa Kemal. a.e. Atay.. ġimĢir.85. ÜLKESĠ NĠN ĠġGALĠNĠ ĠSTĠ YOR! . Bilâl N. ġimdilik sabırlı olun" dedi.-HC. "Bu uygulama. (Ayrıca bakınız.70-82. hükümetin düĢmanlara yalnızca teslim olmadığını. nispeten (görece) kuvvetli ve azimli insanlardan merhamet dilendikleri zaman mutlaka. s. Ġstanbul. Ġngiliz Yüksek Komiseri 389[396] Amiral De Robek'le 390[ 397] yaptığı görüĢmede.. sayısı 500'ü bulan küçük bir subay grubu tarafından hazırlandığını.g."388[395] Mustafa Kemal ve arkadaĢlarını yok etmek isteyen Damat Ferit.) Sadrazamın artan bir önem verdiği Mustafa Kemal'in hareketlerine iliĢkin bana anlattıklarıyla özellikle ilgilendim. Türkiye'yi korkunç tehlikelere atar. s. . düĢmanın ülkeyi iĢgal etmesi için de "yardım etmeye" söz verdiğini söylüyordu: "DüĢmanların her dediğine 'iĢittik ve uyduk' (semina ve atina) demekten doğacak durumun.

(Öztürk.. Halkın nefretini kazanan ve zarar veren güçlerle sonuç alın amaz" düĢüncesindeydi. "Teslimiyet" öylesine arttı ki. Mustafa Kemal hakkında "vatansever" değerlendirmesini yapması da. s. Üçüncü oturumundaki sözü. Sabır tavsiye ederken. 21. 391[398] Kendilerini zayıf ve âciz gören bazı politikacılar. Ġbrahim Sadi. Sadrazam ve BaĢkomutanlık Kurmay BaĢkanı Ahmet Ġzzet’in 8 Kasım 1918 tarihinde Mustafa Kemal'e telgrafındaki itirafı gibi: 398 Mustafa Kemal'in. vatansever olduğu kadar saçma bir hareket olan savaĢa devam edilmesi taraftarıdırlar..(.g. LTBMM'nin 125. saat 6:00. Oysa Mustafa Kemal.) Halbuki Mustafa Kemal taraftarları ise.(. "Bizim için güç kaynağı Ulus'tur.lık gösterdiklerini ve bir aralık Sultan'a sadık oldukları halde Ģimdi farklı bir durum takındıklarını söyledi.. ülkeyi yöneten satılmıĢ baĢbakandan daha insaflı idi!. 29 Aralık 1920. ÇarĢamba.157. bunları ezmek için ya bir Türk ordusu gönderilmesine müttefiklerin izin vermesi ya da önemli stratejik noktaları iĢgal için Müttefik Kuvvetlerin sevk edilmesi idi. istilâcıların bütün Türkiye'ye siyâsi ve ekonomik egemenliklerinin yolunu açtılar. Birçok Türk hükümeti Avrupa Birliği'ne üyelik..) . neredeyse "Ne olursunuz bizi lütfen iĢgal edin!" noktasına dayandı. ikinci Ģıkka gelince Müttefiklerin artık kan dökmek istemediklerini söyledim. Damat Ferit'ten daha gerçekçi olduğunu gösteriyordu.e. AB ve ABD'nin her isteğine boyun eğdiler..) Kendisine birinci Ģıkkın bir iç savaĢ ilânına eĢit olduğunu. emperyalistlerden "merhamet" dilendiler. Bunun için önerdiği çözüm.. a. BirleĢimi(gizli oturum). ABD'den ise "icazet" alarak "siyâsi meĢruiyet kazanmak" için bunların her dediğine "duyduk ve uyduk" diyerek. aslında henüz Anadolu'nun iĢgali için hazır olmadıklarını göstermiĢ oluyordu. YÜZYILIN BAġLARI.. Tıpkı." ĠĢgalci bile.

Ġngiliz taraftarları her Ģeyden önce vatanını sever ve bu sevginin çok gerekli olduğu kanaati ile de Ġngiliz dostudur."392[399] Bu mantık Sait Mollada da ortaya çıkan mantıkla aynıydı.. Ġngilizler'e karĢı duyduğumuz sevgi ve sempatinin bir karĢılığı ve bu makalemizdeki düĢüncemizin doğrulanmasıdır. (... Türkiye'nin parçalanmaksızın ve belki sınırların da bile fazla kayba uğramaksızın toprak bütünlüğünün sağlanması.. Avrupa'dan Türkiye'yi incitecek bir çok olumsuz açıklama gelmesine rağmen. ĠĢgalci Ġngilizleri savunmanın.93. kendi ülkesini savunmakla aynı olduğunu ileri süren bir çürük mantık.) Ġngiliz taraftarları emindirler ki.g. "Akıbetimize Doğru" baĢlıklı makalesinde Ģöyle diyordu: "Bir makalemizde söylemiĢtik. kentin boĢaltılıp teslim olunması için ilgililere acele emir verilmesi lazımdır. s. Türkiye'de Ġngiltere taraftarlığını taktir etmeyen sağlam bir akıl.. a..) SavaĢa devamdan. Bütün bu vatan çıkarları karĢısında.. baĢvuru durumunda. samimi bir duygu sahibi yoktur. ülkemizin taraftarı olduğumuz için Ġngiliz taraftarıyız" diyordu!. "Ġngiltere taraftarı olduğumuz için değil.. Ġngiltere taraftarı olduğumuz için değil.e."(. memleketimizin taraftarı olduğumuz için Ġngiliz taraftarıyız! Bunun içindir ki. Salt Molla. güçlükle imzalamayı baĢardığımız Mütareke'nin feshedileceği de muhakkak bulunduğuna göre. . Yalan. geçenlerde Ġngiltere BaĢbakanı Loyd Corc'un Türkiye hakkındaki demecinde ve Teodor Morrison'un bize yazdığı mektupta 'Türkiye Ġmparatorluğu' cümlesini kullanması.)" "Avrupa Birliği istiyor diye değil. ancak Ġngiltere'nin yardımı sayesinde mümkün olabilir. katî surette âciz bulunduğumuz aĢikâr olup Ġskenderun kenti için. kendi çıkarlarımız için bu 399 Soyak. Ġngiliz Severler Derneği'nin (Ġngiliz Muhipleri Cemiyetinin) kurucusu ve Ġngiliz parası ile "Türkçe Ġstanbul" adlı gazete çıkaran Sait Molla. (.

" NeymiĢ? "Avrupa Birliği istiyor diye değil. "Muhterem KardeĢim" diyerek verdiği yanıtta." "Geçici Ba Ģbakan" olarak emir verince. Ağla ey kavm-i periĢan ağla. Kâzım Karabekir PaĢa'dan itiraz geldi. Ey millet. Geçici Hükümetin açıklamalarına "Mustafa Kemal" imzasının atılmasına ise. Mustafa Kemal'in Ġstanbul Hükümeti ile bağlarını koparmasına itiraz edenlerin bildirilerinde. Mustafa Kemal ise. kolordu komutanlarının ile derneklerin görüĢlerini bildirmelerini. "Vatan felâkete sürükleniyor. MUSTAFA KEMAL'E BĠLE KARġI ÇI KANL AR OLDU Sivas'ta toplanan "Geçici Hükümetin" baĢkanı sıfatı ile ilk emirlerini veren Mustafa Kemal. Taraftarları ise. Ağla ey millet-i hazin ağla.yasaları çıkarıyoruz!.. "Heyeti Temsiliye" imzası konmasının daha doğru olduğunu söylemeye baĢladı. bugün yine idareyi eline alıyor" deniyordu. Ona sertçe yanıtlar verdim" görüĢünü savundu. seni felâketler içinde inleten o menkus cemiyet.. on yıldır kanını eme eme doymayan. "içiĢleri Bakanı Adil Bey'le telgraf baĢında rast gele karĢı karĢıya geliverdik. bir Ġngiliz gemisi ile Trabzon'dan Ġstanbul'a* kaçtı. kendi çıkarlarımız için bu yasaları çıkarıyormuĢuz!!!!!. gece duvarlara afiĢler asarak PaĢa'yı eleĢtirmeye baĢladı. Kongreler sürecinde iĢgalcilerin istediği biçimde "Türk ordularının dağıtılmasını" isteyen ve Mustafa Kemal'in de Erzurum Kongresi baĢkanlığına seçilmesine karĢı olan ve Selâmet Gazetesinde aleyhte yazılar yazan Sürmene delegesi Ömer Fevzi. . Karabekir.. seçim hazırlıklarına baĢlanmasını istedi.

4 makineli tüfek ve bir mitralyöziü bölükten oluĢan kuvvetimiz vardır. vali vekilini ve Jandarma Alay Komutanını tutukladı. gittikleri evde Albay ve arkadaĢlarını tutukladı. Bunu haber alan "yurtseverlikleriyle örnek" Üsteğmen ġevket Bey ve birkaç "genç subay"." "Emin Efendiyi tanırım." Albay Osman Bey. ani bir baskınla darbe yaparak Kuvayi Milliye komutanlarını kurtardılar. vali olmak istemiyordu: "Emrederseniz. Merkezdeki 35 jandarma erinden sonra. Mustafa Kemal Kastamonu'da duruma hâkim olup olmadıklarını sordu. "ġu anda valiliğe hâkimiz" yanıtını alınca tekrar sordu: "Kuvvetiniz ne kadar?" "Kuvvetimiz 250 kiĢiyi bulur. hemen Ankara üzerinden Sivas'taki Mustafa Kemal PaĢa ile temasa geçti.MĠLLĠCĠ "G ENÇ SUBAYLAR" DARBE YAPT I! 16 Eylül Salı günü. Jandarma Komutanı Emin Bey ile 40 kiĢilik polis gücüyle Polis Müdürü Halil Bey de bize katıldılar.. Damat Ferit'in adamlarını. Bize katılan 318 neĢetli Üsküp'lü Jandarma Tabur Komutanı Emin Bey de ellerinizden öpüyorlar. Emrinizi bekliyoruz.) Tedbirlerinizde ve icraatlarınızda baĢarılar dilerim.. sizin de Diyarbakır'dan tanıdığınız Defterdar Ferit Bey'e vekâlet verelim. Valilik görevini siz üstlenin. Kuvayi Milliye'ye katılması için Ankara'dan Kastamonu'ya gönderildi. Komutanların kente giriĢini haber alan hükümetin adamları ve vali vekili. Kendisini derhal tutuklayın. Albay Osman.(. Bizi durumunuzdan ve gelmekte olan . Bir tabur." "Yeni vali Ali Rıza PaĢa'nın Ġnebolu'ya gittiği haber alınmıĢtır. Topçu Albay Osman Bey'in emrine giren "genç subaylar". Valilik vekâleti de bildirdiğiniz gibi uygundur. TeĢekkür ederim. Topçu Albay Osman Bey ve beraberindeki iki üç subay. Telgrafhane de ele geçirildi.

o dönemki bakanlığın adını bugünkü Türkçe'ye çevirirken tam karĢılık olarak "SavaĢ" Bakanlığı demek daha uygundur. Çünkü. Bu durumun rapor edilmesi üzerine." 400 401 Atatürk'ün Bütün Eserleri.." Ancak. Çok kullanılmadığı için ben de bugünkü kullanıma yakın sözcüğü yeğledim.. Özellikle Sibirya'da çok güç koĢullarda esir tutulan askerlerimiz ölümle pençeleĢmeye baĢlamıĢtı. s. Bunların yurda getirilmeleri için 3 milyon liraya ihtiyaç vardır. -HC." 393[400] GeliĢmelerden haberdar olan Ġnebolu’daki Ġstanbul Hükümeti'nin Valisi Ali Rıza PaĢa ise tutuklanamadı. Ġstanbul'daki bir yangın sonrası bile halktan 600 bin lira yardım toplandığı hatırlanacak olursa. Savunma (Harbiye) 394[401] Bakanlığı'na bir yazı gönderdi ve para bulunmasını istedi: "Yurt dıĢındaki savaĢ esirlerimizin toplamı 150 bin civarındadır.g. bu para çok değildir. "Harbiye" Bakanlığı'nın bugünkü karĢılığı "Milli Savunma Bakanlığı.57. . Birinci Dünya SavaĢı'nda esir düĢen Sibirya ile Mısır'daki 8 bin civarındaki askerimiz parasızlıktan yurda getirilemiyor. Yine halktan yardım toplanmalı ya da yeni bir vergi konarak bu para bulunmalıdır. Mütareke Komisyonu üyelerinden Kurmay Yarbay Kemal Bey. a. Esirlerimizin vatanımız için katlandıkları felâkete son verilmelidir. Cilt:4. bir vapurla Ġstanbul'a kaçmıĢtı.valinin tutuklandığından haberdar buyurmanızı bekleriz. Maliye Bakanlığı ise bu parayı bulamamaktadır. 150 bin insanımızın yurda getirilip ekonomiye kazandırılması ile elde edilecek gelir bu paranın çok çok üzerindedir.e. PARASIZLI KTAN ESĠ RLER YURDA G ET ĠRĠLEMĠYO R.

. yine kendilerine çatan ve "Anadolu isyanı sönmektedir" diye demeç veren "hain paĢa" Damat Ferit'e bir genelge ile yanıt verdi: "Millet ve vatan haini Damat Ferit PaĢa'nın 13 Eylül tarihli Ġstanbul gazetelerinde görülen Fransız Ajansı'na verdiği demecinde. yasa dıĢı hükümetinin iktidarını aklınca yabancılara karĢı sağlam göstermeye yeltenmektedir. öyle de oldu. Anadolu Vilâyetlerinin Ġstanbul'la olan kötü iliĢkisi. "hain paĢalar" ile "millici paĢalar" karĢı karĢıya idi. yabancı kesesinden biraz daha fazla para almak kaygısıyla yalan söylemekten utanmayan. oradan yapılan . kandırıcı açıklamalar yapmaktalar. Hükümetin baĢı. ĠĢgalcilerin emrindeki Ġstanbul Hükümeti'nin atadığı valilerin çoğu "general"(paĢa) idi. bu kez de hilâfetin dayanağı olan o çok mukaddes makama. Millet ile sevgili padiĢahlarını temas ettirmeyen. gerçek durumu kutsal Hilâfet makamının kulağına gitmesine izin vermeyen bu alçaklar. baĢbakan Damat Ferit de dahil olmak üzere. Makamlarını birkaç saat daha fazla koruyabilmek. sözde bu hareketin sönmeye yüz tuttuğunu söyleyerek.GENERALL ER SAVA ġI: HAĠNLER VE MĠLLĠCĠLER ! . BaĢka bir deyiĢle.. Hükümetin emrinde iĢgalcilere boyun eğen "tak-Ģakçı paĢalara" karĢı. yağmacıların hareketi gibi gösterilmekte ve hıyanet içindeki Harbiye Bakanı'nın faaliyeti sayesinde. Mustafa Kemal PaĢa ve diğer paĢa arkadaĢları vardı. Ve.. Ġktidara yasal bir hükümet gelinceye kadar Dersaadetle (Ġstanbul'la) resmi iliĢki mümkün olmadığından. PadiĢah hazretlerini kandırmaktan korkmayan bu hainlerin yeni bir câniyane giriĢimde bulunacakları haber alınmıĢtır. tabii ki "ulusalcı paĢalar" kazanacaktı!. "KUVAYĠ MĠLLĠ YE'NĠ N ÖNDERĠ PAġA" Mustafa Kemal.. Ġstiklâl SavaĢı'nın bir anlamda "generaller savaĢı" biçiminde de gerçekleĢtiği söylenebilir.

Anadolu Ģeflerinin iddia ettikleri gibi onların yanında ise. Ġki üç haftaya kadar Anadolu'da ürün toplanmıĢ olacaktır. "Avrupa Ġle alay ediliyor" baĢlığını kullandı: "Çeteleri imha etmekle görevlendirilen Jandarma Umum Kumandanı. Eğer köylü." "ĠġGAL'ĠN ADI "BARI ġ GETĠRMEK! . -HC. Ġstanbul Hükümeti bir taraftan Anadolu hareketine karĢı olduğunu ilan ederken. Anadolu'daki olayları aktarırken. eski Bahriye (Denizcilik) Bakanı Rauf Bey'in kendisidir ve Demirci Efe takma adını kullanmaktadır."395[402] AVRUPA KENDĠSĠ ĠLE ALAY EDĠLDĠĞĠNĠ düĢünüyor. diğer taraftan da gizlici bu hareketi desteklemektedir. ancak orada Kuvayi Milliyeciler tarafından tutuklanan Jandarma Genel Komutanı Ali Kemal PaĢa da. kendisini tutuklayanlardan Demirci Efe." Ġngiliz ve Amerikan basını da Türkiye hakkında yorumlar yapmaya devam ediyordu. Çeteleri yok etmek üzere daha önce Aydın'a giden. uzun demeci yayınlarken. dönüĢünde gazetelere verdiği demecinde çeteleri övüyor. Kendisinin çok iyi karĢılandığını söylüyor. "Çok kritik bir dönemi girilmektedir. TürkçeleĢtirme bize ait. Buradan anlıyoruz ki. Bu sözleriyle baĢbakanını (Damat Ferit'i) yalanlıyor. bu durumda çete sayısı bir misli artacaktır" diyordu. çünkü bu hareket Ġstanbul Hükümeti tarafından planlanmıĢtır.. Newyork Times ise. . "Anadolu hareketinin Ġstanbul Hükümeti tarafından desteklendiğini" ileri sürüyordu: "Anadolu'da Mustafa Kemal hareketi hâlâ Ġstanbul Hükümeti tarafından desteklenmektedir. 402 Birçok yerde olduğu gibi. serbest bırakıldıktan sonra Fransız Le Temps gazetesine demeç verdi. Fransız gazetesi.her açıklama kuĢkusuz gerçek dıĢıdır. Times gazetesinin Ġstanbul muhabiri.

Ġngiltere’yi kararsızlığa düĢürmektir. Atina'da Kral Aleksandr tarafından kabul edildi. Anadolu. Batum'dan gelen generaller. Komik Hasan Efendi. TEMAġA Pangaltı sinema tiyatrosunda. Paris'teki BarıĢ Konferansı'na baĢvurarak. Yunan DıĢiĢleri Bakanı da. Oysa. ÇarĢamba günü gündüz hanımlara. Trabzon ve civarında bir "Rum Pontus Cumhuriyeti" kurulmasını isteyen Trabzon Metropoliti.Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir PaĢa'ya anında bildiriliyordu. TRABZON PAPAZI "PONT US CUMHURĠYETĠ" ĠSTĠYOR." Avrupa ve Amerikanlar için "iĢgal" ve "sömürgeleĢtirmenin" adı. otomobille Trabzon içinde 4 saatlik bir "iĢgal teftiĢ turu" gerçekleĢtirdi. 17 Eylül'de Atina'ya gitti. Pontus devleti kurulması için Paris'teki toplantıda yaptığı giriĢimleri anlattı ve sabırlı olmasını istedi. Kuvayi Milliyeciler tarafından Erzurum'daki 15. Ġngiltere için Hindistan yolu açılmıĢ ve Doğu'ya barıĢ getirilmiĢ olur. üç Ġngiliz generali ve bir Albay Trabzon'a gelerek bir "bayrak gösterme" hareketi yaptı. itilaf Devletlerinin denetimi alt ına alınırsa. Hindistan'da hiçbir tehlike yoktur ve Hindistan Müslümanları hiçbir zaman Ġstanbul'a bağlı olmamıĢlardır. GeliĢmeler. Ġngiliz temsilcinin evinde yemek yedikten sonra. Hindistan'da bir ayaklanma ihtimali tehlikesini ortaya atarak.. Trabzon Papazı'na. gece . Yunan Kralı. metropoliti. Bu arada.Mustafa Kemal hareketinin hedefi. Ġstanbul'daki Fener Rum Patrikhanesi'ne bağlı papaz. Günlük yaĢam sürüyor. Tam tersine. bugün olduğu gibi 90 yıl önce de "barıĢ getirmek" îdi!. sözde Pontus'un baĢkanı gibi karĢılayarak onuruna bir ziyafet verdi..

Millicilerin darbe teĢebbüsü muvaffak olamadı."397[404] Kuvayi Mîlliye'ye karĢı asker toplamaya baĢlayan Ankara Valisi Muhittin PaĢa ise. s. Kenti çok sağlam biçimde kuĢatan Ali Fuad'ın aldığı askeri önlemler üzerine paniğe kapılan.g." Ġngilizler. 23 Eylül tarihinde EskiĢehir'de "darbe" giriĢiminde bulundu ancak.Kolordu Komutanı Kiraz Hamdi PaĢa Ġstanbul'a istifasını gönderdi. istiklâl Harbi Gazetesi. yeni 20.95.. . Ali Fuad PaĢa ve milisler tarafından kuĢatılmıĢ bulunan EskiĢehir'e de iki tren asker gönderdiler. iktidarsızlıkla suçladıkları hükümetlerine karĢı ve Türkiye'yi paylaĢmak istediklerinden kuĢkulandıkları bazı müttefiklere karĢı tam bir ayaklanma halindedir. manĢet. Ancak bu kuvvetler mevcut Ġngilizler'i korumaya yönelikti. 19 Eylül 1919) "Sivil ve asker Türk vatanseverleri.e. Millî Kuvvetler. 25 Eylül 1919." Lyon Republlcaln Gazetesi (23 Eylül 1919)” 396[403] "MĠLLĠ KUVVETLER BÜTÜN VATANA YAYI LMIġTIR. Ġstiklâl Harbi Gazetesi. baĢarıya ulaĢamadılar. Sungurlu ile Keskin arasındaki yolda 403 404 BaĢından Sonuna Her Yönüyle KurtuluĢ SavaĢı. haberi Ģöyle verdi: "Mutasarrıf Hilmi Bey. 1.. Bunun üzerine millici gençler öldürülmeye baĢladı. örfi idare ilân ederek tevkiflere baĢladı." (Ġstiklâl Harbi Gazetesi. a.beylere: "Ġki Fidan Bir Yılan.. s.

. Mustafa Kemal PaĢa ise. Ġngilizler'e göre. Amiral de Robek. Kuvayi Milliye'ye katıldı. Onlara göre.. Sivas'a gelen Amerikan Generali Harbord. Tutuklanan Ankara Valisi. Çorum'dan Ankara'ya gelmekte olan vali. Sonra Kütahya.millî kuvvetler tarafından yakalandı. .. Yayıldığı alan da bütün vatandır..e. Anadolu'daki geliĢmeler üzerine Mustafa Kemal'le görüĢme yolları aramaya baĢladı. s. Kuvayi Milliye'ye katıldı. Millî Kuvvetler'e katılmaya baĢlamıĢtı.. ben de ancak bu biçimde davranırdım"398[405] dedi ve görüĢmenin gizli kalmasını istedi. Ģu değerlendirmeleri yaptı: 405 Atatürk'ün Bütün Eserleri. Cilt:4. Harbord. Mustafa Kemal'le görüĢtü. a. bu harekete terhis olan subaylar katılıyor ve cüretleri sayesinde gittikçe büyük bir bölgeye yayılıyorlardı!.. Londra'ya gönderdiği raporlarda... Onları Bolu'nun Kuvayi Milliye'ye katılması izledi. Daha önce "Anadolu isyanı sönmektedir" diyen Damat Ferit PaĢa. hemen Sivas'a gönderildi. "Anadolu isyanı" halk arasında kök salmamıĢtı.g. Muhittin PaĢa. "Kuvayi Milliye'nin gücü büyüktür. Sırasıyla Çorum. Ġngiliz Yüksek Komiserinin raporunda yer aldı.82. ĠNGĠLĠZ RAPORU: "ANADOLU'DA BAĞI MSIZ CUMHURĠ YET KURULACAK" Daha önce Yunan ve Fransız basınında yer alan "Cumhuriyet ilân edilecek" haberleri bu kez. Mütareke imzalandığı sıradaki sınırlar dıĢında hiçbir emel ve giriĢimimiz yoktur" açıklamasını yaptı. Ardından Afyonkarahisar. Oysa artık Anadolu. kendisini koruyan müfrezenin Millî Kuvvetler'den olduğunu anlayınca iĢ iĢten geçmiĢti. kendisine eĢlik eden Keskin Millî Müfrezesi komutanı Hamitli Rıza Bey tarafından tutuklandı.. "Bir Türk olsaydım.... Kuvayi Milliye'ye katıldı.

. Ġngiltere'ye memleketin geniĢ grupları tarafından yakınlık duyulmakta idi. O zaman da. Anadolu demiryolu ağının Ġngilizlerin denetiminde bulunması. yardım görmek istemeleridir. Bu harekâtın veliaht Abdülmecid Efendi ile temasta olduğu da hemen hemen kesindir.. Damat Ferit PaĢa Hükümeti'nin gücü hızla sönmektedir. PadiĢahın. Çünkü bunun baĢlıca nedeni. Damat Ferit PaĢa. 1908'de Sultan'ın Genç Türkler tarafından devrilmesinin ortaya çıkardığı durum arasında oldukça kuvvetli benzerlikler vardır. ancak böyle bir istifanın PadiĢahı ortada bırakmak olacağını söyledi. Erzurum'dan baĢlayarak Ankara ve Sivas'a yayılmıĢ ve Ģimdi Kastamonu ve Harput'u tehdit etmektedir. Bu durum benzerliğinden. Çünkü milliyetçiler bunu kabul etmeyeceklerdir. Türklerin yönetilmek değil.) . bundan bizler için gayet tatsız bir durum ortaya çıkması .Bu sabah Damat Ferit bana.Anadolu harekâtı Ġstanbul'dan ve özellikle Harbiye Bakanlığı'ndan geniĢ destek görmektedir. bugün olduğu gibi. gerçek anlamda barıĢ olmayacaktır. . (. kendisi ile ailesine bu kadar acı çektiren bir partiden yeni bir sadrazam ve kabine seçmektense. .. tahtından feragat olayına milliyetçilerin gösterecekleri kayıtsızlığı paylaĢırdım ama. bu harekâtın Aydın ve diğer Batı Anadolu kesimlerindeki hareketlerle irtibat kurmasını geniĢ ölçüde önlemektedir. harekât. Size daha önce de bildirmiĢ olduğum gibi.Mustafa Kemal'in baĢında bulunduğu milliyetçi parti('). faydalı sonuçlar çıkarılabilir. Anadolu'da bağımsız bir cumhuriyet yönünde geliĢmektedir.Hükümetin kabul edeceği barıĢ. .Bugünkü durumla.Elde mevcut bütün raporlara göre. Her iki olayda da sadrazamlar Büyük Britanya'nın sağlam dostları idi.". Ancak bunlar sonuçsuz kalmıĢtır. istifaya hazır olduğunu.

iĢgalci Ġngilizlerin siyasi geliĢmeleri çok yakından analiz ettiklerini.Ġtalyanlarla Yunanlıların Anadolu'dan çekilmeleri. yükselen millici harekete yanaĢmaya çalıĢtıklarını. kendisinin de nasıl davranması gerektiğini soruyor: "ġimdiki hükümeti. (Birçok tarihçiye göre.. 296 ."399[406] Ġngiliz Yüksek Komiseri. Kemal Atatürk de Veliaht ile Damat Ferit ve PadiĢah Vahidettin arasındaki bu gerginliklerden yararlanmaya çalıĢmıĢtır. tüm çabalarına karĢın Anadolu hareketini engelleyemediklerini ve iĢbirliği yaptıkları Damat Ferit PaĢa'dan umudu kestiklerini.(. denetimlerindeki demiryolu ağını koruyan Ġngiliz garnizonlarını kaldırmaya hazır olduklarını (baĢka çareleri yok). büyük destek verdikleri Yunanlılar'ı da terketmekten çekinmeyeceklerini görüyoruz. demiryolu boyunca Ġngiliz garnizonlarını yerlerinde bırakıp bırakmayacağımın bildirilmesini rica ederim. kıĢ mevsiminde çok çetin bir ülkede çete savaĢına yol açacaktır. Anadolu isyanının Ġstanbul Hükümeti ve veliaht Abdülmecid tarafından desteklendiğine iliĢkin "kesin" düĢünceleri ve padiĢah ile Damat Ferit'in koltuklarını bırakmaya hazır olduğu yolundaki bilgileri ise.Kavga ve çatıĢmaya yeniden giriĢilmesi ki. Anadolu demiryolu boyunca gerekirse güç kullanarak destekleyip desteklemeyeceğimin bildirilmesi. sürekli anlaĢmazlık içinde oldukları Ġtalyanlar'ın Anadolu'dan çıkmasını istediklerini." Ġngiliz Yüksek Komiserinin ülkesine gönderdiği raporu incelediğimizde.. tarih bilimi açısından çok tartıĢmalı. bu husus onaylanmıyorsa. Mehmet Vahidettin ve Damat Ferit ile mücadelesi için Kemalist hareketi kullanmaya. hem Osmanlı Sarayı içinde bir çatlak aç406 Ġstiklâl Harbi Gazetesi.2.endiĢesi olmasaydı. 22 Eylül 1919. bu da. b.) ġu iki Ģıktan baĢka çıkar yol göremiyorum: a. Bu hareketiyle Kemal Atatürk. raporunun sonuç bölümünde son geliĢmelere göre ülkesinin yeni bir politikası olup olmayacağını. s. "Veliaht Abdülmecid.

Sayı: 61. Ancak Veliaht'ın kararsız ve güvenilmez hareketleri nedeniyle bu gayretinden vazgeçmiĢ.. Doç. merkezi hükümet Ġstanbul telgrafhanesinde kendi dönemlerinde yapılmıĢ Ģifre ve açık haberleĢmeyi inceleyerek toplamakla meĢgul olmuĢtur. 408 Ġstiklâl Harbi Gazetesi. Hükümet hakkında Avrupa'ya verdikleri gizli bir haberle.3. Mustafa Kemal'in "gizli" telgraf konuĢmasının yine batında manĢet olması idi. kimi zaman Anadolu basınında yer alarak "psikolojik savaĢa" katkı sağlıyordu. Bu düĢünceyi savunmamızın en önemli gerekçelerinden biri. 401[408] PaĢa. Kastamonu'daki ulusalcılar ile saatler süren bir konuĢmasında "Hedefe ulaĢmamızın en büyük düĢmanı. "Veliaht Abdülmecit'in Ankara'ya Davet Edilmesi Meselesi'. söz konusu bilgilerin.. gazetelerde Mustafa Kemal'in son zamanlarda çekilmiĢ hiçbir fotoğrafının yayınlanmaması idi. Milli Hareketi destekleyen Ġstiklâl Harbi Gazetesi'nde yayınlanması.281. Mustafa. 24 Eylül 1919. PaĢa'nın tüm fotoğrafları hep Çanakkale cephesinde iken çekilmiĢ olanlar idi. Bu da. Ferit PaĢa kabinesinin yakın bir zamanda devrileceğini bildirmiĢlerdir. Bunlardan biride de. Yrd. Bir de bugün. ulusalcıların çok iyi istihbarat aldığı gerçeği ile karĢılaĢıyoruz.maya. Atatürk AraĢtırma Merkezi Dergisi."400[407]) Kuvayi Milliyeciler açısından baktığımızda. . Mart 2005. kendilerinin çekilme hazırlıklarına bir iĢarettir.. Dr. "DAMAT FERĠT HÜKÜMETĠ DEVR ĠLMEK ÜZ EREDĠR" Millîcilerin eline ulaĢan istihbarat bilgileri. onun yerine ġeyh Sünusî'nin manevî misyonunu koymuĢ ve bu misyonu Hilâfet'in kaldırılmasına kadar devam ettirmiĢtir. manĢet. "Damat Ferit PaĢa Kabinesi'nin devrilmek üzere olduğunu" söylüyordu: "Ġstanbul'daki Ġtilaf Devletleri temsilcileri. s..1. Millici basınla ilgili göze çarpan bir baĢka önemli ayrıntı ise." 407 Ora!. hem de Anadolu halkı için manevî bir dayanak bulmaya çalıĢmıĢtır. harekâtımızda en küçük bir zayıflık ve endiĢe göstermektir" diyerek. Cilt: XXI.

milli harekâtımıza tamamen taraftar olduklarına(!) ve hükümetin sessizliğe mahkum olduğuna ve her türlü isteğimizin Fransızlarca memnuniyetle yerine getirilmesine hazır olduklarına(!) ve bu konuda emir verilmesini beklediklerine iliĢkin(!) France Desperey'in 403[410] yaverinden bir de mektup vardır. "gizli telgraf görüĢmesinin bu konuyla ilgili bölümünde Mustafa Kemal'in Ģu sözleri yer aldı: "Dün Ġstanbul'dan Fransa Elçiliğinden Delong adında bir Fransız bizimle görüĢmekle görevlendirilmiĢ olarak buraya(Sivas'a) gelmiĢtir. hem Mustafa Kemal'in ne yaptığını yakından öğrenebilmek. Çankaya (Atatürk'ün Doğumundan ölümüne Kadar). Falih Rıfkı. s. Bu haberlerde aynı tarihli gazetede yayınlandı. Ġstanbul. babalarımızın oğulları olarak vuruĢa vuruĢa ölmeyi tercih ediyoruz" Mustafa Kemal (1919)402[409] AMERĠ KA VE FRANSA "DĠP DALGASINDAN" KORKUYOR Amerika ve Fransa da.214. ."Biz emperyalist pençesine düĢen bir kuĢ gibi yavaĢ yavaĢ aĢağılık bir ölüme mahkum olmaktansa. Temmuz 2006. Gazete haberinde. hem de Anadolu'da çığ gibi büyüyen "dip dalganın" altında kalmamak için kendisiyle "gizli görüĢmeler" yapmaya baĢladı. 410 General Franchet d'Esperey. Elinde.-HC. 409 Atay. Pozitif Yayınları.

BaĢarılı olamaz ise. ġu halde. görüĢme Ģöyle gerçekleĢti. Falih Rıfkı Atay'ın "yazdığına" göre de. s." General Harbord."404[411] Mustafa Kemal'in Amerikalı General Harbord ile görüĢmesini daha sonra yakın arkadaĢı ve sırdaĢı Mazhar Müfit Kansu da yazdı. merkezi hükümetin zayıf ve gayrı meĢru olduğunu(!).. Çankaya. o millet ölmüĢ demektir. a. beraberinde iki general ve yaklaĢık 15 subayla birlikte Amerika inceleme Heyeti BaĢkanı General Harbord da. Gerek Amerikalılar'la ve gerek Fransızlar'la olan bu iliĢkinin gizli tutulmasını hareketimizin geleceği adına rica ed erim. Biz ve millet ayrı ayrı Ģeyler değiliz. Mazhar Müfit. baĢarılı olamaması mümkün değildir. 4. s. Mustafa Kemal ise Ģu tarihi yanıtı verdi: "Millet ve biz yok. Falih Rıfkı. 2. Sivas'a gelerek. 413 Atay. millet yaĢadıkça ve her türlü fedâkârlıkta bulundukça baĢarılı olamaması düĢünülemez ve böyle bir Ģey söz konusu olamaz. 345. Ve Ģunu kesin olarak söyleyeyim ki. "Millet ve siz her türlü çalıĢmada ve fedâkârlıkta bulunmanıza rağmen baĢarılı olamazsanız ne yapacaksınız?” diye sordu.e. Baskı. Türk Tarih Kurumu Yayınları.405[412] Kansu'nun "tanıklığına" göre General Harbord. konuĢmanın sonuna doğru gülerek. milli hareketimizin meĢruiyetini ve gereğini(!). Kansu. Ankara 1997.e. .iki gün önce.g.214. bu sözleri onaylayarak PaĢa'nın elini sıktı ve "Anladım. vahdet(birlik) halinde millet var. bu azimde bulunan bir millet baĢarılı olur" dedi. Cilt.406[413] ABD Genelkurmay BaĢkanı General Pershing'in Kurmay 411 412 Ünlem iĢaretleri ile vurgulamaları ben yaptım. a. Elbette baĢarılı olur. bizim güçlü olduğumuzu ve haklı olan isteklerimizin kabulünden baĢka çare olmadığını(!) derhal Ġstanbul'a bildirdiğini ifade etmiĢtir.g. bir millet varlık ve istiklâli için her Ģeye baĢvurur ve bu amaç uğrunda her fedâkârlığı yaparsa. -HC.

Amerikan generali ile Mustafa Kemal'in buluĢmasıyla ilgili Ģu çarpıcı açıklamalarda bulunuyor: "Denilebilir ki. BaĢta Almanya. Ulusal KurtuluĢ Mücadelesi'nin ilk günleri hislerden arınmıĢ ve gerçek değeriyle yazılırsa. büyük ordular hazırlamıĢtır. generale "TeĢekkür ederim" dedi: "Tarihimizi okumuĢ. Milletiniz büyük kumandanlar yetiĢtirmiĢ. Kılıç Ali'nin Ģu sözleri çok dikkat çekicidir: "Bir gün gelir de. Takdir ederim.e. bu buluĢma. Bunları yapan bir millet elbette bir medeniyet sahibi olmalıdır.. Kılıç Ali'ye göre "tarihin akıĢını değiĢtirecek" kadar önemli idi.) . bu durumda tek baĢınıza yapmayı nasıl düĢünebiliyorsunuz? Fertlerin intihar ettikleri vakit vakit görülür. Bir milletin intihar ettiğini mi göreceğiz?" Mustafa Kemal. yüzyılımızda hiçbir gizli konuĢma. Ama bugünkü duruma bakalım. biz emperyalist pençesine düĢen bir kuĢ gibi yavaĢ yavaĢ aĢağılık bir ölüme mahkûm olmaktansa. bizi öğrenmiĢsiniz. yenildiniz.69. s. Fakat Ģunu bilmenizi isterdim ki. Harbord'un Sivas'a geliĢi.g. Mustafa Kemal'e döndü: "Türk tarihini okudum. 22-24 Eylül 1919 gün ve gecelerinde devam eden Sivas Mülakatı ka414 Kılıç Ali'nin anlatımı. (Bakınız: Turgut. Türkiye Cumhuriyeti'ne imkân veren temel olaylardan biri olarak yerini koruyacaktır"407[414] "Atatürk'ün sırdaĢı" Kılıç Ali. AKIġINI DEĞĠġTĠRECEK BULU ġ- Amerikan Kuvvetleri BaĢkomutanı General Pershing'e tanınmıĢ fiilî yetkilerle donatılmıĢ General James C. Hulusi. Dördünüz bir arada yapamadığınız Ģeyi." Amerikalı general ve arkadaĢları sessizce ayağa kalktılar: "Biz de olsak böyle yapardık!” "TARĠHĠN MA! ".BaĢkanı General Harbord. babalarımızın oğulları olarak vuruĢa vuruĢa ölmeyi tercih ediyoruz. müttefiklerinizle dört yıl harbettiniz. a..

Harbord'la temas kurmuĢlar (. yoluna devam ederdi... hükümeti temsil eden kiĢi olarak generale bizzat Mustafa Kemal takdim etti.... olayların akıĢını değiĢtirmemiĢtir! . .. Temsil ettiği özgür düĢünce felsefesiyle de bize yakın.. .. PaĢa'nın bu ziyarete verdiği farklı önemi ve yaptığı hazırlıkları bizler yadırgamıĢtık. Haksız iftiraların ve olumsuz propagandaların etkilerini Yeni Dünya (=Amerika) insanlarının kafasından silmek zorundaydık. . savaĢa son olarak katılan Amerika'ydı.. . Harbord'un geliĢine neden bu kadar hassasiyet gösterdiğini.. Böylelikle. Amerikan Senatosu'nun onayından geçmiĢti. ReĢit PaĢa'yı. Amerikan Büyükelçisi'ne Türk Ulusal Mücadelesi'ni bütün evreleriyle anlatmıĢ olan PaĢa.... Amerika'nın yine bir asker olan ilk Büyükelçisi General Sherrill'i kabul ettiği günün ertesinde kendisinden dinledim. Amerika-Ġngiltere-Fransa'nın kurulmasını kararlaĢtırdıkları ve sınırlarının içinde bugün yedi ile sığabilmiĢ aziz topraklarımızın da bulunacağı Büyük Ermenistan'la noktalanıyordu. kendisinin baĢında olduğu hareketin. Çünkü her an vazgeçebilir. Dünya SavaĢı'nda bizim de kendilerine karĢı dövüĢtüğümüz Ġtilaf Devletlerinin (Ġngiltere-Fransa-Rusya-Ġtalya ve daha sonra Amerika) kesin zaferinin asıl sahibi. . itiraf edeyim ki. yeni Ermeni Devleti'nin kurulacağı yerleri görmek ve raporunu Kongre'ye sunmaktı.. Amerikalı generalin Sivas'a geleceği öğrenildikten sonra. Yeni Ermenistan Devleti'nin kurulması kararı. Harbord'un görevi.. sahip olduğu olanaklarla bir dünya devleti. . PaĢa'nın.. Bu yol. Gözlerimiz yollarda Amerikan generalini heyecanla beklemiĢtik. zaferden sonra. Türkler'i . Sivas'ta. Sivas'a uğramaz..dar. Tehlike gerçekten büyüktü. soruma Ģu yanıtı vermiĢti: 'Amerika. ülkeyi ve milleti temsil ettiğini anlatmak istiyordu. . Ġstanbul'da Türk milliyetçileri harekete geçmiĢler.....) uzun uğraĢlardan sonra Harbord'un Sivas'a uğraması sağlanmıĢtı..

Hulusi. .' 408[415] Mustafa Kemal. 416 Kılıç Ali'nin anlatımı.VE GÜNÜMÜZE- MUHTI- Sivas'ta kendisini ziyarete gelen Amerikan heyeti ile görüĢen Mustafa Kemal. Amerikalı general ile Erzurum'a gidiĢleri. dünya için de hayırlı olur. yüzyıldaki tartıĢmalara da ıĢık tutacak.çok önemli görüĢ ve bilgiler yer Alıyordu.g. Yahudiler. "Bu yabancılara her hareketinizle. Rumlar. Kâzım Karabekir'in büyük karĢılama törenini.e." düĢüncesindeydi. Mutlak biçimde inanıyoruz ki." 415 Kılıç Ali. etkiler ve telkinlerden kurtulursa.) 417 Buradaki "muhtıra". ülkenin sahibi olduğunuzu hissettireceksiniz. Ġmparatorluğun çeĢitli ırkları birbirleriyle tam bir barıĢ içinde yaĢayacaklar ve ortak mutlu ve refah dolu yaĢam süreceklerdir. (Bakınız: Turgut. heyetler arası görüĢmeleri.ve Türkiye Cumhuriyeti'ni olduğu gibi tanırsa aramızda gerçek bir dostluk kurulur ve bu dostluk iki taraf için olduğu kadar. "diplomatik nota" anlamında değil.76. Bu yazıda. Amerikalılar'ın Ermeniler'e yardımı. ittihatçılar.çözümü güç oldubittilerle karĢılaĢabilirdik. 409[416] M ustafa Kemal 'den AMERĠ KALIL AR'A RA 4 1 0 [ 417] . vs. gayrimüslimler.-HC. Kürtler. kendilerine çok uzun bir muhtıra verdi. "hatırlatmak ve uyanda bulunmak amacıyla verilen yazı" anlamındadır. kongreler. -HC. GAYRĠMÜSLĠMLER HAKKINDA: "Kendileriyle çok uzun bir zaman bir arada yaĢadığımız gayrimüslim vatandaĢlarımız (Ermeniler. Ġzmir'in iĢgali. Asıl göreviniz budur. Ģimdiye kadar süren kötü faaliyetler. direniĢ örgütlerinin (cemiyetlerin) kurulması..) hakkında en iyi niyetlerle samimi duygular beslemekten ve onları da bizimle tam bir eĢitlikte düĢünmekten baĢka bir görüĢümüz yoktur. BolĢevizm ve Ġngiliz oyunları hakkında 21. eğer memleket.. a. s. O günlerde General Harbord'a gerçekleri anlatmayı baĢaramasaydık.. Ermeniler'in yaptığı katliamları Amerikalı generale göstermeyi uzun uzun anlatıyor.

Bu alçakça planın üç amacı vardı: Kürtler'in çıkar duygularını canlandırma. bizim ülkemizde bu doktrinin hiçbir biçimde yeri olamaz. onur ve vicdanlarını parayla satan diğer bir grup haini bölgeden kovdular. Fakat bizim Kürt vatandaĢlarımız.. (." ĠTTĠHATÇI ĠDDĠALARINA YANIT: "Hükümet milli örgüt ve onun hareketlerini bastırmak için.) Bizlerle Ġttihatçılar arasında herhangi bir iliĢki olamaz. (." KÜRTLER HAKKĠNDA: "Ġngilizler. hazırlanan komplonun farkına vararak. her türlü casusluğa baĢvurdular. âdetlerimiz ve toplumsal yapımız bu düĢüncenin yerleĢmesine tümüyle engeldir. kendi himayeleri altında bağımsız bir Kürdistan kurma planına katılmak üzere kıĢkırttılar.) .VARLIĞIMIZA SALDIRILAR KONUSUNDA: "Asil ve temiz amaçlarımız Ġtilaf Devletleri aleyhinde saldırgan niyetlerden uzaktır. (.. milletin zararına birkaç yıl süren kötü yönetimleriyle ve ülkeyi.. varlığımıza karĢı yöneltilen ve insanlık ve adalet haklarına bir tecavüz(saldırı) olan maddi hücumlara karĢı savunmamız ve bunlara karĢılık vermemiz kaçınılmaz ve doğaldır. imparatorluğu bölmek ve Türkler'le Kürtler arasında bir kardeĢ savaĢma neden olmak için Kürtleri. içinden güçlükle kurtulmaya uğraĢtığı bir uçuruma düĢürmek suçuyla. bütün dünyada kıskanılmayacak bir üne sahiptir. boĢ yere her türlü kiĢisel ihtirastan uzak olan ve tümüyle milli amaçlar güden bizim hareketimizi Ġttihatçılarla ilgili göstererek küçültmeye çalıĢıyor.. ileri sürdükleri tez." BOLġEVĠKLĠK HAKKINDA: "BolĢevikler'e gelince. Buna rağmen kendimizi.. Bunun için Noel adlı bir Ġngiliz subayı Diyarbakır'da uzun süre çaba harcadı ve faaliyetlerinde her türlü sahtekârlık ve aldatmaya baĢvurdu. isyana (ayaklanmaya) teĢvik ettiler. Dinimiz. Bu korkuyu silah olarak kullanan hükümet. Bu amaçlarını gerçekleĢtirmek için büyük paralar harcadılar. O Ġttihatçılar ki.) Saf Kürt vatandaĢlarımızı. milli kuvvetleri yok etme ve aynı ülkenin evlatları arasında bir mücadele ve kan dökmeye neden olmak. millet tarafından ittihatçılara duyulan korkuyu silah olarak kullanmaktadır. imparatorluğun nasıl olsa dağılmaya mahkum olduğudur..

bu tarihten önce olduğu gibi sonra da.. Ġkinci Basım. çok geçmeden bunların gerçek niyetlerini anladı ve suçluları tutuklamak üzereyken. bu devletin sınırları ABD tarafından saptanacaktır Aynı bölgede özerk bir Kürdistan devleti kurulacak." ." . Ekim 2004. Bu devlet bir süre sonra tam bağımsız olacak. de Robek'den (Robeck) Lord Kurzon'a (Curzon) (1920): "Kürdistan. "Kurt Devleti"nin baĢ savunucusu Ġngiliz temsilci Lord Curzon: "Kürtler Ġngiliz mandası istiyor. Bu bölgenin bir kısmının Kürtler Ġçin Kürdistan. Ermenistan'ı ve Konstantînopolitan devletini ayırdıktan sonra. s.KurtuluĢ SavaĢı sırasında. Suriyeliler için Kilikya (Adana). Komisyonumuzun bu bölgelerden tavsiye edebileceği biricik bölge Kürdistan'dır. Kısaca hatırlamak yerinde olur411[418]: . Yunanlılar için Pontus (Karadeniz bölgesinde Sinop'tan Batum'a kadar). . onlar kaçtılar. Ġtalyanlar için Adalia (Antalya) ve bütün güneybatı." "KÜRT PLANI"." Amiral Sir F. SömürgeleĢen Türkiye.Lozan AntlaĢması görüĢmeleri sırasında.ABD BaĢkanı Vilson (Wilson) (1918): "Türkiye haritadan silinmeli!.Bu entrikaların tümüyle dıĢında kalan yerel halk." 1919 Paris BarıĢ Konferansı'na katılan ABD'li raportörlerin. geriye çoğunluğu Türkler'den oluĢan büyükçe bir bölge kalmaktadır. Ermenilerle Kürtler'in çabalarını bağdaĢtırabiliriz. Türkiye Raporu: "Anadolu'da Arapça konuĢulan bölgeleri." . 138-142. Kâzım Karabekir PaĢa'nın Atatürk'e gönderdiği 10 Mart 1920 tarihli yazıdan: 418 Dura. Ġleri Yayınları. Cihan. Prof.10 Ağustos 1920 Sevr AntlaĢması maddelerinden: "Doğu Anadolu'da bağımsız bir Ermenistan devleti kurulacak. Batılılar tarafından hiç masadan kaldırılmadı. Dr. Türkiye'den tamamen ayrılıp özerk olmalıdır.. yine Yunanlılar için Smyrna ve batı olarak parçalanmasına yönelik istekler belirmiĢtir.

ABD'nin Christian Science Monitör gazetesinde 4 Mayıs 2000'de yer alan bir haberde. önce Kürt'ü. Türkler'i birbirine düĢürmek. Gazetede.. vaatlerle her istediğini yaptırırken." . Kuzey Irak Kürtler'! Ġçin bir federasyon kurulması kararı alındı. .e.1998'de Washington'da Talabani ve Barzani ile varılan anlaĢmada." (13. Kürt konusuna Ģiddete dayanmayan ve siyâsi bir çözüm bulmaları için ellerinden gelen tüm çabayı göstermeleri için çağrıda bulunur. Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin fiilen kurulduğu yakıyordu. ulusal marĢı ve dili olan ayrı bir devletin oluĢtuğu belirtildi. Kürt sorunu halledilmesi gereken bir sorundur." (19. "Kürt Planı"nı Ģöyle kabul ettirmeye çalıĢtı412[419]: Avrupa Parlamentosu(AP) Kararları: ." .The Washington Post (1998): "Apo.1996) 419 "Bay Öcalan’a verilen cezayı lanetler ve ölüm Avrupa'nın Birliği mi. s.Mustafa Kemal Atatürk: "Türk ulusunu yok etmeden.. Kürt devletinin altyapısının BirleĢmiĢ Milletler'in Irak’a (Saddam'a) uyguladığı ambargo sayesinde kurulduğu. bir tür "Müslüman Ġsrail" olacak..09. .1995) .30. Kukla devlet.g. Anadolu'yu paylaĢmak ve orada kendilerine sâdık kültürler oluĢturmaktır.12."Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Türkiye'nin doğusunda kısa bir süre önce sürdürdüğü askerî operasyonlardan ve Kürdistan'daki anlaĢmazlığa barıĢçıl bir çözüm bulma yollarını aramayı reddetmesinden büyük kaygı duymaktadır. böylece kendi para birimi. hattâ Çerkez'i ayırmak."Ġngilizler'in yok etme planının ana çizgileri."Türk Hükümeti'ne. Türkiye'ye hiçbir zaman "tam üyelik" sözü vermeyen AB'nin Parlamentosu da. a.. ABD için. PKK'ya ve diğer Kürt örgütlerine." . Kürt devleti kuramazlar. silahlı Kürt bağımsızlık hareketinin lideridir.

1." diyor-HC) ve Kürtler'e hakları tanınmalıdır. manĢet. AP'nin Kalkınma Komitesi BaĢkanı Ġtalyan milletvekili Morgantini de. Güneydoğu Anadolu'da Kürtler'e karĢı sürdürdüğü operasyonları durdurmalıdır." (15."AP. Ancak Ģu anda. Baydemir'e Ģunları söyledi: "Bölgenize. mücadelenize. Bunlar Ġyi geliĢmeler" dedi!. AKP Hükümeti döneminde serbest bırakıldı.2002) AKP Hükümeti sürerken Diyarbakır'a gelen AP heyetleri de bu "Kürt Planı"nı uygulamaya çalıĢtılar.07." (20. rahatlıkla gelip kullanabiliyoruz. DıĢiĢleri Bakanı Abdullah Gül."413[420] Ransdorfun "Kürdistan" sözünü değerlendiren. ." (22.06.. Kürdistan'a katkı sunmaya çalıĢıyoruz. s. Türkiye sınırının kuzeyinde. Katkı sunmaya devam edeceğiz. Zana ve arkadaĢlarını DıĢiĢleri Bakanlığı resmi konutunda ağırladıHC) .. SEVR'Ġ canlandırmak isteyen bu sözde Avrupalılar karĢısında Sevr'de ne dendiğini anımsayalım: SEVR ANTLAġMASI MADDE 62: "Fırat'ın doğusunda. DTP'li Belediye BaĢkanı Osman Baydemir'i ziyaret eden 7 kiĢilik AP Heyeti'nin baĢkanı Çek milletvekili Ransdorf. Sakharov Ödülü sahibi Leyla Zana'nın ve düĢünceleri nedeniyle hapse atılmıĢ olan Kürt kökenli eski milletvekillerinin serbest bırakılmalarını talep eder. 27 Kasım 2004.cezasının kullanılmasına kesin muhalefetini tekrarlar.2000) (Leyla Zana. Kürtler'in sayıca üstün bulunduğu bölgelerin yerel özerkliğini. "PKK ile masaya oturun!. "1999 Yılında buraya geldiğimizde Kürt ve Kürdistan kelimelerini kullanmak sorun yaratıyordu.11. ileride saptanacak Ermenistan'ın güney sınırının güneyinde Suriye ve Irak'ta. hakkında Yargıtayca onaylanmıĢ idam cezası olmasına karĢın Öcalan idam edilmedi-HC) . TC Hükümeti tüm Kürt örgütleri ile görüĢmelere baĢlamalı (Yani. iĢbu AntlaĢma420 Cumhuriyet Gazetesi ("AP'nin Ġsteği Kürdistan")."Türk Silahlı Kuvvetleri. Ġstekleri açıkça "Kürdistan kurmak" idi.1999) (Ġdam cezası kaldırıldı.

Türkiye bu tavsiyeye uymayı Ve bu bölgeler üzerinde bulunan bütün haklarından ve sıfatlarından vazgeçmeyi Ģimdiden hükümlenir. ....nın yürürlüğe konulmasından baĢlayarak 6 ay içinde.. 423 Cevizoğlu. Bakanlık: APO Meclis'e Girsin!. elini masaya vurarak "Vatan hainliği bu!. Yeniçağ Gazetesi. BaĢkanı Orgeneral. Ġki küçük çocuğun bu hareketi televizyonlarda yayınlanınca milyonlar ayağa kalktı.". Hulki. Bir bakanlık nasıl böyle rapor verebilir?" diye büyük tepki göstermiĢti. Ġstanbul’da toplanan Ġngiliz. "ġok. 5 Ocak 2007. olanları anımsayıp hızlıca tekrar bugüne gelelim. s." SEVR ANTLAġMASI MADDE 64: ".) hangi amaca yönelik olduğunu bu maddeden anlıyoruz. Türkiye'de Türk bayrağı çiğnendi!.Kürtler. Avrupa Parlamentosu tarafından hazırlanan "Türkiye'de Gıda Güvenliği" adlı raporda dahi... Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden "Kürdistan" olarak söz edildi. bu bölgedeki nüfusun çoğunluğunun Türkiye'den bağımsız olmak Ġstediklerini kanıtlayarak Milletler Cemiyeti(=BM) ve Konseyi'ne baĢvururlarsa ve Konsey de bu nüfusun bu bağımsızlığa yetenekli olduğu görüĢüne varırsa ve bu bağımsızlığı onlara tanımayı Türkiye'ye salık verirse.. Bunun üzerine Genelkurmay BaĢkanlığı 22 Mart'ta çok sert bir 421 Uluslararası iliĢkilerde "nüfus" unsurunun ne denli Önemli olduğunu.. 2005 yılı Mart ayındaki Nevruz gösterilerinde. Fransız ve Ġtalyan Hükümetlerinden her birinin atadığı üç üyeden oluĢan bir komisyon hazırlayacaktır..1. 25 Mart 2005..-HC 422 Cumhuriyet Gazetesi. Türkiye'deki nüfus oyunlarının (bazı bölgelerde nüfus planlaması." diye rapor yazabilmiĢti. 416[423] Genelkurmay Bildirisi: "BÜYÜK TÜRK MĠLLETĠ! .. Dönemin Genelkurmay 2. 415[422] Kendi ülkemizde olanlar. bazı bölgelerde nüfus patlaması gibi. manĢet..1. önemli bir bakanlık "APO Meclis'e Girsin!. ġok. s. Örneğin." ġimdi biraz geriye dönerek. Avrupa(lı)nın yaptıklarından daha da vahim idi.. " 414[421] Avrupalılar'ın "Kürdistan kurma takıntısı" 2007 yılında da yok olmadı.

hem de o ülkenin en kutsal ortak değeri olan Bayrağına el kaldırmaya yeltenmek gaflet. yüce Türk Ulusu'nun sembolü. Ne bu Ülkenin Bölünmez Bütünlüğü ne de bu birlik ve bütünlüğün sembolü olan Ģanlı Türk Bayrağı asla sahipsiz değildir. sabrını yanlıĢ yorumlayanlara. kendi Bayrağının. tarihin sayfalarına bakmalarını öneririz. Ankara. Ancak hiçbir zaman kendi vatanında. sayısız zaferler yanında ihanetler de yaĢamıĢtır. havasını teneffüs etmek. SavaĢ meydanında vuruĢtuğu bir düĢmanın Bayrağına dahi saygı gösteren bir ulusun. Dost ve düĢman herkes Ģunu çok iyi bilmelidir ki. 417[424](Vurgulamalar bana ait-HC) 424 Basın Açıklaması. insanlığın ortak değeri olan Baharın geliĢini kutlama adına düzenlenen masum etkinlikler. yanlıĢ hesap peĢinde koĢanlara. her zerresi Ģehit kanıyla bezenmiĢ Ģanlı Türk Bayrağına saldırı densizliğinde bulunulacak kadar ileri götürülmüĢtür.C.açıklama yayınladı: "Büyük Türk M illeti. Ülkesini ve Bayrağını koruma ve kollamaya. Türk Milleti engin tarihinde iyi ve kötü günler görmüĢ. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Vatan ve Bayrak Sevgisini denemeye kalkıĢanlara. k e n d i s ö z d e vatandaĢl a r ı tarafından yapılan böyle bir alçaklıkla karĢılaĢmamıĢtır. Onun vakar ve ciddiyetini. dalalet ve hıyanetten baĢka bir Ģekilde tarif edilemez. T. No: BA-01/05. Bu h a i n c e bir davranıĢtır. BaĢta yüce Türk Milleti olmak üzere onun bağrından çıkmıĢ Türk Silahlı Kuvvetleri. kamını doyurmak. Hiçbir değerden nasıp alamamıĢ bir grup tarafından. Saygı ile duyurulur. Tarih: 22 Mart 2005. bunun için gerekirse k a n ı n ı n s o n d a m l a s ı n ı a k ı t m a y a h a z ı r d ı r. Hem bir ülkenin vatandaĢı olmak. Genelkurmay BaĢkanlığı Genel Sekreterliği. . kendi topraklarında sözde kendi vatandaĢları tarafından böyle bir muameleye maruz kalması hiçbir Ģekilde izah edilemez ve mazur görülemez. tıpkı atalarının yaptığı gibi. Y e m i n l i d i r. suyunu içmek.

yeter. evine Türk Bayrağı asan vatandaĢlara saldırılmaya baĢlandı. "Terör Değerlendirme Toplantısında basın temsilcilerine konuĢan Orgeneral BaĢbuğ. 2006 Martında da. Batı ülkelerinde olanlar olsun. EĢ zamanlı olarak Ġstanbul'un birkaç bölgesinde "kalkıĢma" (isyan) görüntüleri altında ortalık birbirine katılmaya. Oysa. ASD'de bir kiĢi çıkıp Usame Bin Laden'I överse anında tutuklanır. Ġlker. GeliĢen olayları kaydetmeyi sürdürelim." 418[425] Orgeneral BaĢbuğ'un bu açıklamayı yaptığı tarihte. s. Diyarbakır'ı savaĢ alanına çevirdi. dönemin Genelkurmay 2. Ankara. "Terör Değerlendirme Toplantısı". Ġngiltere’de. örneğin. Ülkemiz terörü öven. 19 Temmuz 2005. Ģöyle demiĢti: "Terörle Mücadele Kanunu gözden geçirilmeli. Genelkurmay BaĢkanlığı.30. onu yücelten yayınlarla doludur. Avrupa'da bu hareketlerin nasıl büyük cezalar aldığını açıklamıĢtı. Dağıtılan Metin. 426 Bu olaylarda "Silah kullanma" emri verilen Türk polisi "sapanla" taĢ . Eylül'de ortalıkta bir "provokasyon alayı" dolaĢmaya baĢladı. 2 ay önce. teröristlerin resimleri ve sloganları açıkça boy gösterdi. Ülkemizin çeĢitli yerlerinde terör örgütünün sembolleri. BaĢkanı Orgeneral Ġlker BaĢbuğ.. olaylar büyüdü. Ġngiltere’de bir teröristin resmi veya sesi radyo vs televizyonlardan verilemez. saat 10. maddesi kapsamında. 419[426] DTP'li 425 BaĢbuğ. yaklaĢık 6 ay sonra. Ġmralı Adası'ndaki Abdullah Öcalan'ı "ziyaret" bahanesiyle yola çıktı. Salı. siyâsi iktidarda Tayyip Erdoğan baĢbakanlığında AKP Hükümeti görev yapıyordu!.4. yasaklanmıĢ bir örgütün renklerini taĢıyan bir rozet bile takamazsınız. 2000 yılında çıkarılan Terörizm Kanununun 13. Bozüyük'te halk tahrik edildi. BaĢkanı. Orgeneral. Bir sonraki yıl. 19 Temmuz 2005'te. Bölücü terör örgütünü öven kitaplar ise raflarda yer almakta ve rahatlıkla satılabilmektedir.Buna rağmen. bir cenaze törenini bahane eden PKK. Genelkurmay 2. Bir iki otobüs dolusu PKK destekçisi.

-HC 427 Gözcü Gazetesi (Diyarbakır'ın Değil.423[430] DTP'nin Genel BaĢkan Yardımcısı Hasip Kaplan da. . "BaĢbakan ve ĠçiĢleri Bakanının açıklamalarından sonra diyalog (PKK ile devletin masaya oturmasını kastediyor!-HC) kapısı kapanmıĢ ve böylece aĢırı Ģiddetin yolu açılmıĢtır" sözlerinin sahibi idi. bu sorunun çözümü için gerekirse vermeye hazırım" dedi. manĢet. hakkında soruĢturma açılınca "Sözlerinin arkasında olduğunu" açıkladı ve. Gözcü Gazetesi.com/news/220741. Haber GiriĢi: 16 Mart 2006. Ordu. Saat: 08. 430 "Hakkari Belediye BaĢkanı: Sözlerimin Arkasındayım".(Demokratik Toplum Partisi) Belediye BaĢkanı Osman Baydemir. teröristi öperek kutluyor.html.milliyet.com/news/220741. s. Sizinle gurur duyuyorum" dedi. 31 Mart 2006. 31 Mart 2006. www. Mehmet..haberturk." Ġngiliz yayın kuruluĢu BBC'nin haberine göre. Baydemir konuĢurken eylemcilerden biri arkasında PKK'nın sözde bayrağını açmıĢtı. Kürdistan'da akıttığı kanın hesabını vermelidir" dedi. 16 Mart 2006.. bu sözlerle "demokratik çözüm"(!) aradığını ifade ediyordu.420[427] ĠĢte bunun adı demokrasi(!) Ġdi. PKK'nın BaĢkanı!). Bakınız: "Hakkari Belediye BaĢkanı'nın ġok Eden Açıklamaları". "PKK terör örgütü değil" diyerek. "Türk Ordusu halkın üzerine kurĢun yağdırmaktan vazgeçmelidir. Diyarbakır'daki bu geliĢmeler. Bu fotoğrafı kitabın ortalarında görebilirsiniz. Bu açıklamanın TBMM'nde yapılmıĢ olması durumu daha da ağırlaĢtırıyordu. 422[429] Tekçe.html. açıkça yasaları çiğniyordu.tr/2006/03/16/son/sonsiy20. Aynı törende konuĢan DTP'nin Siirt il BaĢkanı Murat Avcı. 429 TBMM ġemdinli Olaylarını AraĢtırma Komisyonu'ndaki sözleri..32. "Bu adam neden hâlâ görevde?" sorusunun sorulmasına neden oluyordu: atmıĢtı.1. DTP'li belediye baĢkanı Tekçe. "Ġhanet Çemberi!. Kürtçe "Sizleri cesaretlerinizden dolayı kutluyorum. "Benim vereceğim sadece canım var.asp.". yüzü kapalı bir eylemciyi yanaklarından öptü. 428 Türker. 421[428] DTP'nin Hakkâri Belediye BaĢkanı Metin Tekçe ise. "Demokratik yollarla"(!) belediye baĢkanı seçilen Osman Baydemir. Ġstanbul. http://www. isyan giriĢimini "cesaret" olarak nitelendiriyor ve "gurur duyuyordu!.com. s. lastik yakarak yolu kapatan bir baĢka eylemci grubun yanına gidip.5. kimi gazetelerde.

DTP'li Diyarbakır Belediye BaĢkanı. Çünkü bugüne kadar hiçbir Ģey yapılmadı”. Osman Baydemir'in. manĢet. 426[433] SÖZDE TÖRLÜĞÜ TERÖ RLE MÜCADELE KO ORDĠNA- Bu terörle mücadelede. sonunda Ģehit ailelerini de isyan ettirdi.. 425[432] Fırat ve Dicle üzerinde 22 baraj. s. Ses gelmedi... "yasadıĢı eylemlerin odak noktası" olmuĢtu ama. "Artık vatan sağ olsun demeyeceğim" sözleriyle hükümetin etkisizliğine isyan etti. Ama bundan eyalet modeli yönetim önerdiğim anlamı çıkarılmamalı. PKK'nın destekçisi Avrupa Parlamentosu'nda "Türkiye ve Kürtler" konulu bir toplantıda konuĢturuldu. .8 milyar dolar. cenaze töreninde. 433 Hürriyet Gazetesi. Baydemir. Terörist mayınının patlamasıyla Ģehit olan BinbaĢı Adil Karagöz'ün annesi.. 'PKK silahlı Kürt muhalefetidir" dedi..18. PKK'yı -tüm dünyada yaptığının 431 432 GüneĢ Gazetesi (Soruyoruz). s. Ekim 2006'da "Bölgedeki petrol ve barajlar bizim olsun" isteğine bile ses çıkar(a)madı!. 31 Mart 2006. 29 Temmuz 2006. Roj TV'ye çıkıp. Batman petrolüyle ikisinin ekonomik değeri yıllık 2. Çıtayı hep yükselterek devletin sabrını test etmeyi sürdürdü. terörist cenazesi için resmi ambulans tahsis etmek oldu. "Yerel kaynaklar yerel yönetimlerce kullanılmalı.1.. Valilik ve belediye baĢkanlığı makamları birleĢtirilmen. DTP'liler. Yine ses çıkmadı. Vatan Gazetesi ('Petrol ve Barajlar Bizim Olsun). DTP."Resmi görevi Diyarbakır Belediye BaĢkanı. "Vatan sağolsun demeyeceğim. s.1. Ama asıl görevi PKK sözcülüğü. sürmanĢet. PKK'yı "terörist" olarak kabul etmiyor. AB korkusuyla ĠçiĢleri Bakanlığı (Bakan: Abdülkadir Aksu) dahil kimse DTP'ye dokunamıyordu! Bu çaresizlik. Ġlk icraatı. 2007 baĢında hâlâ faaliyetini sürdürüyordu.. 19 elektrik santralı bulunuyor. Batman'daki petrol rezervleri ile bölgedeki hidroelektrik santralları bu kapsamda değerlendirilmeli." dedi."424[431] BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti "o kadar sabırlıydı ki. DTP terör örgütünün "siyâsi bürosu" gibi çalıĢıyordu. 19 Ekim 2006..

Deneyimli komutanlardan.vurup yok etmeyen ABD. Bu.. PKK ile sözde mücadele edecek olan Ralston." Bir "suç örgütüne" siyâset yapma çağrısı. 28 Aralık 2006. manĢet. saat 22. DYP (Doğruyol Partisi) Genel BaĢkanı Mehmet Ağar..30. Bu.PKK ile "çaktırmadan!" masaya oturtmaktı." 428[435] Ġhalenin bedeli 800 milyon dolar idi. 435 Sabah Gazetesi ("F-16 ihalesi PKK Koordinatörü'ne").çağrıda bulundu: "Dağda silahla dolaĢacaklarına. "çaktırmadan" Türk Hükümeti ile baĢka bir masaya oturdu ve büyük kârla kalktı!: "Türk F-16 ihalesi Org. DÜZ OVADA SĠYASET! . bu durumu daha uygulamaya girmeden tespit etti: "Bu. 11 Ağustos 2006 Cuma. Birileri ile iyi geçinmezsek sonumuz felaket olur' Ģeklinde bir korkular dünyasında yaĢatılmaya çalıĢıyoruz. Ceviz Kabuğu Programı.. büyük tepkiler çekti. 'PKK ile anlaĢın' diyecekler. PKK ile "doğrudan" mücadele yerine "dolaylı ve aracılı" mücadele yoluna girilmiĢti. yeni bir oyalama yöntemi icat etti: Terörle mücadele özel temsilciliği!. gayrı resmi olarak PKK'yı tanımak üzere yapılan bir planlamanın takdimi. dayatmanın ayak sesleridir. DıĢ destekli psikolojik faaliyetler olduğu endiĢesi taĢıyorum. s. Halk arasında "PKK Koordinatörlüğü" adıyla anılan ve büyük tepkilere neden olan bu garip koordinatörlük iki baĢlı idi. Amaç. PKK'DA ABD SĠLAHLARI. Türk tarafına Emekli Orgeneral Edip BaĢer. Ralston'un yönetim kurulu üyesi olduğu Lockheed Martin Ģirketine verildi. 'Ver kurtul' gibi bir dayatma.aksine.. Türk Hükümeti'ni -IRA modelinde olduğu gibi. Artık.. PKK'ya -dolaylı."427[434] Bu arada. Kanaltürk Televizyonu. Türk Ordusu'nun emekli pek çok generalinin yıllarca söy434 Eski Jandarma Genel Komutanı Emekli Orgeneral ġener Eruygur'un açıklaması. ABD tarafına Emekli Orgeneral (ve iĢadamı!) Joseph Ralston atandı. Bu geliĢmeler olurken. düz ovada siyaset yapsınlar!. uzun süredir Batı'nın yaptırmak istediği Ģeydi.1. . Eski "Jandarma Genel Komutanı" Emekli Orgeneral ġener Eruygur da.

e. yarınki sayıya yetiĢtirilmek üzere olabildiğince çabuk yanıt vermenizi rica ederim" diye baĢlayan telgrafa Mustafa Kemal yaveri aracılığıyla hemen karĢılık verdirdi. s.. Lübnan'a yaptığı gezi sırasında "PKK'nın elinde ABD menĢeli silahlar var" açıklamasının ardından. Kuvayi Milliye'nin durumu üzerinde olabildiğince açık bilgi vermektir. 16. KURTU L Uġ ĠÇĠ N ÖRGÜTLENĠYO R. Emniyet Genel Müdürlüğü ABD nezdinde giriĢimde bulundu..1919 Sayın PaĢam. (Ayrı metinler halindeki sorular ve yanıtları. hem de tuzaklarla doluydu: Kuvayi Milliye'nin oluĢmasının ilk sebepleri nelerdir? 436 437 Bu konuda "Ya Sev Ya Sevr" adlı kitabımda geniĢ açıklamalar var. AĢağıda bazı sorular sunuyorum. 431[438] BaĢyazarın amacı her ne kadar "Kuvayi Milliye hakkında bilgi almak" olarak açıklansa da.-HC) .g.133 ve 576. General Harbord baĢkanlığındaki Amerikan heyetinin Mustafa Kemal'i ziyaretinden kısa bir süre sonra basın konuyu merak etti. Bu sorulardan uygun görülenlere. 13. Sivas'ta bulunan Mustafa Kemal'e 21 maddeden oluĢan bir soru metni yolladı: "Sivas'ta Mustafa Kemal PaĢa Hazretleri'ne Ġstanbul.lediği "ABD PKK'ya yardım yapıyor" 429[436] sözlerine karĢı hiçbir önlem alamayan AKP Hükümeti de sonunda "ihbarda" bulundu: "PKK'da ABD silahları var!" BaĢbakan Erdoğan. s. Alınacak yanıtların ajans aracılığıyla Avrupa'ya çektirilmesine çalıĢılacaktır. 430[437] MUSTAFA KEMAL.10. Tasviri Efkâr Gazetesi'nin baĢyazarı Velit Bey. Kaç gündür sizinle Gazeteciler Kurulu adına yazıĢıyorduk. kapsamlı sorular ve yanıtları. a. Amaç. karĢılıklı röportaj gibi veriyorum. 438 Nutuk (Söylev). hem o dönemi ve Mustafa Kemal'in hedeflerini anlatması bakımından çok önemliydi. Bugün de Tasviri Efkâr adına rahatsız edeceğim.-HC Milliyet Gazetesi {"ABD'ye Silah Ġhbarı"). 5 Ocak 2007.

" Bugün kaç il üzerinde egemendir? "Bugün Anadolu ve Rumeli illerinde ulusal örgüt bulun mayan tek yer kalmamıĢtır. Ve zaten bu yolda da ba ĢlanmıĢtır. kendi ilkelerini kabul edenlerin se çimde ba Ģarı kazanmalar ını diler." Nispi seçim ilkesi kabul olunur mu? "Bu se çimin eldeki yasa uyar ınca yapılması zo runludur. Etkinli ği bütün yurdu kapsamaktad ır. Tüzük ve bildirimizde bunlar." Temel amacı nedir? "Temel a maç." Seçimler konusundaki düĢüncesi nedir? "Seçimlere yasaya ayk ırı herhangi bir kar ıĢmada bulun may ıp. Nisp i ." Anadolu'da seçimler tam bir özgürlük içinde yapılabilecek midir? "Evet yapılacaktır. oldu ğu gibi yazılıdır. hemen aynı zamanda. ülkenin bütü nlüğünü ve ulusu n bağımsızlığını sağlamaktır." Ulusal örgütlenme ne zaman baĢladı? "AteĢkes Anla Ģması 'ndan he men sonr a ve yu rdun her yanında." Ulusal örgütün ileri gelenlerinden baĢlıcaları kimlerdir? "Ulusal örgütün ileri gelenleri. ulusu özgür bırakmaktı r. Yalnız örgütümüz." Temel amacı elde etmek için baĢlıca giriĢimleri nedir? "Kuvayi M illiye etken ve ulusal iradeyi (istenci) egemen k ılmaya kesin olarak karar Vermi Ģ olan ve bütün ulu s bireylerini i çinde toplamıĢ bulunan örgü tümüzdür. yurdun b ütünlük ve ba ğımsızlığı için yürekleri çarpan ulusun tek se çkin evlatlar ıdır."Ulusun karĢı karĢıya kaldığı haksız iĢlemler.

sad ece ulus ve ulusun y üce ama çlarıdır." General Harbord ile ne görüĢtünüz? (Burada yanıt yok. BaĢka hiçbir kiĢi ya da topluluk etken olamaz." Seçimlerden sonra Kuvayi Milliye ne biçimde kalacaktır? "Kuvayi M illiye'nin gelecek bi çimi. bir kongre ile belirlenecektir.-HC) Ulusal örgütün ikinci. Ġ stanbul H ükümeti 'nin ve Batı'nı n siyasal yan ılgısı.seçim yönte mi M ebuslar M eclisi'nin çözüme ba ğlay acağı bir sorundur. bun un canlanmas ını aklına bile getirmeyecektir. Bu nokta. M ebuslar M eclisi'nin g üven ve özgürlük içinde yasama ve d enetleme görevini ba Ģarmasın dan sonra ." Avrupa'ca kurulması tasarlanan Ermenistan sınırları konusunda ne düĢünüyorsunuz? Sizce Ermenistan sının ne olabilir?(2 soru) "30 Ekim 1918 tarihindeki s ınırlarımız içinde kalan vat an parçalarından bir kar ıĢ toprağın Ermenistan Devleti 'ne kat ılmasına u lus kesinlikle karĢıdır. üçüncü derecedeki organları içinde bazı ittihatçılar vardır. onların yeniden canlanmasına neden olmazsa. Ate Ģkes Anla Ģma sı 'nın i mz alandığı günde ." Gelecekteki sınırlarımız sizce ne olabilir? "Gelecekteki sınırlarımız bizce. 30 Ekim 1918 tarihinde. bu gece Gazeteciler Derne ği BaĢkanlığı'na tel yazısıyla bildirilecektir. ne dereceye kadar doğrudur? "örgütü müzde Ġt tihatçı olarak kimse yoktur. ulus." Ġttihatçıların Kuvayi Milliye üzerinde etki yapması olanağı var mıdır? "Kuvayi M illiye’mizde egemen olan etken. deniliyor. itt ihatçılık tarihe kar ıĢmıĢtır. t üzüğümüzü n son maddesinde yazılıdır. Bu kon uda Temsilciler Kurulu 'nun yeni bir bildirisi.

" Kentinizde Ġtilaf Devletleri temsilcileri var mı." ArkadaĢlarınız arasında baĢka kimler mebus olmak isteğindedir? "Arkada Ģlarım da tıpkı benim gibi düĢünmektedirler. yönergesi nedir? (Burada yanıt yok. övünçle kabul ederim. subaylık ve kurmaylık öğrenimlerini Ġstanbul'da bitirerek 1904 yılında kurmay yüzbaĢı olmuĢ. Ama ulus beni herhangi bir yerden mebuslu ğa seçerse. Ulusal SavaĢım konusunda ne düĢünüyorlar? "Kentimi zde itilaf Devletleri temsilcileri yoktur. onlar ulusal örgüt ve sava Ģımı mızın haklı niteliğini tümüyle onaylamıĢ ve anlamıĢlardır. 1907 yılına değin Suriye'de ve önyüzbaĢı olduktan sonra.eylemli olarak sahip kald ığımız sınırdır. Bu süre içinde ordu kurmaylığında." Mebus seçimlerinde adaylığınızı koyacağınız söyleniyor. Ġlk ve ortaöğrenimini Manastır'da. onlarla iliĢki durumunda mısınız? Size karĢı tutumları nedir. doğru mudur? Nereden mebus çıkmak istiyorsunuz? "M ebusluğa adayl ığımı koymadım ve koymay acağım.-HC) özgeçmiĢinizi kısaca bildirir misiniz? "PaĢa'nın özgeçmiĢi özetle Ģöyledir: Rumi 1296(Milâdi 1880)432[439] tarihinde Selanik'te doğmuĢtur." Ġstanbul temsilcisi olarak atadığınız Vâsıf Bey ne zaman gelecektir. 1911 yılına değin Makedonya'da bulunmuĢtur. kendisi yazıyla "1880" olduğunu bildiriyor. Redif Tümeni kurmaylığında.-HC . 439 Atatürk'ün doğum tarihi "1881" olarak kabul edilmesine karĢın. Selanik Subay Talimgah Komutanlığında ve tren hattı müfettiĢliğinde görev yapmıĢtır. ordu ve kolordu kurmaylığında. Ancak bütün Avrupa ve Amerika devletlerinin ge çici olarak gelip giden siyasi ve askeri g örevlileriyle yap ılan özel görüĢmelerde.

Yığınak yapan Ġkinci Ordu içinde Bitlis ve MuĢ'u beĢ gün süren savaĢtan sonra Ruslar'dan geri almıĢ ve bir süre sonra Ġkinci Ordu Komutan Vekilliği’ne ve az bir süre sonra da Hicaz Seferi Kuvvetleri'ne ordu komutanı olarak atanmıĢ ise de. Belgrat Çetine ateĢemiliterliklerini yapmak üzere Sofya'da görevlendirilmiĢ ve orada yarbaylığa yükseltilmiĢtir. Bu general ile arasında. ġam'a kadar gittikten ve Sina cephesini denetledikten sonra. savaĢ hareketleri konusunda anlaĢmazlık çıktığından ve hükümet de kendisinin görüĢünü kabul etmediğinden. ikinci Ordu Komutanlığı'na asil olarak atanıp Diyarbakır'a dönmüĢtür. MuĢ yöresine. Bitlis. Daha sonra Anafartalar Komutanı olmuĢ ve Ġngilizler'in çekilmeleri üzerine Onaltıncı Kolordu Komutanı olarak Edirne'ye ve orada bir ay kadar kaldıktan sonra Diyarbakır.31 Mart Olayı üzerine Selanik'ten Ġstanbul'a giden birliklerin kurmay baĢkanlığında ve 1910'da Arnavutluk'ta giriĢilen harekâtta Harbiye Nazırı (=Savunma Bakanı) Mahmut ġevket PaĢa'nın kurmayı olarak bulunmuĢ. Ġtalya SavaĢı dolayısıyla Libya'ya giderek bu savaĢın sonuna değin Sire-Naik bölgesinde Derne Birlikleri Komutanlığı'nı yapmıĢ. Maydos ve yöresi bölge komutanlığını yaptıktan sonra bu tümen ile bu bölgede bulunduğu sırada Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığı'nı üstlenmiĢ ve bunun sonucunda albaylığa yükseltilmiĢtir. Dimetoka yöresinin düĢmandan geri alınmasında eylemli olarak bulunmuĢtur. bu sırada Balkan SavaĢı baĢlamıĢ ve Bulgarlar'ın Çatalca hattına geldikleri bir sırada Ġstanbul'a dönerek Gelibolu Mürettep Kuvvetleri Kurmaylığı Harekât ġubesi Müdürü ve Bolayır Kolordusu Kurmay BaĢkanı olarak Balkan Harbi'ne katılıp Edirne üzerine bu kolorduyla birlikte yürümüĢ. bu ordunun komutanlığından çekilmiĢ ve ardından atandığı ikinci Ordu Komutanlığını da kabul . Medine'ye gitmesine gerek görülmediğinden. 1911'de Genelkurmay BaĢkanlığı Dairesi'nde görevlendirilmiĢ ve oradan. 1917 yılında Halep'e yığınak yapan ve General Falkenhayn komutasında bulunan gruba giren Yedinci Ordu Komutanlığı'na atanmıĢtır. Balkan SavaĢı'ndan sonra Sofya. 1910'da Pikardi manevralarını izlemek için Fransa'ya gitmiĢtir. aynı sayı ile kolordu komutanı olarak gitmiĢ ve bu cephede tuğgeneralliğe yükseltilmiĢtir. Dünya SavaĢı'nın ilanından sonra Tekirdağ'da yeni kurulan Ondokuzuncu Tümen Komutanlığına atanmıĢtır.

memleketimizi haraplığa sürükleyen çeĢitli sebepler içinde en kuvvetli ve en önemlisi. Damat Ferit'in yerine "Milli bir h ükümet bile iktidara gelse. ĠNGĠLĠZLER: " MĠLLĠ HÜKÜMET DE BĠ ZE MECBURĠ. "Güzel vatanımızı fakirliğe. Üçüncü Ordu MüfettiĢliği ile Doğu Anadolu'da bulunduğu sırada 8 Temmuz 1919'da askerlik mesleğinden çekilmiĢtir.. Veliahdın padiĢah olması üzerine. Son zamanlarda bilindiği gibi.etmeyerek Ġstanbul'a dönmüĢtür. Halep SavaĢandan sonra Yedinci ve -Adana yöresinde bulunan-ikinci Ordu'dan oluĢan Yıldırım (Orduları) Grubu Komutanlığı'nı üstlenmiĢ ve AteĢkes AnlaĢması'ndan sonra Ġstanbul'a dönmüĢtür. padiĢahın sözlü ve ısrarlı buyruğu ile Falkenhayn'ın yenik olarak bıraktığı Nabius yöresindeki Yedinci Ordu'ya yeniden gitmiĢ ve oraya varmasından onbeĢ gün sonra yapılan Ġngiliz genel saldırısında bu orduyu Halep'e kadar geri çektiği sırada PadiĢaha fahri yaver(onursal yaver) olmuĢtur. ekonomik durumun onları da kendilerine bağlı kılacağını'' bildirdi." Ġngiliz Yüksek Komiseri De Robek. Bu süre içinde veliaht bulunan kiĢinin (Vahidettin) yanında Almanya'da SavaĢ Genel Karargâhına ve Alman batı cephesine gitmiĢtir. ekonomimizde . Londra'ya gönderdiği yeni bir telgrafta.

Dr.bağımsızlıktan yoksun olmamızdır. maaĢların ödenmesi için gereken 3 milyon lirayı borç olarak verebilirler. . Bu m âli durum belki de bize. Osmanlı imparatorluğu'nu parçalama ve topraklarını sömürge haline getirmek için kullandığını görmüĢtü..e. Osmanlı Devleti'nin iflâs etmekte olduğunu.g. bu m âli duru m onları da bize uymaya mecbur edecektir. "ÇağdaĢ Düyun-u Umumîye" olan IMF. Dünya Bankası ve Avrupa Birliği'nden gelecek mali yardımlara bel bağlayan son hükümetler. "milli" iktidarlar" için de. "ekonomik bağımlılık" değerlendirmesi yapıyordu: "Beni ziyarete gelen Damat Ferit. onlara n üfuz et me ol anaklar ını sağlayacaktır!!!.. Bu nedenle Müttefikler kendilerine. ." Mustafa Kemal (1923)433[440] YIL 1950-2006 ARASI. memur maaĢlarını bile ödeyecek paraları kalmadığını anlattı.. iflâsın eĢiğindeki Osmanlı'yı anlatıyor.375. a. dinci tüm hükümetler ekonomik çöküntü nedeniyle hep Avrupa ve Amerika'ya bağımlı oldu. Bu yüzden. Osmanlı Devleti'nin iflâsa gitmesi önlenmelidir. Utkan. kurduğu Türkiye Cumhuriyeti'ni ekonomik açıdan kalkındırırken.. M illî bir hükümet iki/dara gelirse. denetimsiz yabancı sermayenin ve aĢırı dıĢ borçlanmanın Osmanlı imparatorluğu'nu ekonomik ve siyâsi açıdan Avrupalı devletlere bağlı kıldığını ve Avrupalı devletlerin bu durumu. Prof. yabancıların her isteğine ve dayatmasına evet dedi. Ġngiliz Komiser telgrafında.. Düyun-u Umumiye.. solcu. laik.. s. 440 Kocatürk. iktidara gelen sağcı. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri. bu paraların nasıl harcandığını kontrol eder..'' Mustafa Kemal.

Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Mustafa Kemal'in hükümetle iliĢkileri koparmasından 15 gün sonra. bir oyuna düĢmemek için "GörüĢmenin hükümetten geldiğinin" belirtilmesi koĢuluyla. Konya da Kuvayi M illiye'ye kat ıldı DAMAT FER ĠT'ĠN SON "ĠĞ REN Ç KAL ESĠ" DE 441 Tolon. iktidarının çökmekte olduğunu iyice gören Damat Ferit yeni bir oyuna baĢvurdu.g." Mustafa Kemal.267. 443 Tırnak içindeki bu sözler Mustafa Kemal'e ait. hariçten gelecek sermayeye. belirlenecek bir yerde "oldu bitti" biçiminde bir görüĢme sağlanacak.-HC . KEMAL PAġA'YA YAL VARI YOR Yabancı heyetlerin sık sık Mustafa Kemal'e gitmesi ve "Ülkenin içiĢlerine karıĢmayacakları. kendisine gelen bu istihbarat bilgisi karĢısında. kendisiyle de telgraf baĢında görüĢülebileceğini bildirdi. a. Atatürk Kültür.383. Milli Harekete karĢı tarafsız olduklarını" belirtmeleri karĢısında 436[443]. kiĢiliğe ve Ģerefe dokunulmayacaktı.yabancı sermaye konusundaki görüĢü Ģuydu: "Tabiidir ki.. Artık "Anadolu isyanı sönmektedir" açıklamalarından vazgeçen Damat Ferit'in planına göre. Ahmet HurĢit. s. (Doktora tezi). birliğimize ve bağımsızlığımıza son verecek bir vesayet tarzı demek olamaz. Fakat bu. Cilt:4. 442 Atatürk'ün Bütün Eserleri. 434[441] Mustafa Kemal'in -bugün de kimi çevrelerce çarpıtılmaya çalıĢılan.e. Milli Hareketin lideri bunları Sivas'ta 25 Eylül'de açıkladı. yol göstermeye. Birinci Dünya SavaĢı Sırasında Taksim AnlaĢmaları ve Sevr'e Giden Yol. Ankara 2004."435[442] DAMAT FERĠT. kanunlarımıza uygun Ģekilde ve bağımsızlığımızı tehdit etmeyecek biçimde yer verdi. s.yabancı sermayeye. çalıĢma usulüne ihtiyacımız vardır. bu görüĢmede "karĢılıklı görüĢlere saygı gösterilecek. PaĢa'nın çok sevdiği bir generali "aracı" olarak Anadolu Hareketi'nin Ģeflerine göndermek istedi.

Kemal'in Sivas'ta yayınladığı Ġrade-i Milliye Gazetesi. . kirli) kalesi" Konya'daki vali Cemal Bey.. Damat Ferit'in ve iĢgalcilerin etkisi Konya'ya kadar uzanıyor. yaklaĢan Kuvayi Milliye korkusuyla son çırpınıĢları içinde.. 444 M. Tersinden bakarsak. kaçmadan iki gün önce. oradan Anadolu'ya geçemiyordu. SIRA.. ĠġBĠRLĠKÇĠLERĠN BAġININ DEVRĠLMESĠNE GELMĠġTĠ. Kuvayi Milliye'nin etkisi de Konya'ya kadar gelip duruyordu. Damat Ferit'in Anadolu'daki "son mukavemet noktası". Mustafa Kemal'e göre "Milletin namus ve tarihini lekeleyen. KURTULUġ YAKINDI!.DÜġTÜ. ĠĢbirlikçi hükümetin Anadolu'daki kalesi Konya idi. yoksa düĢüncelerimi mi değiĢtireyim (tebdil-i kanaat edeyim)" diye sormuĢtu. milli güçler karĢısında tutunamadı ve Ġtalyanların yardımı ile trenle Ġstanbul'a kaçtı. en yakın arkadaĢlarından birine "Memurluktan mı istifa edeyim. 8. Heyet'i Temsiliye'ye göre "mülevves (iğrenç. 2 Ekim 1919.1. vicdansız ve akılsız"437[444] Cemal Bey. "tebdil-i kanaatin (düĢüncelerini değiĢtirmenin) iĢe yaramayacağını anladı ve çareyi kaçmakta buldu. Damat Ferit'in dostu vali.

Medenî Bilgiler ve M.ÂFETĠNAN. Yeniden DoğuĢ (Türk KurtuluĢ Sa- . (Eser.AKINCIOĞLU.ARĠF. Mart 2002..C. BaĢımıza Gelenler (Bir Ġmparatorluğun Dramatik Kaybı) (93 Harbi'nde Doğu Anadolu Cephesi.) . Ġstanbul. . Ankara Ticaret Odası Yayını.KAYNAKÇA .. Babıali Kültür Yayıncılığı. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. . M. Ġstanbul. 1992. Biyografik Roman. . SadeleĢtirerek Yayına Hazırlayanlar: Prof.ARSLAN. .ABA Altından Sopa.ADIVAR. Damar. Halide Edip. YayınlanmamıĢ Doktora Tezi. Adana. Mehmed. M. A.). Hatıralarım (Milli Mücadele). Türk'ün AteĢle Ġmtihanı. Kemal Atatürk'ün El Yazıları. Oğuz. Ocak 2006. Kendi Yayını. Ağustos 1996.. 2000.ARTUÇ.. Dr. Çeviren: Gül Çağalı Güven. ġengül. Dr. Ankara. 2005. Misâkı Mîllî: DönüĢü Olmayan Yemin. Bozkurt. Doç. Truva Yayınları.ARIKOĞLU.Cahit. Birinci Büyük Millet Meclisi Milletvekili. Ankara. Atatürk Kültür. Ġstanbul. Mavi KuĢ Yayınevi. Ġstanbul. Küçük Anılarda Büyük Sırlar (ġeytan Üçgeni Mondros. Baskı. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. . Atlas Kitabevi. Prof. Dr. 11. Kasım 2006.ALTINAL. Basının Kamuoyu OluĢturma ĠĢlevine örnek Olarak:Hâkimiyeî-i Milliye Gazetesi (1920-1934). Benim Sofram Bu. . H. . .AB Komisyonu ’nun Ġlerleme Raporu. Tarih yok. 13 Kasım 1918-16 Mayıs 1919). Ekim 2000'de oğlu Mehmet Korkut Arıkoğlu tarafından babasının adıyla yeniden yayınlanmıĢtır. Nurten. Dr. Akif Tural. Kasım 2005. Azmi Süslü. . Ankara.ARMSTRONG. 6 Ekim 2005. Ġbrahim. Prof. Arba Yayınları. 1961. Ġstanbul. Ali Sevim. Kendi Yayını.AKAY. Ġstanbul. .

Ah! Çanakkale.Basın Kulübü Programı. "Bir Gece Karanlığında Ġdi. 1 . Çanakkale. Kasım 2001. ġevket Süreyya. Cilt:4 (1919).. Falih Rıfkı. Tek Adam (Mustafa Kemal).Atatürk'ün Bütün Eserleri. . Kaynak Yayınları. Çankaya (Atatürk'ün Doğumundan ölümüne Kadar).Atatürk'ün Bütün Eserleri. Kaynak Yayınları. . Sel Yayınları. Habertürk Televizyonu. Baskı. Kasım 2000. Sayı:3. Ġstanbul. 3 Cilt. Ġstanbul. . 17 Aralık 2006. Türkiye'nin Birliği mi?. 15 ġubat 2002. Ġstanbul. Ġstanbul. Cilt: 5 (1919).20. Mayıs 2000. Ġstanbul. Kemalizm (Atatürk Ülküsünün BayraklaĢan Adıdır) Dergisi. 2.Avrupa Birliği mi. Basım. Mayıs 1993.AYDEMĠR. 12. Kubbealtı Lügati. Misalli Büyük Türkçe Sözlük. No: BA-01/05. Ekim 1962. Kasım 2002.. saat 21. 25 ġubat 1969. . . Ankara Ticaret Odası Yayını. Nisan 2001.. . Hazırlayan ve Sunan: Melih Meriç. Cilt:3 (1919). Türkiye Kemalistler TeĢkilâtı'nın Fikir ve yayın Organı. Temmuz 2006. .Cilt. Melih. . ġevket Süreyya. . . Cumhuriyet Gazetesi. . Kaynak Yayınları. Falih Rıfkı. . Genelkurmay BaĢkanlığı Genel Sekreterliği. Ġstanbul.C.ATAY.AYHAN..AġIK. ikinci Cilt (1919-1922). . Ġstanbul. Pozitif Yayınları. Ankara.AYVERDĠ.Basın Açıklaması. T. Aydın. Milliyet Gazetesi. Kasım 2005.Atatürk'ün Bütün Eserleri. Remzi Kitabevi. Tarih: 22 Mart 2005. Yıl:1. ġehitkale Yayıncılık. KastaĢ Yayınevi.ATAY.ATAY. AYDEMĠR. Ankara..vaĢı). . Ġstanbul. Ġstanbul. "Menderes'in Dramı". Falih Rıfkı. ilhan. Ġstanbul. 1955. "Madam Fogg". Ġzmir. Ġstanbul. Atatürk'ün Bana Anlattıkları. Mayıs 2005.

Ġstanbul. Genelkurmay 2. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. Ġzmir BüyükĢehir Belediyesi Kültür Yayını. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. . .BAYUR. Cumhuriyet Gazetesi Yayını. Terör Değerlendirme Toplantısı.Ceviz Kabuğu Programı. Atatürk Hayatı ve Eseri (Doğumundan Samsun'a ÇıkıĢına Kadar). Ankara. 8 Cilt. Ali Rıza. 2. IQ Yayıncılık.BAġBUĞ. 1997. 18 Ocak 2007. Saat 22.Ceviz Kabuğu Programı. Ankara. saat 10. Salı. . Yusuf Hikmet.Ceviz Kabuğu Programı. BaĢkanı. Ġlker.30. Ġstanbul. . Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Genelkurmay BaĢkanlığı. Kanaltürk Televizyonu. Kanaltürk Televizyonu. Kanaltürk Televizyonu. Baskı. Ġstanbul. Saat 22. 11 Kasım 2005.BaĢından Sonuna Her Yönüyle KurtuluĢ SavaĢı. 10 Mart 2006 Cuma. . .BOZKURT. Saat 22. Ankara. . 2. Kanaltürk Televizyonu.30. 7 Nisan 2006 Cuma.BOTAġ. Ġzmir.Ceviz Kabuğu Programı. Misyonerin Soykırım Oyunu. Engin. 1997.30. Mahmut Esat. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. Kasım 2006. Ġstanbul. .BAYAR. Mart 2002.. Celâl. 23 Aralık 2005 Cuma. Ben de Yazdım: Millî Mücadeleye GiriĢ. Atatürk Kültür. Ankara. 19 Temmuz 2005.Ceviz Kabuğu Programı. . Türk Ġhtilâli’nde Vatan Müdafaası. . 11 Ağustos 2006 .40. Kanaltürk Televizyonu. Baskı. . Kaynak Yayınları. Sabah Kitapları. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. 2006. Orgeneral. .00. saat 23. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu. Ankara. Petrol-iĢ Yayını: 102. Haziran 2006.BERBER. Yayıma Hazırlayan: Atatürk'ün Bütün Eserleri çalıĢma grubu. Ġstanbul. Ankara.BAYZAN. Bir Ġzmir Kâbusu (Mütareke ve iĢgal Dönemi Üzerine Yazılar). Ankara.

CEVĠZOĞLU. . . Ceviz Kabuğu Yayınları. Baskı (26. Ey Türk Ġstikbâli’nin Evlâdı. saat 22.. "Dayatmalara Boyun Eğilecek mi?". "Anıtı Türkiye'ye de Dikecekler. Kasım 2006. "Dünkü ve Bugünkü Ali Kemaller".Yılında Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk Uluslararası Sempozyumu'nda sunulan bildiri". BaĢbakanlık Atatürk Kültür. 23 Ocak 2007. Hulki. 27 Eylül 2005. Hulki. Hulki.". . 4. "Aile Ġçi (Siyâsi) ġiddet.CEVĠZOĞLU. Hazırlayan ve Sunan: Hulki Cevizoğlu.CEVĠZOĞLU.30..CEVĠZOĞLU. .30. 29 Ağustos 2006. Ankara. "Chirac Türk Çocuğu' Çıktı!.CEVĠZOĞLU. Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul. "Bölünmeye Hazır Türkiye Ġstiyorlar". ..CEVĠZOĞLU. CEVĠZOĞLU. Yeniçağ Gazetesi. Hulki.000). Hulki. Hulki. Ceviz Kabuğu Yayınları. Hulki. 9 ġubat 2007. Ġstanbul.CEVĠZOĞLU. . Hulki. 31 Ekim 2006. "Çan Sesleri!. Ġstanbul. Ceviz Kabuğu Yayınları.CEVĠZOĞLU. 4. Ankara. Ankara. Ankara. TDK Salonu. Bütün Kaleler Zaptedllmedi. Yeniçağ Gazetesi.CEVĠZOĞLU. Baskı. saat 22. Hulki. "Kimyasal Silah Deposu mu Arıyorlar?". Ey Türk Ġstikbâlinin Evlâdı. Hulki. . Yeniçağ Gazetesi. 12 Eylül 2006.CEVĠZOĞLU. Hulki. 30 Ağustos 2006. Yeniçağ Gazetesi. Kanaltürk Televizyonu. . 16. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu-Atatürk AraĢtırma Merkezi BaĢkanlığı tarafından düzenlenen "Doğumunun 125. .".000 adet). Ankara. . Baskı (26. "Daha da KaĢıyacaklar.Curna. . Ġstanbul. 16 Mayıs 2006. Kasım 2006. Yeniçağ Gazetesi. Yeniçağ Gazetesi.Ceviz Kabuğu Programı. Ġstanbul. . . Hulki.CEVĠZOĞLU. Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. 23 Kasım 2004. 21 Kasım 2006. "Genelkurmay BaĢkanının Yüzüğünün Sırrı". Ekim 2005.

20 Eylül 2005. . Ġstanbul. Ankara. 2002. Hürriyet Gazetesi. Baskı. Kutsal isyan (Milli KurtuluĢ SavaĢının Gerçek Hikâyesi).". Emin. Bakanlık: APO Meclis'e Girsin!.. Hulki. Hürriyet Gazetesi. 2000.DĠLEK. Gönüllü DevĢirmeler. Yeniçağ Gazetesi. Hulki. 24 Mart 2004. 13 Aralık 2006. Emin. Baskı..DĠNAMO.CEVĠZOĞLU. Yeniçağ Gazetesi. Doç.DĠKBAġ. "Hıristiyan Rektör". . 4. Ankara. Ġstanbul. Atatürk Kültür.. . Ġstanbul. ġubat 2006. Ankara (Basıldığı Yer: Mart Matbaacılık Sanatları Ltd. Ekim 2005. Türk Olmak.. Eylül 2002. Hulki. "Tayyip Bey'in Demir Ağlar Takıntısı". Yeniçağ Gazetesi. . Haziran 2005. ġok..ÇÖLAġAN. .DEMĠR. ödemiĢ DireniĢi). Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Hulki. CHP Kadın Kolları Yayını. Atatürk Kültür. Zeki. Ġstanbul). Ankara. Millî Mücadele'de "Müdafaa-i Hukuk'tan Halk Fırkası'na" GeçiĢ (1918/1923). 2005. Yılmaz.CEVĠZOĞLU. "Ordu Emri Doğru Anladı". 28 Eylül 2006. "ġok. . Alev. Ekim 2005. ġti.ÇÖLAġAN. Toplumsal DönüĢüm Yayınları.. . Ġstanbul. Baskı. Hasan izzettin.Cumhuriyeti KuĢatanlar. Yeniçağ Gazetesi. . Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Ordu Nereye Gitti?". . Ġstanbul. Zeki. 13 Eylül 2005. . . Ġstanbul. Ankara. Yrd. 25 Mart 2005. 5 Cilt. Hulki. Dr.CEVĠZOĞLU.CEVĠZOĞLU. . 10 Kasımlarda Atatürk'ü Anmak ve Anlamak. "Peki. . Ya Sev Ya Sevr. 2. Kuvayi Milliye’nin KuruluĢu (En Uzun 15 Gün. 15. Cumhuriyet Kitapları. Ceviz Kabuğu Yayınları. Ġstanbul. . Tekin Yayınevi.COġKUN.CEVĠZOĞLU.ÇEVĠK. Ceviz Kabuğu Yayınları. "ġimdi Söz Abdüllatif ġener'der. Hasan. Ġstanbul.

GÜNER.DÜZEL.DURA. Mart 2005. Ġkinci Basım. . Asır Mecmuası. Ahmet. Doç. Ankara. Dr. Sayı:61. Mayıs 2006.. Ġstanbul. Türkiye iĢ Bankası Kültür Yayınları. Mehmet.. 06 Temmuz 2003. Celal. "Halkın öfkesi Erdoğan'a Soruldu". Mayıs 2002. . Komutan Atatürk. Hürriyet Gazetesi. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Kemal. 25 Eylül 2006. NeĢe. Zekâi. 4.3. Baskı. Ġstanbul. Kaos. Ġstanbul. . Ankara. Dr. Cilt XXI. Ankara. . Hürriyet Gazetesi.GÖRGÜLÜ. Tapınak). Yrd. Millî Mücadele Dönemi Beyânnameleri ve Basını.EVCĠOĞLU. 2005. Gündoğan Yayınları. Atatürk AraĢtırma Merkezi Dergisi. Omega. "Derhal özür Dileyin". Prof. 1998. . Sayı 66. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri’nin Konular indeksi. SömürgeleĢen Türkiye. Ġstanbul.EVSĠLE.Doç. Cihan. Ekim 2004.GEREDE.. ġubat 2004. Atatürk Kültür. ismet.Dünden Bugüne Kapitülasyonlar. 5 Eylül 2006.ERĠKAN.ESKĠ.GÜNDOĞAN. Orhan. Yalçın. Ankara. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. 1990. Umay Yayınları. C. Ankara. Büyük Ortadoğu Projesi (Alfa. .. Bilgi Yayınevi. Karen Fogg Dosyası.ERGĠN. "Pazartesi KonuĢmaları" Radikal Gazetesi. Sayı:38. 1953. Ekim 1997. . 20. Ġsmail Habib Sevük'ün Açıksöz'deki Yazıları (1921/1922) Makaleler-Fıkralar. Ankara.EYĠCĠL. . Sedat. Ikırl Yayınları. Atatürk Kültür. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları.Dr. 1999. Ġstanbul. Eren. "MaraĢ Savunması". . . Ankara. Dr. KabataĢ. Yayına Hazırlayan. Atatürk'ün Anıları. Vatanseverin I Ankara Ticaret Odası Yayını. . Hüsrev. . . Dr. .. Doç. Ġzmir. Ankara. Mustafa.DOĞAN.

ĠNÖNÜ. . "Ruhban Okulu ve lana Sırada". Defterler (1919-1973). Ekim 2006. Star Gazetesi. Cilt. "Kartal Kanadına Mektup".. Cilt. 1. Günizi Yayıncılık. saat 22. Diana. 26 Ocak 2007.KARABEKĠR. Bağlam Yayınları. Mahir. Erzurum'dan Ölümüne Kadar Atatürk'le Beraber. Kanaltürk Televizyonu. Fethi. Ġstanbul. Cumhuriyet Gazetesi Yayını. Ankara. . 9 Ağustos 2006. Yeniçağ Gazetesi. Kâzım. Kanal 7 Televizyonu. Popüler Bilim Dergisi'nin 1. Hazırlayan ve Sunan: Mustafa Karaalioğlu. . Altemur. Ġstanbul. Ankara. Prof. Dr.KAYNAK. 1971. . Gotthard. Ġstanbul.KANSU. Mazhar Müfit. ve 2. . Saat: 22. Çeviri: Cemal Köprülü.KARADUMAN. Ceviz Kabuğu Programı'ndaki açıklamaları. istiklal Harbimiz. Derleyen. . Türk Tarih Kurumu Yayınları. t . Ġstanbul. Ergin Bulut.40.GÜRER. Yapı Kredi Yayınları-1568.JOHNSTONE. Ġstanbul. 21 Ocak 2007 Pazar. Ankara. Çevirenler: Emre Ergüven.GÜRCANLI. Zeynep. Saat 16. TOBB-ETÜ Konferans Salonu. Hazırlayan: Ahmet Demirel. 1997. Aralık 2001.KILIÇ. Ahmakların Seferi (Yugoslavya. Ödül Töreni'nde Verdiği Konferans. . Ġstanbul. . Baskı. 20 Mayıs 2004. . Ekim 2006. . Türk Tarih Kurumu Yayını. Ġstanbul... 4.ĠNALCIK. Atatürk'ün Yaveri Cevat Abbas Gürer (Cepheden Meclise Büyük Önder Ġle 24 Yıl). KurtuluĢ SavaĢı Ġle Ġlgili Ġngiliz Belgeleri. 1960. 10 Mart 2006. Ġstanbul. Dr.00. Halil. Turgut. . Türkiye Yayınevi. NATO ve Batının Aldatmacaları).30.Ġskele Sancak Programı. Ġsmet. Atatürk Devrimi (Osmanlı Ġmparatorluğumdan ÇağdaĢ Türkiye Cumhuriyeti'ne). Haziran 2004. Prof. 1.JAESCHKE.

Kur'an'ı Kerim ve Açıklamalı Meali. Ankara.MENGĠ. A. 1999. Dr. 23 Kasım 2006.. GeniĢletilmiĢ 2.1977. Atatürk Çizgisinde GeçmiĢten Geleceğe (Atatürk ve Yakın Tarihimize iliĢkin GörüĢmeler. Osmanlı Ġmparatorluğu'nun ÇöküĢ Belgeleri (Mondros BırakıĢması. Doğumundan ölümüne Kadar Kaynakçalı Atatürk Günlüğü. Prof. Utkan. Prof.MERDANOĞLU. Atatürk Kültür.KOCATURK. Hüsnü. OLCAY. Atatürk Kültür. Ġstanbul. Utkan. Ankara. 2000. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. . Dr. Dr.. Atatürk Kültür. Sevr AndlaĢması. Orhan.KOCATURK. Erol.MERAY... Yayınları. Belgeler). Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kronolojisi (1918-1938). Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.. Utkan. Osman. AraĢtırmalar. Truva Yayınları.. . Ulusal Politika Notları. Ümit Yayıncılık. Ġlgili Belgeler). Seha L. Ġstanbul. Ankara. Prof. Ankara. Atatürk'ün Fikir ve DüĢünceleri. .KOCATÜRK. Atatürk Kültür. Prof. Prof.F. KOLOĞLU. Ulusal KurtuluĢ Süreci ve Kuvayi Milliye. . Türk Basını (Kuvayi Milliye'den Günümüze). .MANĠSALI. 2005. 2006.KOCATURK. 1993. Ġzmir BüyükĢehir Belediyesi Kültür Yayını. Türkiye Diyanet Vakfı Yayını. Basım. Utkan. 1993. Dr. No: 409. No: 1563. Mütarekede Ġzmir. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.Ü.B. . Dr. Nail. . Vatan Gazetesi. . Ġzmir. .MORALĠ. Kültür Bakanlığı Yayınları.S. Ankara. Aralık 2002. Ankara.. 2005. "Siyasetin Cilvesi {"Anket ve Lider baĢlıklı makalenin ait baĢlığı).. Ocak 2007. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Ankara.. Ankara. . Güngör. Dr.

Ġstanbul. Bordo-Siyah Yayınları. Türk Devrim Tarihi Enstitüsü(TDT) Yayını. Bilgi Yayınevi. 2006. . 1967.OKAN. 2000. Ġstanbul. Dr. Hazırlayan: Kemal Bek. 1961. Ankara. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu.ÖZAKMAN. .. Sami. Ankara. Ankara. Cilt: XXI. T. Ankara. Kasım 2002. Atatürk'ün Yurt Gezileri. Statükocular Ġçin Zararlı Bir PaĢaydı.Nutuk (Kemal Atatürk) (1919-1927). Atatürk AraĢtırma Merkezi Dergisi. M. . Dönemin Mizah Dergilerinde Milli Mücadele Karikatürleri (1919-1922). . Cüneyd.Nutuk. Ankara. Ağustos 2005. BaĢbakanlık Devlet ArĢivleri Genel Müdürlüğü. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları. Kemal ve Milli Müca- . . Atatürkçü DüĢünce Demeği(ADD) Yayını. . "Özkök. Yeni ġafak Gazetesi. Bugünkü Dille Hazırlayan: Prof. Ankara. Cilt III (Vesikalar).. Mart 2005. T. Hüsrev Gerede'nin Anıları (KurtuluĢ SavaĢı. . ġu Çılgın Türkler. Günümüz Diline Çevirip Basıma Hazırlayan: Ord.. Doç.ÖNAL. 2004. Mehmet. Turgut.. Sayı: 61.Nutuk (Söylev) (Gazi Mustafa Kemal Atatürk). 2006. Turgut. Ġstanbul. 2006. .C.ÖZAKMAN. Türkiye iĢ Bankası Yayınları.ORAL.". Cilt II (1920-1927). Dr. Literatür Yayınlan. Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını.Nutuk. . Ankara. 29 Ağustos 2006. Türk Devrim Tarihi Enstitüsü(TDT) Yayını. Ġstanbul.C. 125. ikinci Basım. Yayın Nu: 76. Ġstanbul.Nutuk (Kemal Atatürk). Mustafa. Haziran 1998. . . Vahidettin. . Cilt I (1919-1920). Doğum Yılı Anısına. Zeynep Korkmaz. .ÖNDER. Mehmet. Yrd.OCAKTAN. "Veliaht Abdülmeclt'in Ankara'ya Davet Edilmesi Meselesi'. Basım. Prof. Türk Devrim Tarihi Enstitüsü(TDT) Yayını.Nutuk.Osmanlı Belgelerinde Ermeni-Ġngiliz ĠliĢkileri (18961922). Dr. 1961. 49. Atatürk ve Devrimler) (19 Mayıs 1919 -10 Kasım 1938).

ÖZTÜRK. Milli Mücadele'de Atatürk ve Basın (1919-1921). Millî Mücadele Yıllarında Balıkesir Cepheleri.'nin Gizli Oturumlarında Atatürk'ün KonuĢmaları. 1989.ÖZKÖK. Dr. Ġstanbul.Ö2KAYA. Ankara. "Üç Güzel Bayrak ve Milli MarĢ". Ankara. Ankara. 2005. 2003. Ântep. Dr. ÖZEL. MaraĢ.ÖZTOPRAK. Millî Mücadele'de Anadolu Basınında Güney Cephesi (Adana. Kasım 2005. Yücel.. 8 Mart 2005. Ġbrahim Sadi.58. Ġsmail. 2000. Türkiye iĢ Bankası Kültür Yayınları. XVI. Dizi. Prof.M. . Türk Ordusu. Ankara.ÖZTÜRK. . Doç. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. . 1981.. Mart 2005. Kendi Yayını. Prof. . yanlıĢlar.. Ġsmail. Urfa) 19191921.. Basım.ÖZKAN. Hürriyet Gazetesi. Alfa Yayınları.B. Ankara. Ankara. Ġbrahim Sadi. .. (Bugünkü Türkçe ile) (24. 18.1922). Ağustos 2001. Millî Mücadele'de Güney Cephesi: Urfa (30 Ekim 1918 -11 Temmuz 1920). ATO Yayını. 1'inci T.2. Eylül 1997. Ankara.ÖZTOPRAK. 2004. Atatürk Kültür. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Türk Tarih Kurumu Yayınları. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Ankara. yutturmacalar). .1920-25. BaĢ kaldıranlar. Sa. Ulusal KurtuluĢ Mücadelesine KarĢı Ayaklananlar. Dr. . . Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. . Atatürk Kültür. Zekeriya. Dr.ÖZDEMĠR.4. .M. Bilgi Yayınevi. Atatürk Kültür. Mehmet. Yrd. Prof. ATO Yayını. Türk ve Batı Kamuoyunda Milli Mücadele. Tuncay.dele (yalanlar. . Ankara. Atatürk Kültür. izzet. KurtuluĢ SavaĢı'nda Türk Basını (Mayıs 1919-Temmuz 1921) (Türkiye ile ilgili dıĢ haberler ve bunların iç basındaki tepkileri). 1989. MĠT'in Gizli Tarihi.ÖZÇELĠK. izzet. Dr. Ankara. Ertuğrul.ÖZÇELĠK. ATO Yayını.

KurtuluĢ SavaĢı Kadınları. Ahmet HurĢit.SARĠHAN. Ġstanbul..SELÇUK. Doç. Atatürk Dönemi (incelemeler).ġ. Baskı. ġubat 1999. . Bilgi Yayınevi. .ġAMSUTDĠNOV. Yrd. Rusça Aslından Çeviren: Ataol Behramoğlu. 3. Ġstanbul. Kemal Atatürk).SOYAK. Kısaltarak Basıma Hazırlayan: Ord. . Yayın No:11. Ankara.TURAN. Mayıs 1978. Baskı. Prof. (Gazi M. 11. Cumhuriyet Kitapları. Dr. Dr. Sabahattin.SELEK. Millî Mücadele'de Erzurum (1918-1923). Cilt.TURAN. Ġstanbul. Hasan Rıza.. Prof. Ġstanbul. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. (Gazi M. Mayıs 1999. ġubat 2006. Zeki. Ġstanbul. Atatürk Kültür. Haluk. Tarih:23. Ankara. . Aralık 2005. Ġstanbul. 2000. Ġstanbul. .Dr. . YüzbaĢı Selahattin'in Romanı(2). ġerafettin. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Birinci Dünya SavaĢı Sırasında Taksim AnlaĢmaları ve Sevr'e Giden Yol. .SELVĠ. Mondros'tan Lozan'a Türkiye Ulusal KurtuluĢ SavaĢı Tarihi (1918-1923). ÇağdaĢ Yayınlan. . Hıfzı Veldet Velidedeoğlu.TOLON.M. Ġsmet Ġnönü (YaĢamı. Ankara. 2004.. KastaĢ Yayınları. TürkçeleĢtirip Basıma Hazırlayan: Ord. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu. . Doğan Kitapçılık A.Söylev.. Bilâl N. Atatürk'ten Hatıralar. Anadolu Ġhtilali. Dönemi ve KiĢiliği). I. "KuĢ Yumurtaları". ilhan. Dr. Bası. Ocak 2004. Atatürk Kültür. Rahmi. Prof. Atatürk Kültür. Gözcü Gazetesi. (Nutuk-Belgeler). ikinci Basım. Ocak 2006.. Ankara. Kemal Atatürk).. (Doktora tezi). Ankara. 12.. 7.Söylev. Dr. 2006. . Nisan 2003.ġĠMġĠR. . Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. Cumhuriyet Kadınları Derneği Yayınları. Yapı Kredi Yayınları-2131. . A. 28 ġubat 2005. ÇağdaĢ Yayınları. Cilt 3. Baskı.

Ġstanbul.TÜRKMEN. Türk Dil Kurumu.Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı. Prof.asp7gids71.html. Yasama Yılı. YAMAN.tsk. Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk AraĢtırma Merkezi Yayını. 83. . Saat: 08. Haber GiriĢi: 16 Mart 2006. Ankara. 2005. . Yeni Devletin ġafağında Mustafa Kemal (Ekim 1918-Ocak 1920). .32. Hürriyet Gazetesi. Yrd. Mehmet.". Sadık. . Gözcü Gazetesi. Dr. Dr„ Koca. E.tr/bashalk/konusma_mesaj/2007/konusma_washingt on. Mart 1974.TÜRKER. Antalya. 17 Haziran 2006. Zekeriya. Ankara.ULUENGĠN. Haziran 2006. . Salim.haberturk. Emperyalist Yalan Ermeni Soykırımı. . Eylül 2005. . . Ülkemizi Çevreleyen Tehlikeler. Doç. Baskı. . BirleĢim. Ġstanbul.USTA.tr/basin32. 8 Mart 1995 ÇarĢamba. iĢ Bankası Kültür Yayınları.www.YALÇIN.mit. 5 Ocak 2007. Ġstanbul.com/news/220741. Ankara. . 31 Mart 2006. Dr. Hulusi. Dönem 4.ULAGAY. Mehmet. Atatürk'ün SırdaĢı Kılıç Ali'nin Anılan.Türkiye'de Yunan VahĢeti.Türkçe Sözlük.htm.. Fransızca'dan Çeviren: Ekinci. 2005. Hadi.Semih. 29 Temmuz 2006.gov. Osman. Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Yayınları. Necdet.. "Softa Ulusalcılık. "Ġhanet Çemberi!. özel Yayın. .. Mustafa Kemal PaĢa'nın Anadolu'ya GeçiĢi. 14 ġubat 2007. 2002.hurriyet.. www. Berikan Yayınevi.www.TURGUT.. 10. Atatürk Kültür.tr/gundem/4600457. Dr.www.mil. . 19. Ġstanbul.com. Derleyen.html. Amerikan Basınında Türk KurtuluĢ SavaĢı. Digital Kültür Yayınları. Prof. Ocak 2005. .

yıldönümünde -2002-Sivas Valiliği tarafından yapılan Türkçe Baskı) . Hazırlayan: Ömer Sami CoĢar. Ġstanbul.Ġrade-i Milliye Gazetesi. Ġstanbul. DÖNEMĠN G AZETEL ERĠ: . yıldönümünde -2002. No:139.Irade-i Milliye Gazetesi.Kendi Yayını.Sivas Valiliği tarafından yapılan Türkçe Baskı) . SadeleĢtiren: Sabri Yılmaz. Murat. . Milliyet Gazetesi. 1975. 24 Ocak 2007.YILMAZ. .YILMAZ. 18 Mayıs 1335(1919). Mehmet Y. Sivas.Alemdar Gazetesi. Ġstanbul. . Kur'an'ı Kerim ve Yüce Meali. Sene. ġenyıldız Yayınevi.Ġkdam Gazetesi. yıldönümünde -2002. "BaĢbakanlık Ağzına Geleni Söyleme Yeri Değildir!". Önder. . "Normal Bir Adam Bunları Söylemez!". 20 Mayıs 1335(1919). . (Sivas Kongresi'nin 83. Süresini Uzattığı Çekiç Güç'ten Yakındı". . 5 Eylül 2006.. (4 Eylül Sivas Kongresi'nin 83. 2005.YILMAZ.Vakit Gazetesi. 2 TeĢrini Evvel 1335 (2 Ekim 1919). .) . Sivas. Ġstanbul. 17 Mayıs 1335(1919). Ġstanbul.Ġrade-i Milliye Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul. .Ġstiklal Harbi Gazetesi.Hâdisât Gazetesi.Sivas Valiliği tarafından yapılan Türkçe Baskı. 1997. Dr. Ġstanbul.Vakit Gazetesi. Elmalılı Muhammed Hamdi. Ġstanbul. Numara: 5. . . Konya. Numara:! (4 Eylül Sivas Kongresi'nin 83. Ġstanbul. Numara: 2. 19 Mayıs 1335(1919). Sivas. Zaman Gazetesi. "Gül. 28 Eylül 2006. 17 Mayıs 1335(1919). Hürriyet Gazetesi. Yeni Ġstanbul Yayınları. Pazar: 18 Zilhicce 1337 ve 14 Eylül Sene 1335 (14 Eylüfl919). 17 Zilhicce 1337 ve 17 Eylül 1335(1919)..YAZIR.

Hürriyet Gazetesi. 5 Eylül 2006. . . 5 Ocak 2007.Cumhuriyet Gazetesi. Ġstanbul.Cumhuriyet Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. . Ġstanbul.Anadolu'da Vakit Gazetesi. Cumhuriyet Gazetesi.GüneĢ Gazetesi. 31 Mart 2006.DB Tercüman Gazetesi. 14 Ocak 2007. Ġstanbul. 2 Ekim 2004. Ġstanbul.Cumhuriyet Gazetesi. .Hürriyet Gazetesi.Hürriyet Gazetesi. Ġstanbul. . Ġstanbul. 29 Eylül 2005. 31 Mart 2006.GüneĢ Gazetesi. . . . Ġstanbul. 22 Eylül 2006. 29 Temmuz 2006. 30 Mart 2006. 15 ġubat 2007. . 30 Kasım 2006.Hürriyet Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul.HO Tercüman Gazetesi. 5 Eylül 2006. Ġstanbul. .Gözcü Gazetesi. . 7 Mart 2006. . Ġstanbul. 15 ġubat 2007.Cumhuriyet Gazetesi.Hürriyet Gazetesi. 9 ġubat 2005. .Gözcü Gazetesi. .AkĢam Gazetesi. 6 Aralık 2006. 30 Haziran 2004. 17 Eylül 2005. Ġstanbul. .Hürriyet Gazetesi. . 6 Aralık 2006.Cumhuriyet Gazetesi. . . Ġstanbul. .BUGÜNÜN G AZETELERĠ: . 23 Kasım 2005. . . .Hürriyet Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul. Ġstanbul. 27 Kasım 2004. 30 Mart 2006. Ġstanbul.Hürriyet Gazetesi. 26 Mart 2003.Hürriyet Gazetesi. Ġstanbul. . . Ġstanbul. 5 Kasım 2006.GüneĢ Gazetesi.Hürriyet Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul. . 9 Mart 2004. Ġstanbul.Hürriyet Gazetesi.

.Star Gazetesi. . . . Ġstanbul.Vatan Gazetesi. . . 6 Ekim 2006. .Milliyet Gazetesi.Milliyet Gazetesi. 25 ġubat 2005. 5 Ocak 2007. Ġstanbul. 26 Eylül 2003.Vatan Gazetesi. Ġstanbul. 30 Haziran 2004.Vatan Gazetesi. Ġstanbul. . 28 Eylül 2006.Vatan Gazetesi.Milliyet Gazetesi. . 30 Haziran 2004. Ġstanbul. 19 Ağustos 2004. . 23 Mart 2005. Ġstanbul.Vakit Gazetesi. Ġstanbul. 19 Kasım 2006. Ġstanbul. 28 Ocak 2007. . . . Ġstanbul.Yeniçağ Gazetesi. 6 Ekim 2006.Milliyet Gazetesi.Sabah Gazetesi. Ġstanbul. 28 ġubat 2002.Vatan Gazetesi. Ġstanbul. 2 Mayıs 2005.Sabah Gazetesi.Milliyet Gazetesi. 24 Kasım 2005. 3 Aralık 2004. . . Ġstanbul. . . 28 Aralık 2006. Ġstanbul. 28 Eylül 2006.Yeniçağ Gazetesi.Yeniçağ Gazetesi. . 11 Temmuz 2005. Ġstanbul.Milliyet Gazetesi. Ġstanbul. 14 Aralık 2006. 15 ġubat 2007. Ġstanbul. Ġstanbul. 19 Ekim 2006. Ġstanbul. Ġstanbul. . . Ġstanbul. Ġstanbul.Yeniçağ Gazetesi. . . 30 Ekim 2006. Ġstanbul.. Ġstanbul. 15 ġubat 2007.Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. . .Hürriyet Gazetesi. Ġstanbul. 7 Mart 2006. Ġstanbul. Ġstanbul. .Sabah Gazetesi.Milliyet Gazetesi. 26 Ekim 2005.Takvim Gazetesi. Milliyet Gazetesi.Vatan Gazetesi.Vatan Gazetesi. 30 Haziran 2004.Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. . 8 Kasım 2005. .

Yeniçağ Gazetesi. . Ġstanbul. Ġstanbul.Yeniçağ Gazetesi. .Yeniçağ Gazetesi. Ġstanbul. Ġstanbul.Yeniçağ Gazetesi. . Ġstanbul. 20 Kasım 2006.Yeniçağ Gazetesi. .Yeniçağ Gazetesi.Yeniçağ Gazetesi. . 30 Kasım 2006.Yeni ġafak Gazetesi. Ġstanbul. 14 Kasım 2005. .. . . Ġstanbul. .Yeniçağ Gazetesi. 15 ġubat 2007. 16 Ocak 2007. Ġstanbul. 7 Mart 2006. 14 Ocak 2007. 28 Eylül 2006. Ġstanbul. 30 Mart 2006.

You're Reading a Free Preview

İndirme
scribd
/*********** DO NOT ALTER ANYTHING BELOW THIS LINE ! ************/ var s_code=s.t();if(s_code)document.write(s_code)//-->